Bugün[08 Nisan 2026]
itibarı ile 3.095 başlık/FaRk ile birlikte,
3.095 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(12/14)


- KİŞİLİK ÖRGÜTLENMELERİ/BOZUKLUKLARI:
[PARANOİD ile ŞİZOİD ile ŞİZOTİPAL] ile [ANTİSOSYAL ile NARSİSİSTİK ile BORDERLINE ile HİSTRİONİK] ile [BAĞIMLI KİŞİLİK ile ÇEKİNGEN ile OBSESİF-KOMPULSİF] ile [PASİF AGRESİF ile KENDİNİ TEKRARLAYAN(SELF REPEATING)]


- KIŞLA ile BARRAKON

( BARRACK vs. BARRACOON )

( سربازخانه ile درسربازخانه جادادن ile انبار کاه ile منزل کارگران ile بازداشتگاه بردگان )

( SARBAZKHANEH ile DARSARBAZKHANEH JADADAN ile ANBAR KAH ile MANZEL KARGARAN ile BAZDASHTGAH BARDEGAN )


- KISRAK ile BAYKAL/YUND

( Dişil at. İLE Yabani kısrak. )

( Gebelik süreleri 330-335 gündür. İLE ... )


- KITSCH değil/yerine/= BAYAĞI/ZEVKSİZLİK


- KLARNET ile BASKLARNET

( ... İLE Kalın sesli klarnet. )


- KLASİK ile/ve/>< BAROK

( ... İLE/VE/>< Motif, hareket ve gerilim ağırlıklıdır. )

( Heinrich Wölfflin Kuramsallığı ile... * ÇİZGİSELLİK/LINEAR[İng., Alm.] ile/ve/>< GÖLGESELLİK/PAINTERLY[İng.]/MALERISCH[Alm.] * DÜZLEMSELLİK/PLANE[İng.]/FLÄCHE[Alm.] ile/ve/>< DERİNLİK/RECESSION[İng.]/TIEFE[Alm.] * KAPALI BİÇİM/TECTONIC FORM[İng.]/GESCHLOSSEN[Alm.] ile/ve/>< AÇIK BİÇİM/A-TECTONIC FORM[İng.]/OFFEN[Alm.] * ÇOKLUK(ÇOKLUKTAKİ BİRLİK)/MULTIPLICITY[İng.]/VIELHEIT[Alm.] ile/ve/>< BİRLİK(TEKLİKTEKİ BİRLİK)/UNITY[İng.]/EINHEIT[Alm.] * AÇIKLIK/APAÇIKLIK/ABSOLUTE CLARITY[İng.]/KLARHEIT[Alm.] ile/ve/>< GÖRECE AÇIKLIK/RELATIVE CLARITY[İng.]/UNKLARHEIT UND BEWEGTHEIT[Alm.]
"XVI. yy." İLE/VE/>< "XVII. yy." )


- KLASİK ile/ve/> BAROK ile/ve/> ROKOKO[Fr.]

( ... İLE/VE/> ... İLE/VE/> XVIII. yüzyılın başında, Fransa'da çok geçerli olan, kavisli çizgileri bol, gösterişli bir bezeme biçemi. | Bu biçimde olan eşya/mobilya, tasarım. )

( XVI. yüzyıl. ile/ve/> XVII. yüzyıl. ile/ve/> XVIII. yüzyıl. )


- KLİŞE[Fr. < CLICHÉ] değil/yerine/= BASMAKALIP SÖZ / TANIKLIK


- KOÇ ile BAHTE[Fars.]

( ... İLE Besili, semiz koyun. | Burulmuş, üç yaşında koç. )


- KOĞUŞ ile BAŞALTI

( ... İLE Gemilerde tayfa ve erlerin ön güverte altındaki koğuşları. )


- KOL ile/ve/değil/||/<>/< BACAK

( Denge. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Güç. )


- KOLAY/LIK ile YALIN/LIK / BASİT/LİK

( EASY/NESS vs. SIMPLE/NESS )


- KOMPAKT ile/||/<> BAĞLI

( Kompakt her açık örtüden sonlu alt örtü İLE bağlı iki açık ayrık yok. )

( Formül: Cover İLE separation )


- KOMPRES/COMPRESS[İng.] değil/yerine/= BASKIT


- KOMPRESYON/COMPRESSION[İng.] değil/yerine/= BASI


- KOMÜNİKAN/COMMUNICANT[İng.] değil/yerine/= BAĞLANTILI


- KON(N)EKTÖR[Fr. < CONNECTEUR] değil/yerine/= BAĞLAYICI

( Demir yollarında fren kumanda kollarını dingilin üzerine bağlayan ve iki ucunda da kumanda kolunun girmesine uygun deliği bulunan parça ya da düzen. )


- KONAKLAMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BARINMA


- KONNEKSİYON/CONNECTION[İng.] değil/yerine/= BAĞLANTI


- KONNEKTİF DOKU/CONNECTIVE TISSUE[İng.] değil/yerine/= BAĞ DOKUSU


- KONNEKTÖR/CONNECTOR[İng.] değil/yerine/= BAĞLAYICI, BAĞLANTI (DONANIM)


- KONSOLOS ile KONSOLOSLUK ile KONSOLOSLUK ile BAŞKONSOLOSLUK ile DANIŞMAK ile DANIŞMANLIK

( CONSUL vs. CONSULAR vs. CONSULATE vs. CONSULATE GENERAL vs. CONSULT vs. CONSULTING )

( کنسول ile کنسولي ile اداره کنسولي ile کنسولگري ile سرکنسولگري ile سرکنسول ile مشورت کردن ile کنگاش کردن ile مشورت دادن ile رايزني کردن ile استشاره کردن ile کنکاش کردن ile مشاوره کردن ile شور کردن ile مشاوره ile استشاره )

( KONSOL ile کنسولي ile EDAREH KONSOLY ile KONSOLGARY ile SARKONSOLGARY ile SARKONSOL ile MOSHORT KARDAN ile KANGASH KARDAN ile MOSHORT DADAN ile RAYZANY KARDAN ile ESTESHAREH KARDAN ile KONKASH KARDAN ile MOSHAVAREH KARDAN ile SHOR KARDAN ile MOSHAVAREH ile استشاره )


- KONSÜL[Fr. < CONSUL] ile BAŞKAN/YARGIÇ

( Görevini bir başka meslektaşıyla paylaşan yargıç. [Görev süresi 1 yıl olmak üzere][Eski Roma'da] )

( Roma'da, her yıl seçilen iki devlet başkanından her biri. | 1799'dan, 1804'e kadar Fransa'da birlikte görev alan üç devlet başkanından her biri. )


- KONTEKS/T değil/yerine/= BAĞLAM


- KONTROL BAŞTA VE SÜREKLİ YAPMAK


- KONU:
AMAÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLAM/INDA

( )


- KOORDİNASYON AKSİYOMU ile/ve/||/<> BAĞLANTI BELİTİ


- KÖPEKBALIĞI ile BAKIR KÖPEKBALIĞI


- KÖPEKBALIĞI ile BALİNA KÖPEKBALIĞI

( ... İLE Ağırlığı, 35 tona varanları vardır. Gözleri çok küçük olduğundan, avlarını koku duyularıyla algılarlar. [İnsana saldırmazlar] )

( ... İLE Saatte 6.000 lt. su filtre edebilmektelerdir. )

( ... İLE 1000 metreye kadar ve daha derine dalabilirler. )

( ... İLE Derileri en kalın hayvanlardandır. Derilerinin üzerlerindeki beneklerle sıradışı ve harika bir görüntü sergilerler. [Herbiri kendine özgüdür. 1000'inin görüntü kaydı ortak ve açık bir veritabanında bulunmaktadır.] )

( ... İLE Ağırlıklı olarak plankton yiyerek beslenirler. )

( ... cum RHINCODON TYPUS )


- KÖPEKBALIĞI ile BAMBU KÖPEKBALIĞI


- KOPUK ile/ve/değil/<> BAĞLANTISIZ


- KOPYA ÇEKMEK ile/ve/değil "BAKMAK"

( [not] TO COPY vs./and/but "TO LOOK" )


- KORELASYON[Fr. < CORRELATION]["KOLERASYON" değil!] değil/yerine/= BAĞINTI

( Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. | Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık. | İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme. | İki ya da daha fazla değişken arasındaki bağıntı. | Görelilik. | İki ya da daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık ya da eşitlik. )


- KORELE/CORRELATED[İng.] değil/yerine/= BAĞINTILI


- KORKU ile/ve/<> BÂTIL İNANÇ

( Korku, bâtıl inançların temel kaynağıdır. )


- KORUMAK ile/ve/<> BÂKÎ KILMAK


- KÖŞE ile "BAŞ KÖŞE"


- KOŞULLARIN "AĞIRLIĞI" değil/ne yazık ki ("BAZI") "KİŞİLERİN" DUYARSIZLIĞI/KAYITSIZLIĞI


- KOTA ile/ve BARIŞ

( QUOTA vs./and PEACE )


- KÖTÜ = ŞER = BAD, EVIL, WRONG[İng.] = MAL[Fr.] = BÖSE, UEBEL[Alm.] = MALUS[Lat.] = MALO[İsp.]


