Bugün[13 Nisan 2026]
itibarı ile 20.326 başlık/FaRk ile birlikte,
20.326 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(25/83)


- ENDİŞE ile ENDİŞELİ ile ENDİŞEYLE

( APPREHENSION vs. APPREHENSIVE vs. APPREHENSIVELY )

( تشويش خاطر ile خود خور ile مستشعر ile درک کننده ile بانگراني )

( تشويش خاطر ile KHOD KHOR ile مستشعر ile DARK KONANDEH ile BANGARANY )


- KAYGI/ENDİŞE ile SIKINTI

( ANXIETY vs. BOREDOM/DISTRESS/DEPRESSION )


- ENDİŞELENMEK ile ENDİŞELENDİRMEK ile ENDİŞELENEBİLMEK ile ENDİŞE ile ENDİŞELİ/LİK ile ENDİŞESİZ/LİK


- ENDİŞELİ ile ENDİŞEYLE

( ANXIOUS vs. ANXIOUSLY )

( مشتاق ile انديشناک ile نگران ile دلواپس ile بيم ناک ile شيغ ile مشتاقانه )

( MOSHTAGH ile ANDYSHENAK ile NEGARAN ile DELVAPS ile BEYM NAK ile شيغ ile MOSHTAGHANEH )


- ENDODERM[Fr. < ENDODERME] değil/yerine/= İÇ DERİ


- ENDODERM ile/ve/<> EDEME

( İç deri. İLE/VE/<> Alt deri. )


- ENDOFİT[İng. ENDOPHYTE] ile/||/<> ENDOSİMBİYONT[İng. ENDOSYMBIONT] ile/||/<> ENDOSİMBİYOZ[İng. ENDOSYMBIOSIS]

( Bitki dokularının göze içi boşluklarında yaşayan mantarlar; bazıları otçulları caydırmada kullanılan kimyasal toksinleri üretirler. @@ Bir organizmanın içinde yaşayan diğer bir organizmaya verilen isim. @@ Bir organizmanın diğer bir organizmanın içinde yaşaması biçiminde olan ortak yaşam türüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ENDOGAMİ[Fr. < ENDOGAMIE] değil/yerine/= İÇ EVLİLİK


- ENDOKARP = GILÂF-I DAHİLÎ-İ SEMERÎ = ENDOCARPE


- ENDOKRİN[Fr. < ENDOCRINE] değil/yerine/= İÇ SALGI


- ENDOKRİNOLOJİ[Fr. < ENDOCRINOLOGIE] değil/yerine/= İÇ SALGI BİLİMİ


- ENDOSKOP/ENDOSCOPE[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇ


- ENDOSKOPİ/ENDOSCOPY[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇLEME


- ENDOTERMİK[Fr. < ENDOTHERMIQUE] değil/yerine/= ISIALAN


- ENDOTERMİK (ETKİLEŞİMLER) ile/||/<>/>< EKZOTERMİK (ETKİLEŞİMLERDE)

( Enerji emer. İLE/||/<>/>< Enerji salınır. )

( Isı alan tepkime. İLE/||/<>/>< Isı veren tepkime. )


- ENDOTHERMIC REACTION[İng.] / ENDOTHERMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDOTERMİK TEPKİME


- INDUKTION STÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜKSİYON KUVVETİ


- INDUKTANZBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜKTANS KÖPRÜSÜ


- ENDÜRANS/ENDURANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANIKLILIK


- ENDÜSTRİ[Fr. < INDUSTRIE] değil/yerine/= SANAYİ


- ENDÜSTRİALİZM[Fr. < INDUSTRIALISME] değil/yerine/= SANAYİCİLİK


- INDUSTRIAL ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL DÉNATURÉ[Fr.] / DENATURIERTER ALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜSTRİYEL ALKOL


- ENE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNNÂ


- ENE ile/yerine NAHNÜ

( Ben. İLE/YERİNE Biz. )


- ENERGIEFLUSSSCHICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ AKI YOĞUNLUĞU


- DENSITÉ DE FLUX D'ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENERJİ AKISI YOĞUNLUĞU


- FLUX D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEFLUSS, ENERGIEFLUX[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ AKISI


- DÉPENDANCE ÉNERGÉTIQUE[Fr.] / ENERGIEABHÄNGIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ BAĞIMLILIĞI


- BANDES DE L'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ BANDI/BANTLARI


- BALANCE ÉNERGÉTIQUE[Fr.] / ENERGIEBILANZ, ENERGIEHAUSHALT[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DENGESİ


- ENERGY CONVERSION EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT DE CONVERSION D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEUMWANDLERNUTZLEISTUNG, ENERGIEUMWANDLUNGSNUTZLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÖNÜŞÜM VERİMİ


- CONVERSION D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEUMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ


- | ENERJİ || HELYUM[He] || NÖTRON |
ile/ve/<>/<
DÖTERYUM[D] || TRİTYUM[T]

( )


- ENERGIENIVEAUKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÜZEYİ EĞRİSİ


- NIVEAU D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÜZEYİ


- OPÉRATEUR ÉNERGÉTIQUE[Fr.] / ENERGIEOPERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ İŞLEMCİSİ


- DISSIPATION D'ÉNERGIE, PERTE D'ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENERJİ KAYBI


- ENERGIEVERLUSTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ KAYIPLARI


- DENSITÉ D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ YOĞUNLUĞU


- ENERJİ = ENERGY[İng.] = ÉNERGIE[Fr.] = ENERGIE[Alm.] = ENERGIA[İt.] = ENERGÍA[İsp.]


