Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 13.053 başlık/FaRk ile birlikte,
13.053 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(4/54)


- AMASYA ile AMASRA

( Orta Karadeniz'de. [Çorum - Merzifon - Amasya] İLE Batı Karadeniz'de. [Zonguldak - Bartın - Amasra] )


- AMASYA ile AMASYALI/LIK ile AMASYA ELMASI


- AMA/UMA ile/ve LAMA

( Japon Buda rahipleri. İLE/VE Tibet Buda rahipleri. )


- AMBAR/ARABA ile KOÇU[Macarca < KOCSI]

( ... İLE Süslü bir tür gezme arabası. | Direkler üzerine, yüksekte kurulmuş tahıl/zahire ambarı. )


- AMBİVALAN BAĞLANMA/AMBIVALENT ATTACHMENT[İng.] değil/yerine/= İKİRCİKLİ BAĞLANMA


- AMBİYANS[Fr. < AMBIANCE] değil/yerine/= HAVA


- AMCA ile/ve BABA

( [Biyolojik açıdan] Babayla kardeşlik bağlantısı olan eril gövdeli kişi/ye verilen ad. İLE/VE Testislerinde oluşan spermler aracılığıyla dünyaya gelinen kişi. )

( ... ile/ve EB )

( UNCLE vs./and FATHER )


- AMCA ile/ve/< DAYI[< TAGAY]

( Babayla kardeşlik bağlantısı olan eril gövdeli kişi/ye verilen ad. İLE/VE Anneyle kardeşlik bağlantısı olan eril gövdeli kişi. )

( (PATERNAL) UNCLE[Father's brother]. vs./and (MATERNAL) UNCLE[Mother's brother]. )


- AMD/KAST ile/ne yazık ki ŞİBH-İ AMD/KAST/ŞİBH-ÜL-HATÂ

( Niyet, kasıt, karar. İLE Birini kasten öldürme.[âlât-ı cârihadan olmayan bir şeyle] )


- AMEL-İ SÂLİH ile/ve/||/<> TAKVÂ


- AMENNA[Ar.] ile/ve/||/<> EYVALLAH[Ar.]

( Öyledir, doğru, diyecek yok, inandık. @@ "Allah'a ısmarladık" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. | "Teşekkür ederim" / "Kabul ediyorum, râzıyım" anlamında kullanılan bir söz. )


- AMENNÂ[Ar. < İMAN] ve/||/<>/> SADAKNÂ


- AMERİKA ELMASI ile DAĞ ELMASI/YABANİ ELMA ile DEVE ELMASI ile FİL ELMASI ile KİRAZ ELMASI ile PAMUK ELMASI ile LÜBNAN ELMASI[TUFFÂH-İ LÜBNÂN] ile YER ELMASI/BADAT/TUFFÂH-ÜL-ARZ[Ar.]


- AMERİKA ile AMERİKAN ile AMERİKAN HAVAYOLLARI ile AMERİKAN KONGRE ÜYESİ

( AMERICA vs. AMERICAN vs. AMERICAN AIRLINES vs. AMERICAN CONGRESSMAN )

( آمريکا ile يالات متحده آمريکا ile اتازوني ile امريکا ile کشور آمريکا ile آمريکيي ile آمريکن ile امريکيي ile مربوط بامريکا ile آمريکن ارلينز ile نمينده آمريکيي )

( AMARYKA ile YALAT MOTAHDEH AMARYKA ile اتازوني ile امريکا ile KESHOR AMARYKA ile AMARYKYY ile AMARYKON ile امريکيي ile MARBUT BAMERYKA ile AMARYKON ERLYNEZ ile NAMYNADEH AMARYKYY )


- AMERİKALILAŞMAK ile AMERİKA ile AMERİKAN ile AMERİKALI/LIK ile AMERİKANCA ile AMERİKANCI/LIK ile AMERİKANİST ile AMERİKANİZM ile AMERİKAN BAR ile AMERİKAN BEZİ ile AMERİKAN ÜZÜMÜ ile AMERİKA TAVŞANI ile AMERİKAN ARMUDU ile AMERİKAN BADEMİ ile AMERİKAN ELMASI ile AMERİKAN SALATASI ile AMERİKAN İNGİLİZCESİ


- AMICI PRISM[İng.] / PRISME D'AMICI[Fr.] / AMICI-PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= AMİCİ PRİZMASI


- AMİDA[Japonca](AMİTABHA[Sansk.]) ile

( Arık Ülke'yi yönettiği varsayılan Buda'nın adı. Öyküye göre önceleri bir kralken tahtını bırakıp kaçınık derviş yaşamını benimsemiş, Bodhisattva'lık yeminleri etmiş. Bu yeminlerden birine göre adını içtenlikle anan herkesin ölümünden sonra "Arık Ülke"de tekrardoğumunu sağlamadıkça, en yüksek aydınlanmaya ulaşmamaya and içmiş. bkz. Jodo )


- AMİDA ile/ve NAMAZ

( Yahudilik'te. İLE/VE İslâm'da. )

( 3 rekat. İLE/VE 5 rekat. )


- AMİDON[Fr.] değil/yerine/= NİŞASTA


- AMINIZA[Tr.] ile/değil HAMINIZA[Azr.]

( ... İLE/DEĞİL Hepinize. )


- AMİP[Yun.] ile ÖGLENA[Fr.]

( Amipler takımından, gövdesinin biçim değiştirmesiyle oluşan geçici kollar ya da ayaklar üzerinde sürünerek yer değiştiren, tatlı ve tuzlu sularda yaşayan tek gözeli canlı. İLE Tatlı sularda yaşayan, kamçı biçimindeki uzantısı ile devinen, mekik biçimindeki tek gözeli canlı. | Botanikçilerin bitki, zoologların hayvan kabul ettiği canlı. )


- AMA/AMMA[Ar.] ile/ve/||/<>/> AMMA VE LÂKİN[Ar.]


- AMNEZİ/AMNESIA[İng.] değil/yerine/= BELLEK YİTIMİ


- AMNİOTA ile/||/<> ANAMNİOTA

( Amniota amniyon zarı İLE anamniota yok. )

( Formül: Amniotic egg İLE aquatic )


- AMONG :/yerine ARASINDA


- AMMONIA[İng.] / AMMONIAC[Fr.] / AMMONIAK[Alm.] ile/değil/yerine/= AMONYAK


- AMORA[İt.] değil/yerine/= "YELKEN AÇ!" UYARISI/BUYRUĞU


- AMPUL[Lat.]/LAMBA[Yun.] değil/yerine/= IŞIR

( Elektrik enerjisini ışığa çeviren araç. | İçinde sıvı durumda ilaç bulunan cam tüp. )


- AMPÜTASYON[Fr.] değil/yerine/= UC KESİMİ, ÇIKINTI BİÇİMİNDEKİ BİR ÖRGENİN TAMAMINI YA DA BİR BÖLÜMÜNÜ KESİP ALMA


- AMSTERDAM ile BARSELONA ile PARİS ile NEW YORK ile DUBAİ

( image







)


