G ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 2.086 başlık/FaRk ile birlikte,
2.086 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(8/10)
- PARKING :/yerine PARK YERİ
- BRILLIANT GREEN[İng.] / VERT ÉTHYL / VERT MALACHITE G[Fr.] / ÁTHYLGRÜN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAK YEŞİL
- PARMAK(LAR)/ELİG/ELEK ile/ve/||/<>/> AYA ile/ve/||/<>/> AVUÇ ile/ve/||/<>/> KOL ya da/= EL
( Elin/kolun ucuyla ayanın başladığı beş uzantı/çıkıntı. İLE/VE/||/<>/> Parmakların dibiyle bilek arasındaki iç bölüm. İLE/VE/||/<>/> Parmakların içi ve aya bölümü. İLE/VE/||/<>/> Parmak uclarından omuz başına kadar uzanan bölüm. )
( ELGE/ELİGE/ELİG/ELEG/ELEK: Elemek[: parmaklar arasından geçirmek] | İlk elek.[Daha sonraları elek görevini gören nesneler ve araçlar üretilmiştir.] )
- PÂSEK[Fars.] ile PÂ-SENG/PÂR-SENG[Fars.]
( Esneme/esneyiş. İLE Teraziyi denkleştirmek için kefesine konulan şey. )
- PASSIV IMMUNISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF İMMUNİZASYON
- PASSIVE SCAVENGING[İng.] değil/yerine/= PASİF LEŞÇİLLİK
( Başka bir yırtıcı tarafından öldürülen ya da doğal nedenlerle ölen hayvanın gövdesinden leş yeme. Ölü hayvan gövdesine daha önce başka yırtıcıların ulaşması, yırtıcılarla avın türü ve büyüklüğüne bağlı olarak (et, ilik, beyin gibi) farklı kaynak miktarı ve çeşitliliği gösterebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PASTEURIZATION[İng.] / PASTEURISATION[Fr.] / PASTEURISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTÖRİZE ETME
- PATTERN MINING[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ MADENCİLİĞİ
- PAUL EKMAN ve/||/<> LESLIE GREENBERG ve/||/<> RHONDA GOLDMAN
- PAVY'S SOLUTION[İng.] / SOLUTION DE PAVY[Fr.] / PAVY LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PAVY ÇÖZELTİSİ
- PDÖ/PROBLEM-BASED TEACHING[İng.] değil/yerine/= SORUNA DAYALI ÖĞRETIM
- PEDAGOG değil/yerine/= EĞİTİMBİLİMCİ/EĞİTİMCİ
- PEELING[İng.] değil/yerine/= DERİ SOYMA
- GÉLIFICATION[Fr.] / GALLERTEBILDUNG, GELBILDUNG, GELIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PELTELEŞME
- PENICILLINE G[İng.] ile/değil/yerine/= PENİCİLLİN G
- PENNING ION SOURCE[İng.] / SOURCE D'IONS PENNING[Fr.] / PENNING-IONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENNİNG İYON KAYNAĞI
- PENNING IONIZATION[İng.] / IONISATION DE PENNING[Fr.] / PENNING-IONISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= PENNİNG İYONLAŞMASI
- PENNING GAUGE[İng.] / JAUGE DE PENNING[Fr.] ile/değil/yerine/= PENNİNG ÖLÇERİ
- PERCEPTION vs. FEELING
- SCREENING[İng.] / VOILE[Fr.] / ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PERDELEME
- PERFECT vs. STRONG
- PERSISTENCE HUNTING[İng.] değil/yerine/= DİRENÇ AVI
( Avcıların koşma, yürüme ve izleme taktiklerini kullanarak avını tükenmişlik noktasına kadar takip ettiği bir avcılık tekniği.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PERSİSTENT HOMOLOGY İLE MAPPER İLE ZİGZAG ile/||/<> TDA YÖNTEMLERİ
( Veri analizinde topolojik yaklaşımlar. )
( Formül: Barcodes İLE persistence diagrams )
- PƏZƏVƏNG[Azr.] = İRİ YAPILI/TORAMAN[Tr.]
- PHOSPHORYLATING[İng.] değil/yerine/= FOSFORİLE ETMEK
( Bir organik molekülü bir fosforik asit ya da fosfor içerikli bir grupla birleştirmek ya da bu birleşime sebep olmak.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PHOTOAGING[İng.] değil/yerine/= UV YAŞLANMASI, MORÖTESİ YAŞLANMASI
- PHOTOIONIZATION ile/||/<> AUTOIONIZATION ile/||/<> TUNNELING ile/||/<> İYONLAŞMA SÜREÇLERİ
( Atomdan elektron koparma mekanizmaları. )
( Formül: γ = ω/ωtunnel )
- PİERCING[İng.] değil/yerine/= DELTAK
- COAGULATION[Fr.] / KOAGULATION, GERINNUNG, AUSFLOCKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PIHTILAŞMA, KOAGULASYON
- PİNGPONG[İng.] ile PİNPON[argo]
( Masatopu. İLE Yaşlılıktan çökmüş. )
- MESSING[Alm.] ile/değil/yerine/= PİRİNÇ (ALASIM)
- PİS ile/değil/yerine ÇİĞ
- PİŞMİŞ ile/ve/<>/||/değil/yerine ÇİĞ
- PİYANO ile/ve ORG
- PLANKTON ile ALG
( PLANKTON vs. ALGA/E )
- PLANNING :/yerine PLANLAMA
- PLASMAOSZILLATION/PLASMASCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA SALINIMI
- PLASMABESCHRÄNKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA SINIRLAMASI
- PLSI/PROBABILISTIC LATENT SEMANTIC INDEXING[İng.] değil/yerine/= OLASILIKLI GİZLİ ANLAMSAL İNDEKSLEME
- PN-JUNCTION[İng.]P-N EKLEMI/JONCTION P-P[Fr.] / PN-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= PN EKLEMİ
- POINSOT MOTION[İng.] / MOUVEMENT DE POINSOT[Fr.] / POINSOT-BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİNSOT HAREKETİ
- POISSON DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE POISSON[Fr.] / POISSON-VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON DAĞILIMI
- POISSON'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE POISSON[Fr.] / POISSON-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON DENKLEMİ
- POLAR COVALENT BOND[İng.] ile/değil/yerine/= POLAR KOVALENT BAĞ
- PUMPING RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE POMPAGE[Fr.] / PUMPENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA IŞINIMI
- PUMPING[İng.] / POMPAGE[Fr.] / PUMPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA
- POTASSIUM-ARGON DATING[İng.] / DATATION PAR LE POTASSIUM-ARGON[Fr.] / KALIUM-ARGON-ALTERSBESTIMMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON YAŞ TAYİNİ
- POYNTING'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE POYNTING[Fr.] / POYNTING-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= POYNTİNG TEOREMİ
- POYNTING VECTOR[İng.] / VECTEUR DE POYNTING[Fr.] / POYNTING-VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= POYNTİNG VEKTÖRÜ
- POZİSYON ETKİSİ[İng. POSITION EFFECT] ile/||/<> POZİTİF ASORTATİF ÇİFTLEŞME[İng. POSITIVE ASSORTATIVE MATING] ile/||/<> POZİTİF SEÇİLİM[İng. POSITIVE SELECTION]
( Genin ekspresyonunun (ve fenotipe olan etkisinin) genellikle komşu genlerle olan etkileşiminden etkilendiği ve genlerin mekansal yerleri değiştiğinde (translokasyonda olduğu gibi) ekpresyonunun da değiştiği genetik etki. @@ Benzer genotip ve fenotipe sahip bireylerde daha sık görülen çiftleşme modeli altında beklenebilecek olandan birbiriyle çiftleşen tesadüfi olmayan çiftleşme kalıbıdır. @@ Avantaj sağlayan mutasyonların seçilerek popülasyon içinde artması durumudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PP-JUNCTION[İng.] / P-P EKLEMI/JONCTION P-N[Fr.] / PP-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= PP EKLEMİ
- PRAG < PRAHA[:
Eşik][Çek dili]
( "Altın Şehir", "Yüz Kuleli Kent", "Şehirlerin Anası", "Kuzeyin Roma'sı" adlarıyla da anılır. )
- PREBOREAL AGE[İng.] değil/yerine/= PREBOREYAL ÇAĞ
( Günümüzden 10.300 ile 9.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PREDISPOZAN/PREDISPOSING[İng.] değil/yerine/= YATKINLAŞTIRAN
- PRIMING[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAMA
- PROLOG[Fr.] değil/yerine/= ÖNDEYİŞ
- PROTEİN ile/||/<> YAĞ ile/||/<> KARBONHİDRAT ile/||/<> VİTAMİN ile/||/<> BESİN ÖĞELERİ
( Temel besin bileşenleri. )
( Formül: 1 cal = 4.184 J )
- PROTON STORAGE RING[İng.] / ANNEAU D'EMMAGASINAGE DU PROTON[Fr.] / PROTONENSPEICHERRING[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON DEPOLAMA HALKASI
- PSİKOLOG ile PSİKİYATRİST
( PSYCHOLOGIST vs. PSYCHIATRIST )
- PSYCHOLOGIST :/yerine PSİKOLOG
