A ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 11.754 başlık/FaRk ile birlikte,
11.754 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(4/48)
- ANAVAŞYA[Yun.] >< KATAVAŞYA[Yun.]
( [göçücü balıkların, ...] Akdeniz'den, Karadeniz'e çıkması. >< Karadeniz'den, Akdeniz'e geçmesi[kışa doğru]. )
- ANAVATA[Yun.] değil/yerine/= KABA İPLİK ÜZERİNDE İBRİŞİM SARARAK YAPILAN NAKIŞ
- ANAYASA "DEĞİŞİKLİĞİ TEKLİFİ" değil/yerine ANAYASA
( Burayı tıklayarak okuyabilirsiniz... )
- ANAYASA ile ANAYASACI/LIK
- ANAYASA ile/ve MEDÎNE VESÎKASI
- ANAZARKA değil/yerine/= YAYGIN ÖDEM
- ANCA ile/değil ANCAK
- ANCA ile ANCAK
- ANCAK ile AMA AYNI ZAMANDA
( BUT vs. BUT ALSO )
( بطور محض ile غيراز ile ليکن ile اما اينکه ile اما ile ولي ile بلکه )
( BETOR MAHZ ile GHYRAZ ile LEYKON ile EMA AYNAKEH ile EMA ile VELY ile BOLKEH )
- ANDA değil/yerine/= ORADA
( Orada. )
- ANDA ile/= ORADA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- ANDAVAL/LIK ile ANDAVALLI/LIK ile ANDAVALLICA
- ANELE[İt. < ANELLO] değil/yerine/= HALKA
( Gemilerde türlü işlerde kullanılan bir tür demir halka. )
- ANEROTİZM[Yun.] değil/yerine/= ERKEK VE KADINDA EŞEYSEL TUTUKLUK, ZEVK AL(A)MAMA
- ANESTEZİ/ANESTHESIA[İng.] değil/yerine/= DUYUSUZLAŞ(TIR)MA
- ANESTEZİ/ST[Yun.] değil/yerine/= DUYUM YİTİM/Cİ / UYUŞTURMA
- ANEVRİZMA ile/||/<> DİSEKSİYON
( Damar duvarında balonlaşma. İLE/||/<> Damar duvarının yırtılması ve kanın damar katmanları arasında birikmesi. )
- ANEVRİZMA ile/||/<> EMBOLİ
( Bir kan damarının duvarında balonlaşma. İLE/||/<> Kan damarında bir pıhtı ya da hava kabarcığı ile tıkanıklık. )
- ANGARYA ile ANGARYA
( DRUDGE vs. DRUDGERY )
( جان کندن ile جان کني ile خرحمالي )
( JAN KANDAN ile JAN KONY ile خرحمالي )
- ANGARYA ile ANGARYACI/LIK
- ANGARYA[Yun.] değil/yerine/= YÜKLENTİ
( Bir kimseye ya da bir topluluğa zorla ve ücretsiz yaptırılan iş. (Yasaktır! [Anayasa md. 17]) | Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılan iş. | Maldan ya da hizmetten ücretsiz yararlanma. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine zorunlu ücretsiz hizmeti. | Savaş durumundaki bir devletin, kendi karasularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. | Olağanüstü durumlarda, devletin vatandaşlara ait taşıtlarına el koyması. )
- ANGORA ile ANGORA TAVŞANI
- ANGUTLAŞMAK ile ANGUT/LUK ile ANGUTÇA
- ANHÂ MİNHÂ : ŞUNDAN BUNDA, ŞU BU, ÖTEBERİ, ŞÖYLE BÖYLE EDEREK
( SUCH AND SUCH : THIS AND THAT, SUNDRY, DOING SO AND SO )
- ANHASI-MİNHASI(YLA) -ile
( Tüm ayrıntılarıyla. | Tamam(ıyla)/Hepsi. )
- ANIHA -ile
( Abhazya'da bir inanç. [Bu bölgede, her birinden bir ailenin sorumlu olduğu 7 adet "Anıha" vardır.] )
- [Ar.] ANÎK, ATAL[çoğ. A'TÂL] ile/ve/<> NUKRE, NUKRE-İ KAFÂ
( Ense. İLE/VE/<> Ense çukuru. )
- ANIMA ile/ve ANIMUS
( Dişil. İLE/VE Eril. )
( CARL JUNG )
- ANIMSADIKLARIMIZ:
KOLAYLIKLA ile/ve/||/<>/> KOLAY OLMAYAN
- ANIMSAMA ile/ve/||/<>/> ANIMSAMA TEPESİ
( ... İLE/VE/||/<>/> 17-25 yaş arası. )
- ANIMSAMA ile/ve/||/<>/> ANMA
- ANIMSAMA ile/ve/değil ÇAĞRIŞIM
( Şimdi'ye getirme. İLE/VE/DEĞİL Şimdi'yi, geçmişe/geçmiştekine taşıma/bağlama. )
( LETHOLOGICA: "Dilimin ucunda fakat söyleyemiyorum" durumu. )
( BERGÜZÂR: Andaç, hatıra, hediye. )
( [not] TO REMEMBER vs./and/but RECALL )
- ANIMSAMA ile/ve/||/<> HESABA KATMA
- ANIMSAMA ile/ve REKLÂM
( En az bilineni, en çok bilinen aracılığıyla imgeleme. İLE Az bilinenin, çok bilinen ve/ya da tanınan aracılığıyla sunulması. )
( Yapıcı bir yaklaşım daha çok etkindir. İLE/VE Yıkıcı bir yaklaşım daha çok etkindir. )
( TO REMEMBER vs./and ADVERTISEMENT )
- ANIMSAMA ile/ve/||/<> ŞİMDİ\'YE/ŞU AN\'A GETİRME
- ANIMSAMA = TAHATTÜR = REMINISCENCE[İng.] = RÉMINISCENCE/RAPPELER[Fr.] = ANAMNESIS/ERINNERN[Alm.] = RECORDOR[Lat.] = ANAMNESIS[Yun.]
- ANIMSAMA ile/ve/||/<> ZEIGARNIK ETKİSİ
( ... İLE/VE/||/<> Yarım kalmış, tamamlanmamış şeylerin aniden ve daha kolay bir biçimde anımsanabildiği savunulan etki.[< Bluma Zeigarnik - 1920] )
- ANIMSA(T)MA ile/ve/||/<> ANIŞTIRMA
- ANIMSATMA ile ÖNE ÇIKARMA
- ANIRMA ile/<> KİŞNEME
( Eşeğin çıkardığı yüksek ses. İLE/<> Atın çıkardığı yüksek ses. )
- ANIRMAK ile ANIRMA
( BRAY vs. BRAYING )
( عرعر ile عرعر کردن )
( ARAR ile ARAR KARDAN )
- ANİRVACHANİYA ile
( Tarif edilemez. )
- ANIŞTIRMA ile ANIŞTIRMALI
- ANİTYA[Sansk.] = ANİKKA[Palice]
- ANİZOKORİ/ANISOCORIA[İng.] değil/yerine/= GÖZBEBEĞİ EŞİTSİZLİĞİ
- ANJANBUMAN/ANJAMBMAN[Fr.] değil/yerine/= ARTLAMA
( Dizenin son sözcüğüyle sonraki dizeyi başlatma sanatı. )
- ANJİNA ile/||/<> KALP KRİZİ
( Kalp kasına giden kan akışının geçici olarak azalması sonucu oluşan göğüs ağrısı. İLE/||/<> Kalp kasına giden kan akışının tamamen kesilmesi sonucu oluşan kriz. )
- ANKARA KEÇİSİ ile/ve YABAN KEÇİSİ(NÄFE[Fars.]) ile/ve AKDAĞ KEÇİSİ ile/ve MARKOR ile/ve ŞAMİ ile/ve ŞAMUA ile/ve TAR ile/ve TİFTİK
- ANKARA KEDİSİ/ANGORA ile/ve VAN KEDİSİ
( Suyu sevmezler. İLE/VE Suyu, suda oynamayı ve yüzmeyi seven, ender türden kedilerdir. )
( Hareketlidir. İLE/VE Yavaş hareket ederler. )
( İki gözü de mavidir. İLE/VE Bir gözü mavi, öteki ise yeşil ya da sarıdır.[Genetik bozukluktan dolayı] )
- ANKARA ile ANKARALI/LIK ile ANKARA TAŞI ile ANKARA KEDİSİ ile ANKARA KEÇİSİ ile ANKARA TAVŞANI ile ANKARA ÇİĞDEMİ
- ANKET[Fr. < Lat. INQUIRERE] değil/yerine/= SORMACA/SORUŞTURMA
- ANKET değil/yerine/= SORMACA
- ANKLAV[Fr.] değil/yerine/= BİR DEVLETİN TOPRAKLARINDA, BAŞKA BİR DEVLETE AİT ARSA
- ANLA! ve/||/<>/> TAMAMLA!
