E ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 13.253 başlık/FaRk ile birlikte,
13.253 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(38/54)
- OPAK/OPAQUE[İng.] değil/yerine/= IŞIKGEÇİRMEZ
- OPAL ile OPALLEŞME
- OPERABL/OPERABLE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT EDİLEBİLİR
- OPERATE :/yerine ÇALIŞTIRMAK
- OPERATIONS RESEARCH ile/||/<> MANAGEMENT SCIENCE
( Operations research matematik optimizasyon teknikleri kullanırken İLE management science yönetim kararları için daha geniş yaklaşım benimser )
( Formül: Linear programming )
- OPPOSE :/yerine KARŞI ÇIKMAK
- OPPOSITE :/yerine ZIT, KARŞI
- OPSİYON ile OPSİYONLU ile OPSİYONSUZ ile OPSİYONLU SÖZLEŞME
- Oradaki'ni burada kılmak için DİNLE!!!
- ORAN İLE ORANTI İLE YÜZDE ile/||/<> ORAN KAVRAMLARI
( Nicelikler arası ilişkiler. )
( Formül: φ = (1+√5)/2 )
- ORAN ile/ve/||/<> YERLEŞTİRME
- ORANGE :/yerine PORTAKAL, TURUNCU
- ORANTISIZ ÖFKE ile/değil/yerine ÖFKE
- ORBİT/ORBİTAL ile/ve/değil/yerine/=/<> YÖRÜNGE
( Bir elektronun yerini belirleme olasılığı en yüksek olan belirsiz bir alanı. İLE/VE/||/<> Uzaydaki bir nesnenin kütle çekimi nedeniyle başka bir nesnenin etrafından geçtiği eğrili yol. | Bir gök cisminin hareketi süresince izlediği yol. | Hareketli bir noktanın izlediği ya da çizdiği yol. )
- ORCHIDÉES = SALEBÎYE
- ÖREK ile ÖREKE
( Başıboş gezen hayvan sürüsü. İLE Eğrilmekte olan keten gibi şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek. | Ebelerin gebelere doğum yaptırmak üzere bacakları ayırarak doğum yaptırmaya yaran oturağı. | [mecaz, argo] Dişil eşeysel örgeni benzetmesi. ["Ebenin/ananın örekesi."] )
- ÖREK ile ÖREKE
- ÖRF ile ÖRFİ ile ÖRFİ İDARE
- ORGAN HARVESTING[İng.] değil/yerine/= AKTARIM İÇİN ÖRGEN ELDE ETME
- ORGANİK DÜŞÜNCE ile KATEGORİK DÜŞÜNCE
- ORGANİK DÜŞÜNCE ile SINIFSAL DÜŞÜNCE
( ORGANIC THOUGHT vs. CATEGORIC THOUGHT )
- KİMYA/FİZİK/DOĞA/NESNE:
ORGANİK (KİMYA)(BİLEŞİK/LER) ile/ve/||/<>/>< İNORGANİK/ANORGANİK (KİMYA)(BİLEŞİK/LER)
( Karbon temelli bileşiklerin yapısını, özelliklerini ve tepkimelerini inceler.[proteinler ve karbonhidratlar] İLE/VE/||/<>/>< Karbon dışındaki ögelerin ve bileşiklerin kimyasını inceler.[tuzlar ve mineraller] )
( Karbon bileşiklerini inceleyen kimya dalı. İLE/VE/||/<>/>< Karbon dışındaki ögelerin bileşiklerini inceleyen kimya dalı. )
- ORGANİK/LİK ile ORGANİKÇİ ile ORGANİK BAĞ ile ORGANİK ÖGE ile ORGANİK ÜRÜN ile ORGANİK KİMYA ile ORGANİK KÜTLE ile ORGANİK TARIM
- ORGANİZE ile ORGANİZASYON ile ORGANİZE SUÇ ile ORGANİZE SANAYİ
- ORGANIZE :/yerine ORGANİZE ETMEK
- ORGANOİD TECHNOLOGY ile/||/<> CELL LİNE CULTURE
( Organoid technology 3D organ benzeri yapı kültürüyken İLE cell line culture 2D monokultur sistemidir )
( Formül: 3D differentiation )
- ÖRGE ile ÖRGEN ile ÖRGENSEL
- ÖRGEN BAĞIŞI ve/> KADAVRA[İt. < CADAVERE] BAĞIŞI
( TAHNÎT: Cesetlerin çürümemesi için içinin boşaltılıp ilâçlanması. )
( KADAVRA[İt. < CADAVERE]: Tıp öğretiminde, üzerinde çalışma yapılan ölü insan ya da hayvan gövdesi. )
- ÖRGEN NAKLİNDE, ÖRGENİN CANLI OLDUĞU SÜRE ile ...
( EN ÇOK 6 SAAT )
- ÖRGEN ile/ve/||/<> TAL[Fr. THALLE]
( ... İLE Kök, sap ve yaprak biçiminde farklılaşmamış bir bitkinin yaşama ve büyüme örgeni. )
- Örgenlerini DİNLE!!!
