B ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 1.110 başlık/FaRk ile birlikte,
1.110 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(6/6)
- TUHAF ile GARİP ile ACAYİP
- ÂYÎNE-İ MUHADDEB, MİRÂT-İ MUHADDEB[Osm.] / CONVEX MIRROR[İng.] / MIROIR CONVEXE[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜMSEK AYNA
- TUNGSTEN FILAMENT LAMB[İng.] / WOLFRAM FILAMENT LAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUNGSTEN FİLAMENT LAMBA
- TUNGSTEN-HALOGEN LAMB[İng.] ile/değil/yerine/= TUNGSTEN-HALOJEN LAMBA
- TÜRB[Ar.] ile TÜRB/TÜRÂB[Ar. çoğ. ETRİBE, TİRBÂN]
( Turp. İLE Toprak. )
- TURP ile BAYIRTURPU
( ... İLE İri bir turp türü. )
( ... cum COCHLEARIA ARMORACIA )
- TURP ile KARATURP
( ... İLE Turpgillerden, etli, iri beyaz köklü çok yıllık bir bitki. )
- TURP ile/||/<> KOLZA
( ... İLE/||/<> Turpgillerden, yağlı tohumlarından elde edilen yağı yapay kauçuk, biyodizel vb.nin yapımında kullanılan mevsimlik bitki. )
( ... cum BRASSICA NAPUS )
- TURP ile ŞALGAM/ÇOMUR
( RADISH vs. TURNIP )
( RAPHANUS SATIVUS cum BRASSICA RAPA )
- TURP ile/ve TERME
( ... İLE/VE Yabani turp. )
- TUTKU:
ISTIRAP değil/yerine/> DEĞİŞİM
( Tutku, kişiyi, ıstıraptan, gelişim ve değişime taşıyan köprüdür. )
- ÜÇ AYLAR/ŞÜHÛR-İ SELÂSE:
RECEP ve/> ŞABAN ve/> RAMAZAN
- UCB/UCUB/KİBİR[Ar.] değil/yerine/= "KENDİNİ BEĞENME VE GÜVENME"
- UCÛBE[Ar. | çoğ. EÂCÎB] ile/ve/||/<> ÜFKÛHE[Ar.]
( Pek acayip şey, garip, şaşılacak şey. İLE/VE/||/<> Şaşılacak, şaşıp kalınacak şey. )
- UFÛL[Ar.] ile GUYÛB[Ar.]
( Bir şeyin arkasında kaybolma. İLE Kaybolma. )
- UKAB[Ar. çoğ. AKABE, IKBÂN]["ka" uzun okunur] ile UKÂB[Ar.]
( Karakuş, kartal, tavşancıl kuşu. | Hz. Muhammed'in alemlerinden birinin adı. | Nesir burcu, Kartal takımyıldızı. İLE Toz, duman. )
- ULÛLELBAB ile ULÛNNÜHA
- ÜMM-ÜL-KİTÂB ile ...
( AKL-I EVVEL | ARŞIN ÜSTÜNDEKİ KAZÂ VE KADER LEVHASI | FÂTİHA SÛRESİ | İNSAN-I KÂMİL'İN GÖNLÜ )
- URANIUM-LEAD DATING[İng.] / DATATION PAR L'URANIUM-PLOMB[Fr.] ile/değil/yerine/= URANYUM-KURŞUN YAŞ TAYİNİ
- USB-A ile/<>/> USB-B ile/<>/> USB-C
- ÜSLÛB/ÜSLÛP ile/ve EKOL
- ÜSLUB ile/ve USLÛB
- ÜSLÛP değil/yerine/= SÖYLEYİŞ/BİÇEM
- ÜSLÛP ile TAVIR
( [ne yazık ki] Doğruyu dile getirmenin üslûbundan dem vuranlar, yanlışı en kaba biçimde ifade etmekten kaçınmıyorlar... )
- ÜSLÛP ile TUTUM
- ÜSLÛP ile/ve/||/<> USTURUP/LU[İt. < STROPA]
( Tarz. İLE/VE/||/<> Biçimine getirmek, uygun zamanı bulmak, denk düşürmek. )
- USÛL ile/ve ARUZ ile/ve MAKAM ile/ve EDEB
- USÛL-Ü FIKIH'TA:
KİTAP ile/ve/||/<> SÜNNET ile/ve/||/<> İCMÂ ile/ve/||/<> KIYAS
- UZAK ile/ve GAİB
- UZAKGÖRÜR/TELESKOP:
HUBBLE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> JAMES WEBB
( Görünür ve ultraviyole dalga boylarında gözlemler yapmaktadır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Orta ve yakın kızılötesi olarak görmektedir. Çok daha büyük ışık toplama aynası vardır. Hubble teleskobundan yaklaşık 100 kat daha duyarlıdır.[10 milyar dolarlık bir bütçe ile elde edilmiştir.] )
(
)
- UZATMAK(ITNÂB[Ar.]) ile/ve/değil DEVAM ETTİRMEK
- ÜZÜM ile/||/<>/> ŞIRA/ŞÎRE[Fars.] ile/||/<>/> ŞARAP[Ar. < ŞERÂB] ile/||/<>/> SİRKE
( CEM ŞÎT: Şarabı bulan. )
( ... İLE Henüz mayalanmamış üzüm suyu. | Bazı meyve ve sebzelerin özü. İLE ... İLE ... )
( Annesi.[helâl] @@ ...[helâl] @@ Kızı.[haram] @@ ...[helâl] )
- LONGITUDINAL DIFFUSION COEFFICIENT, B[İng.] ile/değil/yerine/= UZUNLAMASINA DİFÜZYON KATSAYISI, B
- VACİB ile MUHTAR
- VÂCİB ile KADÎM
- VACİB ile MÜMKÜN
( Varlığını kendinden alan. İLE Varlığını dışarıdan alan. )
- VÂLİ ve/||/<> VELÎ ve/||/<> HÂMİ ve/||/<> RÂB
( [Koruyucu] Dışta. VE/||/<> İçte. )
( Maddî koruyucu. VE/||/<> Manevî koruyucu. )
- VÂSIB[Ar.] ile VASIB[Ar.]
