E ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 13.146 başlık/FaRk ile birlikte,
13.146 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(40/54)
- PORTABIL/PORTABLE[İng.] değil/yerine/= TAŞINABİLİR
- PORTE[Fr.] değil/yerine/= DİZEK[müzik'te]
( Notaların, üzerinde ya da arasında yazıldığı, beş koşut çizgi. )
- PORTE değil/yerine/= DİZEK
- PORTEKİZCE ile PORTEKİZLİ
- PORTRAIT :/yerine PORTRE
- PORTRE PORTE
- PORTRE ile PORTE
( Bir kişinin yağlıboya, fotoğraf vb. bir yolla yapılmış betimi. | Bir kişinin, bir şeyin özlü ya da yazılı betimi. İLE Notaların, üzerinde ya da arasında yazıldığı, beş koşut çizgi. )
- PORTRE ile PORTRECİ/LİK
- POS/PROOF OF STAKE[İng.] değil/yerine/= PAY KANITI
- POSA ile CİBRE[< Yun.]
( Suyu alınmış her tür yiyecek maddesinin artığı. | Tortu, çökelti. | Ezilmiş pancarın, soğuk suda birkaç kez sıkılmasından sonra geriye kalan ve suda erimeyen artık. İLE Sıkılıp suyu alınan üzüm ve başka meyvelerin posası. )
- POSE :/yerine POZ VERMEK
- POSİTİVE DEFİNİTE ile/||/<> POSİTİVE SEMİDEFİNİTE
( Definite xᵀAx > 0, semidefinite xᵀAx ≥ 0. )
( Formül: Strict İLE non-strict inequality )
- POSITIVE :/yerine OLUMLU, POZİTİF
- POSSIBILITY vs. CHANCE
- POSSIBLE :/yerine MÜMKÜN
- POSSITIVE RESPOND vs. RESPONSE
- POSTAHANE ile/değil SU ALTI POSTAHANESİ
( Dünyanın tek sualtı postahanesi, Vanuatu'nun Port Vila yakınlarındaki Hideaway Adası'nda bulunmaktadır. )
- POSTOP./POSTPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SONRASI
- POSTOPERATİF/POSTPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SONRASI
- POSTÜR/POSTURE[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DURUŞU
- POSTURE/POSITION vs./and ATTITUDE
- POTA[Fars. < BÛTE] ile POTA[Fr. < POTEAU]
( İçinde maden ergitilen kap. İLE Baskette, topun sokulmaya çalışıldığı çember. )
- Bİ'L KUVVE[Ar.]/POTANSİYEL[Fr., İng. < POTENTIAL] değil/yerine/= İÇKİN/GİZİL/GİZİLGÜÇ
- POWER vs./and RESISTANCE
- POWER vs./and TO RULE/DOMINATE
- POZİTİF DÜZENLEME ile/||/<> NEGATİF DÜZENLEME
( Pozitif aktivatör gerek, negatif repressor kalkar. )
( Formül: Activator required İLE repressor removed )
- POZİTİF/POSITIVE[İng.] değil/yerine/= VAROLAN | ARTI | OLUMLU
- PRACTICAL vs. PRACTICABLE
- PRACTICE :/yerine UYGULAMA, PRATİK
- PRAGMACILIK = PRAGMATISM[İng.] = PRAGMATISME[Fr.] = PRAGMATISMUS[Alm.] = PRAGMA[Yun.]
- PRAGMATİK ANALİZ/PRAGMATICS[İng.] değil/yerine/= EDİMBİLİMSEL ÇÖZÜMLEME
- PRAY vs. INVOKE
- PRE- ile PRO- ile PROTO- ile POST- ile RE- ile RETRO- ile SUPRA-
( ... öncesi. İLE Önce, önünde. İLE İlk- İLE ... sonrası. İLE Yeniden. İLE ... arkası. İLE ... üstü. )
- PRECAUTION vs. COMPOSURE
- PRECISE(NESS) vs. DEFINITE vs. ABSOLUTE
- PRECİSION MEDİCİNE ile/||/<> EVİDENCE-BASED MEDİCİNE
( Precision medicine moleküler profil tabanlı tedavi seçimiyken İLE evidence-based medicine klinik çalışma sonuçları tabanlı tedavidir )
( Formül: Biomarker stratification )
- PREDİKTİF/PREDICTIVE[İng.] değil/yerine/= ÖNGÖRDÜRÜCÜ (ETKEN)
- PREFER vs. CHOOSE
- PREFERENCE :/yerine TERCİH
- PREGNANT :/yerine HAMİLE
- PREMATÜRE/PREMATURE[İng.] değil/yerine/= ERKENDOĞAN, GÜNSÜZ | ERKEN
- PREMATÜRE değil/yerine/= ERKEN DOĞAN
- PRENSİP OLARAK .../PRENSİPTE ... değil/yerine İLKECE ...
