E ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 7.961 başlık/FaRk ile birlikte,
7.961 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(21/33)
- ETİLER ile ETİLER
( Ankara'da. İLE İstanbul'da )
- ETİM (NE?) ile/ve/||/<>/> BUDUM (NE?)
- ET'İME-İ LEZÎZE[Ar.] ile/ve ET'İME-İ NEFÎSE[Ar.]
( Lezzetli yemekler. İLE/VE Çok hoş yemekler. )
- ETİMOLOG[Fr. < ÉTYMOLOGUE] değil/yerine/= KÖKEN BİLİMCİ
- ETİMOLOJİ[Fr. < ÉTYMOLOGIE] değil/yerine/= KÖKEN BİLİMİ
- ETİMOLOJİ YAPMAK ile ETİMOLOJİ
( ETYMOLOGIZE vs. ETYMOLOGY )
( ريشه لغتي رايافتن ile واج ريشه شناسي ile علم اشتقاق )
( RYSHEH LAGHATY RAYAFTAN ile VAJ RYSHEH SHENASY ile ALAM ESHTAQAQ )
- ETİMOLOJİK[Fr. < ÉTYMOLOGIQUE] değil/yerine/= KÖKEN BİLİMSEL
- ETİMOLOJİK MEŞRÛLAŞTIRMA ile MİMOLOJİK MEŞRÛLAŞTIRMA
- ETİMOLOJİ/Sİ ile/ve/||/<> ARKEOLOJİ/Sİ
- ETIMOS ile ORIGIN
- ETİO- ile/||/<> RHİZ-/-RHİZA/RHİZO- ile/||/<> CARY-/CARYO-/KARY-/KARYO-
( Neden. İLE/||/<> Kök. İLE/||/<> Tane çekirdek. )
- ETİYOLOJİ[İng. ETIOLOGY] ile/||/<> ETİYOPİK BÖLGE[İng. ETHIOPIAN REGION]
( Bir hastalık ya da durumun nedeni, nedenler dizisi ya da neden olma şekli; hastalıkların ya da durumların nedenlerinin ya da kökenlerinin incelenmesi. @@ Büyük Sahra, Habeşistan ve güneyinde kalan ülkelerden meydana gelen bölge.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ETİYOLOJİ/ETIOLOGY[İng.] değil/yerine/= NEDEN | NEDEN BİLGİSİ
- ETİYOLOJİ ile/||/<> PATOJEN/PATOGENEZ
( Sayrılığın nedenlerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Sayrılığın gelişim sürecini inceleyen bilim dalı. )
- ETİYOLOJİK/ETIOLOGICAL[İng.] değil/yerine/= NEDENSEL
- ETİYOPYA ile/ve/<> AMAHARİ
( ... İLE/VE/<> 83 farklı dilin konuşulduğu Etiyopya'da, resmî abece olarak kullanılmaktadır. )
- ETİYOPYA ile ETİYOPYA
( ETHIOPIA vs. ETHIOPIAN )
( اتيوپي ile حبشه ile حبشي )
( ATYVAPY ile HEBASHEH ile حبشي )
- ETK/ELECTRONIC MEDICAL RECORDING[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT
- ETKEN -ile
( ACTIVE )
- ETKEN/ETMEN = ÂMİL = FACTOR[İng., İsp.] = FACTEUR[Fr.] = FAKTOR[Alm.]
- ETKEN ile/ve BELİRLEYİCİ
( FACTOR vs./and DETERMINATOR )
- ETKEN ile/ve/değil/yerine/||/<> BİLEŞEN
- ETKEN ile/ve/değil/||/<> DEĞİŞKEN
( [not] FACTOR vs./and/||/<>/but/< VARIABLE
VARIABLE instead of FACTOR )
- ETKEN ile ETKİN
- ETKEN ile ETMEN
- ETKEN ile NEDEN
( AGENT/FACTOR vs. REASON/CAUSE )
- ETKEN ile VESİLE
( AGENT/FACTOR vs. MEANS )
- ETKEN/LİK ile ETKEN FİİL ile ETKEN MADDE
- ETKER NEDEN = EFFICIENT CAUSE[İng.] = CAUSE EFFICIENTE[Fr.] = WIRKENDE URSACHE[Alm.] = CAUSA EFFICIENS[Lat.]
- DOMÄNETOTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİ ALANI DÖNÜŞÜ
- ETKİ ALANI ile/ve/<> DENETİM/KONTROL ALANI
( EFFECT FIELD vs./and/<> CONTROL FIELD )
- DOMÄNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİ ALANLARI
- ETKİ ETMEK ile/ve/||/<>/> DÖNÜŞTÜRMEK
- ETKİ ETMEK ile "KARIŞMAK"
( INFLUENCE/TO EFFECT vs. "TO INVOLVE" )
- ETKİ > TEPKİ ile/değil/yerine/> ETKİ > ANLAM > TEPKİ
- ETKİ <> TEPKİ ile/ve/değil ETKİ <> YORUM <> TEPKİ
( Hayvanlarda. İLE/VE/DEĞİL İnsanda. )
- ETKİ ile/ve/<> BASINÇ
( EFFECT/IMPACT vs./and/<> PRESSURE )
- ETKİ ile/ve BEDEL
( EFFECT vs./and WORTH )
- ETKİ ile/ve/<> DENETİM
( EFFECT vs./and/<> CONTROL )
- ETKİ ve DİRENÇ
( EFFECT and RESISTANCE )
- ETKİ ile EFEKTÖR ile ETKİLİ ile ETKİLİ ZAMAN ile ETKİLER
( EFFECT vs. EFFECTER vs. EFFECTIVE vs. EFFECTIVE TIME vs. EFFECTS )
( معلول ile موجب ile اثر ile تاثير ile اثرکننده ile مجري ile مؤثر ile نتيجه بخش ile قابل اجرا ile اثر بخش ile کارگر ile موثر ile مثمر ile سريع الاثر ile کاري ile مدت موثر ile آثار )
( MALOOL ile MOJEB ile ASAR ile TASYR ile ASARKONANDEH ile MOJRY ile MW̉SAR ile NATYJAH BAKHSH ile GHABEL EJRA ile ASAR BAKHSH ile KARGAR ile MOSAR ile MOSMER ile سريع الاثر ile KARY ile MADAT MOSAR ile ASAR )
- ETKİ = ESER, TESİR = EFFECT[İng.] = EFFET[Fr.] = WIRKUNG, EFFEKT[Alm.] = EFFECTUS[Lat.] = EFECTO[İsp.]