- ÖRGEN/ORGAN, UZUV = ÂLET = ORGANE
- ÖRGÜ ile ÖRME ile ÖRGÜCÜ ile ÖRGÜ ÖRMEK ile TRİKO
( KNIT vs. KNITTED vs. KNITTER vs. KNITTING vs. KNITWEAR )
( بافتن ile بهم پيوستن ile کشبافي کردن ile بافته ile جوراب باف ile بافنده ile بافتني ile بافندگي ile لباس کشباف )
( BAFTAN ile BACPAM PEYVASTAN ile KESHABAFY KARDAN ile BAFTEH ile JORAB BAF ile BAFANDEH ile BAFTANY ile BAFANDEGY ile LABAS KESHABAF )
- ÖRGÜTLENME ile/ve SIÇRAMA
- ÖRGÜTLENME ile/değil/yerine SOHBET/MUHABBET
- ÖRGÜTLENME ve/||/<> YAPILANMA
- ORİENTABLE İLE NON-ORİENTABLE ile/||/<> YÜZEY YÖNLENDİRİLEBİLİRLİĞİ
( Yüzeylerin iki yüzlülük özelliği. )
( Formül: χ(Möbius) = 0 )
- ORİENTABLE ile/||/<> NON-ORİENTABLE
( Orientable sürekli normal vektör İLE non-orientable Möbius. )
( Formül: Consistent orientation İLE twisted )
- ORIGINAL/AUTHENTIC vs./ ve FREE
( ÖZGÜN ile/ve ÖZGÜR )
- ORİJİNALİTE[Fr.] değil/yerine/= ÖZGÜNLÜK
- ORJİNALİTE" değil/yerine/= ÖZGÜNLÜK
- ORKİDE ile KOVA ORKİDE
- ORKİDE ile/||/<> LİKYA ORKİDESİ
- ORKİDE ile MAYMUN ORKİDESİ
(
)
- ORKİDE ile/ve VANDA
( ORCHID vs./and ... )
( BARLIA ROBERTIANA cum/et ... )
- ORMAN ile CENGEL[< Fars. < Hintçe]
( ... İLE Otlarla örtülü, geniş, Hindistan ormanlarına verilen ad. )
( FOREST vs. JUNGLE )
- ORMAN/MEŞE ile KORU
- ÖRNEK NİTELİĞİNDE ile ÖRNEKLEMEK
( EXEMPLARY vs. EXEMPLIFY )
( عبرتآور ile نمونهوسرمشق ile نمونه شدن ile بانمونه نشان دادن ile مثل زدن ile با نمونه مشخص کردن )
( EBRATAVAR ile NEMONEYOSARMASHGH ile NEMONEH SHODAN ile BANEMONEH NESHAN DADAN ile MOSL ZADAN ile BA NEMONEH MOSHKHS KARDAN )
- ÖRNEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BENZETME
- ÖRNEKLEME ile/ve/||/<> KIYASLAMA
- OROBANCHEAE = BÎKÎYE
- ORTA AFRİKA CUMHURİYETİ'NDE:
HASTALIK ve/<> HASTAHANE
( Orta Afrika Cumhuriyeti'nde, hastahane ve sağlık hizmetleri çok kötü olduğundan, hasta olmamak için -umarız bir gün düzelene kadar- hastahaneye gitmemek bile gerekebilir. )
- ORTADAN KALDIRMAK ile ORTADAN KALDIRILDI ile YOK ETME
( ERADICATE vs. ERADICATED vs. ERADICATION )
( از ريشه در آوردن ile ريشه کن کردن ile لنجيدن ile ريشه کن ile ريشه کني ile قلع )
( AZ RYSHEH DAR AVARDAN ile RYSHEH KON KARDAN ile LANJYDAN ile RYSHEH KON ile RYSHEH KONY ile GHAL )
- ORTAK DUYU = HİSS-İ MÜŞTEREK = COMMON SENSE[İng.] = SENS COMMUN[Fr.] = GEMEINSINN[Alm.] = SENSUS COMMUNIS[Lat.] = KOINE AISTHESIS[Yun.] = COMÚN SENTIDO[İsp.]
- ORTAK KAVRAMLAR = COMMON NOTIONS[İng.] = NOTIONS COMMUNES[Fr.] = GEMEINBEGRIFFE[Alm.] = NOTIONES COMMUNES[Lat.]
- ORTAKLAŞALIK = CEMAAT = COMMUNITY[İng.] = COMMUNAUTÉ[Fr.] = GEMEINSCHAFT[Alm.] = COMUNIDAD[İsp.]
- ORTALAMA (OLARAK) ile/ve GENELLEME
( ON AN AVERAGE vs./and GENERALIZATION )
- ORTAYA ÇIKARMA ile/ve/||/<> TEMELLENDİRME
- ORTAYA ÇIKMA ile KENDİNİ GÖSTERME
- ÖRTMEK ile ÖRTMECE
- ÖRTÜ ile PUŞİDE[Fars.]
( ... İLE Türbelerde sandukaların üzerine örtülen süslü kumaş. )
- ÖRTÜK BİLME ile/ve/||/<> EKİNSEL/KÜLTÜREL BİLME
- ÖRTÜK TASIM = KIYAS-I MATVİ = ENTHYMEME[İng.] = ENTHYMÈME[Fr.] = ENTHYMEM[Alm.] = ENTHYMEMA[Yun.]
- ÖRTÜK = ZIMNİ = IMPLICIT[İng.] = IMPLICITE[Fr.] = IMPLIZITE[Alm.]
- ÖRTÜNME ile/değil SIRLANMA
( Kalbini örten kişi/kadın, çırılçıplak gezse, çıplak değildir. )
- ÖRTÜŞME ile/ve/||/<> BAĞDAŞMA
- ÖRTÜŞME ile BİRLEŞME
( INTERSECTION vs. TO CONJUNCTION )
- ÖRTÜŞME ile/ve BULUŞMA
( INTERSECTION vs./and TO BRING TOGETHER )
- ÖRTÜŞME ile BULUŞMA
- ÖRTÜŞME ile/ve/||/<>/> DOĞRULAMA
- ÖRTÜŞME" ile/ve/değil/||/<>/< DOLAYLI BAĞLANTI
- ÖRTÜŞME ile/ve/||/<>/> TAMAMLAMA
- ÖRTÜŞME = TETABUK = COINCIDENCE[İng.] = COÏNCIDENCE[Fr.] = KOINZIDENZ[Alm.] = COINCIDENTIA[Lat.] = COINCIDIR[İsp.]
