G ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 6.060 başlık/FaRk ile birlikte,
6.060 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(12/26)
- GİTAR ile GİTARCI/LIK ile GİTARİST
- GİTAR ile MANDOLİN[İt.]
( ... İLE İkişer ikişer, aynı değerde dört çift telli, kısa saplı bir çalgı. )
- GİTAR ile/ve/<> PERDESİZ GİTAR
- GİTAR ile/değil PİPA
- GİTAR ile/değil UKULELE/UKE
- GİTAR/KİTARA[Fr. < İsp.] ile/değil BANÇO[< İng. < İsp.]
( ... İLE/DEĞİL Amerika siyahilerinin çaldığı, gitar biçiminde beş ya da daha çok telli bir müzik aygıtı. )
- GİTAR/KİTARA[Fr. < İsp.] iledeğil GİTARRA
( ... İLE/DEĞİL Küçük gitar. )
- Gitmek için SUS!!!
- GİTMEK ile/ve AKMAK
- GİTMEK ile GİTMELİ GELMELİ
- GİTMEK ile/ve/değil/yerine HAREKET (ETMEK)
( ZİHAP ile/ve/değil/yerine ... )
( [not] TO GO vs./and/but TO MOVE
TO MOVE instead of TO GO )
- GİTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UNUTMAK
( Eylem. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Devrim. )
- GİTMELİ!
- GİTME/Sİ ile/değil/yerine UZAKLAŞMA/SI
- GİTMİŞ/GİDEN/GİDECEK PARA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GELEBİLECEK/KAZANILABİLECEK PARA
- GİTMİYOR MUSUN? ile/değil GİDİYOR MUSUN?
( Gidiyor olman gerekirdi, neden gitmiyorsun? "Neden hâlâ buradasın?" İLE/DEĞİL Anlamak üzere sormak, beklenti içinde sormamak. )
- GİTMİYOR ile/yerine YAKIŞMIYOR
- GİTTİ GİDİYOR
- GİTTİKÇE ... ile/değil/yerine YOK YERE
- GIVE :/yerine VERMEK
- GIVEN :/yerine VERİLMİŞ, BELİRLİ
- GIVING EXAMPLE vs. TO SIGN
- GIVING IMPORTANCE vs. TO VALUE/SUPPORT
- GIVING NAME vs. TO CONCEPT
- GIVING RESPONSIBILITY vs. TAKING RESPONSIBILITY
( TAKING RESPONSIBILITY instead of GIVING RESPONSIBILITY )
- GIYABÎ HÜKÜM[Ar.] değil/yerine/= IRAKÇIL YARGI
- GIYABİ ile GIYABİ HÜKÜM ile GIYABİ TUTUKLAMA
- GIYABÎ değil/yerine/= IRAKÇIL
- GIYABINDA değil/yerine/= KENDİ YOKKEN
- GIYAP ile GIYAP KARARI
- GIYÂS -ile
( YARDIM )
- GIYBET(ÇEKİŞTİRME, DEDİKODU) ile/ve ZİNÂ
( Gıybet dili yakar. )
- GIYBET:
KİBİRDEN ile KİNDEN
( Şirk'e kadar bile gidebilir. İLE Kini olanın dini olmaz. )
- GIYBET ile GIYBET
( BACKBITE vs. BACKBITING )
( غيبت کردن ile غيبت )
( GHYBAT KARDAN ile GHYBAT )
- GIYBET ile GIYBETÇİ/LİK
- GİYDİKÇE AÇILIR ile/ve/||/<> UZADIKÇA ŞEKİL ALIR ile/ve/||/<> ZAMANLA UNUTURSUN
( Tezgâhtarın "kandırmacası"/kaktırması. İLE/VE/||/<> Kuaförün "kandırmacası"/kaktırması. İLE/VE/||/<> "Arkadaşın" kayıtsızlığı. )
- GİYDİRMEK ile GİYDİRİLMEK ile GİYDİREBİLMEK ile GİYDİRİCİ/LİK
- GİYECEK ile ÇUL
( ... İLE Genellikle kıldan yapılma, kaba dokuma. )
- GIYGIY ile GIYGIYCI
- GİYİM-KUŞAM ('A ÖNEM VERMEK)
- GİYİM ile GİYİMLİ ile GİYİM KUŞAM ile GİYİM GÖSTERİSİ ile GİYİMLİ KUŞAMLI
- GİYİNMEK ile GİYİNEBİLMEK ile GİYİNİVERMEK
- GİYİNMEK ile/ve KUŞANMAK
- GİYOTİN ile GİYOTİN
( GUILLOTIN vs. GUILLOTINE )
( گردن زن ile کاغذ بر ile گيوتين )
( GARDAN ZAN ile KAGHZ BAR ile گيوتين )
- GİYSİ/KIYAFET ile/ve KOSTÜM
- GİYSİ ile GİYSİLER
( GARMENT vs. GARMENTS )
( ملبوس ile ثوب ile جامه ile سدره ile البسه )
( ملبوس ile ثوب ile JAMEH ile SADREH ile ELEBSEH )
- GİYSİ ile/ve/<> ROBA[İt.]
( ... İLE Giysi. | Bir giyeceğin, göğüsle omuz arasında kalan bölümüne eklenen parça. )
- GİYSİ ile ROP[Fr.]
( ... İLE Çoğu tek parça, kadın giysisi. )
- GİYSİ ile SALWAR KAMEEZ
( ... İLE Güney Asya'ya özgü, geleneksel giysi. )
- GİYSİ ile/ve/||/<> TUHAFİYE[Ar.]
( Çorap, mendil, eldiven gibi giyim ile kurdele, dantel gibi giysi süsüne yarar şeyler. )
- GİYSİ ile YAPIK
( ... İLE Belleme. | Yeniçeriler'in giydikleri üstlük. )
- GİYSİ/LİK ile GİYSİLİ ile GİYSİSİZ/LİK ile GİYSİ DOLABI
- GİZ/SIR[Ar.] ile SIR
( Varlığı ya da bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey. | İnsan usunun, yeterince açıklık getiremediği şey. | Bir işin, bir şeyin, dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen, en zor, en ince yanı. | Bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan, özel ve gizli yazılar yazdırılan kişi. İLE Bazı nesnelere parlaklık vermek, dış etkilerden korumak, sızmalarını önlemek gibi amaçlarla sürülen, saydam ya da donuk vernik. | Aynaların arkasına ve kaplam metal eşyanın yüzüne sürülen, ince, metal tabaka. )
- GİZEM ile/değil BELİRSİZLİK
- GİZEM ile/ve/değil/yerine GENELE/HERKESE AÇIK OLMAYAN
( [not] MYSTERIOUS vs./and/but NOT OPEN TO ALL/PEOPLE/GENERAL
NOT OPEN TO ALL/PEOPLE/GENERAL instead of MYSTERIOUS )
- GİZEM ile GİZEMCİ/LİK ile GİZEMLİ/LİK ile GİZEMSEL/LİK ile GİZEMSİZ/LİK
- GİZEM = SIR = MYSTERY[İng.] = MYSTÈRE[Fr.] = MYSTERIUM, GEHEIMNIS[Alm.] = MYSTERION[Yun.] = MISTERIO[İsp.]
