G ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 1.041 başlık/FaRk ile birlikte,
1.041 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(2/6)
- AGOSTİC ETKİLEŞİM ile/||/<> HYDROGEN BONDİNG
( Agostic C-H→M 3c-2e, H-bonding klasik X-H···Y. )
( Formül: 3 merkezli İLE dipol )
- AHDE VEFÂ değil/yerine/= SÖZEBAĞ
- AKİL BALİĞ/BALİĞ değil/yerine/= ERGEN/ERİN/YENİYETME
- AKIL-BALİĞ değil ÂKİL-BALİĞ
- AKİL/LİK ile AKİL BALİĞ
- ÂLEM ile/ve BAĞ
- ALERGOGRAF[Fr.] ile ALERGOGRAFİ[Fr.] ile ALERGOLOJİ[Fr.] ile ALERGOLOG[Fr.] ile ALERJİ[Fr.] ile DUYARCIL/ALERJİK[Fr.] ile ALERJİT[Fr.]
( Tepkilerden yararlanarak alerji nedenini saptayan araç. İLE Tepkilerden yararlanarak alerji nedenini saptama yöntemi. İLE Alerjilerin sağaltımını konu alan bilim dalı. İLE Alerji uzmanı. İLE Belirli bir nesneye karşı gövdenin gösterdiği duyarlılık. İLE Alerji ile ilgili. İLE Alerji sonucu gövdede oluşan değişme ve bozukluk. )
- ÂLET = TOOL[İng.] = OUTIL[Fr.] = WERKZEUG[Alm.] = ARNESE[İt.] = HERRAMIENTA[İsp.] = ARNESE[Lat.] = TO ORGANON[Yun.] = ÂLET[Ar., Fars.] = WERKTUIG[Felm.]
- ALFABETİK ile ALFABETİK KATALOG ile ALFABETİK SIRALAMA
- ALG[Lat.] ile DİYATOME[Fr. < Yun.]
( Su yosunu. İLE Silisli sert kabukları olan ve fosilleri, kalın yer katmanları oluşturan bir algler ailesi. )
- ALGI = İDRAK = PERCEPTION[İng., Fr.] = WAHRNEHMUNG[Alm.] = PERCEPCION[İsp.] = PERCEPTIONIS[Lat.] = HE KATALEPSIS[Yun.] = el-İDRÂK el-HİSSÎ[Ar.] = İDRÂK-İ CUZ'Î[Fars.] = GEWAARWORDING, WAARNEMING[Felm.]
- ALGILAMAK ile ALGILANMAK ile ALGILATMAK ile ALGILANABİLMEK ile ALGILATABİLMEK ile ALGILAYABİLMEK ile ALG ile ALGI ile ALGI BIÇAĞI
- ALGOLOG ile ALGOLOJİ
( ALGOLOGIST vs. ALGOLOGY )
( جلبک شناس ile جلبک شناسي )
( JALBAK SHENAS ile JALBAK SHENASY )
- ALİASİNG değil/yerine/= GÖRÜNTÜ KAYMASI
- ALONG :/yerine BOYUNCA
- ALONZO CHURCH ve/||/<> ALLEN TURING
- ALTERNATİF SPLİCİNG ile/||/<> POLİADENİLASYON
( Alternatif splicing çoklu mRNA İLE poliadenilasyon 3 kuyruk. )
( Formül: Multiple mRNAs İLE 3-prime processing )
- AMAZING :/yerine ŞAŞIRTICI
- AMBİ-/AMBO- ile/||/<> AMPH- ile/||/<> -AMBİ ile/||/<> BASİ-/BASİO-/BASO- ile/||/<> -DROME ile/||/<> MARG-
( İkisi, iki yanda, iki yönlü/taraflı [ambidekster: İki elini de kullanabilen kişi]. İLE/||/<> İkisi, iki yanda, hakkında, çevresinde, çift, ikili. İLE/||/<> Yürüme, yer değiştirme. İLE/||/<> Tabanla ilgili, alt kısımla ilgili, bazionla ilgili, yürüme. İLE/||/<> Gidiş, seyir. İLE/||/<> Kenar. )
- AMONG :/yerine ARASINDA
- ANABOLİZAN/ANABOLISING[İng.] değil/yerine/= ÖZÜMLEYİCİ
- ANALOG ile/||/<> ANALOJİ
( Benzeşik, işlevdeş. İLE/||/<> Benzeşim, işlevdeşlik. )
- ANALOG ile DİJİTAL
( Sürekli değişen ve kesintisiz bir sinyal kullanır.[eski tip radyo dalgaları gibi] İLE Kesikli ve belirli aralıklarla değişen sinyaller kullanır.[bilgisayar verileri] )
( ANALOGUE vs. DIGITAL )
- ANALOJİ[Yun.] ile/ve/||/<>/> ANALOJİK[Fr.] ile/ve/||/<>/> ANALOG[Fr.]
( Bazı ortak yönleri olan iki şey arasındaki benzeşme, örnekleme. İLE Örneksemeli, andırmalı. İLE Benzeşimli. )
- ANDROLOJİ[Fr.] ile ANDROLOG[Fr.]
( Eril eşeysel örgenini incleyen bilim dalı. İLE Bu dalın uzmanı. )
- ANESTETİK/ANESTEZİK ile/||/<> ANESTEZİ ile/||/<> ANESTEZİST/ANESTEZİ[Y]OLOG
( Duyum yokluğu, duyumsuzlaştırıcı. İLE/||/<> Duyum yitimi. İLE/||/<> Anestezi uzmanı. )
- ANG ile/||/<> ANG[Oğuz] ile/||/<> AP ile/||/<> APANG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir kuş. İLE Hayır, yok. İLE Hayır, değil. İLE Eğer. )
- ANLAM/LI = MEAN/ING[İng.] = SIGNIFICATION[Fr.] = BEDEUTUNG[Alm.] = SIGNIFICATO[İt.] = SIGNIFICACION[İsp.] = SIGNIFICATIO[Lat.] = HE DIANOIA, HE DÜNAMIS[Yun.] = MEDLÛL, DELÂLET[Ar., Fars.] = BETEKENIS[Felm.]
- ANTİK ile ANTİK. ile ESKİLİK ile ANTİK ÇAĞ ile ESKİLER
( ANCIENT vs. ANCIENT. vs. ANCIENTNESS vs. ANCIENTRY vs. ANCIENTS )
( باستاني ile ديرنه ile عتيقه ile ديرينه ile کهن ile عتيق ile ديرين ile قديم ile باستان ile قدمت ile عهد قديم ile گذشتگان )
( BASTANY ile ديرنه ile ATYGHEH ile DYRYNAH ile KONPAN ile ATYGH ile DYRYNE ile GHADYM ile BASTAN ile GHADMAT ile EAD GHADYM ile GOZASHTGAN )
- ANTİKACI ile ANTİKA ile ANTİK ÇAĞ
( ANTIQUARIAN vs. ANTIQUE vs. ANTIQUITY )
( عتيقه شناس ile وابسته بقديم ile عتيق ile عتيقه ile کهنگي ile ديرينگي )
( ATYGHEH SHENAS ile VABASTEH BAGHADYM ile ATYGH ile ATYGHEH ile KONPANGY ile DYRYNAGY )
- ANTİKALAŞMAK ile ANTİK ile ANTİKA/LIK ile ANTİKACI/LIK ile ANTİK ÇAĞ ile ANTİKA MOBİLYA
- ANTROPO(-)[Yun.] ile[ve/||/<> ANTROPOBİYOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOCOĞRAFYA[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOFAJ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOFİL[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOGRAFİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOİT[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKİMYA[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKLIMATOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKRASİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOLOG[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOLOJİ/K[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMETRİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMORFİZM[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMORFOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPONOZ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOPLASTİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOSANTRİK[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOSANTRİZM[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOTEKNİK[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOZOİK[Fr.]
