E ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 20.315 başlık/FaRk ile birlikte,
20.315 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(47/83)
- KÖTÜLÜK ETMEK ile/ve/||/<>/< ZARAR VERMEK
( İnsanda. İLE/VE/||/<>/< Kişilerde ve hayvanlarda. )
( ÖNCE, ZARAR VERME!
DO NOT HARM!
PRIMUM NON NOCERE PRIMA NON NOCERE )
- KÖTÜ/LÜK(TE) ile/ve/değil/yerine/>< İYİ/LİK(TE)
( Hesaplı/planlı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Hesapsız/plansız. )
( İyi, yapmak ve yaratmakla; kötü, tembellik ve işsizlikle görülür. )
( Mükemmel olmayanı mükemmel olan uğruna seve seve feda edin, o zaman iyi ve kötü tartışmaları artık hiç olmayacak. )
( Ortak iyiliği (bütünün hayrını) arzu ettiğinizde, tüm dünya sizinle birlikte arzu eder. )
( Yapmış olduğu kötülüğü daha sonra yaptığı iyilikle yenen kişi, ayın, ışığını örten bulutlardan kurtulduğu zamanki gibi, dünyaya ışık yayar. )
( Olgun kişi, iyiyi gözlemleyerek onun peşinden gider, kötüyü gözlemleyerek düzeltmeye çalışır. )
( En yüksek katta şereflendirilmenin anlamı, kişinin iyiliğe olan içten aşkının doğurduğu başarıdır. )
( Olayları iyi ve kötü diye ayırdığınız sürece, haklı olabilirsiniz. Gerçekte ise, yerine getirildiklerinde, iyi kötüye, kötü de iyiye dönüşür. )
( Kötüyü kötü görebilmeliyiz ki, iyiyi arayabilelim. )
( Her şeyi iyi görürsek, tuzağa düşeriz. )
( ARETE[Hellence]: İyilik. | Erdem, yetenek, yetkinlik, yararlılık. )
( İyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği kadar, kötü; kötü şeylerin olduğu kadar da, iyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği ve bu bağlamda da, iyi/kötü tanımının olmadığı/olamayacağı, ancak ve sadece bizim alt seviye yükleme(leri)mizle ya da indirgeme(leri)mizle söz konusu olduğunu anımsamakta yarar vardır. )
( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )
( İyinin karşıtı, "kötü" değil ne yazık ki "düşünce/düşünme yok(sun)luğu"dur. )
( Azaltamıyorsak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Artırabiliriz/artıralım! )
( Seçme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Yeğleme. )
( Kazınır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Kazanır. )
( [not] BAD/NESS vs./and/but/>< GOOD/NESS
GOOD/NESS instead of BAD/NESS )
( MAUVAIS avec/et/>< BON )
( SCHLECHT mit/und/>< GUT )
( MALUM cum/et/>< BONUM )
( MALO con/y/>< BUENO )
( CATTIVO con/e/>< BUONO )
( SEYYİ', RADİ' ile/ve/>< CEYYİD, HASEN )
- [ne yazık ki]
KÖTÜMSERLİK = BEDBİNLİK = PESSIMISM[İng.] = PESSIMISME[Fr.] = PESSIMISMUS[Alm.] = PESSIMUS[Lat.]
- KOUNIDINE[İng.] ile/değil/yerine/= KOUNİDİN
- COVALENT BOND[İng.] / LIAISON COVALENTE[Fr.] / ATOMBINDUNG, KOVALENTE BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOVALENT BAĞ
- KOVARYANS/COVARIANCE[İng.] değil/yerine/= ORTAK DEĞİŞKENLİK
- KÖVRE/KÖWRE = LEŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ölü bir hayvanın, iç örgenleri çürümüş ve kemiklerin üzerinde kurumuş et parçaları kalmış gövdesi. İLE ... )
- KOVUK ile KOVUCUK/ADESE[Ar.]
( Bir şeyin oyuk durumunda bulunan iç bölümü. İLE Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik. )
- KOV(UL)MA ile/değil/yerine SÜR(ÜL)ME
( Eskiden bazı meclisten uzaklaştırılan/sürülen kişiler 7 yıl aynı meclise dönemezlermiş. )
- KOVULMA ile/ve TERK EDİLME
- KÖY/KARYE ile/ve/<> MAHALLE ile/ve/<> ÇİFTLİK
- KOY ile ÇEKMECE
( Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulduğu bölümü. İLE Masa, dolap gibi şeylerin dışarı çekilen gözü, çekme. | İçinde mücevherler ya da değerli şeyler saklanan, küçük süslü sandık. | Gemilerin barınabilecekleri koy. )
- KÖYMEK = KÖYÜK = KÖYDE = KÖZEGÜ/KÖSEĞİ = KÖZMEN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yanmak. İLE Yanan bir şey. İLE Boşaltmak üzere altın ve gümüş filizlerinin eritildigi kazan. İLE Ateşi karıştırmakta kullanılan demir ya da odundan çubuk. İLE Közde pişirilen ekmek. )
- KOYULAŞMAK ile KOYULAŞTIRMAK ile KOYULAŞTIRABİLMEK ile KOY ile KOYU/LUK ile KOYU GRİ ile KOYU KIR ile KOYU KOYU ile KOYU MAVİ ile KOYU SARI ile KOYU PEMBE ile KOYU YEŞİL ile KOYU KIRMIZI ile KOYU LACİVERT ile KOYU KAHVERENGİ
- KOYUN ile KOYUNCU/LUK ile KOYUN ETİ ile KOYUN OTU ile KOYUN DEDE ile KOYUN KOYUNA ile KOYUN BAKLASI ile KOYUN BAKIŞLI ile KOYUN MANTARI
- KOYUN ile/ve SHROPSHIRE
- KOYUN ile/ve TARGEE
- KOYUT = MEVZUA = POSTULATE[İng.] = POSTULAT[Fr., Alm.] = POSTULATUM[Lat.]
