Bugün[03 Ocak 2026]
itibarı ile 11.754 başlık/FaRk ile birlikte,
11.754 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(18/48)


- GÖZ ile/ve/<> ÖNODA

( ... İLE/VE/<> Gözde, saydam tabaka ile iris arasında kalan boşluk. )


- GÖZE BATMA ile/değil/yerine GÖZE ÇARPMA


- GÖZE ile DOKUMA

( Canlıların temel yapı birimi. İLE Benzer işlevleri yerine getiren gözelerin oluşturduğu yapılar. )


- GÖZLEM İLE HİPOTEZ İLE DENEY İLE KURAM İLE YASA İLE PARADİGMA ile/||/<> BİLİMSEL YÖNTEM

( Bilimsel bilgi üretiminin altı temel aşaması. )

( Formül: Gözlem → Hipotez → Test → Sonuç )


- GÖZLEM ile/ve/> İÇ KONUŞMA


- GÖZLÜKLÜYILAN(KOBRA[Portekizce'den]) ile/ve KRAL KOBRA

( Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşar. İLE/VE Yılanları -özellikle fare yılanlarını- yerler. )

( ... İLE/VE 18 metre yüksekliğe kadar çıkabilirler. )

( Kobraların doğal tavırları saldırgan değil savunmacıdır. )

( Kobralar flütün görüntüsüne tepki verir, sesine değil! [Sağır değillerdir fakat müziği tam olarak duymazlar.] )

( Belirli bir mesafeden sadece kendi uzunlukları içinde şiddetli bir vuruş yapabilirler. [Dirseğinizi masaya koyup elinizle aşağıya doğru hızla vurur gibi.] )

( COBRA vs./and KING COBRA )

( NAJA cum/et OFIA FEGIS )


- GÖZÜ PEK ile CESURCA ile CESARET

( BOLD vs. BOLDLY vs. BOLDNESS )

( متهورانه ile جسارت آميز ile گستاخ ile جسور ile جسارتا ile جسورانه ile تجري ile جرات ile جسارت )

( MOTEHORANEH ile JASART AMYZ ile GOSTAKH ile JASOR ile JASARTA ile JASORANEH ile تجري ile JARAT ile JASART )


- GÖZÜPEKLİK = DARING, AUDACITY[İng.] = AUDACE[Fr.] = KÜHNHEIT, TOLLKÜHNHEIT[Alm.] = AUDACIA[Lat.]


- GÖZYAŞI:
KEDERDE ile BOZULMADA ile SOĞANDA ile GÜLÜŞTE

( )

( TEARS OF: GRIEF vs. CHANGE vs. ONION vs. LAUGHING )


- [ne yazık ki]
"GÖZ YUMMA" ile/ve/||/<> "GÖZETİP KOLLAMA"


- GPT-4 PRO (ChatGPT) ile/||/<> GEMINI 1.5 ULTRA

(

GPT-4 Pro (ChatGPT) vs Gemini 1.5 Ultra arasındaki FaRkLaR
Özellik GPT-4 Pro (ChatGPT, GPT-4o) Gemini 1.5 Ultra
Sağlayıcı OpenAI Google
Yayın Tarihi Mayıs 2024 (GPT-4o) 2024 başı
Bağlam Uzunluğu 128K token 1M token (testlerde 10M+)
Çoklu Girdi Evet (metin, görsel, ses, video) Evet (metin, görsel, ses, kod)
Hız Çok hızlı (GPT-4o optimize) Uzun içerikte daha yavaş
Hafıza / Geçmiş Sınırlı (oturum bazlı) Uzun vadeli hafıza (Notebook vs.)
Kodlama ve Mantık Çok güçlü Uzun içerikte güçlü
Sesli Etkileşim Gerçek zamanlı, doğal Var, ama daha az doğal
Arayüz / Entegrasyon ChatGPT, API, Playground Gemini, Google Workspace
Fiyat $20/ay (ChatGPT Pro) Ücretsiz + Ücretli planlar
)


- GRAFOMANİ/GRAPHOMANIA[İng.] değil/yerine/= YAZMA-ÇİZME SAPLANTISI


- GRAMER ile/ve LOCUTIO SECUNDARIA

( Birincil dil. İLE/VE İkincil dil. )

( Skolastik Latince. İLE/VE Latince. )

( Doğal. İLE/VE Yapay. )

( Halk dili. Çocukların annelerini taklit ederek, herhangi bir kurala gereksinim duymadan edindikleri sesleri çıkarmaya başladıklarında kullanmayı öğrendikleri dil. İLE/VE Belirli kuralları olan, uzun çalışmalarla öğrendiğimiz ve alışkanlık kazandığımız dil. )

( De vulgari eloyerineuentia - Dante )


- GRAMOFONLARDA:
BORULU ile SALON ile ÇANTA ile ÇOCUK ile UFAK


- GRANDFATHER :/yerine BÜYÜKBABA


- GRAVİTASYONEL DALGA ile/||/<> ELEKTROMANYETİK DALGA

( Gravitasyonel dalga uzay-zaman dalgalanması İLE elektromanyetik dalga elektrik-manyetik alan dalgasıdır. Gravitasyonel dalga kara delik çarpışması İLE LIGO 2015'te ilk kez tespit etti. İki dalga farklı etkileşim İLE evren hakkında farklı bilgi verir. )


- GREFT/GRAFT[İng.] değil/yerine/= YAMA


- GREN ile GRENA


- GRİ/MAVİ-YEŞİL KARA MAMBA ile YEŞİL KARA MAMBA

( ... cum DENDROASPIS ANGUSTICEPS )


- GRİP ile/değil SITMA

( Afrika ülkelerine gitmiş olanların, döndüklerinde, kendileri ya da hekimlerin, Türkiye'de de pek karşılaşılmadığından dolayı, yakalandıkları sıtma hastalığını "grip" olarak değerlendirdikleri görülebilmektedir. Eğer teşhis ve tedavi için geç kalınmazsa sıtma (fazla) tehlikeli olmaz/olmayabilir. )


- GRİZU ile/ve/||/<> KANARYA

( ... İLE/VE/||/<> Grizu gazını duyumsayabilmesiyle bilinir. )


- GRÖNLAND ile YEŞİL ile YEŞİL KIZILAĞAÇ ile BEZELYE ile YEŞİL ENGEREK ile YEŞİLLİK ile SERA ile YEŞİLLİK

( GREENLAND vs. GREEN vs. GREEN ALDER vs. GREEN PEA vs. GREEN VIPER vs. GREENERY vs. GREENHOUSE vs. GREENNESS )

( سبز شدن ile سبز کردن ile سبز ile خضرا ile سرسبز ile خرم ile راز دار ile خلر ile مار جعفري ile گياهان سبز ile سبزه ile گلخانه ile گرم خانه ile گرونلند ile سبزي ile سرسبزي )

( SABZ SHODAN ile SABZ KARDAN ile SABZ ile KHOZRA ile SARSABZ ile KHRAM ile RAZ DAR ile خلر ile MAR JAFARY ile GYANPANAN SABZ ile SABZEH ile GOLKHANEH ile GARAM KHANEH ile GERONLAND ile SABZY ile SARSABZY )


