E ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 20.315 başlık/FaRk ile birlikte,
20.315 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(29/83)
- FLAME :/yerine ALEV
- FLASİDİTE/FLACCIDITY[İng.] değil/yerine/= GEVŞEKLİK
- FLASTER ADHESIVE TAPE[İng.] değil/yerine/= YAPIŞKAN ŞERIT
- FLAT :/yerine DÜZ, DAİRE
- FLEDGE[İng.] değil/yerine/= TÜYLENME
( Kuşlar yumurtadan çıktıkları ilk dönemlerde zıplama, sekme, kanat çırpma, yürüme ve bazı beden hareketlerini yapabilme yetilerine sahiptir. Bu yetiler ile uçabilme yetisi arasında kalan zaman diliminde kuşlar, ''Yavru''olarak nitelendirilebilirler. Kuşlar tüysüz ya da çok az tüysüz olarak yumurtadan çıkarlar. Bu dönemde kuşların zamanla kasları gelişir ve uçma yeteneğini kazanırlar. Yumurtadan çıktıkları dönem ile tüylerinin tam olarak çıkması, ardından uçabilme yeteneğini kazanması arasında kalan zaman dilimi ''Tüylenme'' olarak adlandırılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FLEE :/yerine KAÇMAK
- FLEKSİBIL/FLEXIBLE[İng.] değil/yerine/= ESNEK
- FLEKSİYON/FLEXION[İng.] değil/yerine/= ESNEME
- FLEMING TUBE[İng.] / TUBE DE FLEMING[Fr.] / FLEMING-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= FLEMİNG TÜPÜ
- FLEOL[Fr. < PHLÉOLE] değil/yerine/= ÇAYIR OTU
- FLESHY FRUIT[İng.] değil/yerine/= ETLİ MEYVE
( Perikarpı kalın, etli ve su bakımından zengin meyve.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FLUORINE[İng.] / FLUOR[Fr.] / FLOER[Alm.] ile/değil/yerine/= FLOR
- FLÖRE[Fr. < FLUERET] değil/yerine/= DÜRTÜCÜ KILIÇ
- FLUORESCENT LAMP[İng.] / LAMPE FLUORESCENTE[Fr.] / FLUORESZENZLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= FLORESAN LAMBA
- SUBSTANCE FLUORESCENTE[Fr.] / FLUORESZENZSTOFF, FLUORESZENZSUBSTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FLORESAN NESNE
- FLUORESCENT SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESAN ÖZDEK
- FLUORESCENT SCREEN[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESAN PERDE
- FLORESANS[Fr. < FLUORESCENCE] değil/yerine/= FLORIŞI
- FLUORESCENT MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESANS NESNE
- FLUORESCENCE[İng.] / FLUORESCENCE[Fr.] / FLUORESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FLORESANS
- FLUORIMETER[İng.] ile/değil/yerine/= FLORİMETRE
- FLUORITE[İng.] / SPATH FLUOR, FLUORITE[Fr.] / FLUSSPAT, FLUORIT[Alm.] ile/değil/yerine/= FLORİT
- FLUOROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= FLOROMETRE
- FLUOROPHORE İLE FRET İLE BRET ile/||/<> BİYOLOJİK GÖRÜNTÜLEME
( Hücre içi olayları izleme. )
( Formül: E = 1/(1+(r/R₀)⁶) )
- FLÜT ile/ve FİFRE[Alm.]
( DİLLİ DÜDÜK ile/ve Büyük flüt. | Yanlamasına çalınan, 6 deliği bulunan, tahtadan bir tür flüt. )
- FLUXIONALİTY ile/||/<> STEREOKİMYASAL RİJİDİTE
( Fluxional dinamik NMR değişimi, rijit sabit. )
( Formül: Berry İLE static )
- FMRI/FUNCTIONAL MAGNETIC RESONANCE IMAGING[İng.] değil/yerine/= İŞLEVSEL MANYETİK REZONANS GÖRÜNTÜLEME
- FMRI İLE EEG İLE MEG İLE PET ile/||/<> BEYİN GÖRÜNTÜLEME
( Beyin aktivitesi ölçüm teknikleri. )
( Formül: BOLD ∝ ΔHb/Hb )
- FOG vs. SMOKE
- FOLE -ile
( Kum saati. )
- FOLİKÜL/FOLLICLE[İng.] değil/yerine/= KESECİK
- FOLİKÜL = SİMÂR-I CERÂBÎYE = FOLLICULE
- FOLKLOR[Fr. < FOLKLORE] değil/yerine/= HALK BİLİMİ
- FOLKLORİST[Fr. < FOLKLORISTE] değil/yerine/= FOLKLORCU
- FOIL[İng.] / FOLIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FOLYO
- PHON[İng.] / PHONE[Fr.] / PHON[Alm.] ile/değil/yerine/= FON
- FONEM[Fr. < PHONÈME] değil/yerine/= SES BİRİMİ
- FONOGRAF[Fr. < PHONOGRAPHE] değil/yerine/= GRAMOFON