- ETKİ ile/ve/||/<> GEÇİŞ
- ETKİ ile/ve/||/<> GERÇEKLİK
- ETKİ ile/ve/||/<> İTKİ
( Dışarıda/n. İLE/VE/||/<> Dışarıda/n ve/ya da içeride/n. )
( Nesnelerde/n. İLE/VE/||/<> Hayvan ve insanda/n. )
- ETKİ ile/ve/||/<>/> İZ
- ETKİ ile/ve/değil/||/<>/< KARŞILIK
- ETKİ ile KATKI
( EFFECT vs. CONTRIBUTION )
- ETKİ ile MANDELA ETKİSİ
( ... İLE Geniş bir kitlenin, gerçekleşmemesine karşın bir olayın yaşandığına inanması durumu. )
- ETKİ ile/ve/> NEDEN
( EFFECT vs./and/> REASON )
- ETKİ ile/ve/<> ÖZELLİK
- ETKİ ile/ve/<> PAY
( EFFECT vs./and/<> PORTION, EQUAL PART )
- ETKİ ile/ve/||/<> REHBİNDER ETKİSİ
- ETKİ ile/ve/<> TEPKİ
( EFFECT vs./and/<> REACTION )
- ETKİ UYGUN/GEREKLİ/YUMUŞAK TEPKİ
- ETKİ ile/ve YANKI
( EFFECT vs./and REVERBERATION )
- ETKİ ile/ve/<>/> YANSIMA
- ETKİ ile/ve/||/<> YAPI
- ETKİ/TESİR[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< YARAR/FAYDA[Ar.]
- ETKİ/DÖNGÜ:
KUZEY KUTBUNDA ile/ve/||/<>/>< GÜNEY KUTBUNDA
( www.facebook.com/video.php?v=592603574202831 )
- ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME
( Engeller bir ölçüde kalktığında, O, bir anda içinize doğar. )
( Sana engel olmaya çalışanlar, başaracağına, en çok inananlardır. )
( It will dawn on you suddenly, when the obstacles are removed to some extent. )
( IMPRESS vs. HINDRANCE/OBSTRUCTION )
- ETKİLEMEK ile/ve/<> "TAMAMLAMAK
- ETKİLEMEK ile YAPMACIKLIK ile ETKİLENEN ile İLE ETKİLENDİ ile ALAKA ile ŞEFKATLİ ile SEVECEN
( AFFECT vs. AFFECTATION vs. AFFECTED vs. AFFECTED WITH vs. AFFECTION vs. AFFECTIONAL vs. AFFECTIONATE )
( تاثير گذاردن ile اثر کردن ile تصنع ile تصنعي ile مبتلا ile دچارعلت کردن ile مبتلا به ile عاطفه ile علاقه ile محبت ile عطوفت ile رافت ile عطف ile عطفي ile عاطف ile با محبت ile مهربان ile محبت آميز )
( TASYR GOZARDAN ile ASAR KARDAN ile تصنع ile تصنعي ile MOBTELA ile DOCHARALAT KARDAN ile MOBTELA BAH ile ATEFEH ile ALAGHEH ile MOHBAT ile OTUFT ile RAFT ile ATF ile ATFY ile عاطف ile BA MOHBAT ile MOTEORBAN ile MOHBAT AMYZ )
- ETKİLEMEYE ÇALIŞMAK (İÇİN) KONUŞMAK/ANLATMAK ile/ve/değil/yerine (SADECE) KENDİNİ ANLATMAK/TANIMLAMAK (İÇİN) KONUŞMAK/ANLATMAK
- ETKİLENEBİLİR ile ETKİLENEBİLİRLİK ile İZLENİMCİLİK
( IMPRESSIONABLE vs. IMPRESSIONABLENESS vs. IMPRESSIONISM )
( اثر پذير ile دهن بين ile دهن بيني ile مکتب تجسم )
( ASAR PAZYR ile دهن بين ile DAHAN BEYNEY ile MOKTEB TAJASM )
- ETKİLENMEK = AFFECT[İng.] = AFFECTER[Fr.] = AFFIZIEREN[Alm.] = AFFICERE[Lat.]
- ETKİLENMEK ile ALIMLAMAK
( TO GET IMPRESS vs. TO TAKE )
- ETKİLENMEK ile/ve/> ESİNLENMEK
( TO GET EFFECTION vs./and/> TO BE INSPIRED )
- ALE ETKİSİ ile/||/<> ALLEE ETKİSİ ile/||/<> BULMER ETKİ ile/||/<> POZİSYON ETKİSİ ile/||/<> TETRİS ETKİSİ ile/||/<> WAHLUND ETKİSİ ile/||/<> YANLIŞ ORTAKLIK ETKİSİ
( Bireylerin kendi türünden bireylerin varoluşundan sağladığı kazancı. İLE/||/<> Tür içindeki bireylerin, aynı türde olanların çevresinde olmasından dolayı kazandığı avantaj.[İlk olarak, 1930 yılında, Warder Clyde Allee tarafından ileri sürülmüştür.] İLE/||/<> Seçilim sürdükçe genetik çeşitlilik azalır, çünkü çeşitlilik doğa tarafından seçilip azaltılır. Bu azalma, ebeveynlerin populasyona göre fenotip çeşitlilik miktarı ile doğru orantılıdır. Çeşitliliğin artışı ise genetik mekanizmalar aracılığıyla sağlanır. İLE/||/<> Genin dışavurumuna [ve fenotipe olan etkisinin] genellikle komşu genlerle olan etkileşiminden etkilendiği ve genlerin mekansal yerleri değiştiğinde (translokasyonda olduğu gibi) ekpresyonunun da değiştiği genetik etki. İLE/||/<> Bireylerin bir etkinliğe çok fazla zaman harcaması sonucu bu etkinliğin düşüncelerini, zihinsel imajını ve düşlerini etkilemesi. İLE/||/<> Bir popülasyon içinde bulunan alt popülasyonlardaki alel frekansının dağılımından ötürü, popülasyon genelinde heterozigotluğun kuşaklar içinde azalması.[1928 - Sten Wahlund] İLE/||/<> Başka kişilerle davranış, tutum, inanç bakımından benzerliklerinin abartılması. )
- ETKİLEŞİM
- ETKİLEŞİM[İng. INTERACTION] ile/||/<> ASTROKİMYA[İng. ASTROCHEMISTRY] ile/||/<> BENCİLLİK[İng. SELFISHNESS] ile/||/<> BENLİK BİLİNCİ[İng. SELF-AWARENESS] ile/||/<> CİNSİYET İÇİ SEÇİLİM[İng. INTRASEXUAL SELECTION]
