B ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 11.552 başlık/FaRk ile birlikte,
11.552 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(26/48)
- BÖLMEK ile AYIRMAK
( TO DIVIDE vs. TO SEPARATE )
- BÖLMEK ile BÖL VE YÖNET ile BÖLÜNMÜŞ ile TEMETTÜ ile BÖLÜCÜ ile BÖLME
( DIVIDE vs. DIVIDE AND RULE vs. DIVIDED vs. DIVIDEND vs. DIVIDER vs. DIVIDING )
( منقسم کردن ile سهم کردن ile بخش کردن ile تقسيمبندي کردن ile تسهيم کردن ile تقسيم کردن ile تفرقه بيانداز و حکومت کن ile منشعب ile بي توافق ile منقسم ile تقسيمشده ile مقسوم ile سود سهام ile مقسم ile تسهيم )
( MONAGHASM KARDAN ile SONPAM KARDAN ile BAKHSH KARDAN ile TAQSYMOBANDY KARDAN ile TASEHYM KARDAN ile TAQSYM KARDAN ile TAFARGHEH BEYANDAZ VE HOKOMET KON ile MONASHAB ile BEY TAVAFEGH ile MONAGHASM ile تقسيمشده ile MOGHSUM ile SOOD SACPEHAM ile MOGHASM ile TASEHYM )
- BÖLMEK ile BÖLMEÇ ile BÖLMELİ ile BÖLMESİZ ile BÖLME İŞARETİ ile BÖLME PERDESİ
- BÖLMEK[Osm.] ile/değil/yerine/= BÖLMEK
- BÖLMEK ile/ve/değil/||/<>/< DIŞINA ÇIK(AR)MAK
- BÖLMEK ile/ve DOĞRAMAK
- BÖLMEK ile KATLAMAK
- BÖLMEK ile TOPLAMAK
( İkili. İLE Üçlü. )
- BÖLMEMELİ!
- BOLOMETER ile/||/<> PHOTODİODE
( Bolometer termal radyasyon enerji ölçümü yaparken İLE photodiode foton elektron dönüşümüyle ışık algılar )
( Formül: Thermal detection )
- BOLOMETRE -ile
( Siyah bir nesnenin iletkenliğindeki değişimlerden çok az miktardaki radyasyon enerjisini ölçebilen elektrikli bir aygıt. )
- BOLOMETRE[Fr. < BOLOMETRE] değil/yerine/= IŞINIMÖLÇER
- BOLOMETER[İng.] / BOLOMÈTRE[Fr.] / BOLOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BOLOMETRE
- BOLOMETRE değil/yerine/= IŞINIMÖLÇER
- BOLŞEVİK[Fr. < BOLCHEVIQUE] değil/yerine/= BOLŞEVİKLİK YANLISI KİŞİ
- BOLŞEVİKLER ile/ve MENŞEVİKLER
- BOLŞEVİZM[Fr. < BOLCHEVISME] değil/yerine/= BOLŞEVİKLİK
- BOLTZMANN DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE BOLTZMANN[Fr.] / BOLTZMANN-DISTRIBUTION, BOLTZMANNSCHE VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN DAĞILIMI
- BOLTZMANN ENTROPY HYPOTHESIS[İng.] / HYPOTHÈSE D'ENTROPIE DE BOLTZMANN[Fr.] / BOLTZMANNSCHE ENTROPIEHYPOTHESE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN ENTROPİ HİPOTEZİ
- BOLTZMANN'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE BOLTZMANN[Fr.] / BOLTZMANNSCHE FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN FORMÜLÜ
- BOLTZMANN H THEOREM[İng.] / THÉORÈME H DE BOLTZMANN[Fr.] / BOLTZMANNSCHE H-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN H KURAMI/TEOREMİ
- BOLTZMANN'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE BOLTZMANN[Fr.] / BOLTZMANN-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN SABİTİ
- BOLTZMANN-TRANSPORT-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN TAŞIMA DENKLEMİ
- BOLTZMANN TRANSPORT EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE TRANSPORT DE BOLTZMANN[Fr.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN TAŞINIM DENKLEMİ
- BOLTZMANN-VLASOV EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE BOLTZMANN-VLASOV[Fr.] / BOLTZMANN-VLASOV-GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN-VLASOV DENKLEMLERİ
- TAKSİM[Osm.] / DIVIDED BY[İng.] / DIVIDIERT DURCH[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLÜ
- BÖLÜCÜLÜK ile/ve/||/<> !ÖTEKİLEŞTİRME
- BÖLÜK-PÖRÇÜK (İŞ YAPMAK)
- BÖLÜK ile BÖLÜK/BELİK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Herhangi bir tür hayvanın bir arada bulunduğu öbek. İLE Saç örgüsü. | Saç örgüsünün omuzlardan aşağı uzanan bölümü, bölük, örgü. )
- BÖLÜK-İ RUMİYAN -ile
( Anadolular Bölüğü. )
- BÖLÜM/KISIM ile SINIF ile TÜR
( İkisi. İLE Araz. İLE Zât. )
( AKSAM ile ASNAF ile ENVÂ )
- BÖLÜM ile BENT[Fars.]
