Bugün[08 Nisan 2026]
itibarı ile 7.035 başlık/FaRk ile birlikte,
7.035 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(8/30)


- GAUSS-OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS OKÜLERİ


- GAUSSIAN OPTICS[İng.] / OPTIQUE DE GAUSS[Fr.] / GAUSSSCHE OPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS OPTİĞİ


- GAUSS YASASI ile/||/<> FARADAY YASASI

( Gauss elektrik akısı ile yük ilişkisi, Faraday değişen manyetik akı ile EMK ilişkisidir. )

( Formül: ∮E·dA = Q/ε₀ İLE ε = -dΦ/dt )

( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )


- GAUSS[İng.] / GAUSS[Fr.] / GAUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS


- GAUSSİAN ÜYELİK ile/||/<> SİGMOİD ÜYELİK

( Gaussian çan eğrisi, sigmoid S-eğrisi şeklindedir )

( Formül: μ(x) = exp(-(x-c)²/2σ²) )

( Carl Friedrich Gauss tarafından 1801 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- GAVAJ/GAVAGE[İng.] değil/yerine/= BORUCUKLA BESLEME


- GAVÎ[Ar. çoğ. GAVÛN, GUVÂT | "ga" uzun okunur] ile GAVÎ[Ar.]

( Azgın, azmış, yoldan çıkmış adam. İLE Çok azmış, çok azgın. )


- GAVOT[Fr.] -ile

( Bir tür, eski, Fransız halk dansı. )


- GAVS[Ar. çoğ. AGVÂS] ile GAVS[Ar.]

( Yardım, muâvenet. | Yardım istemek için bağırma, medet. | Yardımcı, imdada yetişen.[GAVS-I A'ZAM: Abdülkadir-i Geylânî] İLE Suya dalma, dalgıçlık. | İçine girmek için bir şeyi derinleştirme, iyice anlama. )


- GAVS ile GAVS-I ÂZÂM

( ... İLE İki kutbiyet makamında da bulunan zât. )

( YARDIMCI, İMDÂDA YETİŞEN | VELÎYULLAH | MEDET, NUSRET ile ABDÜLKADİR-İ GEYLÂNÎ (KUTB) )


- GAVS-I ÂZÂM / KUTB-U ÂLEM


- GAVS-I URÛC ile/ve/<> GAVS-I NÜZÛL

( ORTADA: HATT-I İSTİVÂ )


- GAVTA[Ar. çoğ. AGVÂS] ile GAVTA[Ar.]

( Toprağın çukurluğu. | Sulak yer, ağaçlık yer. Düzlük, ova. İLE Su içindeki derinlik. )


- GAVURLAŞMAK ile GAVUR/LUK ile GAVURCA ile GAVUR İCADI ile GAVUR İNADI ile GAVUR BAKLASI ile GAVUR EZİYETİ


- GAY(HOMO/"İBNE") ile TRAVESTİ/TRANSVESTİ ile TRANSEKSÜEL("DÖNME")

( Gay: Homoseksüel. Lezbiyenler için de kullanılır. Gay(Daha çok bilinen): Eril görünümde olup, öteki eril görünümlü kişilerle yakın ilişki kuran ve eşeysel/anal(pasif ve/ya da aktif) ilişkiye giren kişilere verilen ad. İLE Tra(ns)vesti: Eril gövde doğumlu olup, daha sonra dış görünümünde dişilliğe bürünen fakat penis ve testisleri(ya da sadece penisleri) yerinde durmaya devam eden(bazılarının testislerin olduğu bölgeye, (penis aynı yerinde kalarak) penisin altına, görünümü ve işlevselliğini taşıyan vajina oluşturan, eril gövdelerle ilişkiye(daha çok para/maddi çıkar karşılığı) giren kişilere verilen ad. İLE Transeksüel: Gövdesini tamamen öteki gövdenin biçimine büründürmüş, göğüs ve eşeysel örgenlerini tamamıyla ve birebir değiştiren, çeşitli "homoseksüel" ilişkiler kuran kişilere verilen ad. )


- GAY-LUSSAC'S LAW[İng.] / GAY-LUSSACLOI DE[Fr.] / GAY-LUSSACCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GAY-LUSSAC YASASI


- GAY vs. TRANSVESTITE vs. TRANSEXUAL


- GAY :/yerine EŞCİNSEL


- GAYB/GAİB ile/ve/değil EŞİK


- GAYB ile HARİÇ


- GAYB ile HAZIR


- GAYB ile YOK/VAROLMAYAN


- GAYBE/GAİBE İMAN değil GAYB/GAİB'TEN İMAN(EMİN OLMA)

( Eşiklerimizin/sınırlarımızın farkında olarak ve kabul ederek, sınırlarımızın ötesinde olanlarla kendimizi gereğinden fazla zorlamamak. )


- GAYDA ile GAYDACI/LIK


- GAYDA/TULUM ile KALİNKA

( ... İLE Rus gaydası. )


- GAYE[Ar.]/AMAÇ[Fars.] değil/yerine/= EREK


- GAYE ile GAYET ile GAYELİ/LİK ile GAYESİZ/LİK


- GÂYE/LİMİT değil/yerine/= SINIR


- GAYET TABİİ Kİ" değil GAYET TABİİ (YA DA TABİİ Kİ)


- GAYET[Ar.] değil/yerine/= PEK


- GÂYETU'Ş-ŞEY'İ[Ar.] ile MEDÂHU[Ar.]


