Bugün[03 Ocak 2026]
itibarı ile 11.754 başlık/FaRk ile birlikte,
11.754 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(6/48)


- AY AYAKTA, ÇOBAN YATAKTA, AY YATAKTA ÇOBAN AYAKTA" ile/ve "ERKEN KALKAN ERKEN YOL ALIR"


- AY ile AY BAŞI ile AY HALİ ile AY YILI ile AY BALTA ile AY IŞIĞI ile AY BALIĞI ile AY DÖNÜMÜ ile AY MODÜLÜ ile AY YILDIZ ile AY ÇÖREĞİ ile AY PARÇASI ile AY TAKVİMİ ile AY GÜN YILI ile AY ÖRÜMCEĞİ ile AY KARANLIĞI ile AY TUTULMASI ile AY ÇEKİRDEĞİ ile AY GÜN TAKVİMİ ile AY BALIĞIGİLLER


- AY ile/ve/||/<> KAMO OALEWA

( Dünyanın iki uydusu. )


- AY ile/||/<> MİRANDA ile/||/<> PHOBOS

( [... uydusu] Dünya'nın. İLE/||/<> Uranüs'ün. İLE/||/<> Mars'ın. )


- AYA ile/ve APAZ

( Avuç içi. İLE/VE Kapalı avuç. )

( RÂHE, KEFF ile/ve ... )

( KEF ile/ve ... )

( RÂHE ile ... )


- AYÂ[Ar.] ile ÂYÂ[Fars.], ACABA[Ar.] ile A'YÂ[Ar.] ile AYA[Ar.]

( Yeteneksiz/kabiliyetsiz, kudretsiz. | Tedavi edilemez, iyileştirilemez. İLE Şüphe ve tereddüt bildiren edat. İLE Daha ya da en kudretsiz, hiç iktidarı olmayan. İLE El/avuç içi, ayak tabanı. | Yaprakların düz ve parlak bölümü. )


- AYA ile FINDIK YUVASI

( Avuçiçi. İLE Eldeki çukurluk. )

( PALM vs. ... )


- AYAĞA KALKMAK/KIYAM ve/||/<>/> UYANMAK/UYANIKLIK/YAKAZA ve/||/<>/> YÜRÜYÜŞ/SEYR


- AYAK MESAFESİ ile AYAK TABANI ile PATİKA

( FOOTPACE vs. FOOTPAD vs. FOOTPATH )

( پاگردپله ها ile پاي جانور ile خرند )

( PAGARDPALEH CPEHA ile PAY JANOR ile KHRAND )


- AYAK ile/||/<> PAYANDA ile/||/<> REVAK ile/||/<> PAYE ile/||/<> NEF/SAHIN

( Paye, taş ya da tuğladan örülmüş taşıyıcı mimari öge. İLE/||/<> Destek, yükü karşılamak üzere eklenmiş duvar parçası. İLE/||/<> Sütun ve payeler tarafından taşınan kemerlerle çevrilmiş, üstü örtülü uzun bölümler, güneş ve yağmurdan korunmayı yürümeye bölümleri. Portik. İLE/||/<> Örülerek oluşturulmuş tek taşıyıcı. Ayak. İLE/||/<> Yapılarda sütunlarla ya da payelerle ayrılan her bir bölüm. Yol. )


- AYAKKABI ile BATİNKA

( ... İLE Ayakkabı. [Tataristan'da.] )


- AYAKKABI ile/ve/<> LORTA[İt.]

( ... İLE/VE/<> Ayakkabı kalıbının çapı. )


- AYAKKABI ile SAYA

( ... İLE Ayakkabının, yumuşak olan üst bölümü. )


- AYAK/PA[Fars.]:
PATİ ile/||/<> PATİK ile/||/<> PATİKA ile/||/<> PABUÇ ile/||/<> PAYTAK ile/||/<> PAYİDAR ile/||/<> PİYADE[< PAYADAK] ile/||/<> PİYON[< PEDON]

( Kedi, köpek için ön ayak. İLE/||/<> Küçük çocuk ayakkabısı. İLE/||/<> Keçi yolu. İLE/||/<> Ayakkabı. İLE/||/<> Eğri bacak. İLE/||/<> Ayakta durmak. İLE/||/<> Yaya. İLE/||/<> Yaya. )


- AYAKTA ile AYAKTAŞ/LIK ile AYAKTA TEDAVİ


- AYAKTAKİ KEMİKLER:
BAŞPARMAKTA ile/ve/||/<> ÖTEKİ PARMAKLARDA

( 2'şer kemik bulunur. İLE/VE/||/<> 3'er kemik bulunur. )


- AYAR BABA ile/ve/||/<> LEYLÂ ANNE


- AYARLAMA ile UYARLAMA


- AYARLAMAK ile İLE AYARLAMAK ile AYARLANABİLİR ile AYARLANABİLİR ANAHTAR ile AYARLAYICI ile AYARLAMA ile AYAR

( ADJUST vs. ADJUST WITH vs. ADJUSTABLE vs. ADJUSTABLE WRENCH vs. ADJUSTER vs. ADJUSTING vs. ADJUSTMENT )

( انطباق يافتن ile تنظيم کردن ile تعديل کردن ile کم و زياد کردن ile ميزان کردن ile منطبق شدن ile قابل تصحيح ile تنظيم پذير ile آچار فرانسه ile تنظيم کننده ile معدل ile منطبق ile انطباق ile تعديل ile تنظيم ile تصحيح )

( ENTABAGH YAFTAN ile TANZYM KARDAN ile TADYLE KARDAN ile KAM VE ZYAD KARDAN ile MYZAN KARDAN ile MANTABAGH SHODAN ile GHABEL TASHYHE ile تنظيم پذير ile ACHAR FARANSEH ile TANZYM KONANDEH ile MADEL ile MANTABAGH ile ENTABAGH ile تعديل ile تنظيم ile TASHYHE )


- AYAR[Madeni parada] -ile

( Basılı madeni paranın içerdiği değerli maden miktarının karışıma olan oranı. )


- AYASOFYA ile KÜÇÜK AYASOFYA CAMİSİ

( ... İLE Sultanahmet'in aşağısında, Küçük Ayasofya Caddesi'nin sonundadır. )

( ... İLE 1505'te, Bâbüssaâde Ağası Hadım Hüseyin Ağa emriyle Bizans kilisesinden[527] camiye dönüştürülmüştür. )


- AYASOFYA ve ZEYREK

( Fatih Sultan Mehmet'in fetih sonrasında benim diye belirlediği yerler. )


- AYAZMA[< Yun.][Hristiyanlıkta] -ile

( Hristiyan'larda okunmuş kutsal su. | Şifalı/kutsal su/kaynak/pınar. )


- AYDA ile AYDA

( Dünyanın uydusu olan ayda. İLE Dört haftalık süre. )


- AYDAN AYA ile AYDA YILDA BİR


- AYDIN = MÜNEVVER = INTELLECTUAL[İng.] = INTELLECTUEL[Fr.] = INTELLEKTUELL[Alm.] = INTELLETTUALE[İt.] = INTELECTUAL[İsp.] = PAIDEUMENOS[Yun.] = MUFEKKİR[Ar.] = RÛŞENFİKR[Fars.] = INTELLEKTUEEL[Felm.] = ZİYÂLİ[Azarbaycan = Özbek Tr.] = BİLİKTİ[Kazak Tr.] = BİLİMDÜ[Kırgız Tr.] = DIANOOUMENOS[Yun.] = PROSVEŞÇONNIY[Rusça]


- AYDINLANMA/HAK(K)'I BULMAK:
DERVİŞ OLMAKLA ile/ve/||/<> ÂŞIK OLMAKLA ile/ve/||/<> İNSAN OLMAKLA


- AYDINLANMA ile/ve/> AŞMA

( ENLIGHTENMENT vs./and/> TO EXCEED )


- AYDINLANMA >< AYDINLANMA İSTEĞİ


- AYDINLANMA ile/ve/<>/> DEVRİM


- AYDINLANMA ile/ve/değil EŞİK


- AYDINLANMA ile/ve MİLÂD


- AYDINLANMA ile MİSTİK AYDINLANMA

( ... İLE Birlik bilinci. )


- AYDINLANMA ile OLGUNLAŞMA

( Olgun olanlar daha çok deneyim birikimine sahip olanlardır. )

( AYDINLANMA: Aklını kullanabilme cesâreti. )

( Tüm aklını aydınlanmaya ulaşma amacına yöneltmiş ve tüm duygusal zevklerden arınmış kişiye, "akıntıya karşı giden kişi" adı verilmiştir. Çünkü, o kişi, sonsuzluğun sevincine ulaşmak için, dünya yaşamının korkunç dalgalarıyla boğuşmaktadır. )

( The ripe ones had more experience behind them. )

( ENLIGHTENMENT vs. RIPEN )


- AYDINLANMA ile/ve "ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK"


