Bugün[12 Nisan 2026]
itibarı ile 13.053 başlık/FaRk ile birlikte,
13.053 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(42/54)


- SALATA ile SÖĞÜŞ

( ... İLE Üzerine, yağ, limon dökülmeden ve birbirine karıştırılmadan yenen domates, salatalık vb. )


- SALÂVAT:
DUA BAŞINDA ile/ve DUA SONUNDA

( Allah'a niyazın yükselmesi için, duanın kabulü için. İLE/VE Hz. Muhammed'in dualarına ilhak olması ve duanın tashihi için. )


- SALÇALAMAK ile SALÇALANMAK ile SALÇA/LIK ile SALÇALI ile SALÇALI MAKARNA


- SALDIRI SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
KARALAMA ile/ve/||/<> NİTELİKSEL ile/ve/||/<> "SEN / SEN DE ..." ile/ve/||/<> DOLDURUŞA GETİRME

( ARGUMENT AGAINST THE MAN vs./and/||/<> CIRCUMSTANTIAL AD HOMINEM vs./and/||/<> FALLACY OF "YOU / YOU ALSO" vs./and/||/<> POISONING THE WELL )


- SALDIRMA ile SALDIRMAZLIK ile SALDIRMAZLIK PAKTI ile SALDIRMAZLIK ANTLAŞMASI


- SALEP[Ar.] ile VANİLYA[İsp.]

( Salepgillerin örnek bitkisi. | Bu bitkinin yumru durumundaki köklerinden, dövülerek hazırlanan beyaz toz. | Bu tozun, şekerli su ile kaynatılmasıyla yapılan sıcak içecek. İLE Salepgillerden, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı küçük bir bitki. | Bu bitkinin, tatlılara hoş koku vermesi için kullanılan meyvesi. )

(

Vanilya )

( ORCHIS cum VANILIA PLANIFOLIA )


- SALGI ile/ve YAYILMA

( Kimyasal. İLE/VE Kimyasal/Elektriksel. )


- SALGILAMAK ile/değil YAYMAK


- SALGIN ile "... DALGA"


- SALI ve CUMA

( İstinsah yapılan gün. VE ... )


- SALKIM AĞACI = AKASYA[Lat.]


- SALLAMA ile SALLAMA ÇAY


- SALLANMA ile/ve/değil/yerine SALINIM


- SALMAK ile SALMALIK ile SALMA OMURGA ile SALMA TOMRUK


- SALPA ile SALPAK


- SALSA ile BACHATA ile MAMBO ile MERENGUE ile SAMBA ile RUMBA ile CHA CHA CHA ile PASO DOBLE ile JIVE

( Dünyanın her yerinde bilinen Salsa, Avrupa'da, Karayipler'de, özellikle Küba ve Porto Riko'da, Orta Amerika'da, Panama, Guatemala ve New York'un Latin kolonilerinde çok gelişir. Elektrikli çalgıların da kullanıldığı Salsa danslarında, Afrika kökenli vurmalı çalgılar ve bakır üflemeli sazlar büyük rol oynar. Salsa'da, şarkılar her zaman İspanyolca olup şarkıların başlıca işlevi, dans figürlerine eşlik etmektir. Dünyanın belirli bölgelerinde, belirgin olarak ötekilerden ayrılan Salsa stilleri vardır. Birbirinden farklı figürlere sahip olan Salsa'nın tarzları, aynı dansın farklı yaklaşımları ve felsefeleri olarak kabul edilebilir.

İLE

1980'lerde, Dominik Cumhuriyeti'nde, turizmin gelişmesi ve ülkenin dünyaya açılması sonucu popülerliği artan Bachata, içinde aşk, tutku gibi duyguları yansıtan romantik şarkılarla yapılan bir dans türüdür. Bachata, ayrıca, ülkemizde Salsa'dan sonra en çok yeğlenen, yakın eşli bir danstır.

İLE

Küba'da ortaya çıkan Mambo, Kuzey Amerika'daki, Swing ve Rock gibi türlerden etkilenerek günümüzde yapılan biçimini alır. Erkek dansçının sol ayakla başladığı ve ağırlık merkezini ise kalça olarak belirlediği bu dans türü, en yaygın biçimde Küba'da karşımıza çıkar. 1950'li yıllarda, Avrupa tarafından da tanınan Mambo, kıtaları aşan bir dans olarak tüm dünyaya yayılır.

İLE

Dominik Cumhuriyeti'nin yerel dansı olan Merengue, özellikle küçük ve kalabalık dans salonlarına karşı oynanan bir dans türüdür. Oldukça hareketli figürler içeren Merengue, öğrenilmesi kolay, doğaçlamaya açık bir "eğlence" dansı olarak da bilinir. Çiftlerle değil bir çember biçiminde uygulanan Merengue, hızlı ayak hareketleri, omuzların silkilmesi ve kıvrak kalça hareketleri, bu dansın ana yapısını oluşturur.

İLE

Samba, Brezilya'nın Rio kentinde düzenlenen karnavallarda, kutlama ve eğlenceyi temsil eden dans olarak bilinir. Brezilya müziğine ait kuvvetli bir davulun da yer aldığı, özgün bir müziğe sahip olan Samba, Rio Karnavalı'ndaki dansçıların, gösterişli giysileriyle gösteriye dönüşür. Karnavallarda yapılan bu tip Samba, daha gelişmiş bir biçim olan Uluslararası Samba'dan farklıdır. Samba, Rio Karnavalı'nda, kişisel olarak uygulansa da uluslararası gösterilerde eşli olarak uygulanır.

İLE

Yavaş tempolu, zor bir Latin Amerikan dansı olan Rumba, dans eden çiftler arasındaki tutkuyu hareketlere yansıtır. Aşkın dansı olarak da nitelendirilen rumbada, dansın tutkusunun ve etkisinin büyük bölümü, müzikteki ezgilerde yaşam bulur. Rumba'yı, kusursuz olarak uygulamak için müziğe ve teknik ayrıntılara bağlılık gerekir. Bu ayrıntılar da dansçılardaki güçlü bir denge ve bilek, diz ve kalça koordinasyonu sonucunda ortaya çıkar.

İLE

Amerika'da, 1950'li yıllarda, Mambo ve Rumba'nın birleşiminden doğarak ortaya çıkan Cha Cha Cha, neşeli ritmleri ve müzikleriyle zamanla tüm dünyaya yayılan bir dans türü olur ve Uluslararası Latin Amerikan Dansları'nın vazgeçilmezlerinden sayılır. Canlı, dinamik, hızlı hareketler içeren Cha Cha Cha; neşeli, sevinçli, yerinde duramayanların dansı olarak adlandırılır.

İLE

Kökleri İspanya'ya uzanan "Paso Doble", "iki adım" anlamına gelir. Temiz ve canlı hareketler gerektiren Paso Doble'nin ruhunu seyirciye aktarabilmek için yavaş ve sakin hareketlerden kaçınmak gerekir. Latin dansları arasında en son öğrenilen Paso Doble'de, doğaçlama figürler yoktur, önceden belirlenmiş bir koreografiyi gerektirir.

