E ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 13.253 başlık/FaRk ile birlikte,
13.253 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(29/54)
- KIBLE ve/<> KABUL ve/<> KABİLE
- KIBLE ||/<>/= ÖZBİLİNÇ
- KIDEM ile KIDEMCE ile KIDEMLİ/LİK ile KIDEMSİZ/LİK ile KIDEM TAZMİNATI ile KIDEMLİ BAŞÇAVUŞ ile KIDEMLİ ÜSTÇAVUŞ
- KIDVE ile ...
( KENDİNE UYUP ARDINDAN GİDİLECEK KİŞİ | BİR SINIFIN YA DA TOPLULUĞUN BAŞINDA OLAN KİŞİ )
- KIL ile KIL OTU ile KIL KURT ile KIL PAYI ile KIL BURUN ile KIL ÇADIR ile KIL KEÇİSİ ile KIL KUYRUK ile KIL YUMAĞI ile KIL DÖNMESİ ile KIL TESTERE ile KILI KILINA
- KİL ile KİLE ile KİLO/LUK ile KİLS ile KİLOLU/LUK ile KİL TAŞI
- KILAVUZ = REHBER = GUIDE[İng., Fr.] = FÜHRER[Alm.] = GUIDA[İt.] = GUÍA[İsp.]
- KILGILI/KILGIN/UYGULAMALI = AMELÎ = PRACTICAL[İng.] = PRATIQUE[Fr.] = PRAKTISCH[Alm.] = PRAKTIKOS < PRAKTEIN[Yun.] = PRÂCTICO[İsp.]
- KILIÇOYUNUNDA/ESKRİMDE:
FLÖRE ile EPE
- KILIF ile PERDE
- KİLİS ile KİLİSE ile KİLİSLİ/LİK ile KİLİSE ÇANI ile KİLİSE HUKUKU
- KİLİSE ile BAZİLİKA[< Lat. < Yun.]
( ... İLE Kral sarayı. | Dikdörtgen biçimindek, uc kısmında, yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi. | Ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere içi, iki sıra sütunla, üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçimindeki kilise. | Hristiyanların eski Roma mahkemeleri biçiminde yaptığı ilk kiliselere verilen ad. | Düz çatılı. )
- KİLİSE =/<> CEMAAT
- KİLİSE ile/ve/||/<>/> BAŞKİLİSE/KATEDRAL[Fr. < CATHÉDRALE]
( ... İLE/VE/||/<>/> Baş kilise. Bir kentin büyük kilisesi. )
- KİLİTLE(N)ME ile/değil DÜĞÜMLE(N)ME
- KILLING :/yerine ÖLDÜRME
- KİLO ile KİLODÖNGÜLÜ ile KİLOGRAM ile KİLOGRAM ile KİLOLİTRE ile KİLOMETRE ile KİLOVOLT ile KİLOVAT
( KILO vs. KILOCYCLE vs. KILOGRAM vs. KILOGREM vs. KILOLITER vs. KILOMETER vs. KILOVOLT vs. KILOWATT )
( کيلو ile کيلو سيکل ile هزار گرم ile کيلوگرم ile کيلوگرمي ile کيلوليتر ile کيلومتري ile کيلومتر ile هزار ولت ile کيلووات )
( KYLO ile KYLO SYKEL ile CPEHZAR GARAM ile KYLOGERM ile KYLOGERMY ile کيلوليتر ile KYLOMETRY ile KYLOMETR ile CPEHZAR VALAT ile کيلووات )
- KİLO ile LİBRE[Lat.]
( ... İLE Yarım kilogramlık bir ağırlık ölçü birimi. )
- KİLO ile ÖLDÜRÜLDÜ ile KATİL ile ÖLDÜRME
( KIL vs. KILLED vs. KILLER vs. KILLING )
( مقبره ile مقتول ile کشته ile کشته شده ile آدم کش ile کشنده ile مقاتله ile کشنده مج ile قتل )
( MOGHABREH ile MOGHTOL ile KESHTEH ile KESHTEH SHODEH ile ADAM KESH ile KESHANDEH ile MOGHATLEH ile KESHANDEH MAJ ile GHTEL )
- KİLOGRAMAĞIRLIK/KİLOGRAMKUVVET ile KİLOGRAMMETRE
( Bir kilogramlık bir kütlenin yer tarafından çekilmesini sağlayan güce[9,81 Newton] eşit olan güç birimi. İLE Bir kilogram ağırlığındaki bir gücün, uygulandığı maddi bir noktayı güç doğrultusunda bir metre yer değiştirmesiyle yapılan işe eşit iş birimi. )
- KİLOJOULE[KJ] ile KİLOKALORİ[KCAL]
( [Joule: Bir nesnenin kimyasal bir tepkimesi sonucunda açığa çıkabilen enerji.][Kilojoule, "KJ" ile gösterilir ve bin (103) joule'a eşit olmaktadır. Çoğu ülkedeki besin standartlarının enerji değeri kilojoules olarak tanımlanır. Bir kilojoule, saniyede, tam gün ışığında, dünyanın bir metrekare tarafından alınmış olan güneş radyasyonunun yaklaşık olarak ölçüsünü verir.] İLE Kalorinin simgesi "cal" ile gösterilir. Atmosfer basıncı içinde 1 gram olan suyun sıcaklığını 1 °C artırabilmek için gereken enerji miktarıdır. [Kilokaloriye, "büyük kalori" adı da verilir. 1000 kaloriye eşit olmaktadır.][1925'ten itibaren kalori, joule kavramı ile belirlenmiştir. Enerji birimi olarak bakıldığında kalori, bir nesneye verilmiş ya da eklenmiş olan ısı miktarını belirlemek amacı ile kullanılır.][Sözü geçen nesnelerin ısı kapasitesi, erime ya da buharlaşma ısısı ve kimyevî bir değişmeye bağlı olan etkileşim ısısı her zaman kalori kavramı ile tanımlanır.][1 kalori, yaklaşık olarak 4,184 joule'ye eşittir.][Dört kibrit çöpü yakıldığı zaman, 1 kalorilik enerji açığa çıkmaktadır.]
