Bugün[08 Nisan 2026]
itibarı ile 7.035 başlık/FaRk ile birlikte,
7.035 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(6/30)


- ENERJİ/K değil/yerine/= GÜRE/CİL / GÜREL/İ


- ENİŞTE[Fars. < ANGUŞTE] ile GÖRÜMCE[Fars. < KÖRÜMÇİ < KÖRÜM[:Görmek, bakmak.]

( Varsıl çiftçi, kodaman. | Ablanın/kız kardeşin kocası. İLE Gelin bakmaya giden kadın. )


- ENLEMSEL ile GENİŞ GÖRÜŞLÜLÜK

( LATITUDINARIAN vs. LATITUDINARIANISM )

( گسترده فکر ile متساهل ile وسيع نظري )

( GOSTARDEH FEKAR ile متساهل ile VESYE NAZARY )


- ENTER :/yerine GİRMEK


- ENTERPRISE :/yerine GİRİŞİM


- ENTRANCE :/yerine GİRİŞ


- ENTRY :/yerine GİRİŞ


- EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ile/||/<> GASTROÖZOFAGEAL REFLÜ (GERD)

( Özofagusta eozinofil birikimi ile yutma güçlüğü ve ağrı. İLE/||/<> Mide asidinin yemek borusuna geri kaçması ile yanma ve ağrı. )


- EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ile/||/<> GASTROÖZOFAGEAL REFLÜ SAYRILIĞI (GERD)

( Yemek borusunda eozinofil birikimi. İLE/||/<> Mide asidinin yemek borusuna geri kaçması. )


- EPİGENETİK İMZA ile/||/<> GENETİK MUTASYON

( Epigenetik imza DNA metilasyonu gibi kalıtsal değişiklikken, genetik mutasyon DNA dizisi değişikliğidir )

( Formül: CpG metilasyonu )


- EPİGENETİK ile/||/<> GENETİK

( Epigenetik gen ifadesi İLE genetik gen dizisidir )

( Formül: Metilasyon İLE DNA dizisi )


- EPİGENOME EDİTING ile/||/<> GENOME EDİTİNG

( Epigenome editing DNA metilasyon gibi epigenetik işaretleri değiştirirken İLE genome editing DNA dizisini doğrudan değiştirir )

( Formül: dCas9-DNMT )


- EREK = GAYE = PURPOSE, END[İng.] = FIN[Fr.] = ZWECK[Alm.] = FINIS[Lat.] = TELOS[Yun. < TELEUTE]


- EREK ile/ve/||/<>/> GEREK


- EREK/AMAÇ ile/değil GARAZ/GAREZ[Ar.]

( ... İLE/DEĞİL Birine karşı güdülen kötülük etme isteği, kin, düşmanlık. )


- ERİNME ile/ve/||/<> GÖRÜNME

( Çağrıldığın yere [gitmek için]. İLE/VE/||/<> Çağrılmadığın yere. )


- ERKENDEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GENÇ YAŞTA


- ERTELEME ile/ve GECİKTİRME

( TE'HÎR[< AHAR] )


- GLEICHER VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞ VEKTÖR


- EŞ ile/ve/değil/||/<>/< GİBİ


- ESASEN değil/yerine/= GERÇEKTE


- EQUIPARTITION LAW[İng.] / LOI D'ÉQUIPARTITION[Fr.] / GLEICHVERTEILUNGSSATZ, ÄQUIPARTITIONSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞBÖLÜŞÜM YASASI


- GLEICHWERTIGE ENERGIEQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER ENERJİ KAYNAĞI


- GRAM EQUIVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER GRAM


- EQUIVALENT TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE ÉQUIVALENTE[Fr.] / GLEICHWERTIGE TEMPERATUR, ÄQUIVALENTTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER SICAKLIK


- ESEDÎ ile/||/<> EŞREFÎ ile/||/<> FLORİ ile/||/<> MECİDİYE ile/||/<> LARİN ile/||/<> SULTANÎ ile/||/<> DUKA ALTINI ile/||/<> MANGIR ile/||/<> GANİMET

( Üzerinde aslan görseli bulunan Osmanlı parası. İLE/||/<> XVI. yy.dan sonra çıkarılan para. İLE/||/<> Osmanlı devletinde de kullanılmış Floransa parası. : İLE/||/<> 1840 yılında basılmış 20 kuruş değerinde gümüş sikke. İLE/||/<> Basra'da kullanılan bir gümüş para. İLE/||/<> Mısır Trablus ve Cezayir darphanelerinde basılan Osmanlı altını. İLE/||/<> Venedik altını. İLE/||/<> Bakırdan yapılmış iki buçuk para değerinde sikke. İLE/||/<> Savaşta düşmandan ele geçirilen mal. )


- ESEF[Ar.] ile GAMM[Ar.] ile HASRET[Ar.]


- EŞİK ile/ve GÖZERİMİ/UFUK

( THRESHOLD, EDGE vs./and HORIZON )


- GLEICHVOLUMENÄNDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞİT HACİM DEĞİŞİMİ


- EŞİT ile GİBİ


- MÜSÂVÎ[Osm.] / GLEICH[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞİT


- EŞİTLİK = MÜSÂVÂT = EQUALITY[İng.] = ÉGALITÉ[Fr.] = GLEICHHEIT[Alm.] = AEQUALITAS[Lat.] = IGUALDAD[İsp.]


- EŞKAL/SURET/FİZİK değil/yerine/= GÖRÜNÜŞ/BİÇİM


- EŞKALİNİ TARİF ETMEK değil/yerine/= GÖRÜNÜŞÜNÜ TANIMLAMAK


- ESKİ TÜRKÇE ile/ve GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ

( Yakut/Saka Türkçe'si, eski ile günümüz Türkçe'si arasında bir köprüdür. )


- ESL/EXTRACORPOREAL SHOCKWAVE LITHOTRIPSY[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI ŞOK DALGASIYLA TAŞ KIRIMI


- COUPLED FIELD VECTORS[İng.] / VECTEURS DE CHAMP COUPLÉS[Fr.] / GEKOPPELTE FELDVEKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK ALAN VEKTÖRLERİ


- COUPLED WAVES[İng.] / ONDES COUPLÉES[Fr.] / GEKOPPELTE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK DALGALAR


- COUPLED CIRCUITS[İng.] / GEKOPPELTE SCHALTUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK DEVRELER


- COUPLED MODES[İng.] / MODES COUPLÉS[Fr.] / GEKOPPELTE MODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK KİPLER


- GEKOPPELTE OSZILLATOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK OSİLATÖRLER


- COUPLED TRANSISTORS[İng.] / TRANSISTORS COUPLÉS[Fr.] / GEKOPPELTE TRANSISTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK TRANSİSTÖRLER


- PAIRED ELECTRONS[İng.] / PAIRÉ ELECTRON[Fr.] / GEPAARTE ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLEŞMİŞ/EŞLENİK ELEKTRONLAR