- GİZEMCİLİK = TASAVVUF = MYSTICISM[İng.] = MYSTICISME[Fr.] = MYSTIZISMUS[Alm.]
- GİZEMCİLİK(MİSTİSİZM) ile/ve TASAVVUF
- GİZEMLİ ile/ve/değil/yerine BELİRSİZ
( [not] MYSTERIOUS vs./and/but UNKNOWN/INDEFINITE
UNKNOWN/INDEFINITE instead of MYSTERIOUS )
- GİZİL ile GİZİL GÜÇ
- GİZLEMEK ile/ve/değil (AÇMAYA/PAYLAŞMAYA) GEREK GÖRMEMEK
( [not] TO HIDE vs./and/but NOT TO SEE NECESSITY (TO OPEN/SHARE) )
- GİZLEMEK ile BİR HATAYI GİZLEMEK ile GİZLİ ile GİZLEME ile HAMİLE KALMAK
( CONCEAL vs. CONCEAL A FAULT vs. CONCEALED vs. CONCEALMENT vs. CONCEIVE )
( پنهان کردن ile نهان داشتن ile پوشيدن ile مستتر کردن ile نهان کردن ile عيب پوشي کردن ile مکتوم ile نهفته ile نهان ile پوشيده ile پنهان ile خفا ile خفيه ile نهفتگي ile اختفاء ile پوشيدگي ile مستوري ile اختفا ile آبستن شدن )
( PANEYAN KARDAN ile NEYAN DASHTAN ile PUSHYDAN ile MOSTETR KARDAN ile NEYAN KARDAN ile EYBE PUSHY KARDAN ile MOKTOM ile NAOFTEH ile NEYAN ile PUSHYDAH ile PANEYAN ile KHAFA ile خفيه ile NAOFTAGY ile اختفاء ile پوشيدگي ile مستوري ile AKHTEFA ile ABSTAN SHODAN )
- GİZLEMEK ile/ve/||/<> CAŞIRMAY
- GİZLEMEK ile GİZLENMEK ile GİZLETMEK ile GİZLENİLMEK ile GİZLENEBİLMEK ile GİZLEYEBİLMEK
- GİZLEMEK ile/ve/değil GÖRÜNMEZ KILMAK/SIRLAMAK
- GİZLEMEK ile GÖSTERMEMEK
( Üç şey gizlenemez; duman, aşk, parasızlık. )
( TO HIDE vs. NOT TO SHOW
There are three things which are not possible to hide: Smoke, love, lack of money. )
- GİZLEMEK ile/ve/değil PAYLAŞMAMAK
( [not] TO HIDE vs./and/but NOT TO SHARE )
- GİZLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> TERSİYLE GÖSTERMEK
- GİZLEMEK ile YAYMA
( DISSEMBLE vs. DISSEMINATION )
( واچيدن ile پاشيدگي )
( واچيدن ile PASHYDEGY )
- GİZLENMİŞ ile GİZLİ SIR
( HIDDEN vs. HIDDEN SECRET )
( مستور ile غايب ile آشکار نشده ile نهان ile مظمر ile نهاني ile مستتر ile مکنون ile مختفي ile خفي ile مضمر ile نهفته ile مخفي ile مکتوم ile پنهان ile درپرده ile آبشت )
( MOSTOR ile GHAYBE ile ASHKAR NESHODEH ile NEYAN ile مظمر ile نهاني ile MOSTETR ile MOKNON ile مختفي ile خفي ile مضمر ile NAOFTEH ile MOKHOFY ile MOKTOM ile PANEYAN ile DARPARDEH ile ABSHT )
- GİZLEYEREK AÇMAK ile/ve AÇARAK GİZLEMEK
- GİZLİ EVSİZLER ile GEÇİCİ EVSİZLER ile SÜREKLİ EVSİZLER
( Evsiz kalabilme olasılığı yüksek olan ve zaman zaman evsiz kalan kişiler.[Yoksulluk sınırının altında yaşarlar ve sürekli olarak evsiz kalma olasılığıyla karşı karşıyadır.] İLE Evsizlik süresi çok uzun olmayan evsiz kişiler. [Kendilerini, evsizlerden farklı olarak toplumun bir parçası olarak tanımlar. Kaygı, depresyon belirtileri, alkol ve madde kullanımı görülebilir. Evlerini, işlerini ve toplumsal konumlarını tekrar kazanmak için çaba gösterir.] İLE Uzun süre boyunca evsiz olan kişiler. [Sokak ve parklarda yaşamayı, olağan olarak görür ve açıkça evsiz olarak tanımlanır. Öteki kişilerle iletişimlerinde çok kuşkucudur.] )
- GİZLİ-KAPAKLI (İŞLER ÇEVİRMEK)
- GİZLİ-SAKLI (İŞLER ÇEVİRMEK)
- GİZLİ ile/ve/değil AÇIĞA ÇIKMAMIŞ
- GİZLİ ile/ve/değil AYRI
( [not] SECRET/HIDDEN vs./and/but SEPARATE )
- GİZLİ ile/ve/değil/yerine/||/<> BELİRSİZ
- GİZLİ ile/ve/değil/||/<> GİZEMLİ
- GİZLİ ile/ve/değil GİZLİCE/UĞRUN
- GİZLİ ile GİZLİLİK
( COVERT vs. COVERTNESS )
( پوشپر ile نهفتگي )
( پوشپر ile NAOFTAGY )
- GİZLİ ile/değil İÇTE
- GİZLİ ile/ve/değil/yerine KİŞİYE ÖZEL
- GİZLİ ile/ve/değil ÖRTÜK
( SIR: Kuşatmanın, betimlemenin dışında olan. )
( SIR: Çömleğin, dışına çekilen son kat toprakla tekrar fırına verilerek pişirilmesi. [İçindeki sıvıyı sızdırmamayı sağlar fakat albenisi/parlaklığı artar. Dolayısıyla "Bu sırdır! ona göre!" denilerek anlatılanlar, anlatılan kişi tarafından da başka bir kişiye aynı biçimde "sırdır!" diyerek anlatılır.] )
( İki kişinin bildiği, (artık) sır değildir. )
( [not] SECRET/HIDDEN vs./and/but COVERED )
- GİZLİ = SECRET[İng.] = SECRET[Fr.] = GEHEIM[Alm.] = SEGRETO[İt.] = SECRETO[İsp.]
