E ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 13.253 başlık/FaRk ile birlikte,
13.253 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(44/54)
- ŞEVÂKİL[çoğ. ŞAKİLE/SAKİLE] ile SAKİLE/SAKÎLE
( Yol. Tarik. Meslek. | Yaratılış. Tıynet. Seciye. Mizac. Birinin temel özelliği. @@ Ağır olan. )
- SEVÂMM[Ar. < SÂMME] ile SEVÂİM[Ar. < SÂİME]
( Zehirli hayvan/lar. İLE Çayıra boşu boş olarak salıverilen hayvanlar, otlak hayvanı. | Zekât hesabına katılan çift tırnaklı hayvanlar.[koyun, keçi, sığır, deve vs.] )
- SEVÂMM[Ar. < SÂMME] ile SEVÂİM[Ar. < SÂİME]
( Zehirli hayvan/lar. İLE Çayıra boşu boş olarak salıverilen hayvanlar, otlak hayvanı. | Zekât hesabına katılan çift tırnaklı hayvanlar.[koyun, keçi, sığır, deve vs.] )
- SEVÂNÎ[Ar. < SÂNİYE] ile SEVÂNİH[Ar. < SÂNİHÂ]
( Saniyeler. | İkinci derece şeyler. İLE İçe doğan şeyler. )
- SEVDANIN İÇİNDE ile/ve/||/<> YAŞAMIN İÇİNDE
( Ayrılık. İLE/VE/||/<> Yalnızlık. )
- SEVDİKÇE > GÜLER YÜZ/LER :)
- Seve Seve DİNLE!!! -ve
- SEVECENLİK = ŞEFKÂT = COMPASSION[İng.] = MISÉRICORDE[Fr.] = BARMHERZIGKEIT, MITGEFÜHL[Alm.] = MISERICORDIA[Lat.]
- SEVECEN/LİK ile SEVECENCE
- SEVENE ile/ve/||/<> SEVMEYENE
( Hay hay. İLE/VE/||/<> Bay bay[İng. < bye bye] )
- SEVERE :/yerine CİDDİ, AĞIR
- SEVFE[Ar.] ile SİN[Ar. < SE-YEF'ALU]
- SEVGİ:/=/<
"ANTLAŞMAK" değil/yerine NEDENSİZ DE
( Sevgi, antlaşmak değildir,
Nedensiz de sevilir.
Bazen küçük bir an için
Ömür bile verilir. )
- SEVGİ GÜLÜCÜĞÜ ile GÜLÜMSEME
- SEVGİ:
İYİLİK ve/||/<> MERHAMET ve/||/<> NEŞE ve/||/<> SAKİNLİK
- SEVGİ ve/<> BENZETME
( Kişi, sevdiğine benzer (ve/ya da benzetir). )
- SEVGİ ve/<> DÜZEN ve/<> İLERLEME
( İlkemiz. VE/<> Temelimiz. VE/<> Amacımız. )
- SEVGİ ve/<> GÜLÜMSEME :) ve/<> ADAMLIK ve/<> MUTLULUK
( Gözde. VE/<> Yüzde. VE/<> Özde. VE/<> Azda. )
- SEVGİ ve/> NEŞE
( LOVE and/> JOY )
- SEVGİDE:
GECE ile/ve/<>/> SABAH
( Senin olsun. İLE/VE/<>/> Benim olsun. )
- SEVGİLİ ve/değil GÖLGE
- SEVGİLİYİ GÖRMEK İÇİN:
SAATTE ile/ve/||/<> YOLDA
( Gidişine/geçişine bakılır. İLE/VE/||/<> Gelişine bakılır. )
- SEVİ = AŞK = LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMOR, CARITAS[Lat.] = PHILIA, EROS, AGAPE[Yun.] = AMOR[İsp.]
- Sevilmek için DİNLE!!!
- SEVİLMEK ile SEVİNMEK ile SEVİŞMEK ile SEVİNDİRMEK ile SEVİŞTİRMEK ile SEVİLEBİLMEK ile SEVİNEBİLMEK ile SEVİŞEBİLMEK ile SEVİMLİLEŞMEK ile SEVİNDİRİLMEK ile SEVİMSİZLEŞMEK ile SEVİMLİLEŞTİRMEK ile SEVİMSİZLEŞTİRMEK ile SEVİ ile SEVİM ile SEVİR ile SEVİŞ ile SEVİCİ/LİK ile SEVİMLİ/LİK ile SEVİMSİZ/LİK ile SEVİMSİZCE
- SEVİNÇ = JOY, GLADNESS[İng.] = ÉPANOUISSEMENT[Fr.] = FREUDE[Alm.] = GAUDIUM[Lat.]
- SEVİNCE ile/ve/||/<>/> SEVİNCE[< SEVİNÇ'E]
( Sevdiğimizde. İLE/VE/||/<>/> Sevinçli olmaya/olma durumuna. )
- SEVİŞME/DÜZÜŞME ile/ve TARTIŞMA/"KAVGA" SONRASI SEVİŞME/DÜZÜŞME
- SEVİŞME ile/ve/||/<> DÜZÜŞME
( Sevişme, sevgi/ilgi/istek/dürtü[fiziksel gereksinim] ile iki gövde arasındaki eş zamanlı ve eş eylemli, el, ayak, dudak, göz ve söz aracılığı ile uyarılması ve bunun sürekliliği. İLE Düzüşme ise, sevişmenin bir parçası olan, eşeysel örgenlerin(sadece vajina ve penisin) birbirine kenetlenmesinin, giriş-çıkışının devinimi ve sürekliliği. )
- SEVİŞME ile/ve/||/<> ŞEFKAT
- SEVİYE ile/ve/||/<> DERİNLİK
- SEVİYE[Ar.] değil/yerine/= DÜZEY
- SEVİYE ile/değil/yerine FREKANS
( [not] LEVEL vs./but FREQUENCY
FREQUENCY instead of LEVEL )
- SEVİYE ile SEVİYELİ/LİK ile SEVİYESİZ/LİK ile SEVİYESİZCE
- SEVİYESİZLEŞME ile/ve/||/<>/> YOZLAŞMA
- Sevmek için DİNLE!!!