- PURGING[İng.] değil/yerine/= AYIKLAMA | ARINDIRMA
- Q.M./QUAQUE MANE, EVERY MORNING[İng.] değil/yerine/= HER SABAH
- QUANTUM COMPUTING ile/||/<> CLASSICAL COMPUTİNG
( Quantum computing kubit superpozisyonu kullanırken İLE classical computing binary bit mantığı kullanır )
( Formül: Quantum parallelism )
- QUANTUM SENSING ile/||/<> CLASSICAL SENSING
( Quantum sensing kuantum koherans kullanarak hassasiyet artırırken İLE classical sensing klasik ölçüm limitleriyle kısıtlıdır )
( Formül: Heisenberg limit )
- QUORUM SENSING ile/||/<> CHEMOTAXIS
( Quorum sensing hücre yoğunluğu algılamasıyken İLE chemotaxis kimyasal gradiente doğru harekettir )
( Formül: Acyl-homoserine )
- RADIOMETRIC DATING[İng.] değil/yerine/= RADYOMETRİK TARİHLENDİRME
( Radyoaktif elementlerin bozunumuna dayalı olarak kayaların oluştukları tarihlerin kesin olarak belirlenmesinde kullanılan bir tekniktir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- RADIOAKTIVIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİFLEŞTİRME
- RADICARBON DATING[İng.] ile/değil/yerine/= RADYOKARBON TARİHLEME
- RADIOKOHLENSTOFFDATIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOKARBON TARİHLENDİRMESİ
- RADIOCARBON DATING[İng.] / DATATION PAR LE RADIOCARBONE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOKARBON YAŞ TAYİNİ
- RADIOMETRISCHE ALTERSBESTIMMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOMETRİK YAŞ TAYİNİ
- RADIUM DATING[İng.] / DATATION PAR LE RADIUM[Fr.] / RADIUM-ALTERSBESTIMMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYUM YAŞ TAYİNİ
- RAMSAY-SHIELDS-EÖTVÖS EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE RAMSAY-SHIELDS-EÖTVÖS[Fr.] / RAMSAY-SHIELDS-EÖTVÖS-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSAY-SHİELDS-EÖTVÖS DENKLEMİ
- RAMSAY-YOUNG RULE[İng.] / RÈGLE DE RAMSAY-YOUNG[Fr.] / RAMSAY-YOUNG-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSAY-YOUNG KURALI
- RACEMIC COMPOUND[İng.] / COMPOSÉS RACEMIQUES[Fr.] / RAEEMVERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMİK BİLEŞİK
- RACEMIC MIXTURE[İng.] / RACEMISCHE MISCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMİK KARIŞIM
- RACEMIZATION, RACEMATION, RACEMISATION[İng.] / RACÉMISATION[Fr.] / RASSENSIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMLEME
- RASTGELE EŞLEŞME[İng. RANDOM MATING] ile/||/<> RASTLANTISAL OLMAYAN ÇİFTLEŞME[İng. NON-RANDOM MATING]
( Canlıların eşlerini herhangi bir tercih gözetmeksizin seçmesidir. Hardy-Weinberg kuralının varsayımlarından biridir. @@ Eş seçiminin bir ya da birden fazla karaktere bağlı olduğu; bu özelliklerinde eş seçilimini iyi ya da kötü yönde etkilemesi durumu. Evrimin bir mekanizmasıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- RATING :/yerine DERECELENDİRME
- RAYLEIGH FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH AKIŞI
- RAYLEIGH SCATTERING[İng.] / DIFFUSION RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH SAÇILMASI
- READING! and READING! and READING!
- READING :/yerine OKUMA
- BLINDSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTİF GERİLİM
- BLINDLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTİF GÜÇ
- [not] "REAL" vs./and "STRONG"
- RECORDING :/yerine KAYIT
- REGARDING :/yerine İLE İLGİLİ
- REINFORCEMENT LEARNING ile/||/<> SUPERVISED LEARNING
( Reinforcement learning ödül-ceza sinyalleriyle öğrenirken İLE supervised learning etiketli veri örnekleriyle öğrenir )
( Formül: Q-learning )
- REMAINING :/yerine KALAN
- REMODELING[İng.] değil/yerine/= YENIDEN BİÇİMLENDİRME
- FARBIG[Alm.] ile/değil/yerine/= RENKLİ, KROMATİK
- RENORMALİZASYON ile/||/<> REGULARİZASYON ile/||/<> RUNNING COUPLING ile/||/<> KUANTUM DÜZELTMELER
( Sonsuzlukların ele alınması. )
( Formül: α(Q²) = α₀/(1 - α₀ln(Q²/μ²)/3π) )
- REVERS GRUPLAMA/REVERSE TYPING[İng.] değil/yerine/= TERS ÖBEKLEME
- ŞUÂ-İ TANÎN[Osm.] / RESONANCE RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE RÉSONANCE[Fr.] / RESONANZSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS IŞINIMI/IŞINI
- RESONANCE SCATTERING[İng.] / DISPERSION DE RÉSONANCE[Fr.] / RESONANZSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS SAÇILMASI
- RESONANCE CAPTURE[İng.] / RESONANZEINFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS YAKALANMASI
- RHODE TEST[İng.] / RHODE PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RHODE DENEYİ
- RICHARDSON-DUSHMAN EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE RICHARDSON-DUSHMAN[Fr.] / RICHARDSON-DUSHMAN-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RİCHARDSON-DUSHMAN DENKLEMİ
- RİEMANN MAPPİNG ile/||/<> SCHWARZ LEMMA
( Riemann konformal eşdeğerlik, Schwarz maksimum modül. )
( Formül: Conformal equivalence İLE maximum principle )
- RIGHT :/yerine DOĞRU, SAĞ
- RİNG ile RİNGA ile RİNG HATTI ile RİNG SEFERİ
- RING :/yerine YÜZÜK, HALKA
- RL/REINFORCEMENT LEARNING[İng.] değil/yerine/= PEKİŞTİRMELİ ÖĞRENME
- ROGER PENROSE ve/||/<> STEPHEN HAWKING
( 08 Ağustos 1931 - ... ve/||/<> 08 Ocak 1942 - 14 Mart 2018 )
- RPM/REMOTE PATIENT MONİTORING[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN SAYRI İZLEME
- RUBAİ[Ar.]/DÖRDÜL ile/<> TUYUĞ
( Divan Edebiyatı'nda, dört dizeden oluşan koşuk. İLE/<> Halk edebiyatındaki mani türüne benzeyen bir nazım birimi. [sadece Türk edebiyatında görülür] )
- RUBIDIUM-STRONTIUM DATING[İng.] / DATATION PAR LE RUBIDIUM-STRONTIUM[Fr.] / RUBIDIUM-STRONTIUM-DATIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RUBİDYUM-STRONSİYUM YAŞ TAYİNİ
- RUNNING :/yerine KOŞU, ÇALIŞMAK
- RUTHERFORD BACKSCATTERING[İng.] / RÉTRODIFFUSION DE RUTHERFORD[Fr.] / RUTHERFORD-RÜCKSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTHERFORD GERİ SAÇILMASI
- RÜZGÂR[Fars. :Çağ.] değil/yerine/= YEL
- RYDBERG ATOM[İng.] / ATOME DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG ATOMU
- RYDBERG TASHÎHİ[Osm.] / RYDBERG CORRECTION[İng.] / CORRECTION DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-KORREKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG DÜZELTMESİ
- RYDBERG MASER[İng.] / MASER DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-MASER[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG MAZERİ
- RYDBERG CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG SABİTİ
- RYDBERG SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG TAYFI/SPEKTRUMU
- RYDBERG[İng.] / RYDBERG[Fr.] / RYDBERG[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG
- SABAN/PULLUK[Rusça PLOUG] ile SAPAN
( Toprağı sürmek için kullanılan tarım aracı. @@ ... )
( NEVCER ile ... )
( GIBÂZ ile ... )
( PLOUGH ile ... )
( ARATRUM ile ... )
( ARATRO con ... )
( AROTRON ile ... )
( PELEUGH ile ... )
- SABG[Ar.] ile SÂBİG/A[Ar.] ile SÂBIK[Ar. < SEBK]
( Boyama/boyanma. | Bazı bitki köklerine ispirto, eter gibi şeyler karıştırılarak yapılan ilâç. İLE Tam, uzun, ayrıntılı/tafsilâtlı. İLE Geçici, geçen, geçmiş. | Şimdikinden bir önce memurlukta bulunmuş olan. | İleride bulunan, zamanca/rütbece önde bulunan. )
- SAPONIFICATION[İng.] / SAPONIFICATION[Fr.] / VERSEIFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SABUNLAŞMA
- SACHER-MASOCH ile/ve/||/<>/> RICHARD FREIER von KRAFT-EBING ile/ve/||/<>/> SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/> THEODOR REIK ile/ve/||/<>/> JACQUES LACAN ile/ve/||/<>/> GILLES DELUZE
( [Mazoşizm Üzerine Kitaplar/ı...]