- GROSA[İt.] -ile

( 12 desteden meydana gelen düzine. 144[12x12] tane. )


- GRUP ile/||/<> HALKA

( Grup tek işlem İLE halka iki işlemle tanımlı )

( Formül: (G ile•) İLE (R ile+ ile×) )

( Évariste Galois tarafından 1830 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1811-1832) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Galois teorisi, grup teorisi) )


- GRUPLANMAK ile GRUPLAŞMAK ile GRUPLANDIRMAK ile GRUPLAŞTIRMAK ile GRUP ile GRUP MOBİLYA


- GRUPLAŞ(TIR)MA ile/ve/değil/ne yazık ki/<> KUTUPLAŞ(TIR)MA


- GSMH/GROSS NATIONAL PRODUCT[İng.] değil/yerine/= GAYRİ SAFİ MILLİ HASILA


- GT/GUTTA, DROP[İng.] değil/yerine/= DAMLA


- gtt.[Lat. < GUTTA] değil/yerine/= DAMLA


- GUATR[Fr.] = CEDRE[Ar.]/GUŞA[Arnavutça]

( Boyundaki kalkanbezinin, aşırı büyümesiyle beliren sayrılık. )


- GÜÇ ile GÜÇ BELA ile GÜÇ BİRLİĞİ ile GÜÇ KAYNAĞI


- GÜÇ ile GÜLMEYE ZORLAMAK ile ZORLAMAK ile ZORAKİ ile ZORLA ÇALIŞTIRMA ile GÜÇLÜ ile KUVVETLER ile ZORLA

( FORCE vs. FORCE A LAUGH vs. FORCE OUT vs. FORCED vs. FORCED LABOR vs. FORCEFUL vs. FORCES vs. FORCIBLE )

( بزور وادار کردن ile مجبور کردن ile زور ile اعمال زور کردن ile ناگزير کردن ile نيرو ile وادار کردن ile اجبار ile جبر ile قوه ile بزور خنديدن ile بزور خارج کردن ile تحميلي ile ناگزير ile زورکي ile وادار ile اعمال شاقه ile اجبارا ile قوا ile عدواني ile موثر )

( BOZOOR VADAR KARDAN ile MAJBOR KARDAN ile ZUR ile EMAL ZUR KARDAN ile NAGZYR KARDAN ile NEYRO ile VADAR KARDAN ile EJBAR ile JABAR ile GHOOH ile BOZOOR KHANDYDAN ile BOZOOR KHARJ KARDAN ile TAHAMYLEY ile NAGZYR ile زورکي ile VADAR ile EMAL SHAGHEH ile EJBARA ile GHAVA ile ADAVANY ile MOSAR )


- GÜÇ ile/ve PSİKOLOJİK RAHATLAMA

( POWER vs./and PSYCHOLOGICAL RELIEF )


- GÜDÜLENMEDE:
UYARILMA ve/||/<>/> MERAK ve/||/<>/> DENETİM ve/||/<>/> OLGUNLAŞMA


- GUFRA[< Ar.] -ile

( Bir avuçta biriktirilebilen su miktarı. )

( The amount of the water that can be held in a hand. )


- GÜL BABA ile/ve GÜL BABA

( Galatasaray'da. İLE/VE Budapeşte - Macaristan'da.[Budin tepesinde, (Macarca) Gül Baba Sok.] )

( II. Bayezid döneminde/n. İLE/VE Kanuni Sultan Süleyman döneminde/n. )

( "Galatasaray Lisesi" olarak geçen okulu, Gül Baba'nın kendi için bir şey istemeyip adına bir okul yapılmasını istemesiyle Sultan II. BAYEZİD tarafından, MEKTEB-İ SULTÂNÎ olarak/adıyla yaptırılmıştır. )

( Galatasaray takımı, renklerini, Gül Baba'nın bahçesinde yetiştirdiği sarı ve kırmızı güllerinden almıştır. )


- GÜL ile GÜL SUYU ile GÜL YAĞI ile GÜL RENGİ ile GÜL YAĞCI/LIK ile GÜLE GÜLE ile GÜL BÖCEĞİ ile GÜL BÖREĞİ ile GÜL KURUSU ile GÜLE OYNAYA


- GULAM ile/||/<> ALABEYİ ile/||/<> CANBAZ ile/||/<> MİRAHUR ile/||/<> ÇARKA ile/||/<> BELDAR ile/||/<> BOSTANCI ile/||/<> AKINCI ile/||/<> CEBELİ ile/||/<> DALKILIÇ ile/||/<> DELİ ile/||/<> FARİSAN

( Asker. İLE/||/<> Bir bölgede tüm tımarlı sipahilerin en büyük amiri. İLE/||/<> Atlı fedai asker. İLE/||/<> Has ahırın en büyük yöneticisi. İLE/||/<> Osmanlılar'da öncü görevi. İLE/||/<> Dağ geçitlerini aşan, temizleyen ve koruyan, buradan geçenlerin güvenliğini sağlayan görevliler. İLE/||/<> Sarayın ve kentin güvenliğinden sorumlu askerler. İLE/||/<> Osmanlı'nın askerî örgütlenmesinde, sınır bölgelerinde, düşman ülkelerine akınlar, baskınlar tertipleyerek yıpratma harekâtında bulunan hafif süvari birlikleri. İLE/||/<> Tımar sahiplerinin savaşa hazır olarak beslemek zorunda olduğu asker. İLE/||/<> Gönüllü olarak tehlikeli işlerde kullanılan asker. İLE/||/<> Vezir ve Beylerbeyine bağlı olarak görev yapan hafif süvari örgütünün askeri. İLE/||/<> Eyâletlerde, hudutlardaki muhafız askerler. )


- GULAM ile GULAM ABBAS ile GULAM ALİ ile GULAM HASAN ile GULAM HÜSEYİN ile GULAM MUHAMMED ile GULAM RIZA ile GHOLAM RIZA AGHAZADEH

( GHOLAM vs. GHOLAM ABBAS vs. GHOLAM ALI vs. GHOLAM HASAN vs. GHOLAM HOSEYN vs. GHOLAM MOHAMMAD vs. GHOLAM REZA vs. GHOLAM REZA AGHAZADEH )

( غلام ile غلامعباس ile غلامعلي ile غلامحسن ile غلامحسين ile غلاممحمد ile غلامرضا ile غلام رضا آقازاده )

( GHLAM ile GHLAMEBAS ile GHLAMALY ile GHLAMOHSAN ile GHLAMHOSYNE ile غلاممحمد ile GHLAMREZA ile GHLAM REZA AGAZADEH )


- GÜLDÜRMEYEN "DURUMA" ile/ve/||/<>/> GÜLÜP GEÇMEK

( Seni güldürmeyen "şeye/duruma/soruna" gülüp geç. )


- BİR ŞEY/BİRİ:
GÜLDÜRMEYEN/GÜLDÜRMÜYORSA > GÜLÜP GEÇMEK


- GÜLLENMEK ile GÜLLE ile GÜLLECİ ile GÜLLE ATMA


- GÜLME! ve/ya da AĞLAMA! ve/ya da LANETLEME!
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
SADECE ANLA!(MAK)