( Genetik biliminde, bir alelin fenotip üzerindeki etkisinin, aynı ya da farklı lokuslardaki diğer alellere bağlı olması durumudur. İstatistikte ise, bir yaklaşımın etkisinin, diğer yaklaşımlara bağlı olmasıdır. @@ Evrendeki molekülleri, Dünya dışında bulunan kimyasal elementleri, kimyasal maddeleri ve bunların etkileşimlerini geniş alanlarda, özellikle moleküler gaz bulutlarında inceleyen bilim dalı. Astronomi ve kimyanın ortak çalıştığı bir alandır. @@ Bir bireyin uyum başarısının arttığı, diğerinin ise azaldığı, bireyler arası etkileşimlerdir. @@ Kendimizle ilgili bütün düşünceler, algılamalar, duygular ve değerlendirmelerin tümünün etkileşiminin sonucunda doğan algıdır. @@ Cinsel seçilimin alt başlıklarından biridir. Bir türün üzerine etki eden cinsel seçilimin, türün aynı cinsiyetten bireyleri arasındaki ilişkilere ve etkileşime bağlı olması durumudur. Birçok türde erkekler, dişilere kendilerini beğendirebilmek için birbirleriyle dövüşürler ya da yarışırlar. Bu, üzerlerinde bir cinsiyet içi seçilim baskısı oluşturur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ETKİLEŞİM ile/ve DEĞİŞİM
( INTERACTION vs./and ALTERATION )
- ETKİLEŞİM ile/ve DÖNÜŞÜM
( INTERACTION vs./and TRANSFORMATION )
- ETKİLEŞİM ile ETKİLEŞİMLİ/LİK ile ETKİLEŞİMSİZ/LİK
- ETKİLEŞİM ile/ve/değil/yerine ETKİNLEŞMEK
( Duygusallık. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Koşulsuz sevgi. )
( Alışveriş. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Veriş. )
( [not] REACTIVE vs./and/but ACTIVE
ACTIVE instead of REACTIVE
[not] Emotional. WITH/AND/BUT Unconditional love. )
- ETKİLEŞİM ile/ve/||/<>/> EYTİŞİM
- ETKİLEŞİME GİRMEK ile ETKİLEŞİM
( INTERACT vs. INTERACTION )
( متقابلا اثر کردن ile عمل متقابل ile اثر متقابل )
( MOTEGHABLA ASAR KARDAN ile AMEL MOTEGHABEL ile ASAR MOTEGHABEL )
- Etkileşimli KONUŞ!!!
- ETKİLEŞİMLİ ve/||/<> DEVİNGEN
- ETKİLEŞME ENERJİSİ ile/ve/||/<> TEPKİME HIZI
( Kimyasal etkileşimin başlaması için gerekli olan enerji miktarı. İLE/VE/||/<> Birim zamanda gerçekleşen kimyasal değişim hızını tanımlar. )
- ETKİLEŞME ile/ve KAYNAŞMA
( INTERACTION vs./and TO COMBINE )
- KOPPLUNG, ZUSAMMENWIRKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİLEŞME
- ETKİLEYİCİ ile/ve BELİRLEYİCİ
( IMPRESSIVE vs./and DETERMINER )
- ETKİLEYİCİ ile/ve/||/<> "ÇARPICI"
- ETKİLEYİCİ ile "DOKUNAKLI"
- ETKİLEYİCİ ile/ve DÖNÜŞTÜRÜCÜ
( IMPRESSIVE vs./and TRANSFORMER )
- ETKİLEYİŞ ile/değil ETKİLEŞİM
- ETKİLEYİŞ ile ETKİLEYİCİ/LİK
- Etkili KONUŞ!!!
- ETKİLİ POPÜLASYON BÜYÜKLÜĞÜ (NE)[İng. EFFECTIVE POPULATION SIZE] ile/||/<> GENETİK VARYASYON[İng. GENETIC VARIATION]
( Gerçek, gözlenen bir popülasyondakiyle aynı hızda genetik varyasyonu sürüklenmeye bağlı olarak yitirecek olan, rastgele çiftleşmenin var olduğu (seçilimin, mutasyonun ya da göçün olmadığı) popülasyonun ideal büyüklüğüdür. Ne ile gösterilir. @@ Genotipteki farklılıklardan ötürü popülasyon içerisindeki bireylerde oluşan farklılıklardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ETKİLİ UZAKLIK ile UZAK UZAKLIK
( Kısa uzaklıkta sinyal ya da etkilerin iletilmesi. İLE Uzun uzaklıktaki sinyal ya da etkilerin iletilmesi. )
- ETKİLİ ile/ve ETKİLEYİCİ
( EFFECTIVE vs./and IMPRESSIVE )
- ETKİLİ ile ETKİLİLİK ile ETKİLİLİK
( EFFICACIOUS vs. EFFICACITY vs. EFFICACY )
( موثر ile درجه تاثير )
( MOSAR ile DARJEH TASYR )
- ETKİLİLİK ile/ve/<> YERELLİK
- ETKİMEK ile ETKİLEMEK ile ETKİLENMEK ile ETKİLEŞMEK ile ETKİNLEŞMEK ile ETKİLEŞTİRMEK ile ETKİSİZLEŞMEK ile ETKİLENEBİLMEK ile ETKİLEYEBİLMEK ile ETKİLEŞEBİLMEK ile ETKİNLEŞTİRMEK ile ETKİNLEŞEBİLMEK ile ETKİSİZLEŞTİRMEK ile ETKİ ile ETKİN/LİK ile ETKİLİ/LİK ile ETKİNCİ/LİK ile ETKİSİZ/LİK ile ETKİSİZCE ile ETKİN OKUL ile ETKİLİ MADDE ile ETKİN ÖĞRETİM ile ETKİNLİK MERKEZİ
- CEREYÂN-İ MÜESSİRE[Osm.] / EFFECTIVE CURRENT[İng.] / COURANT EFFICACE[Fr.] / EFFEKTIVER STROM/STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN AKIM
- ACTIVE CURRENT[İng.] / COURANT ACTIF[Fr.] / AKTIVE-STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF AKIM
- ACTIVE DEVICE[İng.] / APPAREIL ACTIF[Fr.] / AKTIVE-GERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF AYGIT/CİHAZ
- ACTIVE COMPONENT[İng.] / COMPOSANT ACTIF[Fr.] / AKTIVE-KOMPONENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF BİLEŞEN
- ACTIVE VOLTAGE[İng.] / AKTIVE-SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF GERİLİM
- ACTIVE POWER[İng.] / PUISSANCE ACTIVE[Fr.] / AKTIVE-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF GÜÇ
- ETKİN/AKTİF İMMÜNİTE ile/||/<> ETKİN/AKTİF İMMÜNİZASYON ile/||/<> ETKİN/AKTİF TRANSPORT ile/||/<> AKTİVASYON ile/||/<> AKTİVATÖR ile/||/<> AKTİVE ETMEK ile/||/<> AKTİVE OLMAK ile/||/<> AKTİVİTE
( Uyarılmış bağışıklık, etkin bağışıklık. İLE/||/<> Uyarılmış bağışıklama, etkin bağışıklama. İLE/||/<> Etkin taşınım. İLE/||/<> Etkinleşme, etkinleştirme, alevlenme. İLE/||/<> Etkinleştirici, tetikleyici. İLE/||/<> Etkinleştirmek. İLE/||/<> Etkinleşmek. İLE/||/<> Etkinlik. )