( İnsan. | İnsan anlamı katan ön ek. İLE/VE/||/<> Zaman içinde kişilerde görülen dirimbilimsel farklılığın ve çeşitliliğin incelenmesi. İLE/VE/||/<> İnsan topluluklarının yeryüzündeki dağılımını inceleyen coğrafya dalı. İLE/VE/||/<> Yamyam. İLE/VE/||/<> İnsanın yaşadığı yerde yaşayan hayvan ve bitkiler. İLE/VE/||/<> İnsan ırklarının özelliklerini ve yeryüzündeki dağılımlarını inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> İnsana çok benzeyen/benzetilen maymun türü. İLE/VE/||/<> İklimin, insan üzerindeki etkilerini inceleyen bilim. İLE/VE/||/<> Sayrılıkların sürecine şiddetle etkide bulunma gereğine inanan sağaltım öğretisi. İLE/VE/||/<> İnsanbilim uzmanı. İLE/VE/||/<> İnsanın kaynağını, geleneklerini ve ırkları inceleyen bilim, insanbilim. | İnsanbilimle ilgili. İLE/VE/||/<> İnsan organizmasının ölçülmesi için kullanılan ölçüm tekniklerinin tümü. İLE/VE/||/<> İnsan biçimcilik. İLE/VE/||/<> İnsan gövdesinin biçimini inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> İnsana özgü bulaşıcı sayrılık. İLE/VE/||/<> Fosil insan iskeletinden yola çıkarak anatomik yapılarını yeniden kurma yöntemi. İLE/VE/||/<> Felsefede, insanı, evrenin (")yaratılma nedeni(") sayan. İLE/VE/||/<> İnsanı, evrenin merkezi kabul eden öğreti. İLE/VE/||/<> Bir ya da daha çok işlemcinin çalıştığı kumanda ve yönlendirme düzenlerinde insanla makine arasında kurulabilecek en iyi dengeyi sağlamayı amaçlayan bilim. İLE/VE/||/<> İnsanın belirmesi ve yayılmasını niteleyen dönem. )
- ANTROPO-[Yun.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOJİ[Yun.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOJİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOG[Yun.]
( "İnsan" anlamı katan ön ek. İLE/VE/||/<> İnsanın kaynağını, geleneklerini ve ırkları inceleyen bilim insanbilim. İLE/VE/||/<> İnsanbilim ile ilgili. İLE/VE/||/<> İnsanbilim uzmanı. )
- ANTROPODA ile ANTROPOGRAFİ ile İNSANSI ile ANTROPOLOG ile ANTROPOLOJİ ile ANTROPOMORFİK
( ANTHROPODA vs. ANTHROPOGRAPHY vs. ANTHROPOID vs. ANTHROPOLOGIST vs. ANTHROPOLOGY vs. ANTHROPOMORPHIC )
( بند پيان ile نژاد شناسي ile شبه انسان ile مردمشناس ile مردمشناسي ile شبيه انسان ile انسان شکل )
( BAND PEYAN ile NEJAD SHENASY ile SHABEH ENSAN ile MARDAMSHENAS ile MARDAMSHENASY ile SHABYYEH ENSAN ile ENSAN SHEKL )
- ANYTHING vs. ANYTHING
- ANYTHING :/yerine HERHANGİ BİR ŞEY
- APA/AYIG ile/||/<> APA BAŞI/TANNUM
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ayı. İLE Salatalığa benzer ve dikenli bir gövdesi olan bir bitki. [Dağlardadır] )
- APİYOLOJİ/APIOLOGY[İng.] -ile
( Arı bilimi. )
- ARAN ile/||/<> ARANLIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ahır. İLE Ahırı olan ev. )
- ARDIÇ ile/ve TAG
- ÂREC[Fars.] ile AREC ile A'REC[Ar.] / LENG[Fars.]
( Dirsek. İLE Topallık. İLE Topal, aksak. )
- ARIG[BARSGAN] ile/||/<> ARRIG ile/||/<> ARIG NERİG ile/||/<> ARIKLIK/ARIGLIQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çadır örtüsü. İLE Pek temiz nesne.[r'nin tekrar pekiştirme içindir.] İLE Temiz olan bir şey. İLE Temizlik, arılık. )
- ARK/ARQ ile/||/<> ARKA/ARQA ile/||/<> ARKAG/ARQAG ile/||/<> ARKAR/ARQAR
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dışkı. İLE Sırt, arka. | Sıkıntılı anlarda yardım eden kişi. İLE Argaç.[bez, halı, kilim gibi şeyler dokunurken, enlemesine atılan iplik] İLE Dişi dağ keçisi. )
- ARKEOLOG[Yun.] ile/||/<> ARKEOLOJİ[Yun.] ile/||/<> ARKEOLOJİK[Fr.] ile/||/<> ARKEOZOİK[Fr.] ile/||/<> ARKETİP[Fr.]
( Arkeoloji uzmanı. İLE/||/<> Eski çağlardan kalan eserleri, tarih ve sanat yönünden inceleyen bilim. İLE/||/<> Arkeoloji ile ilgili. İLE/||/<> Tüm taşlarda şiddetli başkalaşımların olduğu zaman. İLE/||/<> Sanatın çeşitli kollarında olabilecek özellik taşıyan, ilk örnek. )
- ARKEOLOG değil/yerine/= ESKİLBİLİMCİ
- ARKEOLOJİK ile ARKEOLOG ile ARKEOLOJİ
( ARCHAEOLOGICAL vs. ARCHAEOLOGIST vs. ARCHAEOLOGY )
( باستانشناسي ile باستانشناس )
( BASTANESHENASY ile BASTANESHENAS )
- ARP ile/< ÇENG
- ARTIG ile/||/<> ARTIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kadın gömleği. | Korse. İLE ... )
- ASÂLAR:
KAŞAĞ ile MU'ÎN/İTTİKÂ ile DESTECÛB ile ŞEŞBER ile MÜTTEKÂ ile ZERDESTE ile CEVGÂN
- ASENDAN/ASCENDING[İng.] değil/yerine/= ÇIKAN | YÜKSELEN
- ASIG ile/||/<> ASIGLIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kazanç, yarar. İLE Yararlı iş. )
- AT THE BEGINNING vs. IN THE BEGINNING
- ATTOSECOND ile/||/<> STRONG FIELD ile/||/<> HHG ile/||/<> ULTRA HIZLI FİZİK
( Attosaniye zaman ölçekli olaylar. )
( Formül: 1 as = 10^-18 s )
- AUCTİON İLE VOTING İLE MATCHİNG ile/||/<> MEKANİZMA TASARIMI
( Stratejik ortamlarda kurum tasarımı. )
( Formül: Deferred Acceptance (kararlı) )
- AYDINLANMA(/IŞIKLANMAK) = TENEVVÜR = İŞRAK(tasavvuf) = ENLIGHTENMENT[İng.] = ENLAITEMENT, SIÈCLES DES LUMIÈRES[Fr.] = AUFKLæRUNG[Alm.] = ESSERE ILLUMINATO[İt.]
