E ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 20.315 başlık/FaRk ile birlikte,
20.315 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(35/83)
- HYDROGEN TELLURIDE[İng.] / TELLURWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN TELLÜRÜR
- MÜVELLİD-ÜL MA[Osm.] / HYDROGEN[İng.] / HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN
- HYDROGÉNATION[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROJENEME
- HYDROGENITE[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROJENİT
- HİDROJENASYON[Osm.] / HYDROGENATION[İng.] / HYDRIERUNG, WASSERSTOFFANLAGERUNG, HYDROGENIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJENLEME
- HYDROCARBON, CARBON HYDRIDE[İng.] / HYDROCARBURE, CARBURE D'HYDROGÈNE[Fr.] / KOHLENWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKARBON, KARBONHİDRÜR
- HYDROCORTISONE, 17-HYDROXYCORTICOSTERONE[İng.] / HYDROCORTISONE[Fr.] / HYDROCORTISON[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKORTİZON
- HYDROCRAQUAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROKRAKİNK
- HYDROXYAPATITE[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİAPATİT
- HYDROXYLAMINE[İng.] / HYDROXYLAMINE[Fr.] / HYDROXYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİLAMİN
- HYDROXIDE[İng.] / HYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİT
- HYDROLOGIC PRESS[İng.] / HYDROLISCHE PRESSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİK PRES
- HYDRAULIC[İng.] / HYRAULIQUE[Fr.] / HYDRAULISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİK
- HYDROLYSIS[İng.] / HYDROLYSE[Fr.] / HYDROLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİZ
- HİDROLOG[Fr. < HYDROLOGUE] değil/yerine/= SU BİLİMCİ
- HİDROLOJİ[Fr. < HYDROLOGIE] değil/yerine/= SU BİLİMİ
- HYDROMECHANICS[İng.] / HYDROMÉCANIQUE[Fr.] / HYDROMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROMEKANİK
- HYDROMETALLURGY[İng.] / HYDROMÉTALLURGIE[Fr.] / HYDROMETALLURGIE, NASSMETALLURGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROMETALURJİ
- HİDROMETRE değil/yerine/= SU ÖLÇER
- HYDRONE[İng.] ile/değil/yerine/= HİDRON
- HİDROSEL/HYDROCELE[İng.] değil/yerine/= SULUTORBA
- HYDROCELLULOSE[İng.] / HYDROCELLULOSE[Fr.] / HYDROZELLULOSE, HYDROCELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSELÜLOZ
- HİDROSFER[Fr. < HYDROSPHÈRE] değil/yerine/= SU YUVARI
- HYDROSPHERE[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROSFER
- HYDROCYANIC ACID, PRUSSIC ACID[İng.] / ACIDE CYANHYDRIQUE[Fr.] / BLAUSÄURE, CYANWASSERSTOFFSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSİYANİK ASİT
- HİDROSTATİK BASINÇ/HYDROSTATIC PRESSURE[İng.] değil/yerine/= SU BASINCI
- HYDROSTATIC PRESSURE[İng.] / PRESSION HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK BASINÇ
- HYDROSTATIC EQUATION[İng.] / ÉQUATION HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK DENKLEM
- MUVÂZENE-İ MÂYİAT[Osm.] / HYDROSTATICS[İng.] / HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK
- HYDRIDE[İng.] / HYDRURE[Fr.] / HYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRÜR
- HIE/HEALTH INFORMATION EXCHANGE[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİSİ ALIŞVERİŞİ
- HIFZ[Ar.] ile HİMÂYE[Ar.]
- HIFZ[Ar.] ile HIRÂSE[Ar.]
- HIFZ[Ar.] ile KİLÂE[Ar.]
- HIFZ[Ar.] ile Rİ'ÂYE[Ar.]
- HIGHEST USEFUL MAGNIFICATION[İng.] değil/yerine/= İŞE YARAR AZAMİ BÜYÜTME
( Bir teleskobun bozuk bir görüntü vermeden ideal koşullarda yapabileceği maksimum büyütme miktarı. Teleskobun açıklığının milimetre cinsinden 2 katı, inç cinsinden 50 katı alınarak yaklaşık biçimde hesaplanabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİGROMETRE ile HİGROMETRE
( HYGROMETER vs. HYGROMETRY )
( نم سنج ile رطوبت سنج ile نم سنجي )
( NAM SANJ ile ROTUBAT SANJ ile NAM SANJY )
- HYGROMETRY, HYGROSCOPY[İng.] / HYGROMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİGROMETRİ
- HİJYEN/HYGIENE[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KORUMA BİLGİSİ
- HİJYEN[Fr./İng. HYGIÈNE < Yun.]["HİİJEN" değil!] ile TEMİZLİK
( Sağlık bilgisi/koşulları. İLE Sağlıklı olmayı/kalmayı devam ettirmek üzere sağlanması ve sürdürülmesi gereken eylem/tutum. )
( Ameliyat ya da açık yara gibi bazı ileri durumlar ve yapılacak incelikli işler için koşulların/araçların temiz olması yeterli değildir. )
( HYGIENE vs. CLEANLINESS )
( ... ile NEZÂFET )
- HİKÂYE ile BOŞ
- HİKÂYE ile/ve FASA FİSO
- HİKÂYE ile/||/<> KISSA
- HİKÂYE[Ar.] değil/yerine/= ÖYKÜ
- HİKAYELEMEK ile HİKAYELEŞTİRMEK ile HİKAYE ile HİKAYECİ/LİK ile HİKAYELİ ile HİKAYESİZ ile HİKAYE BİRLEŞİK ZAMANI
- HİKMET-İ AMELİYE ile/ve HİKMET-İ ÂLİYE
- HİLÂFET-İ KÂMİLE ile HİLÂFET-İ NÂKISA
- HILBERT SPACE[İng.] / ESPACE D'HILBERT[Fr.] / HILBERTRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HİLBERT UZAYI
- HİLE[Ar. çoğ. HİLEL] ile/ve/<> DESİSE[Ar.]
