Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 7.961 başlık/FaRk ile birlikte,
7.961 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(13/33)


- ELUTION CHROMATOGRAPHY[İng.] / FLUTION CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELÜSYON KROMATOGRAFİSİ


- ELÜSYON ile/||/<> ELÜSYON

( Yıkayarak ayırma. İLE/||/<> Buharlaşma. )


- ELUTION[İng.] / ÉLUTION[Fr.] / FLUTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELÜSYON


- ELÜSYON ile/||/<> ELÜZYON

( Yıkayarak ayırma. İLE/||/<> Sıvı birikimi. )


- ELVAN ile EBRÛ


- ELVAN ile ELVAN ELVAN


- ELVAN ve TELVİN

( Doğa. VE Bülbül. )


- ELVERİŞLİ ile VERİMLİ


- ELVERİŞLİ/LİK ile ELVERİŞSİZ/LİK


- ELYAF değil/yerine/= İPSİ


- ELZEM[Ar.] değil/yerine VAZGEÇİLMEZ


- EM/ELECTRON MICROSCOPE[İng.] değil/yerine/= ELEKTRON MİKROSKOBU


- EM = EM SAM
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( İlaç. )


- EM- ile/||/<> -EMİA/-AEMİA ile/||/<> AP-/APO-/APH- ile/||/<> HEM-/HEMA-/HEMAT-/HEMATA-/HEMATO-/HEMO- ile/||/<> SANGUİ-/SANGUİN- ile/||/<> -PLASMİA ile/||/<> THROMB-/THROMBO-

( Kan. İLE/||/<> Kan, kanla ilgili durum. İLE/||/<> Kan. İLE/||/<> Kan, kanla ilgili. İLE/||/<> Kan. İLE/||/<> Kan plazmasının özel bir durumu ile ilgili. İLE/||/<> Pıhtı ya da trombusla ilgili. )


- EM[Ar.] ile EV[Ar.]


- EMA/EUROPEAN MEDICINES AGENCY[İng.] değil/yerine/= AVRUPA İLAÇ AJANSI


- E-MAIL yerine E-POSTA


- EMALANGANİ ile/||/<> RAND

( Swaziland'ın para birimi. @@ Güney Afrika para birimi. )


- EMÂLÎC[Ar. < ÜMLÛC] ile EMÂLÎS[Ar. < İMLÎS/E]

( Uzun yapraklı otlar/fidanlar. İLE Otsuz ve susuz çöller. )


- EMANET ETMEK ile EMANET ile EMANET ETME

( ENTRUST vs. ENTRUSTED vs. ENTRUSTING )

( باامانت سپردن ile سپردن ile مفوض ile سپرده ile تفويض )

( BAAMANT SEPARDAN ile SEPARDAN ile مفوض ile SEPARDEH ile TAFOYZE )


- EMANET ETMEK ile EMANETÇİ ile ALICI ile SEVKIYAT

( CONSIGN vs. CONSIGNATORY vs. CONSIGNEE vs. CONSIGNMENT )

( امانت گذاردن ile متعاقد ile متعاهد ile محمول اليه ile مهمول ile ارسال ile مرسوله )

( EMANT GOZARDAN ile متعاقد ile MOTEANPAND ile محمول اليه ile مهمول ile ARSAL ile MORSOLEH )


- EMÂNET ETMEK değil/yerine TEŞEKKÜR ETMEK


- EMÂNET:
MÂRİFET ve/||/<> TEVHİD


- EMANET, A. MEHMET (SARIYER, 1964): :

( Sarıyerlidir. Sarıyer İlkokulu, Sarıyer Ortaokulu ve Sarıyer Lisesinden mezun oldu. İş hayatına aile ortaklığı olan Karadeniz A. Ş. Firmasında Balık kabzımalı olarak başladı. Bilahare bu işinden ayrıldı. Sarıyer Spor Kulübü, Sarıyerliler Derneği (SA - DER), 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği, Yenimahalle Spor Kulübü'nde üye olup, bir dönem (2007/2008)yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü, 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği ve Yenimahalle Spor Kulübünde Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. )


- EMANET, SAİM (İST, 1928) :

( Haydarpaşa Lisesinden mezun oldu. Askerlikten sonra ticari hayata Kabzımallık Şirketinde başladı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 7 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu üyesidir. )


- EMANET, SALİM (KASIMPAŞA, 1929) :

( Bankacı olarak iş hayatına atıldı ve özel teşebbüste çalıştıktan sonra emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- EMANET ile EMANETÇİ/LİK ile EMANET DOLABI


- EMANET[Ar.] değil/yerine/= KORUNMALIK


- EMÂNET ile/ve/||/<> ÖDÜNÇ


- EMÂNET ile/ve/||/<>/> ZİLYED ile/ve/||/<>/> MÜLKİYET


- EMANETİ, EHLİNE VERMEK ile/ve/||/<>/> İŞİ, O İŞE UYGUN/YETKİN KİŞİYE VERMEK


- EMÂNETİ:
TESLİM ETMEK ile/ve/değil/<> TEVDÎ ETMEK


- EMÂRÂT[Ar. < EMÂRE] ile EMÂRET[Ar. < EMR] ile EMÂRİD[Ar. < EMRED]

( Nişanlar, eserler, deliller, alâmetler. İLE Emirlik, beylik, prenslik. | Emir'in hali ve sıfatı. İLE Bıyıkları terlememiş gençler. )


- EMÂRE[Ar.] ile ALÂMET[Ar.]

( Belirti, iz, ipucu. İLE Belirti, işaret, iz, nişan. | Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne. )


- EMARE ile EMARET


- EMÂRE ile EMMÂRE


- EMÂRE[Ar.] ile/ve/||/<> ESAM/E[< ESÂM/İ / İSİMLER][Ar.]

