Bugün[11 Nisan 2026]
itibarı ile 13.053 başlık/FaRk ile birlikte,
13.053 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(28/54)


- KASİDE ile/||/<>/> GAZEL ile/||/<>/> RUBAİ ile/||/<>/> KITA


- KAŞIK yerine DİL ŞERHİ(MİL'AKA)


- KASILMA ile/ve TUTULMA


- KASINMA ile KASINÇ/KRAMP[Fr. < CRAMPE]

( Kasılıp kalmak. | Büyüklenmek, kibirlenmek, kendini beğenmek. İLE Bir ya da birkaç kasın istem dışı, ağrılı ve geçici olarak kasılması. )


- KAŞINMA ile KAŞINMA KAZIĞI


- KAŞINTI ile KARINCALANMA


- KASIRGA ile SİKLON KASIRGA[Fr. < Yun.] ile VORTEKS[İng. < VORTEX] ile DENİZ ETKİSİ KAR(DEK)

( ... İLE Atmosferde bir alçak basınç alanı çevresinde, hızla dönen rüzgârların oluşturduğu, şiddetli fırtına. İLE Kuzey Yarım Kürede, saat yönünün tersine dairesel hareketle kendi ekseni etrafında dönen hava akımı. İLE ... )


- KASIRGA ile TAYFUN[İng. TYPHOON][ŞİDDETLİ KASIRGA]

( Atlantik Okyanusu'nda ve dünyanın dönüş [saat] yönündedir. İLE Okyanuslarda, Çin Denizi ile Hint Denizi'nde görülen, dünyanın dönüş [saat] yönüne zıt olarak, Doğu'dan, Batı'ya doğru oluşan, güçlü kasırga. )

( BÂD-GERD ile BERJ/BEVJ )

( HURRICANE vs. TYPHOON )


- KASIT ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DAYANAKÇA


- KASIT ile KASITLI/LIK ile KASITSIZ/LIK ile KASITLICA ile KASITSIZCA


- KAŞKA ile SAKAR/AKITMA

( Atın alnındaki beyaz leke. İLE Hayvanların alnındaki beyaz leke. )


- KASTANYOLA ile KASTANYOLA YUVASI


- KASTEN/KASTİ/MAHSUS değil/yerine/= İSTEYEREK/İSTENEREK/BİLEREK/AMAÇLI/AMAÇLICA


- KATA[İng.] ile/değil/yerine/= KATA


- KAT'Â[Ar.] ile KAT'EN[Ar.]

( Hiçbir zaman, asla. İLE Asla, hiçbir zaman. )


- KAT'Â[Ar.] ile KATIA["ka" uzun okunur]

( Hiçbir zaman, asla. İLE Katı'ın dişili/müennesi. | Katı' sanatı ile yapılmış dantel gibi kâğıt oyması yapıt. | Kesen, kesici. )


- KATABOLİZMA/CATABOLISM[İng.] değil/yerine/= YIKIMLAMA | YADIMLAMA


- KATABOLİZMA ile/||/<> ANABOLİZMA

( Katabolizma yıkım ve enerji üretimi İLE anabolizma yapım ve enerji tüketimi )

( Formül: Yıkım + ATP üretimi İLE Sentez + ATP tüketimi )


- KATALİTİK KİMYA ile/||/<> ENZİM KİMYASI

( Katalizörlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Enzimlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- CATALYTIC DECOMPOSITION[İng.] / CATALITICO DE DECOMPOSICION[Fr.] / KATALYTISCHE ZÄRSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK PARÇALANMA


- KATALİTİK ile KATALİTİK SOBA


- KATALİZÖR KİMYASI ile/||/<> REAKTİF KİMYA

( Katalizörlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Reaktiflerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- KATAPLEKSİ/CATAPLEXIA[İng.] değil/yerine/= GEVŞEYİKALIM


- KATATONİ/CATATONIA[İng.] değil/yerine/= TUTULAKALIM


- KATEGORİK ile SINIFLANDIRMA ile KATEGORİZE ETMEK ile KATEGORİ

( CATEGORICAL vs. CATEGORIZATION vs. CATEGORIZE vs. CATEGORY )

( ردهاي ile رستهبندي ile رده بندي ile طبقه بندي ile خانه خانه کردن ile رسته بندي کردن ile رده بندي کردن ile رسته ile سنخ ile رده ile سلک ile مقوله ile طبقه )

( RADEHYAY ile رستهبندي ile RADEH BANDY ile TABAGHEH BANDY ile KHANEH KHANEH KARDAN ile RASTEH BANDY KARDAN ile RADEH BANDY KARDAN ile RASTEH ile SANAKH ile RADEH ile SALAK ile MOGHOLEH ile TABAGHEH )


- KATEGORİLER:
ARİSTOTELES'TE ile/ve/||/<>/> KANT'TA ile/ve/||/<>/> HEGEL'DE

( [ 2/3/4. dersler...] )


- KATETERİZASYON/CATHETERIZATION[İng.] değil/yerine/= DALGILAMA


- ANAYASA:
KATI ile/ve/değil/yerine/<> ESNEK


- KATI ile ÜSSÜ ile BİR O KADAR DAHA


- KATIKLAMAK ile KATIK ile KATIKLI ile KATIKSIZ/LIK ile KATIKLI AŞ ile KATIKSIZCA ile KATIKSIZ HAPİS


- KATİL BALİNA ile YALANCI KATİL BALİNA


- TASALLUP[Osm.] / SOLIDIFICATION[İng.] / VERFESTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA


- KATİLEŞMEK ile KATILAŞMAK ile KATILAŞTIRMAK ile KAT ile KATİ ile KATI/LIK ile KAT KAT ile KATOLİK/LİK ile KATI SÖZ ile KATI YAĞ ile KATI ATIK ile KAT YUVARI ile KATI KALPLİ/LİK ile KAT İRTİFAKI ile KATİ TEMİNAT ile KATI YUMURTA ile KATI YÜREKLİ/LİK ile KAT GÖREVLİSİ


- KATILMA ile KATILMA BELGESİ


- KATIŞMA ile KATIŞMAÇ


- KATİYEN/MUHAKKAK/MUTLAKA değil/yerine/= KESİNLİKLE/KESİN/KESİNKES


- KATKI YAPMAK ile KATKI ile KATKIDA BULUNAN ile PİŞMANLIK DUYMAK ile ENTRİKA ile ENTRİKACI

( CONTRIBUTE vs. CONTRIBUTION vs. CONTRIBUTOR vs. CONTRITE vs. CONTRIVANCE vs. CONTRIVER )

( همکاري و کمک کردن ile هم بخشي کردن ile اعانه ile هم بخشي ile همکاري وکمک ile کمک ile مقاله نويس ile هم بخشگر ile اعانه دهنده ile توبه کار ile تمهيد ile کوشا وزرنگ ile طرح ريز )

