İLK VE SON HARFİ AYNI SÖZCÜKLERDE

KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
( SÜREKLİ AYIRDINDA VE FARKINDA OLUNMASI GEREKENLER!!! )




| A...A |

A ile başlayıp A ile biten AYNI HARFLİ'LER...
( 371 FaRk, 445 katkı )



-A, A'dır ile/= A ile/= A



-A'LÂ ile FEVK



-a/A ile/<> a ile/<> A ile/<> A

( Türkçe abecesinin ilk yazacı(harfi). [sesbilim] Kalın ünlülerin, düz ve geniş olanını gösterir. İLE/<> Şaşma, anımsama, sevinme, acıma, üzülme, kızma gibi duyguları güçlendirir. Tümcenin, başında ya da sonunda, çoğu kez yinelenmiş olarak kullanılır. [A ne güzel! A sen burada mıydın?] | İkinci kişi çekimli eylemlerin sonuna gelir. [Alsana. Baksana.] İLE/<> Sınıflama ve sıralamalarda, maddelerin sıralaması yazaç ile gösterildiğinde, ilk maddenin başına gelir. İLE/<> [müzik] Nota imlerini, yazaçla gösterme yönteminde, "la" sesini bildirir. )


-A=A ile A, A'dır.



-A ile/<> A ile/<> A ile/<> A ile/<> A/Å

( Amper. İLE/<> Anot. İLE/<> Argon. İLE/<> Angström.[10¯¹0][Santimetrenin yüz milyonda biridir. 0,1 nanometre ya da 100 pikometredir.][uzunluk birimi] )


-a = v² / r'



-ABÂ ile ÂBÂ ile A'BÂ

( Yünden yapılmış kaba kumaş. | Bu kumaştan yapılmış bol, geniş giyecek. İLE Babalar. | Gök küreleri, gezegenler, seyyâreler. [ÂBÂ-İ KENÎSÂİYYE: Kilise ileri gelenleri.] İLE Yükler, ağırlıklar. | Sorumluluklar, mes'ûliyetler. | Çift denk ya da sandık. )


-ABARTMA ile AĞDALAMA



-ABARTMA ile/ve/değil/||/<> FAZLA ÖNEMSEME



-ABARTMA ile/ve GAYRETKEŞLİK



-ABARTMA ile/ve/||/<> GÜZELLEME



-ABARTMA ile İDEALLEŞTİRME



-ABARTMA ile KABARTMA

( Zihinde[vehmin olumsuz kullanımıyla]/olaylarda/olgularda/kavramlarda. İLE Nesnelerde. )


-ABARTMA ile/ve/değil/yerine ÖNE ÇIKARMA



-ABDESTBOZAN/ŞERİT/SIĞIR ŞERİDİ/TENYASI/TENYA ile ABDESTBOZAN OTU

( Şeritgillerden, gövdesi yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı. İLE Gülgillerden, almaşık yapraklı, yeşilimsi ya da kan kırmızı çiçekler açan, idrar söktürmede ve kan dindirmede kullanılan bir bitki. )


-ABLUKA değil/yerine/= KUŞATMA



-ABRAHAM ABULAFIA ve/<> İBN ARABİ



-ACI ÇEKTİĞİMİZDE ve/||/<> KORKTUĞUMUZDA ve/||/<> BAZI ŞEYLER, YOLUNDA GİTMEDİĞİNDE

( Kendimize kızmayalım. VE/||/<> Kendimizi aşağılamayalım. VE/||/<> Kendimizi suçlamayalım. )


-ACIKMA ile/ve/> DOYMA İSTEĞİ



-ACIMA ile ACIMAK

( Acımak eylemi. | Başka bir kişinin ya da canlının mutsuzluğuna yönelik duyulan üzüntü, merhamet. İLE Tadı, acı duruma gelme, acılaşma. | Acılı, ağrılı olma. | Başkasının acısına ortak olmak ya da durumundan üzüntü duymak. | Başkasının uğradığı/uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek, merhamet etmek. | Bir şeyi vermeye kıyamamak ya da verdiğine, elden çıkardığına üzülmek. )


-ACIMA ve/ne yazık ki/||/<>/> CİDDİYE ALMAMA



-ACIMA ile DUYGUDAŞLIK



-ACIMA ile/değil KENDİNE ACIMA

( Kişiyi, acımak değil kendine acımak bitirir. )


-ACIMA ile/değil/yerine KORUYUCU SEVGİ

 

 



 

 

 

( 329 FaRk, 395 katkı )



-"ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TEKLİFİ" değil/yerine ANAYASA

( Burayı tıklayarak okuyabilirsiniz... )


-"ASİL" ile/değil AĞA



-"AYRIYET(T)EN" değil AYRICA



-"DOĞU" ile/ve/değil ASYA



-"GÖNDERME" ile/ve/<> ANIMSATMA



-"HIZLI OKUMA" ile/değil ANLAYARAK HIZLI OKUMA



-"KLASİK" ile/değil ANTİK/A



-"KUTSAMA" ile/değil/yerine ANMA/ANLAMA



-"NAPOLYON KİRAZ"[< ZİRAAT 0900] ile/ve/||/=/<> AKŞEHİR NAPOLYONU ile/ve/||/=/<> SALİHLİ | ALLAH DİYEN ile/ve/||/=/<> DALBASTI ile/ve/||/=/<> FISFIS ile/ve/||/=/<> SCHNEIDERS SPAETKNORPEL | ZEPPELIN | NORDWUNDER ile/ve/||/=/<> FERRORIVA

( Genel ve ziraat terimi. İLE/VE/||/=/<> Afyon bölgesindeki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> Manisa bölgesindeki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> Malatya bölgesindeki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> Çanakkale bölgesindeki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> Almanya'daki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> İtalya'daki adı/türü. )


-"ÜZERİNE ALMA" ile ALINMA



-"YANIT" ile/ve/değil/yerine AÇIKLAMA



-"YARATMA" ile/ve/değil AÇIĞA ÇIKARMA



-"YAVAŞLA(T)MA" ile/ve/değil/||/<>/>/< AZAL(T)MA



-(")TATMİN OL(MA)MA(") ile/ve/||/<>/< ANLA(MA)MA



-(")YAZI/YORUM/MİZAH/TA("):
"ÇARPITMA" ile/değil/yerine/>< ABARTMA



-[İt.] BORDA ile/ve PRUVA ile/ve ALABANDA

( Geminin yanı. İLE/VE Geminin önü. İLE/VE Teknenin iç tarafı. )


-[ne yazık ki]
PARASIZLIK ile/ve/||/<> ALÇIDA OLMA/KALMA

( İkisi de zamanla çözülür. Zamanın değerini/önemini, en yakın/yoğun biçimde düşündürür/deneyimletir. )


-A, A'dır ile/= A ile/= A



-A'SAM ile A'SÂM-ÜL YÜMNÂ

( Ön ayakları beyaz olan at, geyik ya da koyun. İLE Sağ ayağı beyaz olan at, geyik ya da koyun. )


-a/A ile/<> a ile/<> A ile/<> A

( Türkçe abecesinin ilk yazacı(harfi). [sesbilim] Kalın ünlülerin, düz ve geniş olanını gösterir. İLE/<> Şaşma, anımsama, sevinme, acıma, üzülme, kızma gibi duyguları güçlendirir. Tümcenin, başında ya da sonunda, çoğu kez yinelenmiş olarak kullanılır. [A ne güzel! A sen burada mıydın?] | İkinci kişi çekimli eylemlerin sonuna gelir. [Alsana. Baksana.] İLE/<> Sınıflama ve sıralamalarda, maddelerin sıralaması yazaç ile gösterildiğinde, ilk maddenin başına gelir. İLE/<> [müzik] Nota imlerini, yazaçla gösterme yönteminde, "la" sesini bildirir. )


-A ile/<> A ile/<> A ile/<> A ile/<> A/Å

( Amper. İLE/<> Anot. İLE/<> Argon. İLE/<> Angström.[10¯¹0][Santimetrenin yüz milyonda biridir. 0,1 nanometre ya da 100 pikometredir.][uzunluk birimi] )


-ABÂ ile ÂBÂ ile A'BÂ

( Yünden yapılmış kaba kumaş. | Bu kumaştan yapılmış bol, geniş giyecek. İLE Babalar. | Gök küreleri, gezegenler, seyyâreler. [ÂBÂ-İ KENÎSÂİYYE: Kilise ileri gelenleri.] İLE Yükler, ağırlıklar. | Sorumluluklar, mes'ûliyetler. | Çift denk ya da sandık. )


-ABAKUS ile ABAKULUS/TESSERA

( Sütun başlıklarının üstüne gelen, genişçe ve dışa taşkın tabla, başlık tablası, mahmel. Abakus, sütunla baştaban ya da kenar üzengisi arasında, yastık görevi yapar. İLE Döşeme ve duvar mozaiği yapımında kullanılan, küçük bir küp biçiminde cam, pişmiş toprak ya da taş parçası. )


-ABARTMA ile AĞDALAMA



-AÇIKLAMA ile AÇIMLAMA



-AÇIKLAMA ile/ve/değil ANLAM/LANDIRMA

( ... İLE/VE/DEĞİL İnsan durum ve tutumları açıklanamaz ve fakat (ancak) anlamlandırılırlar/anlamlandırılabilirler. )


-AÇIKLAMA ile/ve AYDINLATMA



-AÇIT ile/<> AÇMA

( Pencere ya da kapı boşluğu. İLE/<> Girilecek ya da çıkılacak yer. )


-ADA ile ADA

( Her tarafı, su ile çevrili kara parçası. İLE Çevresi, yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. )


-AGA ile AĞA

( Babacan, mert, kalender kişi. İLE Kırsal kesimde, geniş toprakları olan, güçlü, sözü geçen, varlıklı kişi. | Halk arasında sayılan ve sözü geçen kişilere verilen san. | Büyük kardeş, ağabey. | Okur-yazar olmayan, yaşlıca kişilerin, adlarıyla birlikte kullanılan san. | Osmanlı döneminde, kimi örgütlerin başında bulunanlara verilen resmi san. )


-AĞAÇ/ÇAM SAKIZI/REÇİNE[Yun.] ile AKINDIRIK/AKMA



-AHIMSA ile/ve SATYA ile/ve ASTEYA ile/ve BRAHMAÇARYA ile/ve
APARIGRAHA ile/ve DAYA ile/ve KŞAMA ile/ve
DHRITI ile/ve MITAHARA ile/ve ARCAVA

( Şiddet kontrolü. [Şiddetsizlik] Zararsızlık; başkalarını düşünce, söz ve hareketle incitmemek. İLE/VE Yalan kontrolü. [Dürüstlük] İLE/VE Benimseme kontrolü. [Çalmama] İLE/VE Eşeysel enerji kontrolü. İLE/VE Biriktirme kontrolü. [Biriktirmemek] İLE/VE Nefret kontrolü. [Merhamet] İLE/VE Kızgınlık kontrolü. [Affetme] İLE/VE Güçsüzlük kontrolü. [Dayanıklılık] İLE/VE Aşırılık kontrolü. [Ilımlılık] İLE/VE Yanlışlık kontrolü. [Doğruluk] )


-AKBABA ile AKSIRTLI AKBABA



-AKILTAPARLIK ile/yerine AYDINLANMA



-AKLI BOŞ ile/değil/yerine AKLI BAŞINDA

( [(")anllatıklarından(")] "öykü" dinleriz. İLE/DEĞİL/YERİNE Yaşam(ay)ı öğreniriz. )


-ÂLÂ ile ALA

( İHSANLAR, BAHŞİŞLER | ÜSTÜN | KİRLETEN )


-ALA ile ALÂ ile ÂLÂ

( Karışık renkli. | Alabalık. | Açık kestane renginde olan, ela göz. | Kekliğin boynundaki siyah halka. İLE Üstün. İLE İhsanlar, bahşişler. | Kirleten. | Pekiyi. )


-ALACA ile Alaca

( Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. | İki ya da daha çok renkli. | Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. | Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. | Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. İLE Çorum iline bağlı ilçelerden biri. )


-ALATURKA ile ALAFRANGA



-ALDANMA değil/yerine/>< AYDINLANMA

( Soytarılara kanarak. DEĞİL/YERİNE/>< Aydınları dinleyerek. )


-ÂLEM-İ KÜBRÂ ile/ve ÂLEM-İ SUĞRÂ

( Kâinat. İLE İnsan. )


-ALENEN[Ar.] yerine AÇIKÇA



-ALINTI ile ARAŞTIRMA

( Bir kişinin çalışmasını(sözünü/yazısını) "kullanmak". | Başka bir dilden alınmış sözcük. İLE Birkaç kişinin çalışmasını(sözünü/yazısını) "kullanmak". )


-ALTIN ZEHİRLİ OK KURBAĞASI ile ALTIN KURBAĞA

( bkz. 22307 İLE 1966'da, biliminsanlarınca tanımlanmış bir kurbağadır. Soyu tükenmeden önce Kosta Rika'nın, Monteverdi ormanlarında sıklıkla bulunurlardı. Ne yazık ki, 1989'dan beri hiçbir yerde görülememiştir.[Yiyecek azlığı ve iklim değişikliklerinden dolayı yok oldukları düşünülüyor.] Bunlar da çok zehirli kurbağalardandı. )


-AMÂ ile A'MÂ ile AMA

( Körlük, görmezlik, manevi körlük, bilgisizlik. | Yağmur bulutları. | Altında ve üstünde hava bulun(may)an bulut. İLE Kör. | Bilgisiz/cahil. İLE Bağlaç, fakat. )


-AMASYA ile AMASRA

( Orta Karadeniz'de. [Çorum - Merzifon - Amasya] İLE Batı Karadeniz'de. [Zonguldak - Bartın - Amasra] )


-ANÂ' ile ÂNÂ'[< ÂNÎ] ile A'NÂ'[< İNV] ile ANA

( Güçlük, zahmet, meşakkat. İLE Gece yarısı vakitleri. İLE Taraflar, nâhiyeler. İLE "Anne" sözünün/hitabının kısaltılmışı. )


-ANAKARA ile ANKARA



-ANIMSA(T)MA ile/ve/||/<> ANIŞTIRMA



-ANIMSAMA ile/ve/> ANMA



-ANLAM/A ile/ve/<> ANLAMLANDIRMA



-ANLAMA ile/ve ANLAMLANDIRMA

( Yaşamı farklılaştırır. )


-ANLAŞMA ile/ve/değil/<> ANTLAŞMA

( Anlama durumunun, kişilerin birbirlerinin dediklerini, konusu geçen noktayı ve içeriğini/kapsamını/ayrıntılarını duymuş, bilmiş, anlamış ve belirli bir yönde düşünce, duygu ve amaç bakımından birleşmiş olmayı belirtmektedir. İLE/VE/DEĞİL/<> Ahidleşme[toplulukta/toplumda] ve/ya da muahede[iki kişinin], karşılıklı olarak bağlayıcılık özelliğiyle/koşullarıyla sözleşmesi, yeminleşmesi. )


-ANTRAKT[Fr. < ENTRACTE] değil/yerine/= ARA



-ANTRENMAN[Fr. < ENTRAINEMENT] değil/yerine/= ALIŞTIRMA

( Alıştırma. | Herhangi bir konuda yapılan hazırlık. )


-ANURA ile/ve APODA

( Dört üyeli, kuyruksuz amfibileri kapsayan su ve kara kurbağaları takımı. İLE/VE Bacaksız amfibileri kapsayan takım. )


-ARTTIRMA ile/değil ARTIRMA



-ARAMA ile ARAŞTIRMA

( Arayan ve aranılan birdir ve önemli[öncelikli] olan, yalnızca arayıştır. )


-ARAMA ile ARAŞTIRMA

( The seeker and the sought are one and the search alone matters. )


-ARASÂT ile ARSA

( Cennet ile cehennem arasında olduğu söylenilen yer. | Mahşer yeri, haşir ve neşir meydanı. Kıyamet günü, tüm ölülerin dirilip toplanacakları yer. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Arınma, duyguların eğitilmesi ve duyarlılık-yetisinin geliştirilmesi için yöntem olarak kullanılmaktaydı. Sanat bu arınmanın yöntemi olarak benimsenmişti. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Büyüklüğü tanıyabilmek için olgunlaşmanız, kutsallık için gönlünüzü arındırmanız gerekir. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Zaferin sırrı, Arınma ve Bilgi'ye ulaştıktan sonra çalışmaktır. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Aydınlanma, kültürden uygarlığa geçiştir. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( "Bir"deki "Birlik"i ya da "Birlik"in "Bir", "Tek" ve "Bütünsel" oluşunun farkındalığına ulaşmak "Aydınlanma"dır. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Aydınlanma, insan aklına güvenmek; onu tanımak ve akla dayalı bir yaşamı gerçekleştirmeyi amaçlar. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Aydınlanma, Varlığın Armonik Birliği'nin kavranmasını temel almış; buna bağlı olarak Toplum'un armonik birliğe ulaştırılması ve toplum içndeki kişilerin 'Tekil-Bütünlük'e gelerek 'Bireyleşmesi'ni amaç edinmiştir. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( İngilizce'de "Enlightenment", Fransızca'da "Enlaitement", Almanca'da "Aufklærung", İtalyanca'da "Essere Illuminato", Osmanlıca'da "Tenevvür", Tasavvuf'ta "İşrak". )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Tüm ezoterik okullarda Arınma, Aydınlanma ve Sevgi, Bilgeliğin Yöntemi, ortak bir tutum olarak benimsenmiştir. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Kavramlar dünyasına giren her insan evrensellikle bağ kurmuştur. Bunun ayırdında olmak, aydınlanmaya başlamak demektir. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Ancak anlayış aydınlatır. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Aydınlanmış kişi erdemli olmalıdır. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Ermişliğin özü, içinde bulunulan AN'ı(şimdiyi) tümüyle kabul etmek ve olmakta olanlarla uyumlanmaktır. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Only understanding enlighten. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Aydınlanma, felsefi bir kavram olarak XVIII. yy. Avrupa'sında "Akla dönüş akımı" olarak kullanılmaya başlanmış ve döneme adını vermiştir. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( You must mature to recognise greatness and purify your heart for holiness.
The essence of saintliness is total acceptance of the present moment, harmony vs. things as they happen. )


-ARKADA ile/ve/değil ARKANDA



-ARKTİKA ile/ve ANTARTİKA

( Kuzey kutbunda kutup noktasıyla birinci enlem içinde kalan kara ve deniz parçası. İLE/VE Güney kutbu. )


-ARKTİKA ile/ve ANTARTİKA

( KUTB-İ ŞİMÂLÎ: Kuzey kutbu. )


-ARSAMEIA ile/ve ARTAMEIA

( Kahta. İLE/VE Gönen. )


-ARŞ ile/ve/> ÂLÂ



-ARYA[< İt. ARIA] ile ARIETTA

( Selen/sadâ[insan sesi] için beste. | Orkestra eşliğinde söylenen ve tek ses için bestelenmiş müzik parçası. İLE Kısa ve küçük arya. )


-ASÂ ile ÂSÂ[Fars.] ile -ÂSÂ, ÂSÂY[Fars.] ile A'SÂ

( Değnek, sopa. | Dervişlerin taşıdıkları sopa. İLE Esneme. | Ciddilik, vakar. | Süs, bezek. İLE ... gibi. İLE Değnekler, sopalar. )


-ASIM = ASMA

( Asma işi/durumu. )


-AŞÂ' ile A'ŞÂ

( Geçimi/maişeti için çok çalışan. İLE Gözleri "dumanlı" kişi. | Çeşitli yüzyıllarda yaşamış birkaç Arap şairinin adı. )


-AŞAĞILIK KOMPLEKSİ değil/yerine/= ALTSANMA



-AŞI ile AĞAÇ AŞILAMA

( )


-ÂŞİKÂR ile/değil ÂŞİNÂ



-AŞK ile/ve/değil/<> AHİD'E VEFÂ



-AŞLAMA =/< AŞILAMA

( Aşlama su, aşlama kiraz vb. )


-ATİK ile ATİK/A

( Çabuk davranan, çevik. İLE Eski, eski zamanla ilgili. )


-ATİNA ile ATİNA

( Yunanistan'ın başkenti. İLE Rize - Pazar ilçesinin eski adı. )


-AURORA ile/ve AURA

( Kuzey kutbu ışıkları. İLE/VE İnsan gövdesi etrafındaki ışıma/tireşim/enerji. )


-AVARA ile AVARA

( Bir geminin, başka bir gemiden ya da kıyıdan açılması. | Kıyıya dayanılarak, sandalın açılması için kürekçilere verilen komut. İLE İşe yaramaz, kötü. | Üzerinde döndüğü ve kendini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan düzenek. )


-AVRASYA:
ASYA[< ASIA, ASIE] ile/ve AVRUPA

( 40 milyon km². İLE/VE 10 milyon km² )


-AVUSTURYA ile AVUSTRALYA

( NEMÇE/NEMSE: Osmanlılar'da Avusturya'nın adı. )


-AVUSTURYA ile AVUSTRALYA

( BEÇ: Viyana'nın, Macarca adı. )


-AYÂ ile ÂYÂ[Fars.], ACABA[Ar.] ile A'YÂ ile AYA

( Yeteneksiz/kabiliyetsiz, kudretsiz. | Tedavi edilemez, iyileştirilemez. İLE Şüphe ve tereddüt bildiren edat. İLE Daha ya da en kudretsiz, hiç iktidarı olmayan. İLE El/avuç içi, ayak tabanı. | Yaprakların düz ve parlak bölümü. )


-AYDINLANMA/HAK(K)'I BULMAK:
DERVİŞ OLMAKLA ile/ve/||/<> ÂŞIK OLMAKLA ile/ve/||/<> İNSAN OLMAKLA



-AYDINLANMA ile/ve/> AŞMA



-AYDINLATMA ile/ve/değil AYDINLANMA



-AYIRMA ile/ve/||/<> YALINLAŞTIRMA ile/ve/||/<> ARA ÇÖZÜM/LER ARAMA/BULMA

( Düşüncenin, bilgilerin, nesnelerin, kavram, olay ve olgular üzerinde en temel uygulanması gerekenlerin başında, onları bütün olarak görebilmenin yanı sıra ve ötesinde, ayırma bilgisi, becerisi ve oranı bulunmaktadır.

Bilmek ya da bilinebilenler, ancak küçültme ya da ayırma bilgi ve becerisiyle elde edilebilirler. Bu işin ustalığı da, her ustalığın temelinde bulunan çıraklık sürecinde gerçekleşir ve kaynağını, gücünü çıraklık döneminden alır. Bu bilgi, deneyim ve dönem, kalfalıkta ve ustalıkta bile olunsa, tüm sürecin neredeyse tamamıdır.

Birleştirme bilgi ve becerisi olarak tanımlanan ustalık, yetkin çıraklıktır. Hatta ustalık diye bir şeyden bile söz edilemeyecek kadar tek bir bilinç ve beceridir. Kişinin, bisiklet kullanmayı bir kere öğrenmesinden sonra, yaşam boyunca bir daha bisiklet kullanmayı öğrenmeye gerek kalmaması, kendinin değil, suyun kaldırma gücündeki gibi, kendiliğindenliğiyle, doğasıyla sağlanır. Zihnin ya da bilincin devrede olması ile değil, beynin ya da öte bir bilincin devrede olmasıyla, bilinç merdiveninde görülen, bilinçsiz bilinçlilik ya da yeterlilik ile sağlanır.

Karmaşık olan ya da öyle "algılanan" süreçlerin çözümü de, onları, oldukları yapıda değil, küçülterek ya da çok haneli sayıdan oluşan bir bölmenin, tek haneli bir sayıya doğru yalınlaştırılması ile gerçekleşir.

Çözümsüz "görünen" durumların da çözümü, köklü/kökten çözüm arayışı değil ara çözüm üretebilmektir. Yaşamımızda, karşılaşılabilecek sonsuz olumlu ya da olumsuz olasılıktaki durum ve süreçler için bazen ya da çoğunlukla, bir düşünce ya da nesneden, ödün vermeden ya da bir parçasından vazgeçmeden, bir şey elde etmek ya da yetersiz/olumsuz sürecin devam etmesine göz yumarak, bir sonuç ya da çözüm oluşturmak olanaklı değildir.

Ne herhangi bir düşünce ya da bir durum için, ne de kaygının sona erdirilmesi, olumsuz ya da yetersiz koşulların tamamen ortadan kalkma "beklentisi" ya da "dileği" ile sağlanamayacağından dolayı, ayırmayı, yalınlaştırmayı ve ara çözümler üretmeyi bilmek, becermek gerekmektedir.


"Hiçbir sorun, onu yaratan 'bilinç seviyesi'yle çözülemez." )


-AYNÂ[Ar. < ÎYN] ile AYNA[Fars.] ile AYNA

( İri ve güzel gözlü. İLE Işığı yansıtan, varolanların görüntüsünü veren, cilâlı ve sırlı cam. İLE Atların diz kapağı. )


-AYNI ZAMANDA ile/ve/değil AYRICA



-AYRILMA ile AYRIŞMA



-AYRIM ile/ve ANLAMLANDIRMA



-AYRINTI ile AÇIKLAMA



-BACTERIA ve ARCHAEA ve EUKARYA

( ... VE ... VE Hayvanların bulunduğu alan. )


-BAOBAB AĞAÇLARI:
AFRİKA ile/ve/<> BÜYÜK ile/ve/<> AVUSTRALYA ile/ve/<> MADAGASKAR ile/ve/<> PERRIER ile/ve/<> FONY ile/ve/<> SUAREZ ile/ve/<> ZA

( )


-BENZEŞME ve AYRIŞMA



-BESLENME:
"CANIN SIKILDIKÇA" değil/yerine/>< ACIKTIKÇA



-BEŞ İNCELİK/LETÂİF-İ HAMSE[Ar.]:
KALB ile/ve/||/<>/> RUH ile/ve/||/<>/> SIR ile/ve/||/<>/> HAFÎ ile/ve/||/<>/> AHFÂ



-BEYAZ[Ar.] değil/yerine/= AK, AKÇA



-BEZELYE ile ARAKA

( [Bazı kültürlerde] En dış kabuğuyla birlikte yenene verilen ad. İLE Bezelyenin tanelerine verilen ad. | İri taneli bezelye. )


-BİLGELİK ve ANLAMA, ANLAMLANDIRMA

( Bilgeliğin dudakları, anlamayanların kulaklarına kapalıdır. )


-BİLGELİK ile/ve/||/<> AYDINLANMA

( Başkalarının bilgisi. İLE/VE/||/<> Kendini tanıma. )


-BİLGİ:
BETİMLEYEREK ile/ve/||/<>/< AŞİNALIKLA



-BİLGİ ile/ve/<> ANIMSAMA

( Anımsamayı bilgi sanıyorsunuz. Gerçek bilgi her zaman taze, yeni ve beklenmediktir. )


-BİLGİ ile/ve ANIMSAMA



-BİLİM ile/ve AÇIKLAMA



-BİLME ve/> ANLAMA ve/> YORUMLAMA

( Yapabilmek. VE/> Varolmak. VE/> ... )


-BİLME ve/> ANLAMA ve/> YORUMLAMA

( ... VE/> Kişiye, tarihe, topluma, kültüre ait herşeye bakarak, kişiden hareketle kişiye/kişilere bakarak kavrama yöntemi. VE/> ... )


-BİLME ve/> ANLAMA ve/> YORUMLAMA

( Bilen kişi, varolanı savunur; cahil kişi, cesur olur. )


-BİRLEŞTİRME ve/||/<>/> AYDINLATMA



-BİSİKLET ve/<> AKIL/ZEKÂ



-BOĞULMALARDA:
DİL KÖKÜNÜN GERİYE KAYMASI[BAYILMA VE BİLİNÇ KAYBI SONUCU] ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA SIVI DOLMASI ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA YABANCI NESNE KAÇMASI ile/ve/||/<> ASILMA ile/ve/||/<> AKCİĞERLERİN ZEDELENMESİ ile/ve/||/<> GAZLA ZEHİRLENME ile/ve/||/<> SUDA

( Gövdedeki dokulara yeterli oksijen gitmemesi sonucu dokularda bozulma oluşmasıdır.
[Belirtileri]
- Soluk almada güçlük.
- Gürültülü, hızlı ve derin solunum.
- Ağızda balgam toplanması ve köpüklenme.
- Yüzde, dudaklarda ve tırnaklarda morarma.
- Genel sıkıntı hali, yanıtlarda isabetsizlik ve kararsızlık.
- Bayılma. )


-BOĞULMALARDA:
DİL KÖKÜNÜN GERİYE KAYMASI[BAYILMA VE BİLİNÇ KAYBI SONUCU] ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA SIVI DOLMASI ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA YABANCI NESNE KAÇMASI ile/ve/||/<> ASILMA ile/ve/||/<> AKCİĞERLERİN ZEDELENMESİ ile/ve/||/<> GAZLA ZEHİRLENME ile/ve/||/<> SUDA

( [İlk yardım.]
- Boğulma nedeni ortadan kaldırılır.
- Bilinç kontrolü yapılır.
- Hastanın yaşamsal bulguları değerlendirilir.
- Temel yaşam desteği sağlanır.
- Derhal tıbbî yardım istenir[112]
- Yaşam bulguları izlenir. )


-BOĞULMALARDA:
DİL KÖKÜNÜN GERİYE KAYMASI[BAYILMA VE BİLİNÇ KAYBI SONUCU] ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA SIVI DOLMASI ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA YABANCI NESNE KAÇMASI ile/ve/||/<> ASILMA ile/ve/||/<> AKCİĞERLERİN ZEDELENMESİ ile/ve/||/<> GAZLA ZEHİRLENME ile/ve/||/<> SUDA

( [Suda Boğulmalar]
- Suda boğulmalarda, soluk borusu girişi kasıldığından dolayı, çok az miktarda su, akciğerlere girer.
- Özellikle soğuk havalarda, 20-30 dakika geçse bile yapay solunum ve kalp masajına başlanmalıdır.
- Suya atlama sırasında, genel gövde yaralanması/omurga kırıkları olabileceği öngörülerek, başın, çok fazla geriye itilmemesi gerekmektedir.
- İlk yardımcı yalnız ise 112 aranırken temel yaşam desteğindeki sıralamaya uygun olarak aramalıdır. )


-BOŞLUK ile/ve/<> ABARA

( ... İLE/VE/<> Köy evlerinin tavanlarında, iki direk arasında kalan boşluk. )


-BÖLÜNME ile/ve/<>/değil/yerine AYRIŞMA

( Belirleyici olan, bölünme ya da birleşme değil ayrışmadır. )


-BÖLÜNME ile/ve/<>/değil/yerine AYRIŞMA

( Hücreler, bölündükleri gibi, ayrılarak ve ayrışarak çoğalmaktadır. Daha sonra biraraya gelen bütünlük görüntüsü ise ayrışmışların biraradalığıdır.[Sperm de yumurtaya ulaşarak önce birleşir ve daha sonra ikiye bölünerek ayrılan ve ayrılan her bir hücrenin de ikiye bölünerek ayrışmasıyla ve daha sonra yanyanalığıyla/biraradalığıyla "organ/hayvan/insan" dediğimiz bir bütün oluştururlar. Parmakların arasında da deri/et vardır fakat zamanı gelince hücreler bütünden ayrılarak, parmaklara parmak olma özelliklerini kazandırmış olur.] )


-BULUT ile ÂMÂ

( ... İLE Altında ve üstünde hava bulun(may)an bulut. )


-C ile/>< A

( [Lat.] CONDEIMO[: Suçlu.] İLE/>< APSOLBO[: Suçsuz.] )


-CAM ile/ve/<>/> AYNA

( Sileriz, "ayna gibi" oldu deriz. İLE/VE/<> Sileriz, "cam gibi" oldu deriz. )


-CAM ile/ve/<>/> AYNA

( ... İLE/VE/<>/> Camın sırlanmışı. )


-CANLILAR SINIFLANDIRMASI'NDA:
EUBACTERIA ve ARCHAEBACTERIA ve ARCHAEZOA ve PROTISTA ve CHROMISTA ve FUNGI ve PLANTAE ve ANIMALIA



-COMMODORE ile AMIGA



-ÇALIŞMA ile/ve/değil ARINMA



-ÇİÇEK ile AYNISEFÂ

( ... İLE Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi. )


-ÇOK KİŞİYLE ile/ve/||/<> AZ KİŞİYLE ile/ve/||/<> TEK BAŞINA

( Konuş. İLE/VE/||/<> Düşün. İLE/VE/||/<> Karar al. )


-ÇÖZÜM ile/ve AÇIKLAMA



-ÇUBUK ile ARDA

( ... İLE İşaret olarak yere dikilen çubuk. )


-DAĞILIM ile AYIRMA



-DEĞERLENDİRME ile/ve/> ANLAMLANDIRMA



-DEĞİŞİM:
KIRILINCA ile/ve/||/<> KANDIRILINCA ile/ve/||/<> ÇOK FAZLA ŞEY ÖĞRENİNCE ile/ve/||/<> ÂŞIK OLUNCA



-DEĞNEK yerine ÂSÂ



-DEMİR KİLİSE:
İSTANBUL'DA ile/ve/<> ARJANTİN'DE ile/ve/<> AVUSTURYA'DA



-DENEYİM ve ANIMSATMA

( Deneyimi aktaramazsınız fakat yol gösterebilir ve anımsatabilirsiniz. )


-DERLEYİP TOPARLAMA ile/ve/<> ANIMSATMA



-DERT ile/ve ADANMA



-DIŞLAŞMA ve/||/<>/> AÇIĞA ÇIKMA



-DİL ile/ve AYNA



-DİSİPLİN:
GÖVDEDE ve/||/<> AKILDA ve/||/<> DUYGUDA

( Spor. VE/||/<> Felsefe. VE/||/<> Sanat. )


-DOĞUŞTAN HUYLAR ile YAPAY/SUNÎ HUYLAR ile ALACA

( HULKUN MATBU'UN ile TAHALLUKUN MASNU'UN ile Kötü huy. )


-DOĞUŞTAN HUYLAR ile YAPAY/SUNÎ HUYLAR ile ALACA

( VİLÂDÎ[Ar.]/CONGÉNITAL[Fr.]: Doğuştan. )


-DOĞUŞTAN HUYLAR ile YAPAY/SUNÎ HUYLAR ile ALACA

( ŞÎME[Ar.]: Huy, tabiat. )


-DOYMA ile AŞIRI DOYMA

( Yeğinliği gittikçe artırılan bir manyetik alanın içindeki bir çelik çubuğun alabileceği en çok manyetizmayı almış olması. | Bir gazın, belli bir sıcaklıkta o sıcaklığa özgü olan en büyük basınç altında bulunması. | Bir sıvının içinde belirli bir nesneden eriyebilecek en çok miktarın erimiş bulunması, işba. İLE Belirli sıcaklıktaki bir sıvı içinde, eriyebildiği kadar eriyen bir nesnenin, sıcaklığın düşmesine karşın bir sınıra kadar erimiş olarak kalması durumu. )


-DÜŞÜNME ve/||/<>/= AYIRMA



-EHL-İ BEYT ile/ve/<> ÂL-İ ÂBÂ



-EPA ya da DHA ile/değil/yerine/>< ALA

( )


-EROZYON/İTİKAL[Ar.] değil/yerine/= AŞINMA



-FAKAT ile/yerine/değil AYNI ZAMANDA



-FAKAT değil AYNI ZAMANDA



-FAKAT ile/yerine AYNI ZAMANDA



-FARKINDALIK ve/||/<>/< ÂN'A ODAKLANMA



-FETİH:
İŞGAL değil AÇMA



-FEVK ile A'LÂ



-FİLİGRAN'DA:
BULGAR ile/ve/||/<>/> AVRUPA

( 1282 - En eski filigran. )


-GELİŞİM ve/||/<> ARINMA ve/||/<> YOZLAŞMAMA



-GENELLEME ile/ve/değil ABARTMA



-GERÇEKLİK:
AKIL SAYESİNDE/ARACILIĞIYLA ve/||/<> AKILDA



-GERÇEKLİK ile/ve AÇIMLANMA



-GERİ ile ARKA



-GEZEGEN ile/ve ACUN/DÜNYA

( Dünyanın 360 derecelik yapısı, her derecenin yeryüzündeki mesafe karşılığı 25 fersahtır. Her fersah 12.000 zira(arşın)(5.685 m.)dir. Bir zira 25 parmaktır. Bir parmak, bitişik ve dışı içine gelecek biçimde dizilmiş altı arpa tanesi uzunluğunda bir mesafedir. )


-GEZEGEN ile/ve ACUN/DÜNYA

( ... İLE/VE Yüzölçümü: 509.600.000 km2 | Kara: 148.326.000 km2 )


-GEZEGEN ile/ve ACUN/DÜNYA

( ... İLE/VE Asya: %30, Afrika: %20.3, Kuzey Amerika: %16.3, Güney Amerika: %11.9, Antartika: %8.9, Avrupa: %6.6, Okyanusya/Avustralya: %6.0 )


-GEZEGEN ile/ve ACUN/DÜNYA

( ... İLE/VE Kara: %27, Buz: %2, Su: %71[%97 Tuzlu, %3 Tatlı] )


-GEZEGEN ile/ve ACUN/DÜNYA

( Dünyanın (ekvator) çapı 12.756,28 km.dir. )


-GEZEGEN ile/ve ACUN/DÜNYA

( Dünyanın yaşı 13.7 milyar yıl olarak kabul edilmektedir. )


-GEZEGEN ile/ve ACUN/DÜNYA

( TÜRKÂN-İ ÇERH/SEB'A-İ SEYYÂRE: Yedi gezegen. [UTÂRİD: Merkür. | ZÜHRE: Venüs. | MİRRİH: Mars. | MÜŞTERİ: Jüpiter. | ZÜHAL: Satürn. | NEPTÜN | PLÜTON] )


-GEZEGEN ile/ve ACUN/DÜNYA

( Eratosthenes [M.Ö. 276 - 194], dünyanın çevresini hesapladığı bilinen ilk kişidir. )


-GÜLMEK ile AYIPLAMA



-GÜZELLİK ve/=/< ARINMA



-HAKARET ile AŞAĞILAMA



-HÂLE[Ar.] değil/yerine/= AYLA

( Bazı yıldızların, özellikle ayın çevresinde görülen geniş ve aydınlık teker. | Hristiyanlıkta aziz sayılanların resimlerinde başları çevresinde çizilen daire. | Bazı kutsal kişilerin başı etrafında gösterilen ışık çevresi. )


-HAPŞIRMA ile AKSIRMA

( MÜTEATTIS: Aksıran. )


-HATÂ ile ATÂ

( Kuldan. İLE Allah'tan. )


-HAYALPERESTLİK ile ABARTMA



-HAYVAN/BİTKİ ile/değil ANTOZA

( ... İLE/DEĞİL Çiçek hayvan. )


-HEBÂ ile ÂMÂ



-HESAPLAMA ile/ve/<> AÇIKLAMA



-HIRKA ile ABA

( Dervişlerin giydiği. İLE Gövdeyi korumak üzere giyilen. )


-HIZLANMA ile ARTMA



-İBRÂ/TEBRİYE[Ar.] değil/yerine/= AKLAMA, TEMİZE ÇIKARMA



-İÇ İÇE ile ARKA ARKAYA



-İDMÂN değil/yerine/= ALIŞTIRMA



-İDRAK değil/yerine/= ALIMLAMA



-İLERİDE ile ARADA



-İMTİYÂZ değil/yerine/= AYRICALIK | FARKLI OLMA



-İNCİ ile/ve AZRA

( ... İLE/VE Delinmemiş inci. )


-İNDİRGEME ile/değil/yerine AZALTMA



-İNSAN BAĞIRSAĞI MİKROBİYATASINDA:
FIRMICUTES ile/ve/||/<> BACTEROIDETES ile/ve/||/<> ACTINOBACTERIA ile/ve/||/<> PROTEOBACTERIA

( %65 ile/ve/||/<> %15 ile/ve/||/<> ... ile/ve/||/<> ... )


-İNSAN BAĞIRSAĞI MİKROBİYATASINDA:
FIRMICUTES ile/ve/||/<> BACTEROIDETES ile/ve/||/<> ACTINOBACTERIA ile/ve/||/<> PROTEOBACTERIA

( )


-İNSAN BAĞIRSAĞI MİKROBİYATASINDA:
FIRMICUTES ile/ve/||/<> BACTEROIDETES ile/ve/||/<> ACTINOBACTERIA ile/ve/||/<> PROTEOBACTERIA

( image )


-İNSAN:
EŞREF-İ MAHLÛK ve/||/<> AHSEN-İ TAKVİM ÜZERE ve/||/<> KEREMNÂ



-İRONİ[Fr. IRONIE] değil/yerine/= ALAYSILAMA



-İRŞÂD ile/ve/<> AYDINLANMA

( Kendi özüne uzanmaya yönelik hareket edilmesi/edilmişliği. İLE/VE/<> ... )


-İRTİBAT ile ALÂKA



-İSTİSNA değil/yerine/= AYRINCA



-İTHAM ile AŞAĞILAMA

( Suçlama, suçlu görme. İLE Küçük görme. )


-İZÂH değil/yerine/= AÇIKLAMA



-JOHN LOCKE ile/ve/||/<>/> ALEXANDER VON HUMBOLDT ile/ve/||/<>/> MARTIN HEIDEGGER ile/ve/||/<>/> FERDINAND DE SAUSSURE ile/ve/||/<>/> LUDWIG WITTGENSTEIN ile/ve/||/<>/> JACQUES DERRIDA

( 29 Ağustos 1632 - 28 Ekim 1704 İLE/VE/||/<>/> 14 Eylül 1769 - 06 Mayıs 1859 İLE/VE/||/<>/> 26 Eylül 1889 - 26 Mayıs 1976 İLE/VE/||/<>/> 26 Kasım 1857 - 22 Şubat 1913 İLE/VE/||/<>/> 26 Nisan 1889 - 29 Nisan 1951 İLE/VE/||/<>/> 15 Temmuz 1930 - 09 Ekim 2004 )


-KANUN-U ESÂSÎ değil/yerine/= ANAYASA



-KANUN-U ESASÎ değil/yerine/= ANAYASA

( Anayasa, teşkîlât-ı esâsiye kānûnu. )


-KARGA ile ALAKARGA/ALAKABAK/KESTANEKARGASI ile KIZILCA KARGA

( ... İLE İri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir kuş türü. İLE ... İLE ... )


-KARGA ile ALAKARGA/ALAKABAK/KESTANEKARGASI ile KIZILCA KARGA

( )


-KARGA ile ALAKARGA/ALAKABAK/KESTANEKARGASI ile KIZILCA KARGA

( ALAKARGA[yerel]: Saksağan. )


-KARIN KAZINMASI ile ACIKMA



-KARINCA ile ATLIKARINCA

( ... İLE İri bir karınca türü. | Yere dikilmiş bir eksen çevresinde döndürülen askılara takılı oyuncak atlar. )


-KARŞILIKLI ile AYNI ANDA



-KARTAL ile AKBABA

( ... İLE Kanat açıklıkları 3 metreyi bulabilir. )


-KARTAL ile AKBABA

( ... İLE Şili'nin de simgesidir. )


-KAYGIDA:
İNCELEME ile/ve/||/<>/> AŞILAMAMA



-KEDİ ile ASHERA



-KESELİ SIÇANLARDA:
KESELİ ile BASİT KESELİ ile BEYAZ KULAKLI ile BÜYÜK KULAKLI ile ANDEAN BEYAZ KULAKLI ile GUIAN BEYAZ KULAKLI ile KUZEY AMERİKA

(
KESELİ SIÇAN

ile


BASİT KESELİ SIÇAN

ile


BEYAZ KULAKLIKESELİ SIÇAN

ile


BÜYÜK KULAKLI KESELİ SIÇAN

ile


ANDEAN BEYAZ KULAKLI KESELİ SIÇAN

ile

...
GUIANAN BEYAZ KULAKLI KESELİ SIÇAN )


-KITA ile/ve/değil ADA



-KIZGINLIK ile/değil AŞAĞILAMA



-KİŞİ:
AYNI ACIYA ile AYNI GÜLÜNÇ OLANA

( [nedense ...] Defalarca ağlar. İLE Defalarca gülmez. )


-KOBRA ile/ve AKBABA

( Aşağı Mısır'ı simgeler. [Kuzey] İLE/VE Yukarı Mısır'ı simgeler. [Güney] )


-KOMŞU ile/ve/değil AKRABA

( Çoğu zaman ve durumda komşu akrabadan daha yakındır! )


-KOMŞU ile/ve/değil AKRABA

( Komşu komşunun küll'üne[herşeyine] muhtaçtır. )


-KOMŞU ile/ve/değil AKRABA

( Hayır dile komşuna, hayır gelsin başına. )


-KONUŞMAK:
"AĞIZLA" ve/değil/||/<>/< AKILLA



-KONVANSİYON[Fr./İng. < CONVENTION] değil/yerine/= ANTLAŞMA

( Antlaşma. | Bir anayasa yapmak ya da bir anayasayı değiştirmek için toplanan olağanüstü geçici meclis. )


-KOYUN/LAMA ile ALPAKA/VİŞKAÇA

( ... İLE Güney Amerika'da, And Dağları'nda yaygın, uzun tüylü, koyuna benzer, evcilleştirilmiş bir deve türü. [Çift parmaklılar takımının, devegiller sınıfından.] )


-KOYUN/LAMA ile ALPAKA/VİŞKAÇA

( 6 Differences Between Llamas and Alpacas )


-KOYUN/LAMA ile ALPAKA/VİŞKAÇA

( image )


-KUMAŞ ile ALPAKA



-KUŞKU:
NİYETTE ile/ve/||/<> AMAÇTA

( Yola çıkarmaz. İLE/VE/||/<> Yol aldırtmaz. )


-KUTLAMA ile/ve/değil/yerine/||/<> ANMA



-KUVVET ve/<> AYRIŞMA

( Uclar arasındaki enerjetik, çelişik yapı. VE/<> ... )


-MAMOGRAFİ ÇEKİMİ!:
YILDA BİR KEZ ve/<> ÂDET SONRASINDA

( Kanser durumunda/olasılığında, tedavi süresinin yeterli olabilmesi için 40 yaşından sonra her yıl çekilmesinde yarar vardır.[Kişisel/yetersiz yorum, "ağrı" ya da radyasyon nedeniyle çektirmeme tutumu yersizdir/isabetsizdir.] VE/<> Âdet öncesi ya da süresince çektirmek yerine âdet sonrasında, olası "ağrı/acı" daha azdır ve bu dönem daha uygundur. )


-MANATİ:
KARAYİP ile AMAZON ile BATI HİNT ile BATI AFRİKA

( image )


-MAZERET ile/ve/değil AÇIKLAMA



-MEME KANSERİ ve/<>/< ALKOL VE SİGARA



-MENTALİTE[Fr.]["MANTALİTE" değil!] değil/yerine/= ANLAYIŞ, BAKIŞ, ALGILAMA



-MERCAN ile/<> ANTOZA

( ... İLE/<> Çiçek hayvan. )


-MERIT PTAH ve/||/<> ENHEDUANNA ve/||/<> AGANICE ve/||/<> TAPPUTI-BELATIKALLIM ve/||/<> SONDUK ve/||/<> THEANO ve/||/<> AGLAONIKE ve/||/<> ASPASIA ve/||/<> HIPPARCHIA ve/||/<> PAN CHAO ve/||/<> HYPATIA

( Merit Ptah bilindiği kadarıyla, tarihte kayıtlı en eski kadın hekim ve bilim tarihinde adı geçen ilk kadındır. Krallar Vadisi'ndeki bir Mısır mezarına resmi çizilidir. Burada Merit Ptah, oğlu olan yüksek bir rahip tarafından "başhekim" olarak tasvir edilmiştir.

VE/||/<>

Astronom, matematikçi ve şair. Ay Tanrısı Nanna'nın Ur Kenti'ndeki ana tapınağının başrahibesi Enheduanna, yıldızlar ve ayın döngülerini kaydetmek için gözlemciler görevlendiren ilk rahibedir. Döneminde, gökcisimlerinin hareketlerini gösteren haritalar yapılmıştır. Enheduanna,ilk dinsel takvimlerden biri olan ay takviminin oluşturulmasına katkıda bulunur. Bu takvim, günümüzde hâlâ Paskalya Yortusu, Hamursuz Bayramı gibi dinsel uygulamaları tarihlendirmek için kullanılır. Çalışmalarının ve ilahilerinin yanında, Enheduenna'nın 42 epik şiiri de tabletler üzerinde günümüze ulaşmıştır. Kayıtlı edebiyat tarihinde birinci tekil şahıs kullanarak yazan ilk kişidir. Enheduanna'ya ait taştan bir disk ve iki mühür günümüze kadar ulaşmıştır. Disk üzerinde üç yardımcısıyla birlikte görülen Enheduenna'nın kabartması profildendir. Bu kabartmanın arkasında, Enheduanna, "Nanna'nın (Ay Tanrısı) karısı ve Sargon'un kızı" olarak tanımlanır.

VE/||/<>

Doğa filozofu. Aganice, gezegenlerin hareketlerini tahmin edebilmek için bir sistem geliştirmiştir.

VE/||/<>

Mezopotamyalı kimyager. Tapputi-Belatikallim, çeşitli kimyasallarla çalışmalar yaparak parfüm ve kozmetik malzemeler elde etmiştir. Tapputi Belatikallim'in adı, günümüze bir tablet üzerinde gelmiştir. Parfüm üretimi Mezopotamya'da çok önemliydi. Çünkü aromatik maddeler, kozmetik dışında ilaç ve dinsel amaçlarla da kullanılırdı. Parfümcülük araçları ve tarifleri, aşçılıkta kullanılanlara benzerdi. Parfüm üretiminde kullanabilmek için, bitkilerin özütlerini çıkaracak farklı kimyasal teknikler geliştirilmişti.

VE/||/<>

Silla Krallığı'nın kraliçesi ve astronom. Sonduk, Uzakdoğu'da bilinen ilk gözlemevini inşa ettirmiştir. Hanedanındaki tüm erkeklerin ölmüş olması nedeniyle MÖ 634'de tahta oturan Kraliçe Sonduk, MÖ 647'ye kadar Silla Krallığı'nı (bugünkü Kore) yönetir. Bu krallığa yöneticilik yapacak üç kadından ilkidir. Savaşlarla geçen hükümranlığı sırasında, krallığını bir arada tutabilmeyi başarır ve Çin'le ilişkilerini geliştirir. Sonduk'un yaptırdığı, ay ve yıldızların kulesi (Ch'omsong-dae) adıyla anılan gözlemevi, eski Silla Başşehri Kyongju'da, günümüze kadar ulaşmıştır.

VE/||/<>

Pisagorcu, Antik Ege'li filozof. Pisagor'un yandaşı ve karısı olan Theano, Pisagor'dan sonra Pisagorcu topluluğu yönetmiştir. Onun döneminde Pisagor öğretisi, Antik Ege'nin tümüne ve Mısır'a dek yayılır. Theano, yaşadığı zamanda hastalık sağaltıcı özelliğiyle de tanınmaktadır. Theano başlangıçta, Pisagor'un dinleyicisidir. Ciddi ve sert ahlaklı filozofu, erdemleri ve bilgiye susamışlığıyla etkiler, böylece evlenirler. Yerel yönetim üzerindeki etkileriyle tepki çeken Pisagor'cu topluluk, en sonunda düşmanlarının saldırısına uğrar. Pisagor'un bu saldırıdan sağ çıkıp çıkmadığı bilinmemektedir. Ama bu olaylardan sonra dağılan Pisagor'cu topluluğu tekrar toparlayan Theano olmuştur. Kızları Damo, Mya, Arignote birlikte topluluğu manevi olarak bir arada tutmaya çalışmıştır. Theano'dan bize anlamlı, kısa sözler ve ahlak öğütlerinden oluşan toplu anlatılar kalmıştır. Bir yandan kendi düşüncelerini, ama öbür yandan Pisagor'un düşüncelerini yazmıştır.

VE/||/<>

Antik Egeli, astronom. Aglaonike, ay tutulmalarının zaman ve konumunu tahmin etme konusunda uzmanlaşmıştır. Teselya'da yaşadı. Zamanın insanları Aglaonike'nin istediğinde ayı kaybedebildiğini sanmış; bu niteliğini cinsiyetinden ötürü, bilimsel birikiminden çok güçlü bir büyücü olmasına bağlamışlardır. Tarihin ilk kadın astronomlarından olan Aglaonike'nin adını Venüs gezegeninde bir krater yaşatıyor.

VE/||/<>

Antik Ege'de yaşamış, Milet'li filozof. Aspasia Antik Ege düşüncesinde, özellikle Sokrates üzerinde etkili olmuştur. Sokrates'in Aspasia ile felsefi konuşmalar yaptığı ve bu düşünce alışverişinden çok şeyler öğrendiği bilinir. Hatta Sokratik yöntem olarak bilinen yöntemin, gerçekte Aspasia'nın yöntemi olduğunu ve öğrencisi Sokrates'in bunu gençlik yıllarında ondan öğrendiği tahmin edilmektedir. Aspasia, 20'li yaşlarında Atina'ya gider ve kendisinden 30 yaş büyük devlet adamı Perikles'le evlenir. Aspaisa'nın Perikles'in politikaları üzerinde çok etkili olduğu bilinir. Hatta, Perikles'in bazı konuşmalarını Aspasia'nın yazdığına ilişkin kanıtlar vardır. Aspasia Atina'da Anaxagoras, Archimedes, Sophokles ve Sokrates gibi birçok filozofun müdavimleri arasında olduğu, devlet adamları, sanatçılar ve iyi eğitim almış kadınların geldiği, tartışmaların yapıldığı bir salon açar. Böylelikle bir kadın, Atina düşünce yaşamını derinden etkileyen bir oluşumu gerçekleştirmiş olur. Aspasia'nın salonu uzun yıllar açık kalır ve Aspasia "üst düzeyde diyalektik ve retorik hocası" olarak aranan bir kişi olmayı sürdürür. Bugün Aspasia'nın bir büstü, İzmir Arkeoloji Müzesi'nde de yer almaktadır.

