Bugün[06 Ocak 2026]
itibarı ile 13.146 başlık/FaRk ile birlikte,
13.146 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(46/54)


- SÜLFİT ile SÜLFİTLEME


- SÜLFİTLEME

( Şarapçılıkta, üzüm, elma ya da armut şırasını kükürtdioksitle temizleme yöntemi. )


- SÜLİNE[Yun.] değil/yerine/= DENİZÇAKISI

( Dar ve uzun kavkılı bir deniz yumuşakçası. )


- SULTA[Ar.]/OTORİTE/AUTORITE[Fr.]/AUTHORITY[İng.] ile BASKI | YETKE

( Baskı. | Yetke. [Fr. AUTORITE] )


- SULTAN ile/ve/||/<>/> HALİFE

( Güçlü olabilir/olmayabilir. İLE/VE/||/<>/> Zayıf olabilir/olmayabilir. )


- SULTAN ile/ve/||/<>/> MAJESTE[Fr. < Lat.] ile/ve/||/<>/> EKSELANS[Fr./İng. < EXCELLENCE]

( "Yönetici, güç/iktidar sahibi". [Tarihte pek çok farklı anlamda kullanılmış olan, genelde bağımsızlığını duyuran İslâm hükümdarları tarafından kullanılmıştır. İslâm devletlerinde, hükümdara verilen unvan. “Padişah, hakan, han, hükümdar” anlamlarındadır. Sultan sözcüğü, müslüman hükümdarlarının özellikle sünnî inancına ait bir unvandır. Daha sonraları, hakimiyet, delil ve burhan anlamına da geçmiştir.][Sultan unvanını ilk kez II. yüzyılın ilk yıllarında, Gazne'de hükümdar bulunan Mahmud İbn-il Emir Sebük tekin kullanmıştır.] İLE/VE/||/<>/> Hükümdarlara ya da devlet başkanlarına verilen unvan. İLE/VE/||/<>/> Bakan ve elçiden başlayarak cumhurbaşkanlığına kadar yükselen, yüksek makam sahibi yabancılara verilen şeref ünvanı. )


- SÛM[Ar. < SAHNE] ile SUMM[Ar. < ASAMM]

( Sarmısak. İLE Sağırlar. )


- SUMASYON/SUMMATION[İng.] değil/yerine/= EKLENME


- SÜMER ile SÜMERCE


- SUMMIT :/yerine ZİRVE


- SÜNE

( Yarım kanatlılardan, yumurtalarını ekin yapraklarına bırakan, esmer renkli, zararlı bir böcek. )

( EURIGASTER INTEGRICEPS )


- SÜNE ile ...

( Ekinlere zarar veren bir böcek. )


- SÜNE ile YEŞİLBAŞ

( Bir tür yaban ördeği. İLE Eril yaban ördeği. )


- SÜNEPE ile DALKAVUK/YALAKA

( BASBASA: Köpeğin, kuyruğunu sallayarak sokulması. | Dalkavukların hali. )


- SUNİ/LİK ile SUNİ KALP ile SUNİ PEYK ile SUNİ İPEK ile SUNİ GÜBRE ile SUNİ TAHTA ile SUNİ ÇAYIR ile SUNİ BÖBREK ile SUNİ SOLUNUM ile SUNİ TENEFFÜS


- SÜNNET[Ar.] ile NÂFİLE[Ar.]


- SUNUCU(SERVER):
TOWER ile/ve/değil/yerine/<> RACK ile/ve/değil/yerine/<> BLADE


- SUPER EXCHANGE ile/||/<> DİRECT EXCHANGE

( Super köprü ligand üzerinden, direct metal-metal. )

( Formül: M-L-M İLE M-M )


- SÜPER ile SÜPER LİSE ile SÜPER BENZİN ile SÜPER ÇİMENTO


- SÜPERPOZİSYON İLE DOLANIKLIK İLE TÜNELLEME ile/||/<> KUANTUM FENOMENLER

( Klasik fizikte olmayan kuantum etkileri. )

( Formül: |ψ⟩ = α|0⟩ + β|1⟩ )


- ŞÜPHE ile KÖTÜ/LÜK


- ŞÜPHE[Ar.] ile KUŞKU


- ŞÜPHE/ŞÜBHE[Ar.] değil/yerine/= KUŞKU


- ŞÜPHE[< TEŞBİH] ile/ve/||/<> REYB

( ... İLE/VE/||/<> Bilimsel, yöntemli kuşku. )


- ŞÜPHE[Ar. < TEŞBİH] ile/ve/||/<> ŞAİBE[Ar. < ŞEVB | çoğ. ŞEVÂİB]

( Kuşku. İLE Leke, kusur, ayıp; noksan, nakîsa. | Art düşünce. | Hile. | Kir, leke | Kötü eser, iz. )


- ŞÜPHE ile ŞÜPHECİ ile ŞÜPHELİ ile ŞÜPHESİZ

( DOUBT vs. DOUBTER vs. DOUBTFUL vs. DOUBTLESS )

( شک ile ترديد داشتن ile ترديد کردن ile شک داشتن ile ترديد ile ريب ile شايبه ile شک کردن ile شبهه ile ديرباور ile دوبشک ile مشکوک ile بدون شک ile بي ترديد )

( SHK ile TARDYD DASHTAN ile TARDYD KARDAN ile SHK DASHTAN ile TARDYD ile ريب ile شايبه ile SHK KARDAN ile SHABEHEH ile ديرباور ile دوبشک ile MOSHKOK ile BEDON SHK ile BEY TARDYD )


