Bugün[21 Şubat 2026]
itibarı ile 21.971 başlık/FaRk ile birlikte,
21.971 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(33/89)


- GEZEGENLERİN ÖLÇÜMÜNDE:
GÜNEŞTEN UZAKLIK ile/ve/||/<>/> YÖRÜNGE VE DÖNME DÖNGÜLERİ ile/ve/||/<>/> KÜTLE ile/ve/||/<>/> YARIÇAP ile/ve/||/<>/> YOĞUNLUK

(

  • Güneş’ten uzaklık: Kepler Yasaları ile ölçülür.
  • Yörünge ve dönme döngüleri: Gözlemlerle tespit edilir.
  • Kütle: Newton Yasaları ile hesaplanır.
  • Yarıçap: Açısal büyüklük yardımıyla bulunur.
  • Yoğunluk: Yarıçap ve kütle kullanılarak hesaplanır.
)


- GEZELEMEK ile GEZ ile GEZİ ile GEZİCİ/LİK ile GEZİ YAZISI ile GEZİCİ TOPLULUK ile GEZİCİ KÜTÜPHANE


- GEZELEMEK ile GEZ ile GEZİ ile GEZİCİ/LİK ile GEZİ YAZISI ile GEZİCİ TOPLULUK ile GEZİCİ KÜTÜPHANE


- GEZGİNCİ değil GEZGİN


- GEZGİNLİK ile YOLCULUK ile SEYAHAT PLANI ile SEYAHAT ETMEK

( ITINERACY vs. ITINERANCY vs. ITINERARY vs. ITINERATE )

( سياري ile سفرنامه ile برنامه سفر ile مسافرت تبليغاتي کردن ile سيار بودن )

( سياري ile SAFARNAMEH ile BARNAMEH SAFAR ile MOSAFRAT TABLYGHATY KARDAN ile SYAR BODAN )


- GEZİ DÖNEMLERİ'Nİ


- GEZİ:
"İHYÂ" değil İNŞÂ ["isteğiydi"]


- GEZİ SİNEMASI :

( Sarıyer'de Mesarburnu Caddesi üzerindedir. Av. İzzet Sencer tarafından 1948 yılında hizmete açıldı ve yaz kış kapalı sinema olarak hizmet verdi. Tüm Sarıyer'in en modern sineması idi. Sinema 1974'te büyük bir yangın geçirdi. Yeniden faaliyete geçti ise de 1973 yılında kapatıldı. İşletmecisi Sadullah ve Yalkın Sencer kardeşlerdi. )


- GEZİ[Ar.] ile GEZÎ[Ar.]

( Ülkeler ya da kentler arasında yapılan uzun yolculuk. | Gezilip hava alınacak yer. | Gezinti yeri. İLE Pamukla karışık, dokunmuş hâreli, arşınlık enli kumaş. | Bu kumaştan yapılmış olan. )


- gezi ile/ve/değil/<> Gezi

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Türkiye'mizin/İstanbul'umuzun, Taksim'deki, akıl, değerler ve diriliş simgesi olan parkımız. )


- GEZİ ile GEZİCİ ile GEZİ

( EXCURSION vs. EXCURSIVE vs. EXCURSUS )

( کشتي تفريحي ile مسافرت تفريحي ile بي ترتيت ile ضميمهتشريحي )

( KESHTY TAFARYHEY ile MOSAFRAT TAFARYHEY ile BEY TARATYT ile ضميمهتشريحي )


- GEZİNTİ ile GEZİNTİ YERİ


- GEZMELİ!


- GƏBƏ[Azr.] = BÜYÜK HALI[Tr.]


- GH İLE IGF-1 İLE PROLAKTİN ile/||/<> BÜYÜME HORMONLARI

( Büyüme ve gelişim hormonları. )

( Formül: GH pulse (gece) )


- GHASEM ile GHASEM ALİ

( GHASEM vs. GHASEM ALI )

( قاسم ile قاسمعلي )

( GHASM ile GHASEMALY )


- GHODSİ ile TANRIDSİYEH

( GHODSI vs. GHODSIYEH )

( قدسي ile قدسيه )

( GHODASY ile قدسيه )


- GHOOM MANASTIRI(YİGA CHOELING) ile/ve/<> ZANG DHOK MANASTIRI

( Sıkkım'da: Sarı tarikatın manastırıdır. İLE Kırmızı şapkalı tarikatı[Phodans] manastırıdır. )


- GHS İLE MSDS İLE PPE ile/||/<> LABORATUVAR GÜVENLİĞİ

( Kimya güvenlik standartları. )

( Formül: Hazard pictograms )


- GİB/GRAPHICS PROCESSING UNIT[İng.] değil/yerine/= ÇİZGE İŞLEME BİRİMİ, GRAFİK İŞLEME BİRİMİ


- GİBBS ENERJİSİ ile/||/<> HELMHOLTZ ENERJİSİ

( Gibbs sabit P, Helmholtz sabit V'de iş potansiyelidir )

( Formül: G=H-TS İLE A=U-TS )

( Josiah Willard Gibbs tarafından 1876 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1839-1903) (Ülke: ABD) (Alan: Kimya, Fizik) (Önemli katkıları: Kimyasal termodinamik, Gibbs serbest enerjisi) )


- GİBBS İLE HELMHOLTZ İLE ENTHALPY İLE ENTROPY ile/||/<> SERBEST ENERJİ KAVRAMLARI

( Termodinamik potansiyeller ve kendiliğinden gerçekleşme kriterleri. )

( Formül: G = H - TS İLE F = U - TS )


- GİBBS SERBEST ENERJİ ile/||/<> ENTALPİ

( Etkileşimin gerçekleşebilirliğini belirler. İLE/||/<> Isı enerjisi değişimi. )

( Bir kimyasal etkileşimin kendiliğinden olup olmadığını belirler. İLE/||/<> Bir yapı ve süreçteki toplam enerji miktarını tanımlar. )


- GİBBS SERBEST ENERJİ ile/||/<> ENTALPİ

( )

( Kamerlingh Onnes tarafından 1909 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1853-1926) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Süperiletkenlik keşfi) (Nobel: 1913) )


- GİBBS SERBEST ENERJİSİ ile/||/<> HELMHOLTZ SERBEST ENERJİSİ

( Gibbs sabit basınç, Helmholtz sabit hacim )

( Formül: G = H - TS İLE F = U - TS )


- GİBİ GİBİ ile/değil/yerine GİBİ


- GİBİ ile/ve/değil/yerine AYNI TÜR


- ...GİBİ ile HAVASINDA


- ... GİBİ ile ... KADAR

( LIKE AS ... vs. AS MUCH AS ... )


- GİBİ ile "MIŞ GİBİ"

( LIKE vs. "IF LIKE" )


- ... GİBİ ile/ve ...YA BENZEMEK

( LIKE ... vs. RESEMBLE TO ... )


- ... GİBİ ile ...'YA GÖRE


- ... GİBİLERİNDEN değil ... GİBİ


- GİBİM" değil GİBİ


- GİBİ/Sİ/NE / GİBİ/Sİ/NDEN değil GİBİ


- GICIRTI ile GICIRTILI ile GICIRTISIZ


- GIDA GÜVENCESİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GIDA EGEMENLİĞİ


- GIDA GÜVENLİĞİ ile/ve/değil GIDA GÜVENCESİ

( TECEDDÜ'[Ar.]: Kötü besinden ya da besin yetersizliğinden dolayı gözdeki meşîme tabakasının arkadan yarılması. )

( [not] FOOD SECURITY vs./and FOOD SAFETY )


- GIDAKLAMAK ile GIDA ile GIDALI ile GIDASIZ/LIK ile GIDA REJİMİ


- GIDIKLAMAK ile GIDIKLANMAK ile GIDIK ile GIDIM ile GIDI GIDI ile GIDIM GIDIM


- GİDİLMEK ile GİDİŞMEK ile GİDİLEBİLMEK ile GİDİ ile GİDİŞ ile GİDİCİ/LİK ile GİDİMLİ ile GİDİŞ ALAYI ile GİDİŞ DÖNÜŞ ile GİDİŞ GELİŞ