( ... İLE Bağ, râbıta. | Yasa maddesi. | Kitaplarda, kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm. | Suyu biriktirmek için önüne yapılan set, büğet. | Gazete yazısı. | Yaz. )
- BÖLÜM ile BİRİM
( DIVISION vs. UNIT )
- BÖLÜM ile BÖLME
( DIVISION vs. PARTITION )
- BÖLÜM ile/ve/||/<> DÖNEM
- BÖLÜMLEME ile/ve/<> KÜMELEME
- BÖLÜMLEME ile/ve SINIFLANDIRMA
( Nesneleri, ilişkilendirdiğimiz belirli amaçlara göre düzenleme. İLE/VE Nesnelerin, kendilerine özgü özellikleri üzerine kurulur. )
( CLASSIFICATION vs./and CATEGORIZATION )
- BÖLÜMSELLİK ile/ve/<> GEÇİCİLİK
- ...:
"BÖLÜMÜ" ile/ve/||/<> ... "YANI"
- SPALTSTOFFGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLÜNEBİLİR MALZEME ÖRGÜSÜ
- SPALTBARES MATERIAL, SPALTFÄHIGES MATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLÜNEBİLİR MALZEME
- FISSILE MATERIAL[İng.] / MATIÈRE FISSILE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÖLÜNEBİLİR NESNE
- BÖLÜNEBİLİR ile BÖLÜM
( DIVISIBLE vs. DIVISION )
( بخش پذير ile انشقاق ile تفرقه ile سرشکني ile انشعاب ile بخش ile شعبه ile تقسيم ile جدايي )
( BAKHSH PAZYR ile ENSHGHAGH ile TAFARGHEH ile SARSHKANY ile ENSHOAB ile BAKHSH ile SHABEH ile TAQSYM ile JEDAYY )
- BÖLÜNEBİLİR ile BÖLÜNEBİLİRLİK
( FISSILE vs. FISSILITY )
( شکافتني ile قابليت انشقاق )
( SHKAFTANY ile GHABELYT ENSHGHAGH )
- BÖLÜNEBİLİR ile BÖLÜNME ile YARILMAK ile SATIR
( CLEAVABLE vs. CLEAVAGE vs. CLEAVE vs. CLEAVER )
( قابل شکافته شدن ile رخ پذير ile عمل شکافتن ile رخ ile شکافتگي ile شکافتن سلول ile ساطور ile ساتور )
( GHABEL SHKAFTEH SHODAN ile RAKH PAZYR ile AMEL SHKAFTAN ile RAKH ile SHKAFTAGY ile SHKAFTAN SELOL ile SATUR ile SATOR )
- BÖLÜNEBİLİR ile BÖLÜNMÜŞ
( FISSIPAROUS vs. FISSIPED )
( شکاف خورنده ile سم شکافته ile سم شکافتگان )
( SHKAF KHORANDEH ile SAM SHKAFTEH ile SAM SHKAFTEGAN )
- BÖLÜNEBİLME ile/ve BAŞKALIK
( DIVISIBILITY vs./and DIFFERENCE/ALTERATION )
- BÖLÜNEBİLME ile/ve BAŞKALIK
( DIVISIBILITY vs./and DIFFERENCE/ALTERATION )
- BÖLÜNEMEYEN -ile
( INDIVISIBLE )
- BÖLÜNEMEZ/LİK ile/ve/değil TAHLİL EDİLEMEZ/LİK
- BÖLÜNGÜ ile BÖLÜNTÜ ile BÖLÜT
( Bir siyasi partinin politikasını, mecliste, yerel yönetimlerde ve çeşitli örgülerde yürütmek üzere örgütlenmiş öbek/grup. Fraksiyon. | Bir siyasal partinin içinde, partinin izlemekte olduğu ana siyasal çizgiye karşı olan, ayrı bir örgüt merkezi bulunan ve partinin çoğunlukla aldığı kararlara karşı savaşım veren parti içi öbek. İLE Bölünmüş parça. İLE Eklembacaklıların, gövdelerini oluşturan, yan yana dizili parçaların her biri, halka. | Zigotun bölünmesinden sonra embriyonda ortaya çıkan ve az çok birbirine benzeyen parçaların her biri. )
- FISSION BARRIER[İng.] / BARRICADE DE LA FISSION[Fr.] / SPALTUNGSBARRIERE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLÜNME ENGELİ
- SPALTPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLÜNME ÜRÜNÜ
- FISSION YIELD[İng.] / PRODUITS/RENDEMENT DE FISSION[Fr.] / SPALTAUSBEUTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLÜNME VERİMİ/ÜRÜNLERİ
- BÖLÜNME ile/ve/<>/değil/yerine AYRIŞMA
( Belirleyici olan, bölünme ya da birleşme değil ayrışmadır. )
( Hücreler, bölündükleri gibi, ayrılarak ve ayrışarak çoğalmaktadır. Daha sonra biraraya gelen bütünlük görüntüsü ise ayrışmışların biraradalığıdır.[Sperm de yumurtaya ulaşarak önce birleşir ve daha sonra ikiye bölünerek ayrılan ve ayrılan her bir hücrenin de ikiye bölünerek ayrışmasıyla ve daha sonra yanyanalığıyla/biraradalığıyla "organ/hayvan/insan" dediğimiz bir bütün oluştururlar. Parmakların arasında da deri/et vardır fakat zamanı gelince hücreler bütünden ayrılarak, parmaklara parmak olma özelliklerini kazandırmış olur.] )
- BÖLÜNME ile BÖLÜNMEZ/LİK
- BÖLÜNME ile DAĞILMA
( TO BE DEVIDED vs. TO DISPERSE )
- BÖLÜNME ile KATLANMA
( TO SPLIT vs. TO BE FOLDED )
- SCISSION[İng.] / SCISSION[Fr.] ile/değil/yerine/= BÖLÜNME
- BÖLÜNMEK ile/değil/yerine/>< BÖLÜŞMEK
( Yok eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Tok eder. )
( Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz.