( NON RIDERE vs. NON LUGERE vs. NEQUE DETESTARI |
SED INTELLIGERE )


- GÜLME:
ŞAŞIRMA ve/||/<>/< DÜŞÜNME


- GÜLMEK / YAŞAM/AK / KONUK (OLMAK)/MİSAFİR/LİK:
"UMDUĞUMUZLA ile/ve/değil/yerine/>< BULDUĞUMUZLA


- GÜLMEK ile AYIPLAMA


- GÜLSÜ KOROLLA, GÜL ÇİÇEĞİNDEKİ GİBİ BİR KOROLLA = TÜVEYC-İ VERDÎ = COROLLE ROSACÉE


- GÜMRÜKLEMEK ile GÜMRÜKLENMEK ile GÜMRÜKLENDİRMEK ile GÜMRÜK ile GÜMRÜKLÜ ile GÜMRÜKÇÜ/LÜK ile GÜMRÜKSÜZ ile GÜMRÜK KAPISI ile GÜMRÜK BİRLİĞİ ile GÜMRÜK KOLCUSU ile GÜMRÜK TARİFESİ ile GÜMRÜK KOLCULUĞU ile GÜMRÜKSÜZ MAĞAZA ile GÜMRÜK BEYANNAMESİ


- GÜMÜŞ ile NUKRE/NUKRA

( ... İLE Külçe halinde gümüş. )


- GÜMÜŞBALIĞI/PLATERİNA[Yun.] ile/değil İLARYA/ÇAMUKA[< Yun.]

( Gümüşbalığıgillerden, beyaza yakın gümüş renginde bir deniz balığı. İLE/DEĞİL Gümüşbalığından ufak ve ona benzer bir balık. )

( ATHERINA PRESBYTER cum ATHERINA HEPSETUS )


- GÜMÜŞLEMEK ile GÜMÜŞLENMEK ile GÜMÜŞLETMEK ile GÜMÜŞ ile GÜMÜŞİ ile GÜMÜŞLÜ ile GÜMÜŞÇÜ/LÜK ile GÜMÜŞSÜZ ile GÜMÜŞ GOL ile GÜMÜŞ YIL ile GÜMÜŞ GRİSİ ile GÜMÜŞ RENGİ ile GÜMÜŞ VARAK ile GÜMÜŞ BALIĞI ile GÜMÜŞ KAPLAMA ile GÜMÜŞİ AKASYA ile GÜMÜŞ YAĞMURCUN ile GÜMÜŞ BALIĞIGİLLER


- GÜMÜŞSUYU(AYASPAŞA) ile/ve GÜMÜŞSUYU ile/ve GÜMÜŞSUYU

( Taksim - Dolmabahçe arasındaki semt. [Adını Kanuni Sultan Süleyman'ın Sadrazam'larından olan Ayas Paşa'dan alır.] İLE/VE Eyüp, Piyer Loti arkasında bulunan bir semt. İLE/VE Beykoz - İncirköy arasında bir semt. )


- GUNA ile NİTELİK

( Nitelik. )


- GÜNAH ile GÜNAHLI/LIK ile GÜNAHSIZ/LIK ile GÜNAHSIZCA ile GÜNAH KEÇİSİ


- GÜNAH ile/ve/=/>/: KENDİNİ SUÇLAMA


- GÜNEŞ SİSTEMİ ile/ve/||/<>/> SAMANYOLU GÖKADASI ile/ve/||/<>/> MİLYARLARCA GÖKADA

( Güneş sistemi, Samanyolu içinde sadece bir noktadır. Bu nokta, Samanyolu'nun merkezi etrafında, saniyede 220 km.'lik bir hızla dönerek bir turu, yaklaşık 230 milyon yılda tamamlar. İLE/VE/||/<>/> 1920'ye kadar, uzayın, sadece Samanyolu galaksisinden ibaret olduğu sanılıyordu. İLE/VE/||/<>/> Uzay, 20 milyar ışık yılı[bkz. 12665] çapındadır. )

( ... İLE/VE/||/<>/> Samanyolu, içinde Güneş Sistemi'nin de bulunduğu Evren'deki milyarlarca galaksiden sadece biridir. 100.000 ışık yılı çapındaki Samanyolu Galaksisi'nde, yaklaşık olarak 100 milyar yıldız olduğu tahmin ediliyor. Samanyolu'nun merkezinde, Sagittarius A adında bir kara delik vardır ve dünyaya uzaklığı, 26.000 ışık yılıdır. İLE/VE/||/<>/> ... )

( Çıplak gözle ancak dört galaksi görebiliriz. Oturduğumuz yerden yalnızca iki tane görebiliriz, bunlardan biri de içinde bulunduğumuz Samanyolu'dur. )


- GÜNEŞE:
YAKIN OLMA! ve UZAK OLMA!
değil/yerine/><
BELİRLİ BİR UZAKLIKTA OL!

( Yanarsın. VE Donarsın. DEĞİL/YERİNE Yaşam bulursun. )


- GÜNEY RODEZYA ile/ve/<> KUZEY RODEZYA

( Zimbabwe. İLE/VE/<> Malawi ve Zambiya. )


- GÜNLÜ ile GÜNLÜK ile GÜNLÜKÇÜ/LÜK ile GÜNLÜK DİL ile GÜNLÜK AĞACI ile GÜNLÜK DEĞER ile GÜNLÜK DEFTER ile GÜNLÜK KONUŞMA ile GÜNLÜK GÜNEŞLİK


- GÜNÜMÜZDEKİ ENTELEKIA ile/değil/yerine KAVRAMSAL ENTELEKIA

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Ereğe bağlı nedenin bilgisi. Aynı ilke altında donanmışlık. )


- GURBET[Ar.] ile/ve/||/<> SILA[Ar.]

( Doğup yaşanılmış olan yerden uzak yer. İLE Bir süre ayrı kaldığı bir yere ya da yakınlarına kavuşma. | Gurbetteki biri için doğup büyüdüğü ve özlediği yer. )


- GÜRÜLTÜ/DAĞDAĞA ve/<>/= DEDİKODU


- GÜRÜLTÜ ile YAYGARA

( ... İLE Gereksiz olarak yüksek sesle bağırıp çığırma. )


- GURUR = GLORY, SELF-EXALTATION[İng.] = GLOIRE[Fr.] = EHRE[Alm.] = GLORIA[Lat.]