VE/||/<>

Kinik okulundan, Antik Ege'li filozof. Hipparchia felsefesiyle, Sokrates'in öğrencisi Antisthenes'in kurduğu Kinik okulundan sayılır. Kadınların geleneksel rollerinden kurtulmaları için de mücadele etmiştir. Ailesi, soylu ve zengindir. Hipparchia erkek kardeşi aracılığıyla, Kinik filozoflardan Krates ile tanışır. Kinizm, gereksinimsizlik öğretisini temsil etmektedir. Bu öğreti, gereksinimlerin insanı toplumun kurallarına ve zorlamalarına bağladığını söylerdi. Hipparchia, Krates'in öğretisinden o kadar etkilenir ki ailesinin karşı çıkmasına rağmen onunla evlenir ve devamında onun yoksul, göçebe hayatına katılır.

VE/||/<>

Çin'li tarihçi ve yazar. Pan Chao, Çin İmparatorluğu'nun tarihini anlatan ve birkaç kuşak tarihçinin üzerinde çalıştığı Han'ın Kitabı'nı tamamlamıştır. Ayrıca 8 adet kronolojik tablo hazırlamış ve astronomi üzerine bir de tez yazmıştır. En ünlü yapıtı ise, Kadınlar İçin Dersler'dir (Nu Jie). Ahlaki öğütler içeren bu kitapta Chao, kadınların erkeklere "mutlak itaatini" önerir. Pan Chao, edebiyatçıların ürünleri üzerine yorumlar ve şiirler de yazmıştır.

VE/||/<>

İskenderiye'li filozof ve matematikçi. Hypatia, Antikçağ'ın son dönemlerinin en etkili ve önemli bilgini, Yeni Platoncu felsefenin temsilcisidir. Üniversitede felsefe, matematik ve astronomi dersleri vermiştir. Hypatia, İskenderiye Üniversitesi'nde matematik dersleri veren ve bu okulun yöneticiliğini de yapan babası Theon tarafından, "yetkin bir insan olması" amacıyla yetiştirilir. Hypatia daha genç yaşlarda, soru sormayı, araştırmayı ve kuşku duymayı öğrenir. Babası onun, el sanatları, şiir, felsefe, din, astronomi, astroloji ve matematik konularında eksiksiz bilgilenmesi için elinden geleni yapar. Hypatia hitabet sanatında da gelişir; güzel ve etkili konuşmasını öğrenir. Hypatia biraz büyüdüğünde, dünyayı dolaşmaya çıkar. Roma'ya ve Atina'ya gider. Yeni Platoncu düşünür Plutarkhos'dan dersler alır. Kimi kaynağa göre 1 yıl, kimine göre 10 yıl sonra İskenderiye'ye döner. Aranan ve sevilen bir öğretmen olur. Avrupa, Asya ve Afrika'nın çeşitli bölgelerinden gelen öğrenciler, sınıfını ve evini doldurur. Hypatia, güzelliği, bilgisi ve zekâsıyla, saygı ve hayran lık uyandırmaktadır. Hypatia matematik üzerine birçok yapıt yazmıştır. Ne yazık ki, çoğu ünlü İskenderiye yangınında zarar gören bu yapıtlardan günümüze parçalar ulaşmıştır. En önemli yapıtı, cebirin babası sayılan Diophantos'un Aritmetica'sına yaptığı 13 ciltlik yorumdur. Hypatia, Diophantos'un eşitliklerine alternatif çözümler üzerinde çalışmıştır. Bunlar sonradan, Diophantos'un yapıtları içine alınmıştır. Hypatia'nın Diophantos'un astronomi üzerine çalışmalarına katkıda bulunan bir yapıtı daha vardır. Yine, Pergeli Apollonius'un konikleri hakkında 8 ciltlik bir çalışma kaleme aldığı bilinmektedir. Bu yapıtında, Apollonius'un teorisini anlaşılır bir biçimde açıklamaya çalışmıştır. Bundan başka babasıyla birlikte, Öklit üzerine en az bir kitap yazdığı sanılmaktadır. MS 4. yüzyılda İskenderiye yeni yeni gelişen Hıristiyanlık ve pagan dinlerin çatışmasına sahne olmaya başlamıştır. İskenderiye Patrikhanesi'nin başına, Kiril adında sofu bir Hıristiyan atanır. Hypatia da pagan olduğu için, Kiril tarafından kışkırtılmış insanların saldırısına uğrar. Saldırganlar üniversitenin önünde, arabasında yakaladıkları Hypatia'yı, önce soyar; sonra bedenini parçalara ayırıp, yakarlar. Hypatia'nın ölümü, Roma'nın Hıristiyanlaştığını ve aynı zamanda antik bilimlerin gerilediğini de gösterir. Hypatia, bugün Antikçağ'ın en çok tanınan bilim kadınlarındandır. )


-MERIT PTAH ve/||/<> ENHEDUANNA ve/||/<> AGANICE ve/||/<> TAPPUTI-BELATIKALLIM ve/||/<> SONDUK ve/||/<> THEANO ve/||/<> AGLAONIKE ve/||/<> ASPASIA ve/||/<> HIPPARCHIA ve/||/<> PAN CHAO ve/||/<> HYPATIA

( M.Ö. 2700

VE/||/<>

M.Ö. 22354

VE/||/<>

M.Ö. 1878

VE/||/<>

M.Ö. 1200

VE/||/<>

M.Ö. 600'ler

VE/||/<>

M.Ö. 500'ler

VE/||/<>

M.Ö. 500'ler

VE/||/<>

M.Ö. 460-401

VE/||/<>

M.Ö. 360-280

VE/||/<>

M.Ö. 50-112

VE/||/<>

M.Ö. 370-415 )


-MEYDAN ile/ve/değil ALAN/SAHA

( FORUM: Büyük meydan. )


-MEZAT[Ar.] değil/yerine/= AÇIK ARTIRMA



-MEZELLET[Ar.] değil/yerine/= ALÇALMA, BAYAĞILAŞMA



-MOLA[İt.] değil/yerine/= ARA

( Yorgunluğu gidermek için duraklama. | Koyverme. | Takımların, oyun arasında aldıkları birer dakikalık dinlenme süresi, ara. )


-MOMENT:
"AN/KIPI/UĞRAK" ile/değil/yerine AŞAMA



-MUKTEZÎ ile/ve ŞART ile/ve ADEMÜ'L-MANİA

( Yeterlilik. İLE/VE Koşul. İLE/VE Engelin olmaması. )


-MUTLULUK:
KİŞİDE/MALDA/MAKAMDA değil/yerine AMAÇTA



-MÜDRİKE değil/yerine/= ALIMLAMA



-MÜRŞİD ile/ve/değil/||/<> AYNA



-MÜTAREKE[Ar.] değil/yerine/= ATEŞKES / BIRAKIŞMA



-MÜZÂYEDE[Ar. < ZİYÂDE] değil/yerine/= ARTIRMA



-NAMIK KEMAL ve/||/<>/< ABDÜLLÂTİF SUPHİ PAŞA



-NASIP[Ar.] değil/yerine/= ATAMA



-NETLEŞTİRME ile/ve/değil/||/<>/< AYRIŞTIRMA



-NEY ile/ve ÂDEM VE HAVVA

( 60 İLE/VE 45 + 15 )


-NUTFE ile/ve/<>/> ALAKA ile/ve/<>/> MUDĞA



-NÜKLEER PATLAMA ile ATMOSFERİK NÜKLEER PATLAMA



-ODAKLANMA ile/ve ADANMA



-OLGUNLAŞMANIN SAĞLADIKLARI:
"KALPTE" ile/ve/||/<>/> ANLIK'TA(ZİHİNDE) ile/ve/||/<>/> YAŞAMDA

( Duyarlılık kazandırır. VE/||/<>/> İşleklik ve işlevsellik sağlar. VE/||/<>/> Huzur sağlar/sunar. )


-ORGANİZMA ile/ve/değil/+/||/<>/> ALGORİTMA

( Canlı bir varolanı oluşturan örgenlerin tümü, uzviyet. | Herhangi bir canlı varolan. İLE/VE/DEĞİL/+/||/<>/> Her tür düzenli hesaplama işlemi.[< LEIBNIZ < HAREZMİ] )


-ORTASINDA ile ARASINDA

( Bacaklarının ortasında ne vardır?: Diz/ler! [arasında değil!] ;) )


-OSMANLI ile AVRUPA

( "Toplumsal ve siyasal açıdan, Osmanlı ile Avrupa arasındaki FaRkLaR" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )


-ÖĞRENME ile/ve/<>/yerine ANLAMA

( Yapmak, onu bildiğini göstermektir. )


-ÖĞRENME ile/ve/<>/yerine ANLAMA

( Bir şeyi iyi anlayın, ulaşmışsınız demektir. )


-ÖĞRENME ile/ve/<>/yerine ANLAMA

( Öğrenmek, bildiğini fark etmektir. )


-ÖĞRENME ile/ve/<>/yerine ANLAMA

( Tekrarın etkili olabilmesi için anlamlı bir biçimde ve istekle yapılması gerekir. )


-ÖĞRENME ile/ve/<>/yerine ANLAMA

( Okuyarak ve/ya da gözlemleyerek ve/ya da deneyimleyerek. İLE/VE/<>/YERİNE Severek. )


-ÖĞRENME ile/ve/<>/yerine ANLAMA

( Understand one thing well, and you have arrived. )


-ÖLÜM:
ANIMSA(YA)MADIĞIMIZDA değil ANIMSANMADIĞIMIZDA



-ÖNEMİ/ETKİYİ:
ARTIRMA ile/>< AZALTMA



-ÖRNEK ile/ve AÇIKLAMA



-ÖZDEŞLİK ile/ve AYRIŞ(TIR)MA



-ÖZNE ile/ve/||/<> ANLAK/ZEKÂ



-ÖZÜNDE ile ARKASINDA ile ALTINDA



-PAKT[Fr.] değil/yerine/= ANTLAŞMA



-PALMİYE ile/ve AREKA

( ... İLE/VE Bir tür palmiye. )


-PAMUK ile AKALA

( ... İLE Amerikan pamuğu. )


-PAMUK ile AKALA

( ÇİĞİT: Pamuk çekirdeği/tohumu. )


-PARÇALAMA ile/ve AÇIKLAMA



-PARÇALAMA ile/ve/değil/||/<> AYIRMA



-PÂYE[Fars.] değil/yerine/= AŞAMA



-PEŞİNDE ile ARDINDA



-PİŞMANLIĞIN SONA ERMESİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AYDINLANMA



-PORTOLAN HARİTA ile AZİMUTAL HARİTA



-PROVA[İt.] değil/yerine/= ALIŞTIRMA



-RAHATLAMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARINMA



-RETİNA[Lat.] değil/yerine/= AĞ TABAKA



-RIZÂ ile AÇIK RIZÂ



-SAFHA ile/değil/yerine AŞAMA



-SAFLAŞMA ile/ve/< ARINMA

( Durum. İLE/VE/< Yöntem. )


-SAFLAŞMA ile/ve/< ARINMA

( Saflaşın, dikkatli ve uyanık olun, hazır bulunun. )


-SAHÂBE-İ KİRÂM ile/ve/||/<>/>/ ASHÂB-I SUFFÂ

( Kendilerine, sohbet ikram edilenler. İLE/VE/||/<>/> Sohbet ikram edilenlerin sohbetine, özel ve kapalı olarak katılanlar. )


-SAHÂBE-İ KİRÂM ile/ve/||/<>/>/ ASHÂB-I SUFFÂ

( Zâhirî. İLE/VE/||/<>/> Bâtınî. )


-SAHÂBE-İ KİRÂM ile/ve/||/<>/>/ ASHÂB-I SUFFÂ

( 40 kişi. İLE/VE/||/<>/> 360 kişi. )


-SAHÂBE-İ KİRÂM ile/ve/||/<>/>/ ASHÂB-I SUFFÂ

( İlim geleneği. İLE/VE/||/<>/> Mürşîd geleneği. )


-SAKİL[Ar.] değil/yerine/= AĞIR | KABA

( Ağır. | Sıkıntı veren, sıkıntılı. | Çirkin, kaba. | Türk müziğinde bir usûl. )


-SALKIM AĞACI = AKASYA



-SANIRIM ile/ve/||/<> ANLADIĞIM KADARIYLA



-SANKİ ile ÂDETÂ



-SANSAR ile AÇAĞSANSARI/ZERDEVA



-SAPMA ile/ve AYRILMA

( Serbest bir mıktnatıslı iğnenin, denge konumunda iken gösterdiği doğrultudan geçen düşey düzlemle, bulunulan noktanın meridyen düzlemi arasındaki açı. | Bir ışının, saydam bir biçmeden geçtikten sonraki doğrultusu ile ilk doğrultusu arasında oluşan açı. | Bazı sözcüklerin, kurallara göre almaları gereken biçimlerden uzaklaşması durumu. İLE ... )


-SARAY ile ABADANA

( ... İLE Eski İran'da, hükümdarların taht salonlarına ve bu salonu içeren, önü sütunlu saraylarına verilen ad. )


-SATRANÇ ile ÂRİFLERİN SATRANCI/YILANLI DAMA

(

)


-SATRANÇ ile ÂRİFLERİN SATRANCI/YILANLI DAMA

( ... İLE Mat yoktur. )


-SATRANÇ ile ÂRİFLERİN SATRANCI/YILANLI DAMA

( )


-SAVUNMA ile/ve/değil/yerine ARKASINDA/ARDINDA DURMA



-SESSİZLEŞME/SUSKUNLAŞMA:
DİNLEYENİMİZ OLMADIĞINDA ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ANLAYANIMIZ OLMADIĞINDA



-SIĞIN/MUS:
AVRUPA ile DOĞU ile BATI ile ALASKA ile SHIRAS ile SİBİRYA

( Finlandiya, İsveç ve Norveç'te. İLE Kanada'nın doğusunda ve ABD'nin kuzeydoğusunda. İLE Kanada'nın Batı'sında. İLE Alaska ve Yukon'da. İLE Wyoming ve Utah'ta[ABD]. İLE Sibirya ve Moğolistan'ın Doğu'sunda. )


-SINIFLANDIRMA ile/ve/değil/< ADLANDIRMA/KODLAMA



-SOĞAN ile ARPACIK SOĞANI/KISKA

( ... İLE Tohumdan yetiştirilen ve tohumluk olarak kullanılan küçük soğan. )


-SON ile ARKA



-SOPA ile ASA

( SOPA: ÂLET-İ TEDİB[: Edeplendirme aleti.] )


-SOYUTLAMA ile AYIKLAMA



-SÖYLEME ile ANLATMA

( ... İLE Düşüncenin/konunun/olgunun/durumun aktarımı/paylaşımı. )


-SÖZLEŞME/BAĞIT ile/ve/değil ANTLAŞMA



-SPLITTING[İng.] değil/yerine/= AYIRMA/AYRIŞTIRMA



-SUSMA HAKKI ve/||/<>/< ALEYHİNE KULLANMAMA

( Suç kuşkusu altında bulunan kişinin, hem soruşturma, hem de yargılama sırasında işlediği iddia edilen suçla ilgili olarak, kendine sorulan sorulara yanıt vermeye, bu yolda kanıt göstermeye zorlanamaması ve bu durumun, kişi aleyhine yorumlanamaması olarak ifade edilebilir. VE/||/<>/< ... )


-SÜREÇ ile/ve AŞAMA



-SÜREKLİ ile/ve/değil ARKA ARKAYA



-SÜRÜCÜ KARINCA ile/ve/||/<> ASKER SÜRÜCÜ KARINCA

( ... İLE/VE/||/<> Sürücü karıncaların, 3 katı büyüklüktelerdir. )


-ŞERH[Ar.] değil/yerine/= AÇMA, AYIRMA | AÇIKLAMA

( Bir kitabın ibâresini, sözcük sözcük açıp açıklayarak yazılan kitap. )


-ŞİRPENÇE[Fars.] değil/yerine/= ASLANÇIBANI/KIZILYARA

( Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin yangılanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların neden olduğu bir kan çıbanı. )


-TAFSÎLÂT[Ar. < TAFSÎL < FASL] ile/ve/< AÇIKLAMA

( ... İLE/VE Etraflıca, uzun uzun açıklamalar. )


-TAHIL ile ALAZA

( .... İLE Dökülen tohumlarla ertesi yıl çıkan tahıl. )


-TAHIL ile/ve ALAZA

( ... İLE/VE Dökülen tohumlarla ertesi yıl çıkan tahıl. )


-TAKLİT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AYNALAMA



-TANIMA ile/ve/<> ANIMSAMA

( Tanıma, size verilen bir uyarıcıyla daha önce karşılaşıp karşılaşmadığınıza karar vermenizi gerektirir. )


-TANIMA ile/ve/<> ANIMSAMA

( Tanıma durumunda daha fazla sayıda ara-bul-geriye getir ipucu bulunduğundan, belleğiniz ipuclarının hepsini ya da birçoğunu kullanır ve sizi anımsama olayına götürür. )


-TANIMA ile/ve/<> ANIMSAMA

( Ne kadar çok ara-bul-geriye getir ipucu varsa, anımsama da o derece iyi olur. )


-TANIMA ile/ve/<> ANIMSAMA

( Anımsamayla ilgili araştırmalarda, ara-bul-geriye getir ipucları kaybolmasının, anımsayamama olayının en belli başlı nedenlerinden biri olduğunu gösterir. )


-TANIMA ile/ve/<> ANIMSAMA

( Kodlama sırasında kullanılan örgütleme düzeni, ara-bul-geriye getir anında ipucu olarak kullanılır. )


-TANIMA ile/ve/<> ANIMSAMA

( Örgütleme düzenini, büyüdüğünüz ve iyi bildiğiniz bir mahalleye benzetebiliriz. Kodlama sırasında bu mahallenin belirli sokaklarını ve bu sokaklarda daha önceden bildiğiniz evleri ziyaret eder ve size verilen, yeni bilgileri bu evlere bırakırsınız. Sizden bilgiler yeniden geri istendiğinde, başka bir deyişle anımsama sırasında, yerlerini çok iyi bildiğiniz evleri yeniden sırayla ziyaret eder ve bırakmış olduğunuz bilgilere ulaşırsınız. )


-TANIMA ile/ve/<> ANIMSAMA

( Her olay bir bağlam içinde oluşur. Öğrenme anındaki bağlam, anımsama anındaki bağlama ne kadar benzerse, anımsama o kadar kolay olur. -örnek ise- Sınav ortamına benzer bir ortamda bilgi öğrenilirse, sınavda anımsanması daha kolay olur. Neşeliyken öğrendiğiniz bir şiiri, üzüntülü bir hal içindeyken anımsamanız zorlaşır. Hüzünlü bir ortamda öğrenilen bilgiler hüzünlü bir ortamda; sevinçli ve mutlu bir haldeyken öğrenilen bilgiler ya da meydana gelen olaylar sevinçli ve mutlu durumlarda daha kolay anımsanır. )


-TANIMA ile/ve/<> ANIMSAMA

( Anımsanması istenen şeyleri örgütleyerek ara-bul-geriye getir ipucunun verimliliği artırılabilir. )


-TANIMA ile/<> AYRILMA

( Kişilerin birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır. )


-TAPINMA ile/ve/<>/> ADANMA

( Dinde. İLE/VE/<>/> Sanatta. )


-TARTIŞMA ile/ve/değil/yerine ATIŞMA



-TAŞ ile/ve ALAMA

( ... ile/ve Taş parçası. )


-TAVŞAN ile AMERİKA TAVŞANI/ŞİNŞİLA

( ... İLE Kemiricilerden, arka ayakları çok uzun, küçük bir memeli hayvan. )


-TAYİN[Ar.] değil/yerine/= ATAMA



-TE'KHNÉ ile/ve ALÊTHEIA

( Zanaat, Sanat. İLE/VE Bir şeyin içinde olanın âşikâr olması. )


-TEFCİR[Ar.]/DRENAJ[Fr.] değil/yerine/= AKAÇLAMA

( Toprakta bitkilerin yetişmesine zararlı olan fazla suların akıtılması. | Yarada biriken sıvıyı akaçla boşaltma. )


-TELKİH[Ar.] değil/yerine/= AŞILAMA



-TENEZZÜH[< NÜZHET] ve/||/<>/> ARABA

( Eskiden, arabalara, tenezzüh denilirdi. Sadece hekimler kullanırdı. Hekim dışındakilerin araba kullanması ayıptı ve görgüsüzlüktü. )


-TESMİYE[Ar. < İSM] ile ADLANDIRMA, AD VERME/KOYMA

( AD KOYMA, ADLANDIRMA, İSİM VERME | BESMELE ÇEKME )


-TOLTEK ile/ve AZTEK ile/ve İNKA ile/ve MAYA



-TRANSFER[İng., Fr.] değil/yerine/= AKTARIM, AKTARMA



-TRAVMA/BLOKAJ ile/ve AYDINLANMA



-TRİPİTAKA:
VİNAYA PİTAKA ile SUTTA PİTAKA ile ABHİDHAMMA PİTAKA

( Üç sepet. Budist Metinlerin tümü. Budist öğretileri yazıldıkça, konularına göre farklı sepetlere konulduğu için bu adı almıştır. Bölümleri...
1. Vinaya pitaka: Ahlâkî İlkeler/Disiplin Kitabı.
2. Sutta pitaka: Öğreti Kitabı.(Dhammapada'yı içerir)
3. Abhidhamma pitaka: Felsefe ve Psikoloji Kitabı. )


-TURP ile ACIRGA

( ... İLE Yabanturpu. )


-TÜP BEBEK ile/değil/yerine/> AŞILAMA

( )


-TÜR ile AŞAMA



-UFUK AÇILMASI ile AYDINLANMA



-ULUSLARARASI ANTLAŞMALAR ve/||/<>/> ANAYASA



-US/AKIL/LOGOS:
KİŞİDE ve AİLEDE ve TOPLUMDA

( KINALIZÂDE - AHLÂK-I ALÂİ kitabını okumanızı salık veririz. )


-UYANMA ile/ve/||/<> AYDINLANMA



-UZLAŞ(TIR)MA ile/değil ANLAŞ(TIR)MA



-VÂLİDE[Ar.] değil/yerine/= ANNE/ANA



-VEDA'LARDA:
RIG ile/ve SAMA ile/ve YACUR ile/ve ATHARVA



-VERITAS ile ALETHIA

( Latince. İLE Yunanca. )


-VERITAS ile ALETHIA

( Hakikat ve doğruluk. )


-VYAKTA ile VYAKTİ ile VYAKTİTVA ile AVYAKTA

( Tezahür halindeki madde, tekâmül etmiş doğa. İLE Kişi, dış benlik. İLE Kişilik, gövde ile özdeşleşmişlik. İLE Tezahür etmemiş, meknuz. )


-YAKIN OLMAK:
"ASRA" ile/değil ASLA



-YAKINLIK ile/ve/<>/değil ACIMA



-YALAN ile/ve/değil/||/<>/> ALDATMA



-YALNIZLIK:
BİREYSELLİKTE ile/ve/<> AŞKTA

( Bireysellik, yalnızlığı (da) yönetebilmektir. İLE/VE/<> Aşk, birlikte ve/ya da ayrı ayrı olmak üzere yalnızlığı (da) kabul edebilmektir. )


-YALNIZLIK:
BİREYSELLİKTE ile/ve/<> AŞKTA

( Tek kişilik yalnızlık. İLE/VE/<> İki kişilik yalnızlık. )


-YANIT ile/ve AÇIKLAMA



-YANSIMA ve/||/<> ANIMSAMA



-YAPRAK ve AYA

( ... VE Yaprakların düz ve parlak yanı. )


-YARGIÇ:
AVRUPA'DA ile AMERİKA'DA

( Konusunda, çok bilgilidir. İLE Uzlaştırıcı ve halkın sağduyusuna göre karar verirler. )


-YARILMA ile AYRILMA



-YASA ile/ve/||/<>/< ANAYASA



-YAŞAM:
ÇÖL İKLİMİNDE ile MUSON İKLİMİNDE ile AMAZON'DA ile KUTUPLARDA



-YAŞAMDA/BİSİKLETTE:
KİŞİLERE ÇARPMAMA ve/||/<> ARAÇLARA VE KİŞİLERE ÇARPILMAMA



-YAZI BİÇİMİ'NDE/FONT'TA:
TIMES NEW ROMAN yerine ARIAL/VERDANA



-YERLERDE SÜRÜNME ile/ve/||/<> AYAKLAR ALTINA AL(IN)MA



-YILAN ile ANAKONDA

( ... İLE Yılanların en ağırı ve en uzunu. [Boyu 6.5 metre olabilir. Kalınlığı 1 metreyi aşar.] )


-YILAN ile ANAKONDA

( ... İLE Genellikle timsah, geyik, jaguar ya da başka anakondalar ile beslenirler. )


-YILAN ile ANAKONDA

( ... İLE Venezuella, Brezilya, Bolivya gibi bazı ülkelerde yaşarlar. )


-YOK OLMA ile AZALMA



-YORUM ile AÇIKLAMA



-YUKARI/DA ile/değil AŞAĞI/DA

( Yukarılarda fazla durma, yel alır; aşağılarda fazla durma, sel alır. )


-YUSUF HEMADANİ ve/<> ARSLAN BABA



-ZAMAN:
BEKLEYİNCE ile/ve/||/<> GECİKİNCE ile/ve/||/<> ÜZÜLÜNCE ile/ve/||/<> MUTLU OLUNCA ile/ve/||/<> ACI ÇEKİNCE ile/ve/||/<> SIKILINCA

( "Yavaşlar". İLE/VE/||/<> "Hızlanır". İLE/VE/||/<> "Can yakar". İLE/VE/||/<> "Kısallır". İLE/VE/||/<> "Bitmek bilmez". İLE/VE/||/<> "Uzar". )


-ZİYÂDE değil/yerine/= ARTMA, ÇOĞALMA | ARTAN, FAZLA KALAN | ÇOK BOL | AŞIRI, FAZLA

 

 



 

 

 

( 46 FaRk, 64 katkı )



-A, A'dır ile/= A ile/= A



-a/A ile/<> a ile/<> A ile/<> A

( Türkçe abecesinin ilk yazacı(harfi). [sesbilim] Kalın ünlülerin, düz ve geniş olanını gösterir. İLE/<> Şaşma, anımsama, sevinme, acıma, üzülme, kızma gibi duyguları güçlendirir. Tümcenin, başında ya da sonunda, çoğu kez yinelenmiş olarak kullanılır. [A ne güzel! A sen burada mıydın?] | İkinci kişi çekimli eylemlerin sonuna gelir. [Alsana. Baksana.] İLE/<> Sınıflama ve sıralamalarda, maddelerin sıralaması yazaç ile gösterildiğinde, ilk maddenin başına gelir. İLE/<> [müzik] Nota imlerini, yazaçla gösterme yönteminde, "la" sesini bildirir. )


-A ile/<> A ile/<> A ile/<> A ile/<> A/Å

( Amper. İLE/<> Anot. İLE/<> Argon. İLE/<> Angström.[10¯¹0][Santimetrenin yüz milyonda biridir. 0,1 nanometre ya da 100 pikometredir.][uzunluk birimi] )


-ABÂ ile ÂBÂ ile A'BÂ

( Yünden yapılmış kaba kumaş. | Bu kumaştan yapılmış bol, geniş giyecek. İLE Babalar. | Gök küreleri, gezegenler, seyyâreler. [ÂBÂ-İ KENÎSÂİYYE: Kilise ileri gelenleri.] İLE Yükler, ağırlıklar. | Sorumluluklar, mes'ûliyetler. | Çift denk ya da sandık. )


-ABARTMA ile AĞDALAMA



-AÇIKLAMA ile AÇIMLAMA



-AÇIKLAMA ile/ve/değil ANLAM/LANDIRMA

( ... İLE/VE/DEĞİL İnsan durum ve tutumları açıklanamaz ve fakat (ancak) anlamlandırılırlar/anlamlandırılabilirler. )


-AÇIKLAMA ile/ve AYDINLATMA



-ADA ile ADA

( Her tarafı, su ile çevrili kara parçası. İLE Çevresi, yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. )


-AGA ile AĞA

( Babacan, mert, kalender kişi. İLE Kırsal kesimde, geniş toprakları olan, güçlü, sözü geçen, varlıklı kişi. | Halk arasında sayılan ve sözü geçen kişilere verilen san. | Büyük kardeş, ağabey. | Okur-yazar olmayan, yaşlıca kişilerin, adlarıyla birlikte kullanılan san. | Osmanlı döneminde, kimi örgütlerin başında bulunanlara verilen resmi san. )


-AHIMSA ile/ve SATYA ile/ve ASTEYA ile/ve BRAHMAÇARYA ile/ve
APARIGRAHA ile/ve DAYA ile/ve KŞAMA ile/ve
DHRITI ile/ve MITAHARA ile/ve ARCAVA

( Şiddet kontrolü. [Şiddetsizlik] Zararsızlık; başkalarını düşünce, söz ve hareketle incitmemek. İLE/VE Yalan kontrolü. [Dürüstlük] İLE/VE Benimseme kontrolü. [Çalmama] İLE/VE Eşeysel enerji kontrolü. İLE/VE Biriktirme kontrolü. [Biriktirmemek] İLE/VE Nefret kontrolü. [Merhamet] İLE/VE Kızgınlık kontrolü. [Affetme] İLE/VE Güçsüzlük kontrolü. [Dayanıklılık] İLE/VE Aşırılık kontrolü. [Ilımlılık] İLE/VE Yanlışlık kontrolü. [Doğruluk] )


-AKBABA ile AKSIRTLI AKBABA



-ÂLÂ ile ALA

( İHSANLAR, BAHŞİŞLER | ÜSTÜN | KİRLETEN )


-ALA ile ALÂ ile ÂLÂ

( Karışık renkli. | Alabalık. | Açık kestane renginde olan, ela göz. | Kekliğin boynundaki siyah halka. İLE Üstün. İLE İhsanlar, bahşişler. | Kirleten. | Pekiyi. )


-ALACA ile Alaca

( Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. | İki ya da daha çok renkli. | Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. | Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. | Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. İLE Çorum iline bağlı ilçelerden biri. )


-ALATURKA ile ALAFRANGA



-ALDANMA değil/yerine/>< AYDINLANMA

( Soytarılara kanarak. DEĞİL/YERİNE/>< Aydınları dinleyerek. )


-ÂLEM-İ KÜBRÂ ile/ve ÂLEM-İ SUĞRÂ

( Kâinat. İLE İnsan. )


-AMÂ ile A'MÂ ile AMA

( Körlük, görmezlik, manevi körlük, bilgisizlik. | Yağmur bulutları. | Altında ve üstünde hava bulun(may)an bulut. İLE Kör. | Bilgisiz/cahil. İLE Bağlaç, fakat. )


-AMASYA ile AMASRA

( Orta Karadeniz'de. [Çorum - Merzifon - Amasya] İLE Batı Karadeniz'de. [Zonguldak - Bartın - Amasra] )


-ANAKARA ile ANKARA



-ANIMSA(T)MA ile/ve/||/<> ANIŞTIRMA



-ANIMSAMA ile/ve/> ANMA



-ANLAM/A ile/ve/<> ANLAMLANDIRMA



-ANLAMA ile/ve ANLAMLANDIRMA

( Yaşamı farklılaştırır. )


-ANLAŞMA ile/ve/değil/<> ANTLAŞMA

( Anlama durumunun, kişilerin birbirlerinin dediklerini, konusu geçen noktayı ve içeriğini/kapsamını/ayrıntılarını duymuş, bilmiş, anlamış ve belirli bir yönde düşünce, duygu ve amaç bakımından birleşmiş olmayı belirtmektedir. İLE/VE/DEĞİL/<> Ahidleşme[toplulukta/toplumda] ve/ya da muahede[iki kişinin], karşılıklı olarak bağlayıcılık özelliğiyle/koşullarıyla sözleşmesi, yeminleşmesi. )


-ANURA ile/ve APODA

( Dört üyeli, kuyruksuz amfibileri kapsayan su ve kara kurbağaları takımı. İLE/VE Bacaksız amfibileri kapsayan takım. )


-ARTTIRMA ile/değil ARTIRMA



-ARAMA ile ARAŞTIRMA

( Arayan ve aranılan birdir ve önemli[öncelikli] olan, yalnızca arayıştır. )


-ARAMA ile ARAŞTIRMA

( The seeker and the sought are one and the search alone matters. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Arınma, duyguların eğitilmesi ve duyarlılık-yetisinin geliştirilmesi için yöntem olarak kullanılmaktaydı. Sanat bu arınmanın yöntemi olarak benimsenmişti. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Büyüklüğü tanıyabilmek için olgunlaşmanız, kutsallık için gönlünüzü arındırmanız gerekir. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Zaferin sırrı, Arınma ve Bilgi'ye ulaştıktan sonra çalışmaktır. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Aydınlanma, kültürden uygarlığa geçiştir. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( "Bir"deki "Birlik"i ya da "Birlik"in "Bir", "Tek" ve "Bütünsel" oluşunun farkındalığına ulaşmak "Aydınlanma"dır. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Aydınlanma, insan aklına güvenmek; onu tanımak ve akla dayalı bir yaşamı gerçekleştirmeyi amaçlar. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Aydınlanma, Varlığın Armonik Birliği'nin kavranmasını temel almış; buna bağlı olarak Toplum'un armonik birliğe ulaştırılması ve toplum içndeki kişilerin 'Tekil-Bütünlük'e gelerek 'Bireyleşmesi'ni amaç edinmiştir. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( İngilizce'de "Enlightenment", Fransızca'da "Enlaitement", Almanca'da "Aufklærung", İtalyanca'da "Essere Illuminato", Osmanlıca'da "Tenevvür", Tasavvuf'ta "İşrak". )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Tüm ezoterik okullarda Arınma, Aydınlanma ve Sevgi, Bilgeliğin Yöntemi, ortak bir tutum olarak benimsenmiştir. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Kavramlar dünyasına giren her insan evrensellikle bağ kurmuştur. Bunun ayırdında olmak, aydınlanmaya başlamak demektir. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Ancak anlayış aydınlatır. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Aydınlanmış kişi erdemli olmalıdır. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Ermişliğin özü, içinde bulunulan AN'ı(şimdiyi) tümüyle kabul etmek ve olmakta olanlarla uyumlanmaktır. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Only understanding enlighten. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( Aydınlanma, felsefi bir kavram olarak XVIII. yy. Avrupa'sında "Akla dönüş akımı" olarak kullanılmaya başlanmış ve döneme adını vermiştir. )


-ARINMA/ARINDIRMA ile/ve/=/<> AYDINLANMA

( You must mature to recognise greatness and purify your heart for holiness.
The essence of saintliness is total acceptance of the present moment, harmony vs. things as they happen. )


-ARKADA ile/ve/değil ARKANDA



-ARKTİKA ile/ve ANTARTİKA

( Kuzey kutbunda kutup noktasıyla birinci enlem içinde kalan kara ve deniz parçası. İLE/VE Güney kutbu. )


-ARKTİKA ile/ve ANTARTİKA

( KUTB-İ ŞİMÂLÎ: Kuzey kutbu. )


-ARSAMEIA ile/ve ARTAMEIA

( Kahta. İLE/VE Gönen. )


-ASÂ ile ÂSÂ[Fars.] ile -ÂSÂ, ÂSÂY[Fars.] ile A'SÂ

( Değnek, sopa. | Dervişlerin taşıdıkları sopa. İLE Esneme. | Ciddilik, vakar. | Süs, bezek. İLE ... gibi. İLE Değnekler, sopalar. )


-AŞLAMA =/< AŞILAMA

( Aşlama su, aşlama kiraz vb. )


-ATİNA ile ATİNA

( Yunanistan'ın başkenti. İLE Rize - Pazar ilçesinin eski adı. )


-AURORA ile/ve AURA

( Kuzey kutbu ışıkları. İLE/VE İnsan gövdesi etrafındaki ışıma/tireşim/enerji. )


-AVARA ile AVARA

( Bir geminin, başka bir gemiden ya da kıyıdan açılması. | Kıyıya dayanılarak, sandalın açılması için kürekçilere verilen komut. İLE İşe yaramaz, kötü. | Üzerinde döndüğü ve kendini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan düzenek. )


-AVUSTURYA ile AVUSTRALYA

( NEMÇE/NEMSE: Osmanlılar'da Avusturya'nın adı. )


-AVUSTURYA ile AVUSTRALYA

( BEÇ: Viyana'nın, Macarca adı. )


-AYÂ ile ÂYÂ[Fars.], ACABA[Ar.] ile A'YÂ ile AYA

( Yeteneksiz/kabiliyetsiz, kudretsiz. | Tedavi edilemez, iyileştirilemez. İLE Şüphe ve tereddüt bildiren edat. İLE Daha ya da en kudretsiz, hiç iktidarı olmayan. İLE El/avuç içi, ayak tabanı. | Yaprakların düz ve parlak bölümü. )


-AYDINLANMA/HAK(K)'I BULMAK:
DERVİŞ OLMAKLA ile/ve/||/<> ÂŞIK OLMAKLA ile/ve/||/<> İNSAN OLMAKLA



-AYDINLANMA ile/ve/> AŞMA



-AYDINLATMA ile/ve/değil AYDINLANMA



-AYIRMA ile/ve/||/<> YALINLAŞTIRMA ile/ve/||/<> ARA ÇÖZÜM/LER ARAMA/BULMA

( Düşüncenin, bilgilerin, nesnelerin, kavram, olay ve olgular üzerinde en temel uygulanması gerekenlerin başında, onları bütün olarak görebilmenin yanı sıra ve ötesinde, ayırma bilgisi, becerisi ve oranı bulunmaktadır.

Bilmek ya da bilinebilenler, ancak küçültme ya da ayırma bilgi ve becerisiyle elde edilebilirler. Bu işin ustalığı da, her ustalığın temelinde bulunan çıraklık sürecinde gerçekleşir ve kaynağını, gücünü çıraklık döneminden alır. Bu bilgi, deneyim ve dönem, kalfalıkta ve ustalıkta bile olunsa, tüm sürecin neredeyse tamamıdır.

Birleştirme bilgi ve becerisi olarak tanımlanan ustalık, yetkin çıraklıktır. Hatta ustalık diye bir şeyden bile söz edilemeyecek kadar tek bir bilinç ve beceridir. Kişinin, bisiklet kullanmayı bir kere öğrenmesinden sonra, yaşam boyunca bir daha bisiklet kullanmayı öğrenmeye gerek kalmaması, kendinin değil, suyun kaldırma gücündeki gibi, kendiliğindenliğiyle, doğasıyla sağlanır. Zihnin ya da bilincin devrede olması ile değil, beynin ya da öte bir bilincin devrede olmasıyla, bilinç merdiveninde görülen, bilinçsiz bilinçlilik ya da yeterlilik ile sağlanır.

Karmaşık olan ya da öyle "algılanan" süreçlerin çözümü de, onları, oldukları yapıda değil, küçülterek ya da çok haneli sayıdan oluşan bir bölmenin, tek haneli bir sayıya doğru yalınlaştırılması ile gerçekleşir.

Çözümsüz "görünen" durumların da çözümü, köklü/kökten çözüm arayışı değil ara çözüm üretebilmektir. Yaşamımızda, karşılaşılabilecek sonsuz olumlu ya da olumsuz olasılıktaki durum ve süreçler için bazen ya da çoğunlukla, bir düşünce ya da nesneden, ödün vermeden ya da bir parçasından vazgeçmeden, bir şey elde etmek ya da yetersiz/olumsuz sürecin devam etmesine göz yumarak, bir sonuç ya da çözüm oluşturmak olanaklı değildir.

Ne herhangi bir düşünce ya da bir durum için, ne de kaygının sona erdirilmesi, olumsuz ya da yetersiz koşulların tamamen ortadan kalkma "beklentisi" ya da "dileği" ile sağlanamayacağından dolayı, ayırmayı, yalınlaştırmayı ve ara çözümler üretmeyi bilmek, becermek gerekmektedir.


"Hiçbir sorun, onu yaratan 'bilinç seviyesi'yle çözülemez." )


-AYNI ZAMANDA ile/ve/değil AYRICA



-AYRILMA ile AYRIŞMA

| B...B |

B ile başlayıp B ile biten AYNI HARFLİ'LER...
( 7 FaRk, 8 katkı )



-B ile B ile Ba

( Türkçe abecenin ikinci harfi. İLE Bor öğesinin simgesi. İLE Baryum öğesinin simgesi. )


-B ve/||/<>/> İSİM ve/||/<>/> ALLAH ve/||/<>/> RAHMAN ve/||/<>/> RAHİM

( İle VE/||/<>/> Adı VE/||/<>/> Allah'ın VE/||/<>/> Doğa VE/||/<>/> Tasavvur
[Allah'ın, doğa ve tasavvur adı ile...] )


-B ile P

( B: Bel'in simgesi. [B, b] | Bor'un simgesi. [B] | Elektrik alınganlığın simgesi. [B] | Manyetik akı yoğunluğunun(indüklemenin) simgesi. [B] | Temel tanecik fiziğinde, Baryon sayısının simgesi. [B] | Basınç birimi Bar'ın simgesi. [b] | Optik gerilme katsayısı brevster'ın simgesi. [b] | Yüzeyce genleşme katsayısının simgesi. [b]

İLE

P: Basıncın simgesi. [P, p] | Dinamik ağdalılık birimi poiz'in simgesi. [P] | Ettingshausen katsayısının simgesi. [P] | Fosforun simgesi. [P] | Gücün simgesi. [P] | Paritenin simgesi. [P] | Poynting vektörünün simgesi. [P] | Atomda, yörüngesel kuvantum sayısı l = 1 'e karşılık gelen elektron tabakalarının simgesi. [p] | Momentumun simgesi. [p] | Piko [10¯¹2;] 'nun simgesi. [p] | Plank'ın simgesi. [p] | Protaktinyum'un simgesi. [Pa] | Protonun simgesi. [p, ¦p, 1p¹] | Yarı iletken tipinin [p tipi] simgesi. [p]

)


-B ve R



-B2B ile/ve/||/<>/> B2C

( Toptan/cılık İLE/VE/||/<>/> Perakende/cilik. )


-B2B ile/ve/||/<>/> B2C

( Business To Business. VS./AND/||/<>/> Business To Customer/Consumer. )


-BEHRE-YÂB ile HİSSE VE NASÎBİ OLAN



-BEŞ İNCELİK/LETÂİF-İ HAMSE[Ar.]:
KALB ile/ve/||/<>/> RUH ile/ve/||/<>/> SIR ile/ve/||/<>/> HAFÎ ile/ve/||/<>/> AHFÂ

 

 



 

 

 

( 6 FaRk, 6 katkı )



-AĞAÇ ile/ve BAOBAB

( ... İLE Afrika'ya özgü bir ağaç. [MORONDAWA-MADAGASKAR] )


-BÂB[çoğ. EBVÂB] ile BÂB[Fars.] ile BÂB

( Kapı. | Geçit, boğaz. | Bölüm. | İş, şekil, mesele, yol, konu/mevzû. | Tövbe.[tas.] İLE Uygun, lâyık. Elverişli. Hayır, uğur. İLE Baba, ata. | Mânevî önder, şeyh. )


-BEZM-ÂRÂ ile BEZM-İ TARAB

( Meclisi süsleyen. | Adı Nasır Abdülbaki'nin Tedkik~Tahkik'inde terkipler arasında geçen makam. İLE Yeni terkib edilmiş ve rağbet görmemiş bir mürekkep makamdır. )


-I ve/<> B

( İçeriden çıkmaya başlayan ilk harf. VE İçeriden en son çıkan/çıkacak harf. )


-I ve B

( İçeriden çıkmaya başlayan ilk harf. VE/<> İçeriden en son çıkan/çıkacak harf. )


-SATÜRN ile BJ1407b

( ... İLE Satürn'ünkine benzer halkaları olan ilk öte gezegendir. Bizden yaklaşık olarak 420 ışık yılı uzakta olan bu gezegenin halkaları, Satürn'e göre o kadar çok ve uzundur ki, neredeyse Güneş'ten, Venüs'e kadar olan alanı kaplamaktadır. Jüpiter'den 20-30 kat daha büyük olan bu gezegen, Satürn'ün yerinde olsaydı, halkaları, Dünya'nın gökyüzüne kadar gelir ve dolunaydan çok daha büyük görünürdü. )

 

 



 

 

 

( 0 FaRk, 0 katkı )

| C/Ç...C/Ç |

C/Ç ile başlayıp C/Ç ile biten AYNI HARFLİ'LER...
( 19 FaRk, 6 katkı )



-C ile/ve C++



-C ile/>< A

( [Lat.] CONDEIMO[: Suçlu.] İLE/>< APSOLBO[: Suçsuz.] )


-C ile C

( Türk abecesinin üçüncü harfi. | Sınıflama ve sıralamalarda, maddelerin sırası harfle gösterildiğinde, üçüncü maddenin başına getirilen. | Nota imlerini harflerle gösterme yönteminde, "do" sesini gösterir. | Romen rakamlarında, 100 sayısını gösterir. İLE Karbon'un simgesi. | Elektrik sığasının simgesi. )


-C ile Ca ile C.G.S.[İng.][cm. | Gram | Second]

( Abecenin üçüncü harfi.[Sesbilim bakımından, dişeti damak ünsüzlerinin, ötümlüsüdür.] | Sınıflama ve sıralamalarda, maddelerin sırası, harfle gösterildiğinde, üçüncü maddenin başına getirilir. | Nota imlerini, harflerle gösterme yönteminde, "do" sesini gösterir. | Karbon öğesinin simgesi. | Celsius sıcaklık derecesinin simgesi [°C]. | Isınma ısısının simgesi. | Kapasitör ve kapasitesi simgesi. | Elektrik sığasının simgesi. | Elektrik yükü birimi, Kulomb'un simgesi. | Isıl sığanın simgesi. | %1 anlamındaki santi[10¯²] simgesi. | Kritik durum ve kristal duruma işaret etmek için alt indis olarak kullanılan simge. | Işık hızını belirtmek için kullanılan simge. | Romen rakamlarında, 100 sayısını gösterir. İLE Kalsiyum'un simgesi. İLE Santimetre, gram, saniye sözcüklerinin baş harfleri ile gösterilen birim düzeni. )


-CEMÂ'AT ile FEVC ile SÜLLE ile ZÜMRE ile HİZB



-COPERNIC ile/ve/değil İBN ŞÂTIR

 

 



 

 

 

( 1 FaRk, 1 katkı )



-C ile C

( Türk abecesinin üçüncü harfi. | Sınıflama ve sıralamalarda, maddelerin sırası harfle gösterildiğinde, üçüncü maddenin başına getirilen. | Nota imlerini harflerle gösterme yönteminde, "do" sesini gösterir. | Romen rakamlarında, 100 sayısını gösterir. İLE Karbon'un simgesi. | Elektrik sığasının simgesi. )

 

 



 

 

 

( 1 FaRk, 1 katkı )



-C ile C

( Türk abecesinin üçüncü harfi. | Sınıflama ve sıralamalarda, maddelerin sırası harfle gösterildiğinde, üçüncü maddenin başına getirilen. | Nota imlerini harflerle gösterme yönteminde, "do" sesini gösterir. | Romen rakamlarında, 100 sayısını gösterir. İLE Karbon'un simgesi. | Elektrik sığasının simgesi. )

| D...D |

D ile başlayıp D ile biten AYNI HARFLİ'LER...
( 6 FaRk, 6 katkı )



-DAD ile DÂD[Fars.]

( Osmanlı abecesinin onyedinci harfidir.[ebced değeri 800'dür.] İLE Adâlet, doğruluk. | İhsan, vergi. | Veriş, satış. | Sızlanma, yanıp yakılma. | Feryâd, figan. | Kısmet, nasip. | Tuzlu balgam denilen bir cilt hastalığı. )


-DARÜŞŞİFA:
FATİH ile/ve/||/<> HASEKİ ile/ve/||/<> SÜLEYMANİYE ile/ve/||/<> ATİK VÂLİDE SULTAN ile/ve/||/<> SULTAN AHMED ile/ve/||/<> TOPKAPI SARAYI ENDERUN



-DAVID = MAHBUB



-DİL-ÂZÂD ile SER-ÂZÂD

( GÖNLÜ BİR ŞEYLE İLGİLİ OLMAYAN, GÖNLÜ RAHAT | ÖZGÜRLÜĞE KAVUŞMUŞ ile SERBEST, HÜR, BAŞI BOŞ | RAHAT, DERTSİZ )


-DİRHEM-İ CEYYİD ile DİRHEM-İ HÂLİS ile DİRHEM-İ MAĞŞÛŞ ile DİRHEM-İ ÖRFÎ ile DİRHEM-İ RÂYİC ile DİRHEM-İ ŞER'Î ile DİRHEM-İ ZÜYÛF

( Bozuk, karışık olmayan. İLE Saf gümüşten olup başka bir maden ile karışık olmayan. İLE Başka madenlerden oluşan. İLE Onaltı kırattan ibaret olan. İLE Gerek ceyyid, gerek züyûf olsun, halk arasında alınıp verilen. İLE Ondört kırattan ibaret olan.[Zekâtta, mehirde, diyette, nisâb-ı sirkatte geçerli olan.] İLE Bakır ya da başka madenlerle karıştırılmış gümüş sikke. )


-DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL]:
TEVHÎD ile/ve/<> MÜNÂCÂT[< NECV] ile/ve/<> NAAT ile/ve/<> MİRÂCİYE ile/ve/<> MAKTEL-İ HÜSEYİN ile/ve/<> HİLYE ile/ve/<> MEVLİD ile/ve/<> KIRK HADİS ile/ve/<> MENÂKIBNÂME ile/ve/<> KISSA ile/ve/<> SİYER

( Tanrı'nın birliğini ve ululuğunu anlatan şiir/ler. İLE/VE/<>
Allah'a dua etme, yalvarma. | Allah'a dua konulu şiirler/manzûme. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'i övmek, ona yakarma, şefaat dileme amacıyla yazılmış şiir/ler. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in mirâcını anlatan şiirler. İLE/VE/<>
Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit edilişini konu alan ve acıklı bir üslûpta yazılan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in fiziksel ve kişisel özelliklerini, örnek davranışlarını konu alan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in doğumunu ve kısaca yaşamını övgüyle anlatan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in kırk sözünden oluşan yapıtlar. İLE/VE/<>
Din büyüklerinin, tarikat kurucularının, ermişlerin olağanüstü yaşamlarını anlatan yapıtlardır. İLE/VE/<>
Öğüt verici ve öğretici öykü, fıkra, masal, menkıbe türü yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in yaşamını anlatan yapıtlar. )

 

 



 

 

 

( 6 FaRk, 10 katkı )



-CELB-İ MENÂFİ değil/yerine/>< DEF-İ MEFÂSID

( Yanlışları önlemek ve işlememek; çıkarları, iyilikleri getirmek ve işlemekten öncelik kazanır. )


-CELB-İ MENÂFİ değil/yerine/>< DEF-İ MEFÂSID

( Def-i mefâsıd, celb-i menâfiden evlâdır. )


-MONİZM > DUALİTE > TESLİS > TEVHİD



-PARMAK İZİ ÖBEKLERİ(GRUPLARI):
ARCH ile/ve TENTARCH ile/ve LOOP ile/ve DOUBLE LOOP ile/ve POCKED LOOP ile/ve WHORL ile/ve MIXED

( DAKTİLOSKOPİ[< Yun. DAKTYLOS: Parmak. | SKOPEIN: Gözlemlemek.]: Parmak izine dayanarak kimlik belirleme yöntemi. )


-PARMAK İZİ ÖBEKLERİ(GRUPLARI):
ARCH ile/ve TENTARCH ile/ve LOOP ile/ve DOUBLE LOOP ile/ve POCKED LOOP ile/ve WHORL ile/ve MIXED

( 8'er alt grupları daha vardır. )


-PARMAK İZİ ÖBEKLERİ(GRUPLARI):
ARCH ile/ve TENTARCH ile/ve LOOP ile/ve DOUBLE LOOP ile/ve POCKED LOOP ile/ve WHORL ile/ve MIXED

( Parmak iziyle kimlik tespitinde binde 2.5 ilâ 3'lük bir hata payı olabilmektedir. )


-PARMAK İZİ ÖBEKLERİ(GRUPLARI):
ARCH ile/ve TENTARCH ile/ve LOOP ile/ve DOUBLE LOOP ile/ve POCKED LOOP ile/ve WHORL ile/ve MIXED

( İlgili ayrıntıları okumak için burayı tıklayınız... )


-PORSUK ile DACHSHUND

( ... İLE Sosis şeklinde gövdeleri olan köpekler. )


-S ile/ve/||/<> P ile/ve/||/<> D

( I. orbit. İLE/VE/||/<> II. orbit. İLE/VE/||/<> III. orbit. )


-T ile D

 

 



 

 

 

( 0 FaRk, 0 katkı )

| E...E |

E ile başlayıp E ile biten AYNI HARFLİ'LER...
( 106 FaRk, 127 katkı )



-E ile -E

( Elif harfinin üstün ve ince okunan şekli. İLE Arapça sözcükleri dişil/müennes yapmaya yarar. )


-E = mc²

( Enerji = Kütle[m] - Işık hızı[c]'nın karesi [3 x 1010 cm s-1] )


-EBAD-I SELÂSE değil/yerine/= ÜÇ BOYUT



-EBTALE ile EDHAZA



-ECLIPTIC PLANE and TILT

( %23,5 and % 22 - 24,5 )


-ECZANE ile/değil APOTHEKE[Yun.]