- AMYGDALA[İng.] değil/yerine/= AMİGDALA

( Korku, haz ve saldırganlık gibi duyguların ortaya çıkmasını sağlayan beyin bölümüdür. Limbik sistemin bir parçasıdır ve beynin temporal lobuna bitişiktir. Duygusal tepkileri kaydeder, işler ve hatırlar. İsmi, şekli nedeniyle Latincede "badem" anlamına gelen "amygdala" sözcüğünden gelmektedir. Bu kelimenin kökleri ise, Antik Yunancada ἀμυγδάλη ("amugdálē") sözcüğüne dayanmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ÂN ile/<> ESNÂ

( En kısa zaman birimi. İLE/<> Ara, aralı, vakit, sıra. )


- AN/LAHZA değil/yerine/= KIPI/KIRPIM


- AN ile/ve NOKTA

( Tek başlarına tanımlanamayan fakat tüm tanımların başlangıcılardır. )

( Kuşatılamaz, kavranamaz, tutulamazlar. )

( MOMENT vs./and POINT )


- ANA OMURGA değil OMURGA


- ANÂ'[Ar.] ile ÂNÂ'[Ar. < ÂNÎ] ile A'NÂ'[Ar. < İNV] ile ANA[Ar.]

( Güçlük, zahmet, meşakkat. İLE Gece yarısı vakitleri. İLE Taraflar, nâhiyeler. İLE "Anne" sözünün/hitabının kısaltılmışı. )


- ANA ile ANA NOVAK

( ANA vs. ANA NOVAK )

( آنا ile آنا نوواک )

( ANA ile ANA NOVAK )


- ANA ile ANA ile ANA ile ANA(ANNE)

( Pencere anası, telaro. İLE Daha sonra sürülecek sıvanın kalınlığını ayarlamak için bir duvara vurulan alçı ya da sıva mastar, sıva anası. | Mermer, palladyen, mozaik gibi bir gereçle kaplanacak döşemelerin üzerine, düzlüğü ya da gerekli eğimleri sağlamak üzere aynı gereçten yer yer yapılan ve uygulamada üst noktalarına uyulan kılavuz tümsek. İLE Yaklaşık boyutları, 30/30 cm. olan, kerpiç blok. İLE Anne. )


- Ana ile KONUŞ!!!


- ANA değil/yerine/= ONA


- ANA(/BABA) ile/ve/||/<> ÇOCUK ile/ve/||/<> MÂŞUK


- ANABOLİK ile/||/<> ANABOLİZM[A] ile/||/<> ANABOLİZAN ile/||/<> ANAEROB[İK] ile/||/<> ANAEROP

( Özümsel/yapımsal. İLE/||/<> Özümleme/yapım. İLE/||/<> Dirimleyici. İLE/||/<> Oksijensiz [yaşayan], havacıl olmayan, havasız, oksijensiz. İLE/||/<> Hava sevmez. )


- ANABOLİZMA[Fr.] ve/||/<> ANABOLİZAN[Fr.]

( Özümleme işlemlerinin tümü. VE/||/<> Proteinlerin kolay sentezlenmesini sağlayıp aşırı parçalanmasını azaltarak özümlemeyi artıran nesne. )


- ANABOLİZMA ile/||/<> KATABOLİZMA

( Anabolizma yapım İLE katabolizma yıkım reaksiyonlarıdır )

( Formül: Protein sentezi İLE sindirim )


- ANADAN DOĞMA ile ANADAN GÖRME ile ANADAN ÜRYAN


- ANAKARA ile ANKARA


- ANAKONDA ile YEŞİL ANAKONDA

( ... İLE Güneydoğu Asya'da ve Amazon ormanlarında yaşarlar. )

( ... İLE 9 m.'yi aşabilirler. 250 kg. ağırlığında olabilirler. )

( ... İLE Suda, karada oldukları kadar yavaş değillerdir. )

( ... İLE Dünyadaki en ağır yılandır. )

( ANACONDA vs. GREEN ANACONDA )


- ANALEKTA[Fr.] değil/yerine/= ÇEŞİTLİ YAZARLARDAN SEÇİLMİŞ ŞİİR YA DA DÜZ YAZI DERLEMESİ


- ANALEMMA[Yun.] değil/yerine/= GÜN İZİ

( Güneş saatinin üstüne oturduğu ortam ya da temel anlamına gelir. Daha sonra Güneş konumunun bir yıl boyunca her gün aynı zamanda ölçümü sonucu ortaya çıkan eğriyi nitelemek için de kullanılmaya başlanmıştır. )

( )

( "Gökyüzünde Zarif Bir Sekiz" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )


- ANALEPSİ[Fr.]/NEKAHAT/NEKAHET[Ar.] değil/yerine/= SAYRILIKTAN YENİ ÇIKMA


- ANALİTİK İLE ORGANİK İLE İNORGANİK İLE FİZİKOKİMYA ile/||/<> KİMYA DALLARI

( Kimyanın ana alanları. )

( Formül: Interdisipliner alan )


- ANALİTİK KİMYA ile/||/<> KROMATOGRAFİ

( Nesnelerin bileşimini ve yapısını analiz eden bilim dalı. İLE/||/<> Nesnelerin ayrıştırılmasını inceleyen bilim dalı. )


- ANALİTİK KİMYA ile/||/<> SENTETİK KİMYA

( Nesnelerin bileşimini ve yapısını analiz eden bilim dalı. İLE/||/<> Yeni bileşiklerin sentezini yapan bilim dalı. )


- ANALİTİK KİMYA ile/||/<> SPEKTROSKOPİ

( Nesnelerin bileşimini ve yapısını analiz eden bilim dalı. İLE/||/<> Işık ve nesne etkileşimlerini inceleyen bilim dalı. )


- ANALİTİK ile ANALİTİK ZEKA


- ANALJEZİ/ANALGESIA[İng. < Yun.] ile ANALJEZİK/ANALGESIC[İng. < Yun.]

( Ağrı kesimi/ağrı yitimi. İLE Ağrı kesici/ağrı keser. )


- ANALOG DATA[İng.] / DONNÉE ANALOGIQUE[Fr.] / ANALOGDATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANALOG VERİ


- ANALOJİ[Yun.]/KIYAS[Ar.] değil/yerine/= ÖRNEKSEME | BENZEŞİM BENZEŞME | ÖRNEKSEME | ANDIRIŞMA


- AN-/ANA- ile/||/<> AN- ile/||/<> ANO-

( Olmaksızın, değil. İLE/||/<> Yukarı, geriye doğru, yeniden, aşırı fazla. İLE/||/<> Yukarı, yukarı doğru, üst. )


- ANANDA MUTLULUK

( Mutluluk. )


- ANANDA ile/||/<> SUKHA ile/||/<> CHİDANANDA

( Mutluluk. @@ Mutluluk. Zevk, safâ. @@ Bilinç-Mutluluk, ruh sevinci. )


- ANARŞİ[Fr. < ANARCHIE] değil/yerine/= KARGAŞA


- ANASTOMOZ/ANASTOMOSIS[İng.] değil/yerine/= AĞIZLAŞTIRMA


- ANATMAN(ANATTA[Palice]) ile

( Ben'in yokluğu, ruhun yokluğu doktrini; kişisel, ayrık, sürekli bir benliğin var olmadığını savunan öğreti. Theravada Budizmi'nde varoluşun üç özelliğinden biri; Atman yok anlamına gelen bir sözcük. )


- ANATOMİ = ANATOMY[İng.] = ANATOMIE[Fr., Alm.] = ANATOMIA[İt., İsp., Lat., Yun.] = 'İLM el-TEŞRİH[Ar.] = KÂLBUDŞENÂSÎ[Fars.] = ONTLEEDKUNDE[Felm.]


