Bugün[11 Nisan 2026]
itibarı ile 20.315 başlık/FaRk ile birlikte,
20.315 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(23/83)


- EFSÂNE ile/||/<> ESÂTİR ile/||/<> KISSA ile/||/<> HİKÂYE ile/||/<> HABER ile/||/<> MASAL

( Güzelliğin ileri derece etkileyici niteliği. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )

( ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Kendi deneyimini anlatmak. İLE/||/<> İkinci elden aktarmak/anlatmak. İLE/||/<> Olmuşu aktarmak/anlatmak. İLE/||/<> ... )


- EFSANE[Ar.] değil/yerine/= GÜZELLEME


- EFSANE ile MASAL

( Türkiye/Türkçe Masal Haritası'nı görmek için burayı tıklayınız... )


- EFSANE değil/yerine/= SÖYLENCE


- EFSANELEŞMEK ile EFSANELEŞTİRMEK ile EFSANELEŞTİRİLMEK ile EFSANE ile EFSANELİ ile EFSANESİZ


- EFŞÜRDE[Fars.] ile EFŞÜRE[Fars.]

( Sıkılmış, posası çıkarılmış şey. İLE Öz, uşâre. )


- EGALE[Fr. < ÉGALE | İng. < EQUAL] ile ANGAJE/ENGAJE[Fr./İng. < ENGAGÉ]

( Her ne kadar "yinelemek/tekrar" olarak bilinse ve kullanılsa da "eşitlemek/eşit değer" köküyle düşünmek ve anlamak gerekir. İLE Bağlamak, bağlanmak, ilişkilenmek, yer tutmak, işe almak/girmek. )


- EĞE -ile

( Göğüs kafesini oluşturan kemiklerden her biri. )


- EĞE ile EĞE

( Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen, uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga. İLE Madenleri, tahtayı vb. yontmak, düzeltmek, perdahlamak için kullanılan, sert, ensiz, çelik araç. )


- EĞEBİLMEK ile EĞE ile EĞER


- EGEME ile/<> LAVTA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bir lavta çeşidi. İLE ... )


- EGEMENLİK ile/ve/değil/yerine ÇEKİM/CAZİBE/CEZBE


- EĞER ile EĞER TANRI ÖYLE İSTERSE ile EĞER TANRI İSTERSE

( IF vs. IF GOD PLEASES SO vs. IF GOD WANTS )

( آيا ile در صورتي که ile بفرض اينکه ile اگرکه ile اگرچنانچه ile اگر ile چنانچه ile انشاء الله ile انشا الله )

( AYA ile DAR SORTY KEH ile BEFARZ AYNAKEH ile AGARKEH ile AGARCHENANCHEH ile EGER ile CHENANCHEH ile انشاء الله ile انشا الله )


- INCLINED PLANE[İng.] / AVION INCLINÉ[Fr.] / SCHIEFE EBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİK DÜZLEM


- SCHRÄGE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİK


- EĞİK/LİK ile EĞİK YAZI ile EĞİK BİÇME ile EĞİK ÇİZGİ ile EĞİK DÜZLEM ile EĞİK SİLİNDİR


- SCHIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİKLİK


- EĞİLİM ile/ve/<> İSTENÇ(İRÂDE)

( TENDENCY vs./and/<> WILL )


- MEYELÂN, MEYİL[Osm.] / GRADIENT, INCLINATION, SLOPE OF A CALIBRATION, LINE[İng.] / INCLINAISON[Fr.] / GRADIENT, NEIGUNG, STEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİM, M


- EĞİP BÜKME


- EĞİRME ile EĞİRMEN


- EĞİTİM ile/ve/||/<>/< BİLGİLENDİRME


- EĞİTİM ve/> ÇİLE

( Şekillenmesi üzerine. VE/> Kalıcılığı/pişmesi üzerine. )

( Topraktan/kilden yapılan ürünlerin oluşumu gibi. )


- EĞİTİM = TERBİYE = EDUCATION[İng., Fr.] = ERZIEHUNG[Alm.] = EDUCAIÓN[İsp.]


- EĞİTİM ile/ve/<> YÖNLENDİRME


- EĞİTME ile EĞİTMEN/LİK


- EĞLENCE ile/||/<> ÇIRAĞAN

( ... İLE/||/<> Işıklı gece eğlencelerine verilen ad. )


- EĞLENCE ile EĞLENCE AŞIĞI ile EĞLENCELİ

( FUN vs. FUN LOVER vs. FUNNY )

( تفريح ile شوخي آميز ile لودگي ile شوخي ile عيش طلب ile مسخره آميز ile لوده ile خنده دار ile خنده آور ile خوشمزه ile خندهآور ile خندهدار ile شوخ ile بامزه ile فانتزي ile نمکي ile شوخ طبع ile مضحک )

( TAFARYHE ile SHOOKHY AMYZ ile لودگي ile SHOOKHY ile عيش طلب ile MOSKHAREH AMYZ ile LODEH ile KHANDEH DAR ile KHANDEH AVAR ile KHOSHAMZEH ile KHANDEHAVAR ile KHANDEDDAR ile SHOOKH ile BAMZEH ile FANTZY ile NAMAKY ile SHOOKH TAB ile MOZHAK )


- EĞLENCE ile/ve/||/<> EĞLENCELİ ile/ve/||/<> ZEVK ALMAK ile/ve/||/<> ZEVK

( ENJOY vs. ENJOYABLE vs. ENJOYING vs. ENJOYMENT )

( لذت بردن ile نوش ile بهره مند بودن ile تمتع کردن ile نوش کردن ile حظ بردن ile حظ کردن ile متلذذ شدن ile متمتع شدن ile برخوردار شدن ile محظوظ شدن ile رغبت کردن ile لذت بردني ile دلچسب ile بهرهمند ile متلذذ ile لذت ile کيف ile برخورداري ile تمتع )

( LEZAT BARDAN ile NOSH ile BACPAREH MAND BODAN ile TAME KARDAN ile NOSH KARDAN ile HEZ BARDAN ile HEZ KARDAN ile MOTELEZAZ SHODAN ile MOTEMOTE SHODAN ile BARKHORDAR SHODAN ile MAHZOOZ SHODAN ile RAGHBAT KARDAN ile LEZAT BARDANY ile DELCHASB ile BACPAREAMAND ile متلذذ ile LEZAT ile KYFE ile BARKHORDARY ile TAME )


