E ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 13.253 başlık/FaRk ile birlikte,
13.253 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(21/54)
- GRAPHENE İLE MXENE İLE PHOSPHORENE ile/||/<> 2D MALZEMELER
( Tek atom kalınlığında malzemeler. )
( Formül: σ = ne²τ/m* )
- GRAVE ile LARGO ile LARGETTO ile LENTO ile ADAGIO ile ALLEGRO ile ALLEGRETTO ile ANDANTE ile ANDANTINO ile ANIMATO ile APPASIONATO ile VIVACE ile PRESTO ile PRESTESSIMO
( ...
İLE
Bir parçanın, ağır ve görkemli çalınacağını/söylenileceğini anlatır. | Bu ağırlıkta çalınan müzik parçası.
İLE
Bir parçanın, largodan daha yavaş çalınacağını belirtir.
İLE
Bir parçanın, largodan çabuk ve hafif çalınacağını anlatır. | Bu biçimde çalınan müzik parçası.
İLE
Bir parçanın, ağır çalınacağını anlatır. | Bu tempoda çalınan parça.
İLE
Yavaş, ağır olarak. | Bu biçimde çalınan beste.
İLE
Bir parçanın, canlı, neşeli ve hızlı çalınacağını anlatır.
İLE
Bir parçanın, allegrodan biraz daha ağır çalınacağını anlatır. Yarı yavaş, adagio ile andantino arası.
İLE
Andanteden daha canlı, daha hızlı.
İLE
Bir parçanın, canlı çalınacağını anlatır.
İLE
Bir parçanın, coşkunca çalınacağını anlatır.
İLE
Canlı ve hızlı.
İLE
Çabuk, çok çabuk bir tempo ile. | Bu tempo ile çalınan müzik parçası.
İLE
Çok çabuk, aşırı hızlı. )
- GRAVE :/yerine MEZAR
- GRAVİTASYONEL MERCEKLEME ile/||/<> OPTİK MERCEK
( Gravitasyonel mercekleme kütle ışığı büker İLE optik mercek cam ışığı kırar. Gravitasyonel mercekleme Einstein genel göreliliği İLE karanlık madde dağılımını gösterir. İki mercek ışık yolunu değiştirir İLE farklı mekanizmalar kullanır. )
( Albert Einstein tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1879-1955) (Ülke: Almanya/ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Görelilik teorisi, fotoelektrik etki) (Nobel: 1921) )
- GRAVİTATIONAL WAVE ile/||/<> ELECTROMAGNETİC WAVE
( Gravitational wave uzay-zaman dalgalanmasıyken İLE electromagnetic wave elektrik ve manyetik alan dalgalanmasıdır )
( Formül: LIGO detection )
- GRAY İLE SİEVERT İLE BECQUEREL İLE CURİE ile/||/<> RADYASYON BİRİMLERİ
( Radyasyon ölçüm birimleri. )
( Formül: H = D × WR )
- GREED vs. APPETITE
- GREED vs. INSATIABLE
- GREK ile GREKÇE
- GREV[Fr. < GRÈVE] ile İŞ BIRAKIMI/YAVAŞLATMA
- GRİ MADDE ile/ve/<> BEYAZ MADDE
( Nöronun göze gövdesi. İLE/VE/<> Akson. )
( Yaşayan bir beynin yaklaşık %40'ı gri madde, %60'ı beyaz maddeden oluşur. )
( Gerçek bilgi işlemesinin yapıldığı gözeleri içerir. Beyinde kullanılan oksijenin yaklaşık %94'ünü kullanır. İLE/VE Akson ve aksonu saran yağlı bir protein olan myelin'dir.Hücrelerin dışına doğru uzayan dendrit ve aksonları sararak birbirinden ayırmaya yarar. Farklı gri maddeleri birbirine ve gri maddeyi gövdenin öteki taraflarına da bağlayarak beynin iletişim ağını oluşturur. )
( [Bilgisayar benzetmesiyle] İşlemci (CPU). İLE/VE Kablo bağlantısı.[Zekâ, hem birlikte, hem de hızlı çalışmayı gerektirir.] )
- GRİ ile GRİ MADDE
( GRAY vs. GRAY SUBSTANCE )
( خاکستري رنگ ile ماده خاکستري )
( KHAKSTERY RANG ile MADEH KHAKSTERY )
- GRÖNLAND ile YEŞİL ile YEŞİL KIZILAĞAÇ ile BEZELYE ile YEŞİL ENGEREK ile YEŞİLLİK ile SERA ile YEŞİLLİK
( GREENLAND vs. GREEN vs. GREEN ALDER vs. GREEN PEA vs. GREEN VIPER vs. GREENERY vs. GREENHOUSE vs. GREENNESS )
( سبز شدن ile سبز کردن ile سبز ile خضرا ile سرسبز ile خرم ile راز دار ile خلر ile مار جعفري ile گياهان سبز ile سبزه ile گلخانه ile گرم خانه ile گرونلند ile سبزي ile سرسبزي )
( SABZ SHODAN ile SABZ KARDAN ile SABZ ile KHOZRA ile SARSABZ ile KHRAM ile RAZ DAR ile خلر ile MAR JAFARY ile GYANPANAN SABZ ile SABZEH ile GOLKHANEH ile GARAM KHANEH ile GERONLAND ile SABZY ile SARSABZY )
- GROOVE ile GUTTER
( Oluk. İLE Oluk. )
- GROUND vs. SUBSTRUCTURE
- GROUP İLE RİNG İLE FİELD İLE MODULE ile/||/<> CEBİRSEL YAPILAR
( Soyut cebir temel yapıları. )
( Formül: (G İLE *) grup aksiyomları )
- GROVER İLE SHOR İLE HHL İLE VQE ile/||/<> KUANTUM ALGORİTMALARI
( Kuantum hızlandırma sağlayan algoritmalar. )
( Formül: O(√N) İLE O(N) )
- GROWTH :/yerine BÜYÜME
- GRUP/GRUBU yerine ÖBEK/ÖBEĞİ, KÜME
- GSR/GALVANIC SKIN RESISTANCE[İng.] değil/yerine/= GALVENİK DERİ DİRENCİ
- GUARANTEE :/yerine GARANTİ, GÜVENCE
- GÜBRE[Yun.]/KEMRE ile/ve FIŞKI
( Tarımda kullanılılabilen hayvan dışkısı. | Verimini artırmak için toprağa dökülen her türlü hayvan dışkısı, kimyasal ya da bitkisel nesne. İLE/VE Taze gübre. )
( SERGÎN )
- GÜBRE ile/ve ŞERBET
- Güç kazanmak için DİNLE!!!