- ÖRTÜŞME ile/ve/değil/||/<>/< TUTARLILIK
- ÖRTÜŞME ile/ve/<> UYUMLULUK
- ÖRÜLMEK ile ÖRÜ ile ÖRÜK ile ÖRÜM ile ÖRÜŞ ile ÖRÜMCE
- ÖRÜMCE ile ÖRÜMCEK
( Yeşil renkli tırtılları, incirde yaprak ve ham meyve kemiren kelebek. İLE Örümcekler takımından, eklemli hayvan. | Örümceğin ördüğü. | Yürüteç. )
( ANTHOPHILA PARIANA cum ARANEA )
- ÖRÜNTÜLENDİRME ile/ve/||/<> YAPILANDIRMA
- OSA/OBSTRUCTIVE SLEEP APNEA OBSTRÜKTİF[İng.] değil/yerine/= UYKU APNE
- OSAS/OBSTRÜKTİF UYKU APNE SENDROMU OBSTRUCTIVE SLEEP APNEA SYNDROME[İng.] değil/yerine/= TIKAYICI UYKU-SOLUK DURMASI BELİRGESİ
- OSIFIKASYON/OSSIFICATION[İng.] değil/yerine/= KEMIKLEŞME
- OSİLOSKOP/OSCİLLOSCOPE[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİK SİNYAL GÖRECİ
- OSKÜLTASYON/AUSCULTATION[İng.] değil/yerine/= DİNLEME
- OSKÜLTASYON değil/yerine/= DİNLEME
( )
- OSMANELİ(BİLECİK) < LEFKE
- OSMANİYE ile OSMANİYELİ/LİK
- OSNABRUCKER ve/||/<> ÇANAKKALE
( Çanakkale Anıtı bulunmaktadır. VE/||/<> Almanya'nın, Osnabrucker kenti adına bir park bulunmaktadır. )
- OT = HAŞÎŞE = HERBE
- OT ile/ve/değil SEBZE
- OTAĞTEPE PİKNİK YERİ : OTAĞ TEPE
( Belgrad Ormanında ve Büyük Bendin yakınındadır. Otağtepe'nin bir adı da Otağı Hümayün Tepedir. Fatih Sultan Mehmet İstanbul'a gelince otağını bu tepeye kurdurttuğu için bu ismi almıştır. Eşsiz bir güzelliğe sahip olan Otağtepe hemen yakınındaki Büyük Bend ile gelenler için mükemmel bir yerdir. )
- OTAMA ile İLAÇLA TEDAVİ ETME
( İlâçla tedavi etme. )
- ÖTANAZİ["ÖTENAZİ" değil!]/EUTHANASIA[İng.]/EUTHANASIE[Fr.]/STERBEHILFE[Alm.] ile ÖLÜM İSTEĞİ VE HAKKI
- ÖTE ile BULAŞICI/SİRET
- ÖTE ile/ve İLERİ
( FURTHER vs./and FORWARD )
- ÖTEBİLMEK ile ÖTE ile ÖTE GÜN ile ÖTE YANDAN
- ÖTEDEN BERİ ile ÖTEDE BERİDE ile ÖTEDEN BERİDEN
- ÖTEKİLERE (")MUHTAÇ OLMA(") ile/ve/değil/||/<>/> ÖTEKİLER İÇİN SÜRDÜRME
- [ne yazık ki]
!ÖTEKİLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> !DÜŞMANLAŞTIRMA
- ÖTEKİLEŞTİRME ile "ETİKETLEME" ile "DAMGALAMA"
- ÖTEKİLEŞTİRME ile/değil/yerine/>< HAK/LAR
- ÖTEKİLEŞTİRME ile/ve/değil/||/<> KORUYUCULUK/MUHAFAZAKÂRLIK
- ÖTEKİLEŞTİRME değil/yerine/>< [sadece] ÖTEKİ/BAŞKASI
- ÖTEKİLEŞTİRME ile/değil TANIYAMAMA
- [ne yazık ki]
ÖTEKİLEŞTİRME ile/ve/<> TEKTİPLEŞTİRME
- ÖTE(SİNDE) = BEYOND[İng.] = AU DELÀ DE[Fr.] = JENSEITS[Alm.] = PIÙ IN LÀ DI[İt.] = MÁS ALLÁ[İsp.]
- ÖTESİNDE ile DIŞINDA
( BEYOND vs. OUTSIDE )
- OTHERWISE :/yerine AKSİ TAKDİRDE
- OTİZM ile/değil LYME
- OTLATMAK ile OTLAYAN KİMSE ile OTLATMA
( GRAZE vs. GRAZER vs. GRAZING )
( علف خوردن ile گله چراندن ile تعليف کردن ile چرا کردن ile چريدن ile علف چر ile چرنده ile تعليف )
( ALAF KHORDAN ile GOLEH CHARANDAN ile TAELYFE KARDAN ile CHARA KARDAN ile CHARYDAN ile ALAF CHAR ile CHARANDEH ile تعليف )
- ÖTME ile/ve ÇİLEME/ŞAKIMA
( ... İLE/VE Bülbüllerin ötmesi. )
( HEDHEDE: Kuşun ötmesi, devenin bağırması/anırması. Ötme, bağırma.
TEGARRÜD[çoğ. TEGARRÜDÂT]: Kuşun, lâtif, hoş ve nağmeli bir şekilde ötmesi. )
- ÖTME ile KUĞURMA
( ... İLE Güvercinin ötmesi. )
- ÖTME ile/ve/<> SAYRAMA
( ... İLE/VE/<> Bazı kuşların, peşpeşe, gittikçe yükselen bir sesle ötüşü. )
- ÖTME ile/değil ÜVEYME
( ... İLE/DEĞİL Göğsünden ötmek. [güvercin, kumru gibi kuşlarda] )
- OTOBİYOGRAFİSİNİ YAZAN KİMSE ile OTOBİYOGRAFİK ile OTOBİYOGRAFİ
( AUTOBIOGRAPHER vs. AUTOBIOGRAPHICAL vs. AUTOBIOGRAPHY )
( خودزيستنامه نگار ile خودزيستنامهي ile خودزيستنامه )
( KHODZYSETNAMEH NEGAR ile KHODZYSETNAMEHY ile KHODZYSETNAMEH )
- OTOKLAV/AUTOCLAVE[İng.] değil/yerine/= BASINÇLI MİKROPKIRAN KAZAN
- OTOLİT ile OTOLİTLEŞME
( İç kulakta dengeyi sağlayan kalsiyum karbonat kristalleri. İLE Kalsiyum karbonat kristallerinin oluşum süreci. )
- OTOMASYON/AUTOMATION[İng.] değil/yerine/= ÖZ İŞLEME
- OTOMATİĞE BİNME değil OTOMATİĞE BAĞLAMA
- OTORİTE ile OTORİTER ile OTORİTELİ ile OTORİTESİZ/LİK
- OTORİTER ile YETKİLİ ile YETKİLENDİRME
( AUTHORITARIAN vs. AUTHORITATIVE vs. AUTHORIZATION )
( طرفدار استبداد ile حاکمانه ile تنفيذ )
( TARAFDAR ESTABDAD ile HAKAMANEH ile تنفيذ )
- [ne yazık ki]
OTORİTER/LEŞME ile/ve/<> TOTALİTER/LEŞME
- OTORİZASYON[İng. < AUTHORISATION] değil/yerine/= YETKİLENDİRME
- OTOZOM/AUTOSOME[İng.] değil/yerine/= GÖVDE KROMOZOMLARI
- OTSU = HAŞÎŞÎ = HERBACÉ
- OTUZ/LUK ile OTUZ KERE
- OUTCOME :/yerine SONUÇ
- OUTER SPHERE ile/||/<> INNER SPHERE
( Outer elektron direkt, inner köprü ligand transfer. )
( Formül: Marcus İLE Taube )
- OUTSIDE :/yerine DIŞINDA, DIŞARIDA
- OVAL[Fr. < OVALE] ile ELİPS[Fr. < ELIPSE]
( Yumurta biçiminde olan, yumurtamsı. | Özellikle elips gibi iki bakışım ekseni olan kapalı eğrinin oluşturduğu biçim. İLE Tüm noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri. | Eksilti. )
- OVAT YAPRAK, YUMURTANIN BOYUNA KESİTİ BİÇİMİNDE OLAN YAPRAK = VARAK-I BEYZÎ = FEUILLE OVALE
- OVERCOME :/yerine ÜSTESİNDEN GELMEK
- OVERDOSE[İng.] değil/yerine/= DOZ AŞIMI
- ÖVGÜ = PRAISE[İng.] = LOUANGE[Fr.] = LOB[Alm.] = LAUS[Lat.]