- ACTIVE ELEMENT[İng.] / ÉLÉMENT ACTIF[Fr.] / AKTIVE-ELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF ÖGE/ELEMAN
- INACTIVE[İng.] / INACTIVE[Fr.] / INAKTIV[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF OLMAYAN
- FAAL[Osm.] / ACTIVE[İng./Fr.] / AKTIF, REAKTIONSFÄHIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF
- EFFECTIVE ACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ACOUSTIQUE EFFICACE[Fr.] / EFFEKTIVER AKUSTIKDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN AKUSTİK BASINÇ
- EFFECTIVE AMPERE[İng.] / EFFEKTIVES AMPERE[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN AMPER
- EFFECTIVE INTERVAL[İng.] / INTERVALLE EFFECTIF[Fr.] / EFFEKTIVER ABSTAND/INTERVALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN ARALIK
- EFFEKTIVES ATOMNUMMER, WIRKSAME ATOMNUMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN ATOM NUMARASI
- EFFECTIVE ATOMIC NUMBER[İng.] / NOMBRE ATOMIQUE EFFECTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= ETKİN ATOM SAYISI
- EFFECTIVE ZONE[İng.] ile/değil/yerine/= ETKİN BÖLGE
- EFFECTIVE FISSION NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS DE FISSION EFFECTIFS[Fr.] / EFFEKTIVE SPALTUNGSNEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN BÖLÜNME NÖTRONLARI
- EFFECTIVE NUCLEAR CHARGE[İng.] ile/değil/yerine/= ETKİN ÇEKİRDEK YÜKÜ
- EFFECTIVE MULTIPLICATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE MULTIPLICATION EFFECTIF[Fr.] / EFFEKTIVER MULTIPLIKATIONSFAKTOR/VERMEHRUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN ÇOĞALMA ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- KIYMET-İ MÜESSİRE[Osm.] / EFFECTIVE VALUE[İng.] / VALEUR EFFICACE[Fr.] / EFFEKTIVER WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN DEĞER
- MUKÂVEMET-İ MÜESSİRE[Osm.] / EFFECTIVE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE EFFECTIVE[Fr.] / EFFEKTIVE RESISTANZ, EFFEKTIVER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN DİRENÇ
- EFFECTIVE VOLTAGE[İng.] / TENSION ACTIVE, TENSION EFFICACE[Fr.] / EFFEKTIVE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN GERİLİM
- EFFECTIVE MASS[İng.] / MASSE EFFECTIVE[Fr.] / EFFEKTIVE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN KÜTLE
- ETKİN TAŞIMA ile/ve/||/<>/>< EDİLGEN TAŞIMA
( Enerji tüketerek nesne geçişi. İLE/VE/||/<>/>< Enerji tüketmeden nesne geçişi. )
- EFFECTIVE HALF-LIFE[İng.] / DEMI-VIE EFFECTIVE[Fr.] / EFFEKTIVE HALBWERTSZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN YARILANMA SÜRESİ
- ETKİN ile/ve BASKIN
( AFFECTIVE vs./and DOMINANT )
- ETKİN ile/ve EGEMEN
( Egemen de/bile, egemenliğinin egemenliği altındadır. )
( ... ile/ve ALİİ SİLİ )
- ETKİN ile ETKEN
- ETKİN ile/ve/<> ETKİLİ
- ETKİN = FAAL = ACTIVE[İng.] = ACTIF[Fr.] = AKTIV[Alm.] = ACTIVO[İsp.]
- ETKİN ile/ve İŞLEYEN
( FÂİL ile/ve ÂMİL )
- ETKİ/N ile/ve/<> YETKİ/N
- ETKİN/AKTİF METAL ile/||/<>/>< SOY METAL
( Kolay tepkimeye girer. İLE/VE/||/>< Zor tepkimeye girer. )
- ETKİNİN:
BULAŞMAMASI ile/ve/||/<> BOZULMAMASI
- ENERGY D'ACTIVATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ETKİNLENME ENERJİSİ
- ACTIVATED COMPLEX[İng.] / AKTIVIERTES KOMPLEX[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLEŞMİŞ/AKTİFLEŞMİŞ KOMPLEKS
- ACTIVATION ENERGY[İng.] / AKTIVIERUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLEŞ(TİR)ME/AKTİFLEŞ(TİR)ME ENERJİSİ
- FAAL KULMA, HAREKETLENDİRME[Osm.] / ACTIVATION[İng.] / ACTIVATION[Fr.] / AKTIVIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLEŞTİRME/AKTİFLEŞTİRME
- ACTIVATION ANALYSIS[İng.] / AKTIVIERUNGSANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLEŞTİRMEYLE/AKTİFLEŞTİRMEYLE ÇÖZÜMLEME/ANALİZ
- INACTIVATION[İng.] / INAKTIVATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLİK/AKTİFLİK GİDERİLMESİ
- ACTIVITY COEFFICIENT[İng.] / AKTIVITÄT KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLİK/AKTİFLİK KATSAYISI
- ACTIVITY[İng.] / ACTIVITÉ[Fr.] / AKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLİK/AKTİFLİK
- COEFFICIENT D'ACTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= ETKİNLİK KATSAYISI
- ETKİNLİK/PERFORMANS =/ve İLETİŞİM =/ve GÜDÜLENME =/ve YETKİNLİK/LER
( NE? ve NEDEN? ve NASIL? )
- ETKİNLİK ile EDİLGENLİK
( Tarihte yerini alır. İLE Yazında[edebiyatta] yer bulur. )
- ETKİNLİK = FAALİYET, FAİLİYET = ACTIVITY[İng.] = ACTIVITÉ[Fr.] = AKTIVITÄT, TÄTIGKEIT[Alm.] = ACTIVIDAD[İsp.]
