G ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 7.035 başlık/FaRk ile birlikte,
7.035 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(12/30)
- Gerekli gereksiz SUS!!!
- REQUIRED MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= GEREKLİ MALZEME
- GEREKLİ OLANLAR... -ile
( * İlim
* Hâl
* Teslimiyet
* Sadâkat
* Azim
Ondan ötesini tarif edemeyiz. )
- Gerekli olduğu için KONUŞ!!!
- GEREKLİ ile ESASEN
( ESSENTIAL vs. ESSENTIALLY )
( واجب ile حساس ile اساسي ile اصولي ile اصولا )
( VAJEB ile HASAS ile ASASY ile OSOLY ile OSOLA )
- GEREKLİ ile/ve/<> YETERLİ
( NECESSARY/REQUIRED vs./and/<> SUFFICIENT/ENOUGH )
- ... GEREKLİDİR ile/yerine ... GEREKİR
- GEREKLİLİK:
BİLMEK ile/ve/değil/<> YAPMAK
- GEREKLİ/LİK, GEREKSİZ/LİK ile/ve ANLAMLI/LIK, ANLAMSIZ/LIK
( Yapılmış/yaşanmış şeyler üzerinde konuşmak, gereksizdir. İLE/VE Geçmiş şeyleri ayıplamak, anlamsızdır. )
( NECESSITY, UNNECESSARY/LACK vs./and MEANINGFUL/NESS, MEANINGLESS/NESS | ABSURDITY )
- GEREKLİLİK/ZORUNLULUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖNÜLLÜLÜK
- GEREKLİLİK ile/ve/değil ALIŞKANLIK
- GEREKLİ/LİK ile ÇAĞRIŞIM/TEDÂÎ[Ar. < DA'VET]
- GEREKLİ/LİK ile/ve/<> DOĞRU/LUK
( ... İLE/VE/<> (Mantığa) Uygunluk. )
( Genelde ıstıraba neden olan yanlıştır, onu gideren ise doğru. )
( Her doğruyu, her yerde söylemek doğru değildir. )
( Doğrulukta, değişmez olursunuz. )
( Doğruyu bildiğimiz düşüncesi, tehlikelidir. Çünkü o bizi zihin içinde hapseder. )
( "Doğru olan, kendine benzeyeni değil benzemeyeni aşmak ister; doğru olmayan ise, hem kendine benzeyeni, hem de benzemeyeni aşmaya çalışır." )
( Eğriliğin en yüksek derecesi, doğru olmayıp doğru görünmektir. )
( NECESSITATE vs./and/<> TRUTH
Generally, what causes suffering is wrong and what removes it, is right.
You become immovable in reticence.
The idea that you know what is true is dangerous, for it keeps you imprisoned in the mind. )
- GEREKLİ/LİK ile/ve GEÇERLİ/LİK
( NECESSITY vs./and VALIDITY )
- GEREKLİLİK ile/ve GEREKSİNİM
( NECESSITY vs./and NEED )
- GEREKLİLİK ile/ve NEDENSELLİK
( Öncelik-sonralık yoktur. İLE/VE Öncelik-sonralık vardır. )
( İşlevsellik. İLE/VE Birbirini açıklayıcılık. )
( NECESSITY vs./and SCIENTIFIC TERM )
- GEREKLİLİK ile/değil OLANAKLILIK
( [not] NECESSITY vs./but POSSIBILITY )
- GEREKLİLİK ve/> SÜREKLİLİK ve/> KESİNLİK
( NECESSITY and/> CONTINUITY and/> CERTAINTY )
- GEREKLİLİK ile/ve/değil UYGUNLUK
( [not] NECESSITY vs./and/but APPROPRIATENESS )
- GEREKLİLİK ile/ve/||/<>/> YARAR
- GEREKLİ/LİK ile/ve YETERLİ/LİK
( NECESSITY vs./and SUFFICIENCY )
- GEREKLİ/LİK ile ZORUNLU/LUK
( Hiçbir şey gereksiz değildir, hiçbir şey kaçınılmaz da değildir. )
( NECESSARY(NECESSITY) vs. COMPULSIVE/NESS
Nothing is necessary, nothing is inevitable. )
- GEREKLİLİK/GEREKSİZLİK ile/ve/değil ÖNCELİK
( "Gereklilik" ya da "gereksizlik" olarak "tanımlamamız/tanımladıklarımız(gördüklerimiz/görmediklerimiz)", (daha çok) kolayımıza/işimize gelen, alışageldiğimiz bellek kayıtlarımızın yoğunluğu ve önceliği oranındadır. )
- GEREKMEK ile GEREKTİRMEK ile GEREKÇELENDİRMEK ile GEREK/LİK ile GEREKLİ/LİK ile GEREKÇE ile GEREKSİZ/LİK ile GEREKÇELİ ile GEREKSİZCE ile GEREKÇESİZ/LİK ile GEREKSİZ YERE ile GEREKLİLİK KİPİ ile GEREKLİ GEREKSİZ
- GEREKSİNİM/AÇLIK:
UYARILMA ile/ve/||/<>/> TANINMA ile/ve/||/<>/> YAPILANDIRMA
- GEREKSİNİM DUYMAYACAKLARINI SATIN ALMAK > GEREKSİNİM DUYACAKLARINI SATMAK ZORUNDA KALMAK
- GEREKSİNİM ile/ve BEKLENTİ
- GEREKSİNİM ile/ve/||/<> ÇÖZÜMSÜZLÜK/ÇARESİZLİK
- GEREKSİNİM ile/ve/> DAVET
( NEED vs./and/> TO INVITE )
- GEREKSİNİM ve/||/<>/> DİLE GETİRMEK
( Gereksinimi olduğu halde dile getirmeyen, dilsiz kalsa daha iyidir. )
- GEREKSİNİM ile/ve/<> DOYUM
( NEED vs./and/<> SATISFACTION )
- GEREKSİNİM ve/> EYLEM
( NEED and/> ACTION )
- GEREKSİNİM ile/ve GEREKLİLİK
( Gereksiniminiz olduğuna inandıklarınız, gereksiniminiz olanlar değildir. )
( Eğer gereksiniminiz olmayanları istemezseniz gereksiniminiz olan şeyler size gelecektir. )
( Kendiniz olmaktan başka hiçbir şeye gereksiniminiz yok. )
( Gereksiniminiz olan her şey, sizin içinizde. )
( NEED vs./and NECESSITY
What you believe you need is not what you need.
