B ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 11.552 başlık/FaRk ile birlikte,
11.552 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(29/48)
- BU ve/||/<> NEYSE
( İşaret edilen/edilecek kişi çok yakınımız olsa bile hiçkimse için, hiçbir zaman, zemin ve koşulda söylenil(e)mez!["Bu" sözcüğü, ancak nesneler için kullanılır!] VE/||/<> Konuşma sırasında, konular, konuşulanlar için söylenil(e)mez! )
- BU ile ŞU ile O
( THIS vs. THAT vs. IT )
- BUALİ ŞELÂLELERİ -ile
( Orta Afrika Cumhuriyeti'nde bulunan, dünyanın en geniş 4. şelâlesi olarak bilinen şelâle. )
- BÜBER ADNAN (KAĞIZMAN, 1970) :
( Erzurumspor'dan transfer edildi ve iki sezon (1991 - 1993) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 32 lig, 3 kupa ve 1 turnuva maçı olmak üzere 36 resmi ve ayrıca 11 özel maçla birlikte toplam olarak 47 maçta Sarıyer forması giydi. Turnuva maçlarında 1 ve özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 3 gol kazandırdı. Konyaspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- BUBİ ile BUBİ KAPISI
( BOOBY vs. BOOBY HATCH )
( ساده لوح ile نوانخانه ديوانگان )
( SADEH LOH ile NAVANAKHANEH DYVANGAN )
- [ne yazık ki]
"BU/BUNA" ile/ve/||/<> "BUNLAR/A"
( Kişilere/topluluklara, hiçbir zaman ve zeminde/koşulda, "bu, bunlar" diye seslenilmez, örnek verilmez! Büyük yanlıştır! Çok ayıptır! )
- BÜC[Fars.] ile BÜCC[Ar.] ile BÜÇ[Ar.]
( Keçi. İLE Kuş yavrusu, palazı. İLE Ağzın iç tarafı, avurt. )
- BUCA ile BUCAK ile BUCAKLI ile BUCAKSIZ ile BUCAK BUCAK
- BUCAK BUCAK (KAÇMAK)
- BUÇGAK/BUÇGAQ ile BUÇGAK/BUÇGAQ ile BUÇGAK/BUÇGAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dünyanın dört yönünden biri.{/YER BUÇGAKI] İLE Köşe ya da benzeri bir şey. İLE Devenin baldır derisi. )
- BUCK :/yerine DOLAR
- BUCKİNGHAM ile BUCKİNGHAM SARAYI ile PARA ile BUĞDAY ile BUKAROO ile BUCKEROO ile SAÇMALIK
( BUCKINGHAM vs. BUCKINGHAM PALACE vs. BUCK vs. BUCK WHEAT vs. BUCKAROO vs. BUCKEROO vs. BUCKSHOT )
( شوکا ile ديلار ile گندم سياه ile مربي اسب ile باکينگهام ile کاخ باکينگهام ile چار پاره ile چهارپاره ile ساچمه درشت ile ساچمه )
( SHOKA ile ديلار ile GANDAM SYAH ile MARBY ASB ile BAKYNAGEHAM ile KAKH BAKYNAGEHAM ile CHAR PAREH ile CHEHARPAREH ile SACHMEH DARSHT ile SACHMEH )
- BUCKLE vs. SHAKING HANDS
- BUÇUK ile BUÇUKLU
- BÜCÜRLEŞMEK ile BÜCÜR/LÜK
- BU'D[Ar.] ile BÛD[Ar.]
( Uzaklık. | Aralık. | Boyut. İLE Varlık. )
- BUDA
( BUDDHA )
- BUDA DOĞASI -ile
( Sidhartha Gautama, Bo ağacının altında aydınlandığında "Her şeyde ve her bireyde Buda doğasını görmek ne kadar harikulâde" demişti. Zen meditasyonunun amacı kişinin, içindeki Buda doğasını açığa çıkarmasıdır. Zen'de, yaşamın amacı ise insana ve tüm evrene içindeki Buda doğasını gösteren bir biçimde yaşamaktır. Herşeyin içindeki Buda potansiyeli anlamına gelen Tathagatagarbhafirkiyle bağlantılıdır.(Mahayana Budizmi'nde) )
- BUDA ile/||/<> ARHAT ile/||/<> BODHİSATTVA
( Tam ve aşılmaz aydınlanmaya ulaşmış, evreni gerçek böylesiliğiyle görüp kavramış kişi. @@ Nirvana'yı arayan, başka insanları kurtarmaya çaba harcamadan kendi kurtuluşunun peşinde olan kişi. @@ Nirvana'ya hemen girmeyip, öteki tüm duyarlı varlıkların aydınlanmasına adamış olan kişi. )
- BUDA = BUTSU[Jap.]
( Bir bilge. | Adı giderek birinin adı olmanın ötesine geçer. Aydınlanmanın simgesine ve adına dönüşür. )
- BUDA = ZÜLKÜF (A.S.)
