A ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 13.053 başlık/FaRk ile birlikte,
13.053 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(10/54)
- BOYA ile OMBRA[İt.]
( ... İLE Doğrama işlerini, kahverengiye boyamakta kullanılan toprak boya. )
- PAINT[İng.] / PEINTURE[Fr.] / FÄLLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYA
- BOYA ile SUBOYASI
( ... İLE Su ile eriyebilen ağaç boyası. )
- BOYA ile TOPRAK BOYA
( Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen ya da içine katılan renkli nesne. | Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu ya da yağlı boya. | Aldatıcı görünüş. | Yazmak için kullanılan mürekkep. İLE İçinde demir oksidi bulunan renk, kiremit kırmızısı. | Minerallerden elde edilen boyar nesne. )
- BOYAMA ile BOYAMA KAZANI ile BOYAMA KİTABI
- BOYAMAK ile BOYALAMAK ile BOYALANMAK ile BOY ile BOYA ile BOYACI/LIK ile BOYALI ile BOY BOS ile BOY BOY ile BOY OTU ile BOYASIZ/LIK ile BOY BEYİ ile BOY AYNASI ile BOYA FİLMİ ile BOY ABDESTİ ile BOY MENTEŞE ile BOYA KALEMİ ile BOYA KUTUSU ile BOYACI KÜPÜ ile BOYA FIRÇASI ile BOYALI BASIN ile BOYA TABAKASI ile BOYA TABANCASI ile BOYACI SANDIĞI
- BOYANMAK ile BOYANABİLMEK ile BOYANIVERMEK ile BOYANA
- LÄNGENKONTRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYCA KISALMA
- LÄNGENAUSDEHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYCA UZAMA
- BOYLU BOYUNCA ile SERE SERPE
- BOYLU/LUK ile BOYLUCA ile BOYLU BOSLU ile BOYLU GICIR ile BOYLU BOYUNCA
- BOYNA ile BOYUNA
( Sandalı, kıçtan yürüten kısa kürek. İLE Ene dik olarak, boyunca, uzunlamasına. | Ara vermeden, durmaksızın. )
- MEVC-İ TÛLÂNÎ[Osm.] / LONGITUDINAL WAVE[İng.] / ONDE LONGITUDINALE[Fr.] / LÄNGSWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYUNA DALGA
- BOYUNA ile BOYUNCA
( Ene dik olarak, boyunca, uzunlamasına. | Ara vermeden, durmaksızın. İLE Boyu ya da uzunluğu kadar. | Sürdüğü zaman kadar, süresince. )
- ... BOYUNCA ile ... SÜRESİNCE
- BOYUNLANDIRMAK ile BOYUN/LUK ile BOYUNA ile BOYUNCA ile BOYUNLU ile BOYUNSUZ ile BOYUN BAĞI ile BOYUN BORCU
- BOZMA ile/ve/<>/değil ÇARPITMA
( TAHRİF ile/ve/<>/değil ... )
- BOZMA değil/yerine/>< DÜZELTME
( İFSÂD[< FESÂD] değil/yerine/>< ISLAH[< SULH] )
- BOZMA değil/yerine/= ÖZÜLDEN
- BOZUK/LUK ile BOZUKÇA ile BOZUK PARA ile BOZUK DÜZEN
- BOZULMA ile BOZULMUŞ
( DEGRADATION vs. DEGRADED )
( تنزل ile منحط )
( TANZEL ile MONHET )
- BOZULMA ile/ve/||/<>/> ÇÜRÜME ile/ve/||/<>/> ÇÖZÜLME ile/ve/||/<>/> PARÇALANMA ile/ve/||/<>/> DAĞILMA
- BOZULMA" ile/ve/değil/> GELİŞİM ile/ve/değil/> DEĞİŞİM
- İNKİRAZ[Osm.] ile/değil/yerine/= BOZULMA
- BOZULMA ile/değil SAPMA
- BOZULMA ile/değil TAKILMA
- BOZULMA ile/ve/||/<> YIKILMA
- BOZULMA ile YOZLAŞMA
( TO PERISH vs. TO DEGENERATE )
- BOZULMAK ile BOZULMA
( DETERIORATE vs. DETERIORATION )
( بدتر شدن ile زوال )
( BADTAR SHODAN ile ZAVAL )
- BOZUM ile BOZUMCA ile BOZUM HAVASI
- BOZUNMA ile/||/<> FİSYON (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Bozunma kendiliğinden, fisyon zorlanmış parçalanmadır )
( Formül: Doğal İLE yapay )
- BRACCIA:
1 m. = 1.64 Braccia
- BRADIPUS ile KAPLUMBAĞA
( Kaplumbağadan da yavaş hareket eder. İLE ... )
- BRAHMA -ile
( Hindu üçlü birliğinin (teslis) tanrılarından biri. ( Brahma, yaratıcı; Vishnu, koruyucu; Shiva, helâk edici. )
- BRAHMA VİHARA -ile
- BRAHMA ile BRAHMAN/LIK ile BRAHMANİZM
- BRAHMA ile/||/<> VİSHNU ile/||/<> SHİVA
( Hindu üçlü birliğinin yaratıcı tanrısı. En üst varlık, evrenin yaratıcısı. @@ Hindu teslisinin koruyucu tanrısı. @@ Hindu teslisinin helâk edici tanrısı. )
- BRAHMACHARYA -ile
( Perhizkârlık, bekâr olarak din öğrenciliği. Brahmacharyaen geniş anlamıyla, sadece eşeysel zevkler değil tüm duyusal zevkler için arzu beslememeyi öngörür. - Brahman
Mutlak, Nihai Gerçek; onun karakteristikleri, mutlak varlık(sat), mutlak bilinç(chit) ve mutlak mutluluk(ananda)'dır. Sankaracharya'ya göre Mutlak'ın beş farklı aşaması vardır. )
( Hiranyagarbha, Kozmik Varlık; | İshvara, bir Avatar(Haberci, Peygamber) biçimindeki kişisel tanrı | Jiva, bireysel ruh; | Prakriti, fani Doğa | Shakti, yaratıcı güç. )
- BRAHMACHARYA ile/||/<> SADHU ile/||/<> TYAGA
( Perhizkârlık, bekâr olarak din öğrenciliği. Tüm duyusal zevkler için arzu beslememeyi öngörür. @@ Dünya zevklerinden elini çekmiş kişi, zahit. @@ Red, terk. Tüm çalışmaların meyvelerini red ve terk etmek. )
- BRAHMAN:
SAT ve/||/<> TİYA
( Belirginlik. VE/||/<> Belirsizlik. )
- BRAHMANIRVANA -ile
( En üst varlığın içinde erimek, yok olmak. (Tasavvuf'taki karşılığı "Fenafillah" olabilir.) )
- BRANCHING değil/yerine/= DALLANMA
- BRAND :/yerine MARKA
- BRANDA ile BRANDA BEZİ
- BRAVO[İt.] ile/ve/||/<> BRAVA[İt.]
