Bugün[03 Ocak 2026]
itibarı ile 11.754 başlık/FaRk ile birlikte,
11.754 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(44/48)


- TOZ ile TOZUNU ALMAK ile SİLGİ ile TOZ ALMA ile ÇÖPÇÜ

( DUST vs. DUST OFF vs. DUSTER vs. DUSTING vs. DUSTMAN )

( خاک ile گرد ile گرد و خاک ile غبار ile خاکه ile گردوخاک گرفتن ile گردگيري کردن ile تربت ile خاک گرفتن ile گردگير ile وسيله گردگيري ile گردگيري ile مامور تنظيف )

( KHAK ile GARD ile GARD VE KHAK ile GHABAR ile KHAKEH ile GARDOKHAK GARAFTAN ile GARDEGYRY KARDAN ile TARBAT ile KHAK GARAFTAN ile گردگير ile VESYLAH GARDEGYRY ile گردگيري ile مامور تنظيف )


- TOZLANMA ile/değil/||/<> TUZLANMA


- TOZUMAK ile TOZ ile TOZ BEZİ ile TOZ BOYA ile TOZ DUMAN ile TOZ SABUN ile TOZ ŞEKER ile TOZ BULUTU ile TOZ TOPRAK ile TOZ FIRÇASI ile TOZ MASKESİ


- TRAFİKTE ÖNCELİKLİLER[sırasıyla]:
ENGELLİ/LER ile/ve/< HASTA/LAR ile/ve/< YAŞLI/LAR ile/ve/<
ÇOCUK/LAR, ÖĞRENCİ/LER ile/ve/< HANIM/LAR ile/ve/<
YAYA/LAR ile/ve/<
BİSİKLETLİ/LER ile/ve/< MOTOSİKLETLİ/LER ile/ve/< ACİL DURUM ARAÇLARI[hasta taşıma, itfaiye, polis] ile/ve/<
TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI[raylı düzenler öncelikli olmak üzere!] ile/ve/<
ARABA/LAR ile/ve/< AYRICALIKLI/LAR
[her seviyedeki/konumdaki resmî makam araçları (her ne kadar güvenlikleri "önemli/öncelikli" sayılsa da!)]

( Kişiye ait arabaların sayılarının ülkemizde çok olması [ya da artmasının teşvik ediliyor olması], yolların eski olanaksızlıklara göre düzenlenmiş olması, önceliği arabalara vermek için geçerli bir neden değildir/olamaz! Tam tersine, konumları/sıraları en sondadır! [Bu zihniyeti geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı, her birimiz haklarımıza sahip çıkarak daha da hızlandıracağız! Lütfen!!! Sizin de farkındalığınız, desteğiniz ve katılımınızla!...] )


- TRAFİK'TE:
SİLECEKLERLE SÜRÜCÜ EMNİYETİ ve LASTİK PATLARSA ve TAŞITI EKONOMİK KULLANMAK


- TRAIL :/yerine İZ, PATİKA


- TRAJEDİ ile/ve/||/<>/> TRAVMA


- TRAKUNYA[Yun.] değil/yerine/= ÇARPAN BALIĞI


- TRAMVA/YA değil TRAVMA/YA


- TRANÇA[İt. < TRANCIA] ile/ve/||/<>/< İZMARİTGİLLER

( İzmaritgillerden, özellikle sıcak denizlerde yaşayan, pullu, esmer renkli ve kemikli bir balık. İLE/VE/||/<>/< ... )

( PAGRUS EHRENGERGII cum/et/||/<>/< ... )


- TRANS ile TRANŞ ile TRANÇA


- TRANSFER[İng., Fr.] değil/yerine/= AKTARIM, AKTARMA


- TRANSFER[İng.] değil/yerine/= AKTARMA


- TRANSKRIPSİYON/TRANSCRIPTION[İng.] değil/yerine/= KOPYALAMA


- TRANSPORT[İng.] değil/yerine/= TAŞINIM, TAŞIMA


- TRAVMA/BLOKAJ ile/ve AYDINLANMA


- TRAVMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DENEYİM

( [örüntüsü/bağlamı/öyküsü/anlamı] Yoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Vardır. )


- TRAVMA["TROVMA" değil!]/TRAUMA[İng.]/DARBE[Ar.] değil/yerine/= ÖRSELENME


- TRAVMATİZASYON/TRAUMATIZATION[İng.] değil/yerine/= ÖRSELENME, YARALANMA, SARSILMA


- TREATY :/yerine ANTLAŞMA


- EĞİLİM/TREND[İng.] ile FURYA[İt. < FURIA]

( Eğilim. İLE Olağandan çok fazla bulunma durumu. )


- TRIAL :/yerine DENEME, DURUŞMA


- TRICK :/yerine HİLE, NUMARA


- TRİGONOMETRİ ile/||/<> COĞRAFYA

( Trigonometrinin coğrafi ölçümlerde kullanımı )

( Biruni tarafından 1025 yılında keşfedildi/formüle edildi. (973-1048) (Ülke: Harezm) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Jeodezi, mineraloji, Hindistan tarihi, trigonometri) )


- TRİKAYA ile ...

( Buda'nın üçlü elbisesi. Nirmanakaya, Dharmakaya, Sambhogakaya. )


- TRİPANOZOMA ile UYUŞUKLUK

( TRYPANOSOME vs. INDOLENCE )


- TRİPİTAKA:
VİNAYA PİTAKA ile SUTTA PİTAKA ile ABHİDHAMMA PİTAKA

( Üç sepet. Budist Metinlerin tümü. Budist öğretileri yazıldıkça, konularına göre farklı sepetlere konulduğu için bu adı almıştır. Bölümleri...
1. Vinaya pitaka: Ahlâkî İlkeler/Disiplin Kitabı.
2. Sutta pitaka: Öğreti Kitabı.(Dhammapada'yı içerir)
3. Abhidhamma pitaka: Felsefe ve Psikoloji Kitabı. )


- TRISHA[Sansk.] = TANHA[Palice]


- TRİSHNA[Sansk.](TANHA[Palice]) ile ...

( Tutkular, aşırı istekler, yaşam için duyulan doyumsuzluk. Theravada Budizmi'nde dört yüce gerçekten biri. )


- TRİUMVİRA ile ...

( Üç kişilik kurul tarafından yönetilen hükümet biçimi. [Pompée, Cesar ve Crassus'un iktidar olmak için kurdukları siyasi birliğe verdikleri ad.] [Cesar öldürülünce Octavius, Antoine~Lepidus yeni bir triumvira kurmuşlardı] )


- TROLEYBÜS HATTINDA:
AKMESCİT ve/<> YALTA

( Dünyanın en uzun troleybüs hattıdır.[Kırım'da.] )


- TROMBON[Fr./İng.] ile TROMPET[Fr./İng.]/"BÜYÜLÜ" ile TUBA[Fr./İng.]

( Sürgü kolunun hareketiyle değişik yükseklikte seslerin elde edildiği soluklu çalgı. İLE Bir ağızlık ve kendi üstüne kıvrılmış silindir bir borudan oluşan soluklu çalgı. İLE Üzerinde pistonlar bulunan, bakırdan soluklu çalgı. )

( TROMBONE vs. TRUMPET vs. TUBA )


- TROPİK ile TROPİKA ile TROPİK KUŞU


- TROPİKA[İt. < TROPICO] değil/yerine/= DÖNENCE | TROPİKAL KUŞAK


- TU ile TU KAKA


- Tûbâ[Ar.] ile TÛBÂ[Ar.] ile TUBBA'[Ar. çoğ. TEBÂBİA] ile TUBA[Fr./İng.]