- FONOLİT[Fr. < PHONOLITE] değil/yerine/= SESLİ TAŞ
- FONOLOG[Fr. < PHONOLOGUE] değil/yerine/= SES BİLİMCİ
- FONOLOJİ[Fr. < PHONOLOGIE] değil/yerine/= SES BİLİMİ
- FONOLOJİK[Fr. < PHOLOGIQUE] değil/yerine/= SES BİLİMSEL
- FONOTELGRAF[Fr. < PHONOTÉLÉGRAPHE] değil/yerine/= TELEFONLA İLETİLEN TELGRAF
- FONSKİYONALİZM[Fr. < FONCTIONNALISME] değil/yerine/= İŞLEVCİLİK
- FORCE :/yerine ZORLAMAK, GÜÇ
- FOREWORD vs. PREFACE
- FORGET vs. LEAVE
- FORM ile/||/<> MADDE
( Aristoteles in hilemorfizm kuramı )
( Aristoteles tarafından -350 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-384--322) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık, Biyoloji) (Önemli katkıları: Mantık, etik, metafizik) )
- FORMAL CHARGE[İng.] ile/değil/yerine/= FORMAL YÜK
- FORMALDEHYDE[İng.] / ALDÉHYDE FORMIQUE[Fr.] / FORMALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= FORMALDEHİT
- FORMALİST[Fr. < FORMALISTE] değil/yerine/= BİÇİMCİ
- FORMALİTE ile FORMALİTECİ/LİK ile FORMALİTELİ ile FORMALİTESİZ
- FORMALİZM[Fr. < FORMALISME] değil/yerine/= BİÇİMCİLİK
- FORMASYON[Fr. < FORMATION] değil/yerine/= BİÇİMLENME
- FORMATE[İng.] ile/değil/yerine/= FORMAT, FORMİYAT
- FORM/FORMAT ile FORMAL ile FORMASYON ile FORMAT ile FORME ile FORMÜLA ile FORMÜLASYON ile FORMÜLE ETMEK ile FORMÜLERİ
( Biçim. İLE Resmi, biçimsel. İLE Biçimlenme, oluşum. İLE Biçem. İLE Biçimli. İLE Hazır mama, tecimsel mama. İLE Biçimlendirme. İLE Biçimlendirmek. İLE İlaç kılavuzu. )
- FORMICA ile FORMİKA[İng. < FORMICA]
( Karınca(/dan) [ailesi]. İLE Fenol formol reçinesine batırılmış ve yüzeyi yapay reçine ile kaplanmış birkaç kat kâğıttan oluşan ve çoğu marangozlukta kullanılan bir tür nesne. )
- FORMIC ACID[İng.] / ACIDE FORMIQUE[Fr.] / AMEISENSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= FORMİK ASİT
- FORMÜL[İng. FORMULA] ile/||/<> ADENOZİN MONOFOSFAT[İng. ADENOSINE MONOPHOSPHATE] ile/||/<> AMONYUM DİKROMAT[İng. AMMONIUM DICHROMATE] ile/||/<> DIŞSALCILIK[İng. EXTERNALISM] ile/||/<> ELEKTRİKSEL DİRENÇ[İng. ELECTRICAL RESISTANCE]
( Bir olgunun, semboller ve sayılar ile özgün bir biçimde ifade edilmesine formül denir. @@ İçinde adenin, riboz ve bir adet fosfat öbeği barındıran organik bir maddedir. Adenozin monofosfatın kimyasal formülü C10H14N5O7P, molar kütlesi ise 347,22 g/mol'dür. @@ Altı değerlikli kromun bir inorganik bileşiği. (NH4)2Cr2O7 formülüne sahiptir, turuncu renkli parlak kristal bir katıdır. Kolayca tutuşur ve yandığı zaman yeşilimsi bir tortu oluşturur. @@ Dışsalcılığın, ılımlı dışsalcılık (Goldman) ve radikal dışsalcılık (Quine, Rorty) olarak iki ana formülasyonu mevcuttur. Bunlardan ilki, gerekçelendirmeyi, inançların doğru bir biçimde nedensel olarak birbirine bağlanması ile oluştuğunu savunur. Bu görüşe, süreç/tarihsel güvenilircilik denmektedir. Radikal dışsalcılık biçiminiyse doğallaştırılmış epistemoloji başlığı altında ele alacağız. Dışsalcılık kaba bir tabirle bilgilerimizin doğruluğundan emin olmamızı sağlayan unsurların ‘tamamının’ kişinin zihninde hazır bulunduğu reddeder. Daha basitçe ifade edecek olursak, öznenin gerekçelendirme sürecinin farkında olması, epistemik gerekçelendirme için gerekli bir koşul değildir. Bu karşı çıkış içselciliğin radikal yorumlarıyla taban tabana bir karşıtlık güder. Böylesi bir yaklaşım zihinsel süreçlerin çevreyle (dış koşullar) ile ilişkili olmaya önem verir. Birçok farklı Dışsalcılık türü, Plantinga, Nozick, Swinburne ve Dretske tarafından savunulmuştur. @@ Bir maddenin elektronların hareketine yani elektrik akımına karşı gösterdiği zorluk. Elektrik devrelerinde direnç R harfi ile gösterilir ve SI birim sisteminde birimi Ohm'dur (Ω). Bir maddenin direnci; maddenin öz direncine, uzunluğuna ve kesit alanına, aynı zamanda sıcaklığa bağlıdır. Katı bir maddenin direnci aşağıdaki formülle hesaplanır:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FORMULA[İng.] / FORMULE[Fr.] / FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FORMÜL
