E ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 20.315 başlık/FaRk ile birlikte,
20.315 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(34/83)
- HASTAHANE ve OKUL
( BÎMÂR-HÂNE, MÂR-İSTÂN[BÎMÂR-İSTÂN'dan bozmadır] ve ... )
( XENODOCHIUM )
- HASTAHANE değil/yerine ŞİFÂHANE
- HASTALIK GECİKTİRME ile/ve HASTALIK ÖNLEME
- HASTALIK:
KİŞİLERDE ile/ve/değil/||/<>/< İLİŞKİLERDE
- HASTALIKLARI TEDAVİDE:
DURDURMA ile/ve/||/<>/>/< GERİLETME
- HASTAHANE[Fars.] değil/yerine/= SAĞALTAY
- HASTE[Fars.] ile HÂSTE[Fars.] ile HÂSTE[Fars.]
( Hasta, rahatsız, sayrı. İLE Ayağa kalkmış. | Uzanmış. İLE İstenilmiş, istenilen. )
- LINE VOLTAGE[İng.] / TENSION DE LIGNE[Fr.] / LINIE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HAT GERİLİMİ
- HAT[Osm.] / LINE[İng.] / LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAT
- HATA/KUSUR ARAMAK/BULMAK (İÇİN/ÜZERE) ile/değil/yerine BİR EKSİĞİNİ/HATASINI (DAHA) DÜZELTTİRMEYE ARACI OLMAK
- HATA ve/||/<>/< DENEME
( Hata yapmış olman, denediğin anlamına gelir. Denemeden, vazgeçme! )
( MISTAKE and TRIAL )
- HATA ile HATAY ile HATALI/LIK ile HATASIZ/LIK ile HATAYLI/LIK ile HATASIZCA ile HATALI YÜRÜME
- HATE :/yerine NEFRET ETMEK
- HATÎ'E[Ar.] ile İSM[Ar.]
- HATİM ile HATİME ile HATİM DUASI
- HAVA BASINCI[İng. AIR PRESSURE] ile/||/<> HAVA KÜTLESİ[İng. AIR MASS]
( Hava moleküllerinin, atmosferin içinde bulunan maddelere hava ağırlığından dolayı uyguladığı kuvvettir. 0°C'de ve deniz seviyesinde standart olarak 76 cmHg olarak ölçülür. 76 cmHg, yaklaşık 1 atmosferik basınç birimine (atm) ve 101325 Pascala eşdeğerdir. @@ Genellikle tutarlı bir sıcaklık ya da su buharı içeriğine sahip, bazen yüzlerce ya da binlerce kilometre kareyi kaplayan büyük hacimli havadır. Hava kütleleri genelde kıtasal, arktik ya da tropikal gibi kaynak türlerine göre sınıflandırılır. Hava kütleleri ya da diğer hava sistemleri, jet akımları ve atmosfer basınçtaki farklılıklarla Dünya yüzeyine yönlendirilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HERMETIC[İng.] / HERMÉTIQUE[Fr.] / HERMETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= HAVA GEÇİRMEZ
- LUFTBLASE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAVA KABARCIĞI
- HAVAİ değil/yerine/= YELEME
( Ciddi olmayan, ciddi işlerle uğraşmayan, ciddi işler yapmayan. )
- HAVALE ile/<> EFT ile/<> SWIFT ile/<> FAST
( Hesaplararası para/fon aktarımı. İLE/<> Bankalararası, elektronik para/fon aktarımı[Electronic Funds Transfer]. İLE/<> Uluslararası Bankaların Finansal Haberleşme Kurumu[İng. Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication] )
( Banka içinde. İLE/<> Bankalar arasında. İLE/<> Uluslararası bankalar arasında. )
( [ne yazık ki] Pahalı. İLE/<> Daha pahalı. İLE/<> Çok (daha) pahalı. )
( Hiçbirindeki ücretlendirme, uygun oranda ve âdil değil! Devletler, vatandaşlarının hakkına sahip çıkmadığı ve bireyler, sustuğu, bilinçlenip ortak tepki göstermediği sürece de bu fırsatçılar, sömürülerine ve gasplarına devam edeceklerdir ne yazık ki. Bu konuda, en sesi çıkmayıp rahatı, kârı/primleri ve çıkarları yerinde olanlar ise bilinçli ya da bilinçsiz, bankaların yönetici ve çalışanlarıdır. Bu tıkanık ve yanlış düzenin, elbet ve umarız yakın bir gelecekte düzeleceğini ümit ediyoruz ve ilgilileri, "yetkilileri" uyarıyoruz. Her birimizin tepkisiyle, katılımı ve desteğiyle tabii! )
( [onaylanma süresi] Çok kısa sürededir. İLE/<> Daha uzun sürer. İLE/<> Daha uzun sürer. )
( [kişisel bilgi] Daha çok. İLE/<> Daha az. İLE/<> ... )
( 7/24 gerçekleştirilebilir. İLE/<> Sadece hata içi ve mesai saatleri içinde yapılabilir. İLE/<> ... )
- HAVALE ile HAVALELİ
- HAVALE ile İHÂLE
- HAVALE ile SARA
( Gövdenin kas yapısında kontrol edilemeyen kasılmalarıdır. Sinir merkezindeki bir tahriş yüzünden beyinde gerçekleşen elektriksel boşalmalar sonucu oluşur. İLE Herhangi bir hastalık sonucu gövde sıcaklığının 38 °C'nin üzerine çıkmasıyla oluşur. Genellikle 6 ay ve 6 yaş arasındaki çocuklarda rastlanır. )
( Beyinde yaralanma/enfeksiyon, yüksek ateş nedeniyle oluşan ve sara[epilepsi] olmak üzere ikiye ayrılır. )
( [Ateş nedeniyle oluşan havalelerde İlk Yardım]
- Öncelikle hasta ıslak havlu yada çarşafa sarılır.
- Ateş, bu yöntemle düşmüyorsa oda sıcaklığında bir küvete sokulur.
- Tıbbî yardım istenir[112].
[Sara krizinde İlk Yardım]
- Öncelikle, olayla ilgili güvenlik önlemleri alınır.
[Örneğin kişi yol ortasında kriz geçiriyorsa olay yerindeki trafik akışı kesilmelidir].
- Kriz, kendi sürecini tamamlamaya bırakılır.
- Hasta bağlanmaz, kilitlenmiş çene açılmaya çalışılmaz.
- Yabancı madde koklatılmaz, ağızdan yiyecek içecek verilmez.