- ŞÜPHE ve/< TASAVVUR

( Tasavvur olmadan şüphe oluşmaz/edilmez. )

( Kuşku söz konusu olduğunda sanığın lehine kullanılır. )


- ŞÜPHE ve/< TASAVVUR

( Tasavvur olmadan şüphe oluşmaz/edilmez. )


- ŞÜPHE ile/ve/değil/yerine TERK


- ŞÜPHELENMEK ile ŞÜPHELENDİRMEK ile ŞÜPHELENEBİLMEK ile ŞÜPHE ile ŞÜPHECİ/LİK ile ŞÜPHELİ ile ŞÜPHESİZ/LİK


- SUPIN/SUPINE[İng.] değil/yerine/= SIRT ÜSTÜ


- SUPINASYON/SUPINATION[İng.] değil/yerine/= DIŞA DÖNME


- SUPORTİF DOKU/SUPPORTIVE TISSUE[İng.] değil/yerine/= DESTEK DOKU


- SUPPOSE :/yerine VARSAYMAK


- SUPREME :/yerine EN YÜKSEK


- SÜPRESAN/SUPPRESSANT, SUPPRESSIVE[İng.] değil/yerine/= BASKILAYICI


- SUR ile/ve İÇ KALE


- SUR ile SURA ile SURE


- SÜR'AT[Ar.] ile ÂCELE["ACALE" değil!]


- SURAT/ÇEHRE değil/yerine/= YÜZ


- SÛRE ile/ve ÂYET


- SURE :/yerine EMİN


- SÛRE ile MİZMÂR[Ar.]

( ... İLE Zebûr'un her bir sûresi. )


- SÜRE = MÜDDET, SAYRURE = DURATION[İng.] = DURÉE[Fr.] = DAUER[Alm.] = DURATIO[Lat.] = DURACIÓN[İsp.]


- SÜRE ile SÛRE

( Belirli bir zaman aralığı. İLE Kur'ân-ı Kerîm'in, 114 bölümünden her biri. )


- SÜRE ile SÜREÇ

( Sınırı/Dışı. İLE Hacmi/İçi. )

( TIME vs. PROCESS )


- SÜREBİLMEK ile SÜREKLİLEŞTİRMEK ile SÜRE ile SÜREK ile SÜREÇ ile SÜRELİ/LİK ile SÜREKLİ/LİK ile SÜREKÇİ/LİK ile SÜRESİZ/LİK ile SÜREKSİZ/LİK ile SÜRERLİK ile SÜRE SONU ile SÜREK AVI ile SÜREKLİCE ile SÜRELETME ile SÜRE AŞIMI ile SÜRE ÖLÇÜMÜ ile SÜRER DURUM ile SÜREKLİ ÜNSÜZ ile SÜREKSİZ ÜNSÜZ ile SÜRERLİK FİİLİ ile SÜREKLİLİK İLKESİ ile SÜRERLİK GÖRÜNÜMÜ


- SÜREÇ/YOL:
SABIR İLE ve/||/<>/> NİYAZ İLE


- SÜREÇ ile/ve/<> MÜCADELE


- SÜREÇ ile/ve/||/<> SİLSİLE


- SÜREÇ = VETİRE = PROCESS[İng.] = PROCESSUS[Fr.] = PROZESS[Alm.] = PROCESSUS[Lat.] = PROCESO[İsp.]


- SÜRECE ile/ve/||/<>/> SÜRECE

( Sonuca değil "Süreç"e. İLE/ve/||/<>/> Belirli bir süre boyunca. )


- SÜREK:
NEŞE ve/<> MİZAC ve/<> MEŞREB


- Sürekli DİNLE!!!


- SÜREKLİ ile/ve/değil/||/<> ÜST ÜSTE


- SÜREKLİ/HABİRE ile DURMADAN


- Süreklilik için DİNLE!!!


- SÜREKLİLİK ile/ve/değil/||/<> İLERLEME


- SÜREKLİLİK = TEMADİ = CONTINUITY[İng.] = CONTINUITÉ[Fr.] = KONTINUITÄT[Alm.] = CONTINUITAS[Lat.]


- SURELY :/yerine KESİNLİKLE


- SÜRE/ÖMÜR ile/||/<> YARILANMA ÖMRÜ/HALF-LIFE


- SÜRESİNCE ile/ve/||/<>/> SÜRECİNCE


- SÛRET ile/ve/<>/= SÛRE


- SÛRET-İ MÜMTAZE değil/yerine/= ÖNCELİKLİ


- SURETİYLE[Ar.] değil/yerine/= YOLUYLA/KOŞULUYLA


- ZAMAN = TIME[İng.] = TEMPS[Fr.] = ZEIT[Alm.] = TEMPUS[Lat.] = KHRONOS[Yun.] = TIEMPO[İsp.]


- SURFACE AREA ile/||/<> VOLUME

( Surface area yüzey ölçümü İLE volume hacim ölçümü. )

( Formül: 2D measure İLE 3D measure )


- SURFACE CODE İLE COLOR CODE İLE TORIC CODE ile/||/<> KUANTUM HATA DÜZELTME

( Kubit hatalarını düzeltme kodları. )

( Formül: d = O(√n) )


- SURFACE İLE HYDROGEL İLE NANOPARTİCLE ile/||/<> CLİCK MALZEMELER

( Malzeme modifikasyonu. )

( Formül: Gel% = Vpol/Vtotal×100 )


- SURFACE :/yerine YÜZEY


- SÜRFE/SURFE[Ar.] ile SÜRFE[Ar.]