- SEX[Azr.] = ATÖLYE[Tr.]
- ŞEY ile/ve NESNE
( ... İLE/VE Bükülmüş zaman ve mekân, uzayın yoğunlaşması. )
( THING vs. OBJECT )
- ŞEY ile/ve/||/<> NESNE ile/ve/||/<> GÖSTERGE
( )
( THING vs./and/||/<> OBJECT vs./and/||/<> INDICATOR )
- ŞEY = THING[İng.] = CHOSE[Fr.] = DING[Alm.] = RES[Lat.] = ENS[Skolastik'te]
- ŞEY ile/değil/yerine VESİLE
- SEYAHATNÂME ile/ve SEFÂRETNÂME
- ŞEYİN FELSEFESİ ile/ve/değil/yerine FELSEFE
- ŞEYLERİN DOĞASI = UNIVERSE, NATURE[İng.] = NATURE[Fr.] = NATURDER DINGE[Alm.] = RERUM RATURA[Lat.]
- ŞEYLEŞME ile/ve/<> YİTİM
- SEYREKLEŞME ile/değil SEYRELME
( Özellikle saçlar için... )
- SEYREKLEŞMEK ile SEYREKLEŞTİRMEK ile SEYREK/LİK ile SEYREKÇE ile SEYREK OTLATMA
- SEYRELTİK ile SEYRELTİLMİŞ ile SEYRELTME
( DILUTE vs. DILUTED vs. DILUTION )
( رقيق کردن ile آبکي کردن ile ترقيق کردن ile رقيق شدن ile رقيق ile ترقيق ile رقت )
( RAGHYGH KARDAN ile ABKY KARDAN ile TARGHYGH KARDAN ile RAGHYGH SHODAN ile RAGHYGH ile ترقيق ile RAGHT )
- SEYR Ü SÜLÛK:
ZİHİN İLE değil KALP İLE
- ŞEYTANDERE :
( Bahçeköy Kemeri'nin batısındaki vadiye Şeytandere denilmektedir. Vadinin en taban noktasındaki derenin de ismidir. Bu dere Ayazağa suyu ile birleşerek Kâğıthane deresine akış yapar. Şeytandere'nin bulunduğu bölge derenin adını almaktadır. )
- SEYV[İng. < SAVE] değil/yerine/= KAYDETMEK/KORUMAK
- SEYYANEN[Ar. + Fars.] değil/yerine/= EŞİTÇE
- SEYYAR/LIK ile SEYYARE ile SEYYAR SATICI/LIK ile SEYYAR HASTANE
- SEYYİÂT[< SEYYİE] değil/yerine/= KÖTÜLÜKLER | SUÇLAR, GÜNAHLAR | KÖTÜLÜĞE KARŞILIK ÇEKİLEN SIKINTILAR
- SEYYİE[Ar.] değil/yerine/= KÖTÜLÜK
- SEZGİ = HADS, TEHADDÜS = INTUITION[İng., Fr.] = ANSCHAUUNG[Alm.] = INTUITIO-INTUITUS < IN-TUERI:İÇİNİ GÖRME[Lat.] = NOESIS[Yun.] = INTUICIÓN[İsp.]
- SEZGİ ile/ve/değil SEZİNLEME
- SEZGİ ile/ve/||/<>/> TEMSİL ile/ve/||/<>/> DÜŞÜNME
- SHADE :/yerine GÖLGE
- SHADOW :/yerine GÖLGE
- SHAKE :/yerine SALLAMAK
- SHAPE MEMORY ile/||/<> SELF-HEALING ile/||/<> STIMULI-RESPONSIVE ile/||/<> AKILLI MALZEMELER
( Uyaranlara tepki veren malzemeler. )
( Formül: Af ⇌ Ms (NiTi) )
- SHAPE :/yerine ŞEKİL, ŞEKİLLENDİRMEK
- SHAPLEY İLE BANZHAF İLE CORE ile/||/<> KOALİSYON OYUNLARI
( İşbirlikçi oyun çözümleri. )
( Formül: φᵢ = Σ[S⊆N\{i}] marginal katkı )
- SHAPLEY İLE NUCLEOLUS İLE CORE ile/||/<> KOOPERATİF ÇÖZÜMLER
( İşbirlikli oyunlarda paylaşım yöntemleri. )
( Formül: φᵢ = Σ(|S|!(n-|S|-1)!/n!)(v(S∪{i})-v(S)) )
- SHARE :/yerine PAYLAŞMAK
- SHE :/yerine O (KADIN)
- SHINE :/yerine PARLAMAK
- SHIVE vs. SHAKE
- SHOE :/yerine AYAKKABI
- SHORE :/yerine KIYI
- SICAK ile SICAK KOLTUK ile ÖFKE ile ÇABUK SİNİRLENEN ile SICAK HAVA
( HOT vs. HOT SEAT vs. HOT TEMPER vs. HOT TEMPERED vs. HOT WEATHER )
( تيز ile تند مزه ile پر حرارت ile تند ile سوزاننده ile حاره ile پرحرارت ile داغ ile حار ile محرور ile صندلي الکتريکي ile تند مزاجي ile تندخو ile گرما )
( تيز ile TAND MAZEH ile PAR HARART ile TAND ile SOZANANDEH ile HAREH ile PARAHRART ile DAGH ile حار ile محرور ile SANDELY ELEKTERYKY ile TAND MOZAJY ile TANDKHO ile GARMA )
- SICAKLAMAK ile SICAKLAŞMAK ile SICAKLAŞTIRMAK ile SICAK/LIK ile SICAKÇA ile SICAK HARP ile SICAK PARA ile SICAK KUŞAK ile SICAK SAVAŞ ile SICAK SICAK ile SICAK ÇEKME ile SICAK YASTIK ile SICAK DALGASI ile SICAK RENKLER ile SICAKLIK SEVİYESİ
- SICAKLIKÖLÇER/TERMOMETRE[Fr. < Yun.] ile YÜKSEK SICAKLIKÖLÇER/PİROMETRE[Fr.]