- GURURLANMAK ile GURURLANDIRMAK ile GURURLANABİLMEK ile GURU ile GURUP ile GURUR ile GURURLU/LUK ile GURURSUZ/LUK ile GURURLUCA ile GURUP RENGİ


- GURUTVA -ile

( Ağırlık. )


- GUSSA[Ar. çoğ. GUSAS] değil/yerine/= TASA, KAYGI, KEDER


- guttat.[Lat. < GUTTATIM] değil/yerine/= DAMLA DAMLA


- GÜVEN KAZANMA ile/ve/<>/||/değil/yerine GÜVENİ/Nİ SARSMAMA


- GÜVEN KAZANMA ile/ve/<>/değil/yerine KENDİNİ TANITMA

( Yeterli gelmeyebilir. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Hem yeterli gelir, hem geliştirir/ilerletir, hem de güven sunar/kazandırır. )


- GÜVEN ile DAYANMA

( Güvenmek, sırtını dayama anlamında bir rahatlık/saptırma gerekliliği ya da anlamına gelmez. )

( İyiye güven duymak olumludur. )

( Güven, özgüven/enerji getirir. )

( Güven, deneyimle birlikte gelir. )

( Yoğun bir deneyim yaşayan insan güven ve cesâret yayar. )

( GÜVEN: İnancın bilincinde olmak. )

( Hayatın her yolunda, başlangıçta güven esastır. )

( Kendi düşünce berraklığınıza, amaçtaki safiyetinize ve eylemdeki dürüstlüğünüze güvenin. )

( Kişiye dayanma, ölür; ağaca dayanma, kurur. )

( Ona güven ama dayanma! [Trust but do not rely!]
CONFIDENCE vs. RELY
Energy comes vs. confidence.
Confidence comes vs. experience.
In every walk of life initial trust is essential. )

( SECURITAS cum ... )


- GÜVENCE ile/ve DAYANAKÇA


- GÜVENİLMEZLER:
KIŞ GÜNEŞİ ve/||/<> SULTANLARIN GÜLMESİ ve/||/<> DURGUN DENİZ ve/||/<> AMİRLERİN İLTİFATI ve/||/<> DÜŞMANIN ÖĞÜDÜ ve/||/<> BAZI KADININ CİLVESİ/ZÂHİDLİĞİ

( ŞEMS-İ ŞİTÂ ve/||/<> DAHK-I HÜMÂ ve/||/<> SÜKÛNET-İ DERYA ve/||/<> İLTİFAT-I UMERÂ ve/||/<> NASİHAT-İ ADÂ ve/||/<> CİLVE-İ/ZÜHD-Ü NİSÂ )


- GÜVENLİ BAĞLANMA ile GÜVENSİZ BAĞLANMA ile BAĞLANTI NESNESİNİN OLMAMASI


- GÜVERTE ile PALAVRA[İsp. < PALABRA]

( ... İLE [eskiden] Genellikle posta vapurlarında, üst güvertenin altındaki güverte. | [argo] Herhangi bir konuda, gerçeğe aykırı, uydurma söz ya da haber. Uzun ve boş konuşma. )


- GÜYA ile HESAPTA


- GÜYA ile KENDİNCE


- GÛYÂ değil/yerine/= SÖZDE/SANKİ/SÖZÜMONA


- GÜYA["GÖYA" değil!] değil/yerine/= SÖZÜM ONA/SANIRSIN Kİ


- GÜZEL OLANLAR:
DURUNCA/SUSUNCA ile/ve/yerine KONUŞUNCA ile/ve/yerine HEM DURUNCA/SUSUNCA, HEM KONUŞUNCA


- GÜZELAVRAT OTU/BELLADONNA ile/ve/||/<>/> ATROPİN

( Patlıcangillerden, pis kokulu, çok yıllık ve otsu bir bitki. İLE/VE/||/<>/> Güzelavrat otundan çıkarılıp tıpta kullanılan zehirli bir nesne. )


- GÜZELE, GÜZEL DEMEM, GÜZEL, BENİM OLMADIKÇA yerine/değil GÜZELE, GÜZEL DERİM, GÜZEL, BENİM OLSUN DİYE! / BENİM OLAN, GÜZEL OLSUN DİYE!


- GÜZELLİK:
MANTIK'TA ile ESTETİK'TE

( Doğruluk. İLE Güzellik. )

( GÜZEL: Amacı olmayan amaçlılık. )


- GÜZELLİK ve/=/< ARINMA

( BEAUTY and/=/< PURIFICATION )


- GÜZELLİK ile/ve EDÂ


- GÜZELLİK ile/ve/||/<> SEVDÂ

( Güzelliğin beş para etmez, bende/onda bu sevdâ olmasa. )


- H, HA[Ar.] ile HE, HÂ'(HÂ-İ HEVVEZ, HÂ-İ RESMİYYE)[Ar.] ile HI[Ar.] ile -HÂ/Y[Ar.] ile -HÂ[Ar.]

( Osmanlı abecesinin 8. harfidir. Ebced hesabında 8 sayısının karşılığıdır. İLE Osmanlı abecesinin 30. harfidir. Ebced hesabında 5 sayısının karşılığıdır. İLE Osmanlı abecesinin 9. harfidir. Ebced hesabında 600 sayısının karşılığıdır. İLE "Çiğneyen" anlamına gelen sözcüklere katılarak birleşik sözcük[vasfı terkîbî] yapar. İLE Çoğul edatı.[ESB-HÂ: Atlar. | SEG-HÂ: Köpekler.] | O. )


- h.[Lat. < HORA] değil/yerine/= SAAT


- HABER ALIRSAM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< HABER ALINCA


- SAVA/HABER ile MÜJDE

( HAVÂDİS[< HÂDİSE], NEBE ile BEŞÂRET )

( ... ile NÜVÎD )

( NEWS vs. GOOD NEWS )


- HABERCİ "RÜYA" ile "TAMAMLAYICI RÜYA"


- HABER/İHBAR ile İNŞÂ


- HABİTABLE ZONE İLE BİOSİGNATURE İLE PANSPERMİA ile/||/<> YAŞAM ARAYIŞI

( Dünya dışı yaşam kavramları. )

( Formül: Drake denklemi )


- HAÇ[Fars. < HAC] ile/||/<> GAMALI HAÇ/SWASTİKA

( ... İLE/||/<> Kollarının ucları saat ibresi yönünde, dik açı yaparak kıvrılmış eşit kollu haç. )


- HACC'DA:
ARARAT ile/ve/||/<>/> MEŞAR ile/ve/||/<>/> MÜZDERİFE ile/ve/||/<>/> MİNA


- HACE BAYRAM-I VELÎ ve/||/<> HASAN DEDE (UZUNKOL'LU - TAVŞANLI - KÜTAHYA)

( ... VE/||/<> Sancaktarı. )


- HACEL[Ar.] ile HAYÂ'[Ar.]


- HAÇSI KOROLLA, HAÇ BİÇİMİNDE KOROLLA = TÜVEYC-İ SALÎBÎ = COROLLE CRUCIFORME


- HAD SAFHA değil/yerine/= İLERİ EVRE


- HAD ile/ve/<>/< MATLA'[< TULÛ | çoğ. MATÂLİ']


- HADARA ile MEDENİYET/UYGARLIK


- HADDÂ'[Ar. < HUD'A] ile HADDÂ[Ar.]