- GAYR değil/yerine AKIL


- GAYR ile GAYRİ ile GAYRI


- GAYR'A BENZEMEK değil/yerine HAKK'A BENZEMEK


- GAYRET[Ar.]/EFOR[Fr./İng. < EFFORT] (ETMEK) değil/yerine/= ÇABA/LAMAK


- GAYRET ile/ve GAYÛR

( Kişinin/kulun uğraşları. İLE/VE Allah'ın kulu için uğraşı. )


- GAYRET ile GERİLİM


- GAYRET ve/||/<>/< HAYRET


- GAYRET ve/||/<>/> RİAYET


- GAYRET ile/ve TAHSİL

( Kişiden. İLE/VE Allah'tan. )


- GAYRET ve/<> TEVEKKÜL


- GAYRET ile/ve/> TEVHİD


- GAYRETKÂR değil/yerine/= ÇABACIL


- GAYRETLENMEK ile GAYRETLENDİRMEK ile GAYRET ile GAYRETLİ/LİK ile GAYRETSİZ/LİK ile GAYRET KUŞAĞI


- GAYRİ AHLÂKÎ değil/yerine/= KILINÇ DIŞI


- GAYR-I HABERİYE(İNŞAÎ) ile HABERİYE(MEŞKÛKE)

( Emir, nehy, soru. İLE Şekk, şüphe. )


- GAYRİ İHTİYARİ ile DİRENÇ/İSTEM/İSTENÇ DIŞI/KENDİLİĞİNDEN


- GAYR-I MÜMKÜN değil/yerine/= OLANAKSIZ


- GAYRÎ ile/değil/yerine DAHİLÎ


- GAYR/Î ile/değil GAYB/Î


- GAYRI ile GAYRİ

( Artık. İLE Başka. )


- GAYRI ... ile/ve/||/<> NA...


- GAYRİMENKUL[Ar.] değil/yerine/= TAŞINMAZ


- GAYRİSAFİ MİLLİ HÂSILA değil/yerine/= KESİNTİSİZ ULUSAL GELİR


- GAYRİSAFİ ile GAYRİSAFİ HASILAT ile GAYRİSAFİ MİLLİ HASILA


- GAYRIYET TEMEYYÜZÜ ile/ve/||/<>/> HÜVİYET TEMEYYÜZÜ


- GAYTA[Ar.] ile/değil/yerine GAYDA[Bulgarca]/TULUM

( İnsan dışkısı. İLE/DEĞİL Müzik aleti.[Trakya'lı, Bulgar, Makedon ve İskoçlar'ın ulusal çalgısı.] )

( ... ile/değil DANKİYO )

( ... ile/değil TSIMPONA )

( [Lazca] ... ile/değil GUDA )


- GAYÛR[< GAYRET] değil/yerine/= GAYRETLİ, ÇOK ÇALIŞKAN | DAYANIKLI [GAYYÛR değil!]


- GAYYA ile/ve/||/<>/> GAYYA KUYUSU

( Cehennemde bulunduğu varsayılan bir kuyunun ya da derenin adı. İLE/VE/||/<>/> İçine düşüldüğünde kolay çıkılamayan dertli, belâlı yer ya da durum. )


- GAYYÛR değil GAYÛR


- GAYZ -ile

( HİDDET, ÖFKE, KIZMA )


- GAYZ değil/yerine/= HINÇ


- GAYZERİT[Fr. < GEYSÉRITE] değil/yerine/= KAYNAÇTAŞI

( Volkan bölgelerinde oluşan silisli çökelti. )


- GAZ (KİMYASI) ile/||/<> PLAZMA (KİMYASI)

( )

( Langmuir tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1881-1957) (Ülke: ABD) (Alan: Kimya, Fizik) (Önemli katkıları: Plazma terimi, yüzey kimyası) (Nobel: 1932) )


- GAS BLEACHING[İng.] / GAS BLEICHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ AĞARTIMI


- VISCOSITÉ DES GAZ[Fr.] ile/değil/yerine/= GAZ AĞDALILIĞI


- GAS CURRENT[İng.] / COURANT GAZEUX[Fr.] / GASSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ AKIMI


- GASDURCHFLUSSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ AKIŞÖLÇER


- GAS BALLOON[İng.] / GAS BALLON[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ BALONU


- GAS BREAKDOWN, GAS VACUUM BREAKDOWN[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ BOŞALMASI


- BLOW HOLE[İng.] / SOUFFLE (COUP)[Fr.] / GASBLASE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ BOŞLUĞU


- GAZ BULUTU ile HİMİKO BULUTU

( ... İLE Tüm evrende, gözlemlenebilen en büyük nesnedir.[Bizden 12 milyar ışık yılı uzaklıktaki gaz bulutu] )


- GAS MULTIPLICATION[İng.] / MULTIPLICATION DES GAZ[Fr.] / GASVERMEHRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ ÇOĞAL(T)MASI


- GAS SOLUBILITY[İng.] / SOLUBILITÉ D'UN GAZ[Fr.] / GASLÖSBARKEIT, GASLÖSLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ ÇÖZÜNÜRLÜĞÜ