( ... İLE/VE/<> Hile, oyun, el altından yapılan iş. )
( FENT )
- HİLE[Ar.]/DESİSE[Ar.]/FENT[Fars.]/DEK[Fars.]/ENTRİKA[Fr. < INTRIGUE] değil/yerine/= DOLAN/AYAK OYUNU/DALAVERE
- HİLE ile/ve HESAP
- HİLE ile HİLECİ/LİK ile HİLELİ ile HİLESİZ/LİK ile HİLELİ İFLAS
- [ne yazık ki]
!HİLE[Ar.] ile !ŞİKE[Fr. CHIQUE]
( Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika. | Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma. İLE Bir spor karşılaşmasının sonucunu değiştirmek için maddi ya da manevi bir çıkar karşılığı varılan antlaşma. | Bir çıkar karşılığı, uzlaşarak bir iş yapma, aldatma. )
( MADİK ile ... )
- HÎLE[Ar.] ile TEDBÎR[Ar.]
- HILL :/yerine TEPE
- HİLYE[Ar.] ile HEY'ET[Ar.]
- HİLYE ile HZ. MUHAMMED
( Hz. Muhammed'in vasıflarını öven yapıt. )
- HİMALAYA TUZUNDA:
BEYAZ ile/ve/<> PEMBE
( Yemeklerde kullanılır. İLE/VE/<> Banyo ve tuz lambalarında kullanılır. )
( Hem beyaz, hem pembede, 83 nitelikli mineral bulunmaktadır. İLE/VE/<> Demiroksit ve bakır oranı daha yüksektir. )
( 70 - 80 m. derinlik ve kayalık bölgelerden çıkarılır. İLE/VE/<> Yüzeye yakın yerlerden ve bataklık altından çıkarılır. )
- HİMAYE ile HİMAYECİ/LİK ile HİMAYESİZ/LİK
- HİMÂYE ile/değil/yerine İDÂRE
- HİMÂYE[Ar.] değil/yerine/= KORUMA/GÖZETME/ESİRGEME/KORUYUCULUK/GÖZETİM
- HÎN[Ar.] ile SENE[Ar.]
- HİNTERLANT değil/yerine/= İÇBÖLGE/ARTBÖLGE
- HYPERCHARGE[Fr.] / HYPERLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPER YÜK
- HİPERAKTİVİTE[Fr. < HYPERACTIVITÉ] değil/yerine/= AŞIRI ETKİNLİK
- HİPERAKTİVİTE ile/||/<> DİKKAT EKSİKLİĞİ
( Aşırı devimlilik ve enerji. İLE/||/<> Odaklanma zorluğu ve dikkat süresinde zorluk, dikkati sürdürememe. )
- HİPERAKTİVİTE ile HİPERMOTİLİTE ile HİPERKİNEZİ
( Aşırı devinim. İLE Aşırı devinim. İLE Aşırı devinim. )
- HİPERAKUT/HYPERACUTE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI IVEGEN
- HİPERALIMENTASYON/HYPERALIMENTATION[İng.] değil/yerine/= YOĞUN BESLEME
- HİPEREKSİTABİLİTE ile HİPERESTEZİ ile HİPERREFLEKSİ ile HİPERSENSİBİLİTE/HİPERSENSİTİVİTE
( Aşırı uyarılganlık. İLE Aşırı duyumsarlık. İLE Aşırı tepke. İLE Aşırı duyarlılık. )
- HİPERİNTENS/HYPERINTENSE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI YOĞUN
- HYPEROXIDE ION, SUPEROXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPEROKSİT İYONU
- HYPERSONIC[İng.] / HYPERSONIQUE[Fr.] / HYPERSCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPERSONİK
- HİPERTONİ ile HİPERTONİK ile HİPERTONİSİTE
( Aşırı gergi, aşırı yoğunluk. İLE Aşırı yoğun, aşırı gergin. İLE Aşırı yoğunluk. )
- HİPERVİJİLANS/HYPERVIGILANCE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI UYARILMIŞLIK
- HİPNOZ AŞAMALARINDA:
LETARJİ ile/ve/||/<>/> KATALEPSİ[Fr. < CATALEPSIE] ile/ve/||/<>/> SOMNAMBUL/İZM
- HYPOBROMITE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOBROMİT
- HİPODENS/HYPODENSE[İng.] değil/yerine/= AZ YOĞUN
- HYPOPHOSPHATE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOFOSFAT
- HİPOPNE ile/>< HİPERPNE
( Solunum derinliğinin azalması[yüzeysel solunum]. İLE/>< Solunum derinliğinin artması. )
- HYPOSULFITE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOSÜLFİT
- HİPOTETİK[Fr. < HYPOTHÉTIQUE] değil/yerine/= VARSAYIMSAL
- HİPOTEZ[Fr. < HYPOTHÈSE] değil/yerine/= VARSAYIM
- HİPOTEZ[İng. HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ HİPOTEZ[İng. NULL HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ MODEL[İng. NULL MODEL] ile/||/<> EKZON KARIŞMASI[İng. EXON SHUFFLING] ile/||/<> GAİA HİPOTEZİ[İng. GAIA HYPOTHESIS] ile/||/<> İSTATİSTİKİ ÖNEM[İng. STATISTICAL SIGNIFICANCE] ile/||/<> P DEĞERİ[İng. P-VALUE]
( Kanıtlanmamış ancak test edilebilir bilimsel önerme. Test edilmiş, yanlışlanamamış, başka bilim insanlarınca da kontrol edilmiş ve yeniden yanlışlanamamış olan hipotezler, kuramların inşâsında kullanılır. Doğada kendini tekrar eden ve uzun vadede değişmeyen "doğa yasaları" ("bilimsel gerçekler") ile kuramsal açıklamaları birbirine bağlamak için hipotezler kullanılır. Hipotezlerin doğruluğu ispatlanınca teori olmaz. Teorilerin doğruluğu ispatlanınca kanun olmaz. Teoriler, doğadaki olguların neden ve nasıllarını açıklamak için kullanılan kapsamlı bilimsel önermelerdir. Hipotezler, bu önermelerin alt birimleridir ve teoriye güç katarlar. Doğada "kanun" olan olgulara rastlamayız, zira hiçbir şey "kesin doğru" olamaz, her şey değişmeye açıktır. Doğa gerçekleri (bilimsel gerçekler) kimi zaman kanunlar olarak geçerler. Ancak bunlar da, "neden" ve "nasıl" sorularının cevabını vermezler, "ne" sorusuna cevap verirler. Doğa