ARAPÇA'DA

KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
( SÜREKLİ AYIRDINDA VE FARKINDA OLUNMASI GEREKENLER!!! )


 



Doğrudan, bu bölüm/sayfa içeriğinde
arama yapmak için...

( Klavyenizde "Ctrl + F" tuşlarıyla[önce "Ctrl" tuşu ve basılı tutarken "F" tuşuna basarak] ve/veya(^/v) fareyle[mouse] sol üst köşedeki "Düzenle/Edit" kısmında "Bul/Find"'ı tıklayarak aradığınız sözcüğü yazarak aramanızı yapabilirsiniz. )* ( Windows için geçerlidir. )
* ( Linux ve Macintosh kullanıcıları nasıl arama yapacaklarını biliyorlardır. )



AÇIKLAMALAR/ÖNSÖZ
[Mutlaka okuyunuz!!!]

- Bazı sözcüklerin, hem sözlüklerdeki karşılığına yer verilmekte, bazılarına da özellikle yer vermeyip psikolojik, felsefi, bilimsel, sanatsal, göreceli, uygulayımsal, belirli bir sınırlılık ve yaklaşımlardan yararlanılarak parantezler açılmıştır.

- Bu çalışmada, başlıkların altlarındaki bilgilere/açıklamalara (parantezlere), kişilerin, kendilerinin düşünmelerine fırsat verebilme amacıyla ve özellikle pek fazla yer verilmemektedir. Zihinlerce/kişilerce uygun bulunmayabilecek bilgiler/parantezler, gözardı edilebilir.
[ Kavramların yanında bulunan ( ) parantezler, ek bilgi ya da açıklama olarak, [ ] köşeli parantezler ise ayrıntı/teknik bilgi vermek üzere kullanılmıştır. ]

- Çoğu sözcüğe, özellikle ve belirli bir yaklaşımla yer verilmemiştir. Hayır! / Evet!

- Bu çalışmada, çoğu sözcüğün/kavramın altında, bazılarında “açıklama/ları” bulunmakta, bazılarında da -özellikle ve çeşitli nedenlerden dolayı- bulunmamaktadır.

- Bazı başlıkların altına, veri/bilgi girmemizin çeşitli nedenlerinden biri ise ulaşım/erişim kolaylığı sağlamak üzere, hazır veri/bilgi karşılıklarını sunmak üzeredir! [Dolayısıyla sizin de FaRkLaR Kılavuzu'na destek olabilmek amacıyla üyeliğinizi şimdi başlatmanızı dileriz! Teşekkür ederiz!] )

- Bu çalışmanın, sadece sözlük olarak algılanmamasını ve kullanılmamasını da sağlamak amacıyla ve özellikle “:”[iki nokta üst üste] ya da “...dır!” şeklinde belirtilmemiştir!

- Bu çalışmada, başlıkların [kavram ya da olguların], ne olduklarından çok, ne olmadıklarına işaret etme çabası güdülmektedir. [ Bir DEĞİL’leme çalışması olarak değerlendirilmelidir! ]

- Bu çalışmada bulunan tüm karşılaştırmaların, tanımlan(a)mayan, sözcük olarak karşılığı/adı tam olarak oluşturul(a)mamış, fakat zihinlerimizde karşılığı bulunan/bulunabilen “3.” anlamları ve/veya ara anlamları düşünülebilir.

- Bu kılavuz/sözlük, dil(d)e/kavramlar(d)a/sözcükler(d)e ilginizin daha da artması ve sözlük/ahit kullanımını artırmayı amaçlamaktadır.

- İngilizce’ye ve öteki dillere yer verme nedenimiz, öteki dillerle karşılaştırmalı yaklaşımla belirli bir bilince sahip olmanıza, aracı olabilmektir.

- Çoğu sözcüğün, zaman içinde, kökenbilimsel(etimolojik) derinliklerine ve öteki dillerdeki karşılıklarına da yer verilecektir. (Bu konuda her türlü destek ^v(ve/veya) katkınızı görmekten mutluluk duyarız!)

- Bu kılavuzdaki bilgiler, SDP(Sinir Dili Programlası)(NLP) üzerine de kılavuzluk edebilir.

- Bu kılavuz, soru sorma/sorgulama, yoğun/derin düşünme aracı/vesilesi olarak kullanılabilir.

- Bu kılavuz/sözlük üzerine olan tüm katkı/destek/uyarı/yorum ve önerilerinizi görmek ve değerlendirmekten mutluluk duyarız! Ayrıca burayı tıklayarak, dille ve buradaki içerikle ilgilenebileceğini düşündüğünüz kişilere tavsiye edebilirsiniz.



"... ile/ve/değil/yerine ..."
[bağlaçların kullanımı/okunuşu...]

- Kavramların aralarında kullanılan/bulunan
"... ile/ve/değil/yerine ..."
bağlaçları, ilgili satırı 2/3/4 kez ve ayrı ayrı şekilde okumanız ve satırları tekrarlamamak içindir.
( - UCLAR ile FARKLAR [karıştırılmamalı!]
- UCLAR ve FARKLAR [ayrı olmalarının yanısıra birlikte de düşünülebilir/kullanılabilir!]
- UCLAR değil FARKLAR [dır!]
- UCLAR yerine FARKLAR [düşünülmeli/kullanılmalıdır!] )



... ile ...
[ÖNCESİ | SONRASI]

- Sözcükleri dizerken ya da "... ile" öncesiyle "ile ..." sonrası arasında bir öncelik/fark/özellik/tercih/vurgu yoktur. Her ikisini de kesinlikle birbirine karıştırmamak, her ikisinin de derinliğine/önemine ve ciddiyetine yer/destek verilmesi gerekmektedir.

- Belirlemelerin/karşılaştırmaların daha da oturması/derinleşmesi için, "ile"den sonraki sözcüğün yanına tekrar "ile"den önceki sözcüğü düşünerek/koyarak değerlendiriniz.
( "- BÜTÜN ile TÜM" ise "- BÜTÜN ile TÜM (ile BÜTÜN)" gibi. )



( "- KOZMOS ile KAOS ise "- KOZMOS ile KAOS [ile KOZMOS]" gibi. )

EN SON YAPILMIŞ OLAN EKLEMELER
[ 06 Mayıs 2020 - 03 Haziran 2020 arasında... ]


 

Bugün [03 Haziran 2020] itibariyle
Arapça bölümüne yapılmış olan eklemeler, aşağıdaki gibidir.
[ 06 Mayıs 2020 - 03 Haziran 2020 arasında... ]
( 10 yeni ekleme, 8 katkı )


- İNSAN[Ar.]/ZÂT[Ar.] =/||/<>/< GÖZBEBEĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55193 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KEFÂF/KİFÂF[Ar.] ile AZIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55171 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ancak yetecek, yaşayacak kadar olan azık/yiyecek. İLE Ekmek. )

- KAZI ile KAZI ile KAZI/HAK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55152 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir yeri kazma işi, hafriyat. İLE Yer altındaki tarihsel değeri olan şeyleri, yapıları ortaya çıkarmak amacıyla arkeologlarca toprağın belirli kurallara ve yöntemlere göre kazılması, araştırılması. İLE Maden, ağaç, taş üzerine, elle yazı ya da biçim oyma, kazı. | Kâğıttaki yazıyı kazıma, kazı )

- SEPET ile KAZEVİ[Ar. < GAZEVÎ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55151 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Saz ya da kamıştan örülmüş büyük sepet. )

- ADDETMEK[Ar.] değil/yerine/= SAYMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55113 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İMPARATOR ile/||/<> KAYSER[Ar. < KAYSAR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55103 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Roma ve Bizans imparatorlarına verilen san/unvan. )

- KAYNAK/KAYNARCA/GÖZ/PINAR/MEMBA[Ar. < MENBA] ile/ve/||/<> KAYNAÇ/GAYZER[Fr. < GEYSÉR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55095 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir suyun çıktığı yer. İLE Volkan bölgelerinde, belirli aralıklarla su ve buhar fışkırtan sıcak kaynak. )

- RÜCÛ[Ar.] değil/yerine/= KAYITIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55093 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir olayın kendi nedenleri üzerindeki tepkisi. )

- KAYIT[Ar. < KAYD] ile KAYIT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55092 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir yere mal ederek deftere geçirme. | Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin ya da kopyasının bir yerde yazılı bulunması. | Önem verme. | Resmî belge. | Sesi ya da görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi. | Şart. | Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme. İLE Pencere çerçevesi. | Araç, eşya. | Yiyecek. )

 

 



 

 


 

 

( Bugün [03 Haziran 2020] itibariyle
Arapça bölümünde,
4304 başlık/FaRk yer almaktadır.
)




- !HINÇ/GAYZ ile !İNTİKAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7274 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zayıf olan, nefret etme ve intikam alma eğilimindedir. Tembel olduğundan da, yatışır ve bu düşüncelerden vazgeçer. )

- !İFTİRA ile/ve !KARALAMA/KARAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5966 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- !KATLİAM[Ar. KATL+ÂMM] değil/yerine/= !KIRIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55045 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- !KAVGA ile/yerine TARTIŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4909 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Her kavganın temelinde, taraflardan birinin cahilliği yatar. )

- !KÖLE ile !KAMBER[Ar. < KANBER]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54113 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Sadık köle. )

- !MENFÛR[Ar. < NEFRET] değil/yerine/= İĞRENÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46099 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- !TALAN[Fars.]/İHTİKÂR[Ar.]/ÇAPUL/PLAÇKA[< Arnavutça] değil/yerine/= !YAĞMA/VURGUN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29043 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- !TELİN[Ar.] değil/yerine/= !KARGIMA, KARGIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53346 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( !Kargıma, lânet okuma, lânetleme. )

- !TERÖR[Fr.]/!TEDHİŞ[Ar.] değil/yerine/= !YILDIRI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53413 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "EYVALLAH" ile/ve ESTAĞFİRULLAH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9104 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ADL ETMEK" değil ADDETMEK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9742 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... DEĞİL Saymak. | Îtibâr etmek. )
( ADD: Sayma, sayılma. | Îtibâr etme, edilme. )

- "AVYA" değil HAVYA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37167 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Madenlerle yapılan kaynak işlerinde, lehimi eritmek için ateşle ya da elektrikle kızdırılarak kullanılan, çoğunlukla çekiç biçiminde, ucu bakır aygıt. )

- "GÖĞÜSLER" değil GÖĞÜS/MEME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5554 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( CÂM-I ŞÎR: Sütlü meme. )

- "KAZANÇ/KÂR" ile/değil/yerine YARAR(FAYDA)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28406 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ne denli güzel ve kârlı olsa da, hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. )
( Yaptığımız/söylediğimiz/yediğimiz. İLE/DEĞİL/YERİNE Yapmadığımız/söylemediğimiz/yemediğimiz. )

- "KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK" ile/ve/|| "KENDİNİ AŞMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4897 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gereksinimler sıradüzenini(piramidini) yukarı doğru yapılandırmak. İLE/VE/|| Gereksinimler sıradüzenini(piramidini) aşağı doğru kökleştirebilmek. )

- "KEŞKE ..." ile "İYİ Kİ ..."
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3940 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Geçmiş zamanın olumsuzu. İLE Geçmiş zamanın olumlusu. )

- "SÖYLE! GİTSİN!" değil/yerine/> SUS! BİTSİN!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45258 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "UZATMAK"(ITNÂB[Ar.]) ile/ve/değil DEVAM ETTİRMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8822 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "UZATMAK" ile/ve/değil "DEVAM ETTİRMEK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10026 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "VAMPİR" ile/değil YARASA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22766 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/DEĞİL Ön ayakları perdeli kanat biçiminde gelişmiş, gövdesi yumuşak sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, uçabilen, memeli hayvan. )
( ... ile/değil Yarasa )
( ... İLE/DEĞİL "Güzelliğim" "fazla görülmesin" diye gece uçar. )
( Küba'da, 27 farklı tür yarasa bulunmaktadır. )

- "YARARLI-ZARARLI" ile/ve/<>/> DOĞRU-YANLIŞ ile/ve/<>/> İYİ-KÖTÜ ile/ve/<>/> GÜZEL-ÇİRKİN ile/ve/<>/> SEVAP-GÜNAH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2554 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Akl-ı temyizî. İLE/VE/<>/> Akıl. Akl-ı Nazarî. İLE/VE/<>/> Akl-ı amelî. İLE/VE/<>/> İç duyular. İLE/VE/<> Vicdan. )
( ... İLE/VE/<>/> Kavram ve nesnenin uygunluğu. İLE/VE/<>/> Düşünce ve eylemin uygunluğu. İLE/VE/<>/> Biçim ve içeriğin uygunluğu. İLE/VE/<> ... )
( Spor. İLE/VE/<>/> Bilim. İLE/VE/<>/> Felsefe/Ahlâk. İLE/VE/<>/> Sanat. İLE/VE/<> Din. )
( İyi, yarar ve hazın sürekliliği olarak yorumlanır. )
( İyilik konusunda, kişiler, dört bölümdür:
1. Herkesten önce yapanlar: Bunlar, kerîmdir;
2. Taklit yoluyla yapanlar: Bunlar, hakîmdir;
3. Engelleyenler: Bunlar, eşkiyâdır;
4. Hoşlandıklarından dolayı yapanlar: Bunlar, kötü niyetlilerdir. )
( Kendiniz için neyin iyi olduğunu bilmezken, başkaları için neyin iyi olduğunu nasıl bilebilirsiniz? )
( When you do not know, what is good for yourself; how can you know, what is good for others? )
( ... VS./AND/<>/> Appropriateness of concept and object. WITH/AND/<>/> Appropriateness of thought and action. WITH/AND/<>/> Appropriateness of shape and content. WITH/AND/<> ... )
( ... VS./AND/<>/> Rational. VS./AND/<>/> Ethic. VS./AND/<>/> Aesthetics. VS./AND/<> Religious. )
( Sport. VS./AND/<>/> Science. VS./AND/<>/> Philosophy. VS./AND/<>/> Aesthetics. VS./AND/<> Religion. )

- (")İYİ/LİK(") ile/ve/>< (")KÖTÜ/LÜK(")
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2701 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hesapsız/plansız. İLE/VE/>< Hesaplı/planlı. )
( İyi, yapmak ve yaratmakla; kötü, tembellik ve işsizlikle görülür. )
( Mükemmel olmayanı mükemmel olan uğruna seve seve feda edin, o zaman iyi ve kötü tartışmaları artık hiç olmayacak. )
( Ortak iyiliği (bütünün hayrını) arzu ettiğinizde, tüm dünya sizinle birlikte arzu eder. )
( Yapmış olduğu kötülüğü daha sonra yaptığı iyilikle yenen kişi, ayın, ışığını örten bulutlardan kurtulduğu zamanki gibi, dünyaya ışık yayar. )
( Olgun kişi, iyiyi gözlemleyerek onun peşinden gider, kötüyü gözlemleyerek düzeltmeye çalışır. )
( En yüksek katta şereflendirilmenin anlamı, kişinin iyiliğe olan içten aşkının doğurduğu başarıdır. )
( Olayları iyi ve kötü diye ayırdığınız sürece, haklı olabilirsiniz. Gerçekte ise, yerine getirildiklerinde, iyi kötüye, kötü de iyiye dönüşür. )
( Kötüyü kötü görebilmeliyiz ki, iyiyi arayabilelim. )
( Her şeyi iyi görürsek, tuzağa düşeriz. )
( ARETE[Hellence]: İyilik. | Erdem, yetenek, yetkinlik, yararlılık. )
( İyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği kadar, kötü; kötü şeylerin olduğu kadar da, iyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği ve bu bağlamda da, iyi/kötü tanımının olmadığı/olamayacağı, ancak ve sadece bizim alt seviye yükleme(leri)mizle ya da indirgeme(leri)mizle söz konusu olduğunu anımsamakta yarar vardır. )
( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )

- (")KEZBAN(")[Ar.] ile/değil/>< KEZBAN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39116 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kötü kadın. | (")Deneyimsiz, beceriksiz, bilgisiz, görgüsüz kadınlara yakıştırılan söz("). İLE/DEĞİL/>< Becerikli, hamarat kadın. )

- (")MERCİMEĞİ(") ... :
"FIRINA VERMENİN" HAZZI
ve/||/<>
EVSİZ(LER)E VERMENİN HUZURU

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36891 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( EVSİZLERİ (DE) DÜŞÜN(ELİM)!!! )
( Çorbada Tuzun Olsun!... )
( Aynada gördüğün, ben(evsiz) değil(im)!

Bu işte bir Evsizlik var!

Ne yersek paylaşıyoruz!...
Bu kurda-kuşa, bu bana, bu da bir evsize...

Evlenme teklifime yardım eder misin!?

Ben - Sen - O | Biz - Siz - Evsiz

3 taş oynamak için taşta oturmak/yatmak zorunda değilsin!

Yazın kaşın, kışın taşın! (İşimiz/yaşamımız bu/böyle!)

Düşün, taşın! Ya da kaşın!

"Evde yokuz!" / "Evdeyim!"
( Senin yalanın. / Benim yalanım. )

Benim görmem için pertavsız gerekebilir fakat senin görmen(düşünmen) için bir evsiz görmen gerekmiyor!

Yaşar, ne(rede) yaşar; ne(rede) yaşamaz(. / ?)

Ah bir Çelik kapım olsa...
Evsiz Hercai

Neden, huzurlu evinizde, evsizler için bir Hadise çıkmasın? )

- [ANLAM BAKIMINDAN] SÖZ/LÂFIZ:
HAS
ile/ve/||/<> ÂAM ile/ve/||/<> MÜŞTEREK ile/ve/||/<> MÜNKER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49879 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [Ar., Fars.] BEZZÂZ-İSTÂN ile BEZZ-İSTÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17126 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bedesten/bedestan, esnaf çarşısı. )

- [Ar., Fars.] FAKÎR-ÂNE ile FAKÎR-HÂNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17439 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fakire yakışacak şekilde/sûrette. | Fakircesine. | Nezâket olarak "ben" zamirinin karşılığı. İLE [alçakgönüllülükle] Söz söyleyenin evi. )

- [Ar.] AKD ve HALL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14731 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Düzyazıdaki bir sözü vezne döküp şiirleştirmek. VE Şiirdeki bir sözü düzyazıya çevirmek. )

- [Ar.] ÂLÂ ile/ve/||/<> VASAT ile/ve/||/<> EDNÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9547 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( En yüksek. İLE/VE/||/<> Orta. İLE/VE/||/<> En düşük. )

- [Ar.] ÂNE ile BETRE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22079 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dişil ve yabanî eşek. İLE Dişil eşek. )

- [Ar.] ANÎK, ATAL[çoğ. A'TÂL] ile/ve/<> NUKRE, NUKRE-İ KAFÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5208 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ense. İLE/VE/<> Ense çukuru. )

- [Ar.] AŞVE ile AŞY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8062 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Akşam karanlığı. | Akşam yemeği. İLE Akşam yemeği. )

- [Ar.] ATYEB-İ ME'KÛLÂT ile A'ZEB
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8089 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yiyeceklerin en güzeli. İLE En lezzetli ve tatlı. )

- [Ar.] AYŞ Ü İŞRET ile/ve AYŞ Ü NÛŞ ile/ve AYŞ Ü TARAB
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8082 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yeme içme, çalgı çengi, eğlence. )
( AYŞ: Yaşama. )

- [Ar.] BÂRRÎ ile BÂRİYY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14566 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnce kumaştan örülen hasır. İLE Hasır. )

- [Ar.] BATHÂ'[çoğ. BİTÂH] ile BATÎHA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12916 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çakıl taşlı büyük dere. | Mekke'de dağ arasında bulunan bir dere. | Dağ arasındaki dere. | Mekke-i Mükerreme. İLE Sazlı, kamışlı dere. )

- [Ar.] BEHÎM ile BEHÎME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21943 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Düz siyah şey, alacasız hayvan. İLE ... )

- [Ar.] BEHKEN ile BEHKENE/BEHKELE ile BEHNEKE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5187 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güzel ve gösterişli genç eril. İLE Nârin, ince ve güzel gövdeli dişil. İLE Şişmanca ve gövdesi güzel dişil. )

- [Ar.] BENÂM ile BENÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25341 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Parmak ucu. İLE Parmaklar, parmak ucları. )

- [Ar.] BEŞÛŞ/BEŞÎR ile/ve/< BÂSİM/BESÎM[< BESM]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5037 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güleryüzlü, şen. )
( BESÂMET/BEŞÂŞET: Güleryüzlülük. )

- [Ar.] BETÎL ile BETÎLE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13050 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Ayrılmış hurma fidanı. )

- [Ar.] BEYN ile BEYYİN ile BEYYİNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31534 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ara, aralık. | Arada, araya, arasında. İLE Açık, âşikâr. İLE Delil, tanık/şahit. )

- [Ar.] CÜSSE ile/ve HEYBET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6674 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gövde, kalıp, çelim. İLE/VE Korku ile saygı duygularını birden uyandıran durum ya da gösteriş. )

- [Ar.] DEVR-İ HİNDÎ ile DEVR-İ HİNDÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13567 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Makam. İLE Güzellikler/güzeller. )

- [Ar.] DEVR-İ REVÂN ile DEVR-İ REVÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13568 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Usûl. İLE Dünya. | Devir eden devrân. )

- [Ar.] EBED/Î, BENGİ ile/ve EZEL/Î[çoğ. AZAL]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/948 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sonu olmayan gelecek zaman. İLE/VE Öncesi olmayan geçmiş zaman. )
( Ezel ve ebed nedir? ŞİMDİ'dir! )
( Varlık'ın gelecekte takdir edilen zaman içerisindeki sınırsızca sürekliliği. İLE/VE Varlık'ın geçmişte takdir edilen zaman içerisindeki sınırsızca sürekliliği. )
( Ezel ve ebed, ikisi birden önsüzlüğü ve sonsuzluğu bildirir. )

- [Ar.] ESVÂB[< SEVB] ile/değil ESBÂB[< SEBEB]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9659 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Giyimler, giyilecek şeyler. İLE/DEĞİL Nedenler/sebepler, aracılar/vâsıtalar, lâzımalar. )
( ESBÂB-I MÛCİBE: Gerek(tir)en/icâb eden nedenler/sebepler. )

- [Ar.] HANÎS ile HÂNİS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17587 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yemini bozup altından çıkmayan. İLE Ettiği yemini yerine getirmeyen. )

- [Ar.] İHLÎL ile MEBÂL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5550 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Penisin deliği, sidik yolu. İLE Sidiğin çıktığı yer. )

- [Ar.] KADEM ile KADEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41802 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kıdem, derece. İLE Yarım arşın uzunluğunda bir ölçü. | Mimari arşının yarısı kadardır ve 12 parmak uzunluğundadır.[Hafriyatlarda kullanılırdı] | Ayak. )

- [Ar.] KEBÂD ile KEBBÂD/KÜBBÂD
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8280 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İri limon. İLE Ağaç kavununa benzer bir çeşit büyük ve yumuşak bir limon.[dilim dilim kesilerek tatlısı yapılır] )

- [Ar.] KISSA ile MENKIBE/MENKABE[çoğ. MENÂKIB]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20618 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fıkra, öykü, rivâyet. | Olay, macera. İLE Din büyüklerinin ya da tarihe geçmiş ünlü kişilerin, yaşamları ve olağanüstü davranışlarıyla ilgili öykü. )

- [Ar.] MEDDAH ile MEDDAH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46047 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Taklitler yaparak, hoş öyküler anlatarak halkı eğlendiren sanatçı. İLE Öven, aşırı övgüde bulunan kişi. )

- [Ar.] MEMNUNİYET ile MEMNUİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46087 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kıvanma, kıvanç. İLE Yasak olma, yasak edilme durumu. )

- [Ar.] MEMUR ile MEMUL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46089 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kişi, görevli. | Bir işle görevlendirilmiş olan, yükümlü. İLE Umulan, düşünülen. )

- [Ar.] MIZRAK ile HARBE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37113 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uzun saplı ve sivri demir uclu silah. İLE Kısa mızrak. | Harbi. )

- [Ar.] MİNNET ile/ve ŞÜKRAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9527 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir iyiliğe, bir iyilik yapana yönelik, kendini borçlu görme. | Görülen iyiliğe yönelik teşekkürde bulunma. İLE/VE İyilik bilme, gönül borcu. )

- [Ar.] MÜCERRED ile TAAZZÜB[< AZEB] ile TE'EBBÜD
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5012 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tek, yalnız. İLE Evlenmeyip bekâr kalma. İLE Ürküp çekinme. | Evlenmeme. )

- [Ar.] MÜSTEAR ile MAHLAS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9525 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eğreti olarak alınmış. | Türk müziğinde bir makam. İLE Bir kişinin ikinci adı. | Ozanların/yazarların, yapıtlarında kullandıkları takma ad. )

- [Ar.] SANDIK ile SANDUKA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46679 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İçine türlü şeyler konulan, tahtadan, dört köşe, kapaklı ev eşyası. | Bir kurumda, para alınıp verilen yer. | Banka. | Yapılarda, kum, çakıl gibi şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü. | Mahalle tulumbacılarının, omuzda taşıdıkları, sandık biçimi tulumba. İLE Mezarın üzerine yerleştirilmiş, tabut büyüklüğünde tahta ya da mermer sandık. )

- [Ar.] ŞAKIRRÂK/ŞIKIRRÂK ile ŞAKRAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22774 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [Ar.] ŞEVK Ü TARÂB ile ŞEVK Ü TARÂB
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13577 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Makam. İLE Neşe, sevinç ve coşkunluk. )

- [Ar.] TA'M[çoğ. TUÛM] ile TAMA'
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8069 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yeme. | Tad, lezzet. İLE Doymazlık, çok isteme, açgözlülük. )

- [Ar.] TEEBBÎ ile/ve TEEMMÜM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5848 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birini, baba edinme. | Birini, evlât edinme. İLE/VE Ana edinme. | Çocuğun, anne tarafından tanınması. )

- [Ar.] VAHŞ[çoğ. VUHÛŞ] ile VUHÛŞ-İ BERRİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21949 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yabani hayvanlar. İLE Karada yaşayan yabani hayvanlar. )

- [Ar.] VİDÂC ile VİDÂCÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5313 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Boyun damarlarından biri. İLE Boyun damarlarından biri ile ilgili. | Boyun kara damarı. )

- [Ar.] ZEVCE-İ MEDHÛLETÜN BİHÂ ile ZEVCE-İ GAYR-İ MEDHÛLETÜN BİHÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5009 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gerdeğe girmiş eş/zevce. İLE Henüz gerdeğe girmemiş eş/zevce. )

- [Ar.] ZİRÂ ile ZİRÂ-İ A'ŞÂRÎ ile ZİRÂ-İ AMME ile ZİRÂ-İ KİRBÂSÎ ile ZİRÂ-İ KİSRÂ/MELİK ile ZİRÂ-İ MESAHA ile ZİRÂ-I Mİ'MÂRÎ ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44401 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [Fars.] CÛ ile CÛ/CÛY ile -CÛ ile CÛ'[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17236 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arama, araştırma. İLE Akarsu, ırmak, çay. İLE "arayan, araştıran, arayıcı" anlamalarına gelen sıfatlar oluşturur. İLE Aclık, ac kalma. )

- [Fars.] DÂR ile -DÂR ile DÂR ile DAR/DARR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17257 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Darağacı. | Ağaç. | Direk. İLE Tutan.[DEFTER-DÂR: Defter tutan.] | Sahip, malik.[ALÂKA-DÂR: İlgili. | HİSSE-DÂR: Hisseli. | HÜKÜM-DÂR: Hükme sahip.] İLE Savaş.[DÂR Ü GÎR: Kavga, savaş.] İLE Sıkıntı, belâ. | Zarar. )

- [Fars.] DER ile -DER ile DERR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17273 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( -de, içinde.[DER-ANBAR: Anbarda. | DER-HÂTIR: Hatırda.] | Kapı.[DER-SAADET: İstanbul.] | Mağara. | Kere, defâ. | Cins, çeşit, kısım, nevi. İLE "Yırtan, yırtıcı, yaran, delen" anlamlarına sözcükleri sıfatlaştırır.[PERDE-DER: Perde yırtıcı, edepsiz.] İLE Kimse, kişi. | Güzel iş/eser. )

- [Fars.] ERS ile ERZ/ERZİŞ ile ERZ/ERÜZ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17373 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gözyaşı. İLE Değer, kıymet, kadir ve îtibar. İLE Pirinç.[hubûbat] )

- [Fars.] HÂMÛŞ/SÂKİT[Ar. < SÜKÛT]/SAMUT[Ar.] ile HAMÛŞ/HAMUŞ/HÂMUŞ/HÂMÜŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17578 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Susmuş, sessiz. | Mevlânâ'nın bazı gazellerinde kullandığı takma adı/mahlası. İLE "HÂMÛŞ" sözü/sözcüğünün hafifletilmiş ve çeşitli kullanımları. [çoğ. HÂMÛŞÂN: Mevlevi mezarlıklarına verilen ad] )

- [Fars.] HAR ile HÂR ile HÂR ile HÂR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17589 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eşek. İLE Diken. İLE Hor, hakir, aşağı, bayağı. | Yiyici, yiyen. İLE Yıkılmış. )

- [Fars.] HÛR/HUR ile HÛR ile HÛR[Ar. < AHVER, HAVRA]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17682 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güneş. İLE Güneş. | Yiyecek. İLE Âhû gözlüler, gözlerinin akı karasından çok olanlar. | Cennetteki hûriler. )

- [Fars.] KÂLÂ ile KÂLE ile KAL'A[Ar. çoğ. KILÂ']
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18022 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kumaş. | Anamal, sermaye. | Ev eşyası. İLE Kumaş. | Kelek, ham kavun. İLE Kale, hisar. | Bir şeyin aslının, temelinin, güvenliğinin sürdürüldüğü nesne.[O eser, ilmin kal'asıdır.] )

- [Fars.] SERÂ/SERÂY ile -SERÂ ile SERÂ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18389 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saray. | Büyük konak. | Hükümet konağı. İLE "Şarkı söyleyen" anlamlarıyla başa gelerek birleşik sözcükler yapar. [NAĞME-SERÂ: Türkü, şarkı söyleyen.] İLE Toprak. )

- [Fars.] SULTANÎ (YAPRAK/PUL) MERCİMEK ile YEŞİL(SIRA) MERCİMEK ile (KABUKLU) KIRMIZI MERCİMEK ile KIRMIZI İÇ MERCİMEK ile YEŞİLİMSİ/SARI İÇ MERCİMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8242 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( YASMIK )
( Kabuk renkleri, yeşil ya da sarımsı yeşildir. Pembemsi-sarı yeşil, grimsi-sarı yeşil, sarımsı-yeşil üzerinde koyu yeşil benekli olanları da vardır. Kotiledon renkleri, yeşilimsi sarı, taneleri yassı, yuvarlak ve çapı, 6 mm.'den büyüktür. İLE Genellikle yeşil ya da sarımsı olmakla birlikte sarımsı-pembe yeşil, grimsi-yeşil olanları da vardır. Taneler, yanlardan basık, yuvarlak ve tane çapı, 3 mm.'den büyüktür. İLE Kabuk rengi, genellikle grimsi-kırmızı olmakla birlikte, sarımsı pembe üzerine koyu mavi ya da grimsi üzerine koyu mavi ya da siyah benekli ve sarımsı yeşil renkli olanları da vardır. Kotiledon rengi, turuncu kırmızıdır. Tanelerin yanları basık, yuvarlak ve tane çapları, 3 mm.'den büyüktür. İLE Kotiledon renkleri, turuncu kırmızıdır. Kotiledonların iç yüzeyleri yuvarlaktır. İLE Kotiledon renkleri, yeşilimsi sarıdır. Kotiledonların iç yüzeyi düz, dış yüzeyi yuvarlaktır.[Türkiye'de, Kışlık Pul 11, Kışlık Yeşil 21, Kışlık Yeşil 31, Fırat 87, Sazak 91, Kışlık Yerli Kırmızı, Emre 20, Kayı 91, Erzurum 89, Malazgirt 89, Seyran 96, Ali Dayı, Meyveci 2000 adlarında tohumluk üretimi yapılan çeşitleri bulunmaktadır.] )

- [Fr.] FARENJİT/ANJİN ile/ve/<> LARENJİT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36643 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yutak yangısı. Boğaz mukozasının şişmesi, boğak. İLE/VE/<> Gırtlaktaki aşırı ve süreğen yangı. )

- [KISMÎ ANLAM BAKIMINDAN] SÖZ/LÂFIZ:
DELÂLET
ile/ve/||/<> İŞARETLE DELÂLET ile/ve/||/<> DELÂLETLE DELÂLET ile/ve/||/<> İKTİZÂ ÜZERİNE DELÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49882 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
TAGALLÜP[Ar.]
değil/yerine/= ZORBALIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47912 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
!GAZA[Ar.]
ile !GAZVE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36860 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [ne yazık ki][tamamen eskide kalmış olması dileğiyle...]
İslâm'ı korumak ya da yaymak amacıyla müslüman olmayanlara karşı yapılan savaş. İLE Arap derebeylikleri arasında yapılan savaş. | Din uğruna yapılan savaş. )

- [ne yazık ki]
!HİLE[Ar.]
ile !ŞİKE[Fr. CHIQUE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28828 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika. | Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma. İLE Bir spor karşılaşmasının sonucunu değiştirmek için maddi ya da manevi bir çıkar karşılığı varılan antlaşma. | Bir çıkar karşılığı, uzlaşarak bir iş yapma, aldatma. )

- [ne yazık ki]
!İRTİKÂB
ile/değil/yerine/= !YİYİCİLİK, RÜŞVET[Ar. < RİŞVET] YEME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41688 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bekleme, gözleme. | Kötü bir iş işleme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/= Yaptırılmak istenilen bir işte yasa dışı kolaylık ve çabukluk sağlanması için birine mal ya da para olarak sağlanan çıkar. )
( MÜRTEKİP[Ar.]: Kötü, uygunsuz işler çeviren. | Rüşvet yiyen/yiyici. )

- [ne yazık ki]
!MUHTELİS[Ar.]
değil/yerine/= ÇALAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46362 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Beylik mal ya da parayı zimmetine geçiren, çalan. )

- [ne yazık ki]
!MÜFSİT[Ar.]/MÜZEVİR[Ar.]
değil/yerine/= ARABOZUCU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46474 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
!MÜPTELA[Ar. < BELÂ]
değil/yerine/= BAĞIMLI | DÜŞKÜN, TUTULMUŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46514 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
!MÜSKİRAT[Ar. < SEKR]
değil/yerine/= SARHOŞ EDEN ŞEYLER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46530 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
!MÜSTEMLEKE[Ar.]
değil/yerine/= SÖMÜRGE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46539 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
!MÜTECÂVİZ[Ar.]
değil/yerine/= SALDIRGAN/SALDIRICI/SATAŞKAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46565 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
MELÂNET[Ar. < LA'N]
değil/yerine/= BÜYÜK KÖTÜLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46076 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
MUHTEKİR[Ar.]/SPEKÜLATÖR[Fr.]
değil/yerine/= VURGUNCU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47228 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
SAHTE[Fars.]
değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28543 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sahte olan, zaman ve uzay ile sınırlıdır ve koşulların ürettiğidir. )
( Bir an gerçek gibi görünmek, sahte olanın doğasıdır. )
( Sahte olanı yıkamazsınız, çünkü onu durmadan yaratıyorsunuz. )
( Sahtenin sahteliği anlaşıldığında, o, kendi kendine erir gider. )
( Sahte olanı sahte olarak görmek ve sahte olanı terk etmek, gerçeği getirecektir. )
( Sahte olduğunu gördüğünüz her ne ise o eriyip kaybolur. )
( Sahte olandan vazgeçin, doğru olan kendi yerini bulacaktır. )
( Sahte olanın zamana gereksinimi olduğunu ve zamana gereksinimi olanın sahte olduğunu bir kez anlarsanız, zaman ötesi ve hep şimdi'de olan Gerçek'e yakınlaşmış olursunuz. )
( Gerçeğin görülmesini o kadar zorlaştıran, sahte olana tutunup ondan kopamamaktır. )
( Gerçek, sahtenin reddi ve inkârı ile ifade edilebilir -eylemle. )
( Gerçek, herkes için birdir, ancak sahte olan kişiseldir. )
( Sahte olanı fark edip onu reddetmek, gerçeğe giden yolu açar. )
( Sahte olanlar gittiğinde, geride kalan, gerçek olandır. )
( Doğru kendini öne sürmez, o sahtenin sahte olarak görülmesi ve reddedilmesinde yatar. Zihin, sahte olan tarafından kör edilmişken, doğruyu aramak yararsızdır. Doğru olanın sezilebilmesi için önce sahtenin tamamen temizlenip yok edilmesi gerekir. )
( Sahte olanın keşfedilip terk edilmesi, gerçek olanın zihne girişini sağlar. )
( Sahte olanın yıkımı, şiddet değildir. )
( Sahte olanın reddi, özgürleştirici ve enerji vericidir. )
( Sahte olan "Ben-im" duygusu değil, fakat kendinizi ne sandığınızdır. )
( The false is limited in time and space and is produced by circumstances.
It is the nature of the false that it appears real for a moment.
You cannot destroy the false, for you are creating it all the time.
To see the false as false and abandon the false brings reality into being.
It is the discarding the false that opens the way to the true.
What you see as false, dissolves.
Once you understand that the false needs time and what needs time is false, you are nearer the Reality, which is timeless, ever in the now.
It is the clinging to the false that makes the true so difficult to see.
Reality is common to all. Only the false is personal.
The false dissolves when it is discovered.
The discovery and abandonment of the false remove what prevents the real entering the mind.
The destruction of the false is not violence.
Renunciation of the false is liberating and energizing.
It is not the "I am" that is false, but what you take yourself to be. )

- [ne yazık ki]
TERZİL[Ar.]
değil/yerine/= KÜÇÜK DÜŞÜRME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53422 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
TEZYÎF[Ar. < ZEYF]
değil/yerine/= DEĞERSİZ GÖSTERME | ALAY ETME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46823 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AD ile/ve TAKMA AD
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4855 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖLÇÜLER('İ)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14457 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YUNUS EMRE ile/ve İSMAİL EMRE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20079 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MANİCİLİK ile MAZDEKÇİLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15892 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TASAVVUF TERMİNOLOJİSİ ile/ve TASAVVUF TERBİYESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19135 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- 0-7 ile/ve 7-15 ile/ve 15-30 ile/ve 30-50 ile/ve 50->
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5016 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- 1. CEMRE ile/ve 2. CEMRE ile/ve 3. CEMRE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27963 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Havaya düşer. [20 Şubat] İLE/VE Suya düşer. [27 Şubat] İLE/VE Toprağa düşer. [06 Mart] )
( CEMRE: Yanmış kömür parçası[kor], ateş. | Ufak çakıl taşı. | İltihaplı çıban, kara kabarcık. | Toprakta 7'şer gün arayla meydana gelen sıcaklık yükselmesi. )

- 7 DORUK/ZİRVE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19078 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( * ACONCAGUA: Arjantin, Güney Amerika, Yükseklik: 6959 m.
* ELBRUZ: Rusya, Avrupa, Yükseklik: 5642 m.
* EVEREST: Nepal, Tibet, Yükseklik: 8848 m.
* KILIMANJARO: Tanzanya, Afrika, Yükseklik: 5895 m.
* KOSCIUSKO: Avustralya, Yükseklik: 2228 m.
* Mc. KINLEY: Alaska, Kuzey Amerika, Yükseklik: 6194 m.
* VINSON: Antarktika, yükseklik: 4897 m. )

- AD ile/ve/değil EŞİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25143 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( AD/IM/IZ üzerine... )

- ABDÜLLEZİZ[Ar. < HABBÜLLEZİZ: Tatlı tane.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33340 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık bir bitki. | Bu bitkinin, yemiş gibi yenilen, tatlı ve yağlı ürünü. )

- ABRÂŞ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39823 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yüzünde sam lekesi bulunan kişi. )

- ACIKMA/AÇLIK ve/<> SUSAMA/SUSUZLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8107 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ACIKMA ile/ve/> DOYMA İSTEĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8106 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AÇI ile/ve/<> YÖN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27856 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Geometride. İLE/VE/<> Mekânda. )

- AÇIK SEÇİK = CLEAR-CUT, CLEAR AND DISTINCT[İng.] = CLAIR(E) ET DISTINCT(E)[Fr.] = KLAR/DISTINCTEKLARE UND DEUTLICH(E)[Alm.] = CHIARO E DISTINTO[İt.] = CLARO Y DISTINTO[İsp.] = CLARUS/CLARE ET DISTINCTUS[Lat.] = SAF?S[Yun.] = VÂZIH VE MÜTEMÂYİZ[Ar., Fars.] = KLAAR EN DUIDELIJK[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39148 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AÇIK ile/ve/değil/< ÂŞİKÂR/ECLÂ[Ar. < CELÎ]/BEYYİN[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2495 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AÇIK ile/ve/değil YARIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27980 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AÇIKLAMA ile/ve/değil BETİMLEME/TASVİR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4428 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AÇIKLAMA = İZÂH/AT, TAFSİLÂT, BEYÂN = EXPLANATION[İng.] = EXPLICATION[Fr.] = ERKLÄRUNG[Alm.] = SPIEGAZIONE[İt.] = EXPLICACIÓN[İsp.] = EXPLENATIO[Lat.] = HO EKS?G?SIS[Yun.] = İZÂH, BEYÂN[Ar.] = BEYÂNKÂRÎ(far.) = VERKLARING[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39149 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADA BALIĞI ile ALABALIK(TROUT) ile ATLANTİK KERTENKELE BALIĞI ile ATEŞ BALIĞI ile AY BALIĞI[Lat. MOLA MOLA] ile BENİ BALIĞI[Lat. CYPRINION MACROSTOMUS] ile ÇAÇA BALIĞI ile ÇUPRA BALIĞI ile DİL BALIĞI(SOLEFISH, [Lat. SOLEA VULGARIS]) ile DÜLGER BALIĞI[Lat. ZEUS FABER] ile FENERBALIĞI[LOPHIUS PISCATORIUS] ile FULYA BALIĞI[Lat. MYLIOBATIS AQUILA] ile GÜNBALIĞI[Lat. JULIS TURCICA] ile İSTAVRİT[Yun.][Lat. TRACHURUS TRACHURUS] ile KEDİ BALIĞI(CATFISH) ile KILIÇ BALIĞI(CEMEL-İL-BAHR / CEMEL-ÜL-MÂ'[Ar.], SWORDFISH[İng.]) ile KIRLANGIÇ BALIĞI ile KÖPEK BALIĞI(SHARK) ile KÜÇÜK AĞIZLI LOTAK[Lat. CYPRINION KAIS] ile MERCAN BALIĞI ile OK BALIĞI ile ORKİNOS[Yun.]/TON[Lat. THUNNUS] ile ÖRDEK BALIĞI[Lat. LABRUS MIXTUS] ile PAPAZBALIĞI[Lat. CHROMIS CHROMIS] ile PEMBE, KURBAĞA AĞIZ BALIĞI ile RİNGA BALIĞI(HERRING)[Lat. CLUPEA HARENGUS] ile SANDIK BALIĞI[Lat. LACTOPHRYS TRIQUETER] ile TON BALIĞI(TUNAFISH) ile TARANGA ile TORPİLBALIĞI ile YILAN BALIĞI(İNKİLÎS[Ar.], EEL[İng.]) ile ACI BALIK ile BIYIKLI BALIK ile DİKENLİ BALIK[Lat. G. ACULEATUS] ile DUBAR[Lat. MUGIL CEPHALUS] ile ÜZGÜNBALIĞI[Lat. CALLIONYMUS LYRA]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22493 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dünyanın en büyük omurgasızı/yumuşakçası, mürekkep balığıdır. [Eril mürekkep balıklarının boyu 19 metreye kadar ulaşabilir.] )
( )

- ADA ile/ve ARAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18883 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dört tarafı denizle kaplı kara parçası. İLE/VE Takımada. )

- ÂDÂK[Fars.] ile ADAKK[Ar.] ile ADAK/NEZİR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16913 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ada. İLE [Daha/en/çok] Dakik, ince. İLE Bir dileğin gerçekleşmesi için sahip olunandan vazgeçmek ve/veya vazgeçilen şey. )

- ADALE[Ar.] değil/yerine/= KAS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11992 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADAM ile KOCA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6355 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂVET/MUGALAZA[Ar.] değil/yerine/= DÜŞMANLIK, YAĞILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39837 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADDETMEK[Ar.] değil/yerine/= SAYMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55113 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂDER[Ar.] ile ÂDER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16914 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kasığı çıkık kişi. İLE Ateş. )

- ÂDET/AYBAŞI/REGL ile YAŞDÖNÜMÜ/MENAPOZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5321 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 28 günde bir, 3 ilâ 7 gün arasındadır. Normal koşullarda bir çay bardağının 2/3'ü kadar kan kaybı oluşur. İLE ... )
( TUHR: İki âdet arasında geçen zaman. [En az 15 gündür] )
( SİNN-İ BUHRÂN/YE'S: Adetten kesilme yaşları. )

- ADIM ile AYAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5614 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir adım atmak için 200 kasımızı kullanırız. )

- ADÎMET-ÜL-KURÛN[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39850 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Deve gibi boynuzu oymayan çatal tırnaklılar. )

- ÂFETLER:
SEMÂVÎ
ile/ve/||/<> MÜKTESEP
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49914 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AĞ ile ÖRÜMCEK AĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22464 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AĞAÇ ile/ve BEŞÂM[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13060 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Hicaz'da yetişen ve misvak yapılan hoş kokulu bir ağaç, balsama ağacı. )

- AĞAÇ ile BETÎL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13055 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Salkımları sarkık olan ağaç. )

- AĞDA/AKÎDE[Ar.] ile/ve ŞERBET[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8210 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Koyu. İLE/VE Sulu. )
( Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez ya da limonlu şeker eriyiği. | Şekerle yapılan ürünlerin hazırlanması ya da beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk. İLE Meyve suyu ile şekerli su karıştırılarak yapılan içecek. | Belirli törenlerde, konuklara sunulan şekerli içecek. | Bazı maddelerin suda eritilmişi. | Sözlenmek ya da nişanlanmak üzere, tarafların antlaşması durumunda, tören yapılarak içilen içecek. )

- AĞIZ ile/ve/<> DUDAK/LAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5357 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Divan şiirinde] YÂKUT, FİKR-İ DEHÂN ile/ve ... )
( NUN harfi ve NOKTA ile simgelenir. İLE/VE ... )
( Ağızda, 6 - 10 milyon bakteri bulunmaktadır. )

- AĞLAMA ile/ve/||/<>/> TENEVVUH[Ar. < NEVHA]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53379 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/||/<> [Ölünün arkasından] Bağırarak, feryâdederek ağlama. )

- AĞLAMAK/YIĞLAMAK/ZÂRİ KILMAK ile/ve AĞLAYAMADIĞINDAN DOLAYI AĞLAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5042 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yeni doğan bebekler, 440 hz yüksekliğinde ve la notasıyla ağlar. )

- AĞRI ile SANCI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7433 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BALKI: Güzel, süslü, parlak. | Sancı, ağrı. )

- AĞUSTOS BÖCEĞİ/ORAKBÖCEĞİ | ZÎZÜ[Ar.] | CICADA[İng.] | CICADIS/LANIUS[Lat.] ile/ve ATEŞBÖCEĞİ/YILDIZBÖCEĞİ[Lat. LAMPYRIS NOCTILUCA][1 cm.den daha küçüktürler.] ile/ve YERÂA[Ar. | çoğ. YERÂ'], KİRM-İ AHTER, KİRM-İ ŞEB-EFRÛZ, KİRM-İ ŞEB-TÂB, ÂTEŞÎZE[Fars.]) ile/ve BOK BÖCEĞİ(HUNFESÂ'[Ar. | çoğ. HANÂFİS], KÜSTEL[Fars.], GEOTRUPES STERCORARIUS[Lat.], SCARABE/KHEBER) ile/ve GELİN BÖCEĞİ ile/ve HANIM BÖCEĞİ ile/ve İPEK BÖCEĞİ[Ar. DÛD-İ HARÎR, DÛD-ÜL-KAZZ | Fars. DÎVE, KİRM-İ EBRİŞÎM/PÎLE | Lat. BOMBYX MORI] ile/ve KIZ BÖCEĞİ ile/ve UĞUR BÖCEĞİ/UÇUÇBÖCEĞİ/HANIMBÖCEĞİ[Lat. COCCINELLA SEPTEMPUNCTATA] ile/ve AĞILI BÖCEK ile/ve ÇALGICI BÖCEK ile/ve MAKASLI BÖCEK ile/ve MAYIS BÖCEĞİ(COCKCHAFER)[Lat. MELOLONTHA VULGARIS] ile/ve TAM GELİŞMEMİŞ BÖCEK(NYMPH) ile/ve UYUZBÖCEĞİ[Lat. SARCOPTES SCABIEI]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22808 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHÇI değil AŞÇI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8135 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHDER[Ar.] ile AHDER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16926 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şaşı. İLE Kardeş çocuğu, yeğen. )

- AHLÂM[< HULM[(Ar.) AKIL]]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39881 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( RÜYÂLAR, HULYÂLAR, UYKUDA GÖRÜLEN ŞEYLER | AÇIK SAÇIK RÜYÂLAR | DÜŞÜ AZMALAR )

- AHMAK/LIK ile/ve/değil/ya da HAİN/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5891 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hain, korkaktır. )

- AHTAL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39883 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çabuk yürüyen. | Boşboğaz. )

- AİT ile/ve/değil EMÂNET/VEDİA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4732 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKCİĞER ZARI YANGISI(SATLICAN/ZATÜLCENP[Ar.]) ile/ve KARACİĞER YANGISI ile/ve BRONŞİYOL YANGISI ile/ve LENF BOĞUMLARI YANGISI ile/ve MEME YANGISI(MASTİT)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5516 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ZATÜLCENP ile/ve HEPATİT, ZATÜLKEBED ile/ve BRONŞİYOLİT ile/ve ADEONOİT )
( BİLSÂM[Ar., Fars.]/PLEURÉSIE[Fr.]: Akciğer zarı yangısı, satlıcan. )
( Dünyada en sık karşılaşılan hastalık zatürree/bronşittir. )
( AKCİĞER YANGISI / GIŞÂ-İ CENB[Ar.] / PLEVRA[İt. göğüs boşluğunun iç yüzünü ve akciğerleri saran zar] )

- AKCİĞER(ÖRGEN) ile/ve KARACİĞER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5470 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ESNÂH-I RİEVİYE: Akciğer petekleri. )

- AKIN AKIN (GİTMEK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10268 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKINTI ile/ve/değil/<> KANAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31993 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKRAN[Ar.] değil/yerine/= ÖĞÜR/TAYDAŞ[halkta]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38990 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yaşça yakın, yaşıt, boydaş, taydaş. | Öğrenmiş, alışmış. | Alışılmış, yadırganmaz olmuş, menus. | Takım, fırka, zümre. )

- AKREP ile GEJDÜM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22917 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Eğri kuyruklu akrep. )
( Yılan, düşmanlığı simgeler. )
( Türkiye'de 52 yılan türü bulunmaktadır. [Sadece 15'i zehirlidir.] )

- AKSİNE/BİL-AKİS[Ar.] değil/yerine/= TERSİNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12001 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKSİYOM(ATİK) = AXIOM[İng.] = AXIOME/AXIOMATIQUE[Fr.] = AXIOM, GRUNDWAHRHEIT[Alm.] = ASSIOMA[İt.] = AXIOMA[İsp.] = PRONUNTIATUM[Lat.] = AKS.OMA[Yun.] = BEDÎHİYYE, MÜSELLEM[Ar.] = ASLÎ MUTEÂREF[Fars.] = AXIOMA[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39155 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKŞAM ile/ve/> GECE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27919 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKTAVŞAN/ARABİSTAN TAVŞANI ile UZUN KULAKLI ARAP TAVŞANI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/23026 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Moğolistan'da, Gobi Çölü'nde yaşarlar. [İlk 6 haftalarını, yerin altında, ailesinin korumasında geçirerek büyür ve yaşarlar.] )
( ... İLE NTV - Yaşam Öyküsü 1. Bölüm (İlk Adımlar)[41:00 - 44:20 arası] )

- AKUK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39902 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gebe hayvan. )

- AKVÂZ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39905 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kum tepeleri. )

- AKVES[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39907 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sıkıntılı vakit. )

- ALÂ ile ALÂ, ALE ile A'LÂ ile ÂLÂ[Ar. < EYL] ile ÂLÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16945 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Rütbece yükseklik, büyüklük, şeref, şan. İLE Üst, üzere. İLE [daha/çok/pek] Yüksek. İLE İhsanlar. İLE Kirleten. )

- ALÂKA[Ar.] değil/yerine/= İLGİ, İLİŞKİ, İLİNTİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12004 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALAY ile ALAY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35264 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Herhangi bir törende ya da gösteride yer alan kalabalık. | Çok kalabalık. | Tümü, hepsi. | Genel olarak üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu. İLE Ses tonu, söz, davranış gibi araçlarla, biriyle, bir şeyle/durumla eğlenme. )

- ALÇI PENCERE/REVZEN[Fars.] ile KAFA PENCERESİ/REVZEN-İ MENKUŞ[Fars., Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37962 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Camilerde, genellikle açıtların iç ve dış yüzlerine, birer revzen yerleştirilir. Bunlardan, nakışlı camlarla süslü olan içtekine, içlik; adi camlı olan dıştakine, dışlık adı verilir. İLE Nakışlı camlarla yapılmış alçı pencere, nakışlı revzen, vitray. )

- ALDANMA ile BİLEREK ALDANMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7487 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂLET = TOOL[İng.] = OUTIL[Fr.] = WERKZEUG[Alm.] = ARNESE[İt.] = HERRAMIENTA[İsp.] = ARNESE[Lat.] = TO ORGANON[Yun.] = ÂLET[Ar., Fars.] = WERKTUIG[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39158 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALEV/ŞÛLE[Ar.]/ZEBÂNE[Fars.] değil/yerine/= YALAZ(A)/YALIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12005 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALGI = İDRAK = PERCEPTION[İng., Fr.] = WAHRNEHMUNG[Alm.] = PERCEPCION[İsp.] = PERCEPTIONIS[Lat.] = HE KATALEPSIS[Yun.] = el-İDRÂK el-HİSSÎ[Ar.] = İDRÂK-İ CUZ'Î[Fars.] = GEWAARWORDING, WAARNEMING[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39159 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALIN TERİ/TERLEMESİ ile SIRT TERİ/TERLEMESİ ile KIÇ TERİ/TERLEMESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5609 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sadece fiziksel çalışmaktan kaynaklanan durum/ter. İLE Çalışırken ciddi zorlanmadan kaynaklanan durum/ter. İLE Sıkıntıdan/zorluktan kaynaklanan durum/ter. )

- ALIŞ ile/ve/değil/yerine VERİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4108 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aslolan, alış-veriş değil, VERİŞ-ALIŞ'tır. )
( Kendilerinde olanlar, verebilirler. )
( Nasıl ilerlemeli? İki kâse pirinç fedâ edilerek. )

- ALIŞVERİŞ/TİCARET ile/ve DEĞİŞTOKUŞ/TAKAS/TRAMPA[İt.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13819 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ABRA: Değiştokuşta üste verilen. )
( MÜTÂCERE: Birbiriyle ticaret yapma. )

- ALİDAT/MASTARA[Ar.] ile MASTAR/MISTAR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39924 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Açı cetveli. İLE Eylemlik. | Sıvacıların ve duvarcıların, cetvel gibi kullandıkları, ensiz, uzun ve düz tahta. )

- ALMAK ile SATIN ALMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28983 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALT ÇENE ve ÜST ÇENE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5360 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( CÂM-I SÎM[gümüş kadeh][mecaz]: Sevgilinin çenesi. )
( )

- ALTIN ve GÜMÜŞ/FIDDA/SÎM/NUKRA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14485 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Atom numarası 79, atomik kütlesi 196.97, ergime noktası 1064,76 ºC, kaynama noktası 2807 ºC, yoğunluğu 19.32 g/cm³, doğal olarak %100 bollukla 197 kütle numaralı [Au¹97;] kararlı izotopu biçiminde bulunan, 1.38MeV, ߯ ve 412keV gama ışınları yayınlayan, 2.7 gün yarılanma süreli 198 kütle numaralı radyoaktif izotopu [Au¹98;], tıpta, karaciğer sintigrafisinde kullanılan, havadan etkilenmeyen, sadece klor ve brom ile tepkimeye giren, dövülüp haddelenmesi kolay olduğundan dolayı kolay işlenebilen ve 10¯4 mm. kalınlığında yaprak haline getirilebilen, bazlarda ve hiçbir asitin tek başına etkileyemediği/çözündüremediği ancak hidroklorik ve nitrik asitlerin kral suyu denilen karışımında çözünen, yüksek değerli [1 ve 3 değerlikler alan], paslanmaz, parlak sarı renkli soy metal. [Au] VE Atom numarası 47, atomik kütlesi 107.88, yoğunluğu 10.5 g/cm³, ergime sıcaklığı 960ºC, kaynama sıcaklığı 1950ºC, kütle numarası 99-122 arasında yapay radyoaktif izotopları olan, ancak Ag¹07;[%51.35] ve Ag¹09;[%48.65] bolluk oranlarıyla doğal olarak bulunan, 107 ve 109 kütle numaralı kararlı izotopları, sırasıyla 30b ve 84b etki kesitleriyle nötron yakalayarak, kısa yarı ömürlü, ikisi de gama ve beta yayınlayarak bozunan Ag¹08; ve Ag¹10; radyoizotoplarına dönüştüğünden, nötron ölçümünde kullanılan fosfat camların etkinleştirilmesinde kullanılan, parlak, paslanmaz beyaz bir metal öğe. | En iyi iletkendir. )
( HACEREYN: İki taş. )

- ALTLI ÜSTLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10583 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂMÂ ile KÖR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6056 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Köre renk, sağıra ahenk olmaz! )

- ÂMÂK[Ar. < MAAK/MAUK] ile A'MÂK[Ar. < UMK]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16949 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Göz pınarları. İLE Derinlikler. )
( A'MÂK-I HAYAL adlı kitabı okumanızı salık veririz... )

- AMCA ile/ve BABA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5857 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Biyolojik açıdan] Babayla kardeşlik bağlantısı olan eril gövdeli kişi/ye verilen ad. İLE/VE Testislerinde oluşan spermler aracılığıyla dünyaya gelinen kişi. )

- AMERİKA ELMASI ile DAĞ ELMASI/YABANİ ELMA ile DEVE ELMASI ile FİL ELMASI ile KİRAZ ELMASI ile PAMUK ELMASI ile LÜBNAN ELMASI[TUFFÂH-İ LÜBNÂN] ile YER ELMASI/BADAT/TUFFÂH-ÜL-ARZ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8322 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AMERİKAN TİMSAHI ile TİMSAH[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22424 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tatlı suda yaşarlar. İLE Bazıları tuzlu suda yaşarlar. )
( Tatlı suda yaşarlar. İLE Bazıları tuzlu suda yaşarlar. )
( Tatlı suda yaşarlar. İLE Bazıları tuzlu suda yaşarlar. )
( Tatlı suda yaşarlar. İLE Bazıları tuzlu suda yaşarlar. )
( Karada saldırgan değildir. İLE Büyük ve saldırgandır. )
( Karada saldırgan değildir. İLE Büyük ve saldırgandır. )
( Karada saldırgan değildir. İLE Büyük ve saldırgandır. )
( Karada saldırgan değildir. İLE Büyük ve saldırgandır. )
( Tek çenelerini kullanırlar. İLE İki çenelerini de kullanırlar. )
( Tek çenelerini kullanırlar. İLE İki çenelerini de kullanırlar. )
( Tek çenelerini kullanırlar. İLE İki çenelerini de kullanırlar. )
( Tek çenelerini kullanırlar. İLE İki çenelerini de kullanırlar. )
( ... İLE Daha uzun ve daha dar burunları vardır. Gözleri daha öndedir. Dördüncü dişleri alt çeneden dışarı taşar. )
( ... İLE Daha uzun ve daha dar burunları vardır. Gözleri daha öndedir. Dördüncü dişleri alt çeneden dışarı taşar. )
( ... İLE Daha uzun ve daha dar burunları vardır. Gözleri daha öndedir. Dördüncü dişleri alt çeneden dışarı taşar. )
( ... İLE Daha uzun ve daha dar burunları vardır. Gözleri daha öndedir. Dördüncü dişleri alt çeneden dışarı taşar. )
( Mide özsularında, demir ve çeliği eritmeye yetecek kadar hidroklorik asit vardır. )
( Mide özsularında, demir ve çeliği eritmeye yetecek kadar hidroklorik asit vardır. )
( Mide özsularında, demir ve çeliği eritmeye yetecek kadar hidroklorik asit vardır. )
( Mide özsularında, demir ve çeliği eritmeye yetecek kadar hidroklorik asit vardır. )
( ARCHOSAURIA: Timsahları, dinozorları ve kuşları içeren sürüngen öbeği. )
( ARCHOSAURIA: Timsahları, dinozorları ve kuşları içeren sürüngen öbeği. )
( ARCHOSAURIA: Timsahları, dinozorları ve kuşları içeren sürüngen öbeği. )
( ARCHOSAURIA: Timsahları, dinozorları ve kuşları içeren sürüngen öbeği. )
( ARCHOSAURIA: Timsahları, dinozorları ve kuşları içeren sürüngen öbeği. )
( ARCHOSAURIA: Timsahları, dinozorları ve kuşları içeren sürüngen öbeği. )
( ARCHOSAURIA: Timsahları, dinozorları ve kuşları içeren sürüngen öbeği. )
( ARCHOSAURIA: Timsahları, dinozorları ve kuşları içeren sürüngen öbeği. )
( CAYMAN[Amazonlar'da] ile ... )
( CAYMAN[Amazonlar'da] ile ... )
( CAYMAN[Amazonlar'da] ile ... )
( CAYMAN[Amazonlar'da] ile ... )
( [kökeni/etimolojisi] EL LAGARTO DAS INDIAS[İsp. Hint kertenkelesi] ile KROKODEILOS[Yun.]: Kertenkele. [İlk kez Heredot kullanmıştır.] )
( [kökeni/etimolojisi] EL LAGARTO DAS INDIAS[İsp. Hint kertenkelesi] ile KROKODEILOS[Yun.]: Kertenkele. [İlk kez Heredot kullanmıştır.] )
( [kökeni/etimolojisi] EL LAGARTO DAS INDIAS[İsp. Hint kertenkelesi] ile KROKODEILOS[Yun.]: Kertenkele. [İlk kez Heredot kullanmıştır.] )
( [kökeni/etimolojisi] EL LAGARTO DAS INDIAS[İsp. Hint kertenkelesi] ile KROKODEILOS[Yun.]: Kertenkele. [İlk kez Heredot kullanmıştır.] )
( Timsah | Timsah | Timsah )
( Timsah | Timsah | Timsah )
( Timsah | Timsah | Timsah )
( Timsah | Timsah | Timsah )
(
Tarihin en büyük timsahı. [Avustralya, 1957. boyu 8,6 m.] )
(
Tarihin en büyük timsahı. [Avustralya, 1957. boyu 8,6 m.] )
(
Tarihin en büyük timsahı. [Avustralya, 1957. boyu 8,6 m.] )
(
Tarihin en büyük timsahı. [Avustralya, 1957. boyu 8,6 m.] )
( Yaşamları boyunca, 2000 civarında diş değiştirirler. İLE ... )
( Yaşamları boyunca, 2000 civarında diş değiştirirler. İLE ... )
( Yaşamları boyunca, 2000 civarında diş değiştirirler. İLE ... )
( Yaşamları boyunca, 2000 civarında diş değiştirirler. İLE ... )
( Anne timsahlar, yuvalarındaki yumurtaların üstünde yatma olanağı bulamazlarsa yumurtaların serin ortamda büyümesiyle dişi timsahlar çıkıyor. Üzerlerinde yatma olanağı bulurlarsa yumurtaların sıcak ortamda büyümeleri sonucunda eril timsahlar çıkıyor. )
( Anne timsahlar, yuvalarındaki yumurtaların üstünde yatma olanağı bulamazlarsa yumurtaların serin ortamda büyümesiyle dişi timsahlar çıkıyor. Üzerlerinde yatma olanağı bulurlarsa yumurtaların sıcak ortamda büyümeleri sonucunda eril timsahlar çıkıyor. )
( Anne timsahlar, yuvalarındaki yumurtaların üstünde yatma olanağı bulamazlarsa yumurtaların serin ortamda büyümesiyle dişi timsahlar çıkıyor. Üzerlerinde yatma olanağı bulurlarsa yumurtaların sıcak ortamda büyümeleri sonucunda eril timsahlar çıkıyor. )
( Anne timsahlar, yuvalarındaki yumurtaların üstünde yatma olanağı bulamazlarsa yumurtaların serin ortamda büyümesiyle dişi timsahlar çıkıyor. Üzerlerinde yatma olanağı bulurlarsa yumurtaların sıcak ortamda büyümeleri sonucunda eril timsahlar çıkıyor. )
( 68 dişleri vardır. )
( 68 dişleri vardır. )
( 68 dişleri vardır. )
( 68 dişleri vardır. )
( Timsahlar, terlemez. )
( Timsahlar, terlemez. )
( Timsahlar, terlemez. )
( Timsahlar, terlemez. )