- ANAVASYA[Yun.] değil/yerine/= GÖÇMEN BALIKLARIN AKDENİZ'DEN KARADENİZ'E ÇIKMASI


- ANAVAŞYA[Yun.] >< KATAVAŞYA[Yun.]

( [göçücü balıkların, ...] Akdeniz'den, Karadeniz'e çıkması. >< Karadeniz'den, Akdeniz'e geçmesi[kışa doğru]. )


- ANAVATA[Yun.] değil/yerine/= KABA İPLİK ÜZERİNDE İBRİŞİM SARARAK YAPILAN NAKIŞ


- ANAYASA:
BİRİNCİL/ASLÎ ile/||/<> İKİNCİL/TÂLÎ


- ANAYASA "DEĞİŞİKLİĞİ TEKLİFİ" değil/yerine ANAYASA

( Burayı tıklayarak okuyabilirsiniz... )


- ANAYASA:
YAZILI ile/||/<> YAŞAYAN


- ANAYASA ile ANAYASACI/LIK


- ANAYASA ile/ve MEDÎNE VESÎKASI


- ANAZARKA değil/yerine/= YAYGIN ÖDEM


- ANCA ile/değil ANCAK


- ANCA ile ANCAK


- ANCAK ile AMA AYNI ZAMANDA

( BUT vs. BUT ALSO )

( بطور محض ile غيراز ile ليکن ile اما اينکه ile اما ile ولي ile بلکه )

( BETOR MAHZ ile GHYRAZ ile LEYKON ile EMA AYNAKEH ile EMA ile VELY ile BOLKEH )


- ANDA değil/yerine/= ORADA

( Orada. )


- ANDA ile/= ORADA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ANDAVAL/LIK ile ANDAVALLI/LIK ile ANDAVALLICA


- ANDROPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ANDROFOBİ

( Erkeklere karşı duyulan aşırı korku.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ANELE[İt. < ANELLO] değil/yerine/= HALKA

( Gemilerde türlü işlerde kullanılan bir tür demir halka. )


- ANEROTİZM[Yun.] değil/yerine/= ERKEK VE KADINDA EŞEYSEL TUTUKLUK, ZEVK AL(A)MAMA


- ANESTEZİ/ANESTHESIA[İng.] değil/yerine/= DUYUSUZLAŞ(TIR)MA


- ANESTEZİ/ST[Yun.] değil/yerine/= DUYUM YİTİM/Cİ / UYUŞTURMA


- ANEVRİZMA ile/||/<> DİSEKSİYON

( Damar duvarında balonlaşma. İLE/||/<> Damar duvarının yırtılması ve kanın damar katmanları arasında birikmesi. )


- ANEVRİZMA ile/||/<> EMBOLİ

( Bir kan damarının duvarında balonlaşma. İLE/||/<> Kan damarında bir pıhtı ya da hava kabarcığı ile tıkanıklık. )


- ANGARYA ile ANGARYA

( DRUDGE vs. DRUDGERY )

( جان کندن ile جان کني ile خرحمالي )

( JAN KANDAN ile JAN KONY ile خرحمالي )


- ANGARYA ile ANGARYACI/LIK


- ANGARYA[Yun.] değil/yerine/= YÜKLENTİ

( Bir kimseye ya da bir topluluğa zorla ve ücretsiz yaptırılan iş. (Yasaktır! [Anayasa md. 17]) | Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılan iş. | Maldan ya da hizmetten ücretsiz yararlanma. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine zorunlu ücretsiz hizmeti. | Savaş durumundaki bir devletin, kendi karasularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. | Olağanüstü durumlarda, devletin vatandaşlara ait taşıtlarına el koyması. )


- ANGORA ile ANGORA TAVŞANI


- ANGUTLAŞMAK ile ANGUT/LUK ile ANGUTÇA


- ANHÂ MİNHÂ : ŞUNDAN BUNDA, ŞU BU, ÖTEBERİ, ŞÖYLE BÖYLE EDEREK

( SUCH AND SUCH : THIS AND THAT, SUNDRY, DOING SO AND SO )


- ANHASI-MİNHASI(YLA) -ile

( Tüm ayrıntılarıyla. | Tamam(ıyla)/Hepsi. )


- ANIHA -ile

( Abhazya'da bir inanç. [Bu bölgede, her birinden bir ailenin sorumlu olduğu 7 adet "Anıha" vardır.] )


- ANÎK, ATAL[Ar. çoğ. A'TÂL] ile/ve/<> NUKRE, NUKRE-İ KAFÂ[Ar.]

( Ense. İLE/VE/<> Ense çukuru. )


- ANIMA ile/ve ANIMUS

( Dişil. İLE/VE Eril. )

( CARL JUNG )


- ANİMASYON[Fr. < ANIMATION] değil/yerine/= CANLANDIRMA


- ANIMSADIKLARIMIZ:
KOLAYLIKLA ile/ve/||/<>/> KOLAY OLMAYAN


- ANIMSAMA ile/ve/||/<>/> ANIMSAMA TEPESİ

( ... İLE/VE/||/<>/> 17-25 yaş arası. )


- ANIMSAMA ile/ve/||/<>/> ANMA


- ANIMSAMA ile/ve/değil/||/<> ÇAĞRIŞIM

( Şimdi'ye getirme. İLE/VE/DEĞİL Şimdi'yi, geçmişe/geçmiştekine taşıma/bağlama. )

( LETHOLOGICA: "Dilimin ucunda fakat söyleyemiyorum" durumu. )

( BERGÜZÂR: Andaç, hatıra, hediye. )

( [not] TO REMEMBER vs./and/but RECALL )


- ANIMSAMA ile/ve/||/<> HESABA KATMA


- ANIMSAMA ile/ve REKLÂM

( En az bilineni, en çok bilinen aracılığıyla imgeleme. İLE Az bilinenin, çok bilinen ve/ya da tanınan aracılığıyla sunulması. )

( Yapıcı bir yaklaşım daha çok etkindir. İLE/VE Yıkıcı bir yaklaşım daha çok etkindir. )

( TO REMEMBER vs./and ADVERTISEMENT )


- ANIMSAMA ile/ve/||/<> ŞİMDİ\'YE/ŞU AN\'A GETİRME


- ANIMSAMA = TAHATTÜR = REMINISCENCE[İng.] = RÉMINISCENCE/RAPPELER[Fr.] = ANAMNESIS/ERINNERN[Alm.] = RECORDOR[Lat.] = ANAMNESIS[Yun.]