- KOYNUNDA ile/ve/||/<> BAĞRINDA


- KOYUN ile/ve BARAL (MAVİ KOYUN)

( ... İLE/VE Hindistan'da yaşarlar. )


- KRAL / KRALİÇE ile/ve/||/<>/> PRENS / PRENSES ile/ve/||/<>/> ARŞİDÜK/ARŞİDÜKA / ARŞİDÜŞES ile/ve/||/<>/> DÜK / DÜŞES ile/ve/||/<>/> KONT[Fr. < COMTE] ile/ve/||/<>/> VOYVODA ile/ve/||/<>/> VİKONT[Fr. < VICOMTE] ile/ve/||/<>/> BARON[Fr.] / BARONES ile/ve/||/<>/> ŞÖVALYE[Fr. < CHEVALIER] ile/ve/||/<>/> SÖR/SIR / DAME

( [Batı ülkelerinde]
En yüksek devlet otoritesini, kalıtım ya da soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran hükümdar. İLE/VE/||/<>/> Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen san. İLE/VE/||/<>/> Özellikle Habsburg hanedanının (Avusturya - Macaristan) erkek üyeleri için kullanılan bir san. İLE/VE/||/<>/> Büyük ve önemli bir toprak parçasını yöneten yüksek rütbeli soylu. | Bazı devletlerde prensten sonra gelen en yüksek soyluluk gösteren san. İLE/VE/||/<>/> Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kişi. | Derebeyi. | Erkekler için kullanılan bir "soyluluk" sanı. İLE/VE/||/<> Orta ve Doğu Avrupa'da, özellikle Balkanlar'da ve Polonya-Litvanya'da kullanılan bir askeri önder ya da yönetici sanı. İLE/VE/||/<>/> Belirli bölgeleri yöneten soyluluk sanı. İLE/VE/||/<>/> Küçük toprak sahibi ve yerel bir yönetici olabilir.[En düşük soyluluk sanlarından biri] İLE/VE/||/<>/> Eski Roma'da üç sınıftan ikincisinin üyesi olan yurttaş. | Orta Çağ Avrupası'nda özel eğitimle yetişmiş, belirli ülküler taşıyan, soylu, atlı savaşçı ve genellikle askeri hizmetler için kullanılan san.[Soylulukta en alt seviyededir.] | Derebeylik düzeninde soyluluk sanlarının en alt basamağı. | Günümüzde Fransız hükûmetinin verdiği şeref belgesi ve nişanı. İLE/VE/||/<>/> Bir kişiye şövalyelik sanı verildiğinde kullanılır. [Genellikle önemli hizmetleri ya da başarıları olan kişilere verilir.] )


- KRAL OLMAK ile/değil/yerine/>< BABA OLMAK


- KRANİYAL/CRANIAL[İng.] değil/yerine/= BAŞ (İLGILİ)


- KUDU ile BAYAĞI BOĞA ANTİLOBU/ELAND


- KUKLA değil KUKLACI ve/||/<> BAĞCI değil/yerine ÜZÜM


- KÜLTÜR YAPITI ile/ve/||/<>/< BARBARLIK YAPITI


- KÜLTÜREL DİFÜZYON ile/||/<> BAĞIMSIZ İCAT

( Kültürel difüzyon yayılma yoluyla aktarım İLE bağımsız icat yerel gelişimdir. Difüzyon göç ve ticaret İLE bağımsız icat benzer koşullar sonucu ortaya çıkar. Neolitik yayılım difüzyon İLE bazı bölgeler bağımsız tarım geliştirdi. )


- KUMAŞ ile BÂKEND

( Renkli ipeklerle dokunmuş kumaş. )


- KUMAŞI FARKLI ile BAMBAŞKA BİR RENGİ VAR


- KURAM[İng. THEORY] ile/||/<> AKRABALIK KATSAYISI[İng. COEFFICENT OF RELATEDNESS] ile/||/<> BAĞLAMSALCILIK[İng. CONTEXTUALISM] ile/||/<> DİYALEKTİK[İng. DIALECTICS] ile/||/<> DOĞAL SEÇİLİM[İng. NATURAL SELECTION] ile/||/<> FİSHER'IN TEMEL TEOREMİ[İng. FISHERS FUNDAMENTAL THEOREM] ile/||/<> KESİNTİLİ DENGE TEORİSİ[İng. THEORY OF PUNCTUATED EQUILIBRIUM]

( Evrendeki olguların birçok defa test edilmesiyle doğrulanmış deney ve gözlemler sonucu geliştirilen sistematik bir açıklama. Kuramlar, yasaları açıklamak için kullanılan araçlardır, ispatlanınca yasaya dönüşmezler. Yeni keşfedilen olayları açıklamada yetersiz olabilecekleri gibi bilim insanlarının katkılarıyla geliştirilebilirler. "Kuram" olarak da bilinir. @@ İki bireyin akrabalık bağını belirten ifade. r=n(0.5)Lr = n(0.5)^Lr=n(0.5) L ifadesi ile belirlenir. Denklemde rrr akrabalık katsayısı, nnn ortak genlerin yüzde cinsinden ifadesi, LLL ise mayoz sayısı ya da nesil bağlantısını temsil eder. Farklı kuramlarda, farklı ve daha kapsayıcı denklemlere rastlamak da mümkündür. @@ Çağdaş Epistemoloji’de en ünlü Bağlamsalcı metinlerden biri David Annis’in “A Contextualist Theory of Epistemic Justification” adlı metnidir. Bağlamsalcılar, doğru inançların epistemik gerekçelendirilmesinin zamansal ve ilişkisel olarak ele alınması gerektiğini iddia ederler. Örneğin, sahip olduğum bir doğru inancın gerekçesi, “şu an” içinde bulunduğum konu ve zaman bağlamları çerçevesinde ele alınmalıdır. Bir doktora ya da bir esnafın bir doğru inancı gerekçelendirmesi, içinde bulundukları zaman, sosyal çevre ve diğer bağlamları anlayarak mümkündür. Epistemik gerekçelendirmeyi sosyal bir olgu olarak gören bu yaklaşım, bilgi mefhumunu soyut ve teorik bir tartışma alanında ilişkisel ve sosyal bir düzleme çekmektedir. Daha fazla bilgi için şu yazımızı okuyabilirsiniz. @@ Doğanın, toplumun ve düşüncenin genel hareket ve gelişme yasalarını araştıran felsefi bilim; bağlamlılığın ve gelişimin genel kuramı ve aynı zamanda düşünce ve eylemin genel yöntemidir. @@ Darwin'in evrim kuramına göre iklim, besin, rekabet vb. şartlara uyabilenlerin yaşamaya devam etmesi, uyamayanların ise yok olması süreci. Bu süreç sebebiyle, hayatta kalmak konusunda avantajlı olanların (uyum başarısı yüksek olanların) kalıtsal özellikleri daha fazla gelecek nesillere aktarılır ve böylece, her yeni nesilde, daha uyumlu bireyler popülasyon içinde çoğalır. Karasal yaşantıdan, denizel yaşantıya geçen memeli hayvanlarda, arka bacakları daha körelmiş bireyler, hem enerji sarfiyatı bakımından, hem de hidrodinamik yapı bakımından diğerlerine göre daha avantajlı. Bu sebeple, evrimsel süreç içinde yunus ve balina gibi memelilerin ataları denizel yaşantıya adapte olurken, arka bacakları giderek kısalmış ve sonunda tamamen yok olmuş. Balinaların vücudunda halen bu arka bacakların kalıntısı olarak, tamamen işlevsiz kemik parçaları, vücut içinde bulunmakta. @@ R.A. Fisher tarafından öne sürülen bu teorinin tam ismi Fisher'ın doğal seçilim hakkında temel teoremidir. Matematiksel gösterimler içermesine karşın bu teorem matematiksel bir teorem değildir. Bu teoremin ana fikri:"Bir organizmanın herhangi bir zamandaki uyum başarısındaki artış yüzdesi,genetik çeşitliliğinin uyum başarısına eşittir." Yani eğer bir populasyonda varyasyon fazlaysa doğal seçilim de fazla olacaktır. @@ Niles Eldredge ve Stephen Jay Gould tarafından 1972'de ileri sürülmüştür. Bu teori, türlerin uzun zaman dilimleri boyunca Doğal Seçilim etkisi altında aslında oldukça az değişime uğradığını; ancak asıl evrimsel değişimlerin, ciddi çevresel değişimlerin olduğu zamanlarda, belirli popülasyonlarda, göreceli olarak hızlı bir şekilde, kısa bir zaman aralığında meydana geldiğini ileri sürer. Evrimin ana mekanizması olarak Genetik Sürüklenme görülür. Günümüzde tek başına kabul edilmemekte, Modern Sentez dahilinde diğer seçilim türlerinin güçlü etkisiyle bir arada ele alınmakta.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KÜRESEL ile/ve/değil/||/<>/< BASKIN YEREL


- KURU ÇİÇEK ile BAŞAK


- KURUCU ile/ve/||/<> BAŞLATICI


- KUTLAMA ile/ve BAYRAM

( [Tatarlar'da] "Beyremi bar balık, bay balık"[Bayramı olan halk, zengin halktır.] )