- ÖVGÜYE LÂYIK OLAN ile/ve/<> İLK İLKE
- ÖVME ile KÖTÜLEME
( Memnun ettiğin zaman, sende olmayan şeylerle seni öven kişi, kızdırdığın zaman da seni, sende olmayan şeylerle kötüler. )
- ÖVME ile/ve NAAT[Ar.]
( ... İLE/VE Bir şeyin, niteliklerini övme. )
- ÖVME ile/ve YÜCELTME
( TO PRAISE vs./and TO EXALT )
- OVÜL, TOHUM TASLAĞI, YUMURTACIK = MÜVEYZENE = OVULE
- ÖVÜNME ile/ve/değil "KORKUTMA" (ÇABASI/ZANNI)
- ÖVÜNME ile ÖVÜNME
( BOAST vs. BOASTING )
( لاف زدن ile باد کردن ile بهرخ کشيدن ile منم زدن ile باليدن ile لاف ile افاده کردن ile مني ile منم ile شاه اندازي ile لافزني ile بخود باليدن )
( LAF ZADAN ile BAD KARDAN ile BACPARKH KESHYDAN ile MONAM ZADAN ile باليدن ile LAF ile AFADEH KARDAN ile مني ile MONAM ile SHAH ANDAZY ile لافزني ile BAKHOD BALYDAN )
- ÖVÜNMEK İÇİN ile/değil/yerine (BİR) (DAMLA) (DAHA) İYİLİK/GÜZELLİK OLSUN DİYE
( İyiliğimizi yaptık, Good4Trust.org denizine attık...
Tüm ekibi, iyilikleri ve emekleri için tebrik ediyoruz...
Biz de böylesi hoş bir düşünce ve girişim için tüm ekibe teşekkürlerimizle sarılıyor ve yansımalı/dönüştürücü iyiliklerimizi paylaşmaya devam ediyoruz...
İyiliksever arkadaşlar! Siz de bu birlikteliğe katılabilirsiniz...
www.Good4Trust.org )
- ÖVÜNMEK ile ÖVÜNEBİLMEK ile ÖVÜNEDURMAK ile ÖVÜNÇ ile ÖVÜNCE ile ÖVÜNÇ ÇİZELGESİ
- OWE :/yerine BORÇLU OLMAK
- OXYMORON ile EUPHEMISM(ÖFEMİZM)/ÖRTMECE
( Abartılı pekiştirme. İLE Kaba ya da ağır bir söz yerine aynı anlamı veren daha hafif bir söz. )
( "OXYMORON"LAR
* NEDENSİZ NEDEN
* FARKINDALIĞIN DUYARLILIĞI
* YOĞUNLUĞUNDAN ALGILANAMAMA
* "KORKUNÇ GÜZEL"
* "KORKUNÇ KOMİK"
* "KORKUNÇ TİTİZ"
* "DEHŞET GÜZEL"
* "DEHŞET ÖRNEK"
* "DEHŞET ÖNEMLİ"
* "MÜTHİŞ KÖTÜ"
* "MANYAK İYİ"
* "MANYAK BİŞEY"
* "AŞIRI SAĞLIKLI"
* "AŞIRI SEVGİ/SEVMEK"
* "ACAYİP BEĞENMEK"
* "ACAYİP ZEVKLİ"
* "ACAYİP MUHTEŞEM"
* "ACAYİP ÇOK"
* "AŞIRI UYGUN"
* "MUHTEŞEM ŞAİBE"
* "ŞİDDETLE İSTEMEK"
* "ŞİDDETLE ÖNERMEK"
* "ŞİDDETLİ SEVGİ"
* "ŞİDDETLİ DİKKAT"
* "SIKI YAĞMAK"
* "FELÂKET GÜZEL"
* FELÂKET DİNLENDİRİCİ
* "FENA ALBÜM"
* "KÖTÜ OLMAK"
* "KÖTÜ DEZAVANTAJ"
* "PİS ÇARPMAK/BAKMAK"
* "PİS YAKALADIN"
* "PİS (BİR) DURUM"
* "AKILLARA ZARAR ..."
* "DELİ PARA"
* "KÖPEK PARA"
* "TATLI BELA"
* "TATLI ACI"
* "ÇOK AZ"
* "PİS AĞRI"
* "PİS ATLAMAK/BAKMAK/ÇARPMAK"
* "HİÇ YOK"
* "BİRAZ FAZLA"
* "GEVEZE SUSUŞ"
* "DOLU BOŞLUK"
* "ZERREDEKİ OKYANUS"
* "NOKTANIN SONSUZLUĞU"
* "MUHTEŞEM HATA"
* "MÜTHİŞ FELÂKET"
* "FELÂKET MUHTEŞEM"
* "FEVKALÂDE RAHATSIZ EDİCİ"
* "VALLAHİ ÖYLE GALİBA"
* (GÜZEL İÇİN:) "ÂFET"
* "FUCK'N UNBELIEVABLE"
* "DEAFENING SILENCE"
* "MOURNFUL OPTIMIST" )
[Yukarıdakilerin hiçbiri zorlama, uydurma sözcükler değil bir biçimde, bazı yerlerde kullanılmış, görülmüş/duyulmuş "tamlama"lardır.] )
- OXYMORON ile REDUNDANCE
( Abartılı pekiştirme. İLE Gereksiz tekrar. | Ağdalı ifade. )
( Yukarıdakilerin hiçbiri zorlama, uydurma sözcükler değil bir biçimde, bir yerlerde kullanılmış, görülmüş/duyulmuş "tamlama"lardır. )
( "OXYMORON"LAR
* NEDENSİZ NEDEN
* FARKINDALIĞIN DUYARLILIĞI
* YOĞUNLUĞUNDAN ALGILANAMAMA
* "KORKUNÇ GÜZEL"
* "KORKUNÇ KOMİK"
* "KORKUNÇ TİTİZ"
* "DEHŞET GÜZEL"
* "DEHŞET ÖRNEK"
* "DEHŞET ÖNEMLİ"
* "MÜTHİŞ KÖTÜ"
* "MANYAK İYİ"
* "MANYAK BİŞEY"
* "AŞIRI SAĞLIKLI"
* "AŞIRI SEVGİ/SEVMEK"
* "ACAYİP BEĞENMEK"
* "ACAYİP ZEVKLİ"
* "ACAYİP MUHTEŞEM"
* "ACAYİP ÇOK"
* "AŞIRI UYGUN"
* "MUHTEŞEM ŞAİBE"
* "ŞİDDETLE İSTEMEK"
* "ŞİDDETLE ÖNERMEK"
* "ŞİDDETLİ SEVGİ"
* "ŞİDDETLİ DİKKAT"
* "SIKI YAĞMAK"
* "FELÂKET GÜZEL"
* FELÂKET DİNLENDİRİCİ
* "FENA ALBÜM"
* "KÖTÜ OLMAK"
* "KÖTÜ DEZAVANTAJ"
* "PİS ÇARPMAK/BAKMAK"
* "PİS YAKALADIN"
* "PİS (BİR) DURUM"
* "AKILLARA ZARAR ..."