1870'te. İLE/VE/||/<>/> 1886[Eşeyselliğin Psikopatolojisi] İLE/VE/||/<>/> 1905[Eşeysellik Kuramı Üzerine Üç Deneme], 1920[Haz İlkesinin Ötesinde], 1924[Mazoşizmin Ekonomik Sorunu] İLE/VE/||/<>/> 1957[konuşması], 1973[Aşk ve Şehvet Üzerine] İLE/VE/||/<>/> 1964[XI. Seminer] İLE/VE/||/<>/> 1967[Sacher-Masoch'un Sunumu] )
- TENÂSÜR[Osm.] / SCATTERING[İng.] / STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA
- SCATTERED RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DIFFUSÉ[Fr.] / STREUSTRAHLUNG, GESTREUENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMIŞ IŞINIM/IŞIN
- SADASHIVA ile/||/<> SAT-SANG ile/||/<> SADANUBHAVA
( Sürekli güzellik, sürekli refah. @@ Doğru ve bilge kimselerle beraberlik. @@ Ebedi Gerçeğin deneyimi. )
- SAĞ ile ...
( ULVİYYET | YEMÎN )
- SAĞ ile/ve/||/<>/> SELÂMET
( Sen. İLE/VE/||/<>/> Ben. )
- SAĞ ile/ve SOL
( Kalbin olduğu taraf soldur. )
( REST ile/ve ÇEP )
( Arkadan biri ittiğinde ilk atılan adım/ayak, hangi tarafta daha yoğun/öncelikli olduğunuzun göstergesi olabilir. [özellikle snowboard'ta]
RIGHT vs./and LEFT )
- SAĞ ile ZAĞ/KILAĞI
( ... İLE Taş üzerinde bilenen bir kesici aracın, keskin yüzüne yapışan ve aracın iyi kesebilmesi için yağlanmış yumuşak taşla kaldırılması gereken çok ince çelik parçaları. )
- SAK ile SAĞ ile SAKA/LIK ile SAKE ile SAKİ ile SAKO ile SAKALI ile SAĞ İÇ ile SAĞ BEK ile SAĞ HAF ile SAĞ KOL ile SAĞ AÇIK/LIK ile SAĞ ESEN ile SAĞ PARA ile SAKA KUŞU ile SAĞ KANAT ile SAĞ SALİM ile SAĞ ŞERİT ile SAĞ SELAMET ile SAĞ ÇIKARMA ile SAĞ EĞİLİMLİ/LİK
- SACCHARIFICATION[Fr.] / VERZUCKERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKARİFİKASYON
- SACHARIMETRY[İng.] / SACCHARIMÉTRIE[Fr.] / ZUCKERMESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKARİMETRİ
- İHTİZAZ[Osm.] / OSCILLATION[İng.] / OSCILLATION[Fr.] / OSZILLATION, SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SALINIM, TİTREŞİM
- SAMPLING[İng.] değil/yerine/= ÖRNEKLEME
- SANATÇI ve/||/<> DÖNEM/ÇAĞ
( Sanatçı, kendi çağının çocuğudur. )
- SANDAL ile/<> PİROG
( ... İLE/<> Mali'de, Nijer ırmağında kullanılan bir sandal. )
- SANI = OPINION[İng., Fr.] = MEINUNG[Alm.] = OPINIO[Lat.]
- CENTRIFUGATION[İng.] / CENTRIFUGATION[Fr.] / SCHLEUDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SANTRİFÜJLEME
- DEFLECTING VOLTAGE[İng.] / TENSION DE DÉVIATION[Fr.] / ABLENKSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPTIRMA GERİLİMİ
- SARAWAK ve/<> KUCHING
( ... VE/<> Malezya'nın bir eyaleti olan ve Borneo Adası'nda bulunan, Sarawak'ın başkenti. )
- SARİ ile SARİG ile SARİH/LİK ile SARİH MEFUL
- ŞARKI = SONG[İng.] = CHANSON[Fr.] = LIED[Alm.] = CANZONE[İt.] = CANCIÓN[İsp.]
- ŞAŞKINLIK = CONSTERNATION[İng., Fr.] = BESTÜRZUNG[Alm.] = CONSTERNATIO[Lat.]
- SATISFACTORY vs. SATISFYING
- SAT-SANG:
Doğru ve bilge kişilerle beraberlik. -ve
- SAVING :/yerine BİRİKİM
- SAYAÇ = KONTÖR = COUNTER[İng.]
- AYNÜŞŞEMS, ŞEFFAF[Osm.] / OPAL, TRANSPARENT[İng.] / OPALE, TRANSPARENT[Fr.] / OPAL, DURCHSICHTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYDAM, OPAL
- SAYGI ile/ve/<> BAĞ
- SAYGI = HÜRMET = RESPECT[İng., Fr.] = ACHTUNG[Alm.] = RESPECTO[İsp.]
- SAYING vs. EXPLAINING
- DIGITAL CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT NUMÉRIQUE[Fr.] / DIGITALSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYISAL DEVRE
- SCANNING[İng.] değil/yerine/= TARAMA
- SCATTERING[İng.] değil/yerine/= SAÇILMA
( Dalga ya da parçacıkların bir engele çarpıp dağılmasına verilen genel isimdir. Örneğin, daha uzun dalga boylarına sahip kırmızı ışık daha az saçılırken, daha kısa dalga boylarına sahip mavi ışık daha fazla saçılır. Gökyüzünün mavi renkte görünmesinin nedeni budur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SCHERING BRIDGE[İng.] / PONT DE SCHERING[Fr.] / SCHERING-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHERİNG KÖPRÜSÜ
- SCHIFF LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHİFF ÖZETLESİ
- SCHMIDT PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT DENEMESİ
- SCHRÖDINGER-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHRÖDİNGER DENKLEMİ
- ŞEB-ÇERAĞ ile ...
( ONİKİ KÖŞELİ KANDİL | GECE ÇIRASI, GECE PARLAYAN YAKUT VE İNCİ )
- SEIDEL-SUMMIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEİDEL TOPLAMI
- OCTAVALENT[İng.] / OCTAVALENT[Fr.] / ACHTWERTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZ DEĞERLİKLİ
- SELLMEIER EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE SELLMEIER[Fr.] / SELLMEIER-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SELLMEİER DENKLEMİ
- CEMENTATION[İng.] / CÉMENTATION[Fr.] / ZEMENTATION, AUSFALLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEMENTASYON
- ŞEMSE ile/||/<> SALBEK ile/||/<> TIĞ
( Süslemede kullanılan oval, dairesel biçimde dilimli ya da düz motifler. İLE/||/<> Şemsenin iki ucunda bulunan, tepelik biçimindeki uzantılar. İLE/||/<> Tezhipte, desenin bitiminde; ciltte, şemse ve köşebent kenarlarında kullanılan yardımcı süsleme motifi. )
- SYNCHROTRONSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SENKROTRON IŞINIMI
- SENSORY GATING[İng.] değil/yerine/= DUYUSAL KAPILAMA
- FREIE SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST TİTREŞİM
- FREE CHARGE[İng.] / CHARGE LIBRE[Fr.] / FREIE LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST YÜK
- REIHENSCHALTUNG, SERIENSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SERİ BAĞLANTI
- SERPME ile SERPME AĞ
- HARDENING[İng.] / DURCISSEMENT[Fr.] / VERHÄRTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SERTLEŞTİRME
- SET[Ar.] ile SET[İng.]