( Belirti. İLE/VE/||/<> Adlar/isimler. )


- EMÂRE ile REMZ


- EMAYE ile EMAYECİ ile EMAYE EŞYA

( ENAMEL vs. ENAMELLER vs. ENAMELWARE )

( لعاب دادن ile مينا ile لعاب ile ميناي دندان ile مينا ساختن ile ميناکاري کردن ile دواتگر ile ظروف لعابي )

( LOAB DADAN ile MYNA ile LOAB ile MYNAY DANDAN ile MYNA SAKHTAN ile MYNAKARY KARDAN ile DAVATEGAR ile ZAROF LOABY )


- ENAMEL[İng.] / ÉMAIL[Fr.] / GLAUS, EMAILLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EMAYE


- EMAYLAMAK ile EMAY ile EMAYE


- EMBED vs. INTEGRATE


- EMBEDDING PRINCIPLE değil/yerine/= İÇEYERLEŞTİRME İLKESİ


- EMBESİL[Fr. < IMBÉCILE] değil/yerine/= BUDALA, APTAL, AHMAK


- EMBOLİ[Fr. < EMBOLIE] değil/yerine/= DAMAR TIKANIKLIĞI


- EMBOLİ/EMBOLUS[İng.] değil/yerine/= TIKAÇ


- EMBOLİ ile/||/<> TROMBOZ

( Damar içinde dolaşan bir pıhtının tıkanıklığa neden olması. İLE/||/<> Damar içinde pıhtı oluşumu ile tıkanıklık oluşması. )


- EMBOLISM[İng.] değil/yerine/= EMBOLİZM

( Bir cismin kan akımıyla sürüklenerek damarları tıkaması olayıdır. Kan akımıyla sürüklenen cisim, maddenin fiziksel halleri olan katı, sıvı, gaz olabilir. Kan akımıyla sürüklenen bu cisme "embolus" denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EMBOLİZASYON/EMBOLIZATION[İng.] değil/yerine/= TIKAÇLA(N)MA


- EMBRACE :/yerine KUCAKLAMAK


- EMBRİYO[İng. EMBRYO] ile/||/<> AMNİYON SIVISI[İng. AMNIOTIC FLUID] ile/||/<> DİKOTİL[İng. DICOTS] ile/||/<> DİPLOBLAST ile/||/<> DÖTERESTOM[İng. DEUTEROSTOME]

( İnsan biyolojisinde embriyo, fetüsden önceki zigottan sonraki büyüyen organizma evresidir. Embriyo, zigotun göze bölünmesine başlamasından hemen sonraki aşamadır. 8 hafta boyunca devam eden göze bölünmeleri ve değişim sonucunda embriyo fetüse dönüşür ve organizca bundan sonra organlaşmaya başlar. @@ Amniyon kesesi içinde bulunan ve dölütün (embriyonun) nemli, su içeren bir ortamda yüzmesini sağlayan sıvıdır. @@ Tohumlarında bir çift çeneğe sahip olan bitki grubu. Kapalı tohumlu bitkileri oluşturan 2 öbekten ikincisi. Embriyonik gelişim esnasında tohumlarında 2 tane çenek oluşumu gözlenir. Ayırt edici özellikleri ağsı damar yapısı ve düzenli dizilmiş iletim demetleri. @@ Endoderm (iç deri) ve ektoderm (dış deri) olmak üzere yalnızca iki temel embriyonik göze katmanını oluşturan, mezoderm (orta deri) katmanını oluşturmayan hayvanlardır. @@ Belirli bir embriyolojik gelişim şablonuna ortak olarak sahip olan türlerdir. En belirgin özellikleri, embriyolojik gelişim sırasında oluşan radyal çöküntü ve anüsün ağızdan önce oluşması durumudur. Derisidikenlileri ve kordalıları kapsar. "Ağız-sonra hayvanlar" olarak da bilinirler.İnsan, döterestom bir hayvan türüdür. Embriyolojik gelişimi sırasında, diğer tüm kordalılar gibi ağzı, anüsünden sonra oluşmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EMBRİYO[Fr. < EMBRYON] değil/yerine/= OĞULCUK


- EMBRİYO ile EMBRİYOLOJİ ile EMBRİYONİK ile EMBRİYONİK KATMAN

( EMBRYO vs. EMBRYOLOGY vs. EMBRYONIC vs. EMBRYONIC LAYER )

( گياهک ile مرحله بدوي ile رويان ile گياهک تخم ile جنين ile علقه ile رويان شناسي ile جنيني ile روياني ile غشاء سلولي )

( GYHAK ile MARHALEH BEDOY ile ROYAN ile GYHAK TAKHAM ile JANYNE ile ALGHEH ile ROYAN SHENASY ile JANYNEY ile ROYANY ile GHESHA SELOLY )


- EMBRİYO ile/||/<> FETÜS

( Embriyo ilk 8 hafta İLE fetüs 9. haftadan doğuma. )

( Formül: Organogenez İLE büyüme )


- EMBRİYO = RÜŞEYM = EMBRYON


- EMBRİYOLOG[Fr. < EMBRYOLOGUE] değil/yerine/= EMBRİYOLOJİ UZMANI


- EMBRİYOLOJİ[İng. EMBRYOLOGY] ile/||/<> PROTOSTOM[İng. PROTOSTOME] ile/||/<> VON BAER KURALI[İng. VON BAER RULE] ile/||/<> VON BAER KURARLI[İng. VON BAER'S RULE]

( Biyolojinin bir dalıdır. Döllenmiş yumurtadan başlayarak canlıların tam bir biçimde meydana gelişine kadar geçen gelişme aşamalarını inceleyen bilimdir. @@ Belirli bir embriyolojik gelişim şablonuna ortak olarak sahip olan türlerdir. En belirgin özellikleri, embriyolojik gelişim sırasında oluşan radyal çöküntü ve anüsün ağızdan sonra oluşması durumudur. Omurgasızları, yumuşakçaları ve yuvarlak solucanları kapsar. "Ağız-önce hayvanlar" olarak da bilinirler. @@ Karl Ernst von Baer'in embriyoloji hakkında öne sürdüğü kuraldır. Bu kurala göre bir hayvanın embriyosunda ilk önce taksonomik sınıflandırma içinde ait olduğu daha genel öbeğe has özellikler, sonrasında ise kademeli olarak canlının kendi cinsine ve türüne ait özellikleri gelişir.Bu kurala örnek olarak insan embriyosunda ilk haftalarda solungaç yarığı gözlenmesi daha sonrasında ise insana ait uzuvların belirli hale gelmesi verilebilir. @@ Karl Ernst von Baer 1828'de Almanya Königsberg Üniversitesi'nde çalışırken, hayvanların gelişme sürecini anlatan dört maddeden oluşan ve daha sonra von Baer'in embriyoloji kanunları olarak adlandırılan bir çalışma yayınladı. Bu yasalarla birlikte von Baer, ​​hayvan embriyolarının gelişimini (ontogenezi) tarif ederken, o sırada gündemde olan hayvan gelişimi ile ilgili popüler teorileri de eleştirdi. Von Baer'in embriyoloji kanunları, farklı organizma sınıflarının gelişimi ile ontogenez arasındaki kalıplar ve dünyadaki türlerin çeşitlenmesi (filojeni) arasındaki ilişkileri ve kalıpları araştırmak için bir çerçeve sağlamıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EMBRİYOLOJİK[Fr. < EMBRYOLOGIQUE] değil/yerine/= EMBRİYOLOJİ İLE İLGİLİ