* "DELİ PARA"
* "KÖPEK PARA"
* "TATLI BELA"
* "TATLI ACI"
* "ÇOK AZ"
* "PİS AĞRI"
* "PİS ATLAMAK/BAKMAK/ÇARPMAK"
* "HİÇ YOK"
* "BİRAZ FAZLA"
* "GEVEZE SUSUŞ"
* "DOLU BOŞLUK"
* "ZERREDEKİ OKYANUS"
* "NOKTANIN SONSUZLUĞU"
* "MUHTEŞEM HATA"
* "MÜTHİŞ FELÂKET"
* "FELÂKET MUHTEŞEM"
* "FEVKALÂDE RAHATSIZ EDİCİ"
* "VALLAHİ ÖYLE GALİBA"
* (GÜZEL İÇİN:) "ÂFET"
* "FUCK'N UNBELIEVABLE"
* "DEAFENING SILENCE"
* "MOURNFUL OPTIMIST" )
- OY ile/ve/||/<> "KAFA/KELLE"
- OYA ile/ve/<> MİNE
- Öykü DİNLE!!!
- ÖYKÜ/HİKÂYE ile ROMAN
( TAHKİYE[< HİKÂYE]: Hikâye etme, anlatma. )
( )
( STORY vs. ARTICLE )
- ÖYKÜLEME ile BETİMLEME
( Olaylara daha çok sık yer verilir ve nesnel bir dil kullanılır. İLE Olaylardan çok kişisel düşüncelere, gözlemlere ve izlenimlere dayanır. )
( Yaşanılan olayları, "giriş - gelişme - sonuç" bölümlerine ayırarak anlatmak için başvurulur. İLE Bir karakterin fizikî ya da karakteristik özellikleri anlatılır. )
- ÖYKÜNME ile/ve/değil/<> ETKİLENME
- ÖYKÜNME ile ÖYKÜNMECİ/LİK
- ÖYKÜNME = TAKLİT = IMITATION[İng., Fr.] = NACHAHMUNG[Alm.] = IMITATIO[Lat.] = MIMESIS[Yun.] = IMITACIÓN[İsp.]
- ÖYKÜNME ile YAPMACIK
( TETABBU' ile TEKELLÜF )
( TO IMITATE vs. TO PRETEND )
- ÖYKÜNMEK ile ÖYKÜLEMEK ile ÖYKÜLEŞTİRMEK ile ÖYKÜ ile ÖYKÜCÜ/LÜK ile ÖYKÜNCE
- OYLAŞMA/MÜZÂKERE:
MUHALEFETTE ile/ve/||/<>/> MAĞDURİYETTE
- ÖYLE BİRİSİNLE ... değil ÖYLE BİRİYLE ...
- ÖYLE, ÖYLE, ÖYLE, ... ile ÖYLE (DE) DEĞİL
- ÖYLE, ÖYLE, ÖYLE, ... ile ÖYLE (DE) DEĞİL
- ÖYLE["ÖLE/EYLE" değil!] ile BÖYLE["BÖLE/BEYLE" değil!]
( Oradaki/zihindeki/paylaşılmaz. İLE Buradaki/görünür/görünür varsayma/paylaşılır. )
( Konuşma sırasında araya giren gereksiz/yerli-yersiz "Böyle" eklemelerine dikkat edilmeli, sakınılmalı/kaçınılmalıdır, yer verilmemelidir/kullanılmamalıdır. Kendi zihninizdeki süreci "Böyle" sözcüğünü kullanarak "anlatabildiğiniz düşüncesi"nden vazgeçmek gerekiyor. )
( [LIKE] THAT vs. [LIKE] THIS )
- ÖYLE ile ÖYLECE ile ÖYLE ÖYLE
- ÖYLE ile/ve/||/<> YANİ
- ÖYLECE ile/ve AYNEN
- ÖYLESİNE ... ile/değil ÖYLESİ ...
- ÖYLESİNE ile SIRADAN
- ÖYLESİNE ile ŞÖYLESİNE
- Öyleyi Böyle yapmak için DİNLE!!!
- OYLUM/HACİM DEĞİŞTİRME ile/ve YER DEĞİŞTİRME
- OYUK ile BOŞLUK ile KÂSE
( HOLLOW vs. HOLLOWNESS vs. HOLLOWWARE )
( جوف ile پوک کردن ile ميالن تهي ile گودافتاده ile اجوف ile غير صميمي ile توگود ile گودشده ile تهي ile تو خالي ile بي حقيقت ile پوچ ile پوک ile مجوف ile پوکي ile ادوات فلزي )
( JOOF ile PUK KARDAN ile MYELEN TAHY ile GODAFTADEH ile AJOF ile غير صميمي ile TOGOD ile GODSHODEH ile TAHY ile TO KHALY ile BEY HAGHYGHT ile POOCH ile PUK ile MOJOOF ile پوکي ile EDVAT FELZY )
- OYUK ile/ve/değil/||/<>/> KAKLIK/MAĞARA[Ar. < MAGARE]
( İçi boş ve çukur olan. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Taşın/dağın içindeki geniş oyuk. )
- OYUN HAVASI ile KÖÇEKÇE
( ... İLE Çoğu karcığar ya da ağırlama makamında, kıvrak ve şen oyun havası. )
- OYUN ile/ve/değil CİLVE
- OYUNA GE(TİRİ)LME! değil/yerine/>< KENDİNE GEL!!!
- ÖZ IŞINLARI = EŞİ'A-İ NUHÂÎYE = PROLONGEMENTS MÉDULLAIRES, RAYONS MÉDULLAIRES
- ÖZ TÜRKÇE ile/ve/değil/yerine/||/<> TAM TÜRKÇE
- ÖZ ve/||/<>/= DÜŞÜNCE
- ÖZ = MUH, LİFÂFE-İ MUHHÎYE = ÉTUI MÉDULLAIRE
- ÖZ NE
- Ozanı DİNLE!!!