- Başın altına, yumuşak bir malzeme konulur.
- Etrafın güvenliği sağlanır.
- Sıkan giysiler gevşetilir, kusmaya karşı tedbirli olunur.
- Yaralanma varsa gerekli işlemler yapılır.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )
- HAVANTEPE :
( Yenimahalle, Rumelikavak, Maden ve Sarıyer'in üst kısmında yer alır. Yüksek gerilim hattı buradan geçer. Denizden yüksekliği 175 metre civarındadır. Denize bakan cephesinde korunma amacı ile yapılan büyük bir korgan ve askeri birlik bulunuyordu. Havantepe'nin en tepesi büyük bir düzlük alandı. Burada Yenimahalle ve Rumelikavaklı gençlerin oynadığı bir futbol alanı bulunuyordu. Gecekondulaşmanın yoğunlaştığı bir dönemde Havantepe aynı ismi taşıyan bir yerleşim bölgesi meydana geldi. )
- HAVÂSS[Ar. < HÂSSE] ile HAVÂSS[Ar. < HASS/HASSA]
( Duygular, hasseler. İLE Hassalar, keyfiyetler. | Saygın/muhterem olanlar. | Bazı manevi etkiler için okunan dualar. )
- HAVE :/yerine SAHİP OLMAK
- HAVF[Ar.] ile REHBE[Ar.]
- HAVUZ ile BİRKE[Ar.]
( ... İLE Büyük havuz, küçük göl, gölcük. | Göğüs. )
- HAVZA-İ FAHMİYE değil/yerine/= KÖMÜR BÖLGESİ
- HAWAII ADALARI'NIN OLUŞUMU:
5 MİLYON YIL ÖNCE ile/ve/<>/> 60.000 YIL ÖNCE
( İlk oluşan ada. İLE/VE/||/<>/> Son oluşan ada. )
- HAY BRIDGE[İng.] / PONT DE HAY[Fr.] / HAY-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAY KÖPRÜSÜ
- HAYAL KIRIKLIĞI ile ENGELLENME
( DISAPPOINTED vs. FRUSTRATION )
- HAYAL değil/yerine/= İMGE
- HAYAL ile/ve/||/<> DÜŞÜLKÜ/ÜTOPYA
- HAYALHÂNE ile/ve/||/<> HÂFIZA/BELLEK
( Tekil biçim deposu. İLE/VE/||/<> Tekil anlam deposu. )
- HAYAT ve/||/<>/> İLİM ve/||/<>/> SEMİ ve/||/<>/> BASAR ve/||/<>/>
KUDRET ve/||/<>/> İRÂDE ve/||/<>/> KELÂM ve/||/<>/> TEKVÎN
- HAYATÎ GÖREV = Fİ'L-İ HAYÂTÎ = FONCTION VITALE
- HAYBE ile HAYBECİ/LİK
- HAYBE/T[Ar.] ile HEYBET[Ar.]
( Boş, işe yaramaz, anlamsız iş. İLE Korku ve saygı uyandıran görünüş. )
- HAY-HÛ:
İSTESEN DE ve/<> İSTEMESEN DE
- HAYIR ile/||/<> VAKÂ-I HAYRİYE
( ... İLE/||/<> Hayırlı olay. 1826'da Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması olayı. )
- Hayır! DİNLE!!!
- Hayırlıysa DİNLE!!!
- HAYME ile/ve MİŞKAN
( Çadır. İLE/VE Mâbed. )
- HAYME ile/ve MİŞKAN
( Çadır. İLE/VE Mâbed. )
- HAYR:
SÖZ (İLE) ile/ve/||/<> SÜKÛT (İLE) ile/ve/||/<> NAZAR (İLE) ile/ve/||/<> AMEL (İLE)
- HAYRANLIK ile CEZBE
( ADMIRATION vs. ECSTASY )
- HAYRANLIK ile/ve/||/<>/> İÇSELLEŞTİRME
- HAYRANLIK ile/ve/<> ÖYKÜNME
- HAYRANLIK ile/ve ÜRKME
- [ne yazık ki]
HAYRANLIK DUYANI ve/||/<> GÖRMEMEZLİKTEN GELENE
( Görmemezlikten geliyoruz. VE/||/<> Hayranlık duyuyoruz. )
- HAYRÂT[< HAYR]: HAYIRLI İŞLER | HAYIR İÇİN KURULAN MÜESSESELER [ÇEŞME, HASTAHANE, AŞHÂNE] -<
- HAYRET ile/ve/||/<>/> DİKKAT ile/ve/||/<>/> MERAK ile/ve/||/<>/> BİLME
- HAYSİYET ile HAYSİYETLİ/LİK ile HAYSİYETSİZ/LİK ile HAYSİYETSİZCE ile HAYSİYET DİVANI
- HAYTA/SERSERİ/KÜLHANBEYİ/APAŞ[Fr. < APACHE] ile Hayta
( Osmanlı'ların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uc boylarında görevli sınıflarından biri. | Başıboş, bir baltaya sap olamamış. İLE Toroslarda yaşayan bir Yörük oymağı/âşireti. )
- HAYVAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEHAİM/BEHÎME
( Canlı. @@ İnsan dışındaki tüm hareket edebilen canlılar. | Dört ayaklı hayvan. )
- HAYVAN ile KÜKRE
( ... İLE Öfke ya da eşeysel istek yüzünden saldırıcı bir durum alan hayvan. )
- HAYVAN(CANLI) = BEHAİM = ANIMAL[İng., Fr., İsp.] = TIER[Alm.] = ANIMALE[İt.]