- EMBRYOGENESIS[İng.] değil/yerine/= EMBRİYOGENEZ

( Embriyonun oluşması ve gelişmesi sürecinin tamamıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- [ E = mc² ]
"EM, CE(KARE)" değil ME, CE(KARE)


- EMCÂD[Ar. < MECÎD] ile EMCED[Ar. < MECÎD]

( Onur, şeref, haysiyet sahibi olanlar. İLE Daha/pek çok onur, şeref, haysiyet sahibi olan. )


- EMDİRMEK ile EMDİRTMEK ile EMDİREBİLMEK


- EMDİRMEK ile/ve/değil/||/<>/> EMZİRMEK


- EMEÇ -ile

( Su ve karayosunlarının, kökü andıran, tutunma örgeni. )


- EMED[Ar.] ile EMEDD[Ar. < MEDD]

( Son, nihâyet. İLE Daha/pek uzun, sürekli. )


- EMED[Ar.] ile GÂYE[Ar.]


- EMEK SOKAK PARKI :

( Kazım Karabekir Mahallesindedir. 777,18 m²lik bir alanı kapsamakta olup, 516,26 m²lik yeşil alanı, 44,62 m²lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- EMEK ile/ve/<> AHLÂK


- EMEK ile/ve ÇABA

( Büyük çabalar harcamadıkça, çaba harcamanın bizi hiçbir yere götürmeyeceğini anlayamayız. )

( LABOUR vs./and EFFORT
Unless you make tremendous efforts, you will not be convinced that effort will take you nowhere. )

( ... ile/ve PRAYATNA )


- EMEK ile/ve/||/<> EDEP ile/ve/||/<> SABIR


- EMEK ile/ve/<> EKMEK


- EMEK ile EMEKLEMEK ile EMEKLİ/LİK ile EMEKÇİ/LİK ile EMEKSİZ/LİK ile EMEKLİ MAAŞI ile EMEKLEME ÇAĞI ile EMEKLİ AYLIĞI ile EMEKSİZ EVLAT ile EMEKÇİ SINIFI ile EMEKLİLİK ÇAĞI ile EMEKLEME DÖNEMİ ile EMEKLİ İKRAMİYESİ


- EMEK ile/ve EYLEM

( İnsan kendi emeğinin varlığıdır. )

( İnsan için emeğinden fazlası yoktur. )

( SA'Y ile/ve ... )

( LABOUR vs./and ACTION )


- EMEK ile/ve/<> GEÇİM/MAİŞET[Ar.]


- EMEK ile/ve HAREKET

( LABOUR vs./and MOVEMENT )


- EMEK ve/||/<>/> MAKİNE GÜCÜ


- EMEK ile/ve MÜLKİYET


- EMEK ve/||/<> SEVİNÇ


- EMEK ve SÖZ(/LEŞMEK) (VERMEK)


- EMEK ve/<> YAŞATMAK


- EMEK ile/ve/||/<>/> YEMEK( ile/ve/||/<>/> EMEK)

( Emek olmadan, hiçbir şey olmaz.
[Lat.] Nil sine labore. )


- EMEK ile/ve YÜREK

( Emeğim sevincimdir. )

( Kişi, emeğinin sevincini duyandır. )

( Emeğimizi bizi sevindirir! )

( LABOUR vs./and HEART )


- EMEKÇİ ile/ve/||/<>/> EMEKLİ


- EMEKÇİ ile/ve/değil/||/<>/= GİRİŞİMCİ


- EMEKLEME ve/||/<>/>/< MEMEYE EMEKLEME

( İlgili yazı için burayı tıklayınız... )

( )


- EMEKLİLİK:
RESEN ile/ve/||/<> İSTEĞE BAĞLI


- EMEL[Ar.]/AMAÇ[Fars.] ile/ve EREK

( Zorunluluk/lar ile. İLE/VE Keyfî. )


- EMEL/GÂYE[Ar.] değil/yerine/= İSTEK/UMUT/ÜMİT/ÜLKÜ


- EMEL ile/ve/||/<> ŞİBAK NİHALİ

( Geleceğe dönük umut ve arzu.[Çoğu zaman soyut ve belirsiz.] @@ Umut değil hedefi belirli ve bağlanmış bir yönelim. )

( "Makam emeli taşımaktadır." @@ "Makam üzerine şibak nihali sabittir."[belirsiz bir arzu değil odaklanmış ve izlenebilir bir yöneliş söz konusudur.] )


- EMEL ile/ve/||/<>/< TEMEL


- EMEL ile TÛLE EMEL


- EMERGE :/yerine ORTAYA ÇIKMAK


- EMERGE SUBMERGE


- EMERGENCE İLE SELF-ORGANİZATION İLE CRİTİCALİTY ile/||/<> KARMAŞIK SİSTEMLER

( Basit kurallardan karmaşık davranış. )

( Formül: Power law: P(x) ∼ x^(-α) )


- EMERGENCE ile/||/<> REDÜKSİYONİZM

( Emergence bütün > parçalar toplamı, redüksiyon parçalara ayırma. )

( Formül: Karmaşık İLE basit )