- ENERJİ ile/ve/ya da/<> KAPASİTE

( Çabalamanın yararı olmadığında, enerjinizi harcamamaya bakın. )

( ENERGY vs./and/or/<> CAPACITY )


- ENERJİ MADDE


- CONSERVATION DE L'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİNİN KORUNUMU


- ENES[< ÜNS >< VAHŞET] ile ENEZ(/E)

( Bağlantı/yakınlık kuran, bağlantıda olan. İLE Edirne'nin bir ilçesi. | Cılız, zayıf, güçsüz. )


- ENEZ ile ENEZE


- ENFEKSİYON ile ENFEKSİYÖZ ile ENFEKTE ile ENFEKTE OLMAK

( Bulaş, bulaşım. İLE Bulaşıcı, bulaşlı. İLE Bulaşlı, bulaşmış. İLE [enfeksiyon etkeni] Bulaşmak. )


- ENFEKTE ETMEK ile ENFEKTE ile ENFEKSİYON ile BULAŞICI ile BULAŞICI HASTALIK ile BULAŞICI

( INFECT vs. INFECTED vs. INFECTION vs. INFECTIOUS vs. INFECTIOUS DISEASE vs. INFECTIVE )

( آلوده کردن ile عفوني کردن ile مبتلا کردن ile آلوده شدن ile گند زده کردن ile سرايت کردن ile عفوني ile سرايت مرض ile عفونت ile فاسد کننده ile بيماري عفوني ile گند زا ile عفونت زا )

( ALUDEH KARDAN ile OFONY KARDAN ile MOBTELA KARDAN ile ALUDEH SHODAN ile GAND ZADEH KARDAN ile SARAYT KARDAN ile OFONY ile SARAYT MARZ ile OFONT ile FASAD KONANDEH ile BEYMARY OFONY ile GAND ZA ile OFONT ZA )


- ENFEKTİF/INFECTIVE[İng.] değil/yerine/= BULAŞICI


- ENFORMASYON[İng. < INFORMATION] değil/yerine/= BİLGİLENDİRME


- ENFORMATİK[Fr. < INFORMATIQUE] değil/yerine/= BİLİŞİM


- ENFRARUJ[Fr. < INFRAROUGE] değil/yerine/= KIZILÖTESİ

( Işık tayfında kırmızı alanın ötesindeki alanda yayılmış ısı ışınlarından oluşan, gözle görülmeyen ışınım. )


- ENFRARUJ[Fr. < INFRAROUGE] değil/yerine/= KIZILÖTESİ


- ENFRASTRÜKTÜR[Fr. < INFRASTRUCTURE] değil/yerine/= ALTYAPI


- ENGAGE :/yerine MEŞGUL OLMAK, KATILMAK


- BARRIER VOLTAGE[İng.] / TENSION DE BARRIÈRE[Fr.] / BARRIERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENGEL GERİLİMİ


- ENGEL ile BESLENME


- ENGEL(") ile/ve/değil/yerine/||/<> ENGEBE

( Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen neden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Deprem, yel, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü, yüzey biçimleri. )


- ENGEL ile PERDE

( Engeller yaratmayabilirsiniz. )

( Engeller aşılabilir. )

( Engellerin en yıldırıcısı kişinin kendidir. )

( Engeller bir ölçüde kalktığında, O, bir anda içinize doğar. )

( Onu tümüyle alın! Buradadır, istemeniz yeter. Fakat istemezsiniz. İsteseniz bile almazsınız. Almanızı engelleyen nedir, onu bulun. )

( Obstacles can be overcome. )

( You can avoid creating obstacles.
It will dawn on you suddenly, when the obstacles are removed to some extent.
Take the whole of it! It is here for the asking. But you do not ask. Even when you ask, you do not take. Find out what prevents you from taking. )

( OBSTACLE vs. VEIL/CURTAIN )


- BARRIER PENETRATION[İng.] / PÉNÉTRATION DE LA BARRIÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENGELİ AŞMA


- ENGELLEME/ENGELLENME ile/ve/||/<> DAĞITMA/DAĞILMA


- ENGELLEME ile/değil ÖTELEME


- ENGELLEMEK ile DURUMU ENGELLEME ile ENGELLEYİCİ ile İNHİBİTÖR

( INHIBIT vs. INHIBIT CONDITION vs. INHIBITER vs. INHIBITOR )

( ممانعت کردن ile وضعيت منع ile مانع شونده ile جلوگيري کننده )

( MOMANAT KARDAN ile VAZEYT MAN ile MANE SHVANDEH ile JELOGYRY KONANDEH )


- ENGELLEMEK ile ÖNDEN BLOKE ETMEK ile BLOK ŞEMASI ile BLOK İŞARETİ ile BLOK YAPISI ile TIKANIKLIK ile ENGELLENDİ ile AHMAK ile ENGELLEME

( BLOCK vs. BLOCK AEAD vs. BLOCK DIAGRAM vs. BLOCK MARK vs. BLOCK STRUCTURE vs. BLOCKAGE vs. BLOCKED vs. BLOCKHEAD vs. BLOCKING )

( سد کردن ile بلوک ile مسدود کردن ile سر کنده ile نمودار کنده اي ile نشان کنده ile ساخت کنده اي ile سده ile گير ile گرفتگي ile ششدر ile بي کله ile مسدودکننده )

( SAD KARDAN ile BELOK ile MASDUD KARDAN ile SAR KANDEH ile NEMODAR KANDEH AY ile NESHAN KANDEH ile SAKHT KANDEH AY ile SADEH ile GYR ile GARAFTAGY ile ششدر ile BEY KALEH ile MASDOODKONANDEH )


- Engelli'yi DİNLE!!!