Hat: Serçemeli Mustafa Necateddin el-Erzurumî (1912-1991) )
- BÖLÜNMEK ile BÖLÜŞMEK ile BÖLÜMLEMEK ile BÖLÜMLENMEK ile BÖLÜNEBİLMEK ile BÖLÜŞEBİLMEK ile BÖLÜŞÜVERMEK ile BÖLÜMLENDİRMEK ile BÖLÜ ile BÖLÜK ile BÖLÜM/LÜK ile BÖLÜT ile BÖLÜŞ ile BÖLÜCÜ/LÜK ile BÖLÜMLÜ ile BÖLÜTLÜ ile BÖLÜMSEL ile BÖLÜTSÜZ ile BÖLÜTLENME ile BÖLÜK BÖLÜK ile BÖLÜK PÖRÇÜK ile BÖLÜM BAŞKANI
- BÖLÜNMEYEN/BÖLÜNEMEYEN BÖLÜNEN/BÖLÜNEBİLEN
- BÖLÜNMEZLİK ve/<> NOKTA
( INDIVISIBILITY and/<> POINT )
- BÖLÜNTÜ ile BÖLÜNTÜLÜ ile BÖLÜNTÜSÜZ
- BOLUS değil/yerine/= BOL VERİŞ
- BOLUŞ ile ÖĞÜT (VERMEK)
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sözlü [konuşarak yapılan] yardım. )
- BÖLÜŞMEK ile/ve/||/<> ADÂLET
- BÖLÜŞTÜRME[TAKSİMAT] ile İKİRCİK(TEREDDÜT)
- BÖLÜŞTÜRMEK ile BÖLÜŞTÜRÜLMEK ile BÖLÜŞTÜREBİLMEK ile BÖLÜŞTÜRÜVERMEK
- PARTITION NOISE[İng.] / BRUIT DE LA PARTITION[Fr.] / PARTITIONSRAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLÜŞÜM GÜRÜLTÜSÜ
- PARTITION FUNCTION[İng.] / FONCTION DE PARTITION[Fr.] ile/değil/yerine/= BÖLÜŞÜM İŞLEVİ/FONKSİYONU
- DOMAIN GROWTH[İng.] ile/değil/yerine/= BÖLÜT BÜYÜMESİ
- DOMAIN ROTATION[İng.] ile/değil/yerine/= BÖLÜT DÖNMESİ
- DOMAIN THEORY[İng.] ile/değil/yerine/= BÖLÜT KURAMI
- DOMAIN[İng.] ile/değil/yerine/= BÖLÜT
- BOMB :/yerine BOMBA
- BOMB CALORIMETER[İng.] / BOMBE CALORIMÉTRIQUE[Fr.] / KALORIMETRISCHE BOMBE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOMBA KALORİMETRESİ
- BOMBA ile BOMBARDIMAN ile BOMBARDIMAN ile BOMBARDIMAN UÇAĞI ile BOMBALAMA
( BOMB vs. BOMBARD vs. BOMBARDMENT vs. BOMBER vs. BOMBING )
( بمباران کردن ile بمب ile بتوپ بستن ile به توپ بستن ile توپ زدن ile بمباران ile بمب افکن ile بمب انداز ile بمبگذاري )
( BAMBARAN KARDAN ile BAMB ile BETOP BASTAN ile BAH TOP BASTAN ile TOP ZADAN ile BAMBARAN ile BAMB AFKAN ile BAMB ANDAZ ile BAMBEGOZARY )
- BOMBA ile MAYIN
( ... İLE Toprak altına, üstüne ya da suyun içine yerleştirilen, doğrudan doğruya ya da basınç etkisiyle patlayarak zarara yol açan patlayıcı madde. )
- BOMBA ile TNT
( BOMB vs. TRINITROTOLUENE )
- BOMBALAMAK ile BOMBALANMAK ile BOMBALATMAK ile BOMBALANABİLMEK ile BOMBALATABİLMEK ile BOMBALAYABİLMEK ile BOMBA ile BOMBAJ ile BOMBACI/LIK
- BOMBARDIMAN ile BOMBARDIMAN UÇAĞI
- BOMBARDMENT[İng.] / BOMBARDEMENT[Fr.] / BESCHIESSEN, BOMBARDIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BOMBARDIMAN
- BOMBARDON[< Fr.]
( En kalın sesi veren, pistonlu, nefesli çalgı. )
- BOMBE[Fr. < BOMBÉ] değil/yerine/= ŞİŞKİNLİK, KABARIKLIK
- BOMBE değil/yerine/= ŞİŞKİNLİK/KABARIKLIK
- BOMBELENMEK ile BOMBELENEBİLMEK ile BOMBE ile BOMBELİ ile BOMBESİZ ile BOMBE BEZİ
- BOMBING :/yerine BOMBALAMA
- BOMBOK
- BOMBOŞ
- BOME DERECESİ
( Derişimi ifade etmek için kullanılan kuramsal bir terim. Teknikte derişimi ölçme özel bomemetrelerle yapılır. Bome derecesiyle verilen çözeltilerin yüzdelerine geçmek için matematiksel bir bağıntı yoktur.