( Güzellik, iyilik, hoşluk. | Rahatlık. İLE Kökleri semâda, dalları zemine uzanmış, Cennet'te, Sidre'de bulunan ve dalları bütün Cennet'i gölgeleyen ilâhî ağaç. İLE Eski çağlarda, Yemen bölgesinde saltanat süren eski Arap hükümdarlarının unvanı. İLE Üzerinde pistonlar bulunan, bakırdan soluklu çalgı. )


- TUBA[İng.] değil/yerine/= TÜP


- TÜFEK ile KARABİNA

( ... İLE Namlusu genellikle yivli, kısa ve hafif bir tüfek. )


- TUĞLA[Yun.] ile TUĞRA

( Balçığın kalıplara dökülüp güneşte kurutulduktan sonra özel ocaklarda pişirilmesiyle yapılan ve duvar örmekte kullanılan yapı malzemesi. İLE Osmanlı sultanlarının imza yerine kullandıkları, özel bir biçimi olan simgeleşmiş im. | Tura. )


- TUĞLA ile ASMOLEN

( ... İLE Pişmiş toprak, cüruf ve beton karışımından yapılan, kiriş, putrel ya da nervürler arasına konulan delikli tuğla. )

( HIŞT ile ... )


- TUĞLA ile BRİKET

( ÂCER, ÂCİR, ÂCÜRR ile ... )

( BRICK vs. BRIQUETTE )


- TUĞLA ile/ve HATIL

( ... İLE/VE Surlarda kullanılmış olan tuğla. | Duvarı berkitmek/sağlamlaştırmak için taşların arasına yatay olarak yerleştirilen direk. )


- TUĞLA ile TUĞLA TABAKASI ile TUĞLA DÖŞEME ile TUĞLA YAPIMCISI ile TUĞLA İŞİ ile TUĞLA BAHÇESİ

( BRICK vs. BRICK LAYER vs. BRICK LAYING vs. BRICK MAKER vs. BRICKWORK vs. BRICKYARD )

( آجر ile خشت ile آجري ile خشت مال ile آجر پز ile آجرپز ile آجرکاري ile سفت کاري ile کوره پزخانه ile آجرپزخانه )

( AJER ile KHSHT ile AJERY ile KHSHT MAL ile AJER PEZ ile آجرپز ile AJORKARY ile SOFT KARY ile KOREH PAZKHANEH ile AJORPAZKHANEH )


- TUĞLA ile TUĞLACI/LIK ile TUĞLA OYUNU ile TUĞLA HARMANI


- TUĞLA ile/ve/değil/||/<>/< VUSU(V)AR/VÜSVAR[Fr. VOUSSOIR]

( Balçığın kalıplara dökülüp güneşte kurutulduktan sonra özel ocaklarda pişirilmesiyle yapılan ve duvar örmekte kullanılan yapı nesnesi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Kemer, tonoz ya da kubbe oluşturan kama biçimli [üstü dar, altı geniş biçimde yontulmuş] taş ya da tuğla. )


- TUĞLADA:
KİREMİT ile/ve/||/<> KIRMA ile/ve/||/<> YÜKSEK ISILI ile/ve/||/<> MERMER ile/ve/||/<> GAZBETON ile/ve/||/<> BİMS

( Toprak ve kil karışımından yapılır. Kiremit biçiminde olur. [Genellikle yapılarda duvar kaplaması, çatı kaplaması gibi dış cephe kaplamalarında kullanılır.]

İLE/VE/||/<>

Düzensiz biçimlerde kesilmiş parçalı tuğla çeşididir. Bu tuğla tasarımı, yapılarda, hava koşullarına dayanıklılık ve ısı yalıtımı sağlar. [Genellikle yapılarda sütun, kemer ve öteki yük taşıyıcı öğelerinin örtülmesinde, bazı yapıların da çatı ve cephelerinde dekoratif amaçlarla kullanılabilir.]

İLE/VE/||/<>

Kil ve toprak karışımından yapılır. [Yüksek sıcaklıklarda pişirilerek üretilir.] [Çok yüksek ısıya dayanıklı olduğundan, endüstriyel fırınlar, termik santraller, metalurji tesisleri, endüstriyel tesisler gibi yerlerde kullanılır.]

İLE/VE/||/<>

Yüksek dayanıklılığa sahip, ağır ve pahalı bir tuğla türüdür. [Genellikle yapılarda dekoratif amaçlar için kullanılır. Yapılarda duvar kaplaması, çatı kaplaması ve cephe kaplaması gibi amaçlar için de kullanılabilir.]

İLE/VE/||/<>

Beton ve kireçten yapılır ve gazla kurutularak üretilir. [Bu duvar çeşidi, yüksek ısı ve nem direnci ile düşük ağırlıkta olur.] [Yapılarda duvar kaplaması, çatı kaplaması ve cephe kaplaması gibi amaçlar için kullanılır.]

Beton, çimento, su, kum ve çeşitli agregaların karışımdan oluşan bir tuğla çeşididir. Gazbeton üretiminde, beton karışımının yapılmasından sonra, bu karışımın yüksek sıcaklıkta pişirilmesi ve gazla kurutulması işlemleri gerçekleştirilir. Bu işlemler sonucu, gazbeton malzemesi elde edilir.
[Gazbeton, yapılarda çeşitli amaçlar için kullanılabilir.
- Cephe kaplamasında hafif olması nedeniyle ciddi bir maliyet tasarrufu sağlar.
- Duvar örgüsünde yüksek ısı ve nem direnci nedeniyle yeğlenir.
- Yapı temelinde hafif olması nedeniyle taşıma kapasitesini artırdığından dolayı yeğlenir.
- İç duvar kaplamasında, iyi ısı ve ses yalıtımı sağladığından dolayı yeğlenir.
- Tavan kaplamasında, hafif olması nedeniyle taşıma kapasitesini artırdığından dolayı yeğlenir.

Öteki tuğla çeşitlerine oranla daha hafif olması nedeniyle yapıdaki yükü azaltarak taşıyıcı düzenekleri hafifletir. Fakat ne kadar hafif olsa da gazbetonun maliyeti öteki tuğla çeşitlerine göre daha pahalıdır.]

İLE/VE/||/<>

Betonarme yapıların duvarlarını, çatılarını ve çelik çubuklarını kaplamak için kullanılan ince taneli, toz durumunda bir malzemedir. Bu kaplama, yapının dayanaklılığını artırır ve çelik çubukların korozyona uğramasını önler. [Genellikle kireç, su ve kum gibi malzemelerden üretilir.]

[Betonarme yapılarda koruyucu görevi gören bims, genellikle şu amaçlar için kullanılır...
- Betonarme yapıların çelik çubuklarını kapladığından yapının dayanıklılığını artırmak amacıyla kullanılır.
- Çelik çubukları korozyona karşı korur ve bu sayede yapının ömrünü uzatır.
- Duvar ve çatılarda kaplama yapılarak, yapıya estetik bir görünüm kazandırılır ve yapının hava koşullarına dayanıklılığını da artırır.
- Betonarme yapıların bims kolonları, kemerleri ve öteki yük taşıyıcı öğelerinin kaplamasında da kullanılabilir.]




Gazbeton tuğla ile bims arasındaki FaRkLaR nelerdir?

Gazbeton, avantajlarına bakıldığında,
daha hafif olması nedeniyle uygulanabilirlik açısından daha uygulayımsaldır ve iş süresini kısaltır. Isı ve ses yalıtımı daha fazla olduğundan, yüksek sesli alanlarda rahatlıkla kullanıma uygundur.
İLE
Bims, sağlam yapısı, yangına dayanıklı olması açısından yeğlenen bir malzemedir.


Dezavantajlarına bakıldığında,
boşluklu yapısından dolayı nem geçirme oranı yüksek olduğundan, sonradan oluşan sıva çatlakları ve sıvanın uygulanış zorlukları gibi olumsuzlukları vardır. Aynı zamanda, performansına nazaran maliyeti de oldukça yüksektir.
İLE
Bims, kaplama görevi gördüğünden, uygulama açısından daha zahmetlidir. )


- TUĞRA ile/ve TERS TUĞRA

( ... İLE/VE Ayasofya, İmâret Kapısı'nda! )

( ... İLE/VE Ayasofya İmâreti'nin müze olarak açılması için çalışılıyor. [Desteğinizi ve baskılarınıza açıktır!] )


- TUĞRA ile TUĞRALI


- TÜKETİM ve/ SIKILMA ve/ TÜKETİM


- TÛLÂ[Ar.] ile TULÂ'[Ar.]

