E ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 20.315 başlık/FaRk ile birlikte,
20.315 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(30/83)
- GALAKSİLER ARASI ile TÜRLER ARASI ile İÇ BÜYÜME
( INTERGALACTIC vs. INTERGENERIC vs. INTERGROWTH )
( بين کهکشاني ile بين طبقهاي ile بين گونهاي ile رويش توام )
( BEYNE KEKKESHANY ile بين طبقهاي ile BEYNE GONEYAY ile ROYSH TAVAM )
- GALAKTİK ile GALAKTOMETRE ile GALAKTOZ
( GALACTIC vs. GALACTOMETER vs. GALACTOSE )
( عظيم الجثه ile شير سنج ile گالا کتوز )
( AZYM OLJOSEH ile SHYR SANJ ile GALA KETOZ )
- GALAKTOGRAFİ ile GALAKTORE ile GALAKTOSEL ile GALAKTOŞEZİ
( Süt yolu filmi. İLE Süt akması. İLE Süt kisti. İLE Süt durması. )
- GALAKTOZ[İng. GALACTOSE] ile/||/<> GALAKTOZEMİ[İng. GALACTOSEMIA] ile/||/<> LAKTOZ[İng. LACTOSE]
( Galaktoz; süt ve süt ürünlerinde, şeker pancarında bolca bulunan, basit şekerler olarak bilinen monosakkaritlerin bir üyesidir. Kimyasal formülü C6H12O6C_{6}H_{12}O_6C
6
H
12
O
6
olan galaktozun moleküler kütlesi ise 180.16 g*mol-1dir. Galaktoz molekülü genellikle doğada örneğin laktozda (süt şekeri) olduğu gibi diğer şekerlerle birlikte bulunur. Galaktoz ayrıca karmaşık karbonhidratların yapısında, çoğu hayvanın beyninde ve diğer sinir dokularında bulunan glikolipitlerde bulunur. @@ Galaktozun sindirilememe durumu. @@ Doğada sadece sütte bulunan bir disakkarittir. Sütte bulunan en önemli karbonhidrattır ve süte tadını vermektedir. Suda yavaş bir biçimde çözünmektedir. Sadece kuvvetli asitlerle hidrolize uğrar ve glikoz ile galaktoza ayrılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- GALEBE -ile
( GALİP GELME, YENME, ÜSTÜNLÜK | ÇOKLUK, KALABALIK | ZAPTOLUNMAYACAK DERECEDE AZGIN )
- GALEBE[Ar.] ile KAHR[Ar.]
- GALEBE[Ar.] ile KUDRET[Ar.]
- GALETE değil GALETA
- GALİBA değil/yerine/= SANIRIM/ANLAŞILAN/GÖRÜNÜŞE BAKILIRSA/GÖRÜNÜŞE GÖRE
- GALILEI INVARIANCE[İng.] / INVARIANCE DE GALILÉE[Fr.] / GALILEI-INVARIANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GALİLEİ DEĞİŞMEZLİĞİ
- GALILEI TRANSFORMATION[İng.] / TRANSFORMATION DE GALILÉE[Fr.] / GALILEI-TRANSFORMATION[Alm.] ile/değil/yerine/= GALİLEİ DÖNÜŞÜMÜ
- GALILEI-BEZUGSSYSTEME[Alm.] ile/değil/yerine/= GALİLEİ REFERANS SİSTEMLERİ
- GALILEI NUMBER[İng.] / NOMBRE DE GALILÉE[Fr.] / GALILEI-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= GALİLEİ SAYISI
- GALILEAN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE DE GALILÉE[Fr.] / GALILEI-FERNROHR, GALILEI-TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= GALİLEİ TELESKOBU
- GALILEO GALILE
- GALLIC[İng.] / GALLIQUE[Fr.] / GALLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= GALLİK
- GALOP/GALOPPADE -ile
( 2/4'lük bir ölçüde, dönülerek sıçranılan, çok hızlı tempodaki bir dans. [1820 sonlarında, Duchesse de Berry tarafından] )
- GALSAME[Ar.] değil/yerine/= SOLUNGAÇ
- GALTONIAN CURVE[İng.] / COURBE DE GALTON[Fr.] / GALTON-KURVE, GALTONSCHE KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= GALTON EĞRİSİ
- CEREYÂN-İ GALVÂNÎ[Osm.] / GALVANIC CURRENT[İng.] / COURANT GALVANIQUE[Fr.] / GALVANISCHER STROM, GALVANISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= GALVANİK AKIM
- GALVANIC COUPLE[İng.] / COUPLE GALVANIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= GALVANİK ÇİFT
- GALVANİK GÖZE ile ELEKTROLİTİK GÖZE
( Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren göze. İLE Elektrik enerjisini kimyasal enerjiye dönüştüren göze. )
- GALVANİK GÖZE ile/||/<> ELEKTROLİZ GÖZESİ
( Galvanik kendiliğinden, elektroliz zorlanmış reaksiyondur )
( Formül: Pil İLE elektroliz )
- GALVANIQUE CELLULE[Fr.] ile/değil/yerine/= GALVANİK GÖZE
- GALVANİK HÜCRE ile/||/<> ELEKTROLİTİK HÜCRE
( Galvanik spontane elektrik üretir, elektrolitik elektrikle zorlar. )
( Formül: ΔG < 0 İLE ΔG > 0 )
- GALVANOLUMINESCENCE[İng.] / GALVANOLUMINESCENCE[Fr.] / GALVANOLUMINESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GALVANİK IŞILDAMA
- GALVANIC CELL[İng.] / GALVANISCHE BATTERIE/ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= GALVANİK PİL/GÖZE/HÜCRE
- GALVANIC[İng.] / GALVANIQUE[Fr.] / GALVANISCH, GALVANISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= GALVANİK
- GALVANİZ ile GALVANOMETRE ile GALVANOSKOP
( GALVANIZE vs. GALVANOMETER vs. GALVANOSCOPE )
( آبکاري فلزي کردن ile آب فلزي دادن ile گالوانومتر ile کهرباياب )
( ABKARY FELZY KARDAN ile AB FELZY DADAN ile GALVANOMETR ile KONPARBAYAB )
- GALVANİZLEMEK ile GALVANİZLENMEK ile GALVANİZLETMEK ile GALVANİZ ile GALVANİZE ile GALVANİZCİ/LİK ile GALVANİZLİ ile GALVANİZSİZ
- GALVANOMAGNETIC EFFECT[İng.] / EFFET GALVANOMAGNÉTIQUE[Fr.] / GALVANOMAGNETISCHER EFFEKT, GALVANOMAGNETISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= GALVANOMANYETİK ETKİ
- GALVANOMETER CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DU GALVANOMÈTRE[Fr.] / GALVANOMETERKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GALVANOMETRE SABİTİ
- GALVANOMETRE değil/yerine AKIMÖLÇER
- GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE[Fr.] / GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= GALVANOMETRE
- GAM-KEDER (İÇİNDE)
- GAMMA GAUGE[İng.] ile/değil/yerine/= GAMA ÖLÇERİ
- GAMMA PARTICLE[İng.] ile/değil/yerine/= GAMA PARÇACIĞI
- GAME :/yerine OYUN
- GAMET/GAMETE[İng.] değil/yerine/= EŞEY GÖZESİ
- GAMMA ÇEŞİTLİLİK ile/||/<> TÜRLEŞME
( Gamma bölgesel toplam, türleşme yeni tür oluşumu. )
( Formül: Coğrafi İLE evrimsel )
- GAMOW-CONDON-GURNEY THEORY[İng.] / THÉORIE DE GAMOW-CONDON-GURNEY[Fr.] / GAMOW-CONDON-GURNEY-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAMOW-CONDON-GURNEY KURAMI
- GAMOW-GORDON-GURSEY-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAMOW-GORDON-GURSEY KURAMI
- ÇUKURCUK/GAMZE[Fars.]/DIMPL/E[İng.] ile/ve/değil GAMZE[Fars.]