( NPAMKARY VE KAMAK KARDAN ile NPAM BAKHSHY KARDAN ile EANEH ile NPAM BAKHSHY ile NPAMKARY VOKMAK ile KAMAK ile MOGHALEH NOYS ile NPAM BAKHSHGAR ile EANEH DAHANDEH ile TOBEH KAR ile TAMEHYD ile KOOSHA VAZRANG ile TARH RYZ )


- DOPING[İng.] / DOPAGE[Fr.] / [Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA/DOPLAMA


- KATKILANMAK ile KATKI ile KATKILI/LIK ile KATKISIZ/LIK ile KATKI PAYI ile KATKISIZCA ile KATKI MADDESİ


- COUCHE INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ TABAKA


- KATLAMA ile/ve/||/<> KIVIRMA


- KATLAMAK ile KATLANMIŞ ile DOSYA ile KLASÖROL ile KATLANIR ile KATLANIR EKRAN

( FOLD vs. FOLDED vs. FOLDER vs. FOLDEROL vs. FOLDING vs. FOLDING SCREEN )

( دولاکردن ile خم ile تاه زدن ile چروک ile تاه ile ماز ile تاه کردن ile تا کردن ile تاشده ile چين چين ile تاخورده ile پوشه ile شوميز ile غير لازم ile تاشو ile پاراون )

( DOLAKARDAN ile KHAM ile TAH ZADAN ile CHEROK ile تاه ile MAZ ile TAH KARDAN ile TA KARDAN ile TASHODEH ile CHYNE CHYNE ile تاخورده ile PUSHEH ile SHOOMYZ ile غير لازم ile TASHO ile پاراون )


- KATLANMA ve KİLİTLENME ile/ve/değil/||/<>/< KODLANMA


- KATLANMA/TAHAMMÜL[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DAYANÇ/DAYANCA/SABIR

( Katlanmak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Direnmek. )

( Maddî olanlara. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Manevî olanlara. )

( PATIENCE vs./and/<> ENDURANCE )


- SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATLAŞMA


- COUCHE[Fr.] ile/değil/yerine/= KATMAN, TABAKA


- KATMANDU'DAKİ TAPINAKLAR:
SWAYAMBHUNATH ile/ve/||/<> BOUDHANATH ile/ve/||/<> PASHUPATINATH ile/ve/||/<> BACHARESVARI ile/ve/||/<> KAMASUTRA ile/ve/||/<> GUHYESVARI ile/ve/||/<> NYATOPOLA-BHIMSEN


- KATMANDU'DAKİ MEYDANLAR:
DURBAR ile/ve/||/<> HANUMAN DHOKA(MAYMUNLAR KRALI) ile/ve/||/<> TAUMADHI ile/ve/||/<> DATTATRAYA


- KATMANLAŞTIRMA ile/ve DERİNLEŞTİRME


- CATHODIC AREA[İng.] / KATHODENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK BÖLGE


- CATHODIC PROTECTION[İng.] / PROTECTION CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCHER SHUTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK KORUMA


- CATHODIC PICKLING[İng.] ile/değil/yerine/= KATODİK PAKLAMA


- KATRE/KATRA[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] değil/yerine/= DAMLA

( Damla, damlayan şey. )


- KAVA[İng.] ile/değil/yerine/= KAVA


- KAVAL ile KAVALA ile KAVALCI/LIK ile KAVAL TÜFEK ile KAVAL KEMİĞİ


- KAVARA ile KAVARACI/LIK


- KAVÂRİ'[Ar. < KARİA] ile KAVÂRÎR[Ar. < KARÛRE]

( Şiddetli esen rüzgârlar. | Ansızın gelen büyük belâlar. | Kıyâmetler. | Belâdan kurtulmak üzere okunan dualar. İLE Gözbebekleri. | Sırçadan/camdan, bazen de gümüşten yapılan kablar. | Sidik kabları. )


- KAVATA[Yun.] ile KAVATA[Yun.]

( Oyma ağaç kap. İLE Sert ve fazla kızarmayan bir tür domates. )

( ... cum SOLANUM CAPSICUM GROSSUM )


- KAVAT/LIK ile KAVATA


- KAVGA ile KAVGACI ile KAVGA

( BRAWL vs. BRAWLER vs. BRAWLING )

( نزاع و جدال کردن ile سروصدا کردن ile عربده جو ile عربده جويي )

( NEZA VE JEDAL KARDAN ile SOROSEDA KARDAN ile ARBADEH JO ile ARBADEH JOYY )


- KAVGA ile KAYGI ile KARGAŞA

( Geçmiş. @@ Gelecek. @@ Şimdi. )


- KAVGA ile/ve/değil/||/<>/< KAYIKÇI KAVGASI

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Sonucu olmayan, bıktırıcı tartışma. )


- KAVGA[Fars. < GAVGA: Gürültü.] ile !SAVAŞ


- KAVGA ile SAVAŞÇI ile SAVAŞ UÇAĞI ile KAVGA ile KAVGASIZ

( FIGHT vs. FIGHTER vs. FIGHTER JET vs. FIGHTING vs. FIGHTLESS )

( دعوا ile مصاف دادن ile نبرد کردن ile مجادله ile محاربه کردن ile جدل ile رزم کردن ile جنگ کردن ile جنگيدن ile دست بگريبان شدن ile زد و خورد کردن ile ستيزيدن ile مبارزه ile سروصدا کردن ile کتک کاري ile به زد و خورد پرداختن ile مصاف ile زد و خورد ile رزمنده ile جنگجو ile رزم جو ile مشت باز ile جنگ کننده ile جنگنده ile مبارز ile هواپيماي شکاري ile ستيز ile رزمي ile بي محاربه )

( DAVA ile MOSAF DADAN ile NABARD KARDAN ile MOJADELEH ile MOHARBEH KARDAN ile JODEL ile RAZM KARDAN ile JANG KARDAN ile JANGYDAN ile DAST BEGARYBAN SHODAN ile ZAD VE KHORD KARDAN ile ستيزيدن ile MOBARZEH ile SOROSEDA KARDAN ile KETAK KARY ile BAH ZAD VE KHORD PARDAKHTAN ile MOSAF ile ZAD VE KHORD ile RAZMANDEH ile JANGJO ile رزم جو ile MOSHT BAZ ile JANG KONANDEH ile JANGANDEH ile MOBARZ ile NPAVAPYMAY SHKARY ile SETYZ ile RAZMY ile BEY MOHARBEH )


- KAVGA ile/yerine TARTIŞMA

( Her kavganın temelinde, taraflardan birinin cahilliği yatar. )

( ARBEDE ile/yerine MÜNÂZARA )

( !FIGHT vs. ARGUE
ARGUE instead of !FIGHT )


- KAVGA ile/ve/değil/yerine TUTUM

( [not] !FIGHT vs./and/but ATTITUDE
ATTITUDE instead of !FIGHT )


- KAVGA ile ZULÜM


- KAVGALAŞMAK ile KAVGA ile KAVGACI/LIK ile KAVGALI/LIK ile KAVGASIZ/LIK ile KAVGASIZCA ile KAVGA ADAMI ile KAVGA KAŞAĞISI


- KAVİM ile/ve/||/<>/< AŞÎRET/BOY ile/ve/||/<>/< KABÎLE ile/ve/||/<>/< AKRABA ile/ve/||/<>/< AİLE


- KAVITASYON/CAVITATION[İng.] değil/yerine/= OYMA


- KAVRA! ve/> AT!