- GİZLİ ile/ve/||/<>/> SİNSİ
- GİZLİLİK ve GEREKLİLİK
- GİZLİ/LİK ile GİZLİCE ile GİZLİ OY ile GİZLİ DİL ile GİZLİ DİN ile GİZLİ YAMA ile GİZLİCİLİK ile GİZLİ CELSE ile GİZLİ SITMA ile GİZLİ ŞEKER ile GİZLİ DERNEK ile GİZLİ OTURUM ile GİZLİ REKLAM ile GİZLİ SERVİS ile GİZLİ CEMİYET ile GİZLİ DURUŞMA ile GİZLİ KAPAKLI
- GİZLİ/LİK ile/ve/değil/<> GÖRÜLMESİ/DUYULMASI/BİLİNMESİ İSTENİLMEYEN
- GİZLİLİK ile/ve PİŞMANLIK
- GKM/GAUSSIAN MIXTURE MODEL[İng.] değil/yerine/= GAUSS KARIŞIM MODELİ
- (not GLAD FROM/WITH) GLAD OF/ABOUT
- GLAD :/yerine MEMNUN
- GLADYATÖR ile MEMNUN ile MEMNUN EL ile SEVİNDİRMEK ile MEMNUNİYETLE ile SEVİNÇ
( GLADIOUS vs. GLAD vs. GLAD HAND vs. GLADDEN vs. GLADLY vs. GLADNESS )
( شادمان ile شاد ile خشنود ile درود گرم ile خوشحال کردن ile شاد شدن ile سيف الغراب ile بخشنودي ile خشنودي )
( SHADMAN ile SHAD ile KHSHNOD ile DORUD GARAM ile KHOSHHAL KARDAN ile SHAD SHODAN ile سيف الغراب ile BAKHSHNODY ile KHSHNODY )
- GLANCE vs. GLIMPSE
- GLANCE :/yerine GÖZ ATMAK
- GLAND[İng.] değil/yerine/= BEZ
- GLANDULA[İng.] değil/yerine/= BEZCİK
- GLANS -ile
( PENİS UCU )
- GLANS ile/ve/||/<> BALANİT
( ... İLE/VE/||/<> Glans(penis başı) yangısı. )
- GLASİYOLOJİ -ile
( Buzul bilimi. )
- GLASS :/yerine CAM, BARDAK
- GLASYOLOJİ ile GLASYOLOJİST
- GLAYÖL[Fr. < GLAIEUL] değil/yerine/= KUZGUNKILICI
( Süsengillerden, uzun, ensiz ve sivri yapraklı bir süs bitkisi. )
( GLADIOLUS ILLYRICUS )
- GLİKOLİZ İLE GLUKONEOGENEZ İLE GLİKOJENEZ ile/||/<> KARBONHİDRAT METABOLİZMASI
( Şeker metabolizma yolakları. )
( Formül: C₆H₁₂O₆ → 2 C₃H₃O₃ )
- GLİKOLİZ İLE KREBS İLE ETC ile/||/<> ENERJİ METABOLİZMASI
( Gözesel solunum üç ana aşaması. )
( Formül: C₆H₁₂O₆ + 6O₂ → 6CO₂ + 6H₂O + ATP )
- GLİKOLİZ ile/||/<> GLUKONEOGENEZ
( Glikoliz glukoz yıkımı İLE glukoneogenez glukoz sentezi )
( Formül: C₆H₁₂O₆ → 2 Piruvat + 2 ATP )
- GLİKOLİZ ile/ve/||/<>/> ÜRETİM/KREBS DÖNGÜSÜ
( Glikozun pirüvata dönüştüğü süreç. İLE/VE/||/<>/> Pirüvatın CO2 ve H2O'ya dönüştüğü süreç. )
- GLİKOZ ile FRUKTOZ
( Altı karbonlu aldoz şekeri. İLE Altı karbonlu ketoz şekeri. )
- GLİKOZ ile/ve/<> FRÜKTOZ/LEVÜLOZ[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Meyve şekeri. )
- GLİKOZ ile GLİKOZLU
- GLİKOZİT[Fr. < Yun.] ile/ve/<> GLİKOZÜRİ[Fr. < Yun.]
( Çoğu bitkide bulunan glikoz bileşiklerinin genel adı. İLE/VE/<> Sidikte, şekerli bir maddenin, özellikle glikozun bulunması durumu. )
- GLİSERİNAT ile GLİSERİN
( GLYCERINATE vs. GLYCERINE )
( گليسرين ماليدن ile گليسيرين )
( GOLYSARYNE MALYDAN ile GOLYSYRYNE )
- GLİYA -ile
( Beynin sinir hücrelerinin beslenmesi ve bakımında rol oynayan temel destek hücreleri. )
- GLİYA/GLIA[İng.] değil/yerine/= SİNİR DESTEK GÖZESİ
- GLİYOZİS/GLIOSIS[İng.] değil/yerine/= GLİYALAŞMA
- GLOBAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GLOCAL
- GLOBAL :/yerine KÜRESEL
- GLOBALLEŞMEK ile GLOBALLEŞTİRMEK ile GLOBAL/LİK
- GLOBAL/LEŞ(TİR)MEK değil/yerine/= KÜRESEL/LEŞ(TİR)MEK
- GLOBE değil/yerine/= YUVAR
- GLOBÜLER/GLOBULAR[İng.] değil/yerine/= YUVARIMSI
- GLOKOM[Fr.] değil/yerine KARASU
( Ağır akan su. | Çoğunlukla gözün iç basıncının çoğalmasıyla kendini gösteren, körlüğe neden olabilen bir göz sayrılığı. )
- GLOKOM ile/||/<> KATARAKT
( Göz içi basıncının artmasıyla optik sinir hasarına neden olan bir sayrılık. İLE/||/<> Göz merceğinin bulanıklaşmasıyla görme kaybı. )
- GLOMERÜL/GLOMERULUS[İng.] değil/yerine/= YUMAKÇIK
- GLOMERÜLONEFRİT ile/||/<> NEFROTİK SENDROM
( Böbrek glomerüllerinin yangılanması. İLE/||/<> Böbreklerde protein kaybı ve ödem. )
- GLOMERÜLUS ile/||/<> TÜBÜL
( Glomerülus süzgeç İLE tübül geri emilim/salgı. )
( Formül: Filtration İLE reabsorption )
- GLOS(S)AL/GLOS(S)O- ile OTO- ile ELEKTRO-
( Dil [ile ilgili]. İLE Öz- | Kulak [ile ilgili]. İLE Elektrik/akım [ile ilgili]. )
- GLOT- ile/||/<> GLOSS-/GLOSSO-/-GLOSSIA ile/||/<> LINGU-/LINGUO-
( Dil. İLE/||/<> Dil, dille ilgili durum. İLE/||/<> Dil. )
- GLOTOGONİ ile/ve ETİMOLOJİ
( Dilin kökeni. İLE/VE Sözcüklerin/kavramların kökenini inceleyen bilim dalı. )
( NOMOTHETES: Dilin ilk yaratıcısı olarak kabul edilen. )
( Türk dilinin kökenbilim sözlüğünün eksiksiz olarak ortaya konulması, önceleyin Türk
düşüncesinin kaynağını, gelişim aşamalarını, içeriğini bilmeyi gerektirir. Türk insanı,
hangi koşullar altında doğaya yönelmiş, hangi ilkelere göre yaşamını biçimlendirmiş,
hangi kurallara dayanarak çevresini kuşatan nesnel var olanları adlandırmıştır? Bu soruların
yanıtını felsefe ışığından yararlanamayan bir bilginin, bir uzmanın bulması olanaksızdır.
