Bugün[21 Şubat 2026]
itibarı ile 13.253 başlık/FaRk ile birlikte,
13.253 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(49/54)


- TERMODİLÜSYON/THERMODİLUTION[İng.] değil/yerine/= SICAKLIK SEYRELTME


- TERMODİNAMİK DENGE ile/ve/||/<> MEKANİK DENGE

( Bir yapının/sürecin enerji alışverişi yapmadığı durum. İLE/VE/||/<> Bir yapının/sürecin güçlerinin dengede olduğu durum. )


- TERMOKİMYA ile/||/<> KALORİMETRE

( Bomba kalorimetre )

( Pierre Eugène Marcellin Berthelot tarafından 1881 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1827-1907) (Ülke: Fransa) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Organik sentez, termokimya) )


- TERMOMETRE

( THERMOMETER )


- TERRIBLE :/yerine KORKUNÇ, BERBAT


- TERS ile/ve/<> KESİŞME


- TERS ile TERS ile TERS ÇEVİRME

( INVERSE vs. INVERSELY vs. INVERSION )

( معکوس ile وارون ile برعکس ile معکوسا ile وارونهسازي ile تقليب ile برگشتگي ile واژگوني ile وارونگري )

( MAKOOS ile VARON ile BARAKS ile MAKOOSA ile VARONESSAZY ile تقليب ile برگشتگي ile VAJGONY ile VARONGARY )


- TERS ile/değil TERSİNE


- TERSANE[İt.] değil/yerine GEMİLİK


- TERSANE[İt. < TERSANA] değil/yerine/= GEMİLİK


- TERSANE ile TERSANELİ ile TERSANE SERGİSİ ile TERSANE KETHÜDASI


- TERSÂNE-İ ÂMİRE ile/ve/||/<> TOPHANE-İ ÂMİRE ile/ve/||/<> BARUTHANE-İ ÂMİRE


- TERSİL/TERTILE[İng.] değil/yerine/= ÜÇTE BİRLİK


- TERSİNE ÇEVİRME ile YER DEĞİŞTİRME


- TERSİNEMEZLİK ve/||/<> KARANLIK ENERJİ ve/||/<> KARANLIK MADDE


- TERSİNİR TEPKİME ile TERSİNMEZ TEPKİME

( Ürünlerin tekrar reaktantlara dönüşebildiği tepkime. İLE Ürünlerin tekrar reaktantlara dönüşemediği tepkime. )


- TERSİNMEK ile TERSİNE ile TERSİN TERSİN


- TERSLEMEK ile TERSLENMEK ile TERSLEŞMEK ile TER ile TERE ile TERK ile TERS/LİK ile TERECİ/LİK ile TER TER ile TER BEZİ ile TERS AÇI ile TERS DÜZ ile TERS YÜZ ile TERS PERS ile TERS TERS ile TERS YÜZÜ ile TERS BASKI ile TERS EVİRME


- TERTİP/ORGANİZASYON değil/yerine/= DÜZENLEME


- TER-Ü-TAZE[Fars.] değil/yerine/= ÇOK TAZE, KÖRPE | DİNÇ BİR BİÇİMDE


- TERVİÇ[Ar.] değil/yerine/= BİR DÜŞÜNCEYİ TUTMA, DESTEKLEME


- TERVİYE ile/ve/<>/> AREFE ile/ve/<>/> NEHÂR

( [Zilhicce'nin] 8. günü. İLE/VE/<>/> 9. günü. İLE/VE/<>/> 10. günü.[Bayram] )


- TERZÎK[Ar. < RIZK] ile BESLE(N)ME

( Besleme, rızık verme. )


- [ne yazık ki]
TERZİL[Ar.] değil/yerine/= KÜÇÜK DÜŞÜRME


- TESADÜFEN değil/yerine/= DENKGELİYLE


- TESAHUP[Ar.] değil/yerine/= BENİMSEME, SAHİP ÇIKMA | ARKADAŞLIK ETME


- TESALÜP[Ar.] değil/yerine/= ÇAPRAZ GELME

( İki şeyin birbiri üzerine çapraz biçimde gelmesi. | Sinir ve damarların birbirinin üzerinden çapraz olarak geçmesi. )


- TEŞBÎH[< ŞİBH](/BENZETME) ile/ve/< İSTİÂRE ile/ve/< MECÂZ[< CEVÂZ] ile/ve/< MECÂZ-I MÜRSEL(/DÜZ DEĞİŞMECE) ile/ve/< TÂ'RÎZ[< ARZ] ile/ve/< TEŞHÎS[< ŞAHS] VE İNTÂK[< NUTK]