- GAS DYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ DEVİNBİLİM


- GAS KINEMATICS[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ DEVİNİM


- GASEOUS DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION GAZEUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= GAZ DİFÜZYONU


- DYNAMIQUE DES GAZ[Fr.] / GASDYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ DİNAMİĞİ


- GAS SENSING PROBE[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ DUYARLI PROB


- GAS ELECTRODE[İng.] / GAS ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ ELEKTRODU


- GAS EXPANSION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ GENLEŞME KATSAYISI


- GASEXPANSION[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ GENLEŞMESİ


- GAS CELL FREQUENCY STANDARD[İng.] / ÉTALON DE FRÉQUENCE À CELLULE GAZEUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= GAZ GÖZELİ/HÜCRELİ FREKANS ÖLÇÜNÜ/STANDARDI


- GAS CELL[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ GÖZESİ/HÜCRESİ


- DÉFAILLANCE DU GAZ[Fr.] / GASVERSAGEN, GASZUSAMMENBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ KESİLMESİ


- GAZ (KİMYASI) ile PLAZMA (KİMYASI)

( Belirli biçim ve oylumu olmayan nesne durumu. Moleküllerin serbestçe hareket ettiği nesne durumu. İLE İyonize olmuş gaz durumu. )

( Gaz durumundaki nesnelerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE Plazma durumundaki nesnelerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- CINÉMATIQUE DU GAZ[Fr.] / GASKINEMATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ KİNEMATİĞİ


- GAS CHROMATOGRAPHY[İng.] / GAS CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ KROMATOGRAFİSİ


- GAS LASER[İng.] / LASER À GAZ[Fr.] / GASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ LAZERİ


- GAS MASER[İng.] / MASER À GAZ[Fr.] / GASMASER[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ MAZERİ


- GAS MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE DES GAZ[Fr.] / GASMECHANIKER[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ MEKANİĞİ


- GASZENTRIFUGEPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ MERKEZKAÇLAMA İŞLEMİ


- GAZ MOLEKÜLÜNDE:
SICAKLIĞIN YÜKSELMESİ ile/ve/||/<>/> HIZLI HAREKET

( Bir gazın molekülleri, sıcaklık yükseldikçe daha hızlı hareket eder. Bununla birlikte, moleküllerin arasındaki çarpışmasnın şiddeti de artar. Moleküllerin ortalama hızı, mutlak sıcaklğın kare köküyle orantılıdır. )

( Artan sıcaklığın, Güneş'in atasında bulunan hidrojen gazı üzerindeki ilk etkisi, çarpışmalar sonucunda hidrojen moleküllerinin [H2] ayrı ayrı hidrojen atomlarından oluşan bir gaz [H] üretmek üzere parçalanması olmuştur. )


- GASMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ ÖLÇER


- GAS CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DU GAZ[Fr.] / GASKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ SABİTİ


- GAS CENTRIFUGE PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ DE CENTRIFUGATION GAZEUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= GAZ SANTRİFÜJLEME İŞLEMİ


- GAS COOLED REACTOR[İng.] / RÉACTEUR REFROIDI AU GAZ[Fr.] / GASGEKÜHLTER REAKTOR, GASGEKÜHLTER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ SOĞUTMALI TEPKİLEŞİM/REAKTÖR


- GAS GENERATING BOTTLE[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ ÜRETİM ŞİŞESİ


- DÉFAILLANCE DU VIDE GAZEUX[Fr.] ile/değil/yerine/= GAZ VAKUM BOZULMASI


- GASVAKUUMZUSAMMENBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ VAKUMU BOZULMASI


- GAZ VERMEK" ile/değil/yerine/||/<>/>< "GAZ ALMAK"


- VISCOSITY OF GAS[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ VİSKOZİTESİ


- FUEL GAS[İng.] / HEIZ GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ YAKIT


- GASVERSAGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ YETERSİZLİĞİ


- GASENTARTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ YOZLAŞMASI


- GAZ BALON


- GAZ ile ÇAMUR GAZI

( ... İLE Aktifleştirilmiş çamurlu arıtım sürecinde açığa çıkan %70 metan ve %30 karbondioksit karışımı bir gaz yakıt. )


- GAS[İng.] / GAZ[Fr.] / GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ


- GAZ ile GAZ OCAĞI ile GAZ ODALARI ile GAZ MASKESİ ile GAZ SAYACI ile GAZ YAĞI ile GAZ POMPASI ile BENZİN İSTASYONU ile GAZ TANKI ile GAZ VERMEK ile GAZ VANASI

( GAS vs. GAS BURNER vs. GAS CHAMBERS vs. GAS MASK vs. GAS METER vs. GAS OIL vs. GAS PUMP vs. GAS STATION vs. GAS TANK vs. GAS UP vs. GAS VALVE )

( بنزين ile باگاز خفه کردن ile گازدار کردن ile گاز ile گازسوز ile اتاق گاز ile ماسک ضد گاز ile گازسنج ile نفت گاز ile پمپ بنزين ile پمپبنزين ile باک ile بنزين زدن ile شير گاز )

( BENZYNE ile BAGAZ KHFEH KARDAN ile GAZDAR KARDAN ile GAZ ile GAZSOOZ ile OTAGH GAZ ile MASK ZED GAZ ile گازسنج ile NAFT GAZ ile POMP BENZYNE ile POMPEBANZYNE ile BAK ile BENZYNE ZADAN ile SHYR GAZ )


- GAZ[Fr. < Lat. CHAOS[Van Helmont] | "ga" uzun okunur] ile GAZ[Fr. < GAZE] ile GÂZ[Ar.]