İLE

Temelinde akrobatik hareketler barındıran bu dans türü, İkinci Dünya Savaşı süresince, Amerika'dan İngiltere'ye yayılır ve ilk olarak 1944 yılında, Londra'lı bir dans öğretmeni olan Victor Silvester tarafından "Jive" olarak adlandırılır. Canlı ve enerjik olmanın yanısıra, zarif bir görünüm de gerektiren bir Latin Amerikan dansı olan Jive, oldukça hareketli figürler içerir. )


- SALSA ile/ve RUEDA


- SALSA ile SALSA


- SALT SOYUTLAMA ile/ve/> HİÇÇİLİK(NİHİLİZM)


- SALTA[İt.] ile SETRE[Ar.]

( Yakasız, iliksiz, kolları bolca, bir tür kısa ceket. İLE Düz yakalı, önü ilikli bir tür uzun ceket. )


- SALTA[İt.] ile SALTA[İt.] ile SALTA[İsp.]

( Köpeğin, arka ayakları üzerinde ayağa kalkması. İLE Yakasız, iliksiz, kolları bolca bir tür kısa ceket. İLE Gergin duran bir halatı, biraz koyuverme eylemi. )


- SALTIK = MUTLAK = ABSOLUTE[İng.] = ABSOLU[Fr.] = ABSOLUT[Alm.] = ABSOLUTUS[Lat.] = ABSOLUTO/TA[İsp.]


- SALYA[Ar. < Yun.]/RÎK[Ar.] ile TÜKÜRÜK

( Ağızdan sızan tükürük. İLE Tükürük bezlerinin, ağza akan salgısı. )

( MEL'UB: Salyalı ağız. )

( SALIVA vs. SPITTLE )


- SALYANGOZ ile/ve ELONA


- ŞAMA ile ŞAMALI ile ŞAM FISTIĞI


- SAMADHİ ile/||/<> SATORİ ile/||/<> NİRVANA

( Bilinç üstü hali, derin meditasyon, trans, vecd hali. Yoga uygulamasında arayıcının meditasyon nesnesi ile bir olması. @@ İnsanın gerçek yaratılışını tanımasıyla sonuçlanan Zen yaşantısı. Uyanma, aydınlanma. @@ Aydınlanma. Bağımlılıklardan, tutkulardan, yanılsamalardan kurtulup, uyanıp aydınlanma sonucu ulaşılan iç suskunluk, iç barış. )


- SAMANA ile SAMANYA

( Huzur içinde yaşayan Brahmin. | Rahip. İLE Tümellik. )


- ŞAMANDIRA ile CANLI

( BUOY vs. BUOYANT )

( روآبي ile کويچه ile شناور ساختن ile شناور )

( روآبي ile KOYCHEH ile SHENAVAR SAKHTAN ile SHENAVAR )


- ŞAMANDIRA[Yun.] değil/yerine/= YÜZENEK/YÜZERTOP

( Halkalarına tekne bağlamak için limanda demirlenmiş olan, içi boş, her yanı kapalı, çoğunlukla metalden yapılan fıçı vb., yüzer top. | Denizde yol göstermeye, bir tehlikeyi ya da geçiş yolunu haber vermeye yarayan yüzer nesne. | Kapama düzenini sağlayan, metal ya DA plastikten yapılmış, suda yüzen top. | Kandilde, fitili tutmak için yağda yüzen, telli mantar düzeneği. )


- ŞAMANDIRALAMAK ile ŞAMANDIRA


- SAMANYA ile/||/<> VİSEŞA ile/||/<> SAMAVAYA

( Tümellik. @@ Özgüllük. @@ İçkinlik. )


- ŞAMATA ile ŞAMATACI/LIK ile ŞAMATALI


- SAMATHA ile ...

( Sükûnet, yoğunlaşmak, sakinlik, dinginlik. | Konsantrasyon Meditasyonu. )


- SAMATHA ile/||/<> VİPASYANA

( Sükûnet, yoğunlaşmak, sakinlik, dinginlik. Konsantrasyon Meditasyonu. @@ Sezgi meditasyonu. İçe yönelme ya da idrak. )


- SAMAVAYA ile ...

( İçkinlik. )


- SAMBA ile SAMBACI/LIK


- SAMBOGAKAYA ile ...

( Feragat Elbisesi/Gövdesi. Nirvana'ya ulaşmış, Dharma'da bir süre kalmış fakat evrende aydınlanmamış tek bir kişi kalmayana kadar hizmet için geri dönme. )


- ŞAMDAN ile MENORA

( ... İLE Museviliğin simgesi olan sekiz kollu şamdan. )


- ŞÂM-I İSRÂ[Fars.] ile ...

( Mi'râc gecesi. )


- SAMİMİYET >< SAVUNMA

( "Savunmalarını" bırakmıyorsun ki, samimi olmasını istediğin kişi/ler bunu yapsın. )

( INTIMACY >< DEFENSE )


- SAMKHYA ile ...

( Sayı. )


- ŞAMPANYA ile ŞAMPANYA

( CHAMPAGNE vs. CHAMPAIGN )

( شامپاني ile ميدان جنگ )

( SHAMPANY ile MYDAN JANG )


- ŞAMPANYA ile ŞAMPANYALI ile ŞAMPANYASIZ ile ŞAMPANYA BARDAĞI


- ŞAMPİYON/LUK ile ŞAMPİYONA


- SAMSA ile SAMSAT


- SAMSARA ile ...

( Görecelilik, geçicilik ve yanılsama âlemi. Doğum ile ölüm dünyası/döngüsü. Nirvana'nın sonsuzluk ve sükûtu ile kıyaslanır. )


- SAMSKARA ile ...

( Zihinsel izlenim, anı. Vasana, artakalan izlenim olarak da adlandırılır. | Eğilim, yönelim. )


- SAMSKARA ile/||/<> SANSKAR ile/||/<> VASANA

( Zihinsel izlenim, anı. @@ İnsanın karakterinin temelini oluşturan özellikler, huylar, mizaç. @@ Artakalan izlenim. )


- SAMSKRTA ile ...

( Geçici olana dair. Dünya. (<->Asamskrta) )


- SAMYAMA ile/ve SAMADHI ile/ve SAMYOGA

( Süper kontrol. İLE/VE Süper odaklanma. İLE/VE Süper birleşme. )


- SAMYOGA ile ...

( Bağ, bağlantı. )


- SANA YAPILAN "KÖTÜLÜK" ile/değil/yerine/ne yazık ki/>< SENİN YAPTIĞIN KÖTÜLÜK/YANLIŞ/HATA

( Unut/abil! İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Unutma! )


- SANAL ile UYDURMA


- SANAT:
DEHÂ ve/||/<> YARATICILIK


- SANAT, GELENEKSEL UYGULAMANIN(RİTÜEL):
İÇİNDE değil DIŞINDA


- SANAT:
İÇTEN DIŞA ile/ve/değil/||/<>/< DIŞTAN İÇE


- SANAT:
İSPAT değil İCRÂ


- SANAT:
"PROPAGANDA" değil/yerine ÖĞRETİM


- SANATÇI ile SANATSAL ile SANATSAL ÇALIŞMA ile SANAT

( ARTIST vs. ARTISTIC vs. ARTISTIC WORK vs. ARTISTRY )

( آرتيست ile پرهنر ile هنرور ile اهل فن ile ارباب هنر ile هنرمند ile هنرمندانه ile هنري ile باهنر ile کار ذوقي ile استعداد هنري ile هنرمندي )

( ARTYSET ile PARECONNAR ile NPANNARVAR ile اهل فن ile ARBAB NPANNAR ile NPANNARMAND ile NPANNARMANDANEH ile NPANNARY ile BANPANNAR ile KAR ZOGHY ile ESTEDAD NPANNARY ile NPANNARMANDY )