- ÖZBEK ile ÖZBEKÇE ile ÖZBEK PİLAVI
- ÖZBEKÇE ile TÜRKÇE
( İÇKİ İŞLERİ BAKANLIĞI = İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
DÖNEK = BARDAK
AHMAK = DURAK
KERHANE = İŞYERİ
YAMAN = KÖTÜ, YARAMAZ )
- ÖZDEK = MADDE = MATTER[İng.] = MATIÈRE[Fr.] = MATERIE[Alm.] = MATERIA, MATERIES[Lat.] = HYLE[Yun.] = MATERIA[İsp.]
- ÖZDEŞ = AYNÎ = IDENTICAL[İng.] = IDENTIQUE[Fr.] = IDENTISCH[Alm.] = IDENTICUS[Lat.] = IDÉNTICO/CA[İsp.]
- ÖZDEŞLEŞME ile/değil/yerine SOYUNMA
- ÖZDEŞLEŞTİRME ile KENDİNDE BULMAK/GÖRMEK
( Ne olmadığımızı bilmek yeterlidir. Ne olduğumuzu bilmemiz gerekmez. Ne olduğumuzu bilmek için ne olmadığımızı bulmamız gerekir. Ne olduğumuzu tarif, tümüyle red dışında olanaklı değildir. )
( Ancak kendi farkındalığınız ve kendi çabanızla keşfettikleriniz sizin işinize her zaman yarayacak olanlardır. )
( Kendinize saygıyla ve sevgiyle yaklaşınız. )
( Kişi, kendinin ışığıdır. )
( Kendi hakkınızdaki yanlış düşünceleri terk edin. )
( Algılanabilir ya da akıl-alabilir bir şey olmadığınızı ve bilinç alanında beliren hiçbir şeyin öz varlığınız olamayacağını bir kez anladıktan sonra, daha derin bir kendini-biliş'e götürecek tek yol olan, herhangi bir şeyle özdeşleşme alışkanlığını kökünden kazıma işine girişeceksiniz. )
( Aranacak ve bulunacak hiçbir şey yoktur, çünkü kaybedilmiş bir şey yoktur. )
( Sakin kalın, sessiz kalın. O, ortaya çıkacaktır. Daha doğrusu, bizi içine alır. )
( Herşey ya kendinde ya da başkasındadır. )
( To know what you are, find what you are not!
Only what you discover through your own awareness, your own effort, will be of permanent use to you.
Approach your self vs. reverence and love.
Remove and abandon your wrong ideas about yourself.
Once you have understood that you are nothing perceivable or conceivable, that whatever appears in the field of consciousness cannot be your self, you will apply yourself to the eradication of all self-identification, as the only way that can take you to a deeper realisation of your self.
There is nothing to seek and find, for there is nothing lost.
Keep quiet, keep silent; it will emerge, or rather, it will take you in. )
( It is enough to know what we are not. We need not know what we are. To know what we are, we must find what we are not. What we are cannot be described, except as total negation. )
( IDENTIFICATION vs. TO FIND/SEE ON/IN SELF )
- ÖZDEŞLEŞTİRME ile/ve/||/<> KÖRLÜK
- ÖZDEŞLEŞTİRME ile YÜCELTME
- ÖZEL KÜME ile/ve/değil/||/<> ALT KÜME
- ÖZEL = HUSUSİ = SPECIAL[İng.] = SPÉCIAL[Fr.] = BESONDERE[Alm.] = ESPECIAL[İsp.]
- ÖZELDE ile/ve "DAR ANLAMDA"
- ÖZE-LİKLE değil/< ÖZELLİKLE
( Vurgu ve harfi tam/doğru seslendirerek! [Dudak ve bilgi tembelliği yapmadan!] [Harfleri biraraya getirerek değil kulak dolgunluğuyla, doğrusu nasıl söyleniyorsa o biçimde söyleyerek!] )
- ÖZELLİKLE ile EKSTRADAN
- ÖZELLİKLE(BİLHASSA) ile TAM TERSİNE/AKSİNE(BİLAKİS)
- ÖZEN/ÇABA/EMEK:
OLABİLECEK EN ÜST SEVİYE ile/ve/||/<> (AYRI AYRI) BENİM/SENİN/ONUN YAPABİLECEĞİ EN ÜST SEVİYE
- ÖZEN ve/<> ÖZÜMSEME
- ÖZENDİRME ile/ve/değil/yerine (SADECE) ANLATIM
( [not] TO ENCOURAGE vs./and/but (ONLY) EXPLAINING
(ONLY) EXPLAINING instead of TO ENCOURAGE )
- ÖZEN/ÖZENME ile/ve/||/<> TERESSÜL[< RESEL]
( ... İLE/VE/||/<> Yavaş yavaş, dikkatle görme. | Harflerin mahreçlerine ve kısaltılıp uzatılmalarına uyma. )
- ÖZERKLİK = MUHTARİYET = AUTONOMY[İng.] = AUTONOMIE[Fr., Alm.] = AUTOS:KENDİ, NOMOS:YASA[Yun.] = AUTONOMÍA[İsp.]
( İçişlerinde özgür, dışişlerinde merkeze bağlı olma durumu. )
- ÖZGE ile BAŞKA
( Başka. )
- ÖZGE ile ÖZGECİ/LİK
- ÖZGÜLEMEK ile ÖZGÜLENMEK ile ÖZGÜNLEŞMEK ile ÖZGÜRLEŞMEK ile ÖZGÜNLEŞTİRMEK ile ÖZGÜRLEŞTİRMEK ile ÖZGÜRLEŞEBİLMEK ile ÖZGÜ/LÜK ile ÖZGÜL/LÜK ile ÖZGÜN/LÜK ile ÖZGÜR/LÜK ile ÖZGÜRCE ile ÖZGÜRLÜKÇÜ/LÜK ile ÖZGÜRLÜKSÜZ ile ÖZGÜL AĞIRLIK ile ÖZGÜRLÜKÇÜ DEMOKRASİ
- ÖZGÜLÜK = HASSA = PROPERTY, PROPRIETY, OWNERSHIP[İng.] = PROPRIÉTÉ[Fr.] = EIGENSCHAFT[Alm.] = PROPRIETAS[Lat.] = PROPIEDAD[İsp.]