[ DERİŞİM: Bir karışımdaki bileşenlerin bağıl miktarlarını gösteren büyüklük. | Bir karışımın, çözeltinin ya da bir maddenin belirli bir kütle ya da hacminde bulunan herhangi bir bileşenin miktarı. ] )
- BAUMÉ SCALE[İng.] / ÉCHELLE BAUMÉ[Fr.] / BAUMÉ-SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= BOME DERECESİ
- BÖN BÖN[< BÖNG] (BAKMAK)
- BONBON ile BONBONCU/LUK ile BONBON ŞEKERİ
- BONCUK ile BONCUK İŞİ ile BONCUK ile BONCUKÇU
( BEAD vs. BEADING vs. BEADS vs. BEADSMAN )
( مهره ساختن ile بريسمان کشيدن ile منجوق زدن ile مهره ile دانه ile خرمهره ile دانه تسبيح ile روکوب ile منجوق ile دعاخوان )
( MANPAREH SAKHTAN ile BARYSAMAN KESHYDAN ile MANJUGH ZADAN ile MANPAREH ile DANEH ile KHARMEHAREH ile DANEH TASBYHE ile ROKOB ile MANJUGH ile DOAKHAN )
- BONCUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNCİ
( İnciyi kuyumcuya götürmek gerek, semerciye götürürsen takar bir yere, boncuk diye. )
( ... ile LÜ'LÜ', DÜRR )
( BEAD vs. PEARL )
- BONCUKLANMAK ile BONCUKLAŞMAK ile BONCUK/LUK ile BONCUKLU ile BONCUKÇU/LUK ile BONCUKSUZ ile BONCUK BONCUK ile BONCUK MAVİSİ ile BONCUK FASULYE ile BONCUK TUTKALI
- BOND NUMBER[İng.] / NOMBRE DE BOND[Fr.] / BOND-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BOND SAYISI
- BOND THEORY[İng.] değil/yerine/= BAĞ KURAMI
( Kavramsal öğrenmenin iki kavram arasında yer alan pekiştirilmiş tekrarlardan oluştuğunu ifade eden öğrenme kuramıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BOND :/yerine BAĞ
- BONE :/yerine KEMİK
- BÖNG/BÖN ile/ve/||/<>/< ŞABANG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- BONKÖR değil/yerine/= ELİAÇIK
( NE OLUR!
Arada bir, bonkör/insan ol! )
- BONKÖRLEŞMEK ile BONKÖRLEŞEBİLMEK ile BONKÖR/LÜK ile BONKÖRCE
- BOO ile BOO BOO
( BOO vs. BOO BOO )
( هو کردن ile دست پاچگي )
( TEOO KARDAN ile DAST PACHAGY )
- [not] BOOK vs. WORK
( WORK instead of BOOK )
- BOOK :/yerine KİTAP
- BOOLE CEBİRİ ile/||/<> KLASİK CEBİR
( Boole cebiri mantıksal işlemler İLE klasik cebir sayısal işlemlerle çalışır. Boole cebiri ve, ya da, değil İLE klasik cebir toplama, çarpma, çıkarma kullanır. Boole cebiri dijital devrelerin temeli İLE modern bilgisayarların mantıksal altyapısıdır. )
( George Boole tarafından 1854 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1815-1864) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik, Mantık) (Önemli katkıları: Boole cebiri, matematiksel mantık, ikili mantık sisteminin temelleri, modern bilgisayar biliminin mantıksal altyapısı) )
- BOOM :/yerine PATLAMA
- BOOT :/yerine BOT
- BOOTSTRAP ile/||/<> JACKKNIFE ile/||/<> PERMÜTASYON ile/||/<> YENİDEN ÖRNEKLEME
( İstatistiksel çıkarım için simülasyon yöntemleri. )
( Formül: SE_boot = σ(θ*) )
- BOOTSTRAP ile/||/<> JACKKNIFE
( Bootstrap yeniden örnekleme İLE jackknife bir çıkar. )
( Formül: Resampling İLE leave-one-out )
- BOOTSTRAP ile/||/<> JACKKNIFE ile/||/<> CROSS-VALIDATION ile/||/<> RESAMPLING YÖNTEMLERİ
( İstatistiksel güvenilirlik teknikleri. )
( Formül: SE_boot = std(θ*) )
- BOOTSTRAP ile/||/<> POSTERİOR OLASILIK
( Bootstrap frekans desteği, posterior Bayesian olasılık. )
( Formül: Frequency İLE Bayesian support )
- BOOTSTRAPPING[İng.] değil/yerine/= ÖNYÜKLEME
( Evrim Ağacı inşası sırasında, belirli bir ortak atanın varlığına dair verilerin sağlamlığını tahmin etmekte kullanılan bir yöntemdir. Yükleme değerleri %0 ile %100 arasında değişir ve sayı arttıkça, verisel desteğin gücü artar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BOPSTİL[Fr. < BOBSTYLE] değil/yerine/= ZÜPPECE GİYİNİŞ BİÇİMİ
- BORON-10 ISOTOPE[İng.] ile/değil/yerine/= BOR-10 İZOTOPU
- BORON HYDRIDE[İng.] ile/değil/yerine/= BOR HİDRÜR
- BORON HYDRIDES[İng.] ile/değil/yerine/= BOR HİDRÜRLER
- BORON CARBIDE[İng.] / CARBURE DE BOR[Fr.] / BOR KARBID[Alm.] ile/değil/yerine/= BOR KARBÜR
- BORON CHLORIDE[İng.] / BOR CHLORIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOR KLORÜR
- BORON MINERALS[İng.] ile/değil/yerine/= BOR MİNERALLERİ
- BORON CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DU BORE[Fr.] / BOR-KAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= BOR ODASI
- BORON COUNTER[İng.] / COMPTEUR AU BORE[Fr.] / BORZHÄHER[Alm.] ile/değil/yerine/= BOR SAYACI
- BOR ile BOR