( Normal basınç ve sıcaklıkta, olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapmak özelliğinde olan akışkan nesne. İLE Tül. İLE Diş. | Dişle tutma, ısırma. )


- GAZ ile GAZA ile GAZİ/LİK ile GAZ TAŞI ile GAZ YAĞI ile GAZ BETON ile GAZ İBİĞİ ile GAZ OCAĞI ile GAZ PEDALI ile GAZ SAYACI ile GAZ SOBASI ile GAZ YUVARI ile GAZ ÖLÇÜMÜ ile GAZ BOMBASI ile GAZ LAMBASI ile GAZ MASKESİ ile GAZ BOYAMASI ile GAZ DEDEKTÖRÜ ile GAZ KOROZYONU ile GAZ GÖSTERGESİ ile GAZİLER HELVASI


- GAZ ile GAZA ile GAZİ/LİK ile GAZ TAŞI ile GAZ YAĞI ile GAZ BETON ile GAZ İBİĞİ ile GAZ OCAĞI ile GAZ PEDALI ile GAZ SAYACI ile GAZ SOBASI ile GAZ YUVARI ile GAZ ÖLÇÜMÜ ile GAZ BOMBASI ile GAZ LAMBASI ile GAZ MASKESİ ile GAZ BOYAMASI ile GAZ DEDEKTÖRÜ ile GAZ KOROZYONU ile GAZ GÖSTERGESİ ile GAZİLER HELVASI


- GAZ ile GRİZU[Fr.]

( ... İLE Normal sıcaklık ve basınçta, kömür ocaklarında açığa çıkan ve büyük bölümü saf metandan oluşan, kolayca tutuşabilen gaz. )


- GAZ ve/<> KABIZLIK/İNKIBAZ


- GAZ KATI


- GAZ ile KRİPTON[Fr. < KRYPTON]

( ... İLE Atom numarası 36, atom ağırlığı 83,8 olan, atmosferde yarım milyonda bir oranında bulunan, renksiz, kokusuz bir soy gaz. [simgesi Kr] )


- GAZ ile KSENON[Fr. < XENON]

( ... İLE Atom numarası 54, atom ağırlığı 131,30 olan, havada on milyonda bir oranında bulunan, renksiz, kokusuz asal gaz. [simgesi: Xe] )


- GAZÂ[Ar.] ile/||/<> CİHAD[Ar.]


- [ne yazık ki]
!GAZA[Ar.] ile !GAZVE[Ar.]

( [ne yazık ki][tamamen eskide kalmış olması dileğiyle...]
İslâm'ı korumak ya da yaymak amacıyla müslüman olmayanlara karşı yapılan savaş. İLE Arap derebeylikleri arasında yapılan savaş. | Din uğruna yapılan savaş. | Savaşın başında peygamber varsa. )


- GAZAB[Ar.] ile GAYZ[Ar.]


- GAZAB[Ar.] ile HARD[Ar.]


- GAZAB[Ar.] ile İRÂDETÜ'L-İNTİKÂM[Ar.]


- GAZAB[Ar.] ile İŞTİYÂT[Ar.]


- GAZAB[Ar.] ile SUHT-SAHT[Ar.]


- GAZAL[Ar.] ile GAZEL[Ar.] ile GAZEL[Ar.]

( Ceylan. İLE Divan Edebiyatı'nda, beş ile onbeş beyit arasında değişen, ilk beytinin dizeleri birbiriyle, sonraki beyitlerinin lirik konularda yazılan nazım biçimi. | Lâtif. | Bayanlar için söylenilen güzel ve aşk dolu söz. | Türk müziğinde, belirli bir kurala bağlı olmadan, bir kişi tarafından, herhangi bir makamda gezinerek sesle yapılan taksim. İLE Sonbaharda kuruyup dökülen ağaç yaprağı. )


- GAZÂLÎ ve FAHREDDİN RÂZİ


- GAZANFER AĞA SEBİLİ ile/ve GAZANFER AĞA SEBİLİ

( Fatih Bozdoğan Su Kemeri ve Karikatür Müzesi yanında. İLE/VE Eyüp, Otakçılar'da. )

( Kapı Ağası Gazanfer Ağa, Mimar Davud Ağa'ya yaptırtmıştır. [1596] İLE/VE Kızlar Ağası Gazanfer Ağa yaptırmıştır. [1599] )


- GAZANFER ÖZCAN PARKI :

( Darüşşafaka Mahallesinde Pelin sokakta olup 3562,00 m²'lik bir alanı kapsamaktadır, 180,00 m²'lik yeşil alanı, 40,00 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- GAZANFER ÖZCAN ve/||/<> FECRİ EBCİOĞLU

( )


- GAZAP ile GADAP

( Gadap kibirden beslenir, kibirin kökü şirktir. )

( İkisi de aynıdır. Z'nin D olarak okunmasından dolayı fark varmış gibi algılanır. )


- GAZAPLANMAK ile GAZAPLANDIRMAK ile GAZAP ile GAZAPLI ile GAZAPSIZ


- GAZE :/yerine BAKMAK (DİKKATLİ)


- GAZE["ga" uzun okunur][Fars.] ile GÂZE[Fars.]