- GÜÇ/KUVVET ile/ve/<> İVME
( ... İLE/VE/<> Birim zamandaki hız değişimi. )
- GÜÇ ile/ve/||/<> ASKERİYE
- GÜÇ = KUVVET = POWER[İng.] = FORCE[Fr.] = KRAFT[Alm.] = FORTITUDO/VIS[Lat.] = PODER[İsp.]
- GÜÇ ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> TEKELLEŞME
- GÜCENMEK ile GÜCENİLMEK ile GÜCENDİRMEK ile GÜCE
- GÜÇLEN(DİR)ME ile/ve/||/<>/< MERKEZİLEŞ(TİR)ME
- GÜÇLENDİRME ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SAĞLAMLAŞTIRMA/BERKİTME
- GÜÇLEN(DİR)ME ile/ve/||/<>/< DEVİN(DİR)ME/HAREKETLEN(DİR)ME
- GÜÇLEŞTİRME ile/değil GÜÇLENDİRME
- GÜÇSÜZ/LÜK ile GÜÇSÜZCE
- GÜCÜ ile GÜCÜK ile GÜCÜN ile GÜCÜK AY ile GÜCÜ GÜCÜNE ile GÜCÜ İPLİĞİ
- GÜDÜ ile CEZBE
( İtim. İLE Çekim. | Tarikat ehlinin kendinden geçme durumu. )
- GÜDÜ/İTKİ = SAİK[Ar. < SEVK] = MOTIVE[İng.] = MOTIF[Fr.] = MOTIV[Alm.] = MOVERE[Lat.] = MOTIVO[İsp.]
- GÜDÜLENME ile/ve/||/<>/> ALIŞKANLIK
( Başlamak üzere. İLE/VE/||/<>/> İlerlemek üzere. )
- GÜDÜLENME ve/>/< DAYANÇ/SABIR ( ve/>/< GÜDÜLENME)
( Yaşam, Güdülenme ve Sabır üzerine işlemektedir. )
( Herhangi bir işe başlarken çeşitli nedenlerle zihinsel hareketlilik başlatılır fakat uzun süren/sürecek işlerde ancak bir yere kadar yeterli olur. Güdünün tükenmeye başladığı noktada sabır devreye girer/girmelidir. İşin süresine, zorluğuna göre sabrın da yetmeyeceği noktaya gelinir. Sabrın tükendiği noktada da işin tamamlanması noktasına yaklaşılmıştır ve sona yaklaşmış olmanın güdülemesiyle de süreç/iş tamamlanır. )
( MOTIVATION and/> PATIENCE [< MOTIVATION] )
- GÜDÜLENME ve/> KATILIM
( MOTIVATION and/> PARTICIPATION )
- GÜDÜLENME(MOTİVASYON) <- > SABIR <- > GÜDÜLENME(MOTİVASYON)
- GÜDÜLENME ve/> VERİMLİLİK
( MOTIVATION and/> PRODUCTIVITY )
- GÜDÜLENME ile/ve/> YÖNELME/YÖNLENME
( MOTIVATION vs./and/> TO TEND )
- GÜDÜLENMEDE:
ALGI ve/||/<>/> SEÇME ve/||/<>/> ÖZERKLİK ve/||/<>/> ÖZYETKİNLİK
- GÜDÜMBİLİM/SİBERNETİK = CYBERNETICS[İng.] = CYBERNÉTIQUE[Fr.] = KYBERNETIK[Alm.] = KYBERNETIKE, KYBERNETES[Yun.]
- GÜFTE ile GÜFTECİ/LİK
- GÜFTE[Fars. < GOFTE] ile ŞİİR
( Söylenilmiş söz. | Şarkı sözü. İLE Sözün, en nitelikli/üst biçimi. )
- GÜFTE değil/yerine/= YAZAN, YAZIM
- GÜĞÜM ile DEBBE
- GÜHERÇİLE ile/ve/<> ŞİLİ GÜHERÇİLESİ
( ... İLE/VE/<> Şili'nin kuzeyinde, zengin, güherçile yatakları bulunmaktadır. )
( GÜHERÇİLE: İlaç olarak kullanılan, barut gibi patlayıcı maddeler yapımına yarayan, beyaz renkte ve ince billurlar durumunda, bileşik bir madde. Potasyum nitrat[KNO3] )
- GUIDE :/yerine REHBER
- GUIDELINE[İng.] değil/yerine/= KILAVUZ
- GUIDELINE :/yerine YÖNERGE
- GÜL ve/||/<> GECE
( [... ve ...]
Dikeni. VE/||/<> Gizemi. )
- GÜL ile GÜL SUYU ile GÜL YAĞI ile GÜL RENGİ ile GÜL YAĞCI/LIK ile GÜLE GÜLE ile GÜL BÖCEĞİ ile GÜL BÖREĞİ ile GÜL KURUSU ile GÜLE OYNAYA
- GÜLDESTE[Fars.]/ANTOLOJİ[Fr. < ANTHOLOGIE < Yun. ANTHOS: Çiçek. | LEGEIN: Seçmek.] değil/yerine/= SEÇKİ
- GÜLE GÜLE ile/değil/yerine GÖRÜŞMEK ÜZERE
( Ayrılıkta. İLE Buluşmada/uyuşmada. )
- GÜLLENMEK ile GÜLLE ile GÜLLECİ ile GÜLLE ATMA
- GÜLME! ve/ya da AĞLAMA! ve/ya da LANETLEME!
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
SADECE ANLA!(MAK)
( NON RIDERE vs. NON LUGERE vs. NEQUE DETESTARI |
SED INTELLIGERE )
- GÜLME:
ŞAŞIRMA ve/||/<>/< DÜŞÜNME
- GÜLMEK ile KİKİRDEMEK
- GÜLMEK ile GÜLMECE ile GÜLMECELİ
- GÜLMEK = SMILE/LAUGH[İng.] = RIRE[Fr.] = LACHEN[Alm.] = RIDERE[İt.] = REÍR[İsp.]