- KAVRAM = MEFHUM[Ar. < FEHM] = CONCEPTION, NOTION[İng.] = CONCEPT, NOTION[Fr.] = NOTIO, BEGRIFF[Alm.] = CONCEPTUS, NOTIO[Lat.] = LOGOS, ÉNNOIA, HOROS, NOEMA[Yun.] = CONCEPCÍON[İsp.]


- KAVRAM ile/ve/||/<> OLUMSUZLAMA


- KAVRAM ile/>< SAÇMA


- KAVRAM ile/ve TARTIŞMA

( vs./and/||/<> DISCUSSION )


- KAVRAMA/ANLAMA ile MATEMATİK/FİZİK(DIANOIA)


- KAVRAM/A ile/ve KAPSAM/A

( COMPREHENSION vs./and CONTAIN )


- KAVRAMA ile KAPSAMA

( COMPREHENSION vs. CONTAIN )


- KAVRAMA ile KAVRAMA NOKTASI


- KAVRAMA(DA) ile/ve/değil/||/<>/> ANLAMA(DA)

( Kalırsın. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Dönüşürsün. )

( Kavramak, anlamanın sınırında biter. )

( Tinsel. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Ussal. )

( BİR ŞEYİN: Nedenlerini bilmek. İLE/<> Niyetlerini bilmek. )

( Geçmişle ilgilidir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Gelecekle ilgilidir. )

( [not] Spiritual. WITH/AND/||/<>/>/but Rational. Mental. )

( [not] MEANING vs./and/<>/but COMPREHENSION )


- KAVRAMDA değil KAVRAMIN OLGUSUNDA


- KAVRAMLARIN OLUŞUMU ile/ve/||/<>/> SINIFLANDIRMA


- KAVRAMLAŞTIRMA ile KAVRAMSALLAŞTIRMA

( TO CONCEPT vs. TO CONCEPTUAL )


- KAVRAMSALLAŞTIRMA ve TÜMEL/LER


- KAVRANILMA ile KAVRANILMAZ/LIK


- KAVRAYIŞ ile KAVRAYIŞLI/LIK ile KAVRAYIŞSIZ/LIK ile KAVRAYIŞSIZCA


- KAVUK/ERSUSA ile/||/<> KALLAVİ ile/||/<> YUSUF

( Kavuk. İLE/||/<> Sadrazam, vezir kavuğu. İLE/||/<> Sultan, sadrazam, vezirler ve yüksek dereceli devlet erkanının giydiği kavuk. )


- KAVUN ile ŞAMAMA[Ar.]

( ... İLE Güzel kokulu bir tür kavun. | Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki. )

( BITTÎH ile ŞEMÂME )

( ... ile KÂLE )

( ... cum CUCUMIS DUDAIM )


- KAVURMA / KIZARTMA değil/yerine/>< FIRINDA / BUĞULAMA / HAŞLAMA/KAYNATMA


- KAVUŞMA ile/ve/||/<> BULUŞMA


- KAVUŞMA/VUSLAT ve/değil ÖZGÜRLÜK


- KAYA ile CENDEL[Ar.]

( ... İLE Irmaklarda bulunan büyük kaya. )


- KAYA ile/ve/||/<>/> DAYA

( Al sana bir kaya
Nereni dayarsan daya )


- KAYA ile GNAYS[Alm.]

( ... İLE Kuvars, mika ve feldispattan bileşmiş kayaç. )


- KAYA ile KARABALIK

( ... İLE Tatlısu kayası. )


- KAYA ile KAVLAK

( Kabuğu dökülmüş. | Güneşten derisi soyulan kişi. | Yer altı boşluklarının tavan ve yan duvarlarında bulunan gevşemiş ya da düşebilir kaya parçası. )


- KAYA ile KAYALAMA/ANROŞMAN[Fr. ENROCHEMENT]

( ... İLE Taş ocaklarından çıkarılan, iri kaya blokları. | Bir yapının, su içindeki temellerini pekitmek ve suların aşındırmasından korumak için zemine taş dökme işi. )


- KAYA ile/ve/||/<>/> KAYALIK

( Büyük ve sert taş kütlesi. | Kayaç. İLE/VE/||/<>/> Kayası çok olan yer. )


- KAYA ile KÖR KAYA

( ... İLE Deniz yüzüne çok yakın olan tehlikeli kaya ya da sığlık. )


- KAYA ile MİKAŞİST[Fr.]

( ... İLE Küçük kuvars billurlarıyla mikadan oluşmuş, yaprak biçiminde, başkalaşıma uğramış kaya. )


- KAYA ile PERİMASASI

( ... İLE Dik taşların üstüne yerleşmiş, masa biçimindeki yassı kaya. )


- KAYA ile PORFİR[Fr. < Yun.]

( ... İLE Feldispat gibi büyük minerallerden ya da çok ince tanelerden oluşan kayaç. )


- KAYA ile ŞELF

( ... İLE Raf biçiminde kaya. )


- KAYA ile TRİPOLİ[Fr.]

( ... İLE Ufalandığında toz, madenî eşya, taş, mermer, cam vb.ni temizlemeye ve parlatmaya yarayan silisli kaya. )


- KAYA ile YAŞAYAN KAYA

( ... İLE Şili ve Peru kıyılarında görülür. )

( ... cum PYURA CHILENSIS )


- KAYA ile/ve/||/<> YILAN

( )

( Adam, altında bir yılan olduğunu bilmiyor.
Kadın da adamın üzerinde ağır bir taş olduğunu bilmiyor.

Kadın, şöyle düşünüyor:
“Düşeceğim! Ve tırmanamıyorum. Çünkü yılan beni ısıracak!
Neden biraz daha kuvvet kullanıp beni yukarı çekemiyor?!”

Adam da şöyle düşünüyor:
"Çok acı çekiyorum! Yine de seni hâlâ elimden geldiğince çekiyorum!
Neden biraz daha fazla tırmanmaya çalışmıyor?!"

Öteki tarafın baskı altında olduğunu göremeyiz. Öteki taraf da bizim ne kadar acı çektiğinizi göremez.

Yaşam böyledir işte; İş, Aile, Aşk, Arkadaşlık... Fark etmez.