What you need will come to you, if you do not ask for what you do not need.
You need nothing except to be what you are.
All you need is already within you. )
- GEREKSİNİM ile/ve İLERLEME
( NEED vs./and PROGRESS )
- GEREKSİNİM ile/ve/<> İŞE YARARLIK
- GEREKSİNİM ile İTİLİM
- GEREKSİNİM ile/ve/<> KİŞİ/İNSAN
( ... İLE/VE/<> Gereksinimlerinin gereksinimi(/hedefi) durumuna getirilmiş/düşürülmüş olan. )
- GEREKSİNİM ile MUTLAKLIK
( Tüm gereksinimimiz, gereksinim duyuyor olmamızın gerekliliği ve bunun kabulüdür. )
( NEED vs. ABSOLUTENESS )
- GEREKSİNİM ile/ve/değil/||/<>/< TAMAMLAYICI/LIK
- GEREKSİNİM ile/ve/> UYGARLIK
( Gereksinim, uygarlığın dinamosudur. )
( NEED vs./and/> CIVILIZATION )
- GEREKSİNİM ile ZORUNLULUK
( NEED vs. OBLIGATION )
- GEREKSİNİMİMİZ OLMAYAN ŞEYLERİ ALMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> GEREKSİNİM DUYDUĞUMUZ ŞEYLERİ SATMAK
( Gereksinim duymadığımız şeyleri almak, gereksinim duyduğumuz şeyleri satmaya neden olur. )
- GEREKSİNİMLER ve İLİŞKİLER SIRADÜZENİ:
DİRİMSEL ve/||/<>/> BİLİŞSEL ve/||/<>/> DAVRANIŞSAL
- GEREKSİNİMLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- GEREKSİNİMLER ile/ve/||/<> DEĞERLER ile/ve/||/<> ANLAMLAR
- GEREKSİNİM/LER/İMİZ ve/<>/>< DEĞER/LER/İMİZ
- GEREKSİNİR değil GEREKİR/GEREKTİRİR
- GEREKSİZ ELEŞTİRİ ile/ve/değil/||/<>/< GİZLİ HAYRAN/LIK
- Gereksiz olmadığı için KONUŞ!!!
- GEREKSİZ [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- GEREKSİZ [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- GEREKSİZ TEKRAR(TOTOLOJİ) ile SAÇMALAMAK
( TAUTOLOGY vs. TO BULLSHIT )
- GEREKSİZ (YERE) HARCAMA/MASRAF ile/ve/<>/değil/yerine FAZLA HARCAMA/MASRAF
- GEREKSİZ ile FAZLA(DAN)
- GEREKSİZ ile/ve OLUMSUZ
- GEREKSİZ/FAZLA) TÜKETMEMELİ!
- GEREKSİZ/LİK ile/değil/yerine YETERSİZ/LİK
( [not] UNNECESSARY/LACK vs./but INCAPACITY
INCAPACITY instead of UNNECESSARY/LACK )
- GEREKSİZ/YERSİZ/ANLAMSIZ "TEPKİ VERMEK" ile/ve/değil/yerine HAREKETE GEÇMEK
( Sadece aptallar, gereksiz/yersiz/anlamsız "tepki verir". )
- GEREKTİĞİ GİBİ ile/ve YETERİNCE
- GEREKTİĞİ KADAR DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK/YAPMAK ile/ve DEĞERİ/DEĞDİĞİ KADAR DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK/YAPMAK
- Gerektiği kadar KONUŞ!!!
- (GEREKTİĞİ KADAR) SU İÇMELİ!
- Gerektiğinde SUS!!!
- GEREKTİĞİNDE ile/ve YERİ GELDİĞİNDE
- GEREN ile KEPİR/ŞÛRE[Fars.]
( Kuruyunca çatlayan toprak. İLE Çorak toprak. )
- GERGEDAN ile GERGEDAN BÖCEĞİ
- GERGEDAN ile JAVA GERGEDANI
( ... vs. RHINOCEROS SONDAICUS )
- GERGEDAN ile SUMATRA GERGEDANI
(
)
( ... İLE Ne yazık ki, Kasım 2019 itibariyle soyu tükenmiştir. :( (((((( )
- GERGEDAN ile TÜYLÜ GERGEDAN
( ... İLE Yaklaşık 10.000 yıl önceye kadar yaşamış bir gergedan türü. )
- GERGEDANLAR'DA:
SİYAH AFRİKA GERGEDANI ile AKGERGEDAN ile HİNT GERGEDANI ile ENDONEZYA GERGEDANI ile KUZEY BEYAZ GERGEDANI ile SUMATRA GERGEDANI ile YAVA/CAVA/JAVA GERGEDANI
( Gebelik süreleri 540 gündür. )
( Yaşayan, ancak beş gergedan türü vardı.[22 Mart 2018 itibariyle, dörde düştü. Son akgergedanın da ölmesiyle bir tür daha, rezil avcı bozuntuları eliyle yok edilmiş oldu ne yazık ki. :( (((((( ] )
( Yaşayan Endonezya gergedanı sayısı sadece 60'tır. En çok tehlike altında olan dördüncü türdür. )
( Tümüyle keratinden oluşan bir boynuza sahip tek hayvandır. )
( Sığır, koyun, ceylan ve zürafanın boynuzlarından farklı olarak kemik özü bulunmaz. )
( Boynuzları hasar gördüyse bazen düşerler. Gençlerinin boynuzları tamamen yeniden çıkabilir. )
( Boynuzları olmayan dişil gergedanlar yavrularına düzgün bir biçimde bakamazlar. )
( Gergedanların çok gelişmiş koku ve işitme duyuları vardır fakat görme duyuları kötüdür. )
( Genellikle yalnız yaşarlar ve sadece çiftleşmek için biraraya gelirler. )
( Beklenmedik bir durumla karşılaştıklarında işerler ya da dışkılarlar. )
( Saldıracaklarında, Asya'dakiler ısırır, Afrika'dakiler karşı tarafa doğru büyük bir hızla saldırırlar. )
( Siyah Afrika Gergedanı, kısa bacaklarına karşın, saatte 55 km. hıza ulaşabilir. )
( Türk mitolojisinde hayvanların kralı olarak kabul edilir. )
(
)
- TENSEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= GERGİ
