C ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 1.984 başlık/FaRk ile birlikte,
1.984 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(5/9)
- HAZ" ve "GÜÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAM ve DEĞER
- HEDEF ile UC
- HELKE ile/değil/yerine BAKRAÇ
( Bakraç, kova. İLE/DEĞİL/YERİNE Çoğunlukla bakırdan yapılan küçük kova. | Bir bakracın alabildiği miktar. )
- HEPATİT A ile/||/<> HEPATİT B ile/||/<> HEPATİT C ile/||/<> HEPATİT D ile/||/<> HEPATİT E
( Hepatit A virüsünün neden olduğu, genellikle kirli su ya da yiyeceklerle bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit B virüsünün neden olduğu, kan ve vücut sıvıları yoluyla bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit C virüsünün neden olduğu, kan yoluyla bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit B virüsü ile birlikte bulaş oluşturan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit E virüsünün neden olduğu, genellikle kirli su ile bulaşan bir karaciğer bulaşı. )
- HER GÜN ...:
BİR ile/ve/||/<>/> ÜÇ ile/ve/||/<>/> BEŞ
İŞ/GÖREV
( [Her gün ...]
Büyük bir işi/görevi yerine getirebilmek. İLE/VE/||/<>/> En az üç orta işi/görevi yerine getirebilmek. İLE/VE/||/<>/> En az beş küçük işi/görevi yerine getirebilmek. )
- HERC Ü MERC değil/yerine/= ALTÜST, KARMAKARIŞIK, ALLAK BULLAK, DARMADAĞINIK
- HERCÂÎ[Fars.] değil/yerine/= YELTEK/GELGEÇ
( İsteğinde kararlı olmayan ya da konudan konuya geçiveren. | Aşkta, değişken, vefâsız. )
- HEYBE ile HURÇ
( ... İLE Genellikle yelken bezinden yapılmış büyük heybe. )
- HİÇ ..." ile/değil "HENÜZ ..."
- HİÇ ile HİÇ KİMSE ile HİÇ YOKTAN
- HİÇ ile/ve/||/<> HİÇ-"LİK"
- HİCÂC[Ar.] ile HİCÂC[Ar. < HÜCCET]
( Gözün ikinci tabakası. İLE Kanıtlar/deliller, hüccetler, vesikalar, senetler. )
- HİCR[Ar.] ile/ve/||/<> ZEVC/E[Ar.] ile/ve/||/<> İMRÂ/TE[Ar. < MER']
( BA'LE: Zevce, eşi/karısı. )
- HİJYENİK/HYGIENIC[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKLI
- HINÇ ile HINÇLI/LIK ile HINÇSIZ
- HINÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HIRS
( Öç alma düşünce ve duygusu ile dolu öfke, kin; gayz. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir şeyi elde etmek için duyulan, önüne geçilmez derecede güçlü istek, aşırı tutku. | öfke. )
- HINÇ ile/ve/||/<> !ÖÇ
( Zayıf olan, "alınır". "Alınan", kızar. Kızan, öfkelenir. İLE/VE/||/<> Daha zayıf olan, incinir. İncinen, gücenir. Gücenen, kinlenir. )
- HİPNOZ ve/||/<> "BÂTIL İNANÇ"
( İkisinde de istek, inanç ve "güvenme" vardır. )
- HİPOTONİ/HYPOTONIC[İng.] değil/yerine/= AZ GERİM | AZ GEÇİŞİM
- HISTORIC :/yerine TARİHİ
- HIYANET/İHANET[Ar.] değil/yerine/= SATKINLIK/SATINÇ
- HIZLI ile HIZLI İŞÇİ ile TUTTURMAK ile ORUÇ ile HASLIK
( FAST vs. FAST WORKER vs. FASTEN vs. FASTING vs. FASTNESS )
( باسرعت ile تندرو ile روزه گرفتن ile تيز پا ile روزه ile سريع السير ile برو ile تيز رو ile تند ile سريعالعمل ile رکاب کش ile سريع ile پر سرعت ile تند کار ile بستن ile محکم کردن ile روزه دار ile ناشتا ile صائم ile صوم ile صيام ile تندي ile استواري )
( BASARAT ile TANDRO ile RUZEH GARAFTAN ile TYZ PA ile RUZEH ile سريع السير ile BORO ile TYZ RO ile TAND ile سريعالعمل ile RAKAB KESH ile SARYE ile PAR SARAT ile TAND KAR ile BASTAN ile MOHKAM KARDAN ile RUZEH DAR ile NASHTA ile صائم ile صوم ile صيام ile TANDY ile ESTAVARY )
- HOLDER[İng.] değil/yerine/= TUTAÇ
- HOLOMORPHİC ile/||/<> MEROMORPHİC
( Holomorphic her yerde analitik İLE meromorphic kutup hariç. )
( Formül: Everywhere analytic İLE poles allowed )
- HÖRGÜÇ ile HÖRGÜÇLÜ
- HÖRGÜÇ ITRÎH
( ... İLE/VE/||/<> Devenin yüksek, büyük hörgücü. )
- HORHUÇ/HORKUÇ ile/ve/||/<>/< TÖRPÜSÜZ
( Giyinmeyi bilmeyen. Kaba saba, gelişigüzel şeyler giyinen. İLE/VE/||/<>/< Kaba, görgüsüz. )
- HOROZ ve KUŞ ve KOÇ
( Sultanların ve halkın meraklı olduğu hayvanlar. )
- HPLC İLE GC İLE CE İLE SFC ile/||/<> KROMATOGRAFİ TEKNİKLERİ
( Ayırma ve analiz yöntemleri. )
( Formül: k = (tR - t0)/t0 )
- HPLC ile/||/<> GC
( HPLC sıvı faz İLE GC gaz faz kromatografisidir )
( Formül: Sıvı İLE gaz )
- HUNGRY :/yerine AÇ
- HURÇ ile HURUÇ[Ar.]
( Genellikle yelken bezinden yapılmış büyük heybe. İLE Çıkma, çıkış. | Göç. )
- HUZUR ve/<> SEVİNÇ
- HUZUR ve/<> YARATICI SÜREÇ
- HYPERBOLİC ile/||/<> ELLİPTİC
( Hyperbolic negatif eğrilik İLE elliptic pozitif eğrilik. )
( Formül: Negative İLE positive curvature )
- İBTİHÂC[Ar.] ile İBTİHÂC[Ar.]
( Herşeyde bolluk. İLE Sevinç, sevinme, gönlü açılma. )
- İÇ > DIŞ ile/ve/||/<> DIŞ > İÇ
( Dışlaş(tır)ma, zuhurat. İLE/VE/||/<> İçselleştirme, hayalat. )
- İÇ SEVİNÇ ve/<> GÜLÜMSEME :)
( Aydınlanmış kişideki durum/lar. )
- İÇ ile/ve DIŞ MUVACEHE PENCERESİ
- KOŞULLAR:
İÇ ile/ve/||/<> DIŞ ile/ve/||/<> GENEL ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> KİŞİSEL ile/ve/||/<> FİZİKSEL ile/ve/||/<> ZİHİNSEL ile/ve/||/<> ZORUNLU ile/ve/||/<> İTİBARİ ile/ve/||/<> YAKIN ile/ve/||/<> UZAK
- İÇ ile/değil HİÇ
- İÇ ile İÇ
( Bir nesnenin/yerin dışı olmayan. İLE Sıvıların ağız yoluyla mideye sokulması/indirilmesinin öneri/buyruk kipi. )
- İÇ ile İÇTEN YÖNLENDİRİLMİŞ ile İÇ KIVRIMLAR ile İÇ PARÇALAR
( INNER vs. INNER DIRECTED vs. INNER FOLDS vs. INNER PARTS )
( داخله ile باطني ile تويي ile دروني ile درون گراي ile لابلا ile اندرونه ile بطون )
( DAKHALEH ile BATANY ile TOYY ile DRONY ile DRON GERAY ile لابلا ile اندرونه ile BETON )
- İÇ ve/<> ÜÇ
- İÇ ve/=/<> ZİHİN/DÜŞÜNCE
- İÇKİN = MÜNDEMİÇ = IMMANENT[İng., Fr., Alm.] = IMMANENS[Lat.]