( ... İLE/DEĞİL Eski Yunan ve Roma evlerinde, yiyecek ambarı ve özellikle şarap mahzeni. )


-EDGE ile/ve/||/<> FRINGE

( Eşik. İLE/VE/||/<> [Kuantum] Işık/parçacık yansımalarının arasındaki [0 | arasındaki] eşik. )


-EDİN(İL)ME ile/ve/<> ERİŞ(İL)ME



-EDMUND HALLEY ile/ve/||/<> ROBERT HOOKE ile/ve/||/<> CRISTOPHER WREN



-EFEMİNE ile METROSEKSÜEL



-EFRÂD-I ZİHNİYE ile EFRÂD-I HARİCİYE



-EFSÂNE ile ESÂTİR

( Güzelliğin ileri derece etkileyici niteliği. İLE ... )


-EFSANE ile MASAL



-EFSANE değil/yerine/= SÖYLENCE



-EĞE ile EĞE

( Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen, uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga. İLE Madenleri, tahtayı vb. yontmak, düzeltmek, perdahlamak için kullanılan, sert, ensiz, çelik araç. )


-EĞİTİM = TERBİYE = EDUCATION[İng., Fr.] = ERZIEHUNG[Alm.] = EDUCAIÓN[İsp.]



-EĞLENCE ile/ve/değil/yerine EYLEMCE



-EĞLENCE ile/ve/<> HEYECAN



-EĞLENCE ile TOY

( ... İLE Yemekli eğlence. )


-EHLİLEŞTİRME ile EVCİLLEŞTİRME

( Seçici çiftleştirme. İLE İnsanla birlikte hareket ettirebilme/yaşatma ve insana zarar vermeyecek biçimde eğitmek. )


-EHLİLEŞTİRME ile EVCİLLEŞTİRME

( * REN GEYİĞİ: M.Ö. 12.000 [yaklaşık olarak] * KÖPEK [Avrasya ve Kuzey Amerika'da]: 12.000 [yaklaşık olarak] * KOYUN [Güneybatı Asya'da]: 8.000 [yaklaşık olarak] * AT [Türkistan'da]: M.Ö. 6000 - 8000 [yaklaşık olarak] * SIĞIR [Güneybatı Asya, Hindistan, Kuzey Afrika'da]: M.Ö. 6000 [yaklaşık olarak] )


-EK/İLÂVE ile/ve AÇILIM



-EKİDNE ile KISA GAGALI EKİDNE

( ... İLE Avustralya'da en yaygın dağılım gösteren memelidir. )


-EKİDNE ile KISA GAGALI EKİDNE

( ... İLE Tüm memeliler arasında kan sıcaklığı en düşük olan hayvandır. [Gövde sıcaklıklarını 4°C'ye düşürerek ve sadece 3 dakikada bir soluk alıp vererek enerji tasarrufu yapabilirler.] )


-EKİDNE ile KISA GAGALI EKİDNE

( ... İLE 50 yıl yaşayabilirler. )


-EKİDNE ile UZUN GAGALI EKİDNE

( ... İLE Yeni Gine'de yaşarlar. )


-EKİDNE ile UZUN GAGALI EKİDNE

( ... İLE Gövdesinin ve burunlarının büyüklüğü akrabalarının iki katıdır. )


-EKİDNE ile UZUN GAGALI EKİDNE

( ... İLE Dillerindeki özel dikenleri saplayarak öldürdükleri yersolucanlarıyla beslenirler. [Geceleri avlanırlar.] )


-EKİDNE ile UZUN GAGALI EKİDNE

( ... İLE 50 yıl yaşayabilirler. )


-EKİZ ÇEKİMİNDE:
DİYAFRAM ile/ve/||/<> ENSTANTANE ile/ve/||/<> ISO

( )


-EKLEMLİ/MAFSALLI GÖVDE = SÂK-I MAFSALÎ = TIGE ARTICULÉE



-EKONOMİDE:
ÜRETMEDEN, BÜYÜME değil ŞİŞ(İR)ME

( Üretimin ve sürekliliğin olmadığı hiçbir ekonomide, büyümeden bahsedilemez. Olsa olsa, ancak bir iğne ucu kadarlık bir etki ile patlayacak, şişmiş bir balon söz konusudur. )


-EKSİNTİ/FİRE ile/ve/<> PAÇAVRA



-ELBETTE ile/ve/||/<> GÖRÜNDÜĞÜ/BİLİNDİĞİ GİBİ



-ELDEN-AYAKTAN DÜŞME ile ELİNİ-AYAĞINI ÇEKMEK



-ELİF:
GÖVDE değil AKIL



-ELİNE ile/ve DİLİNE ile/ve BELİNE SAHİP ÇIKMAK



-ELLERİ YIKAMADA:
YEMEKTEN ÖNCE ve UYUMADAN ÖNCE

( ... VE Uyku/rüya sırasında -düşük de olsa- parmağınızı gözünüze değdirme olasılığından dolayı gözün mikrop kapmaması için uyumadan önce elleri temiz tutmakta yarar vardır! )


-EMÂRE ile EMMÂRE



-EMÂRE ile REMZ



-EMBEDDING PRINCIPLE değil/yerine/= İÇEYERLEŞTİRME İLKESİ



-EMEKLEME ve/||/<>/>/< MEMEYE EMEKLEME

( İlgili yazı için burayı tıklayınız... )


-EMEKLEME ve/||/<>/>/< MEMEYE EMEKLEME

( )


-EMEL/GAYE değil/yerine/= İSTEK/ÜMİT/UMUT/ÜLKÜ



-EMERGE SUBMERGE



-EMPATİK:
ANLAYIŞ ile/ve/||/<> DOĞRULAMA ile/ve/||/<> İRDELEME ile/ve/||/<> KATILIM ile/ve/||/<> YORUMLAMA



-EMZİRME:
ERİLDE ile/ve DİŞİLDE

( 24 aydır. İLE/VE 18 aydır. )


-EMZİRME:
ERİLDE ile/ve DİŞİLDE

( NİFÂS[Ar.]: Lohusalık. )


-EN KISA GECE ile EN UZUN GECE

( 21 - 22 Haziran İLE 21 - 22 Aralık )


-EN KISA GECE ile EN UZUN GECE

( Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilür
Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat

Sâbit )


-EN KISA GECE ile EN UZUN GECE

( Şeb-i yeldâda uzar fecre kadar kıssa-i aşk
Ta ki Mecnûn bitirir nutkunu Leylâ söyler

Yahya Kemal Beyatlı )


-ENDİŞE ile/ve HAYRET



-ENDİŞE ile/ve/<> KARAMSARLIK



-ENDİŞE ile/ve/> SIKINTI

( Geçmiş ıstırabın anısı ve onun yinelenmesi korkusu, kişiyi, gelecek hakkında kaygılandırır. )


-ENDİŞE ile SIKINTI



-ENDİŞE ile/ve/<> TELÂŞ



-ENE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNNÂ



-ENE ile/yerine NAHNÜ

( Ben. İLE/YERİNE Biz. )


-ENGELLEME/ENGELLENME ile/ve/||/<> DAĞITMA/DAĞILMA



-ENGELLEME ile/değil ÖTELEME



-ENGELLİLER:
GÖVDESEL ile/ve/ne yazık ki/||/<> DUYUSAL ile/ve/ne yazık ki/||/<> İŞİTME ile/ve/ne yazık ki/||/<> KONUŞMA ile/ve/ne yazık ki/||/<>
ZİHİNSEL ile/ve/ne yazık ki/||/<> GEÇİCİ ile/ve/ne yazık ki/||/<> YAŞLILAR



-ENÎSE ile ENÎSE[Fars.] ile ENÎŞE[Fars.]

( Ateş, od. İLE Donmuş, pekişmiş nesne. İLE Hafiye. | Câsus. | Dalkavuk. )


-ENKERE ile NAKAME



-EPİKARP = HARİCEN KIŞR-I SEMERE = ÉPICARPE



-EPİSTEME ile SOPHIA



-ERDEM:
EĞİTİMLE ile/ve/||/<>/< ALIŞKANLIKLARLA ile/ve/||/<>/< DOĞAL



-EREK = GAYE = PURPOSE, END[İng.] = FIN[Fr.] = ZWECK[Alm.] = FINIS[Lat.] = TELOS[Yun. < TELEUTE]



-ERGEN/YENİYETME ile/ve/<>/> YETİŞKİN ile/ve/<>/> BİLGE

( Yetişkinlerin, mükemmel olmadığını anladığımız gün. İLE/VE/<>/> Yetişkinleri affettiğimiz gün. İLE/VE/<>/> Kendini affettiğimiz gün. )


-ERGİME ile AŞIRI ERGİME

( Sıcaklığı artırılmak yoluyla bir nesnenin katı durumdan sıvı duruma geçmesi, zeveban etmesi. İLE Erime noktasından daha aşağı bir sıcaklık derecesine düşmesine karşın birtakım koşullar altında bir sıvının katılaşmaması durumu. )


-ERİME ile ÇÖZÜNME ile YAYILMA



-ERİME ile/ve/değil/<> DAĞILMA



-ERİME ile/ve/değil/||/<> ERGİME

( Katı/sıvı yağda. İLE Buzda. )


-ERİNME ile UTANMA



-ERKE = KUDRET = ENERGY[İng.] = ÉNERGIE[Fr.] = ENERGIE[Alm.] = ACTUS[Lat.] = ENERGEIA[Yun.] = ENERGÍA[İsp.]



-ERKEK ÖRGENLER, STAMENLER = ÂLÂT-I TEZKÎRÎYE = ÉTAMINES



-ERKİNCİLİK = SERBESTİYE = LIBERALISM[İng.] = LIBÉRALISME[Fr.] = LIBERALISMUS[Alm.] = LIBERALIS[Lat.] = LIBERACIÓN[İsp.]



-ERMENİCE ile/ve/değil/<> KRAPAR ERMENİCESİ

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Kilise mensuplarının ya da "Aristokrat"ların bildiği/kullandığı Ermenice. )


-ERTELEME ile/ve/||/<>/< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK



-ERTELEME ile BASKILAMA ile PLÂNLAMA ile İZLEM/STRATEJİ



-ERTELEME ile/ve GECİKTİRME



-ERTELEME değil/yerine/>< ONUR



-ERTELEME ile/ve/değil ÖTELEME



-ERZE ile ERZE[Fars.]

( Çam ağacı. İLE Samanlı sıva çamuru. | Çamdan çıkarılan zift. | Eski yönteme göre yeryüzünün bölündüğü yedi iklim.[yedi parçadan birinci iklim, ekvatora yakın olan bölge.] | Çam. )


-ESENTEPE ile ESENTEPE

( Mecidiyeköy - Zincirlikuyu arasında bir semt. İLE Silâhtar - Yıldız Tabya arasında bir semt. )


-ESÎNE ile ESİNNE[< SİNÂN]

( Kirişin bir katı. | Yalın kat tasma. İLE Kılıçlar. | Süngüler. | Bileği taşları. )


-ESKİ TÜRKÇE ile/ve GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ

( Yakut/Saka Türkçe'si, eski ile günümüz Türkçe'si arasında bir köprüdür. )


-ESKİME ile YIPRANMA



-ESNEME ile/ve/||/<> ESNEME

( Ağızla olan. İLE/VE/||/<> Gövdemizle olan. )


-ESRE ile ESRE ile ÖTRE

( Arap yazısında/harflerinde bir ünsüzün, dar, düz ve kısa okunacağını gösteren im. İLE Eski zamanlardan söylenilegelen bilgi ve haberlerin sonucu. İLE Arap yazısında, bir sesin yuvarlak, dar ve kalın[u], Türkçe'de de yuvarlak[o, ö, u, ü] okunacağını gösteren im. )


-ESRİME = VECİT[Ar.] = ECSTASY[İng.] = EXTASE[Fr.] = EKSTASE[Alm.] = EKSTASIS[Yun.] = ÉXTASIS[İsp.]



-ESTETİK NESNE ile/ve ESTETİK ÖZNE



-ESTETİK ÖZNE ile/ve/> ESTETİK NESNE ile/ve/> ESTETİK TAVIR ile/ve/> ESTETİK HAZ ile/ve/> ESTETİK YARGI ile/ve/> DEĞER



-EŞE ve/<> NEŞE



-EŞEYSEL ENGELLENME ile/ve/değil VAROLUŞSAL ENGELLENME



-EŞLEME ile/ve/||/<> EŞLEŞTİRME ile/ve/||/<> EŞİTLEME



-EŞLEME ile/ve/||/<>/> ROL DEĞİŞTİRME ile/ve/||/<>/> AYNA ile/ve/||/<>/> YARDIMCI TEKNİKLER



-EŞLEŞTİRME ile/değil/yerine İLİŞKİLENDİRME



-EŞLEŞTİRME ile/değil/yerine KIYASLAMA



-ET'İME-İ LEZÎZE ile/ve ET'İME-İ NEFÎSE

( Lezzetli yemekler. İLE/VE Çok hoş yemekler. )


-ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME

( Engeller bir ölçüde kalktığında, O, bir anda içinize doğar. )


-ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME

( Sana engel olmaya çalışanlar, başaracağına, en çok inananlardır. )


-ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME

( It will dawn on you suddenly, when the obstacles are removed to some extent. )


-ETKİLEŞME ile/ve KAYNAŞMA



-EULER ve LAGRANGE ve KANT

( Klâsik mekaniğin matematiğini üretmiştir. VE Klâsik mekaniğe en mükemmel biçimini vermiştir. VE Klâsik mekaniğin felsefesini yapmıştır. )


-EULER ve LAGRANGE ve KANT

( Euler sayısı, topolojik değişmezdir. )


-EULER ve LAGRANGE ve KANT

( )


-EUPNE ile APNE

( Solunumun normal hali. İLE Solunumun durması. )


-EVALUATE vs. ASSESS vs. APPRAISE

( Değerlendirmek, takdir etmek. İLE Değerlendirmek, takdir etmek. İLE Değerlendirmek, değer biçmek. )


-EVCİLLEŞME ile/ve/||/<>/>< YABANİLİK



-EVİRME = AKİS = CONVERSION[İng., Fr.] = KONVERSION[Alm.] = CONVERSIO[Lat.]



-EVRENSEL FELSEFE ile EGEMEN FELSEFE

( Evren simgelerden, simgeler de noktalardan oluşur. )


-EVRENSEL FELSEFE ile EGEMEN FELSEFE

( Tanrısal görü evrensellerle olanak bulur. )


-EVRENSELLEŞTİRME ile/ve SONSUZLAŞTIRMA



-EVRENSELLEŞTİRME ile/ve SONSUZLAŞTIRMA



-EVRİLME ile/ve/değil ÇEVRİLME



-EXPENDITURE and PUBLIC EXPENDITURE and TAX EXPENDITURE

( Gider, harcama, masraf. VE Kamu giderleri. VE Vergi gideri. )


-EXPORT PROMOTION and EXPORT RESTRICTIONS and EXPORT SUBSIDY and EXPORT VOLUME and TEMPORARY EXPORT

( İhracatın teşviki. VE İhracat sınırlamaları. VE İhracat sübvansiyonu. VE İhracat hacmi. VE Geçici ihracat. )


-EYLEME = ACT, OPERATE[İng.] = AGIR[Fr.] = HANDELN[Alm.] = AGERE[Lat.] = OBRAR[İsp.]



-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( El duası olmadan, dil duası olmaz. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Yaparak başarırsınız, tartışıp çekişerek değil. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Kalbi değiştiren eylemdir. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Herşey yapıldığında zihin sessiz kalır. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Sağlam bir anlayışa sahip bir kişi, eylemden sakınmaz. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( İnandığınızı yapın ve yaptığınıza inanın. Başka her şey enerji ve zaman savurganlığıdır. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Evinizin eşiğini temizlemeden, komşunuzun damındaki kardan şikâyet etmeyiniz. )


-EYLENCE değil EĞLENCE



-EZELDE ve/||/<>/> GÜZELDE

( Nokta. VE/||/<>/> Saklı. )

 

 



 

 

 

( 148 FaRk, 173 katkı )



-"AŞAĞI GÖRME" ya da "YUKARI GÖRME" | ile/ve/değil/yerine EŞ GÖRME



-"EVVELSİ" SENE değil EVVELKİ(ÖNCEKİ) YIL/SENE



-[Fars.] EFŞÜRDE ile EFŞÜRE

( Sıkılmış, posası çıkarılmış şey. İLE Öz, uşâre. )


-[not] DISHONOR but/>< ENDORSE/INDORSE

( Çekin arkasını yaz(dır)mak. DEĞİL/YERİNE/>< Ciro etme. )


-AÇIKLAMA ile EĞRETİLEME



-ALÂMET ile EMÂRE



-BASİT BAŞAK/SPİKA = SÜNBÜLE-İ ÂDÎYE = ÉPI SIMPLE



-BEBEK BESLENMESİNDE:
BİBERON ile/değil/yerine EMZİRME

( Annenin zanları ile. İLE/DEĞİL/YERİNE Bebeğin gereksinimi kadarı ile. )


-BELİRLE(N)ME ile/ve/||/<> ETKİLE(N)ME



-BESİDOKU, ENDOSPERMA = SÜVEYDÂ = ENDOSPERME



-BİLEŞİK ÇİÇEK DURUMU, KAPİTULUM = EZHÂR-I MÜREKKEBE = CALATHIDE, CAPITULE



-BİLEŞİK ŞEMSİYE/UMBELLA = EZHÂR-I SAYVÂNÎYE-İ MÜREKKEBE = OMBELLE COMPOSÉE



-BİREŞİM/TEVHİD:
AMAÇTA ile/ve/||/<> KİMLİKTE ile/ve/||/<> EYLEMDE

( Sıfat. İLE/VE/||/<> Zât. İLE/VE/||/<> Ef'al. )


-BİSİKLET ve/<> EĞLENCE



-BÜTÜNLÜK ile ESRİME

( ... İLE Esrime, duyulur olanlardan, bir başka deyişle tikel şeylerden başlayıp derece derece iç algıya ve iç algıdan da geçip bir an için bile olsa yokluğa dalmak, aslına kavuşmak demektir. )


-CEZA değil ERİŞEMEME



-ÇEŞİTLEME ve/<> EŞİTLEME



-ÇEVREL ÇİÇEK DURUMU, VERTİSİLASTER = EZHÂR-I HALKAVÎYE = VERTICILLE



-ÇİÇEK DURUMU = EVZA'-İ EZHÂR = INFLORESCENCE



-ÇOĞALMA ile/ve/değil/||/<>/< EŞLEME



-ÇÖZÜLME ile/ve/||/<> DAĞILMA/DAĞILIM ile/ve/||/<> ERİME

( İki ya da daha fazla nesnenin bağdaşık moleküler karışımı. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> Bir gaz, sıvı ya da katının, başka bir gaz, sıvı ya da katı içinde kimyasal bir değişikliğe uğramadan bağdaşık olarak dağılması. | İki ya da daha fazla nesnenin bağdaşık moleküler karışımı. )


-ÇÖZÜMLEME ile ETKİLE(N)ME



-DAİRESEL YÖRÜNGE ile/ve ELİPTİK YÖRÜNGE



-DALGALAR:
DÜZLEMSEL ile/ve/||/<> AKIŞKAN ile/ve/||/<> RAYLEIGH YÜZEY ile/ve/||/<> ENİNE

( )


-DAYATMA değil/yerine ESİNLENME



-DEĞİŞİM ve GELİŞİM:
DOĞADA ile/ve/||/<>/> EKİNDE ile/ve/||/<>/> DEVLETTE ile/ve/||/<>/> ALTYAPIDA ile/ve/||/<>/> TİCARETTE ile/ve/||/<>/> MODADA ile/ve/||/<>/> TEKNOLOJİDE

( Milyonlarca yılda. İLE/VE/||/<>/> Binlerce yılda. İLE/VE/||/<>/> Yüzyıllarda. İLE/VE/||/<>/> Onlarca yılda. İLE/VE/||/<>/> Yıllarda. İLE/VE/||/<>/> Aylarda. İLE/VE/||/<>/> Günlerde. )


-DELÂLET ile EMÂRE



-DERİNLİK ile/ve/değil EVRE



-DEVE ile ENBÜRE

( ... İLE Tüyü dökülmüş deve. )


-DEVRİLE DEVRİLE ile/değil/yerine/||/<>/> EVRİLE EVRİLE



-DİN ile/ve EFSANE



-DİYAFRAM ile ENSTANTANE



-DÜŞÜNCEDE ile/ve/||/<>/>/< EĞİTİMDE ile/ve/||/<>/>/< BİLİMDE

( Özgürlüğü. İLE/VE||/<>/>/< Çağdaşlığı. İLE/VE||/<>/>/< Evrenselliği. [yeğleyelim!] )


-EDİN(İL)ME ile/ve/<> ERİŞ(İL)ME



-EFRÂD-I ZİHNİYE ile EFRÂD-I HARİCİYE



-EĞE ile EĞE

( Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen, uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga. İLE Madenleri, tahtayı vb. yontmak, düzeltmek, perdahlamak için kullanılan, sert, ensiz, çelik araç. )


-EĞLENCE ile/ve/değil/yerine EYLEMCE



-EHLİLEŞTİRME ile EVCİLLEŞTİRME

( Seçici çiftleştirme. İLE İnsanla birlikte hareket ettirebilme/yaşatma ve insana zarar vermeyecek biçimde eğitmek. )


-EHLİLEŞTİRME ile EVCİLLEŞTİRME

( * REN GEYİĞİ: M.Ö. 12.000 [yaklaşık olarak] * KÖPEK [Avrasya ve Kuzey Amerika'da]: 12.000 [yaklaşık olarak] * KOYUN [Güneybatı Asya'da]: 8.000 [yaklaşık olarak] * AT [Türkistan'da]: M.Ö. 6000 - 8000 [yaklaşık olarak] * SIĞIR [Güneybatı Asya, Hindistan, Kuzey Afrika'da]: M.Ö. 6000 [yaklaşık olarak] )


-ELDE EDİL(E)MEZ < ELİNDEKİLERE ŞÜKRETMEDİKÇE



-ELEŞTİRİ ile/ve ELEME



-ELİBBÂ[< LEBÎB] ile ELİFBÂ/ELİFBE

( Akıllı, olgun, kâmil kişiler. İLE 33 harften oluşan Osmanlı abecesi. | Bir şeyin başlangıcı. | Bir örgü motifi. )


-EMÂRE ile EMMÂRE



-EN KISA GECE ile EN UZUN GECE

( 21 - 22 Haziran İLE 21 - 22 Aralık )


-EN KISA GECE ile EN UZUN GECE

( Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilür
Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat

Sâbit )


-EN KISA GECE ile EN UZUN GECE

( Şeb-i yeldâda uzar fecre kadar kıssa-i aşk
Ta ki Mecnûn bitirir nutkunu Leylâ söyler

Yahya Kemal Beyatlı )


-EN'LER:
DÜNYADA ve/||/<>/>/< EVRENDE

( İçerik için burayı tıklayınız... )


-ENBERİ ile ENÖTE

( Çiftyıldızlarda, bileşenlerin kütle merkezine göre çizdikleri elips yörüngede, kütle merkezinin bulunduğu odağa en yakın nokta. İLE Çiftyıldızlarda, yoldaşın, başyıldıza göre çizdiği bağıl yörüngenin, başyıldıza en yakın noktası ya da her bir üyenin kendi yörüngelerinin kütle merkezine en yakın noktası. )


-ENDODERM ile/ve/<> EDEME

( İç deri. İLE/VE/<> Alt deri. )


-ENDOKARP = GILÂF-I DAHİLÎ-İ SEMERÎ = ENDOCARPE



-EPİKARP = HARİCEN KIŞR-I SEMERE = ÉPICARPE



-ERİME ile/ve/değil/||/<> ERGİME

( Katı/sıvı yağda. İLE Buzda. )


-ERK ile ERKE



-ERKEK ÖRGEN, STAMEN = UZV-I TEZKÎR = ÉTAMINE



-ESENTEPE ile ESENTEPE

( Mecidiyeköy - Zincirlikuyu arasında bir semt. İLE Silâhtar - Yıldız Tabya arasında bir semt. )


-ESKEF[çoğ. ESÂKİF] ile ESKEFE

( Eskici, kunduracı, köşker. İLE Eşik, kapının basamağı. )


-ESKİ EŞYA ve/||/< ESKİ DÜŞÜNCE

( At! VE/||/<> At! )


-ESNÂN-I HİLM ile ESNÂN-I KATIA ile ESNÂN-I NÂBİYE

( Akıl dişi, yirmi yaş dişi. İLE Kesici dişler. İLE Küçük azıdişleri. )


-ESNEME ile/ve/||/<> ESNEME

( Ağızla olan. İLE/VE/||/<> Gövdemizle olan. )


-ESRE ile ESRE ile ÖTRE

( Arap yazısında/harflerinde bir ünsüzün, dar, düz ve kısa okunacağını gösteren im. İLE Eski zamanlardan söylenilegelen bilgi ve haberlerin sonucu. İLE Arap yazısında, bir sesin yuvarlak, dar ve kalın[u], Türkçe'de de yuvarlak[o, ö, u, ü] okunacağını gösteren im. )


-ESTETİK NESNE ile/ve ESTETİK ÖZNE



-ESTETİK ile ESTETİZE



-ESTETİK ile ESTETİZE



-EŞLEME ile/ve/||/<> EŞLEŞTİRME ile/ve/||/<> EŞİTLEME



-ET'İME-İ LEZÎZE ile/ve ET'İME-İ NEFÎSE

( Lezzetli yemekler. İLE/VE Çok hoş yemekler. )


-ETİKET değil/yerine/= EDERCE



-ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME

( Engeller bir ölçüde kalktığında, O, bir anda içinize doğar. )


-ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME

( Sana engel olmaya çalışanlar, başaracağına, en çok inananlardır. )


-ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME

( It will dawn on you suddenly, when the obstacles are removed to some extent. )


-EV ve/||/<>/> EVRE



-EVRENSEL FELSEFE ile EGEMEN FELSEFE

( Evren simgelerden, simgeler de noktalardan oluşur. )


-EVRENSEL FELSEFE ile EGEMEN FELSEFE

( Tanrısal görü evrensellerle olanak bulur. )


-EVRİM ile/ve/<> ESKİME



-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( El duası olmadan, dil duası olmaz. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Yaparak başarırsınız, tartışıp çekişerek değil. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Kalbi değiştiren eylemdir. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Herşey yapıldığında zihin sessiz kalır. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Sağlam bir anlayışa sahip bir kişi, eylemden sakınmaz. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( İnandığınızı yapın ve yaptığınıza inanın. Başka her şey enerji ve zaman savurganlığıdır. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Evinizin eşiğini temizlemeden, komşunuzun damındaki kardan şikâyet etmeyiniz. )


-EYLENCE değil EĞLENCE



-FAZ değil/yerine/= EVRE



-FELSEFE ile/ve/değil/<> EROSEFE



-GERÇEKLEŞME ile/ve/||/<> EKSİKSİZLEŞME



-GÜZELLİK:
MANTIK'TA ile ESTETİK'TE

( Doğruluk. İLE Güzellik. )


-GÜZELLİK:
MANTIK'TA ile ESTETİK'TE

( GÜZEL: Amacı olmayan amaçlılık. )


-HAYAL KIRIKLIĞI ile ENGELLENME



-İCÂBET ile KABÛL ile ECÂBE ile İSTECÂBE



-İDRAK:
DERK ile/ve/<> EDREKE

( Kovayı, suya atıp su almak. İLE/VE/<> Koşarak ulaşıp elde etmek. )


-İHTİYÂR ve/||/<> EDEBİ KORUMA/MUHAFAZA, SÜRDÜRME



-İLİŞKİLENDİRME ile/ve/<> ESİNLENDİRME



-İLKE ile/ve/||/<>/>/< ARKE ile/ve/||/<>/>/< ERKE



-İNÂBET ile/ve EVBE



-İPLİK ile/ve/<> ELEMGE

( ... İLE/VE/<> Çile durumundaki ipliği yumak yapmak ya da masuraya sarmak için kullanılan ve bir eksen üzerinde dönen araç. )


-İSTANBUL ve/yerine EDİRNE

( ... VE/YERİNE Padişahların tercihi. )


-İSTANBUL ve/yerine EDİRNE

( ... VE/YERİNE Padişahların tercihi. )


-İSTİARE değil/yerine EĞRETİLEME



-İŞGAL ile/değil/yerine ETKİLEME



-İZABE[Ar.] değil/yerine/= ERGİTME

( Madenleri ergitme, sıvı duruma getirme. )


-İZABE değil/yerine/= ERİTME



-İZDİVAÇ[Ar.] değil/yerine/= EVLENME



-KABUK = KIŞR = ÉCORCE



-KALİKS DİŞLERİ = ESNÂN-I KE'S = DENTS DU CALICE



-KAM' değil/yerine/= EZME, KIRMA; ZAPTETME



-KAPİTULUM = EZHÂR-I KIMMÎYE = CAPITULE



-KARINCAYİYEN/KİRPİ/ORNİTORENG ile EKİDNE

( ... İLE Kuşlar gibi gagası, kirpiler gibi dikenleri, kertenkele gibi yumurtaları, keseli hayvanlarınki gibi torbası bulunan ve dört başlı bir penise sahip bir hayvandır. )


-KARINCAYİYEN/KİRPİ/ORNİTORENG ile EKİDNE

( ... İLE Avustralya ve çevresindeki adalarda yaşarlar. )


-KARINCAYİYEN/KİRPİ/ORNİTORENG ile EKİDNE

( ... İLE Dikenlerinden başka bir yanları görünmeyecek biçimde toprağı kazarak gizlenebilirler ya da top gibi bir görüntüye bürünerek kapanabilirler. )


-KARINCAYİYEN/KİRPİ/ORNİTORENG ile EKİDNE

( ... İLE Dişil ekidnenin meme başı olmadığından dolayı yavru, annesinin meme bezlerinden sızan sütü yalayarak beslenir. )


-KARINCAYİYEN/KİRPİ/ORNİTORENG ile EKİDNE

( ... İLE Boşaltım ve üremeleri aynı tek delikten(kloak) gerçekleşir. [MONOTREM: Tek delikli] )


-KARINCAYİYEN/KİRPİ/ORNİTORENG ile EKİDNE

( Karıncayiyenlerde olduğu gibi ekidnelerde de uzun yapışkan bir dil ve güçlü ön bacaklar bulunur. )


-KARINCAYİYEN/KİRPİ/ORNİTORENG ile EKİDNE

( Ornitorenglerle birlikte dört ekidne türünün 180 milyon yıl önce süperkıta Pangae'nin parçalanıp kuzeydeki muadillerinden ayrılan güney memelilerinden geriye kalan tek torunları olduğu düşünülmektedir. [Yaşayan en eski, memeli grubudur.] )


-KARINCAYİYEN/KİRPİ/ORNİTORENG ile EKİDNE

( Karıncayiyen ile Ekidne | Dişil Ekidne'nin alttan görünümü )


-KARINCAYİYEN/KİRPİ/ORNİTORENG ile EKİDNE

( Ornitorengler, su altında, 10 dk. kadar havasız kalabilirler. )


-KILIÇOYUNUNDA/ESKRİMDE:
FLÖRE ile EPE



-KİRPİ ile EKİDNE



-KİŞİ ile/ve/<>/değil EVRENSEL İLKE



-KİTAP:
ÂFAK'TA ile/ve/<> ENFÜS'TE

( İspat, ayet, delil. İLE/VE/<> Nefs. )


-KOMBİNE ile/ve/||/<> ENTEGRE



-KOPYA değil/yerine/= EŞLEME



-KÖK HÜCRE:
FARKLILAŞMA ÖZELLİKLERİNE GÖRE ile/ve/||/<> ELDE EDİLDİKLERİ YERE GÖRE

( )


-KÜRESELLEŞ(TİR)ME ile/ve/değil/yerine EVRENSELLEŞ(TİR)ME

( )


-KÜTÜPHANE ile/ve/değil/||/<> EŞEKLİ KÜTÜPHANE

( Mustafa Güzelgöz - Videoyu izlemek için burayı tıklayınız... )


-MADEN ile/ve/<> ERGENE

( ... İLE/VE/<> Maden yeri. )


-MAKARNA ile ERİŞTE



-MANDA ile/ve EVERE

( ... İLE/VE Dört yaşına kadar dişil manda. )


-MEKÛLÂT = ECNÂS-I ÂLİYE



-MİMARİ ARŞIN(/BİNA ARŞINI) ile/ve ÇARŞI ARŞINI ile/ve ENDAZE

( ... İLE/VE ... İLE/VE 65 cm. boyunda bir uzunluk ölçüsü. | Ölçü. )


-MUTLULUK:
"EN"/DAHA FAZLA ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< EN/DAHA AZDAN ZEVK ALMA/ALABİLME



-MUTLULUK ile AŞK ile EFSANE

( İki kişi, birbirini sever ve birlikte olurlarsa MUTLULUK olur. İki kişiden, biri sever de öbürü kaçarsa AŞK olur. İki kişi, birbirini sever de kavuşamazlarsa EFSANE olur. )


-MUZ ile EBEKE

( ... İLE Filipinler'de yetişen bir muz. )


-MUZ ile EBEKE

( Muz bitkisinin yaşamı 5 yıldır. )


-MUZ ile EBEKE

( Muzgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, birçenekli, çok yıllık bir bitki.[ağaç değildir!] | Bu bitkinin, kendine özgü, hoş kokulu, tatlı, besleyici, kalın kabuklu, uzun meyvesi. İLE ... )


-NESNE ile/ve ESTETİK NESNE



-NOESIS ile EPISTEME



-ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< ENGELLENME



-ÖĞÜT ile/ve/||/<>/> ESİNLENME



-ÖNÜMÜZDE ile/ve/||/<> ELİMİZDE



-ÖYKÜNME ile/ve/değil/<> ETKİLENME



-ÖZ = MUH, LİFÂFE-İ MUHHÎYE = ÉTUI MÉDULLAIRE



-ÖZNE ile ESTETİK ÖZNE



-ÖZNE ile/ve/değil/yerine ETKİN ÖZNE



-PİGME ile/ve EFE

( Afrika yerlisi. İLE/VE Kongo'daki Pigme'ler. )


-PİNOSİTOZ değil/yerine/= ETME



-REDDETME ile/değil/yerine ERTELEME



-REFÂKAT değil/yerine/= EŞLİK ETME



-SANAT ile/ve EĞLENCE



-SOYUTLAMA ile/ve EVRENSELLEŞTİRME



-SOYUTLAMA ile/ve EVRENSELLEŞTİRME



-STAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> EFSANE

( Hem işinde, hem de magazinde "iyi olan." İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> İşinde iyi olan fakat magazinde "kötü olan." )


-STAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> EFSANE

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Yaşar... | Şair Sanatçımız, Yaşar... | Radyo Programı - Nisan 2016 )


-ŞEMSİYE, UMBELLE = EZHÂR-I SAYVÂNÎYE = OMBELLE



-ŞÜKÜR:
DİL İLE ile/ve KALP İLE ile/ve EYLEM İLE



-TAHAMMUZ[Ar.] değil/yerine/= EKŞİME



-TARİH ile EFSANE



-TARİH ile EFSANE



-TASA ile ENDİŞE



-TASIMLAMA/KIYASLAMA ile/ve SÜREÇ-SONUÇ İLİŞKİSİ ile/ve EREĞE GÖRE

( Enine zaman. İLE/VE Boyuna zaman. İLE/VE Felsefe. )


-TASIMLAMA/KIYASLAMA ile/ve SÜREÇ-SONUÇ İLİŞKİSİ ile/ve EREĞE GÖRE

( ARISTO ile/ve DESCARTES ile/ve ... )


-TAŞRADA ve/||/<> EVDE

( Adâlet. VE/||/<> Muhabbet. )


-TATMİN ile/ve/değil/yerine ETKİLE(N)ME



-TECİL[Ar.] değil/yerine/= ERTELEME



-THOMAS PAINE ile/ve/||/<>/>< EDMUND BURKE



-TIKANMA ile/ve/||/<> ENGELLENME



-TÜR, NEVİ = NEV' = ESPÈCE



-ULAŞMA ile/ve/değil ERİŞME



-URTICACÉES = ENCÜRÎYE



-UYUŞMA ile/ve/||/<> ELEKTRİKLENME



-ÜZÜNTÜ ve SIKINTI ve ENDİŞE

( Geçmişe ait. VE Şimdide. VE Gelecek için. )


-V ve/||/<> P ve/||/<> T ve/||/<> E

( Hız. VE/||/<> Basınç. VE/||/<> Zaman. VE/||/<> Enerji. )


-YALAN:
DÜNYADA ve/||/<> SİYÂSETTE ve/||/<> TİCARETTE ve/||/<> FELSEFEDE ve/||/<> EDEBİYATTA ve/||/<> GAZETECİLİKTE ve/||/<> GENÇLİKTE

( Vefâ. VE/||/<> Vaad. VE/||/<> Reklam. VE/||/<> Safsata. VE/||/<> Mecaz. VE/||/<> Haber. VE/||/<> Aşk. )


-YALANCI ŞEMSİYE, KORİMBUS = EZHÂR-I HUZMÎYE = CORYMBE



-ZEVEBAN[Ar.] değil/yerine/= ERGİME

 

 



 

 

 

( 19 FaRk, 48 katkı )



-EDİN(İL)ME ile/ve/<> ERİŞ(İL)ME



-EFRÂD-I ZİHNİYE ile EFRÂD-I HARİCİYE



-EĞE ile EĞE

( Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen, uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga. İLE Madenleri, tahtayı vb. yontmak, düzeltmek, perdahlamak için kullanılan, sert, ensiz, çelik araç. )


-EĞLENCE ile/ve/değil/yerine EYLEMCE



-EHLİLEŞTİRME ile EVCİLLEŞTİRME

( Seçici çiftleştirme. İLE İnsanla birlikte hareket ettirebilme/yaşatma ve insana zarar vermeyecek biçimde eğitmek. )


-EHLİLEŞTİRME ile EVCİLLEŞTİRME

( * REN GEYİĞİ: M.Ö. 12.000 [yaklaşık olarak] * KÖPEK [Avrasya ve Kuzey Amerika'da]: 12.000 [yaklaşık olarak] * KOYUN [Güneybatı Asya'da]: 8.000 [yaklaşık olarak] * AT [Türkistan'da]: M.Ö. 6000 - 8000 [yaklaşık olarak] * SIĞIR [Güneybatı Asya, Hindistan, Kuzey Afrika'da]: M.Ö. 6000 [yaklaşık olarak] )


-EMÂRE ile EMMÂRE



-EN KISA GECE ile EN UZUN GECE

( 21 - 22 Haziran İLE 21 - 22 Aralık )


-EN KISA GECE ile EN UZUN GECE

( Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilür
Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat

Sâbit )


-EN KISA GECE ile EN UZUN GECE

( Şeb-i yeldâda uzar fecre kadar kıssa-i aşk
Ta ki Mecnûn bitirir nutkunu Leylâ söyler

Yahya Kemal Beyatlı )


-EPİKARP = HARİCEN KIŞR-I SEMERE = ÉPICARPE



-ERİME ile/ve/değil/||/<> ERGİME

( Katı/sıvı yağda. İLE Buzda. )


-ESENTEPE ile ESENTEPE

( Mecidiyeköy - Zincirlikuyu arasında bir semt. İLE Silâhtar - Yıldız Tabya arasında bir semt. )


-ESNEME ile/ve/||/<> ESNEME

( Ağızla olan. İLE/VE/||/<> Gövdemizle olan. )


-ESRE ile ESRE ile ÖTRE

( Arap yazısında/harflerinde bir ünsüzün, dar, düz ve kısa okunacağını gösteren im. İLE Eski zamanlardan söylenilegelen bilgi ve haberlerin sonucu. İLE Arap yazısında, bir sesin yuvarlak, dar ve kalın[u], Türkçe'de de yuvarlak[o, ö, u, ü] okunacağını gösteren im. )


-ESTETİK NESNE ile/ve ESTETİK ÖZNE



-EŞLEME ile/ve/||/<> EŞLEŞTİRME ile/ve/||/<> EŞİTLEME



-ET'İME-İ LEZÎZE ile/ve ET'İME-İ NEFÎSE

( Lezzetli yemekler. İLE/VE Çok hoş yemekler. )


-ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME

( Engeller bir ölçüde kalktığında, O, bir anda içinize doğar. )


-ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME

( Sana engel olmaya çalışanlar, başaracağına, en çok inananlardır. )


-ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME

( It will dawn on you suddenly, when the obstacles are removed to some extent. )


-EVRENSEL FELSEFE ile EGEMEN FELSEFE

( Evren simgelerden, simgeler de noktalardan oluşur. )


-EVRENSEL FELSEFE ile EGEMEN FELSEFE

( Tanrısal görü evrensellerle olanak bulur. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( El duası olmadan, dil duası olmaz. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Yaparak başarırsınız, tartışıp çekişerek değil. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Kalbi değiştiren eylemdir. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Herşey yapıldığında zihin sessiz kalır. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Sağlam bir anlayışa sahip bir kişi, eylemden sakınmaz. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( İnandığınızı yapın ve yaptığınıza inanın. Başka her şey enerji ve zaman savurganlığıdır. )


-EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Evinizin eşiğini temizlemeden, komşunuzun damındaki kardan şikâyet etmeyiniz. )


-EYLENCE değil EĞLENCE

| F...F |

F ile başlayıp F ile biten AYNI HARFLİ'LER...
( 17 FaRk, 17 katkı )



-f = d/dt (-----> mv)



-F ve FÂ'

( Osmanlı abecesinin 23. harfidir. Ebced hesabında 80 sayısının karşılığıdır. )


-F = GM, M2 / r²



-F = m a



-F = ma

( Maxwell Denklemi )


-F ve/||/<> S ve/||/<> T ve/||/<> K ve/||/<> Ç ve/||/<> Ş ve/||/<> H ve/||/<> P
[FISTIKÇI ŞAHAP]

( Bu harfler, ayrık de'lerin kullanımı dışında, ancak, buradaki öteki harflerle kullanılırlar.
Levent'te | Erdinç'te | Sınıfta | Geçitte, Geçişte | Sancak'ta | Sehpada | Edip'te | Sevinçte, Sevinç'te | Eletkrikçi )


-FİLOZOF ile BİLGE



-FİLOZOF ile/ve/||/<>/> DERVİŞ

( Bildikçe, ölür. İLE/VE/||/<>/> Öldükçe, bilir. )


-FİLOZOF ile/ve/||/<> DÜŞÜNÜR ile/ve/||/<> AYDIN ile/ve/||/<> YAZAR



-FİLOZOF ile/ve/= KELDANÎ



-FİLOZOF ile/ve/||/<> SANATÇI

( Soyutlayan. İLE/VE/||/<> Soyutlanan. )


-FİLOZOF ile/ve/değil/yerine SORU ERBABI



-FİLOZOF ve SORU/SORUN

( Filozof/lar doğrudan sorunla/rla uğraş(and)ırlar. )


-FİLOZOF ile SÛFÎ

( Yaptığına bakılmaz, söylediğine bakılır. İLE Söylediğine bakılmaz, yaptığına bakılır. )


-FOTOĞRAF değil/yerine/= EKİZ



-FOTOĞRAF ile TEMSİL



-FOTOTROF ile/ve HELYOFİT

( Enerji kaynağı olarak güneş ışığını kullanan organizmalar. İLE/VE Gelişmelerini en iyi güneş ışığı altında yapan bitkiler. )

 

 



 

 

 

( 11 FaRk, 11 katkı )



-"GEREKSİZ (YERE)" HARCAMA/MASRAF ile/ve/<>/değil/yerine FAZLA HARCAMA/MASRAF



-AHMAK ile/değil/yerine/>< FİLOZOF

( Felsefeyi zorlaştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Felsefeyi kolaylaştırır. )


-FELSEFE ile/ve/<> FİLOZOF

( Felsefe, filozofla konuşmaktır. )


-FELSEFECİ ile/ve FİLOZOF



-FOTOĞRAFÇI ile/ve/değil FOTOĞRAF

( Yalan söyleyebilir. İLE/VE/DEĞİL Yalan söyleyemez. )


-KEMİK ve/||/<> FREN ve/||/<> İNSAF



-P ile F



-SOFİST ile/ve FİLOZOF

( BAHŞİ[Uygurca]: Filozof. / Kâtip. )


-ŞARLATAN değil/yerine/>< FİLOZOF

( Filozofların aydınlatmadığı bir toplumu, şarlatanlar aldatır. )


-TASNİF'UL ULÛM:
KELÂM ve/> FIKIH ve/> TASAVVUF

( "Tasnif'ul Ulûum" kitabında Tasavvuf: "İmanın meyvesi ve İslâm'ın neticesi."/"Hüve semeretül iman ve neticetü'l-İslâm" )


-ZANAAT/ZANAATKÂR ve FELSEFE/FİLOZOF

 

 



 

 

 

( 0 FaRk, 0 katkı )

| G...G/Ğ |

G ile başlayıp G/Ğ ile biten AYNI HARFLİ'LER...
( 2 FaRk, 2 katkı )



-G ile/ve/||/<> V ile/ve/||/<> a ile/ve/||/<> (x,y,z ile/ve/||/<> t)

( Gama. İLE/VE/||/<> Hız. İLE/VE/||/<> İvme. İLE/VE/||/<> Mekân. İLE/VE/||/<> Zaman. )


-GIENSENG ile GINSENG

 

 



 

 

 

( 5 FaRk, 5 katkı )



-BOĞAZ ÜNSÜZLERİ'NDE:
H ile/ve/||/<> K ile/ve/||/<> G



-ÇAN ile/ve ZİL ile/ve GONG



-GIENSENG ile GINSENG



-K ile G



-TANGA KÜLOT ile SLIP KÜLOT ile G STRING

 

 



 

 

 

( 1 FaRk, 1 katkı )



-GIENSENG ile GINSENG

| H...H |

H ile başlayıp H ile biten AYNI HARFLİ'LER...
( 7 FaRk, 8 katkı )



-HADÎS-İ SAHİH ile/ve HADÎS-İ MEVZÛ

( Râvîsi sağlam olan hadisler. İLE Hz. Muhammed'e isnad olunan söz. )


-HAKİKATTE:
[ne] ŞAH ne de PADİŞAH



-HAT ile/ve/> SATH ile/ve/> ŞEKİL

( Tek boyut. İLE/VE/> İki boyutlu. İLE/VE/> Üç boyutlu. )


-HAYVÂNÎ RUH ile RÛHREVÂN ile İZÂFÎ RUH (CÂN-I CÂN-I CAN)



-HEGEL ile/ve/||/<> FEUERBACH ile/ve/||/<> MARX

( Kant'ın takipçisi ve geliştiricisi. İLE/VE/||/<>/> Hegel'in öğrencisi ve Marx'ın öncüsü/hocası. İLE/VE/||/<>/> Hegel'in takipçi ve geliştiricisi. Feuerbach'ın öğrencisi. )


-HENRY CAVENDISH ile/ve/<> ANTOINE LAVOISIER

( [Hidrojen] Kâşifi. [1766] İLE/VE/<> Adlandıran. [1783] )


-HENRY CAVENDISH ile/ve/<> ANTOINE LAVOISIER

( Hidrojen )


-HOŞGÖRÜ = MÜSAMAHA, TESAMUH = TOLERANCE[İng.] = TOLÉRANCE[Fr.] = TOLERANZ[Alm.] = TALERANTIA < TOLERARE[Lat.]