( [başarıda/beğenide/değerlendirmede] Erkeklere söylenilen. İLE/VE/||/<> Kadınlara söylenilen. )
- BREIT-WIGNER FORMULA[İng.] / FORMULE DE BREIT-WIGNER[Fr.] / BREIT-WIGNERSCHE FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BREİT-WİGNER FORMÜLÜ
- BREWSTER İLE KRİTİK İLE TAM YANSIMA ile/||/<> ÖZEL AÇILAR
( Işığın özel davranış gösterdiği açılar. )
( Formül: tan θB = n₂/n₁ )
- BREZİLYA -ile
( PAU BRASILIS adlı ağaçtan. [Portekiz'li ALVAREZ CABROL tarafından, 22 Nisan 1500'de] )
- BREZİLYA ile BREZİLYA
( BRAZIL vs. BRAZILIAN )
( برازيليا ile برزيل ile برزيلي )
( برازيليا ile BARZYLE ile BARZYLEY )
- BRICK :/yerine TUĞLA
- BRIDGMAN FORMULA[İng.] / FORMULE DE BRIDGMAN[Fr.] / BRIDGMANISCHE FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BRİDGMAN FORMÜLÜ
- BRIEF :/yerine KISA
- BRIEFLY :/yerine KISACA
- BRİYOFİTA ile/||/<> TRAKYOFİTA
( Briyofita karayosunu vasküler yok İLE trakyofita damarlı. )
( Formül: Non-vascular İLE vascular )
- BROCA GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE DE BROCA[Fr.] / BROCASCHER GALVANOMESSER, BROCASCHES GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BROCA GALVANOMETRESİ
- BROMINATION[İng.] / BROMURATION[Fr.] / PROMIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BROMLAMA
- BRUSH :/yerine FIRÇA
- BU ANLAMDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOLAYISIYLA
- BU BAĞLAMDA ... ile/ve DOLAYISIYLA
- BU BAKIMDAN ile BİR BAKIMA
- BU NOKTADA ile/ve/||/<>/> BU NOKTADAN HAREKET EDEREK
- BU ŞEKİLDE ile/ve BU KOŞULLARDA
- BU YANIYLA ile/ve/değil BU ANLAMIYLA
- BU YÜZDEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BU BAĞLAMDA/ANLAMDA
- BU ile BU ARADA ile BU GÖZLE ile BU KABİL ile BU SEFER/LİK ile BU TAKIM ile BU TÜRLÜ ile BU AÇIDAN ile BU YÖNDEN ile BU YÜZDEN ile BU GİDİŞLE ile BU MEYANDA ile BU BAKIMDAN ile BU CÜMLEDEN ile BU KABİLDEN ile BU MERKEZDE ile BU TAKDİRDE ile BU HAYSİYETLE
- [ne yazık ki]
"BU/BUNA" ile/ve/||/<> "BUNLAR/A"
( Kişilere/topluluklara, hiçbir zaman ve zeminde/koşulda, "bu, bunlar" diye seslenilmez, örnek verilmez! Büyük yanlıştır! Çok ayıptır! )
- BUCA ile BUCAK ile BUCAKLI ile BUCAKSIZ ile BUCAK BUCAK
- BUCKİNGHAM ile BUCKİNGHAM SARAYI ile PARA ile BUĞDAY ile BUKAROO ile BUCKEROO ile SAÇMALIK
( BUCKINGHAM vs. BUCKINGHAM PALACE vs. BUCK vs. BUCK WHEAT vs. BUCKAROO vs. BUCKEROO vs. BUCKSHOT )
( شوکا ile ديلار ile گندم سياه ile مربي اسب ile باکينگهام ile کاخ باکينگهام ile چار پاره ile چهارپاره ile ساچمه درشت ile ساچمه )
( SHOKA ile ديلار ile GANDAM SYAH ile MARBY ASB ile BAKYNAGEHAM ile KAKH BAKYNAGEHAM ile CHAR PAREH ile CHEHARPAREH ile SACHMEH DARSHT ile SACHMEH )
- BUDA
( BUDDHA )
- BUDA ile/||/<> ARHAT ile/||/<> BODHİSATTVA
( Tam ve aşılmaz aydınlanmaya ulaşmış, evreni gerçek böylesiliğiyle görüp kavramış kişi. @@ Nirvana'yı arayan, başka insanları kurtarmaya çaba harcamadan kendi kurtuluşunun peşinde olan kişi. @@ Nirvana'ya hemen girmeyip, öteki tüm duyarlı varlıkların aydınlanmasına adamış olan kişi. )
- BUDA = BUTSU[Jap.]
( Bir bilge. | Adı giderek birinin adı olmanın ötesine geçer. Aydınlanmanın simgesine ve adına dönüşür. )
- BUDA = ZÜLKÜF (A.S.)
- BUDA/BUDHA -ile
( Uyanmış olan, aydınlanmış olan. Özel isim olarak kullanıldığında Sidharta Gautama'yı ifade eder. )
- BUDA(BUTSU[Japonca]) -ile
( Tam ve aşılmaz aydınlanmaya ulaşmış, evreni gerçek böylesiliğiyle görüp kavramış kişi. Aydınlanmaya ulaşmış bir varolan. Buddhakaya ve Mutlak'ın eş anlamlısı. )
- BUDA-DHARMA[Sansk.] = BUDA-DHAMMA[Palice]
( Aydınlanmış Bilgelik. )
- BUDA-DHARMA ile/||/<> BUDA-HRYDAYA ile/||/<> BUDDHAKAYA
( Aydınlanmış Bilgelik. @@ Aydınlanma parıltısı. @@ Mutlak, Budalık olarak görülen durum. )
- BUDA-HRYDAYA -ile
( Aydınlanma parıltısı. )
- BUDALALAŞMAK ile BUDALALAŞTIRMAK ile BUDALA/LIK ile BUDALACA
- BUDDHA GAYA -ile
( Sakyamuni Buda'nın kutsal Hintinciri Ağacı'nın altında aydınlanmaya ulaştığı yerin adı. )
- BUDDHAKAYA -ile
( Mutlak, Budalık olarak görülen durum. )
- BUGA = SARIG/BÖZ BUGA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Hindistan'dan getirilen bir ilaç.[Genellikle sarı ya da kızıl-kahve renktedir.] )
- BUĞDAY ile HALFA[Ar. < İbr.]
