I ve İ ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 8.234 başlık/FaRk ile birlikte,
8.234 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(8/34)
- İBN BATUTA ile/ve/||/<>/> EVLİYA ÇELEBİ
- İBN HALDUN ile/ve AUGUST COMTE
- İBN HALDUN ile/ve GELİBOLU'LU ÂLİ EFENDİ
- İBN MİSKEVEYH ile/ve DARWIN
- İBN NEDİM[v. 385/995] ve/<> HAYYAM et-TEVHÎDÎ[v. 400/1009] ve/<> YÂKÛT-ÛL HAMEVÎ[v. 629/1229]
( İlk varrak. | İlk kez ücretle kitap istinsah eden.[Kitab-ül Fihrist'in müstensihi/yazarı.] VE/<> ... VE/<> ... )
- İBN YUNUS ile KEMALEDDIN İBN YUNUS
( Mısır'da, Fatimî döneminde yaşayan, büyük astronom ve matematikçi. Halife için hazırladığı Zicü'l-Hakimî astronomi tarihindeki önemli ziclerden kabul edilir. Bu zicte, ayrıca, trigonometrik işlevlerin algoritmasında, ilerlemeler görülür. )
- İBN ile/||/<> İBNİYE/İBNİYYE ile/||/<> İBNÂN ile/||/<> VELED ile/||/<> VELEDÂN
( Oğul, erkek çocuk. İLE/||/<> Ölenin oğlunun kızı ya da oğlunun oğlunun kızıdır. İLE/||/<> İki çocuk. İLE/||/<> Oğul [gayri müslimler için]. İLE/||/<> Çocuklar [gayri müslimler için]. )
- İBN-İ HEYSEM ile/ve/||/<>/>< GALILEO
(
)
- İBN-İ HEYSEM ile İBN-İ HEYSEM
( Filozof. İLE Matematikçi. )
( )
( "İbn-i Heysem: İlk Modern Bilim İnsanı" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )
- İBNİ SİNA SOKAK :
( Yenimahalle'nin en eski sokaklarından biridir. Ünlü düşünür İbni Sina'nın ismi sokağa verilmiştir. )
- İBNÎ SİNÂ'NIN TALEBELERİ -ile
( * BEMHENYAR, * MEVKERÎ, * İLÂKÎ )
- Böyle ... Böyle ... demeden KONUŞ!!!
- İBRÂ/TEBRİYE[Ar.] değil/yerine/= AKLAMA, TEMİZE ÇIKARMA
- İBRÂ ile BERAAT
- İBRA ile İBDÂ'/İBZA
( Alacaklının, hakkından kısmen ya da tamamen vazgeçmesi. | Borçtan kurtarma, aklama. İLE Kârı tamamen kendine ait olmak üzere bir kimseye sermaye vermek. [VİDAA: Verilen sermaye. | MÜBDÎ: Sermaye veren. | MÜSTEBZÎ: Sermaye alan.] | Sorulan soruya güzel yanıt verme. | Kandırma. )
- İBRÂ[Ar.] ile İBRÂR[Ar.]
( Temize çıkarılma, aklanma, berî kılma, berâet etme. | Hastayı iyileştirme. İLE Yeminin doğruluğunun onaylanması. )
- İBRA ile İBRAZ
- İBRAHİM CEVAHİR PARKI :
( Maden Mahallesindedir. 828,53 m²'lik bir alan üzerinde olup, 172,74 m²'lik yeşil alanı, 110,65 m²'lik çocuk oyun alanı ve 216,90 m²'lik spor alanı bulunmaktadır. )
- İBRAHİM EFENDİ ÇEŞMESİ :
( Rumelihisar'da Arpacı Çeşme Sokakta bulunan bu çeşme, kesme taştan klasik tarzda yapılmıştır (H.1145, M.1732). Kitabesi şöyledir: Didim atsâna izzî resm - i osmaniyle târihin İç İbrahim Efendi Çeşmesinden mâ sana zemzem" (1145). )
- İBRAHİM EFENDİ KÖŞKÜ :
( İstinye deresinin batı tarafında Şükran Ülgezer Meslek Lisesinin yanındadır. Çok bakımsız olan bina İstinye'nin tarihi eser köşklerinden biridir. )
- İBRAHİM EFENDİ SARAYI ile İBRAHİM PAŞA SARAYI
( Feriye Sarayları. İLE Türk-İslâm Eserleri Müzesi. )
( ... İLE XVI. yüzyıl başında, Sadrâzâm Makbûl(Maktûl) İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır. )
- İBRAHİM PAŞA (ABRAHAM PAŞA) KONAĞI :
( Demirciköy'e girişte solda çam ağaçlıkları arasında idi. Zamanla yıkılıp harap hale geldi. Kalıntıları da kaybolmak üzeredir. )
- İBRAHİM PAŞA (DAMAT) ÇEŞMESİ :
( Rumelihisarı'nda Amiral Fahri Ergin sokakta bulunan bu çeşme (H.1277, M.1860) birkaç kez onarım görmüş ve onarımlar sonucunda mimari özelliğini kaybetmiştir. Kitabesi şu satırlar yer almaktadır: Mısır Valisi sâbık Abbas Paşa zade vâkıf - ı sâni damad - ı hazret - i pâdişâhî merhum ve mağrunleh Devlete İbrahim Paşa'ın ruhiycün fatiha (Sene 1277)". İbrahim Paşa, Sultan III. Ahmet'in damadı Nevşehirli İbrahim Paşa'dır. )
- İBRAHİM SEBİLİ (AYASOFYA SEBİLİ) ile İBRAHİM PAŞA SEBİLİ
( Ayasofya türbelerinin sağ köşesinde. İLE Şehzadebaşı'nda. )
( XVII. yüzyılda. İLE 1719'da. [Rokoko usûlünde] )
- İBRAHİM ile İBRAHİM LİNCOLN
( ABRAHAM vs. ABRAHAM LINCOLN )
( ابراهيم ile ابراهيم پيامبر ile ابراهام لينکلن )
( EBRAHYM ile EBRAHYM PEYAMBAR ile EBRANPEHAM LEYNEKLAN )
- İBRAHİM ile İBRAHİM SALİHBİCK
( IBRAHIM vs. IBRAHIM SALEHBICK )
( ابراهيم ile ابراهيم صالحبيک )
( EBRAHYM ile EBRAHYM SALHEBYK )
- İBRÂM[Ar.] ile TE'RÎB[Ar.]