- AN/LAHZA değil/yerine/= KIPI/KIRPIM
- ANLAK/ZEKÂ ile DENEYİM/TECRÜBE
( Sahip olunan geçmiş eylem bilgilerinin ve sonuçlarının, şimdiki zamanda, uygulanabilir[/pratik] bilgi olarak, hızla ortaya çıkarılabilmesi Zekâ'ya işaret etmez. )
( INTELLIGENCE vs. EXPERIENCE )
- ANLAK/ZEKÂ ile İÇGÜDÜ
( INTELLIGENCE vs. INSTINCT )
- ANLAK/ZEKÂ" ile/ve/değil/||/<>/< BELLEK/HÂFIZA
- ANLAK/ZEKÂ ile/ve DOĞA
( INTELLIGENCE vs./and NATURE )
- ANLAK = ZEKÂ = INTELLECT/INTELLIGENCE[İng.] = ENTENDEMENT/INTELLIGENCE[Fr.] = VERSTAND/INTELLIGENZ[Alm.] = INTELLECTUS/INTELLIGENITIA[Lat.] = INTELIGENCIA[İsp.]
- ANLAK/ZEKÂ ile/ve/değil/||/<>/< BİLİNÇ
- ANLAM SANATLARI'NDA:
İLHAM ile/ve/<> TEVRİYE[< VERÂ] ile/ve/<> İSTİHDAM ile/ve/<> MUGALATA-İ MANEVİYE ile/ve/<> TENÂSÜB[< NİSBET] ile/ve/<> LEFF Ü NEŞR ile/ve/<> TECÂHÜL-İ ÂRİF[/ÂNE/ÎN] ile/ve/<> HÜSN-İ TA'LÎL[< İLLET] ile/ve/<> SİHR-İ HELÂL ile/ve/<> İRSÂD ile/ve/<> MÜBALAĞA ile/ve/<> TEZAD ile/ve/<> İSTİĞRÂK[< GARK][GULÜVV] ile/ve/<> TEKRÎR[< KERR] ile/ve/<> RÜCÛ ile/ve/<> TEFRÎK[< FARK] ile/ve/<> KAT' ile/ve/<> TERDÎD[< REDD] ile/ve/<> İLTİFÂT ile/ve/<> TELMİH ile/ve/<> İRSÂL-İ MESEL
( İki ya da ikiden fazla anlamı olan bir sözcüğü, bir mısra ya da beyitte tüm anlamlarıyla kullanma sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, birden fazla anlamı olan bir sözcüğü, anlamlarından sadece yakın anlamını söyleyip uzak anlamını kastetme sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, bir sözcüğü hem gerçek, hem mecaz anlamlarını kastederek kullanma sanatı. İLE/VE
Anlamı birden fazla olan sözcük ve deyimleri beyitin anlamını değişik biçimlerde açıklanabilecek biçimde kullanma sanatı. İLE/VE
Bir konuyla ilgili birden fazla sözcüğü bir mısra ya da beyitte sıralama amacı gütmeden kullanmak. İLE/VE
Bir beyitte yer alan, birbiriyle ilgili sözcüklerin sıralanmasıyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir anlam inceliği yaratmak ya da bir lâtife yapmak amacıyla, bilinmiyormuş ya da başka türlü biliniyormuş gibi gösterme sanatı. İLE/VE
Nedeni bilinen bir olayı, düşsel ya da gerçekdışı ve güzel bir olaya bağlama yoluyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir sözcüğü ya da söz öbeğini hem kendinden önceki sözcüklerin sonunda, hem sözcüklerin başında anlamlı olacak biçimde kullanma. İLE/VE
Bir mısranın secî ya da uyağını bir iki sözcükle ima etme sanatı. İLE/VE
Bir sözün etkisini güçlendirmek için bir şeyi abartılı biçimde az ya da çok göstererek ve lâtifeli bir biçimde anlatma. İLE/VE
İki duygu/düşünce/hayal arasındaki birbirine karşıt özellikleri birarada söyleme. İLE/VE
Över gibi görünerek yermek, yerer gibi görünerek övme sanatı. İLE/VE
Söyleyişi güçlendirmek için belirli bir anlamdaki sözcüğü ya da söz öbeğini yineleme sanatı. İLE/VE
Bir sözün anlamını, bir kavramın gücünü pekiştirmek için, o sözden/kavramdan cayar gibi görünüp cayılmış görünen sözü/kavramı daha güçlü biçimde belirtmek. İLE/VE
İki şey arasındaki farkı belirtmek. İLE/VE
Söyleyişin gücünü artırmak için, sözü [mısrayı, satırı] yarıda kesmek. İLE/VE
Sözü, beklenmedik, çarpıcı bir sonuca bağlama sanatı. İLE/VE
Şiirde bir duygulanma ya da duygu değişikliğiyle şiirdeki konuyu değiştirmeden seslenilen kişiyi ya da varolanı değiştirmek. İLE/VE
Bilinen bir olay, kişi ya da nükte, fıkra, atasözünü dolaylı biçimde anlatma, ima etme sanatı. İLE/VE
Bir düşünceyi pekiştirmek amacıyla bir atasözü ya da o değerde bir söz öbeğini alıntılamak/kullanmak. )
- ANLAM/MA'NÂ ile/ve AMAÇ
( Denilmek istenilen şey. İLE/VE İstenilenin düzenlenmesi. )
( MEANING vs./and AIM )
- ANLAM ile/ve/||/<>/> ANLAMA ile/ve/||/<>/> ANLAMLANDIRMA
- ANLAMA ile ANLAMAZLIK
- ANLAMA ile/ve ANLAMLANDIRMA
( Yaşamı farklılaştırır. )
- ANLAM/A ile/ve/<> ANLAMLANDIRMA
( TO UNDERSTAND vs./and/<> TO GIVE A MEANING )
- ANLAMA ile DOĞRULUK
- ANLAMA = FEHM, İDRAK = UNDERSTANDING, COMPREHENSION[İng.] = COMPRENDRE[Fr.] = DAS VERSTEHEN, HET VERSTAAN[Alm.] = ENTENDER, COMPRENDER[İsp.] = COMPREHENSIO[Lat.] = HE DIANOIA[Yun.] = MEFHUM[Ar.] = DARK[Fars.]
- ANLAMA ile/ve/=/||/<>/> SOYUTLAYABİLME
- ANLAMA ile/ve/<> TANIMA
( TO UNDERSTAND vs./and/<> TO RECOGNIZE )
- ANLAMA ile/ve/> YENİDEN KURMA
- ANLAMA ve YENİDEN YAŞAMA
( TO UNDERSTAND vs. RE-LIVING )
- ANLAMA ile/ve YORUMLAMA
( TO UNDERSTAND vs./and TO INTERPRET )
- ANLAMA ile YORUMLAMA
- ANLAMA ile YORUMLAMA
- ANLAMA ile/ve YORUMLAYICI ANLAMA
- ANLAMA ile/ve/değil/yerine ZEVK ETME
- ANLAMAK ile ANLAŞILIR ile ANLAMA ile KAPSAYICI ile KAPSAMLI OLARAK ile KOMPRES ile SIKIŞTIRILMIŞ ile SIKIŞTIRMA ile SIKIŞTIRICI ile KOMPRESÖR
( COMPREHEND vs. COMPREHENSIBLE vs. COMPREHENSION vs. COMPREHENSIVE vs. COMPREHENSIVELY vs. COMPRESS vs. COMPRESSED vs. COMPRESSION vs. COMPRESSIVE vs. COMPRESSOR )
( درک نمودن ile قابل درک ile تفهم ile قوه ادراک ile فهم ile درک ile جامع ile عميم ile فرا گيرنده ile مشروح ile مشروحا ile کمپرس ile متراکمکردن ile فشرده ile متراکم ile متراکم سازي ile تراکم ile فشردگي ile فشاريآد ile مايه تراکم ile فشاري ile متراکم کننده ile کمپرسور )
( DARK NEMUDAN ile GHABEL DARK ile تفهم ile GHOOH EDRAK ile FANPAM ile DARK ile JAME ile عميم ile FARA GYRANDEH ile MOSHRUH ile مشروحا ile KAMPERES ile MOTERAKAMKARDAN ile FESHARDEH ile MOTERAKAM ile MOTERAKAM SAZY ile TARAKAM ile FESHARDEGY ile فشاريآد ile MAYYEH TARAKAM ile FESHARY ile MOTERAKAM KONANDEH ile KAMPERSOR )
- ... ANLAMDA ile/ve/değil/||/<>/< ... ALANDA
- ... ANLAMINDA ile/ve/<> ... ORANINDA
- ANLAMLANDIRMA ile/ve DENEYİM
- ANLAMLANDIRMA ile/ve/<> DİRİMLİLİK
- ANLAMLANDIRMA ile/ve ETKİ
( Sorgulanmayan yaşam, yaşam değildir. )
- ANLAMSIZ ile SAÇMA
( Saçma/abes olan bir şeye yönelmek, felsefî olarak olanaksızdır! )
( VÂHİ[< VEHY]: Anlamsız, yararsız, önemsiz.