Konu/sorun ne olursa olsun, birbirimizi anlamaya çalışmalı, farklı düşünmeyi öğrenmeli, empatiyle yaklaşarak daha iyi iletişim kurmayı denemeliyiz...

Unutmayalım ki dünyada yalnız değiliz.

Anladığımız ve anlaşıldığımız kadar varız... )


- KAYA ile ZIMPARA[Fars.]

( ... İLE Çok sert alümin billurlar kapsayan ve aşındırıcı olarak kullanılan doğal kaya. | Mane, tahta ve daha başka şeylerin yüzünü aşındırıp düzeltmeye ve parlatmaya yarayan, üstüne zımpara tozu yapıştırılan kalın kâğıt. )


- KAYAÇLARDA:
MAGMA ile/ve/||/<> TORTUL ile/ve/||/<> BAŞKALAŞIM

( Başlangıçta erimiş durumdayken, daha sonra soğuyup kristalleşmiş nesnelerden oluşur. İLE/VE/||/<> Başka kayaçlardan, aşınma yoluyla kopmuş nesnelerin, rüzgâr ya da suyla taşınarak toprak üstünde ya da su altında birikmesiyle oluşur. İLE/VE/||/<> Magma ya da tortul kayaçların, kimyasal ya da yapısal değişikliğe uğrayacak ölçüde yüksek basınç ve sıcaklığa uğramasıyla oluşur. )

( Dünya üzerinde şimdiye kadar keşfedilen en eski kayaçlar, yaklaşık 3 milyar 800 milyon yıl öncesine tarihlenmektedir.[İlk 800 milyon yılı hakkında doğrudan bir kayıt bulunmamaktadır.] )

( Tüm kayaçlar, mineral karışımlarıdır. )


- KAYBOLMA ile/yerine/değil DÖNÜŞÜM

( [not] TO DISAPPEAR vs./but TRANSFORMATION
TRANSFORMATION instead of TO DISAPPEAR )


- KAYBOLMA ile YOK OLMA

( DISAPPEARANCE vs. TO BE ANNIHILATED/VANISH )


- ... KAYDIYLA ile/değil ... KOŞULUYLA


- KAYDOLMAK ile KAYITLI ile ASKERE ALINMA

( ENLIST vs. ENLISTED vs. ENLISTMENT )

( درفهرست نوشتن ile نامنويسيکرده ile نامنويسي ile سربازگيري )

( DARFEHAREST NOSHTAN ile نامنويسيکرده ile نامنويسي ile SARBAZGYRY )


- KAYGAN YAPRAK KURBAĞA ile MALEZYA YAPRAK KURBAĞASI

( Amazon ormanlarında yaşarlar. İLE Malezya, Tayland ve Singapur'daki yağmur ormanlarında yaşarlar. )

( )

( )


- KAYGI ile/ve/||/<> BASTIRMA


- KAYGI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÇABA


- KAYGI ile/ve/||/<>/> KAÇINMA


- KAYGI ile/ve TELÂŞ/LANMA


- KAYGI/ANKSİYETE ile BUNALIM/DEPRESYON ile TAKINTI/OBSESYON ile KUŞKUCULUK/PARANOYA

( "Ya yanlış yaparsam?" İLE "Hep yanlış yaptım" İLE "Hiç yanlış yapmamalıyım!" İLE "Bana yanlış yapacaklar!" )


- KAYGIDA:
İNCELEME ile/ve/||/<>/> AŞILAMAMA


- KAYGILANMAK ile KAYGILANDIRMAK ile KAYGI ile KAYGIN ile KAYGILI/LIK ile KAYGISIZ/LIK ile KAYGILICA ile KAYGISIZCA


- BAĞLANMA:
KAYGILI <> KAÇINGAN
ile
GÜVENLİ <> KAYITSIZ-KAÇINGAN <> KORKULU-KAÇINGAN <> TAKINTILI

(

DÜŞÜK KAYGI ←───────→ YÜKSEK KAYGI
DÜŞÜK KAÇINMA ←───────→ YÜKSEK KAÇINMA
KAYITSIZ-KAÇINGAN
(Dismissing-Avoidant)
Yüksek Kaçınma
Düşük Kaygı
GÜVENLİ
(Secure)
Düşük Kaçınma
Düşük Kaygı
KORKULU-KAÇINGAN
(Fearful-Avoidant)
Yüksek Kaçınma
Yüksek Kaygı
TAKINTILI
(Preoccupied)
Düşük Kaçınma
Yüksek Kaygı

Yetişkin bağlanma biçimleri, iki temel bağlamda sınıflandırılır...

  • Kaygı: İlişkilerde terk edilme korkusunun şiddetini gösterir.
  • Kaçınma: Yakınlık kurmaktan rahatsızlık duyma derecesini yansıtır.

Dört Temel Biçim:

  1. Güvenli (Secure): Dengeli ilişkiler kurabilenler.
  2. Kayıtsız-Kaçıngan (Dismissing-Avoidant): Yakınlıktan kaçınan, bağımsızlığı vurgulayanlar.
  3. Takıntılı (Preoccupied): Aşırı ilişki odaklı, onay gereksinimi yüksek bireyler.
  4. Korkulu-Kaçıngan (Fearful-Avoidant): Yakınlık istemesine karşın reddedilmekten korkanlar.


)

(

Güvenli Bağlanma
Secure Attachment

Özellikler:

  • Düşük kaygı, düşük kaçınma
  • Dengeli ve sağlıklı ilişkiler kurabilme
  • Duygusal olarak erişilebilir ve tutarlı
  • Özgüvenli ve kendine yeten
Kayıtsız-Kaçıngan Bağlanma
Dismissive-Avoidant Attachment

Özellikler:

  • Yüksek kaçınma, düşük kaygı
  • Yakınlıktan rahatsız olma
  • Bağımsızlık vurgusu
  • Duygusal mesafe koyma eğilimi
Korkulu-Kaçıngan Bağlanma
Fearful-Avoidant Attachment

Özellikler:

  • Yüksek kaygı, yüksek kaçınma
  • Yakınlık isteği ile reddedilme kaygısı arasında çelişki
  • Tutarsız davranışlar
  • Duygusal dalgalanmalar
Takıntılı Bağlanma
Anxious-Preoccupied Attachment

Özellikler:

  • Yüksek kaygı, düşük kaçınma
  • Aşırı ilişki odaklılık
  • Onay gereksinimi yüksek
  • Terk edilme korkusu

Bağlanmada, Güvenli, Kaçıngan, Kaygılı, Takıntılı FaRkLaR'ı...