( Aldatıcı, dalavereci. İLE Deve çobanı. )


- HADD-İ ZÂTINDA ile AYNI ZAMANDA

( Özünde, merkezinde, gerçeğinde, doğrusu şu ki. İLE Bununla birlikte. )


- HADDİNDEN FAZLA değil/yerine/= GEREĞİNDEN ÇOK


- HADDİ/Nİ AŞMA ile/ve/||/<>/>/< "RAHATLIK"

( HADDİ/Nİ AŞMA ile/ve/||/<>/>/< "RAHATLIK" )


- HÂDİ'[Ar. < HADÎA] ile HÂDÎ[Ar.] ile HÂDÎ[Ar. < HİDÂYET | çoğ. HEVÂDÎ, HÜDÂT] ile HAYDİ![Ar.]

( Hileci, dolapçı. | Fena, bozuk. İLE Sırada ilk, birinci. | Yenilene yardım eden, yardımcı. İLE Doğru yolu gösteren, hidâyet eden. | Kılavuz, rehber. | Önde giden. | Mızrak ucu. İLE "Hareket geç!" )


- HÂDİSE[Ar.] ile VAK'A[Ar.]

( Genele dayalı ve etkisi [geniş] olan/olabilen. İLE Bir/kaç kere ve olumsuzluklarda. )


- HAFÂ' -ile


- HAFİFE ALMA ile/değil/yerine ELEŞTİRİ


- HÂFIZA[Ar.] değil/yerine/= BELLEK


- HAFIZA ile/ve/||/<> HATIRA


- HÂFIZA ile/||/<> HÂTIRA ile/||/<> HÂSILA

( Üçünün de son A'sı kısa söylenir. )


- BELLEK/HAFIZA ile HAVSALA

( Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü. İLE Kuşun kursağı. | Leğen kemiği. | Zihnin bir şeyi anlama ve kavrama yetisi. )


- HÂFIZA ile HAVZA


- HAFIZA ile/ve ZİKİR


- HAFIZLAMAK ile HAFIZ/LIK ile HAFIZA ile HAFIZALİ ile HAFIZALI/LIK ile HAFIZASIZ/LIK ile HAFIZA KAYBI ile HAFIZA YİTİMİ


- HAFTA/LIK ile HAFTA İÇİ ile HAFTA BAŞI ile HAFTA SONU ile HAFTALARCA ile HAFTALIKLI ile HAFTALIKÇI ile HAFTA ARASI ile HAFTA TATİLİ


- HAĞTIRAĞ/HAATIRAA değil HATIRA/ANI


- HAK:
H(HA) ve/||/<> K(KAF)


- HAK ile/ve RIZÂ


- HAKARET ile AŞAĞILAMA


- HAKAS ile HAKASÇA


- HAKİKAT:
ACITSA DA ile/ve/||/<>/> ACI DEĞİLDİR


- HAKİKAT ile FAKTÖR ile FAKTÖRİYEL ile FAKTORİNG ile ÇARPANLARA AYIRMA ile FAKTÖRLER ile FABRİKA ile FABRİKA SAHİBİ ile GERÇEKLER

( FACT vs. FACTOR vs. FACTORIAL vs. FACTORING vs. FACTORIZATION vs. FACTORS vs. FACTORY vs. FACTORY OWNER vs. FACTS )

( وجود مسلم ile حقيقت ile واقعيت ile عامل ile سازه ile فاکتوريل ile فالگيري ile فاکتور گيري ile عوامل ile کارخانه ile توليدي ile کارگاه ile کارخانه چي ile مطالب )

( VOJUD MOSLAM ile HAGHYGHT ile VAGHEYT ile AMEL ile SAZEH ile FAKTORYLE ile فالگيري ile FAKTOR GYRY ile AVAMEL ile KARKHANEH ile TOLYDY ile KARGAH ile KARKHANEH CHY ile MOTALEB )


- HAKÎKAT[Ar.] ile MA'NÂ[Ar.]


- HAKİKAT =/||/<> NOKTA


- HAKİKAT ile/ve/değil VAK'A

( [not] TRUTH vs./and/but FACT )


- HAKİKAT ile/ve VAKIA ile/ve SIDKİYET


- HAKİKAT ile/<>/>< YANILSAMA


- HAKİKATİ:
[ya] ARAMA! ve/ya da/<> HERKESE VE HER YERDE/ZAMAN AÇIKLAMA!

( [Kişiyi] Yalnız kılar. VE/YA DA/<> Maskara eder. )


- HAKK:
DOĞA ve/<> TARİH

( HAKK: Doğa ile tarihin birliği. )

( DIVINE TRUTH: NATURE and/<> HISTORY )


- HÂKKA[Ar.] ile HAKKA["ka" uzun okunur]

( Sürekli musîbet, âfet, keder. | Kıyâmet günü. İLE Doğrusu.[el-HAKK, HAKKAN, HAKİKATEN] )


- ... HAKKINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... ÜZERİNE


- HAKKINDA ile YÜZ HAKKINDA ile BU KONUDA ile ÖLMEK ÜZERE ile DOĞUM YAPMAK ÜZERE ile BAŞLAMAK ÜZERE

( ABOUT vs. ABOUT FACE vs. ABOUT THIS vs. ABOUT TO DIE vs. ABOUT TO GIVE BIRTH vs. ABOUT TO START )

( حدود ile به حدود ile در باره ile راجعبه ile پيرامون ile در حدود ile در شرف ile در ب^ره ile در مورد ile جهت ديگر ile در ين باره ile در دم مرگ ile زائو ile راهي )

( HADUD ile BAH HADUD ile DAR BAREH ile راجعبه ile PEYRAMON ile DAR HADUD ile DAR SHARF ile DAR BE^RAH ile DAR MOORD ile JOHAT DYGAR ile DAR YNE BAREH ile DAR DAM MORG ile ZAO ile RAHY )


- HAKKIYLA değil/yerine/= GEREĞİYLE


- HAKLARIMIZIN ANIMSATILMASINDA:
"SARKITMA" değil/>< ANINDA/DERHAL


- HAKSIZ/LIK ile HAKSIZCA ile HAKSIZ YERE


- HAL ile/ve HAVA


- HAL ile/ve HAVA


- HÂLÂ ile/ve/||/<> DAİMA/SÜREKLİ


- HALA değil HÂLÂ


- HALA/HÂLA[Ar. çoğ. HÂLÂT]/EME/BİBİ ile HÂLÂ[Ar.]["HAYLA" değil!] ile HALÂ'[Ar.]