( Yanaktaki çukur. İLE/VE [Divan edb.] Sevgilinin süzgün bakışı. | Birkaç anlama gelebilen bakış. )
- GAMZE ile GAMZELİ ile GAMZESİZ
- GANG :/yerine ÇETE
- GANGUE[İng.] ile/değil/yerine/= GANG
- GANJ ile ÇETE ile BİR ARAYA GELMEK ile ÇETE ile GANGSTER ile İSKELE
( GANGES vs. GANG vs. GANG UP vs. GANGER vs. GANGSTER vs. GANGWAY )
( گام برداري ile گرد هم آمدن ile مسافر پياده ile گنگ ile اراذل ile گانگستر ile پل راهرو )
( GAM BARDARY ile GARD NPAM AMADAN ile MOSAFER PEYADEH ile GANG ile ARAZEL ile GANGSTER ile PEL RAORO )
- GARAGE :/yerine GARAJ
- GARAJ[Fr. < GARAGE] değil/yerine/= ARABALIK
( Otomobil vb. taşıtların konulduğu üstü örtülü yer, arabalık. | Otomobillerin bakım ve onarımının yapıldığı yer. | Toplu taşıma ve aktarım araçlarına hareket ve varış noktası olarak belediyelerce ayrılan yer. )
- GARANTİ" ile/ve/değil/||/<>/< "CEPTE"
- GARDEN :/yerine BAHÇE
- [ne yazık ki]
GARİBAN ile/ve/değil/||/<> GARİBE
( Kimsesiz, zavallı, garip olan. İLE/VE/DEĞİL/<> Şaşılacak şey, yadırganacak şey. )
- GARİPÇE ile/değil/yerine GEREKÇE
- GARY ile GARY BOSHİMP ile GARY DACREE ile GARY LEE DAVİS
( GARY vs. GARY BOSHIMP vs. GARY DACREE vs. GARY LEE DAVIS )
( گري ile گري بوشامپ ile گري داکري ile گري لي ديويس )
( GARY ile GARY BOOSHAMP ile GARY DAKERY ile GARY LEY DYVEYS )
- GASKON ile GASCONADE
( GASCON vs. GASCONADE )
( گاسگن ile لاف زن ile ياوه سرا )
( گاسگن ile LAF ZAN ile YOH SARA )
- GASTE/GAZTE değil GAZETE
- GATE[İng.] değil/yerine/= KAPI
- GATE :/yerine KAPI, GEÇİT
- GAUSSIAN PULSE[İng.] / IMPULSION GAUSSIENNE[Fr.] / GAUSSSCHER IMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS DARBESİ
- GAUSSIAN CURVE[İng.] / COURBE DE GAUSS[Fr.] / GAUSSSCHE KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS EĞRİSİ
- GAUSS EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE DE GAUSS[Fr.] ile/değil/yerine/= GAUSS GÖZMERCEĞİ
- GAUSS THEORY[İng.] / THÉORIE DE GAUSS[Fr.] / GAUSSFLUSSGESETZ, GAUSSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS KURAMI
- GAVAJ/GAVAGE[İng.] değil/yerine/= BORUCUKLA BESLEME
- GAY(HOMO/"İBNE") ile TRAVESTİ/TRANSVESTİ ile TRANSEKSÜEL("DÖNME")
( Gay: Homoseksüel. Lezbiyenler için de kullanılır. Gay(Daha çok bilinen): Eril görünümde olup, öteki eril görünümlü kişilerle yakın ilişki kuran ve eşeysel/anal(pasif ve/ya da aktif) ilişkiye giren kişilere verilen ad. İLE Tra(ns)vesti: Eril gövde doğumlu olup, daha sonra dış görünümünde dişilliğe bürünen fakat penis ve testisleri(ya da sadece penisleri) yerinde durmaya devam eden(bazılarının testislerin olduğu bölgeye, (penis aynı yerinde kalarak) penisin altına, görünümü ve işlevselliğini taşıyan vajina oluşturan, eril gövdelerle ilişkiye(daha çok para/maddi çıkar karşılığı) giren kişilere verilen ad. İLE Transeksüel: Gövdesini tamamen öteki gövdenin biçimine büründürmüş, göğüs ve eşeysel örgenlerini tamamıyla ve birebir değiştiren, çeşitli "homoseksüel" ilişkiler kuran kişilere verilen ad. )
- GAY-LUSSAC'S LAW[İng.] / GAY-LUSSACLOI DE[Fr.] / GAY-LUSSACCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GAY-LUSSAC YASASI
- GAYE[Ar.]/AMAÇ[Fars.] değil/yerine/= EREK
- GAYE ile GAYET ile GAYELİ/LİK ile GAYESİZ/LİK
- GAYR-I HABERİYE(İNŞAÎ) ile HABERİYE(MEŞKÛKE)
( Emir, nehy, soru. İLE Şekk, şüphe. )
- GAYZERİT[Fr. < GEYSÉRITE] değil/yerine/= KAYNAÇTAŞI
( Volkan bölgelerinde oluşan silisli çökelti. )
- BLOW HOLE[İng.] / SOUFFLE (COUP)[Fr.] / GASBLASE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ BOŞLUĞU
- GASEOUS DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION GAZEUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= GAZ DİFÜZYONU
- GAS SENSING PROBE[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ DUYARLI PROB
- GAS ELECTRODE[İng.] / GAS ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ ELEKTRODU
- GAS CELL FREQUENCY STANDARD[İng.] / ÉTALON DE FRÉQUENCE À CELLULE GAZEUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= GAZ GÖZELİ/HÜCRELİ FREKANS ÖLÇÜNÜ/STANDARDI
- GAS CHROMATOGRAPHY[İng.] / GAS CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ KROMATOGRAFİSİ
- GAS CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DU GAZ[Fr.] / GASKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ SABİTİ
- GAS CENTRIFUGE PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ DE CENTRIFUGATION GAZEUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= GAZ SANTRİFÜJLEME İŞLEMİ
- GAS GENERATING BOTTLE[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ ÜRETİM ŞİŞESİ
- [ne yazık ki]
!GAZA[Ar.] ile !GAZVE[Ar.]
( [ne yazık ki][tamamen eskide kalmış olması dileğiyle...]
İslâm'ı korumak ya da yaymak amacıyla müslüman olmayanlara karşı yapılan savaş. İLE Arap derebeylikleri arasında yapılan savaş. | Din uğruna yapılan savaş. | Savaşın başında peygamber varsa. )
- GAZE :/yerine BAKMAK (DİKKATLİ)
- GAZE["ga" uzun okunur][Fars.] ile GÂZE[Fars.]