( Sıcaklıkölçer. İLE Çok yüksek sıcaklıkları ölçmeye yarayan aygıt. )
- SIÇAN ile KEME
( ... İLE Büyük sıçan. )
( RATTUS cum RATTUS RATTUS )
- SIÇAN ile KEME
( ... İLE Büyük sıçan. | Domalan. )
- SIÇAN ile KÖSÜRGE
- SİCİL ile SİLSİLE
- [ne yazık ki]
ŞİDDETİN MEŞRÛLAŞTIRILMASI ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME
- ŞİDDETLE değil/yerine HARARETLE
- SIDE :/yerine TARAF
- SİDİK RENKLERİNDE:
MAVİ/YEŞİL ile KOYU SARI ile TURUNCU ile KAHVERENGİ ile SİYAH ile ŞEFFAF
( Kolera ya da tifüse yakalanılmıştır.[İkisi de ölümcüldür.] İLE Çok fazla protein alınmıştır. İLE Ateşlenilmiş ve terleyerek çok fazla su kaybediliyorsa. İLE Kötü bir tropikal hastalığa yakalanılmışsa. İLE Bir hayvandan kan nakli yapılmışsa. İLE Çok fazla sıvı alınmışsa. )
- SİDİK/LİK ile SİDİKLİ ile SİDİK YOLU ile SİDİK ZORU ile SİDİK BORUSU ile SİDİK KAVUĞU ile SİDİK YARIŞI ile SİDİKLİ MEŞE ile SİDİK TORBASI ile SİDİK ZORUYLA ile SİDİK SÖKTÜRÜCÜ
- ŞİFÂ[çoğ. EŞFİYET] ile ŞİFÂH[< ŞEFE]
( İyileşme, iyi olma, hastalıktan kurtulma, sağalma. İLE Dudaklar. )
- SIFAT[Ar.] ile TAHLİYE[Ar.]
- SIFÂT-I ZÂTİYE ile SIFÂT-I SÜBÛTİYE
( Sadece Allah'a mahsustur. İLE *Asli, *Selbî. )
- ŞİFRE[Fr. CHIFFRE] = KOD[Fr., İng. CODE]
( Gizli haberleşmeye yarayan işaretlerin tümü, kod. | Gizliliği olan kasa, kapı, çanta vb. şeylerin açılması için gereken rakam/harf. )
- ŞİFRE ile/ve/değil EŞİK
- ŞİFRE değil/yerine/= GİZGE
- ŞİFRE ile/ve/değil KAPI
- ŞİFRE ile/ve/değil KAPI
- [hem] ŞİFRELEME ile/ve/değil/yerine/hem de/<>/>/< VERİYİ/BİLGİYİ GİZLEME
( [not] CODING vs./and/but/also/<>/>/< STEGANOGRAPHY
STEGANOGRAPHY instead of CODING )
- ŞİFRELEMEK ile ŞİFRELENMEK ile ŞİFRELETMEK ile ŞİFRE ile ŞİFRECİ/LİK ile ŞİFRELİ ile ŞİFRELİ KASA ile ŞİFRELİ HESAP ile ŞİFRELİ KİLİT ile ŞİFRELİ ÇANTA ile ŞİFRE ANAHTARI ile ŞİFRELİ TELGRAF
- ŞİFREYİ ÇÖZMEK ile ŞİFRE ÇÖZÜCÜ ile KOD ÇÖZME
( DECODE vs. DECODER vs. DECODING )
( گشودن رمز ile کشف رمز کردن ile رمز برگردان ile برداشتن رمز )
( GOSHODAN RAMZ ile KESHOF RAMZ KARDAN ile RAMZ BARGARDAN ile BARDASHTAN RAMZ )
- SIĞIR ile SIĞIR ZARARLISI ile SIĞIR YETİŞTİRİCİLİĞİ ile SIĞIR YETİŞTİREN KİMSE
( CATTLE vs. CATTLE PEST vs. CATTLE RAISING vs. CATTLEMAN )
( گله گاو ile احشام ile انعام ile گوسفند مرگي ile گله مرگي ile گله داري ile گاو فروش ile گله دار ile گاودار ile چوبدار )
( GOLEH GAV ile AHESHAM ile انعام ile GOSFAND MORGY ile GOLEH MORGY ile GOLEH DARY ile GAV FOROSH ile GOLEH DAR ile GAVDAR ile چوبدار )
- SIGNIFICANCE :/yerine ÖNEM
- SIGNIFICANTLY :/yerine ÖNEMLİ DERECEDE
- SİHÂ'[çoğ. ESHİYE] ile ...
( İnce deri. | Beyin zarı. )
- SİHÂ'[Ar. çoğ. ESHİYE] ile SİHÂH/SIHÂH[Ar. < SAHÎH]
( İnce deri. | Beyin zarı. İLE Doğrular, gerçekler. )
- SIHHİYE ile SIHHİYECİ/LİK
- SİHR[Ar.] ile ŞA'BEZE[Ar.]