( Ortak nitelikleri bulunan nesne ya da kavramlar arasında benzerlik kurma sanatı. İLE/VE Bir sözcüğü kendi anlamı dışında kullanarak, bir şeyi benzediği başka şeylerin adıyla anma sanatı. İLE/VE Sözcükleri gerçek anlamları dışında kullanma sanatı. İLE/VE Bir sözcüğü, benzetme amacı gütmeden, başka bir sözcük yerine kullanma sanatı. [iki nesne/kavram arasında çok çeşitli ilişkiler kurulmasıyla] İLE/VE Bir sözü, hem gerçek, hem de mecâzî anlamıyla kullanma sanatı. [Söylenilen sözün gerçek anlamından bir sonuç çıksa da geçerli olan mecâzî anlamıdır][alay, sitem, şaka gibi kullanımlarda] İLE/VE Birini eleştirme, küçük düşürme ya da alay etmek amacıyla söylenilmek istenileni tam tersi bir anlamda bir sözle, incelikle ve lâtîfeyle[espriyle] anlatma sanatı. İLE/VE Teşhis, cansız varolanları ya da hayvanları kişileştirme sanatı. [FABL] | İntak, nesneleri konuşturma sanatı. )


- TEŞEBBÜH[Ar. < ŞİBH] değil/yerine/= BENZEME

( Benzeme, andırma, kendini benzetmeye özenme, zorlayarak benzemeye çalışma. )


- TEŞEBBÜS[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞİM | GİRİŞME


- TEŞEKKÜRNÂME değil/yerine/= ÖVGEBELGE


- TESELLİ EDİLEBİLİR ile TESELLİ ile TESELLİ EDİCİ ile KONSOL ile PEKİŞTİRMEK ile KONSOLİDE ile KONSOLİDASYON

( CONSOLABLE vs. CONSOLATION vs. CONSOLATORY vs. CONSOLE vs. CONSOLIDATE vs. CONSOLIDATED vs. CONSOLIDATION )

( تسلي پذير ile دلداري ile تسليتي ile پيشانه ile دلداري دادن ile تسليت دادن ile ميزفرمان ile تحکيم کردن ile يک رقم کردن ile مستحکم کردن ile يک پارچه کردن ile مستحکم ile تشييد ile تحکيم )

( TASLY PAZYR ile DELDARY ile تسليتي ile PEYSHANEH ile DELDARY DADAN ile TASLYT DADAN ile ميزفرمان ile TAHAKYM KARDAN ile YK RAGHAM KARDAN ile MOSTAHKAM KARDAN ile YK PARCHEH KARDAN ile MOSTAHKAM ile تشييد ile TAHAKYM )


- TEŞENNÜC[Ar. < ŞENC]/İSPAZMOS/SPASM[İng.]/SPASME[Fr.] değil/yerine/= KASILMA

( Kasların kasılması, gerilip/çekilip büzülmesi. )


- TEŞEVVÜŞ[< ŞEVEŞE] değil/yerine/= KARIŞMA, KARMAKARIŞIK OLMA, KARIŞIKLIK


- TESİS ETME ile/değil/yerine OLUŞTURMA


- TESKERE[Fars. < DESKERE] ile/değil TEZKERE[Ar.] ile/değil TEZKİRE[Ar.]

( Sedye. | Eskimiş yapılarda malzeme taşımak için kullanılan, dört kollu ve iki kişinin taşıdığı tahta araç. @@ Pusula. | Bir iş için izin verildiğini bildiren resmî kâğıt. | Askerlik görevinin bittiğini bildiren belge. @@ Divan şairlerinin yaşamlarını ve şiirlerini genellikle öznel bir bakış açısıyla değerlendiren yapıt. )


- TEŞKİL[Ar.] değil/yerine/= OLUŞTURMA | OLUŞUM | ÖRGÜTLEME


- TESLÎM[< SÜL, SELEME] ile ...

( KENDİNİ ALLAH'IN KADERİNE BIRAKMA | BİR EMÂNETİ YERİNE VERME | BİR ŞEYİ YENİ SAHİBİNE VERME | HAKİKAT OLDUĞUNU SÖYLEME | DAYANAMAYIP PES DEME | EMRE UYMAK, İTİRAZ ETMEMEK | SELÂM VERME, SELÂMETLE DUA ETME )


- Teslimiyet için DİNLE!!!