- GERGİNLEŞMEK ile GERGİNLEŞTİRMEK ile GERGİ ile GERGİN/LİK ile GERGİLİ ile GERGİNCE ile GERGİSİZ
- GERGİNLİĞİN BÖLGELERİNDE:
BOYUN ile/ve/||/<> OMUZ ile/ve/||/<> ÜST SIRT ile/ve/||/<> ORTA SIRT ile/ve/||/<> ALT SIRT ile/ve/||/<> MİDE
( [psikolojik nedenleri] "Kendini tanımlamada korku ve bastırılmışlık." İLE/VE/||/<> "Zorunluluk ve sorumluluk." İLE/VE/||/<> "Üzüntü, keder." İLE/VE/||/<> "Güvensizlik ve güçsüzlük." İLE/VE/||/<> "Utanç, suçluluk, değersizlik." İLE/VE/||/<> "Duyguları yönetmede yetersizlik." )
- GERGİN/LİK ile/ve HUZURSUZ/LUK
- GERGİN/LİK ile ŞAŞKIN/LIK
( ... cum CONSTERNATIO )
- GERGİN/LİK ile/ve/değil/||/<>/< SIKI/LIK
- GERGİN/LİK ile/ve/değil ŞİŞKİN/LİK
- STRAIN[İng.] / EFFORT[Fr.] / BEANSPRUCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GERGİNLİK
- GERGİN/LİK ile/ve/||/<> TEDİRGİN/LİK
- GERİ ADIM ATMAK ile/değil/yerine GEREKEN ADIM(LAR)I ATMAK
- GERİ ADIM ile/değil GERİLEME
- GERİ ALINAMAZLIK ile GERİ ALINAMAZ
( IRREVOCABILITY vs. IRREVOCABLE )
( برگشت ناپذيري ile بلا عزل )
( BARGASHT NAPAZYRY ile بلا عزل )
- FEEDBACK[İng.] / RÉTROACTION[Fr.] / RÜCKFÜHRUNG, RÜCKKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ BESLEME
- RESTORING FORCE[İng.] / FORCE DE RAPPEL[Fr.] / RÜCKSTELLKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ ÇAĞIRICI KUVVET
- GERİ ÇEKİLME ile GELGİT VE AKIŞ
( EBB vs. EBB AND FLOW )
( جزر ile جزر و مد ile جزر ومد )
( JAZAR ile JAZAR VE MAD ile JAZAR VOMAD )
- GERİ ÇEKİLMEME ve/||/<> AÇIKLAMA GETİRMEME
- Geri dön ve KONUŞ!!! -ve
- REFLUX[İng.] / REFLUX[Fr.] / RUCKFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ DÖNDÜRME
- GERİ DÖNÜŞ ile/değil/yerine GERİDEN BESLENME
- GERİ "DÖNÜŞÜM/Ü" (OL[M]UYOR) değil GERİ DÖNÜŞ/Ü (OL[M]UYOR)
- GERİ GİDİŞ ile/değil/yerine AŞKINLIK
- GERİ KALMAK ile GEÇMİŞİNDEN GERİ KALMAK
( Bir yerde kalmak, ölmek demektir. )
( DEKADANS: Gerileme. )
- GERİ KALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> UZAK KALMAK
- Geri kalmamak için DİNLE!!!
- GERİ MUTASYON[İng. BACK MUTATION] ile/||/<> GERİ SOĞUTUCU[İng. CONDENSER]
( Bir önceki bir mutasyonun etkilerini tersine çeviren bir mutasyondur. Tipik olarak, işlev kaybettirici bir mutasyondan sonra meydana gelip, fonksiyonu geri kazandıran mutasyonlar için kullanılır. @@ Laboratuvarlarda damıtma işleminde kullanılan kaynayan gazın, soğuk su yardımıyla tekrar sıvı hale geçmesine yarayan cam malzeme.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BACK SCATTERING[İng.] / DIFFUSION RÉTRAGRADE[Fr.] / RÜCKSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ SAÇILIM/SAÇILMA
- RECOIL ATOM[İng.] / ATOME DU RECUL[Fr.] / RÜCKSTOSSATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ TEPME ATOMU
- RECOIL NUCLEUS[İng.] / NOYAU DE RECUL[Fr.] / RÜCKSTOSSKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ TEPME ÇEKİRDEĞİ
- RECOIL ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON DE RECUL[Fr.] / RÜCKSTOSSELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ TEPME ELEKTRONU
- RECOIL PARTICLE[İng.] / PARTICULE DE RECUL[Fr.] / RÜCKSTOSSTEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ TEPME PARÇACIĞI
- GERİ TEPME ile/ve/||/<> TERS TEPME
- BACK TITRATION[İng.] / TITRAGE EN RETOUR[Fr.] / RÜCKTITRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ TİTRASYON
- GERİ ZEKÂLI değil/yerine ZEKÂ GERİLİĞİ
( Hakaret. DEĞİL/YERİNE Durum. )
- GERİ ZEKÂLI/LIK ile/ve/değil/||/<> HÖDÜK/LÜK
- GERİ ile ARKA
( TO BACK vs. THE BACK )
- GERİ ile GERİ
( Arka, bir şeyin, sonra gelen bölümü. | Geçmiş. | Hayvanların boşaltım örgenlerinin dışı. | Eksik gösteren. [saat vs.] | Geriye doğru. İLE Araba üzerine gerilerek, kenarları, arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman ya da tahıl doldurulan büyük kıl çuval. )
- GERİATRİ UZMANI ile GERİATRİ
( GERIATRICIAN vs. GERIATRICS )
( پير پزشک ile پيرپزشکي ile امراض پيري )
( PEYR PEZESHK ile پيرپزشکي ile EMRAZ PEYRY )
- GERİBİLDİRİM ve/<> DİRİMLİLİK
( )
( FEEDBACK and/<> LIFE )
- GERİBİLDİRİM ile/ve "GİT-GEL"
- GERİBİLDİRİM'DE:
"HIIIIII" ile/değil/>< HMMM
( Dinleyenin, küçümseyici/reddedici, kinâyeli bir tutum göstererek çıkardığı ses. İLE/DEĞİL/>< Dinleyenin, sözü/konuyu, tam olarak anlamasıyla çıkardığı ses. )
- Geribildirimli KONUŞ!!!