- AYSBERG[İng. < ICEBERG] değil/yerine/= BUZDAĞI
- AYTILDI ile/||/<> AYTINDI ile/||/<> AYTIŞ/AYTIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Söz (başka bir şey de olabilir) ondan soruldu. İLE Söz sormayı kendi üzerine aldı. İLE Birinin sağlığını sormak ya da iki kişinin karşılıklı olarak birbirinin sağlığını sorması. )
- AZUKLUG/AZUQLUG ile/ve/||/<>/> AZUKLUG/AZUQLUG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Azığı olan kişi. İLE/VE/||/<>/> Erzak olarak hazırlanan şey. )
- BAĞ ile BAĞ[Fars.]
( Bir şeyi başka bir şeye ya da çok sayıda olanı topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. | Sargı. | Bağlam, deste, demet. | İlgi, ilişki, rabıta. | Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. | Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. | Nota yazarken yan yana gelen aynı ya da farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılan yay biçimindeki işaret. İLE Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. | Meyve bahçesi. )
- BAG ile BAG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Üzüm bağı. İLE Odun ya da benzerlerinin bir demeti. )
- BAĞ ile/ve/<> BAĞINTI
( vs./and/||/<> RELATION )
- BAĞ ile BAĞLANTI
( BOND vs. CONNECTION )
- BAĞ[Azr.] = BAHÇE[Tr. < Fars. BAĞÇE]
- BAĞ ile/ve/||/<>/> BÜTÜNLÜK
- BAG :/yerine ÇANTA
- BAĞ ile/ve/||/<> HEVENK[Fars.]
( ... İLE/VE/||/<> Bir ipe geçirilmiş ya da birbirine bağlanmış yaş yemiş ya da sebze bağı. )
- BAĞ ile İÇ GÖBEK
( ... İLE Çiçeklerin dişil örgeninde, yumurtacık ile kabuğu arasındaki bağ. )
- BAĞ ile/ve/<> İLİŞKİ
( CONNECTION vs./and/<> RELATION )
- BAĞ ile KENET
( ... İLE İki sert nesneyi birbirine bağlamaya yarayan, iki ucu sivri ve kıvrık metal parça. )
- BAĞ ile SAKANDIRIK
( ... İLE Başlıklarda, çene bağı. )
- BAĞ değil/yerine/= ÜZÜMLÜK
- BAĞ ile/ve/değil/||/<>/> "YAKIN"/AKRABA
( En kötü bağ, akraba. )
( Eşeysel yolla bulaşan ve yayılan en büyük sayrılık. )
- BAĞDAŞIK = MÜTECÂNİS = HOMOGENEOUS[İng.] = HOMOGÈNE[Fr.] = GLEICHARTIG[Alm.] = OMOGENO[İt.] = HOMOGÉNEO[İsp.] = EIUSDEM GENERIS[Lat.] = HOMOGENES, HOMOIOMERES[Yun.] = MUTECÂNİS[Ar.] = MOTECÂNES[Fars.] = GELIJKSOORTIG[Felm.]
- BAĞRILMAK ile BAĞ ile BAĞA ile BAĞI ile BAĞICI/LIK ile BAĞ EVİ ile BAĞ DOKU ile BAĞ BAHÇE ile BAĞ BOZUMU ile BAĞ BIÇAĞI ile BAĞ ÇUBUĞU
- BAHÇE[< Fars. BAĞ-ÇE: Küçük bağ.]/BAHÇA ile/ve BAĞ/BOSTAN[Fars.]
( ... İLE/VE Büyük bahçe. | Sebze bahçesi. | Kavun/karpuz tarlası. )
- BAKANAK/BAQANAQ(BAKAYAK/BAQAYAQ) ile BAKANLIG/BAQANLIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çift toynaklı hayvanlarda, toynakların arasındaki boşluğa ya da toynakların iki yanına verilen ad.[Atların toynağının içini, ayak tabanının ortasında bulunan üçgen biçimindeki sert parçayı anlatmak için de kullanılır.] İLE Halkalı. )
- BAKIG/BAQIG ile BAKIŞ/BAQIŞ ile BAQINGIL/BAKINGIL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bakma, bakış. İLE Bakış. İLE Bak! )
( İŞ KEDİNGE BAKINGIL/İŞ KEDİNGE BAQINGIL: Eyleminin sonucuna bak ve bunu düşün! )
- BAKIRLIG/BAQIRLIG ile BAKIRLIG/BAQIRLIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bakırlı. İLE Balasagun yakınlarındaki bir yerin adı. )
( BAKIRLI DAĞ/BAKIRLI TAG: Bakırlı dağ. )
- BALIG ile BALIK/BALIQ ile BALIK/BALIQ[Argu] ile BALIK/BALIQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yaralı. İLE Balık. İLE Çamur. İLE Kale, kent. )
( BEŞ BALIK/BALIQ: Beş kent. | YANGI BALIK/YANGI BALIQ: Yeni kent. )
- BÂLİĞ değil/yerine/= ERİN
- BALL MILLING ile/||/<> SONOCHEMISTRY ile/||/<> TRIBOCHEMISTRY ile/||/<> MEKANİK KİMYA
( Mekanik kuvvet ile kimyasal reaksiyon. )
( Formül: F → bond breaking )
- BANDING değil/yerine/= DARALTICI BANTLAMA
- BARAKA ile HUĞ
( ... İLE Saz ya da kamıştan yapılmış baraka. )
- BARAK/BARAQ ile BARAKLIG/BARAQLIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Tüylü bir köpek. İLE Baraq benzeri. )
- BARIG ile BARIG ile SASIG BARIG ile BARIK/BARIQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Varmak/ulaşmak, vardı/gitti. İLE Pis kokan herhangi bir şey. İLE İkileme. İLE Kişilere yönelik davranış ve tutum. )
- BASAR ile/||/<> BASARLIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dağ sarımsağı. İLE/||/<> Sarmısakla kaplı. )
- BAŞARI = SUCCESS[İng.] = SUCCÈS[Fr.] = ERFOLG[Alm.] = SUCCESSO[İt.] = ÉXITO[İsp.]