- FORMÜLASYON/FORMULATION[İng.] değil/yerine/= BİÇİMLENDİRME | BİLEŞİMLEME
- FORMÜLE ETME ile FORMÜLASYON
( FORMULARIZATION vs. FORMULIZATION )
( کوتاه سازي ile ضابطه سازي ile فرمول سازي )
( KOTAH SAZY ile ZABETEH SAZY ile FARMOL SAZY )
- FORMÜLLEŞMEK ile FORMÜLLEŞTİRMEK ile FORMÜL ile FORMÜLE ile FORMÜLLÜ ile FORMÜLSÜZ/LÜK ile FORMÜLASYON
- FORS MAJÖR[Fr. < FORCE MAJEURE] değil/yerine/= ZORLAYICI NEDEN
- FORTE ile FORTÇU/LUK ile FORT PENSE
- FORTE ile FORTEPİYANO
( Parçanın, güçlü çalınacağını gösterir. İLE F.P. harfleriyle gösterilen, parçanın, önce güçlü çalınıp söylenileceğini, hemen sonrasında, hafifletileceğini belirten terim. )
- FORTE ile FORTİSSİMO
( Parçanın, güçlü çalınacağını gösterir. İLE Bir müzik yapıtında, bazı bölümlerin çok güçlü çalınması gerektiğini belirtir. )
- FORTUNE :/yerine SERVET, TALİH
- FORWARD GRUPLAMA/FORWARD TYPING[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN ÖBEKLENDİRME
- FOSEPTİK[Fr. < FOSSE SEPTIQUE] değil/yerine/= LAĞIM ÇUKURU
- FOSFAT[Fr. < PHOSPHATE] ile APATİT[Fr. < APATITE]
( Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu ya da esteri. İLE Doğada bulunan, içinde flor ya da klor olan doğal kalsiyum fosfat. )
- PHOSPHATE[İng.] / PHOSPHATE[Fr.] / PHOSPHAT[Alm.] ile/değil/yerine/= FOSFAT
- FOSFOLİPİT[İng. PHOSPHOLIPID] ile/||/<> GLİSERİT[İng. GLYCERIDE] ile/||/<> GLİSEROL[İng. GLYCEROL] ile/||/<> KOLİN[İng. CHOLINE] ile/||/<> TRİGLİSERİT[İng. TRIGLYCERIDE] ile/||/<> YAĞ ASİDİ[İng. FATTY ACID]
( Hücre zarının yapısında bulunan lipit çeşididir. Fosfolipitler, trigliseritlerden farklı olarak 2 yağ asidi, 1 fosforik asit, 1 gliserol molekülü ve kolin bazından oluşur. Bu moleküller suya bırakıldığı zaman çift katlı bir tabaka oluşturur. Fosfolipitler göze zarının yapısına katılarak göze zarının iki tabakalı bir yapıya sahip olmasını sağlar. Fosfolipit moleküllerinin dış ortama ve gözenin içine bakan baş kısımları hidrofilik, göze zarının iç kısmındaki kuyruk bölgeleri ise hidrofobik yapıdadır. @@ Gliserinin bir esteri. Bir molekül gliserine bir yağ asidi ya da yağ asitlerinin bağlandığı sıvı ve katı yağlar. @@ Lipitlerin yapısında bulunan üç karbonlu bir alkol. Gliserin. @@ Bir zar fosfoliti olan fosfatidilkolinde ve B vitamin kompleksinde bulunan, bir nörotransmitter olan asetilkolinin, asetillenmemiş hali. @@ Bitki ve hayvan gözelerinde lipitlerin depo şeklidir. Nötral yağ olarak da bilinir. İnsan vücuduna alınan lipitlerin fazlası, nötral yağlara dönüştürülerek deri altında ve organların etrafında depolanır. Nötral yağlar, üç molekül yağ asidi ile bir molekül gliserolün arasında ester bağlarının kurulması sonucu oluşur. Ester bağlarının kurulması olayı bir dehidrasyon tepkimesidir. Bu tepkime sonucunda üç molekül su açığa çıkar. @@ Esterlerle bileşik yapıp yağ molekülü meydana getiren kimyasaldır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PHOSPHORUS[İng.] / PHOSPHORE[Fr.] / PHOSPHOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FOSFOR
- PHOSPHORESCENCE[İng.] / PHOSPHORESCENCE[Fr.] / [Alm.] ile/değil/yerine/= FOSFORESANS
- PHOSPHORIMETRY[İng.] / PHOSPHORIMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FOSFORİMETRİ