[Fiziksel olan kalori ile yiyeceklerin ya da içeceklerin enerji değerlerini göstermekte kullanılmakta olan kalori ile karıştırılmamalıdır.][Yiyeceklerde kullanılmakta olan kalori, "C" ile gösterilip 1000 cal değerinde olmaktadır.][Besinlerin tüketilmesi sürecinde öğütülmesinin ardından besinler enerjiye dönüşür. Sözü geçen enerjiye "kcal" adı verilir.] )
- KİLOMETRE/LİK ile KİLOMETRE TAŞI ile KİLOMETRELERCE
- KİME GÖRE?" ile/değil/yerine/||/<>/< KİMİNE GÖRE
- KİMİ:
GİTTİKÇE ile KALDIKÇA
( Kalır. İLE Gider. )
- KİMİ YERLERDE değil BAZI YERDE
- KİMİN ELİ ile/ve/||/<>/> KİMİN CEBİNDE?
- KİMSE ile KİMSESİZ/LİK
- KİMSELERLE" ile/değil KİMSEYLE
- KİMSEYE GÜVENME! değil KİMSEYE (TAMAMEN) BIRAKMA!
- KİMYANIN İNCELEDİĞİ:
MADDE değil DEĞİŞİM
- KİNÂYE ÇEŞİTLERİNDE [YAZINDA/EDEBİYATTA]:
MUGÂLATA-İ MANEVİYE ile TEVRİYE ile İSTİHDÂM ile TEVCÎH ile TA'RÎZ ile REMZ
( ... İLE Örtmek, merâmı gizlemek. | [edebiyatta] Nükte yapmak amacıyla birkaç anlamı olan bir sözcüğün, en uzak anlamını kastederek kullanma sanatı.[Anlam sanatlarındandır ve telvîn'in bir bölümüdür.] İLE Hizmet ettirme. | Birden fazla anlamı olan bir sözcüğün, her anlamını, anlama uygun düşecek biçimde kullanma sanatı. [Sözcüğün, mecâz ve gerçek anlamı, başka sözcüklerin etkisiyle kullanım alanına çıkar. Çoğu zaman, aynı sözcüğün yerine özne biçimi kullanılır. Sözcüğün iki anlamı da kendileriyle ilgili yönde ele alınır.] İLE ... İLE "Taş atma." Birini, küçük düşürmek ve onunla alay etmek amacıyla, söylenecek sözü, tam tersi olan bir söz ile nükte yaparak anlatma sanatı. | Zarif bir biçimde, ifadenin yönünü değiştirerek sitemde bulunmak. ["Ne kadar da cömert davranıyorsunuz..."] [Bu sanatta, söz söylenilen kişi, karşılık vermekten yoksun bırakılır.][Kinâye sözcüğe, ta'rîz ise anlama dayandırılır.] İLE ... )
- KİNÂYE ile/yerine "DOKUNDURMA"
- KİNÂYE[Ar.]/İRONİ[İng. IRONY | Fr. IRONIE] değil/yerine/= DOLAYSÖZ
- KİNÂYE ile "GÖNDERME"
- KİNAYE değil/yerine/= İMLEME
- KİNÂYE ile/ve/değil/yerine/<>/>/< İNCELİK
- KİNÂYE ile İSTİNBÂT[Ar. < NEBT]
( ... İLE Bir söz ya da işten, gizli bir anlam çıkarma. Açık olmayarak, dolaylı anlama. )
- KİNAYE ile KİNAYELİ
- KİNÂYE[Ar.] ile TARİZ[Ar.]
( Düşünüleni dolaylı olarak anlatan söz. | Üstü kapalı, sitemli, dokunaklı söz. | Bir sözü, gerçek anlamının dışında kullanma sanatı. İLE Kapalı bir biçimde, dolaylı olarak söz söyleme, taşlama. )
- KİNÂYE ile TELVÎH
( ... İLE Gerekli şeylerden bahsederek yapılan kinâye. )
- KİNÂYE ile TENKİT
( ALLUSION vs. CRITICISM )
- KİNÂYE ile TEŞBİH
- KİNÂYE-İ BAÎDE ile KİNÂYE-İ HAFÎFE ile KİNÂYE-İ KARÎBE ile KİNÂYE-İ VÂZIHA
( Uzak bir ipucuna dayanan dokundurma/kinâye. İLE Dokundurmalı söz, şiir. İLE Yakın bir ipucuna dayanan dokundurma/kinâye. İLE Başka bir anlama gelme olasılığı bulunmayan apaçık dokundurma/kinâye. )
- KİNÂYE'LERDE:
KİNÂYE-İ KARÎBE ile/ve/<> KİNÂYE-İ BAÎDE ile/ve/<> KİNÂYE-İ MÜFREDE ile/ve/<> KİNÂYE-İ MÜREKKEBE
( Sözün başka bir anlama gelme olasılığı yoksa. [uzak bir karîneye/ipucuna dayanan] İLE/VE/<>
Sözün anlamı gizleniyorsa. [uzak bir karîneye/ipucuna dayanan] İLE/VE/<>
Bir özelliği belirtiyorsa. İLE/VE/<>
Birkaç özelliği birden belirtiyorsa. )
- KIND vs. TYPE
- KİNETİK[Fr. < CINETIQUE] ile KİNESTEZİ[Fr. < KINESTHESIE]
( Hareketle ilgili, hareket nedeniyle oluşan. | Kimyasal tepkimelerin hızlarını inceleyen bilim dalı. | Hareket olaylarını inceleyen bilim dalı. İLE Devin duyumu. )
- KİP = CİHET, HAL, TAVIR = MODE, MOOD[İng.] = MODE[Fr.] = MODUS[Alm., Lat.] = MODO[İsp.]
- KİP ile KİPE
- KİPE[Alm. < KIPPE] -
( Hızla bükülen kalçanın sert ve birden gerilişiyle, gövdenin yatıştan ayaküstü duruşa ya da asılmadan dayanmaya geçmesi. )
- KİPLİK:
SORUN BELİRTEN ÖNERME ve/||/<> İDDİA EDİLEN ve/||/<> İTİRAZ GÖTÜRMEZ OLAN/APAÇIK
- KIPTİ/LİK ile KIPTİCE
- KIR YEMEĞİ ile BERVÂZE[Fars.]