yasalarını (bir nevi "kanunları") sorgulayan önermelere hipotez, bu hipotezleri bir arada barındıran bilimsel açıklamalara ise teori denir. Bu sebeple, bilimsel önermelerin en üst düzeyi teorilerdir. @@ Bir deney ya da gözlemin, yapılabilecek en basit varsayımlara dayanarak sonuçlarına dair çıkarımlar içeren hipotez türleri. Genellikle boş hipotezlerde, popülasyon içerisindeki değişimlerin var olmadığı, varsa da hiçbir nedene bağlı olmadan var olduğunu kabul eder. Boş hipotezler, daha kapsamlı hipotezlerin geliştirilmesi için doğru yolların tespiti açısından önem taşır. @@ Bir araştırmacının boş hipotez geliştirebilmesi amacıyla yaptığı basit ve açık varsayımların toplamıdır. @@ Ayrık yapısal öğeleri kodlayan ekzonların yerelerinin yeniden düzenlenerek yeni proteinlerin evrimleştiğini öneren bir hipotez. @@ Gaia teorisi ya da Gaia ilkesi olarak da bilinen Gaia hipotezi, Dünya'nın canlı ve cansız elemanlarının etkileşimini tek bir canlı organizmaya benzeten model. 1972 yılında İngiliz kimyacı James E. Lovelock ve Amerikalı biyolog Lynn Margulis tarafından geliştirilmiştir ve Yunan Tanrıçası Gaia (Gaea)'dan adını alır. Tüm canlıların, yaşamın genelini teşvik eden Dünya'nın çevre üzerinde düzenleyici bir etkiye sahip olduklarını varsayar. @@ Bir veriyle ilgili yeterli miktarda kanıt olduğunu belirtmeye yarayan istatistiki bir iddiadır. Eğer boş hipotezin gözlenen ihlalleri, şans etkilerine bağlı olarak oluşuyorsa ve bir sonucun olasılığı 0.05 değerine eşit ya da daha düşükse, istatistiki olarak önemli kabul edilir. @@ Verilerdeki şablonlar ile ilgili iddialarda bulunabilmek açısından istatistiki destek miktarını gösteren bir tahmindir. Küçük değerleri, istatistiki verilerin iddiayı daha fazla desteklediğini gösterir. Bir diğer deyişle ise, boş hipotezi ihlal eden durumların ve farklılıkların, gerçekten de şans eseri olma ihtimalini göstermektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HYPOTHESIS[İng.] / HYPOTHÈSE[Fr.] / VERAUSSETZUNG, ANNAHME[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPOTEZ
- HİPOTONİK ÇÖZELTİ[İng. HYPOTONIC SOLUTION] ile/||/<> DEPLAZMOLİZ[İng. DEPLASMOLYSIS] ile/||/<> HEMOLİZ[İng. HEMOLYSIS] ile/||/<> MİKROSKOP[İng. MICROSCOPE] ile/||/<> SAF SU[İng. PURIFIED WATER]
( Hücre öz suyuna göre yoğunluğu daha az olan çözeltilerdir. Eğer bir bitki gözesi hipotonik bir ortama konulursa, göze şişerek turgor durumuna geçer. Hayvan gözesi ise aşırı su alımına bağlı olarak patlayabilir. Bu durum sitolojide hemoliz olarak adlandırılır. Hayvan gözelerinin yoğunluğu, saf suyun yoğunluğundan fazla olduğundan, saf su içerisine konmaları durumunda da hemolize uğrayabilir. Bu nedenle çoğu hayvan gözesi mikroskop altında incelenirken izotonik ortam sağlayan %0,9 NaCl (sodyum klorür) çözeltisiyle beraber incelenir. @@ Bir gözenin kendisinden daha az yoğun (çözünmüş madde yoğunluğu az) bir ortama konulduğunda, plazmolize uğramış bir gözenin su alarak şişmesi (kaybettiği suyu geri kazanması) olayıdır. Bu biçimde olan ortama hipotonik çözelti adı verilir. @@ Kırmızı kan gözelerinin göze zarının yıkılması durumu. İngilizce "hemolysis" olan bu kelimede "hemo" kan, "lysis" ise kırılma demektir. @@ Küçük olan bir şeyi büyüterek inceleme imkanı veren ve ışıkla ya da elektronla çalışmasına bağlı olarak değişik tipleri bulunan alet. @@ Organik ve inorganik maddelerden arıtılmış sudur. Laboratuvarlarda ve bilimsel çalışmalarda genellikle saf su kullanılmaktadır. Araştırmada saf su ile çalışılmadıysa bu durum bilimsel çalışmada belirtilir. Saf su iletken özellik göstermez.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HIPPURIC ACID[İng.] / ACIDE HIPPOÏQUE[Fr.] / HIPPURSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPPURİK ASİT
- HIRABE[Ar. harbe/savaşa giderken] değil/yerine/= YOL KESME
- HIRE :/yerine İŞE ALMAK
- HIRKA/BÜRDE[Fars.] ile/ve LİBÂDE
( ... İLE/VE Kısa hırka. )
- HIRLAMA ile HAVLAMA/ÜRÜME
( HERÎR ile NİBÂH )
- HIRN CYCLE[İng.] / CYCLE D'HIRN[Fr.] / HIRN-KREISLAUF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİRN ÇEVRİMİ
- HIRS ile HEVESLE
( AVIDITY vs. AVIDLY )
( حرص ile مشتاقانه )
( HARS ile MOSHTAGHANEH )
- HIRSIZLAMAK ile HIRSIZ/LIK ile HIRSIZCA ile HIRSIZ ADIM ile HIRSIZ MALI ile HIRSIZ FENERİ ile HIRSIZ YATAĞI ile HIRSIZ KELEPÇE ile HIRSIZ ANAHTARI ile HIRSIZ ÇEKMECESİ
- HİS SESİNE değil HİSSESİNE
- HİS ile/ve/değil KUVVE
- HİSBE ve NİSBE
- HİSSE ile MAHFÛZ HİSSE
( ... İLE Miras bırakanın isteğiyle bile ortadan kaldırılamayan pay/hisse. )
- HİSSE[Ar.] ile NASÎB[Ar.]