- İÇREK = BÂTINÎ = ESOTERIC[İng.] = ÉSOTÉRIQUE[Fr.] = ESOTERISCH[Alm.] = ESO[Yun.]
- İDDİA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> İNANÇ
- İDİYOPATİK/IDIOPATHIC[İng.] değil/yerine/= NEDENİ BİLİNMEYEN
- İFTÂR[< FITR] ||/<>/> İSRAF |
ile/değil/yerine/><
ORUÇ
( "Kaptırıp koyvermek." İLE/DEĞİL/YERİNE Kendini tutmak. )
- İĞRENÇ ile İĞRENÇ ile İĞRENÇLİK
( ABOMINABLE vs. ABOMINATE vs. ABOMINATION )
( مکروه ile مکروه دانستن ile عمل شنيع )
( MOKROH ile MOKROH DANSTAN ile عمل شنيع )
- İĞRENME ile TİKSİNTİ ile İĞRENÇ
( DISGUST vs. DISGUSTED vs. DISGUSTING )
( تنفر ile انزجار ile بيزار کردن ile بيزاري ile نفرت ile منزجر کردن ile مشمئز کردن ile ضجور ile بري ile متنفر ile مشمئز ile منزجر ile بيزار ile نفرتآور ile نفرتانگيز ile بيزار کننده ile تهوع آور )
( TANFAR ile ENZEJAR ile BEYZAR KARDAN ile BEYZARY ile NAFARAT ile MANZAJR KARDAN ile MOSHMAEZ KARDAN ile ضجور ile BARY ile MOTANFAR ile MOSHMAEZ ile MANZAJR ile BEYZAR ile NAFARATAVAR ile NAFARTANGYZ ile BEYZAR KONANDEH ile TAHAVO AVAR )
- İĞRETİ" ile/değil EĞRETİ/İĞRENÇ
- İHRAÇ ile İHRAÇÇI
- İHRACAT/İHRAÇ değil/yerine/= DIŞSATIM
- İHTİCÂC[Ar.] ile İSTİDLÂL[Ar.]
- İHTİLÂC[Ar.] değil/yerine/= ÇARPINTI | ÇIRPINMA | SEĞİRME
- İHTİLAÇ ile İHTİYAÇ
( Çırpınma. İLE Gereksinim. )
- İHTİYAÇ ile/yerine GEREKSİNİM
- İHTİYAÇ ile İHTİYAÇLI/LIK ile İHTİYAÇSIZ/LIK ile İHTİYAÇSIZCA ile İHTİYAÇ MOLASI
- İHTİYAÇ ve/=/<> İHTİYÂR
( İhtiyârımız[Hayır! deme bilgisi/gücü], bizi biz yapan, en öncelikli işleyiş, gereksinim ve bilgimizdir[mârifet]. )
- İHTİYAÇ ile/ve/||/<>/> İMTİYÂZ
- İKİ YAN ile/ve/||/<> İKİ UC
- İKİLİ ile/ve UC
- İLÂÇ[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/< BESİN
( Besininiz, ilâcınız; ilâcınız, besininiz olsun! )
- İLAÇ ile/ve/=/||/<> BETİK
( Adını bilmek, yetmez. )
- İLÂÇ değil/yerine/= EM
- ÎLÂC[Ar.] ile İLÂC[Ar.]
( Girdirme, içeri sokma. İLE İlâç, derde devâ olan şey. | Çare, tedbir. )
- İLÂÇ[Ar.] ile/ve/<> İNANÇ
( Bir yere kadar. İLE/VE/<> Her yere kadar. )
- İLAÇ ile/ve/||/<>/> KODEKS
( ... İLE/VE/||/<>/> Tedavi edici etkisi kesin olarak kabul edilen ilaçların formüllerini, fiziksel ve kimyasal özelliklerini, tanınma etkileşimlerini, saflık kontrollerini, ölçü belirlemelerini ve saklama koşullarını içeren resmî kuruluş tarafından onaylı başvuru kaynağı. )
- İLAÇ[Ar.] değil PASTİL[Fr.]
( ... DEĞİL Ağızda eritilmek üzere yapılmış şekerli ilaç tableti. )
- İLAÇ ile UYUŞTURUCU BAĞIMLISI ile UYUŞTURUCU EVİ ile UYUŞTURUCU
( DRUG vs. DRUG ADDICT vs. DRUG HOUSE vs. DRUGS )
( دوا زدن ile دوا دادن ile دارو خوراندن ile دارو ile دوا ile شيره اي ile شيره کش ile ترياکي ile حشيشي ile شيره خانه ile مواد مخدر )
( DAVA ZADAN ile DAVA DADAN ile DARO KHORANDAN ile DARO ile دوا ile SHYRAH AY ile SHYRAH KESH ile ترياکي ile حشيشي ile SHYRAH KHANEH ile MOVAD MOKHODAR )
- İLÂH ile/ve/<> İLÂÇ
- İLENÇ/BEDDUA ile/ve/değil/||/<> İĞRENÇ
- İLENÇ ile İLENÇLİ ile İLENÇSİZ
- ILENÇ/İLENÇ ile YAKINMA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Belirli bir konuya özgü görüşünün hatalı olduğu anlaşıldığında, salık veren kişiye yöneltilen yakınma. İLE ... )
- İLERİ ile İLERİCİ/LİK ile İLERİ UÇ ile İLERİ GERİ ile İLERİ GELEN ile İLERİ GÖRÜŞ ile İLERİ VİTES ile İLERİ GÖRÜŞLÜ/LÜK ile İLERİ KARAKOL ile İLERİ TEKNOLOJİ ile İLERİ GÖZETLEYİCİ/LİK ile İLERİ UÇ OYUNCUSU
- İLGEÇ/BELİRTEÇ/EDAT ile/ve/<> BAĞLAÇ
( Yalnız, ancak, sadece, sade, tek, bir, için, diye, üzere, kadar, denli, gibi, ile, değil, -e dair, -e doğru, -e değin, -e dek, -e göre, -e kadar, -e karşın, -e rağmen, -den başka, -den beri, -den dolayı, -den ötürü, -den sonra, -den önce, -den evvel vb.
İLE/VE/<>
Ama, fakat, lakin, ancak, yalnız, oysa, oysaki, hâlbuki, ve, ile, ki, de, çünkü, zira, madem, mademki, ya dahut, yahut, ya da, ya da, şayet, eğer, ise, öyleyse, o hâlde, kısacası, demek ki, nitekim, yoksa, anlaşılan, ne (...) ne (de), ya (…) ya (da), gerek (...) gerek (se), ha (…) ha, ister (…) ister (se), kâh (...) kâh, de (…) de, hatta, üstelik, ayrıca, hem, hem de, yine, gene, meğer vb. )
( Edatlar, tümcenin bir öğesi durumuna gelirken, bağlaçlarda ise bir öğe özelliği yoktur. Edatlar, tümceden çıkarıldığında tümce/cümle anlamsızlaşabilir. Bağlaçlar ise tümceden çıkarıldığında, tümcede en fazla anlam daralabilir, tümce anlamsızlaşmaz.
Örneğin:
"Onun gibisi çıkmadı."
"Gibisi" çıkarıldığında, anlamda bir bozulma oluşur. Dolayısıyla, bu bir edattır.
"Sevdim ama sevilmedim."
"Ama" çıkarıldığında, anlamda daralma olsa da tümcenin yapısı değişmediğinden, bağlaç özelliği taşır.