- AYDINLANMA ve/=/<> SEVİNÇ


- AYDINLANMA ile/ve/||/<>/> SÜKÛNET

( ENLIGHTENMENT vs./and/||/<>/> QUITENESS )


- AYDINLANMADA:
ATİNA ile/ve/||/<>/> BAĞDAT ile/ve/||/<>/> AMSTERDAM

( )


- AYDINLANMAK ile AYDINLATMAK ile AYDINLAŞMAK ile AYDINLANABİLMEK ile AYDINLATABİLMEK ile AYDIN/LIK ile AYDINCA ile AYDINLI/LIK ile AYDINLAR


- AYDINLANMIŞLIK(ENTELEKYA) ile/ve AKIL(REASON) ile/ve ORAN(RASYO)

( Ereğe bağlı akıl. İLE/VE Nedene/sebebe bağlı akıl. İLE/VE Tasıma/kıyasa bağlı akıl. )

( Ereğe ulaştırır. İLE/VE Hikmet sunar. İLE/VE Düzen sağlar. )

( INTELLECT vs./and REASON vs./and RATIO
Dependent in aim. WITH/AND Dependent in cause. WITH/AND Dependent in comparison.
Attains to the aim. WITH/AND Presents the philosophy. WITH/AND Obtains the regularity. )


- AYDINLATILABİLİR ile AYDINLATMAK ile AYDINLATILMIŞ ile AYDINLATMA

( ILLUMINABLE vs. ILLUMINATE vs. ILLUMINATED vs. ILLUMINATION )

( منورشدني ile زرنما کردن ile چراغاني کردن ile تذهيب کردن ile تذهيب کاري کردن ile درخشانساختن ile چراقان کردن ile روشنکردن ile منور کردن ile منور ile تنوير ile تذهيب ile چراغاني ile اشراق ile روشنسازي )

( MONORSHODANY ile ZARNEMA KARDAN ile CHARAGHANY KARDAN ile TEZEHYBE KARDAN ile TEZEHYBE KARY KARDAN ile DARKHSHANSAKHTAN ile CHARAGHAN KARDAN ile ROSHENKARDAN ile MONOR KARDAN ile MONOR ile تنوير ile TEZEHYBE ile CHARAGHANY ile ESHARAGH ile ROSHENSAZY )


- AYDINLATMA ile/ve/değil AYDINLANMA

( [not] ILLIMUNATION vs./and/but ENLIGHTENMENT )


- AYDINLATMAK ile AYDINLANMIŞ ile AYDINLATICI ile AYDINLANMA

( ENLIGHTEN vs. ENLIGHTENED vs. ENLIGHTENING vs. ENLIGHTENMENT )

( روشنفکر کردن ile منورالفکر ile روشن روان ile تنوير ile روشن فکري ile تنوير افکار )

( ROSHNAFKAR KARDAN ile منورالفکر ile ROSHEN RAVAN ile تنوير ile ROSHEN FEKARY ile TANOYR AFKAR )


- ÂYET ile HADİS ile İCMÂ ile KIYAS

( Tefsir edilir. İLE Şerh edilir. )

( Âyet + Hadis = Nass )

( BELGÜ ile ... )


- AYIKLAMA ile/ve/||/<> ÇIKARMA


- AYIKLAMA ile/ve GÖZARDI ETME

( SELECTION vs./and TO IGNORE )


- AYIKLAMA ile/ve/<>/> İŞLEME


- AYIKLAMA ile/ve SINIFLANDIRMA

( SELECTION vs./and CLASSIFICATION )


- AYIKLAMA ile SOYUTLAMA

( EXTRACTION ile ABSTRACTION )

( İNTİZÂ ile TECRİD )


- AYILMA ile FARKINDALIK

( TO RECOVER vs./and AWARENESS )


- AYINGA ile AYINGACI/LIK


- ÂYİNLERİN SAĞLADIKLARI:
ÂŞIK'IN, AŞKINI ARTIRMAK ile/ve GAFİL'İN GAFLETİNİ KALDIRMA


- AYIP OLMAZ/ARANILMAZ!:
TIPTA ile/ve/||/<> HUKUKTA ile/ve/||/<> SÖZLÜKTE ile/ve/||/<>
FELSEFEDE ile/ve/||/<> BİLİMDE ile/ve/||/<> SANATTA ile/ve/||/<> SPORDA ile/ve/||/<>
DOĞADA ile/ve/||/<> HAYVANLARDA ile/ve/||/<> BİTKİLERDE ile/ve/||/<>
NESNELERDE ile/ve/||/<> DİRİMBİLİMDE ile/ve/||/<>
ANLIKTA(ZİHİNDE) ile/ve/||/<> USTA(AKILDA) ile/ve/||/<> TARİHTE ile/ve/||/<>
RIZÂDA ile/ve/||/<> GÜVENLİKTE ile/ve/||/<> İKİ KİŞİ ARASINDA ile/ve/||/<>
EŞEYSELLİKTE ile/ve/||/<> DÖRT DUVAR ARASINDA ile/ve/||/<> BATTANİYENİN ALTINDA


- AYIP ile/ve/değil/yerine SAÇMA


- AYIRAÇ/BELİRTEÇ/MİYAR/REAKTİF ile AYIRAN ile AYIRICI ile AYIRMAÇ/FARİKA ile AYIRTI/ÇALAR/NÜANS

( Nesneleri kimyasal birleşime ya da ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler. İLE Işığı yalın öğelerine ayırma özelliği olan. İLE Ayırma özelliği ya da gücü olan. | Yüksüz elektrik devrelerini açıp kapayan araç. İLE Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum ya da öğe. İLE Aynı cinsten olan şeyler arasındaki ince fark. )


- AYIRDINDALIK ile UYANIKLIK/YAKAZA


- AYIRMA ile AYIRMAÇ


- AYIRMA ile/ve KAYIRMA


- AYIRMA ile/ve/değil/yerine PAYLAŞIM


- AYIRMA ile ŞİFLEME

( ... İLE Pamuğu, kozasından ayırmak. | Mısırı, koçanından ayırmak. )


- AYIRMA ile/ve/||/<>/> SINIFLANDIRMA ile/ve/||/<>/> SONSAL SINIFLAMA

( TO SEPARATE vs./and/||/<>/> CATEGORIZE )


- AYIRMA ile/ve/||/<> YALINLAŞTIRMA ile/ve/||/<> ARA ÇÖZÜM/LER ARAMA/BULMA

( Düşüncenin, bilgilerin, nesnelerin, kavram, olay ve olgular üzerinde en temel uygulanması gerekenlerin başında, onları bütün olarak görebilmenin yanı sıra ve ötesinde, ayırma bilgisi, becerisi ve oranı bulunmaktadır.

Bilmek ya da bilinebilenler, ancak küçültme ya da ayırma bilgi ve becerisiyle elde edilebilirler. Bu işin ustalığı da, her ustalığın temelinde bulunan çıraklık sürecinde gerçekleşir ve kaynağını, gücünü çıraklık döneminden alır. Bu bilgi, deneyim ve dönem, kalfalıkta ve ustalıkta bile olunsa, tüm sürecin neredeyse tamamıdır.

Birleştirme bilgi ve becerisi olarak tanımlanan ustalık, yetkin çıraklıktır. Hatta ustalık diye bir şeyden bile söz edilemeyecek kadar tek bir bilinç ve beceridir. Kişinin, bisiklet kullanmayı bir kere öğrenmesinden sonra, yaşam boyunca bir daha bisiklet kullanmayı öğrenmeye gerek kalmaması, kendinin değil, suyun kaldırma gücündeki gibi, kendiliğindenliğiyle, doğasıyla sağlanır. Zihnin ya da bilincin devrede olması ile değil, beynin ya da öte bir bilincin devrede olmasıyla, bilinç merdiveninde görülen, bilinçsiz bilinçlilik ya da yeterlilik ile sağlanır.

Karmaşık olan ya da öyle "algılanan" süreçlerin çözümü de, onları, oldukları yapıda değil, küçülterek ya da çok haneli sayıdan oluşan bir bölmenin, tek haneli bir sayıya doğru yalınlaştırılması ile gerçekleşir.

Çözümsüz "görünen" durumların da çözümü, köklü/kökten çözüm arayışı değil ara çözüm üretebilmektir. Yaşamımızda, karşılaşılabilecek sonsuz olumlu ya da olumsuz olasılıktaki durum ve süreçler için bazen ya da çoğunlukla, bir düşünce ya da nesneden, ödün vermeden ya da bir parçasından vazgeçmeden, bir şey elde etmek ya da yetersiz/olumsuz sürecin devam etmesine göz yumarak, bir sonuç ya da çözüm oluşturmak olanaklı değildir.

Ne herhangi bir düşünce ya da bir durum için, ne de kaygının sona erdirilmesi, olumsuz ya da yetersiz koşulların tamamen ortadan kalkma "beklentisi" ya da "dileği" ile sağlanamayacağından dolayı, ayırmayı, yalınlaştırmayı ve ara çözümler üretmeyi bilmek, becermek gerekmektedir.