- KUVANTUM MEKANİĞİ/NDE:
[NESNE + ...] ÖLÇÜM ile/ve/||/<> SIRALI ÖLÇÜMLER ile/ve/||/<> BAĞLAMSALLIK


- KUZEY DENİZİNDE:
KOTZEBUE KOYU ile/ve/||/<> ÇUKÇİ DENİZİ ile/ve/||/<> DE LONG BOĞAZI ile/ve/||/<> DOĞU SİBİRYA DENİZİ ile/ve/||/<> LAPTEV BOĞAZI ile/ve/||/<> BOURHAYA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> LAPTEV DENİZİ ile/ve/||/<> OLENEKSKİY KÖFREZİ ile/ve/||/<> KATANSKİY KÖRFEZİ ile/ve/||/<> VİLKİTSİ BOĞAZI ile/ve/||/<> YENİSEY KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KARA DENİZİ ile/ve/||/<> BAYDARATSKAYA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KARA BOĞAZI ile/ve/||/<> ÇEYŞSKAYA KOYU ile/ve/||/<> BEYAZ DENİZİ ile/ve/||/<> ONEGA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KANDELAŞKA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> DİVİNA KOYU ile/ve/||/<> BARENTS DENİZİ ile/ve/||/<> GRÖNLAND DENİZİ ile/ve/||/<> NORVEÇ DENİZİ ile/ve/||/<> KUZEY DENİZİ ile/ve/||/<> DANZİNG KÖRFEZİ ile/ve/||/<> RİGA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> FİNLANDİYA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> BOTNİ KÖRFEZİ ile/ve/||/<> DANİMARKA BOĞAZI ile/ve/||/<> DAVIS BOĞAZI ile/ve/||/<> BALTIK DENİZİ ile/ve/||/<> LABRADOR DENİZİ ile/ve/||/<> BAFFIN DENİZİ ile/ve/||/<> BAFFIN KÖRFEZİ ile/ve/||/<> SMITH KÖRFEZİ ile/ve/||/<> NARES BOĞAZI ile/ve/||/<> LANCASTER BOĞAZI ile/ve/||/<> ARKTİK KOYU ile/ve/||/<> PR. REGENT BOĞAZI ile/ve/||/<> BOOTHIA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> FOXE ÇANAĞI ile/ve/||/<> FOXE KANALI ile/ve/||/<> REPULSE KOYU ile/ve/||/<> CORAL LİMANI ile/ve/||/<> JAMES KOYU ile/ve/||/<> HUDSON BOĞAZI ile/ve/||/<> UNGAVA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> FROBISHER KOYU ile/ve/||/<> CUMBERLAND KÖRFEZİ ile/ve/||/<> HOME KÖRFEZİ ile/ve/||/<> JONES BOĞAZI ile/ve/||/<> PEARY KANALI ile/ve/||/<> BARROW BOĞAZI ile/ve/||/<> FRANKLIN BOĞAZI ile/ve/||/<> VISCOUT MELVILLE BOĞAZI ile/ve/||/<> Mc CLURE BOĞAZI ile/ve/||/<> McCLINTOK KANALI ile/ve/||/<> KRALİÇE MAUD KÖRFEZİ ile/ve/||/<> CORONATION KÖRFEZİ ile/ve/||/<> PR. ALBERT KOYU ile/ve/||/<> AMUNDSEN BOĞAZI ile/ve/||/<> GALLER PRENSİ BOĞAZI ile/ve/||/<> BEAUFORT DENİZİ ile/ve/||/<> PRODHOE KOYU ile/ve/||/<> KOTZEBUE KOYU ile/ve/||/<> NORTON KOYU


- LADY :/yerine BAYAN


- LAG İLE LOG İLE STASYON İLE ÖLÜM ile/||/<> BAKTERİ BÜYÜME EVRELERİ

( Mikrobiyal büyüme kinetiği. )

( Formül: N = N₀ × 2ⁿ (log faz) )


- LAGUN ile BARDAK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( İçecek kabı. İLE ... )


- LAHANA[Yun.] ile BAŞLAHANA

( ... İLE Yaprakları sıkı, yuvarlak başlı lahana. )

( BRASSICA OLERACEA )


- LAHANACILAR ile/ve BAMYACILAR

( )


- LAUNCH :/yerine BAŞLATMAK


- LEG :/yerine BACAK


- LEM'A[Ar.] ile/ve BALG/BALK

( Parıltı, parlayış. İLE/VE Ufukta görülen parıltı. )


- LEMUR ile BARDRO

( ... İLE Kuzey Madagaskar bataklıklarında yaşarlar. )


- LEVİ-CİVİTA İLE CHRİSTOFFEL İLE KOVARYANT ile/||/<> BAĞLANTILAR

( Manifoldlarda paralel taşıma. )

( Formül: Γ^k_ij = (1/2)g^kl(∂_ig_jl + ∂_jg_il - ∂_lg_ij) )


- LEVREK ile/değil BARGAM

( ... İLE/DEĞİL Levreğe benzer bir balık. )


- Lİ-İON İLE NA-İON İLE SOLİD STATE ile/||/<> BATARYA TEKNOLOJİLERİ

( Enerji depolama malzemeleri. )

( Formül: LiCoO₂ ⇌ Li₁₋ₓCoO₂ + xLi⁺ + xe⁻ )


- LİGAMAN/LIGAMENT[İng.] değil/yerine/= BAĞ


- LİGANT/LIGAND[İng.] değil/yerine/= BAĞLANAN (MOLEKÜL, ATOM VB.)


- LİGASYON/LIGATION[İng.] değil/yerine/= BAĞLAMA


- LİNK[İng.] değil/yerine/= BAĞLANTI


- LINK :/yerine BAĞLANTI


- LOKUS[İng. LOCUS] ile/||/<> BAĞLANTI DENGESİZLİĞİ KATSAYISI (D)[İng. LINKAGE DISEQUILIBRIUM CONSTANT (D)] ile/||/<> ÇOKBİÇİMLİ[İng. POLYMORPHIC] ile/||/<> ÇOKBİÇİMLİLİK[İng. POLYMORPHISM] ile/||/<> EKLEYİCİ ETKİ[İng. ADDITIVE EFFECT] ile/||/<> POLİMORFİZM[İng. POLYMORPHISM]

( Lokus (çoğul hali loci), genetikte, bir DNA dizisinin ya da genin kromozom üzerindeki konumunu belirtir. O DNA dizisinin ya da genin kromozomlar ve genel olarak genom üzerindeki adresi olarak düşünülebilir. Hemofili'ye neden olan gen için lokus Xq27.3 olarak üç parçalı gösterilir. Genin X kromozomunun q (uzun) kolunda -kısa kolu için p kullanılır- ve 27. bandın 3. alt bandında olduğunu belirtir. @@ Bir lokusta bulunan genotipin, bir başka lokusta bulunan genotip ile ne kadar rastgele olmadan ilişkili olduğunu hesaplamayı sağlayan bir değerdir. @@ Bir lokusun, alelin ya da özelliğin popülasyon içinde birden fazla versiyonunun bulunması durumudur. @@ Genetik biliminde toplumda bir gen lokusun en yaygın varyant ya da allelinin sıklığının %99'u geçmemesi olarak tanımlanır. Biyolojide ise bir türün üyeleri arasında 2 ya da daha fazla fenotipin bulunabilme hali olarak kabul edilir.AB0 kan öbeği sistemi, bir hemoglobin varyantı ile ilişkili olan orak gözeli anemi en yaygın bilinen polimorfizm örnekleridir. İnsanda Katekol-O-Metil-Transferaz (COMT) geninde yaygın olarak tek nükleotid polimorfizmleri bulunmaktadır ve bazı allellerin şizofreni ya da nörotisizm ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. @@ Aynı ya da farklı lokuslarda bulunan diğer alellerin özelliklerinden bağımsız olarak, bir alelin fenotipe olan katkısıdır. @@ Genetik biliminde toplumda bir gen lokusun en yaygın varyant ya da allelinin sıklığının %99'u geçmemesi olarak tanımlanır. Biyolojide ise bir türün üyeleri arasında 2 ya da daha fazla fenotipin bulunabilme hali olarak kabul edilir.AB0 kan öbeği sistemi, bir hemoglobin varyantı ile ilişkili olan orak gözeli anemi en yaygın bilinen polimorfizm örnekleridir. İnsanda Katekol-O-Metil-Transferaz (COMT) geninde yaygın olarak tek nükleotid polimorfizmleri bulunmaktadır ve bazı allellerin şizofreni ya da nörotisizm ile ilişkili olduğu düşünülmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- LOOK :/yerine BAKMAK, GÖRÜNMEK


- LOW VOLTAGE[İng.] / BASSE TENSION[Fr.] ile/değil/yerine/= ALÇAK GERİLİM


- LYMAN BAND[İng.] / BANDE DE LYMAN[Fr.] / LYMAN-BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= LYMAN BANDI


- MAĞARA ile/ve/||/<>/> BARAKA


- MAGNETIC SCANNING[İng.] / BALAYAGE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE ABTASTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK TARAMA


- MAGNÉTOMÈTRE BALISTIQUE[Fr.] / BALLISTISCHE MAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK MANYETOMETRE/MAGNETOMETRE


- MAHKEME ile MAHKEME ŞEFİ ile ASKERİ MAHKEME ile TEMYİZ MAHKEMESİ ile BANT ile NAZİK ile NEZAKET ile ADLİYE ile NEZAKETLE ile MAHKEME SALONU ile MAHKEMELER ile KUR ile AVLU

( COURT vs. COURT MARSHAL vs. COURT MARTIAL vs. COURT OF APPEALS vs. COURT PLASTER vs. COURTEOUS vs. COURTESY vs. COURTHOUSE vs. COURTLY vs. COURTROOM vs. COURTS vs. COURTSHIP vs. COURTYARD )

( اظهار عشق کردن ile بارگاه ile دادگاه ile ديوانخانه ile دربار ile محاکمه صحرايي کردن ile محاکمه صحرايي ile دادگاه تميز ile دادگاه استان ile مشمع سريشمي ile مبادي آداب ile مردم نوازي ile تربيت ile تواضع ile کاخ دادگستري ile درباري ile اطاق دادگاه ile محاکم ile نظر بازي ile صحن )