( Sürekli, yerinde duran. İLE Hasta. )
- VAYB"[İng. < VIBE] değil/yerine/= TİTREŞİM
- VECÂ-İ BATN ile VECÂ-İ CENB ile VECÂ-İ MEFÂSIL
( Karın ağrısı, kuru buruntu. İLE Göğsün yan tarafındaki ağrı. İLE Eklem ağrıları. )
- VEGETABLE vs./||/<> HERB vs./||/<> FLORA
- VEHHÂB[< VEHB] değil/yerine/= ÇOK HÎBE EDEN, FAZLA BAĞIŞLAYAN, KARŞILIKSIZ VEREN
- VELED-İ KALB ile ...
( KALP ÇOCUĞU, MÂNEVÎ HAL )
- VERB[Ar.] ile ...
( Yabani hayvan ini. )
- VİZR[Ar.] ile ZENB[Ar.]
- vs. ile vb.
- VÜCÛB ile İSTİHÂRE ile MÜMKÜN
( ... -dır. İLE/VE ... değildir. İLE/VE hem, hem de - ne, ne de )
- VÜCÛD ile/değil VÜCÛB
- YABANSI/ACAYİP[Ar. < ACAİB] ile/ve/||/<> GARAYİP[Ar.] ile/ve/||/<> [Ar. < GARAİB]
( Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. | Şaşırma anlatan bir söz. İLE Görülmemiş, şaşılacak şeyler, işitilmemiş olaylar. )
- ADESE-İ MUHADDEB, ADESE-İ MÜTEKÂRİB[Osm.] / CONVERGING LENS[İng.] / LENTILLE CONVERGENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= YAKINSAK MERCEK
- TEKÂRÜB[Osm.] / CONVERGENCE[İng.] / KONVERGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKINSAMA
- FUEL ROD[İng.] / BARRE DU FUEL[Fr.] / BRENNSTAB[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT ÇUBUĞU
- YAKUP/JACOB > İSRAEL
- YAPMA!/OLMASIN!
GIYBET ve/||/<> HASED ve/||/<> TAASSUB
- YAŞMAK ile PEÇE/NİKAB
- YAZI ile/ve/|| YAŞAM ile/ve/|| KUL ile/ve/|| RAB
( Bâkî. İLE/VE/|| Fânî. İLE/VE/|| Âsi. İLE/VE/|| Âfi/bağışlayıcı. )
- TACİL-İ İNCİZAB[Osm.] / GRAVITATIONAL ACCELERATION[İng.] / FALLBESCHLEUNIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YERÇEKİMİ İVMESİ
- YESRİB ile/ve/<>/değil/yerine MEDİNE-İ MÜNEVVERE
- YIKILMA (ATEB)
- 20 BAB ve 35 BAB
- YOKUŞ ile/değil/yerine EĞİM/ŞEV[Fars. < ŞÎB]
( Bisiklet kullanmayan kişiler, bildikleri/gördükleri yollardaki eğimin açısına ve uzunluğuna göre, yolun/eğimin tamamını/bütününü "düşünerek", eğimli yollarda çok yorulacaklarını varsayarlar/zannederler. Hatta, o dik "yokuşun", çıkılamaz olduğunu zannederek, süreci düşünmeden/deneyimlemeden, sonuç merkezli bir (ön)"yargı"da bulunurlar. Gözlerini, yolun sonuna dikerek ve yetersizliklerine, güçsüzlüklerine bağlayarak ve ümitsizliğe düşürecek olan yüklü/şişmiş "yokuş" sözcüğü ile yanına bile yaklaşmazlar bisikletin.
Oysa ki, bisiklet kullananlar için durum böyle değildir. Bisiklet kullanımında ve bisiklet kullanıcıları için geçerli olan, basıyor oldukları pedaldır. Yeterli olacak olan bacak/kas gücü ve vites kullanımının sunduğu kolaylıklar ile çoğu zaman, neredeyse düz yolda pedal çevirdikleri kadar rahat pedal çevirirler. Bisiklet kullanmayanlar için zannedildiği kadar güç değildir pedal çevirmek ve yol almak.