( ... İLE Buğdaygillerden, lifleri, ip, çuval ve kâğıt yapımında kullanılan bir bitki. )
( ... cum STIPA TENACISSIMA )
- BUĞDAY değil/yerine/= KAPLICA
( ... İLE Taneleri ufak bir tür buğday. )
( ... cum TRITICUM MONOCOCCUM )
- BUĞDAY ile/değil/||/<> KARABUĞDAY/GREÇKA
( Karabuğday (Greçka), adından dolayı, tahıllarla birlikte ele alınıp sınıflandırılmasına karşın, Gramineae[Buğdaygiller] ailesinin içinde değildir. Üçgen biçimindeki tohumları tüketilen, Rusya, Ukrayna, Kuzey ve Doğu Avrupa, Kuzey Amerika, Japonya ve Çin gibi ülke ve bölgelerde üretilen bir bitkidir. Polygonaceae[Kuzukulağıgiller] ailesinin içindedir. )
( ... ile/değil/||/<> GREÇKA )
( [not] WHEAT vs./but/||/<> BUCKWHEAT )
( TRITICUM cum/||/<> FAGOPYRUM )
- | BUĞDAY ile KEPEK ile ARPA/CEVDE ile ÇAVDAR | ile YULAF
( Gramineae ailesinin triticeae ve aveneae olmak üzere iki bölümü vardır. Buğday, çavdar ve arpa, triticeae; yulaf ise aveneae bölümündendir. )
( BESEK/BESDEK[Fars.]: Harman yerinde toplanılan buğday ve arpa demeti. )
( | WHEAT vs. BRAN, WHOLE-WHEAT vs. BARLEY vs. RYE | vs. OATS )
( | TRITICUM cum FURFUR/IS cum HORDEUM VULGARE cum SECALE CEREALE | cum AVENA SATIVA )
- BUĞDAY ile KIZILCA
( ... İLE Kızıla çalan bir tür buğday. | Kızıla çalan, az kızıl. | Aşırı derecede, kızıl. )
- BUĞRA/CEMEL/BAÎR/LÖK ile/ve/||/<> MAYA
( Eril deve. | Damızlık deve. İLE/VE/||/<> Dişil deve. )
( ECMÂL[< ECMEL]: Eril develer. )
( LÖK: Yedi yaş üstü deve. [Lök gibi oturmak.] )
- BUGURDA ile SAÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kıvırcık saç. İLE Saç. )
- BUHARA ve/<> POLYİ KALON
- BUHARLAŞMA ile/||/<> KAYNAMA
( Her sıcaklıkta ve yüzeyden. İLE/||/<> Belirli sıcaklıkta ve tüm oylumdan. )
( Formül: Pbuhar < Patm İLE Pbuhar = Patm )
- BUHARLAŞMA ile LÂTİFLEŞME
- BUHARLAŞMA ile/<>/>< SIVINMA
( Sıvı durumdan, buhar ya da gaz durumuna geçmek. İLE/<>/>< Gaz ya da buhar durumundan, sıvı durumuna geçmek. )
- BUHARLAŞMAK ile BUHARLAŞMA
( EVAPORATE vs. EVAPORATION )
( تبخير کردن ile تبخير شدن ile بخار شدن ile تبخير )
( TABKHYR KARDAN ile TABKHYR SHODAN ile BAKHAR SHODAN ile TABKHYR )
- BUHARLAŞMAK ile BUHARLAŞTIRMAK ile BUHARLAŞABİLMEK ile BUHAR ile BUHARLI ile BUHAR VALFİ ile BUHARLI ÜTÜ ile BUHAR KAZANI ile BUHARLI GEMİ ile BUHARLI TREN ile BUHAR MAKİNESİ ile BUHARLI MAKİNE ile BUHARLI ISITMA ile BUHAR KURUTUCUSU ile BUHARLAŞMA NOKTASI
- BUILDING :/yerine BİNA
- BÜKÂ' -ile
( AĞLAMA, GÖZYAŞI DÖKME )
- BUK'A[Ar.] ile BUK'A BUK'A[Ar.]
( Yer, toprak, ülke. | Büyük yapı. | Benek, leke. İLE Yer yer, memleket memleket. )
- BUKA/BUQA ile BUKAÇ/BUQAÇ ile BUKAÇ/BUQAÇ ile BUKAGU/BUQAGU ile BUKAK/BUQAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Boğa. İLE Çömlek ya da güğüm.[EŞİÇ BUKAÇ/EŞİÇ BUQAÇ: Tencere-tava.] İLE Bir dağ geçidinin adı. İLE Hırsızlara vurulan pranga. İLE Kursak. )
- BUKE[Fr. < BOUQUET] değil/yerine/= KOKU, RAYİHA
- BÜKRA[Ar.] ile GADÂT[Ar.] ile MESÂ'[Ar.] ile 'İŞÂ'[Ar.] ile 'ÂSŞİYY[Ar.] ile ASÎL[Ar.]
- BUKÛKET-ÜS-SAYF[Ar.] ile BUKÛKET-ÜŞ-ŞİTÂ'[Ar.]