( Kurtçuk. İLE Öksürük. )


- SÜRFİLE[Fr.] değil/yerine/= (SEYREK VE ÇAPRAZ) DİKİŞ


- SÜRFİLE ile SÜRFİLE MAKASI ile SÜRFİLE MAKİNESİ


- SURİYE ile/ve/||/<>/>< IRAK (REKABETİ)


- SÜRME ile SÜRME

( Araç kullanmak. | Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen düzenek, sürgü. | Masa ve dolapta küçük çekmece. | Sürülerek kullanılan. İLE Kirpik diplerine sürülen, siyah boya, sürme, is. )


- SÜRMEK ile SÜRMELEMEK ile SÜRMELENMEK ile SÜRMELİ ile SÜRMELİK ile SÜRMESİZ ile SÜRME İSKELE ile SÜRME MANTARLARI ile SÜRME MANTARIGİLLER


- SURMISE vs./and ACCEPTANCE


- SURNÂME ve SURİYYE


- SURPRISE :/yerine SÜRPRİZ


- SURPRISINGLY :/yerine ŞAŞIRTICI ŞEKİLDE


- SÜRPRİZ ile/ve BEKLENMEDİK (OLUMLU) "GELİŞME"

( SURPRISE vs./and UNEXPECTED PROGRESS )


- SÜRRE ile SÜRRE ALAYI ile SÜRRE EMİNİ


- SÜRŞARJ[Fr., İng. SURCHARGE] değil/yerine/= YENİBASIM

( Bir sayının, sözcüğün yerine geçmek için üzerine başka bir sayı ya da sözcük basma işi. )


- SÜRTME ile SÜRTME AĞI


- SÜRTME ile/<> SÜRTÜNME ile/<> SÜRTÜNÜŞ


- SÜRTÜNME ile/||/<> HAVA DİRENCİ

( Sürtünme yüzey teması İLE hava direnci akışkan içinde )

( Formül: f = μN İLE F_drag ∝ v² )


- SÜRTÜNME ve/||/<>/> ISI


- SÜRTÜNME ile SÜRTÜNME

( FRICTION vs. FRICTIONAL )

( ساييدگي ile سايش ile مالش ile اصطکاک ile مالشي ile اصطکاکي )

( ساييدگي ile SAYSH ile MALESH ile ESTEKAK ile MALESHY ile ESTEKAKY )


- SÜRTÜNME ile SÜRTÜNMELİ ile SÜRTÜNMESİZ ile SÜRTÜNME BİLİMİ


- SÜRTÜŞ SÜRTÜŞME


- SÜRTÜŞME ile/ve/değil ÇEKİŞME


- SÜRTÜŞME ile/değil/yerine SÜRTÜNME


- SÛR-U İSRÂFİL ile/ve RÂDİFE

( "Başlangıç"ta. İLE/VE "Başlangıç"ta[kıyâmette]. )

( Sadâ. İLE İsfehan makamında olacak/mış.[Yassı namazının kameti de, İsfehan makamında okunur.] )


- SÜRÜ ile/ve/değil/||/<> KİTLE

( Hayvan için. İLE/VE/DEĞİL/||/<> İnsan için. )


- SÜRÜKLENME ile GECİKME


- SÜRÜNME ile SÜRTÜNME


- SÜRÜNME ile SÜRÜNEN ile SÜRÜNEREK

( CREEP vs. CREEPING vs. CREEPINGLY )

( خزيدن ile خزنده ile جنبنده ile سينه مال )

( خزيدن ile KHZANDEH ile JONBANDEH ile SYNAH MAL )


- SÜRÜNME ile SÜRÜNME

( Yerde. İLE Koku. )


- SÜRVEYANS/SURVEİLLANCE[İng.] değil/yerine/= GÖZET-İZLE


- SÜRVİ ORANI/SURVİVAL RATE[İng.] değil/yerine/= SAĞ KALIM ORANI


- SURVIVAL vs. CHALLENGE


- SURVIVE :/yerine HAYATTA KALMAK


- SÜRYANİ ile SÜRYANİCE


- SUS! ve DİNLE!!! -ve


- SUS!!! ve/</>< DİNLE!!!


- SUS! ve/>/< DİNLE! ve/>/< KONUŞ! ve/>/< YAZ!!!

( bkz. www.FaRkLaR.net/SUS | www.FaRkLaR.net/Dinle | www.FaRkLaR.net/KONUS )


- SÜS ile ŞEMSE[Ar.]

( ... İLE Yazma kitapların cildine, baş sayfalarının üst bölümüne ya da kumaşlara, kapı, pencere vb. yerlere işlenen ya da çizilen, güneş biçiminde süs. )


- Susabilmek için DİNLE!!!


- SUSABİLMEK/SÜKÛT ve/||/<> PERHİZ/REJİM ve/||/<> NEŞE ve/||/<> COŞKU


- Susabilmeleri için DİNLE!!!


- Susabilmemiz için DİNLE!!!


- Susabilmen için DİNLE!!!


- Susabilmeniz için DİNLE!!!


- Susabilmesi için DİNLE!!!


- Susamadığın için DİNLE!!!