- UMDE[Ar.]/PRENSİP[İng. < PRINCIPLE] değil/yerine/= İLKE
- PRENSİP/Lİ/PRINCIPLE[İng.] değil/yerine İLKE/Lİ
- PREOP./PREOPERATİF PREOPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT ÖNCESİ
- PREPARAT/PREPARATE[İng.] değil/yerine/= HAZIR İLAÇ
- PREPARE :/yerine HAZIRLAMAK
- PRESCRIPTION :/yerine REÇETE
- PRESENCE :/yerine VARLIK
- PRESENT vs. BRIBE
- PRESENT vs. FUTURE
- PRESENT :/yerine SUNMAK, MEVCUT, HEDİYE
- PRESENTATION vs. TO TELL/TO EXPLAIN/TO DESCRIBE
- PRESERVE :/yerine KORUMAK
- PRESLEMEK ile PRESLENMEK ile PRES ile PRESE ile PRESÇİ/LİK
- PRESSURE :/yerine BASKI
- PREVALANS/PREVALENCE[İng.] değil/yerine/= YAYGINLIK ORANI
- PREVANTİF/PREVENTIVE[İng.] değil/yerine/= ÖNLEYİCİ
- PREZANTE ile PREZANTASYON
- PRICE :/yerine FİYAT
- PRIDE :/yerine GURUR
- PRIMARILY :/yerine ÖNCELİKLE
- PRIME :/yerine BAŞLICA, BİRİNCİ
- PRIME[İng.] değil/yerine/= ÖNCEL
- PRIMİTİF/PRIMİTIVE[İng.] değil/yerine/= İLKEL
- PRIMUM NIHIL NOCERE[İng.] değil/yerine/= ÖNCELİKLE ZARAR VERME
- PRIMUM[İng.] değil/yerine/= İLK | ÖNCE
- PRİNCİPAL VALUE ile/||/<> BRANCH
( Principal ana değer, branch dal seçimi. )
( Formül: Main value İLE branch choice )
- PRINCIPLE vs. PREACCEPTANCE
- PRINCIPLE :/yerine İLKE
- PRISON :/yerine HAPİSHANE
- PRIVATE :/yerine ÖZEL
- PRİZ[Fr. < PRISE] ile/ve/||/<>/< FİŞ[Fr. < FICHE]
( Elektrik akımı almak için fişin sokulduğu yuva. İLE/VE/||/<>/< Prizden akım almaya yarayan araç. | Bir yapıtın hazırlanmasında kolaylık sağlamak ya da bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklardan her biri. | Bir işi yaptırmak ya da gereken kaydın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri, makbuz. )
( 
)
- PRN/PRO RE NATA[İng.] değil/yerine/= GEREKSİNIM DURUMUNDA, İHTİYAÇ HALİNDE
- pro rat. aet.[Lat. < PRO RATIONE AETATIS] değil/yerine/= YAŞA GÖRE
- PROBABILITY vs. CHANCE
- PROBABILITY MEASURE ile/||/<> COUNTING MEASURE
( Probability μ(Ω)=1, counting her nokta 1. )
( Formül: Normalized İLE discrete uniform )
- PROBABLE vs. LIKE
- PROCEDURE vs./and/<> PROCESS
( İşlem. İLE Süreç. )
- PROCESS vs. DURABLE
- PROCESS vs. PHASE
- PROCESS vs./and STRUCTURE
- PROCESS vs./ <> OUTCOME
( proses vit autkam )
( SÜREÇ ile SONUÇ )
- PRODUCE :/yerine ÜRETMEK
- PROFESÖR ile SLADE
( ... İLE Cambridge, Oxford ve Londra üniversitelerinde kıdemli sanat profesörlerine verilen unvan. )
- PROFESYONELLEŞMEK ile PROFESYONELLEŞTİRMEK ile PROFESYONEL/LİK ile PROFESYONELCE