- ÖZGÜR İRÂDE değil İHTİYÂR
( "Özgür İrâde", yanlış bir tanım ve "tamlama"dır. (İngilizce "Free Will"den bire bir çeviri olduğundan, Türkçe'nin yapısına ve kullanımına uymaz.)
İrâdenin çeşitleri ya da özgür olanı/olmayanı yoktur. Kişiden(insandan) bağımsız ayrı ve tek başına da değildir. Ancak "irâdenin özgürce kullanılması" diye bir tanım olabilir.
İrâde, tekil bir kavram da değildir. Kişi için öncelikli/ağırlıklı olarak ihtiyâr ve sonrasında da irâde olarak işler. Bunlar ayrılamaz bir kavram çiftidir.
İrâde, bitki ve hayvan ile ortak olduğumuz gövdemizle sınırlı/çerçeveli bir olanak, araç ve işlevdir. Bir şeye yönelme, kas ve sinirleri seferber etme olanağı, yapma gücü ve bilgisidir. "Evet" diyerek yönelmedir. "Zekâ"[< tezkiye/keskinleştirilmiş/bileylenmiş] ile ilişkilidir.
İhtiyâr ise "Hayır!" diyebilme, yapmayabilme gücü ve bilgisidir. Sadece insana özgü bir olanak olarak, sorgulayarak, düşünerek ve ayırt ederek yeğleme/tercih olanağımızdır.[Muhtar/iyet] "Yöneldiğimiz/yönelebileceğimiz" düşünce, söz ve eylemden göz, söz ve elimizi/ayağımızı çekebilmemizdir.[EDEB]
2.5 yaş, 4 yaş 4 ay, 7 yaştaki ayırt edebilme[temyiz] becerisi ve yetkinliğiyle 13'ten gün alarak hak, fiili ve cezai ehliyet kazanma durumu, ihtiyârımızladır. 16'dan gün alarak bazı yetkinlikler itibarı ile bir seviye daha yukarı çıkarılır. 19'dan gün aldıktan sonra da aklî meleke kaybolmadığı sürece ve bunama, Alzheimer görülmedikçe yaşam boyunca öncelikle ihtiyâr sahibi olarak yaşamını sürdürürüz. )
- İSTENÇ = İRADE-İ CÜZİYE = FREE WILL[İng.] = LIBRE ARBITRE[Fr.] = WILLENSFREIHEIT[Alm.] = LIBERUM ARBITRIUM[Lat.] = LIBRE VOLUNTAD[İsp.]
- ÖZGÜRLEŞME ile/ve/||/<>/< YALNIZLAŞMA
- ÖZGÜRLEŞME ile/ve/değil/||/<>/> YALNIZLAŞMA
- Özgürlüğün için DİNLE!!!
- ÖZGÜRLÜĞÜNE MÜDAHALE değil YAKINLIK ya da SAMİMİYET
- Özgürlük için DİNLE!!!
- ÖZGÜRLÜK = HÜRRİYET = LIBERTY, FREEDOM[İng.] = LIBERTÉ[Fr.] = FREITHEIT[Alm.] = LIBERTAS[Lat.] = LIBERTAD[İsp.]
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<> YAPABİLME/EDEBİLME
( FREEDOM vs./and/<> ABILITY )
- Özgüvenin için DİNLE!!!
- ÖZLEM = LONGING, REGRET[İng.] = SOUHAIT, FRUSTRÉ[Fr.] = SEHNSUCHT[Alm.] = DESIDERIUM[Lat.]
- ÖZLEŞME ile/ve/değil/||/<> ÖZDEŞLEŞME
- ÖZLEŞTİRME ile/değil ÖZDEŞLEŞTİRME
- ÖZLEŞTİRME ile ÖZLEŞTİRMECİ/LİK
- OZMOS[Fr.] değil/yerine/= GEÇİŞME
- ÖZNE ile/ve/||/<> ANLAK/ZEKÂ
- ÖZNE ile BİREY
( Kişi, sürekli; nesne, tanık ise öznedir ve onların karşılıklı bağımlılık biçimindeki ilişkileri, onların mutlak kimliklerinin yansımasıdır. )
( The person is always the object, the witness is the subject and their relation of mutual dependence is the reflection of their absolute identity. )
( SUBJECT vs. PERSON )
- ÖZNE ile ESTETİK ÖZNE
- ÖZNE ile/ve/değil/yerine ETKİN ÖZNE
( [not] SUBJECT vs./and/but ACTIVE SUBJECT
ACTIVE SUBJECT instead of SUBJECT )
- ÖZNE = FAİL, MEVZU = SUBJECT[İng.] = SUJET[Fr.] = SUBJEKT[Alm.] = SUBJECTUM[Lat.] = HYPOKEIMENON[Yun.] = SUJETO[İsp.]
- ÖZNE ile/ve SALTIK ÖZNE
( SUBJECT vs./and ABSOLUTE SUBJECT )
- ÖZNE ve/<> NESNE
( Özne, nesnesiyle birliktedir. )
- ÖZNE NESNE
- ÖZNE ile/ve/<> ÖZNE
( SUBJECT vs./and/<> SUBJECT )
- ÖZNE ile ÖZNEL/LİK ile ÖZNELCİ/LİK ile ÖZNE GRUBU ile ÖZNE ÖBEĞİ
- ÖZNE ile ZÂT
- ÖZNEL = ENFÜSİ = SUBJECTIVE[İng.] = SUBJECTIF[Fr.] = SUBJEKTIV[Alm.] = SUBJECTIVUS[Lat.]
- ÖZNELLİK'TE ile/ve NESNELLİK'TE
( VARLIKBİLİMİ/ONTOLOJİ - BİLGİ BİLİMİ/EPİSTEMELOJİ ile VARLIKBİLİMİ/ONTOLOJİ - BİLGİ BİLİMİ/EPİSTEMELOJİ )
- OZON/OZONE[İng.] değil/yerine/= ÜÇ MOLEKÜLLÜ OKSİJEN
- ÖZÜMLEME ve/<> ÖZÜMLEMEDOKUSU
( ... VE/<> Bitkilerde, havadaki karbondioksidi, karbonhidrata çeviren, daha çok, yapraklarda bulunan doku. )
- ÖZÜMLEME/ASİMİLASYON/ANABOLİZMA[Fr. < ANABOLISME] ile/ve/||/<>/>/>< YADIMLAMA/DİSİMİLASYON/KATABOLİZMA[Fr. < CATABOLISME] ile/ve/||/<>/>/>< ÖZÜMLEME-YADIMLAMA/METABOLİZMA/METABOLISM[İng.]