- EMERGENCY :/yerine ACİL DURUM


- EMERGENT ÇEKİM ile/||/<> EİNSTEİN ÇEKİM

( Emergent çekim mikroskopik etkileşimlerden doğarken, Einstein çekim geometrik uzay-zaman eğriliğidir )

( Formül: G_μν ∝ T_μν )

( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- EMERGENT SPACETIME ile/||/<> MİNKOWSKİ UZAYI

( Emergent spacetime kuantum dolanıklıktan doğarken İLE Minkowski uzayı sabit düz uzay-zamandır )

( Formül: ds² = η_μν dx^μ dx^ν )


- EMERJENSİ/EMERCENSİ[İng. < EMERGENCY] değil/yerine/= ACİL


- EMETİK ile EMEZİS ile HİPEREMEZ/İS

( Kusturucu. İLE Kusma. İLE Aşırı kusma. )


- EMETOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= EMETOFOBİ

( Kusma korkusu olarak bilinen terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EMETULLAH HATUN ÇEŞMESİ :

( Zekeriyaköy muhtarlığı karşısında bulunan bu çeşmenin eski çeşme ile hiçbir benzerliği yok (H. 1158, M. 1745). "İstanbul Çeşmeleri" kitabında cami karşısında olduğu belirtilen bu çeşme, muhtarlık binası karşısında ve ulu çınarın dibindedir. "İstanbul Çeşme ve Sebilleri" kitabında çeşmenin yerinde bulunmadığı belirtilmiş olmasına karşın çeşmenin mevcudiyeti tespit edilmiştir. Çeşme iki üç kez onarım görünce eski hüviyetini kaybetti. Son onarım 1994 yılında Göçmen ailesi tarafından mermerden yapıldı ve çeşme bütünüyle değişti. Kitabede"Hayrat 1994" yazısı yer almaktadır. Çeşme Soğuksu memba suyundan akış almaktadır. Çeşmenin ilk kitabesi, muhtarlık binasında sergilenmekte olup kitabede şöyle yazmaktadır: Sahib - ül hayrat vel - hasenat el muhtaç ilâ/ Rahmet - i Rabbih - il gafur merhume ve mağfure/ Emetullah Hatun ruhuna el fâtiha" (115). )


- EMEVÎLER ile/ve ABBÂSÎLER

( Hz. Muhammed'inn torunlarına zulmettiler. İLE/VE Âlimlere zulmettiler. )


- EMEZİS/EMESIS, VOMITING[İng.] değil/yerine/= KUSMA


- EMG/ELECTROMYOGRAM[İng.] değil/yerine/= ELEKTROMİYOGRAM, KAS ELEKTRİK ÇİZGESİ


- EMGEK ile/ve/||/<> EMEK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Zorluk. İLE/VE/||/<> Zorlukları aşmak için harcanan çaba anlamında emek. )


- EMHÂR[Ar. < MEHR] ile/ve/||/<> EMHÂR[Ar. < MÜHR] ile/ve/||/<> EMHÂL[Ar. < MEHL]

( Nikâh bedelleri, ayrılma durumunda, hanım eşe verilecek, nikâhta kararlaştırılan para vs. @@ Taylar, at yavruları. @@ Bir şeyin yapılması için verilen fazla zamanlar, mühletler, vâdeler. )


- EMİCİ ile EMİCİ KILLAR ile EMİCİ TÜYLER


- EMİG ile EMİK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Meme. İLE Ilık. )


- EMÎHE -ile

( Koyunlarda meydana gelen uyuzluk. )


- EMİLİM ile EMİCİ

( ABSORPTION vs. ABSORPTIVE )

( انجذاب ile درآشامي ile درکشي ile جذب ile جذب کننده )

( ENJOZAB ile DARASHAMY ile DARKESHY ile JAZB ile JAZB KONANDEH )


- EMİLMEK ile EMİLEBİLMEK


- EMİN OLMAK ile/ve GÜVEN İÇİNDE OLMAK

( TO BE SURE vs./and TO BE IN SECURE/SAFE )


- EMİN OLMAK ile/ve İNANMAK

( TO BE SURE vs./and TO BELIEVE )


- EMİN OLMAK ve/<> ÖZGÜR OLMAK

( TO BE SURE and/<> TO BE FREE )


- EMİN OLMAK ve/<> TESLİMİYET


- EMİN" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> BİLMİŞ


- EMİN değil/yerine/= GÜVENİK/GÜVENLİ


- EMİN[Ar.] değil/yerine/= GÜVENLİ


- EMÎN[Ar.] ile ME'MÛN[Ar.]


- EMİN ve/||/<>/> YEMİN

( Eminsek, yemine gerek kalmaz fakat yine de bazen ve bazı koşullarda yemin edilebilir/beklenebilir. [Doğru söz, yeminden ileridir.] )


- EMİNA ile/ve İZE

( Tahıllar için eski bir ağırlık ölçüsü. İLE/VE Bir tahıl ölçüsü. )


- EMINENT vs. IMMINENT


- EMİN/LİK ile/ve PEKİN/LİK


- EMİNLİK ile/ve ŞÜPHE ETMEMEK


- BENLİK:
EMİR ALTINDA ile/ve/> SORGULAYAN ile/ve/> SEZGİSEL ile/ve/> BEKLENTİSİZ ile/ve/>
RIZÂ SAHİBİ ile/ve/> RÂZI OLUNAN ile/ve/> SAFLAŞMIŞ


- EMİR EDEN ile/ve/yerine HİZMET EDEN


- Emir verildiyse SUS!!!


- EMİR VERMEK ile/ve/değil/yerine/>/< DOĞRUDAN SÖYLEMEK


- EMİR ile/değil KOŞUL


- EMİR[Ar.] değil/yerine/= BUYRUK/BUYURU


- EMİR[Ar.] değil/yerine/= BUYRUK/KOMUT

( Askerlere, izcilere, öğrencilere, gövde eğitimi çalışmalarında ya da bir tören sırasında, bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için bildirilen/söylenilen söz. )


- EMİR ile/ve/değil/<> DEVİR


- EMİR ile/ve/değil/yerine DİLEK


- EMİR ile/ve EDEB

( Emir, edebten üstündür. )


- EMİR ile/ve EDEP/EDEB

( Emir edebten üstündür. )


- EMİR ile EMİR

( Buyruk. | Bir orundan öbürüne geçerken, görevliye verilen belge. İLE Araplarda ve öteki müslüman ülkelerde bir kavim, kent ya da ülkenin başı. )


- EMİR ile EMİR ABBAS ile EMİR ALİ ile EMİR FARAJ ile EMİR GHOLİ ile EMİR HASAN ile EMİR HÜSEYİN ile EMİR MANSUR ile EMİR MEHDİ ile EMİR RIZA

( AMIR vs. AMIR ABBAS vs. AMIR ALI vs. AMIR FARAJ vs. AMIR GHOLI vs. AMIR HASAN vs. AMIR HOSEYN vs. AMIR MANSUR vs. AMIR MEHDI vs. AMIR REZA )

( امير ile اميرعباس ile اميرعلي ile اميرفرج ile اميرقلي ile اميرحسن ile اميرحسين ile اميرمنصور ile اميرمهدي ile اميررضا )

( AMYR ile اميرعباس ile AMYRALY ile اميرفرج ile اميرقلي ile AMYRAHSAN ile AMYRAHASYNE ile اميرمنصور ile اميرمهدي ile AMYRAREZA )


- EMİR ile/ve/değil/<> ENGEL


- EMİR ile/ve/değil GİZİL EMİR


- EMİR ile/ve İŞ/LER

( ... ile/ve UMÛR[< EMR] )


- EMİR ile/ve İZİN


- EMİR ile/değil/yerine/||/></< TAKDİR


- EMİR ile TÂLİMAT


- EMİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TEKLİF


- EMİRÇGE = KIKIRDAK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- EMİRGAN ERMENİ MEZARLIĞI :

( Reşitpaşa mahallesinin çarşı içinde olup Rum ve Müslüman mezarlıkları ile yan yanadır. Tarihi mezarlıklardan biridir. )


- EMİRGAN İLKÖĞRETİM OKULU :

( Sarıyer'in en eski okullarından biri olup 1870'de Hidiv İsmail Paşa tarafından yaptırıldı. Önceleri dini eğitim verilen bir okuldu. 1881'de modern eğitime başladı. Bu okulda Mirgün - i Mektebi Rüştiye - i Zekkürin adı ile erkek ortaokulu olarak da eğitim verildi. 1934'te karma eğitime geçildi. 1960'da meydana gelen bir çökme nedeni ile okul kapatılmış 1970'de tekrar ilkokul olarak eğitim ve öğretime başlamış, 1986'da büyük onarım gören okul modern hale getirilmiş, bilahare ilköğretim okuluna dönüştürüldü. Üç katlı okul binası Emirgan'daki önemli tarihi eserlerdendir. )


- EMİRGAN KORUSU :

( Emirgan Korusu İstanbul'un önemli mesirelerinden biridir. Koru, Emirgan'ın kuzey batısındaki yamaç ve tepe üzerinde yer alır. Bu alan Bizans ve Osmanlılar dönemin servi ormanı ile kaplı idi. Bu alan 16. yy. da Nişancı Feridun Bey'e verilmiş ve "Feridun Paşa Bahçesi" olarak isimlendirilmişti. Sultan IV. Murat bahçeyi Emirgünoğlu Yusuf Paşa'ya vermiş ve burası "Emirgüne bahçesi", "Mirgün bahçesi", ve "Mirgün" olarak değişik isimle anılmıştır. Bu isimler zamanla Emirgan'a dönüşerek semtin ismi olarak kaldı. 19. yy.ın ikinci yarısında Sultan Abdülaziz (1861 - 1871) bu büyük araziye Mısır Hidivi İsmail Paşa'ya vermiş, Paşa da bu büyük alana 1871 - 1878 yılları arasında Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk'ü yaptırdı. 472.000 m²'lik koruluk, İsmail Paşa'nın varislerinden Satvet Lütfi Tozan'dan, İstanbul Belediyesince 1943'te satın alınarak halka açıldı. İstanbul ve Sarıyer'in en gözde dinlence yeri olarak ihtiyaca cevap verecek biçimde tanzim edildi. Koruluk içindeki köşklerden Sarı Köşk 1979, Pembe Köşk 1982 ve Beyaz Köşk 1983'te restore edildiler. İçinde iki de gölet bulunan korulukta her yıl "Lale Bayramı" şenlikleri yapılmaktadır. Koruluk içinde 120 den fazla ağaç türü bulunmaktadır. )


- EMİRGAN MAHALLESİ :

( İlçenin deniz sahili mahallelerinden biri olup Baltalimanı, Fatih Sultan Mehmet, Reşitpaşa ve İstinye'den sınır alır. Bizans döneminde ismi Kiparodis olan (Kyparodes) idi. İsmin karşılığı ise "Servi" idi. Bu ismin verilmesinin nedeni yörenin servi ormanı ile çevrilmiş olmasıydı. Sultan IV. Murat (1623 - 1640) Revan seferine gittiğinde (1635), Revan Kumandanı Emirgüneoğlu Tahmasp Kulu Han hiç savaşmadan Osmanlılar safına geçti ve kaleyi teslim etti. Bu olaydan sonra IV. Murat Emirgüneoğlu'na vezirlik rütbesi vermiş, ismini de Yusuf Paşa olarak değiştirdi. Emirgan'daki büyük Nişancı Feridun Bey'in bahçesini ona bağışladı. Bahçeye'de Emirgüne Bahçesi" denildi. Semtin adı da Emirgan oldu. 1933 - 1934 yılları arasında Emirgan'a "Uluköy"adı verilmişse de bu isim tutmamış ve "Mirgün" olarak değiştirildi. Bilahare Emirgan'a dönüştü. 1992 nüfus sayımına göne mahallenin nüfusu 8.204'tür. )


- EMİRGAN MÜSLÜMAN MEZARLIĞI :

( Emirgan mezarlığı olarak bilinen Müslüman mezarlığı, Reşitpaşa mahallesi çarşı içindedir. Türk, Rum ve Ermeni mezarlıklarının üçü bir arada olup, tarihi mezarlardır. )


- EMİRGAN RUM MEZARLIĞI :

( Reşitpaşa mahallesinin çarşı içinde olup Müslüman ve Ermeni mezarlıkları ile yan yana olup, tarihi bir mezarlıktır. )


- EMİRGAN SPOR KULÜBÜ :

( 1949'da Hüseyin Sakaoğlu, Kemal Dalgıç, İsmail Ergün, Ahmet Sakaoğlu ve Todori Hocis tarafından kuruldu. Futbol ve voleybol dalında faaliyet gösteren kulüp, halen sadece futbol dalında yarışmalara katılmaktadır. Bu kulüpten; İsmail Alemdaroğlu, Mehmet Orman, Cevat Cantez, Şeref Köklü, Erdoğan Cantez, Adnan Kıstas, Ayhan Örslü gibi sporcular yetişti. )


- EMİRGAN VAPUR İSKELESİ :

( Emirgan vapur iskelesi semtin tarihi eserlerinden biriydi. Emirgan'da ilk vapur iskelesi 1851'de Şirket - i Hayriye vapurlarının Boğaziçi'ne yolcu taşımaları için ahşap olarak Emirgan Hamid - i Evvel Camii önündeki arsada yapılmış, 1900'da bugünkü yerine yenisi yapılmıştır. 1989'a kadar kullanılan iskele, sahil yolu düzenlemesi sırasında yıkıldı ise de 2001'de yeni vapur iskelesi yapılarak hizmete girdi. )


- EMİRGANI SEVENLER DERNEĞİ :

( Emirgan'da kurulan bir dernek olup, uzun zamandan beri her hangi bir çalışma yapmamakta olup gayri faaldir. )


- EMİRGANLILAR DERNEĞİ :

( 2008 yılında Kaya Soysal ile bir grup arkadaşı tarafından kurulan ve sosyal çalışmalar yapan bir dernektir. İlk Başkanı Kaya Soysal (2008 - 2010), sonraki altı dönem (2010 - 2016) Başkanlık yapan Hasan Saim Öztürk, halen başkanlık görevini ise Cafer Hergünsel 2016‘dan beri yürütmektedir. )


- EMİR/LİK ile EMİR ERİ ile EMİR KİPİ ile EMİR KULU ile EMİR SUBAYI ile EMİR CÜMLESİ ile EMİR KOMUTA ZİNCİRİ


- EMİROĞLU, NEDİM (SARIYER, 1931) :

( Minibüs işletmeciliği yaptı. Uzun süre futbol oynadığı Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. )


- EMİR-RİCA ile EMİR


- EMİŞMEK ile EMİŞTİRMEK ile EMİŞ


- EMISSION :/yerine EMİSYON, YAYMA


- EMİSYON[Fr. < ÉMISSION] değil/yerine/= ÇIKARMA


- EMİSYON/EMISSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA YAYIM | DIŞA ATIM


- EMLÂ'[Ar. < MELÂ] ile EMLAH[Ar. < MELÎH] ile EMLÂH[Ar. < MİLH]

( Bölükler, kalabalıklar, cemaatler. İLE Son derece güzel, en melâhatli, pek melîh. İLE Tuzlar. )


- EMLAK ile EMLAKÇI/LIK ile EMLAK BÜROSU ile EMLAK KREDİSİ ile EMLAK VERGİSİ


- SUCTION[İng.] / SUCCION[Fr.] / SAUGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EMME


- EMMEK ile/ve/||/<> ÇEKMEK


- EMMEK ile EMMEÇ ile EMME BASMA TULUMBA


- EMMEK ile NEMİ EMER ile EMİCİ ile ABSORBE ile EMİCİLİK ile EMİCİ ile EMİCİ

( ABSORB vs. ABSORB MOISTURE vs. ABSORBANT vs. ABSORBED vs. ABSORBENCY vs. ABSORBENT vs. ABSORBER )

( مکيدن ile جذب کردن ile در کشيدن ile مستغرق بودن ile درآشا ميدن ile کاملا فروبردن ile رطوبت کشيدن ile درکش ile درآشام ile مکنده ile مستهلک ile منجذب ile فروبري ile قابليت جذب ile قدرت جذب ile جاذب ile نشاف ile آشامنده )

( MAKYDAN ile JAZB KARDAN ile DAR KESHYDAN ile MOSTEGHARGH BODAN ile DARASHA MYDAN ile KAMELA FOROBARDAN ile ROTUBAT KESHYDAN ile DARKESH ile DARASHAM ile MAKANDEH ile MOSTEHALAK ile منجذب ile FOROBARY ile GHABELYT JAZB ile GHODRAT JAZB ile JAZEB ile نشاف ile ASHAMANDEH )


- EMMİ ile EMMİ KIZI ile EMMİ OĞLU


- EMNİYET ÂMİRİ değil/yerine/= GÜVENLİK BUYRANI


- EMNİYET KEMERİ/KEMER değil/yerine/= GÜVENLİK BAĞI/ÖNBAĞ


- EMNİYET KİLİDİ değil/yerine/= GÜVENLİK BEKİ


- EMNİYET ŞARTI değil/yerine/= GÜVENLİK KOŞULU


- EMNİYET[Ar.] STOKU[İng./Fr. STOCK] değil/yerine/= GÜVENLİK YIĞIMI


- EMNİYET SÜBABI değil/yerine/= GÜVENLİK KAPACI


- EMNİYET ile/ve EMÂNET

( SECURITY vs./and DEPOSIT/ENTRUST )


- EMNİYET ile EMNİYETLİ/LİK ile EMNİYETSİZ/LİK ile EMNİYET PİMİ ile EMNİYET AMİRİ ile EMNİYET DURAĞI ile EMNİYET KEMERİ ile EMNİYET KİLİDİ ile EMNİYET SUPABI ile EMNİYET ŞERİDİ ile EMNİYET DÜĞMESİ


- EMNİYET değil/yerine/= GÜVENLİK


- EMNİYETİ SUİSTİMAL SİGORTASI değil/yerine/= GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA KORUNCU


- EMOJİ/SMILEY[İng.] değil/yerine/= DUYGUCUK


- EMOLLİENT İLE HUMECTANT İLE EMULSİFİER ile/||/<> KOZMETİK BİLEŞENLER

( Kozmetik formülasyon elemanları. )

( Formül: HLB değeri )


- EMOSYON/EMOTION[İng.] değil/yerine/= DUYGU


- EMOTION vs. FEEL(ING)


- EMOTION :/yerine DUYGU


- EMOTIONAL :/yerine DUYGUSAL


- EMOTION vs./and WATER


- EMPATİ[Fr. < EMPATHIE] değil/yerine/= DUYGUDAŞLIK


- EMPATİ KURMAK ile/ve/değil/=/||/<>/< ÂDİL OLMAK


- EMPATİ:
"ONUN YERİNE DÜŞÜNMEK"
değil
ONUN/ONLAR GİBİ DÜŞÜNMEK/ONUN DÜŞÜNCESİNİ/DUYGUSUNU ANLAMAYA ÇABALAMAK


- EMPATİ:
SANA ve/<> ONA

( Yapılmasını istemediğin şeyi, başkasına yapmamak. VE/<> Sana davranılmasını/yapılmasını istediğin şeyi/biçimde, ona yapmak. )


- EMPATİ ile/ve/||/<> DÖNÜŞTÜREREK İÇSELLEŞTİRME

( EMPATHY vs. VICARIOUS INTROSPECTION )


- EMPATİ[İng. < Yun. EM-PATHY] yerine EŞDUYUM/DUYGUDAŞLIK


- EMPATİ ile/ve HOMEOSTASİS


- EMPATİ ile/ve HOŞGÖRÜ

( Hoş gördün mü, yorgunluk kalmaz. )

( EMPATHY vs./and TOLERANCE )


- EMPATİ ile SORGULAMA


- EMPATİDE:
THEODOR REIK ile/ve/||/<>/> WILHELM FLIESS ile/ve/||/<>/> DONALD WINNICOTT ile/ve/||/<>/> HEINZ KOHUT ile/ve/||/<>/> CARL ROGERS


- EMPATİK:
ANLAYIŞ ile/ve/||/<> DOĞRULAMA ile/ve/||/<> İRDELEME ile/ve/||/<> KATILIM ile/ve/||/<> YORUMLAMA


- EMPATİ(K) ile AZ EMPATİ(K)-ÇOK EMPATİ(K)/ÇOK EMPATİ(K)-AZ EMPATİK


- IMPEDANCE-ADMITTANCE MATRIX[İng.] / MATRICE IMPÉDANCE-ADMITTANCE[Fr.] / IMPEDANZ-ADMINISTRATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS-ADMİTANS MATRİSİ


- IMPEDANCE COMPONENTS[İng.] / COMPOSANTES DE L'IMPÉDANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS BİLEŞENLERİ


- APPARIEMENT DE L'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZANPASSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS DENKLEŞMESİ


- BAISSE DE L'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS DÜŞMESİ


- IMPEDANCE DROP[İng.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS DÜŞÜMÜ


- IMPEDANZBAUELEMENT, IMPEDANZKOMPONENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS ELEMANLARI


- EMPEDANS İLE REAKTANS İLE ADMİTANS ile/||/<> AC DEVRE PARAMETRELERİ

( Alternatif akım devre karakteristikleri. )

( Formül: Z = √(R² + X²) )


- EMPEDANS[İng. IMPEDANCE] ile/||/<> ADMİTTANS[İng. ADMITTANCE] ile/||/<> ENDÜKTANS[İng. INDUCTANCE] ile/||/<> KAPASİTANS[İng. CAPACITANCE]

( Bir elektrik devresinde ya da elektronik bileşende alternatif akıma (AC) karşı gösterilen toplam direnci ifade eder. Daha basitçe ifade etmek gerekirse, bir devrenin AC akımına karşı koyma miktarıdır. Direnç gibi empedans da voltajı akıma böler, ancak dirençten farklı olarak sadece saf dirençli devre elemanlarında değil, aynı zamanda endüktans ve kapasitans gibi reaktif bileşenleri de içeren devrelerde de ortaya çıkar. Dolayısıyla, empedans kompleks bir büyüklüktür ve hem büyüklüğü (genlik) hem de faz açısını içerir. Birimi ohm (Ω)'dur. @@ Elektrik devresinin ya da elemanın alternatif akım (AC) karşısında gösterdiği toplam kolaylığı ifade eden ölçü. İletkenlik (İng. "conductance") ve süseptans (İng. "susceptance") bileşenlerinden oluşur. Birimi siemens (S) ya da mho (℧)'dur ve karmaşık sayı olarak ifade edilir. Y ile gösterilir. Admittans ile empedansın çarpımı 1'e eşittir. @@ Elektrik devrelerinde bir iletkenin, içinden geçen elektrik akımının değişimine karşı gösterdiği direnç. Bu özellik; bir iletkenden geçen akımın değişmesiyle iletken etrafında oluşan manyetik alanın, bu değişime karşı koyacak bir elektromotor kuvvet (EMK) üretmesi sonucu ortaya çıkar. Birimi "Henry (H)" olarak adlandırılır ve genellikle "L" harfi ile gösterilir. @@ Bir elektronik devrede iletkenlerden herhangi biri üzerindeki elektrik yükü miktarının iletkenler arasındaki potansiyel farka "oranıdır. Başka bir ifadeyle, bir cismin elektrik yükü depolama yeteneğidir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere elektrikle yüklenebilen her cismin belirli bir kapasitansı vardır. Kapasitansın formülü C=q/V şeklindedir. Bu formüldeki C kapasitansı, q elektrik yükünü, V ise iletkenler arasındaki potansiyel farkı ifade etmektedir. Kapasitansın SI birim sistemindeki birimi Faraddır. Ancak elektronik devrelerde kullanılan sığaçların kapasitansı genellikle faraddan daha düşük büyüklüğe sahiptir, bu yüzden faradın alt birimleriyle ifade edilirler. Kapasitansın günümüzde kullanılan en yaygın alt birimleri mikrofarad (mF), nanofarad (nF) ve pikofaraddır (pF). Buna ek olarak sığaçlarda depolanan enerji aşağıdaki formülle hesaplanır:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- IMPEDANCE BRIDGE[İng.] / PONT D'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS KÖPRÜSÜ


- IMPEDANZMAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS MANYETOMETRESİ


- IMPEDANCE MATRIX[İng.] / MATRICE D'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZMATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS MATRİSİ


- IMPEDANCE MATCHING[İng.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS UYUMLAMASI


- IMPEDANCE REFLECTION[İng.] / IMPEDANZREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS YANSIMASI


- IMPEDANCE RISE[İng.] / ÉLÉVATION D'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZANSTIEG, IMPEDANZERHÖHUNG, IMPEDANZSTEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS YÜKSELMESİ


- EMPEDANS ile/||/<> DİRENÇ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Empedans AC devrede, direnç DC devrede zorluktur )

( Formül: Z=√(R²+(XL-XC)²) İLE R )


- IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZ, SCHEINWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS


- EMPEDANS ile/||/<> REAKTANS

( Empedans toplam AC direnci (Z) İLE reaktans sadece L ve C kaynaklı kısmıdır. )

( Formül: Z = √(R² + X²) İLE X = X_L - X_C )


- IMPEDANCE MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE À IMPÉDANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= EMPEDANSLI MANYETOMETRE


- EMPERMEABLE[Fr. < IMPERMÉABLE] değil/yerine/= YAĞMURLUK


- EMPERYALİZM ile/ve/||/<>/< "İLERLEMECİ TARİH"


- EMPERYALİZM ile İMPARATORLUK


- EMPHASIS :/yerine VURGU


- EMPHASIZE :/yerine VURGULAMAK


- EMPİRİK FORMÜL ile MOLEKÜLER FORMÜL

( Bileşiğin en basit oranını gösteren formül. İLE Bileşiğin gerçek atom sayısını gösteren formül. )


- EMPLOY :/yerine İŞE ALMAK


- EMPLOYEE :/yerine ÇALIŞAN


- EMPLOYER :/yerine İŞVEREN


- EMPLOYMENT :/yerine İSTİHDAM


- EMPOZE ETMEK ile DAYATILAN

( IMPOSE vs. IMPOSED )

( وارد آوردن ile تحميل کردن ile گرانبار کردن ile وارد کردن ile تکليف کردن ile اعمال شده ile تحميلي )

( VARD AVARDAN ile TAHAMYLE KARDAN ile GERANBAR KARDAN ile VARD KARDAN ile TAKLYFE KARDAN ile EMAL SHODEH ile TAHAMYLEY )


- EMPOZE (ETMEK) değil/yerine/= DAYATMAK


- EMPOZİSYON ile/değil PROJEKSİYON


- IMPREGNATION, IMPREGNATE[İng.] / IMPREGNATION, IMPREGNER[Fr.] / IMPRÄGNIEREN, TRÄNKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPRENYELEME, EMPRENYE ETME


- EMPRESYONİST[Fr. < IMPRESSIONNISTE] değil/yerine/= İZLENİMCİ


- EMPRESYONİST/EMPRESYONİZM değil/yerine/= İZLENİMCİ/LİK


- EMPRESYONİZM[Fr. < IMPRESSIONNISME] değil/yerine/= İZLENİMCİLİK


- EMPRİZM:
DUYUCULUK ile/ve/değil/||/<>/< GÖRGÜCÜLÜK


- EMPRİZM ile EKSPERİMENTALİZM

( JOHN LOCKE ile ROBERT BOYLE )


- EMPROVİZASYON[Fr. < IMPROVISATION] değil/yerine/= DOĞAÇLAMA


- EMPROVİZASYON değil/yerine/= DOĞAÇLAMA


- EMPROVİZE[Fr. < IMPROVISÉ] değil/yerine/= DOĞAÇLAMA


- EMPROVİZE ile EMPROVİZASYON


- EMPTY vs. VACANT


- EMPTY :/yerine BOŞ


- EMPTY/VACANT/VAIN/FUTILE vs. ROTTEN


- EMR/ELECTRONIC MEDICAL RECORDING[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT


- EMR/EMİR[Ar.] ile HABER[Ar.]


- EMRAM/ELECTRONIC MEDICAL RECORD ADOPTION MODEL[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT BENIMSEME MODELİ


- EMRE -ile

( DERVİŞ, İSTEYEN/TALEB EDEN )


- EMRE MUHARRER SENET değil/yerine/= YÖNERGELİ BELGİT


- EMRETMEK ile EMİR VE TEDBİR ile KOMUT DİLİ ile KOMUTAN ile KOMUTAN GENERAL ile BAŞKOMUTAN ile BAŞKOMUTAN ile KOMUTANLIK ile KOMUTANLIK ile KOMANDO ile KOMUTLAR ile KOMUTAN

( COMMAND vs. COMMAND AND INJUNCTION vs. COMMAND LANGUAGE vs. COMMANDER vs. COMMANDER GENERAL vs. COMMANDER IN CHIEF vs. COMMANDER-IN-CHIEF vs. COMMANDERSHIP vs. COMMANDERY vs. COMMANDO vs. COMMANDS vs. COMMANER )

( فرمودن ile تحکم ile امر ile فرمان ile فرماندهي کردن ile امر و نهي ile زبان فرماندهي ile فرمانده ile سردار ile امير ile امر کننده ile فرماندهي کل ile سرفرمانده ile سپهسالار ile سرداري ile محل فرماندهي ile تکاور ile احکام ile آمر )

( FARMODAN ile TAHKAM ile EMR ile FARMAN ile FARMANDEHY KARDAN ile EMR VE NAHY ile ZABAN FARMANDEHY ile FARMANDEH ile SARDAR ile AMYR ile EMR KONANDEH ile FARMANDEHY KEL ile SARFARMANDEH ile SAPPEHSALAR ile سرداري ile MOHAL FARMANDEHY ile TAKAVAR ile AHKAM ile AMAR )


- EMRETMEK ile EMREYLEMEK ile EMREDEBİLMEK ile EMRE MUHARRER SENET