- ŞİİR "DİLİ" değil ŞİİR BİÇİMİNDE
- ŞİİR:
HAKİKATTEN DEĞİLSE ile/değil/yerine HAKİKATTEN İSE
( "Baykuşun sesi". İLE/DEĞİL/YERİNE "Bülbülün sesi". )
- ŞİİR ile/ve/||/<>/> BESTE
( ... İLE/VE/||/<>/> Bir şarkının, makam ile uyumu. | Kapalı, bağlı, bitiştirilmiş, bağlanmış. | Donmuş. )
- ŞİİR ile/ve DEME
( ... İLE/VE Halk edebiyatında şiir. )
- ŞİİR ile/ve/değil/<> NEŞÎD/E
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Bir toplulukta, okunmaya değer şiir. | Atasözü derecesinde kullanılan ünlü beyit ya da mısra. | [müzik] Eski Arap müziğinde usullü olmak koşuluyla, kendiliğinden ya da hazırlanarak söylenilen güfteli müzik yapıtı. )
- ŞİİR = POEM[İng.] = POÈME[Fr.] = GEDICHT[Alm.] = POEMA[İt., İsp.]
- ŞİİR ile ŞİTAİYE[Ar.]
( Divan edebiyatında, kış mevsimini konu olarak işleyen şiir. | Bir kasidenin, kışı anlatan giriş bölümü. )
- ŞİİR ile/ve SONE[Fr.]
( ... İLE/VE İki dörtlü ve iki üçlüden oluşan, ondört dizeli bir batı koşuk türü. )
- ŞİİRLEŞTİRMEK ile Şİİ ile ŞİİR ile ŞİİRCE ile ŞİİRLİ ile ŞİİRSEL ile ŞİİR KİTABI ile ŞİİR DEFTERİ ile ŞİİR DİNLETİSİ
- SİKÂYE ile ...
( SU İÇİLEN KAB | İÇİLECEK SUYUN TOPLANMASI İÇİN YAPILAN YER, BÜĞET )
- ŞİKÂYET ile SÖYLENME
- SİKE SİKE ile/ve/değil/||/<> SİKKE SİKKE (ÖDEMEK)
- ŞİKE ile ŞİKELİ ile ŞİKESİZ
- ŞİKESTE[Fars.] değil/yerine/= DARGIN, KIRILMIŞ/KIRGIN
( Kırılmış, kırık. | Yenilmiş, yenik düşmüş. | Gücenmiş, kırgın, kederli. )
- S.KİLMİŞ GÖTÜN DAVASI OLMAZ ile/ve GEÇTİ BOLUN PAZARI, SÜR EŞEĞİNİ NİĞDE'YE
- SIKIŞMA ile/ve BÜZÜŞME
- SIKIT/KOMPRİME[Fr.] ile SIKIT
( Çoğu kez yassı ya da silindir biçiminde katı ilaç. | Bir konuyla ilgili olarak, derinliği olmayan kalıplaşmış bilgi. İLE Düşük. )
- SİKKE[Ar.] ile METELİK[Fr. < Yun.]
( Madenî para. | Madenî paralara vurulan damga. @@ İlk kez 1828'de basılmış, on para değerindeki bakır sikke. [Sultan Reşat zamanında basılan son metelik nikeldir] )
- SİKKE[Ar.] ile SİKKE
( Madeni para. | Madeni paralara vurulan damga. | Ağırlık, yük. İLE Mevlevî dervişlerinin giydiği, yüksek ve tepesi düz, keçe külah. )
- SİKKELEMEK ile SİKKE
- SİKLUS/CYCLE[İng.] değil/yerine/= DÖNGÜ
- SIKMAK ile SIKMAÇ ile SIKMALIK ile SIKMA BAŞ ile SIKMA KÖFTE
- SİLAH ile SİLAH KAMA ile SİLAH MENZİLİ ile SİLAH KİTRE ile TOPÇU ile TOPÇULUK ile SİLAHLA VURMA
( GUN vs. GUN BREECH vs. GUN RANGE vs. GUN TRAGACANTH vs. GUNNER vs. GUNNERY vs. GUNNING )
( طپانچه ile هفت تير ile تفنگ ile گلنگدن ile تير رس ile تيرپرتاب ile کتيرا ile توپچي ile تير انداز ile علم توپخانه ile خان تفنگ )
( TAPANCHEH ile NPAFT TYR ile TAFANG ile GOLANGDAN ile TYR RES ile TYREPORTAB ile KATYRA ile توپچي ile TYR ANDAZ ile ALAM TUPKHANEH ile KHAN TAFANG )
- ŞİLE ile ŞİLEM ile ŞİLEP ile ŞİLEPÇİ/LİK ile ŞİLE BEZİ
- SILENCE :/yerine SESSİZLİK
- SİLİKAT[Fr./İng. < SILLICATE] ile KANBİYİT[Fr. < CANBYTE]
( Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. nesnelerin bileşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. İLE Hidratlı doğal demir silikat. )
- SİLİKAT[Fr. < SILICATE] ile PİROKSEN[Fr. < PYROXENE]
( Silisik asidin, bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. [Yapı malzemesi olarak kullanılan, cam, çimento, tuğla gibi maddelerin bilişiminde bulunur.] İLE Doğal kalsiyum, magnezyum ve demir silikatlarına verilen ad. )
- SİLİKAT[Fr. < SILICATE] ile/ve/||/<> TREMOLİT[Fr. < TREMOLITE]
( ... İLE/VE/||/<> İçinde magnezyum, kalsiyum, demir ve alüminyum bulunan, amfibol öbeğinden doğal silikat. )
- SİLİKULA = SİMÂR-I HUREYBÎYE = SILICULE
- SİLİKVA = SİMÂR-I HARNÛBÎYE = SILIQUE
- SİLİNDİR:
YARIM KÜRE ve/+/||/<> KONİ
( Silindir )
- SİLİSYUM KARBÜR[Fr. < CARBURE] = KARBORUNDUM[Fr. < CARBORUNDUM]
( Karbonun başka bir öğeyle birleşmesinden oluşan nesne. = Aşındırıcı nesne olarak kullanılan silisyum karbürün ticaretteki adı. )
- SİLLE ile SİLLE TOKAT
- SİLME ile KAZIMA
- SİLMEK ile SİLMECE ile SİLMECİ/LİK ile SİLME KALIBI ile SİLME TAHTASI ile SİLME MAKİNESİ
- SİLSİLE:
EZOTERİZM'DE ile MİSTİSİZM'DE
( Vardır. İLE Yoktur. )
- SİLSİLE[Ar.] değil/yerine/= DİZİ
( Birbirine bağlı, birbiriyle ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra. | Bilinen en eski atalardan, yaşayan torunlara kadar aile sırası. )
( SERIES, CHAIN | GENEALOGY vs. SERIAL )
- SİLSİLE ile MATRİS
- SİLSİLE ile ŞECERE
- SİLSİLE ile/ve SÜREKLİLİK
- SİLSİLE[Ar.] ile ZİNCİR, ZİNCİRLEME OLAN ŞEY
( ART ARDA GELEN ŞEYLERİN MEYDANA GETİRDİĞİ SIRA )
( SOYSOP )
( ZİNCİR, ZİNCİRLEME OLAN ŞEY )
- ŞİLT ile ŞİLTE
- ŞİLTE = DÖŞEK
( Üstünde oturulan, yatılan, içi yünle, pamukla doldurulmuş döşek. )
- SİLÜET[Fr. < SILHOUETTE] değil/yerine/= GÖLGE/KARALTI/KARARTI
- SÎM MECÎDİYYE ile ...