- ANIMSAMA ile/ve/||/<> ZEIGARNIK ETKİSİ

( ... İLE/VE/||/<> Yarım kalmış, tamamlanmamış şeylerin aniden ve daha kolay bir biçimde anımsanabildiği savunulan etki.[< Bluma Zeigarnik - 1920] )


- ANIMSA(T)MA ile/ve/||/<> ANIŞTIRMA


- ANIMSATMA ile ÖNE ÇIKARMA


- ANIRMA ile/<> KİŞNEME

( Eşeğin çıkardığı yüksek ses. İLE/<> Atın çıkardığı yüksek ses. )


- ANIRMAK ile ANIRMA

( BRAY vs. BRAYING )

( عرعر ile عرعر کردن )

( ARAR ile ARAR KARDAN )


- ANİRVACHANİYA ile

( Tarif edilemez. )


- ANIŞTIRMA ile ANIŞTIRMALI


- ANİTYA[Sansk.] = ANİKKA[Palice]


- ANİZOKORİ/ANISOCORIA[İng.] değil/yerine/= GÖZBEBEĞİ EŞİTSİZLİĞİ


- ANJANBUMAN/ANJAMBMAN[Fr.] değil/yerine/= ARTLAMA

( Dizenin son sözcüğüyle sonraki dizeyi başlatma sanatı. )


- ANJİNA ile/||/<> KALP KRİZİ

( Kalp kasına giden kan akışının geçici olarak azalması sonucu oluşan göğüs ağrısı. İLE/||/<> Kalp kasına giden kan akışının tamamen kesilmesi sonucu oluşan kriz. )


- ANKARA KEÇİSİ ile/ve YABAN KEÇİSİ(NÄFE[Fars.]) ile/ve AKDAĞ KEÇİSİ ile/ve MARKOR ile/ve ŞAMİ ile/ve ŞAMUA ile/ve TAR ile/ve TİFTİK


- ANKARA KEDİSİ/ANGORA ile/ve VAN KEDİSİ

( Suyu sevmezler. İLE/VE Suyu, suda oynamayı ve yüzmeyi seven, ender türden kedilerdir. )

( Hareketlidir. İLE/VE Yavaş hareket ederler. )

( İki gözü de mavidir. İLE/VE Bir gözü mavi, öteki ise yeşil ya da sarıdır.[Genetik bozukluktan dolayı] )


- ANKARA ile ANKARALI/LIK ile ANKARA TAŞI ile ANKARA KEDİSİ ile ANKARA KEÇİSİ ile ANKARA TAVŞANI ile ANKARA ÇİĞDEMİ


- ANKET[Fr. < ENQUÊTE] değil/yerine/= SORMACA


- ANKET değil/yerine/= SORMACA


- ANKLAV[Fr.] değil/yerine/= BİR DEVLETİN TOPRAKLARINDA, BAŞKA BİR DEVLETE AİT ARSA


- ANLA! ve/||/<>/> TAMAMLA!


- ANLAK/ZEKÂ ile DENEYİM/TECRÜBE

( Sahip olunan geçmiş eylem bilgilerinin ve sonuçlarının, şimdiki zamanda, uygulanabilir[/pratik] bilgi olarak, hızla ortaya çıkarılabilmesi Zekâ'ya işaret etmez. )

( INTELLIGENCE vs. EXPERIENCE )


- ANLAK/ZEKÂ ile İÇGÜDÜ

( INTELLIGENCE vs. INSTINCT )


- ANLAK/ZEKÂ ile/ve/||/<>/>/< MANTIK


- ANLAK/ZEKÂ" ile/ve/değil/||/<>/< BELLEK/HÂFIZA


- ANLAK/ZEKÂ ile/ve DOĞA

( INTELLIGENCE vs./and NATURE )


- ANLAK = ZEKÂ = INTELLECT/INTELLIGENCE[İng.] = ENTENDEMENT/INTELLIGENCE[Fr.] = VERSTAND/INTELLIGENZ[Alm.] = INTELLECTUS/INTELLIGENITIA[Lat.] = INTELIGENCIA[İsp.]


- ANLAK/ZEKÂ ile/ve/değil/||/<>/< BİLİNÇ


- ANLAM SANATLARI'NDA:
İLHAM ile/ve/<> TEVRİYE[< VERÂ] ile/ve/<> İSTİHDAM ile/ve/<> MUGALATA-İ MANEVİYE ile/ve/<> TENÂSÜB[< NİSBET] ile/ve/<> LEFF Ü NEŞR ile/ve/<> TECÂHÜL-İ ÂRİF[/ÂNE/ÎN] ile/ve/<> HÜSN-İ TA'LÎL[< İLLET] ile/ve/<> SİHR-İ HELÂL ile/ve/<> İRSÂD ile/ve/<> MÜBALAĞA ile/ve/<> TEZAD ile/ve/<> İSTİĞRÂK[< GARK][GULÜVV] ile/ve/<> TEKRÎR[< KERR] ile/ve/<> RÜCÛ ile/ve/<> TEFRÎK[< FARK] ile/ve/<> KAT' ile/ve/<> TERDÎD[< REDD] ile/ve/<> İLTİFÂT ile/ve/<> TELMİH ile/ve/<> İRSÂL-İ MESEL

( İki ya da ikiden fazla anlamı olan bir sözcüğü, bir mısra ya da beyitte tüm anlamlarıyla kullanma sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, birden fazla anlamı olan bir sözcüğü, anlamlarından sadece yakın anlamını söyleyip uzak anlamını kastetme sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, bir sözcüğü hem gerçek, hem mecaz anlamlarını kastederek kullanma sanatı. İLE/VE
Anlamı birden fazla olan sözcük ve deyimleri beyitin anlamını değişik biçimlerde açıklanabilecek biçimde kullanma sanatı. İLE/VE
Bir konuyla ilgili birden fazla sözcüğü bir mısra ya da beyitte sıralama amacı gütmeden kullanmak. İLE/VE
Bir beyitte yer alan, birbiriyle ilgili sözcüklerin sıralanmasıyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir anlam inceliği yaratmak ya da bir lâtife yapmak amacıyla, bilinmiyormuş ya da başka türlü biliniyormuş gibi gösterme sanatı. İLE/VE
Nedeni bilinen bir olayı, düşsel ya da gerçekdışı ve güzel bir olaya bağlama yoluyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir sözcüğü ya da söz öbeğini hem kendinden önceki sözcüklerin sonunda, hem sözcüklerin başında anlamlı olacak biçimde kullanma. İLE/VE
Bir mısranın secî ya da uyağını bir iki sözcükle ima etme sanatı. İLE/VE
Bir sözün etkisini güçlendirmek için bir şeyi abartılı biçimde az ya da çok göstererek ve lâtifeli bir biçimde anlatma. İLE/VE
İki duygu/düşünce/hayal arasındaki birbirine karşıt özellikleri birarada söyleme. İLE/VE
Över gibi görünerek yermek, yerer gibi görünerek övme sanatı. İLE/VE
Söyleyişi güçlendirmek için belirli bir anlamdaki sözcüğü ya da söz öbeğini yineleme sanatı. İLE/VE
Bir sözün anlamını, bir kavramın gücünü pekiştirmek için, o sözden/kavramdan cayar gibi görünüp cayılmış görünen sözü/kavramı daha güçlü biçimde belirtmek. İLE/VE
İki şey arasındaki farkı belirtmek. İLE/VE
Söyleyişin gücünü artırmak için, sözü [mısrayı, satırı] yarıda kesmek. İLE/VE
Sözü, beklenmedik, çarpıcı bir sonuca bağlama sanatı. İLE/VE
Şiirde bir duygulanma ya da duygu değişikliğiyle şiirdeki konuyu değiştirmeden seslenilen kişiyi ya da varolanı değiştirmek. İLE/VE
Bilinen bir olay, kişi ya da nükte, fıkra, atasözünü dolaylı biçimde anlatma, ima etme sanatı. İLE/VE
Bir düşünceyi pekiştirmek amacıyla bir atasözü ya da o değerde bir söz öbeğini alıntılamak/kullanmak. )