"Hiçbir sorun, onu yaratan 'bilinç seviyesi'yle çözülemez." )


- AYIRTMA ile AYIRTMAN/LIK


- AYKIRILAMAK ile AYKIRILAŞMAK ile AYKIRI/LIK ile AYKIRI DÜŞÜNCE ile AYKIRI DOĞRULAR ile AYKIRI KATMANLAŞMA


- AYKIRI/LIK ile/ve/değil UYMAMA


- AYLA ile/||/<> AYLA QILGIL/KILGIL ile/||/<> AYLOK AYLOK/AYLOQ AYLOQ[Oğuz]
< DİVÂNÜ-LUGÂTİT-TÜRKTE/N]

( Böylece, bu suretle. İLE Böyle yap. İLE Böyle böyle. )


- AYLAMAK ile AYLANMAK ile AYLA ile AYLAK/LIK ile AYLAKÇI/LIK ile AYLARCA


- AYMARA ile/ve QUECHUA

( Titicaca Gölü'nün, Bolivya sınırları içinde bulunan adalarında yaşayan yerli halkın kullandığı, eski bir yerli dil. İLE/VE Gölün Peru'da bulunan bölümünde kullanılan, İnka'lardan kalma dil. )


- AYNÂ[Ar. < ÎYN] ile AYNA[Fars.] ile AYNA[Ar.]

( İri ve güzel gözlü. İLE Işığı yansıtan, varolanların görüntüsünü veren, cilâlı ve sırlı cam. İLE Atların diz kapağı. )


- AYNA ile/ve/||/<> DİKİZ AYNASI

( )


- AYNA ile/ve/=/||/<>/< GÖRÜNTÜ


- AYNA değil/yerine/= GÖZGÜ


- AYNA" ile/ve/> İKİNCİ VAROLAN

( Her varolan, her zerreye; her zerre, her varolana etki eder. )


- AYNA ile KÖRLER PAZARINDA AYNA


- AYNA ile/ve YANSIMA

( )

( MIRROR vs./and REFLECTION )

( ... ile İNİKÂS )


- AYNALA(N)MA ve/||/<> ONAYLA(N)MA


- AYNI ANDA ile/ve/değil/||/<> MİLİSANİYELER İÇİNDE


- AYNI ZAMANDA ile/ve/değil AYRICA


- AYNI ZAMANDA ve/||/<> ÇOK


- AYNI ZAMANDA ile/ve/değil/yerine ÜSTELİK


- AYNI ile/değil/yerine/>< AYNA

( Çevremizdekilerin [bazı/çoğu olumsuz/kötü/yanlış] zihniyle[düşünce, duygu, davranış, değer, deneyim ve dil] aynı olmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çevremizdekilere yapmayabileceklerimizle[ihtiyârımızla] [etkin ve yetkin] ayna ve örnek olmak. )


- AYNILAŞMAK ile AYN ile AYNA/LIK ile AYNİ ile AYNI/LIK ile AYNACI/LIK ile AYNALI ile AYNASIZ/LIK ile AYNİ HAK ile AYNA TAŞI ile AYNA TIRNAĞI ile AYNALI SAZAN ile AYNI ZAMANDA ile AYNALIK TAHTASI


- AYRI AYRI ile/ve BAŞLI BAŞINA


- AYRI PETALLİ KOROLLA, DIALIPETAL KOROLLA, KORİPETAL KOROLLA = TÜVEYC-İ KESÎRÜ'L-EVRÂK = COROLLE POLYPÉTALE, COROLLE DIALYPÉTALE


- AYRI ile/ve BAŞKA

( SEPARATE vs./and ANOTHER )


- AYRI ile DIŞINDA ile BUNUN DIŞINDA ile DAİRE ile APARTMAN KOMPLEKSİ

( APART vs. APART FROM vs. APART FROM THAT vs. APARTMENT vs. APARTMENT COMPLEX )

( جدا ile مجزا ile صرف نظر ile گذشته از ile گذشته از آن ile خلوت سرا ile آپارتماني ile آپارتمان ile مجموعه آپارتماني )

( JEDA ile MAJZA ile SARF NAZAR ile GOZASHTEH AZ ile GOZASHTEH AZ AN ile KHLUT SARA ile APARTAMANY ile APARTAMAN ile MAJMUE APARTAMANY )


- AYRICA ile/ve/||/<> EK OLARAK


- AYRILABİLİR ile ASOSYAL ile AYRIŞTIRICI ile AYRIŞMAK ile AYRIŞMA

( DISSOCIABLE vs. DISSOCIAL vs. DISSOCIANT vs. DISSOCIATE vs. DISSOCIATION )

( غيراجتماعي ile غيرمعاشرتي ile غيرمعاشر ile حشر نداشتن ile افتراق )

( غيراجتماعي ile غيرمعاشرتي ile غيرمعاشر ile HASHAR NADASHTAN ile AFTARAGH )


- AYRILIK/BOZUŞMA değil/yerine/>< BİRLİK

( Ölümdür/memattır. DEĞİL/YERİNE/>< Yaşamdır/hayattır. )

( TEFRİKA[< FARK] değil/yerine/>< İTTİHAD[< VAHDET] )


- AYRILIKTA:
[SEVGİLİNİN, ...]
HÜZNÜNÜN YARALAMASINA ve/||/<> KARANLIĞININ ÜŞÜTMESİNE

( Dayanılmaz. VE/||/<> Alışılmaz. )


- AYRILMA ile AYRILMAZLIK ile AYRILMA DURUMU


- AYRILMA ile AYRIŞMA


- AYRILMA ile/ve/||/<>/> BİREYLEŞME ile/ve/||/<>/> GERÇEK(LİK)LE İLİŞKİ

( WINNICOTT > STERN > MAHLER )


- AYRILMA ile/ve/||/<>/> BOŞANMA


- AYRILMA ile/ve/değil/yerine DÖNME


- AYRILMA ile/ve KOPUŞ/KOPMA

( [bir şeyi/kavramı/durumu/olayı] Süreç ve sonucun(un) birlik ve bütünlüğüyle görerek tanımlama ve/ya da değerlendirme. İLE/VE Süreç merkezli/odaklı (aşırı) "yorum"/"okuma". )

( Davranış ve tutum, yeğleme/tercih. İLE/VE Durum. )

( Kişide. İLE/VE Nesnelerde.[Benzetme olarak, tırnak içinde] )

( Tekrar biraraya gelebilme, buluşabilme olanağıyla. İLE/VE Bir daha birleşmemek üzere. )

( "AYRIŞMA"yı da karşılıklılık/işteşlik durumu olduğundan dolayı AYRILMA ile birlikte ya da ayrı ayrı kullanmak olanaklı olduğu gibi bunlarla da karıştırmamak gerekiyor. )

( DEVIATION vs./and TO BREAK OFF )


- AYRILMAMA ile/||/<> AYRIŞIM ile/||/<> AYRIKLIK(TRANS-DÜZENLEME)

( [mitoz/mayoz] Göze bölünmesi sırasında homolog kromozomların ya da kardeş kromatitlerin düzgün bir biçimde ayrılamaması.[Bir çift homolog kromozomun ayrılamaması. | Kardeş kromatitlerin ayrılamaması. | Mitoz sırasında kardeş kromatitlerin ayrılamaması.] İLE/||/<> Göze bölünmesinin anafaz evresinde kromozom çiftlerinden her birinin zıt kutuplara çekilmesi. İLE/||/<> Ebeveynlerinden mutant ve doğal aleller aktarılmış olan, iki özellik açısından da heterozigot genler. Genlerin karşılıklı iki DNA zincirinde çapraz olarak iki baskın ya da iki çekinik özellik bulunması durumu. Bireyde birbirine bağlı olarak iki baskın gen ve iki çekinik gen varken mayoz bölünme sırasında birbirine bağlı bir çekinik bir baskın gamet oluşması ve çocuğa aktarılması durumunda trans-düzenlemeye rastlanabilir. )


- AYRIM/AYRILIK = FASL-I KARİP = DIFFERENCE[İng.] = DIFFÉRENCE/DIVERSITÉ[Fr.] = DIFFERENZ/VERSCHIEDENHEIT[Alm.] = DIFFERENTIA/DIVERSITAS[Lat.] = DIAPHORA[Yun.] = DIFERENCIA[İsp.]