- GÜLSÜ KOROLLA, GÜL ÇİÇEĞİNDEKİ GİBİ BİR KOROLLA = TÜVEYC-İ VERDÎ = COROLLE ROSACÉE
- GÜLÜMSEME :) ve/||/<> DUCHENNE GÜLÜMSEMESİ :)
( ... VE/||/<> Gözlerin yanındaki, "kaz ayakları" denilen çizgileri yukarı doğru olanların, yaşamlarının, olmayanlara göre 8.5 yıl daha uzun yaşadıklarını tespit etmişler. :) )
- GÜLÜMSEME :) ve/=/||/<>/: İLÂÇ
( Kana, en hızlı karışan ilâç. )
- GÜLÜMSEMEDE:
KAYITSIZLIK ile/||/<> UTANMA(ÇOCUKTA/MASUMDA)
- GÜM ile GÜME
- GÜMÜŞHANE ile GÜMÜŞHANELİ/LİK
- GÜN ile GÜNDÜZ VE GECE ile DÜNDEN ÖNCEKİ GÜN ile GÜNDEN GÜNE ile KEFARET GÜNÜ ile YARGILAMA GÜNÜ ile HESAPLAŞMA GÜNÜ ile DİRİLİŞ GÜNÜ ile GÜNDÜZ
( DAY vs. DAY AND NIGHT vs. DAY BEFORE YESTERDAY vs. DAY BY DAY vs. DAY OF ATONEMENT vs. DAY OF JUDGEMENT vs. DAY OF RECKONING vs. DAY OF RESURRECTION vs. DAY TIME )
( روز ile يوم ile نهارخوري ile شبانروز ile شبانه روز ile شبانهروز ile پريروز ile روزبروز ile يوم کيپور ile محشر ile روز حساب ile روز حشر ile روز هنگام )
( RUZ ile يوم ile NEHARKHORY ile SHABANRUZ ile SHABANEH RUZ ile SHABANEHRUZ ile PARYRUZ ile RUZABROZ ile يوم کيپور ile MAHSHAR ile RUZ HASAB ile RUZ HASHAR ile RUZ NPANGAM )
- GÜNAH ile/değil GÜBRE
- GÜNAH ile KEBÂİR[< KEBÎRE]
( Günah. İLE Büyük Günahlar. )
( Kişinin en kolay ve sürekli yaptığı hata/yanlış, en büyük günahıdır. )
- GÜNAH ile ZELLE
( Cüzzî irade ile. İLE Küllî irade ile. )
- GÜNAHI-VEBÂLİ (ÜZERİNE)
- GÜNCEK/ŞEMSİYE[Ar.] ile/ve YAĞMURLUK
( [kökeni/etimolojisi] [Ar.] ŞEMS: Güneş. > ŞEMSİYYE: Güneşlik, güneşle ilgili. İLE/VE ... )
- GÜNCELLİK/GÜNLÜK/ŞİMDİKİ/AKTÜEL[Fr.] yerine GÜNCELLİK/AKTÜALİTE[Fr.] yerine GÜNCELLEŞTİRME/AKTÜALİZASYON[Fr.]
- GÜNDE/LİK ile GÜNDEM ile GÜNDEŞ ile GÜNDELİKLİ ile GÜNDELİKÇİ/LİK ile GÜNDEM DIŞI ile GÜNDEN GÜNE
- GÜNDÜZ/LÜK ile GÜNDÜZCÜ/LÜK ile GÜNDÜZLÜ ile GÜNDÜZ FENERİ ile GÜNDÜZ GÖZÜYLE ile GÜNDÜZ GÖSTERİMİ ile GÜNDÜZ YIRTICILARI
- GÜNEK/TARİH/DATE değil/yerine/= ESKİNÇ/TARİH/HISTORY
- GÜNEŞ İLE OLAN UZAKLIK -ile
( 149 milyon.[Işığın, Güneş'ten, Dünya'ya ulaşması, yaklaşık 8 dakika 20 saniye sürüyor.] )
- GÜNEŞ SAATİ ile BASÎTE[Ar.]
( Yalnızca hoş geçen [güneşli/serin/sakin] anları gösteririm.
(Horas non numero nisi serenas.)
[güneş saatleriyle ilişkilendirilmiş bir söz] )
- GÜNEY KORE ve/<> SEUL
( ... VE/<> Güney Kore'nin başkenti. )
( ... VE/<> Han Irmağı, kenti, ikiye bölmektedir. )
( Türk Şehitliği, Birleşmiş Milletler bölgesinde, güneydeki liman kenti Pusan'dadır. )
( Budist tapınaklarında, her sabah saat 06:00'da, 10:00'da ve 18:00'de, 4 ayrı davul çalınır. Bunlardan ilk 3'ü, sırası ile hava, su ve karadaki canlılar içindir ve sonuncu vuruş ise tüm evren içindir. )
( Tekvando'nun anavatanıdır. )
- GÜNEY YARIM KÜREDE ile/ve KUZEY YARIM KÜREDE
( [Dünyanın, ekseni çevresindeki hareketinden dolayı:] Sağa doğru saparak. İLE/VE Sola doğru saparak. )
- GÜNEY ile GÜNEYLİ ile GÜNEY KÜRE ile GÜNEY KUTBU ile GÜNEY NOKTASI ile GÜNEY KARAMANI
- GÜNLEMEK ile GÜNLERCE ile GÜNLER GÜNÜ
- GÜNLÜK TELGRAF ile GÜNLÜK ile GÜNLÜK YEMEK ile GÜNLÜK MESELELER ile GÜNLÜK ÖDEME ile YEVMİYE
( DAILY TELEGRAPH vs. DAILY vs. DAILY FOOD vs. DAILY MATTERS vs. DAILY PAY vs. DAILY WAGES )
( بطور يوميه ile روز بروز ile يوميه ile روزانه ile روز به روز ile روزمره ile هر روزه ile همه روزه ile رزق ile امور روزمره ile روز مزد ile روزمزد ile ديلي تلگراف ile مزد روزانه )
( BETOR YVAMYYEH ile RUZ BORUZ ile YVAMYYEH ile ROZANEH ile RUZ BAH RUZ ile RUZMAREH ile NPAR RUZEH ile CPEHMEH RUZEH ile REZQ ile AMOR RUZMAREH ile RUZ MOZD ile RUZAMZAD ile DYLEY TELGARAF ile MOZD ROZANEH )
- GÜNÜN ADAMI ile GÜNÜN BİRİNDE
- GÜR ile GÜRE ile GÜRZ ile GÜRECİLİK
- GÜRCÜ ile GÜRCÜCE
- GURRE[Ar. çoğ. GURER] ile GURBET[Ar.]