TÜRREHÂT: Saçmasapan sözler. )
( MEANLESS/NON-SENSE vs. ABSURD )
- ANLAŞILMA ile ANLAŞILMAZ/LIK
- ANLAŞILMAMA ile/değil KABUL EDİLMEME/GÖRMEME
- ANLAŞILMASI AMACIYLA ile/ve/değil PEKİŞTİRMEK ÜZERE
- ANLAŞMA ile ANLAŞMALI ile ANLAŞMASIZ/LIK ile ANLAŞMAZLIK ile ANLAŞMALI İFLAS
- ANLAŞMA ile/ve/değil/<> ANTLAŞMA
( Anlama durumunun, kişilerin birbirinin dediklerini, konusu geçen noktayı ve içeriğini/kapsamını/ayrıntılarını duymuş, bilmiş, anlamış ve belirli bir yönde düşünce, duygu ve amaç bakımından birleşmiş olmayı belirtmektedir. İLE/VE/DEĞİL/<> Ahidleşme[toplulukta/toplumda] ve/ya da muahede[iki kişinin], karşılıklı olarak bağlayıcılık özelliğiyle/koşullarıyla sözleşmesi, yeminleşmesi. )
( [not] TO UNDERSTAND EACHOTHER vs./and/<>/but PACT/TREATY )
- ANLAŞMA ile UYGUNLUK ile BUNA GÖRE
( ACCORD vs. ACCORDANCE vs. ACCORDINGLY )
( طيب خاطر ile وفق ile به ين ترتيب ile نتيجتا ile از ينرو ile بدين ترتيب ile بالنتيجه )
( TYBE KHATER ile وفق ile BAH YNE TARATYBE ile NATYJETA ile AZ YNERO ile BADYNE TARATYBE ile بالنتيجه )
- ANLAŞMA ile/ve/||/<> UZLAŞMA ile/ve/||/<> ALTINI ÇİZME
- ANLAŞMAK ile UĞRAŞMAK ile ANLAŞMA ile SATICI ile BAYİLİK ile UĞRAŞMAK ile PİRİNÇ TİCARETİ
( DEAL vs. DEAL WITH vs. DEALATION vs. DEALER vs. DEALERSHIP vs. DEALING vs. DEALING IN RICE )
( مقدار ile معامله کردن ile سر وکار داشتن ile چوب کاج ile معامله ile سروکله زدن ile بي بالي ile فروشنده ile معاملات چي ile عمده فروش ile فروشندگي ile طرز رفتار ile سروکار ile راست باز ile رزازي )
( MOGHDAR ile MOAMLEH KARDAN ile SAR VEKAR DASHTAN ile CHUB KAJ ile MOAMLEH ile SOROKLEH ZADAN ile بي بالي ile FOROSHANDEH ile MOAMELAT CHY ile AMADEH FOROSH ile FOROSHANDEGY ile TARZ RAFTAR ile SOROKAR ile RAST BAZ ile رزازي )
- ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA
( Hz. Musa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. İsa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. Muhammed ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Âriflerin dilinde. İLE/VE/<>/> Filozofların dilinde. )
( Tevrat'ın dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> İncil'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Kur'ân-ı Kerîm'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Âriflerin dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Filozofların dili/usûlü/üslûbu. )
( Herkese, herkes için. İLE/VE/<>/> Yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Gençlere, yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Çocuklara, gençlere, yetişkinlere, sanatçılara. / Yetişkinler ve sanatçılarla. İLE/VE/<>/> Bilgelik aşkı olan herkese, bilgelerle, filozoflarla. )
- ANLATIM:
HZ. DAVUD'A ile HZ. MUSA'YA
( Yol-Yordam-Yöntem. İLE ... )
( Yakarışlarla. İLE Yasalarla. )
- ANLATIMDA:
BİRAZ SONRA değil DAHA SONRA
- ANLATIMLARDA:
BİRAZ SONRA değil DAHA SONRA, BİR SÜRE SONRA
- ANLAYAMAMA ile/ve/||/<> YORUMLAYAMAMA
- ANLAYANA SİVRİSİNEK SAZ, ANLAMAYANA DAVUL-ZURNA AZ ile/ve/<> BİR TÜMCE YETER SÖZDEN ANLAYANA, DESTAN YAZSAN FARK ETMEZ, SÖZDEN ANLAMAYANA
- ANLAYANA ile/ve MERAKLILARINA!
- ANLAYIŞSIZLAŞMAK ile ANLAYIŞ ile ANLAYIŞLI/LIK ile ANLAYIŞSIZ/LIK ile ANLAYIŞSIZCA
- ANMA ile/ve TEKRAR
( YÂD ile/yerine/değil ... )
- ANMAK ile ANMA ile HATIRA
( COMMEMORATE vs. COMMEMORATION vs. COMMEMORATIVE )
( گرامي داشتن ile بيادگار نگاه داشتن ile يادگار ile يادبود ile مجلس تذکر ile گرامي داشت ile يادبودي )
( GERAMY DASHTAN ile BEYADEGAR NEGAH DASHTAN ile YADEGAR ile YADBUD ile MOJALS TAZKER ile GERAMY DASHT ile YADBUDY )
- ANNE/BABA ile ÜVEY ANNE/BABA
( MÂDER ile MÂDER-ENDER )
( MOTHER vs. STEP MOTHER )
- ANNE ve/||/<>/+ BABA ve/||/<>/> ÇOCUK
( ... ve/||/<>/+ ... ve/||/<>/> Sonuç. )
- ANNE/BABA ile/ve/||/<>/> ÇOCUK ile/ve/||/<>/> TORUN ile/ve/||/<>/> TORLAK
(
)
( ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> Torun çocuğu. )
( ... İLE/VE/||/<>/> Ceviz [kabuğu]. İLE/VE/||/<>/> Ceviz içi. İLE/VE/||/<>/> ... )
- ANNENİ:
İNCİTME! ve/||/<> AZARLAMA!