- AMİN[< Fr. AMONYAK] ile ÂMİN[Ar. < İbr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35267 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Amonyaktaki hidrojen yerine tek değerli hidrokarbonlu köklerin geçmesiyle oluşan ürünlerin genel adı. İLE "Allah kabul etsin" anlamında, duaların arasında ve sonunda kullanılır. )

- AMME ZİRAİ[Ar.] ile KERAH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37973 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 100 eski parmağa eşit olan, eski bir uzunluk birimi. İLE Amme zirai'nin 1/32'sine eşit, eski bir uzunluk ölçüsü. )

- ÂMÛT[Fars.] ile AMUT[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37974 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yalçın kayalarda ve yüksek yerlerde bulunan kuş yuvası. İLE Dikme, direk, sütun. )

- ANAKİKLİK/PALİNDROM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39970 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tersinden okununca da aynı anlamı veren sözcük ya da tümce. )
( SANMA ŞAHIM | HERKESİ SEN | SÂDIKÂNE | YÂR OLUR
HERKESİ SEN | DOST MU SANDIN | BELKİ O | AĞYÂR OLUR
SÂDIKÂNE | BELKİ O | ÂLEMDE BİR | DİLDÂR OLUR
YÂR OLUR | AĞYÂR OLUR | DİLDÂR OLUR | SERDÂR OLUR

YAVUZ SULTAN SELÎM )

- ANANE[Ar.] değil/yerine/= GELENEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48524 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANATOMİ = ANATOMY[İng.] = ANATOMIE[Fr., Alm.] = ANATOMIA[İt., İsp., Lat., Yun.] = 'İLM el-TEŞRİH[Ar.] = KÂLBUDŞENÂSÎ[Fars.] = ONTLEEDKUNDE[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39163 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂNE, ÂSÂB[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39980 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kasık. | Kasık kılı. )

- ÂNÎSE[Fars.] ile ÂNİSE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16960 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sıkı bağlı şey. | Koyulaşmış/katılaşmış akıcı maddeler. [kan ya da mürekkep gibi] İLE Cana yakın kız/kadın. )

- ANJİN değil/yerine BOĞAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35475 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAM/LI = MEAN/ING[İng.] = SIGNIFICATION[Fr.] = BEDEUTUNG[Alm.] = SIGNIFICATO[İt.] = SIGNIFICACION[İsp.] = SIGNIFICATIO[Lat.] = HE DIANOIA, HE DÜNAMIS[Yun.] = MEDLÛL, DELÂLET[Ar., Fars.] = BETEKENIS[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39166 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAMA = FEHM, İDRAK = UNDERSTANDING, COMPREHENSION[İng.] = COMPRENDRE[Fr.] = DAS VERSTEHEN, HET VERSTAAN[Alm.] = ENTENDER, COMPRENDER[İsp.] = COMPREHENSIO[Lat.] = HE DIANOIA[Yun.] = MEFHUM[Ar.] = DARK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39167 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAMBİLİM = SEMANTICS[İng.] = SÉMANTIQUE[Fr.] = WORTBEDEUTUNGSLEHRE, SEMANTIK[Alm.] = SEMANTICO[İt., İsp.] = İLM el-DELÂLET[Ar.] = NAMÛGÂRŞİNASÎ[Fars.] = SEMANTIEK[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39168 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAMSIZ ile SAÇMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28219 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saçma/abes olan bir şeye yönelmek, felsefî olarak olanaksızdır! )

- ANLAYIŞSIZ/LIK ile BİLİNÇLİ ANLAYIŞSIZ/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28019 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANNE ile/ve/<>/< ANNEANNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5841 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANOMİ ile HİÇÇİLİK/NİHİLİZM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15399 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANTER = HAŞEFE[Ar.] = ANTHÈRE[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13305 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANTİLOP ile KARACA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22168 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Boynuzları küçük ve çatallıdır. )

- ANTİPARANTEZ değil ANTRPARANTEZ (ya da ARTIPARANTEZ) / İSTİTRAT[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11478 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANTREPO(ARDİYE[Ar.]) ile DEPO
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13935 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Vergileri ödenmemiş, gümrüğe ait malların korunması için kurulan depo. İLE ... )

- APAÇIK/LIK = SELFEVIDENCE/SELFEVIDENT[İng.] = ÉVIDENCE/ÉVIDENT[Fr.] = OFFENKUNDIG/OFENKUNDIGKEIT[Alm.] = EVIDENZA[İt.] = EVIDENCIA[İsp.] = EVIDENTA, PERSPICUITAS[Lat.] = ANERGEIA[Yun.] = BEDEHA(T)/BEDİHÎ, BEYYİN[Ar.] = HODPEYDÂ[Fars.] = KLAARBLIJKELIJK/HEID[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39171 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- APAÇIK ile NET/LİK, KESİN/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2474 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Mantıklı" ya da "mantıksız", apaçık olanı yadsıyamazsınız. )
( Bilim, bilimde kesinliğin olmamasıdır. )
( BEDÂHET: Apaçık olma durumu. | Bir konuda hazırlıksız konuşabilme yeteneği. )
( "Logic" or "no logic", you cannot deny the obvious. )

- APTAL[Ar.] ile BUDALA[Ar.]/KAŞALOT[Fr.][argo]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54720 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık. İLE Zekâca geri olan, alık. | Ahmak, bön. | Bir şeye aşırı düşkün. )

- ARÂ' ile ÂRÂ'[Ar. < RE'Y] ile -ÂRÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16961 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bölge, mıntıka/mıntaka. İLE Oylar. İLE Süsleyen, bezeyen. [Dil-ârâ] )

- ARABÎ ile A'RÂBÎ[Ar. çoğ. EÂRÎB]/[Fars. BÂDİYE-NİŞÎN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16963 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arap budununa/kavmine ait olan/lar. | Arapça, Arap dili. İLE Çölde yaşayan Arap. )

- ARAÇ = VASITA = MEANS, VEHICLE[İng.] = MOYEN[Fr.] = MITTEL[Alm.] = MEZZO[İt.] = MEDIO[İsp.] = VIA, RATIO[Lat.] = (HO) POROS[Yun.] = VESÎLE, VÂSİTA[Ar.] = VESÎLE[Fars.] = MIDDELEN[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39172 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂRÂM[Ar. < İREM] ile ÂRÂM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16965 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çölde, özellikle konulan belirteç/nişan. İLE Durma, eğlenme, dinlenme. | Yerleşme, dinlenme, karar kılma. )

- ARAZ[Ar.]/SEMPTOM[Fr. < Yun.] değil/yerine/= BULGU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46857 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ARAZİ[Ar. < ARZ] ile/ve/<> ARSA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38037 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yeryüzü parçası, yerey, yer, toprak. İLE Üzerinde yapı kurulmak üzere ayrılmış yer. Yasanın tanımlamasına göre, belediye sınırları içinde bulunup belediyece parsellenmiş arazi. )

- ARAZİ[Ar.] değil/yerine/= YEREY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45705 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yeryüzünden bir parça. | Yerkabuğunun oluşumu bakımından ele alınan herhangi bir parçası. )

- ARAZİ ile/ve TOPRAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12792 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( TOPRAK

Tarlam, sana üçyüz fidan aşılasam
Tarla coşar, fidan coşar, el coşar
Gücüm yetse, hemen işe başlasam
Kazma coşar, kürek coşar, bel coşar

Muhidime örnek olmak maksadım
Sevinir evlâdım, söylenir adım
Hız ile yürür idim olsa kanadım
Yolcu coşar, ayak coşar, yol coşar

Çalışırsan toprak verir cömerttir
Emeksiz istemek, dermansız derttir
Çalışmak, insana büyük servettir
Kese coşar, gönül coşar, el coşar

Yılda bir kez, çiçek açan ağaçlar
Hayatta insana ömür bağışlar
Her taraftan cıvıldaşır o kuşlar
Seher coşar, bülbül coşar, gül coşar

Güzelin kulağı, küpeyi saklar
Ağacın yaprağı, meyveyi koklar
Mehtap ile birleşince yapraklar
Gölge coşar, mehtap coşar, dal coşar

Yel, dala değdikçe, sor ki, dallar ne çeker
Durmaz inler, ırgalanır, Hû çeker
Demişler ki, bu derdi bu çeker
Veysel ağlar, sazı ile tez coşar

 

[ Veysel (Âşık) 'ın yazdığı ilk şiirdir. ]

[ Sürekli erişim adresi...
www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12792 ]

)

- ÂREC[Fars.] ile AREC ile A'REC[Ar.] / LENG[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16970 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dirsek. İLE Topallık. İLE Topal, aksak. )

- ARGO ile ADİCE/BAYAĞI/ÂMİYÂNE[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8567 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂRIZA[Ar.] ile ARÎZA[< ÂRIZ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16972 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Engebe. | Aksama, aksaklık. | Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak ya da eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar belirteçlerinin ortak adı. İLE Küçüğün büyüğe yazdığı yazı. )

- ÂRİŞ[Fars.] ile ARÎŞ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16974 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anlam/mânâ, kavram/mefhum. İLE Asma çardağı. | Samandan yapılmış bir çeşit ev. | Sundurma. )

- ARŞIN ile URUP[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44129 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Arşının sekizde bir uzunluğundaki ölçü. )

- ARÛB[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40048 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eşine/sevgilisine çok düşkün kadın. )

- ARÛZ[Ar.] ile REMEL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44916 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Aruz ölçülerinden biri. | Türk müziğinde bir usûl. )

- ARZU[Ar.] ile/değil/yerine İSTEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33122 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tüketme nesnesiyle. İLE Ulaşma/sahip olma durumuyla/"nesnesiyle". )
( Psikolojinin alanı/konusu. İLE/DEĞİL/YERİNE Hukukun alanı/konusu. )

- ÂSAF[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40056 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Doğu edebiyatlarında vezirin eş anlamlısı olarak kullanılır. Süleyman peygamberin meşhur veziri~İsrailoğulları soyundan gelen Âsaf b. Berhıya'dan kalmadır. )

- ÂSÂL ile ÂSÂL[Fars.] ile ÂSÂL[Ar. < ASÎL]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16983 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ahlâk. İLE Temel, kök. İLE İkindi ile akşam ya da yatsı arasındaki zamanlar. [Bİ-L-GUDÜV-Vİ VE-L-ÂSÂL: Sabah-akşam.] )

- ASALAK ile PARAZİTOLOJİ[İng. PARASITOLOGY | Fr. PARASITOLOGIE][Osm. Ar. TUFEYLİYYÂT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43014 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Asalakları inceleyen bilim dalı. )

- ÂSÂR[Ar. < ESER] ile ASAR ile ÂSÂR[Ar. < ISR] ile ASÂR ile A'SÂR[Ar. < ASR] ile AS'AR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16986 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İzler, nişâneler, alâmetler. | Âbideler. | Gelenekler, öyküler. İLE Toz. [GUBÂR] | Sığınak, sığınılacak yer. [MELCE'] İLE Görevler. | Yükler. | Kabahatler, cürümler. İLE Fakirlik. İLE Yüzyıllar. İLE Pek kibirli. | Çarpık yüzlü. )

- ASIKYÜZLÜ/LÜK ile MEYMENETSİZ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5052 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE "Uğursuz", huysuz, aksi. )

- ÂSÎ[Ar. < ESER] ile ASÎ ile ASÎ, ASİYE ile ÂSÎ[< İSYÂN, çoğ. USÂT] ile ÂSÎ ile ÂSÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16990 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ahlâkı bozuk, ahlâksız, çapkın. İLE Uygun, elverişli. İLE Çok isyancı. İLE Karşı gelen. | Haydut, şakî. | Günahkâr. İLE Hekim, cerrah. İLE Kederli, mahzûn. )

- ASKER[Fars.] ile ASKER, CÜND[Ar.], LEŞKER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16999 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Devredici, seyyar. İLE Er. )

- ASKER/POLİS ile ZAPTİYE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45491 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ASLAN ile GAZANFER[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22114 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE İri aslan. )

- ASLAN ile KAPLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22113 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yemek için avlanır. Toksa saldırmaz. İLE Aç ya da tok olsa da saldırır. )
( Afrika'da yaşar. İLE Asya'da yaşar. )
( Dişilleri, hem daha hızlı, hem de daha çeviktir. İLE ... )
( Yüksek kolesterol hastasılardır. İLE ... )
( Kükremeleri, birbirleriyle iletişim kurmak içindir. [avını yıldırmak için değil!] İLE ... )
( Kükreyebilirler fakat mırıldanamazlar. [Boğaz kemikleri kedilerinki gibi katı değildir. Esnek bir kirişle bağlanmıştır. Böylece gırtlakları genişleyebilmekte ve titreşmektedir] İLE ... )
( En çok kaplan Amerika'da yaşar. )
( 300 kadar vahşi Asya Aslanı, Hindistan'ın kuzeyindeki Gujarat'ta bulunan Gir Ormanı'nda yaşamaktadır. İLE Güney Çin Kaplanı'ndan sadece 30 tane kalmıştır. )
( Dünyada 5100 ile 7500 vahşi kaplan kaldığı tahmin edilmektedir. )
( ... İLE Hindistan kaplanları 3000 ila 4700 arasındadır. [100 yıl önce 40.000 kadardı] )
( ... İLE 3 m. ve 300 kg. kadar olanları vardır. )
( ... İLE 35 kg. kadar et yiyebilirler. )
( ... İLE Yalnız yaşar ve avlanırlar. )
( ... İLE Kendi bölgelerini oluşturmak üzere 200 km. kadar yol alabilirler. )
( ... İLE Yalnızca tüyleri değil, derileri de çizgilidir. )
( ... İLE Ayakları perdeli olduğundan çok iyi bir yüzücülerdir. 15 mil kadar yüzebilirler. )
( ... İLE Alkol kokusuna dayanamazlar. İçkili herkese saldırırlar. )
( Yavruların sadece %10'u 2 yaşını geçebilir. [ve de sadece şanslı olanlar 10 yaş ve üzerine ulaşabilir] İLE ... )
( Bir dişil aslan, kızıştığında, eril aslan dört gün boyunca sürekli ve belirli aralıklarla çiftleşir. [Günde 50 keze kadar çıkabilir] [Hayatta kalan her bir yavru için yaklaşık 3000 kez ilişkiye girmektelerdir] İLE ... )
( Gebelik süreleri 105-112 gündür. İLE Gebelik süreleri 155 gündür. )
( Güneşi simgeler. İLE [şiirlerde, Dîvân Edebiyatı'nda] "Leyla" sözü geçen/görülen yerde kaplan, karanlık ve yıldız vardır/aramak gerekir. )
( Saldırmayı simgeler. İLE Kibiri simgeler. )
( VERD[Ar.]: Rengi doru olan aslan. )
( EKLEF: Koyu renkli aslan. )
( ŞİBL: Aslan yavrusu. )
( YAGUS[Ar.]["gu" uzun okunur]: Aslan şeklinde olan eski bir putun adı. )
( Aslan ile Kaplan Aslan ile Kaplan
Kaplan
Kaplan )
( Bir günde, 50 kez çiftleşebilirler. İLE ... )

- ASSÂLE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40070 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arı kovanı. | Bal peteği. | Bal arısı. )

- AST/MADUN[Ar.] >< MAFEVK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45829 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Alt aşamada bulunan. / Alt. | Birinin buyruğu altında ona görevli. | Rütbe ya da kıdemce küçük olan asker. >< Üst aşamada bulunan. | Üst, yukarı. )

- AŞ ERME değil AŞ YERME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8080 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve/||/<>/> EŞEYSELLİK/SEKS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6802 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BÂH-NÂME[Ar., Fars.]: Eşeyselliği konu alan kitap. )
( 16 Reasons To Have Daily Sex[Günlük seksin önemi ve FaRkLaR'ı] )
( EŞEYSELLİK (SEKS) :
- Eşey Bilim: Seksoloji.

- Latince "sexus".

- Eşeysel çekim(cazibe): seksapel (ingilizce "sexappeal").

- Orpheus("Nur ile şifa veren"). (Fenike dilinde Nur anlamına gelen Aur, Yunanca'da Arpha ile şifa anlamına gelen Rafae sözcüklerinden oluşmuştur ve "Nur ile şifa veren" anlamına gelmektedir.)

- Üçlemeler(Triad'lar)... (Sevgi-Sezgi-Bilgi), (Güzellik-Bilgi-Güç), (Sevgi-Arınma-Aydınlanma), (Güzel-İyi-Doğru).

 

American Heritage Sözlüğü'nde

- Sex: 1. a. The property or quality by which organisms are classified according to their reproductive functions. b. Either of two divisions, designated male and female, of this classification.
2. Males or females collectively.
3. The condition or character of being male or female; the physiological, functional, and psychological differences that distinguish the male and the female.
4. The sexual urge or instinct as it manifests itself in behavior.
5. Sexual intercourse.
6. The genitalia.
sexed, sexing, sex.es: To determine the sex of (young chickens).

- sex appeal: n. Physical attractiveness or personal qualities that arouse sexual interest in another person.

- sex cell: n. A gamete.

- sex chromosome: n. Either of a pair of chromosomes, usually, designated X or Y, in the germ cells of human, most animals, and some plants, that combine to determine the sex of an individual, XX resulting in a female and XY in a male.

- sex gland: n. A testis or ovary; gonad.

- sex hormone: n. Any of various animal hormones, such as estrogen and androgen, affecting the growth of function of the reproductive organs and the development of secondary sex characteristics.

- sex.ism: n. Discrimination based on sex, esp. discrimination against women. 2. Attitudes or conditions that promote stereotyping of social roles based on gender. -sex'ist adj. & n.

- sex.less: adj. 1. Lacking sexual characteristics; neuter. 2. Arousing or exhibiting no sexual interest or desire; asexual. -sex'less.ly adv. -sex'less.ness n.

- sex linkage: n. The condition in which a gene responsible for a specific phenotypic trait is located on the X choromoseome, resulting in sexually dependent inheritance of the trait.

- sex-linked: adj. 1. Carried by a sex chromosome, esp. an X chromosome. Used of genes. 2. Sexually determined. Used esp. of inherited traits.

- sex.ol.o.gy: n. The study of human sexual behavior. -sex'o.log'ic, sex'o.log'i.cal adj. -sex.ol'o.gist n.

- sex.pot: n. Informal. A strikingly sexy person.

- sex.tant: n. 1. A navigational instrument used for measuring the altitudes of celestial bodies. 2. Sextant. Sextans. [NLat. sextans, sextant- < Lat., sixth part(from its being graduated in sixths of a circle) < sextus, sixth.]

- sex.tile: adj. Designating the position of two celestial bodies when they are 60 degrees apart. [Lat. sextilis, one sixth < sextus, sixth.]

- sex.u.al: adj. 1. Of, pertaining to, affecting, or characteristic of sex, the sexes, or the sex organs and their functions. 2. Implying or symbolizing erotic desires or activity. 3. Of, pertaining to, or designating reproduction involving the union of male and female gametes. [LLat. sexualis < Lat. sexus, sex.] -sex'u.al.ly adv.

- sexual intercourse: n. Coitus, esp. between humans.

- sex.u.al.i.ty: n. 1. The conditionof being characterized and distinguished by sex. 2. Concern with or interest in sexual activity. 3. The quality of possessing a sexual character or potency.

- sex.u.al.ize: tr.v. -ized, -iz.ing, -iz.es. To make sexual in character or quality.

- sex.y: adj. -i.er, -iest. Arousing or tending to arouse. sexual desire or interest. -sex'i.ly adv. -sex'i.ness n.

- sexual selection: n. Darwinian adjunct of natural selection hypothesizing the preffered hereditary selection of characteristics involved in male courtship displays and combat.

 

- sex: pref. Six; sexpartite. [Lat. sex, six.]

- sex.a.ge.nar.i.an: n. A person who is sixty years old or between the ages of sixty and seventy.
adj. 1. Being sixty years old or between the ages of sixty and seventy. 2. Of or pertaining to a sexagenarian. [Lat. sexagenarius, sexagenary]

- sex.ag.e.nar.y: adj. 1. Pertaining to or proceeding by sixties. 2. Sexagenarian. -n., pl. -ies. A sexagenarian. [Lat. sexagenarius < sexageni, sixty each < sexaginta, sixty < sex, six.]

- Sex.a.ges.i.ma: n. The Second Sunday before Lent. [LLat. sexagesima < Lat. sexagesimus, sextieth < sexaginta, sixty < sex, six.]

- sex.a.ges.i.mal: adj. Of, relating to, or based on the number 60. [< Lat. sexagesimus sixty.]

- sex.cen.te.nar.y: adj. Pertaining to 600 or to a 600-year period. -n., pl. -ies. A 600th anniversary or its commemoration. [< Lat. sexcenteni, six hundred each : sex, six + centeni, a hundred each < centum, hundred.]

- sex.en.ni.al: adj. 1. Occurring every six years. 2. Relating to or lasting six years. -n. An event that occurs ever six years. [Lat. sexennium, of six years : sex, six + annus, year.] -sex.en'ni.al.ly adv.

- sex.par.tite: adj. Composed of or divided into six parts, as a groined vault.

- sext(also Sext): n. Eccles. 1. The fourth of the seven canonical hours. 2. The time of day set aside for sext, usually the sixth hour, or noon. [ME sexte < Lat. sexta(hora), sixth(hour) < sextus, sixth.]

- sex.tan: n. A malarial fever with paroxysms recurring every six days. -adj. Occurring or recurring every six days. [NLat. sextana(febris), sextan(fever) < Lat. sextus, sixth.]

- Sex.tans: n. A constellation in the equatorial region of the sky near Leo and Hydra. [NLat., sextant.]

- sex.tet: n. 1. Mus. a. A group composed of six vocalists or musicians. b. A musical composition written for six performers. 2. A group of six persons or things. [Alteration of SESTET.]

- sex.til.lion: n. 1. The cardinal number written 10*21. 2. Chiefly Brit. The cardinal number written 10*36. [Fr. sex-, six (Lat. sex) + million, million.] -sex.til'lion adj. & pron.

- sex.til.lionth: n. The ordinal number that matches the number sextillion in a series. 2. One of sextillion equal parts. -sex.til'lionth adj. & adv.

- sex.to.dec.i.mo: n. pl. -mos. 1. The page size of a book composed of printer's sheets folded into 16 leaves or 32 pages. 2. A book composed of sextodecimo pages. [Lat. sextodecimo, ablative of sextusdecimus, one sixteenth : sextus, sixth + decimus, tenth < decem, ten.]

- sex.ton: n. An employee or officer of a church who is responsible for the care and upkeep of church property and sometimes for ringing bells and digging graves. [ME segerstone < AN segerstaine < Med. Lat. sacristanus, sacristan.]

- sexton beetle: n. The burying beetle.

- sex.tu.ple: tr. & intr.v. -pled, -pling, -ples. To multiply or be multiplied by six. adj. 1. Containing or consisting of six parts; sixfold. 2. Larger or greater by sixfold; multiplied by six. 3. Mus. Having six beats to the measure. -n. A number six times larger than another. [Prob. SEX- + (QUIN)TUPLE] - sex.tu'ply adv.

- sex.tu.plet: n. 1. One of six delivered at one birth. 2. sextuplets. The six offspring of one birth. 3. A group of six similar persons or things; sextet. [SEXTU(PLE) + (TRI)PLET.]

- sex.tu.pli.cate: adj. 1. Six times as many or as much; sixfold. 2. Raised to the sixth power. -tr.v. -cat.ed, -cat.ing, -cates. To sextuple. -n. One of six similar things. [SEXTU(PLE) + (DU)PLICATE.] - sex.tu'pli.cate.ly adv. -sex.tu'pli.ca'tion n. )

- AŞIRI SEVGİ ile/yerine SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3167 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂŞÎ[Fars.] ile ÂŞÎ[Ar.] ile AŞÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17006 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aşçı. İLE Akşam yemeği yiyen. | Gidip, uzaklaşan. İLE Tavuk karasına tutulmuş. | Akşam. | Akşam yemeği. )

- AŞK[Ar.] değil/yerine/= SEVİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46932 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK = (FALL IN) LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMORE[İt.] = AMOR[İsp., Lat.] = HO ER.S, HE FILIA, HE AGAPE[Yun.] = İŞK[Ar., Fars.] = MIN[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39174 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞKÂR[/Â/E], ÂŞİKÂR/E[Fars.] ile AŞKAR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17009 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Belirli, açık, meydanda. İLE Koyu al. | Kızıl saçlı adam. | Doru[gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi kara] at. )

- AŞKIN/LIK = MÜTEAL = TRANSCENDENT, BEYOND[İng.] = TRANSCENDANT, AU DELÀ DE[Fr.] = TRANSZENDENT, JENSEITS/DAS JENSEITIGE[Alm.] = OLTRE[İt.] = MAS ALLA DE[İsp.] = TRANS, TRANSCENDENS, ULTRA[Lat.] = PERA(N)[Yun.] = MÂVERA/Î[Ar.] = MÂFEVK[Fars.] = BOVENGAAND[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39175 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞVÂ'[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40075 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gece, gözü görmeyen. [bayan] )

- AT[Fars.] ile EŞEK/AFRİKA EŞEĞİ ile KATIR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22076 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( At ve eşek kendi neslinin devamı olan hayvanlardır. Hem kendi içlerinde, hem de at ile eşek arasındaki farkları bilmek gerekir. Katır ise, at ile eşeğin çiftleştirilmesi ile oluşan bir hayvandır. Üçü de geviş getirmeyenler[non rumminants] sınıfındadır. )
( Gebelik süreleri 330-335 gündür. İLE Gebelik süreleri 348-377 gündür. İLE ... )
( Atlarda safra kesesi yoktur. )
( Eşeklerin kulakları, atlarınkinden çok daha uzundur. )
( FERESİYYE: Atgiller. )
( AKRAH: Alnı beyaz at. )
( BELAK: Ayakları alacalı at. )
( BÛR[Fars.]/KÜMEYT[Ar..]: Doru, kızıla çalar at. [KÜRÂN, KÜREND, KÜRENG[Fars.]: Kırmızı/al renkli at.] )
( EBREŞ: Sisli, alaca benekli at. )
( GARRÂ': Alnında beyaz bir lekesi, akıtması olan at vs. )
( SABÂH-ÜL-HAYR: Bazı atların alnında bulunan beyaz leke. [beyazlık alnından burnunun üstüne kadar uzarsa buna "akıtma" denilir.] )
( HACÎL[Ar.]/ŞİKÂL[Fars.]: Üç ayağı beyaz[sekili] olan at. )
( HANEB[Ar.]: Atın arka ayaklarının ortasında bulunan dirsek gibi dışarı çıkık bölümü. )
( İŞKİL/İŞKÎL[Fars.]: Önden sağ ve arkadan sol ayağı beyaz olan at.[Araplarca hiç makbul sayılmaz] )
( KARAKUŞ: Atların ayağında görülen bir hastalık. )
( MEŞBÛB[Ar. çoğ. MEŞÂBÎB]: İki ayağı beyaz olan at. )
( MEŞKÛL[Ar.]: Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. )
( NEVEND/E[Fars.]: Hızlı giden at. )
( ESB-İ YELE[Fars.]: Koşucu at. )
( PÂLÂ/PÂLÂD/PÂLÂDE/PÂLÂY[Fars.]: Yedek at. )
( PULÂD-REG[Fars.]: Sert damarlı, dayanıklı at. )
( PÂY-İ SEMEND: At ayağı. )
( RÜMMÂNÎ[Ar.]: Kır ile doru arasında bir donu olan at. )
( SABÂ-REFTÂR[Ar., Fars.]: Rüzgâr gibi hafif ve çabuk giden. )
( SARÎH[Ar. çoğ. SARÂİH]: Safkan Arap atı. )
( SEBBAK[Ar.]: Yüğrük[İyi yürüyen/koşan. | Çalışkan. | Çevik, güçlü.] at. )
( SEMEND[Fars.]: Kula[: al ile kır arası] at. | Çevik ve güzel at. )
( ŞU'LE[Fars. çoğ. ŞUAL]: Atlarda beyaz tüylerden oluşan benekler. )
( TAHCÎL[< Ar. HACLE]: Atların ayağında beyaz siğil bulunması. )
( TEKÂVER[Fars.]: Koşucu, seğirtici at. | ESB-İ TEKÂVER: Koşu atı. )
( URNE[Ar.]: Bıcılgan hastalığı.[atların topuklarına yakın yerlerin iltihaplanması] )
( ÜSTÛR[Fars.]: Davar, at ve katır gibi dört ayaklı hayvan. )
( VERD, VERD-İ AĞBES[Ar.]: Doru at. | Hz. Muhammed'in yedi atından birinin adı. )
( YA'FUR[Ar. | çoğ. YAÂFİR]: Hz. Muhammed'in Hayber Vak'ası'nda ganîmet olarak aldığı bir eşeğin adı. )
( HEDÎR[Ar.] / ŞÎHE[Fars.]: At kişnemesi. )
( NEHÂK/NEHÎK/NÜHÂK[< NEHK]: Eşek anırtısı. )
( 6000 - 8000 yıl önce, Türkistan'da evcileştirilmişlerdir. İLE 6000 yıl önce, Etiyopya ve Somali'de evcileştirilmişlerdir. İLE ... )
( Eşek, şehveti simgeler. )
( HERGELE[Fars. | çoğ. HERÂGİ]: Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış huysuz hayvan. )
( PÂDE[Fars.]: Eşek ve sığır sürüsü. )
( [Ermenice] ... ile AVANAK ile ... )
( At ile Eşek ile Katır )
( Süleymaniye Kütüphanesi'nde, incelenmeyi bekleyen 57 adet yazma bulunmaktadır. )
( * SAKARYA: ATATÜRK'ün atı/nın adı.
* HAYYAM: Halife Abdülmecid'in atı/nın adı.
* DERVİŞ: Enver Paşa'nın atı/nın adı.
* MARENGO: Napolyon'un atı/nın adı.
* BUKEFALOS / ÖKÜZ KAFA: İskender'in atı/nın adı.
* İNKİTATUS(SENATÖ): Kaligu'nın atı/nın adı. )
( Tarih Konuşmaları - NTV )
( RAHVAN: Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan at. )
( ÇAVAA[Batı Moğolistan Tsengel Tuvaları'nda]: 1 yaşındaki at. )

- AT ile ALABABACAK AT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22101 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AT ile ALACALI AT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22102 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AT ile AŞKAR/EŞKAR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22103 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Koyu kırmızı doru[gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi kara] at. Battal Gazi'nin atının adıdır. Aşkar Devzâde denilen bu at çok yetenekliymiş. )

- AT ile DÜLDÜL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22098 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... ile Hz. Muhammed'in, Ester cinsi, dişil katırı. )

- AT ile KARAYAĞIZ AT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22100 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AT ile KIR AT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22099 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ATA[Türkçe] ile ATÂ'[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17010 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Baba. | Dedelerden/büyükbabalardan her biri. | ATATÜRK sözcüğünün kısaltılmış biçimi. İLE Bağışlama, bahşiş. [> TEÂTÎ] )

- ATÂLET[Ar.] değil/yerine/= EYLEMSİZLİK/SÜREDURUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46659 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ATEİZM ile AGNOSTİSİZM/LAEDRİYE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15885 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( AGNOSTİK: Bilinemez; Sınırlarını çizmek. )

- ATEŞ ile/ve ALEV
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12983 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zihinde. İLE/VE Gözde. )
( Kavram. İLE/VE Nesne. )

- ATEŞ ile/değil ÂTAŞ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20527 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/DEĞİL Susuzluk. )

- ATEŞBALIĞI/SARDALYA/SARDALYE[İt.][Lat. CLUPEA PILCHARDUS] ile VONOZ[Yun.] ile SARDUNYA(SARDINE) ile SAZAN(CARP)[Lat. CYPRINUS CARPIO] ile KOLYOS ile HAMSİ(ANCHOVY) ile BAKALYARO[Lat. MERLANGUIS MERLANGUS] ile ÇİNGENE PALAMUDU ile MALTAPALAMUDU[Lat. NAUCRATES DUCTOR] ile TORİK(BONITO) ile ALTIPARMAK ile LÜFER/KUNBER[Ar.] ile ÇİNAKOP/TEMNODON SALTATOR[Lat.] ile ÇİPURA/AURATA AURATA[Lat.] ile HANİ/SERRANUS CARILLA[Lat.] ile HARHARYAS/CARCHARHINUSLAMIA[Lat.] ile İSTRONGİLOS[Lat. SMARIS VULGARIS] ile İŞKİNE[Lat. SCIAENA UMBRA ] ile İZMARİT[Lat. MAENA VULGARIS] ile KOFANA ile TEKİR[MUGIL SURMULLETUS] ile BARBUNYA/BERBUNİ[Ar.]/MULLUS BARBATUS[Lat.] ile KÂĞITBALIĞI ile KALKAN ile KILIÇ ile LAHOS/LAGOS/KAYAHANİSİ[Yun.] ile LİPSOS[Yun.][Lat. SCORPAENA PORCUS] ile MAZAK[Lat. TRIGIA LINEATA] ile MELANURYA[Lat. SPARUS MELANURYA] ile MORİNA[Lat. GADUS MORRHUA] ile MERLİN BALIĞI ile PİSİ ile PLATİKA[Lat. ACERINA CERNUA] ile RİNA/TIRPANA[Lat. RAJA BATIS] ile SARIAĞIZ[Lat. SCIAENA AQUILLA] ile SARIBALIK[Lat. IDUS JESSES] ile SARIGÖZ[Lat. SARGUS SALVIERI] ile SARIHANİ[Lat. EPINEPHELES GIGAS] ile SARPA[Yun.][Lat. BOOPS SALPA] ile SİNAGUD ile SİVRİ ile KARAGÖZ ile MARANGOZBALIĞI/TESTEREBALIĞI[Lat. PRISTIS PRISTIS] ile MERCAN ile USKUMRU(MACKEREL)[Lat. SCOMBER SCOMBRUS] ile ÇİTARİ/BOX SALPA[Lat.] ile ÇOPRABALIĞI/COBITIS[Lat.] ile ÇOPURİNA ile ÇOTİRA/BALISTES CAPRISCUS[Lat.] ile ÇURÇUR/CRENILABRUS[Lat.] ile DAĞALASI/SALMA ALPINUS[Lat.] ile YAYINBALIĞI[Lat. SILURUS GLANIS] ile YAZILIHANİ[Lat. SERRANUS SCRIBA]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22494 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂTIFET[Ar. çoğ. AVÂTIF] değil/yerine/= KARŞILIK BEKLEMEDEN GÖSTERİLEN SEVGİ, İYİLİKSEVERLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40081 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ATMACA ile ŞAHİN ile DOĞAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22625 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( En küçük tür avcı. Cepten çıkarılıp avın üzerine fırlatılmasından dolayı atmaca adını almıştır. İLE Kartalgillerden, Avrupa ve Asya'nın dağ, orman ve çalılıklarında yaşayan, 50-55 santimetre uzunluğunda yırtıcı bir kuş. [Atmacadan biraz daha büyük.][En hızlı yırtıcı kuş.]]Çok kısa sürede 120 km. hıza ulaşabilir.] İLE En gösterişli avcı kuş. )
( BAVLI: Doğan yavrusu. )
( ŞEVÂHÎN[Ar.]: Şahinler/doğanlar. )
( Atmaca ile Şahin ile Doğan )
( ... İLE Sahibi için avlanır. İLE Kendi için avlanır. )
( ... İLE Avının bir parçasını, sahibinin pişirip vermesiyle yer. İLE Avını, doğrudan çiğ olarak yer. )
( [ağzında] ... İLE Kan yoktur. İLE Kan vardır. )
( Daha fazla ayrıntılı bilgi için burayı tıklayınız... )

- ATOM(BÖLÜNEMEZLİK) = ATOME[İng.] = ATOME[Fr.] = ATAMUS, INDIVIDIUM CORPUS[Lat.] = (HE) ATOMOS[Yun.] = CUZ'UN LA-YETECEZZA, ZERRE[Ar.] = ATOM, ZERRE[Fars.] = PARAMANU, TANMATRA, ANU[Sans.] = YUANZI[Çince] = GENŞİ[Jap.] = NGUYÊN TU'[Vietnamca] = PARÁNY[Macarca]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39179 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂTÛN, BEÇEDÂN, ZÂK, ZÂK-DÂN[Fars.], MEŞÎME[Ar.], RAHİM[Ar.] değil/yerine/= DÖLYATAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40088 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ATVÂD, CEBEL[Ar. < TAVD] ile/ve/< A'LÂM[Ar. < ALEM]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12766 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dağlar. İLE/VE Yüksek dağlar. )

- AVÂZ[Ar.] ile ÂVÂZ[Fars.] ile A'VÂZ[Ar. < İVAZ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17019 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nefret. İLE Ses, sedâ. İLE Bedeller, karşılıklar. )

- AVDET (ETMEK)[Ar.] değil/yerine/= GERİ GELME, DÖNME, DÖNÜŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40094 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYA ile/ve APAZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5454 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Avuç içi. İLE/VE Kapalı avuç. )
( Avuç içi. İLE/VE Kapalı avuç. )

- AYÂ ile ÂYÂ[Fars.], ACABA[Ar.] ile A'YÂ ile AYA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17022 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yeteneksiz/kabiliyetsiz, kudretsiz. | Tedavi edilemez, iyileştirilemez. İLE Şüphe ve tereddüt bildiren edat. İLE Daha ya da en kudretsiz, hiç iktidarı olmayan. İLE El/avuç içi, ayak tabanı. | Yaprakların düz ve parlak bölümü. )

- AYAK > EL ile/ve/||/<>/> İFFET[Ar. < ŞEHVET] ile/ve/||/<>/> ŞECAAT[Ar. < ÖFKE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6798 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<>/> Kendini (")savunur/korur("). İLE/VE/<>/> Haksızlığa gösterilen öfke. [Hakk'ı savunur/korur.] )
( ... İLE/VE/<>/> Temizlik. | Namus. İLE/VE/<>/> Yiğitlik, yüreklilik, koçaklık. )

- AYAKKABI ile POSTAL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14153 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Konçlu ve kaba potin. | [mecaz] Düşkün, eski değer ve onurunu yitirmiş kadın. )

- AYDIN = MÜNEVVER = INTELLECTUAL[İng.] = INTELLECTUEL[Fr.] = INTELLEKTUELL[Alm.] = INTELLETTUALE[İt.] = INTELECTUAL[İsp.] = PAIDEUMENOS[Yun.] = MUFEKKİR[Ar.] = RÛŞENFİKR[Fars.] = INTELLEKTUEEL[Felm.] = ZİYÂLİ[Azarbaycan = Özbek Tr.] = BİLİKTİ[Kazak Tr.] = BİLİMDÜ[Kırgız Tr.] = DIANOOUMENOS[Rumca] = PROSVEŞÇONNIY[Rusça]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39180 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYGIR ile BEYGİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22107 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eril at.[Damızlık] İLE Arabaya koşulan. Erildir fakat enenmiştir/kısırlaştırılmıştır. )
( EFRÂS[Ar. < FERES]: Atlar, beygirler, kısraklar. )
( ESB-İ LÂGAR[Fars.]: Zayıf beygir. )
( YÂM[Fars.]: Posta[menzil] beygiri. )

- AYGIR ile KISRAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22104 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eril at. İLE Dişil at. )

- AYI ile KUTUPAYISI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22153 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bozayılar, simsiyah renkte de olabilmektedir. İLE Kutupayıları, beyaz değildir. Derileri siyah renktedir, kürkleri yarı saydamdır. [Beyaz görünümleri, ışığın saydam yüzeylerden kırılarak yansımasının bir sonucudur] )
( EBÛ-HAMÎD / EBÛ-HÛMİD: Ayı. )
( Ayı ile Kutup Ayısı )
( What to do if you see a bear? )
( How To Be Safe Around Bears )
( ... İLE 160 km. yüzebilirler. )
( What To Do If You See A Bear (And Why) )

- AYKIRI/LIK = PARADOX[İng.] = PARADOXE[Fr.] = WIDERSINNING/KEIT, PARADOX/IE[Alm.] = PARADOSSO[İt.] = PARADOX[İsp.] = PARADOXON[Lat.] = PARADOKSOS[Yun.] = MUFÂRIK[Ar.] = TENÂKUZ[Fars.] = PARADOX[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39182 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYNÂ[Ar. < ÎYN] ile AYNA[Fars.] ile AYNA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17025 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İri ve güzel gözlü. İLE Işığı yansıtan, varolanların görüntüsünü veren, cilâlı ve sırlı cam. İLE Atların diz kapağı. )

- AYRAÇ(/PARANTEZ/KAVS[Ar.]) " ( ) " ile KÖŞELİ AYRAÇ " [ ] "
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8614 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRILMIŞ ile DUL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5013 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRIMLI BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİR ile/ve AYRIMSIZ TEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/563 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRINCA(Ar. İSTİSNÂ) ile/ve/||/<> ÖZEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53121 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRIŞIK/HETEROJEN[İng., Fr.] ile BAĞDAŞIK/MÜTECÂNİS[Ar.]/HOMOJEN[İng., Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8039 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYVA ile JAPON AYVASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40115 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( CYDONIA OBLONGA cum CHAENOMELES SPECIOSA )

- AYYÛK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40116 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuzey yarımkürede bulunan keçi takım yıldızının en parlak yıldızıdır. )

- AZ ile YOK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2967 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AZAP[Ar. < AZAB < İZB: Tat, lezzet.] değil/yerine/= EZİNÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36588 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şiddetli acı ya da sıkıntı. )

- AZARLAMAK/İTAP/TEKDÎR/TEVBÎH[Ar.] ile/ve/değil/yerine UYARMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16234 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( NUSH İLE USLANMAYANI ETMELİ TEKDÎR
TEKDÎR İLE USLANMAYANIN HAKKI KÖTEKTİR )
( Dostun azarı, olgunluğa(kemâle) götürür. )
( Kendini "azarla", kimse, seni azarlayamaz. )

- AZI DİŞLERİ ile/ve AKIL DİŞLERİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5367 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Öğütme dişleri. İLE/VE Buluğ çağı ile yaklaşık otuz yaşları arasındaki gençlik devri arasındadır. Bundan dolayı bu dişlere akıl dişi adı verilir. )

- ÂZİME[Ar.] ile ÂZİME[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40122 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kıtlık yılı. İLE Cuma günü. | Bayram günü. )

- AZOT = NITROGENE[İng.] = AZOTE[Fr.] = STICKSTOFF[Alm.] = AZOTO[İt.] = NITROGENO[İsp.] = NİRÛCÎN, AZÛT[Ar.] = NÎTRÛJEN, AZOT[Fars.] = STIKSTOF[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39184 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BA'S[Ar.] değil/yerine/= GÖNDERME, GÖNDERİLME | DİRİLTME | PEYGAMBERLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40125 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÂB[Ar.] değil/yerine/= BÖLÜM, KONU BAŞLIĞI | KAPI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40133 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kapı, sığınılacak yer, başvurulacak yer. )
( Bir kitabın bölümlerinden her biri. )
( İş, husus, madde. )

- BABAANNE ile/ve ANNEANNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5845 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BADEM[Fars.] ile PAYAM/ACIPAYAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8397 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( SOMATA: Badem şerbeti. )

- BÂDİYET-ÜŞ-ŞÂM[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40144 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fırat ile Dicle'nin birleşip denize döküldüğü noktadan itibaren batıya doğru uzanan çöl. )

- BAĞDAŞIK = MÜTECÂNİS = HOMOGENEOUS[İng.] = HOMOGÈNE[Fr.] = GLEICHARTIG[Alm.] = OMOGENO[İt.] = HOMOGÉNEO[İsp.] = EIUSDEM GENERIS[Lat.] = HOMOGENES, HOMOIOMERES[Yun.] = MUTECÂNİS[Ar.] = MOTECÂNES[Fars.] = GELIJKSOORTIG[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39185 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞIMLILIK = DEPENDENCE[İng.] = DÉPENDANCE[Fr.] = ANHÄNGIGKEIT, DEPENDENZ[Alm.] = DIPENDENZA[İt.] = DEPENDENCIA[İsp.] = CONIUNCTIO[Lat.] = TO KATANTES, SÜNDESMOS[Yun.] = TAVAKKUF[Ar.] = BASTEGÎ[Fars.] = AFHANKELIJKHEID[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39187 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞIRMA ile ÇIĞLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7220 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞIRSAK ile/ve KÖRBAĞIRSAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5490 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞLAMAK ile/ve DÜĞÜM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14059 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞY/İSYAN[Ar.] değil/yerine/= BAŞKALDIRI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48811 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Azgınlık, zulüm, isyan. | İstemek, talep etmek. | Yaranın şişmesi. | Yağmurun şiddetle yağması. )

- BAHANE[Ar.] = MAHANA/MAHNA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45852 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İleri sürülen, sözde neden. )

- BAHARAT ile/||/<> EFHÂ'[Ar. < FEHÂ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54883 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/||/<> Soğan ya da yemeklere konulan nane, kekik gibi kuru otlar. )

- BAHŞİŞ ile ARMAĞAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28359 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAKANAK ile TOYAK ile TOYNAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22448 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Geviş getiren hayvanların tırnağı. İLE At tırnağı. İLE At, eşek gibi tektırnaklı hayvanların tırnağı. )

- BAKIR ile/ve/<> FÜLÜS[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36813 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Bakır para. )

- BAKIŞIK = SYMMETRICAL[İng.] = SYMÉTRFIQUE[Fr.] = EBENMÄßIG, SPIEGELGLEICH[Alm.] = SIM(M)ETRICO[İt., İsp.] = ÆQUALIS ET CONGRUENS, CONVENIENTER COMPOSITUS[Lat.] = SÜMMETROS, EMMETROS, EURÜTHMOS[Yun.] = MAVÂZİ, MUTEVÂZİ[Ar.] = MUTEKÂRON[Fars.] = SYMMETRISCH[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39189 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAKIŞIM/SİMETRİ ile/ve UYUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3003 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAKIŞIM = SYMMETRY[İng.] = SYMÉTRIE[Fr.] = EBENMAß, SPIEGELGLEICHHEIT, SYMMETRIE[Alm.] = SIMMETRIA[İt.] = SIMETRIA[İsp.] = CONVENIENTIA PARTIUM[Lat.] = SÜMMETRIA, EMMETRIA, EURÜTHMIA[Yun.] = el-TENÂSUK, el-TAMÂSUL, TAVÂZİ, MAVÂZÂT[Ar.] = TEKÂRON, SÂZOVÂRÎ[Fars.] = SYMMETRIE[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39190 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAKL, BAKLA[Ar. çoğ. BUKUL]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40167 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sebze, yeşillik. | Yeşil kabuklu, iri taneli sebze. )

- BAKLA[Ar.] ile ACIBAKLA/YAHUDİBAKLASI/TÜRMÜS[bot.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33344 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Baklagillerden, acı olan, taneleri suda tatlılaştırılarak yenilen otsu bir bitki. )

- BAKLA ile FUL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36805 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Taşkırangillerden, çokça türü bulunan bir ağaççık ve bunun hoş kokulu, beyaz çiçeği. | Küçük taneli bir bakla türü. )

- BAKMAK ile/ve GÖZLEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4920 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( NAZAR: Aklın hareketi.[HAREKET'ÜL AKL] )

- BAL ARISI ile/ve EŞEK ARISI/ZENBUR ile/ve YABAN ARISI/SARICA ile/ve ERİL ARI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22835 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bal yapan arı. İLE/VE Et yiyen arı. | Sarı eşek arısı, vesveseyi simgeler. İLE/VE ... İLE/VE Bal yapmayan iğnesiz arı. )
( Bal arıları, en uzun süre yaşayan böceklerdir. )
( Bal arısının iğnesinin ucu kıvrıktır, sokunca çıkaramaz. Yavaş çekse çıkarır ama öfkeli ve sinirli olduğu için, yavaş çekmek elinden gelmez. Birdenbire çekince de, iğnesi kopar ve soktuğu yerde kalır. )
( Arı, karnındaki boğum köklerden soluk alır. [Boğumlu, halkalı hayvanlar ciğersizdir.] )
( Arı kovanının ısısı insan gövdesiyle aynıdır. )
( Antenleriyle koku alırlar. )
( Balarıları, karmaşık bir dizi hareket ve sallanmadan oluşan "salınma danslarıyla" birbirlerine yiyeceğin niteliğini, uzaklığını ve tam konumunu anlatabilirler. [Bu iletişimlerini bizler de anlayabiliyoruz. Her salınım, kovandan 45 metre uzakta anlamına gelir. (Karl von Frisch 1945 [Bu keşfiyle, hayvan davranışları çalışmalarında verilen tek Nobel ödülünü kazanmıştır.]) ] )
( Bir turları yaklaşık 12 km.dir. )
( Saatte 30 km. hızla uçabilmektelerdir. )
( Dümdüz hatlar üzerinde gidip gelmektelerdir. )
( Tek kalan bir arı, ne kadar zeki olursa olsun, kovandan ayrı kaldığında tamamen savunmasızdır. )
( Beyinlerinde 950.000 sinir hücresi vardır. )
( Morötesi aralıkta görebilmektelerdir. [İnsan yüzlerini dahi tanırlar] )
( Arı kafalarının fotoğrafları... )

- BALGAM[Ar.] ile TUZLU BALGAM/MAYASIL/EGZAMA[Fr. < ECZEMA < Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53698 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Solunum örgenlerinin salgıladığı, ağızdan dışarı atılan sümüksü sıvı. İLE Bazı deri hastalıklarının ortak adı. | Birdenbire ortaya çıkarak gelişen, kızartı, kaşınma, sulanma, kabuk bağlama gibi doku bozukluklarıyla belirginleşen bir deri hastalığı. )

- BALİNA ile KATİL BALİNA / ORCA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22010 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... ile Orca )
( Dünyada 50.000'e yakın oldukları kaydediliyor.[2013] )
( )

- BALKIR/ŞİMŞEK ile/ve GÖK GÜRLEMESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12705 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BALKIR/ŞİMŞEK ile/ve YILDIRIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12704 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında ya da bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık, balkır, çakım, çakın, yalabık, yıldırak. | Parıltı. İLE/VE 30 milyon volt gücündeki elektriktir. 30.000°C'lık bir sıcaklığa ulaşır. Saatte 115.000 km.'nin üzerinde bir hızla gider. Tek bir yıldırım çarpması 100.000 amperlik elektrik akımı taşır, bu mikdar 200.000 nüfuslu bir şehri 1 dakika boyunca aydınlatabilir. )
( ... İLE/VE Dünyada her gün 17 milyondan fazla ya da saniyede 200'ün üzerinde yıldırım düşer. )
( ... İLE/VE Baylara, bayanlardan 6 kat daha fazla yıldırım çarpar. )
( Açık havada şimşekli ve gökgürültülü bir fırtınaya yakalanırsanız, en güvenli konum, ağaçlardan uzak durup yüzükoyun yere yatmaktır. )
( Her yıl 3-6 Britanya'lı ve 100 Amerika'lı yıldırım çarpması sonucu ölür. Ölüm nedenleri daha çok gövdelerine yakın bir yerde seyyar paratonerler (golf sopaları, karbon kamışlı olta ve balenli sutyen) taşımalarıdır. )
( Yıldırım çarpmalarının en çok görüldüğü yerler kıyı bölgeleridir.[Kilometrekare başına yılda yaklaşık 2 kez!] )
( Bulutlar arasında. İLE/VE Bulut ile yeryüzü arasında. )

- BALTA ile ÇEKİÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14289 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÂM[Fars.]/SAKAF[Ar.] değil/yerine/= ÇATI, DAM, KUBBE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40179 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BARAKA ile/ve SIĞINAK/PENÂH[Fars.]/MELCE'[Ar. < MELÂCİ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18891 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Sığınılacak, iltica edilecek yer. | Hâmî. )

- BARIŞ = SULH = PEACE[İng.] = LA PAIX[Fr.] = DER FRIEDEN[Alm.] = LA PACE[İt.] = LA PAZ[İsp.] = PAX[Lat.] = HE EIRENE[Yun.] = SELÂM, SULH[Ar.] = ÂŞTÎ[Fars.] = VREDE[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39191 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÂRÎ ile BÂRÎ[Fars.] ile BÂRİ'/BÂRİA[Ar. < BERÂAT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17067 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yaratan, yaratıcı. İLE Hiç olmazsa, bir kere, hâsılı. İLE Mükemmel, güzel, üstün. )

- BASBAYAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10440 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BASINÇ(LI) = PRESSURE[İng.] = PRESSION[Fr.] = DRUCK[Alm.] = PRESSIONE[İt.] = PRESIÓN[İsp.] = PRESSUS[Lat.] = HO PIESMOS[Yun.] = ZAĞD[Ar.] = FEŞÂR[Fars.] = DRUK[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39193 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÂSIT-ÜR-RIZK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40199 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir örgeni uzatıp açan kas. )

- BASÎRET[Ar.] değil/yerine/= SAĞGÖRÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11981 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Doğru, akla uygun yargılar verme yeteneği. | Doğru ile yanlışı birbirinden ayırma ve doğru yargılama gücü. )

- BÂSÛR[Ar. çoğ. BEVÂSÎR] ile KANLI BÂSÛR/DİZANTERİ[Fr. < Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36386 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kalınbağırsakta ve makadın etrafındaki siyah kan damarlarının şişmesinden ve bazen iltihaplanmasından dolayı, makadın içinde ve dışında oluşan memeler yüzünden makattan kan ya da irin gelmesi. İLE Ağrılı ve kanlı ishalle beliren, bağırsakta yaralara yol açan, bulaşıcı, salgın sayrılık. )

- BÂSÛR[Ar. çoğ. BEVÂSÎR] değil/yerine/= MAYASIL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46022 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kalınbağırsakta ve makadın etrafındaki siyah kan damarlarının şişmesinden ve bazen iltihaplanmasından dolayı, makadın içinde ve dışında oluşan memeler yüzünden makattan kan ya da irin gelmesi. )

- BAŞ = HEAD[İng.] = TÊTE[Fr.] = HAUPT[Alm.] = TESTA[İt.] = CABEZA[İsp.] = CAPUT[Lat.] = HE KEFALE[Yun.] = REİS[Ar.] = SER[Fars.] = HOOFD[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39194 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÂŞE-İ FELEK[Ar.]:
"Nesr-i tâir" ve "vâki" denilen iki yıldız.

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12682 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAŞÖRTÜSÜ ile/ve/değil YEMENİ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14036 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/DEĞİL Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent. | Bir tür hafif ve kaba ayakkabı. )

- BATBATA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40206 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kazın ötmesi. )
( Kazın ötmesi. )
( Kazın suya dalışı. )

- BATI/GÜNİNDİ ile/ve DOĞU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27884 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güneşin battığı yön. İLE/VE Güneşin doğduğu yön. )

- BATI/LI(coğrafya) = KEDİN, KURIYAKI = WEST/ERN[İng.] = OUEST, OCCIDENT/AL[Fr.] = DER WESTEN/WESTLICH[Alm.] = OCCIDENTE/OCCIDENTAL(E)[İt., İsp.] = OCCIDENS/OCCIDENTEM[Lat.] = HE DÜZIS/PROS HELION DÜZIN[Yun.] = el-ĞARB/ĞARBÎ[Ar.] = BÂKHTER/Î[Fars.] = HET WESTEN/WESTELIJK[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39196 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BATI/LI(uygarlık) = GARB/Î = OCCIDENT/AL[İng., Fr.] = DAS ABENDLAND/ABENDLÄNDISCH[Alm.] = OCCIDENTE/OCCIDENTAL(E)[İt., İsp.] = VESPER, OCCIDENS, TERRÆ OCCIDENTEM VERSUS SITÆ[Lat.] = HE PROS HELIOU DÜSMAS[Yun.] = el-MAĞRİB[Ar.] = GARBÎ[Fars.] = HET AVONDLAND/S[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39197 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÂTINÎ/LİK = ESOTERIC/ISM[İng.] = ÉSOTÉRIQUE/ÉSOTÉRISME[Fr.] = ESOTERISCH/ESOTERISMUS[Alm.] = ESOTERISMO[İt., İsp.] = ESOTERICUS[Lat.] = ESOTERIKOS[Yun.] = BÂTİNİ/YYE, SİRRİ/YYE[Ar.] = BÂTİNÎ/GERÎ[Fars.] = ESOTERISCH/ESOTERISME[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39198 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BATKI, DÜŞ KIRIKLIĞI/HÜSRAN[Ar.] ile SÜKÛT-U HAYAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/51961 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BATKI/HÜSRAN[Ar.] ile/değil/yerine ŞAŞIRMA/ŞAŞKINLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50874 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAYKUŞ (PUHU KUŞU) ile ARUSEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22662 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eril baykuş. İLE Dişil baykuş. )
( Baykuşların 14 boyun omurları vardır. [Memelilerin iki katı.] )
( Kafalarını 360 derece çeviremezler fakat 270 dereceye kadar çevirebilirler. )
( Güzel sanatların simgesi. | Sanatın yaratıcısı. İLE/VE ... )
( Baykuş ile ... )
( Orman, dağ ve kayalıklarda yaşarlar. İLE ... )
( Uzunluğu 65 cm. olan ve sırtı koyu kahverengi bir kuş. İLE ... )

- BAYRAK ile/ve/||/<>/< SANCAK/LİVA[Ar. çoğ. ELVİYE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14377 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir ulusun, belirli bir topluluğun ya da bir örgütün simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş. | Öncü. | Simge. İLE/VE/||/<>/< Bayrak. | Çoğunlukla askeri birliklere verilen, yazı işlemeli, kenarları saçaklı ve gönderli bayrak. | Osmanlı yönetim örgütünde, illerle ilçeler arasında yer alan yönetim bölümü, mutasarrıflık. | Gemilerin sağ yanı. )
( Vatanı simgeler. İLE/VE/||/<>/< Dili(mizi) simgeler. )
( Simgelerin işlevi, anlamı ve değeri çok büyüktür. Bayrak ve Sancak gibi.

Bayrağımız, toprağımızı, vatanımızı simgeler! Sancağımız ise o topraklardaki varlığımızın/birliğimizin göstergesi olan dilimizi!

Bayrak düşerse vatan kaybedilmiş sayılmaz ama Sancak düşmüşse herşey kaybedilmiş demektir! )

- BAYTÂR/BEYTÂR[Ar.]/VETERİNER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40217 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hayvan hekimi. )

- BÂZIA[Ar.] ile CÂİFE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5543 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Deriyle birlikte biraz da etin kesilmesi şeklindeki yara. İLE Boşluğa(cevfe) kadar giden yara. )
( Adli Tıp'ta önemlidir. Cezası değişir. )

- BEBEK ile/ve/<> ÇOCUK/İN[Türkçe]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5782 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Coşturur. İLE/VE/<> Eğlendirir. )
( Ortalama 1 yaşına ulaşana kadar "Bebek", daha sonra "Çocuk" tanımına geçer. )
( ... ile EN: Büyük çocuk, yetişkin kişi. )
( Çocuktan al haberi! )

- BEBEK ile/ve/değil YENİ DOĞAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5776 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yeni doğan bebekler, 440 hz yüksekliğinde ve la notasıyla ağlar. )

- BECAYİŞ[Fars.] ile TAKAS[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7502 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karşılıklı yer değiştirme. İLE Değişim. | İki ülke arasında yapılan alışverişin, karşılıklı olarak malla ödenmesi. )

- BEÇÇE/BEÇE[Fars.] ile ENİK, ENCİK ile CERV[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21947 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnsan ya da hayvan yavrusuna verilen genel ad. İLE Kedi, köpek gibi çok memeli hayvanların yavrusu. | [Ar. ENÎK] Güzel, sevimli, şirin şey. İLE Yırtıcı hayvan yavrusu. )

- BEDAVA[Fars.] değil/yerine/= ÜCRETSİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11355 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEDDÂL[Ar.] değil/yerine/= BAKKAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40228 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEHAİM[Ar.] ile/ve EN'AM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21946 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnsan dışındaki tüm hareket edebilen canlılar. İLE/VE Yararı olan hayvanlar. [At, deve, sığır, koyun vs.] )

- BELÂDE/BELÂD[Fars.] ile BELÂDET[Ar.]/ABRUTISSEMENT, APATHIE[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17089 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kötü kişi, günahkâr, müzevir. | Fenâ şey. İLE İzansızlık, akılsızlık, sersemlik, budalalık. )

- BELÂGAT'TA:
BEYÂN[Ar.]
ve BEDÎ ve MAÂNİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16879 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birbirinden açık, değişik ifâde yollarını öğreten bölümü. VE Sözü sanatlarla güzelleştirmeyi öğreten bölümü. VE Dilin tümce yapısındaki incelikleri ve tümcenin konuya uygun kullanım yollarını öğreten bölümü. )

- BELEDİYE[Ar.] değil/yerine/= URAY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49455 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BELİRLE/N/ME, BELİRLENİM = DETERMINATION[İng.] = DÉTERMINATION[Fr.] = DAS BESTIMMEN[Alm.] = DETERMINAZIONE[İt.] = DETERMINACION[İsp.] = CONSTITUTIO, DEFINITIO, DETERMINATIO[Lat.] = HO HORISMOS, HE TAKSIS[Yun.] = VUCHA(T), MÂL[Ar.] = TAYÎN[Fars.] = BEPALING[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39200 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BELİT/AKSİYOM ile/ve KOYUT/POSTULA(T)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7800 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnsan zihninin, tümel kuralları. İLE/VE Herhangi bir bilimin, tümel kuralları. )
( Kendiliğinden apaçık olan ve böyle olduğu için öteki önermelerin ön dayanağı olan temel önerme. İLE/VE Ön doğru. )
( Belitler/aksiyomlar, temellendirilmez. )
( Kendileri kanıtlanmayan, kanıtları kanıtlanmaya gereksinim duyulmayacak ilk ilkelere verilen ad. | Tüm bilimler için uyulması gereken temel kurallar. İLE/VE Bir bilim dalının [üyesinin] kabul ettiği temel kurallar. )
( [ARISTOTELES] ÖZDEŞLİK İLKESİ | ÇELİŞMEZLİK İLKESİ | ÜÇÜNCÜ OLASININ/ŞIKKIN OLANAKSIZLIĞI )
( KOINAI ENNOIAI ile/ve AITEMATA )

- BELLEK YİTİMİ ile DUYUM YİTİMİ ile ACI YİTİMİ ile SÖZ YİTİMİ ile HAREKETLERDEKİ DÜZENSİZLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5290 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEMM[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40255 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kanun, tambur gibi çalgılara takılan tel. | Pes perde. )

- ben = me[İng.] = JE[Fr.] = ICH[Alm.] = IO[İt.] = YO[İsp.] = EGO[Lat., Yun.] = ANÂ[Ar.] = MÄN[Fars.] = IK[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39202 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BENÂT-I NÂŞ[Ar. < BİNT]/BENETNASH[Fr.]/ETA URSUS[Lat.]/ALKAID[İng.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40257 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dübb-i Ekber denilen yıldız kümesinin kuyruğunun ucunda bulunan kümenin en sönük yıldızı. )

- BENDAKA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40259 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hiddetli bakma, sert bakış. | Bir şeyi fındık gibi ufalama. )

- BENDUKÎ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40263 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Keten bezinin en iyisi. )

- BENÎ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40269 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( OĞULLAR(/I) (BENÎ İSRÂİL )

- BENÎKA[Ar. | çoğ. BENÂYIK]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40268 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Giysinin koltukaltındaki parçası. )

- BENNE[Ar. çoğ. BİNÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40270 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güzel koku. )

- BENZEN[< Fr. < Ar.] ile BENZİN[< Fr. < Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35442 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Madenkömürü katranından çıkarılan, C6H6 formulündeki hidrokarbonun bilimsel adı. İLE Petrolün damıtılması ile elde edilen, özgül ağırlığı, yaklaşık olarak 0,65 olan, renksiz, uçucu, kendine özgü kokusu olan bir sıvı. | Benzen. )

- BENZİN[Fr. < Ar.] ile MAZOT[Rusça]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46035 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Petrolün damıtılması ile elde edilen, özgül ağırlığı, yaklaşık olarak 0,65 olan, renksiz, uçucu, kendine özgü kokusu olan bir sıvı. | Benzen. İLE Akaryakıt olarak kullanılan ham petrolün, damıtma ürünlerinden biri. )

- BER-BÂD[Fars.] ile BER-BATT[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17097 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Perîşan, harap, viran. | Pis, fenâ, kirli. İLE Kaz göğüslü. | Lavuta/lavta adlı bir çalgı.[LYRE(Fr.)] )

- BER[Fars.] ile -BER[Fars.] ile BER[Fars.] ile BER'/BÜR/BÜRÛ'[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17096 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üzere. İLE Alan, getiren, götüren. [DİL-BER: Gönül alan. | PEYÂM-BER: Haber getiren.] İLE Göğüs, sîne. | Meyva, yemiş. | Meme. | Kucak. | Yaprak. | Genç hanım. | Evin kapısı. | En, genişlik. İLE Hastanın iyileşmeye başlaması. )

- BERÂH[Ar.]:
Açık, işlenmemiş ve ağaçsız bölge.