- ETKİNLİK ile/ve/||/<> NESNELERİN BÜTÜNLÜĞÜ
- ETKİNLİK ile OLAYLI ile OLAYLAR
( EVENT vs. EVENTFUL vs. EVENTS )
( ماوقع ile حادثه ile پيشامد ile رويداد ile واقعه ile عرض ile حدث ile اتفاق ile پرحادثه ile وقايع )
( MAVAGHE ile HADESEH ile PEYSHAMAD ile ROYDAD ile VAGHEH ile ARZ ile حدث ile ETEFAGH ile PORHADESEH ile VAGHAYE )
- ETKİNLİK ile/ve/değil/yerine/> ÜRETİM
( [not] ACTIVITY vs./and/but TO PRODUCE
TO PRODUCE instead of ACTIVITY )
- ETKİNLİK ile/ve ÜRETKENLİK
( ACTIVITY vs./and PRODUCTIVITY )
- ETKİNLİK/FİİL ile/ve DAVRANIŞ ile/ve EYLEM
( İş üretir. Durumu değiştirmektir. İLE/VE Psişik durumların dışavurumu. İLE/VE Bilinçli, amaçlı etkinlik. )
- ETKİSİ ALTINA ALMAK ile/ve/||/<> YÖNLENDİRMEK
- ETKİSİNDE KALMAK ile/ve/||/<>/> YÜCELTMEK
- RUH:
ETKİSİYLE/SONUÇLARIYLA BİLİNEN ile/ve/<> İÇERİĞİYLE/KAPSAMIYLA BİLİN(E)MEYEN
- ETKİSİZ ile ETKİSİZLİK ile ETKİSİZ
( INEFFECTIVE vs. INEFFECTIVENESS vs. INEFFECTUAL )
( بي خاصيت ile نا موثر ile غير موثر ile بي نتيجه ile بي اثر ile بي اثري ile بياثر بودن ile بياثربودن )
( BEY KHASYT ile NA MOSAR ile غير موثر ile بي نتيجه ile BEY ASAR ile BEY ASARY ile BEYASAR BODAN ile بياثربودن )
- ETKİSİZ ile VERİMSİZLİK ile VERİMSİZ
( INEFFICACIOUS vs. INEFFICIENCY vs. INEFFICIENT )
( نا سودمند ile بي ظرفيتي ile عدم کارداني ile بي عرضگي ile عدم کفايت ile غيرموثر ile کم بازده ile کم بهر ile بي دست و پا ile شل و ول )
( NA SOODMAND ile BEY ZARFYTY ile ADAM KARDANY ile BEY ARZAGY ile ADAM KAFAYT ile غيرموثر ile KAM BAZDEH ile KAM BACPER ile BEY DAST VE PA ile SHEL VE VEL )
- ETKIYÂ [< TAKÎ] -ile
( ALLAH KORKUSUYLA GÜNAH İŞLEMEKTEN ÇEKİNENLER )
- ETLİ EKMEK ile ETLİ/LİK ile ETLİK ile ETLİ PİDE ile ETLİ BİTKİ ile ETLİ BUTLU ile ETLİ CANLI ile ETLİ MEYVE
- ETME-BULMA (DÜNYASI)
- ETME! ve/||/<> EYLEME!
- ETMEK ile ETMEN
- ETMEK ile ETREK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ekmek. İLE Görünüşü sağlıklı, al yanaklı kişi. )
- ETMEK ile KILMAK
( TO MAKE/DO vs. TO RENDER )
- ETMEN" ile/değil ETMEYİN
- ETMEN = ÅMİL = AGENT[İng., Fr.] = AGENS, DAS WIRKENDE[Alm.] = AGENS[Lat.] = AGENTE[İsp.]