( EZEHAR ESH KARDAN ile BARGAH ile DADEGAH ile ديوانخانه ile DARBAR ile MOHAKAMEH SAHRAYY KARDAN ile MOHAKAMEH SAHRAYY ile DADEGAH TAMYZ ile DADEGAH ESTAN ile MOSHAM SARYSHAMY ile MOBADY ADAB ile MARDAM NAVAZY ile TARBYT ile TAVAZE ile KAKH DADGOSTERY ile DARBARY ile OTAGH DADEGAH ile MOHAKAM ile NAZAR BAZY ile SAHN )


- MAHREK[Osm.] / ORBIT, TRACK[İng.] / ORBITE, TRAJECTOIRE[Fr.] / BAHN, ORBIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGE


- MAINLY :/yerine BAŞLICA


- MAINTENANCE :/yerine BAKIM


- MAKASLIBÖCEK = BAĞKESEN

( Kınkanatlılardan, başı ve makasları iri bir böcek. )

( LUCANIUS )


- MALAKİT[Fr. MALACIHTE < Yun.] değil/yerine/= BAKIRTAŞI

( Yeşil renkli, yontulup parlatılabilen, doğal bakırlı, hidratlı karbonat. )


- MALİ'DE:
CENNE ile/ve/<> TİMBUKTU ile/ve/<> BANDIAGARA FALEZİ ile/ve/<> ASKİA MEZARI

( Mali'nin, UNESCO Dünya Mirası dizininde bulunan, görülmeye değer dört önemli mekânı. )


- MALİ ve/<> BAMAKO

( ... VE/<> Mali'nin başkenti. [: Timsah havuzu.] )


- MALZEME ile/ve/değil/||/<> BAHARAT


- MAMUR[Ar.] değil/yerine/= BAYINDIR

( Gelişip güzelleşmesi, yaşayış koşullarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan. )


- MANATİ:
KARAYİP ile AMAZON ile BATI HİNT ile BATI AFRİKA

( image )

( TRICHECHUS MANATUS cum TRICHECHUS INUNGUIS cum TRICHECHUS SENEGALENSIS cum TRICHECHUS SENEGALENSIS )


- MANİKA[İt. < MANICA] değil/yerine/= BACA[Fars. < BÂCE]

( Gemilerde, ambarlara ve makine bölümüne hava vermek için güverteye açılan baca. )


- MANOMETRE[Fr. < Yun. MANOS: Seyrek, yumuşak. | METRON: Ölçü.] değil/yerine/= BASIÖLÇER


- MANTAR ile BAZİDİYOSPOR[Fr. < BASIDIOSPORE]

( ... İLE Bazitli mantarların sporları. )


- MANTIK ile/değil BAĞLAM


- MATAH değil BATAK


- MATBAA[Ar.] değil/yerine/= BASIMEVİ


- MATBÛ[Ar.] değil/yerine/= BASILI/BASILMIŞ


- MATEMATİK ile BAYEZYEN MATEMATİK

( )


- MATEMATİKTE:
EŞLEŞME ve/||/<> ÖLÇME ve/||/<> SAYMA ve/||/<> STANDARDİZASYON ve/||/<> KÜME ve/||/<> BAĞINTI ve/||/<> İŞLEV(FONKSİYON)


- MAXIMUM LIKELIHOOD ile/||/<> BAYESIAN ESTIMATION

( ML parametreyi maksimize, Bayesian posterior kullan. )

( Formül: Likelihood maximization İLE posterior )


- MAYA TAKVİMİ'NDE:
KATUN ile/ve KISA DÖNGÜ ile/ve BAKTUN

( 5125:60=19.7 yıl. İLE/VE 5125:20=256.1 (13x19.7) yıl. İLE/VE 5125:13=394 yıl. )


- MAYMUN ile BABUN

( ... ile Babun )

( MONKEY/APE vs. BABOON )


- MAYMUN ile/ve BAŞLIKLI MAYMUN

( ... İLE/VE Trinidad Adaları'nda, Güney ve Orta Amerika'da yaşarlar. )


- MAYMUN ile BAYKUŞ MAYMUNU

( ... İLE Günün 17 saatini uyuyarak geçirirler. )


- MAYOZ[İng. MEIOSIS] ile/||/<> AYRILMAMA[İng. NONDISJUNCTION] ile/||/<> BAĞLI GENLER[İng. LINKED GENES] ile/||/<> DİPLOTEN ile/||/<> HAPLOİT NUMARASI (N)[İng. HAPLOID NUMBER] ile/||/<> HOMOLOG KROMOZOMLAR[İng. HOMOLOGOUS CHROMOSOMES] ile/||/<> KARDEŞ KROMATİT DEĞİŞİMİ[İng. SISTER CHROMATID EXCHANGE] ile/||/<> KROSOVER[İng. CROSSING OVER] ile/||/<> REKOMBİNASYON[İng. RECOMBINATION]

( İki set kromozomlu (diploit) ökaryotik gözenin, genelde gamet olarak adlandırılan tek set kromozomlu (haploit) gözelere bölündüğü gözesel bir süreç. Gamet gözesinde kromozom sayısının azalmasıyla sonuçlanan mayoz bölünme eşeyli üreme için gereklidir ve bu yüzden eşeyli üreyen tek gözeli organizmalar da dahil tüm ökaryot gözelerde görülür. İki aşamadan oluşur. Aşağıda, mayozun basamakları hem gerçek görüntüleriyle hem de şematik görüntüleriyle verilmekte. @@ Hücre bölünmesi (mitoz/mayoz) sırasında homolog kromozomların ya da kardeş kromatitlerin düzgün bir biçimde ayrılamaması. Üç biçimde gerçekleşebilir: @@ Aynı kromozom üzerinde bulunan genler. Aynı kromozom üzerinde bulunmaları sebebiyle birlikte kalıtılırlar. Örneğin mavi göz rengi ile kıvırcık saç geninin aynı kromozom üzerinde bulunduğunu varsayalım. Bu durumda eğer mavi göz rengi ayrılma kuralı ile farklı gamete dağılırsa, genler birbirleri ile bağlı olduklarından dolayı kıvırcık saç geni de onunla beraber aynı gamete dağılacaktır. Bu genlerin birbirlerinden ayrılmasının tek yolu mayoz bölünme sırasında gerçekleşen crossing-over olayıdır. @@ Mayoz I de homolog kromozomlar arasındaki rekombinasyonun gerçekleştiği evre. Dişilerde doğum sırasında oositler bu aşamada dondurulur. Üreme yıllarında her ay mayozun tamamlanmasıyla yalnızca bir tanesi döngüye devam eder. @@ Mayozdan sonraki gametlerin kromozom numaraları. İnsanlarda haploit sayısı 23 tür. @@ Anne ve babadan gelen kromozomların çift halinde gözlendiği durum. Mayoz bölünme esnasında çift olarak hareket ederler. Homolog kromozomlar aynı gen aralığına sahip olup farklı aleller olarak bulunurlar. @@ Bir kromozom üzerinde bulunan kardeş kromatitler arasında karşılıklı olarak, iki özdeş genetik materyalin değişimi. Normalde, genetik çeşitlenme, mayoz ile bölünmede görülen homolog kromozomlar arasında olur. Ancak kardeş kromatitler arasındaki bu değişim, mitozun anafaz evresinde de çeşitliliğe neden olan bir gen aktarımı olabileceğini gösterir. Behçet hastalığında, kardeş kromatit değişiminin etkisi olduğu keşfedilmiş. @@ Kromozomlar materyallerin homolog kromozomlar arasında kırılma ve tekrar birleşme yöntemiyle değişimi. Mayoz sırasında kardeş olmayan kromatitler arasındaki parça değişimi genetik rekombinasyonun temeli. @@ Mayoz bölünme sırasında kromozomun homolog çifti arasında görülen genetik materyal değişimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MENTION :/yerine BAHSETMEK


- MERDİVEN (MERDİVEN) değil BASAMAK BASAMAK


- MERDİVEN ile/ve BASAMAK

( SÜLLEM ile/ve ATEBE )

( STAIRS vs./and STEP )


- MERKEZ ile/ve/değil BAŞKENT


- MERKEZCİ/LİK ile/ve/<>/> BAĞIMLI/LIK


- MERTEBE ile/ve/değil/||/<> BASAMAK


- METABOLİZMA[İng. METABOLISM] ile/||/<> BAZAL METABOLİZMA[İng. BASAL METABOLISM] ile/||/<> BÜYÜME HORMONU (SOMATOTROPİN)[İng. GROWTH HORMONE] ile/||/<> ENDOKRİNOLOJİ[İng. ENDOCRINOLOGY] ile/||/<> FARMAKOKİNETİK[İng. PHARMACOKINETICS]

( Canlı organizmada ya da canlı gözede meydana gelen yapıcı ve yıkıcı nitelikteki kimyasal olayların tümü; protoplazmada olan asimilasyon ve parçalanma ile ilgili olayların toplamı; anabolizma ve katabolizma olaylarının toplamı. @@ Canlılarda, tam dinlenme sırasında kas hareketi yapmadan vücuttaki canlılık olaylarının sürmesi için gereken enerjiyi sağlayan metabolizma seviyesidir. @@ Büyüme hormonu, hipofizin bezinin ön lobundaki somatotroflar tarafından sentezlenen ve salgılanan yaklaşık 190 amino asitten oluşan bir proteindir. Büyüme ve metabolizma da dahil olmak üzere çeşitli kompleks fizyolojik süreçlerde rol oynar. @@ Endokrinoloji, salgı bezlerini, bunların salgıladığı hormonları, hormonların organlara etkileri ile endokrin sistem hastalıklarını inceleyen bilim dalıdır. Endokrinoloji; gelişime bağlı büyüme sorunları, metabolizma hastalıkları, üreme hormonlarının neden olduğu hastalıklar, şeker hastalığı gibi pek çok hastalığı inceler. @@ Farmakolojinin bir alt dalı. Vücudun maruz kaldığı ilaçlarla etkileşimini inceler. 4 başlıktan oluşur: Emilim (absorbsiyon), Dağılım (distribüsyon), Metabolizma ve Atılım (eliminasyon):