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12795 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BERÂRÎ[< Ar. BERRİYYE] ile ÇÖLLER, SAHRALAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40275 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çöller, sahralar. )

- BERBAH[Ar.]/ÉPIDIDYME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40278 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Erbezi üstü. )

- BEREHREHE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40281 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çok güzel hanım. )

- BERG[Fars.] ile BERK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13099 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yaprak. İLE Şimşek. )

- BERÎA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40288 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güzelliği ve olgunluğuyla akranlarından üstün olan hanım. )

- BERR[Ar.] değil/yerine/= KARA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40295 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BERRÎ[Ar.] değil/yerine/= KARASAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54578 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BERS ile BERŞ[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17104 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çukur, yumuşak yer. İLE Afyon şurubu, keten yaprağı ile yapılan bir çeşit yatıştırıcı/müsekkin mâcun. | Arzu, gönül isteği. )

- BESLEMEK ile/ve/<> BESLENMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8066 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEŞERE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40301 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnsan derisinin dış tabakası. )

- BEŞÛŞ/BEŞÎR[Ar.] ile/ve HECCÂM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5036 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güleryüzlü, şen. İLE/VE Taşlama/hiciv yapan/sanatçısı. )

- BEYAZ[Ar.] değil/yerine/= AK, AKÇA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49454 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEYDAK[Ar. çoğ.
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40315 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BEYÂDIKA] )

- BEYİN[< Ar. BEYN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40317 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ara, Arada olan.]/EMİK ile ABCDEF ( 222.600 m² | Ort. 1200 - 1300 gr. )
( Bir saniyede, 38 katrilyon işlem yapma hızına sahiptir. )

- BEYİN = BRAIN[İng.] = CERVEAU[Fr.] = DAS GEHIRN[Alm.] = CERVELLO[İt.] = CEREBRO[İsp.] = CEREBRUM[Lat.] = HO EGKEFALOS[Yun.] = MUKH[Ar.] = MAĞZ[Fars.] = HET HERSENEN[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39206 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEYİNDEKİ BOŞLUKLAR ile/ve KALPTEKİ BOŞLUKLAR[ikisi sağda, ikisi solda]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5237 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEYNE BEYNE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10277 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ne iyi, ne kötü. İkisinin ortası. )

- BEYT-İ ANKEBÛT, BEYT-ÜL-ANKEBÛT[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40320 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Örümcek yuvası. | [mecaz] Derme-çatma ev. )

- BEYTÂRÂ[Ar.]/VETERİNERLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40322 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hayvan hekimliği. )

- BEYZET-ÜL-HARR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40323 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şiddetli sıcaklık. )

- BEYZİ[Ar.]/OVAL[Fr.] değil/yerine/= SÖBE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47209 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Biçimi, yumurta gibi olan. )

- BEZ[Ar. < BEZZ] ile BEZ[Ar. < BEYZ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35458 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Pamuk ya da keten ipliğinden yapılan dokuma. | Pamuktan, düz dokuma. | Herhangi bir cins kumaş. | Herhangi bir iş için kullanılan dokuma. | Gelişigüzel kumaş parçası, çaput. Bezden yapılmış. İLE İçinden geçen kandan ya da özsudan, bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan örgen, gudde. )

- BEZ[Ar. < BEZZ] ile NİPİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42852 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Pamuk ya da keten ipliğinden yapılan dokuma, çaput. | Pamuktan, düz dokuma. | Herhangi bir cins kumaş. | Herhangi bir iş için kullanılan dokuma. | Kumaş ya da dokumadan yapılmış olan. İLE Muzağacı lifinden yapılan bez. )

- BEZ ile/değil MUŞAMBA[Ar.]/LİNOLYUM[Lat.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38129 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/DEĞİL Bir tarafına kauçuk ya da yağlıboya sürülerek su geçirmeyecek duruma getirilen kalın bez. | Bu bezden yapılmış olan. | Su geçirmeyecek biçimde yapılmış yağmurluk. | Yer döşemesi olarak kullanılan, üzeri ketenyağı ve mantar tozuyla kaplanmış jüt bezi, linolyum. )

- BEZÂ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40324 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Konuşmada, açık-saçıklık. )

- BEZGİN/LİK ile/ve/||/<>/>/< ÜMİTSİZ/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46423 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BIÇAK ile JİLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14279 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BIÇAK ile/ve/||/<> MASAT[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45990 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/||/<> Bıçak bilemeye yarayan, çelikten, çubuk biçiminde araç. )

- BID'/BID'A[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40353 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Geceden bir bölüm. )

- BIKMAK/USANMAK ile/ve SIKILMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7181 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BILDIRCIN ile KEKLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22591 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( FERİK: Keklik, bıldırcın gibi kuşların yumurtadan yeni çıkmış yavruları. )

- BIYIKLARDA:
BURMA
ile NEVHAT ile GAYTAN ile YOLUK ile KIRPIK ile PIRASA ile YASTIKLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5232 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ÇÂR-DARB[Fars.]: Dört darp. Kalenderîlerin arasında sakal, bıyık, kirpik ve kaş yerine kullanılan bir deyimdir. )

- BÎ-ZENEB[Ar.]/ANOURE[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40341 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuyruksuz/lar. )

- Bİ'L KUVVE[Ar.]/POTANSİYEL[Fr., İng. POTENTIAL] = GİZİL GÜÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39357 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİDÂYET[Ar.] değil/yerine/= BAŞLAMA, BAŞLANGIÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40356 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİHR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40357 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ağız kokusu. )

- BİLDİRİM ile İŞAR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37876 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yazı ile bildirme. )

- BİLEZİK ile HALHAL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37084 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kadınların, ayak bileklerine taktıkları bilezik. )

- BİLGE ile/ve İLERİ GELEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5879 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGEN ile BİRGEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54288 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİ ile/ve/<> BİLİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7617 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İşlenen/kullanılan/uygulanan veri/deneyim. İLE/VE/<> Yöntemli bilgi. )

- BİLGİ ile/ve/||/<> BİLİMLER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33244 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLMEDİĞİNDEN KORKMAK ile/ve/değil/yerine BİLDİĞİNDEN KORKMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7069 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİOPSİ ile AMELİYAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5706 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİR ile EŞİT/MÜSÂVÎ[Ar. < SEVİYY]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2041 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRDEN BİRE ile/değil BİRDENBİRE/ANSIZIN/TINGADAK/FÜC'ETEN, Fİ-L-HÂL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8760 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİREBİR ile OLDUĞU GİBİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2051 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRER BİRER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10296 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRİCİK ile/ve AYRIK/KURALDIŞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/93 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mâhiyetten, istisnâ olmaz![Ancak fertler istisnâ kılınabilir.] )

- BİRTAKIM ile/yerine/değil/< BAZI[< Ar. BA'ZI]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8871 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLET ve/<> MEKÂNLAR...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38731 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİT ile KENE/SAKIRGA/SAKARGA ile MAYT ile GÜVE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22825 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bilinen, 866 tür kene vardır. )

- BİT ile TAHTABİTİ/BAKKA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22820 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİTEVİYE/MÜTEMADİYEN[Ar.] değil/yerine/= ARALIKSIZ, SÜREKLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46577 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BOK-PİSÜR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10638 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BONCUK ile İNCİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13954 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnciyi kuyumcuya götürmek gerek, semerciye götürürsen takar bir yere, boncuk diye. )

- BORÇ ile/değil/yerine ÖDEME/İTA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5730 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BORÇ ile/değil/yerine ÖDEME/İTA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5730 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BORNOZ[< Ar. BURNÛS/BORNÛZ: Elbise üzerine giyilen giyecek.] ile/ve HAVLU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14069 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BOYUN ile BOĞAZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5397 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BOZMA değil/yerine/>< DÜZELTME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34336 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BOZULMA/TAGAYYÜR[Ar. < GAYR] ile/ve/değil ÇÜRÜME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14358 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÖBREK TAŞI ile TARLADAKİ TAŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5482 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÖBREK YANGISI(İLTİHABI)/NEFRİT[Fr. < Yun.] ile/ve ÖD/SAFRA KESESİ YANGISI(İLTİHABI) ile/ve DALAK[Ar. TIHÂL] YANGISI(İLTİHABI)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5513 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( NEFRİT, ZÂT-ÜL-KİLYE ile/ve KOLESİSTİT ile/ve SPLENİT )

- BÖRÜ/SİRHAN, DÎDÂN[< DÛD]/NEMF, ŞUFEYRE/ŞÜFEYRE, ÜŞBE[Ar.] / NYMPH[İng.] / NYMPHE[Fr.]: KURT | KURTÇUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22893 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BUĞDAY ve/<> BİSİKLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34637 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uygarlığın en temel iki göstergesi. )
( Beyaz )
( ODYSSEUS )
( İlk buğday ya da buğdayın atası olarak kabul edilen buğday, Karacadağ (Urfa)'dandır. )

- BUĞDAY ile HALFA[Ar. < İbr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37083 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Buğdaygillerden, lifleri, ip, çuval ve kâğıt yapımında kullanılan bir bitki. )

- BUHTE ile HECÎN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22279 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çift hörgüçlü deve. İLE Çift hörgüçlü ve çok hızlı koşan cins deve. | Tek hörgüçlü deve. )
( Develer hörgüçlerinde su değil, yağ depolar. Suyun depolandığı yer gövdeleridir, özellikle de kan dolaşım sistemleridir. )
( Develer, gövde ağırlıklarının %40'ını kaybedene kadar su kaybından zarar görmezler ve su içmeden 7 gün boyunca yaşayabilirler. İçtiklerinde bir kerede 225 litre kadar içerler. )
( Develer kızdıklarında, deve bakıcısı deveyi sakinleştirmek için ceketini deveye verir. Deve, elbisenin üzerinde tepinir, ısırır, parçalara ayırır. Kızgınlığı geçtiğinde bakıcısı ile tekrar uyum içinde yaşayabilirler. )
( Gebelik süreleri 345-375 gündür. İLE ... )
( Deve, kini simgeler. )
( Develerin gözlerini kuma karşı koruyan tam üç katlı bir göz kapakları vardır. )
( Çok hızlı giden atı, deve geçer. )
( VESÎC[Ar.]: Hızlı yürüyen deve. )
( MENHÛS[Ar.]: Kuyruğunun yanları uyuz olan deve. )
( BAHBAHA[Ar.]: Develerin çıkardığı ses, kükreme. )
( NEHEM[Ar.]: Deve homurtusu. )
( BEVÂNÎ[Ar.]: Deve ayakları. )
( İBLÂN[Ar.]: İki sürü deve. )
( EBÛ EYYÛB: Deve. )
( KUSVÂ/KASVÂ: Hz. Muhammed'i taşıyan deve. )
( ŞİKÂL[Ar.]: Devenin ayağının bağlandığı ip, bukağı, köstek; el ve ayak zinciri. | Devenin palanını bağlayan ip. )
( Deve ile Hecin )

- BUHUR[Ar.] = TÜTSÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53718 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dinî törenlerde ya da çevrenin güzel kokmasını sağlamak amacıyla yakılan kokulu nesne. | [argo] İçki. )

- BULUT ile GÜRLEYEN BULUT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12694 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BULUT ile YAĞMUR/KAR GETİREN BULUT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12693 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bulutlar, atmosferde asılı kalan minik su damlacıkları ya da buz kristalleri yığınlarıdır. Bu damlacık ya da kristaller su buharının duman ya da tuz gibi daha da küçük parçacıklar etrafında yoğunlaşmasıyla oluşur.[Yoğunlaşma çekirdekleri olarak adlandırılırlar.] )
( CEHÂM: Yağmur vermeyen bulut. )

- BÛM/E[Ar., Fars.] ile BÛM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17170 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Baykuş. İLE Yer, toprak, yurt. | Sürülmemiş tarla. | Tabiat, huy. )

- BUNALMA ile BUNAMA/ATEH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7186 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BURKA/BÜRKA'[Ar.] değil/yerine/= YAŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14040 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Peçe, tül, yaşmak, yüzörtüsü. )

- BURUN ile/ve/değil GAGA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22778 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜC[Fars.] ile BÜCC[Ar.] ile BÜÇ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17176 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Keçi. İLE Kuş yavrusu, palazı. İLE Ağzın iç tarafı, avurt. )

- BÜLBÜL[< Fars., Ar. | çoğ. BELÂBİL, ANDELÎB] ile/ve ÖTLEĞEN/ÇALIBÜLBÜLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22752 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Çalıbülbülü. )
( ... İLE/VE Çalıbülbülü. )
( ... İLE/VE Çalıbülbülü. )

- BÜLÛĞ ile REŞİT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5795 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( En erken başlangıcı erilde 12, dişilde 9 yaşındadır. Sonu, ikisinde de 15-16'dır. [İklime ve kişiye göre değişebilir.] İLE Reşit olma yaşı, [yasalarca] 18 yaşını tamamlayıncadır. )

- BÜR'/İLTİYÂM[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40439 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yaranın iyileşip kapanması, onulma. )

- BÜTÜN < BÜTÛN[Ar. < BATN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21253 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eksiksiz, tam. | Parçalanmamış. | Birlik, tamlık. İLE Karınlar. | Nesiller, soylar. | İç. )

- BÜTÜN >< MÜFREZ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46472 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... >< Bir bütünden ayrılmış. )

- BÜVELEK/EĞRİLCE ile CIZSİNEĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35595 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Bir tür büvelek. )

- BÜYÜKAYI ile KÜÇÜKAYI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11184 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜYÜKELÇİ(SEFİR[Ar.]) ile/ve KONSOLOS(ŞEHBENDER[Fars.])
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5932 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( VİSKONSÜL: Konsolos yardımcısı. )

- CÂDDE ile CADDE[Ar.]/ŞÂH-RÂH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17184 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İLE )

- CÂGER[Fars.]/HAVSALA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40434 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuş kursağı/midesi. )

- CÂİZ[Ar. < CEVAZ] değil/yerine/= UYGUN / OLABİLİR, OLUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40465 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CAMİA[Ar., Fars.] = COMMUNITY[İng.] = COMMUNAUTÉ[Fr.] = COMMUNITAS[Lat.] = GEMEINSCHAFT[Alm.] = HË METUZIA[Yun.] = COMUNITA[İt.] = COMUNIDAD[İsp.] = GEMEENSCHAP[Fel.] = FÆLLESSKAB[Dan.] = OBŞÇESTVO[Rus.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39219 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CAN ve/||/<>/>/< KAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38896 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CANCILIK = CÂNEGERÂYÎ[Fars.] = ERVÂHİYYE/T[Ar.] = ANIMISM[İng.] = ANIMISME[Fr.] = ANIMISMUS[Alm.] = ANIMISMO[İt., İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39221 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CANLI OLAN = ÂLÎ[Fars.] = 'UZVİYYE[Ar.] = ORGANIC[İng.] = ORGANIQUE[Fr.] = ANIMALIS[Lat.] = BELEBT, ORGANISCH[Alm.] = ORGANA EKHÕN, EMPSÜKHOS[Yun.] = ORGANICO[İt., İsp.] = ORGANISCH[Fel.] = ORGANISK[Dan.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39223 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CANLI = TİRİG = ZENDE, CÂNAVAR(CÂNOMANDÂN: CANLILAR)[Fars.] = HAYY[Ar.] = LIVING THING[İng.] = ÊTRE VIVANT[Fr.] = VIVO, ANIMAL[Lat.] = DAS BESEELTE, DAS LEBEWSESEN, DAS LEBENDIGE, DAS BELEBTE[Alm.] = TO ZÕN[Yun.] = VIVENTE[İt.] = LO VIVO[İsp.] = LEVEND WEZEN[Fel.] = LEVENDE VÆSEN[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39222 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CANLILIK = TİRİGLİG = SERZENDEGÎ[Fars.] = el-HAYAVİYE/T[Ar.] = LIVELINESS[İng.] = VITALITÉ[Fr.] = VITALITAS[Lat.] = DIE BELEBUNG, DIE BELEBHEIT, DIE LEBENDIGKEIT, DAS LEBENDIGSEIN[Alm.] = HË EMPSÜKHË[Yun.] = VITALITA[İt.] = VIDALIDAD[İsp.] = LEVENDIGHEID[Fel.] = LIVLIGHED[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39224 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CANSIZ ile/ve/<> CANLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3406 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sadece kendi. İLE/VE/<> [Üreyerek] Kendini taklit ve tekrar eden/edebilen. )

- CEB(İ)R[Ar.] değil/yerine/= ZOR, ZORLAMA | DÜZELTME, TAMİR ETME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40495 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CEBÎN[Ar.] değil/yerine/= KORKAK, YÜREKSİZ | ALÇAK | ALIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40497 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CEBİR = CEBR[Fars., Ar.] = ALGEBRA[İg., İt., İsp., Dan., Rus.] = ALGÈBRE[Fr.] = ARS RATIOCINANDI PER LITTERAS, ARS PER LITTERAS[Orta Lat.] = ALGEBRA, BUCHSTABENRECHNUNG[Alm.] = ALGEBRA, STELKUNDE[Fel.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39225 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CEBİRE[Ar.]/KOAPTÖR[Fr.] = SÜYEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47470 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva ya da tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha. | Rayları, iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk. )

- CEDDE[Ar. < CEDDÂT] ile/ve/> CEDD[Ar. < ECDÂD]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5851 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Babaanne. İLE/VE Dede, büyük baba. )

- CEDVEL/HARK[Ar.] ile CETVEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12894 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Su yolu, su akacak yarık. İLE Ölçüm aracı/tablosu. )

- CELÎ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40511 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hat sanatında, iri ve büyük yazı. | Kalın ve okunaklı, her çeşit yazı. )

- CELSE[Ar.] değil/yerine/= DURUŞMA/OTURUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46171 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CENÂH-I ZÜBÂB[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40517 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sinek kanadı. )

- CENÂH[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40518 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuş kanadı. | Giysi kolu, yen. | Kol, pazu. | Âhiret. )

- CENNET ile/ve CEHENNEM/TAMU[< Soğdca]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19977 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İyilerin, iyiliklerin, hayrın tekâbül ettiği yer. İLE/VE/>< Şerlerin, şerlilerin tekabül ettiği yer. )
( CENNET: Kuyu. )
( CENNET: Uçmak[Eski Türkçe]. )
( Cennet, kişinin kendini bu âlemde, herkesten, herşeyden küçük görmesidir. )
( Nefis ölmeden, benlik ve gurur gitmeden, gönül cennet olamaz. )
( Cennet'le Cehennem'in kapıları birdir, aynıdır. Kalbimizi temizlersek o kalp cennet olur, temizlemezsek cehennem kapısı. )
( Cennet kapıcısının adı Rıdvan, yani Allah'ın her yaptığına râzı olmaktır. )
( Cehennem kapıcısının adı ise Malim'dir. Yani herhangi bir şeye sahip çıkmak, "Bu benimdir!" demek. )
( Cennetin ebedî zevk olduğu anlaşılınca o da kalmaz. )
( Cehennemin, cehil olduğunu bilip hazmettikten sonra, cehennem kalmaz. )
( Yusuf makamı, kuyudan, Cehennem'den kurtulma makamıdır. )
( En büyük cehennem cehalet, en büyük cennet de İlâhî zevktir. )
( Bu âlemde kimi haksız görüyorsak, başladı içimizde cehennem. )
( [İbr.] GEHENNA: Çöp yakılan yer. )
( Sevdiklerinin biraradalığı. İLE/VE/>< Vicdan azâbı. )
( ... İLE/VE/>< En "lezzetli." )
( ... İLE/VE/>< Dumansız ateş. )
( ... İLE/VE/>< Saygı ve sevginin bittiği yer. )
( CENNET: Bugünkü "hırslarının", geleceğe yansıtılması. )
( Dünyayı cehenneme çeviren, birilerinin, dünyayı cennete çevirmeye çalışmasıdır. )

- CERİDE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40532 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gazete. | Dergi, gazete gibi belli aralıklarla yapılan yayımlar. | Tutanak, kayıt defteri. | Süvari kolu. )

- CESÂRET ile/ve/||/<>/> OLASILIK/RİSK/MUHÂTARA[Ar. < HATAR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50082 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Almaya cesâret edemediğimiz riskleri alanlar, yaşamak istediğimiz yaşamı yaşarlar. )

- CESÂRET = ŞECÂ'AT, CESÂRET[Fars., Ar.] = COURAGE[İng., Fr.] = FORTITUDO[Lat.] = MUT[Alm.] = HË ANDREIA[Yun.] = CORRAGIO[İt.] = VALOR[İsp.] = MOED[Fel.] = MOD[Dan.] = MUJYESTVO[Rus.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39226 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CESET = CESED[Fars.] = CETHE/T[Ar.] = CORPSE[İng., Fr.] = CADAVRE[Fr.] = CADAVER[Lat., İsp.] = LEICHE[Alm.] = HO NEKROS[Yun.] = CADAVERE[İt.] = LIJK[Fel.] = LIGET[Dan.] = TRUP[Rus.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39227 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CEVİZ ile/ve HİNDİSTAN CEVİZİ/NARCIL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8400 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( GÖVEK/TETİR/BEZBÂZ[Fars.]: Cevizin yeşil kabuğu. )
( GÖVEK/TETİR/BEZBÂZ[Fars.]: Cevizin yeşil kabuğu. )
( GÖVEK/TETİR/BEZBÂZ[Fars.]: Cevizin yeşil kabuğu. )

- CEYLAN/ÂHÛ ile DİBAGAT/ANTİLOP ile GEYİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22161 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE ... İLE Gebelik süreleri, 160-200 gündür. )
( MARAL: Dişil geyik. )
( Ceylan ile Antilop ile Geyik )

- CEZ' ile CEZ' ile CEZ[Fars.]/CEZÎRE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17226 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Göz boncuğu denilen, kara alaca ve değerli bir süs taşı, damarlı akik. İLE Ağaç kökü. İLE Ada. )

- CEZ' ile CEZ/CEZÎRE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13053 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ağaç kökü. İLE Ada. )

- CIVA[Fr. < CİVE] ile ZİNCİFRE/ZİNCEFRE[Ar. < ZİNCEFR/ZUNCUFR]/SÜLÜĞEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54771 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kırmızı renkli doğal cıva sülfür. | Kırmızı kurşun oksidin. )

- CIVA ile MALGAMA[Lat. < Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45896 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Cıvanın, herhangi bir madenle birleşerek yaptığı alaşım. )

- CİHAZ[Ar.] değil/yerine/= AYGIT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40559 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aygıt, alet, takım. | Çeyiz, kadının evlenirken birlikte getirdiği eşyalar. )

- CİHET ile/ve VECH[Ar. çoğ. VÜCÛH]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27876 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CİLÂ ile SAYKAL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46770 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Maden, ayna gibi nesneleri parlatmak için kullanılan cilâ. | Cilâlamakta kullanılan araç. | Bu cilâyı yapan kişi. )

- CİMRİ/LİK, HASİS/LİK, PİNTİ/LİK ile/değil/yerine TUTUMLU/LUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6123 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CİNÂS[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40569 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sesçe aynı, anlamca farklı olan sözcükleri birarada bulundurma sanatı. )

- CİNS = CİNS[Fars., Ar.] = GENUS[İng., Lat.] = GENRE[Fr.] = GATTUNG[Alm.] = T0 GENOS[Yun.] = GENERE[İt.] = GENERO[İsp.] = SOORT[Fel.] = SLAGS[Dan.] = ROD[Rus.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39228 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CİVCİV ile KAZ/ÖRDEK YAVRUSU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22680 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Civciv ile Ördek Yavrusu )

- CÖMERTLİK ile İSRAF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7514 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇALIŞKAN/LIK ile/ve/> ZEKİ/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5088 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çalışkan ve alçakgönüllü kişiler, şansı yakalayacaktır. )
( Çalışan kişi, sürekli saf; tembel ise hilekârdır. )

- ÇAMUR ile SALSÂL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46269 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kumla karışık, ince çamur. | Lüleci çamuru. )

- ÇAN ile NÂKÛS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14274 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kilise çanı. )

- ÇARÇABUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10452 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇARŞAF[Fars.] ile/ve/değil/||/<> NEVRESİM[Fars., Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38844 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yatağın üzerine serilen ya da yorgana kaplanan bez örtü. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Torba biçiminde, yorgan çarşafı. )

- ÇARŞAF ile/değil MAHRAMA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45868 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/DEĞİL Bazı bölgelerde, kadınların sokağa çıkarken, manto üstüne örtündükleri, işlemeli geniş örtü. )

- ÇEKİRGE ile BÜRKAN/BİRKAN[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22811 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇEKİRGE ile CIRCIR BÖCEĞİ / CIRLAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22810 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çekirgenin kulakları, dizlerinde bulunmaktadır. )

- ÇEVRE = MUHİT[Ar. < HAVT] = ENVIRONMENT[İng.] = MILIEU[Fr.] = MITTEL, MILIEU[Alm.] = MEDIO AMBIENTE[İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39238 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇIBAN/APSE[Fr.] ile SULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5520 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gövdenin herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi. İLE Küçük çocukların başlarında, yer yer saç dökülmesi ve kabartılarla beliren bir deri hastalığı. )

- ÇIKAR/NEF'[Ar.] ile/yerine YARAR ile/yerine KÂR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28408 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ancak ayrılıkçılık ve çıkarcılık, dünyada gerçek ıstırabın ortaya çıkmasına neden olur. )

- ÇIPLAK ile KEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6844 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇİÇEK ile SARMAŞIK/LEBLÂB[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13040 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇİFTÇİ ile/ve/değil KÖYLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5967 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( FELLAH[Ar.]: Çiftçi. | Mısır köylüsü. | Siyahi, arap. )

- ÇİFTLEŞ(TİR)ME/AŞIM ile/ve/değil BİRLEŞME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6864 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hayvanlarda. İLE/VE/DEĞİL İnsanda. )
( DENİZ YILDIZI: Etkin olmayan eşlere verilen ad. )
( MİKSOSKOPİ: Birleşmeyi seyretmekten hoşlanma/hoşlanan. )
( PORNO/GRAFİ: Açık, apaçık olan. [Eşeyselliğin tekelinde bir terim/sözcük değildir. (Güneşin görünürlüğü/varoluşu kadar açık/kesin/net olanlara da "pornografik" denilebileceği gibi)] )
( MEVSİM-İ SİFÂD[Ar.]: Hayvanların çiftleşme mevsimi/dönemi/zamanı. )
( VENERYEN/VENEREAL[İng.]: Eşeysel ilişkiyle ilgili, zührevî. )

- ÇİĞNEMEK ile (")GEVİŞ GETİRMEK(")
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8145 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnsanda. İLE Hayvanda ve beşerde. )
( Lokmalarını sıralamayıp gerektiği kadar [20-40 kez] çiğneyerek yutan. İLE Lokmalarını çiğnemeden yutanların yaşadığı. )

- ÇİLEK ile BÖĞÜRTLEN/DİKENDUTU ile DUT ile AHUDUDU(AĞAÇÇİLEĞİ)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8333 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BÜK, DİKENDUTU: Böğürtlen. )
( AGREGAT MEYVELER: Birkaç karpeli olan, tek bir çiçekten gelişen meyve. )

- ÇİVİ ile/ve EKSER/ENSER/MIH[Fars.]/MİSMÂR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14280 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Büyük çivi. )

- ÇOBAN ile ÂBİL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5971 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Çayırda otlayarak suya gereksinimi olmayan hayvan. | Koyun, at ve deve gibi hayvanlara iyi bakan kişi. )

- ÇOCUK ile/ve SABÎ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5784 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Henüz memeden kesilmemiş erkek çocuk. | Üç yaşını tamamlamayan erkek çocuk. )
( SABÎ-İ MUABBİR: Söyleyen ve söylediğini bilen çocuk. )

- ÇOCUK ile/ve/||/<>/> YETİŞMİŞ/SERPİLMİŞ ÇOCUK/ÜFHÛD[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53785 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇOĞUNLUK ile/değil/yerine/<> YETERSAYI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38864 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇÖZÜMLEME = TAHLİL[Ar.] = ANALYSIS[İng.] = ANALYSE[Fr.] = ANALYSE[Alm.] = ANALYSIS < ANALYEIN[Yun.] = ANALIZAR[İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39246 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇUKUR ile BERS[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12779 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Çukur, yumuşak yer. )

- ÇUKUR ile HENDEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12778 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eski astronomi âlimleri gök cisimlerini gözlemek için kuyular kazıp bunların içinde çalışırlardı. )

- ÇUVAL ile/değil GIRAR/GIRÂRE/GARÂR/GARÂRE[Ar. çoğ. GARÂYİR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38827 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/DEĞİL Büyük, kıl çuval. )

- ÇUVAL ile TELİS[Ar. < TİLLİS]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53347 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Bitkisel tellerden yapılmış, kaba örgülü büyük çuval. )

- DÂ'-İ DALTON[Ar.]/DALTONISM[İng.]/AKROMATOPSİ değil/yerine/= RENK KÖRLÜĞÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43184 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAĞ ile/ve AKLAN/MAİLE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12765 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri. )

- DAĞ ile TEPE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12740 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ŞİMRÂH: Dağ tepesi. )
( BÎSÜTÛN: Âşık Ferhad'ın, sevgilisi Şîrîn'in emriyle Kermanşah civarında deldiği dağ. | Gökyüzü. )
( Sevgili Ersin Alok'un çektiği dağ fotoğraflarını görmek için burayı tıklayınız... )
( )
( )

- DAĞ ile/ve YANARDAĞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12770 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Cameroun
Cotopaxi
Etna
Fujiyama
Hecla
Mauna Loa
Mount St. Helens
Popacatapetl
Stromboli
Tristan de Cunha
Vesuvius )
( ... ile/ve )
( Kula Karataşcıl Yanardağ Oluşum Alanı ile Peribacaları - Övgün Ahmet Ercan (Prof. Dr.) )

- DAĞ ile/ve YAYLA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12768 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası. PLATO | Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın, yaşam koşulları güç olduğundan dolayı boş bırakılan, yazınsa havası iyi ve serin olan dinlenme yeri. )

- DALGA ile TSUNAMI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12884 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gel-git etkisiyle, havayla, rüzgârla ya da çeşitli doğal nedenlerle denizde oluşan dalga. İLE Denizaltındaki yer sarsıntısından ileri gelen büyük dalga. )

- DALGIR[Fars. MENEVŞE | Ar. HARE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40607 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir yüzeyde, renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık. )

- DAMAR ile ATARDAMAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5304 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAMAR ile SUREDÂN[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52885 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Dil altında bulunan iki siyah damar. )

- DÂMİA[Ar.] ile DAMİYE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5544 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Damla damla kan sızdıran yara. İLE Kanı akan yara. )

- DAMLA/NİKRİS[Ar.]/GUT[Fr.] ile/ve/<> KURUL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31816 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Organizmadaki ürik asidin atılmayarak gövdenin bazı yerlerinde, özellikle ayak başparmağında, topuk ve ekleme yerlerinde birikmesinden kaynaklanan, ağrı ve şişlerle ortaya çıkan sayrılık. İLE/VE/<> İnsan eti yemekten kaynaklanan bir hastalık.[En son, 1979'da, Papua Yeni Gine'de rastlanmıştır.] )

- DÂNİK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40610 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir dirhemin dörtte(/altıda) biri. | Mangır. )

- DÂNİK[Ar.] ile DÂNG[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14470 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mangır, para. | Bir dirhemin dörtte biri. İLE Bir dirhemin altıda biri. )

- DAV/GÛR[Fars.] ile/ve ÂNE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22084 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yabani eşek. Zebra. İLE/VE Yabani dişil eşek. | Yabani eşek sürüsü. )

- DAVAR[Ar.] ile GELE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/23018 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Keçi/koyun sürüsü. )

- DAVAR ile MAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/23019 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Koyun, keçi. İLE Öküz, inek. )

- DAVUL'DA:
MEYDAN DAVULU
ile/ve KOLTUK DAVULU ile/ve NAĞARA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13718 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAVULLAR'DA:
TRAMPET[İng. < DRUMBEAT]
ile/ve KÖS/GROSKES ile/ve NAKKARE[Ar.] ile/ve TIMPANO
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13736 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İki değnek ile çalınan küçük davul. İLE/VE Büyük davul. İLE/VE Mehterhanede kullanılan davul. İLE/VE Orkestra'da kullanılan davul. )

- DEDİKODU/KOĞUCULUK/GIYBET ile/ve "ÇEKİŞTİRME"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( NEMÎMESÂZ: Dedikoducu. )

- DEDİKODU ile/ve/değil/< TEVÂTÜR[Ar. < VİTR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/60 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Söylenti. [Olumsuz/istenmeyen.] İLE/VE/DEĞİL Bir haberin/bilgi(nin) yayılması. [Olumludur.] )

- DEF' ile DEFF[Ar.]/DEF[Fars.]/
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17262 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Öteye itme, savma, savulma. | Verme, ortadan kaldırma. | Giderme. | Bir dâvâyı savunmak üzere açılan başka bir dâvâ. İLE Tef. Zilli ve pullu bir çembere gerilmiş deriden oluşturulan çalgı, daire. )

- DEFTER-DÂR[Ar./Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40620 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İl'de Maliye Bakanlığı'nın en yüksek memuru. )

- DELGEÇ/ZIMBA[Ar.] ile DELGİ/MATKAP
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36161 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mukavva, kâğıt, kayış, maden gibi şeylerde delik açmaya yarayan araç. İLE Maden, tahta, taş vb. üzerinde delik açmaya yarayan araç. )

- DEM[Ar.] ile DEM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11189 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kan. İLE An. | Zaman, çağ. | Soluk/nefes. | İçki. | Hazırlanan çayın renk ve koku bakımından, istenilen durumu. | Koku. | Pişirilen yemeklerin, yenilecek kıvama gelmesi. )

- DEMET ile SALKIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8373 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DEMİR ile/ve/<> NALÇA[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38183 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Ayakkabıların altına çakılan demir. )

- DENİZ YENGECİ ile TATLI SU YENGECİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22550 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DENİZANASI ile/ve KUTU DENİZANASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22566 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE En zehirlisidir. [Tek bir kerede çıkan zehir, aynı anda 60 yetişkini öldürebilir.] )
( ... İLE/VE Pasifik sularında yaşarlar. )
( ... ile Kutu Denizanası )

- DENİZAYGIRI/MORS[Laponca] ile FOK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22534 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Tüm memeliler arasında, sütü, en yağlı olandır. [Yavrusunun hızlı büyümesinin zorunluluğundan dolayı][Birkaç hafta içinde sütten kesilirler] )
( Mors/Denizaygırı ile Fok )

- DENİZYILDIZI ile GÜNEBAKAN DENİZYILDIZI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22831 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kevgire benzeyen ve Madreporite adı verilen açıklıklarından içeri deniz suyunu alır ve içerideki mekanizmayla ayak tüplerine dağıtır. [Suyu sürekli alıp vererek şaşırtıcı şekilde hızlı hareket eder. (Bazı türleri dakikada 1 metre gidebilmektedir.)] )
( Alt kısımlarını kaplayan çok görevli yüzlerce tüp bacak bulunur. [Soluk almak, hareket etmek ve kendini avına yapıştırmak üzere] )
( Bacaklarının ucunda ışık algılayıcısı görevi gören "göz noktaları" bulunur. )
( Her bir bacak üstünde büyük eşeysel örgenler bulunur fakat bu örgenlerini açamadıkları için erili dişilden ayırmak olanaksızdır. )
( Yumurtlarken öbekler oluştururlar. [Eril olanlar yumurta görürse spermlerini suya bırakır. Dişiller etrafta sperm görürse bir seferde 2.5 milyon kadar yumurta salabilir. ] ( Derilerindeki duyu hücreleri sayesinde avlarının etrafa saldığı kokular, koku tüyleri aracılığıyla algılanır ve kimyasal değişime tepki verilir. )
( "Ön"leri ya da "arka"ları yoktur. [Yıldız şeklinde olmalarından dolayı] )
( Bir ağzı ve bir kloak'ı bulunur. [Ağız altta, kloak üstte!] )
( Bir parçaları kopsa bile yeniden oluşturabilmektelerdir. [Linckia türü, büyük bir bölümünü bile tekrar oluşturabilir. (Büyük bir kol, küçük bir gövde ve dört küçük kol olarak başlar.)] )
( Olgunlaşmış olanlarının dikenli derileri kendilerini kızdıracak herşeyi sokabilecek küçük kıymıklarla kaplıdır. )
( Asalaklardan korunmak için kendi derilerini tımar edebilirler. [Luidia adlı türü, yakalandığı zaman bir anda kendini parçalara ayırabilir.] )
( İstiridyelere yaklaşık 30 dk. boyunca uyguladığı düşük basınçla kabuklarını açtırırlar. )
( 1600 kadar türü bilinir. )
( ASTER )

- DERC[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40652 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sokma, arasına sıkıştırma. | Gazteye yazma. | Toplama, biriktirme. )
( Hattatların yazdıkları meşk tomarı. )
( Nakışlı kâğıda yazılmış yazı. )

- DERECE ile KERTE/RADDE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4761 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DERS[Ar.] değil/yerine/= ÖĞRENCE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50836 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DERVİŞ = MURABUT[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46394 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... = Kuzey Afrika'da, dervişlere verilen ad. )

- DETAY[İng./Fr. < DETAIL]/TEFERRUAT[Ar.] değil/yerine/= AYRINTI/LAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11346 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DEVÂT[Ar.] ile/ve/=/||/<> DEVÎT[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52613 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Divit. Hokkadaki mürekkebe batırılarak yazı yazmaya yarayan ve değişik ucları olan bir kalem türü. )

- DEVE ile ÂNİS[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22281 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Büyük ve şişman deve. [Yaşlı kız. | Yaşlı bekâr.] )

- DEVE ve AT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22292 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DEVE ile BERCÎS[Ar./Fars.]/BİRCÎS[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22282 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Sütü çok olan deve. | Müşterî[Sakıt, Erendiz, Jüpiter, Mars] denilen yıldız. )

- DEVE ile NÂB[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22285 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yaşlı deve. )

- DEVE ile SÂİBE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22286 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Başıboş bırakılmış hayvan, dişil deve. )

- DEVEKUŞU ile EMU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22726 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dünyadaki en büyük kuştur. Erilleri, 2,7 metreye kadar ulaşabilir. İLE ... )
( Ceviz büyüklüğünde olan beyinleri, göz yuvalarından küçüktür. İLE ... )
( Saatte, 65 km.'ye kadar, 30 dakika boyunca koşabilirler. İLE ... )
( Devekuşları, kafalarını kuma gömmezler! [Yuvaları, genelde yere kazılmış sığ bir delik şeklindedir.] ["Kafalarını kuma gömmeleri" yanlış/kötü örneği, boyunlarını, yere dümdüz uzatıp görüş alanında bir tehlike olup olmadığını yokladıkları için ortaya çıkmış olabilir.] )
( Sindirime yardımcı olması için yuttukları taşın yanısıra demir, bakır, tuğla ve cam da yiyebilirler. )
( Namibya'daki devekuşları, elmas yemeleriyle ünlüdür. )
( Devekuşu, en küçük yumurtayı yumurtlar. )
( ... İLE Günde 6 lt. su içmeleri gerekmektedir. )

- DEVLETİN SÜREKLİLİĞİ/KALICILIĞI ile/ve/||/<> TOPLUMUN SÜREKLİLİĞİ/KALICILIĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34338 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Siyaset ile. İLE/VE/||/<> Bilgi ve dil ile. )
( [simgesi/değeri/ölçütü] Bayrak. İLE/VE/||/<> Sancak. )

- DEYİM ile ATASÖZÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9699 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( * Kavram ve durum bildirirler. İLE Bir yargı ifade ederler.
* Mecazlı anlamı vardır. İLE Bu, koşul değildir.
* Deyimlerde kesin hüküm, öğüt, yol göstericilik yoktur.[Bu yüzden genel kural oluşturmazlar.] İLE Kesin bir yargı bildirirler.
* Genellikle, öyküsü, efsanesi ve kaynağı vardır. İLE Anonimdir, söyleyenleri belirli değildir.
* Anlatım kalıbı olarak görebiliriz. İLE Tek başlarına bir tümcedir. )
( * İkisinde de sözcüklerde, mecaz, istiare ve kinâye vardır.
* Sözcük dizilişleri değiştirilemez.
* Sözcüklerin eş anlamlısını, sözcüğün yerine getirmek, olumlu bir sonuç vermez, sözü bozar.
* Biçim yönünden, birbirlerine benzerler. )

- DƏRMAN[Azr.] = İLAÇ[Tr. < Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52676 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DIŞKI(FEÇEZ/GAİTA/KAZÛRÂT/ÇÖMÜK/BOK) ile GÜBRE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5492 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( )

- DIŞSATIM ile/ve DIŞALIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28826 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİBÂCE[Ar.] değil/yerine/= BAŞLANGIÇ, ÖNSÖZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40685 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİDİŞMEK ile/ve ÇEKİŞMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7269 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİL SÜRÇMESİ/LÂĞZ[Ar.] ile GAF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8568 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİL ve SANAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8459 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİLEK/TEMENNİ[Ar.] ile KAYGI/ENDİŞE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7113 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Özellikle, "İnşaallah" dendiğinde. )

- DİLENMEK ile/ve/<> ACINDIRMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35005 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİLİM/PARÇA ile LOKMA/TİKE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8164 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DÎNÂR ile/ve DİRHEM[Ar. < Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14468 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çeyrek altın değerindeki eski bir para birimi. [İran, Tunus ve bazı ülkelerde kullanılan para birimi] İLE/VE Gümüş, bir tür gümüş para. | Bir okkanın dörtyüzde biri olarak kabul edilmiş olan[3148 gr. | İstanbul için 3207 gr. olarak saptanmıştır] eski bir ağırlık ölçü birimi. | Bir miskal, dört gram ve seksen santigram. )

- DİNÇ/LİK ile/ve/<>/ya da DİNGİN/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6360 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİRENGEN/LİK(İNATÇI/LIK) ile DİKBAŞLI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6127 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnatçılık daha çok bildiği ve/veya bildiğini zannettiği üzerine gösterilen tutum. İLE Dik başlılık ise, bilgiye/doğru bilgiye sahip olmadan fikir/yorum sahibi olup, fikrinde/yorumunda sabit/ısrarcı olma durumu. )

- DİRENGEN/LİK(İNATÇI/LIK) ile/değil/yerine KARARLI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6128 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bilgisizlikte/cahillikte, donanımsızlıkta, beşerde. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilgilide, bilgede, insanda, adam olmuşta. )

- DİRSEK KEMİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40712 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİRSEK ile DİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5436 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kolların eklem yeri. İLE Bacakların eklem yeri. )

- DİSFAZİ ile DİSFEMİ/REKÂKET[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4890 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Söz yitimi. İLE Tutukluk/kekemelik/pepemelik. )

- DİŞ/LER ile/ve ALT ÇENE DİŞLERİ ile/ve AZI/AKIL DİŞLERİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5368 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Her bir diş en az bir köke sahiptir. İLE/VE Alt çene dişlerinin iki kökü bulunur. İLE/VE Azı dişlerinin üç kökü vardır. )
( ESREM: Dişi kırık, dişleri dökük kişi. )

- DİŞ/LER ile/ve/<> DİŞETİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5362 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dişler, tüm örgenlerin aynasıdır. )
( CEZR-ÜS-SİNN: Diş kökleri. İNFİCÂR-I SİNN: Ağızda ilk dişlerin çıkışı. LEBB-ÜS-SİNN: Dişin hassas olan kısmı. TÂC-ÜS-SİNN: Dişin etten dışarı çıkmış bölümü. UNK-ÜS-SİNN: Dişin kökü ile etten dışarı çıkan bölümü arasındaki yer. SİNN-İ NÂBÎ: Köpek dişi. SİNN-İ TUFÛLİYYET: Süt dişlerinin düşmesiyle onların yerine sabit dişlerin çıkmaya başladığı zaman. )
( DENDÂN-I SAÂDET: Hz. Muhammed'in (S.A.V.) Uhud gazasında kırılan dişi. )
( [Divan edebiyatında] Dişler, inciye benzetilir. )

- DİŞETİ ile/ve DAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5371 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİŞETİ ile/ve/<> DİŞ YUVASI/ÇUKURU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5363 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİYAFRAM ile KULAK ZARI, TABL, TİMPANİK ZAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5521 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Göğüs ve karın boşluğunu ayıran zar. İLE Kulakta sesi yankılayan zar. )

- DİZ ile/ve DİZ KAPAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5437 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( AĞIRŞAĞI: Dizkapağı kemiği. )

- DİZİLİM/SÖZDİZİMİ ile/ve ANLAM(BİLİM)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8641 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DOĞAN/ATMACA/SAKR[Ar.] ile ZAĞANOS/BÎSER/BÎSERE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22654 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DOĞAN ile BÛHE[Ar. çoğ. BEVÂHE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22643 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Çakır doğanlar. )
( ... İLE Manevra yeteneği en yüksek kuş. )

- DOĞAN ile TEPELİ DOĞAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22652 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DOĞRULUK ve/||/<> İYİLİK ve/||/<> YÖN(ELİM)/İSTİKÂMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35884 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hak ve hakikatte. VE/||/<> Eylemde. VE/||/<> Davranışta. )

- DOKTOR ile/ve ÖĞRENCİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5920 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Öğrencilik doktoradan sonra başlar. )

- DOKUNULABİLİR/LER ile/ve/değil/yerine/||/<> GÖZLE(MLE)NEBİLİR/LER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7657 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DOLAŞMAK ile/ve/değil BAKINMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30298 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DOLU ile BERED[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12708 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE En çok fırtınalı havada yağan dolu. )

- DOLUNAY ile/ve/<> DÖRDÜN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36407 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Ay ya da benzeri gökcisimleri tekerlerinin yarısının aydınlık olduğu evre, yarımay. )

- DOLUNAY ile YARIMAY/DÖRDÜN ile YENİAY/AYÇA/HİLÂL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45696 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DOMUZ ile FESEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22384 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yabani domuz. )
( Gebelik süreleri 119-130 gündür. İLE ... )
( Çin, yaban domuzlarının ilk olarak evcilleştirildiği yerdir. [9000 yıl önce] )
( Dünyada bir milyardan fazla domuz vardır. )
( Domuzlar, ter bezleri olmadığından dolayı terlemezler. [Güneş yanığına karşı zayıflardır, buna karşın yalıtıcı kalın bir yağ tabakasına sahiplerdir.] [Serin kalmak ve korunmak için gövdelerini saran çamurdan bir tabakaya gereksinim duyarlar.] )
( DOKS[Tuna Bulgarları'na ait kitâbelerde] ile ... )
( Domuz ile Yaban Domuzu )
( BOCUK ile ... )

- DONANIMLI OLMAK ile/ve HAZIRLIKLI OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4694 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İlerleme, ancak hazırlık [sadhana] aşamasında olur. )

- DORUK/ZİRVE/EVC[Ar.] ile UC
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25286 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DORUK ile TEPE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12761 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DÖRT İMAM/EİMME-İ ERBAA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20216 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( * Ebû Hanîfe
* Ahmed bin İdrîs-es-Şâfiî
* Mâlik bin Enes
* Ahmed bin Hanbel )

- DÖRT UNSUR/ANASIR-I ERBAA[Ar.]/ÇÂR-RÜKN[Fars.]:
TOPRAK VE SU
ve HAVA VE ATEŞ ve BOŞLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12690 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hafiflerdir ve yukarı doğru hareket ederler. VE Ağırlardır ve aşağı doğru hareket ederler. )
( Ateşe bakanın ömrü az, suya bakanınsa uzun olur. )
( Ateş, Celâl; su, Cemâl'dir. )

- DÛD-I DİL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40751 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gönülden/yürekten çıkan duman/ah. )

- DUDAK ile/ve/değil YANAK ile/ve/değil YAKA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5356 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DUDAKSIL HARFLER ile/ve YARI DUDAKSIL HARFLER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8584 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( B | M | P ile/ve V | F )
( Bugünkü B harfi, Etrüsk abecesinden alınmıştır. )
( B harfi, EYEF'i [OB tamgasını] işaret etmektedir. )
( B: Bel'in simgesi. [B, b] | Bor'un simgesi. [B] | Elektrik alınganlığın simgesi. [B] | Manyetik akı yoğunluğunun(indüklemenin) simgesi. [B] | Temel tanecik fiziğinde, Baryon sayısının simgesi. [B] | Basınç birimi Bar'ın simgesi. [b] | Optik gerilme katsayısı brevster'ın simgesi. [b] | Yüzeyce genleşme katsayısının simgesi. [b] | ...'LI V

M: Baş kuvantum sayısı n = 3 'e karşılık gelen elektron tabakasının simgesi. [M] | Kuvvet momentinin simgesi. [M] | Mach sayısının simgesi. [M] | Madelung sabitinin simgesi. [M] | Milyon anlamındaki Mega [10&sup6;]'nın simgesi. [M] | Kütlenin simgesi. [m] | Manyetik kuvantum sayısının simgesi. [m] | Manyetik momnetin simgesi. [m] | Metrenin simgesi. [m]

P: Basıncın simgesi. [P, p] | Dinamik ağdalılık birimi poiz'in simgesi. [P] | Ettingshausen katsayısının simgesi. [P] | Fosforun simgesi. [P] | Gücün simgesi. [P] | Paritenin simgesi. [P] | Poynting vektörünün simgesi. [P] | Atomda, yörüngesel kuvantum sayısı l = 1 'e karşılık gelen elektron tabakalarının simgesi. [p] | Momentumun simgesi. [p] | Piko [10¯¹2;] 'nun simgesi. [p] | Plank'ın simgesi. [p] | Protonun simgesi. [p, ¦p, 1p¹] | Yarı iletken tipinin [p tipi] simgesi. [p]

İLE/VE

F: Fahrenheit derecesinin simgesi. [ºF] | Faraday sabitinin simgesi. [F] | Farad'ın simgesi. [F] | Flor'un simgesi. [F] | Kuvvetin simgesi. [F] | Coriolis parametresinin simgesi. [f] | Fanning sürtünme katsayısının simgesi. [f] | femto'nun simgesi. [f] | Frekans'ın simgesi. [f] | Odak uzaklığının simgesi. [f] | Yörüngesel kuvantum sayısı l = 3 'e karşılık gelen elektron alt tabakasının simgesi. [f]

V: Elektrik potansiyel farkı, gerilim ve voltajın simgesi. [V] | Hacmin simgesi. [V] | Vanadyum öğesinin simgesi. [V] | Hızın simgesi. [v] )

- DUDU KUŞU/PAPAĞAN[İt. < Ar.] ile MUHABBET KUŞU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22579 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Deli İbrahim'in, Papağan'dan bahsettiği öyküyü okumanızı salık veririz. )
( Deli İbrahim'in, Papağan'dan bahsettiği öyküyü okumanızı salık veririz. )
( Deli İbrahim'in, Papağan'dan bahsettiği öyküyü okumanızı salık veririz. )
( Deli İbrahim'in, Papağan'dan bahsettiği öyküyü okumanızı salık veririz. )
( Ulviye Sultan'ın Papağan öyküsünü okumanızı salık veririz. )
( Ulviye Sultan'ın Papağan öyküsünü okumanızı salık veririz. )
( Ulviye Sultan'ın Papağan öyküsünü okumanızı salık veririz. )
( Ulviye Sultan'ın Papağan öyküsünü okumanızı salık veririz. )
( ... İLE Papağangillerden, asıl yurdu Avustralya olan bir kuş. )
( ... İLE Papağangillerden, asıl yurdu Avustralya olan bir kuş. )
( ... İLE Papağangillerden, asıl yurdu Avustralya olan bir kuş. )
( ... İLE Papağangillerden, asıl yurdu Avustralya olan bir kuş. )

- DUMAN ile BUHÂR[: Buğu. Ar. çoğ. EBHİRE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12979 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan kara ya da esmer renkli gaz. | Havalanan ince tozların ya da sisin havada oluşturduğu bulanıklık. İLE Bir kritik sıcaklığın altında gaz fazına geçen ve sıcaklığı düşürmeksizin, sadece basıncın artırılmasıyla sıvılaştırılabilen özdek/madde. )
( Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan kara ya da esmer renkli gaz. | Havalanan ince tozların ya da sisin havada oluşturduğu bulanıklık. İLE Bir kritik sıcaklığın altında gaz fazına geçen ve sıcaklığı düşürmeksizin, sadece basıncın artırılmasıyla sıvılaştırılabilen özdek/madde. )
( Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan kara ya da esmer renkli gaz. | Havalanan ince tozların ya da sisin havada oluşturduğu bulanıklık. İLE Bir kritik sıcaklığın altında gaz fazına geçen ve sıcaklığı düşürmeksizin, sadece basıncın artırılmasıyla sıvılaştırılabilen özdek/madde. )

- DUYULARDA:
GÖRME VE DUYMA
ile TATMA VE KOKLAMA VE DOKUNMA/LÂMİSE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5265 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Temsil edilebilirlik sağlayan. İLE Temsil edilebilirlik sağlayamayan. )
( "Süreklilik" sağlar. İLE "Geçici"dir. )
( Duyulara açık olan, en örtük olandır! )

- DÜNYA[Ar.] değil/yerine/= YERYÜZÜ / ACUN / YERTİNÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46104 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DÜŞMAN/LIK ile/değil/yerine/>< DOST/LUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5723 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Düşmanın en büyük hilesi, "dostluğudur". )
( Dostluğunun bedelini ödemekten kaçınanın, "düşmanlığı"nı önemsemeyebilirsin. Fakat düşmanlığının bedelini ödemeye hazır olanın, "dostluğu"nu ciddiye al! )
( Dedikodu/nu eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Uyarır/ikaz eder. )
( )
( [ölümü] Unutturan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anımsatan. )
( "Ne yapmamız gerektiğini" gösterir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ne yapabileceğimizi gösterir. )

- DÜŞÜNMEDEN ile/ve/değil/yerine KENDİLİĞİNDEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28153 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DÜZYAZI ile/ve ŞİİR/Şİ'R[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14737 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anlatım. İLE/VE Yaratım. )
( Başka dile çevrilebilir. İLE Çevrilemezler ve/fakat yeniden/tekrar kurulabilir. )
( NESİR/MENSÛR ile/ve NAZIM/MANZUM )
( ... İLE/VE Zengin simgelerle, ritmli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk. | Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey. )

- EBKÂR[Ar. < BİKR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40775 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bakire kızlar. )

- EBREŞ[ABRÂŞ ya da EBRAS değil!]/BARAS/BERAS[Ar.] ile/ya da ŞELEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5535 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gövdedeki beyaz lekeler, sam lekeleri. İLE Gövdedeki renkli lekeler. | İskorbüt.[< Fr. < Lat. < Rus. C vitamini eksikliği nedeniyle dermansızlık, zayıflık ve dişetlerinin yangısı gibi belirtilerle kendini gösteren hastalık.] )

- EDRA'[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40789 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Başı kara, gövdesi beyaz hayvan. )

- EFLATUN[Ar. < Yun.] değil/yerine/= BUVALDUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49443 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EFSANE[Ar.] değil/yerine/= GÜZELLEME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46955 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EĞRİ-BÜĞRÜ(İVİCAÇLI)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10725 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EHEMMİYET[Ar.] değil/yerine/= ÖNEM, DEĞERLİLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40802 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EJDERHA (DRAGON) ile YAPRAKSI DENİZ EJDERİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22520 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EKALLİYET[Ar.] değil/yerine AZINLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36451 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EKLEM ile PARMAĞIN OYNAK YERİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5427 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EKREM[Ar.]/CÖMERT[Fars. CEVÂN+MERD] ile (EN) ELİAÇIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40816 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( EN KERÎM, EN CÖMERT )

- EKSEN/MİHVER[Ar. çoğ. MAHÂVİR] değil/yerine/= ORTAY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46206 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Konuşulan, tartışılan ya da düşünülen bir konunun en önemli noktası. | Durduğu yerde dönmekte olan bir şeyin, dolayında döndüğü varsayılan doğru çizgi. | Üzerinde pozitif bir yön varsayılan sonsuz çizgi. | Dingil. )

- EKSEN/MİHVER[Ar.] ile/<> ORTAY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38964 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir cismi, iki eşit parçaya bölen, gerçek ya da sanal çizgi. | Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. | Dingil. İLE/<> [mat.] Bir düzlem şeklin aynı yöndeki koşut tüm kirişlerini eşit parçalara bölen çizgi. | Bir uzayı, bir yüzeyi, iki eşit parçaya bölen çizgi/düzlem. )

- EKSİBE[Ar.] değil/yerine/= KUMUL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36455 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EL BİLEKLERİ ile AYAK BİLEKLERİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5438 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kol ile eli birleştiren eklem yeri. İLE Bacak ile ayağı birleştiren eklem yeri. )
( ZEND )

- EL YAZISI ile RİKA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44933 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Arap harflerinin en çok kullanılan el yazısı biçimi. )

- EL-MÛZEC / UMMÛZEC[Ar.] ile ÖRNEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40821 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Örnek. )

- EL/LER ile/ve AYAK/LAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5443 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Tarsus, metatarsus ve ayak flanksları dahil olmak üzere, 26 kemikten meydana gelir. )
( Sert eller için: Lahlaha macunu. )
( Divân şiirinde sevgilinin ayağı bir güzellik unsuru olarak ele alınmaz. Bazı deyimler ile sevgilinin yüceliğini anlatmada kullanılır. )

- ELEK ile/değil GIRBÂL[Ar. çoğ. GARÂBİL]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38828 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/DEĞİL İri delikli elek. )

- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine DEĞERLENDİRME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1196 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eleştiri, bulunduğun durumu tespit ile başlamalıdır. )

- ELİM[Ar.] değil/yerine ACINACAK/ACIKLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36462 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ELMA ile ARMUT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8318 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Elmayı soy da ye, armudu say da ye. Elma, kabuğu soyularak, armut da aşırı gidilmeyerek, sayı ile yenilmelidir. )
( Armudun önü, kirazın sonu. Armudu ilk çıktığı zaman, kirazı da biteceği zaman yemeli. )
( Her gün bir elma, doktor uzakta! )
( Elma, birçok uyarandan daha etkili bir uyku açıcıdır. )
( SİG: ELMA [Sevgilinin çenesi ve gabgabı sürekli elmayla betimlenir.] )
( Elmayı, ayışığı kızartır. )

- ELMACIK KEMİĞİ ile/ve YANAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5393 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yanak, gül ile betimlenir. )
( Yanak, vahdeti simgeler. )
( Âşıkların alınyazısı, sevgililerinin yanaklarında yazmaktadır. )
( YÂSEMEN: Divân şiirinde daha çok rengi, kokusu ve yaprağı dolayısıyla anılır. Sevgilinin yanağıyla ilgili olarak gösterilir. )
( ... ile/ve DULUK )

- ELMAS[Ar., Fars. < Yun.] ve PLATİN[İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14443 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Billurlaşmış arı karbon. | Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş. İLE Atom numarası 78, atom ağırlığı 195.23 olan, 21,4 yoğunluğunda, 1755 °C'de ergiyen, kolay işlenen, çok dayanıklı, değerli bir öğe. [Simgesi: Pt] )

- ELZEM[Ar.] değil/yerine VAZGEÇİLMEZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36466 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EMEK ile/ve EYLEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28362 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnsan kendi emeğinin varlığıdır. )
( İnsan için emeğinden fazlası yoktur. )

- EMEK ile/ve/<> GEÇİM/MAİŞET[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6918 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EMİR ile/ve İŞ/LER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7462 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EMZİRME:
ERİLDE
ile/ve DİŞİLDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5480 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 24 aydır. İLE/VE 18 aydır. )
( NİFÂS[Ar.]: Lohusalık. )

- EN ÜST DEĞERDE TUTULAN BESİNLER:
ÜZÜM
ve SUSAM/SİMSİM/KÜNCÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25080 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EN YAŞLI AĞAÇLAR...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33129 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( En eskisi, 4900 yaşında... [ Burayı tıklayarak görebilirsiniz... ] )

- ENCÂM[Ar.] ile/ve/<>/> SERENCÂM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37998 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Son, nihayet. İLE/VE/<>/> Bir işin sonu. | Başına gelen. | Olay/vak'a. )

- ENDERÛN[Fars.] ile/ve MÂBEYN[Ar.] ile/ve BİRÛN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6408 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saray mensubu. İLE/VE Arada olanlar. İLE/VE Taşra. )
( Demokrasi, yürütücü tetikçilerin gürültüsü [BİRÛN]; yönetici elitlerin derin sessizliğidir.[ENDERÛN] )
( Saraylarda, harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer. | Büyük sarayların iç bölümü. | Devlet görevlilerini yetiştiren okul. İLE/VE Ara. | Eski konaklarda, Harem ile Selâmlık arasındaki daire. | Sultan sarayında, mabeyncilerin bulunduğu daire. | Sultan sarayı. | İki kişi arasındaki soğukluk. İLE/VE Dışarı. | Dış, harici. | Fazla, dışarıda, hariçte. )

- ENİK/ENCİK[Ar.] ile SEG-PEÇE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22051 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kedi, köpek yavrusu. İLE Köpek yavrusu. )

- ENKAZ[Ar.] değil/yerine/= YIKINTI/ÇÖKÜNTÜ/KALINTI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12091 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ENLEM ile/ve BOYLAM/TUL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18863 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( )
( Enlem Farkı[111 km.] ile Uzaklık Hesaplama

Enlem farkı bulunurken verilen merkezler aynı yarımkürede ise büyük olan enlem derecesinden küçük olan çıkarılır. İLE/VE/>< Farklı yarımkürede olurlarsa enlem dereceleri toplanır.

A - B = ?
50 - 20 = 30 [enlem farkı]
30 x 111 = 3330 km.

İLE/VE/><

B + D = ?
20 + 15 = 35 [enlem farkı]
35 x 111 = 3885 km.