"Ancak" ve "yalnız" yerine "sadece" sözcüğü getirilebilirse bu sözcükler edat, "ama" bağlacı getirilebilirse bu sözcükler bağlaçtır. "İle" yerine "ve" getirilemez ise buradaki "ile" edat, getirilebilir ise "ile" bağlaçtır. )
- İLGEÇ ile İLGEÇLİ ile İLGEÇLİ TÜMLEÇ
- İLGEÇ/EDÂT ile/||/<> BELİRTEÇ ile/||/<> ADIL/ZAMİR ile/||/<> KOŞAÇ/SILA
( Ününde yer aldığı ya da ardından geldiği birimle başka bir birim ya da tümcenin geri kalan bölümü arasında ilgi kurmaya yarayan birim. İLE/||/<> Bir eylemin, bir ön adın/sıfatın, bir ilgecin, bir bağlacın ya da kendi türünden bir başka birimin anlamım etkileyen, onu kesinleştirerek ya da kısıtlayarak belirleyen birim. İLE/||/<> Dilsel bağlamda daha önce anılan bir öğeyi, bildirişime katılan birini, sözcenin oluşturulduğu sırada gözlem alanına giren bir varlık ya da nesneyi gösteren biçimbirim ve bu niteliği taşıyan biçimbirimlerin oluşturduğu dilbilgisi ulamı. Adıllar, ad soylu biçimbirimlerin önemli bir bölümünü oluşturur, genellikle adların yerini tutar, kişi, soru, iyelik ilgi, gösterme ya da belgisizlik kavramını içerir. İLE/||/<> Yüklemi özneye bağlayan öğe.[Türkçe'de ek eylemin üçüncü kişi eki, -dir, bildirme koşacı olarak kullanılır.] )
- İLGİ ve/<> GEREKSİNİM
( Başlangıçta gerekli olan. VE/<> Tamamlamak ve başarmak için gerekli olan. )
- İLGİNÇ ile ACAYİP
- İLGİNÇ ile/ve/değil FARKLI
( [not] INTERESTING vs./and/but DIFFERENT )
- İLGİNÇ ile İLGİ ÇEKİCİ
( Öznede. İLE Nesnede ve öznede. )
- İLGİNÇ ile ÖZEL
( INTERESTING vs. SPECIAL )
- İLGİNÇ ile TEZAD
( INTERESTING vs. OPPOSITION )
- İLGİNÇ ile TEZAT
( INTERESTING vs. OPPOSITION )
- İLİŞKİ ile/ve SÜREÇ
( İlişki, kavramın özünü, süreç de onun içeriğini oluşturur. )
( İlişki(relatio), doğasal, toplumsal ve bilinçsel tüm olgular arasındaki karşılıklı bağlılıktır. )
( Bir şey "ne" ise, ancak başka bir şeyle ilişkisinde "o"dur. )
( Bir şeyi tanımak, o şeyin ilişkilerini tanımaktır. )
( Evrende herhangi bir şey ancak ilişkileriyle varlaşır. )
( Uslamlamanın ya da akıl yürütmenin temeli ilişki kurmaktır. )
( Tüm varoluşlar "İlişki'nin zorunlu sonucu olduğu gibi, varoluşların zorunlu koşulu da "İlişki"dir. )
( Bir şeyin kendi iç çelişkisi ve o çeşitli yanları arasındaki ilişkiler "İç İlişkiler"; o şeyle başka şeyler arasındaki ilişkiler ise "Dış İlişkiler"dir. )
( İç ve Dış İlişkiler birbiriyle bağımlıdır. )
( RELATION vs./and PROCESS )
- İLK HACC
- İLMEKLERDEN YAPILMIŞ DOKU = SIRÇALI NESC = TISSU DE MAILLES
- İMAN:
İNANÇ ve/>/+ GÜVEN
- İMLEMEK ile İMLEK ile İMLEÇ
- IMMIGRATION :/yerine GÖÇ
- IMMÜNOJENİK/IMMUNOGENIC[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLAŞTIRAN
- İMPEDANS/IMPEDANCE[İng.] değil/yerine/= DİRENÇ
- IMPLICATION :/yerine İMA, SONUÇ
- İMTİZÂC[< MEZC] ile KARIŞABİLME | BİRBİRİNİ TUTMA, UYGUNLUK | UYUM SAĞLAMAK, İYİ GEÇİNME
- İMTİZAÇ ile İMTİZAÇLI ile İMTİZAÇSIZ/LIK
- İNANÇ ile/ve/<>/değil AKLINA/ÇIKARLARINA UYGUNLUK
- İNANÇ ile/ve/değil/yerine "BAKIŞ/GÖRÜŞ"
- İNANÇ ile/ve BELİRSİZLİK
( BELIEF vs./and INDEFINITENESS )
- İNANÇ ile/ve/değil/||/<> DAVRANIŞ
( Seni, daha iyi bir insan yapan, "inançların" değil davranışlarındır. )
- İNANÇ ile DEĞER
( FAITH/BELIEF vs. WORTH/VALUE )
- İNANÇ ile GÜVEN
( FAITH/BELIEF vs. CONFIDENCE/TRUST )
- İNANÇ ile/ve/<> İBÂDET ile/ve/<> AHLÂK
- İNANÇ ile/değil/yerine İLKE
- İNANÇ ile/ve/<> İMAN
( Düşüncenin pekişmişliği. İLE/VE/<> İnancın pekişmişliği. )
( Herşeyin başlangıcı ve kaynağı olan düşünce, inancın da imanın da başlangıcı ve kaynağıdır. İLE/VE/<> İnanç, düşüncenin pekişmiş/yoğunlaşmış hali, iman da inancın pekişmiş/yoğunlaşmış halidir. )
( Kuramı, uygulamaya geçiren tek ve en önemli olgu. İLE/VE/<> ... )
( BELIEF vs./and/<> FAITH )
- İNANÇ ile İNANÇLAR
( BELIEF vs. BELIEFS )
( ايمان ile اعتقاد ile باور ile معتقدات )
( AYMAN ile ETEGAD ile BAVAR ile MOTAGHDAT )
- İNANÇ ile İNANÇLAR
( CREED vs. CREEDS )
( کيش ile مسالک )
( KYSH ile MOSALK )
- İNANÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNSANLIK
( Sadece kişiyi ilgilendiriyor. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Herkesi ilgilendiriyor. )
(
)
- İNANÇ ve/<> ISRAR
( BELIEF and/<> INSISTENCE )
- İNANÇ ile/ve/değil/yerine/<>/>/< İTİBAR
- İNANÇ = İTİKAT = BELIEF[İng.] = CROYANCE[Fr.] = GLAUBE[Alm.] = FE, CREENCIA[İsp.]