( Daha(pek/çok/en) uzun. İLE Ense kökü. )


- TULÂNÎ[Ar.] değil/yerine/= UZUNLAMASINA


- TÛLÂNÎ değil/yerine/= UZUNLUĞUNA


- TÜLBENT[Fars. < TER + BEND] değil/yerine/= YAZMA

( İnce ve seyrek dokunmuş, hafif ve yumuşak pamuklu bez. | Bu bezden yapılmış başörtüsü. )


- TULPA(/YONTRA) ile HÜDDAM


- TULUAT[Ar.] değil/yerine/= DOĞAÇLAMA


- TULUMBA[İt. < TROMBA] ile TULUMBA

( Sıvıları alçak yerlerden çekmeye ya da yüksek yerlere çıkarmaya yarayan araç. | Otomobil lastiği, futbol topu vb. şeyleri şişirmeye ya da herhangi bir sıvıyı sıkmaya, bir şey üzerine püskürtmeye yarayan araç. | Bağ ve meyve ağaçlarını ilaçlamakta kullanılan araç. İLE Tüfekte, iğnenin bulunduğu yer. )


- TULUMBA ile TULUMBACI/LIK ile TULUMBA KOLU ile TULUMBA TATLISI


- TULUM'DA:
TULUM ZURNA ile/ve TRAKYA TULUM(BORULU TULUM [Kırklareli])


- TÜM METALLER ile/ve CIVA

( Erir. | Katı halden başlar. İLE/VE Buharlaşır. | Sıvı halden başlar. )

( ... İLE/VE Buzdan buhara [tek] geçen/geçebilen. )


- TÜM ÜLKELER ile/ve/değil AFRİKA

( 6400 km. İLE/VE/DEĞİL 7200 km. )

( )

( )


- TÜM ile TÜM SAYI ile TÜM TANRICI/LIK ile TÜM BAŞLILAR ile TÜM BAŞKALAŞMA ile TÜM KİRPİKLİLER


- TÜMAMİRAL ile PATRONA[İt.]

( ... İLE Tümamirale yakın eski bir deniz subaylığı aşaması. )


- TUMBA[İt. < TOMBO] ile TUMBA ile TUMBA ile TUMBA ile TUMBA

( Altüst etme, altüst olma. | Çocuk dilinde, yatağa atlama. İLE Toprak atmaya yarayan araba, el arabası. İLE Pancar. İLE Kabarık yatak vb. şeyler. İLE Dağ üstlerindeki tepecikler. )


- TÜMCE AYRIŞTIRMA ile ...

( SENTENCE PARSING )


- TÜMDENGELİMSEL ile/ve/||/<> TÜMEVARIMSAL ile/ve/||/<> GERİÇIKARIMSAL

( Bütünden, parçaya. İLE/VE/||/<> Parçadan, bütüne. İLE/VE/||/<> Parçadan, parçaya. )

( DEDUCTIVE vs./and/||/<> INDUCTIVE vs./and/||/<> ABDUCTIVE )


- TÜMEVARIM = İSTİKRÂ = INDUCTION[İng., Fr.] = INDUKTION[Alm.] = INDUCTIO[Lat.] = EPAGOGE[Yun.]


- TÜMÜ ile HER YERDE ile BÜTÜN GÜN BOYUNCA ile TÜM HAYAT BOYU ile BÜTÜN GECE BOYUNCA ile HEPSİ DIŞARI ile BAŞTAN ile HEPSİ AKRABA ile HEPSİ ile HEP BİRLİKTE

( ALL vs. ALL AROUND vs. ALL DAY LONG vs. ALL LIFE LONG vs. ALL NIGHT LONG vs. ALL OUT vs. ALL OVER vs. ALL RELATIVE vs. ALL THAT vs. ALL TOGETHER )

( جملگي ile جميع ile تماما ile جمله ile همه ile تمام ile همگي ile تمامي ile کل ile دورادور ile دورتادور ile تمام روز ile مادام العمر ile تمامي شب ile بمقدار زياد ile باشدت تمام ile سرتاسر ile سرتاپا ile بطور سراسري ile سربسر ile سراسر ile دارودسته ile هرآنچه ile جمعا )

( JOMLAGY ile جميع ile TAMAMA ile JOMLEH ile CPEHMEH ile TAMAM ile CPEHMGY ile TAMAMY ile KEL ile DORADOR ile DORTADOR ile TAMAM RUZ ile مادام العمر ile TAMAMY SHAB ile بمقدار زياد ile BASHODAT TAMAM ile SARTASAR ile SARTAPA ile BETOR SARASARY ile SARBASAR ile SARASAR ile DARUDASTEH ile NPARANCHEH ile JAMA )


- TUNDRA ile TUNDRA İKLİMİ


- TUNGUZ ile TUNGUZCA


- TUNİKA/LAYER[İng.] değil/yerine/= KATMAN


- TÜP BEBEK ile/değil/yerine/> AŞILAMA

( )


- TÜP BİÇİMİNDE/TÜPSÜ KOROLLA = TÜVEYC-İ ÜNBÛBÎ = COROLLE TUBULÉE, COROLLE TUBULEUSE


- TUR ATMA ile/ve/değil/||/<>/> DÖNME

( Etraf(ın)da. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Merkezde. )

( Dışarıda. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İçeride. )

( Kendinden. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Kendin(d)e. )


- TÜR ile AŞAMA

( KIND vs. PHASE )


- TÜRA'[Ar. < TUR'A] ile TÜR'A[Ar. çoğ. TURA', TÜRÜÂT]

( Suyun taştığı yerler. | Kanallar. İLE Suyun taştığı yer. | Kanal. )


- TURA ile TURA ile TUĞRA

( Metal paranın resimli yüzü. | Halat gibi örülmüş iplik çilesi. | Kıvrılarak sıkıştırılmış iplik çilesi. | Bazı oyunlarda, vurmak için kullanılan düğümlenmiş mendil. | Ucu düğümlenmiş bir mendil aracılığıyla yanan ya da yanılanların ebe tarafından cezalandırıldığı bir tür çocuk oyunu. İLE Ev duvarlarını dış etkenlerden korumak için üzerlerine çakılan tahta perde. | Bahçe kapısını korumak için beşik örtüsü biçiminde tahtadan yapılan örtü. | Kadınların başlarına taktığı küçük altın dizisi. | Çatı. | Çatı arası. | Odalardan başka evdeki öteki bölümler. | Sergen. | Düğünlerde oynanan bir çeşit oyun. | Karşı. | Topuz. İLE Osmanlı sultanlarının imza yerine kullandığı, özel bir biçimi olan simgeleşmiş im. )


- TURALAMAK ile TUR ile TURA ile TURP ile TURP OTU ile TURP FİLİZİ ile TUR OPERATÖRÜ ile TURP SALATASI


- TURBA[Fr. < TOURBE] ile/ve/||/<> TURBALIK

( Az çok kömürleşmiş bitkilerden oluşan yakıt. İLE/VE/||/<> Göl ve bataklıklarda yetişen bitkilerin, özellikle sfagnumun çürümesi ve kömürleşmesiyle oluşan turba yatağı. )


- TÜRE(T)ME ile YARATMA

( TO DERIVE vs. TO CREATE )


- TURFA[Ar. < TURFE] ile TURFANDA[Fars. < TERVENDE]

( Az bulunur, eski, nadir. | Değeri düşük, işe yaramaz. | Acayip, tuhaf. İLE Mevsimin başında ilk yetişen (meyve, sebze). | Yeni, ilk kez ortaya çıkan. )


- TURFALAMAK ile TURFA


- TURİNG İLE CHURCH İLE LAMBDA ile/||/<> HESAPLANABİLİRLİK

( Hesaplama modellerinin eşdeğerliliği. )

( Formül: λx.x+1 (lambda gösterimi) )

( Alan Turing tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1912-1954) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Turing makinesi, yapay zeka) )


- TURİYA ile TURİYATİTA

( Samadhi'nin süper-bilinç hali (turiya, dördüncü), Ruhun Brahman ile bir olduğu, en yüksek farkındalık olan, (ruhun) dördüncü hali. İLE En yüksek farkındalık halinin ötesi. )


- TÜRKÇE ve/||/<> HALAÇÇA

( ... VE/||/<> İran'ın güneyinde, toplu olarak yaşayan bir Türk toplumun konuştuğu dil. )