( Allık. İLE Çocuk salıncağı. )
- GAZEL/KASİDE ile MÜŞATTAR
( ... İLE Dizeleri arasına ek olarak ayrıca dizeler getirilmiş gazel ya da kasîde, teştîr edilmiş. )
- CERİDE[Ar.]/GAZETE[İt. < GAZZETTA] değil/yerine/= ÇAĞIM/ÇAVBET
- GAZETE ile GAZETECİ
( GAZETTE vs. GAZETTEER )
( مجله رسمي ile مجله نويس )
( MAJLEH RASMY ile MAJLEH NOYS )
- GAZETE ile/ve/||/<> RESMÎ GAZETE
- GAZETE ile TAKVİM-İ VEKÂYİ
( ... İLE Osmanlı Devleti'nin ilk resmi gazetesi. 01 Kasım 1831'de yayımlamaya başlamıştır. Siyasal haberlerin ve bildirilerin yanı sıra, yasaları, tüzükleri de tam metin verir, ayrıca iç ve dış önemli olaylarla fen, sanat, ticaret ve ziraat İLE ilgili haberler de içerirdi. )
- GAS FILLED DIODE[İng.] / DIODE REMPLIE DE GAZ[Fr.] / GASGEFÜLLTEDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLI DİYOT
- CELLULE AU GAZ[Fr.] ile/değil/yerine/= GAZLI GÖZE/HÜCRE
- GASZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLI PİL
- GAS FILLED TRIODE[İng.] / TRIODE À GAZ[Fr.] / GASGEFÜLLTETRIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLI TRİYOT
- GC İLE HPLC İLE TLC İLE CE ile/||/<> KROMATOGRAFİ TÜRLERİ
( Ayırma için kullanılan kromatografik yöntemler. )
( Formül: Rs = 2(t₂-t₁)/(w₁+w₂) )
- GCS/GLASGOW COMA SCALE[İng.] değil/yerine/= GLASGOW KOMA ÖLÇEĞİ, GLASGOW KOMA SKALASI
- Gd ile Ge
( Gadolinyum'un simgesi. İLE Germanyum'un simgesi. )
- GEBE ile AKUK[Ar.]
( Gebe hayvan. )
- GEBRELEMEK ile GEBRELENMEK ile GEBRE ile GEBRE OTU ile GEBRE OTUGİLLER
- GEBREOTU ile/ve/<>/> GEBRE/KEBERE
( Gebreotugiller ailesinin, çalıya benzer örnek bitkisi. İLE/VE/<>/> Gebreotunun yemişi. )
( CAPPARIS cum ... )
- GEÇ ile GEÇ KAHVALTI ile GEÇ GELEN ile GECE GEÇ SAATLERDE ile SON ZAMANLARDA ile GECİKME
( LATE vs. LATE BREAKFAST vs. LATE COMER vs. LATE NIGHT vs. LATELY vs. LATENESS )
( ديرگاه ile دير ile مرحوم ile دير گاه ile ديررس ile ديروقت ile چاشت ile دير آينده ile آخر شب ile اخيرا ile بتازگي ile تاخير )
( DYREGAH ile دير ile MARHUM ile DYR GAH ile DYRARS ile ديروقت ile CHASHT ile DYR AYNADEH ile AKHAR SHAB ile AKHYRA ile BETAZGY ile TAKHYR )
- GEÇ ile GEÇE ile GEÇELİ ile GEÇİCİ/LİK ile GEÇİCİ İŞÇİ/LİK ile GEÇİCİ MADDE ile GEÇİCİ PLAKA ile GEÇİCİ TEMİNAT ile GEÇİCİ PERSONEL
- GEÇ ile GEÇE ile GEÇELİ ile GEÇİCİ/LİK ile GEÇİCİ İŞÇİ/LİK ile GEÇİCİ MADDE ile GEÇİCİ PLAKA ile GEÇİCİ TEMİNAT ile GEÇİCİ PERSONEL
- GECE ve/||/<> ÇÖL
( İç. VE Dış. )
- GECE ve DİNGİNLİK ve DİNLENMEK
- GEÇE ile GEÇE ile GECE
( Herhangi bir saat başını geçerek/geçerken. İLE Karşılıklı iki yandan/yakadan her biri. İLE Güneşin batmasıyla oluşan karanlık. [>< GÜNDÜZ] )
- GECE/DÜN GÜNDÜZ
- GECE[< GEÇ(>< ERKEN)]/TÜN/DÜN ile/ve/değil/yerine/<>/>< GÜN/DÜZ
( Birlik/Vahdet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Çokluk/Kesret. )
( Gece/karanlık önceliklidir. )
( [Fars., Ar.] ŞEB-TÂ-BE-SEHER: Geceden sabaha kadar. )
( ŞEB Ü RÛZ: Gece gündüz. | RÛZ Ü ŞEB: Gündüz gece. )
( MELEVÂN: Gece ile gündüz.[MÂ-DÂM-EL-MELEVÂN: Gece ve gündüz devam ettikçe. | MÂ-TEÂKAB-EL-MELEVÂN: Gece ile gündüz birbiri ardı sıra geldikçe.] YA'FUR[çoğ. YAÂFÎR]: Gecenin beşte/altıda bir gibi bölümü. )
( Hakikat. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Şeriat. )
( TÜNMEK: Havanın kararıp gece olması. )
( LEYL ile/ve/değil/yerine/<>/>< ... )
( DÜN, ŞEV, ŞEB[çoğ. ŞEBÂN], TAHT-I ABNÛSÎ ile/ve/değil/yerine/<>/>< NEHÂR, RÛZ, TAHT-I ÂC )
( [not] NIGHT vs./and/but/<>/>< DAYTIME/DAYLIGHT
DAYTIME/DAYLIGHT instead of NIGHT )
- GECE ve/<> İÇ ÂLEM
- GECE ile/ve KARANLIK GECE
( ŞEB-İ YELDÂ: En uzun gece/ler. [20. ve 26. günleri arasındaki 1 haftalık süre.] | 22 Aralık'taki en uzun gece. )
( NIGHT vs./and DARK NIGHT )
- GECE ile/ve MUHAK
- GECELEMEK ile GECELEYEBİLMEK ile GECE/LİK ile GECECİ/LİK ile GECE GECE ile GECE KUŞU ile GECE YAYI ile GECELERCE ile GECE UÇUŞU ile GECE GÜNDÜZ ile GECE HAYATI ile GECE KULÜBÜ ile GECE MAVİSİ ile GECE YANIĞI ile GECE YARISI ile GECE YATISI ile GECE BEKÇİSİ ile GECE KÖRLÜĞÜ ile GECE İŞÇİLİĞİ ile GECE KIYAFETİ ile GECE ÖĞRETİMİ ile GECE GÖSTERİMİ ile GECELİK ENTARİ ile GECELİ GÜNDÜZLÜ
- GECENİN KÖRÜ ile GECENİN KÖRÜNDE
- GEÇERLEMEK ile GEÇERLENMEK ile GEÇERLETMEK ile GEÇERSİZLEŞMEK ile GEÇERSİZLEŞTİRMEK ile GEÇER/LİK ile GEÇERLİ/LİK ile GEÇERSİZ/LİK ile GEÇER NOT ile GEÇER AKÇE ile GEÇER DEĞER ile GEÇERLİ DURUM
- ÉTAT TRANSITOIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= GEÇİCİ DURUM
- TRANSIENT MOTION[İng.] / MOUVEMENT TRANSITOIRE[Fr.] / TRANSIENTE BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİCİ HAREKET
- GEÇİCİ = TRANSITIENT, TRANSITIVE[İng.] = TRANSITIF[Fr.] = ÜBERGEHEND[Alm.] = TRANSIENS[Lat.]