- İNANÇ ile/ve/<>/değil KABUL
( [not] BELIEF vs./and/<>/but ACCEPTANCE )
- İNANÇ ile/ve/||/<> KÖK İNANÇ / ŞEMA
- İNANÇ ile/ve/değil/||/<>/< KURUNTU/VEHİM
- İNANÇ ile/ve METAFİZİK
( FAITH/BELIEF vs./and METAPHYSICS )
- İNANÇ ile SADIK ile SADAKAT ile İNANÇSIZ ile SADAKATSİZLİK ile İNANÇLAR
( FAITH vs. FAITHFUL vs. FAITHFULNESS vs. FAITHLESS vs. FAITHLESSNESS vs. FAITHS )
( اعتقاد ile ايمان ile کيش ile مومن ile عقيده مند ile باوفا ile باصفت ile وفادار ile باايمان ile وفاداري ile وفا ile بي وفا ile بي اعتقاد ile بي ايمان ile بي ايماني ile شرايع )
( ETEGAD ile AYMAN ile KYSH ile MOMEN ile AGHYDAH MAND ile BAVAFA ile باصفت ile VAFADAR ile باايمان ile VAFADARY ile VAFA ile BEY VAFA ile BEY ETEGAD ile BEY AYMAN ile BEY AYMANY ile SHARAYE )
- İNANÇ ile/ve/<> SEVGİ ile/ve/<> BİLGİ
( Toplumsal yönetimde, kişiler üzerinde oynanan alanlar. )
( BELIEF vs./and/<> LOVE vs./and/<> KNOWLEDGE )
- İNANÇ ile TAKVÂ
- İNANÇ ile/ve TESLİMİYET
- İNANÇ ile/ve/değil/yerine TESPİT
( [not] BELIEF vs./and/but ESTABLISHING
ESTABLISHING instead of BELIEF )
- İNANÇ ile/ve UĞRAŞ
( BELIEF vs./and STRUGGLE )
- İNANÇ ile/ve/<> ÜMİT
( İkisi de geleceğe yöneliktir. )
( Both of them are directed to the future. )
( BELIEF vs./and/<> HOPE )
- İNANÇ ile/ve/değil/||/<>/< VARSAYIM
- İNANÇ ile/ve YAŞAM
( BELIEF/FAITH vs./and LIFE )
- İNANÇ" ile/ve/değil/||/<>/< "YORUM"
- İNANMAK/İNANÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖNGÖRMEK/ÖNGÖRÜ/TAHMİN
- İNANMAK ile İNANILMAK ile İNANDIRMAK ile İNANABİLMEK ile İNANIVERMEK ile İNANDIRILMAK ile İNAN ile İNANÇ ile İNANCA ile İNANCI/LIK ile İNANLI ile İNANSIZ/LIK ile İNANÇLI/LIK ile İNANÇSIZ/LIK ile İNANÇLICA ile İNANÇSIZCA
- İNÇ ile SANTİM SANTİM
( INCH vs. INCH BY INCH )
( اينچ ile وجب بوجب )
( AYNACH ile VOJAB BOJEB )
- İNDÜKLEÇ ile İNDÜKLEÇLİ
- İNEÇ >< YUKAÇ
( ... >< Yer katmanları kıvrımlarının, tümsek bölümü, semer. )
- İNGLİÇ ile SARIMSAK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sarımsağa benzeyen bir dağ bitkisi. İLE ... )
- INNER :/yerine İÇ
- İNOTROPİK/INOTROPIC[İng.] değil/yerine/= KASILIM ETKİLER
- İNSANLAŞMAK ile İNSAN/LIK ile İNSANİ ile İNSANCA ile İNSANCI/LIK ile İNSANLI/LIK ile İNSANSIZ/LIK ile İNSAN HALİ ile İNSAN BİLİMİ ile İNSAN EVLADI ile İNSAN KURUSU ile İNSAN BİLİMCİ ile İNSAN BİÇİMCİ/LİK ile İNSAN SARRAFI ile İNSANİ YARDIM ile İNSANLIK HALİ ile İNSANLIK SUÇU ile İNSANSIZ ARAÇ ile İNSAN BİLİMSEL ile İNSANSIZ BÖLGE ile İNSAN COĞRAFYASI ile İNSAN MÜSVEDDESİ
- İNTAÇ ile İNTİHA
( Bir işi sonuçlandırma, sona erdirme, bitirme. İLE Son, sona erme, sonu gelme. )
- INTERESTING :/yerine İLGİNÇ
- INTERIOR DYNAMIC vs. EXTERNAL DYNAMIC
- İNTİKAM değil/yerine/= ÖÇ
- İNTİYÂH[Ar.] ile İNTİZÂC[Ar.]
( Ağlama, gözyaşı dökme. İLE Çıbanın olgun duruma gelmesi. | Çok gözyaşı dökme. )
- İNTRAAORTİK/INTRAAORTIC[İng.] değil/yerine/= ANA ATARDAMAR İÇİ, AORT İÇİ
- İNTRAKARDİYAK/İNTRACARDİAC[İng.] değil/yerine/= KALP İÇİ, YÜREK İÇİ
- INTRODUCER[İng.] değil/yerine/= GİRGEÇ
- İNZÂC ile ...
( İyice pişirip kıvamını buldurma. )
- İRADE ile BİLİNÇ
( WILLPOWER vs. AWARENESS )
- IRC ile/||/<> PES
( IRC reaksiyon koordinatı yol İLE PES potansiyel enerji yüzeyi. )
( Formül: 1D yol İLE çok boyutlu )
- İR/IRRA = UTANÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- İRTİCAL değil/yerine/= DOĞAÇ/DOĞUNÇ
- İŞ ile/||/<> GÜÇ
( İş kuvvetin yol boyunca etkisi İLE güç işin zamana oranıdır )
( W=F·d İLE P=W/t )
- İŞ ile/||/<> GÜÇ
( İş kuvvetin yol boyunca etkisi İLE güç işin zamana oranıdır )
( Formül: W=F·d İLE P=W/t )
( James Watt tarafından 1776 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- İSBÎDÂC[Ar.] ile İSFÎDÂC[Ar.]
( Üstübeç. )
- İŞ-GÜÇ
- ISI YALITIMINDA:
BETON ile/değil/yerine/< AHŞAP ile/değil/yerine/< KÜTÜK ile/değil/yerine/< TAŞ ile/değil/yerine/< KERPİÇ ile/değil/yerine/< SAMAN
( Daha/en düşük. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Daha/en yüksek. )
- IŞIK HIZI ve KİLOPARSEK(KPC)
( Saniyede 299,792,458 m/s. | 1 metre. VE Uzaklık birimi. | 3260 Işık yılı. )
(
Işık Hızının Araştırılması ve Ölçülmesi
1. Antik Görüşler
- Platon ve Aristoteles (M.Ö. 4. yüzyıl): Işığın anında yayıldığını düşündüler. Bu dönemde ışığın hızı ölçülmeye çalışılmamış, sadece doğası üzerine felsefi tartışmalar yapılmıştır.
2. İlk Bilimsel Yaklaşımlar
- İbn el-Heysem (965–1040): Işığın doğrusal yayıldığını ileri sürmüş, ancak hızını ölçmemiştir.
- Galileo Galilei (c. 1638): Işık hızının sonlu olduğunu öne sürdü. Bir yardımcıyla karşılıklı fener açma deneyi yaptı ama zaman farkı algılanamayacak kadar küçüktü. Bu deney başarısız oldu, ancak "ışık sonsuz hızda değildir" görüşünü destekledi.
3. Işığın Sonlu Hızının İlk Ölçümü
- Ole Rømer (1676): Danimarkalı astronom Rømer, Jüpiter'in uydusu Io'nun gözlemlerinden yola çıkarak ışığın sonlu hızda olduğunu gösterdi.
- Yöntem: Io tutulmalarının yeryüzüne göre zamanlamalarının, Dünya’nın Güneş’e uzaklığına bağlı olarak değiştiğini fark etti.
- Sonuç: Rømer, ışığın Güneş-Dünya mesafesini (1 AU) geçmesinin yaklaşık 22 dakika sürdüğünü tahmin etti (bugünkü değeri ~8 dakika 20 saniye).
4. Karasal (Dünya Üzerinde) Ölçümler
- Hippolyte Fizeau (1849): Işığın hızını doğrudan ölçen ilk kişidir.
- Yöntem: Dişli çark ve aynalardan oluşan bir düzenek kullandı. Işık çarka çarpıp aynadan yansıyıp geri dönerken çarkın döner hızı ile zaman farkını hesapladı.
- Sonuç: Işık hızını yaklaşık 313,000 km/s olarak buldu.
- Léon Foucault (1862): Dönen aynalarla daha hassas bir ölçüm yaptı.
- Sonuç: Işık hızını yaklaşık 298,000 km/s olarak ölçtü (bugünkü değere oldukça yakındır).
5. Modern ve En Hassas Ölçümler
- Albert A. Michelson (1879–1931): Işık hızını ölçmeye yönelik çalışmalar yaptı, interferometri yöntemini geliştirdi. 1907 Nobel Fizik Ödülü’nü aldı.
- Sonuç: Işık hızını 299,796 km/s olarak buldu (modern değere çok yakın).
- 1970'ler – Günümüz: Lazer interferometreleri, atomik saatler ve mikrodalga frekansları ile ışık hızı çok daha hassas ölçüldü.
- 1983: Işık hızı sabit kabul edildi: 299,792,458 m/s.
6. Uluslararası Kabul ve Sabit Değeri
1983 yılında Uluslararası Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu (BIPM), ışık hızını sabit bir değer olarak tanımladı. Bu tarihten itibaren ışık hızı artık ölçülen bir büyüklük değil, tanımlanmış bir sabittir. Bu tanım aynı zamanda 1 metrenin tanımı için de temel alınmaktadır.