- Engelsizi DİNLE!!!


- ENGINE :/yerine MOTOR


- ENGLISH :/yerine İNGİLİZCE


- ENHANCE :/yerine ARTIRMAK


- ENİK/ENCİK[Ar.] ile SEG-PEÇE[Fars.]

( Kedi, köpek yavrusu. İLE Köpek yavrusu. )


- TRANSVERSE DOPPLER EFFECT[İng.] / EFFET DOPPLER TRANSVERSE[Fr.] / TRANSVERSALER DOPPLEREFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE DOPPLER ETKİSİ


- TRANSVERSE ELECTRIC WAVE[İng.] / ONDE ÉLECTRIQUE TRANSVERSE[Fr.] / TRANSVERSALELEKTRISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTRİK DALGASI


- TRANSVERSE ELECTRIC MODE[İng.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTRİK KİP


- MODE ÉLECTRIQUE TRANSVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTRİK KİPİ


- TRANSVERSE ELECTROMAGNETIC WAVE[İng.] / ONDE ÉLECTROMAGNÉTIQUE TRANSVERSE[Fr.] / TRANSVERSALE ELEKTROMAGNETISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTROMANYETİK DALGA


- TRANSVERSE ELECTROMAGNETIC MODE[İng.] / MODE ÉLECTROMAGNÉTIQUE TRANSVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTROMANYETİK KİP


- TRANSVERSE MASS[İng.] / MASSE TRANSVERSALE[Fr.] / QUERMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE KÜTLE


- TRANSVERSE MAGNETIC WAVE[İng.] / ONDE MAGNÉTIQUE TRANSVERSE[Fr.] / TRANSVERSALMAGNETISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE MANYETİK DALGA


- TRANSVERSE MAGNETIC MODE[İng.] / MODE MAGNÉTIQUE TRANSVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENİNE MANYETİK KİP


- TRANSVERSE MAGNETORESISTANCE[İng.] / MAGNÉTORÉSISTANCE TRANSVERSALE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENİNE MANYETODİRENÇ


- ENÎSE ile ENÎSE[Fars.] ile ENÎŞE[Fars.]

( Ateş, od. İLE Donmuş, pekişmiş nesne. İLE Hafiye. | Câsus. | Dalkavuk. )


- ENJEKSİYON ile ENJEKTABL/E ile ENJEKTE ETMEK ile ENJEKTÖR

( İğne yapma. İLE İğneyle verilmeye elverişli. İLE İğneyle vermek. İLE İğne, şırınga. )


- ENJEKTE[Fr. < INJECTÉ] değil/yerine/= İÇ İTİLMİŞ


- ENJOYMENT vs. LIKE


- ENJOYMENT vs. PLEASURE


- ENKARNASYON(GÖVDELENME) ile DOĞUM

( Gövdelenme. İLE Gövdelenme kavramının/olgusunun öncelikle ve sadece anne karnından çıkış ile sınırlandırılması. )


- ENKERE[Ar.] ile NAKAME[Ar.]


- ENLİ/LİK ile ENLİCE


- ENS A SE


- ENSEFAL[Fr. < ENCÉPHALE] değil/yerine/= BEYİN


- ENSEFALİT[Fr. < ENCÉPHALITE] değil/yerine/= BEYİN YANGISI


- ENSELEMEK ile ENSELENMEK ile ENSELETMEK ile ENSELEYEBİLMEK ile ENSE ile ENSE KÖKÜ ile ENSE ÇUKURU


- ENSTALASYON[Fr., İng. < INSTALLATION] değil/yerine/= YERLEŞTİRME


- ENSTANTANE ile ENSTANTANE FOTOĞRAF


- ENSTANTANE değil/yerine/= KIPILIK


- ENSTİTÜ[Fr. INSTITUT / İng. INSTITUTE] değil/yerine/= EĞİTEY/ARAŞTIRAY


- ENSTRÜMANTALİZM[Fr. < INSTRUMENTALISME] değil/yerine/= ARAÇÇILIK


- ENSURE :/yerine SAĞLAMAK


- ENTHALPY CHANGE[İng.] ile/değil/yerine/= ENTALPİ DEĞİŞİMİ


- ENTHALPY-ENTROPY CHART[İng.] / DIAGRAMME ENTHALPIE-ENTROPIE[Fr.] / ENTHALPIE-ENTROPIE-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= ENTALPİ-ENTROPİ ÇİZELGESİ


- HARARET MUHTEVASI[Osm.] / ENTHALPY[İng.] / ENTHALPIE[Fr.] / ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENTALPİ, ISI İÇERİĞİ


- ENTARİ ile/ve/||/<> KEFİYE

( [Arap ülkelerinde] Erkeklerin ya da kadınların giydiği uzun ve düz üstlük/giysi. İLE/VE/||/<> Omuzları da örten, kenarları püsküllü bir erkek başörtüsü. )


- ENTEGRASYON/INTEGRATION[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME


- ENTEGRASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME


- INTEGRIERENDE SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENTEGRE DEVRE


- ENTEGRE DEVRE değil/yerine/= YONGA


- ENTEGRE[Fr. < INTÉGRÉ] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞMİŞ


- ENTEGRE ile ENTEGRASYON


- ENTELEKHEIA = KEMÂL-İ EVVEL = ENTELECHY[İng.] = ENTÉLÉCHIE[Fr.] = ENTELECHIE[Alm.] = ENTELEKHEIA[Yun.]