- İBRANİ ile İBRANİCE
- İBRANİCE ile İBRANİCELEŞTİRMEK
( HEBRAIC vs. HEBRAIZE )
( عبري ile يهودي کردن )
( EBRY ile YTEOODY KARDAN )
- İBRAZ BANKASI/PRESENTING BANK değil/yerine/= SUNUM BANKASI
- İBRE değil/yerine/= GÖSTERGE/İĞNE
- İBRE ile/ve İBRE
( Ölçü aletlerinde sayı ya da im göstermeye yarayan devingen iğne. İLE/VE Çam, ardıç, sedir gibi ağaçların yaprağı. )
- İBRE ile İBRET/LİK
- İBRE değil/yerine/= İMGİ
- İBRET ALAN ile İBRET ALMAYAN
( Bulunduğu derecenin üzerine çıkar/tılır. İLE Bulunduğu derecenin altına düşer/düşürülür. )
( İbret alınır. İLE İbret olur. )
- İBRET (ALMAK) ile/ve/||/<> DERS (ALMAK)
( Kötü sonuç veren bir olgudan alınan ders. İLE/VE/||/<> İzlenmesi gereken bir durum. )
( İBRET/TÂBİR < UBÛR[: Dar geçit.] İLE/VE/||/<> ... )
( Görülenden, yaşanandan aktarma. İLE/VE/||/<> Duyulandan, düşünülenden aktarma. )
- İBRET OLAN ile/ve/yerine İBRET ALAN
- İBRET[Ar.] değil/yerine/= ÖĞÜTÖRNEK
- İBRETLE BAKMAK ile/ve/||/<>/> HİKMETİ ARAMAK
- İBRÎ[Ar.] ile İBRÎ/İBRİYYE[Ar.]
( İbrânî, Yahudi. İLE İbresi, iğnesi olan. | [hayvanlarda] İğneliler.[İng. STYLOID | Fr. STYLOÏDE] | İğne yapan, satan. )
- İBRÎ/İBRİYYE[Ar.][İng. STYLOID | Fr. STYLOÏDE] -ile
( İğneliler. )
- İBRİK ile İBRİKÇİ/LİK
- İBRİK ile SU İBRİĞİ
( ... İLE Suibriğigillerden, yaprakları almaşık, sapları uzun ve sülüksü, yaprak ayası ibrik biçiminde gelişmiş olan, sıcak ülkelerde yetişen, tırmanıcı bir bitki. )
( NEPENTHES DESTILLATORIA )
- İBRİŞİM ile İBRİŞİM KURDU
- İBTÂR[Ar.] ile İBTÂR[Ar.]
( Alabileceğinden fazla eşya yükletme. | Şaşma, şaşakalma. İLE Esirgeme, mahrûm etme. | Gündüzün başlangıcı, kuşluk namazı. | Parçalama. )
- İBTİDÂ'[< BED] değil/yerine/= BAŞLAMA | BAŞLANGIÇ | BAŞTA, EN ÖNCE
- İBTİDA ile/ve İNTİHA
( Başlangıç. İLE/VE Son. )
( Bilinemeyen ve bölünemeyenlerdir. )
- İBTİHÂC[Ar.] ile İBTİHÂC[Ar.]
( Herşeyde bolluk. İLE Sevinç, sevinme, gönlü açılma. )
- İBTİKA'["ka" uzun okunur] ile İBTİKÂ'[Ar. < BÜKÂ] ile İBTİKÂR[Ar.]
( Rengin doğal olarak değişmesi. İLE Ağlama. İLE Sabah erken kalkma. )
- İBTİLÂ' -ile
( HAZARÂT-I ENBİYA VE EVLİYANIN YAŞAMI | DÜŞKÜNLÜK, TİRYAKİLİK, BAĞIMLILIK, TUTKU )
- İBTİLÂ'[Ar.] ile İBTİLÂ'[Ar. < BEL]
( Bir şeye düşkün olma, düşkünlük, tiryakilik, mübtelâlık. İLE Zorlukla yutma. | Gelini gerdeğe sokma. )
- İBTİLÂ'[Ar.] ile İHTİBÂR[Ar.]
- İBTİSÂR[Ar.] ile İBTİSÂR[Ar. < BASAR]
( Bir şeye başlama. İLE Can ve gönülden görme, görüp aslına/hakikatine varma. )
- İBTİTÂ'[Ar.] ile İBTİTÂR[Ar.]
( Kesilme. İLE Uyma, tâbi olma. )
- İBTİYÂ'[Ar.] ile İBTİYÂR[Ar.]
( Satın alma, mübâyaa etme. İLE Kavga etme. | Güçsüz, olma. | Seçip kabul etme. )
- İBTİZÂ'[Ar.] ile İBTİZÂL[Ar. < BEZL] ile İBTİZÂR[Ar.]
( Bir şeyin açık/meydanda olma. İLE Bir şeyin, hor kullanılması. | Bir şeyin, çokluğundan dolayı değerini kaybetmesi, bayağılaşması, ayağa düşmesi. | Bir şeyi sürekli olarak kullanma. | Genelleşmiş, ağızdan ağıza dolaştırılarak değersizleşmiş sözlerin gevelenmesi. İLE Zor ile alma, soyma. )
- İBTİZÂZ[Ar.] ile İBYİZÂZ[Ar.]
( Gereksinim dolayısıyla hakarete ve hor görmeye[zillete] katlanma. İLE Çok ağarma, beyazlaşma. )
- İBZA ile İBZÂ'
- İBZÂ'[Ar.] ile İBZÂ'[Ar.] ile İBZÂ'[Ar.]
( Birini son derece keder ve sıkıntıya düşürme. İLE Kötü söz söyleme. İLE İBDÂ' )
- İBZA ile İBZÂL
- İBZÂL[Ar.] ile İBZÂR[Ar.]
( Esirgemeyip bol bol harcama ve kullanma. İLE İsraf. )
- İBZÂZ[Ar.] ile İBZÂZ[Ar.]
( Semirme, yağlanma. İLE Bir şeyi gereğinden ya da istenilen miktardan az verme. )
- İÇ AÇI ile/||/<> DIŞ AÇI
( İç açı içerde İLE dış açı dışardadır )
( Formül: Çokgen içi İLE dışı )
- İÇ BEN/LİK ile/ve/<> DIŞA YANSIYAN BEN/LİK
( İçte ne varsa, dışta da o vardır. )
( Çektiğimiz eziyet, benlik hamalı olduğumuzdandır. )
- İÇ VE DIŞ (BİLİNCİ):
HAYVANDA ile İNSAN'DA
( Yoktur. [Birdir!] İLE Vardır. )
- İÇ BÜTÜNLÜK ile/ve TUTARLILIK
( INNER INTEGRITY vs./and CONSISTENCE )
- İÇ):
ÇOCUK ile/ve/||/<> YETİŞKİN ile/ve/||/<> EBEVEYN
- İÇ DENETİM ile/ve/<> BAĞIMSIZ DENETİM
( İç denetçiler ve bağımsız denetçiler, finansal kontrollerin etkinliği konusunda ortak paydalardır. İki taraf da etik kurallar ve profesyonel standartlara bağlı kalmaktadır. Bununla birlikte şirketle olan ilişkileri ve çalışma amaçları konusunda büyük farklılıkları bulunmaktadır.