( Allık. İLE Çocuk salıncağı. )


- GAZEL ile GAZALİ

( GHAZAL vs. GHAZALEH )

( غزال ile غزاله )

( GHZAL ile GHZALEH )


- GAZEL/KASİDE ile MÜŞATTAR

( ... İLE Dizeleri arasına ek olarak ayrıca dizeler getirilmiş gazel ya da kasîde, teştîr edilmiş. )


- GAZELLENMEK ile GAZEL ile GAZEL DAMARI


- GAZETE OKUMAK ile/ve/<>/||/değil/yerine KİTAP OKUMAK


- CERİDE[Ar.]/GAZETE[İt. < GAZZETTA] değil/yerine/= ÇAĞIM/ÇAVBET


- GAZETE ile GAZETECİ

( GAZETTE vs. GAZETTEER )

( مجله رسمي ile مجله نويس )

( MAJLEH RASMY ile MAJLEH NOYS )


- GAZETE ile/ve/||/<> RESMÎ GAZETE


- GAZETE ile TAKVİM-İ VEKÂYİ

( ... İLE Osmanlı Devleti'nin ilk resmi gazetesi. 01 Kasım 1831'de yayımlamaya başlamıştır. Siyasal haberlerin ve bildirilerin yanı sıra, yasaları, tüzükleri de tam metin verir, ayrıca iç ve dış önemli olaylarla fen, sanat, ticaret ve ziraat İLE ilgili haberler de içerirdi. )


- GAZETECİ değil/yerine/= ÇAĞIMCI, BİLDİRİCİ


- GAZETECİ ile/ve FOTOĞRAFÇI


- GAZETECİ/LİK ile/ve/değil/||/<> YAZAR/LIK


- GAZETECİLİK ile/ve/||/<>/>< YAZIN


- GAZETE/LİK ile GAZETECİ/LİK


- GAZİ EKREM HASAN PAŞA ÇEŞMESİ :

( Rumelifeneri İskele Caddesinden limana inerken yolun sağ tarafında bulunan bir duvar çeşmesidir (H.1191, M.1775). Bir ismi de "Liman Çeşmesi'dir". Su akışı vardır. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: Hak budur Gâzî Ekrem şeçi Hasan Paşa velî kıldı bu çeşme - sâr - ı ber - resm - i bîhîn tarz'ı". )


- GAZİ EKREM HASAN PAŞA ÇEŞMESİ :

( Rumelifeneri köy içindeki parkın içindedir (H.1191, M.1745) Bir ismi de "Park çeşmesi" dir. Bu çeşme kitabesinden anlaşılacağı gibi Gazi Ekrem Hasan Paşa tarafından yaptırılmıştır. Çeşme kitabesinde şöyle yazmaktadır: Hak budur Gâzî Ekrem Seçi Hasan Paşa velî kıldı bu çeşme - sâr - ı ber - resm - i bîhîn tarz'ı mu'allayı". )


- GAZİ HACI SUAT UYSALLAR MEYDANI :

( Sarıyer çarşı içindedir. Ortaçeşme Caddesi, Türbe çeşme ve Hamam Sokağa bakar. Bir yanı ile de Sarıyer Yeni Merkez Camii ön tarafıdır. Meydanın cami tarafı Sarıbaba Parkıdır. )


- GÂZİ ile GÂZİ ile GAZÎ

( Savaştan, sağlam ya da (az/çok) yaralı çıkan. İLE Mustafa Kemal ATATÜRK İLE "Gezi" için gaz yiyen. )


- GAZİANTEP ile GAZİANTEPLİ/LİK


- GAZİNO ile GAZİNOCU/LUK


- GAZÎR[Ar.] ile GAZÎR[Ar.]

( Yumuşak, mülâyim, tatlı, nâzik, uysal. İLE Çok. )


- GAZIŞI ile GAZIŞIL


- GAZLAMAK ile GAZLANMAK ile GAZLAŞMAK ile GAZLAŞTIRMAK ile GAZLAYABİLMEK


- GAZLAR ile ASAL/SOY GAZLAR

( ... İLE Atomlarının dış elektron halkaları tamamıyla ya da geçici olarak elektrona doymuş olan helyum, neon, argon, kripton, ksenon gazları. )


- GAZLAR ile/ve ASIL GAZLAR

( ... İLE/VE Helyum, neon, argon, kripton, ksenon, radon. )


- GASVISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLARIN AĞDALLIĞI


- COEFFICIENT DE L'EXPANSION DES GAZ[Fr.] / GASEXPANTION-KOEEFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLARIN GENLEŞME KATSAYISI


- EXPANSION OF GAS[İng.] / EXPANSION DES GAZ[Fr.] / GASAUSDEHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLARIN GENLEŞMESİ