- ESNEK ile/ve GENİŞ


- ESNEK/LİK ile/ve/<> GENİŞ/LİK


- ESRARENGİZ değil/yerine/= GİZEMLİ


- ESSENTIAL :/yerine GEREKLİ, ESAS


- ESTETİK değil/yerine/= GÖRKEYSEL


- ESTETİK değil/yerine/= GÜZELDUYU


- ESWL/EXTRACORPOREAL SHOCK WAVE LITHOTRIPSY[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI ŞOK DALGASIYLA TAŞ KIRIMI


- SYNCHRONISM[İng.] / SYNCHRONISME[Fr.] / GLEICHZEITIGKEIT, SYNCHRONISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞZAMANLILIK


- ETKİ ile/ve/||/<> GEÇİŞ


- ETKİ ile/ve/||/<> GERÇEKLİK


- ETKİ/DÖNGÜ:
KUZEY KUTBUNDA ile/ve/||/<>/>< GÜNEY KUTBUNDA

( www.facebook.com/video.php?v=592603574202831 )


- ETKİLİ POPÜLASYON BÜYÜKLÜĞÜ (NE)[İng. EFFECTIVE POPULATION SIZE] ile/||/<> GENETİK VARYASYON[İng. GENETIC VARIATION]

( Gerçek, gözlenen bir popülasyondakiyle aynı hızda genetik varyasyonu sürüklenmeye bağlı olarak yitirecek olan, rastgele çiftleşmenin var olduğu (seçilimin, mutasyonun ya da göçün olmadığı) popülasyonun ideal büyüklüğüdür. Ne ile gösterilir. @@ Genotipteki farklılıklardan ötürü popülasyon içerisindeki bireylerde oluşan farklılıklardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ETKİNLİK/PERFORMANS =/ve İLETİŞİM =/ve GÜDÜLENME =/ve YETKİNLİK/LER

( NE? ve NEDEN? ve NASIL? )


- EUCLİDEAN İLE HYPERBOLİC İLE ELLİPTİC İLE PROJECTİVE ile/||/<> GEOMETRİ TÜRLERİ

( Farklı aksiyom sistemleri. )

( Formül: K = -1 İLE 0 İLE +1 )


- EULER CHARACTERİSTİC ile/||/<> GENUS

( Euler χ(X) homotopy invariant, genus orient 2-manifold. )

( Formül: General invariant İLE surface classification )

( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1783) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Analiz, sayılar teorisi, graf teorisi) )


- EULER İLE HAMİLTON İLE ÇİN POSTACI ile/||/<> GRAF PROBLEMLERİ

( Klasik graf kuramı problemleri. )

( Formül: Derece toplamı = 2E )

( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1783) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Analiz, sayılar teorisi, graf teorisi) )


- EVOLÜSYON[Fr. < EVOLUTION] değil/yerine/= GELİŞME


- EVRENBİLİM(KOZMOLOJİ) ve PSİKOLOJİ ve GEOMETRİ/MANTIK


- EVRENİN:
BÜYÜMESİ ile/ve/değil GENİŞLEMESİ


- EVRENSEL = UNIVERSAL[İng., Alm.] = GÉNÉRALE[Fr.] = UNIVERSALIS[Lat.]


- EVRİM GEÇİRMEK ile EVRİMLEŞTİ ile GELİŞEN

( EVOLVE vs. EVOLVED vs. EVOLVING )

( تکامل پيدا کردن ile تکامل يافتن ile متحول )

( TAKAMEL PEYDA KARDAN ile TAKAMEL YAFTAN ile MOTEHVAL )


- EVRİM/SEL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GELİŞİM/SEL

( )

( [not] EVOLUTION vs./and/but/||/<> PROGRESS/DEVELOPMENT
PROGRESS/DEVELOPMENT instead of EVOLUTION )


- EX POST FROM BEHİND[İng.] değil/yerine/= GERÇEKLEŞEN


- EXPAND :/yerine GENİŞLETMEK


- EXPANDER[İng.] değil/yerine/= GENİŞLETICİ (DOKU, YAPI VB.)


- EXPANSION :/yerine GENİŞLEME


- EYE :/yerine GÖZ


- EYELINER[İng.] değil/yerine/= GÖZ KALEMİ


- EYLE! ve/||/<> GÖSTER! ve/||/<> KANITLA!

( Konuşmak yerine. VE/||/<> Söylemek yerine. VE/||/<> Söz vermek yerine. )

( Instead of talk! AND/||/<> Instead of say! AND/||/<> Instead of promise! )

( ACT! and/||/<> SHOW! and/||/<> PROVE! )


- EYLEM ile/||/<> EK EYLEM/MECHÛL ile/||/<> EYLEMLİK ile/||/<> ETKEN/EDEN ile/||/<> EDİLGEN EYLEM ile/||/<> BUYRUM ile/||/<> ORTAÇ/FERÎ FİL ile/||/<> GEÇİŞLİ/MÜTEADDÎ ile/||/<> GEÇİŞSİZ/LÂZIM ile/||/<> KİŞİSİZ/MEÇHUL

( ... İLE/||/<> Ad soylu dil birimlerinin yüklem işlevi üstlenmesini sağlayan eylem. İLE/||/<> Başlıca işlevi, eylemin belirttiği oluşu göstermek olan ad özellikli eylemsi. İLE/||/<> Etken biçimde oluşa katılan öğe. İLE/||/<> Öznenin, yapılan işin etkisi altında kaldığını belirten çatıyla kurulan eylem. İLE/||/<> Eylemin yapılması gerektiğini buyurarak anlatan isteme kipi. İLE/||/<> Eylemden türemiş, çoğunlukla ön ad/sıfat, bazen de ad olarak kullanılan eylemsi. İLE/||/<> Nesneyle kullanılan eylem. İLE/||/<> Nesnesiz kullanılan eylem. İLE/||/<> Kişi belirtisi olmayan eylem kipleri ile üçüncü tekil kişi çekimlerinde öznesi belirli olmayan eylem biçimleri için kullanılan bir tanım.+ Diller/Arapca )


- MOMENT OF INERTIA RADIUS, RADIUS OF INERTIA[İng.] / GYRATIONSRADIUS, TRÄGHEITSHALBMESSER, TRÄGHEITSRADIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK YARIÇAPI


- EYTİŞİM(DİYALEKTİK) ve/||/<> GÖRELİLİK ve/||/<> HOLOGRAFİK EVREN ve/||/<> SİBERNETİK ve/||/<> KUVANTUM


- EZELDE ve/||/<>/> GÜZELDE

( Nokta. VE/||/<>/> Saklı. )


- F = GM, M2 / r²


- -FACIENT ile/||/<> -FICATION ile/||/<> -FEROUS ile/||/<> FUNCT- ile/||/<> -GEN/-GENE ile/||/<> -GENESIS ile/||/<> HEREDO- ile/||/<> -PRAXIA/-PRAXIS ile/||/<> -PLASIA/-PLASIS/-PLASY ile/||/<> -PLAST/-PLASTIC/-PLASTY/-PLASY ile/||/<> -PARA/-PAROUS ile/||/<> -POIESIS/-POIETIC ile/||/<> NE-/NEO- ile/||/<> -OSIS/SIS- ile/||/<> SEPT-/SEPTI-/SEPTO- ile/||/<> ECH-