- ETMEN ile/ve/||/<>/< BAĞLAM
- ETMEN ile BİLEŞEN
- ETMEN ile/ve/değil EŞİK
- ETNİK/ETHNIC[İng.] değil/yerine/= BUDUNSAL
- ETNİK MERKEZLİ ile ETNİK MERKEZCİLİK
( ETHNOCENTRIC vs. ETHNOCENTRISM )
( نژاد پرست ile نژاد پرستي )
( NEJAD PAREST ile NEJAD PARESTY )
- ETNİK ile/||/<> ETNOGRAFYA
( Kavimle, ulusla ilgili. İLE/||/<> Kavimleri karşılaştırarak inceleyen, kültür oluşumlarını araştıran bilim, kavmiyat. )
- ETNOARKEOLOJİ ile/||/<> DENEYSEL ARKEOLOJİ
( Etnoarkeoloji güncel toplumlardan analoji İLE deneysel arkeoloji yeniden yapılandırma deneyleridir. Etnoarkeoloji Binford'un orta menzil kuramı İLE arkeolojik kayıt yorumlanır. İki yöntem geçmiş davranış İLE farklı kanıt yolları kullanır. )
( Lewis Binford tarafından 1967 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1931-2011) (Ülke: ABD) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: İşlemeci (prosesüel) arkeoloji, orta menzil kuram, etnoarkeoloji, bilimsel yöntem uygulaması) )
- ETNOGRAFİK[Fr. < ETHNOGRAPHIQUE] değil/yerine/= ETNOGRAFYA İLE İLGİLİ
- ETNOGRAFYA MÜZESİ <>/< ANKARA HALK EVİ
- ETNOLOG[Fr. < ETHNOLOGUE] değil/yerine/= IRK BİLİMCİ
- ETNOLOG ile ETNOLOJİ
( ETHNOLOGIST vs. ETHNOLOGY )
( نژاد شناس ile نژاد شناسي )
( NEJAD SHENAS ile NEJAD SHENASY )
- ETNOLOJİ[Fr. < ETHNOLOGIE] değil/yerine/= IRK BİLİMİ
- ETNOLOJİK[Fr. < ETHNOLOGIQUE] değil/yerine/= IRK BİLİMSEL
- ETOBUR ile ETOBURLAR
- ETHOXY[İng.] / ÉTHOXY[Fr.] / ÄTHOXY[Alm.] ile/değil/yerine/= ETOKSİ
- ETOLOJİ -ile
( Hayvan davranışlarını hayvanın doğal çevresi içinde inceleyen bilim dalı. )
- ETOPYA değil ETİYOPYA
- ETRA'[Ar.] ile ETRÂH[Ar. < TERAH]
( Dere gibi akan su. İLE/VE Kaygılar, tasalar, gamlar, kederler. )
- ETRAF[< TARAF] ile UC/LAR
- ETRAF ile/ve/||/<> EŞRAF
- ETRÂF[Ar. < TARAF] ile ETRÂF[Ar. < TÜRFE]
( Yanlar, uclar, kıyılar. İLE Zarif ve nazik şeyler. )
- ETRAF ile ETRAFLI/LIK ile ETRAFLICA
- ETRAFINDA:
"ÇOK KİŞİ" değil/yerine (SADECE) KİŞİ/ADAM
- ETRAFINI" MÂNÎ değil EFRÂDINI MÂNÎ
- ETS/EARLY DIAGNOSIS SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ERKEN TANILAMA DÜZENİ
- ETSİZ ile ETSİZ KELEM
- et-TENÂKUZ ile el-AKS
- ETTINGSHAUSEN EFFECT[İng.] / EFFET ETTINGSHAUSEN[Fr.] / ETTINGSHAUSEN EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETTİNGSHAUSEN ETKİSİ
- ETTINGSHAUSEN COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT D'ETTINGSHAUSEN[Fr.] / ETTINGSHAUSEN KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETTİNGSHAUSEN KATSAYISI
- ETTINGSHAUSEN-NERNST EFFECT[İng.] / EFFET ETTINGSHAUSEN-NERNST[Fr.] / ETTINGSHAUSEN NERNST EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETTİNGSHAUSEN-NERNST ETKİSİ
- ETTINGSHAUSEN-NERNST COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT D'ETTINGSHAUSEN-NERNST[Fr.] / ETTINGSHAUSEN-NERNST-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETTİNGSHAUSEN-NERNST KATSAYISI
- ETTİRGEN/LİK ile ETTİRGEN FİİL ile ETTİRGEN ÇATI
- ETTİRMEK ile ETTİRTMEK ile ETTİRİLMEK ile ETTİREBİLMEK
- ETÜK[dvnlgttrk] = ÇİZME
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- ETÜT ile ETÜT ODASI
- ETÜT/ETÜD[Fr. < ETUDE] değil/yerine/= ÇALIŞMA
( Herhangi bir konuda yapılan inceleme, araştırma. | Ön çalışma. | Belirli bir konuyu inceleyen, araştıran yapıt ya da yazı. | Öğrencilerin, bir belletmenin gözetimi, denetimi altında ders çalışması, mütalaa, müzakere. )
- ETÜZ SİNEMASI :
( Rumelihisarı'ndaki ikinci sinema idi. 1970/1971 yıllarında Nedim Etüz Bey tarafından açılan bu sinema sadece üç yıl hizmet verdi ve 1973'te kapandı. )
- ETVÂR[< TAV[I]R] -ile
( HAL VE HAREKETLER )
- ETVÂR-I SEB'A -ile
( NEFSİN YEDİ DERECESİNE GÖRE DEĞİŞEN HALLER )
- [ne yazık ki]
ET YİYENLER ile LEŞ YİYENLER
( [Ar., Fars.] LÂHİME ile CÎFE-HÂR )
( BUGAS[Ar.]: Leş yiyen kuşlar. )
( MEYTE/MEYYİTE/CÎFE[çoğ. CİYEF][Ar.]/LÂŞE[Fars.]/CARCASS[İng.]: Hayvan leşi. )
( DED ile CÎFE-HÂR, LÂŞE-HÂR, MEYTE-HÂR )
( CARNIVOROUS vs. SCAVENGER )
- EU- ile/||/<> COSM-
( İyi, güzel. İLE/||/<> Kozmetik, güzellik, düzenli. )
- EUCLİDEAN GEOMETRY ile/||/<> NON-EUCLİDEAN
( Euclidean düz uzay, non-Euclidean eğri uzay. )
( Formül: Flat İLE curved space )
- EUCLİDEAN İLE HYPERBOLİC İLE ELLİPTİC İLE PROJECTİVE ile/||/<> GEOMETRİ TÜRLERİ
( Farklı aksiyom sistemleri. )
( Formül: K = -1 İLE 0 İLE +1 )
- EUDOS ile/ve/||/<>/> SCHEMA/FORM ile/ve/||/<>/> MORPHE[/FİGÜR/ŞEKİL/BİÇİM]
- EUGENICS[İng.] değil/yerine/= ÖJENİK
( İnsan ırkının genetik özelliklerini düzeltmek amacıyla bilimsel olarak yönetilen ayıklama olayının araştırılması ve uygulanmasıdır. Öjenik denetim ilk kez 1883'te Francis Galton tarafından ileri sürülmüştür. Bu görüşü destekleyenler "iyi" özellikleri olan insanların çocuk yapmaya teşvik edilmelerini; "kötü" özellikleri olanlarınsa aile kurmaktan kaçınmalarını önerirler. Ancak hangi özelliğin "iyi" ya da "kötü" olduğuna objektif olarak kimin karar verebileceği de ayrı bir sorundur. Yakın zamanlarda 'Eugenics' Avrupa'da ve ABD'de uygulanmıştır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EUKROMATİN ile/||/<> HETEROKROMATİN
( Eukromatin açık aktif İLE heterokromatin kapalı sessiz. )
( Formül: Open active İLE closed silent )
- EULER'S ANGLES[İng.] / ANGLES D'EULER[Fr.] / EULERSCHE WINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= EULER AÇILARI
- EULER'S CORRELATION[İng.] / CORRÉLATION D'EULER[Fr.] / EULERSCHE KORRELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= EULER BAĞINTISI
- EULER CHARACTERİSTİC ile/||/<> GENUS
( Euler χ(X) homotopy invariant, genus orient 2-manifold. )
( Formül: General invariant İLE surface classification )
( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1783) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Analiz, sayılar teorisi, graf teorisi) )
- EULER DENKLEMİ ile/||/<> BERNOULLİ DENKLEMİ
( Euler genel hareket denklemi, Bernoulli akım çizgisi boyunca integral. )
( Formül: ρDv/Dt = -∇p + F )
( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- EULERSCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EULER DENKLEMİ
- EULER'S EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS D'EULER[Fr.] ile/değil/yerine/= EULER DENKLEMLERİ
- EULER İLE HAMİLTON İLE ÇİN POSTACI ile/||/<> GRAF PROBLEMLERİ
( Klasik graf kuramı problemleri. )
( Formül: Derece toplamı = 2E )
( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1783) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Analiz, sayılar teorisi, graf teorisi) )
- EULER İLE RUNGE-KUTTA İLE ADAMS ile/||/<> ODE ÇÖZÜCÜLER
( Adi diferansiyel denklem sayısal çözümleri. )
( Formül: y_{n+1} = y_n + hf(x_n İLE y_n) )
( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1783) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Analiz, sayılar teorisi, graf teorisi) )
- EULER İLE RUNGE-KUTTA İLE ADAMS ile/||/<> ODE ÇÖZÜM YÖNTEMLERİ
( Diferansiyel denklem sayısal çözümleri. )
( Formül: yₙ₊₁ = yₙ + hf(tₙ ileyₙ) )
( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1783) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Analiz, sayılar teorisi, graf teorisi) )
- EULER'S COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES D'EULER[Fr.] / EULERSCHE KOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EULER KOORDİNATLARI
- EULER METODU ile/||/<> RUNGE-KUTTA
( Euler 1. derece O(h), RK4 4. derece O(h⁴) hassas. )
( Formül: y_{n+1} = y_n + hf )
( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- EULER PHİ FONKSİYONU ile/||/<> MÖBİUS FONKSİYONU
( Phi aralarında asal sayısı, Möbius çarpanlar paritelisi. )
( Formül: φ(n) İLE μ(n) )
( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1783) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Analiz, sayılar teorisi, graf teorisi) )
- EULER NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= EULER SAYILARI
- NOMBRE D'EULER[Fr.] / EULERSCHE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= EULER SAYISI
- EULER ve LAGRANGE ve KANT
( Klâsik mekaniğin matematiğini üretmiştir. VE Klâsik mekaniğe en mükemmel biçimini vermiştir. VE Klâsik mekaniğin felsefesini yapmıştır. )
( Euler sayısı, topolojik değişmezdir. )
( )
- EULER'S NUMBER[İng.] değil/yerine/= EULER SAYISI
( Matematikte doğal logaritmaların tabanı olarak bilinen ve değeri 2,71828... olan irrasyonel bir sayı. Genellikle "?" ile gösterilir. Sürekli bileşik faiz, türev ve integral hesaplamalarında sıkça kullanılır. Matematikte ve doğa bilimlerinde önemli bir yere sahiptir çünkü birçok doğal büyüme ve azalma süreçlerini modellemek için kullanılır. Ayrıca üstel fonksiyonların ve logaritmaların temelinde yer alır. Formülü aşağıdaki gibi gösterilir:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EUNICH ile/değil UNIQUE
( Hadım.[YU:NİK | U'yu uzatarak] İLE/DEĞİL Tek.[YUNİ:K | İ'yi uzatarak] )
- EUPNE ile APNE
( Solunumun normal hali. İLE Solunumun durması. )
- EUROPEAN :/yerine AVRUPALI
- EURY- ile/||/<> PLAT-/PLATY-
( Geniş, enli. İLE/||/<> Geniş, enli, yaygın. )
- -EURYSIS ile/||/<> TENS- ile/||/<> TRACT-
( Gerilme, genişletici ameliyat. İLE/||/<> Gerilme. İLE/||/<> Çekme, germe. )
- EUS/ENDOSCOPIC ULTRASOUND[İng.] değil/yerine/= ENDOSKOPİK ULTRASON, İÇ GÖREÇLEMEYLE ULTRASON
- EUSOCIAL[İng.] değil/yerine/= ÖSOSYAL
( Çakışan nesiller, ortak olarak yavru yetiştirme ve özelleşmiş eşeysel ve eşeysel olmayan görev dağılımları ile karakterize edilen sosyal yapılardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EUTHERIA[İng.] değil/yerine/= ÖTERYA
( Memeliler sınıfından dişileri keseli olmayan canlılardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EV-BARK (SAHİBİ OLMAK)
- EV HALKI değil/yerine/= EV TUYU
- EV:
HAZIRYAPIM(PREFABRİK) ile ÇELİK
- EV İŞİ GEN ile/||/<> DOKU ÖZEL GEN
( Ev işi her hücre, doku özel doku özel. )
( Formül: Universal İLE specialized expression )
- EV [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- EV [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- EV [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- EV [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- EV SAHİBİ ile REHİN ile REHİN ALINDI ile HOSTES
( HOST vs. HOSTAGE vs. HOSTAGE TAKEN vs. HOSTESS )
( ميزبان ile مهمان دار ile مهماندار ile شخص گروي ile گرو ile اسير ile گروگان ile گروگانگيري ile بانوي صاحبخانه ile زن مهماندار )
( MYZABAN ile MOTEOMAN DAR ile MOTEOMANDAR ile SHKHS GEROY ile GERO ile ASYR ile GEROGAN ile GEROGANGYRY ile BANOY SAHEBAKHANEH ile ZAN MOTEOMANDAR )
- EV ile/||/<> AİLE
- EV ile EV İŞİ ile EV ALTI ile EV BARK ile EV ADAMI ile EV HALKI ile EV EKMEĞİ ile EV EŞYASI ile EV HANIMI ile EV KADINI ile EV SAHİBİ ile EV SİNEĞİ ile EV YEMEĞİ ile EV GEZMESİ ile EV EKONOMİSİ ile EV HANIMLIĞI ile EV KADINLIĞI ile EV SAHİPLİĞİ
- EV ile EV SANATI ile EV MOBİLYALARI
( HOUSEHOLD vs. HOUSEHOLD ART vs. HOUSEHOLD FURNITURE )
( کوچ ile خاندان ile مستخدمين خانه ile اهل خانه ile اهل بيت ile هنرخانه داري ile اثاث البيت )
( KUCH ile KHANDAN ile MOSTEKHODAMYNE KHANEH ile HAL KHANEH ile اهل بيت ile NPANNARKHANEH DARY ile اثاث البيت )
- EV ve/||/<>/> EVRE
( HOME/HOUSE and/||/<>/> PHASE/STAGE )
- EV ile/ve/<> HANAY
( ... İLE/VE/<> İki ve daha çok katlı ev. | Sofa, hol. | Avlu. )
- EV ile/ve HÂNE
- EV ile/ve/değil/||/<>/< HÜCERÂT
- EV ile/ve/değil/||/<>/< KOMŞU
( Alma. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Al. )
- EV ile/ve/||/<> KONUT
( Öncelikle "ev" ve "konut" sözcükleri ele alınmalı... Türkçe'de konut sözcüğünün kökeni olan "kon", geçici olarak bir yerde bulunmayı tanımlamaktadır. Edim olarak kon-mak biçiminde kullanılır. Eskiden atlarla bir günde alınan yola de "konak" denilirmiş. Örneğin, "buradan orası 10 konak" denildiğinde arası on gün demekmiş. "Gündüzün şer'i, gecenin hayr'ından evlâdır" denilir. Gece yolculuğu yeğlenmez ve bir yerlerde konaklamak gerekirmiş. O yüzden, geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yerlere de konak denilmiş. Zarif, estetik konaklar, kervansaraylar yapmış eskiler...