( Yaz mevsiminin en sıcak zamanı. İLE Kışın en soğuk zamanı[zemherir]. )
- BULAMA ile BULAMAÇ
- BULAMAK ile BUL ile BULA ile BULUCU/LUK
- BULANIKLAŞMAK ile BULANIKLAŞTIRMAK ile BULANIKLAŞTIRILMAK ile BULANIK/LIK ile BULANIKÇA
- BULANIKLAŞTIRMA ile/||/<> DURULAMA
( Bulanıklaştırma (fuzzification) kesin değeri bulanık yapar İLE durulama (defuzzification) bulanık değeri kesinleştirir )
( Lotfi A. Zadeh tarafından 1973 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1921-2017) (Ülke: Azerbaycan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Bulanık mantık, bulanık kümeler) )
- BULANMA ile/ve/değil BUNALMA
- BULANMA ile/ve/||/<>/> DURULMA
- BULAŞIK YIKAMADA:
AZ DETERJAN/SABUN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ DURULAMA
- BULAŞMA ile AKIŞ
( TO SMUDGE vs. FLOWING )
- BULAŞMA ile/değil KONTAMİNASYON
( ... İLE/DEĞİL Temiz bir yüzeye, ortama ya da dokuya, başka bir ortamdan, kirliliğin taşınması. )
( Kontaminasyon Yeri [Mikroorganizma Sayısı]
Parmak Ucu [20 100 adet /cm²]
Eller [1.000 6.000 adet /cm²]
Kol [100 4.500 adet /cm²
Ayak [100 1.000 adet /cm²]
Tükürük [1 milyon 100 milyon adet/ml]
Dışkı [Yüzlerce milyar adet/gram]
Burun Akıntısı [1 milyon 10 milyon adet/ml] )
( [not] TO SMUDGE vs./but CONTAMINATION )
- BULAŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<> YANKILA(N)MA
- BULAŞTIRMAK ile İMA ile ÖRTÜLÜ ile ÖRTÜLÜ OLARAK
( IMPLICATE vs. IMPLICATION vs. IMPLICIT vs. IMPLICITLY )
( بهم پيچيدن ile القاء ile تضمن ile مستلزم بودن ile آلودگي ile تلويحي ile اشاره شده ile ضمني ile ضمنا ile تلويحاً )
( BACPAM PEYCHYDAN ile ELGHA ile تضمن ile MOSTELZAM BODAN ile ALODEGY ile تلويحي ile ESHAREH SHODEH ile ZAMANY ile ZAMNA ile تلويحاً )
- BULGAMAK/BULGAMAQ ile BULGANMAK/BULGANMAQ ile BULGAYUK/BULGAYUQ ile BULGAMA ile BULGAK/BULGAQ ile BULGAŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bulandırmak. İLE Bulanma.[Suyun bulanması] İLE Bulanık. İLE Yağsız ve tatsız bulamaç.[yulaf lapası] İLE Yaklaşmakta olan bir düşmanın etkisiyle halkı saran korku ve kaygı. İLE Yaklaşmakta olan bir düşmanın etkisiyle halkı saran itaatsizlik durumu. )
- BULGAR ile BULGARİ ile BULGARCA
- BULGARİSTAN ile BULGARCA
( BULGARIA vs. BULGARIAN )
( بلغار ile بلغارستان ile بلغاري )
( BOLGHAR ile BOLGHARESTAN ile بلغاري )
- BULGUNA/MALGUNA[dvnlgttrk] ile/= ÇALI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Esnek, kızıl renkli bir çalı.[Ilgın ağacına benzer.] )
- BULMAK ile BULMACA
- BULUCU ile BULMA
( FINDER vs. FINDING )
( يابنده ile يابش ile يافت )
( يابنده ile يابش ile YAFT )
- BULUNÇ/VİCDAN[Ar.]:
DIŞARIDA ile/değil/yerine/>< İÇERİDE
( İlâh. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ölçü. )
- BULUNDURMA ile BİRİKTİRME
( KEEPING vs. COLLECTING )
- BULUNMA ile BULUNMAZ/LIK ile BULUNMA DURUMU
- BULUŞ ile/ve/değil/||/<>/< TANIMLAMA
- BULUŞ ile YAKALAMA
( Ondokuzuncu yüzyılın en büyük buluşu, buluşun yöntemlerinin bulunmasıydı. )
( INVENTION vs. CATCH )
- BULUŞMA = APPOINTMENT/MEETING[İng.] = RANDEVU/RENDEZ-VOUS[Fr.] = RENDEZVOUS/VERABREDUNG[Alm.] = APPUNTAMENTO[İt.] = CITA[İsp.]
- BULUŞMA ile BULUŞMA YERİ
- BULUŞMA ile/ve/değil EŞİK
- BULUŞMADA ve YAŞAMDA:
GEÇ ile/değil/yerine/>< ZAMANINDA ile/değil/yerine/>< (")ERKEN(")
( Kabul edilemez olan/olabilen. İLE/DEĞİL Geç kalınmış olan/olabilen. İLE/DEĞİL/YERİNE Zamanında olan/olabilen. )
( Unacceptable. VS. Late. VS. On time. )
( AT MEETING and LIFE:
[not] LATE vs./but ON TIME vs./but (")EARLY(") )
- BULUT ile ÂMÂ
( ... İLE Altında ve üstünde hava bulun(may)an bulut. )
- BUNA BAĞLI OLARAK ile DOLAYISIYLA
- BUNAKLAŞMAK ile BUNAKLAŞABİLMEK ile BUNAK/LIK ile BUNAKÇA
- BUNALIM/KRİZ ile/ve/||/<> YARALANMA/VURUK/TRAVMA
- BUNALIM ile/ve KIRILMA
- BUNALMA ile BUNAMA/ATEH[Ar.]/DEMANS[Fr., İng. < DEMENTIA]
( Sonsuz sonucu olmayan hiçbir küçük iş yoktur. )
( ... ile ATEH [ATÛH: Bunak] )
- BUNDA değil/yerine/= BURADA
- BUNLARIN DIŞINDA ile ARTI OLARAK
- BÜNYESİNDE) BULUNDURMA ile (BÜNYESİNDE) BARINDIRMA
- BURABİLMEK ile BURA ile BURAK ile BURALI ile BURAM BURAM
- BURADA ile BURADAN
- BURADA ile KALITSALLIK ile KALITSALLIK ile DOĞUŞTAN ile DOĞASI GEREĞİ