- SANATKAR/LIK ile SANATKARCA


- SANAT/TA/Kİ:
SAÇMA ile/ve/||/<> SAÇMA/LIK


- SANAT(TA TAKLİT):
DOĞRU OLMAYANDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< DOĞRU OLANDA

( Sanat, doğru olmayanı da taklit edebilir, doğru olanı da.
Doğru olmayanı taklit ederse aldatıcı olabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Doğru olanı taklit ederse doğruluğunu daha çok güçlendirir. )

( Sanat, doğru ya da güzel olmayanı, doğru ve güzel olarak gösterebilir. )


- SANCAK ile/ve İSKELE[İt. < SCALA]

( Sağ taraf. İLE/VE Sol taraf. )

( STARBOARD vs./and PORT/PIER
Right side. WITH/AND Left side. )


- SANCAK ile SANCAK BAĞI ile SANCAK BEYİ ile SANCAK GEMİSİ ile SANCAK SAHİBİ ile SANCAK ALABANDA


- SANÇMAK ile SANADURMAK ile SAN ile SANA ile SANI ile SANSASYON


- SANDAL ile BARKA

( ... İLE Büyük sandal. )


- SANDIK[Ar.] ile SANDUKA

( İçine türlü şeyler konulan, tahtadan, dört köşe, kapaklı ev eşyası. | Bir kurumda, para alınıp verilen yer. | Banka. | Yapılarda, kum, çakıl gibi şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü. | Mahalle tulumbacılarının, omuzda taşıdıkları, sandık biçimi tulumba. İLE Mezarın üzerine yerleştirilmiş, tabut büyüklüğünde tahta ya da mermer sandık. )


- SANDOVİÇ değil/yerine/= KISTIRMA


- SANGHA ile ...

( Tüm Budacılar, tüm pirler. Bodhisattva'lar. Budist Cemaat. )


- SANGHA ile/||/<> BHİKŞU ile/||/<> SANNYASIN ile/||/<> UPASAKA

( Tüm Budacılar, tüm pirler. Bodhisattva'lar. Budist Cemaat. @@ Budist rahip/keşiş, edebi olarak dilenci. @@ Gezgin derviş. @@ Belirli kimi kurallara göre yaşayan sıradan bir insan. )


- SANI/ZAN/ZEHAB[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<> KANI/KANAAT(> "KANIMCA")

( Sahibi olunan düşüncenin/yorumun üzerine yargıda bulunum ve bu sürecin ilk durumu/sonucu. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Bir durum/olgu üzerine düşünce/yorum sahibi olmak. )

( Gerçeği bulmak istiyorsak, kanılarımıza asılmamalıyız. )

( To find truth, we must not cling to our convictions. )

( [not] SURMISE vs./and/but/||/<> OPINION
OPINION instead of SURMISE )


- SANİHA[Ar.] değil/yerine/= DOĞAÇLIK/DOĞUNÇLUK


- SANIRIM ile/ve/||/<> ANLADIĞIM KADARIYLA


- SANKİ değil/yerine/= SÖZÜMONA


- SANMA! ile/ve/||/<>/> ANMA! ile/ve/||/<>/> YANMA!

( )


- ŞANO[İt. SCENA] değil/yerine/= TİYATRO SAHNESİ


- SANRI[İng. DELUSION] ile/||/<> BİZAR SANRI[İng. BIZARRE DELUSION] ile/||/<> EROTOMANİ[İng. EROTOMANIA] ile/||/<> EROTOMANYA[İng. EROTOMANIA] ile/||/<> GRANDİYÖZ SANRI[İng. GRANDIOSE DELUSION]

( Gerçek olmadığına dair sağlam kanıtlar olmasına karşın kişinin inandığı mantıksız, gerçek dışı inançlar. "Delüzyon" olarak da bilinmektedir. Akıl hastalığına sahip bir birey sanrılar yaşayabilir. Örneğin, bir ajanın kendisini takip ettiğini ya da uzaylıların bedenini ele geçirdiğini düşünebilir. Sanrılar, kişiden kişiye ve durumdan duruma farklılıklar gösterebilir. @@ Gerçekleşmesi açıkça mümkün olmayan sanrı türü. Örneğin kişi, uzaylıların bedenini kontrol ettiğini düşünebilir. @@ Kişinin; yüksek makam, statü, güç, zenginlik ya da şöhret bakımından kendisinden yüksekte olan birinin kendisine âşık olduğunu düşünmesine sebep olan sanrı türü. Örneğin kişi, ünlü bir oyuncunun kendisinden hoşlandığını düşünebilir. @@ Erotomanya bir sanrı türüdür. Bir kişinin, genellikle ünlü, politikacı ya da yüksek mertebe bir kişinin, kendisine aşık olduğunu düşünmesi durumudur. Bu kişiler rastgele kişilere ya da tanıdıklara da takıntı yapabilirler. Aynı zamanda rahatsızlığı tanımlayan Fransız psikiyatristin adına "de Clerambault Sendromu" 'da denir. @@ Kişinin, kendisini olduğundan büyük görmesine sebep olduğu sanrı türü. Kişi; kendini zengin, güçlü ya da özel güçlere sahip olduğunu düşünebilir. "Büyüklük hezeyanı" olarak da isimlendirilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SANSAR ile AÇAĞSANSARI/ZERDEVA


- SANTRA[İng. < Lat.] değil/yerine/= ORTA, MERKEZ


- SANTRA ile SANTRAL ile SANTRALCİ/LİK ile SANTRA NOKTASI ile SANTRA ÇİZGİSİ ile SANTRA YUVARLAĞI


- SANTUR ile MARİMBA

( ... İLE Zimbabwe'de kullanılan, santura benzeyen bir müzik aleti. )


- SANZEN ile/||/<> JAGRAT-SUSHUPTİ ile/||/<> PURNA

( Zen çalışması. Zen Ustası'yla öğrencisi arasında Koan konusunda yapılan kişisel görüşme. @@ Uyanık uyku. @@ Dolu, tamam, mutlak, sonsuz. Brahman için kullanılır. )


- SAP ile SAPA ile SAP SAPA ile SAPI SİLİK


- SAPA ile SAPAK

( Gidilen yol üzerinde olmayan, sapılarak varılan. İLE Bir anayoldan ayrılan yolun, başlangıç noktası. )


- SAPAN ile SAPANCA


- SAPIKLAŞMAK ile SAPIK/LIK ile SAPIKÇA


- SAPITMA ile/değil/||/< SAPTIRMA ile/değil/||/< SAPMA


- ŞAPKA ile/değil BO DOI

( ... İLE/DEĞİL Vietnam'da, koni biçimindeki şapkaların adı. )


- ŞAPKA ile/değil BONE


- ŞAPKA ile KANOTİYE[Fr. < CANOTIER]

( ... İLE Düz kenarlı şapka. )


- ŞAPKA[Rusça] ile KEP[İng. < CAP]

( Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılan başlık. | Boru, baca, direk vb. nesnelerin açık olan üst bölümünü havanın etkisinden korumak için takılan başlık. | Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme örgenlerini taşıyan şapka biçimindeki örgen. | Düzeltme imi. İLE Başlık, sipersiz şapka. | Asker şapkası. | Hemşirelerin taktığı başlık. | Bazı törenlerde profesör ve öğrencilerin taktığı özel başlık. )


- ŞAPKA ile MELON[Fr.]