İç denetçiler, şirketin bir parçasıdır. Hedefleri, profesyonel standartlar, yönetim kurulu ve üst yönetim tarafından belirlenmiştir. Birincil müşterileri, yönetim ve yönetim kuruludur. Bağımsız denetçiler, şirketin bir parçası değildir ancak şirket tarafından tutulur. Hedefleri, öncelikli olarak, yasalar tarafından belirlenir ve birincil müşterileri yönetim kuruludur.
İç denetçilerin çalışma amaçları çok kapsamlıdır. Şirket hedeflerine ulaşılmasına ve operasyonlar, risk yönetimi, iç kontrol ve yönetişim süreçlerini iyileştirmeye yardımcı olurlar. Şirketin her yönüyle -finansal ve operasyonel- ilgili olarak, iç denetçiler, kontrollerin ve süreçlerin sürekli gözetimi ve değerlendirilmesi etkinliklerinin bir sonucu olarak geleceğe odaklanır. Aynı zamanda, her türde yolsuzluk ve hilenin de önlenmesi ile ilgilidir.
Bağımsız denetçilerin öncelikli misyonu, şirketin yıllık finansal raporları hakkında bağımsız bir fikir vermektir. Raporların, genel kabul edilmiş muhasebe standartlarına uygunluğunu, şirketin finansal bildirimleri tarafsızca yaptıklarını, belirli dönemdeki operasyonların sonuçlarının doğru olarak gösterildiğini değerlendirirler.
İç ve bağımsız denetçiler, periyodik olarak ortak paydalarını tartışmak; tamamlayıcı yetkinlikler, deneyim alanları ve bakış açılarından yararlanmak; birbirinin çalışma amaçları ve yöntemlerini anlamak; denetim kapsamı ve programını tartışmak; raporlara, programlara ve çalışma kâğıtlarına erişmek ve risk alanlarını ortaklaşa değerlendirmek amacı ile toplanmalıdır. Yönetim kurulu, güvence için gözetim sorumluluklarını yerine getirmek ve denetim sürecinin bütününün etkinliğini ve verimliliğini artırmak amacı ile iç ve bağımsız denetim çalışmalarını koordine etmelidir. )
- İÇ DENİZ ile/değil KÖRFEZ
- İÇ DERİ ALTI ile/ve ÜST DERİ ALTI
( TAHT-I EDİMME-İ DÂHİLİYYE ile/ve TAHT-I BEŞEREVÎ )
- İÇ DEVİMSEL/HAREKİ[Ar.]/DİNAMİK ile/ve DIŞ DEVİMSEL/HAREKİ/DİNAMİK
( Onun bütününü dikkate alın, yalnızca dış belirtilerini değil. )
( INTERIOR DYNAMIC vs./and EXTERNAL DYNAMIC )
- DİRSEK KEMİĞİ:
İÇ ile/ve/||/<> DIŞ
( [Ar.] ZEND[içteki]/KÛ'BERE[dıştaki] )
( CUBITUS )
( CUBITUS )
- İÇ > DIŞ ile/ve/||/<> DIŞ > İÇ
( Dışlaş(tır)ma, zuhurat. İLE/VE/||/<> İçselleştirme, hayalat. )
- İÇ DÜZEN ve/||/<>/< NEDENSELLİK BAĞLARI
- EGEMENLİK:
İÇ ile/ve/||/<> DIŞ ile/ve/||/<> EVRENSEL
- İÇ ENERJİ ile/||/<> ISI (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( İç enerji sistemin toplam enerjisi, ısı enerji transferidir )
( Formül: U İLE Q )
- İÇ ENERJİ ile/||/<> KİNETİK ENERJİ
( İç enerji moleküllerin toplam enerjisi İLE kinetik enerji hareket enerjisidir. )
( Formül: U = nCᵥT İLE KE = ½mv² )
- İÇ ETMEK ile/ve/||/<>/> HİÇ ETMEK ile/ve/||/<>/> PİÇ ETMEK
- İÇ GEÇİŞ METALLERİNDE:
LANTANİTLER ile/ve/||/<> AKTİNİTLER
- İÇ GEZEGENLER ile/ve DIŞ GEZEGENLER ile/ve OLUŞUMLAR
( Mars, Venüs, Dümya ve Mars. İLE/VE Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün. İLE/VE ... )
( Güneşaltı. İLE/VE Güneşüstü. İLE/VE ... )
( Kayasal nesneler ve bunların uyduları ile asteroitler[küçük gezegenler], göktaşları. İLE/VE Temel olarak gazdan[başlıca hidrojen] oluşan nesneler ve Güneş. İLE/VE Kayasal nesnelerle donmuş su, metan ve amonyak karışımından oluşanlar. )
( INFERIOR PLANETS vs./and SUPERIOR PLANETS )
- İÇ GÖZLEM ile İÇ GÖZLEM
( INTROSPECT vs. INTROSPECTION )
( درخود فرورفتن ile بخود برگشتن ile بخود آمدن ile تعمق )
( DARKHOD FARVARAFTAN ile BAKHOD BARGASHTAN ile BAKHOD AMADAN ile TAMAGH )
- İÇ GÖZLEM ile/ve/||/<> İÇE DİKKAT ile/ve/||/<> ÖZ DÜŞÜNÜM
( INTROSPECTION vs./and/||/<> SELF-ATTENDING vs./and/||/<> SELF-REFLECTION )
- İÇ İÇE GEÇMEK ile İÇ İÇE GEÇMEK ile İÇ İÇE GEÇME
( INTERTWEAVE vs. INTERTWINE vs. INTERTWIST )
( درهم بافته شدن ile بهم تابيدن ile درهم بافتن ile درهم مشبک کردن )