- PROFİL/PROFILE[İng.] değil/yerine/= DÖKÜM | YANDAN GÖRÜNÜŞ
- PROFİLAKSİ/PROPHYLAXIS[İng.] değil/yerine/= ÖNLEME
- PROFILE :/yerine PROFİL
- PROFIT vs. BENEFIT/ADVANTAGE
- PROGRAM vs. PROGRAMME
- PROGRAM[İng. PROGRAM | Fr. PROGRAMME ] değil/yerine/= KOMUTLAM
- PROGRESİF/PROGRESSIVE[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİCİ
- PROGRESS :/yerine İLERLEME
- PROJE ile FORMÜL
( VADE-MECUM: Cepte taşınabilecek boyda formül kitabı. )
- PROJE ile iDEA
- PROJE ile MODEL
- PROJE[İng. PROJECT] değil/yerine/= TASARI/İŞ
- PROJECT :/yerine PROJE
- PROJEKTIL/PROJECTILE[İng.] değil/yerine/= MERMİ, ATIŞ
- PROJELENDİRMEK ile PROJE ile PROJECİ/LİK
- PROKARYOT GÖZE ile/||/<> ÖKARYOT GÖZE
( Prokaryot gözelerde çekirdek zarı yoktur, ökaryot gözelerde ise çekirdek zarı vardır. )
( Robert Hooke | 1665 | 17. Yüzyıl | İlk hücre gözlemi (1635 - 1703) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Biyoloji) (Önemli katkıları: Hooke yasası, hücre keşfi) )
- PROKARYOT GÖZE ile/||/<> ÖKARYOT GÖZE
( Prokaryot gözelerde çekirdek zarı yoktur, ökaryot gözelerde ise çekirdek zarı vardır. )
( Robert Hooke tarafından 1665 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1635-1703) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Biyoloji) (Önemli katkıları: Hooke yasası, hücre keşfi) )
- PROKARYOTİK GÖZE ile ÖKARYOTİK GÖZE
( Çekirdek ve organeller içermeyen basit gözeler. İLE Çekirdek ve organeller içeren karmaşık gözeler. )
- PROKOPE ile/ve/||/<>/> PROFECTUS ile/ve/||/<>/> PROGRESS
( Antik çağda. İLE/VE/||/<>/> Orta çağda. İLE/VE/||/<>/> Modern çağda. )
- PROLIFERATİF/PROLIFERATIVE[İng.] değil/yerine/= ÇOĞALAN
- PROMISE :/yerine SÖZ VERMEK, SÖZ
- PROMISSORY NOTE and BILL OF EXCHANGE
( Bono. VE Poliçe. )
- PROMOTE :/yerine TERFİ ETTİRMEK, TEŞVİK ETMEK
- PRON/PRONE[İng.] değil/yerine/= YÜZÜSTÜ
- PROP/PROBE[İng.] değil/yerine/= BAŞLIK, MIL
- PROPERLY :/yerine DÜZGÜNCE
- PROPOSE :/yerine ÖNERMEK
- PROPRIOSEPTİF/PROPRIOCEPTIVE[İng.] değil/yerine/= DERİN DUYU
- PROSEDÜR/PROCEDURE[İng.] değil/yerine/= İŞLEM
- PROSPEKTİF EVALÜASYON/RETROSPECTIVE EVALUATION[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİK DEĞERLEME
- PROSPEKTİF/PROSPECTIVE[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİK
- PROTEKTİF/PROTECTIVE[İng.] değil/yerine/= KORUYUCU
- PROTEZ[Fr. PROTHESE] değil/yerine/= TAKMA ...