Ev sözcüğü, konut sözcüğünün tam tersine, kalıcılığı yani yerleşmeyi simgelemektedir. Örnek olarak, Dîvân-ı Lugâti't-Türk'te, "evlenmek" sözcüğünün karşılığı olarak "ev edinmek, yerleşmek" tanımı kullanılır. "Konut ve ev" sözcüğünün kökenlerine baktığımızda ikisinin arasında anlam bakımından çok önemli bir uçurum olduğu rahatlıkla görülebilir. İlk dikkatimizi çekmesi gereken konu şudur. Konut, bir yer üzerinde geçiciliği tanımlar, ev ise yerleşikliği tanımlamaktadır. Konut üzerinde gerçekleşen konmak eylemi herhangi bir yer üzerinde olanaklıyken, evin toprağa oturduğunu (yerleştiğini) fark etmişizdir. Yani "ev" demek, toprakla bağ demektir.
Geçiciliğin simgesi olan konutlarda anılar yoktur, konutlarda anı bulamayız. Anı yoktur, çünkü 40 - 50 yıl içinde yıkılarak yerine yenisi yapılacak beton yapılarca işgal edilmiş topraklardır. Bahçeleri de yoktur... Bağ bahçe olmadığından da çocukluk anılarımız ol(a)maz. Evde ise anılar vardır. Birliktelik vardır, komşuluk vardır, aidiyet vardır. Evde, dedeimiz ninemiz, anne ve babamızla anılarımız yaşar. Üç kuşak bir arada bulunabilir. Huzur ve heyecanımız olur...
Evde, dallarında salıncak yaptığımız ve mevsimi geldiğine meyvelerini yediğimiz doğal ağaçlar vardır. Konutlarda ise GDO'lu ürünler... Uzun bir süre raflarda bozulmadan dursun diye yapay, GDO'lu, hormonlu ve kimyasal katkılı gıdalar ancak konutlarda bulunmaktadır. Evlerin sokakları araba katliamına da uğramaz; çünkü, daracık alanda yirmi ailenin arabası park etmek zorunda değildir. Dolayısıyla evlerin sokakları/mahalleleri çocuklara aittir. Konutların mahallelerinde sokaklar arabalarca işgal edilir, egzoz dumanı da armağanı. Evlerde sadece anne baba ve çocuklar değil dede ve nineler de kendine yer bulabilir. Konutlar ise yaşlıları, dedeleri ve nineleri birlikte barındırmaya yetmez. Onlar, artık "huzur evine gönderilmek zorundadır"...
Evler, nasıl konut oldu?
Diyelim ki, on katlı bir binada 150 m² konut edindik... Bu bina da 500 m² üzerine oturtulan bir alana sahiptir. Binadaki daire sayısı ise yaklaşık yirmi dolayında. Daire başına düşen toprak miktarı en fazla 25 m² gibi görünse de gerçekte toprakla artık bağınız kalmamıştır. Hayali bir topraktır o... Zira hiçbir dairenin topraktan ve onun üzerindeki üretim gücünden, verimliliğinden ve huzurundan yararlanılması olanaklı değildir. Ailelerin toprakla bağı kesilince onları rahatlıkla her şeyi satın alan/almakta zorunda olan tüketim toplulukları durumuna getirilir. Ev üzerinde yerleştiği toprakla bütünleşir ve üretim aracı olur. Konutlar ise birer borç üretimi, yani borçlanma merkezidir. Konutları hem satın alırken, hem de üzerinde yaşamımızı sürdürmeye çalışırken bağımlı, tüketici ve hasta bireyler durumuna düşeriz. Konutlarda doğanın sunduklarından yararlanamayız. Üstelik bu konutların planlı eskitme nedeniyle "bilimsel" süresi 60 - 70 yıl. Kullanım süreleri de 40 - 50 yıldır. 40 - 50 yaş aralığında sahip olduğunuz konutlarda ortalama yirmi yıl yaşamıyoruz bile... Bize üzerinde geçici olarak konulacak kapitalist düzenin dayattığı borç üreten merkezler değil toprak ile bütünleşik gerçek evler gerek. )
- EV ile KORUGAN
( ... İLE Ağaç gövdeleriyle yapılmış ve çevresinde kazılı çukuru bulunan, korunmaya elverişli, kare biçimindeki ev. | Ateş etmeye olanak verecek biçimde hazırlanmış delik ve mazgalları bulunan yer. )
- EV ile LAGINA
( ... İLE Mali'de, menapoza girmiş kadınların yaşadığı evler. )
(1996'dan beri)