- OXYCHLORURE DE CARBONE[Fr.] / KOHLENSTOFFOXYCHLORID, KOHLENOXYCHLORID, KARBONYLCHLORID, PHOSGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FOSGEN
- FOSİL[Fr. < FOSSILE] ile ANTROK[Fr. < ENTROQUE]
( Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin, yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları ya da izleri, müstehase, taşıl. | Düşünce, yaşayış biçimi vb. bakımlardan çağın gerisinde kalmış kişi. İLE Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil. )
- FOSİLLEŞME değil/yerine/= TAŞILLAŞMA
- FOSSA ile GODE
( Çukur. İLE Çukur. )
- PHOTOLYSE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTO BOZUNMA, FOTOLİZ
- FOTOTEPTIKME[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTO-TEPKİNLİK
- PHOTOREACTION[İng.] ile/değil/yerine/= FOTO TEPTİKME
- PHOTOPOSITIVE[İng.] / PHOTOPOSITIF[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOARTI
- PHOTODEPOSITION[İng.] / PHOTO ABLAGERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOBİRİKME
- PHOTOFISSION[İng.] / PHOTOFISSION[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOBÖLÜNME
- PHOTOMULTIPLIER TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOCOĞALTICI TÜP
- PHOTODIODE[İng.] / PHOTODIODE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTODİYOT
- PHOTODOSIMÉTRIE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTODOZİMETRİ
- PHOTONEGATIVE[İng.] / PHOTONÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOEKSİ
- PHOTOELASTICITY[İng.] / PHOTOÉLASTICITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELASTİKLİK
- PHOTOELECTRIC CURRENT[İng.] / COURANT PHOTOÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTRİK AKIM
- PHOTOELECTRIC COLORIMETER[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTRİK KOLORİMETRE
- PHOTOELECTRIC CONSTANT[İng.] / CONSTANTE PHOTOVOLTAÏQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTRİK SABİTİ
- PHOTOELECTRIC, PHOTOELECTRICITY[İng.] / PHOTOÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTRİK
- PHOTOELECTRICITY[İng.] / PHOTOÉLECTRICITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTRİKLİK
- PHOTOELECTROMAGNETIC EFFECT[İng.] / EFFET PEM, EFFET PHOTOÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTROMANYETİK ETKİ
- PHOTOELECTROMOTIVE FORCE[İng.] / FORCE PHOTOÉLECTROMOTRICE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTROMOTOR KUVVET
- PHOTOELECTRON SPECTROSCOPY[İng.] / SPECTROSCOPIE PHOTOÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTRON TAYF BİLGİSİ
- BATTERIE PHOTOJOINTE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELEMAN BATARYA
- PHOTOFLUOROSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOFLOROSKOP
- PHOTOCELL[İng.] / CELLULE PHOTOÉLECTRIQUE[Fr.] / FOTOSEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOGÖZE, FOTOSEL
- FOTOĞRAFİK[Fr. < PHOTOGRAPHIEQUE] değil/yerine/= FOTOĞRAFLA İLGİLİ
- PHOTOHALIDE[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOHALOJENÜR
- PHOTOHOLOGRAPH[İng.] / PHOTOHÉLIOGRAPHE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOHELYOGRAF
- PHOTOCONDUCTIVITY GAIN[İng.] / GAIN DE PHOTOCONDUCTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOİLETKENLİK KAZANCI
- PHOTOCONDUCTIVITY[İng.] / PHOTOCONDUCTIVITÉ[Fr.] / PHOTO LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOİLETKENLİK
- PHOTOTHERMOPLASTICITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOISIL ESNEKLİK
- PHOTOLUMINESCENCE[İng.] / PHOTOLUMINESCENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOIŞILDAMA
- PHOTOISOMERIC CHANGE[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOİZOMERİK DEĞİŞİM
- FOTOJEN[Fr. < PHOTOGÈNE] değil/yerine/= IŞIK YARATAN, DOĞURAN
- PHOTOCATALYSIS[İng.] / PHOTOCATALYSE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOKATALİZ
- PHOTOCATHODE[İng.] / PHOTOCATHODE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOKATOT
- FOTOKOPİ[Fr. < PHOTOCOPIE] değil/yerine/= TIPKIÇEKİM
- PHOTOLYTE[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOLİT
- PHOTOMAGNETIC EFFECT[İng.] / EFFET PHOTOMAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOMANYETİK ETKİ
- PHOTOMAGNETOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET PHOTOMAGNÉTOÉLECTRIQUE, EFFET PME[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOMANYETOELEKTRİK ETKİ
- FOTOMETRE[Fr. < PHOTOMÈTRE] değil/yerine/= IŞIKÖLÇER
- FOTOMETRE[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOMETRE
- FOTOMETRİ[Fr. < PHOTOMÉTRIE] değil/yerine/= IŞIK ÖLÇÜMÜ
- PHOTOPERIYODIKLIK[İng.] / PHOTOPERIODISME[Fr.] / FOTOPARAYODIKLIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOPERİYODİKLİK
- PHOTOPERIYOT[İng.] / PHOTOPÉRIODE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOPERİYOT
- PHOTOPILE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOPİL
- PHOTOPOLYMER[İng.] / PHOTOPOLYMÈRE[Fr.] / FOTOPOLIMER[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOPOLİMER
- PHOTOPOLYMERISATION[İng.] / FOTOPOLIMERLEŞME[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOPOLİMERLEŞME
- PHOTOSSYNTHESIS[İng.] / PHOTOSYNTHÈSE[Fr.] / FOTOSENTEZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOSENTEZ
- FOTOSFER[Fr. < PHOTOSPHÈRE] değil/yerine/= IŞIK YUVARI
- FOTOŞİMİ[Fr. < PHOTOCHIMIE] değil/yerine/= FOTOKİMYA
- FOTOTAKSİ[Fr. < PHOTOTAXIE] değil/yerine/= IŞIĞA GÖÇÜM
- FOTOTAKTİZM[Fr. < PHOTOTACTISME] değil/yerine/= IŞIĞA GÖÇÜM
- FOTOTEK[Fr. < PHOTOTHÉQUE] değil/yerine/= FOTOĞRAF BELGELİĞİ
- FOTOTROPİZM[Fr. < PHOTOTROPISME] değil/yerine/= IŞIĞA DOĞRULUM
- PHOTOTUBE CATHODE[İng.] / CATHODE DU PHOTOTUBE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOTÜP KATODU
- PHOTOTUBE[İng.] / PHOTOTUBE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOTÜP
- PHOTOVOLTAIC EFFECT[İng.] / EFFET PHOTOVOLTAÏQUE[Fr.] / FOTOVOLTAIK ETKI[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOVOLTAİK ETKİ
- PHOTOVOLTAIC CELL[İng.] / CELLULE PHOTOVOLTAÏQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOVOLTAİK PİL
- FRAGMAN ile FRAGMANTASYON ile FRAGMANTE
( Parça, parçacık. İLE Parçalanma. İLE Parçalanmış. )
- FRAJİL[İng./Fr. FRAGILE] değil/yerine/= KIRILGAN
- FRAKTÜR/FRACTURE[İng.] değil/yerine/= KIRIK
- FRAMBUAZ[Fr. < FRAMBOISE] değil/yerine/= AHUDUDU
- FRAME :/yerine ÇERÇEVE
- FRAME[İng.] değil/yerine/= ÇERÇEVE, KARE KARE
- FRAMEWORK :/yerine YAPI, ÇERÇEVE
- FRANCK-CONDON PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE FRANCK-CONDON[Fr.] / FRANCK-CONDON-PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= FRANCK-CONDON İLKESİ
- FRANKLIN CENTIMETER[İng.] / FRANKLIN CENTIMÈTRE[Fr.] / FRANKLIN-ZENTIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FRANKLİN SANTİMETRE
- FRAUNHOFER EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE DE FRAUNHOFER[Fr.] / FRAUNHOFERSCHES OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER GÖZMERCEĞİ
- FRAUNHOFER İLE FRESNEL İLE GEOMETRIC İLE WAVE ile/||/<> OPTİK YAKLAŞIMLAR
( Işık yayılımı kuramları. )
( Formül: I(θ) ∝ (sin(x)/x)² )
- FRC/FRK/FUNCTIONAL RESIDUAL CAPACITY[İng.] değil/yerine/= FONKSİYONEL İŞLEVSEL ARTAKALAN SIĞA, REZİDÜEL KAPASITE
- FREE ... ile/ve/||/<> NON ...