- GECİKME ile/ve/<> "FİJİ ZAMANI"
( ... İLE/VE/<> Fiji'lilerin randevuya geç kaldıklarındaki mazeretleri ve sözleri. )
- GECİKME ile GECİKMELİ ile GECİKMESİZ
- GECİKME ile GECİKMİŞ
( DELAY vs. DELAYED )
( دير کرد ile تاني ile درنگ ile دير کردن ile پا بپا کردن ile تاخير کردن ile تاخيرا کردن ile تاخير ile معطلي ile بتعويق انداختن ile به تعويق انداختن ile معوق کردن ile به تاخير انداختن ile تعويق ile بتاخير انداختن ile بتاخير افتادن ile معوق گذاردن ile تعويق کردن ile معطل کردن ile عقب انداختن ile معطل ile موخر ile معوق )
( DYR KARD ile تاني ile DARANG ile DYR KARDAN ile PA BEPA KARDAN ile TAKHYR KARDAN ile TAKHYRA KARDAN ile TAKHYR ile معطلي ile BOTAVYGH ANDAKHTAN ile BAH TAVYGH ANDAKHTAN ile MOAVAGH KARDAN ile BAH TAKHYR ANDAKHTAN ile TAVYGH ile BETAKHYR ANDAKHTAN ile BETAKHYR AFTADAN ile MOAVAGH GOZARDAN ile TAVYGH KARDAN ile MOATAL KARDAN ile AGHAB ANDAKHTAN ile MOATAL ile موخر ile MOAVAGH )
- GECİKME HABER VERMEK
- GECİKME ile HİSTEREZİS[Fr. < Yun.]
( ... İLE Doğa olaylarının gelişmesindeki gecikme. )
- GECİKME ile "SÜRÜNCEME"
( ... İLE Bir işin, sonuçlanıncaya kadar boş yere uğradığı gecikmelerin tümü. )
- DELAYED COINCIDENCE[İng.] ile/değil/yerine/= GECİKMİŞ EŞZAMANLILIK
- CRITICITÉ RETARDÉE[Fr.] / VERZÖGERTE KRITIKALITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= GECİKMİŞ KRİTİKLİK
- DELAYED NEUTRON[İng.] / NEUTRON RETARDÉ[Fr.] / VERZÖGERTE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GECİKMİŞ NÖTRON
- RETARDED POTENTIALS[İng.] / POTENTIELS RETARDÉS[Fr.] / VERZÖGERTE POTENTIALE[Alm.] ile/değil/yerine/= GECİKMİŞ POTANSİYELLER
- COÏNCIDENCE RETARDÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= GECİKMİŞ RASTLANTI
- GECİKTİRME ile/ve/değil/yerine/<> ÖTELEME
- GEÇİLEBİLİRSE ile/<> GEÇİLEMEZSE
( Geçilmiş olur/olacak. @@ "Geçilmiş" olur/olacak.[yani geçilememiş/kalmış olur] )
- COMPATIBILITY, TOLERANCE[İng.] / COMPATIBILITÉ, TOLÉRANCE[Fr.] / VERTRÄGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİMLİLİK, TOLERANS
- GEÇİNME ile GEÇİNME ENDEKSİ
- TRANSPARENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= GEÇİRGENLİK ÖZELLİĞİ
- PERMEABILITY, PERMITTIVITY[İng.] / PERMÉABILITÉ, TRANSMISSIVITÉ, TRANSMITTANCE[Fr.] / DUCHLÄSSIGKEIT, DURCHLÄSSIGKEIT, TRANSMISSIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİRGENLİK
- IMPERVIOUS, IMPERMEABLE[İng.] / ÉTANCHE, IMPERMÉABLE[Fr.] / GEÇIRMEZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİRMEZ
- ÜBERGANGSZONE[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ BÖLGESİ
- MUKADDEMAT[Osm.] / TRANSITION STATE[İng.] / ÜBERGANGSZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ DURUMU
- TRANSITION ENTROPY[İng.] / ENTROPIE DE TRANSITION[Fr.] / ÜBERGANGSENTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ ENTROPİSİ
- TRANSITION PH RANGE[İng.] / PH ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ PH ARALIĞI
- TRANSITION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE TRANSITION[Fr.] / ÜBERGANGSTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ SICAKLIĞI
- TRANSITION TIME[İng.] / DURÉE DE TRANSITION[Fr.] / TRANSITIONZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ SÜRESİ
- GEÇKİN/LİK ile GEÇKİNCE
- TRANSIT TIME[İng.] / TEMPS DE PARCOURS[Fr.] / DURCHFAHRTZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇME SÜRESİ
- GEÇMEK ile ÇAPRAZ ÇUBUK ANAHTARI ile ÇAPRAZ ÇUBUK SİSTEMİ ile MEMLEKET BOYUNCA ile ŞAŞI ile ÇAPRAZ BESLEME ile ÇAPRAZ GÜBRELEME ile ÇAPRAZ İNDEKS ile GEÇİŞ NOKTASI ile ÇAPRAZ AMAÇ ile ÇAPRAZ REFERANS ile ENİNE KESİT ile ÇAPRAZ KESİM ile GEÇİŞ ile ÇAPRAZ OLARAK
( CROSS vs. CROSS BAR SWITCH vs. CROSS BAR SYSTEM vs. CROSS COUNTRY vs. CROSS EYED vs. CROSS FEED vs. CROSS FERTILIZATION vs. CROSS INDEX vs. CROSS OVER POINT vs. CROSS PURPOSE vs. CROSS REFER vs. CROSS SECTION vs. CROSSCUT vs. CROSSING vs. CROSSWISE )
( ضربدر ile خاج ile عبور کردن ile از هم گذشتن ile صليب ile چليپا ile چارميخ ile گزينه شطرنجي ile سيستم شطرنجي ile ورزش هاي ile چپ چشم ile خورد متقابل ile لقاح متقابل ile فهرست تقابلي ile شاخص متقابل ile نقطه همگذري ile قصد متقابل ile مراجعه متقابل کردن ile مقطع عرضي ile ميان بر ile محل تقاطع ile متقاطع ile گذرگاه ile همگذري ile از پهنا )
( ZARBADAR ile KHAJ ile OBUR KARDAN ile AZ NPAM GOZASHTAN ile SELYBE ile چليپا ile چارميخ ile GOZYNAH SHATRANJY ile SYSETAM SHATRANJY ile VARZESH CPEHAY ile CHAP CHESHAM ile KHORD MOTEGHABEL ile LAGHAH MOTEGHABEL ile FANPAREST TAQABELY ile SHAKHS MOTEGHABEL ile NAGHTEH CPEHMGOZARY ile GHSAD MOTEGHABEL ile MARAJEEH MOTEGHABEL KARDAN ile مقطع عرضي ile MYAN BAR ile MOHAL TAQATE ile MOTEQATE ile GOZARGAH ile CPEHMGOZARY ile AZ PPEHNA )
- GEÇMEK ile GEÇMEZ/LİK ile GEÇMELİ ile GEÇMELİK ile GEÇMEZ NOT ile GEÇMEZ AKÇE
- GEÇMELİ ile ARA BAĞLANTI ile KİLİTLEME ile MUHATAP ile AY ARASI
( INTERLACE vs. INTERLINK vs. INTERLOCK vs. INTERLOCUTOR vs. INTERLUNAR )
( بهم پيچيدن ile مسلسل کردن ile بهم پيوستن ile همبند شدن ile بهم قفل کردن ile درهم بافتن ile هم سخن ile طرف صحبت ile بين دوماه ile محاقي )
( BACPAM PEYCHYDAN ile MOSALSEL KARDAN ile BACPAM PEYVASTAN ile NPAMBAND SHODAN ile BACPAM GHFEL KARDAN ile DAREAM BAFTAN ile NPAM SOKHAN ile TARF SAHBAT ile BEYNE DOMAH ile محاقي )
- Geçmişin için DİNLE!!!