- BUDA/BUDHA -ile
( Uyanmış olan, aydınlanmış olan. Özel isim olarak kullanıldığında Sidharta Gautama'yı ifade eder. )
- BUDA(BUTSU[Japonca]) -ile
( Tam ve aşılmaz aydınlanmaya ulaşmış, evreni gerçek böylesiliğiyle görüp kavramış kişi. Aydınlanmaya ulaşmış bir varolan. Buddhakaya ve Mutlak'ın eş anlamlısı. )
- BUDA-DHARMA[Sansk.] = BUDA-DHAMMA[Palice]
( Aydınlanmış Bilgelik. )
- BUDA-DHARMA ile/||/<> BUDA-HRYDAYA ile/||/<> BUDDHAKAYA
( Aydınlanmış Bilgelik. @@ Aydınlanma parıltısı. @@ Mutlak, Budalık olarak görülen durum. )
- BUDA-HRYDAYA -ile
( Aydınlanma parıltısı. )
- BUDAK -ile
( NODE )
- BUDALALAŞMAK ile BUDALALAŞTIRMAK ile BUDALA/LIK ile BUDALACA
- BUDALALIK ile/değil/yerine/>< "BUDA'LIK"
- BUDAMAK ile BUDANMAK ile BUDATMAK ile BUDAKLANMAK ile BUDANABİLMEK ile BUDATABİLMEK ile BUDAYABİLMEK ile BUDAYIVERMEK ile BUDAKLANDIRMAK ile BUDAK ile BUDAKLI ile BUDAKSIZ ile BUDAK ÖZÜ ile BUDAK DELİĞİ
- BUDDHA GAYA -ile
( Sakyamuni Buda'nın kutsal Hintinciri Ağacı'nın altında aydınlanmaya ulaştığı yerin adı. )
- BUDDHAKAYA -ile
( Mutlak, Budalık olarak görülen durum. )
- BUDDHİ -ile
( Sezgi, ilim. Zekâ, gerçeğin zihindeki yansıması. Buddhi, zihnin fenomenler dünyasında nesneleri algılamasını sağlayan yetidir. Buddhizihin aracılığıyla fonksiyon yaptığı sürece, saf bilinci bilmek olanaklı değildir. )
- BUDDHİ ile/||/<> MANAS
( Sezgi, ilim. Zekâ, gerçeğin zihindeki yansıması. Zihnin fenomenler dünyasında nesneleri algılamasını sağlayan yeti. @@ Zihin, anlayış. Düşünme, ayırt edebilme yetisi. Duygular. )
- BUDDHISM[İng.] değil/yerine/= BUDACILIK
( "Aydınlanmış" anlamına gelen Sanskritçe "buda" deyimiyle anılan Siddharta Gautama'nın Hindistan'ın kuzeydoğu kesiminde kurduğu, bugün bütün Asya'ya yayılmış gizemsel felsefe sistemi ve dinin adıdır. MÖ 6. yüzyılda, Brahmanizm'e bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Doğu dünyasının büyük bölümünün inanç, kültür ve toplum yaşamında önemli rol oynamış Buda öğretisi, insan varoluşunun acı ve elem verici olduğu temeline dayanıyordu ve insanlara dünyadan vazgeçme (Nirvana) yoluyla acıdan kurtulmayı öğütlüyordu. Yaşam acısız kılınamayınca, acı yaşamsızlıkla giderilecekti. Buda, Tanrı'nın sözünü etmiyor, kurtuluşu törebilimsel arınmaya bağlıyordu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BUDDHISM[İng.] değil/yerine/= BUDİZM
( "Aydınlanmış" anlamına gelen Sanskritçe "buda" deyimiyle anılan Siddharta Gautama'nın Hindistan'ın kuzeydoğu kesiminde kurduğu, bugün bütün Asya'ya yayılmış gizemsel felsefe sistemi ve dinin adıdır. MÖ 6. yüzyılda, Brahmanizm'e bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Doğu dünyasının büyük bölümünün inanç, kültür ve toplum yaşamında önemli rol oynamış Buda öğretisi, insan varoluşunun acı ve elem verici olduğu temeline dayanıyordu ve insanlara dünyadan vazgeçme (Nirvana) yoluyla acıdan kurtulmayı öğütlüyordu. Yaşam acısız kılınamayınca, acı yaşamsızlıkla giderilecekti. Buda, Tanrı'nın sözünü etmiyor, kurtuluşu törebilimsel arınmaya bağlıyordu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BUDGET[İng./Fr.] :/yerine BÜTÇE
( Devletin, bir kuruluşun, bir aile ya da birinin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. | Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren yasa ya da karar. | Bir senelik varidat ve masarifin muvazenesi. )
- BUDİNLİ, ERCAN (İZMİR, 1957) :
( Göztepe'den transfer edildi. İki sezon (1983 - 1985) tescilli kaldı. 47 Lig, 5 Kupa olmak üzere 52 resmi ve 8 özel maçla birlikte 60 maçta oynadı. Lig maçlarında 52, Kupa maçlarında 8 özel maçlarda 7 olmak üzere toplam 67 gol yedi. )
- BUDİZM[Fr. < BOUDDHISME] değil/yerine/= BUDİSTLİK
- BUDİZM'DE/Kİ TARİKATLAR:
SARI ile/ve SİYAH ŞAPKALILAR ile/ve KIRMIZI GRUP ile/ve ŞAPKASIZLAR
( Dalay Lama'nın başkanlığındadır. İLE/VE Karmapalar yönetir. İLE/VE ... İLE/VE ... )
- BUDUN ile BUDUNSAL ile BUDUN BETİMİ ile BUDUN BİLİMİ ile BUDUN BETİMCİ ile BUDUN BİLİMCİ ile BUDUN BİLİMSEL
- BUDURSÎN = BILDIRCIN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- BUDUŞMAK/BUDUŞMAQ ile BUDMAK/BUDMAQ ile BUDUTMAK/BUDUTMAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Nesnenin ikiye ayrılması. İLE Donmak, donarak ölmek. İLE Birinin donarak olmasına neden olmak. )
- BÜFE ile BÜFECİ/LİK
- BUFFALO ile BİZON
( Bir cins yaban sığırları. )
( Afrika ve Güney Amerika'da yaşarlar. İLE Kuzey Amerika büyük düzlüklerinde yaşarlar. )
( ... İLE Kuzey Amerika'nın en büyük memelisilerdir. [1 ton ağırlığında, 3 metre uzunluğundaki erişkin bir eril bizonun sırt yumrularının arasındaki mesafe, 2 metreyi bulabilmektedir.] )
( ... İLE Ağırlıklarının %40'ını sindirim yolları oluşturur. [Midelerinin dördüncü gözü 300 litrelik kapasiteye sahiptir.] [Bir ağız dolusu otu sindirmeleri 90 saatlerini alır.] )
( ... İLE İnekler gibi geviş getirirler fakat 1/3 oranında daha fazla besin elde ederler. )
( Hörgüçleri, kocaman başları için enerji tasarrufu sağlayan bir manivela işlevi görür. Böylece ağzın sürekli zemine yakın, yemeye hazır biçimde durmasını sağlar. )
(
ile
)
( ... İLE XVII. yüzyılda 60 milyon iken, XIX. yüzyılın sonunda sadece birkaç yüze düşmüştür. Sürülerin uzunluğu 80 kilometreye, genişliği 30 kilometreye kadar çıkabiliyordu. [1890'da 635 bizon kalmıştı. Günümüzde ise otlaklarda dolaşan 50.000 bizon vardır.] )
(
)
( SYNCERUS CAFFER cum BISON BISON BISON )
- BUFFER SUBSTANCE[İng.] değil/yerine/= TAMPON MADDE
( Canlılarda pH değerlerinin sabit kalmasında rol alan bileşiklerdir. Bu bileşikler ortamdaki hidrojen iyonu (H+) miktarı arttığı zaman onu tutabilecek ya da hidrojen iyonu (H+) miktarı azaldığı zaman onu serbest bırakabilecek özelliğe sahiptir. Kanda ve diğer vücut sıvılarında pH değerini dengeleyen farklı tamponlar vardır. Örneğin, kan plazmasındaki su ile karbondioksitin birleşmesiyle oluşan karbonik asit (H2CO3) bir tampondur:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BUGA = SARIG/BÖZ BUGA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Hindistan'dan getirilen bir ilaç.[Genellikle sarı ya da kızıl-kahve renktedir.] )
- BUGAKU -ile
( Japon imparatorluk sarayında türemiş danslar. )
- BUĞDAY BİTİ ile BUĞDAY GÜVESİ
( Yarımkanatlılardan, gövdesi yeşil, başı siyah, ekinlere zararlı bir böcek, ekinbiti. İLE Tahıla zarar veren küçük bir kelebek. )
( SITOPHILUS GRANARUS cum TINEA GRANELLA )
- BUĞDAY ve/<> BİSİKLET
( Uygarlığın en temel iki göstergesi. )
( Beyaz )
( ODYSSEUS )
( İlk buğday ya da buğdayın atası olarak kabul edilen buğday, Karacadağ (Urfa)'dandır. )
- BUĞDAY ile/ve/||/<>/> BUĞDAY ÇORBASI / GENDÜME/GENDİME (AŞI)
- BUĞDAY ile BUĞDAY UNU ile BUĞDAY BİTİ ile BUĞDAY PASI ile BUĞDAY RENGİ ile BUĞDAY GÜVESİ ile BUĞDAY BENİZLİ ile BUĞDAY SÜRMESİ
- BUĞDAY ile GÖCE
( ... İLE Dövülmüş, kabuksuz buğday. Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan, kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday. )
- BUĞDAY ile HALFA[Ar. < İbr.]