- ANOMİ/ANOMIA[İng.] değil/yerine/= SÖZCÜK BULAMAMA | DEĞER YOKSULLUĞU
- ANONA[İsp.] değil/yerine/= EKVATORDA YETİŞEN BİR MEYVE AĞACI
- ANOPSİ/ANOPSIA[İng.] değil/yerine/= GÖRMEZLİK
- ANOREKSİYA NERVOZA ile/||/<> BULİMİYA NERVOZA
( Kilo alma korkusu ile aşırı kilo kaybı ve yeme sınırlaması ile ilişkili bir yeme bozukluğu. İLE/||/<> Aşırı yeme atakları ve ardından kilo almayı önlemek için kusma ya da laksatif kullanımı ile ilişkili bir yeme bozukluğu. )
- ANOREKSİYA ile/ve/||/<>/> KAŞEKSİA[Fr. < CACHEXIE]
( İştahsızlık. İLE/VE/||/<>/> Kötü beslenme, süreğen ya da kötücül bir hastalığın seyri sırasında oluşan ileri derecede zayıflık, bitkinlik ve çöküntü durumu. )
- YİYESİZLİK/ANOREKSİ/YA ile PAROREKSİA ile HİPOROREKSİA
( "Çiğneyip Tükürmenin Fizyolojisi ve Sefalik Tepki" yazısı için burayı tıklayınız... )
( ANOREXIA vs. PAROREXIA vs. HIPOROREXIA )
- ANOREKSİYA ile PELLEGRA
( İştahsızlık. İLE Vitaminsizlikten kaynaklanan hastalık. )
- ANOTHER :/yerine BAŞKA
- ANOVA ile/||/<> REGRESSION
( ANOVA grup ortalama karşılaştırma İLE regression ilişki modelleme. )
( Formül: Group comparison İLE relationship modeling )
- ANOZMİ/ANOSMIA[İng.] değil/yerine/= KOKU ALAMAMA
- ANOZOGNOZİ/ANOSOGNOSIA[İng.] değil/yerine/= HASTALIĞINI BILMEZLİK
- ANTA[Yun.] değil/yerine/= BİR DUVARIN BAŞINI YA DA İKİ DUVARIN KÖŞESİNİ OLUŞTURAN GÖMME AYAK
- ANTAGONİZMA ile/||/<> ANTAGONİST
( Karşıt etkinlik. İLE/||/<> Karşıt etkin. )
- ANTAHKARANA ile
( Psişe, zihin. Zihin, kolektif anlamda, zekâ(buddhi), ego(ahamkara) ve zihin(manas)'i içerir. )
- ANTALYA ile ANTALYALI/LIK
- ANTARKTİK ile ANTARKTİKA
- ANTARKTİKA OKYANUSU ile ANTARKTİKA
( ANTARCTIC OCEAN vs. ANTARCTIC )
( قطب جنوبي ile قطب جنوب ile اقيانوس منجمد جنوبي )
( GHATAB JENOBY ile GHATAB JENOB ile EGHYANOS MANJAMAD JENOBY )
- ANTARKTİKA ile/ve ATACAMA ÇÖLÜ
( Bazı bölgelerine 2 milyon yıldır yağmur yağmamıştır. İLE/VE Bazı bölgelerine 400 yıldır yağmur yağmamıştır. )
( Dünyadaki en kurak yer. İLE/VE Dünyadaki ikinci kurak yer. Şili'dedir. [Sahra'dan 250 kat daha kurak.] )
( Dünyanın en rüzgârlı ve en hızlı estiği yeridir. İLE/VE ... )
( Dünyadaki suyun %70'i buz biçiminde burada bulunmaktadır. İLE/VE ... )
- ANTEFİKS[Lat. ANTEFIXA] ile ANTEMİYON[Yun. ANTHOS: Çiçek.]
( Eskiden, kiremitlerin uclarını tutmak üzere, yapıların çatılarına ya da frizlerine konulan, çoğu pişmiş topraktan yapılmış süslere verilen ad, kiremit ağızlığı. Saçak uclarına yerleştirilen antefikslerden, kimi zaman çörten olarak da yararlanılırdı. Antefikslerin bir başka türü de iç ve dış frizlerin süslenmesinde kullanılan küçük, alçak kabartmalardır. İLE Eski Yunan ve Roma mimarlıklarında, mermer antefikslerde ya da silmelerde görülen, hanımelini andırır, oymalı bir çeşit süsleme. )
- ANTİK[Lat.] ile ANTİKA[Lat.] ile ANTİKİTE[Fr.]
( Eski çağ işi, modası geçmiş. İLE Eski çağlardan kalma yapıt. | Davranışlarında tuhaflık görülen kişi. | Bir tür nakış. İLE Eski çağ, özellikle eski yunan ve Roma uygarlıkları. )
- ANTİKA ile PİKO[Fr.]
( ... İLE Makinada yapılan, bir tür antika. )
- ANTİKACI ile ANTİKA ile ANTİK ÇAĞ
( ANTIQUARIAN vs. ANTIQUE vs. ANTIQUITY )
( عتيقه شناس ile وابسته بقديم ile عتيق ile عتيقه ile کهنگي ile ديرينگي )
( ATYGHEH SHENAS ile VABASTEH BAGHADYM ile ATYGH ile ATYGHEH ile KONPANGY ile DYRYNAGY )
- ANTİKALAŞMAK ile ANTİK ile ANTİKA/LIK ile ANTİKACI/LIK ile ANTİK ÇAĞ ile ANTİKA MOBİLYA
- ANTİLOP ile/ve İMPALA
( ... İLE/VE Bir tür antilop. )
- ANTİLOP ile KARACA
( ... İLE Boynuzları küçük ve çatallıdır. )
( ... ile MA'Z, ÜM'ÛZ )
( ... cum CAPREOLUS )
- ANTİLOP ile KOA
( ... İLE Hilâl boynuzlu bir Afrika antilobu. )
- ANTİLOP ile SİTATUNGA
- ANTLAŞMA ile/ve/<> İŞBİRLİĞİ
( Kişinin çok fazla işbirliği içinde olabildiği çeşitli düzeyler vardır. )
( PACT vs./and/<> COOPERATION
There are other levels on which man is much more co-operative. )
- ANTLAŞMA ile KESENE
( ... İLE Sözleşme, yazılı antlaşma. | Götürü ya da toptan satış. )
- ANTLAŞMA ile/ve UZLAŞMA
( PACT vs./and TO COMPROMISE )
- FASILA[Ar.]/ANTRAKT[Fr. < ENTRACTE] değil/yerine/= ARA
- ANTROPO(-)[Yun.] ile[ve/||/<> ANTROPOBİYOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOCOĞRAFYA[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOFAJ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOFİL[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOGRAFİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOİT[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKİMYA[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKLIMATOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKRASİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOLOG[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOLOJİ/K[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMETRİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMORFİZM[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMORFOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPONOZ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOPLASTİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOSANTRİK[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOSANTRİZM[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOTEKNİK[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOZOİK[Fr.]
( İnsan. | İnsan anlamı katan ön ek. İLE/VE/||/<> Zaman içinde kişilerde görülen dirimbilimsel farklılığın ve çeşitliliğin incelenmesi. İLE/VE/||/<> İnsan topluluklarının yeryüzündeki dağılımını inceleyen coğrafya dalı. İLE/VE/||/<> Yamyam. İLE/VE/||/<> İnsanın yaşadığı yerde yaşayan hayvan ve bitkiler. İLE/VE/||/<> İnsan ırklarının özelliklerini ve yeryüzündeki dağılımlarını inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> İnsana çok benzeyen/benzetilen maymun türü. İLE/VE/||/<> İklimin, insan üzerindeki etkilerini inceleyen bilim. İLE/VE/||/<> Sayrılıkların sürecine şiddetle etkide bulunma gereğine inanan sağaltım öğretisi. İLE/VE/||/<> İnsanbilim uzmanı. İLE/VE/||/<> İnsanın kaynağını, geleneklerini ve ırkları inceleyen bilim, insanbilim. | İnsanbilimle ilgili. İLE/VE/||/<> İnsan organizmasının ölçülmesi için kullanılan ölçüm tekniklerinin tümü. İLE/VE/||/<> İnsan biçimcilik. İLE/VE/||/<> İnsan gövdesinin biçimini inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> İnsana özgü bulaşıcı sayrılık. İLE/VE/||/<> Fosil insan iskeletinden yola çıkarak anatomik yapılarını yeniden kurma yöntemi. İLE/VE/||/<> Felsefede, insanı, evrenin (")yaratılma nedeni(") sayan. İLE/VE/||/<> İnsanı, evrenin merkezi kabul eden öğreti. İLE/VE/||/<> Bir ya da daha çok işlemcinin çalıştığı kumanda ve yönlendirme düzenlerinde insanla makine arasında kurulabilecek en iyi dengeyi sağlamayı amaçlayan bilim. İLE/VE/||/<> İnsanın belirmesi ve yayılmasını niteleyen dönem. )
- ANTROPOCOĞRAFYA[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOGRAFİ[Fr.]