- BÂŞENG -ile
( Asma üzerinde bulunan üzüm salkımı. | Tohumluk olmak üzere alıkonulan sarı ve iri hıyar. )
- BASIG ile/||/<> BASINÇAK/BASINÇAQ ile/||/<> BASINDI ile/||/<> BASIKTI/BASIQTI ile/||/<> BASSIKTI/BASSIQTI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gece baskının yapılacağı yer. İLE/||/<> Baskı/eziyet altındaki kişi. İLE/||/<> Eziyet etti. İLE/||/<> Geceleyin saldırıya uğradı.[topluluk] İLE/||/<> Geceleyin saldırıya uğradı.[kişi] )
- BAŞKAN ile BAŞBUĞ
( ... İLE Eski Türklerde baş, başkan, komutan. | Osmanlı Devleti'nde savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin ya da milis güçlerinin komutanı. )
- BATIG ile/||/=/<> DERİN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir su yatağının, ırmağın derin yeri. İLE/||/<> ... )
- BEC İLE FERMİ GAS İLE RYDBERG ile/||/<> ULTRA SOĞUK ATOMLAR
( Mutlak sıfır yakını atom fiziği. )
( Formül: Tc = 2πℏ²n^(2/3)/mkB )
- BEDEL-İ FERÂĞ ile/||/<> BEDEL-İ MİSL ile/||/<> BEDEL-İ MÜSEMMÂ ile/||/<> TAKDÎR-İ BEDEL ile/||/<> MUBÂDİL
( Mîrî arazi ve çifte kiralı [icareteynli] vakıf taşınmazlarının tasarruf haklarının devredilmesi karşılığı alınan para. İLE/||/<> Arazi hukukunda tasarruf hakkı karşılığı emsaline uygun ödenen para. İLE/||/<> Akitte tayin olunan bedel. İLE/||/<> Bir gayrimenkul malın emsaline göre bedelini takdir etme . İLE/||/<> Başkasının yerine getirilmiş, bir şeye bedel tutulmuş. )
- BEDİZ/BURXAN ile BEDİZLİG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Put. İLE Süslü. )
- BEGINNING :/yerine BAŞLANGIÇ
- BEING vs. BEING SOMETHING
- BEING vs. MAKING
- BEING :/yerine VARLIK
- BELİ[Fars.] ile BELİĞ
( Evet. İLE Belagati olan, belagatli. )
- BELİĞ ile BELİK
( Belagati olan, belagatli. İLE Saç örgüsü. )
- BELİĞ ile/ve/||/<> BERİ
- BELİKLEMEK ile BELİK ile BELİĞ
- BELİRLE(N)ME, BELİRLENİM = DETERMINATION[İng.] = DÉTERMINATION[Fr.] = DAS BESTIMMEN[Alm.] = DETERMINAZIONE[İt.] = DETERMINACION[İsp.] = CONSTITUTIO, DEFINITIO, DETERMINATIO[Lat.] = HO HORISMOS, HE TAKSIS[Yun.] = VUCHA(T), MÂL[Ar.] = TAYÎN[Fars.] = BEPALING[Felm.]
- BELONG :/yerine AİT OLMAK
- BEN[Fars.] ile BENG[Fars.]
( Harman, ekin. | Bağ. | Çitlenbik. İLE Küçük çitlenbik. )
- BENZETME:
AYRINTILI ile KISALTILMIŞ ile PEKİŞTİRİLMİŞ ile GÜZEL(BELİĞ)
( )
- BERG[Fars.] ile BERG[Fars.]
( Bent, set. İLE Yaprak. )
- BERG[Fars.] ile BERK[Ar.]
( Yaprak. İLE Şimşek. )
- BER-TENG[Fars.] -ile
( At koşumunun sırt kayışı. | Cübbe ya da ferâce kuşağı. | Küçük çocuğu annesinin sırtına bağlamaya yarayan göğüs kuşağı. )
- 5G ile/ve/||/<> WI-FI 6
- BESTE ile FÜG
( ... İLE Çoksesli müzikte bir beste. )
- BESTE[Fars.] değil/yerine/= KÜĞ
( Farsça'da, "kapalı" ve "paket" demektir. )
- BETİM, BETİMLEME = TASVİR, TAVSİF = DESCRIPTION[İng., Fr.] = BESCHREIBUNG[Alm.] = DESCRIPTIO[Lat.] = DESCRIPCIÓN[İsp.]
- BEZDİRİ/YILDIRMA ile/ve/değil/||/<> GAZA GETİRME/TAHRİK ETME
( Yönelimli, stratejik ve kasıtlı davranış/lar. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Kandırıcı ve sömürücü tutum. )
( MOBBING vs. GASLIGHTING )
- BEZGEK ile BEZİG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Titreme. | Titremeli humma. İLE Ürperti. )
- Bİ[Oğuz] = BÖY/BÖG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Zehirli bir örümcek. )
- BIÇGAS ile BIÇIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kişiler arasında yapılan sözleşme/ahit. İLE Sözleşme, ahit. )
- BİG BANG ile/||/<> STEADY STATE
( Big Bang genişleyen sıcak başlangıç İLE steady state sürekli yaratım. )
( Formül: CMB kanıt İLE reddedildi )
- BIG :/yerine BÜYÜK
- BIGRIG/BOGRUG ile BOGRUL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Saman çuvalı, tulum ve benzerlerinde görülen şişkinlik. İLE Dolu bir heybe, bir tulum ya da benzeri nesnelerde görülen şişkinlik, çıkıntı. )
( BOGRUL KOY/BOGRUL QOY: Boğazı ak koyun. )
- BİJEN[Fars.] ile BİJENG[Fars.]
( İran söylencesinde(mitolojisinde] kahraman ünlü Rüstem'in kızkardeşinin oğlu. [Efrâsyab'ın kızı Münije'ye âşık olmasından dolayı Efrâsyab tarafından bir kuyuya hapsedilmişse de Münije'nin yardımıyla Rüstem tarafından kurtarılmıştır.] İLE Kapı anahtarı. )
- BİLİG ile BİLİG ile BİLİG ile BİLİŞ ile BİLSİKTİ ile BİLTÜRDİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bilgi [ilm]. İLE Bilgelik [hikmet]. İLE Us [akıl]. İLE Veri[malumat]. İLE Bilinir/bilindi. İLE Bilgilendirdi. )
- BIOORTHOGONAL ile/||/<> IN VIVO ile/||/<> LABELING ile/||/<> BİYOORTOGONAL KİMYA
( Canlı sistemlerde reaksiyon. )
( Formül: Tetrazine-TCO ligation )
- BÎREG[Fars.] ile BÎ-RENG[Fars.]