- TESLİMİYET/KABUL EDİLME/AFFEDİLME:
TÖVBE ve/||/<> DOĞRU/DÜZGÜN İŞ YAPMAK / SÂLİH AMEL


- TEŞNE[FARS.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖNÜLLÜ

( Susamış. | Çok istekli. @@ ... )


- TEŞNE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< MÜSAİT (OLMA)


- TESPİH ile TESPİHLİ ile TESPİHÇİ/LİK ile TESPİH AĞACI ile TESPİH BÖCEĞİ ile TESPİH ÇALISI ile TESPİHLİ SİLME ile TESPİH BÖCEKLERİ ile TESPİH AĞACIGİLLER


- TESPİT ile GENELLEME


- TEŞRÎF[< ŞEREF] değil/yerine/= ONURLANDIRMA | GELMESİYLE BİR YERE ONUR VERME | GELME | GİTME


- TEŞRÎH[Ar. < ŞERH | çoğ. TEŞRÎHÂT] ile TEŞRÎHÎ[Ar.] ile TEŞRÎ/Î(LEGISLATIVE)[Ar.]

( Açma, yayma, etraflıca şerh etme/edilme. | Dilim dilim, parça parça kesme. | Bir ölü gövdesini kesip parçalara ayırma. Otopsi. | Anatomi. | İskelet. İLE Anatomiye özgü, anatomiyle ilgili. İLE Yasa ile, yasa ile ilgili. )


- TEŞRİHHANE[Ar. + Fars.] ile DERSLİK

( Otopsi yapılan yer. | Tıp fakültelerinde anatomi dersi yapılan yer. )


- TESTERE ile ALÇI TESTERESİ

( )


- TESTERE[Fars.] ile BIÇKI

( Ağaç, demir vb. şeyleri kesmeye yarayan, genellikle üçgen biçiminde dişleri olan, dar ve uzunca çelik araç. İLE Tahta ya da ağaç biçmekte kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere. | Motorla çalışan bir çeşit güçlü testere. | Saraç bıçağı. | Bağ budamaya yarayan dişli bıçak. )


- TESTERE ile KATRAK

( ... İLE Marangozlukta tomrukları biçmeye yarayan ve birden çok testeresi olan biçme makinesi. )


- TESTERE[Fars.] ile MÛŞER[Ar.]

( ... İLE Bir çeşit, eğri testere. )


- TESTERELEMEK ile TESTERE ile TESTERELİ ile TESTERE BALIĞI ile TESTERE ÇAPRAZI ile TESTERE BALIĞIGİLLER


- TESTİ ile/ve CERE/CERRE

( ... İLE/VE Toprak testi. )


- TESTİ ile/ve KUMKUMA[Ar. < KUMKUME]

( ... İLE/VE Küçük testi. | Kötü, olumsuz bir özelliği kendinde fazlasıyla toplayan kişi, olay, olgu ya da yer. )


- TESTİ ile/ve KÛZE[Fars.]

( ... İLE/VE Su testisi. )


- TESTIMONY :/yerine TANIKLIK, İFADE


- TESTING :/yerine TEST ETME, DENEME


- TEŞVİK değil/yerine/= ÖZENDİRME


- TEŞVÎŞ[< ŞEVEŞE] ile KARIŞTIRMA, BULANDIRMA

( KARIŞTIRMA, KARMAKARIŞIK ETME, KARIŞIKLIK )


- TESVİYE[< SEVÎ]:
TEK ŞEY ÜZERİNDE ile İKİ ŞEY ARASINDA ile ÇOK ŞEY ÜZERİNDE

( Doğrultma, kusursuz yapma, düzleme. İLE Hilâfa çözüm, iki ortağın rızâlaşması, dengeleme. İLE Düzenleme, dengeleme. )


- TESVİYE değil/yerine/= DENKBELGE


- TESVİYE[< SEVÎ] ile İSTİVÂ'[< SEVÂ]

( Doğrultma, kusursuz yapma, düzleme. İLE Birden çok şeyin birbirine eşit ve denk olması. | Düz olma, düzlük. | Kaplama, örtme. | Ortada ve tam bir derecede bulunma. | Mevlevî sikkesinin tam ortasına gelmek üzere önden arkaya doğru çekilen iki parmak eninde yeşil çuha. )


- TESVİYE[< SEVÎ] ile/ve/<> TASFİYE[< SAFV]