- FREE :/yerine ÜCRETSİZ, ÖZGÜR
- FREE(DOM) vs./and FREE
( Metaphysics. vs./AND Physics. )
- FREEMAN ile ÖZGÜR ile SERBEST GİRİŞİM ile ÜCRETSİZ ile AÇGÖZLÜLÜKTEN ARINMIŞ ile SERBEST ÇALIŞAN ile ÜCRETSİZ YÜKLEME ile BEDAVA HARCAYAN ile SERBEST KONUŞMA ile ÖZGÜR DÜŞÜNCE ile ÖZGÜR İRADE ile SERBEST EL ile SERBEST BIRAKMAK ile ÖZGÜRCE ile ÖZGÜR ADAMLAR ile OTOBAN
( FREEMAN vs. FREE vs. FREE ENTERPRISE vs. FREE FROM vs. FREE FROM GREED vs. FREE LANCE vs. FREE LOADING vs. FREE SPENDER vs. FREE SPOKEN vs. FREE THOUGHT vs. FREE WILL vs. FREEHAND vs. FREEING vs. FREELY vs. FREEMEN vs. FREEWAY )
( ميداني ile سر دادن ile آزادي بخشيدن ile مجاني ile مختار ile طلق ile بلاعوض ile آزادکردن ile آزا دکردن ile آزاد کردن ile مخير ile رها ساختن ile آزادانه ile مفتي ile آزاد ile عاري ile رايگان ile بي منت ile استخلاس کردن ile بيعوض ile کسب آزاد ile منزه ile چشم و دل سير ile مفرد کار کردن ile مفت خوري ile ولخرج ile ساده گو ile آزادي فکر ile اختيار ile طيب خاطر ile آزادي اراده ile بادست باز ile بي افزار ile بي اسباب ile آزاد سازي ile نجات ile آزادسازي ile برايگان ile مجانا ile فريمن ile آزادگان ile شارع ile شاهراه ile بزرگ راه )
( MYDANY ile SAR DADAN ile AZADY BAKHSHYDAN ile مجاني ile MOKHTAR ile TALGH ile BOLLAAVAZ ile AZADKARDAN ile آزا دکردن ile AZAD KARDAN ile MOKHYR ile RAYAA SAKHTAN ile AZADANEH ile مفتي ile AZAD ile ARY ile RAYGAN ile BEY MONT ile ESTEKHLAS KARDAN ile بيعوض ile KASB AZAD ile MANZEH ile CHESHAM VE DEL SYR ile MAFARD KAR KARDAN ile مفت خوري ile VALKHARJ ile SADEH GO ile AZADY FEKAR ile AKHTYAR ile TYBE KHATER ile AZADY ARADEH ile BADAST BAZ ile BEY AFZAR ile BEY ASBAB ile AZAD SAZY ile NAJAT ile AZADSAZY ile BARAYGAN ile مجانا ile فريمن ile AZADEGAN ile SHARE ile SHARAH ile BOZORG RAH )
- FREEZE :/yerine DONMAK
- FREIBERGITE[İng.] / FREIBERGITE[Fr.] / FREIBERG, SILBERFAHRLER[Alm.] ile/değil/yerine/= FREİBERGİT
- KÂTİ-İ TEVÂLÎ[Osm.] / SÉPAREUR DE FRÉQUENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= FREKANS BÖLÜCÜ
- FREQUENCY MULTIPLIER[İng.] / MULTIPLICATEUR DE FRÉQUENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= FREKANS ÇOĞALTICI
- FREQUENCY DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZVERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS DAĞILIMI
- FREKANS[Fr. < FRÉQUENCE] değil/yerine/= SIKLIK
- FREQUENCY STABILITY[İng.] / STABILITÉ DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS KARARLILIĞI
- FREQUENCY SHIFT[İng.] / GLISSEMENT DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS KAYMASI
- COUPURE DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZABSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS KESİLMESİ
- FREQUENCY MODULATED WAVE[İng.] / ONDE MODULÉE EN FRÉQUENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= FREKANS KİPLEMELİ DALGA
- FREQUENCY MODULATION[İng.] / MODULATION DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS KİPLEMESİ/MODÜLASYONU
- FREQUENCY BRIDGE[İng.] / PONT DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS KÖPRÜSÜ
- FREQUENZMODULIERTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS MODÜLASYONLU DALGA
- FREQUENCY STANDARD[İng.] / ÉTALON DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZSTANDARD[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS ÖLÇÜNÜ/STANDARDI
- İNHİRÂF-İ TEVÂLÎ[Osm.] / FREQUENCY DEVIATION[İng.] / DÉVIATION DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS SAPMASI