- ANLAM/MA'NÂ ile/ve AMAÇ

( Denilmek istenilen şey. İLE/VE İstenilenin düzenlenmesi. )

( MEANING vs./and AIM )


- ANLAM ile/ve/||/<>/> ANLAMA ile/ve/||/<>/> ANLAMLANDIRMA


- ANLAMA ile ANLAMAZLIK


- ANLAMA ile/ve ANLAMLANDIRMA

( Yaşamı farklılaştırır. )


- ANLAM/A ile/ve/<> ANLAMLANDIRMA

( TO UNDERSTAND vs./and/<> TO GIVE A MEANING )


- ANLAMA ile DOĞRULUK


- ANLAMA = FEHM, İDRAK = UNDERSTANDING, COMPREHENSION[İng.] = COMPRENDRE[Fr.] = DAS VERSTEHEN, HET VERSTAAN[Alm.] = ENTENDER, COMPRENDER[İsp.] = COMPREHENSIO[Lat.] = HE DIANOIA[Yun.] = MEFHUM[Ar.] = DARK[Fars.]


- ANLAMA ile/ve/=/||/<>/> SOYUTLAYABİLME


- ANLAMA ile/ve/<> TANIMA

( TO UNDERSTAND vs./and/<> TO RECOGNIZE )


- ANLAMA ile/ve/> YENİDEN KURMA


- ANLAMA ve YENİDEN YAŞAMA

( TO UNDERSTAND vs. RE-LIVING )


- ANLAMA ile/ve YORUMLAMA

( TO UNDERSTAND vs./and TO INTERPRET )


- ANLAMA ile YORUMLAMA


- ANLAMA ile YORUMLAMA


- ANLAMA ile/ve YORUMLAYICI ANLAMA


- ANLAMA ile/ve/değil/yerine ZEVK ETME


- ANLAMAK ile ANLAŞILIR ile ANLAMA ile KAPSAYICI ile KAPSAMLI OLARAK ile KOMPRES ile SIKIŞTIRILMIŞ ile SIKIŞTIRMA ile SIKIŞTIRICI ile KOMPRESÖR

( COMPREHEND vs. COMPREHENSIBLE vs. COMPREHENSION vs. COMPREHENSIVE vs. COMPREHENSIVELY vs. COMPRESS vs. COMPRESSED vs. COMPRESSION vs. COMPRESSIVE vs. COMPRESSOR )

( درک نمودن ile قابل درک ile تفهم ile قوه ادراک ile فهم ile درک ile جامع ile عميم ile فرا گيرنده ile مشروح ile مشروحا ile کمپرس ile متراکمکردن ile فشرده ile متراکم ile متراکم سازي ile تراکم ile فشردگي ile فشاريآد ile مايه تراکم ile فشاري ile متراکم کننده ile کمپرسور )

( DARK NEMUDAN ile GHABEL DARK ile تفهم ile GHOOH EDRAK ile FANPAM ile DARK ile JAME ile عميم ile FARA GYRANDEH ile MOSHRUH ile مشروحا ile KAMPERES ile MOTERAKAMKARDAN ile FESHARDEH ile MOTERAKAM ile MOTERAKAM SAZY ile TARAKAM ile FESHARDEGY ile فشاريآد ile MAYYEH TARAKAM ile FESHARY ile MOTERAKAM KONANDEH ile KAMPERSOR )


- ... ANLAMDA ile/ve/değil/||/<>/< ... ALANDA


- ... ANLAMINDA ile/ve/<> ... ORANINDA


- ANLAMLANDIRMA ile/ve DENEYİM


- ANLAMLANDIRMA ile/ve/<> DİRİMLİLİK


- ANLAMLANDIRMA ile/ve ETKİ

( Sorgulanmayan yaşam, yaşam değildir. )


- ANLAMSIZ ile SAÇMA

( Saçma/abes olan bir şeye yönelmek, felsefî olarak olanaksızdır! )

( VÂHİ[< VEHY]: Anlamsız, yararsız, önemsiz.
TÜRREHÂT: Saçmasapan sözler. )

( MEANLESS/NON-SENSE vs. ABSURD )


- ANLAŞILMA ile ANLAŞILMAZ/LIK


- ANLAŞILMAMAK ile/değil KABUL EDİLMEME/GÖRMEMEK


- ANLAŞILMASI AMACIYLA ile/ve/değil PEKİŞTİRMEK ÜZERE


- ANLAŞMA ile ANLAŞMALI ile ANLAŞMASIZ/LIK ile ANLAŞMAZLIK ile ANLAŞMALI İFLAS


- ANLAŞMA ile/ve/değil/<> ANTLAŞMA

( Anlama durumunun, kişilerin birbirinin dediklerini, konusu geçen noktayı ve içeriğini/kapsamını/ayrıntılarını duymuş, bilmiş, anlamış ve belirli bir yönde düşünce, duygu ve amaç bakımından birleşmiş olmayı belirtmektedir. İLE/VE/DEĞİL/<> Ahidleşme[toplulukta/toplumda] ve/ya da muahede[iki kişinin], karşılıklı olarak bağlayıcılık özelliğiyle/koşullarıyla sözleşmesi, yeminleşmesi. )

( [not] TO UNDERSTAND EACHOTHER vs./and/<>/but PACT/TREATY )


- ANLAŞMA ile UYGUNLUK ile BUNA GÖRE

( ACCORD vs. ACCORDANCE vs. ACCORDINGLY )

( طيب خاطر ile وفق ile به ين ترتيب ile نتيجتا ile از ينرو ile بدين ترتيب ile بالنتيجه )

( TYBE KHATER ile وفق ile BAH YNE TARATYBE ile NATYJETA ile AZ YNERO ile BADYNE TARATYBE ile بالنتيجه )


- ANLAŞMA ile/ve/||/<> UZLAŞMA ile/ve/||/<> ALTINI ÇİZME


- ANLAŞMAK ile UĞRAŞMAK ile ANLAŞMA ile SATICI ile BAYİLİK ile UĞRAŞMAK ile PİRİNÇ TİCARETİ

( DEAL vs. DEAL WITH vs. DEALATION vs. DEALER vs. DEALERSHIP vs. DEALING vs. DEALING IN RICE )

( مقدار ile معامله کردن ile سر وکار داشتن ile چوب کاج ile معامله ile سروکله زدن ile بي بالي ile فروشنده ile معاملات چي ile عمده فروش ile فروشندگي ile طرز رفتار ile سروکار ile راست باز ile رزازي )