( İnsan topuluklarının yeryüzündeki dağılımını inceleyen coğrafya dalı. İLE/VE/||/<> İnsan ırklarının özelliklerini ve yeryüzündeki dağılımlarını inceleyen insanbilim kolu. )
- ANTROPODA ile ANTROPOGRAFİ ile İNSANSI ile ANTROPOLOG ile ANTROPOLOJİ ile ANTROPOMORFİK
( ANTHROPODA vs. ANTHROPOGRAPHY vs. ANTHROPOID vs. ANTHROPOLOGIST vs. ANTHROPOLOGY vs. ANTHROPOMORPHIC )
( بند پيان ile نژاد شناسي ile شبه انسان ile مردمشناس ile مردمشناسي ile شبيه انسان ile انسان شکل )
( BAND PEYAN ile NEJAD SHENASY ile SHABEH ENSAN ile MARDAMSHENAS ile MARDAMSHENASY ile SHABYYEH ENSAN ile ENSAN SHEKL )
- ANTROPOKİMYA[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOLİMATOLOJİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOMETRİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOPLASTİ[Fr.]
( İnsan gövdesindeki dokuları ve sıvıları inceleyen kimya kolu. İLE/VE/||/<> İklimin insan üzerindeki etkilerini inceleyen bilim. İLE/VE/||/<> İnsan organizmasının ölçülmesi için kullanılan ölçüm tekniklerinin tümü. İLE/VE/||/<> Fosil insanların iskeletinden yola çıkarak anatomik yapılarını yeniden kurma yöntemi. )
- ANUBHAVA -ile
( Doğrudan idrak, deneyimleme. Bir eylemin sonunda edinilen deneyim. İdrak, duygu ve düşünce anubhava'dır. Tüm deneyimlerde "Ben"den gayrı deneyimci yoktur. Böylece tüm anubhava "Ben" ilkesine götürür. "Ben-im" )
- ANURA ile/ve APODA
( Dört üyeli, kuyruksuz amfibileri kapsayan su ve kara kurbağaları takımı. İLE/VE Bacaksız amfibileri kapsayan takım. )
- ANYA değil HANYA
( Girit adasında bir kent. )
- ANYONYA-ABHAVA -ile
( Karşılıklı yokluk. )
- AORT ile/||/<> VENA KAVA
( Aort arteryal çıkış İLE vena kava venöz dönüş. )
( Formül: Outflow İLE inflow )
- AORT[A] ile/||/<> AORT STENOZU
( Ana atardamar. İLE/||/<> Aort darlığı. )
- AORTA ile/ve/||/<>/> VENACAVA
( Kalpten gövdeye oksijenli kan taşıyan ana damar. İLE/VE/||/<>/> Gövdeden kalbe oksijensiz kan taşıyan ana damarlar. )
- APA/AYIG ile/||/<> APA BAŞI/TANNUM
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ayı. İLE Salatalığa benzer ve dikenli bir gövdesi olan bir bitki. [Dağlardadır] )
- APAÇIK/LIK = SELFEVIDENCE/SELFEVIDENT[İng.] = ÉVIDENCE/ÉVIDENT[Fr.] = OFFENKUNDIG/OFENKUNDIGKEIT[Alm.] = EVIDENZA[İt.] = EVIDENCIA[İsp.] = EVIDENTA, PERSPICUITAS[Lat.] = ANERGEIA[Yun.] = BEDEHA(T)/BEDİHÎ, BEYYİN[Ar.] = HODPEYDÂ[Fars.] = KLAARBLIJKELIJK/HEID[Felm.]
- APAKSEPANA ile
( İnme, nâzil. )
- APARA ile AŞAĞILIK, DÜŞÜKLÜK
( Aşağılık, düşüklük. )
- APARATVA ile YAKINLIK
( Yakınlık. )
- APARTMA ile APARTMAN
- APAYRI ile BAMBAŞKA
- APERTOMETRE[Fr.] ile/||/<> APERTURA[İt.]
( Açıklık ölçer. İLE/||/<> Yırtmaç. )
- -APHİA ile/||/<> TACT-
( Dokunma. İLE/||/<> Dokunma. )
- APLAZİ[Yun.]/APLASIA[İng.] değil/yerine/= GELİŞMEZLİK
( Bir doku ya da örgenin bulunmayışı ya da gelişmenin durması. )
- APOPLEKSİ[Fr.]/APOPLEXIA[İng.] ile/||/<> APOPLEKTİK[Fr.]
( Aniden gelen şiddetli koma durumu, beyin felci. | Kanagan. İLE/||/<> Beyin felcine uğramış kişi. )
- APOTEOS[Fr.] değil/yerine/= ULULAMA
( Birine karşı gösterilen aşırı ululama, tanrısama. )
- APPLE :/yerine ELMA
- APRAKSİ/APRAXIA[İng.] ile BECERİ YİTIMİ, İŞLEV YİTİMİ
( İşlev/beceri yitimi. )
- APROSEKSİ/APROSEXIA[İng.] değil/yerine/= DİKKATİ SÜRDÜREMEMEZLİK
- APTALCA ile APTALCA ile APTALCA GURUR ile APTALCA DİNDAR ile APTALLIK
( FOOLISH vs. FOOLISHLY vs. FOOLISHLY PROUD vs. FOOLISHLY RELIGIOUS vs. FOOLISHNESS )
( سفيه ile بي خرد ile نابخرد ile سفاهت آميز ile احمقانه ile ابلهانه ile بي عقل ile بي خردانه ile بيخرد ile ناقصالعقل ile سفاهتا ile سفيهانه ile مدمغ ile خرمقدس ile بي خردي ile حمق ile حماقت ile احمقي ile سفاهت ile بي عقلي ile ناداني )
( SEFYYEH ile BEY KHARD ile NABAKHARD ile SEFANPAT AMYZ ile AHMAGHANEH ile ABLEYANEH ile BEY AGHAL ile BEY KHARDANEH ile بيخرد ile ناقصالعقل ile سفاهتا ile سفيهانه ile مدمغ ile KHARMAGHODAS ile BEY KHARDY ile HAMAGH ile HAMAGHT ile احمقي ile SEFANPAT ile BEY AGHALY ile NADANY )
- APTALLAŞMAK ile APTALLAŞTIRMAK ile APTALLAŞABİLMEK ile APTALLAŞTIRILMAK ile APTAL/LIK ile APTALCA ile APTAL APTAL
- APTALLIK" değil/yerine/>< "DAHİLİK/DEHÂ"
( [sınırları] Yoktur. DEĞİL/YERİNE/>< Vardır. )
( Kişinin, "dahi" olanı da olmaz, "aptal" olanı da!
Çünkü bazen/hem (bazı/ender) kişi(ler)de, dehâ açığa çıkabildiği gibi, bazen/hem de "aptallık"lar görülebilir. İkisi de aykırı ve aşırı değil sadece sıradışı durum ve koşullarda gerçekleşebilir. )
- APTAL/LIKTA ile/ve/<> SAF/LIKTA |
ile/değil/yerine/><
AKILLI/LIKTA
( Ne affeder/affedilir, ne de unutur/unutulur. İLE/VE/||/<> Affeder/affedilir ve unutur/unutulur.
İLE/DEĞİL/YERİNE/><
Affeder/affedilir ama unutmaz/unutulmaz. )
( Öğretmeyi sever.
İLE/DEĞİL/YERİNE/><
Öğrenmeyi sever. )
- APUKURYA[Yun.] değil/yerine/= ET PERHİZİ
( Et yenilmeyen dönem. )
- aq. dest.[Lat. < AQUA DESTILLATA] değil/yerine/= ARI SU
- AQU-/AQUA- ile/||/<> HYDR-/HYDRO- ile/||/<> HYDRA- ile/||/<> CHYL-/CHYLİ-/CHYLO- ile/||/<> BALNEO-
( Su. İLE/||/<> Su. İLE/||/<> Su ile ilgili. İLE/||/<> Kilüs, su, lenfle ilgili, akkanla ilgili. İLE/||/<> Banyo. )
- ARÂ'[Ar.] ile ÂRÂ'[Ar. < RE'Y] ile -ÂRÂ[Fars.]