- SÜSLEME ile BEZEME

( HULLİYAT[Ar.]: Kadın süs eşyası, asım takım, takı. )

( DECORATION vs. ADORNMENT )


- SÜSLEME ve/||/<>/> İÇ KAPAK SÜSLEMESİ

( ... VE/||/<>/> XVI. ve XVII. yy.'da, sanatların zirvesiydi. )


- SÜSLEME ile SÜSLEMECİ/LİK ile SÜSLEME SANATLARI


- SÜSLEMEK ile SÜSLEME ile SÜSLEME

( ADORN vs. ADORNING vs. ADORNMENT )

( آريش دادن ile آريش کردن ile مزين کردن ile آريش دهنده ile تزيين ile پيراستگي ile آريش ile آراستگي ile تراز ile زينت ile آراستن ile پيراستن )

( ARYSH DADAN ile ARYSH KARDAN ile MOZYNE KARDAN ile ARYSH DAHANDEH ile TEZYYNE ile PEYRASTGY ile آريش ile ARASTGY ile TARAZ ile ZYNAT ile ARASTAN ile PEYRASTAN )


- SÜSLÜ/LÜK ile SÜSLÜCE ile SÜSLÜ PÜSLÜ ile SÜSLÜ ÜSLUP


- SUSMAK/KAVGA/SAVAŞTAN ÖNCEKİ SON SÖZCÜKLER:
BÖYLE ile/ve/||/<> BU DA VAR ile/ve/||/<> SEN/BEN


- SUSPICION vs. INTERROGATE

( INTERROGATE instead of SUSPICION )


- Sustukça DİNLE!!!


- Susuşabilmek için DİNLE!!!


- SÜT-LİMAN ile TOZ-PEMBE


- SUT[Fr. < SOUDE]

( Eskiden bazı bitkilerden, bugün sodyum klorürden elde edilen sodyum karbonatın ticaretteki adı. )


- SUT[Fr. SOUDE] ile ŞUT[İng. SHOOT]

( Eskiden bazı bitkilerden, bugün sodyum klorürden elde edilen sodyum karbonatın ticaretteki adı. İLE Futbolda, bir oyuncunun, topu, kaleye sokmak için ayağıyla yaptığı sert ve hızlı vuruş. )


- SÜT VERMEDE, BEBEK VE ANNE İÇİN:
EMME ile/ve/||/<>/> DUYGU İLİŞKİSİ/AKTARIMI/PAYLAŞIMI

( İlk 3 dakika. İLE/VE/||/<>/> 3 dakikadan sonrası. )


- SÜTLÜ ile SÜTLÜK ile SÜTLÜCE ile SÜTLÜ OT ile SÜTLÜ KAHVE ile SÜTLÜ KENGEL


- SÜTLÜCE = DÜĞÜNÇİÇEĞİ


- SÜTLÜCE (< GALATAT[Yun.]) ile SÜTLÜCE

( Haliç'te, Hasköy'de, Halıcıoğlu'nun kuzeyindedir. İLE Beykoz'da, Yalıköy'de bulunan eski bir piknik yeri. )


- SÜTRELEMEK ile SÜTRE


- SÜTSÜ ile SÜTSÜZ/LÜK ile SÜTSÜZCE


- SÜTÛN[Fars.]/ÂSİYE[Ar.] ile/yerine DİREK

( PILLAR vs. POLE )


- SÜTUN[Fars.] ile/ve/<> ANTE[Lat.]

( ... İLE/VE/<> Eski Yunan ve Roma mimarlıklarında, bir duvarın köşesinde ya da ucunda yer alan sütun ya da duvar ayağı. )


- SÜTUN[Fars.]/KOLON[Fr. ] = = DİKME

( Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genellikle bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek. | Gazete, dergi, kitap vb. yazılı şeylerde, sayfanın yukarıdan aşağıya doğru ayrılmış olduğu dar bölümlerden her biri, kolon. | Alt alta sıralanmış şeyler dizisi. | Oldukça yükseğe çıkan ve silindire benzeyen şey. | [matematik] Bir tablo ya da grafikte düşey durumdaki yüzey. = Sütun. | Katlardaki döşemeleri birbirine bağlayan düşey boru. )

( Sütun Nedir ve Çeşitleri Nelerdir? )


- SÜTUN ile/||/<> SÜTUNÇE

( Genellikle mermerden, yekpare, taşıyıcı mimari öge. İLE/||/<> Küçük sütun.[Mihrap ve portal gibi yerlerde daha çok dekoratif amaçla kullanılır.] )


- SÜTÜR/SUTURE[İng.] değil/yerine/= DİKİŞ | KAFATASI KEMIK EKLEMI


- SUTYEN GİYMEK değil SUTYEN[Fr. < SOUTIEN-GORGE][SÜTYEN değil!] TAKMAK

( Fransızca'da "SOUTIEN-GORGE" olarak geçen, "SOUTIEN"[: Dayanak] anlamına gelen sözcüğün Türkçe'leştirilmişidir. Ayrıca İngilizce'de "SUIT"[: Takım elbise] sözcüğü ile ve yine İngilizce "-IAN"[taraflılık, tarafında olan, kaynaklanan] eki ile de bağlantılandırılabilir. Hareket noktası olan ve zamanla gövdeyi(memeleri ve de özellikle meme ucunu) kıyafete uygun hale getirmeye yarayan, "bunu sağlamanın aracı olan nesne" kullanımına dönüşmüştür. [ "Sütyen" kullanımı yanlıştır. Doğrusu U harfiyle "Sutyen"dir! ] )


- ŞU'ÛBİYYE ile ...

( MİLLİYETÇİLİK )


- ŞÜUNAT-I GAYBİYE ile ŞÜUNAT-I MEVCUDİYE


- SUV[İng. < Sport Utility Vehicle] ile/||/<> JİP[İng. < JEEP]


- SÜVE/SÖVE ile SÖVE[Fr. SEUIL]

( Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. | Avlu kapısının iki yanına konan uzun taşlar. İLE Pencere ve kapı kenarlarındaki süs kalıpları. )


- Suyu DİNLE!!!