( DAREAM BAFTEH SHODAN ile BACPAM TABYDAN ile DAREAM BAFTAN ile DAREAM MOSHBAK KARDAN )
- İÇ İÇE GEÇMİŞ/LİK ile/ve/||/<> KATMANLI/LIK
- İÇ İÇE ile ARKA ARKAYA
( ONE WITHIN THE OTHER vs. ONE AFTER THE OTHER/SUCCESSIVELY )
- İÇ İÇE ile/ve/||/<> BURUN BURUNA
- IC/INSPIRATUVAR KAPASITE INSPIRATORY CAPACITY[İng.] değil/yerine/= SOLUK ALIM SIĞASI
- İÇ KONUŞMA ile/ve DIŞ KONUŞMA ile/ve ÜÇÜNCÜ KONUŞMA
- KUİPER KUŞAĞI:
İÇ ile/ve/||/<> DIŞ
( [uzaklık] 4.02 ışık saati. İLE/VE/||/<> 6.79 ışık saati. )
( 
)
- İÇ ORBİTAL ile/||/<> DIŞ ORBİTAL
( İç orbital (n-1)d kullanır İLE dış orbital nd kullanır. )
( Formül: d²sp³ İLE sp³d² )
- İÇ SALGI ile DIŞ SALGI
( ENDOCRINE vs. EXOCRINE )
- İÇ SES" değil SEZGİ
- İÇ SEVİNÇ ve/<> GÜLÜMSEME :)
( Aydınlanmış kişideki durum/lar. )
- İÇ STANDART İLE DIŞ STANDART İLE STANDART EKLEME ile/||/<> KALİBRASYON YÖNTEMLERİ
( Kantitatif analizde kullanılan kalibrasyon stratejileri. )
( Formül: C = (A-b)/m )
- İÇ TABAN ile KÜSTAHLIK
( INSOLE vs. INSOLENCE )
( کفي کفش ile وقاحت ile ادعاي بيخود ile جسارت ile زبان درازي )
( KOFY KAFSH ile VAGHAHAT ile EDEAY BEYKHOD ile JASART ile ZABAN DARAZY )
- İÇ TUTARLILIK ile/ve/<> İÇ BÜTÜNLÜK
( Mantık. İLE/VE/<> Şiir. )
- İÇ VAROLAN ile/ve DIŞ VAROLAN
( İç varolan ilhamın kaynağıdır. İLE Dış varolan, bellek ile hareket eder. )
( Öz varolanınız en yüce öğretmendir. )
( INNER EXIST vs./and EXTERIOR EXIST
The inner is the source of inspiration, the outer is moved by memory.
Your own self is your ultimate teacher. )
- İÇ YÜZÜ ile ANLAYIŞLI ile ANLAYIŞLILIK
( INSIGHT vs. INSIGHTFUL vs. INSIGHTFULNESS )
( بصيرت ile درون بيني ile چشم باطن ile فراست ile درايت ile بصير ile روشن بين ile روشن بيني )
( BESYRAT ile DRON BEYNEY ile CHESHAM BATAN ile FARAST ile DARAYT ile BESYR ile ROSHEN BEYNE ile ROSHEN BEYNEY )
- İÇ ile/ve DIŞ MUVACEHE PENCERESİ
- KOŞULLAR:
İÇ ile/ve/||/<> DIŞ ile/ve/||/<> GENEL ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> KİŞİSEL ile/ve/||/<> FİZİKSEL ile/ve/||/<> ZİHİNSEL ile/ve/||/<> ZORUNLU ile/ve/||/<> İTİBARİ ile/ve/||/<> YAKIN ile/ve/||/<> UZAK
- İÇ ile/değil HİÇ
- İÇ ile İÇ
( Bir nesnenin/yerin dışı olmayan. İLE Sıvıların ağız yoluyla mideye sokulması/indirilmesinin öneri/buyruk kipi. )
- İÇ ile İÇTEN YÖNLENDİRİLMİŞ ile İÇ KIVRIMLAR ile İÇ PARÇALAR
( INNER vs. INNER DIRECTED vs. INNER FOLDS vs. INNER PARTS )
( داخله ile باطني ile تويي ile دروني ile درون گراي ile لابلا ile اندرونه ile بطون )
( DAKHALEH ile BATANY ile TOYY ile DRONY ile DRON GERAY ile لابلا ile اندرونه ile BETON )
- İÇ ve/<> ÜÇ
- İÇ ve/=/<> ZİHİN/DÜŞÜNCE
- IC50/YÜZDE ELLİ İNHİBİTÖR KONSANTRASYON HALF MAXIMAL[ İNHİBİTORY CONCENTRATION[İng.] değil/yerine/= YÜZDE ELLİ YOĞUNLUK ÖNLEYİCİ
- İ'CÂB[< UCB] -ile
( TAACCÜBE DÜŞÜRME, ŞAŞIRTMA | KENDİNİ BEĞENMİŞLİK )
- ÎCÂB[< VÜCÛB][çoğ. ÎCÂBÂT] -ile
( GEREK, LÂZIM GELME | BİR SÖZLEŞME İÇİN İLK SÖYLENEN SÖZ | OLUMLAMA/AFFIRMATION[İng.] )
- İCAP/ÎCÂB değil/yerine/= GEREK/GEREKLİLİK
- İ'CÂB[Ar. < UCB] ile ÎCÂB[Ar. < VÜCÛB | çoğ. ÎCÂBÂT]
( Şaşırtma, taaccübe düşürme. | Kendini beğenmişlik.[Ar.: İyiliğe, güzelliğe hayran etme] İLE Gerek/lilik. | Bir sözleşme için ilk söylenilen söz. | Olumlama.[İng., Fr. AFFIRMATION] )
- ÎCÂB[Ar.] ile İLZÂM[Ar.]
- İCAB ile/ve İMTİNÂ ile/ve İMKÂN
- SUSABİLMEK/SUSABİLEN:
İCÂBEN ile/ve/değil/||/<>/< EDEBEN
- İCÂBEN ile ALÇAKGÖNÜLLÜLÜKLE
- İCÂBET -ile
( KABUL ETME, UYMA )
- İCÂBET[Ar.] ile KABÛL[Ar.] ile ECÂBE[Ar.] ile İSTECÂBE[Ar.]
- İCÂBET[Ar.] ile TÂ'AT[Ar.]
- İCÂB-I HÂL[Ar.] değil/yerine/= DURUM GEREĞİ/İSTERİ
- ... İCABI yerine ... GEREĞİ
- İCABINA BAKMAK değil/yerine/= GEREĞİNİ YAPMAK
- İCÂD[Ar.] ile ÎCÂD[Ar.]
( Pencere ve kapı üstlerinde bulunan kemer. İLE Meydana getirme/getirilme. | Yeniden bir şey çıkarma. | Yeni bir fikri, yeni bir konuyu zihinde bulma. )
- İCÂD ile İMÂL
- İ'CÂF[Ar.] ile İC'ÂF[Ar.]