( INHERE vs. INHERENCE vs. INHERENCY vs. INHERENT vs. INHERENTLY )
( ماندگار بودن ile جبلي بودن ile لزوم ذاتي ile ذاتي ile بالذت )
( MANDEGAR BODAN ile JABLY BODAN ile LEZOM ZATY ile ذاتي ile بالذت )
- BURAYA ile ŞİMDİYE KADAR
( HITHER vs. HITHERTO )
( به اينجا ile تاکنون ile تابحال )
( BAH AYNAJA ile TAKNON ile TABHAL )
- BURGATA[< İt.] -ile
( Tel ve bitkisel halatların pus[2.54 cm.] olarak çevresini belirten birim. )
- BURGAZADA ile/ve KAŞIK ADASI / "PİDE"[< PİTA] ADASI
( ... İLE/VE Burgazada'nın önünde bulunan küçük ada. )
( Tarihi kaynaklara göre bilinen ilk tarihsel olay, Büyük İskender'in komutanı Antigonos'un oğlu Dimitrios Polyerkides'in M.Ö. 298 yılında, babası adına Panarmos adasında bir kale inşa ettirmesi ve adaya Antigoneia adını vermesidir. İLE/VE ... )
( Bizans döneminde üç manastır yaptırılmıştır. )
( )
( )
- BURGULAMAK ile BURGULANMAK ile BURGU ile BURGULU ile BURGUSUZ ile BURGU MAKARNA
- BURHANEDDİN-İ MUHAKİK TIRMÎZÎ ve/<> HZ. MEVLÂNÂ
- BURJUVA ile BURJUVAZİ
( BOURGEOIS vs. BOURGEOISIE )
( طبقه دوم ile بورژوازي )
( TABAGHEH DOM ile BORZHVAZY )
- BURJUVA/LIK ile BURJUVACA ile BURJUVA EDEBİYATI
- BURKA/BÜRKA'[Ar.]/PÜRGÜ değil/yerine/= YAŞMAK
( Peçe, tül, yaşmak, yüzörtüsü. )
- BURKİNA FASO =/< YUKARI VOLTA
( ... =/< Önceki adı. )
- BURKİNA FASO'DA:
YOL SORMA ve/<> HAL-HATIR SORMA
( Herhangi birine yol soracak olursanız, önce tokalaşırlar. Hal-hatır sorarak, size gideceğiniz yeri tarif eder ve sonra tekrar tokalaşarak ayrılırlar. )
- BURKULMA ile/değil BURULMA
- BURMA ile BURMA ile BURMA
( Burmak. | Burularak yapılmış altın bilezik. Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış. | Yaşken burularak kurutulan ot. | Kuru incir. | Sarığıburma. İLE Musluk. | Kapı tokmağı/kolu. İLE Myanmar/Birmanya. [ülke] )
- BURNU BÜYÜK/LÜK ile BURNU HAVADA
- BURS ile BURSA ile BURSLU/LUK ile BURSALI/LIK ile BURSSUZ
- YASTIKÇIK/KESE/TORBA/BURSA[Lat. < BURSA SYNOVIALIS] ile Bursa
( Eklem bölgelerinde bulunan, içi sıvı dolu küçük kesecikler. [Kaslar, tendonlar ve kemikler arasındaki sürtünmeyi azaltarak hareketi kolaylaştırır.] İLE Türkiye'de, Marmara bölgesindeki bir il. | M.Ö. II. yüzyılda kurulan kent, Prusias[Bitinya Kralı] adını almış ve zamanla Bursa biçiminde değişmiştir. )
- BURSA ve FLORANSA
- BURTA = VARAK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çok ince altın tabaka. )
- BURTLAK/MOZAK/MERDEK ile ÇORPA
( Domuz yavrusu. İLE Dağ domuzu yavrusu. )
( PIGLET vs./and ... )
- BURULMA ile BURULMA DAYANIMI
- İLTİVÂ[Osm.] / TORSION[İng.] / TORSION[Fr.] / TORSION[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA
- BURULMAK ile BURUŞMAK ile BURUNLAMAK ile BURUKLAŞMAK ile BURUNLATMAK ile BURULABİLMEK ile BURUŞABİLMEK ile BURUŞUVERMEK ile BURU ile BURUK/LUK ile BURUN/LUK ile BURUKÇA ile BURUNLU ile BURUN OTU ile BURUK BURUK ile BURUM BURUM ile BURUŞ BURUŞ ile BURUN BURUNA ile BURUN DELİĞİ ile BURUN DİREĞİ ile BURUN KANADI ile BURUN PERDESİ ile BURUN BOŞLUKLARI
- MİKYÂS-İ İLTİVÂ[Osm.] / TORSIOMETER[İng.] / TORSIONMÈTRE[Fr.] / TORSIONSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMAÖLÇER
- BURUN ile/ve/değil GAGA
( HATM[insanda ve hayvanda] ile/ve/değil HATM[: Kuş gagası.] )
( MOUTH vs./and BEAK )
- BURUNDİ'DE:
FRANSIZCA ile/ve/değil/yerine KURUNDİ
( UMUGOFE: Kadın. | IZUBU: Gündüz. | UKWEZI: Gece )
- BÜRÜNME ile/ve/||/<> SARINMA
- BURUŞUK/LUK ile BURUŞUKÇA ile BURUŞUKSUZ
- BÜŞRÂ[Ar.]/MÜJDE değil/yerine/= SEVİNÇLİ SAVA/ÇAV(HABER)
- BUSRA < BOSTRA
( Suriye'nin bir kasabasının adı. < Açık renkli kaya. )
- BUT :/yerine AMA
- BÜTÜN ile/ve/değil/<> PARÇA
( Bir kavramın, bireylerinin toplamı, bütünü vermez. )
( Bütün, parçaların toplamından daha fazla birşeydir. )
( ZIRNIK[Fars. < ZIRNÎH]: Sıçanotu, arsenik madeni ile kükürt karışığı bir madde. | Herhangi bir şeyin en küçük, önemsiz ve işe yaramaz parçası. )
( PIECE vs./and ENTIRE/WHOLE )
( ... ile/ve/değil/<> BERH: Parça, az şey, hisse, nasip. | Su birikintisi. | Şimşek. | Yaş odunun yanarken çıkardığı yaşlık. | Balık. )
( HOLON ile MEROS )
- BÜTÜN PARÇA