( Damarsız, soysuz, arsız. İLE Renksiz. | Renksiz, taslak durumunda bulunan resim. | İlâhî cevher. )
- BÎ-RENG değil/yerine/= İLÂHÎ CEVHER
- [simge] DAĞ:
BİREYDE ile/ve/||/<> TOPLUMDA
( Nefs. İLE/VE/||/<> Devlet. )
- BİRİG[Fars.] değil/yerine/= ÜZÜM SALKIMI
- BİRİNCİ/LİK ile BİRİNCİ EL ile BİRİNCİ ZAR ile BİRİNCİ ÇAĞ ile BİRİNCİ AYAK ile BİRİNCİ MEVKİ ile BİRİNCİ SINIF ile BİRİNCİ ZABİT/LİK ile BİRİNCİ KEMANCI/LIK
- BIRKIG/BIRQIG ile BIRKIRDI/BIRQIRDI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Atın ya da eşeğin homurtusü; ât bırqıgı denir. İLE At homurdandı. )
- BİTİG ile BİTİG ile BİTİG[Oğuz] ile BİTİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kitap. İLE Yazı. İLE Muska. İLE İlahi kitap. )
- BİTKİLEŞMEK ile BİTKİNLEŞMEK ile BİTKİ ile BİTKİN/LİK ile BİTKİCİ/LİK ile BİTKİNCE ile BİTKİSEL/LİK ile BİTKİ SÜTÜ ile BİTKİ NAKLİ ile BİTKİ BİLİMİ ile BİTKİ ÖRTÜSÜ ile BİTKİSEL YAĞ ile BİTKİ BİLİMCİ ile BİTKİ BİTLERİ ile BİTKİSEL HAYAT ile BİTKİ TOPLULUĞU ile BİTKİSEL KAZEİN ile BİTKİ COĞRAFYASI ile BİTKİ PATOLOJİSİ
- BİYOLOG değil/yerine/= DİRİMBİLİMCİ
- BİYOLOJİK ile BİYOLOJİK ile BİYOLOJİ BİLİMİ ile BİYOLOG ile BİYOLOJİ
( BIOLOGIC vs. BIOLOGICAL vs. BIOLOGISM vs. BIOLOGIST vs. BIOLOGY )
( معرفت الحيات ile شناسي عملي ile زيست شناسي ile زيستي ile زيست شناس ile علمالحيات )
( معرفت الحيات ile SHENASY AMELY ile ZYSET SHENASY ile ZYSETY ile ZYSET SHENAS ile علمالحيات )
- BOG ile/> YIĞIN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir mal yığını ya da çıkını. )
- BOĞAZ ÜNSÜZLERİ'NDE:
H ile/ve/||/<> K ile/ve/||/<> G
- BÖKSEG ile BÖKSEG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Göğüs ile boyun arasındaki bölge, göğsün yukarı bölümü. İLE Kadının memesi. )
- BOMBING :/yerine BOMBALAMA
- BOND :/yerine BAĞ
- BÖNG/BÖN ile/ve/||/<>/< ŞABANG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- BORBAG ile BORBADI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Erteleme, geciktirme. İLE Adam, işi savsakladı, üzerine düşünmedi. )
- BÖSMEK ile BÖSÜG ile BÖSGEÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dövmek. İLE Dayak. İLE Çörek. )
- BOZUK ile BOZUK[< BÜZÜRG]
( Bozulmuş olan. | Görevini yapamaz, işlemez duruma gelmiş. | Kızgın, sıkıntılı. İLE Türk halk müziğinde kullanılan, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük, dokuz telli bir saz. )
- BRAGG ile/||/<> SPEKTROMETRE
( X-ışını spektrometresi geliştirilmesi )
( William Henry Bragg tarafından 1913 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1942) (Ülke: İngiltere) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: X-ışını kristalografisi, Bragg yasası, kristal yapı analizi) (Nobel: 1915) )
- BRAGG ile/||/<> YASASI
( nλ = 2d sinθ formülü, X-ışını kırınımı için temel yasa )
( William Lawrence Bragg tarafından 1912 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1890-1971) (Ülke: Avustralya/İngiltere) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Bragg yasası, X-ışını kırınımı ile kristal yapı belirleme. En genç Nobel Fizik ödülü sahibi (25 yaş)) (Nobel: 1915) )
- BRANCHING değil/yerine/= DALLANMA
- BREAKTHROUGH ile BREATH-HOLD/İNG
( Araya giren. İLE Soluk tutmalı. )
- BRİFİNG değil/yerine/= ÖZETLEM
- BRİFİNG değil/yerine/= ÖZETLEM
- BRING :/yerine GETİRMEK
- BUILDING :/yerine BİNA
- BULDGING ile HUMP ile KREST
( Şişkinlik, çıkıntı. İLE Tümsek, hörgüç, kambur. İLE Kabartı, çıkıntı. )
- BULDOG ile BAKSIR/BOXER
( BULLDOG vs. BOXER )
( CANIS FAMILIARIS MOLOSUS HIBERNICUS cum ... )
- BÜLUĞ ile BÜLUĞ ÇAĞI
- BÜLUĞ değil/yerine/= ERGENLİK/ERİNLİK/YENİYETMELİK
- BÜLÛĞ ile REŞİT
( En erken başlangıcı erilde 12, dişilde 9 yaşındadır. Sonu, ikisinde de 15-16'dır. [İklime ve kişiye göre değişebilir.] İLE Reşit olma yaşı, [yasalarca] 18 yaşını tamamlayıncadır. )
( SİNN-İ BÜLÛĞ ile REŞÎD[< RÜŞD] )
- BULUN ile BULNAMAK/BULNAMAQ ile BULNATMAK/BULNATMAQ ile BULUNG ile BULUŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Tutsak. İLE Düşmanı tutsak etmek. İLE Tutsak almayı emretmek. İLE Köşe. İLE Başka birinin yaptığı işten birinin elde ettiği kazanç. )
- BULUŞMA = APPOINTMENT/MEETING[İng.] = RANDEVU/RENDEZ-VOUS[Fr.] = RENDEZVOUS/VERABREDUNG[Alm.] = APPUNTAMENTO[İt.] = CITA[İsp.]
- BUMERANG ile/ve BURGAÇ/EĞRİM/GİRDAP[Fars.]/ANAFOR[Yun.]