( Durmaksızın hastaya bakma. İLE Yıkma, yere düşürme. )
- İCÂM[Ar. < ECEME] ile İ'CÂM[Ar.]
( Ağaçlıklar, çalılıklar, kamışlıklar. | Aslan yatakları. İLE Yazıyı, harfleri noktalama, yazıya nokta koyma. )
- İCAP ETMEK değil/yerine/= GEREKMEK
- İCAP ile İCAPÇI/LIK
- İCAPÇI değil/yerine/= GEREKÇİ
- ÎCÂR ile/||/<> İCÂRE ile/||/<> MECÛR
( Kiraya verme. İLE/||/<> Kira, gelir. İLE/||/<> Kiraya verilen şey, kiralanan. )
- İCAT ETMEK ile DÖNÜŞTÜRMEK
- İCAT ETMEK ile YALANLAR İCAT ETMEK ile İCAT EDİLMİŞ ile İCAT ETMEK ile BULUŞ ile MUCİT ile ENVANTER ile ENVANTER
( INVENT vs. INVENT LIES vs. INVENTED vs. INVENTING vs. INVENTION vs. INVENTOR vs. INVENTORIAL vs. INVENTORY )
( اختراع کردن ile ابداع کردن ile ابتکار کردن ile دروغ ساختن ile اختراعي ile من درآوردي ile ابداع کننده ile نوآورده ile اختراع ile ابداع ile جاعل ile مخترع ile موجد ile اختراع کننده ile سياههاي ile موجودي ile صورت کالا ile دفتر دارائي ile صورت موجودي ile دفتر اموال ile فهرست اموال ile فهرست موجودي ile سياهه )
( AKHTARA KARDAN ile EBDA KARDAN ile EBTEKAR KARDAN ile DROGH SAKHTAN ile اختراعي ile MAN DARAVARDY ile EBDA KONANDEH ile NOAVARDEH ile AKHTARA ile EBDA ile JAL ile MOKHTARE ile MOJED ile AKHTARA KONANDEH ile SYANPANPANAY ile MOJODY ile SORT KALA ile DAFTAR DARAYEY ile SORT MOJODY ile DAFTAR AMVAL ile FANPAREST AMVAL ile FANPAREST MOJODY ile سياهه )
- İCAT/ÎCÂD değil/yerine/= BULGU; BULUŞ/YARATMA; TÜRETİ
- İCÂT HALK
( Yoktan. İLE Vardan. )
- İCAT ile İCATÇI/LIK
- İCAT ile/ve/<>/değil KEŞF
( [not] INVENTION vs./and/<>/but TO DISCOVER )
- İCAT ile/ve/değil/<>/> YAYGINLAŞTIRMA
( Abecenin icadı, FİNİKE'liler değil/< UGARİT'ler üzerindendir. Finike'liler, yaygınlaştırmıştır. )
- ÎCÂZ[Ar.] ile İCÂZ[Ar.] ile İ'CÂZ[Ar. çoğ. İ'CÂZÂT] ile HİCÂZ ile Hicaz[Ar. HİCAZ: Engel.]
( Sözü kısa söyleme. | Az sözle çok anlam anlatma. İLE Bayan başörtüsü. İLE Âciz bırakma, acze düşürme. | Şaşırtma. | Mucize sayılacak kadar düzgün söyleme. | Bir benzerini yapmada herkesi acze düşürme. İLE Klasik Türk müziğinde dügâh perdesinde karar kılan bir makam. | Klasik Türk müziğinde do diyez notasını andıran perde. İLE Arap Yarımadası'nda, günümüz Suudi Arabistan'ının batısında bir bölge. )
- İCAZ ile/ve/||/<> İCÂZET
( Az sözle çok şey anlatma. İLE/VE/||/<> İzin, onay, onaylama. )
- İCÂZE ile/ve TEKBİRLEME
- İCÂZE ile/ve/||/<> TEVKÎ
- İCÂZET KAYDI ile/ve MÜNÂVELE KAYDI ile/ve VAKIF KAYDI
( Bir ya da birkaç yapıtının rivâyet hakkını vermesidir. İLE/VE Müellifin yapıtının rivâyet hakkını vermesidir. Bizzat müellif tarafından dersinde hazır olan kişiye verilir. İLE/VE ... )
( Her münâvele icâzettir fakat her icâzet münâvele değildir. )
- İCÂZET(NÂME) değil/yerine/= OLURLUK(BELGE)
- İCÂZET ile HİLÂFET
- İCÂZET ile/değil İZAHAT
( Olurlama, yetki. İLE/DEĞİL Açıklama. )
- İCÂZET[Ar.]/DİPLOMA[Fr./İng.] değil/yerine/= İZİN | ESKİ BİR YAZI TÜRÜ
- İCÂZET-İ LÂHİKA değil/yerine/= SONRADAN OLURLAMA
- İCBÂR/CEBRETME[Ar.] değil/yerine/= ZORLA(N)MA
- İCBAR ETMEK/MECBUR ETMEK değil/yerine/= GÜCEMEK
- İCBAR değil/yerine/= GÜCEM
- İCBÂR[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İCRÂ[Ar.]