)

- ER ile SİLAHENDAZ[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47042 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Gereğinde karaya çıkarılan, özellikle tüfeklerle donatılmış, deniz eri. )

- EREK/AMAÇ ile/değil GARAZ/GAREZ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36854 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/DEĞİL Birine karşı güdülen kötülük etme isteği, kin, düşmanlık. )

- ERKÂN[Ar. < RÜKN] ile ANÂSIR(UNSUR)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5200 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tıpta. İLE Fizikte. )

- EROZYON/İTİKAL[Ar.] değil/yerine/= AŞINMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37889 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ERTELEME ile/ve GECİKTİRME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3945 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ESÂRET[Ar.]/YÛG[Fars.] değil/yerine/= TUTSAKLIK/BOYUNDURUK(/YÜK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12097 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ESEME/MANTIK ile/ve/> ÇIKARIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1885 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ESÎR[Ar. < Rumca] ile ESÎR[çoğ. ÜSERÂ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17387 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Evreni dolduran ve tüm cisimlere işleyen, fizikçilere ışık, harâret ve elektrik gibi şeylere aktarım aracılığı hizmeti gördüğü varsayılan, tartısız, esnek ve akıcı hafif bir cisim. İLE Savaşta düşman eline düşen kimse, tutsak. | Kul, köle. | Düşkün, vurgun. )

- ESÎR[Ar.] değil/yerine/= TUTSAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12099 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ESNEME'DE[İng.]:
AÇLIKTAN
ile CAN SIKINTISINDAN/MELAL[Ar.] ile SİNİR YORGUNLUĞUNDAN ile OKSİJENSİZLİKTEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5630 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ESPRİ ve ŞAKA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28952 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ESRİME = VECİT[Ar.] = ECSTASY[İng.] = EXTASE[Fr.] = EKSTASE[Alm.] = EKSTASIS[Yun.] = ÉXTASIS[İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39316 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ESTETİK ile/ve/<> SANAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14789 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Estetik, sanatın ahlâkıdır. )
( Estetik, duyarlılıkta oluşan tikel anlamın şeyleşmesini/nesneleşmesini hem duyarlılık, hem de nesneleşme yönünden inceleyen bilimdir. )
( Sanatın nesneleri, estetiktir fakat estetiğin nesneleri, sorun yaratır. )
( Estetik duygulanım, estetik değildir. )
( Estetik için süreklilik gerekir. )
( Estetik duyuş, kavrama dayanmaz. )
( Estetiği kuran, şiirdir. )

- EŞ ANLAMLI ile EŞ KÖK ANLAMLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8639 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( SYNONYM ile PARONYM )

- EŞ ile/ve ÇİFT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5739 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EŞ ile/ve ORTAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2025 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Allah'a şirk, eşe şerîk koşulmaz. )

- EŞEK ile AHDERİY/YAHMÛR[Ar.]/GÛR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22077 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yaban eşeği. [ÂNE: Dişil ve yabanî eşek. | Yabanî eşek sürüsü.] [BEYDÂNE: Yabani dişil eşek.] )

- EVC[Fars.] ile EVC[Ar. | çoğ. EVCÂT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13565 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Makam. İLE Yüce, yüksek, bir şeyin en yüksek noktası, doruk. )

- EVRENSEL ile KÜRESEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1004 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EVRENSEL ile KÜRESEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14901 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- FAHİŞ[Ar.] değil/>< NARH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38192 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ölçüyü aşan, aşırı, çok fazla. | Ahlâka ve törelere uygun olmayan. DEĞİL/>< Tüketiciyi korumak amacıyla, özellikle zorunlu gereksinme maddeleri için devletçe saptanan fiyat. )

- FAKİR[Ar.] değil/yerine/= YOKSUL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12106 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- FÂNİ[Ar.] ile FANİ[Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36639 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ölümlü, gelip geçici, kalımsız. İLE İnsan gözünün algıladığı ışık şiddeti. )

- FARE ile GELENİ/TARLA FARESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22354 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- FARE ile MEEKAP/FİRAVUN FARESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22362 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Afrika'da, özellikle Mısır'da yaygın, kedi büyüklüğünde bir hayvan. )

- FARE ile SIÇAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22340 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fareler, tüm kıtalarda yaşarlar. [5200 rakıma kadar] )
( Gebelik süreleri 22-24 gündür. [Doğumdan 24 saat sonra gebeliğe uygun duruma gelir.][Yılda 60 kadar yavru doğurabilmektelerdir.] İLE ... )
( [Sans.] MUSH[< MUSHKA: Küçük fare. | Haya/testis. > MUSK (Misk geyiğinin erbezi benzeri salgı bezinden) > MUSCLE(< derinin altında fare/sperm gibi hareket etmekten)]: Fare. | Çalmak. [Fare için 40 ayrı sözcük kullanılır.] )
( Fare ile ... )

- FARE ile YABAN FARESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22339 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Fars.]
MÛŞEK: Fare yavrusu.
MÛŞ-İ DESTÎ / MÛŞ-İ DESTÎ-İ SAHRÂ: Tarla faresi, köstebek.
MÛŞ-İ DÜ-PÂ[Fars.]: Kuzey Afrika'da yaşayan ve uzun iki arka ayağı üstünde sıçrayan bir kır faresi.
MÛŞ-İ HURMÂ[Fars.]: Hurma sıçanı.[kediden biraz daha küçüktür]
MÛŞ-İ KÛR[Fars.]: Körsıçan, köstebek.
MÛŞ-İ PERENDE[Fars.]: Yarasa. | Sincap. | Avustralya'da bulunan, keseli bir hayvan.
MÛŞ-İ SULTÂNİYE[Fars.]: Sincaba benzeyen, küçük bir fare.
MÛŞ-GÎR[Fars.]: Sıçan tutan çaylak kuş.
MÛŞ-HÂR[Fars.]: Sıçan yiyen çaylak kuş. )

- FARK ile/ve/||/<> MÜBÎN[Ar. BEYN/BEYÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46744 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/||/<> İyiyi, kötüyü [hayr'ı, şer'i] ayıran/ayırabilen. | Açık, apaçık, belirli. )

- FARKLAR ile/ve/değil/> FARKLILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Farkın olumlu ya da olumsuz bir yönde olması/değerlendirilmesi gerekmeden sadece fark olarak! )

- FARS ABECESİ ile/ve ARAP ABECESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8580 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BÜYÜK KAPI ile/ve KÜÇÜK KAPI )

- FEDÂÎ/SERDENGEÇTİ ile FEDÂKÂR/FİDÂ-KÂR[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17450 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Evre, safha. İLE Kendini ya da kişisel çıkarlarını esirgemeyen, fedâ eden, cömert, eli açık. )

- FEHVÂ[çoğ. FEHÂVÎ] ile FEHVÂSINCA[Ar., Tr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17452 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anlam, mânâ, kavram, mefhum. İLE Uyarınca, sözü gereğince. )

- FELÇ/C[Ar.] değil/yerine/= İNME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12117 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- FELSEFE ile/ve KELÂM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19892 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kelâmın anlaşılmayanı kabuğu, anlaşılanı içidir. )

- FER[Fars.] ile FER'[Ar.](çoğ. FÜRÛ, FÜRÛAT)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20432 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Parlaklık, aydınlık. | Zînet, süs, bezek. | Kuvvet, nüfuz, iktidar. İLE Dal, budak. | Tomurcuk. | Bir aslın sonucu. | İkinci derecede önemi olan şey. | Şûbe. )

- FERAHFEZÂ[Ar. Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41085 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türk müziğinde, yegâh perdesinde karar kılan makamlardan biri. )

- FERÂSET[Ar. < FERES[Çok hızlı giden at.]] değil/yerine/= SEZGİ/SEZİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41083 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ZEKÂNIN İNCELMİŞ VE HIZLANMIŞI | EDEB'İN KALBE İNİŞİ | ANLAYIŞTA ÖNE GEÇME | ZEKÂNIN GÖVDEYİ KONTROL ALTINA ALMIŞ ŞEKLİ. (AKIL-ZEKÂ-FERASET) [AYNI ŞEYİN DEĞİŞİK MERTEBELERDE ALDIĞI ADLAR] )

- FERİH[Ar.] ile SÜRÛR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36733 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çok sevinçli, neşeli. İLE Neşe. )

- FERİK[Fars.] ile FERİK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36734 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hayvanların, civcivlikten çıkmış yavruları. | Gevrek bir elma türü. İLE Tümgeneral ya da Korgeneral. )

- FERKADÂN[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41088 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuzey kutbuna yakın iki yıldızın adı. )

- FERMAN[Fars.] ile/ve/||/<> TEVKİ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53454 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/||/<> Sultan fermanlarına çekilen tuğra. | Bu tuğrayı taşıyan ferman. )

- FERMANTASYON[Fr.]/TAHAMMÜR[Ar.] değil/yerine/= MAYALANMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36735 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimlerin etkisiyle uğradığı değişiklik. | Sıvı ya da hamur durumunda bulunan organik maddelerin, kendiliğinden kabarıp köpürerek gaz çıkarması durumu. )

- FERSAH[Ar.]/FERSENG[Fars.] ile -FERSÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17468 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çeşitli mesafelere karşılık gelen değerde bulunan bir uzunluk ölçüsü. | Üç millik bir deniz mesafesi. İLE İki askerî fırka, iki taraf. )

- FERYAT[Fars.]/SAYHA[Ar.]/VAVEYLA[Ar.] değil/yerine/= ÇIĞLIK/HAYKIRMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12119 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- FETÂ[Ar. çoğ. FİTYÂN] ile FETHA[çoğ. FETEHÂT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33067 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Genç, delikanlı, yiğit, mert. | Cömert. Eli açık. İLE Arapça sözcüklerin üzerine konulan üstün işareti. | Delik. )

- FEVK[Ar.] değil/yerine/= ÜST / YUKARI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46774 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- FIRSÂD[Ar., Fars.] ile FIRSAT/FURSAT[çoğ. FIRAK] ile FISÂD/FASD
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17475 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karadut. İLE Uygun zaman, elverişli durum, yararlanma sırası, elden kaçırılmayacak yararlı zaman, hal ve ilişki. | Nöbet. İLE Kan alma, damardan kan çıkarma. )

- FIRTINA[İt. < FORTUNALE] ile KASIRGA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12965 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. | Bu rüzgârın denizde ya da kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. | Güç atlatılan kötü durum. | Karşıt düşünce ya da durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı. İLE Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 ya da daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr. | Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku. )

- FITIK/DEBE/KAVLIÇ[yerel]/ÜDRE[Ar.]/HERNIE[Fars.] değil/yerine/= KASIK YARIĞI/ÇATLAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53783 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- FİDAN, SÜRGÜN ile/ve AĞAÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13047 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... Ağaç rakım sınırı 1800 m.dir. [Deniz seviyesinden 1800 m.nin üzerinde ağaç olmaz] )
( Sürgün, taze ve düzgün fidan. )
( Divan şiirinde sevgilinin boyu ve endamı, ince ve düzgün oluşu nedeniyle nihâle benzetilir. )
( [Sümerce] ... ile/ve GİŞ )

- FİDAN ile BETÎL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13049 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Ana ağaçtan ayrılıp başka kök salan fidan. )

- FİDAN ile BEYÂRE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13048 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kısa, boysuz/bodur olarak yerde yetişen fidan, sebze, meyve. )

- FİLİZ[< Yun.] ile FİLİZZ[Ar. çoğ. FİLİZZÂT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17480 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yeni sürmüş körpe ve küçük dal ya da yaprak, sürgün. İLE Eritilip temizlenmemiş olan altın, gümüş, bakır, demir gibi ham mâden, külçe. | Erimiş bakır. )

- FİLİZ[Yun.] ile FİLİZ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36759 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yeni sürmüş körpe ve küçük dal ya da yaprak, sürgün. İLE Ocaktan çıkarılan, işlenmemiş maden bileşiği. )

- FİRÛZE[Ar.]/PİRÛZE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41107 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nişabur'da çıkarılan açık mavi renkli bir mücevher. )

- FİTİL ile ŞAMA[Ar. ŞEMA]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47540 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Bal mumuna ya da parafine batırılmış fitil. )

- FİYAT ile/ve DEĞER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28393 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- FODLA[Ar.] ile FODRA[İt. < Cerm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36782 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çoğunlukla imaretlerde, yoksullara verilen, kepekli undan yapılmış, pideye benzer bir tür ekmek. İLE Düz ve dik durması için giysinin bazı yerlerine, kumaşla astar arasına konulan, sert ve kolalı bez. )

- FUTA[Ar.] ile FUTA[İt.]/KİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36811 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Dar, uzun ve hafif bir yarış kayığı. )

- GAİLE[Ar.] değil/yerine/= UĞRAŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41143 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( DERT, SIKINTI, KEDER | FELÂKET, MUSÎBET | UĞRAŞTIRICI VE SIKINTILI İŞ | SAVAŞ, MUHÂREBE )

- GALİ[Fr. < Ar.] ile GALYOT[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36848 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Alçak ve altı düz gemi. İLE Başı ve kıçı aynı biçimde, altı düz bir gemi. )

- GALİBİYET[Ar.] değil/yerine/= YENGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45695 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yenmek, utku, zafer. )

- GALİP[Ar.] değil/yerine/= BASKIN/YENEN/KAZANAN/UTKAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31777 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GALSAME[Ar.] değil/yerine/= SOLUNGAÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47120 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GAM[Ar.] ile GAM[Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36850 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tasa, kaygı, üzüntü. İLE Notaların baştan sona [kalından inceye] ve/veya sondan başa [inceden kalına], tek solukta okunması. [ DO-RE-Mİ-FA-SOL-LA-Sİ--D0--Sİ-LA-SOL-FA-Mİ-RE-DO ] )

- GANÎ GANÎ[Ar.] (RAHMET EYLESİN!)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10282 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bol bol, çok çok. )

- GARÂBET[Ar.] ile KARABET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54432 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yadırganacak yönü olma, gariplik, tuhaflık. | Ne demek olduğu herkesçe anlışılmayacak sözcük ve tâbirlerin söz arasında kullanılması. İLE Yakınlık. | Hısımlık. )

- GARGARA/MAZMAZA[Ar.] ile İSTİNŞÂK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20761 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ağzı, ayrı ayrı su ile, üç kere yıkama. İLE Burnu, ayrı ayrı su ile, üç kere yıkama. )

- GASTRİT[Fr.] ile ÜLSER[Fr.]/KARHA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35985 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ansiklomedi'deki açıklamaları okumak için burayı tıklayınız... )
( Mide mukozası yangısı. İLE Sindirim örgenlerinde ve özellikle mide ile onikiparmak bağırsağında görülen yara. )

- GAYTA[Ar.] ile/değil/yerine GAYDA[Bulgarca]/TULUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48704 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnsan dışkısı. İLE/DEĞİL Müzik aleti.[Trakya'lı, Bulgar, Makedon ve İskoçlar'ın ulusal çalgısı.] )
( İnsan dışkısı. İLE/DEĞİL Müzik aleti.[Trakya'lı, Bulgar, Makedon ve İskoçlar'ın ulusal çalgısı.] )
( İnsan dışkısı. İLE/DEĞİL Müzik aleti.[Trakya'lı, Bulgar, Makedon ve İskoçlar'ın ulusal çalgısı.] )

- GAZAL[Ar.] ile GAZEL[Ar.] ile GAZEL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36857 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ceylan. İLE Divan Edebiyatı'nda, beş ile onbeş beyit arasında değişen, ilk beytinin dizeleri birbiriyle, sonraki beyitlerinin lirik konularda yazılan nazım biçimi. | Lâtif. | Bayanlar için söylenilen güzel ve aşk dolu söz. | Türk müziğinde, belirli bir kurala bağlı olmadan, bir kişi tarafından, herhangi bir makamda gezinerek sesle yapılan taksim. İLE Sonbaharda kuruyup dökülen ağaç yaprağı. )

- GECE UYKUSU ile/ve/||/<> GÜNDÜZ (ÖĞLE) UYKUSU/KAYLÛLE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5696 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GECE/TÜN ile/ve/değil/yerine/<>/>< GÜN/DÜZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27915 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birlik/Vahdet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Çokluk/Kesret. )
( Gece/karanlık önceliklidir. )
( [Fars., Ar.] ŞEB-TÂ-BE-SEHER: Geceden sabaha kadar. )
( ŞEB Ü RÛZ: Gece gündüz. | RÛZ Ü ŞEB: Gündüz gece. )
( MELEVÂN: Gece ile gündüz.[MÂ-DÂM-EL-MELEVÂN: Gece ve gündüz devam ettikçe. | MÂ-TEÂKAB-EL-MELEVÂN: Gece ile gündüz birbiri ardı sıra geldikçe.] YA'FUR[çoğ. YAÂFÎR]: Gecenin beşte/altıda bir gibi bölümü. )
( Hakikat. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Şeriat. )
( TÜNMEK: Havanın kararıp gece olması. )

- GEÇİT ile/ve KOYAK/KISIK/KLÜZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12751 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GEĞİRMEK ile/ve OSURMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5584 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kültürlere göre ikisi de çok büyük ayıp/yanlış/hata olarak da, sıradan bir durum olarak da algılanabilmekte/değerlendirilebilmektedir. )
( Bazı kültürlerde, yemek sırasında yellenme bile sıradan bir durum olarak karşılanabilmektedir. )
( FLATUS VOCES )
( Üstten. İLE/VE Alltan. )
( Ağızdan. İLE/VE Anüsten. )

- GELİN ve/<> DAMAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5742 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İ'SÂR[Ar.]: Gelin olma çağına gelme. )

- GELİR ile GİDER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28325 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GENELLEŞTİRME ile/yerine OLASILIK OLARAK (DEĞERLENDİRME)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/522 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GEOMETRİ/HENDESE ile/ve/||/<> MÜSELLESAT[Ar.]/TRİGONOMETRİ[Fr./İng.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7922 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Trigonometri, bağımsız bir bilim olarak, Meraga'da kurulmuştur. )
( Nokta, çizgi, açı, yüzey ve nesnelerin birbirleriyle ilişkilerini, ölçümlerini, özelliklerini inceleyen matematik dalı. | Bu konu ile ilgili olan kitap ya da ders. İLE/VE/||/<> Üçgenleri hesaplamayı konu edinen matematik dalı. )

- GERÇEK/LİK ile/ve HAKİKAT[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2851 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çok. İLE/VE Tek. )
( Çok. İLE/VE Tek. )
( Çok. İLE/VE Tek. )
( Varoluş. İLE/VE Varlık. | İlke. )
( Varoluş. İLE/VE Varlık. | İlke. )
( Varoluş. İLE/VE Varlık. | İlke. )
( Bilimde. İLE/VE Felsefede. )
( Bilimde. İLE/VE Felsefede. )
( Bilimde. İLE/VE Felsefede. )
( ... İLE/VE Var'ı var, yok'u yok olarak bilmektir. )
( ... İLE/VE Var'ı var, yok'u yok olarak bilmektir. )
( ... İLE/VE Var'ı var, yok'u yok olarak bilmektir. )
( ... İLE/VE Varoluşu kişinin iradesine bağlı olmayan. )
( ... İLE/VE Varoluşu kişinin iradesine bağlı olmayan. )
( ... İLE/VE Varoluşu kişinin iradesine bağlı olmayan. )
( Sürekli değişen, değişmeye mahkum olan. / Olup da bitmeye yönelmiş olan. İLE/VE Ebedî olan. Üstündeki örtü [peçe/lethia(Yun. > alethia)] kaldırılıp altındaki biçimin ortaya çıkması. )
( Sürekli değişen, değişmeye mahkum olan. / Olup da bitmeye yönelmiş olan. İLE/VE Ebedî olan. Üstündeki örtü [peçe/lethia(Yun. > alethia)] kaldırılıp altındaki biçimin ortaya çıkması. )
( Sürekli değişen, değişmeye mahkum olan. / Olup da bitmeye yönelmiş olan. İLE/VE Ebedî olan. Üstündeki örtü [peçe/lethia(Yun. > alethia)] kaldırılıp altındaki biçimin ortaya çıkması. )
( Beklenmeyen ve tahmin edilemez olan gerçektir. )
( Beklenmeyen ve tahmin edilemez olan gerçektir. )
( Beklenmeyen ve tahmin edilemez olan gerçektir. )
( Saf, karışımsız ve bağımsız olan gerçektir. )
( Saf, karışımsız ve bağımsız olan gerçektir. )
( Saf, karışımsız ve bağımsız olan gerçektir. )
( Gerçek, en yüce mutluluktur. )
( Gerçek, en yüce mutluluktur. )
( Gerçek, en yüce mutluluktur. )
( Gerçekten söz etmek bile mutluluktur. )
( Gerçekten söz etmek bile mutluluktur. )
( Gerçekten söz etmek bile mutluluktur. )
( Gerçek, kavranamaz olandır. )
( Gerçek, kavranamaz olandır. )
( Gerçek, kavranamaz olandır. )
( Gerçek olan, sürekli sözsüzdür. )
( Gerçek olan, sürekli sözsüzdür. )
( Gerçek olan, sürekli sözsüzdür. )
( Gerçek, gerçek-olmayanda gerçeği görür. )
( Gerçek, gerçek-olmayanda gerçeği görür. )
( Gerçek, gerçek-olmayanda gerçeği görür. )
( Sahte olanlar gittiğinde, geride kalan, gerçek olandır. )
( Sahte olanlar gittiğinde, geride kalan, gerçek olandır. )
( Sahte olanlar gittiğinde, geride kalan, gerçek olandır. )
( Geçicilik, gerçekdışılığın en iyi kanıtıdır. )
( Geçicilik, gerçekdışılığın en iyi kanıtıdır. )
( Geçicilik, gerçekdışılığın en iyi kanıtıdır. )
( Gerçek, herhangi bir amaca hizmet edemez. )
( Gerçek, herhangi bir amaca hizmet edemez. )
( Gerçek, herhangi bir amaca hizmet edemez. )
( Gerçek, herkes için her zaman geçerlidir. )
( Gerçek, herkes için her zaman geçerlidir. )
( Gerçek, herkes için her zaman geçerlidir. )
( Gerçek, bilen ve bilinen ikileminin ötesindedir. )
( Gerçek, bilen ve bilinen ikileminin ötesindedir. )
( Gerçek, bilen ve bilinen ikileminin ötesindedir. )
( Gerçek, ŞU AN'da ve BURADA olandır. )
( Gerçek, ŞU AN'da ve BURADA olandır. )
( Gerçek, ŞU AN'da ve BURADA olandır. )
( Gerçeği bilmek, onunla uyum içinde olmak demektir. )
( Gerçeği bilmek, onunla uyum içinde olmak demektir. )
( Gerçeği bilmek, onunla uyum içinde olmak demektir. )
( Gerçeği bilmeye uğraşmayın, çünkü zihin yoluyla edinilen bilgi gerçek bilgi değildir. )
( Gerçeği bilmeye uğraşmayın, çünkü zihin yoluyla edinilen bilgi gerçek bilgi değildir. )
( Gerçeği bilmeye uğraşmayın, çünkü zihin yoluyla edinilen bilgi gerçek bilgi değildir. )
( Gerçeğe varış, sizin bir kişi olmadığınız olgusunun fark edilmesidir. )
( Gerçeğe varış, sizin bir kişi olmadığınız olgusunun fark edilmesidir. )
( Gerçeğe varış, sizin bir kişi olmadığınız olgusunun fark edilmesidir. )
( Gerçeğe varmış olan kişiler, çok sessizlerdir. )
( Gerçeğe varmış olan kişiler, çok sessizlerdir. )
( Gerçeğe varmış olan kişiler, çok sessizlerdir. )
( Gerçeği bir formüle bağlama arzumuz onu inkâr demek oluyor, çünkü o sözcüklere sığdırılamaz. )
( Gerçeği bir formüle bağlama arzumuz onu inkâr demek oluyor, çünkü o sözcüklere sığdırılamaz. )
( Gerçeği bir formüle bağlama arzumuz onu inkâr demek oluyor, çünkü o sözcüklere sığdırılamaz. )
( Gerçek, bir şeyi ister gibi istenemez. )
( Gerçek, bir şeyi ister gibi istenemez. )
( Gerçek, bir şeyi ister gibi istenemez. )
( Gerçek, herkes için birdir, ancak sahte olan kişiseldir. )
( Gerçek, herkes için birdir, ancak sahte olan kişiseldir. )
( Gerçek, herkes için birdir, ancak sahte olan kişiseldir. )
( Gerçeğin deneyimi diye bir şey yoktur. Gerçek, deneyim ötesidir. )
( Gerçeğin deneyimi diye bir şey yoktur. Gerçek, deneyim ötesidir. )
( Gerçeğin deneyimi diye bir şey yoktur. Gerçek, deneyim ötesidir. )
( Gerçeğin zihinde yansıması için zihnin berraklığı ve sessizliği gereklidir. )
( Gerçeğin zihinde yansıması için zihnin berraklığı ve sessizliği gereklidir. )
( Gerçeğin zihinde yansıması için zihnin berraklığı ve sessizliği gereklidir. )
( Ancak, hayrette olduğunuz zaman, gerçeği bilebilirsiniz. )
( Ancak, hayrette olduğunuz zaman, gerçeği bilebilirsiniz. )
( Ancak, hayrette olduğunuz zaman, gerçeği bilebilirsiniz. )
( Ancak, gerçeğin kendi olduğunuzda, gerçeği bilebilirsiniz. )
( Ancak, gerçeğin kendi olduğunuzda, gerçeği bilebilirsiniz. )
( Ancak, gerçeğin kendi olduğunuzda, gerçeği bilebilirsiniz. )
( Gerçek, keşiftedir, keşfedilmişte değil. )
( Gerçek, keşiftedir, keşfedilmişte değil. )
( Gerçek, keşiftedir, keşfedilmişte değil. )
( Eğer anlatabilirseniz, o gerçek olan değildir. )
( Eğer anlatabilirseniz, o gerçek olan değildir. )
( Eğer anlatabilirseniz, o gerçek olan değildir. )
( Sözler, sözleri yaratırlar; gerçek ise sessizdir. )
( Sözler, sözleri yaratırlar; gerçek ise sessizdir. )
( Sözler, sözleri yaratırlar; gerçek ise sessizdir. )
( Gerçek olmayanı yaratan, zihindir ve sahtenin, sahte olduğunu gören de zihindir. )
( Gerçek olmayanı yaratan, zihindir ve sahtenin, sahte olduğunu gören de zihindir. )
( Gerçek olmayanı yaratan, zihindir ve sahtenin, sahte olduğunu gören de zihindir. )
( Zaman ve uzay ile sınırlı ve bir tek kişi için geçerli olan, gerçek değildir. )
( Zaman ve uzay ile sınırlı ve bir tek kişi için geçerli olan, gerçek değildir. )
( Zaman ve uzay ile sınırlı ve bir tek kişi için geçerli olan, gerçek değildir. )
( Gerçek, sahtenin reddi ve inkârı ile ifade edilebilir -eylemle. )
( Gerçek, sahtenin reddi ve inkârı ile ifade edilebilir -eylemle. )
( Gerçek, sahtenin reddi ve inkârı ile ifade edilebilir -eylemle. )
( Neyin gerçek olmadığını bilebilirsiniz -ki bu da sizin sahte olandan kurtulmanıza yeter. )
( Neyin gerçek olmadığını bilebilirsiniz -ki bu da sizin sahte olandan kurtulmanıza yeter. )
( Neyin gerçek olmadığını bilebilirsiniz -ki bu da sizin sahte olandan kurtulmanıza yeter. )
( Gerçeğe varmış kişi, egosuzdur. )
( Gerçeğe varmış kişi, egosuzdur. )
( Gerçeğe varmış kişi, egosuzdur. )
( Neyle aşırı meşgulseniz, onun gerçekliğine inanırsınız. )
( Neyle aşırı meşgulseniz, onun gerçekliğine inanırsınız. )
( Neyle aşırı meşgulseniz, onun gerçekliğine inanırsınız. )
( Gereksiniminiz olan tek şey, gerçeğe duyulan samimi özlemdir. )
( Gereksiniminiz olan tek şey, gerçeğe duyulan samimi özlemdir. )
( Gereksiniminiz olan tek şey, gerçeğe duyulan samimi özlemdir. )
( Gerçeğin bilinmesi için "ben" ve "benimki" fikirleri gitmelidir. )
( Gerçeğin bilinmesi için "ben" ve "benimki" fikirleri gitmelidir. )
( Gerçeğin bilinmesi için "ben" ve "benimki" fikirleri gitmelidir. )
( Gerçeğin, zihinde yansıması için zihnin berraklığı ve sessizliği gereklidir. )
( Gerçeğin, zihinde yansıması için zihnin berraklığı ve sessizliği gereklidir. )
( Gerçeğin, zihinde yansıması için zihnin berraklığı ve sessizliği gereklidir. )
( Gerçeği keşfettiğimi ne zaman anlarım? "Bu doğru", "Bu doğru değil" fikri ortaya çıkmadığı zaman. )
( Gerçeği keşfettiğimi ne zaman anlarım? "Bu doğru", "Bu doğru değil" fikri ortaya çıkmadığı zaman. )
( Gerçeği keşfettiğimi ne zaman anlarım? "Bu doğru", "Bu doğru değil" fikri ortaya çıkmadığı zaman. )
( Gerçeği bulmak için günlük yaşamımızın en küçük eylemlerinde gerçek olmalıyız. )
( Gerçeği bulmak için günlük yaşamımızın en küçük eylemlerinde gerçek olmalıyız. )
( Gerçeği bulmak için günlük yaşamımızın en küçük eylemlerinde gerçek olmalıyız. )
( Gerçeği aramak, üstlenilen tüm işler arasında en tehlikeli olandır, çünkü o sizin içinde yaşadığınız dünyayı yıkar. )
( Gerçeği aramak, üstlenilen tüm işler arasında en tehlikeli olandır, çünkü o sizin içinde yaşadığınız dünyayı yıkar. )
( Gerçeği aramak, üstlenilen tüm işler arasında en tehlikeli olandır, çünkü o sizin içinde yaşadığınız dünyayı yıkar. )
( Gerçeğin aranışında, yalan ve hile olamaz. )
( Gerçeğin aranışında, yalan ve hile olamaz. )
( Gerçeğin aranışında, yalan ve hile olamaz. )
( Eğer amacımız gerçek sevgisi ve yaşam sevgisi ise, korkmamıza gerek yoktur. )
( Eğer amacımız gerçek sevgisi ve yaşam sevgisi ise, korkmamıza gerek yoktur. )
( Eğer amacımız gerçek sevgisi ve yaşam sevgisi ise, korkmamıza gerek yoktur. )
( Kendinizi yeterli ve emin hissettiğiniz sürece, gerçek, sizin ulaşamayacağınız yerdedir. )
( Kendinizi yeterli ve emin hissettiğiniz sürece, gerçek, sizin ulaşamayacağınız yerdedir. )
( Kendinizi yeterli ve emin hissettiğiniz sürece, gerçek, sizin ulaşamayacağınız yerdedir. )
( Söyleyecek yalan bulamayanların başvurduğu son çare gerçektir. )
( Söyleyecek yalan bulamayanların başvurduğu son çare gerçektir. )
( Söyleyecek yalan bulamayanların başvurduğu son çare gerçektir. )
( Hakiki olmayanın hakiki olmadığını fark eder ve onu atarsınız. )
( Hakiki olmayanın hakiki olmadığını fark eder ve onu atarsınız. )
( Hakiki olmayanın hakiki olmadığını fark eder ve onu atarsınız. )
( Hakiki olan, zarın hem içinde, hem dışındadır. )
( Hakiki olan, zarın hem içinde, hem dışındadır. )
( Hakiki olan, zarın hem içinde, hem dışındadır. )
( Hakikat, gerçekliğin ardında duran dayanakçadır. )
( Hakikat, gerçekliğin ardında duran dayanakçadır. )
( Hakikat, gerçekliğin ardında duran dayanakçadır. )
( Hakikat, olguları birliğe getiren ilkedir. )
( Hakikat, olguları birliğe getiren ilkedir. )
( Hakikat, olguları birliğe getiren ilkedir. )
( Hakikat, "betimlenemez" olduğu ölçüde kendini ortaya koyar; karmaşıktır, anlamı belirsizdir, varlığını karşıtların buluşmasına dayalı olarak sürdürür ve ancak erginleme vahiyleri yoluyla dile getirilebilir. )
( Hakikat, "betimlenemez" olduğu ölçüde kendini ortaya koyar; karmaşıktır, anlamı belirsizdir, varlığını karşıtların buluşmasına dayalı olarak sürdürür ve ancak erginleme vahiyleri yoluyla dile getirilebilir. )
( Hakikat, "betimlenemez" olduğu ölçüde kendini ortaya koyar; karmaşıktır, anlamı belirsizdir, varlığını karşıtların buluşmasına dayalı olarak sürdürür ve ancak erginleme vahiyleri yoluyla dile getirilebilir. )
( Hakikatin üzerindeki perdelerden biri, dildir. )
( Hakikatin üzerindeki perdelerden biri, dildir. )
( Hakikatin üzerindeki perdelerden biri, dildir. )
( Adâlet, ancak hakikatten, saadet, ancak adâletten doğabilir. )
( Adâlet, ancak hakikatten, saadet, ancak adâletten doğabilir. )
( Adâlet, ancak hakikatten, saadet, ancak adâletten doğabilir. )
( HODOS TES ALETHEIA: Hakîkate götüren yol. )
( HODOS TES ALETHEIA: Hakîkate götüren yol. )
( HODOS TES ALETHEIA: Hakîkate götüren yol. )
( Hem, hem de. İLE/VE Ne, ne de. )
( Hem, hem de. İLE/VE Ne, ne de. )
( Hem, hem de. İLE/VE Ne, ne de. )
( The unexpected and unpredictable is real.
What is pure, unalloyed, unattached is real.
The real is bliss supreme.
Even to talk of real is happiness.
The real is inconceivable.
The fact is always non-verbal.
The real sees the real in the unreal.
What remains when the false is no more, is real.
Transiency is the best proof of unreality.
Reality is beyond the duality of the knower and the known.
The real is for all and forever.
Reality is beyond the duality of the knower and the known.
The real is, what is RIGHT NOW and RIGHT HERE.
To know reality is to be in harmony with it.
Do not try to know the truth, for knowledge by the mind is not true knowledge.
Realisation is of the fact that you are not a person.
Realised people are very quiet.
Your very desire to formulate truth denies it, because it cannot be contained in words.
The real cannot be wanted, as a thing is wanted.
Reality is common to all. Only the false is personal.
There is no such thing as the experience of the real. The real is beyond experience.
Clarity and silence of the mind are necessary for the reflection of reality to appear in the mind.
You can know reality only when you are astonished.
You know the real by being real.
Truth is in the discovery not in the discovered.
If you can convey, it is not the real thing.
Words create words, reality is silent.
It is the mind that creates the unreal and it is the mind that sees the false as false.
What is limited in time and space, and applicable to one person only, is not real.
Truth can be expressed only by the denial of the false -in action.
You can know what is not true - which is enough to liberate you from the false.
The realised man is egoless.
Whatever you are engrossed in you take to be real.
All you need is a sincere longing for reality.
For reality to be, the ideas of 'me' and 'mine' must go.
Clarity and silence of the mind are necessary for the reflection of reality to appear in the mind.
When do I know that I have discovered truth? When the idea 'this is true', 'that is true' does not arise.
To find reality you must be real in the smallest daily action.
The search for reality is the most dangerous of all undertakings for it will destroy the world in which you live.
There can be no deceit in the search for truth.
If your motive is love of truth and life, you need not be afraid.
As long as you feel competent and confident, reality is beyond your reach.
You can see the unreal as unreal and discard it.
The real is both within and without the skin. )
( The unexpected and unpredictable is real.
What is pure, unalloyed, unattached is real.
The real is bliss supreme.
Even to talk of real is happiness.
The real is inconceivable.
The fact is always non-verbal.
The real sees the real in the unreal.
What remains when the false is no more, is real.
Transiency is the best proof of unreality.
Reality is beyond the duality of the knower and the known.
The real is for all and forever.
Reality is beyond the duality of the knower and the known.
The real is, what is RIGHT NOW and RIGHT HERE.
To know reality is to be in harmony with it.
Do not try to know the truth, for knowledge by the mind is not true knowledge.
Realisation is of the fact that you are not a person.
Realised people are very quiet.
Your very desire to formulate truth denies it, because it cannot be contained in words.
The real cannot be wanted, as a thing is wanted.
Reality is common to all. Only the false is personal.
There is no such thing as the experience of the real. The real is beyond experience.
Clarity and silence of the mind are necessary for the reflection of reality to appear in the mind.
You can know reality only when you are astonished.
You know the real by being real.
Truth is in the discovery not in the discovered.
If you can convey, it is not the real thing.
Words create words, reality is silent.
It is the mind that creates the unreal and it is the mind that sees the false as false.
What is limited in time and space, and applicable to one person only, is not real.
Truth can be expressed only by the denial of the false -in action.
You can know what is not true - which is enough to liberate you from the false.
The realised man is egoless.
Whatever you are engrossed in you take to be real.
All you need is a sincere longing for reality.
For reality to be, the ideas of 'me' and 'mine' must go.
Clarity and silence of the mind are necessary for the reflection of reality to appear in the mind.
When do I know that I have discovered truth? When the idea 'this is true', 'that is true' does not arise.
To find reality you must be real in the smallest daily action.
The search for reality is the most dangerous of all undertakings for it will destroy the world in which you live.
There can be no deceit in the search for truth.
If your motive is love of truth and life, you need not be afraid.
As long as you feel competent and confident, reality is beyond your reach.
You can see the unreal as unreal and discard it.
The real is both within and without the skin. )
( The unexpected and unpredictable is real.
What is pure, unalloyed, unattached is real.
The real is bliss supreme.
Even to talk of real is happiness.
The real is inconceivable.
The fact is always non-verbal.
The real sees the real in the unreal.
What remains when the false is no more, is real.
Transiency is the best proof of unreality.
Reality is beyond the duality of the knower and the known.
The real is for all and forever.
Reality is beyond the duality of the knower and the known.
The real is, what is RIGHT NOW and RIGHT HERE.
To know reality is to be in harmony with it.
Do not try to know the truth, for knowledge by the mind is not true knowledge.
Realisation is of the fact that you are not a person.
Realised people are very quiet.
Your very desire to formulate truth denies it, because it cannot be contained in words.
The real cannot be wanted, as a thing is wanted.
Reality is common to all. Only the false is personal.
There is no such thing as the experience of the real. The real is beyond experience.
Clarity and silence of the mind are necessary for the reflection of reality to appear in the mind.
You can know reality only when you are astonished.
You know the real by being real.
Truth is in the discovery not in the discovered.
If you can convey, it is not the real thing.
Words create words, reality is silent.
It is the mind that creates the unreal and it is the mind that sees the false as false.
What is limited in time and space, and applicable to one person only, is not real.
Truth can be expressed only by the denial of the false -in action.
You can know what is not true - which is enough to liberate you from the false.
The realised man is egoless.
Whatever you are engrossed in you take to be real.
All you need is a sincere longing for reality.
For reality to be, the ideas of 'me' and 'mine' must go.
Clarity and silence of the mind are necessary for the reflection of reality to appear in the mind.
When do I know that I have discovered truth? When the idea 'this is true', 'that is true' does not arise.
To find reality you must be real in the smallest daily action.
The search for reality is the most dangerous of all undertakings for it will destroy the world in which you live.
There can be no deceit in the search for truth.
If your motive is love of truth and life, you need not be afraid.
As long as you feel competent and confident, reality is beyond your reach.
You can see the unreal as unreal and discard it.
The real is both within and without the skin. )
( Olduğu biçimde. İLE/VE Etkisi itibariyle. )
( Olduğu biçimde. İLE/VE Etkisi itibariyle. )
( Olduğu biçimde. İLE/VE Etkisi itibariyle. )
( 1- Gözlemleyebilsek de, gözlemleyemesek de varolanların, varoluşu.
2- Tutarlı gözlemlerden ya da deneylerden, genel sonuçlar çıkarmanın meşrû olduğu.
3- Hiçbir etkinin, ışık hızından daha hızlı yayılamayacağı.[YERELLİK/LOCALITY]

[Bernard D'Espagnat] )
( 1- Gözlemleyebilsek de, gözlemleyemesek de varolanların, varoluşu.
2- Tutarlı gözlemlerden ya da deneylerden, genel sonuçlar çıkarmanın meşrû olduğu.
3- Hiçbir etkinin, ışık hızından daha hızlı yayılamayacağı.[YERELLİK/LOCALITY]

[Bernard D'Espagnat] )
( 1- Gözlemleyebilsek de, gözlemleyemesek de varolanların, varoluşu.
2- Tutarlı gözlemlerden ya da deneylerden, genel sonuçlar çıkarmanın meşrû olduğu.
3- Hiçbir etkinin, ışık hızından daha hızlı yayılamayacağı.[YERELLİK/LOCALITY]

[Bernard D'Espagnat] )
( Kendinde olan. | Evrensel. | Yalansızlık. )
( Kendinde olan. | Evrensel. | Yalansızlık. )
( Kendinde olan. | Evrensel. | Yalansızlık. )
( Gerçekliğin ötesine ulaşmaya cesaret edemeyen, hakikati fethedemez. )
( Gerçekliğin ötesine ulaşmaya cesaret edemeyen, hakikati fethedemez. )
( Gerçekliğin ötesine ulaşmaya cesaret edemeyen, hakikati fethedemez. )

- GERÇEK ile/>< SAHTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/232 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İlk/en başta küçük/düşük. İLE İlk/en başta büyük/yüksek. )
( İlerledikçe/derinleştikçe yüce/ulaşılmaz. İLE İlerledikçe/derinleştikçe değersiz. )
( ZAVALLILAR ile/değil/yerine/>< KİŞİLER:
Sadece, güc(ün)e/olanaklar(ın)a "saygı gösterirler". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herkese saygı gösterirler.
Çoğunlukla dedikodu yaparlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşüncelerini açıkça paylaşırlar.
Sadece, çıkarları olduğunda yardımseverlerdir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kibar ve her zaman yardımseverlerdir.
Gösterişin hastalarıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gösterişi sevmezler.
Kolay söz verir, nadiren tutarlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Verdikleri sözü tutmak için çabalarlar.
İlgi manyaklarıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Alçakgönüllülerdir. )

- GERÇEKLİK ile/ve/<>/değil/yerine GÖRÜNÜŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/201 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Düzen vardır. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Düzen yoktur. )
( Kişinin durduğu yere göre değişir. )
( Suda dans eden ay suda görünür, ama onun nedeni su değil, gökteki aydır. )
( Dünya size, karşı konulmaz şekilde gerçek görünür, çünkü her an onu düşünmektesiniz; onu düşünmeyi bırakın, o sis içinde eriyip gidecektir. )
( Berrak görebilmeniz için zihniniz saf ve bağımlılıktan yoksun olmalıdır. )
( Sadece söze dayanan kanı yeterli değildir. Ancak katı gerçekler, kişinin, kendi hakkında kurduğu imajın hiçbir şey ifade etmediğini gösterebilir. )
( Kendiniz olduğuna inandığınız varolana bakın ve anımsayın - siz, gördüğünüz değilsiniz. )
( Kendi gerçeğinizi kendi bulduğunuzca, içtenlikle yaşayın. )
( Hareket eden'in içinde devinimsiz olan'ı, değişenin içinde değişmez olanı ayırt edebilmeyi öğrenin, ta ki tüm farklılıkların sadece görünüşte olduğunu ve birliğin gerçek olduğunu idrak edinceye kadar. )
( Gerçeklik, dönüştürülmesi olanaklı olandır. )
( )

- GERDEK/GİRDEK[Fars.]/ZİFÂF, ARÎS[Ar.] ile/ve/> TÜM GÜN VE GECELER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5008 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( TAHCÎL[Ar. < HACLE]: Gerdeğe sokma. | HACLE: Gelin odası. )

- GEREKLİ OLANLAR...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41183 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( * İlim
* Hâl
* Teslimiyet
* Sadâkat
* Azim
Ondan ötesini tarif edemeyiz. )

- GEREKLİ/LİK ile ÇAĞRIŞIM/TEDÂÎ[Ar. < DA'VET]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1505 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GETİRİ ile SAĞLAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28488 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GEVEZE/YANŞAK ile/ve KAVVAL[Ar. KAVL]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6235 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çenesi düşük, çok ve gereksiz konuşan. İLE/VE Sözü yerinde söyleyen. | Geveze. | Şarkıcı. )
( Çenesi düşük, çok ve gereksiz konuşan. İLE/VE Sözü yerinde söyleyen. | Geveze. | Şarkıcı. )

- GEZEGEN ile/ve DÜNYA/ACUN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12663 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dünyanın 360 derecelik yapısı, her derecenin yeryüzündeki mesafe karşılığı 25 fersahtır. Her fersah 12.000 zira(arşın)(5.685 m.)dir. Bir zira 25 parmaktır. Bir parmak, bitişik ve dışı içine gelecek şekilde dizilmiş altı arpa tanesi uzunluğunda bir mesafedir. )
( ... İLE/VE Yüzölçümü: 509.600.000 km2 | Kara: 148.326.000 km2 )
( ... İLE/VE Asya: %30, Afrika: %20.3, Kuzey Amerika: %16.3, Güney Amerika: %11.9, Antartika: %8.9, Avrupa: %6.6, Okyanusya/Avustralya: %6.0 )
( ... İLE/VE Kara: %27, Buz: %2, Su: %71[%97 Tuzlu, %3 Tatlı] )
( Dünyanın (ekvator) çapı 12.756,28 km.dir. )
( Dünyanın yaşı 13.7 milyar yıl olarak kabul edilmektedir. )
( TÜRKÂN-İ ÇERH/SEB'A-İ SEYYÂRE: Yedi gezegen. [UTÂRİD: Merkür. | ZÜHRE: Venüs. | MİRRİH: Mars. | MÜŞTERİ: Jüpiter. | ZÜHAL: Satürn. | NEPTÜN | PLÜTON] )

- GEZEGEN = SEYYARE[Ar.] = PLANET[İng.] = PLANÈTE[Fr.] = PLANET[Alm.] = PIANETA[İt.] = PLANETA[İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39354 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GIDA ile YEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8148 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gıdanın ahlâkı bizde kalır, posası dışarı çıkar. )
( Aldığımız gıdalar, hayat ve huy sahibidir. )
( Kazın yediği otlar, kişiler/insan için şifalıdır. )

- GINÂÎ[Ar.]/LİRİK[Fr.] değil/yerine/= KOŞUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38826 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( LİRİK: Coşkun, esinle dolu. | Eski Yunan yazısında, lir eşliğinde söylenilen. Koşuk. | Çok etkili, coşkun, genellikle kişisel duyguları dile getiren yazın. )

- GIRTLAK, İMİK/ÜMÜK/HANÇERE[Ar.] ile ÂDEM ELMASI ile GIRTLAK KAPAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5382 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GIRTLAK, İMİK/ÜMÜK/HANÇERE[Ar.] ile ÂDEM ELMASI ile GIRTLAK KAPAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5382 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GIRTLAK, İMİK/ÜMÜK/HANÇERE[Ar.] ile ÂDEM ELMASI ile GIRTLAK KAPAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5382 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GIŞÂİYY-ÜL-CENÂH[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41202 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zarkanatlılar. )

- GİYSİ ile/ve/||/<> TUHAFİYE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53654 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çorap, mendil, eldiven gibi giyim ile kurdele, dantel gibi giysi süsüne yarar şeyler. )

- GİZ/SIR[Ar.] ile SIR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46996 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Varlığı ya da bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey. | İnsan usunun, yeterince açıklık getiremediği şey. | Bir işin, bir şeyin, dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen, en zor, en ince yanı. | Bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan, özel ve gizli yazılar yazdırılan kişi. İLE Bazı nesnelere parlaklık vermek, dış etkilerden korumak, sızmalarını önlemek gibi amaçlarla sürülen, saydam ya da donuk vernik. | Aynaların arkasına ve kaplam metal eşyanın yüzüne sürülen, ince, metal tabaka. )

- GORİL ile ORANGUTAN[< (Malayca), ORANG: İnsan. UTAN: Orman.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22208 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ekvator bölgesinde ormanlarda yaşar. Maymunların en iri ve en güçlü olanıdır. İLE Sumatra ve Borneo'da yaşar. İnsana benzer. )
( Dişilleri ve genç olanları ağaçlarda, eriller ve gümüşsırt(silverback) denilenleri yerde uyumayı tercih eder. )
( Goriller, yüzemez. )
( ... İLE Yavrularının annesini/bölgesini terk etmesi belirli donanımları edinmesiyle ya da edinmeleri için en az 9 yıl gerektirir. [200 çeşit meyveyi/otu ayırd edebilmelilerdir] )
( ... İLE 50 yıl kadar yaşayabilirler. )
( 48 kromozomları vardır. [İnsandan 2 fazla] )
( Goril ile Orangutan )
( ... İLE Erilleri, dişillerine oranla, 2 kat daha iridir. )

- GÖZ ile/ve GÖZ KÜRESİ ile/ve GÖZBEBEĞİ ile/ve GÖZ ÇUKURU ile/ve GÖZ KAPAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5329 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Göz açık olmalı, aklını bulunduğu yere almalı. )
( "Suyun akmaya başladığı kaynak." )
( Göz, Zât'ı; geri kalanı, sıfatı simgeler. )
( Gözlerimiz hayatımız boyunca doğduğumuz andaki boyutlarında kalıyor. Burnumuz ve kulaklarımızın ise büyümesi hiç sona ermiyor. )
( Bir gözün, 1.800.000 damarı vardır. )
( EŞFÂR[Ar. < ŞÜFR]: Gözkapağının kenarları, kirpik yerleri. )
( Her bir göz, 130 milyon görme siniri hücresinden oluşmaktadır. )
( ... İLE ... İLE Gözbebeği, ilgi çekici bir nesneye baktığımızda ya da bir olaya şahit olduğumuzda, %45 oranında büyür. İLE ... İLE ... )
( Bazı örgenimizde, işlevlerinin tamamına ulaşması zaman alırken, gözlerimiz, sürekli olarak etkindir. )
( Gözler, saatte 36.000 bit bilgiyi işleyebiliyor. )
( Gözlerimiz, tüm öteki örgenlerimizden daha fazla olarak, beyin gücünün %65'inden yararlanıyor. )
( Neredeyse herkesin bir gözü, ötekinden az da olsa daha güçlüdür. )

- GÖBEK ile GEBELİK/BEBEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5479 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İRTİKÂZ[Ar.]: Gebelikte çocuğun karında hareket etmesi. )

- GÖÇ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ ile/ve/||/<> İLTİCA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36528 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÖÇÜ/KAYŞA/HEYELAN[Ar.] ile AŞINMA/AŞINIM/İTİKÂL[Ar.]/EROZYON[Fr. < ÉROSION]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54662 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toprak kayması. İLE Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri ya da bir yerden başka bir yere taşınması olayı/durumu. | Değer ya da saygınlık kaybetme. )

- GÖĞÜS ile GÖĞÜS BOŞLUĞUNA AİT OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5553 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÖKYÜZÜ ile GÖKYÜZÜ İLE İLGİLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12719 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÖL ile BÜRKE/BİRKE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12906 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Ufak göl. )

- GÖRMEK ile/ve/||/<>/> BAKMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4915 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İşlevsel/lik. İLE/VE/||/<>/> Niyetli, bilinçli, amaçlı. )
( GÖRMEK: Can kulağıyla dinlemek. )
( Görmek, dinlemek ile başlar. )

- GÖRMEK ile/ve/||/<>/> BAKMAK ile/ve/||/<>/> İZLEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4916 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Denk gelerek, istemeden de görülmüş olabilir. İLE/VE/||/<>/> Dikkati yönelterek. İLE/VE/||/<>/> Bakışı kararlı bir şekilde sürdürerek. )

- GÖVDE = BEDEN = BODY[İng.] = CORPS[Fr.] = DAS LEIB, DER KÖRPER[Alm.] = IL CORPO[İt.] = EL CUERPO[İsp.] = CORPUS[Lat.] = TO SOMA, HO KHROS[Yun.] = CİSM, CESED, CURM[Ar.] = BEDEN[Fars.] = HET LICHAAM[Felm.] = DEHA[Sansk.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39371 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÖVDE ile/ve/<> BÜNYE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5182 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GUATR[Fr.] = CEDRE[Ar.]/GUŞA[Arnavutça]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37004 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Boyundaki kalkanbezinin, aşırı büyümesiyle beliren sayrılık. )

- GUDVE[Ar.] / BÂMDÂD/ÂN, BÂMDÂDÎ, BÂM-GÂH/GEH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41247 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sabah, seher. )

- GUFRA[< Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41249 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir avuçta biriktirilebilen su miktarı. )
( The amount of the water that can be held in a hand. )

- GULÂM[Ar. çoğ. GILMÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41256 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tüyü, bıyığı çıkmamış delikanlı/genç. )

- GURRE[Ar. çoğ. GURER] ile GURBET[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41272 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aklık, parlaklık. | Atın alnındaki beyazlık, akıtma. | Arabî ayın birinci gecesi ve günü. | Günbatımı. İLE Yabancılık, gariplik. | Yabancı yer, vatan dışı. )

- GÜDMEK değil/yerine GÖZETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33214 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÜL[Fars.] ile/ve KAMELYA/ÇİNGÜLÜ/JAPONGÜLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13037 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arı her çiçeğe konar. Güle konmaz ki, incinmesin diye. Bülbül hem kokusuna, hem rengine aşıktır gülün. )
( ... İLE/VE Çaygillerden, büyük, beyaz, pembe ya da kırmızı renkte çiçekler açan, dayanıklı yapraklı bir bitki. )
( İLE/VE/<> ... )
( ... VS./AND Chinese/Japanese rose. )

- GÜLDÜRÜ/KOMEDİ[Fr.] ile GÜLMECE/MİZAH[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11287 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gövdeyle ilgili, gövde üzerine. İLE Zihin/akıl yürütmeyi gerektiren. )
( Gördüğü üzerinden ve doğrudan. İLE Olumsuz olanı, olumluya çevirme. )
( GARGANTUA - Francois RABELAIS )

- GÜLMEK :) ile YÜKSEK SELENLE/SADÂYLA GÜLME/KAHKAHA[Ar.] :D )))
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5029 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( En az iki biraraya getirilemezin ya da çelişkilerin buluşması durumunda zihnin bu durumla başa çıkamaması ve/veya ağlanamaması/ağlayarak çözümlenemeyeceği durumlarda yaşanan fizyolojik ve zihinsel davranış/tutum/dışavurum/paylaşım. İLE Çelişkilerin çok fazla etkili olması durumlarında. )

- GÜLMEK ile/ve/<> GÜLÜMSEME :)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5032 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> En etkili/kolay/hızlı yapıt/eylem/ibâdet. )
( Sen gül ki, biz de gülelim! )
( Bir iyi hareket, bin iyi düşünceden, Bir gülüş de bin hareketten daha güçlüdür. )
( Gül ki, gül yüzünde güller açsın! )
( Gülmesini bilmeyen, dükkân açmasın! )
( Paranız yoksa, gülümsemeniz de mi yok? )
( Bir kişinin nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden akıl seviyesini anlarsın! )
( TEBEŞBÜŞ: Güleryüz gösterme. [küçükten büyüğe] )
( Gülün de, isterseniz beni paçamdan sürükleyin. )
( MÜBTESİM[< TEBESSÜM]: Gülümseyen, tebessüm eden. )
( Haydi! Bırak zihnindeki olumsuz kayıtları ve şu AN'a dön biraz! Ve bunu, sık sık tekralamaya çalışarak olan bitenlere, kişilere/çevrene/yaşama gülümse!... :) Sadece gülümse! :) (Herhangi bir nedeni/kaynağı olmaksızın, aklına geldikçe/getirerek gülümse!) :) Yaşam, vererek başlar ve sürdürülür. Verebilecek hiçbir şeyin olmasa/kalmasa bile, boşver sıkıntıları/saçmalıkları ve hiçbir zaman elinden alınamayacak olanı vererek, o, dünyanın en güzel manzarası olan gülümsemeni paylaşarak yaşa ve yaşat! Haydi! Tekrar tekrar gülümse!... :) )

- GÜNEĞİK/KARAKAVUK/HİNDİBÂ[Ar.] ile KARAHİNDİBA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54452 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birleşikgillerden, yaprakları haşlanarak salata gibi yenebilen, birkaç yıllık otsu bir bitki. İLE Birleşikgillerden, uzun ve dişli yapraklı, çiçekleri sarı ve kömeç biçiminde bir bitki. )

- GÜNEŞ SAATİ ile BASÎTE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27929 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÜNEŞ TUTULMASI ile/ve AY TUTULMASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12660 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güneş'in tutulmasını haber vermek doğal olgu ve olayları öngörmek konusunda filozoflar ile şairler arasındaki çatışmaya örnek olarak gösterilebilir. Çünkü felsefe/bilim ile şiir arasında, antik dönemde, doğadaki olgu ve olayları öngörme konusunda bir çekişme/çatışma vardı. )
( PENUMBRA: Ay ya da güneş tutulmasının başında ya da sonunda görülen yarı aydınlık, yarı gölge. TERMINATOR: Ay ya da bir gezegenin aydınlık ve karanlık kısımlarını ayıran sınır. )
( Güneş-Ay-Dünya )
( Felsefe tarihi, Thales'in güneş tutulmasındaki hayret ve gözlemleriyle başlatılır. )
( Filozoflarla şairlerin çatışması! )
( [dünya ile arasına ...] Ay girer. İLE/VE Güneş girer. )

- GÜNEŞ/ŞEMS[Ar.] ile ŞÎD/HÛRŞÎD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19337 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÜNEŞ ile/ve/<> AY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36235 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arı bilinç. İLE/VE/<> Süreçteki bilinç. )
( Tümel, kavramsal. İLE/VE/<> Kavramsal. )

- GÜVERCİN ile KUMRU/HAKURAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22585 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Cebrail[RUH'ÜL KUDÜS]'i simgeler. İLE ... )
( YEMÂME[Ar.]: Ehlî güvercin. )
( PALAZ: Güvercin yavrusu. )

- GÜZEL/LİK >< ÇİRKİN/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25338 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HABÂB[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41282 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Su üzerindeki hava kabarcığı. )

- HABBE[Ar.] değil/yerine/= EVİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37033 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tahıl tanesi. | Su kabarcığı. | Karagöz, Matiz, Külhanbeyi tiplerinin, "Yemek yemek" anlamında kullandığı söz. )

- HABER/SAVA ile MÜJDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3880 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HABERCİ ile CAŞIT/ÇAŞIT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35575 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Haber ulaştırıcı, haber veren. İLE Bir devletin ya da biri(leri)nin sırlarını, başkalarının hesabına öğrenmeyi üstüne alan kişi. | Yasadışı olan bir durumu, yetkililere bildiren kişi. | Ara bozmak amacıyla söz taşıyan kişi. )

- HABERCİ ile ELÇİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6014 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ULAK ile ... )
( AVATAR ile ... )

- HABL-İ SAVTÎ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41291 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hançere içinde gerilmiş olan ve sesin perdelerini düzenleyen ipler. )

- HACC[Ar.] ile/ve/||/<>/< SILA[Ar. < VASL]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50899 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Genellikle tek tanrılı dinlerde kutsal olarak tanınan yerlerin, o dinden olanlarca yılın belİRli aylarında ziyaret edilmesi. | İslâm'ın beş koşulundan biri olan, Müslümanlarca zilhicce ayında Mekke'de yapılan Kâbe'yi ziyaret ve tavaf ibadeti. İLE/VE/||/<>/< Bir süre ayrı kaldığı bir yere ya da yakınlarına kavuşma. Memleketine gitme, yakınlarına ulaşma. | Gurbetteki biri için doğup büyüdüğü ve özlediği yer. | Bahşiş, hediye. | Rabıt sigâsı.[ulaç, bağ-fiil][Fr. GERONDIF] )

- HACİM/CİRİM[Ar.] değil/yerine/= OYLUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38982 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir nesnenin, uzayda doldurduğu boşluk. | İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş. | [resimde] Derinlik, üç boyutluluk etkisi. | [mimarlıkta] Yer/mekân. )

- HADEME[Ar.] ile/ve KAVAS[Ar. < KAVVAS]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6248 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Odacı. İLE/VE Elçilik ya da konsolosluklarda görev yapan hizmetli. | Banka, patrikhane, otel vb. yerlerde hizmetli ya da koruma görevlisi. | Elçilik ve konsolosluklarda koruma görevlisi. )

- HÂDİR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41303 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Öten. [güvercin] | Kişneyen. [aygır] | Kükreyen. [arslan], böğüren [deve], anıran [eşek]. )

- HAF değil HAV[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37150 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kadife, çuha vb.'nin yüzeyindeki ince tüy. )

- HAFÎD[Ar. çoğ. AHFÂD]/NEVE[Fars.] değil/yerine/= TORUN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44033 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAFİF BAYGINLIK ile ŞİDDETLİ BAYGINLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4976 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAİL[Ar.] değil/yerine ENGEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37063 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAİLE[Ar.] ile/değil/yerine ÜZÜCÜ/AĞLATICI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37064 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çok acıklı olay. | Koşuk biçiminde yazılmış ağlatı. İLE ... )

- HAK ile/ve/<>/< AYRICALIK/İMTİYAZ(/MÜMTAZ)[Ar. < MEYZ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/702 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAKİKATEN[Ar. + Fars.] ile HAKİKATTEN[Ar. + Tr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54940 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arapça olan Hakikat sözcüğünün, Farsça olan -en eki kullanılarak hakikate ilişkin/ait olarak. İLE Hakikat sözcüğüne, Türkçe "-den" eki kullanılarak temel/esas/öz ile ilgili, oradan[hakikatten] olan[bilgi/haber/durum/(")deneyim(")]. )

- HÂL[çoğ. AHVÂL] ile HÂL[çoğ. AHVÂL] ile HAL' ile HÂL[Fars., Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17547 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Annenin eril kardeşi, dayı. İLE Şimdiki zaman, geçmiş ve gelecek olmayan zaman. | Oluş, bulunuş, sûret, keyfiyet, durum. İLE Soyma. | Boşanma. | Tahttan indirme. İLE Gövdede oluşan ben, nokta. )

- HAL ile MAKAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/951 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HALI/KİLİM ile/ve BERCED[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14552 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Kalın kilim. | Türk halısı. )

- HALİ[Ar.] değil/yerine BOŞ/ISSIZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37085 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HÂLÎ ile HÂLÎ ile HÂLİ' ile HALÎ' ile HALÎ[Fars., Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17557 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tenha, boş, sahipsiz yer. | Açık yer. İLE Hâle/duruma mensup. Şimdiki. İLE Boşanmış adam.[HÂLİA: Boşanmış bayan.] İLE Soyulmuş. | Kovulmuş. İLE Gamsız, uğraşsız/gailesiz, kayıtsız. | Evlenmemiş adam. )

- HALİTA[Ar.] değil/yerine KARMA/ALAŞIM[kimya]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37086 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birkaç şeyin karışımından oluşan. )

- HALK[Ar.] değil/yerine/= AYMAK, TOPLUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38390 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toplum olabilmek, ancak, ortak bir düzen sağlayarak olanaklıdır. )

- HAMAL[Ar.] değil/yerine/= YÜKÇÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45800 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAMAM[Ar.] ile/ve KAPLICA[< KAPALI ILICA]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18968 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Suyu sıcak olarak yerden çıkan hamam. )
( KAPLI: Kaplanmış olan. | Altındakini göstermeyecek kadar çok olan. | Kabı olan. )

- HAMAM[Ar.] değil/yerine/= YUNAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45774 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAMAYLI/HAMAİL[Ar.] değil/yerine KUŞAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37088 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Omuzdan, çapraz olarak bele inen bağ. | Muska. )

- HAMIZ[Ar.] = ASİT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37090 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAMLÂC[Ar.] değil/yerine/= ÜFLEÇ/KAMIŞÇIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54151 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuyumcuların, bir ucunu aleve yakın tutup öbür ucunu üfleyerek alevi, altın ve gümüşün yumuşatmak istedikleri noktasına yönelttikleri eğri boru. )

- HAMLAÇ[Ar.] değil/yerine ÜFLEÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37094 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kaynak yapımında, metalleri kesme ve eritme işlemlerinde kullanılan, alev püskürten araç. | Laboratuvarlarda, yüksek ısı elde edilen araç. | Kirli havayı dışarı atan ya da temiz hava veren aygıt, aspiratör, vantilatör. )

- HAMLE[Ar.] değil/yerine/= ATILIM/ATAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6959 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İleri atılma, atılım. | Saldırış, savlet. | Satrançta ve damada, taş sürme eylemi. | Atak. )

- HÂMME[Ar. çoğ. HEVÂMM]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41337 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zararlı böcekler/haşerât. )

- HAMSİN[Ar. (Elli-50)]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25268 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Erbain'den sonra gelen, 31 Ocak'ta başlayan elli günlük kış dönemi. )

- HANEK[Ar. :
Damak.]
değil/yerine SÖZ/KONUŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37098 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAPŞIRMAK ile ÖKSÜRMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5173 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HARÂRET[Ar.] değil/yerine/= ISI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37111 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HARCIRAH[Ar., Fars.] değil/yerine YOLLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37116 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HARE[Ar.]/MENEVİŞ[Fars.] değil/yerine/= DALGIR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46097 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir yüzeyde, renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık. | Terementi ağacının tohumu. )

- HARF ile/ve/<>/> SESLEM/HECE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8575 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HARİM[Ar.] değil/yerine KUTSAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37122 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Girilmesi, yabancıya yasak olan, kutsal tutulan, korunulan yer. )

- HARNUP/HARRUP[Ar.] değil/yerine KEÇİBOYNUZU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37126 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAS/MAHSUS[Ar.] değil/yerine/= ÖZE/ÖZGÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39023 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir cinste ya da bireyde bulunan, aynı cinsten başka hiçbir türde ya da bireyde rastlanılmayan. )

- HASEN[Ar.] değil/yerine/= GÜZEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41362 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HASIL ile HÂSIL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37130 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yeni başak tutmaya başlamış ekin. İLE Olan, ortaya çıkan, görünen. )

- HASRET ve/<> SILA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46992 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... VE/<> Bir süre ayrı kaldığı bir yere ya da yakınlarına kavuşma. | Doğup büyüdüğü ve özlediği yer. )