- GIFTED :/yerine YETENEKLİ


- GILLIGIŞ ile GILLIGIŞLI ile GILLIGIŞSIZ


- GINAÎ ile İZÂFÎ


- GINÂÎ[Ar.]/LİRİK[Fr.] değil/yerine/= KOŞUK

( LİRİK: Coşkun, esinle dolu. | Eski Yunan yazısında, lir eşliğinde söylenilen. Koşuk. | Çok etkili, coşkun, genellikle kişisel duyguları dile getiren yazın. )


- GİNE ile GİNELİ


- GINGIVA[İng.] değil/yerine/= DİŞ ETİ


- GIR ile GIRT ile GIR GIR ile GIR GIRCI ile GIRÇ GIRÇ


- GİRDAP ile/değil (SU ALTI) AKINTI/SI

( Sualtı akıntıları kıyı boyunca herhangi bir yerde oluşabilir. Eğer belimize kadar suya girmiş durumda orada duruyorsanız ve akıntının içine göğsümüze kadar girdiysek, sualtı akıntısı bizi kaparak açık denize doğru sürükleyebilir. Elbette genellikle yüzmeyi bilmeyen kişiler bunu yapıyor – bir yerde durarak kendi kendilerine eğleniyor. Hiçbir koşul altında kişilerden uzakta denize girmeyelim ve tabii ki kırmızı bayraklara ve kumsalda bulunan uyarı işaretlerine dikkat edelim!

Bir sualtı akıntısına kapılırsak ne yapmamız gerekir?

1. Paniklemeyelim!

Panik durumunda hareketlerimiz kendimizi koruma içgüdüsü tarafından kontrol edilir ve akıllıca kararlar almak daha zor bir duruma gelir. Sualtı akıntısına kapılırsak gerçekten ne yapmamız gerektiğini biliyorsak kurtulma olanağımız vardır.

2. Gücümüzü koruyalım!

Kıyıya yüzmeye çalışarak akıntıya karşı mücadele etmeyelim! Ne yazık ki bu tüm enerjimizi tüketmekten başka bir işe yaramayacaktır. Kıyıya doğru yüzmek yerine kıyıya paralel yüzelim. Eğer sualtı akıntısı dar ise [5 metreye kadar], çok çabuk bir biçimde akıntıdan kaçabiliriz.

3. Sualtı akıntısı geniş ise [20 metre ya da daha fazla] ne yapmalı?

Bu durumda, kurallara uyarak kıyıya paralel bir biçimde yüzsek bile kaçmak çok kolay olmayacaktır. Ancak yine de kurtulamadığımızı fark ettiğiniz an paniklemeyelim! Sadece rahatlayalım, çünkü ters akıntı çok uzun sürmeyecektir; yaklaşık 5 dakika içinde duracaktır. Durduğu zaman, ilk olarak kıyıya paralel bir biçimde 50-100 metre yüzün ve daha sonra kıyıya doğru yüzelim. Eğer doğrudan kıyıya yüzmeye çalışırsak, akıntının her zaman aynı noktada tekrar başlama olasılığından dolayı tekrar akıntıya kapılabiliriz.

Unutmamamız gereken önemli şeyler var!

1. Bir sualtı akıntısı bizi asla dibe çekmez.

Sualtı akıntıları, girdaplarla aynı şey değildir. Bizi su yüzeyi boyunca çeker ancak asla denizin dibine çekmez.

2. Bir sualtı akıntısının genişliği her zaman sınırlıdır.

Genellikle genişlikleri 50 metreden fazla olmaz. Çoğunlukla 10-20 metreyi geçmez. Kıyı boyunca 20-30 metre yüzdüğümüz zaman güvenli bir biçimde akıntıdan çıkabiliriz.

3. Bir sualtı akıntısının uzunluğu her zaman sınırlıdır.

Su akışı her zaman nispeten hızlı bir biçimde zayıflar ve dalgaların pik yaparak kırılmaya başladığı noktada sonlanır. Sörfçüler bu bölgeye "hat" der; genellikle kıyı şeridinden itibaren 100 metreden daha ileride olmaz. )


- GİRDİ ile/ve/||/<>/> ETKEN


- GİRDİ ile/ve/||/<>/> KAZANIM


- GİRDİRMEK ile GİRDİ


- GİRİNTİ-ÇIKINTI


- GİRİNTİ ile GİRİNTİ ile GİRİNTİLİ ile GİRİNTİ ile SENET

( INDENT vs. INDENTATION vs. INDENTED vs. INDENTION vs. INDENTURE )

( تو گذاشتن ile بر جسته کردن ile دندانهگذاري ile تضريس ile تورفتگي ile تو رفتگي ile تورفته ile تو گذاري ile عقب بردگي ile دوبل کردن ile دوتاسازي ile عهد نامه )

( TO GOZASHTAN ile BAR JASTEH KARDAN ile DANDANETGOZARY ile تضريس ile TOREFTAGY ile TO RAFTAGY ile TOREFTEH ile TO GOZARY ile AGHAB BARDEGY ile DOBEL KARDAN ile DOTASAZY ile EAD NAMEH )


- GİRİNTİ ile GİRİNTİLİ ile GİRİNTİSİZ ile GİRİNTİLİ ÇIKINTILI ile GİRİNTİSİZ ÇIKINTISIZ


- GİRİŞ ile/ve/||/<> ALTYAPI


- GİRİŞ ile GİRİŞ KAPISI ile GİRİŞ SINAVI

( ENTRANCE vs. ENTRANCE DOOR vs. ENTRANCE EXAMINATION )

( دهنه ile مدخل ile دخول ile ورودي ile دل بردن ile دهانه ile ولوج ile ورود ile در ورودي ile مسابقه ورودي )

( DAHANEH ile MADKHAL ile دخول ile VORUDY ile DEL BARDAN ile DEHANEH ile VOLOJ ile VORUD ile DAR VORUDY ile MOSABAGHEH VORUDY )


- GİRİŞ ile KABUL EDİLDİ ile KUŞKUSUZ

( ADMITTANCE vs. ADMITTED vs. ADMITTEDLY )

( هديت ظاهري ile پذيرفته ile معترفا )

( NPANDYT ZANPARY ile PAZYRAFTEH ile معترفا )


- GİRİŞ ile/ve KAPI

( ENTRANCE vs./and DOOR )


- GİRİŞİMCİ ile/ve/değil/||/< "SUÇLU"


- GİRİŞMEK ile GİRİŞİLMEK ile GİRİŞEBİLMEK ile GİRİŞ/LİK ile GİRİŞ KATI ile GİRİŞ KARTI ile GİRİŞ İŞLEMİ ile GİRİŞ KAPISI ile GİRİŞ ÜCRETİ


- GİRİTLİ OĞLU NECDET KAPTAN ÇEŞMESİ :

( Rumelifeneri'nde mezarlık yolu üzerinde yapılan yeni çeşmelerden olup. Yaptıranın ismini almıştır. )


- GİRİTLİ ile GİRİT KEKİĞİ


- GİRMEK ile GİRİLDİ

( ENTER vs. ENTERED )

( وارد شدن ile داخل کردن ile داخل شدن ile مدخول ile وارد )

( VARD SHODAN ile DAKHAL KARDAN ile DAKHAL SHODAN ile مدخول ile VARD )


- GIRTLAK, İMİK/ÜMÜK/HANÇERE[Ar.] ile ÂDEM ELMASI ile GIRTLAK KAPAĞI

( HACEB ile TUFFÂH-I ÂDEMÎ ile ... )

( LARYNX/THROAT vs. ADAM'S APPLE vs. EPIGLOTTIS )

( TRACHÉE ARTÈRE avec ... avec ... )


- GİRUS/GYRUS[İng.] değil/yerine/= BEYİN KIVRIMI


- GIS/GEOGRAPHIC INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMİ


- GIŞÂ-İ HÜCREVÎ ile GIŞÂ-İ KİLYE ile GIŞÂ-İ MUHÂTÎ ile GIŞÂ-İ MÜSTEBTIN-ÜL-BATN

( Mukoza zarı. İLE Böbrek zarı. İLE Gövdenin tüm iç boşluklarını kaplayan/örten ince deri. İLE Karın zarı, periton. )


- GİTMEK ile GİTMELİ GELMELİ


- GİTMELİ!