)- İSKEMIK/İSCHEMIC[İng.] değil/yerine/= YETERSİZ KANLANAN
- İSKOÇ ile İSKOÇÇA
- ISLAMIC :/yerine İSLAMİ
- İSPENÇ ile İSPENÇ HOROZU
- İSTEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AMAÇ
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> (Daha) İleri düşünenlerin sahip olduğu, peşinde gittiği. )
- İSTEK ile/ve/||/<>/> GEREKSİNİM(İHTİYAÇ) ile/ve/||/<>/> HİZMET
( WANT vs. NEED )
- İSTENÇ(İRÂDE) ile BİLİNÇ
( Kavram olarak bilinç, aklın gözüdür. )
( WILLPOWER vs. CONSCIOUSNESS/AWARENESS )
- İSTENÇ(İRÂDE) ile/ve/||/<> BULUNÇ(KEŞF/VİCDAN)
( Gerçek, keşiftedir, keşfedilmişte değil. )
( Özgürleşme, keşfetme özgürlüğü demektir. )
( Keşif için ne başlangıç ne son vardır. )
( KEŞF: Kaldırmak. )
( To discovery there is no beginning and no end. )
( WILLPOWER vs./and/||/<> CONSCIENCE/CONSCIOUS )
( MEŞİYET[: İrâde. | Arzu, dilek, istek. | Yürüyüş, yürütme.] ile/ve ... )
- İSTENÇ/DİRETME/İRÂDE[EVET]
ile/ve/değil/yerine/önce/||/+/<>/></>/<
DİRENÇ/DİRENME/İHTİYÂR[< HAYIR]
( ile/ve/değil/yerine/önce/||/+/<>/></>/<
REVİYE[Ar.][>< BEDİHE])
( Yapma/yapabilme becerisi/isteği/coşkusu/olanağı/gücü. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/>>/< Yapmama/yapmayabilme becerisi/isteği/coşkusu/olanağı/gücü. )
( "Zekâda", nefiste. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/>>/< Akılda. )
( Seçim. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/>>/< Yeğleme/tercih. )
( Cins. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/>>/< Fasl. )
( Varoluş/sal. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/>>/< Varoluşunun sürekliliği için/yönünde. )
( Bir şeyi yapmanın, tek bir yolu yoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/>>/< Yolu, tektir! [Yapmamaktır!] )
( Başı, ortası/süreci ve sonucu, akıl iledir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/>>/< Özgüven iledir ve öz/güven sağlatır. )
( Parça. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/>>/< Bütün. )
( Özgürlüğümüzü yitirdiğimizde, değerini bilmeye başladığımız, anladığımız ve anımsadığımız. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/>>/< Özgürlüğümüzde, sürekli bilmemiz ve anımsamamız gereken. )
( Doğadaki tüm varolanlar gibi insanın gövdesi de gelişerek ve değişerek sürecini tamamlar. Gövdemiz itibariyle bitki ve hayvanların koşullarıyla birlikte bülûğa ermesiyle tanımlanan belirli yaş, dönem ve zihinsel seviyelerden geçerek herkesle eşit olanaklara, haklara ve kararlara sahip olmak üzere birey olmaya, reşit olmaya hak kazanırız.
Olanaklarımız, 18 yılımızı tamamlayana kadar, ağırlıklı olarak bitki ve hayvanlarla ortak olduğumuz gövdemizde, varoluşsal ve canlılık gereksinimlerimize, istediklerimize gözümüzü, ağzımızı, elimizi ve dilimizi, "Evet"lerimizi yöneltmeyle yani "yapma isteği/bilgisi" anlamına gelen irâdemiz aracılığıyla sağlanır.
Bu süreç, özellikle 1 yaşında, bazı sözcükleri söylemeye başlayarak; 2 yaşında, benlik algımızın kısmen gelişmişliğiyle erk karşısında, varolduğunu gösterebilmek üzere dışkı tutarak; 4 yaşında, kısmen başlayan öğrenim/eğitim becerisiyle; 7 yaşından itibaren bilinçlenerek; 18'den önce dereceli olarak, 12 - 15 yaş arasında ve 15 - 18 yaş arasında, ayırd etme[temyîz] ve hukuksal cezâ görme eşiğiyle; 16 yaşında, ebeveynin resmî izniyle dünyanın her yerine gidebilme; yine ebeveyn izniyle 17 yaşında evlenebilme eşiklerindeki kısmî hakları ile 18'den sonra da gözümüzü, ağzımızı, elimizi, belimizi ve dilimizi uzatmayabileceklerimiz için "Hayır!" diyerek, "yapmama bilgisi/isteği" olarak tanımlanan ihtiyârımız ve muhtariyetimizle yani kendimize ve çevremizdekilere zarar vermemek üzere, ancak bu koşullarla özgürlük hakkımızı elde ederiz ve yaşamımızı, yapmayabileceklerimiz üzerinden sürdürürüz.
Atacağımız her adımda, yapacağımız ve söyleyeceğimiz herşeyde, önce "Evet"imiz(irâdemiz) değil "Hayır!"ımız(ihtiyârımız) devrede olmak zorundadır. Birilerini yaralamak, öldürmek ya da insanlık suçlarına giren uyuşturucu("sigara vb". da) satmak gibi çevremize çeşitli zarar verebilecek eylemler ise en önemli ve olmazsa olmazımız, Sağlık ve Özgürlük'ün yitirilmesi, hastahane ya da hapishaneyle sınırlandırılmasıyla son bulmasıdır.
İlim ve irfanın öncelikleri, ilkeleri olan eline, diline ve beline hâkim olmak, tüm kadîm geleneklerin ortak uyarısıdır. Şiddet kontrolü, şiddetsizlik, zararsızlık; başkalarını, düşünce, söz ve hareketle incitmemek; yalan kontrolü ve dürüstlük; benimseme kontrolü ya da çalmama; eşeysel(cinsel) enerji kontrolü; mal/eşya biriktirme kontrolü, biriktirmemek; nefret kontrolü ve merhamet; kızgınlık kontrolü ve affetme; güçsüzlük kontrolü ve dayanıklılık; aşırılık kontrolü ve ılımlılık; yanlışlık kontrolü ve doğruluk da insan haklarının dışına çıkmamayı sağlayacak olan uyarılardır.
[ www.FaRkLaR.net/kisiselgelisim ve www.FaRkLaR.net/ilim-irfan sayfalarından da yararlanılabilir.]
Kendi haklarımızı ve başkalarının haklarını tanımamıza yardımcı olabilecek çok önemli iki çalışma ise bir kâğıda ya da bilgisayarda/cep telefonunda, iki ayrı sayfa oluşturup öncelikle "Ne yapmayabileceklerim"i/zi, ötekine ise tam ve kesin olarak "Hayır!" dediklerimizi, diyebileceklerimizi yazmamızdır.
Giyinmek, öncelikle toplum (ve düzeni/sağlığı) için
ancak daha sonra kişinin kendi içindir. )
( Gereksinimimize yönelterek, önceleyerek.[Kısa ve uzun süreli olarak tehlikeli/riskli/zararlı olup olmadığına fazla bakmaksızın.] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/>>/< Var oluşumuzu ve var oluşumuzun sürekliliğini önemseten, önceleyen.[Hem şu anda, hem de uzun süreli olarak.] )
( Bir şey ki, yapmasan da olur... YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur... SÖYLEME!
Yaptığımız, "kâr"; yapmadığımız, yarar!
Aldığımız, "kâr"; verdiğimiz, yarar!
Yediğimiz/içtiğimiz, "kâr"; yemediğimiz/içmediğimiz, yarar!
Söz(cük)leri/ni ve tutumu/nu değiştir/geliştir... Dünya/n değişsin//gelişsin! )
( Belediye. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/>>/< Muhtarlık. )
( Görülen, gösterilen/gösterilebilen. | Görülebilir/lik, gösterilebilir/lik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/>>/< Görülmeyen, gösterilmeyen ve gösterilemeyen. | Görülemez/lik, gösterilemez/lik. )
( "Evet!" diyebilme (olanağı/gücü). İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/>>/< "Hayır!" diyebilme (olanağı/gücü). )
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/>>/< Nefsine muhâlefet etmek/edebilmek.[MUHALEFET-ÜN-NEFS] )
(
| İhtiyâr ve İrâde | "Kader" - "İrâdenin Özgürce Kullanımı" Tartışması | Huyların Değişmesinin Olanağı | Mantıksal Belirlenimcilik | |
|---|---|---|---|---|
| Kindî | Bağdaşırcı | Belirlenimci/Bağdaşırcı | - | - |
| Fârâbî | Bağdaşırcı | Bağdaşırcı | Bağdaşırcı | Bağdaşırcı |
| Yahyâ İbn Adî | - | Bağdaşırcı | Belirlenimci | İrâdenin Özgürce Kullanımı |
| Âmirî | Bağdaşırcı | Bağdaşırcı | - | - |
| İbn Sînâ | Belirlenimci | Belirlenimci | Bağdaşırcı | Belirlenimci |
| İbn Bâcce | Bağdaşırcı/İrâdeci | - | - | - |
| İbn Rüşd | Belirlenimci/Bağdaşırcı | Belirlenimci/Bağdaşırcı | - | Bağdaşırcı |
"Meşşâî Felsefede Ahlâkî Determinizm ve Özgürlük" - Emre Çeliker
)( "özgür irâde" için
"var mı, yok mu?"