( PICNIC vs. ... )
- KIRAATHANE ile KIRAATHANECİ/LİK
- KIRAN KIRANA (MÜCADELE)
- KİRAZ ile DEFNE ile MEŞE ile AKÇAAĞACI ile KAYISI
(
)
( Kendinizi tanımlamak isteseydiniz ne olmak isterdiniz?
Kiraz kadar lezzetli, defne gibi yeşil, meşe gibi toprağın sigortası, akçaağaç kadar estetik ve kayısı kadar yararlı olmak isterdim. )
- KİRAZ ile/ve SİDRE
( ... İLE/VE Arabistan kirazı. )
- KİRAZ[Yun.] ile VİŞNE[Slavca]
( Gülgillerden bir meyve ağacı. İLE Gülgillerden, dalları kırmızımtrak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç. | Bu ağacın meyvesi. )
( ... ile ÂLÛ-BÂLÛ/ÂLBÂLÛ )
( CHERRY vs. SOUR CHERRY/MORELLO/AMARELLE )
( PRUNUS AVIUM cum PRUNUS CERASUS )
- KIRBA[Ar. < KİRBA]/MATARA[Ar. < MİTHARE] ile KIRBA
( Sakaların içinde su taşıdıkları ağzı dar, altı geniş, deriden yapılmış kap, su kabı. İLE Çok su içen. | Çocuklarda karın şişmesiyle beliren bir hastalık. )
- KİRDE ile KİRDECİ/LİK
- KİREÇLEMEK ile KİREÇLENMEK ile KİREÇLEŞMEK ile KİREÇSİZLEŞTİRMEK ile KİREÇ/LİK ile KİREÇLİ/LİK ile KİREÇÇİ/LİK ile KİREÇSİZ ile KİREÇ SUYU ile KİREÇ TAŞI ile KİREÇ OCAĞI ile KİREÇ KUYUSU ile KİREÇ KAYMAĞI ile KİREÇSİZLENME ile KİREÇ FABRİKASI
- KİREÇLEŞME ile/ve/||/<> ÇÖZÜNME ile/ve/||/<> AYRIŞMA ile/ve/||/<> BAĞLAŞIM ile/ve/||/<> MAYALANMA(FERMENTASYON) ile/ve/||/<> DAMITMA(DİSTİLASYON) ile/ve/||/<> ÇÖKELME
- KİREMİTLİ ÇEŞME :
( Garipçe Kalesi yolu üzerindedir. Hangi tarihte ve kim tarafından yapıldığı bilinmemektedir. )
- KIRGINLIK ve/||/<> MESAFE
( Kırıldığında, o kişiyle aranda mesafe oluşturmak ve birbirine zaman tanımak gerekir. Anlıyorsa/n yanına gelecektir/gideceksindir. Gelmiyorsa/gitmiyorsan, o kişiyle doğru mesafeyi buldun demektir. )
- KIRIKKALE ile KIRIKKALELİ/LİK
- KIRILMA ile/ve/değil BÜKÜLME
- KIRILMA(") ile/<> (")ÇÖKME(")
- KIRILMA ve/> DEĞİŞİM ve/> GÜÇLENME ve/> UMURSAMAMA
- KIRILMA ile/ve/||/<> EVRİLME
- KIRILMADA:
BURKULMA ile BASINÇ ile KESME
(
)
- KIR(IL)MAK ile/değil/yerine/>< EĞ(İL)MEK
( Komik değildir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Komiktir. )
- KIRINTI ile KIRINTILI ile KIRINTI KÜLTE
- KİRİŞ ile KEMERE[Yun.]
( Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden ya da betonarmeden yapılmış yatay destek parçası. İLE Gemi güvertesinin enine konulmuş kirişlerinden her biri. )
- KİRİŞLEME ile KİRİŞLEMEK
( Kirişlemek işi. | Ahşap döşemelerde yaklaşık 50 santimetre ara ile kirişler koyma. | Çapraz olarak, kılıçlama. İLE Kirişi çekip germek. | Kiriş olarak kullanılan keresteyi döşemek. )
- KIRK HANE ile/ve/||/<>/>/< BİR ÂRİF
- KİRLENME ile KARARMA
- KİRLETİCİ ile KİRLETMEK ile KİRLENMİŞ ile KİRLENME
( CONTAMINANT vs. CONTAMINATE vs. CONTAMINATED vs. CONTAMINATION )
( آلودگر ile جسم آلوده ile آلوده کننده ile آلودن ile آلوده شدن ile ملوث کردن ile سرايت دادن ile آلوده کردن ile ناپاک کردن ile آلوده ile فاسد ile ملوث ile عدم خلوص ile آلايش ile آلوده سازي ile لوث ile آلودگي )
( ALODGAR ile JASM ALUDEH ile ALUDEH KONANDEH ile ALUDAN ile ALUDEH SHODAN ile MOLOS KARDAN ile SARAYT DADAN ile ALUDEH KARDAN ile NAPAK KARDAN ile ALUDEH ile FASAD ile ملوث ile ADAM KHLUS ile ALAYSH ile ALUDEH SAZY ile LOS ile ALODEGY )
- KİRM[Fars.] ile/ve GÜRG-ZÂDE[Fars.]