( Eksik bir örgenin yerini tutmak, bir örgenin sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapay örgen ya da parça. | Bu amaçla yapılıp kullanılan örgen. | [dilb.] Öntüreme. )
- PROTOKOL ile FORMALİTE
( PROTOCOL vs. FORMALITY )
- PROTOTİP/PROTOTYPE[İng.] değil/yerine/= ÖN MODEL | İLK ÖRNEK
- PROVE :/yerine KANITLAMAK
- PROVİDANSİYALİZM[Fr./İng. PROVIDANTIALISM/E] değil/yerine/= KAYRACILIK
( Evrendeki tüm olayları tanrısal nedene dayandıran, insanın ancak Tanrı kayrasıyla, bağışıyla kurtulabileceğini ileri süren öğreti. )
- PROVIDE :/yerine SAĞLAMAK
- PROVINCE :/yerine İL, BÖLGE
- PROVOKATİF/PROVOCATIVE[İng.] değil/yerine/= KIŞKIRTICI
- PROVOKE ile PROVOKASYON
- PSEUDOİNVERSE ile/||/<> INVERSE
( Pseudoinverse A⁺ genel İLE inverse A⁻¹ kare için. )
( Formül: General İLE square only )
- PSİKOLOJİ ile/ve BİLİM ile/ve FELSEFE
( Bilinçle. İLE/VE Nesnelerle. İLE/VE Bilincin bilinci. )
- PSİKOLOJİ'DE
( * YAKLAŞIM TÜRLERİ'NDE:
NÖROBİYOLOJİK ile/ve DAVRANIŞSAL ile/ve BİLİŞSEL ile/ve PSİKOANALİTİK ile/ve FENOMENOLOJİK
* PSİKOLOJİ ALANLARI'NDA:
DENEYSEL ile/ve FİZYOLOJİK ile/ve GELİŞİMSEL ile/ve KİŞİLİK ile/ve SOSYAL ile/ve BİLİŞSEL ile/ve KLİNİK VE DANIŞMANLIK ile/ve OKUL VE EĞİTİM ile/ve ENDÜSTRİ
* ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ'NDE:
DENEYSEL ile/ve GÖZLEM ile/ve TARAMA ile/ve TEST ile/ve VAK'A TARİHÇESİ )
- PSİKOSOMATİK/PSYCHOSOMATIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNE DAYALI GÖVDE
- PSİŞE/PSYCHE[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE, DUYGU, DAVRANIŞ, DEĞER, DENEYİM VE DİL
- PUAN MUN JON:
KUZEY KORE ve/<> GÜNEY KORE
( Kore'yi ikiye bölen, 38. paralelde bulunan bir köy. )
( [o dönemde] Sovyetler Birliği'nin egemenliğindeydi. VE/<> ABD'nin egemenliğindeydi. )
( Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki bazı FaRkLaR'ı görmek için burayı tıklayınız... )
- PÛJÎNE[Fars.] ile ...
( 1240 gr. ağırlığında bir ölçü. | Kantar. )
- PUL ile PUL PUL ile PUL ŞİŞE ile PUL BİBER ile PUL KANATLILAR ile PUL KOLEKSİYONCUSU ile PUL KOLEKSİYONCULUĞU
- [not] "PULL/INFLUENCE" vs./and TO GIVE (HIS/HER/ITS) DUE
- PULSATIL/PULSATILE[İng.] değil/yerine/= VURUMLU
- PÜNEZ[Fr.] değil/yerine/= RAPTİYE[Ar.]
( Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt ya da karton gibi şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç. )
- PUNGENT vs. DENSE
- PÜR ile PÜRE
- PURCHASE :/yerine SATIN ALMAK
- PURE vs. SIMPLE
- PURE :/yerine SAF
- PURITY and WISDOM and LOVE
- PURITY vs. TOLERENCE
- PURPOSE :/yerine AMAÇ
- PURSANTAJ[İng. < PERCENTAGE]["PURSUNTAJ" değil!] değil/yerine/= YÜZDE
( Filmlerin sinema salonlarında gösterildiği süre boyunca elde edilen bilet gelirlerinin dağıtım oranı. [Bu oran, yapımcılar, dağıtımcılar ve sinema salonları arasında bilet satışlarından elde edilen kazancın nasıl paylaştırılacağını belirler.] [Pursantaj oranı, genellikle film gösteriminin ilk haftalarında yüksek olur, ardından zamanla düşebilir.] )
- PURSUE :/yerine TAKİP ETMEK, SÜRDÜRMEK
- PÜS ile/||/<> PÜSE
( Erik, kayısı, badem vb. ağaçlardan sızan zamk, kedibalı, keven bitkisinden elde edilen zamk, kitre. İLE/||/<> Çamların çıralı yerlerinden elde edilen siyah katran. )
- PUSET[Fr. < POUSSETTE] değil/yerine/= (KÜÇÜK) ÇOCUK ARABASI
- PÜSKÜRME ile PÜSKÜRME BENLİ
- PÜSKÜRTME ile PÜSKÜRTME MAKİNESİ ile PÜSKÜRTME TABANCASI
- PÜSKÜRÜK ile PÜSKÜRÜK TAŞ ile PÜSKÜRÜK KÜLTE
- Q.N/QUAQUE NOCTE, EVERY NİGHT[İng.] değil/yerine/= HER GECE
- q.i.d.[Lat. < QUATER IN DIE] değil/yerine/= GÜNDE DÖRT KEZ
- QUALIFIERS ile/ve/||/<> SYMBOLS ile/ve/||/<> ATTRIBUTE ile/ve/||/<> OPERATORS ile/ve/||/<> VARIABLE ile/ve/||/<> VALIDATION
- QUALITY vs. DOSE
- QUALITY :/yerine KALİTE
- QUANTUM ERROR CORRECTİON ile/||/<> DECOHERENCE
( Quantum error correction kuantum bilgiyi korurken İLE decoherence çevresel bozulma sürecidir )
( Formül: Stabilizer codes )
- QUIETLY :/yerine SESSİZCE
- QUITE :/yerine OLDUKÇA
- quot. op. si.[Lat. < QUOTIES OPUS SIT] değil/yerine/= GEREKLİ ÖLÇÜDE
- QUOTE :/yerine ALINTI YAPMAK
- R-K ile/||/<> SPECAILIST-GENERALİST ile/||/<> KEYSTONE ile/||/<> EKOLOJİK STRATEJİLER
( Türlerin hayatta kalma stratejileri. )
( Formül: dN/dt = rN(1-N/K) )
- RÂBITA ile/ve/<> MUKÂREBE
( İki kişi arasında. İLE/VE/<> Kişiler arasında, meclislerde. )
( Bir râbıta, bin zâbıtaya yeter. )
- RACE :/yerine IRK, YARIŞ
- RAD/RADIATION ABSORBED DOSE[İng.] değil/yerine/= RADYASYON EMILIM DOZU
- RÂDÎ/RÂDÎYYE[Ar.] ile RÂDİYE[Ar. < RIZÂ] ile RA'DİYYE[Ar.]
( Rıza gösteren, kabul eden, boyun eğen. İLE Râzı olsun! İLE Torpil. )
- RADİUS OF CONVERGENCE ile/||/<> INTERVAL OF CONVERGENCE
( Radius R büyüklük, interval açık/kapalı uç noktalar. )
( Formül: Magnitude İLE endpoint behavior )
- RADYOAKTİF/RADIOACTIVE[İng.] değil/yerine/= IŞIN ETKIN
- RADYOAKTİF/RADYOAKTİVİTE[Fr.] değil/yerine/= IŞINETKİN/LİK
( Alfa, beta, gama ışınlarını yayma özelliği. )
- RADYOAKTİF/LİK ile RADYOAKTİFLEŞTİRME ile RADYOAKTİF İZOTOPLAR
- RADYOAKTİVİTE ile/||/<> ARAŞTIRMA
( Radyoaktivite araştırmaları ve kuramı )
( Marie Curie tarafından 1903 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1867-1934) (Ülke: Polonya/Fransa) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Radyoaktivite, polonyum ve radyum) (Nobel: 1903) )
- RADYOAKTİVİTE ile/||/<> RADYASYON
( Radyoaktivite çekirdekten İLE radyasyon genel enerji yayılımıdır. )
( Formül: Nükleer İLE genel )
- RADYOGRAFİ/RADIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= X-IŞINLI GÖRÜNTÜLEME
- RADYONÜKLIT/RADIONUCLİDE[İng.] değil/yerine/= IŞINLI ÇEKİRDEK
- RADYOOPAK/RADIOPAQUE[İng.] değil/yerine/= IŞIN GEÇİRMEZ
- RAFİNERİ[Fr.]/TASFİYEHANE[Ar.+Fars.] değil/yerine/= ARITIMEVİ
- RAHAT ile ÇOLPA/MELEME
( Rahatına düşkün. )
- RAHATLAMA ile/ve/değil/yerine/||/<> DENGELE(N)ME
- Rahatsız etmeyecek şekilde DİNLE!!!