- ENTELEKTÜALİZM[Fr. < INTELLECTUALISME] değil/yerine/= ANLIKÇILIK


- ENTELLEKTÜALİZASYON/INTELLECTUALIZATION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNSELLEŞTİRME


- ENTERFON[Fr. < INTERPHONE] değil/yerine/= İÇ TELEFON DONANIMI


- ENTERİT[Fr. < ENTÉRITE] değil/yerine/= İNCE BAĞIRSAK YANGISI


- ENTERNASYONAL[Fr. < INTERNATIONALE] değil/yerine/= ULUSLARARASI


- ENTERNASYONALİST[Fr. < INTERNATIONALISTE] değil/yerine/= ULUSLARARASICI


- ENTERNASYONALİZM[Fr. < INTERNATIONALISME] değil/yerine/= ULUSLARARASICILIK


- ENTERPRISE :/yerine GİRİŞİM


- ENTERTAINMENT :/yerine EĞLENCE


- ENTIRE :/yerine BÜTÜN


- ENTİVİ değil NE-TE-VE NTV


- ENTOKSİKASYON/INTOXICATION[İng.] değil/yerine/= ZEHİRLENME


- ENTOLERANS/İNTOLERANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANAMAMAZLIK, TAHAMÜLSÜZLÜK


- ENTOMOLOG[Fr. < ENTOMOLOGUE] değil/yerine/= BÖCEK BİLİMCİ


- ENTOMOLOJİ[Fr. < ENTOMOGIE] değil/yerine/= BÖCEK BİLİMİ


- ENTOMOLOJİK[Fr. < ENTOMOLOGIQUE] değil/yerine/= BÖCEL BİLİMSEL


- ENTOMOLOJİST[Fr. < ENTOMOLOGISTE] değil/yerine/= BÖCEK BİLİMCİ


- ENTRANCE :/yerine GİRİŞ


- ENTÜBASYON/INTUBATION[İng.] değil/yerine/= BORU YERLEŞTİRME


- ENTÜBASYON ile ENTÜBE ile ENTÜBE ETMEK

( Borulama. İLE Borulanmış, boru takılmış. İLE Boru takmak. )


- ENVIRONMENT :/yerine ÇEVRE


- ENZİM[İng. ENZYME] ile/||/<> AKTİF BÖLGE[İng. ACTIVE SITE] ile/||/<> ALOSTERİK PROTEİN[İng. ALLOSTERIC PROTEIN] ile/||/<> ALOZİM[İng. ALLOENZYME] ile/||/<> AMİLAZ[İng. AMYLASE]

( Enzim, canlı organizmalarda katalizör görevi gören ve bu süreçte bozulmadan kalan ve kimyasal reaksiyonların ilerleme hızını düzenleyen bir maddedir. @@ Bir enzimin kendisine ait substratına spesifik olarak bağlanmasını sağlayan bölgedir. @@ En az iki farklı konformasyonu benimseyebilen ve bir ligandın bir bölgesine bağlanmasıyla meydana gelen konformasyonel değişikliğin proteinin ikinci bir bölgesindeki protein aktivitesini değiştirdiği proteinler. Bu proteinler, bir gözedeki bir molekülün başka bir türdeki bir molekülün kaderini etkilemesine izin verir ve bu mekanizma enzim düzenlemesinde yaygın olarak kullanılır. @@ Aynı lokusta bulunan farklı alellerden salgılanan farklı özellikteki enzimlerdir. @@ Tükürük bezlerinde bulunan ve nişastanın hidrolizini katalize eden bir sindirim enzimidir. Kimyasal sindirim sürecini başlattığından sindirimde önemli bir yeri vardır. Tükürük bezlerinde ve pankreasta salgılanır. Amilaz çoğunlukla pankreasta üretilmesine karşın alfa-amilaz (α-amilaz) formunda bulunan amilaz tükürük bezlerinde üretilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ENZYME[İng.] / ENZYME[Fr.] / ENTZÜNDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ENZİM


- ENZİM ile/||/<> ETKİN/AKTİF BÖLGE

( ... İLE/||/<> Bir enzimin kendisine ait substratına özel olarak bağlanmasını sağlayan bölge. )


- EOSEN[İng. EOCENE] ile/||/<> EOSEN DÖNEM[İng. EOCENE EPOCH] ile/||/<> NÜKLEOSENTEZ[İng. NUCLEOSYNTHESIS] ile/||/<> OLİGOSEN[İng. OLIGOCENE]