- GİTME/Sİ ile/değil/yerine UZAKLAŞMA/SI


- GIVEN :/yerine VERİLMİŞ, BELİRLİ


- GIYABÎ HÜKÜM[Ar.] değil/yerine/= IRAKÇIL YARGI


- GIYABİ ile GIYABİ HÜKÜM ile GIYABİ TUTUKLAMA


- GIYABÎ değil/yerine/= IRAKÇIL


- GIYAP ile GIYAP KARARI


- GIYGIY ile GIYGIYCI


- GİYİM ile GİYİMLİ ile GİYİM KUŞAM ile GİYİM GÖSTERİSİ ile GİYİMLİ KUŞAMLI


- GİYSİ ile GİYSİLER

( GARMENT vs. GARMENTS )

( ملبوس ile ثوب ile جامه ile سدره ile البسه )

( ملبوس ile ثوب ile JAMEH ile SADREH ile ELEBSEH )


- GİYSİ ile/ve/<> ROBA[İt.]

( ... İLE Giysi. | Bir giyeceğin, göğüsle omuz arasında kalan bölümüne eklenen parça. )


- GİYSİ ile ROP[Fr.]

( ... İLE Çoğu tek parça, kadın giysisi. )


- GİYSİ ile SALWAR KAMEEZ

( ... İLE Güney Asya'ya özgü, geleneksel giysi. )


- GİYSİ ile/ve/||/<> TUHAFİYE[Ar.]

( Çorap, mendil, eldiven gibi giyim ile kurdele, dantel gibi giysi süsüne yarar şeyler. )


- GİYSİ ile YAPIK

( ... İLE Belleme. | Yeniçeriler'in giydikleri üstlük. )


- GİYSİ/LİK ile GİYSİLİ ile GİYSİSİZ/LİK ile GİYSİ DOLABI


- GİZEMLİ ile/ve/değil/yerine BELİRSİZ

( [not] MYSTERIOUS vs./and/but UNKNOWN/INDEFINITE
UNKNOWN/INDEFINITE instead of MYSTERIOUS )


- GİZLEMEK ile BİR HATAYI GİZLEMEK ile GİZLİ ile GİZLEME ile HAMİLE KALMAK

( CONCEAL vs. CONCEAL A FAULT vs. CONCEALED vs. CONCEALMENT vs. CONCEIVE )

( پنهان کردن ile نهان داشتن ile پوشيدن ile مستتر کردن ile نهان کردن ile عيب پوشي کردن ile مکتوم ile نهفته ile نهان ile پوشيده ile پنهان ile خفا ile خفيه ile نهفتگي ile اختفاء ile پوشيدگي ile مستوري ile اختفا ile آبستن شدن )

( PANEYAN KARDAN ile NEYAN DASHTAN ile PUSHYDAN ile MOSTETR KARDAN ile NEYAN KARDAN ile EYBE PUSHY KARDAN ile MOKTOM ile NAOFTEH ile NEYAN ile PUSHYDAH ile PANEYAN ile KHAFA ile خفيه ile NAOFTAGY ile اختفاء ile پوشيدگي ile مستوري ile AKHTEFA ile ABSTAN SHODAN )


- GİZLİ ile/ve/değil AÇIĞA ÇIKMAMIŞ


- GİZLİ ile/ve/değil AYRI

( [not] SECRET/HIDDEN vs./and/but SEPARATE )


- GİZLİ ile/ve/değil/yerine/||/<> BELİRSİZ


- GİZLİ ile/ve/değil/||/<> GİZEMLİ


- GİZLİ ile/ve/değil GİZLİCE/UĞRUN


- GİZLİ ile GİZLİLİK

( COVERT vs. COVERTNESS )

( پوشپر ile نهفتگي )

( پوشپر ile NAOFTAGY )


- GİZLİ ile/değil İÇTE


- GİZLİ ile/ve/değil/yerine KİŞİYE ÖZEL


- GİZLİ ile/ve/değil ÖRTÜK

( SIR: Kuşatmanın, betimlemenin dışında olan. )

( SIR: Çömleğin, dışına çekilen son kat toprakla tekrar fırına verilerek pişirilmesi. [İçindeki sıvıyı sızdırmamayı sağlar fakat albenisi/parlaklığı artar. Dolayısıyla "Bu sırdır! ona göre!" denilerek anlatılanlar, anlatılan kişi tarafından da başka bir kişiye aynı biçimde "sırdır!" diyerek anlatılır.] )

( İki kişinin bildiği, (artık) sır değildir. )

( [not] SECRET/HIDDEN vs./and/but COVERED )


- GİZLİ = SECRET[İng.] = SECRET[Fr.] = GEHEIM[Alm.] = SEGRETO[İt.] = SECRETO[İsp.]


- GİZLİ ile/ve/||/<>/> SİNSİ


- GİZLİ/LİK ile GİZLİCE ile GİZLİ OY ile GİZLİ DİL ile GİZLİ DİN ile GİZLİ YAMA ile GİZLİCİLİK ile GİZLİ CELSE ile GİZLİ SITMA ile GİZLİ ŞEKER ile GİZLİ DERNEK ile GİZLİ OTURUM ile GİZLİ REKLAM ile GİZLİ SERVİS ile GİZLİ CEMİYET ile GİZLİ DURUŞMA ile GİZLİ KAPAKLI


- GKM/GAUSSIAN MIXTURE MODEL[İng.] değil/yerine/= GAUSS KARIŞIM MODELİ


- GLASİYOLOJİ -ile

( Buzul bilimi. )


- GLASYOLOJİ ile GLASYOLOJİST


- GLİKOLİZ İLE GLUKONEOGENEZ İLE GLİKOJENEZ ile/||/<> KARBONHİDRAT METABOLİZMASI

( Şeker metabolizma yolakları. )

( Formül: C₆H₁₂O₆ → 2 C₃H₃O₃ )


- GLİKOLİZ İLE KREBS İLE ETC ile/||/<> ENERJİ METABOLİZMASI

( Gözesel solunum üç ana aşaması. )

( Formül: C₆H₁₂O₆ + 6O₂ → 6CO₂ + 6H₂O + ATP )


- GLİYA/GLIA[İng.] değil/yerine/= SİNİR DESTEK GÖZESİ


- GLOBÜLER/GLOBULAR[İng.] değil/yerine/= YUVARIMSI


- GLOTOGONİ ile/ve ETİMOLOJİ

( Dilin kökeni. İLE/VE Sözcüklerin/kavramların kökenini inceleyen bilim dalı. )

( NOMOTHETES: Dilin ilk yaratıcısı olarak kabul edilen. )

( Türk dilinin kökenbilim sözlüğünün eksiksiz olarak ortaya konulması, önceleyin Türk düşüncesinin kaynağını, gelişim aşamalarını, içeriğini bilmeyi gerektirir. Türk insanı, hangi koşullar altında doğaya yönelmiş, hangi ilkelere göre yaşamını biçimlendirmiş, hangi kurallara dayanarak çevresini kuşatan nesnel var olanları adlandırmıştır? Bu soruların yanıtını felsefe ışığından yararlanamayan bir bilginin, bir uzmanın bulması olanaksızdır. Bir sözcüğün Türkçe olduğunu söyleyebilmek için önce o sözcüğün içeriğini bilmek, o içerikle Türk kişininın düşünsel eğilimlerini açıklamak temel koşuldur.

Bir sözcüğün yapısına, ses düzenine bakarak Türkçe olup olmadığını söylemek kolaydır. Güç olan, sözcüğün kavrama dönüşürken oluşan içeriğini açıklamaktır.

Türkçe'nin Balkan dilleriyle ilişkisi vardır. Ancak, bu ilişki, çok dar bir alana değindir. Türk dilinin kökeninin araştırırken, Balkanlar'a, çok sonralara giden kimi sözcükleri (Türkçe sayılanları) örnek almak, onları kesin kanıt diye göstermek yanıltıcıdır.)