- İCBÂR ile/değil/yerine İTİBÂR
- İÇBÜKEY/OBRUK/MUKAAR[Ar.]/KONKAV[Fr. < CONCAVE] ile DIŞBÜKEY/MUHADDEB[Ar.]/KONVEKS[Fr. < CONVEXE]
( MUHÂSIR[< HASR], MUKAAR ile SATH-I MUHADDEB )
( CONCAVE vs. CONVEX )
- İÇBÜKEY ile İÇBÜKEYLİK
( CONCAVE vs. CONCAVITY )
( مقعر ile تقعر )
( MOGHER ile تقعر )
- İÇCİNSEL ile/||/<> ARASI CİNSEL
( İçcinsel aynı cins rekabet İLE arası cinsel karşı cins seçim. )
( Formül: Competition İLE choice )
- ICD/INTERNATIONAL CLASSIFICATION OF DISEASES | İMPLANTABLE CARDIOVERTER DEFİBRİLLATOR[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI HASTALIK SINIFLANDIRMASI | YÜREK İÇİ DİZEMDÜZELTİR (AYGIT)
- ICD-O/INTERNATIONAL CLASSIFICATION OF DISEASES-ONCOLOGY[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI HASTALIK SINIFLANDIRMASI-ONKOLOJİ
- İÇDEN, ENDER (İST. 1946) :
( Sarıyer altyapısından yetişti. Yaş gruplarında oynadıktan sonra profesyonel takım kadrosuna alındı ve dört sezon (1961 - 1964 ve 1972 - 1973) sezon oynadı. Sarıyer forması altında 8 lig ve 10 özel olmak üzere 18 maçta forma giydi. Lig maçlarında 3, özel maçlarda 2 gol attı. Ayrıca 8 kez A Genç Milli takım takımda oynadı. )
- İÇE AKTARMAK ile İTHAL EDİLEBİLİR ile ÖNEM ile ÖNEMLİ ile ÖNEMLİ ŞEY ile İTHAL ile İTHAL MALLAR ile İTHALATÇI ile ISRARCI OLMAK ile ISRARCI
( IMPORT vs. IMPORTABLE vs. IMPORTANCE vs. IMPORTANT vs. IMPORTANT THING vs. IMPORTED vs. IMPORTED GOODS vs. IMPORTER vs. IMPORTUNATE vs. IMPORTUNE )
( بهکشور آوردن ile ورود ile کالاي رسيده ile کالاي وارده ile وارد کردني ile اعتبار ile اهميت ile مهم ile پر اهميت ile با اهميت ile امهات ile وارده ile وارداتي ile ورودي ile واردات ile وارد کننده ile سماجتآميز ile عاجز کننده ile سماجت کردن ile مصرانه خواستن ile مصرانه )
( BACPEHKESHOR AVARDAN ile VORUD ile KALAY RESYDAH ile KALAY VARDEH ile VARD KARDANY ile ETEBAR ile HAMYT ile MANPAM ile PAR HAMYT ile BA HAMYT ile AMEHAT ile VARDEH ile VARDATY ile VORUDY ile VARDAT ile VARD KONANDEH ile سماجتآميز ile AJZ KONANDEH ile SAMAJAT KARDAN ile MASRANEH KHASTAN ile MASRANEH )
- İÇ(İN)E ATMA ile/ve/değil/yerine/<>/></ya da YANSITMA
- İÇE ATMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> HİÇE ATMAK/ALMAK
- İÇE ÇARPIK/LIK ile/||/<> DIŞA ÇARPIK/LIK
( VALGUS vs./||/>< VARUS )
- İÇE DOĞRU BÜYÜYEN ile İÇ BÜYÜME
( INGROWING vs. INGROWTH )
( درون رويان ile رويش دروني )
( DRON ROYAN ile ROYSH DRONY )
- İÇE DOĞRU ile İÇE DOĞRU IŞIK
( INWARD vs. INWARD LIGHT )
( داخل رونده ile نور باطني ile نور داخلي )
( DAKHAL RONDEH ile NOR BATANY ile NOR DAKHALY )
- İÇE DÖNÜKLÜK ile İÇE DÖNÜK
( INTROVERSION vs. INTROVERT )
( بدرون کشيدگي ile بخود متوجه کردن ile بسوي درون کشيدن )
( BADRON KESHYDEGY ile BAKHOD MOTOJEH KARDAN ile BESOY DRON KESHYDAN )
- İÇE YANSITMA ile/ve/||/<> YANSITMALI ÖZDEŞİM
- ICE :/yerine BUZ
- ICECUBE İLE XENON İLE DUNE İLE CTA ile/||/<> YENİ NESİL DEDEKTÖRLER
( Gelecek parçacık/astrofizik deneyleri. )
( Formül: km³ ölçeğinde dedektör )
- İÇEDÖNÜK/LÜK ile DIŞADÖNÜK/LÜK
( INTROVERT vs. EXTROVERT )
- İÇEGÜ ile ÖRGEN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kaburga kemikleri tarafından çevrilen örgenlerin tümüne verilen ad. İLE ... )
- İÇEKAPANIK/LIK ile/ve/değil/yerine İÇEDÖNÜK/LÜK
- İÇERİ ile İÇERİK ile İÇERİKLİ ile İÇERİKSİZ/LİK
- İÇERİ ile İÇTEN DIŞA ile İÇERİDEN BİLGİ
( INSIDE vs. INSIDE OUT vs. INSIDER )
( به درون ile درداخل ile اندرون ile تو ile باطن ile داخل ile قسمت داخلي ile نزديک بمرکز ile جوف ile توي ile درون ile به داخل ile پشت ورو ile پشت رو ile محرم راز )
( BAH DRON ile DARDAKHAL ile ANDRON ile TO ile BATAN ile DAKHAL ile GHASMAT DAKHALY ile NAZADYK BEMORKZ ile JOOF ile TOY ile DRON ile BAH DAKHAL ile POSHT VERO ile POSHT RO ile MAHRAM RAZ )
- İÇERİĞİN:
BELİRSİZLİĞİ ile/ve/||/<> MUTLAKLIĞI
- İÇERİK DEĞER ile/ve/<> KÜLTÜREL DEĞER
( İç değerimizi bilmeliyiz, ona güvenmeliyiz ve günlük yaşantımızda istek ve korkularımızı fedâ ederek bunu belirgin kılmalıyız. )
( We must know our inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear. )
( CONTENT VALUE vs./and/<> CULTURAL VALUE )
- İÇERİK ÖNEMLİ DEĞİL değil İÇERİĞİ, (BURADA/BUGÜN[ÇAĞIMIZDA]) ÖNEMLİ DEĞİL
- İÇERİK ile/ve ANLATIM
( Süreklilik | Töz | Biçim İLE/VE Biçim | Töz | Süreklilik )
( Doğal dilin göstergebilimsel bir közü/modeli. )
( Avrupa Kültüründe Kusursuz Dil Arayışı - Umberto Eco )
- İÇERİK ile/ve BAĞLAM
( CONTENT vs./and CONTEXT )
- İÇERİK ile BİÇİM
- İÇERİK ve/||/<> BİÇİM ve/||/<> TEKNİK
- İÇERİK = CONTENT[İng.] = CONTENU[Fr.] = INHALT[Alm.] = CONTENUTO[İt.] = CONTENIDO[İsp.]
- İÇERİK ile/ve/||/<> DEĞER
- İÇERİK ile İÇERİM
- İÇERİK ile/değil İÇİRİK
( ... İLE/DEĞİL Yatak doldurmaya yarayan, pamuk, kıtık vb. şeyler. )
- İÇERİK ile/ve İDDİA
( CONTENT vs./and ASSERTION )
- İÇERİK ile/ve/||/<> İŞLEYİŞ
- İÇERİK ile MEMNUN ile ÇEKİŞMELİ ile MEMNUNİYET ile İÇİNDEKİLER
( CONTENT vs. CONTENTED vs. CONTENTIOUS vs. CONTENTMENT vs. CONTENTS )
( خرسند ile خورسند ile محتوا ile محتوي ile قانع ile متنازع فيه ile خرسندي ile مندرجات ile مضامين )
( KHARSAND ile KHORSAND ile MOHTAVA ile MOHTOY ile GHANE ile متنازع فيه ile KHARSANDY ile MANDARJAT ile MAZAMYNE )
- İÇERİK ile/ve SINIR
( Sınırlarını tartış, onların gerçekten senin olup olmadığından emin ol. )
( CONTENT vs./and LIMIT )
- İÇERİM değil İÇERİK
- İÇERLEME = INDIGNATION[İng., Fr.] = ENTRÜSTUNG[Alm.] = INDIGNATIO[Lat.]
- İÇERLEMEK ile/ve/||/<> İNCİNMEK
- İÇERME ile KAPANIMLAR
( INCLUSION vs. INCLUSIONS )
( دربرداري ile شمول ile دربرگيري ile گنجايش ile ضمائم )
( DARBARDARY ile SHMOL ile DARBARGYRY ile GONJAYSH ile ZEMAEM )
- İÇERME ile/ve/<> KAPSAMA
( Ayrıştırıcı/ayrıştırılmış. İLE/VE/<> Birleştirici/birleşik. )
( İçine almak, içinde bulundurmak. | Bir şeyin, başka bir şeyin varoluşunu gerektirmesi, birinin ötekini ister istemez düşündürmesi. İLE/VE/<> Sınırları içine başka konuları ya da anlamları alma durumu. )
( Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, belirli olan bir parçayı/üyeyi işaret etmek. İLE/VE/<> Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, olası dışarıda kalmış/kalabilecek parçalarına/üyelerine işaret etmek. )
( İçtekileri işaret eder. İLE/VE/<> Dıştaki çerçeveleyenin sınırlarını işaret eder. )
( TO CONTENT vs./and/<> TO CONTAIN )
( İHTİVÂ ile/ve/<> ŞÜMÛL )
- İÇERME = TAZAMMUN = IMPLICATION[İng., Fr.] = IMPLIKATION[Alm.] = IMPLICATIO[Lat.]
- İÇERMEK ile DAHİL OLMAK ile DAHİL OLMUŞ ile DAHİL OLMAK ile KATILIM ile İÇEREN
( INVOLVE vs. INVOLVE IN vs. INVOLVED vs. INVOLVED IN vs. INVOLVEMENT vs. INVOLVING )
( درگير کردن ile گرفتار شدن ile گرفتار کردن ile گرفتار ساختن ile دچار کردن ile دامنگير ile دچار ile دامن گير ile درگير ile در گير ile گرفتار ile دوچار ile مورد بحث ile درگير در ile دستاندر کار ile درگيري ile دوچاري ile گرفتاري ile دچاري ile طرفيت ile متضمن )
( DARGYR KARDAN ile GARAFTAR SHODAN ile GARAFTAR KARDAN ile GARAFTAR SAKHTAN ile DOCHAR KARDAN ile DAMANGYR ile DOCHAR ile DAMAN GYR ile DARGYR ile DAR GYR ile GARAFTAR ile دوچار ile MOORD BAHS ile DARGYR DAR ile DASTANDER KAR ile DARGYRY ile دوچاري ile GARAFTARY ile دچاري ile طرفيت ile MOTAZMAN )
- İÇERMEK ile İÇEBİLMEK ile İÇERLEMEK ile İÇEREBİLMEK ile İÇE BAKIŞ ile İÇE DÖNÜK/LÜK ile İÇE KAPALI/LIK ile İÇE KAPANIK/LIK ile İÇE YÖNELİKLİK
- İÇERMEK ile İÇEREN
( COMPRISE vs. COMPRISING )
( در بر داشتن ile شامل بودن ile متضمن ile شامل )
( DAR BAR DASHTAN ile SHAMEL BODAN ile MOTAZMAN ile SHAMEL )
- İÇERMEK ile KONTEYNER ile KONTEYNERLER ile İÇEREN ile PEYNİR İÇEREN
( CONTAIN vs. CONTAINER vs. CONTAINERS vs. CONTAINING vs. CONTAINING CHEESE )
( محتوي بودن ile دربر داشتن ile شامل بودن ile دارا بودن ile ظرف ile محفه ile ضروف ile شامل ile محتوي ile حاوي ile پنيردار )
( MOHTOY BODAN ile DARBAR DASHTAN ile SHAMEL BODAN ile DARA BODAN ile ZARF ile محفه ile ضروف ile SHAMEL ile MOHTOY ile HAVY ile PANYRADAR )
- İÇGÖRÜ KAZANDIRMA ile/ve/||/<> FARKINDALIK
- İÇGÜDÜ" ile/ve "ALLAH BİLİR"
( Bilimin, çıkmaz(lar/in)da kulandığı. İLE/VE Dinin, çıkmaz(lar/in)da kulandığı. )
- İÇGÜDÜ ile DÜRTÜ
- İÇGÜDÜ ile/ve GEN
( INSTINCT vs./and GENE )
- İÇGÜDÜ ile İÇGÜDÜLÜ ile İÇGÜDÜSEL/LİK
- İÇGÜDÜ ile İÇGÜDÜSEL ile İÇGÜDÜLER
( INSTINCT vs. INSTINCTIVE vs. INSTINCTS )
( غريزه ile شعور حيواني ile فراست ile شعور ile غريزي ile مشاعر )
( GHARYZAH ile SHOUR HEYVANY ile FARAST ile SHOUR ile GHARYZY ile مشاعر )
- İÇGÜDÜ ile/ve/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK
- İÇGÜDÜ ile/ve/değil NİYET
( [not] INSTINCT vs./and/but INTENTION )
- İÇGÜDÜ/DOĞALİTKİ = SEVK-İ TABİÎ, GARİZE, İNSİYAK = INSTINCT[İng., Fr.] = INSTINKT[Alm.] = INSTINCTUS[Lat.] = INSTINTO[İsp.]