- Hissediyorsan DİNLE!!!
- HİSSETMEK" ile/ve/||/<> "GİBİ GELME"
- HİSSETMEK ile HİSSEDİLMEK ile HİSSETTİRMEK ile HİSSEDEBİLMEK ile HİSSE ile HİSSET ile HİSSELİ ile HİSSESİZ ile HİSSE SENEDİ
- HISTAMINE, ARGAMINE, IMIDAZOLEETHYLAMINE[İng.] / HISTAMINE[Fr.] / HISTAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTAMİN, İMİDAZOLETİL-AMİN
- HYSTÉRÉSIS[Fr.] / HYSTERESIS, HYSTERESE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTERESİS
- HYSTERESEKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTEREZİS EĞRİSİ
- HİSTİDİN[İng. HISTIDINE] ile/||/<> HİSTOGRAM ile/||/<> HİSTON DEASETİLAZ[İng. HISTONE DEACETYLASE]
( Doğadaki 20 aminoasitten biridir, proteinlerin yapısına katılır. @@ Ele alınan örnek bir grup içerisindeki çeşitliliği gösteren çubuklu tablodur. Her bir çubuk, birey sayısını, bireylerin frenkansını belirli bir değer ya da değer aralığıyla gösterir. @@ Histonlardaki asetile edilmiş lisin kalıntılarının deasetilasyonunun transkripsiyonel baskılanmasına katkıda bulunan bir enzim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HISTIDINE[İng.] / HISTIDINE[Fr.] / HISTIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTİDİN
- HİSTO-İNKOMPATİBİLİTE ile HİSTOKİMYA ile HİSTOKOMPATİBİLİTE ile HİSTOLOJİ ile HİSTOLOJİK ile HİSTOPATOLOJİ ile HİSTOPATOLOJİK
( Doku uyuşmazlığı. İLE Doku kimyası. İLE Doku uygunluğu. İLE Dokubilim. İLE Dokubilim [ile ilgili], dokusal. İLE Sayrılıklı doku bilimi. İLE Sayrılıklı doku bilimi [ile ilgili]. )
- HISTOCHEMISTRY[İng.] / HISTOCHIMIE[Fr.] / HISTOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTOKİMYA
- HİSTONE İLE NUCLEOSOME İLE CHROMATİN İLE CHROMOSOME ile/||/<> KROMATİN ORGANİZASYONU
( DNA paketleme seviyeleri. )
( Formül: 2×(H2A ileH2B ileH3 ileH4) + DNA )
- HISTORICALESSNESS vs. INDIFFERENCE
- HISTORY vs. TIME
- HISTORY vs. TIME
( MOVEMENT instead of TO SAVE UP
TO TALK IN NECESSITY instead of TO TALK
TO ASK [JUST TO UNDERSTAND] instead of TO SEARCH FOR EXPECTATION
TO BELIEVE instead of TO GET BASE
Prudence in 50-100 days. vs. Prudence in 50-100 years. vs. Prudence in 500-1000 years. vs. Prudence in 5000 -
years.
To serve the ready product. vs./AND To prepare the unprepared product to sale.
TO CONTROL AT THE BEGINNING AND CONTINUOUSLY instead of TO CONTROL AT THE END )
- HISTORY vs./and HISTORY OF CULTURE
- HİTABE ile HİTABEN ile HİTABET
- HİTİT ile HİTİTÇE
- HİYEROGLİF ile/ve ABECE
( Temsil. İLE/VE Çözümleme. )
( Abece hiyerogliften daha üst bir aşamayı temsil eder. Temsil etmekten çok çözümler. )
( Abece, seyahat etmek ve değişik diller zorunda olan tüccar halklar tarafından bulunmuştur. )
( ŞAMPOLYON: 1822 yılında, hiyeroglifleri başarılı bir biçimde çözen kişi. [1790-1832] )
( Hiyeroglif abecesi... http://discoveringegypt.com/egyptian-hieroglyphic-writing/hieroglyphic-typewriter )
- VELOCITY GRADIENT[İng.] / GRADIENT DE VITESSE[Fr.] ile/değil/yerine/= HIZ GRADYANI
- VELOCITY COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA VITESSE[Fr.] / GESCHWINDIGKEITSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZ KATSAYISI
- VELOCITY MODULATION[İng.] / MODULATION DE VITESSE[Fr.] / GESCHWINDIGKEITSMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZ KİPLEMESİ
- HIZ ile/||/<> İVME
( Hız bir cadın birim zamandaki yer değiştirmesi, ivme ise hızın birim zamandaki değişimidir. )
( v = \frac{\Delta x}{\Delta t} İLE a = \frac{\Delta v}{\Delta t} )
- HIZ ile/||/<> İVME
( Hız bir cadın birim zamandaki yer değiştirmesi, ivme ise hızın birim zamandaki değişimidir. )
( Formül: v = \frac{\Delta x}{\Delta t} İLE a = \frac{\Delta v}{\Delta t} )
- SÜRAT[Osm.] / VELOCITY[İng.] / VITESSE[Fr.] / GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZ
- HIZÂNE[Ar.] ile HIZÂNET[Ar.]