- KINETIC THEORY OF GASES[İng.] ile/değil/yerine/= GAZLARIN KİNETİK TEORİSİ


- GASFÖRMIGEDIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLI DİFÜZYON


- GAS FILLED DIODE[İng.] / DIODE REMPLIE DE GAZ[Fr.] / GASGEFÜLLTEDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLI DİYOT


- CELLULE AU GAZ[Fr.] ile/değil/yerine/= GAZLI GÖZE/HÜCRE


- GAS-ZELLENFREQUENZSTANDARD[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLI PİL FREKANS STANDARDI


- GASZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLI PİL


- GAS CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR AU GAZ[Fr.] / GASKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLI SIĞAÇ


- GAS FILLED TRIODE[İng.] / TRIODE À GAZ[Fr.] / GASGEFÜLLTETRIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLI TRİYOT


- GAZLI/LIK ile GAZLI BEZ


- GAZOZ ile GAZOZCU/LUK


- ... değil GAZYAĞI


- GAZYUVARI/ATMOSFER ile/ve/değil EŞİK


- GAZYUVARI/ATMOSFER YER


- GAZZÂLÎ


- GAZZÂLÎ ÖNCESİ ile/ve SONRASI

( Meşşaîlerin diliyken, Gazzâlî sonrasında, aklın küllî dili haline geldi. Bu nedenle Kategoriler konusu Mantık'tan çıkartılıp Fizik'e aktarıldı. )


- GBK/TEMPORARY LOSS OF CONSCIOUSNESS[İng.] değil/yerine/= GEÇİCİ BİLİNÇ KAYBI


- GC BOX[İng.] değil/yerine/= GC KUTUSU

( Birçok ökaryotik promotörün, özellikle yapısal olarak ekspres edilen genlerin, bir elemanı. GC kutusunun konsensüs dizisi 5'-GGGCGG-3 'dir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GC İLE HPLC İLE TLC İLE CE ile/||/<> KROMATOGRAFİ TÜRLERİ

( Ayırma için kullanılan kromatografik yöntemler. )

( Formül: Rs = 2(t₂-t₁)/(w₁+w₂) )


- GCS/GLASGOW COMA SCALE[İng.] değil/yerine/= GLASGOW KOMA ÖLÇEĞİ, GLASGOW KOMA SKALASI


- Gd ile Ge

( Gadolinyum'un simgesi. İLE Germanyum'un simgesi. )


- GDM/GENERALIZED LINEAR MODEL[İng.] değil/yerine/= GENELLEŞTİRİLMİŞ DOĞRUSAL MODEL


- GDPR/GENERAL DATA PROTECTION REGULATION[İng.] değil/yerine/= GENEL VERİ KORUMA YÖNETMELİĞİ


- GEAR :/yerine VİTES, DİŞLİ, EKİPMAN


- GEBE, YÜKLÜ -ile

( HÂMİLE[Ar.], ÂBİST/E[Fars.] (ÂBİSTENÎ )


- GEBE ile AKUK[Ar.]

( Gebe hayvan. )


- GEBELİK BELİRTİLERİ ile/ve/değil/||/<> ÂDET BELİRTİLERİ


- GEBELİK ile/ve/||/<>/> EBELİK

( Ben/sen. İLE/VE/||/<>/> Ben/o. )


- GEBE/LİK ve/||/<> GEBERMEK[< KABARMAK/GABARMAK]

(

)


- GEBELİKTE:
İLK 3 AY ile/ve/<> İKİNCİ 3 AY ile/ve/<> ÜÇÜNCÜ 3 AY

( http://www.DilaraKocak.com.tr/gebelik )


- GEBERMEK/MÜRT[Fars.]/CIZLAMI ÇEKMEK[argo] ile ÖLMEK

( Hayvanlar üzerine/için. İLE Kişiler üzerine/için. )


- GEBERMEK ile GEBE/LİK ile GEBEŞ/LİK ile GEBELİK TESTİ


- GEBERTMEK ile GEBERTİLMEK ile GEBERTEBİLMEK


- GEBRELEMEK ile GEBRELENMEK ile GEBRE ile GEBRE OTU ile GEBRE OTUGİLLER


- GEBREOTU ile/ve/<>/> GEBRE/KEBERE

( Gebreotugiller ailesinin, çalıya benzer örnek bitkisi. İLE/VE/<>/> Gebreotunun yemişi. )

( CAPPARIS cum ... )


- GEÇ!:
EMİR VERMEK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< DÜŞÜNCESİNİ/İSTEĞİNİ DÜMDÜZ SÖYLEMEK

( Bazı/çoğu (bilgisiz/görgüsüz) kişi/ler, bazen/çoğunlukla kendini, herkesin/herşeyin merkezinde "görenler"/zannedenler, başkalarına söylediklerini, emir olarak değil zihninde ne varsa, hiçbir dilbilgisine sahip olmadan ya da uymadan, kabalıkla söyler. Bunu görür görmez, anladığımız anda, üstlerine fazla gitmemek ve bunları karıştırmamak gerekir. [Bazen de hadlerini bildirmek gerekiyorsa bildirilebilir tabii.] )


- GEÇ EVLENMEK ile/değil/yerine/>< GENÇ EVLENMEK


- GEÇ GELEN/KALAN "ADÂLET" ile/değil/>< ADÂLET

( Geç gelen "adâlet", adâlet değildir! )


- GEÇ KALMAK ile/değil/yerine GENÇ KALMAK


- GEÇ KALMAK ile/değil YETİŞEMEMEK

( Asla, "çok geç" değildir! )


- GEÇ KALMAMALI!