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- METAMORFOZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= BAŞKALAŞMA


- METAMORFOZ/METAMORFİZM değil/yerine/= BAŞKALAŞIM/BAŞKALAŞMA


- METAMORFOZ/METAMORPHOSIS[İng.] değil/yerine/= BAŞKALAŞIM


- METAN[Fr. < Yun.] değil/yerine/= BATAKLIK GAZI

( Çürümekte olan karbonlu maddelerden çıkan, havada sarı bir alevle yanan, renksiz bir gaz.[CH4] )


- METİN ile/||/<> KİŞİ ile/||/<> BAĞLAM


- METRÛK ile BATTAL

( Terk edilmiş, bırakılmış, kullanılmasından vazgeçilmiş. İLE İşe yaramaz, kullanılmaz. | Alışılmış olandan büyük. )


- MEZON ile/||/<> BARYON (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Mezon kuark-antikuark, baryon üç kuarktan oluşur )

( Formül: qq̄ İLE qqq )


- MEZUN:
KENDİNİ KURTARACAK KADAR ile BAŞKASINI KURTARACAK KADAR


- MİDE ile/ve/değil/||/<> BAL MİDESİ/HUNYUN

( Arılar, balı ne sıçar, ne de kusar.

Bal, arıların topladığı nektarın özel bir işlemden geçmesiyle oluşur. İşleyiş şu biçimdedir:

- Nektar Toplama: Arılar, çiçeklerden nektarı emer ve bal midesi[hunyun] adı verilen özel bir kesede toplar.[Bu mide, sindirim midesinden ayrıdır.]

- Enzimlerle İşleme: Arılar, kovana dönerken, bu nektara enzimler ekleyerek kimyasal dönüşüm başlatır.

- Kovana Aktarma: Kovandaki işçi arılar, toplayıcı arıların getirdiği nektarı ağızdan ağıza aktararak işleme devam eder.

- Suyun Uçurulması: Nektarın içindeki fazla su, petek gözlerine yerleştirildikten sonra kanat çırparak buharlaştırılır. Böylece koyulaşarak bal durumuna gelir.

- Peteklerin Kapatılması: Olgunlaşan bal, balmumu ile kapatılır ve saklanır.

[Arıların kendi beslenmesi için topladığı bu sıvıya, insanın el koyması, çalması, tüketmesi, sömürmesi de gerekli ve zorunlu değildir!] )


- MİLLETVEKİLİ/MEBUS ile BAKAN[< VEKİL < NÂZIR]


- MINISTER :/yerine BAKAN


- MİS[Azr.] = BAKIR[Tr.]


- MİZAN[Osm.] / BALANCE[İng.] / BALANCE[Fr.] / WAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERAZİ


- MIZMIZ/LIK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> BASKIN/LIK / BASKICI/LIK


- MODERNİZM ile BATI'LILAŞMA


- MODERNLEŞME ile/ve/||/<> "BATILILAŞMA" ile/ve/||/<> AYDINLANMA


- MONARŞİ ile/değil/yerine/||/> BAŞKANLIK ile/değil/yerine/||/> PARLAMENTARİZM

( MONARCHY vs./but/||/> PRESIDENCY vs./but/||/> PARLIAMENTARISM )


- MOTT YALITKANI ile/||/<> BAND YALITKANI

( Mott elektron korelasyonu, band tek parçacık bant aralığı. )

( Formül: U >> t İLE E_g )


- MOZAİK[Fr. < MOSAIQUE] ile/değil/yerine BAĞDAŞTIRIM


- MR :/yerine BAY


- MRS :/yerine BAYAN


- MS :/yerine BAYAN


- MUAYEDE[Ar.] değil/yerine/= BAYRAMLAŞMA


- MÜFLİS[Ar.] değil/yerine/= BATKIN

( Borçlarını ödeyemez duruma düşen, iflas etmiş kişi. )


- MUHAFAZAKÂR/LIK ile BAĞNAZ/LIK

( CONSERVATIVE/NESS vs. FANATIC/ISM )


- MÜHÜR ile DEMİRBAŞ MÜHRÜ ile BAĞIŞ MÜHRÜ ile VAKIF MÜHRÜ ile ZÂT MÜHRÜ


- MUKAYYET[Ar.] değil/yerine/= BAĞLI OLAN

( Bağlı olan, bağlanmış. | Bir koşul ya da kayıtla bağlı olan. | Yazılmış, yazılı, kayıtlı. )


- MÜNKARİZ[Ar.] değil/yerine/= BATMIŞ, ÇÖKMÜŞ, TÜKENMİŞ


- MURÂBATA[< RABT] ile BAĞLAMAK | DÜŞMANI, SALDIRACAĞI YERDE DURUP BEKLEME

( BAĞLAMAK | DÜŞMANI, SALDIRACAĞI YERDE DURUP BEKLEME )


- MÜRTED[Ar. < İRTİDÂD] ile/ve/||/<> BAĞYİ[Ar.]


- MÜSTAKİLL[Ar. < KILLET] değil/yerine/= BAĞIMSIZ

( BAŞLI BAŞINA, KENDİ BAŞINA, KENDİ KENDİNE, AYRICA, BAĞIMSIZ )


- MUSTEBSIR[Ar.] ile BASÎR[Ar.]


- MUTAASSIP(/B)[Ar.] değil/yerine/= BAĞNAZ/AŞIRI TUTUCU


- MUTLAK SICAKLIK ile/||/<> BAĞIL SICAKLIK (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Mutlak Kelvin ölçeği, bağıl Celsius/Fahrenheit ölçeğidir )

( Formül: K İLE °C )

( William Thomson (Lord Kelvin) tarafından 1848 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- MUTLAK/LIK ile/ve/||/<> BAĞLAYICI/LIK


- MUVÂZENE TEMİN ETME[Osm.] / EQUALIZATION[İng.] / BALANCER, ÉGALISATION[Fr.] / AUSGLEICHUNG, GLEICHSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENKLEŞTİRME


- MUVÂZENE, TEVÂZÜN[Osm.] / EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE[Fr.] / BALANCE, GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= DENGE


- NABIZ ALINABİLEN BÖLGELER:
ŞAH DAMARI ile/ve/||/<> KOL DAMARI ile/ve/||/<> ÖN KOL DAMARI ile/ve/||/<> BACAK DAMARI

( Âdem elmasının iki yanında. İLE/VE/||/<> Kolun iç yüzü, dirseğin üstü. İLE/VE/||/<> Bileğin iç yüzü, baş parmağın üst hizası. İLE/VE/||/<> Ayak sırtının ortasında.
[Çocuk ve yetişkinlerde: Şah damarından.
Bebeklerde: Kol atardamarından.] )

( )


- NÂFİA[Ar.] değil/yerine/= BAYINDIRLIK

( Bir yeri, geliştirip güzelleştirmek için yapılan işlerin tümü. )


- NAMİJA = BACANAK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Eşin[kadın] kız kardeşinin kocası. )


- NARBÜLBÜLÜ/ARDIÇKUŞU(TURDUS PILARIS[Lat.], ROBIN[İng.], Avrupa ve Asya ormanlarında yaşar.) ile/ve BAYIR KUŞU ile/ve ÇALI KUŞU ile/ve ÇAMURCUN ile/ve DALGIÇ KUŞU ile/ve DEVEKUŞU ile/ve FIRTINA KUŞU ile/ve GELİNKUŞU[Lat. OTOCORIS PENCILLATUS] ile/ve İNCİRKUŞU[Lat. ANTHUS TRIVIALIS] ile/ve İSHAK KUŞU/BATAKLIKBAYKUŞU[Fars. ŞEB-ÂVÎZ][ayağından asılarak başaşağı sarkar ve öter] ile/ve KARDİNALKUŞU ile/ve KARİYAMA(Güney Amerika'da) ile/ve KAŞIK GAGA ile/ve KAŞIKCI KUŞU ile/ve KEDİKUŞU ile/ve KELAYNAK[Sadece bu üç yerde: BİRECİK-URFA, FAS, PALMİRA ÇÖLLERİ-SURİYE][Lat. GERONTICUS EREMITA]17 Şubat, Birecik'te, Kelaynak Günü'dür! ile/ve KUYRUKKAKAN[Afrika ile/ve Asya'da][Lat. SAXICOLA] ile/ve MALURUS[Avustralya'da] ile/ve MAMO[Hawaii'de] ile/ve MANAKİN[Amerika'da] ile/ve MİNO[Asya'da] ile/ve MOA ile/ve MOHO ile/ve MUHABBET KUŞU ile/ve ÖRÜMCEK KUŞU[Lat. LANIUS] ile/ve TARLA KUŞU ile/ve YAĞMUR KUŞU ile/ve ALICI KUŞ ile/ve BOĞMAKLI KUŞ ile/ve MAKARALI KUŞ ile/ve SAKSAĞAN(AK'AK[Ar.], PÎSE[Fars.], PICA PICA[Lat.]) ile/ve SAKARMEKE ile/ve SIĞIRCIK(MÜRG-İ ZÎREK/ZÎREK-SÂR, LÂLESAR[Fars.], STURNUS VULGARIS[Lat.]) ile/ve İBİBİK, ÇAVUŞ KUŞU, HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHİD][HÛC-I HÜDHÜD:
İbibik ibiği.](EBÜRREBÎ', UPUPA EPOPS[Lat.]) ile/ve ÖZKUŞU ile/ve PAPUÇGAGA[Afrika'da] ile/ve POTU(Güney Amerika'da) ile/ve POYRAZKUŞU ile/ve SUBAKALI ile/ve TORGU ile/ve TURAKO/MUZCUL(Afrika'da yaşar.) ile/ve UZUNBACAK ile/ve ÜVEYİK(TURTLE DOVE[İng.], STREPTOPELIA TURTUR[Lat.]) ile/ve YEŞİLBAŞ