- EĞLENCE ile/ve/değil/yerine EYLEMCE


- EĞLENCE ile/ve/<> HEYECAN


- EĞLENCE ile TOY

( ... İLE Yemekli eğlence. )


- EĞLENDİRMEK ile EĞLENCE

( ENTERTAIN vs. ENTERTAINMENT )

( تفريح دادن ile سرگرم کردن ile پذيرايي کردن ile مهماني کردن از ile پذيرايي )

( TAFARYHE DADAN ile SARGARAM KARDAN ile PAZYRAYY KARDAN ile MOTEOMANY KARDAN AZ ile PAZYRAYY )


- EĞLENDİRMEK ile EĞLENCE ile EĞLENCE PARKI

( AMUSE vs. AMUSEMENT vs. AMUSEMENT PARK )

( تفريح دادن ile سرگرم کردن ile فريب خوردگي ile تفريح ile تفنن ile لهو ile تفريحگاه )

( TAFARYHE DADAN ile SARGARAM KARDAN ile FARYBE KHORDEGY ile TAFARYHE ile TAFANAN ile لهو ile TAFARYHEGAH )


- EGME ile KEMER
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Evin kemeri. İLE ... )


- EGOİST[Fr. < ÉGOÏSTE] değil/yerine/= BENCİL


- EGOİZM[Fr. < ÉGOÏSME] değil/yerine/= BENCİLLİK


- EGOSANTRİK[Fr. < ÉGOCENTRIQUE] değil/yerine/= BENİÇİNCİLİK YANLISI


- EGOSANTRİST[Fr. < ÉGOCENTRISTE] değil/yerine/= BENİÇİNCİ


- EGOSANTRİZM[Fr. < ÉGOCENTRISME] değil/yerine/= BENİÇİNCİLİK


- EGOTİZM[Fr. < ÉGOTISME] değil/yerine/= BENLİKÇİLİK


- MÜNHANİ[Osm.] / CURVE[İng.] / KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞRİ


- COURBURE[Fr.] ile/değil/yerine/= EĞRİLİK


- EĞRİLMEK ile EĞRİTMEK ile EĞRİ/LİK ile EĞRİM ile EĞRİCE ile EĞRİLİ ile EĞRİ SÖZ ile EĞRİ YÜZ ile EĞRİ BÜĞRÜ/LÜK ile EĞRİ SÖZLÜ/LÜK ile EĞRİ YÜZLÜ/LÜK ile EĞRİ ÇEHRE ile EĞRİ ÇEHRELİ


- EĞRİSİ/YLE DOĞRUSU/YLA


- EGZAJERASYON ile EGZAJERE ile EGZAJERE ETMEK

( Abartı. İLE Abartılı. İLE Abartmak. )


- EGZERSİZ[Fr. < EXERCISE] değil/yerine/= ALIŞTIRMA


- EGZERSİZ[İng. < EXERCISE] ile/değil/yerine ALIŞTIRMA ÇALIŞMA


- EGZİSTANSİYALİST[Fr. < EXISTENTIALISTE] değil/yerine/= VAROLUŞÇU


- EGZİSTANSİYALİZM[Fr. < EXISTENTIALISME] değil/yerine/= VAROLUŞÇULUK


- EGZOGAMİ[Fr. < EXOGAMIE] değil/yerine/= DIŞ EVLİLİK


- EGZOMORFİZM[Fr. < EXOMORPHISME] değil/yerine/= DIŞ BAŞKALAŞIM


- EXOSPHERE[İng.] ile/değil/yerine/= EGZOSFER


- EGZOTİK[Fr. < EXOTIQUE] değil/yerine/= YABANCIL


- EGZOTİZM[Fr. < EXOTISME] değil/yerine/= YABANCILLIK


- EHLİLEŞTİRME/ÖJENİ/EUGENICS[İng.] ile/ve/||/<>/> EVCİLLEŞTİRME

( Seçici çiftleştirme. @@ İnsanla birlikte hareket ettirebilme/yaşatma ve insana zarar vermeyecek biçimde eğitmek. )

( [her biri, yaklaşık olarak]

* REN GEYİĞİ: M.Ö. 12.000
* KÖPEK [Avrasya ve Kuzey Amerika'da]: 12.000
* KOYUN [Güneybatı Asya'da]: 8.000
* AT [Türkistan'da]: M.Ö. 6000 - 8000
* SIĞIR [Güneybatı Asya, Hindistan, Kuzey Afrika'da]: M.Ö. 6000 )


- EHRENFEST NAZARİYESİ[Osm.] / EHRENFEST'S THEORY[İng.] / THÉORIE D'EHRENFEST[Fr.] / EHRENFEST/SCHE-THEOREM/THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EHRENFEST KURAMI


- EİGENVALUE ile/||/<> EİGENVECTOR

( Eigenvalue skaler λ İLE eigenvector yön koruyan v. )

( Formül: Av = λv )


- EINSTEIN-DE HAAS METHOD[İng.] / MÉTHODE D'EINSTEIN-DE HAAS[Fr.] / EINSTEIN-DE-HAAS-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE HAAS YÖNTEMİ


- EİNSTEİN MÜADELET KÂİDESİ[Osm.] / EINSTEIN'S EQUIVALENCE PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'ÉQUIVALENCE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE ÄQUIVALENZGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN EŞDEĞERLİK İLKESİ


- EİNSTEİN UMÛMÎ İZÂFİYET NAZARİYESİ[Osm.] / EINSTEIN'S GENERAL THEORY OF RELATIVITY[İng.] / THÉORIE DE LA RELATIVITÉ GÉNÉRALE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE ALLGEMEINE RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN GENEL GÖRELİLİK KURAMI


- EINSTEIN'S SPECIAL THEORY OF RELATIVITY[İng.] / THÉORIE DE LA RELATIVITÉ RESTREINTE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE SPEZIELLE RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ÖZEL GÖRELİLİK KURAMI


- ZUSATZENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EK ENERJİ


- ZUSATZMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EK KÜTLE


- EK ile EK GÜN ile EK KÖK ile EK DERS ile EK FİİL ile EK KART ile EK SÜRE ile EK BÜTÇE ile EK EYLEM ile EK GÖREV ile EK OYLUM ile EK POLİÇE ile EK ÖDENEK ile EK BİLEZİĞİ ile EK TAHSİSAT


- EKEBİLMEK ile EKE


- GEHÄUSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKEKET


- EKİDNE ile KISA GAGALI EKİDNE

( ... İLE Avustralya'da en yaygın dağılım gösteren memelidir. )