- HAYVANLAR[İng. ANIMALIA] ile/||/<> AKSON[İng. AXON] ile/||/<> ALEM[İng. KINGDOM] ile/||/<> ALLEN KURALI[İng. ALLEN'S RULE] ile/||/<> ALYUVAR[İng. ERYTHROCYTES] ile/||/<> MEMELİLER[İng. MAMMALS] ile/||/<> METAZOA ile/||/<> MİYOGLOBİN[İng. MYOGLOBIN] ile/||/<> OMURGALILAR[İng. VERTEBRATES]
( Taksonomide bir alem. Bütün hayvanlar Animalia denilen (Hayvanlar) aleminin üyesidir. Bu alemde prokaryotik canlılar ya da protistler bulunmaz. Hayvanlar aleminin bütün bireyleri çok gözeli ve heterotroftur (gerekli besinleri almak için doğrudan ya da dolaylı olarak diğer canlılara bağlılar). @@ Sinir gözelerinin gövdelerinden çıkan ve sinir akımlarını diğer uçtaki gözelere götüren sinir uzantılarıdır. @@ Şube denilen daha küçük gruplardan oluşan taksonomik bir sınıflandırma biçimi. Alanın hemen altında yer alan en büyük ikinci taksonomik birimdir. @@ Soğuk bölgelerde yaşayan sıcakkanlı hayvanların, sıcak bölgelerde yaşayanlara göre daha kısa uzuvlarının olduğunu belirten kuraldır. Amerikalı zoolog ve ornitolog Joel Asaph Allen tarafından ileri sürülmüştür. @@ İçindeki hemoglobin ile oksijeni bağlayarak taşınmasını sağlayan kırmızı renkli kan gözesi. Omurgalı hayvanların kanında bulunur. Memelilerde yuvarlak ve çekirdeksiz, sadece lama ve devede diğer omurgalılarda olduğu gibi oval ve çekirdeklidir. Kırmızı kan gözesi ya da eritrosit olarak da bilinir. @@ Memeliler, gençlerini meme bezleri tarafından üretilen sütle besleyen omurgalı hayvanlardır. Hayatlarının herhangi bir noktasında, yalnızca birkaç tane olsa bile (çoğu balina gibi), saçları var. Genellikle endotermiktirler (sıcakkanlı), vücut ısılarını kendileri üretir. Foklar gibi bazı türler, ürettikleri metabolik ısıya ek olarak düzenli olarak güneşi ya da diğer çevresel ısı kaynaklarını kullanır. @@ Protozoanlar ve süngerler dışında bütün hayvanları içine alan alem. Bu aleme ait canlıların hepsi çok gözeli ve farklılaşmış dokuya sahiptir. @@ Hayvanların kas gözelerinde bulunan bir protein. Çalışan kaslara oksijen sağlayan oksijen depolama birimi olarak işlev görür. Balinalar, fokalar gibi dalış yapan memeliler, kaslarında diğer hayvanlara oranla daha fazla miktarda miyoglobin bulundurduklarından, daha uzun süre su altında kalabilirler. @@ Hayvanlar alemi içerisindeki kordalılar şubesine ait bir alt şube. Tüm üyelerinde notokord ve kafatası vardır. Balıkları, amfibileri, sürüngenleri, kuşları, ve memelileri (tekdelikliler, keseliler, plesantalılar) kapsar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HAYVANLAR:
"BİZİM İÇİN" değil BİZİMLE BİRLİKTE
- ALT ÇENE:
HAYVANDA ile/+/> İNSANDA
( İki yönde hareket eder. [Aşağı/yukarı./Açma-kapama. VE Sağa-sola.] İLE/+/> Üç yönde hareket edebilir.[Aşağı/yukarı./Açma-kapama. VE Sağa-sola. VE İleri-geri.] )
( Yakalama, ısırma. VE Çiğnemeyi sağla(tı)r. İLE/+/> Konuşmayı sağla(tı)r. )
- Hayvanları DİNLE!!!
- HAZ = PLEASURE, JOY[İng.] = PLAISIR, JOIE[Fr.] = LUST[Alm.] = LAETITIA[Lat.] = HEDONE[Yun.] = GUSTO, PLACER[İsp.]
- HAZIM değil/yerine/= SİNDİRİM/SİNDİRME
- HAZÎNE -ile
( MUHABBET İLE DOLU OLAN GÖNÜL )
- HAZİNE ile/||/<> BEYTÜL MAL ile/||/<> İRÂD-I CEDÎD ile/||/<> HAZİNEDAR
( Sarayın para ve değerli eşyasının korunduğu yer. Devlet malı. İLE/||/<> Devlet hazinesi. İLE/||/<> III. Selim'in Nizam-ı Cedîd Ordusu için oluşturduğu, bazı vergileri kapsayan hazine. İLE/||/<>Saray hazinesini yöneten memur. )
- HAZİNE ile DEFİNE
( Divan şiirinde birçok güzellik unsuru hazineye benzetilmiştir. )
( GENC )
- HAZİNE ile/ve/||/<> GİZLİ HAZİNE/KENZ-İ MAHFÎ/KENZ-İ HAFÎ
- HAZİNE ile MÎRÎ[Ar.]
( ... İLE Hükümetin, hazinenin malı olan, beylik. | Devlet hazinesi. )
- HAZİNE ile/ve/<> SUAL
( Sandık. İLE/VE/<> Anahtar. )
( Dışarıda. İLE/VE/<> Sende. )
- HAZİN/LİK ile HAZİNE ile HAZİNE BONOSU
- HAZÎRE ile/ve/değil HÂMÛŞÂN
( ... İLE/VE/DEĞİL Sessizler, susmuşlar. [Mevlevî mezarlıkları] )
- HAZNE ile/||/<>/> HAZİNE
- EKRANDA/MONİTÖRDE:
HDMI ile/ve/||/<>/> DP
- HIGH-DENSITY POLYETHYLENE[İng.] ile/değil/yerine/= HDPE
- HE :/yerine O (ERKEK)
- (not HEADACHE) A HEADACHE
- HEADLINE :/yerine MANŞET
- HEADSPACE ile/||/<> SPME
( Headspace buhar fazı İLE SPME katı faz mikroekstraksiyon. )
( Formül: Gaz İLE fiber )
- HEARING :/yerine DURUŞMA, İŞİTME
- HEAT SHOCK RESPONSE[İng.] değil/yerine/= ISI ŞOK TEPKİSİ
( Isı şok tepkisi her yerde aynı biçimde ve aynı anda olan yüksek korunumlu savunma mekanizmasıdır. Bu mekanizma ile gözeler zararlı durumlardan korunabilir. Bu durumlar ısı şoku, UV ışınları, toksik kimyasallar, enfeksiyon, değişime uğramış ve yanlış yapıya bürünmüş proteinler olabilir. Isı şok proteinleri antijenlerin görevini yapmasına da yardımcı olurlar. Isı şok proteini
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HEAVILY :/yerine YOĞUN ŞEKİLDE
- COUCHE E (HEAVISIDE)[Fr.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE TABAKASI
- HECE ile/ve/değil/yerine/=/||/<> OCAK
- HECE ve/||/=/<> SADÂ
- HECE[Ar.] yerine SESLEM
- HECELEME ile BÖLME
- HECELEME ile İMÂLE
( ... İLE Heceyi uzun okuma. | Meylettirme, bir tarafa doğru eğme. )
- HEDBE[Ar.] -ile
( Ufak tespih böceği. )
- HEDEFLEMEK ile HEDEFLENMEK ile HEDEFLEYEBİLMEK ile HEDEF ile HEDEF KİTLE
- HEDGE[Fr.] ile/değil/yerine/= HEDGE
- HEDİYE ile RÜŞVET
( PRESENT vs. BRIBE )
- HEDİYE ile YETENEKLİ ile HEDİYELER
( GIFT vs. GIFTED vs. GIFTS )
( استعداد ile تقديمي ile بخشش ile شاباش ile پيشکش ile چشمروشني ile پيشکشي ile عطا ile هديه ile عطيه ile موهبت ile مرحمتي ile سوغات ile هبه ile خدا داده ile عطايا ile مواهب )
( ESTEDAD ile تقديمي ile BAKHSHESH ile SHABASH ile پيشکش ile CHESHOMROSHENY ile پيشکشي ile ATA ile NPANDYYEH ile ATYYEH ile MOUHOBT ile مرحمتي ile SOGHAT ile NPABEH ile KHODA DADEH ile عطايا ile MOVANPAB )
- HEDY[Ar.] ile BEDENE[Ar.]