- AYRIM ile/ve ANLAMLANDIRMA

( DISTINGUISH vs./and TO GIVE A MEANING )


- AYRIMSAMA ile/ve/||/<> YENİDEN ÜRETME ile/ve/||/<> TANIMA


- AYRINCA/İSTİSNA ile/ve/||/<> ÖZGÜN/LÜK


- AYRINCA ile/değil/yerine ÖNCÜL


- AYRINCA(Ar. İSTİSNÂ) ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> BİREYSEL/MÜNFERİT


- AYRINTI ile AÇIKLAMA

( TEFERRUAT ile TAFSİLAT )


- AYRINTILAMA -ile

( ELABORATION )


- AYRINTILANDIRMAK ile AYRINTI ile AYRINTICI/LIK ile AYRINTILI/LIK ile AYRINTISIZ/LIK ile AYRINTISIZCA


- AYRIŞMA ile/ve/değil/||/<>/> ÇOĞALMA


- AYRIŞMA/AYRILMA ile/değil/yerine FARKLILAŞMA ile/değil/yerine BİREYLEŞME

( Gölgeden çıkma. İLE Benliğinin ve ötekinin farkındalığıyla yaşayabilme. İLE Tek başına yaşayabilme, tek başına karar alabilme. )


- AYRIŞMA ile/ve İNCELME


- AYRIŞMA ile/ve/değil/yerine/<>/>< KATILMA

( İFTİRÂK ile/ve/değil/yerine/<>/>< İŞTİRÂK )


- AYRIŞMA ile/ve/||/<>/> UZAKLAŞMA


- AYRIŞMAK ile AYRIŞMA

( DECOMPOSE vs. DECOMPOSITION )

( تجزيه کردن ile تجزيه شدن ile تجزيه )

( TAJZYYEH KARDAN ile TAJZYYEH SHODAN ile TAJZYYEH )


- AYRIYET(T)EN değil AYRICA


- AYTA = HİTABE[Ar.] = DECLAMATION[İng.] = DÉCLAMATION/HARANGUE[Fr..] = DEKLAMATION[Alm.]

( Tumturaklı konuşma. | Resmî bir yerde, üst seviyedeki kişiler karşısında söylenen ve oldukça kısa olması gereken söylev. [AYTA VURGUSU / ACCENT ORATOIRE] )


- AYVA ile/değil ALTIN AYVA


- AYVA ile JAPON AYVASI

( CYDONIA OBLONGA cum CHAENOMELES SPECIOSA )

( Ayva, Farsça'da, "sulu" ve "mavi" demektir. )

( SEFERCEL ile ... )

( ÂBÎ, BİH/Î ile ... )


- [ne yazık ki]
AZ BİLME ve/||/ne yazık ki/<>/> ÇOK SAVUNMA


- AZ SONRA ile/değil/yerine DAHA SONRA


- AZ ile AZ AZ ile AZ ÇOK ile AZ DAHA ile AZ ALICI ile AZ BUÇUK ile AZ SONRA ile AZ GELİŞMİŞ/LİK


- AZA' -ile

( SABIR | CENÂZE ALAYI | BAŞSAĞLIĞI ZİYARETİ )


- AZA ile/değil ARAZ

( Üye. | Örgen. İLE/DEĞİL İlinek. | Belirti. )


- A'ZÂ[Ar. < UZV] ile AZÂ'[Ar.]

( Örgenler/organlar, uzuvlar, üyeler. İLE Sabır. | Cenâze alayı. | Başsağlığı ziyareti. )


- AZA[Ar.] değil/yerine/= ÜYE


- AZALMA ile/ve BOZULMA


- AZALMA ile KÜÇÜCÜK ile KÜÇÜLTME ADI

( DIMINUTION vs. DIMINUTIVE vs. DIMINUTIVE NOUN )

( نقص ile مصغر ile اسم مسغر )

( NAQS ile مصغر ile اسم مسغر )


- AZALMAK ile AZABİLMEK ile AZARLAMAK ile AZARLANMAK ile AZARLATMAK ile AZALABİLMEK ile AZARLANABİLMEK ile AZARLAYABİLMEK ile AZA ile AZAP ile AZAR ile AZAT/LIK ile AZAPLI ile AZATLI ile AZAPSIZ ile AZATSIZ ile AZAR AZAR


- AZAL(T)MA ile/ve ÇOĞAL(T)MA

( TO DECREASE vs./and TO INCREASE )


- AZAR[Fars.] değil/yerine/= PAYLAMA


- AZAR ile SAPARTA/ZAPARTA[İt.]

( ... İLE Gemi bordasındaki top çıkarılan dört köşe boşluk ve açıklık. | Bir batarya topun, birden ateş etmesi. | Azar, tersleme. )


- AZARLAMA ile/ve/değil/<> SORGULAMA


- AZARLAMA ile/değil SÖYLENME


- AZELYA/AÇALYA -ile

( Fundagillerden, kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki. [Lat. AZALEOS] )


- AZI, GÖRÜP; "DÜNYAYA SAHİP OLACAĞIM(IZ)A" değil/yerine DÜNYAYI GÖRÜP AZA, SAHİP OLMAK


- AZINA ile/değil AĞZINA


- AZITMA ile/ve/değil/yerine/> KAZITMA


- AZLETMEK ile İŞTEN ÇIKARILMA ile GÖREVDEN ALINDI

( DISMISS vs. DISMISSAL vs. DISMISSED )

( معاف کردن ile معزول کردن ile بيرونکردن ile منفصل کردن ile جواب کردن ile عزل کردن ile برکناري ile اخراج ile مرخص ile منفصل ile برکنار )

( MOAF KARDAN ile MOEZOL KARDAN ile BEYRONKARDAN ile MONFASL KARDAN ile JAVAB KARDAN ile AZL KARDAN ile BARKONARY ile AKHARAJ ile MORKHS ile MONFASL ile BARKONAR )


- AZM[Ar.] ile ZEMÂ'[Ar.]


- AZMA ile AZMAK ile AZMAK ile AZMAK ile AZMAK ile AZMAK

( Azmak durumu/eylemi. | Melez. İLE Küçük su birikintisi, gölcük. | Bataklık. | İLE Taşkınlıkta ileri gitmek. İLE Denizin, ırmağın vb. kabarması, taşması. | Yaranın, hastalığın, etkili, tehlikeli duruma gelmesi. | Eşeysel uyarıların artması. İLE Çamaşırın artık ağartılamaz duruma ge(tiri)lmesi. İLE Hayvanların iki ayrı ırktan doğması. | Bitkilerin aşırı büyümesi. )


- b.[Lat. < BIS] değil/yerine/= İKİ DEFA


- B ile B ile Ba

( Türkçe abecenin ikinci harfi. İLE Bor öğesinin simgesi. İLE Baryum öğesinin simgesi. )


- A/AN[Yun.] ile/||/<> ANTİ[Yun.] ile/||/<> Bİ/BİS[Lat.] ile/||/<> DE/DES[Fr.] ile/||/<> DİS[Yun.] ile/||/<> EX[Lat.] ile/||/<> EXO[Lat.] ile/||/<> EPİ[Yun.] ile/||/<> FOS[Yun.] ile/||/<> GEO( >JEO)[Yun.] ile/||/<> HETER/O[Yun.] ile/||/<> HYPO(HİPO)[Yun.] ile/||/<> HYPER(HİPER) ile/||/<> HYDRO(HİDRO)[Yun.] ile/||/<> HOMO[Yun.] ile/||/<> İL/İN ile/||/<> İNTER[Lat.] ile/||/<> İZO[Yun.] ile/||/<> COZMO(KOZMO)[Yun.] ile/||/<> KONTRA[İt.] ile/||/<> KO/KOL/KOM/KON[Lat.] ile/||/<> MAKRO[Yun.] ile/||/<> MİKRO[Yun.] ile/||/<> MONO[Yun.] ile/||/<> NEO[Yun.] ile/||/<> OTO[Yun.] ile/||/<> PAN[Yun.] ile/||/<> PAR/PARA[Yun.] ile/||/<> POLİ[Yun.] ile/||/<> PRE[Fr.] ile/||/<> PRO[Yun.] ile/||/<> RE[Lat.] ile/||/<> SYN/SYM/SEM[Yun.] ile/||/<> SÜR[Lat.] ile/||/<> TELE[Yun.]

( ANTİ-...

- Antiaging/anti-aging: Genç kalma, yaşlanmayı önleme; yaşlanmayı önleyici.

- Antialerjik: Duyarca önleyici/giderici.

- Antidepresan: Çökkünlük giderici.

- Antidiüretik: Sidik/idrar kesici.

- Antidiyabetik: Şeker düşürücü.

- Antidot(e): Panzehir.

- Antiemetik: Kusma önleyici.

- Antienfeksiyöz/antienfektif: Bulaş önleyici/giderici.

- Anti-enflamatuvar: Yangı giderici.

- Antiflojistik: Yangı giderici.

- Antifungal: Mantar giderici/karşıtı.

- Antihelmintik: Solucan kıran/giderici.

- Antihemorajik: Kanama kesici/önleyici.

- Antihipertansif: Kan basıncı düşürücü.

- Antikoagülan: Pıhtı önleyici/çözücü.

- Antikodon: Karşıt şifre.

- Antikonsepsiyonel: Gebelik önleyici.

- Antikonvülzif: Nöbet önleyici.

- Antimalarial: Sıtma ilacı.

- Antimikotik: Mantar ilacı/karşıtı.