 

 



 

 

 

( 11 FaRk, 13 katkı )



-[TENZİH-TEŞBİH ile/ve/> TENZİHTE TEŞBİH, TEŞBİHTE TENZİH] ile/ve/değil/yerine/> HEM TENZİH, HEM TEŞBİH | NE TENZİH, NE TEŞBİH



-ÂRİF ile/ve/> HAKÎM ile/ve/> MÜTEELLİH

( ... > Hem ârif, hem de hakîm olan. )


-ÂRİF ile/ve/> HAKÎM ile/ve/> MÜTEELLİH

( Kâmiller/ârifler, Allah'ın nazarıyla bakarlar. )


-ÂRİF ile/ve/> HAKÎM ile/ve/> MÜTEELLİH

( Ârif olan... İçi, dışı, dengede tutan. )


-BİR YANLIŞIN YAPILMASINDA VE YORUMLANMASINDA:
KAZÂ ile/ve/ne yazık ki/<>/> HATA ile/ve/ne yazık ki/<>/> YEĞLEME/TERCİH

( İlk kez olmuşsa. İLE/VE/<>/> İkincei kez olmuşsa. İLE/VE/<>/> Üçüncü kez oluyorsa. )


-DÜZELTME/HAVALE İŞARETLERİNDE:
S ile/ve/||/<> H

( MÜKERRER: Altı çizilerek gösterilir. )


-GİBİ OL(URSUN):
HZ. ÎSÂ ile HZ. MUHAMMED ile ALLAH

( Kendini kurtarmak istersen. İLE Başkasını kurtarmak istersen. İLE Hiç bir işe karışma! )


-HADÎS-İ MÜRSEL ile/ve HADÎS-İ SAHİH

( Hz. Muhammed'den duyulduğu söylenilen söz. İLE Râvîsi sağlam olan hadisler. )


-HARAM ile/ve HARAMA YAKIN MEKRUH



-İLÂLLÂH ile/ve ALÂLLÂH ile/ve BİLLÂH ile/ve HÂNİLLÂH ile/ve FİLLÂH ile/ve MAÂLLAH ile/ve LİLLÂH

( Allah'a. İLE/VE Allah üzerine. İLE/VE Allah ile. İLE/VE Allah'tan. İLE/VE Allah'ta. İLE/VE Allah'la. İLE/VE Allah için. )


-KAZA ile HATA ile YEĞLEME/TERCİH

( 1 KEZ ile 2. KEZ ile 3. KEZ )


-MEKRUH ile/ve HARAMA YAKIN MEKRUH



-TEVRİYE'DE:
YALIN[MÜCERRET] ile/<> TERBİYE EDİLMİŞ[MÜREŞŞAH] ile/<> AÇIKLANMIŞ[MÜBEYYEN] ile/<> HAZIRLANMIŞ[MÜHEYYÎ] ile/<> ÎHÂM-I KABÎH

( [beyitte] Sözcüğün, uzak anlamıyla kullanıldığını gösterir bir ipucu bulunmayan. İLE/<> Sözcüğün, yakın anlamıyla ilgili bir ipucu bulunan. İLE/<> Sözcüğün, uzak anlamıyla ilgili bir ipucu bulunan. İLE/<> Tevriyeye konu olan sözcüğün, başka sözler yardımıyla anlaşılması. İLE Sözcük, müstehcen bir anlam içeriyorsa. )

 

 



 

 

 

( 0 FaRk, 0 katkı )

| I/İ...I/İ |

I/İ ile başlayıp I/İ ile biten AYNI HARFLİ'LER...
( 22 FaRk, 34 katkı )



-I ve/<> B

( İçeriden çıkmaya başlayan ilk harf. VE İçeriden en son çıkan/çıkacak harf. )


-I ve B

( İçeriden çıkmaya başlayan ilk harf. VE/<> İçeriden en son çıkan/çıkacak harf. )


-ı ile i



-I ile İ

( Özellikle "i" harflerinde çok dikkatli olmak gerekiyor. Bilgisayarlarda Türkçe'ye uyumluluk açısından en çok sorun yaratan karakterlerdir. )


-I ile l/L



-IGUANA ile GALAPAGOS KARA IGUANASI ile GALAPAGOS DENİZ IGUANASI



-II. RAMSES'İN:
YAŞAM TAPINAĞI ile/ve/||/<> ÖLÜM TAPINAĞI

( Doğu'da. İLE/VE/||/<> Batı'da. )


-ILIMLI ile/ve DENGELİ



-ILLIMANI ve/<> CORDILLERA REAL

( Bolivya'nın başkenti La Paz'ın 6462 m. yüksekliğinde bulunan bu iki karlı tepe, kentin en görülmeye değer yerlerindendir. )


-IMAGO DEI ile/ve/||/<>/> IMAGO HUMANI



-IRAKGÖRÜR/UZAKGÖRÜR/TELESKOP[Fr.]:
AYNALI ile/ve/||/<> MERCEKLİ

( Çok uzaktaki bir nesnenin gerçek görüntüsünü, içbükey bir aynadan yapılmış merceğin odak düzleminde veren ve gök bilimiyle ilgili gözlemlerde kullanılan optik aygıt, gözlemci. )


-IRK ADI ile MİLLET ADI



-ISI YALITIMI ile/ve/değil/<> ISI YÖNETİMİ



-ISI ile ÖZGÜL ISI

( ... İLE 1 gram maddenin sıcaklığını, 1 ºC değiştirmek için emilmesi ya da kaybedilmesi gereken su miktarı. )


-ISIRGAN ÇORBASI ile/ve ISIRGAN YAĞLAŞI

( ... İLE/VE Mısırununu, muhallebi gibi pişirerek. [Kümbet Yaylası] )


-IŞIĞIN:
YANSIMASI ile/ve/değil/||/<>/> KIRILMASI ile/ve/değil/||/<>/> SAÇILMASI



-IŞIK HIZI ile/değil/< DÜŞÜNCE HIZI

( Saniyede, 300.000 km. İLE/DEĞİL/< En hızlı olan. )


-IŞIK HIZI ile/ve/||/<>/< ELEKTRON DENEYİ

( Joseph John Thomson[18 Aralık 1856 - 30 Ağustos 1940] - 1897 )


-IŞIK HIZI ve KİLOPARSEK(KPC)

( Saniyede 300.000 km. VE Uzaklık birimi. | 3260 Işık yılı. )


-IŞIK HIZININ:
ALTI ile/ve/<> ÜSTÜ

( Madde. İLE/VE/<> Anti madde. )


-IŞIK HIZININ:
ALTI ile/ve/<> ÜSTÜ

( Fizik. İLE/VE/<> Metafizik. )


-IŞIK HIZININ:
ALTI ile/ve/<> ÜSTÜ

( V < C ile/ve/<> V > C )


-IŞIK YILI ile/ve GAUSS YILI

( Işığın bir yılda boşlukta aldığı mesafe. [Zaman birimi değildir!] İLE/VE 1 Astronomik Birimi[AU], kütlesi sıfır kabul edilen bir taneciğin 1 Gauss yılı[365,256.898.300 gün] sürede çizdiği düzgün dairesel yörüngenin yarıçapı olarak kabul edilmiştir. )


-IŞIK YILI ile/ve GAUSS YILI

( 1 ışık yılı = 63.241 AU [ 1 AU = 149.597.870.691 ± 30 m. ] | [9.5 Trilyon km. / 9.460.718.940.369.531 m. ± 1.897.230 m.] )


-IŞIK YILI ile/ve GAUSS YILI

( Astronomik Birim [AU], Dünya'nın Güneş çevresinde çizdiği eliptik yörüngenin büyük ekseninin yarısı kabul edilir. )


-IŞIK YILI ile/ve GAUSS YILI

( Dünya ile Ay arasındaki en fazla mesafe 1.3 ışık saniyesidir. )


-IŞIK YILI ile/ve GAUSS YILI

( Dünya ile Güneş arasındaki en fazla mesafe 499 ışık saniyesidir [8.3 ışık dakikası]. )


-IŞIK YILI ile/ve GAUSS YILI

( Güneş Sistemi'nin çapı yaklaşık 150 ışık saatidir. )


-IŞIK YILI ile/ve GAUSS YILI

( Oort Bulutu[güneşin etrafında dönen kuyrukluyıldızlar kümesi] yaklaşık 2 ışık yılı çapındadır. )


-IŞIK YILI ile/ve GAUSS YILI

( Güneş'e en yakın yıldız sistemi olan Alfa Centauri yıldız sistemi, Güneş Sistemi'nden yaklaşık 25 astronomik birim, yani 3,75 milyar km. uzaklıktadır. )


-IŞIK YILI ile/ve GAUSS YILI

( Samanyolu Galaksisi'nin çapı 100.000 ışık yılı kadardır. )


-IŞIK YILI ile/ve GAUSS YILI

( Samanyolu'nun komşu galaksilerinden Andromeda, bize 2.4 - 2.7 milyon ışık yılı uzaklıktadır. )


-IŞIK YILI ile/ve GAUSS YILI

( Güneş'ten sonra dünyaya en yakın yıldız olan Proxima Centauri, 4.2 ışık yılı uzaklıktadır. )


-IVAN PAVLOV ve/||/<> BIANCHI ve/||/<> SANTIAGO RAMON Y CAJAL ve/||/<> ALOIS ALZHEIMER ve/||/<> HANS BERGER

 

 



 

 

 

( 24 FaRk, 24 katkı )



-ALT HAVA YUVARI ile GÖZ YUVARI ile HAVA YUVARI ile ISI/SICAK YUVARI(MAGMA KATMANI) ile IŞIK YUVARI ile İYON YUVARI ile RENK YUVARI ile SU YUVARI ile TAŞ YUVARI ile YER YUVARI

( ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Yer gazyuvarındaki atom ve moleküllerin, güneş ışınlarıyla iyonlaştığı, 80-400 km. yükseklikler arasındaki katman. İLE ... İLE 12 km. İLE 150 km. İLE ... İLE 5000 km. )


-BASINÇ ile/ve/<> ISI



-BIÇAK ile IŞKI

( ... İLE Kazımakta kullanılan, iki ucunda da sapı olan eğri bıçak. )


-BÜTÜNLÜK ve/<> IŞILTI



-DİLENCİ ile ISKATÇI

( ... İLE Iskat verilen kişi. | Mezarlık dilencisi. )


-ELEKTRİK ve/||/<> ISI



-GÜZELLİK ile/ve/değil IŞILTI

( Güzel yüzün, süse/boyaya/makyaja gereksinimi yoktur/olmaz! [Fars. Hâcet-i meşşâta nîst rûy-ı dil-ârâmrâ - Hâfız-ı Şirâzî] )


-HAPŞIRMA ile IŞINSAL HAPŞIRMA YANSIMASI

( )


-HARÂRET[Ar.] değil/yerine/= ISI



-IMAGO DEI ile/ve/||/<>/> IMAGO HUMANI



-ISIRGAN ÇORBASI ile/ve ISIRGAN YAĞLAŞI

( ... İLE/VE Mısırununu, muhallebi gibi pişirerek. [Kümbet Yaylası] )


-IŞIK ile/ve/||/<> IŞIĞIN YAYILIMI

( Fiziğin konusudur/alanıdır. İLE/VE/||/<> Matematiğin konusudur/alanıdır. )


-IŞIK ile IŞILTI

( ... İLE Hafif ışık. | Bir şeyin, ışıldarken saçtığı ışık. )


-KARŞILIK ile/ve/değil/<> IŞILTI



-KİŞİLİK ile/ve IRA/ÖZYAPI



-MAGMA[Yun.] değil/yerine/= ISI/SICAK YUVARI

( Yerin içinde, sıvı ya da hamur kıvamında, uçucu gazlarla doymuş olarak bulunan eriyik. )


-MOORE AÇMAZI ile/ve/||/<> BEKLENMEYEN SINAV AÇMAZI ile/ve/||/<> BELİRLENMİŞ ÖĞRENCİ AÇMAZI ile/ve/||/<> INDY AÇMAZI



-NİYET AÇMAZI ile/ve/||/<> CAYDIRICILIK AÇMAZI ile/ve/||/<> INDY AÇMAZI



-QUINN AÇMAZI ile/ve/||/<> INDY AÇMAZI ile/ve/||/<> YIĞIN AÇMAZI



-REDDEDİLME ile/ve/||/<> ISTIRAB/ACI

( Reddedilmek, beyin tarafından, fiziksel bir acı olarak algılanıyor. )


-RENK ile/ve/<>/değil IŞIK DALGALARI

( İnsanda[zihinde]. İLE/VE/<>/DEĞİL Doğada. )


-SICAKLIK ile ISI

( Bir nesnenin, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji. İLE Sıcak olan şeyin etkisi ya da niteliği. )


-SÜRTÜNME ve/||/<>/> ISI



-TANZİMAT FERMANI ile/ve/||/<>/> ISLÂHAT FERMANI

( 03 Kasım 1839 İLE/VE/||/<>/> 18 Şubat 1856 )

 

 



 

 

 

( 2 FaRk, 2 katkı )



-IMAGO DEI ile/ve/||/<>/> IMAGO HUMANI



-ISIRGAN ÇORBASI ile/ve ISIRGAN YAĞLAŞI

( ... İLE/VE Mısırununu, muhallebi gibi pişirerek. [Kümbet Yaylası] )

| J...J |

J ile başlayıp J ile biten AYNI HARFLİ'LER...
( 0 FaRk, 0 katkı )

 

 



 

 

 

( 0 FaRk, 0 katkı )

 

 



 

 

 

( 0 FaRk, 0 katkı )

| K...K |

K ile başlayıp K ile biten AYNI HARFLİ'LER...
( 891 FaRk, 1062 katkı )



-K ile G



-K ile K ile KA/KE ile KU

( Türk abecesinin on dördüncü harfi. İLE Potasyumun simgesi. İLE Türk abecesinin on dördüncü harfinin okunuşu. İLE Kurçatovyumun simgesi. )


-KABA/LIK ile/ve/ya da ÇIKARCI/LIK



-KABA/LIK ile/ve SAÇMA/LIK



-KABA/LIK ile/ve/değil/<> SAF/LIK



-KABAK ile ARMUT KABAĞI

( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. | Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü. | Kabak kemane. | Ham, tatsız kavun, karpuz. | Tüysüz, dazlak. | Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan taşıt lastiği. | Bilgisiz, görgüsüz, kaba. | Kısa boynuzlu hayvan. İLE Ürünü, armut biçiminde olan bir süs kabağı. )


-KABAK ile ASMA KABAĞI

( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. İLE Kabakgillerden, sürüngen ya da sarılgan, mevsimlik bir tür kabak. | Bu kabağın ince uzun, sebze olarak kullanılan ürünü. )


-KABAK ile BALKABAĞI/HELVACIKABAĞI/KESTANEKABAĞI

( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. | Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü. | Kabak kemane.Ham, tatsız kavun, karpuz. | Tüysüz, dazlak. | Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan taşıt lastiği. | Bilgisiz, görgüsüz, kaba. | Kısa boynuzlu hayvan. İLE Kabakgillerden, tatlısı yapılan, dışı boz, içi sarı renkli, iri bir kabak türü. )


-KABAK ile İTHIYARI/ACIHIYAR/ACIELMA/EBUCEHİLKARPUZU

( ... İLE Kabakgillerden, elma büyüklüğündeki meyvesi çok acı ve iç sürdürücü bir bitki. )


-KABAK ile JACKFRUIT

( ... İLE Tayland'da yetişen, iri kabağa benzeyen bir meyve.[Dünya üzerinde ağaçta yetişen en büyük meyvedir.] )


-KABAK ile SAKIZKABAĞI



-KABAK ile SU KABAĞI

( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. | Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü. | [müzik] Kabak kemane. | Ham, tatsız (kavun, karpuz). | Tüysüz, dazlak. | Dişleri aşınarak, yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). | Bilgisiz, görgüsüz, kaba. | Kısa boynuzlu hayvan. İLE Kabakgillerden, alt bölümü şişkin, birçok yerde kurutulup su kabı olarak kullanılan, bir tür asma kabağı, kantar kabağı. )


-KABAK ile VEZİRKÜLÂHI

( Kabak kızartılmamalıdır. [Tüm özellikleri nitelikleri kaybolur.] )


-KABAKLAMAK ile KABAKLAŞMAK ile KABAKLIK

( Ağaçların gençleşmesi için dallarını budamak. İLE Saçları dökülmek, dazlaklaşmak. | Taşıt lastiklerinin, dişleri aşınıp yüzeyi düz bir duruma gelmesi. İLE Karpuz ya da kavunun ham olma durumu. | Başın tüysüz ya da dazlak olma durumu. | Bilgisizlik, görgüsüzlük. )


-KABALAK ile KABALAK

( Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunda kullanılmış olan, şapkaya benzeyen bir başlık türü. İLE Kabak yaprakları biçiminde etli ve tüylü yaprakları olan, kırlarda ve su kenarlarında yetişen bir bitki. )


-KABALIK ve/||/<>/< GÜÇLÜ TAKLİDİ

( Kabalık, zayıf kişinin, güçlü taklididir. )


-KABARCIK ile İSİLİK/ISIRGIN



-KABIZLIK ve/ne yazık ki/||/<>/> ANAL ÇATLAK/YIRTIK



-KABIZLIKTA:
PRE-BİYOTİK ile/ve/<> PRO-BİYOTİK

( SEMBİYOTİK: İkisinin de biraradalığı. )


-KABUK ile/ve/<> BADIÇ

( .. İLE/VE/<> Bakla, fasulye, bezelye gibi taze sebzelerde, içinde tohumların sıralanmış bulunduğu kabuk. )


-KABUK ile BAĞA

( ... İLE Deniz kaplumbağasının kabuğu. | Kaplumbağa kabuğu. | Ur. )


-KABUK ile/ve/||/<>/> KABUKLU

( Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır/kışr. | Ekmeğin, pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. | Bir sıvı ya da gazı dıştan saran, sert katman. | Deri üzerinde bir yaranın ya da sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. | Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi ya da boynuzsu örtü, kavkı. İLE/VE/||/<>/> Kabuğu olan. )


-KABUK = KIŞR = ÉCORCE



-KABUK ile KUKUÇ

( ... İLE Şeftali, kayısı gibi meyvelerin çekirdeklerinin sert kabuğu. )


-KABUK ile/ve ÖZ



-KABUK ile ŞEYTANMİNARESİ

( ... İLE Bazı deniz böceklerinin koni biçimindeki kavkısı. )


-KABUK ile TOPUR

( ... İLE Kestanenin dikenli olan dış kabuğu. | Fındığın dışındaki yeşil kabuk. )


-KABUK ile/<> YALAMUK

( ... İLE/<> Çam ağacının reçineli kabuğu, soymuk. | Çam ağacının reçineli kabuğundan çıkan özsuyu. )


-KABUL EDİLMEK ve/> KAYBOLMAK



-KABUL EDİLMESİ GEREKEN:
[ya] RASTGELELİK ya da/>< BİLİN(E)MEYEN/GİZLİ DEĞİŞKENLER

( Θ - φ )


-KABUL ETME(ME)K ile KATILMA(MA)K



-KABUL ETME(ME)K ile ÖN PLANDA TUTMA(MA)K



-KABUL ETMEK ile "BOYUN EĞMEK"



-KABUL ETMEK ile/ve/değil/yerine "GÖZE ALMAK"



-KABUL ETMEK ile GÜZEL GÖRMEK(TAHSÎN[< HÜSN])



-KABUL ETMEK ile/ve KATLANMAK



-KABUL ETMEK ile/ve/değil/yerine TANIMAK



-KABUL ETMEMEK ile/ve/değil DAHA ÇOK YAKLAŞMASINI SAĞLAMAK



-KABUL ETMEMEK ile/değil/yerine/< FARKINDA OLMAK



-KABULLEN(E)MEMEK ile DAYAN(A)MAMAK



-KABULLEN(EBİL)MEK ile DAYANMAK/DAYANABİLMEK

( Her ne gelirse, sarsılmadan dayanmanın soyluluğu ve erdemi vardır fakat anlamsız işkence ve aşağılanmayı reddetmenin onurluluğu[vakarı] da vardır. )


-KABULLEN(ME)MEK ile "KATLAN(MA)MAK"



-KABULLENMEK değil/yerine DÜŞÜNMEK



-KABULLENMEK ile/ve/<> KOŞULLANMAK



-KACAK ile KAÇAK

( Mutfak araçları, kap kacak. İLE Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz ya da sıvı. | Gizlice kaçırılmış olan mal ya da nesne. | Bağlı bulunduğu yerden ya da yasadan kaçan, uzaklaşan. | Yasaca yapılması yasak olan ya da yapılması için gerekli izin alınmayan. | Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan ya da bir yerden çıkarılan. | Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice. )


-KAÇAK ile GİZLİ ile YERALTI



-KAÇAK ile KAÇIK ile KAÇINTI ile KAÇKIN

( Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz ya da sıvı. | Gizlice kaçırılmış olan mal ya da nesne. | Bağlı bulunduğu yerden ya da yasadan kaçan, uzaklaşan. | Yasaca yapılması yasak olan ya da yapılması için gerekli izin alınmayan. | Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan ya da bir yerden çıkarılan. | Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice. İLE İlmeği kaçmış (çorap vb.). | Bir yana kaçmış, kaymış. | Bazı davranışları dengesiz olan, zıvanasız. | Çorabın ilmeği kaçmış yeri. İLE Erken doğan kuzu. | Sızıntı, kaçak. İLE Bir yerden ya da bir işten kaçmış kişi. | Toplumdan uzak duran, toplum içine çıkmak istemeyen kişi. )


-KAÇAK ile KAÇKIN



-KAÇAMAK ile KAÇAMAK

( Hoş görülmeyen bir şeyi, ara sıra yapma. | Bir şeyi, belirli etmeden, gizlice yapmaya çalışma. | Bir şeyden kaçınma yolu. | Kaçılacak yer. | Başkalarına belirli etmeden, gizlice yapılan. İLE Mısır unundan yapılan yağlı bir yemek. )


-KAÇIRMAK ile KAYBETMEK



-KAÇMAK ile "KAÇMAK"

( Kendi anlamı. İLE İzin istemek/izin isteyerek/bildirerek ayrılma.(Deyim/argo). )


-KAÇMAK ile "KAÇMAK"

( Hızla koşup bir yere saklanmak. | Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek. | Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. | Kaçınmak. | Gaz, sıvı vb. şeylerin sızması. | İpinin kopması. | Girmek. | Bir yana doğru kaymak. | Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak. | Hızlı koşmak. | Yok olmak. | Benzemek, andırmak. | Kaçgöçe uymak. | Kadının, yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılması. | Rengi ağarmak, uçmak. | Yarışçının ötekilerden hızla ayrılıp arayı açması. | Futbol ve basketbolda, engelleyen adamdan kurtulmak ya da pas alabilmek için boş alana koşmak. İLE ... )


-KAÇMAK ile/ve/değil/yerine (GERİ) ÇEKİLMEK



-KAÇMAK ile/değil HIZLI YÜRÜMEK/KOŞMAK



-KAÇMAK ile/ve/değil/ne yazık ki KOLAYINA KAÇMAK



-KAÇMAK ile/ve SAKLANMAK



-KAÇMAK ile SIVIŞMAK/TÜYMEK



-KAÇMAK ile/ve/değil/yerine UZAK DURMAK

( UZAK DUR!
* Karnı tokken sızlanandan
* Zevk sürerken sıkılandan
* El içinde ağlayandan
* Dost sözünden gocunandan
* Kuşkusuyla buz tutandan
* Düşmanına dost durandan
* Suretiyle kandırandan
* Aynalardan kovulandan
* Şeytanıyla yarışandan
* Sevabını anlatandan
* Günahına kulp takandan

Mete Özgencil )


-KAÇMAK ile/değil/yerine UZAK DURMAK



-KAÇMAK ile/değil/yerine VAZGEÇMEYİ BİLMEK/BECERMEK



-KADEH:
TOPRAK ile/ve METAL ile/ve CÂM



-KADERDEN KAÇMAK değil BİR KADERDEN, BAŞKA BİR KADERE GİTMEK/GEÇMEK



-KÂDI/LIK ile/değil NAİB/LİK



-KADÎM BİLGELİK ile/ve/<> KADÎM GELENEK

( ... İLE/VE/<> Kadîm Gelenek, hiçbir kültürün, milletin ve/ya da egemenliği altında değildir! Evrenseldir ve bu geleneğe ulaşmak, hünerdir. )


-KAFAYI:
SAĞA SOLA SALLAMAK ile AŞAĞI YUKARI SALLAMAK



-KAFKASYA'DA:
KISLOVODSK ile/ve MINERALNIY VODO

( Sıcak su. İLE/VE Mineral su. )


-KAĞŞAK = ESKİMİŞ, GEVŞEMİŞ, DAĞILMAYA YÜZ TUTMUŞ (EŞYA, YAPI)



-KAK ile KAK

( Elma, armut vb. meyvelerin kurutulmuşu. İLE Zayıf ve kuru olan kişi. )


-KAKIMAK = ÖFKELENMEK



-KAKMAK ile/değil ÇAKMAK



-KALABALIK ile/ve/değil DOLU



-KALAK ile KALAK

( Gelin tâcı. İLE Tezek yığını. )


-KALDIRMAK/BİTİRMEK ile/ve/<>/değil/yerine DARALTMAK



-KALDIRMAK ile/değil/yerine İYİLEŞTİRME



-KALDIRMAK ile KAYDIRMAK



-KALEM TÜKETMEK ile/ve/değil/daha çok/+/||/<>/></< SİLGİ TÜKETMEK



-KALICI/LIK ile/ve/||/<>/> SÜRDÜRÜLEBİLİR/LİK



-KALICI/LIK ile/ve/değil/yerine SÜREKLİ/LİK



-KALICI/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UZUN SÜRELİ/LİK



-KALICILIK = SUBSISTENCE[İng., Fr.] = SUBSISTENZ[Alm.] = SUBSSISTENTIA[Lat.]



-KALIN BAĞIRSAK ile/ve/>/> GÖDEN[< GÖD/GÖT]

( ... İLE/VE/> Kalınbağırsağın son bölümü. )


-KALIN BAĞIRSAK ile/ve/>/> GÖDEN[< GÖD/GÖT]

( MAYASIL/BÂSÛR[Ar.]/HEMAROİD/HÉMORROÏDES[Fr.]: Kalın bağırsakta ve makadın etrafındaki siyah kan damarlarının şişmesinden ve bazen yangılanmasından dolayı, makadın içinde ve dışında oluşan memeler yüzünden, makattan, kan ya da cerahat gelmesi. )


-KALKMAK ile/ve/||/<> KALGIMAK

( ... İLE Sıçramak, fırlamak, şaha kalkmak. | Öfkeyle kalkmak. | Çapkınlık, serserilik yapmak. )


-KALLEŞ/LİK ile/değil/yerine KARDEŞ/LİK



-KALPAK ile/ve PAPAK

( ... İLE/VE Uzun, tüylü kalpak. )


-KALPAK ile/ve ŞUBARA



-KALPSİ YAPRAK = VARAK-I KALBÎ = FEUILLE CORDIFORME



-KALTAK ile KALTAK

( ... İLE İffetsiz, namussuz kadın. )


-KAMÇILAMAK değil/yerine TETİKLEMEK



-KAMUFLE ETMEK değil/yerine/= ALALAMAK



-KAMUSAL/LIK ile/ve/<> KURUMSAL/LIK



-KANAMALARDA, BASI/TURNİKE UYGULAMA NOKTALARI:
BOYUN ile/ve/||/<> KÖPRÜCÜK KEMİĞİ ile/ve/||/<> KOLTUK ALTI ile/ve/||/<> PAZU ile/ve/||/<> KASIK ile/ve/||/<> UYLUK[BACAĞIN ÜST YARISI]

( [Turnike uygulamasında dikkat edilecekler...]
- Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği en az 8 – 10 cm. olmalıdır.
- Turnike uygulamasında ip, tel gibi kesici malzemeler kullanılmamalıdır.
- Turnikeyi sıkmak için tahta parçası, kalem gibi malzemeler kullanılabilir.
- Turnike kanama duruncaya kadar sıkılır, kanama durduktan sonra daha fazla sıkılmaz.
- Turnike uygulanan bölgenin üzerine hiçbir şey örtülmez.
- Turnike uygulamasının yapıldığı saat bir kağıda yazılmalı ve yaralının üzerine asılmalıdır.
- Uzun süreli kanamalardaki turnike uygulamalarında, kanayan bölgeye göre 15-20 dakikada bir turnike gevşetilmelidir.
- Turnike uzvun koptuğu bölgeye en yakın olan ve deri bütünlüğünün bozulmamış olduğu bölgeye uygulanır.
- Turnike, kol ve uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır, ancak ön kol ve bacağa el ve ayağın beslenmesini bozabileceği için uygulanmaz. Uzuv kopması durumlarında, ön kol ve bacağa da turnike uygulanabilir. )


-KANAMALARDA, BASI/TURNİKE UYGULAMA NOKTALARI:
BOYUN ile/ve/||/<> KÖPRÜCÜK KEMİĞİ ile/ve/||/<> KOLTUK ALTI ile/ve/||/<> PAZU ile/ve/||/<> KASIK ile/ve/||/<> UYLUK[BACAĞIN ÜST YARISI]

( [Boğucu Sargı (Turnike) Uygulama Tekniği]
- İlk yardımcı, eline, geniş, güçlü ve esnemeyen bir sargı alır.
- Şerit yarı uzunluğunda katlanır, uzuv, etrafına sarılır.
- Bir ucu halkadan geçirip çekilir ve iki ucu biraraya getirilir.
- Kanamayı tamamen durduracak yeterlikte sıkı bir bağ atılır.
- Sargının içinden sert nesne[kalem gibi] geçirilir ve uzva paralel konuma getirilir.
- Kanama durana kadar sert nesne döndürülür.
- Sert nesne, uzva dik konuma getirilerek sargı çözülmeyecek biçimde sabitlenir.
- Hastanın/yaralının giysisinin üzerine, adı ve turnikenin uygulandığı zaman[saat ve dakika] yazılı bir kart iğnelenir.
- Çok sayıda yaralı olduğunda, yaralının alnına rujla ya da sabit kalemle "turnike" ya da "T" harfi yazılır.
- Hasta/yaralı, pansuman ve turnikesi görülecek biçimde battaniye ile sarılır.
- Turnike, 15-20 dakika aralıklarla gevşetilir, sonra tekrar sıkılır.
)


-KANAMALARDA, BASI/TURNİKE UYGULAMA NOKTALARI:
BOYUN ile/ve/||/<> KÖPRÜCÜK KEMİĞİ ile/ve/||/<> KOLTUK ALTI ile/ve/||/<> PAZU ile/ve/||/<> KASIK ile/ve/||/<> UYLUK[BACAĞIN ÜST YARISI]

( [Uzuv Kopması Varsa]
- Kopan parça, temiz, su geçirmez, ağzı kapalı bir plastik torbaya yerleştirilir.
- Kopan parçanın konduğu torba, buz içeren ikinci bir torbanın içine konulur.
- Kopmuş uzuv parçasının konduğu plastik torba, ağzı kapatıldıktan sonra içinde 1 ölçek suya 2 ölçek buz konulmuş ikinci bir torbaya ya da kovaya konulur. Bu biçimde, kopmuş uzuv parçasının buz ile doğrudan teması önlenmiş ve soğuk bir ortamda taşınması sağlanmış olur.
- Torba, hasta/yaralı ile aynı araca konulur, üzerine hastanın adı ve soyadı yazılır, en geç 6 saat içinde sağlık kuruluşuna gönderilir.
- Tıbbi birimler haberdar edilir[112].
)


-KANDIR(IL)MAK ile/ve/değil/yerine İKNA ETMEK/EDİLMEK



-KANDIRMAK/ALDATMAK ile/ve/değil AVUTMAK



-KANDIRMAK ile/<> "ATLATMAK"



-KANDIRMAK ile/ve/değil "BAŞTAN ÇIKARMAK"



-KANDIRMAK ile/ve/değil "GÖZÜNÜ BOYAMAK"



-KANDIRMAK ile ALDATMAK



-KANDIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALGI OLUŞTURMAK



-KANDIRMAK ile/değil/yerine İSTEDİKLERİNİ/BEKLEDİKLERİNİ VERMEK



-KANDIRMAK ile/değil/yerine/>< KABUL/RÂZI ETTİRMEK



-KANDIRMAK ile SANDIRMAK



-KANGURULARDA:
KOŞMAK değil/yerine SIÇRAMAK

( Sıçramaları, koşmaktan daha az enerji tüketmelerini sağlamaktadır. )


-KANIK = TOKGÖZLÜ/KANAATKÂR



-KANIKSAMAK ile/ve BENİMSEMEK



-KANIKSAMAK ile BENİMSEMEK



-KANIRMAK ile KANIRTMA ile KANIRTMAÇ

( Bir şeyi eğip zorlayarak yerinden çıkarmak ya da çıkarmaya çalışmak. İLE Kanırtma işi. İLE Bir şeyi kanırtmak için kullanılan değnek ya da araç, bir tür kaldıraç. )


-KANIT ARAMAK ile/değil/yerine KAVRAYIŞ



-KANITLAMAK ile/ve/||/<>/> İKNÂ ETMEK



-KANITLAMAK ile İNANDIRMAK



-KANITLARI:
SAKLAMAK ile/ve ÇARPITMAK ile/ve YOK ETMEK



-KANMAK/ALDANMAK ile/ve/değil KAPILMAK



-KAP KALAYLAMAK ile/ve/<>/değil/yerine KALP KALAYLAMAK



-KÂP PAYI:
AYARLAMAK değil AYIRMAK



-KAPACIK / KAPAKÇIK

( Küçük kapak. | Yürekte ve damarlarda kanın ya da başka sıvıların geri dönmesini önleyen supap durumunda küçük kapak. )


-KAPAK ile/ve/değil EŞİK



-KAPAK ile KEPENK

( ... İLE İş yeri, pencere, kapı vb. yerleri kapamak için kullanılan, türlü biçimlerde sac levha, demir ya da tahta kanat. )


-KAPAK ile/değil/yerine/||/<> TABAK



-KAPALI/LIK ile ÖRTÜK/LÜK ile GİZLİ/LİK



-KAPAMAK ile KAPATMAK

( Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. | Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. | Bir şeyin görünmesine engel olmak. | Geçişi engellemek. | Tıkamak, içini doldurmak. | Su, elektrik gelişini kesmek. | Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek. | Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. | Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. | Ortalıktan alıp saklamak. | Karşılamak, denk gelmek. İLE Bir malı değerinden aşağı bir karşılıkla elde etmek. | Kapamak. | Bir kadınla nikâhsız yaşamak. | Yayımını yasak etmek, yayımına son vermek. | Herhangi bir yerin tüM tüketimlerini üstlenip başkalarını içeri almadan isteği doğrultusunda eğlenmek. | Bitirmek, unutturmak, söz edilmesini engellemek. )


-KAPAMAK ile/ve/değil KAPLANMAK



-KAPAMAK ile YUMMAK



-KAPATMAK yerine SIRLAMAK



-KAPATMAK yerine SIRLAMAK



-KAPILARI:
AÇIK BIRAKMAK değil/yerine KAPALI TUTMAK

( Tuvalet kapısı gibi kapıların, içeridekiler tarafından kapatılması isteği, kendilerini saklamak üzere değil kapının önünden geçecek kişileri(/bayanları) içeriyi görmek zorunda bırakmamak içindir! [Lütfen özellikle bayanların rahatsızlığını dikkate alarak ve saygı göstererek tuvalet giriş kapılarını kapalı tutmaya özen gösterelim!...] )


-KAPISINDA BEKLEMEK ile/ve/<> OYALANDIRILMAK



-KAPIYI VURMADAN/ÇALMADAN AÇMAK/GİRMEK değil/>< KAPIYI VURARAK/ÇALARAK AÇMAK/GİRMEK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


-KAPIYI:
VURMADAN/ÇALMADAN AÇMAK/GİRMEK ile/değil/yerine VURARAK/ÇALARAK AÇMAK/GİRMEK



-KAPİK ile KAPİK

( Köpek. İLE Rublenin yüzde biri değerinde para birimi. )


-KAPLANBÖCEK ile/ve/||/<>/< KAPLANBÖCEKLER

( Başka böceklerle beslenen, tarım için çok yararlı olan kaplan böcekler ailesinin örnek türü. İLE/VE/||/<>/< Zararlı böcekleri avlayarak bitki, hayvan ve insan sağlığına yardımcı olan, güzel renkli, kın kanatlı böcekler ailesi. )


-KAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALMAK



-KAPSAYICI/LIK ile/ve/||/<> KUCAKLAYICI/LIK



-KAPSAYICI/LIK ile/ve/||/<> OKŞAYICI/LIK



-KAPSAYICILIK ile/ve/değil AŞKINLIK



-KÂR ETMEK ile ENAYİ YERİNE KOYMAK



-KARA DELİK ile/ve/değil EŞİK



-KARA DELİK ile/ve/||/<> OLAY UFKU



-KARABATAK / KARABATAK



-KARABATAK ile TEPELİ KARABATAK

( image )


-KARAFATMA ile HAMAMBÖCEĞİ/KAKALAK ile HANIMBÖCEĞİ/GELİNBÖCEĞİ ile TAHTAKURUSU

( Kınkanatlılardan, böcek, kurt ve sümüklüböceklerle beslenen, tarıma yararlı, parlak siyah renkli bir böcek. İLE Hamamböceğigillerden, temiz tutulmayan yerlerde üreyen, zararlı bir böcek. İLE Kınkanatlılardan, kara benekli, kırmızı renkte, kurtçukları yemesinden dolayı yararlı sayılan bir böcek. İLE Yarımkanatlılardan, uzunluğu 3-5 milimetre, gövdesi oval ve yassı, kanatları körelmiş, oturulan, yatılan yerlerde üreyerek insan kanıyla beslenen, pis kokulu böcek. )


-KARAGÖZ SAHNESİNDE:
ÇIRAK ile/ve/<> YARDAK ile/ve/<> DAYREZEN ile/ve/<> SANDIKKAR



-KARAKULAK ile/<> AFRİKA ALTIN KEDİSİ ile/<> SERVAL KEDİSİ



-KARAKULAK ile KARAKULAK

( Kedigillerden, çakala benzer vahşi bir hayvan. İLE Osmanlı Devleti'nde emir çavuşu, haberci. )


-KARAMSAR/LIK >< İYİMSER/LİK ile/değil/yerine/>< GERÇEKÇİ/LİK

( Yelden yakınır. >< Yelin değişmesini bekler. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yelkenleri/ni ayarlar. )


-KARAMSAR/LIK ve/||/<>/>/< KORKAK/LIK



-KARAMSAR/LIK ile/ve KÖTÜMSER/LİK ile/ve OLUMSUZ/LUK (NEGATİF/LİK)



-KARAMSARLIK değil/yerine/>< KAVRAMSALLIK



-KARANLIK ile ALACAKARANLIK



-KARANLIK ile/değil GÖLGE

( ... İLE/DEĞİL Göreli karanlık. )


-KARANLIK ile/değil/yerine/>< IŞIK

( Görmek istemeyenler için. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Görmek isteyenler için. )


-KARANLIK ile/ve/yerine KANDİL (-İN UYANDIRILMASI)



-KARANLIK ile/değil LOŞ

( ... İLE/DEĞİL Yeterince aydınlık olmayan, yarı karanlık, az ışık alan yer. | Az ışık veren. )


-KARANLIK ve SÖZ

( İçinde, ışık vardır. [görebilen için] VE İçinde, ümit vardır. [duyabilen/dinleyen için] )


-KARAR VERMEK ile/ve İZİN VERMEK



-KARARLI/LIK ile/ve/||/<> ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK



-KARARLI/LIK ve/||/<>/< DAYANIKLI/LIK



-KARARLI/LIK ve/||/<> TUTARLI/LIK



-KARARLILIK ve ULAŞMAK



-KARARLILIK ile/ve/||/<> YARILANMA



-KARATAVUK ile KIZILKUYRUK

( Karatavukgillerden, tüyleri kara, meyve ve böceklerle beslenen ötücü kuş. İLE Karatavukgillerden, kışın göçen, küçük, güzel bir kuş. )


-KARDEŞLENMEK ile KARDEŞLENMEK

( Ekin bir kökten birkaç sap birden üremek. İLE Kardeş sahibi olmak. )


-KARDEŞLİK ile/ve/<> BİRLİK



-KARDEŞLİK ve/||/<>/< ÖZGÜVEN (İLE)



-KARGACIK BURGACIK = ÇARPIK, DÜZENSİZ



-KARGILIK ile KARGILIK

( Fişeklik. İLE Kamış yetişen yer. )


-KARIK ile KARIK

( Kar yağmış bir alana bakma sonucu ortaya çıkan göz kamaşması. | Karlı bir alana bakma sonucu kamaşmış (göz). İLE Ark. | Arklar arasında kalan toprak parçası. | Sabanla açılan çizi. )


-KARINCIK ile KARINCIK

( Gövdenin çeşitli örgenleri içinde bulunan boşluk. İLE Kalbin alt bölümünde bulunan ve biri sağdaki akciğere kan pompalayan, öbürü soldaki akciğerden gövdeye pompalanacak kanı alıp gövdeye göndermeye yarayan iki boşluk. )


-KARIŞIK = CONFUSED[İng.] = CONFUS[Fr.] = UNKLAR[Alm.] = CONFUSUS[Lat.]



-KARIŞIK ile/ve/değil DAĞINIK



-KARIŞIK ile/ve/değil KARMAŞIK



-KARIŞIK ile KATIŞIK

( TAGŞÎŞ[Ar. < GIŞ | çoğ. TAGŞÎŞÂT]: Karıştırma, saflığını giderme. | Değerli bir şeyi değersiz bir şeyle karıştırma. | İmrenme. )


-KARIŞIK ile KATIŞIK

( TAHALLUT[Ar.]: Karışma, eşyanın karışık olması. )


-KARIŞIK ile KATIŞIK

( TEDÂHÜL[Ar.]: Birbirinin içine girme. | Karışma. )


-KARIŞIKLIK = CONFUSION, DISORDER[İng.] = CONFUSION[Fr.] = WERWIRRUNG[Alm.] = CONFUSIO[Lat.]



-KARIŞMA(MA)K ile/ve KAVUŞMAK



-KARIŞMAK ile "BURNUNU SOKMAK"



-KARIŞMAK ile/ve İÇİNE GİRMEK



-KARIŞMAK ile MÜDAHALE ETMEK



-KARIŞTIRMAK ile/ve/değil/ve (en az) 2 (ve üzeri) İLİŞKİSİZİ/OLMAZI YANYANA GETİRMEK/KOYMAK



-KARIŞTIRMAK ile/ve BENZETMEK



-KARIŞTIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< BİLMEMEK



-KARIŞTIRMAK ile/ve BİRLEŞTİRMEK



-KARIŞTIRMAK ile/ve BULAŞTIRMAK



-KARIŞTIRMAK ile/ve ÇAĞRIŞTIRMAK



-KARIŞTIRMAK ile/ve ÇALKALAMAK



-KARIŞTIRMAK ile/ve ÇALKALAMAK



-KARIŞTIRMAK ile/ve/<>/değil/yerine EŞELEMEK



-KARIŞTIRMAK ile İÇ İÇE GEÇİRMEK



-KARIŞTIRMAK ile/ve İLİŞ(TİR)MEK



-KARIŞTIRMAK ile/ve İNCELEMEK



-KARIŞTIRMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> KAKTIRMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> KAKALAMAK



-KARIŞTIRMAK ile/ve KARIŞTIRMAMAK



-KARIŞTIRMAK ile/ve KARŞILAŞTIRMAK



-KARIŞTIRMAK ile/ve KATIŞTIRMAK



-KARIŞTIRMAK ile/ve KATMAK



-KARIŞTIRMAK ile KURCALAMAK



-KARIŞTIRMAK ile/ve ŞAŞIRMAK



-KARIŞTIRMAK ile/ve TOKUŞTURMAK



-KARIŞTIRMAMAK ile/ve "KAÇIRMAMAK"



-KARMAŞIK SÖZCÜK ile KARMAŞIK TÜMCE



-KARMAŞIK YAPININ DEĞERİNİ DÜŞÜRMEK ile/değil/yerine KARMAŞIK YAPIYI, BASİT/KOLAY ÇÖZÜMLE ÇÖZMEK



-KARMAŞIK/LIK ile ÇAPRAŞIK/LIK

( TÂR Ü MÂR[Fars.]: Karmakarışık; dağınık, perişan. )


-KARMAŞIK ile/değil/yerine "SARMAŞIK"



-KARMAŞIK ile/ve/değil ÇEŞİTLİ



-KARMAŞIK ile/ve/değil DOLAŞIKLIK



-KARŞI ÇIKMAK ile "KAFA TUTMAK"



-KARŞI KARŞIYA GELMEK ile AYNI DÜZLEMDE OLMAK



-KARŞI KOYMAK ile/değil/yerine FARKINDALIK



-KARŞI OLMAK ile GEÇİŞTİRMEK



-KARŞILA(YA)(MA)MAK ile "KALDIR(A)(MA)MAK"



-KARŞILAŞMAK ile GÖRÜŞMEK



-KARŞILIK ile/ve/değil/||/<> BAKIŞIM



-KARŞILIK ile/ve/değil/<> IŞILTI



-KARŞILIK ile/ve ŞÜKRAN



-KARŞIT/LIK ile/ve BÜTÜN/LÜK



-KARŞIT/LIK ile/ve/||/<> TUTARSIZ/LIK



-KARŞITLIK ile/değil/yerine/>< EYTİŞİM

( Uzlaşmaz karşıtlıklara düşkünlük, zekânın zayıflığındandır. )


-KARŞITLIK = KARŞI GELİM



-KARŞITLIK ile/değil/yerine KARŞILIKLILIK



-KARŞITLIK = TEZAT, ZIDDİYET = CONTRARIÉTÉ[Fr.] = GEGENSATZ[Alm.] = CONTRARIETAS[Lat.]



-KARTAL ve/||/<> KÖPEK ve/||/<> AKILLI GELİN

( Sinek avlamaz. VE/||/<> Kuşa hırlamaz. VE/||/<> Kaynanaya hırlamaz. )


-KASK ile BARET



-KASMAK ile "KASMAK"

( Kasları gergin duruma getirmek. | Kısaltmak. | Daraltmak. | Bölmek, ayırmak. İLE Baskısı altında tutmak. )


-KASNAK ile KASNAKLAMAK

( Enli çember. | Kalbur, tel vb. şeylerin tahta çemberi. | Nakış işlemek için gergef gibi kullanılan, kumaşı germeye yarayan, tahtadan çember. | Bir sütunun gövdesini oluşturan silindir biçimindeki taşların her biri. | Kıyıları oluk biçiminde pervazlı, metal ve tahtadan yapılmış çember. | Pehlivanların giydikleri kispetin bele gelen bölümü. | Makinelerde, bir milden başka mile hareket geçiren kayışların takıldığı demir çember. İLE Kasnak içine almak, çemberlemek. | Kollarını dolayarak kavramak. | Yapılarda, betonun şişmesini önlemek ve direncini artırmak için sıkıştırılmış betonun çevresini metalden bir kasnak içine almak. )


-KASTETMEK ile/ve TEMELLENDİRMEK



-KAŞI(N)MAK ile DOKUNUYORMUŞ/SİLİYORMUŞ/KAŞIYORMUŞ/SADECE ELİNİ KOYMUŞ GİBİ YAPMAK



-KAŞI(N)MAK ile KARIŞTIRMAK



-KAŞIK yerine DİL ŞERHİ(MİL'AKA)



-KAŞIK ile KASTANYET[Fr.]/KASTANUELAS[İsp.]/CATERERS/PALILLOS ile CROTALUM

( ... İLE ... İLE Eski Yunanistan ve antik Roma'da. )


-KATEGORİK/HARFÎ/DOKTRİNEL AHLÂK ile/yerine GNOSTİK/İRFAN/TEVHİD AHLÂKI

( Dış dinamikleriyle hareket. İLE/YERİNE İç dinamikleriyle hareket. )


-KATEGORİLERİ BİLMEK ile/değil KATEGORİLERLE BİLMEK



-KATIK ile/ve/||/<> AZIK

( Yiyecek/yemek. İLE/VE/||/<> Ekmek. )


-KATILIM SAĞLAMAK ile/değil/yerine/||/<>/< KATILMAK



-KATILIM/CILIK ve SÜRPRİZ

( Eşeysellik/sevişme, katılım ve sürpriz gerektirir. )


-KATILMAK ile/ve/değil İMAN ETMEK



-KATILMAK ile/ve KARŞI DURMAMAK



-KATILMAK ile KATILMAK

( Katma işi yapılmak. | Bir topluluğa girmek, iştirak etmek, iltihak etmek. | Ortak olmak, benimsemek. | Hak vermek. İLE Aşırı derecede gülme, ağlama, gıdıklanma, korkma vb. tepkiler sırasında, solunum kaslarının kasılmasından dolayı soluğun kesilmesi. )


-KATIŞMAZ/LIK ile/ve/<> BİTİŞMEZ/LİK



-KATKIYA ...:
AÇIK/LIK ile/ve/||/<>/> UYGUN/LUK



-KATLA(N)MAK ile BÜK(ÜL)MEK



-KATMAK ile/ve/||/<>/> KARMAK

( Bir şeyin içine, üstüne ya da yanına, niteliğini değiştirmek ya da niceliğini artırmak için başka bir şey eklemek, karıştırmak. | Bir araya getirmek. | Birlikte göndermek. | Döllenmeyi sağlamak için erkek hayvanı dişinin yanına salmak. İLE/VE/||/<>/> Karıştırmak, birbirine katmak. | Toz durumundaki bir şeyi sıvı ile karıştırarak çamur ya da hamur durumuna getirmek. )


-KATMAK ile/ve KAZANDIRMAK



-KATOLİK/LİK ile/ve ORTODOKS/LUK

( Aristo'cu. İLE/VE Platon'cu. )


-KAVAK ile AKÇAKAVAK/AKKAVAK/HOLLANDA KAVAĞI

( Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç. İLE Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak. )


-KAVAK ile ÇALIKKAVAK

( ... İLE Dalları, sepetçilikte kullanılan bir kavak türü, sepetçi kavağı. )


-KAVAK ile/değil ÇINAR[Fars. < ÇENÂR]

( Anadolu Kavağı'ndakiler, çınardır. )


-KAVAK ile/değil ÇINAR[Fars. < ÇENÂR]

( Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç. İLE İki çeneklilerden, otuz metreye kadar uzayabilen, gövdesi kalın, uzun ömürlü, geniş yapraklı bir ağaç. )


-KAVAK / KARAKAVAK

( ... İLE Yüksekliği 35 metre kadar olabilen, kabuğu koyu renkli bir tür kavak. )


-KAVRAM:
TANIMLAMAK ile/ve/||/<> ZORUNLULUKLARINI GÖSTERMEK



-KAVRAM/AK ile/ve SINIR/LAMAK



-KAVRAM ve/<> KURUM ve/<> UYGARLIK ve/<> VİCDAN



-KAVRAMAK ve BELLEMEK



-KAVRAMAK ve/||/<>/> HEYECAN



-KAVRAMAK ile/ve İNANMAK



-KAVRAMI/MEFHUMU GÖRMEK ile/ve/değil/||/<>/< KAVRAM/MEFHUM İLE GÖRMEK

( )


-KAVRAMI/MEFHUMU GÖRMEK ile/ve/değil/||/<>/< KAVRAM/MEFHUM İLE GÖRMEK

( Mefhumu Görmek, Mefhum ile Görmek - İhsan Fazlıoğlu )


-KAVRAMSAL BİRLİK ile/ve/<> ZAMANSAL AYRIM



-KAVRAMSAL/LIK ile/ve ARI KAVRAMSAL/LIK

( Şey var. İLE/VE Şey yok. Anlamanın anlamı. Bir şeyi anlamaz ama bir şeyle anlaşılır. Bilmenin bilmesini bilmek. Toplanma[cem]. )


-KAVRAMSAL/LIK ile/ve/<> KURUMSAL/LIK

( Üst kavramlar, altındakileri örgütleyen kavramlardır. )


-KAVRAMSAL/LIK ile/ve/<> OLGUSAL/LIK

( Tanımlanan her şey, kendine değil ona dairdir/yöneliktir. Tüm fizik ve metafizik, olgu ve kavramlar içindir. )


-KAVRAMSALLIK >< ÖZDEŞLİK



-KAVRAMSIZLIK ile/ve/<> CEHALET



-KAVŞAK ile/ve/değil/<> AYRIÇ

( Yol vb. uzayıp giden şeylerin kesiştikleri ya da birleştikleri yer. | Bir ırmağın denize ya da başka bir ırmağa döküldüğü, kavuştuğu yer, munsap. İLE/VE/DEĞİL/<> İki yolun ayrıldığı yer. )


-KAVUK ile HORASANİ

( ... İLE Üst bölümü sarıktan taşacak biçimde yapılmış hoca kavuğu. )


-KAVUK ile KALLÂVÎ[Ar.]

( Pamuktan yapılmış, üzerine sarık sarılan erkek başlığı. | İçi boş şey. | İdrar torbası. İLE Vezir ve sadrazamların giydikleri bir tür kavuk. | Çok iri, kocaman. )


-KAVUK ile/ve/<> TÂC

( ... İLE/VE/<> Büyük kavuk. )


-KAVUN ile/ve/||/<>/< KELEK ile/ve/||/<>/< DÜĞLEK

( Güneş gördükçe olgunlaşır. İLE/VE/||/<>/< Başlangıçta ve toprak üstünde kalan bölümüdür. İLE/VE/||/<>/< Yeni oluşmaya başladığı küçükkenki durumuna verilen addır. )


-KAVUN ile/ve/||/<>/< KELEK ile/ve/||/<>/< DÜĞLEK

( Meyve olur. İLE/VE/||/<>/< Turşu olur. İLE/VE/||/<>/< ... )


-KAVUŞAMAYANLARIN YAŞADIĞI AŞK ile/ve/değil/<> KAVUŞANLARIN YAŞATTIĞI AŞK



-KAYAK ile KIZAK

( Kar, su ya DA çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç. | Bu aracı kullanarak yapılan spor. İLE Kar ya da buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt. | Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça. | Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası öğelerinin tutturulmasını, hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası. | Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan ya da gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara. )


-KAYBETMEK:
ÇOK DEĞER VERMEK ile/ve/||/<> KIZAMAMAK ile/ve/||/<> "KIYAMAMAK" ile/ve/||/<> ÜZEMEMEK ile/ve/||/<> "ALTTAN ALMAK"



-KAYBETMEK ile/ve YİTİRMEK

( Bir kez ulaşıldığında artık yitirilmez. )


-KAYBETMEK ile/ve YİTİRMEK

( ZİYÂ: Taşınmaz malı kaybetmek. | Işık, aydınlık. )


-KAYBETMEK ile/ve YİTİRMEK

( Once arrived at, it cannot be lost. )


-KAYBETTİĞİNE ÜZÜLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANDIĞINA/KAZANABİLECEĞİNE SEVİNMEK



-KAYGAN/ZIYPAK ile KAYAĞAN

( Islak ya da düz olduğundan kaydırıcı özelliği bulunan ya da üzerinde kayılan. İLE Üzerinde kolaylıkla kayılan. )


-KAYGIYLA "BAŞA ÇIKMADA":
"SUÇLAYICI/LIK" ile/ve/||/<> "YATIŞTIRICI/LIK / KAÇINMA" ile/ve/||/<> İLGİSİZ/LİK || PATAVATSIZLIK ile/ve/||/<> "AŞIRI MANTIKLI/LIK" ile/ve/||/<> UYUMLU/LUK



-KAYIK/KÜREK ve/||/<> HAMLA[Ar.]