( ... İLE Tüm memeliler arasında kan sıcaklığı en düşük olan hayvandır. [Gövde sıcaklıklarını 4°C'ye düşürerek ve sadece 3 dakikada bir soluk alıp vererek enerji tasarrufu yapabilirler.] )

( ... İLE 50 yıl yaşayabilirler. )

( ... ile Kısa Gagalı Ekidne )

( ... cum TACHYGLOSSUS ACULEATUS )


- EKİDNE ile UZUN GAGALI EKİDNE

( ... İLE Yeni Gine'de yaşarlar. )

( ... İLE Gövdesinin ve burunlarının büyüklüğü akrabalarının iki katıdır. )

( ... İLE Dillerindeki özel dikenleri saplayarak öldürdükleri yersolucanlarıyla beslenirler. [Geceleri avlanırlar.] )

( ... İLE 50 yıl yaşayabilirler. )

( ... ile Uzun Gagalı Ekidne )

( ... cum ZAGLOSSUS BRUIJNI )


- EK/İLÂVE ile/ve AÇILIM


- EKİLİBRİYUM/EQUİLİBRIUM[İng.] değil/yerine/= EŞİTLENME


- EKİM(')E ile/>< SİKİME

( Olursa. İLE/>< Olur. )


- EKİN/KÜLTÜR ve/> TÖRE

( Temeli/altyapıyı sunar. VE/> Sürekliliği sunar/sağlar. )


- EKİNOKS[Fr. < ÉQUINOXE] değil/yerine/= GÜN TÜN EŞİTLİĞİ


- EKİP[Fr. < ÉQUIPE] değil/yerine/= TAKIM


- EKİZ ÇEKİMİNDE:
DİYAFRAM ile/ve/||/<> ENSTANTANE ile/ve/||/<> ISO

( )


- EKLEKTİK[Fr. < ÉCLECTIQUE] değil/yerine/= SEÇMECİ


- EKLEKTİZM[Fr. < ÉCLECTISME] değil/yerine/= SEÇMECİLİK


- ARTICULATION, JUNCTION[İng.] / JONCTION, JOINTURE[Fr.] / ANSCHLUSS, GELENKVERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM, BİRLEŞME YERİ


- JUNCTION DIODE[İng.] / DIODE À JONCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= EKLEM DİYOTU


- JUNCTION POLE[İng.] / PÔLE DE JONCTION[Fr.] / GELENKVERBINDUNGSPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM KUTUP/KUTBU


- EKLEM ile AÇIKÇA İFADE ETMEK ile EKLEMLENME

( ARTICULAR vs. ARTICULATE vs. ARTICULATION )

( مفصلي ile بندبند ile مفصل دار کردن ile تلفظ شمرده ile مفصل بندي ile طرز گفتار )

( MAFASLY ile BANDBAND ile MAFASL DAR KARDAN ile TALAFZ SHMARDEH ile MAFASL BANDY ile TARZ GOFTAR )


- EKLEM ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ANKİLOZ[Fr. < Yun. < ANKYLOSE]

( ... İLE Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi, eklem kaynaşması, oynaklığın yitimi. )


- EKLEME[İng. SPLICING] ile/||/<> ABELL KATALOĞU[İng. ABELL CATALOGUE] ile/||/<> BÖLGEYE ÖZGÜ MUTAGENEZ[İng. SITE-DIRECTED MUTAGENESIS] ile/||/<> H MADDESİ[İng. H SUBSTANCE] ile/||/<> KARNİTİN[İng. CARNITINE]

( Öncül mRNA'dan intronların atıldığı ve transkripsiyon sonrası düzenlemeler ile egzonların birbirlerine bağlandıkları sürecin adıdır. @@ 1958 yılında Amerikalı astronom George Ogden Abell tarafından yayınlanan ve 2712 gökada kümesini içeren bir gökadalar kataloğudur. Bir kümenin bu kataloğa eklenmesi için; içinde en az 50 gökada bulundurması ve Abell yarıçapı olarak adlandırılan bölge içinde bulunacak kadar düzenli olmaları gibi belirli kriterleri karşılaması gerekmektedir. Daha tutarlı bir hata payı elde edebilmek için bu kriterler daima uygulanmamıştır. Örneğin, kataloğa yapılan son eklemelerde üye sayısı 50'nin altında pek çok küme bulunmaktadır. @@ Belirli bir gende spesifik silinmeleri, eklemeleri ya da yer değiştirmeleri in vitro biçimde oluşturmak için rekombinant DNA teknolojisinin kullanımıdır. Bu teknik sayesinde herhangi bir konumda istenen herhangi bir amino aside sahip olan proteinlerin üretimi sağlanır. @@ Kırmızı kan gözelerinin yüzeyinde bulunan, A ve/veya B antijenlerinin eklenebildiği karbonhidrat yapı. Bir ekleme yapılmaması halinde kan öbeği O olur. @@ Karnitin; neredeyse tüm canlılarda var olan, biyoyararlanım açısından %10'u geçmeyen, suda kolay çözünen, oda sıcaklığında renksiz ve beyaz bir toz hâlinde bulunan bir amonyum bileşiğidir. Yağ asitlerini enerjiye dönüştürmek için oksitlenmek üzere mitokondriye taşımakta, metabolik atıkları gözelerden uzaklaştırmakta ve enerji metabolizmasını desteklemekte önemli bir role sahiptir. Toksisitesi düşüktür ve suda çözünürlüğü yüksek bir dipolar iyondur. Karnitin iki hâlden biri olarak bulunur: D-Karnitin ve L-Karnitin. Her iki form da canlılar üzerinde aktif role sahiptir ancak sadece L-Karnitin hayvanlarda doğal olarak bulunur. D-Karnitin, L-Karnitin’in aktivitesini inhibe ettiği için toksik etkiye sahiptir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EKLEME ile EKLEMELİ ile EKLEME DİŞİ


- EKLEMEK ile EKLİ ile EKLEME ile EK ile EKLER

( ATTACH vs. ATTACHED vs. ATTACHING vs. ATTACHMENT vs. ATTACHMENTS )

( الصاق کردن ile ضميمه کردن ile علاقهمند ile چسباننده ile دلبسته ile علاقمند ile ملازم ile ملتصق ile چسبيده ile الصاق ile ضميمه ile عليقه ile چسبيدگي ile پيوست ile علاقه مندي ile دلبستگي ile لواحق ile ملحقات ile ضواهر ile علائق )