Türkçe İngilizce Kaygı Seviyesi Kaçınma Seviyesi
Güvenli Bağlanma Secure Attachment Düşük Düşük
Kayıtsız-Kaçıngan Dismissive-Avoidant Attachment Düşük Yüksek
Korkulu-Kaçıngan Fearful-Avoidant Attachment Yüksek Yüksek
Takıntılı Anxious-Preoccupied Attachment Yüksek Düşük
  • Bağlanma Kuramı: Attachment Theory (John Bowlby)
  • Kaygılı Bağlanma: Anxious Attachment (genel)
  • Kaçıngan Bağlanma: Avoidant Attachment (genel)
  • Düzensiz Bağlanma: Disorganized Attachment (çocuklukta görülen karmaşık biçim)
)

( ATTACHMENT: AVOIDANCE <> ANXIETY vs. SECURE <> DISMISSING AVOIDANT <> FEARFUL AVOIDANT <> PREOCCUPIED )


- KAYGIYLA "BAŞA ÇIKMADA":
"SUÇLAYICI/LIK" ile/ve/||/<> "YATIŞTIRICI/LIK / KAÇINMA" ile/ve/||/<> İLGİSİZ/LİK || PATAVATSIZLIK ile/ve/||/<> "AŞIRI MANTIKLI/LIK" ile/ve/||/<> UYUMLU/LUK


- KAYIK ile KAYIKÇI/LIK ile KAYIK YAKA ile KAYIK TABAK ile KAYIK SALINCAK ile KAYIKÇI KAVGASI


- KAYIK ile/ve KUFA

( ... İLE/VE Dicle'ye özgü bir kayık. )


- KAYIK/KÜREK ve/||/<> HAMLA[Ar.]

( ... VE/||/<> Küreklerin bir kez suya daldırılıp çıkarılması. | Bu biçimde sandalın aldığı yol. | Kıçtan, birinci oturak. )


- KAYINBABA/ANA değil KAİMBABA/ANA


- KAYIP ile/değil KAYMA


- KAYIPTA:
KAÇAK ile KAÇIRILMA


- [ne yazık ki]
KAYIRMA ile/ve/||/<> ŞIMARTMA

( NEPOTISM vs. SPOIL )


- KAYIŞ ile PALASKA[Macarca]

( ... İLE Askerlerin beline bağladığı ya da göğsüne çaprazlama taktığı, üzerinde fişek, kasatura vb. koymak için yerleri bulunan kayış. )


- KAYITLILIK:
YAKINLIKTA ile/>< UZAKLIKTA

( Azalır. İLE/>< Çoğalır. )

( KAYDİYET: KURBİYET'te İLE/>< BUDİYET'te
( Taklîl eder. İLE/>< Teksîr eder. ) )


- KAYITMAK ile KAYITLAMAK ile KAYITSIZLAŞMAK ile KAYIT ile KAYITLI/LIK ile KAYITSIZ/LIK ile KAYIT DIŞI ile KAYITSIZCA ile KAYIT KABUL ile KAYIT KUYUT ile KAYIT DEFTERİ ile KAYITLI SERMAYE ile KAYITSIZ ŞARTSIZ ile KAYIT DIŞI EKONOMİ


- KAYITSIZLIK ile/ve/||/<> DIŞLAMA


- KAYMA ile/ve/||/<> YOZLAŞMA


- KAYMAK ile KAYMAKLANMAK ile KAYMACA ile KAYMAKLI ile KAYMAKÇI/LIK ile KAYMAK TAŞI ile KAYMAK KAĞIDI ile KAYMAK TAKIMI ile KAYMAK TABAKASI ile KAYMAKLI DONDURMA


- KAYNAK/KAYNARCA/GÖZ/PINAR/MEMBA[Ar. < MENBA] ile/ve/||/<> KAYNAÇ/GAYZER[Fr. < GEYSÉR]

( Bir suyun çıktığı yer. İLE Volkan bölgelerinde, belirli aralıklarla su ve buhar fışkırtan sıcak kaynak. )


- KAYNAK/REFERANS[İng. < REFERENCE] ile/ve/||/<>/> KAYNAKÇA

( Araştırma ve incelemede yararlanılan belge. | Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı ya da yapıtların tümü. İLE/VE/||/<>/> Belirli bir konu, yer ve dönemle ilgili yayınları kapsayan ya da en iyilerini seçen yapıt. )


- KAYNAK/MEMBA ile/ve/||/<> EŞİK


- KAYNAKLANMA ile/ve/değil/||/<>/< KAYNAK ALMA


- KAYNAMA ile/ve/||/<> BUHARLAŞMA

( * Sıvının her yerinde olur.
* Belirli bir sıcaklıkta gerçekleşir.
* Kaynama süresince, sıcaklık değişmez.
* Sıvının, hızla buharlaşmasıdır.

İLE/VE/||/<>

• Sıvının yüzeyinde olur.
• Her sıcaklıkta gerçekleşir.
• Buharlaşan maddelerin sıcaklığı değişebilir.
• Sıvının, ısı alarak, gaz durumuna geçmesidir. )

( )


- GALEYAN[Osm.] / BOILING[İng.] / ÉBULLITION[Fr.] / KOCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA


- KAYNAMA ile KAYNAMA NOKTASI


- KAYNAMA ile/ve/||/<>/> PİŞME


- KAYNAMAK ile HAŞLANMIŞ ile HAŞLANMIŞ PİRİNÇ ile KAZAN ile KAZAN YAPIMCISI ile KAYNAMA ile KAYNAMA NOKTASI ile KAYNAR SU

( BOIL vs. BOILED vs. BOILED RICE vs. BOILER vs. BOILERMAKER vs. BOILING vs. BOILING POINT vs. BOILING WATER )

( جوش آمدن ile بجوش آمدن ile غلغل سدن ile جوشانيدن ile جوشاندن ile بجوش آوردن ile جوشيدن ile جوشيده ile جوشانده ile کته ile ديگ ile کتري ساز ile جوشان ile جوش ile درجه جوش ile نقطه جوش ile آب جوش )

( JOOSH AMADAN ile BEJOOSH AMADAN ile غلغل سدن ile JOOSHANYDAN ile JOOSHANDAN ile BEJOOSH AVARDAN ile JOOSHYDAN ile JOOSHYDAH ile JOOSHANDEH ile KETEH ile DYG ile کتري ساز ile JOOSHAN ile JOOSH ile DARJEH JOOSH ile NAGHTEH JOOSH ile AB JOOSH )


- KAYNAMAK ile KAYNATMAK ile KAYNAŞMAK ile KAYNATILMAK ile KAYNAKLANMAK ile KAYNAŞTIRMAK ile KAYNATABİLMEK ile KAYNAYIVERMEK ile KAYNAŞABİLMEK ile KAYNAK ile KAYNAR ile KAYNAÇ ile KAYNAKLI ile KAYNAKÇA ile KAYNAKÇI/LIK ile KAYNARCA ile KAYNAŞLI ile KAYNAKÇACI ile KAYNAK KİŞİ ile KAYNAK SUYU ile KAYNAÇ TAŞI ile KAYNAK MAKİNESİ ile KAYNAK KOROZYONU