- FREKANS ile DERECE
( FREQUENCY vs. DEGREE )
- FREKANS[Fr. FRÉQUENCE/İng. FREQUENCY] değil/yerine/= SIKLIK
( Birim zamandaki titreşim sayısı. )
- FREQUENCY METER[İng.] / FRÉQUENCEMÈTRE[Fr.] / FREQUENZMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANSÖLÇER
- FRENKEL-HALSEY-HILL ISOTHERM EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'ISOTHERME DE FRENKEL-HALSEY-HILL[Fr.] / FRENKEL-HALSEY-HILL-ISOTHERME[Alm.] ile/değil/yerine/= FRENKEL-HALSEY-HİLL EŞSICAKLIK/İZOTERM DENKLEMİ
- FRENLEMEK ile FRENLENMEK ile FRENKLEŞMEK ile FRENKLEŞTİRMEK ile FRENLEYEBİLMEK ile FREN ile FRENK/LİK ile FRENCİ/LİK ile FRENKÇE ile FRENK ÜZÜMÜ ile FRENK ASMASI ile FRENK İNCİRİ ile FRENK ÇİLEĞİ ile FREN MESAFESİ ile FRENK GÖMLEĞİ ile FRENK LAHANASI ile FRENK MAYDANOZU ile FRENK MENEKŞESİ
- FRENOLOJİK[Fr. < PHRÉNOLOGIQUE] değil/yerine/= FRENOLOJİ İLE İLGİLİ
- FRESH :/yerine TAZE
- FREUD ile/ve NIETSZCHE ile/ve MARX
( Bilinçdışı. İLE/VE İçgüdü. İLE/VE Yabancılaşma. )
- FREZELEMEK ile FREZE ile FREZECİ/LİK
- FRICKE DOSIMETER[İng.] / DOSIMÈTRE DE FRICKE[Fr.] ile/değil/yerine/= FRİCKE DOZÖLÇERİ
- FRIEDRICH WILHELM NIETZSCHE
- FRIEDRICH WILHELM NIETZSCHE ve/||/<> ARTHUR SCHOPENHAUER
( 15 Ekim 1844 - 25 Ağustos 1900 VE/||/<> 22 Şubat 1788 - 21 Eylül 1860 )
- FRIEDRICH WILHELM NIETZSCHE ve/||/<> RICHARD WAGNER
( 15 Ekim 1844 - 25 Ağustos 1900 VE/||/<> 22 Mayıs 1813 - 13 Şubat 1883 )
- FRİJİDER[Fr. < FRIGIDAIRE] değil/yerine/= BUZDOLABI
- FRİJİDİTE[Fr. < FRIGIDITÉ] değil/yerine/= KADINDA EŞEYSEL İSTEKSİZLİK
- FRİJİT[Fr. < FRIGIDE] değil/yerine/= EŞEYSEL BAKIMDAN SOĞUK
- FRİKSİYON/FRICTION[İng.] değil/yerine/= SÜRTÜNME
- FROM OUT vs. FROM THERE
- FRONTAL DÜZLEM/FRONTAL PLANE[İng.] değil/yerine/= KORONAL DÜZLEM
- NOMBRE DE FROUDE[Fr.] ile/değil/yerine/= FROUDE SAYISI
- FROZEN SECTION[İng.] değil/yerine/= DONUKKESİT İNCELEME
- FROSTBİTE/FROZEN[İng.] değil/yerine/= DONUK
- FRUIT :/yerine MEYVE
- FRUKTOZ[Fr. < FRUCTOSE] değil/yerine/= MEYVE ŞEKERİ
- FRUCTOSE[İng.] / FRUCTOS[Fr.] / FRUCTOSE, FRUCHTACKER[Alm.] ile/değil/yerine/= FRÜKTOZ
- FRUSTRASYON/FRUSTRATION[İng.] değil/yerine/= ENGELLENME
- FUAYE değil/yerine/= DİNLENMELİK
- FUAYE[Fr. < FOYER] değil/yerine/= DİNLENMELİK
- FÜG/FUGUE[İng.] değil/yerine/= ZİHINSEL KAÇIŞ
- FUGASİTE ile/||/<> BASINÇ
( Fugasite etkin basınç gerçek gaz İLE basınç ideal. )
( Formül: f = φP )
- FUJER[Fr. < FOUGÈRE] değil/yerine/= EĞRELTİ OTU
- FUL ile FULE
- FULE[Fr. < FOULÉE] değil/yerine/= ADIM ARALIĞI
- FULGURASYON/FULGURATION[İng.] değil/yerine/= ŞİMŞEKLEME
- FULL vs. COMPLETE
- FULL vs. DENSE
- FULL vs. DENSE
( FİZYOLOJİK GEREKSİNİMLER ile/ve PSİKOLOJİK GEREKSİNİMLER
- INTEGRAL vs. UNIVERSAL
( BÜTÜNCÜL ile TÜMEL
ZAMAN ile TARİH
- PERCEPTION OF SERIAL TIME vs. PERCEPTION OF CONTINUAL TIME
( SERİ ZAMAN ALGILAMASI ile SÜREKLİ ZAMAN ALGILAMASI )
- FULL-TIME değil/yerine/= İŞGÜN
- FULL-TIME[İng.] değil/yerine/= TAM GÜN
- FULLER'S EARTH[İng.] / TERRE À FOVLON[Fr.] / FULLERERDE[Alm.] ile/değil/yerine/= FULLER TOPRAĞI
- FULMINATE[İng.] / FULMINATE[Fr.] / FULMINAT[Alm.] ile/değil/yerine/= FULMİNAT
- FULTAYM değil/yerine/= TÜM GÜN/TÜM SÜRE
- FUMARIC ACID[İng.] / ACID FUMARIQUE[Fr.] / FUMARSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= FUMARİK ASİT
- FÜME[Fr. < FUMÉE] değil/yerine/= DUMAN RENGİ
- FUN :/yerine EĞLENCE