( Canlı var olanların, dışarıdan aldığı besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir bileşimle, organizmanın gereksinim duyduğu nesneler durumuna getirmek. | Edinilmiş olan verileri, bireyin öz malı durumuna getirmek. İLE/VE/||/<>/>/>< Canlı protoplazmayı yapan, büyük ve karmaşık yapılı moleküllerin enerji çıkararak yanması. İLE/VE/||/<>/< Canlılardaki tüm kimyasal tepkimelerin toplamı. )
( [Hormonlar:] Testosteron, östrojen, büyüme hormonu, insülin. İLE/VE/||/<>/>/>< Kortizol, Glukagon, adrenalin, sitokinler. İLE/VE/||/<>/< ... )
( Protein sentezi tepkimeleri
Yağ sentezi tepkimeleri
Dehidrasyon
Fotosentez
Karbonhidrat sentezi
Mitoz
Kas oluşturmak amaçlı fiziksel egzersiz
Kemosentez
Kalvin döngüsü
İLE/VE/||/<>/>/><
Hidroliz
Sindirim
Hücresel solunum
Fermantasyon
Aerobik fiziksel egzersiz
Krebs döngüsü
Nükleik Asitlerin Parçalanması
Glikoz
İLE/VE/||/<>/>/><
... )
( [Enerji] Harcanır. İLE/VE/||/<>/>/>< Harcanmaz. İLE/VE/||/<>/>< ... )
( İkisi de hormonların, şekerlerin, enzimlerin, üreme, gözelerinin büyümesi ve doku onarımı gibi çok sayıda nesnenin üretilmesi için gereksinim duyulan enerjinin oluşturulmasından sorumludur. )
( İkisinin de tek göze içinde de çalışması olanaklı ve olasılıklıdır. )
( ... İLE/VE/||/<>/>/>< En fazla olduğu bölge, karaciğerdir. Bir saat içinde binlerce yıkım etkinliği karaciğer içinde gerçekleştirilebilmektedir. Gözelerde gerçekleşen yıkımların sağlıklı bir biçimde gerçekleştirilebilmesi için hafif gıdalarla beslenmekte yarar vardır. Ağır gıdalarla beslenen kişilerde karaciğer daha fazla yorulur ve bu nedenle zamanla tükenmesine neden olur. İLE/VE/||/<>/< ... )
- ÖZÜMSEME ile/ve/değil ÖZÜMLEME
- ÖZÜNDE ile ARKASINDA ile ALTINDA
( IN THE ESSENCE vs. BEHIND OF vs. BELOW )
- ÖZÜNDE ... ile/ve/<> SONUÇTA ...
- ÖZÜR DİLEYEN ile ÖZÜR ile ÖZÜR DİLEYEN ile ÖZÜR DİLEMEK ile ÖZÜR DİLEYEN ile ÖZÜR DİLEME ile ÖZÜR
( APOLOGETIC vs. APOLOGIA vs. APOLOGIST vs. APOLOGIZE vs. APOLOGIZER vs. APOLOGIZING vs. APOLOGY )
( اعتذاري ile پوزش ادبي ile معذرت خواه ile معذرت خواستن ile پوزش طلبيدن ile عذر خواستن ile عذر خواهي کردن ile پوزش خواستن ile پوزشگر ile معتذر ile پوزش خواهي ile پوزش طلبي ile پوزش ile اعتذار ile معذرت ile معذرت خواهي ile عذر خواهي )
( اعتذاري ile POZESH ADABY ile MAZARAT KHAH ile MAZARAT KHASTAN ile POZESH TALABYDAN ile OZR KHASTAN ile OZR KHAHY KARDAN ile POZESH KHASTAN ile POZESHGAR ile معتذر ile POZESH KHAHY ile POZESH TALABY ile POZESH ile اعتذار ile MAZARAT ile MAZARAT KHAHY ile OZR KHAHY )
- ÖZYİNELEME ile YİNELEMELİ
( RECURSION vs. RECURSIVE )
- P İLE NP İLE PSPACE İLE EXPTIME ile/||/<> KARMAŞIKLIK SINIFLARI
( Hesaplama karmaşıklığı hiyerarşisi. )
( Formül: P ⊆ NP ⊆ PSPACE )
- P-VALUE ile/||/<> SIGNIFICANCE LEVEL
( P-value gözlenen data olasılığı, significance α eşik. )
( Formül: Observed İLE threshold )
- PAÇA[Fars. < PÂÇE] ile KONÇ
( Pantolon, don, şalvar vb. giyeceklerde bacakların çıktığı aşağı bölüm. İLE Ayağa giyilen şeylerde ayak bileğinden baldıra doğru olan bölüm. )
- PACE :/yerine HIZ, TEMPO
- PACE vs./and/||/<> SPACE
(
| Kavram | Açıklama | Örnek Kullanım |
|---|---|---|
| PACE | Bir süreçteki ilerleme hızı; özellikle öğrenme, gelişim ya da değişimin temposu. Bireysel farklara saygı için önemlidir. | Öğrencilerin kendi öğrenme sürecine[pace] göre ilerlemesine izin verilmelidir. |
| SPACE | Fiziksel ya da zihinsel boşluk/alan; hareket özgürlüğü, etkileşim ve yaratıcılık için gerekli ortam. | Yaratıcı düşünce için fiziksel ve zihinsel alan[space] sağlamak gerekir. |
| PACE and SPACE | Öğrenme ve gelişim süreçlerinde hem hız, hem de alan dengesinin gözetilmesi gerekir. | Etkin öğrenme için çocuklara uygun hız[pace] ve özgür alan[space] sunulmalıdır. |
- PACKAGE :/yerine PAKET
- PACT vs. TO COMPROMISE
- PAGE :/yerine SAYFA
- PAGODA ile STUPA ile TEMPLE
( Mutlaka su kıyısında olan Manastır-Okul-Dinlenme alanları ve vaaz verilen yer içeren tapınak biçimi. İLE Sivri ucu yukarıda, çan biçiminde, su kıyısı olmayan küçük ibadet yerleri. İLE İçinde büyük Buda heykelinin olduğu en büyük eğitim ve tapınma yapısı. )
- PAIN vs. ACHE
- PAIN vs. ACHE
- PAKET[Fr. < PAQUET] ile AMBALAJ[Fr. < EMBALLAGE]
( İçinde bir ya da birçok nesne bulunan, kâğıda sarılarak ya da kutuya konularak bağlanmış, elde taşınacak büyüklükte nesne. | Kâğıda sarılarak ya da bir kutuya konularak satışa hazır duruma getirilmiş, belirli bir miktarda olan yiyecek, ilaç vb. | Dolu toplu taşıma aracı. İLE Nesneleri sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme. )
(1996'dan beri)