( Babanın kızkardeşi/ablası. İLE Şimdi, henüz, süregiden. İLE Boşluk. | Ayakyolu, helâ. )


- HÂLÂ ile HÂLEN


- HALÂ ile HAYYİZ


- HÂLÂ ile/ve/değil/||/<> HENÜZ


- HÂLÂ ile/ve/değil/||/<> HER ZAMAN


- HALÂ ile/ve MELÂ

( Fârâbî'nin, HALÂ risâlesinin okunmasını salık veririz. )


- HÂLÂ değil/yerine/= ŞİMDİYE DEK


- HALA ile/ve TEYZE

( Babayla kardeşlik bağlantısı olan dişil gövdeli kişi. İLE/VE Anneyle kardeşlik bağlantısı olan dişil gövdeli kişi. )

( BÎBÎ[: Sayın bayan, hanım, ev hanımı. | Hala.] ile/ve ... )

( AUNT[Father's sister]. vs./and AUNT[Mother's sister]. )


- HALAÇ ile HALAÇÇA


- HALÂK[Ar.] ile HALAK[Ar.] ile HALAK[Ar. < HALKA]

( Pay, hisse, nasip. İLE Paçavra, yıpranmış eski şey. İLE Halkalar. )


- HALAKA/HALKA[Ar.] ile HALAKA[Ar. < HÂLİK]

( Ortası boş, yuvarlak biçim, daire biçiminde olan şey. | Bir çeşit ufak, yağlı ve tuzlu simit. İLE Berberler. )


- HALÂKA ile/ve/||/<> İBDÂ'

( Bir şey aracılığıyla yaratmak. İLE/VE Örneksiz, malzemesiz yaratmak. )

( Gelenek. İLE/VE/||/<> Örneksiz olarak bir şey meydana getirme, yaratma. | Yeni ve güzel bir yapıt oluşturma. | Yoktan ortaya koyma, icâd. )


- HALAKAT[Ar. < HALKA | "ka" uzun okunur] ile HALÂKAT[Ar.]

( Halkalar. İLE Halukluk, iyi ahlâklılık. | Dümdüzlük, düzlük. )


- HÂLÂT[Ar. < HALET] ile HÂLÂT[Ar. < HALA] ile HALAT[Yun.]

( Durumlar, haller, suretler, keyfiyetler, nitelikler. | Meyl, muhabbet, aşk, visal. İLE Halalar. İLE Kenevirden yapılmış çok kalın ip. )


- HALAT ile BORİNA[< İt.]

( ... İLE Dört köşe yelkenlerin, yan yakalarına, alt tarafa doğru bağlanan halat. )


- HALAT ile/ve/<> ÇIMA/CI[İt. CİMA]

( ... İLE/VE/<> Gemiyi iskeleye bağlamak için kullanılan halat. | Halat ucu. )


- HALAT ile GOMBA

( Hasır halat. )


- HALAT ile İSTRALYA[İt.]

( ... İLE Gemide, direk ve çubukları baş tarafından, burundan tutan halat. | Geminin kaburgalarını birbirine bağlayan demir kuşak. )


- HALAT ile KALÇETE[İt. < CALCETTA]

( ... İLE Elle örülerek yapılan yassı halat. )


- HALAT ile RODA[İt.]

( ...İLE Düzgün sarılmış halat yumağı. )


- HALAT ile ŞIPKA

( ... İLE Torpillere karşı ve daha başka işler için gemilerde kullanılan, halattan örülmüş ağ. )


- HALAT'LARDA:
BRAGA/MARSPET/PATRISA ile/ve GOMANA ile/ve KANDİLİSA ile/ve İSTRUMAÇA ile/ve VARAGELE ile/ve YOMA

( Gemilerde kullanılan halat. İLE/VE Gemi demirinin bağlı olduğu halat. İLE/VE Gemideki serenleri kaldırmaya yarayan halat. İLE/VE Birbirine takılmış halat. İLE/VE Bir şeyi bir yerden başka bir yere çekmek için kullanılan halat. İLE/VE 3-4 kat kol bükülmüş halat. )


- HÂLBUKİ değil/yerine/= OYSA


- HÂLE[Ar.] değil/yerine/= AYLA

( Bazı yıldızların, özellikle ayın çevresinde görülen geniş ve aydınlık teker. | Hristiyanlıkta aziz sayılanların resimlerinde başları çevresinde çizilen daire. | Bazı kutsal kişilerin başı etrafında gösterilen ışık çevresi. )


- HÂL-İ HAZIRDA ... ile HÂLEN ...


- HALİ SABIKA İRCA değil/yerine/= ESKİSİNE DÖNDÜRME


- HALI ile HALI ÇANTASI ile HALI KAPLI ile HALI KAPLAMA

( CARPET vs. CARPETBAG vs. CARPETED vs. CARPETING )

( گليم ile فرش ile فرش کردن ile مفروش کردن ile زيرانداز ile زيلو ile خورجيني ile مفروش )

( GOLYM ile FARSH ile FARSH KARDAN ile MOFROSH KARDAN ile زيرانداز ile زيلو ile خورجيني ile MOFROSH )


- HALİÇ[< KERAS, KEROESSA] ile HALİÇ

( Eminönü - Eyüp arası. İLE Moda, Kalamış koyu. )


- HÂLİF[Ar.] ile HALÎF[Ar.] ile HALÎF[Ar. çoğ. HULEFÂ]

( Peşinden gelen. | Birinin yerine geçen. | Çürümüş, bozulmuş. İLE Yemin ederek birbiriyle sözleşen kişilerden her biri. İLE Arkadan/sonradan gelen, birinin yerine geçen. )


- HALİHAZIR HARİTA değil/yerine/= GÜNCEL-DURUM ÇİZİNCİ


- HALİTA değil/yerine/= KARIŞIM


- HALİTA[Ar.] değil/yerine KARMA/ALAŞIM[kimya]

( Birkaç şeyin karışımından oluşan. )


- HALK ile İBDÂ


- HALKA ile BALIKGÖZÜ

( ... İLE Ayakkabıların bağ geçirilen deliklerine ve kemer deliklerine takılan maden, kemik vb.nden yapılmış halka. )


- HALKA[Ar.] değil/yerine/= DEĞREK/DOLANGI


- HALKA ile "HALK"A


- HALKALAMAK ile HALKALANMAK ile HALKA ile HALKACI/LIK ile HALKALI ile HALKASIZ ile HALKA YAY ile HALKALILAR ile HALKA DÖNÜK/LÜK ile HALKALI DAMAR ile HALKA OYUNLARI ile HALKALI GÖZLER ile HALKA DİZİLİŞLİ


- HALKERKİ = HÜKÜMET-İ AMME = DEMOCRACY[İng.] = DÉMOCRATIE[Fr.] = DEMOKRATIE[Alm.] = DEMOKRATIA, DEMOS:HALK, KRATOS:ERK, EGEMENLİK[Yun.] = DEMOCRACIA[İsp.]