( ... İLE Buğdaygillerden, lifleri, ip, çuval ve kâğıt yapımında kullanılan bir bitki. )
( ... cum STIPA TENACISSIMA )
- BUĞDAY değil/yerine/= KAPLICA
( ... İLE Taneleri ufak bir tür buğday. )
( ... cum TRITICUM MONOCOCCUM )
- BUĞDAY ile/değil/||/<> KARABUĞDAY/GREÇKA
( Karabuğday (Greçka), adından dolayı, tahıllarla birlikte ele alınıp sınıflandırılmasına karşın, Gramineae[Buğdaygiller] ailesinin içinde değildir. Üçgen biçimindeki tohumları tüketilen, Rusya, Ukrayna, Kuzey ve Doğu Avrupa, Kuzey Amerika, Japonya ve Çin gibi ülke ve bölgelerde üretilen bir bitkidir. Polygonaceae[Kuzukulağıgiller] ailesinin içindedir. )
( ... ile/değil/||/<> GREÇKA )
( [not] WHEAT vs./but/||/<> BUCKWHEAT )
( TRITICUM cum/||/<> FAGOPYRUM )
- BUĞDAY ile KARAKILÇIK BUĞDAYI
( ... İLE Kılçıkları siyah olan, kırmızı ya da beyaz, sert taneli buğday. )
- | BUĞDAY ile KEPEK ile ARPA/CEVDE ile ÇAVDAR | ile YULAF
( Gramineae ailesinin triticeae ve aveneae olmak üzere iki bölümü vardır. Buğday, çavdar ve arpa, triticeae; yulaf ise aveneae bölümündendir. )
( BESEK/BESDEK[Fars.]: Harman yerinde toplanılan buğday ve arpa demeti. )
( | WHEAT vs. BRAN, WHOLE-WHEAT vs. BARLEY vs. RYE | vs. OATS )
( | TRITICUM cum FURFUR/IS cum HORDEUM VULGARE cum SECALE CEREALE | cum AVENA SATIVA )
- BUĞDAY ile KIZILCA
( ... İLE Kızıla çalan bir tür buğday. | Kızıla çalan, az kızıl. | Aşırı derecede, kızıl. )
- BUĞDAY ve/||/>< KÖLÇER
( ... VE/||/>< Tanelere zarar veren bir buğday hastalığı. )
- BUĞDAY ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< "NEFES"
( "Adam olmayı" simgeler. VE/||/<> Nefsi simgeler. )
- BUĞDAYPASI ile BUĞDAYSÜRMESİ
( Pasmantargillerden, asalak bir mantar. | Bu mantarın, buğday ve benzeri bitkilerin yapraklarında oluşturduğu hastalık. İLE Buğday başaklarında oluşan ilkel mantar. | Bu mantarın yol açtığı hastalık. )
( PUCCINIA GRAMINISI cum TILLETIA TRITICI )
- BUĞDAYSI ile BUĞDAYSI TANE ile BUĞDAYSI MEYVE ile BUĞDAYSI TOHUM
- BÜĞELEK -ile
( Sığırları ısıran sinek. )
- BÜĞEMEK ile BÜĞET
- BUĞRA/CEMEL/BAÎR/LÖK ile/ve/||/<> MAYA
( Eril deve. | Damızlık deve. İLE/VE/||/<> Dişil deve. )
( ECMÂL[< ECMEL]: Eril develer. )
( LÖK: Yedi yaş üstü deve. [Lök gibi oturmak.] )
- BÜGÜ ile BİLGE
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bilge )
- BUĞULAMAK ile BUĞULANMAK ile BUĞULAŞMAK ile BUĞULANDIRMAK ile BUĞULAŞTIRMAK ile BUĞULANABİLMEK ile BUĞU ile BUĞUR ile BUĞUZ ile BUĞULU ile BUĞU KEBABI ile BUĞUL BUĞUL
- BUĞULU CAM ile BUZLU CAM
- BUĞU/LU ile/değil PUS/LU
- BUGÜN AKŞAM" değil BU AKŞAM
- BUGÜN YARIN (HALLETMEK)
- BUGÜNKÜ AKLIM ile/ve/değil/yerine/<>/< DÜNKÜ YAPTIKLARIM
( Bugünkü aklım olsaydı, dünkü yaptıklarımı yapmazdım.
Ama dünkü yaptıklarımı yapmayabilseydim, bugünkü aklım da olmayabilirdi. )
- BUGÜN/LÜK ile BUGÜN YARIN ile BUGÜNE BUGÜN ile BUGÜNLÜK YARINLIK
- BUGURDA ile SAÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kıvırcık saç. İLE Saç. )
- BUĞZ[Ar.] ile KERÂHET[Ar.]