( ELSAGH KARDAN ile ZAMYMAH KARDAN ile ALAGHESMAND ile CHASBANANDEH ile DELBASTEH ile ALAGHAMAND ile ملازم ile ملتصق ile CHASBYDAH ile ELSAGH ile ZAMYMAH ile عليقه ile CHASBYDEGY ile PEYVAST ile ALAGHEH MANDY ile DELBASTGY ile لواحق ile MOLHAGHAT ile ضواهر ile ALAEGH )


- EKLEMLENME ile/değil/yerine/||/>< DİKİŞSİZLİK


- EKLEMLİ/MAFSALLI GÖVDE = SÂK-I MAFSALÎ = TIGE ARTICULÉE


- EKLEŞTİRME -ile

( AFFIXATION )


- EKLİPTİK[Fr. < ÉCLIPTIQUE] değil/yerine/= TUTULUM


- EKMO/ECMO EKSTRAKORPORAL MEMBRAN OKSİJENLENME/EXTRACORPOREAL MEMBRANE OXYGENATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI OKSİJENLENME


- EKO ile EKOJEN ile EKOJENİTE

( Yankı. İLE Yankı veren. İLE Yankısallık. )


- EKOKÖYLERDE...

( Dünyanın En Güzel Ekoköyleri... )


- EKOLALİ[Fr. < ÉCOLALIE] değil/yerine/= YANKILI KONUŞMA


- EKOLOJİ[İng. ECOLOGY] ile/||/<> ARDILLIK[İng. SUCCESSION] ile/||/<> BEİJERİNCK PRENSİBİ[İng. BEIJERINCK PRINCIPLE] ile/||/<> BİEJERNİK PRENSİBİ[İng. BIEJERNIK'S PRINCIPLE] ile/||/<> ÇEVREBİLİM[İng. ECOLOGY]

( Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir. @@ Ortamdan (canlı yaşamayan alan) çevreye (canlıların yaşayabildiği alan) dönüşen bir alandaki bitki örtüsünün, ortamın ekolojik koşullarının değişmesiyle sıralı değişimidir. Süksesyon olarak da isimlendirilir. @@ Mikrobiyolog Martinus Beijerinck tarafından öne sürülen bir prensiptir. Mikrobiyal ekoloji üzerinde çalışan Beiderinck'e göre her şey her yerdedir; çevre seçer. Yani seçilim sadece makro düzeyde değil mikro düzeyde de geçerlidir. @@ Biejernik'in mikrobiyel ekoloji prensibi de denir Her şey her yerdedir, çevre seçer. @@ Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EKOLOJİ ile ÇEVRE

( Canlıların birbiriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalı. İLE Bir canlının yaşadığı ve gereksinim duyduğu tüm çevresel koşulların bütünüdür. )

( ECOLOGY vs. ENVIRONMENT )


- EKOLOJİK[Fr. < ÉCOLOGIQUE] değil/yerine/= EKOLOJİYLE İLGİLİ OLAN


- EKOLOJİST[Fr. < ÉCOLOGISTE] değil/yerine/= EKOLOJİZMİ SAVUNAN KİŞİ


- EKONOMİ ile/ve/||/<> ASKERİYE


- EKONOMİDE:
ÜRETMEDEN, BÜYÜME değil ŞİŞ(İR)ME

( Üretimin ve sürekliliğin olmadığı hiçbir ekonomide, büyümeden bahsedilemez. Olsa olsa, ancak bir iğne ucu kadarlık bir etki ile patlayacak, şişmiş bir balon söz konusudur. )


- EKONOMİK ile EKONOMİK PATLAMA ile EKONOMİK BOYKOT ile EKONOMİK KRİZ ile EKONOMİK BÜYÜME ile EKONOMİK ile EKONOMİ ile İKTİSATÇI ile TASARRUF ETMEK ile EKONOMİ

( ECONOMIC vs. ECONOMIC BOOM vs. ECONOMIC BOYCOTT vs. ECONOMIC CRISIS vs. ECONOMIC GROWTH vs. ECONOMICAL vs. ECONOMICS vs. ECONOMIST vs. ECONOMIZE vs. ECONOMY )

( اقتصادي ile شکوفائي اقتصادي ile سرکوب اقتصادي ile بحران اقتصادي ile رشد اقتصادي ile مقتصد ile با صرفه ile اقتصاد ile علم اقتصاد ile اقتصاديات ile متخصص اقتصاد ile امساک کردن ile صرفه جويي کردن ile رعايت اقتصاد کردن ile صرفه جويي )

( EGTESADY ile SHKOFAYEY EGTESADY ile SARKUB EGTESADY ile BAHRAN EGTESADY ile RASHOD EGTESADY ile MOGHTASAD ile BA SARFEH ile EGTESAD ile ALAM EGTESAD ile اقتصاديات ile MOTEKHSOS EGTESAD ile EMSAK KARDAN ile SARFEH JOYY KARDAN ile ROAYT EGTESAD KARDAN ile SARFEH JOYY )


- EKONOMİST[Fr. < ÉCONOMISTE] değil/yerine/= EKONOMİ UZMANI, İKTİSATÇI


- EKOPRAKSİ[Fr. < ÉCHOPRAXIE] değil/yerine/= YANSICA


- EKOSİSTEM değil/yerine/= ÇEVREDİZGE


- FACTEUR D'ÉCRAN DE GRILLE[Fr.] / SCHIRMGITTERFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKRAN IZGARASI FAKTÖRÜ


- HÂİL, PERDE[Osm.] / ÉCRAN[Fr.] / BILDSCHIRM, SCHIRM[Alm.] ile/değil/yerine/= EKRAN


- EKSASERBASYON[Fr. < EXACERBATION] değil/yerine/= ALEVLENME


- EKSEN[İng. AXIS] ile/||/<> CORİOLİS KUVVETİ[İng. CORIOLIS FORCE] ile/||/<> SEGMENTASYON (BÖLÜTLENME)[İng. SEGMENTATION] ile/||/<> TORK[İng. TORQUE] ile/||/<> UYUMLULUK SAHASI[İng. FITNESS LANDSCAPE]