"sahip misin/miyiz, değil misin/miyiz?" vb.
"sorularında" başlangıç yanlışı/sorunu bulunuyor.
Öncelikle,
1- "irâde"nin "özgür olanı ve özgür olmayanı"
diye çeşidi ya da başka çeşitleri ve tanımı olmaz!
2- "irâde", tekil bir sözcük/kavram değildir.
Bir kavram çiftidir.
"ihtiyâr ve irâde" olarak birliktedir ve birbirinden ayrılamaz!
( ihtiyâr[Ar. < hayr]: Kişinin/yetişkinin yapmama/yapmayabilme gücü/bilgisi/bilinci, yeğlemesi/tercihi. [Önceliklidir, belirleyici ve bağlayıcıdır.]
irâde[Ar.]: Kişinin yapabilme/yönelebilme olanağı/gücü ve bilgisidir. [Ölçüt ve değerlendirme olmaksızın.]
3- ... )
( WILL/WILLPOWER vs. RESISTANCE )
- İSTENÇ/İRÂDE ve/<> İDÂRE
( WILLPOWER and/<> TO MANAGE )
- İSTENÇ = İRÂDE = WILL[İng.] = VOLONTÉ[Fr.] = WILLE[Alm.] = VOLUNTAS < VELLE:İSTEMEK. VOLO:İSTİYORUM[Lat.] = VOLUNTAD[İsp.]
- İSTENÇ ile İSTENÇLİ/LİK ile İSTENÇÇİ/LİK ile İSTENÇSİZ/LİK ile İSTENÇ DIŞI ile İSTENÇ YİTİMİ
- İSTİHRAÇ ile İSTİHSAL ile İSTİNTAÇ
( Anlam, sonuç çıkarma/çıkarsama. İLE Çıkarma, elde etme. | Üretim, üretme. İLE Sonuç çıkarma. | Bir büyük önermeden küçüğe ve sonurguya, yasalardan olaylara, nedenden sonuca giderek sonuç çıkarma. )
- İTERBİYUM[< YTTERBY-İSVEÇ] ile İTRİYUM[< YTTERBY-İSVEÇ]
( Atom numarası 70, atom ağırlığı 173,04 olan, değerli bir öğe. [Simgesi: Yb] İLE Atom numarası 39, atom ağırlığı 88,92 olan, seryum filizlerinde bulunan, gri renkli, 4,6 yoğunluğunda, değerli bir öğe. [Simgesi: Y] )
- İTİKAT ile İNANÇ
- İTİMAT değil/yerine/= GÜVEN/GÜVENÇ
- İ'VİCÂC[Ar.] ile İHTİLÂF[Ar.]
- İYONİK GÜÇ ile/||/<> MOLARİTE
( İyonik güç I = ½Σcᵢzᵢ² yük etkisi İLE molarite toplam. )
( Formül: Elektrostatik İLE kütle )
- İYRENÇ/İRENÇ/İİRENÇ değil İĞRENÇ
- İZAÇ[Ar.] değil/yerine/= BUNALTMA
( Bunaltma, tedirgin etme. )
- İZDİVAÇ[Ar.] değil/yerine/= EVLENME
- İZDİVAÇ değil/yerine/= EVLİLİK
- İZLENİLESİ:
SUÇ ile/ve/değil/||/<>/< YANILGI
( MALICE (1993)
BÜYÜK HESAPLAŞMA (HEAT) (1995)
YEDİ (SEVEN) (1995)
YATAĞIMDAKİ DÜŞMAN (SLEEPING WITH THE ENEMY) (1991)
YETER (ENOUGH) (2002)
CASINO (1995)
ÖZGÜN KIYIMLAR (RIGHTEOUS KILL) (2008)
KIRILMA NOKTASI (POINT BREAK) (1991)
SIKI DOSTLAR (GOOD FELLAS) (1990)
RUANDA OTELİ (HOTEL RWANDA) (2004)
KUZULARIN SESSİZLİĞİ (THE SILENCE OF THE LAMBS) (1991)
CEHENNEM SİLAHI (LETHAL WEAPON) II, III, IV (1989, 1992, 1998)
AĞILI SARMAŞIK (POISON IVY) (1992)
OCEAN'S ELEVEN | TWELVE | THIRTEEN (2001, 2004, 2007)
HIZ TUZAĞI (SPEED) (1994)
AZINLIK RAPORU (MINORITY REPORT) (2002)
OLAĞAN ŞÜPHELİLER (USUAL SUSPECTS) (1995)
KÖPEKLERİN GÜNÜ (DOG DAY AFTERNOON) (1975)
KÖSTEBEK (THE DEPARTED) (2006)
SIKIYSA YAKALA (CATCH ME IF YOU CAN) (2002)
YANILTICI (THE ILLUSIONIST) (2006)
SİHİRBAZLAR ÇETESİ (NOW YOU SEE ME) I, II (2013, 2016)
AVUNTU (SOLACE) (2016)
ZOR ÖLÜM (DIE HARD) I, II, III (1988, 1990, 1995)
96 SAAT (TAKEN) (2009)
KURDA TUZAK (ENTRAPMENT) (1999)
KAYA (THE ROCK) (1996)
DEVLET DÜŞMANI (ENEMY OF THE STATE) (1998)
PERSON OF INTEREST (dizi) (2011)
YANILGI (bireysel/toplumsal)
FARELER VE İNSANLAR (OF MICE AND MEN) (1992)
YEDİ (SEVEN) (1995)
İHANET (THE EDGE) (1996)
ŞEYTANIN AVUKATI (DEVIL'S ADVOCATE) (1997)
KARDEŞ GİBİYDİLER (SLEEPERS) (1996)
YEŞİL YOL (GREEN MILE) (1999)
KÖRLÜK (BLINDNESS) (2008)
JOKER (2019)
CAN DOSTUM (THE INTOUCHABLES)(2011)
BALİNANIN SIRTINDA (WHALE RIDER) (2002)
BABAM VE OĞLUM (2005)
GÖNÜL YARASI (2005)
BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK (1962)
RUANDA OTELİ (HOTEL RWANDA) (2004)
ŞARLO DİKTATÖR (1940)
KAÇAK (FUGITIVE) (1993) )
- İZOBAR[Yun. ISOS: Eşit. | BAROS: Basınç.] değil/yerine/= EŞBASINÇ
- İZOBAR değil/yerine EŞBASINÇ
- İZOBAR değil/yerine/= EŞBASINÇ
- İZOKINETİK/ISOKINETIC[İng.] değil/yerine/= EŞ DEVİNIMLİ
- İZOMER[Fr. < Yun. MEROS: Bölüm. | BAROS: Basınç.] ile EŞBÖLÜM
( Aynı oranlarda bileşmiş aynı öğelerden oluşan fakat moleküllerinde atom öbekleşmeleri değişik olduğundan, birbirinden farklı özellikler gösteren maddeler. )
- İZOMETRİK/ISOMETRIC değil/yerine/= EŞ ÖLÇÜLÜ
- İZOMORFİK/ISOMORPHİC[İng.] değil/yerine/= EŞ YAPILI
- İZOTERMAL SÜREÇ ile/ve/||/<> ADYABATİK SÜREÇ
( Sıcaklığın sabit kaldığı termodinamik süreç. İLE/VE/||/<> Isı alışverişinin olmadığı termodinamik süreç. )
- İZOTERMAL SÜREÇ ile/||/<> ADYABATİK SÜREÇ