( Kurt. İLE/VE Kurt yavrusu. )
- KİRPİ ile EKİDNE
- KIRSAL ile KIRSAL ALAN ile KIRSAL BÖLGE ile KIRSAL MAZOT ile KIRSAL NÜFUS ile KIRSAL MOTORİN
- KIRTASİYE ile KIRTASİYECİ/LİK
- KISACA ile/||/<> ÖZETLE
- KISA/LIK ile KISACA ile KIS KIS ile KISA FAR ile KISA ÜNLÜ ile KISA DALGA ile KISA DEVRE ile KISA MESAJ ile KISA ÇİZGİ ile KISA KAFALI ile KISA MESAFE ile KISA VADELİ ile KISA YOLDAN ile KISA ÖMÜRLÜ/LÜK ile KISA ÜNLÜLÜ ile KISA GÖRÜŞLÜ/LÜK
- KISALTMA ile KISALTMALI ile KISALTMALI KELİME
- KISALTMAK ile PERDE ile PERDE KALDIRICI ile PERDE ÇUBUĞU
( CURTAIL vs. CURTAIN vs. CURTAIN RAISER vs. CURTAIN ROD )
( مختصر نمودن ile کوتاه کردن ile پرده ile حجاب ile پيش پرده ile چوب پرده )
( MOKHTASR NEMUDAN ile KOTAH KARDAN ile PARDEH ile HOJAB ile PEYSH PARDEH ile CHUB PARDEH )
- KİŞİ/İNSAN, GÖVDENİN İÇİNDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖVDE, KİŞİNİN DIŞINDA
- KİŞİ ile/ve/<>/değil EVRENSEL İLKE
- KİŞİ = ŞAHIS/FERD = PERSON[İng.] = PERSONNE[Fr.] = PERSON[Alm.] = PERSONA[Lat., İsp.]
- KİŞİDEN KİŞİYE GÖRE" değil KİŞİDEN KİŞİYE
- KİŞİLER ÜZERİNDE değil/yerine/< KİŞİLER ÜZERİNDEN
- KİŞİLERİ, AYAKTA TUTAN:
İSKELET[Fr. < SQUELETTE] VE KASLARI ve/değil/||/<>/< İLKE VE İNANÇLARI
- KİŞİLERLE MÜCADELE ile/değil/yerine/< KEYFİYETLE MÜCADELE
- KİŞİLEŞME ile/ve/> TOPLUMSALLAŞMA
- KİŞİLEŞTİRME ile KİŞİSELLEŞTİRME
- KİŞİLİK = ŞAHSİYET = PERSONALITY[İng.] = PERSONALITÉ[Fr.] = PERSÖNLICHKEIT, PERSONALITÄT[Alm.] = PERSONALIDAD[İsp.]
- KİŞİLİKSİZ ile TAKLİT ETMEK ile KİMLİĞE BÜRÜNME
( IMPERSONAL vs. IMPERSONATE vs. IMPERSONATION )
( فاقد شخصيت ile بي فاعل ile غيرشخصي ile جعل هويت کردن ile جعل هويت )
( FAGHAD SHKHSYT ile BEY FAL ile غيرشخصي ile JAL TEOOYT KARDAN ile JAL TEOOYT )
- KISIM, PARÇA, BÖLÜM = KIT'A = PARTIE
- KISIR DÖNGÜ = DEVR-İ BATIL, FASİT DAİRE = CERCLE VICIEUX[Fr.] = ZIRKELBEWEIS[Alm.] = CIRCULUS VITIOSUS[Lat.]
- Kişisel Gelişim'in için DİNLE!!!
- Kişisel Yönetim'in için DİNLE!!!
- [ne yazık ki]
"KİŞİSELLEŞTİRME" "YANSITARAK KİŞİSELLEŞTİRME"
- KİŞİYE GÖRE ile/değil KİŞİ İÇİN
- KISKANÇLIK ile/ve BEĞENMEME
- KISKANÇLIK ile/ve/değil İĞRENME
- KISKANÇLIK = JEALOUSY[İng.] = JALOUSIE[Fr.] = EIFERSUCHT[Alm.] = ZELOTYPIA[Lat.]
- KIŞKIRTMA ile/ve/</değil/yerine TETİKLEME
- KISSA ile/ve/||/<>/> HİSSE
( Fıkra, öykü/hikâye, rivâyet. | Vak'a. İLE/VE/||/<>/> ... )
- KIST/CYST[İng.] değil/yerine/= KESE
- KİSVE[Ar.] değil/yerine/= KILIK
- KİSVE[Ar.] ile/ve/||/<> LİBÂS[Ar.] ile/ve/||/<> ESVÂB[Ar. < SEVB]
( Kisvet. | Giysi/giyecek. | Özel giysi/giyecek. | Kisbet, yağlı güreş yapan pehlivanların giydiği dar paçalı, meşin pantolon. | Birinin ya da bir şeyin dış görünüşü. )
( Giyecek, kılık kıyafet. | Hacıların Kâbe'de giydiği beyaz üstlük. İLE/VE/||/<> Biçim verilmiş giyecek. İLE/VE/||/<> Gövdeyi örten herhangi bir giyecek. )
- KİS/ZEVCE[Ar.] ile KİŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Eş. İLE Samur. )
- KITA ile/ve/||/<> ÜLKE
( - Rusya: En büyük ülke ve en soğuk yaşanılan ülke
- Nepal: En dağlık ülke
- Lesotho: En yüksek ortalama rakımlı ülke
- Japonya: En karlı ülke ve depreme en yatkın ülke
- Filipinler: En fırtınalı ülkesi
- Endonezya: En volkanik ülke
- Suudi Arabistan: En büyük yarımada
- Endonezya: En büyük ada ülkesi
- İsveç: En çok adaya sahip ülke
- Cezayir: En büyük çöl ülkesi
- Mısır: En kurak ülke
- Kanada: En çok göle sahip ülke, en uzun sahil şeridi ve en hızlı ısınan ülke
- Bangladeş: En büyük delta
- Avustralya: En büyük mercan resifi
- Kazakistan: Denize kıyısı olmayan en büyük ülke
- Brezilya: En büyük yağmur ormanı
- Kolombiya: En çok yağmur yağan ülke
- Venezuela: En yüksek çağlayan
- Surinam: En yeşil ülke
- Bolivya: En büyük tuz gölü
- Çin: En çok baraja sahip ülke
- Maldivler: En alçak ülke
- Vatikan: En küçük ülke
- Hindistan: En kalabalık ülke
- İtalya: En çok UNESCO Dünya Mirası alanı )
( CONTINENT vs./and COUNTRY )
- KİTÂB[Ar.] ile MECELLE[Ar.]
- KİTABE ile KİTABET
- Kitabı okuyamıyorsan (en azından) DİNLE!!!