Bir sözcüğün Türkçe olduğunu söyleyebilmek için önce o sözcüğün içeriğini bilmek,
o içerikle Türk kişininın düşünsel eğilimlerini açıklamak temel koşuldur.
Bir sözcüğün yapısına, ses düzenine bakarak Türkçe olup olmadığını söylemek kolaydır. Güç olan, sözcüğün kavrama dönüşürken oluşan içeriğini açıklamaktır.
Türkçe'nin Balkan dilleriyle ilişkisi vardır. Ancak, bu ilişki, çok dar bir alana değindir. Türk
dilinin kökeninin araştırırken, Balkanlar'a, çok sonralara giden kimi sözcükleri (Türkçe
sayılanları) örnek almak, onları kesin kanıt diye göstermek yanıltıcıdır.)
"Türk" sözcüğünün yeni olmasından, ilk kez VIII. yüzyılda Orkun Yazıtları'nda görülmesinden,
sonra bu adı alana ulusun tarihi boyunca belirli bir yerde değil de çok dağınık ülkelerde,
birbirinden uzak bölgelerde yaşamasından kaynaklanır. Kimi tarihçilere göre Türk
topluluğu, Orta Asya'da M.Ö. 3000 dolaylarında vardı, düzenli bir yaşama biçimi,
uyumlu bir topluluk içinde var oluşunu sürdüyordu. Ancak, böylesine eskilere giden görüşlere
karşın, elimizde bulunan yazılı kaynaklar, yazıyla saptanan belgeler "Türk" sözcüğünü
VIII. yüzyıldan öteye götüremiyor pek.
Türk dili üzerinde çalışan bilginlerin ortaya attığı değişik görüşlere göre, Türk dilinin
kaynağı Orta Asya'dır.
Günümüzde Asya Türkçesi, Anadolu Türkçesi (tüm komşu ağızlarla bütünlük içinde)
diyebileceğimiz iki büyük öbek vardır.
Türkçe'nin kökenbilimi üzerinde çalışırken, iki ilke benimsiyoruz.
1- Doğal var olanların çıkardığı seslerden kurulu sözcükler (Türkçe sözcükler)
2- Başka dillerden Türkçe'ye geçerek değişen ya da olduğu gibi kalan sözcükler
(yabancı kaynaklı sözcükler)
Üzerinde durulması gereken konu Türk dilinin yapısıdır. Araştırıcılar, Türk dilinin Ural-Altay
dilleri öbeğinden olduğunu öne sürerler. Bu dil öbeğinin başlıca özelliği, sözcük köklerinin
çekimle değişmemesi, tüm çekimlerin köke getirilen eklerle sürdürülmesidir. Oysa
Hind-Avrupa dillerinde, sözcük kökleri çekimle değişir, başka bir biçime girer. Durum
Arapça'nın içinde bulunduğu dillerde de öyledir.
TÜRK DİLİNİN ETİMOLOJİ SÖZLÜĞÜ
İSMET ZEKİ EYÜBOĞLU - SOSYAL YAYINLARI )
( "Kökenin Kökeni" başlıklı yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- GLOVE :/yerine ELDİVEN
- GLUC-/GLUCO-/GLYCO- ile/||/<> SACCHAR-/SACCHARO-
( Tatlı, glukozla ilgili şekerli. İLE/||/<> Şekerle ilgili, şeker. )
- GLUON ile/||/<> FOTON
( Gluon güçlü kuvvet renk yükü İLE foton EM yüksüz. )
( Formül: 8 tür İLE 1 tür )
- GLUTAMAT İLE GABA İLE GLİSİN ile/||/<> TEMEL NÖROTRANSMİTERLER
( Beyindeki ana uyarıcı ve baskılayıcı ileticiler. )
( Formül: E/I dengesi )
- GLUTEN:
GLİADİN ile/||/<> HORDEİN ile/||/<> SEKALİN ile/||/<> AVENİN
( GLUTEN[öbek adı]
Buğdayda. İLE/||/<> Arpada. İLE/||/<> Çavdarda. İLE/||/<> Yulafta. )
( Gluten içeren tahıllardaki gluten ölçümü, gliadin ölçümüne dayanmaktadır. [Bu nedenle, öteki tahıllardaki gluten, sıklıkla gözardı edilir.]
Glutensiz yulaf: Gliadin ölçüm yöntemi, yulaftaki avenini ölçemez. Bu nedenle, glutensiz olarak tanımlanır. Ancak yulaf, Çölyak sayrılarının yakınmalarının ortaya çıkmasına neden olur.[Sadece yulafı işleyen fabrikadan gelen yulaftır.] )
- GLUTEN:
ORZENİN ile/||/<> ZİEN ile/||/<> PANİCİN ile/||/<> KAFİRİN
( Pirinç. İLE/||/<> Mısır. İLE/||/<> Millet. İLE/||/<> Sorgum. )
( Gluten ile çapraz etkileşim yapan yani gluten gibi davranabilen tahıllar. )
- GLÜTEN ile GLÜTEN EKMEĞİ ile GLÜTEN TUTKALI
- GLUTEN ile/ve/||/<>/> ZONULİN
( Gluten, gövdedeki zonulin denen bir proteinin üretimini artırır. İLE/VE/||/<>/> Zonulin de bağırsak gözesinin arasını açar. )
- GLYCOLYSIS ile/||/<> KREBS ile/||/<> ETC ile/||/<> METABOLİK YOLAKLAR
( Enerji üretim sistemleri. )
( Formül: C₆H₁₂O₆ + 6O₂ → 6CO₂ + 6H₂O )
- GMM/GAUSSIAN MIXTURE MODEL[İng.] değil/yerine/= GAUSS KARIŞIM MODELİ
- GMO ile/||/<> GDO
( GMO İngilizce İLE GDO Türkçe aynı anlam )
( Formül: Transgen ekleme )
- GMS LİSANSI(MADA) ile/ve/||/<> GMS SERTİFİKASI
( Markalara verilen, Google uygulamalarını kullanma iznidir. [Markalar içindir.] İLE/VE/||/<> Belirli bir cihazın, Google'ın performans gereksinimlerini karşıladığını ve Google Apps'i düzgün bir biçimde çalıştırdığını doğrular. [Telefonlar içindir.] )
- GNANA -ile
( Bilgi. Özellikle, meditasyon yoluyla edinilen yüksek (manevi) bilgi. Gnani, bilen; Gnana, herşeyin Brahman'da bir olduğunun idrak edilişidir. )
- GNO-/-GNOSİA/-GNOSİS/-GNOSY ile/||/<> -GRAM ile/||/<> -GRAPH/GRAPHO-/-GRAPHY
( Bilmek, biliş, anlayış, anlamak, tanıma, bilgi dalı, özelleşmiş dal. İLE/||/<> Belirgin, yazılan, beliren, ortaya çıkan, çizme, işaretleme, iz bırakma, yazdırma. İLE/||/<> Yazdırma, film ya da makale halinde ortaya koyma, yazıcı araç. )
- BİLGİBİLİM/GNOSEOLOJİ = GNOSEOLOGY[İng.] = GNOSÉOLOGIE[Fr.] = GNOSEOLOGIE[Alm.] = GNOSIS-LOGOS[Yun.]