( Eosen (56-34 myö) bir jeolojik zaman dilimidir. Yaklaşık olarak 56 milyon yıl önce ile 33.9 milyon yıl önceki zaman dilimini kapsamaktadır. Paleojen'in orta kısmıdır. Non-avian dinozorların soyunun tükendiği K/T Yok Oluşu'ndan sonra geldiği için Yunanca "yeni şafak" anlamını taşır. Öncesinde Paleosen, sonrasında ise Oligosen gelmektedir. @@ Günümüzden 54 ila 38 milyon yıl önce yaşanmış dönemdir. Memeli canlılar bu çağda baskın kara hayvanları haline gelmiştir. İlk olarak İngiliz jeolog Charles Lyell tarafından 1833 yılında tanımlandı. Eosen Dönemi'nin sınırları kitlesel yok oluşlar ve diğer kronolojik olaylar ile belirlenmez, daha esnektir. İsmini, Yunancada "şafak" anlamına gelen ἠώς ("eos") ve "yakın zaman" anlamına gelen καινός ("koinos") kelimelerinden almaktadır. @@ Hazır bulunan proton ve nötronlardan yeni atomik çekirdeklerin oluşmasıdır. Nükleosenteze yönelik teoriler, izotop miktarı hesaplamalarının sonuçlarıyla gözlemlerden elde edilen sonuçların karşılaştırılması ile incelenir ve test edilir. @@ Oligosen (34-23 myö) bir jeolojik devre ismidir. Yaklaşık olarak 33.9 milyon yıl önce ile 23 milyon yıl önceki zaman dilimini kapsamaktadır. Oligosen'den önce Eosen, sonrasında ise Miyosen gelmektedir. Paleojen'in üçüncü ve son zaman dilimidir. Kendi içinde Şattiyen ve Rupeliyen olmak üzere iki küçük zaman diliminde incelenir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EÖTVÖS RULE[İng.] / RÈGLE D'EÖTVÖS[Fr.] / EÖTVÖSSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= EÖTVÖS KURALI


- EÖTVÖS CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'EÖTVÖS[Fr.] / EÖTVÖSKONSTANTE, EÖTVÖSSCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= EÖTVÖS SABİTİ


- EPE[Fr. < ÉPÉE] değil/yerine/= DELİCİ KILIÇ


- EPE ile EPER ile EPEY ile EPEYCE


- EPEYİ ile EPEYİCE


- EPİDEMİ[Fr. < ÉPIDÉMIE] değil/yerine/= SALGIN


- EPİDEMİK[Fr. < ÉPIDÉMIQUE] değil/yerine/= SALGIN SAYRILIKLA İLGİLİ


- EPİDERM[Fr. < EPIDERME] değil/yerine/= ÜST DERİ


- EPİFİT[Fr. < ÉPIPHYTE] değil/yerine/= ÜST BİTKEN


- EPİGENEZ[Fr. < ÉPIGÉNÈSE] değil/yerine/= SIRALI OLUŞ


- EPIGENOME[İng.] değil/yerine/= EPİGENOM

( Genomlarda işaretleme ya da düzenleme yaparak genomun neyi, ne zaman ve nasıl yapması gerektiğini söyleyen bir dizi kimyasal bileşik ve protein. Epigenom tarafından yapılan işaretlemeler DNA'nın parçası olmasa bile göze bölünmesi ile gelecek nesillere aktarılabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EPİGRAFİ[Fr. < ÉPIGRAPHIE] değil/yerine/= YAZIT BİLİMİ


- EPİK[Fr. < ÉPIQUE] değil/yerine/= DESTANSI


- EPİKARP = HARİCEN KIŞR-I SEMERE = ÉPICARPE


- EPİKRİZ[Fr. < ÉPICRISE] değil/yerine/= ÇIKIŞ ÖZETİ


- EPİLEPSİ[Fr. < ÉPILEPSIE] değil/yerine/= SARA


- EPİLOG[Fr. < ÉPILOGUE] değil/yerine/= SON SÖZ


- EPİLOG/HATİME değil/yerine/= SONDEYİŞ/SONSÖZ


- EPİSANTIR[Fr. < ÉPICENTRE] değil/yerine/= DEPREM ORTASI


- EPISODE :/yerine BÖLÜM


- EPİSTASİS ile/||/<> EPİSTEMİK OTORİTE[İng. EPISTEMIC AUTHORITY] ile/||/<> EPİSTEMİK SUÇ[İng. EPISTEMIC FAILURE]

( Bir gen çiftinin anlatımının, ifadesinin; başka bir gen çiftini maskelemesi ya da değiştirmesi durumu. @@ Bu yaklaşımı ele almadan önce iki önerme ileri sürelim: @@ Epistemik suç, epistemik deontoloji gibi içselci yaklaşımların ön plana çıkarttığı bir kavramdır. Gerekçelendirmenin deontolojik bir unsur olduğunu savunanlara göre öznenin, bir inancın doğruluğuna ilişkin kanıtlara inanma yükümlülüğü vardır. Başka bir ifadeyle bilen özne, p önermesine, kanıtlar doğrultusunda inanabilir. Yani öznenin, kendi inançlarına yönelik bir sorumluluğu vardır. Öte yandan öznenin kanıtlanmamış bir inanca inanması ve kanıtlanmış bir inanca inanmaması epistemik suç işlediği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla epistemik suç, epistemik sorumluluğun yerine getirilmemesine de işaret etmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EPİSTEME ile SOPHIA


- EPİSTEMOLOJİ[Fr. < ÉPISTÉMOLOGIE] değil/yerine/= BİLGİ KURAMI


- EPİSTEMOLOJİ = MEBHAS-I MARİFET = EPISTEMOLOGY[İng.] = ÉPISTÉMOLOGIE[Fr.] = EPISTEMOLOGIE[Alm.] = EPISTEMELOGOS[Yun.]