- Antineoplastik: Kanser ilacı.

- Antinevraljik: Sinir ağrısı dindirici.

- Antiparaziter: Asalak karşıtı/ilacı.

- Antipiretik: Ateş düşürücü.

- Antiproliferatif: Çoğalım önleyici.

- Antiprüritik: Kaşıntı giderici.

- Antisekretuvar: Salgı önleyici.

- Antisepsi: Arıtım, bulaş giderici.

- Antiseptik: Arıtkan, bulaş gideren.

- Antispazmodik: Kasılım çözücü.

- Antistres: Gerilim giderici/önleyici.

- Antite: Özgün durum.

- Antite morbid: Sayrılıklı özgün durum.

- Antitermik: Isı/sıcaklık düşürücü.

- Antitussif: Öksürük kesici/önleyici.

- Antivertijinöz: Baş dönmesi önleyici. )

( Yok/luk. [ametal | amorf | aritmik] [analjezi | anestezi | anonim]

İLE/||/<>

Karşıt. [antibiyotik | antipatik | antitez]

İLE/||/<>

Çift, tekrar. [binok | bisiklet]

İLE/||/<>

Olumsuzluk.[demode | deforme | deşifre]

İLE/||/<>

Olumsuzluk ve güçlük. [diskalifiye | dismorf | disfonksiyon]

İLE/||/<>

Dışı, dışında, ...-dan başka. [exporte | expresyonizm | expresyon]

İLE/||/<>

Dışarıdan, dıştan bakılınca. [exotermik | exotizm]

İLE/||/<>

Üzerinde. [epiderm | epigrafi]

İLE/||/<>

Işık, parıltı. [fosfat | fosfor]

İLE/||/<>

Yerle ilgili ön ek. [jeofizik | jeoloji/jeolog]

İLE/||/<>

Öteki, öbür, başka. [heterojen | heterozigot]

İLE/||/<>

Aşağı, alt, daha alt. [hipoderm | hipotenüs | hipotez]

İLE/||/<>

Üstünde, aşırı, yukarı, dışında. [hipertansiyon]

İLE/||/<>

Su, suyla ilgili. [hidrosefali | hidrografi | hidrojen]

İLE/||/<>

Eş, benzer. [homojen | homonim | homolog]

İLE/||/<>

-dan yoksun. [illegal] [indirekt | inorganik]

İLE/||/<>

Ara, arası. [internasyonal | interpol]

İLE/||/<>

Eşitlik. [izobar | izotop | izoterm]

İLE/||/<>

Evren. [kozmogami | kozmopolit | kozmoloji]

İLE/||/<>

Karşı, aksi yönde. [kontrast | kontgerilla | kontratak]

İLE/||/<>

Birlik, beraberlik. [koalisyon | koleksiyon | konferans

İLE/||/<>

Büyük, geniş. [makrosefal | makrostopi]

İLE/||/<>

Küçük. [mikrofilm | mikrometre | mikrofon]

İLE/||/<>

Bir, tek. [monarşi | monolog | monopol]

İLE/||/<>

Yeni. [neolitik]

İLE/||/<>

Kendi, kendiliğinden. [otobiyografi | otopsi | otokritik]

İLE/||/<>

Bütün, birlik. [panorama | pankreas]

İLE/||/<>

Boyunca, karşı, üstünde, yanında. [paragraf | paralel]

İLE/||/<>

Çok. [poliandri | poliklinik]

İLE/||/<>

İlk, önceki, birinci. [prefabrik | prematüre]

İLE/||/<>

İleride, önde. [prolog | prova | prototip]

İLE/||/<>

Yeniden, tekrar, geri döndürmek. [reaksiyon | redaktör]

İLE/||/<>

Birlikte. [simetri | senfoni | sempati]

İLE/||/<>

Süper, üstünlük. [sürmenaj]

İLE/||/<>

Uzak, ırak. [teleferik | telefon | telepati] )


- BÂ'[Ar.] ile BÂ'[Ar.]

( B harfinin Arapça okunuşu. [BÂ-İ MUVAHHİDE: Tek noktalı harf olmasından. | BÂ-İ TAHTÂNİYYE: Noktasının harfin altında olmasından.] İLE Kulaç. | Erişme, yetme. | Kuvvet, kudret, beceriklilik. | Şeref, kerem, vergili, verimli olma. )


- BÂ[Fars.] ile/||/<> BÂ-TEMESSÜK ile/||/<> BÂ-HÜCCET ile/||/<> BÂ-TAPU ile/||/<> BÂC

( ile, -li, -lu eki. İLE/||/<> Temessük ile (tasarruf olunan toprak). İLE/||/<> Hüccet ile (tasarruf olunan toprak). İLE/||/<> Tapu ile (tasarruf olunan toprak). İLE/||/<> Örfî vergi. )


- BABA BABA


- BABA TATLISI = ŞAMBABA

( Bir tür hamur tatlısı. )


- BABA! ile/ve/<> ANNE!

( Çocukların çıkardıkları seslerdeki anlamları: Oyun için. İLE/VE/<> Önemli ve acil durumlarda. )


- BABA ile BABACIĞIM

( DAD vs. DADDY )

( کج ile آقا جان ile پاپا ile بابا )

( KAJ ile AGA JAN ile پاپا ile BABA )


- BABA[Azr.] = DEDE[Tr.]


- BABA ile KAYINPEDER ile BABALIK ile BABASIZ ile BABACAN ile BABALAR

( FATHER vs. FATHER IN LAW vs. FATHERHOOD vs. FATHERLESS vs. FATHERLY vs. FATHERS )

( اب ile ابو ile پدر روحاني ile آقا جان ile پدري کردن ile والد ile پدر ile ابوي ile پدر زن ile پدري ile بي پدر ile پدروار ile پدرانه ile آباء )

( AB ile ABO ile PEDAR ROHANY ile AGA JAN ile PEDARY KARDAN ile والد ile PEDAR ile ابوي ile PEDAR ZAN ile PEDARY ile BEY PEDAR ile PADRAVAR ile PADRANEH ile ABA )


- BABA ve/||/<> OĞUL ve/||/<> KUTSAL RUH

( Yasama. VE/||/<> Yürütme. VE/||/<> Yargı. )


- BABACANLAŞMAK ile BABACAN/LIK ile BABACANCA


- BABADALYA ile/ve/||/<> BABAFİNGO[İt. < PAPAFICO]

( Güverteye alınan yüklerin denize gitmemesi için iki küpeşte boyunca belirli aralıklarla güverteye dikey olarak tespit edilmiş direkler. İLE/VE/||/<> Yelkenli gemilerde üç bölümden oluşan direklerin ve gabyanın üstünde bulunan en yüksek bölüm, en üstteki parçası. )


- ... BÂBINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... BAĞLAMINDA


- BACA ile BACA ÇÖMLEĞİ ile BACA TEMİZLEYİCİSİ

( CHIMNEY vs. CHIMNEY POT vs. CHIMNEY SWEEPER )

( تنوره ile سردودکش ile دودکش ile کلاهک دودکش ile بخاري پاک کن )

( TANOREH ile SARDODKESH ile DODKESH ile KOLANPAK DODKESH ile BAKHARY PAK KON )


- BACA ile BACAK/LIK ile BACAKLI ile BACASIZ/LIK ile BACAKSIZ/LIK ile BACA KAŞI ile BACA KULAĞI ile BACA KÜLAHI ile BACA DOLGUSU ile BACA KÜRSÜSÜ ile BACA TOMRUĞU ile BACA ŞAPKASI ile BACAKLI YAZI ile BACA FIRILDAĞI ile BACA TOMURCUĞU


- BÂC-I AĞNAM ile/ve/<> BÂC-I TAMGA ile/ve/<> BÂC-I BÜZÜRK ile/ve/<> BÂC-I KIRTIL ile/ve/<> BÂC-I NİYÂBET

( BÂC[Fars.]: Vergi/harç. | Gümrük vergisi. )


- BACTERIA ve ARCHAEA ve EUKARYA

( ... VE ... VE Hayvanların bulunduğu alan. )


- BADANALAMAK ile BADANALANMAK ile BADANALATMAK ile BADANA ile BADANACI/LIK ile BADANALI ile BADANASIZ/LIK


- BADARNA ile HALAT SARGISI


- BADE ile/||/<> BADEMÂ

( Sonra. İLE/||/<> Bundan böyle. )


- BADEM PARMAK ile BADEM/LİK ile BADEMA ile BADEMCİ/LİK ile BADEMLİ ile BADEMSİZ ile BADEM İÇİ ile BADEM KÜRK ile BADEM YAĞI ile BADEM AĞACI ile BADEM BIYIK ile BADEM GÖZLÜ ile BADEM EZMESİ ile BADEM TIRNAK ile BADEM ŞEKERİ ile BADEM BIYIKLI/LIK