"Türk" sözcüğünün yeni olmasından, ilk kez VIII. yüzyılda Orkun Yazıtları'nda görülmesinden, sonra bu adı alana ulusun tarihi boyunca belirli bir yerde değil de çok dağınık ülkelerde, birbirinden uzak bölgelerde yaşamasından kaynaklanır. Kimi tarihçilere göre Türk topluluğu, Orta Asya'da M.Ö. 3000 dolaylarında vardı, düzenli bir yaşama biçimi, uyumlu bir topluluk içinde var oluşunu sürdüyordu. Ancak, böylesine eskilere giden görüşlere karşın, elimizde bulunan yazılı kaynaklar, yazıyla saptanan belgeler "Türk" sözcüğünü VIII. yüzyıldan öteye götüremiyor pek.

Türk dili üzerinde çalışan bilginlerin ortaya attığı değişik görüşlere göre, Türk dilinin kaynağı Orta Asya'dır.

Günümüzde Asya Türkçesi, Anadolu Türkçesi (tüm komşu ağızlarla bütünlük içinde) diyebileceğimiz iki büyük öbek vardır.

Türkçe'nin kökenbilimi üzerinde çalışırken, iki ilke benimsiyoruz.
1- Doğal var olanların çıkardığı seslerden kurulu sözcükler (Türkçe sözcükler)
2- Başka dillerden Türkçe'ye geçerek değişen ya da olduğu gibi kalan sözcükler
(yabancı kaynaklı sözcükler)

Üzerinde durulması gereken konu Türk dilinin yapısıdır. Araştırıcılar, Türk dilinin Ural-Altay dilleri öbeğinden olduğunu öne sürerler. Bu dil öbeğinin başlıca özelliği, sözcük köklerinin çekimle değişmemesi, tüm çekimlerin köke getirilen eklerle sürdürülmesidir. Oysa Hind-Avrupa dillerinde, sözcük kökleri çekimle değişir, başka bir biçime girer. Durum Arapça'nın içinde bulunduğu dillerde de öyledir.

 

TÜRK DİLİNİN ETİMOLOJİ SÖZLÜĞÜ
İSMET ZEKİ EYÜBOĞLU - SOSYAL YAYINLARI )

( "Kökenin Kökeni" başlıklı yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- GLÜTEN ile GLÜTEN EKMEĞİ ile GLÜTEN TUTKALI


- GMM/GAUSSIAN MIXTURE MODEL[İng.] değil/yerine/= GAUSS KARIŞIM MODELİ


- GMS LİSANSI(MADA) ile/ve/||/<> GMS SERTİFİKASI

( Markalara verilen, Google uygulamalarını kullanma iznidir. [Markalar içindir.] İLE/VE/||/<> Belirli bir cihazın, Google'ın performans gereksinimlerini karşıladığını ve Google Apps'i düzgün bir biçimde çalıştırdığını doğrular. [Telefonlar içindir.] )


- BİLGİBİLİM/GNOSEOLOJİ = GNOSEOLOGY[İng.] = GNOSÉOLOGIE[Fr.] = GNOSEOLOGIE[Alm.] = GNOSIS-LOGOS[Yun.]


- GÖBEK DELİĞİNİN:
ALTI ile/ve/değil/<> ÜSTÜ

( Ya eril, ya da dişil. İLE/VE/<>/DEĞİL Hem eril, hem de dişil. )

( ARZ ile/ve/<>/değil KÜRSÎ [ve ARŞ] )


- GÖBEK ile/ve/||/<> GÖBEK DELİĞİ

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- GÖBEKLENMEK ile GÖBEK ile GÖBEKLİ/LİK ile GÖBEKSİZ ile GÖBEK ADI ile GÖBEK OTU ile GÖBEKLİCE ile GÖBEK BAĞI ile GÖBEK TAŞI ile GÖBEK DANSI ile GÖBEK ODUNU ile GÖBEK HAVASI


- GÖÇERMEK ile GÖÇERTMEK ile GÖÇER/LİK ile GÖÇERİ


- GÖÇMEN ÇİFTLİĞİ :

( Zekeriyaköy ile Koza Evleri arasında ve Flora Evlerinin alt kısmındadır. İsminde hara olduğu gibi, çeşitli etkinlikler yapılan tesisler de bulunmaktadır. )


- GÖÇMEN RANÇ (BİNİCİLİK) TESİSLERİ :

( Zekeriyaköy'de Göçmen çiftliği içinde olup ilgililere binicilik eğitimli verilmekte, harasında at yarışları için tay yetiştirilmektedir. )


- GÖÇMEN ile SIĞINMACI


- GÖÇÜK ile DİŞ ile DİŞ KORONA ile DİŞ CERRAHI ile DİŞ AMELİYATI ile EZİK ile DİŞLİ ile DİŞLİ ile DİŞÇİ ile DİŞ HEKİMLİĞİ

( DENT vs. DENTAL vs. DENTAL CORONA vs. DENTAL SURGEON vs. DENTAL SURGERY vs. DENTED vs. DENTICULATE vs. DENTICULATED vs. DENTIST vs. DENTISTRY )

( تو رفتن ile جاي ضربت ile دندانه کردن ile فرورفتگي ile تو رفتگي ile دنداني ile تاج دندان ile جراح دندان ile جراحي دندان ile لب پريده ile گنکره دار ile دندانپزشک ile دندانساز ile دندان ساز ile دندانپزشکي ile دندانسازي ile دندان سازي )

( TO RAFTAN ile JAY ZARBAT ile DANDANEH KARDAN ile FARVARAFTAGY ile TO RAFTAGY ile DANDANY ile TAJ DANDAN ile JARAH DANDAN ile JARAHY DANDAN ile LAB PARYDAH ile GONKEREH DAR ile DANDANPEZESHK ile DANDANSAZ ile DANDAN SAZ ile DANDANPEZESHKY ile DANDANSAZY ile DANDAN SAZY )


- GOD :/yerine TANRI


- GÖDEN ile GÖDEN BAĞIRSAĞI


- GÖĞÜS KABURGALARI ile/ve YÜZEN/YALANCI KABURGALAR

( İlk 7 kaburga. İLE/VE Son 5 kaburga. )

( Kaburgalar, solunum örgenlerini, midenin ve bağırsakların üst kısımlarını âdeta bir kafes içine alır ve onları korur. Aynı zamanda, göğsün tüm incinmelerden etkilenmesinden kaçınmasında yardımcı olur. Kaburgalar, ek genişlik kazanma gereksinimini karşılamak, besin ve gazlarla dolu olan mideye yer sağlamak için göğsü genişletir. Göğüs ve solunum kaslarına gerekli yeri sağlar. Yaşamsal örgenlerin kolayca baskı altında kalmaması ve harap olmaması gerektiği için üstten yedi kaburga, ek bir örtü ve koruma sağlamak üzere, sternumla birleşmiştir. Sindirim örgenlerini örten kaburgalar, omurgadan çıkar fakat sternumla birleşmez, bundan dolayı ön tarafta görülmez. Kaburgalar yukarıdan aşağı doğru aşamalı olarak küçülür. Üst taraftaki kaburgaların ucları birbirine yakın ama aşağı taraftaki kaburgalarınki birbirinden biraz uzaklaşır. Kaburgalar, karaciğer ve dalağı da korur ve midenin tamamına geniş bir yer bırakır. Göğsü çepeçevre sarmış olan ilk yedi kaburga, göğüs kaburgaları olarak bilinir. Bu öbeğin ortasındaki kaburgalar, en geniş ve en uzun kaburgalardır. Uctaki kaburgalar, en ufak olanlardır. Kemikten kaburgaların ince karın zarını harap etmesine engel olmak ve onu korumak için bu kaburgaların ucu kıkırdaktandır. )


- GÖĞÜS ile GÖĞÜS PLAKASI ile GÖĞÜS CEBİ

( BREAST vs. BREAST PLATE vs. BREAST POCKET )

( ممه ile سينه بسينه ile باسينه دفاع کردن ile پستان ile نوک پستان ile سينه ile آغوش ile سينه بند اسب ile جيب بغل )

( MAMEH ile SYNAH BESYNAH ile BASYNAH DAFA KARDAN ile PASTAN ile NOK PASTAN ile SYNAH ile AGHOSH ile SYNAH BAND ASB ile JYBE BAGHEL )