- KİTAP:
ÂFAK'TA ile/ve/<> ENFÜS'TE
( İspat, ayet, delil. İLE/VE/<> Nefs. )
- KİTAP HEDİYE ETMEK:
EHLİNE ve İSTEKLİSİNE
- KİTAP HEDİYE ETMEK ve EHLİNE ve İSTEKLİSİNE
- KİTAP OKUMAK:
"UYUMAK İÇİN" değil UYANIK KALMAK/OLMAK ÜZERE
- KİTAP/YAZMA ile/ve/değil RİSÂLE
( ... İLE/VE/DEĞİL Kısa yazılmış küçük kitap. )
- KİTAP ile/ve/<>/< KİTÂBE
( BOOK and INSCRIPTION )
- KİTAP ile TRETE[Fr.]
( ... İLE Bir bilim ya da sanatın ana kurallarının yazılı olduğu kitap. )
- KIT'ATÜ-'D-DÂİRE ile/||/<> KIT'A DEFFÎYYE ile/||/<> KITÂ'U'D-DÂİRE ile/||/<> MÜSTEDÎR
( Daire parçası. İLE/||/<> Küre kuşağı. İLE/||/<> Daire dilimi. İLE/||/<> Dairesel. )
- KİTİN[Fr. CHITINE < Lat.] ile ...
( Eklembacaklıların~kabukluların örteneğini oluşturan, dayanıklı~esnek organik nesne. Kimi mantar~likenlerde de rastlanır. )
- KİTLE ile/ve/değil/yerine HALK
- KİTLEME" değil KİLİTLE(ME)!
- KİTLE ile KİTLE TURİZMİ ile KİTLE İLETİŞİMİ ile KİTLE HABERLEŞMESİ
- KİTLE ile KÜTLE[Ar.]
( Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın. | [fizik] Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı ya da nesne niceliği. )
- KİTLE değil/yerine/= TOPLULUK
- KİTLELEŞME ile "KURUMSALLAŞMA"
- KIVAM ile SEVİYE
( CONSISTENCY vs. LEVEL )
- KIVILCIM ve/||/<> SİVİLCE
( [fazla] Güvenme servetine! Bir kıvılcım yeter. VE/||/<> [fazla] Güvenme güzelliğine! Bir sivilce yeter. )
- KIVILCIM/ŞERÂRE[Ar.] ile/değil UÇKUN
( ... İLE Ateşten fırlayan kıvılcım. )
- KIYAM ve/<> RÜKÛ ve/<> SECDE
( Duruş. VE/<> Saygı. VE/<> Sevgi. )
- KIYAS:
MESAİL-İ ÜMMÜHATİYE ile/ve/||/<> MESAİL-İ NEVÂZİİLİYE
- KIYASIYA = ŞİDDETLİ/YOĞUN BİR BİÇİMDE
( Çok şiddetli, korkunç, müthiş. | Şiddetli bir biçimde. )
- KIYASLAMA HATALARI:
GENELLEŞTİRME ile/ve/||/<> ÖZELLEŞTİRME
( FALLACY OF CONVERSE ACCIDENT vs./and/||/<> FALLACY OF ACCIDENT )
- KIYAS/MUKAYESE değil/yerine/= KARŞILAŞTIRI/KARŞILAŞTIRMA
- KIYIDAŞ ile KIYIDA KÖŞEDE ile KIYIDA BUCAKTA
- KIYMAK ile KIYMALI ile KIYMALIK ile KIYMASIZ ile KIYMALI PİDE ile KIYMALI BÖREK ile KIYMALI MAKARNA ile KIYMALI YUMURTA ile KIYMALI ISPANAK
- KIYMET-İ HARBİYE değil/yerine/= ETKİSİ DEĞERİ
- KIZ ile KIZ KUŞU ile KIZ KIZAN ile KIZ BAŞINA ile KIZ BÖCEĞİ ile KIZ KARDEŞ ile KIZ KİLİMİ ile KIZ KURUSU ile KIZ TAVLASI ile KIZA KÖPÜRE ile KIZ BÖCEKLERİ
- KIZ ve SÂNİYE ve SÂLİSE ve RABİA
- KIZGIN ile KIZGIN ile ÖFKE ile AŞAĞILAMA
( INDIGN vs. INDIGNANT vs. INDIGNATION vs. INDIGNITY )
( فاقد شايستگي ile غير مستحق ile نا مطلوب ile خشمگينانه ile رنجش ile غيظ ile خشم ile هتک آبرو )
( FAGHAD SHAYSATGY ile غير مستحق ile NA MOTLUB ile KHSHMGYNANEH ile RANJESH ile غيظ ile KHSHAM ile CPEHTAK ABRO )
- KIZILCIK ile ÇİĞDE
( ... İLE Kızılcığa benzer, kabuğu sert bir meyve. )
- KIZILCIK ile VİŞNE
( Kızılcıkgillerden, yaprak açmadan çiçeklenen iri gövdeli bir ağaç. | Bu ağacın güzün olgunlaşan, kırmızı, tek çekirdekli, reçeli ve şerbeti yapılan, buruk bir tadı olan yemişi. İLE Gülgillerden, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç. | Bu ağacın genellikle reçel ve şerbet yapılan, kırmızı renkte ekşimtırak meyvesi, ekşi kiraz. )
( CORNELIAN CHERRY vs. SOUR CHERRY/MORELLO/AMARELLE )
( CORNUS MAS/FRUCTUS CORNI cum PRUNUS CERASUS / CERASUS VULGARIS )
- Kısaca DİNLE!!! (Kısaca olmadı fakat) Kısaca olmasa da DİNLE!!!
- Kızdığında DİNLE!!!