( MOGHDAR ile MOAMLEH KARDAN ile SAR VEKAR DASHTAN ile CHUB KAJ ile MOAMLEH ile SOROKLEH ZADAN ile بي بالي ile FOROSHANDEH ile MOAMELAT CHY ile AMADEH FOROSH ile FOROSHANDEGY ile TARZ RAFTAR ile SOROKAR ile RAST BAZ ile رزازي )


- ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA

( Hz. Musa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. İsa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. Muhammed ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Âriflerin dilinde. İLE/VE/<>/> Filozofların dilinde. )

( Tevrat'ın dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> İncil'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Kur'ân-ı Kerîm'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Âriflerin dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Filozofların dili/usûlü/üslûbu. )

( Herkese, herkes için. İLE/VE/<>/> Yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Gençlere, yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Çocuklara, gençlere, yetişkinlere, sanatçılara. / Yetişkinler ve sanatçılarla. İLE/VE/<>/> Bilgelik aşkı olan herkese, bilgelerle, filozoflarla. )


- ANLATIM:
HZ. DAVUD'A ile HZ. MUSA'YA

( Yol-Yordam-Yöntem. İLE ... )

( Yakarışlarla. İLE Yasalarla. )


- ANLATIMDA:
BİRAZ SONRA değil DAHA SONRA


- ANLATIMLARDA:
BİRAZ SONRA değil DAHA SONRA, BİR SÜRE SONRA


- ANLAYAMAMA ile/ve/||/<> YORUMLAYAMAMA


- ANLAYANA SİVRİSİNEK SAZ, ANLAMAYANA DAVUL-ZURNA AZ ile/ve/<> BİR TÜMCE YETER SÖZDEN ANLAYANA, DESTAN YAZSAN FARK ETMEZ, SÖZDEN ANLAMAYANA


- ANLAYANA ile/ve MERAKLILARINA!


- ANLAYIŞSIZLAŞMAK ile ANLAYIŞ ile ANLAYIŞLI/LIK ile ANLAYIŞSIZ/LIK ile ANLAYIŞSIZCA


- ANMA ile/ve TEKRAR

( YÂD ile/yerine/değil ... )


- ANMAK ile ANMA ile HATIRA

( COMMEMORATE vs. COMMEMORATION vs. COMMEMORATIVE )

( گرامي داشتن ile بيادگار نگاه داشتن ile يادگار ile يادبود ile مجلس تذکر ile گرامي داشت ile يادبودي )

( GERAMY DASHTAN ile BEYADEGAR NEGAH DASHTAN ile YADEGAR ile YADBUD ile MOJALS TAZKER ile GERAMY DASHT ile YADBUDY )


- ANNE/ANA ile/ve/<>/> OĞUL

( ... @@ [anneden] Doğan.["erkek (çocuk)" demek değil!] )


- ANNE/BABA ile ÜVEY ANNE/BABA

( MÂDER ile MÂDER-ENDER )

( MOTHER vs. STEP MOTHER )


- ANNE ve/||/<>/+ BABA ve/||/<>/> ÇOCUK

( ... ve/||/<>/+ ... ve/||/<>/> Sonuç. )


- ANNE/BABA ile/ve/||/<>/> ÇOCUK ile/ve/||/<>/> TORUN ile/ve/||/<>/> TORLAK

( )

( ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> Torun çocuğu. )

( ... İLE/VE/||/<>/> Ceviz [kabuğu]. İLE/VE/||/<>/> Ceviz içi. İLE/VE/||/<>/> ... )


- ANNENİ:
İNCİTME! ve/||/<> AZARLAMA!


- ANOMİ/ANOMIA[İng.] değil/yerine/= SÖZCÜK BULAMAMA | DEĞER YOKSULLUĞU


- ANONA[İsp.] değil/yerine/= EKVATORDA YETİŞEN BİR MEYVE AĞACI


- ANOPSİ/ANOPSIA[İng.] değil/yerine/= GÖRMEZLİK


- ANOREKSİ[İng. ANOREXIA] ile/||/<> ANORMAL PSİKOLOJİ[İng. ABNORMAL PSYCHOLOGY]

( Anormal derecede düşük vücut ağırlığı, kilo alma korkusu ve vücut ağırlığının çarpık bir algısı ile karakterize edilmiş bir yeme bozukluğu hastalığıdır. Anoreksi hastası insanlar, kilolarını ve vücut şekillerini kontrol edebilmek için ekstrem yollara başvurular. @@ Toplum tarafından genel kabul görmüş normlardan büyük ölçüde farklılaşan, kabul edilemeyecek türden davranışları tanımlayan, araştıran ve anlamaya çalışan psikoloji dalıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ANOREKSİYA NERVOZA ile/||/<> BULİMİYA NERVOZA

( Kilo alma korkusu ile aşırı kilo kaybı ve yeme sınırlaması ile ilişkili bir yeme bozukluğu. İLE/||/<> Aşırı yeme atakları ve ardından kilo almayı önlemek için kusma ya da laksatif kullanımı ile ilişkili bir yeme bozukluğu. )


- ANOREKSİYA ile/ve/||/<>/> KAŞEKSİA[Fr. < CACHEXIE]

( İştahsızlık. İLE/VE/||/<>/> Kötü beslenme, süreğen ya da kötücül bir hastalığın seyri sırasında oluşan ileri derecede zayıflık, bitkinlik ve çöküntü durumu. )


- YİYESİZLİK/ANOREKSİ/YA ile PAROREKSİA ile HİPOROREKSİA

( "Çiğneyip Tükürmenin Fizyolojisi ve Sefalik Tepki" yazısı için burayı tıklayınız... )

( ANOREXIA vs. PAROREXIA vs. HIPOROREXIA )


- ANOREKSİYA ile PELLEGRA

( İştahsızlık. İLE Vitaminsizlikten kaynaklanan hastalık. )


- ABNORMAL GLOW DISCHARGE[İng.] / DÉCHARGE LUMINESCENTE ANORMALE[Fr.] / ANORMALE GLIMMENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANORMAL IŞILDAMALI/IŞILTILI BOŞALMA


- ANOTHER :/yerine BAŞKA


- ANOVA ile/||/<> REGRESSION

( ANOVA grup ortalama karşılaştırma İLE regression ilişki modelleme. )

( Formül: Group comparison İLE relationship modeling )


- ANOZMİ/ANOSMIA[İng.] değil/yerine/= KOKU ALAMAMA


- ANOZOGNOZİ/ANOSOGNOSIA[İng.] değil/yerine/= HASTALIĞINI BILMEZLİK


- ANTA[Yun.] değil/yerine/= BİR DUVARIN BAŞINI YA DA İKİ DUVARIN KÖŞESİNİ OLUŞTURAN GÖMME AYAK


- ANTAGONİZMA ile/||/<> ANTAGONİST

( Karşıt etkinlik. İLE/||/<> Karşıt etkin. )


- ANTAHKARANA ile

( Psişe, zihin. Zihin, kolektif anlamda, zekâ(buddhi), ego(ahamkara) ve zihin(manas)'i içerir. )