- BÜTÜNLEMEK ile BÜTÜNLENMEK ile BÜTÜNLETMEK ile BÜTÜNLEŞMEK ile BÜTÜNLEŞTİRMEK ile BÜTÜNLENEBİLMEK ile BÜTÜNLETEBİLMEK ile BÜTÜNLEYEBİLMEK ile BÜTÜNLEŞEBİLMEK ile BÜTÜNLEŞTİRİLMEK ile BÜTÜNLEŞTİRİLEBİLMEK ile BÜTÜN/LÜK ile BÜTÜNLER ile BÜTÜNSEL/LİK ile BÜTÜN BÜTÜN ile BÜTÜNLEMELİ ile BÜTÜN BÜTÜNE ile BÜTÜNLER AÇI ile BÜTÜNCÜ EKONOMİ ile BÜTÜNLEME SINAVI ile BÜTÜN ÇIPLAKLIĞIYLA
- BÜTÜNLENME ile/ve/||/<> TAMAMLANMA
- BÜTÜNLENME ile/ve/||/<> TAMLANMA
( )
- BÜTÜNLEŞME ile/ve FARKLILAŞMA
( INTEGRATION vs./and TO BECOME DIFFERENT )
- BÜTÜN/LÜK(ĞÜNDE) ile/ve/||/<> BAĞLAM(INDA)
- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞIMA
- BÜYÜK AVARYA ile/ve KÜÇÜK AVARYA
( AVARYA: Gemiye ya da yüke sonradan gelen maddi hasar ile umulmayan masraflar. )
( Tüm malların ortaklaşa kurtuluşunu sağlamak amacıyla yapılan akla uygun fakat olağanüstü giderler. İLE/VE Yolculuğun gereği olarak ortaya çıkabilen hasar ve giderlerdir. [Sahibine aittir.] )
( Gemiyi batmaktan korumak için bazı yüklerin denize atılması. İLE/VE Geminin karaya oturması ya da gemideki yükün dalgalar tarafından alınması. )
- BÜYÜK BRİTANYA ile BÜYÜK PİRAMİTLER ile ÇİN SEDDİ ile HARİKA ile BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK TORUNU ile BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK BÜYÜK BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK YALANCI ile BÜYÜK SAYI ile DAHA BÜYÜK ile EN BÜYÜK ile BÜYÜK ÖLÇÜDE ile ÇOK ETKİLENMİŞ ile BÜYÜKLÜK ile TANRI'NIN BÜYÜKLÜĞÜ
( GREAT BRITAIN vs. GREAT PYRAMIDS vs. GREAT WALL OF CHINA vs. GREAT vs. GREAT GRANDCHILD vs. GREAT GRANDDAUGHTER vs. GREAT GRANDSON vs. GREAT GREAT GREAT GRANDCHILD vs. GREAT LIAR vs. GREAT NUMBER vs. GREATER vs. GREATEST vs. GREATLY vs. GREATLY AFFLICTED vs. GREATNESS vs. GREATNESS OF GOD )
( هنگفت ile سيل آسا ile عظيم ile شگرف ile عظيمالشان ile با عظمت ile تنومند ile مفخم ile بريتانياي کبير ile نتيجه ile نوازاده ile نديده ile کذاب ile مشت ile اهرام ثلاثه ile ديوار بزرگ چين ile افزم ile افخم ile عظما ile سخت ile سينه چاک ile مجد ile استعلاء ile سطوت ile بزرگي ile هنگفتي ile شگرفي ile شهامت ile جل )
( NPANGOFT ile SYLE ASA ile AZYM ile SHGARF ile عظيمالشان ile BA AZEMAT ile TANOMAND ile MAFKHAM ile BARYTANYAY KABYR ile NATYJAH ile نوازاده ile NADYDAH ile KEZAB ile MOSHT ile HARAM SALASEH ile DYVAR BOZORG CHYNE ile AFZOM ile AFKHAM ile AZEMA ile SOKHT ile SYNAH CHAK ile MOJAD ile استعلاء ile SETOT ile BOZORGY ile NPANGOFTY ile SHGARFY ile SHEHAMET ile JEL )
- GROSS ERROR[İng.] / GROSSE PROBE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜK HATA
- BÜYÜK KONUŞMA ile/ve/değil/||/<> İDDİA
- BÜYÜK PATLAMA ile PATLATMAK ile PATLATILMIŞ
( BLAST vs. BLAST OFF vs. BLASTED )
( بادخوردگي ile نفخه ile شروع بپرواز کردن ile بادخورده ile نفرت انگيز )
( بادخوردگي ile NAFKHEH ile SHRU BEPARVAZ KARDAN ile BADKHORDEH ile NAFARAT ENGYZ )
- BÜYÜK PATLAMA ve/||/<>/> SİMETRİ KIRILMASI ve/||/<>/> KÜTLE
- BÜYÜK SAYIDA değil ÇOK SAYIDA
- BÜYÜK SİYAH NOKTA -ile
( HALK )
- BÜYÜK TURKİA ile/ve TURKİA
( Türk adının tarih sahnesine çıkışı VI. yüzyılda Gök-Türk Devleti'nin kuruluşuna bağlıdır. )
( XIII. yüzyılda, Avrupalı gezginlerin, Kıpçak da içinde olmak üzere, Tuna boylarından Altay Dağları'na kadar uzanan tüm bölgelere verdikleri ad. İLE/VE
XIII. yüzyılda, Avrupalı gezginlerin, Selçuklu Anadolusu'na verdikleri ad.
XI. yüzyılda büyük Türk ve Selçuklu göçleri ile Türk illerinin sınırları çok genişlemiştir. Bu nedenle XIII. yüzyılda, Türkistan ya da Türk-ili(Arz üt-Türk), Çin ve Hindistan sınırlarından Rum ve Rus ülkelerine kadar yayılmış ve dünyanın dörtte biri olarak kaydedilmiştir. )
- BÜYÜK ZEKÂ ve/<> BÜYÜK SORUNLARI
( ...VE/<> Kusursuzluk arayışı/çabası/tutkusu/hayranlığı/beklentisi. )
- BÜYÜK ile/||/<> PATLAMA
( Big Bang kuramı ve kozmik mikrodalga arka plan )
( George Gamow tarafından 1948 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1904-1968) (Ülke: Rusya-ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Büyük patlama teorisi, kuantum tünelleme) )
- BÜYÜME ile/ve/değil ÇOĞALMA
( [but] TO GROW vs./and/but INCREASE )
- BÜYÜME ile ÇOĞALMA
- BUYURGANLAŞMAK ile BUYURGAN/LIK ile BUYURGANCA