( Toprağın kayıp akmasını ya da suyun yayılmasını önlemek için yapılan kalın duvar. | Bulunulan yerden daha yüksekte kalan düzlük. | Seki. | Ateşli silahlarda, namlunun içindeki helisin çıkıntı bölümü. İLE Oyunlarda, karşılaşmanın her bir bölümü. )
- SETTING :/yerine ORTAM, AYAR
- ŞEY = THING[İng.] = CHOSE[Fr.] = DING[Alm.] = RES[Lat.] = ENS[Skolastik'te]
- VERDÜNNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEYRELME
- SEZGİ = HADS, TEHADDÜS = INTUITION[İng., Fr.] = ANSCHAUUNG[Alm.] = INTUITIO-INTUITUS < IN-TUERI:İÇİNİ GÖRME[Lat.] = NOESIS[Yun.] = INTUICIÓN[İsp.]
- SHAPE MEMORY ile/||/<> SELF-HEALING ile/||/<> STIMULI-RESPONSIVE ile/||/<> AKILLI MALZEMELER
( Uyaranlara tepki veren malzemeler. )
( Formül: Af ⇌ Ms (NiTi) )
- SHARING vs./and APPROACHING
- [not] SHARING vs./and TO LIVE/FEEL THE SHARING
- SHELDON GLASHHOW ve/||/<> STEVEN WEINBERG ve/||/<> ABOUS SALAM
( 1979 yılı Nobel Ödülü sahipleri... )
- SHENG[Çince] ile ...
( Aydınlanmış, Kutsal kişiler. )
- SHENG >< FAN FU
( Aydınlanmış, Kutsal insanlar. @@ Aydınlanmamış, sıradan insanlar. Tüm insanlar aynı doğayı paylaşmaktadır. Sheng olanlar kendi doğalarının farkına varmışlar, Fan Fu olanlar ise daha varacaklardır. )
- SHOOTING :/yerine ATEŞ ETME, ÇEKİM
- SHOPPING :/yerine ALIŞVERİŞ
- SHRUG :/yerine OMUZ SİLKMEK
- SIÇAN ile SARİG
( ... İLE Amerika'da yaşayan, keseli bir tür sıçan.[Yavrularını, sırtında taşır.] )
( RATTUS cum DIDELPHYS DORSIGERA )
- SIDK ve/ EMÂNET ve/ FETÂNET ve/ TEBLİĞ ve/ İSMET
( Peygamberin olmazsa olmaz sıfatları. [ve ümmetinin de!] )
- ZERO-POINT VIBRATION[İng.] / VIBRATION DE POINT ZÉRO[Fr.] / NULLPUNKTSSCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR NOKTASI TİTREŞİMİ
- SIĞ ile/ve/<> ÇİĞ
- SIĞ ile FİLET[İt.]
( ... İLE Derinliği aynı olan sığ su alanı. )
- SIĞ ile/ve/||/<> KOF ile/ve/||/<> GÜDÜK
- CAPACITY DISCHARGING[İng.] / KAPAZITÄTSENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIĞA BOŞALMASI
- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/> CARL GUSTAV JUNG ile/ve/||/<>/> ALFRED ADLER
- CLOSE PACKING[İng.] / DICHTE PACKUNG (DER ATOME)[Alm.] ile/değil/yerine/= SIK İSTİFLENME
- SIKILAMAK ile SIKILANMAK ile SIKILAŞTIRMAK ile SIK ile SIĞ ile SIKI/LIK ile SIKICA ile SIKICI/LIK ile SIK SIK ile SIKI DOKU ile SIKI FIKI/LIK ile SIKI SIKI ile SIKI DÜZEN ile SIK OTLATMA ile SIKI AĞIZLI ile SIKI SIKIYA ile SIKI DENETİM ile SIKI DENETİMCİ/LİK
- CYCLOTRON RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRONSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON IŞINIMI
- ŞİLİN[İng. SHILLING] ile/||/<> PENİ[İng. PENNY]
( Avusturya para birimi. | Birleşik Tanzanya Cumhuriyeti, Kenya, Somali ve Uganda para birimi. | İngiliz lirasının yirmide biri olan para. @@ Sterlin'in yüzde biri değerindeki para birimi. )
- SYMMETRIEDÄMPFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİK SÖNÜM
- SİMYACI ile DİRİMBİLİMCİ/BİYOLOG
( Eski zamanlarda kimya ve felsefeyi birleştirerek ölümsüzlük ve altın yapma peşinde koşanlar. İLE Canlıların yapılarını, işlevlerini, gelişimlerini ve ilişkilerini inceleyen bilim insanı. )
- SING :/yerine ŞARKI SÖYLEMEK
- SINGLE MODE ile/||/<> MULTIMODE ile/||/<> POLARIZATION MAINTAINING ile/||/<> FİBER OPTİK TÜRLERİ
( Optik fiber çeşitleri. )
( Formül: NA = √(n₁² - n₂²) )
- SİNGSİNG ile ...
( Papua Yeni Gine'de, geleneksel düğün, cenaze ya da başka bir kabileye saygı için düzenlenen törensel kutlamaların tamamı. )
- SINIFLANDIRICI ÇİFTLEŞME[İng. ASSORTATIVE MATING] ile/||/<> NEGATİF SINIFLANDIRICI ÇİFTLEŞME[İng. NEGATIVE ASSORTATIVE MATING] ile/||/<> POZİTİF SINIFLANDIRICI ÇİFTLEŞME[İng. POSITIVE ASSORTATIVE MATING]
( Bireylerin, kendileriyle benzer genleri (genotipi) ya da fiziksel özellikleri (fenotipi) taşıyan bireylerle çiftleşmeye olan eğilimleri sonucu oluşan çiftleşmedir.
Eşin bazı özel nitelikleri nedeniyle eş seçimi yapılmasıdır. Sınıflandırıcı (asortatif) çiftleşme genellikle pozitif yöndedir, yani insanlar kendilerine benzer eş seçme eğilimindedirler (anadili, zeka, boy, deri rengi, müzik yeteneği, vs.). Bireyin kendinden farklı özelliklerde bir eş seçmesi, yani negatif sınıflandırıcı çiftleşme yaygın değildir. Çiftlerin paylaştığı bu karakteristik özellikler açılırsa bunlar da genetik olarak tanımlanır, dolayısıyla pozitif sınıflandırıcı çiftleşmenin genetik etkisi heterozigot genotiplerine zararına, homozigot genotiplerin artışı şeklindedir. @@ Bir çeşit rastlantısal olmayan üreme biçimi. Bu durumda bazı özellikler için benzemeyen bireyler çiftleşirken, bu özellikler için benzer olan bireyler çiftleşmez. Bu durum heterozigotlarda artış gösterir ve homozigotlarda azalma. @@ Bir çeşit rastlantısal olmayan üreme biçimi. Bu durumda bazı özellikler için benzeyen bireyler çiftleşirken, bu özellikler için benzer olmayan bireyler çiftleşmez. Bu durum homozigotlarda artışa yol açar ve heterozigotlarda azalmaya...
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- GRENZSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR IŞINIMI
- BOUNDARY LAYER[İng.] / COUCHE LIMITE[Fr.] / GRENZFLÄCHENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR TABAKASI
- FRITTING, SINTERING[İng.] / FRITTER[Fr.] / FRITTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNTERLEŞTİRME
- ŞART-İ CEYB[Osm.] / SINE CONDITION[İng.] / CONDITION DU SINUS[Fr.] / SINUSBEDINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNÜS KOŞULU
- ŞİBH-İ CEYBÎ[Osm.] / SINUSFÖRMIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNÜZOİDAL
- RANK[İng.] / RANG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIRA
- FOG[İng.] / NUAGES[Fr.] / NEBEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SİS
- ŞİŞ ile/ve TIĞ
- SİSMOLOG değil/yerine/= DEPREMBİLİMCİ
- SOLVATION[İng.] / SOLVATISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI SARILIM/SARILMIŞ
- DELK-İ MÂYÎ[Osm.] / LIQUID FRICTION[İng.] / FROTTEMENT DU LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGE REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI SÜRTÜNMESİ
- SIVI YAĞ ile/ve/yerine ZEYTİNYAĞI/SELÎT[Ar.]