- EPITAXY[İng.] / ÉPITAXIE[Fr.] / EPITAXIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EPİTAKSİ


- EPITAXIAL LAYER[İng.] / COUCHE ÉPITAXIALE[Fr.] ile/değil/yerine/= EPİTAKSİYEL KATMAN


- TRANSISTOR MÉSA À BASE ÉPITAXIALE DIFFUSÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= EPİTAKSİYEL TABANLI MESA TRANSİSTÖR


- EPİTOP/EPITOPE[İng.] değil/yerine/= ANTİJEN BELİRTECİ


- EPITOPE[İng.] değil/yerine/= EPİTOP

( Antijen üzerinde, belirli bir savunma tepkisine karşı oluşturulan antikorların, antijenlerle birleştiği özel bir bölgedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EPİZOT/EPISODE[İng.] değil/yerine/= DÖNEM


- EPOPE[Fr. < ÉPOÉE] değil/yerine/= DESTAN


- EQUALLY :/yerine EŞİT ŞEKİLDE


- EQUIVALENT OF INTENTION vs. EQUIVALENT OF IGNORANCE


- ER İLE GOLGİ İLE LYSOSOME İLE PEROXISOME ile/||/<> HÜCRE ORGANELLERİ

( Ökaryotik hücre kompartmanları. )

( Formül: ER → Golgi → PM/Lysosome )


- ERADİKASYON[Fr. < ÉRADICATION] değil/yerine/= YOK ETME


- DOMATESTE:
ERCİK ile/ve/||/<> YUMURTALIK ile/ve/||/<> STİGMA ile/ve/||/<> DİŞİCİK

( Polen üreten eril üreme örgenidir. Domates çiçeklerinde altı eril örgeni bulunur. İLE/VE/||/<> Yumurta gözesi üreten dişil üreme örgenidir. Domates çiçeklerinde tek bir yumurtalık bulunur. İLE/VE/||/<> Yumurtalığın tepesinde bulunan ve poleni yakalayan yapıştırıcı bir yüzeye sahip bölümüdür. İLE/VE/||/<> Yumurtalığı ve stigmayı içeren dişil üreme örgenidir. )

( Domates çiçeği tozlaştığında, eril örgenlerden gelen polenler, dişil örgenlerdeki stigmaya yapışır. Polen tanesi, stigmaya yapıştıktan sonra polen tanesinden çıkan bir tüp, yumurtalığa kadar uzanır ve yumurta gözesiyle döllenme gerçekleşir. Bu döllenme sonucunda tohumlar oluşur.[Tohumlar, domatesin meyvesinin içinde bulunur. Tohumlar, domatesin yeni kuşağını oluşturmak için kullanılır.] )


- ERDEM = FAZİLET = VIRTUE[İng.] = VERTU[Fr.] = TUGEND[Alm.] = VIRTUS[Lat.] = ARETE[Yun.] = VIRTUD[İsp.]


- ERDEM < SEKÎNE


- ERDEN/DÛŞÎZE[Fars.] -ile

( Bakir. | Kız. )


- EREK = GAYE = PURPOSE, END[İng.] = FIN[Fr.] = ZWECK[Alm.] = FINIS[Lat.] = TELOS[Yun. < TELEUTE]


- EREK ile/ve "KIBLE"


- EREKBİLİM = MEBHAS-I GAYAT = TELEOLOGY[İng.] = TÉLÉOLOGIE[Fr.] = TELEOLOGIE[Alm.]


- EREKSİYON[İng. ERECTION] değil/yerine/= SERTLEŞME


- HYSTERESIS[İng.] / HYSTERESE[Alm.] ile/değil/yerine/= ERESİM/HİSTEREZİS


- ERGEN/YENİYETME ile/ve/<>/> YETİŞKİN ile/ve/<>/> BİLGE

( Yetişkinlerin, mükemmel olmadığını anladığımız gün. İLE/VE/<>/> Yetişkinleri affettiğimiz gün. İLE/VE/<>/> Kendini affettiğimiz gün. )


- ERGENLEŞMEK ile ERGEN/LİK ile ERGENE ile ERGENLİK ÇAĞI


- HARÂRET-İ TEMEYYÜ, ZEVEBAN HARARETİ[Osm.] / MELTING HEAT, HEAT OF FUSION[İng.] / CHALEUR DE LA FONTE, CHALEUR DE FUSION[Fr.] / SCHMELZWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ERGİME ISISI


- ERGİME ile AŞIRI ERGİME

( Sıcaklığı artırılmak yoluyla bir nesnenin katı durumdan sıvı duruma geçmesi, zeveban etmesi. İLE Erime noktasından daha aşağı bir sıcaklık derecesine düşmesine karşın birtakım koşullar altında bir sıvının katılaşmaması durumu. )


- ERGİME ile ERGİME ISISI ile ERGİME YASASI ile ERGİME NOKTASI


- SCHMELZE[Alm.] ile/değil/yerine/= ERGİMİŞ NESNE


- ERGONOMİ[Fr. < ERGONOMIE] değil/yerine/= İŞ BİLİMİ


- ERGONOMİK[Fr. < ERGONOMIQUE] değil/yerine/= KULLANIŞLI


- ERİK ile TÜRBE


- ERİM ile ERİME ile ERİM ERİM


- MELTING CURVE[İng.] / SCHMELZKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ERİME EĞRİSİ


- ERİME ile/ve/||/<>/> BUHARLAŞMA

( Katıdan sıvıya geçiş. İLE/VE/||/<>/> Sıvıdan gaz haline geçiş. )


- ERİME ile ÇÖZÜNME ile YAYILMA


- ERİME ile/ve/değil/<> DAĞILMA


- ERİME ile/ve/değil/||/<> ERGİME

( Katı/sıvı yağda. İLE Buzda. )


- ERİNÇ, DİNGİNLİK = PEACE, REPOSE[İng.] = TRAQUILLITÉ[Fr.] = BERUHIGUNG[Alm.] = QUIETUS[Lat.]