- HASSATEN[Ar.] değil/yerine AYRICA, ÖZELLİKLE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37136 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAŞEFE[Ar.]/GLANS ile/ve/=/<>/hem de/ne de BIZIR/KLİTORİS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5562 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( GULFE[Ar.]: Haşefenin etrafında bulunan deri. )

- HAŞERE[Ar. çoğ. HAŞERÂT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41364 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Küçük böcekler. | Arı, karınca, örümcek, akrep, fare, yılan ve benzerleri gibi küçük hayvanlar, böcekler. )

- HAŞİV[Ar.] değil/yerine DOLDURMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37148 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Doldurma. | Yazıyı ya da konuşmayı gereksiz ayrıntılarla uzatma. )

- HAŞMET[Ar.] yerine GÖRKEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37149 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HÂV[Ar.] ile PÜRZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52031 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şeftalide olduğu gibi bazı meyvelerin üstündeki ince tüy. | Çuha ve benzeri kumaşların ters yüzünde bulunan tüy. İLE Kumaş tüyü/hâvı. )

- HAVADAR[Ar., Fars.] değil/yerine/= YELEÇ/YELEKEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45685 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yüksek ve çevresi açık yer. )

- HAVLU ile/değil PEŞTAMÂL[< Fars. PÜŞT-MÂL)/MİZER[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14066 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/DEĞİL Hamamda, örtünmek ve kurulanmak için kullanılan ince dokuma. | İş yaparken, bele bağlanan, uzun, geniş dokuma. | Başa örtülen dokuma. )

- HAVUÇ/PÜRÇÜKLÜ ile YABANHAVUCU/KARAKAVZA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8204 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Maydanozgillerden, koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen bitki. İLE Maydanozgillerden, kökleri yenilebilen, yıllık ya da çok yıllık otsu bitki. )

- HAVUZ[Ar.] ile/ve/değil PİSİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18918 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Etrafı çitle çevrili yer. | Suya girme. | Sakınılacak işe girişme. İLE/VE/DEĞİL Yüzme havuzu. )

- HAVUZ ile BİRKE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18919 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Büyük havuz, küçük göl, gölcük. | Göğüs. )

- HAYA[Fars.] ile HAYÂ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11205 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Erbezi. İLE Utanma duygusu. )

- HAYA/HUSYE/BEYZE/MEBİZ[Ar.]/TESTİS[Lat.] değil/yerine/= ERBEZİ/TAŞAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5565 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAYAT[Ar.] ile HAYAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37168 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yaşam, dirim. | Doğumdan, ölüme kadar geçen süre, ömür. | Yaşam biçimi, içinde yaşanılan koşulların tümü, yaşantı. | Meslek ve durum. | Geçim koşullarının tümü. | Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. | Canlı varoluşu, yaşamayı sağlayan koşulların tümü. | Bir kişinin yaşamöyküsü. İLE Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir ya da birkaç yanı açık sofa. | Avlu. | Balkon. )

- HAYIR! ile EVET!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/913 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAYIRSEVER/HAYIRPERVER = HAYIRHAH[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37171 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yoksullara, düşkünlere, yardıma gereksinimi olanlara, iyilik ve yardım etmeyi seven, iyiliksever, yardımsever. | İyilik dileyen/isteyen, iyicil. )

- HAYVAN HORTUMU ile FİL HORTUMU ile BÖCEKLERDE GÖRÜLEN HORTUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22459 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( HORTUMLULAR: HORTÛMİYYE[Ar.], PROBOSCIDIAN[İng.], PROBOSCIDIENS[Fr.] )
( ... İLE Fillerin hortumları, 15.000 kastan oluşmaktadır. İLE ... )

- HAYVÂN[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41399 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Canlılık, dirilik. | Canlı şey. | İnsanı da içine alan tüm canlılar. | HAYEVÂN )

- HAYVAN ile YIRTICI HAYVAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21948 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( MESBAA[Ar.]: Yırtıcı hayvanı çok olan yer. )

- HAYVÂNÂT-I MÂSSA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41396 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Pire ve benzeri gibi hortumuyla emen hayvanlar. )

- HAYVÂNÂT-I MÂZIG[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41397 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Geviş getiren hayvanlar. )

- HAZAR[Ar.] ile Hazar
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37174 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Barış. İLE Hazar Denizi çevresinde yaşamış, eski bir Türk boyu ya da boydan olan kişi. )

- HAZFETMEK[Ar.] değil/yerine GİDERMEK/KALDIRMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37175 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAZİNE ile MÎRÎ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42452 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Hükümetin, hazinenin malı olan, beylik. | Devlet hazinesi. )

- HECCAV[Ar.] değil/yerine YERGİCİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37178 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HECE[Ar.] yerine SESLEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11328 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HEDBE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41407 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ufak tespih böceği. )

- HEDİYE[Ar.]/PEŞKEŞ[Fars.] değil/yerine/= ARMAĞAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44739 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HELÂ/HALÂ[Ar.]/KENEF/WC/TOILET[İng.]/00[Fr.]/TUVALET[Fr.] ile TUVALET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10176 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ayakyolu. İLE Gece giysisi. )

- HELÂHİL-NİSÂR ile HELÂHİL-RÎZ[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17651 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Öldürücü zehir saçan. İLE Öldürücü zehir saçan. )

- HEM KARADA, HEM SUDA YAŞAYABİLEN CANLILAR ile/ve SÜRÜNGENLER ile/ve BALIKLAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21974 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HENDEK ile KUYU/TUYNUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12781 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuyu görüntüsü, bir kaynağı ya da bir kazanç kapısını simgeleyebilir. )

- HENGÂME[Fars.] ile İZDİHÂM[Ar. < ZAHAM]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4912 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kavga, patırtı, gürültü. İLE Kalabalık, yığılma, kalabalıktan sıkışma. )

- HER ZAMAN ile SÜREKLİ/DAİMA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3612 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zaman-ötesi oluş, tümüyle Şimdi'dedir. )

- HESAP[Ar. < HİSBE]/CALCULUS = ÇAKILTAŞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41418 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çakıltaşlarını saymaktan gelir. )

- HEYELAN[Ar.][HEYALAN değil!] değil/yerine/= GÖÇÜ/KAYŞA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36955 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toprak kayması. )

- HEYET[Ar.] değil/yerine/= KURUL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47239 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HEYKEL[Ar.] değil/yerine/= ANIT/YONTU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13894 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HEYKEL[Ar.] değil/yerine/= YONTU/YAPIT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46980 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HIRABE[Ar. harbe/savaşa giderken] değil/yerine/= YOL KESME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48810 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HIRLAMA ile HAVLAMA/ÜRÜME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21997 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HIRLAMA ile ULUMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21998 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HİBRE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41423 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birebir yaşanmışlıktan elde edilen bilgi. )

- HİCÂC[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41426 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gözün ikinci tabakası. )

- HİCİV/HİCV[Ar. < (aslı) HECV] değil/yerine/= YERGİ/TAŞLAMA[Ar. TÂRÎZ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37346 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birini, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi ya da bir göreneği yermek için yazılmış yazı/şiir ya da söylenmiş söz. İLE "Taşlamak." | Sert madenleri aşındırıcı bir taşla parlatma ve yerine uymasını sağlama. | Alaylı halk şiiri. | Kapalı bir biçimde, dolaylı olarak söz söyleme, târîz. | Hakâret. )
( Terbiyesize, terbiyesizliğini, terbiyesizlik yapmadan ve onun seviyesine inmeden söylemek/yazmak. )

- HİJYEN[Fr. < Yun.] ile TEMİZLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4962 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sağlık bilgisi/koşulları. İLE Sağlıklı olmayı/kalmayı devam ettirmek üzere sağlanması ve sürdürülmesi gereken eylem/tutum. )
( Ameliyat ya da açık yara gibi bazı ileri durumlar ve yapılacak incelikli işler için koşulların/araçların temiz olması yeterli değildir. )

- HİNDİ/GÜLÜK ile GURK | BABA HİNDİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/23023 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Eril hindi. )
( Kökenleri Meksika ve Kuzey Amerika'dır. )
( "Hindi" adı, İspanyol'ların Amerika'ya "Indies" demesinden dolayıdır. )
( Amerika yerlilerinin kullandıkları ad "FURKEE"dir. [Pilgrim Fathers] )
( İngilizce'de "turkey"[Baş harfi(t) küçük olarak!] olarak geçmesinin nedeni, hindinin ticaretini İspanya'dan tüm Avrupa'ya yapanların Türk tüccarlar olmasıdır. [Avrupa'ya hindinin gelişi 1520'lerdir.] )
( "TÜRKİYE HOROZU" [Eskiden İngiltere'de hindileri satanlardan dolayı] )
( Portekiz'liler, hindi için "PERU" adını kullanırlar. )
( [İbranice] MEKARKERİM )
( Hindi sesi çoğu dilde "GLU GLU" ya da "KRUK KRUK" olarak yazılır. )
( Hindi ile ... )

- HİSAR[Ar.] ile HİSAR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37359 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir kentin ya da önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale, kirman, germen. İLE Türk müziğinde bir bileşik makam. | Türk müziğinde, re diyez notası. )

- HİSS[Ar. çoğ. AHSÂS] değil/yerine/= GÜÇLÜ DUYGU, DUYMA GÜCÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41451 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HİSSİY(Y)ÂT[Ar.] değil/yerine/= DUYGULAR, SEZİŞLER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41450 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HOL[İng. HALL]/SOFA[Ar.] değil/yerine/= ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37364 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Evlerde, oda kapılarının açıldığı genişçe yer. )

- HOROZ ile BERNİYE[Ar. | çoğ. BERÂNÎ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22675 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Küçük horoz. )

- HOROZ ile/ve/<> TAVUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22674 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şehveti simgeler. İLE/VE/<> ... )
( ... ile/ve/<> TOK[Tuna Bulgarları'na ait kitâbelerde] )
( [Fr..] ... avec/et/<> CRÊTE )
( Horoz ile/ve/<> Tavuk )

- HOŞGÖRÜ ile İKİYÜZLÜLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3793 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İkiyüzlülük yapan, özgür olamaz. )

- HOYRATLIK[Yun.] ile HUŞÛNET[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37392 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kaba, kırıcı ve hırpalayıcı. İLE Sertlik, kabalık, kırıcılık. )

- HULÂSA[Ar.] değil/yerine/= ÖZET [bkz. ZÜBDE] | KISACA )
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41481 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HULUS[Ar.] ile HULUSKÂR[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37386 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gönül temizliği. İLE Temiz duygulu, içten. | Dalkavuk, şakşakçı. )

- HUMAR[Ar.] ile/değil/yerine SERSEMLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37387 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE İçki ya da uyku sersemliği. )

- HUMUS[Lat.] ile HUMUS[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11207 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Organik toprak. İLE Bir tür yemek. İyice ezilmiş nohut, tahin ve baharatla hazırlanan bir yemek. )

- HURÇ ile HURUÇ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37390 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Genellikle yelken bezinden yapılmış büyük heybe. İLE Çıkma, çıkış. | Göç. )

- HURMA[Fars.]/TEMR/NAHL[Ar.] ile ÖTEKİ MEYVELER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8311 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birlik'in/Tevhid'in meyvesi. [Bulunmadığında erik!] İLE ... )
( Dünyada 600 çeşit hurma vardır. 150 çeşidi Medine'de bulunmaktadır. )
( Bitki ile hayvan arasındaki eşik.[Çekirdeği, hem dişil, hem eril, ne dişil, ne erildir.] )

- HUY ile/ve HAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20331 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hay âlemine, huy âleminden geçilir. )

- HÜKÜMDAR[Ar. + Fars.] ile HAKAN[< KAĞAN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37066 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Padişah, kral, hakan gibi taht sahibi devlet başkanı. İLE Türk, Moğol ve Tatar hanları için "hükümdarlar hükümdarı" anlamında kullanılan bir san. | Osmanlı sultanlarına verilen san. )

- HÜLLE ile HÜLLE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37395 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Haller, durumlar. İLE/DEĞİL Yurttaşlar Yasası'nın kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe, bir günlüğüne nikâh edilmesi. )

- HÜSRAN[Ar.] değil/yerine/= BATKI, DÜŞ KIRIKLIĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48260 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- IRMAK ile/ve GÖL ile/ve DENİZ ile/ve ANADENİZ/OKYANUS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12898 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( OKYANUS: BAHR-İ MUHİT/LEBLÂYE[KARA VE YEŞİL DENİZ] )
( ÂB-I REVÂN: Akarsu, ırmak. )
( KOKYTOS ve STYKS, yeraltı ırmaklarıdır. )
( En uzun ırmaklar:
Nil (Afrika) - 6,690
Amazon (Güney/South Amerika) - 6,570
Mississippi (Missouri) (ABD/US) - 6,212
Yangtze (Çin/China) - 5,520
Irtysh (Rusya/Russia) - 5,410
Hwang Ho (Çin/China) - 4,672
Congo (Afrika) - 4,667
Amur (Asya/Asia) - 4,509
Lena (Rusya/Russia) - 4,296
Mackenzie (Kanada/Canada) - 4,241 )

- IRSİ/YET[Ar.] değil/yerine/= KALITIM/SAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47205 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ISINMA ile/ve SOĞUMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14316 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ISITMA ile/ve/<> IŞITMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14315 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ISKONTO[İt.]/TENZİLÂT[Ar.] değil/yerine/= İNDİRİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12227 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ISRAR ile/ve İBRÂM[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7329 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Can sıkacak derecede ısrar etme, üstüne düşme, zorlama. )

- ISTIRAP ile ARUF[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7418 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Uzun süre ıstırap çeken. )

- IŞIK ile HUZME[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37393 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Işın demeti. )

- IŞIK ile IŞIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7899 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İ'ŞÂ'[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41511 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İBÂDET YERLERİ'NDE:
CAMİ/MESCİD
ile/ve CEMEVİ ile/ve KİLİSE(< EKLESIA | BÎA[Ar. çoğ. BİYÂ'], DEYR[Fars.] ) ile/ve HAVRA[İbr.]/SİNAGOG[Yun.]/TABERNACLE ile/ve BURKAN EVİ/PAGODA[< OHATAGORBA/DATUGARBA (< GORBA/GARBA[< RAHİM/UTERUS])], VİHARA ile/ve ŞRAYN/SHRINE ile/ve PRASADA ile/ve ZİGURAT ile/ve (DOĞA) ile/ve FU YUN-SE ile/ve GÜNEŞ MÂBEDİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19053 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İslâm'da. İLE/VE Alevilik'te. İLE/VE Hristiyanlık'ta. İLE/VE Yahudilik'te/Kabala'da. İLE/VE Burkancılık'ta/Budizm'de. İLE/VE Şintoculuk'ta. [Buda heykeli bulunmaz] Mezopotamya'da, Sümerler'de ilk tapınaklardır. İLE/VE Hind mâbedi. İLE/VE Şamanlık'ta. İLE/VE Şamanlık'ta.[Çinlilerin verdiği addır.] İLE/VE Dünyadaki 7 güneş mâbedinden 4'ü Türkiye'de, Fırat'tadır. )
( HOCA/DRUİT/MAKA[Tatarca] ile/ve DEDE/DEDE-BABA ile/ve PAPAZ ile/ve HAHAM ile/ve GURU, LAMA ile/ve ... ile/ve ... ile/ve "BÜYÜCÜ/ARRÂFE" ile/ve ... ile/ve KAM ile/ve ... )
( SANAL CAMİLER )
( GELENEKTEN GELECEĞE CAMİLER - SÜLEYMAN FARUK GÖNCÜOĞLU, ZELİHA KUMBASAR )
( Hünkâr(Padişah) Mahvil'lerinin girişi Kıble'dedir. )
( Yüreğinde bir tapınağı olmayan, hiçbir tapınakta bulamaz yüreğini! )
( CAMİLERİN İLGİNÇ ÖYKÜLERİ... )

- İBRÎ/İBRİYYE[Ar.][İng. STYLOID | Fr. STYLOÏDE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41532 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İğneliler. )

- İCRÂ[Ar.] değil/yerine/= YÜRÜTME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12183 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İCRA ile/ve TERENNÜM[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13614 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Seslendirilmek üzere belirlenmiş şarkıyı/şarkıları söylemek, icra etmek. İLE/VE Güzel ve alçak sesle şarkı söyleme. )

- İCTİMÂÎ/YYE[Ar.] değil/yerine/= TOPLUMSAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41545 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İCTİNÂB/İHTİYAT[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA, ÇEKİNME, UZAKLAŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41546 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İÇ DERİ ALTI ile/ve ÜST DERİ ALTI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5534 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İÇ DEVİMSEL/HAREKİ[Ar.]/DİNAMİK ile/ve DIŞ DEVİMSEL/HAREKİ/DİNAMİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/370 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Onun bütününü dikkate alın, yalnızca dış belirtilerini değil. )

- İÇBÜKEY/OBRUK/KONKAV ile DIŞBÜKEY/KONVEKS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7911 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İÇİÇE/LİK ile BAĞIMLI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1698 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bağımlı olduğunu imgeleyen yalnızca zihindir. )

- İDDİANÂME[Ar.] değil/yerine/= SAVCA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46756 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Savcılığın soruşturma sonunda elde ettiği kanıtları ve savlarını içinde toplamış olduğu, mahkemede okuduğu yazı. )

- İDOLA = SANEM[Ar.] = PUT[Fars.] = IDOL[İng.] = IDOLE[Fr.] = IDOL[Alm.] = EIDOLON[Yun.] = ÍDOLO[İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39411 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İFÂ[Ar. < VEFÂ] ile/ve EDÂ'
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29176 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir işi yerine getirme. İLE/VE Yerine getirme. | Ödemek. )

- İFÂ[Ar. < VEFÂ] ile/ve İS'ÂF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29175 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir işi yerine getirme. İLE/VE Birinin isteğini kabul edip yerine getirme. )

- İFÂKAT[Ar. < FEVK]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41554 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hastalıktan kalkma, iyiliğe dönme. )

- İFRAĞ[Ar.] değil/yerine BOŞALTIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37674 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şeyi, başka bir biçime çevirme. | Boşaltım. DEĞİL/YERİNE ... )

- İGSÂS[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41564 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güzel yemek yedirme/yedirilme. )

- İĞBİRAR[Ar.] değil/yerine/= GÜCENME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37678 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İĞNE ile TOPLU İĞNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14017 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İĞTİNAM[Ar.] değil/yerine/= YAĞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37682 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İHTİFÂL[Ar.] değil/yerine/= ANMA TÖRENİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37726 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İHTİFÂL[Ar.] ile İNFİÂL[Ar. < Fİ'L | çoğ. İNFİÂLÂT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/51372 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Büyük kalabalıkla yapılan anma töreni. İLE Gücenme, darılma. )

- İHTİLÂC[Ar.] değil/yerine/= ÇARPINTI | ÇIRPINMA | SEĞİRME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41570 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İHTİSÂR[Ar. < HASR]/İKTİSÂR/SIMPLIFICATION[Fr., İng.] ile KISALTMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41576 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kısaltma tekniği. )

- İHTİYAT/LI[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA/SAKINGAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46627 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Herhangi bir korku ya da düşünce ile bir şeyi yapmaktan uzak uzak durmak, içtinap etmek. | Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlemler almak. | Korumak, esirgemek, gözetmek. )

- İHTİZAZ[Ar.]/VİBRASYON[Fr./İng.]/REZONANS[Fr./İng. < RESONANCE] değil/yerine/= TİTREŞİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12596 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÎKÂZ[Ar.] değil/yerine/= UYARI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12203 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İKİLİK(/DUALİTE) ile EYTİŞİM(DİYALEKTİK/CEDEL/ZÜLFİKÂR)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15786 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Descartes. İLE Hegel. )

- İKİRCİK/TEREDDÜT[Ar. < REDD] ile TEMKÎN[Ar. < MEKÂNET]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43907 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kararsızlık. İLE Yerleşme, yer tutma, mekânlanma.| Ağırbaşlılık. | İhtiyat, tedbir. | Televvünden kurtulup huzur ve sükûna mazhar olmuş kişi, kendini yalnızca Hakk yoluna adamış olan kişi. )

- İKİZLER('İ)/TEV'EM[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5829 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İKTİBÂS ve/< İNTIBAK[Ar. < TIBK: Tıpkı, aynı.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1096 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Alıntı, uygunluk gerektirir. )
( Teşbihte, hata olmamalı/olmaz! )

- İKTİFA'[Ar. < KİFÂYET] değil/yerine/= YETİNME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11289 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İKTİRÂNÎ[Ar. < KARN] ile İZÂFÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1182 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İKTİSÂD[Ar. < KASD] ile İHTİSÂD
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53186 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aşırı gitmeme/davranmama. | Tutum, tutma. | Biriktirme, artırma. | Ekonomi. İLE Biçme, biçilme. )

- İKTİYÂD ile İKTİYÂD[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17805 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tutup götürme/götürülme. İLE Hile, dalavere yapma. )

- İLÂÇ[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/< BESİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35830 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Besininiz, ilâcınız; ilâcınız, besininiz olsun! )

- İLÂÇ[Ar.] ile/ve/<> İNANÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30690 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir yere kadar. İLE/VE/<> Her yere kadar. )

- İLAÇ[Ar.] değil PASTİL[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44732 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... DEĞİL Ağızda eritilmek üzere yapılmış şekerli ilaç tableti. )

- İLBAY/VALİ[Ar.]/SATRAP[Fars.] ile/ve İLÇEBAY/KAYMAKAM[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5933 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( VALİ[< VELİ: Koruyup kollayan.] ile/ve ... )
( VALİ[< VELİ: Koruyup kollayan.] ile/ve ... )
( TEKFUR[Bizans döneminde] ile/ve ... )
( TEKFUR[Bizans döneminde] ile/ve ... )
( [Slav] VOYVODA ile/ve ... )
( [Slav] VOYVODA ile/ve ... )

- İLELEBET[Ar.] değil/yerine/= SÜRGİT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47440 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İLKBAHAR NOKTASI ile SONBAHAR NOKTASI ile GÜN-TÜN EŞİTLİĞİ(EKİNOKS)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27953 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 21 Mart. İLE 21/23 Eylül. İLE ... )
( ARISTARKOS: İlk büyük keşif olarak ekinoks noktalarını keşfetmiştir. )
( March 21. İLE September 21/23. )

- İLLET-İ SEHER[Ar.]/ENSOMİ/INSOMNIA[İng.] ile ARIK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5698 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uykusuzluk hastalığı. İLE Uykusuzluk. )

- İLM-İ EDVÂR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41620 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mûsikî ilmi. )

- İM ile/ve/<> HAREKE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37118 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Arap yazısında, kısa ünlü yerine kullanılan im. )

- İMAN ETTİM ve/||/<>/> TESLİM OLDUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50840 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İMPARATOR ile/||/<> KAYSER[Ar. < KAYSAR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55103 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Roma ve Bizans imparatorlarına verilen san/unvan. )

- İMRENME ile/ve TELAHHUZ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8108 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE İmrenerek ağzın sulanması. )

- İNCE BAĞIRSAK ile/ve/> KALIN BAĞIRSAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5484 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( EM'Â-İ RAKÎKA ile/ve/> EM'Â-İ GALÎZA )
( MİÂ'[Ar.], RÛDE[Fars.]: Bağırsak. )
( EMA: Bağırsaklar. )
( MASARİKA[Yun.]: Bağırsakları tutan karın iç zarı, bağırsak askısı. )
( Bağırsağın her boğumunda bir hazım vardır. Gelen maddeden, her boğumda bir gıda alınır. )
( ANTENİT: İncebağırsak yangısı. )

- İNCİR/YEMİŞ ile ÖTEKİ MEYVELER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8309 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bilgeliği simgeler. İLE ... )

- İNDİFA[Ar.] değil/yerine/= PÜSKÜRME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37820 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yanardağlardaki püskürme. | Kızamık, kızıl vb. sayrılıklarda, gövdede kırmızı lekeler görülmesi. )

- İNEK ile MANDA/DOMBAY/SU SIĞIRI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22333 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Genç inek: DÜVE ile Yavrusu: MALAK )
( Gebelik süreleri: 275 - 285 gündür. İLE 308 - 320 gündür. )
( [zool.] ... ile BUBALUS )

- İNFÂZ[Ar. < NÜFÛZ | çoğ. İNFÂZÂT]/EXECUTION[İng.] değil/yerine/= YÜRÜTÜM, YERİNE GETİRME, UYGULAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12220 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İNHA[Ar.] ile YÖNERGE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37824 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Resmi bir göreve atama ya da bir üst aşama için yazılan yazı. İLE ... )

- İNHİDAM[Ar.] değil/yerine/= ÇÖKME/YIKILMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37825 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İNHİMAK ile İPTİLÂ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37839 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şeye, aşırı düşkünlük gösterme, kapılma. İLE Düşkünlük, tiryakilik. )

- İNHİSÂR[Ar. < HASR]/MONOPOL[Fr.] değil/yerine/= TEKEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53312 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir malın yapımının yalnızca bir kuruluşun elinde bulunduğu durum. | Devletin herhangi bir üretim alanını elinde tutması, satışı tek elden yönetmesi ve fiyata hâkim olması durumu. | Bir kişi ya da kuruluşun herhangi bir alanda kazandığı büyük güç. )

- İNSAN BİLİMİ/ANTROPOLOJİ ile İNSANIN GELİŞMESİ BİLİMİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7709 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İNSAN[Ar.]/ZÂT[Ar.] =/||/<>/< GÖZBEBEĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55193 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İNSAN ile/ve ADEM[Ar.]/YOKLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4780 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İNŞİRAH[Ar. < ŞERH] ile AÇILMA | AÇIKLIK, FERAHLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41667 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( AÇILMA | AÇIKLIK, FERAHLIK )

- İNTÂ[Ar.] değil/yerine/= ÇOK TERLEMEK | KUSMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46910 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İNTIBÂ[Ar.] değil/yerine/= İZLENİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12223 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İNTİKAL[< NAKL (çoğ. İNTİKALÂT)] ile İNTİMÂ'[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41671 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İNTİZÂ'[Ar. < NEZ]/DISSOCIATION[İng./Fr.]:
Çekip koparma, koparıp alma.

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15288 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İPEK ile/ve KAZZ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14051 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Ham ipek. )

- İRİN ile YANGI/İLTİHAP
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5519 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tutankamon, dizinin iltihap kapması nedeniyle ölmüştür. [Kardeşi tarafından değil!] )

- İRMİK HELVASI ile/ve UN HELVASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8119 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İRTİSÂM[Ar. < RESM] ile İDRAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4420 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Resmi çıkma/çizilme. | İzdüşüm. İLE ... )

- İRTİVÂ'[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41689 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gövdedeki örgenlerin ve eklemlerin/mafsalların kalınlaşması. )

- İSBA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41695 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arapların uzunluk ölçüsü.[kadem'in 1/12'si]. )

- İSHAL[< SEHL]/AMEL/LİNET[Ar.] değil/yerine SÜRGÜN/ÖTÜRÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5656 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İSTEK/ARZU ile/ve KORKU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3255 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Keyfin/zevkin, hazzın anısı. İLE/VE Acının/ıstırabın anısı. )
( İkisi de zihni huzursuz eder. )

- İSTEKDIŞI/DOĞAL ÖLÜM ile/ve/değil/yerine/< İSTEYEREK ÖLÜM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5688 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişinin ölümü. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Kişiliğin ölümü. )
( Ölmeden önce ölünüz. - MÛTÛ KABLE EN TE-MÛT )

- İSTENÇ(İRÂDE) ile/ve BULUNÇ(KEŞF)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20018 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İSTER İSTEMEZ (DÜŞÜNMEK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10851 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İSTİ'DÂD[Ar.] değil/yerine/= AKILLILIK | ANLAYIŞLILIK | DOĞAL EĞİLİM, BECERİ/KABİLİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41717 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İSTİFSÂR[Ar. < FESR] ile/ve/<> İSTİNTÂK[Ar. < NUTK]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37869 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şeyin açıklanmasını, aydınlığa kavuşmasını isteme, anlamaya çalışma, sorma. İLE/VE/<> Sorgu. | Sorguya çekme. )

- İSTİFSÂR[Ar. < FESR] değil/yerine/= SORGULAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37857 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şeyin açıklanmasını, aydınlığa kavuşmasını isteme, anlamaya çalışma, sorma. )

- İSTİKÂMET[Ar.] değil/yerine/= YÖN, DOĞRULTU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12232 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İSTİKLÂL[Ar.] değil/yerine/= BAĞIMSIZLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12233 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İSTİKRÂ ile İSTİKRÂ[Ar. İKTİRÂ] ile İSTİKRÂH[< KERH]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17939 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İSTÎLÂ'[Ar. < VELY] ile İSTİ'LÂ'[Ar. < ULÜVV]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9572 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir yeri kuvvet kullanarak ele geçirme. | Yayılma, kaplama. | Basma.[Jeoloji'de] İLE Yükselme. | Üste çıkma, üstün gelme. )

- İSTİMDÂT[Ar. < MEDED] değil/yerine/= YARDIM İSTEME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41745 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İSTİRÂHAT[Ar.] değil/yerine/= DİNLENME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12234 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İSTİRİDYE ile/ve/||/<>/> İNCİ İSTİRİDYESİ/KABUĞU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/51355 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İSTİZAH[Ar.] değil/yerine/= GENSORU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37873 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Herhangi bir konuda, açıklayıcı bilgi isteme, bir sorunun açıklanmasını isteme. )

- İSTİZAN[Ar.] değil/yerine/= YETKİ/İZİN İSTEME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37874 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İŞGAL[Ar. < ŞUGL] ile İSTÎLÂ'[Ar. < VELY]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9571 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İŞLEV ile/ve TERETTÜB-ÜL ÂSÂR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/172 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Varolanın içeriğine(mahiyetine) ilişkin niteliklerinin ortaya çıkması. )

- İŞTİKAK[Ar.]/ETİMOLOJİ[Fr./İng.] ile İHTİRÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53714 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ad ve fiillerin kök ya da gövdelerine yapım eki getirilerek sözcük kurma. | Aynı kökten gelen fakat ayrı anlamları olan sözcüklerle yapılan benzetme/cinas. İLE Bilinen bazı şeylerden yararlanarak düşünce gücüyle yeni bir şey bulma. | Benzeri görülmemiş bir şey oluşturma. )

- İŞTİKÂK[Ar.] ile TÜREME | [Edebiyatta, aynı kökten türemiş olan sözcükleri bir arada bulundurma sanatı.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41741 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İŞTİRAK[Ar.] yerine ORTAKLIK, KATILMAK/KATILIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11425 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İŞVE[Ar.] ile/ve CİLVE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6731 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güzelin, gönül aldatan/çelen, naz ve edâsı. İLE/VE Kırıtma. | Görünüş, tecelli. )

- İTAATKÂR/MUTÎ[Ar. < TÂAT] değil/yerine ESLEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36555 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Başkasının buyruk ya da dileklerini yerine getiren, yumuşak başlı. )

- İTAP[Ar.] ile AZAR, PAPARA, SAPARTA, ZILGIT[< ZIL yansıma sesine GIT eki ile]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41756 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Paylama, azarlama. İLE Korkutma, çıkışma, gözdağı, azarlama. )

- İTFA[Ar.] ile/değil/yerine BORÇ ÖDEME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37887 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Söndürme. | Sönüm. | Bir borcu, azar azar ödeyerek kapatma, sönüm. )

- İTTİKA[< Ar. VİKAYE] değil/yerine/= SAKINMA, ÇEKİNME | ALLAH'TAN KORKMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41763 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İTTİSAF[Ar. < VASF] ve/< URÛZ[Ar. < ARZ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16880 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nitelenme. VE ... )

- İTTİZAL[Ar.] değil/yerine/= BİTİŞME, DOKUNMA/DEĞME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37893 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İYİ NİYETLİ ile/ve/< YUFKAYÜREKLİ/RAKÎK[Ar. < RİKKAT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5984 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İZABE[Ar.] değil/yerine/= ERGİTME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37899 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Madenleri ergitme, sıvı duruma getirme. )

- İZAÇ[Ar.] değil/yerine/= BUNALTMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37901 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bunaltma, tedirgin etme. )

- İZDİHAM[Ar.] değil/yerine/= İNSAN YIĞILMASI/YIĞILIŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38288 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İZDİVAÇ[Ar.] değil/yerine/= EVLENME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37905 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İZOLASYON[Fr./İng.]/TECRİT[Ar.] değil/yerine/= YALITIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12241 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için, iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplama, yalıtma. )

- İZRÂ'[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41771 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arşınlama. )

- JİNEKOLOJİ/NİSAİYE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41783 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dişil organizmasını inceleyen bilim dalı, nisaiye. )

- KABA/LIK ile/ve/ya da ÇIKARCI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6221 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KABALA[İng.] ile KABALA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53726 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Doğaüstüyle ilişki kurma. | Yahudilerde, yazılı olarak konulmuş olan Tanrı kanunlarının yanında, ağızdan ağıza geçen din buyruklarının, İbrani felsefesinin ve efsane yazılarının tamamı. | Bu öğretinin yandaşlarının tamamı. İLE Götürü, toptan. )

- KABİLİYET[Ar.] değil/yerine/= YETENEK/BECERİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45723 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KABUK ile/ve ÖZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1727 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KABUKLULAR:
İSTİRİDYE(SELCE[Ar.], SADEF[Fars.], OYSTER[İng.], OSTREA EDULIS[Lat.])
ile MİDYE/BELEHU'L-BAHR[Ar.]/MUSSEL[İng.] ile SHELL ile KTENIA ile LANGUST(İN)[Lat. PALINURUS VULGARIS] ile KARAVİDES(/KEREVİT) ile KRILL ile PAVURYA ile KARİDES[Rumca](SHRIMP) ile KREOPEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22539 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( MISRÂ': İstiridye gibi deniz kabuklularından kabuklarının her biri. )
( İstiridyeler, doğal ortamlarında 80 yıla kadar yaşayabilirler. )
( İstiridyelerin bir inciyi tamamlamaları 15 - 20 yıllarını alır. [1 ton istiridyeden ancak 3 inci çıkar. Mükemmel küre şeklinde olma olasılıkları ise milyonda birdir.] )
( İstiridye )

- KABURGALAR ile/ve UCLARI SERBEST OLAN 11. 12. KABURGALAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5405 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÂBUS[Ar.] değil/yerine/= KARABASAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53928 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sıkıntılı ve korkulu düş. | Birinin, içinde bulunduğu karmakarışık, sıkıntılı durum. | Acı, sıkıntı, korku veren olay. )

- KABZIMAL[Ar.] ile MADRABAZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45827 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Meyve sebze üreticileri ile satıcılar arasında, aracılık eden kişi. İLE Sebze, meyve gibi yiyecekleri, yerinden getirterek, toptan satan kişi. | Hile yapan, hileci. )

- KAÇMAK ile/değil HIZLI YÜRÜMEK/KOŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7237 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KADAYIF[Ar. < KATAİF] ile TEL KADAYIF ile KÜNEFE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8296 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Undan yapılan, tatlı olarak tüketilen türlü biçimlerde yiyecek. )

- KÂDI ile MÜÇTEHİT[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46455 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları. İLE Ayet ve hadislere dayanarak yargıya varan, karar veren din düşünürü. )

- KADİRŞİNAS[Ar. + Fars.] değil/yerine/= DEĞERBİLİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53936 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAF ile KÂF[Ar., Fars.] ile Kaf ile KÂF[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18005 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Osmanlı abecesinin yirmidördüncü harfidir.[ebced hesabında 100 sayısının karşılığıdır.] İLE kef harfinin başka bir okunuşu. İLE Masallarda, zümrüd-i anka kuşunun yaşadığı söylenilegelen dağ. | [Doğu budunları/kavimleri kozmolojisinde] Arz'ın etrafını çepeçevre kuşatan dağın adı. İLE Yaran/yarıcı. )

- KAFADÂR[Ar. + Fars.] değil/yerine/= İYİ/YAKIN ARKADAŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53941 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Görüş ve anlayışları birbirine uyan kişilerden her biri, kafadaş, kafa dengi. )

- KAFATASI = SCULL, CRANIUM[İng.] = LE CRÂNE[Fr.] = SCHÄDEL[Alm.] = TESCHIO[İt.] = CRANEO[İsp.] = CALVA[Lat.] = TO KRANION[Yun.] = CUMCUME(T)[Ar.] = KÂSEH-İ SER[Fars.] = SCHEDEL[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39447 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÂFFE/Sİ[Ar.] değil/yerine/= TÜMÜ, HEPSİ, TAMAMI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53943 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÂFİLE[Ar.] değil/yerine/= TOPLULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12247 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAHPE[Ar. < KAHBE] ile DÖNEK/CAYGIN/KAYPAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53947 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fahişe/orospu. İLE İnanç ve düşüncesini değiştiren, sözüne güvenilmeyen kişi. )

- KAHVERENGİ[Ar.] değil/yerine/= KULA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49442 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAİDE[Ar.] değil/yerine/= KURAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46172 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÂİNAT[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/= EVREN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37588 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ay altı [olan/lar(/kâin)]. İLE/VE/<> Ay üstü. )

- KAKAFONİ[Fr.]/TENÂFÜR[Ar.] değil/yerine/= KAKIŞMA, DÜRTÜŞME, İTİŞME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53954 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAL ile KÂL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53956 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir alaşımdaki madenlerin erime derecesi farkından yararlanarak bunları birbirinden ayırma işlemi. İLE Söz. )

- KALBUR[Ar. < GİRBAL] ile SARAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46694 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan, büyük delikli ya da seyrek telli elek. İLE Büyük delikli kalbur. )

- KALÇA KEMİĞİ ile PALDIM KEMİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5410 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KALE[Ar. < KAL'A] ile KALEBENT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54020 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen. | Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından öteki tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş. | Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer. | Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer. | Denizli iline bağlı ilçelerden biri. | Malatya iline bağlı ilçelerden biri. İLE Kale dışına çıkmamaya hüküm giyen suçlu. )

- KALEVÎ[Ar.] = ALKALİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54028 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KALIT/MİRAS[Ar.] ile/ve/||/<> METRUKÂT[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46148 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ölen kişiden kalanlar. İLE/VE/||/<> Ölen birinin bıraktığı şeyler. )

- KAMET[Ar.] ile GAMET[Fr. < Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36851 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Boy. | Camide, namaza kalkmak için okunan ezan. İLE Eril ya da dişil üreme gözesi. )

- KAMÎS[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41845 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dölyatağını kaplayan ince deri. )

- KAN ile DEM-İ NİFÂS[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5319 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Doğum sırasında gelen kan. )

- KAN ile PIHTI/PIHTILAŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5317 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAN ile PIHTILAŞMIŞ KAN(ALAK/ALEKA[Ar.])
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5318 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAN ile/ve/<> PLAZMA[Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5316 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Kanda alyuvarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. | Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. )

- KANARYA ile/ve KARTAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22734 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İspinozgillerden, yeşilimsi ya da sarı tüylü, koni biçiminde küçük gagalı, ötücü kuş. [Çizgi film kahramanı Tweety, bir kanaryadır.] İLE ... )
( İspinozgillerden, yeşilimsi ya da sarı tüylü, koni biçiminde küçük gagalı, ötücü kuş. [Çizgi film kahramanı Tweety, bir kanaryadır.] İLE ... )
( İspinozgillerden, yeşilimsi ya da sarı tüylü, koni biçiminde küçük gagalı, ötücü kuş. [Çizgi film kahramanı Tweety, bir kanaryadır.] İLE ... )

- KANDIRMAK ile/ve/değil "BAŞTAN ÇIKARMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5104 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KANTAR[Ar. < KİNTÂR]/BASKÜL[Fr. < BASCULE] değil/yerine/= TARTI (ARACI)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54221 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. | Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aracı, el kantarı. | 56,452 kilogram ağırlığında ya da kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. )

- KÂNÛN[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41861 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kış mevsiminin ilk ayı.[Aralık.] )

- KANUN[Ar.] ile/ve/< SANTUR[Fars. < SENTÛR < Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13687 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Parmaklarla. İLE/VE Kanun biçiminde fakat tokmaklarla çalınan bir çalgı. )
( YATUK: Kanun, santur gibi sazların ortak adı. )

- KAP ile HOKKA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37363 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Metal, cam ya da topraktan küçük kap. )

- KAP ile MAHRA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45867 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Üzüm taşımaya yarar, tahta kap. )

- KAP ile MATARA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46007 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yolculukta kullanılan, boyna ya da bele asılı olarak taşınan su taşıma kabı. )

- KAPLUMBAĞA/TOSBAĞA ile TATLI SU KAPLUMBAĞASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22264 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( REFŞ: Bir tür ırmak kaplumbağası.[Fırat ve Dicle'de bulunur.] )
( SÜLHAFİYYE[Ar.] | CHÉLONIENS[Fr.]: Kaplumbağalar. )
( Kaplumbağa ile ... )

- KAPSAM ile/ve/= BÜTÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1633 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÂR-ÂGÂH[Fars.] ile KARÂR-GÂH[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18029 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İş bilir, uyanık. İLE Bir yerde oturup karar kılınacak, dinlenilecek yer. | Bir ordu kurmay kurulunun bulunduğu yer/merkez. )

- KAR[< Ar. Soğuk.] ile/ve/değil DOLU/GIRCI/KIRCI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12707 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAR[< Ar. Soğuk.] ile/ve/değil DOLU/GIRCI/KIRCI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12707 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KARA KAPLUMBAĞASI ile BATAKLIK KAPLUMBAĞASI ile TATLISU KAPLUMBAĞASI ile DENİZ KAPLUMBAĞASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22263 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bilinen, 200'den fazla çeşidi bulunmaktadır. Türkiye'de, 10 kaplumbağa türü bulunmaktadır. )
( Bilinen, 200'den fazla çeşidi bulunmaktadır. Türkiye'de, 10 kaplumbağa türü bulunmaktadır. )
( ... İLE ... İLE ... İLE Türkiye'deki yuvalama kumsalları: Türkiye'nin Akdeniz kıyılarında belirlenmiş ve resmî olarak kabul edilmiş 21 yuvalama kumsalı bulunuyor. Bu kumsallar, Batı'dan Doğu'ya şöyle sıralanmaktadır: Ekincik, Dalyan, Dalaman, Fethiye (Muğla), Patara, Kale, Kumluca, Çıralı, Tekirova, Belek, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa (Antalya), Anamur, Göksu Deltası, Alata, Kazanlı, Davultepe (Mersin), Akyatan, Yumurtalık (Adana) ve Samandağ (Hatay). )
( ... İLE ... İLE ... İLE Türkiye'deki yuvalama kumsalları: Türkiye'nin Akdeniz kıyılarında belirlenmiş ve resmî olarak kabul edilmiş 21 yuvalama kumsalı bulunuyor. Bu kumsallar, Batı'dan Doğu'ya şöyle sıralanmaktadır: Ekincik, Dalyan, Dalaman, Fethiye (Muğla), Patara, Kale, Kumluca, Çıralı, Tekirova, Belek, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa (Antalya), Anamur, Göksu Deltası, Alata, Kazanlı, Davultepe (Mersin), Akyatan, Yumurtalık (Adana) ve Samandağ (Hatay). )
( [yaşam alanları] Dağlık, ormanlık hatta çöl ortamlarında bile rastlanmaktadır. İLE ... İLE Karadan, su yaşamına geçen hayvanlardandır. Tropikal ve alt tropikal iklim bölgelerinde yaşarlar. İLE Hem karada, hem de suda yaşarlar. Dünyanın orta bölgelerinde, tropikal bölgelerine yakın denizlerinde, açık okyanuslarda, kıyı habitatları özellikle tropikal ve ılıman bölgelerde, Hint Okyanusu, Atlantik Okyanusu, Pasifik Okyanusu, Karayipler ve Akdeniz'de yaşarlar. )
( [yaşam alanları] Dağlık, ormanlık hatta çöl ortamlarında bile rastlanmaktadır. İLE ... İLE Karadan, su yaşamına geçen hayvanlardandır. Tropikal ve alt tropikal iklim bölgelerinde yaşarlar. İLE Hem karada, hem de suda yaşarlar. Dünyanın orta bölgelerinde, tropikal bölgelerine yakın denizlerinde, açık okyanuslarda, kıyı habitatları özellikle tropikal ve ılıman bölgelerde, Hint Okyanusu, Atlantik Okyanusu, Pasifik Okyanusu, Karayipler ve Akdeniz'de yaşarlar. )
( [yaşam süreleri] ... İLE ... İLE ... İLE 25-50 yıldır. )
( [yaşam süreleri] ... İLE ... İLE ... İLE 25-50 yıldır. )
( ... İLE ... İLE ... İLE Dünya denizlerinde yaşayan yedi deniz kaplumbağası türü:[Dermochelys coriacea, Eretmochelys imbricata, Lepidochelys kempii, Lepidochelys olivacea, Chelonia mydas, Caretta caretta, Natator depressus] )
( ... İLE ... İLE ... İLE Dünya denizlerinde yaşayan yedi deniz kaplumbağası türü:[Dermochelys coriacea, Eretmochelys imbricata, Lepidochelys kempii, Lepidochelys olivacea, Chelonia mydas, Caretta caretta, Natator depressus] )
( Ayaklarında, beş parmak bulunmaktadır. Çiftleşmeyi kolaylaştırabilmek için karın alt kabuğu, erillerde daha güçlü ve içe doğru çöküktür. Erillerin, ön bacak tırnaklarından biri, dişiyi çiftleşme sırasında kavrayabilmek üzere daha uzundur. İLE ... İLE Parmakları arasında yarım perde biçimlenmiştir. Ayakları ve sırt kabukları biraz daha küçülmüş, uzamış ve yüzmeye uygun bir duruma gelmiştir.[Fırat kaplumbağasında, kabuk, tam sertleşmemiş bir yapı gösterir.] İLE Ayakları, yüzmeye uygun palet benzeri biçim almıştır. Tırnaklardan bir ya da ikisi kalmıştır. Kabukları, kayık benzeri, uzun bir biçim almış, baş ve ön ayakların bulunduğu yerden, kabuk, daha geri çekilmiştir. )
( Ayaklarında, beş parmak bulunmaktadır. Çiftleşmeyi kolaylaştırabilmek için karın alt kabuğu, erillerde daha güçlü ve içe doğru çöküktür. Erillerin, ön bacak tırnaklarından biri, dişiyi çiftleşme sırasında kavrayabilmek üzere daha uzundur. İLE ... İLE Parmakları arasında yarım perde biçimlenmiştir. Ayakları ve sırt kabukları biraz daha küçülmüş, uzamış ve yüzmeye uygun bir duruma gelmiştir.[Fırat kaplumbağasında, kabuk, tam sertleşmemiş bir yapı gösterir.] İLE Ayakları, yüzmeye uygun palet benzeri biçim almıştır. Tırnaklardan bir ya da ikisi kalmıştır. Kabukları, kayık benzeri, uzun bir biçim almış, baş ve ön ayakların bulunduğu yerden, kabuk, daha geri çekilmiştir. )
( Kaplumbağalar, kıçlarından da soluk alabilirler. )
( Kaplumbağalar, kıçlarından da soluk alabilirler. )

- KARA KARA (DÜŞÜNMEK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10356 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KARABİBER ile DÂR-İ FÜLFÜL[Fars., Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8392 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Karabibere benzer, uzun dâneli baharat. )

- KARAKTER[Fr., İng.]/SECİYE[Ar.] değil/yerine/= ÖZYAPI/IRA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12256 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KARANFİL[Ar. < KARANFUL] ile KARAMUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54573 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karanfilgillerden, güzel renkli çiçekler açan bir süs bitkisi. | Mersingillerden, Molük Adaları'nda, Filipinler'de ve Hindistan'da yetişen ve yaprakları sürekli yeşil kalan bir ağaç.[Caryophyllus aromaticus] | Bu ağacın karanfil yağı elde edilen ve baharat olarak kullanılan, ağız kokusunu gideren, acımsı, koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcuğu. İLE Karanfilgillerden, ekin tarlalarında biten, yaprakları karşılıklı, çiçeği pembe mor renkte, zararlı bir bitki. | Gövdede, kara renkli kabarcıklara neden olan bir hastalık. | Koyunlarda görülen bir hastalık türü. )

- KARANFİL[Ar. < KARANFUL] ile KASIK OTU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54702 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karanfilgillerden, güzel renkli çiçekler açan bir süs bitkisi. | Mersingillerden, Molük Adaları'nda, Filipinler'de ve Hindistan'da yetişen ve yaprakları sürekli yeşil kalan bir ağaç.[Caryophyllus aromaticus] | Bu ağacın karanfil yağı elde edilen ve baharat olarak kullanılan, ağız kokusunu gideren, acımsı, koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcuğu. İLE Karanfilgillerden, saz biçiminde ince sapları olan, güzel çiçekler açan, kasık yaralarına yararlı sayılan bir bitki. )

- KARANFİL[Ar. < KARANFUL] ile TARÇIN[Fars. < DÂRÇÎN < DÂRÛ-Yİ ÇİN/DÂR-I ÇİN: Çin darısı/ağacı.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8394 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Tarçın bitkisinin kökeninin, Sri Lanka olarak da bilinen Seylan Adası olduğu söylenir. Ne var ki, biz bu bitkiyi Uzakdoğu'dan, Çin ve Malezya gibi ülkelerden almışız. Aslında, bitkinin dilimizdeki adı da, tarihi bu bağa ilişkin bir ipucu verir gibi. Farsça, "dâr" sözcüğü, ağaç anlamına geliyor.[Arapça'da ev anlamına gelen "dâr" sözcüğüyle karıştırılmamalı!] "Dâr-ı Çin" yani "Çin ağacı" sözcüğü, Farsça'dan dilimize girmiş ve başındaki sessiz harf sertleşerek tarçın biçiminde söylenir olmuş.

İngilizce gibi Batı dillerinde, tarçın sözcüğünün karşılığı, "cinnamon". Bu sözcük, Latince, tarçın demek olan "cinnamomum" sözcüğünden kaynaklanıyor. Ama sözcük, Latince'ye gelinceye kadar dilden dile dolaşmış. Tıpkı, İpek Yolu tüccarlarının, mallarını taşımaları gibi, sözcük de dilden dile taşınmış. Sözcük, Latince'ye, eski Yunanca "kinnamomon"dan geçmiş. Yunanlar'sa, bu sözcüğü, İbraniler'in, "kinamom" dedikleri sözcükten alıp dillerine uyarlamışlar. Aramca, "qunimun" olarak söylenilen sözcüğün kökeniyse, Malezya'da ve Endonezya'da konuşulan Malay dili. Bu dilde, "kayu manis" sözcüğü, "tatlı odun" anlamına geliyor. )

- KARANTİNA[İt. < QUARANTINA] ile/ve/=/||/<> TECRİT[Ar. < TECRÎD]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54575 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belirli bir bölgenin ya da yerin denetim altında tutulup giriş çıkışların engellenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi. | Hastahanelerde, yatacak hastaların kayıt ve kabul edildikleri yer. İLE/VE/=/||/<> Ayırma, ayrı bir tarafta tutma. | Soyutlama. | Yalıtım. | Mahkûmu, cezasını tek başına çekmesi için öteki hükümlülerden ayırma. )

- KARDEŞ ile EMİŞ/RADÎ'[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5835 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Süt kardeş. )

- KARDEŞ ile/ve ÜVEY KARDEŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5834 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anne-baba bir olan/lar. İLE/VE Ayrı anne ya da babadan olan/lar. )
( AH Lİ-ÜMM: Baba ayrı, anne bir kardeş. )

- KARGA ile BÜYÜK KARGA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22754 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tûle emeli simgeler. )
( Karga Mitleri'ni okumak için burayı tıklayınız... [İng.] )
( Bazı karga türleri:
Avustralya Kuzgunu [Corvus Coronoides]
Alacalı Karga [C. Albus]
Amerika Kargası [C. Brachyrhynchos]
Balık Kargası [C. Ossifragus]
Banggai Kargası [C. Unicolor]
Başlıklı Karga [C. Cornix]
Bayağı Karga [C. Monedula] [Türkiye'de]
Bayağı Kuzgun [C. Corax] [Türkiye'de]
Beyaz Boyunlu Karga [C. Leucognaphalus]
Beyaz Gagalı Karga [C. Woodfordi]
Beyaz Yakalı Kuzgun [C. Albicollis]
Boz Karga [C. Tristis]
Bugenvillea Kargası [C. Meeki]
Büyük Gagalı Karga [C. Macrorhynchos]
Chatham Adaları Kuzgunu [C. Moriorum]
Chihuahua Kuzgunu [C. Cryptoleucus]
Çöl Kuzgunu [C. Ruficollis] [Türkiye'de]
Dauria Kargası [Alaca Küçük Karga] [C. Dauuricus]
Ekin Kargası [C. Frugilegus] [Türkiye'de]
Ev Kargası [C. Splendens]
Flores Kargası [C. Florensis]
Hawai Kargası [C. Hawaiiensis]
İnce Gagalı Karga [C. Enca]
Jamaika Kargası [C. Jamaicensis]
Kahverengi Başlı Karga [C. Fuscicapillus]
Kalın Gagalı Kuzgun [C. Crassirostris]
Kap Kargası [C. Capensis]
Kuzeybatı Kargası [C. Caurinus]
Küba Kargası [C. Nasicus]
Küçük Karga [C. Bennetti]
Küçük Kuzgun [C. Mellori]
Leş Kargası [C. Corone] [Türkiye'de]
Mariana Adaları Kargası [C. Kubaryi]
Meksika Kargası [C. Sinaloae]
Orman Kuzgunu [C. Tasmanicus]
Palmiye Kargası [C. Palmarum]
Somali Kargası [C. Edithae]
Şeritli Karga [C. Typicus]
Tamaulipas Kargası [C. Imparatus]
Torres Kargası [C. Orru]
Uzun Gagalı Karga [C. Validus]
Yakalı Karga [C. Torquatus]
Yelpaze Kuyruklu Kuzgun [C. Rhipidurus]
Yeni Kaledonya Kargası [C. Moneduloides]
Yeni Zelanda Kuzgunu [C. Antipodum] )
( ZÂG-BEÇE[Fars.]: Karga yavrusu. )
( NEÂB[Ar.]: Karga yavrusu. )

- KARGAŞA ile GALEYÂN[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29071 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KARIN ZARI(PERİTON) ile KALP DIŞ ZARI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5529 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karın boşluğunun içini, bu boşluğun içinde bulunan bağırsakları, öbür örgenleri kaplayan ve tutan zar. İLE ... )

- KARIN ile GÖBEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5477 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BECRÂ'[Ar.]: Göbeği çıkık [kadın]. | Yüksek [yer, tepe]. )

- KARIN ile MİDE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5472 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... ile KURSAK[Halk dilinde] )
( ... ile KURSAK[Halk dilinde] )
( ... ile KURSAK[Halk dilinde] )
( KURSAK: Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin örgen. | Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı. )
( KURSAK: Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin örgen. | Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı. )
( KURSAK: Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin örgen. | Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı. )
( İnsan ve hayvanlarda, gövdenin, kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. | Dölyatağı. | Bazı şeylerde, şiş ve iç bölüm. | Mide. | [mecaz] İç, gönül, akıl, kafa. | Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda, en büyük genlikle titreşen noktalar. İLE Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında, besinlerin, sindirime hazır duruma getirildiği, omurgasız hayvanlarda, sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan bölgesi. | [mecaz] Karın, karın bölgesi. | [mecaz] Yemek yeme isteği. )
( İnsan ve hayvanlarda, gövdenin, kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. | Dölyatağı. | Bazı şeylerde, şiş ve iç bölüm. | Mide. | [mecaz] İç, gönül, akıl, kafa. | Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda, en büyük genlikle titreşen noktalar. İLE Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında, besinlerin, sindirime hazır duruma getirildiği, omurgasız hayvanlarda, sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan bölgesi. | [mecaz] Karın, karın bölgesi. | [mecaz] Yemek yeme isteği. )
( İnsan ve hayvanlarda, gövdenin, kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. | Dölyatağı. | Bazı şeylerde, şiş ve iç bölüm. | Mide. | [mecaz] İç, gönül, akıl, kafa. | Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda, en büyük genlikle titreşen noktalar. İLE Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında, besinlerin, sindirime hazır duruma getirildiği, omurgasız hayvanlarda, sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan bölgesi. | [mecaz] Karın, karın bölgesi. | [mecaz] Yemek yeme isteği. )

- KARINCA ile/ve AKKARINCA/DİVİK/TERMİT ile/ve ÖTEKİ KÜÇÜK CANLILAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22863 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karıncaların bilinen 8000 türü vardır. 130 milyon yıldır yaşıyorlar. İLE 2600 termit türü vardır. )
( Dünyadaki toplam böceklerin %1'ini karıncalar oluşturur. [1 kentilyon olarak hesaplanmıştır.] )
( Günde ancak birkaç dakika uyurlar. )
( Sualtında 19 gün yaşayabilirler. )
( Ağaç karıncası kafası kopuk olarak 24 saat yaşayabilir fakat kolonisi dışında tek başına yaşayamaz. )
( Toplam kütleleri, insanın toplam kütlesinden daha fazladır. )
( Karınca, açgözlülüğü simgeler. )
( KARINCA[< KARNI İNCE]'den geldiği söylenir. )
( KÖRE: Karınca yuvası. )
( NEMLİYYE[Ar.]/FORMICIDÉES[Fr.]: Karıncalar. )
( ŞÜTÜR-MUR[Fars.]: Mitolojik, büyük bir karınca. )

- KARINCAYİYEN/KARINCAKUŞU ile KESELİ KARINCAYİYEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22873 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir günde, 30.000 karınca yerler.[Her gece, 10.000 akkarınca yemek zorundalardır.] İLE ... )
( ... ile NUMBAT )

- KARIŞ ile/ve KULAÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14498 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Parmaklar birbirinden uzak ve açık duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ve serçe parmağın ucları arasındaki açıklık/mesafe. İLE/VE Gerilerek açılmış iki kolun parmak ucları arasındaki uzaklık/mesafe. )
( ... İLE/VE İki buçuk mimari arşın.[Hafriyatta, kuyu açanlar arasında ve suların derinliğini belirtmekte kullanılan bir ölçüdür] )
( [Yunan çağında, Anadolu'da] ... İLE/VE 6 ayak ya da 4 dirsek, 1,776 metre. )

- KARÎ[Ar.] değil/yerine/= OKUYUCU/OKUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54624 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KARPUZ[Fars. < HARBÛZ] ile ŞALAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8353 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki. | Bu bitkinin dışı yeşil kabuklu, içi kırmızı ve sulu, iri meyvesi. | Lamba karpuzu. | Kadın memesi. İLE Ham, büyümemiş karpuz. )
( BOSTAN: Sebze bahçesi. | Kavun, karpuz tarlası. | Kavun ve karpuza verilen ortak ad. )

- KARŞICIL/MUHÂLİF[Ar.] ile/ve/değil/||/<> ÇEKİNGEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53977 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KARŞIT ile ÖTEKİ/ÖBÜR(DİĞER[Ar.])
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28867 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KARTAL ile AKBABA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22624 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kanat açıklıkları 3 metreyi bulabilir. )
( ... İLE Şili'nin de simgesidir. )

- KARTAL ile ŞAHİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22601 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ne olmadıkları üzerinden tanımlanırlar. ["Çaylakların, akbabaların, atmacaların, şahinlerin ve doğanların dışında kalan, gündüz avlanan, büyük bir yırtıcı kuş."] İLE ... )
( Dişilleri, erillerinden daha iridir. [Türün yırtıcılık düzeyi arttıkça, dişil ile erili arasındaki fark belirginleşir.] İLE ... )
( Gözleri, gövdelerine oranla, insandakinden 20 kat daha büyüktür. [Görme keskinlikleri, kişininkinden 8 kat fazladır.][Bir tavşanı 3 km. öteden fark edebilirler.][Avlarının üzerine çullandığında, göz kasları mercek bombesini sürekli olarak ayarlayarak saldırı boyunca odak keskinliğini ve derinlik algısını korur.] İLE ... )
( Yüksekte uçan türlerin, havanın ısınarak hafiflemesini beklemeleri gerekir. İLE ... )
( Ne kadar ağırlarsa, av o kadar geç başlar. [Pike yapan bir kartalın hızı saatte 300 km. hıza çıkabilir fakat bu girişimlerin ancak 1/4'ü hedefe ulaşır.] İLE ... )
( Ölü ya da diri herşeyi yerler. İLE ... )
( İkişerli kümeler halinde yumurtlarlar. [Yumurtadan ilk çıkan yavru kartal kardeşini öldürür.] İLE ... )
( Güneşi simgeler. İLE ... )
( Bizans İmparatorluğu'nun simgesiydi. [Başlardan biri Eski Roma, öteki ise Yeni Roma(Konstantinopolis)] İLE ... )

- KASEM/YEMİN[Ar.] değil/yerine/= ANT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41902 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KASIM[< KISMET]["ka" uzun okunur] ile KASIM[çoğ. KAVÂSIM]["ka" uzun okunur] ile KASIM[Fars.] ile KASIM[Ar. < KÂSİM] ile KASIM[Ar. < KÂSİM]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18032 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Taksim eden, ayıran, bölen. | [matematik] Bölen. İLE Kırıcı, ezici, ufaltıcı. İLE İnce, narin, çabuk kırılabilen. İLE Yılın on birinci ayı, son teşrin, teşrin-i sâni. İLE Kışın başlangıcı sayılan 08 Kasım günü başlayıp Hıdırellez'in ilk günü olan 06 Mayıs'a kadar altı ay süren dönem. )
( Yüz elli, yaz belli. )
( Kasım'ın 150. günü (08 Nisan) olunca, kötü havalar geçer, yazın ucu görünür. )
( Kasım'dan on gün evvel ek, on gün sonra ekme. )

- KASIRN ile ZEMHERÎR[ZÂM(Fars.): Kış. + HARÎR(Ar.): Uğuldayan.]/KARAKIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27962 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kışın başlangıcı sayılan 08 Kasım günü başlayıp yazın başlangıcı sayılan 06 Mayıs'a [Hıdrellez'e] kadar süren zaman. İLE Aralık'ın 20'si ile Şubat'ın 01'i arasındaki ilk 40 günlük en etkili, soğuk/kara kış. )

- KAST[Ar. < KASD] ile KAST[Fr. < CASTE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54709 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Amaç, istek, maksat. | Öldürmeyi, yaralamayı ya da zarar vermeyi isteme, kötü niyet. İLE Ayrıcalıklar bakımından yukarıdan aşağıya doğru kesin ölçülerle sınırlanmış bulunan, en koyu biçimiyle Hindistan'da görülen toplumsal sınıfların her biri. )

- KAŞ ile/ve KİRPİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5228 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Alın ile göz çukurunun arasında bulunan yoğun kıllar. İLE Göz kapaklarının ucunda bulunan seyrek kıllar. )
( Kaş ile göz, gerisi (kalanı, artanı, dahası) söz. )
( TAKATTUB[Ar.]: Buruşma. | Kaşların çatılması. )
( TAKTÎB[Ar.]: Kaş çatıp yüz ekşitme. )
( NEVK[Fars.]: Sivri uc. | Kuş gagası. | Kirpiğin ucu. )
( [Divân edebiyatında] Yay. İLE/VE Ok. )

- KAŞI(N)MAK ile KARIŞTIRMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5591 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAT'Î/YET[Ar.] değil/yerine/= KESİN/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55044 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAT ile KAT[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54728 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire ya da odaların bütünü. | Bir yüzey üzerine az ya da çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey. | Üst üste konulmuş şeylerden her biri, tabaka. | Giyeceklerde takım. | Apartman dairesi. | Ön, yan. | Huzur. | Bükülen ya da kıvrılan bir şeyin her kıvrımı. | Makam, mevki. | Kez, defa, misil. | Katman. | Tekrarlanan bir sayının toplamı. İLE Kesme, kesilme. | İlgiyi kesme. | Sonuca bağlama, bitirme. | Kesme. )

- KATAR[Ar. < KİTÂR] ile MARŞANDİZ[Fr. < MARCHANDISE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45984 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tren. | Taşıt dizisi. | Bir arada giden ya da uçan hayvan dizisi. İLE Yük katarı/treni. )

- KÂTİP[Ar.]/SEKRETER[Fr.] değil/yerine/= YAZMAN/YÖNETİCİ YARDIMCISI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46838 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KATRE[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] ile/ve/||/<> ZERRE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52424 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Denizde/deryada. İLE/VE/||<> Güneşte/şemste. )

- KATRE/KATRA[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] değil/yerine/= DAMLA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41913 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Damla, damlayan şey. )