( Bölge, mıntıka/mıntaka. İLE Oylar. İLE Süsleyen, bezeyen. [Dil-ârâ] )
- ARA ile/ve/değil EŞİK
( [not] MEDIA vs./and/but EDGE )
- ARABA ile ARABA KAZASI ile ARABA MOTORU ile ARABA İMALATI ile ARABA SÜRMEK ile ARABA KOLTUĞU ile TAŞIYICI ile TAŞIYICI GÜVERCİN ile TAŞIYICI SİSTEM ile TAŞIYICI DALGA ile TAŞIMAK ile NEWCASTLE'A KÖMÜR TAŞIMAK ile MAL TAŞIMAK ile DEVAM ET ile OMUZDA TAŞIMAK ile GERÇEKLEŞTİRMEK
( CAR vs. CAR ACCIDENT vs. CAR ENGINE vs. CAR MANUFACTURING vs. CAR RIDING vs. CAR SEAT vs. CARRIER vs. CARRIER PIGEON vs. CARRIER SYSTEM vs. CARRIER WAVE vs. CARRY vs. CARRY COAL TO NEWCASTLE vs. CARRY GOODS vs. CARRY ON vs. CARRY ON SHOULDER vs. CARRY OUT )
( ماشين ile اتومبيل ile عرابه ile تصادف اتومبيل ile موتور اتومبيل ile اتومبيل سازي ile ماشين سواري ile صندلي اتومبيل ile ترک بند ile حامل ile کبوتر قاصد ile سيستم حامل ile موج حامل ile حمالي کردن ile عملي کردن ile حامل بودن ile حمايل کردن ile حمل کردن ile بدوش گرفتن ile بار بردن ile بدوش کشيدن ile زيره بکرمان بردن ile کالا حمل کردن ile ادامه داشتن ile به اجرا نهادن ile به اجرا گذاشتن ile ترتيب اثر دادن ile به اجرا گذاردن )
( MASHYNE ile OTOMBYLE ile عرابه ile TASADEF OTOMBYLE ile MOTOR OTOMBYLE ile OTOMBYLE SAZY ile MASHYNE SAVARY ile SANDELY OTOMBYLE ile TARK BAND ile HAMEL ile KABUTAR GHASED ile SYSETAM HAMEL ile MOJ HAMEL ile HAMALY KARDAN ile AMELY KARDAN ile HAMEL BODAN ile HAMAYLE KARDAN ile HAMEL KARDAN ile BEDOOSH GARAFTAN ile BAR BARDAN ile BEDOOSH KESHYDAN ile ZYRAH BEKARMAN BARDAN ile KALA HAMEL KARDAN ile EDAMEH DASHTAN ile BAH EJRA NEHADAN ile BAH EJRA GOZASHTAN ile TARATYBE ASAR DADAN ile BAH EJRA GOZARDAN )
- ARABA ile ARABA ile ARABACI
( CART vs. CARTAGE vs. CARTER )
( گاري ile چرخ ile عرابه ile ارابه ile باگاري بردن ile کرايه گاري ile چرخچي ile گاريچي )
( GARY ile CHARKH ile عرابه ile ARABEH ile BAGARY BARDAN ile KARAYYEH GARY ile CHARKHCHY ile GARYCHY )
- ARABA değil/yerine BİSİKLET
( Arabadan İn, Bisiklete Bin!...
)
- ARABA ile KALESKA[Rusça]
( ... İLE Dört tekerlekli, hafif, bir tür gezinti arabası. )
- ARABA ile LANDO/LANDON[Fr.]
( ... İLE Dört tekerlekli, içinde dingillere paralel olarak düzenlenmiş, karşılıklı iki oturma sırası bulunan binek arabası. )
- ARABA/LIK ile ARABAN ile ARABACI/LIK ile ARABALI ile ARABASIZ/LIK ile ARABA ARABA ile ARABA VAPURU ile ARABALI VAPUR ile ARABA FALAKASI ile ARABA MEZARLIĞI
- ARAÇ = VASITA = MEANS, VEHICLE[İng.] = MOYEN[Fr.] = MITTEL[Alm.] = MEZZO[İt.] = MEDIO[İsp.] = VIA, RATIO[Lat.] = (HO) POROS[Yun.] = VESÎLE, VÂSİTA[Ar.] = VESÎLE[Fars.] = MIDDELEN[Felm.]
- ARACI/LIK ile ARACISIZ/LIK ile ARACI BANKA
- ARADA BİR ile ARADA SIRADA
- ARAMA ile ARAŞTIRMA
( Arayan ve aranılan birdir ve önemli[öncelikli] olan, yalnızca arayıştır. )
( The seeker and the sought are one and the search alone matters. )
( SEARCH vs. RESEARCH )
- ARAMA ile/ve/<> BULMA
( Aramakla bulunmaz fakat bulanlar aramış olanlardır. )
( Arayan aradığı sürece ayrı kalır. )
( TO SEARCH vs./and/<> TO FIND )
- ARAMA ile ÇAĞRI İŞLEME ile NAMAZA ÇAĞRI ile TANIK ÇAĞIRMAK ile ARAMAK
( CALL vs. CALL PROCESSING vs. CALL TO PRAYER vs. CALL TO WITNESS vs. CALL UP )
( تماس تلفني گرفتن ile ناميدن ile خبر کردن ile نام بردن ile مراجعه کردن ile خواندن ile صدا کردن ile فرا خوان ile صدا زدن ile نام نهادن ile صلا در دادن ile احضار کردن ile آوا ile صلا ile صدا ile ناميده ile فراخوان پردازي ile اذان گفتن ile گواه خواستن ile گواه آوردن ile گواه گرفتن ile شيپور احضار )
( TAMAS TALFANY GARAFTAN ile NAMYDAN ile KHBAR KARDAN ile NAM BARDAN ile MARAJEEH KARDAN ile KHANDAN ile SADA KARDAN ile FARA KHAN ile SADA ZADAN ile NAM NEHADAN ile SALA DAR DADAN ile EHZAR KARDAN ile AVA ile SALA ile SADA ile NAMYDAH ile FARAKHAN PARDAZY ile AZAN GOFTAN ile GOVAH KHASTAN ile GOVAH AVARDAN ile GOVAH GARAFTAN ile SHYPOR EHZAR )
- ARAMA ile/ve/||/<> TARAMA
- ARAMAK ile ARAMA EMRİ ile ARAMA İZNİ ile ARAMA KARARI ile ARAMA MOTORU ile ARAMA TARAMA ile ARAMA BÜLTENİ ile ARAMA RUHSATI
- ARA/MAKAV/MACAW:
MAVİ SARI ile/ve/||/<> SARI KIRMIZI ile/ve/||/<> MAVİ GÖĞÜSLÜ ile/ve/||/<> MAVİ BAŞLI ile/ve/||/<> YEŞİL KANATLI ile/ve/||/<> ASKER ile/ve/||/<> HAHN ile/ve/||/<> HYACINTH ile/ve/||/<> SPIX
( ARA ARARAUNA cum ARA MACAO cum ARA GLAUCOGULARIS cum ARA COULONI cum ARA CHLOROPTERA cum ARA MILITARIS cum ARA NOBILIS cum ARA ANODORHYNCHUS HYACINTHINUS )
- ARANIP TARANMA
- ARAP ile ARAP ile ARAP YARIMADASI ile ARAP YASEMİNİ ile ARAPÇALAŞTIRILMIŞ ile ARAPLAŞTIRMAK ile ARAPLAR ile ARAPÇA
( ARAB vs. ARABIAN vs. ARABIAN PENINSULA vs. ARABIAN JASMINE vs. ARABICIZED vs. ARABIZE vs. ARABS vs. ARABIC )
( عرب ile عربي ile رازقي ile جزيره العرب ile جزيرتلارب ile زبان تازي ile زبان عربي ile معرب ile معرب کردن ile اعراب )
( ARAB ile ARABY ile رازقي ile جزيره العرب ile جزيرتلارب ile ZABAN TAZY ile ZABAN ARABY ile MARAB ile MARAB KARDAN ile ARAB )
- ARAPÇA ile FARSÇA
( SİBEVEYN: Arapça dilbilgisini oluşturan kişi. )
- ARAPÇA ile/ve/||/<> FARSÇA ile/ve/||/<> TÜRKÇE
( Felsefe/bilim dili. İLE/VE/||/<> Sanat dili. İLE/VE/||/<> Eylem dili. )
( Fasîh. İLE/VE/||/<> Lâtif. İLE/VE/||/<> Zarif. )
- ARASÂT ile ARSA
( Cennet ile cehennem arasında olduğu söylenilen yer. | Mahşer yeri, haşir ve neşir meydanı. Kıyamet günü, tüm ölülerin dirilip toplanacakları yer. )
- ARASINDA ile ARADAKİLER
( BETWEEN vs. BETWEENS )
( درمقام مقايسه ile فيمابين ile دربين ile مابين ile ميان ile بين ile گاه وبيگاه )
( DARMAGHAM MOGHAYSEH ile FEYMABYNE ile DARBYNE ile MABYNE ile MYAN ile بين ile GAH VEBYGAH )
- ARASTA ile/||/<> ŞADIRVAN ile/||/<> TABHANE ile/||/<> DARUŞŞİFA