- HEISENBERG FORCE[İng.] / FORCE D'HEISENBERG[Fr.] / HEISENBERG-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG KUVVETİ
- HEXABORANE[Fr.] / HEXABORAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSABORAN
- HEXAMETHYLENETETRAMINE, UROTROPINE[İng.] / HEXAMÉTHYLÉNTÉTRAMINE, UROTROPINE[Fr.] / HEXAMETHYLENTETRAMIN, UROTROPIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSAMETİLENTETRAMİN
- HEXANE[Fr.] / HEXAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSAN
- HEKSİS ile/ve/||/<>/> FUSIS ile/ve/||/<>/> PSUKE ile/ve/||/<>/> HEGEMONİKON
- HEXOSE[Fr.] / HEXOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSOZ
- HECTARE[İng.] / HECTARE[Fr.] / HEKTAR[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKTAR
- HEXOSE[İng.] ile/değil/yerine/= HEKTOZ
- HEXABORANE[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZABORAN
- HEXANE[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZAN
- HELÂ/HALÂ[Ar.]/KENEF[Ar. < KENİF]/KERİZ[Fars. < KARIZ]/AYAKYOLU/WC/TOILET[İng.]/00[Fr.]/TUVALET[Fr.] ile MEMİŞHANE ile TUVALET
( Ayakyolu. İLE Gece giysisi. )
- HELE ile HELEN ile HELENİST ile HELENİZM ile HELE HELE
- HELEZONLU ODUN BORULARI = EV'İYE-İ HELEZONÎYE = VAISSEAUX SPIRAUX, VAISSEAUX SPIRALÉES
- HELIANTIN, METHYL ORANGE[İng.] / HÉLIANTHINE, MÉTHYLORANGE[Fr.] / HELIANTIN, METHYLORANGE[Alm.] ile/değil/yerine/= HELİANTİN, METİL ORANJ
- HELKE ile/değil/yerine BAKRAÇ
( Bakraç, kova. İLE/DEĞİL/YERİNE Çoğunlukla bakırdan yapılan küçük kova. | Bir bakracın alabildiği miktar. )
- HELMELENMEK ile HELMELEŞMEK ile HELME ile HELMELİ
- BOBINE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ BOBİNİ
- HELMHOLTZ WAVE[İng.] / ONDE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ DALGASI
- HELVA ile SABUNİYE
( ... İLE Bir tür nişasta helvası. )
- HEM ..., HEM DE ... ile DURUMA GÖRE ...
- HEM, HEM DE ve NE, NE DE:
[İkisi birlikte kullanılır!/kullanılmalıdır!]
- HEMAL KANAL[İng. HEMAL CANAL] ile/||/<> HEMATOFAGUS[İng. HEMATOPHAGOUS] ile/||/<> HEMATOJEN[İng. HAEMATOGENOUS] ile/||/<> HEMATOKROM[İng. HEMATOCHROME] ile/||/<> HEMATOKSİLİN[İng. HEMATOXYLIN] ile/||/<> HEMATOLOJİ[İng. HEMATOLOGY] ile/||/<> HEMATOPOİEZ[İng. HEMATOPOIESIS]
( Hemal yayların meydana getirdiği ve içinden kan damarları geçen kanal. @@ Kanla beslenen. @@ Kan ya da bileşenlerinin bir ya da daha fazlasının üretimiyle ilgili; kandan kaynaklanan. Kan yoluyla dağılan ya da dağıtılan; kan yoluyla bulaşan. @@ Bazı kırmızı alglerde bulunan karotenoit pigment. @@ Bakkam ağacı (Haematoxylin campechianum) gövdesinden elde edilen ve doku kesitlerinin boyanmasında yaygın bir biçimde kullanılan doğal bir boya. @@ Kan ve kan oluşumunu inceleyen bilim dalı. @@ Ana gözelerden kan gözelerinin oluşumu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HEMATİT[Fr. < HÉMATITE] değil/yerine/= KAN TAŞI
( Kırmızı ya da esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan, yaralardan akan kanı durdurmak için kullanılan bir mineral, hematit. )
- HEMATITE, HAEMATITE[İng.] / HÉMAITTE[Fr.] / HÄMATIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMATİT
- HEMATOLOG ile HEMATOLOJİ ile HEMATOMETRE
( HEMATOLOGIST vs. HEMATOLOGY vs. HEMATOMETER )
( خون شناس ile خون شناسي ile خون سنج )
( KHON SHENAS ile KHON SHENASY ile KHON SANJ )
- HEMICRYPTOPHYTE[İng.] değil/yerine/= HEMİKRİPTOFİT
( Tomurcukları toprak seviyesinde olan rozet şeklindeki bitkiler ile iki yıllık bitkiler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HEMIEDRISCHE SYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMİEDRİK SİMETRİ
- HEMICELLULOSE, PSEUDOCELLULOSE[İng.] ile/değil/yerine/= HEMİSELLÜLOZ
- HEMISFER/HEMISPHERE[İng.] değil/yerine/= YARI KÜRE
- HEMM[Ar.] ile İRÂDE[Ar.]