- EXPANSION OF LIQUIDS[İng.] / EXPANSION DES LIQUIDES[Fr.] / FLÜSSIGKEITSAUSDEHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVILARIN GENLEŞMESİ
- LIQUEFIED NATURAL GAS, LNG[İng.] ile/değil/yerine/= SIVILAŞTIRILMIŞ DOĞAL GAZ, LNG
- LIQUEFIED PETROLEUM GAS, LPG[İng.] ile/değil/yerine/= SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZI, LPG, LPG
- LIQUEFACTION[İng.] / LIQUÉFACTION[Fr.] / VERFLÜSSIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVILAŞ(TIR)MA
- SIVINMAK ile SIVIŞMAK ile SIVINDIRMAK ile SIVIŞABİLMEK ile SIVILAŞTIRMAK ile SIVIKLAŞTIRMAK ile SIVI ile SIVIK ile SIVI YAĞ
- STRIPPING[İng.] ile/değil/yerine/= SİYIRMA
- DURCHLASSSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIZINTI IŞINI
- LECKSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIZINTI IŞINIMI
- SKELEROG değil/yerine/= DOKU SERTLEŞMESİ
( Doku sertleşmesi. )
- SKORLAMA/SCORING[İng.] değil/yerine/= SAYILAMA | PUANLAMA | DEĞERLENDİRME
- SMOKİN ile FRAG
( İkisi de siyah(çok nadir beyaz ve/ya da tonları), papyon takmak gerekir. Kuyruğu olan Frag'dır. Çok özel davetlerde(resepsiyon)/kutlamalarda kullanılır. )
- SODERBERG ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE DE SODERBERG[Fr.] / SODERBERG-ELECTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖDERBERG ELEKTRODU
- COOLING[İng.] / REFROIDISSEMENT[Fr.] / KÜHLEN, ABKÜHLUNG, KÜHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUMA/SOĞUTMA
- SOL-GEL İLE CVD İLE ALD İLE SPUTTERİNG ile/||/<> İNCE FİLM TEKNİKLERİ
( Nano ölçekli kaplama yöntemleri. )
( Formül: GPC = Å/döngü (ALD) )
- SOLUK ile İLK SOLUK(GASPING)
( SOLUNUM FiZYOLOJiSi
Solunum için serbest molekül O2 gereklidir. Oksijen difüzyonla, deri solungaçla hava delikleri ve akciğerlerle sağlanır.
Gögüs-akciğer ilişkisi söz konusudur. Göğüs kasları kasılmasıyla, solunum meydana gelir. Solunum, 1) Dış solunum(havadan O2'nin, hücrelere taşınması), 2) İç solunum(hücre çevresindeki O2'i alıp, CO2'i vermesi). Normal solunum 12-15 dakikadır. 500-600 cm3 hava alınır ve verilir. Gövde O2 kullanımı 250 cm3/dakikadır. Buna karşılık dakikada 200 cm3 CO2 verilir.
Akciğerlerde olanlar:
1- Yeterli hava akciğerlere girmelidir.(Ventilasyon=havalanma)
2- Hacim akciğere girdikten sonra dağılım eşit olmalıdır.
3- Diffuzyon kapillerler düzeyine yeterli olmalıdır.
4- Dolaşımın yeterli olması gereklidir.
5- Bazı mekanik faktörler = Akciğere giren hava bir dirençle karşılaşır.
6- Akciğgerlerde elastik ve elastik olmayan yapılar da vardır.
Akciğerlerin solunum fonksiyonundan başka koruma rolü de vardır. Havayı ısıtır, nemlendirir. Bronchial sekresyonda immunglobulin(ıgA) vardır. Ayrıca bazı direnç maddeleri vardır. Akciğerlerde alveoler makrofajlar(PAMS) vardır, Lizozomal enzimler ortama yayılıp iltihaba neden olabilir, sigara sonucu vs. fibröz dokular gelişebilir.
Tonsil ve adenoidler vardır, lenfoid oldukça zengindir.
Bronchial konstriksiyonlar sonucu istenmeyen maddeler alınmaz. öksürük de bir koruma yöntemidir. Akciğerlerde bulunan kirpiksi yapılar dakikada 16 mm. harekete sahiplerdir ve madde ilerletirler. Bazı hastalıklarda bu bozulur. Akciğerlerin endokrin ve metabolik fonksiyonlari da vardır. ğSürfaktan, histamin, adrenalin, APUD(Amine Precursor Uptake Decarbocilation) hücreler... vs.
Sentezlenerek kullanılan madde sürfaktandır.
Sentezlenen, depo edilip kana verilen maddelerse: Prostoglandin, Histamin, Kallikrein'dir.
Kandan alınan maddeler= Prostoglandinler, bradikinin, adenin nükleetit, serotonin, norepinefrin, asetil kolin'dir.
Aktive edilen= Angiotensini
Akciğerler, kalp, timus, büyük damar vs. göğüs boşluğunu doldurur.
Primer lobul; respiratuar bronchiolden sonraki kısma denir. Esas solunum yeri burasıdır. Primer lobul ve terminal bronşcuklar, sekonder lobulü yapar.
OSS bağlı Parasempatik lifler, vazokonstriksiyon yapar. Adrenalin ise vazodilatasyon yaptırır. Akciğer epitel ile döşelidir. Tip 1 döşeyici yassı epitel, kirpikli bol stoplazmalıdır. Tip 2 ise inklüzyon nesnecikleri içerir ve sürfaktan yapar.
Boyle-Mariotte Kanunu= P1 - V1 = P2 . V2
Gay-Lussac(Charles) Kanunu= V ( ) T
Dalton Kanunu= Her gazın bir kısmi basıncı vardır.
Henry Kanunu= Sıvılarda erimiş gaz miktarı, Parsiyel basıncıyla doğru orantılıdır.
1 cm3 sıvının 76u mmHg basıncında absorbe ettiği gaz miktarına sıvının absorbsiyon katsayısı denir.
Avagadro Kanunu= Aynı basınç(P) ve aynı sıcaklıkta(T) aynı molekül sayısı(n) = aynı hacim(V)dir.
İdeal Gaz Kanunu= PV = nRt
Akciğer Ventilasyonu: Akciğer içi havayı hacim ve kapasite olarak Spirimetre ölçer. 4 önemli hacim ve 4 kapasite vardır.
Hacim, Akciğerlerde bulunan havadır. Kapasite birkaç hacmin beraber anlatılmasıdır. Hava hacimleri: (Tidal)
1) Solunum hacmi: Bir seferde alınıp verilen hava hacmidir. Yaklaşık 500-600 m3'dür.
2) İnspirasyon yedek hacmi: Normal ekspirasyondan sonra verilen havadır. Yaklaşık 3000 cm3'dür.
3) Ekspirasyon yedek hacmi: Normal ekspirasyondan sonra verilen havadır. Yaklaşık 1000 cm3'dür.
4) Rezidüel hacim(artık hacim): Akciğerlerden çıkarılamayan hacimdir. Yaklaşık 1200 cm3'dür. Kollaps havası 700 cm3 AC sıkarak çıkarılır.
Minimal hava 500 cm3'dür. Hiç çıkmaz. Bunun 700 cm3'ü kollaps havasıdır. Akciğerler sıkılarak ancak çıkarılabilir. 500 cm3'ü ise minimal havadır. Hiçbir biçimde çıkarılamaz.
1) İnspriasyon kapasitesi: Solunum hacmi + inspirasyon yedek hacimdir. Yaklaşık 3500 cm3'tür.
2) Fonksionel rezidüel kapasite: Ekspirasyon yedek hacmi + Rezidiüel hacmidir. Yaklaşık hacmi 2200 cm3'tür.
3) Vital kapasite: İnspirasyon yedek hacmi + Ekspirasyon yedek hacmi 2200 cm3'tür.
4) Zamanlı vital kapasite: Zorunlu Ekspirasyon hacmi de denir.
FEV= Force, Ekpiratory, Volume
1. sn. %83 vital kapasite
2. sn. %94
3. sn. %97
1. sn.de %63 vs. ise - Astım'dır.
Yatar pozisyonda vital kapasite azdır. Ayakta ise fazladır.
5) Total kapasite: Akciğerlerdeki tüum havayı içerir. Yaklaşık 6000 cm3'dür. Bayanlarda ve baylarda farklıdır. Bayanlarda %25 daha azdır. Baylarda giderek hepsi azalır, ancak elastik hacim arttığı için rezidüel hacim artar.
Zorlu ekspirasyon orta akim hızı= 0.25 - 0.75 sn.de ölçülür.
Solunum sisteminde iki ölü boşluk vardır.
1) Anatomik ölü boşluk= Terminal bronşcuklara kadar olan kısım gaz alışverişine katılmaz. Yaklaşık 150cm3 bir hacim kaplar.
2) Fizyolojik ölü boşluk= Total ölü boşluk + alveolar ölü boşluktur. Kanla temasa gele alveollerde havalanma olmayabilir.