- BADEM ile/ve/||/<>/< ÇAĞLA


- BÂD-İ SABÂ -ile

( SABÂ RÜZGÂRI, DOĞUDAN ESEN HAFİF, HOŞ RÜZGÂR | [müzik] ADI MANZUM ANONİM BİR EDVARDA GEÇEN MAKAM )


- BAĞ:
ÖZERKLİK ve/<> HAZIR OLMA ve/<> GÖNÜLLÜLÜK/RIZÂ ve/<> HAREKETE GEÇME/GEÇEBİLME ve/<> KURABİLME(SÜRDÜREBİLME/SÜREKLİLİK) ve/<> PAYLAŞIM ve/<> GÜÇ


- BAG :/yerine ÇANTA


- BAĞ ile/ve/değil/||/<>/> "YAKIN"/AKRABA

( En kötü bağ, akraba. )

( Eşeysel yolla bulaşan ve yayılan en büyük sayrılık. )


- BAĞA ile ZEBL

( Kaplumbağa kabuğu. İLE Deniz kaplumbağasının kabuğu. )


- BAGAJ" ile/ve/||/<> "AJANDA"


- BAĞDAMAK ile BAĞDAŞMAK ile BAĞDALAMAK ile BAĞDAŞILMAK ile BAĞDAŞTIRMAK ile BAĞDAŞABİLMEK ile BAĞDAŞTIRILMAK ile BAĞDA ile BAĞDAT ile BAĞDAŞ


- BAĞDAŞMA ve/||/<> AŞURE


- BAĞDAŞMA ile BAĞDAŞMAZ/LIK


- BAĞDAŞTIRMA ile BAĞDAŞTIRMACI/LIK


- BAĞDAŞTIRMA ile ÖZDEŞLEŞTİRME

( Romantizme kapılma ya da saçma amaçları kendininkilerle özdeşleştirme tehlikesi vardır. )

( Arzuladığınız, korktuğunuz ve kendinizi duygularınızla özdeşleştirdiğiniz zaman, keder ve tutsaklığı yaratırsınız. )

( Sizi mutlu ya da mutsuz eden sadece kendinizi zihninizle özdeşleştirişinizdir. Zihninizin kölesi oluşunuza başkaldırın, tutsaklığınızı kendiniz yaratmış olduğunuzu görerek bağımlılık ve nefret zincirlerini kopartın. Özgürlük amacınızı zihninizde sürekli tutun, ta ki, özgür olduğunuz, özgürlüğün uzak bir gelecekte ve acı verici çabalarla kazanılacak bir şey olmadığı fakat onun her zaman sizin için, kullanmanız için hazır olduğu gerçeği içinize doğuncaya dek! )

( Tek sorununuz, her algıladığınız şeyle kendinizi özdeşleştirme hevesinde oluşunuzdur. )

( When you desire and fear, and identify yourself vs. your feelings, you create sorrow and bondage.
It is only your self-identification vs. your mind that makes you happy or unhappy. Rebel against your slavery to your mind, see your bonds as self-created and break the chains of attachment and revulsion. Keep in mind your goal of freedom, until it dawns on you that you are already free, that freedom is not something in the distant future to be earned vs. painful efforts, but perennially one's own, to be used!
Your only problem is the eager self-identification vs. whatever you perceive. )

( TO RECONCILE vs. IDENTIFICATION )


- BAĞIMLAMAK ile BAĞIMLAŞMAK ile BAĞIMLILAŞMAK ile BAĞIMSIZLAŞMAK ile BAĞIMLILAŞTIRMAK ile BAĞIMLILAŞABİLMEK ile BAĞIMSIZLAŞTIRMAK ile BAĞIMLILAŞTIRILMAK ile BAĞIMSIZLAŞABİLMEK ile BAĞIMSIZLAŞTIRABİLMEK ile BAĞIM ile BAĞIMLI/LIK ile BAĞIMSIZ/LIK ile BAĞIMSIZCA ile BAĞIMSIZ BÖLÜM ile BAĞIMLI AKIM KAYNAĞI ile BAĞIMLI SIRALI CÜMLE ile BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLİ ile BAĞIMSIZ SIRALI CÜMLE


- BAĞIMLILIK = TAVAKKUF[Ar.] = BASTEGÎ[Fars.] = DEPENDENCE[İng.] = DÉPENDANCE[Fr.] = ANHÄNGIGKEIT, DEPENDENZ[Alm.] = DIPENDENZA[İt.] = DEPENDENCIA[İsp.] = CONIUNCTIO[Lat.] = TO KATANTES, SÜNDESMOS[Yun.] = AFHANKELIJKHEID[Felm.]


- [ne yazık ki]
BAĞIMLILIKTAKİ EN YAYGIN SAVUNMA MEKANİZMALARI:
İNKÂR ETME ile BAHANE BULMA ile YANSITMA


- BAĞIMSIZLAŞMA ile/ve/||/<> WILLIAM/WILHELM TELL


- BAĞIMSIZLIK ile/ve/yerine DAYANIŞMA

( INDEPENDENCE vs./and SOLIDARITY
SOLIDARITY instead of INDEPENDENCE )


- BAĞINTILARDA:
YANSIMA ile BAKIŞIM(SİMETRİ) ile TERS BAKIŞIM ile GEÇİŞME

( xRx İLE xRy ise yRx İLE ... İLE xRy ^[ve] yRz ise xRz )


- BAĞIRA BAĞIRA ile/ve GÖZ GÖRE GÖRE


- BAĞIRA ÇIĞIRA


- BAĞIRAN) AĞAÇ KURBAĞASI ile DÜLGER KURBAĞA ile GÜNEY AMERİKA CENNET KURBAĞASI ile PORTO RİKO MİNİK COQUI

( Köpek gibi havlar. İLE Sesleri iki marangozun çivilere farklı anlarda vururken çıkardığı sese benzer. İLE Domuz gibi hırıldar. [Bu türün yavru hali kurbağanın üç katı kadardır.] İLE Çıkardıkları en yüksek ses, yaklaşık 1 metreden 95 desibel olarak kaydedilmiştir. [Havalı bir matkabın çıkardığı sese ve insan ağrı eşiğine yakındır.] )

( ... İLE ... İLE Latince adını erişkinlerden üç kat büyük olan yavrulardan alır. İLE ... )

( HYLA GRATIOSA cum RANA VIRGAPITES cum PSEUDIS PARADOXICA cum ELEUTHERODACTYLUS COQUI )


- BAĞIRMA ile ÇIĞLIK

( ... ile VÂ-VEYLÂ[Çığlık, yaygara. | Eyvah, yazık! | Nâmık Kemâl'in şiiri.] )

( ... ile FİGAN[çoğ. EFGAN] )


- BAĞIRMA ile HAYKIRMA

( ... ile BÂNG )


- BAĞIRMA ile VURGU


- BAĞIRMAK ile BAĞIRTMAK ile BAĞIRABİLMEK ile BAĞIRTTIRMAK ile BAĞIRIVERMEK ile BAĞIRTABİLMEK ile BAĞIR ile BAĞIR YELEĞİ ile BAĞIRA ÇAĞIRA


- BAĞIŞ ile/||/<> İHSÂN ile/||/<> LÜTÛF ile/||/<> HİMMET ile/||/<> KEREM ile/||/<>
İNÂYET ile/||/<> İLTİFAT ile/||/<> ATÂ ile/||/<> ATIFET ile/||/<> HÎBE


- BAĞIŞLAMA ile/ve DAYANÇ/SABIR (ETME)


- BAĞLAÇ = CONJUNCTION[İng.] = CONJONCTION[Fr.] = KONJUNKTION[Alm.] = CONGIUNZIONE[İt.] = CONJUNCIÓN[İsp.] = COPULA[Lat.]


- BAĞLAMA -ile

( Telli Kur'ân-ı Kerîm. )


- BAĞLAMA SAPINDA:
KISA ile UZUN

( )


- BAĞLAMA ile/değil BAĞLAMA

( Yaygın olarak bilinen, belirli bir boy ve düzende olan. | Tezeneli sazların genel adı olarak.[Tar dışında!] İLE/DEĞİL Topluluklarda pek kullanılmayan, cura ile tambura saz arası boyda, daha çok solo icrada [eski halk ozanları] kullanılan. )


- BAĞLAMA ile/ve/||/<> ÖZNEYE DUYARLILIK


- BAĞLAMA ile YONGAR

( ... İLE Üç telli bağlama. )


- BAĞLAMAK ile BAĞLANMAK ile BAĞLATMAK ile BAĞLAŞMAK ile BAĞLATTIRMAK ile BAĞLANABİLMEK ile BAĞLANIVERMEK ile BAĞLATABİLMEK ile BAĞLAYABİLMEK ile BAĞLAYIVERMEK ile BAĞLAM ile BAĞLAR ile BAĞLAÇ ile BAĞLAÇLI ile BAĞLAMSAL ile BAĞLAÇ GRUBU ile BAĞLAÇ ÖBEĞİ ile BAĞLAMSAL ANLAM ile BAĞLAÇLI TAMLAMA