( Yirmi kuruş değerinde gümüş para. )
- SİMÂT[Ar.] ile SİMÂT[Ar.] ile -SİMÂT[Ar. < SİME]
( Sofra, yemek masası. | Sofraya gelmiş yemekler. | Ziyafet. İLE Nişan, alâmet; damga, iz. İLE Damgalar, izler, işaretler. )
- SİMGE:
BULUŞMA ve/+/||/<> BİRLEŞME
- SİMGE ile/ve DUYU
( Tini gösterir. İLE/VE Nesnenin görünüşünü gösterir. )
( SYMBOL vs./and SENSE )
- SİMGE ile/ve/değil EŞİK
- SİMGE ile/ve/<> İŞARET
( SYMBOL vs./and/<> SIGN )
- SİMGE ile/ve/<> KAVRAM
( SYMBOL vs./and/<> CONCEPT )
- SİMGE ile KAVRAM
( SYMBOL vs. CONCEPT )
- SİMGE ile/ve/||/<>/> MAZMUN
- SİMGE = REMZ[çoğ. RÜMÛZ(ÂT)] = SYMBOL[İng., Alm.] = SYMBOLE[Fr.] = SYMBOLON[Yun.] = SIMBOLO[İsp.]
- SİMGE ile/ve/||/<> SEZGİ
- SİMGE ile/ve SİMGE
( SYMBOL vs./and SYMBOL )
- SİMGE ile/ve/||/<>/> SİMGENİN SİMGESİ (ARACI VE KAYNAĞI)
( ... İLE/VE/||/<>/> Ayna ve birey[insan]. )
- SİMGE YAZI
- SİMGEBİLİM = SYMBOLICS[İng.] = SYMBOLIQUE[Fr.] = SYMBOLIK[Alm.]
- SİMGELEMEK ile SİMGELEŞMEK ile SİMGELEŞTİRMEK ile SİMGELEŞTİRİLMEK ile SİMGE ile SİMGECİ/LİK ile SİMGESEL/LİK ile SİMGESEL MANTIK
- SİMGELEŞTİRME ile/ve BENZETME
( TO SYMBOLIZE vs./and TO LIKEN )
- SİMGELEŞTİRME ile/ve/<> DIŞLAŞTIRMA
( SYMBOLIC/NESS vs./and/<> TO EXTERNALIZE )
- SİMGESEL DÜŞÜNCE ile/||/<> SOMUT DÜŞÜNCE
( Soyut kavramlar. İLE Doğrudan algılanan nesnelerdir.
Üst Paleolitik'te gelişti. İLE Mağara sanatı ve ritüeller ortaya çıktı.
Göbeklitepe ve gelişmiş simgesel düşünce. İLE Toplayıcı-avcılarda soyutlama yetisi gösterir. )
- SİMGESEL DÜŞÜNME ile/ve/> DÜŞÜNCENİN, KENDİNİ ÖRMESİ
- DÜŞÜNME:
SİMGESEL ile/değil YAPISAL
- SİMİLARİTY ile/||/<> CONGRUENCE
( Similarity P⁻¹AP İLE congruence P^TAP. )
( Formül: Change of basis İLE quadratic )
- SIMILARLY :/yerine BENZER ŞEKİLDE
- ŞİMİOTAKSİ[Fr. CHIMIOTAXIE] değil/yerine/= KİMYA GÖÇÜMÜ
- ŞİMİOTROPİZM[Fr. CHIMIOTROPISME] değil/yerine/= KİMYA DOĞRULUMU
- SIMPLE :/yerine BASİT
- SIMPLY :/yerine SADECE, BASİTÇE
- SİN[Türkçe]/KABİR/KABR[Ar.], MEZAR/GÛR[Fars.] ile/ve/||/<> TÜRBE/TOMB/KEŞENE/KESENE
( [kökeni/etimolojisi] MEZAR[< ZİYARET[Ar.]): Anadolu Türkçesi'ne anlam değiştirerek, ölünün gömüldüğü yer olarak geçmiştir. İLE Topraklanmış, toprak örtülmüş. )
( İşlerinizden sıkıldığınızda kabirleri/mezarlıkları, türbeleri ziyaret ediniz. )
- SİN ile SİNE ile SİNİ
- SINAY/PROFESÖR ile AGREJE
( ... İLE Bazı ülkelerde, Profesör olmak için sınav veren kişi. )
- SINCE :/yerine -DEN BERİ, ÇÜNKÜ
- SİNDİRİM İLE SOLUNUM İLE DOLAŞIM İLE BOŞALTIM İLE ÜREME ile/||/<> TEMEL YAŞAM İŞLEVLERİ
( Canlıların hayatta kalması ve devamı için gerekli beş temel sistem. )
( Formül: C₆H₁₂O₆ + 6O₂ → 6CO₂ + 6H₂O + ATP )
( William Harvey tarafından 1628 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1578-1657) (Ülke: İngiltere) (Alan: Tıp) (Önemli katkıları: Kan dolaşımı sistemi) )
- SİNDİRİM ile/ve/<>/> ÖZÜMSEME
- SİNDİRME ile SİNDİRME
- SİNE[Fars.] = SADIR/SADR[Ar.]