( ... İLE Yuvarlak ve bombeli bir tür şapka. )


- ŞAPKA ile RELÖVE

( ... İLE Kenarı yüksek şapka. )


- ŞAPKA ile ŞAPKACI

( HAT vs. HATTER )

( کلاه کاردينالي ile کلاه ile کلاه فروش )

( KOLAH KARDYNALY ile KOLAH ile KOLAH FOROSH )


- ŞAPKA:
ÜSTTE/(BAŞTA) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNDE


- SAPKI ile SAPKIN/LIK ile SAPKIN KAYA


- SAPLAMAK ile/değil SAPTAMAK

( Hızla batırmak. İLE/DEĞİL Bir şeyi belirgin kılma, tespit. | Yıkanmış gümüş bromürlü tabakanın, gümüş bromür kalıntılarını eritmek için filmin kimyasal bir eriyikten geçirilmesi. )


- SAPLANMA ile/||/<> TUTULMA


- SAPLANTI = FİKR-İ SABİT = FIXED IDEA[İng.] = IDÉE FIXE[Fr.] = FIXE IDEE[Alm.] = FIXUS[Lat.]


- SAPMA ile/ve AYRILMA

( Serbest bir mıktnatıslı iğnenin, denge konumunda iken gösterdiği doğrultudan geçen düşey düzlemle, bulunulan noktanın meridyen düzlemi arasındaki açı. | Bir ışının, saydam bir biçmeden geçtikten sonraki doğrultusu ile ilk doğrultusu arasında oluşan açı. | Bazı sözcüklerin, kurallara göre almaları gereken biçimlerden uzaklaşması durumu. İLE ... )

( DEVIATION vs./and DIVERGE )


- SAPMA ile/değil BAŞKALDIRI


- İNHİRAF[Osm.] / DEVIATION, VARIATION[İng.] / DÉVIATION[Fr.] / ABWEICHUNG, DEVIATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPMA


- SAPMA ile/ve/||/<> İSTİSNA


- SAPMA ile/değil KAYMA


- SAPMA ile/ve/<> SAPLANMA


- SAPMA ile/ve/||/<> YAŞAMDA KALMA SAPMASI

( II. Dünya Savaşı sırasında, müttefikler, Naziler tarafından vurulan uçaklardaki kurşun deliklerini haritaladı ve düşman topçularının ağır hasar verdiği alanları güçlendirmeye çalıştı.

Hedefleri, uçağın daha fazla kırmızı noktalı (ya da daha fazla merminin isabet ettiği) alanları yeniden inşâ etmek ve güçlendirmekti.

Kuramsal olarak, bu mantıklı bir çıkarımdı. Sonuç itibariyle bunlar en çok etkilenen bölgelerdi.

Ama bir matematikçi olan Abraham Wald, farklı bir sonuca vardı: Kırmızı noktalar, sadece eve dönebilen uçaklara verilen hasarı temsil ediyordu.

Gerçekten güçlendirilmesi gereken alanlar, mermilerin isabet etmediği yerlerdi. Çünkü bunlar, uçak vurulduğunda yaşamda kalamayacağı yerlerdi.

Buna, "yaşamda kalma sapması" denir.

Yalnızca yaşamda kalan örneklere odaklanmamızdan kaynaklı bir hatadır. )

( image )


- SAPMAK ile KONUDAN SAPMAK ile SAPMIŞ ile SAPMA ile SAPMA ile SAPMA ile SAPKIN ile SAPMACILIK ile SAPTIRICI

( DEVIATE vs. DEVIATE FROM SUBJECT vs. DEVIATED vs. DEVIATIN vs. DEVIATING vs. DEVIATION vs. DEVIATIONAL vs. DEVIATIONISM vs. DEVIATOR )

( عدول کردن ile گريز زدن ile انحراف ورزيدن ile منحرف شدن ile مغلطه کردن ile پرت ile کجراهي ile کجراه ile عدول ile انحراف مسير ile ضلال ile انحرافي ile کجروي ile منحرف شونده ile کجرو )

( ADOL KARDAN ile GARYZ ZADAN ile ENHERAF VARZYDAN ile MONHERF SHODAN ile MOGHALTEH KARDAN ile PORT ile کجراهي ile KOJRAH ile ADOL ile ENHERAF MOSYR ile ZELAL ile ENHERAFY ile کجروي ile MONHERF SHVANDEH ile KOJROO )


- ŞAPŞALLAŞMAK ile ŞAPŞAL/LIK ile ŞAPŞALCA ile ŞAPŞAL YAKA


- SAPSIZ ile SAPSIZ BALTA


- SAPTAMA ile/ve YAKALAMA

( TO FIX/DETERMINE vs./and TO CATCH )


- DEFLECTOR PLATE[İng.] / PLAQUE DÉFLECTRICE[Fr.] / ABLENKPLATTE, DEFLEKTORPLATTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPTIRICI LEVHA


- SAPTIRMA ile/değil/yerine SAPTAMA


- SAPTIRMAK ile SAPMA

( DEFLECT vs. DEFLECTION )

( دور کردن ile عوج )

( DOR KARDAN ile عوج )


- SAR'/SAR'A[Ar.] ile SÂR[Ar.] ile -SÂR[Ar.]

( Tutarık, tutarak, bayıltıcı bir sinir/beyin hastalığı. İLE Öc, intikam. İLE "yer" bildirerek birleşik sözcükler yapar.[ÇEŞME-SÂR: Çeşmeleri çok olan yer. | KÜH-SÂR: Dağlık yer.] )


- SARAKA ile SARAKACI


- SARARMAK ile SARABİLMEK ile SARA ile SARAK ile SARAT ile SARAY ile SARAÇ/LIK ile SARALI ile SARAYLI ile SARAY KONUT ile SARAY ÇİÇEĞİ ile SARAY LOKMASI ile SARAY MENEKŞESİ


- SARAY ile ABADANA

( ... İLE Eski İran'da, hükümdarların taht salonlarına ve bu salonu içeren, önü sütunlu saraylarına verilen ad. )


- SARDANA ile ...

( Bir tür dans. )


- SARDUNYA ile SARDUNYA

( Çoğunlukla pembe çiçekler açan, sardunyagillerden bir bitki. İLE Bir balık türü. )


- SARGI ile BADERNA[< İt.]

( ... İLE Halatın aşınabilecek yerine sarılan bez, halat sargısı. )


- SARGI ile FASKA[Lat.]