( ... VE/||/<> Küreklerin bir kez suya daldırılıp çıkarılması. | Bu biçimde sandalın aldığı yol. | Kıçtan, birinci oturak. )


-KAYIK ile/değil ÇIRNIK

( ... İLE/DEĞİL Küçük boyda kayık. | Üç flok yelkeni bulunan, 200 tona kadar olabilen, tek ve yekpare direkli yelkenli. )


-KAYIK ile/ve DAK

( ... İLE/VE Ganj Nehri'nde kullanılan bir sandal. )


-KAYIK ile GONDOL

( ... İLE Venedik'te, kanal içinde, kişileri taşıyan, uzun, süslü, romantizmin simgelerinden biri olmuş kayık. )


-KAYIK ile İMAMİIN "KAYIĞI"/TABUT



-KAYIK ile/ve KAYAK

( ... İLE/VE Eskimoların kullandığı tek kişilik kayık. )


-KAYIK ile KAYIK

( Kürek ya da yelkenle yürütülen ufak tekne. İLE Bir yana kaymış. )


-KAYIK ile/ve KUFA

( ... İLE/VE Dicle'ye özgü bir kayık. )


-KAYIK ile MUKJENSO MOKORO

( ... İLE Mukjenso ağacından yapılan yerel kayık.[Chobe Irmağı - Botswana] )


-KAYIK ile PELEME

( ... İLE Irmaklarda işleyen, altı düz kayık. )


-KAYIK ile/ve TOMBAZ

( ... İLE/VE Irmaklarda işleyen, altı düz kayık. Üzerinde köprü kurulan, altı düz, kayık biçiminde duba. )


-KAYIKÇIK, KARİNA, ALT KAYIK = SÜFLÎ ZEVRAK = NACELLE, CARÈNE



-KAYIPTA:
KAÇAK ile KAÇIRILMA



-KAYITSIZ/LIK ile/ve/||/<>/>/< ÂTIL/ATÂLET



-KAYITSIZ/LIK ile VURDUMDUYMAZ/LIK ile GAMSIZ/LIK

( Kişi ne yaparsa, kendi yapar, kendine yapar fakat bazı tutumlarla etrafındakilere de zarar verebilir! )


-KAYITSIZLIK değil/yerine/>< DERT EDİNME



-KAYITSIZLIK ile/ve DIŞLAMA



-KAYITSIZLIK ile/ve/değil/yerine İLGİLENMEMEK



-KAYITSIZLIK ile/değil İZLEME / SEYRETME



-KAYITSIZLIK ile/ve/||/<> KARŞILIK VERMEME



-KAYNAĞA/KİTABA/SÖZE/SÖYLEYENE GÜVENMEK ile/ve/değil/yerine ANLAMA GÜVENMEK



-KAYNAK ile/ve/değil/yerine ARAÇ



-KAYNAK ile BAŞVURU/REFERANS



-KAYNAK ile ÇOKRAĞAN

( ... İLE Gür kaynak. )


-KAYNAK ve DEĞER ve ÖLÇÜT



-KAYNAK ile/ve MERKEZ

( Kaynağı bilmek, kaynak olmak demektir. )


-KAYNAK ile/ve MERKEZ

( Kaynağın başlangıcı bulunamaz. )


-KAYNAK ile/ve MERKEZ

( Pencere, ışığı verendir fakat onun kaynağı değildir. )


-KAYNAK ile/ve MERKEZ

( Su bulmak için oraya buraya küçük çukurlar kazmazsınız, fakat bir yeri derinlemesine delerek bir kuyu açarsınız. )


-KAYNAK ile/ve MERKEZ

( Yalnız nimetleri kaynak sanmayın. Irmak değil kaynak olduğunuzu idrak edin. )


-KAYNAK ile/ve MERKEZ

( Statünüzün, gücünüzün ya da güvendiklerinizin kaynağı yine kendinizsiniz. )


-KAYNAK ile/ve NEDEN



-KAYNAK ile/ve/<> ÖRNEK



-KAYNAK ile/ve YOL



-KAYNAK ve/<> YOL ve/<> SONUÇ

( TİNSELLİK/İNSAN: Kaynağı, yolu ve sonucu kendinde olan. )


-KAYNAKLARDAN YARARLANMAMAK ile/ve/değil/yerine/<> ADLARINA YER VERMEMEK



-KAYNATMAK ile "KAYNATMAK"

( Kaynamasını sağlamak. | Kaynak yaptırmak. İLE Unutturmak. | Belirli etmeden almak. | Konuşmak, sohbet etmek. )


-KAYPAK[mecaz]/DÖNEK ile/değil/=/||/<> KAYAĞAN/KAYGAN



-KAYPAK ile/ve/||/<> KAYTAK

( Dönek. İLE/VE/||/<> Kuytu. | Sözünde durmayan. | Yağcı, dalkavuk, numaracı. )


-KAZAK ile KAZAK ile KAZAK[Fr. < CASAQUE]

( Kazakistan Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk soylu halk ya da bu halktan olan kişi. | Güney Rusya'da yaşayan, Slavlaşmış bir topluluk ve bu topluluktan olan kişi. İLE Rusya'da ve İran'da ayrı bir sınıf oluşturan atlı asker. | Karısına söz geçirebilen, dediğini yaptırabilen erkek, kılıbık karşıtı. İLE Baştan geçirilerek giyilen, genellikle kollu, örme üst giysisi. )


-KAZANA/NA YANAŞIRSAK ve/||/<> KÖTÜYE YANAŞIRSAK

( Karası bulaşır. VE/||/<> Belâsı bulaşır. )


-KAZANAMAMAK ile KAYBETMEK



-KAZANÇTA:
DÜNYALIK ile/ve AHİRET

( Amel ile. İLE/VE Emek ile. )


-KAZANMAK ile/ve ELDE ETMEK



-KAZANMAK ile/ve/değil/yerine KAZANÇLI ÇIKMAK

( Hiçkimse, sürekli olarak ve herşeyi kazanamaz fakat görülmesi gerekeni görebilirse herşeyde ve sürekli kazançlı çıkabilir. )


-KAZANMAK ile YAKALAMAK



-KAZANMAK ile/yerine YARIŞMAK



-KAZIK KÖK = CEZR-İ AMÛDÎ = RACINE PIVOTANTE



-KAZIK yerine ÇİVİ(ÇÖP)



-KAZMAK ile KAZIMAK



-KEDİLERDE:
ÖN AYAK ile ARKA AYAK

( Beş parmak bulunur. İLE Dört parmak bulunur.[Genetik bozukluğu olanlarda, ek parmaklar görülebilir.] )


-KEDİLERDE:
ÖN AYAK ile ARKA AYAK

( Yürürken, aynı anda hareket ettirirler. Sol/sağ ayak öndeyse arka ayak da öne çıkar.[Kedi dışında, sadece deve ve zürafalar bu biçimde yürür.] )


-KEFEN KUMAŞINI:
MAKASLA KESMEK değil ELLE YIRTMAK



-KEKE / KEKEME/LİK ile/ve/||/<> GEÇ KONUŞMA



-KEKİK ile/ve/||/<> ANUK



-KEKİK ile/ve/||/<>/> KEKİK YAĞI

( ... İLE/VE/||/<>/> Kekikten elde edilen ve genellikle geleneksel halk tedavisinde kullanılan kokulu yağ. )


-KEKİK ile/ve TARHANA/EŞEK KEKİĞİ

( ... İLE/VE Daha serttir. )


-KEKİK ile/ve/||/<> ZAHTER



-KEKLİK ile BAYAĞI KAR KEKLİĞİ/RİEKKO



-KEKLİK ile KINALI KEKLİK

( ... İLE Sülüngillerden, Balkan Yarımadası, Orta ve Doğu Asya'da yaşayan, uzunluğu 38 cm. olan bir tür kuş. )


-KELEBEK(PAPILLON)[1973] ve/<>/> ESARETİN BEDELİ(SHAWSHANK REDEMPTION) ve/<>/> OZ ve/<>/> PRISON BREAK ve/<>/> KELEBEK(PAPILLON)[2018]



-KELEBEK ile AKKELEBEK

( ... İLE Hemen hemen tüm meyve ağaçlarında tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları bulunan, kalın ve kara damarlı bir kelebek. )


-KELEBEK ile AMİRAL KELEBEĞİ



-KELEBEK ile ANADOLU MELİKESİ KELEBEĞİ



-KELEBEK ile BALKELEBEĞİ

( Bal kovanlarına çok zarar veren bir böcek. [Lat. GALLERIA CEREANA] )


-KELEBEK ile BAYKUŞ KELEBEĞİ

( )


-KELEBEK ile FELFELEK

( ... İLE Küçük bir kelebek türü. | Hurmagillerden, kestane büyüklüğündeki yemişi, şerit düşürücü nitelik taşıyan Asya bitkisi. )


-KELEBEK ile FERÂŞE/PERVÂNE

( ... İLE Gece kelebeği. )


-KELEBEK ile KELEBEK ile KELEBEK ile KELEBEK

( Pul kanatlılardan, gövdesi, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türü olan böceklere verilen genel ad. İLE Biçim olarak bu böceklere benzeyen. İLE Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan. | Bu hayvanın neden olduğu hastalık. İLE Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm. )


-KELEBEK ile KRAL KELEBEĞİ

( İspanya'dan Rusya'ya kadarlık coğrafyada 500 tür varken sadece Türkiye'de 400 tür kelebek bulunmaktadır. )


-KELEBEK ile KRAL KELEBEĞİ

( TENÂSÜH: Bazı hayvanların kurttan kelebek haline dönüşmesi durumu. )


-KELEBEK ile KRAL KELEBEĞİ

( "Türkiye'nin Kelebekleri" (Ahmet BAYTAŞ) kitabını incelemenizi salık veririz. )


-KELEBEK ile KRAL KELEBEĞİ

( Kelebek ile ... )


-KELEBEK ile KRAL KELEBEĞİ

( Kelebekler, arka ayakları ile koku alır ve duyargaları, dokunma ile etkinleşir. )


-KELEBEK ile KRALİÇE ALEXANDRA KELEBEĞİ

( ... İLE Papua Yeni Gine'de yaşar. [Dişileri, erillerine oranla çok daha büyüktür. Yaklaşık olarak erillerin üç katı büyüklüğe sahiptir. Kanat genişliği, yaklaşık 30 santime kadar çıkabilmektedir.] )


-KELEBEK ile KURUKAFA

( ... İLE Tırtılları patates yaprağı yiyen, alt kanatları sarı, üstü kahverengi bir tür kelebek. )


-KELEBEK ile MADEİRAN BÜYÜK BEYAZ KELEBEĞİ



-KELEBEK ile/ve PERVÂNE / GECE KELEBEĞİ

( Tad alma duyusu ayağında olan hayvan. İLE/VE Geceleri ışığın etrafında dönen küçük kelebek. )


-KELEBEK ile/ve PERVÂNE / GECE KELEBEĞİ

( Işık pervaneleri çekmez, onlara yönlerini şaşırtır. )


-KELEBEK ile/ve PERVÂNE / GECE KELEBEĞİ

( Pervaneler giysileri yemezler. Giysileri yiyen onların tırtıllarıdır. )


-KELEBEK ile/ve/değil SİVRİSİNEK

( ... İLE/VE/DEĞİL Papua Yeni Gine'nin, Sepik Irmak'ında bulunan çok çeşitli sivrisineklerinin arasında, kelebeğe benzeyenleri de bulunmaktadır. [Bu bölgedeki sivrisinekler, sabah, öğle ve akşam olmak üzere ayrı sivrisineklerdir.] )


-KELEBEK ile/ve/<> SÖĞÜT KELEBEĞİ



-KELİK ile ...

( Eski ayakkabı. )


-KEMAL/OLGUNLUK ve/<> ÖZGÜR/LÜK



-KEMİK ve/||/<> FREN ve/||/<> İNSAF



-KEMİK ile/ve/<> İLİK



-KEMİK ile KABURGA/GÖĞÜS KEMİĞİ

( EĞE KEMİĞİ(AZM-İ DIL'Î): (HZ. ADEM'İN) SOL KABURGA(SI) )


-KEMİK ile KALBUR KEMİĞİ

( ... İLE Alın kemiğinin arkasında, kalbur gibi küçük delikleri olan, kafatasının alt ve ön bölümünü oluşturan kemik. )


-KEMİK ile KEMİKÇİK

( ... İLE Küçük kemik. )


-KEMİK ile OMACA

( ... İLE Kesilen ağaç kökü, asma kütüğü. | İri kemik. )


-KEMİK ile PARMAK KEMİĞİ



-KEMİK ile SABANKEMİĞİ

( ... İLE Burun boşluklarını birbirinden ayıran çeperin arkasında bulunan, ince, uzun bir kemik. )


-KENARI DİŞLİ YAPRAK = VARAK-I MÜSENNİNÎ = FEUILLE DENTÉE



-KENARI FİSTOLU YAPRAK = VARAK-I MÜNFERİCÎ = FEUILLE FESTONNÉE



-KENARI OYMALI YAPRAK = VARAK-I MUZARRASÎ = FEUILLE CRÉNELÉE



-KENARI TESTERE DİŞLİ YAPRAK = VARAK-I MİNŞÂRÎ = FEUILLE SERRÉE



-KENARI YAYIK GİRİNTİLİ OLAN YAPRAK = VARAK-I CÜYÛBÎ = FEUILLE ÉCHANCRÉE



-KENDİ FİYATINI VERMEK ile KANDIRMAK/"KAZIKLAMAK"



-KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

( Kendinizi olduğunuz gibi görün, dünyayı da olduğu gibi göreceksiniz. )


-KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

( Ben gövdeyim fikrini yok edin, o zaman iç ve dış bir olacak. )


-KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

( Birlik özgürleştirir, özgürlük birleştirir. )


-KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

( Kendini şimdi ve burada ve bir olarak bilmek yeter. )


-KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

( Yaşamınızdaki en önemli şeye -kendinize- bölünmez dikkatinizi verin. )


-KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

( Kendinizden doğrudan haberdar olmadığınızdan, sadece ikinci elden, olağan söylentilere dayanan fikirleriniz vardır. )


-KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

( Sizin dünyanın içinde değil, dünyanın sizin içinizde olduğunu idrak etmekle işe başlayın. )


-KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

( Bir kez kendi içinizde bütünleşirseniz dıştaki bilgi size kendiliğinden akar. )


-KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

( Değeri olan hiçbir şey size dıştan gelmez; konuyla ilgili olan ve belirgin edici olan ancak sizin kendi duygu ve anlayışınızdır. )


-KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

( Aradığınız, içinizdedir. )


-KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

( Her zaman içinize dalın, derinleşin, içinizi arayın. )


-KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

( Ancak dünyadan kurtulmuş olduğunuz zaman dünyada mutlu olabilirsiniz. )


-KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

( Kendinize dikkatle ve devamlı bakın - bu yeter. )


-KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

( Sizinle olana ulaşmaya gereksiniminiz yoktur. )


-KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

( Unity liberates. Freedom unites. )


-KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)

( See yourself as you are and you will see the world as it is.
Destroy the wall that separates, the "I-am-the-body" idea and the inner and the outer will become one.
Enough to know oneself as one is, here and now.
Give your undivided attention to the most important in your life. Yourself!
Begin by realising that the world is in you, not you in the world.
Having no direct knowledge of yourself, you have mere ideas; all mediocre, second-hand, by hearsay.
Once you are inwardly integrated, outer knowledge comes to you spontaneously.
Nothing of value can come to you from outside; it is only your own feeling and understanding that are relevant and revealing.
Go ever deeper into yourself, seek within
You can be happy in the world only when you are free of it.
Look at yourself steadily - it is enough.
You need not reach out for what is already vs. you. )


-KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)



-KENDİ KENDİNE DÜŞÜNMEK ile KENDİ ÜZERİNE DÜŞÜNMEK

( Düşünceleri denetleme/dayanakça gereksinimi duymadan. İLE Düzenli, uyumlu ve bütünlüklü. )


-KENDİ KENDİNE DÜŞÜNMEK ile KENDİ ÜZERİNE DÜŞÜNMEK

( Bırak çeşitli düşünce/duygu kuşları başının üzerinden uçsunlar. Sen ancak başının üzerinde yuva yapmamalarını sağla!/[sağlayabilirsin!] )


-KENDİ KENDİNE KONUŞMAK ile/değil "SESLİ DÜŞÜNMEK"

( Denetleyemeden. İLE/DEĞİL Farkındalıkla. )


-KENDİ KENDİNE KONUŞMAK ile/değil "SESLİ DÜŞÜNMEK"

( ... İLE/DEĞİL Kişi bazen farkında olmadan da düşündüklerini seslendirebilir. )


-KENDİ KENDİNE KONUŞMAK ile/değil "SESLİ DÜŞÜNMEK"

( Durumu iyice tartın ve düşünmekten sakın kaçınmayın. )


-KENDİ KENDİNE KONUŞMAK ile SAYIKLAMAK

( Zihinsel bozukluklarda. İLE Uykuda ya da hastalıkta. )


-KENDİ/LİK ile/ve/= BÜTÜN/LÜK



-KENDİ/LİK ile/ve/sonra/> ÖTEKİ



-KENDİLİĞİNDEN/LİK ile/ve/||/<> ALIR/LIK



-KENDİLİĞİNDEN/LİK ile İSTER-İSTEMEZ



-KENDİLİĞİNDENLİK ile DOĞAÇLAMA



-KENDİLİĞİNDENLİK ile KADER

( KENDİLİĞİNDEN/LİK: Özün, özgür etkinliği. )


-KENDİLİĞİNDENLİK ile KADER

( Bir kez, her şeyin kendi kendine olduğunu idrak ettiğiniz zaman [buna ister kader, ister Tanrı ya da rastlantı deyin] işte o zaman sadece bir tanık olarak kalırsınız. )


-KENDİLİĞİNDENLİK ile KADER

( O uğraşarak gerçekleştirilemez, kendi gerçek doğanızı idrak ettiğinizde o kendiliğinden olur. )


-KENDİLİĞİNDENLİK ile KADER

( Hayatı, geldiği gibi kabul edin. )


-KENDİLİĞİNDENLİK ile KADER

( Accept life as it comes. )


-KENDİLİĞİNDENLİK ve ÖKE/DEHÂ



-KENDİLİĞİNDENLİK ile/ve/||/<>/= RASTGELELİK

( 1983 - Anton Zeilinger[20 Mayıs 1945] )


-KENDİLİĞİNDENLİK ile/ve/||/<> SUYUN KALDIRMA GÜCÜ



-KENDİLİĞİNDENLİK = TAVİYET = SPONTANEITY[İng.] = SPONTANÉITÉ[Fr.] = SPONTANEITÄT[Alm.] = SPONTANEUS[Lat.] = ESPONTANEIDAD[İsp.] = TZU-JAN[Çince]



-KENDİLİĞİNDENLİK ile/ve/||/<> YARATICILIK ile/ve/||/<> ÜRETİCİLİK ile/ve/||/<> KENDİNİ ÜRETİM(POLİTERASYON)



-KENDİLİK ile/ve/||/<> BİRİCİKLİK



-KENDİLİK ile/ve/||/<> DENEYİM ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEN



-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KENDİLİK EVRELERİ



-KENDİLİK ile/ve/||/<> KENDİLİK NESNESİ



-KENDİLİK ile/ve/||/<> KENDİLİK TASARIMLARI



-KENDİLİK ile/ve KENDİNİ SÜRDÜRME



-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( Mizaç, karakter, deneyim ve sınırsız algıdaki çeşitliliğin birlikteliğinin yansıması. İLE/VE/||/<>/> Düzenin ve/ya da çevrenin etkisi/katkısı ile oluşturulmuş olan. İLE/VE/||/<>/> Kişinin, takip ederek ve farkındalıkla oluşturduğu. )


-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( Kişi, davranışları ve kişiliğinin doğru kalması için zor ya da keyifsiz görevlerden kaçmamalıdır. Ayrıca elde ettiklerinin, hırsını öldürmemesine de özen göstermelidir. )


-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( Nasıl, bir gövde, ışığın yolunu kestiğinde gölge görünürse, öylece, saf "öz [kendini] farkındalık" hali de "ben-bedenim" fikriyle engellendiği zaman "kişi" ortaya çıkar. )


-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( Sizdeki kişi ile birlikte kalın ve size neler olduğunu gözlemleyin. )


-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( Bilinenin bileni'ni, yani gerçek kimliğinizi bulun. )


-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( Kişilik, dilde yansır. )


-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( SABIR GEREK EVVELÂ,
SONRA TAHAMMÜL,
SONRA TENEZZÜL,
SONRA İLİM, İRFAN GEREK,
SONRA AŞK, ŞEVK GEREK,
SONRA YOKLUK,
EN SONUNDA KİŞİLİK! [OLUŞUR] )


-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( Personality reflects on language. )


-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( Exactly as a shadow appears when light is intercepted by the body, so does the person arise when pure self-awareness is obstructed by the 'I-am-the-body' idea.
Stay with the person and watch what happens to you.
Find out who you are, the knower of the known. )


-KENDİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<> TARİHSELLİK



-KENDİN OLABİLMEK ve/||/<>/> KENDİN KALABİLMEK



-KENDİNDE KALMAK ile/ve KENDİNİ SÜRDÜRMEK



-KENDİNDE VARLIK ile KENDİ İÇİN VARLIK ile KENDİNDE VE KENDİ İÇİN VARLIK



-KENDİNDE, KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNE, HESABINI VERMEK

( Aşk. İLE/VE Tefekkür. )


-KENDİNDE, KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNE, HESABINI VERMEK

( Kişi, ne yaparsa kendi yapar, kendine yapar. )


-KENDİNDE, KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNE, HESABINI VERMEK

( Eden kendine eder; yapan bulur ve çeker. Sürekli anımsa! Kazanmak, koca bir yaşam ister. Kaybetmeye ise anlık gaflet yeter. )


-KENDİNDE/LİK ile/ve/||/<> KALICI/LIK



-KENDİNDE/LİK ile/ve/||/<> KENDİLİĞİNDEN/LİK



-KENDİNDEN EMİN OLDUĞUN İÇİN İSTEMEK değil/yerine ALLAH'TAN EMİN OLARAK İSTEMEK



-KENDİNDEN EMİN OLMAK ile/ve/değil KAYNAĞINDAN EMİN OLMAK



-KENDİNE MAL ETME/TEMELLÜK ile/ve/||/<>/< BENZEŞME

( Özdeşlik. İLE/VE/||/<>/< Farklılık. )


-KENDİNE MAL ETME/TEMELLÜK ile/ve/||/<>/< BENZEŞME

( Akılsallık. İLE/VE/||/<>/< Mimesis. )


-KENDİNE ODAKLANMAK ile/ve/<> HAKK'A YÖNELMEK



-KENDİNE YONTMAK değil/yerine KENDİNİ YONTMAK



-KENDİNİ ANIMSAMAK ile/ve/<> KENDİNİ BİLMEK

( Kendini-anımsayış, zihindedir. Kendini-bilme ise zihnin ötesindedir. )


-KENDİNİ ANIMSAMAK ile/ve/<> KENDİNİ BİLMEK

( Self­remembrance is in the mind, self-realisation is beyond the mind. )


-KENDİNİ ANIMSAMAK ile KENDİNİ BİLMEK

( Kendini-anımsayış zihindedir. Kendini-bilme ise zihnin ötesindedir. )


-KENDİNİ ANLATMAK ile/ve/değil/yerine (DİNLEYENE/ANLAMAK İSTEYENE) YARDIMCI OLMAK



-KENDİNİ ARAMAK ile/ve/<> KALICILIĞINI YAKALAMAK



-KENDİNİ AVUTMAK ile KENDİNİ KANDIRMAK



-KENDİNİ AZIMSAMAK değil/yerine/>< KENDİNİ ANIMSAMAK



-KENDİNİ BEĞENMİŞ/LİK ile/ve/<>/değil "BURNU HAVADA/LIK"



-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( Kendimizi bilmek için kendimiz olmalıyız. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( Kendimizi aşmak için kendimizi bilmek durumundayız. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( Kendini-idrak, elde edilebilecek bir şey olmaktan çok, anlaşılacak bir durumdur. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( Kendimizi bilirsek, öteki her şey onunla birlikte gelir. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( Kendimizi bilmeyi engelleyen, yalnızca zihindir. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( Kendini bilişteki amaç, ne olmadığımız hakkındaki tam bilgidir. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( Kendimizi iyice/yeterince bilmezken, başkasını nasıl bilebiliriz? )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( Kendimi bilmek ile tam olarak, neyi bilmiş olurum? Olmadıklarımızın hepsini. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( Kendimizi bilmeyi öğrenelim, harikalar keşfederiz. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( Kendimizi ne kadar daha çok bilirsek, o kadar daha az korkarız. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( Kendimizi düzeltmeye gereksiniminiz yoktur - sadece kendi hakkımızdaki "düşüncelerimizi" düzeltelim. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( Ne olduğumuzu bilmek için önce, ne olmadığımızı araştırmak ve bilmek durumundayız. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( İşe, kendimizden ve kendimizle başlamak zorundayız - bu, değişmez yasadır. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( Kendimizi, hiç durmaksızın gözlemleyelim, böylece, bilinç-dışı, bizim tarafımızdan, herhangi bir çaba harcanmaksızın, kendiliğinden, bilincimize akacaktır. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( Kişinin, kendini yeterince tanımaması, çevresindekilerle çatışmasına neden olur. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( Mutlak gerçek, mutlak sevgi, bencil olmamak, kendini-idrak için tartışılmaz etmenlerdir. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( Sakin bir zihin, doğru bir idrak için şarttır, ki bu da kendini-biliş için gereklidir. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( Ancak, kendini-biliş, yardımcı olabilir. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( SEN, SENİ BİL, SEN SENİ
SORARLAR, SENDEN SENİ
ARARLAR, SENDE SENİ
BULMAZLARSA, SENDE SENİ
PATLATIRLAR ENSENİ ENSENİ )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( To know yourself, be yourself.
To go beyond yourself, you must know yourself.
Self-realisation is not an acquisition. It is more of the nature of understanding.
It is only your mind that prevents self-knowledge.
By self-knowledge means, full knowledge of what you are not.
Unless you know yourself well, how can you know another?
By knowing myself what exactly do I come to know? All that you are not.
Learn to know yourself and you will discover wonders.
The more you know yourself the less you are afraid.
Watch yourself ceaselessly and the unconscious will flow into the conscious without any special effort on your part.
To know what you are you must first investigate and know what you are not.
You must begin in yourself, with yourself - this is the inexorable law.
Absolute truth, love selflessness are the decisive factors in self-realisation.
A quiet mind is essential for right perception, which again is required for self-realisation.
Only self-knowledge can help you. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK

( "Kendini Tanı! Böylece, tanrıların tüm gizemini ve evreni tanıyabileceksin"
"Gnothi seafton! Kai gnou ruzon ola ta mistria ton theon kai tou simpantos"
ΓNΩΘI ΣAYTON KAI ΘEΛEIΣ ΓNΩPIZOYN OΛA TA MYΣTHPIA TΩN ΘEΩN KAI TOY ΣYMΠANTOΣ

DELPH'teki Apollon Tapınağı'nda[Atina - Yunanistan],
Mâbed'den, Dışarı Çıkarken Okunabilen, Kapının Üstünde Yazan Yazı
[Ancak, doğayı, fizik ve kimyayı, matematiği tanırsan/anlarsan, evreni, tüm gizemleri ve kendini tanıyabilirsin.] )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve BAŞKALARINI BİLMEK

( Kendini bilmeyen, eli/başkasını nereden bilsin? )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve BAŞKALARINI BİLMEK

( El arpa, biz saman
El yahşî, biz yaman )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve DOĞA AYNASINDA KENDİNİ BİLMEK



-KENDİNİ BİLMEK ve/> GÖZYAŞINI SİLMEK

( Kişi, kendini bilmekte/bilmekle doyuma ulaşır. )


-KENDİNİ BİLMEK ve/= KENDİN OLMAK/OLABİLMEK

( Başkası olma! Kendin ol! )


-KENDİNİ BİLMEK ve/= KENDİN OLMAK/OLABİLMEK

( GNOTHI SEAUTONU & NOSCE TE IPSUM )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/||/<> KENDİNDEKİNİ, KENDİNDE BİLMEK



-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Kaynağı kaynak olarak, görünüşü de görünüş olarak ve kendinizi yalnızca kaynak olarak görmek, kendini bilmektir. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Kendini-idrakin ön koşulu içtenliktir. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Kendini-idrakin ön koşulu mükemmellik değildir. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Erdemler ve güçler kendini-idrakle birlikte gelir, daha önce değil. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Kendi hakkınızda sağlam (geçerli) bir soru soramazsınız, çünkü kimin hakkında soru sorduğunuzu bilmiyorsunuz. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Kendinizi, olduğunuz halinizle bilin. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Kendi hakkınızda pek çok şey biliyorsunuz fakat bilen'i bilmiyorsunuz. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Bir şeyi, doğrudan ve sözsüz olarak bilmeden önce, bilen'i bilmeniz gerek. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Gövde ve zihin içinde olmadığınızı, fakat her birinin de farkında olduğunuzu bilmek, kendini-biliştir. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Ancak kendiniz olmakla kendinizi bilebilirsiniz. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Ne olduğunuzu bildiğiniz zaman aynı zamanda bildiğiniz olursunuz. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Kendi etkinliğinle, kendini inşâ edip, kendini olumlama. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( To know the source as source and appearance as appearance, and oneself as the source only is self-realisation.
Earnestness is a precondition to self-realisation.
Earnestness precondition is not perfection.
Virtues and powers come vs. realisation, not before.
You cannot ask a valid question about yourself, because you do not know whom you are asking about.
Know yourself as you are.
You know so many things about yourself, but the knower you do not know.
Before you can know anything directly, non-verbally, you must know the knower.
To know that you are neither in the body nor in the mind, though aware of both, is already self-knowledge.
You can only know your self by being yourself.
When you know what you are, you also are what you know. )


-KENDİNİ BİLMEMEK ile/ve/değil DENSİZLİK

( ... İLE/VE/DEĞİL Yakışıksız ve saygısızca davranma. )


-KENDİNİ BİLMEYİŞ/BULMAYIŞ:
> DÜŞMAN BULMAK ve/ya da/yoksa da DÜŞMAN YARATMAK



-KENDİNİ FEDÂ ETMEK ile/değil FEDÂKÂR OLMAK



-KENDİNİ GELİŞTİRMEK ve KABINI GENİŞLETMEK/DERİNLEŞTİRMEK

( Kendini aşmak isteyenler, "derler" deresinden geçmelidir. )


-KENDİNİ GELİŞTİRMEK ile/ve/<>/> KENDİNİ YETKİNLEŞTİRMEK

( En güçlü zincirin gücü bile, zincirin en zayıf halkası kadardır. )


-KENDİNİ GELİŞTİRMEK ile/ve/<>/> KENDİNİ YETKİNLEŞTİRMEK

( MÜTEEHHİB: Kendi kendini yetiştirmiş kişi. Otodidakt. )


-KENDİNİ GELİŞTİRMEK ve/||/<>/> KUŞAĞINI YETİŞTİRMEK

( Bugün. VE/||/<>/> Yarın. )


-KENDİNİ GELİŞTİRMEK ile/ve/<> UNUTMAK



-KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK ve/<>/>/< KENDİNİ GENÇLEŞTİRMEK



-KENDİNİ SAKINMAK ve/<> DAYANMAK



-KENDİNİ TANIMAK ve/<> HİZMET ETMEK

( Kendini tanımak, başkalarıyla bir olduğunu anlayarak ve anımsayarak onlara hizmet etmeyi gerektirir. )


-KENDİNİ TANIMAK ile/ve/> KENDİNİ İNŞÂ ETMEK



-KENDİNİ TANIMAK ile/ve/> KENDİNİ KONUMLANDIRMAK

( Ne gezersin Şam, Buhara
Her ne ararsan Kendinde Ara! )


-KENDİNİ UNUTMAK ile/ve KENDİNİ ADAMAK

( Duyarlılığı artırır. İLE/VE Yaratıcılığı artırır. )


-KENDİNİ UNUTMAK ile/ve KENDİNİ ADAMAK

( Kişinin kendi parçalanıp dağılmadıkça, yani muhît olmadıkça, kendinden vazgeçmez. )


-KENDİNİ UNUTMAK ile/ve KENDİNİ ADAMAK

( Bir göz açıp kapayıncaya kadarki zaman içinde, kişi, kendinden geçebilse... )


-KENDİNİ UNUTMAK ile/ve KENDİNİ ADAMAK

( Increase the sensibility. WITH/AND Increase the creativity. )


-KENDİNİ, BAŞKALARINDAN KORUMAK ile/ve/değil/yerine BAŞKALARINI, KENDİNDEN KORUMAK



-KENDİNİ, BAŞKALARINDAN KORUMAK ile/ve/<>/değil BAŞKALARINI, KENDİNDEN KORUMAK



-KENDİNİ:
KANDIRMAK ile/ve/||/<>/> KAPTIRMAK



-KENDİNİ:
KEŞFETMEK ve/||/<>/> GELİŞTİRMEK ve/||/<>/> YÖNETMEK ve/||/<>/> GERÇEKLEŞTİRMEK



-KENDİNİ/HALİNİ SIRLAMAK ile/ve/<> İLMİNİ SIRLAMAK



-KENDİNLE KALMAK ile KENDİNE KALMAK

( Hoştur. İLE Kolay değildir. )


-KENTTE YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine KENTLİ OLMAK



-KEPÇE KUYRUK ile "ASALAK"/"PARAZİT"/ABACI/EKTİ/OTLAKÇI/TUFEYLİ

( Başkalarının sırtından geçinen kişi. İLE Başkalarının sırtından geçinen kişi. )


-KEPENEK ile KEPENEK

( Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba. İLE Pervane. )


-KEPMEK = ÇÖKMEK/YIKILMAK



-KERTMEK = ÇENTME/SÜRTÜNME

( Bir şeyin kenarında kertik açmak. | Sertçe sürtünmek. )


-KESEK ile KESEK

( Bel, çapa ya da sabanın topraktan kaldırdığı iri parça. | Çimen yapmak için üzerindeki otuyla birlikte çıkarılmış çayır parçası. İLE Tezek. )


-KESİLECEK ŞEYİN ÜZERİNDE BIÇAĞI:
İTMEK/BASTIRMAK değil/yerine ÇEVİRMEK/YUVARLAMAK



-KESİLECEK ŞEYİN ÜZERİNDE, BIÇAĞI:
İTMEK/BASTIRMAK değil/yerine ÇEVİRMEK



-KESİLMİŞ VE BEKLETİLMİŞ KARPUZ/KAVUN'UN KESİK YÜZEYİNİ:
BIÇAKLA TARAMAK ya da İNCECİK KESEREK SUNMAK!



-KESİN/LİK ile "KATI/LIK"



-KESİN/LİK ile KATI/LIK



-KESİN/LİK ile SABİT/LİK



-KESİNLİK ile/ve/değil BİLGİ



-KESİNLİK ile/ve DAKİKLİK



-KESİNLİK ile/ve/||/<> ELE AVUCA SIĞMAMA



-KESİNLİK ile/ve/değil/yerine MATEMATİKSELLİK



-KESİNLİK ile/ve/değil/yerine/|| OLASILIKLI KESİNLİK



-KESİNLİK ile/ve/değil/||/<>/> PEKİNLİK

( Nesneler/doga/fizik/matematik için. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Kişide, zihinde, kavramda, süreçte. )


-KESİNLİK = YAKÎN, MEVSUKİYET = CERTAINTY, CERTITUDE[İng.] = CERTITUDE[Fr.] = GEWISSHEIT[Alm.] = CERTITUDO[Lat.]



-KESKİN/LİK ile/ve/<> CİDDİ/YET



-KESMEK ile/değil BUDAMAK



-KESMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DELMEK



-KESMEK ile/değil KETMEK

( Nesnelerde. İLE/DEĞİL Sözde/konuşmada. )


-KESMEK ile/ve KIRPMAK



-KESMEK ile/ve/||/<> LASER İLE YAKMAK



-KEŞF ETMEK ile/ve AÇIKLAMAK ile/ve YARARLANMAK

( Deney/İcat. İLE/VE Temsil, tasvir. İLE/VE ... )


-KEŞİŞ/LİK ile/ve/<>/değil/yerine DERVİŞ/LİK



-KETLEMEK/ENGELLEMEK değil/yerine ÜRETİM/DÖNÜŞÜM



-KEYFÎ/LİK ile/ve/<> ÇOCUK/LUK



-KEYFÎ/LİK ile/değil/yerine KENDİLİĞİNDEN/LİK



-KEYFÎ/LİK ile OLASILIK



-KEYFÎ/LİK değil/yerine/= OLUMSAL/LIK



-KEYFÎLİK ile/>< TUTARLILIK

( Keyfîlik, yaşam içermez. Yaşam, keyfî değildir. )


-KEYFÎLİK ile/ve ZORUNLULUKTAKİ KEYFÎLİK



-KEYFİNDE/LİK ile/değil/yerine KENDİNDE/LİK



-KEYİFLİLİK ile NÖTR OLMAK



-KEYİFSİZLİK ile BEYNİN MEŞGULİYETİ

( MEŞGULİYET: Bir şeyle uğraşırken, başka bir şeyle ilgilenememe. )


-KEYİFSİZLİK ile NÖTR OLMAK



-KIBLESİZLİK ile/ve CEHALET



-KIKIRDAK/KAKIRDAK ile/ve KEMİK

( EŞVÂK[Ar. < ŞEVK]: Kemiklerin uzamaları. )


-KIKIRDAK/KAKIRDAK ile/ve KEMİK

( Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu. | Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça. İLE/VE İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert örgenlerin genel adı. | Kemikten yapılmış olan. )


-KIKIRDAK ile KEMİRCİK

( ... İLE Burun, kulak vb.nde bulunan küçük kıkırdak. )


-KILÇIK ile AHGÜL[Fars.]

( ... İLE Başak kılçığı, sakal. )


-KILÇIK ile GELMİÇ[Fars.]

( Balıkların eti arasında bulunan diken gibi ince ve küçük kemik. | Fasulye, bakla vb. sebzelerin yeşil kabuğunda ve ekin başaklarında bulunan sert ve kıl gibi uzun lif. | Alttaki güreşçinin, kuyruk sokumunu hızla ve birdenbire havaya kaldırarak sırtına abanmış olan güreşçinin dengesini bozup onu ön ya da yan tarafına aşırıp atması. İLE İri balıklarda, kılçık durumunda olan kemik. )


-KILIBIK ile/değil/yerine KALBİ ILIK



-KILIBIK >< KAZAK



-KINAMAK ile YARGILAMAK

( Birilerini, sadece, sizden daha farklı yanlış/hata yapıyor diye kınamayınız. )


-KIPÇAK ile ...

( KUMANİA )


-KIPÇAK ile ...

( XI - XV. yüzyıllarda, Hazar ve Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlarda, Mısır ve Suriye'de yaşamış bir Türk boyu, Kuman. | Günümüzde, Kırım Tatarcası, Kazakça, Karaçay Malkarca vb. lehçeleri konuşan öbeğe verilen genel ad. )


-KIRGIN/LIK ile/değil KIRIK/LIK



-KIRGIN/LIK ile/ve/||/<>/> KIZGIN/LIK ile/ve/||/<>/> KİN

( Sessizdir. İLE/VE/||/<>/> Gürültülüdür. İLE/VE/||/<>/> Gereksizdir ve yanlıştır. )


-KIRGINLIK ile BURUKLUK

( DİLGİR[Fars.]: Kırgın, gönlü kırgın. )


-KIRGINLIK ve/||/<> MESAFE

( Kırıldığında, o kişiyle aranda mesafe oluşturmak ve birbirine zaman tanımak gerekir. Anlıyorsa/n yanına gelecektir/gideceksindir. Gelmiyorsa/gitmiyorsan, o kişiyle doğru mesafeyi buldun demektir. )


-KIRIK ile ÇATLAK



-KIRIK ile KIRIK ile KIRIK

( Kırılmış olan. | Tam nota göre düşük olan not. | Saf renkten hafif uzaklaşmış. | Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. | Kemiğin bir etki ile kırılması. | Bir şeyin kırılan yeri. | Kırıntı. | Melez. | Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. | Gücenmiş, üzgün. İLE Dişilin ya da erilin, yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu eril ya da dişil. İLE Fay. )


-KIRILMA/KIRIK ile/ve/||/<>/< ÇIKMA/ÇIKIK ile/ve/||/<>/< BURKULMA

( Kırık, kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırıklar, darbe sonucu ya da kendiliğinden oluşabilir. Yaşlılık ile birlikte kendiliğinden kırık oluşma riski de artar. İLE/VE/||/<>/< Eklem yüzeylerinin kalıcı olarak ayrılmasıdır. Kendiliğinden normal konumuna dönemez.[Yoğun ağrı, şişlik ve kızarıklık, işlev kaybı ve eklem bozukluğu gibi belirtileri vardır.] İLE/VE/||/<>/< Eklem yüzeylerinin anlık olarak ayrılmasıdır. Zorlamalar sonucu oluşur.[Burkulan bölgede ağrı, kızarma, şişlik, işlev kaybı gibi belirtileri vardır.] )


-KIRILMA/KIRIK ile/ve/||/<>/< ÇIKMA/ÇIKIK ile/ve/||/<>/< BURKULMA

( [Kırıklarda İlk Yardım]
- Yaşamı tehdit eden yaralanmalara öncelik verilir.
- Hasta/yaralı, hareket ettirilmez, sıcak tutulur.
- Kol etkilenmişse yüzük ve saat gibi nesneler çıkarılır. - Sabitleme ve sargı yapılırken, parmaklar görünecek biçimde açıkta bırakılır.
- Kırık kuşkusu bulunan bölge, ani hareketlerden kaçınılarak bir alt ve bir üst eklemleri de içine alacak biçimde sabitlenir.
- Açık kırıklarda, sabitlemeden önce yara temiz bir bezle kapatılmalıdır.
- Kırık bölgede sık aralıklarla nabız, derinin rengi ve ısısı gözlenir.
- Kol ve bacaklar yukarıda tutulur.
- Tıbbî yardım istenir[112].

İLE/VE/||/<>/<

[Çıkıkta İlk Yardım]
- Eklem aynen bulunduğu biçimde sabitlenir.
- Çıkık yerine oturtulmaya çalışılmaz.
- Hastaya/yaralıya, ağızdan hiçbir şey verilmez.
- Bölgede nabız, deri rengi ve ısısı kontrol edilir. - Tıbbi yardım alınır.

İLE/VE/||/<>/<

[Burkulmada İlk Yardım]
- Sıkıştırıcı bir bandajla burkulan eklem sabitlenir.
- Şişliği azaltmak için bölge yukarı kaldırılır.
- Hareket ettirilmez.
- Tıbbî yardım alınır. )


-KIRIŞIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KIVRIM

( Kırışmış olan. | Kırışmış yer, kırışıklık. | Deride esnekliğin kaybolmasından oluşan kıvrım. )


-KIRIŞTIRMAK ile "KIRIŞTIRMAK"

( Nesnelerde.[kâğıt, giysi vb.] İLE Biriyle. )


-KIRK BUDAK ile ...

( BEKTÂŞİYE'DE MEYDAN ŞAMDANI )


-KIRKAYAK ile KIRKAYAK

( Eklem bacaklıların çok ayaklılar sınıfına giren, taşların altında yaşayan, gövdesi yuvarlak ve uzun bir böcek. İLE "Kasık biti". )


-KIRKAYAK ile TIRTIL

( Taşların altında yaşar. | Kasıkbiti. İLE Kelebek kurtçuğunun yumurtadan çıktıktan sonra krizalit oluncaya kadarki durumu. )


-KIRKAYAK ile TIRTIL

( Tek sayılı ayak çiftine sahiptirler. Ayak sayıları 15 - 191 çift arasında değişir. İLE ... )


-KIRKAYAK ile TIRTIL

( DIPLOPODA: Kırkayakları [binayakları] içeren hayvan sınıfı. )


-KIRKAYAK ile TIRTIL

( UNIRAMIA: Kırkayakların, çiyanların ve böceklerin yer aldığı şube. )


-KIRMIZI İLİK ile SARI İLİK

( Yassı kemik boşluklarını dolduran ilik. İLE Uzun kemiklerin orta kısımlarını 20 yaşından sonra dolduran kemik iliği. )


-KIRMIZI KONAK ile KIRMIZI KÖŞK ile KIRMIZI YALI

( Bâb-ıâli'de Cumhuriyet Gazetesi bahçesinde harap halde duran, İttihat ve Terakki Cemiyeti(Partisi) binası. İLE Üsküdar'da, Salacak kıyısı üstünde, Sinan Paşa Camisi karşısında bulunan ahşap köşk. [Çürüksulu Ahmed Paşa Köşkü ya da Belkıs Hanım Köşkü olarak da bilinir.] İLE Kandilli'nin kuzeyindedir. [Polonya'lı Hukukçu Ostrorog tarafından yaptırılmıştır. Kont Ostrorog Yalısı olarak bilinir.] )


-KIRMIZI ÖRÜMCEK ile KIRMIZI SIRTLI ÖRÜMCEK

( )


-KIRMIZI ÖRÜMCEK ile KIRMIZI SIRTLI ÖRÜMCEK

( ... İLE Avustralya'nın, en zehirli örümceğidir. )


-KIRPIK ile KIRPINTI

( Kırpılmış olan. | Bölük pörçük. İLE Kırpılan şeyden kalan küçük parça. )


-KIRPMAK ile KESMEK



-KISA SÜRELİ BELLEK ile/ve/<> UZUN SÜRELİ BELLEK

( Biyofizik bir süreçtir. İLE/VE/<> Biyokimyasal bir süreçtir. )


-KISA SÜRELİ BELLEK ile/ve/<> UZUN SÜRELİ BELLEK

( Sessel kod önemlidir. İLE/VE/<> Anlamsal kod önemlidir. )


-KISA SÜRELİ BELLEK ile/ve/<> UZUN SÜRELİ BELLEK

( 7 +/- 2 kapasitesi vardır. İLE/VE/<> Kapasitesi sınırsızdır. )


-KISA SÜRELİ BELLEK ile/ve/<> UZUN SÜRELİ BELLEK

( Ara-bul-geriye getir hemen hemen hatasızdır. İLE/VE/<> Hata yapmaya son derece eğilimlidir. )


-KISA SÜRELİ BELLEK ile/ve/<> UZUN SÜRELİ BELLEK

( Yeni öğrenilen davranış ya da bilgi, kısa süreli bellekte 30 saniye kadar kalır ve sonra uzun süreli belleğe aktarılır. )


-KISA SÜRELİ BELLEK ile/ve/<> UZUN SÜRELİ BELLEK

( Hipokampüs, kısa süreli bellekle ilgili bir beyin bölgesidir. )


-KISA SÜRELİ BELLEK ile/ve/<> UZUN SÜRELİ BELLEK

( Bir bilginin uzun süreli belleğe girmesi protein sentezi ile gerçekleşir. )


-KISA SÜRELİ BELLEK ile/ve/<> UZUN SÜRELİ BELLEK

( Otuz saniye geçtikten sonra anımsanan her bilgi ya da olay uzun süreli bellekten çağrılır. )


-KISA SÜRELİ BELLEK ile/ve/<> UZUN SÜRELİ BELLEK

( KÜMELEME: Uzun süreli bellekteki bilgileriniz aracılığıyla size verilen yeni birimleri anlamlı bir biçimde gruplama sürecine kümeleme(clustering) adı verilir. )


-KISA SÜRELİ BELLEK ile/ve/değil YANKISAL DEPO

( 10 - 30 saniye. İLE/VE/DEĞİL 250 milisaniye - 4 saniye. )


-KISALIK ile/ve DARLIK

( İki nokta arasında. İLE/VE Alanlarda. )


-KISALIK ile/ve DARLIK

( cm. ile tanımlanır. İLE/VE cm² ya da cm³ ile tanımlanır. )


-KISIRLIK ile/değil HİYÂL[Ar.]



-KISKANÇ/LIK ile/ve/değil HUYSUZ/LUK



-KISKANÇLIK ile/ve BEĞENMEME



-KISKANÇLIK ile ÇEKEMEMEZLİK



-KISKANÇLIK ile/değil/yerine GIPTA

( İlgili olanağın o kişinin elinden çıkmasını istemek. [ve gerçekleşmesi için anlamsız sorunlar çıkarmaya çabalamak.] İLE/DEĞİL/YERİNE Kendi elinde de bulunmasını istemek [ve gereklerini yerine getirmeye çabalamak.] )


-KISKANÇLIK ile/değil/yerine GIPTA

( Kişi, başkalarını kıskanarak, pek çok şanssızlığı üzerine çeker. )


-KISKANÇLIK ile/ve/değil İĞRENME



-KISKANÇLIK = JEALOUSY[İng.] = JALOUSIE[Fr.] = EIFERSUCHT[Alm.] = ZELOTYPIA[Lat.]



-KISKANMAK ile/değil "KUDURMAK"



-KISMÎ UYGUNLUK ve YANILTICILIK



-KISRAK ile BAYKAL/YUND

( Dişil at. İLE Yabani kısrak. )


-KISRAK ile BAYKAL/YUND

( Gebelik süreleri 330-335 gündür. İLE ... )


-KIŞKIRTMAK ile "KAMÇILAMAK"



-KIŞLAMAK ile KIŞLAMAK

( Kış mevsiminin gelmesi. | Kışı, bir yerde geçirmek. İLE Hayvanları kovalamak üzere ses çıkarmak. )


-KITLIKTA:
AÇLIK değil TOKLUK

( Kıtlık zamanlarında, kişileri, açlık değil alışmış oldukları tokluk öldürür. )


-KIVIRCIK ile KIVIRCIK ile KIVIRCIK

( Küçük küçük kıvrımları olan. İLE Marul. İLE Koyun. )


-KIVIRMAK ile KIRITMAK



-KIVRAK/LIK ile USTA/LIK



-KIVRAMAK ile KIVRANMAK

( Bir nesnenin buruşup toplanması, kıvırcık duruma gelmesi. | Hızlı yürümek. | Harekete geçmek. İLE Ağrı, sancı gibi gövdesel ya da korku, heyecan gibi ruhsal nedenlerle gövdenin eğilip bükülmesi. | Acı çekmek, üzülmek. | Bir şeye çok gereksinim duymak. )


-KIVRIK ile KIVIRCIK

( Eğrilip bükülmüş, yuvarlak bir biçim verilmiş. İLE Küçük küçük kıvrımları olan. )


-KIYAK ile/ve/değil/yerine KATKI



-KIYAS/LAMAK ile/ve/değil/<> KISKANÇLIK



-KIYASLAMAK ile/ve/> KARIŞTIRMAK



-KIYMAK ile/değil/yerine KILMAK



-KIYMAK değil/>< KILMAK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


-KIZAMIK ile KIZIL ile SUÇİÇEĞİ ile KABAKULAK/KABAŞİŞ/YAZMA ile KUDUZ



-KIZGIN/LIK ile/ve TEPKİLİ/LİK



-KIZGIN/LIK ile/ve/değil/<> ÜZÜNTÜ/ÜZGÜN

( Üzüntü bir zihinsel acıdır ve acı, mutlaka dikkat ister. Ona dikkatinizi verdiğinizde, çağrı durur ve cehalet sorunu da kaybolur. )


-KIZGIN/LIK ile/ve/değil/<> ÜZÜNTÜ/ÜZGÜN

( Üzüntüleriniz hakkında üzülmenize gerek yok. )


-KIZGIN/LIK ile/ve/değil/<> ÜZÜNTÜ/ÜZGÜN

( Üzüntü, sen ve ben olduğu sürece devam eder. )


-KIZGINLIK ile/değil AŞAĞILAMA



-KIZGINLIK ile İSYAN



-KIZILCIK ile ÇİĞDE

( ... İLE Kızılcığa benzer, kabuğu sert bir meyve. )


-KIZILCIK ile GERİMŞİK/GERMİŞİK

( ... İLE Yabani kızılcık. )


-KIZILCIK ile VİŞNE

( Kızılcıkgillerden, yaprak açmadan çiçeklenen iri gövdeli bir ağaç. | Bu ağacın güzün olgunlaşan, kırmızı, tek çekirdekli, reçeli ve şerbeti yapılan, buruk bir tadı olan yemişi. İLE Gülgillerden, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç. | Bu ağacın genellikle reçel ve şerbet yapılan, kırmızı renkte ekşimtırak meyvesi, ekşi kiraz. )


-KIZMA/KIZGINLIK ile/ve/değil ŞAŞIRMA/ŞAŞKINLIK



-KIZMAK ile "BOZULMAK"



-KIZMAK ile/ve/<> "TAPASI ATMAK"



-KIZMAK ile/ve/||/<>/< BİLGİSİZLİK

( Ne kadar az bilirsen, o kadar kızarsın. )


-KIZMAK ile/değil DOĞRUDAN SÖYLEMEK



-KIZMAK ile/ve/değil/yerine GÜCENMEK



-KIZMAK ile HOMURDANMAK



-KIZMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK

( Isıtılan ya da ısınan bir nesnenin sıcaklığının çok artması. | At, eşek vb. hayvanların çiftleşme istemesi, kösnümek. | Dişi kuşların zamanı gelip kuluçkaya yatma isteği göstermesi. | Öfkelenmek, sinirlenmek. İLE Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak. İLE Bitkilerin, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınması. İLE Hayvan, eş isteme zamanı gelmek, kösnümek. İLE Zorlu, sert, kızışık bir durum almak, şiddetlenmek, artmak. | Hızlanmak, hareketlenmek. )


-KIZMAK ve ÖNEMSEMEK



-KIZMAK ile RAHATSIZ OLMAK



-KIZMAK ile/ve/değil/yerine SİTEM[Fars.] (ETMEK)

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Birine, yaptığı bir hareketin ya da söylediği sözün, üzüntü, alınganlık, kırgınlık vb. duygular uyandırdığını, öfkelenmeden belirtme. )


-KIZMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÜZÜLMEK



-KİBAR/LIK ile NAZİK/LİK



-KİLO VERMEK/ALMAK değil/yerine KİLOYU AŞAĞIYA/YUKARIYA KONTROL ETMEK



-KİM OLDUĞUNU BELİRTMEMEK ile/ve/||/<>/> KİM OLDUĞUNU ANLATMA GEREKLİLİĞİ/ZORUNLULUĞU

( Bazen ve bazı durumlarda/koşullarda/ortamlarda, gereklilik ya da yeğleme/olumsallık[keyfiyet]. İLE/VE/||/<>/> Zorunluluk. )


-KİMLİK ile/ve/<> AİDİYET



-KİMLİK ile/ve/<> BENLİK ile/ve/<> BİREYSELLİK



-KİMLİK ile/ve/<> KABUL



-KİMLİK ile/ve/değil/yerine/||/<> KENDİLİK



-KİMLİK ile/ve/||/<> KİŞİLİK ÖRGÜTLENMESİ



-KİMLİK ile/ve/||/<>/>/!= SÜREKLİLİK

( Kimlik ile süreklilik, aynı şey değildir. )


-KİMYASAL BAĞLARDA:
İYONİK ile/ve/||/<> KOVALENT ile/ve/||/<> METALİK



-KİNEMATİK ile DİNAMİK

( [herhangi bir düzen/ek üzerinde, gerçekleşmekte olan değişimin nedeni] Tanımlanmıyorsa. İLE Kuvvetse. )


-KİPRİK değil KİRPİK



-KİR/Lİ/LİK ile/ve/= PASAK/LI/LIK



-KİRLİ TOPRAK değil KİLLİ TOPRAK



-KİRLİ/LİK ile/değil/yerine RENKLİ/LİK



-KİRVE/LİK ile/ve/<> MÜSAHİP/LİK

( ... İLE/VE/<> Sohbet, arkadaşlık eden kişi. | Tatlı konuşmaları ile büyüklerin, özellikle de sultanların hoş zaman geçirmelerini sağlamakla görevli kişilere verilen san. )


-KİŞİ KAYBETMEK ile/değil/yerine/<> PARA KAYBETMEK



-KİŞİ ODAKLILIK ile/değil/yerine/>< OLGU(/DURUM/KAVRAM/BAĞLAM) ODAKLILIK

( [GELECEK:] "Kim gelecek? O gelecek." şeklinde algılar/yorumlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Geçmiş ya da şimdi değil Şimdi'den sonrası olan zamansal durumu/kavramı düşünmek olarak algılar/yorumlar. )


-KİŞİ OLMAK ile/ve/değil KENDİ OLMAK



-KİŞİ:
İYİLİK ile/ve/||/<> MERHAMET ile/ve/||/<> KİŞİLİK

( [kadar ...] "Taşlanır." İLE/VE/||/<> "Dışlanır." İLE/VE/||/<> Sınanır. )


-KİŞİ/İNSAN:
UYKU ve/||/<> UYANIKLIK ve/||/<> BEN'İN DENEYİMİ/FARKINDALIĞI



-KİŞİ/İNSAN ve DOĞA/TOPRAK ve PARA

( Meta olarak görülmemesi gerekenler. )


-KİŞİDE:
VARLIK ve/> SEVİNÇ

( Oluşan/oluşmuş/oluşursa. VE/> Göstergesi. )


-KİŞİDE/İNSAN'DA:
OLUŞMAK ve OLUŞTURMAK



-KİŞİDEN KORKMAK ile/değil/yerine KİŞİNİN CEHALETİNDEN KORKMAK



-KİŞİDEN/BİRİNDEN KORKMAK ile/değil/yerine KENDİNDEN KORKMAK

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kendi yapabileceklerinden, deliliğinden, gözü karalığından. )


-KİŞİLERCE, BEĞENİLMEMEK ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİLERE, YARANAMAMAK



-KİŞİLERİ KULLANARAK/SÖMÜREREK ile/değil/yerine/>< KİŞİLER ARACILIĞIYLA



-KİŞİLERİ, YARI YOLDA BIRAKMAK değil/ne yazık ki KİŞİLERİN, ÇIKARLARININ BİTTİĞİ YERDE UZAKLAŞMASI



-KİŞİLERİN/İKİ KİŞİNİN:
ÖNÜNDEN/ARASINDAN GEÇMEK değil/yerine/>< ARKASINDAN GEÇMEK



-KİŞİLERLE İLİŞKİDE:
ÇOK UZAKLAŞMAMAK ve/||/<> ÇOK YAKLAŞMAMAK

( Donmamak için. VE/||/<> Yanmamak için. )


-KİŞİLİK ile/ve/değil/> AD

( Bir gazeteci, Borges'in yanına yaklaşır ve ...
- "Afedersiniz! Siz Borges misiniz?"
- Borges: "Bazen..." )


-KİŞİLİK ile/ve/değil/> AD

( ... İLE/VE/DEĞİL/> AD/IM/IZ üzerine... )


-KİŞİLİK ile/ve IRA/ÖZYAPI



-KİŞİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KENDİLİK

( Masterson'ın, Kendilik kuramı ve çalışmalarını okumanızı/incelemenizi salık veririz... )


-KİŞİLİK ile/ve/< MESLEK



-KİŞİLİK ve/||/<>/>/< ONUR



-KİŞİLİK ile/ve/<> ÖZGÜVEN



-KİŞİLİK ile SÜPER KİŞİLİK ile KİŞİLİK ÖTESİ

( VYAKTI: Tüm fiziksel ve yaşamsal süreçlerin toplamıdır. İLE VYAKTA: Ben'in bilince "Ben-im" olarak yansımasıdır. İLE AVYAKTA: Evrensel ve gerçek saf "Ben"dir. )


-KİŞİLİK ile SÜPER KİŞİLİK ile KİŞİLİK ÖTESİ

( VYAKTI ile VYAKTA ile AVYAKTA )


-KİŞİLİK = ŞAHSİYET = PERSONALITY[İng.] = PERSONALITÉ[Fr.] = PERSÖNLICHKEIT, PERSONALITÄT[Alm.] = PERSONALIDAD[İsp.]