( Medresede verilen sütanalık dersi. İLE Sütninelik, tayalık. )
- HIZ(IN BAĞILLILIĞI) ile/||/<> İVME(NİN BAĞILLILIĞI)
( Birim zamanda alınan yol. İLE/||/<> Birim zamanda hızdaki değişim. )
- ACCELERATING ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE ACCÉLÉRATRICE[Fr.] / BESCHLEUNIGER ELEKTRODE, BESCHLEUNIGUNGS ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRICI ELEKTROT
- QUICKENING LIQUID[İng.] / QUICKBEIZE[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRICI SIVI
- ACCELERATION VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ACCÉLÉRATION[Fr.] / BESCHEUNGUINGSSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRMA GERİLİMİ
- HIZLI ÖRGÜTLEN(EBİL)ME ile/ve/değil/<> NİTELİKLİ ÖRGÜTLENME
- FAST REACTOR[İng.] / RÉACTEUR RAPIDE[Fr.] / SCHNELLER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLI TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- HİZMET:
AŞK İLE değil SEVGİ/MUHABBET İLE
- HİZMET ile/ve/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME
( Hizmet ederek kendini gerçekleştirir, kendini gerçekleştirirken/gerçekleştirmek için de hizmet edebilirsin/etmelisin. )
( )
( TO SERVE vs./and/<> SELF REALIZATION )
- HİZMETÇİ ile BESLEK/BESLEME
- HYZONE[İng.] ile/değil/yerine/= HİZON
- HO CHI MINH VILLE ve/değil/<> NGUYEN THAT THANH
( Vietnam'da, Saygon ırmağının sağ kıyısında bulunan Ho Chi Minh Ville kenti, adını, Birleşik Vietnam kurulduğunda, 1975 yılında almıştır.
[MINH: Aydınlatan., adını, 1945'te Viet-Minh kurulduğunda almıştır.] )
- HOCA[Fars. HVÂCE] değil/yerine/= ÖĞRETMEN
- Hocayı DİNLE!!!
- HÖDÜKLEŞMEK ile HÖDÜK/LÜK ile HÖDÜKÇE
- HOFMANN SODIUM PRESS[İng.] / HOFMANNSCHE NATRIUM PRESSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOFMANN SODYUM PRESİ
- HOLE :/yerine DELİK
- HOLISTİK TIP/HOLISTIC MEDICINE[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNCÜL TIP
- HOLLYWOOD ile KUTSAL ile KUTSAL MEŞE
( HOLLYWOOD vs. HOLLY vs. HOLLY OAK )
( راج ile سنديان ile هاليوود )
( راج ile سنديان ile CPEHALYVUD )
- HOLOPHOTE[İng.] / HOLOPHORE[Fr.] ile/değil/yerine/= HOLOFOT
- HOLOGRAPHY[İng.] / HOLOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOLOGRAFİ
- HOLOGRAFİK İLKE ile/||/<> BEKENSTEİN SINIRI
( Holografik ilke yüzeydeki bilginin hacmi kodlamasıyken, Bekenstein sınırı maximum entropi kapasitesidir )
( Formül: S ≤ A/4G )
- HOLOGRAFİK İLKE ile/||/<> HACİMSEL BİLGİ
( Holografik ilke bilgi yüzeyde kodlanır İLE hacimsel bilgi üç boyutta saklanır. Holografik ilke kara delik entropisi İLE yüzey-bilgi ilişkisi kurdu. İlke sicim kuramı İLE kuantum gravity ipucu verir. )
- HOLOÈDRE[Fr.] ile/değil/yerine/= HOLOHEDRON
- HOLOSELLULOSE[İng.] / HOLOZELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOLOSELÜLOZ
- HOLOTYPE[İng.] değil/yerine/= HOLOTİP
( İlk örnek. İlk tanım yapılırken seçilen tek örnek.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HOME :/yerine EV
- HOMİNİD[İng. HOMINIDAE] ile/||/<> BÜYÜK İNSANSI MAYMUNLAR[İng. GREAT APES]
( Hominidae ailesinin üyelerinin her biri. Şempanzeler ve bonobolar (Pan), goriller, (Gorilla), insanlar (Homo) ve orangutanlar (Pongo) cinsi hayvan türlerini içinde barındırır. İnsan (Homo sapiens), günümüzde yaşayan, hominid bir hayvan türü. @@ Hominidae ailesinin üyelerinin her biridir. Şempanzeler ve bonobolar (Pan), goriller, (Gorilla), insanlar (Homo) ve orangutanlar (Pongo) cinsi hayvan türlerini içinde barındırır. İnsan (Homo sapiens), günümüzde yaşayan, hominid bir hayvan türüdür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HOMİSİT/HOMICİDE[İng.] değil/yerine/= ELKIYIM
- FLUIDE HOMOGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HOMOJEN AKIŞKAN
- HOMOGENEOUS PRECIPITATION[İng.] / HOMOGENE PRÄZIPITATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HOMOJEN ÇÖKTÜRME
- HOMOJEN[Fr. < HOMOGÈNE] değil/yerine/= BAĞDAŞIK
- HOMOJENLEŞME" değil/yerine/= BENZEŞME/BAĞDAŞIK
- HOMOLOG/HOMOLOGUE[İng.] değil/yerine/= EŞDEŞ
- HOMOLOGUE[İng.] / SÉRIE[Fr.] / HOMOLOGE REIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOMOLOG SERİ
- HOMOZİGOT/HOMOZYGOTE[İng.] değil/yerine/= EŞKALITIM/ÖZKALITIMLI
- HOOKEAN SOLID[İng.] / SOLIDE DE HOOKE[Fr.] / HOOKESCHER KÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= HOOKE KATISI
- HOOKE'S LAW[İng.] / LOI DE HOOKE[Fr.] / HOOKESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HOOKE YASASI
- HOPE :/yerine UMUT
- Hor görme! DİNLE!!!
