Fransızca karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 10.910 başlık/FaRk ile birlikte,
10.910 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(38/45)
- SHIFT OF SPECTRAL LINE[İng.] / DÉCALAGE DE LA RAIE SPECTRALE[Fr.] / SPEKTRALLINIENVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYF ÇİZGİSİ KAYMASI
- SHOCK WAVES[İng.] / ONDES DE CHOC[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞOK DALGALARI
- SHOCKLEY DIODE[İng.] / DIODE SHOCKLEY[Fr.] / SHOCKLEY-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SHOCKLEY DİYOTU
- SHUBNIKOV GROUPS[İng.] / GROUPES DE SHUBNIKOV[Fr.] / SHUBNIKOV-GRUPPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SHUBNİKOV GRUPLARI
- SHUBNIKOV-DE HAAS EFFECT[İng.] / EFFET SHUBNIKOV-DE HAAS[Fr.] / SHUBNIKOV-DE HAAS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SHUBNİKOV-DE HAAS ETKİSİ
- SHUNT CHARACTERISTIC MOTOR[İng.] / MOTEUR À CARACTÉRISTIQUE SHUNT[Fr.] / SHUNTCHARAKTERISTISCHER MOTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT KARAKTERİSTİKLİ MOTOR
- SHUNT-WOUND MACHINE[İng.] / MACHINE À ENROULEMENT SHUNT[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT SARGILI MAKİNE
- SHUNT[İng.] / SHUNT[Fr.] / SHUNT[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT, YATAK
- SHUNTING[İng.] / SHUNTAGE[Fr.] / SHUNTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNTLEME
- SI[İng.] / SI[Fr.] / SI[Alm.] ile/değil/yerine/= SI
- ŞİBİHMADEN[Osm.] / NONMETAL[İng.] / NON-ME'TAL[Fr.] / NICHTMETALL[Alm.] ile/değil/yerine/= AMETAL
- SICAKLIKÖLÇER/TERMOMETRE[Fr. < Yun.] ile YÜKSEK SICAKLIKÖLÇER/PİROMETRE[Fr.]
( Sıcaklıkölçer. İLE Çok yüksek sıcaklıkları ölçmeye yarayan aygıt. )
- ŞİDDET-İ CEREYAN[Osm.] / INTENSITÉ DU COURANT[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIM ŞİDDETİ
- ŞİDDET-İ SADÂ[Osm.] / INTENSITÉ DU SON[Fr.] ile/değil/yerine/= SES ŞİDDETİ
- ŞİDDET-İ ZİYÂ[Osm.] / ILLUMINATION INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ D'ÉCLAIRAGE, INTENSITÉ DE L'ILLUMINATION[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLANMA YEĞİNLİĞİ/ŞİDDETİ
- SIDE CHAIN[İng.] / CHAINE LATÉRAL[Fr.] / SEITENKETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAN ZİNCİR
- SIDE PRODUCT, BY-PRODUCT[İng.] / SOUS-PRODUIT[Fr.] / NEBENPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAN ÜRÜN
- SİDERİT[Fr. < Lat. < Yun.] ile SİDEROZ[Fr.]
( İçinde, sadece demir ve nikel bulunan göktaşı. İLE Çoğunlukla kahverengi demir karbonat bileşimli, demir cevheri. )
- SIDERITE, SPATHIC IRON ORE[İng.] / SIDÉRITE, FER SPATHIQUE[Fr.] / SIDERIT, EISENSPAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SİDERİT
- SIEMENS ELECTRODYNAMOMETER[İng.] / ÉLECTRODYNAMOMÈTRE DE SIEMENS[Fr.] / SIEMENS-ELEKTRODYNAMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİEMENS ELEKTRODİNAMOMETRESİ
- SIEMENS[İng.] / SIEMENS[Fr.] / SIEMENS[Alm.] ile/değil/yerine/= SİEMENS
- SIEVERT[İng.] / SIEVERT[Fr.] / SIEVERT[Alm.] ile/değil/yerine/= SİEVERT
- SIFAT-FİİL/PARTİSİP[Fr.] değil/yerine/= NİTEM EYLEM/ORTAÇ
( Tümleç alabilen, ad ve sıfat gibi kullanılan, eylem soylu sözcük. )
- ŞİFONYER[Fr. CHIFFONNIER] değil/yerine/= DOLAP
( Çekmecelerine, çamaşır konulan dolap. )
- ŞİFRE[Fr. CHIFFRE] = KOD[Fr., İng. CODE]
( Gizli haberleşmeye yarayan işaretlerin tümü, kod. | Gizliliği olan kasa, kapı, çanta vb. şeylerin açılması için gereken rakam/harf. )
- SIGMA HYPERON[İng.] / HYPÉRON SIGMA[Fr.] / SIGMA-HYPERON[Alm.] ile/değil/yerine/= SİGMA HİPERONU
- SIGMA NEGATIVE HYPERONIC ATOM[İng.] / ATOME HYPERONIQUE NÉGATIF SIGMA[Fr.] / SIGMA-MINUS-HYPERONISCHES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= SİGMA EKSİ HİPERONİK ATOM
- SIGMA PILE[İng.] / PILE SIGMA[Fr.] ile/değil/yerine/= SİGMA PİLİ
- SIGMA[İng.] / SIGMA[Fr.] / SIGMA[Alm.] ile/değil/yerine/= SİGMA
- SIGNAL GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE SIGNAUX[Fr.] / SIGNALGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNYAL ÜRETECİ
- SİGORTA[İt.] ile REASÜRANS[Fr.]