( İzotermal sabit sıcaklık, adyabatik ısı alışverişi yok )
( Formül: PV = sabit (izotermal) İLE PV^γ = sabit (adyabatik) )
- İZOTONİK/ISOTONIC[İng.] değil/yerine/= EŞ GEÇİŞİMLİ
- İZOVOLÜMETRİK/ISOVOLUMETRIC[İng.] değil/yerine/= EŞ OYLUMLU
- JACQUES ile JACQUES CHİRAC ile JAKARLI
( JACQUES vs. JACQUES CHIRAC vs. JACQUERIE )
( دهاتيان ile ژاک ile ژاک شيراک )
( DEHATYAN ile JAK ile JAK SHYRAK )
- JAMBON ile JAMBON YUMRUKLU ile JAMBON TESLİM EDİLDİ ile ÇEKİÇ ile ÇEKİÇ SAPI
( HAM vs. HAM FISTED vs. HAM HANDED vs. HAMMER vs. HAMMER HANDLE )
( ران خوک ile ژامبون ile گوشت ران ile سنگين دست ile ضربت زدن ile چکش زدن ile سخت کوشيدن ile چکش ile پتک ile پتک زدن ile با چکش زدن ile دسته چکش )
( RAN KHOK ile ZHAMBON ile GUSHT RAN ile SANGYNE DAST ile ZARBAT ZADAN ile CHKESH ZADAN ile SOKHT KOOSHYDAN ile CHKESH ile PETAK ile PETAK ZADAN ile BA CHKESH ZADAN ile DASTEH CHKESH )
- JANT[Lat.]/İSPİT[Yun.] değil/yerine/= KURÇ
- JAPONCA'DA (KANJİ):
AĞAÇ ile/ve/||/<>/> KİTAP/KÖK ile/ve/||/<>/> KORU ile/ve/||/<>/> ORMAN
(
ile
ile
ile
)
- JENERATÖR/GENERATOR[İng.] değil/yerine/= ÜRETEÇ
- JENERATÖR[Fr.] değil/yerine/= ÜRETEÇ
- JÜVENİL/JUVENILE[İng.] değil/yerine/= GENÇ
- KABÂHAT ile/değil/yerine/= SUÇ
( Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet. | Hafif hapis, para cezası ya da meslek ve sanattan alıkonulma ile cezalandırılan suç. İLE Törelere, ahlâk kurallarına aykırı davranış. | Yasalara aykırı davranış. )
- KABARCIK ile KABARCIKLI ile KABARCIKLI DÜZEÇ
- KABUK ile/ve/<> BADIÇ
( .. İLE/VE/<> Bakla, fasulye, bezelye gibi taze sebzelerde, içinde tohumların sıralanmış bulunduğu kabuk. )
- KABUK ile KUKUÇ
( ... İLE Şeftali, kayısı gibi meyvelerin çekirdeklerinin sert kabuğu. )
- KAÇAMAK ile KAÇ ile KAÇA ile KAÇI ile KAÇ KAÇ ile KAÇA KAÇ ile KAÇAMAKLI ile KAÇAMAK YOL
- KAÇINMA ile KAÇGÖÇ
( ... İLE Dinî bir yaklaşımla, müslüman kadınların, erkeklere görünmemeleri, birarada oturup konuşmaktan kaçınmaları. )
- KADAVERİK/CADAVERIC[İng.] değil/yerine/= KADAVRA KAYNAKLI
- KADÜK[Fr. < CADUC] değil/yerine/= DEĞERİNİ/ÖNEMİNİ YİTİRMİŞ, GEÇERLİLİĞİ KALMAMIŞ, ESKİMİŞ
- KAFA ile BAŞ AĞRISI ile BAŞ VE AĞIZ ile BAŞ UŞAK ile BAŞ AŞÇI ile BAŞÖRTÜSÜ ile BAŞ DAMAT ile BAŞ YARGIÇ ile BAŞ METRESİ ile RAHİM BAŞI ile KAFA PARÇASI ile KAFA PİMİ ile MERKEZ ile KAFA DESTEĞİ ile KAFA TIRAŞI ile KAFA DURAK ile KAFA TAŞI ile KAFA YOLU ile KAFA RÜZGARI ile KAFA İŞİ
( HEAD vs. HEAD ACHE vs. HEAD AND MOUTH vs. HEAD BUTLER vs. HEAD CHEF vs. HEAD COVERING vs. HEAD GROOM vs. HEAD JUDGE vs. HEAD MISTRESS vs. HEAD OF UTERUS vs. HEAD PIECE vs. HEAD PIN vs. HEAD QUARTERS vs. HEAD REST vs. HEAD SHAVING vs. HEAD STALL vs. HEAD STONE vs. HEAD WAY vs. HEAD WIND vs. HEAD WORK )
( باسرتوپ زدن ile رئيس ile راس ile سر ile باشي ile دک ile رائس ile سردرد ile دک و دهن ile سرپيشخدمت ile سر آشپز ile مغرف ile ميرآخور ile سرحکم ile خانم رييس ile سيبک ile قسمت بالا ile سنجاق سر ile مرکز کار ile زيرسري ile سرتراشي ile کله گي ile سنگ قبر ile سنگ بنياد ile سنگ زاويه ile بلندي طاق ile باد مخالف ile فکر روشن )
( BASARTOP ZADAN ile رئيس ile RAS ile SAR ile BASHY ile DAK ile رائس ile SARDARD ile DAK VE DAHAN ile سرپيشخدمت ile SAR ASHPAZ ile مغرف ile MYRAAKHOR ile SARAHKAM ile KHANAM RYYS ile SYBAK ile GHASMAT BALA ile SANJAGH SAR ile MARKZ KAR ile ZYRASARY ile سرتراشي ile KALEH GY ile SANG GHBAR ile SANG BANYAD ile SANG ZAVYYEH ile BALANDY TAGH ile BAD MOKHALEF ile FEKAR ROSHEN )
- KAKINÇ = ÖFKE, KIZGINLIK
- KALDIRAÇ" ile/değil YÜKSELTİ
- KALMAK ile KALMALI ile KALMA DURUMU ile KALMALI TÜMLEÇ
- KANAMALAR:
DIŞ ile/ve/||/<> İÇ ile/ve/||/<> DELİKLERDEN[doğal] ile/ve/||/<> ATAR DAMAR ile/ve/||/<> TOPLAR DAMAR ile/ve/||/<> KILCAL DAMAR
( [Burun Kanaması]
- Hasta/yaralı sakinleştirilir, oturtulur.
- Başı hafifçe öne eğilir.
- Burun kanatları, 5 dk. süre ile sıkılır.
- Uzman bir doktora gitmesi sağlanır.
)
( [Kulak Kanaması]
- Hasta/yaralı, sakinleştirilir.
- Kanama hafifse kulak, temiz bir bezle temizlenir.
- Kanama ciddi ise kulağı tıkamadan temiz bir bezle kapanır.
- Bilinci yerindeyse hareket ettirmeden sırtüstü yatırılır, bilinçsiz ise kanayan kulak üzerine yan yatırılır.
- Kulak kanaması, kan kusma, anüs, üreme organlarından gelen kanamalarda hasta/yaralı, kanama örnekleri ile uzman doktora sevk edilir.