( Çarşı, dizi dükkânlar. Bazen önlerinde revak ya da karşılıklı sıraların arasında örtü bulunanlar, bir tür kapalı çarşı oluşturur. İLE/||/<> Bir çeşit meydan çeşmesi. Özellikle cami avlularında, çepeçevre muslukları olan çokgen su tesisi. İLE/||/<> Konukevi/misafirhane. | Dini yapıların bir bölümü.[Özellikle gezici dervişlerin konuk edildiği oda.] İLE/||/<> Şifahane, hastahane gibi sağlık kuruluşlarına verilen eski adlardan biri. )
- ARAŞTIRMA ile ARAŞTIRMAN ile ARAŞTIRMACI/LIK ile ARAŞTIRMA FİLMİ ile ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ ile ARAŞTIRMA GELİŞTİRME
- ARAŞTIRMA ile/ve GÖZLEM
( RESEARCH vs./and OBSERVATION )
- ARAŞTIRMA ile İNCELEME ile ÇÖZÜMLEME/ANALİZ
( TA'MÎK[Ar. < UMK | çoğ. TA'MÎKÂT]: Derinleştirme, derin kazma. | Esasına varacak biçimde araştırma, inceleme. )
- ARAŞTIRMA/ÇALIŞMA DÖNEMLERİNDE:
KULUÇKA ile/ve/||/<>/> BELGE TOPLAMA ile/ve/||/<>/> OLGUNLAŞTIRMA(OKUMA) ile/ve/||/<>/> YAZMA
- ARAŞTIRMAK ile SORUŞTURMA ile ARAŞTIRMACI
( INVESTIGATING vs. INVESTIGATION vs. INVESTIGATOR )
( متجسس ile رسيدگي ile تحقيق ile بازپرسي ile کندوکاو ile غور ile تفحص ile وارسي ile تجسس ile تتبع ile بازخواني ile محقق ile بازجو )
( متجسس ile RESYDEGY ile تحقيق ile BAZPORSY ile KANDOKAV ile غور ile TAFHES ile VARSY ile TAJASS ile تتبع ile BAZKHANY ile MAHGH ile BAZJU )
- ARAYAN, BULUR!:
[ya] BELÂ ya da MEVLÂ
- ARAYAN-SORAN (OLURSA)
- ARAYIŞ ile/ve SORGULAMA
( SEEKING vs./and TO INTERROGATE )
- ARAZ ile/ve/||/<> SIFAT ile/ve/||/<> MÂNÂ ile/ve/||/<> İLLET
- ARAZİ-İ MEZRUA değil/yerine/= EKİLEN YEREY
- ARBORİZASYON/ARBORIZATION[İng.] değil/yerine/= KARMAŞIK DALLANMA
- ARCHAEA ile/||/<> BACTERİA
( Archaea ekstrem ortam İLE bacteria normal. )
( Formül: Extremophile İLE common )
- ARDA ile/ve BAGET[Fr. < BAGUETTE]
( İşaret olarak yere dikilen çubuk. Uzun değnek. | Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. | Ardıl. İLE/VE İnce kısa değnek. | Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. | Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. | Düşük gramajlı ince, uzun ekmek. | Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. )
- ARDAKLANMAK ile ARDA ile ARDAK
- ARDIÇ OTU ile AYRIK OTU ile BEŞPARMAK OTU ile BOĞAN OTU ile CANAVAR OTU ile ÇOREK OTU ile DALAK OTU ile DELİCE OTU(RYE GRASS) ile EĞRELTİ OTU[Lat. NEPHRODIUM FILIX MAS] ile ENGEREK OTU ile GEYİK OTU ile GÜZELAVRATOTU[Lat. ATROPA BELLADONNA] ile İDRİS OTU ile KANARYA OTU ile KELEBEK OTU ile KENE OTU/HİNT YAĞI AĞACI ile KÜSTÜM OTU ile MELEK OTU ile MERCAN OTU ile NEVRUZ OTU ile ÖKSE OTU ile PİSİPİSİ OTU ile TAŞKIRAN OTU ile YÜKSÜK OTU[Lat. DIGITALIS PURPUREA] ile ACI OT ile SÜTLÜ OT
- ARDILMAK ile ARDIL/LIK ile ARDIÇ ile ARDINCA ile ARDI SIRA ile ARDIÇ OTU ile ARDIÇ KUŞU ile ARDI ARDINA ile ARDIN ARDIN ile ARDIÇ RAKISI ile ARDIL GÖRÜNTÜ
- ARDIN ARDIN = GERİ GERİ/ARDI SIRA
- ARDINA KADAR AÇMA! ve/||/<> TAMAMEN KAPATMA!
( Kapatmaya gücünün yetmeyeceği kapıyı. VE/||/<> Açmaya yüzünün tutmayacağı kapıyı. )
- AREA :/yerine ALAN
- AREA[Lat.] ile ARENA[Lat. HARENA: Kum, kumlu yer.] ile ARENİT
( Bölge, avlu, saha. | Yüzölçümü. | İlk Doğu kiliselerini çevreleyen, ağaçlı kutsal avlu. [Bu avlulardan bazıları, bölge papazlarının barınaklarına açılan revaklarla çevriliydi.] İLE Çok ince kum. | Antikçağda, anfitiyatro, hipodrom, sirk gibi yerlerin ortasında güreş, yarış, oyun gibi yerlerin ortasında, güreş, yarış, oyun gibi çeşitli gösteriler yapılan, üzerine kum serilmiş alan. | Siyasi çekişmelere sahne olan yer. İLE Kum böyüklüğünde taneciklerden oluşan tortul kayaçların genel adı. )
- AREFLEKSİ/AREFLEXIA[İng.] değil/yerine/= TEPKESİZLİK
- ARENA[Fr.] ile AGORA[Yun.]
( Yarış, oyun vb. gösteriler yapılan alan. | Siyasi çekişmelerin geçtiği yer. İLE Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı. )
- AREST/ARREST[İng.] değil/yerine/= DURMA
- ARGUMENT :/yerine TARTIŞMA
- ARHAT ile/ve/||/=/<> TATHAGATHA ile/ve/||/=/<> SIDDHA ile/ve/||/=/<> MUKTA
( Caynacılık'ta/Jainizm'de, sonsal aydınlanmaya ulaşan kişilere verilen adlar. )
- ARINDIRMA ile/ve KESİNLEŞTİRME
- ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA ile/ve/=/<> YAPILANDIRMA
( Arınma, duyguların eğitilmesi ve duyarlılık-yetisinin geliştirilmesi için yöntem olarak kullanılmaktaydı. Sanat bu arınmanın yöntemi olarak benimsenmişti. )
( Büyüklüğü tanıyabilmek için olgunlaşmanız, kutsallık için gönlünüzü arındırmanız gerekir. )
( Zaferin sırrı, Arınma ve Bilgi'ye ulaştıktan sonra çalışmaktır. )
( Aydınlanma, kültürden uygarlığa geçiştir. )
( "Bir"deki "Birlik"i ya da "Birlik"in "Bir", "Tek" ve "Bütünsel" oluşunun farkındalığına ulaşmak "Aydınlanma"dır. )
( Aydınlanma, insan aklına güvenmek; onu tanımak ve akla dayalı bir yaşamı gerçekleştirmeyi amaçlar. )
( Aydınlanma, Varlığın Armonik Birliği'nin kavranmasını temel almış; buna bağlı olarak Toplum'un armonik birliğe ulaştırılması ve toplum içndeki kişilerin 'Tekil-Bütünlük'e gelerek 'Bireyleşmesi'ni amaç edinmiştir. )
( İngilizce'de "Enlightenment", Fransızca'da "Enlaitement", Almanca'da "Aufklærung", İtalyanca'da "Essere Illuminato", Osmanlıca'da "Tenevvür", Tasavvuf'ta "İşrak". )
( Tüm ezoterik okullarda Arınma, Aydınlanma ve Sevgi, Bilgeliğin Yöntemi, ortak bir tutum olarak benimsenmiştir. )
( Kavramlar dünyasına giren her insan evrensellikle bağ kurmuştur. Bunun ayırdında olmak, aydınlanmaya başlamak demektir. )
( Ancak anlayış aydınlatır. )
( Aydınlanmış kişi erdemli olmalıdır. )
( Ermişliğin özü, içinde bulunulan AN'ı(şimdiyi) tümüyle kabul etmek ve olmakta olanlarla uyumlanmaktır. )
( Only understanding enlighten. )
( Aydınlanma, felsefi bir kavram olarak XVIII. yy. Avrupa'sında "Akla dönüş akımı" olarak kullanılmaya başlanmış ve döneme adını vermiştir. )
( You must mature to recognise greatness and purify your heart for holiness.