- SİNE[Ar.] ile SÎNE[Ar.]
( Uyuklama, uyku bastırma, ımızganma. İLE Göğüs, yürek/kalp. )
- SİNEK ile ÇEÇE[Fr. < TSE-TSE]
( ... İLE İkikanatlılardan, insana uyku hastalığı aşılayan, sinekten büyük bir cins Güney Afrika böceği. )
( .. cum GLOSSINA )
- SINERJİZM/SYNERGISM[İng.] değil/yerine/= YÖNDEŞ ETKİLEME | ARTI ETKİLEME
- SİNGAPUR'DA RESMÎ DİL:
ÇİNCE ile/ve/<> MALAYCA ile/ve/<> TAMİLCE
- SİNGLE ATOM İLE CLUSTER İLE NANOPARTİCLE ile/||/<> KATALİZÖR BOYUTLARI
( Farklı boyutlardaki katalizör yapıları. )
( Formül: Aktivite ∝ 1/d )
- SINGLE :/yerine TEK, BEKAR
- SINIF = CLASS[İng.] = CLASSE[Fr.] = KLASSE[Alm.] = CLASSIS[Lat.] = CLASE[İsp.]
- SINIF ile/ve ŞUBE
( CLASS vs./and DEPARTMENT/SECTION )
- SINIF/DERSHANE değil/yerine/= ÖĞREŞLİK/ÖĞRETEY
- SINIFLANDIRMA HATALARI:
BÜTÜNLEME ile/ve/||/<> İNDİRGEME
( FALLACY OF COMPOSITION vs./and/||/<> FALLACY OF DIVISION )
- SİNÎN[Ar. < SENE] ile Sînîn[Fars.]
( Yıllar. İLE Sînâ Dağı, Tûr-i Sînâ. )
- SINIR DIŞI ETME ile SÜRGÜN EDİLEN
( DEPORTATION vs. DEPORTEE )
( نفي بلد ile اخراج شده )
( نفي بلد ile AKHARAJ SHODEH )
- SİNİR ile AK MADDE
( ... İLE Demet durumundaki sinir liflerinden oluşan beynin iç, omuriliğin dış tabakası. )
- SINIR ile/ve/değil/yerine/<> ÇARE
( Çare/ler... [için burayı tıklayınız] )
- SINIR ile/ve/<>/değil/yerine ÇERÇEVE
- SİNİR ile/ve/||/<> DAMAR ile/ve/||/<> AKKAN/LENF[Fr. < LYMPHE]
( Duyu ve hareket uyarılarını, beyinden örgenlere, örgenlerden beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. İLE/VE/||/<> Canlı varolanlarda kanın ya da besleyici sıvıların dolaştığı kanal. İLE/VE/||/<> Damarlarda dolaşan kanla, doku öğeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı. )
- SINIR = HAT/HADD, HUDUT = LIMIT[İng.] = LIMITE[Fr., İsp.] = GRENZE[Alm.] = LIMITIS[Lat.] = PERAS[Yun.]
- SINIR ile/ve/||/<> KIYI ile/ve/||/<> UFUK ile/ve/||/<> YERYÜZÜ ile/ve/||/<> GÖKYÜZÜ ile/ve/||/<> KÜRE ile/ve/||/<> ARAF ile/ve/||/<> EŞİK ile/ve/||/<> BAĞLAÇ ile/ve/||/<> KURGU
( Önemli eşikler ve sınırlar. )
- SİNİRCE ile/değil/yerine KORUYUCULUK
( TAASSUB ile/değil/yerine MUHAFAZAKÂRLIK )
- SINIRLAMA ile/ve/<> BÖLÜMLEME
- SINIRLAMA ile/ve/<> ÇERÇEVELEME
( LIMITING vs./and/<> TO FRAME )
- SINIRLAMA ile/ve/< İNDİRGEME
( INTERFERENCE vs./and/< REDUCTION )
- SINIRLANDIR(IL)MA ile/ve/||/<>/> YÖNLENDİR(İL)ME
- SINIRLANDIRMA ile/ve/değil/||/<>/< ÇERÇEVELENDİRME
- SINIRLANDIRMA ile/ve (ÖZEL) YÖNLENDİRME
- SINIRLANDIRMA ile/ve/||/<>/> SİNİRLEN(DİR)MEME
- SINIRLAR:
GÖVDEDE ile/ve/||/<>/> DUYUDA ile/ve/||/<>/> BEYİNDE
( - İnsan gövdesinde 100 trilyon göze(hücre) vardır. [Bu gözelerden 50 milyonu her saniye yenilenir. Her gözede ise 15 milyar atom vardır.]
- Kalp, kanı 30 metre yüksekliğe fışkırtabilecek kadar güçlüdür.
- Kalp, bir dakikada gövdemizdeki kanın tamamını dolaştırır.