- KAYNARCA ile Kaynarca

( Kaynak. | Sıcak su kaynağı. | Hastalara kaynatılarak içirilen pekmez, yağ ve baharat karışımı. İLE Sakarya iline bağlı ilçelerden biri. )


- KAYNAŞMA ile/ve BENZEŞME


- KAYNATMA ile/ve/değil HAŞLAMA

( Bazı bitkileri/çayları, kaynatarak değil haşlama yaparak içmek gerekir. )

( Kök sebzelerini[patates, yerelması vb.] soğuk su ile. İLE/VE/DEĞİL Yeşil yapraklı, çiçekli ve çeşitli narin sebzeleri[ıspanak, brokoli, kuşkonmaz vb.] kaynamış suyun içine, fazla kaynatmadan, diri tutmak üzere kısa süreli. )


- KAYPAKLAŞMAK ile KAYPAK/LIK ile KAYPAKÇA


- KAYRA = İNÂYET = GRACE[İng.] = GRÂCE[Fr.] = GNADE[Alm.] = GRATIA[Lat.] = KHARIS[Yun.] = GRACIA[İsp.]


- KAYRA ile KAYRAK ile KAYRAN ile KAYRACI/LIK


- KAYŞAMAK ile KAYŞA ile KAYŞAT


- KAYTARMA ile KAYTARMACI/LIK


- KAZÂ-NİZÂ


- KAZA ile FELÂKET

( ACCIDENT vs. DISASTER )


- KAZÂ ile GAZÂ


- KAZA ile HATA ile YEĞLEME/TERCİH

( 1 KEZ ile 2. KEZ ile 3. KEZ )


- KAZA değil/yerine/= İLÇE


- KAZÂ/KADÂ ile/ve/||/<>/> KADER/KADAR

( Gereksinim. İLE/VE/||/<>/> Ölçü. )

( Gerekeni/gereksinimi ölçülendirmek. )

( Tekil. İLE/VE/||/<>/> Çoğul. )

( Kaderin gerçekleşmesi/vukû bulması, bilinmesi, görülmesi. İLE/VE/||/<>/> Bilinmez. )

( Göz. İLE/VE/||/<>/> Bakış/bakma. )

( Zorunluluk/cebr. İLE/VE/||/<>/> Özgürlük[seçenek/yeğleme]. )

( Tümel. İLE/VE/||/<>/> Tikel. )

( Var oluş/olan. İLE/VE/||/<>/> Bilgi. )


- KAZA ile KASIT

( ACCIDENT vs. PURPOSE )


- KAZA ile KAZA ile KAZA

( İstem dışı ya da umulmayan bir olay dolayısıyla birinin, bir nesnenin ya da bir aracın zarara uğraması. | Zamanında kılınmayan namazı ya da tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. İLE Yargı. | Kadılık görevi. İLE İlçe, kaymakamlık. )


- KAZÂ ile/ve/<>/> TESÂDÜF ile/ve/<>/> İSTİKRAR

( 1 kere olursa. İLE/VE/<>/> 2 kere olursa. İLE/VE/<>/> 3. kez olursa. )


- KAZA ile TESADÜFİ ile KAZARA ile KAZALAR

( ACCIDENT vs. ACCIDENTAL vs. ACCIDENTALLY vs. ACCIDENTS )

( سانحه ile داهيه ile اتفاق ile عارضه صرفي ile تصادف ile حادثه ile عرض ile پيشآمدي ile تصادفي ile عارضي ile عرضي ile غير اساسي ile اتفاقي ile بر حسب تصادف ile تصادفا ile بل ile سوانح ile عوارض ile حوادث )

( CENHEH ile داهيه ile ETEFAGH ile AREZEH SARFY ile TASADEF ile HADESEH ile ARZ ile PEYSHAMADY ile TASADEFY ile عارضي ile ARZY ile غير اساسي ile ETEFAGHY ile BAR HASB TASADEF ile TASADEFA ile BEL ile SAVANEH ile AVAREZ ile HAVADES )


- KAZAK/LIK ile KAZAKÇA ile KAZAK ÇÖMELMESİ


- KAZANÇ ile/ve HARCAMA

( Maliyetinin 6 katı. İLE/VE Gelirin yarısı kadarı üzerinden hareket ederek. )

( Kaybetmeyi ahlâksız kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. )


- KAZANÇ ile/ve PARA


- KAZANMA ile EDİNİMCİ

( ACQUISITION vs. ACQUISITIVE )

( فراگيري ile تحصيل ile فرا گيري ile حصول ile اکتساب ile اکتساب کننده )

( FARAGYRY ile TAHSYLE ile FARA GYRY ile HOSUL ile EKTESAB ile EKTESAB KONANDEH )


- KAZANMA ile "HAKLILIK"

( Kazanmak, haklılık gibi bir beklentili, yanlı sonuç çıkarmaz! )


- KAZARA değil/yerine/= KAZAYLA/İSTEMEDEN


- KAZIKLAMAK ile KAZIKLANMAK ile KAZIK ile KAZIKLI ile KAZIKÇI/LIK ile KAZIK KÖK ile KAZIK FREN ile KAZIK MARKA ile KAZIKLI HUMMA


- KÂZIM/KEZÎM[Ar. çoğ. KÂZIMÎN] ile KÂZIM/KAZIMA["ka" uzun okunur] ile KAZIM

( Kızgınlığını, öfkesini, hırsını yenen. İLE Kemirici.[hayvan] İLE Kazmak eylemi. )


- KAZIM ile KAZIMA ile KAZIMA RESİM


- KAZIMAK ile KAZ ile KAZA ile KAZI ile KAZALI ile KAZILI ile KAZASIZ/LIK ile KAZ TÜYÜ ile KAZ ADIMI ile KAZASIZCA ile KAZ KAFALI/LIK ile KAZA KIRIM ile KAZI BİLİMİ ile KAZA DAİRESİ ile KAZA KURŞUNU ile KAZI BİLİMCİ ile KAZI BİLİMSEL ile KAZASIZ BELASIZ ile KAZA KIRIM EKİBİ


- KAZINMA ile EZİLME


- KAZMA ile KESİK ile KESİCİ DİŞ

( INCISE vs. INCISION vs. INCISOR )

( حجاري کردن ile شکافتن ile شکاف ile ثنيه ile دندان پيش )

( HOJARY KARDAN ile SHKAFTAN ile SHKAF ile ثنيه ile DANDAN PEYSH )


- KAZMA ile KİRİZMA[Yun.]