- KAVAF[Ar. < HAFFÂF] ile/değil/yerine/>< ESNAF[çoğ. Ar. < SINIF]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55055 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan ya da satan esnaf. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Küçük sermaye ve zanaat sahibi. | [mecaz] Başlıca düşüncesi, mesleğinin tüm inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanan kişi. )

- KAVÂİD[Ar.] değil/yerine/= DİLBİLGİSİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52033 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAVİLEŞMEK[Ar. + Tr.] değil/yerine/= SAĞLAMLAŞMAK, PEKİŞMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55062 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAVİS[Ar.] değil/yerine EĞMEÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36447 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yay ya da buna benzer şeylerin biçimi. | Bir eğrinin sınırlı bir bölümü. )

- KAVL/KAVİL[Ar.] ile/ve/<> KELÂM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8479 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yok olanı, var ettiğimiz olana verdiğimiz ad. İLE/VE/<> Var olana ilim vermek. )

- KAVRAM = MEFHUM[Ar. < FEHM] = CONCEPTION, NOTION[İng.] = CONCEPT, NOTION[Fr.] = NOTIO, BEGRIFF[Alm.] = CONCEPTUS, NOTIO[Lat.] = LOGOS, ÉNNOIA, HOROS, NOEMA[Yun.] = CONCEPCÍON[İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39461 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAVUK ile KALLÂVÎ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54103 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Pamuktan yapılmış, üzerine sarık sarılan erkek başlığı. | İçi boş şey. | İdrar torbası. İLE Vezir ve sadrazamların giydikleri bir tür kavuk. | Çok iri, kocaman. )

- KAVUN ile ŞAMAMA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8352 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Güzel kokulu bir tür kavun. | Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki. )
( ... İLE Güzel kokulu bir tür kavun. | Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki. )
( ... İLE Güzel kokulu bir tür kavun. | Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki. )

- KAY ile KAY[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38018 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yaz yağmuru. İLE Kusmak. )

- KAYA KELERİ ile KERTENKELE/KELER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22390 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bulunduğu yerin rengine girme özelliğiyle bilinir. İLE ... )
( ... İLE Türkiye'de 64 kertenkele türü bulunmaktadır. [Hiçbiri zehirli değildir.] )
( Dünyada, 150 kadar türü bulunmaktadır. Yalnızca Madagaskar'da, 75 kadar tür bulunmaktadır. İLE ... )

- KAYA ile CENDEL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12820 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Irmaklarda bulunan büyük kaya. )

- KAYIK/KÜREK ve/||/<> HAMLA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37093 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... VE/||/<> Küreklerin bir kez suya daldırılıp çıkarılması. | Bu biçimde sandalın aldığı yol. | Kıçtan, birinci oturak. )

- KAYISI[Fars. KAYSİ]/MIŞMIŞ[Ar.] ile ŞEKERPARE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8344 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gülgillerden, sıcak ya da ılık iklimlerde yetişen, çiçekleri pembemsi beyaz bir ağaç. | Bu ağacın, açık turuncu renkte, eti sulu, güzel kokulu, tek ve sert çekirdekli tatlı meyvesi. İLE Çok tatlı bir tür kayısı. | Bir tür hamur tatlısı. )
( KAYISI: KAJSZIJA[Bulgarca]
CAIS/CAISI/CASIA[Romence]
KAJSIJA[Hırvatça]
KAJSI[Arnavutça]
KAJSZI[Macarca, Tatarca] )

- KAYIT[Ar. < KAYD] ile KAYIT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55092 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir yere mal ederek deftere geçirme. | Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin ya da kopyasının bir yerde yazılı bulunması. | Önem verme. | Resmî belge. | Sesi ya da görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi. | Şart. | Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme. İLE Pencere çerçevesi. | Araç, eşya. | Yiyecek. )

- KAYNAK/KAYNARCA/GÖZ/PINAR/MEMBA[Ar. < MENBA] ile/ve/||/<> KAYNAÇ/GAYZER[Fr. < GEYSÉR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55095 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir suyun çıktığı yer. İLE Volkan bölgelerinde, belirli aralıklarla su ve buhar fışkırtan sıcak kaynak. )

- KAZ ile LÖKEŞE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22694 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yaban kazı. Kazların en büyük türü. )
( Kazın yediği otlar insan için şifalıdır. )
( Hırsı simgeler. )

- KAZANMAK ile/ve ELDE ETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28379 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAZI ile KAZI ile KAZI/HAK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55152 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir yeri kazma işi, hafriyat. İLE Yer altındaki tarihsel değeri olan şeyleri, yapıları ortaya çıkarmak amacıyla arkeologlarca toprağın belirli kurallara ve yöntemlere göre kazılması, araştırılması. İLE Maden, ağaç, taş üzerine, elle yazı ya da biçim oyma, kazı. | Kâğıttaki yazıyı kazıma, kazı )

- KEÇİ ile/ve DAĞ KEÇİSİ / YAĞMURCA / ELİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22980 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Boynuzlugillerden, ufak sürüler halinde yaşayan, çok çevik bir antilop türü. )

- KEÇİ ile/ve OĞLAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22987 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Keçi yavrusu, genç/küçük keçi. )

- KEDİ ile DAĞ KEDİSİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22042 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KEDİ ile PARS (KEDİSİ)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22047 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KEDİ ile VAHŞİ SERVAL KEDİSİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22035 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KEDİ ile/değil/<>/< VAŞAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22032 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gebelik süreleri, 56-63 gündür. İLE ... )
( Kedilerin her bir kulağında, 32 adele/kas vardır. İLE ... )
( Kedi ile ... )
( Kediler, geceleri daha iyi görürler. İLE/DEĞİL/<>/< ... )
( Limon ve portakal kokusunu pek sevmezler. İLE/DEĞİL/<>/< ... )
( Siyah kediler, beyaz kedilere göre daha sakindir. İLE/DEĞİL/<>/< ... )
( Dişil kediler, erillerden daha iyi görme özelliğine sahiptir. İLE/DEĞİL/<>/< ... )

- KEF[Fars.] ile KEF[Ar., Fars.] ile KEFF[çoğ. KÜFÛF]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18042 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Köpük. | Sünger taşı. İLE Eski Türkçe abecesinin yirmibeşinci harfidir.[ebced hesabında yirmi sayısının karşılığıdır] İLE Eliçi, aya, avuç. RÂHE[Ar.] | Ayağın altı, taban. | El çekme, vazgeçme. | [edebiyatta] Arûz'un yedinci sâkin harfini çıkarma. )

- KEFÂF/KİFÂF[Ar.] ile AZIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55171 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ancak yetecek, yaşayacak kadar olan azık/yiyecek. İLE Ekmek. )

- KELEM/DÜRME/LAHANA[Yun.] ile BRÜKSEL LAHANASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8365 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Turpgillerden, güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve çok çeşitli türü olan bitki. İLE Ceviz büyüklüğünde, bir lahana türü. )
( KOLZA: Lahana tohumu. )

- KELER ile VEZEGA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22407 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Bir çeşit büyük keler. )

- KEMİK ile/ve/<> İLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5417 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KEMİK ile KABURGA/GÖĞÜS KEMİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5404 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( EĞE KEMİĞİ(AZM-İ DIL'Î): (HZ. ADEM'İN) SOL KABURGA(SI) )

- KENDİLİĞİN BÖLÜNMESİ(ŞİZOFRENİ) ile ÇOKLU KİŞİLİK BOZUKLUĞU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32013 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gerçeklerle olan ilişkilerin büyük ölçüde azalması, düşünce, duygu ve davranış alanlarında önemli bozulmaların ortaya çıkması vb. belirtiler gösteren bir akıl hastalığı. İLE ... )

- KENT/ŞEHİR[Ar.] yerine/değil BALIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9487 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KEPEZ ile/ve RESİF[Fr. < Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12821 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Deniz kenarındaki kaya. İLE/VE Su yüzeyine kadar çıkan kaya. )

- KER[Fars.] ile KERH[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30556 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sağır. | Kuvvet, kudret. | Merâm ve maksat. İLE İğrenme, tiksinme, hoşlanmama. | Zorlama. )

- KERESTE ile PELESENK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44685 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Türlü bitkilerden çıkarılan, kokulu bir reçine. | Pelesenkağacından elde edilen değerli kereste. )

- KERTENKELE ile VERDÂNE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22404 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Koca başlı kertenkele. )

- KESELİ MEMELİLER ile/ve PLASENTALI MEMELİLER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21969 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KESİCİ DİŞLER ile/ve KÖPEK DİŞLERİ ile/ve ÖĞÜTÜCÜ DİŞLER (KÜÇÜK AZI DİŞLERİ ile/ve BÜYÜK AZI DİŞLERİ)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5366 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KESİF[Ar.] değil/yerine/= YOĞUN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45750 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Oylumuna oranla, ağırlığı çok olan. | Koyu, kalın. | Etkisi güçlü olan.[koku vb.] | Artmış, çoğalmış bir durumda olan. | Dolu, sıkı, çok. | Kaba, kalın, iri.[elek, iğne için] )

- KEŞKE ile EN AZINDAN/BARİ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3943 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KEYLÜS/KİLÜS[Ar. < Yun.] değil/yerine/= AKKAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46037 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bağırsaktan gelen, içinde yağ damlacıkları bulunan kan. )

- KIÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BACAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5580 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KIKIRDAK/KAKIRDAK ile/ve KEMİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5400 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( EŞVÂK[Ar. < ŞEVK]: Kemiklerin uzamaları. )
( Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu. | Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça. İLE/VE İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert örgenlerin genel adı. | Kemikten yapılmış olan. )

- KINNAP[Ar.] değil/yerine/= SİCİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47017 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Keten, kenevir gibi bitkilerin liflerinden yapılan ince ip. )

- KIRAN ile KIRAN ile KIRAN/ÂFET[Ar.] ile KIRÂN[Ar. < KIRÂNÂT] ile KIRÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18058 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kırma işini yapan kişi. İLE Kıyı, kenar, çevre, uç. | Dağ sırtı, tepe, bayır. | Kıraç toprak. | Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı. İLE Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık ya da başka neden. İLE Yakınlık. | İki şeyin birleşmesi. | Gezegenlerden ikisinin bir burçta birleşmesi. İLE 1848'den 1927'ye kadar İran'da kullanılan bir gümüş para.[1.25 Dolar değerindeydi. 10 kıran, 1 toman ederdi.] )

- KIRKAYAK ile TIRTIL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22912 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Taşların altında yaşar. | Kasıkbiti. İLE Kelebek kurtçuğunun yumurtadan çıktıktan sonra krizalit oluncaya kadarki durumu. )
( Tek sayılı ayak çiftine sahiptirler. Ayak sayıları 15 - 191 çift arasında değişir. İLE ... )
( DIPLOPODA: Kırkayakları [binayakları] içeren hayvan sınıfı. )
( UNIRAMIA: Kırkayakların, çiyanların ve böceklerin yer aldığı şube. )

- KIRLANGIÇ ile DAĞ KIRLANGICI/ÇOBANALDATAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22733 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KIRLANGIÇ ile KEÇİSAĞAN/ÇOBANALDATAN/EBÂBÎL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22730 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Dağ kırlangıcı. | Çobanaldatangillerden, kahverengimsi gri zemin üzerine benekli ve çizgili tüyleri olan, kanatları sivri, kuyruğu uzun, boynu kısa, başı iri ve enli, gagası ufak, kısa ve kancalı bir tür kuş. )
( ... İLE Dağ kırlangıcı. | Çobanaldatangillerden, kahverengimsi gri zemin üzerine benekli ve çizgili tüyleri olan, kanatları sivri, kuyruğu uzun, boynu kısa, başı iri ve enli, gagası ufak, kısa ve kancalı bir tür kuş. )
( ... İLE Dağ kırlangıcı. | Çobanaldatangillerden, kahverengimsi gri zemin üzerine benekli ve çizgili tüyleri olan, kanatları sivri, kuyruğu uzun, boynu kısa, başı iri ve enli, gagası ufak, kısa ve kancalı bir tür kuş. )
( ... İLE Dağ kırlangıcı. | Çobanaldatangillerden, kahverengimsi gri zemin üzerine benekli ve çizgili tüyleri olan, kanatları sivri, kuyruğu uzun, boynu kısa, başı iri ve enli, gagası ufak, kısa ve kancalı bir tür kuş. )
( ... İLE Kahverengilerdir fakat gökyüzünde uçarlarken siyah görünürler.
* Uzun, bumeranga benzer kanatları, kısa ve çatallı kuyrukları vardır.
* Kırlangıçlar gibi uçarken kanatlarını kırmazlar.
* Kırsal bir alanda görmek olanaksızdır.
* Yuvalarını çatıların gizli yerlerinde yaparlar ve yuvalarına çok hızlı girip çıkarlar.
* Bazı ebabillerin 21 yıl yaşadığı gözlenmiştir.
* Ebabil görmek için yaz aylarında gökyüzünün çok yükseklerine bakmak gerekir.
* Kırlangıçlar gibi, teller vb. yerlere tünemezler.
* Sadece üremek için bir yere konarlar.[Türkiye'nin bir çok yerinde ürerler.]
* Özellikle akşam üstü çatıların ve evlerin üzerinde çılgınca çığlıklar atarak hızla uçarken görebilirsiniz.
* Yaşamlarının büyük bir kısmını uçarak geçirirler. [Uçarken uyurlar.]
* Şehirde, binaların arasında görebilirsiniz.
* Yuvalarını binalardaki çatlaklarına, havalandırma boşluklarına, çatı aralarına yaparlar. Yuva yapmak için uçarken rastgele topladıkları tüy, ot ve tohumları kullanırlar.
* Avrupa'ya Mayıs'ın başında gelir ve genellikle iki hafta içinde, oldukça hızlı bir şekilde tüm kıtaya yayılırlar. [Kışı geçirmek için Afrika'nın güneyine geri dönerler.]
* Mardin'de çok sayıda görmeniz olanaklıdır. )
( ... İLE Kahverengilerdir fakat gökyüzünde uçarlarken siyah görünürler.
* Uzun, bumeranga benzer kanatları, kısa ve çatallı kuyrukları vardır.
* Kırlangıçlar gibi uçarken kanatlarını kırmazlar.
* Kırsal bir alanda görmek olanaksızdır.
* Yuvalarını çatıların gizli yerlerinde yaparlar ve yuvalarına çok hızlı girip çıkarlar.
* Bazı ebabillerin 21 yıl yaşadığı gözlenmiştir.
* Ebabil görmek için yaz aylarında gökyüzünün çok yükseklerine bakmak gerekir.
* Kırlangıçlar gibi, teller vb. yerlere tünemezler.
* Sadece üremek için bir yere konarlar.[Türkiye'nin bir çok yerinde ürerler.]
* Özellikle akşam üstü çatıların ve evlerin üzerinde çılgınca çığlıklar atarak hızla uçarken görebilirsiniz.
* Yaşamlarının büyük bir kısmını uçarak geçirirler. [Uçarken uyurlar.]
* Şehirde, binaların arasında görebilirsiniz.
* Yuvalarını binalardaki çatlaklarına, havalandırma boşluklarına, çatı aralarına yaparlar. Yuva yapmak için uçarken rastgele topladıkları tüy, ot ve tohumları kullanırlar.
* Avrupa'ya Mayıs'ın başında gelir ve genellikle iki hafta içinde, oldukça hızlı bir şekilde tüm kıtaya yayılırlar. [Kışı geçirmek için Afrika'nın güneyine geri dönerler.]
* Mardin'de çok sayıda görmeniz olanaklıdır. )
( ... İLE Kahverengilerdir fakat gökyüzünde uçarlarken siyah görünürler.
* Uzun, bumeranga benzer kanatları, kısa ve çatallı kuyrukları vardır.
* Kırlangıçlar gibi uçarken kanatlarını kırmazlar.
* Kırsal bir alanda görmek olanaksızdır.
* Yuvalarını çatıların gizli yerlerinde yaparlar ve yuvalarına çok hızlı girip çıkarlar.
* Bazı ebabillerin 21 yıl yaşadığı gözlenmiştir.
* Ebabil görmek için yaz aylarında gökyüzünün çok yükseklerine bakmak gerekir.
* Kırlangıçlar gibi, teller vb. yerlere tünemezler.
* Sadece üremek için bir yere konarlar.[Türkiye'nin bir çok yerinde ürerler.]
* Özellikle akşam üstü çatıların ve evlerin üzerinde çılgınca çığlıklar atarak hızla uçarken görebilirsiniz.
* Yaşamlarının büyük bir kısmını uçarak geçirirler. [Uçarken uyurlar.]
* Şehirde, binaların arasında görebilirsiniz.
* Yuvalarını binalardaki çatlaklarına, havalandırma boşluklarına, çatı aralarına yaparlar. Yuva yapmak için uçarken rastgele topladıkları tüy, ot ve tohumları kullanırlar.
* Avrupa'ya Mayıs'ın başında gelir ve genellikle iki hafta içinde, oldukça hızlı bir şekilde tüm kıtaya yayılırlar. [Kışı geçirmek için Afrika'nın güneyine geri dönerler.]
* Mardin'de çok sayıda görmeniz olanaklıdır. )
( ... İLE Kahverengilerdir fakat gökyüzünde uçarlarken siyah görünürler.
* Uzun, bumeranga benzer kanatları, kısa ve çatallı kuyrukları vardır.
* Kırlangıçlar gibi uçarken kanatlarını kırmazlar.
* Kırsal bir alanda görmek olanaksızdır.
* Yuvalarını çatıların gizli yerlerinde yaparlar ve yuvalarına çok hızlı girip çıkarlar.
* Bazı ebabillerin 21 yıl yaşadığı gözlenmiştir.
* Ebabil görmek için yaz aylarında gökyüzünün çok yükseklerine bakmak gerekir.
* Kırlangıçlar gibi, teller vb. yerlere tünemezler.
* Sadece üremek için bir yere konarlar.[Türkiye'nin bir çok yerinde ürerler.]
* Özellikle akşam üstü çatıların ve evlerin üzerinde çılgınca çığlıklar atarak hızla uçarken görebilirsiniz.
* Yaşamlarının büyük bir kısmını uçarak geçirirler. [Uçarken uyurlar.]
* Şehirde, binaların arasında görebilirsiniz.
* Yuvalarını binalardaki çatlaklarına, havalandırma boşluklarına, çatı aralarına yaparlar. Yuva yapmak için uçarken rastgele topladıkları tüy, ot ve tohumları kullanırlar.
* Avrupa'ya Mayıs'ın başında gelir ve genellikle iki hafta içinde, oldukça hızlı bir şekilde tüm kıtaya yayılırlar. [Kışı geçirmek için Afrika'nın güneyine geri dönerler.]
* Mardin'de çok sayıda görmeniz olanaklıdır. )

- KIRMIZI[Ar.] değil/yerine/= AL / KIZIL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49449 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KISIRLIK ile/değil HİYÂL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41453 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KISKANÇLIK ile/değil/yerine GIPTA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7466 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İlgili olanağın o kişinin elinden çıkmasını istemek. [ve gerçekleşmesi için anlamsız sorunlar çıkarmaya çabalamak.] İLE/DEĞİL/YERİNE Kendi elinde de bulunmasını istemek [ve gereklerini yerine getirmeye çabalamak.] )
( Kişi, başkalarını kıskanarak, pek çok şanssızlığı üzerine çeker. )

- KISTÂS[Ar.] ile/ve/||/<> KISAS[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42055 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir suçlunun, başkasına yaptığı kötülüğü, aynı biçimde uygulayarak cezalandırılması. İLE/VE/||/<> Ölçü. | Büyük terazi. )

- KIŞ ile/ve/||/<>/< UĞULDAYAN KIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54319 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 21 Aralık - 21 Mart arası. İLE/VE/||/<>/< 21 Aralık - 31 Ocak arası. )

- KIVÂM[Ar.] ile/<> TAV[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12273 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Koyuluk. | Bir şeyin, en uygun zaman ya da durumu. | Spor çalışmalarında başarılı olabilmek için, fizik ve moral yönünden istenilen iyi durum. İLE/<> İşlenecek bir nesnede bulunması gereken ısının, nemin yeterli olması durumu. | [hayvanlarda] Semizlik. | [mecaz] En uygun durum ve zaman. )

- KIVILCIM/ŞERÂRE[Ar.] ile/değil UÇKUN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35629 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Ateşten fırlayan kıvılcım. )

- KIYAS(LAMA)/TASMİM[Ar.] değil/yerine/= TASIM(LAMA)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12275 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KIYI/SAHİL[Ar.] ile/ve/değil KUMSAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18920 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KIZIL ile FİRFİRİ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36764 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Parlak kızıl renk. | Bu renkte olan. )

- KİBRİT[Ar.] değil/yerine/= KAV
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48909 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ağaçların gövdesinde ya da dallarında yetişen bir tür mantardan elde edilen ve çabuk tutuşan, süngerimsi nesne. )

- KİFÂYETSİZ MUHTERİS ile/ve/<> HEBENNEKA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37177 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Zeki ve becerikli olmadığı halde, kendini öyle sanan. )

- KİLİM ile BİSÂT[Ar. çoğ. BUSAT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14564 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kilim, minder, döşeme, keçe, yaygı. )

- KİNÂYE[Ar.] ile TARİZ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50426 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Düşünüleni dolaylı olarak anlatan söz. | Üstü kapalı, sitemli, dokunaklı söz. | Bir sözü, gerçek anlamının dışında kullanma sanatı. İLE Kapalı bir biçimde, dolaylı olarak söz söyleme, taşlama. )

- KİRAZ ile İDRİSAAĞACI/MAHLEP[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37671 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gülgillerden bir meyve ağacı. | Bu ağacın meyvesi. İLE Meyvesi hoş kokulu, hoş bir kiraz türü, kokulu kiraz. )

- KİRPİ ile AVUSTRALYA KİRPİSİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22415 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KİRPİ ile DİKENLİ OKLU KİRPİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22414 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kirpi ile ... )
( Kirpiler, suda batmazlar. )

- KİŞİ/İNSAN ve/||/=/<>/< DİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4809 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişi, dilinin ardında gizlidir. )
( TALÂKAT: Dil açıklığı, düzgün sözlülük. | Güleryüzlülük. )
( Kişinin içi neyse, dili de odur. )
( Kişinin, dile; dilin, yola; yolun, ereğe gereksinimi vardır. )
( İnsan/kişi, dil varolanıdır; kelâmla terbiye olunur/edilir. )
( Hakikatin üzerindeki perdelerden biri dildir. )
( SELÂSET: Sözün akıcı olma, kolay anlaşılma hali. )
( AĞZI TATLI: Hoş konuşan. )
( Üslûb-u lîsân, aynıyla insan. )
( Kişi, kendini, yazı aynasında görür/gösterir ve gerçekleştirir. )

- KİTLE ile KÜTLE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7982 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın. | [fizik] Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı ya da nesne niceliği. )

- KLAN[Fr.]/SEMİYE[Osm. < Ar.] ile SOP
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42062 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toplumun ilk ve en basit biçimi/türü. )

- KOÇ ile ECEMME[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22991 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Boynuzsuz koç. )

- KOÇ ile/ve/<> KOYUN/MARYA[Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22989 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eril. İLE/VE/<> Dişil. )
( ... İLE/VE/<> Dişil koyun. | Dişil hayvan. | Bir tür küçük balık. )
( KUÇİ[Tuna Bulgarları'na ait kitâbelerde] ile/ve/<> ... )
( ... İLE/VE/<> Gebelik süreleri 147-154 gündür. )

- KOKARCA(AMERİKA/KIR SANSARI) ile ÇİZGİLİ/ŞERİTLİ KOKARCA ile DOMUZ BURUNLU KOKARCA ile KOKAN PORSUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22379 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 12 türünün çoğunluğu Amerika kıtasında yaşamaktadır. )
( Uzunlukları 12 – 51 cm. (+7 –41 cm. kuyruk) ve ağırlıkları 0,2 - 4,5 kg. olur. Renkleri siyah ya da kahverengi, üzerilerinde beyaz şeritleri ya da benekleri olur. Gövdeleri, zarif ve uzun, bacakları kısa ve kuyrukları çok püsküllü olur. Kazmak için kullandığı ön ayaklarının tırnakları çok uzun ve kıvrıktır. Çoğu türün burnu uzun, gözleri ve kulakları küçük olur. )
( En önemli özellikleri, çok iyi gelişmiş, kötü kokulu bir sıvı üreten anal bezeleridir. Bu kokulu sıvıyı, kendilerini korumak için alti metre bir mesafeye kadar sıçratabilirler. [Anlatılanlara göre bu iğrenç koku, sarımsak, kükürt ve yanık plastik karışımı gibi kokmaktadır.] )
( Hem Amerika'da, hem de Güneydoğu Asya'da yaşarlar. Amerika'daki yayılımları, Kanada'dan Patagonya'ya kadar uzanır. Güneydoğu Asya'da ise Sumatra, Borneo, Cava(Endonezya) adalarından, Filipinler'in güneyine ve Palavan'a kadar uzanır. Yaşam alanı olarak kır, yarı çöl ve çalılık alanlar gibi açık alanları yeğlerler. Fazla ağaçlı ormanları ve sulak alanları sevmezler. )
( Fazla yemek seçmeyen, her şey yiyicilerdir[omnivor]. Daha çok et ile beslenmeyi yeğlerler. Tavşan ve kemiriciler gibi küçük memelileri, kuş, kertenkele, yılan, kurbağa ve böcekleri avlarlar. Bitkisel beslenmeleri kök, meyve ve fındık türlerinden oluşur. )
( Dişi kokarca, 40 ila 65 gün arası süren bir gebelikten sonra genelde 4-5 [nadir olarak 16] yavru dünyaya getirir. Yavrular, ilk başta kör ve çıplaktır ama çok çabuk büyür. 35 gün sonra yürümeye başlarlar, iki ay sonra emzirilmeleri bırakılır ve yarım ya da bir yıl sonra yuvadan uzaklaşıp kendileri üreyebilecek bir olgunluğa ulaşır. Yaşamları, doğada 5-6 yıldır. )

- KOMİSYONCU/SİMSAR[Ar.] değil/yerine/= ARACI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47049 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KOMŞU ile/ve/değil AKRABA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5753 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çoğu zaman ve durumda komşu akrabadan daha yakındır! )
( Komşu komşunun küll'üne[herşeyine] muhtaçtır. )
( Hayır dile komşuna, hayır gelsin başına. )

- KONİKLER:
ELİPS[Fr. < Yun.]/İHLÎCÎ[Ar.]
ile PARABOL[Fr. < Yun.] ile HİPERBOL[Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7870 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [yörüngelerde][dış merkezlik] 0-1 arasındaysa. İLE 1 ise. İLE 1'den büyük ise.
[dış merkezlik(eccentricity): Odak uzaklığının, yarı-büyük eksene bölünmesi.] )
( Tüm noktalarının, odak denilen, belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan eğri. İLE Bir düzlemin, odak denilen sabit bir noktadan ve doğrultman denilen sabit bir doğrudan, eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri. İLE Bir düzlemin, odak denilen durağan iki noktaya uzaklıkları değişmeyen noktaların geometrik yeri olan eğri. )
( Uzay bilgisi ve araştırmalarının başlangıcı olan, koni kesitleri buluşuyla ünlenen ve Perge'li olan matematikçi Apollonius'a, "Geometrinin Altın Çağının Son Temsilcisi" unvanı verilmiştir.[Koni kesitleri üzerine 8 ciltlik bir kitap yazmıştır.][Ancak ilk dört cildinin kopyaları günümüze kadar gelebilmiştir.][Bergama kralına ithaf ettiği son dört cildin 5., 6. ve 7. ciltleriyse Arapça çevirileriyle günümüze kadar gelebilmiştir. Ne yazık ki, son cilt ise kayıptır.][İbnül Heysem çevirisi olan el yazmaları ve Beni Musa[Musa Oğulları(Muhammed, Ahmed ve Hasan)]'nın (Hilal ve Harran'lı Tabit adlı iki matematikçi yardımıyla), "Kitab-ı Mahrutat" adlı çevirilerdir.(Apollionius'tan bin yıl sonra) Bunlardan biri Süleymaniye Kütüphanesi'nde, biri Oxford'da, öteki ise Tahran'da bulunmaktadır.] )

- KONUŞAN/KONUŞABİLEN/KONUŞABİLECEK OLAN ile SÖYLEYEN/SÖYLEYEBİLEN/[SADECE BİR ŞEY/LER] SÖYLEME HAKKI OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4896 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yetkin/bilgili olan/lar. İLE Bilgisiz olan/lar. )

- KONUŞMA ile/ve/< MUHÂVERÂT[Ar. < MUHÂVERE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4864 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Karşılıklı konuşma/lar. )

- KONVOY[İng.] ile/ve/değil/yerine/= KAFİLE[Ar. çoğ. KAVÂFİL]["ka" uzun okunur]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30299 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aynı yere giden taşıt ya da yolcu topluluğu. | Savaş gemilerince korunan yük gemileri taşıt dizisi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/= Birlikte yolculuk eden topluluk, zümre, fırka. | Takım takım, sıra sıra gönderilen şeylerin her parçası. | Sıra ile gönderilen şeylerin her bir bölüğü. )

- KORKU ile KAYGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7068 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KAYNAK: Korkunun kaynağını biliriz, ancak kaygının kaynağı belirsizdir.
SÜRE: Korku, daha kısa sürelidir, kaygı ise uzun süre devam eder.
ŞİDDET: Korku, kaygıdan daha şiddetlidir. )
( KAYNAK: Korkunun kaynağını biliriz, ancak kaygının kaynağı belirsizdir.
SÜRE: Korku, daha kısa sürelidir, kaygı ise uzun süre devam eder.
ŞİDDET: Korku, kaygıdan daha şiddetlidir. )
( KAYNAK: Korkunun kaynağını biliriz, ancak kaygının kaynağı belirsizdir.
SÜRE: Korku, daha kısa sürelidir, kaygı ise uzun süre devam eder.
ŞİDDET: Korku, kaygıdan daha şiddetlidir. )
( KAYNAK: Korkunun kaynağını biliriz, ancak kaygının kaynağı belirsizdir.
SÜRE: Korku, daha kısa sürelidir, kaygı ise uzun süre devam eder.
ŞİDDET: Korku, kaygıdan daha şiddetlidir. )
( Beyinde. [amigdala'da]. İLE Zihinde.["bağlarda"] )
( Beyinde. [amigdala'da]. İLE Zihinde.["bağlarda"] )
( Beyinde. [amigdala'da]. İLE Zihinde.["bağlarda"] )
( Beyinde. [amigdala'da]. İLE Zihinde.["bağlarda"] )
( [kaynağı] Dışarıda. İLE İçeride. )
( [kaynağı] Dışarıda. İLE İçeride. )
( [kaynağı] Dışarıda. İLE İçeride. )
( [kaynağı] Dışarıda. İLE İçeride. )
( Dışarıdan içeriye. İLE İçeriden dışarıya. )
( Dışarıdan içeriye. İLE İçeriden dışarıya. )
( Dışarıdan içeriye. İLE İçeriden dışarıya. )
( Dışarıdan içeriye. İLE İçeriden dışarıya. )
( Varoluşsal, zorunlu, geçerli, gerekli, etkili ve yetkin. İLE Anlamsız, değersiz, geçersiz, gereksiz, etkisiz ve yetkisiz. )
( Varoluşsal, zorunlu, geçerli, gerekli, etkili ve yetkin. İLE Anlamsız, değersiz, geçersiz, gereksiz, etkisiz ve yetkisiz. )
( Varoluşsal, zorunlu, geçerli, gerekli, etkili ve yetkin. İLE Anlamsız, değersiz, geçersiz, gereksiz, etkisiz ve yetkisiz. )
( Varoluşsal, zorunlu, geçerli, gerekli, etkili ve yetkin. İLE Anlamsız, değersiz, geçersiz, gereksiz, etkisiz ve yetkisiz. )
( Köpek/arı korkusu (yakındaysa/yakınlaşıyorsa)
"Köpek/arı kaygısı" (uzaktaysa/yakınlaşmasa da)

Uçak korkusu (binmeye yaklaştıkça)
"Uçak kaygısı" (binmeden ve düşmesi "düşüncesiyle")

Terk edilme korkusu (ondan daha önce terk edememe düşüncesiyle)
"Terk edilme kaygısı" (binmeye yaklaştıkça)

[Deneyimleneceklerde, elde etmede, sınırlarda ve sınavlarda...]
Başaramama korkusu (zihnindeki ve "kendince" sınırsız "çözümleriyle")
"Başaramama kaygısı" (çıkarlarının kaybedilecek olması ya da çatışmasıyla)

[Varoluş sürecinde ve gereksiniminde...]
"Ben olamama" korkusu (ötekilerin "gücü" ya da "üstünlüğüyle")
"Ben olamama" kaygısı (aidiyet sağlayamamayla) )
( Köpek/arı korkusu (yakındaysa/yakınlaşıyorsa)
"Köpek/arı kaygısı" (uzaktaysa/yakınlaşmasa da)

Uçak korkusu (binmeye yaklaştıkça)
"Uçak kaygısı" (binmeden ve düşmesi "düşüncesiyle")

Terk edilme korkusu (ondan daha önce terk edememe düşüncesiyle)
"Terk edilme kaygısı" (binmeye yaklaştıkça)

[Deneyimleneceklerde, elde etmede, sınırlarda ve sınavlarda...]
Başaramama korkusu (zihnindeki ve "kendince" sınırsız "çözümleriyle")
"Başaramama kaygısı" (çıkarlarının kaybedilecek olması ya da çatışmasıyla)

[Varoluş sürecinde ve gereksiniminde...]
"Ben olamama" korkusu (ötekilerin "gücü" ya da "üstünlüğüyle")
"Ben olamama" kaygısı (aidiyet sağlayamamayla) )
( Köpek/arı korkusu (yakındaysa/yakınlaşıyorsa)
"Köpek/arı kaygısı" (uzaktaysa/yakınlaşmasa da)

Uçak korkusu (binmeye yaklaştıkça)
"Uçak kaygısı" (binmeden ve düşmesi "düşüncesiyle")

Terk edilme korkusu (ondan daha önce terk edememe düşüncesiyle)
"Terk edilme kaygısı" (binmeye yaklaştıkça)

[Deneyimleneceklerde, elde etmede, sınırlarda ve sınavlarda...]
Başaramama korkusu (zihnindeki ve "kendince" sınırsız "çözümleriyle")
"Başaramama kaygısı" (çıkarlarının kaybedilecek olması ya da çatışmasıyla)

[Varoluş sürecinde ve gereksiniminde...]
"Ben olamama" korkusu (ötekilerin "gücü" ya da "üstünlüğüyle")
"Ben olamama" kaygısı (aidiyet sağlayamamayla) )
( Köpek/arı korkusu (yakındaysa/yakınlaşıyorsa)
"Köpek/arı kaygısı" (uzaktaysa/yakınlaşmasa da)

Uçak korkusu (binmeye yaklaştıkça)
"Uçak kaygısı" (binmeden ve düşmesi "düşüncesiyle")

Terk edilme korkusu (ondan daha önce terk edememe düşüncesiyle)
"Terk edilme kaygısı" (binmeye yaklaştıkça)

[Deneyimleneceklerde, elde etmede, sınırlarda ve sınavlarda...]
Başaramama korkusu (zihnindeki ve "kendince" sınırsız "çözümleriyle")
"Başaramama kaygısı" (çıkarlarının kaybedilecek olması ya da çatışmasıyla)

[Varoluş sürecinde ve gereksiniminde...]
"Ben olamama" korkusu (ötekilerin "gücü" ya da "üstünlüğüyle")
"Ben olamama" kaygısı (aidiyet sağlayamamayla) )
( "KAYGI değil/yerine SAYGI" yazısı için burayı tıklayınız... )
( "KAYGI değil/yerine SAYGI" yazısı için burayı tıklayınız... )
( "KAYGI değil/yerine SAYGI" yazısı için burayı tıklayınız... )
( "KAYGI değil/yerine SAYGI" yazısı için burayı tıklayınız... )
( Korkunun bir bölümü, varolanlara bir zarar düşünmediğimiz zaman gider. )
( Korkunun bir bölümü, varolanlara bir zarar düşünmediğimiz zaman gider. )
( Korkunun bir bölümü, varolanlara bir zarar düşünmediğimiz zaman gider. )
( Korkunun bir bölümü, varolanlara bir zarar düşünmediğimiz zaman gider. )
( İhanetten uzak kaldığın kadar korkmazsın. )
( İhanetten uzak kaldığın kadar korkmazsın. )
( İhanetten uzak kaldığın kadar korkmazsın. )
( İhanetten uzak kaldığın kadar korkmazsın. )
( Zan gitmedikçe, korkudan ve kaygıdan kurtulamayız. )
( Zan gitmedikçe, korkudan ve kaygıdan kurtulamayız. )
( Zan gitmedikçe, korkudan ve kaygıdan kurtulamayız. )
( Zan gitmedikçe, korkudan ve kaygıdan kurtulamayız. )
( Gövde ve zihin sınırlılardır, onun için de incinmeye açıklardır, onların, korunmaya gereksinimleri vardır ve bu da korkuya yol açar. )
( Gövde ve zihin sınırlılardır, onun için de incinmeye açıklardır, onların, korunmaya gereksinimleri vardır ve bu da korkuya yol açar. )
( Gövde ve zihin sınırlılardır, onun için de incinmeye açıklardır, onların, korunmaya gereksinimleri vardır ve bu da korkuya yol açar. )
( Gövde ve zihin sınırlılardır, onun için de incinmeye açıklardır, onların, korunmaya gereksinimleri vardır ve bu da korkuya yol açar. )
( Gelecek için antrenman, tutumlar geliştirme; bunlar korku işaretidir. )
( Gelecek için antrenman, tutumlar geliştirme; bunlar korku işaretidir. )
( Gelecek için antrenman, tutumlar geliştirme; bunlar korku işaretidir. )
( Gelecek için antrenman, tutumlar geliştirme; bunlar korku işaretidir. )
( Acı çekmemiş olan, korkmaz. )
( Acı çekmemiş olan, korkmaz. )
( Acı çekmemiş olan, korkmaz. )
( Acı çekmemiş olan, korkmaz. )
( İç ve dış arasındaki ayrımın yalnızca zihinde olduğunu idrak ettiğiniz zaman, artık korkunuz kalmaz. )
( İç ve dış arasındaki ayrımın yalnızca zihinde olduğunu idrak ettiğiniz zaman, artık korkunuz kalmaz. )
( İç ve dış arasındaki ayrımın yalnızca zihinde olduğunu idrak ettiğiniz zaman, artık korkunuz kalmaz. )
( İç ve dış arasındaki ayrımın yalnızca zihinde olduğunu idrak ettiğiniz zaman, artık korkunuz kalmaz. )
( Arzulardan ve korkulardan kurtulun, görüşünüz birdenbire berraklaşacak ve herşeyi olduğu gibi göreceksiniz. )
( Arzulardan ve korkulardan kurtulun, görüşünüz birdenbire berraklaşacak ve herşeyi olduğu gibi göreceksiniz. )
( Arzulardan ve korkulardan kurtulun, görüşünüz birdenbire berraklaşacak ve herşeyi olduğu gibi göreceksiniz. )
( Arzulardan ve korkulardan kurtulun, görüşünüz birdenbire berraklaşacak ve herşeyi olduğu gibi göreceksiniz. )
( İç değerinizi bilmelisiniz, ona güvenmelisiniz ve günlük yaşantınızda arzu ve korkularınızı feda ederek bunu belirgin kılmalısınız. )
( İç değerinizi bilmelisiniz, ona güvenmelisiniz ve günlük yaşantınızda arzu ve korkularınızı feda ederek bunu belirgin kılmalısınız. )
( İç değerinizi bilmelisiniz, ona güvenmelisiniz ve günlük yaşantınızda arzu ve korkularınızı feda ederek bunu belirgin kılmalısınız. )
( İç değerinizi bilmelisiniz, ona güvenmelisiniz ve günlük yaşantınızda arzu ve korkularınızı feda ederek bunu belirgin kılmalısınız. )
( Arzudan ve korkudan kurtulmak sizi öyle korkutmasın. Bu hepinizin bildiğinden öylesine farklı, çok daha yoğun ve ilginç bir hayat yaşayabilmenizi sağlayacaktır; öyle ki siz her şeyi kaybetmekle, gerçekten her şeyi kazanmış olursunuz. )
( Arzudan ve korkudan kurtulmak sizi öyle korkutmasın. Bu hepinizin bildiğinden öylesine farklı, çok daha yoğun ve ilginç bir hayat yaşayabilmenizi sağlayacaktır; öyle ki siz her şeyi kaybetmekle, gerçekten her şeyi kazanmış olursunuz. )
( Arzudan ve korkudan kurtulmak sizi öyle korkutmasın. Bu hepinizin bildiğinden öylesine farklı, çok daha yoğun ve ilginç bir hayat yaşayabilmenizi sağlayacaktır; öyle ki siz her şeyi kaybetmekle, gerçekten her şeyi kazanmış olursunuz. )
( Arzudan ve korkudan kurtulmak sizi öyle korkutmasın. Bu hepinizin bildiğinden öylesine farklı, çok daha yoğun ve ilginç bir hayat yaşayabilmenizi sağlayacaktır; öyle ki siz her şeyi kaybetmekle, gerçekten her şeyi kazanmış olursunuz. )
( Once you realise that all comes from within, that the world in which you live has not been projected onto you but by you, your fear comes to an end.
You are love itself - when you are not afraid.
An understanding mind is free of desires and fears.
The more you know yourself the less you are afraid.
Discover your mistake and be free of fear.
The body and the mind are limited and therefore vulnerable; they need protection which gives rise to fear.
Training for the future, developing attitudes is a sign of fear.
Who has not suffered is not afraid.
When you realise that the distinction between inner and outer is in the mind only, you are no longer afraid.
Be free of desires and fears and at once your vision will clear and you shall see all things as they are.
You must know your inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear.
Do not be afraid of freedom from desire and fear. It enables you to live a life so different from all you know, so much more intense and interesting, that, truly, by losing all you gain all. )
( Once you realise that all comes from within, that the world in which you live has not been projected onto you but by you, your fear comes to an end.
You are love itself - when you are not afraid.
An understanding mind is free of desires and fears.
The more you know yourself the less you are afraid.
Discover your mistake and be free of fear.
The body and the mind are limited and therefore vulnerable; they need protection which gives rise to fear.
Training for the future, developing attitudes is a sign of fear.
Who has not suffered is not afraid.
When you realise that the distinction between inner and outer is in the mind only, you are no longer afraid.
Be free of desires and fears and at once your vision will clear and you shall see all things as they are.
You must know your inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear.
Do not be afraid of freedom from desire and fear. It enables you to live a life so different from all you know, so much more intense and interesting, that, truly, by losing all you gain all. )
( Once you realise that all comes from within, that the world in which you live has not been projected onto you but by you, your fear comes to an end.
You are love itself - when you are not afraid.
An understanding mind is free of desires and fears.
The more you know yourself the less you are afraid.
Discover your mistake and be free of fear.
The body and the mind are limited and therefore vulnerable; they need protection which gives rise to fear.
Training for the future, developing attitudes is a sign of fear.
Who has not suffered is not afraid.
When you realise that the distinction between inner and outer is in the mind only, you are no longer afraid.
Be free of desires and fears and at once your vision will clear and you shall see all things as they are.
You must know your inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear.
Do not be afraid of freedom from desire and fear. It enables you to live a life so different from all you know, so much more intense and interesting, that, truly, by losing all you gain all. )
( Once you realise that all comes from within, that the world in which you live has not been projected onto you but by you, your fear comes to an end.
You are love itself - when you are not afraid.
An understanding mind is free of desires and fears.
The more you know yourself the less you are afraid.
Discover your mistake and be free of fear.
The body and the mind are limited and therefore vulnerable; they need protection which gives rise to fear.
Training for the future, developing attitudes is a sign of fear.
Who has not suffered is not afraid.
When you realise that the distinction between inner and outer is in the mind only, you are no longer afraid.
Be free of desires and fears and at once your vision will clear and you shall see all things as they are.
You must know your inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear.
Do not be afraid of freedom from desire and fear. It enables you to live a life so different from all you know, so much more intense and interesting, that, truly, by losing all you gain all. )
( FEAR: [not] Forget Everything And Run vs./AND/BUT Face Everything And Rise
Face Everything And Rise INSTEAD OF Forget Everything And Run )
( FEAR: [not] Forget Everything And Run vs./AND/BUT Face Everything And Rise
Face Everything And Rise INSTEAD OF Forget Everything And Run )
( FEAR: [not] Forget Everything And Run vs./AND/BUT Face Everything And Rise
Face Everything And Rise INSTEAD OF Forget Everything And Run )
( FEAR: [not] Forget Everything And Run vs./AND/BUT Face Everything And Rise
Face Everything And Rise INSTEAD OF Forget Everything And Run )
( Korku, bilmemekten ileri gelir. )
( Korku, bilmemekten ileri gelir. )
( Korku, bilmemekten ileri gelir. )
( Korku, bilmemekten ileri gelir. )
( Bir kez, her şeyin içten geldiğini, içinde yaşadığınız dünyanın size değil, sizin tarafınızdan yansıtıldığını idrak ettiğinizde, korkularınız sona erer. )
( Bir kez, her şeyin içten geldiğini, içinde yaşadığınız dünyanın size değil, sizin tarafınızdan yansıtıldığını idrak ettiğinizde, korkularınız sona erer. )
( Bir kez, her şeyin içten geldiğini, içinde yaşadığınız dünyanın size değil, sizin tarafınızdan yansıtıldığını idrak ettiğinizde, korkularınız sona erer. )
( Bir kez, her şeyin içten geldiğini, içinde yaşadığınız dünyanın size değil, sizin tarafınızdan yansıtıldığını idrak ettiğinizde, korkularınız sona erer. )
( Siz aslında sevgisiniz - korkmadığınız zaman. )
( Siz aslında sevgisiniz - korkmadığınız zaman. )
( Siz aslında sevgisiniz - korkmadığınız zaman. )
( Siz aslında sevgisiniz - korkmadığınız zaman. )
( Anlayan bir zihin, arzulardan ve korkulardan azâdedir. )
( Anlayan bir zihin, arzulardan ve korkulardan azâdedir. )
( Anlayan bir zihin, arzulardan ve korkulardan azâdedir. )
( Anlayan bir zihin, arzulardan ve korkulardan azâdedir. )
( Kendinizi ne kadar daha çok bilirseniz, o kadar daha az korkarsınız. )
( Kendinizi ne kadar daha çok bilirseniz, o kadar daha az korkarsınız. )
( Kendinizi ne kadar daha çok bilirseniz, o kadar daha az korkarsınız. )
( Kendinizi ne kadar daha çok bilirseniz, o kadar daha az korkarsınız. )
( Hatanızı keşfedin ve korkudan kurtulun. )
( Hatanızı keşfedin ve korkudan kurtulun. )
( Hatanızı keşfedin ve korkudan kurtulun. )
( Hatanızı keşfedin ve korkudan kurtulun. )
( Gövdemizin sahibi olursak, korkuyu atarız. )
( Gövdemizin sahibi olursak, korkuyu atarız. )
( Gövdemizin sahibi olursak, korkuyu atarız. )
( Gövdemizin sahibi olursak, korkuyu atarız. )
( Varolan bir şeyden çekinme. İLE Henüz gerçekleşmemiş bir şeyden çekinme. )
( Varolan bir şeyden çekinme. İLE Henüz gerçekleşmemiş bir şeyden çekinme. )
( Varolan bir şeyden çekinme. İLE Henüz gerçekleşmemiş bir şeyden çekinme. )
( Varolan bir şeyden çekinme. İLE Henüz gerçekleşmemiş bir şeyden çekinme. )

- KORKU ile İKİRCİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7099 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KORKU ile/ve/> ÜRKÜ/PANİK[Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7074 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KORUMA ile KALICILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28613 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KOŞUK ile HEZELAr.]/HEZLİYAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37329 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Şaka, alay, mizah. | Bir koşuğu ya da koşuk parçasını, şakalı bir anlatıma çevirme. / Hezel türünde yazılmış koşuklar. )

- KOŞUK ile NEŞİDE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38841 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Bir toplulukta okunmaya değer koşuk. | Atasözü gibi kullanılan beyit ya da dize. )

- KÖK ile KÖK[Fars. < KÛK] ile TOHUM[Fars. < TUHM]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12788 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bitkileri toprağa bağlayan, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm. | Kök sap, kök. | Bazı şeylerde dip bölüm. | Sapıyla çıkarılan bitkilerde tane. | Dip, temel, esas. | Kaynak, köken. | Birini bir yere bağlayan manevi temel güçlerin bütünü. | Sözcüğün her türlü ek çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı bölümü. | Olağan koşullarda çevresinden yalıtılamayan ancak çok çeşitli tepkimeyi nitelik değiştirmeden kalabilen atom kümesi. | Denklemde bilinmeyenin yerine konulduğunda uygun düşen gerçek ya da birleşik değer.
İLE
Sazı kurmaya yarayan burgu. | Sap.
İLE
Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. | Soy sop, döl, nesil, sülale. | Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. | Spermatozoit. )

- KÖMÜR ile/ve CEMRE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12973 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Ateş halinde kömür. | Kor halinde ateş. )
( KÖMÜR (ORHAN KURAL) kitabından yararlanabilirsiniz. )

- KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22064 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Büyük Sahra'nın güney ve doğu kesimlerinde yaşarlar. )
( 400'den fazla köpek türü vardır. )
( Tüm köpek türlerinin kökeni gri kurtlardan gelmektedir. )
( Dünyadaki hiçbir canlı şekil ve boyut olarak bu kadar çeşitlilik göstermez. )
( Köpeklerin burnunda 220 milyon koku alma hücresi bulunur. [İnsanda 5 milyon] )
( Köpeklerin burnu, insandaki parmakizi gibi her biri kendine özgüdür. )
( Köpeklerin burnuna hava tutulur -ya da bir şekilde üflenirse- kaçarlar. )
( Neşeli köpekler kuyruklarını, daha çok gövdelerinin sağ tarafına doğru sallarlar. [Üzgünlerse sola] )
( Köpekler, mavi ile sarıyı ayırabilirler fakat yeşille kırmızıyı ayıramazlar. )
( Herhangi bir tür köpek herhangi bir türle çiftleştirilebilir. )
( Bilinmeyen bir nedenle, köpekler melez bir tür meydana getirmek için çiftleştirildiklerinde, çiftleşen iki tür arasında ortalama bir sonuç almak yerine çoğu zaman hiç beklenmedik bir sonuçla karşılaşılır. Bu yeni tür yine başka türlerle çiftleşerek üreme yetisini sürdürür. )
( DÜĞÜMLENME: Köpekler arkadan birleşerek çiftleşirler fakat daha sonra bacaklarından birini eşlerinin üzerinden geçirerek arka arkaya gelmiş olurlar. Bu olunca eril köpeğin penis ucu[bulbus glandis] kan pompalanarak şişer ve bu da geri çekilmeyi olanaksızlaştırır. Bu durum sperm sızmasını engellemeye yarar. Boşalma olana kadar bir iteleme süreci yaşanır ve sonucunda penis küçülerek köpekler birbirinden ayrılabilir. )
( Parmakizi gibi, köpekler de burun izleriyle tanınabilirler. )
( Gebelik süreleri 63-70 gündür. İLE ... )
( Köpek, öfkeyi[gazabı] simgeler. )
( CANIS MAJOR: GECE GÖRÜNEN ile/ve GÜNDÜZ GÖRÜNEN )
( BASBASA: Köpeğin, kuyruğunu sallayarak sokulması. | Dalkavukların hali. )
( LÂHİS[Ar.]: Sıcaktan ya da susuzluktan dilini çıkararak soluyan köpek. )
( TAHALLÜB-İ RİEVÎ[Ar.]: Köpeğin, dilini çıkararak soluması. )
( TEHÂRÜŞ-İ KİLÂB[Ar.]: Köpeklerin hırıldaşarak dalaşması. )
( VÜLÛG[Ar.]: Köpeğin su içmesi. )
( PUPPY: Köpek ve köpekbalığı yavrusu. )
( Öteki dillerde HAV HAV[Türkçe'de] tanımları/seslendirmeleri:
* HEM HEM[Arnavutluk'ta]
* VENG VENG[Çin'de]
* GONG GONG[Endonezya'da]
* BAU BAU[İtalya'da]
* VOFF[İzlanda'da]
* BAP BAP[Katalan'da]
* HOV HOV[Slovenya'da]
* HAF HAF[Ukrayna'da]
* GAV GAV[Yunanistan'da] )
( Bazı köpek cinsleri:
Affenpinscher (Affenpinscher)
Afgan Tazısı (Afgan Hound)
Aidi (Aidi)
Airedale Teriyeri (Airedale Terrier)
Akbaş (Akbash Dog)
Akita (Akita Inu)
Alabay (Alabay)
Alaska Malamutu (Alaskan Malamute)
Alman Çoban Köpeği (German Shepherd Dog)
Alman Kısa Tüylü Puanteri (German Shorthaired Pointer)
Alman Pinscher
Alman Telsi Tüylü Puanteri (German Wirehaired Pointer)
Amerikan Cocker Spaniel (American Cocker Spaniel)
Amerikan Eskimo Köpeği (American Eskimo Dog)
Amerikan Fokshaundu (American Foxhound)
Amerikan Pit Bull Terrier (Pitbull)
Amerikan Staffordshire teryesi (American Staffordshire Terrier)
Amerikan Su Spanyeli (American Water Spaniel)
Australian Cattle Dog
Australian Shepherd
Australian Terrier
Bandog
Base (Basset Hound)
Basenji (Basenji)
Batı Highland beyaz teryesi (West Highland White Terrier)
Beagle (Beagle)
Bearded Collie
Bedlington Terrier
Belgian Malinois
Belçika Çoban Köpeği (Belgian Sheepdog)
Belgian Tervuren
Bernese Mountain Dog
Bichon Bolognese
Bichon Frise
Black and Tan Coonhound
Black Russian Terrier
Bloodhound (Bloodhound)
Border Collie
Border Terrier
Borzoy (Borzoi)
Boston Terrier
Bouvier des Flandres
Boxer
Bretagne Epanyölü (Brittany)
Brie Çoban Köpeği (Briard)
Brüksel Griffonu (Brussels Griffon)
Bull Terrier
Buldok (Bulldog) Boğa Köpeği
Bulmastif (Bullmastiff)
Cairn Terrier
Canaan Dog
Cardigan Welsh Corgi
Cavalier King Charles Spaniel (Cavalier King Charles Spaniel)
Chesapeake Bay Retriever
Chihuahua (Chihuahua)
Chinese Crested
Chow Chow (Chow Chow)
Clumber Spaniel
Cocker Spaniel
Collie (Collie)
Curly-Coated Retriever
Dakhund (Dachshund)
Dalmaçyalı (Dalmatian)
Dandie Dinmont Terrier
Danua (Great Dane)
Doberman (Doberman Pinscher)
Dogo (Argentine Dogo)
English Cocker Spaniel
English Foxhound English Springer Spaniel
English Toy Spaniel
Field Spaniel
Finnish Spitz
Fin Tazısı Flat-Coated Retriever
Foksterye (Fox Terrier)
Fransız Buldoğu (French Bulldog)
Gazel Tazısı (Saluki)
Giant Schnauzer
Glen of Imaal Terrier
Golden Retriever (Golden Retriever)
Gordon Seter (Gordon Setter)
Great Pyrenees
Greater Swiss Mountain Dog
Greyhound (Greyhound)
Harrier
Havanese
Ibizan Hound
İngiliz Buldoğu (Bulldog)
İngiliz Fokshaundu (English Foxhound)
İngiliz Seteri (English Setter)
İrlanda Seteri (Irish Setter)
İrlanda Teriyesi (Irish Terrier)
İrlanda Su Spanyölü (Irish Water Spaniel)
İrlanda Kurt Köpeği (Irish Wolfhound)
İskoç Teriyeri
Italian Greyhound
Japon Köpeği (Japanese Chin)
Kangal (Kangal Dog) Sivas Kangal
Keeshond
Kerry Blue Terrier
Komondor
Kuvasz
King Charles Spaniel
Labrador Retriever (Labrador Retriever)
Lakeland Terrier
Landseer (Landseer)
Lhasa Apso
Löwchen
Labradoodle
Macar Vizsla (Hungarian Vizsla)
Maltese
Manchester Terrier
Mastiff
Miniature Bull Terrier
Miniature Pinscher
Miniature Schnauzer
Neapolitan Mastiff
Newfoundland (Newfoundland)
Norfolk Terrier
Norwegian Elkhound
Norwich Terrier
Nova Scotia Duck Tolling Retriever
Old English Sheepdog
Otterhound
Pap Rusel (Papillon) Terriyer
Parson Russell Terrier
Pekinez (Pekingese)
Pembroke Welsh Corgi
Petit Basset Griffon Vendéen
Pharaoh Hound
Plott Pointer (Pointer)
Polish Lowland Sheepdog
Pomeranian
Poodle
Portekiz Su Köpeği (Portuguese Water Dog)
Pug (Pug)
Puli (Puli)
Papplion
Rhodesian Ridgeback
Rottweiler (Rottweiler)
Saint Bernard (Saint Bernard)
Samoyed
Saluki (Saluki)
Schipperke
Scottish Deerhound
Sealyham Terrier
Shar-Pei (Shar Pei)
Shetland Sheepdog
Shiba Inu
Shih Tzu
Sibirya Kurdu (Haski)
Silky Terrier
Skye Terrier
Smooth Fox Terrier
Soft Coated Wheaten Terrier
Spinone Italiano
Staffordshire Bull Terrier
Standard Schnauzer
Sussex Spaniel
Tibetli Mastiff
Tibetli Spaniel
Tibetli Terrier
Toy Fox Terrier
Vizsla (Vizsla)
Yorkshire Teriyeri (Yorkshire Terrier)
Weimaraner
Welsh Springer Spaniel
Welsh Terrier
Whippet (Whippet)
Wire Fox Terrier
Wirehaired Pointing Griffon )
( HOŞHOŞ: Çocuk dilinde. )
( Köpekler, ağızlarından hızlı hızlı soluk alıp vererek gövde sıcaklıklarını düzenlerler. Terlemeyi ayaklardan yaparlar. )

- KÖPEKBALIĞI ile TEHLİKELİ/SALDIRGAN KÖPEKBALIĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22503 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Koku alma ve işitme duyuları iyi gelişmiş olan köpek balıkları kan kokusunu 3 km. uzaktan alabilirler. )
( Köpekbalığı ile ... )
( National Geography )
( Dünyada, 500'ün üzerinde, köpekbalığı türü bulunmaktadır. )

- KÖRÜ KÖRÜNE (BAĞLANMAK, İNANMAK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10922 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÖRÜK ile/ve HAMLAÇ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14272 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ateşi canlandırmak için kullanılan araç. İLE/VE Küçük körük. )

- KÖTÜ/LÜK ile/ve/değil KISKANÇ/LIK / HASUT[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1602 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Başkasına zarar vermek, kendini güvende hissetmeyen kişinin korkusundan kaynaklanır. )

- KÖTÜ/LÜK ile/ve/değil/<> KÖTÜLÜKLERE NEDEN/VESİLE OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33046 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendinden çok, başkalarından az isteyen bir kişi, kendini, kötülüklerden uzak tutar. )

- KRİZALİT ile KELEBEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22413 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Böceğin başkalaşma hali. İLE ... )

- KUDÜM[Ar.]/SMALL DRUM OTTOMAN[İng.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42107 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uzak bir yerden gelme, ayak basma. | Türk müziğine ait usûl vurma aletlerinden. Mehter takımlarında~tekkelerde kullanılmış, metal kâseli bir çift küçük davuldan oluşan çalgı. )

- KÛFÎ(ÜMMÜ'L-HUTÛT) ile ÂKLÂM-I SİTTE([Ar.] Altı kalem, altı yazı.])
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20896 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( * MUHAKKAK * REYHÂN(Î) * SÜLÜS * NESH/NESİH * TEVKÎ' * RİK'A/REKAA' )
( HAFIZ OSMAN (Ö. 1642) )

- KULAK ÇUKURU ile KULAK DIŞ BOŞLUĞU ile KULAK KEPÇESİ ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42114 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KULAK ve/= VAJİNA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5391 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Düşüncenin başlangıcı/girişi. VE/= Gövdelenmenin başlangıcı/girişi. )
( İkisi de varoluşun başlangıcıdır. )

- KUMAŞ ile EMTİA[Ar. < METÂ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40832 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Ticaretin konusu olan her türlü taşınır mallar. Satılacak şeyler. | Kumaşlar. )

- KUMAŞ ile MATAH[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42259 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Ticaret malı. [Daha çok kumaş cinsinden kâr getiren mal] ["Çok matah bir şey sanki"] )

- KUMAŞ ile TELES[Ar. TALLİS]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43891 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yıpranmış, tel tel iplikleri çıkmış kumaş. )

- KUNDUZ/SUİTİ/KASTOR[< Fr. < CASTOR] ile DUCKBILL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22376 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yorkshire'da bulunan Beverly kasabası [< Beaver], adını kunduzlardan almıştır. [Bazı biliminsanları Pennine ormanlarının yok olarak yerini Fens ormanlarına bırakmasını, XIII. yüzyılın başına kadar İngiltere'de yaşayan kunduzların varoluşuna bağlar.] )

- KURBAĞA ile KARA KURBAĞA/OTLUBAĞA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22301 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 5000'in üzerinde kurbağa türü vardır. [Sri Lanka'da, 2002 yılında, 100 yeni tür daha bulunmuştur] )
( 2.600 değişik cins kurbağa vardır. Türkiye'de ise 29 kurbağa türü bulunmaktadır. )
( Ne yazık ki, kurbağaların nesli, hızla tükenmektedir. :( [Kurbağalar, derileri aracılığıyla soluk alan canlılar olduklarından, tüm türlerin üçte biri tehlike altındadır.][Zehirleri, bizim için tehlikeli olabilir fakat kişilerin etrafa saçtığı zehirler, onlar için çok daha öldürücüdür.] )
( Kurbağa ile Kara Kurbağası Kurbağa )
( MUKNİA: Kurbağa yavrusunun, yumurtadan çıktığı ilk durumu.
VAKVAKA: Kurbağa sesi. )

- KURBAĞA ile ZÂT-ÜL-GALSAME-İ DÂİME[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44343 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Biçimini değiştirme özelliği eksik olan bir tür kurbağa. )

- KURD ile BİDRE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22901 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Ağaç kurdu. )

- KURD ile TENYA(SOLİTER SOLUCAN)/TENYA[Fr.]/DÎDÂN-I EM'A[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22900 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Bağırsak kurdu. )

- KURT ile KIZILKURT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22026 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Amerika'da yaşarlar. )
( Gebelik süreleri 63-70 gündür. İLE ... )

- KUSMAK ile/ve KUSAR GİBİ OLUP KUSAMAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5586 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( TEHVÎ: Kusturma, kusturulma. )

- KUSMAK ile/ve SIÇMAK/YESTEHLEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5585 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fiziksel ve psikolojik hastalıklarda/uyumsuzluklarda. İLE/VE Doğal ve zorunlu. )

- KUŞ ile ÇAVUŞKUŞU/İBİBİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22596 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Çavuşkuşugillerden, uzun yay biçimli gagalı, güvercinden küçük, başı sorguçlu, kısa kanatlı bir kuş. )

- KUŞ ile FAREKUŞU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22592 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Afrika'ya özgü bir kuş. )

- KUŞAK ile ZÜNNÂR[Ar. çoğ. ZENÂNÎR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39137 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Papazların, bellerine bağladıkları, ucları sarkık, ipten örme kuşak. )

- KUŞEVLERİNDE:
CAMİ BİÇİMİNDE OLANLAR
ile/ve MEDRESE BİÇİMİNDE OLANLAR ile/ve KERVANSARAY BİÇİMİNDE OLANLAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19032 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Camilerde, köprülerde ve çeşitli eski mimari yapılarda yer verilmiştir. )
( Ayazma Camisi örnekleri birarada görebilmek açısından önerilir. )
( Özellikle Kayseri'de geniş alanlarda ve çokça ayrılmış alanlar vardır. )

- KUTÛ'[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42146 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuşların göç etmesi. )

- KUTUB ile/ve/< EBRÂR[< BERR ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20739 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Hayır sahipleri, iyiler, dindarlar. | Kutub'dan sonra veliler arasında 300 ahyâr, 40 abdal, 7 ebrâr, 4 nakîb vardır. )
( Bu dönen dünyanın üzerinde dönmeden durmak. )

- KUVÂDİYYE[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42147 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sıçangiller. )