- GEÇ KALMIŞLIK ile/ve/||/<> GERİ DÖNÜLEMEZLİK


- GEÇ TANIMA/ANLAMA! değil/yerine GENÇKEN TANI/ANLA!


- GEÇ YAŞTA ile/değil/yerine GENÇ YAŞTA


- GEÇ ile GEÇ

( Zamanın sarkması, erken olmayan. İLE Geçmenin buyruk kipi. )


- GEÇ ile GEÇ KAHVALTI ile GEÇ GELEN ile GECE GEÇ SAATLERDE ile SON ZAMANLARDA ile GECİKME

( LATE vs. LATE BREAKFAST vs. LATE COMER vs. LATE NIGHT vs. LATELY vs. LATENESS )

( ديرگاه ile دير ile مرحوم ile دير گاه ile ديررس ile ديروقت ile چاشت ile دير آينده ile آخر شب ile اخيرا ile بتازگي ile تاخير )

( DYREGAH ile دير ile MARHUM ile DYR GAH ile DYRARS ile ديروقت ile CHASHT ile DYR AYNADEH ile AKHAR SHAB ile AKHYRA ile BETAZGY ile TAKHYR )


- GEÇ ile GEÇE ile GEÇELİ ile GEÇİCİ/LİK ile GEÇİCİ İŞÇİ/LİK ile GEÇİCİ MADDE ile GEÇİCİ PLAKA ile GEÇİCİ TEMİNAT ile GEÇİCİ PERSONEL


- GEÇ ile GEÇE ile GEÇELİ ile GEÇİCİ/LİK ile GEÇİCİ İŞÇİ/LİK ile GEÇİCİ MADDE ile GEÇİCİ PLAKA ile GEÇİCİ TEMİNAT ile GEÇİCİ PERSONEL


- GEÇ ile/ve GÜÇ
[BİR ŞEYİN:
GEÇ OLMASI ile/ve GÜÇ OLMASI/OLMAMASI]

( Olsun. İLE/VE Olmasın! )


- GEÇ ile SON ANDA


- GECE:
BUBAŞ ile/ve/||/<>/> ARABAŞ ile/ve/||/<>/> OBAŞ

( Çay içilip çerez yenen akşam saati. İLE/VE/||/<>/> Yatmadan önceki zaman dilimi. İLE/VE/||/<>/> Gecenin sabaha yakın olan bölümü, sahur vakti. )


- GECE-GÜNDÜZ (DÜŞÜNMEK, ÇALIŞMAK)


- GECE/KARANLIK ile/ve/değil KAR FIRTINASI/TİPİ


- GECE UYKUSU ile/ve/||/<> GÜNDÜZ (ÖĞLE) UYKUSU/KAYLÛLE[Ar.]


- GECE ve/||/<> ÇÖL

( İç. VE Dış. )


- GECE ve DİNGİNLİK ve DİNLENMEK


- GEÇE ile GEÇE ile GECE

( Herhangi bir saat başını geçerek/geçerken. İLE Karşılıklı iki yandan/yakadan her biri. İLE Güneşin batmasıyla oluşan karanlık. [>< GÜNDÜZ] )


- GECE/DÜN GÜNDÜZ


- GECE[< GEÇ(>< ERKEN)]/TÜN/DÜN ile/ve/değil/yerine/<>/>< GÜN/DÜZ

( Birlik/Vahdet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Çokluk/Kesret. )

( Gece/karanlık önceliklidir. )

( [Fars., Ar.] ŞEB-TÂ-BE-SEHER: Geceden sabaha kadar. )

( ŞEB Ü RÛZ: Gece gündüz. | RÛZ Ü ŞEB: Gündüz gece. )

( MELEVÂN: Gece ile gündüz.[MÂ-DÂM-EL-MELEVÂN: Gece ve gündüz devam ettikçe. | MÂ-TEÂKAB-EL-MELEVÂN: Gece ile gündüz birbiri ardı sıra geldikçe.] YA'FUR[çoğ. YAÂFÎR]: Gecenin beşte/altıda bir gibi bölümü. )

( Hakikat. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Şeriat. )

( TÜNMEK: Havanın kararıp gece olması. )

( LEYL ile/ve/değil/yerine/<>/>< ... )

( DÜN, ŞEV, ŞEB[çoğ. ŞEBÂN], TAHT-I ABNÛSÎ ile/ve/değil/yerine/<>/>< NEHÂR, RÛZ, TAHT-I ÂC )

( [not] NIGHT vs./and/but/<>/>< DAYTIME/DAYLIGHT
DAYTIME/DAYLIGHT instead of NIGHT )


- GECE ve/<> İÇ ÂLEM


- GECE ile/ve KARANLIK GECE

( ŞEB-İ YELDÂ: En uzun gece/ler. [20. ve 26. günleri arasındaki 1 haftalık süre.] | 22 Aralık'taki en uzun gece. )

( NIGHT vs./and DARK NIGHT )