Solunum dakika hacmi= (Pulmoner ventilasyon) Dakikada alınan hava hacmidir. Yaklaşık 6000 cm3=6 lt.dir.
Alveolar ventilasyon= Solunum hacmi - ölüboşluk hacmi= 500 - 150= 350 cm3'tür.
Maksimum istemli ventilasyon(Maksimal solunum kapasitesi): Kişinin alabileceği hava miktarıdır. Normalin yaklaşık 25 katıdır.
Rezidüel hacim: Denge sağlanması açısıdan önemlidir. Soluk tutulduğunda bu hava kullanılır.
Spirometreyle ölçülmeyen hacimler; Rezidual hacim, fonksiyonel rezidüel kapasite, total kapasitedir.
(TANIMLAR)
Eupne : Normal solunum.
Apne : Solunum durması.
Hipoventilasyon : Bir dakikada akciğerlere giren hava miktariinın azalması.
Hiperventilasyon : Bir dakikada akciğerlere giren hava miktarının artması.
Hiperne : Solunum derinliğinin artması.
Hipopne : Solunum derinliğinin azalması.(Yüzeysel Solunum)
Takipne : Solunum sayısının artması.
Bradipne : Solunum sayısının azalması.
Anoksi : Dokuda O2 yokluğu.
Hipoksi : Dokuda O2 azalması.
Anoksemi : Kanda O2 yokluğu.
Hipoksemi : Kanda O2 azalması.
Hiperkapni : Kanda ve dokuda CO2 artmasıdır.
Akapni : Kanda ve dokuda CO2 yokluğu.
Hipokapni : Kanda ve dokuda CO2 azalması.
(Hipoventilasyon)
Hipoventilasyon : Bir dakikada akciğerlere giren hava miktarının azalmasıdır.
1) Merkezi etki ile solunum merkezi depresyonu : Anestezi, morfin, serebral travmalarda, barbitüratlar.
2) Nöral iletim ve kesinti: Çocuk felci, nöromusküler blokta,(Kürar vs.) diastanyogravis, botilismus, nikotin zehirlenmesi.
3) Solunum yolu hastalıkları ve myopati(solunum kaslarında).
4) Toraks hareketlerinde sınırlama: Deformite, kifoz, lordoz, skolyoz.
5) Akciğer hareketlerinin sınırlanması= Pleural sıvı, Pnömotoraks vs.
6) Akciğer hastalıkları fonksiyonel olarak akciğer dokusunda azalma yapar. Tümörler, atelektazi, aşırı kollaps, alanı azaltır. Akciğer doku genişlemesinde, akciğer konjesyonunda(aşırı kanlanma) Restriktif tip akciğer hastalıklarında ve obstrüktif tip akciğer hastalıklarında fonksiyonel akciğer dokusu azalır.
(Hiperventilasyon)
Bir dakikada akciğerlere giren hava miktarının artmasıdır.
1) Anksiyete, sinirlilik solunumu artırır.
2) M.S.S. lezyonları: Menenjik, ansefalit vs.
3) Hormon ve ilaçlar: Antiepileptikler, progesteron, analjezikler, analeptik ilaçlar, yüksek dozda salisilatlar.
4) Metabolizma artması: (Fazla O2 alınsın diye) özellikle metabolik azidozda.
5) Pulmoner reflekslerden kaynaklanan etki: Hipotansiyon sonucu görülür.
6) Mekanik olarak.
7) Hipoksi durumunda.
4 çesit hipoksi görülür:
1) Hipoksik hipoksi: Arterial pO2 azalır.
2) Anemik hipoksi: Arterial pO2 yeterli, ancak kansızlık olduğundan O2 taşınması azalır.
3) Stagnant(istemik) hipoksi: Dokuya az kan gider. pO2, eritrosit sayısı normaldir. Doku kanlanması azalır, havuzlanma olur. Kapillerde havuzlanma vs. olur. Kan akışı yeterli hızda değildir.
4) Histotoksik hipoksi: Herşey normaldir. Ancak hücre duzeyinde solunum olmaz.(Siyanür zehirlenmesi vb. gibi)
Hipoksi önce beyni etkiler, başağrısı vs. olur.
Atmosfer ve alveoler hava alışverişi:
Akış basıncı farkından dolayı olabilir. Atmosfer basıncı genelde sabit kalacağından, alveoldeki basınç değişmelidir. Eğer V= hacim artar, P= basınç azalırsa atmosfere göre akciğer hacmini diafragma hareketleri ve inter kostal kaslar etkiler. İnterkostal kaslar, göğüs ön arka çapını, diafragma ise uzunlamasına çapı genişletir.
(İnspirasyon)
İnspirasyon: İnspirasyonda diafragma hareketi %75 etkindir. İnspirasyonda diafragma normalde 1,5-7,5 cm. arasında hareket eder. İntraplevral sıvı birikmesi durumunda, diafragma hareketi sınırlanır.
İnspirasyon aktif bir harekettir.
Eskpirasyon: Pasif oluşur. Kasılmış adale gevşer. Aşırı hareket vb. durumlarda aktif olabilir.
İnspirasyon kasları:
- Diafragma
- m. serratusanteriörler
- m. sternocleidcmastoideus'lar
- m. levator scapular
- m. scalenus'lar
- omurga kaldırıcıları
- m. intercostalis externuslar
Ekspirasyon kasları:
- Karın kasları(m. rectus abdominis vs.)
- m. intercostalis interni'ler
- m. serratuus posteriör inferiör
- m. pectoralisler, serratus lateralisler solunuma yardımcı kaslardır.
Ayrıca lanynx'in abductor kasları rima glottis'i açar, adductor kasları ise kapatır.
(Ortopnea)
Ortopnea: Ayakta ya da dik duruş halinde rahat soluk alınırken, dik duruş dışındaki herhangi bir pozisyonda soluk alırken güçlük çekilmesidir. Burada hasta ense kasları ile kafa ve omuzunu sabitleştirerek göğsünü iyice genişletir.
İntraalveoler basınç her zaman intraplevral basınca göre yüksektir. İntraplevral basınç (-), intraalveoler basınç ise (+)'tir. Elastik yapısından dolayı akciğer gerilmeden sonra büzülmeye yatkındır. Alveol sıvısının bir yüzey gerilimi vardır. Bu durum kollabe olmaya eğilim yaratır. İntraplevral sıvı çok azdır. İçteki alveoler sıvı ve hava basıncı durumu dengeliyor. Alveol yüzeyde bulunan sürfaktan, (dipalmitoil fosfatidil kolin) yüzey gerilimini azaltan bir maddedir. Hava ve su molekülleri arasına girip etkileşimi azaltır. Buna intikollaptik madde de denir.
Tip 2 pnömositlerden, ekzositozla alveol yüzeyine salgılanır. Bir kısmı alveoler makrofajlarca uzaklaştırılabilir. Pulmoner ödem, alveollerin sıvıyla dolmasıdır. Yüzey gerilimi aynı zamanda kapillerden sıvı dolmasına da yol açar. Sürfaktan bunu da engeller. Sürfaktan yokluğunda, Hyalen Membran Hastalığı ya da Respiratuar Distress Sendromu meydana gelir.
Tiroid hormonları, sürfaktan yapımını artırır.
Sürfaktan yapımı, bronşial obstrüksiyonlarda, sigara içenlerde ve %100 oksijen solunmasında azalır.
İntraplevral basınç yaklaşık -4 mmHg'dir. Derin inspirasyonda intraplevral (-) basınç artar. İntraplevral basınç akciğerlerin genişlemesi için daha da negatifleşir. (-14 mmHg.)
Göğüste açılan bir delikten plevral kaviteye giren hava akciğer kollapsına neden olur. Buna Pnömotoraks denir. Hava içeri girip çıkamaz, böyle bir yara olursa "Açık pneumotorax" denir. Ventil Pnömotoraks da hava çıkamaz, yaşamsaş tehlike artar(subap etkisi vardır). İntraplevral boşlukta, kan olmasına "Hemotoraks", sıvı olmasına "Hidrotoraks", lenf sıvısı olmasına da "Silotoraks" denir.
Atelektazi'de ise alveoller tamamen büzüşmüştür, o kısım havalanmaz, bu kısımda damarlar da büzüşür, bu kısma kan gitmez ve zarar minimuma iner.
Komplians akciğerin elastik yapısı akciğerin genişleyebilme yeteneği olarak tanımlanır. Belirli bir basınçta belirli bir hacim genişlemesi olur.
C= ^V/^P'dir. C= Komplians. Akciğer C=0.2 lt./cm. H2O Akciğer ve Toraks C=0.13 lt./cm. H2O'dur.