( Bir cismin etrafında döndüğü çizgi, bir tekerlek üzerinde eksen düz olarak merkezden geçer ve her iki tarafta da çıkıntı yapar. Matematikte, bir eksen bir grafiğin dikey ve yatay bölümlerini oluşturan çizgidir; grafiğin anlamını ve ölçü birimlerini ifade eder. @@ Dünyanın kendi eksenindeki dönüşünden kaynaklanan bir kuvvettir. Bu kuvvet, havaya atılan bir futbol topu ya da havada esen rüzgarlar gibi hareketli nesneleri Kuzey Yarımküre'de sağa ve Güney Yarımküre'de sola kaydırır. @@ Hayvan gövdesinin uzunlamasına olan ekseni boyunca aynı organ ya da oluşumların dizi halinde yinelenmesidir. Bu vücut planına sahip canlılarda, birbirini tekrar eden kısımlar, bölütler evrimleşmiştir. Annelidler başta olmak üzere çok sayıda öbeğin özelliğidir. @@ Kuvvetin bir cismi bir eksen etrafındaki döndürme etkisidir. Tork dönme momenti ya da kuvvet momenti olarak da bilinir. Tork Yunan alfabesindeki tau (τττ) harfi ile gösterilir, vektörel ve türetilmiş bir büyüklüktür. Torkun birimi N.m'dir ve matematiksel olarak şöyle gösterilir: @@ Sewall Wright (1931) tarafından ortaya atılan bu kavram, uyarlanmış bireylerin oluşturduğu bir evrim "uzayını" ifade eder. Bir popülasyonun üyeleri arasında uyumluluk farklarını gösterebilmek amacıyla, "uyumluluk sahası" grafiği kullanılır. Genotip ile üreme başarısı arasındaki ilişkiyi görselleştirmek için kullanılan grafikte, düşey eksen uyumluluk başarısını (fitness) gösterir. Ne kadar yüksek olursa o kadar iyidir. Enlem ve boylamsa bireysel tasarımın bazı etmenlerini ele alır. Her çubuk farklı bir genotiptir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AXIALEBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN DÜZLEMİ


- EKSEN ile EKSENLİ ile EKSEN ÜLKE ile EKSEN OYUNCU


- MİHVER[Osm.] / AXIS[İng.] / AXE[Fr.] / ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN


- AXIAL ANGLE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSENEL AÇI


- AXIAL PLANE[İng.] / PLAN AXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSENEL DÜZLEM


- NEGATIVE PRESSURE[İng.] / PRESSION NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ BASINÇ


- NEGATIVE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ DİRENÇ


- NEGATIVE ELECTRIC CHARGE[İng.] / CHARGE ÉLECTRIQUE NEGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ ELEKTRİK YÜKÜ


- NEGATIVE IMPEDANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİ EMPEDANS


- NEGATIVE FEEDBACK[İng.] / CONTRE-RÉACTION NÉGATIVE[Fr.] / GEGENKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİ GERİ BESLEME


- NEGATIVE GLOW REGION[İng.] / RÉGION LUMINESCENTE NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ IŞILDAMA BÖLGESİ


- NÂKUS[Osm.] / MINUS, NEGATIVE[İng.] / MOINS, NÉGATIF, NÉGATIVE[Fr.] / MINUS[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİ, OLUMSUZ


- EKSİBE[Ar.] değil/yerine/= KUMUL


- EKSİBİSYONİZM[Fr. < EXHIBITIONNISME] değil/yerine/= GÖSTERMECİLİK


- ELECTRON NUCLEAR DOUBLE RESONANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-ÇEKİRDEK ÇİFT REZONANSI


- ELECTRON MULTIPLIER PHOTOTUBE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇOĞALTICILI FOTOTÜP


- ELECTRON DISTRIBUTION CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DAĞILIM EĞRİSİ


- ELECTRON-BEAM ION SOURCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ İYON KAYNAĞI


- ELECTRON BUNCHING[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETLEME


- ELECTRON SPIN RESONANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DÖNÜ/ELEKTRON SPİNİ REZONANSI


- ELECTRON CONFIGURATION[İng.] / DISTRIBUTION ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENVERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON DÜZENLENİŞİ/DAĞILIMI


- ELECTRON CAPTURE[İng.] / CAPTURE ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENREIFENFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON YAKALAMA


- ELECTRON MICROSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK MİKROSKOBU


- ELECTRON SPECIFIC CHARGE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÖZGÜL YÜKÜ


- ELECTRON TEMPERATURE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK SICAKLIĞI


- ELECTRON CYCLOTRON WAVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK SİKLOTRON DALGASI


- ELECTRON TELESCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TELESKOBU


- ELECTRON TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TÜPÜ


- ELECTRON PROBE MICROANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK UCUYLA MİKROÇÖZÜMLEME


- ELECTRONICS[İng.] / ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİKBİLİM/ELEKTRONİK


- ELECTROPOSITIVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMLU


- ELECTRONEGATIVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMSUZ


- EKSİK ÇİÇEK = ZEHRE-İ NÂKISA = FLEUR INCOMPLÈTE


- EKSİLMEK ile EKSİKLENMEK ile EKSİ ile EKSİK/LİK ile EKSİN ile EKSİZ ile EKSİ UÇ ile EKSİKLİ ile EKSİKSİZ/LİK ile EKSİ SAYI ile EKSİK ETEK ile EKSİKSİZCE ile EKSİK ARTIK ile EKSİK GEDİK


- EKSİNTİ/FİRE[Yun.] ile/ve/<> PAÇAVRA


- EKSİTABİLİTE ile EKSİTABL/E ile EKSİTASYON ile EKSİTATÖR

( Uyarılganlık, uyarılabilirlik. İLE Uyarılgan, uyarılabilir. İLE Uyarma, uyarılma. İLE Uyarıcı. )


- EKSPANSİYON/EXPANSION[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME


- EKSPERİMANTALİST[Fr. < EXPÉRIMENTALISTE] değil/yerine/= DENEYSELCİ


- EKSPERİMANTALİZM[Fr. < EXPÉRIMENTALISME] değil/yerine/= DENEYSELCİLİK


- EKSPERYANS[Fr. < EXPÉRIENCE] değil/yerine/= DENEYİM


- EKSPLİSİT BİLGİ/EXPLICIT KNOWLEDGE[İng.] değil/yerine/= AÇIK BİLGİ


- EKSPLORASYON/EKSPLORE ETMEK ile. AÇIP İNCELEME


- EKSPOJUR/EXPOSURE[İng.] değil/yerine/= AÇIĞA ÇIKARMA (CERRAHİ) | MARUZ BIRAKMA


- EKSPOZİSYON/EXPOSITION[İng.] değil/yerine/= SERGILEME


- EKSPOZİSYON[Fr. < EXPOSITION] değil/yerine/= SERGİLEME


- EKSPRESYONİST[Fr. < EXPRESSIONISTE] değil/yerine/= DIŞA VURUMCU


- EKSPRESYONİZM[Fr. < EXPRESSIONISME] değil/yerine/= DIŞA VURUMCULUK


- EKSTANSİYON/EXTENSION[İng.] değil/yerine/= GERİLME | UZAMA | DOĞRULMA | GENİŞLEME