- KOZAK SEQUENCE ile/||/<> SHİNE-DALGARNO SEQUENCE
( Kozak sequence ökaryotlarda translasyon başlangıcıyken, Shine-Dalgarno prokaryotlarda ribozom bağlanma bölgesidir )
( Formül: Translasyon başlama )
- KOZALAK = MAHRÛTÎYÜ'L-ESMÂR = CÔNE
- COSMETIC[İng.] / COSMÉTIQUE[Fr.] / KOSMETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMETİK
- RAYON DE COSMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOZMİK İSİMLAR
- COSMIC RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT COSMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOZMİK IŞINIM
- KOZMİK MADDE değil/yerine/= EVRENÖZDEK
- COSMIC[İng.] / COSMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOZMİK
- KOZMİK ile KOZMİK ODA ile KOZMİK MADDE ile KOZMİK IŞINLAR
- COSMOGONIE[Fr.] / KOSMOGONIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMOGONİ
- KEVNİVYAT[Osm.] / COSMOLOGY[İng.] / COSMOLOGIE[Fr.] / KOSMOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMOLOJİ
- KOZMOS:
NESNE ile/ve/<>/> US/AKIL(LOGOS)
- CRACKING., CRAQUAGE[Fr.] / KRACKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRAK(PETROL)
- KRAL / KRALİÇE ile/ve/||/<>/> PRENS / PRENSES ile/ve/||/<>/> ARŞİDÜK/ARŞİDÜKA / ARŞİDÜŞES ile/ve/||/<>/> DÜK / DÜŞES ile/ve/||/<>/> KONT[Fr. < COMTE] ile/ve/||/<>/> VOYVODA ile/ve/||/<>/> VİKONT[Fr. < VICOMTE] ile/ve/||/<>/> BARON[Fr.] / BARONES ile/ve/||/<>/> ŞÖVALYE[Fr. < CHEVALIER] ile/ve/||/<>/> SÖR/SIR / DAME
( [Batı ülkelerinde]
En yüksek devlet otoritesini, kalıtım ya da soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran hükümdar. İLE/VE/||/<>/> Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen san. İLE/VE/||/<>/> Özellikle Habsburg hanedanının (Avusturya - Macaristan) erkek üyeleri için kullanılan bir san. İLE/VE/||/<>/> Büyük ve önemli bir toprak parçasını yöneten yüksek rütbeli soylu. | Bazı devletlerde prensten sonra gelen en yüksek soyluluk gösteren san. İLE/VE/||/<>/> Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kişi. | Derebeyi. | Erkekler için kullanılan bir "soyluluk" sanı. İLE/VE/||/<> Orta ve Doğu Avrupa'da, özellikle Balkanlar'da ve Polonya-Litvanya'da kullanılan bir askeri önder ya da yönetici sanı. İLE/VE/||/<>/> Belirli bölgeleri yöneten soyluluk sanı. İLE/VE/||/<>/> Küçük toprak sahibi ve yerel bir yönetici olabilir.[En düşük soyluluk sanlarından biri] İLE/VE/||/<>/> Eski Roma'da üç sınıftan ikincisinin üyesi olan yurttaş. | Orta Çağ Avrupası'nda özel eğitimle yetişmiş, belirli ülküler taşıyan, soylu, atlı savaşçı ve genellikle askeri hizmetler için kullanılan san.[Soylulukta en alt seviyededir.] | Derebeylik düzeninde soyluluk sanlarının en alt basamağı. | Günümüzde Fransız hükûmetinin verdiği şeref belgesi ve nişanı. İLE/VE/||/<>/> Bir kişiye şövalyelik sanı verildiğinde kullanılır. [Genellikle önemli hizmetleri ya da başarıları olan kişilere verilir.] )
- AQUA REGIA[İng.] / EAU RÈGLE[Fr.] / KÖNIGSWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRAL SUYU
- KRAMP/CRAMP[İng.]/[Fr. < CRAMPE] değil/yerine/= KASILMA/KASINÇ
- KRATER[Fr. < CRATÈRE] ile KRİTER[Fr. < CRITÈRE]
( Yanardağ ağzı. İLE Ölçüt. )
- KRAVAT[Fr. < CRAVATE < Hırvatistan] ile/<> PAPYON[Fr. < PAPILLON]
( Bir ucu ince, öteki ucu daha geniş, gömlek yakasının altından geçirilerek önde üçgen biçiminde bağlanan, özel kumaştan yapılan giysi aksesuarı, boyun bağı. İLE Kelebek biçiminde, bir çengelle ya da lastik bağla yakaya tutturulan kravat. )
- KREATİF[İng. < CREATIVE] değil/yerine/= YARATICI
- KREDİBİLİTE değil/yerine/= GÜVENİLİRLİK
- KREDİBİLİTE değil/yerine/= İNANILIRLIK
- KREMERISITE[İng.] ile/değil/yerine/= KREMERİSİT
- KREP[Fr. < CREPE] ile KREP[Fr. < CREPE]
( Çok bükümlü iplikle dokunmuş bir tür ince kumaş. İLE Tavada kızartılarak yapılan, küçük yuvarlak tatlı ya da tuzlu yiyecek. )
- KRETASE[Fr. < CRETACE] değil/yerine/= İKİNCİ ÇAĞIN SON DÖNEMİ
( Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağ'ın son dönemi. )
- KRETENİZM[Fr. < CRETINISME] ile/<> KRETEN[Fr. < CRETIN]
( Tiroit bezinin yeterince hormon üretmemesi sonucu oluşan, fiziksel, psikolojik ve duygusal gelişimin duraklamasıyla beliren hastalık. İLE/VE/||/<>/> Kretenizme tutulmuş kişi. )
- KRETON[Fr. < CRETONNE] değil/yerine/= KETEN/BASMA
( Bir tür keten, patiska ya da basma. )
- KRYPTIDINE[İng.] ile/değil/yerine/= KRİPTİDİN
- KRİPTOLOJİ[Fr. < CRYPTOLOGIE] ile/ve/||/<>/> KRİPTOLOG[Fr. < CRYPTOLOGUE]
( Gizli yazılar, şifreli belgeler bilimi ya da incelemesi. İLE/VE/||/<>/> Kriptoloji uzmanı. )
- CHRYSAMIN, FLAVOPHENINE[İng.] ile/değil/yerine/= KRİSAMİN
- CHRYSENE[İng.] / CHRYSÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİSEN
- CRYSTAL ANISOTROPY[İng.] / ANISOTROPIE DU CRISTAL[Fr.] / KRISTALLANISOTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL ANİZOTROPİSİ
- CRYSTAL AXIS[İng.] / AXE DU CRISTAL[Fr.] / KRISTALLACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL EKSENİ
- CRYSTAL OPTICS[İng.] / OPTIQUE CRISTALLINE[Fr.] / KRISTALLOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL OPTİĞİ