- GNOSTİK ile KADÎM
- GNOSTİSİZM ile/ve HERMETİZM
- GNOZİ/GNOSIA[İng.] değil/yerine/= TANIMA
- (not GO TO HOME) GO HOME
- GO :/yerine GİTMEK
- not GOAL vs. INTENTION
- GOAL :/yerine HEDEF, GOL
- GÖBEK DELİĞİNİN:
ALTI ile/ve/değil/<> ÜSTÜ
( Ya eril, ya da dişil. İLE/VE/<>/DEĞİL Hem eril, hem de dişil. )
( ARZ ile/ve/<>/değil KÜRSÎ [ve ARŞ] )
- GÖBEK:
TANE ile KAFES ile RULMAN
- GÖBEK ile GEBELİK/BEBEK
( İRTİKÂZ[Ar.]: Gebelikte çocuğun karında hareket etmesi. )
( HABL-İ SÜRREVÎ: Ana rahmindeki bebeği meşîme denilen sona bağlayan ip, göbek bağı. )
( ... ile ÂBİSTENÎ )
( NAVEL vs. PREGNANCY/GESTATION/BABY )
- GÖBEK ile/ve/||/<> GÖBEK DELİĞİ
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- GÖBEK ile MERKEZ
( Ulvî ve süflî (aydınlık ve karanlık) bölgelerin birleştiği nokta. İLE ... )
- GÖBEKLENMEK ile GÖBEK ile GÖBEKLİ/LİK ile GÖBEKSİZ ile GÖBEK ADI ile GÖBEK OTU ile GÖBEKLİCE ile GÖBEK BAĞI ile GÖBEK TAŞI ile GÖBEK DANSI ile GÖBEK ODUNU ile GÖBEK HAVASI
- GÖBEKLİTEPE T ŞEKİLLİ DİKİLİTAŞLAR ile/||/<> STONEHENGE MEGALİTLER
( Göbeklitepe T dikilitaşları MÖ 9600 İLE Stonehenge MÖ 3000 yapıldı. Göbeklitepe 6000 yıl daha eski İLE iki yapı arasında 6 bin yıllık fark var. Göbeklitepe avcı-toplayıcılar İLE Stonehenge tarımcılar inşa etti. İki yapı da astronomik gözlem içerir. )
( Klaus Schmidt tarafından 1995 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1953-2014) (Ülke: Almanya) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Göbeklitepe'yi keşfetti ve kazılarını yönetti (1995-2014), Neolitik Devrim teorilerini değiştirdi, tapınak-yerleşim önceliği hipotezi) )
- GÖBEKLİTEPE ve/||/<> ANU ve/||/<> MARDUK
- GÖBEKLİTEPE ile/||/<> ÇATALHÖYÜK
( Göbeklitepe MÖ 9600 tapınak yapısı İLE Çatalhöyük MÖ 7500 yerleşim merkezidir. Göbeklitepe avcı-toplayıcı toplum İLE Çatalhöyük tarımsal toplum ürünüdür. Göbeklitepe din-tapınak önce İLE Çatalhöyük yerleşim sonra geldi hipotezini destekler. Klaus Schmidt Göbeklitepe'de 20 yıl kazı yaptı. )
( Klaus Schmidt tarafından 1995 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1953-2014) (Ülke: Almanya) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Göbeklitepe'yi keşfetti ve kazılarını yönetti (1995-2014), Neolitik Devrim teorilerini değiştirdi, tapınak-yerleşim önceliği hipotezi) )
- GÖBEKLİTEPE ile/ve EŞİK
- GÖBEKLİTEPE ve/||/<>/>/< JERF AL AHMAR
( Tapınak. VE/||/<>/>/< Yerleşim alanı/merkezi. )
- GÖBELEZ ile/ve/<> GÖCEN/GÖÇKEN
( Köpek yavrusu. İLE Tavşan yavrusu. | Kedi, domuz, köpek yavrusu. )
- GOBELYAN, YERVANT (R. HİSARİ, 1923) :
( İlk ve orta öğretimini Tatesyan ve Taksim'deki Eseyan okulunda yaptı. İş hayatına atıldı. Bakkal çıraklığı, oto tamirciliği, marangozluk, nikelajcılık gibi işlerde çalıştı. Edebiyatla ilgilendi ve kendini bu işe verdi. Carakayt Gazetesinde çalıştı Luys (Işık) adıyla haftalık gazete yayınladı ama devam ettiremedi. Tebi Luys (Işığa Doğru) haftalık gazetesini çıkardı bunu da mali imkânsızlık nedeni ile devam ettiremedi. Yurtdışına giderek gazeteciliğini devam ettirdi. 1957'de tekrar İstanbul'a geldi ve gazeteciliğe başladı, başyazar olarak yazılar yazdı. Portsank (Bela) isimli haftalık mizah dergisi yayımladı. Bilahare Zaman ve Marmara gazetelerinde görev yaptı. Keşke isimli bir şiir kitabı ile Yengeç isimli ayrı bir kitabı vardır. )
- GÖÇ TERİMLERİ ile/ve/||/<> İLTİCA TERİMLERİ
- GÖÇ ile GÖÇÜ ile GÖÇÜCÜ
- GÖÇ ile GÖÇÜM
( ... İLE Bazı kimyasal maddelerin ya da ışık, ısı, elektrik gibi güçlerin etkisiyle protoplazmanın, yanaşma ya da uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi. )
( ... avec TAKSİ )
- GÖÇ ve/<>/< GÜÇ
( Göç, "gücünü", elde edebileceği "güçten" alır. )
- GÖCE ile GÖCEN
- GÖÇEBE ile GÖÇMEN
- GÖÇEBE ile HORDA
( ... İLE Göçebe ve ilkel olarak yaşayan, yağmacı ve sataşkan topluluk. )
- GÖÇEBİLMEK ile GÖÇEBELEŞMEK ile GÖÇEBE/LİK
- GÖÇERMEK ile GÖÇERTMEK ile GÖÇER/LİK ile GÖÇERİ
- GÖÇME ile (")GÖÇME(")
( Mekânlarda/"insanda"[bölge/yer değiştirme]. İLE/VE/<> Nesnelerde/"insanda[yaşlanma, sağlığını kaybetme].". )
- GÖÇME ile GÖÇÜRME
- GÖÇMEK ile GÖÇMENLEŞMEK ile GÖÇMENLEŞTİRMEK ile GÖÇMEN/LİK
- GÖÇMEK(RIHLET)(BURADAN SIRLANMAK)
- GÖÇMEN ÇİFTLİĞİ :