( Bir şeyin ya da birinin, herhangi bir yönden, ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için, önceden ödenen önödeme karşılığında, bu işle uğraşan kuruluşla yapılan bağlnatı sözleşmesi. | Bu tür sözleşmeleri yapan şirket. | Özellikle elektrik devresinde, akım çok güçlü olduğunda, eriyerek, güvenliği sağlayan, kazayı önleyen nesne ya da düzenek. İLE Bir sigorta ortaklığının, sigorta ettiği paranın bir bölümünü, olabilecek zarara karşı, başka bir ortaklığa yeniden sigorta ettirmesi işi. )
( INSURANCE vs. REINSURANCE )
- ŞİİR ile/ve/||/<> BALAD[Fr. < BALLADE]/BALAT
( ... İLE/VE/||/<> Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü. | Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü. | Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan ya da şarkı olarak okunan yapıt. )
- ŞİİR = POEM[İng.] = POÈME[Fr.] = GEDICHT[Alm.] = POEMA[İt., İsp.]
- ŞİİR ile/ve SONE[Fr.]
( ... İLE/VE İki dörtlü ve iki üçlüden oluşan, ondört dizeli bir batı koşuk türü. )
- ŞIK[Ar. < ŞIKK] ile ŞIK[Fr. < CHIC]
( İkiye bölünmüş şeyin bir parçası. | Bir işin, iki yönünden her biri. | Seçenek. İLE Güzel, zarif, modaya uygun. | Güzel, modaya uygun giyinmiş olan. | Yerinde, uygun. )
- ŞIK[Ar. < ŞİKK] ile ŞIK[Fr. < CHIC]
( Seçenek. İLE Güzel, zarif, modaya uygun. | Güzel, modaya uygun giyinmiş olan. | Yerinde, uygun. )
- ŞIK[Fr. CHIC] ile ŞIK[Ar. ŞİKK]
( Güzel, zarif, modaya uygun. | Güzel, modaya uygun giyinmiş olan. | Yerinde, uygun. İLE Seçenek. )
- SİKATİF[Fr.]
( Yükseltgenerek, polimerleşmeye uygun olma. | Özellikle maden bileşiklerden oluşan, katalitik özellikler taşıyan ve çabuk kurumasını sağlamak amacıyla, boya, vernik ve yağlıboyalara az miktarda katılan madde. )
- SIKIT/KOMPRİME[Fr.] ile SIKIT
( Çoğu kez yassı ya da silindir biçiminde katı ilaç. | Bir konuyla ilgili olarak, derinliği olmayan kalıplaşmış bilgi. İLE Düşük. )
- SİKKE[Ar.] ile METELİK[Fr. < Yun.]
( Madenî para. | Madenî paralara vurulan damga. @@ İlk kez 1828'de basılmış, on para değerindeki bakır sikke. [Sultan Reşat zamanında basılan son metelik nikeldir] )
- SİKLAMEN[Fr. < Yun.] ile SİKLAMEN[Fr. < Yun.]
( Tavşankulağı, buhurumeryem. İLE Kırmızıya çalar, eflatun renk. | Bu renkte olan. )
- SIKLET MERKEZİ[Osm.] / CENTER OF GRAVITY[İng.] / CENTRE DU POIDS[Fr.] ile/değil/yerine/= AĞIRLIK MERKEZİ
- SIKLET-İ ZÂTÎYE, ZÂTÎ SIKLET[Osm.] / SPECIFIC GRAVITY[İng.] / GRAVITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AĞIRLIK
- SIKLET[Osm.] / GRAVITY[İng.] / POIDS[Fr.] / GEWICHT, SCHWERE[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞIRLIK, YERÇEKİMİ
- SİKLON/KİKLON[Fr.] ile KİLOSİKL[Fr. < KILOCYCLE]
( Atmosferde bir alçak basınç alanı çevresinde hızla dönen rüzgârların oluşturduğu şiddetli fırtına. İLE Saniyede bin devir olan elektrik akımının frekansını ölçmek için kullanılan birim. )
- SİLAH ile ARKEBÜZ[Fr. < ARQUEBUSE]
( ... İLE XV. yüzyılda, Fransa'da kullanılmaya başlanan, taşınabilir ateşli silah. )
- SILANE[İng.] / SILANE[Fr.] / SILAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLAN
- SILICA[İng.] / TERRE SILICEUSE, SILICE[Fr.] / KIESEL, KIESELERDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİS
- SILICATE[İng.] / SILICATE[Fr.] / SILIKAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİKAT
- SILICON CARBIDE[İng.] / CARBURE DE SILICIUM[Fr.] / SILIZIUMCARBID, KARBORUND[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİSYUM KARBÜR
- SILICON[İng.] / SILICIUM[Fr.] / SILIZIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİSYUM
- SİLİKAT[Fr. < SILICATE] ile PİROKSEN[Fr. < PYROXENE]
( Silisik asidin, bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. [Yapı malzemesi olarak kullanılan, cam, çimento, tuğla gibi maddelerin bilişiminde bulunur.] İLE Doğal kalsiyum, magnezyum ve demir silikatlarına verilen ad. )
- SİLİKAT[Fr. < SILICATE] ile/ve/||/<> TREMOLİT[Fr. < TREMOLITE]
( ... İLE/VE/||/<> İçinde magnezyum, kalsiyum, demir ve alüminyum bulunan, amfibol öbeğinden doğal silikat. )
- SİLİKAT[Fr./İng. < SILLICATE] ile KANBİYİT[Fr. < CANBYTE]
( Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. nesnelerin bileşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. İLE Hidratlı doğal demir silikat. )
- SİLİS[Fr. < Yun.] ile SİLİSYUM[Fr.]