- GERİCİLİK ile/değil DİRENÇ
- GERİCİLİK ile/değil/yerine GELENEKÇİLİK
- GERİCİ/LİK ile/ve/||/<>/< KORUYUCU/LUK
- GERİDE BIRAKTIKLARIMIZ ile/ve/||/<> ELİMİZİN ALTINDAKİLER ile/ve/||/<> ULAŞAMADIKLARIMIZ
( Özlüyoruz. İLE/VE/||/<> Sıkılıyoruz. İLE/VE/||/<> Tutuluyoruz. )
- GERİDÖNÜŞÜMSÜZ değil GERİ DÖNÜŞSÜZ
- GERİKAZANMA ile/ve/değil/||/<>/< GERİDÖNÜŞÜM
- GERİLERİN İLERİSİNDE OLMAK ile/ve/||/<> İLERİLERİN GERİSİNDE OLMAK
- GERİLEYİŞ ile GERİLEYİCİ BENZEŞME
- VOLTAGE FEED[İng.] / SPANNUNGSVERSORGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM BESLEMESİ
- VOLTAGE DIVIDER[İng.] / DIVISEUR DE TENSION[Fr.] / SPANNUNGSTEILER[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM BÖLÜCÜ
- VOLTAGE MULTIPLIER[İng.] / MULTIPLIER DU VOLTAGE[Fr.] / SPANNUNGSVERVIELFACHER[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM ÇARPANI
- MULTIPLICATEUR DE TENSION[Fr.] ile/değil/yerine/= GERİLİM ÇOĞALTICI
- VOLTAGE STABILIZER[İng.] ile/değil/yerine/= GERİLİM DENGELEYİCİ, STABİLİZATÖR
- VOLTAGE NODE[İng.] / NŒUD DE TENSION[Fr.] / SPANNUNGSKNOTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM DÜĞÜMÜ
- CHUTE DU VOLTAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= GERİLİM DÜŞMESİ
- VOLTAGE DROP[İng.] / SPANNUNGSABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM DÜŞÜMÜ
- VOLTAGE REGULATOR[İng.] / RÉGULATEUR DE TENSION, STABILISATEUR DE TENSION[Fr.] ile/değil/yerine/= GERİLİM DÜZENLEYİCİ
- FORMULE DE TENSION[Fr.] ile/değil/yerine/= GERİLİM FORMÜLÜ
- VOLTAGE DOUBLER[İng.] / SPANNUNGSVERDOPPLER[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM İKİLEYİCİ
- DOUBLEUR DE TENSION[Fr.] ile/değil/yerine/= GERİLİM KATLAYICI
- VOLTAGE COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU VOLTAGE[Fr.] / SPANNUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM KATSAYISI
- SPANNUNGSVERSTÄRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM KAZANCI
- VOLTAGE RATIO[İng.] / RAPPORT DE TENSION[Fr.] / SPANNUNGSVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM ORANI
- SPANNUNGSKONSTANTHALTER[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM SABİTLEYİCİ
- VOLTAGE TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATEUR DE TENSION[Fr.] / SPANNUNGSTRANSFORMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM TRAFOSU
- GERİLİM[İng. VOLTAGE] ile/||/<> ELEKTRİKSEL GÜÇ[İng. ELECTRIC POWER] ile/||/<> ELEKTROSİT[İng. ELECTROCYTE] ile/||/<> GİRAZ ile/||/<> JOULE ile/||/<> POTANSİYEL ENERJİ[İng. POTENTIAL ENERGY] ile/||/<> VOLT
( Bir elektrik devresinde iki nokta arasındaki elektriksel potansiyel fark. Bir iletken boyunca yük taşıyan elektriksel enerjinin, birim yük başına düşen iş miktarını ifade eder. Gerilim, elektriksel alanın bir sonucu olarak, pozitif ve negatif yükler arasındaki potansiyel enerji farkını gösterir. Birimi volt (V) olup, bu birim uluslararası birim sisteminde (SI) enerji birimi olan joule'ün coulomb başına düşen değeri olarak tanımlanır (1 V = 1 J/C). Elektriksel devrelerde gerilim, devre elemanlarının enerji transferini ve akımın yönünü belirleyen temel parametrelerden biri. @@ Akım şiddeti ile gerilimin çarpımına eşit olan ve elektrik enerjisinin ısı, ışık, mekanik, ses gibi başka enerji biçimlerine dönüşümünü belirten fiziksel büyüklük. Elektriksel gücün SI birimi Watt'tır. @@ Elektrikli balıklarda, her biri düşük gerilim üreten çok sayıdaki elektrik sağlayan elementlerden oluşan elektrik organında bulunan kas ya da sinir gözesi. 5.000 kadar elektrosit, 500 wattlık elektrik üretebilir. Volt bazında ise her bir gözenin 0.5 ila 1.5 volt arası elektrik potansiyeli yarattığı bilinmekte. @@ DNA replikasyonu sırasında süper burulmanın sebep olduğu moleküler gerilimi düşürmek için görev yapan bakterisel DNA topoizomerazlardan bir tanesidir. DNA giraz üretilir, kapatılır ve çift sarmal kırılır. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) iş ve enerjinin birimi olup 1 ohm'luk dirençten geçen 1 amperlik akımın 1 saniyede tükettiği enerjiye eş değer ısı miktarı ya da 1 Newton'lık kuvvetin bir cismi kendi doğrultusunda 1 metre ötelemesi ile yaptığı iştir. @@ Potansiyel enerji, bir cismin ya da sistemin konumundan ötürü sahip olduğu enerji türüdür. Yani bir cisim hareket etmediği halde sadece konumundan ötürü iş yapabiliyorsa bu cismin potansiyel enerjisi vardır diyebiliriz. Örneğin barajlarda biriken su, yükseğe kaldırılan cisim, sıkıştırılan yay ve elektrik yükleri potansiyel enerjiye sahiptir. Ayrıca potansiyel enerji, cisimlerde pek çok biçimde depolanabilir. Mesela bir yayı sıkıştırdığımızda yayda esneklik potansiyel enerjisi birikir, yayı serbest bıraktığımızda ise bu potansiyel enerji kinetik enerjiye dönüşecektir. Yine aynı biçimde elektriksel yüke sahip parçacıklar elektrik alan içerisindeki konumlarına bağlı olarak elektriksel potansiyel enerjiye sahiptir. Potansiyel enerjinin SI birimi Joule'dür. Ayrıca potansiyel enerji U ya da Ep ile gösterilir. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) potansiyel farkın (gerilimin) birimidir. Volt, aynı zamanda elektromotor kuvvetin de birimidir. Gerilimin birimi olan volt, adını İtalyan fizikçi Alessandro Volta'dan almaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VOLTAGE AMPLIFICATION[İng.] ile/değil/yerine/= GERİLİM YÜKSELTMESİ
- GERİLİM ile/||/<> AKIM
( Gerilim potansiyel farkı İLE akım yük akış hızıdır )
( Formül: V=IR İLE I=Q/t )
( Georg Ohm tarafından 1827 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- GERİLİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DENGE
( [not] TENSION/STRESS vs./and/but/||/<>/> BALANCE/EQUILIBRIUM
BALANCE/EQUILIBRIUM instead of TENSION/STRESS )
- GERİLİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DENGE
( [not] TENSION/STRESS vs./and/but/||/<>/>/< BALANCE/EQUILIBRIUM
BALANCE/EQUILIBRIUM instead of TENSION/STRESS )
- GERİLİM ile/ve/||/<> GERİLİM YAYI/KEMERİ
( ... İLE/VE/||/<> Bireyin, hırsları ve tutkuları tarafından itilerek düşüncelerinin peşinden gitmesi ile yaşanan iki kutup arasındaki gerilim.[Yaşamda kalmamızı, yaşama tutunmamızı sağlar.][Kohut] )
( ... vs./and/||/<> TENSION ARC )
- GERİLİM ile GERİLİMLİ ile GERİLİMSİZ/LİK ile GERİLİM ÖLÇÜMÜ
- GERİLİM ile/ve/değil/||/<>/< GİDİŞ-GELİŞ
- GERİLİM ile/ve/değil/||/<> İKİLEM
- GERİLİM ile/ve/değil/yerine SALINIM
- TEVETTÜR[Osm.] / TENSION, VOLTAGE[İng.] / VOLTAGE, TENSION[Fr.] / SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM
- GERİLİMDE:
GERİLEME ile/değil/yerine İLERLEME
- VOLTMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= GERİLİMÖLÇER
- GERİLİYOR/UZ[< GERİLEMEK] ile GERİLİYOR/UZ[< GERİLMEK]
- GERİLLA ile DEVLET
( Kaybetmediği sürece kazanır. İLE Kazanmadığı sürece kaybeder. )
- GERİLLA[Fr. < GUERILLA] ile/>< KONTRGERİLLA[Fr. < CONTRE-GUERILLA]
( Düzenli bir orduya karşı küçük birlikler hâlinde çatışan, hafif silahlarla donatılmış topluluk. | Bu topluluktan olan kişi. | Bağımsız bir biçimde hareket eden çete. İLE Gerilla güçlerine karşı oluşturulmuş güç. )
- GERİLLALAŞMAK ile GERİLLA/LIK ile GERİLLACI/LIK ile GERİLLA SAVAŞI
- YAĞ[Osm.] / TENSILE STRENGTH, TENACITY, OIL[İng.] / TÉNACITÉ, HUILE, PÉTROLE[Fr.] / FESTIGKEIT, ZÄHFESTIGKEIT, ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLME DİRENCİ, YAĞ
- TENSIOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= GERİLME ÖLÇER
- GERİLME ile/||/<> GERİNİM
( Gerilme birim alan kuvvet σ=F/A İLE gerinim boyut değişimi ε=ΔL/L. )
( Formül: σ [Pa] İLE ε [boyutsuz] )
- GERİLME ile GERİNME
( TENSION vs. STRECH )
- GERİLME ile ŞİŞME
- STRESS[İng.] ile/değil/yerine/= GERİLME
- GERİLMEK ile/ve/değil/||/<>/< UTANMAK
- GERİNME ile KASILMA
( TO STRETCH vs. SPASM )
- GERİOLUŞUM -ile
( BACKFORMATION )
- GERİSİ GELİR ile/ve/||/<> SONU GELMEZ
- GERİSİN GERİ ile GERİSİN GERİYE
- GERİYATRİ/GERIATRICS[İng.] değil/yerine/= YAŞLILIK BİLİMİ
- GERİYATRİK/GERIATRIC[İng.] değil/yerine/= YAŞLI | YAŞLILIKLA İLGILİ/İLİŞKİLİ
- GERİYE DOĞRU ile GERİYE DOĞRU ile DURGUN SU