( Yapmak, oluşturmak. İLE/||/<> Yapmak, neden olmak. İLE/||/<> Oluşturmak, sağlamak, yapmak. İLE/||/<> Yapma, hizmet, işlev. İLE/||/<> Oluşturulan, yayılan, yönlendirilen, oluşturan, yönlendiren, meydana getiren, babası olmak. İLE/||/<> Herhangi bir şeyin oluşumu, kaynağı. İLE/||/<> Genetiksel. İLE/||/<> Etki, yapma, tedavi uygulamaları. İLE/||/<> Gelişme ile ilgili, oluşum. İLE/||/<> Oluşturan, oluşma, oluşturma olayı, meydana getirme, gelişme, büyüme, canlı ilkel göze. İLE/||/<> Yapma, oluşturma, ortaya çıkarma, doğurma. İLE/||/<> Oluşum ya da yapımla ilgili. İLE/||/<> Yeni, son, yeni gelişen bölüm, anormal yeni oluşum. İLE/||/<> Bir durum, olay, koşul, fizyolojik artım, oluşum. İLE/||/<> Bölme, bölüm/septum ile ilgili, yedi. İLE/||/<> Sahip olmak, birleşmek. )


- FACT :/yerine GERÇEK, OLGU


- FAGOSİTOZ[Fr. < PHAGOCYTOSE] değil/yerine/= GÖZE YUTARLIĞI


- FAGOSITOZ/PHAGOCYTOSIS[İng.] değil/yerine/= GÖZE YUTUMU


- FAHİŞE ile GEYŞA


- FÂNÎ:
YOK değil GEÇİCİ


- FARE ile GELENİ/TARLA FARESİ

( FE'RA ile CÜREZ, YERBÛ'[çoğ. YERÂBÎ'] )

( ... cum MICROTUS ARVALIS )


- FARE ile/ve GERBİL


- FARE ile GÜMÜŞ, PİRİNÇ FARESİ


- FARK/LAR:
NESNEDE ile/ve/değil/||/<> GÖZLEMDE/KEŞİFTE


- FARKLI DÜŞÜNMEK" ile/ve "GENİŞ DÜŞÜNMEK"


- FARKLI ile FARK ile GÖRÜŞ AYRILIĞI ile FARKLI ile FARKLILAŞMA ile TÜREVLENEBİLİR ile DİFERANSİYEL ile DİFERANSİYEL DİŞLİ ile FARKLILAŞTIRMAK ile FARKLILAŞMA ile FARKLILAŞTIRICI ile FARKLI

( DIFFER vs. DIFFERENCE vs. DIFFERENCE OF OPINION vs. DIFFERENT vs. DIFFERENTIA vs. DIFFERENTIABLE vs. DIFFERENTIAL vs. DIFFERENTIAL GEAR vs. DIFFERENTIATE vs. DIFFERENTIATION vs. DIFFERENTIATOR vs. DIFFERENTLY )

( متفاوت بودن ile تفاوت داشتن ile تباين داشتن ile اختلاف داشتن ile تمايز ile مابه التفاوت ile تباين ile تفاضل ile تفاوت ile فرق ile اختلاف ile اختلاف عقيده ile اختلاف نظري ile جوربجور ile غيريکسان ile ناهمانند ile مختلف ile متباين ile متفاوت ile متمايز ile وجه امتياز ile قابل تشخيص ile فرق گذاشتني ile تفاضلي ile افتراقي ile ديفرانسيل ile فرق گذاشتن ile مشتغ گيري ile فرق گذاري ile فرق گذار ile بطور متفاوت )

( MOTEFAVAT BODAN ile TAFAVAT DASHTAN ile TABAYNE DASHTAN ile AKHTELAF DASHTAN ile TAMAYZ ile MABEH ELTEFAVAT ile تباين ile TAFAZEL ile TAFAVAT ile FARGH ile AKHTELAF ile AKHTELAF AGHYDAH ile AKHTELAF NAZARY ile جوربجور ile GHYRYKESAN ile ناهمانند ile MOKHTELF ile متباين ile MOTEFAVAT ile MOTEMAYZ ile VAJEH EMTYAZ ile GHABEL TASHKHYSE ile FARGH GOZASHTANY ile تفاضلي ile AFTARAGHY ile DYFARANSYLE ile FARGH GOZASHTAN ile MOSHTAGH GYRY ile FARGH GOZARY ile FARGH GOZAR ile BETOR MOTEFAVAT )


- FARKLILAŞMA[İng. DIFFERENTIATION] ile/||/<> ENDÜKSİYON[İng. INDUCTION] ile/||/<> F İSTATİSTİĞİ[İng. F STATISTICS] ile/||/<> F-İSTATİSTİKLERİ[İng. F-STATISTICS] ile/||/<> GAUSE KURALI[İng. GAUSE'S RULE]

( Ayrışmamış bir gözenin (örn; bir kök gözenin) vücuttaki spesifik bir gözeye dönüşme işlemine verilen addır. Farklılaşma, bir takım genlerin aktive olduğu, bazılarının inaktive olduğu karmaşık bir süreçtir. Bunun sonucunda farklılaşan bir göze spesifik bir yapıya bürünür ve belirli bir fonksiyonu vardır.Olgunlaşmış bir sinir gözesinin diğer sinir gözeleri ile iletişimi sağlamak üzere elektrokimyasal sinyal alıp vermeyi sağlayan ince, fiber dokuya benzeyen çıkıntıları vardır. Laboratuvar şartlarında bir kök göze diğer gözelere (örn; sinir, kalp ya da pankreas gözesine) dönüştürülebilir ve buna yönlendirilmiş (directed) farklılaşma denir. @@ Fizyolojik gelişme seyrinin tetiklenmesi. Embriyonal gelişmede embriyonun farklılaşması ve determinasyonu için önemli bir faktördür. @@ Wright'ın F-istatistiği olarak bilinen Sewall Wright (1969, 1978) tarafından geliştirilen genetik yapının ölçüldüğü bir istatistiktir. F-istatistikleri populasyon genetiğinde bir populasyonda beklenen muhtemel heterozigotluğu belirlemek için kullanılan bir istatistiktir. FST, toplam genetik varyansın (T alt simgesi) bir alt popülasyonda (S alt simge) bulunan toplam genetik varyansa oranıdır. Değerler 0'dan 1'e değişebilir. Yüksek FST, popülasyonlar arasında önemli derecede farklılaşma anlamına gelir. FIS (akrabalık katsayısı), bir bireyin buldundurduğu, alt popülasyondaki varyansın kendisindekine oranıdır. Yüksek FIS, yüksek akrabalık olduğunu gösterir. @@ Wright'ın F-istatistiği olarak da bilinen populasyon genetiğinde genetik çeşitliliği analiz etmek amacıyla Sewall Wright tarafından geliştirilmiştir. FST, alt popülasyonun toplam genetik varyansın toplam genetik varyansa oranıdır. Değeri 0 ile 1 arasında değişir. Bu değer ne kadar yüksekse populasyonlar arası farklılaşma o kadar fazladır. FIS (soy içi üreme katsayısı), bireyin genetik varyansının alt populasyonun genetik varyansına oranıdır. @@ İki tür aynı anda aynı yerde yaşayamaz (ekolojik olarak aynı türler aynı yaşam ortamında bir arada bulunamaz). Bu, yalnızca niş farklılaşmasının (gaga boyutundaki farklılık, kök derinlikleri, vb.) evrimiyle mümkündür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FARS[Fr. < FARCE] değil/yerine/= GÜLDÜRÜ