- HEMODİYALİZ ile HEMOGRAM ile HEMOLİTİK ile HEMOLİTİK ANEMİ ile HEMOLİZ ile HEMOPTİZİ ile HEMORAJİ ile HEMORAJİK ile HEMOSİTOMETRE ile HEMOSTATİK ile HEMOSTAZ
( Kan süzüm. İLE Tam kan sayımı. İLE Kan yıkımlı, kan yıkıcı. İLE Yıkımlı kansızlık. İLE Kan yıkımı. İLE Kan tükürme. İLE Kanama. İLE Kanamalı, kanama[yla ilgili]. İLE Kan sayar. İLE Kanama durdurucu. İLE Kanama durması, kanın durması. )
- HEMOGLOBIN, HAEMOGLOBIN[İng.] / HÉMOGLOBINE[Fr.] / HÄMOGLOBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMOGLOBİN
- HEMOVİJİLANS/HEMOVIGILANCE[İng.] değil/yerine/= KAN TAKİP DÜZENİ
- [ ’ ](Hemze) ile [ ‘ ](Ayn)
- HENGAM ile HENGAME
- HENGÂME[Fars.][HANGAME/ENDAME değil!] ile İZDİHÂM[Ar. < ZAHAM] ile CURCUNA
( Kavga, patırtı, gürültü. İLE Kalabalık, yığılma, kalabalıktan sıkışma. İLE Gürültülü, karışık durum. | Türk müziğinde, on zamanlı, altı vuruşlu küçük bir usûl. | Bu usûlle bestelenmiş yapıt. )
- HEP ile/ve/<> SADECE
- HEPARIN[İng.] / HÉPARINE[Fr.] / HEPARIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPARİN
- HEPATİT A ile/||/<> HEPATİT B ile/||/<> HEPATİT C ile/||/<> HEPATİT D ile/||/<> HEPATİT E
( Hepatit A virüsünün neden olduğu, genellikle kirli su ya da yiyeceklerle bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit B virüsünün neden olduğu, kan ve vücut sıvıları yoluyla bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit C virüsünün neden olduğu, kan yoluyla bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit B virüsü ile birlikte bulaş oluşturan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit E virüsünün neden olduğu, genellikle kirli su ile bulaşan bir karaciğer bulaşı. )
- HEPSİ "HARİKALAR/ŞAHANELER" değil HEPSİ HARİKA/ŞAHANE
- HEPTADÉCCANE[Fr.] / HEPTADEKAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTADEKAN
- HEPTADECANE[İng.] ile/değil/yerine/= HEPTADEKANE
- HEPTANE[İng.] / HEPTANE[Fr.] / HEPTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTAN
- HER BİÇİMDEN/GÖRÜNÜŞTEN ÇÖZÜLME/UZAKLAŞMA ve/||/<>/> YENİ VE YENİDEN BİÇİMLENME
- HER BİRİ ile HER BİRİ ile BİRBİRİNE GÖRE ile HER SEFERİNDE
( EACH vs. EACH ONE vs. EACH OTHER vs. EACH TIME )
( هريک از ile هريک ile هر کدام ile هرکدام ile هر ile هرکدم ile همديگر ile با هم ile يکديگر ile هم ile دفعه به دفعه )
( NPARYK AZ ile NPARYK ile NPAR KODAM ile NPARKDAM ile NPAR ile NPARKADAM ile CPEHMADYGAR ile BA NPAM ile YKADYGAR ile NPAM ile DAFE BAH DAFE )
- HER BİRİSİNE değil HER BİRİNE
- HER ELİNİ SIKAN İLE ... ile/ve/<> HER CANINI SIKAN İLE ...
( Dost olma! İLE/VE/<> Düşman olma! )
- Her fırsatta DİNLE!!!
- HER HAFTA ile AYDA DÖRT KERE
- HER İKİ" DİSİPLİN/SİSTEM DE ... değil İKİ DİSİPLİN/SİSTEM DE ...
- HER KOŞUL ALTINDA GEÇERLİLER ile/ve/||/<>/> MÜKEMMELLEŞME
- HER NE MENEMSE" ile "HER NE ŞEYİMSE/SİKİMSE" |
ile/değil/yerine/||/<>/<
"HER NEYSE"
- HER NEYSE değil/yerine NEYSE
- HER SEFERİNDE değil/yerine/= DEĞME KEZ
- HER ŞEY ile/ve/değil/||/<>/>/< HER ŞEYDE
- HER ŞEY(DE)/YER(DE) ile/ve HİÇBİR ŞEY(DE)/YER(DE)
( When we realise that all is in our mind and that we are beyond the mind, that we are truly alone; then all is us.
Nothing is me, so I am nothing. )
( Hiçbir "şey", ben değildir; böylece, ben, hiçbir şeyim. )
( Herhangi bir şey, sadece o şey değildir. )
( Herhangi bir şey, bütünün bir yanını göstererek gizleyendir. )
( Herşey, kendi olmayanı da işaret etmektedir. )
( Can sıkmanın sırrı, herşeyi anlatmaktır. )
( Herşeyin, zihnimizde olduğunu, bizim, zihinden öte olduğumuzu ve gerçekten yalnız başımıza olduğumuzu, ne zaman anlarsak, işte o zaman, herşey biziz. )
( [ON] EVERYTHING/PLACE vs./and [ON] NOTHING/PLACE )
- HER YERDE ile/ve/<> DİLDE, GÖNÜLDE
- HER YERDE ve/<> HER KOŞULDA
- HER YER(İ)(NDE) ile/ve HİÇBİR YER(İ)(NDE)
( EVERYWHERE vs./and NOWHERE | NOT ANYWHERE )
- Her zaman DİNLE!!!
- Her zaman DİNLE!!!
- Her zaman DİNLE!!!