( Aklık, parlaklık. | Atın alnındaki beyazlık, akıtma. | Arabî ayın birinci gecesi ve günü. | Günbatımı. İLE Yabancılık, gariplik. | Yabancı yer, vatan dışı. )
- Gürültü yapmayacak şekilde DİNLE!!!
- GÜRÜLTÜ ile GÜRÜLTÜCÜ/LÜK ile GÜRÜLTÜLÜ ile GÜRÜLTÜSÜZ/LÜK ile GÜRÜLTÜSÜZCE ile GÜRÜLTÜ PATIRTI ile GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ ile GÜRÜLTÜLÜ PATIRTILI ile GÜRÜLTÜSÜZ PATIRTISIZ
- GURUR = GLORY, SELF-EXALTATION[İng.] = GLOIRE[Fr.] = EHRE[Alm.] = GLORIA[Lat.]
- GÜVE ile ATLAS GÜVESİ/KELEBEĞİ
( ... İLE Böceklerin en büyüğüdür. )
( ... İLE Ancak, bir haftadan biraz fazla yaşarlar. )
( ... İLE Büyürlerken, dört kez deri değiştirirler. )
( ... İLE Kanat uzunlukları, 30 cm.'yi bulabilir. )
( ... İLE Kanat ucları, kobranın başına benzer. )
( ... İLE Ağızları olmadığından dolayı, tüm enerjilerini, eş bulmak için kullanırlar. )
- GÜVE ile AY GÜVESİ
( Kurtçuğu, yapağı, kumaş ve dokuma yiyen, pulkanatlılardan bir böcek. İLE ... )
( CLOTHES MOTH vs. MOON CLOTHES MOTH )
( TINEA PELLIONELLA cum ... )
- GÜVE ile/ve/<> TEMBEL HAYVAN GÜVESİ/BRADIPUS GÜVESİ
- GÜVE ile VENEZUELLA KANİŞ GÜVESİ
( ... İLE 2009 yılında, Venezuella'nın Gran Sabana bölgesinde, Arthur Anker[Dr.] tarafından keşfedilmiş, "yeni" sayılabilecek bir güve türüdür.
En dikkat çeken özellikleri; bol tüylü, 6 ayaklı ve tüylerine nazaran renkli bir anteni olmasıdır.
Bulunuş öyküsü:
Arthur Anker, her zaman yaptığı gezilerden birini yapar. Gran Sabana bölgesinde yaptığı gezide de çok sayıda fotoğraf çekip sosyal medyadaki hesabına ekler. O fotoğraflar arasında en çok ilgi çeken bu güvenin fotoğrafı olur.
Güve, sosyal medyada fenomen olur ve bilimkişileri arasında tartışmalara yol açar. Hem Anker, hem de bazı bilimkişileri, bu güveyi sınıflandırmak için uğraşmaya başlar.
"Diaphora mendica" ve Muslin güveleriyle benzer özelliklere sahip olsa da tahmin edilen Lepidopteran ailesinden olan Artace cinsindendir.
Ancak henüz hangi taksonomik öbeğe ait olduğuna karar verilemediğinden resmi bir adı dahi yoktur. )
(
)
- GÜVEN!:
GÜLÜŞÜN ARDINDAKİ KEDERE ve/||/<> ÖFKENİN ARDINDAKİ SEVGİYE ve/||/<> SESSİZLİĞİN ARDINDAKİ NEDENE
- GÜVEN = CONFIDENCE[İng.] = SÉCURITÉ[Fr.] = ZUVERSICHT[Alm.] = SECURITAS[Lat.]
- GÜVENCE ile/ve DAYANAKÇA
- GÜVENCE ile GARANTİ
( GUARANTEE vs. GUARANTY )
- GÜVENCE ile GARANTİ ETMEK ile EMİN ile KEFİL
( ASSURANCE vs. ASSURE vs. ASSURED vs. ASSURER )
( اطمينان ile پشتگرمي ile خاطرجمعي ile يقان ile پشت گرمي ile مطمئن کردن ile خاطرجمع کردن ile خاتر جمع کردن ile اطمينان دادن ile مطمئن ساختن ile بيمه شده ile اطمينان دهنده )
( ETMYNAN ile POSHTGARAMY ile KHATRAJMAY ile يقان ile POSHT GARAMY ile MOTMAEN KARDAN ile KHATRAJMA KARDAN ile KHATAR JAM KARDAN ile ETMYNAN DADAN ile MOTMAEN SAKHTAN ile BEYMAH SHODEH ile ETMYNAN DAHANDEH )
- GÜVENCE ile/ve/||/<>/> TATMİN
- GÜVENEN/E ve/||/<> YALAN SÖYLEYEN/E
( Yalan söyleme! VE/||/<> Güvenme! )
- GÜVENİLMEZLER:
KIŞ GÜNEŞİ ve/||/<> SULTANLARIN GÜLMESİ ve/||/<> DURGUN DENİZ ve/||/<> AMİRLERİN İLTİFATI ve/||/<> DÜŞMANIN ÖĞÜDÜ ve/||/<> BAZI KADININ CİLVESİ/ZÂHİDLİĞİ
( ŞEMS-İ ŞİTÂ ve/||/<> DAHK-I HÜMÂ ve/||/<> SÜKÛNET-İ DERYA ve/||/<> İLTİFAT-I UMERÂ ve/||/<> NASİHAT-İ ADÂ ve/||/<> CİLVE-İ/ZÜHD-Ü NİSÂ )
- Güvenliğin için DİNLE!!!
- GÜVEN/LİK ile/ve/||/<>/> GÜVENCE
( Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman. | Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil. | Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil. )
- Güvenmek için DİNLE!!!
- GÜVERTE ile PALAVRA[İsp. < PALABRA]
( ... İLE [eskiden] Genellikle posta vapurlarında, üst güvertenin altındaki güverte. | [argo] Herhangi bir konuda, gerçeğe aykırı, uydurma söz ya da haber. Uzun ve boş konuşma. )
- GÜYA ile KENDİNCE
- GÛYENDE[Fars.] -ile
( Saz çalan ve şarkı söyleyen. | Öykü anlatan. )
- GÜZEL ile/ve/||/<>/> GÜZİDE[Fars.]