- TÜRKİYE/TÜRKİYÂ = TÜRK ELİ


- TÜRLER, NEVİLER = ENVÂ' = ESPÈCES


- TURN :/yerine DÖNMEK, SIRA


- TURNA ile/ve BÜLBÜL


- TURNA ve/||/<> DAĞ KEÇİSİ ve/||/<> SEPET ve/||/<> KARTAL

( İnsan. VE/||/<> Kutsallık. VE/||/<> Bilgelik. VE/||/<> Gök Tanrı/Tengri. )


- TURNA ile İBİS/MISIR TURNASI

( Turnagillerden, Avrupa ve Kuzey Afrika'da toplu olarak yaşayan, göçebe, iri bir kuş. İLE Leyleksilerden, Afrika ve Batı Asya'nın sulak alanlarında yaşayan bir kuş. )

( GRUS GRUS cum IBIS AETHIOPICA )


- TURNA ile KARKARA

( ... İLE Başı sorguçlu turna. )

( ... İLE Bataklık bölgelerde yaşarlar. )

( CRANE vs. ... )


- TURNA ile SİYAH BOYUNLU TURNA


- TURNA ile TAÇLI TURNA

( ... İLE Barışçıl, sevimli ve nazik olan bu kuş, Uganda'nın bayrağında da yer alan simgesidir. [Bu kuşu öldürmenin 7 yıllık hapis cezası vardır.] )

( ... cum BALEARICA PAVONINA )


- TURNA ile TELLİ TURNA

( ... İLE Turnagillerden, su kıyılarında yaşayan, uzunluğu 85 santimetre olan, gövdesi gümüşi, başı ve boynu kara, büyük bir kuş. )

( GRUS GRUS cum ANTHROPOIDES VIRGO )


- TURNA ile TURNA BALIĞI(PIKE)

( Turnagillerden, Avrupa ve Kuzey Afrika'da toplu olarak yaşayan, göçebe, iri bir kuş. İLE Tatlı sularda yaşayan yırtıcı bir balık. )

( GRUS GRUS cum ESOX LUCIUS )


- TURNA ile TURNACI ile TURNA KIRI ile TURNA BALIĞI ile TURNA KATARI


- TURNUVA değil/yerine/= YARIŞTAY


- TURP ile ACIRGA

( ... İLE Yabanturpu. )


- TURP ile/||/<> KOLZA

( ... İLE/||/<> Turpgillerden, yağlı tohumlarından elde edilen yağı yapay kauçuk, biyodizel vb.nin yapımında kullanılan mevsimlik bitki. )

( ... cum BRASSICA NAPUS )


- TUT fakat TAPMA!


- TUTAK/KABZA[Ar.] ile/ve/||/<> BALÇAK

( Silah, kılıç vb. şeylerde tutulacak yer, sap. İLE/VE/||/<> Kabza. | Kılıcın sapında/kabzada eli koruyan demir parça/bölüm. )


- TUTARLI = İNSİCAMLI = CONSEQUENT[İng.] = CONSÉQUENT[Fr.] = KONSEQUENT[Alm.] = CONSEQUENS[Lat.] = CONSECUTIVO/VA[İsp.]


- TUTARSIZLAŞMAK ile TUTAR/LIK ile TUTARLI/LIK ile TUTARSIZ/LIK ile TUTARSIZCA


- TUTKU ve/||/<>/= AKILSIZ (")BAĞLANMA(")


- TUTMA ile BULUNDURMA

( HOLD vs. KEEPING )


- TUTMA ile/ve/> GENİŞLETME

( TO HOLD vs./and/> TO WIDEN )


- TUTMA ile/ve/değil/||/<>/< TIKANMA


- TUTMAK ile YARIŞMA DÜZENLEMEK ile TOPLANTI YAPMAK ile GERİ ÇEKİL ile TUT CANIM ile DAYAN ile TOPLANTI YAPMAK ile BİR GEMİYİ TUTMAK ile BİR DAKİKA BEKLE ile SAYGI DUYMAK ile SORUMLU TUTMAK ile TUTUCU ile TUTMA ile HOLDİNG ŞİRKETİ ile SIKI TUTMAK

( HOLD vs. HOLD A COMPETITION vs. HOLD A MEETING vs. HOLD BACK vs. HOLD DEAR vs. HOLD FAST vs. HOLD MEETING vs. HOLD OF A SHIP vs. HOLD ON A MINUTE vs. HOLD RESPECT vs. HOLD RESPONSIBLE vs. HOLDER vs. HOLDING vs. HOLDING COMPANY vs. HOLDING FAST TO )

( برگزار کردن ile دردست داشتن ile منعقد ساختن ile متمسک شدن ile منعقد کردن ile در دست داشتن ile عقد کردن ile انبارکردن ile نگاهداري ile مسابقه گذاشتن ile مجلس داشتن ile تشکيل جلسه دادن ile مجلس کردن ile خودداري کردن ile عزيز داشتن ile محکم گرفتن ile خن ile وايسا ile احترام قائل بودن ile مسئول دانستن ile مسئول کردن ile حامل ile دارنده ile نگاه دارنده ile مسک ile انعقاد ile ملک متصرفي ile معتصم ile شرکت مرکزي ile مستعصم )

( BARGOZAR KARDAN ile DARDAST DASHTAN ile MANAGHAD SAKHTAN ile MOTAMSK SHODAN ile MANAGHAD KARDAN ile DAR DAST DASHTAN ile AGHAD KARDAN ile ANBARKARDAN ile NEGAHODARY ile MOSABAGHEH GOZASHTAN ile MOJALS DASHTAN ile TASHKYLE JALSEH DADAN ile MOJALS KARDAN ile KHODDARY KARDAN ile AZYZ DASHTAN ile MOHKAM GARAFTAN ile KHAN ile وايسا ile EHTARAM QAEL BODAN ile MASOUL DANSTAN ile MASOUL KARDAN ile HAMEL ile DARANDEH ile NEGAH DARANDEH ile MOSK ile ENEGHAD ile ملک متصرفي ile MOTASAM ile SHARKAT MARKZY ile مستعصم )


- TUTUKLAMA:
"CEZA" değil TEDBİR


- TUTUKLU/TUTUKLA(N)MA ile/ve/değil/||/<>/< GÖZALTINDA/GÖZALTINA ALMA

( [ancak özel ve zorunlu durumlarda] Yargıç dışında, ne savcı, ne de polis tutuklama yapabilir.[yaptıkları tutuklama değil gözaltına alma ve/ya da [sınırlılığında] bulundurmadır] )

( [not] ARREST vs./and/but/||/<>/< CUSTODY )


- TUTULMA ile TUTULMA

( ECLIPSE vs. ECLIPSED )

( خورشيدگرفتگي ile گرفتگي ile خسوف کردن ile کسوف ile گرفت ile ماه گرفتگي ile منخسف )

( KHORSHYDEGARAFTAGY ile GARAFTAGY ile KHSOF KARDAN ile KASOF ile GARAFT ile MAH GARAFTAGY ile منخسف )


- TUTULMA ile TUTULMA[Ar. HUSÛF/ECLIPSE] ile TUTULMA ile TUTULMA

( Toplum tarafından sevilme, ünlü olma, iyi tanınma, popülarite. | Tutuk duruma gelmek. | Kapatılmak, sarılmak. | Bir örgen ya da bir nesnenin hareket edemez olması. | Yakalanmak. | Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu yakından izlenmek, tutulmak, markaja alınmak. İLE Bir gök cisminin, araya başka bir cismin girmesiyle bütününün ya da bir bölümünün görünmez duruma gelmesi. | Gözlemciye göre, iki gökcisminden birinin, öbürünü örtmesi. Ay'ın, Güneş'i örtmesi[gün tutulması]; Yer'in, Ay'ı örtmesi[Ay tutulması]. İLE Birine tutkun olma, sevme, âşık olma. İLE Oyuncunun söyleyeceklerini unutması. )


- TUTULMA ile TUTULMAZ/LIK


- TUTULMUŞ/LUK ile TUTULMUŞ PARA


- TUTUM ile TUTUMLU/LUK ile TUTUMSUZ/LUK ile TUTUMSUZCA


- TÜTÜN(/SİGARA/NARGİLE VS.) SORUNUNDA:

"YASAK" değil SINIRLAMA
ve/||/<>
DUMAN değil GAZ
ve/||/<>
"BIRAKMA" değil BAŞLAMAMA
ve/||/<>
İRÂDE
["Evet!"
diyebilme olanağı/gücü/isteği]
değil
İHTİYÂR
["Hayır!"
diyebilme olanağı/gücü/isteği]