- ERİNME ile/ve/||/<> GÖRÜNME

( Çağrıldığın yere [gitmek için]. İLE/VE/||/<> Çağrılmadığın yere. )


- ERİSTİK[Fr. < ÉRISTIQUE] değil/yerine/= DİDİŞİM


- ERİTROBLAST/ERYTHROBLAST ile/||/<> ERİTROSİT/ERYTHROCYTE

( Alyuvar öncüsü. İLE/||/<> Alyuvar. )


- ERITROSIT SEDİMANTASYON HIZI/ERYTHROCYTE SEDİMENTATION RATE[İng.] değil/yerine/= ALYUVAR ÇÖKME HIZI


- ERK ile ERKE


- ERK ile ERKE


- ERK = İKTİDAR, KUDRET = POWER[İng.] = POUVOIR, PUISSANCE[Fr.] = MACHT[Alm.] = PODER[İsp.]


- ENERGY DEPENDENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE BAĞIMLILIĞI


- ENERGY BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE DENGESİ


- ENERGY LEVEL DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE NIVEAUX D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIENIVEAUS DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= ERKE/ENERJİ DÜZEYİ/SEVİYESİ/ÇİZGESİ DİYAGRAMI


- KUDRET[Osm.] / ENERGY[İng.] / ÉNERGIE[Fr.] / END-STÄNDIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ERKE, ENERJİ


- ERKE = KUDRET = ENERGY[İng.] = ÉNERGIE[Fr.] = ENERGIE[Alm.] = ACTUS[Lat.] = ENERGEIA[Yun.] = ENERGÍA[İsp.]


- ERKEK ÇİÇEK = ZEHRE-İ MÜZEKKER = FLEUR MÂLE


- ERKEK ÖRGEN, STAMEN = UZV-I TEZKÎR = ÉTAMINE


- ERKEK ÖRGENLER, STAMENLER = ÂLÂT-I TEZKÎRÎYE/A'ZÂ-İ TEZKÎR = ÉTAMINES


- ERKEKLENMEK ile ERKEKLEŞMEK ile ERKEKLEŞTİRMEK ile ERKEK/LİK ile ERKEKLİ ile ERKEKÇE ile ERKEKSİZ/LİK ile ERKEK FİŞ ile ERKEK İŞİ ile ERKEK BAKIR ile ERKEK DEMİR ile ERKEK FATMA ile ERKEK ORGAN ile ERKEK ERKEĞE ile ERKEK ANAHTAR ile ERKEK BERBERİ ile ERKEK MİLLETİ ile ERKEK TERZİSİ ile ERKEKLER HAMAMI ile ERKEKLİ KADINLI ile ERKEKLİK ORGANI


- ERKEN TAŞ DEVRİ[İng. EARLY STONE AGE] ile/||/<> ERKEN ULAŞMA[İng. EARLY ACCESS]

( Yaklaşık 2,6 milyon yıl önceden başlayıp 400.000 ila 250.000 yıl önceye kadar süren ve Oldowan ve Acheulean denen taş alet kullanımını içeren bir zaman aralığıdır. Afrika’daki Erken Taş Devri yaklaşık olarak Avrupa ve Asya’daki İlk Yontma Taş Devri denen döneme denk gelir. @@ Gerek avlayarak gerekse de leş yiyerek ölü hayvan gövdesini tüketmede erken sıralarda (genellikle ilk sırada) yer alarak kaynak elde etme.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ERKEN ile ERKENCE ile ERKENCİ/LİK ile ERKEN TANI ile ERKEN BAHAR ile ERKEN UYARI ile ERKEN BUNAMA ile ERKEN BOŞALMA


- ERKEN/DEN ... ile/değil/yerine ZAMANINDA/SAATİNDE ...


- ERKETE[argo] -ile

( Dikiz. [Erketeye yatmak.] | Gözcü. )


- ERKİNCİLİK = SERBESTİYE = LIBERALISM[İng.] = LIBÉRALISME[Fr.] = LIBERALISMUS[Alm.] = LIBERALIS[Lat.] = LIBERACIÓN[İsp.]


- Erleri DİNLE!!!


- ERMENİ ile ERMENİCE


- ERMENİCE ile/ve/değil/<> KRAPAR ERMENİCESİ

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Kilise mensuplarının ya da "Aristokrat"ların bildiği/kullandığı Ermenice. )


- ERMİN[Fr. < HERMINE] değil/yerine/= KAKIM


- EROİNMAN[Fr. < HÉROÏNOMANE] değil/yerine/= EROİNCİ


- SEVGİDE:
[Yun.] EROS ile/ve/||/<>/> PHILOS ile/ve/||/<>/> STORGE ile/ve/||/<>/> LUGUS ile/ve/||/<>/> MANIA ile/ve/||/<>/> PRAGMA ile/ve/||/<>/> PHILAUTIA ile/ve/||/<>/> AGAPE

( Eşeysellikteki sevgi. İLE/VE/||/<>/> Etkileyici sevgi, dostluk sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Aile/akraba sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Oyun sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Takıntılı sevgi. İLE/VE/||/<>/> Kalıcı sevgi. İLE/VE/||/<>/> ["]Benlik["] sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Tanrısal/Aşkın sevgi. )


- EROZİV/EROSIVE[İng.] değil/yerine/= AŞINDIRICI


- ERTE ile SABAH
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sabahın körü. )


- ERTELEME ile/ve/||/<>/< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK


- ERTELEME ile BASKILAMA ile PLÂNLAMA ile İZLEM/STRATEJİ

( TO POSTPONE/DEFER vs. TO OPPRESS vs. PLANNING vs. STRATEGY )


- ERTELEME ile/ve GECİKTİRME

( TE'HÎR[< AHAR] )


- ERTELEME değil/yerine/>< ONUR


- ERTELEME ile/ve/değil ÖTELEME

( [not] TO POSTPONE/DEFER/DELAY vs./and/but TO GET FURTHER/BEYOND )


- ERZE -ile

( Çam ağacı. )


- ERZE[Ar.] ile ERZE[Ar.]

