F ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 1.385 başlık/FaRk ile birlikte,
1.385 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(4/7)
- İSRAF ile NANKÖRLÜK
- İSRAF ile SAVURGANLIK
- İSRAF değil/yerine/= SAYPAMA/TUTUMSUZLUK/SAVURGANLIK
- [ne yazık ki]
İSRAF ile/ve/||/<> ŞİDDET
- İSRAF ile SUİSTİMAL
- İSRAF ile ZİYAN
( EXTRAVAGANCE vs. TO WASTE )
- ISRAR ile/değil/yerine TEKLİF
( Yok. İLE/DEĞİL/YERİNE Var. )
( Teklif et fakat ısrar etme! )
( [not] INSISTENCE vs./but PROPOSAL/OFFER
PROPOSAL/OFFER instead of INSISTENCE )
- İSTİF ile STOKÇU ile İSTİFLEME
( HOARD vs. HOARDER vs. HOARDING )
( احتکار کردن ile محتکر ile اذخار ile احتکار )
( EHTEKAR KARDAN ile MOHTEKAR ile AZAKHAR ile EHTEKAR )
- İSTİFLEMEK ile İSTİFLENMEK ile İSTİFLEYEBİLMEK ile İSTİF ile İSTİFA ile İSTİFÇİ/LİK
- İSTİHDAF[Ar. < HEDEF] ile HEDEF TUTMA, AMAÇ EDİNME[Ar.]
( HEDEF TUTMA, AMAÇ EDİNME )
- İSTİKBÂR[Ar.] ile İSTİNKÂF[Ar.]
- İSTİKŞÂF[< KEŞF | çoğ. İSTİKŞÂFÂT][İSTİŞKÂF değil!] ile/ve/<>/> İSTİŞÂRE
( Keşfetmeye çalışma, ne olup bittiğini öğrenmek için araştırmada bulunma. | [coğr.] Açınsama. İLE Fikir sorma, danışma. )
- İSTİNAF ile İSTİNAF MAHKEMESİ
- [ne yazık ki]
ISTIRAP:
HAFİF ile DERİN
( Konuşulabilir. İLE Konuşulamaz, dile gel(e)mez/getiril(e)mez. )
- ISTIRAP ile ARUF[Ar.]
( ... İLE Uzun süre ıstırap çeken. )
- İSTİ'TÂF[Ar. < ATF | çoğ. İSTİ'TÂFÂT] ile İSTÎTÂF[Ar.]
( Yardım ve merhamet dileme. İLE Kaplama. )
- İTHAF ile/değil ATIF
- İTHAF ile İTHAF YAZISI
- İTHAF[Ar.] değil/yerine/= SUNMA/SUNGULAMA/ADAMA
- İTİBAR ile ŞEREF
- İ'TİKÂF -ile
( BİR YERE KAPANIP İBÂDETLE VAKİT GEÇİRME [ÖZELLİKLE RAMAZAN'IN SON ON GÜNÜNDE CÂMİDE, MAKSÛREDE YERLERE KAPANIP İBÂDETLE VAKİT GEÇİRME] )
- İTİKAF ile/ve/değil/||/<> İNZİVA
- İTİLA ile İTİLAF ile İTİLAFÇI/LIK
- İTİRAF ETMEK ile İTİRAF ETMEK ile İTİRAF ile GÜNAH ÇIKARMA ile İTİRAFÇI
( CONFESS vs. CONFESSING vs. CONFESSION vs. CONFESSIONAL vs. CONFESSOR )
( آشکارا گفتن ile مقر آمدن ile اذغان کردن ile خستو شدن ile اعتراف کردن ile مقر شدن به ile اقرار کردن ile خستو ile اقرار بجرم ile اذعان ile مقر ile اعتراف ile اعتراف نامه ile اقرار ile اعترافي ile اقراري ile اقرار آورنده ile معترف )
( ASHKARA GOFTAN ile MOGHAR AMADAN ile AZOGHAN KARDAN ile KHASTO SHODAN ile ETERAF KARDAN ile MOGHAR SHODAN BAH ile EGHARAR KARDAN ile KHASTO ile EGHARAR BEJRAM ile EZAN ile MOGHAR ile ETERAF ile ETERAF NAMEH ile EGHARAR ile اعترافي ile اقراري ile EGHARAR AVARANDEH ile MOTARF )
- İTİRAF ile/ve/değil/||/<> AÇIĞA ÇIKARMAK
- İTİRAF ile/ve/değil/||/<>/< AÇIK AÇIK SÖYLEMEK
- İTİRAF ile AÇIKÇA
( AVOWAL vs. AVOWED )
( اظهار آشکار ile اعتراف شده )
( EZEHAR ASHKAR ile ETERAF SHODEH )
- İTİRAF ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AÇIKLAMA
- İTİRAF ile AĞZINDAN KAÇIRMAK
( Kişiler, fiziksel açıdan yorgun olduğunda, dürüst olmaya daha eğilimliler. Bu nedenle, gece geç saatte yapılan konuşmalarda, itiraflar daha sık oluyor. )
( CONFESSION vs. TO LET SLIP, TO BLURT OUT )
- İTİRAF ile/ve/||/<>/> ARINMA
- İTİRAF ile/ve/||/<> (")GÜNAH ÇIKARMA(")
- İTİRAF ile/ve/değil/||/<> İDDİA
- İTİRAF ile İFŞÂ
- İTİRAF ile/değil İFTİRA
- İ'TİRÂF[Ar.] ile İKRÂR[Ar.]
- İTİRAF ile/ya da İNTİHAR
- İTİRAF ile İTİRAFÇI/LIK
- İTİRAF ve/> PİŞMANLIK ve/> HESAPLAŞMA ve/> TÖVBE
- İTİRAF ile/ve/değil/ne yazık ki TEHDİT
- İTİRAF ile/ve/||/<> TÖVBE
( Hristiyanlık'ta. İLE/VE/||/<> İslâm'da. )
- İTİRAF ile/ve VURGULAMA
( CONFESSION vs./and TO EMPHASIZE )
- İTİRAZ ile/ve/değil/||/<>/< İTİRAF
- ITSELF :/yerine KENDİ (CANSIZ/HAYVAN)
- İTTİSAF[Ar. < VASF] ve/< URÛZ[Ar. < ARZ]
( Nitelenme. VE ... )
- IVF ile/ve/||/<>/> IVG
( IN VITRO FERTILIZATION vs./and/||/<>/> IN VITRO GAMETOGENESIS )
- İ'VİCÂC[Ar.] ile İHTİLÂF[Ar.]
- İZOMORF değil/yerine/= EŞBİÇİM
( Başka bir şeyin biçim ya da yapı bakımından aynısı olan şey. )
- İZOMORF ile İZOMORFİZM
- IZZ[Ar.] ile ŞEREF[Ar.]
- 'İZZ[Ar.] ile ŞEREF[Ar.]
- İTİRAF ile/ve/değil/||/<>/< KABUL
( [not] CONFESS vs./and/but/||/<>/< ACCEPTANCE )
- KADAYIF[Ar. < KATAİF] ile TEL KADAYIF ile KÜNEFE
( Undan yapılan, tatlı olarak tüketilen türlü biçimlerde yiyecek. )
- KADAYIF ile KADAYIFÇI/LIK
- KADER:
TESÂDÜF değil YEĞLEME/TERCİH
- KADER ile/ve RASTLANTI/TESADÜF
( DESTINY vs./and COINCIDENCE )
- KAF/CUFF[İng.] değil/yerine/= SARGAN
- KAF[Ar.] ile KÂF[Ar., Fars.] ile Kaf[Ar.] ile KÂF[Ar.]
( Osmanlı abecesinin yirmidördüncü harfidir.[ebced hesabında 100 sayısının karşılığıdır.] İLE kef harfinin başka bir okunuşu. İLE Masallarda, zümrüd-i anka kuşunun yaşadığı söylenilegelen dağ. | [Doğu budunları/kavimleri kozmolojisinde] Arz'ın etrafını çepeçevre kuşatan dağın adı. İLE Yaran/yarıcı. )
- KAHIR ile/ve LÜTÛF
- KALİFORNİYA ile KALİFORNİYUM[Cf]
( ... İLE Atom numarası 98, atom ağırlığı 244 olan, aktinit grubundan yapay bir radyoaktif öğe. )
- KAMU ile/ve/||/<>/> ÖZEL ile/ve/||/<>/> VAKIF
- KAPAKLANMAK ile KAPAK/LIK ile KAPAKLI ile KAPAKSIZ ile KAPAK KIZI ile KAPAK TAŞI ile KAPAK TAKIMI ile KAPAKLI VALF ile KAPAK BIÇKISI ile KAPAK TAHTASI ile KAPAK YILDIZI ile KAPAK BIÇKICISI
- KAPALI ÇARŞI GİRİŞİNDEKİ İSTİF!
- KARA ÇARŞAF ile BUNKO
( ... İLE Özbekçe'de. )
- KARŞICIL/MUHÂLİF[Ar.] ile/ve/değil/||/<> ÇEKİNGEN
- KASIT ile/ve/||/<> HEDEF
- KATEGORİK İMPERATİF ile HİPOTEETİK İMPERATİF
( Koşulsuz ve evrensel bir ahlâki yükümlülük. İLE Belirli bir amaca ulaşmak için koşullu olarak verilen buyruk. )
- KAVAF[Ar. < HAFFÂF] ile/değil/yerine/>< ESNAF[çoğ. Ar. < SINIF]
( Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan ya da satan esnaf. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Küçük sermaye ve zanaat sahibi. | [mecaz] Başlıca düşüncesi, mesleğinin tüm inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanan kişi. )
- KAVRAM = MEFHUM[Ar. < FEHM] = CONCEPTION, NOTION[İng.] = CONCEPT, NOTION[Fr.] = NOTIO, BEGRIFF[Alm.] = CONCEPTUS, NOTIO[Lat.] = LOGOS, ÉNNOIA, HOROS, NOEMA[Yun.] = CONCEPCÍON[İsp.]
- KAVUK/ERSUSA ile/||/<> KALLAVİ ile/||/<> YUSUF
( Kavuk. İLE/||/<> Sadrazam, vezir kavuğu. İLE/||/<> Sultan, sadrazam, vezirler ve yüksek dereceli devlet erkanının giydiği kavuk. )
- KAYA ile ŞELF
( ... İLE Raf biçiminde kaya. )
- KAZÂ ile/ve/<>/> TESÂDÜF ile/ve/<>/> İSTİKRAR
( 1 kere olursa. İLE/VE/<>/> 2 kere olursa. İLE/VE/<>/> 3. kez olursa. )
- KAZANÇ ile LÜTÛF
- [ne yazık ki]
KAZF-İ ...:
Bİ-TARÎK-İL KİNÂYE ile MUALLAK ile MUZÂF ile SARÎH
( Birine, kinâyî bir tâbir ile zinâ isnâd etmek.[Hadd cezasını gerektirmez.] İLE Bir koşula talik sûretiyle gerçekleşen hakaret.[Hadd cezasını gerektirmez.]["şuraya giden zânîdir" denilmedikçe] İLE Bir vakte izâfe sûretiyle gerçekleşen hakaret.[Hadd cezasını gerektirmez.]["şu hâneye girerse zânîdir" denilmedikçe] İLE Sarâhâtten zînâya müşir bir söz ile gerçekleşen hakaret.["Şu kişi, zânîdir" gibi.] )
- KEDİ ile/ve/||/<> JEOGLİF
( Peru'nun başkenti Lima'nın 400 km. güneyinde,
Palpa ve Nazca kasabaları arasından bulunan bu jeoglif,
yüksek ve kurak bir arazide yer almaktadır.
Bazı yerel jeogliflere benzerlik gösterse de,
uzmanlar, Nazca çizgilerinin,
Nazca kültürü tarafından
MS. 400 ve MS. 650 tarihleri arasında yapıldığını düşünüyor.
Yüzlerce karmaşık figürün bulunduğu bu çizgilerde
basit hatlarla tasarlanmış örümcek, maymun, köpek, balık, kertenkele gibi figürler göze çarpmakta ve
tüm bu çizgiler, 80 km2.'den daha fazla bir alanı kaplamaktadır. )
(
)
- KEF[Ar.] ile KEF[Ar., Fars.] ile KEFF[Ar. çoğ. KÜFÛF]
( Köpük. | Sünger taşı. İLE Eski Türkçe abecesinin yirmibeşinci harfidir.[ebced hesabında yirmi sayısının karşılığıdır] İLE Eliçi, aya, avuç. RÂHE[Ar.] | Ayağın altı, taban. | El çekme, vazgeçme. | [edebiyatta] Arûz'un yedinci sâkin harfini çıkarma. )
- KEF[Ar.] ile MİSL[Ar.]
- KEFÂF/KİFÂF[Ar.] ile AZIK
( Ancak yetecek, yaşayacak kadar olan azık/yiyecek. İLE Ekmek. )
- KEFELEMEK ile KEF ile KEFE ile KEFELİ ile KEFESİZ
- KEFF[Ar.] ile İHCÂM[Ar.]
- KEFF[Ar.] ile MEN'[Ar.]
- KEFF[Ar.] ile TERK[Ar.]
- KEHANET ile İLAHİ ile İLAHİ LÜTUF ile İLAHİ AŞK ile İLAHİ GÜÇ ile İLAHİ İRADE
( DIVINATION vs. DIVINE vs. DIVINE GRACE vs. DIVINE LOVE vs. DIVINE POWER vs. DIVINE WILL )
( تفال ile کهانت ile غيبگويي ile اللهي ile خدايي ile غيبگوئي کردن ile يزداني ile کبرياء ile وجداني ile رحماني ile سبحاني ile رباني ile الهي ile لدني ile توفق الهي ile عشق الاهي ile فروهر ile مشيت الهي )
( TAFAL ile KEYANT ile غيبگويي ile OLLAHY ile KHODAYY ile GHYBEGOIY KARDAN ile YZADANY ile کبرياء ile VAJDANY ile RAHMANY ile SOBHANY ile رباني ile ALEHY ile لدني ile TOFEGH ALEHY ile ESH ALAHY ile FARVEAR ile MOSHYT ALEHY )
- KEHF[Ar.] ile KEYF[Ar.]
( Mağara. İLE Araçlı "duyum"/haz.[bkz. 6532] )
- KELÂM ile/ve TASAVVUF
- KEMİK ve/||/<> FREN ve/||/<> İNSAF
- KENDİNDE ŞEY = BİZATİHİ ŞEY = THING IN ITSELF[İng.] = CHOSE EN SOI[Fr.] = DING AN SICH[Alm.]
- KENDİNDE = BİZATİHİ = IN-ITSELF[İng.] = EN SOI[Fr.] = AN SICH[Alm.] = IN SE[Lat.] = KATH'HAUTO[Yun.]
- KENDİNİ TANI = RECOGNIZE YOURSELF[İng.] = GNOTHI SEAUTONU
- KENETLEMEK ile KENETLENMEK ile KENETLENEBİLMEK ile KENE ile KENEF ile KENET ile KENELER ile KENETLİ ile KENE GÖZ ile KENE OTU ile KENE AĞACI ile KENET MİLİ
- KEPEZ ile/ve RESİF[Fr. < Ar.]
( Deniz kenarındaki kaya. İLE/VE Su yüzeyine kadar çıkan kaya. )
- KEŞF ile AÇMA, MEYDANA ÇIKARMA | GİZLİ BİR ŞEYİ BULMA | BİR SIRRI ÖĞRENME | BİR ŞEYİN OLACAĞINI ÖNCEDEN ANLAMA | ALLAH TARAFINDAN İLHAM OLUNMA | KALDIRMAK
( AÇMA, MEYDANA ÇIKARMA | GİZLİ BİR ŞEYİ BULMA | BİR SIRRI ÖĞRENME | BİR ŞEYİN OLACAĞINI ÖNCEDEN ANLAMA | ALLAH TARAFINDAN İLHAM OLUNMA | KALDIRMAK )
- KEŞF ile İCÂD ile İNŞÂ
- KEŞF ile/ve/değil SONUÇ
( Felsefede/tasavvufta. İLE/VE/DEĞİL Bilimde. )
- KEŞFETMEK ile KEŞFEDİLDİ ile KAŞİF ile KEŞFETMEK ile KEŞİF
( DISCOVER vs. DISCOVERED vs. DISCOVERER vs. DISCOVERING vs. DISCOVERY )
( پيدا کردن ile کشف کردن ile مکشوف کردن ile مکشوف ساختن ile منکشف کردن ile يافتن ile دريافتن ile منکشف ile کشف شده ile مکشوف ile کاشف ile يابنده ile پي بري ile يابش ile کشف ile اکتشاف )
( PEYDA KARDAN ile KESHOF KARDAN ile MAKESHOOF KARDAN ile MAKESHOOF SAKHTAN ile MANKESHOF KARDAN ile YAFTAN ile دريافتن ile منکشف ile KESHOF SHODEH ile MAKESHOOF ile KASHOF ile يابنده ile PEY BARY ile يابش ile KESHOF ile EKTESHAF )
- KEŞİF ile/ve/> AYIRDINDALIK
( CONSCIENCE/CONSCIOUS vs./and/> DISTINGUISHNESS )
- KEŞİF değil/yerine/= BULUŞ
- KEŞİF ile/ve/||/<>/> DOĞRULAMA YAKLAŞIMI/YÖNTEMİ/ZİHNİ
- KEŞİF ile/ve/> FARKINDALIK
( CONSCIENCE/CONSCIOUS vs./and/> AWARENESS )
- KEŞİF ile/ve/= HAKİKAT
( Ancak hakikat/i olanlar keşfedilir. )
- KEŞİF ile/ve/||/<>/> İŞGAL ile/ve/||/<>/> YERLEŞME ile/ve/||/<>/> SÖMÜRÜ
- KEŞİF ile KEŞİF AMAÇLI ile KEŞFETMEK ile UZAYI KEŞFETMEK ile KAŞİF ile KEŞFETMEK
( EXPLORATION vs. EXPLORATORY vs. EXPLORE vs. EXPLORE SPACE vs. EXPLORER vs. EXPLORING )
( استخراج ile استکشاف ile پي گردي ile سياحت ile سياحت اکتشافي ile اکتشاف ile اکتشافي ile اکتشاف کردن ile سياحت کردن ile فضانوردي کردن ile پيگرد ile سياح ile مکتشف ile جستجوگر ile کاوشگر )
( ESTEKHARAJ ile استکشاف ile PEY GARDY ile سياحت ile سياحت اکتشافي ile EKTESHAF ile اکتشافي ile EKTESHAF KARDAN ile SYEHT KARDAN ile FAZANORDY KARDAN ile PEYGARD ile سياح ile مکتشف ile JASTAJVGAR ile KAVESHGAR )
- KESİF[Ar.] ile KEŞİF[Ar. < KEŞF]
( Yoğun. | Saydam olmayan. | Sık. İLE Ortaya çıkarma, meydana çıkarma. | Var olduğu bilinmeyen bir şeyin ortaya çıkarılması. | Gizli olan bir şey hakkında geniş bilgi edinme. | Bir şeyin olacağını önceden anlama, sezme, tahmin. | Bir olay ya da durumun oluş nedenlerini anlayabilmek için yerinde inceleme yapma. )
- KEŞİF ile KEŞİF KOLU
- KEŞİF ile/ve/||/<>/> ORTAYA ÇIKARMA
- KEŞİF ile/ve RİYÂZÂT
( Mistisizm(İşrâkilik). İLE/VE Tasavvuf. )
- KEŞİF ile/ve RİYÂZÂT(UYGULAMA)
( Mistisizm (İşrâkîlik). İLE/VE Tasavvuf. )
- KESİF[Ar.] değil/yerine/= YOĞUN
( Oylumuna oranla, ağırlığı çok olan. | Koyu, kalın. | Etkisi güçlü olan.[koku vb.] | Artmış, çoğalmış bir durumda olan. | Dolu, sıkı, çok. | Kaba, kalın, iri.[elek, iğne için] )
- KEŞİF(/KAŞİF) ile İCAT(/MUCİT)
- KEŞŞÂF[Ar.] değil/yerine/= İZCİ
- KEYFİYET ile/değil/yerine TASARRUF
- KEYİF değil/yerine/>< GEREKSİNİM
- KEYİF ve/<> GÜVENLİK
- [ne yazık ki]
(")KEYİF(") ile/değil "KENDİNE GÖRE OLAN"
- KEYİF ile/değil/yerine/||/></< KEŞİF
( [not] PLEASURE/MOOD vs./but/||/>< DISCOVERY
DISCOVERY instead of PLEASURE/MOOD )
- KEYİF ile/değil/yerine/>< KEŞİF
( [not] PLEASURE/MOOD vs./but/>< DISCOVERY
DISCOVERY instead of PLEASURE/MOOD )
- KEYİF ile/değil RIZÂ
- KEYİF ile TEMBELLİK
( PLEASURE vs. INDOLENCE )
- KEYİF ile/ve/||/<>/> UYKU
- KEYİF ile/değil/< YAŞAM
( Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. Yaşamdır, keyif almayı değerli kılan. )
- KEYİF değil/yerine/= YAŞU/YAŞUĞ
- KEYİF ile/ve/değil/yerine/||/<>/></>/< ZEVK
( Gövdesel/bedensel. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>>/< Zihinsel. )
( Maddi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>>/< Manevi. )
( Üç duyudan biriyle [ya da ikisi/üçüyle] ten, organ, kas ve sinirlerin "az ya da çok" uyarımıyla "deneyimlenen".[Dokunma, tatma, koklama][yeme, içme, oturma/uzanma vb.] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>>/< İki duyudan biriyle deneyimlenen.[Görme ve duyma][Felsefe, bilim, sanat, kitap okuma, düşünme, dinleme, söyleşi/sohbet] )
( Yatarak/yatmaktan, tembelikten, miskinlikten. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>>/< Hareketle/hareketten. )
( Bir şey yapmadan "yaşadığı"[nı zannettiği/n, "iddia ettiği/n"]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>>/< Bazı şeyler yaparak, özen ve çaba göstererek, emek ya da ödün vererek elde ettiğimiz. )
( Yaşandığı oranda pişmanlığa götürür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>>/< Yaşandığı oranda sevinç/neşe verir. )
( Canlılığa[hayvana/hayvansallığa] özgü.
[Hayvanlarda ve gövdemiz itibarı ile de canlılıkta ortaktır.] [Keyfin simgesi ve doruğu olan eşekte de vardır.]
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>>/<
İnsana özgü. [Sadece insandadır, zihindedir.] )
( Geçici. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>>/< Kalıcı. )
( Araçlı "duyum"/haz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>>/< Aracısız algılayış/idrak. )
( Istırap akışı içinde yalnızca bir kesintidir. )
( Utanç verici bir keyfin, keyfi geçer, utancı kalır. )
( Keyifteki ölçü/oran/sayı/mikdar arttıkça eleme/işkenceye dönüşür. )
( Ancak çalıştıktan ya da bir şeyler yaptıktan sonra, kısa süreli ve hak edilen keyfin tadı ve değeri olur. )
( Zevk, susabilmeyi[sükût etmeyi] öğrendikten sonra başlar. )
( Kişi, kendini ya da başkalarını utandırabilecek ucuz keyiflere, ne şimdi, ne de sonra kapılmalıdır. )
( İki ıstırap verici durum arasındaki aralıklardır. )
( Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. Yaşamdır, keyif ve zevk almayı değerli kılan. )
( İkisi de ıstırabın eseridir. )
( Dayatarak/dayatmacı. Sorumsuzca, kendi kendine, başı başında[Farsça "ser-ser-î"]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>>/< Özgürce. Sorumluluğunu alarak/üstlenerek. Başı bağlı[Farsça "ser-best"] )
( [not] PLEASURE vs./and/but/||/<>/>>/< ENJOYMENT
ENJOYMENT instead of PLEASURE )
- KEYİFLENMEK ile KEYİFLENDİRMEK ile KEYİF ile KEYİFLİ/LİK ile KEYİFSİZ/LİK ile KEYİF EHLİ ile KEYİF HALİ ile KEYİFSİZCE
- KİFAFLANMAK ile KİFAF
- KILIF ile KALIP
- KILIF ile KAP
- KILIF[Ar. < GİLÂF] ile KIRLENT[Fr. < GUIRLANDE]
( Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap. | Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe. İLE Çiçek ya da yaprak işlemeli süs. | İşlemeli ya da işlemesiz bir tür küçük yastık. )
- KILIF[Ar. < GİLÂF] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> NEVRESİM[NEV(Fars.) + RESM(Ar.)]
( Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap; zarf. | Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Torba biçiminde dikilmiş, yorgana geçirilen kılıf. )
- KILIF ile PERDE
- KILIF ile/ve ZARF
- KILIFLAMAK ile KILIF ile KILIFLI ile KILIFÇI/LIK ile KILIFSIZ/LIK
- KIRK HANE ile/ve/||/<>/>/< BİR ÂRİF
- KİROGRAF ile KAYOGRAFİ
( CHIROGRAPHER vs. CHIROGRAPHY )
( کف بين ile طالع بين )
( KOF BEYNE ile طالع بين )
- KİŞİ/İNSAN ve/<> İNSAF
- KİŞİ/İNSAN ve/||/<>/< ZAAF
( Kişi, "zaafları"nın toplamı kadardır. )
- KİŞİLİK ÖRGÜTLENMELERİ/BOZUKLUKLARI:
[PARANOİD ile ŞİZOİD ile ŞİZOTİPAL] ile [ANTİSOSYAL ile NARSİSİSTİK ile BORDERLINE ile HİSTRİONİK] ile [BAĞIMLI KİŞİLİK ile ÇEKİNGEN ile OBSESİF-KOMPULSİF] ile [PASİF AGRESİF ile KENDİNİ TEKRARLAYAN(SELF REPEATING)]
- KISIM ile TARAF
( PART vs. SIDE )
- KİŞİNİN:
"KENDİ KENDİNE İTİRAF" değil İTİRAF (ETMESİ) (GEREKEN)
- KİTÂB[Ar.] ile MUSHAF[Ar.]
- KİTAP ile MUSHAF ile KUR'ÂN-I KERÎM
( * KUR'ÂN-I KERÎM(Zât'ı temsil eder.)
* İNCİL("YENİ AHİT" diye de geçer.)(İsimler tecellisidir.)
* TEVRAT: Beş kitap. ("ESKİ AHİT" diye de geçer.)(Sıfatlar tecellisidir.)
* ZEBUR(Fiiller tecellisidir.)
( Zebur'u ilkokul, Tevrat'ı ortaokul, İncil'i de lise öğrenimine benzetecek olursak, Kur'an yüksek öğrenime benzer. )
- KODLANMIŞ ile ŞİFRELİ TELGRAF
( CODED vs. CODED TELEGRAPH )
( رمزي ile تلگراف رمز )
( رمزي ile TELGARAF RAMZ )
- KOF ile KOFA/LIK
- KOGNİTİF[İng. < COGNITIVE] değil/yerine/= BİLİŞSEL
- KÖKSAP, RİZOM = SÂK-I ZÂHİF = RHIZOME
( Süsende olduğu gibi her yıl kök süren ve yer üstüne sap çıkaran, çok yıllık yer altı gövdesi. )
- KÖLE ile SERF[Lat.]
( ... İLE Derebeylik toplum düzeninde, toprakla birlikte alınıp satılan köle. )
- KOLEKTİF değil/yerine/= ORTAK(LAŞA)
- KOLİGATİF ile/||/<> KONSTİTÜTİF
( Koligatif sayıya bağlı ΔTf İLE konstitütif yapıya bağlı. )
( Formül: Van"t Hoff faktörü )
- KOMPETİTİF İNHİBİSYON ile/||/<> NON-KOMPETİTİF
( Kompetitif aktif bölge yarışma, non-kompetitif başka bölge. )
( Formül: Km artar İLE Vmax azalır )
- MUHAFAZAKÂR[Ar.]/KONSERVATİF/CONSERVATIVE[İng./Fr.] değil/yerine/= | TUTUCU
- KONSTİTÜTİF ile/||/<> İNDÜKLENEBİLİR
( Konstitütif sürekli açık, indüklenebilir uyarıyla açık. )
( Formül: Always on İLE stimulus-dependent )
- KONUM ile/ve/||/<> SURET/FORM ile/ve/||/<> ŞEKİL/MORF
- KOOPERATİFLEŞMEK ile KOOPERATİF ile KOOPERATİFÇİ/LİK
- KORKU(HAVF) ile HAŞYET(ALLAH'TAN KORKMA) ile İTTİKÂ ile HEYBET
( Korku peşimizi bırakmaz. Tüm çalışıp çabalamamız, ölüm korkusundan. Halbuki, korku gitmeyince Allah dostu olamayız. )
( Korkunun bir bölümü, Allah'ın "Rezzâk-ı Âlem" olduğunu anlayınca gider. )
( İhanet bitsin, kanundan da, hemcinsinden de, Allah'tan da korkmazsın. )
- KORKU ile HAVF ile İTTİKÂ
( ... İLE Sevdiğini gücendirme korkusu. İLE Sakınma, Allah'tan korkma. )
- KOŞULSUZ) SEVGİ:
(EN BÜYÜK) ZAAF ve ERDEM
- KOZMOGONİ ile KOZMOGRAF ile KOZMOGRAFİ
( COSMOGONY vs. COSMOGRAPHER vs. COSMOGRAPHY )
( کيهان شناسي ile گيتي نگار ile گيتي شناسي ile شرح جهان )
( KYCPEHAN SHENASY ile GYTY NEGAR ile GYTY SHENASY ile SHARH JACPEHAN )
- KREATİF[İng. < CREATIVE] değil/yerine/= YARATICI
- KREM ile KREMALI PUF ile KREMA AYIRICI
( CREAM vs. CREAM PUFF vs. CREAM SEPARATOR )
( خامه ile کرم رنگ ile روشير ile سرشير بستن ile سرشير ile نان خامه ile خامه گير )
( KHAMEH ile KARAM RANG ile روشير ile SARSHYR BASTAN ile سرشير ile NAN KHAMEH ile KHAMEH GYR )
- KRİSTAL ile/>< AMORF
( Düzenli atom ya da molekül yapılarına sahip katı. İLE/>< Düzenli olmayan atom ya da molekül yapılarına sahip katı. )
- KRİSTAL ile/||/<> AMORF
( Kristal düzenli yapı İLE amorf düzensiz yapıdır )
( Formül: Tuz İLE cam )
- KUDRET ile TASARRUF
( CAPABLE vs. SAVING )
- KÜF ile KÜFE/LİK ile KÜFİ ile KÜFECİ/LİK ile KÜFELİ ile KÜFESİZ ile KÜF YEŞİLİ ile KÜF KOKUSU
- KÜF ile PAS
( ... ile ÂJÎH )
( MOULD/MILDEW vs. RUST )
- KÜMES ile İŞBİRLİĞİ YAPMAK ile İŞBİRLİĞİ ile İŞBİRLİĞİ KONSEYİ ile KOOPERATİF ile KOOPERATİF FONU ile İŞBİRLİKÇİ
( COOP vs. COOPERATE vs. COOPERATION vs. COOPERATION COUNCIL vs. COOPERATIVE vs. COOPERATIVE FUND vs. COOPERATOR )
( قفس ile آغل گوسفند ile درقفس مج ile مشارکت کردن ile تشريک مساعي کردن ile همکاري کردن ile همياري کردن ile باهم کار کردن ile تعاون کردن ile همدستي کردن ile بهمکاري پذيرفتن ile تعاون ile مشارکت ile اشتراک ile تشريک ile همدستي ile معاضدت ile شوراي همکاري ile اشتراکي ile تعاوني ile صندوق تعاون ile همکاري کننده )
( GHAFS ile AGHEL GOSFAND ile DARGHAFS MAJ ile MOSHARKAT KARDAN ile TASHARYK MOSAEY KARDAN ile NPAMKARY KARDAN ile NPAMYARY KARDAN ile BANPAM KAR KARDAN ile TAAVAN KARDAN ile CPEHMADASTY KARDAN ile BACPAMKARY PAZYRAFTAN ile TAAVAN ile MOSHARKAT ile ESHTARAK ile TASHARYK ile CPEHMADASTY ile MOAZEDAT ile SHORAY NPAMKARY ile اشتراکي ile TAAVANY ile SANDOGH TAAVAN ile NPAMKARY KONANDEH )
- KURAM ile/ve/değil TEKLİF
- KURAMSAL(NAZARÎ) TASAVVUF ile/ve UYGULAYIMSAL/KILGISAL/AMELÎ TASAVVUF
- KÜREMEK ile KÜRÜMEK ile KÜRELEMEK ile KÜRELENMEK ile KÜRESELLEŞMEK ile KÜRESELLEŞTİRMEK ile KÜRESELLEŞEBİLMEK ile KÜR ile KÜRE ile KÜRK ile KÜRT ile KÜRKLÜ ile KÜRKÇÜ/LÜK ile KÜRTÇE ile KÜRESEL/LİK ile KÜRE KUŞAĞI ile KÜRK BÖCEĞİ ile KÜRESEL VALF ile KÜRK HAYVANI ile KÜRESEL ÜÇGEN ile KÜRESEL ISINMA ile KÜRESEL GÖK BİLİMİ
- KUTB-ÜL İRŞÂD ile KUTB-ÜL TASARRUF
( KUTB: Aramayı kesen. )
- KUYUMCU ile SARRÂF
( ... İLE Mesleği, kâğıt ve metal paraları birbiriyle değiştirmek, tahvil alışverişi yapmak olan kişi. )
( ZERGER ile ... )
( JEWELLER vs. GOLD DEALER )
- LÂ İLÂHE, İLLALLÂH
ve
NEHY-İ ANİ'L MÜNKER, EMR-İ BİL MÂRUF
ve/||/<>/<
ÂĞYÂRINI MÂNÎ, EFRÂDINI CÂMÎ
- LÂF ile/ve/değil/yerine/||/<>/></>/< İŞ
- LAF ile LAF EBESİ ile LAF CAMBAZI ile LAF EBELİĞİ ile LAF SALATASI ile LAF CAMBAZLIĞI ile LAF KALABALIĞI
- LÂF ile/ve/değil/yerine ÖNERME
- LÂFIZ ile LÂF ile SÖZCÜK/KELİME ile KAVL ile TERİM/ISTILAH ile KELÂM
( Anlam taşıyıp taşımadığı dikkate alınmaksızın ağızdan çıkan sesler. İLE Hiçbir anlam taşımıyorsa. İLE Bir anlam taşıyorsa. İLE Tamlamaları kapsıyorsa. İLE Belirli bir öbek/grup/kesim tarafından özel olarak kullanılan sözcükler. İLE Tümceyi/cümleyi kapsıyorsa. )
- LAF-Ü GÜZAF değil LÂF Ü GÜZÂF[: Boş söz.]
- LATAF[Ar.] ile LUTF[Ar.]
- LÂTİF ile ...
( YUMUŞAK, İNCE, HOŞ )
- LÂTÎF ile/ve/<> EDÎB
( İnce/zarif. İLE/VE Sınırını bilen. )
- LÂTİF ile KESİF
- LÂTİF ile/ve/||/<> NARİN
- LÂTİF ile ŞEFFAF
- LÂTİF ve/<> TATLI
- LÂTİF ve/||/<> ZARİF
- LAV ile/ve/||/<>/> TÜF[Fr.]
( Yanardağların püskürme sırasında yeryüzüne çıkardıkları, dünyanın derinliklerinden gelen kızgın, erimiş nesneler, püskürtü. İLE/VE/||/<>/> Yanardağların püskürttüğü kül, kum ve lav parçacıklarından oluşan, çoğunlukla açık renkli, hafif gözenekli bir tür çökelti taşı. )
- LEAF :/yerine YAPRAK
- LENF ile LENFA
- LETÂFET(LÂTİF) ile/ve KESÂFET(KESİF)
( Lâtife lâtif gerek. )
- LİF ile LİFLİ
( FIBRE vs. FIBROUS )
( ليف الياف ile بافته ile بافت ile تار ile ليف ile ليفي )
( LEYFE ALYAF ile BAFTEH ile BAFT ile TAR ile LEYFE ile ليفي )
- LİF ile LİFT ile LİF LİF
- LİF ile SUNTA ile LİFLEŞTİRMEK
( FIBER vs. FIBERBOARD vs. FIBERIZE )
( ليف الياف ile ليفک ile الياف پارچه ile ورقه فيبر ile فيبر کردن ile ليفي کردن )
( LEYFE ALYAF ile LEYFAK ile ALYAF PARCHEH ile ورقه فيبر ile FEYBAR KARDAN ile LEYFEY KARDAN )
- LİF değil/yerine/=/değil/yerine/= TELÇİK değil/yerine/=/değil/yerine/= KILCIK
- LIGHT :/yerine IŞIK, HAFİF
- LİVÂ ile/||/<> MUTASARRIF
( Sancak. | Osmanlı döneminde, sancak olarak tanımlanan yönetim birimi.[Başında sancakbeyi bulunurdu. Tanzimat sonrası dönemde, livânın başında bulunan görevliye mutasarrıf da denilmiştir.] İLE/||/<> Tasarruf hakkı ve salâhiyeti olan kişi. | Bir malın sahibi. | Eskiden vilâyetten küçük olan sancak ya da öteki adı ile livânın yöneticisi. | Mîrî ya da vakıf araziye tasarruf eden kişi. )
- LOKOMOTİF[Fr./İng. < LOCOMOTIVE] ile/ve/||/<> AMİGO[İsp.]
( Tren vagonlarını çeken makina. | Öncü. İLE/VE/||/<> Arkadaş. | Spor yarışmalarında taraftarları coşturan kişi. )
- LOKOMOTİF ile LOKOMOTİFLİ ile LOKOMOTİFSİZ
- LOKOMOTİF[Fr. < LOCOMOTIVE] değil/yerine/= ÖNYEDEN
- LÜKS ile/ve/||/<>/> İSRAF
- LUTF[Ar.] ile MUDÂRE[Ar.]
- LUTF[Ar.] ile RIFK[Ar.]
- LUTF[Ar.] ile TEVFÎK[Ar.]
- LÜTÛF ile/ve İMTİYAZ
( FAVOUR vs./and SPECIAL PRIVILEGE )
- LÜTUF ile LÜTUF FİNCAN ile ÖDEMESİZ DÖNEM ile ZARİF ile ZARİF YÜRÜYÜŞ ile ZARAFET
( GRACE vs. GRACE CUP vs. GRACE PERIOD vs. GRACEFUL vs. GRACEFUL GAIT vs. GRACEFULNESS )
( لطف قراردادن ile مشعوف ساختن ile عنايت ile توفيق ile فيض ile زينت دادن ile زينت بخشيدن ile منت ile خوش نيتي ile گيلاس خداحافظي ile ضرب الاجل ile مهلت ile با وقار ile عاطر ile ظريف ile پر براز ile خرام ile برازندگي )
( LOTF GHARARDADAN ile MOSHOOF SAKHTAN ile ANAYT ile TOFYGH ile FEYZE ile ZYNAT DADAN ile ZYNAT BAKHSHYDAN ile MONT ile KHOSH NEYTY ile GYLAS KHODAHAFEZY ile ZAB ALAJEL ile MOTEOLAT ile BA VAGHAR ile عاطر ile ZARYFE ile پر براز ile خرام ile BARAZANDEGY )
- LÜTÛF ile/ve/||/<> SIR
- MAAN ile/||/<> MARÛF
( Beraber, birlikte. İLE/||/<> Herkesçe bilinen. )
- MAARİF ile MAARİFÇİ/LİK
- MADRÛB ile/||/<> MADRÛB FÎH ile/||/<> TAD'ÎF
( Çarpılan. İLE/||/<> Çarpan. İLE/||/<> İki katını alma işlemi. )
- MAHREF[Ar.] ile MA'REF[Ar.]
( Yemiş sepeti. İLE Yüzün, sürekli açık görünen yeri/yerleri. )
- MAHV[Ar.] ile/değil/yerine HAVF[Ar.]
- MALUF ile ...
( Fasulye ezmesi. [Lübnan mutfağı mezelerinden] )
- MALUM/AKTİF değil/yerine/= ETKEN
- MA'NÂ[Ar.] ile MEVSÛF[Ar.]
- MANİPÜLATİF değil/yerine/= YÖNLENDİRİMLİ
- MANİPURİF ile ...
( Hindistan'a özgü bir dans. )
- MANŞON/CUFF[İng.] değil/yerine/= SARGAN
- MANTAR ile/değil ESMERKÜF
( ... İLE Esmerküfler ailesinin asalak yaşama uyabilen örnek türü. Özellikle arılarda öldürücü gelişmeler doğuran, ilkel mantar. )
( ... cum MUCOR MUCEDO )
- MANTAR ile IŞILKÜF
( ... İLE Sığır, domuz ve insana ışılküflüce etkeni, ışılküflerin örnek türü olan asalak mantar. )
( ... cum ACTINONYCES BOVIS )
- MANTAR ile İSLİKÜF
( ... İLE Toprakta ve gübreliklerde, çürükçül yaşamakla birlikte, kulak, burun, akciğer asalağı olarak da gelişebilen, asklı mantar. )
- MANTIK ve PERSPEKTİF
- MANTIKSIZ" ile/değil/yerine TUHAF
- MA'RÛF[Ar.] ile MEŞHÛR[Ar.]
- MARUF değil/yerine/= SANLI
- MASAFF[Ar. çoğ. MASÂFF] ile MASÂFF[Ar. çoğ. MASAFF]
( Saf, taburun toplandığı yer. İLE Savaş. )
- MASÂHİF[Ar. çoğ. MUSHAF] ile MASÂİF[Ar. çoğ. MASÎF]
( Mushaflar. İLE Yazlıklar, yazın oturulacak yerler, sayfiyeler. )
- MÂŞÎ-ALEL-ESÂBİ'[Ar.] ile MÂŞÎ-ALEL-KEFF[Ar.]
( Parmaklarının ucları üzerinde yürüyen ve etobur sınıfında bulunan hayvanlar.[köpek, sırtlan vb.] İLE Ayaklarının tabanına basan ve etobur sınıfında bulunan hayvanlar.[ayı vb.] )
- MÂŞÎ-ALEL-ESÂBİ[Ar.] ile MÂŞÎ-ALEL-KEFF[Ar.] ile ...
( Parmaklarının ucları üzerinde yürüyen ve et yiyen sınıfında bulunan hayvanlar.[köpek, sırtlan vb.] İLE Ayaklarının tabanına basan ve et yiyen sınıfında bulunan hayvanlar.[ayı vb.] )
- MASİF[Fr.] değil/yerine/= SOM
( Kütlesi, görünürdeki tüm oylumu kaplayan, kaplama ya da doldurma olmayan. )
- MASRAF[Ar.] değil/yerine/= GİDER
- MASRAF değil/yerine/= GİDER
- MASRAF ile GİDER HESABI ile GİDERLER ile MASRAFLI
( EXPENSE vs. EXPENSE ACCOUNT vs. EXPENSES vs. EXPENSIVE )
( هزينه ile خرج ile صورت هزينه ile خرج و برج ile گران ile پرخرج ile گران قيمت ile سنگين قيمت ile گران بها ile ثمين )
( CPEHZYNAH ile KHARJ ile SORT CPEHZYNAH ile KHARJ VE BARJ ile GERAN ile PORKHARJ ile GERAN GHYMAT ile SANGYNE GHYMAT ile GERAN BACPEHA ile ثمين )
- MASRAF ile MASRAFLI/LIK ile MASRAFSIZ/LIK ile MASRAF KAPISI
- MATHAF ile ...
( KÂBE ALANI )
- MATÛF[Ar. < ATF] değil/yerine/= YÖNELTİLMİŞ
( Bir yöne eğilmiş. | Yöneltilmiş. )
- MA'TÛF ile/||/<> MA'TÛF ALEYH
( Toplanan. İLE/||/<> Toplayan. )
- MAZBUT VAKIF[Ar.] değil/yerine/= KAMUSAL TURGU
- MAZRÛF[< ZARF] değil/yerine/= ZARFLANMIŞ, ZARFA KONMUŞ | KALIPLI, KILIFLI | ZARFLI KÂĞIT
- MEAL ile MEAL-İ MÜNÎF
( Yüksek, ulu, büyük meal. )
- MECBUR ile/ve/değil/||/<> MÜKELLEF
- MED HARFLERİ:
ELİF ile/ve/||/<> VAV ile/ve/||/<> YE
- MEFHUM-U MUHALİF değil/yerine/= KARŞIT KAVRAM
- MEKTUP ZARF
- MEN'AF[Ar. < MENÂİF] ile Menâf[Ar.]
( Dağın sivri tepesi. İLE İslâm'dan önce, Araplar'ın putu. )
- MENFAAT[Ar. < NEF] ile/ve/değil/yerine/> MASLÂHAT[Ar. < SULH]
( Yarar, kâr, çıkar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> İş, emir, husus, madde, keyfiyet. | Önemli iş. | Barış, dirlik-düzenlik. )
( Toplumun maslâhatı, bireyin menfaatı düşünülür. )
( Bir yığın olmaktan çıkıp ulus olmak, toplumsal maslahatı, kişisel menfaate yeğlemekle başlar. )
- MENFAAT ile/ve ZAAF
( Köleliğe neden olurlar. )
- MERFÛ'[< REF] ile ...
( KALDIRILMIŞ, YÜKSELTİLMİŞ | HÜKÜMSÜZ BIRAKILMIŞ | ZAMME [O, Ö, U, Ü] İLE HAREKELENMİŞ HARF | [mat.] İFADE EDİLEN BİR KUVVETE YÜKSELTİLEN MİKTAR )
- MERHAMET ile/ve AF
( Taş kalpleri, en iyi mezar taşları yumuşatır. )
- MERYEM ve/||/<>/< İTİKÂF
( Ayrılıp kenara çekilen. VE/||/<>/< Bir yere kapanıp ibadetle zaman geçirme.[özellikle, Ramazan'ın son on gününde, camide, maksûrede kapanarak] )
- MESÂFE[Ar. çoğ. MESÂFÂT, MÜSÂF] ile KAT'-I MESÂFE
( Ara, uzaklık. İLE Yol alma. | [jeod.] Bir tür arazi ölçme ve hesaplama yöntemi. )
- METAKOGNİTİF değil/yerine/= ÜST BİLİŞ
- METAPOPULASYON ile/||/<> KAYNAK-HEDEF
( Metapop bağlı populasyonlar, kaynak-hedef tek yön. )
( Formül: Çok yama İLE gradyan )
(1996'dan beri)