( İşlenmemiş, ekilmemiş toprak. İLE Atom numarası 5, atom ağırlığı 10.81, ergime sıcaklığı 2300°C, kaynama sıcaklığı 2550°C, yoğunluğu 2.34 g/cm³, kütle numarası 9-12 arasında izotopları olan, ancak doğada %19.7 oranında bulunan 10 kütle numaralı kararlı izotopu B¹0, (n, a) tepkimesiyle yayınladığı 2MeV enerjili alfaların sayımı yoluyla ısıl nötronların ölçümünde, %80.3 oranında bulunan 11 kütle numaralı kararlı izotopu B¹1, Am²41 ile birleştirilerek (a, n) tepkimesiyle nötron çoğaltıcı kaynak olarak ve ısıl (0.0253eV enerjili ya da 2200 m/s hızlı) nötronlar için soğurma etki kesiti yüksek [759b], saçılma etki kesiti küçük [3.6b] olduğundan, reaktör denetim çubuklarında kullanılan, karbona benzeyen, doğada çoğunlukla borat biçiminde bulunan, önemli cevherleri boraks, kernit ve kolematit olarak bilinen ve 90°C'de sülfirik asitle tepkimeye girdiğinde, borik asidin elde edildiği bir ametal öğe. [simgesi B] )
( ... İLE TMMOB Bor Raporu )
( BORON vs. BORON )
- BOR ile BORAKS
( Atom numarası 5, atom kütlesi 10,81 g olan, kristal biçimi çok sert, renksiz, dörtgen kristal yapıda, asit ve bazlarda çözünmeyen, metalik biçimi endüstride katalizör olarak, metalürjide, sertlik vermek üzere kullanılan, nötronları soğurduğu için atom reaktörlerinde kullanılan alüminyum grubu metali. [simgesi B] İLE Formülü, Na2B4O7, 10H20 olan, eritken, mikrop öldürücü ve temizleyici, cam, emaye, çömlekçilik, roket yakıtları ve böcek öldürücü yapımında kullanılan, Kalifornia ve Anadolu'da bol miktarda bulunan, doğal sodyum tetraborat. )
( BORON vs. BORAX )
( BORE avec BORAX )
( BOR mit BORAX )
- BOR ile/ve/<> BORİK
( ... İLE/VE/<> Bordan türeyen bir asit ve anhidrite verilen ad. )
- BORON[İng.] / BORE[Fr.] / BOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BOR
- BOR = ŞARAP
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- BORAK ile BORAKS
- BORAK ile BORAKS[< Fr.]
( İşlenmemiş, ekilmemiş toprak. İLE Yoğunlaşmış bir borik asitten türeyen sodyum tuzu. )
- BORAX[İng.] / BORAX[Fr.] / BORAX[Alm.] ile/değil/yerine/= BORAKS
- BORAN ile BORANİ
- BORA'NIN ile BORAN'IN
( Bora adlı kişinin ... İLE Sert yel, şimşek ve gök gürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayının. )
- BORAN-IN ile BORA'NIN
( Yel/in. @@ Bora adlı kişinin ... )
- BORAT ile KOLEMANİT
( Bor asidi ile bir oksidin birleşmesinden oluşan tuz. İLE Hidratlı doğal kalsiyum borat. )
- BORAZAN ile BORAZANCI/LIK ile BORAZAN KUŞU
- BORBAG ile BORBADI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Erteleme, geciktirme. İLE Adam, işi savsakladı, üzerine düşünmedi. )
- BORBALDI ile BORBAŞDI ile BORBAŞDI ile BORBATTI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Onun işi karıştı. İLE İçinden çıkılamayacak derecede karışık olay. İLE Konu/durum karıştı. İLE O, onun işini karıştırdı ve geciktirdi. )
- BORÇ ALMAK/ALAN ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> EMİR ALMAK/ALAN
- BORÇ ALMAK ile FAİZLE BORÇ ALMAK ile ÖDÜNÇ ALINMIŞ ile BORÇLU ile BORÇLANMA
( BORROW vs. BORROW ON INTEREST vs. BORROWED vs. BORROWER vs. BORROWING )
( عاريه گرفتن ile به امانت گرفتن ile قرض کردن ile تنزيل کردن ile عاريتي ile وام گير ile استقراض ile عاريه )
( ARYYEH GARAFTAN ile BAH EMANT GARAFTAN ile GHARZ KARDAN ile TANZYLE KARDAN ile عاريتي ile VAM GYR ile ESTEGHARAZ ile ARYYEH )
- BORÇ-HARÇ (İŞİNİ HALLETMEK)
- BORÇ PARA:
KENDİ ile/ve/değil ZAMAN
( Verilen ve alınacak borç para, paranın kendi değil kişiye kazandıracağı zamandır. Verilecek paranın oranına göre düşünülmemelidir! )
- BORÇ ile ALACAK
( GARÎM[çoğ. GUREMÂ], DÂİN[Ar. < DEYN | DÜYÛN(çoğulu): Borçlar. ]: Alacaklı. )
( DEBT vs. THE CREDIT )
- BORÇ ile BORÇ/BORŞ
( Ödenmesi gerekli para ya da başka bir şey. | Birine yönelik bir şeyi yerine getirme gerekliliği. İLE Pancar, lahana vb. konularak yapılan sebze çorbası. )
- BORÇ ile BORÇ ÖDEMESİ ile BORÇLU ile BORÇLAR
( DEBT vs. DEBT SETTLEMENT vs. DEBTOR vs. DEBTS )
( دين ile بدهکاري ile بدهي ile انجام دين ile اداي دين ile وامدار ile دين دار ile مديون ile بدهکار ile ذمه دار ile ستون بدهکار ile ديون )
( DYNE ile BADEHKARY ile BADEHY ile ENJAM DYNE ile EDAY DYNE ile VAMDAR ile DYNE DAR ile MADYVAN ile BADEHKAR ile ZEMEH DAR ile SETON BADEHKAR ile DYVAN )
- BORÇ ile/||/<> BOYUN BORCU
- BORÇ ile/ve/değil/yerine "EMÂNET"
- BORÇ ile KARZ-I HASEN
( ... İLE Faizsiz verilen borç. )
( MUHÎL: İhale eden, havale eden. | Borcunu başkasının borcuna nakleden. )
( MUKRİZ[< KARZ]: Borç/ödünç veren. )
- BORÇ ile KREDİ
( DEBT vs. CREDIT )
- BORÇ ile MİNNETTARLIK
( DEBT vs. GRATEFULNESS )
( ... cum GRATIA SEU GRATITUDO )
- BORÇ ile/değil/yerine ÖDEME/İTA[Ar.]