( BACKWARD vs. BACKWARDS vs. BACKWATER )
( بدون ترقي ile ازپشت ile عقب مانده ile باريکه آب )
( BEDON TARGHY ile AZPASHT ile AGHAB MANDEH ile BARYKEH AB )
- GERİYE DÖNMEK ile/ve/değil/yerine GERİ DÖNMEK
- GERİZEKÂLI değil/yerine/>< GEZİ ZEKÂLI
- GERK[Fars.] -ile
( Uyuz. )
- GERKUŞ, ÖZCAN (BANDIRMA, 1931...) :
( Emekli Hava Başçavuşudur. Sarıyer Merkez Mahallesinde üç dönem (1984/89; 1989/94; 1994/99) muhtar olarak muhtar olarak görev yaptı. )
- GERM CELL PRECURSORS[İng.] değil/yerine/= EŞEY HÜCRE ÖNCÜLLERİ
( Genetik bilgiler bir nesilden diğerine gametler yoluyla aktarılır. Eşey göze öncüllerindeki mutasyonlar, o gametten oluşan tüm döllerde bulunur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- GERMAN :/yerine ALMAN
- GERMANIUM DIODE[İng.] / DIODE AU GERMANIUM[Fr.] / GERMANIUMDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= GERMANYUM DİYOT
- GERMANIUM TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR AU GERMANIUM[Fr.] / GERMANIUMTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= GERMANYUM TRANSİSTÖR
- GERMANIUM[İng.] / GERMANIUM[Fr.] / GERMANIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= GERMANYUM
- GERMEK ile GERMEN
- GERMEN ile GERMEN[Lat.] ile CERMEN
( Kale, kermen, kirman. İLE Canlılarda, gametlere dayanan ve gametlerle taşınan üreme öğelerinin tümü. İLE Eskiden, bugünkü Almanya'yı, Bohemya ve Polonya'nın batı bölümünü kapsayan Cermanya'da oturan halk ya da bu halktan olan kişi. )
- GERMINAL MOSAICISM[İng.] değil/yerine/= GERMİNAL MOZAİKLİK
( Yumurta gözelerinin farklı sayıdaki kromozomların karışması ya da diğer kromozomal anormallikler. Germinal mozaiklik fenotip olarak normal olan ebeveynlerden farklı kromozom sayısına sahip olan bireyler meydana gelmesine sebep olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- GERMİSİT/GERMICIDE[İng.] değil/yerine/= MİKROPKIRAR, BULAŞSAVAR
- GERMİYAN OĞULLARI ve AYDIN OĞULLARI ve CANDAR OĞULLARI
( Anadolu'da, Türk bilim hayatının oluşumuna büyük katkıda bulunmuşlardır. )
- GERO-/GERONT-/GERONTO- ile/||/<> GENO- ile/||/<> PRESBY- ile/||/<> SEN-
( Yaşlılıkla ilgili. İLE/||/<> Irk, cins, cinsel üreme, yaşlı. İLE/||/<> Yaşlılıkla ilgili. İLE/||/<> Eski, yaşlı. )
- GERONTOLOJİ/GERONTOLOGY[İng.] değil/yerine/= YAŞLANMA BİLİMİ
- GERONTOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= GERONTOFOBİ
( Yaşlı insanlardan ya da yaşlanmaya karşı duyulan aşırı korku olarak bilinen, Yunanca'da "yaşlı insan" anlamına gelen γέρων ("geron") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- GERUNDIUM[Lat.] değil/yerine ULAÇ
( Belirteç olarak kullanılan, eylem kökenli sözcükler. [Koşa koşa / güle güle vb...] )
- GERZE ile GERZEK/LİK ile GERZE TAVUĞU
- GEŞ[Fars.] ile GEŞT[Fars.]
( Güzel, hoş. | Naz ve edâ ile yürüme. İLE Gezme, seyretme, dolaşma. )
- GEST- ile/||/<> GRAVİ- ile/||/<> PHOR-/-PHORE/-PHORİA/PHORO-/-PHOROUS
( Taşıma. İLE/||/<> Ağır, gebe. İLE/||/<> Taşıyan, yüklenen, görme ekseninin dönmesi. )
- GESTALT[İng.] değil/yerine/= BİÇİM
- GESTASYON/GESTATION[İng.] değil/yerine/= GEBELİK
- GESTURE :/yerine JEST
- GEŞÜR/GEZRİ/TURMA = TURP
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- GET vs. TAKE vs. BUY
- GET VOICED vs. SAYING
- GET :/yerine ALMAK, EDİNMEK
- GETİR-GÖTÜR (İŞLERİ)
- GETİRİ ile SAĞLAMA
( GALLE ile ... )
( INCOME vs. PROVIDE )
- GETİRİ/LER ile/ve GÖTÜRÜ/LER
- GETİRİM/RANT:
EMEK ile/ve/||/<> ÜRÜN ile/ve/||/<> YAPI ile/ve/||/<> PARA
- GETİRİM ile GETİRİMCİ/LİK ile GETİRİMLİ
- GETİRMEK ile GERİ GETİR ile ANILARI GERİ GETİR ile KÖTÜ ŞANS GETİR ile MEYVE GETİR ile İYİ ŞANSLAR GETİR ile GÖRÜŞ ALANINA GETİRMEK ile YAKINA GETİRMEK ile HADİ GETİR ile ORTAYA ÇIKARMAK ile BİR ARAYA GETİRMEK ile YETİŞTİRMEK ile GETİREN
( BRING vs. BRING BACK vs. BRING BACK MEMORIES vs. BRING BAD LUCK vs. BRING FRUIT vs. BRING GOOD LUCK vs. BRING INTO VIEW vs. BRING NEAR vs. BRING ON vs. BRING OUT vs. BRING TOGETHER vs. BRING UP vs. BRINGER )