- Kan, bir günde gövdemizde tam 96 bin 540 km. yol alır.
- Kalp, yaşam boyunca iki buçuk milyar kereden daha fazla atar. 200 milyon litreye yakın kan pompalar.
- Toplam alyuvar sayısı [eritrosit] 25 trilyondur.
- Toplam akyuvar sayısı [lökosit] 25-100 milyar arasıdır.
- Çenemiz, bir şey çiğnerken 100 kiloya kadar basınç uygular.
- Gövdemizde 650 kas vardır, en güçlü kasımız da dilimizdir.
- Beynimizde 100 milyar sinir gözesi vardır ve bu gözelerin gönderdiği iletiler, saatte 274 km hızla yayılır.
- Bağırsaklarımızın toplam uzunluğu 200 metredir.
- Gövdemiz, Yaşam boyunca 20 kilo deri atar.
- Derideki sinirlerin uzunluğu 72 km.'yi bulur.
- Kişi, bir günde yirmidört bin kez soluk alıp verir.
- İnsan gövdesindeki damarlar, uc uca getirilse oluşan uzunluk, dünyayı iki kez dolaşır. [40.000 km. x 2 = 80.000 km.] )
- Sinirli olduğunda DİNLE!!!
- SİNNEN[Ar. < SENE] ile SİNNÎ[Fars.]
( Yaşça, yaş bakımından. İLE Dişe ait, dişle ilgili. )
- SİNSİLEŞMEK ile SİNSİ/LİK ile SİNSİN ile SİNSİCE
- SİPER[Fars.]/KAZAMAT[Fr. < CASEMATE] değil/yerine/= KUYTU, DULDA[yerel]
( Yağmur, güneş ve yelin etkileyemediği, gizli, kuytu yer. | Esirgeme, koruma. )
( KAZAMAT: Toplardan, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper. )
( Kışın duldasında, yazın gölgesinde. )
- SİPER-İ SAİKA[Ar.]/PARATONER[Fr. < PARATONNERRE]["PARATONEL" değil!] değil/yerine/= YILDIRIMSAVAR/YILDIRIMKIRAN/YILDIRIMLIK
- ŞIRA[Fars. < ŞİRE] ile/||/<>/> GÜNBALI
( Henüz mayalanmamış üzüm suyu. | Bazı meyve ve sebzelerin özü. @@ Güneş altında bırakılarak koyulaştırılmış üzüm şırası. )
- SIRADANLAŞMA ile/ve/||/<> NORMALLEŞME
- ŞÎRÂZE[Fars.] ile ...
( Ciltçilikte, kitap yapraklarını düzgün tutmaya yarayan ibrişimden örülmüş ince şerit. | Pehlivan kispetinin paçası. | Esas, düzen, nizam. )
- SIRDAŞ ile KENDİNDEN EMİN ile KENDİNDEN EMİN ile GİZLİCE ile GÜVENLE
( CONFIDANT vs. CONFIDENCE vs. CONFIDENT vs. CONFIDENTIALLY vs. CONFIDENTLY )
( محرم راز ile هم رائ ile همراز ile محرم اسرار ile سرنگهدار ile رازدار ile اطمينان ile اعتماد ile وثوق ile استظهار ile دلگرمي ile دلگرم ile بطور محرمانه ile متوکلاً )
( MAHRAM RAZ ile NPAM RAYE ile CPEHMARAZ ile MAHRAM ESRAR ile SARANGEIDAR ile RAZDAR ile ETMYNAN ile ETEMAD ile VOSOQ ile ESTEZEHAR ile DELGARAMY ile DELGARAM ile BETOR MOHARMANEH ile MOTOKLAN )
- SIRF VARLIK(ENE) ile/ve MUTLAK VARLIK ile/ve MUKAYYET VARLIK
( Deneyimi olanaklı kılan Mutlak'tır. Onu gerçektleştiren ise Öz Varlık'tır. )
- ŞIRINGA[İng. < SYRINGE]/ENJEKTÖR değil/yerine/= İĞNE
- SİRKE ile/ve/||/<> ASETİK[Fr. < ACÉTIQUE]
( ... İLE Sirkeyle ilgili, sirkeyle aynı özellikleri taşıyan. )
- SİRKE[Ar.] ile SİRKE[Ar.]
( Ekşimiş üzüm suyu. | Birtakım kimyasal yöntemlerle hazırlanmış bileşiklerin ortak adı. İLE Bit, tahtakurusu gibi asalak böceklerin yumurtası. )
- ŞİRKETLER, HİZMETLERİNDE:
UCUZ İSE ile/ya da/<> HIZLI İSE ile/ya da/<> NİTELİKLİ İSE
( Niteliksiz ve hızlıdır. İLE/YA DA/<> Ucuz ve niteliksizdir. İLE/YA DA/<> Pahalı ve yavaştır. )
( Dünyada, hiçbir şirket, bir işi, hem ucuz, hem hızlı, hem de nitelikli yapamaz. )
- ŞİRPENÇE[Fars.] değil/yerine/= ASLANÇIBANI/KIZILYARA
( Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin yangılanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların neden olduğu bir kan çıbanı. )
- ŞİRRETLEŞMEK ile ŞİRRET/LİK ile ŞİRRETÇE
- SIRS/SYSTEMIC INFLAMMATORY RESPONSE SYNDROME[İng.] değil/yerine/= SİSTEMİK ENFLAMATUVAR YANIT SENDROMU, SİSTEMİK YANGISAL YANIT BELİRGESİ
- SIRT DESTEĞİ ile GERİ ile ARKA SOKAK ile İLERİ GERİ ile SIRT OLUŞUMU ile ARKASI ile GERİ ÇEKİLMEK ile YEDEKLE ile ARKA BAHÇE
( BACK REST vs. BACK vs. BACK ALLEY vs. BACK AND FORTH vs. BACK FORMATION vs. BACK OF vs. BACK OUT vs. BACK UP vs. BACK YARD )
( کول ile خلف ile ظهر ile عقبي ile عقب ile پشتانداختن ile پشت ile پس کوچه ile پس و پيش ile لغت سازي ile پس ile زه زدن ile دبه کردن ile دبه در آوردن ile تکيه گاه ile بعقب بردن ile بعقب رفتن ile پشتي کردن ile حياط )
( کول ile خلف ile ZANPAR ile AGHABY ile AGHAB ile پشتانداختن ile POSHT ile PES KUCHEH ile PES VE PEYSH ile LAGHAT SAZY ile PES ile ZAH ZADAN ile DABEH KARDAN ile DABEH DAR AVARDAN ile TAKYYEH GAH ile BAGHAB BARDAN ile BAGHAB RAFTAN ile POSHTY KARDAN ile HEYAT )
- SIRTTA TAŞINAN GİYSİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÜZDE TAŞINAN İFADE
- ŞİŞE değil/yerine/= KÜÇÜK ŞİŞE/FLAKON
- ŞİŞE ile POTKAL[İt.]