- ANTALYA ile ANTALYALI/LIK


- ANTARKTİK ile ANTARKTİKA


- ANTARKTİKA OKYANUSU ile ANTARKTİKA

( ANTARCTIC OCEAN vs. ANTARCTIC )

( قطب جنوبي ile قطب جنوب ile اقيانوس منجمد جنوبي )

( GHATAB JENOBY ile GHATAB JENOB ile EGHYANOS MANJAMAD JENOBY )


- ANTARKTİKA ile/ve ATACAMA ÇÖLÜ

( Bazı bölgelerine 2 milyon yıldır yağmur yağmamıştır. İLE/VE Bazı bölgelerine 400 yıldır yağmur yağmamıştır. )

( Dünyadaki en kurak yer. İLE/VE Dünyadaki ikinci kurak yer. Şili'dedir. [Sahra'dan 250 kat daha kurak.] )

( Dünyanın en rüzgârlı ve en hızlı estiği yeridir. İLE/VE ... )

( Dünyadaki suyun %70'i buz biçiminde burada bulunmaktadır. İLE/VE ... )


- ANTEFİKS[Lat. ANTEFIXA] ile ANTEMİYON[Yun. ANTHOS: Çiçek.]

( Eskiden, kiremitlerin uclarını tutmak üzere, yapıların çatılarına ya da frizlerine konulan, çoğu pişmiş topraktan yapılmış süslere verilen ad, kiremit ağızlığı. Saçak uclarına yerleştirilen antefikslerden, kimi zaman çörten olarak da yararlanılırdı. Antefikslerin bir başka türü de iç ve dış frizlerin süslenmesinde kullanılan küçük, alçak kabartmalardır. İLE Eski Yunan ve Roma mimarlıklarında, mermer antefikslerde ya da silmelerde görülen, hanımelini andırır, oymalı bir çeşit süsleme. )


- ANTENNA[İng.] / ANTENNE[Fr.] / ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTEN


- ANTENNAE[İng.] değil/yerine/= DUYARGA

( Dokunma, koku alma ve bazı durumlarda işitme gibi önemli duyusal işlevlere sahip, eklembacaklılarda algılama için kullanılan çift uzantılardır. Duyargalar, böceklerin dış iskeletinin bir parçası olan kitin maddesinden oluşur ve farklı türlerde değişik şekil ve boyutlarda olabilirler. Örneğin, kelebeklerin ince ve tüylü antenleri varken, karıncaların düz ve düğüm biçiminde antenleri bulunur. Tipik olarak duyu organları olsalar da neyi ve nasıl algıladıkları tüm canlılarda aynı değildir. Anten ya da lamise olarak da bilinmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ANTHROPOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ANTROPOFOBİ

( İnsanlardan ya da toplumdan aşırı korkma olarak bilinen, Yunanca'da "insan", "toplum" anlamlarına gelen άνθρωπος ("ánthropos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phóbos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ANTIBIOTICS[İng.] / ANTICORPS[Fr.] / ANTIBIOTIKA[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTİBİYOTİKLER


- ANTİK[Lat.] ile ANTİKA[Lat.] ile ANTİKİTE[Fr.]

( Eski çağ işi, modası geçmiş. İLE Eski çağlardan kalma yapıt. | Davranışlarında tuhaflık görülen kişi. | Bir tür nakış. İLE Eski çağ, özellikle eski yunan ve Roma uygarlıkları. )


- ANTİKA ile PİKO[Fr.]

( ... İLE Makinada yapılan, bir tür antika. )


- ANTİKACI ile ANTİKA ile ANTİK ÇAĞ

( ANTIQUARIAN vs. ANTIQUE vs. ANTIQUITY )

( عتيقه شناس ile وابسته بقديم ile عتيق ile عتيقه ile کهنگي ile ديرينگي )

( ATYGHEH SHENAS ile VABASTEH BAGHADYM ile ATYGH ile ATYGHEH ile KONPANGY ile DYRYNAGY )


- ANTİKALAŞMAK ile ANTİK ile ANTİKA/LIK ile ANTİKACI/LIK ile ANTİK ÇAĞ ile ANTİKA MOBİLYA


- ANTİKAPİTALİZM[Fr. < ANTICAPITALISME] değil/yerine/= KAPİTALİZME KARŞI OLMA


- ANTİLOP ile/ve İMPALA

( ... İLE/VE Bir tür antilop. )


- ANTİLOP ile KARACA

( ... İLE Boynuzları küçük ve çatallıdır. )

( ... ile MA'Z, ÜM'ÛZ )

( ... cum CAPREOLUS )


- ANTİLOP ile KOA

( ... İLE Hilâl boynuzlu bir Afrika antilobu. )


- ANTİLOP ile SİTATUNGA


- ANTİPROPAGANDA[Fr. < ANTIPROPAGANDE] değil/yerine/= KARŞI PROPAGANDA


- ANTLAŞMA ile/ve/<> İŞBİRLİĞİ

( Kişinin çok fazla işbirliği içinde olabildiği çeşitli düzeyler vardır. )

( PACT vs./and/<> COOPERATION
There are other levels on which man is much more co-operative. )


- ANTLAŞMA ile KESENE

( ... İLE Sözleşme, yazılı antlaşma. | Götürü ya da toptan satış. )


- ANTLAŞMA ile/ve UZLAŞMA

( PACT vs./and TO COMPROMISE )


- ANTRAKT[Fr. < ENTRACTE] değil/yerine/= ARA


- FASILA[Ar.]/ANTRAKT[Fr. < ENTRACTE] değil/yerine/= ARA


- ANTROPO(-)[Yun.] ile[ve/||/<> ANTROPOBİYOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOCOĞRAFYA[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOFAJ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOFİL[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOGRAFİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOİT[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKİMYA[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKLIMATOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKRASİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOLOG[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOLOJİ/K[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMETRİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMORFİZM[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMORFOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPONOZ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOPLASTİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOSANTRİK[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOSANTRİZM[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOTEKNİK[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOZOİK[Fr.]

( İnsan. | İnsan anlamı katan ön ek. İLE/VE/||/<> Zaman içinde kişilerde görülen dirimbilimsel farklılığın ve çeşitliliğin incelenmesi. İLE/VE/||/<> İnsan topluluklarının yeryüzündeki dağılımını inceleyen coğrafya dalı. İLE/VE/||/<> Yamyam. İLE/VE/||/<> İnsanın yaşadığı yerde yaşayan hayvan ve bitkiler. İLE/VE/||/<> İnsan ırklarının özelliklerini ve yeryüzündeki dağılımlarını inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> İnsana çok benzeyen/benzetilen maymun türü. İLE/VE/||/<> İklimin, insan üzerindeki etkilerini inceleyen bilim. İLE/VE/||/<> Sayrılıkların sürecine şiddetle etkide bulunma gereğine inanan sağaltım öğretisi. İLE/VE/||/<> İnsanbilim uzmanı. İLE/VE/||/<> İnsanın kaynağını, geleneklerini ve ırkları inceleyen bilim, insanbilim. | İnsanbilimle ilgili. İLE/VE/||/<> İnsan organizmasının ölçülmesi için kullanılan ölçüm tekniklerinin tümü. İLE/VE/||/<> İnsan biçimcilik. İLE/VE/||/<> İnsan gövdesinin biçimini inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> İnsana özgü bulaşıcı sayrılık. İLE/VE/||/<> Fosil insan iskeletinden yola çıkarak anatomik yapılarını yeniden kurma yöntemi. İLE/VE/||/<> Felsefede, insanı, evrenin (")yaratılma nedeni(") sayan. İLE/VE/||/<> İnsanı, evrenin merkezi kabul eden öğreti. İLE/VE/||/<> Bir ya da daha çok işlemcinin çalıştığı kumanda ve yönlendirme düzenlerinde insanla makine arasında kurulabilecek en iyi dengeyi sağlamayı amaçlayan bilim. İLE/VE/||/<> İnsanın belirmesi ve yayılmasını niteleyen dönem. )


- ANTROPOCOĞRAFYA[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOGRAFİ[Fr.]