( Beraber etme, düz etme, düzleme, düzeltme, düz duruma getirme. | Ödeme, verme. | Hükûmetçe bir yere gönderilen erlere verilen ve bilet yerine geçen kâğıt. İLE/VE/<> Saf kılma, saflaştırma, arıtma, ayıklama, temizleme. | Özleştirme. | Bir ticaret kuruluşunun batması, kapanması vb. nedenler üzerine hesapların kesilmesi, alacaklılara, ortada kalan mal ve paradan paylarına düşen miktarın verilmesi, likidasyon. | Türlü nedenlerle çok sayıda çalışanın görevine son verme. )


- TESVİYE ile TESVİYECİ/LİK ile TESVİYE ALETİ


- TETİKLEME ile DÜRTÜKLEME

( MÜRŞİD: Tetikleyici. )


- TETİKLEME ile KIŞKIRTMA

( TRIGGER vs. PROVOKE )


- TETİKLEME ile/ve KIŞKIRTMA


- TETİKLEME ile/değil YANKILANDIRMA


- TETİKLE(N)ME ile/ve DÖNÜŞÜM


- TETİKLE(N)ME" ile/ve "KÖRÜKLE(N)ME" ile/ve "YÜKSELME" ile/ve "HOŞLANMA"


- TETKİK değil/yerine/= İNCELEME


- TETRALOJİ/TETRALOGY[İng.] değil/yerine/= DÖRTLÜK | DÖRTLEME


- TEVAKKİ[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA, KORUNMA, ÇEKİNME


- TEVÂRÜS[Ar. < VERÂSET] ile/ve/> TEMELLÜK[Ar. < MELK/MÜLK] ile/ve/> TEMESSÜL[Ar. < MİSL] ile/ve/> TERCÜME[Ar. < TERCEME] ile/ve/> TELİF[Ar. < ÜLFET] ile/ve/> TEKELLÜM[Ar. < KELÂM]

( Birinden miras kalması, mirasa konma. | Kalıtım yoluyla birinden ötekine geçme. İLE/VE/> Kendine mâl etme. İLE/VE/> Benzeşme. | Özümleme. İLE/VE/> Çeviri. İLE/VE/> Birleştirmek. İLE/VE/> Dile getirmek, anlatmak, söylemek. )


- TEVBE ile İ'TİZÂR

( Tövbe, işlenmiş bir günah ya da suçun bir daha işlenmeyeceğine dair verilen söz. | Kulun, sahf bir kalple Hakk'a yönelmesi, tekrar günah işlememeye ahd etmesi. İLE Özür dileme, bir şeyin, kendinden uzaklaştırılması. )


- Tevekkül için DİNLE!!!


- TEVFİKAN[Ar.] değil/yerine/= UYARAK, UYGUN OLARAK, ...'E GÖRE


- TEVHİD:
EYLEMDE ve ÖLÜMDE


- TEVHİD ve/<> İLİM ve/<> TERBİYE ve/<> EDEB


- TEVHîD ve/||/<> TAKVÂ ve/||/<> TEZKİYE


- TEVKİFHANE[Ar.] değil/yerine/= TUTUKEVİ


- TEVSİK[Ar.] değil/yerine/= BELGELEME


- TEYEMMÜM[Ar.] ile İRÂDE[Ar.]


- TEYİT MEKTUBU değil/yerine/= GEÇERLETKE


- TEYZE / KÜKÜ/Y[dvnlgttrk] ile/ve/||/<> ANNE

( [Biyolojik açıdan] Anneyle kardeşlik bağlantısı olan dişil gövdeli kişi/ye verilen ad. İLE/VE/||/<> Yaşama, karnında(uterus'ta/rahim'de) gelişerek başlanılan kişi. )

( AUNT vs./and MOTHER )


- TEYZE ile YENGE/BULA

( Annenin kız kardeşi ya da ablası. İLE Amca ya da dayının eşi.[< "yeni gelen" ya da "yanına gelen"] )


- TEYZEZÂDE[Tr. + Fars.]/KUZEN[İng. < COUSIN] değil/yerine/= TEYZENİN OĞLU


- TEZ ile TEZ BERİ ile TEZ CANLI/LIK ile TEZ VAKİT ile TEZ VAKİTTE


- TEZAHÜRAT ile NEŞELEN ile NEŞELİ ile NEŞELİ GÜN ile NEŞE ile ŞEREFE

( CHEER vs. CHEER UP vs. CHEERFUL vs. CHEERFUL DAY vs. CHEERFULNESS vs. CHEERS )