- GEIGER-BRIGGS RULE[İng.] / RÈGLE DE GEIGER-BRIGGS[Fr.] / GEIGER-BRIGGSSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= GEİGER-BRİGGS KURALI
- GEIGER-MÜLLER PROBE[İng.] / SONDE GEIGER-MÜLLER[Fr.] / GEIGER-MÜLLER-SONDE, GEIGER-MÜLLER-TASTER[Alm.] ile/değil/yerine/= GEİGER-MÜLLER SONDASI
- GEISSLER TUBE[İng.] / TUBE DE GEISSLER[Fr.] / GEISSLERSCHES RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= GEİSSLER TÜPÜ
- GEIST[Alm.] ile GEMÜT[Alm.] ile SEELE[Alm.]
- GEL DENİLEN YERE GİTMEYE AR EYLEME; GELME DENİLEN YERE GİDİP YERİNİ DAR EYLEME ile MİSAFİR UMDUĞUNU DEĞİL, BULDUĞUNU YER
- GELEBİLMEK ile GELE ile GELEN ile GELEN GEÇEN ile GELEN GİDEN
- Geleceğin için DİNLE!!!
- GELENEK ile/ve DİZGE
( TRADITION vs./and SYSTEM )
- GELENEK ile/ve/<> MODERNİTE
- GELENEKSELLEŞME/GELENEKSELLİK ile/ve/||/<>/< KURUMSALLAŞMA/KURUMSALLIK
- GELESİYE" değil GELİNCEYE KADAR
- GELİRİNİ KULLANMA/TÜKETME:
YAŞAMAK ÜZERE ve/||/<>/> HAYIR İŞLEMEK ÜZERE ve/||/<>/> "HAYIR!" DİYEBİLMEK ÜZERE
- GELİŞİM ile/ve/<> DERİNLEŞME
( DEVELOPMENT vs./and/<> DEEPEN )
- GELİŞİM ile/ve/> İLERLEME
( Yaptığı işi iyi yapan kişi ilerleyecektir. )
( İlerleme ancak hazırlık aşamasında olur. )
( Kişinin daha da ilerlemesi için olanca cesârete gereksinimi vardır. )
( Sessizlik ve Sükûnet içinde, gelişirsiniz. )
( Nasıl ilerlemeli? İki kâse pirinç feda edilerek. )
( Doğru yönde ilerlediğimi nereden bileceğim? Göreviniz hakkında gösterdiğiniz azim, kararlılık, berraklık ve sadakatte ilerleyişinizle. )
( Olgun kişi, atalarının bilgelik ve deyişlerini inceleyerek kişiliğini geliştirir. )
( İlerlemenin işaretleri nelerdir? Tüm endişelerden kurtulmuşluk, bir rahatlık ve sevinç hali, içte derin bir huzur, dışta bol enerji. )
( Yükselen güneş, ilerlemeyi simgeler. )
( Senden ileride olanlara gelişmek için, geride olanlara da rahatlamak için bak. )
( One needs all the courage to go further.
In Silence and Peace, you grow.
How shall I know that I am moving in the right direction?
By your progress in intentness, in clarity and devotion to the task.
What are the signs of progress?
Freedom from anxiety; a sense of ease and joy; deep peace within and abundant energy without. )
( DEVELOPMENT/IMPROVEMENT vs./and/> PROGRESS )
- GELİŞİP BÜYÜME = NEŞV Ü NEMÂ = DÉVELOPPEMENT
- GELİŞME ile/ve/<> DÖNÜŞME
- GELİŞME ile GELİŞME KOŞUSU
- GELİŞME ile/ve GENLEŞME
( Hi, You probably get a ton of emails about "getting on the first page of Google." Too bad most of them are SCAMS. If you REALLY want to rank higher, you absolutely need to get this one part right: https://moreseotraffic.top/wal/?=farklar.net It's backed by data from thousands of SEO campaigns, across all industries. Just imagine what it could do for your business. Crystal DeMatio 964-2055 E. Badillo St Covina, CA 91724 If you prefer not to receive commercial messages regarding seo for your business, please remove yourself here: https://www.moreseotraffic.top/out.php/?site=farklar.net )
( TO DEVELOPE vs./and TO DILATE/EXPAND )
- GELİŞME ile/ve/değil/yerine/||/<> OLGUNLAŞMA
- GELİŞME ile/ve/<>/> YAYGINLAŞMA
- GELİŞMİŞ ÜLKE:
YOKSULLARIN BİLE ARABAYA BİNDİĞİ ÜLKE
değil/yerine/><
VARSILLARIN BİLE OTOBÜSE BİNDİĞİ ÜLKE
- Geliştirenleri DİNLE!!!