- RAHLE[Ar.] ile SEHPA[Fars.]
( Üzerinde kitap okumak, yazı yazmak için yapılmış, küçük ve dar masa. İLE ... )
- RAHNE[Fars.] ile ...
( Gedik, yarık, yırtık ve bozuk yer. | Zarar, ziyan, bozukluk. )
- RÂÎ/RÂİYE[Ar. < RA'Y] ile RÂÎ/RÂİYYE[Ar.]
( Çoban, sığırtmaç. | Çobansı, çoban ve kır hayatını anlatan şiir. [İng., Fr. PASTORAL] İLE Rü'yet eden. | R harfine ait, r ile ilgili. )
- RAISE vs. RISE
- RAISE :/yerine YÜKSELTMEK
- RAJON değil RACON[argo | İt. < RAGIONE]
( Yol, yöntem, usûl. | Gösteriş, fiyaka. )
- RAKABÂT[Ar. < RAKABE] ile REKABET["ka" uzun okunur]
( Ense kökleri, boyunlar. | Kullar, köleler, cariyeler. İLE Gözleme, gözetleme. | Birbirini çekememe. | Kıskanma. | Benzerleriyle yarışa çıkma. [İng. RIVALRY, COMPETING | Fr. CONCURRENCE] )
- RAKABE ile/||/<> RAKABE ETMEK ile/||/<> MÜLK ARÂZİ
( Kuru mülkiyet, çıplak mülkiyet. | Bir arazinin asıl mülkiyeti. İLE/||/<> Vakfın gelirini aslına eklemek. İLE/||/<> Hem tasarruf hakkı, hem de geliri[rakabesi] kişilere ait olan her tür emlak. )
- RAKKAS ile RAKKASE ile RAKKASLI
- RANDOM vs. COINCIDENCE
- RANDOM VARİABLE ile/||/<> RANDOM PROCESS
( Random variable X(ω) fonksiyon, process X(t,ω) zaman. )
( Formül: Single function İLE time-indexed )
- RANDOM[İng.] değil/yerine/= RASTGELE
- RANDOMİZASYON/RANDOMIZATION[İng.] değil/yerine/= RASTGELELEŞTİRME
- RANGE :/yerine ARALIK
- RANUNCULACEAE = ŞAKÎKÎYE
- RAPEL/DOZ BOOSTER DOSE[İng.] değil/yerine/= PEKİŞTİRME DOZU
- RAPTİYE ile SABİTLEME
( FASTENER vs. FASTENING )
( بست ile بند زن ile يراق در )
( BAST ile BAND ZAN ile YRAGH DAR )
- RAPTİYELEMEK ile RAPTİYELENMEK ile RAPTİYELETMEK ile RAPTİYE
- RASATHANE ile/ve MUVAKKITHANE
( Gökyüzünün/uzayın izlendiği gözlem evi. İLE/VE Takvim hazırlamak ve vakit tayin etmek için kullanılan küçük rasathane. )
- RAŞELENMEK ile RAŞE
- YÜRÜMEK:
RASTGELE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DENGİMİZLE
( Yaşam olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Şiir olur. )
- RASTGELE ve TEVEKKÜL
- RASTGELME ile KAZA SONUCUNDA
- RASTLANTI değil/yerine TÜZE
- RATE :/yerine ORAN, DERECE
- RATING :/yerine DERECELENDİRME
- RATIO vs. TO COMPARE
- RAYLARA:
"ŞAHIS DÜŞTÜĞÜNDE" değil "BİRİ DÜŞERSE"
( Raylı yolların duraklarında bulunan uyarı yazılarının, ilgili yöneticilerce düzeltilmesi dileğiyle... )
- RAYON[Azr.] = İLÇE[Tr.]