- HALTER'DE:
SİLKME ile/ve KOPARMA


- HAMA ile HAMAS

( HAMA vs. HAMAS )

( حماء ile حماس )

( حماء ile HAMAS )


- HAMAM[Ar.] ile/ve KAPLICA[< KAPALI ILICA]

( ... İLE/VE Suyu sıcak olarak yerden çıkan hamam. )

( KAPLI: Kaplanmış olan. | Altındakini göstermeyecek kadar çok olan. | Kabı olan. )

( ... ile ÇERMİK )


- HAMAM ile SAUNA[Fince] ile FURO

( ... İLE Fin hamamı. İLE Japon hamamı. )


- HAMARATLAŞMAK ile HAMARAT/LIK ile HAMARATÇA


- HAMİD ile HAMİD RIZA

( HAMID vs. HAMID REZA )

( حميد ile حميدرضا )

( HAMYD ile HAMYDAREZA )


- HAMİYET[Ar.] değil/yerine/= KORUMA

( Bir kişinin, yurdunu, ulusunu ve ailesini koruma çabası. )


- HAMLAMAK ile HAMLAŞMAK ile HAMLA ile HAMLAÇ ile HAMLACI


- HAMSİ ile ÇERUKA

( Hamsigillerden, Akdeniz, Karadeniz ve Batı Avrupa kıyılarında yaşayan, 10-12 cm. boyunda, ince uzun bir balık. İLE/VE Göl hamsisi. )

( ENGRAULIS ENCRASICHOLUS cum ... )


- HAMSİ ile HAMSİN ile HAMSİ EZMESİ ile HAMSİ ÇORBASI ile HAMSİLİ PİLAV ile HAMSİ BUĞULAMA


- HAMUR[Ar. < HAMİR] ile YUFKA

( Unun su ya da başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. | Kâğıtta tür, nitelik. | İyi pişmemiş [ekmek ve hamur işleri]. | Öz, asıl, maya. İLE Oklava ile açılan, ince, yuvarlak hamur yaprağı. | Sacta pişen bir ekmek türü. | İnce ve çabuk kırılır, dayanıksız. )


- HAMURLAMAK ile HAMURLANMAK ile HAMURLAŞMAK ile HAMUR ile HAMURCU/LUK ile HAMURSUZ ile HAMUR İŞİ ile HAMUR BOYA ile HAMUR TAHTASI ile HAMUR TATLISI ile HAMUR TEKNESİ ile HAMUR ÇORBASI ile HAMURSUZ BAYRAMI


- HAMUR/SUZ ile/ve/=/||/<> DÜNYA


- HANA ile HATA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ana. İLE Ata. )


- HANE[Ar.] ve/> KÖY[Fars. < KÛY] ve/> NÂHİYE[Ar.] ve/> KAZÂ[Ar.]

( Ev/ocak. VE/> Yerleşim birimi. VE/> Bucak, bölge. VE/> İlçe. )


- HANEK[Ar. :
Damak.] değil/yerine SÖZ/KONUŞMA


- HÂNİF[Ar.] ile HANÎF[Ar. çoğ. HUNEFÂ]

( Küskün, dargın. | Gururlu. İLE İslâm dinine sımsıkı bağlı bulunan kişi. )


- HAPŞIRMA ile AKSIRMA

( MÜTEATTIS: Aksıran. )


- HAPŞIRMA ile IŞINSAL HAPŞIRMA YANSIMASI

( )

( SNEEZING/STERNUTATION vs. PHOTIC SNEEZE REFLEX(AUTOSOMAL-DOMINANT) COMPELLIN HELIO OPHTALMIC OUTBURSTS) )


- HARAM/LIK ile HARAMİ/LİK ile HARAMSIZ ile HARAM PARA ile HARAM LOKMA


- HARAZA ile HARAZA

( Kavga, gürültü, karışıklık. | Öfke, sinir. İLE Sığırın öd kesesinden çıkan taş. )


- HARÇ ile/ve/||/<> SIVA

( Harcanan para, masraf. | Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. | Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı ya da süsleyici şeyler. | Bahçıvanlıkta, değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak. | Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin tümü. | Resmî işlerde, devlet veznesine yatırılan para. | Yapıda tuğla ya da taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılan karışım. İLE/VE/||/<> Herhangi bir yapıdaki yüzeyleri düzgünleştirmek için kullanılan, yarı akışkan, kum, kireç, çimento karışımı ya da toprak harç. | Bir yapının, duvarlarına sürülen, ince harç tabakası. )


- HARCAMA değil/yerine/= GİDER


- HARCAMA ile HARCAMA KALEMİ


- HARCAMA ile/değil/yerine KULLANMA

( [not] TO SPEND vs./but TO USE
TO USE instead of TO SPEND )


- HARCAMA ile/ve/<>/> YALNIZLIK

( Kazanmak için etrafındakileri harcayanların elde edeceği şey "galibiyet" değil yalnızlıktır. )


- HARCANABİLİR ile HARCAMA

( EXPENDABLE vs. EXPENDITURE )

( مصرف پذير ile برآمد ile مخارج )

( MASRAF PAZYR ile برآمد ile MOKHARJ )


- HARCANILACAK PARA ile/ve BİRİKTİRİLECEK/SAKLANILACAK PARA

( THE MONEY TO SPEND vs./and THE MONEY TO SAVE )


- HARDAL[Ar.] ile HARDALA[Ar.]

( Sofrada kullanılan. İLE Hardal tanesi. )


- HAREKET:
CEVHER'DE ile NİCELİK'TE ile NİTELİK'TE ile MEKÂN'DA


- HAREKET:
NOKTA ve/<> HAT ve/<> SATIH/YÜZEY ve/<> HACİM/CİSİM


- HAREKET ile/ve KIMILDAMA


- HAREKET" ile/ve "NUMARA"


- HAREKET ile SES ile KONUŞMA

( MOVEMENT vs. VOICE vs. SPEECH/TO TALK )


- HAREKET ve/> TİN/PSİŞE ve/> ZEKÂ

( Değiştirir. VE/> Birleştirir. VE/> Dönüştürür. )

( Alterates. AND/> Combines. AND/> Tranforms. )

( MOVEMENT and/> PSYCHE and/> INTELLIGENCE )


- HAREKETİN SÜREKLİLİĞİ:
DOĞADA ile/ve/<> YAŞAMDA

( Sürekli oluşum. İLE/VE/<> Sürekli insanlaşma. )

( Yaşamdaki temeddün, doğadaki tekevvün'ün devamıdır. [ve bunun da sonsal amacı, kişinin, daha da insanlaşarak, olgunluğa/kemâle ermesidir.] )

( DOĞA: Hareket ile sükûnun ilkesi. )

( TEKEVVÜN ile/ve/<> TEMEDDÜN )


- HAREM ile/||/<> HAREM-İ HÜMÂYUN ile/||/<> HATUN ile/||/<> MELİKA ile/||/<> KARİN ile/||/<> KURENA ile/||/<> VALİDE SULTAN

( Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan yer. İLE/||/<> Topkapı Sarayı'nın harem dairesine verilen ad. İLE/||/<> Yüksek makamdaki kadınlara ve hakan eşlerine verilen ad. İLE/||/<> Padişah karısı. İLE/||/<> Padişah yakınlarına ve emrinde bulunanlara verilen ad. İLE/||/<> Padişaha yakın olan görevliler, mabeyinciler. İLE/||/<> Padişahın annesine verilen ad. )


- HARF[Ar.] değil/yerine/= İMCE/İMLEÇ/YAZAÇ/TANIK/KIMSA


- HARF-İ MUKATTA -ile

( AYN SİN KAF )


- HARİÇ değil/yerine/= DIŞINDA


- HARİÇ ile HARİÇ ile İSTİSNA ile İSTİSNAİ ile OLAĞANÜSTÜ

( EXCEPT vs. EXCEPT FOR vs. EXCEPTION vs. EXCEPTIONABLE vs. EXCEPTIONAL )

( جز ile استثناء کردن ile به جز ile غير از ile باستثناي ile بغيراز ile استثنا ile استثناء ile مستني ile اعتراض پذير ile مستثني ile استثنايي ile فوقالعاده )

( JAZ ile ESTESNA KARDAN ile BAH JAZ ile GHYR AZ ile باستثناي ile بغيراز ile ESTESNA ile ESTESNA ile مستني ile ETERAZ PAZYR ile MOSTESNY ile ESTESNAYY ile FOGHALEADEH )


- HARİÇ/MÜSTESNA değil/yerine/= DIŞINDA/-DEN BAŞKA


- HARIDVAR ve/> GANGAMAYA ve/> GANJ


- HARÎKA[Ar.] ile HÂRİKA[Ar. < HAVÂRIK] ile HÂRİKA[Ar.]