-KİŞİLİK ile/değil TUTUM

( Kim olduğunla ilgili. İLE/DEĞİL Onun, "kim olduğu" ile ilgili. )


-KİŞİLİK ile/değil TUTUM

( [not] Who I am. VS./BUT Who you are. )


-KİŞİNİN YAŞAMI:
VİTRİNLİK ile/ve/değil/||/<>/< DERİNLİK

( Bildiğimiz. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Bilmediğimiz. )


-KİŞİNİN:
ZARAR GÖRMESİNİ ENGELLEMEK ile/ve/||/<>/>/< VERMESİNİ ENGELLEMEK



-KİŞİSEL İSTEK ile/ve/değil/yerine İYİ İSTEK



-KİŞİSEL MÜLK ile/ve/değil/yerine VAKIF MÜLKÜ



-KİŞİYİ/ÇOCUĞU ELEŞTİRMEK ile/değil/yerine/></< DAVRANIŞI ELEŞTİRMEK

( Utancı artırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>

-KİŞİYİ/ÇOCUĞU ÖVMEK ile/değil/yerine/||/></< DAVRANIŞI ÖVMEK

( Kibri geliştirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>

-KİŞİYİ/İNSANI:
DOĞRUDAN ANLAMAK ile/ve/değil/yerine DOLAYLI OLARAK ANLAMAK

( Kişi/ler, dolaylı olarak, ancak, bir şeyler üzerinden anlaşılabilir. Doğrudan anlamak olanaklı değildir. Ve de kişi, ancak, kendinden bahsettiği oranda anlaşılabilir, bilinebilir/tanınabilir. )


-KİŞNEMEK ile/ve/<> OKRAMAK

( ... İLE/VE/<> Acıkmış ya da susamış atın, yiyecek ya da su gördüğü zaman kişnemesi. )


-KİTAP OKUMAK ile/||/<> DENİZ SUYU İÇMEK

( Okumak, deniz suyu içmek gibidir. İçtikçe susanır, susadıkça içilir. )


-KİTAP:
BELLEK ve/||/<> İDDİA

( Korutur. VE/||/<> Sağlatır. )


-KİTAP/DEFTER VS. SAYFALARININ UCUNU BÜKEREK ÇEVİRMEK yerine/değil BÜKMEDEN (DIŞINDAN/YAPRAKLARINDAN)(ALTTAN/ÜSTTEN/YANDAN) ÇEVİRMEK



-KİTAPSIZLIK ile/değil/yerine "HESAPSIZLIK"



-KİTAPTA:
YAPRAĞIN UCUNU/YARISINI KATLAMAK değil/yerine AYRAÇ KULLANMAK



-KLÂSİK MANTIK ile/ve MODERN MANTIK

( Dile dayalı kavram, tanım, önerme ve çıkarımı esas alır. İLE/VE Simgelere dayalı önerme ve çıkarımı esas alır. )


-KLÂSİK MANTIK ile/ve MODERN MANTIK

( )


-KLASİK ile/ve/>< BAROK

( ... İLE/VE/>< Motif, hareket ve gerilim ağırlıklıdır. )


-KLASİK ile/ve/> BAROK ile/ve/> ROKOKO[Fr.]

( ... İLE/VE/> ... İLE/VE/> XVIII. yüzyılın başında, Fransa'da çok geçerli olan, kavisli çizgileri bol, gösterişli bir bezeme biçemi. | Bu biçimde olan eşya/mobilya, tasarım. )


-KLÂSİK ile ESKİ



-KLASİK ile/ve/değil/yerine/<> GELENEKSEL



-KLASİK ile GELENEKSEL



-KLASİK ile/ve/değil/yerine KADÎM

( Her dönem geçerli olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE ... )


-KLASİK ile KLASİSİZM[Fr. < CLASSICISME]

( Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen yapıt. | XVII. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan. | Alışılmış. | Sanatta kuralcı. | Kökleşik. | Eski Yunan, Roma ve XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı ya da yapıt. | Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan. İLE Eski Yunan, Roma sanatından, yazınından kaynaklanan, XVII. yüzyılda Fransa'dan yayılan sanat ve yazın çığırı. )


-KLASİK ile/değil KLİŞE



-KLASİK ile MODERN

( Evrensel. İLE Bireyde. )


-KOÇ/LUK ile MENTOR/LUK



-KOK(MA)MAK ile/ve KORK(MA)MAK



-KOK ile/ve KUKA



-KOKAK ile KOKAK/KOKAR AĞAÇ/AYLANDIZ

( Kötü, pis kokan. İLE Sedefotugillerden, Avrupa'ya, Çin'den getirilmiş, kısa zamanda yetişip boy attığından, bir gölge ağacı olarak dikilen, kötü kokan bir ağaç. )


-KOKOZLUK ile KOKOZLAMAK

( Parasız, züğürt olma durumu. İLE Parayı tüketmek, parasız kalmak. )


-KOKU KULLANMAK ile/değil/yerine ÖNCE TEMİZ OLMAK/TUTMAK



-KOKUŞMAK ile/değil KOKLAŞMAK



-KOLAY OLMAYAN:
UYUYANI UYANDIRMAK değil UYUMA TAKLİDİ YAPANI UYANDIRMAK



-KOLAY/LIK ile BASİT/LİK



-KOLAY/LIK ile/ve/<> YAKIN/LIK



-KOLAY ile/ve/||/<> KOLAYCA ile/ve/||/<> KOLAYCACIK ile/ve/||/<> KOLAYLAMAK

( Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç(II) ve zor karşıtı. | Kolaylık. | Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe. İLE Oldukça kolay. | Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden. İLE Çok kolay. | Çok kolay bir biçimde: İLE Bir işi bitirmek üzere olmak, bir işin sonuna yaklaşmak. )


-KOLAYCILIK ile/ve/||/<> KAÇIŞ



-KOLAYCILIK ile/ve/değil/<> TESLİMİYET



-KOLAYCILIK ile/değil/yerine/>< YARDIM GEREKSİNİM EŞİĞİ



-KOLAYLAŞTIRMAK ile/ve/<> ZORLAŞTIRMAMAK



-KOLÇAK ile KOLLUK ile KOLLUK

( Yalnız başparmağı ayrı, öteki dört parmağı bir örülmüş eldiven. Ceket ya da gömlek kollarının kirlenmesine engel olmak için bilekten dirseğe kadar geçirilen eğreti kolluk. | Kadınların dirseklerine kadar taktıkları basmadan yapılan süs eşyası. | Kola geçirilen işaretli bağ, pazubent. | Zırhın kola geçirilen parçası. | Koltuk ya da sandalyenin kol konacak parçası. İLE Gömlek kollarının ucundaki iliklenen bölüm, manşet. | İş yaparken giysiyi korumak için bilekten dirseğe kadar kola geçirilen, genellikle koyu renkli kumaştan dikilmiş parça. | Kollara takılan ve dikkati çekmesi istenen görevlilerin kimliklerini gösteren şerit. İLE Güvenliği sağlamakla görevli polis ya da jandarma. )


-KOLESTEROL'DE:
İDEAL ile KABUL EDİLEBİLİR ile SINIRDA YÜKSEK ile YÜKSEK

( 180 altı. İLE 180 - 199 İLE 200 - 219 İLE 220 üstü. )


-KOLLARI:
SIYIRMAK ile/değil KIVIRMAK



-KOLTUK ile BERJER[Fr.]

( ... İLE Arkası kabarık, oturulacak yeri geniş koltuk. )


-KOLTUK ile KOLTUK



-KOLTUK ile MARKİZ[Fr. < Cerm.]

( ... İLE Marki'nin eşi. | İki kişilik, alçak, oldukça geniş koltuk. | Bir kapı ya da pencere önünü yağmurdan korumak için yapılan saçak. )


-KOLTUK ile/değil SANDALYE



-KOMİK ile/ve/değil "İNANILMAZ"



-KOMİK ile GÜLÜNÇ



-KOMİK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> VAHİM



-KONAK ile/ve KÂŞÂNE



-KONAK ile KONAK ile Konak

( Büyük ve gösterişli ev. | Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. | Konakçı. | Araçla bir günde alınan yol. | Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. İLE Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. | Gözde oluşan ince tabaka. İLE İzmir iline bağlı ilçelerden biri. )


-KONAK ile ŞATO[Fr. CHATEAU]

( ... İLE Avrupa'da, "soylu" kişilerin oturduğu, çevresi hendek, sur ve kulelerle çevrili konak. | Geniş toprağı olan, büyük konut. )


-KONMAK ile KONULMAK

( Kuş, kelebek, uçak, toz vb. bir yere inmek. | Yolculukta geceyi geçirmek için bir yerde kalmak, konuk olmak. | Kısa bir süre için bir yere yerleşmek, bir yeri yurt edinmek. | Bir şeyi emeksiz edinmek. İLE Koyma işinin yapılması, yapılmış olması. )


-KONSERVE KAPAĞININ AÇILMASINDA KAPAĞI:
KENDİNE DOĞRU ÇEKMEK değil/yerine İLERİ DOĞRU İTMEK

( Çok dikkat etmek gerek. Hiç farkında olmadan elinizi kesebilirsiniz! )


-KONTROLÜ SONDA YAPMAK ile/yerine KONTROLÜ BAŞTA VE SÜREKLİ YAPMAK



-KONU ve/> İDRAK ve/> MELEKE



-KONUSU OLMAK ile PARÇASI OLMAK



-KONUŞKAN/LIK ile/ve/<> CANDAN/LIK



-KONUŞLAN(DIR)MAK ile/değil KONUMLAN(DIR)MAK



-KONUŞMA SIRASINDA:
KAYITLI BAŞLIKLARA UYABİLMEK ile/ve/||/<> SÖZLERİN/BAŞLIKLARIN, DİNLEYİCİYE NE KADAR UYUP UYMAYACAĞI



-KONUŞMAK İÇİN SIRA BEKLEMEK değil/yerine DİNLEMEK



-KONUŞMAK/YAZMAK ile/ve/yerine/değil/hem de YAPMAK/UYGULAMAK

( Bir kişinin bir şey yapıyor ya da yapmıyor gibi görünmesi çoğu zaman yanıltıcıdır. )


-KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/<> SUSMAK

( Sessizlikle Bilgelik, Davranışlarla Krallık. )


-KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/<> SUSMAK

( Konuşmak gereksinim olabilir fakat susmak sanattır. )


-KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/<> SUSMAK

( Kişiye/insana, konuşmayı öğrenebilmesi için iki yıl, dilini tutmasını öğrenebilmesi için altmış yıl gereklidir. )


-KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/<> SUSMAK

( Yarışılamaz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Yarışılabilir. )


-KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/<> SUSMAK

( Yaşam, konuşanların birbirleriyle dalaşı, susanların ise barışıyladır. )


-KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/<> SUSMAK

( Dışarıdakileri(nesneleri/kişileri/olayları/olguları/durumları) değiştirmek/geliştirmek istiyorsan... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> İçeriyi/içerdekileri/yaşamını(zihnindekileri) yani kendini değiştirmek/geliştirmek istiyorsan... )


-KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/<> SUSMAK

( Konuşan, susabilenin hizmetkârıdır. )


-KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/<> SUSMAK

( Wisdom by silence, royalty by behaviours. )


-KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine AKTARMAK



-KONUŞMAK ile/ve ANIMSAMAK/ANIMSATMAK



-KONUŞMAK ile ANLATMAK

( Herhangi bir şey üzerine. İLE Konuya ya da kişilere bağlı olarak. )


-KONUŞMAK ile/ve/<>/değil/yerine BİR ŞEYİ KONUŞMAK



-KONUŞMAK ve/||/<> ÇALIŞMAK



-KONUŞMAK ile/ve/yerine DEMLEN(DİR)MEK



-KONUŞMAK ile/ve/değil DEMLEN(DİR)MEK



-KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< DİNLEMEK

( Konuşmak iki kişi/yi gerektirir.
1. Doğru/yu konuşan.
2. Doğru/yu dinleyen. )


-KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< DİNLEMEK

( Konuşanı konuşturan, dinleyenin ihlâsıdır. )


-KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< DİNLEMEK

( "Vermek". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>

-KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< DİNLEMEK

( "Almak". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>

-KONUŞMAK ile/ve/değil/< DİNLEMEK



-KONUŞMAK ile/ve/değil/< DİNLEMEK



-KONUŞMAK ve EYLEM

( Kişi, konuşmadan önce eyleme geçer ve [ancak] daha sonra eylemine göre konuşur. )


-KONUŞMAK ve EYLEM

( Düşünce goncadır, dil tomurcuk, eylem ise bunların ardındaki meyve. )


-KONUŞMAK ile/değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR KONUŞMAK

( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )


-KONUŞMAK ile/değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR KONUŞMAK

( Lisanen konuşmak, halen anlaşmak! )


-KONUŞMAK ile/değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR KONUŞMAK

( Konuşmama gereksinimi/n kadar, konuşma gereksinimini anımsayarak KONUŞ!!!
Konuşma gereksinimi/n kadar, konuşmama gereksinimini anımsayarak KONUŞ!!!
Konuşmama gereği kadar, konuşma gereğini anımsayarak KONUŞ!!!
Konuşma gereği kadar, konuşmama gereğini anımsayarak KONUŞ!!! )


-KONUŞMAK ile/yerine GEREKTİĞİ KADAR KONUŞMAK

( İTNAP: Sözü boş yere uzatmak. )


-KONUŞMAK ile GEVEZELİK



-KONUŞMAK ile/ve İLETİŞİM



-KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine KANITLAMAK



-KONUŞMAK değil/>< KANITLAMAK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


-KONUŞMAK ve/<>/|| PAYLAŞMAYA DEĞECEK BİR ŞEY

( Paylaşmaya değecek bir şey buluncaya kadar konuşma! )


-KONUŞMAK ile SÖYLEŞMEK



-Konuşmamak yerine KONUŞ!!!



-KONUŞMAMAK ile/değil/yerine YERİNDE/KARARINCA/UYGUN KONUŞMAK



-KONUŞMAMAK ile/değil/yerine YERİNDE/KARARINCA/UYGUN KONUŞMAK

( Bir insan ne kadar çok gürültü yaparsa, sözleri de o kadar çok sessizdir. )


-KONUŞMAMAK değil/yerine YERİNDE/KARARINCA/UYGUN KONUŞMAK



-KONUŞMAYA DEĞER KİŞİLERLE KONUŞMAMAK ile/ve/<> KONUŞMAYA DEĞMEZ KİŞİLERLE KONUŞMAK

( Kişileri kaybettirir. İLE/VE/<> Söz(cük)leri kaybettirir. )


-KONUŞMAYI BİLMEK ve/= DÜŞÜNMEYİ BİLMEK



-KOOPERATİFÇİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SOSYAL KOOPERATİFÇİLİK

( )


-KOPARILMIŞI YEMEK ile/ve/değil/yerine AĞAÇTAN KOPARARAK YEMEK



-KOPARMAK ile SIYIRMAK



-KOPUK/LUK ile KAYITSIZ/LIK



-KOPUK ile AYRI/K



-KOPUK ile/ve/değil/<> BAĞLANTISIZ



-KOPYA ÇEKMEK ile/ve/değil "BAKMAK"



-KOPYALAMAK ile İNDİRMEK



-KORKAK/LIK ile/ve/değil/yerine AKIL/LI/LIK

( Bir şeyin, haklı olduğunu bildiğin halde, o şeyden yana çıkmazsan, korkaksın demektir. )


-KORKAK/LIK ile/ve/||/<>/> NUMARACI/LIK



-KORKAK ile/ve/<> KAYPAK



-KORKMAK ile "GÖTÜN 3.5 ATMASI"



-KORKMAK ile/ve ALINMAMAK



-KORKMAK ile ÇEKİNMEK



-KORKMAK ile/değil SAVUNMAYA GEÇMEK



-KORKMAK ile/ve/değil ŞÜPHE



-KORKMAK ile ÜRKMEK



-KORKMAK değil/yerine/>< YÜRÜMEK

( Yürümeyi gerektiren nedenler, korkmaya neden olanlardan daha fazladır. )


-KORKU + BİLGİSİZLİK = NEFRET



-KORKU/KORKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAYGI/SAYMAK

( Korkuyu yenmek, bilgeliğin başlangıcıdır. )


-KORKU/KORKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAYGI/SAYMAK

( Tanrı'yı düşünmeden önce, kendinizi kabul etmek zorundasınız. )


-KORKU/KORKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAYGI/SAYMAK

( Before you think God, you must accept yourself. )


-KORKU ve/> BERRAKLIK ve/> ERK(GÜÇ) ve/> YAŞLILIK

( BİLGİ KİŞİSİ

Görüşmelerimiz sırasında, ... tutarlı bir biçimde, "bilgi kişisi" sözcüklerini kullanıyor ya da bu kavrama göndermeler yapıyordu. Ama bununla ne demek istediğini hiç açıklamamıştı. Bunu, ona sordum.

"Bilgi kişisi, öğrenimin zorluklarına katlanmayı göze almış kişidir," diye yanıtladı. "Acele etmeden, bocalamadan, erk ve bilgi gizlerinin sökülmesi, çözülmesi yolunda, gidebileceği son aşamaya varmış olan bir kişidir."

"Her isteyen, bilgi kişisi olabilir mi?"

"Hayır, herkes olamaz."

"Bilgi kişisi olmak için insan ne yapmalıdır öyleyse?"

"Dört doğal düşmanına meydan okuyup onları yenmelidir."

"O dört düşmanını yenen bir kişi, bilgi kişisi olur mu?"

"Evet. Ancak, dört düşmanının her birini yenebilen kişiye, 'bilgi kişisi' denir."

"Bu düşmanları yenen herkes, 'bilgi kişisi' olur mu?"

"Hepsini yenen herkes, 'bilgi kişisi' olur."

"Bu düşmanlarla savaşıma geçmeden önce, yapılması gereken başka şeyler yok mudur?"

"Yoktur. Her isteyen, bilgi kişisi, olmayı deneyebilir ama çok azı gerçekten başarır bu işi -doğal bir şey bu-. Bilgi kişisi olma yolunda karşılaşılan düşmanlar, gerçekten korkunç şeylerdir; çoğu kişi, yenik düşer onlara."

"Nasıl düşmanlar bunlar, ... ?

Düşmanlar konusunda konuşmak istemedi. Bu konuyu anlamam için daha çok zaman olduğunu söyledi. Sözü değiştirmemek amacıyla benim bir bilgi kişisi olup olamayacağımı sordum. Bunu kimsenin kestiremeyeceğini bildirdi. Ama bir bilgi kişisi olup olamayacağımı gösteren herhangi bir ipucu bulunup bulunmadığını ısrarla sorunca, bunun, o dört düşmanla savaşımımın sonucuna bağlı olduğunu -onları yenebiliyor muyum yoksa onlara yeniliyor muyum- ama o savaşımın sonucunu şimdiden bilmesinin olanaksızlığını belirtti.

"Savaşımın sonucunu görebilmek için büyü yapmak ya da fala bakmak olanaklı mıdır?" diye sordum. Hiçkimsenin, ne araç kullanırsa kullansın, bu savaşımın sonucunu önceden bilemeyeceğini, kesin bir dille anlattı. Neden olarak da bilgi kişisi olmanın, geçici bir şey olduğunu gösterdi. Bu noktayı açıklamasını istediğimde, yanıtı şöyle oldu:

"Bilgi kişisi olmak sürekli değildir! Bir kişi, tam olarak bilgi insanı olamaz. Ancak, çok kısa bir an için olunuverir. Dört düşmanı yendikten sonra!"

"Söylesene, nasıl düşmanlar bunlar?"

Yanıt vermedi. Yine üsteledim ama konuyu değiştirdi ve başka şeyler anlatmaya başladı.

 

( Ertesi gün... )

 

Gitmeye hazırlanıyorken, birden, bilgi kişinin düşmanlarını yine sormak geldi içimden. Uzun süre uzakta kalacağımı, söyleyeceklerini yazarsam, bu konuları düşünme fırsatını bulabileceğimi anlatarak onu ikna etmeye çalıştım.

Bir süre, ikircikli, bekledi; sonra konuşmaya başladı:

"Bir kişi, öğrenmeye başlayınca, amaçlarının neler olduğunu kesin olarak bilmez. Başka bir niyeti vardır, amaçları belirgin değildir. Hiçbir zaman gerçekleşemeyecek ödüller ummaktadır. Çünkü, öğrenmenin "zorluklarını" bilmiyordur henüz."

"Yavaş yavaş öğrenmeye başlar -önceleri azar azar, sonra da büyük parçalar halinde-. Çok geçmeden, düşünceleri çatışır. Öğrendiği şey, umduğu, düşlediği gibi çıkmamıştır; bu durum, onu korkutur. Öğrenim, hiç de beklendiği gibi olmamıştır. Öğreniminin her adımı, yepyeni görevler yükler kişiye; kişinin korkuları, acımasızca birikir, baş kaldırır. Bir savaş alanına döner yaşamı.

"İşte, doğal düşmanların birincisiyle böyle karşılaşılır: Korkuyla! Yenmesi güç, hain, korkunç bir düşmandır korku. Tüm yol boyunca saklanır, ummadığın yerlerde, sinsi sinsi bekler seni. Eğer, onu karşında gördüğün zaman, kaçmaya başlarsan, unut artık bilgiye ulaşmayı."

"Korkup kaçan kişiye ne olur?"

"Bir şey olmaz. Ama öğrenemez bir daha. Korkusunu göğüslemesi, korkusuna karşın, öğrenme yolunda, bir adım daha ilerlemeyi göze alması gerekir. Bir adım daha, bir adım daha. Korkuyla dolmalı... Evet! Ama korksa da ilerlemeyi sürdürmeli, durmamalı! Bu işin yöntemi böyledir! Bu birinci düşmanın, pes edeceği bir an gelecektir. Kişiye, güven gelir. Niyeti daha da güçlenir. Öğrenmeyi, öyle korkutucu bir şey gibi görmez artık."

"Bu sevinçli an gelince, birinci doğal düşmanını yendiğini çok iyi bilir kişi."

"Hemen mi olur bu, yoksa, azar azar mı?

"Azar azar olur ama korkusunun kaybolması çabuk olur. Birdenbire olur."

"Ama yeni bir şeyler gelirse başına, yine korkmaz mı kişi?"

"Hayır. Korkusunu, bir kez yitirmeyegörsün. Kişi, artık yaşamında korku nedir bilmez. Korkunun yerini, zihin berraklığı alır -korkuyu silen bir zihin berraklığı-. Artık, o kişi, ne istediğini biliyordur; o isteklerini nasıl doyuracağını da biliyordur. Yeni öğrenimleri kazanmak için adımlarını nasıl atması gerektiğini sezer; her şey apaçık çıkmıştır ortaya. Artık, hiçbir şey saklı değildir bu kişiden."

"Bu da, ikinci düşmanın karşısına çıkarır onu: Berraklık! Ulaşılması, o denli zor olan zihin berraklığı, korkuyu kovar ama kör eder insanı aynı zamanda."

"Kişinin, kendinden kuşku duymasına yol açar, istediği şeyi yapabileceği inancını verir ona. Çünkü, o kişi, artık, herşeyi apaçık görebilmektedir. Berraklığın yüreklendirdiği kişi, bir türlü durmak bilmez. Ama büyük bir hata yapmaktadır. Bu işin, bir eksik yanı vardır. Kişi, kendini bu sözde erke bırakırsa, ikinci düşmanına boyun eğmiş sayılır. Ve öğrenme diye bir şey kalmaz. Sabırlı olması gereken yerde aceleci olacak ya da acele edilmesi gereken yerde sabırlı olmayı yeğleyecektir. Zaman gelecek, artık, yeni bir şey öğrenme yetisini yitirecektir."

"Bu tür bir yenilgiye uğrayan kişiye ne olur? Ölür mü?"

"Hayır, ölmez. İkinci düşmanı, bu kişinin, bir bilgi insanı olma çabasını kösteklemiştir; artık, bu kişi, bilgi insanı olmayı istemek yerine, devingen, kıvrak bir savaşçı olmayı yeğleyebilir. Ya da soytarı olmayı. Ne var ki, kendine pek pahalıya mal olan o berraklık, hiçbir zaman karanlığa ve korkuya dönüşmeyecektir. Yaşam boyunca, her şeyi açıkça görecektir ama yeni bir şey öğrenemeyecektir, öğrenme özlemi çekmeyecektir."

"Ama yenilmemek için yapabileceği bir şey yok mudur?"

"Korkuyu nasıl aşmışsa yine öyle yapmalıdır. Berraklığa, meydan okumalıdır. Elde ettiği berraklığı, önünü daha iyi görüp yeni adımlarını ona göre atmak için kullanmalıdır. En önemlisi de, berraklığının, bir yanlışlık sonucu ortaya çıktığını düşünmelidir. Ve öyle bir an gelecektir ki, bu berraklığın, gözleri önündeki bir noktadan başka bir şey olmadığını anlayacaktır. Böylece, ikinci düşmanını da yenmiş olacaktır. Artık, hiçbir şeyin, ona zarar veremeyeceği bir yere ulaşacaktır. Bu, bir hata olmayacaktır. Bu, gerçek bir erk(güç) olacaktır."

"Bu yere ulaşınca, ardından koştuğu erke, sonunda kavuştuğunu bilecektir. Ne isterse yapar artık bu erkle. Dostu, onun buyruğundadır artık. Ne isterse, yasa odur. Çevresinde ne varsa görmektedir. Ne var ki, üçüncü düşman dikiliverir karşısına: Erk!

"Düşmanların en güçlüsüdür erk. En doğal şey, ona boyun eğmektir. Öyle ya... O kişinin buyruğunda değil midir erk!? Buyurur; kimi sakıncaları göze ala ala, kendi yasalarını, kendi yapar. Çünkü, buyruk ondadır."

"Bu durumdaki biri, yaklaşmakta olan üçüncü düşmanın, pek farkına varmaz. Bir bakmışsın, birdenbire, haberi bile olmadan yitivermiş savaşımı. Düşmanı, onu, kıyıcı, tutarsız bir adam haline getirivermiş..."

"Erkini yitirir mi?"

"Hayır, berraklığını da erkini de hiçbir zaman yitirmez."

"Bilgi kişinindan farkı nedir, öyleyse?"

"Kendi erkine yenilen bir kişi, onu, doğru dürüst yönlendiremeden ölür gider. Yazgısının üstüne, yük gibi biner erki. Böyle biri, kendini yönetemez ve bilmez erkini, ne zaman ya da nasıl kullanması gerektiğini."

"Bu düşmanlardan birine yenilirsen, bu kesin bir yenilgi mi demektir?"

"Evet, kesin yenilgi olur bu. Bu düşmanlardan biri, insanı yenmeyegörsün, artık yapılabilecek bir şey kalmaz."

"Örneğin, erke yenilen bir kişi, yanlışını görerek, durumu düzeltebilir mi?"

"Düzeltemez. Bir kere yenilmeyegörsün, işi bitmiştir artık."

"Ya geçiciyse erke aldanması; ya erki teperse zamanında?"

"Savaşım sürüyor sayılır o durumda. Hâlâ 'bilgi insanı' olmaya çalışıyor demektir bu. Artık, hiç çabalamıyorsa, kendini koyuverirse yenilmiş olur bu kişi ancak."

"Ama bir insan yıllarca korkuya yenik düşebilir ve sonunda korkusunu yenebilir."

"Hayır, doğru değildir bu. Korkuya kapılırsan, korkuyu yenemezsin; çünkü, öğrenmekten ürküyorsundur, öğrenmek için çaba göstermiyorsundur. Ama korkusunun içinde yıllar boyunca sürdürürse öğrenme çabasını, ola ki, korkusunu yenebilir. Çünkü, kendini, korkuya tümüyle bırakmamıştır."

"Üçüncü düşmanı nasıl yeneriz?"

"Ona karşı çıkarak. Bile bile... Kendimizin olmadığını kavrayarak. Tüm öğrendiklerimizi, dikkatle ve inançla kullanarak, sürekli olarak sınırlarımızı zorlamayarak... Kendimizi denetleme durumunda, berraklığın ve erkin, hatalardan da kötü olduğunu görebilirsek, her şeyi denetimimiz altında bulundurduğumuz bir noktaya erişebiliriz. İşte, o noktada, erkimizi nasıl ve ne zaman kullanabileceğimizi biliriz. Üçüncü düşmanı böylece yenmiş oluruz."

"Bu da kişiyi, öğrenim yolculuğunun sonuna getirir. Bir de ne görürsün! Sonuncu düşman, karşına dikilmiş durmaktadır: Yaşlılık! Düşmanların en acımasızıdır bu. Hiçbir zaman, tümüyle yenemeyeceğimiz bir düşman... Sürekli olarak savaşıp uzak tutmaya çalışmaktan başka yapılacak bir şey yoktur."

"İşte, bu dönemde, kişi, hiçbir şeyden korkmaz; zihni berraktır, sabırsız değildir -tüm erkleri denetimi altındadır-. Ne var ki, bu dönem, aynı zamanda, boyun eğmeyen bir dinlenme isteğinin ortaya çıktığı bir dönemdir. Bir yere uzanmak, unutmak isteğine bırakırsa kendini; yorulur yorulmaz, sürdürdüğü çabayı bırakırsa, son olanağını kaybetmiş olur. Titrek, yaşlı bir yaratık durumuna sokuverir onu düşmanı. Çekilme arzusu, tüm berraklığını, erkini ve bilgisini bastırır."

"Ama kişi, silkinir de yorgunluğundan sıyrılır, yaşamının gereklerini sürdürürse, bu son yenilmez düşmanıyla savaşımda bir an bile olsa başarılı olursa, işte o zaman 'bilgi insanı' olmuş demektir. Berraklığın, erkin ve bilginin egemen olduğu bu an, yeterlidir onun için." )


-KORKULMASI GEREKEN:
HATA YAPMAK ile/değil/> AYNI HATALARI TEKRAR (TEKRAR) YAPMAK

( Korkmayalım! İLE/> Korkalım! )


-KORKULUK ile BOSTAN KORKULUĞU/MİCDÂR[Ar.]/ÜFÇE[Fars.]



-KORKUSUZ/LUK ile/değil/yerine CESÂRET

( Cesaret, korkusuz olmak demek değildir. Cesaret, korkuyla dolu olmana karşın, kontrolü, korkunun eline vermemektir. )


-KORUK ile ÜZÜM



-KORUMAK ile/ve/<> BÂKÎ KILMAK



-KORUMAK ile/ve/<> DEVAM ETTİRMEK



-KORUMAK ile/ve GÖZETMEK



-KORUMAK ile/ve/||/<> KOLLAMAK



-KORUMAK ile KURTARMAK



-KORUMAK ile ÖNEMSEMEK



-KORUMAK ile SAHİP ÇIKMAK



-KORUMAK ile/ve SAKINMAK



-KORUMAK ile/ve SÜRDÜRMEK



-KORUNAK ile KORUNCAK/MAHFAZA[Ar.] ile KORUNGA

( Tehlikeden kurtulmak, korunmak için yapılmış yer. | Sığınılan, saklanılan yapı, mağara gibi yer. | Koruyan, esirgeyen, saklayan kişi. İLE Ambalajlanan malı dış etkilere karşı korumak için ambalaj çatısına çakılan tahta, kontrplak vb. malzeme. İLE Otsu, genellikle 30-70 cm. boyunda, çok yıllık, pembe çiçekli, hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki. )


-KOŞMAK ile KOŞMAK

( Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. | Bir yere hızlıca gitmek. | Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. | Koşuya çıkmak. | Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. İLE Birlikte iş görmesi için bir şeyi, birini, başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. | Birini, bir işte görevlendirmek. )


-KOŞMAK ile/ve/<>/değil/yerine SEĞİRTMEK

( ... İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Hızlı adımlarla ya da sıçrayarak yakın bir yere doğru yürümek. )


-KOŞMAK ile/= YORTMAK

( Koşmak, sürekli yol yürümek. | İşsiz güçsüz gezmek. )


-KOŞMAK ile YÜPÜRMEK

( ... İLE Telâşla, öteye-beriye koşmak. )


-KOŞUK ile EGLOG[Yun.]

( ... İLE Kısa, kır koşuğu. )


-KOŞUK ile GÜZELLEME

( ... İLE Halk yazınında, konusu sevi olan, lirik bir koşuk türü. | Şen, sevinçli duyguları anlatan türkülerde özel bir ezgi. )


-KOŞUK ile HEZELAr.]/HEZLİYAT

( ... İLE Şaka, alay, mizah. | Bir koşuğu ya da koşuk parçasını, şakalı bir anlatıma çevirme. / Hezel türünde yazılmış koşuklar. )


-KOŞUK = KOŞMA = GAZEL

( İslâm'dan önce. = Halk yazınında. = Divan yazınında. )


-KOŞUK ile NEŞİDE[Ar.]

( ... İLE Bir toplulukta okunmaya değer koşuk. | Atasözü gibi kullanılan beyit ya da dize. )


-KOŞUK ile ROMANS[İsp.]

( ... İLE Sekiz hecelik dizelerden oluşmuş bir İspanyol koşuk türü. | Şarkı türünde ve piyano için hazırlanmış, genellikle kıtalar biçiminde beste. )


-KOŞUL BELİRTMEK / SORU SORMAK



-KOŞULLULUK ile/değil/yerine KARŞILIKLILIK

( Yaparsa(n)/verirse(n) değil (o/sen) yaptıkça/verdikçe vermek/almak. )


-KOŞULSUZ/LUK ile/ve/değil/yerine/> HER KOŞULDA



-KOŞULSUZ/LUK ile/ve/<> İLİŞKİSİZ/LİK



-KOŞULSUZ/LUK ile KUŞKUSUZ/LUK



-KOŞULSUZ/LUK ile ÖZGÜR/LÜK



-KOŞUTLUK = MÜVAZAT = PARALLELISM[İng.] = PARALLELISME[Fr.] = PARALLELISMUS[Alm.] = PARALLELOS[Yun.] = PARALELO[İsp.]



-KOTARMAK ile ...

( Pişmiş yemeği başka kaplara boşaltmak. | Bir işi tamamlamak/bitirmek. )


-KOV(UL)MAK yerine ÇIKAR(IL)MAK



-KOVMAK ile KOVALAMAK



-KOVUK ile KOVUCUK/ADESE[Ar.]

( Bir şeyin oyuk durumunda bulunan iç bölümü. İLE Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik. )


-KOYAK ile/ve KAPUZ

( ... İLE/VE Dar ve derin koyak. | Kanyon. | İçine girilmeyen sık orman. )


-KOYAK ile/ve KISIK

( Vadi. | Karalarda akarsu aşındırmasıyla oluşmuş, bir yöne doğru eğimli, uzunluğuna çukurluk. | Dağlar ve kayalıklarda oluşmuş doğal çukur. İLE/VE Kanyon. )


-KOYAK ile/ve RİA

( ... İLE/VE Denizin örttüğü vadi. )


-KOYMAK ile BIRAKMAK



-KOYMAK ile/ve/değil BIRAKMAK



-KOZAK ile/= KOZALAK

( Kozalak. | Metalden yapılmış, içine antlaşma ve sultan mektuplarının konulduğu kutu. İLE/= Koza. | Kozalaklıların, genellikle dibi yuvarlak, tepesi koni biçiminde ve odunsu dokulu meyvesi, kozak. | Olmamış, kuru, ham meyve. | Bal mumuna basılmış mührün bozulmaması için üzerine yapıştırılan kapakçık. )


-KOZALAK = MAHRÛTÎYÜ'L-ESMÂR = CÔNE



-KOZMİK değil/yerine/= EVRENSEL



-KÖÇEK ile/değil KOÇAK

( Kadın kılığına girip çengi gibi oynayan erkeklere verilen ad. | Ağırbaşlı davranışları olmayan kişi. | Deve yavrusu, köşek. İLE Yürekli, yiğit. | Eliaçık, cömert. )


-KÖÇEK ile KÖŞEK

( Kadın kılığına girip çengi gibi oynayan erkeklere verilen ad. | Ağırbaşlı davranışları olmayan kişi. İLE Bir yaşına kadar olan deve yavrusu. )


-KÖK HÜCRE KAYNAKLARINDA:
EMBRİYONİK ile/ve/||/<> FETAL ile/ve/||/<> ERİŞKİN



-KÖK ve/<> AÇILIM



-KÖK = CEZR = RACINE



-KÖK ile/ve/<>/> ÇİÇEK

( Güçlüdür. İLE/VE/<>/> Güçsüzdür. )


-KÖK ile/ve/<>/> ÇİÇEK

( Çiçeğin gücü ve güzelliği, o kadar "güçlü" olmamasındandır. )


-KÖK ile ÇİFT KÖKLÜ



-KÖK ile ÇOTUK

( ... İLE Dışarıda kalmış ağaç kökü. | Kesilen ağacın, topraktan yukarıda kalan bölümü. )


-KÖK ve/<> GÖK



-KÖK ile/ve KAYNAK



-KÖK ile KÖK[Fars. < KÛK] ile TOHUM[Fars. < TUHM]

( Bitkileri toprağa bağlayan, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm. | Kök sap, kök. | Bazı şeylerde dip bölüm. | Sapıyla çıkarılan bitkilerde tane. | Dip, temel, esas. | Kaynak, köken. | Birini bir yere bağlayan manevi temel güçlerin bütünü. | Sözcüğün her türlü ek çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı bölümü. | Olağan koşullarda çevresinden yalıtılamayan ancak çok çeşitli tepkimeyi nitelik değiştirmeden kalabilen atom kümesi. | Denklemde bilinmeyenin yerine konulduğunda uygun düşen gerçek ya da birleşik değer.
İLE
Sazı kurmaya yarayan burgu. | Sap.
İLE
Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. | Soy sop, döl, nesil, sülale. | Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. | Spermatozoit. )


-KÖK ile KÖKEN



-KÖK ile/ve/||/<> KÖKSÜ ile/ve/||/<> KÖKSÜZ

( ... İLE/VE/||/<> Ciğer otlarında ve yosunlarda kökü andıran, bitkinin tutunmasına yarayan bölüm. İLE/VE/||/<> Kökü olmayan. | Temeli, dayanağı ya da aslı olmayan. )


-KÖK ile SAÇAKKÖK

( ... İLE Buğdayda olduğu gibi asıl kökün çevresindeki ek köklerin gelişmesiyle oluşan kök topluluğu. )


-KÖK ile SONRAKİ KULLANIMI



-KÖK ile TÜREMİŞ



-KÖK ile UC



-KÖK ile YUMRU KÖK



-KÖKÇÜK = CÜZEYR = RADICULE

( Ana kökün dallanmasıyla oluşan ikincil kök. )


-KÖKERTMEK ile/= KÖKLEMEK

( Köklemek. | Fide, sebze ya da asma çubuğunun ufaklarını köküyle çıkararak başka yere dikmek. )


-KÖKLEMEK ile KÖKLEMEK

( Ağaç ya da bitkiyi kökü ile birlikte topraktan çıkarmak, kökertmek. | Toprakta kalan bitki köklerini ayıklamak. | Bağ çubuklarını ya da fidanları köklendirip dikmek. | Minder, şilte vb.nin iki yüzünü yer yer dikişlerle tutturmak. | İnce saç örgülerinden birkaçını yeniden bir arada örmek. | Motorlu araçlarda gaz pedalına sonuna kadar basmak. İLE Sazı kurmak. )


-KÖKLENMEK ile KÖKLEŞMEK

( Bitkide kök oluşmak, bitki kök salmak, kök tutmak. | Köklü, temelli bir biçimde yerleşmek. İLE Güçlü bir biçimde yerleşmek, yer etmek, kök salmak. )


-KÖKTENCİLİK = CEZRİYE = RADICALISM[İng.] = RADICALISME[Fr.] = RADIKALISMUS[Alm.] = RADICALMENTE[İsp.]



-KÖLE OLMAK ile "ROBOTLAŞMAK"

( Geçmişin tehlikesiydi. İLE Geleceğin tehlikesi. )


-KÖPEK ile ALP MASTISI

( ... ile ST. BERNARD[Alm. < BÄREN: Ayı.] )


-KÖPEK ile/ve/<> AYI

( ... İLE/VE/<> Avrupa dillerinde AYI...

)


-KÖPEK ile ÇOMAR

( ... İLE İri köpek, çoban köpeği. )


-KÖPEK ile/ve/<> GÖBELEZ

( .... İLE/VE/<> Köpek yavrusu. )


-KÖPEK / KANİŞ

( Uzun, kıvırcık tüylü bir cins köpek. )


-KÖPEK ile KANİŞ/RAKÎB/PODDLE[İng.< (Alm.: Suya atlamak. [ilk başta ördek avlamada kullanılmalarından dolayı])]



-KÖPEK ile KUTUP AYISI

( ... İLE Başlı başına, yürüyen burun gibi bir canlı. Koku alma duyusu en gelişkin canlı. )


-KÖPEK ile KUTUP AYISI

( ... İLE Solaklardır. )


-KÖPEK ile KUTUP AYISI

( ... İLE Bir yavru kutup ayısı, doğduğunda, sadece 450 gram ağırlığındadır. Yetişkin olduklarında ise ağırlığıkları 750 kilogramı bulabilir.
)


-KÖPEK ile MASTI

( ... İLE Kulakları uzun ve düşük, bacakları kısa, bodur bir köpek cinsi. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( ... İLE Büyük Sahra'nın güney ve doğu kesimlerinde yaşarlar. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( 400'den fazla köpek türü vardır. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( Tüm köpek türlerinin kökeni gri kurtlardan gelmektedir. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( Dünyadaki hiçbir canlı şekil ve boyut olarak bu kadar çeşitlilik göstermez. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( Köpeklerin burnunda 220 milyon koku alma hücresi bulunur. [İnsanda 5 milyon] )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( Köpeklerin burnu, insandaki parmakizi gibi her biri kendine özgüdür. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( Köpeklerin burnuna hava tutulur -ya da bir biçimde üflenirse- kaçarlar. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( Neşeli köpekler kuyruklarını, daha çok gövdelerinin sağ tarafına doğru sallarlar. [Üzgünlerse sola] )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( Köpekler, mavi ile sarıyı ayırabilirler fakat yeşille kırmızıyı ayıramazlar. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( Herhangi bir tür köpek herhangi bir türle çiftleştirilebilir. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( Bilinmeyen bir nedenle, köpekler melez bir tür meydana getirmek için çiftleştirildiklerinde, çiftleşen iki tür arasında ortalama bir sonuç almak yerine çoğu zaman hiç beklenmedik bir sonuçla karşılaşılır. Bu yeni tür yine başka türlerle çiftleşerek üreme yetisini sürdürür. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( DÜĞÜMLENME: Köpekler arkadan birleşerek çiftleşirler fakat daha sonra bacaklarından birini eşlerinin üzerinden geçirerek arka arkaya gelmiş olurlar. Bu olunca eril köpeğin penis ucu[bulbus glandis] kan pompalanarak şişer ve bu da geri çekilmeyi olanaksızlaştırır. Bu durum sperm sızmasını engellemeye yarar. Boşalma olana kadar bir iteleme süreci yaşanır ve sonucunda penis küçülerek köpekler birbirinden ayrılabilir. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( Parmakizi gibi, köpekler de burun izleriyle tanınabilirler. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( Gebelik süreleri 63-70 gündür. İLE ... )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( Köpek, öfkeyi[gazabı] simgeler. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( CANIS MAJOR: GECE GÖRÜNEN ile/ve GÜNDÜZ GÖRÜNEN )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( BASBASA: Köpeğin, kuyruğunu sallayarak sokulması. | Dalkavukların hali. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( LÂHİS[Ar.]: Sıcaktan ya da susuzluktan dilini çıkararak soluyan köpek. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( TAHALLÜB-İ RİEVÎ[Ar.]: Köpeğin, dilini çıkararak soluması. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( TEHÂRÜŞ-İ KİLÂB[Ar.]: Köpeklerin hırıldaşarak dalaşması. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( VÜLÛG[Ar.]: Köpeğin su içmesi. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( PUPPY: Köpek ve köpekbalığı yavrusu. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( Öteki dillerde HAV HAV[Türkçe'de] tanımları/seslendirmeleri:
* HEM HEM[Arnavutluk'ta]
* VENG VENG[Çin'de]
* GONG GONG[Endonezya'da]
* BAU BAU[İtalya'da]
* VOFF[İzlanda'da]
* BAP BAP[Katalan'da]
* HOV HOV[Slovenya'da]
* HAF HAF[Ukrayna'da]
* GAV GAV[Yunanistan'da] )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( Bazı köpek cinsleri:
Affenpinscher (Affenpinscher)
Afgan Tazısı (Afgan Hound)
Aidi (Aidi)
Airedale Teriyeri (Airedale Terrier)
Akbaş (Akbash Dog)
Akita (Akita Inu)
Alabay (Alabay)
Alaska Malamutu (Alaskan Malamute)
Alman Çoban Köpeği (German Shepherd Dog)
Alman Kısa Tüylü Puanteri (German Shorthaired Pointer)
Alman Pinscher
Alman Telsi Tüylü Puanteri (German Wirehaired Pointer)
Amerikan Cocker Spaniel (American Cocker Spaniel)
Amerikan Eskimo Köpeği (American Eskimo Dog)
Amerikan Fokshaundu (American Foxhound)
Amerikan Pit Bull Terrier (Pitbull)
Amerikan Staffordshire teryesi (American Staffordshire Terrier)
Amerikan Su Spanyeli (American Water Spaniel)
Australian Cattle Dog
Australian Shepherd
Australian Terrier
Bandog
Base (Basset Hound)
Basenji (Basenji)
Batı Highland beyaz teryesi (West Highland White Terrier)
Beagle (Beagle)
Bearded Collie
Bedlington Terrier
Belgian Malinois
Belçika Çoban Köpeği (Belgian Sheepdog)
Belgian Tervuren
Bernese Mountain Dog
Bichon Bolognese
Bichon Frise
Black and Tan Coonhound
Black Russian Terrier
Bloodhound (Bloodhound)
Border Collie
Border Terrier
Borzoy (Borzoi)
Boston Terrier
Bouvier des Flandres
Boxer
Bretagne Epanyölü (Brittany)
Brie Çoban Köpeği (Briard)
Brüksel Griffonu (Brussels Griffon)
Bull Terrier
Buldok (Bulldog) Boğa Köpeği
Bulmastif (Bullmastiff)
Cairn Terrier
Canaan Dog
Cardigan Welsh Corgi
Cavalier King Charles Spaniel (Cavalier King Charles Spaniel)
Chesapeake Bay Retriever
Chihuahua (Chihuahua)
Chinese Crested
Chow Chow (Chow Chow)
Clumber Spaniel
Cocker Spaniel
Collie (Collie)
Curly-Coated Retriever
Dakhund (Dachshund)
Dalmaçyalı (Dalmatian)
Dandie Dinmont Terrier
Danua (Great Dane)
Doberman (Doberman Pinscher)
Dogo (Argentine Dogo)
English Cocker Spaniel
English Foxhound English Springer Spaniel
English Toy Spaniel
Field Spaniel
Finnish Spitz
Fin Tazısı Flat-Coated Retriever
Foksterye (Fox Terrier)
Fransız Buldoğu (French Bulldog)
Gazel Tazısı (Saluki)
Giant Schnauzer
Glen of Imaal Terrier
Golden Retriever (Golden Retriever)
Gordon Seter (Gordon Setter)
Great Pyrenees
Greater Swiss Mountain Dog
Greyhound (Greyhound)
Harrier
Havanese
Ibizan Hound
İngiliz Buldoğu (Bulldog)
İngiliz Fokshaundu (English Foxhound)
İngiliz Seteri (English Setter)
İrlanda Seteri (Irish Setter)
İrlanda Teriyesi (Irish Terrier)
İrlanda Su Spanyölü (Irish Water Spaniel)
İrlanda Kurt Köpeği (Irish Wolfhound)
İskoç Teriyeri
Italian Greyhound
Japon Köpeği (Japanese Chin)
Kangal (Kangal Dog) Sivas Kangal
Keeshond
Kerry Blue Terrier
Komondor
Kuvasz
King Charles Spaniel
Labrador Retriever (Labrador Retriever)
Lakeland Terrier
Landseer (Landseer)
Lhasa Apso
Löwchen
Labradoodle
Macar Vizsla (Hungarian Vizsla)
Maltese
Manchester Terrier
Mastiff
Miniature Bull Terrier
Miniature Pinscher
Miniature Schnauzer
Neapolitan Mastiff
Newfoundland (Newfoundland)
Norfolk Terrier
Norwegian Elkhound
Norwich Terrier
Nova Scotia Duck Tolling Retriever
Old English Sheepdog
Otterhound
Pap Rusel (Papillon) Terriyer
Parson Russell Terrier
Pekinez (Pekingese)
Pembroke Welsh Corgi
Petit Basset Griffon Vendéen
Pharaoh Hound
Plott Pointer (Pointer)
Polish Lowland Sheepdog
Pomeranian
Poodle
Portekiz Su Köpeği (Portuguese Water Dog)
Pug (Pug)
Puli (Puli)
Papplion
Rhodesian Ridgeback
Rottweiler (Rottweiler)
Saint Bernard (Saint Bernard)
Samoyed
Saluki (Saluki)
Schipperke
Scottish Deerhound
Sealyham Terrier
Shar-Pei (Shar Pei)
Shetland Sheepdog
Shiba Inu
Shih Tzu
Sibirya Kurdu (Haski)
Silky Terrier
Skye Terrier
Smooth Fox Terrier
Soft Coated Wheaten Terrier
Spinone Italiano
Staffordshire Bull Terrier
Standard Schnauzer
Sussex Spaniel
Tibetli Mastiff
Tibetli Spaniel
Tibetli Terrier
Toy Fox Terrier
Vizsla (Vizsla)
Yorkshire Teriyeri (Yorkshire Terrier)
Weimaraner
Welsh Springer Spaniel
Welsh Terrier
Whippet (Whippet)
Wire Fox Terrier
Wirehaired Pointing Griffon )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( HOŞHOŞ: Çocuk dilinde. )


-KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK

( Köpekler, ağızlarından hızlı hızlı soluk alıp vererek gövde sıcaklıklarını düzenlerler. Terlemeyi ayaklardan yaparlar. )


-KÖPÜK ile KİMYASAL ÇAPRAZ BAĞLI POLİETİLEN KÖPÜK



-KÖRELMEK ile KÖRELİŞ

( Keskinliğini yitirmek. | Suyu çekilmek. | Ateş ya da ışık sönecek duruma gelmek. | Değer, önem ya da yeteneğini yitirmek. | Soyu tükenmek. | Bir örgenin beslenemeyerek küçülmesi, dumura uğraması. İLE/VE/=/||/<>/> Körelme durumu ve süreci. )


-KÖRLÜK ile "DAĞ KÖRLÜĞÜ"



-KÖRLÜK ile TRAHOM[Fr.]