- LUSTER[İng.] / LUSTRAGE[Fr.] / GLANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL PARILDAMASIPARILTISI, PARLAKLIK
- CRYSTAL SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE CRISTALLINE[Fr.] / KRISTALLSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL SİMETRİSİ
- BİLLÛRÎ[Osm.] / CRYSTAL STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE CRISTALLINE[Fr.] / KRISTALLSTRUKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL YAPI
- KRİSTAL ile KRİSTAL ÇEKME ile KRİSTALİMSİ ile KRİSTAL LENS ile KRİSTALLEŞMEK ile KRİSTALİZE
( CRYSTAL vs. CRYSTAL PULLING vs. CRYSTALLINE vs. CRYSTALLINE LENS vs. CRYSTALLIZE vs. CRYSTALLIZED )
( بارفتن ile بلور ile بلور پردازي ile بلورين ile جليديه ile متبلور کردن ile متبلور شدن ile متبلور )
( BARAFTAN ile BELOR ile BELOR PARDAZY ile BELORYNE ile جليديه ile MOTEBLOR KARDAN ile MOTEBLOR SHODAN ile MOTEBLOR )
- CRYSTALLIZATION[İng.] / CRYSTALLIZATION[Fr.] / KRISTALLIZATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTALLEŞME
- KRİSTALLEŞME ile/ve SERTLEŞME
- KRİSTALLİ ile KRİSTALLEŞME
( CRYSTALLIFEROUS vs. CRYSTALLIZATION )
( موجد بلور ile بلور سازي ile تبلور )
( MOJED BELOR ile BELOR SAZY ile TABLOR )
- KRİSTALOİT[Fr. < CRISTALLOIDE] değil/yerine/= BİLLURSU
- RÉFRACTOMÈTRE D'ANGLE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHES WINKELREFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AÇI KIRILMAÖLÇERİ
- DENSITÉ DE COURANT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE STROMDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AKIM YOĞUNLUĞU
- COURANT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AKIM
- ÉCOULEMENT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AKIŞ
- CHAMP CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE FLÄCHE, KRITISCHER BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ALAN
- PRESSION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BASINÇ
- AGGLOMÉRATION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE VERSAMMLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BİLEŞİM
- DIMENSIONS CRITIQUES, TAILLES CRITIQUES[Fr.] / KRITISCHE DIMENSIONEN, KRITISCHE GRÖSSEN, KRITISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BOYUTLAR
- GRANDEUR CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE GRÖSSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BÜYÜKLÜK
- LONGUEUR D'ONDE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE WELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK DALGA BOYU
- VALEUR CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK DEĞER
- ÉTAT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK DURUM
- LOCUS CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE ORTSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK EĞRİ, KRİTİK KONUM
- FRÉQUENCE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE HÄUFIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK FREKANS
- PARABOLE DE TENSION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE SPANNUNGSPARABEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK GERİLİM PARABOLU
- VITESSE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK HIZ
- CHALEUR CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ISI
- COURANT DE GRILLE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER GITTERSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK IZGARA AKIMI
- MASSE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK KÜTLE
- CHAMP MAGNÉTIQUE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE MAGNETFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK MANYETİK ALAN
- FLUX NEUTRONIQUE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER NEUTRONENFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK NÖTRON AKISI
- OPALESCENCE CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİTİK OPAKLIK
- POTENTIEL CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHES POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK POTANSİYEL
- NOMBRE DE REYNOLDS CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİTİK REYNOLDS SAYISI
- CONSTANTE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SABİT
- FRÉQUENCE D'ABSORPTION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE ABSORPTIONSFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SOĞURMA FREKANSI
- EXTINCTION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE LÖSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SÖNÜM
- EXPOSANT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE HOCHZAHL, KRITISCHER EXPONENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ÜS
- KRİTİK[Fr./İng. < CRITIQUE] değil/yerine/= ELEŞTİRİ
- EXPÉRIENCE DE CRITICALITÉ[Fr.] / KRITIKALITÄTSEXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİKLİK DENEYİ
- ÉQUATION DE LA CRITICALITÉ[Fr.] / KRITIKALITÄTSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİKLİK DENKLEMİ
- CRITICALITÉ[Fr.] / KRITIKALITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİKLİK
- CRYOELECTRONICS[İng.] / CRYOÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOELEKTRONİK
- CRYOHYDRATE[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOHİDRAT
- CRYOGÉNE[Fr.] / KRYOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOJEN
- CRYOGENIC FLUID[İng.] / FLUIDE CRYOGÉNIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK AKIŞKAN
- ENROULEMENT CRYOGÉNIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK SARGI
- CRYOGENIC TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE CRYOGÉNIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK SICAKLIK
- CRYOLITE[İng.] / CRYOLITE[Fr.] / KRYOLITH, EISSTEIN, GRÖNLANDSPAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOLİT
- CRYOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOMETRE
- CRYOSCOPE[İng.] / CRYOSCOPIE[Fr.] / GEFRIERPUNKTMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOSKOP
- KRİYOSKOPİ[Fr. < CRYOSCOPIE] değil/yerine/= TUZLU ERİYİK DONMASI BİLİMİ
( Tuzlu eriyiklerin donma yasalarını inceleyen fizik kolu. )
- CRYOSCOPIC METHOD[İng.] / MÉTHODE CRYOSCOPIQUE[Fr.] / GEFRIERPUNKTTMESSMETHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOSKOPİK YÖNTEM
- KRİZALİT[Fr. < CHRYSALIDE] ile KELEBEK
( Kelebek olmadan önce bir böceğin, koza ya da kozasız olarak geçirdiği başkalaşma durumu. İLE ... )
( DÛD-İ HADÎS ile FERÂŞE )
( PUPA vs. BUTTERFLY )
( CHRYSALIDE avec PAPILLON )
- KRİZANTEM[Fr. < CHRYSANTHÈME] değil/yerine/= KASIMPATI
- KROODYLITE[İng.] ile/değil/yerine/= KROKODİLİT
- CHROMIUM-51[İng.] / CHROME[Fr.] ile/değil/yerine/= KROM-51
- CHROMIUM AMMONIUM SULPHATE[İng.] / SULFATE DOUBLE D'AMMONIUM ET DE CHROME[Fr.] / CHROM AMMONIUM SULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM AMONYUM SÜLFAT
- CHROME DYE[İng.] / COLORANT DE CHROME[Fr.] / CHROMFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM BOYASI
- KROM[Fr./İng. CHROME] ile/ve/||/<>/> KROMAJ[Fr./İng. CHROMAGE]
( Atom numarası 24, atom ağırlığı 52,01, yoğunluğu 6,92 olan, 1514 °C'de eriyen, ısıya dayanıklı, havada oksitlenmeyen bir öğe. [simgesi Cr] | Bu öğeden yapılmış olan. İLE/VE/||/<>/> Metal yüzeyleri kromla kaplama işlemi. | Bu işlemle kaplanmış yer. )
- CHROMIUM DIOXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM DİOKSİT
- FLORURE CHROMIQUE[Fr.] / CHROMFLUORD[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM-III-FLORÜR, KROMİK FLORÜR
- HYDROXYDE DE CHROME[Fr.] / CHROM-III-HYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM-III-HİDROKSİT
- SESQUIOXYDE DE CHROME[Fr.] / CHROM-III-OXYD, CHROMSESQUIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM-III-OKSİT
- CHROMIUM CARBIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM KARBÜR
- CHROME CAKE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM PASTASI
- CHROMIUM STEARATE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM STEARAT
- CHROMIC ANHYDRIDE, CHROMIUM TRIOXIDE[İng.] / CHROMSÄUREANHYDRID, CHROMTRIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM TRİOKSİT
- KROM ile KROME ile KROMLU
- CHROMAGE[Fr.] / VERCHROMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMAJ
- CHROMASCOPE[İng.] / CHROMASCOPE[Fr.] / CHROMASKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMASKOP
- CHROMATE[İng.] / CHROMATE[Fr.] / CHROMATE[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMAT
- CHROMATISCHE PARALLAXE[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATİK PARALAKS
- LEVNÎ İNHİRAF[Osm.] / ABERRATION CHROMATIQUE[Fr.] / CHROMATISCHE ABERRATION, FARBIGSFEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATİK SAPMA
- CHROMATICITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KROMATİKLİK
- KROMATİN[İng. CHROMATIN] ile/||/<> HETEROKROMATİN[İng. HETEROCHROMATIN] ile/||/<> HİSTON[İng. HISTONE] ile/||/<> HİSTON KODU HİPOTEZİ[İng. HISTONE CODE HYPOTHESIS] ile/||/<> PROFAZ[İng. PROPHASE] ile/||/<> TELOMER[İng. TELOMERE]
( Çekirdekte genlerin normal durumunu temsil eden ilişkili histon ve histon olmayan DNA kompleksi. İki biçimde bulunur: ökromatin, daha az miktarlarda bulunur, daha serbesttir ve kopyalanabilir, heterokromatin ise daha sıkıdır ve kopyalanamaz. Dişi memelilerin aktif olmayan X kromozomu, heterokromatin örneğidir. @@ Genetik olarak etkileşime girmeyen, çokça boyanan, geç kopyalanan kromozom kısımları. @@ DNA’nın etrafına sarılan ve kromozoma yapısal destek veren bazik protein. Yüksek arginin/lisin içeriğine sahiptirler. DNA’yı paketleyip düzenleyerek nükleozom ismi verilen birimlere ayırırlar. Histon genleri poli-adenin kuyruğunu kodlamaz. Bütün ökaryotik göze çekirdeğine, kromatinlerde DNA çift ipliği ile beraber nükleozomların yapısına giren H1, H2A, H2B, H3, H4, H5 tipleri bilinmektedir. Prokaryotların bazılarında da histon-benzeri proteinler bulunur. @@ Özel kümeler halinde bulunan modifiye edilimiş histon kalıntılarının, başka kromatin parçalarıyla olan spesifik etkileşimlerinden doğan eşsiz biyolojik sonuçları düzenlediğini öne süren hipotez. @@ Mitoz ve mayoz bölünmenin ilk evresi. Bu evrede kromatin iplikler kısalıp kalınlaşarak kromozomlara dönüşür, sentrozom organeli kendini eşler ve çift kutuplara dağılır, iğ iplikleri oluşur ve son olarak da çekirdek zarı ve çekirdekçik erir. @@ Ökaryotik kromozomların sonunda ardarda tekrarlanan dizilerden oluşur. Kromozomlar, gözenin her bölünmesinde yaklaşık 100bp kaybeder. Telomeraz enzimi kayıp bazları ekleyebilir. Telomer, doğrusal kromozomların uçlarında bulunan, herhangi bir gen kodlamayan, özelleşmiş heterokromatin yapılarıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KROMATİN[Fr. < CHROMATINE] ile/||/<> KROMATİT[Fr. < CHROMATITE] ile/||/<> KROMOZOM[Fr. < CHROMOSOME]