- BAĞLAMAK ile TAHVİL HİZMETÇİSİ ile BAĞLANILABİLİR ile BAĞLI ile TAHVİL SAHİBİ ile BAĞLAMA ile KEFİL

( BOND vs. BOND SERVANT vs. BONDABLE vs. BONDED vs. BONDHOLDER vs. BONDING vs. BONDSMAN )

( وجه الضمانه ile صلح ile زر خريد ile وثيقه پذير ile کفالت دار ile ضمانت دار ile چسبندگي ile ضامن )

( وجه الضمانه ile SALEH ile ZAR KHARYD ile VASYGHEH PAZYR ile KAFALT DAR ile ZEMANT DAR ile CHASBANDEGY ile ZAMAN )


- BAĞLAMLARDA DÜŞÜNCE ve/||/<>/> BİLME-İNANMA ve/||/<>/> EYLEME-YAŞAMA


- BAĞLANMA ile/ve KARŞILIKLI RIZÂ


- BAĞLANTILANMA ile/ve/||/<> LEHİMLENME


- BAĞLILAŞIK ile BAĞLILAŞMA ile BAĞLILIK/BAĞLILAŞIM

( Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu. İLE İki şey arasında karşılıklı bağıntı olmak ya da bağlılık kurmak. İLE Bağlı olma durumu, merbutiyet. | Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat. | Bağlılaşım. )


- BAĞNAZLAŞMAK ile BAĞNAZLAŞTIRMAK ile BAĞNAZLAŞTIRILMAK ile BAĞNAZ/LIK ile BAĞNAZCA


- BAĞRILMAK ile BAĞ ile BAĞA ile BAĞI ile BAĞICI/LIK ile BAĞ EVİ ile BAĞ DOKU ile BAĞ BAHÇE ile BAĞ BOZUMU ile BAĞ BIÇAĞI ile BAĞ ÇUBUĞU


- BAĞRIŞMAK ile BAĞRIŞTIRMAK ile BAĞRIŞABİLMEK ile BAĞRIŞ ile BAĞRI KARA ile BAĞRI YANIK/LIK ile BAĞRI YUFKA ile BAĞRIŞ ÇAĞRIŞ


- BAĞTAK ile/||/<> BARATA ile/||/<> KABALAK ile/||/<> FES ile/||/<> FERAHİ

( Sultan hareminde önemli kadınlar tarafından giyilen başlık. İLE/||/<> Bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydiği, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık. İLE/||/<> Birinci Dünya Savaşında Osmanlı ordusunda kullanılan bir tür başlık. İLE/||/<> Kırmızı renkli yün çuha başlık. İLE/||/<> İkinci Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik. )


- BAHÂ[Ar.] ile BAHÂ'[Ar.] ile BÂHÂ/BÂHA[Ar.]

( Güzellik, zariflik. | Parıltı. | Alışma, dadanma. İLE Değer, kıymet, bedel. İLE Bir evin etrafiındaki kapalı avlu ya da bahçe. | Açık meydan, alan. | Suyun derin yeri. )


- BAHÂ ile/değil/yerine BAHÂNE


- BAHÂ[Ar.] ile CEMÂL[Ar.]


- BAHÂ[Ar.] ile VÂHA[Ar.]

( ... İLE Çöl ortasında suyu ve yeşilliği olan yer. )


- BAHA-MA = SIĞ DENİZ


- BAHANE[Ar.] = MAHANA/MAHNA

( İleri sürülen, sözde neden. )


- BAHARAT ile BARSAMA[Yun.]/MARSAMA

( ... İLE Hoş kokulu yaprakları yemeklere konulan, nane ve yabankekiğinin ortak adı. )


- BAHARAT ile/||/<> EFHÂ'[Ar. < FEHÂ]

( ... İLE/||/<> Soğan ya da yemeklere konulan nane, kekik gibi kuru otlar. )


- BAHÇE[< Fars. BAĞ-ÇE: Küçük bağ.]/BAHÇA ile/ve BAĞ/BOSTAN[Fars.]

( ... İLE/VE Büyük bahçe. | Sebze bahçesi. | Kavun/karpuz tarlası. )


- BAHÇE ile/ve HADİKA

( ... İLE/VE Ağaçlı bahçe. )


- BÂHİK[Ar.] ile BÂHİKA[Ar.]

( Bir gözü görmeyen. İLE Görmeyen, kör. )


- BAHÎL[Ar. < BUHL çoğ. BUHALÂ] ile BÂHİL[Ar.]

( Cimri, hasîs, tamahkâr. İLE Serseri, başıboş. | Eli değneksiz çoban. | Yularsız deve. )


- BAHREYN:
2 ADA ile/ve/+/<> 31 ADA

( Bahreyn'in başkenti, Mename'nin yer aldığı Bahreyn Adası ve 8ona bir dalgakıranla bağlı olan küçük] Maharrak Adası. İLE/VE/+/<> Öteki 31 ada. )

( Bahreyn, 33 adadan oluşan bir aral(takımada) ülkesidir. )

( Bahreyn'in sözcük anlamı, "iki deniz ülkesi"dir. [Denizin içinde, tatlı su kaynakları olduğundan dolayı bu ad verilmiş.] )


- BAHŞ[Fars.] ile BAHŞ(Â)[Fars.]

( Bağış, ihsan. İLE Bahşeden, bağışlayan, veren, affeden. | )


- BAHŞ ile CEZA


- BAHT ile BAHTLI/LIK ile BAHTSIZ/LIK ile BAHTSIZCA ile BAHTI AÇIK/LIK ile BAHTI KARA/LIK


- BAKA/BAQA ile MÜNGÜZ BAKA/MÜNGÜZ BAQA ile BAKAÇUK/BAQAÇUQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- BAKAN/LIK ile/değil/yerine/> KALEM(SEKRETER/YA)


- BAKARA[Ar.] ile BAKARA[Ar.] ile BAKARA[Fr. < BACCARA]

( Sığır, inek. İLE Sûre. İLE İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. )


- BAKARA ile BAKARAK


- BAKAYAZMAK ile BAKAYA


- BÂKÎ[< BEKÂ] -ile

( TANRI | DÂİMÎ, KALICI )


- bâkî[Ar. < BEKÂ çoğ. BEVÂKİ] ile bâkî[Ar. < BÜKÂ] ile BÂKÎ[Ar.]

( Tanrı. | Sürekli/daimi, kalıcı. | Alt taraf. | Artık, artan, fazla, geri kalan, bundan başka. İLE Ağlayan. [Fars. GİRYÂN] İLE Divan şairi ve uzun adıyla Abdülbâki Mahmut. Kanûnî Sultan Süleyman tarafından korunmuş ve Meliküşşuarâ, Sultânüşşuarâ gibi unvanlar kazanmıştır. [1527 - 1599] [Tüm Osmanlı tarihinde cenazesine en çok katılım olan kişidir.] )


- BÂKÎ[Ar. < BEKÂ] ile/değil VÂKİ[Ar. < VUKÛ]

( Kalıcı. İLE/DEĞİL Olan, düşen. | Olagelen, rastlayan. | Geçen, geçmiş olan. | Gerçekleşme. )


- BAKIR ile BAKIR ALAŞIMI ile BAKIR MADENİ ile BAKIR İŞLERİ ile BAKIR LEVHA ile BAKIRCI ile BAKIRCILIK ile BAKIR EŞYA

( COPPER vs. COPPER ALLOY vs. COPPER MINE vs. COPPER WORKS vs. COPPERPLATE vs. COPPERSMITH vs. COPPERSMITHING vs. COPPERWARE )

( بامس اندودن ile مس ile مسي ile مسين ile مسوار ile کان مس ile معدن مس ile مسگر خانه ile کليشه مسي ile صفحه مسي ile مسگر ile مسگري ile مسگرخانه ile ظرف مس )

( بامس اندودن ile MOS ile MOSY ile مسين ile MOSVAR ile کان مس ile MADAN MOS ile MASGAR KHANEH ile KELYSHEH MOSY ile SAFHEH MOSY ile MASGAR ile MASGARY ile MASGARKHANEH ile ZARF MOS )


- BAKIŞIM = SYMMETRY[İng.] = SYMÉTRIE[Fr.] = EBENMAß, SPIEGELGLEICHHEIT, SYMMETRIE[Alm.] = SIMMETRIA[İt.] = SIMETRIA[İsp.] = CONVENIENTIA PARTIUM[Lat.] = SÜMMETRIA, EMMETRIA, EURÜTHMIA[Yun.] = el-TENÂSUK, el-TAMÂSUL, TAVÂZİ, MAVÂZÂT[Ar.] = TEKÂRON, SÂZOVÂRÎ[Fars.] = SYMMETRIE[Felm.]


- BAKİYE değil/yerine/= KALAN/KALANCA


- BAKLA[Ar.] ile ACIBAKLA/YAHUDİBAKLASI/TÜRMÜS[bot.]