- GÜZELDE/GÜZELLİKTE ARANANLAR:
BAKIŞIM/LI(SİMETRİ/K) ve ORANTI/LI(EURYTMIE) ve UYUM/LU(HARMONİ/K)
( DÜZGÜN ve DÜZENLİ ve DİZGELİ ve AÇIK/LIK/PARLAK/LIK(CLARITAS/MUŞÂ'ŞÂA) )
- GÜZELE, GÜZEL DEMEM, GÜZEL, BENİM OLMADIKÇA yerine/değil GÜZELE, GÜZEL DERİM, GÜZEL, BENİM OLSUN DİYE! / BENİM OLAN, GÜZEL OLSUN DİYE!
- GÜZELİM ile GÜZEL İDEAL ile GÜZEL MONDE
( BEAU vs. BEAU IDEAL vs. BEAU MONDE )
( جوان شيک ile کمال مطلوب ile عالم اشرافيت )
( JAVAN SHYK ile KAMAL MOTLUB ile ALAM ESHARAFYT )
- GÜZELLEŞMEK ile GÜZELLEŞTİRMEK ile GÜZELLEŞEBİLMEK ile GÜZELLEŞTİRİLMEK ile GÜZEL/LİK ile GÜZELCE ile GÜZELLEME ile GÜZEL DUYU ile GÜZEL GÜZEL ile GÜZEL DUYUSAL ile GÜZEL SANATLAR ile GÜZEL DUYUCULUK ile GÜZELLİK SALONU ile GÜZEL YAZI SANATI ile GÜZELLİK ENSTİTÜSÜ ile GÜZELLİK KRALİÇESİ ile GÜZELLİK MALZEMESİ ile GÜZELLİK YARIŞMASI ile GÜZELLİK MÜSTAHZARLARI
- GÜZELLİK:
MANTIK'TA ile ESTETİK'TE
( Doğruluk. İLE Güzellik. )
( GÜZEL: Amacı olmayan amaçlılık. )
- GÜZELLİK UZMANI ile GÜZELLEŞTİRME ile GÜZELLEŞTİRİCİ ile GÜZEL ile GÜZELLEŞTİRMEK
( BEAUTICIAN vs. BEAUTIFICATION vs. BEAUTIFIER vs. BEAUTIFUL vs. BEAUTIFY )
( مشاطه ile زيباسازي ile زيبا سازي ile قشنگ کننده ile زيباکننده ile ماه پيکر ile صاحب جمال ile خوشرو ile وجيه ile خوشگل ile قشنگ ile پري پيکر ile زيبا ile پر جلوه ile ماهرو ile جميل ile ماهرخ ile پريرو ile زيبا کردن ile قشنگ کردن ile داراي ظاهرخوب کردن )
( مشاطه ile ZYBASAZY ile ZYBA SAZY ile GHSHANG KONANDEH ile ZYBAKONANDEH ile MAH PEYKAR ile SAHEB JOMAL ile KHOSHRO ile وجيه ile KHOSHGOL ile GHSHANG ile PARY PEYKAR ile ZYBA ile پر جلوه ile MANPARO ile جميل ile MANPARKH ile PARYRO ile ZYBA KARDAN ile GHSHANG KARDAN ile DARAY ZANPARKHOB KARDAN )
- GÜZELLİK = BEAUTY[İng.] = BEAUTÉ[Fr.] = SCHÖNHEIT[Alm.] = PULCHRITUDO[Lat.]
- GÜZELLİK ile/ve/değil/yerine CÂZİBE
- GVHD/GRAFT-VERSUS-HOST HASTALIĞI GRAFT-VERSUS-HOST DISEASE[İng.] değil/yerine/= KONAĞA KARŞI YAMA SAYRILIĞI
- GYC/WEARABLE AID DEVICE[İng.] değil/yerine/= GİYİLEBİLİR YARDIM AYGITLARI
- H, HA[Ar.] ile HE, HÂ'(HÂ-İ HEVVEZ, HÂ-İ RESMİYYE)[Ar.] ile HI[Ar.] ile -HÂ/Y[Ar.] ile -HÂ[Ar.]
( Osmanlı abecesinin 8. harfidir. Ebced hesabında 8 sayısının karşılığıdır. İLE Osmanlı abecesinin 30. harfidir. Ebced hesabında 5 sayısının karşılığıdır. İLE Osmanlı abecesinin 9. harfidir. Ebced hesabında 600 sayısının karşılığıdır. İLE "Çiğneyen" anlamına gelen sözcüklere katılarak birleşik sözcük[vasfı terkîbî] yapar. İLE Çoğul edatı.[ESB-HÂ: Atlar. | SEG-HÂ: Köpekler.] | O. )
- H.S./HORA SOMNİ[İng.] değil/yerine/= YATMADAN ÖNCE
- HABB/E[Ar.] değil/yerine/= EVİN
( Tahıl tanesi. | Su kabarcığı. | Karagöz, Matiz, Külhanbeyi tiplerinin, "Yemek yemek" anlamında kullandığı söz. | Dervişlerin giydiği haydâriye'nin yakasına takılan iki yuvarlak taş.[Bu taşlar, necef ya da akik olur.(Haseneyn'in muhabbetine nişâne)] )
- HABBE ile/ve/||/<>/> HUBUT [>< SUUT]
( Tohum. İLE/VE/||/<>/> Atılma. )
- HABBE[Ar.] ile/ve/||/<> ZERRE[Ar.]
- Haber DİNLE!!!
- HABER ile NEBE
( ... İLE Önemli haber. )
- HABER[Ar.] ile NEBE'[Ar.]