( فريادوهلهله آفرين ile دلخوشي دادن ile هلهله کردن ile ابرو گشادن ile دلباز ile دل زنده ile شنگول ile خرم ile متبسم ile خوش روي ile بشاش ile سرحال ile خوشدل ile انبساطي ile گشاده رو ile روز خرم ile شنگولي ile بهجت ile بشاشت ile شنگي ile انبساط ile خوشدلي ile بسلامتي ile هلهله )

( فريادوهلهله آفرين ile DELKHOSHY DADAN ile NPALELLEH KARDAN ile EBRO GOSHADAN ile DELBAZ ile DEL ZANDEH ile SHANGOL ile KHRAM ile MOTBASM ile KHOSH ROY ile BESHASH ile SARHAL ile KHOSHODEL ile ANBASATY ile GOSHADEH RO ile RUZ KHRAM ile SHANGOLY ile BACPEHJAT ile بشاشت ile SHANGY ile ANBASAT ile KHOSHODELY ile BASLAMETY ile NPALELLEH )


- TEZENELİ SAZLARDA:
[büyükten küçüğe] MEYDAN SAZI ile/ve DİVAN SAZI ile/ve KARA DÜZEN SAZ(BOZUK DÜZEN) ile/ve TAMBURA/DÜNBÜRE/DÜNBÛRE[Fars.] ile/ve BAĞLAMA ile/ve CURA ile/ve TAR


- TEZHİB'DE:
ZÂHRİYE ile/ve/||/<> BAŞLIK ile/ve/||/<> SER LEVHA ile/ve/||/<> HÂTİME ile/ve/||/<> CETVEL ile/ve/||/<> HARİTA ile/ve/||/<> MİNYATÜR


- TEZKERE ile TEZKERECİ/LİK


- TEZKERE değil/yerine/= TÜMERLİK


- [ne yazık ki]
TEZYÎF[Ar. < ZEYF] değil/yerine/= DEĞERSİZ GÖSTERME | ALAY ETME


- THE MOST vs. UNIQUE


- THE PERSON DOES NOT TO TALK BY/IN THE WISDOM vs. THE PERSON DOES NOT TO TALK IN IGNORANCE


- THE :/yerine (BELİRLİ ARTİKEL)


- THEME :/yerine TEMA


- THEORY vs. PRACTICE


- THERE :/yerine ORADA


- THEREFOR vs. THEREFORE


- THEREFORE :/yerine BU NEDENLE


- THERMOPHİLE İLE PSYCHROPHİLE İLE HALOPHİLE İLE ACİDOPHİLE ile/||/<> EKSTREMOFİLLER

( Ekstrem ortam organizmaları. )

( Formül: Tmax = 122°C )


- THESE :/yerine BUNLAR


- THIN :/yerine İNCE


- THINKING :/yerine DÜŞÜNME


- THOMAS PAINE ile/ve/||/<>/>< EDMUND BURKE


- THOSE :/yerine ŞUNLAR


- THOUGHT ECHO/ÉCHO DE LA PENSÉE[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE YANKILANMASI


- THOUGHT :/yerine DÜŞÜNCE


- THREE :/yerine ÜÇ


- THUS :/yerine BÖYLECE


- TIBBİ İLÜSTRASYON/MEDICAL ILLUSTRATION[İng.] değil/yerine/= TIBBİ GÖRSELLEME


- TIBBİYE ile TIBBİYELİ/LİK


- TİBETLİ ile TİBETÇE ile TİBET ÖKÜZÜ ile TİBET SIĞIRI


- TIC/MEDICAL MONİTORING DEVICE[İng.] değil/yerine/= TIBBİ İZLEME AYGITLARI


- TİCARET, BİLİM VS. ile SANAT ve FELSEFE

( Ortalama akıl, yeterlidir. İLE Ortalama akıl, yetmez. )


- TİCARET:
T ile/ve/||/<> İ ile/ve/||/<> C ile/ve/||/<> A ile/ve/||/<> R ile/ve/||/<> E ile/ve/||/<> T

( Tecrübe/deneyim. İLE/VE/||/<> İtibar/saygınlık. İLE/VE/||/<> Cesaret. İLE/VE/||/<> Risk. İLE/VE/||/<> Emek. İLE/VE/||/<> Tedbir. )


- TİCARET ile/ve/||/<> TÜZE


- TİCARETGÂH/TİCARETHANE değil/yerine/= TECİMEVİ


- TİCARİLEŞMEK ile TİCARİ ile TİCARİ DAVA ile TİCARİ ATAŞE ile TİCARİ UNVAN ile TİCARİ TÜKETİM


- t.i.d.[Lat. < TER IN DIE] değil/yerine/= GÜNDE 3 KEZ


- TİDAL VOLÜM/TIDAL VOLUME[İng.] değil/yerine/= SOLUK OYLUMU/HACMİ


- TIDAL VOLUME ile ...

( Bir hayvanın her soluk alış-verişinde aldığı havanın hacmi. )


- TIE :/yerine BAĞLAMAK, KRAVAT


- TİK ile TİKE ile TİK TAK ile TİK AĞACI ile TİKE KEBABI


- TIKANMA ile/ve/||/<> ENGELLENME


- TİKEL/LİK ile TİKEL ÖNERME


- TİLLE[Ar.] ile TİLLE[Ar.]

( Basamak. | Sıradağ. İLE İşlenmemiş altın. )


- TİMBRE değil/yerine/= TINI, SOLUK


- TIME :/yerine ZAMAN


- TİMSAL[Ar.] değil/yerine/= SİMGE


- TİN:
DUYARLILIK ile/ve/||/<> HAYAL GÜCÜ ile/ve/||/<> İRÂDE


- TİN[Azr.] = KÖŞE[Tr.]


- TINMAK ile TINMAZ MELAİKE


- TİNNİTUS ile/||/<> MENİERE

( Kulakta çınlama ya da uğultu. İLE/||/<> İç kulakta sıvı birikimi ile baş dönmesi ve duyma kaybı. )


- TIP vs. SIDE


- TIP = MEDICINE[İng.] = MÉDECINE[Fr.] = ARZNEI[Alm.] = MEDICINA[İt., İsp.]


- TIP TIP = KÜÇÜK VE HAFİF BİÇİMDE


- TIP ile/||/<> FELSEFE

( Tıp ve felsefeyi birleştiren bütüncül yaklaşım )

( İbn Sina (Avicenna) tarafından 1025 yılında keşfedildi/formüle edildi. (980-1037) (Ülke: İran/Buhara) (Alan: biyoloji) (Önemli katkıları: El-Kanun fi Tıb kitabı, tıp ansiklopedisi, felsefe ve mantık çalışmaları) )


- TİP[Fr./İng. < TYPE] ile TİPLEME

( Öykü, roman, tiyatro gibi uzun anlatıma dayalı edebî yapıtlarda kişi kadrosu içinde yer alan ve belirli bir düşüncenin, topluluğun zihniyetini ve ideolojinin temsilciliğini yüklenen kişi. | Kendine özgü kişiliği olmayan, genellikle bilinen kalıplardaki kişileri gösteren oyun kişisi. İLE Belirli bir tipin tüm çapraşık özelliklerini, bunu en iyi, en rahat, en inandırıcı biçimde temsil edebilecek kişiyle canlandırmak. )


- TİPOLOJİK TASNİF değil/yerine/= KİŞİTÜRLEMSEL ÖBEKLEME


- TIPTA:
GENEL CERRAHİ ile/ve/||/<> İÇ(DAHİLİYE) ile/ve/||/<> KADIN-DOĞUM ile/ve/||/<> ÇOCUK HASTALIKLARI


- TİRAJ[Fr. < TIRAGE] ile RATING[İng.]

( Kitap, gazete, kitap gibi şeylerin baskı sayısı. İLE Televizyon programlarının izlenme/izleyici oranı. )


- TIRAK ile -TIRAK/TRAK[Fr. < TRAC] ile TRAKA[İt.] ile TRAKE[TRACHÉE < Lat. < Yun.] ile TRAKİT[Fr. TRACHYTE < Yun.] ile TRAKTÖR[Fr. TRACTEUR < Lat.] ile TRAKUNYA[Yun. DRANKONTION]

( Çarpan ya da kırılan bir şeyin çıkardığı tok ses. İLE Benzer/yaklaşık.[mavimsi / kırmızımsı vb.] | Oyuncunun sahneye çıkacağı sırada ya da oyun sırasında, kaygıya ve/ya da korkuya kapılması, rolünü unutması. İLE Yelkenli teknelerde bir mandar aracılığıyla çekilerek direğe çıkıp bakım ve onarım yapılan oturaklı sepet. İLE Soluk borusu. | Eklem bacaklılarda bulunan solunum kanalı. İLE Fazla miktarda feldispat, çok az kuvarz içeren, kırılınca pürüzlü bir yüzeye sâhip olan açık renkli volkan taşı. İLE Tekerlekleri arâzi ve sürülmüş tarla gibi yumuşak zeminde dönebilen/devinebilen, genellikle çift sürmede kullanılan, arkasına römork takılarak kamyon görevi gören motorlu taşıt. İLE Çarpan balık. )