( Göze çekirdeğinde küçük tanecikler, düzensiz kitleler ya da ağ biçiminde bulunan, soya çekim olaylarını sağlayan, bazı boyalarla hemen boyanabilen nesne. İLE/||/<> Bir kromozomun uzunlamasına iki yarısından her biri. İLE/||/<> Göze çekirdeğinde bulunan DNA ve protein yapısı. )
- CHROMATIN[İng.] / CHROMETINE[Fr.] / CHROMATIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATİN
- KROMATOFOR[Fr. < CHROMATOPHORE] ile/ve/||/<> KROMOPLAST[Fr. < CHROMOPLASTE]
( Plazması pigment tanecikleriyle dolu, çokgen ya da yıldız biçiminde, belirli uzunlukta ya da kısalabilir uzantıları bulunan göze. İLE/VE/||/<> Değişik renkler taşıyan kromatofor. )
- CHROMATOGRAPHY[İng.] / CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATOGRAFİ
- CHROMOUS CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM(II) KLORÜR
- CHROMIC HYDROXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM(III) HİDROKSİT
- CHROMIC NITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM(III) NİTRAT
- CHROMYL CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROMİL KLORÜR
- CHROMITE[İng.] / CHROMITE[Fr.] / CHROMIT, CHROMERZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMİT
- CHROMODYNAMIQUE[Fr.] / CHROMODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMODİNAMİK
- KROMOFOP/CHROMOPHOBE[İng.] değil/yerine/= BOYA TUTMAZ
- CHROMOPHORE, CHROMOPHORIC GROUP[İng.] / CHROMOPHORE[Fr.] / CHROMOPHOR, CHROMOPHORE GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMOFOR, KROMOFOR GRUP
- CHROMOGEN[İng.] / CHROMOGÉNE[Fr.] / CHROMOGEN, FARBENERZEUGEND[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMOJEN
- KROMOJENİK ile KROMOMER ile KROMOZOM ile RENK KÜRE
( CHROMOGENIC vs. CHROMOMERE vs. CHROMOSOME vs. CHROMOSPHERE )
( رنگ زا ile رنگينپار ile رنگين تن ile رنگين کره )
( RANG ZA ile RANGYNAPAR ile RANGYNE TAN ile RANGYNE KAREH )
- KROMOSFER[Fr. < CHROMOSPHERE] değil/yerine/= RENK YUVARI
( Güneşin ışıkyuvarını saran, yaklaşık olarak 10.000 km. kalınlığındaki küre kabuğu. )
- KROMOTROPİZM[Fr. < CHROMOTROPISME] değil/yerine/= CANLI YÖNELİMİ
( Canlı bir var olanın, belirli renkte bir nesneye doğru yönelme hareketi. )
- KROMOZOM[Fr. < CHROMOSOME] ile AKROMATİN[Fr. < ACHROMATINE]
( Karyokinez bölünme sırasında göze çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı. İLE Göze çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm. )
- KROMOZOM[İng. CHROMOSOME] ile/||/<> AKROSENTRİK KROMOZOM[İng. ACROCENTRIC CHROMOSOME] ile/||/<> ALEL[İng. ALLELE] ile/||/<> ANLAMSIZ MUTASYON[İng. MISSENSE MUTATION] ile/||/<> ARKEZOA[İng. ARCHEZOA] ile/||/<> HAPLOTİP[İng. HAPLOTYPE] ile/||/<> HEMİZİGOZ[İng. HEMIZYGOUS] ile/||/<> HETEROZİGOT[İng. HETEROZYGOUS]
( Prokaryot ve ökaryot gözelerin çekirdeğinde bulunan, sayısı ve şekli her canlı için sabit ve belirli olan, göze bölünmesi sırasında iplikler halinde ortaya çıkarak koyu renkli boyanan yapılar. Kromozomlar üzerinde genler bulunur. Her kromozom çok uzun bir DNA molekülü ile bu molekülle birlikte bulunan proteinlerin çok sayıda sarmallar meydana getirmesiyle göze bölünmesinin metafaz safhasında belirgin olarak ortaya çıkar. İnterfazda sarmalların kısmen ya da tamamen çözünmesi sebebiyle ayırt edilemezler. Prokaryot gözelerin tek DNA molekülüne de "kromozom" denir. @@ Kardeş kromatitlerin birbirine bağlandığı sentromer bölgesi. İki uçtan birine daha yakın bir yerde bulunan kromozom türüdür. İnsan türünün 13, 14, 15, 21 ve 22. kromozomları bu şekildedir. @@ Kromozom üzerinde belirli bir noktada bulunan, belirli bir genin bilinen farklı varyasyonlarından her birine verilen addır. Kısaca bir genin değişik biçimleri olarak da ifade edilir. Aleller, genlerde aynı karakteristik özelliklerin ortaya çıkmasını sağlar. Örneğin kan gruplarını belirleyen genlerin A, B ve O olmak üzere 3 farklı aleli vardır. Bunların farklı kombinasyonları ile farklı kan grupları oluşur. @@ Bir kodonun sentezlemesi gerekenden farklı bir aminoasiti sentezlemesine neden olan nokta mutasyonudur. Örneğin, Orak Hücre Anemisine sebep olan bir anlamsız mutasyonda 11.kromozomda GAG olması gereken baz dizilimi GTG olur vr 6. aminoasitte "glutamik asit" yerine "valin" sentezlenir. @@ Cavallier-Smith'in önerdiği, çekirdeği ve çubuk şeklindeki kromozomu olan en eski tek gözeli ökaryotları barındıran ama mitokondri ya da plastid içermedeği için prokaryotlar ve