( Esnek bir maddeden yapılmış, uzun, dar ve ince şerit. | Bir elektrik makinesinde ya da aygıtında, aynı devreyi oluşturan iletkenlerin tümü. | Gövdenin bir bölümünü yerinde ya da baskı altında tutmak amacıyla uygun biçimde sarılmış şerit. İLE Kundak çocuklarının beline, zıbının üzerinden sarılan geniş sargı. )


- ŞARHA ŞARHA

( PEHLÛ-BE-PEHLÛ )


- SARHOŞLAMAK ile SARHOŞLAŞMAK ile SARHOŞ/LUK ile SARHOŞÇA


- SARI BABA :

( Sarı Baba olarak bilinen ve merkez Sarıyer'de hamam sokakta türbesi bulunan zatın mezar taşındaki ismi "Sarıer" dir. Ölüm tarihi 857 (1441) olarak görülmektedir. Bazı kayıtlarda Fatih Sultan Mehmet dönemi erlerinden olduğu kaydı vardır. Süheyl Ünver İstanbul Risaleleri eserinin 5. cildinde "Sarıer" den şöyle bahseder: Sarıyer'de, orada bulunan 14. İlkokulda yatar. Yukarısı mahrut, üstüvani mezar taşı kitabesinde şöyle yazılıdır:"Merhum ve mağfur el - muhtaç ila rahmeti Rabbibi'l Gafur Sarı Er ruhuna Fatiha sene 857". "Sarıer" ismi zamanla SarI Baba'ya dönüştü ve öyle kaldı. Mezarı da Sarıyer cami lojmanı yapılırken, İlkokulun bahçesinden alınıp bugünkü yerine konuldu. Buradaki Sarı Baba Dergâhı bahçesindeki mezar da ise "Kara Baba" isimli bir bulunduğu söylenmektedir. Sarı Baba isminin, zamanla Sarıyer'e dönüştüğü ve semtin bu ismi aldığı söylentisi yaygındır. )


- YELLOW CAKE[İng.] / GÂTEAU JAUNE[Fr.] / GELBE PASTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SARI PASTA


- SARICA ile SARICA

( Yabanarısı. | Sarıyı andıran, sarıya yakın. İLE Eyalet valilerinin buyruğundaki başıbozuk asker. )


- SARILMA ile/ve/değil KUCAKLAŞMA/KOÇMAK

( Zaman zaman ve yakınlıkla, ortak düşünce ve duygulanımlarda. İLE/VE/DEĞİL Uzun süre görüşülememesinden dolayı buluşma/karşılaşma sırasındaki ya da coşkulu/sevinçli bir durumdaki paylaşım. )

( Dostluklarda/yakınlıklarda olabildiğince paylaşılması/yaşanması gerekenler. )

( TEÂNUK[< UNK][: Birinin boynuna sarılma.] ile/ve/değil MUÂNAKA[< UNK] )


- SARILMAK ile SARILMA

( HUG vs. HUGGING )

( بغل کردن ile در آغوش گرفتن ile معانقه ile هم آغوش )

( BAGHEL KARDAN ile DAR AGHOSH GARAFTAN ile معانقه ile NPAM AGHOSH )


- SARIŞIN/LIK ile SARIŞINCA


- ŞARKI değil/yerine/= EZGİ, ÇIĞGA


- SARKMA ile/ve GECİKME

( [buluşma dakikasından önce] Haber verilmişse/verilirse. İLE/VE Haber verilmemişse. )


- ŞARLATANLAŞMAK ile ŞARLATAN/LIK ile ŞARLATANCA


- SARMA ile SARMAL/YILANKAVİ/HELİSEL/HELEZONİ[Ar., Yun.] ile SARMAN ile SARMAŞAN/SARILGAN ile SARMAŞIK

( Sarma eylemi. | Saran, içine alan şey. | Yaprak ya da başka şeylerle, içlik malzeme konup sarılarak yapılan yemek. | Güreşçinin, kendi ayağını, arkasında bulunan rakibin ayağının iç tarafına sokup dolaması. | Sarılarak yapılan. İLE Sarmal biçiminde olan. İLE Azman, iri. | Sarı tüylü kedi. İLE Sarılgan. İLE Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan, küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki. )


- SARMAŞIK ile ORMANSARMAŞIĞI/AKASMA


- SARPLAŞMAK ile SARP/LIK ile SARPA


- SARSAK/LIK ile SARSAKÇA ile SARSAK SURSAK


- SARSILMAK ile KASILMA ile SARSICI

( CONVULSE vs. CONVULSION vs. CONVULSIVE )

( دچار تشنج کردن ile اختلاج ile تشنج ile تشنجي ile متشنج ile مختلج )

( DOCHAR TASHENJ KARDAN ile اختلاج ile TASHENJ ile تشنجي ile MOTESHENJ ile مختلج )


- SARSILMAZLIK = İTMİNAN-I NEFS = ATARAXIA[İng.] = ATARAXIE[Fr., Alm.] = ATARAKSIA[Yun.]


- ŞAŞA ile ŞATAFAT


- ŞA'ŞAA ile ...

( Parlaklık, parlama. | Gösteriş, yaldız. )


- ŞAŞALAMAK ile ŞAŞABİLMEK ile ŞAŞALATMAK ile ŞAŞAA ile ŞAŞAALI ile ŞAŞAASIZ


- ŞASE[Fr. SACHET] değil/yerine/= BOHÇA

( İçine mendil, gecelik vb. şeyleri koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte, kumaştan koruncak. )


- ŞAŞI/LIK ile/değil ŞAŞIL/ŞEHLÂ

( Birbirine paralel görme ekseni olmayan (göz ya da kişi.) | Gözlerini çarpıtarak. İLE Kusurlu sayılmayacak kadar hafif şaşı göz. )

( AHVEL ile/değil ... )

( LÛC ile/değil ... )

( [not] GOGGLE/CROSS-EYE/SQUINT vs./and/but ... )


- ŞAŞIRMA ve/> KORKU


- ŞAŞIRTMA ile ŞAŞIRTMACA


- ŞAŞKINLAŞMAK ile ŞAŞKIN/LIK ile ŞAŞKINCA ile ŞAŞKIN ŞAVALAK


- ŞAŞKIN/LIK ile/ve/> SUSKUN/LUK / SUSMA


- ŞAŞMA/ŞAŞIRMA/HAYRET (ETMEK) ile/ve/||/<>/> ŞAŞAKALMA/HAYRANLIK ile/ve/||/<>/> AŞK

( Felsefeye yöneltir. İLE/VE/||/<>/> Sanata yöneltir. İLE/VE/||/<>/> ... )

( Doğaya/doğada. İLE/VE/||/<>/> İnsana/insanda. İLE/VE/||/<>/> ... )

( Kısa süreli. İLE/VE/||/<>/> Uzun süreli. İLE/VE/||/<>/> ... )

( Hem olumlu, hem olumsuzlara yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> Olumsuzlara yönelik değildir. İLE/VE/||/<>/> ... )

( Parçaya yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> Tamamlanmışlara/olgunlara yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> ... )

( Anlayamadıklarımıza yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> Aydınlatıcıdır. Kavrama ve kuşatmamızla birliktedir. İLE/VE/||/<>/> ... )

( Açmazlarda, çelişki ve sıkıntılarda deneyimlediğimiz. İLE/VE/||/<>/> Sonsuzluğu, yüceliği ve üstünlüğü "duyumsatır". İLE/VE/||/<>/> ... )

( ASTONISHMENT/AMAZEMENT vs./and/<>/> ADMIRATION )

( ADMIRATIO cum/et/<>/> ... )


- SASTRA(/ŞASTRA) ile ...