- FASARYA ile GÜRÜLTÜ/PATIRTI/KARIŞIKLIK


- GÉNÉRATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ ÜRETECİ


- FAZLA ALÇAKGÖNÜLLÜKTE/TEVÂZÛDA:
RİYÂ ile/ve/||/<> GERÇEK

( Fazla tevâzû gösterme, riyâdan sayarlar. İLE/VE/||/<> Fazla tevâzû gösterme, gerçek sayarlar. )

( [Fazla alçakgönüllük göstermek] İkiyüzlülük olarak yorumlanabilir. İLE/VE/||/<> İncelik olarak yorumlanmayıp çarpıtılarak, genelde de bilindiğiniz ya da göründüğünüz kadar incelikli olmadığınız biçiminde yorumlanabilir. )


- FAZLA KONUŞMAK ile/değil/yerine GEREĞİNDEN FAZLA KONUŞMAK

( Kişinin, "Fazla konuşmak" diye bir durumu ol(a)maz fakat belirli/belirsiz bir konuda/alanda/olguda, gereğinden fazla konuşması söz konusu olabilir. [Kişinin, doğadaki fiziksel donanımlarının yetersizliğini giderecek olanın, beyni ve zihni olmasından dolayı ve bunu da, geri dönülmez bir duruma girmeden önce gidermek, çözüm üretmek üzere dili ve konuşma becerisi karşılar. Modern dönemlerde gelinmiş kopukluklar, hızlı ve kısa/kesik sözler kullanma "çabası/beklentisi" nedeniyle de "konuşmanın fazlası" diye bir olgu, durum geliştirilemez ve/ya da bu kişisel/düşük "beklentinin" karşılanması, çevremizdeki kişilerden beklenilemez!] )


- FAZLA ile/ve/değil GEREKSİZ

( [not] EXCESS vs./and/but UNNECESSARY )


- FAZLA/BOŞ/BOŞUNA ile/ve/değil/yerine GEREKLİ/LİK


- FEDÂKÂRLIK ile "GERİ ADIM ATMA"


- FELSEFE:
GEÇMİŞ/ŞİMDİ ÖYKÜSÜ değil GELECEK ÖYKÜSÜ


- FELSEFE:
İYİLİK ve/<> GÜZELLİK ve/<> DOĞRULUK


- FELSEFE:
UYURGEZER/LİK değil/yerine/>< GELİŞMİŞ BİLİNÇ/LİLİK


- FELSEFE:
ZORUNLULUK ve/||/<>/> GÜVENİLİRLİK


- FELSEFE ile/ve GELENEK


- FELSEFE ve SANAT ve GÖRELİLİK


- FELSEFENİN GEÇMİŞİ ile GEÇMİŞTEKİ FELSEFE


- FELSEFİ GÖRÜŞ/LER ile/ve GÖRELİ FELSEFÎ GÖRÜŞ/LER


- FENOMEN değil/yerine/= GÖRÜNGÜ


- FENOMENİST[Fr. < PHÉNOMÉNISTE] değil/yerine/= GÖRÜNGÜCÜ


- FENOMENİZM[Fr. < PHÉNOMÉNISME] değil/yerine/= GÖRÜNGÜCÜLÜK


- FENOMENOLOJİ[Fr. < PHÉNOMÉNOLOGIE] değil/yerine/= GÖRÜNGÜ BİLİMİ


- FENOMENOLOJİK[Fr. < PHÉNOMÉNOLOGIQUE] değil/yerine/= GÖRÜNGÜ BİLİMSEL


- FENOTİP ile/||/<> GENOTİP

( Fenotip görünür özellik İLE genotip genetik yapı. )

( Formül: Observable İLE genetic )


- FENOTİPİK PLASTİCİTY ile/||/<> GENETİK ADAPTASYON

( Fenotipik plasticity çevre değişimine karşı anlık yanıtken İLE genetik adaptasyon nesiller arası değişimdir )

( Formül: Norm reaksiyonu )


- FERÂĞ ile/||/<> VEFÂEN FERÂĞ ile/||/<> MERHÛN ile/||/<> GAYR-İ MENKÛL ile/||/<> MEVRÛS MAL ile/||/<> İNTİFÂ ile/||/<> MERİYET/MERİYYET ile/||/<> SÜBÛT-I-ŞERİ

( Satış[Bir mülkün tasarruf, sahip, olma hakkını başkasına terk etme. | Arazi yasasında ise mîrî ya da vakıf arazisinin yararlanma hakkının satışı. İLE/||/<> Taşınmaz mal rehni. İLE/||/<> Rehnedilen mal. İLE/||/<> Taşınmaz mal. İLE/||/<> Miras yolu ile edinilen mal. İLE/||/<> Yararlanma, kullanma. İLE/||/<> Yürürlük. İLE/||/<> Şer'i esaslara göre sabit olan haklar. )


- FERMENTASYON ile GLİKOLİZ

( Oksijensiz ortamda enerji üretimi. İLE Glikozun pirüvata dönüştüğü enerji üretim süreci. )


- FERMI GAS[İng.] / GAZ DE FERMI[Fr.] / FERMI-GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ GAZI


- FESÂD[Ar.] ile GAYY[Ar.]


- GANÎMET[Ar.] ile FEY'[Ar.]


- FİDBEK[İng. < FEEDBACK] değil/yerine/= GERİBİLDİRİM


- Fİİ CARİ değil/yerine/= GEÇER DEĞER


- FIKRA değil/yerine/= GÜLDÜRMECE


- FİLARMONİ[Fr. < PHILHARMONIE] değil/yerine/= GÜÇLÜ MÜZİK SEVGİSİ


- FİLO ile GEÇİCİ

( FLEET vs. FLEETING )

( ناوگان ile تند رفتن ile زود گذر ile عبور سريع ile تندپا )

( NAVGAN ile TAND RAFTAN ile ZUD GOZAR ile عبور سريع ile TANDPA )


- FİLOGENETİK AĞAÇ ile/||/<> GEN AĞACI

( Filogenetik tür ilişkisi, gen ağacı gen ilişkisi. )

( Formül: Species İLE gene relationships )


- FİLVÂKİ/VÂKIA değil/yerine/= GERÇİ/GERÇEKTEN


- FIR FIR ile/ve/||/<> GIR GIR

( Eteğim. İLE/VE/||/<> Yaşamım. )