( Herhangi bir araçla toprağı açmak, oymak. | Bu yolla çukur, kuyu, yol vb. oluşturmak. İLE Toprağı derince kazarak altını üstüne getirme. )


- KAZMA ile KÜLÜNG

( TAŞÇI KAZMASI )


- KAZMA ile/ve TIRPIT

( ... İLE/VE Bir tür kazma. )


- KAZMAK ile KAZICI ile KAZMA

( DIG vs. DIGGER vs. DIGGING )

( حفاري کردن ile بيلچه زدن ile کاوش کردن ile حفر کردن ile بيل زدن ile گودال کندن ile چاله کندن ile کننده ile آلت حفاري ile حفار ile حفاري ile حفر ile کنش ile کاوش ile گودبرداري )

( HAFARY KARDAN ile BEYLACHEH ZADAN ile KAVESH KARDAN ile HAFAR KARDAN ile BEYLE ZADAN ile GODAL KANDAN ile CHALEH KANDAN ile KONANDEH ile ALT HAFARY ile HAFAR ile HAFARY ile HAFAR ile KONASH ile KAVESH ile GODBARDARY )


- KEÇECİ-ZÂDE İZZET MOLLA ve/||/<>/> KEÇECİ-ZÂDE FUAD PAŞA

( Babası. VE/||/<>/> Oğlu. )

( 1786 - Ağustos 1829 VE/||/<>/> 1814 - 12 Şubat 1869 )


- KEDİ ile ASHERA


- KEDİ ile KARA AYAKLI KEDİ(GYRA)

( ... İLE En ölümcül vahşi kedi.[%60 başarı oranıyla] )


- KEDİ ile PAMPA

( ... İLE Güney Amerika'da yaşarlar ve adını, yaşadığı yerden alan bu vahşi kedi türü hemen hemen ev kedisi ile aynı boyuttadır. Tüy renkleri ve görünümü, çeşitlilik göstermektedir. Ne yazık ki, soyu tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan türlerden biridir. )


- KEDİLERDE:
CEZA ile/değil/yerine ÖDÜL

( Kediler, cezaları algılayamazlar. İLE/DEĞİL/YERİNE Ödüllere tepki verebilirler. )


- KEKA = KEKAH

( Zevkli bir durum anlatılırken, "ne güzel, ne iyi" anlamlarında söylenilen bir söz. )


- KEKELEMEK ile KEK ile KEKA ile KEKE/LİK


- KEKE / KEKEME/LİK ile/ve/||/<> GEÇ KONUŞMA


- KEL ile KELE ile KELECİ ile KEL KAHYA


- KELÂM ve MÂNÂ


- KELÂMCI(MÜTEKELLİM) ile FİLOZOF(HUKEMA)

( Onlar, "Ve nefahtü"den, yani kelâmdan gıda alırlar. )


- KELEBEK BİÇİMİNDE/KELEBEKSİ KOROLLA = TÜVEYC-İ FERÂŞÎ = COROLLE PAPILIONACÉE


- KELEBEK OTU ile KELEBEK ÇİÇEĞİ

( Bir cins yaban yoncası. İLE İki çeneklilerden, aydınlık oda ve salonlarda zengin renkli ve çok dallı bir süs bitkisi. )


- KELEBEK ile KURUKAFA

( ... İLE Tırtılları patates yaprağı yiyen, alt kanatları sarı, üstü kahverengi bir tür kelebek. )

( ... cum ACHERANTIA ADROPHOS )


- KELEM/DÜRME/KAPUSKA[Slav]/LAHANA[Yun.] ile BRÜKSEL LAHANASI

( Turpgillerden, güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve çok çeşitli türü olan bitki. İLE Ceviz büyüklüğünde, bir lahana türü. )

( KOLZA: Lahana tohumu. )

( MELFUF ile ... )

( CABBAGE vs. BRUSSELS SPROUTS )

( BRASSICA OLERACEA cum BRASSICA OLERACEA GEMMIFERA )


- KELER ile VEZEGA[Ar.]

( ... İLE Bir çeşit büyük keler. )


- KELVIN TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE THERMOMÉTRIQUE KELVIN[Fr.] / KELVIN TEMPERATURSKALA, KELVIN-SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= KELVİN SICAKLIK ÖLÇEĞİ


- KEMÂL ile/ve BEKÂ


- KEMÂL ile BEKÂ


- KEMALPAŞA ile KEMALPAŞA TATLISI


- KEMAN ile/ve SARİNDA

( ... İLE/VE Hint kemanı. )


- KEMAN/VARDI GELDİ ile/ve/<>/> VİYOLA ile/ve/<>/> ÇELLO/VİYOLONSEL[İt. < VIOLONCELLO] ile/ve/<>/> KONTRBAS[Fr.]

( Çenenin altına dayanarak çalınan telli çalgı. İLE/VE/<>/> Kemandan biraz büyükçe dört sürtme telli saz. İLE/VE/<>/> Viyoladan büyük, kontrobastan küçük dört sürtme telli saz. İLE/VE/<>/> En kalın sesli yaylı çalgı. )

( )


- KEMERLEMEK ile KEMER/LİK ile KEMERE ile KEMERCİ/LİK ile KEMERLİ ile KEMERSİZ ile KEMER GÖZÜ ile KEMER BAĞLAMA ile KEMER PATLICANI


- KEMİK ile KEMİK İLİĞİ ile KEMİK KIRMA

( BONE vs. BONE MARROW vs. BONESETTING )

( استخوان ile عظم ile مغز استخان ile شکستهبندي )

( ESTEKHAN ile عظم ile MOGHZ ESTEKHAN ile SHKASTEHABANDY )


- KEMİK ile OMACA

( ... İLE Kesilen ağaç kökü, asma kütüğü. | İri kemik. )


- KEMİRİCİ ile ÇİNÇİLYA

( ... İLE Çinçilyagillerden, yumuşak ve gümüş rengi tüyleri olan, kemirici bir hayvan. )

( ... cum CHINCHILLA LANIGER )


- CHEMOANESTHESIA[İng.] ile/değil/yerine/= KEMOANESTEZİ


- KEMOPROFİLAKSİ/CHEMOPROPHYLAXIS[İng.] değil/yerine/= İLAÇLA KORUMA


- KENARIYA değil KENARA


- KENÇ LİYÜ ile SOFRA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Hakan'ların şölenleri ya da bayramlarda kurulan, herkesin gönlünce, yağmalarcasına yemek yediği bir sofra. İLE ... )


- KENDİ BAŞINA ile/ve/değil TEK BAŞINA


- KENDİ GİBİ OLMAYANDAN UZAKLAŞMA ile/ve KENDİ GİBİ OLMAYANI DIŞLAMA


- KENDİ İÇİN KILMA ile/değil/yerine BELİRLEME


- KENDİ ...:
ZAVİYEM(/DEN BAKINCA) değil/yerine/= AÇIM(/DAN BAKINCA)


- SPONTANEOUS POLARIZATION[İng.] / POLARISATION SPONTANÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN KUTUPLANMA


- SPONTANEOUS MAGNETIZATION[İng.] / AIMANTATION SPONTANÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN MIKNATISLANMA


- SPONTANEOUS COMBUSTION[İng.] / COMBUSTION SPONTANÉE[Fr.] / SELBSTVERBRENNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN YANMA