ökaryotlar arasındaki bir geçiş basamağı olduğu düşünülen alem. Ayrıca, çekirdeğin evrimini kanıtlamak için organellerden önce için kanıt olarak da kullanıldılar. Bağırsak paraziti Giardia lamblia (protist) buna bir örnek. @@ Genetik olarak bağlanmış gen gruplardaki alellerin belirli kombinasyonları. Bu öbekler aynı kromozomdaki birbirine yakın bölgelerde yer alan genlerin kodlanmasıyla oluşur. CmACS-7 deki tanımlanmış haplotip; @@ Bir alelin homolog karşılığının olmaması durumu. Erkeklerdeki X kromozomunda meydana gelmiş mutasyonlar ya da gen kaybı bu duruma örnek gösterilebilir. @@ Belli bir alel çifti ya da alel serisi bakımından birbirine benzemeyen genlerin bulunduğu kromozomları taşıyan bireylerdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KRONİK/VAKAYİNÂME değil/yerine/= OLAYLIK/SIRADİZİMLİK
- KRONOLOJİK ile KRONOMETRE ile KRONOSKOP
( CHRONOLOGICAL vs. CHRONOMETER vs. CHRONOSCOPE )
( زماني ile گاه نگار ile گاه شمار ile زمانسنج ile وقت نگار ile گاهشمار ile لحظه شمار )
( ZAMANY ile GAH NEGAR ile GAH SHMAR ile ZAMANSANJ ile VAGHT NEGAR ile GAHOSHMAR ile LAHZEH SHMAR )
- KRONOMETRE[Fr. < CHRONOMETRE] değil/yerine/= SÜREÖLÇER
- CRUCIBLE[İng.] / CREUSET DE FUSION[Fr.] / SCHMELZTIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KROZE
- KRUGITE[İng.] ile/değil/yerine/= KRUGİT
- KRYOGENISCHE SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRYOJENİK BOBİN
- KŞ/BLOOD GLUCOSE[İng.] değil/yerine/= KAN ŞEKERİ
- ACIDE XANTHIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KSANATİK ASİT
- XANTHENE DYESTUFFS[İng.] / COLORANTS DE XANTHÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= KSANTEN BOYASI
- XANTHENE[İng.] / XANTHÉNE[Fr.] / XANTHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTEN
- XANTHIC ACID[İng.] / XANTHOSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTİK ASİT
- XANTHINE, DIOXOPURINE[İng.] / XANTHINE[Fr.] / XANTHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTİN
- XANTHOPTERIN[İng.] / XANTHOPTERINE[Fr.] / XANTHOPTERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTOPTERİN
- XYLIDINE[Fr.] ile/değil/yerine/= KSİLDİN
- XYLENE[İng.] / XYLÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= KSİLEN
- XYLIDINE[İng.] / XYLID[Alm.] ile/değil/yerine/= KSİLİDİN
- XYLYL BROMIDE[İng.] / BROMURE DE XYLYLE[Fr.] / XYLBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= KSİLİL BROMÜR
- HAIR STYLER[İng.]/KUAFÖR[Fr. < COIFFEUR]/BERBER[Fars.]/PERUKAR[İt. < PARRUCCHIERE] değil/yerine/= SAÇ BAKIMCISI
( Saç ve sakalın kesilmesi, taranması ve yapılması işiyle uğraşan ya bunu meslek edinen kişi. | Bu işin yapıldığı dükkân, güzellik salonu. )
- QUANTUM FIELD THEORY[İng.] / THÉORIE QUANTIQUE DES CHAMPS[Fr.] / QUANTENFELDTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM ALAN KURAMI
- QUANTUM ELECTRODYNAMICS[İng.] / ÉLECTRODYNAMIQUE QUANTIQUE[Fr.] / QUANTENELEKTRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM ELEKTRODİNAMİĞİ
- QUANTUM ELECTRONICS[İng.] / ÉLECTRONIQUE QUANTIQUE[Fr.] / QUANTENELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM ELEKTRONİĞİ
- KUANTUM HAPSETME ile/||/<> KLASİK BOYUT ETKİSİ
( Kuantum λ_de Broglie < L, klasik ortalama serbest yol. )
( Formül: Enerji kuantizasyonu )
- KUANTUM HATA DÜZELTME ile/||/<> KLASİK HATA DÜZELTME
( Kuantum no-cloning yasağı, klasik kopyalama kolay. )
( Formül: Shor code 9 qubit )
- KUANTUM HATA DÜZELTME ile/||/<> KLASİK KODLAMA
( Kuantum hata düzeltme süperpozisyonu korurken İLE klasik kodlama sadece bit hatalarını düzeltir )
( Formül: Shor kodu )
- QUANTENHYPOTHESE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM HİPOTEZİ
- CHROMODYNAMIQUE QUANTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUANTUM KROMODİNAMİĞİ
- QUANTUM MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE QUANTIQUE[Fr.] / QUANTENMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM MEKANİĞİ
- KUANTUM TÜNELLEME ile/||/<> KLASİK ENERJİ BARİYERİ
( Kuantum tünellemede parçacık enerji bariyerini geçebilirken, klasik fizikte bu imkansızdır )
( Formül: T ∝ e^(-2κa) )
- KUANTUM TÜNELLEME ile/||/<> KLASİK GEÇİŞ
( Tünelleme enerji korunumunu ihlal etmez ama klasik olarak yasaktır )
( Formül: T = e^(-2∫√(2m(V-E)/ℏ²)dx) )
- QUANTUM EFFICIENCY, QUANTUM YIELD[İng.] / RENDEMENT QUANTIQUE[Fr.] / QUANTENAUSBEUTE, QUANTENWIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM VERİMİ
- KUARTET[Fr. < QUARTETTE] değil/yerine/= DÖRTLÜ
- KUASİNÖTRALİTE ile/||/<> YÜK AYRIŞMASI
( Kuasinötral n_e ≈ n_i makro, yük ayrışması Debye içinde. )
( Formül: Makro nötr İLE mikro E alan )
- KUBBE ile KUBBELİ ile KUBBESİZ ile KUBBELİ DELİK
- KUBBE ile YEREL ile EVCİMENLİK
( DOME vs. DOMESTIC vs. DOMESTICITY )
( قلعه گرد ile گنبد زدن ile گنبد ile اهلي ile داخلي ile خانگي ile خانوادگي ile زندگاني خانگي )
( GHALE GARD ile GONBAD ZADAN ile GONBAD ile HALY ile DAKHALY ile KHANGY ile KHANAVADEGY ile ZANDEGANY KHANGY )
- KUBBE[Ar.]/KÜMBET[Fars. < GUNBED] değil/yerine/= YUVARDAM
- KUBH[Ar.] ile SEMÂCE[Ar.]