- GELİŞTİRME ile/ve/<> GÜÇLENDİRME
( Güç ve hayırlar herkes içindir ve isteyen herkese hazırdır. )
( Power and grace are for all and for the asking. )
( DEVELOPMENT/IMPROVEMENT vs./and/<> TO STRENGTHEN )
- GELİŞTİRME ile/ve/<> ÖNÜNÜ/ÖTESİNİ AÇIK TUTMAK
( TO DEVELOP vs./and/<> TO MAKE/KEEP OPEN THE FURTHER )
- GELİŞTİRME ile/ve/<> PEKİŞTİRME
( TO PROGRESS vs./and/<> TO CONSOLIDATE )
- GELİŞTİRMEK ile BİR HASTALIK GELİŞTİRMEK ile GELİŞTİRMEK ile GELİŞME ile GELİŞEN ile GELİŞİM ile GELİŞİMSEL
( DEVELOP vs. DEVELOP A DISEASE vs. DEVELOPE vs. DEVELOPEMENT vs. DEVELOPING vs. DEVELOPMENT vs. DEVELOPMENTAL )
( ضاهر ساختن ile راقي ile بسط يافتن ile ظاهر کردن ile نضج گرفتن ile بسط دادن ile مرض گرفتن ile نشو و نما کردن ile عمران ile رو به ترقي ile توسعه ile در حال توسعه ile تکامل ile گسترش ile معموريت ile نضج ile عمراني )
( ZANPAR SAKHTAN ile راقي ile BAST YAFTAN ile ZANPAR KARDAN ile NAZAJ GARAFTAN ile BAST DADAN ile MARZ GARAFTAN ile NESHO VE NAMA KARDAN ile OMRAN ile RO BAH TARGHY ile TOSEEH ile DAR HAL TOSEEH ile TAKAMEL ile GOSTARSH ile معموريت ile NAZAJ ile OMRANY )
- GELL-MANN-NISHIJIMA SCHEME[İng.] / ARRANGEMENT DE GELL-MANN-NISHIJIMA[Fr.] ile/değil/yerine/= GELL-MANN-NİSHİJİMA ŞEMASI
- INCIDENCE ANGLE[İng.] / ANGLE DE L'INCIDENCE[Fr.] / ANFANGSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= GELME AÇISI
- INCIDENCE PLANE[İng.] / PLAN D'INCIDENCE[Fr.] / ANFANGSEBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= GELME DÜZLEMİ
- GEMİ ile KALİTE
( ... İLE Osmanlılar'da bir tür gemi. )
- GEN/GENE[İng.] değil/yerine/= KALITLIK
- GEN ile SOYBİLİMCİ ile ŞECERE ile DOĞUŞ
( GENE vs. GENEALOGIST vs. GENEALOGY vs. GENESIS )
( ژن ile شجره نويس ile سلسله نامه ile نسب نامه ile شجره نامه ile سويه شناسي ile شجرشناسي ile تکوين ile طرز تشکيل )
( ZHEN ile SHOJREH NOYS ile SALSALEH NAMEH ile NASB NAMEH ile SHOJREH NAMEH ile SOYYEH SHENASY ile SHOJRESHENASY ile TAKOYNE ile TARZ TASHKYLE )
- GENÇ GÖVDE, GÖVDECİK = RÎŞ = TIGELLE
- GENÇLEŞMEK ile GENÇLEŞTİRMEK ile GENÇLEŞTİRİLMEK ile GEN ile GENE ile GENÇ/LİK ile GENELEME ile GENÇ İRİSİ
- GENÇLEŞMEK ile GENÇLEŞTİRMEK ile GENÇLEŞTİRİLMEK ile GEN ile GENE ile GENÇ/LİK ile GENELEME ile GENÇ İRİSİ
- GENE DRİVE ile/||/<> NATURAL SELECTİON
( Gene drive yapay genetik sistemle doğal seçilimi atlarken İLE natural selection çevresel baskı ile gen frekansı değişimidir )
( Formül: CRISPR drive )
- GENE :/yerine GEN
- GENE[İng.] değil/yerine/= GEN
( Kromozom üzerinde belirli bir yer işgal eden, fiziksel özelliklerin ve canlıya ait fonksiyonların kalıtımının temel birimidir. Kalıtsal karakterlerin ebeveynden yavrulara aktarılmasını sağlar. Tek bir gen belirli bir DNA ya da bazı durumlarda RNA uzunluğuna ve nükleotit sayısına sahiptir. Genler protein sentezini yönetir, kendilerini eşler ve RNA tiplerinin sentezini yaparlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- GENE değil/yerine/= YİNE
- GENEL İDARE değil/yerine/= GENEL YÖNETİM
- GENEL VEKÂLETNÂME değil/yerine/= GENEL YETKİDEŞLİK BELGESİ
- GENEL ile GENELDE
( GENERAL vs. IN GENERAL )
- GENELCİ BİTKİLER[İng. GENERALIST PLANTS] ile/||/<> GENETİK AKRABALIK (R)[İng. GENETIC RELATEDNESS] ile/||/<> GENETİK BAĞLANTI[İng. GENETIC LINKAGE] ile/||/<> GENETİK DETERMİNİZM[İng. GENETIC DETERMINISM] ile/||/<> GENETİK HARİTALAMA[İng. GENETIC MAPPING] ile/||/<> GENETİK YÜK[İng. GENETIC LOAD]
( Geniş bir kaynak tabanına sahip organizma; genelci otçullar tek bir bitkinin savunmasına karşı iyi bir adaptasyon geliştirmez. @@ Bireyler arasındaki genetik akrabalığın sayısal ölçüsüdür. Diploit türlerde, tam kardeşler ya da ebeveyn çocuk arasında r = 1/2; üvey kardeşlerde, hala, amca ile yeğenler arasında, büyük anne büyük baba ile torunlar arasında r = 1/4; birinci kuzenlerde r = 1/8; akraba olmayanlarda r = 0 @@ İki ya da daha fazla genin birlikte bir birim olarak ayrılması durumudur. Genetik bağlantı birlikte daha iyi görev yapabilen genleri bir araya getirmek için ortaya çıktığı düşünülür. Genetik bağlantı iki gen arasındaki miyotik çapraz geçişin yokluğunu ifade eder. @@ Genlerin fiziksel ve davranışsal fenotipleri belirlediği görüşüdür. Bir canlının özelliklerinin tamamının genlerce belirlendiği düşüncesidir. Büyük oranda doğru olsa da, modern bilim dahilinde, çevrenin etkisi de tartışılmaz bir değere sahiptir. @@ Bir genin ya da genetik işaretin, kromozomdaki fiziksel yerini tespit etme işidir. Daha önceleri genetik bağlanma ve ilişkilendirme yoluyla yapılan bu yöntem, genom projelerinın bir genomdaki aşağı yukarı bütün genleri tespit etmesi sayesinde daha kolay yapılmaktadır. @@ Popülasyon genetiğinde seçilimin ya da mutasyonların sebep olduğu alel kayıplarının maliyetinin ölçüsüdür. 0 ile 1 arasında bir değer ile ifade edilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- GENELDE ile/ve/değil TEMELDE
- GENELGE ile/ve/||/<>/> YÖNERGE
( Bağlayıcılığı vardır. İLE/VE/||/<>/> Bağlayıcılığı yoktur. )
- GENE-LİKLE değil/< GENELLİKLE
( Vurgu ve harfi tam/doğru seslendirerek! [Dudak ve bilgi tembelliği yapmadan!] [Harfleri biraraya getirerek değil kulak dolgunluğuyla, doğrusu nasıl söyleniyorsa o biçimde söyleyerek!] )
- GENELLEME ile/ve/değil ABARTMA
( [not] GENERALIZATION vs./and/but TO EXAGGERATE )
- GENELLEME" ile/değil/yerine/>< AYRIM/TANIM
- GENELLEME ile/ve/> AYRIMCILIK
- GENELLEME ve/||/<>/> BELİRSİZLİK
- GENELLEME ile/değil BENZETME/TEŞBİH
( [not] GENERALIZATION vs./but SIMILE )