- KENDİLİĞİNDENLİK ile DOĞAÇLAMA


- KENDİLİĞİNDENLİK ve ÖKE/DEHÂ

( SPONTANEOUSLINESS, SPONTANEITY and GENIUS )

( SPONTANÉ et ... )

( ZIFA ve TIANCAI )


- KENDİLİK EDİMLERİ ile/ve/||/<> BAŞKALARININ TEPKİLERİNE ÖZGÜ BEKLENTİLER ile/ve/||/<> BAŞKALARININ EDİMLERİ ile/ve/||/<> KENDİLİĞİN, KENDİLİĞE KARŞI EDİMLERİ(İÇE YANSITMA)


- KENDİLİK:
KAYITLARIMIZDA ile/ve/||/<>/< BELLEĞİMİZDE


- KENDİ/LİK ile KENDİR ile KENDİNCE ile KENDİRCİ/LİK ile KENDİ ADINA ile KENDİ BAŞINA ile KENDİ BESLEK ile KENDİ PAYINA ile KENDİ HALİNDE ile KENDİ KENDİNE


- KENDİNDE/SENDE VARSA ile/ve KENDİNDE/SENDE YOKSA

( Herkeste (de) vardır. İLE/VE Hiçkimsede yoktur. )


- [ne yazık ki]
KENDİNE KARŞI OLMA ile/ve/değil/||/<>/< ANLAMSIZLIK


- KENDİNE YAPILMASINI İSTEMEDİĞİNİ BAŞKASINA YAPMA!
ve/||/<>/>
BAŞKASINA (DA) YAPILMASINI İSTEMEDİĞİNİ KENDİNE (DE) YAPMA!


- KENDİNİ EŞELE! ve KENDİNE SAKLA!


- KENDİNİ:
GERÇEKLEŞTİRME ile/ve/değil/||/<>/< BOŞLAMAMA/AZIMSAMAMA


- KENDİNİ KAÇINMA değil KAÇINMA


- KENDİNİ KORUMA ile/ve/<>/değil VAROLUŞUNU SÜRDÜRME


- KENDİNİ ... OLARAK:
TANIŞTIRMIŞ değil TANITMIŞ


- KENDİNİ TANIMA ile/ve/<> KENDİNİ TAMAMLAMA

( Kişiyi/insanı tanımıyorsak/bilmiyorsak, hiçbir şey(i) bilmiyoruz/tanımıyoruz demektir. )

( RECOGNIZE THE SELF vs./and/<> SELF REALIZATION )

( GNOTHI SEAUTONU [Türkçe seslendirilişi: GNOTHI S' AFTON] )


- KENDİNİ TANIMA ile/ve/<> KENDİNİ TANIMLAMA

( Kendini tanımlamak üzere ve gereğiyle kendinden bahsediş, kibir değildir. )

( RECOGNIZE THE SELF vs./and/<> SELF DEFINITION )


- KENDİYLE:
BAĞDAŞMA ile/ve/||/<>/> BARIŞMA


- KENDİYLE DALGA GEÇEBİLME KENDİYLE (FAZLA/GEREKSİZ) UĞRAŞMA


- KENZ[< KÜNÛZ] ile HAZÎNE, DEFÎNE, YERALTINDA BULUNAN DEĞERLİ EŞYÂ


- KEPÇIR[İng. < CAPTURE] değil/yerine/= YAKALAMA


- KEPEK/DONRA ile KEPEK

( Saçlı derideki pulcuklar. İLE Elenen undan sonra kalan kabuk kırıntıları. )

( DANDRUFF/FURFUR vs. BRAN )


- KEPEK/KİR ile DONRA

( ... İLE Saç kepeği, baş konağı. | Kalınlaşmış, tabaka durumuna gelmiş kir. )


- KERÂMET ile/ve/değil KESKİN ZEKÂ

( Keskin zekâ, kerâmete kıç attırır. )


- KERÂMET değil/yerine RIZÂ


- KERATA[Yun.] yerine ÇEKECEK

( Karısı tarafından aldatılan erkek. | Sevgi ile söylenilen sitem sözü. | Ayakkabı çekeceği. )


- KERBELÂ ile KURB-U ÂLÂ


- DEFA/KERE[Ar.] değil/yerine/= KEZ


- KERE ile "POSTA"


- KERESTE[Fars. < KERASTE] ile/= KALAS[< Romanya'da Galati kenti]

( Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç. | Ayakkabı yapımında kullanılan gereç. | Kaba saba kişi, "kalas". İLE/= Kalın biçilmiş uzun tahta. | Ahşap yapılarda kiriş olarak kullanılan kalın biçilmiş uzun tahta. | Kaba, anlayışsız kişi, "kereste". )


- KERMA[İng.] / KERMA[Fr.] / KERMA[Alm.] ile/değil/yerine/= KERMA


- KERNITE[İng.] / KERNITA[Fr.] / KERNIT, RASORIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KERNİT, KERNİTEN


- KERPETEN ile DAVYA

( ... İLE Diş çekme kerpeteni. )


- KERTERİZ[Yun.] (ALMA) değil/yerine/= ÖLÇME, ÖLÇÜ ALMA

( Bir yerin nerede bulunduğunu pusula ile ölçme. Denizcilerin, denizde sığlıkları belirlemek için kullandıkları imlerin tümü. )


- KESE[Fars. KİSE] ile/ve/||/<>/> KASA[İt. CASSA]

( Cepte taşınan, içine para vb. konulan, kumaştan ya da örgüden küçük torba. İLE Para ya da değerli nesne saklamaya yarayan çelik dolap. )


- KESELİ SIÇANLARDA:
KESELİ ile BASİT KESELİ ile BEYAZ KULAKLI ile BÜYÜK KULAKLI ile ANDEAN BEYAZ KULAKLI ile GUIAN BEYAZ KULAKLI ile KUZEY AMERİKA

(
KESELİ SIÇAN

ile


BASİT KESELİ SIÇAN

ile


BEYAZ KULAKLIKESELİ SIÇAN

ile


BÜYÜK KULAKLI KESELİ SIÇAN

ile


ANDEAN BEYAZ KULAKLI KESELİ SIÇAN

ile

...
GUIANAN BEYAZ KULAKLI KESELİ SIÇAN )

( OPPOSSUMS: OPPOSSUM vs. COMMON OPPOSSUM vs. WHITE-EARED OPPOSSUM vs. BIG-EARED OPPOSSUM vs. ANDEAN WHITE-EARED OPPOSSUM vs. GUIANAN WHITE-EARED OPPOSSUM )

( DIDELPHIS: DIDELPHIS VIRGINIANA cum DIDELPHIS MARSUPIALIS cum DIDELPHIS ALBIVENTRIS cum DIDELPHIS AURITA cum DIDELPHIS PERNIGRA cum DIDELPHIS IMPERFECTA )