( DEYN[çoğ. DÜYUN] ile/değil/yerine VEFÂ )
( [not] DEBT vs./but LOYALTY
LOYALTY instead of DEBT )
- BORÇLANILMAK ile BORÇLANDIRILMAK
- BORÇLU OLMAK/KALMAK ile ALTTA/ALTINDA KALMAK
- BORÇLU/LUK ile/ve SORUMLU/LUK
- BORCUNU ÖDEMEK:
ÖNCELİKLE ...
TEK TARAFLI BİR DURUM ile/ve/değil/||/<>/< ÖZELLİKLE BORÇLU İÇİN(KENDİ İÇİNDE) BİR RAHATLAMA(YÜKSÜZLÜK)
- BORCUNU/"VERGİNİ":
"ÖDEMEMEK" ile/değil/yerine ÖDEYEMEMEK
- BORCUNU ÖDE(YE)MEMEYE:
"BAHANE" değil/yerine/>< ÇARE
( Onursuz kişinin "davranışı". DEĞİL/YERİNE/>< Onurlu kişinin tutumu. )
- BORD SINAVI/BOARD EXAMINATION değil/yerine/= YETERLİK SINAVI
- BORDA[İt.] >< ALABANDA[İt.] ile/ve PRUVA[İt.]
( Geminin yanı. >< Teknenin iç tarafı. İLE/VE Geminin önü. )
- BORDALAMAK ile BORDA ile BORDA AĞI ile BORDA BOTU ile BORDA ATIŞI ile BORDA HATTI ile BORDA ZIRHI ile BORDA FENERLERİ ile BORDA KAPLAMASI
- BORDER :/yerine SINIR
- BORDERLINE KİŞİLİK ÖRGÜTLENMESİ ile/ve/||/<>/>/< YÜKSEK/DÜŞÜK BORDERLINE KİŞİLİK ÖRGÜTLENMESİ
- SINIRDA/BORDERLINE ile BIPOLAR
( )
- BORDRO ile BORDROLU ile BORDROSUZ
- BORDÜR[Fr. < BORDURE] değil/yerine/= KENARTAŞI
- BORDÜR ile/||/<> KONTUR
( Kenar, genellikle süslemeli kenar şeriti. İLE/||/<> Çevre çizgisi. Figürleri ya da motifleri çevreleyen çizgi. )
- BORDUZ = BOSTAN | SEBZE/MEYVE BAHÇESİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- BOREAL AGE[İng.] değil/yerine/= BOREYAL ÇAĞI
( Günümüzden 9.000 ile 7.500 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BOREAN değil/yerine ÖN-TÜRKÇE
- (not BORED) GET/GOT BORED WITH
- BÖREK il/ve/||/<>/> ÇÖREK
- BÖREK ile KATMER
( ... İLE Yağda ya da sacda pişirilen bir börek türü. | Arasına yağ ve kaymak sürülerek katlanmış yufka ekmeği. | Bir şeyi oluşturan katlardan her biri. )
- BÖREK ile SUBÖREĞİ ile KOLBÖREĞİ
- BÖREK ile/ve/değil/||/<>/< YUFKA
- BÖREK-ÇÖREK
- BÖREK/LİK ile BÖREKÇİ/LİK
- BOREL-CANTELLİ ile/||/<> FATOU THEOREM
( B-C olasılık limiti, Fatou radial limit. )
( Formül: Probability limit İLE radial limit )
- BÖRİ ile/ve/||/<> BÖRK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kurt. İLE Başlık. )
- ASİT BORİK[Osm.] / BORIC ACID[İng.] / ACID BORIQUE[Fr.] / BORSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BORİK ASİT
- BORİK ile BORİKLİ ile BORİK ASİT
- BÖRK değil/yerine/= KALPAK[Tataristan'da]
- BORON THERMOPILE[İng.] / THERMOPILE AU BORE[Fr.] / BOROTHERMOSAÜLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BORLU ISIL PİL
- BORMAN EFFECT[İng.] / EFFET BORMAN[Fr.] / BORMAN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BORMAN ETKİSİ
- BORSCHES 10 ISOTOP[Alm.] ile/değil/yerine/= BORN 10 İZOTOPU
- BORN-HABER CYCLE[İng.] / CYCLE DE BORN-HABER[Fr.] / BORN-HABER-ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= BORN-HABER ÇEVRİMİ
- BORN-İNFELD NAZARİYESİ[Osm.] / BORN-INFELD THEORY[İng.] / THÉORIE DE BORN-INFELD[Fr.] / BORN-INFELD-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BORN-INFELD KURAMI
- BORN-MAYER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE BORN-MAYER[Fr.] / BORN-MAYER-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= BORN-MAYER YÖNTEMİ
- BORN-OPPENHEIMER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE BORN-OPPENHEIMER[Fr.] ile/değil/yerine/= BORN-OPPENHEİMER YÖNTEMİ
- BORN-VON KÁRMÁN THEORY[İng.] / THÉORIE DE BORN-VON KÁRMÁN[Fr.] ile/değil/yerine/= BORN-VON KÁRMÁN KURAMI