- HOR GÖRME ve/<> KISKANMA
( Fakirsen. VE/<> Zenginsen. )
- hor. intermed.[Lat. < HORIS INTERMEDIIS] değil/yerine/= ARA SAATLERDE
- HORMON[İng. HORMONE] ile/||/<> ADRENALİN[İng. ADRENALINE] ile/||/<> ALDOSTERON[İng. ALDOSTERONE] ile/||/<> ANDROJEN[İng. ANDROGEN] ile/||/<> ANDROPOZ[İng. ANDROPAUSE] ile/||/<> MENOPOZ[İng. MENOPAUSE] ile/||/<> NOREPİNEFRİN[İng. NOREPINEPHRINE] ile/||/<> SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ[İng. SYMPHATETIC NERVOUS SYSTEM] ile/||/<> TESTOSTERON[İng. TESTOSTERONE]
( Hormonlar, vücudun kimyasal habercileridir ve endokrin sistemin bir parçasıdır. Endokrin bezleri, vücudumuzun büyük sistemlerinin çoğunun dokularına ve organlarına kan akışı olan hormonlar üretir. Endokrin sistem, kalp atış hızını, metabolizmayı, iştah, ruh hali, cinsel fonksiyon, üreme, büyüme ve gelişme, uyku döngüsü gibi şeyleri kontrol eder. @@ Adrenal bezlerin ürettiği hormona verilen addır. Korku ve kaçış anlarında kana bol miktarda karışır. "Epinefrin" olarak da isimlendirilmektedir. @@ Almanca
Aldosteron
Fransızca
Aldostérone
Vücuttaki su ve tuz dengesinin ayarlanmasında görev alan steroid yapılı hormon. Böbrek üstü bezlerinin kabuk bölgesinden salgılanır. Kandaki sodyum ve potasyum dengesini ayarlayarak kan basıncının düzenlenmesini sağlar. Kanda bulunma miktarının normal seviyenin altında ya da üstünde olması sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca böbreklerdeki suyun geri emiliminin ayarlanmasını sağlar. @@ Erkeklik ile ilişkilendirilen vücut gelişimi, kıl uzaması, ses kalınlaşması gibi özellikleri oluşturan ya da bu özelliklerin gelişmesini uyaran bir kimyasala verilen genel addır. Kimi zaman erkek cinsiyet hormonu testosteron ile eş anlamda kullanılır. @@ Erkeklik hormonu olan testosteronun azalmasıyla ilişkili bir durumdur. Menopozdan farklı olarak testosterondaki azalma ve semptomların gelişimi, kadınlarda meydana gelenden daha kademelidir. 50'li yaşlarındaki erkeklerin yaklaşık %30'u, düşük testosteron düzeylerinin neden olduğu andropoz semptomları yaşamaktadır. Andropoz yaşayan bir kişi, durumla ilgili bazı semptomlara sahip olabilir ve uygun tedavi olmaksızın osteoporoz gibi diğer ciddi sağlık durumları riski altında olabilir. @@ Kadınlarda düşük hormon seviyeleri nedeniyle menstrüasyonun (adet kanamalarının) durduğu zamandır. Genellikle 45 ila 55 yaş arasında gerçekleşir. @@ Sempatik sinir sisteminde bir nörotransmitter olarak işlev gören, doğal olarak oluşan katekolamin hormonudur. Noradrenalin olarak da bilinir. Norepinefrin ya da noradrenalin, böbreklerin üstünde bulunan şapka benzeri adrenal bezlerden salgılanır. Vücudun “savaş ya da kaç” tepkisinde önemli bir rol oynar. Bir ilaç olarak norepinefrin; sınırlı, kısa süreli ciddi sağlık durumlarında kan basıncını yükseltmek ve korumak için kullanılır. Kimyasal formülü C8H11NO3 olan norepinefrinin molar kütlesi 169.18 g/mol'dür. @@ Vücudun stresli durumlarla başa çıkmasına yardımcı olan ve "savaş ya da kaç" tepkisini etkinleştiren sinir sistemidir. Sempatik sinir sistemi, tehlikeli ya da zorlu durumlarda vücudun uyanık kalmasını sağlar. Bu sistem, bir stres hormonu olan adrenalinin salınımını artırır ve kaslara daha fazla kan ve oksijen pompalanmasını sağlar. @@ Testosteron, cinsel ve üreme gelişiminde önemli olan bir erkek cinsiyet hormonudur. Kadınlar yumurtalıklarda ve adrenal bezlerde testosteron üretir fakat seviyesi erkeklerin yaklaşık onda biri ile yirmide biri kadardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HORMONES[İng.] / HORMONES[Fr.] / HORMONE[Alm.] ile/değil/yerine/= HORMONLAR
- HORSE :/yerine AT
- Hoşgörü için DİNLE!!!
- HOŞGÖRÜ/İYİGÖRÜ = MÜSAMAHA, TESAMUH = TOLERANS[İng. < TOLERANCE] = TOLÉRANCE[Fr.] = TOLERANZ[Alm.] = TALERANTIA < TOLERARE[Lat.]
- HOŞGÖRÜ ile HOŞGÖRÜLÜ ile HOŞGÖRÜYLE
( LENIENCY vs. LENIENT vs. LENIENTLY )
( ارفاق ile آسان گيري ile رفق ile آسان گير ile ضد يبوست ile ارفاقا )
( AREFAGH ile ASAN GYRY ile RAFGH ile ASAN GYR ile ZED YBOST ile ارفاقا )
- HOŞLANIP HOŞLANMAMA ile/ve/değil/||/<>/< GÜDÜLENİP GÜDÜLENMEME
- HOSPITAL :/yerine HASTANE
- HOSPİTALİZE ETMEK ile HOST ile HOSTİLİTE
( Hastaneye yatırmak. İLE Konak. İLE Düşmanlık. )
- HOŞUNA GİTME/ME ile/ve İŞİNE GELME/ME
- HOTEL DE BELLE VUE :
( Türkiye'de açılan ilk otel Büyükdere'deki Hotel de Belle Vue otelidir. Bu otelde ünlü piyanist Listz Frans bir konser vermiştir. Otel İspanya Büyükelçiliği yazlık binasının kuzey doğusundaki yamaçta idi ve 1897'deki Büyükdere yangınında yanıp kül oldu. Oteli'in 1917 yangınında yandığı da ihtimal dâhilindedir. )
- HOUSE vs. HOME
- HOUSE :/yerine EV
- HÖYKÜRMEK/HÖYKÜRE HÖYKÜRE ile/ve/değil/||/<>/< HÖNKÜRMEK/HÖNKÜRE HÖNKÜRE
( Bağırmak. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Ağlamak. )
- HUBUB[Ar. < HUBÂB, HUBÂBE] ile HUBÛB[Ar. < HABB]