- GÖĞÜS ile/ve/yerine İMÂN TAHTASI


- GÖĞÜSLEMEK ile GÖĞÜSLENMEK ile GÖĞÜSLEŞMEK ile GÖĞÜSLEYEBİLMEK ile GÖĞÜS/LÜK ile GÖĞÜSLÜ ile GÖĞÜS ETİ ile GÖĞÜSLÜCE ile GÖĞÜS SESİ ile GÖĞÜS GÖĞÜSE ile GÖĞÜS İNGİNİ ile GÖĞÜS KAFESİ ile GÖĞÜS KEMİĞİ ile GÖĞÜS KOVUĞU ile GÖĞÜS ÇUKURU ile GÖĞÜS BOŞLUĞU ile GÖĞÜS DARLIĞI ile GÖĞÜS TAHTASI ile GÖĞÜS ÇAPRAZI ile GÖĞÜS CERRAHİSİ ile GÖĞÜS HASTALIĞI


- GÖK CİSİMLERİNİ TANIMLAMA BİLİMİ ile/ve GÖK HARİTASI, YILDIZ UZAKLIKLARINI ÖLÇME

( URANOGRAPHY vs. URANOMETRY )


- GÖK/UZAY ile/ve/<> AYYUK[Ar.]/CAPELLA (YILDIZI)[< ARABACI/AURIGA TAKIMYILDIZINDA/N]

( ... İLE/VE/<> Göğün en yüksek yeri. | Göğün kuzey yarımküresinde bulunan bir takımyıldızın en parlak yıldızı. )

( AYYUKA ÇIKMAK/ÇIKMASI: Sesin yükselmesi. | Bir "sözün"/dedikodunun çoğunluk tarafından duyulması/bilinmesi.
AYYUK[Ar.]/CAPELLA (YILDIZI)[< ARABACI/AURIGA TAKIMYILDIZINDA/N]: Dünyadan görülebilen en parlak beşinci yıldız. [Kuzey yarımkürede gökyüzünün tepe noktasında yer almasından.] )


- GÖK ile GÖK ADA ile GÖK KIR ile GÖK KUMU ile GÖK TAŞI ile GÖK CİSMİ ile GÖK GÖZLÜ ile GÖK KUBBE ile GÖK KUTBU ile GÖK YAKUT ile GÖK ATLASI ile GÖK BİLİMİ ile GÖK EKSENİ ile GÖK EŞLEĞİ ile GÖK KANDİL ile GÖK KÜRESİ ile GÖK BİLİMCİ ile GÖK BOYLAMI ile GÖK BİLİMSEL ile GÖK GÜRLEMESİ ile GÖK GÜRÜLTÜSÜ ile GÖK TIRMALAYICI


- GÖK ve/<> YER ve/<> YERALTI

( [Ar..] SEMÂ ve/<> .... ve/<> ... )

( ÂSMÂN ve/<> .... ve/<> ... )


- GÖKBİLİM/ASTRONOMİ ile/ve GÖK CİSİMLERİNİ TANIMLAMA BİLİMİ

( SEYDİ ALİ REİS: İlk, Türkçe nazarî astronomi kitabının yazarı. [HÜLÂSAT-I HEY'E] )

( ASTRONOMY vs. URANOGRAPHY )


- GÖKEKSENİ ile GÖKEŞLEĞİ

( İki ucu, sonsuza uzatılmış olarak düşünülen yer ekseni. | Günlük devinmede, yıldızların çevresindeki eksen. İLE Gökeksenine, yer merkezinde dik olan düzlemin, gökküresiyle arakesiti. )


- GÖKNAR ile KAZDAĞI GÖKNARI


- GÖKSEL ile GÖKSEL YÖRÜNGELER ile GÖK KÜRESİ

( CELESTIAL vs. CELESTIAL ORBITS vs. CELESTIAL SPHERE )

( عرشي ile سماوي ile علوي ile افلاک ile چرخ گردون )

( عرشي ile سماوي ile ALUY ile AFLAK ile CHARKH GARDON )


- GÖKSU YALISI/KASRI ya da KÜÇÜKSU YALISI/KASRI


- ABECELERDE:
GÖKTÜRK ve/||/<>/> UYGUR ve/||/<>/> ARAP ve/||/<>/> LATİN


- GÖKTÜRK TÜRKÇESİ ile/ve/<> OĞUZ TÜRKÇESİ ile/ve/<> ANADOLU TÜRKÇESİ


- GÖKTÜRK ile GÖKTÜRKÇE ile GÖKTÜRK HARFLERİ


- GÖKYÜZÜ ile GÖKYÜZÜ İLE İLGİLİ

( SEMÂ'[< SÜMÜVV(: Yükseklik, yücelik.)], TÂC-I FÎRÛZE, TÂK-I MUKARNES[Gökyüzü. | Süleyman'ın tahtı.] ile ... )

( ÂSMÂN/ÂSÜMÂN, TAHT-I FÎRÛZE ile ... )

( SKY vs. CELESTIAL )


- GÖKYÜZÜ ile GÖKYÜZÜ MAVİSİ


- GÖL ile GÖLE ile GÖL ALASI ile GÖL AYAĞI ile GÖL BİLİMİ ile GÖL BİLİMSEL ile GÖL KESTANESİ


- GÖL ile/ve/değil/<> İRKİNTİ

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Su birikintisi. )


- GOLDEN :/yerine ALTIN GİBİ


- GOLF TOPU:
PÜRÜZSÜZ değil GİRİNTİLİ

( )


- GÖLGEBALIĞI ile TAŞLEVREĞİ/MİNAKOP

( Alabalıkgillerden, uzunluğu 20-50 cm., sırt yüzgeci büyük, tatlı su balığı. İLE Gölgebalığıgillerden, büyük, Atlantik, Akdeniz ve Karadeniz'de yaşayan bir balık. )

( THYMALLUS THYMALLUS cum UMBRINA CIRHOSA )


- GÖLGELEMEK ile GÖLGELENMEK ile GÖLGELENDİRMEK ile GÖLGELEYEBİLMEK ile GÖLGE/LİK ile GÖLGELİ ile GÖLGESİZ/LİK ile GÖLGE OLAY ile GÖLGE OYUNU ile GÖLGE BALIĞI ile GÖLGE OLAYCI/LIK ile GÖLGELİ RESİM ile GÖLGE TİYATROSU ile GÖLGE BALIĞIGİLLER


- GÖLGESİ YOKTU:
SAF NURDU ile/ve/değil GÖVDESİNE TAPMAZDI


- GOLGİ AYGITI ile/||/<> ENDOPLAZMİK RETİKULUM

( Golgi paketleme-salgı, ER sentez-taşıma )

( Formül: Cis-trans yüzler (Golgi) İLE RER ve SER tipleri )


- GOLGİ CİSİMCİĞİ değil/yerine/= SALGI AYGITI


- GOLGİ ile/||/<> ER

( Golgi paketleme İLE ER sentez yapar )

( Formül: Modifikasyon İLE üretim )


- GOLGOTA = KUTSAL KÂSE (KAFATASI)


- GÖLLER MAHALLESİ :

( Kilyos'ta Çukurdeniz'in üst kısmı ile Kilyos kalesinin kuzey tarafındaki yerleşim bölgesi. )


- GOLYAT BÖCEĞİ -ile

( Dünyanın en ağır böceği. )


- GÖMLEK ile TESPİT(/DELİ) GÖMLEĞİ


- GÖMLEK/LİK ile GÖMLEKLİ ile GÖMLEKÇİ/LİK ile GÖMLEKSİZ ile GÖMLEKLİLER


- GÖNDERME ile GÖNDERME BELGESİ


- GÖNDERME ile/ve/değil/yerine/<> KATKI


- GÖNDERMEK ile GÖNDERTMEK ile GÖNDERİLMEK ile GÖNDEREBİLMEK ile GÖNDERİVERMEK ile GÖNDER ile GÖNDERİ ile GÖNDERLİ ile GÖNDERİCİ


- GONDOLUN:
SANCAĞI ile/ve/||/<> İSKELESİ

( Gondolların sağ tarafı olan sancakları ile sol tarafı olan iskeleleri arasındaki fark 24 cm.'dir. )