- SUYUN ÜSTÜNDE YÜRÜMEK değil HAVADA KOŞMA/İLERLEME

( Yürünemez! DEĞİL Hız ile elde edilen ve yanılsama/çarpıtma ile "çıkarsanan"/indirgenen. )


- SÜZME ile/||/<> REABSORPSİYON

( Süzme süzme İLE reabsorpsiyon geri emilimdir )

( Formül: Böbrek süzme İLE geri alım )


- SÜZÜLME ile/<> SÜZÜLME

( Bir kuşun, kanat vurmadan yaptığı uçuş. İLE Bir uçağın, motorunu boşa alarak ya da durdurarak yaptığı uçuş. )


- SWITCH VARIABLE[İng.] değil/yerine/= ANAHTARLAMA DEĞİŞKENİ


- SWITCH ile BRIDGE


- SYMPATHIZE vs. LIKE


- SYNAPTOME İLE PROJECTOME İLE FUNCTİONAL CONNECTOME ile/||/<> BEYİN HARİTALARI

( Tam beyin bağlantı haritalaması. )

( Formül: 86 milyar nöron (insan) )


- T GÖZE ile/||/<> B GÖZE

( T göze gözesel immünite İLE B göze humoral immünite )

( Formül: CD4⁺/CD8⁺ (T) İLE IgM/IgG üretimi (B) )


- T-TEST İLE ANOVA İLE CHİ-SQUARE ile/||/<> HİPOTEZ TESTLERİ

( Farklı veri türleri için istatistiksel testler. )

( Formül: t = (x̄₁ - x̄₂)/SE )


- T.I.D./TER IN DIE[İng.] değil/yerine/= GÜNDE ÜÇ KEZ


- TAAHHÜT değil/yerine/= ÜSTENME


- TAÂM[< ET'İME] ile YEMEK, AŞ

( YEMEK, AŞ )


- TAAMMÜM]Ar.} değil/yerine/= YAYILMA, GENELLEŞME


- TÂ'AT[Ar.] ile MUVÂFAKATU'L-İRÂDE[Ar.]


- TAAYYÜN-Ü SÂNİ ile ANASIR-I ERBAA ile MEVALİD-İ SELÂSE


- TAAYYÜŞ[Ar.] değil/yerine/= YAŞAMA, GEÇİNME


- TABAKA ile LAMİNAT ile LAMİNE

( LAMINA vs. LAMINATE vs. LAMINATED )

( لايه نازک ile شاخه پرده اي ile متورق شدن ile متورق کردن ile متورق ساختن ile ورقه کردن ile ورقه ورقه ile متورق )

( LAYYEH NAZAK ile SHAKHEH PARDEH AY ile MOTORGH SHODAN ile MOTORGH KARDAN ile MOTORGH SAKHTAN ile VARGHEH KARDAN ile VARGHEH VARGHEH ile MOTORGH )


- TÂBE[Ar. < TAYYİB] ile TÂBE[Fars.] ile TÂ-BE[Fars.]

( "İyi ve temiz olsun" anlamınadır. İLE "-e kadar" anlamına gelerek sözcüklerin başına getirilir. [TÂ-BE-SABAH: Sabaha kadar. | TÂ-BE-KEY: Ne zamana kadar, niceye dek.] İLE Tava. | Geniş, düz yüzlü tuğla. )


- TAB-HÂNE[Ar., Fars.] ile TABH-HÂNE[Ar., Fars.] ile TÂB-HÂNE[Ar.]

( Matbaa. İLE Mutfak. | Lokanta. İLE Ocak ya da soba ile ısıtılan kışlık yer, çiçek sobası. | Nekahethâne.[DÂR-ÜŞ-ŞİFÂ] )


- TABİATIYLA değil/yerine/= DOĞAL OLARAK / KENDİLİĞİNDEN


- TABİÎ Kİ DE" ile "TABİÎ Kİ" DE ...

( Buradaki "de", fazla/yanlış. İLE Buradaki "de", bağlaç olarak başka bir konuya geçiş olarak kullanılmaktadır. )


- TABİÎ Kİ DE/İYİ Kİ DE değil TABİÎ Kİ/İYİ Kİ


- Tabiî ki, yeri geldiğinde DİNLEME! fakat sen yine de DİNLE!!!


- TA'BÎR CAİZSE değil/yerine/= DEYİM YERİNDEYSE/DEYİŞ UYGUNSA


- TABİR-İ CAİZSE değil/yerine/= DEYİM YERİNDEYSE


- TABLDOT[Fr. TABLE D'HOTE]["TABÜLOT" değil!] değil/yerine/= SEÇMESİZ YEMEK

( Seçmesiz yemek. | Birçok kişinin, erzak sağlayıp kendine yemek pişirtmek için kurduğu ortaklık. )


- TABLE :/yerine MASA, TABLO


- TABLET[Fr. TABLETTE] değil/yerine/= BELGE

( Düz ve yassı biçimli, çiğnenecek ya da yutulacak madde. | Eski uygarlıklardan kalma, pişmiş ya da güneşte kurutulmuş kilden yapılmış, üzerinde çivi yazısı ile metin yazılı belge. )


- TABLO[Fr. TABLEAU] değil/yerine/= DİZELGE

( Bez, tahta, kâğıt vb. maddeler üzerine yapılmış yağlı boya, sulu boya, pastel ya da kara kalem resim. | Birbiriyle olan ilgilerine göre düzenlenerek yazılmış şeylerin hepsi. | Yaşanan, var olan olay ve olguların hepsinin genel görünüşü, manzara. | [tiyatro] Bir perdenin, dekor değişikliğiyle belirlenen alt bölümü. )


- TABU[Fr. TABOU] ile FETİŞ[Fr. FETICHE]

( Kutsal sayılan bazı kişilere, hayvanlara, nesnelere dokunulmasını, kullanılmasını yasaklayan, aksi yapıldığında zararı dokunacağı düşünülen dinî inanç. | Tekinsiz. | Yasaklanarak korunan (nesne, sözcük, davranış). İLE Put. | Uğurlu sayılan şey. | Tapınırcasına sevilen şey ya da kişi. | Saplantılı bir biçimde eşeysel coşku uyandıran öteki cinse ait giysi, ayakkabı vb. eşya. )


- TABUR ile TABURE ile TABURCU/LUK


- TABURE[Fr. TABOURET] değil/yerine/= OTURAK/İSKEMLE

( Sırt ve kol dayayacak yeri olmayan iskemle. )


- TAÇ, KOROLLA = TÜVEYC = COROLLE


- TAÇ YAPRAKLAR, PETALLER = EVRÂK-I TÜVEYCÎYE = PÉTALES


- TACİK ile TACİKÇE


- TADA'DU'[< Dİ'DA] değil/yerine/= ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK GÖSTERME | HOR OLMA | VÎRÂN OLMA | "AKLINI KAYBETME"


- TADİL TEKLİFİ değil/yerine/= DEĞİŞTİRGE


- TADPOLE değil/yerine/= İRİBAŞ

( Kurbağanın yumurtadan yeni çıkmış kurtçuğu. )


- TAFZİH[Ar.] değil/yerine/= REZİL ETME

( Birinin kötü yanlarını ortaya çıkarma. )


- TAGVİYE[<> İGVÂ, çoğ. GAVÂYE] ile/değil TAKVİYE[< KUVVET]

( Baştan çıkarma, azdırma. İLE/DEĞİL Güçlendir(il)me. )


- TAHAKKUK[< HAKK] ile GERÇEKLEŞME, YERİNE GELME

( HAKÎKAT OLARAK MEYDANA ÇIKMA, GERÇEKLİĞİ ANLAŞILMA )


- TAHAKKUK ile/ve İLKE

( REALIZATION vs./and PRINCIPLE )


- TAHALLÜF[< HİLÂF] değil/yerine/= GERİDE KALMA, ARKADA BIRAKILMA | UYGUN GELMEME


- TAHAMMUZ[Ar.] değil/yerine/= EKŞİME


- TAHDİT[Ar.] değil/yerine/= SINIRLAMA, ÇEVRELEME


- TAHIL ile TANE TANE TANE TANE ile TAHIL TARLASI ile ARPA TANESİ ile TANE PASI ile TAHILLAR

( GRAIN vs. GRAIN BY GRAIN vs. GRAIN FIELD vs. GRAIN OF BARLEY vs. GRAIN RUST vs. GRAINS )

( چينه ile حبه ile دان ile دانه کردآن ile دانه زدن ile دانه دانه کردن ile دانه ile خميره ile دانه دانه ile گندم زار ile جو دانه ile زنگ حبوبات ile حبوبات ile غلات )

( CHYNAH ile HEBEH ile DAN ile DANEH KARDAN ile DANEH ZADAN ile DANEH DANEH KARDAN ile DANEH ile خميره ile DANEH DANEH ile GANDAM ZAR ile جو دانه ile ZANG HEBOOBAT ile HEBOOBAT ile GHLAT )


- TÂHİR[Ar.] ile/ve/||/<> TEZKİYE[Ar.]

( Temiz. İLE/VE/||/<> Temize çıkarma, aklama. | Birinin iyi bir insan olduğunu kendini tanıyanlardan soruşturarak ortaya çıkarma. )


- TAHKİMAT ile TAHKİMATLAR ile TAKVİYE EDİLMİŞ ile MÜSTAHKEM KALE

( FORTIFICATION vs. FORTIFICATIONS vs. FORTIFIED vs. FORTIFIED FORTRESS )

( سنگر بندي ile حصار ile تقويت ile بارو ile استحکامات ile محروس ile محروسه ile حصن حصين )

( SANGAR BANDY ile HESAR ile TAGHOYT ile BARO ile ESTAHKAMAT ile محروس ile MAHROSEH ile حصن حصين )


- TAHKİYE[Ar. < HİKÂYE] değil/yerine/= ÖYKÜLEME, ANLATI, HİKÂYE ETME, ANLATMA


- TAHLİSİYE ile TAHLİSİYE SANDALI


- TAHLİYE EDİYORUM ile TAHLİYE

( EVACUATE vs. EVACUATION )

( خالي کردن ile تخليه کردن ile تخليه ile برون بري ile تهي سازي )

( KHALY KARDAN ile TAKHALYYEH KARDAN ile TAKHALYYEH ile BORON BARY ile TAHY SAZY )


- TAHLİYE ile/ve/||/<> BERAAT


- TAHLİYE[Ar.] ile ITLÂK[Ar.]