- VAPOURIMETER[İng.] / VAPEURMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= BUHAR BASINCI ÖLÇER
- VAPOUR PRESSURE[İng.] / PRESSION DE VAPEUR[Fr.] / DAMPFDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHAR BASINCI
- VAPOUR PRESSURE THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE À PRESSION DE VAPEUR[Fr.] / DAMPFDRUCKLISCHER THERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHAR BASINÇLI SICAKLIKÖLÇER/TERMOMETRE
- FOG, MIST[İng.] / BROUILLARD, BRUME[Fr.] / DUNST, DAMPF[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHAR, BUĞU, PUS
- VAPOUR CYCLE[İng.] / CYCLE DE LA VAPEUR[Fr.] / DÄMPFZYKLUS, DAMPFKRAFTPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHAR (GÜÇ) ÇEVRİMİ
- BUHAR-MÂF MUVÂZENESİ[Osm.] / VAPOUR-LIQUID EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE LIQUIDE-VAPEUR[Fr.] / DAMPF-FLÜSSIGKEITS-GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHAR-SIVI DENGESİ
- VAPOUR DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE VAPEUR[Fr.] / DAMPFDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHAR YOĞUNLUĞU
- BUHÂR değil/yerine/= BUĞU
- BUHAR ile ÇÜRÜK BUHAR
( ... İLE İşlemlerde, geri dönen su buharı. )
- BUHAR ile İSLİM/İSTİM
( ... İLE Gücünden yararlanmak için elde edilen buhar. )
- STEAM, VAPOUR[İng.] / VAPEUR[Fr.] / DAMPF[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHAR
- BUHARA HALISI ve/<> SÜZANE KİLİMİ
( ... VE/<> Genç kızlar, çeyizleri için üç parça olarak kendileri hazırlamaktadır. )
- BUHARA ve/<> POLYİ KALON
- BUHARÎ'DE:
YUNUNİYE -ile
- TEBHİR ETMEK, TABAHHUR[Osm.] / VAPORIZATION, VOLATILIZATION, TO EVAPORATE, EVAPORATION[İng.] / ÉVAPORATION[Fr.] / ABDAMPFUNG, VERDAMPFUNG, EINDAMPFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHARLAŞMA, BUHARLAŞTIRMAK
- VAPORIZATION ENTHALPY[İng.] / ENTHALPIE DE VAPORISATION[Fr.] / VERDAMPFUNGSENTHALPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHARLAŞMA ENTALPİSİ
- LATENT HEAT OF EVAPORATION[İng.] ile/değil/yerine/= BUHARLAŞMA GİZLİ ISISI
- VAPORIZATION RATE[İng.] / VITESSE DE VAPORISATION[Fr.] / ABDAMPFUNGGESCHWINDIGKEIT, VERDAMPFUNGSRATE[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHARLAŞMA HIZI
- CHALEUR LATENTE[Fr.] / LATENTE WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHARLAŞMA ISISI
- BUHARLAŞMA ISISI ile/||/<> ERİME ISISI (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Buharlaşma sıvı-gaz, erime katı-sıvı dönüşüm enerjisidir )
( Formül: Lv İLE Lf )
- EVAPORATION PROCESS[İng.] / PROCESSUS D'ÉVAPORATION[Fr.] / VERDAMPFUNGSPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHARLAŞMA SÜRECİ
- BUHARLAŞMA ile/||/<> KAYNAMA
( Her sıcaklıkta ve yüzeyden. İLE/||/<> Belirli sıcaklıkta ve tüm oylumdan. )
( Formül: Pbuhar < Patm İLE Pbuhar = Patm )
- BUHARLAŞMA ile LÂTİFLEŞME
- BUHARLAŞMA ile/<>/>< SIVINMA
( Sıvı durumdan, buhar ya da gaz durumuna geçmek. İLE/<>/>< Gaz ya da buhar durumundan, sıvı durumuna geçmek. )
- BUHARLAŞMAK ile BUHARLAŞMA
( EVAPORATE vs. EVAPORATION )
( تبخير کردن ile تبخير شدن ile بخار شدن ile تبخير )
( TABKHYR KARDAN ile TABKHYR SHODAN ile BAKHAR SHODAN ile TABKHYR )
- BUHARLAŞMAK ile BUHARLAŞTIRMAK ile BUHARLAŞABİLMEK ile BUHAR ile BUHARLI ile BUHAR VALFİ ile BUHARLI ÜTÜ ile BUHAR KAZANI ile BUHARLI GEMİ ile BUHARLI TREN ile BUHAR MAKİNESİ ile BUHARLI MAKİNE ile BUHARLI ISITMA ile BUHAR KURUTUCUSU ile BUHARLAŞMA NOKTASI
- TEBAHHUR ETMEK[Osm.] / VERDAMPFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHARLAŞMAK
- MÜTÊBAHHİR[Osm.] / EVAPORATOR, VAPORIZER[İng.] / ÉVAPORATEUR[Fr.] / EINDAMPFGERÄT, VERDAMPFER[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHARLAŞTIRICI
- DAMPFMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHARÖLÇER
- BUHL[Ar.] ile DANN[Ar.]
- BUCHNER FUNNEL[İng.] / BUCHNERTRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜHNER HUNİSİ
- BUHRAN ile BUHRANLI
- BUHT[Ar.] ile BUHT[Ar.]
( İki hörgüçlü deve. İLE Oğul. )
- BÜHTAN ile SÛ-İ ZANN
( Zan bir kafese benzer, biz de bülbüle. O zan kafesi, bizi gül dalına kondurtmaz. )
- BUHTE ile HECÎN
( Çift hörgüçlü deve. İLE Çift hörgüçlü ve çok hızlı koşan cins deve. | Tek hörgüçlü deve. )
( Develer hörgüçlerinde su değil yağ depolar. Suyun depolandığı yer gövdeleridir, özellikle de kan dolaşım sistemleridir. )
( Develer, gövde ağırlıklarının %40'ını kaybedene kadar su kaybından zarar görmezler ve su içmeden 7 gün boyunca yaşayabilirler. İçtiklerinde bir kerede 225 litre kadar içerler. )
( Develer kızdıklarında, deve bakıcısı deveyi sakinleştirmek için ceketini deveye verir. Deve, elbisenin üzerinde tepinir, ısırır, parçalara ayırır. Kızgınlığı geçtiğinde bakıcısı ile tekrar uyum içinde yaşayabilirler. )
( Gebelik süreleri 345-375 gündür. İLE ... )
( Deve, kini simgeler. )
( Develerin gözlerini kuma karşı koruyan tam üç katlı bir göz kapakları vardır. )
( Çok hızlı giden atı, deve geçer. )
( VESÎC[Ar.]: Hızlı yürüyen deve. )
( MENHÛS[Ar.]: Kuyruğunun yanları uyuz olan deve. )
( BAHBAHA[Ar.]: Develerin çıkardığı ses, kükreme. )
( NEHEM[Ar.]: Deve homurtusu. )
( BEVÂNÎ[Ar.]: Deve ayakları. )
( İBLÂN[Ar.]: İki sürü deve. )
( EBÛ EYYÛB: Deve. )
( KUSVÂ/KASVÂ: Hz. Muhammed'i taşıyan deve. )
( ŞİKÂL[Ar.]: Devenin ayağının bağlandığı ip, bukağı, köstek; el ve ayak zinciri. | Devenin palanını bağlayan ip. )
(
ile
)
( CEMEL, HUFF, İBİL[çoğ. ÂBÂL] ile MEHRÎ[çoğ. MEHÂRÎ] )
( ŞÜTÜR, ÜŞTÜR ile ...