Bazı olaylar kompliansı= C'yi azaltır. Amfizemde, belirli bir basınçta ^V çok fazladır. Dolayısıyla kompliansta artar. Amfizemde elastikiyet azalmıştır.
Elastikiyet azalmış ise az bir basınçla çabuk genişler.
Fibröz doku hastalıklarında aşırı kanlanma vs.'de kalp yetmezliğinde akciğerler sertleşir.
(Solunum işi)
Solunum işi: Elastik kuvvete karşı komplians işi, Doku direnci işi, Akciğer ve göğüs duvarı viskozitesine karşı, Hava yollarına karşı direnç işidir. Hava direnci akan moleküllerin ilişkisiyle, hava yolu uzunluğuyla doğru, borunun r= yarı çapının 4. kuvvetiyle ters orantılıdır.
Normalde iş, enerjisinin %2-3'ü harcanır. Egzersizlerde değişebilir.
Alveol hava bileşimi atmosferden farklıdır. Akciğerlere giren hava nemlenir, her seferinde havanın 1/7'si yenileşir. Geriye kalan, rezidüel hava yapar. PO2 47 mmHg.'dır. PO2 nemli havada daha azdır. Eksirasyon havası, inspirasyon havasından farklıdır. Ekspirasyon havasında CO2, fazla olmalıdır. Ancak ölü boşluklarda dilüe olmuştur.
Akciğerlerde, normalde gazların yarısı 17 sn.de atılır. İki katına çıkan ventilasyon sonucu 9 sn.de yarıya inen ventilasyonla ise 34 sn.de atılır.
Ekspirasyon havasındaki CO2 düzeyi, alveoler düzeydeki CO2'ten düşüktür. Ekspirasyon havasındaki O2 ise alveollerdekinden fazladır.
Alveoler O2 = 104 mmHg., CO2 = 40 mmHg.'dir. Alveol ventilasyon 4.2 lt./dk.'dır.
(Ventilasyon)
Ventilasyon-Perfüzyon bozukluğundan oluşacak bozukluklar: Havalanma bozukluğu olursa oran düşer.
VA/Q
VA= alveolün aldığı hava
Q= Kan akımı
Akciğerlerin tepesinde hava daha azdır. Kan akımı da aynı biçimde tabana doğru gittikçe artar. Kan akım artışı daha keskindir.
Tepede ventilasyon kan akımından daha fazla görülür, oran yüksektir. Tabanda ise tam tersi, oran düşüktür.
Hava akımı artar, kan akımı az ise gövde oranını sabit tutmak için Histamin, Parasempatik aktivasyon ve CO2 azalması hava yolunda daralma, Epinefrin, Sempatik aktivasyon CO2 artması ise hava yolu genişlemesine neden olur.
Düşük O2, Yüksek H+ arteriolde konstrüksiyon, Yüksek O2, düşük H+ arteriolde dilatasyon yapar.
Hava akımı fazla, kan akımı azsa oran fazladır. Bu durumda lokal PO2 artar, H+ iyonu konsantrasyonu azalır. Bu da pulmoner damar düz kaslarının konstrüksiyonuna neden olarak vasküler direnç meydana getirir. Hava akımı ve kan akımı artar.
(Atmosfer)
Atmosfer değişimlerinde karşılaşılacak sorunlar:
3000-4000 m,:
Baş ağrısı, baş dönmesi, kusma, dispne, taşikardi ....... ölüm ...... Hipoksi etkilerine ısı, accelerasyon(anfular, lineer) descelerasyon vardır. Uzayda lineer accelerasyon önemlidir.
Yükseklerde P azalır. 47 mmHg su buharı basıncıdır, burada kesim ölüm olur. Basınç azalırsa, yanısıra PO2'de azalır.
Az yükseklerde azalan PO2'nin karşılanması için ventilasyon artırır. Ventilasyon çok artınca CO2 çıkarımı artar. Alveollerdeki CO2 24 mm.ye düşer. Kandan geçecek CO2 akveolü doldurur. O2'ne yer kalmaz.
O2 saturasyonunda %50'ye kadar düşmede şuurda bozukluk olmaz.
Hipoksi etkileri: 1) Görmede güçlük oluşur. Basil denen gece görme reseptörleri hipoksiden etkilenir. 2) 8000 feetten yukarıda hiperventilasyon olur. Ventilasyon %65 kadar artar. 3) 12000 feette uyuklama hali, zihinsel yorgunluk, anormal davranışlar olur. 4) 15000 feette muhakeme faaliyeti, motor yetenekleri azalır. Çok yüksekte ani ölüm olmaz. Çünkü yedek O2 deposu vardır.
Adaptasyon:
1) Hiperventilasyon Hiperpne(derinlik artar).
2) Polistemi.
3) Kapiller proliferasyon CO artırılır. Dolaşıma açık kalma süresi ve miktarlar artar.
4) Diffüzyon kapasitesi artar. Çünkü akciğerlerde temas yüzeyi artmıştır.
5) Enzimlerde artış olur. Oksidatif enzimler daha etkilidir, az O2'de bile etkililerdir. Kromozomal değişikler sonucu bile olabilir.
Her 10 m.'de bir 1 atmosfer basınç artar. Caisson Hastalığı'nın(vurgun) da. Azot lipide etkilidir, beyni harap eder.
Yüksek O2'de yüksek basınçta CO2 taşınmasında aksaklık olur, oksidatif enzim konsantrasyonu da artar.
(Suni Solunum)
İtme, çekme, basınç, ağızdan ağıza solunum metodları:
İtme-çekmede inspirium ve ekspirium hareketleri yaptırılır.
Basınç metodunda ekspirium aktif, inspirium ise pasiftir.
1) Holger-Nielsen İtme-Çekme Metodu: 500-1600 cm3 hava gönderilir. 10-12 dak. yüzüstü yatırılıp kollar yukarı kaldırılır, pectoralis gerilir, goğüs kafesi genişler(inspirium). Göğüs duvarına iyice bastırılır(ekspirium). Sırtüstü yatırmak gerekirse silvester metodu kullanılır. Kollar arkaya uzatılır(inspirium). Kollar göğüs üstüne konup, bastırılır(ekspirium).
2) Sarpey-Safer Basınç Metodu:
Belden kaburga altlarından bastırılır(ekspirium). Bırakılınca inspirium kendinden olur. Böylece 400-600 cm3 hava girer, çocuksa başaşağı 45o yukarı, pozisyonda olmalıdır.
3) Ağızdan ağıza solunumda el ense arkasına konur. Bir elle burun kapatılır.
FİZYOLOJİ DERS NOTLARI
( DR. OKTAY BANLI / STJ. DR. AHMET ÜNAL - HACETTEPE - METAY )
)
( İLK SOLUNUM
BEBEĞiN SOLUK ALMAYA BAŞLAMASI:
Uterus içindeyken çocuğun hava yolları, akciğer alveolleri bir sıvı ile doludur(80-100 cc.). Bu sıvı amniyos sıvısı değildir. Alveolleri duvarından sızan plazma ultrafiltratı olarak kabul olunmaktadır. Son üç ayda oluşur ve alveollerin açılma ve gelişmesini sağlar. Vagus etkisi altında bir sphincter işlevi yapan larynx zaman zama açılır, hava yollarını dolduran suyun bir bölümü dışarı çıkar. Bu su ya yutulur, yutulamayan bölümü de amniyos suyuna karışır.
Çocuk doğumda kemik pelvisi geçerken büyük bir baskı altında sıkışır. Hava yollarını dolduran suyun 1/3'ü (özellikle üst hava yollarındaki su) ağız ve burundan dışarıya atılır.
Doğumla beraber, toraks baskıdan kurtulur, kendi elastik gücüyle açılır ve göğüs içinde ortaya çıkan negatif basınçla dışarıdan havanın trakeaya kadar girmesi sağlanır(7-42 ml.).
Yine toraksın genişlemesine bağlı olarak, lenf kanalları, kapillerler, venalar da açılır. Hava yollarından dışarı atılamayan suyun bir bölümü de, vegatif basıncın açtığı perivasküler lenfatiklere ve kapillerlere emilir(rezorbe olur). Alveollere kadar hava yollarında su kalmaz. Akciğerlerin tüm alanlarında rezorpsiyonun tamamlanması birkaç gün sürebilir.
Doğumla beraber vagus dominansının yerini sempatik tonus alır. Larenks ve pulmoner arter dallarındaki vazospazm çözülür. Kan, açılan ve direnci birden düşen pulmoner arterlere yönelerek, akciğerlerin açılmasına katkıda bulunur.