( Kutsal belge ya da sutraların yorumu. (Şerh) )


- SAT ile/||/<> SAD-CHİT ile/||/<> SADCİTANANDA

( Aktif durumdaki Nihai Prensip'in aşkın yüzü. @@ Evrensel potansiyelin aşkın durumu. @@ Mutlak mükemmellikteki üç niteliğe (sat+chit+ananda) sahip En Üstün Prensip. )


- SATANİZM[Fr. < SATANISME] değil/yerine/= ŞEYTANA TAPMA


- SATIN ALMA ile ALIŞ VE SATIŞ

( BUYING vs. BUYING AND SELLING )

( ابتياع ile خريد و فروش )

( ابتياع ile KHARYD VE FOROSH )


- SATIŞTA:
N ile/ve/||/<> A ile/ve/||/<> I ile/ve/||/<> D ile/ve/||/<> A ile/ve/||/<> S

( Gereksinim. İLE/VE/||/<> Dikkat. İLE/VE/||/<> İlgi. İLE/VE/||/<> İstek. İLE/VE/||/<> Eylem. İLE/VE/||/<> Tatmin. )

( Need. VS./AND/||/<> Attention. VS./AND/||/<> Interest. VS./AND/||/<> Desire. VS./AND/||/<> Action. VS./AND/||/<> Satisfaction. )


- SATMAK ile GÖTÜRÜ SATMA

( ... ile MÜCÂZEFE )


- SATORİ[Jap.](Nirvana) ile ...

( Kişinin gerçek yaratılışını tanımasıyla sonuçlanan Zen yaşantısı. Uyanma, aydınlanma. Her türlü ikici, karşıt görüşler aşılarak kişinin küçük, göreli benliğinin yok olmasını sağlayan dönüşüm. (Tasavvuf'ta )


- SATRANÇ OYUN SAVUNMASINDA :
FRANSIZ ve/||/<>/> SİCİLYA

( e4[beyaz], e6[siyah] VE/||/<>/> Nf3[beyaz], d6[siyah] )


- SATRANÇ TAŞLARININ HAMLE HARFLERİ/KODLARI:
Ş | V | K | F | A ile/ve/||/<> K | Q | R | B | N

( Ş[ah] | V[ezir] | K[ale] | F[il] | A[t]
ile/ve/||/<>
K[ing] | Q[ueen] | R[ook] | B[ishop] | [K]N[ight] )

( PİYON: simgesizdir/harf karşılığı yoktur
X: Alış.
o - o: Küçük rok.
o - o - o: Büyük rok.
ŞAH ÇEKME: +
ŞAH - MAT: #
)

( Türkçe'de. İLE/VE/||/<> İngilizce'de. )


- SATRANÇ ile ÂRİFLERİN SATRANCI/YILANLI DAMA

( ... İLE Mat yoktur. )

(

)

( )


- SATTVA <

( Aydınlatan. )


- SATTVA ile ...

( Varlık, varoluş, gerçek öz. Yoga'da saflık ya da iyilik niteliği. "Sattvik", saf, doğru. )


- SATTVANUBHAVA ile ...

( Evrenin gerçek uyumunu (sattva, varlık) duymak, yaşamak deneyimi(anubhava). )


- SAUNA[Fince] ile/ve/<> MUNÇA

( ... İLE/VE/<> Taşkömürü ile ısıtılan sauna.[Kazan'da.] )


- SAV ile İLERİ SÜRÜŞ | DENETLENEBİLİR İDDİA


- SAV ile/||/<> SAVA

( Haber. İLE/||/<> Havadis. )


- SAV/İDDİAYA KARŞI, KANIT ORTAYA KOYMA SORUMLULUĞU:
GÜMRÜKTE ve/||/<> KİŞİ(İNSAN) HAKLARINDA ve/||/<> KİŞİSEL VERİ İŞLEMEDE

( Kişiye aittir.[Bunların dışındakilerde, "sav/iddia" sahibinindir.] )


- SAVAB - HATA ile SEVAP - GÜNAH


- SAVAN ile SAVANA


- SAVANNA(H)/SAVANA[Fr. < İsp.] ile ...

( Ekvator kuşağındaki geniş çayırlar. )


- [ne yazık ki]
!SAVAŞ ile/ve/değil/||/<> !İÇ SAVAŞ/AYAKLANMA

( POLEMOS ile STAZIS )


- [ne yazık ki]
SAVAŞLARDA:
PARTİZAN ile/<> GERİLLA ile/<> TERÖR


- SAVAŞMA değil/yerine/<>/> TANIŞMA


- SAVAŞMAMA ile/ve/||/<> MESAFE ALMA


- SA'VE[Ar. çoğ. SA'VÂT, SIÂ] ile ...

( Kuyruk sallayan kuş. )


- SAVLAMAK ile SAVLA


- SAVRULMAK ile SAV ile SAVA ile SAVACI/LIK ile SAV SÖZ ile SAVI KANITSAMA


- [ne yazık ki]
SAVSAKLAMA ile/ve/||/<> BOŞVERME


- SAVSAKLAMA ile/ve/<> SALLAMA


- SAVUNMA MEKANİZMALARINDA:
BASTIRMA ile/ve/değil/||/<> BÖLME


- SAVUNMA ile/ve/değil/yerine ARKASINDA/ARDINDA DURMA


- SAVUNMA ile CAHİLLERİN "SAVUNMASI"

( Konu/olgu çerçevesinde kalarak geçerli dayanakçaları öne sürme çabası ve hakkı. İLE Konuyu/olguyu değerlendirmek yerine ya kendilerini savunurlar ya da kişileri örnek gösterir ve saldırırlar. )

( Duygular, bilgilerle ters orantılıdır. Ne kadar az biliş varsa o kadar savunuş vardır. )

( DEFENCE vs. DEFENCE OF IGNORANTS )


- SAVUNMA ile DESTEKLEME

( TO DEFENCE vs. TO SUPPORT )


- SAVUNMA ve/||/<> GÜDÜLENME ve/||/<> KAYGI


- SAVUNMA ile ÖNCELLEME

( TO DEFENCE vs. TO PRECEDE )


- SAVUNMA ile SAVUNMA AVUKATI ile SAVUNULABİLİR ile SAVUNMA ile SAVUNMA DURUŞU

( DEFENSE vs. DEFENSE ATTORNEY vs. DEFENSIBLE vs. DEFENSIVE vs. DEFENSIVE POSTURE )

( پدآفند ile استحکامات ile تدافع ile دفاع ile وکيل مدافع ile قابل دفاع ile پدافندپذير ile تدافعي ile مقام تدافع ile دفاعي ile پدآفندي ile حالت دفاعي )

( پدآفند ile ESTAHKAMAT ile تدافع ile DAFA ile VAKYLE MADAFE ile GHABEL DAFA ile PEDAFANDPAZYR ile TADAFEY ile مقام تدافع ile DAFAY ile پدآفندي ile HALT DAFAY )


- SAVUNMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAVUŞTURMA


- SAVUNMA ile/ve/||/<> "... SAYMA"


- SAVUNMA ile/değil/yerine SERİMLEME


- SAVUNMA ile/ve/değil "TUTMA"


- SAVUNUCU YAKLAŞIM/AÇIKLAMA ile/değil/yerine İKİNCİL/ALTERNATİF YAKLAŞIM/AÇIKLAMA


- SAVURGAN/LIK ile SAVURGANCA


- SAY ile/||/<> SAYA

( Düz tabaka biçiminde ince, yassı taş, çakıl. İLE/||/<> Yumuşak taş. )


- SAYA ile ...