- TAHLİYE ile SERBEST BIRAKMA


- TAHLİYE ile TAHLİYE

( EVICT vs. EVICTION )

( خلع يد کردن ile خلع يد ile اخراج مستاجر )

( KHAL YD KARDAN ile خلع يد ile AKHARAJ MOSTAJER )


- TAHLİYE[Ar. < HALY] ile TAHLİYE[Ar. < HALÂ, HALVET, HALV]

( Süsleme, donatma, bezeme. | Bir madde içine, özelliğini ya da kokusunu değiştirmek üzere şeker, baharat vb. gibi şeyler katma. İLE Boşaltma, boş bırakma. | Serbest bırakma, salıverme. )


- TAHMİNEN değil/yerine/= ÖNDEYİCE


- TAHRÎME ile ...

( NAMAZA BAŞLARKEN "ALLAHÜ EKBER" SÖZÜYLE İKİ ELİN BAŞ PARMAKLARINI KULAK MEMELERİNE DOĞRU KALDIRARAK TEKBİR ALMA )


- TAHSİS ETMEK ile TAHSİS EDİLMİŞ ile TAHSİS ETME ile PAYLAŞTIRMA

( ALLOCATE vs. ALLOCATED vs. ALLOCATING vs. ALLOCATION )

( اختصاص دادن ile تخصيص دادن ile اختصاص کردن ile مختص ile اختصاصي ile اختصاص ile تخصيص )

( AKHTESAS DADAN ile TAKHSYSE DADAN ile AKHTESAS KARDAN ile MOKHTES ile AKHTESASY ile AKHTESAS ile TAKHSYSE )


- TAHTA ile ŞENDERE

( Kaplamacılıkta kullanılan ince tahta. | Fıçı kaburgası. | Tekir cinsinden bir balık. )


- TAHTABOŞ[Fars. < TAHTEPÛŞ] = TARAÇA[İt. < TERRAZZA] = TERAS[Fr. < TERRASSE]

( Teras. = Teras. | Toprak ya da başka malzemeyle elde edilen, bir duvarla desteklenen yüksek düzlük. | Seki. = Bir yapının damında, çevresi, üstü açık yer, ayazlık, taraça. | Damın, genellikle çamaşır sermeye yarayan ve üstü çinko ile döşeli bulunan düz bölümü, tahtaboş. | Seki. )


- TAHTALAŞMAK ile TAHT ile TAHTA ile TAHTACI/LIK ile TAHTALI ile TAHTA BİTİ ile TAHTA GÖĞÜS ile TAHTA KAŞIK ile TAHTA KURDU ile TAHTA PAMUK ile TAHTA PERDE ile TAHTA GÖĞÜSLÜ ile TAHTALI GÜVERCİN


- TAHTE ile TAHTE[Fars.] ile TAHTE[Fars.]

( Alt, altta, altında. İLE Tahta. İLE Yağmalanmış, talanlanmış. )


- TAHTTAN ÇEKİLMEK ile TAHTTAN ÇEKİLME

( ABDICATE vs. ABDICATION )

( تفويض کردن ile کنارهگيري )

( TAFOYZE KARDAN ile KONAREAGYRY )


- TÂİB[Ar. < TEVBE] ile TAYYİB/E[Ar.]


- TAKARRÜR[Ar.] değil/yerine/= KARAR VERME

( Bir yerde karar kılma, yerleşme. | Karar verilme. )


- TAKATTUR[Ar. < KATR, KUTÛR, KATARAN] ile TAKATUR/TEKATUR[Ar. < KATRE]["ka" uzun okunur]

( Damlama, damla damla akma. İLE ... )


- TÂK-DÂNE[Fars.] ile ...

( Üzüm çekirdeği. )


- TAKDİR ile/ve DEĞERLENDİRME

( APPRECIATION vs./and EVALUATION )


- TAKE :/yerine ALMAK


- TAKEOMETRE[Fr. < Yun.]

( Düzenlenmiş arazinin yüz ölçümünü bulup planını yapmaya yarayan alet. )


- TAKEOMETRE ile ...

( Harita alma işinde kullanılan ölçü aleti. )


- TAKI:
SAHTE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GERÇEK

( Varsıl taksa bile "gerçek". İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Yoksul taksa bile "sahte". )


- TAKILMA ile/ve/||/<> BÜYÜTME

( image )


- TAKIM, ORDO = FIRKA = ORDRE


- TAKIM ile TAKIM ERKİ ile TAKIM OYUNU ile TAKIM TAKIM ile TAKIM ELBİSE ile TAKIM TAKLAVAT


- TAKİM[Ar.] ile TAKİMETRE[Fr. TACHYMETRE]

( Verimsiz duruma getirme, sonuçsuz bırakma, kısırlaştırma. | Mikrobundan arıtma. İLE Hareket durumundaki bir nesnenin hızını ölçmeye yarayan aygıt. )


- TAKIMERKİ = OLIGARCHY[İng.] = OLIGARCHIE[Fr., Alm.] = OLIGARKHIA < OLIGOI:BİRKAÇ KİŞİ, ARKHEIN:EGEMEN OLMA[Yun.]