- FİRÂK <>/> VİSÂL
ve/||/<>
BELÂ <>/> ÂHİR
ve/||/<>
CEFÂ <>/> VEFÂ
ve/||/<>
GAM <>/> PÂYÂN


- FLASİDİTE/FLACCIDITY[İng.] değil/yerine/= GEVŞEKLİK


- FLEBO- ile FOTO- ile GASTR/O-, GASTRİK ile HEM-/HEMATO-/HEMO-

( Toplar damar [ile ilgili]. İLE Işıl, ışık [ile ilgili]. İLE Mide [ile ilgili]. İLE Kan [ile ilgili]. )


- FLORİDA ile GÖSTERİŞLİ ile SÜSLÜLÜK

( FLORIDA vs. FLORID vs. FLORIDITY )

( گلگون ile سليس وشيوا ile فلوريدا ile پرگل بودن ile گلگوني )

( GOLGON ile سليس وشيوا ile فلوريدا ile PORGOL BODAN ile GOLGONY )


- FLÖRT ile GÖSTERİŞ ile KOKET ile FLÖRT ile CİLVELİ

( COQUET vs. COQUETRY vs. COQUETTE vs. COQUETTING vs. COQUETTISH )

( عشوه گر ile عشوه گري کردن ile طنازي کردن ile عشوه ile زن لاسي ile عشوهگري ile اطواري )

( ESHOOH GAR ile ESHOOH GARY KARDAN ile TANAZY KARDAN ile ESHOOH ile ZAN LASY ile ESHVEHGARY ile اطواري )


- FOK ile GRÖNLAND FOKU


- FOLKLOR ile GELENEK


- FONETİK:
DİLBİLİMSEL ile/ve/||/<> GENEL


- FONOGRAF[Fr. < PHONOGRAPHE] değil/yerine/= GRAMOFON


- FORTIN'S BAROMETER[İng.] / GEFÄSSBAROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FORTİN BASINÇÖLÇERİ


- FOSFOLİPİT[İng. PHOSPHOLIPID] ile/||/<> GLİSERİT[İng. GLYCERIDE] ile/||/<> GLİSEROL[İng. GLYCEROL] ile/||/<> KOLİN[İng. CHOLINE] ile/||/<> TRİGLİSERİT[İng. TRIGLYCERIDE] ile/||/<> YAĞ ASİDİ[İng. FATTY ACID]

( Hücre zarının yapısında bulunan lipit çeşididir. Fosfolipitler, trigliseritlerden farklı olarak 2 yağ asidi, 1 fosforik asit, 1 gliserol molekülü ve kolin bazından oluşur. Bu moleküller suya bırakıldığı zaman çift katlı bir tabaka oluşturur. Fosfolipitler göze zarının yapısına katılarak göze zarının iki tabakalı bir yapıya sahip olmasını sağlar. Fosfolipit moleküllerinin dış ortama ve gözenin içine bakan baş kısımları hidrofilik, göze zarının iç kısmındaki kuyruk bölgeleri ise hidrofobik yapıdadır. @@ Gliserinin bir esteri. Bir molekül gliserine bir yağ asidi ya da yağ asitlerinin bağlandığı sıvı ve katı yağlar. @@ Lipitlerin yapısında bulunan üç karbonlu bir alkol. Gliserin. @@ Bir zar fosfoliti olan fosfatidilkolinde ve B vitamin kompleksinde bulunan, bir nörotransmitter olan asetilkolinin, asetillenmemiş hali. @@ Bitki ve hayvan gözelerinde lipitlerin depo şeklidir. Nötral yağ olarak da bilinir. İnsan vücuduna alınan lipitlerin fazlası, nötral yağlara dönüştürülerek deri altında ve organların etrafında depolanır. Nötral yağlar, üç molekül yağ asidi ile bir molekül gliserolün arasında ester bağlarının kurulması sonucu oluşur. Ester bağlarının kurulması olayı bir dehidrasyon tepkimesidir. Bu tepkime sonucunda üç molekül su açığa çıkar. @@ Esterlerle bileşik yapıp yağ molekülü meydana getiren kimyasaldır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FOSSA ile GODE

( Çukur. İLE Çukur. )


- PHOTOCONDUCTIVITY GAIN[İng.] / GAIN DE PHOTOCONDUCTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOİLETKENLİK KAZANCI


- FOTOSENTEZ ile GÖZE/SEL SOLUNUM

( Bitkilerin güneş ışığını kullanarak besin üretmesi ya da üretme süreci. İLE Gözelerin enerji üretme süreci. Besinleri moleküllerden enerjiye dönüştürme süreci. )


- FOTOTROPİZM ile/ve/||/<> GEOTROPİZM/GRAVİTROPİZM

( Bitkilerin ışığa yönelme devimi. İLE/VE/||/<> Bitkilerin yerçekimine karşı yaptığı devimi. )


- FRAKTAL İLE KAOTİK İLE DÜZENLİ ile/||/<> GEOMETRİK DESENLER

( Farklı düzen seviyelerindeki geometrik yapılar. )

( Formül: D = log(N)/log(r) )


- FREKANS[İng. FREQUENCY] ile/||/<> FOTON[İng. PHOTON] ile/||/<> FREKANS (BİYOLOJİ)[İng. FREQUENCY (BIOLOGY)] ile/||/<> FREKANSA BAĞLI SEÇİLİM[İng. FREQUENCY-DEPENDENT SELECTION] ile/||/<> GENETİK DENGE[İng. GENETIC EQUILIBRIUM]

( Birim zamanda bir noktadan geçen dalga boyu. Birimi hertzdir (Hz). Titreşim hızı ne kadar artarsa, frekans o kadar artar. En düşük frekansa sahip dalgalar radyo dalgaları, en yüksek frekansa sahip dalgalar ise gama ışınlarıdır. @@ Esas olarak bir elektromanyetik radyasyon paketi olan bir ışık parçacığıdır. Fotonun enerjisi, frekansına bağlıdır. Foton ayrıca elektromanyetik kuvvetin, kuvvet taşıyıcısıdır. Frekans ne kadar yüksekse, fotonun sahip olduğu enerji o kadar fazladır. @@ Bir fenotipin, genotipin, gametin ya da alelin bir popülasyon içinde bulunma yüzdesidir.Her 10 bireyden 6'sı belirli bir özelliği gösteriyorsa, o özelliğin frekansı %60 ya da 0.6'dır. @@ Bir bireyin uyum başarısını arttıran bir özelliğin, o özelliğin popülasyon içerisindeki frekansına bağlı olduğu durumda görülen seçilim tipidir. Çoğu zaman bu tip seçilimde, frekansı yüksek olan özellikler bireyin başarısını düşürürken, frekansı düşük olan özellikler bireyin başarısını arttırır. Bir nevi "az olanın kıymetli olması" gibi düşünülebilir. @@ Popülasyonun jenerasyondan jenerasyona evrim geçirmediği; genetic havuzdaki frekansların sabit kaldığı durum

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FREQUENCY SHIFT[İng.] / GLISSEMENT DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS KAYMASI