( ... İLE/VE Bir engelle karşılaşan su ya da hava akımının, dönerek ve çukurlaşarak yaptığı çevrinti, ters akıntıların oluşturduğu dönme, eğrim, çevri. )
- BUMERANG ile/ve FRİZBİ[İng. FRISBEE]
( BOOMERANG vs./and FRISBY )
- BURMAK/BURMAQ ile BURUTMAK/BURUTMAQ ile BURIŞ(BURUŞMA) ile BURKI/BURQI ile BURKITMAK/BURQITMAQ ile BURKIG/BURQIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kokma. | Buharının yükselmesi. İLE buharlanmasına neden olmak. İLE Kırışıklık.[deride ya da kumaşta] İLE Kırışık/buruşuk. İLE Buruşturmak. İLE Deride ya da benzer bir nesnede oluşan kırışıklık/buruşma. )
- BURUN ile BURUN ile BURUN ile BURUNG ile BULUNG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Burun. İLE Dağın doruğu. | Herhangi bir şeyin ilk parçası. İLE Ön. İLE Olanağı bulunan en uzak noktaya göre kabul edilen ok atım uzaklığı. İLE Köşe. )
- BÜRÜNÇÜK ile BÜRÜNG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kadın peçesi, yaşmak. İLE Girdap. )
- CABG/CORONARY ARTERY BYPASS GRAFTING değil/yerine/= KORONER ARTER BAYPAS GREFTLEMESİ
- CAD/COMPUTER AIDED DESIGN/MANUFACTURING değil/yerine/= BİLGİSAYAR DESTEKLİ TASARIM/ÜRETIM
- ÇAG ÇOG = GÜRÜLTÜ PATIRTI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- CAĞ ile CAĞ KEBABI
- CAĞ ile CAĞ ile CAĞ ile ÇAĞ
( Parmaklık, korkuluk. İLE Büyük bez. İLE Lavabo, banyo. İLE Zaman dilimi, vakit. | Yaşamın çocukluk, gençlik vb. dönemlerinden her biri, yaş. | Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası, dönem, devir. | Tarihin ayrıldığı dört büyük bölümden her biri, kurun. | Bir katmanın oluştuğu süre. )
- ÇAĞ ile/ve DÖNEM
( AGE vs./and PERIOD )
- ÇAĞ ile EKSEN ÇAĞI
( AGE vs. AXIAL AGE )
- ÇAĞ = EPOCH/AGE[İng.] = ÉPOQUE[Fr.] = EPOCHE[Alm.] = ERA[İt.] = ÉPOCA[İsp.]
- ÇAĞ ile/ve KOŞULLAR
( AGE vs./and CONDITIONS )
- ÇAĞ ile/ve/değil/yerine SÜREÇ
( [not] AGE vs./and/but PROCESS
PROCESS instead of AGE )
- ÇAĞ ile/||/<> YENİ ÇAĞ
( İstanbul'un Fethi'nden [1453'ten] Fransız İhtilâli'ne [1789'a] kadar süren dönem. )
- ASSELİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> ARTİNSKİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> ANİZİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> AALENİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> APSİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> ALBİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> AKİTANİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> TORTONİYAN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> MESSİNİYAN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> ZANKLEYAN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> BOREYAL ÇAĞ ile/ve/||/<>/> ATLANTİK ÇAĞ ile/ve/||/<>/> SUBBOREYAL ÇAĞ ile/ve/||/<>/> SUBATLANTİK ÇAĞ
( [yaklaşık...]
298.9 - 295.5 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. [Sisuraliyen Dönemi'nin dört evresinden ilki.] İLE/VE/||/<>/> 290.1 - 279.3 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. İLE/VE/||/<>/> 247.2 - 242 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. [Orta Triyas Dönemi'nde bulunan iki çağın altta olanı.] İLE/VE/||/<>/> 174 - 170.3 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi.[Orta Jura Dönemi'nin dört bölümünden en küçüğüdür. Bajosiyen Çağı'nın altında, Alt Jura Devresi'ndeki Toarsiyen Çağı'nın üzerinde yer alır.] İLE/VE/||/<>/> 125 - 113 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. [Dünya çapında biriken kayaları simgeleyen Alt Kretase Dönemi'ndeki altı ana bölümden beşincisi.][Bu çağın kayaları, Barremiyen Çağı'na ait kayaların üzerinde, Albiyen Çağı'na ait kayaların altında bulunur.] İLE/VE/||/<>/> 113 - 100.5 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. [Alt Kretase Dönemi'nin altı ana bölümünden en üstte olanı.][Apsiyen Çağı kayaçlarının üzerinde, Senomaniyen Çağı kayaçlarının altında] İLE/VE/||/<>/> 23.03 - 20.4 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. [Miyosen Devri kayaçlarının en erken ve en alt bölümü.][Aquitaine bölgesinde (Güneybatı Fransa) bulunan kayaçlardan] İLE/VE/||/<>/> 11.608.000 - 7.246.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. İLE/VE/||/<>/> 7.246.000 - 5.332.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. İLE/VE/||/<>/> 5.332.000 - 3.600.000 yılları arasındaki zaman dilimini kapsayan jeolojik zaman dilimi.9.000 - 7.500 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. İLE/VE/||/<>/> 7500 - 5000 yıl öncesine ait ıslak okyanus iklimi dönemi.[Kuzeybatı Avrupa'da, sıcaklıkların şimdikinden daha sıcak olduğu dönem.] İLE/VE/||/<>/> 5.000 - 2.500 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. İLE/VE/||/<>/> 2.500 yıl öncesinden başlar.[Holosen epoku içindeki son dönemdir.] )
- ÇAK ile ÇAĞ ile ÇAKI ile ÇAKICI/LIK ile ÇAKILI ile ÇAKISIZ ile ÇAĞ DIŞI/LIK
- ÇALANG = GEVEZE, KONUŞKAN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- ÇALIG ile ÇALING ile ÇALING
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kayıp, başıboş hayvan. İLE Sanki yanmış gibi çorak ve siyah olan, ot bitmeyen yer. İLE Bir Çin kâsesi. )
- ÇALMA ile ÇALPANG ile ÇALPAK/ÇALPAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kesek/tezek, kurutulmuş hayvan dışkısı. İLE Çamur. İLE Kir, pislik. )
- ÇAN ile/ve ZİL ile/ve GONG
- ÇANG ile ÇANGŞU
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Zil. İLE Küçük hırka. )
- CANLI = TİRİG = ZENDE, CÂNAVAR(CÂNOMANDÂN: CANLILAR)[Fars.] = HAYY[Ar.] = LIVING THING[İng.] = ÊTRE VIVANT[Fr.] = VIVO, ANIMAL[Lat.] = DAS BESEELTE, DAS LEBEWSESEN, DAS LEBENDIGE, DAS BELEBTE[Alm.] = TO ZÕN[Yun.] = VIVENTE[İt.] = LO VIVO[İsp.] = LEVEND WEZEN[Fel.] = LEVENDE VÆSEN[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]
- CANLILIK = TİRİGLİG = SERZENDEGÎ[Fars.] = el-HAYAVİYE/T[Ar.] = LIVELINESS[İng.] = VITALITÉ[Fr.] = VITALITAS[Lat.] = DIE BELEBUNG, DIE BELEBHEIT, DIE LEBENDIGKEIT, DAS LEBENDIGSEIN[Alm.] = HË EMPSÜKHË[Yun.] = VITALITA[İt.] = VIDALIDAD[İsp.] = LEVENDIGHEID[Fel.] = LIVLIGHED[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]
- CAPABLE OF DISCRİMINATING[İng.] değil/yerine/= ERGINLİK VE SEZGINLİK
- CARİYE/HALAYIK / AS/AWINÇU/KÜNG[dvlgtrk] ile/||/<> KARVAŞ/KARAVAŞ ile/||/<> MUTAK ile/||/<> HASEKİ ile/||/<> HASEKİ İKBAL
( ... İLE/||/<> Haremdeki cariye. İLE/||/<> Osmanlı'da özgürlüğü geri verilmiş kul ya da karavaş. İLE/||/<> Karavaşlar arasından seçilen, sultan gözdesi.[Erkek çocuk doğuran, saray cariyesi.] İLE/||/<> Sultanın gözde cariyesi. )
- ÇARUK/ÇARUQ ile ÇARUK/ÇARUQ / ÇARUKLUK/ÇARUQLUG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çarık. İLE Oğuzların bir kolunun adı. )
- CASTING[İng.] değil/yerine/= DENEME ÇEKİMİ/OYUNCU SEÇİMİ
- CATALAN ile/||/<> STIRLING ile/||/<> BELL ile/||/<> FIBONACCI ile/||/<> KOMBİNATORYAL SAYILAR
( Önemli sayı dizileri. )
( Formül: Cn = 1 ile1 ile2 ile5 ile14 ile42 ile... )
- CATERING[İng.] değil/yerine/= TOPLU YEMEK SUNUMU
- ÇAVŞANG ile ÇAVŞANG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gözü kızarmış, sulanmış kişi. İLE Makas. )
- CC/CORRELATION COEFFICIENT | CLOUD COMPUTING değil/yerine/= KORELASYON KATSAYISI | BULUT BİLİŞİM
- CEBİR = CEBR[Fars., Ar.] = ALGEBRA[İng., İt., İsp., Dan., Rus.] = ALGÈBRE[Fr.] = ARS RATIOCINANDI PER LITTERAS, ARS PER LITTERAS[Orta Lat.] = ALGEBRA, BUCHSTABENRECHNUNG[Alm.] = ALGEBRA, STELKUNDE[Fel.]