- TUTUNMA ile/ve/||/<>/> TUTKUN/LUK


- TUTYA[Ar. < TUTİYA] değil/yerine/= SÜRME

( Sürme. Göz ağrılarına iyi gelen, sürme gibi göze çekilen bir em. | Çinko. | Mor renkli, kokulu bir kır çiçeği. )


- TUVAL ile TUVACA


- TUVALET ile FERAH ile MALLAR ile EMTİA

( COMMODE vs. COMMODIOUS vs. COMMODITIES vs. COMMODITY )

( گنجه کشودار ile رختان ile رختدان ile مقرون بصرفه ile بکار خور ile اجناس ile کالا )

( GONJEH KESHODAR ile RAKHTAN ile RAKHTEDAN ile MOGHORON BASRAFEH ile BEKAR KHOR ile AJENAS ile KALA )


- TÜVÂNÂ[Fars. < TEVÂNÂ] değil/yerine/= GÜÇLÜ, DİNÇ, CANLI


- TUYA ve/||/<> I. SETİ

( [II. Ramses'in] Annesi. VE/||/<> Babası. )


- TÜYLENME ile/ve/||/<>/> KARINSA

( ... İLE/VE/||/<>/> Kuşların tüy değiştirmesi. )


- TUZLA/MEMLEHA[Ar.] ile Tuzla

( Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz ya da göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer. | Tuzlak. İLE İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. )


- TUZLAMAK ile TUZLANMAK ile TUZLA ile TUZLAK


- TUZLU/LUK ile TUZLUK ile TUZLUCA ile TUZLUKÇU ile TUZLU BALGAM


- TYAGA ile ...

( Red, terk. Tyaga tüm çalışmaların meyvelerini red ve terk etmektir. Örneğin, tyaga, karma'yı tutkusuzca ve sonuçları hakkında hiçbir arzu taşımaksızın icra etmelidir, yerine getirmelidir. )


- ÜÇ ...:
CAN ve/||/<> HAZİNE ve/||/<> DOST ve/||/<> İTİRAZ ve/||/<> İSYAN ve/||/<> KILAVUZ ve/||/<> KIZILAN ve/||/<> HAYRANLIK ve/||/<> DÜŞMAN

( Üç canım var benim: Barış, özgürlük ve adâlet...

Üç hazinem var benim: Liyâkat, asâlet ve cesâret...

Üç dostum var benim: Bilgi, eşduyum ve dirâyet...

Üç itirazım var benim: İnkâr, kibir ve hamâset...

Üç isyanım var benim: Biat, yalakalık ve icâzet...

Üç kılavuzum var benim: Sevgi, alçakgönüllülük ve metânet...

Üç kızdığım var benim: Kıskançlık, tembellik ve cehâlet...

Üç hayranlığım var benim: Hoşgörü, dürüstlük ve zarâfet...

Üç şeye düşmanım ben: Nankörlük, zulüm ve ihânet...

)


- ÜÇ TEHLİKE:
AKILLILARDA ile/ve/||/<> DUYGUSALLARDA ile/ve/||/<>
"ETKİLİLERDE"

( [ne yazık ki] Duygusuzluk. İLE/VE/||/<> Etkisizlik. İLE/VE/||/<> Akılsızlık. )


- ÜÇ ile ÜÇ BEŞ ile ÜÇ BİR ile ÜÇ İKİ ile ÜÇ ADIM ile ÜÇ ETEK ile ÜÇ AYLAR ile ÜÇ AYLIK ile ÜÇ BAŞLI ile ÜÇ BEYAZ ile ÜÇ BUÇUK ile ÜÇ KATLI ile ÜÇ NOKTA ile ÜÇ BUUTLU ile ÜÇ BOYUTLU/LUK ile ÜÇ DÜZLEMLİ ile ÜÇ OTUZUNDA ile ÜÇ PARMAKLI ile ÜÇ HAL KANUNU ile ÜÇ ADIM ATLAMA ile ÜÇ BOYUTLU FİLM ile ÜÇ DURUM YASASI ile ÜÇ BİRLİK KURALI


- UÇ ile UÇ UCA ile UÇ BEYİ ile UÇ BEYLİĞİ


- UÇAK KOLTUKLARI'NDA


- UÇAR ile UÇARI/LIK ile UÇARICA ile UÇAR KEFAL


- ÜÇGEN ile/ve/=/||/<> DELTA


- ÜÇGEN ile ÜÇGEN PRİZMA ile ÜÇGEN PİRAMİT ile ÜÇGENSEL BÖLGE


- ÜCRET ile VEDA

( FARE vs. FAREWELL )

( کرايه مسافر ile مسافر کرايه اي ile بدرود ile وداع ile الوداع ile توديع ile بدورد ile خداحافظي ile وداع نامه ile خدا حافظ )

( KARAYYEH MOSAFER ile MOSAFER KARAYYEH AY ile BADROD ile VADA ile الوداع ile TOODYE ile بدورد ile KHODAHAFEZY ile VADA NAMEH ile KHODA HAFEZ )


- UÇUCU ile NEFES ALMA ile NEFES ALMAK

( INHALANT vs. INHALATION vs. INHALE )

( بو کشنده ile استنشاق کننده ile فروبردني ile شهيق ile استنشاق ile استنشاق کردن ile دم فرو بردن ile بداخل کشيدن ile استشمام کردن )

( BO KESHANDEH ile ESTANESHAGH KONANDEH ile FOROBARDANY ile شهيق ile ESTANESHAGH ile ESTANESHAGH KARDAN ile DAM FORO BARDAN ile BEDAKHAL KESHYDAN ile ESTESHMAM KARDAN )


- UCUZLAMA ile YAYILMA


- UCUZLAMAK ile UCUZLATMAK ile UCUZLATABİLMEK ile UCUZ/LUK ile UCUZCA ile UCUZCU/LUK ile UCU AÇIK ile UCU UCUNA ile UCUN UCUN ile UCU KAPALI ile UCUZ HALKÇILIK


- UCUZLAŞMA ile/değil/yerine/>< BASİTLEŞME

( Yıkım vardır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yaşam vardır. )


- UDE ile/ve SELENGA

( Buryat ülkesine ve başkenti Ulan-Ude'ye akan iki önemli ırmak. Selenga, Baykal Gölü'ne dökülür.[200 km2'lik geniş bir delta oluşturur.][Aynı zamanda, önemli bir kuş cennetidir.] )


- UFAK ile UFAKÇA ile UFACIK

( Boyutları, olağandan küçük olan. | Yaşça daha küçük olan. | Önemsiz, çok az. | Orun, aşama bakımından geri olan. İLE Oldukça ufak. İLE Çok ufak, küçücük. )


- UFAK/LIK ile UFAKÇA ile UFAK PARA ile UFAK UFAK ile UFAK TEFEK ile UFAK ÇAPTA


- UFAKTAN UFAĞA ile UFAKTAN UFAKTAN


- UFARAK ile UFARAKÇA


- UFUK AÇILMASI ile AYDINLANMA


- UGİYA ile ...

( Moritanya'nın para birimi.[Paranın üzerinde, geleneksel motifler bulunur.] )


- UĞRAMAK ile UĞRANMAK ile UĞRATMAK ile UĞRAŞMAK ile UĞRALAMAK ile UĞRANILMAK ile UĞRAŞILMAK ile UĞRAŞTIRMAK ile UĞRATABİLMEK ile UĞRAYABİLMEK ile UĞRAŞABİLMEK ile UĞRA ile UĞRAK ile UĞRAŞ ile UĞRAK YERİ


- UĞRAŞ ile ÇABA


- ... UĞRUNA" değil/yerine ... AMACIYLA


- ... UĞRUNA ile/değil ... İÇİN


- UĞURBÖCEĞİ'NDE:
(KIN) KANAT ile/ve/||/<>/> ALT KANAT[ELYTRA]


- UHREVÎ[< UHRÂ] = SONRAYA/ÂHİRETE AİT, SONRAYLA/ÂHİRETLE İLGİLİ


- UKALA/LIK ile UKALACA ile UKALA DÜMBELEĞİ


- UKBÂ ile ...