( 20 farklı ağaç kullanılarak yapılırlar. )

( Gondolların önünde altı dişli, bir tarağı andıran gümüş simge, Venedik'teki altı büyük mahalleyi simgeler. Tarak benzeri bu biçimin en altındaki ters çıkıntı, San Marco Adası'ndan (Venedik), tarihte ilk gondolu yapan Cüdeka Ada'sındakilere bir gönderme olarak konulmuştur: "En iyi gondolu, San Marco'lular yapar". İlk )


- GÖNENCE/KONFOR ALANI ile/ve/||/<>/< GÜVEN ALANI


- GON-/GONO- ile/||/<> GONY-/GONYO-/GONO- ile/||/<> ANKYL-/ANKLYO- ile/||/<> GONİO- ile/||/<> CHORO-/CHORİ- ile/||/<> GENO- ile/||/<> ANDRO-

( Tohum, döl, doğurucu, semenle ilgili. | Diz. İLE/||/<> Diz. İLE/||/<> Yapışma, dirsek, ek. İLE/||/<> Açı, köşe. İLE/||/<> Koryon ya da koryoidle ilgili. İLE/||/<> Irk, cins, eşeysel üreme, yaşlı. İLE/||/<> Erkek ile ilgili [androjen: Erkeklik hormonu]. )


- GONOZOM/SEX CHROMOSOMES[İng.] değil/yerine/= EŞEYSELLİK KROMOZOMLARI


- GÖNÜL HIRSIZ(LIĞ)I ile/ve/||/<> AÇIK KAPI ARSIZ(LIĞ)I


- GÖNÜL KOYMAMALI!


- GÖNÜL YARASI ile KALP KRİZİ

( HEARTACHE vs. HEARTATTACK )

( سوز دل ile دردقلب ile سکته )

( SOZ DEL ile DARDAGHALAB ile SEKTEH )


- GÖNÜLLÜ ile/ve/||/<>/> BAĞIŞÇI


- GÖNÜLLÜ ile/ve/değil/<> KATILIMCI


- GÖNÜL'ÜN:
ABDESTİ ile/ve KULLUĞU

( Gözyaşı ile. İLE/VE Zikir ile. )


- GOOD :/yerine İYİ


- GOOGLE HARİTASININ:
ÖNCESİ ile/değil/yerine/> SONRASI

( Google Maps, çevremizi daha iyi anlamamız için masaüstü, Android ve iOS’ta kullanıma hazır birkaç görsel değişiklik ve ek özellik ile yenilendi. Yeni Google Maps, daha temiz ve sade bir görünüm, ilgi alanları ve daha dengeli bir renk şeması ile öne çıkıyor. )

( )


- GORBAN ile GURBAN ALİ

( GHORBAN vs. GHORBAN ALI )

( قربان ile قربانعلي )

( GHARBAN ile قربانعلي )


- KİŞİ:
"GÖRDÜĞÜMÜZ" ile/ve/değil/yerine TANIDIĞIMIZ


- GÖRDÜĞÜNÜ ve/||/<> GÖRMEDİĞİNİ

( Ört! VE/||/<> Söyleme! )


- GÖREBİLDİĞİMİZ IŞIK:
KIRMIZI ile/ve/<> MOR ARASI

( 400 nanometre. İLE/VE/<> 700 nanometre arası. )

( [Güneşten gelen beyaz ışığın, yansıma ve kırılmasıyla birlikte]
Az saçılmayla. İLE/VE/<> Çok saçılmayla. )


- GÖREBİLMEK ile GÖREVLENMEK ile GÖREVLENDİRMEK ile GÖRE/LİK ile GÖREV ile GÖRECE/LİK ile GÖRECİ/LİK ile GÖRELİ/LİK ile GÖREVLİ/LİK ile GÖRECELİ/LİK ile GÖREVSEL ile GÖREVSİZ/LİK ile GÖREVCİLİK ile GÖRECECİLİK ile GÖREV ADAMI ile GÖREV ŞEHİDİ ile GÖREV KURBANI ile GÖREVSELCİLİK ile GÖREVSİZLİK KARARI ile GÖREVSEL DİL BİLİMİ


- GÖRELİ/İZÂFÎ[Ar.] ile ÎTİBÂRÎ


- GÖRELİ ile/ve/||/<> DURUMA GÖRE


- GÖRELİ ile/ve/||/<> İLİŞKİSEL


- GÖRELİ = İZAFÎ = RELATIVE[İng.] = RELATIF[Fr.] = RELATIV[Alm.] = RELATIVUS[Lat.] = RELATIVO[İsp.]


- GÖRENEK ile GÖRENEKLİ ile GÖRENEKÇİ/LİK ile GÖRENEKSEL ile GÖRENEKSİZ/LİK


- GÖREV ile GÖREVLİ

( INCUMBENCY vs. INCUMBENT )

( عهده داري ile تصدي ile مصدر کار ile شاغل )

( EADEH DARY ile TASADY ile MOSADAR KAR ile SHAGHEL )


- GÖREVLER ile SAYGILI

( DUTIES vs. DUTIFUL )

( تکاليف ile وظايف ile وظيفه شناس )

( TAKALYFE ile VAZAYFE ile VAZYFAH SHENAS )


- GÖREVLİ ile MANDARİN[Portekizce < Sans.]

( ... İLE Avrupa'lıların, Çin devlet görevlilerine verdikleri ad. | İmparatorun emrinde çalışan en yüksek dereceli Çin devlet memurlarına verilen unvan. )


- GÖRGÜLENMEK ile GÖRGÜ ile GÖRGÜL ile GÖRGÜCÜ/LÜK ile GÖRGÜLÜ ile GÖRGÜSÜZ/LÜK ile GÖRGÜLÜCE ile GÖRGÜSÜZCE ile GÖRGÜ TANIĞI ile GÖRGÜ FUKARASI ile GÖRGÜ KURALLARI


- GÖRKEMLİ KONUŞMA ile GÖRKEMLİ ile GÖRKEMLİ

( GRANDILOQUENCE vs. GRANDILOQUENT vs. GRANDIOSE )

( بلند پروازي ile گزاف گوي ile عالي نما )

( BALAND PARVAZY ile GOZAF GOY ile ALY NAMA )


- GÖRME >< ŞİZOFRENİ

( Doğuştan görme engelli olan kişiler, şizofreni hastalığına yakalanmıyor. )


- GÖRMEK ile GÖRMEZ/LİK ile GÖRMECE ile GÖRME AÇISI ile GÖRME GÖZESİ ile GÖRME ENGELLİ/LİK ile GÖRME HÜCRESİ


- GÖRMEK ile/ve/<> İLGİ

( Göz görmeyince, gönül katlanır. )

( Gözden ırak/uzak, gönülden ırak/uzak olur/kalır. )

( TO SEE vs./and/<> INTEREST )


- GÖRMELİ!


- GÖRMEZDEN GELMEK ile CEHALET ile CAHİL ile CAHİL İNSANLAR ile CAHİLCE ile CAHİLLER ile GÖRMEZDEN GELİNDİ

( IGNOR vs. IGNORANCE vs. IGNORANT vs. IGNORANT PEOPLE vs. IGNORANTLY vs. IGNORANTS vs. IGNORED )

( ناديده گرفتن ile ناداني ile ناشناسي ile جاهليت ile بيدانشي ile جهالت ile بي خبري ile جهل ile جاهل ile نادان ile جهول ile بيانش ile بيعلم ile بي معرفت ile لايعلم ile تيره دل ile بي مايه ile جهلا ile جاهلانه ile جهال ile ازقلم افتاده )

( NADYDAH GARAFTAN ile NADANY ile NASHENASY ile JAOLYT ile بيدانشي ile JACPEHELT ile BEY KHBARY ile JOHAL ile JAOL ile NADAN ile جهول ile BEYENSH ile بيعلم ile BEY MARAFT ile لايعلم ile TYRAH DEL ile BEY MAYYEH ile جهلا ile JAOLANEH ile جهال ile AZGHALAM AFTADEH )


- GÖRMÜŞLÜK ile GÖRMÜŞ GEÇİRMİŞ/LİK ile GÖRMÜŞLÜK HİSSİ ile GÖRMÜŞLÜK DUYGUSU


- GÖRÜ AKSİYONLARI ile/ve/||/<> ALGI ÖNGÖRÜLERİ ile/ve/||/<> DENEYİM ANALOJİLERİ ile/ve/||/<> AMPİRİK DENEYİMİN POSTULATLARI[genel]


- GÖRÜ = HADS, TEHADDÜS = INTUITION[İng., Fr.] = ANSCHAUUNG[Alm.] = INTUITIO, INTUITUS < INTUERI[Lat.] = INTUICIÓN[İsp.]