- CEILING :/yerine TAVAN
- ÇEKİG ile ÇEKİK/ÇÜPEK ile ÇEKİK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir yazıdaki yardımcı imler. İLE Küçük erkek çocuğunun eşeysel örgeni, pipi. İLE Serçeye benzer benekli bir kuş.[Kayalık yerlerde yaşar.] )
- ÇENG ve FLÜT
- ÇERAĞ ile ÇERAĞ UYANDIRMA ile ÇERAĞ DİNLENDİRME
- ÇERAG/Ğ[Fars.]/ÇIRA değil/yerine/= KANDİL, MUM, IŞIK | OTLAMA, OTLAK
- ÇERİG ile ÇERİG[Oğuz]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Savaştaki karşılıklı saflar. İLE Herhangi bir şeyin karşı tarafı. | Herhangi bir şeyin zamanı. )
- ÇETE[Bulg.] ile/değil/yerine/||/<>/< ÖRGÜT
( Yasa dışı işler yapmak ya da etrafındakileri korkutmak amacıyla bir araya gelmiş topluluk. | Ordu birliklerinden olmayan silahlı küçük birlik. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Ortak bir amacı ya da işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların ya da kişilerin oluşturduğu birlik. | Bir kuruluşa bağlı alt bölümlerin bütünü. )
- CHANG -ile
( Çin'de eski bir uzunluk ölçüsü. )
- CHANGING :/yerine DEĞİŞEN
- CHEBYSHEV İLE MARKOV İLE HOEFFDİNG ile/||/<> KONSANTRASYON EŞİTSİZLİKLERİ
( Olasılık sınırları veren eşitsizlikler. )
( Formül: P(|X-μ| ≥ kσ) ≤ 1/k² )
( Andrey Markov tarafından 1906 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1856-1922) (Ülke: Rusya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Markov zincirleri, stokastik süreçler) )
- ÇİFT BAĞ ile/||/<> ÇİFT BAĞ İZOMERLİĞİ
( Atomlar arasında iki elektronun ortaklaşa kullanıldığı bir bağlanma türü. İLE/||/<> İki ya da daha fazla nesnenin aynı temel bileşime fakat farklı çift bağlara sahip olması. )
( DOUBLE BOND VS. DOUBLE BOND iSOMERiSM )
( LA BANDE DOUBLE AVEC L'iSOMéRiSME DE LA BANDE DOUBLE )
( DOPPELBiNDUNG MiT DOPPELBiNDUNGSiSOMERiE )
- ÇİFT BAĞ ile/||/<> ÜÇLÜ BAĞ
( İki atom arasında iki bağ. İLE/||/<> İki atom arasında üç bağ. )
( İki atom arasında iki çift elektron paylaşımı. İLE/||/<> İki atom arasında üç çift elektron paylaşımı. )
- ÇIG ile ÇIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Göçebelerin çadırlarının içini bölümlere ayırmak için kullandığı sazdan yapılmış bir perde.[Bu sazlar, kamıştan daha ince ve yumuşaktır.] İLE Türk arşını.[Bu ölçü yaygın kullanılan arşınının üçte ikisi kadardır.][Göçebeler arasında, özellikle kumaşları ölçmede kullanılır.] )
- ÇİĞ ile ÇİĞ ÇİĞ ile ÇİĞ BÖREK ile ÇİĞ İPLİK ile ÇİĞ KÖFTE ile ÇİĞ RENKÇİ/LİK ile ÇİĞ TOPRAK ile ÇİĞ KÖFTECİ/LİK
- ÇİĞ ile/değil ÇİY/JALE[Fars.]
- ÇIĞ ile SERAK[Fr. < Lat.]
( ... İLE Dik yerlerden inen buzullarda, derin yarılmalar nedeniyle buz parçalarının koparak aşağıya düşmesi. )
- ÇIĞALANMAK ile ÇIĞ ile ÇIĞA
- ÇING ile/>< ÇINGRAK/ÇINGRAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çınlama. İLE/>< Gür ve pürüzsüz. [ses] )
- CİNS = CİNS[Fars., Ar.] = GENUS[İng., Lat.] = GENRE[Fr.] = GATTUNG[Alm.] = T0 GENOS[Yun.] = GENERE[İt.] = GENERO[İsp.] = SOORT[Fel.] = SLAGS[Dan.] = ROD[Rus.]
- ÇİRÂ[Fars.] ile ÇİRÂĞ[Fars.]
( Nasıl? İLE Fitil, kandil, mum. | Çırak. | Emekli, tekaüt. | Öğrenci, talebe. )
- ÇIRA[Fars. :Işık.] ile/ve/<> ÇIRAĞ
( Çam gibi reçineli ağaçların, yağlı çabuk yanmaya elverişli bölümü. | Lamba. İLE/VE/<> Mum, kandil, lamba gibi ışık aracı. )
- ÇIRAK[Fars. :Işık.] ve/<> ÇERAĞ[Fars.]