- KLAN[Fr.]/SEMİYE[Osm. < Ar.] ile SOP
( Toplumun ilk ve en basit biçimi/türü. )
- KLASİK GELENEKTE ve MODERN GELENEKTE
( Mantık + Dil Felsefesi. VE Mantık + Matematik. )
( ... VE 1860 sonrası. )
- KLASİK ile KLASİSİZM[Fr. < CLASSICISME]
( Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen yapıt. | XVII. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan. | Alışılmış. | Sanatta kuralcı. | Kökleşik. | Eski Yunan, Roma ve XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı ya da yapıt. | Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan. İLE Eski Yunan, Roma sanatından, yazınından kaynaklanan, XVII. yüzyılda Fransa'dan yayılan sanat ve yazın çığırı. )
- KLASİK ile/değil KLİŞE
- KLAVYE ile KLAVYELİ ile KLAVYESİZ
- KLAVYE ile/ve/||/<>/> MEKANİK KLAVYE
- KLİAD ile/||/<> GRADDE
( Kliad evrimsel grup İLE gradde gelişim seviyesi. )
( Formül: Evolutionary İLE developmental )
- KLİNOMETRE[Fr.] değil/yerine EĞİMÖLÇER
( Bir yüzey, düzlem, yol ya da aygıtın, yatay düzleme oranla eğimini ölçen araç. )
- KLİŞE[Fr. < CLICHÉ] değil/yerine/= BASMAKALIP SÖZ / TANIKLIK
- KLİŞE[Fr. < CLICHE] değil/yerine/= KALIP/BASMAKALIP
( Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, biçim, yazı çıkarılmış metal levha. | Basmakalıp söz, görüş vb. )
- KLİŞE ile/değil KLASİK
- KLİŞE ile TEK TİP
- KLİŞE ile YARGI/HÜKÜM
- KLİŞELEŞMEK ile KLİŞE ile KLİŞECİ/LİK
- KLON değil/yerine/= EŞÇE
- KLOR[Fr. < CHLORE] ile KLOR HİDRAT[Fr. < CHLORHYDRATE] ile KLOR HİDRİK ASİT ile KLORİK[Fr. < CHLORIQUE] ile KLORLAMAK
( Atom numarası 17, atom ağırlığı 35,5 olan, normal sıcaklıkta gaz durumunda bulunan, halojenlerden bir öğe.[simgesi Cl] İLE Azotlu organik bir baz ile hidroklorik asitten türeyen tuz. İLE Klor ile hidrojen bileşiği (HCl). İLE Klorik asit. İLE Mikroplardan arındırmak amacıyla suya düşük oranda klor katmak. | Özellikle yünlü kumaşlara, ipliklere parlaklık vermek için klor gazına tutmak. | Savaşta insana, hayvanlara ve bitkilere zararlı olması, öldürmesi için klor püskürtmek. )
- KLOR[Fr. < CHLORE] ile KLORÜR[Fr. < CHLORURE]
( Atom numarası 17, atom ağırlığı 35,5 olan, normal sıcaklıkta gaz durumunda bulunan, halojenlerden bir öğe.[simgesi Cl] İLE Klorun, oksijen ve flor dışındaki elementlerle yaptığı birleşik. )
- KLOROFİL[Fr. < CHLOROPHYLLE] ile KLOROFORM ile KLOROMETRİ/KLORÖLÇER ile KLOROPLAST[Fr. < CHLOROPLASTE] ile KLOROZ/SARICALIK
( Güneş ışığını soğurarak bitkilerde karbon özümlemesini sağlayan ve bitkilere yeşil renklerini veren nesne. İLE Renksiz, hoş kokulu, genellikle anestezide kullanılan, yatıştırıcı ve uyuşturucu birleşik. [CHCI3] | Bir tür organik yağ çözücü. İLE Bir sıvının içindeki erimiş bulunan klor miktarını ölçmeye yarayan araç. İLE Yeşil bitkilerde gözelerin içinde bulunan, klorofil moleküllerinden oluşan, karmaşık yapılı kromoplast. İLE Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen, genellikle genç kızlarda görülen kansızlık. | Yaprakların sarımtırak bir renk aldığı bitki hastalığı. )
- KMR/CARDIAC MAGNETIC RESONANCE[İng.] değil/yerine/= KARDİYAK MANYETİK REZONANS
- KNEE :/yerine DİZ
- KNIFE :/yerine BIÇAK
- KNOW-HOW ile/ve/değil/||/<>/< DATABASE
( Yöntem bilgisi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Veri tabanı. )
( deneme )
- KNOWLEDGE :/yerine BİLGİ
- KOÇ ile BAHTE[Fars.]
( ... İLE Besili, semiz koyun. | Burulmuş, üç yaşında koç. )
- KOÇ ile ECEMME[Ar.]
( ... İLE Boynuzsuz koç. )
- KOÇAKLAMA = YİĞİTLEME
- KÖÇEK/LİK ile KÖÇEKÇE
- KOD ile SİMGE
- KOENZİM/COENZYME[İng.] değil/yerine/= EŞENZİM
- KOGNİTİF[İng. < COGNITIVE] değil/yerine/= BİLİŞSEL
- KOHERANS/COHERENCE[İng.] değil/yerine/= EŞ EVRELİLİK | TUTARLILIK
- KOHEZYON/COHESION[İng.] değil/yerine/= YAPIŞMA, KAYNAŞMA, BÜTÜNLEŞME
- KÖHNE[Fars. < KOHNE] ile/ve/||/<> METRUK[Ar.]
( Eskiyip yıpranmış, bakımsız kalmış. | İçinde yaşanılan zamana göre geride kalmış, eskimiş, çağ dışı. İLE/VE/||/<> Bırakılmış, terk edilmiş. | Kullanılmayan. )
- KOINSIDANS/COINCIDENCE[İng.] değil/yerine/= EŞ RASTLANTI
- KÖK GÖZE İLE GÖVDE GÖZE İLE EPİTEL GÖZE ile/||/<> GÖZE FARKLILAŞMASI
( Farklılaşmış göze tiplerinin özellikleri ve işlevleri. )
( Formül: Potency: Totipotent > Pluripotent > Multipotent )
- KÖK HÜCRE:
FARKLILAŞMA ÖZELLİKLERİNE GÖRE ile/ve/||/<> ELDE EDİLDİKLERİ YERE GÖRE
(
)
- KÖK HÜCRE ile/||/<> DİFERANSİYASYON
( Kök totipotent/pluripotent, diferansiyasyon özelleşme. )
( Formül: Potansiyel İLE terminal )
- KÖK = CEZR = RACINE
- KÖK ile KÖK SAP ile KÖK HÜCRE ile KÖK KURDU ile KÖK SAPLI ile KÖK ÖRNEK ile KÖK BOYASI ile KÖK MANTAR ile KÖK BİLGİSİ ile KÖK İŞARETİ ile KÖK KAPLAMA ile KÖK KIRMIZISI ile KÖK BACAKLILAR ile KÖK DOĞRAYICISI
- KOKART[Fr. < COCARDE] değil/yerine/= SİMGE
( Asker şapkalarına takılan ve rengi uluslara göre değişen simge/işaret. | Belirli bir topluluğa özgü olan simge/işaret. )
- KÖKÇÜK = CÜZEYR = RADICULE
( Ana kökün dallanmasıyla oluşan ikincil kök. )
- KÖKLÜ/LÜK ile KÖKLÜ AİLE
- KÖKTEN ile KÖKTENCİ/LİK ile KÖKTEN DİNCİ/LİK ile KÖKTEN SÜRME ile KÖKTEN ÇİÇEKLİ
- KÖKTENCİLİK = CEZRİYE = RADICALISM[İng.] = RADICALISME[Fr.] = RADIKALISMUS[Alm.] = RADICALMENTE[İsp.]