- EKSTAZİ/ECSTASY[İng.] değil/yerine/= ESRİME


- EKSTRA ile EKSTRA ÖDEME ile OLAĞANÜSTÜ

( EXTRA vs. EXTRA PAY vs. EXTRAORDINARY )

( اضافي ile زيادي ile فوقالعاده ile اضافه ile مدد معاش ile فوق العاده ile شگفت آور ile غيرعادي ile خارق العاده )

( اضافي ile ZYADY ile FOGHALEADEH ile EZAFEH ile مدد معاش ile FOGH OLOADEH ile SHGOFT AVAR ile GHYRAADY ile KHARAGH OLOADEH )


- EKSTRAKSİYON/EXTRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKÇIKAR | ÖZÜTLEME


- EKSTRASİSTOL/EXTRASYSTOLE[İng.] değil/yerine/= ERKEN VURU


- EKSTRE ile EKSTREM ile EKSTREMİTE

( Öz, özüt. İLE Aşırı, uc, en ucta, en kenarda. İLE Kol ya da bacak. )


- EKSTRE ile EKSTREM/LİK


- EKSTRE değil/yerine/= HESAP ÖZETİ


- EKSTRE/EXTRACT[İng.] değil/yerine/= ÖZÜT


- EKSTREM[İng., Fr. < EXTREME] değil/yerine/= UC/AŞIRI/SIRADIŞI


- EKSÜDA/EXUDATE[İng.] değil/yerine/= YANGI SIVISI


- EKTAZİ/ECTASIA[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME


- EKTODERM[Fr. < ECTODERME] değil/yerine/= DIŞ DERİ


- EKÜRİ[Fr. < ÉCURIE] değil/yerine/= AHIRDAŞ


- EXOSPHÈRE[Fr.] / EXOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKZOSFER


- EKZOTERMİK[Fr. < EXOTHERMIQUE] değil/yerine/= ISIVEREN


- EXOTHERMIC REACTION[İng.] / EUTEKTISCHE LEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKZOTERMİK TEPKİME


- EL-AYAK (ÇEKİLİNCE)


- EL ELE ile/ve/||/<>/> GÖZ GÖZE ile/ve/||/<>/> YÜZ YÜZE ile/ve/||/<>/> DİZ DİZE


- EL KONULABİLİR ile EL KONULABİLİR ile EL KOYMAK ile EL KONULDU ile MÜSADERE

( CONFISCABLE vs. CONFISCATABLE vs. CONFISCATE vs. CONFISCATED vs. CONFISCATION )

( قابل توقيف ile ضبط کردن ile مسدود کردن ile مصادره کردن ile مضبوط ile ضبط )

( GHABEL TOGHYFE ile ZABT KARDAN ile MASDUD KARDAN ile MOSADAREH KARDAN ile مضبوط ile ZABT )


- ÉLASTANCE[Fr.] / ELASTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ELASTANS


- DÉFORMATION ÉLASTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELASTİK BİÇİM BOZULMASI


- ELASTİK[Fr. < ÉLASTIQUE] değil/yerine/= ESNEK


- ELASTİKÎ, ELASTİK[Osm.] / ELASTIC[İng.] / ELASTIQUE[Fr.] / ELASTISCH, ELASTISCH, ELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELASTİK, ESNEK/LİK


- ELASTİK/ELASTIC[İng.]/ELASTISITE ile ESNEK/LİK


- ELASTOMER[İng.] / ÉLASTOMÈRE[Fr.] / ELASTOMERE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELASTOMER


- ELBETTE ile/ve/||/<> GÖRÜNDÜĞÜ/BİLİNDİĞİ GİBİ


- ELBİSE ile ÇÖP ile ÇÖP KUTUSU

( GARB vs. GARBAGE vs. GARBAGE CAN )

( طرز رفتار ile لباس پوشانيدن ile آشغال ile زباله ile آشغال دان ile زباله دان )

( TARZ RAFTAR ile LABAS PUSHANYDAN ile ASHGHAL ile ZABALEH ile ASHGHAL DAN ile ZABALEH DAN )


- ELBİSE ile GİYİNMİŞ ile TERZİ

( DRESS vs. DRESSED vs. DRESSMAKER )

( پوشاک ile لباس ile پانسمان کردن ile ملبس کردن ile جامه دربر کردن ile جامه بتن کردن ile لباس پوشيدن ile ملبس ile خياط زنانه )

( PUSHAK ile LABAS ile PANSEMAN KARDAN ile MOLBES KARDAN ile JAMEH DARBAR KARDAN ile JAMEH BATAN KARDAN ile LABAS PUSHYDAN ile MOLBES ile KHYAT ZANANEH )


- ELDE EDİL(E)MEZ < ELİNDEKİLERE ŞÜKRETMEDİKÇE


- ELDE ile ELDEN ile ELDECİ/LİK ile ELDELİ ile ELDESİZ ile ELDE BİR ile ELDEN ELE ile ELDEN DÜŞME


- ELE "GEÇİRME" ile "EL KOYMA"


- ELE-GÜNE ... değil İL'E(DEVLET'E)-KÜN'E(TOPLUM'A) ...


- ELE ile/değil ELLE


- ELE = YAVAŞ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ELEKTİF/ELECTIVE[İng.] değil/yerine/= SEÇMELİ


- ELEKTRİFİKASYON/ELEKTRİKLENME değil/yerine/= ÇINGILANMA


- CEREYÂN-İ BERKİYE[Osm.] / ELECTRIC CURRENT[İng.] / COURANT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK AKIMI


- ELEKTRİK AKISI[İng. ELECTRIC FLUX] ile/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKEN[İng. ELECTRICAL CONDUCTOR] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK ALAN[İng. ELECTROMAGNETIC FIELD] ile/||/<> ELEKTROMOTOR KUVVET[İng. ELECTROMOTIVE FORCE] ile/||/<> ELEKTRON SPİN REZONANSI[İng. ELECTRON SPIN RESONANCE] ile/||/<> ELEKTRONEGATİFLİK[İng. ELECTRONEGATIVITY] ile/||/<> ELEKTROSKOP[İng. ELECTROSCOPE]