( Bulamaç, yulaf vs. lapası. | Acı, sızı. İLE Olanakların üstünde olup kişide hayret uyandıran. İLE Ateş, od. )


- HARİKA değil/yerine/= OLAĞANÜSTÜLÜK


- HARİKA ile/ve/||/<> ŞAHİKA


- HARİKULADE/HARİKA değil/yerine/= OLAĞANÜSTÜ/EŞİ GÖRÜLMEMİŞ


- HARİTA ile/ve/||/<>/> ATLAS


- HARİTA[Ar.] değil/yerine/= ÇİZİNÇ


- HARİTA ile/||/<> COĞRAFYA

( Tabula Rogeriana, ortaçağ dünya haritası )

( İdrisi tarafından 1154 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1100-1165) (Ülke: Sicilya) (Önemli katkıları: Dünya haritası, coğrafya kitabı) )


- HARİTA ile/||/<> DENİZCİLİK

( Amerika kıtasını gösteren dünya haritası )

( Piri Reis tarafından 1513 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1465-1553) (Ülke: Osmanlı) (Önemli katkıları: Dünya haritası, Kitab-ı Bahriye denizcilik ansiklopedisi) )


- HARİTA/CILIK ile HALÎTA/CILIK / ALAŞIM/CILIK

( )


- HARİTALAR ile/ve KROKİ

( ... İLE/VE/||/<> Bir konu ya da nesnenin başlıca özelliklerini yansıtacak biçimde hazırlanmış taslağı. )

( ATLAS: Haritaları birarada bulunduran. [XVII. yüzyıldan beri bu tanım kullanılmaktadır] | Yunan mitolojisinde dünyayı omuzları üzerinde taşıyan Tanrı. )

( MAP vs./and SKETCH )


- HARİTA ile/ve/<> PLANÇETE[Fr. < Yun.]

( ... İLE/VE/<> Harita çıkarmaya yarayan bir aygıt. )


- HARMANİ(YE)/PELERİN[Fr.] ile/değil/<> PARKA[İng.]

( Omuzlardan aşağı dökülen, geniş, kolsuz bir çeşit üstlük. İLE/DEĞİL/<> Genellikle, askerin, açık hava eğitimi ve manevra sırasında, kaput yerine giydiği, soğuğa karşı koruyucu bir çeşit üstlük. )


- HARMONİK ile ARMONİKA ile HARMONİKLER ile UYUMLU ile ARMONİST ile UYUM ile UYUMLU HALE GETİRMEK ile UYUM

( HARMONIC vs. HARMONICA vs. HARMONICS vs. HARMONIOUS vs. HARMONIST vs. HARMONIUM vs. HARMONIZE vs. HARMONY )

( موزون ile هارمونيک ile ساز دهني ile سازدهني ile همسازها ile همساز ile موسيقي دان ile گارمن ile هم آهنگ شدن ile متناسب بودن ile موافق کردن ile همسازي ile توازن ile هارموني ile هم آهنگي ile همگيني )

( MOZON ile CPEHARMONYK ile SAZ DAHANY ile SAZDEHANY ile همسازها ile NPAMSAZ ile MOSYGHY DAN ile GARMAN ile NPAM AHANG SHODAN ile MOTENASB BODAN ile MOVAFEGH KARDAN ile NPAMSAZY ile TAVAZAN ile CPEHARMONY ile NPAM AHANGY ile CPEHMGYNEY )


- HARTAMA değil/yerine/= PEDAVRA


- HAS ile HASA ile HAS UN ile HASILI


- HAŞA ile HÂŞÂ

( Kalın kumaş parçası. İLE Asla. )


- HAŞA ile HAŞAT/LIK


- HASAN ile HASAN ALİ ile HASAN ALİ Q|ZY|N ile HASAN MUHAMMED ile HASAN RIZA

( HASAN vs. HASAN ALI vs. HASAN ALI Q|ZY|N vs. HASAN MOHAMMAD vs. HASAN REZA )

( حسن ile حسنعلي ile حسنعلي قاضيان ile حسنمحمد ile حسنرضا )

( HASAN ile HASANALY ile HASANALY QAZYAN ile حسنمحمد ile حسنرضا )


- HASAN-ül BASRİ ile/ve/<>/< VÂSIL b. ATA


- HASAR ile HASARLI/LIK ile HASARSIZ/LIK ile HASARSIZCA


- HAŞARILAŞMAK ile HAŞARI/LIK ile HAŞARICA


- HASAT/HASAD ile/ve/||/<>/> SON HASAT/AFARA

( Ürün kaldırma, ekin biçme işi. | Bu yolla elde edilen ürün. İLE/VE/||/<>/> Son hasat.[3. hasat] )


- HASEBİYLE/SEBEBİYLE/HAYSİYETİYLE değil/yerine/= NEDENİYLE/-DEN ÖTÜRÜ/DOLAYI, DOLAYISIYLA


- HASED ile BUHUL ile ŞUH ile GIPTA
ile/değil/yerine/></>/<
SEHÂVET ile İSÂR ile CÛD ile FAKR ile MAHV

( | "Bende yok, onda da olmasın." İLE "Bende var ama onda olmasın". İLE "Onunki, benim olsun". İLE "Onda var, bende de olsun". |

İLE/DEĞİL/YERİNE/>/<

| "Bende var ama onda da olsun". İLE "Benim değil onun olsun". İLE "Benim yok ama onun, olsun". İLE "Onda yok, bende de olmasın". İLE "[Paylaştığı/bölüştüğü halde ...] Bir şey mi vermişim/z?". | )


- HASEP <> HASSA/HASİYET

( Kişisel özellikler, nitelikler. <> Özgülük, hassa. | Yarar, etki. )


- HASH İLE MAC İLE DİJİTAL İMZA ile/||/<> KRİPTOGRAFİK PRİMİTİFLER

( Temel güvenlik yapı taşları. )

( Formül: H(m) → sabit boyut )


- HASIL ile HASILA


- HÂSILA[Ar.] ile/ve/<> HÂSILAT[Ar.]

( Bir işten elde edilen sonuç. Elde edilen kazanç. | Sonuç, netice. İLE/VE/<> Herhangi bir işten husûle gelen şeyler, temettü', yarar/fayda, îrât, vâridat, gelir, kazanç. | Ürün. )