( ÂHİRET | CEZA )


- UKRANYA değil UKRAYNA


- ÜLÂ ile ...

( EVVEL, ÖNCE )


- ULA ile/||/<>/> BALA ile/||/<>/> ASAF ile/||/<>/> DEVLET KETHÜDASI ile/||/<>/> ELÇİ

( ... İLE/||/<>/> Ula ile vezirlik arasında yüksek bir sivil aşama. İLE/||/<>/> Vezir. İLE/||/<>/> İçişleri Bakanlığı'nın[Dahiliye Nazırlığı] ilk dönemlerdeki adı. İLE/||/<>/> Bir devleti başka bir devlet katında temsil eden kişi. )


- ÛLÂ[Ar.] ile ULÂ[Ar.]

( Birinci, ilk. İLE Şan ve şeref sahibi. )


- ULAMA ile/ve/||/<> YUMUŞATMA


- ULANMAK ile ULAŞMAK ile ULAŞILMAK ile ULAŞTIRMAK ile ULAŞABİLMEK ile ULAŞIVERMEK ile ULA ile ULAH ile ULAK ile ULAM ile ULAN ile ULAÇ ile ULAŞ ile ULAHÇA ile ULAM ULAM ile ULAÇLI BİRLEŞİK ZAMAN


- ULAŞMA ile/ve/değil ERİŞME


- ULEMÂ ile ULEMÂ-Yİ ÂMİLÎN

( Bilginler. | Ülkeleri aydınlatan kandiller. İLE İlim, bilgisi gereğince hareket eden, bilgili kişiler. )


- ULEMÂ ile/ve VÜKELÂ ile/ve VÜZERÂ ile/ve FUKARÂ

( Bilimkişileri. İLE/VE Bakanlar, vekiller. İLE/VE Vezirler. İLE/VE Dervişler. )


- ÜLKE ile/ve/||/<>/> UZAY ÜLKESİ(ASGARDIA)

( ... İLE/VE/||/<>/> Önümüzdeki 25 yıl içinde kurulması planlanan ilk uzay ülkesidir. 200.000 nüfuslu olacak bu uzay ülkesi, Dünya'nın yörüngesinde bulunacaktır. Bağımsız bir ülke olacak olan Asgardia'nın temel amacı, Uzay'da barış ve Dünya'nın çatışmalarının uzaya aktarılmasını engellemek. Asgardia'nın ana hedefinin başında Dünya'yı, uzay tehditlerinden korumak ve Dünya yörüngesinde yaşanılabilir ortamlar yaratmaya çalışmaktır. Asgardia'nın ideal hedefi ise vatandaşların, doğduğu ülkenin kişisel refahı ne olursa olsun, tüm insanlığa hizmet etmeyi amaçlaması. )


- ULKUS/ULCUS[İng.] değil/yerine/= YARA


- ÜLSER/ULCER[İng.] değil/yerine/= YARA


- ULTRA değil/yerine/= AŞIRI


- ULTRA ile HİPER


- ULULAMA = HÜRMET = VENERATION[İng.] = VÉNÉRATION[Fr.] = HOCHACTUNG[Alm.] = VENERATIO[Lat.]


- ULÛLELBAB ile ULÛNNÜHA


- ULUMA ile PAVKIRMA

( ... İLE Tilki ya da çakalın uluması. | Ateşin, alev alev yanması, bir yere doğru yönelmesi. | Çok öfkelenmek. )


- ULUMA ile ULUYAN

( HOWL vs. HOWLER )

( زوزهکشيدن ile زوزه کشيدن ile زوزه ile جيغ زننده )

( زوزهکشيدن ile ZOZEH KESHYDAN ile ZOZEH ile JYGH ZANANDEH )


- ULÛM-U ŞER'İYE:
ULÛM-U MÜSTENBATA ve/||/<> ULÛM-U ASLİYE


- ULURU ile/ve NAZCA ile/ve TRAXIEN ile/ve VALCOMANICA ile/ve GOZO

( Avustralya'da. İLE/VE Peru'da. İLE/VE Malta'da. İLE/VE İtalya'da. İLE/VE Malta'da. )


- ULUSALLAŞTIRMAK ile ULUSAL/LIK ile ULUSALCI/LIK ile ULUSAL DİL ile ULUSAL GELİR ile ULUSAL BAYRAM ile ULUSAL EKONOMİ ile ULUSAL SAVUNMA


- ULUSLARARASI ANTLAŞMA ve/||/<> MARPOL

( ... VE/||/<> Gemilerden kaynaklanan kirliliğin önlenmesine yönelik uluslararası antlaşma. )


- ULUSLARARASI ANTLAŞMALAR ve/||/<>/> ANAYASA


- ULUS[Moğolca] ile ...

( PAY, BUDUN(HANEDAN'IN PAYINA DÜŞEN BÖLGE) )


- ULUTMAK ile ULUSLAŞMAK ile ULUSLAŞABİLMEK ile ULU ile ULUM ile ULUS ile ULUSLU ile ULUSÇU/LUK ile ULUSSUZ/LUK ile ULU ORTA


- ULYÂ ile ...

( PEK (DAHA, EN, ÇOK) YÜCE )


- UMA ile/||/<> UMA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ana.[Tibet dilinde][Arapça'dan geçmişe benziyor.] İLE Eve gelen konuk. )


- UMERÂ ile/ve/||/<> ULEMÂ ile/ve/||/<> SUFERÂ

( Askerler/memurlar. İLE/VE/||/<> Bilginler/âlimler. İLE/VE/||/<> Elçiler/sefirler. )


- ÜMİT ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ALDANMA


- ÜMİT ile/ve DUA

( Ümidimizi kesmeyiz, kesemeyiz! )


- ÜMİT ile/ve/||/<> DÜŞÜLKÜ/ÜTOPYA


- 'UMRÂ[Ar.] ile RUKBÂ[Ar.]


- UMULMAK ile UMUTLANMAK ile UMUTLANDIRMAK ile UMUTLANABİLMEK ile UMU ile UMUM ile UMUR ile UMUT ile UMUŞ ile UMUTLU/LUK ile UMUTSUZ/LUK ile UMUTSUZCA ile UMUM MÜDÜR/LÜK ile UMUT IŞIĞI ile UMUT KAPISI ile UMUT TACİRİ ile UMUT DÜNYASI ile UMUT KIRIKLIĞI


- UMUMİ MAĞAZA değil/yerine/= GENEL SAKLAK


- UMUMİ/LİK ile UMUMİ AF ile UMUMİ EFKAR ile UMUMİ HEYET ile UMUMİ KATİP ile UMUMİ KONGRE ile UMUMİ COĞRAFYA ile UMUMİ VEKALETNAME


- UMURSAMA ile UMURSAMAZ/LIK ile UMURSAMAZCA


- UMURSAMAMA ile/ve/||/<> KAYITSIZLIK


- UMUT[Türkçe]/ÜMİT[Fars. < UMİD] = RECÂ[Ar.] = HOPE[İng.] = ESPOIR[Fr.] = HOFFNUNG[Alm.] = SPES[Lat.]