- HABERLER KÖTÜ GELSE DE ile/değil KÖTÜ HABERLER GELSE DE
( Haberlerin, "kişinin algısına/yorumuna göre değişebilir" anlamına gelmesi/getirilebilmesi. İLE/DEĞİL Haberlerin, kötü/olumsuz haberler olduğunu bildirmesi. )
- HABERLEŞME ile İLETİŞİM
( INFORM vs. COMMUNICATION )
- HABERLEŞMEK ile HABERLEŞTİRMEK ile HABERLEŞEBİLMEK ile HABER/LİK ile HABERCİ/LİK ile HABERLİ/LİK ile HABERSİZ/LİK ile HABER KİPİ ile HABERSİZCE ile HABER AJANSI ile HABER BÜROSU ile HABER BÜLTENİ ile HABER KAYNAĞI ile HABER MERKEZİ ile HABER STÜDYOSU
- HACC:
NİYET ve/<> TERBİYE
- HACC ile/ve UMRE
- HÂCCE[Ar. çoğ. HÂCC] ile HÂCCE[Ar. çoğ. HAVÂCC]
( Bir çeşit akdiken. İLE Hacca giden hanım. )
- HACC'DA:
ARARAT ile/ve/||/<>/> MEŞAR ile/ve/||/<>/> MÜZDERİFE ile/ve/||/<>/> MİNA
- HÂCE[Ar. < HÂCET] ile HÂCE[Fars. | çoğ. HÂCEGÂN]
( Gereklilik, ihtiyaç, lüzum. İLE Hoca, efendi, ağa, çelebi, sahip, muallim, öğretmen, müderris. | Tüccar. )
- HACI ile/ve/değil HÂCE
( HACE BEKTÂŞÎ VELÎ )
- HACİM ile HACİMCE ile HACİMLİ/LİK ile HACİMSİZ/LİK ile HACİMLİCE
- HAÇLI ile ÇARMIHA GERİLMİŞ ile ÇARMIHA GERİLME ile HAÇ BİÇİMİNDE ile ÇARMIHA GERMEK
( CRUCIFEROUS vs. CRUCIFIED vs. CRUCIFIXION vs. CRUCIFORM vs. CRUCIFY )
( صليبي ile مصلوب ile مصلوب ساختن ile خاجديس ile چارميخ کردن ile به چارميخ کشيدن ile مصلوب کردن ile برصليب آويختن )
( SELYBEY ile MASLUB ile MASLUB SAKHTAN ile خاجديس ile CHARAMYKH KARDAN ile BAH CHARAMYKH KESHYDAN ile MASLUB KARDAN ile برصليب آويختن )
- HAÇSI KOROLLA, HAÇ BİÇİMİNDE KOROLLA = TÜVEYC-İ SALÎBÎ = COROLLE CRUCIFORME
- HAD SAFHA değil/yerine/= İLERİ EVRE
- HADDE değil/yerine/= SÜZGEÇ, İMBİK
( Ezilerek biçimlendirilebilen mâdenlerin kütük, levha, çubuk biçimindeki parçalarını, aralarındaki mesâfeler gittikçe daralan bir dizi silindir ya da makara arasından geçirmek sûretiyle saç, tel, ray vb. duruma getiren makine. )
- HADDEHANE[Ar. HADDE + Fars. HÂNE] değil/yerine/= EĞREÇEVİ
( Büyük yassı levhaların eritildiği, merdanelerden geçirildiği yer. )
- HADDELEMEK ile HADDE ile HADDECİ/LİK ile HADDE FABRİKASI
- HADDİNİ BİLMEK ve/||/<> VAROLMA/VAROLABİLME
- HADEME ile/ve/||/<> AMELE
- HADEME ile AVADANCI
( ... İLE Osmanlı sarayında, bir sınıf hademe. )
- HADEME ile/ve GÜLLABİ/Cİ
( ... İLE/VE Akıl hastahanelerinde. )
- HADEME[Ar.] ile/ve KAVAS[Ar. < KAVVAS]
( Odacı. İLE/VE Elçilik ya da konsolosluklarda görev yapan hizmetli. | Banka, patrikhane, otel vb. yerlerde hizmetli ya da koruma görevlisi. | Elçilik ve konsolosluklarda koruma görevlisi. )
- HADIM ETMEK ile HADIM ETME
( CASTRATE vs. CASTRATION )
( خواجه کردن ile اخته کردن ile عقيم کردن ile اختگي )
( KHAJEH KARDAN ile AKHTEH KARDAN ile AGHYM KARDAN ile AKHTGY )
- HÂDİNE -ile
( Çocuğu besleyip büyütme hakkına sahip kadın. )
- HÂDİR[Ar.] ile HÂDİR[Ar. çoğ. HADERE]
( Öten güvercin. | Kişneyen aygır. | Kükreyen arslan, böğüren deve, anıran eşek. İLE Şişen, yumrulanan örgen. )
- HADİS ile HÂDİS(E)
( Peygamber sözü. İLE Meydana gelen. )
- HADİS ile HÂDİS(E)
( Peygamber sözü. İLE Meydana gelen. )
- HADİS ile HADİSE ile HADİSELİ ile HADİSESİZ
- HÂDİSE ile/ve GÖSTERGE
- HÂDİSE değil/yerine/= OLAY | DURUM
- HÂDİSE[Ar.] ile VAK'A[Ar.]
( Genele dayalı ve etkisi [geniş] olan/olabilen. İLE Bir/kaç kere ve olumsuzluklarda. )
- HAF ile HAFİ ile HAFİ CELSE
- HAFİFLEMEK ile HAFİFLETMEK ile HAFİFLEŞMEK ile HAFİFLEŞTİRMEK ile HAFİFLETEBİLMEK ile HAFİFLEYEBİLMEK ile HAFİF/LİK ile HAFİFÇE ile HAFİF UYKU ile HAFİF HAFİF ile HAFİF YOLLU ile HAFİF RÜZGAR ile HAFİF SANAYİ ile HAFİF SIKLET ile HAFİF TERTİP ile HAFİF GÜVERTE ile HAFİF MAKİNELİ ile HAFİF HAPİS CEZASI
- HAFİFLETME ile HAFİFLETİCİ
( ALLEVIATION vs. ALLEVIATORY )
( تسکين ile تسکيني )
( TASKYNE ile TASKYNEY )
- HAFİT/HAFÎD[Ar. çoğ. AHFÂD]/NEVE[Fars.] değil/yerine/= TORUN
( Eril torun. DEĞİL/YERİNE/= ... )
- HAFIZA HÜCRESİ ile/||/<> NAİF HÜCRE
( Hafıza önceden görmüş, naif ilk kez. )
( Formül: Experienced İLE inexperienced )
- HÂFIZLIK:
3/5/10 SAYFA(DA/SI) OLMAK/KALMAK ve/<> HER CÜZ'DE
( Mushafın, tamamının baştan hıfz edilmiş olduğundan hareket edilir. )
- HAFL/HAFLE[Ar.] ile HAFR/HAFŞ[Ar.]