( ... İLE Baklagillerden, acı olan, taneleri suda tatlılaştırılarak yenilen otsu bir bitki. )

( VICIA FABA cum LUPINUS TERMIS )


- BAKL/A[Ar. çoğ. BUKUL] ile ÇİN/HİNT BAKLASI

( [Ar. (botanikte)] BÂKILÂ )

( BROAD/FAVA/HORSE BEAN vs. TONKA BEAN )

( VICIA FABA cum DIPTERYX ODORATA )


- BAKLA[Ar.] ile FUL[Ar.]

( ... İLE Taşkırangillerden, çokça türü bulunan bir ağaççık ve bunun hoş kokulu, beyaz çiçeği. | Küçük taneli bir bakla türü. )

( ... cum CASMIN SAMBAC | ... )


- BAKLAVA ile SAMSA[Fars.]

( ... İLE Baklavaya benzeyen, bir tür hamur tatlısı. )


- BAKMAK:
KAÇIRDIKLARINA değil/yerine YAKALAYABİLECEKLERİNE


- BAKTERİYEMI/BACTEREMIA değil/yerine/= KANDA BAKTERİ


- BAKTIN OLMUYOR... BAKMA! ile/ve/||/<>/> GÖZÜNDE VE SÖZÜNDE/DİLİNDE BÜYÜTÜYORSUN... BÜYÜTME!


- BAL ARISI ile/ve EŞEK ARISI/ZENBUR ile/ve YABAN ARISI/SARICA ile/ve ERİL ARI

( Bal yapan arı. İLE/VE Et yiyen arı. | Sarı eşek arısı, vesveseyi simgeler. İLE/VE ... İLE/VE Bal yapmayan iğnesiz arı. )

( Bal arıları, en uzun süre yaşayan böceklerdir. )

( Bal arısının iğnesinin ucu kıvrıktır, sokunca çıkaramaz. Yavaş çekse çıkarır ama öfkeli ve sinirli olduğu için, yavaş çekmek elinden gelmez. Birdenbire çekince de, iğnesi kopar ve soktuğu yerde kalır. )

( Arı, karnındaki boğum köklerden soluk alır. [Boğumlu, halkalı hayvanlar ciğersizdir.] )

( Arı kovanının ısısı insan gövdesiyle aynıdır. )

( Antenleriyle koku alırlar. )

( Balarıları, karmaşık bir dizi hareket ve sallanmadan oluşan "salınma danslarıyla" birbirine yiyeceğin niteliğini, uzaklığını ve tam konumunu anlatabilirler. [Bu iletişimlerini bizler de anlayabiliyoruz. Her salınım, kovandan 45 metre uzakta anlamına gelir. (Karl von Frisch 1945 [Bu keşfiyle, hayvan davranışları çalışmalarında verilen tek Nobel ödülünü kazanmıştır.]) ] )

( Bir turları yaklaşık 12 km.dir. )

( Saatte 30 km. hızla uçabilmektelerdir. )

( Dümdüz hatlar üzerinde gidip gelmektelerdir. )

( Tek kalan bir arı, ne kadar zeki olursa olsun, kovandan ayrı kaldığında tamamen savunmasızdır. )

( Beyinlerinde 950.000 sinir hücresi vardır. )

( Morötesi aralıkta görebilmektelerdir. [İnsan yüzlerini dahi tanırlar] )

( Arı kafalarının fotoğrafları... )

( NAHL[çoğ. NÜHÛL], ASSÂLE, RÂHİYE[çoğ. REVÂHÎ] ile/ve ZÜNBÛR[çoğ. ZENÂBÎR] ile/ve ... ile/ve ... )

( MEGES-İ ENGÜBÎN, KİBT ile/ve TÜNTE, BEVZ ile/ve ... ile/ve ... )

( BEE/WASP vs./and WASP/HORNET, VESPIT WASP vs./and COMMON WASP vs./and DRONE )

( APIS MELLIFERA/MELLIFICA cum/et VESPA CRABRO cum/et VESPA VULGARIS cum/et ... )


- BALA ile BALA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Birine işlerinde yardım eden kişi, çırak.[Genellikle tarımla ilintili olarak kullanılır.] İLE Kuş yavrusu. )

( Benzer biçimde, vahşi hayvanların yavrusu için de kullanılabilir. )


- BALA ile BÂLÂ[Fars.] ile Balâ

( Çocuk, yavru. İLE Yüksek, yukarı, üst, yüce. | Boy, uzunluk. İLE Ankara iline bağlı ilçelerden biri. )


- BALAKLAVA ile/ve/||/<> BAF

( ile/ve/||/<> )

( BALACLAVA vs./and/||/<> BUFF )


- BALAT ile BALATA


- BALE'DE:
5 AYAK DURUŞU ile/ve/||/<> PLIE ile/ve/||/<> ÇARPMA ADIMI(BEATEN STEP) ile/ve/||/<> KEÇİ SIÇRAYIŞI(CAPRIOLLES/CAPRIOLA[İt.])

( AYAK DURUŞU:
1. Ayaklar yanlara doğru düz bir çizgidedir. ve topuklar birbirine değer.
2. Birinci duruşun bir adım boyu kadar yanlara açılmış durumudur ve ayaklar yine yanlara doğru düz bir çizgidedir.
3. Bir ayak ötekinin önündedir ve öndeki ayağın topuğu arkadaki ayağın orta çukuruna değmektedir.
4. Bir ayak, bir adım boyu ötekinin önündedir ve ayaklar dışa dönüktür.
5. Bir ayak, hemen ötekinin önünde ve ona tümüyle dokunacak biçimde ve dışa dönük olarak yerleşir. [Bu duruşta ön ayağın arkasından sadece arka ayağın başparmağı görülür.]

İLE/VE/||/<>

PLIE:
Dizlerin kırılması hareketidir. [Bir zıplama hareketine başlamadan önce ya da bitirdikten sonra dizler mutlaka plie ile yanlara eğilir.] | Günlük bale derslerinde dansçının kaslarının ve tendonlarının yumuşaması ve dengeyi güçlendirmesi için ayaklar dışa dönük biçimde dizleri yavaşça kırarak balenin 5 duruşunda yapılan dersin açılış hareketidir.

İLE/VE/||/<>

ÇARPMA ADIMI(BEATEN STEP):
Bir bacağın ötekine çarpması ya da havada iken iki bacağın karşılıklı çarparak geçişmesi hareketine verilen ad.

İLE/VE/||/<>

KEÇİ SIÇRAYIŞI(CAPRIOLLES/CAPRIOLA[İt.]):
Her yöne yapılabilen bu harekette, sıçradıktan sonra iki bacak yere paralel olacak kadar yükselir ve birbirine çarpar. )


- BALIK ile BALIK HATTI ile BALIK SATIŞI ile BALIK YUMURTLAMASI ile BALIKÇI ile BALIKÇILIK ile BALIKÇILIK ile OLTA ile BALIK AĞI

( FISH vs. FISH LINE vs. FISH SELLING vs. FISH SPAWN vs. FISHERMAN vs. FISHERY vs. FISHING vs. FISHING LINE vs. FISHING NET )

( سمک ile صيداز آب ile ماهي گرفتن ile ماهي صيد کردن ile ماهي ile ريسمان ماهي گيري ile طناب ماهي گيري ile ماهي فروش ile ماهي زاد ile ماهيگير ile صياد ماهي ile صياد ile محل ماهي گيري ile شيل ile ماهي گيري ile صيادي ile صيد ماهي ile ماهيگيري ile زه قلاب ile تور ماهيگيري ile طور ماهي گيري ile تور ماهي گيري )

( SAMAK ile SEYDAZ AB ile MAHY GARAFTAN ile MAHY SEYD KARDAN ile MAHY ile RYSAMAN MAHY GYRY ile TANAB MAHY GYRY ile MAHY FOROSH ile MAHY ZAD ile ماهيگير ile SEYAD MAHY ile SEYAD ile MOHAL MAHY GYRY ile شيل ile MAHY GYRY ile SEYADY ile صيد ماهي ile MAHYGYRY ile ZAH GHALAB ile TOR MAHYGYRY ile TUR MAHY GYRY ile TOR MAHY GYRY )


- BALİNA ile BALEN BALİNASI

( ... ile Balen Balinası )


- BALİNA ile BALİNALI ile BALİNALAR ile BALİNA YAĞI ile BALİNA ÇUBUĞU


- BALİNA ile BEYAZ BALİNA/DENİZ KANARYASI (BELUGA)

( ... İLE Sırt yüzgeçleri yoktur. )

( ... ile Beyaz Balina )

( ... İLE Çıkardıkları seslerin yoğunluğu ve hoşluğundan dolayı, "Deniz kanaryası" olarak da adlandırılmaktalardır. )


- BALİNA ile BOYNUZLU BALİNA

( ... İLE Burunlarındaki uzantı, boynuz değil sol kesici dişlerinden birinin uzamış olmasıdır. )


- BALİNA ile BRIGHT BALİNASI