( Zekeriyaköy ile Koza Evleri arasında ve Flora Evlerinin alt kısmındadır. İsminde hara olduğu gibi, çeşitli etkinlikler yapılan tesisler de bulunmaktadır. )
- GÖÇ(M)EN KUŞLAR ile YERLEŞİK/GÖÇMEYEN KUŞLAR
- GÖÇMEN RANÇ (BİNİCİLİK) TESİSLERİ :
( Zekeriyaköy'de Göçmen çiftliği içinde olup ilgililere binicilik eğitimli verilmekte, harasında at yarışları için tay yetiştirilmektedir. )
- GÖÇMEN, RESAİ (SARIYER, 1937 - 2010) :
( Sarıyerli işadamı. Sarıyer Pertevniyal ilkokulunu bitirdi. Ailesine ait işyerinde iş hayatına atıldı. 1928'den beri "Meşhur Sarıyer muhallebicisi" olarak işlerini yürütmektedir. Babası Şakir Efendi ve kardeşi Kemal ile birlikte müsseselerini geliştirdiler ve dalında bir numara haline getirdiler. Zamanla süt ürünlerini un ürünlerini de ilave ettiler ve börekçi olarak da hizmet vermeye başladılar. Zekeriköy'deki turistik tesisleri de örnek tesislerdir. )
- GÖÇMEN, ŞAKİR (1896 - 1988) :
( Arnavutluk'tan göçen bir ailedir. Sarıyer'e gelip yerleşmişler ve 1928'de merkez Sarıyer'de açtıkları "Sarıyer Muhallebicisi dükkânı ile iş hayatına atıldılar ve "Meşhur Sarıyer Muhallebicisi" müessesini meydana getirdiler. )
- GÖÇMEN ile GÖÇ ETMEK ile GÖÇ
( IMMIGRANT vs. IMMIGRATE vs. IMMIGRATION )
( کوچ نشين ile ميهن گزيدن ile توطن اختيار کردن ile جلاي وطن کردن ile مهاجرت کردن ile مهاجرت ile جلاي وطن )
( KUCH NESHYNE ile MYNPAN GOZYDAN ile TOTAN AKHTYAR KARDAN ile JALAY VATAN KARDAN ile MACPEHEJRAT KARDAN ile MACPEHEJRAT ile JALAY VATAN )
- GÖÇMEN ile GÖÇ ETMEK ile GÖÇ ile GÖÇMEN
( EMIGRANT vs. EMIGRATE vs. EMIGRATION vs. EMIGRATORY )
( مهاجر ile کوچ کننده ile جلاء ile هجرت کردن ile هجرت ile مهاجرتي )
( MACPEHEJR ile KUCH KONANDEH ile جلاء ile NPAJRAT KARDAN ile NPAJRAT ile MACPEHEJRATY )
- GÖÇMEN ile SIĞINMACI
- GÖÇMENLİKTE:
[TÜRKİYE]
GÖÇ ALAN/VARIŞ ile/ve/||/<> GÖÇ VEREN/KAYNAK ile/ve/||/<> GEÇİŞ/TRANSİT
- GÖÇÜ/KAYŞA/HEYELAN[Ar.] ile AŞINMA/AŞINIM/İTİKÂL[Ar.]/EROZYON[Fr. < ÉROSION]
( Toprak kayması. İLE Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri ya da bir yerden başka bir yere taşınması olayı/durumu. | Değer ya da saygınlık kaybetme. )
- GÖÇÜ ile GÖÇÜK
( Toprak kayması, kayşa. İLE Çökmüş, göçmüş yer, çöküntü. )
- GÖÇÜK ile DİŞ ile DİŞ KORONA ile DİŞ CERRAHI ile DİŞ AMELİYATI ile EZİK ile DİŞLİ ile DİŞLİ ile DİŞÇİ ile DİŞ HEKİMLİĞİ
( DENT vs. DENTAL vs. DENTAL CORONA vs. DENTAL SURGEON vs. DENTAL SURGERY vs. DENTED vs. DENTICULATE vs. DENTICULATED vs. DENTIST vs. DENTISTRY )
( تو رفتن ile جاي ضربت ile دندانه کردن ile فرورفتگي ile تو رفتگي ile دنداني ile تاج دندان ile جراح دندان ile جراحي دندان ile لب پريده ile گنکره دار ile دندانپزشک ile دندانساز ile دندان ساز ile دندانپزشکي ile دندانسازي ile دندان سازي )
( TO RAFTAN ile JAY ZARBAT ile DANDANEH KARDAN ile FARVARAFTAGY ile TO RAFTAGY ile DANDANY ile TAJ DANDAN ile JARAH DANDAN ile JARAHY DANDAN ile LAB PARYDAH ile GONKEREH DAR ile DANDANPEZESHK ile DANDANSAZ ile DANDAN SAZ ile DANDANPEZESHKY ile DANDANSAZY ile DANDAN SAZY )
- GOCUK ile GOCUKLU ile GOCUKSUZ
- GOCUNMA ile GÜCENME
- GOCUNMAK ile GOCUNDURMAK
- GÖÇÜRMEK ile GÖÇÜRTMEK ile GÖÇÜRÜLMEK ile GÖÇÜRÜCÜ
- GOD :/yerine TANRI
- GÖDEL ile/ve/||/<> MAXWELL
- GÖDEN ile GÖDEN BAĞIRSAĞI
- GÖDEN ile/ve/< KOLON
( Kalınbağırsağın son bölümü. İLE/VE Kalınbağırsağın gödenden önceki bölümü. )
( Bir de "Müdür" öyküsü vardır. Bilenler bilir. Bilmeyenler çevrelerindeki bilenlerden dinleyebilir. )
- GÖDENE TAŞI(KONYA-KARATAY MÜZESİ'NDE)
- GOETHE["GÖTE" değil!] ve/||/<> HERDER
- GOETHE ve/||/<> SCHILLER
- GÖĞÜS KABURGALARI ile/ve YÜZEN/YALANCI KABURGALAR
( İlk 7 kaburga. İLE/VE Son 5 kaburga. )