- UMUT ile SAMİMİYETLE UMUT EDİYORUM ile UMUTLU ile UMUTLA ile UMUTLULUK ile UMUTSUZ ile UMUTSUZCA ile UMUTSUZLUK ile UMUTLAR

( HOPE vs. HOPE WITH SINCERITY vs. HOPEFUL vs. HOPEFULLY vs. HOPEFULNESS vs. HOPELESS vs. HOPELESSLY vs. HOPELESSNESS vs. HOPES )

( آرزو کردن ile اميد داشتن ile اميدوار بودن ile آرشي ile چشم انتظاري ile رجا ile اميدواري ile اميد ile آرزو داشتن ile آرزو ile رجاء واثق داشتن ile اميدوار ile آرزومند ile اي کاش ile آرزومندي ile بي اميد ile نااميد ile نوميد ile بدون اميد ile نوميدانه ile نااميدي ile مايوسي ile لاعلاجي ile نوميدي ile آمال )

( AREZO KARDAN ile AMYD DASHTAN ile AMYDAVAR BODAN ile آرشي ile CHESHAM ENTEZARY ile RAJA ile AMYDAVARY ile AMYD ile AREZO DASHTAN ile AREZO ile RAJA VASAGH DASHTAN ile AMYDAVAR ile AREZOMAND ile AY KASH ile AREZOMANDY ile BEY AMYD ile NAOMYD ile NOMYD ile BEDON AMYD ile نوميدانه ile NAOMYDY ile مايوسي ile LALAJY ile NOMYDY ile AMAL )


- UN, NİŞASTA = DAKÎK = FÉCULE AMYLACÉE, AMIDON


- UN ile/ve/||/<>/> NİŞASTA

( ... İLE/VE/||/<>/> Bitkilerde, granür durumunda bulunan beyaz nesne, önce öğütülüp un durumuna getirilir. Elde edilen bu un, suyla karıştırılır ve dinlenmeye bırakılır. Belirli bir süre sonunda dibe çöken çözelti, fırınlanarak kurutulur ve böylece nişasta elde edilir. Yapısı ve kullanım biçimleriyle undan farklıdır. )


- UN ile/ve/||/<>/> UĞRA

( ... İLE/VE/||/<>/> Hamur açılırken, yapışmaması için serpilen un. )


- UNDER :/yerine ALTINDA


- UNIFORM :/yerine ÜNİFORMA


- ÜNİFORMA ile ÜNİFORMALI ile ÜNİFORMASIZ


- UNION :/yerine BİRLİK, SENDİKA


- UNLARDA:
BUĞDAY ile/||/<> TAM BUĞDAY ile/||/<> KARABUĞDAY/GREÇKA ile/||/<> KIRMIZI BUĞDAY ile/||/<> KEPEKLİ ile/||/<> SİYEZ ile/||/<> KAVILCA ile/||/<> KUNDUR ile/||/<> YULAF ile/||/<> ÇAVDAR ile/||/<> ARPA ile/||/<> MISIR ile/||/<> KİNOA ile/||/<> TEFF ile/||/<> AMARANT ile/||/<> NOHUT ile/||/<> KESTANE ile/||/<> KEÇİBOYNUZU ile/||/<> BADEM ile/||/<> CEVİZ ile/||/<> FINDIK ile/||/<> ANTEPFISTIĞI ile/||/<> ARAROT ile/||/<> DİNKEL[Alm.]/FARRO[İt.]

( Kabuğundan ve kepeğinden ayrılarak kullanılan, işlenmiş buğday unundan [beyaz ekmek] yapılır. İLE/||/<> Buğday tanesinin kabuğuyla birlikte öğütülerek elde edilir. Besin değerleri, öteki rafine unlara göre daha yüksektir.[Glüten içerir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> Anadolu'nun, en eski çeşitlerindendir.[Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.] Ekmek yapımına çok uygundur.[Kepeği ile öğütülmüş olanını yeğlenmelidir.][Glüteni düşüktür.] İLE/||/<> Kepeğinden ayrılmamış undur. İLE/||/<> Kastamonu bölgesinin unudur. Tüm unlarla karıştırılabilir. Aroması "keskin" gelebilir.[Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.][Glüteni çok düşüktür. Çok sağlıklıdır.] İLE/||/<> Kars'ta yetişen bir buğdaydır. Kökeni, Kastamonu'dur. [Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.][Her türlü iklime dayanıklı, güçlü bir yapısı olduğundan, kabuk bölümü kalındır. Kabuk bölümünün kalınlığı, tanelerinin ufak kalmasına ve glüten içeriğinin, öteki buğday türlerine göre daha olmasını sağlamıştır ve bu nedenle de glisemik indeksi düşüktür.] İLE/||/<> Güneydoğu Anadolu bölgesi buğdayıdır. İLE/||/<> Glüten alerjisi olanlar için iyi bir seçenektir. [Deri ve bağırsak sorunu olanların, yulaf ununu yeğleyebilir.][Yüksek besin değerine sahip ve glisemik indeksi düşüktür.] İLE/||/<> Bol proteinlidir.[Yüksek glüten içerir.][Soğuk iklime dayanıklıdır.] İLE/||/<> Çok eski bir buğday türüdür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Güney Amerika'da, And Dağları'nda, doğal olarak yetişen, otumsu bir bitkinin, kurutulmuş tohumudur.[Unu da, tohumları gibi yüksek demir ve besin değerlerine sahiptir ve çok lezzetlidir.][Tek başına ya da tüm unlarla karıştırılabilir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> Amarant[horozibiği] bitkisinin tohumlarından elde edilir.[Tüm unlar içinde, en yüksek proteine sahiptir.][Glüten içermez ve glisemik indeksi düşüktür.][Tadı, ekşi ve keskin olduğundan, lezzeti görecelidir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan un. [Çocuk maması yapılan un.] İLE/||/<> Siyez ile benzerlik taşır.[İçeriğindeki protein yapısı daha kırılgan ve çözünebilir olduğundan, tüm tahıl unları içinde, siyez kadar düşük glütene sahiptir.][Genetiği değişmemiş bir çeşittir.][Her türlü hamur işinde kullanılabilir.] )

( ... İLE/||/<> Glüten içerir. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüteni düşüktür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüteni çok düşüktür. İLE/||/<> Glüteni düşüktür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüten alerjisi olanlar için iyi bir seçenektir. İLE/||/<> Yüksek glüten içerir. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüten içermez. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Düşük glütene sahiptir. )


- UNLESS :/yerine OLMADIKÇA


- UNNECESSARY/LACK OF NEED/WASTE vs. EXTRA


- ÜN/ŞÖHRET ile/ve/değil/yerine TANINMA

( Tanımadıklarının seni tanıması. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tanıdığın ya da tanıyabileceğin sayıda kişinin seni tanıması. )

( [yaklaşık olarak] 100.000 - 500.000 üzeri kişi tarafından tanınmak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE 100.000 - 500.000 altında kişi tarafından tanınmak. )

( [not] FAME vs./and/but TO BE WELL-KNOWN
TO BE WELL-KNOWN instead of FAME )


- UNUTALIM! ile/ve/||/<>/> UNUTMAYALIM!

( "Yaptığımız" "iyiliği" ve "gördüğümüz" "kötülüğü". İLE/VE/||/<>/> Ölümü. )


- UNUTMA ile/ve AKLINA GELMEME(Sİ)

( TO BE SURE vs./and LACK OF REMIND )


- UNUTMA ile/ve/||/<> BUNAMA/ATEH[Ar.]/DEMANS[Fr., İng. < DEMENTIA] ile/ve/||/<> ALZHEIMER

( Alzheimer tanısı için aşağıdakilerden en az ikisi tanılanmış ve "önemli ölçüde dikkate alınmalıdır".

- Zayıf bellek
- İletişim ve dil zorluğu
- Odaklanmada ve dikkatini vermede güçlük
- Hatalı muhakeme ve yargı
- Bozulmuş görsel algı )

( Alzheimer, genel olarak üç evreye ayrılır:

1. Unutkanlık, bildiği yerleri tanıyamama, bazı sözcükleri bulamama, işine ve hobilerine karşı ilgisini yitirme gibi erken belirtiler verir ve genellikle hasta olduğunu kabul etmek istemez.

2. Bellek kaybı belirginleşir. Yakınlarının adını unutabilir. Yolunu kaybedebilir. Konuşma bozukluğu artar. Yıkanma, giyinme gibi gündelik işlerinde yardıma gereksinim duyabilir ve bazı hayaller görebilir.

3. Artık aile üyelerini tanımayabilir, yemek yemede ve yürümede güçlükler başlar, sidik ve dışkısını tutamayabilir ve ciddi davranış bozuklukları görülebilir.

Alzheimer hastalığı, yaklaşık 5-8 yıllık bir ilerleme süreci içinde hastayı yatağa bağlı ve tamamen bakıma muhtaç duruma getirir. )

(

Unutma eğrisi ve aralık etkisinin keşfi ile tanınan, deneysel bellek çalışmalarına öncülük eden psikolog Hermann Ebbinghaus (1850–1909), öğrenme eğrisini tanımlayan ilk kişidir. Unutma eğrisinin grafiği, kişilerin "öğrenileni" tekrar etmezse yeni öğrendiği bilgilerin, günler içinde nasıl azaldığını gösterir. )

( ... İLE/VE/||/<> Bellek, düşünme ve toplumsal yeteneklerde bozulma. İLE/VE/||/<> Beyinde plak ve düğüm oluşumu ile bellek kaybı ve bilişsel gerileme. | Demansın en yaygın nedeni olan ve ilerleyici bellek kaybı ile ilişkili bir sayrılık. )


- UNUTTURMA! değil/yerine ANIMSATIR MISIN!