)
- KANAT ile/ve/değil/||/<> ANGIÇ
( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Araca daha fazla yük yüklemek üzere yanlarda oluşturulan parmaklık, kanat. )
- KANIRMAK ile KANIRTMA ile KANIRTMAÇ
( Bir şeyi eğip zorlayarak yerinden çıkarmak ya da çıkarmaya çalışmak. İLE Kanırtma işi. İLE Bir şeyi kanırtmak için kullanılan değnek ya da araç, bir tür kaldıraç. )
- KANIRTMA ile KANIRTMAÇ
- KANSEROJENİK/CANCEROGENIC[İng.] değil/yerine/= KANSER YAPAR
- KAP ile GÜVEÇ
( ... İLE İçinde yemek pişirilen toprak kap. | Bu kapta pişirilen yemek. )
- KAPAMA ile KAPAMAÇ ile KAPAMACI
- KAPASİTÖR İLE İNDÜKTÖR İLE DİRENÇ ile/||/<> PASİF DEVRE ELEMANLARI
( Üç temel pasif elektrik devre elemanı. )
( Formül: Z = R + j(ωL - 1/ωC) )
- KAPKAÇ ile KAPKAÇÇI/LIK
- KÂR ile KAZANÇ
( PROFIT vs. BENEFIT/ADVANTAGE )
- KARAKTERİSTİK/CHARACTERISTIC[İng.] değil/yerine/= AYIRT EDİCİ
- KARAR ile/ve SONUÇ
( DECISION vs./and CONSEQUENCE/RESULT )
- KARDİYOJENİK/CARDIOGENIC[İng.] değil/yerine/= KALP KAYNAKLI
- KARIN ile İĞRENÇ
( ABDOMINAL vs. ABDOMINOUS )
( وريدهي شکمي ile بطني ile ماهيان بطني ile شکمي ile شکم گنده )
( VARYDAHY SHKAMY ile BETANY ile MAHYAN BETANY ile SHKAMY ile SHKAM GANDEH )
- KARIŞ ile/ve KULAÇ
( Parmaklar birbirinden uzak ve açık duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ve serçe parmağın ucları arasındaki açıklık/mesafe. İLE/VE Gerilerek açılmış iki kolun parmak ucları arasındaki uzaklık/mesafe. )
( ... İLE/VE İki buçuk mimari arşın.[Hafriyatta, kuyu açanlar arasında ve suların derinliğini belirtmekte kullanılan bir ölçüdür] )
( [Yunan çağında, Anadolu'da] ... İLE/VE 6 ayak ya da 4 dirsek, 1,776 metre. )
( ŞİBR ile/ve BEV' )
( BİDİST, BEDEST ile/ve ... )
- KARMAK ile KARMAŞMAK ile KARMAŞTIRMAK ile KARMAÇ ile KARMACA ile KARMALIK ile KARMA AŞI ile KARMA OKUL ile KARMA TREN ile KARMA SERGİ ile KARMA EĞİTİM ile KARMA EKONOMİ ile KARMA TAMLAMA ile KARMAN ÇORMAN/LIK
- KARZ değil/yerine/= ÖDÜNÇ
- KASET[Fr. < CASSETTE]/CD[İng. < COMPACT DISC] / ALBÜM[Fr.] yerine UZUNÇALAR
( İçinde, görüntü ve seslerin kaydedildiği, gerektiğinde yeniden kullanılmasını sağlayan bir manyetik şeridin bulunduğu küçük kutu. / Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. | Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. | Uzunçalar. YERİNE ... )
- KASINMAK ile KASINÇ
- KATARAKT[Fr. < CATARACTE]/ENÜÇ[dvnlgttrk] değil/yerine/= PERDE, AKBASMA, AKSU
- KATASTROFİK/CATASTROPHİC[İng.] değil/yerine/= DEHŞET VERICİ, ÜRKÜTÜCÜ
- KATIŞMA ile KATIŞMAÇ
- KAUÇUK[Fr. < CAOUTCHOUC] ile EBONİT
( Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi, lastik ağacı, kauçuk. | Amerika, Asya ve Afrika'nın çeşitli ağaçlarından, özellikle lastik ağacından ya da bazı petrol artıklarının birleşiminden elde edilen, dayanıklı ve esnek nesne. | Bu nesneden yapılmış olan. İLE Yüz bölüm kauçuğun, otuziki bölüm kükürtle işlenmesinden elde edilen plastik nesne. )
- KAUÇUK[Fr. < CAOUTCHOUC] ile GÜTAPERKA[Malezya dilinden]
( Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi, lastik ağacı, kauçuk. | Amerika, Asya ve Afrika'nın çeşitli ağaçlarından, özellikle lastik ağacından ya da bazı petrol artıklarının birleşiminden elde edilen, dayanıklı ve esnek nesne. | Bu nesneden yapılmış olan. İLE Sumatra'da ve çevresindeki adalarda yetişen büyük bir ağaçtan elde edilen, kablo yapımında kullanılan, kauçuğa benzer, yapışkan bir madde. )
- KAVRAM ile/ve/<> BİLİNÇ
( CONCEPT vs./and/<> CONSCIOUSNESS )
- KAVRAM ve/<> KURUM ve/<> UYGARLIK ve/<> BULUNÇ/VİCDAN
- KAVRAM ile/ve/<>/= SÜREÇ
( CONCEPT vs./and/<>/= PROCESS )
- KAVRAMAK ile KAVRANMAK ile KAVRATMAK ile KAVRANILMAK ile KAVRAMLAŞMAK ile KAVRATABİLMEK ile KAVRAYABİLMEK ile KAVRAYIVERMEK ile KAVRAMLAŞTIRMAK ile KAVRAK ile KAVRAM ile KAVRAÇ ile KAVRAMCI/LIK ile KAVRAMSAL/LIK ile KAVRAM YAZI ile KAVRAM KARMAŞASI
- KAVRAYIŞ = FİKR-İ İPTİDAİ, TASAVVUR-I SAZEC = APPREHENSION[İng., Alm.] = APPRÉHENSION[Fr.] = APPREHENSIO[Lat.] = APRENSIÓN[İsp.]
- KAVRULMUŞ ile PİLİÇ
( BROILED vs. BROILER )
( بريان ile پزنده ile جوشاننده ile بهم زننده )
( BARYAN ile PAZANDEH ile JOOSHANANDEH ile BACPAM ZANANDEH )
- KAVŞAK ile/ve/değil/<> AYRIÇ
( Yol vb. uzayıp giden şeylerin kesiştikleri ya da birleştikleri yer. | Bir ırmağın denize ya da başka bir ırmağa döküldüğü, kavuştuğu yer, munsap. İLE/VE/DEĞİL/<> İki yolun ayrıldığı yer. )
- KAVS-I URÛC KAVS-I NÜZÛL
- KAVUK ile/ve/<> TÂC
( ... İLE/VE/<> Büyük kavuk. )
- KAVURMA/LIK ile KAVURMAÇ ile KAVURMACI/LIK ile KAVURMALI
- KAYAÇ ile ANATEKSİT
( ... İLE Anateksi süreci sonrası oluşan yeni kayaç. )
- KAYAÇ ile DÜNİT
( Doğada büyük yer tutan, yerkabuğunun yapı gereci olan bir ya da birkaç mineralden oluşan kütle. İLE Temel maddesi olivin olan, iri taneli kayaç. [Yeni Zelanda'da, "Dun" adlı bir yerden] )
- KAYAÇ ile GABRO[İt.]
( ... İLE Renkli minerallerden [amfibol, piroksen, olivin] oluşan, bir tür kayaç. )
- KAYDEDİCİ = İMLEÇ
- KAYIP SANILAN KAZANÇ ile/ve/||/<> KAZANÇ SAYILAN KAYIP
- KAYNAK ile/ve/değil/yerine ARAÇ
( [not] SOURCE vs./and/but VEHICLE/TOOL
VEHICLE/TOOL instead of SOURCE )
- KAYNAK ve/<> YOL ve/<> SONUÇ
( TİNSELLİK/İNSAN: Kaynağı, yolu ve sonucu kendinde olan. )
- KAYNAMAK ile HAŞLANMIŞ ile HAŞLANMIŞ PİRİNÇ ile KAZAN ile KAZAN YAPIMCISI ile KAYNAMA ile KAYNAMA NOKTASI ile KAYNAR SU
( BOIL vs. BOILED vs. BOILED RICE vs. BOILER vs. BOILERMAKER vs. BOILING vs. BOILING POINT vs. BOILING WATER )
( جوش آمدن ile بجوش آمدن ile غلغل سدن ile جوشانيدن ile جوشاندن ile بجوش آوردن ile جوشيدن ile جوشيده ile جوشانده ile کته ile ديگ ile کتري ساز ile جوشان ile جوش ile درجه جوش ile نقطه جوش ile آب جوش )
( JOOSH AMADAN ile BEJOOSH AMADAN ile غلغل سدن ile JOOSHANYDAN ile JOOSHANDAN ile BEJOOSH AVARDAN ile JOOSHYDAN ile JOOSHYDAH ile JOOSHANDEH ile KETEH ile DYG ile کتري ساز ile JOOSHAN ile JOOSH ile DARJEH JOOSH ile NAGHTEH JOOSH ile AB JOOSH )
(1996'dan beri)