( Kaburgalar, solunum örgenlerini, midenin ve bağırsakların üst kısımlarını âdeta bir kafes içine alır ve onları korur. Aynı zamanda, göğsün tüm incinmelerden etkilenmesinden kaçınmasında yardımcı olur. Kaburgalar, ek genişlik kazanma gereksinimini karşılamak, besin ve gazlarla dolu olan mideye yer sağlamak için göğsü genişletir. Göğüs ve solunum kaslarına gerekli yeri sağlar. Yaşamsal örgenlerin kolayca baskı altında kalmaması ve harap olmaması gerektiği için üstten yedi kaburga, ek bir örtü ve koruma sağlamak üzere, sternumla birleşmiştir. Sindirim örgenlerini örten kaburgalar, omurgadan çıkar fakat sternumla birleşmez, bundan dolayı ön tarafta görülmez. Kaburgalar yukarıdan aşağı doğru aşamalı olarak küçülür. Üst taraftaki kaburgaların ucları birbirine yakın ama aşağı taraftaki kaburgalarınki birbirinden biraz uzaklaşır. Kaburgalar, karaciğer ve dalağı da korur ve midenin tamamına geniş bir yer bırakır. Göğsü çepeçevre sarmış olan ilk yedi kaburga, göğüs kaburgaları olarak bilinir. Bu öbeğin ortasındaki kaburgalar, en geniş ve en uzun kaburgalardır. Uctaki kaburgalar, en ufak olanlardır. Kemikten kaburgaların ince karın zarını harap etmesine engel olmak ve onu korumak için bu kaburgaların ucu kıkırdaktandır. )
- GÖĞÜS KASI "GELİŞTİRMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<> GÖZ KASI GELİŞTİRMEK
- GÖĞÜS ile/ve BAŞ
- GÖĞÜS ile GÖĞÜS BOŞLUĞUNA AİT OLAN
( KASS, SADR ile ... )
( SÎNE ile ... )
( CHEST vs. PECTORAL )
( STETHOS[< STETESKOP (René-Théophile-Hyacinthe Laennec)] ile ... )
- GÖĞÜS ile GÖĞÜS PLAKASI ile GÖĞÜS CEBİ
( BREAST vs. BREAST PLATE vs. BREAST POCKET )
( ممه ile سينه بسينه ile باسينه دفاع کردن ile پستان ile نوک پستان ile سينه ile آغوش ile سينه بند اسب ile جيب بغل )
( MAMEH ile SYNAH BESYNAH ile BASYNAH DAFA KARDAN ile PASTAN ile NOK PASTAN ile SYNAH ile AGHOSH ile SYNAH BAND ASB ile JYBE BAGHEL )
- GÖĞÜS ile/ve/yerine İMÂN TAHTASI
- GÖĞÜS ile/değil ÖNGÖĞÜS
( ... İLE/DEĞİL Böceklerde göğüs bölgesinde bulunan üç bölümden en öndeki. )
- GÖĞÜS ile ŞİFONYER
( CHEST vs. CHEST OF DRAWERS )
( قص ile سينه ile قفسه سينه ile کمد )
( GHS ile SYNAH ile GHAFSEH SYNAH ile KAMAD )
- GÖĞÜSLEMEK ile GÖĞÜSLENMEK ile GÖĞÜSLEŞMEK ile GÖĞÜSLEYEBİLMEK ile GÖĞÜS/LÜK ile GÖĞÜSLÜ ile GÖĞÜS ETİ ile GÖĞÜSLÜCE ile GÖĞÜS SESİ ile GÖĞÜS GÖĞÜSE ile GÖĞÜS İNGİNİ ile GÖĞÜS KAFESİ ile GÖĞÜS KEMİĞİ ile GÖĞÜS KOVUĞU ile GÖĞÜS ÇUKURU ile GÖĞÜS BOŞLUĞU ile GÖĞÜS DARLIĞI ile GÖĞÜS TAHTASI ile GÖĞÜS ÇAPRAZI ile GÖĞÜS CERRAHİSİ ile GÖĞÜS HASTALIĞI
- GÖĞÜSLER değil GÖĞÜS/MEME
( CÂM-I ŞÎR: Sütlü meme. )
( SADR değil SEDY/SEDYÜN )
( [not] CHEST but BREAST )
- GOING TO DO vs. SHOULD DO
- [not] GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD vs. GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING
( GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING instead of GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD )
- GOING TO READ vs. GOING TO TALK
- GÖK CİSİMLERİNİ TANIMLAMA BİLİMİ ile/ve GÖK HARİTASI, YILDIZ UZAKLIKLARINI ÖLÇME
( URANOGRAPHY vs. URANOMETRY )
- GÖK DALIŞINDA:
UÇMAK ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞMEK (YATAY DÜŞÜŞ)
- GÖK GÜRÜLTÜSÜ ile/değil HAVAİ FİŞEK
( Yağmurun izlediği gök gürültüsü, özgürlüğe kavuşmayı simgeler. )
- GÖK TERİKE -ile
( Henüz biçilmemiş ekin. )
- GÖK/UZAY ile/ve/<> AYYUK[Ar.]
( ... İLE/VE/<> Göğün en yüksek yeri. | Göğün kuzey yarımküresinde bulunan bir takımyıldızın en parlak yıldızı. )
( AYYUKA ÇIKMAK/ÇIKMASI: Sesin yükselmesi. | Bir "sözün"/dedikodunun çoğunluk tarafından duyulması/bilinmesi. )
- GÖK ile GÖK
( İlâhi. İLE Atmosfer. )
( ARUBA: Göğün yedinci katı. )
( ... ile ÂSÜMÂN/ÂSMÂN )
- GÖK ile GÖK ADA ile GÖK KIR ile GÖK KUMU ile GÖK TAŞI ile GÖK CİSMİ ile GÖK GÖZLÜ ile GÖK KUBBE ile GÖK KUTBU ile GÖK YAKUT ile GÖK ATLASI ile GÖK BİLİMİ ile GÖK EKSENİ ile GÖK EŞLEĞİ ile GÖK KANDİL ile GÖK KÜRESİ ile GÖK BİLİMCİ ile GÖK BOYLAMI ile GÖK BİLİMSEL ile GÖK GÜRLEMESİ ile GÖK GÜRÜLTÜSÜ ile GÖK TIRMALAYICI
- GÖK ile/ve/değil/<> UZAY
- GÖK ve/<> YER ve/<> YERALTI
( [Ar..] SEMÂ ve/<> .... ve/<> ... )
( ÂSMÂN ve/<> .... ve/<> ... )
- GÖKADALAR/GALAKSİLER'DE:
SIRIUS ile/ve/< POLLUX ile/ve/< ARCTURUS ile/ve/< RIGEL ile/ve/< ALDEBARAN ile/ve/< BETELGEUSE ile/ve/< ANTARES
- GÖKALP, ÖZDEN () :
( Sarıyer Belediyesi Karate Takımı sporcusu olup; 2004'te Türkiye Kulüplerarası Karate Şampiyonasında birinci ve Uluslararası Karate Şampiyonasında üçüncü oldu. Takım birincilikleri kazanan takım kadrosunda yer aldı. )
- GÖKBİLİM/ASTRONOMİ ile/ve GÖK CİSİMLERİNİ TANIMLAMA BİLİMİ
( SEYDİ ALİ REİS: İlk, Türkçe nazarî astronomi kitabının yazarı. [HÜLÂSAT-I HEY'E] )
( ASTRONOMY vs. URANOGRAPHY )
- GÖKBİLİM = ASTRONOMY[İng.] = ASTRONOMIE[Fr., Alm.] = ASTRONOMIA[İt.] = ASTRONOMÍA[İsp.]