- KÖKTÜRK ile KÖKTÜRKÇE
- Kokularını DİNLE!!!
- KÖKÜNÜ KAZIMAK ile YOK ETME
( EXTIRPATE vs. EXTIRPATION )
( بکلي نابود کردن ile ريشهکن کردن ile ريشه کني )
( BEKLY NABUD KARDAN ile RYSHEEKAN KARDAN ile RYSHEH KONY )
- KOL ile YEKE
( ... İLE Kayıkta, dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol. )
- KOLAPS/COLLAPSE[İng.] değil/yerine/= GÖÇME | ÇÖKME | SÖNME
- KOLAY ile KOLAY SANDALYE ile KOLAY DİNLEME ile KOLAY PARA ile KOLAY TEMPOLU ile TOPLANMASI KOLAY ile GEÇMESİ KOLAY ile TAKLİT EDİLMESİ KOLAY AMA ZOR
( EASY vs. EASY CHAIR vs. EASY LISTENING vs. EASY MONEY vs. EASY PACED vs. EASY TO COLLECT vs. EASY TO PASS vs. EASY YET DIFFICULT TO IMITATE )
( روان ile سهل ile کاري ندئرد ile بي زحمت ile آسان ile بدون درد سر ile بي درد سر ile صندلي راحتي ile آهنگ ملايم ile سودبادآورده ile راهوار ile سهل الوصول ile سهل العبور ile سهل و ممتنع )
( RAVAN ile SONPAL ile KARY NADAERD ile BEY ZAHMAT ile ASAN ile BEDON DARD SAR ile BEY DARD SAR ile SANDELY RAHATY ile AHANG MOLAYM ile SOODBADAVARDEH ile RANPAVAR ile سهل الوصول ile سهل العبور ile سهل و ممتنع )
- KOLÇAK ile KOLÇAKLI ile KOLÇAKLI SANDALYE
- GÜÇ/DAYANIKLILIK/DENGE:
KOL/DA ile/ve/değil/||/<>/< BACAK/TA
( Yüzmede[özellikle suyun üstünde durmada], tutunma ve tırmanmada kolun gücüne değil bacakların gücüne ve olanaklarına yönelmek/odaklanmanın önceliği ve farkındalığı... )
- KÖLE ile/değil CERAHOR
- KÖLE ile/>< EFENDİ
( Köleler, efendilerine olan sadakati, efendilerini köleleştirmek için yapar. )
- KÖLE ile/değil/yerine GÖNÜLLÜ "KÖLE"
- KÖLE ile/değil/yerine GULÂM[Ar. çoğ. GILMÂN]
- KÖLE ile/değil/<>/< İŞÇİ
( [not] SLAVE vs./but/<>/< WORKER )
- KÖLE ile KAMBER[Ar. < KANBER]
( ... İLE Sadık köle. )
- KÖLE ile MEVÂLİ
( ... İLE Âzâdlı köle. )
- KÖLE ile SERF[Lat.]
( ... İLE Derebeylik toplum düzeninde, toprakla birlikte alınıp satılan köle. )
- KÖLELEŞTİRMEK ile KÖLELEŞTİRİLMİŞ ile KÖLELEŞTİRME
( ENSLAVE vs. ENSLAVED vs. ENSLAVEMENT )
( غلام کردن ile اسير کردن ile بندهکردن ile بنده کردن ile برده شده ile اسارت ile غلامي )
( GHLAM KARDAN ile ASYR KARDAN ile BANDEHKARDAN ile BANDEH KARDAN ile BARDEH SHODEH ile ASART ile GHLAMY )
- KÖLİK ile KÖLİGE ile KÖLİKLİG/KÖŞİKLİG ile KÖŞİGE ile KÖLÜK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gölge. İLE Koyu gölge. İLE Gölgelik yer. İLE Zayıf gölge. İLE Ödünç alınan. )
- KOLİK[Fr. < COLIQUE] değil/yerine/= SANCI
( Bağırsak, böbrek gibi içi boş organlarda, aralıklı duyulan güçlü sancı. )
- KOLIMASYON/COLLIMATION[İng.] değil/yerine/= IŞIN YÖNLENDİRME
- KOLOFAN[Fr. < COLOPHANE] ile KOLOFAN
( Hidratlı doğal kalsiyum sülfat. İLE Çam sakızının damıtılmasıyla oluşan, saydam, sarı renkli reçine. [Anadolu'da bir Lidya kentinin adından] )
- KOLOİT[Fr. < COLLOIDE] ile/ve/||/<> KOLOİDAL[Fr. < COLLOIDAL]
( Jelatin niteliğinde olan ve suda dağılmışı zarlardan geçmemekle billursulardan ayırt edilen nesnelerin genel adı, billursu karşıtı. İLE/VE/||/<> Zamk, jelatin yapısında olan, koloit nitelikleri taşıyan. )
- KOLON[Fr. < COLONNE] ile/değil HOPARLÖR[Fr. < HAUT-PARLEUR < HAUT: Yüksek < Lat. ALTUS(> İt. ALTO) + PARLEUR: Konuşan.(Fr. PAROLE: Söz. > PAROLA: Gizli söz/cük. PALAVRA[< PALABRA])]
( Dikme/sütun. | Katlardaki döşemeleri birbirine bağlayan düşey boru. İLE/DEĞİL Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektiğinde sesi yükseltmeye yarayan aygıt. | Radyo, pikap, teyp vb. araçlarda sesi işitilebilecek duruma getiren aygıt. )
- DİKME/KOLON ile/ve/<> KİRİŞ
( Dikey. İLE/VE/<> Yatay. )
- KOLONİ[Fr. < COLONIE] ile/ve/||/<> KOLONYAL[Fr. < COLONIAL]
( Sömürge. | Göçmen topluluğu ya DA bu topluluğun yerleştiği yer. | Bir ülkede bulunan küçük yabancı topluluğu. | Birlik durumda yaşayan aynı türden organizmaların oluşturduğu topluluk. İLE/VE/||/<> Sömürgeyle ilgili. | Sömürgede yaşayan. )
- KOLONİZASYON/COLONIZATION[İng.] değil/yerine/= ÖZDEŞ KÜMELENME
- KOLTUK ile/değil SANDALYE
- KOLYE[Fr. < COLLIER] değil/yerine GERDANLIK
( Çoğu değerli taş ve madenlerden ya da altın paradan yapılmış, boyna takılan takı. )
- KOLYOZ[Yun.] ile KOLORİDYE[Yun.]