- FUNDAMENTALİST[Fr. < FONDAMENTALISTE] değil/yerine/= KÖKTEN DİNCİ
- FUNDAMENTALİZM[Fr. < FONDAMENTALISME] değil/yerine/= KÖKTEN DİNCİLİK
- FUNERAL :/yerine CENAZE
- FUNGICIDE[Fr.] / FUNGIZIDE, SCHIMMELVERNICHTUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FUNGİSİT
- FUNGICIDE[İng.] ile/değil/yerine/= FUNGUSİT, MANTAR ÖLDÜRÜCÜ
- FÜNİKÜLER[Fr. < FUNICULAIRE] değil/yerine/= ÇEKMELİ VAGON
- FÜNYE[İt. < FUNE] ile/ve/||/<>/< FALYA[İt. < FALIA]
( Barut vb. patlayıcı nesneleri ateşlemek için kullanılan kapsül. | Topu ateşlemek için falya deliğine konulan araç. @@ Topları ateşlemek için ağızotunun konulduğu delik. | Altına etme. )
- FURANOSE[İng.] ile/değil/yerine/= FURANOZ
- FURGON[Fr. < FOURGON] ile/ve/||/<> TORNET[Fr. < TOURNETTE]
( Yolcu katarlarına eklenen yük vagonu. İLE Bilyeli tekerlekler ve küçük bir sandıktan oluşan basit taşıma aracı. )
- FURNITURE :/yerine MOBİLYA
- FURŞET/FOURCHETTE[İng.] değil/yerine/= ÇATAL
- FURTHERMORE :/yerine AYRICA, DAHASI
- FUTURE :/yerine GELECEK
- FÜTÜRİST[Fr. < FUTURISTE] değil/yerine/= GELECEKÇİ
- FÜTÜRİZM[Fr. < FUTURISME] değil/yerine/= GELECEKÇİLİK
- FÜTÜROLOG[Fr. < FUTUROLOGUE] değil/yerine/= GELECEK BİLİMCİ
- FÜTÜROLOJİ[Fr. < FUTUROLOGIE] değil/yerine/= GELECEK BİLİMİ
- FÜTÜROLOJİK[Fr. < FUTUROLOGIQUE] değil/yerine/= GELECEK BİLİMSEL
- FÜZE ile FÜZEN ile FÜZECİ
- FÜZE ile/ve/||/<> ROKET
- FUZÛLÎ ve/<> İSMAİL EMRE
- Fuzûlî'ye
- FÜZYOMETRE -ile
( Ergime ısısını ölçmeye yarayan aygıt. )
- FVK/FORCED VITAL CAPACITY[İng.] değil/yerine/= ZORLU YAŞAMSAL SIĞA, ZORLU VİTAL KAPASİTE
- G-VALUE[İng.] / VALEUR G[Fr.] / G-WERTE[Alm.] ile/değil/yerine/= G DEĞERİ
- G-LOC/G-INDUCED LOSS OF CONSCIOUSNESS GRAVITE[İng.] değil/yerine/= (YER ÇEKİMİ) UYARIMLI BİLİNÇ KAYBI
- G-SYNC ile G-SYNC COMPATIBLE
- GADÂT[Ar. çoğ. GADAVÂT] ile GADÂT[Ar. < GUDVE]
( Sabahın erken zamanı. | Kuşluk yemeği. İLE Sabahla güneş doğması arasındaki zaman. )
- GADOLINITE[İng.] / GADOLINITE[Fr.] / GADOLINIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GADOLİNİT
- GAEDE MOLECULAR AIR PUMP[İng.] / COMPRESSEUR MOLÉCULAIRE DE GAEDE[Fr.] / GAEDE-MOLEKULARLUFTPUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAEDE MOLEKÜLER HAVA POMPASI
- GAF ile HATA YAPAN KİŞİ
( BLUNDER vs. BLUNDERER )
( اشتباه لپي ile اشتباه کار ile خبط کردن ile اشتباه کننده )
( اشتباه لپي ile ESHTABAH KAR ile KHABT KARDAN ile ESHTABAH KONANDEH )
- GAFİL-ÂNE["ga" uzun okunur] ile GAFİLEN["ga" uzun okunur]
( Gafilcesine, dikkatsizlikle, dalgınlıkla. İLE Habersizce. )
- GAH ile GAHİ ile GAHİCE
- GAİLE ile GAİLELİ ile GAİLESİZ/LİK
- GAİLE[Ar.] değil/yerine/= UĞRAŞ
( DERT, SIKINTI, KEDER | FELÂKET, MUSÎBET | UĞRAŞTIRICI VE SIKINTILI İŞ | SAVAŞ, MUHÂREBE )
- GAİP | GAİBE ve MUHATAP | MUHATABA ve MÜTEKELLİM
( Serçe Parmak | Yüzük Parmağı VE Orta Parmak | İşaret Parmağı VE Baş Parmak )
( Müzekker | Müennes VE Müzekker | Müennes VE Ben. )
( Sağ elin avuç içine bakar biçimde )
(
(müzekker) |
(müennes) |
(müzekker) |
(müennes) |
- |
|||
NASARÛ |
NASARNE |
NASARTÜM |
NASARTÜNNE |
(cemi) |
NASARNÂ |
(meal gayr) (Biz) |
|
NASARÂ |
NASARATA |
NASARTÜMÂ |
NASARTÜMÂ |
(tesniye) |
|||
NASARA |
NASARAT |
NASARTE |
NASARTİ |
(müfred) |
NASARTÜ |
(vahide) (Ben) |
|
(gaip) |
(gaibe) |
(muhatab) |
(muhataba) |
(mütekellim)
|
|||
(serçe parmak) |
(yüzük parmağı) |
(orta parmak) |
(işaret parmağı) |
(başparmak) |
|||
(1996'dan beri)