( Kederlenme, tasalanma. | Toplanma, toplantı. İLE Kazma, kazılma. )
- HAİL ile HAİLE
- HAİLE[Ar.] ile/değil/yerine ÜZÜCÜ/AĞLATICI
( Çok acıklı olay. | Koşuk biçiminde yazılmış ağlatı. İLE ... )
- HAİNLEŞMEK ile HAİN/LİK ile HAİNCE
- HAİNLEŞTİRME ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME
- HAK GÖZETME ile VİCDAN
- HAK YEME ile/değil ÜZERİNE GİTME
- HAK ile/ve/<> GÜVENCE
- HAK ile HİSSE
- HAKİKAT >< HURÂFE ile/ve/<> TARİHÇİ
( Hakikat gibi, hurâfelerin de, tarihçinin işine geleni vardır, gelmeyeni de. )
- HAKİKAT ve DİZGE
( TRUTH and SYSTEM )
- HAKİKAT ile MECÂZ ile KİNÂYE
( Kök.(Mutabakat). İLE İkinci anlam yüklemek.(Tazammun/Akıl). İLE Hakikat ile mecâz arasında bırakmak.(İltizam). )
- HAKİKAT-İ KÂBE ve HAKİKAT-İ KIBLE
- HAKİKAT/REALİTE değil/yerine/= GERÇEKLİK
- Hakkaniyet için DİNLE!!!
- ... HAKKINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... ÜZERİNE
- HAKKINDA ile YÜZ HAKKINDA ile BU KONUDA ile ÖLMEK ÜZERE ile DOĞUM YAPMAK ÜZERE ile BAŞLAMAK ÜZERE
( ABOUT vs. ABOUT FACE vs. ABOUT THIS vs. ABOUT TO DIE vs. ABOUT TO GIVE BIRTH vs. ABOUT TO START )
( حدود ile به حدود ile در باره ile راجعبه ile پيرامون ile در حدود ile در شرف ile در ب^ره ile در مورد ile جهت ديگر ile در ين باره ile در دم مرگ ile زائو ile راهي )
( HADUD ile BAH HADUD ile DAR BAREH ile راجعبه ile PEYRAMON ile DAR HADUD ile DAR SHARF ile DAR BE^RAH ile DAR MOORD ile JOHAT DYGAR ile DAR YNE BAREH ile DAR DAM MORG ile ZAO ile RAHY )
- HAKKIYLA değil/yerine/= GEREĞİYLE
- Hakkını teslim etmek için DİNLE!!!
- HAKLI OLARAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HALİYLE
- HAKSIZ/LIK ile HAKSIZCA ile HAKSIZ YERE
- [ne yazık ki]
HAKSIZLIK ve/||/<>/>/< ÖFKE
( Haksızlık etme. öfkenle hareket etme! )
- Hâl için DİNLE!!!
- HAL ile/ve/||/<>/> MELEKE
( Geçici. İLE/VE/||/<>/> Kalıcı. )
- HALA ile/ve TEYZE
( Babayla kardeşlik bağlantısı olan dişil gövdeli kişi. İLE/VE Anneyle kardeşlik bağlantısı olan dişil gövdeli kişi. )
( BÎBÎ[: Sayın bayan, hanım, ev hanımı. | Hala.] ile/ve ... )
( AUNT[Father's sister]. vs./and AUNT[Mother's sister]. )
- HALAT ile HALAT ÇEKME ile HALAT FİTİLİ ile HALAT TAMBURU ile HALAT IZGARASI
- HALAT ile SELVİÇE[İt.]
( ... İLE Gemi armasında bulunan, oynak halat. )
- HALAT ile VARAGELE
( ... İLE Bir şeyi bir yerden başka bir yere çekmek için kullanılan halat. )
- HALAT'LARDA:
BRAGA/MARSPET/PATRISA ile/ve GOMANA ile/ve KANDİLİSA ile/ve İSTRUMAÇA ile/ve VARAGELE ile/ve YOMA
( Gemilerde kullanılan halat. İLE/VE Gemi demirinin bağlı olduğu halat. İLE/VE Gemideki serenleri kaldırmaya yarayan halat. İLE/VE Birbirine takılmış halat. İLE/VE Bir şeyi bir yerden başka bir yere çekmek için kullanılan halat. İLE/VE 3-4 kat kol bükülmüş halat. )
- HÂLE[Ar.] değil/yerine/= AYLA
( Bazı yıldızların, özellikle ayın çevresinde görülen geniş ve aydınlık teker. | Hristiyanlıkta aziz sayılanların resimlerinde başları çevresinde çizilen daire. | Bazı kutsal kişilerin başı etrafında gösterilen ışık çevresi. )
- HÂLE[Ar.] ile HÂLE[Ar. çoğ. HÂLÂT]
( Bazen ay ve güneşin etrafında görülen parlak daire, ay ağılı. İLE Annenin kızkardeşi, teyze. | Meme çevresinde bulunan koyu renkli daire. )
- HALF/HALFE[Ar.] ile HALF[Ar.]
( Yemin etme. | Yemin. İLE Art, arka. | Kötü evlât. )
- HALİ SABIKA İRCA değil/yerine/= ESKİSİNE DÖNDÜRME
- HALI ile KÂLÎÇE[Fars. < KÂLÎ]
( ... @@ Küçük halı, halı seccâde. )
- HALI ile KELLE[Fars.]
( ... İLE 3x4 m² olan halı. )
- HÂLİB[Ar.] ile HÂLİB[Ar. çoğ. HALEBE/HÂLİBE(dişil)] ile HALÎB[Ar.]
( Sütçü. | Sidik borusu, üretra. İLE Aldatıcı, hilekâr. İLE Süt, taze süt. )
- HALİD ile HALİDE
( KHALED vs. KHALEDEH )
( خالد ile خالده )
( خالد ile KHALDEH )
- HÂLİD/E[Ar.] ile HALÎDE[Ar.]
( Sonsuz, ebedî, daim. | Bir yıldan çok yaşayan ot/ağaç. İLE Dürterek bastırılmış, saplanmış. )
- HALİFE ve/<> HANİFE
- HALİFE ile/ve KUL
- HALİFELER ile HALİFE
( CALIPHS vs. CALIPH )
( خليفه ile خلفا )
( KHALYFAH ile KHOLFA )
- HALİME ile HALİME HATUN
( HALIMEH vs. HALIMEH KHATUN )
( حليمه ile حليمهخاتون )
( HALYMAH ile حليمهخاتون )
- HALİSÂNE değil/yerine/= İÇTENLİKLE
- HALİYYE[Ar. çoğ. HALİYYÂT] ile HÂLİYYE[Ar.]