ŞÜTÜREK: Küçük deve, devecik. | ŞÜTÜR-KÜRRE/ŞÜTÜR-PEÇE: Deve yavrusu. ile ... )
( CAMELUS cum CAMELLUS DROMEDARIUS )
- BUHÛ'[Ar.] ile BUHÛH[Ar.]
( Alçakgönüllülükle hakkını isteme. İLE Ses kısıklığı. )
- BUHÛL[Ar.] ile BUHUR, BUHÛR[Ar.]
( Cimrilik. İLE ... )
- BUHÛR -ile
( TÜTSÜ )
- BUHUR[< BAHR]:
DENİZLER -<
- BUHUR[Ar. < BAHR] ile BUHÛR[Fars.]
( Denizler. İLE Tütsü. )
- BUHUR[Ar.] = TÜTSÜ
( Dinî törenlerde ya da çevrenin güzel kokmasını sağlamak amacıyla yakılan kokulu nesne. | [argo] İçki. )
- BUILD :/yerine İNŞA ETMEK
- BUILDING :/yerine BİNA
- BUJİN = ÇÖPLEME
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çok parçalı ve koyu yeşil yapraklı otsu bir bitki. )
- BUJİTERİ değil BİJUTERİ
- BÜK ile BÜK[Argu]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Fundalık. İLE Köşe. )
- BÜK ile BÜKÜCÜ/LÜK ile BÜKÜLÜ
- BÜKÂ' -ile
( AĞLAMA, GÖZYAŞI DÖKME )
- BUK'A[Ar.] ile BUK'A BUK'A[Ar.]
( Yer, toprak, ülke. | Büyük yapı. | Benek, leke. İLE Yer yer, memleket memleket. )
- BUKA/BUQA ile BUKAÇ/BUQAÇ ile BUKAÇ/BUQAÇ ile BUKAGU/BUQAGU ile BUKAK/BUQAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Boğa. İLE Çömlek ya da güğüm.[EŞİÇ BUKAÇ/EŞİÇ BUQAÇ: Tencere-tava.] İLE Bir dağ geçidinin adı. İLE Hırsızlara vurulan pranga. İLE Kursak. )
- BUKAĞILAMAK ile BUKAĞILANMAK ile BUKAĞILAYABİLMEK ile BUKAĞI/LIK ile BUKAĞILI
- BUKALEMUN ile AKDENİZ BUKALEMUNU
- BUKALEMUN ve/||/<> ÇOBANALDATAN KUŞU
( )
( ... cum CAPRIMULGUS EUROPAEUS )
- BUKALEMUN ile CÜCE BUKALEMUN
( ... İLE Güney Afrika'da yaşarlar. )
( ... İLE Gördükleri her dişi ile çiftleşme isteği ve uğraşı içinde olurlar. )
- BUKALEMUN ile LABORT BUKALEMUNU
- BUKALEMUN ile NAMAK(UA) BUKALEMUNU
- BUKALEMUN ile/değil/yerine TRUVA ATI
- BUKALEMUNLAŞMAK ile BUKALEMUN/LUK
- BÜKÂ-YI ŞEDÎD ile/değil/yerine BÜKÂ-YI SÜRÛR
( Hüngür hüngür ağlama. İLE/DEĞİL/YERİNE Sevinçten doğan gözyaşı. )
- BUKE[Fr. < BOUQUET] değil/yerine/= KOKU, RAYİHA
- BÜKE ile/||/<> BÜK
( Yöresi ormanlık yüksek ve çıplak tepe. İLE/||/<> Sık çalılık, fundalık. )
- BUKE ile BUKET
- BÜKEN ile BÜKRİ ile BÜKTEL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Karpuz. İLE Herhangi bir şeyin eğrilmiş, bükülmüş durumu. İLE Orta boylu. )
- BUKET[Fr. < BOUQUETTE] değil/yerine/= ÇİÇEK DEMETİ
- BUKET[Fr. < BOUQUETE] değil/yerine/= DEMET
- BUKKAL değil/yerine/= YANAK İÇİ
- BUKLE ile BUKLET ile BUKLELİ ile BUKLESİZ
- BUKLE değil KUPLE[İng. < COUPLE] [bunların yerine ÇİFT/BEYİT]
- BUKLE(T)[Fr.] değil/yerine/= LÜLE[Fars.]
( ... YERİNE Bükülmüş, dürülmüş şey. | Bir akarsu ölçü birimi. | Saç kıvrımı. | Su akan, musluksuz boru. )
- BIEGSAMKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜKLÜLEBİLİRLİK
- BÜKLÜM BÜKLÜM (OLMAK)
( Eğilmek, katlanmak. )
- BÜKLÜM ile BÜKLÜMLÜ ile BÜKLÜM BÜKLÜM
- BÜKMEK ile BURMAK
- BÜKMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DÖNÜŞTÜRMEK
- BÜKMEK ile/ve/<> DÜRMEK
- BÜKRA[Ar.] ile GADÂT[Ar.] ile MESÂ'[Ar.] ile 'İŞÂ'[Ar.] ile 'ÂSŞİYY[Ar.] ile ASÎL[Ar.]
- BÜKREŞ/BUCHRESTI[< Rom. BUCH:
Neşe.]:
Neşeli yerler. -<
- BÜKTÜRMEK ile BÜKTÜRÜLMEK ile BÜKTÜREBİLMEK
- BIEGUNGSMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜKÜCÜ MOMENT
- BUKÛKET-ÜS-SAYF[Ar.] ile BUKÛKET-ÜŞ-ŞİTÂ'[Ar.]