- FRİ ŞOP[İng. < FREE SHOP] değil/yerine/= GÜMRÜKSÜZ MAĞAZA


- FUHUŞ ile/ve/||/<> GABİN

( ... İLE/VE/||/<> Alışverişte, satın alınan mala ödenilen karşılığın, malın değerinden çok fazla olması, alışverişte hile yapma. | Edimler arasında açık oransızlık. )


- FUTURE :/yerine GELECEK


- FÜTÜRİST[Fr. < FUTURISTE] değil/yerine/= GELECEKÇİ


- FÜTÜRİST değil/yerine/= GELECEKÇİ


- FÜTÜRİZM[Fr. < FUTURISME] değil/yerine/= GELECEKÇİLİK


- FÜTÜRİZM değil/yerine/= GELECEKÇİLİK


- FÜTÜROLOG[Fr. < FUTUROLOGUE] değil/yerine/= GELECEK BİLİMCİ


- FÜTÜROLOJİ[Fr. < FUTUROLOGIE] değil/yerine/= GELECEK BİLİMİ


- FÜTÜROLOJİK[Fr. < FUTUROLOGIQUE] değil/yerine/= GELECEK BİLİMSEL


- G-VALUE[İng.] / VALEUR G[Fr.] / G-WERTE[Alm.] ile/değil/yerine/= G DEĞERİ


- g [KUVVETİ] ile G [KÜTLE ÇEKİMİ SABİTİ]

( Hızlanmaya bağlı olarak gövdemizin kütlesi yerinde durma direnci gösterir ve gövdemizle bizi iten araç arasındaki basınçtır. İLE ... )


- G-LOC/G-INDUCED LOSS OF CONSCIOUSNESS GRAVITE[İng.] değil/yerine/= (YER ÇEKİMİ) UYARIMLI BİLİNÇ KAYBI


- G NOKTASI ile/değil G NOKTASI

( İnsanda olduğu "kabul/iddia edilen". İLE/DEĞİL Mali'nin başkenti Bamako'da bulunan bir tepenin adı. )


- G-PARITY[İng.] / PARITÉ G[Fr.] / G-PARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= G PARİTESİ


- G-SYNC ile G-SYNC COMPATIBLE


- G.23. SOKAK PARKI (211. SOK. PARKI) :

( Ayazağa Mahallesindedir. 496,25 m²'lik bir alanı kapsar, 193,45 m² yeşil alanı, 97,71 m² çocuk oyun alanı var. )


- G.24. SOKAK PARKI (125 SOK. PARKI) :

( Ayazağa Mahallesindedir. 512,98 m²'lik bir alanı kapsar, 108,83 m² kare yeşil aylan, 66,98 m² çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- G.27. SOKAK PARKI (ŞEHİT ORHAN PARKI) :

( Ayazağa Mahallesindedir. 590,00 m²'lik bir alanı kapsamaktadır. 250 m²'lik yeşil alanı vardır. )


- G.62. SOKAK PARKI (162. SK. PARKI) :

( Ayazağa Mahallesindedir. 575,00 m²'lik bir alanı kapsar. 150 m² yeşil alanı bulunmaktadır. )


- G ile/ve/||/<> V ile/ve/||/<> a ile/ve/||/<> (x,y,z ile/ve/||/<> t)

( Gama. İLE/VE/||/<> Hız. İLE/VE/||/<> İvme. İLE/VE/||/<> Mekân. İLE/VE/||/<> Zaman. )


- G0 İLE G1 İLE S İLE G2 İLE M ile/||/<> GÖZE DÖNGÜSÜ EVRELERİ

( Göze bölünmesinin düzenli evreleri. )

( Formül: 2n → 4n → 2(2n) )


- G6PD DEFICIENCY[İng.] değil/yerine/= G6PD EKSİKLİĞİ

( Vücutta yeterli miktarda glikoz-6-fosfat dehidrojenaz (G6PD) enzimi olmadığında ortaya çıkan genetik bir hastalıktır. G6PD, kırmızı kan gözelerinin çalışmasına yardımcı olur ve onları zararlı maddelerden korur. G6PD, kan nakli gerektiren ve hayatı tehdit eden hemolitik anemiye neden olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GABARİ[Fr.] -ile

( Köprülerin yüksekliklerini belirten ölçüler. )


- GABEN-İ FÂHİŞ ile/>< GABEN-İ YESÎR

( * Piyasadaki en yüksek satılandan altın ve gümüşte %2,5 ve daha fazlasına, urûzda yâni ölçülüp tartılan ve taşınabilen mallarda %5, hayvan için %10, binâ için %20'den, ibâdet konularında gerekli olan şeylerde de piyasadaki fiyatından iki misli fazla olan aldanmalar. * Bâyi(satıcı), bu mala, şu kadar Lira veren oldu deyip, satsa, sonra gaben-i fâhiş olduğu ve başkası, o kadar Lira vermediği anlaşılsa, müşteri[alıcı] bey'i (satışı, alış-verişi) fesh edebilir, bozabilir. [Mecelle] * Yolculukta, su, gaben-i fahişle satılırsa ya da piyasa fiyatı ile alacak fazla parası yok ise, namazını teyemmüm ile kılması câiz olur. [İbn-i Âbidîn] İLE/>< Az aldanma ya da az aldatma. )

( GABEN: Aldatma, aldanma, alıcı ve satıcıdan birinin ötekini aldatması. )


- GABÎ[Ar. çoğ. GUBÂT | "ga" uzun okunur] ile GABÎ[Ar.]

( Ahmaklık, budalalık eden. İLE Kalınkafalı, anlayışsız, beceriksiz. )


- GABİ/LİK ile GABİN


- GABİN/GABN[Ar.] değil/yerine/= SÖMÜRGÜ

( Alışverişte satın alınan mala ödenen karşılığın, malın değerinden çok fazla olması, alışverişte hile yapma. | Edimler arasında açık oransızlık. )


- GABT/GEBT/ĞEBT[Ar.] ile HASED[Ar.]

( Yoksulluk/fakirlik. [Genellikle kişinin maddi zorluk içinde olduğu ya da yoksul olduğu bir durumu ifade etmek için kullanılır.] İLE ... )

( [Kur'ân-ı Kerîm'de[Nur Suresi, 55]
Kişilerin Allah'ın hükmüne karşı döndüğü ya da inkâr ettiği durumu ifade etmek için kullanılmıştır.] İLE ... )


- GABYA ile GABYAR ile GABYACI ile GABYA YELKENİ


- GACI ile GACIR GACIR ile GACIR GUCUR


- GACIRDAMAK ile GACIRDATMAK


- GACIRT ile HAŞIRT


- GACIRTI ile GACIRTILI ile GACIRTISIZ


- GAZAP/GADAB[Ar.] değil/yerine/= ÖFKE, HİDDET, KIZGINLIK


- GADAP/GADAB ile/ve/||/<> GİRDAP/GİRDAB


- GADÂT -ile

( Sabahın erken zamanı. )


- GADÂT[Ar. çoğ. GADAVÂT] ile GADÂT[Ar. < GUDVE]

( Sabahın erken zamanı. | Kuşluk yemeği. İLE Sabahla güneş doğması arasındaki zaman. )


- GADDAR ile CANİ


- GADDAR[Ar.] değil/yerine/= KIYGICI


- GADDAR/LIK ile GADDARCA


- GADDARSIZLIK" değil VİCDANSIZLIK


- GADİR["ga" uzun okunur] ile GADÎR[Ar. çoğ. GUDERÂ', GUDÜRÂN]

( Gadreden, ihanet eden, fenalık eden. İLE Sel ile oluşan birikinti su, durgun su, göl. | Küçük ırmak. )


- GADOLINITE[İng.] / GADOLINITE[Fr.] / GADOLINIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GADOLİNİT


- GADOLINIUM[İng.] / GADOLINIUM[Fr.] / GADOLINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= GADOLİNYUM


- GAEDE MOLECULAR AIR PUMP[İng.] / COMPRESSEUR MOLÉCULAIRE DE GAEDE[Fr.] / GAEDE-MOLEKULARLUFTPUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAEDE MOLEKÜLER HAVA POMPASI


- GAF ile HATA YAPAN KİŞİ

( BLUNDER vs. BLUNDERER )

( اشتباه لپي ile اشتباه کار ile خبط کردن ile اشتباه کننده )

( اشتباه لپي ile ESHTABAH KAR ile KHABT KARDAN ile ESHTABAH KONANDEH )


- GAF ile LÂF


- GAF ile "POT KIRMAK"


- GÂFİL (OLMAK) değil/yerine/>< ÂRİF (OLMAK)


- GÂFİL ile/değil/yerine/>< AGÂH


- GAFİL-ÂNE["ga" uzun okunur] ile GAFİLEN["ga" uzun okunur]

( Gafilcesine, dikkatsizlikle, dalgınlıkla. İLE Habersizce. )


- GAFİR["ga" uzun okunur] ile GAFÎR[Ar.]

( Mağfiret eden, yarlıgayan, affeden, Allah. İLE Örten, etrafını çeviren. | Çok fazla. | Muhafız askerler. )


- GAFİR ile GAFÛR

( Yarlıgayan, affeden, mağfiret eden. | Örten, etrafını çeviren. | Çok fazla. İLE Yarlıgayan, suç bağışlayan, merhamet eden, mağfiret eden. )


- GAFLET ile GAFLET UYKUSU


- [ne yazık ki]:
GAFLET ile/değil/yerine/||/> İHÂNET


- GAFLET ile/ve KİBİR


- GAFLET ile/ve SEYYİAT


- GAFLET ile/ve/değil TESADÜF


- GAFLET ile/ve UYUŞUKLUK


- GAFLET >< VAHDET

( Gitsin! >< Gelsin! )


- GAFUR BEY :

( Emekli Albaydı ve 1960 ihtilalinde bir süre Büyükdere Mahallesinde muhtar olarak görev yaptı. )


- GAFÛR-ÜR-RAHÎM -ile

( ESİRGEYEN, SUÇ BAĞIŞLAYAN (ALLAH) )


- GAG[Fr.] değil/yerine/= GÜLÜT


- GAGA[İng. BEAK] ile/||/<> BİRLİKTE EVRİM[İng. COEVOLUTION] ile/||/<> KO-EVRİM[İng. COEVOLUTION]

( Bazı hayvanların baş bölümünde bulunan sert yapıda dışa doğru çıkıntılı bir anatomik oluşumdur. Bilindiği üzere kuşlarda (avian dinozorlarda), non-avian dinozorlarda ve bazı memelilerde bulunur. Kuşlar gagalarını beslenme, temizlenme, avlanma, kur yapma ve yavrularını besleme gibi süreçler için kullanmaktadır. @@ Birlikte yaşayan bazı canlılar, uzun zamanda birbirlerine olan bağımlılıkları artacak biçimde evrimleşmişlerdir. Bu olaya ko-evrim ya da birlikte evrim adı verilir. Arı kuşları ile kuşlarla döllenen bitkilerin birlikte evrimi bu durumun en güzel örneklerinden biridir. Bitkilerin çiçekleri arı kuşlarının diyetine, çiçeklerin renkleri arı kuşunu çekmeye, çiçeklerin yapısı ise arı kuşlarının gaga yapısına uygun olacak biçimde evrimleşmiştir. @@ Birlikte yaşayan bazı canlılar, uzun zamanda birbirlerine olan bağımlılıkları artacak biçimde evrimleşmişler. Bu olaya ko-evrim ya da birlikte evrim adı verilir. Arıkuşları ile kuşlarla döllenen bitkilerin birlikte evrimi bu durumun en güzel örneklerinden biri. Bitkilerin çiçekleri arıkuşlarının diyetine, çiçeklerin renkleri arıkuşunu çekmeye, çiçeklerin yapısı ise arıkuşlarının gaga yapısına uygun olacak biçimde evrimleşmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GAGA ile ÇENEK

( ... İLE Kuş gagasının alt ve üst bölümlerinin her biri. )


- GAGA ile GAGALI ile DENEY KABI ile GAGASIZ

( BEAK vs. BEAKED vs. BEAKER vs. BEAKLESS )

( تک ile نوک ile نک ile منقار ile نوکدار ile منقاردار ile ليوان آزمايشگاه ile جام ile ليوان آئمايشگاه ile ظرف کيمياگري ile بي نوک )

( TAK ile NOK ile NAK ile MONAGHAR ile نوکدار ile MONAGHARDAR ile LEYVAN AZMAYSHGAH ile JAM ile LEYVAN AEMAYSHGAH ile ZARF KYMYEGERY ile BEY NOK )


- GAGA ile ORNITORENG GAGASI


- GAGA ile TUMŞUK/TOMŞUK

( ... İLE Papağan, kartal vb. kuşların kemerli gagası. )


- GAGALAMAK ile GAGA İLE TÜYLERİNİ TARAMAK/DÜZELTMEK

( PECK vs. PREEN )


- GAGALAMAK ile GAGALANMAK ile GAGALAŞMAK ile GAGA ile GAGALI ile GAGA BURUN ile GAGALI MEMELİ ile GAGALI MEMELİLER


- GAGAVUZ ile GAGAVUZCA


- GAH ile GAHİ ile GAHİCE


- GAİB[< GAYB,GIYÂB] ile/değil/yerine/= KAYIP

( Göze konu ol(a)mayan. | Hazır olmayan, yok olan, kayıp. | Görünmeyen [hakikat ile bilinir]. | Belirsiz, bilinmeyen, gayb-ı izâfî, gayb-ı mutlak. | Üçüncü kişi, O. )


- GAİLE ile GAİLELİ ile GAİLESİZ/LİK


- GAİLE[Ar.] değil/yerine/= UĞRAŞ

( DERT, SIKINTI, KEDER | FELÂKET, MUSÎBET | UĞRAŞTIRICI VE SIKINTILI İŞ | SAVAŞ, MUHÂREBE )


- GAILLARD TOWER[İng.] ile/değil/yerine/= GAİLLARD KULESİ


- GAIN :/yerine KAZANMAK


- GAİP/GAİB değil/yerine/= GÖRÜNMEZ


- GAİP | GAİBE ve MUHATAP | MUHATABA ve MÜTEKELLİM

( Serçe Parmak | Yüzük Parmağı VE Orta Parmak | İşaret Parmağı VE Baş Parmak )

( Müzekker | Müennes VE Müzekker | Müennes VE Ben. )

( Sağ elin avuç içine bakar biçimde )

(

(müzekker)
(müennes)
(müzekker)
(müennes)
-
NASARÛ
NASARNE
NASARTÜM
NASARTÜNNE
(cemi)
 
NASARNÂ

(meal gayr) (Biz)

NASARÂ
NASARATA
NASARTÜMÂ
NASARTÜMÂ
(tesniye)
 
NASARA
NASARAT
NASARTE
NASARTİ
(müfred)
 
NASARTÜ

(vahide) (Ben)

(gaip)
(gaibe)
(muhatab)
(muhataba)
(mütekellim)
(serçe parmak)
(yüzük parmağı)
(orta parmak)
(işaret parmağı)
(başparmak)
)


- GAİPLİK değil/yerine/= YİTİKLİK


- GAK GUK (ETMEK)


- GAKAPU -ile

( Japon asil müziği. )


- GAKGOŞ[Elazığ'da]["GAKKOŞ" değil!] ile/||/<> KARDEŞ/AĞABEY


- GAL[İng.] / GAL[Fr.] / GAL[Alm.] ile/değil/yerine/= GAL


- GAL ile/ve GAS


- GALA ile GALAT


- GALAKSİ DÖNME EĞRİSİ SORUNU ile/||/<> NEWTON MEKANİĞİ ÖNGÖRÜSÜ

( Galaksi dönme eğrisi sorunu yıldızlar çok hızlı döner İLE Newton mekaniği yavaşlama öngörür. Gözlenen hız sabittir İLE öngörülen hız azalmalıdır. Vera Rubin karanlık madde İLE bu tutarsızlığı açıkladı. )

( Vera Rubin tarafından 1970 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1928-2016) (Ülke: ABD) (Alan: Astronomi) (Önemli katkıları: Galaksi dönme eğrileri, karanlık madde kanıtı, kadın astronomlara öncülük) )


- GALAKSİ[Fr. < GALAXIE] değil/yerine/= GÖK ADA


- GALAXY[İng.] / GALAXIE[Fr.] / GALAXIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GALAKSİ


- GALAKSİ değil/yerine GÖKADA


- GALAKSİLER ARASI ile TÜRLER ARASI ile İÇ BÜYÜME

( INTERGALACTIC vs. INTERGENERIC vs. INTERGROWTH )

( بين کهکشاني ile بين طبقهاي ile بين گونهاي ile رويش توام )

( BEYNE KEKKESHANY ile بين طبقهاي ile BEYNE GONEYAY ile ROYSH TAVAM )


- GALAKSİLERDE:
SAMANYOLU ve/||/<> ANDROMEDA ve/||/<> MESSIER87(M87) ve/||/<> IC 1101

( Dünyanın, içinde bulunduğu galaksi. VE/||/<> Samanyolu'nun, içinde bulunduğu galaksi. VE/||/<> Andromeda'nın, içinde bulunduğu galaksi. VE/||/<> M87'nin, içinde bulunduğu, bilinebilen, en büyük galaksi. )

( ... VE/||/<> Bizden yaklaşık 2.5 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunmaktadır. VE/||/<> ... VE/||/<> ... )


- GALAKTİK ile GALAKTOMETRE ile GALAKTOZ

( GALACTIC vs. GALACTOMETER vs. GALACTOSE )

( عظيم الجثه ile شير سنج ile گالا کتوز )

( AZYM OLJOSEH ile SHYR SANJ ile GALA KETOZ )


- GALAKTOGRAFİ ile GALAKTORE ile GALAKTOSEL ile GALAKTOŞEZİ

( Süt yolu filmi. İLE Süt akması. İLE Süt kisti. İLE Süt durması. )


- GALAKTOZ[İng. GALACTOSE] ile/||/<> GALAKTOZEMİ[İng. GALACTOSEMIA] ile/||/<> LAKTOZ[İng. LACTOSE]

( Galaktoz; süt ve süt ürünlerinde, şeker pancarında bolca bulunan, basit şekerler olarak bilinen monosakkaritlerin bir üyesidir. Kimyasal formülü C6H12O6C_{6}H_{12}O_6C 6 ​ H 12 ​ O 6 ​ olan galaktozun moleküler kütlesi ise 180.16 g*mol-1dir. Galaktoz molekülü genellikle doğada örneğin laktozda (süt şekeri) olduğu gibi diğer şekerlerle birlikte bulunur. Galaktoz ayrıca karmaşık karbonhidratların yapısında, çoğu hayvanın beyninde ve diğer sinir dokularında bulunan glikolipitlerde bulunur. @@ Galaktozun sindirilememe durumu. @@ Doğada sadece sütte bulunan bir disakkarittir. Sütte bulunan en önemli karbonhidrattır ve süte tadını vermektedir. Suda yavaş bir biçimde çözünmektedir. Sadece kuvvetli asitlerle hidrolize uğrar ve glikoz ile galaktoza ayrılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GALAPAGOS KAPLUMBAĞASI ile PINTA ADASI KAPLUMBAĞASI

( ... İLE Galapagos kaplumbağalarının bir alt türüdür. Ne yazık ki, soyu tükenmiştir.[2012 - Yalnız George] :( )


- GALAT[Ar.] ile HATA[Ar.]


- GALAT/A


- GALAT-I MEŞHUR ile/değil GALAT-I FÂHİŞ

( Yanlış anlama geldiği ve yanlış kullanıldığı halde çoğunluğun benimseyip kullandığı sözcükler. İLE/DEĞİL Hiçbir biçimde kullanımı uygun görülmeyen sözcükler. )


- Galat-ı meşhur'u değil doğrusunu kullanarak KONUŞ!!! -değil


- GALAXY :/yerine GALAKSİ


- GALEBE -ile

( GALİP GELME, YENME, ÜSTÜNLÜK | ÇOKLUK, KALABALIK | ZAPTOLUNMAYACAK DERECEDE AZGIN )


- GALEBE[Ar.] ile KAHR[Ar.]


- GALEBE[Ar.] ile KUDRET[Ar.]


- GALERİ ile AMBÜLATUAR[Fr. AMBULATOIRE < Lat. AMBULARA: Yürümek.]

( Eski Yunan mimarlığında, atletizm yarışmaları için kullanılan uzun portik. | Eski Roma mimarlığında, sütun sırası ya da ağaçlarla çevrili, örtülü ya da açık, uzun yaya yolu. | Çevredalız, deambülatuar. )

( PORTİK[Fr. PORTIQUE, Lat. PARTICUS, PORTE[: Kapı.]'den]: Üstü örtülü, önü sütunlu, açık galeri, revak. | Antik Yunan ve Roma mimarlıklarında, tapınak ve propile gibi yapıların önündeki, sütunlu, üstü örtülü giriş. )