- HER ile HERK ile HER BİR ile HER DEM ile HER GÜN ile HER BİRİ ile HER DAİM ile HER HALDE ile HER NEYSE ile HER ZAMAN ile HER NASILSA ile HER NEDENSE ile HER DEM TAZE ile HER NE KADAR ile HER YERDELİK ile HER HALÜKARDA ile HER NE HİKMETSE
- HERCAİ MENEKŞE ile YABANİ HERCAİ MENEKŞE
( PANSY vs. WILD PANSY )
( VIOLA TRICOLOR HORTENSIS cum VIOLA TRICOLOR )
- HERCAİ/LİK ile HERCAİCE ile HERCAİ MENEKŞE
- HERDER ve/||/<>/> GOETHE ve/||/<>/> SCHILLER
( 25 Ağustos 1744 - 18 Aralık 1803 VE/||/<>/> 28 Ağustos 1749 - 22 Mart 1832 VE/||/<>/> 10 Kasım 1759 - 09 Mayıs 1805 )
- HERE :/yerine BURADA
- HEREDİTE ile HEREDİTER ile HERİTABİLİTE
( Kalıtım, soyaçekim. İLE Kalıtsal. İLE Kalıtılabilirlik. )
- HEREKE ile/ve KAYSERİ ile/ve BÜNYAN ile/ve YAHYALI ile/ve TAŞPINAR ile/ve SİVAS ile/ve KARS ile/ve BERGAMA ile/ve LADİK ile/ve MİLAS ile/ve ISPARTA
- HEREKE ile/ve SİVAS
- HERHALDE ile/ve/||/<> BELKİ (DE)
- HERHALDE değil/yerine YÜKSEK/BÜYÜK OLASILIKLA
- HERHALDE ile HER HALDE
( Tahmin, belki. İLE Mutlaka, kesinlikle. )
- HERHALDE["HERALDE" değil!] ile/değil/yerine SANIRIM
- HERITAGE and LEGACY
- HERITAGE :/yerine MİRAS
- HERKELE[Ar.] ile HERGELE[Ar.]
( İnce, zarif, hoş. | Hoşluk, incelik. İLE Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış [akıllı] hayvan. | Terbiye ve görgüden uzak, bayağı, aşağılık kişi. )
- HERKES ile HERKES ÖYLE ile HERKES HANGİ
( EVERYONE vs. EVERYONE THAT vs. EVERYONE WHICH )
( هرکه ile هر کس ile همگان ile هر شخص ile هرآنکه )
( NPARKEH ile NPAR KES ile CPEHMGAN ile NPAR SHKHS ile NPARANKEH )
- HERKES/LİK ile HERKESÇE
- HERMELINE[İng.] ile/değil/yerine/= HERMELİN
- HERMES = İDRİS(Terzi) = ERMİŞ(Anadolu Türkçe'si) = HİRAMUS = HERMESE = HERMESÜ'L-HİRAMİSE(Araplarca) = THOT(Mısır'da) = HERMİS
( )
- HERSCHEL-CASSEGRAIN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE HERSCHEL-CASSEGRAIN[Fr.] / HERSCHEL-CASSEGRAIN-TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= HERSCHEL-CASSEGRAİN TELESKOBU
- HER ŞEY ilefakat HERKES/TE
( Olabilir. İLE/FAKAT Olamaz. )
- HERŞEYDEN ÖNCE ... ile/değil/yerine TÜM BUNLARIN YANISIRA ...
- HERŞEYİN DÜZELECEĞİNE ve/||/<> HERŞEYİ DÜZELTEBİLECEĞİNE ve/||/<> HERŞEYİN BİTECEĞİNE
( İnanarak dileyelim! VE/||/<> İnanarak çabalayalım! VE/||/<> İnanarak sabredelim! )
- HERTZ ANTENNA[İng.] / ANTENNE D'HERTZ[Fr.] / HERTZSCHE ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ ANTENİ
- HERTZIAN WAVE[İng.] / ONDE HERTZIENNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HERTZ DALGASI
- ... HESABI (İLE) ile/değil ... HASEBİ (İLE)
- HESAP[Ar. < HİSBE]/CALCULUS = ÇAKILTAŞI
( Çakıltaşlarını saymaktan gelir. )
- HESAP ile/ve GEREKÇE
- HESAP ile HESAP KARTI ile HESAP NUMARASI ile HESAP EKSTRESİ ile SORUMLU ile MUHASEBE ile MUHASEBECİ ile MUHASEBE ile MUHASEBE MAKİNESİ ile MUHASEBE OFİSİ ile MUHASEBE SİSTEMİ ile HESAPLAR
( ACCOUNT vs. ACCOUNT CARD vs. ACCOUNT NUMBER vs. ACCOUNT STATEMENT vs. ACCOUNTABLE vs. ACCOUNTANCY vs. ACCOUNTANT vs. ACCOUNTING vs. ACCOUNTING MACHINE vs. ACCOUNTING OFFICE vs. ACCOUNTING SYSTEM vs. ACCOUNTS )
( حساب ile تاريخچه ile کارت حساب ile شماره حساب ile صورت حساب بانکي ile قابل توضيح ile حسابداري ile حسابدار ile محاسبه ile محاسباتي ile ماشين حسابداري ile اداره حسابداري ile سيستم حسابداري ile محاسبات )
( HASAB ile TARYKHCHEH ile KART HASAB ile SHMAREH HASAB ile SORT HASAB BANKY ile GHABEL TOZYHE ile HASABDARY ile HASABDAR ile MOHASBEH ile MOHASBATY ile MASHYNE HASABDARY ile EDAREH HASABDARY ile SYSETAM HASABDARY ile MOHASBAT )
- HESAPLAŞMA ile/ve/değil/yerine YÜZLEŞME
- HETAMINE, PHENODINE[İng.] ile/değil/yerine/= HETAMİN
- HETEROATOM ile KARBON İSKELE
( Karbon dışındaki atomları içeren bileşik. İLE Sadece karbon ve hidrojen atomlarından oluşan iskelet. )
- FLUIDE HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HETEROJEN AKIŞKAN
- HETEROJEN[Fr. < HÉTÉROGÈNE] değil/yerine/= AYRIŞIK
- HETEROPOLAR[İng.] / HÉTÉROPOLAIRE[Fr.] / HETEROPOLAR[Alm.] ile/değil/yerine/= HETEROPOLAR
- HEVES değil/yerine/= KÖSEME
- HEVESKÂR ile TALEBE
( İsteme[/eğilimli]. İLE Gayret eden, İsteyen[talep eden]. )
- HEXOSE[İng.] değil/yerine/= HEKSOZ
( Altı karbonlu monosakkarit.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HEYBE[Ar. < AYBE] ile HEYBET[Ar.]
( Omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim ya da halıdan yapılmış iki gözlü torba. | Omuza geçirilebilen tek gözlü bir çanta türü. | Eril üreme örgeni.[Güney İkizdere -Rize'de] İLE Korku ve saygı uyandıran görünüş. )
- HEYBE ile HEYBET ile HEYBECİ/LİK ile HEYBETLİ/LİK ile HEYBETLİCE
- HEYBE ile HURÇ
( ... İLE Genellikle yelken bezinden yapılmış büyük heybe. )
- HEYBE[Ar. < AYBE] değil/yerine/= MANÇUK/ÇUG[dvnlgttrk]
- HEYBE[Ar. < AYBE] ile/||/<>/> ARTMAK
( Omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim ya da halıdan yapılmış iki gözlü torba. | Omuzda/sırtta taşınabilen tek gözlü bir çanta türü. İLE/||/<>/> Büyük heybe. )
- HEYECAN ile/ve ACELE
( EXCITEMENT vs./and HASTE )
- HEY'ET:
HEYULA ve/ SÛRET-İ CİSMİYE ve/ SÛRET-İ NEV'İYE ve/ ŞEKİL/BİÇİM ve/ SÛRET-İ VEHMİYE
- HEYET[Ar.]/KOMİTE[Fr. < COMITE][İng. COMMITTEE] değil/yerine/= KURUL
- HİBÂ[Ar.] ile HİBÂ[Ar. çoğ. AHBİYE]
( Vergi. | Bahşiş. | Bayana kocasından kalan hisse. İLE Keçeden ya da abadan yapılmış göçebe çadırı, oba. )
- HİBBE[Ar. < HİBEB] ile HİBE[Ar. < HİBÂT]
( Paçavra, kesilmiş kumaş parçası. İLE Bağışlama, bağış. )
- HİBE değil/yerine/= BAĞIŞ
- HİBE[Ar.] ile HEDİYE[Ar.]
- HÎBE değil HİBE
- HİBE[Ar.] ile İ'TÂ'[Ar.]
( Mülk olarak vermek. İLE Vermek, bir şeyi, alıcısına ulaştırmak. )
- HİBE[Ar.] ile MİNHA[Ar.]
- HİBE[Ar.] ile Nİ'MET[Ar.]
- HİBRE[Ar.] -ile
( Birebir yaşanmışlıktan elde edilen bilgi. )
- HİBRİDİZASYON/HYBRIDIZATION[İng.] değil/yerine/= MELEZLEME
- HİBRİT[İng. HYBRID] ile/||/<> ÇAPRAZLAMA[İng. CROSS] ile/||/<> KUASİDOMİNANS[İng. KASIDOMINANS] ile/||/<> SOUTHERN BLOT ile/||/<> YARIBASKINLIK[İng. SEMI-DOMINANCE]
( Farklı tür, cins ya da ailelerden olan ebeveynlerin çiftleşerek oluşturdukları yavru. Doğal ya da yapay yollarla oluşabilirler. Ebeveynlerin genetik farklılıklarına bağlı olarak yavrunun hayatta kalıp üreme ihtimali değişiklik gösterebilir. Hibrit canlılar genetik çeşitlilik sağlamaları sebebiyle evrimde hayati bir rol oynarlar. "Melez" olarak da bilinirler. @@ Eşeyli üreyen canlılarda oluşan gametlerin birbirleri ile birleşmesi olayı. Bu olayla beraber döllenme gerçekleşir ve yeni bir yavru birey oluşur. Çaprazlama doğal ya da yapay yollarla yapılabilir. Hibrit oluşumu için kullanılabilir. Kontrol çaprazlaması, monohibrit çaprazlama ve polihibrit çaprazlama gibi farklı yöntemleri vardır. Mendel genetiğinde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. @@ Nesiller boyunca akrabalar arası çiftleşme (hibritleşme) sonucunda, popülasyondaki çekinik bir alelin, baskınmış gibi ortaya çıkması. @@ DNA parçalarının elektroforez sayesinde ayrılması, nitroselüloz/naylon bir membrana taşınması, biyokimyasal ya da radyoaktif biçimde etiketlenen bir DNA probu ile istenen dizinin hibritleştirilmesi ve otoradyografi teknikleriyle görselleştirilmesini içerek tekniktir. Teknik, spesifik bir sırayı içeren DNA parçaları belirlemekte kullanılır. @@ Nesiller boyunca akrabalar arası çiftleşme (hibritleşme) sonucunda, popülasyondaki çekinik bir alelin, baskınmış gibi ortaya çıkmasıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİÇ DE ... ile PEK DE ...
- HİÇ ile HİÇKİMSE ile HİÇ YOKTAN
- HİCAL[Ar. < HACLE] ile HİCÂL[Ar. < HECL]
( Gelin odaları. İLE Çukurlar, uçurumlar. )
- HİÇBİRİMİZ ile HİÇKİMSE
- HİÇÇİLİK = ADEMİYUM MEZHEBİ = NIHILISM[İng.] = NIHILISME[Fr.] = NIHILISMUS[Alm.] = NIHIL[Lat.]
- HİÇKİMSE...
( * ... düşüncenin ve dilin dışına çıkamaz.
* ... varoluşundan kuşku duyamaz ve varoluşunu inkâr ya da reddedemez.
* ..., benliğinin reddine katlanamaz.
* ... olmak, konuşmaya başlayana kadardır.
* ..., tek başına yaşayabilecek kadar güçlü değildir.
* ..., zaafsız değildir.
* ..., her şeyi yapabilecek güçte ve olanakta değildir.
[Non omnia possumus omnes]
* ..., fazla yaşamış olmakla yaşlanmaz.
* ..., yaşamı boyunca yalnız kalmamıştır ve kalamaz.
* ..., hiçbir anı ölçümleyemez.
* ..., başkasıyla aynı değildir.(Kendiyle de aynı değildir.[sürekli gelişir, değişir, dönüşür])
* ..., kimsenin, düşüncesini/niyetini okuyamaz.
* ..., kendi özünü ortadan kaldırmaksızın, kendi ahlâksal görevini terk edemez.
* ..., başkalarının bizi yok etmesine/saymasına ve üzmesine fırsat verecek kadar "iyi niyetli" olmamalıdır.
* ..., başkalarından ya da genel olarak beklenti içinde olmamalıdır.
* ..., hiçkimsenin "düşünce" ve "zihnini" beğenmez, tamamen almaz ya da kullanmaz.
* ..., hiçkimsenin, neyi bilip bilmediğini, isteyip istemediğini ya da yapıp yapamayacağını, hiçbir zaman, zemin ve koşulda bilemez.
* ...'nin diline ve dinine, dil uzatmamalı!
*...'nin iç dünyasına karışma; hiçkimseyi, iç dünyana karıştırma; hiçkimseye iç dünyanı "tamamen" açma!
* ..., bir şeyin sonucunu, önceden, kesin olarak bilemez.
* ...ye, bir şey öğretmeye çalışmamalı fakat düşünmelerine aracı/destekçi olabiliriz.
* ..., ümit etmedikçe, aldatılmadıkça, korkmadıkça, çok sevmedikçe ve kendi istemedikçe başkasına (yüksek mikdarda) para ver(e)mez.