( Kolombiya'da, dünyadaki tüm ülkelerdeki kuş türlerinden daha fazla kuş türü bulunur. )


- NAZAR BERKADEM ile BAKIŞLAR, AYAK ÜZERİNE

( BAKIŞLAR AYAK ÜZERİNE )


- NAZAR[Ar.] değil/yerine/= BAKMA, GÖZ ATMA | DÜŞÜNME | GÖZ DEĞME


- NAZLANMAK/ŞIMARMAK = BAYLANMAK


- NEDEN ile BAĞLANTI

( REASON vs. CONNECTION )


- NEDEN ile BAHÂNE[Fars.]

( ... İLE Neden, sebep, vesile. | Eksik, noksan, kusur, garaz. | Yalandan özür. )

( REASON vs. PRETEXT )


- NEKTAR[Fr. < NECTAR] değil/yerine/= BAL ÖZÜ


- NEM ile BAĞIL NEM

( ... İLE Bir m³ hava içinde bulunan su buharı ağırlığının, aynı koşullardaki havanın doymuş su buharının ağırlığına oranı. )


- NESNE ve/||/<>/> AD/KAVRAM ve/||/<>/> DÖNEM/KOŞUL ve/||/<>/> BAĞLAM/ANLAM/DEĞER

( ONTOLOJİ/K ve/||/<>/> EPİSTEMOLOJİ/K ve/||/<>/> KRONOLOJİ/K ve/||/<>/> AKSİYOLOJİ/K )


- NEYİ KAYBETTİK? değil/yerine BAŞKALARI, BİR ŞEYLERİ İNŞÂ ETTİ, ETMEYE DEVAM EDİYOR

( )


- NEZÂKET:
BAŞKASINI RAHATSIZ ETMEMEK değil BAŞKASI İÇİN RAHATSIZLIK DUYMAK


- NEZÂRET ile/ve/||/<> BASÎRET


- NİGÂH[Fars.] ile BAKIŞ

( BAKIŞ, BAKMA )


- NİPEL[Fr.] değil/yerine/= BAĞLANTI PARÇASI

( İki bağlantı parçasını, birbirine yakın olarak eklemekte kullanılan özel parça. )


- NİYET ile/ve/<> BAŞARI/MUVAFFAKİYET

( Kendinden/senden. İLE/VE/<> Oradan. )

( INTENTION vs./and/<> SUCCESS )


- NİYET ve/||/<> YÖNELİM ve/||/<> BAĞLILIKLAR ve/||/<> YATKINLIKLAR


- NOD :/yerine BAŞINI SALLAMAK


- NONKOMÜNİKAN/NONCOMMUNICATING[İng.] değil/yerine/= BAĞLANTISIZ


- NUTKUN TUTULMASI ile BASİRETİN BAĞLANMASI


- OBSİDYEN ile/||/<> BASANİT

( Volkanik cam. İLE/||/<> Volkanik kayaç. )


- OBSİDYEN ile/||/<> BAZALT

( Volkanik cam. İLE/||/<> Volkanik kayaç. )


- ODAKLANMA ile/ve/||/<> BASTIRMA


- ÖFKE ile/değil BATKI/HÜSRAN


- ÖĞLE YEMEĞİ ile BAŞLATICI

( LAUNCH vs. LAUNCHER )

( روانهسازي ile راه اندازي کردن ile روانه کردن ile وسيله پرتاب )

( روانهسازي ile RAH ANDAZY KARDAN ile RAVANEH KARDAN ile VESYLAH PORTAB )


- ÖĞRENMEK ile/ve BAĞLANMAK

( TO LEARN vs./and TO BE CONNECTED )


- ÖĞRETMENİN/HOCANIN SAĞLAYABİLECEKLERİ:
EMNİYETİ SAĞLAMAK ile/ve BAŞLANGIÇTA UYGUN OLAN(LAR)I SUNMAK


- OIL BATH[İng.] / BAIN D'HUILE[Fr.] / ÖLBAD[Alm.] ile/değil/yerine/= YAĞ BANYOSU


- OL!:
İÇİNDE ve/||/<> KIÇINDA ve/||/<> BAŞINDA ve/||/<> YANINDA

( Tarlan varsa. VE/||/<> Teknen varsa. VE/||/<> İşin varsa. VE/||/<> Eşin varsa. )


- OLUŞUM ile/ve/||/<> BAŞLANGIÇ


- ÖN BİLGİ ile/ve/değil/||/<> BAĞLAM


- ÖNCELİKLE ile/ve/||/<> BAŞTA


- ÖNCESİ ile/ve/değil/||/<> BAĞLAMI


- ÖNERME[İng. PROPOSITION] ile/||/<> A PRİORİ ile/||/<> BAĞDAŞIMCILIK[İng. COHERENTISM] ile/||/<> DOĞALLAŞTIRILMIŞ EPİSTEMOLOJİ[İng. NATURALIZED EPISTEMOLOGY] ile/||/<> DOĞRULAMA İLKESİ[İng. VERIFICATION PRINCIPLE] ile/||/<> İÇSELCİLİK[İng. INTERNALISM] ile/||/<> ÖNCÜL[İng. PREMISE] ile/||/<> SENTETİK A PRİORİ[İng. SYNTHETIC A PRIORI]