The essence of saintliness is total acceptance of the present moment, harmony vs. things as they happen. )
( PURIFICATION vs./and/=/<> ENLIGHTENMENT )
- ARINMA ve/> AKTARMA ve/> ULAŞMA
( KATARSIS ve/> PARODESIS ve/> EPOPTEIA )
- ARINMA ile/ve/> AŞKINLIK
( PURIFICATION vs./and/> TRANSCENDENCY )
- ARINMA ve/||/<>/> AYDINLANMA ve/||/<>/> AŞK
- ARINMA ile/< ELEŞTİRİ
- ARINMA ve/<> GÜVEN
( Ancak, arınmış zihinlere güvenebilirsin. )
- ARINMA ile/ve/> MÜŞÂHEDE
- ARINMA ve/<> YAPILAN(DIR)MA
( PURIFICATION and/<> CONSTRUCTION )
- ARINMAK ile DIŞKILAMA
( DEFECATE vs. DEFECATION )
( تخليه مزاج کردن ile ريدمان )
( TAKHALYYEH MOZAJ KARDAN ile ريدمان )
- ARITMA ile ARITMA ÜNİTESİ
- ARİTMETİK ORTALAMA ile/||/<> GEOMETRİK ORTALAMA
( Aritmetik toplam/n, geometrik n.kök(çarpım) )
( Formül: Σ/n İLE ⁿ√(Π) )
- ARİTMETİK ile ARİTMETİKSEL ile ARİTMETİK DİZİ ile ARİTMETİK ORTA ile ARİTMETİK İŞLEM
- ARİTMETİK ile/ve/||/<> LOGARİTMA[Yun.]
( ... İLE/VE/||/<> Büyük çarpmaları, bölmeleri, kök ve kuvvet alışlarını yapabilmek için bulunan bir yol. Biri geometrik, öbürü aritmetik olarak kurulan iki sayı dizisinden, aritmetik olanın her sayısı, karşılaştığı geometrik sayının logaritmasıdır. [1=0 | 10=1 | 100=2 | 1000=3 | 10.000=4 vb.] )
( ... İLE/VE/||/<> Çok büyük ve çok küçük olan sayılarla yapılacak işlemlerde kullanılır.
[Uzay bilimlerinde, bileşik faiz ve koordinat hesaplamalarında, deprem ve ses şiddetinin hesaplamalarında, kimyada pH hesabında, matematiksel konumu belirli olan iki nokta arasındaki uzaklığın hesaplanmasında ve bakterilerin çoğalma hızının hesaplanmasında kullanılır.]
[İlk kez, John Napier tarafından kullanılmıştır.] )
- ARİTMİ/ARRHYTHMIA[İng.] değil/yerine/= DİZEM BOZUKLUĞU
- ARİVA[İt.] ile ARİYA[Yun.]
( Yelkenli gemilerde direklere çıkma komutu. İLE Sancağı, yelkeni ya da sereni direkten aşağı alma. )
- ARİYA ATHANGİKA/MAGGA ile
( Sekiz Katlı Soylu Yol.
( 1. Samyag Drishti [Doğru ve tam görüş.]
2. Samyag Samkalpa [Doğru ve tam anlayış.]
3. Samyag Vak [Doğru ve tam konuşmak.]
4. Samyag Karmanta [Doğru ve tam etkinlik.]
5. Samyag Ajiva [Doğru ve tam yaşamını kazanma yolları.(İlkelerle iş yapmaktır.)]
6. Samyag Uyayama [Doğru ve tam çaba uygulamak.]
7. Samyag Smriti [Doğru ve tam farkındalık.]
8. Samyag Samadhi [Doğru ve tam uyanıklık.] )
- ARİYA SACCA ile
( Dört Soylu Hakikat.(Budizm'de)
( 1. Dukha [Tüm varoluş biçimleri.][Özellikle insan varoluşu, acı çekmeyle karakterize edilir.]
2. Samudaya [Acının nedeni arzular ve tutkulardır.]
3. Nirodha [Arzu ve tutkuların kaynaklarının kurutulmasıyla acı sona erdirilebilir.]
4. Magga [Arzu ve tutkuların kaynaklarını kurutacak olan, Sekiz Katlı Soylu Yol'un uygulanmasıdır.] )
- ARIZA ile ARIZA ANALİZİ ile ARIZA BULUCU ile ARIZA BULMA ile KUSURSUZ ile KUSURSUZLUK ile HATALAR
( FAULT vs. FAULT ANALYSIS vs. FAULT FINDER vs. FAULT FINDING vs. FAULTLESS vs. FAULTLESSNESS vs. FAULTS )
( تقصير ile حرج ile گناه ile گسله ile خطيه ile خرده ile عيب ile بدي ile عيب کاوي ile خرده گير ile خرده بيني ile خرده گيري ile بي نقص ile بي نقصي ile عيوب )
( TAQSYR ile HARJ ile GENAH ile GOSLAH ile خطيه ile KHARDEH ile EYBE ile BADY ile EYBE KAVY ile KHARDEH GYR ile KHARDEH BEYNEY ile KHARDEH GYRY ile بي نقص ile BEY NAQSY ile EYVEB )
- ÂRIZA[Ar.] ile ARÎZA[Ar. < ÂRIZ]
( Engebe. | Aksama, aksaklık. | Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak ya da eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar belirteçlerinin ortak adı. İLE Küçüğün büyüğe yazdığı yazı. )
- ARIZA ile BAŞARISIZLIK ORANI
( FAILURE vs. FAILURE RATE )
( اعسار ile مردوديت ile شکست ile عدم موفقيت ile فروماندگي ile ميزان خرابي )
( ASAR ile مردوديت ile SHKAST ile ADAM MOFEGHYT ile FOROMANDEGY ile MYZAN KHARABY )
- ARIZALANMAK ile ARIZALANABİLMEK ile ARIZA ile ARIZALI/LIK ile ARIZASIZ/LIK
- ARK/ARQ ile/||/<> ARKA/ARQA ile/||/<> ARKAG/ARQAG ile/||/<> ARKAR/ARQAR
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dışkı. İLE Sırt, arka. | Sıkıntılı anlarda yardım eden kişi. İLE Argaç.[bez, halı, kilim gibi şeyler dokunurken, enlemesine atılan iplik] İLE Dişi dağ keçisi. )
- ARKA ÇIKMA ile/ve/değil/yerine KENDİNİ, ONUN YERİNE KOYMA
- ARKA FON[Fr. < FOND] değil ARKADA[Tr.] ya da FONDA
- ARKA ile/ve/değil/||/<>/< SIRT
- ARKADA ile/ve/değil ARKANDA
- ARKADAŞ ile ARKADAŞSIZ ile ARKADAŞÇA ile ARKADAŞLAR ile DOSTLUK
( FRIEND vs. FRIENDLESS vs. FRIENDLY vs. FRIENDS vs. FRIENDSHIP )
( دوست ile يار ile رفيق ile محب ile نديم ile دوست کردن ile بي يار ile بي دوست ile بيرفيق ile اخت ile متحاب ile محبانه ile دوستانه ile خوش برخورد ile متحابه ile خودي ile خوش معاشرت ile انصار ile اعوان ile رفقا ile الفت ile ياري ile دوستي ile خصوصيت ile ولاء ile آشنايي ile هم نشيني ile ارادت ile مرافقت ile رفاقت )
( DOST ile YAR ile RAFYGH ile MOHAB ile نديم ile DOST KARDAN ile BEY YAR ile BEY DOST ile بيرفيق ile AKHT ile متحاب ile محبانه ile DOSTANEH ile KHOSH BARKHORD ile متحابه ile KHODY ile KHOSH MOASHRAT ile ENSAR ile اعوان ile RAFGHA ile ELEFT ile YARY ile DOSTY ile KHSUSYT ile ولاء ile ASHENAYY ile NPAM NESHYNEY ile ARADAT ile مرافقت ile RAFAGHT )
(1996'dan beri)