( Uskumrugillerden, uzunluğu 30-35 cm. olan, Akdeniz ve Karadeniz'de yaşayan bir tür balık. İLE Kolyoz balığının küçüğü. )
( SCOMBER COLIAS cum ... )
- KOMANDİT ile KOMANDİTE ile KOMANDİT ŞİRKET ile KOMANDİT ORTAKLIK
- KOMANDİT[Fr. < COMMANDITE] ile/||/<> KOMANDİTE[Fr. < COMMANDITE] ile/||/<> KOMANDİTER[Fr. < COMMANDITAIRE]
( Yalnızca konulan sermaye kadar sorumluluğu olan ortaklık biçimi. @@ Komandit şirkette sınırsız sorumlu olan ortak. @@ Komandit şirkette ancak kendi koyduğu para kadar sorumlu olan ortak. )
- KOMBİNE ile/ve/||/<> ENTEGRE
- KOMBİNE ile KOMBİNE BİLET
- KOMBİNEZON[Fr. COMBINAISON]/KOMBİNASYON[İng. COMBINATION] ile/değil/yerine/= DÜZENLEME | BİRLEŞTİRME
( Kadınların giydikleri kısa ve kolsuz iç çamaşırı. İLE/DEĞİL/YERİNE/= Bir işi başarıya ulaştırmak için alınan önlemler, düzenleme. | Birleştirme. )
- KÖMÇÜ/KÖMÜÇ ile KÖMEÇ ile KÖMİÇE
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gömü, define. İLE Küllerin içine gömülerek pişirilen yassı ekmek. İLE Sivrisinek. )
- KOMİSYON[Fr., İng.]/SİMSARİYE[Ar.] değil/yerine/= YÜZDE
- KOMİTA[Lat. < Sırpça] ile KOMİTE[Fr. < COMITÉ]
( Siyasi bir amaca ulaşmak için silah kullanan gizli topluluk. İLE Alt kurul. )
- KOMİTE değil/yerine/= KURUL
- KOMODİN[Fr. < COMMODINE]["KOMİDİN" değil!]/KOMOT ile KOMODOR[Fr. < COMMODORE]
( Karyolanın yanı başına konulan üstü masa biçimindeki küçük dolap. İLE Amiral yetkisiyle görevli deniz subayı. | Bir kuruluşa bağlı yolcu gemilerinin en eski kaptanı. )
- KOMPANSASYON/COMPENSATION[İng.] değil/yerine/= ÖDÜNLEME | DENGELEME
- KOMPARATİF/COMPARATIVE[İng.] değil/yerine/= KARŞILAŞTIRMALI
- KOMPARTIMAN ile FAKÜLTE
- KOMPETİTİF/COMPETITIVE[İng.] değil/yerine/= YARIŞMALI
- KOMPLE ile KOMPLE KİLİT
- KOMPLE ile KOMPLO
- KOMPLE değil/yerine TAMAMEN
- KOMPLEKS ile KOMPLEKSLİ/LİK ile KOMPLEKSSİZ/LİK ile KOMPLEKSSİZCE
- KOMPLEKS ile/ve MÜCADELE
- KOMPLEKS ile RAFİNE
- KOMPLET/COMPLETE[İng.] değil/yerine/= TAM
- KOMPLİKE[Fr. < COMPLIQUE] yerine KARMAŞIK
- KOMPLİKE ile KOMPLİKASYON
- KOMPLİYANS/COMPLIANCE[İng.] değil/yerine/= UYUNÇ
- KOMPOZİT/COMPOSITE[İng.] değil/yerine/= BİLEŞİK
- KOMPRIMEV COMPRIME[İng.] değil/yerine/= HAP
- KOMPÜLSİF/COMPULSIVE[İng.] değil/yerine/= ZORLANTILI
- KOMÜNİZM = COMMUNISM[İng.] = COMMUNISME[Fr.] = KOMMUNISMUS[Alm.] = COMMUNIS:ORTAK[Lat.] = COMUNISMO[İsp.]
- KÖMÜR ile/ve CEMRE
( ... İLE/VE Ateş halinde kömür. | Kor halinde ateş. )
( KÖMÜR (ORHAN KURAL) kitabından yararlanabilirsiniz. )
( FAHM ile/ve ... )
- KÖMÜR ile KOK[İng. < COKE] ile SÖMİKOK[Fr.]
( Karbonlu nesnelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından ya da çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt. İLE Maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen, birleşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu nesne bulunan katı yakıt, kok kömürü. İLE Taşkömürünü çok yüksek olmayan sıcaklıkta [500-600 °C'de] damıtarak elde edilen kömür. )
(1996'dan beri)