- GECE ile/ve MUHAK


- GEÇEBİLEMEZ değil GEÇEMEZ


- GECEKONDU ile FAVELA

( Brezilya'ya özgü gecekondu. )


- GECEKONDU ile/ve/değil VİLLAKONDU


- GECEKONDULAŞMAK ile GECEKONDU ile GECEKONDUCU/LUK


- GECELEMEK ile GECELEYEBİLMEK ile GECE/LİK ile GECECİ/LİK ile GECE GECE ile GECE KUŞU ile GECE YAYI ile GECELERCE ile GECE UÇUŞU ile GECE GÜNDÜZ ile GECE HAYATI ile GECE KULÜBÜ ile GECE MAVİSİ ile GECE YANIĞI ile GECE YARISI ile GECE YATISI ile GECE BEKÇİSİ ile GECE KÖRLÜĞÜ ile GECE İŞÇİLİĞİ ile GECE KIYAFETİ ile GECE ÖĞRETİMİ ile GECE GÖSTERİMİ ile GECELİK ENTARİ ile GECELİ GÜNDÜZLÜ


- GECELERİ BİSİKLETTE:
SİYAH ile MAVİ ile KIRMIZI ile SARI ile BEYAZ ile YEŞİL

( Görünmez. İLE 17 m.'ye kadar. İLE 24 m.'ye kadar. İLE 37 m.'ye kadar. İLE 55 m.'ye kadar. İLE 130 m.'ye kadar. )


- GECENİN KÖRÜ ile GECENİN KÖRÜNDE


- GEÇERLEMEK ile GEÇERLENMEK ile GEÇERLETMEK ile GEÇERSİZLEŞMEK ile GEÇERSİZLEŞTİRMEK ile GEÇER/LİK ile GEÇERLİ/LİK ile GEÇERSİZ/LİK ile GEÇER NOT ile GEÇER AKÇE ile GEÇER DEĞER ile GEÇERLİ DURUM


- GEÇERLİ BİLGİ ile GEÇERSİZ BİLGİ

( Bilginin yanlış olduğu yerde yorumun doğruluğu yanlışlığı konuşulmaz. / Usûlü yanlışın füruğu tartışılmaz. )

( VALID KNOWLEDGE/INFORMATION/DATA vs. INVALID KNOWLEDGE/INFORMATION/DATA )


- GEÇERLİ DURUM/KONJONKTÜR ile BAĞLAM/KONTEKST


- GEÇERLİ ile GERÇEK


- GEÇERLİ ile/ve/||/<> İŞLEYEN


- GEÇERLİ ile MANTIKLI


- GEÇERLİK ile/ve/değil/||/<>/> GEÇERLİLİK


- GEÇERLİLİK ile/ve/<> BAĞLAYICILIK


- GEÇERLİ/LİK ile/ve/= GERÇEK

( Gerçek, samimi eylemin meyvesidir. )

( Bİ-L-Fİ'L: Gerçekten. )

( VALID vs./and/= REAL
Truth is the fruit of earnest action. )


- GEÇERLİ/LİK ile/ve/değil GÜNCEL/LİK


- GEÇERLİLİK ve/||/<> TUTARLILIK ve/||/<> TARİHSELLİK


- GEÇERLİ/LİK ile/ve YARARLI/LIK

( VALID vs./and BENEFICIAL )


- GEÇERLİ/LİK ile/ve/<>/değil YETERLİ/LİK


- GEÇERSİZ ile GEÇERSİZ KILMAK ile GEÇERSİZ KILAN ile HASTALIK ile GEÇERSİZLİK

( INVALID vs. INVALIDATE vs. INVALIDATING vs. INVALIDISM vs. INVALIDITY )

( عليل ile بي اعتبار ile نامعتبر ile غير معتبر ile بي اعتبارکردن ile ناتوان کردن ile عليل کردن ile بلااثر کردن ile مبطل ile زمين گيري ile عدماعتبار ile بي اعتباري ile بطلان )

( عليل ile BEY ETEBAR ile NAMOTABAR ile غير معتبر ile BEY ETEBARKARDAN ile NATAVAN KARDAN ile ALYLE KARDAN ile BELAESAR KARDAN ile MOBTAL ile ZAMYNE GYRY ile عدماعتبار ile BEY ETEBARY ile BETALAN )


- GECESEFÂSI ile GECE SEFÂSI

( İkiçeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki. İLE Yaz gecelerinde, havanın ve doğanın güzelliklerini yaşamak üzere yapılan etkinlik, yürüyüş, dolaşma. )


- GECESİ-GÜNDÜZÜ (BELİRLİ OLMAMAK)


- GEÇGEÇLEMEK ile GEÇGEÇ


- GEÇİCİ ATEŞKES ile/ve/değil/yerine/||/<> BARIŞ


- GEÇİCİ ÇÖZÜM ile/ve/değil/||/<>/< ARA ÇÖZÜM


- ÉTAT TRANSITOIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= GEÇİCİ DURUM


- TRANSIENT MOTION[İng.] / MOUVEMENT TRANSITOIRE[Fr.] / TRANSIENTE BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİCİ HAREKET


- GEÇİCİ NUR ile/ve SOYUT NUR ile/ve NURLAR NURU