( Almanca @@ Elektrischer fluss @@ Fransızca @@ Flux Électrique @@ Bir elektrik alanının bir yüzeyden geçişini nicel olarak ifade eden fiziksel bir büyüklük. Bu büyüklük, elektrik alanın şiddetine, yüzeyin boyutuna ve alan ile yüzey arasındaki açının etkisine bağlıdır. Elektrik alan çizgilerinin yüzeyle olan etkileşimini ve yoğunluğunu anlamamıza olanak tanır. @@ Elektriği ileten maddelerdir. İletken katı maddelere; bakır, gümüş, altın, krom, grafit ve platin örnek verilebilirken iletken sıvı maddelere ise tuzlu su, limonlu su ve sıvı cıva örnek verilebilir. @@ Zamanla değişen elektrik ve manyetik alanların oluşturduğu birleşik bir alan. Elektrik yüklerinin hareketi ve değişen manyetik alanlar tarafından üretilir. Elektromanyetik dalgalar olarak bilinen ışık, radyo dalgaları, mikrodalgalar ve X-ışınları gibi çeşitli enerji formlarının yayılmasına neden olur. Maxwell denklemleriyle tanımlanır ve bu alanların özellikleri ve davranışları bu denklemlerle açıklanır. Boşlukta ışık hızıyla hareket eden dalgalar biçiminde yayılır ve hem elektrik hem de manyetik bileşenleri periyodik olarak değişir. @@ Bir üretecin devre dışında, uçları arasında ölçülen değerdir.[1] Bir elektrik devresinde akımın olmadığı açık devre durumunda, üretecin uçlarındaki potansiyel farka "elektromotor kuvvet" denir. Elektromotor kuvvet EMK harfleri ile gösterilir, sembolü "E", birimi ise Volttur. EMK kaynakları bir devreye enerji verirler, bu enerjiyi başka enerjiden alarak elektrik enerjisine dönüştürür. Bu dönüştürme işlemi tersinirdir. Yani elektrik enerjisi de başka enerji çeşitlerine dönüştürülebilir. Bir kaynağın EMK'si birim yük başına yapılan iş olarak tanımlanır. @@ Atomların manyetik alanındaki ya da dönüşündeki (spin) değişimi ölçme yöntemidir. Atomların dönüşündeki değişim, radyasyonun bir sonucu olarak elektronların normal konumlarını terk edip mineralin kristal yapısında bulunan kusurlardaki konumlara geçmesi ve buralarda birikmesinden kaynaklanır. @@ Bir bileşikteki atomun kimyasal bir bağı oluşturan elektronları çekme kuvvetinin bağıl ölçüsüdür.[1] Bileşikteki atomun elektronegatifliği ne kadar büyük ise bağ elektronlarını diğerlerine göre o kadar daha fazla çekecektir. @@ Elektrik yüklerini ve potansiyel farklarını ölçmede kullanılan elektrostatik bir alet.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ELECTRIC FLUX[İng.] / FLUX ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK AKISI


- INTENSITÉ DU CHAMP ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ALAN ŞİDDETİ


- ELECTRIC FIELD INTENSITY[İng.] / ELEKTRISCHE FELDSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ALAN YEĞİNLİĞİ


- ELEKTRİKLİ SAHA[Osm.] / ELECTRIC FIELD[İng.] / CHAMP ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELECTRISCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ALANI


- ELECTRIC MULTIPOLE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ÇOK KUTBU


- ELECTRIC MULTIPOLE FIELD[İng.] / MULTIPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE MULTIPOLFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ÇOK KUTUPLU ALAN


- ELECTRIC CIRCUIT THEORY[İng.] / THÉORIE DES CIRCUITS ÉLECTRIQUES[Fr.] / ELEKTRISCHE KREISTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVRE KURAMI


- ELECTRIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE SCHALTUNG, ELEKTRISCHER KREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVRESİ


- ELECTRIC IMPEDANCE[İng.] / ELEKTRISCHE IMPEDANZ, ELEKTRISCHER WECHSELSTROMWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK EMPEDANSI


- ELECTRIC ENERGY[İng.] / ELEKTRISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ENERJİSİ


- ELECTRIC DIPOLE MOMENT[İng.] / MOMENT DIPOLAIRE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHES DIPOLMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK İKİKUTUP MOMENTİ, M


- ELECTROLUMINESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK IŞILDAMASI


- POLARISABILITÉ ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE POLARISIERBARKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK KUTUPLANABİLİRLİĞİ


- ELECTRIC MOMENT[İng.] / MOMENT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK MOMENTİ


- ELEKTRIZITÄTSMESSER-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ÖLÇER TÜPÜ


- ELECTRIC SCREENING[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK PERDELEME


- ELECTRIC POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK POTANSİYELİ


- ELEKTRISCHE SONDE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK SIYGACI


- ELECTRIC SHOCK TUBE[İng.] / TUBE À CHOC ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ŞOK TÜPÜ


- ELECTRIC PROBE[İng.] / SONDE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER FÜHLER/TASTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK SONDA


- ELECTRIC MONOPOLE[İng.] / MONOPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER MONOPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK TEK KUTBU


- ELECTRIC CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE KONSTANTE, ELEKTRISITÄTSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK/YALITKANLIK SABİTİ


- VECTEUR DÉPLACEMENT ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK YERDEĞİŞTİRME VEKTÖRÜ


- BERKİYE, KEHRİBAR[Osm.] / ELECTRICITY[İng.] / ÉLECTRICITÉ[Fr.] / ELEKTRISITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK


- ELEKTRİK ile ELEKTRİKLİ SANDALYE ile ELEKTRİKLİ OCAK ile ELEKTRİK IŞIĞI ile ELEKTRİK SANTRALİ ile ELEKTRİKLİ TIRAŞ MAKİNESİ ile ELEKTRİK ÇARPMASI ile ELEKTRİK KIVILCIMI ile ELEKTRİK ile ELEKTRİK DEVRESİ ile ELEKTRİK GÜCÜ ile ELEKTRİK ÇARPMASI ile ELEKTRİKÇİ ile ELEKTRİK ile ELEKTRİK DİREĞİ ile ELEKTRİKLENDİRMEK ile ELEKTROT ile ELEKTROLİZ ile ELEKTROLİTİK ile ELEKTROMIKNATIS ile ELEKTROMETRE ile ELEKTROMOTOR ile ELEKTRON ile ELEKTRONİK ile ELEKTRONİK ile ELEKTROLİZLE ile ELEKTROSKOP ile ELEKTROSTATİK ile ELEKTROTİP