- TAKİP ETMEK ile TAKİP ETMEK ile TAKİP ETMEK ile TAKİPÇİ ile TAKİPÇİLER ile TAKİP ETME

( FOLLOW vs. FOLLOW UP vs. FOLLOW-UP vs. FOLLOWER vs. FOLLOWERS vs. FOLLOWING )

( پيشه کردن ile بعد آمدن ile پيروي کردن ile رعايت کردن ile پيگيري کردن ile در پي افتادن ile تبعيت کردن ile اقتداء کردن ile تابع بودن ile دنبال کردن ile در ذيل آمدن ile متابعت کردن ile يا درمان ile پي گيري کردن ile عقبه ile دنباله رو ile متاسي ile دنبالگر ile سالک ile اهل تقليد ile هواخواه ile پيرو ile هوادار ile تبع ile تبعه ile تابع ile اصحاب ile اتباع ile مطاوعت ile در پي ile تاسي ile اقتداء ile شرح ذيل ile امتثال ile پيروي ile به دنبال )

( PEYSHEH KARDAN ile BAD AMADAN ile PEYROY KARDAN ile ROAYT KARDAN ile PEYGYRY KARDAN ile DAR PEY AFTADAN ile TABYT KARDAN ile EGTEDA KARDAN ile TABE BODAN ile DANBAL KARDAN ile DAR ZEYLE AMADAN ile METABEAT KARDAN ile YA DARMAN ile PEY GYRY KARDAN ile AGHABEH ile DANBALEH RO ile METASY ile دنبالگر ile SALK ile اهل تقليد ile NPAVAKHAH ile PEYRO ile NPAVADAR ile TAB ile TABE ile TABE ile ASHAB ile OTBAE ile MOTAVEAT ile DAR PEY ile تاسي ile اقتداء ile شرح ذيل ile EMTESAL ile PEYROY ile BAH DANBAL )


- TAKIPNE ile BRADIPNE

( Solunum sayısının artması. İLE Solunum sayısının azalması. )


- TAKİYYE ile/değil RİYÂ


- TAKIYYE[Ar.] ile TAKIYYE[Ar.]

( Sakınma, çekinme. | Birinin, bağlı olduğu mezhebi gizlemesi. İLE Takke. )


- TAKKE ile KİPPA

( İslâm'da. İLE Yahudi takkesi. )


- TAKKE ile TAKKELİ ile TAKKESİZ


- TAKLA/K ile/ve/||/<> PERENDE[Fars.]

( Elleri yere koyduktan sonra ayakları kaldırıp gövdeyi üstten aşırtarak öne ya da arkaya yapılan dönme hareketi. | Otomobil, kamyon vb. devrilip yuvarlanma. | Uçak, güvercin vb.nin uzunlamasına ya da yanlamasına dönme hareketi. İLE/VE/||/<> Havada çark gibi dönerek atılan takla. )


- TAKLİDİ ile TAKLİDİ KELİME


- TAKLİP[Ar.] değil/yerine/= DÖNDÜRME, ÇEVİRME

( Döndürme, çevirme. | Bir şeyin biçim ve kalıbını değiştirme. )


- Taklit etmemek için DİNLE!!!


- TAKLİT ile ÖZDEŞLEŞME

( COPYING vs. TO INDENTIFY )


- TAKRİR değil/yerine/= ÖNERGE


- TAKSİ[Fr. TAXI] ile TAKSİ[Fr. < Yun. TAXIE]

( Belirli bir ücret karşılığı yolcu taşıyan, taksimetresi olan otomobil. İLE Göçüm. )


- TAKSİM değil/yerine/= BÖLME


- TAKSİMETRE[Fr.] değil/yerine/= SAYAÇ

( Taksilerde, ödenecek ücreti gösteren sayaç. )


- TAKSİMETRE değil/yerine/= YOLSAYAÇ


- TAKTİSITE ile/||/<> MOLEKÜL AĞIRLIĞI

( Taktiklik stereo düzenlenme, MA zincir uzunluğu. )

( Formül: İzo/sin/a-taktik İLE Mn )


- TAKVÂ[Ar. < VİKAYE] ile/ve VERA'[Ar.] ile/ve ZÜHD

( Sakınma - Korunma - Ümit. İLE/VE Şüpheliyi uzakta tutmak. İLE/VE Şüpheli olma olasılığı ile mübâhların çoğunu terk etmek. )

( Haramlardan sakınma/ittikâ. İLE/VE Şüphelilerden sakınma/ittikâ. İLE/VE Mübâhları terk. )

( Tevâzû. İLE/VE Mahviyet. İLE/VE ... )

( Dinin yasak ettiği şeylerden kaçınma. | Belirli olan şeyin yanından geçmemek. | Günahlara direnç kazanmak. İLE Haramdan kaçınma. )

( TAKVA: Yolculuk azığı. )


- TAKVÂ ile HURÂFE


- TAKVİM YAŞI/KRONOLOJİK YAŞ/CHRONOLOGICAL AGE[İng.] değil/yerine/= TAKVİM YAŞI


- TAKVİYE (ETMEK) değil/yerine/= PEKİŞTİRİ/SAĞLAMLAŞTIRMA/GÜÇLENDİRME/DESTEKLEME/BERKİTME


- TAKVİYE[< KUVVET]:
KUVVETLENDİRME, KUVVETLENDİRİLME -<


- TAL[Fr. THALLE] ile TÂL[Ar.]

( Kök, sap ve yaprak biçiminde farklılaşmamış bir bitkinin, yaşama ve büyüme örgeni. | Çiçeklerin üreme örgeni olan sarı toz. İLE Zil.[parmaklara takılan] | Gümüş ya da bakır tepsi. )


- TALAŞ ile/ve REZE

( Testere ile biçilen ya da rende, matkap, törpü vb. araçlarla işlenen bir şeyden dökülen odun kırıntıları. İLE/VE İnce talaş. )


- TALE :/yerine MASAL, HİKAYE


- TALEBE ile/ve/||/<> FUKAHA


- TALEBE ile MÜRİD


- TALEBE[Ar.]/ŞAKİRT/ŞAKİRD[Fars.] değil/yerine/= ÖĞRENCİ