( Su üzerindeki kabarcıklar. İLE Taneler, tohumlar. )
- HÜCCET ile/||/<> HÜCCET-İ ŞERİYE/ŞERİYYE
( Delil. İLE/||/<> Şeriyye mahkemelerinden sırf mülk taşınmazlar için verilen belge. )
- HÜCERÂT[Ar. < HÜCRE] ile HÜCEYRÂT[Ar. < HÜCEYRE]
( Gözler, odacıklar. Sürü konulan yerler. İLE Küçük delikler ve oyuklar. )
- HÜCRE[Ar.]/CELL[İng.] değil/yerine/= GÖZE
- HÜCRE KÜLTÜRÜ[İng. CELL CULTURE] ile/||/<> HÜCREDIŞI ORTAMI[İng. EXTRACELLULAR MATRIX]
( Hayvan ya da bitki dokularının canlılardan çıkarılıp, uygun besi ortamlarında ve uygun yaşam koşullarında (Hayvan gözeleri için 37 santigrat sıcaklıkta %95 hava %5 CO2 ortamda) büyümelerine devam etmesine olanak sağlayan göze topluluklarıdır. Laboratuvarda in vitro ortamda yapılan bu düzene göze kültürü denir. @@ Hayvanların (özellikle memelilerin) dokularında, gözeleri çevreleyen ve destekleyen, çok çeşitli karmaşık yapıyı içinde bulunduran; bağ dokuları, kollajen, elastik, fibrillin, fibronektin ve laminin ile GAG (glikozaminoglikan olarak adlandırılan) şekerlerinin bulunduğu, gözenin zarının dışında kalan bölgedir. Hayvanlardaki bağ dokusunun belirleyici yapısıdır. Aşağıdaki görselde, alt kısımda göze ve göze zarı, üst kısımda ise Hücredışı Ortam görünmektedir:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CELL CONSTANT[İng.] / ELEKTROLYSE ZELLEN KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= HÜCRE SABİTİ
- CELL VOLTAGE[İng.] / ZELLEN SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HÜCRE VOLTAJI
- HÜCRE ile HÜCRELİ ile HÜCRE EVİ ile HÜCRE BİLİMİ ile HÜCRE DUVARI ile HÜCRE ÇEPERİ ile HÜCRE BİLİMSEL ile HÜCRELER ARASI ile HÜCRE YUTARLIĞI
- HÜCRE ile KİLER ile ÇELLİST
( CELL vs. CELLAR vs. CELLIST )
( ياخته ile سلول ile حجره ile سرداب ile گودال سرچاه ile زيرزمين ile سردابه ile ويولون نواز )
( YAKHTEH ile SELOL ile HAJREH ile SARDAB ile GODAL SARCHAH ile ZYRAZMYNE ile SARDABEH ile ويولون نواز )
- HÜCRE[Ar.] değil/yerine/= YUVAR, GÖZE
- HÜCRE/BEYİN/ZİHİN ile/ve/||/<>/> GÖVDE
- GÖZELERİ SIKICA BİTİŞİK BİR KÜTLE = HACM-I MÜTELÂSIKA = MASSE COHÉRENTE
- HÜCRESEL OTOMAT ile/||/<> PDE
( Hücresel otomat ayrık yerel kural İLE PDE sürekli diferansiyel. )
( Formül: Conway İLE ısı denklemi )
- HÜCRESEL ile HÜCRE ile SELÜLOZ
( CELLULAR vs. CELLULE vs. CELLULOSE )
( سلولي ile سلول دار ile حجره کوچک ile سلولز ile سلولوز )
( SELOLY ile SELOL DAR ile HAJREH KUCHAK ile SELOLZ ile سلولوز )
- HUDUS ile/ve/||/<> ZAMAN ile/ve/||/<> NİSAP ile/ve/||/<> GÜN ile/ve/||/<> RES ile/ve/||/<> KÂBE ile/ve/||/<> NEŞV-Ü-NEMÂ ile/ve/||/<> KAST VE NİYET ile/ve/||/<> HÜKÜMLER ile/ve/||/<> BEKÂ ile/ve/||/<> MEŞRÛ TASARRUF
- HUGE :/yerine KOCAMAN
- TÜZE/HUKUK:
BAŞLANGIÇTA ile/ve/değil/||/<>/> GÜNÜMÜZDE
- HÜKÜMET[Ar.]/KABİNE[Fr./İng.] değil/yerine/= YÖNETKE
- EZCÜMLE/HULÂSA[Ar.] değil/yerine/= ÖZET/LE [bkz. ZÜBDE] | KISACA )
- HÜLLE ile HÜLLECİ/LİK
- HULLE[Ar.] ile SADÂKAT[Ar.]
- HÜLLE[Ar. HULLE] ile/değil HİLE
( "Medeni Kanun"un kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe bir günlüğüne nikâh edilmesi. @@ Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen. | Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma. )
- HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE[Ar. < HOL] ile HÜLLE[Ar. < HULLE]
( Haller, durumlar. İLE Cennette giyilecek giysi. İLE Sazdan yapılan, kulübe. İLE Tandır bacası. İLE Kâğıt lira. İLE Abartmalı konuşma. İLE Hülleyi gerçekleştirmek. | Bir işte geçici çözüm için hileye başvurmak. İLE Gölgelik. İLE Yurttaşlar Yasası'nın kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe, bir günlüğüne nikâh edilmesi. )
- HÜMANİST[Fr. < HUMANISTE] değil/yerine/= İNSANCIL
- HÜMANİZM[Fr. < HUMANISME] değil/yerine/= İNSANCILLIK
- HUMBARA/HUMBERE[Fars.] ile HUMBARA/KUMBARA[Fars. < HUMBERE]
( Havan topu. İLE Para biriktirmek için kullanılan, bozuk ya da kâğıt para atılan deliği olan, metal, toprak ya da plastikten yapılmış küçük kap. | Humbara. )
- HUME-ROTHERY PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE HUME-ROTHERY[Fr.] ile/değil/yerine/= HUME-ROTHERY İLKESİ
- HUME-ROTHERY RULE[İng.] / HUME-ROTHERY REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HUME-ROTHERY KURALI
- HUMHÂNE -ile
( Meyhane. | Şarap fıçısı. )
- HUMIC ACID[İng.] / ACID HUMIQUE[Fr.] / HUMINSÄUREN, HUMUSSÄUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HÜMİK ASİT
- HUMOR/HÜMOR ile HUMORAL İMMÜNİTE
( Sıvı. İLE Sıvısal bağışıklık. )
- HUMPHREYS-SERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HUMPHREYS SERİSİ
- HUNİ BİÇİMİNDE/HUNİMSİ KOROLLA = TÜVEYC-İ KAM'Î = COROLLE INFUNDIBULÉE, COROLLE INFUNDIBULIFORME
- FILTER, FUNNEL[İng.] / FILTRE[Fr.] / FILTER, FILM[Alm.] ile/değil/yerine/= HUNİ, SÜZGEÇ/FİLTRE
- HÜNSÂ/AMPHOTERIC/HERMAPHRODITE[İng.]/MİZVÂCE -ile
( HEM DİŞİLİK, HEM ERİLLİK ALÂMETİ BULUNAN (HÜNSÂ-Yİ RECÛLÎ/HÜNSÂ-Yİ NİSÂÎ) )
- HÛRDE[Fars.] ile HÛRDE[Fars.]