- BORN METHOD[İng.] / MÉTHODE DE BORN[Fr.] / BORN-METHODE, BORN-OPPENHEIMER-METHODE, BORN-VON KÁRMÁN-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BORN YÖNTEMİ
- BORN-OPPENHEİMER İLE FRANCK-CONDON İLE JAHN-TELLER ile/||/<> MOLEKÜLER PRENSİPLERİ
( Temel kimyasal fizik prensipleri. )
( Formül: Ψtotal = Ψelec × Ψnuc )
- BORN :/yerine DOĞMAK
- BORNEO ADASI:
SARAWAK ve SABAH ile/ve KALİMANTAN
( Malezya'ya ait. İLE/VE Endonezya'ya ait. )
- BORNEO ve/<> KİNABALU TEPESİ
( Borneo Adası'nın en yüksek tepesi, 4101 m. yüksekliğiyle, Sabah eyalatinin başkenti olan Kota Kinabalu kentindedir. )
- BORNEO ile/ve/<> SABAH (EYALETİ)
( ... İLE/VE/<> Yerel dildeki "Sabah"ın sözcük anlamı, "rüzgârın altındaki kara" olarak çevrilmektedir. )
( ... İLE/VE/<> Arazinin dağlık ve ormanla kaplı olmasından dolayı, nüfusun %75'i [1.5 milyon], sahillerdeki ovalarda yaşamaktadır. )
( ... İLE/VE/<> Çin ile Sabah arasındaki ticaret ilişkileri, Song Hanedanı döneminde başlamış. XVII. yüzyılda, Sabah, Brunei Sultanlığı'nın bir parçasıymış ve günümüzde Filipinler'e ait olan doğu bölgesi, çıkan kargaşa sonunda, Sulu Sultanı'na verilmiş. 1877'de, İngiliz donanmasının, bölgedeki korsanlığa son vermesinden sonra, Borneo'nun kuzeyi, Brunei ve Sulu tarafından Avusturya'lı baron Johann Overbeck'e bırakılmış, o da burayı, [İngiliz] Dent kardeşlere satmış.
II. Dünya Savaşı sırasında, Japonlar tarafından işgal edilen Sabah [ya da o dönemdeki adıyla Kuzey Borneo], 16 Eylül 1963'te, [Londra'nın da etkisiyle] Malezya'ya katılmıştır. )
- BORNYLACETATE[İng.] / ACETATE DE BORNYLE[Fr.] / BORNYLACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BORNİLASETAT
- BORNOVA ile BORNOVA MİSKETİ
- BORNOZ[< Ar. BURNÛS/BORNÛZ: Elbise üzerine giyilen giyecek.] ile/ve HAVLU
- BORROW vs. LEND
- BORROW :/yerine ÖDÜNÇ ALMAK
- BORSA ARACI KURUMLAR YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ :
( İstinye'deki İMKB binası içinde ve zemin katında faaliyet göstermektedir. Atilla Nizamoğlu, Münir Emekli, Zeki Döşlüoğlu, Türkay Ergun, Derviş Temel, Osman Semih Yıldız, İbrahim Kenan Atasavun, Mustafa Oğuz Yazman tarafından kuruldu. )
- BORSA AŞAĞISI TRAFO YANI YENİ PARK :
( Reşitpaşa Mahallesindedir. 400,00 m²lik bir alan üzerindedir. 80,00 m²lik yeşil alanı bulunmaktadır. )
- BORSA İŞLEMLERİNDE:
KALDIRAÇLI ile/değil/yerine SPOT
- BORSA ile BORSACI/LIK ile BORSA OYUNU ile BORSA ÜYESİ ile BORSA DEĞERİ ile BORSA İŞLEMİ ile BORSA KAĞIDI ile BORSA ARACISI ile BORSA CETVELİ ile BORSA SİMSARI ile BORSA TAHTASI ile BORSA ACENTESİ ile BORSA KOMİSERİ ile BORSA ARACILIĞI ile BORSA SİMSARLIĞI ile BORSA KOMİSERLİĞİ ile BORSA KOMİSYONCUSU ile BORSA KOMİSYONCULUĞU
- BORSADA:
BOĞA ile/>< AYI
- BORTLE SCALE[İng.] değil/yerine/= BORTLE ÖLÇEĞİ
( Amatör astronomlar tarafından yaygın bir biçimde kullanılan ışık kirliliği skalasıdır. Ölçeğin oluşturulma sebebi, gökyüzü gözlem alanlarının ne kadar karanlık olduğu ve ışık kirliliğinden ne kadar etkilendiğine dair karşılaştırmalar yapabilmektir. Bunun için gökyüzündeki bazı yaygın uzay nesnelerinin görünürlüğü referans alınır. Ölçek, John E. Bortle tarafından oluşturulmuş ve 2001 yılında Sky & Telescope dergisinde yayımlanmıştır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BÖRTMEK ile BÖRTLEMEK ile BÖRTÜLMEK ile BÖRTÜ BÖCEK
- BÖRTÜ-BÖCEK (LERLE UĞRAŞMAK)
- BORU, ODUN BORUSU = Vİ'Â = VAISSEAU
- BORU ile/||/<> BARBAKAN BORUSU
- BORU ile/ve/değil/yerine/||/<> HORTUM
- BORU ile/ve/||/<> RAKOR[Fr.]
( ... İLE/VE/||/<> Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan bağlantı parçası. )
- BORU ile/değil/yerine/>< SORU
- BORUK, DOĞAN (İST. 1936) :
( Vefa'dan transfer edildi (1967). Dört sezon kadroda kaldı. 61 resmi ve 6 özel maç olmak üzere 67 maçta oynadı. Lig maçlarında 17, özel maçlarda 2 olmak üzere 19 gol kaydetti. Yeşildirek Kulübüne transfer etti. )
- BORULAR, ODUN BORULARI = EV'İYE = VAISSEAUX
- BÖRÜLCE/BÜRÜCE/KARNIKARA ile KURŞUNOTU
( ... İLE Deniz börülcesi. )
( VIGNA SINONSIS / DOLICHOS cum ... )
( DOLICHOS BEAN, COWPEA, BLACK-EYED PEA vs. SEA BEAN/ASPARAGUS, SAMPHIRE, GLOSSWORT )
- BORUMSU UZANTI, STİLUS = İSTİTÂLE-İ ÜNBÛBÎYE = PROLONGEMENT TUBULAIRE, STYLE
- BÖRÜ/SİRHAN, DÎDÂN[< DÛD]/NEMF, ŞUFEYRE/ŞÜFEYRE, ÜŞBE[Ar.] / NYMPH[İng.] / NYMPHE[Fr.]: KURT | KURTÇUK -<
- EMPTY BAND[İng.] / BANDE INOCCUPÉE[Fr.] / LEERES BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BOŞ BANT
- BOŞ BİÇİM -ile
( EMPTY MORPH )
- BOS/CEREBROSPINAL FLUİD değil/yerine/= BEYİN-OMURİLİK SIVISI
- BOŞ DURMAK değil/yerine KOŞTURMAK
- BOŞ DÜŞÜNCE ile/ve/<> KÖR TUTUM/DAVRANIŞ
- BOŞ (BATIL) İNANÇ = SUPERSTITION[İng., Fr.] = ABERGLAUBE[Alm.] = SUPERSTITIO[Lat.]
- BOŞ KİŞİ ile/değil/yerine NİTELİKLİ KİŞİ
( Kişiyle uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE İşiyle uğraşır. )
- Boş konuşmadan KONUŞ!!!
- BOŞ KONUŞMAK ile/değil/yerine/>< AÇIKSÖZLÜLÜK
- BOŞ KONUŞMA(MA)K ile BOŞUNA/BEYHÛDE[Fars.] KONUŞMA(MA)K
( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )
( HERZE[Fars.]: Boş lakırdı, saçma. )
- Boş konuştuğun için SUS!!!
- BOŞ OTURMAMALI!
- BOŞ SANDALYE ile/ve/||/<> ÇİFT SANDALYE
- BOŞ SÖZ:
SÖYLEMEMEK ile/ve/değil SÖYLEME LÜKSÜ BULUNMAMA/OLMAMA
- BOŞ SÖZ ile/ve/değil DEDİKODU
- BOŞ SÖZ ve/||/<>/>/< VAKİT HIRSIZLIĞI
- [ne yazık ki]
BOŞ SÖZ ile/ve/||/<>/> YANLIŞ DAVRANIŞ-TUTUM
- LEERER RAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BOŞ UZAY
- BOŞ VAKİT ile BOŞ ZAMAN ile YAVAŞ
( LEISURE vs. LEISURE TIME vs. LEISURELY )
( وقت کافي ile فراغت ile اوقات فراغت ile تفريحانه )
( VAGHT KAFY ile FARAGHAT ile OQAT FARAGHAT ile TAFARYHANEH )
- BOŞ YER BIRAKMAK ile İŞARET/SİMGE KULLANMAK
- BOŞ ZAMAN değil BOŞA GEÇEN ZAMAN
- BOŞ ZAMANINDA GÖRÜŞMEK ile/değil GÖRÜŞMEK İÇİN ÖZEL ZAMAN YARATMAK
- BOŞ ZAMANLARINDA SENİNLE KONUŞANLAR
ile/değil/yerine/><
SENİNLE KONUŞMAK İÇİN ZAMAN AYIRANLAR
- BOŞ/LUK ile/ve/||/<> BELİRSİZ/LİK
- BOŞ ile ELİ BOŞ
( EMPTY vs. EMPTY HANDED )
( تهي کردن ile پوک ile خالي کردن ile تهي ile خشک و خالي ile پفکي ile خالي ile توخالي ile مجوف ile مخلي ile دست خالي )
( TAHY KARDAN ile PUK ile KHALY KARDAN ile TAHY ile KHSHK VE KHALY ile POFAKY ile KHALY ile TOOKHALY ile MOJOOF ile مخلي ile DAST KHALY )
- BOŞ ile/ve GEREKSİZ
( Boşa konuşabilirsin fakat boşu konuşamazsın! )
( "FUTILE" vs./and UNNECESSARY )
- BOŞ ile/değil/yerine/>< HOŞ
( Yakından bakarsak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Uzaktan bakarsak. )
- [ne yazık ki]
BOŞ ile/ve/||/<> İDDİALI
- BOŞ ile/ve/<>/değil/yerine KARŞILIKSIZ
- BOŞ ile/ve/değil KOF
( [not] EMPTY/VACANT/VAIN/FUTILE vs./and/but ROTTEN )
(1996'dan beri)