- [ne yazık ki]
GENELLEME ve/||/<>/< BİLGİSİZLİK
- GENELLEME ile/ve "BÜYÜLTMEK"
( GENERALIZATION vs./and TO EXAGGERATE )
- GENELLEME ile ÇIKARIM
( GENERALIZATION vs. INFERENCE )
- GENELLEME ile/ve/değil/||/<> ÇOĞALTMA
- GENELLEME ile/ve/değil/yerine DEĞİLLEME
( [not] GENERALIZATION vs./and/but NEGATION
NEGATION instead of GENERALIZATION )
- GENELLEME ile/ve EKSİK TÜMEVARIM
( Her şeyi genelleştirmeyi seven kişi, çoğunlukla yalan söyler. )
- GENELLEME ile/değil/yerine/>< EMİN OLARAK
- GENELLEME ile/ve/<> EZBERİNİ SÖYLEMEK
- [ne yazık ki]
GENELLEME ile/ve/||/<>/< GELİŞİGÜZEL
- GENELLEME ve/||/< GENELLEMENİN FARKINDALIĞI
- GENELLEME ile/ve/||/<>/> HATA
( GENERALIZATION vs./and MISTAKE )
- GENELLEME ile/değil/yerine/>< İCTİHÂD
- [ne yazık ki]
GENELLEME ile/ve/||/<>/< "İDDİA"
( [ne yazık ki] Ne kadar çok "genelleme" yapı(lı)yorsa, o kadar çok iddia edilir/eder. )
- [ne yazık ki]
GENELLEME ile/ve/ya da/||/<>/= İNDİRGEME ile/ve/ya da/||/<>/= ÖZDEŞLEŞTİRME ile/ve/ya da/||/<>/= "KÖKTENCİLİK" ile/ve/ya da/||/<>/= "TOPTANCILIK" ile/ve/ya da/||/<>/= "SONUÇ ODAKLILIK"
( Tüm genelleme ya da indirgemeler, tamamen yanlıştır! )
( GENERALIZATION vs./and TO REDUCE, REDUCTION vs./and IDENTIFICATION vs./and RADICALISM vs./and WHOLENESS vs./and FOCUSING TO CONSEQUENCE/RESULT )
- GENELLEME ile/ve/<> İNDİRGEME ile/ve/<> SİLME ile/ve/<> ÇARPITMA
- GENELLEME ile/ve/<>/|| KABUL
- GENELLEME ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME
- GENELLEME ile/ve/değil "SIÇRAMA"
( [not] GENERALIZATION vs./and/but "TO LEAP" )
- GENELLEME ile/ve/değil SINIRLAMA
( [not] TO DEFINE vs./and/but LIMITING )
- GENELLEME ile TOPTANCI TUTUM
( GENERALIZATION vs. WHOLENESS ATTITUDE )
- [ne yazık ki]:
"GENELLEME" ile/ve/||/<>/> "YARGILAMA"
- GENELLEME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YORUM
- GENELLEME ile/ve/değil YUVARLAMA
- GENERALIZED FORCE[İng.] / GENERALISIERTE KRAFT, VERALLGEMEINERTE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= GENELLEŞTİRİLMİŞ KUVVET
- ÉLAN GÉNÉRALISÉ[Fr.] / GENERALISIERTES MOMENTUM, VERALLGEMEINERTER IMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= GENELLEŞTİRİLMİŞ MOMENTUM
- GENELLEŞTİRME ile/ve MUTLAKLAŞTIRMA
- GENELLEŞTİRME ile/yerine OLASILIK OLARAK (DEĞERLENDİRME)
( TA'MÎM[< UMÛM] ile/yerine ... )
( TO GENERALIZE vs. (TO VALUE) TO BE AS POSSIBILITY
(TO VALUE) TO BE AS POSSIBILITY instead of TO GENERALIZE )
- GENELLEŞTİRME ile/değil ÖRNEKLENDİRME
- GENELLEŞTİRME ile/ve SOYUTLAŞTIRMA
- GENELLEŞTİRME ile/ve SOYUTLAYARAK GENELLEŞTİRME
- GENELLEŞTİRME = TAMİM = GENERALIZATION[İng.] = GÉNÉRALISATION[Fr.] = GENERALISATION[Alm.] = GENERALIS[Lat.]
- GENELLİKLE ile/ve/değil/||/<>/< BÜYÜK/YÜKSEK OLASILIKLA
- GENELLİKLE ile ÇOĞUNLUKLA
( USUALLY vs. BY A MAJORITY )
- GENELLİKLE ile GENEL-GEÇER
- GENELME ile GENELEME ile GENELLEME
( Genişleme. İLE Bir düşüncenin, farklı sözlerle, yeniden/tekrar anlatılması. İLE Bir ya da birkaç özel/tekil veriyi/durumu, herşeyi/herkesi katarak ve tek bir şeye indirgeyerek açıklamaya çalışma "iddiası"/zayıflığı.[Tüm genellemeler, yanlıştır! Bu bile!] )
( ... ile ... ile TAMİM )
- GENERAL ABDUL MALEK ile GENERAL ABDUL RAŞİD DUSTAM ile GENERAL ABDÜLKERİM ile GENERAL MÜŞERREF ile GENEL MOTORLAR ile ÜRETİLEBİLİR ile GENEL ile GENERAL NAZAR HAZARCI ile GENEL KABUL ile GENEL KURUL ile GENELKURMAY ile GENEL GREV ile GENELCİLİK ile GENELLİK ile GENELLEME ile GENELLEŞTİRMEK ile GENEL OLARAK ile GENERALLİK ile NESİL ile NESİLDEN NESİLE ile ÜRETKEN ile JENERATÖR ile CÖMERT
( GENERAL ABDUL MALEK vs. GENERAL ABDUL RASHID DUSTAM vs. GENERAL ABDUL KARIM vs. GENERAL MOSHARRAF vs. GENERAL MOTORS vs. GENERABLE vs. GENERAL vs. GENERAL NAZAR KHAZARJI vs. GENERAL ACCEPTATION vs. GENERAL ASSEMBLY vs. GENERAL STAFF vs. GENERAL STRIKE vs. GENERALISM vs. GENERALITY vs. GENERALIZATION vs. GENERALIZE vs. GENERALLY vs. GENERALSHIP vs. GENERATION vs. GENERATION AFTER GENERATION vs. GENERATIVE vs. GENERATOR vs. GENEROUS )
( زايش پذير ile جنرال ile ژنرال ile کلي ile عمومي ile عام ile ژنرال عبدالکريم ile ژنرال عبدالملک ile ژنرال عبد الرشيد دوستم ile اطلاق ile مجمع عمومي ile ژنرال مشرف ile جنرال موتورز ile جنرال نزار خزرجي ile ارکان حرب ile اعتصاب عمومي ile ژنراليسيم ile عموميت ile اصل کلي ile نکته کلي ile تعميم ile تعميم دادن ile تعميم کردن ile عمومي کردن ile کليت بخشيدن ile عموميت دادن ile عموما ile بطور اعم ile معمولا ile روي هم رفته ile سرتيپي ile سرلشکري ile علم لشکرکشي ile نسل ile ذريه ile توليد ile زاد ile پشت در پشت ile توليدي ile نسلي ile مولد ile لوطي ile نبيل ile کريم ile بي دريغ ile نظر بلند ile باسخاوت ile سخاوتمند ile حاتم ile راددست ile بزرگ منش ile با مروت ile عطابخش ile نيکمرد ile کرام ile صاحب کرم ile راد دست ile وهلب ile سخي )
( ZAYSH PAZYR ile JONARAL ile ZHNERAL ile KELY ile AMOMY ile عام ile ZHNERAL ABDOLKARYM ile ZHNERAL ABDOLMOLK ile ZHNERAL ABD ELERESHYD DOSTAM ile ETLAGH ile MAJMA AMOMY ile ZHNERAL MOSHARF ile جنرال موتورز ile JONARAL NEZAR KHZARJY ile ARKAN HARB ile ETESAB AMOMY ile ZHNERALYSYM ile AMOMYT ile ESL KELY ile NEKTEH KELY ile TAMYM ile TAMYM DADAN ile TAMYM KARDAN ile AMOMY KARDAN ile KELYT BAKHSHYDAN ile AMOMYT DADAN ile AMOMA ile BETOR AM ile MAMOLA ile ROY NPAM RAFTEH ile سرتيپي ile SARLASHKARY ile ALAM LASHKARKESHY ile NESEL ile ZARYYEH ile TOLYD ile ZAD ile POSHT DAR POSHT ile TOLYDY ile NESELY ile MOLD ile لوطي ile نبيل ile KARYM ile BEY DARYGH ile NAZAR BALAND ile BASOKHAVAT ile SOKHAVATMAND ile HATAM ile RADDAST ile BOZORG MONASH ile BA MOROT ile عطابخش ile نيکمرد ile کرام ile SAHEB KARAM ile RAD DAST ile وهلب ile سخي )