( ELECTRIC vs. ELECTRIC CHAIR vs. ELECTRIC COOKER vs. ELECTRIC LIGHT vs. ELECTRIC PLANT vs. ELECTRIC RAZOR vs. ELECTRIC SHOCK vs. ELECTRIC SPARK vs. ELECTRICAL vs. ELECTRICAL CIRCUIT vs. ELECTRICAL POWER vs. ELECTRICAL SHOCK vs. ELECTRICIAN vs. ELECTRICITY vs. ELECTRICITY POLE vs. ELECTRIFY vs. ELECTRODE vs. ELECTROLYSIS vs. ELECTROLYTIC vs. ELECTROMAGNET vs. ELECTROMETER vs. ELECTROMOTOR vs. ELECTRON vs. ELECTRONIC vs. ELECTRONICS vs. ELECTROPLATE vs. ELECTROSCOPE vs. ELECTROSTATIC vs. ELECTROTYPE )

( برق دهنده ile الکتريکي ile برقي ile اعدام بوسيلهبرق ile اجاق برقي ile چراق برق ile کارخانه برق ile خودتراش ile برق زدگي ile جرقه برقي ile الکتريک ile مداربرقي ile انرژي برقي ile برق گرفتگي ile سيمکش ile مکانيک برق ile برق ile لکتريسيته ile دکل ile دکل برق ile برق زده کردن ile الکتريکي کردن ile الکترود ile برقکافت ile الکتروليتي ile الکترو مغناطيس ile کهرباسنج ile برق زا ile برق سنج ile الکتروموتور ile موتور الکتريکي ile الکترون ile الکترونيک ile الکترونيکي ile آب دادن فلزات ile آبکاري کردن ile برق نما ile برق ياب ile الکترواستاتيکي ile برق نگاري ile گراورسازي برقي )

( BARGH DAHANDEH ile ELEKTERYKY ile BARGHY ile EDAM BOSYLAHABARGH ile EJAGH BARGHY ile CHARAGH BARGH ile KARKHANEH BARGH ile KHODTARASH ile BARGH ZADEGY ile JARGHEH BARGHY ile ELEKTERYK ile مداربرقي ile ENRZHY BARGHY ile BARGH GARAFTAGY ile SYMAKESH ile MAKANYK BARGH ile BARGH ile LEKTERYSYTAH ile DEKL ile DEKL BARGH ile BARGH ZADEH KARDAN ile ELEKTERYKY KARDAN ile ELEKTROD ile BARGHEKAFT ile ELEKTROLYTY ile ELEKTRO MOGHENATYS ile KONPARBASANJ ile BARGH ZA ile BARGH SANJ ile ELEKTROMOTOR ile MOTOR ELEKTERYKY ile ELEKTRON ile ELEKTRONYK ile ELEKTRONYKY ile AB DADAN FELZAT ile ABKARY KARDAN ile BARGH NAMA ile BARGH YAB ile ELEKTROESTATYKY ile BARGH NEGARY ile GERAVARSAZY BARGHY )


- GRAVIMÉTRIE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE GEWICHTSMESSUNG, GEWITCHMESSER MIT DER ELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLE AĞIRLIK ÖLÇÜMÜ


- CONCENTRATION WITH ELECTRICITY[İng.] / CONCENTRATION AVEC L'ÉLECTRICITÉ[Fr.] / ELEKTRISCHE KONZENTRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLE DERİŞTİRME


- ELECTRIZATION[İng.] / ÉLECTRISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLEME


- ELEKTRISIEREN/ELEKTRISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLENDİRME


- ELECTRIFICATION[İng.] / ÉLECTRIFICATION[Fr.] / ELEKTRIFIZIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLENME


- ELECTRIC VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE VISKOSITÄT/ZÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL AĞDALILIK


- ELECTRIC DIPOLE[İng.] / DIPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER DIPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL ÇİFT KUTUP


- CHAMP DU MULTIPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL ÇOK KUTUPLU ALAN


- TRANSITION QUADRIPOLAIRE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL DÖRTUCAY GEÇİŞ


- ELEKTRISCHE ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL EKSEN


- IMPÉDANCE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL EMPEDANS


- KUDRET-İ BERKİYE[Osm.] / ELECTRICAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL ENERJİ


- ELECTRICAL CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTEUR ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL İLETKEN


- ÉLECTROLUMINESCENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL IŞILDAMA


- ELECTRIC INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL KARARSIZLIK


- ELECTRIC DIPOLE TRANSITION[İng.] / TRANSITION DIPOLAIRE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER DIPOLÜBERGANG/DIPOLTRANSITION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL KUTUPSAL GEÇİŞ


- ELECTRICAL POLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL POLARİTE


- RAKKÂS-İ BERKÎ[Osm.] / ELECTRICAL PENDULUM[İng.] / PENDULE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL SARKAÇ


- ELECTRICAL LENGTH[İng.] / LONGUEUR ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL UZUNLUK


- ISOLATION ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL YALITKANLIK


- ELEKTRISCHE VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL YER DEĞİŞTİRME


- ELECTRODYNAMICS[İng.] / ÉLECTRODYNAMIQUE[Fr.] / ELEKTRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRO DEVİNBİLİM/DİNAMİK


- ELEKTRO-EĞİRME ile/||/<> ERİYİK ÜFLEME

( Elektro yüksek voltaj, eriyik sıcak hava. )

( Formül: Çözelti İLE eriyik )


- ELECTROFLUID[İng.] / ÉLECTROFLUIDE[Fr.] / ELEKTROFLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKIŞKAN


- ELECTROACOUSTIC RECEIVER[İng.] / RÉCEPTEUR ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHER EMPFÄNGER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK ALICI


- ELECTROACOUSTIC PRESSURE CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE LA PRESSION ELECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHE DRUCKKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK BASINÇ ODASI


- ELECTROACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK BASINÇ


- SAVT-İ BERKÎ, SAVT-İ ELEKTRİKÎ[Osm.] / ELECTROACOUSTICS[İng.] / ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK


- ELEKTROBİYOLOJİK[Fr. < ÉLECTROBIOLOGIQUE] değil/yerine/= ELEKTROBİYOLOJİ İLE İLGİLİ


- ELECTROPHORESIS[İng.] / ÉLECTROPHORÈSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROFOREZ


- ELECTROPHOTOGRAPHY[İng.] / ELEKTROFOTOGRAFIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROFOTOĞRAFÇILIK