C ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 2.422 başlık/FaRk ile birlikte,
2.422 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(9/11)
- PİÇ/FIR/KOPİL[Yun.] ile PUŞT[Fars.]
- PİÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETİM/ÖKSÜZ
- PID İLE LQR İLE MPC ile/||/<> ROBOT KONTROLÜ
( Robot hareket kontrol algoritmaları. )
( Formül: u = Kp×e + Ki∫e + Kd×de/dt )
- PIEZOELECTRIC OSCILLATOR[İng.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK SALINGAÇ
- PIEZOELECTRIC FILTER[İng.] / FILTRE PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHES FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK SÜZGEÇ
- PIEZOELECTRIC GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK ÜRETEÇ
- PIEZOELECTRIC[İng.] / PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK
- PİLİÇ ile BULADA[< Yun.]
( ... İLE Büyük piliç. )
- PİLİÇ ile/ve TAVUK
( Dünyadaki tüm piliçlerin kökeni Kırmızı Orman Tavuğu denen Tayland'a özgü bir tür sülüne dayanmaktadır. )
( Amerika kıtasında 1500'lerden önce hiç piliç yoktu. Kıtaya pilici ilk götüren İspanyol'lar oldu. )
( Öteki dillerde GIT GIT GIDAK[Türkçe'de]: * GAK GAK[Almanya'da] * GOK GOK[Danimarka'da] * KOT KOT[Finlandiya ve Macaristan'da] * KOTKOTKODAT[Fransa'da] * TOK TOK[Hollanda'da] * GUK GUK[Tayland'da] )
( HURÛS-BEÇE ile/ve ... )
( PULLET vs./and CHICKEN )
- PİLİÇ ile YARGA/YARKA
( ... İLE Büyük piliç. )
- PİRİNÇ ile ANBERBU/Y[Ar. ANBER + Fars. BÛ]
( Pirinç.[hubûbat] | Pilav. | Pirinç.[Maden] İLE Hindistan'da, İran'da yetişen, piştiğinde güzel bir koku veren, iri ve uzun daneli bir pirinç türü. )
( PİRİNÇ MÜZESİ: Malezya'da, Langkawi'dedir. )
( ERZ/ERÜZ ile ... )
( BİRİNC ile ... )
( RICE vs. INDIAN RICE )
- PİRİNÇ ile BASMATİ PİRİNCİ
( ... İLE Sri Lanka'nın Sigiriya kentindeki Matele bölgesinde daha fazla yağış aldığından, öteki bölgelere göre daha yeşildir. Bu bölgede 40 çeşit pirinç yetişmektedir. En ünlü ve sağlıklısı, anavatanı Pakistan olan Basmati pirincidir. )
- BRASS[İng.] / LATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PİRİNÇ
- PİRİNÇ ile/ve/||/<> BUĞDAY
(
| Ölçüt | "Pirinç Kültürü" | "Buğday Kültürü" |
|---|---|---|
| Tarımsal Yapı | Yoğun iş gücü gerektirir, sulama düzenekleri ve topluluk iş birliği zorunludur. | Bireysel olarak yapılabilir, daha az iş gücü gerektirir. |
| Toplumsal Etki | İş bölümü ve dayanışma baskındır, topluluk iş birliği ön plandadır. | Bireycilik baskındır, bağımsız çalışma olanaklıdır. |
| Düşünce Tarzı | Bütüncül ve bağlamsal düşünme eğilimi vardır. | Çözümleyici ve bireysel düşünme eğilimi vardır. |
| Thomas Talhelm'in "İddiası" | Bireylerin ortaklık içinde olduğu, topluluk içinde iş birliğine yatkın olduğu savunulur. | Bireyci yapının daha güçlü olduğu, bağımsızlığın vurgulandığı savunulur. |
- PİRİNÇ ile HİNTPİRİNCİ
( ... İLE Buğdaygillerden, Hindistan ve Etiyopya'da yetiştirilen, taneleri pirinç yerine kullanılan bir bitki. )
- PİRİNÇ[Fars.] ile PİRİNÇ[Fars.]
( Hububat. Buğdaygillerden, kökleri bol su içinde yetişen bir bitki. | Bu bitkinin, besin olarak kullanılan tanesi. İLE Maden. Bakıra, çinko katılarak elde edilen, sarı renkte bir alaşım. | Bu alaşımdan yapılmış olan. )
- PİRİNÇ ile PİRİNÇ RENKLİ ile PİRİNÇ ŞAPKA ile MUŞTALAR ile PİRİNÇ İŞÇİSİ
( BRASS vs. BRASS COLORED vs. BRASS HAT vs. BRASS KNUCKLES vs. BRASS WORKER )
( افسر ارشد ile نحاس ile برنگ برنج ile شخص مهم ile پنجه بوکس ile صفار )
( AFSAR ERSHOD ile نحاس ile BARANG BARANJ ile شخص مهم ile PANJEH BOX ile SAFAR )
- PİRİNÇ ile PİRİNÇLİ ile PİRİNÇSİZ ile PİRİNÇ UNU ile PİRİNÇ ÖRGÜ ile PİRİNÇ PİLAVI ile PİRİNÇ ÇORBASI
- PYROMAGNETIC[İng.] / PYROMAGNÉTIQUE[Fr.] / PYROMAGNETIK, PYROMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PİROMANYETİK
- PİŞMANLIK ile/ve/<> UTANÇ
( PENITENCE/REGRET vs./and/<> SHAME )
- PİTİ : SEVİNÇ
- PİYES[Fr. < PIÈCE] ile/değil/< SKEÇ["SİKEÇ" değil SIKEÇ][İng. SKETCH < Yun.]
( Oyunca. İLE/DEĞİL Daha çok radyodan yayınlanmak üzere hazırlanmış kısa oyun. )
- PLASTIC :/yerine PLASTİK
- PLEJİ/PLEGIA[İng.] değil/yerine/= FELÇ
- PLEOMORFİK/PLEOMORPHİC[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ
- PNEUMATIC[İng.] / PNEUMATIQUE[Fr.] / PNEUMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PNÖMATİK
- PNÖMOTİK/PNEUMATIC[İng.] değil/yerine/= HAVALI, HAVA BASINÇLI
- POLAROID-FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROİT SÜZGEÇ
- POLİGENİK/POLYGENIC[İng.] değil/yerine/= ÇOK GENLİ
- POLIMORFİK/POLYMORPHİC[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ
- POLİP ile/||/<> BETA YAPRAK[İng. BETA PLEATED SHEET] ile/||/<> ÇEVRİLME SONRASI MODİFİKASYON[İng. POST-TRANSLATIONAL MODIFICATION] ile/||/<> DİSÜLFİT BAĞ[İng. DISULFIDE BOND] ile/||/<> HETERODİMERİK[İng. HETERODIMERIC] ile/||/<> İKİNCİL PROTEİN YAPISI[İng. SECONDARY PROTEIN STRUCTURE] ile/||/<> ÜÇÜNCÜL PROTEİN YAPISI[İng. TERTIARY STRUCTURE]
( Knidliler (Sölenterler) şubesindeki türlerin yaşamları boyunca aldıkları iki formdan birisidir. Diğerine "medusa" denir. Polipler, yaklaşık olarak silindiriktirler ve bir vazoya benzerler. @@ Proteinlerin düzlemsel sekonder yapı elemanı. İki farklı polipeptit zincirindeki omurga atomlarının ya da tek katlanmış bir zincirin kesimleri arasındaki hidrojen bağıyla oluşturulur. @@ Oksidasyon kros-linking, kovalent değişikler, asetilasyon, fosforilasyon, glikozasyon gibi polipeptit zincirindeki aminoasitlerin amino terminal peptid, hidroksilasyon ve bölünme gibi traslasyonel modifikasyonların bazılarıdır. @@ Bir proteinin farklı bölümlerinde ya da iki farklı protein arasında iki sistein kalıntısı arasındaki kovalent bağ. İnsülin (iki polipeptit zincirine sahip küçük bir protein) ve immünoglobülin molekülleri, örneğin, inter ya da intro disülfit bağlarına sahiplerdir. Endotelin ve HLA molekülleri de disülfit bağlara sahiptir. C282Y mutasyonu, HLA sınıfı I benzeri HFE proteinindeki disülfür bağlarından birini kaldırır ve yüzey ekspresyonunu ortadan kaldırır. @@ Proteinin birbirinin aynı olmayan iki polipeptit zincirinden oluşması hali. @@ Proteinin ikincil yapısı, proteinin genel özelliklerini etkileyen ve tekrarlanan kıvrım ya da katlanmalarla tanımlanır. Bu yapı seviyesi, polipeptit omurgasının katlanma yapısını tarif eder ve N-H ve C = O grupları arasındaki hidrojen bağlarıyla sağlamlık kazanır. Çeşitli ikincil yapı türleri keşfedilmiştir, ancak en yaygın olanı, alfa sarmal ve beta yaprak olarak bilinen düzenli yinelenen formlardır. @@ Bu yapı seviyesi, ikincil yapının bölgelerinin nasıl katlandığını, diğer bir deyişle bir alfa sarmalı, beta yapraklarını ve katlanmaları içeren 3D düzenini açıklar. Üçüncül yapı, yan zincirler arasındaki ya da yan zincirler ile polipeptit omurgası arasındaki etkileşimler sonucu oluşur ve bunlar genel olarak zincir halindeyken birbirlerinden uzakta olan yapılardır. Her protein katlanabilme özelliğine sahiptir ve bunlar oldukça karmaşık olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PORTAKAL[Portekizce] ile TURUNÇ[Fars.]
( ORANGE vs. BITTER/SEVILLE ORANGE )
( CITRUS SINENSIS/CITRUS AURANTIUM cum CITRUS AURANTIUM AMARA )
- POWER :/yerine GÜÇ
- PRECESSION değil/yerine/= DÖNDERGEÇ
- PREPARAT/PREPARATE[İng.] değil/yerine/= HAZIR İLAÇ
- PRESİSTOLİK/PRESYSTOLIC[İng.] değil/yerine/= SISTOL ÖNCESİ
- PROBİYOTİK/PROBIOTIC[İng.] değil/yerine/= YARARLI MINICAN
- PROFİLAKTİK/PROPHYLACTIC[İng.] değil/yerine/= ÖNLEYİCİ
- PROJEKTÖR değil/yerine/= IŞILDAK/İZDÜŞÜREÇ
- PSİKEDELİK[İng. PSYCHEDELIC] ile/||/<> PSİKOAKTİF NESNE[İng. PSYCHOACTIVE SUBSTANCE]
( Halüsinojenler olarak da bilinen psikedelikler; kişinin algılarında, ruh halinde, duygularında ve bilişsel süreçlerinde değişiklikler oluşturan bir psikoaktif madde sınıfıdır. LSD, Meskalin, Sihirli Mantarlar (İng: "magic mushrooms") gibi mantarlarda bulunan Psilosin ve Psilosibin maddeleri başlıca psikedelik örnekleridir. @@ Merkezi sinir sisteminde etkili olan, beynin fonksiyonlarını değiştiren, duyularda, bilinçte, davranışta ve psikolojik durumda değişikliklere neden olan maddelerdir. Bu maddeler, tıbbi alandan, dini ritüellere kadar pek çok alanda kullanıma sahiptir. Tıp alanında kullanılan psikoaktif maddelerin pek çoğu, eğlence amaçlı kötüye kullanılabilmektedir. Pek çoğu uzun süre legal olarak kullanılmasına karşın son 20 yılda ciddi sınırlamalara ve takibe tabi tutulmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PSİKOLEPTİK/PSYCHOLEPTIC[İng.] değil/yerine/= RUHSAL YATIŞTIRICI
- PSİKOSOMATİK/PSYCHOSOMATIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNE DAYALI GÖVDE
- PSİKOTROP/PSYCHOTROPIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNETKİLER
- PUBLIC :/yerine HALK, KAMU
- PURPOSE :/yerine AMAÇ
- PVC[İng.] ile/değil/yerine/= PVC
- QIÇ[Azr.] = BACAK[Tr.]
- RADIODIAGNOSTIC[İng.] / RADIODIAGNOSTIC[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOTANI
- RAHİM ile RAHİM İÇİ ARAÇ
- RAKET[Fr. < Ar.] değil/yerine/= VURAÇ | TOKAÇ
( Masatopu, alantopu gibi oyunlarda topa vurmak için kullanılan, oval tahta bir kasnağa gerilmiş bir ağı olan, uzunca saplı araç. | Çamaşır yıkarken kullanılan, tahtadan, yassı tokmak. )
- RAMSDEN DISC[İng.] / DISQUE DE RAMSDEN[Fr.] / RAMSDEN-SCHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSDEN DİSKİ
- RACEMIC[İng.] / RACÉMIQUE[Fr.] / RACEMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMİK
- RAYİÇ[Ar.] değil/yerine/= DEĞER
( Bir malın, satış ve sürüm değeri. )
- RAYİÇ ile RAYİÇ BEDEL ile RAYİÇ FİYAT
- RAYLEIGH DISC[İng.] / DISQUE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-SCHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH DİSKİ
- BLINDLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTİF GÜÇ
- REAKTİF[Fr. < RÉACTIF] değil/yerine/= AYIRAÇ, BELİRTEÇ
- REAKTİF/REACTIVE[İng.] değil/yerine/= TEPKİLİ | AYIRAÇ
- REAL vs. ORGANIC
- REC[Ar.] ile REC'[Ar.] ile RECC[Ar.]
( Sarsma, sallama. | Sallanma, sarsılma. İLE Geri döndürme. İLE Sallayıp sarsma, sallanıp sarsılma. )
- REC'[Ar.] ile REDD[Ar.]
- REDRESÖR[Fr.] değil/yerine/= DOĞRULTMAÇ
- REED-SOLOMON İLE TURBO İLE LDPC ile/||/<> HATA DÜZELTME KODLARI
( Gürültülü kanallarda güvenilir iletişim. )
( Formül: d_min ≥ 2t + 1 )
- REFAH[Ar.] yerine GÖNENÇ
( Bolluk, rahatlık ve varlık içinde, iyi olanaklarda yaşama. )
- REFİK[< RIFK]/ZEVC[Ar.] ile/ve/||/<> REFİKA/ZEVCE[Ar.]
( Eril olan eş. Koca. İLE/VE/||/<> Dişil olan eş. Karı. )
- LEVNÎ[Osm.] / CHROMATIC[İng.] / CHROMATIQUE[Fr.] / CHROMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= RENKSEL, KROMATİK
- RESEPTÖR[Fr. < RÉCEPTEUR] değil/yerine/= ALMAÇ
- RESEPTÖR/RECEPTOR[İng.] değil/yerine/= ALMAÇ
- RESISTANCE :/yerine DİRENÇ
- RESULT :/yerine SONUÇ
- REVÂÇ[Ar.] değil/yerine/= SÜRÜM
- REVANLAŞMAK ile REVA ile REVAK ile REVAN ile REVAÇ
- REZISTANS/RESISTANCE[İng.] değil/yerine/= DİRENÇ
- REZİSTANS ile DİRENÇ
- RIBONIC ACID[İng.] / ACIDE RIBONIC[Fr.] ile/değil/yerine/= RİBONİK ASİT
- RİCA[Ar. < REC'] ile/ve/< RİCA[Ar. < RECÂ']
( Geri döndürme. İLE/VE Ümit, umma. | Yalvarma. | İstek, dilek.] )
- RICE :/yerine PİRİNÇ
- RITMİK/RHYTHMIC[İng.] değil/yerine/= DİZEMLİ
- RİYÂZÂT ile/ve ORUÇ
( ... ile/ve SIYÂM )
( ... ile/ve RÛZE )
- RİYÂZÂT ORUÇ
- RÖFLE ile MEÇ ile GÖLGE ile BALYAJ ile BOYA ile DİP BOYA
- ROMANTIC :/yerine ROMANTİK
- ROTOR[İng.] değil/yerine/= DÖNEÇ
( Dalgalı akımlı elektrik motor ya da dinamolarında devinimli bölüme verilen ad. )
- ROTOR değil/yerine/= DÖNEÇ
- RÖVANŞ[Fr.] ile/değil REVAÇ[Ar.]
( İkinci oyun. | Karşılaşma. İLE/DEĞİL Sürüm, bir ticaret malının satılır olması. | Dolanım. )
- RSA İLE DH İLE ECC ile/||/<> KRİPTOGRAFİK SİSTEMLER
( Sayı kuramıne dayalı şifreleme sistemleri. )
( Formül: C = M^e mod n )
- RUH" değil ÖZBİLİNÇ
- RÜŞVET[Ar.] değil/yerine/= ORUNÇ/URUNÇ, ETTİREÇ
- RUTHENIC[İng.] ile/değil/yerine/= RUTENİK
- SAADET/BAHTİYARLIK değil/yerine/= MUTLULUK/KIVANÇ
- SAAT değil/yerine/= ÖYEN/ÖYLÜK/ÖYBİL/SAYAÇ
- SABAH YEMEĞİ ile SABAH VE ÖĞLE YEMEĞİ(BRANÇ[İng. < BRUNCH])
( ÂB-ÇERÂ ile ... )
( BREAKFAST vs. BReakfastlUNCH )
- DAYANÇ/SABIR ile İSYAN ETMEMEK
- STATIC VOLTAGE CHARACTERISTIC[İng.] ile/değil/yerine/= SABİT GERİLİM KARAKTERİSTİĞİ
- SAÇ:
AT KUYRUK ile/ve TOPUZ
( [Daha çok] Günlük yaşamda. İLE/VE [Daha çok] Özel toplantılarda. )
( İkisi de alımlıdır/etkileyicidir. )
- SAÇ:
JÖLELİ ile/ve/değil/yerine ISLAK
- SAÇ ile AHCEN
( Kıvırcık saç. )
- SAÇ ile A'SAC
( ... İLE Saçı, alnı üzerine dökülmüş. )
- SAÇ ile BELİK/BÖLÜK
( ... İLE Saç örgüsü. | Saç örgüsünün omuzlardan aşağı uzanan bölümü. )
- SAÇ ile BİR TUTAM SAÇ
( HAIR vs. STRAND )
- SAÇ ile/ve KIL
( Kafa derisinde bulunan deri uzantısı/artığı. İLE/VE Gövdede bulunan deri uzantısı/artığı. )
( MÜCA'AD[< CA'D]: Kıvırcık, kıvrılmış, lülelenmiş saç. )
( GİSÛY-İ MÜFETTEL: Örülmüş saç. )
( ÇEVGÂN-I SÜNBÜL: Sevgilinin saçı. )
( HAIR/TRICHO vs./and A HAIR OF HAIR )
- SAÇ ile/<> LEPİSKA[Leipzig kentinin adından]
( ... İLE/<> Uzun, sarı ve yumuşak saç. )
- SAÇ ile/değil POSTİŞ[İt.]
( ... İLE/DEĞİL Kadınların, genellikle başlarının arkasına taktıkları ek saç. )
- SAÇ ile SAÇ DÖKÜLMESİ ile SAÇ AYIRICI ile SAÇ TELİ ile SAÇ KESİMİ ile TÜYSÜZ ile SAÇ KURDU
( HAIR vs. HAIR LOSS vs. HAIR SPLITTER vs. HAIR STRAND vs. HAIRCUT vs. HAIRLESS vs. HAIRWORM )
( مو ile گيسو ile گيس ile شعر ile موي سر ile زلف ile طاسي سر ile مو شکاف ile تار مو ile موچيني ile بيمو ile بي مو ile کم مو ile بي کرک ile بدون کرک ile پيوک )
( MO ile GYSO ile گيس ile SHER ile MOY SAR ile ZELF ile TASY SAR ile MO SHKAF ile TAR MO ile MOOCHYNEY ile بيمو ile BEY MO ile KAM MO ile BEY KARK ile BEDON KARK ile PEYVAK )
- SAÇ ile/değil SAC ile/değil SAÇ
( Baş derisini kaplayan kıllar. İLE Yassı demir çelik ürünü. | Bu nesneden yapılmış dışbükey pişirme aracı. | Sactan yapılmış olan. İLE Kuyrukluyıldız çekirdeğini saran, ışıklı gazyuvarı. )
- SAC ile SAÇ ile SAÇ KREMİ ile SAC BÖREĞİ ile SAC EKMEĞİ ile SAC KEBABI ile SAÇ ÖRGÜSÜ ile SAC KAVURMASI
- SAÇ ile/||/<> SEÇ
( Gelişigüzel ayırmak[dağılmışlar arasından]. İLE/||/<> Beğenip ayırmak[derilmişler arasından]. )
- SAÇ ile/ve/<> TIRNAK
( Saç ve tırnaklar ölümden sonra uzamazlar! [Ölümde gövde su kaybettiğinden dolayı deri sıkılaşır, bu da saç ve tırnağın uzadığı yanılgısına neden olur.] )
( "Saç, sefadan; tırnak, cefadan uzar." )
( Baş derisini kaplayan kıllar. İLE İnsanda ve çoğu omurgalı hayvanda parmak uclarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka. | Kanca gibi araçların kıvrık yeri. | Gemi demirinin ucundaki yassı parça. | Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar. | Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılan dişlerin her biri. | Kanun çalmakta kullanılan mızrap. | Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski. | Tırnak işareti. )
( ŞA'R ile/ve/<> ZIFR )
- SAÇ ile ZAÇ[Ar.]
( ... İLE Kükürtle demir bileşimlerinden biri. )
- SADECE ile TIPKI ile ADİL ile ŞU ANDA ile ADALET ile BARIŞIN ADALETİ ile YARGIÇ ile SAVUNMAK ile ADİL OLARAK
( JUST vs. JUST AS vs. JUST FAIR vs. JUST NOW vs. JUSTICE vs. JUSTICE OF THE PEACE vs. JUSTICIAR vs. JUSTIFY vs. JUSTLY )
( باانصاف ile باعدالت ile عدل پرور ile با مروت ile برحق ile عدل گستر ile سزاوار ile منصف ile راسته ile عينا ile دادگر ile عادلانه ile حق بين ile عادل ile حق گذار ile دادار ile دادور ile حق ile همانطور که ile الان ile جخت ile عدل ile انصاف ile معدلت ile داد ile عدالت ile امين صلح ile دادرس عاليرتبه ile توجيه کردن ile انصافاً ile الحق ile حقا )
( باانصاف ile BAEDOLT ile ADEL PROR ile BA MOROT ile BARHAGH ile ADEL GOSTER ile SEZAVAR ile MANSEF ile RASTEH ile EYNA ile DADGAR ile ADELANEH ile حق بين ile ADEL ile HAGH GOZAR ile DADAR ile DADOR ile HAGH ile CPEHMANTOR KEH ile ALAN ile جخت ile ADEL ile انصاف ile معدلت ile DAD ile ADOLT ile امين صلح ile DADRES ALYRATBEH ile TOJYYEH KARDAN ile ENSAFAN ile الحق ile حقا )
- SADED[Ar.] ile SONUÇ
( Asıl konu. | Yakınlık, civar. | Düşünce, niyet, kasıt; girişim/teşebbüs. İLE ... )
- SADELİK ve/||/<> DAYANÇ(SABIR) ve/||/<> ŞEFKÂT ve/||/<> MERHAMET
( SIMPLICITY and/||/<> PATIENCE and/||/<> COMPASSION and/||/<> MERCY )
- SAF ile/ve/< SADE[Fars. < SÂZEC]
( Bir maddenin, kavramın ve/ya da ...'nın kendi özünden/doğasından uzaklaşmadığı kadar ve dışarıdan etkilenmediği derecede bulunduğu hal. İLE/VE Bir maddenin ve/ya da kavramın etkilendiği dış faktörlerin olabildiğince alt seviyede/kıvamda tutulup, fazlalılığa/aşırılığa/lükse gitmeme/kaçmama hali. )
( Sadelikten şaşmamak doğrudur. )
( Saflaşın, dikkatli ve uyanık olun, hazır bulunun. )
( Be pure, be alert, keep ready. )
( PURE vs./and SIMPLE )
- SAH[Ar.] ile/değil/yerine İMLEÇ
( Bir şeyin doğru olduğunu belirtmek için yapılan im. )
- SAHNE[Ar. < Yun.] değil/yerine/= KÖRÜNÇ/GÖRÜNÇ, SEKİ
- ŞAİRÂNE[Ar.]/POETIC[İng.] değil/yerine/= OZANCA
- SAK/SAC[İng.] değil/yerine/= KESE
- SAK ile SAĞ ile SAKA/LIK ile SAKE ile SAKİ ile SAKO ile SAKALI ile SAĞ İÇ ile SAĞ BEK ile SAĞ HAF ile SAĞ KOL ile SAĞ AÇIK/LIK ile SAĞ ESEN ile SAĞ PARA ile SAKA KUŞU ile SAĞ KANAT ile SAĞ SALİM ile SAĞ ŞERİT ile SAĞ SELAMET ile SAĞ ÇIKARMA ile SAĞ EĞİLİMLİ/LİK
- SACCHARONIC ACID[İng.] / ACIDE SACCHARONIC[Fr.] ile/değil/yerine/= SAKKARONİK ASİT
- SALINGAÇ ile/değil SALINCAK
- SALTIK İSTENÇ ile/ve/||/<> BEN
- SAMAN/LIK ile SAMANİ ile SAMANLI ile SAMAN ALEVİ ile SAMAN RENGİ ile SAMAN KAĞIDI ile SAMAN SARISI ile SAMAN NEZLESİ ile SAMANLI GÜBRE ile SAMANLI KERPİÇ
- SANAT/HÜNER değil/yerine/= ESİNÇ
- SANAT:
İÇERİK ve/||/<> AMAÇ ve/||/<> ANLAM
- SANDOVİÇ değil/yerine/= KISTIRMA
- SANDVİÇ ile SANDVİÇÇİ/LİK
- ONE-SECOND PENDULUM[İng.] / PENDULE BATTANT LA SECONDE[Fr.] ile/değil/yerine/= SANİYELİ SARKAÇ
- EIN ZWEITES RINGSPENDUL[Alm.] ile/değil/yerine/= SANİYEYİ VURAN SARKAÇ
- SANTRANÇ değil SATRANÇ
- SANTRİFÜGAL/CENTRİFUGAL[İng.] değil/yerine/= MERKEZKAÇ
- MERKEZKAÇ/SANTRİFÜJ[Fr. < Yun. KENTRON: Merkez. | SOOMA: Gövde.] değil/yerine/= ÖZEKKAÇ
( Merkezden uzaklaşan. )
- ABERRATION[İng.] ile/değil/yerine/= SAPINÇ
- İNHİRAFSİZ[Osm.] / APLANATIC[İng.] / APLANATIQUE[Fr.] / APLANATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPMASIZ
- ŞARJ ÂLETİ değil/yerine/= YÜKLEÇ
- SARKAÇ ile/||/<> PERİYOT
( Sarkaç yasaları )
( Galileo Galilei tarafından 1602 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1564-1642) (Ülke: İtalya) (Alan: Fizik, Astronomi) (Önemli katkıları: Teleskop, Jüpiter uyduları, serbest düşme) )
- RAKKAS[Osm.] / PENDULUM[İng.] / PENDULE[Fr.] / PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SARKAÇ
- SARKAÇ ile SARKIK ile SARKIL ile SARKINTI ile SARKIŞ ile SARKIT
( Durağan bir nokta çevresinde, ağırlığının etkisiyle salınım yapan, devingen katı nesne. İLE Aşağı doğru uzanmış, sölpük, salpa, gevşek. İLE Sarkaçla ilgili, devinimi, sarkaç devinimine benzeyen. İLE Aşağı doğru uzanan, sarkan şey. İLE Sarkma eylemi ya da biçimi. İLE Mağaraların tavanında oluşan, genel olarak koni biçiminde, kalker birikintisi, damlataş, istalaktit. )
- SARKAÇLAMAK ile SARKAÇ ile SARKAÇLI ile SARKAÇSIZ
- SARMAK ile SARMAŞMAK ile SARMALAMAK ile SARMALANMAK ile SARMAL/LIK ile SARMAN ile SARMAÇ ile SARMA KAFİYE ile SARMAL METOT ile SARMAŞ DOLAŞ ile SARMAL YÖNTEM
- SARNIÇ ile SARNIÇLI ile SARNIÇ GEMİSİ ile SARNIÇ VAGONU
- SATRANÇ ve/||/<>/< ANA KURALLARI
( - Taşları geliştirmek.
- Ortadaki dört merkezi ele geçirmeye çalışmak.[d4,d5,e4,e5]
- En zayıf kareye saldırmak.[f2[beyazda] ve f7[siyahta][şah'ın çaprazındaki piyon]]
- Açılışta, aynı taşı, üst üste oynamamak.
- Hiçbir taşı, boş yere kaybetmemek. )
- SATRANÇ ile ÂRİFLERİN SATRANCI/YILANLI DAMA
( ... İLE Mat yoktur. )
(
)
(
)
- SATRANÇ ve BİLARDO
- SATRANÇ ile BİSÂT-I SATRANÇ
( Satranç tahtası. )
- SATRANÇ ve/||/<> BİSİKLET
( Her hamleyle tamamen değişir. VE/||/<> [düzlükte] Ancak pedala basarak üstünde durulur ve ilerlenir. )
- SATRANÇ = CHESS[İng.] = ÉCHESS[Fr.] = SCHACH[Alm.] = SCACCHI[İt.] = AJEDREZ[İsp.]
- SATRANÇ ile/ve/||/<> KÖRLERİN SATRANCI ile/ve/||/<> KÖRLEME SATRANÇ
( )
- SATRANÇ ve/||/<> MATEMATİK
( Şah ve Mat
[Satrancın, ilk kez M.S. 570 yıllarında, Hindistan'da oynandığını biliyoruz. O tarihlerde yazılmış olan pek çok belgede satranç oyunundan söz ediliyor. Daha önce Çin'de de bu oyunun oynandığı söyleniyorsa da Çin kayıtlarında, o herşeyi kaydeden Çin kayıtlarında, satrançtan söz edilmediğinden dolayı satrancın başlangıcı olarak 570 - 600 yıllarını ve Hindistan'ı alıyoruz.]
Söylentiye göre, bunu bulan Brahman rahibi, Şah'a bir ders vermek istemiş.
"Sen, ne kadar önemli biri olursan ol, adamların, vezirlerin, askerlerin olmadan hiçbir işe yaramazsın, hiçbir önemli iş yapamazsın" demek istemiş.
Şah, durumdan memnun görünmüş.
"Peki, oyunu ve dersini beğendim. Dile benden, ne dilersen." demiş.
"Satrancın, matematikle ne ilgisi var?" diyorsanız, işte şöyle bir ilişkisi var.
Rahip, bu olay üzerine, Şah'ın alması gereken dersi hâlâ almadığını düşünerek,
"Bir miktar buğday istiyorum. Sana bulduğum bu oyunun birinci karesi için bir buğday istiyorum. İkinci karesi için iki buğday istiyorum. Üçüncü karesi için dört buğday istiyorum. Böylece, her karede, bir önceki karede aldığım buğdayın iki katı buğday istiyorum. Sadece bu kadarcık buğday istiyorum." demiş.
Şah, kendi gibi yüce ve kudretli bir şahtan, isteye isteye üç-beş tane buğday isteyen bu rahibin, küstahlığa varan alçakgönüllüğüne sinirlenmiş ve ona bir ders vermek istemiş.
"Hesaplayın. Hak ettiğinden bir tane fazla buğday vermeyin!" demiş.
İnce Hesap
Hesaplamaya başlayınca, ilk kareler kolay gitmiş. Birinci kareye bir buğday, ikinci kareye iki buğday, üçüncü kareye dört buğday... Ancak, 10. kareye gelindiğinde, toplam 1023 buğday vermeleri gerekiyormuş. Hesabın böyle gideceğini, rahibe, üç-beş buğday vereceklerini zannediyorlarmış. 15. karede, yalnızca 1.5 kilo buğday vereceklermiş. 25. kareye gelince, vermeleri gereken buğdayın, 1.5 ton olduğunu görmüşler ama fazla heyecanlanmamışlar. Oysa, 31. kareye gelince, bu işin şakası olmadığını anlamaya başlamışlar. Çünkü, vermeleri gereken buğday, 92 tonmuş.
Yine hesaplamaya devam etmişler. 49. kareye geldikleri zaman, 24 milyon ton buğday vermeleri gerektiği ortaya çıkmış. [Bu ise Türkiye'nin bir yıllık buğday üretiminden daha fazla.] 54. kareye geldiklerinde, 771 milyon ton buğday vermeleri gerekir. [Bu da dünyanın bugünkü ölçülere göre birbuçuk yıllık buğday üretimi.]
"Madem hesaba başladık, devam edelim" deyip bitirmişler. 64. kare de tamamlandığında, bugünkü ölçülerle dünyanın 1500 yıllık buğday üretimini rahibe vermeleri gerektiği ortaya çıkmış.
Bu öykünün sonu bilinmiyor. Rahip, bir miktar buğdaya râzı olup gitti mi, yoksa Şah'tan iyi bir azar mı işitti bilmiyoruz. Satrancın, günümüzden yaklaşık 1300 yıl önce bulunduğunu ve eskiden de dünyanın yıllık buğday üretiminin bugünkünden daha az olduğunu göz önünde bulundurursak, rahibe olan borcumuzu hâlâ ödeyemediğimiz, hâlâ borçlu olduğumuz ortaya çıkar.
1. karede 20 = 1
2. karede 21 = 2
...
10. karede 210 = 512
...
30. karede 230 = 536.870.912
...
60. karede 260 = 576.460.752.303.423.488
...
63. karede 263 = 9.223.372.036.854.775.808
64. karede 264 = 18.446.744.073.709.551.615
Bu sayının matematik dilindeki karşılığı ise
63Σ n = 0
2n = 264 - 1 = 18.446.744.073.709.551.615 )
- SATRANÇ ile ŞATRANÇ
- SATRANÇ ile SATRANÇ OYUNCUSU ile SATRANÇ KARESİ ile SATRANÇ TAHTASI
( CHESS vs. CHESS PLAYER vs. CHESS SQUARE vs. CHESSBOARD )
( شطرنج ile شترنج ile شطرنج باز ile خانه شطرنج ile تخته شطرنج )
( SHATRANJ ile SHTARANJ ile SHATRANJ BAZ ile KHANEH SHATRANJ ile TAKHTEH SHATRANJ )
- SATRANÇ ile SATRANÇLI ile SATRANÇÇI/LIK ile SATRANÇ TAŞI ile SATRANÇ VEZNİ ile SATRANÇ TAKIMI ile SATRANÇ TAHTASI
- SAYAÇ = KONTÖR = COUNTER[İng.]
- SAYAÇ ile SAYAÇLI ile SAYAÇSIZ ile SAYAÇ TAKIMI
- SAYGI:
BİLİNÇ ve/||/<> DUYARLILIK
- Sb ile Sc ile Se
( Antimon'un simgesi. İLE Skandiyum'un simgesi. İLE Selenyum'un simgesi. )
- SCHOLARLY vs. SCIENTIFIC
- SCIENCE vs. SCIENTIFIC
- SCIENTIFIC :/yerine BİLİMSEL
- ŞEC ile ŞECC
( ... İLE Geminin, denizi yararak yol alması. )
- SECDE ve/<> MİRAC
( İnsan olmak, miractadır! )
( NÜZÛL/İNZAL ve/<> URÛC )
- SEÇMEK ile BİR YARGIÇ SEÇ ile SEÇİCİ ile SEÇME
( CHOOSE vs. CHOOSE A JUDGE vs. CHOOSER vs. CHOOSING )
( گزيدن ile پسنديدن ile انتخاب کردن ile اختيار کردن ile بر گزيدن ile پيشه کردن ile حکم قرار دادن ile انتخاب کننده ile گزينگر ile گزيننده ile اتخاذ )
( GOZYDAN ile PASANDYDAN ile ENTEKHAB KARDAN ile AKHTYAR KARDAN ile BAR GOZYDAN ile PEYSHEH KARDAN ile HOKAM GHARAR DADAN ile ENTEKHAB KONANDEH ile GOZYNEGAR ile GOZYNANDEH ile ETEKHAZ )
- ŞELÂLE/SECCÂC[Ar. < SECC] değil/yerine/= ÇAĞLAYAN/ÇAĞLAR
- SELH[Ar.] ile İHRÂC[Ar.]
- SHELLAC[İng.] / GOMME-LAQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞELLAK
- SEMPATİK/SYMPATHETIC[İng.] değil/yerine/= SEMPATİK (SİNİR BİLİMİ) | SEVİMLİ, CANA YAKIN
- SEMPTOMATİK/SYMPTOMATIC[İng.] değil/yerine/= BELİRTILİ
- SENOZOYİK[İng. CENOZOIC] ile/||/<> EKOLOJİK NİŞ[İng. ECOLOGICAL NICHE] ile/||/<> PALEOJEN[İng. PALEOGENE] ile/||/<> PALEOSEN[İng. PALEOCENE] ile/||/<> PLEYİSTOSEN[İng. PLEISTOCENE] ile/||/<> PLİYOSEN[İng. PLIOCENE]
( Senozoyik (66-0 myö) bir jeolojik zaman ismidir. Dinozorların çağı olarak bilinen Mezozoyik'ten sonra gelir ve memelilerin çağı olarak bilinir. İçerisinde Paleojen, Neojen ve Kuvarterner olmak üzere 3 majör dönemde incelenir. Yaklaşık 66 milyon yıl önce Dünya'ya meteor çarpması ile birlikte non-avian dinozorların tamamı dahil ağırlığı 25 kg'dan fazla olan hayvanlar yok olduğu zamandan günümüze kadar olan zamanı kapsamaktadır. Geriye kalan ufak memeliler ve avian dinozorlar (kuşlar) sağ çıkan hayvanlardan bazıları olmuştur. Böylece Senozoyik içinde iki büyük sınıf, boşalan ekolojik nişler sayesinde çeşitlenmeye başlamıştır. @@ Doğadaki popülasyonların ya da organizmaların adapte oldukları spesifik habitat. Genelde besin olanağına göre belirlenir. @@ Paleojen (66-23 myö) bir jeolojik dönemdir. Yaklaşık olarak 66 milyon yıl önce ile 23 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Yaklaşık 43 milyon yıl sürmüştür. İçerisinde Paleosen, Eosen ve Oligosen olmak üzere 3'e ayrılır. 66 milyon yıl önce gezegene dev bir meteor çarpması sonucu gezegenin jeokimyası değişmiş ve non-avian dinozorların tamamı dahil ağırlığı 25 kg'dan fazla olan hayvanların soyu tükenmiştir. Paleojen'de ise geriye kalan canlılar çeşitlenip, evrimleşmiştir. Bu çeşitliliğin en çok görüldüğü sınıflardan biri avian dinozorlar (kuşlar) ve diğeri memelilerdir. @@ Paleosen (66-56 myö) bir jeolojik devre ismidir. Yaklaşık olarak 66 milyon yıl önce ile 56 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Senozoyik Zaman'ın ve Paleojen Dönemi'nin ilk zaman dilimidir. Yani non-avian dinozorların neslinin tükendiği K/T Yok Oluşu'ndaki meteor çarpışmasından sonraki ilk zaman dilimidir. Öncesinde bir Mezozoyik'teki Kretase gelmektedir. Sonrasında ise Senozoyik'teki Eosen gelir. @@ Senozoyik Zaman'ın sonlarında 2.580.000 milyon yıl ile 11.700 milyon yıl öncesini kapsayan jeolojik zaman dilimi. Kuvarter Dönemi'nin başlarına denk gelir. Genellikle "Buz Devri" olarak nitelendirilir. Kendi içinde Gelasiyen, Kalabriyen, Orta ve Üst olarak 4'e ayrılır. Kabaca arkeolojide kullanılan terim olan Paleolitik Çağ'ı kapsamaktadır. Ardından yaklaşık 11.650 yıl öncesine denk gelen zaman diliminde Holosen (Antroposen) devri başlamaktadır ve halen devam etmektedir. @@ Pliyosen (5.33-2.58 myö) bir jeolojik devre ismidir. Yaklaşık 5.333 milyon yıl önce ile 2.58 milyon yıl önceyi kapsayan zaman dilimine denir. Senozoyik Zaman'daki Neojen Dönemi'nin en genç dilimidir. Pliyosen'den önce Miyosen, sonrasında da Pleyistosen gelmektedir. Pliyosen kendi içinde Piasenziyen ve Zankliyen olmak üzere iki dilimde incelenir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SENTETİK/SYNTHETIC[İng.] değil/yerine/= YAPAY | BİLEŞİMLİ
- SUN’İ[Osm.] / SYNTHETIC[İng.] / SYNTHÉTIQUE[Fr.] / SYNTHETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SENTETİK
- ŞER ile ŞERH ile ŞERİ ile ŞERÇ
- ŞERH'LERDE:
KÂLE-EKÛLU ile/ve Bİ-KAVLİHÎ ile/ve MEMZUC
- SER-TÂC ile ...
( BAŞ TÂCI OLAN, ÇOK SEVİLEN, SAYILAN )
- SERÜVEN ile SÜREÇ
( ADVENTURE vs. PROCESS )
- SERVİ[Fars.] ile/ve ARDIÇ
( Yapraklarını dökmeyen ince uzun bir ağaç. Daha çok Akdeniz'de bölgesinde yetişir. İLE/VE Servigillerden, güzel kokulu, yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilâç olarak kullanılan bir ağaçcık. )
( CUPRESSUS SEMPERVIRENS cum/et JUNIPERUS )
- TAHT-ES SADÂ[Osm.] / SUBSONIC[İng.] / SUBSONIQUE[Fr.] / INFRASCHALL, UNTERSCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= SES ALTI
- SES DUVARINI AŞAN İLK NESNE:
UÇAK değil KIRBAÇ
( 7 bin yıl önce, Çin'de icat edilmiştir. Kırbaç "şaklaması"nın, mini bir ses duvarı patlaması olduğunun anlaşılması ancak 1927'de yüksek hızda fotoğrafçılığıyla sağlandı. )
- SUPERSONIC[İng.] / SUPERSONIQUE[Fr.] / ÜBERSCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= SES ÜSTÜ
- SEVERAL :/yerine BİRKAÇ
- SEVGİ ve/<> SEVİNÇ
- SEVİNÇ = JOY, GLADNESS[İng.] = ÉPANOUISSEMENT[Fr.] = FREUDE[Alm.] = GAUDIUM[Lat.]
- SEVİNÇ ile/ve KIVANÇ
( Kişinin tek sevinci, emeğinin ürünüdür. )
( ŞÂDÂN[Fars.]: Sevinçli, keyifli. )
( [argo] ŞİNANAY ile/ve ... )
( SÜRÛR ile/ve TEŞEKKÜR )
( ŞÂD-MÂN ile/ve ... )
( ŞİNANAY ile/ve ... )
- SEVİNÇ ile/ve/değil/yerine NEDENSİZ SEVİNÇ
- SEVİNÇ ile/ve/değil/<> NEDENSİZ SEVİNÇ
- SEVİNÇ ile SEVİNÇLİ/LİK ile SEVİNÇSİZ/LİK
- SEVİNÇ >< ÜZÜNTÜ/KEDER/ACI/ISTIRAP >< İSTEK
( Dostunla paylaşırsan artar. >< Dostunla paylaşırsan azalır. )
- SGK'DA:
4A ile 4B ile 4C
- SHANNON İLE KOLMOGOROV İLE ALGORİTMİC ile/||/<> ENTROPİ TÜRLERİ
( Bilgi miktarının farklı ölçüleri. )
( Formül: H(X) ≤ log n )
- SİBİRYA'DA:
ÖZEL ARAÇ ile/ve/değil/<> TAKSİ
- [ne yazık ki]
ŞİDDETTE:
"YASA" ile "SUÇ"
( "Devlet uygularsa". İLE Kişi işlerse. )
- SIFAT-FİİL/PARTİSİP[Fr.] değil/yerine/= NİTEM EYLEM/ORTAÇ
( Tümleç alabilen, ad ve sıfat gibi kullanılan, eylem soylu sözcük. )
- ŞIK[Ar. < ŞIKK] ile ŞIK[Fr. < CHIC]
( İkiye bölünmüş şeyin bir parçası. | Bir işin, iki yönünden her biri. | Seçenek. İLE Güzel, zarif, modaya uygun. | Güzel, modaya uygun giyinmiş olan. | Yerinde, uygun. )
- ŞİKÂYET ile/ve/<>/değil GEREKSİNİM/İHTİYAÇ
- SİKLİK/CYCLIC[İng.] değil/yerine/= DÖNGÜSEL
- SIKMAK ile SIKMAÇ ile SIKMALIK ile SIKMA BAŞ ile SIKMA KÖFTE
- SİLGİ ile SİLGİÇ
- CYLINDRICAL CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR CYLINDRIQUE[Fr.] / ZYLINDERKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK SIĞAÇ
- SİMBİYOTİK/SYMBIOTIC[İng.] değil/yerine/= ORTAK YAŞAR
- SİMGESEL YAPI(/BİLİNÇ) ile/ve/<> KAVRAMSAL YAPI(/BİLİNÇ)
( Mahal. İLE/VE/<> Mekân. )
( Yaşanır. İLE/VE/<> Kuşatır. )
( Açıklanamaz.[Anlamlandırılır.] İLE/VE/<> Açıklanabilir. )
- SİMPATRİK[İng. SYMPATRIC] ile/||/<> SİMPSON 1/3 KURALI[İng. SIMPSON'S 1/3 RULE]
( Aynı coğrafyada yaşayan canlıları belirtmek için kullanılır. @@ İntegral hesaplamasında kullanılan sayısal bir yöntem. Verilen bir fonksiyonun belirli bir integralinin yaklaşık değerini bulmak için kullanılır. Temel olarak, eğri altındaki alanı parabolik dilimlerle yaklaştırarak hesaplar. Özellikle eğrinin düzgün bir biçimde değişmediği yerlerde iyi sonuçlar verir ve yüksek doğruluk sağlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SİMÜLATÖR/SIMULATOR[İng.] değil/yerine/= BENZETEÇ
- SINERJİK/SYNERGIC[İng.] değil/yerine/= YÖNDEŞ ETKİLİ 2 .ARTI ETKİLİ
- SİNGAMİ[İng. SYNGAMY] ile/||/<> SİNGENİK[İng. SYNGENEIC]
( Morfolojik olarak benzer iki gözenin birleşmesi ile olan ve bir gözelilerde görülen bir üreme biçimi. @@ Genetiği özdeş (izogenik) üyeleri aynı türden monozigotik ikizlere denir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SİNGLET İLE TRİPLET İLE ISC ile/||/<> UYARILMIŞ DURUMLAR
( Elektronik uyarılmış durum türleri. )
( Formül: ΔE(S-T) = 2J )
- SİNİ ile YASTAĞAÇ
( Büyük tepsi. İLE Üzerinde hamur açılan, yemek yenilen tahta. )
- SİNİR ile/ve/||/<> GÜÇ ile/ve/||/<> VAJİNA/PENİS/PARA
( "Düşünüyorum, dinliyorum, okuyorum, anlıyorum ve gelişmek istiyorum" düşünce ve çabası içinde olan [dişil ya da eril] her bireyin, zorunlu olan paylaşım ve dayanışmayla bazı şeylerden yararlanmak[/istifade etmek] ve birbirine zarar vermemek üzere nitelikli bir yaşam sürmek için uzaklaşması, terk/istifâ etmesi gerekenlerdir. )
- SINIR ile/ve/||/<> KIYI ile/ve/||/<> UFUK ile/ve/||/<> YERYÜZÜ ile/ve/||/<> GÖKYÜZÜ ile/ve/||/<> KÜRE ile/ve/||/<> ARAF ile/ve/||/<> EŞİK ile/ve/||/<> BAĞLAÇ ile/ve/||/<> KURGU
( Önemli eşikler ve sınırlar. )
- SINIR ile/ve SONUÇ
( LIMIT vs./and CONSEQUENCE/RESULT )
- SINIR ile UC
- SİRÂC[Ar.] değil/yerine/= IŞIK, KANDİL, MUM, GÜNEŞ
- SIRMA ile SIRMALI ile SIRMA SAÇ ile SIRMA SAÇLI
- ŞİŞEK ile/ve ÖVEÇ
( İki yaşını geçmemiş, doğurmamış koyun. İLE/VE İki-üç yaşındaki eril koyun. )
- ŞİŞMANLIK(OBEZİTE) <>/> KÖTÜRÜMLÜK(FELÇ)
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- SİSMİK[Fr. < SEISMIC] değil/yerine/= SARSIM/DEPREMSEL
- SİSTEMATİK/SYSTEMATIC[İng.] değil/yerine/= DİZGELİ
- SİSTEMİK/SYSTEMIC[İng.] değil/yerine/= YAYGIN | TÜM GÖVDEYLE İLGILİ)
- SYSTEMIC[İng.] / SYSTEMISCHE, SYSTEMIQUE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİSTEMİK
- SITOLOJİK/CYTOLOGIC[İng.] değil/yerine/= GÖZE BİLİMSEL
- SİTOTOKSİK[İng. CYTOTOXIC] ile/||/<> T HÜCRELERİ[İng. T CELLS]
( Hücrelerin ölümüne neden olan kimyasal madde. @@ T-gözesi reseptörü (TCR) kompleksi ve CD3 yüzey markörü ile bulunduran, T lenfositlerinin bir alt grubu. T gözeleri CD4+ yardımcı T gözeleri, CD8+ sitotoksik ve baskılayıcı T gözeleri, gruplarına ayrılırlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SİVRİSİNEK ile HEMEC[Ar.]
- ÇİZİNÇLERDE/HARİTALARDA:
SİYASİ ile/ve FİZİKİ
- SNN İLE MEMRİSTOR İLE NEUROMORPHİC ile/||/<> BEYİN-İLHAMLI HESAPLAMA
( Beyni taklit eden bilgisayar mimarileri. )
( Formül: Spike timing )
- COLD ELECTRONIC[İng.] / ÉLECTRONIQUE FROIDE[Fr.] / KALTELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK ELEKTRONİK
- SOĞUTMA ile SOĞUTMAÇ
- SHOCK WAVES[İng.] / ONDES DE CHOC[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞOK DALGALARI
- SOLUMAK ile SOL ile SOLO ile SOL İÇ ile SOLOCU/LUK ile SOL BEK ile SOL HAF ile SOL AÇIK ile SOL ŞERİT ile SOL ANAHTARI ile SOL EĞİLİMLİ
- SOLUNGAÇ ile SOLUNGAÇ YARIĞI
( GILL vs. GILL SLIT )
( نهر کوچک ile گوشت ماهي ile شکاف برانشي )
( NAHAR KUCHAK ile GUSHT MAHY ile SHKAF BARANESHY )
- SOLUNGAÇ ile SOLUNGAÇLI
- SOMATİK/BEDENSEL/SOMATIC[İng.] değil/yerine/= GÖVDESEL
- SON ARAÇ
- SON SÜREÇ
- SON UC (SONUÇ)
- SON ile/ve/>/değil BAŞLANGIÇ
( [not] END, LAST vs./and/>/but BEGINNING
LAST BUT NOT LEAST )
- SON ile UC
- SONG vs. MUSIC
- SONİLGEÇ ile ...
( POSTPOSITION )
- CAUSTIC LIME, SLAKED LIME[İng.] / CHAUX ÉTEINTE[Fr.] / GELÖSCHTER KALK[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNMÜŞ KİREÇ
- SONUÇ
( RESULT/CONSEQUENCE )
- SONUÇ ile/ve/<>/değil/yerine BİLEŞKE
- SONUÇ ile/ve BİLGİ
( RESULT/CONSEQUENCE vs./and KNOWLEDGE )
- SONUÇ ile/değil/yerine ÇIKARIM
( vs./and/||/<>/but/< INFERENCE
INFERENCE instead of RESULT )
- SONUÇ ile/ve/değil/yerine/||/<> DEĞERLENDİRME
- SONUÇ ile/ve/değil EŞİK
- SONUÇ ile/ve/değil GÖSTERGE
( [not] RESULT/CONSEQUENCE vs./and/but SIGN )
- SONUÇ ile/ve/değil KAYNAK
( [not] RESULT/CONSEQUENCE vs./and/but SOURCE )
- SONUÇ ve/||/<>/< KISIR/LIK
- SONUÇ ile/ve/<> NEDEN/SEBEP
( RESULT/CONSEQUENCE vs./and/<> REASON )
- SONUÇ ile/ve NEDEN/SEBEP OLAMAYAN SONUÇ
( RESULT/CONSEQUENCE vs./and THE RESULT, WHICH CANNOT BE A REASON )
- SONUÇ = NETİCE = CONCLUSION[İng., Fr.] = SCHLUSS, SCHLUSSATZ, KONKLUSION[Alm.] = CONCLUSIO[Lat.] = CONCLUSIÓN[İsp.]
- SONUÇ ile/ve/||/<> ÖZET
( vs./and/||/<> ABSTRACT/SUMMARY )
- SONUÇ ile/ve/değil SON/ÂKIBET
( [not] RESULT vs./and/but CONSEQUENCE )
(1996'dan beri)