Alveolleri dolduran sıvı rezorbe olurken, alveol epitellerinin salgıladığı ve sürfaktan adı verilen maddeler alveollerin iç yüzünde ince bir film halinde rezorbe olmadan kalırlar. Fosfolipid-protein yapılı bu maddelerin işlevi, alveol içi yüzeysel gerilimi nötralize etmektir. Soluk verme sonunda, alveollerin tamamen boşalma ve duvarlarının kollabe olmasını(atelektazi) önlerler. Bu maddelere antiatelektazik maddeler adı da verilmiştir.
Solunum başlayınca oksijen alınması ve karbondioksit verilmesinin normal akışı, alveollerin açık kalmasına bağlıdır. Elastik bir organ olan akciğer şişirildikten sonra kendi haline bırakılırsa yine eski durumlarına dönerler. Soluk alırken, toraks kasları ve diafragma kasılarak göğüs kafesi genişler, ortaya çıkan negatif basınca uyarak akciğerler de açılırlar. Kasların kasılması geçince kendi elastik güçleriyle ve pasif olarak küçülürler ve soluk verilmiş olur. Eğer sürfaktan maddeler yüzeysel gerilimi önlerlerse, alveoller kapanmaz, rezidüel ve fonksiyonel bir hava kitlesi geri kalır. Sürfaktan maddeler, insan akciğerinde 20. - 24. gebelik haftalarından sonra ortaya çıkar ve giderek miktarları artar. En büyük bölümü lecithin'dir. Alveol epitellerinin(iki tip kuboid alveol epitelleri) yaptığı bu maddeler zaman zaman alveol içerisine salgılanır, bir taraftan da oksijen karşısında harcanır, fakat sürekli olarak yapım ve salgılanmaları devam eder ve açık kapatılır. Sürfaktanlar azaldıkça alveol iç yüzeylerinin gerilimi artar.
28-30 haftalık gebelikten sonra, sürfaktanlar, işlevsel ve yeterli bir düzeye ulaşır. Ayrıca 35. haftadan sonra daha etkin sürfaktanlar da yapılmaya başlar. Çünkü sentezi iki ayrı enzim sistemi aracılığı ile iki ayrı yoldan yapılmaktadır.
DÜZENLİ SOLUK ALMALARIN BAŞLAMASI:
Solunumun neden başladığı tam olarak aydınlatılmamıştır. Bilinenler, koyun ve maymunlarda yapılan denemelere ve klinik gözlemlere dayanmaktadır.
Daha doğumdan önce uterus içinde solunum hareketlerinin varlıği bilinmektedir. Üst solunum yollarını dolduran sıvının yoğunluk ve viskozitesi yüksek olduğu için, soluk alma hareketleri larenksten öteye geçmemektedir.
Solunum yollarını dolduran sıvının 1/3'ünün göğüsün sıkışmasıyla doğum kanalını geçerken ağız ve burundan dışarıya atıldığı, doğumla baskıdan kurtulan goğüs kafesi açılınca, ilk havanın (7-42 ml.) trakeaya kadar girdiğine yukarıda değinmiştik, geri kalan sıvının perivasküler lenfatik ve kapillere emildiği de anlatılmıştı.
İlk inspirium'la giren hava, yarı kapalı glottis'e çarparak gürültü ile ve bebeğin bağirmasıyla tekrar dışarı atılır. Bu sırada göğüs içinde (40 - 80 cm. su) basınç yükselir. Birkaç dakikada akciğerlerin tam açılması ve normal rezidual kapasite (3/4) sağlanır. İlk güçlü bağırmalar akciğerlerin tam açılmasına yardım eder.
İlk soluk almayı çözen etkenler değişiktir. Bunlar:
Hipoksi, asidoz, kordonda kan dolaşımının durması(bağlanma, pensle sıkıştırma vb.) çevrenin ısı farkıdır.
a) Doğuma yakın çocukta hafif birhipoksi ve asidoz başlar. Anne çocuk arasındaki oksijen ve karbondioksit alışverışi biraz zorlaşır. Asidoz respiratuvar tiptedir. Tek başına hipoksi ve asidozun solunumu başlattığı söylenemez.
b) Kordonda sirkülasyonun durmasının soluk almayı başlatmada önemli rolü vardır. Kordon pense edilir edilmez, aniden hemodinamik koşullarda köklü bir değişme başlar. Vagus tonusu yerini sempatik tonusa bırakır. Kan basıncı yükselir. Aortadaki baroseptörler uyarılır ve ilk soluk alma çabası(gasping) başlar ve düzenli soluk almalar izler.
c) Çevrenin düşük ısı derecesi de, çok güçlü bir uyarı yapar, soluk almaların yerleşmesine yardım eder (çocuk doğar doğmaz gövde yüzeyinden buharlaşma ile 600 kalori yitirmektedir).
Yukarıda incelenen değişik etkilerle başlayan soluk almalarla, akciğer açılır ve pulmoner alandaki damar yatağının direnci düşer, akciğerlerde kan dolaşımı yerleşir. Sağlam bir çocukta birkaç güçlü bağırma ve derin soluk alma, akciğerlerin tam açılmasına yeterlidir, açılma genellikle 5-15 dakika içinde tüm akciğer alanlarını kapsar. )
- SOMETHING :/yerine BİR ŞEY
- SONAR (SOUND NAVIGATION AND RANGING)[İng.] değil/yerine/= SONAR (SESLE YÖN BULMA VE MENZİL BELİRLEME)
( Su altındaki nesnelerin yerini belirlemek ve mesafeleri ölçmek için ses dalgalarını kullanan bir teknoloji. Ses dalgalarının gönderilip, nesnelerden yansıyarak geri dönme süresi ölçülerek mesafe hesaplanır. Denizaltı navigasyonu, su altı haritalama ve balık bulma gibi alanlarda yaygın olarak kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- QUENCHING[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNDÜRME
- SONG :/yerine ŞARKI
- SHUNTING[İng.] / SHUNTAGE[Fr.] / SHUNTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNTLEME
- DAMPING, QUENCHING[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLEME
- DAMPING OSCILLATION[İng.] / OSCILLATION AMORTIE[Fr.] / GEDÄMPFESCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ SALINIM
- OSCILLATION ENTRETENUE[Fr.] / UNGEDÄMPFTE SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ SALINIM
- SÖR[Fr. SOEUR] ile "SÖR"[İng.]
( Katolik mezhebinde kendini dine adayan ve manastırda yaşayan kadın/rahibe. | Kızkardeş. | Hastabakıcı. İLE İngiliz, "soyluluk" "unvanı"[Kişinin soyu olmaz! Öncelikle ve son olarak, kendi vardır. Kendinden öncekileri, ikinci/üçüncü sıralarda düşünmek gerekir. "Soy" düşüncesi/sözü, dirimsel/biyolojik bir durumdur. Ancak, hayvanlar için [köpek ya da at için] geçerli "olabilir". "İnsan" için, zorlamalı, dolaylı ve gereksiz/yersiz bir "yakıştırmadır!"]. )
- SOY-İÇİ ÜREME (AKRABA EVLİLİĞİ)[İng. INBREEDING] ile/||/<> SOY-İÇİ ÜREME KRİZİ[İng. INBREEDING DEPRESSION]
( Arasında kan bağı olan bireylerin döl meydana getirmesi. En uç noktası hermafroditlerin kendini döllemesidir. @@ Akrabalar arası üreme dolayısıyla bu yolla oluşan döllerin hayatta kalma şansındaki azalma.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SÖZ = PHRASE[İng.] = EXPRESSION[Fr.] = ÄUßERUNG[Alm.] = ESPRESSIONE[İt.] = EXPRESIÓN[İsp.]
- SÖZLEŞME = MUKÂVELE[Ar.] = CONTRACT[İng.] = CONTRAT[Fr.] = VERTRAG[Alm.] = CONTRAER[İsp.]
- SPENDING :/yerine HARCAMA
- SPHERE PACKİNG ile/||/<> COVERİNG PROBLEM
( Sphere packing maksimal yoğunluk, covering minimal örtme. )
( Formül: Maximum density İLE minimum cover )
- SPIN LABELLING[İng.] ile/değil/yerine/= SPİN ETİKETLEME
- SPIN TRAPPING[İng.] ile/değil/yerine/= SPİN TUZAKLAMA
- SPIN vs. WHIRLING
- SPLİCİNG ile/||/<> POLYADENYLATION
( Splicing intron çıkarma işlemiyken İLE polyadenylation mRNA ucuna A kuyruk eklenmesidir )
( Formül: Alternatif splicing )
(1996'dan beri)