( Yemiş, yenilmiş. İLE Ufak, değersiz şey, kırıntı. | Nükte, dakika. | Yazıya ayrıntı/nüans veren bir tarz. )
- PALM OIL[İng.] / HUILE DE PALME[Fr.] ile/değil/yerine/= HURMA YAĞI
- HURMA ile/||/<> ZAMYÂN[Ar.]/ZAMIE[Fr.]
( ... @@ Güney Amerika'ya özgü bir cins hurma ağacı. )
- HÜRMET ile HÜRMETLİ ile HÜRMETSİZ/LİK ile HÜRMETLİCE ile HÜRMETSİZCE
- HAYDÂRÎ/YE'DE:
HÜSEYNÎ ile/<> HASANÎ
( Uzun olanı. İLE/<> Kollu, cübbe gibi olanı. )
( HAYDÂRİYE: Haydar-ı Kerrâr'ın giydiği giysi/elbise. )
- HUSÛSEN değil/yerine/= ÖZELLİKLE
- HUTBE ile HUTBE İRÂD ETME
- HÜVE -ile
( ALLAH | ÜÇÜNCÜ TEKİL(MÜFRET) ŞAHIS ZAMÎRİ [bkz. HÛ] )
- HÜVE ile HÜVE
( O İLE ...dır. )
- HUYGENS EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE D'HUYGENS[Fr.] / HUYGENS-OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= HUYGENS GÖZMERCEĞİ
- HUYGENS' PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'HUYGENS[Fr.] / HUYGENSSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= HUYGENS İLKESİ
- HÜZME ile HÜZMELİ
- HÜZÜN ve/<> HAZİNE
- HÜZÜN = MELANCHOLY[İng.] = MÉLANCOLIE[Fr.] = MELANCHOLIE[Alm.] = MELANCHOLIA[Lat.]
- HUZUR/BARIŞ/BİRLİK/DİRLİK SAĞLA(T)MAK:
SÖZLERLE ile/ve/<>/> YAPILANLARLA ile/ve/<>/> VAROLUŞLA
( Ne söylemeyeceğini bilerek. İLE/VE/<>/> Ne yapmayacağını bilerek. İLE/VE/<>/> (hiçbir şey söylemesen ve yapmasan bile) Varoluşun, yeterlidir![ve de bunu sürekli anımsayarak!] )
- Huzur için DİNLE!!!
- Huzurda DİNLE!!!
- HUZUR/MUTLULUK:
KİŞİNİN ...
GİDİŞİYLE ile/ve/||/<> GELİŞİYLE
- Huzursuzsan DİNLE!!!
- HUZUVÂNE[Ar.] ile NAHVE[Ar.]
- HYBRID ZONE[İng.] değil/yerine/= HİBRİT BÖLGE
( Türleşmiş, farklılaşmış popülasyonların birbirleriyle çiftleştikleri coğrafi bölgelerdir. Türleşme tamamen gerçekleşmediği için ya da farklı tür olmalarına karşın türlerin modern tür tanımı dahilinde çiftleşebilmeleri sonucunda oluşur. Bu alanda bol miktarda farklı türlerin çiftleşmesi sonucu oluşan melez birey bulunur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HEYULA[Ar.]["HEYHULA" değil!]/HYLE[Yun.] ile NESNE, ŞEY | BİÇİMİ OLMAYAN NESNE, ŞEY
- HYPERICACEAE = HUFÂFİKÛNÎYE
- HYPN-/HYPNO- ile/||/<> NARCO-/NARE- ile/||/<> SOMN-/SOMNİ-/SOMO-/-SOMNİA
( Uyku. İLE/||/<> Uyku durumu; uyuşukluk, cansızlık, sersemlik. İLE/||/<> Uyku. )
- I. el-AKAİDU'N-NESEFİYYE
- I HAVEN'T vs. I DON'T HAVE
- I vs. ME
- I vs. ME/TOOL/VEHICLE
- İADE ile İADELİ ile İADESİZ ile İADELİ TAAHHÜTLÜ
- İADE ve/> İKÂME
- İADE[Ar. < AVD] >< MÜSÂDERE[Ar. < SUDÛR | çoğ. MÜSÂDERÂT]
( Geri gönderme/çevirme. | Eski/önceki durumuna getirme. | Karşılık yapma. | Birinci dizenin son sözcüğünü, ikinci dizenin başında tekrarlayarak yazılan şiir. >< Tanzimat'tan önce, herhangi suçlu birinin malının, hükümetçe, sultan adına alıkonulması. | Yasak bir şeyin, yasaya uygun olarak alıkonulması/zabtı, zoralım. )
( CONVERSION/RETURN >< CONFISCATION )
- İADE ile/değil SINIRDIŞI ETME
( GERİ GÖNDERMEME İLKESİ[NON REFAULEMENT] )
- İADE ile/ve/||/<> TEÂKÜB ile/ve/||/<> TECEDDÜD
- İ'ADE[Ar.] ile TEKRÂR[Ar.]
- İÂLE[Ar.] ile İÂNE[Ar.]
( Çocuğun nafakasını sağlama. İLE Yardım için toplanan para, yardım parası. )
- İÂNE ile İÂRE ile İÂŞE ile İBÂTE
( Yardım. | Yardım amacıyla toplanan para. İLE Eğreti verme, ödünç verme. İLE Yedirip içirme, besleme, bakma. İLE Barındırma. )
(1996'dan beri)