Yokuş ile Eğim arasındaki fark, tamamen zihinsel ve dilseldir. Bisiklet kullan(a)mayan kişiler, zihinlerindeki yolun/eğimin tamamına "yokuş" diyerek, daha baştan, önyargı ve sonuç odaklılıklarının yarattığı zihinsel ve dilsel engele takılır. Ya da böylesine değiştirilebilecek bir "engel" yerine "yokuş" tanımından vazgeçerek, %90 oranında kolaylaştırabilirler bisiklet üzerine çıkmayı. Düz yol aramak gibi yersiz bir beklentiden de kurtulmuş olur ve bisikletleriyle yol alırlar.
Bisiklet üzerine çıkılır, "yokuş" denilen fakat bisiklet üzerindeyken sadece bir eğim olarak deneyimlenen bu yollarda bir süre bisiklet kullanılırsa, çevrilen pedalın kolaylığı kadar ve sadece yoldaki bir eğim olarak geçilir o süreç ve kolaylıkla tamamlanır, o gözde ve sözde büyütülen eğim. )
- YÖNTEM (ÂDAB)
- YÖNTEM ile/ve ÜSLÛB
- YORULMA (NASAB)
- YUMUŞAK ODUN, GÖVDE ODUNUNUN DIŞ TABAKASI = HAŞEB-İ KÂZİB = AUBIER
- BUOYANCY[İng.] / POUSSEE[Fr.] / AUFFRIEB[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZME KAPASİTESİ
- ZÂHİB[< ZEHÂB] ile ...
( GİDİCİ, GİDEN | BİR FİKİR YA DA ZANNA UYAN, KAPILAN | (~OLMA) ile ABCDEF ( VARSAYIMINA KAPILMA )
- ZÂHİR-ÜZ-ZENEB[Ar.] =/ile URODÈLES[Fr.] =/ile ...
( Kuyruklular. )
- ZANN ile ZANN-I GALİB
( %49 İLE %1 )
- ZANNETMEK/ZEHAP[Ar.] ile ZAMMETMEK[Ar.]
( Sanı, kuşku/şüphe. İLE Katmak. )
- ZARB değil/yerine/= ÇARPI
- ZÂT-ÜL-MİSKAB[Ar.] ile ...
( Karınlarının sonunda birer delik bulunan omurgasız hayvanlar. )
- ZEBÎB[Ar.] ile ZEHR-İ MÂR[Fars.]
( Yılan, akrep gibi hayvanların zehiri. İLE Yılan zehiri. )
- ZEBR[Ar.] ile KETB[Ar.]
- ZEKÂ ile/ve/<>/değil EDEP/EDEB
- ZEKÂT ile NİSÂB
( ASIL, ESAS | BİR MALIN ZEKÂTINI VERMEK ÜZERE VARILMASI GEREKEN MİKTAR | DERECE, İSTENİLEN HAD )
- ZENB[Ar.] ile CÜRM[Ar.]
- ZENB[Ar.] ile KABÎH[Ar.]
- ZENB[Ar.] ile MASİYET[Ar. < İSYAN][>< İTAAT]
( Cezayı gerektirecek günah. İLE İtaatten ayrılmak, söz dinlememek, çoğunluk tarafından onaylanan davranışlara uyum sağlamamak. | İtaatten çıkmak, günah işlemek. | Bir davranıştan imtina etme, ona karşı direnme. )
- ZER-İ DEH-PENCÎ[Fars.] ile ZER-İ KAMER-TÂB[Fars.] ile ZER-İ KÂMİL[Fars.] ile ZER-İ MAHBÛB[Fars.] ile ZER-İ MAKLÛB[Fars.] ile ZER-İ SÂV/SÂVE[Fars.] ile ZER-İ ŞEŞ-SERÎ/VÎJE[Fars.]
( Yarısı bakır olan altın.[onda beşi] İLE Üzerinde ay simgesi bulunan bir altın para. İLE Tam, hâlis, ayarı tamam altın. İLE Yirmibeş kuruş değerinde bir altın para.[1787'de 3,5 kuruş değer konulmuş ve II. Mustafa devrinde çıkarılmıştı.] İLE Kalıp altın. İLE Ayarı tam altın ya da kırıntısı. İLE Hâlis altın. )
- ZEYNEB ile/ve FÂTIMA
( Salih'lerin annesi. İLE Muhammed'lerin annesi. )
( ZEYNEP[ZEYN - EB: Babasının süsü/güzelliği.] )
- ZEYNEL ABİDİN ve/<> ZEYNEB
- ZÎB[Ar.] ile Zİ'B[Ar. çoğ. ZİÂB, ZU'BÂN]
( Süz, bezek. İLE Kurd, canavar. )
- ZİMMET ile/ve MATLUB
( Borç. İLE/VE Alacak. )
- ZÜ-L-EHDÂB[Ar.] ile ...
( Kirpikliler. | CILIÉS[Fr.] )
(1996'dan beri)