( Çam ağacı. İLE Samanlı sıva çamuru. | Çamdan çıkarılan zift. | Eski yönteme göre yeryüzünün bölündüğü yedi iklim.[yedi parçadan birinci iklim, ekvatora yakın olan bölge.] | Çam. )


- EŞ(KARI/KOCA/SEVGİLİ/FLÖRT, EHVER[Fars.], PARTNER[İng.]/KORTE[İt.]) ile İŞ

( Tümüyle övgüye değer, yüce biri ile karşılaştığınız zaman, sevginiz ve hayranlığınız, doğru davranma dürtüsü sağlar. )

( İş ve özel ilişkilerde, âdil ve dengeli kalmak için çaba gösterilmelidir. )

( KEBÛTER-İ HAREM: Ulaşılamayan sevgili. )

( Sevgilinin eşiğinde ölene şaşırılmaz, sağ kalana şaşırılır. )

( SPOUSE vs. BUSINESS
When you meet somebody wholly admirable, love-worthy, sublime, your love and admiration will give you the urge to act nobly. )


- SIMULTANEOUS REACTION[İng.] / SIMULTAN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞ ZAMANLI TEPKİME


- EŞADLI = HOMONYM[İng., Alm.] = HOMONYMIE[Fr.] = HOMONYMIA[Yun.]


- ESÂME ile/||/<> ESÂMİLER ile/||/<> PURUZ

( Yeniçerililer'in kayıtlı olduğu kütük defter. İLE/||/<> Ana kütük defterine adı ve ücreti yazılmış yeniçeriler ve öteki görevlilere verilen ad. İLE/||/<> Rumeli'de tutulan tevzî defterlerine verilen ad. )


- ESSENCE[İng.] / EXTRACTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ESANS


- EŞARP[Fr. < ÉCHARPE] değil/yerine/= BAŞÖRTÜSÜ


- ESAS ile/ve/||/<> İRÂDE ile/ve/||/<> SONUÇ"

( Usûl/yöntem, esastan önce gelir/gelmelidir. İLE/VE/||/<> İhtiyâr[< Hayır!][yapmama bilgisi/isteği], irâdeden[yapma bilgisi/isteği] önce gelir/gelmelidir. İLE/VE/||/<> Süreç, sonuçtan önce gelir/gelmelidir. )


- ESAS ile TEMELDE ile TEMEL

( FUNDAMENTAL vs. FUNDAMENTALLY vs. FUNDAMETAL )

( عنصري ile سازماني ile ريشهاي ile بنيادي ile اصولي ile اساسي ile از پي ile اصلي ile بنياني )

( ONSERY ile SAZMANY ile RYSHESAY ile بنيادي ile OSOLY ile ASASY ile AZ PEY ile ESLY ile بنياني )


- ESASEN değil/yerine/= GERÇEKTE


- ESCAPE :/yerine KAÇMAK


- EŞCÂR ile/||/<> EŞCÂR-I MÜSMİRE ile/||/<> EŞCÂR-I GAYR-İ MÜSMİRE

( Ağaçla. İLE/||/<> Meyveli Ağaçlar. İLE/||/<> Meyvesiz ağaçlar. )


- EQUIVALENT CIRCUIT[İng.] / ERSATZSCHALTUNG, ANALOGSTROMKREIS, ANALOGSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER DEVRE


- EQUIVALENT RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE ÉQUIVALENTE[Fr.] / ÄQUIVALENTWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER DİRENÇ


- GLEICHWERTIGE ENERGIEQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER ENERJİ KAYNAĞI


- EQUIVALENT CONDUCTANCE[İng.] / CONDUCTIVITÉ ÉQUIVALENTE[Fr.] / ÄQUIVALENTE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER İLETKENLİK


- EQUIVALENT WEIGHT[İng.] / MASSE ÉQUIVALENTE[Fr.] / ÄQUIVALENT GEWICHT, ÄQUIVALENTE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER KÜTLE


- EQUIVALENT FOCAL LENGTH[İng.] / LONGUEUR FOCALE ÉQUIVALENTE[Fr.] / ÄQUIVALENTE BRENNWEITE, ÄQUIVALENTE FOKALDISTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER ODAK UZAKLIĞI


- EQUIVALENT TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE ÉQUIVALENTE[Fr.] / GLEICHWERTIGE TEMPERATUR, ÄQUIVALENTTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER SICAKLIK


- EQUIVALENT SINE WAVE[İng.] / ONDE SINUSOÏDALE ÉQUIVALENTE[Fr.] / ÄQUIVALENTE SINUSWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER SİNÜS DALGASI


- EŞDEĞERLİ = MUADİL = EQUIVALENT[İng.] = ÉQUIVALENT[Fr.] = ÄQUÏVALENT[Alm.] = AEQUIVALENS[Lat.] = EQUIVALENTE[İsp.]


- EŞDEĞERLİLİK = MUADELET = EQUIVALENCY[İng.] = ÉQUIVALENCE[Fr.] = AEQUIVALENZ[Alm.]