- İÇİ BOŞ ile/değil ORTASI BOŞ
- İÇİ YAKAN ATEŞ ile DIŞI YAKAN ATEŞ
( ŞÛLE: Mum ateşinin her bir kezlik kıpırtısı. )
( "WHICH THE FIRE BURNS INSIDE" vs. "WHICH THE FIRE BURNS OUTSIDE" )
- İÇ İÇE/LİK ile BAĞIMLI/LIK
( Bağımlı olduğunu imgeleyen yalnızca zihindir. )
( ... ile MENÛTİYYET )
( ONE WITHIN THE OTHER vs. DEPENDENCE, BONDAGE, ADDICTION
It is only the mind that imagines bondage. )
- İÇİÇE/LİK ile/ve GEÇİŞLİ/LİK
- İÇİÇE/LİK ile/ve/> GÖRELİ/LİK
( NESTED/NESS vs./and/> RELATIVITY )
- İÇİÇELİK ile/ve/değil/yerine İLİŞKİLİLİK
- İÇİÇELİK ile/değil/yerine İLİŞKİ/LİLİK
- İÇİLMEK ile İÇİRMEK ile İÇİRİLMEK ile İÇİLEBİLMEK ile İÇİREBİLMEK ile İÇİM/LİK ile İÇİN ile İÇİT ile İÇİŞ ile İÇİMLİ ile İÇİ BOŞ ile İÇİ DAR ile İÇİ TEZ ile İÇİ FESAT ile İÇİ GENİŞ ile İÇİN İÇİN ile İÇİ DIŞI BİR ile İÇİ ÇIFIT ÇARŞISI
- İÇİM 3.5 ATIYOR değil GÖTÜM 3.5 ATIYOR
- İÇİM BURKULUYOR değil İÇİM BURULUYOR
- İÇİMDEN GELMİYOR ile/ve ZİHNİMDEN GEÇMİYOR
- ... İÇİN ile/değil/yerine ... AÇISINDAN
- ... İÇİN ile/değil/yerine ... GEREĞİ(NCE)
- İÇİN ile İÇİN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Arasındalık. İLE Amacıyla. )
- ... İÇİN değil ... İÇİN GEÇERLİDİR
- ... İÇİN ile ... ÜZERE
- İÇİN ile ÜZERİNE
- İÇİNDE BOŞALMAK ile DIŞARI BOŞALMAK
- İÇİNDE BOŞALMAK ile İÇİNE BOŞALMAK
- İçinde fırtınalar koptuğunda SUS!!!
- OL!:
İÇİNDE ve/||/<> KIÇINDA ve/||/<> BAŞINDA ve/||/<> YANINDA
( Tarlan varsa. VE/||/<> Teknen varsa. VE/||/<> İşin varsa. VE/||/<> Eşin varsa. )
- İÇİNDE OLMAK ile/ve GÖMÜLÜ OLMAK
( TO BE IN IT vs./and TO BE EMBEDED )
- İÇİNDE OLMAK ile/ve PARÇASI OLMAK
( TO BE IN IT vs./and TO BE PART OF )
- İÇİNDE ile/ve/değil/||/<>/>/< İÇİNDEKİ İÇİNDE(FİH-İ MA FİH)
- İÇİ/NDE ile/ve/||/<>/> SONRASI/NDA
- İÇİNDEKİLER = MAZRÛFLAR = CONTENU
- İÇİNDEN SÖYLENİLMESİ GEREKEN ile AĞIZDAN DIŞARIYA ÇIKMASI/ÇIKMAMASI GEREKEN
- İÇİNE GİRİLEMEZLİK / NÜFÛZ EDİLEMEZLİK[İng. IMPENETRABILITY]:
ÂN'A ve/||/<> NESNEYE
( TEMPORAL and/||/<> SPATIAL )
- İÇİNE GİRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNCELEMEK
- İçine kapanmadan SUS!!!
- İÇİNİ DOLDURMAK ve/||/<>/> ARDINI GETİRMEK
- İÇİNİN ...:
KAYNAMASI ile/ve/||/<>/> KAYMASI
- İÇİŞLERİ BAKANI ile İÇİŞLERİ BAKANLIĞI ile İÇ MEKAN
( INTERIOR MINISTER vs. INTERIOR MINISTRY vs. INTERIOR )
( اندرون ile درون ile وزير کشور ile وزيرکشور ile وزارت کشور )
( ANDRON ile DRON ile VEZYR KESHOR ile VEZYRAKESHOR ile VAZART KESHOR )
- İÇKİ:
1 ŞİŞE (İÇEN/İ) ile 2 ŞİŞE (İÇEN/İ) ile 3 ŞİŞE (İÇEN/İ)
( "Aslan" yapar. İLE "Maymun" yapar. İLE "Domuz" yapar. )
- İÇKİ ile/ve/değil/yerine İÇECEK
- İÇKİ ile/değil/yerine İÇİT
( İçinde alkol bulunan içecek. | İçki içme işi. İLE/DEĞİL/YERİNE İçilecek şey. )
- İÇKİ ile İÇKİN/LİK ile İÇKİCİ/LİK ile İÇKİLİ ile İÇKİSİZ/LİK ile İÇKİ ALEMİ ile İÇKİ MASASI ile İÇKİ SEFASI ile İÇKİ PSİKOZU ile İÇKİ SOFRASI
- DOĞA:
İÇKİN ile/ve/||/<> AŞKIN
- İÇKİN ÖTE ile/ve/yerine/||/<> AŞKIN ÖTE
- SİMGE:
İÇKİN ile/ve/||/<> AŞKIN
- İÇKİN/IMMANENT ile/ve TİNSEL/AŞKIN/TRANSANDANS
( İçrek/Ezoterik bilgi. İLE/VE Evrenselin bilgisi. )
( AŞKINSAL/TRANSANDANTAL: Ampirik deneyimi ya da matematiği vb. olanaklı kılanlar.
* Uzay - Zaman
* İmgelemin/Muhayyilenin Şemaları
* Kategoriler(Şemaların birliği)
* Saf akıl kavramları/muhakemeyi olanaklı kılanlar]
(Bunların hepsi saf ya da apriori olarak [ampirik olmayan olarak] var olanlar.)
(Kendinde şey[Ding an sich] ya da Tanrı, Ruh gibi numen değillerdir.)
(Ampirik olanı belirleyen olarak var olabilenler.)
(Ampirik deneyimin teşrihi[Alm. Zergliederung] üzerinden, anlamlı bir biçimde konuşulabilenler.)
Zergilederung (İng. Dissection): Ampirik deneyimin şerh edilmesi üzerinden söz konusu deneyimi olanaklı kılan unsurların açığa çıkarılması. )
- İÇKİN ile İÇKİN
( IMMANE vs. IMMANENT )
( غول پيکر ile ماندگار ile درهمهجاحاضر )
( GHUL PEYKAR ile MANDEGAR ile درهمهجاحاضر )
- İÇKİN ile/ve İÇSEL
( IMMANENT vs./and INTERNAL )
- İÇKİN = MÜNDEMİÇ = IMMANENT[İng., Fr., Alm.] = IMMANENS[Lat.]
- İÇKİN ile/ve SAKLI
( IMMANENT vs./and HIDDEN )
(1996'dan beri)