- GENERAL vs. EXTENSIVE
- GENERAL vs. WHOLE
- GENERALIZATION vs. INFERENCE
- [not] GENERALIZATION vs. SIMILE
- GENERALIZATION vs. WHOLENESS ATTITUDE
- GENERALLY :/yerine GENELLİKLE
- GENERATE :/yerine ÜRETMEK
- GENEROSITY vs. EXTRAVAGANCE
- GENETİK DRİFT ile GENETİK ŞİFRE
( Küçük popülasyonlarda gen frekanslarının rastgele değişmesi. İLE DNA'nın protein sentezi için taşıdığı veriler. )
- GENETİK[İng. GENETICS] ile/||/<> ADAPTASYON[İng. ADAPTATION] ile/||/<> AMNİYOSENTEZ[İng. AMNIOCENTESIS] ile/||/<> ANNE ETKİSİ[İng. MATERNAL EFFECT] ile/||/<> APOPTOZ[İng. APOPTOSIS] ile/||/<> CAENORHABDİTİS ELEGANS ile/||/<> DOĞUM ÖNCESİ TANI[İng. PRENATAL DIAGNOSIS] ile/||/<> DOWN SENDROMU[İng. DOWN SYNDROME]
( Biyolojinin organizmalardaki kalıtım ve çeşitliliği inceleyen bilim dalıdır. "Genesis", yani "köken" sözcüğünden gelmektedir. Kalıtım bilimi olarak da bilinir. Biyolojinin bir alt dalı olup, canlı organizmalardaki kalıtım ve çeşitliliğin bilimidir. Canlıların özelliklerinin kalıtsal olduğunun bilinci ile, tarih öncesi çağlardan beri bitki ve hayvanlar ıslah edilmiştir. Bununla birlikte, kalıtımsal aktarım mekanizmalarını anlamaya çalışan modern genetik bilimi ancak 19. yüzyılın ortalarında, Gregor Mendel'in çalışmasıyla başlamıştır. Mendel, kalıtımın fiziksel temelini bilemediyse de, bu özelliklerin ayrık (kesikli) bir tarzda aktarıldığını gözlemlemiştir ve günümüzde bu kalıtım birimlerine "gen" adı verilmektedir. @@ Genetik dağılım üzerine uzun süreli etki eden doğal seçilim sonucunda, türlerin çevresel ihtiyaçlara uygun özellikler kazanması ya da var olan özelliklerin değişimidir. Örneğin, yassı balıkların atalarında, gözler çift taraflı simetriye uygun olarak gözün iki yanında bulunmaktayken balıkların nesiller boyunca okyanus tabanlarında ve yatay biçimde yaşamaya adapte olmaları nedeniyle gözlerden tabana bakan, vücudun diğer tarafında okyanusun içine bakan gözün yanına doğru kaymıştır. Yassı balıklar, okyanus tabanında yaşadıkları için sadece yukarıdan gelebilecek saldırılara karşı bu biçimde bir adaptasyon geçirmişlerdir. @@ Genellikle hamileliğin ikinci ya da üçüncü trimesterinde yapılan doğum öncesi test. Fetüsteki Down sendromu gibi genetik bozukluklar ya da kromozonal bir durum olup olmadığının teşhis edilebilmesi için kullanılır. Amniyosentez sırasında fetüsü çevreleyen amniyotik keseden az miktarda amniyotik sıvıyı çıkarmak için ince bir iğne kullanılır. Bu sıvı örneği daha sonra laboratuvarda test edilir. Hamilelik sırasında fetüs, amniyotik kesenin içinde büyür. Amniyotik sıvı, fetüsü çevreler ve korur. Ayrıca fetüsün bazı gözelerini de içerir. @@ Bireylerin sadece annelerinden kaynaklı, genetik olmayan etkilerden ötürü tür içinde çeşitliliğin oluşması durumudur. @@ Hücrelerin genetik olarak embroyonik morfogenez ve gelişim, metamorfoz ve imün sisteminin B ve T gözelerinin gelişimi sırasında, belirli zamanlarda programlı bir biçimde ölümü. Apoptozdaki bozukluklar, kanserle ilişkilendirilebilir. Anti-apoptoz proteinleri Bcl-2 ve HSP ailelerini kapsar. Apoptoz genellikle tümör nekroz etmen reseptör (TNFR) ailesine ait ölüm reseptörlerinin (DR) aktivasyonu ile tetiklenir. @@ Normalde kendi kendisini dölleyen, gelişim genetiği ayrıntılı olarak çalışılmış bir kara nematodu. Uzunluğu 1 mm kadardır. Mayotik ayrılma sırasında kaybolan X kormozomu erkeklerin olmuşmasına sebep olur. Apoptozun (planlı göze ölümü) genetik temelleri ilk defa 1986 yılında C.elegans üstünde gösterilmiştir. Eşit boyda 5 kromozomu bulunur ve 1998 yılında bütün genomu dizilmiştir. 97 Mbp uzunluğundaki genomu 19.000 gen bulundurur. İnsan geninin %74’ünün C.elegans genomunda homoloğu bulunur. @@ Tek gen hastalıkları ya da diğer genetik anormalliklerin görülme olasılığının yüksek olduğu gebeliklerde amniyosentez 16-18 haftalık gebelik ya da cvs, 10-12 haftalık gebelik hakkında elde edilen gözeleri DNA`yı kullanarak tanılama. @@ Ekstradan 21.kromozomun kalıtılmasıyla oluşan zihinsel özürlülüğe sebep olan genetik hastalık. Down sendromlu bireyler genelde; kısa ve uzuvları bodur olur. Geniş ve yuvarlak suratları, eyer biçimli burunları, genelde ağızlarından sarkan kalın dilleri vardır. Down sendromunun olasılığı annenin artan yaşı ile hızla artar, özellikle 40 yaşından sonra.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- GENETİK SEKANS/GENETIC SEQUENCE[İng.] değil/yerine/= GENETİK DİZİ/DİZİLIM
- GENETİK SÜRÜKLENME ile/||/<> GEN AKIŞI
( Sürüklenme rastgele, gen akışı göç ile değişimdir )
( Formül: Şans İLE göç )
- GENETİK ile/||/<> SÜRÜKLENME
( Genetik sürüklenme kuramı )
( Sewall Wright tarafından 1931 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1988) (Ülke: ABD) (Alan: Genetik) (Önemli katkıları: Wright-Fisher modeli, popülasyon genetiği) )
- GENEZ ile/ve/||/<> GENEZE
( Kolay. İLE/VE/||/<> Gizlenerek beklenilen yer. )
- GENİŞ ZAMAN ile/ve/<> GENELLEŞTİRME
- GENİŞ ile KAPASİTANS ile KAPASİTİF ile KAPASİTE
( CAPACIOUS vs. CAPACITANCE vs. CAPACITIVE vs. CAPACITY )
( گنجا ile جادار ile گنجايش دار ile ظرفيت خازني ile خازني ile اهليت ile ظرفيت ile گنجايش ile گنج )
( گنجا ile JADAR ile GONJAYSH DAR ile ZARFYT KHAZANY ile KHAZANY ile HALYT ile ZARFYT ile GONJAYSH ile GONJ )
- GENİŞLEME ile/ve FERAHLAMA
( TO WIDEN vs./and TO BECOME SPACIOUS, TO FEEL RELIEVED )
(1996'dan beri)