- UPANİŞAD ile/ve BHAGAVAD GITA ile/ve DHAMMAPADA

( Aydınlanma yolu. İLE/VE Sevgi yolu. İLE/VE Gerçeğe giden yol, aydınlanma yolu, yaşam yolu. )


- UPANİŞADLAR ile/ve BRAHMANİZM(VAYSYA)

( Upanişadlar'ın Brahmanizm'den farkı, inanç ve mistik pratikler yerine, Düşünce'yi önermesidir. )

( Upanişadlar(M.Ö. VII. yy.)(Kutsal Vahiy) kurumlaşmış Brahmanizm'e yeni yaklaşımlar getiren yorumları içermektedir. Brahmanlar bir inanç değil, bir akıl ilkesi olarak ele alınmıştır. )


- UPAYA[Sansk.] ile ...

( Uyanıp aydınlanmayı sağlayan, bu yoldaki engelleri aşmakta yardımcı olan uygun yöntemler, ustaca teknikler. )


- UPUYGUN = MUTABIK = ADEQUAT[İng.] = ADÉQUAT[Fr.] = ADÄQUAT[Alm.] = ADEQUATUS[Lat.] = ADECUADO/DA[İsp.]


- UR[Ar.] ile ÛR[Ar. < A'VER, AVRÂ]

( Gözelerin aşırı çoğalmasıyla dokularda oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, tümör. İLE Tek gözlüler. | Silahsız, mühimmatsız olanlar. )


- UR ile UR KAPLAMA


- URBA ile URBAN ile URBALI ile URBASIZ/LIK ile URBANİZM


- URDUCA

( Pakistan'da konuşulan resmi dil. )


- ÜREME ile ÇOĞALMA

( REPRODUCTION vs. INCREASE )


- ÜREME ve/||/<>/> KORUMA

( and PROTECTION )


- ÜREME ile/ve/||/<>/> TEKRARLAMA


- ÜRETER ile ÜRETRA

( Böbrek ile mesane arasındaki iki kanal. İLE Mesaneden sidiği dışarıya taşıyan kanal. )

( ... ile HÂLİB, MECRÂ-Yİ BEVL )


- URGAN ile/ve HALAT ile/ve PALAMAR/YUNA

( Keten, kenevir, pamuk, jüt gibi türlü dokuma nesnelerinden yapılan, ince halat. [Sicimlerin üç-beşinin biraraya getirilmesiyle.] İLE/VE Urganların biraraya getirilmesiyle. İLE/VE Halatların biraraya getirilmesiyle. )

( Matta, Markos ve Luka İncil'lerinin, "Zengin birinin cennete gitmesi, bir devenin iğne deliğinden geçmesinden daha zordur" biçimindeki ünlü sözleri büyük olasılıkla yanlış bir çeviridir. "Kalın halat" anlamına gelen Aramca "gamta" sözcüğü, "deve" anlamına gelen "gamla" sözcüğüyle karıştırılmıştır. )

( RESEN[Fars.]: İp, urgan, halat. )


- ÜRKME ile TIRSMA


- URLAŞMAK ile URLA


- ÜRTİKER ile/||/<> EGZAMA/ERİTEMA

( Deride kaşıntılı kabarıklık döküntüler ile ilişkili bir alerjik tepkime. İLE/||/<> Deride kızarıklık, kaşıntı ve kabuklanma, yangılanma. )


- ÜRÜN ile/ve/||/<> PARÇA


- US/AKIL/LOGOS:
KİŞİDE ve AİLEDE ve TOPLUMDA

( KINALIZÂDE - AHLÂK-I ALÂİ kitabını okumanızı salık veririz. )


- USANÇ/GINA ile/ve/||/<>/< KANIKSAMA

( İlişki(ler)de, "sahip olmakta", [kendinden ve/ya da ötekinden] "eminlikte", en önemli eşik, kanıksama noktasıdır. [Kavuşmakta/vuslatta, gına/kanıksama vardır.]

Bu eşik, ancak, bunun bilgi ve bilinciyle, sürekli anımsanarak, ilişkiyi besleyecek/destekleyecek davranış ve tutumla, iletişim ve paylaşımla aşılabilir. )


- USANMAK ile USANILMAK ile USANDIRMAK ile USA VURMA


- USB-A ile/<>/> USB-B ile/<>/> USB-C


- USHUAIA ile/değil PUERTO WILLIAMS

( Arjantin'de. İLE/DEĞİL Şili'de. )

( Güney Amerika'nın en ucundaki(/güneyindeki) iki şehir. )


- USLAMLAMA = REASONING[İng.] = RAISONNEMENT[Fr.] = SCHLUßVERFAHREN[Alm.] = RATIOCINATIO[Lat.]


- USSAL/LIK ile USSALLAŞTIRMA


- ÜST DUDAK = ŞEFE-İ ULYÂ = LÈVRE SUPÉRIEURE


- USTA ile/||/<> ARMADIR[İsp.]

( ... İLE/||/<> Gemilerdeki her türlü donanımı yapan usta. )


- USTA ile ÜSTÂD

( Üstad, işi başından aşkın olduğunda dingin ve neşelidir. )

( Usta, kendini bilgiye verir, ilkelere bağlı kalır ve sınırı aşmaz. )

( RÂSİHÛN: Uzman.[kök salmış] )

( HAZÂKÂT: Ustalık, üstadlık. )


- USTA ile/ve/<>/|| USTALIK


- USTA ile USTALIKLA

( ADEPT vs. ADEPTLY )

( مرد زبردست ile زبر دستي )

( MARD ZABARDAST ile ZABAR DASTY )


- USTACA ile USTALIK ile AÇIK SÖZLÜ

( INGENIOUS vs. INGENIOUSNESS vs. INGENUOUS )

( نکته پرداز ile نکته دان ile نکته سنجي ile کارداني ile ندانم کار ile پيشاني گشاده )

( NEKTEH PARDAZ ile NEKTEH DAN ile NEKTEH SANJY ile KARDANY ile NADANAM KAR ile PEYSHANY GOSHADEH )


- ÜSTÂD ile/||/<> USTA ile/||/<> KALFA ile/||/<> ÇIRAK ile/||/<> YAMAK/ELULAĞI ile/||/<> MİÇO/MUÇO[İt.]

( ... İLE/||/<> Yaşadıklarımızın. İLE/||/<> Yaşamakta olduklarımızın. İLE/||/<> Yaşayacaklarımızın. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )

( ... ile ... ile ... ile TİLMÎZ ile ... )


- USTALAŞMA ve/||/<>/> YALINLAŞMA

( Ustalaşanlar, yalınlaşır. Yalınlaşma da çekim yaratır. )


- USTALAŞMAK ile USTA/LIK ile USTACA ile USTA İŞİ ile USTALIKLI


- USTALIKLA ile/ve/<> USÛLÜNCE


- ÜSTAT/LIK ile ÜSTATÇA


- ÜSTE ÇIKMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/değil/yerine SAVUNMA


- ÜSTELİK ... ile HATTA ...


- ÜSTÜN ile ÜSTÜN[Ar.]/FETHA

( Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. | Birine ya da bir şeye göre, nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan.[FAİK] İLE Arap yazısında, bir ünsüzün, geniş, kısa ve düz [a, e] okunacağını gösteren im. )


- ÜSTÜNDE DURMAMA ile GEÇİŞTİRME


- ÜSTÜNE ALINMA değil ÜSTÜNE ALMA ya da ALINMA


- ÜSTÜNLEŞMEK ile ÜSTÜN/LÜK ile ÜSTÜNE ile ÜSTÜN ZEKA ile ÜSTÜN YAPIM ile ÜSTÜN ZEKALI/LIK ile ÜSTÜNE ÜSTLÜK ile ÜSTÜNLÜK HİSSİ ile ÜSTÜNLÜK DUYGUSU ile ÜSTÜNLÜK DERECESİ ile ÜSTÜNLÜK KARMAŞASI ile ÜSTÜNLÜK KOMPLEKSİ