- KUYU ile BİRBÂS[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12785 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Derin kuyu. )

- KUYU ile GAYYA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36856 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Cehennemde bulunduğu varsayılan bir kuyunun ya da derenin adı. )

- KUZEY YARIMKÜREDE GECELERİ GÖKYÜZÜNDE GÖRÜLEN RENKLİ IŞIKLAR ile GÜNEY YARIMKÜREDE GECELERİ GÖKYÜZÜNDE GÖRÜLEN RENKLİ IŞIKLAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12713 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KUZEY ile/ve GÜNEY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27885 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ekvatorun üstü. İLE/VE Ekvatorun altı. )

- KÜFE[Ar.] değil/yerine/= SEPET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46718 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Genellikle söğüt ya da başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. | [argo] Kaba et, kıç. | Bir küfenin alabileceği miktar. )

- KÜFÜR[Ar. KFR/KÂFİR: Örten. | Çiftçi.] (ETMEK) değil/yerine/= SÖVGÜ/SÖVMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9271 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÜFÜR ile HÂCİRE[Ar. | çoğ. HEVÂCİR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9268 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Terbiye sınırlarını aşan küfür. | Günün en sıcak zamanı. )

- KÜLÂH ile KALENSÖVE[Ar. < KALENSUVE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42113 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Başa giyilen. | Mevlevî sikkesi. İLE Sivri tepeli külah. | Yüksük. )

- KÜLFET[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÜLFET[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6840 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zahmet, sıkıntı, zorluk, yorgunluk, zorlu iş. | Tören, merasim. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Alışma, kaynaşma. | Görüşme, konuşma. | Dostluk, ahbaplık. | Huy etme. )
( Külfetsiz ülfet olmaz. )

- KÜRE/MÜDEVVER[Ar. < DEVR] ile/ve YUVARLAK/DEĞİRMİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7868 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir noktaya eşit uzaklıkta. İLE/VE Bir daireye eşit. )

- KÜSTAH/LIK ile FODUL/LUK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36783 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Üstünlük taslayan, kibirlenen. )

- KÜSTAH ile HARFENDAZ[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37119 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Onur kırıcı söz söyleyen. )

- LÂ-YETEZELZEL[Ar.] değil/yerine/= SARSILMAZ | GÜVENİLİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46773 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- LACİVERT[Far.] değil/yerine/= KOVAK, KEVEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49451 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- LÂHİKE/LÂHİKA[Ar. çoğ. LEVÂHİK] değil/yerine/= EK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38070 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- LÂLE ile ACEMLÂLESİ[Ar., Fars.]/GÜNEŞTOPU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37018 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Taşkırangillerden, turuncu ve sarı renkte çiçekli, yıllık ve çok yıllık türleri olan, tohumla saksıda ve tarlada üretilebilen bir süs bitkisi. )

- LÂLE ile MUATTAR[Ar. < ITR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46322 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Hoş kokulu, ıtırlı. | Ünlü bir lâle. )

- LAMA ile DEVE(HECİN)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22294 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güney Amerika'nın dağlık bölgelerinde yaşar. Tükürmesiyle ünlüdür. İLE ... )
( Lama ile Hecin )

- LAVMAN[Fr.] ile TENKIYE[Ar. < NAKY]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5491 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kalınbağırsağı, anüs yoluyla su fışkırtarak yıkama. | Bu işlem için kullanılan aygıt ve sıvı. İLE Ayıklayıp temizleme. | Kalın bağırsağa su verme ve bu işlem için kullanılan alet. )

- LAVTA[Alm. < Ar.] ile LAVTA[İt.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38105 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mızrapla çalınan, gövdesi uddan küçük bir çalgı. İLE Ebe. | Doğacak çocuğu, ana rahminden çekmeye yarayan araç. | [eskiden] Erkek doğum uzmanı. )

- Leh ile/değil LEH[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38107 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Polonya halkından olan kişi. İLE Onun için, onun tarafına, ondan yana. | Bir şeyden ya da birinden yana olma. | Yarar. )

- Lehçe ile LEHÇE[Ar.]/DİYALEKT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38108 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Polonya dili. İLE Bir dilin, tarihsel, bölgesel, siyasal nedenlerden dolayı, ses, yapı ve sözdizimi özellikleriyle ayrılan kolu. )

- LEHİM[Ar.] ile/değil/yerine KAYNAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38109 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ergime noktaları düşük metalleri tutturma işlemlerinde kullanılan, kalay ve kurşun alaşımlarının genel adı. | Bu alaşımla yapılan işlem. İLE/DEĞİL/YERİNE İki metal ya da yapay parçayı, ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırarak yapıştırma. )

- LEKE ile İZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14091 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- LEM'A[Ar.] ile/ve BALG/BALK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12662 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Parıltı, parlayış. İLE/VE Ufukta görülen parıltı. )

- LES'/LEDG[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42183 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yılan, akrep gibi hayvan ya da böceklerin sokması. )

- LEYL[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42194 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gece. | Yılın en karanlık gecesi. )

- LEYLAK[Ar.] ile/ve/||/<>/> LEYLAK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42190 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zeytingillerden, yaprakları karşılıklı bir ağaççık. [Lat. SYRINGA VULGARIS] İLE/VE/||/<>/> Bu ağacın, koni durumunda toplanmış, beyaz, eflatun ya da pembe renkte, güzel kokulu çiçekleri. )

- LEYLEK ile TURNA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22723 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Japon kültüründe, 1000 yıllık uzun bir yaşamı simgeler. )

- LİNET[Ar.] değil/yerine/= SÜRGÜN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38127 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- LİR/LÂVUTA/LAVTA/BER-BATT[Ar., Fars.]/LYRE[Fr.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42206 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eski Türk'lerin kopuzu ile aynıdır. Kiriş tellerinin iki yanında ikişer demir tel olduğu ve Muğla'da icat edildiği söylenilir. )

- LOBUT[Ar.] değil/yerine SOPA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38140 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kalın, kısa ve düzgün sopa. | Kol gücünü geliştirmek için kullanılan jimnastik aracı. [gürgenden] )

- LOĞ/YUVAK/YUVGU/YUVGUZ ile/değil/yerine/= SİLİNDİR[Fr. < Yun.]/ÜSTÜVANE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38144 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine koşut iki yüzeyin sınırladığı cisim. | Metalleri inceltmek, kumaşları parçalatmak, kâğıt üzerine baskı yapmak gibi işler için sanayide kullanılan merdane. | Motorlu taşıtların motorunda, pistona güçlü bir itiş sağlamak ve gaz karışımının yandığı ya da patladığı yer. | Yollarda, toprak damlarda, yeri bastırmak ya da tarlalarda, toprakları ezmek için gezdirilen taş silindir. )

- LÛGAT[Ar.] değil/yerine/= SÖZLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12341 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MA'KAD ile/değil MAK'AD[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5581 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Akd edilecek, sözleşilecek yer. İLE/DEĞİL Oturulacak yer, minder. | Oturak yeri, geri, kıç. )

- MAA-MÂ-FÎH[Ar.] ile BİNÂEN ALEYH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9378 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bununla birlikte, (b)öyle iken, (b)öyle ise de. İLE Bunun üzerine, bundan dolayı. )

- MAALESEF[Ar.]["MALESEF" değil!]/DERDÂ[Fars.] değil/yerine/= NE YAZIK Kİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45238 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAAŞ/MAHİYE[Fars., Ar.] değil/yerine/= AYLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38417 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÂBED/MÂBET[Ar.] değil/yerine/= TAPINAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45821 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MACERA[Ar.]/SERGÜZEŞT[Fars.]/AVANTÜR[Fr.] değil/yerine/= SERÜVEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45822 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAFSAL[Ar.] değil/yerine/= EKLEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45831 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAGNEZYUM ile TALK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50391 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Atom numarası 12, atom ağırlığı 24,30, yoğunluğu 1,7 olan, gümüş renginde, parlak bir alevle yanan, çok hafif bir öğe. [simgesi Mg] İLE Genellikle açık yeşil, toz durumundayken yağlı bir görünümde, özgül ağırlığı 2,7, sertliği 1 olan, hidratlı doğal magnezyum. )

- MAĞARA[Ar.] değil/yerine/= İN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45847 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir yamaca ya da kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu. | Karst bölgelerinde, kireçtaşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yeraltı kovukları. )

- MAĞDUR[Ar.] değil/yerine/= KIYGIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45848 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Haksızlığa uğramış kişi. )

- MAĞRUR[Ar.] değil/yerine/= GURURLU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45849 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAĞŞUŞ[Ar.] değil/yerine/= KARIŞIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45850 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHAL/MEVZİ[Ar.] değil/yerine/= YER/YÖRE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45851 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHALLİ[Ar.] değil/yerine/= YÖRESEL/YEREL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45763 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHCUBİYET[Ar.] değil/yerine/= UTANGAÇLIK/SIKILGANLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45853 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHCUR[Ar.] değil/yerine/= KISITLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45854 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHDUM[Ar.] değil/yerine/= OĞUL/ERKEK ÇOCUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45855 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHDUT[Ar.] değil/yerine/= SINIRLANMIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45856 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHFAZA[Ar.] değil/yerine/= KORUNCAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45857 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHFUZ[Ar.] değil/yerine/= SAKLANMIŞ/KORUNMUŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45858 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( MAHFUZEN: Gözaltında olarak. )

- MAHİR[Ar.] değil/yerine/= USTA/BECERİKLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45859 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( MÂHİRÂNE[Ar., Fars.]: Becerikli bir biçimde, becerikli olarak, ustaca. )

- MAHKÛK[Ar.] değil/yerine/= KAZILMIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45860 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHLEB[Ar. çoğ. MAHÂLİB] ile MAHLEB[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22447 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aslan, kedi, doğan gibi hayvanların çengelli pençeleri. İLE İdris ağacı. | Bal. )

- MAHLÛK[Ar.] değil/yerine/= YARATIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12345 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHLUL[Ar.] değil/yerine/= HALLOLMUŞ/ÇÖZÜLMÜŞ | ERİYİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45861 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHLUT[Ar.] değil/yerine/= KATIŞIK | KARIŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45862 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHMUDE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45863 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çitsarmaşığıgillerden, yaprakları ok ucu biçiminde, çiçekleri soluk sarı renkte, küçük, otsu bir bitki. | Bu bitkinin köklerinden çıkarılan, tıpta kullanılan, reçineye benzer bir madde. )

- MAHMUZ[Ar.] değil/yerine/= ÇIKINTI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45865 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tavukgillerin ve bazı kuşların ayakları ardında bulunan, boynuz yapısındaki sivri uzantı. | Eski tür savaş gemilerinde, su kesimi altında, ileriye doğru uzanan, karşısındaki gemiyi batırabilen uzantı. | Köprü ayaklarında, basıncı azaltmak için suyun geldiği ve gittiği yanlardaki çıkıntı. )

- MAHPUS[Ar.] değil/yerine/= KAPATILMIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45866 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kapatılmış, hapsedilmiş. | Bir çeşit tavla oyunu. )

- MAHREK[Ar.] değil/yerine/= YÖRÜNGE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45765 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yürüyen bir noktanın izlediği ya da çizdiği yol. | Bir gökcisminin, devinme süresince aldığı yol. )

- MAHRUKAT[Ar.] değil/yerine/= YAKIT/YAKACAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45589 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHRUM[Ar.] değil/yerine/= YOKSUN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12347 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHRUT[Ar.] değil/yerine/= KONİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45879 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHSUL[Ar.] değil/yerine/= ÜRÜN/VERİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45880 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHSUS[Ar.] değil/yerine/= ÖZELLİKLE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48703 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHŞER[Ar.] ile MAŞER[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46001 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kıyâmet günü dirilenlerin toplanacaklarına inanılan yer. | Büyük kalabalık. İLE İnsan topluluğu, toplum. )

- MAHÛLE[Ar.] değil/yerine/= DUL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53020 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kocası ölmüş kadın. İLE Eşi ölmüş ya da eşinden boşanmış kadın ya da erkek. )

- MÂIZ[Ar.] ile/ve TEYS[çoğ. ETYÂS, TİYESE, TÜYÛS]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33826 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Eril keçi. )

- MAİ[Ar.] değil/yerine/= MAVİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45884 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAİN[Ar.] değil/yerine/= KARE/EŞKENAR DÖRTGEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45885 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAKAM ile/ve TAHT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18845 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAKSAT[Ar.] değil/yerine/= AMAÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12349 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAL ile/ve/||/<> DEĞER/TUTAR/SEMEN[Ar. çoğ. ESMÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49545 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MALÛL[Ar.] değil/yerine/= SÖKEL/SAKAT | GÜÇSÜZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47212 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MALZEME[Ar.] değil/yerine/= GEREÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48365 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAMUR[Ar.] değil/yerine/= BAYINDIR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45908 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gelişip güzelleşmesi, yaşayış koşullarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan. )

- MAMUT ile ELEPHAS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22030 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( )

- MANCINIK[Ar. < MANCANIK] ile SCORPIONE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54776 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Top yapımının bilinmediği çağlarda, kale kuşatmalarında, ağır taş gülle fırlatmakta kullanılan basit bir savaş aracı. | Çıkrık. İLE ... )

- MANDA ile/ve EVERE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22334 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Dört yaşına kadar dişil manda. )

- MANDAL[Ar.] ile MANDAL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45911 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kapı, pencere kanadı, dolap kapağı gibi şeyleri kapalı tutmaya yarayan, döner tahta ya da metal parça. | İpe serilen çamaşırı tutturmak için kullanılan yaylı kıskaç. İLE Ud, keman gibi çalgıların tellerini geren düğme. )

- MÂNİ/MÂNİA[Ar.] ile MÂNİ[Ar.] ile MANİ[Fr. < Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10180 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Engel. İLE 1.,2. ve 4. mısraları uyaklı(kâfiyeli) halk şiiri. İLE Tutku, Düşkünlük, Saplantı. )

- MANYEZİ[Fr. < Yun.] = MÜSHİL[Ar. < SEHL]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45968 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tıpta, iç sürdürücü olarak kullanılan, beyaz renkli, suda az eriyen, hiçbir tadı olmayan, magnezyum oksidinin başka bir adı. = Kolaylaştıran. | İshal veren, bağırsakları temizleyen, dışkıyı kolaylıkla dışarı çıkarttıran ilâç. )

- MARS değil/yerine/= MERÎH[Ar.]/SAKIT[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42245 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güneşe olan uzaklığı, Yer'in Güneş'e olan uzaklığından daha çok olan dış gezegenlerin ilki. )
( Mars gezegeninde bulunan Olympus Mons, Güneş Sistemi'nde bilinen en yüksek volkan ve dağdır. Dağın yüksekliği, 26.4 km. olup Everest ile karşılaştırılırsa üç kat daha yüksektir. )

- MARTI[İt.] ile ALBATROS[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22704 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE 20 Albatros türü bulunmaktadır. )
( ... İLE En uzun süre ve en uzağa uçan kuşlardır. [Kanatlarını çırpmadan 6 gün boyunca süzülebilirler.] )
( ... İLE Çok büyük kanatları vardır. [Kanatlarını sabitleyen özel bir omuz kilidi sayesinde fazla kas enerjisi harcamadan açık tutabilirler.] )
( ... İLE Uyurken bile hareket halindelerdir. [Beyin yarımküreleri bu uykuya sırayla eşlik eder.] )
( ... İLE Üremeleri çok yavaştır. [İki yılda bir, tek bir kez yumurtlarlar.][Yok olma tehlikesiyle karşı karşıyalardır.] )
( ... İLE 60 yıla kadar yaşayabilirler. )
( ... ile TUBINARES[Tüp burunlu], PROCELLARIIFORMES )
( MARTI [Richard Bach] kitabını okumanızı salık veririz. )
( Martı ile Albatros )

- MAS[Ar.] değil/yerine/= SOĞURMA/EMME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45988 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MASAJ[Fr.] ile/değil/yerine/||/<> OVMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6728 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MASKARA[Ar., İt.] ile SOYTARI/KAŞMER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6316 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eğlendirici, sevimli, güldürücü. | [söz] "Onursuz, rezil!" | Şölen maskesi. | Kirpik boyası, rimel. İLE Söz ve davranışlarıyla halkı güldürüp eğlendiren kişi. | Hileci, yaltak kişi. )

- MASLAHATGÜZAR[Ar., Fars.] değil/yerine/= İŞGÜDER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45994 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir büyükelçinin temsilci olarak bulunduğu ülke dışına çıkması durumunda ya da o ülkeye gelmesinden önce, ona vekâlet eden diplomat. )

- MASRAF[Ar.] değil/yerine/= GİDER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12358 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MASTÜRBASYON/ONANİZM/ATTIRMA[argo]/İSTİMNÂ[Ar.] ile/ve KARŞILIKLI MASTÜRBASYON
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6870 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MASTÜRBASYON ile DÜZÜŞME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6872 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ["argo/kaba"] 31 ÇEKMEK[Ar. İSTİMNÂ Bİ-L-YED] ile SİKİŞME )

- MAŞERÎ[Ar.] değil/yerine/= ORTAK US/AKIL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46002 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Topluluğun olan, ortaklaşa. )
( Hiçkimse, hepimiz kadar akıllı değildir/olamaz. )

- MÂŞÎ-ALEL-ESÂBİ[Ar.] ile MÂŞÎ-ALEL-KEFF[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42247 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Parmaklarının ucları üzerinde yürüyen ve et yiyen sınıfında bulunan hayvanlar.[köpek, sırtlan vb.] İLE Ayaklarının tabanına basan ve et yiyen sınıfında bulunan hayvanlar.[ayı vb.] )

- MÂŞİYE[Ar. | çoğ. MEVÂŞÎ] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42248 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Deve, koyun, keçi gibi hayvan. )

- MAŞKÛK-ÜR-RİCL[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42250 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yarıkayaklılar. )

- MAŞRIK[Ar. < ŞARK] ile DOĞU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42254 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( DOĞU, GÜNEŞİN DOĞDUĞU TARAF )

- MATBAA[Ar.] değil/yerine/= BASIMEVİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46008 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MATBAH[Ar. < TABH | çoğ. MATÂBİH], TÂB-HÂNE:
MUTFAK

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8088 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yemek pişirilen yer. | Yiyecekleri hazırlama sanatı. )

- MATBÛ[Ar.] değil/yerine/= BASILI/BASILMIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46009 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÂTEM[Ar.] değil/yerine/= YAS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12359 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MATEMATİK[Fr.]/RİYAZİYE[Ar.] ile/ve/< GEOMETRİ[Fr. < Yun. GEO: Yer. | METRON: Ölçü.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7826 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sayın İhsan Fazlıoğlu'nun yazılarını okumak için burayı tıklayınız... )
( GONİOMETRİ CETVELLERİ )
( )

- MATLA[Ar. < TULÛ] ile SÜNÛH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42264 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gökcisimlerinin doğması, doğduğu yer. | Divân Edebiyatı'nda, kaside ya da gazelin ilk beyti. | İç ve dış anlamların birleştiği nokta, Kur'ân-ı Kerîm'i okuyan bir ermiş kişiye, Allah'ın tecelli etmesi. İLE/VE/||/<> Akla/hatıra gelme, içe doğma. | Çıkma, zuhûr etme. )

- MATRAH[Ar.] değil/yerine/= TEMEL ALINAN DEĞER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46012 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir verginin miktarını belirtmek için temel olarak alınan değer. )

- MATÛF[Ar. < ATF] değil/yerine/= YÖNELTİLMİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46016 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir yöne eğilmiş. | Yöneltilmiş. )

- MATÛH[Ar. < ATEH] değil/yerine/= BUNAMIŞ/BUNAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46017 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MATUH[Ar.] değil/yerine/= BUNAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35514 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAVAL[AR.] ile MAVEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8490 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Koyun çobanının (koyunlar/ı için) kaval çalması. | Yalan, uydurma söz. İLE/< Deve çobanının (develer/i için) söyledği/okuduğu. )

- MÂVERÂ[Ar.] değil/yerine/= ÖTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46018 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ard, geri, bir şeyin ötesinde, arkasında bulunan. | Türk müziğinin eski bir mürekkep makamı.[Biri, devr-i kebir, öteki, fahte usûlünde, iki tane müellifi belirli olmayan peşrev ile bir tane, yine müellifi bilinmeyen saz semaisi, bu makama örnektir.] )

- MAVİ[Ar.] değil/yerine/= GÖK, GÖKÇE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49452 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAYDANOZ ile/ve TERE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8375 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( MAYDANOZ[< MÎDE-NÜVÂZ]'dan geldiği söylenilmekte fakat sözlükte Yunanca'dan geldiği belirtilmiştir. )
( [LAT.] PETROSELINUM SATIVUM/CRISPUM cum LEPIDIUM SATIVUM )

- MAYİ[Ar.] değil/yerine/= SIVI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46025 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAYMUN ile/ve PRİMAT[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22205 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Tüm maymun türlerini içine alan memeliler takımı. )
( Gebelik süreleri 180-270 gündür. İLE/VE ... )
( Amazonlar'da 150 çeşit maymun bulunmaktadır. )
( PİÇİN: Maymun yavrusu. )
( Maymun ile/ve ... )

- MAZBATA[Ar.] değil/yerine/= TUTANAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46031 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAZMÛN[Ar. < ZIMN] ile MAZNÛN[Ar. ZANN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42272 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Derinlerdeki anlam, kavram. | Ödenmesi gereken şey. | Nükteli, sanatlı, ince söz. İLE Bir suç dolayısıyla sorguya çekilen, sanık. )

- MAZNÛN[Ar. < ZANN] değil/yerine/= SANIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46681 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ME'BIZ[Ar. | çoğ. MEÂBIZ] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42276 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dizkapaklarının arkasındaki çukurlar. )

- MEAD ile MEÂDİB[Ar. < ME'DEBE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42282 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dönüp gidilecek yer, âhiret, amaç, ulaşılacak yer. İLE Ziyâfetler. )

- MEBHAS[Ar. çoğ. MEBÂHİS] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42286 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şeyin arandığı yer. | Arama, araştırma yeri. | Bâb, fasıl. | Logic[İng.]/Logie[Fr.] sözünün karşılığı. )

- MEBLAĞ[Ar.] yerine TUTAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11418 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEBÛS[Ar.] değil/yerine/= SAYLAV/MİLLETVEKİLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46038 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEBZÛL[Ar. < BEZL] değil/yerine/= BOL/ÇOK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46039 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MECÂL[Ar.] ile TÂKAT[Ar. < TÂK]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42289 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güç, kuvet. | Fırsat, olanak. İLE Güç, dinçlik. | İktidar. )

- MECÂRÎ-İ HEVÂİYYE[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42290 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Balina, gergedan, yunus gibi bazı hayvanların başlarının üst tarafında bulunan bir ya da iki delik. )

- MECEL[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42294 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ampul, kabarcık. )

- MECHÛL[Ar. < CEHL] değil/yerine/= BİLİNMEYEN[BELİRSİZ değil!]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21468 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MECMÂ[Ar.] değil/yerine/= YIĞINAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45728 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şeyin biriktiği yer. | Bir şeyin, bir yerde çokça birikmesi, tecemmu, tahaşşüt. | Birgözeli bitkilerin biraraya gelerek oluşturdukları küme. )

- MECRÛH[Ar. < CERH] değil/yerine/= YARALI/İNCİNMİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46043 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yaralanmış. | İnandırıcı sözlerle çürütülmüş düşünce/dâvâ. )

- MECÛSÎ[Ar.] = ZERDÜŞTÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46044 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zerdüşt dininde olanlar. )

- MECZÛB[Ar. < CEZB] ile/değil/< MECNÛN[Ar. < CİNN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6158 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çekilmiş, cezb olunmuş. | Allah sevgisinden dolayı cezbeye tutularak kendinden geçmiş olan. | Deli, divâne. İLE/DEĞİL Çıldırmış, deli, divâne. | Delice seven, tutkun, âşık. )
( Âşıklar, meczûb değil mecnûndur. )

- MEDÂR[Ar.< DEVR] değil/yerine/= DÖNENCE | DAYANAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46046 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEDCEZİR[Ar.] değil/yerine/= GEL-GİT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46048 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEDET[Ar.] değil/yerine/= YARDIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46049 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEDH/SENÂ[Ar.] değil/yerine/= ÖVGÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20998 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [>< KADH/ZEMM] )

- MEDLÛL[Ar.] değil/yerine/= ANLAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46052 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEDYUN[Ar. < DEYN] değil/yerine/= BORÇLU/VERECEKLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46053 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEFHAS[Ar. | çoğ. MEFÂHİS] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42304 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuş yuvası. )

- MEFKÛRE[Ar.]/IDEAL[İng., Alm., İsp.]/IDÉAL[Fr.] değil/yerine/= ÜLKÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39700 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEFKÛREVİ[Ar.]/IDEAL[İng., Alm., İsp.]/IDÉAL[Fr.] değil/yerine/= ÜLKÜSEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39701 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEFRUŞAT[Ar.] değil/yerine/= DÖŞEME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46064 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ev döşemek için gerekli eşya. )

- MEFSÛH[Ar.] değil/yerine/= KALDIRILMIŞ/DAĞITILMIŞ/BOZULMUŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46065 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEFTÛN[Ar. < FİTNE] ile/değil MEDFÛN[Ar. < DEFN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11496 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fitneye düşmüş. | Gönül vermiş, tutkun, vurgun. | Hayran olmuş, şaşmış. İLE/DEĞİL Gömülmüş, defnolunmuş. )

- MEFÛL[Ar.] değil/yerine/= TÜMLEÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46066 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yapılmış, işlenmiş. | Bir eylemin etkisinde olan. | Tümleç. )

- MEH/KAMER(AKMÂR)[Ar.] değil/yerine/= AY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42310 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEHÂBET[Ar. < HEYBET] ile ULULUK, KORKUNÇLUK, AZÂMET; BÜYÜK GÖRÜNME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42311 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEHDÎ[Ar. < HEDY] değil/yerine/= DOĞRU YOLU TUTAN, HİDÂYETE EREN/ERDİREN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42312 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEHL/MEHİL[Ar.] değil/yerine/= ÖNEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39004 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir işin tamamlanması için tanınan ek süre. | İş sözleşmesine göre, işçinin, işten çıkarılması durumunda tanınan süre. )

- MEKÂN[Ar. < KEVN | çoğ. EMÂKİN, EMKİNE] ile/ve/< MESKEN[Ar. < SÜKÛN | çoğ. MESÂKİN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18835 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yer, mahal. | Ev, oturulan yer. | Uzay. İLE/VE Sakin olunacak, oturulacak yer, oturulan ev. )

- MEKNUZ[Ar.] değil/yerine/= GÖMÜLÜ, SAKLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46073 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEKRUH[Ar.] değil/yerine/= İĞRENÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46074 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İğrenç, tiksindirici. | İslâm'da, dince yasaklanmadığı halde yapılmaması istenilen. )

- MEKTEP[Ar.] değil/yerine/= OKUL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46075 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MELÂHAT[Ar.] ile/ve SABÂHAT[Ar. < SUBH] ile/ve BEŞENC[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6640 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güzellik, yüz güzelliği. İLE/VE Güzellik, lâtiflik, yüz güzelliği. İLE/VE Yüz lâtifliği, güzelliği, parlaklığı ve gençliği. )

- MELÂMET ile MEL'ANET[Ar. < LÂ'N]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20456 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MELANKOLİ[Fr. < Yun. melan/kara + khole/safra] değil/yerine/= KARASEVDÂ/MALİHULYA[Ar. < Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42323 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kara Sevdâ/Safra. | Kuruntu. )

- MELDÛG[Ar. < LEDG] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42326 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zehirli bir hayvan tarafından ısırılmış/sokulmuş. )

- MELEK ile ŞEYTAN(İBLİS[Ar.]/HANNÂN)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20465 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gökten inen/gelen. [Akadca'dan] İLE ... )
( Gökten inen/gelen. [Akadca'dan] İLE ... )
( Melek denilen, manevi ve ilâhi haldir. )
( Melek denilen, manevi ve ilâhi haldir. )
( Semavi dinlerin içinde yer alan Melek sözcüğü, Amoriler'de Milkom ve Sur Kenti'nin tanrısı olarak Melk-Kart(Kentin Kralı), Süryaniler'de ve İbraniler'de Molek ya da Moleke, Araplar'da Melek'tir. )
( Semavi dinlerin içinde yer alan Melek sözcüğü, Amoriler'de Milkom ve Sur Kenti'nin tanrısı olarak Melk-Kart(Kentin Kralı), Süryaniler'de ve İbraniler'de Molek ya da Moleke, Araplar'da Melek'tir. )

- MELEKE[Ar.] değil/yerine/= YETİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42327 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( TEKRARLAYA TEKRARLAYA MEYDANA GELEN ALIŞIKLIK, YATKINLIK, YORDAM | YETİ )

- MELEZ[Ar.]/METİS[Fr.] değil/yerine/= KIRMA/AZMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46143 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MELEZ[Ar.]/METİS[Fr.] ile MESTİZO
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32788 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kızılderili-İspanyol melezi. )

- MELEZ[Ar.]/METİS[Fr.] ile/ve TOPA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5863 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Hindistan'daki melezler. )

- MELHÛZ[Ar.] değil/yerine/= UMULAN/BEKLENEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46081 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Düşünülebilen, olabilen, hatıra gelen, mülâhaza edilen. )

- MEMÂT[Ar.] değil/yerine/= ÖLÜM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42329 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ÖLÜM )

- MEME ile KULAK MEMESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5555 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( CİCİK: İnsan ya da hayvan memesi. )

- MEMELİ/LER ile YUMURTLAYAN/LAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21966 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendi boyuyla karşılaştırıldığında en küçük yumurtayı yumurtlayan hayvan devekuşu [kendi ağırlığının %1.5'undan hafiftir], en büyük yumurtayı yumurtlayan benekli küçük kividir. [kendi ağırlığının %26'sı kadardır] )

- MEMLAHA[Ar. < MİLH: Tuz]: Tuz çıkan yer.
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12834 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEMLEHA[Ar.] değil/yerine/= TUZLA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46086 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz ya da göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer. | Tuzlak. )

- MENAFİ[Ar.] değil/yerine/= YARARLAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46090 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MENEKŞE(< BENEFŞE[Fars.], BENEFSEC[Ar.]):
AFRİKA MENEKŞESİ
ile CEZAYİR MENEKŞESİ ile DENİZ MENEKŞESİ/ÇAN ÇİÇEĞİ ile HERCAİ MENEKŞE/ALACAMENEKŞE ile MISIR/FRENK MENEKŞESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13038 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Cezayir Menekşesi'nde, kanser hücrelerinin çoğalmasını durduran alkaloitler bulunur. )
( [Menekşegillerden, bir ya da çok yıllık otsu bitki. | Bu bitkinin, mor renkli, güzel kokulu çiçeği.]: ... İLE Zakkumgillerden, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, kendine özgü, mavi, açık mor renkli çiçekleri ve ortası çukur taçyaprakları olan bir bitki. İLE ... İLE Menekşegillerden, mor, sarı, beyaz renkte, menekşeye benzer çiçekleri olan bir bitki. | Bu bitkinin çiçeği. İLE Turpgillerden, çiçekleri hoş kokulu bir süs bitkisi türü. )
( )

- MENFA[Ar.] değil/yerine/= SÜRGÜN YERİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46098 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MENFAAT[Ar. < NEF] ile/ve/değil/yerine/> MASLÂHAT[Ar. < SULH]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4146 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yarar, kâr, çıkar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> İş, emir, husus, madde, keyfiyet. | Önemli iş. | Barış, dirlik-düzenlik. )
( Toplumun maslâhatı, bireyin menfaatı düşünülür. )
( Bir yığın olmaktan çıkıp ulus olmak, toplumsal maslahatı, kişisel menfaate yeğlemekle başlar. )

- MENÎ ile MENÎ' ile MENÎ[Fars.] ile MENHÎ[Ar. | çoğ. MENÂHÎ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6892 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ersuyu. İLE Sarp, erişmesi/ulaşması zor yer. İLE Benlik. İLE Haram olmuş, yapılması şer'an yasaklanmış şey. )

- MENKİB[Ar. | çoğ. MENÂKİB] ile MENKIBE/MENKABE[çoğ. MENÂKIB]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42339 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Omuz ve kol kemiğinin birleştiği yer. İLE Din büyüklerinin ya da tarihe geçmiş ünlü kişilerin, yaşamları ve olağanüstü davranışlarıyla ilgili öykü. )

- MENSİM[Ar. | çoğ. MENÂSİM]:
Deve tırnağı.

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22451 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MENSÛCÂT[Ar.]/TEKSTİL[Fr.] değil/yerine/= DOKUMA/LAR / KUMAŞ/LAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46101 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MENSUP[Ar.] değil/yerine/= ÜYE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46102 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MENTEŞE ile EKLEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14319 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MENTEŞE ile REZE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44927 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Menteşe. | Kapıyı, içeriden ve dışarıdan açıp kapamaya yarayan ve başparmakla basılarak işletilen düzen. )

- MENZİL[Ar. < NÜZÛL | çoğ. MENÂZİL]:
Bir günlük yol. | Mesafe.

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14517 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MERASİM[Ar.]/SERAMONİ/CEREMONY[İng.] değil/yerine/= TÖREN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12496 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MERCÂNİYE[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42351 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mercanlar, mercangiller. )

- MERCİ'[Ar. < RÜCÛ] değil/yerine/= DÖNÜLECEK YER | BAŞVURULACAK YER, KİŞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42352 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MERCİMEK ve/||/<> TARHUN[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50424 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... VE/||/<> Birleşikgillerden, tıpta kullanılan, güzel kokulu bir bitki. )

- MERCÛL[Ar.] ile MERCÛL-ÜL-BATN[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42353 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ayakları yerinde olan, kanatları karnında ya da başında bulunan hayvan. İLE Karından ayaklı/lar. )

- MERDANE[Ar.] ile MERDANE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8306 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türlü işlerde kullanılan, silindir biçiminde araç. | Oklava. İLE Erkeğe yakışır biçimde, mertçe, yiğitçe. )

- MERDİVEN ile/ve BASAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13938 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEREMMET/Çİ[Ar.] değil/yerine/= TAMİR/Cİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54369 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MERET[Ar.] ile ZIKKIM[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46111 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sıkıntı veren, hoşlanılmayan şeyler ya da kişiler için sövgü sözü olarak kullanılır. İLE Ağı, zehir. | İçki ve sigaranın, kötü ve zararlı etkisini belirtmek için kullanılır. )

- MERHEM[Ar.] ile POMAT[İt.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44828 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Deriye sürülerek kullanılan, içinde birçok etkili madde bulunan, yumuşak ve koyu kıvamda, yağlı ya da yağsız ilâç. | Çözüm/çare. İLE Genellikle saça sürülen, yağlı ve kokulu merhem. )

- MERİ[Ar.] ile YÜRÜRLÜKTE, GEÇERLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42363 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yürürlükte olan, geçerli olan. )

- MERİYET[Ar.] değil/yerine/= YÜRÜRLÜK, GEÇERLİLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45811 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gereğinin yapılır olması durumu. )

- MERKEP/MERKEB[Ar.] = EŞEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20971 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MERKEZ[Ar.] değil/yerine/= ORTAY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38427 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MERKÜR = UTARİT[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45301 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güneşe en yakın olan gezegen. )
( Bilinen hiçbir uydusu bulunmamaktadır. Merkür gezegeninin düşük yerçekimi nedeniyle yeterli atmosferi olmadığından, 450 °C'ye kadar çıkan ısı, geceleri -175 °C'ye kadar düşebilmektedir. )

- MERMER ile SOMAKİ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47123 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kızıl ya da yeşil renkte, damarlı ve çok sert bir porfir türü mermer. | Bu mermerden yapılmış olan. )

- MERSİN[Ar. < Yun.] ile BEYAZ MERSİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49781 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MERSİN[Ar. < Yun.] ile YABAN MERSİNİ/KEÇİYEMİŞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45560 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mersingillerden, yaprakları yaz kış yeşil kalan, beyaz çiçekli bir ağaç. İLE Fundagillerden, çiçekleri beyaz ya da pembe, yaprakları taneli bir bitki. )

- MERSİYE[Ar.] değil/yerine/= AĞIT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42364 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birinin ölümü üzerine duyulan etkilenimi anlatmak için yazılan şiir. )

- MESÂBE[Ar.] değil/yerine/= DERECE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42367 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Derece, rütbe. | Kadar. | Konum, durum. )

- MESÂFE[Ar. çoğ. MESÂFÂT, MÜSÂF] ile KAT'-I MESAFE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14458 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ara, uzaklık. İLE Yol alma. | [jeod.] Bir tür arazi ölçme ve hesaplama yöntemi. )

- MESAFE[Ar.] değil/yerine/= ARALIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27872 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MESAİ[Ar.]/VARDİYA[İt.] değil/yerine/= ÇALIŞMA/EMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28607 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çalışma, emek. | Gemilerde, beklenen nöbet. | Gemide, nöbet yeri. | Nöbetleşe çalışma, posta. )

- MESAME[Ar. çoğ. MESAMAT] değil/yerine/= GÖZENEK/LER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46123 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MESANE[Ar.] değil/yerine/= KAVUK/SİDİK TORBASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46124 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MESEL[Ar.] ile MENKIBE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42373 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Örnek, benzer, nümûne. | Dokunaklı, anlamlı, örnek alınacak söz. | Atasözü. | Eğitici ve ahlâka yararlı olan öykü/masal. İLE Din büyüklerinin ya da tarihe geçmiş ünlü kişilerin, yaşamları ve olağanüstü davranışlarıyla ilgili öykü. )

- MESELÂ[Ar.]/ÖRNEĞİN/YANİ ile/değil/yerine SÖZGELİMİ/SÖZGELİŞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11263 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MESEMME[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42374 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Deri üzerindeki küçük delikler. )

- MESERRET[Ar. < SÜRÛR] değil/yerine/= SEVİNÇ, ŞENLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21501 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MESİRE[Ar.] değil/yerine/= GEZİNTİ/DİNLENME YERİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11290 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MESKEN Ü MEDFEN[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42381 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Oturulacak ve gömülecek yer. )

- MESKENET[Ar.] değil/yerine/= YOKSULLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46129 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Miskinlik, beceriksizlik. | Yoksulluk. )

- MESNED/SİZ[Ar.] yerine DAYANAK/SIZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11373 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEST[Ar.] ile MEST[Fars. çoğ. MESTÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34103 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mesh edilen ve üzerine pabuç giyilen, kısa konçlu, hafif ve yumuşak ayakkabı. İLE Sarhoş. )

- MESÛL(İYET)[Ar.] yerine SORUMLU(LUK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11349 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MESUT/MESUD[Ar.] değil/yerine/= MUTLU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46130 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEŞÂİYUN[Ar.] ile PERİPATETİZM[Fr. < Yun. PERIPATEIN: Gezinmek.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42369 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( AKLI KILAVUZ SAYANLAR )

- MEŞAKKAT[Ar.] değil/yerine/= ZAHMET, SIKINTI, GÜÇLÜK, ZORLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42370 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ZAHMET, SIKINTI, GÜÇLÜK, ZORLUK )

- MEŞFER[Ar. çoğ. MEŞÂFİR] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42375 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sarkık hayvan dudağı. )

- MEŞÎMÎ[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42379 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Etenliler. PLACENTAIRES[Fr.] )

- MEŞVERET[Ar.] değil/yerine/= DANIŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42390 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Danışma, bir iş üzerinde konuşma. )

- META ile METÂ'[Ar. < EMTİA]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34120 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Öte. [Fr. QUAND, QUANDO] İLE Satılacak mal/eşya. | Elde bulunan varlık, sermaye. )

- METAL[Fr. < Yun.] ile METHAL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46141 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Bir yapının giriş yeri, giriş. | Bir kitabın giriş bölümü. | Giriş. )

- METAL ile/ve/<> MISKALA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46195 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Metal parlatmaya yarar aygıt. | Bambu mızıka benzeri eski bir müzik aracı. )

- METÂNET[Ar.] değil/yerine/= DAYANIKLILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42392 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dayanıklılık, güçlü olma, metin olma, sağlamlık, muhkemlik. )

- METFUN[Ar.] değil/yerine/= GÖMÜLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46140 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gömülmüş olan. )

- METH(İYE)/MEDİH[Ar.] değil/yerine/= ÖVGÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12376 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- METRUK[Ar.] değil/yerine/= TERK EDİLMİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46147 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEVDUAT[Ar.] değil/yerine/= YATIRIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46149 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Belirli bir süre sonunda ya da istenildiğinde geri alınmak üzere, bankalara yatırılan para. )

- MEVKUT[Ar.]/PERİYODİK[Fr., İng.] değil/yerine/= DÖNEMSEL/SÜRELİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12446 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEVTÎ[Ar. çoğ. MEVÂTÎ] ile MEVKÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42403 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ayak basılan yerler. )

- MEVZÛ[Ar.] değil/yerine/= KONU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12379 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEVZUAT[Ar.] /
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46153 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir ülkede, yürürlükte olan yasa, tüzük, yönetmelik vb.'nin tümü. )

- MEVZUBAHİS[Ar.] değil/yerine/= SÖZ KONUSU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46154 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEYİL[Ar.] değil/yerine/= EĞİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46182 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEYVEHOŞ[Ar.] değil/yerine/= KURUYEMİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46184 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuruyemiş. | Yemiş çarşısı. )

- MEYYÂL[Ar. < MEYL] ile EĞİLİMLİ/EĞİMLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42413 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( EĞİLEN | ÇOK İSTEKLİ, DÜŞKÜN )

- MEZARLIK/KABİR[Ar. < KABR] değil/yerine/= KABRİSTAN[Fars.] değil/yerine/= SİNLİK/GÖMÜT/LÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12380 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEZAT[Ar.] değil/yerine/= AÇIK ARTIRMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46187 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEZBELE/LİK[Ar. < ZİBL | çoğ. MEZÂTİL] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42415 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Süprüntülük, süprüntü dökülen yer. | Aşağılık, kötü durum. )

- MEZBÛBE[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42416 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sineği çok olan yer. )

- MEZELLET[Ar.] değil/yerine/= ALÇALMA, BAYAĞILAŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46188 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEZRAA[Ar.] ile/<> MEZRU[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46190 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ekenek. Ekilen yer. İLE/<> Ekilmiş, ekili. )

- MEZUN[Ar.]/GRADUATE[İng.] değil/yerine/= TÜLEK, BİTİRMİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38385 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MINCIK ile/ve/< CINAK/BERÂSİN[Ar. < BÜRSÜN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22446 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kedi pençesi. İLE/VE Yırtıcı hayvan pençesi. )

- MINTIKA[Ar.] değil/yerine/= BÖLGE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46194 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MIRIN-KIRIN (ETMEK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10934 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sözü gevelemek, doğruyu söyleyememek. | Bir isteği kabul etmeme, nazlanma. )

- MIYMINTI/LIK ile MİSKİN/LİK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46196 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişinin sabrını tüketecek derecede yavaş ve mızmızca iş gören. İLE Çok uyuşuk olan. | Hoş görülmeyecek durumlar karşısında tepki göstermeyen. | Âciz, zavallı. | Cüzzam hastalığına tutulmuş olan. )

- MIZRAP[Ar.]/TEZENE[Fars.]/PENA[Lat.] değil/yerine/= ÇALGIÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44691 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MİCDEL[Ar. çoğ. MECÂDİL] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42426 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Köşk/ler, kasır/lar. )

- MİĞFER[Ar.]/KASK değil/yerine/= TOLGA/BAŞLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46203 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Başı, dış darbelerden koruyan, demir, çelik vb.'den yapılmış başlık. )

- MİHENK[Ar.] değil/yerine/= DENEKTAŞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46204 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Denektaşı. | Birinin değerini, ahlâkını anlamaya yarayan ölçüt. )

- MİHNET[Ar.] değil/yerine/= SIKINTI/ÜZÜNTÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42432 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ZAHMET, EZİYET | GAM, KEDER, SIKINTI, DERT | BELÂ, MUSİBET )

- MİHRAK[Ar.] değil/yerine/= ODAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38905 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir ışık ya da ısı kaynağından yayılan ışınların toplandığı yer. | Herhangi bir düşüncede, nitelikte olan kişilerin, kaynağı ya da bir şeyin toplandığı, yoğunlaştığı yer. )

- MİKAB[Ar.] değil/yerine/= KÜP
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46207 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MİKYÂL[Ar. | çoğ. MEKÂYİL] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42438 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ölçekler, tahıl ölçekleri. )

- MİL ile MİL[Ar.] ile MİL[Lat.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46215 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Balçık. İLE Türlü işlerde kullanılmak üzere yapılan, ince ve uzun metal çubuk. | Göze sürme çekmeye yarayan, kemik ya da fildişinden yapılmış ince ve uzun araç. İLE Yer yer, uzunluğu değişen bir uzaklık ölçü birimi. )

- MİL ile MUYLU[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46428 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türlü işlerde kullanılmak üzere yapılan, ince ve uzun metal çubuk. | Göze sürme çekmeye yarayan, kemik ya da fildişinden yapılmış ince ve uzun araç. İLE Başka bir parça için dönme ekseni görevini yapan, silindir biçiminde parça. | Bir milin, yatağında dönmesini sağlayan bölüm. | Bir top namlusunun, iki yanına tutturulan millere verilen ad. )

- MİLLÎ[Ar.] değil/yerine/= ULUSAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46220 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MİM[Ar.] ile MİM[Lat. < Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46221 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arap abecesinde, m harfinin adı. | Ebced hesabında, karşılığı 40 olan harf. | Bir bir yazının altına konulan im. İLE Eski Yunan ve Roma'da, yaşamı, töreleri taklit amacı güden komedi türü. | Bir oyuncunun, herhangi bir davranış ya da duyguyu, yüz ve gövde devinimleriyle anlattığı komedi türü. | Bu türü gerçekleştiren sanatçı. )

- MİNDER[Ar.] ile YAYGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46223 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İçi yumuşak bir madde ile doldurularak dikilen, oturmaya, yaslanmaya yarar şilte. | Güreş karşılaşmalarının üzerinde yapıldığı, en az 10 cm. çapında bir çember çizilmiş olan, çaprazlama köşeleri kırmızı ve mavi renklerle belirlenmiş yaygı. İLE ... )

- MİNKALE[Ar.] değil/yerine/= İLETKİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46226 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MİNKAR[Ar. | çoğ. MENÂKÎR] ile TOMŞUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22783 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuş gagası. | Yırtıcı kuşların gagaları. İLE Kırık gaga. )

- MİNVAL[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53734 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MİNVAL[Ar.] değil/yerine/= BİÇİM/YOL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46229 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MİRAS ile/ve/||/<> KALITÇILAR/MİRASÇILAR/VERESE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45415 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MİSAFİR[Ar.]/MİHMÂN[Fars.] ile KONUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42430 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KONUK, MİSÂFİR )

- MİSÂL[Ar.] değil/yerine/= ÖRNEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42456 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ÖRNEK | MASAL | RÜYÂ, DÜŞ | BENZER, ANDIRIR )

- MİSK KEDİSİ ile MALABAR MİSK KEDİSİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22046 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MİSKAL[Ar. çoğ. MESÂKÎL] ile MISKAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42462 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yirmidört kıratlık bir ağırlık ölçüsü. [yüz arpa ağırlığındadır][ondört kırat, bir şer'î dirhemin karşılığıdır] | 1.43 dirhemlik ağırlık ölçüsü. İLE Parlatan, cilâlayan âlet. | İnce, zarif bir hatip. )

- MİSKET[Fr. < Ar.] ile MİSKET[Fr. < İt.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46235 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hoş kokulu meyveleri nitelemek için kullanılır. İLE Bomba ve şarapnellerin içinde bulunan kurşun ya da demir tanelerin adı. | Bilye. )

- MİSL/MİSİL[Ar.] değil/yerine/= KAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46233 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eş, benzer. | Miktar. | Kat. )

- MİSVÂK[Ar.] değil/yerine/= DİŞ FIRÇASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46236 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ucu dövülüp fırça durumuna getirilen ve diş temizliğinde kullanılması, Müslümanlıkça sünnet olan bir tür ağaç çubuğu. )

- MİT/MİTOS[Fr. < Yun.] ile/ve/<>/> MİTOLOJİ[Fr. < Yun.]/ESÂTÎR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15613 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tarih öncesine dayanan efsane. Dirimli öykü. Şiirsel felsefe. | Geleneksel olarak yayılan ya da toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren, tanrı, tanrıça, evrenin doğuşu ile ilgili imgesel, alegorik bir anlatımı olan halk öyküsü. İLE/VE/<>/> Mitleri, doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim. | Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ilişkin mitlerin, efsanelerin tümü. )
( Antik Yunan'da Ksenophanes (M.Ö. 565-470), Homeros ve Hesiodos'un tanrısal mitos anlatımlarını eleştirmiş ve yadsımıştır. Bu eleştiri sonucunda mitler, din ve metafizikten arındırılmış ve bağımsız bir mitos öğretisi ortaya çıkmıştır. Ancak yaşamdan yansıtılarak oluşturulmuş mitoslar, bu kez, yaşamdan kopuk ansal kurgular biçimini almıştır. )
( Toplumların yaratıp yaşattığı mitler, geleneği yaşatmakla birlikte, özlem, umut ve beklentilerin yansıtıldığı bir geleceğin dünyası niteliğine de bürünmektedir. Bu tür mitler, gerçek yaşamın zorlukları karşısında bunalan bireylerin, özledikleri yaşamı kurmayı gelecek nesillere bıraktıkları birtakım tasarımlar niteliğindedir. Bireysel olarak ele alındığında mitos dönemi, ana rahminden konuşmanın başlamasına kadar geçen ve bebeklik süreci olarak adlandırılan döneme karşılık gelmektedir. )
( Bir mit duygusal bağlılık yönünden içi boşaldığında masala dönüşür. Duyguları etkileme gücünü yitirir. Ansal yorumlama ile de kurgu biçimini alır. )
( Mit ilk önce metafiziksel kozmogoni ile aşılmıştır. Artık mitsel simgeler arasındaki anlamlı bağ (ritus) yerini düşünceler arasındaki anlam bağına, mantık'a(düşünbiçim) bırakmıştır. Metafiziksel kozmogoni bir yandan felsefi spekülasyon biçimini alırken öte yandan miti dine dönüştürmüştür. Dinsel mit ise "tarih bilinci" ile aşılmıştır. Kişinin varoluşu, tarihsel bilinç yoluyla, gerçek ve olgusal kavranışına yükselmiştir. )
( Paganist (putperest) mitler, kişinin karşısında eşyayı, doğa parçalarını ve hayvanları yüceltmiş ve kutsallaştırmıştır. Buna karşın imgesel (imgetapar, hayalperest) mitler, doğaüstü imgeleri kişinin karşısında yüceltmiş ve kutsallaştırmıştır. Aydınlanmaya temel oluşturan mitler ise, insan yaşamını ve özellikle insan aklının tutsaklıktan ve yanılsamadan kurtuluşunu simgelemiş olanlardır. Ezoterik okullar bu tür mitlerden yararlanmışlardır. )
( Yaşamdan yansıtılarak oluşturulmalarına karşın mitler tarihsel değildir. Bir başka deyişle, tarihsel bir zaman ve mekân göstermezler. Mitlerin zamanı ve mekânı aşkındır. Mitler okunduğunda ya da ritüel eşliğinde canlandırıldığında, kişi mitsel zaman ve mekâna geçer. Mite katılır ve onu coşkuyla yaşar. Tarihsel olaylar bir kere olur ve geri dönüşsüzdür. Oysa mitler, canlandırılıp yaşanabilir. )
( Günümüzde, psikolojide ortaya çıkan gelişmeler, insan davranışlarının arkasında simgesel (arketipal) bir altyapının etkin olduğunu ortaya çıkarttığı için, mitos yeniden önem kazanmıştır. Artık mitosa, bir zamanlar olmuş bitmiş fantastik masallar gözüyle bakılmamakta, aksine, yaşayıp gelen ve halen yaşamakta olan, insan davranışlarını etkileyen ve yaşamın anlamlandırılmasında etkinliği olan bir öğe gözüyle bakılmaktadır. )
( Mitosu, bireyin duygu ve hayal dünyasında oluşan, gelişen bir psişik gereksinim olarak ele aldığımızda, modern toplumların modern mitlerin halen önemini koruduğu anlaşılmaktadır. )
( Mitoloji, evrendeki(insandaki/doğadaki) kaderi araştırma işidir. )
( Mitoloji, kişinin bulunduğu yeri anlamlandırma işidir. )
( Mitler yazıldıklarından itibaren mit olmaktan çıkmaya başlamıştır. )
( Mitte tipoloji yoktur, arkeler vardır. )
( Mitler, düzyazıya döküldüğü anda doktrindir. )

- MİZAÇ(HASLET) ile/ve KARAKTER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4678 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Doğuştan gelen özellikler. İLE/VE Sonradan oluşan kişisel özellikler. )
( Kişiler, iyi öğrenciler gibi, karakterlerini, açıklıkla ve devamlılıkla geliştirmelidir. )

- MİZANSEN[Ar.] değil/yerine/= KURGU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9590 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MİZER ile FUTA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14068 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE İpek peştemal. )

- MODEL[Fr. < MODELE] ile KALIP[Ar. < KÂLİB]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13931 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Resim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne ya da kişi, örnek. | Bir özelliği olan nesne ya da kişi. | Biçim. | Giysi örneklerini içinde toplayan dergi. | Otomobil vb.nde tip. | Benzer. | Örnek olmaya değer kimse veya şey, örnek, paradigma. | Manken. | Tasarlanan ürünün tanıtım ya da deneme amacıyla üretilen ilk örneği, prototip. İLE Bir şeye biçim vermeye ya da eski biçimini korumaya yarayan araç. | Biçki modeli, patron. | Genellikle küp biçiminde yapılan. | Gösterişli görünüş. | Biçim, durum. | Yenilikten uzak, özgün olmayan. )

- MOLLA[Ar.] ile SOFU[Ar. < Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20071 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Büyük kadı. | Medrese öğrencisi. | Büyük bilgin. İLE Dinin buyruk ve yasaklarına tümüyle uyan kişi. )

- MUAF[Ar.] değil/yerine/= AYRI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46313 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bağışlanmış, affedilmiş. | Ayrı tutulmuş, ayrıcalık tanınmış. | Özgür. )

- MUAHHAR[Ar.] değil/yerine/= SONRAKİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46314 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUALLİM[Ar. < İLM] değil/yerine/= ÖĞRETMEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42492 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tâlim eden, öğreten, öğretmen, hoca. )

- MUÂMELE[Ar.] değil/yerine/= İŞLEM; DAVRANIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12393 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUAMMA[Ar.] değil/yerine/= BELİRSİZ/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11388 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şiir sanatında harflerle yapılan bilmece/ler. )

- MUAMMER[Ar. < ÖMR] değil/yerine/= YAŞAYAN, YAŞAMIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42495 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUAMMERİYET[Ar.] değil/yerine/= CANLILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42494 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUAREFE[Ar.] değil/yerine/= TANIŞMA, TANIŞIKLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46319 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUARIZ[Ar.] değil/yerine/= KARŞI KOYAN/ÇIKAN/ÇIKABİLEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46320 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUASIR[Ar.] değil/yerine/= ÇAĞDAŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46321 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aynı yüzyıl içinde olan. )

- MUAVİN[Ar.] değil/yerine/= YARDIMCI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46325 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUAYEDE[Ar.] değil/yerine/= BAYRAMLAŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46326 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUAYYEN[Ar.] değil/yerine/= BELİRLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12394 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Belirli, tâyin edilmiş. | Kararlaştırılan. )

- MUAZZEZ[Ar.] değil/yerine/= SAYILAN, SAYGI DUYULAN/GÖSTERİLEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46327 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUBÂH[Ar. < İBÂHA] ile MÂKUL[Ar. < AKL]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9277 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İşlenmesinde, sevap ya da günah olmayan şey/iş. İLE Akıllıca, akla uygun, akıllıca iş gören, anlayışlı, mantıklı. )

- MUBAYAA[Ar. < BEY] değil/yerine/= SATIN ALMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46328 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUCİZE[Ar.] değil/yerine/= TANSIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38298 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUDİL[Ar.] değil/yerine/= KARMAŞIK, GÜÇ, ÇETİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46330 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUFASSAL[Ar.] değil/yerine/= AYRINTILI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46332 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUGANNÎ[Ar. < GINÂ][Fr. CHANTEUR] değil/yerine/= ŞARKICI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42539 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şarkıcı, hanende. | Hoş öten kuş. )

- MUGAYİR[Ar.] değil/yerine/= AYKIRI / UYMAZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46341 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUĞBER[Ar.] değil/yerine/= GÜCENMİŞ/GÜCENİK, KÜSKÜN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46342 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHABİR[Ar.] değil/yerine/= GAZETECİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6003 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHÂCİM[Ar. < HÜCUM] değil/yerine/= SALDIRAN/SALDIRICI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46345 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHÂCİR[Ar. < HİCRET] değil/yerine/= GÖÇMEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12395 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Göçmen, göç eden. | Bir ülkeden kalkıp, bir başka ülkede yerleşen. )

- MUHADDEP[Ar.]/KONVEKS[İng.] değil/yerine/= DIŞBÜKEY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12302 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHAFAZAKÂR[Ar., Fars.] değil/yerine/= TUTUCU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46346 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHÂFIZ[Ar.] değil/yerine/= KORUYAN/KOLLAYAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46347 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birini ya da bir şeyi koruyan, kollayan. | Bir kalenin ya da bir kentin önemli yerlerini korumak, düzeni ve güvenliği sağlamakla görevli komutan. )

- MUHÂLİF[Ar.] değil/yerine/= KARŞICIL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38299 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHAMMEN[Ar.] değil/yerine/= ORANLANAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46348 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHAMMİN[Ar.] değil/yerine/= ORANLAYAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46349 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHARREM[Ar.] değil/yerine/= AŞÛRE AYI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46350 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ay takviminin birinci ayı. )

- MUHASSALA[Ar.] değil/yerine/= BİLEŞKE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46351 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Elde edilen sonuç. | Bileşke. )

- MUHASSAS[Ar.] değil/yerine/= AYRILMIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46352 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birine ayrılmış, tahsis olunmuş. )

- MUHAT[Ar.] değil/yerine/= KUŞATILMIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46354 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHATAP[Ar.] değil/yerine/= KONUŞULAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46353 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHAVVİL[Ar. < HAVL] değil/yerine/= DEĞİŞTİREN/DÖNÜŞTÜREN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42551 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tahvîl, tahvîl eden, değiştiren, başka şekle soran. )

- MUHAYYERBÛSELİK[Ar., Fars.] MUHAYYERKÜRDİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46355 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türk müziğindeki makamlar. )

- MUHİP[Ar.] değil/yerine/= SEVEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46357 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHİT[Ar. < HAVT] ile/ve ATLAS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15176 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Okyanus. | Kapsayıcı. )

- MUHKEM[Ar.] değil/yerine/= SAĞLAM/LAŞTRILMIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46358 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHTÂR[Ar. < HAYR] değil/yerine/= ÖZERK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42561 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İHTİYÂR EDEN, SEÇİLMİŞ, SEÇKİN | HAREKETİNDE SERBEST OLAN | KÖY YA DA MAHALLE İŞLERİNE BAKMAK ÜZERE HALKIN SEÇTİĞİ KİMSE )

- MUHTASARAN[Ar.] değil/yerine/= KISACA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46359 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHTEKİR[Ar.]/SPEKÜLATÖR[İng.] değil/yerine/= VURGUNCU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46360 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yolsuz kazanç elde eden, vurguncu, istifçi, ihtikâr yapan. )

- MUHTELİF[Ar.] değil/yerine/= TÜRLÜ, ÇEŞİT ÇEŞİT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46361 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zıt, birbirini tutmayan. | Türlü, çeşit çeşit, çeşitli. )

- MUHTELİT[Ar.] değil/yerine/= KARMA / KARIŞIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46363 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHTEMEL[Ar.] değil/yerine/= OLASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12397 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHTEREM[Ar. < HÜRMET] ile SAYGIDEĞER/SAYIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42563 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saygıdeğer, sayın, ihtirâm olunmuş. )

- MUHTERİZ[Ar.] değil/yerine/= ÇEKİNGEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46366 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHTESİP[Ar.](İHTİSAP AĞASI) ile/ve/||/<> KETHÜDÂ/KAHYÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34745 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İslâm şehirlerinde çarşı ve pazar esnafını din kurallarına göre denetleyen görevli, belediye memuru. İLE/VE/||/<> Yiğitbaşılar aracılığıyla esnaf ve devlet ilişkisini yürüten. | Konak, çiftlik vb. yerlerde türlü işleri yapmakla görevli kişi. | Değnekçi. | Gerekmediği hâlde başkasının işine karışan kişi. | Esnaf kuruluşlarında lonca başkanı. )

- MUHTEŞEM[Ar. < HAŞMET] ile/ve MUAZZAM[Ar. < AZM]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9407 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Görkemli, ihtişamlı, tantanalı, debdebeli. İLE/VE Kocaman, koca. | Ulu, koskoca. | Önemli, ağır. )

- MUHTEŞEM[Ar.] değil/yerine/= GÖRKEMLİ/GÖSTERİŞLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46367 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHTEVÂ[Ar.] yerine İÇERİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11424 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHTIRA[Ar.]/MEMORANDUM[İng.] değil/yerine/= YÖNERGE/ANDAÇ/GÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46088 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Herhangi bir şeyi anımsatma, uyarma amacıyla yazılan yazı. | Bir devletin, başka bir develete, siyasal sorunlarla ilgili olarak yolladığı uyarı yazısı, diplomatik nota. | Andaç. | Günlük. )

- MUHZIR[Ar.] ile MÜBÂŞİR[]Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46368 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İlgililerin, mahkemede bulunmalarını sağlayan görevli. İLE Mahkemede, duruşmaya girecekleri ve tanıkları çağıran, yargıcın buyruklarını bildiren, kâğıtları getirip götüren görevli. )

- MUİT[Ar.] değil/yerine/= YARDIMCI ÖĞRETMEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46369 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUKÂBELE[Ar.] değil/yerine/= KARŞILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42569 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karşılık verme, karşılama, karşılık. | Karşılaştırma, karşılıklı yapılan okuma. | Karşı gelme, başkaldırma. | Camilerde Kur'an okunurken, hâfızların da karşılık olarak ezbere Kur'an okumaları. | Kur'an'ı, birinin okuması ve birinin/birilerinin dinlemesi. | Mevlevî ayinlerinde, tarikat mensuplarının, cezbe haliyle ayakta dönmesi. )

- MUKABİL[Ar.] değil/yerine/= KARŞILIĞINDA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42570 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şeye karşılık olarak yapılan bir şeyin karşılığı olan. | Bir şeyin karşısında bulunan. | Karşılık. | Karşılık olarak, karşılığında. )

- MUKAFFA/KAFİYELİ[Ar.] değil/yerine/= UYAKLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46370 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUKASSEM[Ar.] değil/yerine/= AYRILMIŞ, BÖLÜNMÜŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46371 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUKASSİ[Ar.] değil/yerine/= SIKINTILI, BUNALTICI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46372 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUKATTAR[Ar. < KATR] değil/yerine/= DAMITILMIŞ/DAMITIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46373 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Damıtılmış, imbikten çekilmiş, taktîr edilmiş. )

- MUKÂVELE[Ar.] değil/yerine/= SÖZLEŞME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46374 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUKÂVEMET[Ar.] değil/yerine/= DİRENME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46375 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dayanma, karşı durma, karşı koyma, direnme, direniş. | Direnç. )

- MUKÂVİM[Ar.] değil/yerine/= DİRENÇLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46376 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dayanıklı, güçlü, dirençli. | Karşı koyan, başkaldıran. )

- MUKAVVA[Ar.] değil/yerine/= KARTON
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46377 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUKAVVES[Ar.] değil/yerine/= EĞRİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46378 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUKAVVİ[Ar.] değil/yerine/= GÜÇLENDİRİCİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46379 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUKAYESE[Ar.] değil/yerine/= KARŞILAŞTIRMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46380 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Akıl ve zariflikte, çokluk iddiasında bulunma. | Benzeterek ya da karşılaştırarak değerlendirme, kıyaslama. )

- MUKAYYET[Ar.] değil/yerine/= BAĞLI OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46381 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bağlı olan, bağlanmış. | Bir koşul ya da kayıtla bağlı olan. | Yazılmış, yazılı, kayıtlı. )