( Yaz mevsiminin en sıcak zamanı. İLE Kışın en soğuk zamanı[zemherir]. )
- FLEXIBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= BÜKÜLEBİLİRLİK
- BOWING, BUCKLING[İng.] / FLEXION[Fr.] / BIEGUNG, BUCKLING[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜKÜLME, EĞİLME
- BUCKLINGSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜKÜLME GERİLİMİ
- BOWING STRESS, BUCKLING STRESS[İng.] / BIEGUNGSSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜKÜLME GERİLMESİ
- BÜKÜLMEK ile BÜKÜLEBİLMEK ile BÜKÜLÜVERMEK
- BÜK(ÜL)MEK ile BURK(UL)MAK
- BÜKÜLMEK ile EĞİL ile BÜKÜCÜ ile BÜKME ile NAMAZDA EĞİLMEK
( BEND vs. BEND OVER vs. BENDER vs. BENDING vs. BENDING IN PRAYER )
( چنبره ile کج کردن ile دولاکردن ile پيچش ile خميدن ile خماندن ile خميدگي ile خميده کردن ile خميده شدن ile برگشتگي ile خم کردن ile خم شدن ile شرايط خميدگي ile زانوئي ile شکنج ile تا کردن ile دولا شدن ile عضله خم کننده ile انحنا ile رکوع )
( CHENBAREH ile KAJ KARDAN ile DOLAKARDAN ile PEYCHESH ile خميدن ile خماندن ile KHAMYDEGY ile KHAMYDAH KARDAN ile KHAMYDAH SHODAN ile برگشتگي ile KHAM KARDAN ile KHAM SHODAN ile SHARAYT KHAMYDEGY ile ZANOYEY ile SHKANJ ile TA KARDAN ile DOLA SHODAN ile AZOLEH KHAM KONANDEH ile ENHENA ile RAKOOE )
- BÜK(ÜL)MEK ile EĞ(İL)MEK
- BÜKÜLMÜŞ ile ESNEK OLMAYAN
( INFLEXED vs. INFLEXIBLE )
( منحرف شده ile قير قابل انحناء ile انحناء ناپذير )
( MONHERF SHODEH ile GHYR GHABEL ENHENA ile ENHENA NAPAZYR )
- BÜKÜLÜ ile/ve DÜRÜLÜ
- BÜKÜM/MÜKİM/MÜKİN = KADIN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- BÜKÜM ile BÜKÜMLÜ ile BÜKÜMSÜZ
- BÜKÜNMEK ile BÜKÜN ile BÜKÜNLÜ ile BÜKÜNLÜ DİL
- BULA BULA (...YI [MI] BULMAK[?]) -ile
- BULAK/BULAQ ile BULAK/BULAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sırtı geniş at. İLE Bir Türk kavmi. )
- BULAMA ile BULAMAÇ
- SLURRY[İng.] / BARTOBINE, PATÉ[Fr.] / TONSCHLAMM, DICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= BULAMAÇ
- BULAMAK ile BUL ile BULA ile BULUCU/LUK
- Bulamazsan "71'inci bir neden vardır! diye düşün öyle KONUŞ!!!
- BULAN ile BULAN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İri yarı, vahşi bir hayvan.[Kıfçak ülkesinde][Küp gibi içi oyuk, yukarı kalkık bir boynuzu vardır. Kar ya da yağmur burada toplanır. Dişisi diz çöker, erkek de onun boynuzundan su içer. Erkeği de diz çöktüğünde dişisi boynuzundan su içer.] İLE Aradığını ulaşan kişi. )
- BULANDIRABİLMEK ile BULANDIRIVERMEK
- BULANIK ANLAM ile BULANIK ANLAMLI
( AMBIGUITY vs. AMBIGUOUS )
- BULANIK BİRLEŞİM ile/||/<> BULANIK KESİŞİM
( Birleşim maksimum operatörü (∨), kesişim minimum operatörü (∧) kullanır )
( Formül: μA∪B = max(μA İLE μB) İLE μA∩B = min(μA İLE μB) )
( Lotfi A. Zadeh tarafından 1965 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1921-2017) (Ülke: Azerbaycan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Bulanık mantık, bulanık kümeler) )
- BULANIK DENEYİMDEN BİLGİ ile/ve İMLERDEN VE SÖZCÜKLERDEN BİLGİ
( Birinci türden bilgi. )
( Yanlışın biricik nedenidir. )
( Knowledge of the first kind.
KNOWLEDGE BY FUZZY-EXPERIENCE vs./and KNOWLEDGE BY SIGNS AND WORDS )
( COGNITIO AB EXPERIENTIA VAGA )
- BULANIK İLİŞKİ ile/||/<> BULANIK KOMPOZİSYON
( İlişki iki küme arası bağıntı, kompozisyon ilişkilerin birleştirilmesi )
( Formül: R∘S )
- BULANIK KURAL TABANI ile/||/<> UZMAN SİSTEM
( IF-THEN kuralları ile çalışır, uzman bilgisini modeller )
- BULANIK MANTIK değil BULANIĞIN MANTIĞI
- BULANIK TÜMLEYEN ile/||/<> BULANIK FARK
( Tümleyen 1-μ(x), fark kümeleri arasındaki çıkarma işlemi )
( Formül: μĀ(x) = 1 - μA(x) )
( Lotfi A. Zadeh tarafından 1965 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1921-2017) (Ülke: Azerbaycan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Bulanık mantık, bulanık kümeler) )
- BULANIK ile/||/<> ÇIKARIM
( Mamdani ve Sugeno bulanık çıkarım sistemleri )
( Mamdani ve Sugeno tarafından 1975 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: matematik) )
- BULANIK ile/ve/||/<> KARIŞIK
- TRÜB[Alm.] ile/değil/yerine/= BULANIK
- BULANIKLAŞMAK ile BULANIKLAŞTIRMAK ile BULANIKLAŞTIRILMAK ile BULANIK/LIK ile BULANIKÇA
- BULANIKLAŞTIRMA ile/||/<> DURULAMA
( Bulanıklaştırma (fuzzification) kesin değeri bulanık yapar İLE durulama (defuzzification) bulanık değeri kesinleştirir )
( Lotfi A. Zadeh tarafından 1973 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1921-2017) (Ülke: Azerbaycan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Bulanık mantık, bulanık kümeler) )
- BULANIKLIK ile/||/<>/> APROSEKSİ[Fr.]