- GÖRÜLME SIKLIĞI ile OLAY ile TESADÜFEN

( INCIDENCE vs. INCIDENT vs. INCIDENTALLY )

( شيوع مرض ile بروز ile اتفاق ile روي داد ile واقعه ile ماجرايي ile ماجرا ile ضمنا )

( شيوع مرض ile BORUZ ile ETEFAGH ile ROY DAD ile VAGHEH ile MAJERAYY ile MAJERA ile ZAMNA )


- GÖRÜLMEK ile GÖRÜNMEK ile GÖRÜŞMEK ile GÖRÜŞÜLMEK ile GÖRÜLEBİLMEK ile GÖRÜNEBİLMEK ile GÖRÜNÜVERMEK ile GÖRÜŞEBİLMEK ile GÖRÜ ile GÖRÜM/LÜK ile GÖRÜŞ ile GÖRÜCÜ/LÜK ile GÖRÜMCE/LİK ile GÖRÜŞLÜ/LÜK ile GÖRÜŞSÜZ/LÜK ile GÖRÜŞ AÇISI ile GÖRÜŞ SAHİBİ ile GÖRÜŞ BİRLİĞİ ile GÖRÜŞ AYRILIĞI


- GÖRÜNEN/BİLİNEN/DUYULAN ile/ve/yerine GÖRÜNENİN/BİLİNENİN/DUYULANIN ÖTESİ


- GÖRÜNGÜ BİLİM/FENOMENOLOJİ ile YORUMBİLİM/HERMENEUTİK

( Bilinç ve deneyimlerin yapısını inceleyen felsefi yaklaşım. İLE Metinlerin ve anlamların yorumlanması üzerine odaklanan felsefi yaklaşım. )


- GÖRÜNGÜ BİLİMİ/FENOMENOLOJİ ile VAROLUŞÇULUK

( Bilinç ve deneyimlerin yapısını inceleyen felsefi yaklaşım. İLE Bireyin özgürlüğünü, sorumluluğunu ve varoluşsal anlamını vurgulayan felsefi yaklaşım. )


- GÖRÜNGÜ ile GÖRÜNGÜCÜ/LÜK ile GÖRÜNGÜ BİLİMİ ile GÖRÜNGÜ BİLİMSEL


- GÖRÜNMEZ ile/ve/<> MELEKÎ


- GÖRÜNTÜNÜN/MANZARANIN:
EN ÇİRKİNİ/KORKUNCU ile/değil/yerine/>< EN GÜZELİ

( Somurtan bir "yüz". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülen bir yüz. :) )

( Gülen İnsan Yüzünün Görsel FaRkLaR'ı için burayı tıklayınız... )

( Kara delik. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güneş. )

(

ile/değil/yerine/><

)


- GÖRÜNTÜNÜN:
BULANIK (OLMASI) ile/ve/değil/||/<>/< BUZLU (OLMASI)


- GÖRÜNTÜSEL YANSITICI ile/ve/||/<> SAYMACA UZLAŞIMSAL GÖSTERGELER


- GÖRÜNTÜSÜ ile/ve/değil/yerine İŞLEVSELLİĞİ

( [Beynin] Sağ yarımküresi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sol yarımküresi. )


- GÖSTERGE ile/ve BELİRTİ

( INDICATOR vs./and SIGN )


- GÖSTERGE ile/ve GARANTİ

( INDICATOR vs./and GUARANTY )


- GÖSTERGE ile GÖSTERGEÇ ile GÖSTERGE BİLİMİ


- GÖSTERGE ile/ve/değil UZANTI

( [not] INDICATOR vs./and/but EXTENSION )


- GÖSTERİ İLE SİMÜLASYON İLE HANDS-ON ile/||/<> FİZİK ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ

( Etkili fizik eğitimi yaklaşımları. )

( Formül: Active learning )


- GÖSTERİ ile/ve/değil DİNLETİ


- GÖSTERİ ile/ve/değil GÖSTERİM


- GÖSTERİ ile GÖSTERİŞ (YAPMAK)


- GÖSTERİŞ YAPMAK ile GÖSTERİŞLİ

( FLAUNT vs. FLAUNTY )

( نازيدن ile جولان دادن ile پزده )

( نازيدن ile JOOLAN DADAN ile PAZDEH )


- GÖSTERİŞ ile GÖSTERİŞ ile GÖSTERİŞLİ

( FLAMBOYANCE vs. FLAMBOYANCY vs. FLAMBOYANT )

( زرق وبرق ile شعله مانند )

( ZARGH VEBARGH ile SHOLEH MANAND )


- GÖSTERMEK ile GÖSTERTMEK ile GÖSTERİLMEK ile GÖSTEREBİLMEK ile GÖSTERİVERMEK ile GÖSTERİ ile GÖSTERİCİ/LİK ile GÖSTERİ ADAMI ile GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ


- GÖSTERMEK ile RESİMLİ ile İLLÜSTRASYON ile AÇIKLAYICI ile İLLÜSTRATÖR

( ILLUSTRATE vs. ILLUSTRATED vs. ILLUSTRATION vs. ILLUSTRATIVE vs. ILLUSTRATOR )

( با تصوير نشان دادن ile بامثال روشنساختن ile مصور کردن ile مصور ile عکسا دار ile نمايش ile روشنگر ile توضيح دهنده ile ترسيمي )

( BA TASOOYR NESHAN DADAN ile BAMSAL ROSHENSAKHTAN ile MOSUR KARDAN ile MOSUR ile AKSA DAR ile NAMAYSH ile ROSHANGAR ile TOZYHE DAHANDEH ile ترسيمي )


- GÖSTERME/LİK ile GÖSTERMECİ/LİK ile GÖSTERME HAKKI ile GÖSTERME ZARFI ile GÖSTERME SIFATI ile GÖSTERME ZAMİRİ ile GÖSTERME PARMAĞI ile GÖSTERME HASTALIĞI


- GÖVDE AMELİYATI ile/ve/||/<> MANEVİ AMELİYAT

( [Kişinin] Uyut(ul)ması gerekir. İLE/VE/||/<> Uyan(dırıl)ması gerekir. )


- GÖVDE ISISINDA:
41/42 ÜSTÜ ile/ve/||/<> 34.5 ALTI ile/ve/||/<> 31 ALTI

( Tehlikelidir. İLE/VE/||/<> Tehlikelidir. İLE/VE/||/<> Ölümcüldür. )


- DİNLENME:
GÖVDEDE ile/ve/||/<> BEYİNDE ile/ve/||/<> GÖNÜLDE

( Uzanarak. İLE/VE/||/<> Uyuyarak. İLE/VE/||/<> Paylaşarak![Aynı zaman ve mekânda, aynı durumları paylaşarak!] [Söyleşerek DEĞİL susuşabilerek!] )


- GÖVDELENMEK ile GÖVDE ile GÖVDELİ/LİK ile GÖVDESEL ile GÖVDESİZ/LİK ile GÖVDE GÖSTERİSİ


- GÖVDENİN/TEN'İN ABDESTİ ile/ve AKIL'IN/VİCDANIN ABDESTİ ile/ve NEFS'İN ABDESTİ

( Su ile. İLE/VE Gözyaşı ile. İLE/VE Kelâm/sohbet ile. )


- GÖVDE'NİN:
ABDESTİ ile/ve KULLUĞU

( Su ile. İLE/VE İşlevi ile. )