- TİRAT[Fr. < TİRADE] değil/yerine/= UZUN KONUŞMA

( Bir tiyatro oyununda, oyunculardan birinin uzun uzun konuşması, bir defada söylediği parça. | Yazı ya da konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi. | Uzun ve tumturaklı konuşma. )


- -(TİRE) ile -(EKSİ)


- TİRE ile/değil İLÂ


- TIRE :/yerine LASTİK, YORMAK


- TİRE[Ar.] ile Tire[Ar.] ile TIRE[Fr. < TIRET] ile TIRE[İng. < TIRE]

( Dikişte kullanılan pamuk ipliği. | Pamuk ipliğinden yapılmış olan. İLE İzmir iline bağlı ilçelerden biri. İLE Kısa çizgi. | Uzun çizgi. İLE Tekerlek çemberi ya da lastiği. )

( ... vs. ... vs. HYPEN )


- TİRELEMEK ile TİRE ile TİR TİR


- TİRENT/TİREND"[İng. < TREND] ile/değil TİRAT/TİRAD[Fr. < TIRADE]

( Eğilim. @@ Bir tiyatro oyununda oyuncuların bir kerede söylediği parça. | Yazı ya da konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi. | Uzun ve tumturaklı konuşma. )


- TIRMÎZÎ ile/ve/değil TİLMÎZİ[Ar. | çoğ. TELÂMÎZ/E]

( ... İLE/VE/DEĞİL Öğrencisi/talebesi. | Çırağı. )


- TIRNAK İÇİNDE ile/ve/||/<> KENDİ İÇİNDE


- TIRNAK ile CIRNAK/PENÇE

( ... İLE Yırtıcı hayvan tırnağı. )


- TİROİT[Fr./İng. < THRYOIDE] değil/yerine/= KALKAN BEZİ

( Gırtlağın ön ve alt bölümünde bulunan, çok damarlı, salgısını kana veren bir bez. )


- TİROİT[Fr./İng.] ile/ve/||/<> TİROKALSİTONİN[Fr./İng. < THYROCALCITONINE] ile/ve/||/<> TİROKSİN[Fr./İng. < THYROXINE]

( ... İLE/VE/||/<> Kalkan[tiroit] bezinden salgılanan, kandaki kalsiyumu azaltan hormon. İLE/VE/||/<> Tiroit hormonlarının ilk keşfedileni. )


- TİRŞELEŞMEK ile TİRŞE ile TİRŞE GÖZLÜ


- TİŞE ile ...

( Kazma, keser. )


- TISSUE :/yerine DOKU, KÂĞIT MENDİL


- TİTİZ ile TİTİZLİKLE

( FASTIDIOUS vs. FASTIDIOUSLY )

( مشکل پسند ile ايراد گير ile ايرادگير ile باريک بين ile بدمنش ile باريک بيني )

( مشکل پسند ile AYRAD GYR ile ايرادگير ile BARYK BEYNE ile بدمنش ile BARYK BEYNEY )


- TİTİZLENMEK ile TİTİZLEŞMEK ile TİTİZ/LİK ile TİTİZCE


- TITLE vs. NOUN/PROPOSITIONAL PHRASE


- TITLE :/yerine BAŞLIK, UNVAN


- TİTRASYON/TİTRATION[İng.] değil/yerine/= EŞ DEĞERLEME


- TİTREME ile ISPAZMOZ[Yun.]

( ... İLE Aşırı titreme, kasılma. )


- TİTREME ile TİTREŞİM

( İHTİZÂZ ile ... )

( VIBRATION vs./and FLUCTUATION )


- TİTREMLEMEK ile TİTREM ile TİTREME


- Tıkandığında DİNLE!!!


- Tırnak içinde "DİNLE"!!!


- TM için DİNLE!!!