( ... İLE/||/<>/> Dikkati yoğunlaştıramama zihin bulanıklığı gibi sayrılık belirtilerinin tümü. )
- BULANIKLIK ile BULANIK
( BLUR vs. BLURRY )
( لک کردن ile نامشخص بنظر آمدن ile تيرگي ile تيره وتار )
( LAK KARDAN ile NAMESHKHS BANZAR AMADAN ile TYRAGY ile TYRAH VETAR )
- TURBIDITY[İng.] ile/değil/yerine/= BULANIKLIK
- NEFELOMETRE / NEPHELOMETER[İng.] / NÉPHÉLOMÈTRE, OPACIMÈTRE[Fr.] / NEPHELOMETER, TRÜBUNGSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BULANIKLIKÖLÇER
- NEPHELOMETRY[İng.] / NÉPHÉLOMÉTRIE[Fr.] / NEPHELOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BULANIKLIKÖLÇÜM, NEFELOMETRİ
- BULANMA ile/ve/değil BUNALMA
- BULANMA ile/ve/||/<>/> DURULMA
- AKIŞ:
BULANMADAN ile/ve/||/<> DONMADAN
- BULANMAK ile BULANDIRMAK ile BULANABİLMEK ile BULANIVERMEK ile BULANDIRILMAK
- BULANMAK ile/||/<>/> BULAŞMAK
- BULANTI ile/ve/||/<> BUNALTI
- BULAŞ/ENFEKSİYON ile/||/<> ENFLAMASYON/İNFLAMASYON
( Mikroorganizmaların gövdeye girmesi ve çoğalmasıyla oluşan sayrılıklar. İLE/||/<> Yangı. Gövdenin bir yaralanma ya da tahrişe karşı, zararlı uyarılara karşı verdiği savunma tepkisi. )
- BULAŞICI HASTALIKLAR ve/||/<> CELALETTİN ALGAN
( )
- BULAŞICI ile/ve/değil/||/<>/< KALITSAL
- BULAŞICILIK ile BULAŞICI ile BULAŞICI HASTALIKLAR ile BULAŞICILIK
( CONTAGION vs. CONTAGIOUS vs. CONTAGIOUS DISEASES vs. CONTAGIOUSNESS )
( واگير ile هم گيري ile واگيردار ile مسري ile همه گير ile امراز مزمن ile امراض مسري ile واگيري )
( VAGYR ile NPAM GYRY ile واگيردار ile MOSARY ile CPEHMEH GYR ile EMRAZ MAZMAN ile EMRAZ MOSARY ile واگيري )
- BULAŞICILIK ile İLETİŞİMSEL ile İLETİŞİM
( COMMUNICABILITY vs. COMMUNICATIONAL vs. COMMUNICATIONS )
( ارتباط پذيري ile مخابراتي ile ارتباطات )
( ERTABAT PAZYRY ile MOKHABRATY ile ERTABATAT )
- BULAŞIK YIKAMADA:
AZ DETERJAN/SABUN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ DURULAMA
- BULAŞIK/LIK ile BULAŞIKÇI/LIK ile BULAŞIK İŞ ile BULAŞIK ADAM ile BULAŞIK BEZİ ile BULAŞIK GEMİ ile BULAŞIK SUYU ile BULAŞIK DENİZ ile BULAŞIK ELDİVENİ ile BULAŞIK MAKİNESİ ile BULAŞIK DETERJANI ile BULAŞIK MAKİNESİ TUZU
- İHTİLÂT[Osm.] / CONTAMINATION[İng.] / CONTAMINATION, IMPURETÉ[Fr.] / KONTAMINATION, VERUNREINIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BULAŞMA, KİRLENME, SAFSIZLIK
- BULAŞMA ile AKIŞ
( TO SMUDGE vs. FLOWING )
- BULAŞMA ile/değil KONTAMİNASYON
( ... İLE/DEĞİL Temiz bir yüzeye, ortama ya da dokuya, başka bir ortamdan, kirliliğin taşınması. )
( Kontaminasyon Yeri [Mikroorganizma Sayısı]
Parmak Ucu [20 100 adet /cm²]
Eller [1.000 6.000 adet /cm²]
Kol [100 4.500 adet /cm²
Ayak [100 1.000 adet /cm²]
Tükürük [1 milyon 100 milyon adet/ml]
Dışkı [Yüzlerce milyar adet/gram]
Burun Akıntısı [1 milyon 10 milyon adet/ml] )
( [not] TO SMUDGE vs./but CONTAMINATION )
- BULAŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<> YANKILA(N)MA
- BULAŞMAK ile BULAŞILMAK ile BULAŞTIRMAK ile BULAŞABİLMEK ile BULAŞIVERMEK ile BULAŞTIRILMAK ile BULAŞICI/LIK ile BULAŞICI HASTALIK
- BULAŞMAK ile/ve ULAŞMAK
( TO SMUDGE vs./and TO REACH )
- BULAŞTIRABİLMEK ile BULAŞTIRIVERMEK
- BULAŞTIRMAK ile İMA ile ÖRTÜLÜ ile ÖRTÜLÜ OLARAK
( IMPLICATE vs. IMPLICATION vs. IMPLICIT vs. IMPLICITLY )
( بهم پيچيدن ile القاء ile تضمن ile مستلزم بودن ile آلودگي ile تلويحي ile اشاره شده ile ضمني ile ضمنا ile تلويحاً )
( BACPAM PEYCHYDAN ile ELGHA ile تضمن ile MOSTELZAM BODAN ile ALODEGY ile تلويحي ile ESHAREH SHODEH ile ZAMANY ile ZAMNA ile تلويحاً )
- BULAŞTIRMAK ile YAYMAK
( TO SMUDGE vs. TO EXTEND )
- BÜLBÜL[< Fars., Ar. | çoğ. BELÂBİL, ANDELÎB] ile/ve ÖTLEĞEN/ÇALIBÜLBÜLÜ
( ... İLE/VE Çalıbülbülü. )
( MÜRG-İ SEHERÎ ile/ve ... )
( MÜRG-İ BÂG/BÂM/ÇEMEN/HEZÂR/HOŞ-HÂN/SEHER/SEHER-HÂN/SUBH/ŞEB-ÂHENG/ŞEBHÂN/ŞEB-HÎZ/TARAB, HÂKİSTER[mecaz] ile/ve ... )
( LUSCINIA MEGARHYNCHOS cum SYLVIA COMMUNIS )
- BÜLBÜL DALYANI :
( Piyasa Caddesinin bittiği ve Mesarburnu caddesinin başladığı yerde ve Bülbül Sokağın tam karşısında kurulan bir dalyandır. Bu dalyan boğazın en büyük Kurtağzı dalyanlarından biridir. 1980'li yıllara kadar dalyan kuruldu. 1980'de dalyanın deniz kıyısındaki küçük dalyan evi belediye tarafından yıktırıldı. Daha sonra da dalyan kurulamaz oldu. Dalyanın mağazası Bülbül Sokağı'nda idi. )
- BÜLBÜL SOKAK :
( Büyükdere ile Merkez Sarıyer'i ayıran sokaktır. Büyükdere'deki İspanya Büyükelçiliği yazlık binasının önünden başlayan Piyasa Caddesi ile Mesarburnu Caddesini bu sokak ayırır. Bu sokağa girdikten kırk elli metre sonra ağaçlık kısım başlar ve tepelere kadar gider. Bu sokakta eski yıllarda 18.yy sonu ile 19.yy başında gazino vardı. Bu nedenle önemli bir eğlence merkezi idi. Aynı zamanda sokağın hemen her tarafı ağaçlarla çevrili olması nedeni ile bilhassa geceleri bülbül sesleri dinlemek isteyenler bu sokağı mesken tutarlardı. Bu nedenle sokağa "Bülbül Sokak" ismi verilmiştir. Sokağın tam karşısında İstanbul'un en büyük dalyanlarından biri olan Bülbül Dalyanı vardı. Bu dalyanın mağazası Bülbül sokağa girişte ve 25 metre kadar ileride sağ tarafta bulunuyordu. Bülbül Sokak 1970'li yıllarda imara açıldı ve apartman ve villalarla doldu. )
- BÜLBÜL YUVASI ile BÜLBÜL YUVASI
( Küçük kadeh. İLE Bir hamurlu tatlıya verilen "ad". )
- BÜLBÜL ile BAYIRKUŞU
( ... İLE Çalıbülbülü. )
- BÜLBÜL ile LİR
- BÜLBÜL ile ŞEB-HÂN[Fars.]