- PERTAVSİZ[Osm.] / LOUPE[Fr.] / LUPE, VERGRÖSSERUNGSGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜTEÇ, PARILDAMA
- BUZ ile BUZ GİBİ ile DONDURMA ile BUZ ALANI
( ICE vs. ICE COLD vs. ICE CREAM vs. ICE FIELD )
( يخ ile شکر پوش کردن ile مثل يخ ile بستني ile يخزار )
( YKH ile SHKAR PUSH KARDAN ile MOSL YKH ile BASTANY ile يخزار )
- BUZAĞI["BUZA" değil!] ile/<>/> DANA ile/<>/> DÜVE ile/<>/> İNEK ile/<>/> TOSUN ile/<>/> BOĞA/KELE ile/<>/> ÖKÜZ ile/<>/> SIĞIR
( Yeni doğmuş, ana sütüyle beslenen sığır yavrusu. İLE/<>/> İneğin, sütten kesildikten sonra 15 aylığa kadar olan yavrusu. İLE/<>/> Doğum yapmamış dişi inek yavrusu. İLE/<>/> 2 yaş ve üzeri dişi sığır. İLE/<>/> Danalıktan yeni çıkmış 15 - 24 ay arasındaki genç boğa. | [mecaz] Sağlıklı, tıknaz delikanlı. İLE/<>/> 2 yaş ve üzeri erkek boğa/sığır. İLE/<>/> Kısırlaştırılmış/burulmuş boğa. İLE/<>/> Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. )
( VEAL vs./<>/> CALF vs./<>/> HEIFER vs./<>/> COW vs./<>/> STIRK vs./<>/> BULL vs./<>/> OX/OAF vs./<>/> CATTLE )
( VATSA ile/<>/> DAM ile/<>/> BACHHIYA ile/<>/> GO/GOU ile/<>/> BACHHRA ile/<>/> VRSABHA ile/<>/> PRSTHA ile/<>/> GAAY/BAIL [PASHU/GODHAN] [AGHNYA: Öldürülmemesi gereken, kesilmeyecek olan.] )
- BUZLA ile BUZULKAR
( Deniz suyunun donmasıyla kutup bölgelerinde oluşan buz alanı. Bankiz, aysfild. İLE Bir buzulun oluşmasında temel olan katılaşmış kar kümesi. )
- BUZLANMAK ile BUZLAŞMAK ile BUZLANABİLMEK ile BUZLAŞABİLMEK ile BUZLA
- BÜZ(ÜL)ME ile/ve/||/<> BURK(UL)MA
- C# ile JAVA
- C ile/>< A
( [Lat.] CONDEIMO[: Suçlu.] İLE/>< APSOLBO[: Suçsuz.] )
- C ile Ca ile C.G.S.[İng.][cm. | Gram | Second]
( Abecenin üçüncü harfi.[Sesbilim bakımından, dişeti damak ünsüzlerinin, ötümlüsüdür.] | Sınıflama ve sıralamalarda, maddelerin sırası, harfle gösterildiğinde, üçüncü maddenin başına getirilir. | Nota imlerini, harflerle gösterme yönteminde, "do" sesini gösterir. | Karbon öğesinin simgesi. | Celsius sıcaklık derecesinin simgesi [°C]. | Isınma ısısının simgesi. | Kapasitör ve kapasitesi simgesi. | Elektrik sığasının simgesi. | Elektrik yükü birimi, Kulomb'un simgesi. | Isıl sığanın simgesi. | %1 anlamındaki santi[10¯²] simgesi. | Kritik durum ve kristal duruma işaret etmek için alt indis olarak kullanılan simge. | Işık hızını belirtmek için kullanılan simge. | Romen rakamlarında, 100 sayısını gösterir. İLE Kalsiyum'un simgesi. İLE Santimetre, gram, saniye sözcüklerinin baş harfleri ile gösterilen birim düzeni. )
- ÇABA HARCAMADAN ... ile/değil/yerine DAHA KOLAYCA ...
- ÇABA ile CABA
( Herhangi bir işi yapmak için ortaya konulan güç, zorlu, sürekli çalışma. İLE Bir şey ödemeden, para vermeden alınan şey. | Ek olarak. )
- ÇABA = EDEAVOUR[İng.] = EFFORT[Fr.] = BESTREBEN[Alm.] = CONATUS[Lat.]
- ÇABA ile/ve/değil/<>/< GİRİŞİM
- ÇABA ile/ve/||/<>/> GİRİŞİM
- ÇABA ile/ve İYİ NİYET
- ÇABA ile ZAHMETSİZCE ile ZAHMETSİZLİK ile ÇABALAR
( EFFORT vs. EFFORTLESSLY vs. EFFORTLESSNESS vs. EFFORTS )
( تقلا ile کوشش ile سعي ile دست و پا ile اهتمام ile اقدام ile تلاش ile دوندگي ile جهد ile براحتي ile راحتي ile مساعي )
( TAGHALA ile کوشش ile SAEY ile DAST VE PA ile HATMAM ile EGDAM ile TALASH ile DONDEGY ile جهد ile BARAHATY ile RAHATY ile MOSAEY )
- ÇABALAMAK ile ÇABALANMAK ile ÇABALATMAK ile ÇABALAYABİLMEK ile ÇABA ile ÇABASIZ/LIK ile ÇABASIZCA
- ÇABUKLAŞMAK ile ÇABUKLAŞTIRMAK ile ÇABUKLAŞABİLMEK ile ÇABUKLAŞTIRILMAK ile ÇABUKLAŞTIRABİLMEK ile ÇABUKLAŞTIRILABİLMEK ile ÇABUK/LUK ile ÇABUKÇA
- CÂBÜLKÂ ile/ve CÂBÜLSÂ
( Doğunun en doğusunda, bin kapısı olan gayet büyük bir şehirmiş. İLE/VE Batının en batısında, bin kapısı olan gayet büyük bir şehirmiş. )
- ÇAÇA/LIK ile ÇAÇAÇA ile ÇAÇA BALIĞI
- ÇAÇARON/LUK ile ÇAÇARONCA
- ÇAD ile/ve UGANDA
( İkisinin de ulusal simgesi, ibikli, endemik bir kuştur. )
- CADAVER[İng.] değil/yerine/= KADAVRA
( İnsan yada hayvan cesedi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÇAD'DA:
ARAPÇA ve/<> FRANSIZCA
( İkisi de, Çad'ın resmi dilidir. )
- ÇADIR ile/ve HİBA
( ... İLE/VE Göçebe çadırı. )
- ÇAĞ = EPOCH/AGE[İng.] = ÉPOQUE[Fr.] = EPOCHE[Alm.] = ERA[İt.] = ÉPOCA[İsp.]