( İnsan topuluklarının yeryüzündeki dağılımını inceleyen coğrafya dalı. İLE/VE/||/<> İnsan ırklarının özelliklerini ve yeryüzündeki dağılımlarını inceleyen insanbilim kolu. )


- ANTROPODA ile ANTROPOGRAFİ ile İNSANSI ile ANTROPOLOG ile ANTROPOLOJİ ile ANTROPOMORFİK

( ANTHROPODA vs. ANTHROPOGRAPHY vs. ANTHROPOID vs. ANTHROPOLOGIST vs. ANTHROPOLOGY vs. ANTHROPOMORPHIC )

( بند پيان ile نژاد شناسي ile شبه انسان ile مردمشناس ile مردمشناسي ile شبيه انسان ile انسان شکل )

( BAND PEYAN ile NEJAD SHENASY ile SHABEH ENSAN ile MARDAMSHENAS ile MARDAMSHENASY ile SHABYYEH ENSAN ile ENSAN SHEKL )


- ANTROPOKİMYA[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOLİMATOLOJİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOMETRİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOPLASTİ[Fr.]

( İnsan gövdesindeki dokuları ve sıvıları inceleyen kimya kolu. İLE/VE/||/<> İklimin insan üzerindeki etkilerini inceleyen bilim. İLE/VE/||/<> İnsan organizmasının ölçülmesi için kullanılan ölçüm tekniklerinin tümü. İLE/VE/||/<> Fosil insanların iskeletinden yola çıkarak anatomik yapılarını yeniden kurma yöntemi. )


- ANUBHAVA -ile

( Doğrudan idrak, deneyimleme. Bir eylemin sonunda edinilen deneyim. İdrak, duygu ve düşünce anubhava'dır. Tüm deneyimlerde "Ben"den gayrı deneyimci yoktur. Böylece tüm anubhava "Ben" ilkesine götürür. "Ben-im" )


- ANURA ile/ve APODA

( Dört üyeli, kuyruksuz amfibileri kapsayan su ve kara kurbağaları takımı. İLE/VE Bacaksız amfibileri kapsayan takım. )


- ANUTTURA SAMYAK SAMBODHİ ile/||/<> ANİRVACHANİYA

( Buda'nın aydınlanma olayını anlatmak için kullanılan bileşik sözcük; tam ve anlaşılmaz en yüksek aydınlanma. @@ Tarif edilemez. )


- ANYA değil HANYA

( Girit adasında bir kent. )


- ANYONYA-ABHAVA -ile

( Karşılıklı yokluk. )


- ANYONYA-ABHAVA ile/||/<> ATYANTA-ABHAVA ile/||/<> PRADHAVAMSA-ABHAVA ile/||/<> PRAG-ABHAVA

( Karşılıklı yokluk. @@ Mutlak yokluk. @@ Yokolmadan önceki yokluk. @@ Ortaya çıkıştan sonra yokluk. )


- AORT ile/||/<> VENA KAVA

( Aort arteryal çıkış İLE vena kava venöz dönüş. )

( Formül: Outflow İLE inflow )


- AORT[A] ile/||/<> AORT STENOZU

( Ana atardamar. İLE/||/<> Aort darlığı. )


- AORTA ile/ve/||/<>/> VENACAVA

( Kalpten gövdeye oksijenli kan taşıyan ana damar. İLE/VE/||/<>/> Gövdeden kalbe oksijensiz kan taşıyan ana damarlar. )


- APA/AYIG ile/||/<> APA BAŞI/TANNUM
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ayı. İLE Salatalığa benzer ve dikenli bir gövdesi olan bir bitki. [Dağlardadır] )


- APAÇIK/LIK = SELFEVIDENCE/SELFEVIDENT[İng.] = ÉVIDENCE/ÉVIDENT[Fr.] = OFFENKUNDIG/OFENKUNDIGKEIT[Alm.] = EVIDENZA[İt.] = EVIDENCIA[İsp.] = EVIDENTA, PERSPICUITAS[Lat.] = ANERGEIA[Yun.] = BEDEHA(T)/BEDİHÎ, BEYYİN[Ar.] = HODPEYDÂ[Fars.] = KLAARBLIJKELIJK/HEID[Felm.]


- APAKSEPANA ile

( İnme, nâzil. )


- APAKSEPANA >< UTKSEPANA

( İnme, nâzil. @@ Yükselme, hurûç. )


- APARA ile AŞAĞILIK, DÜŞÜKLÜK

( Aşağılık, düşüklük. )


- APARATVA ile YAKINLIK

( Yakınlık. )


- APARTMA ile APARTMAN


- APAŞ[Fr. < APACHE] değil/yerine/= HAYTA


- APAYRI ile BAMBAŞKA


- APERTOMETRE[Fr.] ile/||/<> APERTURA[İt.]

( Açıklık ölçer. İLE/||/<> Yırtmaç. )


- APHASIA[İng.] değil/yerine/= AFAZİ

( Konuşma ve anlama yeteneğinin kaybolmasına neden olan, dille ilgili bir hastalıktır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- -APHİA ile/||/<> TACT-

( Dokunma. İLE/||/<> Dokunma. )


- APIPHOBIA[İng.] değil/yerine/= APİFOBİ

( Arı korkusu olarak bilinen terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- APJOHN'S FORMULA[İng.] / FORMULE D'APJOHN[Fr.] / APJOHN-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= APJOHN FORMÜLÜ


- APLASIA[İng.] değil/yerine/= APLAZİ

( Bir organ ya da dokunun normal olarak gelişmemesi ya da işlev görmemesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- APLAZİ[Yun.]/APLASIA[İng.] değil/yerine/= GELİŞMEZLİK

( Bir doku ya da örgenin bulunmayışı ya da gelişmenin durması. )


- APOPLEKSİ[Fr.]/APOPLEXIA[İng.] ile/||/<> APOPLEKTİK[Fr.]

( Aniden gelen şiddetli koma durumu, beyin felci. | Kanagan. İLE/||/<> Beyin felcine uğramış kişi. )


- APOTEOS[Fr.] değil/yerine/= ULULAMA

( Birine karşı gösterilen aşırı ululama, tanrısama. )


- APPLE :/yerine ELMA