( Ayakkabının yumuşak olan üst bölümü. )


- SAYDAMLAŞMAK ile SAYDAMLAŞTIRMAK ile SAYDAMLAŞTIRILMAK ile SAYDAM/LIK ile SAYDAMSIZ/LIK ile SAYDAM RESİM ile SAYDAM TABAKA


- SAYFA[Ar. < SAHİFE] ile/ve/değil/||/<>/< YAPRAK

( PAGE vs. PAPER )


- SAYGI/SEVGİ ve/> VEFÂ

( ... VE/> Arkanda bıraktığını, giderken yaktığını, yabana atmamak. )


- SAYGI ve/||/<>/> ÇALIŞMA

( Geçmiş için. VE/||/<> Gelecek için. )


- SAYGI ile SAYGIN/LIK ile SAYGILI/LIK ile SAYGISIZ/LIK ile SAYGILICA ile SAYGISIZCA ile SAYGI DURUŞU


- ŞÂYİ'[< ŞÜYÛ] ile ŞÂYİA

( Duyulmuş, herkesçe bilinmiş. Belirli olan, duyulan. | Bölüşülmemiş ortak hisse. | Bir şeyin her noktasıyla ilgili bulunan. İLE Yayılmış haber, yaygın söylenti, duyultu. )


- ŞAYİ ile ŞAYİA


- ŞAYİA[Ar.] değil/yerine/= DUYULTU/SÖYLENTİ


- SAYI:
ASAL ile/ve/<>/>< LASA(PALİNDROM) ile/ve/<>/>< ASAL-LASA


- SAYILAMAK ile SAY ile SAYA ile SAYE ile SAYI ile SAYACI/LIK ile SAYICA ile SAYICI/LIK ile SAYILI ile SAYISAL/LIK ile SAYISIZ/LIK ile SAYI FARKI ile SAYI SIFATI ile SAYI BONCUĞU ile SAYI LEVHASI ile SAYISAL LOTO ile SAYILI FIRTINA ile SAYI GÖSTERGESİ


- SAYMAK ile SAYILABİLİR ile GERİ SAYIM ile SAYILIR ile TEZGAH ile KARŞI SALDIRI ile KARŞI DEVRİM ile KARŞI KOYMAK ile KARŞI TEPKİ ile KARŞI ARGÜMAN ile KARŞI SALDIRI ile DENGELEME ile KARŞI HÜCUM ile KARŞI DAVA ile SAHTE ile SAHTECİ ile TAKLİT ile KARŞI FOLYO ile KARŞI YÜRÜYÜŞ ile KARŞI ÖNLEM ile MUADİLİ ile KONTRPUAN ile DENGE ile KARŞI KOYMAK ile KARŞI İMZA ile KARŞI GÖRÜŞ ile KARŞI AĞIRLIK ile KONTES ile SAYMA ile SAYISIZ

( COUNT vs. COUNTABLE vs. COUNTDOWN vs. COUNTED vs. COUNTER vs. COUNTER ATTACK vs. COUNTER REVOLUTION vs. COUNTERACT vs. COUNTERACTION vs. COUNTERARGUMENT vs. COUNTERATTACK vs. COUNTERBALANCE vs. COUNTERCHARGE vs. COUNTERCLAIM vs. COUNTERFEIT vs. COUNTERFEITER vs. COUNTERFIT vs. COUNTERFOIL vs. COUNTERMARCH vs. COUNTERMEASURE vs. COUNTERPART vs. COUNTERPOINT vs. COUNTERPOISE vs. COUNTERPOSE vs. COUNTERSIGN vs. COUNTERVIEW vs. COUNTERWEIGHT vs. COUNTESS vs. COUNTING vs. COUNTLESS )

( محسوب داشتن ile بشمار آوردن ile به شمار آوردن ile حساب کردن ile بر شمردن ile محسوب کردن ile شمردن ile شمارش پذير ile شمارش معکوس ile محسوب ile شمرده ile باجه ile شمارشگر ile گيشه ile پيشخوان ile ضد حمله ile انقلاب متقابل ile خنثي کردن ile خنثي نمودن ile اقدام متقابل ile استدلال مخالف ile حمله متقابل کردن ile موازنه کردن ile اتهام متقابل ile دعوي متقابل ile جعل کردن ile تقلبي ile ساخته کار ile غش ile ته چک ile ته قبض ile عقب گرد کردن ile همتا ile نقطهمقابل ile نيروي مقاوم ile وزنه متقابل ile متقابل ساختن ile ظهر نويسي ile نظريه مخالف ile وزنه تعادل ile کنتس ile شمارش ile احصاء ile بي حساب ile بيشمار ile ناشمرده ile بي شمار ile نامعدود )

( MOHSUB DASHTAN ile BESHMAR AVARDAN ile BAH SHMAR AVARDAN ile HASAB KARDAN ile BAR SHMARDAN ile MOHSUB KARDAN ile SHMARDAN ile SHMARSH PAZYR ile SHMARSH MAKOOS ile MOHSUB ile SHMARDEH ile BAJEH ile SHMARSHGAR ile GYSHEH ile PEYSHKHAN ile ZED HAMLEH ile ENGHALAB MOTEGHABEL ile KHONSY KARDAN ile KHONSY NEMUDAN ile EGDAM MOTEGHABEL ile ESTEDELAL MOKHALEF ile HAMLEH MOTEGHABEL KARDAN ile MOVAZNEH KARDAN ile ATEHAM MOTEGHABEL ile DOUY MOTEGHABEL ile JAL KARDAN ile TAGHALABY ile SAKHTEH KAR ile GHESH ile ته چک ile TAH GHABZ ile AGHAB GARD KARDAN ile CPEHMETA ile نقطهمقابل ile NEYROY MOGHAVAM ile VAZNEH MOTEGHABEL ile MOTEGHABEL SAKHTAN ile ZANPAR NOYSY ile NAZARYYEH MOKHALEF ile VAZNEH TAADEL ile KONTS ile SHMARSH ile AHESAE ile BEY HASAB ile BEYSHMAR ile NASHMARDEH ile BEY SHMAR ile نامعدود )


- SAYMAK ile SAYMAN/LIK ile SAYMACA ile SAYMAZLIK ile SAYMA SAYILARI


- SAZ ile BAĞLAMA


- SAZ[Azr.] = BAĞLAMA[Tr.]


- SAZ ile DOMBRA


- SAZ ile/değil KOÇKARCA


- SAZ ile/ve/<> TOTORA

( ... İLE/VE/<> Bolivya'da bulunan Titicaca Gölü'nün Peru bölümünde bulunan Suriqui Adası'nda bulunan sazlara yerel dilde verilen ad. [Bu adada yaşayanlar, sazdan sandal yapma tekniğini dünyada en iyi uygulayan kişilerdir.] )


- SAZAN ile ÇAMÇA

( Sazangillerden, bir ırmak balığı. [Lat. LEUCISCUS RUTILUS] )


- SAZ/GİTAR VB. ÇALMADA:
ALTTAN ÇIRPMA ile/ve/değil/||/<> ÜSTTEN ÇIRPMA


- SCANNING[İng.] değil/yerine/= TARAMA


- SCATTERING[İng.] değil/yerine/= SAÇILMA

( Dalga ya da parçacıkların bir engele çarpıp dağılmasına verilen genel isimdir. Örneğin, daha uzun dalga boylarına sahip kırmızı ışık daha az saçılırken, daha kısa dalga boylarına sahip mavi ışık daha fazla saçılır. Gökyüzünün mavi renkte görünmesinin nedeni budur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SCH/SCHIZOPHRENIA[İng.] değil/yerine/= ŞİZOFRENİ


- SCHEME :/yerine PLAN, ŞEMA


- SCHISMA ile ...