- ÇAĞANOZ ile ÇALPARA
( ... İLE Parmaklara takılıp çalınan zil ya da buna benzer ses çıkarıcı araç. | Bir çeşit çağanoz balığı. )
( ... cum PORTUNUS PUBER )
- CÂGER[Fars.]/HAVSALA[Ar.] -ile
( Kuş kursağı/midesi. )
- ÇAĞIRTMA ile ÇAĞIRTMAÇ
- ÇAĞLAMAK ile ÇAĞLAYABİLMEK ile ÇAĞLAYIVERMEK ile ÇAĞLA ile ÇAĞLAR ile ÇAĞLA YEŞİLİ
- CAGRATA-AVASTHA ile/ve SVAPNA-AVASTHA ile/ve SUŞUPTA-AVASTHA ile/ve TURİYA-AVASTHA
( Uyanık-lık/uyumama durumu. İLE/VE Uyku durumu. [rüya görerek] İLE/VE Uyku durumu. [rüyasız] İLE/VE Aşkın durum. )
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<> DOLANMA ile/ve/||/<> UZATMA
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< KOŞULLANMA
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< UYDURMA
- ÇAĞRIŞTIRMA ile/ve/<> DÜŞÜNDÜRME
- CAHİL ile/ve KABA
( Kişiyi/cahili, bilgili ya da bilgisizliğinden değil yaklaşımından tanırsınız/anlarsınız! )
( Erkeğin okumuşu Kâdı, kadının okumuşu cadı olurmuş. )
( IGNORANT vs./and RUDE
You recognize the person/ignorant by his/her approach but also not by knowledge, nor ignorance. )
- CAKALANMAK ile CAKA ile CAKACI/LIK ile CAKALI ile CAKASIZ
- ÇAKIŞMA ile ÇAKIŞMALI
- ÇAKMA ile KAÇAK
- CALDERA[İng.] değil/yerine/= KALDERA
( Kaldera, bir volkanın kendi içine çökmesi sonucu oluşan büyük, özel bir volkanik bir yerşeklidir. Kalderanın çöküşü, büyük bir volkanik patlama sonucu volkanın altındaki magma odasının boşaltılması ile tetiklenir. Boşalmış oda, magma patlamaları sonrasında yukarıdaki volkanik yapıların ağırlığını destekleyemez ve çökmeye başlar. Çatlaklar ilk olarak odanın çevresinde -genellikle- kabaca dairesel bir biçimde oluşurlar. Bu halka çatlaklar aslında volkanik delikler olarak adlandırılabilir. Magma odası boşaldıkça, volkanın halka çatlakları içindeki merkezi çökmeye başlar. Bu çöküş, büyük bir patlama sonucu ya da birkaç patlama sonucunda meydana gelebilir. Ayrıca toplam çöküş miktarı yüzlerce ya da binlerce metre olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÇALI ile ÇIKRA
( ... İLE Sık çalı. )
- ÇALIM/CAKA[İt. < GIACCA] ile ÇALIM
( Gösteriş, karşıdakini etkileme amacıyla yapılan davranış, kurum. İLE Kılıcın keskin yanı. | Bir şeyin, erebileceği uzaklık, erim. | Biraz benzeme, andırma. | Bir oyuncunun, topu, ayağından kaçırmadan, karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle aldatıp geçmesi. | Geminin su kesiminden aşağı bölümünün, baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. )
- ÇAL(IN)MA ile/değil KAÇIR(IL)MA
( Nesneler için geçerlidir. İLE/DEĞİL Canlılar[insan ve/ya da hayvan] için geçerlidir. )
- ÇALIŞMA ile/ve/değil ARINMA
- ÇALIŞMA ile ÇALIŞMACI/LIK ile ÇALIŞMA GÜNÜ ile ÇALIŞMA İZNİ ile ÇALIŞMA KAMPI ile ÇALIŞMA ODASI ile ÇALIŞMA SAATİ ile ÇALIŞMA BARIŞI ile ÇALIŞMA DOLABI ile ÇALIŞMA GEZİSİ ile ÇALIŞMA HAYATI ile ÇALIŞMA BELGESİ ile ÇALIŞMA KARNESİ ile ÇALIŞMA RUHSATI ile ÇALIŞMA YÖNTEMİ
- ÇALIŞMA ile/ve/||/<>/< ELE ALMA
- ÇALIŞMA ile ETKİN-LİK/FAALİYET
( Çalışma, bütün tarafından bütün içindir. İLE Etkin-lik, ego tarafından ego içindir. )
( WORKING vs. ACTIVITY/ACTIVE-NESS
Work is by the whole for the whole, activity is by oneself for oneself. )
- ÇALIŞMA ile SALT ETKİN-LİK
( WORKING vs. PURE ACTIVITY/ACTIVE-NESS )
- ÇALIŞMA ile/ve UĞRAŞMA
( Uğraşmak gerçek doğanızdır. )
( Sonuç beklemeden uğraşın, hırstan yoksun bir çaba gösterin. )
( WORKING vs. STRIVING
Striving itself is your real nature.
Strive without seeking, struggle without greed. )
- ÇALIŞMA ile/ve ÜRETİM
( Siz çalışmayı sürdürün, tüm evren sizinle birlikte çalışacaktır. )
( İyi olanı isteyin, o zaman tüm evren sizinle birlikte çalışacaktır. )
( Çalışma ve bilgi elele yürümelidir. )
( Kişinin tek kazancı, çalıştığıdır. )
( Çalışan kişinin kimseye zararı dokunmadığı gibi, ondan hem milleti, hem de insanlık yararlanır. )
( Ya dünyayı bir oyun gibi görün ya da onun üzerinde var gücünüzle çalışın. Ya da ikisini de yapın. )
( Çalışmak zordur, gereksiz çalışmalardan kaçınmak ise daha da zordur. )
( Neye gereksiniminiz olduğunu en iyi siz bilirsiniz. )
( LABORARE ESTORARE: ÇALIŞMAK İBADETTİR! )
( WORKING vs./and PRODUCTION
Work on, and the universe will work vs. you.
You know best what you need!
Work and knowledge should go hand in hand.
Desire the good of all and the universe will work vs. you. )
- ÇALIŞMA ile/ve/<> VERİMLİLİK
( ONGUN: Çok verimli olan. | Yarar duruma gelmiş. | Mutlu. | Kutlu. | Totem. | Arma. )
( WORKING vs./and/<> PRODUCTIVITY )
- ÇALIŞMALARI:
YOĞUNLAŞTIRMA ile/ve DERİNLEŞTİRME
- ÇALIŞTIRMA ile AKTÜATÖR
( ACTUATION vs. ACTUATOR )
( بکار اندازي ile بکار اندازنده )
( BEKAR ANDAZY ile BEKAR ANDAZANDEH )
- ÇALMA ile ÇALPANG ile ÇALPAK/ÇALPAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kesek/tezek, kurutulmuş hayvan dışkısı. İLE Çamur. İLE Kir, pislik. )
(1996'dan beri)