- KÜBİK[Fr. < CUBIQUE] değil/yerine/= KÜP BİÇİMLİ
( Küp ve kesme biçiminde olan. | Kübizm akımına uyularak yapılan. | Küp biçiminde olan. )
- CUBIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL CUBIQUE[Fr.] / KUBIKKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜBİK KRİSTAL
- CUBIC CLEAVAGE[İng.] / FENDILLEMENT CUBIQUE[Fr.] / KUBIKSPALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜBİK YARILMA
- KÜÇÜKÇEKMECE ile/ve KÜÇÜKÇEKMECE GÖLÜ
( Büyükçekmece - Florya arasında bir semt. [1987] [Adını "Çekdiri" adlı gemilerin çekildiği yer olmasından dolayı almıştır.] İLE/VE Küçükçekmece'de, Marmara Denizi kıyısında bulunan kıyı ve baraj gölüdür. [Suyu tuzludur.] [Yüzölçümü 16 km2, derinliği 20 m., denizden yüksekliği 3 m.] [28 Ocak 1969'da donmuştur.] )
- KÜÇÜKKEN/KÜÇÜKLÜĞÜNDE değil HÂL-İ SABÂBETLERİNDE
- KÜÇÜLME ile/ve/||/<> BÜZÜŞME/SIKIŞMA
- KÜÇÜLTME ile KÜÇÜLTME EKİ
- KÜÇÜMSEME = DISDAIN, CONTEMPT[İng.] = MÉSESTIME[Fr.] = UNTERSCHÄTZUNG[Alm.] = DESPECTUS[Lat.]
- KUDRET ve İRÂDE
( CAPABLE and WILL[POWER] )
- KUDUMİYE ile/||/<> CAİZE ile/||/<> DÎVÂNÎ
( Sultan ve devlet ileri gelenlerinin seferden dönmesi dolayısıyla yazılan şiire verilen ad. İLE/||/<> Şairlerin, şiirlerinde övdüğü büyük kişilerden aldığı bahşiş. İLE/||/<> Yaygınlık kazanmış bir yazı türü. )
- QUERINE[İng.] ile/değil/yerine/= KUERİN
- QUERCÉTINE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUERSETİN
- QUERCITOL, QUERCITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUERSİTOL
- KÜFE[Ar.] ile KEFE[Ar. < KEFFE]
( Genellikle söğüt ya da başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. | Bu sepetin alabildiği ölçüde olan. | Kıç. İLE Terazi gözlerinden her biri. )
- KÜFE[Ar.] değil/yerine/= SEPET
( Genellikle söğüt ya da başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. | [argo] Kaba et, kıç. | Bir küfenin alabileceği miktar. )
- KÜFLÜ/LÜK ile KÜFLÜCE
- KUİNTET[Fr. < QUINTETTE] değil/yerine/= BEŞLİ
- KUKERSITE[İng.] ile/değil/yerine/= KUKERSİT
- KÜKREMEK ile KÜKRETMEK ile KÜKRE
- VULKANISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRKLE SERTLEŞTİRME
- SULPHUR[İng.] / SOUFRE[Fr.] / SCHWEFEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRT
- VULCANIZATION[İng.] / VULCANISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRTLE SERTLEŞTİRME
- MULTIFOLD FURNACE[İng.] ile/değil/yerine/= KÜL FRUNİ
- KUL ile KULA ile KULE ile KULP ile KULU ile KULELİ ile KULPLU ile KULPSUZ ile KUL CİNSİ ile KUL HAKKI ile KUL OĞLANI ile KUL YAPISI ile KUL KAHYASI ile KUL TAKSİMİ ile KUL KETHÜDASI ile KULPLU BEYGİR
- KÜL ve/<> KURŞUN ve/<> SİRKE
( Herhangi bir nesnenin, bir sonraki aşaması bulunmayan, fiziksel ve/ya da kimyasal sonları/eşikleri. )
- KULAĞI DELİK/LİK ile KULAĞI KESİK/LİK ile KULAĞI TIKALI ile KULAĞI KİRİŞTE ile KULAĞI TETİKTE
- KÜLÂH ile KALENSÖVE[Ar. < KALENSUVE]
( Başa giyilen. | Mevlevî sikkesi. İLE Sivri tepeli külah. | Yüksük. )
- KULAK ile KULAK BOŞLUĞU ile MISIR KOÇANI ile KÜPE
( EAR vs. EAR CAVITY vs. EAR OF CORN vs. EARRING )
( سمع ile گوش ile بناگوش ile سنبله ile گوشواره )
( SAM ile GUSH ile BENAGOSH ile SANBALEH ile GUSHVAREH )
- Kulaklıkla DİNLE!!!