- MUKNİ[Ar.] değil/yerine/= İNANDIRAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46383 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUKRİZ[Ar.] değil/yerine/= BORÇ VEREN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46384 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUKTEDİR[Ar. < KUDRET] değil/yerine/= ERKLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42584 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şey yapmaya gücü yeten, becerebilen. )

- MUKTESİT[Ar.] değil/yerine/= TUTUMLU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46385 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUKTEZA/MUKTEZİ[Ar.] değil/yerine/= GEREKLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46386 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gereken, gerekli olan. | Bir iş yapılırken, gerekli işlemlerin tümü. )

- MUMAİLEYH[Ar.] değil/yerine/= ADI GEÇEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46390 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUNFASIL[Ar.] değil/yerine/= AYRILMIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46392 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUNSAP[Ar.] değil/yerine/= KAVUŞAN, KAVŞAK | [coğ.] AĞIZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46393 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUNTAZAM[Ar.] değil/yerine/= DÜZGÜN/DÜZENLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12398 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUNTAZIR[Ar.] değil/yerine/= BEKLEYEN, GÖZLEYEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46398 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUNZAM[Ar.] değil/yerine/= KATILMIŞ, EKLENMİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46399 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MURAFAA[Ar.] değil/yerine/= DURUŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46401 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Duruşma. | Yargıtay'da yapılan duruşma. )

- MURAHHAS[Ar. < RUHSAT] değil/yerine/= RUHSATLI, İZİNLİ | DELEGE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42618 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( RUHSATLI, İZİNLİ | DELEGE )

- MÛRD[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42623 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mersin ağacı. )

- MUSÂFAHA[Ar. < SAFH] ile/ve/||/+/<>/< EL SIKIŞMA, TOKALAŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21562 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUSAHABE[Ar.] değil/yerine/= KONUŞMA, GÖRÜŞME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46405 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUSALLAT[Ar.] değil/yerine/= PEŞİNE DÜŞME/DÜŞEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46407 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir kişi ya da şeyin üzerine, bıktıracak kadar düşmek/düşen. )

- MUTAASSIP(/B)[Ar.] değil/yerine/= BAĞNAZ/AŞIRI TUTUCU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12399 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUTALLAKA[Ar.] değil/yerine/= DUL (KADIN)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46411 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Boşanarak dul kalmış kadın. )

- MUTAT[Ar.] değil/yerine/= ALIŞILMIŞ/ALIŞILAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46412 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUTÂVAAT[Ar. < TAV] değil/yerine/= BOYUN EĞME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42685 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Baş/boyun eğme, itâat etme. | [dilb.] Dönüşlü. )

- MUTEDİL[Ar.] değil/yerine/= DENGELİ | ILIMAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46415 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUTEKİT/MÜMİN[Ar.] değil/yerine/= DİNDAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46416 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUTENA[Ar.]/GÜZİDE[Fars.]/ELİT[Fr.] değil/yerine/= ÖZENİLMİŞ | SEÇKİN/ÖNEMLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46417 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUTFAK ile GALİ[Fr. < Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36846 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Alçak ve altı düz gemi. | Gemilerin üst güvertelerinde ve palavralarında bulunan mutfak. )

- MUTLAK EŞİK DEĞERLERİNDE:
GÖRME
ile/ve İŞİTME ile/ve TAT ALMA ile/ve KOKU ALMA(ŞAMME[Ar.], ODORAT[Fr.], SMELL[İng.]) ile/ve DOKUNMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5278 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karanlık bir gecede 50 km.'den bir mum ışığı. İLE/VE Sessiz bir ortamda 5 metreden bir kol saatinin işleyişi. İLE/VE Sekiz litrelik bir suda bir çay kaşığı şeker. İLE/VE Altı odalı büyük bir evde bir damla esans. İLE/VE Bir santimetre yükseklikten yüzüne düşen bir sineğin kanadı. )

- MUTLAK ile/ve DEĞİŞMEZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1364 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUTLAK ile/ve İLKE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1359 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Göreliliği, birliğe getiren ilke. İLE/VE ... )
( MUTLAK: ZAMAN VE MEKÂN ÜSTÜ )
( MUTLAK: Değişenlerin, ilkeleri. )

- MUTTALİ[Ar.] değil/yerine/= ÖĞRENMİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46420 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Öğrenmiş, haber almış, bilgi edinmiş. )

- MUTTARİT[Ar.] değil/yerine/= DÜZENLİ / TEKDÜZE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46421 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUTTASIF[Ar.]/VASIFLI değil/yerine/= NİTELENMİŞ/NİCELİKLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46422 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUVAKKAT[Ar. < VAKT] ile BELİRLİ BİR ZAMANA ÖZEL, SÜREKSİZ, GEÇİCİ | EĞRETİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42733 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BELLİ BİR ZAMANA ÖZEL, SÜREKSİZ, GEÇİCİ | EĞRETİ )

- MUVAZAA[Ar.] değil/yerine/= DANIŞIK/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46424 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUVAZAT[Ar.]/PARALELLİK değil/yerine/= KOŞUTLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46425 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUVAZENE[Ar.] değil/yerine/= DENGE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46426 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUVAZİ[Ar.]/PARALEL[Fr. < Lat. < Yun.] değil/yerine/= KOŞUT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39128 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... DEĞİL/YERİNE/= Koşut. | Yeryuvarı üzerinde çizildiği varsayılan, ekvatora koşut çemberlerden her biri. | Bir dönel yüzeyin, eksene dik bir düzlemle kesiti. )

- MUVAZZAF[Ar.] değil/yerine/= GÖREVLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46427 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir görev ve hizmetle yükümlü olan kişi. | Silahlı Kuvvetler'de çalışan, meslekten subay ve astsubaylarla, askerlik hizmetini yapan erler. )

- MUZ ile EBEKE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8357 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Filipinler'de yetişen bir muz. )
( Muz bitkisinin yaşamı 5 yıldır. )
( Muzgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, birçenekli, çok yıllık bir bitki.[ağaç değildir!] | Bu bitkinin, kendine özgü, hoş kokulu, tatlı, besleyici, kalın kabuklu, uzun meyvesi. İLE ... )

- MUZAHİR[Ar.] değil/yerine/= DESTEKLEYEN, YARDIM EDEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46430 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUZIR[Ar. < ZARAR] ile MUZİP[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46431 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zararlı, zarar veren, zarara sokan. | Yaramaz, herşeyi bozan/karıştıran. İLE Şaka yapmaktan hoşlanan, takılgan. )

- MUZLİM[Ar.] değil/yerine/= KARANLIK | GİZLİ/BELİRSİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46432 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜBÂDELE[Ar. < BEDEL | çoğ. MÜBÂDELÂT] değil/yerine/= DEĞİŞ-TOKUŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46434 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜBAHASE[Ar.] değil/yerine/= KONUŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46435 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜBÂLÂGA[Ar. < BÜLÛĞ] değil/yerine/= ABARTI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12401 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜBAŞERET[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46437 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir işe başlama. )

- MÜBEZZİR[Ar. < BEZR] < TOHUM EKECEK ARAÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21587 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜCAZAT[Ar.] değil/yerine/= CEZA VERME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46439 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İşlenen bir suçtan dolayı ceza verme. )

- MÜCELLA[Ar.] değil/yerine/= PARLATILMIŞ/PARLAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46441 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜCELLİT[Ar.] değil/yerine/= CİLTÇİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46442 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜCERREP[Ar.] değil/yerine/= DENENMİŞ, SINANMIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46449 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜCESSEM[Ar.] değil/yerine/= BELİRMİŞ OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46450 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Cisim/madde durumunda olan. | Somut bir varolanda, tam olarak belirmiş olan. )

- MÜCEVHER[Ar.] değil/yerine/= DEĞERLİ NESNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46451 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜCEVHER ile MURASSA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46403 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Değerli taşlarla bezenmiş, mücevherle süslenmiş. )

- MÜCMEL[Ar.] değil/yerine/= KISA VE ÖZLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46453 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Özet olarak anlatılmış. )

- MÜCRİM[Ar.] değil/yerine/= SUÇLU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46454 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜDDEÎ-İ UMÛMÎ[Ar.] değil/yerine/= SAVCI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46456 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜDELLEL[Ar.] değil/yerine/= KANITLANMIŞ/KANITLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46457 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜDEVVER[Ar.] değil/yerine/= YUVARLAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46458 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜEBBET[Ar.] değil/yerine/= SONU OLMAYAN, YAŞAM BOYUNCA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46459 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜEDDEP[Ar.] değil/yerine/= USLU, TERBİYELİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46460 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜELLİF[Ar. < ÜLFET] değil/yerine/= KİTAP YAZAN, YAPIT SAHİBİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42533 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜEMMEN[Ar.] değil/yerine/= SAĞLANMIŞ, GÜVENİLİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46461 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜENNES[Ar.] değil/yerine/= DİŞİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46462 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜESSES[Ar.] değil/yerine/= KURULU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46463 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜESSESE[Ar.] değil/yerine/= KURULUŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46464 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜESSİF[Ar.] değil/yerine/= ÜZÜCÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46465 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜESSİS[Ar.] değil/yerine/= KURUCU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46466 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜEYYİDE[Ar.] değil/yerine/= YAPTIRIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12404 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜFETTİŞ[Ar.] değil/yerine/= DENETÇİ/DENETMEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12403 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜFİT[Ar.] değil/yerine/= YARARLI | ANLATAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46467 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜFREDAT[Ar.] değil/yerine/= ÖĞRETİM İZLENCESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46470 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜFRET[Ar.] değil/yerine/= TEKİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46471 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜFRİT[Ar.] değil/yerine/= AŞIRI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46473 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜHENDİS/LİK ile/ve/<> MİMAR/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6026 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mimarlık Almanağı )

- MÜHEYYA[Ar.] değil/yerine/= HAZIR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46475 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜHEYYİÇ[Ar.] değil/yerine/= COŞTURUCU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46476 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜHİM[Ar.] değil/yerine/= ÖNEMLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12405 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜHLET ile MÜDDET[< MEDD]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4691 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Başı ve sonu belirli bir gün/saat ile belirlenmiş olan. İLE Geniş ve tüm süreci yansıtan/düşündüren kavram. )
( Süre, varolmanın belirsizce sürmesidir. )
( Bir işin yapılması için verilen zaman. Bir işi, belirli bir zaman için geri bırakma. İLE Zaman, vakit. | Bir şeyin uzayıp sürdüğü zaman. | Belirli bir zaman/vakit. )

- MÜHLİK[Ar.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜCÜ | TEHLİKELİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46477 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜHÜRDAR[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46480 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Devlet büyüklerinin mühürlerini taşımak ve gereken kâğıtları mühürlemekle yükümlü görevli. )

- MÜKÂFÂT[Ar. < KİFÂYET] ile MÜSÂVÂT[Ar. < SEVİYY]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9628 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Beraberlik. | Bir hizmet ya da iyiliğe yönelik edilen iyilik. | Çalışkan öğrenciye öğretmeninin verdiği beğenme kâğıdı, takdir. İLE Eşitlik, aynı halde ve derecede olma. )

- MÜKRİM[Ar.] değil/yerine/= KONUKSEVER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46482 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜKTESEBAT[Ar.] değil/yerine/= EDİNÇ / KAZANILAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46483 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜLAHHAM[Ar.] değil/yerine/= ŞİŞMAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46484 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜLÂKAT[Ar. < LİKA] ile/ve/değil/yerine/<>/< LİYÂKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48080 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜLÂKAT[Ar. < LİKA] değil/yerine/= SÖYLEŞİ/GÖRÜŞME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46485 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜLAYEMET[Ar.] değil/yerine/= UYSALLIK | BAĞIRSAK YUMUŞAKLIĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46486 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜLÂYİM[Ar.] değil/yerine/= UYGUN | YUMUŞAK HUYLU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46487 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜLÂZIM[Ar.]/MÜLÂZIM-I SÂNÎ[Osm.] değil/yerine/= TEĞMEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46488 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir işe girmek için bir süre parasız olarak o işe devam eden. | Teğmen. )

- MÜLEMMA'[Ar. < LEM] değil/yerine/= ALACA RENKLİ | KOŞUK | BULAŞMIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42587 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir kısmı Türkçe, bir kısmı Arapça ya da Farsça söylenmiş/yazılmış olan şiir/manzûme. )

- MÜLGA[Ar. < LAĞV] değil/yerine/= KAPATILAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46489 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜLHAKAT[Ar. < MÜLHAK]["ka" uzun okunur!] ile/< MUZÂFÂT[Ar. < MUZAF ile/< ZAYF]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18910 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Katmalar, ekler. | Bir merkeze bağlı olan yerler. İLE Bir şeyin ekleri, bir merkezin şubeleri, kolları. )

- MÜLHEM[Ar.] değil/yerine/= İÇE DOĞMUŞ, ESİNLENİLMİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46490 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜLHİT[Ar.] değil/yerine/= TANRISIZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50405 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜLK[Ar.] değil/yerine/= YAPI | TAŞINMAZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46491 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ev, dükkân, arazi, gibi taşınmaz mal. | Devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, ülke. | Vakıf olmayıp doğrudan doğruya birinin malı olan yer ya da yapı. )

- MÜLKİYET[Ar.] değil/yerine/= İYELİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46492 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜLTECİ[Ar.] değil/yerine/= SIĞINAN / SIĞINMACI / SIĞINIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46493 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜLTEFİT[Ar.] değil/yerine/= GÜLERYÜZLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46494 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜMÂRESE[Ar. < MERES] değil/yerine/= YATKINLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42590 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ALIŞMA, ALIŞIKLIK, YATKINLIK, EL YATKINLIĞI )

- MÜMAS[Ar.] değil/yerine/= DOKUNAN | TEĞET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46495 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir eğrinin yanından geçen ve ona ancak bir noktada değen doğru. )

- MÜMASİL[Ar.] değil/yerine/= BENZEYEN, ANDIRAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46496 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜMTAZ[Ar.] değil/yerine/= AYRI/ÜSTÜN | SEÇKİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46498 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜNÂKALÂT[Ar. < NAKİL] değil/yerine/= ULAŞTIRMA / TAŞIMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46500 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜNÂKALE[Ar. < NAKL] değil/yerine/= ULAŞIM | AKTARMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46501 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜNÂSEBET[Ar. < NİSBET] değil/yerine/= İLİŞKİ/İLİŞİK/İLİNTİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42596 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( UYGUNLUK | İLİŞİK | İLGİ, YAKINLIK, BAĞ | YANAŞMA, VESÎLE )

- MÜNÂVEBE[Ar. < NEVBET] değil/yerine/= NÖBETLEŞME/KEŞİKLEME/ALMAŞ | NÖBETLE İŞ GÖRME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42599 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜNBİT[Ar. < NEBÂT] değil/yerine/= VERİMLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46497 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜNDEMİÇ[Ar.] değil/yerine/= İÇKİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37655 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜNDERECÂT[Ar.] değil/yerine/= İÇİNDEKİLER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46502 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜNEBBİH[Ar.] değil/yerine/= UYARICI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46503 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜNEKKİT[Ar.] değil/yerine/= ELEŞTİRMEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46504 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜNHANİ[Ar.] değil/yerine/= EĞRİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46505 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜNHASIR[Ar.] değil/yerine/= ÖZGÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46506 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜNHATT[Ar.] değil/yerine/= AŞAĞI İNEN | ALÇAK | ÇUKUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46507 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜNKARİZ[Ar.] değil/yerine/= BATMIŞ, ÇÖKMÜŞ, TÜKENMİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46508 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜNKESİR[Ar. < KESR] değil/yerine/= KIRILMIŞ, KIRIK | KIRGIN, GÜCENMİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46509 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜNŞEAT[Ar. < NEŞ'ET] değil/yerine/= YAPIT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46510 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sanatlı düzyazı ya da mektupların toplandığı dergi. | Kaleme alınmış, yazılmış şeyler. )

- MÜNTAHAP[Ar.] değil/yerine/= SEÇİLMİŞ, SEÇME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46511 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜNTAHİP[Ar.] değil/yerine/= SEÇMEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46787 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜNTEŞİR[Ar. < NEŞR] değil/yerine/= YAYILMIŞ, AÇILMIŞ | DAĞINIK | DUYULMUŞ, ETRAFA YAYILMIŞ | BASILMIŞ VE YAYILMIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42610 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜPHEMİYET[Ar.] değil/yerine/= BELİRSİZLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46512 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜPTEDİ[Ar.] değil/yerine/= ÖĞRENMEYE YENİ BAŞLAYAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46513 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜPTEZEL[Ar.] değil/yerine/= DEĞERSİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46515 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saygınlığını yitirmiş. | Çokluğundan dolayı değerini yitiren, değersiz. )

- MÜRACAAT[Ar.] değil/yerine/= DANIŞMA/BAŞVURU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12409 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜRÂDİF[Ar. < REDF] değil/yerine/= ANLAMDAŞ, EŞ ANLAMLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46516 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜRECCEH[Ar.] değil/yerine/= YEĞ / YEĞREK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46520 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜREKKEP BALIĞI/SÜBYE[Rumca] ile DEV MÜREKKEP BALIĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44520 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( )

- MÜRTESEM/İRTİSAM[Ar.]/PROJEKSİYON[Fr., İng.] değil/yerine/= İZDÜŞÜM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12457 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜRÛR-İ ZAMAN[Ar.] değil/yerine/= ZAMANAŞIMI/SÜREAŞIMI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45485 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSÂADE[Ar. < SU'ÛD] değil/yerine/= İZİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46527 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSÂBIK[Ar. < SEBK] değil/yerine/= YARIŞMACI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46528 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSAHHİH[Ar.] ile DÜZELTİCİ/DÜZELTMEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11279 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSÂMERE[Ar. < SEMR] değil/yerine/= GÖSTERİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38437 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Okullarda, öğrencilerin sunduğu, içeriğinde koşuk, oyun gibi gösterilerin yer aldığı eğlence. | Çoğunlukla akşam toplantısı/eğlencesi. )

- MÜSTAHAKK[Ar. < HAKK]/MÜSTAHİKK[aslı!] değil/yerine/= HAK ETMİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42655 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSTAHDEM/HADEME[Ar.] değil/yerine/= HİZMETLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46531 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSTAİT[Ar.] değil/yerine/= DOĞUŞTAN YETENEKLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46532 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSTAKARR[< KARÂR]/KARARGÂH[Ar. KARAR + Fars. GÂH] değil/yerine/= YERLEŞİLEN, DURULAN YER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42661 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KARARGÂH: Bir birlik ya da kurumun, kumandan ile yardımcı şube ve bölümlerinden oluşan kuruluş. | Ordunun uzun bir süre veya geçici olarak konakladığı yer. | Durulan ya da kalınan yer. )

- MÜSTAKBEL[Ar. < KABL] değil/yerine/= GELECEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42662 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KARŞILANAN | ÖNDE BULUNAN, İLERİDEKİ, GELECEK )

- MÜSTAKİLL[Ar. < KILLET] değil/yerine/= BAĞIMSIZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42663 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BAŞLI BAŞINA, KENDİ BAŞINA, KENDİ KENDİNE, AYRICA, BAĞIMSIZ )

- MÜSTAKÎM[Ar. < KIYÂM] değil/yerine/= DOĞRU, DÜZ, DİK | TEMİZ, NAMUSLU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42664 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSTAMEL[Ar. < AMEL] değil/yerine/= KULLANILMIŞ | ESKİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46533 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSTANTİK[Ar.] değil/yerine/= SORGU YARGICI/HAKİMİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46534 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSTEBAD[Ar. < BU'D] değil/yerine/= OLACAĞI SANILMAYAN/UZAK GÖRÜLEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46535 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSTEFİT[Ar.] değil/yerine/= YARARLANAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46536 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSTEHLİK[Ar. < HELÂK] değil/yerine/= TÜKETİCİ | YİYİP İÇEREK TÜKETEN, BİTİREN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42671 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSTELZİM[Ar.] değil/yerine/= GEREKTİREN | GEREKEN/GEREKLİ OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46538 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSTENKİF[Ar.] değil/yerine/= ÇEKİMSER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46540 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSTENSİH[Ar. < NESH] değil/yerine/= ÇOĞALTAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46541 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSTERÎH[Ar. < RAHAT] değil/yerine/= İÇİ RAHAT / KAYGISIZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46542 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSTESNÂ[Ar. < SENY] değil/yerine/= AYRI TUTULAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42676 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İSTİSNÂ EDİLEN, KURAL DIŞI BIRAKILAN | ÜSTÜN | AYRI TUTULAN | BENZERLERİNDEN BASKIN )

- MÜSTEŞÂR[Ar. < MEŞVERET] değil/yerine/= DANIŞILAN/DANIŞMAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46543 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSTEŞRİK[Ar.]/ŞARKİYATÇI/ORYANTALİST[Fr., İng.] değil/yerine/= DOĞUBİLİMCİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46544 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSTEVÎ[Ar.] değil/yerine/= DÜZ | DÜZLEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46545 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜSTEVLÎ[Ar. < VELY] değil/yerine/= SALGIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46653 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İstilâ eden, ele geçiren, idaresi altına alan. | Yayılan, her tarafı kaplayan. | Salgın. )

- MÜSTEZÂD[Ar. < ZİYÂDE] değil/yerine/= ARTMIŞ/ÇOĞALMIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46546 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çoğalması istenilen, artmış. | Her dizesine bir küçük dize eklenmiş, Divan Edebiyatı şiir türü. [Bahr-i hecez vezinlerinden "mef'ûlü mefâîlü mefâîlü faûlün" vezninde söylenmiş dizelere "mef'ûlü faûlün" parçalarına denk birer parça katarak oluşturulan şiir.] )

- MÜSVEDDE[Ar. < SEVED] değil/yerine/= YAZI TASLAĞI / KARALAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46548 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜŞABEHET[Ar.] değil/yerine/= BENZERLİK/BENZEŞLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46547 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜŞÂHEDE[Ar. < ŞUHÛD] değil/yerine/= GÖRME | GÖZLEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46549 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜŞEKKEL[Ar.] değil/yerine/= BİÇİM VERİLMİŞ | İRİ, GÖSTERİŞLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46551 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜŞKÜL[Ar.] değil/yerine/= GÜÇ, ZOR, ÇETİN | ENGEL, GÜÇLÜK/ZORLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46553 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜŞKÜLPESENT[Ar., Fars.] değil/yerine/= GÜÇ BEĞENEN, TİTİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46555 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜŞTEHİ[Ar.] değil/yerine/= İSTEKLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46556 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şey için çok istek gösteren, istekli. | İştahlı. )

- MÜŞTEREK[Ar.] değil/yerine/= BİRLİKTE, ORTAK/LAŞA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12411 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜŞTERÎ[< ŞİRÂ | çoğ. MÜŞTERÎÎN] ile Müşterî/SA'D-İ EKBER[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34885 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Satın alan, alıcı, iştirâ eden. | Alışverişte bulunan. | İstekli. İLE Sakıt / Erendiz / Jüpiter gezegeni. )
( ... İLE Sakıt, Erendiz, Jüpiter, Mars. )

- MÜŞTERÎ[Ar. < ŞİRÂ] değil/yerine/= ALICI/İLGİLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5764 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Satın alan/alıcı, iştirâ eden. | Alışverişte bulunan. | İstekli. | Hem satın alan, hem satan. )

- MÜŞTERİ[Ar.]/RESEPTÖR[Fr.] değil/yerine/= ALICI/(ALGILAYICI)/ALMAÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11427 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTA[Ar.] değil/yerine/= GEÇİCİ KAZANÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46558 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTAREKE[Ar.] değil/yerine/= ATEŞKES / BIRAKIŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46559 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEADDİT[Ar.] değil/yerine/= ÇOK, BİRÇOK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46560 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEALİYE[Ar.]/TRANSANDANTALİZM[İng..] değil/yerine/= DENEYÜSTÜCÜLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46561 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEALLİK[Ar.] değil/yerine/= İLİŞKİN, İLGİLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46562 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEBAHHİR[Ar.] değil/yerine/= GENİŞ/DERİN BİLGİSİ OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46563 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTECESSİS[Ar.] değil/yerine/= MERAKLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46566 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEDAVİL[Ar.] değil/yerine/= ÇEVRİMDE/Kİ, YÜRÜRLÜKTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46567 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEDEYYİN[Ar.] değil/yerine/= DİNDAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42695 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ILIMLI (İNSAN) | DİNDAR. | DİN İLE GÖREVLİ. | BORÇLU OLAN )

- MÜTEESSİF[Ar.] değil/yerine/= ÜZÜLEN, ACIYAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46568 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEFEKKİR[Ar.] değil/yerine/= DÜŞÜNÜR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46569 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEFENNİN[Ar. < FENN] değil/yerine/= TEKNİK BİLGİ SAHİBİ, FEN BİLGİNİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42700 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEFERRİK[Ar.] değil/yerine/= AYRILMIŞ, DAĞINIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46570 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEHAMMİL[Ar.] değil/yerine/= DAYANIKLI, GÖTÜRÜMLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46572 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEHARRİK[Ar.] değil/yerine/= DEVİNGEN | İŞLEYEN/ÇALIŞAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46573 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEHASSIS/LIK[Ar.] değil/yerine/= UZMAN/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12412 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEKABİL[Ar.] değil/yerine/= KARŞILIKLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38301 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEKAİT[Ar.]/ÇERAĞ[Fars.] değil/yerine/= EMEKLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46574 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEKÂMİL[Ar.] değil/yerine/= OLGUNLAŞMIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46575 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEKARİP[Ar.] değil/yerine/= YAKINSAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45588 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tek bir noktaya doğru yönelen ışınlar, çizgiler. )

- MÜTEKÂSİF[Ar.] değil/yerine/= YOĞUNLAŞMIŞ, KOYULAŞMIŞ, DERİŞİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46576 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEMMİM[Ar. < TEMÂM] ile TAMAMLAYICI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42709 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tümleç. Herhangi bir sözcüğün anlamını tamamlayan. | Bütün haline getiren. )

- MÜTEMMİM[Ar.] değil/yerine/= TÜMLEÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44059 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( COMPLEMENT )
( Tamamlayan, bütünleyen, bitiren. | [mat.] Bütünler. | Tümleç. )

- MÜTENAVİP[Ar.]/ALTERNATİF[İng.] değil/yerine/= SEÇENEK, ALMAŞIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38333 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTENEVVİ[Ar.] değil/yerine/= TÜRLÜ, ÇEŞİTLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46578 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTERCİM[Ar.] değil/yerine/= ÇEVİRMEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46579 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEREDDİT[Ar.] değil/yerine/= İKİRCİKLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46580 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTESELSİLEN[Ar.] ile SIRA İLE, BİRBİRİ PEŞİ SIRA, ZİNCİRLEME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42719 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( SIRA İLE, BİRBİRİ PEŞİ SIRA, ZİNCİRLEME )

- MÜTEŞEBBİS[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞKEN/GİRİŞİMCİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46581 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEVALİ[Ar.] değil/yerine/= ARDIŞIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46583 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEZAYİT[Ar.] değil/yerine/= ARTAN/ÇOĞALAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46585 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜVERRİH[< ÎRÂH] ile VAK'A-NÜVÎS[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14881 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tarih yazan, tarihçi. | Ebced hesabına göre manzûm olarak tarih düşürenler. İLE Tarihi olayları günü gününe kaydeden tarihçi. | Osmanlı'larda devletçe görevlendirilen tarih yazarı. )

- MÜZÂYEDE[Ar. < ZİYÂDE] değil/yerine/= ARTIRMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46586 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜZÂYEDE[Ar. < ZİYÂDE] ile/ve/||/<> MÜNÂKAŞA ile/ve/||/<> EMÂNETEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52044 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Açık artırma. İLE/VE/||/<> Açık eksiltme. İLE/VE/||/<> Kim uygun görülürse. )

- MÜZMİN[Ar.]/KRONİK[Fr.] değil/yerine/= SÜREĞEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12322 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ne kadar süreceği belirli olmaksızın sürüp giden. | Uzun zamandan beri süren. | Uzun zamandan beri süren, uzun süreli olan (hastalık). )

- NÂ-MÜTENÂHÎ[Fars., Ar.] değil/yerine/= SONSUZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38186 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NABIZ:
ERİL YOĞUN GÖVDEDE
ile DİŞİL YOĞUN GÖVDEDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5616 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sağ. İLE Sol. )

- NÂFİA[Ar.] değil/yerine/= BAYINDIRLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38165 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir yeri, geliştirip güzelleştirmek için yapılan işlerin tümü. )

- NAHIL[Ar. < NAHL] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42758 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anıtsal süs. Gümüş ya da mumdan yapılarak gelinlerin önünde götürülmesi ya da sonra gelin odasına konulması zamanında âdet olan süs ağacı. | Hurma ağacı. )

- NAHÎF ile NAHÎF/NAÎF[Ar. < NEHÂFET] ile NAİF/NAHİF[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18112 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Genizden gelen ses. İLE Zayıf, arık. İLE Kendini yetiştirmiş, doğal bir plastik sanat yeteneğine sahip sanatçılar tarafından yaratılan resim sanatı. | Güzel sanatların, özellikle resim alanında kendini yetiştirmiş sanatçısı ya da onun yapıtı. | Saf, deneyimsiz. | Acemice yapılan. )

- NAHİV[Ar.]/SENTAKS[Fr., İng.] değil/yerine/= SÖZ DİZİMİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39623 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NÂHİYE[Ar.] değil/yerine/= BUCAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38181 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NAHL[Ar.] ile ŞİMRAH[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8316 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hurma ağacı. İLE Hurma budağı, salkımı. )
( Ekildikten ancak 40 - 50 yıl sonra meyve verir. )

- NAKIŞ ile SAVAT[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46755 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Gümüş üstüne, özel bir biçimde, kurşunla işlenen kara nakış. )

- NAKÎİYE[Ar.]/INFLUSOIRES[Fr.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42768 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Haşlamlılar. )

- NAKÎK[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42769 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kurbağa, tavuk, kedi gibi hayvanların boğuk sesi. )

- NAKİL[Ar.]/TRANSPORT[Fr.] değil/yerine/= TAŞIMACILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12575 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NAL[Ar.] ile NALÇA[Ar. + Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42770 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( At, eşek, öküz vb. yük hayvanlarının tırnaklarına çakılan, ayağın biçimine uygun demir parçası. İLE Ayakkabıların altına çakılan demir. )

- NAMAZ ve ORUÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20793 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NÂMÛS[Ar.] ile/değil/<> NOMOS[Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39063 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yasa. | Ar, edep, hayâ, ırz. | Temizlik, doğruluk. | Allah'a yakın olan büyük melek. | Esrâr sahibi. | Sinek. | Derinden gelen ses. İLE/DEĞİL/<> Yasa. )

- NARBÜLBÜLÜ/ARDIÇKUŞU(TURDUS PILARIS[Lat.], ROBIN[İng.], Avrupa ve Asya ormanlarında yaşar.) ile/ve BAYIR KUŞU ile/ve ÇALI KUŞU ile/ve ÇAMURCUN ile/ve DALGIÇ KUŞU ile/ve DEVEKUŞU ile/ve FIRTINA KUŞU ile/ve GELİNKUŞU[Lat. OTOCORIS PENCILLATUS] ile/ve İNCİRKUŞU[Lat. ANTHUS TRIVIALIS] ile/ve İSHAK KUŞU/BATAKLIKBAYKUŞU[Fars. ŞEB-ÂVÎZ][ayağından asılarak başaşağı sarkar ve öter] ile/ve KARDİNALKUŞU ile/ve KARİYAMA(Güney Amerika'da) ile/ve KAŞIK GAGA ile/ve KAŞIKCI KUŞU ile/ve KEDİKUŞU ile/ve KELAYNAK[Sadece bu üç yerde: BİRECİK-URFA, FAS, PALMİRA ÇÖLLERİ-SURİYE][Lat. GERONTICUS EREMITA]17 Şubat, Birecik'te, Kelaynak Günü'dür! ile/ve KUYRUKKAKAN[Afrika ile/ve Asya'da] ile/ve MALURUS[Avustralya'da] ile/ve MAMO[Hawaii'de] ile/ve MANAKİN[Amerika'da] ile/ve MİNO[Asya'da] ile/ve MOA ile/ve MOHO ile/ve MUHABBET KUŞU ile/ve ÖRÜMCEK KUŞU[Lat. LANIUS] ile/ve TARLA KUŞU ile/ve YAĞMUR KUŞU ile/ve ALICI KUŞ ile/ve BOĞMAKLI KUŞ ile/ve MAKARALI KUŞ ile/ve SAKSAĞAN(AK'AK[Ar.], PÎSE[Fars.], PICA PICA[Lat.]) ile/ve SAKARMEKE ile/ve SIĞIRCIK(MÜRG-İ ZÎREK/ZÎREK-SÂR, LÂLESAR[Fars.], STURNUS VULGARIS[Lat.]) ile/ve İBİBİK, ÇAVUŞ KUŞU, HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHİD][HÛC-I HÜDHÜD:
İbibik ibiği.](EBÜRREBÎ', UPUPA EPOPS[Lat.])
ile/ve ÖZKUŞU ile/ve PAPUÇGAGA[Afrika'da] ile/ve POTU(Güney Amerika'da) ile/ve POYRAZKUŞU ile/ve SUBAKALI ile/ve TORGU ile/ve TURAKO/MUZCUL(Afrika'da yaşar.) ile/ve UZUNBACAK ile/ve ÜVEYİK(STREPTOPELIA TURTUR[Lat.]) ile/ve YEŞİLBAŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22736 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kolombiya'da, dünyadaki tüm ülkelerdeki kuş türlerinden daha fazla kuş türü bulunur. )

- NARENCİYE[Ar.] değil/yerine/= TURUNÇGİLLER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38191 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NASAF ile NÂ-SÂF[Fars. Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18142 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uşak, hizmetçi. İLE Saf/hâlis olmayan, karışık. | Kirli, pis. )

- NASFET/NISFET[Ar.] değil/yerine/= HAK VE ADÂLETE UYGUNLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38194 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NASIP[Ar.] değil/yerine/= ATAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38195 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NASRANİ[Ar.] değil/yerine/= HRİSTİYAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38197 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NAŞİ[Ar.] değil/yerine/= ÖTÜRÜ/DOLAYI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38198 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NAZAR[Ar.] değil/yerine/= BAKMA, GÖZ ATMA | DÜŞÜNME | GÖZ DEĞME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42792 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NEÂB[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42797 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karga yavrusu. | Karga ya da horoz gibi ötme. )

- NEBÎ[Ar. < NEBE | çoğ. ENBİYÂ] ile NEBÎH[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53806 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Haberci. | Peygamber. İLE Ünlü, onurlu/şerefli. )

- NEHİR ile BÜYÜK NEHİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12899 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NEHİR ile ŞATT[Ar.][çoğ. ŞUTÛT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12901 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Büyük ırmak/lar. )

- NEHM[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42816 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Horlayarak soluma, hırıltılı soluk alma. | Kükreme. )

- NEHS/NEHŞ/NEHŞE[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42817 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yılan sokması. )

- NEM[Fars.]/RUTUBET[Ar.] değil/yerine/= YAŞLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12872 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Havada bulunan su buharı. | Hafif ıslaklık. )

- NEMESE/HEMS[Ar.]/WHISPER[İng.] değil/yerine/= FISILDAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42822 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fısıldama. )

- NEMLİ ile ISLAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13928 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [nesne/kumaş] Sıkıldığında damla akmayabilir. İLE Sıkılırsa damlalar oluşur. )

- NESİL/KUŞAK/AHLÂF[Ar. < HALEF]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5853 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir nesil üretir/tutar, bir nesil tüketir/harcar. )
( Bir nesilin çözümü, bir sonraki nesilin aksiyomudur. )

- NESÎR[Ar.] ile NESİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42826 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hayvan aksırması. İLE Düz yazı. )

- NETÂC[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42827 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hayvanın kendi kendine doğurması. )

- NETİCE[Ar.] değil/yerine/= SONUÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38842 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NEVÂHİK[Ar. < NÂHİKA] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42832 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dudaklı hayvanların göz pınarları. )

- NEVHÂT[< NEVHA] ile NEV-HATT[Fars., Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18192 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ölüye yüklsek sesle ağlamalar. İLE Sakal başı yeni çıkmaya başlamış genç. )

- NEY/NÂY/MİZMÂR[Ar.] [akordlarına göre]:
BOLÂHENK/NISF/NISFİYE
ile/ve SÜPÜRDE ile/ve MÜSTAHSEN ile/ve KIZ NEYİ ile/ve MANSUR ile/ve ŞAH ile/ve DÂVUT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13727 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ney'in kendi sesi yoktur. )
( Ney'in sesi HÛ'dur. )
( Ney, ahadiyetin sesidir. )
( Ney Forum [ http://neyforum.net ] )
( Ney Derneği [ http://neyforum.biz ] )
( REED FLUTE )

- NEY ile/ve MISKAL[Ar.]/MÛSÎKÂR[Fars.]["ka" uzun okunur]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13732 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( MÛSÎKÂR KUŞU: Gagasındaki deliklerden çıkan uyumlu sesten. )
( ... İLE/VE Mizmar çeşidinden sıra, kalem, düdük, kaval. Dervişlere özel bir saz. | Rüzgâr estikçe, gagasındaki deliklerden türlü türlü ses çıkardığından dolayı, "mûsikî" sözünün de bundan alındığı söylenilegelen bir kuş. | Adı anonim bir Edvâr-ı İlm-i Musıkî'de geçen makam. )

- NEZİF[Ar. < NEZF] değil/yerine/= KANAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54170 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gövdenin herhangi bir yerinden kan akması, kan gelmesi. | Manevi acıların yeniden etkisini duyurması, depreşmesi. )

- NEZLE/DUMAĞI/TUMAĞI/İNGİN/ZÜKÂM[Ar.] ile ALERJİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54055 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NEZLE/DUMAĞI/TUMAĞI/İNGİN/ZÜKÂM[Ar.] ile GRİP ile KORONA(CORONA)/COVID-19 ile HANTA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5612 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( NEZLE
Nedeni: Çok sayıda virüs bu hastalığa yol açabilir.
Zamanı: Yılın her zamanı. Yayılma şekli: Burun ya da ağız yoluyla giren zerreler.
Kuluçka Süresi: İki haftaya kadar çıkabilir.
Ateş: Zaman zaman.
Üşüme: Nadiren.
Kas Ağrısı: Zaman zaman.
Boğaz Ağrısı: Hafif ve aralıklı.
Öksürme: Yaygın.
İshal: Yaygın olabilir.
Kusma: Yaygın olabilir.
Zatürree: Hiç yaygın değil.
Tedavi: Belirtilere karşı reçetesiz ilâçlar.
Önlem: Elleri dikkatle yıkamak.
İLE
GRİP
Nedeni: A ya da B grip virüsü.
Zamanı: Sonbahar ve kış sonu.
Yayılma şekli: Burun veya ağız yoluyla giren zerreler.
Kuluçka Süresi: İki gün.
Ateş: Genelde her zaman.
Üşüme: Yaygın.
Kas Ağrısı: Yaygın ve bazen ağır.
Boğaz Ağrısı: Acı verici ve daha inatçı.
Öksürme: Yaygın.
İshal: Yaygın değil.
Kusma: Genellikle görülmez.
Zatürree: Meydana gelebilir.
Tedavi: A... ya da R...
Önlem: Elleri dikkatle yıkamak. | Grip aşısı. )
( )
( )
( )
( )

- NISF[Ar.]/NİM[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42863 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şeyin yarısı. )

- NİHÂYET-İ AZM[Ar.] değil/yerine/= KEMİK UCU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42848 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kemik ucu. )

- NÖBET[Ar.] değil/yerine/= KEŞİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38878 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NÛN[Ar. | çoğ. NİNÂN], SEMEK[Ar. çoğ. ESMÂK, SİMÂK], MÂHÎ[Fars.], EL PEZ[İsp.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42889 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BALIK )

- NUS değil NUSH[Ar.](ÖĞÜT/NASİHAT)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11693 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- OD ile KIVILCIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12982 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- OKKA/KIYYE[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42920 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eski bir ağırlık ölçüsü birimi. (1283 gr.) (400 Dirhem = 1 Okka) )

- OKYANUS/UMMAN[Ar.] değil/yerine/= ANADENİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45287 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- OMUR ile/ve/<> OMURİLİK/MURDARİLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5297 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri. İçinden omurilik geçebilsin diye ortasında delik olan bir kemik parçası. İLE/VE/<> Omurga içinde bulunan boşluk boyunca uzanan, bozmadde ve akmaddeden oluşan, sinirsel doku. )

- OMUZ/ÇİĞİN ile/ve KOLTUKALTI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5403 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- OMUZLA DİRSEK ARASINDAKİ KEMİK ile DİRSEKLE BİLEK ARASINDAKİ KEMİKLER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5414 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ONMA/ŞİFÂ[Ar.] ile/ve DEVÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7355 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gövdesel ya da ruhsal bir hastalığın son bulması, hastalıktan kurtulma. İLE/VE İlâç, çare. )

- ORAK ile MİHSAD[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34079 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Ekin orağı. )

- OROSPU/LUK/KAHPE[Ar. < KAHBE] ile FÂHİŞE/LİK | KEVÂŞE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6499 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kısaca: Orospuluk Zihinde; Fahişelik Gövdede Orospuluk, spekülatif düşüncelerle, çıkara yönelik, işine geldiği gibi hareket etme eğilimi(eşeysel göstergesi olmaksızın). İLE Fahişelik ise, içinde bulunduğu/bulunmuş oldukları şartlardan/olumsuzluklardan/acziyetten kaynaklanabilen, çok geniş/özel nedenlere dayanabilen, ya da kişisel seçim/karar ile gövdenin eşeysel yönde, maddi karşılığı için kullandırılması. )

- ORTA ile/ve/||/<> ORTAY/MERKEZ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48773 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- OVA/YAZI ile BİDH[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12774 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Geniş ova. )

- OVAL değil/yerine/= SÖBE/BEYZİ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35457 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- OYLUM/HACİM[Ar.] ile KÜTLE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54669 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( )

- OYUNA GE(TİRİ)LME! değil/yerine/>< KENDİNE GEL!!!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33956 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖD/SAFRA KESESİ ile SİDİK/İDRAR KESESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5511 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖDEM[Fr. < Yun.] ile BEZE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5498 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bazı hastalıklarda yüzde, ellerde ve ayaklarda görülen yangısız şiş. İLE Yara ya da çıban nedeniyle gövdenin herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik. )

- ÖDÜNÇ ile BORÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28447 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KARZ-I HASEN: Faizsiz verilen borç. | Ödeme yapamayan borçlunun, helâl ederek borcundan vazgeçmek. )

- ÖFKE ile HIŞIM/HIŞM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7537 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Öfkeyi sükûnetle, kötülüğü iyilikle, cimriliği cömertlikle ve yalanı gerçekle yenin. )
( Öfkeyi/gadabı tatmin etmek hayvanlıktır. )
( Ancak öfkesini/hışmını yenen, yiğittir. )

- ÖKÜZ ile BERZE-GÂV
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22318 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( GÂV-I LÂGAR[Fars.]: Zayıf öküz. )

- ÖLMEK ile TELEF OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5703 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnsanda. İLE Hayvanlarda. )
( Ölmekten değil, yaşayamamaktan kork! )

- ÖLÜ/CESED[Ar. çoğ. ECSÂD], MEYYİT[Ar. < MEVT çoğ. EMVÂT][İt. MORTO] ile/değil/yerine NA'Ş
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5691 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖLÜM ile/ve/değil/< AYRILIK/MEHCÛR[Ar. < HİCR]/HİCRET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5699 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir kere ölmek. İLE/VE/DEĞİL Her an ölüp ölüp dirilmek. )
( İnsan/kişi ancak öldükten sonra bilince konu olur/olabilir. )

- ÖLÜM ile/ve/değil/yerine DAĞILMA/YAYILMA/AYRIŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5685 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖLÜM ile/ve GÖMÜT/SİN OBRUĞU/MEZAR/MAKBER/E / MERKAD/MERKAT/METFEN[Ar.], GÛR[Fars.], MAŞATLIK[Yahudi mezarlığı], DARÎH/ZARÎH[Ar.]/NEKROPOL[Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5684 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ölüler kokmasın diye, derin çukurlara gömülür. Ölçünün olmadığı dönemlerde bu çukurların derinliğini "mezarı kazanın beline kadar" diyerek ölçüye vurmuşlardır. Bu, "bele kadar" ölçüsü, eril gövdeler içindir. Dişil gövdeler daha yağlı olduklarından, onların mezarlarını, "mezarı kazanın göğsüne kadar" diyerek tarif etmişlerdir. )
( Yakının ölümünü kabul aşamaları: Reddediş > Öfke > Uyum > Üzüntü > Kabul )

- ÖLÜM ile ÖTANAZİ["ÖTENAZİ" değil!]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5680 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hayatın tamir edemediğine, ölüm son verir. )
( [argo] KUYRUĞU TİTRETMEK, CIZLAMI ÇEKMEK ile ... )
( Ölüm riski, Duckworth Ölçeği kullanılarak hesaplanabilir[Royal Statistical Society dergisi düzenleyicisi Frank Duckworth(Dr.) tarafından tasarlanmıştır]. Bu ölçek, herhangi bir eylem sonucundaki ölme olasılığını ölçer. En güvenli eylem türü 0 sonucunu verirken, sonucun 8 çıkması eylemin kesin ölümle sonuçlanacağı anlamına gelir.

Rus Ruleti oyunu 7.2'lik bir risk taşır. 20 yıllık kaya tırmanışının riski 6.3'tür. Bir kişinin öldürülme riski 4.6'dır. Ayık ve orta yaşlı bir sürücünün direksiyonda olduğu ve 160 km. hızla gerçekleşen bir araba yolculuğu 1.9'luk bir risk taşır. Yıkıcı bir asteroid çarpmasından (1.6) biraz daha risklidir.

Bu ölçekte 5.5 özellikle tehlikeli bir sonuçtur. Bu değer trafik kazası nedeniyle, bir kişinin kazayla düşmesi sonucu ya da elektrik süpürgesi kullanırken, bulaşık yıkarken ya da sokakta yürürken ölme riskini belirtir. )
( http://olmehakki.blogspot.com.tr )

- ÖLÜM ile/ve/||/<>/> TEMEVVÜT[Ar. < MEVT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53364 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/||/<> Bir örgenin çürüyüp ölü duruma geçmesi. )

- ÖN ÖDEME ile TAKSİT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28457 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖNCEKİ ile/ve SONRAKİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1790 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖNCELİK/Lİ (OLAN) ile/ve ÖNEM/Lİ (OLAN)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1728 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Önde gelmesi gereken, öne alınmalıdır. )

- ÖNERİ ile ÖĞÜT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28120 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( NUSH İLE USLANMAYANI ETMELİ TEKDÎR TEKDÎR İLE USLANMAYANIN HAKKI KÖTEKTİR )

- ÖNGÖRÜ ile ZAN[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2772 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖPMEK ile ÖPÜŞMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6823 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖRDEK/BADİ ile KAZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22681 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 16 boyun omuru vardır. İLE ... )
( Ördek ile Kaz )
( İnsandan kaçıyorsa. İLE İnsanı kovalıyorsa. )

- ÖRDEK ile GAGALIMEMELİ/ORNİTORENK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22695 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Gövdesi kunduza benzeyen, ördek gibi gagası olan ve ayakları perdeli Avustralya'ya özgü bir hayvan. Hem yumurtlayan hem de memeli olan tek hayvandır. )
( ... İLE Geceleri beslenir, gündüzleriyse yuvalarında uyuklarlar. [ya da bir kayanın, ağaç kökünün altında] )
( ... İLE Gagaları 40.000 alıcıyla kaplıdır. [60.000 hareket algılayıcıları vardır ve bunlar da hem göz, hem de el gibi hareket eder, mekanik ve elektriksel veriyi birleştirir ve karanlık sualtı dünyasının net bir resmini çizmesine yardımcı olur] )
( ... ile Ornitorenk )

- ÖRDEK ile KUĞU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22699 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE 25 boyun omurları vardır. )
( ... İLE İngiltere'deki tüm kuğular, Kraliyet ailesine aittirler. )

- ÖRTÜ/PERDE[Fars.]/HİCAB[Ar.]:
BURKU
ile NİKAB ile LİFAM ile LİSAM ile HIMAR ile NASİF ile MİKNE'A ile CİLBAB
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54064 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖRTÜLÜ/PERDELİ ile AÇIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27979 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖRÜMCEK AĞI =/=/= TENE, KERÎ[Fars.] =/=/= BEYT-ÜL-ANKEBUT[Ar.] =/=/= COBWEB[İng.] )
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42961 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖRÜMCEK ile BÖĞ/KARADUL/POY/RÜTEYLÂ[Ar.]/TARANTULA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22887 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Zehirli ve bazı örümcekler. )
( ... İLE Zehirli ve bazı örümcekler. )
( ... İLE Zehirli ve bazı örümcekler. )
( ... İLE Zehirli ve bazı örümcekler. )
( RÜTEYLÂ[Ar.]: Zehirli ve iri bir cins kır örümceği. )
( RÜTEYLÂ[Ar.]: Zehirli ve iri bir cins kır örümceği. )
( RÜTEYLÂ[Ar.]: Zehirli ve iri bir cins kır örümceği. )
( RÜTEYLÂ[Ar.]: Zehirli ve iri bir cins kır örümceği. )
( Madagaskar'da, 500'ün üzerinde, örümcek türü bulunmaktadır.[400'ü, dünyanın hiçbir yerinde bulunmaz.] )
( Madagaskar'da, 500'ün üzerinde, örümcek türü bulunmaktadır.[400'ü, dünyanın hiçbir yerinde bulunmaz.] )
( Madagaskar'da, 500'ün üzerinde, örümcek türü bulunmaktadır.[400'ü, dünyanın hiçbir yerinde bulunmaz.] )
( Madagaskar'da, 500'ün üzerinde, örümcek türü bulunmaktadır.[400'ü, dünyanın hiçbir yerinde bulunmaz.] )
( ... İLE 2.5 yıl yiyeceksiz yaşayabilirler. )
( ... İLE 2.5 yıl yiyeceksiz yaşayabilirler. )
( ... İLE 2.5 yıl yiyeceksiz yaşayabilirler. )
( ... İLE 2.5 yıl yiyeceksiz yaşayabilirler. )

- ÖTEDUYUM/UZADUYUM(TELEPATİ) ile DURUGÖRÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7369 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖTME ile/ve ÇİLEME/ŞAKIMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22772 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Bülbüllerin ötmesi. )

- ÖVGÜ ile/ve/||/<>/>< SÖVGÜ, ŞETİM/ŞETM[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34597 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İkisi de, bilgisizliğin göstergesi ve bilgisizlik oranıncadır. )
( Övgünün aldatıcı ve yıkıcı etkisinden kaçmanın tek yolu, çalışmaya devam etmektir. )
( Aşırı övenler ile aşırı sövenlerin ortak noktası, her zaman ve zemin için saklayacak bir şeylerinin olmasıdır. Saklayanlar, bir şeyleri korumak için, dikkati, uclara çekerek, çıkar sağlamaya ve/veya yanıltmaya çabalarlar. )
( Övgüsü tez/hızlı olanın, sövgüsü de tez/hızlı olur. )

- ÖVME ile/ve NAAT[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3249 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Bir şeyin, niteliklerini övme. )

- ÖVMEK ile/ve BOŞBOĞAZ/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6593 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖVMEK ile/ve/=/> YERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6594 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖZ ile ÖZET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1707 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖZ ile/ve/<> SONRADAN OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1722 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişiyi özünden uzaklaştıran, kişinin dünyasıdır. )

- PALAMUT/BİNİYTÜ[Ar.]/PELAMYA SARDA[Lat.] ile TORİK/PİÇUTA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44770 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Palamut balığının iri bir türü. )

- PALYATİF[Fr.]/MUVAKKAT[Ar.] değil/yerine/= GEÇİCİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11372 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PAMUK ile AKALA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13024 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Amerikan pamuğu. )
( ÇİĞİT: Pamuk çekirdeği/tohumu. )

- PANDARAH[Hintçe :Sarı renk]/PÂRS[Fars.]/YUZ/PANTER[Yun.] ile LEOPAR[Fr. < Lat.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22130 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kimi benekli, kimi düz kara. İLE Benekli. )
( Asya ve Afrika'nın sıcak bölgelerinde yaşar. İLE ... )

- PANDÜL[Fr.]/RAKKAS[Ar.] değil/yerine/= SARKAÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12439 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PAPATYA ile/ve ÇAYIR PAPATYASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13030 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PARA KAZANMAK ile/ve PARA HARCAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28335 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İğneyle kuyu kazmak gibi. İLE/VE Kuma su dökmek gibi. )
( Beceri gerektirir. İLE/VE Kültür gerektirir. )
( Paraya ve bilgiye mahkum olma! )

- PARA/NUKUD[Ar. < NAKD] ile/ve KAİME/KAYME[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28332 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PARA ile SILE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50900 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Bir şaire, yazdığı övgü karşılığı verilen para. )

- PARANTEZ[İng.]/MUTARIZA[Ar.] değil/yerine/= AYRAÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38306 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PARASIZLIK ile "YOKLUK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3757 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PARDESÜ[Fr.] ile CÜPPE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13978 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Serin havalarda, giysilerin üzerine giyilen ince üstlük. İLE Hukukçuların, bilimteylerde, belirli bir aşamaya ulaşmış bilimkişileri, dinadamlarının giysi üzerine giydikleri, uzun yenleri geniş, düğmesiz giysi. )

- PAREO ile ETEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14044 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PARİDİYYE[Ar.]/PARIDÉES[Fr.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43017 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Baştankaragiller. )

- PARMAKLAR ile/ve/||/<> SERÇE PARMAKLAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5446 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişinin el parmakları sosyal örgütlenmeye köz/model olmuştur. İnsan öbekleri/grupları 10'luk sisteme göre örgütlenmiştir. Bu 10'luk sistemin önderi olmuştur. )
( PARMAK: Bitişik ve dışı içine gelecek şekilde dizilmiş altı arpa tanesi uzunluğunda bir mesafe. | [Yunan çağında, Anadolu'da] Ayağın on altıda biri. [0,0185 metre] )
( Yanyana, ayası[avuç içi] aşağıya bakacak konumda duran ellerin, geride/içte kalan, ötekilere göre daha geniş tırnaklı(/belki de boyu kısa) olan parmak(lar) "baş parmak".
Baş parmağın ve orta parmağın yanındaki/arasındaki parmağa "işaret parmağı".
İşaret parmağının ve yüzük parmağının yanındaki/arasındaki, aynı zamanda, her iki tarafında ikişer parmağın bulunduğu parmağa "orta parmak".
Orta parmak ve serçe parmağın yanındaki/arasındaki parmağa "yüzük parmağı".
Yanyana, ayası(avuç içi) aşağıya bakacak konumda duran ellerin, en dışta kalan parmak(lara) "serçe parmağı" denilir. )
( PARMAK[< VARMAK]: Varmayı/ulaşmayı/gerçekleştirmeyi sağlayan araç. )
( SEBBÂBE[Ar.]: İşaret/şehâdet parmağı[başparmağın yanındaki]. | BİNSIR/BİNSÂR[Ar.]: Yüzük parmağı[Serçe parmak ile orta parmak arasındaki]. | HINSIR: Serçe parmak. )
( ... ile/ve/||/<> )

- PARSEL ile İFRAZ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37675 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Bir arazinin bölünmesi, parsellere ayrılması. | Salgı. )

- PATLICAN ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43030 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PAYLAŞILABİLEN ile ÖZEL OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29000 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( SİHAN: Hisseler. )

- PELESENK[Ar.] değil PERSENK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44721 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türlü bitkilerden çıkarılan, kokulu bir reçine. | Pelesenkağacından elde edilen değerli kereste. DEĞİL Konuşurken, gereksiz yinelenen söz. )

- PENÇE[Fars.] ile AYAK/PATİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22444 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları. | Etkisinden kurtulmak olanaksız, etkisi çok olan güç. | Ayakkabının tabanındaki kösele. İLE Kedi, köpek için ön ayak. | Küçük çocuk ayağı. )

- PENÇE/PENCE[Fars.] ile HILÂB[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22445 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmakları ve tırnakları. İLE Yırtıcı kuş ve hayvan pençesi. )

- PENGUEN ile İMPARATOR/KRAL PENGUEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22433 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yavruları, 1 yıl boyunca, anne-babalarının bakımına muhtaç olarak büyürler. )
( ... İLE 535 metre derinliğe dalabilirler. )
( Dünyada, 18 penguen türü bulunmaktadır. Ne yazık ki, küresel ısınma nedeniyle 10'u, yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. )

- PENİS (SİK/YARAK/PİPİ/ÇÜK/FALLUS[Yun. < PHALLUS]) / VAJİNA (AM/KUKU) ile KASIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5561 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [çiçeklerde] ANDROECIUM[eril] - PISTIL[dişil] )

- PENİS ile/ve/<> DILAK/BIZIR[Ar. < BAZR]/KLİTORİS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5559 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BAYZAR/BAZR[Ar.]: Rahmin başlangıcındaki et parçası, dilcik. )
( PREPUS: Penis ve klitorisin baş kısmını örten deri kıvrımı. )
( Klitorisin, Anlatılmayan Öyküsü )
( )
( )

- PEŞTEMÂL ile ÂB-ÇÎN[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14067 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Ölü yıkayıcıya ait ve ölü kurulamaya yarayan peştemal, bez. )

- PIRTLAMA ile OSURMA(YELLENME/GAZ ÇIKARMA/KAVARA/ZARTA[Ar.]/CARTA)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5583 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birinin/birilerinin yanında yelleniliyorsa ya çok büyük bir yakınlığa ya da kopuşa/uzaklaşmaya işarettir. )
( Sevgili/eş yanında yellenebilmek, ilk başlarda yakınlığın/rahatlığın bir göstergesi olsa da daha sonraları dikkatsiz tutumlarla uzaklaşmanın ya da fazla kanıksamanın göstergesi olabilir. )
( Kişilere ayrı oda verme gereğinin/isteğinin de en büyük olası nedenlerinden biridir. )
( ... ile OS[İsveççe]: Kötü koku. )

- PİDE ile FODLA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8156 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Çoğunlukla imaretlerde, yoksullara verilen, kepekli undan yapılmış, pideye benzer bir tür ekmek. )

- PİRE ile BİT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22812 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bit yiğitte, pire itte bulunur. [Rüstem Paşa'nın, Cüzzam'lı olmamasına bağlı olarak söylendiği varsayılmaktadır.] )
( [argo] ... ile MACAR )
( YAVŞAK: Bit yavrusu. )

- PİRİNÇ ile ANBERBU/Y
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8231 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Pirinç.[hubûbat] | Pilav. | Pirinç.[Maden] İLE Anber kokulu, iri daneli Hint pirinci. )

- PRENSİP/UMDE[Ar.] değil/yerine/= İLKE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11274 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PSİKOLOJİ[6D] ile/ve/||/<>/> AKTARIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52270 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PULUÇ/INNÎN, ANÂNET[Ar.]/IMPOTENCE[İng.]/IMPUISSANCE[Fr.]/EMPTOTANS[Fr. IMPUISSANT] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43112 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eşeysel güçsüzlük, iktidarsızlık. Ereksiyon olamama. (Kalkmaması) | Kısır, güçsüz. )

- PUSULA[İt.] ile/değil/yerine BETİK/PUSULA[İt.]/TEZKERE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38882 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üzerinde kuzey-güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön saptamak için kullanılan kadranlı aygıt. İLE/DEĞİL/YERİNE Küçük bir kâğıda yazılmış kısa mektup. | Üzerinde alacak hesabı yazılmış kâğıt. | Bir iş için izin verildiğini bildiren resmi kâğıt. | Genellikle ozanların yaşamlarıyla koşuklarından söz eden yapıt. )

- PÜNEZ[Fr.] değil/yerine/= RAPTİYE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38885 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt ya da karton gibi şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç. )

- RADDE[Ar.]/KERTİ/KERTE[İt.] ile İŞARET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42009 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gemi pusulasında kadranın ayrılmış olduğu on bir derece ve on beş dakika ölçüsünde bir açıya eşit olan otuz iki bölümden her biri. | Derece, radde[Ar.]. | İşaret için yapılmış çentik ya da iz, kerti. İLE ... )

- RÂDİFE[Ar. REDF] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43131 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KIYAMETTE ÜFÜRÜLECEK SÛR'UN İKİNCİSİ )

- RAFİNERİ[Fr.]/TASFİYEHANE[Ar.+Fars.] değil/yerine/= ARITIMEVİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44878 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- RAHLE[Ar.] ile SEHPA[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43137 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üzerinde kitap okumak, yazı yazmak için yapılmış, küçük ve dar masa. İLE ... )

- RAKET[Fr. < Ar.] değil/yerine/= VURAÇ | TOKAÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44881 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Masatopu, alantopu gibi oyunlarda topa vurmak için kullanılan, oval tahta bir kasnağa gerilmiş bir ağı olan, uzunca saplı araç. | Çamaşır yıkarken kullanılan, tahtadan, yassı tokmak. )

- RAKIM ile YÜKSEKLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12775 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- RAKİT[Ar.] değil/yerine/= GÖL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44882 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Durgun su. )

- RAMAK[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43151 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yaşam kalıntısı, ancak soluk alacak kadar gövdede kalan yaşam/can. | Pek az şey. | (Ramak kala!) )

- RASAT[Ar.] değil/yerine/= GÖZLEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44895 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- RAVENT[Ar.] ile IŞKIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37482 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karabuğdaygillerden, iri gövdeli, büyük yapraklı, tıpta kullanılan bir bitki. İLE Bir ravent türü. )

- RAVZA[Ar. çoğ. RAVZÂT, RİYÂZ] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43163 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ağacı, çayırı, çimeni bol olan yer, bahçe. Bahçe-i Cennet. )

- RAYİÇ[Ar.] değil/yerine/= DEĞER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44903 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir malın, satış ve sürüm değeri. )

- RÂYİHA[Ar.]/BÛY[Fars.] değil/yerine/= KOKU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44904 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- RE'S[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43165 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [coğr.] Burun. | Uc, tepe. )

- REDDİYE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44909 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir düşünceyi, bir öğretiyi çürütmek için yazılan yazı. )

- REDİF[Ar.] ile REDİF[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44910 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Son dönem Osmanlı ordusunda, askerlik görevini bitirdikten sonra yedeğe ayrılan er. İLE Koşuklarda, uyaktan sonra yinelenen, aynı anlamdaki sözcük ya da ek. )

- REFİK/ZEVC[Ar.] ile/ve/||/<> REFİKA/ZEVCE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44913 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eril olan eş. Koca. İLE/VE/||/<> Dişil olan eş. Karı. )

- REGAİP[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43174 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Recep ayının ilk Cuma'sıdır. )

- REHBER ile ÖNDER[LİDER değil!]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6010 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İçten doğru gelmeyen hiçbir rehberliği kabul etmeyin, o zaman bile, tüm anıları ayıklayın, çünkü onlar sizi yanlışa götürürler. )
( Yollar ve araçlar hakkında tümüyle cahil olsanız bile, sessiz kalın ve içinize bakın; rehberlik mutlaka gelecektir. )

- REHİN[Ar. < REHN]/İPOTEK[Fr. < HYPOTHEQUE] değil/yerine/= TUTU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53691 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi. )

- RESÛL ile NEBÎ[Ar. < NEBE, çoğ. ENBİYÂ]/SAVACI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19325 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Elçi. İLE Haber veren. )
( İtikatta değil ama amelde ve hükümler bakımından yeni bir tebliğ, emirler zinciri sunan peygamber. İLE Daha önceki bir peygamberin tebliğini aynen yineleyen, tekrarlayan peygamber. | Kitap getirmemiş peygamber. )
( Ku'an-ı Kerim'de yazılı yirmibeş peygamber vardır. Sırasıyla: Hz. ÂDEM, İDRİS, NUH, HUD, SALİH, İBRAHİM, LUT, İSMAİL, İSHAK, YAKUP, YUSUF, EYÜP, ŞUAYIP, MUSA, HARUN, DAVUT, SÜLEYMAN, İLYAS, ELYASA, YUNUS, ZÜLKİFL, ZEKERİYA, YAHYA, İSA, MUHAMMED )
( Hz. ÜZEYİR, LOKMAN ve ZÜLKARNEYN, bazı bilginlere göre Nebî, bazılarına göre ise Velî'dir. )
( Şeriat getirir. İLE İrşâd eder. )

- RETKA'[Ar.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43190 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dişilik örgeninin ilişkiye uygun olarak gelişmemiş olması. )

- REVÂÇ[Ar.] değil/yerine/= SÜRÜM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47451 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- REVÂH[Ar.] ile REVÂ[Fars.]
[