- GÖKÇAY, CEMAL (EDİRNE, 1915) :
( Tıp Fakültesini bitirdi ve çeşitli yerlerde doktor olarak görev yaptı. Gençliğinde İstanbulspor'da futbol oynadı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde uzun yıllar kulüp doktorluğu yaptığı gibi üç dönem (1955/56, 1956/57 ve 1957/58) yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- GÖKÇE ile GÖKÇEK/LİK ile GÖKÇE YAZIN
- GÖKÇEK, HAMZA ( SİVAS, 1950 - 2011) :
( Büyükdereli'dir. Sarıyer Belediye Meclisi üyesi (CHP) ve (ANAP) olarak görev yaptı. Anavatan Partisi Sarıyer İlçesi Başkanı ve Sivaslılar Derneği Sarıyer Şubesi Başkanı olarak görev yaptı. )
- GÖKÇEK, İSMAİL (SİVAS, 1963) :
( İstanbulspor'dan transfer edildi ve üç sezon (1995 - 1998) Sarıyer kulübünde tescilli kaldı. Bu süre içinde 56 lig ve 2 kupa olmak üzere 58 resmi ve ayrıca 27 özel maçla birlikte toplam olarak 85 maçta Sarıyer formasını giydi. Lig maçlarında 7 ve özel maçlarda 1 olmak üzere takımına 8 gol kazandırdı. Güngören Belediyespor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- GÖKÇÜL ile GÖKÇÜL/GÖKSEL
( Maviye çalan renk, mavimsi. İLE Gökle ilgili. )
( ... ile SEMÂVÎ )
- GÖKDEL, YILMAZ (İST. 1940) :
( Süleymaniye S. K. den transfer edildi ve iki sezon (1958 - 1959 Sarıyer'de tescilli kaldı. 27 lig ve 2 kupa maçı olmak üzere 29 resmi ve ayrıca 5 özel maçla birlikte toplam olarak 34 maçta Sarıyer formasını giydi. Lig maçlarında 11 ve özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 13 gol kazandırdı. 5 kez A Milli ve 4 kez Ümit Milli olmak üzere 9 kez Türk Milli takım formasını giydi. Teknik direktör lisansına sahip olup pek çok kulüpte antrenör ve teknik direktör olarak görev yaptı. )
- GÖKDELEN:
BÜYÜKLÜK değil KÜÇÜKLÜK
- GÖKE(BARÇA[İt. < BARZA]) ile/ve KUKA[Yun.]
- GÖKEKSENİ ile GÖKEŞLEĞİ
( İki ucu, sonsuza uzatılmış olarak düşünülen yer ekseni. | Günlük devinmede, yıldızların çevresindeki eksen. İLE Gökeksenine, yer merkezinde dik olan düzlemin, gökküresiyle arakesiti. )
- GÖKKUZGUN ile GÖKKUZGUNLAR
- GÖKKUZGUNLAR ile/ve/<> GÖKKUZGUNUMSULAR ile/ve/<> GÖKKUZGUNGİLLER
( Kuşlar sınıfının, gökkuzgunumsular takımına giren bir alttakım. İLE Gökkuzgunları, ağaçkakanları, çobanaldatanları, sağanları içine alan, kuşlar sınıfından bir takım. İLE En iyi bilinen türü, gökkuzgun olan gökkuzugunumsular takımının, gökkuzgunlar alttakımına giren bir aile. )
- GÖKNAR ile KAZDAĞI GÖKNARI
- GÖKNAR >< LADİN
- GÖKSEL, PROF. DR. EROL (MUDANYA, 1943) :
( Üniversite Öğretim Üyesi. İlk, orta ve Lise'yi Bursa'da okudu. 1962 - 64 yılları arasında askerlik görevini yaptı. İ.Ü. Orman Fakültesinden 1970'de Yüksek Orman Mühendisi olarak mezun oldu. Yapılan asistanlık sınavını kazanarak İ.Ü. Orman Fakültesi Orman ürünleri Kimyası ve Teknolojisi Kürsüsüne asistan olarak atandı. Hazırladığı "Kızılcahamam Lig Morfolojisi ve Odununda Sülfat Selülozu Elde Etme Olanakları" adlı tezi ile 1979'da "Doktor" unvanını aldı. Bir süre yurtdışında araştırmalarda bulundu, 1982'de Yrd. Doçent ve 1987 yılında "Doçent" unvan ve yetkisini aldı. 1994 yılında Profesörlüğe yükseltildi. Orman Fakültesi Ürünleri Kimyası ve Teknolojisi Anabilim Dalında Öğretim üyesi olarak görev yaptı. )
- GÖKSEL ile GÖKSEL
( EMPYREAL vs. EMPYREAN )
( عرشي ile عرش ile کره آتش )
( عرشي ile ARSH ile KAREH ATASH )
- GÖKSEL ile GÖKSEL YÖRÜNGELER ile GÖK KÜRESİ
( CELESTIAL vs. CELESTIAL ORBITS vs. CELESTIAL SPHERE )
( عرشي ile سماوي ile علوي ile افلاک ile چرخ گردون )
( عرشي ile سماوي ile ALUY ile AFLAK ile CHARKH GARDON )
- GÖKSEL ile/ve/||/<> UZAYSAL
( SEMÂVÎ ile/ve/||/<> FEZÂÎ )
- GÖKSOY, TİMUR (İST. 1979) :
( Reklamcı ve siyasetçi. Lise öğrenimini FMV Özel Işık Lisesinde tamamladı. Marmara Üniversitesi Turizm Otelcilik Bölümünü bitirdi. Ticaretle uğraşmaktadır. CHP den Sarıyer belediye Meclisine üye seçildi (2009). Aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesidir. )
- GÖKSU YALISI/KASRI ya da KÜÇÜKSU YALISI/KASRI
- GÖKTEKİ AY ile AY'I GÖSTEREN PARMAK
- GÖKTEN DÜŞEN ile GÖNÜLDEN DÜŞEN
( Parçası bulunur. İLE Parçası bulunmaz. )
- ABECELERDE:
GÖKTÜRK ve/||/<>/> UYGUR ve/||/<>/> ARAP ve/||/<>/> LATİN
- GÖKTÜRK ABECESİNDE:
34 ve/+/<> 4
( Sesli harf. VE/+/<> Sessiz harf. )
(1996'dan beri)