- ÇIRAK/LIK ile ÇIRAĞ
- ÇİRİRİG ile SES
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Pirinçten yapılmış kâse ya da benzer şeylerden çıkan sesin yansıması. İLE ... )
- CLOTHING :/yerine GİYİM
- CLUBBING değil/yerine/= ÇOMAKLAŞMA
- CLUSTER/ING değil/yerine/= KÜME/LEME
- CMB İLE BAO İLE TYPE IA İLE WEAK LENSİNG ile/||/<> KOZMOLOJİK PROBLAR
( Evren parametrelerini ölçme yöntemleri. )
( Formül: z = H₀d/c )
- ÇOCUK GELİŞİMİ KURAMLARINDA:
ABRAHAM MASLOW ve/||/<> ERIK ERIKSON ve/||/<> JEAN PIAGET ve/||/<> LAWRENCE KOHLBERG ve/||/<> JOHN BOWLBY
( Gereksinimler sıradüzenine işaret etmiştir. VE/||/<> Bireylerin, sorunlarını çözme olanaklarının bulunduğuna işaret etmiştir. Gelişimin, sekiz aşaması olduğunu öne sürmüştür. Benlik güçlerinin, gelişimsel sorunların başarılı biçimde çözülmesiyle kazanıldığına işaret etmiştir. VE/||/<> Bilişsel gelişimin aşamalarını ortaya koymuş ve çocukların, belirli gelişimsel aşamalara özgü, beceri ve davranışlarının olduğunu, kavramlarla açıklamıştır. VE/||/<> Piaget'in önerdiği, bilişsel gelişim kavramları ile ahlâkî kavramların kazanımı arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. VE/||/<> Çocuğun, duygusal ve davranışsal gelişimi ile ilgisi olduğu düşünülen, anneye bağlanmaya vurgu yapmış ve bağlanma kuramını ortaya atmıştır. )
- çoğ. ile coğ.
( "Çoğul"un kısaltması. İLE "Coğrafya"nın kısaltması. )
- ÇOG ile ÇOG ile ÇOGI/ÇAGI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Güneşin kavuruculuğu, parlaklığı. İLE Odunun kor duruma geldikten sonra ateşten çıkan alevi. İLE Gürültü. )
- COMMENT vs. LOOKING
- CONFORMAL MAPPİNG ile/||/<> BİHOLOMORPHİC
( Conformal açı koruyan, biholomorphic bijektif analitik. )
( Formül: Angle preserving İLE bijective analytic )
- CONSPICUOUS vs. EMINENT vs. DISTINGUISHED vs. NOTICEABLE vs. OUTSTANDING vs. PROMINEN vs. REMARKABLE vs. SALIENT vs. STRIKING
- COOKING :/yerine YEMEK PİŞİRME
- COUPLING değil/yerine/= EŞLEŞME
- ÇÖZÜM = SOLUTION[İng.] = SOLUTION[Fr.] = LÖSUNG[Alm.] = SOLUZIONE[İt.] = SOLUCIÓN[İsp.]
- CRAZİNG ile/||/<> SHEAR YİELDİNG
( Crazing çatlak öncesi mikro void, shear plastik akma. )
( Formül: Gevrek İLE sünek )
- CROSS-COUPLING ile/||/<> TRADITIONAL COUPLING
( Cross-coupling metal katalizörlü C-C bağ oluşumuyken İLE traditional coupling stoichiometric reaktif gerektirir )
( Formül: Pd-catalyzed )
- CUICUILCO ile/ve STONEHENGE ile/ve AVEBURY ile/ve CASTLERIGG ile/ve NEWGRANGE
( Meksika. İLE/VE İngiltere'de. İLE/VE İngiltere'de. İLE/VE İngiltere'de. İLE/VE İrlanda'da. )
- CUSHİNG ile/||/<> ADDİSON
( Gövdede aşırı kortizol üretimi. İLE/||/<> Gövdede yetersiz kortizol üretimi. )
- CYBERING ile LURKING
- DAĞ, KÛH[Fars.] ile/ve RÂG[Fars.]
( ... İLE/VE Dağ eteği. | Çayırlık, çimenlik, bağlık, bahçelik. )
- DAĞ ile/ve AKLAN/MAİLE[Ar.]
( ... İLE/VE Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri. )
- DAĞ ile/||/<> AŞAK/AŞAQ[Oğuz] ile/||/<>
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( ... İLE Dağ eteği. )
- DAĞ ile/ve/değil/yerine/<>/>/>< BAĞ
( Bakmazsak/özenmezsek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>/>< Bakarsak/özenirsek. )
- DAĞ ile BALKAN
( ... İLE Sarp ve ormanlık sıradağlar. )
- DAĞ ile/ve BERDENG[Fars.]
( ... İLE/VE Çöl ortasında bulunan küçük dağ ve tepe. )
- DAĞ ile BÎSÜTÛN
( Şîrîn'in emriyle, Ferhad'ın deldiği dağ. Bugün Bağdat ile Hamedan arasında Kirman Şâh'ın 30 km. doğusunda kalır. Dik, kayalık ve sarp bir dağdır. )
- DAĞ ile/değil/yerine/>< DENİZ
( Uzaklaştırır, ayırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yakınlaştırır, birleştirir. )
- DAĞ ile/||/<> GÖKKUŞAĞI DAĞI/VINICUNCA
( ... İLE/||/<> Peru'da. )
- DAĞ ve/||/<>/> KAR
( Dağına göre kar... )
( MOUNTAIN and/||/<>/> SNOW )
- DAĞ ile/ve/||/<> KAR
( Dağına göre kar. )
( MOUNTAIN vs./and/||/<> SNOW )
- [NE] DAĞ ne de KASABA
- DAĞ ile TEPE
( ŞİMRÂH: Dağ tepesi. )
( BÎSÜTÛN: Âşık Ferhad'ın, sevgilisi Şîrîn'in emriyle Kermanşah civarında deldiği dağ. | Gökyüzü. )
( Sevgili Ersin Alok'un çektiği dağ fotoğraflarını görmek için burayı tıklayınız... )
(
)
( En yüksek dağlar:
Mauna Kea (Hawaii) 10.200 m.
Everest (Nepal) 8848 m.
K2 (Kaşmir) 8611 m.
Kangchenjunga (Nepal) 8600 m.
Makalu (Nepal) 8481 m.
Dhaulagiri (Nepal) 8172 m.
Nanga Parbat (Kaşmir) 8126 m.
Annapurna (Nepal) 8078 m.
Gasherbrum (Kaşmir) 8068 m.
Gosainthan (Tibet) 8013 m. )
( CEBEL[çoğul > CİBÂL] ile ... )
( KÛH ile ... )
( MOUNTAIN vs. HILL )
- DAĞ ile TÛR
( ... İLE Hazreti Musa'nın ilâhi tecelliye mazhar olduğu dağ. )
- DAĞ ile/ve YANARDAĞ
( Cameroun
Cotopaxi
Etna
Fujiyama
Hecla
Mauna Loa
Mount St. Helens
Popacatapetl
Stromboli
Tristan de Cunha
Vesuvius )
( ... ile/ve
)
( CEBEL ile/ve BÜRKÂN )
( MOUNTAIN vs./and VOLCANO[< Fr.] )
- DÂG[Fars.] değil/yerine/= YANIK YARASI
- DAĞ ile/ve YAYLA
( ... İLE/VE Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası. PLATO | Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın, yaşam koşulları güç olduğundan dolayı boş bırakılan, yazınsa havası iyi ve serin olan dinlenme yeri. )
( CEBEL[çoğ. CİBÂL], TAVD[çoğ. ATVÂD] ile/ve ... )
( KÛH ile/ve ... )
( MOUNTAIN vs./and UPLAND/HIGH PLATEAU )
(1996'dan beri)