- TO ADOPT vs. "TO SUPPORT/LIKE"


- TO ASCRIBE vs. TO RECONCILE


- TO ASK/REQUIRE vs./and TO BELIEVE


- TO ASSIMILATE vs. TO SIMULATE


- TO ASSUME vs. TO PRESUME


- TO ASSURE vs. TO ENSURE vs. TO INSURE


- TO BE DEVIDED vs. TO DISPERSE


- TO BECOME LOFTY, (TO EXALT/SUBLIMATE) vs. TO RISE/INCREASE, (TO PROMOTE)


- TO BEGIN-TO FINISH vs. TO BEGIN-TO COMPLETE


- TO BELIEVE vs. TO AGREE


- TO BELIEVE vs. TO GET BASE

( TO BELIEVE instead of TO GET BASE )


- TO BELIEVE vs. WANT TO BELIEVE


- [not] TO BLAME vs. TO CRITICIZE


- TO BLAME vs. TO DETERMINE

( TO DETERMINE instead of TO BLAME )


- TO CALL/TO SEEK/TO SEARCH vs./and TO SHARE


- TO CENSOR vs. TO CENSURE


- TO CHANGE vs. TO GET (NOT) (ABLE TO) CHANGE


- TO COLLAPSE vs. TO DISPERSE


- TO COME ACROSS vs. BEING ON THE SAME PLANE


- TO COMPOSE vs. TO COMPRISE


- TO CONFUSE vs. TO COMPARE


- TO CONFUSE vs. TO DELVE


- TO CONFUSE vs. TO LOSE


- TO CONFUSE vs. TO NOT CONFUSE


- TO CONFUSE vs. TO RECONCILE


- TO CONFUSE vs. TO REPLACE


- TO CONFUSE vs. TO UNITE


- TO CONFUSE vs. TO SMUDGE


- TO CONSTITUTE to(with) TO SHAPE


- TO CONTINUE vs. TO LIVE


- TO CONVINCE vs. TO PERSUADE PERSUASION


- (TO) DECREASE vs./and (TO) INCREASE


- TO DEFINE vs. LIMITING


- TO DELUDE vs. TO DECEIVE


- TO DETERMINE vs. "TO ARRANGE"


- TO DISCLOSE vs. TO EXPOSE/TO REVEAL vs. TO DIVULGE


- TO DIVIDE vs. TO SEPARATE


- TO END/FINISH vs. TO COMPLETE


- TO EVALUATE vs. TO CHARACTERIZE/TO DESCRIBE


- TO EXAGGERATE vs./and TO GENERALIZE


- TO EXCEED vs. TO OVERCOME


- TO EXCITE vs. TO INCITE


- TO EXCLUDE vs. TO PRETEND NOT TO SEE/TO TURN A BLIND EYE


- [not] TO FACILITATE vs./and TO ESCAPE


- TO FINISH vs. TO CONSUME


- TO FINISH vs. "TO PUNCTUATE"


- TO FINISH vs. TO SOLVE


- TO FIT WELL vs. HARMONIZE


- TO FOLLOW vs. TO CONTINUE


- TO FORGET vs. NEGLIGENCE


- TO GET ANGRY vs. TO GRUMBLE


- TO (GET) COMPLETE vs. TO BE


- TO (GET) DEVOTE vs./and TO DONATE


- TO GET FINISH vs. TO RELEASE


- TO GET IMPRESS vs. TO TAKE


- TO GIVE COLOR vs./and TO COMPLETE


- [not] TO GIVE vs. TO GIVE IN RIGHT TIME


- TO GIVE vs. TO TAKE


- TO HIDE vs. TO SAVE


- TO INTERFERE/MEDDLE vs. TO INTERVENE


- TO KNOW vs. TO BE


- TO KNOW vs./and TO BELIEVE


- TO KNOW vs./and TO KNOW THE HISTORY OF YOU KNOW/KNOWLEDGE


- TO LISTEN/PRETEND TO LISTEN vs. INDIFFERENCE/UNCONCERN/NEGLIGENCE


- TO LIVE THE PERSONAL LIFE vs. TO LIVE IN THE PERSONAL LIFE


- TO MAKE NONEXISTENCE TO THE EXISTENCE vs. TO MAKE NONEXISTENCE TO THE NONEXISTENCE


- TO MAKE WAY FOR vs. TO CAUSE


- TO MEET vs. TO HARMONIZE


- TO MIX vs. GET INSIDE


- TO ORGANIZE vs. SUMMARIZE


- TO OVERDO vs. TO EXAGGERATE


- TO PERISH vs. TO DEGENERATE


- TO PRODUCE vs. TO CREATE


- TO PROGRESS vs. TO CONSOLIDATE


- TO PROJECT vs. TO ARRANGE


- TO PUT vs. TO LEAVE


- TO QUIT vs. ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE


- TO REDUCE vs./and NEGLIGENCE


- TO SALUTE vs./and LOVE