( ... İLE Gece öten bir cins bülbül. )
- BÜLBÜL ile SÖĞÜT BÜLBÜLÜ
- BÜLBÜLLEŞMEK ile BÜLBÜL ile BÜLBÜLSÜZ ile BÜLBÜL ÇANAĞI
- BÜLBÜL'ÜN:
"SESİ" ile/ve/değil/||/<>/< DERDİ
- BULB/US ile BULBUS OKULİ
( Yuvar. İLE Göz yuvarı, göz küresi. )
- BULBUS değil/yerine/= SOĞANCIK | OMURİLİK SOĞANI | YUMRU
- BULDGING ile HUMP ile KREST
( Şişkinlik, çıkıntı. İLE Tümsek, hörgüç, kambur. İLE Kabartı, çıkıntı. )
- BULDOG ile BAKSIR/BOXER
( BULLDOG vs. BOXER )
( CANIS FAMILIARIS MOLOSUS HIBERNICUS cum ... )
- (BUL)DOZER değil/yerine/= YOLDÜZLER
- BULDURMAK ile BULDURTMAK ile BULDURABİLMEK
- BULGAK/BULGAQ ile BULGAŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yaklaşmakta olan bir düşmanın etkisiyle topluluğu saran korku ve kaygı. İLE Yaklaşmakta olan bir düşmanın etkisiyle topluluğu saran itaatsizlik durumu. )
- BULGAMAK/BULGAMAQ ile BULGANMAK/BULGANMAQ ile BULGAYUK/BULGAYUQ ile BULGAMA ile BULGAK/BULGAQ ile BULGAŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bulandırmak. İLE Bulanma.[Suyun bulanması] İLE Bulanık. İLE Yağsız ve tatsız bulamaç.[yulaf lapası] İLE Yaklaşmakta olan bir düşmanın etkisiyle halkı saran korku ve kaygı. İLE Yaklaşmakta olan bir düşmanın etkisiyle halkı saran itaatsizlik durumu. )
- BULGAR ile BULGARİ ile BULGARCA
- BULGARİSTAN ile BULGARCA
( BULGARIA vs. BULGARIAN )
( بلغار ile بلغارستان ile بلغاري )
( BOLGHAR ile BOLGHARESTAN ile بلغاري )
- BULGU ile/ve/<> KANIT
( FINDING vs./and/<> EVIDENCE )
- BULGULAMAK ile BULGULANMAK ile BULGURLAMAK ile BULGURLANMAK ile BULGULANABİLMEK ile BULGULAYABİLMEK ile BULGU ile BULGUR/LUK ile BULGURCU/LUK ile BULGURLU ile BULGUSAL ile BULGUR PİLAVI ile BULGUR ÇORBASI ile BULGURLU KÖFTE ile BULGUSAL YÖNTEM
- BULGUNA/MALGUNA[dvnlgttrk] ile/= ÇALI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Esnek, kızıl renkli bir çalı.[Ilgın ağacına benzer.] )
- BULGUR ile DÜĞÜ/DÜYÜ/DÜĞÜRCÜK/SİMİT
( ... İLE Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. | Pirinç. )
- BULGUR/BURGUL ile FİRİK
- BULGUR ile HEDİK
( ... İLE Kaynatılmış buğday/bulgur. )
- BULGUR ile SİYAZ BULGURU
- BULIT = BULUT
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- bull.[Lat. < BULLI] değil/yerine/= KAYNAT, KAYNATINIZ
- BULLDOG vs. BOXER
- BULLET :/yerine MERMİ
- BULMAK :/ile/ve/değil/>/|| BİLDİĞİNLE BULUŞMAK
- BULMAK ile BİR TEDAVİ BUL ile BİR FIRSAT BUL ile MÜŞTERİ BUL ile KUSUR BUL ile SUÇLU BULMAK ile FIRSAT BUL ile ANLAMAK ile ÇÖZÜM BUL ile GENÇLİĞİ YENİDEN BUL
( FIND vs. FIND A CURE vs. FIND AN OPPORTUNITY vs. FIND CUSTOMER vs. FIND FAULT vs. FIND GUILTY vs. FIND OPPORTUNITY vs. FIND OUT vs. FIND SOLUTION vs. FIND YOUTH AGAIN )
( پيدا کردن ile کشف کردن ile يافتن ile پيدا کرد ile چاره انديشيدن ile مجال پيدا کردن ile خريدار پيدا کردن ile عيب گرفتن ile عيبجوئي کردن ile مجرم شناختن ile مجال کردن ile در يافتن ile مکشوف کردن ile دريافتن ile اطلاع يافتن ile پي بردن ile يافتندرمان ile جواني را باز يافتن )
( PEYDA KARDAN ile KESHOF KARDAN ile YAFTAN ile PEYDA KARD ile CHAREH ANDYSHYDAN ile MOJAL PEYDA KARDAN ile KHARYDAR PEYDA KARDAN ile EYBE GARAFTAN ile EYBEJOYEY KARDAN ile MOJRAM SHENAKHTAN ile MOJAL KARDAN ile DAR YAFTAN ile MAKESHOOF KARDAN ile دريافتن ile ETLA YAFTAN ile PEY BARDAN ile YAFTANDARMAN ile JAVANY RA BAZ YAFTAN )
(1996'dan beri)