( Önermeyi, doğru ve yanlış değerine sahip bir yargı, bir iddia taşıyan cümle olarak düşünmek mümkündür. Pritchard, önermesel bilginin insana özgü olduğunu ve daha sofistike entelektüel yetenekler gerektirdiğini düşünür. Bir cümle biçiminde ileri sürülen, bir şeyin durumunu söyleyen “Dünya yuvarlaktır.”, “Bekârlar, evlenmemiş olanlardır.”, “Baba II, harika bir filmdir.”, ya da “Ay peynirden yapılmış değildir” türünden ifadeler önerme örnekleridir. @@ Önsel, deneyime dayanmayan anlamına gelmektedir. Deneye dayanmayan, deneyden önce gelen ya da ondan bağımsız olarak ulaşılan bilgi için kullanılır. Örneğin, “bir cisim aynı anda birden çok yerde bulunamaz” önerisi "a priori" önermedir. Bu sınıflandırmayı felsefe tarihinde ilk öne süren Aristoteles’tir. @@ Bir önermenin doğru yolla gerekçelendirilip gerekçelendirilmediği problemi çağdaş epistemolojinin merkezinde yer almaktadır. İnançlarımız, birbirleriyle bağlantılı ve tutarlı bir ağ oluşturabilmesinin doğru inançların gerekçelendirilerek bilgi olarak tanımlanması için yeterli olduğu düşünen yaklaşım Bağdaşımcılık olarak bilinir. Bağdaşımcılara göre sahip olduğumuz inançların epistemik statüleri arasında hiyerarşik bir ilişki yoktur. Doğru inançlarımızın birbirleriyle tutarlı bir ağ oluşturabilmesini epistemik bir sınır olarak kabul eden bu görüşe getirilen en büyük eleştirilerden biri izolasyon problemidir. Bu eleştiriye göre, inançlarımız birbiriyle tutarlı bir ağ oluştursa da, diğer epistemik ağlarla bağlantılı olmadıkları için, bu ağ içindeki inançların doğruluğunu tehdit edecek inançları kapsamaz. İnançlar tutarlı olsa da, bu kendi içinde tutarlı ağlara tamamen zıt ve kendi içinde tutarlı başka ağlar kurmak mümkündür. Kısacası, bu bağdaşımcı ağlar birbiriyle bağlantılı olmadıklarından ötürü, izolasyon problemi ortaya çıkar. @@ Bu yaklaşım Dışsalcılığın radikal bir biçimi olarak görülebilir. Çoğu yorumcu bu yaklaşımı bir dönem ünlü Natüralistler savunulduğu ve Natüralizmin ön kabulleri ile epistemolojiye yaklaşıldığını iddia ederek “yerini alma natüralizmi” de demiştir. Hatta öyle ki bu yaklaşımı, Natüralizmin epistemolojideki biçimi olarak da görenler bile olmuştur. Özellikle Quine tarafından sistemleştirilen bu görüşe göre, insanın bilişsel yetileri ve bilgi ile ilişkin zihinsel süreçleri evrimsel bir çerçevede anlaşılır Yani bilen kişi fizyolojik/biyolojik bir yapı olarak dışsal uyarıcılara tepki vermektedir. O halde insan zihni evrimsel bir sürecin sonucu olup çevresel etkilere oldukça duyarlıdır; çevreden gelen girdileri zihnimiz işler ve çıktı olarak karşımızda bilgiyi görürüz. Kimileri için böylesi bir yaklaşım a priori bilginin varlığına şüpheli yaklaşarak a posteriori bilgiyi ön plana almıştır. Peki bu ne demektir? Quine, 1951 yılında yayınlanan “Two Dogmas of Empiricism” (Deneyciliğin İki Dogması) adlı ünlü metninde Kant’ın analitik/sentetik ayrımı ve mantıkçı pozitivistlerin “her anlamlı ifade duyu tecrübelerine dayanır” iddiasını açık bir biçimde dogma olarak tanımlar ve eleştirir. Onun için her inanç ya da bilgi, aksi tecrübeler ışığında revize edilebilirdir, deneye dayanmayan bir inanç ya da bilgiden söz edilemez. İşte bu epistemoloji ile bilim arasındaki bütünlüğe işaret eden ve Natüralizm’in bir türü olarak görülebilecek bir bakış açısı olabilir. Doğallaştırılmış epistemoloji duyu verileri ile başlayan süreci psikolojinin konusu olarak gördüğü için epistemoloji ve psikoloji arasında doğrudan bir bağ kurar. Doğallaştırılmış epistemoloji yaklaşımına göre kanıt ile kuram arasındaki epistemik bağlantı belirlenmelidir, gözlem önermeleri ile teorik çıktılar arasındaki ilişki ancak ve ancak empirik bilimler yoluyla bilinebilir. Doğallaştırılmış epistemoloji bilginin doğasında yer aldığı düşünülen “gerekçelendirme” unsurunun yerine “gözlemsel unsurlar ile kuram arasındaki nedensel ilişki”yi koymak istiyormuş gibi görünüyor. @@ Viyana Çevresi (1920’lerde ortaya çıkmış olan ve Moritz Schlick, Otto Neurath, Fredrich Waismann, Rudolf Carnap ile anılan felsefe ekolü) olarak bilinen ekol tarafından geliştirilen bu yaklaşım anlamlı önermeleri matematiksel ifadeler ve olgu önermeleri olarak ikiye ayırmıştır. Bu ekol anlamı tecrübenin yanı başına koyarak, ancak ve ancak duyu verisine dayanan önermelerin anlamlı ve dolayısıyla doğru olabileceğini iddia etmiştir. Diğer yandan doğrulama ilkesinin zayıf versiyonu (bir ifadenin matematik, mantık ve totoloji olmaksızın ancak duyu tecrübesi ile doğrulanırsa anlamlı olacağı tezi) Mantıkçı Pozitivizm geleneğinin ilk yıllarında savunulmuş ve onların din felsefesine bakışınında temelini atmıştır. @@ İlk kez 1980 yılında BonJour ve Goldman tarafından kullanıldığı bilinen içselcilik (internalism) ve dışsalcılık (externalism) kavramları, çağdaş epistemolojide iki farklı yaklaşımı temsil eder. İçselciler, gerekçelendirmeyi zihne ait içsel durum ve özellikler ile ele almayı tercih eder. İçselciler için problemin çözümü gerekçelendirmedeki teminat şartının bilişsel olarak doğru inanca sahip kişinin zihninde (yani o kişiye 'içsel' koşullarda) hazır olarak bulunmasında yatar. Diğer bir deyişle, doğru inançların gerekçelendirilmesi, kişinin bu gerekçelendirme sürecinin farkında olması ve inançların kişiye erişilebilir olması ile mümkündür. İçselciliğin yaygın olarak kabul edilen iki biçimi vardır. Bunlardan ilki olan erişimcilik (İng: accessibilism), bir öznenin sahip olduğu inancın epistemik gerekçelendirmesini, öznenin zihnindeki bazı özel erişim türleri ile belirlenebileceğini iddia eder. Bir doğru inancı gerekçelendiren etkenlerin her an erişime ve muhakeme etmeye açık olması, öznenin bakış açısına içsel olan etkenlerin önemine vurgu yapar. BonJour, Audi ve Chisholm’un savunduğu bu yaklaşımda, bir şeyle ilgili tam deneyime sahipsek bilinç, içe bakış ve muhakeme ile bilgiye ulaşabiliriz; inanç ve algı deneyimlerimizin çoğuna muhakeme yeteneğini ile ulaşırız. Bu içselci yaklaşım şu türden iddialar ve kabullere sahiptir; gerekçelendirme bilgi için olmazsa olmaz bir koşuldur, doğru inancın bilgiye dönüşmesi için, öznenin inancın doğruluğuna dair iyi bir nedene sahip olması ve bu nedenin farkında olmalıdır, öznenin bir nedenin içsel olarak farkında olması aynı zamanda öznenin bu nedenine bilişsel anlamda erişimini gerektirir. Öyleyse öznenin bizzat doğru inancı ile neden arasındaki ilişkiye erişimi ve farkındalığının bulunması bu yaklaşım için merkezi bir önem taşımaktadır. Diğer yandan böylesi bir yaklaşım içselciliğin deontolojik statüsüne de dikkat çekmeyi gerektirir. Öznenin neye inanması gerektiği konusunda bir tür yol göstericilik rolünün söz konusu olması deontolojik yaklaşım asli özelliklerinden biridir. İçselcilik büyük oranda deontolojik bir biçimde özneye yol göstericilik rolü üstleniyormuş gibi görünüyor. O halde, öznenin p öncülü ya da c önermesine inanması belirli türden bilişsel görev ve sorumluluklarını yerine getirmesine bağlıdır. Söz konusu epistemik ve bilişsel ödevler, sorumluluklar gerekçelendirmenin normatif boyutuna işaret eder. Diğer yandan bu konudaki tartışmalar daha sonra doğallaştırılmış epistemolojinin normatifliği yok saydığı yönündeki itirazlarla tekrar gündeme gelecektir. @@ Bir sonuca ya da çıkarıma ulaşmakta kullanılan önermeler. Öncüller, savunulan iddia ya da argümanın dayandırıldığı temel fikir ya da yargılardır. Argüman sunarken doğru öncüller sunmak argümanı daha sağlam ve geçerli hâle getirirken kullanılan yanlış öncüller ise argümanı daha zayıf ya da geçersiz kılar. @@ Kant’ın felsefeye kazandırdığı bir kavram olan sentetik a priori, saf görü ile empirik görünün birlikte çalışması sonucunda ortaya çıkan bilgi türüdür. Bir yargının a priori olması, deneyime dayanmaksızın zorunlu ve kesin bilgiyi ifade ederken bir yargının sentetik olması, doğruluğunun içerdiği kavramların tanımlarına dayanamaması bakımından ek bilgi veren niteliğe sahip olduğu anlamına gelmektedir. Sentetik a priori bilgilerin kuruluşu, bağ kurucu bir unsur olan görüye dayanmaktadır. Görü, duyusallığın altına nesne düşürebildiğimiz zaman ortaya çıkmaktadır. Duyusallığın altına nesne düşürmeyi ise duyusallığın formları olan uzam ve zamandan hareketle yaparız. Bir nesnenin kavramını kurabilmek için gerekli olan şey görüdür. Böylelikle biz, altına görü düşürebildiğimiz nesneler üzerine yargıda bulunabiliriz. Bu bağlamda duyusallık ile görü, birbiriyle doğrudan ilişkili kavramlardır. Görü, empirik olgu durumları zemininde oluştuğu zaman sentetik a posteriori yargılar meydana gelmektedir. Öte yandan görünün, saf aklın kökeninde oluşması durumunda ise sentetik a priori yargılar meydana gelmektedir. Bu durumda sentetik a priori yargıların olanağı, olanaklı deneyimin sınırları içerisinde, saf görü ile empirik görünün birlikte çalışmasına bağlıdır. Sentetik a priori bilgilere örnek olarak Kant, matematiğin, geometrinin ve metafiziğin önermelerini ileri sürmüştür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ÖNLEME ile BASTIRMA

( TO PREVENT vs./and TO SURPASS )


- ORAL MİKROBİYOTA ile/||/<> BAĞIRSAK MİKROBİYOTASI

( Oral mikrobiyota ağız boşluğunda İLE bağırsak mikrobiyotası gastrointestinal sistemde bulunur. Oral mikrobiyota aerobik koşullar İLE bağırsak mikrobiyotası anaerobik koşullar içerir. İkisi de sindirim sisteminin parçası İLE farklı çevre koşullarına sahiptir. )

( Antonie van Leeuwenhoek tarafından 1683 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1632-1723) (Ülke: Hollanda) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Mikroskopi, bakterilerin keşfi) )


- ORAN ile/ve BAKIŞIM/SİMETRİ

( PROPORTION vs./and SYMMETRY )


- ORANTI/LI ile/değil BAĞLANTI/LI


- ORANTI ile/ve/değil/<> BAĞLAM


- ÖRDEK ile BAĞIRTLAK/BOZKIR TAVUĞU

( ... İLE Orta büyüklükte, bir cins göçebe ördek. )

( ... cum QUERQUEDULA )


- ÖRNEK ile/||/<> BASILI ÖRNEK/HARDCOPY


- ÖRTBAS["ÖRTPAS" değil!] ETMEK ile KORUMAK ile BASTIRMAK ile GÖZARDI ETMEK

( ... vs. TO IGNORE )


- ÖRTÜŞME ile/ve/||/<> BAĞDAŞMA


- ÖRÜMCEK MAYMUN ile/ve (BIYIKLI) İPEK MAYMUNU ile/ve SİNCAP MAYMUNU ile/ve BAŞLIKLI MAYMUN