( ... İLE Kaza ya da başka bir olayı karadakilere bildirmek için gemilerden denize salınan, içinde mektup olan şişe. )
- ŞİŞE ile/ve/değil/yerine/<> SAĞRAK/KADEH
- ŞİŞE[Fars. :Cam.] ile ŞİŞE
( İçerisine sıvı konulan, cam ya da plastikten yapılmış, dar ağızlı uzun kap. | Bu kabın aldığı miktarda olan. | Gaz lambasında fitil çevresine konulan cam koruyucu. İLE Tavan tahtaları arasındaki açıklığı kapatmak için uzunluğuna çakılan çıta. )
- ŞİŞE ile ŞİŞE KAPAĞI ile ŞİŞE AÇACAĞI ile DARBOĞAZ
( BOTTLE vs. BOTTLE CAP vs. BOTTLE OPENER vs. BOTTLENECK )
( بطري ile شيشه ile دربطري ريختن ile در بطري ile دربازکن ile تنگنا )
( BETRY ile SHYSHEH ile DARBETRY RYKHTAN ile DAR BETRY ile DARBAZKON ile TANGNA )
- ŞİŞE ile SÜBEK
( ... İLE Bazı yerlerde, beşikteki çocukların bacakları arasına yerleştirilen sidik şişesi ya da sidiği bir kaba akıtacak boru. )
- ŞİŞE ile/||/<> SÜRAHİ
- ŞİŞELEMEK ile ŞİŞELENMEK ile ŞİŞ ile ŞİŞE/LİK ile ŞİŞECİ/LİK ile ŞİŞ KÖFTE ile ŞİŞ KEBABI
- ŞİŞİRME ile ŞİŞİRMECE ile ŞİŞİRME HABER
- ŞİŞİRME ile "ŞİŞİRME"/ŞİŞİRMECE
( Şişirme işi. İLE Baştan savma, kötü iş. )
- ŞİŞKİN/LİK ile ŞİŞKİNCE
- ŞİŞMANLIK(OBEZİTE) <>/> KÖTÜRÜMLÜK(FELÇ)
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- ŞİST[Fr. SCHISTE] değil/yerine/= KAYAÇ
( Kolayca yapraklara ayrılabilen, silisli, alüminli tortul kayaçların genel adı. | Kömürle karışık, tüm moloz maddelerinin bilimsel adı. | Kil taşı. )
- SİSTEM = KAİDE, KÂ'İDE = SYSTÈME, MÉTHODE
- SİSTEM = MANZÛME = SYSTEM[İng.] = GLIEDERUNG, LEHRBAU, SYSTEM[Alm.] = SYSTÈME[Fr.] = SÜSTEMA[Yun.] = SİSTEMA[İt.]
- SİSTEM[İng., Fr.] ile/ve ŞABLON[Alm. SCHABLONE]
( Düzen. | Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. | Yol, yöntem. | Bir aracı oluşturan düzen, düzenek/tertibat. | Model, tip. | [felsefe] Dizge. İLE Üzerindeki harf ve biçimlerin çevre çizgileri kalem ucu girecek biçimde oyuk olan, bu çizgilerden kalemle istenilen biçim elde edilen, metal ya da plastikten cetvel. | Değişik alanlarda düzeltme, belirleme, ölçme, denetleme işlerinde kullanılan ve yaptığı işe göre yapısı değişen araç. | Çok kez tekrarlandığından, kanıksanmış basmakalıp örnek. )
( SYSTEM vs./and TEMPLATE )
- SİSTEMATİZASYON değil/yerine/= DİZGELEŞTİRME
- SİSTEM/MANZUME değil/yerine/= DİZGE
- SİSTİRELEMEK ile SİSTİRE ile SİSTİRECİ
- SİT ile SİTE ile SİT ALANI
- ŞİTÂİYYE[Ar.] değil/yerine/= KIŞLIK KONUT
- SİTÂRE[Ar. < SETR | çoğ. SETÂİR] ile SİTÂRE[Fars. çoğ. SİTÂREGÂN]
( Örtünülecek, perdelenecek şey. İLE Yıldız. | Taih, kader, baht. )
- SITE :/yerine ALAN, SİTE
- SİTE[Fr. < Yun.] ile POLİS[Fr. < Yun.]
( Daha çok, belirli meslek bireyi için yapılmış ya da belirli amaçlarla kurulmuş konutlar topluluğu. | İlkçağda, kendi yasalarıyla yönetilen, bir ya da birkaç kentten oluşan devlet. | Kent. İLE Kent. | Kent düzenini sağlayan yetkilendirilmiş güç. )
(1996'dan beri)