( KATOLİK VE ORTODOKS'LARIN AYRIMI )


- SCOTO- ile/||/<> SKİA- ile/||/<> NOCT-/NOCTİ-/NYCT-/NYCTİ-/NYCTO-

( Karanlık. İLE/||/<> Gölge. İLE/||/<> Gece. )


- SCOTOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= SKOTOFOBİ

( Karanlığa karşı duyulan aşırı korku olarak bilinen, Yunancada "karanlık" anlamına gelen σκότος ("scoto-") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. "Niktofobi" ve "ligofobi" olarak da bilinmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SEA :/yerine DENİZ


- SEB'A ile ...

( YEDİ(7) )


- SEB'A[Ar.] ile Sebâ[Ar.] ile SEBBÂH[Ar. < SİBÂHAT]

( Yedi/7. İLE Hz. Süleyman'ın eşi/zevcesi Belkîs'in, Yemen'de, hükmü altında bulundurduğu mâmur olan şehri. İLE Suda yüzen, yüzücü. | Yüzgeç. )


- ŞEB'ÂN[Ar. < ŞİB | çoğ. ŞİBÂ'] ile ŞEBÂN[Fars.]

( Tok, doymuş. [Fars. SÎR] İLE Geceler. )


- SEBEB ile/ve/<> VETED ile/ve/<> FÂSILA

( İp. İLE/VE/<> Kazık. İLE/VE/<> İp ile kazıkların arası.
[Çadır terimlerinden.] )

( 2 harf. İLE/VE/<> 3 harf. İLE/VE/<> 4 harf ve fazlası. )


- SEBÎ[Ar. çoğ. SEBÂYÂ] ile SEB'Î[Ar.]

( Savaşta esir düşen. İLE Yedi sayısıyla ilgili olan. | Yedi günde bir gelen sıtma. )


- ŞEBNEM, BEŞG, BEŞM[Fars.]/CELÎD, SAKÎ[Ar.]/DROSOSTALIDA[Yun.] ile ÇİY

( Çiy tanesi, jale. | Nedâ (hediye). )


- SEBÛ'[çoğ. SİBÂ'] ile SEBÛ[Fars.] ile SEBÛH[Ar. < SİBH]

( Yırtıcı hayvan. İLE Testi. | Şarap kabı. İLE Yüzgeç. )


- SECÂ değil/yerine/= KARARLI/LIK


- SEÇENEK = ŞIK, TERDİT = ALTERNATIVE[İng., Alm.] = ALTERNATIF[Fr.] = ALTER:İKİDEN BİRİ[Lat.] = ALTERNATIVA[İsp.]


- SECÎ ile/değil KÂFİYE ile/değil FÂSILA

( Düzyazıda. İLE Şiirde. DEĞİL Kur'an'da. )

( SECÎ: Düzyazı[nesir] içinde uyak{kâfiye]. Düzyazıda tümce ve tümceciklerin sonunu, kulakta aynı sesi bırakan sözcüklerle uyaklayarak süsleme sanatı. ( TESCİ': Secî yapmak. )

( MÜSECCA: Secî yapılarak yazılmış kitaplar. )


- MASS-İ MÜNTEHAB[Osm.] / SELECTIVE ABSORPTION[İng.] / SELEKTIVE ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİ SOĞURMA


- SELECTIVE REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION SÉLECTIVE[Fr.] / SELEKTIVE REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİ YANSIMA


- SEÇİM/SAYLAMA ile/ve/değil/yerine/<>/> YEĞLEME/TERCİH

( Üç ya da üzeri seçenek içinde varılan karar verme eylemi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İki ayrı seçeneğe indirdikten sonra varılan karar verme eylemi. )

( İçten ve hassas kişilerce değeri bilinen alçakgönüllü/mütevazı armağanlar gibi, kişinin seçimleri de içinden gelen sesin çizdiği yol doğrultusunda olacaktır. )

( ŞIKK[Ar.]: İkiye bölünmüş şeyin her parçası. | Bir işin iki yönünden her biri. )

( PRODUCTUM: Yeğlenilen, tercih edilen. )

( Hayvanlarda ve insanda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İnsanda. )

( [not] TO CHOOSE vs./and/but/<>/> TO PREFER
TO PREFER instead of TO CHOOSE )

( ... ile/ve/değil/yerine/<>/> PROTIMO )


- SEÇMECİLİK, EKLEKTİZM = İNTİHÂBİYE, İSTİFÂÎYE = ECLECTICISM[İng.] = AUSERWÄHLUNGSLEHRE, EKLEKTIZISMUS[Alm.] = ECLECTISME[Fr.] = ELIGENTIA[Lat.] = EKLEKTISMOS[Yun.] = ECLECTISMO[İt.]


- SEDÂ[Ar.] ile/ve/||/<>/> NİDÂ[Ar.]


- SEDÂ[Ar.] ile/ve/||/<> SÂDE[Fars.]


- SEDA ile SEDALI/LIK ile SEDASIZ/LIK ile SEDALI ÜNSÜZ ile SEDASIZ ÜNSÜZ


- SEDÂ ile/ve/||/<>/> SEDÂ-Yİ PESÎN

( İnsan sesi. İLE/VE/||/<>/> En son sedâ/selen. )


- SEDÂ/SÂDÂ (ÇIKARMAK):
DİŞLERİN ISLIKLI SESİ YOLUYLA ile/ve DİLİN HAREKET ETTİRİLMESİ YOLUYLA ile/ve DAMAĞIN BÜZÜLMESİ YOLUYLA ile/ve DUDAKLARIN BİRBİRİNE BASTIRILMASI YOLUYLA ile/ve BURUNDAN SOLUMA YOLUYLA


- ŞEDDÂDÎ BİNA değil/yerine/= GÖKDELEN


- SEDEF ile/||/<> EGZAMA

( Deride kalın, kırmızı ve pullu plaklar ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Deride kızarıklık, kaşıntılı, kırmızı kabarcıklar ve yangılı döküntüler. )


- SEDEF ile SEDEFLİ ile SEDEFÇİ/LİK ile SEDEF OTU ile SEDEF KAKMA ile SEDEF KAKMALI ile SEDEFLİ KALKER ile SEDEF HASTALIĞI ile SEDEF OTUGİLLER


- SEDİMANTASYON/SEDİMENTATION[İng.] değil/yerine/= ÇÖKME | TORTULAŞMA


- SEDİMANT/ASYON değil/yerine/= ÇÖKELÖLÇÜM/ÇÖKELME/TORTULLANMA/TORTULAŞMA


- SEFÂ ile/ve/||/<>/></< CEFÂ/ÜZGÜ

( Vefâ yoktur. İLE/VE/||/<>/< Bekâ yoktur. )

( Gönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma. | Eğlence, zevk, neşe. İLE/VE/||/<>/< Büyük sıkıntı, eziyet. )

( (")Saçın uzamasına.(") İLE/VE/||/<>/>


- SEFÂ ve/||/<>/> SEFÂLET


- SEFA ile SEFALI ile SEFASIZ ile SEFA PEZEVENGİ


- ŞEFÂAT[Ar.] değil/yerine/= BAĞIŞLAMA


- SEGA ile NINTENDO


- ŞEGAF["ga" uzun okunur] ile ŞEGAF[Ar.]

( Kalp zarı. İLE Delicesine sevme. )


- SEGMENT[İng.]["SEKMENT" değil!] değil/yerine/= BÖLÜM | KESİT | PARÇA