( به همراه آوردن ile آوردن ile پس آوردن ile تجديد خاطره کردن ile بد آوردن ile بارورکردن ile شگون داشتن ile نمايان کردن ile نزديک کردن ile نزديک آوردن ile بظهور رساندن ile درآوردن ile بهم رساندن ile گرد آوردن ile مطرح ile رشد دادن ile مطرح نمودن ile بميان آوردن ile آورنده )
( BAH CPEHMARAH AVARDAN ile AVARDAN ile PES AVARDAN ile TAJDYD KHATEREH KARDAN ile BAD AVARDAN ile BAROORKARDAN ile SHGON DASHTAN ile NAMAYAN KARDAN ile NAZADYK KARDAN ile NAZADYK AVARDAN ile BEZEHOR RESANDAN ile DARAVARDAN ile BACPAM RESANDAN ile GARD AVARDAN ile MOTRH ile RASHOD DADAN ile MOTRH NEMUDAN ile BAMYAN AVARDAN ile AVARANDEH )
- GETİRMEK ile GETİRTMEK ile GETİRİLMEK ile GETİREBİLMEK ile GETİRİVERMEK ile GETİRTTİRMEK ile GETİRTEBİLMEK ile GETİRİ
- GETR[Fr.] değil/yerine/= TOZLUK
( Bacağın alt bölümünü ve ayakkabının üstünü örten kumaş vs.'den yapılmış nesne. )
- GETTİER PROBLEMİ[İng. GETTIER PROBLEM] ile/||/<> DOĞRULUĞU İZLEME KURAMI[İng. TRUTH TRACKING THEORY]
( Edmund Gettier’in 1963 yılında kaleme aldığı “Gerekçelendirilmiş Doğru İnanç Bilgi midir?” adlı makalesiyle ortaya konan problemdir. Yalnızca 3 sayfalık bu makale çağdaş epistemolojide çok ses getirecek ve birçok farklı tartışmanın fitilini ateşleyecektir, çünkü bu makale üç parçalı bilgi tanımının muhtemelen en etkili eleştirisini ortaya koymuştur. Bu kritik, literatürde Gettier Problemi adı ile yer etmiştir ve epistemolojide öyle etkili olmuştur ki 20. yy'nin 2. yarısından itibaren epistemolojinin başlıca konusunun Gettier Problemi olduğu söylenebilir. Gettier eleştirdiği üç parçalı bilgi tanımını makalesinde şöyle ifade eder: @@ Robert Nozick’in sistemleştirdiği Doğruyu İzleme Kuramı'na göre, inancın bilgi sayılabilmesi için gerekçelendirilmiş doğru inanca sahip olmak yerine söz konusu inanca farklı koşullarda da sahip olabilmek gerekmektedir. Örneğin Steve adında bir araştırmacı uzak bir noktada çalılıklar arasında yalnızca ayaklarını gördüğü bir hayvan öbeği olduğunu keşfetmiştir. İlk bakışta bu hayvanların ayakları ziyah-beyaz şeritli olduğu için onların zebra olduğunu düşünmek oldukça olasıdır. Peki onların gerçekten zebra mı yoksa okapi mi olduğunu nasıl bilebiliriz? (Okapilerinde ayakları zebralar gibi siyah-beyaz şeritlidir ama zebralarda farklı bir türlerdir.) Bu kurama göre, Steve okapiler arasındaki zebranın, zebra olduğuna inanmasının bilgi olabilmesi için o zebranın da okapi olması durumunda onun zebra olduğuna inanmamasını gerektirmektedir. Eğer bir zebra bir okapi olsaydı da Steve onun zebra olduğuna inansaydı Steve okapiler arasındaki zebranın zebra olduğunu bilmiyor demektir. Yani mümkün başka koşullar altında Steve’nin söz konusu inancı (bu hayvanlar zebradır!) değişmezse, o inanç doğrudur. Farklı mümkün durumlarda her zaman doğru çıkan ve doğruyu izleyen bir inanç bilgi olarak kabul edilebilir. Unutmamak gerekir Nozick bu kuramına gelebilecek şüpheci eleştirileri (kavanozdaki beyinler, kötü şeytan vb. bunlara yazımızda değineceğiz) devre dışı bırakmak için mümkün dünyalara başvurmuştur. Buna göre, Steve’in zebranın zebra olduğuna dair sahip olduğu inancın bilgiye dönüşmesi, en yakın mümkün dünya da ya da yakın mümkün dünyalarda da bu inancın doğruluğu izlediğini varsayarak sağlanabilir. Nozick’in kuramı, Gettier problemini tam olarak ortadan kaldırmamakla beraber sezgisel olarak makul görünmektedir. Ancak şöylesi bir eleştiri metni mevcuttur. Daha fazla bilgi için şu yazımızı okuyabilirsiniz.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- GETTO[İbr.] ile VAROŞ[Macarca]
( Bir kentin kendiliğinden herhangi bir azınlık kümesince yerleşilen bölümü. | Yahudi'lerin gönüllü olarak ya da zorlanarak yerleştikleri kent dışındaki yer. [Adını/yerleşikliğini, Venedik'teki baruthaneden alır.] İLE Kent ya da kasabada dış mahalle. )
- GEUST- ile/||/<> -GEUSİA
( Tat. İLE/||/<> Tat alma duyusu ile ilgili. )
- GEVELEMEK ile GEVEN/LİK
- Geveze SUS!!!
- GEVEZE/YANŞAK, "ÇENESİ DÜŞÜK" ile/değil/yerine KONUŞKAN
- GEVEZE/YANŞAK ile ÇAÇARON[< İt.]