* ..., kimseyle kıyaslanamaz ve ölçülendirilemez.
* ..., hiçkimseyi anlayamaz, eleştiremez ve düzeltemez.[ancak davranış ve sözlerindeki yanlışlar/eksiklere işaret edilebilmektedir]
* ..., hiçkimseye benzetilemez/benzetilmemeli!
* ..., hiçkimseyi yargılayabilecek kadar kusursuz değildir.
* ..., hiçkimsenin "durduğu/bulunduğu "yer"e ulaşamaz.
* ..., hiçkimsenin kendi doğasının ilkelerine göre yaşamasını engelleyemez.(kendi dışında!)
* ..., hiçbir canlının özgürlüğünü kendi çıkarları için sınırlandıramaz.
* ..., (tamamen) masum değildir/olamaz.
* ..., "dâhi" ya da "aptal" değildir/olamaz.
* ..., "idâre edilmek"ten hoşlanmaz.
* ..., değişime karşı değildir. (Yeter ki, ucu, kendine dokunmasın.)
* ..., "Bulunmaz Hint kumaşı" değildir!
* ...'nin terazisi, bir başkasını tartmaya yetmez!
* ..., hiçkimseyi/e övmemeli, küsmemeli, yakınmamalı, suçlamamalı![olgunluğun gereği ve göstergelerindendir.]
* ...'yi, başkalarının "anlattıklarıyla" yargılamamalı!
* ...'ye, güvenmemek değil yanlışta olana, yanlış yapana ikinci kez güvenmemek!
* ...'yle, ikinci kez tanışamayız.
* ... ile fazla yüz-göz olmaya değmez/gelmez.
* ..., kendi için rahmet okuyamaz.
* ..., kendinden başkası olamaz.
* ..., kendinden daha zengin olamaz.
* ..., kendi değerini bilmezsen/ortaya çıkarmazsan, senin/onun değerini bil(e)mez.
* ..., kendi "katılımımız(rızâmız/iznimiz)" olmadan, bize kendimizi değersiz hissettiremez.
* ..., küçümseyecek kadar büyük değildir.
* ..., sınanmadıkça, zorunda kalmadıkça, kendine fırsat tanımadıkça kendi (hukukî/ahlâkî) olanak ve sınırlarını bilemez.
* ..., dirseğini yalayamaz.
* ..., gölgesinin dışına zıplayamaz.
* ..., kendini gıdıklayamaz.
* ..., boş sözlere, yetkin yanıt veremez.
* ..., ayak parmaklarından birini ötekilerden ayrı olarak bükemez.
[Biri bükülmek istendiğinde hepsi bükülür.]
* ..., aramadığını bulamaz, doldurmadığını boşaltamaz, sahip olmadığı şeyden vazgeçemez, bulunmadığı yeri terk edemez.
* ..., duymak istemeyen kadar sağır, görmek istemeyen kadar kör, anlamak istemeyen kadar âciz, yapmak istemeyen kadar âtıl olamaz!
* ..., anımsamadığı şeyi anımsamadığını bilemez.
* ..., unutmak istediği bir şeyin fotoğrafını çekmez.
* ..., gerçek yüzünü ortaya çıkarmaz.
* ..., kızdığında, kendini/özünü saklayamaz.
* ..., başka bir kişinin, iki dudağının ötesinde/berisinde değildir.
* ..., yalnızken, dengede değildir.
* ..., düşünürken, düşündüğünden daha tehlikeli bir şeyi düşünemez
* ..., üçüncü kişi olmayı kabul etmez/edemez![Üç kişi biraradaysa, bir kişi orayı terk etmelidir!]
* ..., başarı merdivenini, elleri cebinde tırmanmamıştır.
* ..., kendi başarısızlığından kaçamaz.
* ..., çıktığı yolda, (önceki) "kendi kalamaz".
* ..., başkasının donunu/külodunu giymez ve diş fırçasını kullanmaz.
* ..., bazı durum/koşullarda, bize yardımcı olamaz.
* ..., kısa kısa konuşurken/yazarken, uzun uzun düşünmüş/düşünüyor olamaz.
* ..., hepimiz kadar akıllı değildir/olamaz.
* ...nin, "Ahhh"ını alma!
* ...ye, sürekli "toplarsa", hiçbir şey yetmez.[Sürekli paylaşırsa/k da herkese yeter!]
* ..., sürekli olarak ve herşeyi kazanamaz fakat görülmesi gerekeni görebilirse herşeyde ve sürekli kazançlı çıkabilir.
* ..., hiçkimseye tamamen tâbi değildir, olamaz, olmamalıdır da.
* ..., üretimden çekilip tüm geleceğini, bir kişinin(adamın/kadının) "buluncuna(vicdanına)", "aşkına", (")samimiyetine("), bir gün, aklının karışmasına ve yanılgılarına bırakmamalıdır.
* Bazı/çoğu düşünce/söz/yer vs., hiçkimseye ait olmadan, herkesindir!
* Felsefe, ...'nin, itibar edip etmemesine, itibar etmeyendir/etmemektir.
* AŞK'I, ÂŞIKLAR BİLİR [Başka da kimse bilemez.]
* Zaman, hiçkimse için durmaz. )
- HİÇKİMSE ile/ve/<>/> HERHANGİ BİRİ ile/ve/<>/> BELİRLİ BİR KİŞİ
( Çırak. İLE/VE/<>/> Kalfa. İLE/VE/<>/> Usta. )
( Bebek. İLE/VE/<>/> Çocuk/genç. İLE/VE/<>/> Yetişkin. )
( 0-1 İLE/VE/<>/>1-18 İLE/VE/<>/> 18 - ~ )
( Konuşmaya başlayana kadar. İLE/VE/<>/> Yetkinleşene[rüşte] kadar. İLE/VE/<>/> Olgunlaşana[kemâline] kadar ve sonrası. )
- HİÇKİMSE ile/ve HERKES
( Kimse beni sevmek zorunda değil fakat ben herkesi sevmek durumundayım. )
( Herkes, er ya da geç, bazı düşünce ve tutumlarından dönüş yapar. )
- HICKMAN PUMP[İng.] / HICKMAN PUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİCKMAN POMPASI
- HİCR[Ar.] ile/ve/||/<> ZEVC/E[Ar.] ile/ve/||/<> İMRÂ/TE[Ar. < MER']
( BA'LE: Zevce, eşi/karısı. )
(1996'dan beri)