- RÂZI OLUNAN ÖFKE ile RÂZI OLUNMAYAN ÖFKE
( Bizi mahkum eden şey, huylarımız, ahlâkımızdır. )
- re ile Re
( Gam dizisinde, do ile mi arasındaki ses. | Bu sesi gösteren nota simgesi. İLE Renyum'un simgesi. )
- REACTION vs./and RESPONSE
- REAKSİYON/REACTION[İng.] değil/yerine/= TEPKİ | TEPKİME
- REAKSİYON ZAMANI/REACTION TIME[İng.] değil/yerine/= TEPKİ ZAMANI
- REAKTİF/REACTIVE[İng.] değil/yerine/= TEPKİLİ | AYIRAÇ
- REAKTIVASYON/REACTIVATION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN ETKINLEŞTİRME
- REAL vs. LIKE
- REAL-TIME[İng.] değil/yerine/= GERÇEK ZAMANLI
- REALIZATION vs./and PRINCIPLE
- REALIZE :/yerine FARKINA VARMAK
- REASON vs. INTELLIGENCE
- REASON vs. REASON IN FORCE
- REASONABLE :/yerine MAKUL
- REASON vs./and NATURE
- RECÂH[Ar.] ile REZÂNE[Ar.]
- RECEIPT vs. INVOICE
- RECEIVE :/yerine ALMAK
- REÇEL[Fars.] ile MARMELÂT[Fr. < Yun.]/PERVERDE[Fars.][PELVERDE değil!]
( Meyveleri, şekerle kaynatarak hazırlanan tatlı. İLE Şeker karıştırılarak pişirilmiş meyve ezmesi. | Üzüm şırasından yapılan bir çeşit tatlı. | Besili. | Beslenmiş, terbiye edilip yetiştirilmiş, büyütülmüş. )
- REÇETE ile/ve/||/<> FORMÜL
- REÇETE ile REÇETELİ ile REÇETESİZ
- REÇİNE ile BAKALİT
( ... İLE Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine. )
- REÇİNE[Yun.] ile/değil ÇİS
( ... İLE/DEĞİL Kimi bitkilerden sızan ve katılaşarak sarımtırak bir nesne durumuna geçen bir çeşit şekerli özsu, kudret helvası. )
- REÇİNE[Yun.] ile KOPAL[Fr./İsp. < COPAL]
( ... İLE Tropik bölgelerde yetişen, bazı erguvangillerden çıkarılan ve cilâ yapmakta kullanılan bir tür reçine. )
- REÇİNE ile REÇİNELİ ile REÇİNE YAĞI ile REÇİNE KANALI ile REÇİNE KESESİ
- RECIPE :/yerine TARİF
- RECOGNIZE :/yerine TANIMAK
- RECOMMENDATION :/yerine TAVSİYE
- RECOVERY :/yerine İYİLEŞME
- REDAKSİYON değil/yerine/= DÜZELTME
- REDDÂDE ile/ve/||/<> ÇOBAN ile/ve/||/<> MÜŞHİR
( VI. yy.'dan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. )
- REDDEDİLME ile/ve/||/<> ISTIRAB/ACI
( Reddedilmek, beyin tarafından, fiziksel bir acı olarak algılanıyor. )
- REDDETME ile/değil/yerine ERTELEME
( [not] TO DENY | REJECT vs./but TO POSTPONE/DEFER/DELAY
TO POSTPONE/DEFER/DELAY instead of TO DENY | REJECT )
- REDDETME ile/ve/<> KÜÇÜMSEME
- REDDETME ile/ve/değil/yerine/<>/> YADSIMA
- REDDETMEK ile/değil/yerine DEĞİLLEME
( [not] TO DENY | REJECT vs./but NEGATION
NEGATION instead of TO DENY | REJECT )
- REDDİYE[Ar.]
( Bir düşünceyi, bir öğretiyi çürütmek için yazılan yazı. )
(1996'dan beri)