( ... İLE Karşısındakini susturacak biçimde ve çok konuşan, çenesi güçlü, geveze. )
- GEVEZE/YANŞAK ile/ve KAVVAL[Ar. KAVL]
( Çenesi düşük, çok ve gereksiz konuşan. İLE/VE Sözü yerinde söyleyen. | Geveze. | Şarkıcı. )
( BEZİR [BEZER: Gevezelik], BİZLÂH ile KAVVAL )
( BÂZENDE-ZEBÂN, BESGÛY )
- GEVEZE ile ÇENESİ DÜŞÜK
- GEVEZELENMEK ile GEVEZE/LİK
- GEVEZELİK ETMEK ile GEVEZELİK
( GAB vs. GABBER )
( گپ زدن ile پرگفتن ile سخريه کن ile لاف زن )
( GAP ZADAN ile PORGOFTAN ile SOKHARYYEH KON ile LAF ZAN )
- GEVEZELİK ile BOŞBOĞAZ
( BLAB vs. BLABBER )
( فاش و ابراز کردن ile فضول )
( FASH VE EBRAZ KARDAN ile فضول )
- GEVEZELİK ve/||/<> GAFLET
( Bilgelik/hikmet/irfan bulunmayan söz. VE/||/<> Düşünce ve bilgi bulunmayan susma/sükût. )
- GEVEZELİK ile GEVEZE ile GEVEZELİK
( BABBLE vs. BABBLER vs. BABBLING )
( ياوه ile پريشان گفتن ile ياوه گفتن ile من ومن ile سخن بيهوده ile روده درازي کردن ile ياوهگو ile پرت گو ile ژاژخاي ile روده درازي ile ژاژخايي ile ژاژ )
( YOH ile PARYSHAN GOFTAN ile YOH GOFTAN ile من ومن ile SOKHAN BEYTEOODEH ile RUDEH DARAZY KARDAN ile ياوهگو ile PORT GO ile ژاژخاي ile RUDEH DARAZY ile ژاژخايي ile ZHAZH )
- GEVEZELİK ile/değil/yerine/>< KENDİNİ GELİŞTİRMEK
- GEVHER[Fars. > GÜHER] ile/=/> CEVHER
( Elmas, cevher, mücevher. | İnci. | Değerli taş. | Bir şeyin aslı, esası. )
- GEVİŞ GETİREN -ile
( RUMINANT )
- GEVİŞ GETİRENLER ile GEVİŞ GETİRMEYENLER
( RUMMINANTS vs. NON-RUMMINANTS )
- GEVİŞ ile GEVİŞ GETİRENLER ile GEVİŞ GETİRMEYENLER
- GEVREK GEVREK (GÜLMEK)
- GEVREK ile GEVREK
( Kolayca kırılıp ufalanan. | Ağzın içinde kolayca parçalanıp dağılacak biçimde hazırlanmış bir tür çörek. İLE Şen, neşeli gülüş. [GEVREK GEVREK GÜLMEK] )
- GEVREMEK -ile
( Kolay kırılır duruma gelmek. | Ekinin olgunlaşması. )
- GEVREMEK ile GEVRETMEK ile GEVRETİLMEK ile GEVREK/LİK ile GEVREKÇİ/LİK
- GEVŞEK ile BOL
( LOOSE vs. TOO LARGE )
- GEVŞEK ile LAÇKA[İt.]
( ... İLE Gemi halatının, gevşetilip boşa bırakılması. | Gevşemiş, verimsiz duruma gelmiş, düzeni bozulmuş. )
- GEVŞEK ile SARKIK KİŞİ
( FLABBY vs. FLABBY PERSON )
( لس ile پهلوان پنبه )
( LES ile PPELVAN PANBEH )
- GEVŞEK ile/ve/değil/||/<> YAVŞAK
- GEVŞEK/LİK ile/ve/||/<> ESNEK/LİK
- ENTSPANNUNGSZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GEVŞEME SÜRESİ
- GEVŞEME ile/ve/<> MAYIŞMA
( ... İLE/VE/<> Çok yemekten, sıcaktan ya da zevkten gevşemek. )
- GEVŞEME ile/ve/<> REHAVETE KAPILMA
- GEVŞEMEK ile GEVŞETMEK ile GEVŞETİLMEK ile GEVŞETEBİLMEK ile GEVŞEYEBİLMEK ile GEVŞEK/LİK ile GEVŞEK VURGU ile GEVŞEK AĞIZLI
- GEVŞEMEK ile/ve/||/<> SÜNMEK
- GEVŞE(T)ME ile/ve/||/<> ESNE(T)ME
- GEVUR "HAMAMI" değil/||/<>/< GEVUR ...
- GEYİK ÜRETİM SAHASI :
( Belgrad Ormanı içinde bulunmaktadır. Orman Genel Müdürlüğünde tefrik ve tesis edilmiş olan av üretim sahasında geyik ve karaca bulunmakta ve üretimi yapılmaktadır. Üretim geyikler yurdun çeşitli av üretim sahalarına gönderilmektedir. )
- GEYİK ile/ve ALAGEYİK/SIĞIN/MUS[Ural ormanında]
( ... İLE Postu benekli, erillerinin boynuzları, uca doğru kürek biçiminde genişleyen, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan bir cins geyik, sığın. )
( CERVUS ELAPHUS cum DAMA DAMA )
- GEYİK ile ALASKA GEYİĞİ/SIĞINI
- GEYİK ile/ve ÇİTAL
( ... İLE/VE Benekli geyik. )
- GEYİK ile FARE/CÜCE GEYİK
( Tragulidae[cüce geyikgiller] ailesine ait bir türdür.
Henri Milne-Edwards[Fransız canlıbilimci] tarafından, 1864 yılında adlandırılmıştır. Tragulus kanchil[Lat.], Raffles tarafından, 1821 yılında Lesser Mouse-deer[fare geyiği] olarak adlandırılmıştır.
Fare geyiklerinin anavatanları, Güney Asya olup Asya'nın tamamında ve Kuzey Afrika'da da yaygın olarak görülebilmektedir. Indochina, Burma[Kra Isthmus], Brunei, Kamboçya, Çin[Güney Yunnan], Endonezya[Kalimantan, Sumatra ve çok sayıda küçük adada], Laos, Malezya[Peninsular Malezya, Sarawak] Güneydoğu Asya, Singapur, Tayland ve Vietnam genelinde yaygın olarak bulunurlar.
Güneydoğu Asya'da rastlanan, dünyanın en küçük toynaklı memeli türü olan fare geyiği, ilginç ve bir o kadar da ilgi çekici bir hayvan türüdür.
Yetişkin fare geyiklerinin yerden yüksekliği, yaklaşık 15 - 23 cm. arasında değişirken, uzunlukları 55 cm'i geçmemekle birlikte, ağırlıkları ise yaklaşık 2 - 3 kg. arasında değişmektedir. Otçul beslenen Fare geyiği, yavrularını sütle besler. Dişi Fare geyiği, 70 gün süren bir gebeliğin ardından, 8-12 yavru doğurur. Dişi fare geyiği, yavrularını üç aylık bir süre sütle besler.
Yavru fare geyikleri, 5 aylık olduklarında, yavrular, tek başına bırakılır. Bu süreç sonunda, dişi fare geyiği yeniden çiftleşebilir. Bir dişi fare geyiği, yılda iki kere doğum yapabilir. Fare geyiklerinin yaşamı, ortalama 10 yıl kadardır.
Oldukça hızlı hareket edebilime özeliğine sahiplerdir. İstediklerinde ya da tehlike anında, saatte 50 km.'lik hızla koşabilirler. )
( ... avec TRAGULUS KANCHIL )
(1996'dan beri)