- KÜLÇELEŞMEK ile KÜLÇE
- KULE/KALE ile BELEM KULESİ
( ... İLE Lizbon-Portekiz. )
- KULE ile MENAR
( ... İLE Fener kulesi. )
- KULE değil/yerine/= SUYRAN
- KÜLFET ile KÜLFETLİ ile KÜLFETSİZ/LİK ile KÜLFETSİZCE
- KÜLHANBEYİ ile KÜLHANBEYCE ile KÜLHANBEYLİK ile KÜLHANBEYİ AĞZI
- KULLANICI ADI ile ŞİFRE
( USERNAME vs. PASSWORD )
- KULLANMA ile/ve/değil/yerine İŞLEME
- KÜLLİYE ile CÜZZİYE(İSNAD'A BAĞLI)(NİCELİĞE/KEMMİYET'E GÖRE)
( Tüm bireyler ölümlüdür. İLE Bazı bireyler hekimdir. )
- KÜLLİYE ile KÜLLİYEN ile KÜLLİYET ile KÜLLİYETLİ
- KÜLLİYEN[Ar.] değil/yerine/= TAMAMEN, TÜMÜYLE
- COULOMBMETER[İng.] / COULOMBMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KULOMBMETRE
- COULOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KULOMETRE
- ASHLESS FILTER PAPER[İng.] / PAPIER FILTRE[Fr.] / ASCHFREIES FILTERPAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜLSÜZ SÜZGEÇ KÂĞIDI
- KÜLTE ile KÜLTE ile KÜLTE ile KÜTLE[Ar. < KUTLE]
( Külçe. İLE Kayaç. İLE Demet, bağlam. İLE Katı nesnelerin büyük parçası. | Kitle. | Bir nesneye uygulanan güçle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı ya da nesne niceliği. )
- KÜLTÜR, ...
BİLİNÇDIŞINI ile/ve BİLİNÇALTINI ile/ve BİLİNÇLE
( Örgütler. İLE/VE Besler. İLE/VE Gelişir. )
- KÜLTÜR:
İÇGÜDÜ ve/>/+ İÇTEPİ ve/>/+ DÜŞÜNCE ve/>/+ İNANÇ
- KÜLTÜR:
KÂĞIT ÜZERİNE ile/ve/||/<>/< KÂĞIT DIŞINDAKİ NESNELERLE
- EKİN, ÖZGEN, "KÜLTÜR" = HARS = CULTURE[İng., Fr.] = KULTUR[Alm.] = CULTURA < COLERE:BAKMAK, ÖZENMEK[Lat.] = CULTURA[İsp.]
- KÜLTÜR ile/ve TERBİYE
- | (")KÜLTÜRLÜ(") ya da (")HOCA(") |
ile/değil/yerine/<>/>
BİLGE
( | Öğrenmeyi seven. YA DA Öğretmeyi seven. |
İLE/DEĞİL/YERİNE/<>/>
Hem öğrenmeyi seven, hem de öğretmeyi seven. )
- KULÜBE ile KÜMÜLTÜ
( ... İLE Kırlarda, ormanlarda eğreti olarak yapılmış bekçi ya da kulübesi. )
- KUMANDA[Fr. < COMMANDE] ile KUMANDA[Fr. < COMMANDE]
( Komuta. İLE Elektronik araçları, belirli bir uzaklıktan yönetmeye yarayan kablosuz araç. )
- ÉLECTRODE DE CONTRÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUMANDA ELEKTRODU
- GRILLE DE COMMANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUMANDA IZGARASI
- CARACTÉRISTIQUE DE LA COMMANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUMANDA KARAKTERİSTİĞİ
- KUMAŞ ÖRME BİÇİMLERİNDE:
SÜPREM ile KAŞKORSE ile RİBANA ile İNTERLOK
- KUMAŞ ile BEŞME
( ... İLE Her çubuğu ayrı ayrı beş renkte olan, bir çeşit yollu kumaş. | Çıkrıkçı tezgâhının kütüğü. )
- KUMAŞ ile HASSE
( ... İLE Bir çeşit pamuklu kumaş. )
- KUMAŞ ile HASSE
( ... İLE Bir çeşit pamuklu kumaş. )
- KUMAŞ ile JARSE
( ... İLE Esnek dokunmuş bir kumaş. | Bu kumaştan yapılmış ya da esnek örülmüş giyecek. )
- KUMAŞ ile KÂLE
( ... İLE Desenli kumaş. )
- KUMAŞ ile/ve/||/<> KAPİTONE
( ... İLE/VE/||/<> İçi pamuk ya da vatka ile doldurularak dikilmiş, döşemelik ya da giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş. | Bu kumaştan yapılmış ya da bu biçimde dikilmiş olan. )
- KUMAŞ ile PENYE
( ... İLE Dokumacılıkta, özel aygıtla apresi yapılmış olan kumaş. )
- KÜMBET ile TÜRBE
( Silindir ya da çokgen gövdeli, konik ya da piramit çatılı olanlar. İLE Dört duvarının üzeri kubbe ile örtülenler. )
- KÜME ile/ve/||/<> ALT KÜME
- KÜME ile DEMET
- KÜME ile/ve/||/<>/> GÜÇ KÜMESİ
- KÜME ile KÜLÇE[Fars. < KÜLİÇE]
( Birbirine benzer ya da aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün. | Tümsek biçimindeki yığın. | Tomar. | | Bir sınıfta öğrencilerin, belirli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım ya da öbek. | Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belirli sayıdaki takımdan oluşturulan alt öbek. | Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı öbeklerinden her biri. İLE Eritilerek kalıba dökülmüş maden ya da alaşım, külte. | Yığın durumundaki nesnelerin oluşturduğu küme. )
(1996'dan beri)