- ÖRÜNTÜ KURMA DÜRTÜSÜ ve/||/<> KEŞİF ve/||/<> DUYUSAL/EŞEYSEL ve/||/<>
BAĞLANMA ve/||/<> BAKICILIK ve/||/<> YAKINLIK ve/||/<> GERİ ÇEKİLME/KAÇINMA/ÖFKE/ZITLIK

( Kişinin ve bebeğin, ilk harekete geç(iril)en, yönelim, donanım ve gereksinimleri... )


- ÖRÜNTÜ ile/ve/||/<> BAĞLAM


- OSMANCIK PİRİNCİ ile BALDO PİRİNCİ


- OT ile BALIK OTU

( ... İLE Cava ve Malabar'da yetişen, zehirli meyve. )

( ... cum ANAMIRTA )


- OTOBÜS/TREN/UÇAKTA:
KOLTUĞU ile/ve BAŞLIĞI

( ... İLE/VE Otobüs (Pulman) koltuklarındaki ense kısmının boş olması, yolcunun rahatının düşünülmemesi değil olası bir kaza ya da çarpma durumunda kafanın arkaya çarpmasıyla boynun kırılmamasını ve kafatasının çarptığı yerin sağlam olması gerekliliği içindir. )


- OTOKLAV/AUTOCLAVE[İng.] değil/yerine/= BASINÇLI MİKROPKIRAN KAZAN


- OTURMA!:
TAŞA ile YAŞA ile BAŞA

( Taşa, başa, yaşa oturmamak gerek. )

( Do not sit/stand on/at stone, wet, front! )

( STONE vs. WET vs. FRONT )


- OXYDE DE ZIRCONIUM PUR[Fr.] / BADDELEYIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİRKONYUM OKSİT


- ÖZET ile BAŞLIK

( SUMMARY vs. TITLE )


- ÖZGE ile BAŞKA

( Başka. )


- ÖZGÜRLÜK:
EREK/AMAÇ değil BAŞLANGIÇ


- ÖZGÜRLÜK ile BAŞIBOŞLUK

( FREEDOM vs. STRAYNESS )


- OZMOTİK ile/||/<> BASINÇ

( Ozmotik basınç ölçümleri )

( Wilhelm Pfeffer tarafından 1877 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1920) (Ülke: Almanya) (Alan: Botanik) (Önemli katkıları: Bitki fizyolojisi, osmoz) )


- PAHA ile BAHA


- PAHALI ile/değil/yerine BANA ÇOK GELİR


- PAHALI ile/ve/değil BANA ÇOK GELİR


- PAMUK = BAMUK/BAMUQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- PARÇA ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM


- PARİDİYE[Ar.]/PARIDÉES[Fr.] değil/yerine/= BAŞTANKARAGİLLER

( ... cum TERMINALIA CITRINA )


- PASTIRMA YAZI değil
BASTIRMA(/BASTIRAN) YAZ/I


- PATERNAL[İng.] değil/yerine/= BABADAN/ATADAN


- PATLICAN ile/ve/||/<> BAN OTU

( ... İLE/VE/||/<> Patlıcangillerden, Asya, Kuzey Afrika ve Avrupa'nın sıcak bölgelerinde yetişen, hekimlikte kullanılan, uyuşturucu ve zehirli, bir ya da iki yıllık otsu bir bitki. )

( ... cum HYOSCYAMUS NIGER )


- PAYİTAHT[Fars.] değil/yerine/= BAŞKENT


- PEACE :/yerine BARIŞ


- PENCERE[Fars.] değil/yerine/= BAKANAK


- PER :/yerine BAŞINA, HER


- PERDE ile/değil/yerine BASAMAK


- PERFORMANS değil/yerine/= BAŞARIM


- PERSPECTIVE :/yerine BAKIŞ AÇISI


- PERSPEKTİF/PERSPECTIVE değil/yerine/= BAKIŞ AÇISI


- PESTİL değil/yerine/= BASTIK


- PHALL-/PHALLO- ile/||/<> BALAN-/BALANO-

( Penis. İLE/||/<> Glans penisle ilgili. )


- PİRAMİTLER:
[BOSNA ile GİZA ile TİKAL ile MAURITIUS ile KOHKER ile GUIMAK ile ENDONEZYA ile JİLİN ile BEYAZ ile KUKULKAN ile SUDAN ile SUALTI ile KÜBA ile YONAGUNİ ile BALİ ile MAYA ile JAVA ile KAMBOÇYA ile AVUSTRALYA ile GUATEMALA] ile
MODERN PİRAMİTLER
[MOSKOVA ile KANADA ile CEITUS ile MEMPHIS ile LAS VEGAS]

( [Bosna'da. İLE Mısır'da. İLE Guatemala'da. İLE Mauritius'ta. İLE Kamboçya'da. İLE Kanarya Adaları'nda. İLE Endonezya'da. İLE Kuzeydoğu Çin'de. İLE Çin'de. İLE Meksika'da. İLE Sudan'da. İLE Portekiz açıklarında. İLE Küba açıklarında. İLE Japonya'da. İLE Bali adalarında. İLE Güney Amerika'da. İLE Java adalarında. İLE Kamboçya'da. İLE Avustralya'da. İLE Guatemala'da.]
İLE
Modern:
[Rusya'da. İLE Kanada'da. İLE Roma(İtalya)'da. İLE Amerika'da. İLE Amerika'da.] )

( En çok piramitin bulunduğu ülke, Mısır değil Sudan'dır[220 piramit bulunmaktadır.] )


- PİRANA ile BARAKUDA ile LOTA/GELİNCİKBALIĞI

( Yırtıcı balıklar. )

( Piranalar, kan yoksa doğrudan saldırmazlar. )

( Piranalar, beyaz, gri, siyah, sarı, gümüş ve kırmızı renktelerdir. )

( Amazon havzasındaki akarsularda ve Orinoko gibi yakınındaki ırmaklarda yaşarlar. İLE ... İLE ... )


- PİRİNÇ ile BASMATİ PİRİNCİ

( ... İLE Sri Lanka'nın Sigiriya kentindeki Matele bölgesinde daha fazla yağış aldığından, öteki bölgelere göre daha yeşildir. Bu bölgede 40 çeşit pirinç yetişmektedir. En ünlü ve sağlıklısı, anavatanı Pakistan olan Basmati pirincidir. )


- pocul.[Lat. < POCULUM] değil/yerine/= BARDAK


- POPÜLASYON[İng. POPULATION] ile/||/<> ALOPATRİ[İng. ALLOPATRY] ile/||/<> ASEKSÜEL[İng. ASEXUAL] ile/||/<> ASTIM[İng. ASTHMA] ile/||/<> BAĞLANTI DENGESİ[İng. LINKAGE EQUILIBRIUM] ile/||/<> BAĞLANTI DENGESİZLİĞİ[İng. LINKAGE DISEQUILIBRIUM]

( Cinselliğe sahip (seksüel) türlerde, birbirleriyle çiftleşebilen bireylerin ve yavrularının oluşturduğu gruplardır. Cinsellik bulunmayan (aseksüel) türlerde ise aynı bölgede yaşayan bireylerin oluşturduğu gruplardır. @@ Farklı coğrafi alanlarda yaşamak ya da farklı bölgelerde yaşayan popülasyonlar anlamlarına gelen bir terim. @@ Biyolojide eşeysiz olma hali. Cinsel yönelim olarak ise cinsel ilgiye sahip olmayan kişilere verilen ad. @@ Bronşiyollerin solunumu çok zorlaştıran kasılmaları (spastik kontraksiyonu) ile karakterize edilen bir hastalıktır. Popülasyonda yaklaşık %3'ünde, yaşamların herhangi bir döneminde ortaya çıkar. Genel nedeni, bronşiollerin havadaki yabancı maddelere aşırı duyarlılığıdır. @@ Eğer bir popülasyon içerisindeki belirli lokuslardaki belirli genotipler, başka bir lokustaki diğer genotipterden bağımsız olarak olarak aktarılıyorsa, popülasyon bağlantı dengesindedir. @@ Eğer bir popülasyon içerisindeki belirli lokuslardaki belirli genotipler, başka bir lokustaki diğer genotiptere bağımlı olarak olarak aktarılıyorsa, popülasyon bağlantı dengesinde değil demektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POŞU ile/değil/yerine BAŞÖRTÜSÜ

( Bir tür kenarları saçaklı başörtüsü. İLE ... )


- POTENTIAL BARRIER[İng.] / BARRIÈRE DU POTENTIEL[Fr.] / POTENTIALBARRIERE[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL ENGELİ


- PRES(S)[İng.] değil/yerine/= BASIN


- PRESIDENT :/yerine BAŞKAN


- PRESIDENTIAL :/yerine BAŞKANLIK


- PRESS :/yerine BASIN, BASMAK


- PRESSURE :/yerine BASKI


- PRIMARY BATTERY[İng.] / BATTERIE PREMIÈRE[Fr.] / PRIMÄRBATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL BATARYA


- PRIME :/yerine BAŞLICA, BİRİNCİ


- PROKSİMAL[/PROXIMAL[[İng.] değil/yerine/= BAŞLANGICA YAKIN


- PROP/PROBE[İng.] değil/yerine/= BAŞLIK, MIL


- Q-BAND[İng.] / BANDE-Q[Fr.] / Q-BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= Q BANDI


- QAYĞI[Azr.] = BAKIM, ÖZEN, İLGİ[Tr.]


- QIÇ[Azr.] = BACAK[Tr.]


- QIŞQIRMAQ[Azr.] = BAĞIRMAK[Tr.]