- GÖVDENİN ANATOMİK YAPISI = SÂKIN İNTİSÂC-I TEŞRÎHÎSİ = STRUCTURE ANATOMIQUE DE LA TIGE


- GÖVDENİN EYLEMİ ile/ve/<> NEFSİN EYLEMİ ile/ve/<> ÖZÜN EYLEMİ

( El ile. İLE/VE/<> Hayal ile. İLE/VE/<> Sevgi ile. )


- GÖVDESEL ile GÖVDE BAĞIMLI


- GÖVEM ile GÖVEM ERİĞİ


- GÖVERMEK ile GÖVERİ


- GOVERNOR :/yerine VALİ


- GÖZ AKI -ile

( SCLERA )


- GÖZ GÖZESİ ile/ve/||/<> ÇUBUK GÖZE

( ... @@ Retina tabakasında bulunan, ışığa duyarlı iki gözeden biri. )

( ... vs./and/<> ROD )


- GÖZ KAMAŞTIRMAK ile GÖZLERİ KAMAŞMIŞ ile GÖZ KAMAŞTIRMASI

( DAZZLE vs. DAZZLED vs. DAZZLEMENT )

( خيره کردن ile مسحور کردن ile مسحور ile خيره ile خيرگي )

( KHYRAH KARDAN ile MASHUR KARDAN ile MASHUR ile KHYRAH ile خيرگي )


- GÖZ KAPAĞI ve/+/||/<> DUDAK

( "Herşeyi görme!" diye vardır. VE/+/||/<> "Her sözü söyleme!" diye vardır. )

( Kulakta, sürekli takılı olması gereken iki küpe...

Bir şey ki, yapmasan da olur... YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur... SÖYLEME! )


- GÖZ KAPAĞI ile/ve/||/<>/> PİTOZİS

( ... İLE/VE/||/<>/> Göz kapağı düşüklüğü. )


- GÖZ KAPAKLARI YANGISI(İLTİHABI) ile/ve GÖZYAŞI YANGISI(İLTİHABI)

( BLEFARİT ile/ve DAKRİYORİSSİT )


- GÖZ KARARI ile/ve EL KARARI


- GÖZ KARARI ile/değil/yerine ÖLÇÜ


- GÖZ SIVILARI'NI

( AQUAOUS HUMOR vs. VITREOUS HUMOR )


- GÖZ TANSİYONUNDA:
AÇIK AÇILI ile KAPALI AÇILI


- GÖZ UYGARLIĞI ile/ve/<> SÖZ UYGARLIĞI

( Dışa bakar. İLE/VE/<> İçe bakar. )


- GÖZ ile GÖZ ALICI ile GÖZ TEMİZLEYİCİ ile GÖZ TEMİZLEME ile GÖZ MUAYENESİ ile GÖZ AÇICI ile GÖZ AĞRISI ile GÖZ YUVASI

( EYE vs. EYE CATCHER vs. EYE CLEANER vs. EYE CLEANING vs. EYE EXAM vs. EYE OPENER vs. EYE PAIN vs. EYE SOCKET )

( ديده ile سوراخ سوزن ile عين ile چشم ile جالب نظر ile چشمشوي ile معاينه چسم ile چشم بازکن ile رمد ile کاسه چشم )

( DYDAH ile SORAKH SOZAN ile EYNE ile CHESHAM ile JALEB NAZAR ile CHESHMASHOY ile MOAYNAH CHASM ile CHESHAM BAZKON ile رمد ile KASEH CHESHAM )


- GÖZ ile/ve GÖZ KÜRESİ ile/ve GÖZBEBEĞİ ile/ve GÖZ ÇUKURU ile/ve GÖZ KAPAĞI

( Göz açık olmalı, aklını bulunduğu yere almalı. )

( "Suyun akmaya başladığı kaynak." )

( Göz, Zât'ı; geri kalanı, sıfatı simgeler. )

( Gözlerimiz hayatımız boyunca doğduğumuz andaki boyutlarında kalıyor. Burnumuz ve kulaklarımızın ise büyümesi hiç sona ermiyor. )

( Bir gözün, 1.800.000 damarı vardır. )

( EŞFÂR[Ar. < ŞÜFR]: Gözkapağının kenarları, kirpik yerleri. )

( Her bir göz, 130 milyon görme siniri hücresinden oluşmaktadır. )

( ... İLE ... İLE Gözbebeği, ilgi çekici bir nesneye baktığımızda ya da bir olaya şahit olduğumuzda, %45 oranında büyür. İLE ... İLE ... )

( Bazı örgenimizde, işlevlerinin tamamına ulaşması zaman alırken, gözlerimiz, sürekli olarak etkindir. )

( Gözler, saatte 36.000 bit bilgiyi işleyebiliyor. )

( Gözlerimiz, tüm öteki örgenlerimizden daha fazla olarak, beyin gücünün %65'inden yararlanıyor. )

( Neredeyse herkesin bir gözü, ötekinden az da olsa daha güçlüdür. )

( Tanrı heykellerinin gözbebeği yoktur. )

( AYN, MEDMA'[çoğ. MEDÂMİ'] ile/ve ... ile/ve HADEKA, İNSÂN-ÜL-AYN, MANZAR[< NAZAR], MANZAR-I ÇEŞM, NOKTA-İ BÎNİŞ, BÜ-BÜ', MUKLE ile/ve MEDÂR-ÜL-AYN ile/ve ...

RÂFİ'[< REF]: Gözkapağı gibi bazı örgenleri yukarı kaldırmaya yarayan kas/adale, sinir.
TARFE: Gözkapağının bir kere açılıp kapanması. )

( DÎDE, ÇEŞM ile/ve ... ile/ve MERDÜM, MERDÜME, BÎNEK, DÎDE ile/ve ... ile/ve BÂM-I ÇEŞM[üstteki], BERG-İ ÇEŞM[BERG: Yaprak.]

BÂDÂM: Sevgilinin bademi andıran gözü. | Badem. )

( EYE vs./and EYE BALL vs./and PUPIL/APPLE OF THE EYE vs./and ORBIT/EYE HOLE vs./and EYE LID )


- GÖZALTI/GÖZETİM/NEZÂRET[Ar.] ile GÖZ ALTI

( Birinin, güvenlik güçleri tarafından belirli bir yerde ve belirli bir süre alıkonulması. | Denetleme. İLE Yüzde gözlerin hemen altında bulunan bölüm. )


- GÖZBEBEĞİ ve/||/<> SARIBENEK

( .. VE/||/<> Gözde, ağ tabakanın ortasında bulunan ve simgenin en net olarak oluştuğu, sarı renkli duygun nokta. )


- ... değil GÖZDAĞI


- GÖZDAĞI ile GÖZDAĞI

( INTIMIDATE vs. INTIMIDATION )

( مرعوب ساختن ile مرعوب کردن ile ارعاب کردن ile ارعابگري کردن ile ترهيب ile ارعاب )

( MOROUB SAKHTAN ile MOROUB KARDAN ile AREAB KARDAN ile AREABGARY KARDAN ile ترهيب ile AREAB )


- GÖZDEKİ AĞ TABAKANIN EN DUYARLI NOKTASI -ile

( ŞELEL )


- GÖZE ÇEPERİ ile GÖZE ZARI

( Bitki gözelerinde bulunan ve gözeyi çevreleyen sert bir tabaka. İLE Tüm canlı gözelerinde bulunan ve gözenin içini dış ortamdan ayıran ince bir zar. )


- GÖZE DUVARI ile GÖZE ZAR

( Bitki gözelerinde bulunan ve gözeyi koruyan sert tabakadır. İLE Tüm gözelerde bulunan ve gözeyi çevreleyen esnek tabakadır. )


- GÖZE ZARI İLE SİTOPLAZMA İLE ÇEKİRDEK İLE MİTOKONDRİ İLE ER İLE GOLGİ ile/||/<> TEMEL GÖZE ORGANELLERİ

( Ökaryotik gözenin altı temel organeli ve işlevleri. )

( Formül: ATP: ADP + Pi + enerji )


- GÖZE ZARI ile/||/<> GÖZE DUVARI

( Zar esnek fosfolipit, duvar sert selüloz/kitin )

( Formül: Fosfolipit çift tabaka İLE Selüloz/Kitin )