( Bekâr bayan. İLE İbâdet sırasında raks etme, el şaklatma gibi durumları helâl sayan bir tarikat. )
- HALK MECLİSİ ile/ve BULE
- HALK YÖNETİMİ ile/ve/||/<> ÜNİVERSİTE ile/ve/||/<> TİYATRO ile/ve/||/<> SPOR
( İyonya'lıların, insanlığın gelişimindeki önemli katkı eşikleri. )
- HALKALI ODUN BORULARI = EV'İYE-İ HALKAVÎYE = VAISSEAUX ANNULAIRES, VAISSEAUX ANNELÉS
- HALKERKİ = HÜKÜMET-İ AMME = DEMOCRACY[İng.] = DÉMOCRATIE[Fr.] = DEMOKRATIE[Alm.] = DEMOKRATIA, DEMOS:HALK, KRATOS:ERK, EGEMENLİK[Yun.] = DEMOCRACIA[İsp.]
- Halkı DİNLE!!!
- HALLETMEK ile DİKKATLİ DAVRANIN ile ELLEÇLEME ile İŞLERİN HALLEDİLMESİ ile EL LİSTESİ
( HANDLE vs. HANDLE WITH CARE vs. HANDLING vs. HANDLING OF AFFAIRS vs. HANDLIST )
( دسته ile سرو کار ile قبضه شمشير ile جادستي ile رفتار کردن ile دستينه ile ادارهکردن ile دستگيره ile با احتياط دست بزنيد ile رتق ile رسيدگي ile رتق و فتق امور ile فهرست مختصر )
( DASTEH ile SORO KAR ile GHABZEH SHMASHYR ile جادستي ile RAFTAR KARDAN ile DASTYNAH ile EDARECKARDAN ile DASTGYRAH ile BA EHTYAT DAST BOZANYD ile RATAGH ile RESYDEGY ile RATAGH VE FOTEGH AMOR ile FANPAREST MOKHTASR )
- HALSİZLEŞMEK ile HALSİZ/LİK ile HALSİZCE
- HALTER'DE:
SİLKME ile/ve KOPARMA
- HAM ile HAMİ ile HAMT ile HAM BEZ ile HAM GAZ ile HAM HUM ile HAMİSİZ ile HAM PAYI ile HAM ERVAH/LIK ile HAM HAYAL ile HAM MADDE ile HAM BESİ SUYU
- HAM ile/ve/||/<> KEKRE
( ... İLE/VE/||/<> Tadı acımtırak, ekşimsi ve buruk olan. )
- HÂME[Ar.] ile HÂME[Ar.]
( Başın üst bölümü, tepesi. Kafatası. İLE Kalem. )
- HAMİLE değil/yerine/= GEBE
- HAMİLE[Ar.] değil/yerine/= GEBE/YÜKLÜ
- HAMLE[Ar.] değil/yerine/= ATILIM/ATAK
( İleri atılma, atılım. | Saldırış, savlet. | Satrançta ve damada, taş sürme eylemi. | Atak. )
- HAMLE değil/yerine/= SÜRME
- HAMLETMEK ile HAMLE ile HAMLECİ/LİK
- HAMLİYYE ile ŞARTIYYE
( Yüklemli[sözcük, ya edat, ya isim, ya fiil.].(Basîta). İLE Koşullu[şartlı]. )
- HAMMADDE değil/yerine/= ÇİĞÖZDEK
- HAMMADDE ile SERMAYE
- HAMMADDE ile ÜRÜN
- HAMSİ ile/ve/değil/||/<>/< HAMSE
- HANÇER ile CENBİYE/CEMBİYE
( ... İLE Yemenli'lerin, genç yaşlarından ölünceye kadar bellerinde taşıdıkları bir hançer. )
- HANÇERLEMEK ile HANÇERLENMEK ile HANÇERLETMEK ile HANÇER ile HANÇERE ile HANÇER ÇİÇEĞİ
- HANDLE :/yerine İDARE ETMEK, SAP
- HANDSOME/BEAUTIFUL vs. LIKABLE
- HÂNE[Ar. < HÂNÂT] ile HÂNE[Fars.]
( Meyhane. İLE Ev. | Bir şeyin bölündüğü, ayrıldığı kısımlardan her biri. | Basamak.[matematik] | Hayâlî me'vâ. | Türk müziğinde bir müzik parçasının oluşturulduğu lâhnî topluluklara verilen bir ad. | Halk şairlerinin beyte verdikleri ad. )
- HÂNE[Fars.] ile/değil/yerine/||/<>/< BASAMAK
- HANE[FARS.] ile/||/<>/> HANEDAN[FARS.]
- HANE[Ar.] ve/> KÖY[Fars. < KÛY] ve/> NÂHİYE[Ar.] ve/> KAZÂ[Ar.]
( Ev/ocak. VE/> Yerleşim birimi. VE/> Bucak, bölge. VE/> İlçe. )
- HÂNE ile/||/<> MENZİL ile/||/<> RAB ile/||/<> MÜSTEGAL[ÇOĞ. MÜSTEGALLÂT] ile/||/<> TARÎK-İ HÂS
- HANGİLERİNLE/N değil HANGİLERİYLE
- HAPİS ile HAPSEDİLMİŞ ile HAPSETME
( IMPRISON vs. IMPRISONED vs. IMPRISONMENT )
( زندانکردن ile بزندان انداختن ile حبس کردن ile زنداني کردن ile محبوس ile حبس )
( ZANDANKARDAN ile BOZANDAN ANDAKHTAN ile HEBS KARDAN ile ZANDANY KARDAN ile MOHBUS ile HEBS )
- HAPİSHANE ile HAPİSHANE KAÇKINI
- HAPİSHANE ile HAPİSHANECİ ile HAPİSHANECİLER
( JAIL vs. JAILOR vs. JAILORS )
( محبس ile دستاق ile زندان ile زندانبان ile زندانيان )
( MOHBAS ile DASTAGH ile ZANDAN ile ZANDANBAN ile ZANDANYAN )
- HAPİSHANE değil/yerine/= KISINGIDAM
- HAPPYNESS vs./and PEACE
- HAPSETME ile/||/<> ASİMPTOTİK ÖZGÜRLÜK
( Hapsetme düşük enerji serbest kuark yok, asimptotik yüksek enerji serbest. )
( Formül: IR İLE UV )
- HAPTİK DISKRİMINASYON/HAPTIC DISCRIMINATION[İng.] değil/yerine/= DOKUNSAL AYIRT ETME
- HARÂBÂT[çoğ.][< HARÂBE] -ile
( DERGÂH )
(1996'dan beri)