( Kum, çakmaktaşı, kuvars gibi, silisyumun oksijenli bileşimlerine verilen ad. İLE Atom sayısı 14, atom ağırlığı 28.06, yoğunluğu 2.34 olan, endüstride geniş ölçüde kullanılan ve doğada, oksijenden sonra en bol bulunan öğe. Simgesi: Si )
- SİLİSYUM KARBÜR[Fr. < CARBURE] = KARBORUNDUM[Fr. < CARBORUNDUM]
( Karbonun başka bir öğeyle birleşmesinden oluşan nesne. = Aşındırıcı nesne olarak kullanılan silisyum karbürün ticaretteki adı. )
- SILOXANE[İng.] / SILOXANE[Fr.] / SILOXAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLOKSAN
- SİLÜET[Fr. < SILHOUETTE] değil/yerine/= GÖLGE/KARALTI/KARARTI
- SİLÜET[Fr. < SILHOUETTE] değil/yerine/= KARALTI
- SİLÜRYEN[Fr.]
( Birinci çağın, ikinci dönemi ve bu dönemde oluşan. [yer katmanları] )
- SILVER DISC PYRHELIOMETER[İng.] / PYRHÉLIOMÈTRE À DISQUE ARGENTÉ[Fr.] / SILBERNE-PLATTEN-PYRHELIOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜMÜŞ DİSKLİ PİRHELYOMETRE
- SILVER[İng.] / ARGENT[Fr.] / SILBER[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜMÜŞ
- ŞİMDİ = NOW[İng.] = MAINTENANT[Fr.] = JETZT[Alm.] = ORA[İt.] = AHORA[İsp.]
- ŞİMENDİFER[Fr. CHEMIN DE FER] değil/yerine/= DEMİR YOLU | TREN
- SİMGE = REMZ[çoğ. RÜMÛZ(ÂT)] = SYMBOL[İng., Alm.] = SYMBOLE[Fr.] = SYMBOLON[Yun.] = SIMBOLO[İsp.]
- SİMGEBİLİM = SYMBOLICS[İng.] = SYMBOLIQUE[Fr.] = SYMBOLIK[Alm.]
- ŞİMİOTAKSİ[Fr. CHIMIOTAXIE] değil/yerine/= KİMYA GÖÇÜMÜ
- ŞİMİOTROPİZM[Fr. CHIMIOTROPISME] değil/yerine/= KİMYA DOĞRULUMU
- SIMPLE HARMONIC ELECTROMOTIVE FORCE[İng.] / FORCE ÉLECTROMOTRICE HARMONIQUE SIMPLE[Fr.] ile/değil/yerine/= BASİT HARMONİK ELEKTROMOTOR KUVVET
- SIMPLE HARMONIC MOTION[İng.] / MOUVEMENT HARMONIQUE SIMPLE[Fr.] ile/değil/yerine/= BASİT HARMONİK HAREKET
- SIMPLE LATTICE[İng.] / RÉSEAU SIMPLE[Fr.] / EINFACHES GITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT ÖRGÜ
- SIMPLE MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE SIMPLE[Fr.] / EINFACHES MIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT MİKROSKOP
- SIMPLE SOUND SOURCE[İng.] / SOURCE SONORE SIMPLE[Fr.] / EINFACHES SCHALLQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT SES KAYNAĞI
- SIMPLE TONE[İng.] / TON SIMPLE[Fr.] / EINFACHER TON[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT TON
- SİMÜLASYON/SİMÜLATÖR[Fr.] değil/yerine/= BENZETİM/BENZETİMLİK | SAYRIMSAMA
- SINAV ile/ve/||/<>/> BAKALORYA[Fr. < BACCALAURÉAT]
( ... İLE/VE/||/<>/> Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı. )
- SINE GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE À SINUS[Fr.] ile/değil/yerine/= SİNÜSLÜ GALVANOMETRE
- SİNEK ile ÇEÇE[Fr. < TSE-TSE]
( ... İLE İkikanatlılardan, insana uyku hastalığı aşılayan, sinekten büyük bir cins Güney Afrika böceği. )
( .. cum GLOSSINA )
- SINGLE CRYSTAL[İng.] / MONOCRISTAL[Fr.] / EINKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KRİSTAL
- SINGLET[İng.] / SINGULET[Fr.] / SINGULETT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEKLİ
- SINIF = CLASS[İng.] = CLASSE[Fr.] = KLASSE[Alm.] = CLASSIS[Lat.] = CLASE[İsp.]
- SİNİK ile SİNİK/KİNİK[Fr. < Yun.]
( Sinmiş, yılmış, pusmuş. İLE Kinizm yanlısı.[KİNİZM: Kişinin, erdem ve mutluluğa, hiçbir değere bağlı olmadan, tüm gereksinimlerinden sıyrılarak, bağımsız olarak erişebileceğini savunan, Antisthenes'in öğretisi.] )
- SINIR[Yun. < PERAS]/HADD/HUDUT[Ar.] ile KOTA[Fr./İng. < QUOTA]
( İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. | Komşu il, ilçe, köy ya da kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. | Bir şeyin yayılabileceği ya da genişleyebileceği son çizgi, uc. | Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği ya da çıkabileceği en alt ve en üst yer. | Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük. | Uc, son. İLE Bir ülkede ithal edilecek nesnelerin çeşitlerini, oranlarını ya da miktarlarını gösteren dizin. | Bir ülkede ithal edilecek mallar için getirilen sınırlama. | Kuruluşlarda ya da derneklerde bir öbeğe tanınan sayı. | Bazı ülkelerde, sinemalarda belirli bir süre oynatılması zorunlu olan yerli film sayısının yabancı filmlere oranı. )
( BOUNDARY vs. QUOTA )
- SİNİR ile/ve/||/<> DAMAR ile/ve/||/<> AKKAN/LENF[Fr. < LYMPHE]
( Duyu ve hareket uyarılarını, beyinden örgenlere, örgenlerden beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. İLE/VE/||/<> Canlı varolanlarda kanın ya da besleyici sıvıların dolaştığı kanal. İLE/VE/||/<> Damarlarda dolaşan kanla, doku öğeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı. )
- SINIR = HAT/HADD, HUDUT = LIMIT[İng.] = LIMITE[Fr., İsp.] = GRENZE[Alm.] = LIMITIS[Lat.] = PERAS[Yun.]
- SİNONİM[Fr. < SYNONYME] değil/yerine/= EŞ ANLAMLI
- SİNTİGRAFİ[Fr.]
( Gama ışınları yayan radyoaktif bir izotopun, organizma içindeki yolunu izlemek temeline dayanan tanı yöntemi. )
- SINUSOIDAL[İng.] / SINUSOÏDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= SİNÜSEL
- SİNÜZİT[Fr.] <> REFLÜ[Lat.]
( Ateş, baş ağrısı, burun tıkanıklığı ve akıntısı ile beliren yüz sinüslerinin yangılanması. İLE Midedekilerin, ağızdan geri gelmesi biçimindeki bir sindirim düzeni sayrılığı. )
( SINISUTIS vs. REFLUX )
- SİNÜZOİT[Fr.]
( Bir çemberin, sıfır dereceden 360 dereceye kadar olan yalarının sinüslerinin değişimlerini çizge ile gösteren, devirli, düzlem eğri. )
- SİNYAL[İng.,Fr. < SIGNAL] değil/yerine/= İMLEM
- SİPER-İ SAİKA[Ar.]/PARATONER[Fr. < PARATONNERRE]["PARATONEL" değil!] değil/yerine/= YILDIRIMSAVAR/YILDIRIMKIRAN/YILDIRIMLIK
- SİPER[Fars.]/KAZAMAT[Fr. < CASEMATE] değil/yerine/= KUYTU, DULDA[yerel]
( Yağmur, güneş ve yelin etkileyemediği, gizli, kuytu yer. | Esirgeme, koruma. )
( KAZAMAT: Toplardan, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper. )
( Kışın duldasında, yazın gölgesinde. )
- SIRIK ile HEREK/İSPALYA[Fr.]
( ... İLE Asma, fasulye gibi sarılgan bitkilerin tutunması için yanlarına dikilen sırık. )
- SİRKAT[Ar.] ile/ve/||/<> KATAKULLİ[Fr. < FAIT ACCOMPLI][argo]
( Çalma, hırsızlık. İLE/VE/||/<> Yalan dolan, oyun, tuzak, düzen. )
- SİRKE ASİDİ[Osm.] / ACETIC ACID[İng.] / ACIDE ACÉTIQUE, ACIDE ACTIQUE[Fr.] / ÄTHANOÄT, ESSIGSÄURE, ERZEUGNIS, PRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETANOİK ASİT, ASETİK ASİT, ÇARPIM, ÜRÜN
- SİRKE ile/ve/||/<> ASETİK[Fr. < ACÉTIQUE]
( ... İLE Sirkeyle ilgili, sirkeyle aynı özellikleri taşıyan. )
- SİROZ[Fr. < Yun.] -ile
( Karaciğerin irileşmesi ya da körleşmesi biçiminde görülen hastalık. )
- SİSMİK[Fr. < SEISMIC] değil/yerine/= SARSIM/DEPREMSEL
- ŞİST[Fr. < Yun.] ile YAPRAKTAŞ
( Kolayca yapraklara ayrılabilen, silisli, alüminli tortul kayaçların genel adı. | Molozla karışık tüm moloz maddelerinin bilimsel adı. İLE İçinde mıka parçacıkları bulunan, değişime uğramış şist. )
- ŞİST[Fr. SCHISTE] değil/yerine/= KAYAÇ
( Kolayca yapraklara ayrılabilen, silisli, alüminli tortul kayaçların genel adı. | Kömürle karışık, tüm moloz maddelerinin bilimsel adı. | Kil taşı. )
- SİSTEM[Fr. < SYSTÈME] değil/yerine/= DÜZEN
- SİSTEM[İng., Fr.] ile/ve ŞABLON[Alm. SCHABLONE]
( Düzen. | Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. | Yol, yöntem. | Bir aracı oluşturan düzen, düzenek/tertibat. | Model, tip. | [felsefe] Dizge. İLE Üzerindeki harf ve biçimlerin çevre çizgileri kalem ucu girecek biçimde oyuk olan, bu çizgilerden kalemle istenilen biçim elde edilen, metal ya da plastikten cetvel. | Değişik alanlarda düzeltme, belirleme, ölçme, denetleme işlerinde kullanılan ve yaptığı işe göre yapısı değişen araç. | Çok kez tekrarlandığından, kanıksanmış basmakalıp örnek. )
( SYSTEM vs./and TEMPLATE )
- SİSTEM = MANZÛME = SYSTEM[İng.] = GLIEDERUNG, LEHRBAU, SYSTEM[Alm.] = SYSTÈME[Fr.] = SÜSTEMA[Yun.] = SİSTEMA[İt.]
- SİSTEMATİK[Fr. < SYSTÉMATIQUE] değil/yerine/= SİSTEMLİ
- SİSTİT[Fr. < Yun.] -ile
( Genellikle bakterilerin neden olduğu sidiktorbası yangısı. )
- SİTE[Fr. < Yun.] ile POLİS[Fr. < Yun.]
( Daha çok, belirli meslek bireyi için yapılmış ya da belirli amaçlarla kurulmuş konutlar topluluğu. | İlkçağda, kendi yasalarıyla yönetilen, bir ya da birkaç kentten oluşan devlet. | Kent. İLE Kent. | Kent düzenini sağlayan yetkilendirilmiş güç. )
- SİTOLOJİ[Fr., İng.] ile GÖZEBİLİM
( Hücre bilimi. )
- ŞİVE[Fars.]/AKSAN[Fr./İng. < ACCENT] değil/yerine/= VURGU/ÖZÜN/AĞIZ
- SİYAH CİSİM[Osm.] / BLACK BODY[İng.] / CORP NOIR[Fr.] / SCHWARZER STRAHLER/KÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= KARA CİSİM
- SİYAH/KÖMÜR ile ANTRASİT[Fr. < ANTHRACITE]
( ... İLE Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü. )
- SİYANOJEN[Fr. < Yun. KYANOS: Mavi. | GENOS: Doğuş.] ile SİYANÜR[Fr. < Yun.]
( Oksalik asidin, azot ve karbon bileşimi. İLE Hidrosiyanik asidin tuzu ya da esteri olan, çok güçlü bir zehir. )
- SİYATİK[Fr. < Yun.] ile ...
( Kalça sinirleri yangısı. | Bacaktaki iki sinir ve bu sinirlerin, ağrılı sayrılığı. )
- ŞİZOFREN[Fr. < SCHIZOPHRÈNE] değil/yerine/= ÇOK KİŞİLİKLİ
- SKANDAL[Fr. < SCANDALE] ile/||/<> KRİZ
- SKIATRON[İng.] / SKIATRON[Fr.] / SKIATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SKİATRON
- SKLEROZ[Fr. < Yun.] ile MULTIPLE SKLEROZ(MS)/ÇOKLU SERTLEŞİM
( İçindeki katılgan dokunun artmasından dolayı, bir örgen ya da dokunun, patolojik sertleşmesi. İLE Beyni ve omuriliği tutan, özbağışıklık hastalığı. )
- SLATER'S RULE[İng.] / RÈGLE DE SLATER[Fr.] / SLATER-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SLATER KURALI
- SLIDING FRICTION[İng.] / GLISSEMENT DE FROTTEMENT[Fr.] / SCHIEBEN-REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA SÜRTÜNMESİ
- SLOGAN[Fr./İng.]/KLİŞE[Fr. < CLICHÉ]/MOTTO[İt.] ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE
( Kısa ve çarpıcı, propaganda sözü. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşünülmüş söz. )
- SLOW NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS LENTS[Fr.] / LANGSAME NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVAŞ NÖTRONLAR
- SLOW VIBRATION DIRECTION[İng.] / DIRECTION DE LA VIBRATION LENTE[Fr.] / LANGSAME SCHWINGUNGSRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVAŞ TİTREŞİM YÖNÜ
- SLURRY[İng.] / BARTOBINE, PATÉ[Fr.] / TONSCHLAMM, DICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= BULAMAÇ
- SMOKE[İng.] / FUMÉE[Fr.] / RAUCH, DUNST[Alm.] ile/değil/yerine/= DUMAN
- SNELL KAVÂNİNİ[Osm.] / SNELL'S LAWS[İng.] / LOIS DE SNELL[Fr.] / SNELLSCHE GESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= SNELL YASALARI
- SNOP[İng.]/KÜSTAH[Fars. < GUSTÂH] değil/yerine/= ZÜPPE/DANDİ[Fr. DANDY]/DIDON[Fr. < DIS DONC]
( Seçkin görünmek için bazı çevrelerdeki düşünceleri benimseyen, hayranlık duyan ve onlar gibi davranmaya özenen kişi. )
- SOBA[Macarca SZOBA] ile ŞÖMİNE[Fr. CHEMINEE]
( İçinde, kömür, odun ya da gaz yakılan, elektrikle de çalıştırılabilen ısınma aracı. İLE Odalarda, genellikle duvar kenarlarında tuğla ya da taştan yapılmış, bacası olan yer, ocak. )
- SODA CRYSTALLIZED, WASHING SODA, SAL SODA[İng.] / CHAUX SÉDÉE[Fr.] / NATRONKALK[Alm.] ile/değil/yerine/= SODA KİRECİ
- SODA LIME[İng.] / VERRE DE CHAUX SODÉE[Fr.] / NATRONKALKGLAS, SOLINGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= SODA-KİREÇ CAMI
- SODDY-FAJANS RULE[İng.] / RÈGLE DE SODDY-FAJANS[Fr.] / SODDY-FAJANSSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SODDY-FAJANS KURALI
- SODERBERG ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE DE SODERBERG[Fr.] / SODERBERG-ELECTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖDERBERG ELEKTRODU
- SODIUM CARBONATE[İng.] / CARBONATE DE SODIUM, CARBONATE NEUTRE DE SODIUM CRISTALLISE[Fr.] / NATRIUM CARBONAT, SODA[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM KARBONAT, SODA
- SODIUM COOLED REACTOR[İng.] / RÉACTEUR REFROIDI AU SODIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= SODYUM SOĞUTMALI TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- SODIUM HYDROXIDE, CAUSTIC SODA[İng.] / SOUDE CAUSTIQUE, HYDROXYDE DE SODIUM, HYDRATE DE SODIUM, VOIR SOUDE CAUSTIQUE[Fr.] / KAUSTISCHE SODA, ATZNATRON, NATRIUMHYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KOSTİK SODA, SODYUM HİDROKSİT
- SODIUM[İng.] / SODIUM[Fr.] / NATRIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM
- SODYUM KARBONAT ile NATRON[Fr.]
( ... İLE Hidratlı doğal sodyum karbonat. )
- SODYUM[Fr., İng.] değil/yerine/>< POTASYUM[Fr., İng.]
( Sodyumu düşük olan gıdalar tüketilmelidir. DEĞİL/YERİNE/>< Potasyumu yüksek olan gıdalar tüketilmelidir. )
( Atom numarası 11, atom ağırlığı 22,990, yoğunluğu 0,971 olan, 97,5 °C'de eriyen, deniz ve kaya tuzlarında, doğada birleşik olarak çok yaygın bulunan, beyaz, parlak, mum gibi yumuşak bir öğe. Simgesi: Na DEĞİL/YERİNE Atom numarası 19, atom ağırlığı 39,10, yoğunluğu 0,87 olan, 62,5 °C'de eriyen, 15 °C'de mum gibi yumuşak, soğukta sert ve kırılgan, potasyum hidroksit içinde bulunan bir öğe. Simgesi: K )
- ŞOFBEN[Fr. CHAUFFE-BAIN][" ŞOHBEN" değil!] ile TERMOSİFON[Fr. THERMOSIPHON]
( Gaz ya da elektrikle çalışarak, hızlıca sıcak su sağlayan araç. İLE Sıcak su elde edilen, bir kazan ve içindeki borulardan oluşmuş araç. )
- ŞOFÖR[Fr.]["ŞÖFÖR" değil!] değil/yerine/= SÜRÜCÜ
- SOFT WATER[İng.] / EAU DOUCE[Fr.] / WEICHES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= YUMUŞAK SU
- SOFTENING[İng.] / ADOUCISSEMENT[Fr.] / BLEIRAFFINATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YUMUŞATMA
- SOHBET = CONVERSATIN/CHAT[İng.] = CAUSETTE[Fr.] = GESCHWÄTZ[Alm.] = CONVERSAZIONE[İt.] = CHARLA[İsp.]
- SOL[İng.] / SOL[Fr.] / SOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOL
- SOLAR CELL[İng.] / CELLULE SOLEIL[Fr.] ile/değil/yerine/= GÜNEŞ PİLİ
- SOLDER[İng.] / SOUDURE[Fr.] ile/değil/yerine/= LEHİM
- SOLÉNOÏDE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIM MAKARASI
- SOLFEJ[Fr. < İt.] değil/yerine/= OKUMA | EZGİLERİN UYGULANIŞI | MÜZİK ÇALIŞMASI
- SOLID HELIUM[İng.] / HÉLIUM SOLIDE[Fr.] / FESTES HELIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HELYUM
- SOLID LASER[İng.] / LASER SOLIDE[Fr.] / FESTER LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI LAZER
- SOLID STATE DETECTORS[İng.] / DÉTECTEURS À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERDETEKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL DEDEKTÖRLERİ
- SOLID STATE LASER[İng.] / LASER À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL LAZERİ
- SOLID STATE MASER[İng.] / MASER À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERMASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL MAZERİ
- SOLID STATE PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE DE L'ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KATIHAL FİZİĞİ
- SOLİDARİST[Fr. < SOLIDARISTE] değil/yerine/= DAYANIŞMACI
- SOLİDARİST/SOLİDARİZM/SOLİDARİTE[Fr.] değil/yerine/= DAYANIŞMACI/LIK
- SOLIDIFICATION CURVE[İng.] / COURBE DE SOLIDIFICATION[Fr.] / ERSTARRUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA EĞRİSİ
- SOLIDIFICATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA ISISI
- SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATLAŞMA
- SOLIDIFIER[Fr.] ile/değil/yerine/= KATLAŞMAK
- SOLIDUS CURVE[İng.] / COURBE DE SOLIDUS[Fr.] / SOLIDUS-KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI EĞRİSİ
- SOLUCAN ile DENİZ SOLUCANI
( ... İLE Deniz solucanı. )
( ... ile ZÜ-S-SUKBE )
( ... avec HOLOTHURIDE )
- SOLUCAN ile YASSI SOLUCAN
( PLANARYA: Daha küçük hayvanları avlayan ya da ölü hayvanlarla beslenen etobur yassı solucanlar. )
( ... ile ARÎZ-ÜL-CİSM )
( EARTWORM vs. FLATWORM )
( VER avec PLATHEIMINTES )
- SOLUK BORUSU/TRAKE[Fr. < TRACHEE] ile/ve/||/<> YEMEK BORUSU/ÖZAFAGUS/GULLET
( WEASAND/TRACHEA vs./and/||/<> ESOPHAGUS )
- SOLUK DARLIĞI/SOLUNUM GÜÇLÜĞÜ/YELPİK/DİSPNE[Fr.]//DYSPNEA[İng.]/ANJİN DÖ PUVATRİN[Fr.]
( Balgamlı öksürükle ortaya çıkan, süreğen göğüs sayrılığı. )
( ZÎK-I NEFES ile/ve ZÎK-İ SADR[: Göğüs darlığı.] )
- SOLUK = NEFES = BREATH[İng.] = SOUFFLE[Fr.] = ATEM[Alm.] = RESPIRO[İt.] = ALIENTO[İsp.]
- SOLÜSYON[Fr., İng. SOLUTION] değil/yerine/= ÇÖZELTİ
- SOLUTE[İng.] / SOLUTÉ[Fr.] / AUFGELÖSTER STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNEN
- SOLVATE[İng.] / SOLVATE[Fr.] / SOLVAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVAT
- SOLVATION[Fr.] ile/değil/yerine/= SİVİ SARILIM
- SOLVAY PROCESS, AMMONIA-SODA PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ SOLVAY[Fr.] / SOLVAY-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVAY İŞLEMİ
- SOLVENT NAPHTHA[İng.] / SOLVANT NAPHTA[Fr.] / NAPHTA LÖSUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTA ÇÖZÜCÜSÜ
- SOMATIC MUTATION[İng.] / MUTATION SOMATIQUE[Fr.] / SOMATISCHE MUTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMATİK MUTASYON
- SÖMESTR/E[Fr.] değil/yerine/= YARIYIL
- SOMMERFELD ATOM MODEL[İng.] / MODÈLE D'ATOME DE SOMMERFELD[Fr.] / SOMMERFELD-ATOMMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD ATOM ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- SOMUN[Yun.] ile SOMUN[Fr.]
( Yuvarlak ve şişkin ekmek. İLE Cıvatanın ucuna geçirilen, içi yivli demir başlık. )
- SOMUT = MÜŞAHHAS = CONCRETE[İng.] = CONCRET[Fr.] = KONKRET[Alm.] = CONCRETUS[Lat.] = CONCRETO[İsp.]
- SONAR[İng.] / SONAR[Fr.] ile/değil/yerine/= SONAR
- SONDA[Fr.] ile SONDA[Fr.]
( Suyun, herhangi bir noktadaki derinliğini ölçmek, dip tabakaların yapısını incelemek için kullanılan araç. | Bir boşluğun içini yoklamaya yarayan, uzunca ve ucu küt demir araç. İLE Gövde içinde, herhangi bir boşluk ya da mesaneye sokulan, tanı, inceleme, sağaltım ve dışarı sıvı atmada kullanılan araç. )
- SONE[İng.] / SONE[Fr.] / SONE[Alm.] ile/değil/yerine/= SON
- SONLU = FINITE[İng.] = FINI[Fr.] = ENDLICH[Alm.] = FINITA[Lat.]
- SONOMETER[İng.] / SONOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SESÖLÇER
- SONSUZ = NAMÜTENAHİ = INFINITE[İng.] = INFINI[Fr.] = UNENDLICH[Alm.] = INFINITUS, INFINITA[Lat.] = INFINITO/TA[İsp.]
- SONUÇ = NETİCE = CONCLUSION[İng., Fr.] = SCHLUSS, SCHLUSSATZ, KONKLUSION[Alm.] = CONCLUSIO[Lat.] = CONCLUSIÓN[İsp.]
- SONURGU = COROLLARY[İng.] = COROLLAIRE[Fr.] = ZUSATZ[Alm.] = COROLLARIUM[Lat.]
- SOOT[İng.] / SUIE[Fr.] / RUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= KURUM
- SÖR[Fr. SOEUR] ile "SÖR"[İng.]
( Katolik mezhebinde kendini dine adayan ve manastırda yaşayan kadın/rahibe. | Kızkardeş. | Hastabakıcı. İLE İngiliz, "soyluluk" "unvanı"[Kişinin soyu olmaz! Öncelikle ve son olarak, kendi vardır. Kendinden öncekileri, ikinci/üçüncü sıralarda düşünmek gerekir. "Soy" düşüncesi/sözü, dirimsel/biyolojik bir durumdur. Ancak, hayvanlar için [köpek ya da at için] geçerli "olabilir". "İnsan" için, zorlamalı, dolaylı ve gereksiz/yersiz bir "yakıştırmadır!"]. )
- SORBIC ACID[İng.] / ACIDE SORBIQUE[Fr.] / SORBINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBİK ASİT
- SORBITOL, HEXAHYDRIC ALCOHOL, HEXITOL[İng.] / SORBITOL[Fr.] / SORBIT, ZUCKERKALCOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBİTOL
- SORBOSE[İng.] / SORBOSE[Fr.] / SORBOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBOZ
- SOREL'S CEMENT[İng.] / CIMENT DE MAGNÉSIE[Fr.] / SOREL ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOREL ÇİMENTOSU
- SORİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÇIKARIM
( Öncül sayısı ikiden çok olan tasımsal çıkarım. )
- SORMAK = ASK[İng.] = DEMANDER[Fr.] = FRAGEN[Alm.] = DOMANDARE[İt.] = PREGUNTAR[İsp.]
- SORPTION[İng.] / SORPTION[Fr.] / SORTITION[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇE TUTUNMA
- SORTİ[Fr.] ile SORTİ[Fr.]
( Elektrik tesisatında, lamba ya da fiş konacak kolların her biri. İLE [askeriye] Çıkış. )
- SORU = QUESTION[İng.] = QUESTION[Fr.] = FRAGE[Alm.] = QUESTIONE[İt.] = CUESTIÓN[İsp.]
- SORUMLULUK = MESÛLİYET = RESPONSIBILITY[İng.] = RESPONSABILITÉ[Fr.] = VERANTWORTUNG[Alm.]
- SORUN = MESELE = PROBLEM[İng., Alm.] = PROBLEME[Fr.] = PROBLEMA < PRO:ÖNE. BALLEIN:ATMAK[Yun.] = PROBLEMA[İsp.]
- SORUNSAL = İHTİMALİ = PROBLEMATIC[İng.] = PRBOLÉMATIQUE[Fr.] = PROBLEMATISCH[Alm.] = PROBLEMATIKOS[Yun.]
- ŞOSE[Fr. CHAUSSEE] ile ŞOSET[Fr. CHAUSETTE ]
( Genellikle taş kırıkları üzerine kum döşenip silindir geçirilerek yapılan yol. İLE Kısa çorap. )
- SOSYALİST[Fr. < SOCIALISTE] değil/yerine/= TOPLUMCU
- SOSYOLOG[Fr. < SOCIOLOGUE] değil/yerine/= TOPLUM BİLİMCİ
- SOUND ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE L'ABSORPTION SONORE[Fr.] / SCHALLABSORPTIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SES SOĞURMA KATSAYISI
- SOUND ENERGY[İng.] / ÉNERGIE SONORE[Fr.] / SCHALLENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SES ENERJİSİ
- SOUND FLUX[İng.] / FLUX SONORE[Fr.] / SCHALLFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= SES AKISI
- SOUND PRESSURE[İng.] / PRESSION SONORE[Fr.] / SCHALLDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= SES BASINCI
- SOUND VELOCITY[İng.] / VITESSE DU SON[Fr.] / SCHALLGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SES HIZI
- SOUNDPROOF CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE L'INSONORISÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= SES GEÇİRMEZ ODA
- SOURCE D'IONS À FAISCEAU D'ÉLECTRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETLİ İYON KAYNAĞI
- SOURCE ÉTALON[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜN KAYNAK
- SOURCE OF ELECTROMOTIVE FORCE[İng.] / SOURCE DE FORCE ÉLECTROMOTRICE[Fr.] / ELEKTROMOTORISCHE KRAFTQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMOTOR KUVVET KAYNAĞI
- SOURCE SUPERTHERMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜST ISIL KAYNAK
- SOUS-COUCHES ÉLECTRONIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ALT KABUKLARI
- SOUS-CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ALT ELEŞTİK
- ŞÖVALE[Fr. CHEVALET] ile ŞÖVALYE[Fr. CHEVALIER]
( Tabloların üzerine konulup resim yapıldığı sehpa. İLE Eski Roma'da, üç sınıftan ikincisinin üyesi olan yurttaş. | Orta Çağ Avrupası'nda, özel eğitimle yetişmiş, belirli ülküler taşıyan, soylu, atlı savaşçı. | Derebeylik düzeninde, soyluluk unvanlarının en alt basamağı. | Günümüzde, Fransız hükûmetinin verdiği onur belgesi ve nişanı. )
- ŞOVENİZM[Fr. < CHAUVINISME] ile DÜŞMANLIK
( Kendi ulusunu öne çıkararak değişik ırk ve uluslar arasında düşmanlık yaratmayı amaçlayan ve bu yolda kışkırtmada bulunan aşırı akım. İLE ... )
- SOYA BEAN OIL[İng.] / HUILE DE SOYA[Fr.] / SOJABOHNENÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOYA FASULYESİ YAĞI
- SÖYLENCE = ÜSTURE = MYTHE[İng., Fr.] = MYTHOS[Alm., Yun.] = MITO[İsp.]
- SÖYLENCEBİLİM = İLM-İ ESATİR = MYTHOLOGY[İng.] = MYTHOLOGIE[Fr., Alm.] = MYTHOLOGIA[Yun.] = MITOLOGIA[İsp.]
- SÖYLENİŞ/SÖYLEYİŞ ile SESLENDİRİŞ
( TELÂFFUZ ile TASAVVUT[< SAVT] )
( PRONUNCIATION vs. PHONATE )
( ... avec PHONATION )
- SÖYLEYİŞ/DİKSİYON[Fr./İng. < DICTION] ile/ve/değil/||/<> SESLENDİRİŞ/ARTİKÜLASYON[Fr./İng. < ARTICULATION]
- SOYUT = MÜCERRET = ABSTRACT[İng.] = ABSTRAIT[Fr.] = ABSTRAKT[Alm.] = ABSTRACTUM[Lat.] = ABSTRACTO/TA[İsp.]
- SOYUT ile SOMUT
( Soyut, AKIL'ın alanıdır. Varlık-Yokluk, Birlik-Çokluk gibi kavramlardır soyut olanlar. | İlişkisizlik. İLE İlkesine/yasasına göre işleyen olgu. | Duyunun kavramlaştırılması. | Kavram çiftleri arasındaki ilişki. | Ayrımların birliği. )
( BAZI SOYUTLAR:
* AHLÂK
* CEBİR
* MÛSİKÎ
* METAFİZİK )
( Saltık[mutlak]. İLE Göreli. )
( ABSTRACT vs. CONCRETE )
( CONCRET avec ABSTRAIT )
( KONKRET mit ABSTRAKT )
( CONCRETO con ABSTRACTO )
( CONCRETO con ASTRATTO )
( MÜCERRED ile/ve MÜŞAHHAS )
- SÖZ(CÜK):
GERÇEK ile/ve/||/<>/> DEĞİŞMECE/MECAZ[Ar.] ile/ve/||/<>/>
DOKUNDURMA/KİNÂYE ile/ve/||/<>/> AÇIK/SARİH
( Çıkarımsal. İLE/VE/||/<>/> Hayal/Muhayyile. İLE/VE/||/<>/> Sezgi/Hads. İLE/VE/||/<>/> Apaçık. )
( Soğan. İLE/VE/||/<>/> Sarımsak. İLE/VE/||/<>/> Koku. İLE/VE/||/<>/> Yaygın koku. )
(
)
( Söz(cük)leri/ni değiştir... Dünya/n değişsin...
)
(
)
( LES TERMES VRAIS avec/et/||/<>/> LES TERMES S'APPLIQUANT PAR UNE EXTENTION LOGIQUE DE LEUR SENS avec/et/||/<>/> PAR ALLUSION avec/et/||/<>/> TERMES CLAIRES )
- SÖZ ile/ve/< LAKONİK[Fr. < Yun.]
( ... İLE/VE/< Kısa ve özlü söz, vecize. )
( Sözün tamamı, ahmağa söylenilir. )
(1996'dan beri)