( ... İLE Göz kapaklarının altında bazı kabarcıkların belirmesiyle başlayan, tedavi edilmediğinde kirpiklerin içeriye kıvrılması, saydam tabakada yaralar çıkması nedeniyle körlükle sonuçlanabilen bulaşıcı hastalık. )


-KÖRLÜK ile/<> YOKLUK



-KÖRÜK ile/ve HAMLAÇ[Ar.]

( Ateşi canlandırmak için kullanılan araç. İLE/VE Küçük körük. )


-KÖSNÜK ile KÖSNÜL

( Eş isteme dönemi gelmiş hayvan. İLE Eşeysel istekli/lik, şehvetli/lik. )


-KÖSTEBEK ile ALTIN KÖSTEBEK

( ... İLE Çölde bulunurlar. )


-KÖSTEBEK ile ALTIN KÖSTEBEK

( ... İLE Görünen herhangi bir gözleri bulunmamaktadır.[kumdaki ve havadaki titreşimlerle ilerlemektedir.] )


-KÖSTEBEK ile ALTIN KÖSTEBEK

( ... İLE Ot öbeklerindeki termitleri avlarlar. )


-KÖSTEBEK ile DESMAN



-KÖSTEBEK ile KESELİ KÖSTEBEK



-KÖSTEBEK ile YILDIZ BURUNLU KÖSTEBEK



-KÖSTEBEK ile YILDIZ BURUNLU KÖSTEBEK

( Hayvanlar arasındaki en keskin koku alma yeteneğine sahip hayvanlardandır. )


-KÖSTEK değil/yerine/>< DESTEK



-KÖŞK ile BEYKEM[Fars.]

( ... İLE Yazlık köşk. | Sofa ve salon. )


-KÖTÜ NESNE - KÖTÜ KENDİLİK ile/ve/değil/yerine/>< İYİ NESNE - İYİ KENDİLİK



-KÖTÜ/LÜK ile ...

( VAROLANLAR ARASINDAKİ GÖRELİLİK )


-KÖTÜ/LÜK ile/ve/<> GEREKSİZ YERE/LİK



-KÖTÜ/LÜK ile/ve/değil KISKANÇ/LIK / HASUT[Ar.]

( Başkasına zarar vermek, kendini güvende hissetmeyen kişinin korkusundan kaynaklanır. )


-KÖTÜ/LÜK ile/ve/değil/<> KÖTÜLÜKLERE NEDEN/VESİLE OLAN

( Kendinden çok, başkalarından az isteyen bir kişi, kendini, kötülüklerden uzak tutar. )


-KÖTÜYÜ, DOĞRUDAN GÖSTERMEK/ANLATMAK ile/ve/değil/yerine KÖTÜYÜ, DAHA KÖTÜSÜNÜ GÖSTEREREK GÖSTERMEK/ANLATMAK



-KROMATİK değil/yerine/= RENKSER

( Renkser. | Kromozomlarla ilgili. | Yarım tonlardan oluşan ses dizisi. )


-KRONİK ile KALIP



-KUARK ile ACAYİP KUARK

( ... İLE Elektrik yükü -1/3, baryon sayısı 1/3 ve acayipliği -1 olan kuark. )


-KUARK ile/ve/||/<>/>< KARŞI KUARK



-KUARK ile/ve NÖTRİNO



-KUBARMAK ile KUBARMAK

( Hindi ya da güvercinin, tüylerinin kabarması. İLE Çalımlı bir tavır takınmak. )


-KUCAK ile DİZ ÜSTÜ

( Göğüs bölgesi. İLE Oturma durumunda dizin üstü. )


-KUCAK ile KUCAKLAŞMAK/KOÇMAK

( Kişinin, göğüs ile diz arasındaki alana verilen ad. İLE İki gövdenin, sevgi ve coşkuyla sarılması. )


-KUCAKLAMAK/KUCAĞA ALMAK ile KUCAĞINA OTURTMAK

( Bir bebeği/çocuğu kollar aracılığıyla/yardımıyla göğüs bölgesinde tutmak. İLE Bir bebeği/çocuğu üst bacaklar üzerinde oturtmak. )


-KUÇMAK ile ...

( Kucaklaşmak. )


-KUL OLMAK ile/ve/<> KÜL OLMAK



-KULAK ile/ve/||/<> BURUN ile/ve/||/<> BOĞAZ



-KULAK ile/ve/<> İÇ KULAK

( ... İLE/VE/<> Kulağın işitme sinirlerinin bulunduğu bölümü. )


-KULAK ile/ve KALP KULAĞI/KULAKCIK



-KULAK ve/<> TÜM ÖRGENLER



-KULAK ve/= VAJİNA

( Düşüncenin başlangıcı/girişi. VE/= Gövdelenmenin başlangıcı/girişi. )


-KULAK ve/= VAJİNA

( İkisi de varoluşun başlangıcıdır. )


-KULAK ve VAJİNA:
Var oluş/ediş eşikleri.



-KULLANILABİLİR/LİK ile/ve/değil UYGUN/LUK



-KULLANMAK ile/ve/değil/yerine UYGULAMAK



-KULLANMAK ve/<> YAŞA(T)MAK



-KULLANMAK ile/değil YAŞAMAK



-KULLUK ile ESÂRET



-KULUÇKA[Bulgarca]/GURK ile KULUÇKA[Bulgarca]

( Civciv çıkarmak amacıyla yumurtaya yatmış ya da yatmak üzere olan dişi kuş ya da kümes hayvanı. İLE Bilim ve teknolojide araştırma, geliştirme ve uygulama için hazırlık dönemi. )


-KULUNLUK = DÖL YATAĞI

( Kısrak, eşek vb. hayvanlarda döl yatağı. )


-KUNİK ile ...

( Eskimoların burunlarını birbirlerine sürtmezler! Şefkatli koklaşmadır. [Eşeysel değildir!] )


-KUR'AN OKUMAK değil KUR'AN'I TİLÂVET ETMEK



-KUR'ÂN-I KERÎM'İ:
ARAPÇA'SINDAN OKUMAK ile/ve/= YÜZÜNDEN OKUMAK



-KUR'AN-I NÂTIK ile KUR'AN-I SÂMİT

( Âşıklar Kur'an'ı, canlı Kur'an'dan okurlar. )


-KURAK/LIK ile/ve KIT/LIK



-KURAL KOYUCU/LUK ile/ve/değil/yerine KURAL BULUCU/LUK



-KURAL/LILIK ile/ve NEDEN/SELLİK



-KURALA UY/MAK ile/ve/<>/|| KUR'AN'A UY/MAK



-KURALSIZLIK ile/değil/yerine/>< KURALLILIK

( En kötü "kurallılık", en iyi kuralsızlıktan iyidir. )


-KURAM ve/||/<> KİŞİ ve/||/<> HASTALIK ve/||/<> KİŞİLİK BOZUKLUĞU

( Davranışçı Terapi | Benedict | Paraonoid Bozukluk | Depresif Kişilik

Bilişsel Kuram | Beck | Obsesif Kompulsif Bozukluk | Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu

Bireysel Psi.(Adler) | Adler | Karşı Olma, Karşı Gelme Bozukluğu | Şizotipal

Ego state | Ecstein | Paylaşılmış Psikotik bozukluk | Pasif Agresif

Psikotoplumsal Gelişim | E.Erickson | Eşeysel İşlev Bozukluğu | Antisosyal

Kendilik Psikolojisi | Kohut | Uyku Bozukluğu | Mazoşistik

DDDT | Ellis | Özgül Fobiler | Çekingenlik

Evrimsel Psikiyatri | Maslow | Vajinismus | Paranoid

Roger'cı Sağaltım | Rogers | Yaygın Kaygı Bozukluğu | Histriyonik

Ego Psikolojisi | Anna Freud | Travma Sonrası Stres Bozukluğu[PTSB] | Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu

Varoluşçu Terapi | Yalom | Yaz Etkileşimi | Self-defeating

Bireysel Psikoloji(Adler) | Bandura | Somatizasyon Bozukluğu | Pasif Agresif

Ayrılma-Bireyleşme | Mahler | Panik Bozukluk | Çekingenlik

Masterson Kuramı | Masterson | Şizofreni | Narsisistik

Transpersonel Psi. | Jung | Depresyon | Şizoid

Fenomenolojik Kuram | Kernberg | Sosyal Fobi | Borderline

Dürtü-Savunma Kuramı | Fairbairn | Madde Bağımlılığı | Şizoid

Biyolojik Kuram | E. Fromm | Egodistonik | Eşeşeysellik | Antisosyal

T.A | Watkins | Tikler | Sadistik

Oyun ve Gerçeklik | Winnicott | Kimlik krizi | Paranoid

Dürtü-Savunma Kuramı | Freud | Fobiler | Antisosyal

Logoterapi | Frankl | Dürtü Kontrol Bozukluğu | Pasif agresif

Hümanistik Psi. | Otto Rank | Konversiyon Bozukluğu | Histriyonik

Nöropsikanaliz | Schore | Hiperaktivite | Karışık tip

Nesne ilişkileri | Sullivan | Yeme Bozukluğu | Depresif Kişilik

Varoluşçuluk | Rollo May | Bipolar Bozukluk | Bağımlı

T.A. | Jacobson | İntihar | Self-Defeating

Gestalt | Bowlby | Davranım Bozukluğu(Ergen) | Narsisistik

Toplumsal Travama | Vamık Volkan | Toplumsal Travmanın Çözümü | Onarıcı ve Yıkıcı Önder

Şema Terapi | Risley | Parafidiler | Borderline )


-KURAMSAL/TEORİK FİZİK ile MATEMATİKSEL FİZİK



-KURAMSALLIK ile/ve/<> YARATICILIK

( Aklın mâbedi. İLE/VE/<> Kalbin mâbedi. )


-KURGU/LAMAK ile/ve/<> VURGU/LAMAK



-KURMAK ile/ve/değil DİZGELEŞTİRMEK/SİSTEMLEŞTİRMEK



-KURMAK ile/ve/> GELİŞTİRMEK



-KURMAK ve/> KORUMAK



-KURMAK ile ÖNCÜLÜK ETMEK



-KURMAK ile/ve YAPILANDIRMAK



-KURNAZ/LIK ile BENCİL/LİK



-KURNAZ/LIK ile/değil CERBEZE

( ... İLE/DEĞİL İyi konuşma. | Beceriklilik, girginlik. | Kurnazlık, hilekârlık. )


-KURNAZ/LIK ile SİNSİ/LİK



-KURNAZLIK ile/değil/yerine ZEKÂ



-KURTÇUK ve/||/<>/> KURTÇUL

( Bazı hayvanların, özellikle böceklerin yumurtadan çıktıktan sonra, krizalit ya da ergin karakterlerini kazanmadan önceki evresi. VE/||/<>/> Kurtçuklarla beslenen hayvan. )


-KURTULMAK ile ÖZGÜRLEŞMEK

( Özgürleşme, kişinin kendi kendine empoze etmiş olduğu yanlış fikirlerden kurtulmasıdır. )


-KURTULMAK ile ÖZGÜRLEŞMEK

( Bir canlı varolan, kurtuluşun onun ulaşabileceği bir yerde olduğunu bir kez işitir ve anlarsa, asla unutmayacaktır. )


-KURTULMAK ile ÖZGÜRLEŞMEK

( Liberation is of the self from its false and self-imposed ideas.
Once a living being has heard and understood that deliverance is within his reach, he will never forget, for it is the first message from within. )


-KURTULMAK ile REDDETMEK

( Kurtulmak, reddetmekle olanaklı değildir. )


-KURTULMAK ile REDDETMEK

( VARESTE[Fars.]: Kurtulmuş, halas olmuş. )


-KURU ÇİÇEK ile BAŞAK



-KURU KURU "ÜZÜLMEK" / "ÜZÜLÜYORUM" DEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< YAPABİLECEĞİN BİR ŞEY/LER

( Yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Var. )


-KURU SARIMSAK ile/ve TAZE SARIMSAK

( ... İLE/VE Yedikten sonraki ağız kokusu daha fazla olabilir. )


-KURUCU BAĞLILIK ile NEDENSEL BAĞLILIK



-KURUCU KLÂSİK ile BÜYÜK SENTEZ KLÂSİĞİ ile MEDENİYETLERİ YATAY/DİKEY(/HEM YATAY, HEM DİKEY) KESEN KLÂSİKLER



-KURUCU/LUK ile/ve KALICI/LIK



-KURUCU/LUK ile/ve/||/<>/< KURGUCU/LUK



-KURUMSAL BİR KARARI(/A):
BENİMSEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> UYMAK



-KUSMAK ile/ve KUSAR GİBİ OLUP KUSAMAMAK

( TEHVÎ: Kusturma, kusturulma. )


-KUSMAK ile/ve SIÇMAK/YESTEHLEMEK

( Fiziksel ve psikolojik hastalıklarda/uyumsuzluklarda. İLE/VE Doğal ve zorunlu. )


-KUSMUK ile KARA KUSMUK

( ... İLE İçinde bol miktarda kara kan bulunan kusmuk. )


-KUSURA BAKMA(MA)K ile/ve GÖNÜL KOYMA(MA)K



-KUSURLARI/NI ÖRTMEK ve/||/<> EKSİKLERİ/Nİ TAMAMLAMAK

( 54097, 54098 )


-KUSURLU SORUMLULUK(/HİZMET ve GÖREV) ile/ve/||/<> KUSURSUZ SORUMLULUK ile/ve/||/<> TOPLUMSAL OLASILIK



-KUSURLU SORUMLULUK ile/ve/||/<> KUSURSUZ SORUMLULUK ile/ve/||/<> TOPLUMSAL RİSH



-KUSURSUZLUK ile/ve/<>/||/>< UYUMSUZLUK

( Yaşam, kusursuzluk ile/ve uyumsuzluk arasında bir yerlerde akıp gider. )


-KUŞAK = NESİL = GENERATION[İng., Alm.] = GÉNÉRATION[Fr.] = GENERATIO < GENERARE:DOĞURMAK[Lat.] = GENERACIÓN[İsp.]



-KUŞAK ile ZÜNNÂR[Ar. çoğ. ZENÂNÎR]

( ... İLE Papazların, bellerine bağladıkları, ucları sarkık, ipten örme kuşak. )


-KUŞATAMAMADA:
NEDENSEL/LİK ile/ve/||/<> YASALI/LIK ile/ve/||/<> GERÇEK/LİK ile/ve/||/<> RASTGELE/LİK



-KUŞATILMIŞLIK ile/ve/||/<> ÇARESİZLİK



-KUŞATMAK ile/ve KİLİTLEMEK



-KUŞKUCULUK = HİSBANİYE, REYBİYE = SCEPTICISM[İng.] = SCEPTICISME[Fr.] = SKEPTIZISMUS[Alm.] = SKEPTESTHAI[Yun.]



-KUŞKULANMAK ile/değil/yerine/>< YAPMAK

( )


-KUŞLUK ile/ve/> ÖĞLE



-KUŞTÜYÜMSÜ YAPRAK, PİNNAT YAPRAK = VARAK-I RÎŞÎ = FEUILLE PENNÉE



-KUTSAL/LIK ile/ve/değil BÜTÜNSEL/LİK / BÜTÜNLÜKLÜ



-KUTSAL/LIK ile/ve/||/<> GİZLİ/LİK



-KUTSALLIK ile ...

( İnsan emeğinin katıldığı (her) şey. )


-KUTSAMAK ve/<> TEMİZLEMEK



-KUTUPSUZ/LUK ile TEK KUTUPLU/LUK



-KUYRUK ile/yerine SIRA



-KUZEY YERUCU/ARKTİK ile GÜNEY YERUCU/ANTARTİKA

( Kuzey. İLE Güney. )


-KUZEY YERUCU/ARKTİK ile GÜNEY YERUCU/ANTARTİKA

( ... İLE Hava, -93 °C'ye kadar düşebilir. )


-KUZGUNCUK ile Kuzguncuk

( Hapishane kapılarındaki demir kafesli pencere. İLE Üsküdar'da bir semt. )


-KÜÇÜK OLASILIK değil DÜŞÜK OLASILIK



-KÜÇÜK ROK ile BÜYÜK ROK



-KÜÇÜK ile GÜDÜK



-KÜÇÜK ile/ve/<> KÜÇÜLTÜLMÜŞ



-KÜÇÜLMEK ve RAHATLIK



-KÜÇÜLTMEK ile ...



-KÜÇÜLTMEK ile/ve/||/<> BÖLMEK



-KÜÇÜMSEMEK ve/||/=/<> ABARTMAK/"BÜYÜLTMEK"



-KÜÇÜMSEMEK ile HOR GÖRMEK

( Kimseyi küçümseme! Nokta da küçüktür fakat bitirir tümceyi. )


-KÜÇÜMSEMEK ile HOR GÖRMEK

( "Karıncayı bile incitmem" deme! "Bile"den incinir karınca. Söz söylemek, İrfân ister; anlamak, İnsan! )


-KÜÇÜMSEMEK ile ÖNEMSEMEK

( "Sahip olduklarını/olduklarında." İLE "Sahip olamadıklarını/olamadıklarında." )


-KÜÇÜMSEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖTEKİLEŞTİRMEK



-KÜÇÜREK ile KÜÇÜMEN

( Biraz küçük. İLE Benzerlerinden daha küçük olan, pek küçük. )


-KÜFÜR ETMEK ile/değil/yerine "BU DA VAR(MIŞ)" DEMEK



-KÜKREMEK ile "KÜKREMEK"

( Aslanın bağırması. | Denizin, ırmağın kabarması, taşması. | Mayalanıp kabarmak. | Gür bir biçimde yetişmek. İLE Coşkuyla saldırmak. | Coşmak, taşkınlık göstermek. | Kızgınlık ve öfke ile yüksek sesle bağırmak. )


-KÜKREMEK ile "KÜKREMEK"

( Aslan kükremesi, 8 km. öteden duyulabilir. )


-KÜL SERMEK ile/ve/||/<> GÜL SERMEK

( Bin kere gelenin önüne. İLE/VE/||/<> Bir kere gelenin önüne. )


-KÜLLÎ-İ MÜŞEKKEK ile KÜLLÎ-İ MÜTEVÂTI

( Kavramın kendi cüzlerine eşit olarak dağılmaması. İLE Kavramın kendi cüzlerine eşit olarak dağılması. )


-KÜLTÜREL GELENEK ile/ve/<> FELSEFÎ GELENEK



-KÜLTÜREL GELENEK ile/ve FELSEFÎ GELENEK



-KÜLTÜRLERARASI/LIK ile/ve/<> UYGARLIKLARARASI/LIK



-KÜREK ÇEKMEK ile/ve/değil/yerine/<>/>< LAVA[İt.]

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Herhangi bir yere yanaşmış filikanın, kürek çekmeden ilerlemesi için söylenilen söz/emir. )


-KÜREK ile ISIRAN

( ... İLE Teknelerdeki hamuru kazımaya yarayan araç. | Fırında, ekmek, börek çörek çevirmeye yarayan, bir tür kürek. )


-KÜREK ile SIYIRGA

( ... İLE Harmanda, samanı, bir yere toplamaya ya da damlardan, karı küremeye yarayan araç. )


-KÜREMEK/KÜRÜMEK = KÜRELEMEK

( Kürekle atıp temizlemek. )


-KÜRESELLİK ile/ve/<> EVRENSELLİK



-KÜS/LÜK ile/ve/||/<> DARGIN/LIK



-KÜSKÜN/LÜK ile/ve/+/||/<>/> BIKKIN/LIK

( Yaşama değil yanlış kişilere. İLE/VE/+/||/<>/> Yanlış/yetersiz "zihinliler"in, yüzlerine bakmak zorunda kalmaktan. )


-KÜSMEK ile/değil/yerine KONUŞMAMAK

( "Görüşmemek, birarada olmamak üzere". İLE/DEĞİL/YERİNE Görüşme, birarada olma durumu söz konusudur. )


-KÜSTAH/LIK ile FODUL/LUK[Ar.]

( ... İLE Üstünlük taslayan, kibirlenen. )


-KÜSTAHLIK değil "GÜÇLÜ OLMA(/GÖRÜNME)" TAKLİDİ

( Küstahlık, zayıf kişinin, güçlü olma çabasıdır/taklididir. )


-KÜSTAHLIK ile/ve/=/< HAREKETİN AŞIRISI



-KÜTTEDEK = BİRDEN BİRE

( "küt" diye ses çıkararak. )


-KÜTÜK ile (")KÜTÜK(")

( Kalın ağaç gövdesi. | Kesilmiş ağaç gövdesi. | Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü. | Asma fidanı. | Kütük demir. İLE Resmî kayıt defteri. | Nüfus kütüğü. | Birarada işlenen ve birbirleriyle ilgili olan kayıtların tümü. | Görgüsüz, kaba kişi. )


-KVKK ile/ve/||/<> GDPR

 

 



 

 

 

( 897 FaRk, 1023 katkı )



-!"KENDİMİ TANIYORUM" YANILGISI değil/yerine KENDİNİ TANIMAK



-!"SANIKTAN, KANITA GİTMEK" değil KANITTAN, SANIĞA GİTMEK



-"ALDATMAK" ile KIRIŞTIRMAK



-"ALKIŞLAMAK" ile/değil/yerine KABUL ETMEK



-"ARKADAŞ KAYBETMEK" değil KİMİN, GERÇEK ARKADAŞ OLDUĞUNU ANLAMAK



-"BAŞA KAKMAK" ile/ve/<> KENDİN YAPTIN ZANNETMEK



-"BAŞKALARINI ÇÖZMEYE ÇALIŞMAK" ve/||/<>/> KENDİNİ DÜĞÜMLEMEK



-"BENLİKTEN/EGODAN" "VAZGEÇMEMEK" ve/ne yazık ki/> KENDİNDEN VAZGEÇMEK



-"BÖBÜRLENME" değil/yerine/>< KENDİNİN/KİŞİNİN/İNSAN(IN) DEĞERİ(Nİ) BİLMEK, ONUR/GURUR DUYMAK



-"DAYAK YEMEKTEN":
KORKMAK ile/ve/değil/<> KENDİNE YEDİREMEMEK



-"DENEYİM" ile/değil KUŞKUCULUK

( Bazı kisiler, yavaş yavaş, inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve tamamen kuşkucu olmayı öğrenir. Bu süreç gerçekleştiğinde de artık çok geçtir. Ne yazık ki, (bazı) "zihinlerin", "deneyim" dediği şey budur. Aklıyla bağlantısını kaybetmiş bir kişi, "deneyimli" olarak tanımlar kendini. )


-"DEVRİMCİ/LİK" ile/ve/<>/> KORUMACI/LIK

( En radikal devrimciler bile devrimin ertesi günü, korumacı[muhafazakâr] olurlar. )


-"DİŞİLİK" ile/yerine KİŞİLİK

( "Dişi-kişi" "olmak" değil, kişi-dişi olmaktır aslolan. )


-"DÜŞMEMEK" değil/yerine KALKABİLMEK

( Hiç. DEĞİL/YERİNE Her düştüğünde. )


-"EŞİĞİNİ YÜKSELTMEK" ile/yerine KENDİNİ GELİŞTİRMEK



-"EŞLİK ETMEK" ile/ve KATILMAK



-"FENÂLAŞMAK" değil/yerine/= KENDİNDEN GEÇMEK



-"GARANTİCİ/LİK" ile/ve/değil/||/< KORKAK/LIK

( Doğru yolu görüp de gitmemek, korkaklıktır. )


-"GÖKDELEN":
"BÜYÜKLÜK" değil KÜÇÜKLÜK



-"GÖRMEK" ile/ve KABUL ETMEK



-"GÜÇLÜ/LÜK" ve/||/<>/> KIRILGAN/LIK



-"HERKESE YETİŞMEYE ÇALIŞMAK" ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> KENDİNE GEÇ KALMAK



-"ISRAR/CI/LIK" ile/değil/yerine KARARLI/LIK



-"İNSANOĞLU" yerine KİŞİ / İNSANLIK



-"KABUĞUNA ÇEKİLMEK" ile/değil/yerine/>< KABUĞUNU KIRMAK



-"KAÇMAK" ile/değil/yerine KAÇINMAK

( Tüm canlılarda. İLE/DEĞİL/YERİNE Hayvanlarda[kısmen] ve insanda. )


-"KAÇTA DÖNEBİLECEĞİM HAKKINDA HİÇBİR BİLGİM YOK" değil KAÇTA DÖNEBİLECEĞİM HAKKINDA HİÇBİR FİKRİM YOK



-"KAOTİK" değil/yerine/= KARMAŞIK



-"KAPILANMAK" ve/<> KAPLANMAK



-"KAS(KALAS)" "KAFALI" OLMAK yerine KASK KAFALI OLMAK

( Bisiklet kullanırken kask takmanın farkının ve öneminin sürekli zihinde tutulması gerekliliğinin yanı sıra, takmakla takmamak arasındaki FaRkLaR, burada gösteremeyeceğimiz kadar kötü görüntülerdir. O istenmeyecek durumlara düşmemek için "Kask takmayı tercih ediyorum/z..." )


-"KAS(KALAS)" "KAFALI" OLMAK yerine KASK KAFALI OLMAK

( )


-"KAS(KALAS)" "KAFALI" OLMAK yerine KASK KAFALI OLMAK

( )


-"KAVALTILIK" değil KAHVALTILIK



-"KAVRAM ÜRETMEK" ile/ve/değil/||/<> KURAM ÜRETMEK



-"KAYBETMEK" ile/değil KURTULMAK



-"KAZANMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> KATILMAK



-"KENDİ DÜNYANDA YAŞAMAK" ile/ve/değil/yerine KENDİ DÜNYANI YAŞAMAK

( Sizi tutsak etmiş olan, kendi hakkınızda beslediğiniz fikirdir. )


-"KENDİ DÜNYANDA YAŞAMAK" ile/ve/değil/yerine KENDİ DÜNYANI YAŞAMAK

( Sizi içeri kilitlemiş olan kapı aynı zamanda sizi dışarı bırakacak olan kapıdır. )


-"KENDİ DÜNYANDA YAŞAMAK" ile/ve/değil/yerine KENDİ DÜNYANI YAŞAMAK

( The idea you have of yourself that keeps you in bondage.
The door that locks you in, is also the door that lets you out. )


-"KENDİ DÜNYANDA YAŞAMAK" ile/ve/değil/yerine KENDİ DÜNYANI YAŞAMAK

( Bazıları. [Çoğunlukta olsa da herkes değil.] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Herkes. )


-"KENDİ İŞLERİNE KAPTIRIP GİTMEK" değil KENDİ İŞLERİNE KAPILIP GİTMEK



-"KENDİNDEN KAÇMAK" ile/değil/yerine/||/<>/< KENDİNİ KOVALAMAK



-"KENDİNE DÖNÜŞTÜRMEK" ile/değil/yerine KENDİNİ DÖNÜŞTÜRMEK



-"KENDİNİ SAKLAMAK" >< KIZMAK

( Kimse, kızdığında, kendini/özünü saklayamaz. )


-"KENDİNİ, NESNE KILMAK" değil KENDİNİ KEŞFETMEK

( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )


-"KENDİNİ, NESNE KILMAK" değil KENDİNİ KEŞFETMEK

( Yaşayan her şeyde kendinizi görün, o zaman, davranışlarınız, görüşünüzü ifade edecek. )


-"KENDİNİ, NESNE KILMAK" değil KENDİNİ KEŞFETMEK

( Ne kadar çok keşfederseniz, o kadar daha keşfedilecek olan vardır. )


-"KENDİNİ, NESNE KILMAK" değil KENDİNİ KEŞFETMEK

( Neyi keşfederim? Keşfedecek birşey bulunmadığını keşfedersiniz. )


-"KENDİNİ, NESNE KILMAK" değil KENDİNİ KEŞFETMEK

( Kendini-keşifte ne şiddet vardır ne şiddetsizlik. )


-"KENDİNİ, NESNE KILMAK" değil KENDİNİ KEŞFETMEK

( Özgürleşme, keşfetme özgürlüğü demektir. )


-"KENDİNİ, NESNE KILMAK" değil KENDİNİ KEŞFETMEK

( Zihni sessiz tutun, keşfedeceksiniz! )


-"KENDİNİ, NESNE KILMAK" değil KENDİNİ KEŞFETMEK

( Arzuları, ihtirasları terk edin, zihninizi sessiz tutun, keşfedeceksiniz. )


-"KENDİNİ, NESNE KILMAK" değil KENDİNİ KEŞFETMEK

( Hatanızı keşfedin ve korkudan kurtulun. )


-"KENDİNİ, NESNE KILMAK" değil KENDİNİ KEŞFETMEK

( Siz sadece kendinizsinizdir. )


-"KENDİNİ, NESNE KILMAK" değil KENDİNİ KEŞFETMEK

( Ancak kendi farkındalığınız ve kendi çabanızla keşfettikleriniz sizin işinize her zaman yarayacak olanlardır. )


-"KENDİNİ, NESNE KILMAK" değil KENDİNİ KEŞFETMEK

( Kendinizi düzeltmeye gereksiniminiz yoktur - sadece kendi hakkınızdaki fikirlerinizi düzeltin. )


-"KENDİNİ, NESNE KILMAK" değil KENDİNİ KEŞFETMEK

( Discovery cannot come as long as you cling to the familiar.
See yourself in all that lives and your behaviour will express your vision.
The more you discover, the more there remains to discover.
What do I discover? You discover that there is nothing to discover.
There is neither violence nor non-violence in self-discovery.
Liberation is but the freedom to discover.
Keep your mind silent and you shall discover.
Abandon all desires, keep your mind silent and you shall discover.
Discover your mistake and be free of fear.
You are just yourself.
You need not correct yourself - only set right your idea of yourself. )


-"KESMEK" ile/ve/değil/yerine KISMAK



-"KEYFİNE/ÇIKARINA GÖRE DAVRANMAK" ile/değil/yerine/>< KENDİN/KİŞİ/ADAM/İNSAN OLMAK

( Kendin olmak, "keyfine/çıkarına göre davranmak/davranabilmek" değildir. )


-"KIRILMAK" ile/ve KIZMAK



-"KISACA GEÇİŞTİRMEK" değil KISACA GEÇMEK



-"KIZMAK" ile/ve KINAMAK



-"KİŞİLERİ KONUŞMAK" ile/değil/yerine KİŞİLERLE KONUŞMAK



-"KONACAK" değil KOYULACAK



-"KÖTÜMSERLİK" değil/yerine/>< KONUŞABİLMEK

( Konuşabilirsek, "kötümserlik" oluşmaz. )


-"KRİZ YOK" değil/ne yazık ki KERİZ ÇOK



-"MEYDAN/CANINA OKUMAK" değil/yerine/>< KİTAP OKUMAK



-"OLUMSALLIK" ile/ve/ne yazık ki/||/<> KEYFÎLİK



-"ÖLÜMDEN KAÇMAK" değil/yerine KÖTÜLÜKTEN KAÇINMAK



-"ŞEYTANI/SÜTUNU TAŞLAMAK" değil KAFANI/KENDİNİ TAŞLAMAK



-"TEDBİRLİLİK" ile/ve/değil/||/<>/< KARAMSARLIK



-"TUTMAMAK" ile/ve/değil KISKANMAK



-"ÜSTÜN/LÜK" ile/ve/değil/yerine KAPSAYICI/LIK



-"ÜSTÜNLÜK" ile/değil/yerine KARŞITLIK



-"YANLIŞ BULMAK" ile KATILMAMAK



-"YANMAK" ve/||/<>/> KURTULMAK



-"YARGILAMAK" ile/değil/yerine KEŞFETMEK



-"YASAK GETİRMEK/KOYMAK" ile/değil/yerine KATKI/DESTEK

( Sizi seven/düşünen yakınlarınızın yapmamanızı istedikleri/söyledikleri şeyler, size engel/yasak koymak değil yaşamınızı hızlıca nitelikli kılma niyetiyle/amacıyladır daha çok. [Size o anda uygun "görünmemesi" ile çatışmaya gitmek yerine biraz/bir kez daha düşünmeyi gerektirir sadece.] )


-"ZAYIFLIK" ile/değil KİŞİLİKLİ/OMURGALI KALMAYI YEĞLEMEK



-(")PUT/LARI/NI KIRMAMAK(") ve/||/<>/> KENDİNİ, PUT KILMAK



-(")TESLİM OLMAK(") ile/değil/yerine/>< KAYBETMEK



-(EN FAZLA:
) KISKANÇLIK YAPMAK ile/yerine KISKANÇLIK DUYMAK



-(SORUN:
) "İNANMAK/İNANMAMAK" değil KAYITSIZLIK



-["DURUMU"] KABUL ETME(ME)K ile KABULLENME(ME)K

( TEK ELİNİ KALDIRMAK ile İKİ ELİNİ BİRDEN KALDIRMAK )


-[Fars.] SULTANÎ (YAPRAK/PUL) MERCİMEK ile YEŞİL(SIRA) MERCİMEK ile (KABUKLU) KIRMIZI MERCİMEK ile KIRMIZI İÇ MERCİMEK ile YEŞİLİMSİ/SARI İÇ MERCİMEK

( YASMIK )


-[Fars.] SULTANÎ (YAPRAK/PUL) MERCİMEK ile YEŞİL(SIRA) MERCİMEK ile (KABUKLU) KIRMIZI MERCİMEK ile KIRMIZI İÇ MERCİMEK ile YEŞİLİMSİ/SARI İÇ MERCİMEK

( Kabuk renkleri, yeşil ya da sarımsı yeşildir. Pembemsi-sarı yeşil, grimsi-sarı yeşil, sarımsı-yeşil üzerinde koyu yeşil benekli olanları da vardır. Kotiledon renkleri, yeşilimsi sarı, taneleri yassı, yuvarlak ve çapı, 6 mm.'den büyüktür. İLE Genellikle yeşil ya da sarımsı olmakla birlikte sarımsı-pembe yeşil, grimsi-yeşil olanları da vardır. Taneler, yanlardan basık, yuvarlak ve tane çapı, 3 mm.'den büyüktür. İLE Kabuk rengi, genellikle grimsi-kırmızı olmakla birlikte, sarımsı pembe üzerine koyu mavi ya da grimsi üzerine koyu mavi ya da siyah benekli ve sarımsı yeşil renkli olanları da vardır. Kotiledon rengi, turuncu kırmızıdır. Tanelerin yanları basık, yuvarlak ve tane çapları, 3 mm.'den büyüktür. İLE Kotiledon renkleri, turuncu kırmızıdır. Kotiledonların iç yüzeyleri yuvarlaktır. İLE Kotiledon renkleri, yeşilimsi sarıdır. Kotiledonların iç yüzeyi düz, dış yüzeyi yuvarlaktır.[Türkiye'de, Kışlık Pul 11, Kışlık Yeşil 21, Kışlık Yeşil 31, Fırat 87, Sazak 91, Kışlık Yerli Kırmızı, Emre 20, Kayı 91, Erzurum 89, Malazgirt 89, Seyran 96, Ali Dayı, Meyveci 2000 adlarında tohumluk üretimi yapılan çeşitleri bulunmaktadır.] )


-[hem, ne] ENGEL ile/ve/değil/yerine/hem de/ne de/||/<>/> KAYNAK

( [hem, ne] Kendimizden başka yoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/HEM DE/NE DE/||/<>/> Kendimizden başka yoktur. )


-[hem] ANLA(YA)MAMAK ile/ve/<>/değil/hem de KABUL ETMEMEK/EDEMEMEK



-[KAMUSAL MAL'DA] KÖY ORTA MALLARI:
OTLAK ile/ve/||/<> YAYLAK ile/ve/||/<> KIŞLAK ile/ve/||/<> BALTALIK



-[ne yazık ki]
!"KÜÇÜMSEMEK" ile/ve/||/<>/> KÜÇÜMSEDİĞİNE GEREKSİNİM DUYMAK/MUHTAÇ KALMAK

( Kapalı olan Antep fıstığını, bırakıp sonunda, o kapalı olanları açmaya çalışmak kadar komik, çaresiz ve vahim durumlara düşmemek için çoğu ufak/değersiz/yetersiz "görünen" şeyi ve kişiyi küçümsememek gerekir. )


-[ne yazık ki]
!SAVAŞLAR:
RASYONEL ile/ve/<> KİTLELERİN SEFERBER EDİLDİĞİ ile/ve/<> ASİMETRİK



-[ne yazık ki]
"KAHRETMEK" ve/||/<>/> KAYBETMEK



-[ne yazık ki]
"KEYFİ/Nİ YAŞAMAK" ile/ve/değil/||/<>/>/< KEYFİ/Nİ (VE KENDİNİ) DAYATMAK



-[ne yazık ki]
"KOKULU" ŞAMPUANLARLA:
"YIKANMAK" değil KİRLENMEK/KÖTÜ/AĞIR KOKMAK



-[ne yazık ki]
(FAZLA) ŞIMARTILAN ÇOCUK ve/||/<>/> KENDİNDEN NEFRET EDEN ÇOCUK



-[ne yazık ki]
AŞIRI DOYUM ve/||/<>/> KÜSTAHLIK



-[ne yazık ki]
CENDEREYE ALMAK SOKMAK ile/ve/<> KISKACINA ALMAK



-[ne yazık ki]
DÜŞMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KARŞIT/LIK



-[ne yazık ki]
EZBERE YAŞAMAK ve/||/<>/> KÖTÜLÜK



-[ne yazık ki]
GENELLEME ile/ve/ya da/||/<>/= İNDİRGEME ile/ve/ya da/||/<>/= ÖZDEŞLEŞTİRME ile/ve/ya da/||/<>/= KÖKTENCİLİK ile/ve/ya da/||/<>/= TOPTANCILIK ile/ve/ya da/||/<>/= SONUÇ ODAKLILIK

( Tüm genelleme ya da indirgemeler, tamamen yanlıştır! )


-[ne yazık ki]
GENELLEME ile/ve/ya da/||/<>/= İNDİRGEME ile/ve/ya da/||/<>/= ÖZDEŞLEŞTİRME ile/ve/ya da/||/<>/= KÖKTENCİLİK ile/ve/ya da/||/<>/= TOPTANCILIK ile/ve/ya da/||/<>/= SONUÇ ODAKLILIK

( )


-[ne yazık ki]
HALKIN PARASINI, KENDİ ÇOCUKLARINA AYIRMAK değil/>< KENDİ PARANI, HALKIN ÇOCUKLARINA BIRAKMAK



-[ne yazık ki]
İKİ YANLIŞ!:
SUSULACAK YERDE, KONUŞMAK ve/||/<> KONUŞULACAK YERDE, SUSMAK



-[ne yazık ki]
KARAMSAR/LIK ve/||/<> KARARSIZ/LIK



-[ne yazık ki]
KAYIP ile KOPUK



-[ne yazık ki]
KİŞİDE:
RASTLANTISAL/LIK ile/ve/||/<> KEYFÎ/LİK



-[ne yazık ki]
MERKEZİYETÇİ/LİK ile/ve/<> KEYFİYETÇİ/LİK



-[ne yazık ki]
SEVGİSİZLİK ve/||/<>/> KAYITSIZLIK



-[ne yazık ki]
SORUNU ÇÖZMEYE:
NİYETİNİN OLMAMASI ile/ve/değil/||/<> KARARLILIK GÖSTERMEMEK



-[ne yazık ki]
YALAN SÖYLEMEK ile/ve/||/<>/> KENDİ YALANINA İNANMAK



-[ne/hem] "HAKLI/LIK" ile/ve/ya da/ne de/hem de/<>/>< KIZGIN/LIK

( Ne kadar (")haklı(") olduğumuzu zannetsek de, ne kadar kızgın olsak da,
bazı/çoğu durumu, sakinlikle ve akılla[/tüzeyle] çözerek -ve de en azından çözümleyerek- ilerlemek gerekir. )


-| SAVAŞMAK ve/||/<>/> KAÇMAK |
ve/||/<>/>
DONAKALMAK

( [Olanaklar(ımız)/koşullar(ımız)]
| Yetiyorsa, uygunsa. VE/||/<>/> Yetmiyorsa, uygun değilse. |
VE/||/<>/>
İkisi arasında kalmış ya da hiçbir karar veremiyorsak. )


-| SAVAŞMAK ve/||/<>/> KAÇMAK |
ve/||/<>/>
DONAKALMAK

( | Sempatik. VE Sempatik. |
VE/||/<>/>
Parasempatik. )


-ACIMAK ile KAYGILANMAK



-AÇIKLAMAK ile KANITLAMAK



-AÇIKLAMAK ile/ve KURALLAŞTIRMAK



-AÇIP-KAPATMAK ile/değil KAPATIP-AÇMAK



-ADÂLET:
[BİR ŞEYİ] "YERLİ YERİNE KOYMAK" değil KENDİNE AİT YERE KOYMAK/BIRAKMAK



-ADÂLET:
VARLIĞI VE VAROLANI BİLMEK/TANIMAK ve/||/<> HAK'I BİLMEK/TANIMAK ve/||/<> KENDİNİ BİLMEK/TANIMAK



-ADÂLET ve/<>/< KAYGISIZLIK



-ADÂLET ile KURTARICILIK



-ADCILIK/NOMİNALİZM ile GERÇEKÇİLİK/REALİZM ile KONSEPTUALİZM/KAVRAMCILIK



-AFFETMEK ile/ve/||/<>/< KABUL ETMEK



-AĞIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KULAK

( Daha az konuşmak üzere/için. İLE/VE/||/<>/< Daha çok dinlemek üzere/için. )


-AĞIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KULAK

( Bir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İki. )


-AHLÂKSIZLIK ile/ve/değil KÖTÜ/OLUMSUZ AHLÂK



-AİLE/OCAK ile KÖR OCAK

( ... İLE Çocuksuz aile. )


-AKILLA TARTMAK ile/değil/yerine KALPLE DİNLEMEK



-AKIŞ ile/ve/<> KENDİLİĞİNDENLİK



-AKSİYOM'DA:
TAMLIK ve KAPALILIK ve BASİTLİK



-ALIK/SERSEM/EBLEH ile KORKAK ile ALÇAK

( "Hiçbir şeyin değişmeyeceğini" "düşünüyorsak..." İLE "Düşünmek istemiyorsak..." İLE "Hiçbir şeyin değişmemesinin, kendi çıkarımıza olacağını düşünüyorsak..." )


-ALIŞILABİLİRLİK ile/ve/||/<> KALDIRILABİLİRLİK



-ALIŞMAK ile/değil/ne yazık ki KOLAYINA GELMEK



-ALIŞMAK ile/ve/değil KOŞULLANMAK



-ALMAK ile/ve KABUL ETMEK



-ALNI ile/ve KALBİ ile/ve KAPISI AÇIK OLMAK



-ÂN'!:
"KAYDETMEK" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< KAYBETMEK



-ANLA(YA)MAMAK ile/ve/değil KABULLEN(E)MEMEK



-ANLA(YAMA)MAK ile/ve KAVRA(YAMA)MAK

( Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul-zurna az! )


-ANLA(YAMA)MAK ile/ve KAVRA(YAMA)MAK

( "Karga'nın Bülbül'ü, Bülbül'ün Karga'yı anlaması fakat aradakilerin anlayamaması" )


-ANLAM/KAVRAM ve/||/<> NİTELİK ve/||/<> İLİŞKİ ve/||/<> KİPLİK



-ANLAMA(MA)K ile/değil KABUL ETME(ME)K



-ANLAMAK ve/> KATLANMAK



-ANLAMAK ile/ve KAVRAMAK

( Anlamaya yardımcı olmak, gerçek yardımdır. )


-ANLAMLANDIRMAK ile/ve/<>/> KAVRAMAK



-ANLAMSIZLIK ve KAVRAMSIZLIK ve İNSANSIZLIK

( Kişi kendi çabalarına yön verecek ışığı hayal gücünün imgelerinden değil, açık seçik düşünülmüş kavramlardan almalıdır. )


-ANÜS ile/değil KLOAK

( İnsanda. İLE/DEĞİL Hayvanlarda. )


-ARKADAŞINLA KARDEŞ (GİBİ) OLMAK/OLABİLMEK ile/ve KARDEŞİNLE KARDEŞ OLMAK/OLABİLMEK



-AŞAĞILAMAK ile/ve KUTSAMAK



-AŞILAMAK ile/ve/||/<> KÖKLENDİRMEK

( ... İLE/VE/||/<> Bir ağacın aşı yerini, aşı filizinin kök salması için toprağa gömmek. | Kök vermesini sağlamak. )


-AT:
GEYİK ve KAYIK ve HÖYÜK

( Önden bakınca. VE Yandan bakınca. VE Arkadan bakınca. )


-AT ile KAMIŞKULAK

( ... İLE Kulakları ince, düzgün ve dik at. )


-ATEŞ ve/<> KORUK



-ÂTIFET[Ar. çoğ. AVÂTIF] değil/yerine/= KARŞILIK BEKLEMEDEN GÖSTERİLEN SEVGİ, İYİLİKSEVERLİK



-ATOM ile/ve/< ÇEKİRDEK ile/ve/< PROTON/NÖTRON(NÜKLEON[Fr. < Lat.]) ile/ve/< MEZON[Fr. < Yun.] ile/ve/< ELEKTRON ile/ve/< KUARK

( 10¯8 cm. İLE/VE/< 10¯¹² cm. İLE/VE/< 10¯¹³ cm. | Elektrondan ağır, protondan hafif bir atom cisimciği. İLE/VE/< 10¯¹6 cm. İLE/VE/< 10¯¹6 cm. )


-AVUÇ/LAMAK ile/ve KOŞAM/LAMAK

( ... İLE/VE İki elle avuç/lamak. )


-AVUÇLAMAK ile KISIMLAMAK

( ... İLE Tek elle avuçlamak. )


-AYGIR ile KISRAK

( Eril at. İLE Dişil at. )


-AYIRMAK ile KOPARMAK



-AYNI/LIK ile/ve/||/<> KALICI/LIK



-AYRIŞTIRICI ile/değil KOPUK



-AYRIŞTIRMAK ile/değil/yerine KAYNAŞTIRMAK



-AZIMSAMAK ile KÜÇÜMSEMEK



-BAĞIMSIZLIK ile KEYFÎLİK



-BAĞINI KESMEK ile/ve KENDİNE YÖNELMEK



-BAĞIRSAK ile/ve KÖRBAĞIRSAK



-BAKIM ve KÜLTÜR ve UYGARLIK



-BALIK ile KILIÇKUYRUK

( ... İLE Kemikli balıklar takımından uzunluğu 8-10 santimetre olan, tropik süs balığı. )


-BARIŞI:
KURMAK ile/ve/||/<>/> KORUMAK



-BASIK ile KISIK

( Basılmış, yassılaşmış. | Çok yüksek olmayan, alçak. | Kısık. İLE Kısılmış olan. | Boğuk, güçlükle çıkan ses. | Hafifçe aralanmış, yumulmuş olan göz kapağı. | Kanyon. )


-BASİTLİK ve KUŞATICILIK



-BAŞKALARINA "EFENDİLİK" ile/değil/yerine/>< KENDİMİZE EFENDİLİK

( "Güç" gerektirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü olmayı gerektirir. )


-BAŞKALARINI AFFETMEK ile/ve/||/<>/< KENDİNİ AFFETMEK

( Affetmek, bir mahkûmu serbest bırakmaktır ve o mahkûmun kendin olduğunu keşfetmektir. )


-BAŞKALARINI AFFETMEK ile/ve/||/<>/< KENDİNİ AFFETMEK

( AFFEDELİM!!!

Lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur:

"Bir yaşam deneyimine katılmak ister misiniz?"

Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. "O zaman" der öğretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin"

Öğrenciler bunu da yaparlar. "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!"

Öğrenciler, bu işten pek birşey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarını üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:

"Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın,o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun."

Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, kendine "Peki şimdi ne olacak?" der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar:

"Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde? Hep yanınızda olacaklar."

Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikâyete başlarlar:
"Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor."
"Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, kişiler, tuhaf bakıyorlar bana artık. Hem sıkıldık, Hem yorulduk!"

Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir:

"Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz,

halbuki affetmek, en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir. )


-BAŞKALARINI AFFETMEK ile/ve/||/<>/< KENDİNİ AFFETMEK

( Kendini affetmeyen kişinin, tüm kusurları affedilebilir. )


-BAŞKASINI "KANDIRMAK" değil KENDİNİ YADSIMAK



-BEDEL ile KARŞILIK

( Olumsuz(lar)da. Ödenir. İLE Olumlu(lar)da. Sağlanır/Bulunur. )


-BEĞENİLMEK ve/||/<>/>/< KABUL EDİLMEK



-BELİRGİN/LİK ile KESİN/LİK



-BELİRLEMEK ile/ve KARAR VERMEK



-BELİRLENMİŞLİK ile KOŞULLANMIŞLIK



-BELİRSİZ/LİK ile KEYFÎ/LİK



-BELİRSİZ ile KARIŞIK



-BELİRSİZLİK ile/ve/||/<>/> KARARSIZLIK



-BELİRSİZLİK ile/ve/<> KARMAŞIKLIK

( Nesnesizlikten/kavramsızlıktan. İLE/VE/<> Yöntemsizlikten. )


-BEN/LİK ile/ve/<>/> KENDİ/LİK



-BEN ile/ve/<>/> BİZ ile/ve/<>/> KENDİ/LİK



-BENİMSEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KABUL ETMEK



-BEŞER DOĞMAK ile/ve/> KİŞİ/İNSAN OLMAK

( BEŞER İKEN BÎ-ŞER OLMAKTIR İNSAN OLMAK )


-BETELENMEK = KARŞI GELMEK, DİKLEŞMEK, KAFA TUTMAK



-BEYAZ PİRİNÇ yerine/değil KABUKLU/KEPEKLİ PİRİNÇ, ÇELMİK



-BIKMAK ile KANIKSAMAK



-BILDIRCIN ile KEKLİK

( FERİK: Keklik, bıldırcın gibi kuşların yumurtadan yeni çıkmış yavruları. )


-BILDIRCIN ile KEKLİK

( Tavukgillerden, boz renkli, benekli, göçebe kuş. İLE Sülüngillerden, güvercin büyüklüğünde, tüyü boz, ayakları ve gagası kırmızı renkte bir kuş. )


-BİÇİM DEĞİŞTİRMEK ile/değil KILIK DEĞİŞTİRMEK



-BİLGELİK ile/ve/||/<>/>/< KALITIMSAL BİLGELİK



-BİLGİ:
TÜMEL/LİK ile/ve/||/<> ÖZSEL/LİK ile/ve/||/<> NEDENSEL/LİK ile/ve/||/<> KESİN/LİK



-BİLGİ ve/||/<>/> İYİLİK ve/||/<>/> KARARLILIK

( Kuşkudan kurtarır. VE/||/<>/> Acı çekmekten kurtarır. VE/||/<>/> Kaygıdan kurtarır. )


-BİLGİDE:
TÜMELLİK ile/ve/||/<> KESİNLİK ile/ve/||/<> ZORUNLULUK



-BİLGİSİZ/LİK ile/değil KÜLTÜRSÜZ/LÜK

( Bazı verilere sahip olmamanın adı, bilgisizlik değil kültürsüzlüktür. )


-BİLİP DE:
SUSMAK ile KONUŞMAMAK



-BİLMEK ile/ve/> KAVRAMAK



-BİLMEK ile/ve/> KAYITLA(N)MAK



-BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ BİLMEK



-BİLMEK ile KENDİNİ BİLMEK



-BİLMEK ile/ve/<> KUDRET SAHİBİ OLMAK



-BİLMEK ile/ve/<> KULLANMAYI/UYGULAMAYI BİLMEK

( Bildiklerinizi yaşa(r)sanız, bilmedikleriniz de öğretilir. )


-BİLMEMEK ile KÖTÜ (OLARAK) BİLMEK



-BİR ŞEYİ ELDE ETMEK İÇİN:
ÇABALAMAK ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> KENARA ATMAK ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> ANLAMAK



-BİR ŞEYİN/BİRİNİN, DEĞERİNİ BİLMEK ile/ve/||/<>/< KENDİ DEĞERİNİ BİLMEK

( Kendi değerimizi bilmezsek, başkası hiçbir zaman, zemin ve koşulda bilmez. )


-BİREŞİM(TEVHİD) ve/||/<>/>/< KUŞKUDAN KURTULMAK



-BİREŞİM/TEVHİD ve/||/<>/>/< KENDİNDEN RÂZI OLMAK



-BİRLİK ve DÜZEN ve KURALLILIK



-BİRLİK ile/ve KAVRAMSALLIK



-BİRLİKTELİK ile/ve/||/<> KARŞILIKLILIK



-BİSİKLET ve KASK



-BİTİRMEK ile KAPATMAK



-BOLLUK >< KITLIK

( BOLLUK-KITLIK )


-BOŞ DURMAK değil/yerine KOŞTURMAK



-BOY ile/ve KARAKTERİSTİK UZUNLUK

( The NCD Risk Faktörü Birliği'nin 'Yetişkin İnsanda Boy Uzunluğu Trendlerinin 100 Yılı' adlı araştırması, bir ülkede, belirli bir zamanda, bireylerin boy ortalamalarının ne olduğunu ve 100 yıl içinde bu rakamların nasıl değiştiğini ortaya çıkarmayı hedefliyor. XX. yüzyılın sonunda, en uzun erkekler [ortalama 183 cm. boy uzunluğuyla] Hollanda'da doğdu. En kısa kadınlar ise [ortalama 140 cm. boy uzunluğuyla] Guatemala'da doğdu. 1896'da en kısa ve en uzun boylu memleketlerin arasındaki fark (hem kadın, hem erkekte) 20 cm. olarak kaydedildi. Bu, yeterli beslenme ve hastalıklara yatkınlık bakımlarından çok büyük farklar anlamına geliyordu. Son 100 yılda boy uzunluklarının nasıl değiştiği de ülkeden ülkeye farklılık gösterdi. 1996 yılında doğan İran'lı erkekler, 1896'da doğanlara göre 17 cm., Güney Kore'li kadınlar 20 cm. kadar uzundu. Güney Asya ve Afrika gibi ülkelerde, bireyler, 100 yıl önce olduklarından pek farklı bir boy uzunluğunda değiller ve hatta bazı ülkelerde, bireyler, 50 yıl önce olduklarından daha kısalar. Araştırma, boy uzunluğunun farklı ülkelerde farklı miktarlarda değişmesinin nedenini anlamayı ve bu bilgiyi beslenme ve sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi için kullanmayı hedefliyor. Bunun yanı sıra, boy uzamasının daha iyi bir sağlık ve daha uzun ömür anlamına geldiği bilgisinin yaygınlaşması da amaçlanıyor. )


-BOY ile/ve KARAKTERİSTİK UZUNLUK

( )


-BOYA ile KIZILKÖK

( ... İLE Kök boyası. )


-BOZMADAN ile/ve/değil/yerine/<> KORUYARAK



-BOZMAK ile/değil KORUMAK



-BÖLMEK ile KATLAMAK



-BUNALIM ve/> KÖTÜLÜK



-BÜTÜN/LÜK ile/ve KENDİ/LİK



-BÜTÜNSELLİK ile KUŞATICILIK



-BÜYÜĞÜN İÇİNDEKİ KÜÇÜK ile/ve/değil/yerine KÜÇÜĞÜN İÇİNDEKİ BÜYÜK



-BÜYÜK BEBEK ile/ve KÜÇÜK BEBEK



-BÜYÜK HATA:
BİR ŞEYE/KİŞİYE, GEREĞİNDEN FAZLA DEĞER VERMEK ile/ve/değil/<> KENDİNE, HAK ETTİĞİNDEN DAHA AZ DEĞER VERMEK



-BÜYÜLTMEK ile/ve/=/> KÜÇÜLTMEK



-CEHÂLET:
BİLGİSİZLİK değil KIBLESİZLİK



-CEHÂLET ve/>/ve/< KABA GÜÇ ve/>/ve/< BAĞNAZLIK



-CEMÂL GÖRMEK ve/||/<> KEMÂL BULMAK ve/||/<> RIZÂ DEVŞİRMEK



-CEP TEL'DA:
KULAKLIKSIZ KULLANMAK değil/yerine KULAKLIĞIYLA KULLANMAK



-CEP TELEFONUNU:
KULAKLIKSIZ KULLANMAK değil/>< KULAKLIĞIYLA KULLANMAK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


-CESÂRET ile/değil KABA/LIK



-CESÂRET ile/ve KARARLILIK



-CEZA ile/değil KARŞILIK



-CİMRİ/NEKES[Fars. < NÂ+KES]/PİNTİ/MIHSIÇTI[argo] değil/yerine/= KISMIK

( Aşırı derecede tutumlu. )


-COŞMAK ile/ve/<> KOŞMAK



-CÜRET ile/ve/<> KÜSTAHLIK



-ÇAKIL ile KAYDIRAK

( Çakıl taşı. İLE Yassı, kaygan çakıl taş. | Çocukların, kaydırılan bir taşı ayakla kaydırarak oynadıkları oyun. | Çocuk bahçelerinde, çocukların oturup kayarak eğlendikleri oyun aracı. | Tomrukların kolay taşınması için dağdan kaydırıldığı yer. )


-ÇALIŞMAK ile/ve/||/<>/< KAPILANMAK

( ... İLE/VE/||/<>/< Bir işe girmek ve o işte devam etmek. | Bir işe girmek. )


-ÇALIŞMAK ve/<> KAZANMAK

( KÂSİB[< KESB]: Çalışıp kazanan. )


-ÇARESİZLİK ile/yerine KOŞULSUZLUK



-ÇEKİMSER/LİK ile/ve/||/<> KAÇINGAN/LIK



-ÇEKMECE/KUTU = KOYACAK

( İçine öteberi koymaya yarayan nesne. )


-ÇERÇEVE ile KASNAK



-ÇIKIK ile KIRIK



-ÇİZMEK ile KESMEK



-ÇOCUKLARI TERBİYE ETMEK ile/ve/değil/yerine KENDİMİZİ TERBİYE ETMEK



-ÇORAK ile KURAK

( Verimli olmayan toprak. | Acı su. | Verimsiz, kısır. | Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak. | Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz. İLE Yağışsız hava, mevsim, yıl. | Nem tutmayan, çabuk kuruyuveren, çorak toprak. )


-DAĞINIK/LIK ile KOPUK/LUK



-DAL/YAPRAK ile/ve/||/<> KAVRAK

( ... İLE Ateş yakmak için kullanılan kuru yaprak, ince dal. )


-DANIŞMAN/LIK ile KOÇ/LUK

( Danışan, dağları aşmış; danışmayan, düz yolda şaşmış. )


-DANIŞMAN/LIK ile KOÇ/LUK

( MEŞVERET[Ar.] (ETMEK): Danışma. )


-DARGIN/LIK ile/ve KIRGIN/LIK



-DAYAMAK ile KARINLAMAK

( ... İLE Gemi yanını dayamak. )


-DAYANÇ/SABIR ve/<> KARARLILIK



-DEĞER DÜŞÜKLÜĞÜ ve/< KOLAYLIK



-DEĞER ile ANLAM ile KARŞILIK



-DEĞER ile KARŞILIK



-DEĞİŞEBİLİR/LİK ile KEYFÎ/LİK



-DELİK ile KESİK



-DENETİMCİ/LİK ile/ve/<> KATILIMCI/LIK



-DENEYİM ve/||/<>/> KENDİLİK



-DEPREMDE:
ÇÖKMEK ile/ve/||/<> KAPANMAK ile/ve/||/<> TUTUNMAK

(



)


-DEVİM/DİNAMİK ile/ve KİNETİK



-DIŞARIDA BIRAKMAK ile KENARA KOYMAK



-DIŞLAMA(MA)K ile/ve/||/<> KÜÇÜMSE(ME)MEK



-DIŞSALLAYICI/LIK ile/değil/yerine/>< KAPSAYICI/LIK



-DİKKATSİZLİK ile/ve/değil/< KONTROLSÜZLÜK



-DİKMEK ile KÖPÜLEMEK

( ... İLE Şilte, yastık, yorgan vb.ni kalın ve aralıklı, sıkıca dikmek. )


-DİL (BİLGİSİ) YAZIP KONUŞMAK ile/ve/değil KONUŞUP, DİL (BİLGİSİ) YAZMAK

( TASHÎF[Ar. < SAHF | çoğ. TASHÎFÂT]: Yazı yazarken sözcüğü yanlış yazma, yanılıp yanlış sözcük yazma. )


-DİLİN İŞLEVLERİ ve/||/<> KİMLİK



-DİN ANLATIMINDA:
BÖLÜNMÜŞLÜK ile/değil/yerine KAPSAMLI/LIK



-DİP ile KÖK

( Eğer kökler sağlıklıysa ve iyi sulanıyorsa, meyveler elbette lezzetli olacaktır. )


-DİREK ile/ve/||/<>/> KABALLAMAK

( ... İLE/VE/||/<>/> Maden ocaklarında galerileri direklerle pekiştirmek. )


-DİRENGEN/LİK(İNATÇI/LIK) ile/değil/yerine KARARLI/LIK

( Bilgisizlikte/cahillikte, donanımsızlıkta, beşerde. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilgilide, bilgede, insanda, adam olmuşta. )


-DİSİPLİN ile KATILIK



-DİZMEK ile KURGULAMAK



-DOĞAÇLAMA ile KENDİLİĞİNDENLİK



-DOĞAL/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KENDİLİĞİNDEN/LİK



-DOĞALLIK ile/ve/<> KENDİLİK



-DOĞRU/LUK ile/ve KESİN/LİK



-DOĞRULAMAK ile/ve/değil KANITLAMAK



-DOĞUŞTAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİLİĞİNDEN/LİK



-DOKTRİN değil KADİM BİLGELİK



-DOST ile KARDEŞLİK

( Kardeş olma durumu, karındaşlık, uhuvvet. | Kardeş kadar yakın sayılan kimse, yakın dost. | Birlik, beraberlik. | Adı bilinmeyen kişilere söylenilen bir seslenme sözü. )


-DURUMUNDA OLMAK ile/ve KONUMUNDA OLMAK



-DUYARSIZ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KAYITSIZ/LIK



-DUYGUSALLIK ve/> KONTROLSÜZLÜK



-DUYULAR'DA:
MEKANİK ile/ve/<> KİMYASAL ile/ve/<> TERMAL ile/ve/<> ELEKTROMANYETİK



-DUYUMSAMAK ile/ve/<> KABUL ETMEK



-DÜRMEK ile KATLAMAK



-DÜŞMEK ile KAPAKLANMAK



-DÜŞÜNMEK ve KENDİNİN BİLİNCİNDE OLMAK



-DÜŞÜNMEK ile/ve/||/<>/> KONUŞMAK ile/ve/||/<>/> YAPMAK

( Konuşmadan önce "konuşmak". İLE/VE/||/<>/> Yapmadan önce "yapmak". İLE/VE/||/<>/> [olumlu/olumsuz] Kesinleşmeden önce "görmek/denemek". )


-DÜŞÜNMEYİ BİLMEMEK ile/ve/<>/= KONUŞMAYI BİLMEMEK

( Düşünmeyi bilmeyen, [sürdürmeyen ve geliştirmeyen] konuşmayı da bilemez! )


-DÜZEN ile/ve/<> KURALLILIK



-DÜZENSİZLİK ile KEŞMEKEŞLİK



-EĞİTİM:
"BOŞ KABI DOLDURMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KIVILCIMLA ATEŞ YAKMAK



-EK ile KÖK



-EKSİK/LİK ile/ve KÖTÜ/LÜK



-ELDE ETMEK ile/ve KORUMAK



-ELMA ile KAK



-ENDİŞE ile/ve/<> KARAMSARLIK



-ESKİ ile KLÂSİK



-EŞELEMEK ile KAZMAK/KAZIMAK



-EŞYALARI:
VİTRİNDE/SANDIKTA/... TUTMAK/SAKLAMAK ile/yerine/değil KULLANMAK

( "Bir gün kullanılır", "Misafir için" vb. düşünceler/tutumlar yerine kullanalım onları! )


-ET ve/<> KEMİK



-ETMEK ile KILMAK



-EVLİLİK ile/ve/değil KUTSAL EVLİLİK

( Bir başkasıyla. İLE/VE/DEĞİL Kendinle. )


-EVLİLİK ile/ve/değil KUTSAL EVLİLİK

( Gövdeyle. İLE/VE/DEĞİL Zihninde. )


-EVLİLİK ile/ve/değil KUTSAL EVLİLİK

( MÜTEEHHİL[< EHL]: Evlenmiş, evli, teehhül etmiş. )


-EVRENSEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> KALICI/LIK



-EYLEM ve/||/<>/> ANDA OLMAK ve/||/<>/> KENDİLİĞİNDENLİK ve/||/<>/> YARATICILIK



-FİŞFİKLEMEK ile KIŞKIRTMAK



-FİZİK ile KUVANTUM FİZİĞİ ile TERMO DİNAMİK



-GALETA[İt. < GALLETTA] değil/yerine/= KIRIKKIRAK

( Çubuk biçiminde gevrek peksimet. )


-GAZETE OKUMAK ile/ve/<>/||/değil/yerine KİTAP OKUMAK



-GELİŞİGÜZELLİK ile/ve KEYFÎLİK



-GERÇEK ile/ve/değil/yerine KESİN/LİK



-GEREKLİLİK ve/> SÜREKLİLİK ve/> KESİNLİK



-GEVEZELİK ile/değil/yerine/>< KENDİNİ GELİŞTİRMEK



-GEYİK ile/ve KIZILGEYİK



-GINÂÎ[Ar.]/LİRİK[Fr.] değil/yerine/= KOŞUK

( LİRİK: Coşkun, esinle dolu. | Eski Yunan yazısında, lir eşliğinde söylenilen. Koşuk. | Çok etkili, coşkun, genellikle kişisel duyguları dile getiren yazın. )


-GİDERMEK ile KARŞILAMAK



-GİRİŞİM/GİRİŞMEK ile KALKIŞMAK



-GİYİNMEK ile/ve KUŞANMAK



-GÖRMEMEZLİKTEN GELMEK ile/ve/<> KAÇMAK



-GÖSTERMEK ile/ve KANITLAMAK



-GÖVDEMİZİ ...:
(YETERİNCE) KULLANMAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/=/||/<>/> KÖTÜYE KULLANMAK



-GÖZ ile/ve KULAK

( İbretin müşterisi. İLE/VE Sözün müşterisi. )


-GÖZ ile/ve KULAK

( Göz, dostu görendir. )


-GÖZLÜK ile/||/<> KELEBEK GÖZLÜK

( ... İLE/||/<> Burundan tutturularak kullanılan sapsız gözlük, kıskaç gözlük. )


-GÜNEŞTE:
YANMAK ile/ve/değil/yerine KARARMAK

( 11:00 ile 16.00 arası güneş altında kalınmamalı! [yaz saati uygulamasına göre] )


-GÜREŞ ile KARAKUCAK

( ... İLE Kökeni Orta Asya'ya uzanan, serbest stilde, yağ sürülmeden yapılan en eski, geleneksel Türk güreşi. )


-HAK(K)'A TESLİM OLMAK ve/||/<>/>/< KENDİNLE BARIŞIK OLMAK



-HAKK'I, KİŞİYLE TANIMAK ile/ve/||/<> KİŞİ'Yİ, HAKK'LA TANIMAK



-HAKKIN, SENİN YANINDA OLDUĞUNA İNANMAK ile/ve/değil/yerine/<> KENDİNİN, HAKKIN YANINDA OLDUĞUNA İNANMAK



-HALI ile/ve KİLİM ile/ve SUMAK



-HAMAYLI/HAMAİL[Ar.] değil/yerine KUŞAK

( Omuzdan, çapraz olarak bele inen bağ. | Muska. )


-HAREKET'TE:
YER DEĞİŞTİRMEK değil KENDİ İÇİNDE DEĞİŞMEK



-HAREKET ile/ve/değil KESİNTİSİZLİK



-HASTALIK ile KALITSAL/IRSÎ HASTALIK



-HATADAN:
ÇEKİNMEK ile/değil KAÇINMAK



-HENDEK ile KUYU/TUYNUK

( Kuyu görüntüsü, bir kaynağı ya da bir kazanç kapısını simgeleyebilir. )


-HESAPLAŞMAYI:
KENDİNLE YAPMAK ile/ve KENDİNE YAPMAK



-HİÇKİMSEYİ:
ÖVMEMEK ve/||/<> KÜSMEMEK ve/||/<> YAKINMAMAK ve/||/<> SUÇLAMAMAK

( Olgunluğun gereği ve göstergelerindendir. )


-HİZB değil/yerine/= KISIM, BÖLÜK



-HOR GÖRMEK ile KENDİNİ HOR GÖRMEK

( ZİLLET: Hakirlik, horluk, aşağılık, alçaklık. )


-HOŞLANMAK ile KAPILMAK



-HUKUKSUZ/LUK ve/> KAYITSIZ/LIK



-IRKÇI ULUSÇULUK ile ETNİK ULUSÇULUK ile KÜLTÜREL ULUSÇULUK ile VATAN ULUSÇULUK



-ISIRARAK ile KOPARARAK



-ISTAKOZ ile KEREVİDES/KEREVİT/KARAVİDE[Yun.]/BÖCEK

( Denizde yaşayan. İLE Tatlı suda yaşayan. )


-İÇGÜDÜ ile/ve/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK



-İÇİÇE GEÇMİŞ/LİK ile/ve/||/<> KATMANLI/LIK



-İÇSELLİK ile/ve KENDİLİK



-İDDİA ile KESİNLİK



-İĞNE ile KIYIK

( ... İLE Kalın yorgan iğnesi. )


-İHSAN FAZLIOĞLU BETİKLERİNDE:
KENDİLİK ile/ve/||/<> KİMLİK

( )


-İKİ KÖK ile/<> KARE KÖK ile/<> KÜP KÖK

( İki kök. İLE/<> Kare kök. İLE/<> Küp kök. )


-İKİYÜZLÜ/LÜK ile/ve/değil/||/<>/>/< KORKAK/LIK



-İLGİSİZLİK ile/ve/değil KAYITSIZLIK



-İLİK ile/ve/<> KEMİKTE BULUNAN BOŞLUK



-İLİM ve/<>/|| KİŞİLİK



-İMECE ve/||/<> KUBAŞMAK

( Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi. | Çok sayıda kişinin toplanıp el birliğiyle birinin ya da bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi. VE/||/<> İmece ile iş yapmak, yardımlaşmak. )


-İNANMAK ile/değil/yerine KABUL ETME(ME)K



-İNANMAK ile/ve/değil KATILMAK



-İNANMAK ile/> KENDİNİ KAPTIRMAK



-İNANMAK ile KONDURMAK



-İNCE BAĞIRSAK ile/ve/> KALIN BAĞIRSAK

( EM'Â-İ RAKÎKA ile/ve/> EM'Â-İ GALÎZA )


-İNCE BAĞIRSAK ile/ve/> KALIN BAĞIRSAK

( MİÂ'[Ar.], RÛDE[Fars.]: Bağırsak. )


-İNCE BAĞIRSAK ile/ve/> KALIN BAĞIRSAK

( EMA: Bağırsaklar. )


-İNCE BAĞIRSAK ile/ve/> KALIN BAĞIRSAK

( MASARİKA[Yun.]: Bağırsakları tutan karın iç zarı, bağırsak askısı. )


-İNCE BAĞIRSAK ile/ve/> KALIN BAĞIRSAK

( Bağırsağın her boğumunda bir hazım vardır. Gelen maddeden, her boğumda bir gıda alınır. )


-İNCE BAĞIRSAK ile/ve/> KALIN BAĞIRSAK

( ANTENİT: İncebağırsak yangısı. )


-İNCELEMEK ile/ve KURCALAMAK



-İNDİRGEMEK ile KATMAK



-İNORGANİK/ANORGANİK ile/||/<>/> KİMYASAL ile/||/<>/> ORGANİK

( )


-İNTİKAM ve/>/= KAYBETMEK



-İSKELET ile KEMİRDEK

( ... İLE Kuyruğun iskeleti. )


-İSLÂM/MÜSLÜMANLIK ve/<> KAVRAMAK



-İSTEKSİZ/LİK ile/ve/değil KARARSIZ/LIK



-İSTEMEK ile/ve/||/<>/> KARAR VERMEK



-İSYAN ile KABUL EDEMEMEK



-İŞTEŞLİKTE/:
SÜREKLİLİK ile/ve/<> KARŞILIKLILIK



-İT:
KÖPEK ile/ve/<> KANCIK

( Eriline verilen ad. İLE/VE/<> Dişiline verilen ad. )


-İT(İL)MEK ile/ve KAK(IL)MAK



-İTİP ile/ve/||/<> KAKMAK

( Bir şeyi güç uygulayarak ileri götürmek. | Kapı, pencere vb.ni güç uygulayarak açmak ya da kapamak. | Bulunduğu yerden aşağı düşürmek. | Sürüklemek, sevk etmek. | Bir nesne ile belirli bir yakınlıktaki başka bir nesneyi kendinden uzaklaşmaya zorlamak, "çekme"nin karşıtı. İLE/VE/||/<> İtmek, vurmak. | Kakma yapmak. | Vurarak dar bir yere sokmak. )


-İTİRAF ETMEK ile/değil KABUL ETMEK



-İTİRAZ ETMEK ile/ve/||/<> KARŞI ÇIKMAK



-İYİLİĞE İYİLİK ile KÖTÜLÜĞE İYİLİK

( Her kişinin. İLE Er kişinin. )


-İYİLİK (YAPMAK):
"HERKESE ANLATILAN/ANLATIRSAK" ile/değil/yerine/||/<>/< HİÇKİMSEYE SÖYLEMESEK DE KENDİMİZ ANIMSIYORSAK ile/değil/yerine/||/<>/< KENDİMİZ BİLE UNUTMUŞSAK

( Ne vazgeçmek, ne de vazgeçmekten vazgeçmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Vazgeçmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Vazgeçmekten, vazgeçmek. )


-İYİLİK (YAPMAK):
"HERKESE ANLATILAN/ANLATIRSAK" ile/değil/yerine/||/<>/< HİÇKİMSEYE SÖYLEMESEK DE KENDİMİZ ANIMSIYORSAK ile/değil/yerine/||/<>/< KENDİMİZ BİLE UNUTMUŞSAK

( Kibir, kabalık. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Alçakgönüllülük, tevâzu. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yokluk bilinci, mahviyet. )


-KABAKLAMAK ile KABAKLAŞMAK ile KABAKLIK

( Ağaçların gençleşmesi için dallarını budamak. İLE Saçları dökülmek, dazlaklaşmak. | Taşıt lastiklerinin, dişleri aşınıp yüzeyi düz bir duruma gelmesi. İLE Karpuz ya da kavunun ham olma durumu. | Başın tüysüz ya da dazlak olma durumu. | Bilgisizlik, görgüsüzlük. )


-KABALAK ile KABALAK

( Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunda kullanılmış olan, şapkaya benzeyen bir başlık türü. İLE Kabak yaprakları biçiminde etli ve tüylü yaprakları olan, kırlarda ve su kenarlarında yetişen bir bitki. )


-KABUKLULAR:
İSTİRİDYE(SELCE[Ar.], SADEF[Fars.], OYSTER[İng.], OSTREA EDULIS[Lat.]) ile MİDYE/BELEHU'L-BAHR[Ar.]/MUSSEL[İng.] ile SHELL ile KTENIA ile LANGUST(İN)[Lat. PALINURUS VULGARIS] ile KARAVİDES(/KEREVİT) ile KRILL ile PAVURYA ile KARİDES[Yun.](SHRIMP) ile KREOPEK

( MISRÂ': İstiridye gibi deniz kabuklularından kabuklarının her biri. )


-KABUKLULAR:
İSTİRİDYE(SELCE[Ar.], SADEF[Fars.], OYSTER[İng.], OSTREA EDULIS[Lat.]) ile MİDYE/BELEHU'L-BAHR[Ar.]/MUSSEL[İng.] ile SHELL ile KTENIA ile LANGUST(İN)[Lat. PALINURUS VULGARIS] ile KARAVİDES(/KEREVİT) ile KRILL ile PAVURYA ile KARİDES[Yun.](SHRIMP) ile KREOPEK

( İstiridyeler, doğal ortamlarında 80 yıla kadar yaşayabilirler. )


-KABUKLULAR:
İSTİRİDYE(SELCE[Ar.], SADEF[Fars.], OYSTER[İng.], OSTREA EDULIS[Lat.]) ile MİDYE/BELEHU'L-BAHR[Ar.]/MUSSEL[İng.] ile SHELL ile KTENIA ile LANGUST(İN)[Lat. PALINURUS VULGARIS] ile KARAVİDES(/KEREVİT) ile KRILL ile PAVURYA ile KARİDES[Yun.](SHRIMP) ile KREOPEK

( İstiridyelerin bir inciyi tamamlamaları 15 - 20 yıllarını alır. [1 ton istiridyeden ancak 3 inci çıkar. Mükemmel küre şeklinde olma olasılıkları ise milyonda birdir.] )


-KABUKLULAR:
İSTİRİDYE(SELCE[Ar.], SADEF[Fars.], OYSTER[İng.], OSTREA EDULIS[Lat.]) ile MİDYE/BELEHU'L-BAHR[Ar.]/MUSSEL[İng.] ile SHELL ile KTENIA ile LANGUST(İN)[Lat. PALINURUS VULGARIS] ile KARAVİDES(/KEREVİT) ile KRILL ile PAVURYA ile KARİDES[Yun.](SHRIMP) ile KREOPEK

( İstiridye )


-KABUL EDİLMEK ve/> KAYBOLMAK



-KABUL ETME(ME)K ile KATILMA(MA)K



-KABUL ETMEK ile/ve KATLANMAK



-KABULLENMEK ile/ve/<> KOŞULLANMAK



-KACAK ile KAÇAK

( Mutfak araçları, kap kacak. İLE Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz ya da sıvı. | Gizlice kaçırılmış olan mal ya da nesne. | Bağlı bulunduğu yerden ya da yasadan kaçan, uzaklaşan. | Yasaca yapılması yasak olan ya da yapılması için gerekli izin alınmayan. | Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan ya da bir yerden çıkarılan. | Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice. )


-KAÇAMAK ile KAÇAMAK

( Hoş görülmeyen bir şeyi, ara sıra yapma. | Bir şeyi, belirli etmeden, gizlice yapmaya çalışma. | Bir şeyden kaçınma yolu. | Kaçılacak yer. | Başkalarına belirli etmeden, gizlice yapılan. İLE Mısır unundan yapılan yağlı bir yemek. )


-KAÇIRMAK ile KAYBETMEK



-KAÇMAK ile/ve/değil/ne yazık ki KOLAYINA KAÇMAK



-KADÎM BİLGELİK ile/ve/<> KADÎM GELENEK

( ... İLE/VE/<> Kadîm Gelenek, hiçbir kültürün, milletin ve/ya da egemenliği altında değildir! Evrenseldir ve bu geleneğe ulaşmak, hünerdir. )


-KAK ile KAK

( Elma, armut vb. meyvelerin kurutulmuşu. İLE Zayıf ve kuru olan kişi. )


-KALAK ile KALAK

( Gelin tâcı. İLE Tezek yığını. )


-KALDIRAÇ/MANİVELA[İt. < MANOVELLA] ile KALDIRAN ile KALDIRICI ile KALDIRIM ile KALDIRIŞ ile KALDIRMAK

( Az bir kuvvet ile büyük bir yükü kaldırmaya yarayan, bir dayanma noktası üzerinde hareket edebilen, inip kalkabilen sert çubuk. İLE Bazı organları yukarıya doğru hareket ettiren kas. İLE Kriko. İLE Yaya kaldırımı. | Yollarda taşlarla yapılan döşeme. İLE Kaldırma işi. İLE Bulunduğu yerden almak. | Yukarı doğru hareket ettirmek. | Yükseltmek. | Ürün toplamak, taşımak. | Çekmek, taşımak. | Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek. | Hastayı hastaneye götürmek. | Tören yaparak ölüyü gömmek. | Toplamak. | Alıp başka yere götürmek. | Uyandırmak. | Piyasadan çekmek. | Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak. | Kaçırmak. | İyi etmek, iyileştirmek. | Bir şeyden çokça satın almak. | Tayin etmek, atamak. | Yok etmek, ortadan silmek. | Uygun gelmek, yakışmak. | Çalmak, aşırmak. )


-KALDIRMAK ile KAYDIRMAK



-KALKMA ile KALKINIŞ ile KALKINMA ile KALKIŞMA ile KALKIK

( Kalkma işi. İLE Kalkınma işi. İLE Kalkınma işi. | İyileşme, şifa bulma. İLE Kalkışmak işi. | İsyan, ayaklanma, kıyam. İLE Düzeyine göre yüksekte olan. | Kabararak yerinden ayrılmış. | Dik durumda, ucu yukarı doğru olan. )


-KALKMAK ile/ve/||/<> KALGIMAK

( ... İLE Sıçramak, fırlamak, şaha kalkmak. | Öfkeyle kalkmak. | Çapkınlık, serserilik yapmak. )


-KALLEŞ/LİK ile/değil/yerine KARDEŞ/LİK



-KALP ve/||/<> KULAKÇIK/KULACIK

( ... VE/||/<> Kalbin üst bölümünde bulunan, sağdaki ana toplardamarlardan ve soldaki akciğer toplardamarlarından kanı alıp karıncıklara veren iki boşluğun adı. )


-KALTAK ile KALTAK

( ... İLE İffetsiz, namussuz kadın. )


-KAMUSAL/LIK ile/ve/<> KURUMSAL/LIK



-KANAL ile KANALCIK

( Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla ya da gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. | Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. | Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. | İçinden damar, sinir ya da bir sıvı geçen yol. | İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İLE Küçük kanal. | Bir organizmadaki küçük kanal. )


-KANCA[İt. < GANCIO] ile/ve KARMUK

( ... İLE/VE Büyük kanca. )


-KANCA ile KAPÇAK

( ... İLE Uzun saplı büyük kanca. )


-KANDIRMAK ile/değil/yerine/>< KABUL/RÂZI ETTİRMEK



-KANIT ile/ve KAYNAK



-KANIT ile/ve/<> KUŞKUSUZLUK



-KANMAK/ALDANMAK ile/ve/değil KAPILMAK



-KAP KALAYLAMAK ile/ve/<>/değil/yerine KALP KALAYLAMAK



-KAP ile KAPÇIK

( ... İLE Küçük kap. | Boş mermi kovanı. | Tahıl tanelerinde kabuk. )


-KAPACIK / KAPAKÇIK

( Küçük kapak. | Yürekte ve damarlarda kanın ya da başka sıvıların geri dönmesini önleyen supap durumunda küçük kapak. )


-KAPAK ile KEPENK

( ... İLE İş yeri, pencere, kapı vb. yerleri kapamak için kullanılan, türlü biçimlerde sac levha, demir ya da tahta kanat. )


-KAPAMAK ile KAPATMAK

( Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. | Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. | Bir şeyin görünmesine engel olmak. | Geçişi engellemek. | Tıkamak, içini doldurmak. | Su, elektrik gelişini kesmek. | Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek. | Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. | Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. | Ortalıktan alıp saklamak. | Karşılamak, denk gelmek. İLE Bir malı değerinden aşağı bir karşılıkla elde etmek. | Kapamak. | Bir kadınla nikâhsız yaşamak. | Yayımını yasak etmek, yayımına son vermek. | Herhangi bir yerin tüM tüketimlerini üstlenip başkalarını içeri almadan isteği doğrultusunda eğlenmek. | Bitirmek, unutturmak, söz edilmesini engellemek. )


-KAPAMAK ile/ve/değil KAPLANMAK



-KAPI ile/değil KAPAK



-KAPI ile KAPICIK

( ... İLE Yumurtacığın tepesinde bulunan çiçek tozu borusunun geçtiği delik. )


-KAPILARI:
AÇIK BIRAKMAK değil/yerine KAPALI TUTMAK

( Tuvalet kapısı gibi kapıların, içeridekiler tarafından kapatılması isteği, kendilerini saklamak üzere değil kapının önünden geçecek kişileri(/bayanları) içeriyi görmek zorunda bırakmamak içindir! [Lütfen özellikle bayanların rahatsızlığını dikkate alarak ve saygı göstererek tuvalet giriş kapılarını kapalı tutmaya özen gösterelim!...] )


-KAPIYI VURMADAN/ÇALMADAN AÇMAK/GİRMEK değil/>< KAPIYI VURARAK/ÇALARAK AÇMAK/GİRMEK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


-KAPİK ile KAPİK

( Köpek. İLE Rublenin yüzde biri değerinde para birimi. )


-KAPSAYICI/LIK ile/ve/||/<> KUCAKLAYICI/LIK



-KAR ile/ve/||/<>/> KARLIK

( Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı. İLE/VE/||/<>/> Kar kuyusu. | Dışı hasır örgüsüyle kaplı, içinde kar ya da buz koymak için bölmesi bulunan, soğutucu olarak kullanılan büyük şişe. )


-KARABATAK / KARABATAK



-KARAKULAK ile KARAKULAK

( Kedigillerden, çakala benzer vahşi bir hayvan. İLE Osmanlı Devleti'nde emir çavuşu, haberci. )


-KARAMSAR/LIK ve/||/<>/>/< KORKAK/LIK



-KARAMSARLIK değil/yerine/>< KAVRAMSALLIK



-KARANFİL[Ar. < KARANFUL] ile KARAMUK

( Karanfilgillerden, güzel renkli çiçekler açan bir süs bitkisi. | Mersingillerden, Molük Adaları'nda, Filipinler'de ve Hindistan'da yetişen ve yaprakları sürekli yeşil kalan bir ağaç.[Caryophyllus aromaticus] | Bu ağacın karanfil yağı elde edilen ve baharat olarak kullanılan, ağız kokusunu gideren, acımsı, koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcuğu. İLE Karanfilgillerden, ekin tarlalarında biten, yaprakları karşılıklı, çiçeği pembe mor renkte, zararlı bir bitki. | Gövdede, kara renkli kabarcıklara neden olan bir hastalık. | Koyunlarda görülen bir hastalık türü. )


-KARARTMA ile KARARTMAK

( Savaş durumunda düşman uçaklarından korunma amacıyla ışıkları örtme ya da söndürme biçiminde alınan önlemlerin tümü. İLE Rengini karaya çevirmek, esmerleştirmek, siyahlaştırmak. | Karanlık duruma getirmek. | Işığı kısmak ya da örtmek. | Kötü bir duruma getirmek. )


-KARATAVUK ile KIZILKUYRUK

( Karatavukgillerden, tüyleri kara, meyve ve böceklerle beslenen ötücü kuş. İLE Karatavukgillerden, kışın göçen, küçük, güzel bir kuş. )


-KARDEŞLENMEK ile KARDEŞLENMEK

( Ekin bir kökten birkaç sap birden üremek. İLE Kardeş sahibi olmak. )


-KARE ile/ve/||/<> KAREKÖK

( Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen, dördül, murabba. | Bu biçimde olan. | İskambil oyunlarında aynı türden dört kâğıdın biraraya gelmesi. İLE Karesi verilen bir sayıya eşit olan sayı. )


-KARELEME ile KARELEMEK

( Karelemek. | Bir resmin, büyülterek ya da küçülterek benzerini çıkarma yöntemi. | Herhangi bir çokgenle eş değerli bir kare çizme. | Eş değer bir kare ile hesaplama. İLE Karelere ayırmak. | Bir resmi büyültme ya da küçültme işleminden sonra asıl örneğin oranlarını kopyasında da elde etmek için bir resmi eşit sayıda karelere ayırmak. )


-KARGILIK ile KARGILIK

( Fişeklik. İLE Kamış yetişen yer. )


-KARIK ile KARIK

( Kar yağmış bir alana bakma sonucu ortaya çıkan göz kamaşması. | Karlı bir alana bakma sonucu kamaşmış (göz). İLE Ark. | Arklar arasında kalan toprak parçası. | Sabanla açılan çizi. )


-KARINCIK ile KARINCIK

( Gövdenin çeşitli örgenleri içinde bulunan boşluk. İLE Kalbin alt bölümünde bulunan ve biri sağdaki akciğere kan pompalayan, öbürü soldaki akciğerden gövdeye pompalanacak kanı alıp gövdeye göndermeye yarayan iki boşluk. )


-KARIŞIK ile/ve/değil KARMAŞIK



-KARIŞIK ile KATIŞIK

( TAGŞÎŞ[Ar. < GIŞ | çoğ. TAGŞÎŞÂT]: Karıştırma, saflığını giderme. | Değerli bir şeyi değersiz bir şeyle karıştırma. | İmrenme. )


-KARIŞIK ile KATIŞIK

( TAHALLUT[Ar.]: Karışma, eşyanın karışık olması. )


-KARIŞIK ile KATIŞIK

( TEDÂHÜL[Ar.]: Birbirinin içine girme. | Karışma. )


-KARIŞMA(MA)K ile/ve KAVUŞMAK



-KARIŞTIRMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> KAKTIRMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> KAKALAMAK



-KARIŞTIRMAK ile/ve KARIŞTIRMAMAK



-KARIŞTIRMAK ile/ve KARŞILAŞTIRMAK



-KARIŞTIRMAK ile/ve KATIŞTIRMAK



-KARIŞTIRMAK ile/ve KATMAK



-KARIŞTIRMAK ile KURCALAMAK



-KARMAŞA ile/ve/||/<> KARARSIZLIK



-KARMAŞIK YAPININ DEĞERİNİ DÜŞÜRMEK ile/değil/yerine KARMAŞIK YAPIYI, BASİT/KOLAY ÇÖZÜMLE ÇÖZMEK



-KARŞI ile KARŞILIK



-KARŞILIKSIZ AŞK'TA:
ÜZÜNTÜ ile KIZGINLIK



-KARŞIT ile KARŞI-LIK



-KARŞITLIK ile/değil/yerine KARŞILIKLILIK



-KASNAK ile KASNAKLAMAK

( Enli çember. | Kalbur, tel vb. şeylerin tahta çemberi. | Nakış işlemek için gergef gibi kullanılan, kumaşı germeye yarayan, tahtadan çember. | Bir sütunun gövdesini oluşturan silindir biçimindeki taşların her biri. | Kıyıları oluk biçiminde pervazlı, metal ve tahtadan yapılmış çember. | Pehlivanların giydikleri kispetin bele gelen bölümü. | Makinelerde, bir milden başka mile hareket geçiren kayışların takıldığı demir çember. İLE Kasnak içine almak, çemberlemek. | Kollarını dolayarak kavramak. | Yapılarda, betonun şişmesini önlemek ve direncini artırmak için sıkıştırılmış betonun çevresini metalden bir kasnak içine almak. )


-KAŞ ile/ve KİRPİK

( Alın ile göz çukurunun arasında bulunan yoğun kıllar. İLE Göz kapaklarının ucunda bulunan seyrek kıllar. )


-KAŞ ile/ve KİRPİK

( Kaş ile göz, gerisi (kalanı, artanı, dahası) söz. )


-KAŞ ile/ve KİRPİK

( TAKATTUB[Ar.]: Buruşma. | Kaşların çatılması. )


-KAŞ ile/ve KİRPİK

( TAKTÎB[Ar.]: Kaş çatıp yüz ekşitme. )


-KAŞ ile/ve KİRPİK

( NEVK[Fars.]: Sivri uc. | Kuş gagası. | Kirpiğin ucu. )


-KAŞ ile/ve KİRPİK

( [Divân edebiyatında] Yay. İLE/VE Ok. )


-KAŞI(N)MAK ile KARIŞTIRMAK



-KAT'Î/YET[Ar.] değil/yerine/= KESİN/LİK



-KATEGORİLERİ BİLMEK ile/değil KATEGORİLERLE BİLMEK



-KATILIM SAĞLAMAK ile/değil/yerine/||/<>/< KATILMAK



-KATILMAK ile/ve KARŞI DURMAMAK



-KATILMAK ile KATILMAK

( Katma işi yapılmak. | Bir topluluğa girmek, iştirak etmek, iltihak etmek. | Ortak olmak, benimsemek. | Hak vermek. İLE Aşırı derecede gülme, ağlama, gıdıklanma, korkma vb. tepkiler sırasında, solunum kaslarının kasılmasından dolayı soluğun kesilmesi. )


-KATIM ile KATIMLIK

( Katma durumu/eylemi. İLE Bir kezde katılacak miktarda olan. )


-KATMAK ile/ve/||/<>/> KARMAK

( Bir şeyin içine, üstüne ya da yanına, niteliğini değiştirmek ya da niceliğini artırmak için başka bir şey eklemek, karıştırmak. | Bir araya getirmek. | Birlikte göndermek. | Döllenmeyi sağlamak için erkek hayvanı dişinin yanına salmak. İLE/VE/||/<>/> Karıştırmak, birbirine katmak. | Toz durumundaki bir şeyi sıvı ile karıştırarak çamur ya da hamur durumuna getirmek. )


-KATMAK ile/ve KAZANDIRMAK



-KAVAK / KARAKAVAK

( ... İLE Yüksekliği 35 metre kadar olabilen, kabuğu koyu renkli bir tür kavak. )


-KAVKI = KABUK

( Deniz hayvanlarının sert kabuğu. )


-KAVRAM ile/ve KURUM ile/ve KARŞILIK

( Zihinde. İLE/VE Toplumda. İLE/VE Gövdede. )


-KAVRAMI/MEFHUMU GÖRMEK ile/ve/değil/||/<>/< KAVRAM/MEFHUM İLE GÖRMEK

( )


-KAVRAMI/MEFHUMU GÖRMEK ile/ve/değil/||/<>/< KAVRAM/MEFHUM İLE GÖRMEK

( Mefhumu Görmek, Mefhum ile Görmek - İhsan Fazlıoğlu )


-KAVRAMSAL/LIK ile/ve/<> KURUMSAL/LIK

( Üst kavramlar, altındakileri örgütleyen kavramlardır. )


-KAVUN ile/ve/||/<>/< KELEK ile/ve/||/<>/< DÜĞLEK

( Güneş gördükçe olgunlaşır. İLE/VE/||/<>/< Başlangıçta ve toprak üstünde kalan bölümüdür. İLE/VE/||/<>/< Yeni oluşmaya başladığı küçükkenki durumuna verilen addır. )


-KAVUN ile/ve/||/<>/< KELEK ile/ve/||/<>/< DÜĞLEK

( Meyve olur. İLE/VE/||/<>/< Turşu olur. İLE/VE/||/<>/< ... )


-KAVUŞAMAYANLARIN YAŞADIĞI AŞK ile/ve/değil/<> KAVUŞANLARIN YAŞATTIĞI AŞK



-KAVUŞMAK/VUSLAT ile/ve KARIŞMA(MA)K

( Vuslatın tadı, hasretindedir. Vuslata doyulur, hasrete doyulmaz. )


-KAVUŞMAK/VUSLAT ile/ve KARIŞMA(MA)K

( Vuslatta gına vardır. )


-KAVZAMAK[yerel] ile/=/<>/< KAVRAMAK

( Sıkı tutmak, kavramak. | Korumak, muhafaza etmek. İLE/=/<>/< Elle sıkıca tutmak. | Bir nesne ya da düşünceyi her yönüyle anlamak. | Motorlu araçlarda debriyaj pedalı görev yapmak. | Motorlu araçlarda lastik yolu kavramak. )


-KAYA ile KARABALIK

( ... İLE Tatlısu kayası. )


-KAYA ile KAVLAK

( Kabuğu dökülmüş. | Güneşten derisi soyulan kişi. | Yer altı boşluklarının tavan ve yan duvarlarında bulunan gevşemiş ya da düşebilir kaya parçası. )


-KAYA ile/ve/||/<>/> KAYALIK

( Büyük ve sert taş kütlesi. | Kayaç. İLE/VE/||/<>/> Kayası çok olan yer. )


-KAYAK ile KIZAK

( Kar, su ya DA çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç. | Bu aracı kullanarak yapılan spor. İLE Kar ya da buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt. | Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça. | Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası öğelerinin tutturulmasını, hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası. | Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan ya da gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara. )


-KAYAR ile/ve/||/<>/> KAYARLAMAK

( Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi.| Pay. İLE Hayvanın eskiyen nallarını onarmak, eskiyen nalın çivilerini yenilemek. | Düven taşlarını yeniden koymak ya da onarmak. | Sövmek, küfretmek. )


-KAYBETTİĞİNE ÜZÜLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANDIĞINA/KAZANABİLECEĞİNE SEVİNMEK



-KAYIK ile/ve KAYAK

( ... İLE/VE Eskimoların kullandığı tek kişilik kayık. )


-KAYIK ile KAYIK

( Kürek ya da yelkenle yürütülen ufak tekne. İLE Bir yana kaymış. )


-KAYPAK ile/ve/||/<> KAYTAK

( Dönek. İLE/VE/||/<> Kuytu. | Sözünde durmayan. | Yağcı, dalkavuk, numaracı. )


-KAZANA/NA YANAŞIRSAK ve/||/<> KÖTÜYE YANAŞIRSAK

( Karası bulaşır. VE/||/<> Belâsı bulaşır. )


-KAZANAMAMAK ile KAYBETMEK



-KAZANMAK ile/ve/değil/yerine KAZANÇLI ÇIKMAK

( Hiçkimse, sürekli olarak ve herşeyi kazanamaz fakat görülmesi gerekeni görebilirse herşeyde ve sürekli kazançlı çıkabilir. )


-KAZMAK ile KAZIMAK



-KEKLİK ile KINALI KEKLİK

( ... İLE Sülüngillerden, Balkan Yarımadası, Orta ve Doğu Asya'da yaşayan, uzunluğu 38 cm. olan bir tür kuş. )


-KELEBEK ile KELEBEK ile KELEBEK ile KELEBEK

( Pul kanatlılardan, gövdesi, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türü olan böceklere verilen genel ad. İLE Biçim olarak bu böceklere benzeyen. İLE Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan. | Bu hayvanın neden olduğu hastalık. İLE Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm. )


-KEMER ile KUŞAK



-KEMİK ile KEMİKÇİK

( ... İLE Küçük kemik. )


-KENDİ KENDİNE DÜŞÜNMEK ile KENDİ ÜZERİNE DÜŞÜNMEK

( Düşünceleri denetleme/dayanakça gereksinimi duymadan. İLE Düzenli, uyumlu ve bütünlüklü. )


-KENDİ KENDİNE DÜŞÜNMEK ile KENDİ ÜZERİNE DÜŞÜNMEK

( Bırak çeşitli düşünce/duygu kuşları başının üzerinden uçsunlar. Sen ancak başının üzerinde yuva yapmamalarını sağla!/[sağlayabilirsin!] )


-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( Mizaç, karakter, deneyim ve sınırsız algıdaki çeşitliliğin birlikteliğinin yansıması. İLE/VE/||/<>/> Düzenin ve/ya da çevrenin etkisi/katkısı ile oluşturulmuş olan. İLE/VE/||/<>/> Kişinin, takip ederek ve farkındalıkla oluşturduğu. )


-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( Kişi, davranışları ve kişiliğinin doğru kalması için zor ya da keyifsiz görevlerden kaçmamalıdır. Ayrıca elde ettiklerinin, hırsını öldürmemesine de özen göstermelidir. )


-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( Nasıl, bir gövde, ışığın yolunu kestiğinde gölge görünürse, öylece, saf "öz [kendini] farkındalık" hali de "ben-bedenim" fikriyle engellendiği zaman "kişi" ortaya çıkar. )


-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( Sizdeki kişi ile birlikte kalın ve size neler olduğunu gözlemleyin. )


-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( Bilinenin bileni'ni, yani gerçek kimliğinizi bulun. )


-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( Kişilik, dilde yansır. )


-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( SABIR GEREK EVVELÂ,
SONRA TAHAMMÜL,
SONRA TENEZZÜL,
SONRA İLİM, İRFAN GEREK,
SONRA AŞK, ŞEVK GEREK,
SONRA YOKLUK,
EN SONUNDA KİŞİLİK! [OLUŞUR] )


-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( Personality reflects on language. )


-KENDİLİK ile/ve/||/<>/> KİMLİK ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK

( Exactly as a shadow appears when light is intercepted by the body, so does the person arise when pure self-awareness is obstructed by the 'I-am-the-body' idea.
Stay with the person and watch what happens to you.
Find out who you are, the knower of the known. )


-KENDİN OLABİLMEK ve/||/<>/> KENDİN KALABİLMEK



-KENDİNDE KALMAK ile/ve KENDİNİ SÜRDÜRMEK



-KENDİNDE VARLIK ile KENDİ İÇİN VARLIK ile KENDİNDE VE KENDİ İÇİN VARLIK



-KENDİNDE, KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNE, HESABINI VERMEK

( Aşk. İLE/VE Tefekkür. )


-KENDİNDE, KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNE, HESABINI VERMEK

( Kişi, ne yaparsa kendi yapar, kendine yapar. )


-KENDİNDE, KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNE, HESABINI VERMEK

( Eden kendine eder; yapan bulur ve çeker. Sürekli anımsa! Kazanmak, koca bir yaşam ister. Kaybetmeye ise anlık gaflet yeter. )


-KENDİNDE/LİK ile/ve/||/<> KALICI/LIK



-KENDİNDE/LİK ile/ve/||/<> KENDİLİĞİNDEN/LİK



-KENDİNDEN EMİN OLMAK ile/ve/değil KAYNAĞINDAN EMİN OLMAK



-KENDİNE YONTMAK değil/yerine KENDİNİ YONTMAK



-KENDİNİ "KASMAK" ile/değil KENDİNİ KISMAK



-KENDİNİ "UYUTMAK" ile/ve/<> KENDİNİ UNUTMAK



-KENDİNİ ARAMAK ile/ve/<> KALICILIĞINI YAKALAMAK



-KENDİNİ AVUTMAK ile KENDİNİ KANDIRMAK



-KENDİNİ AZIMSAMAK değil/yerine/>< KENDİNİ ANIMSAMAK



-KENDİNİ BEĞENME ile KENDİNE YETERLİK

( EGOISM/EGOIST vs. NARSISISM/NARSISIST )


-KENDİNİ BİLMEK ve/= KENDİN OLMAK/OLABİLMEK

( Başkası olma! Kendin ol! )


-KENDİNİ BİLMEK ve/= KENDİN OLMAK/OLABİLMEK

( GNOTHI SEAUTONU & NOSCE TE IPSUM )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve/||/<> KENDİNDEKİNİ, KENDİNDE BİLMEK



-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Kaynağı kaynak olarak, görünüşü de görünüş olarak ve kendinizi yalnızca kaynak olarak görmek, kendini bilmektir. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Kendini-idrakin ön koşulu içtenliktir. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Kendini-idrakin ön koşulu mükemmellik değildir. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Erdemler ve güçler kendini-idrakle birlikte gelir, daha önce değil. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Kendi hakkınızda sağlam (geçerli) bir soru soramazsınız, çünkü kimin hakkında soru sorduğunuzu bilmiyorsunuz. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Kendinizi, olduğunuz halinizle bilin. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Kendi hakkınızda pek çok şey biliyorsunuz fakat bilen'i bilmiyorsunuz. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Bir şeyi, doğrudan ve sözsüz olarak bilmeden önce, bilen'i bilmeniz gerek. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Gövde ve zihin içinde olmadığınızı, fakat her birinin de farkında olduğunuzu bilmek, kendini-biliştir. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Ancak kendiniz olmakla kendinizi bilebilirsiniz. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Ne olduğunuzu bildiğiniz zaman aynı zamanda bildiğiniz olursunuz. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( Kendi etkinliğinle, kendini inşâ edip, kendini olumlama. )


-KENDİNİ BİLMEK ile/ve KENDİNİ, KENDİNDE BİLMEK

( To know the source as source and appearance as appearance, and oneself as the source only is self-realisation.
Earnestness is a precondition to self-realisation.
Earnestness precondition is not perfection.
Virtues and powers come vs. realisation, not before.
You cannot ask a valid question about yourself, because you do not know whom you are asking about.
Know yourself as you are.
You know so many things about yourself, but the knower you do not know.
Before you can know anything directly, non-verbally, you must know the knower.
To know that you are neither in the body nor in the mind, though aware of both, is already self-knowledge.
You can only know your self by being yourself.
When you know what you are, you also are what you know. )


-KENDİNİ GELİŞTİRMEK ve KABINI GENİŞLETMEK/DERİNLEŞTİRMEK

( Kendini aşmak isteyenler, "derler" deresinden geçmelidir. )


-KENDİNİ GELİŞTİRMEK ile/ve/<>/> KENDİNİ YETKİNLEŞTİRMEK

( En güçlü zincirin gücü bile, zincirin en zayıf halkası kadardır. )


-KENDİNİ GELİŞTİRMEK ile/ve/<>/> KENDİNİ YETKİNLEŞTİRMEK

( MÜTEEHHİB: Kendi kendini yetiştirmiş kişi. Otodidakt. )


-KENDİNİ GELİŞTİRMEK ve/||/<>/> KUŞAĞINI YETİŞTİRMEK

( Bugün. VE/||/<>/> Yarın. )


-KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ile/ve/||/<> KENDİNE YETERLİK



-KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK ve/<>/>/< KENDİNİ GENÇLEŞTİRMEK



-KENDİNİ TANIMAK ile/ve/> KENDİNİ İNŞÂ ETMEK



-KENDİNİ TANIMAK ile/ve/> KENDİNİ KONUMLANDIRMAK

( Ne gezersin Şam, Buhara
Her ne ararsan Kendinde Ara! )


-KENDİNİ UNUTMAK ile/ve KENDİNİ ADAMAK

( Duyarlılığı artırır. İLE/VE Yaratıcılığı artırır. )


-KENDİNİ UNUTMAK ile/ve KENDİNİ ADAMAK

( Kişinin kendi parçalanıp dağılmadıkça, yani muhît olmadıkça, kendinden vazgeçmez. )


-KENDİNİ UNUTMAK ile/ve KENDİNİ ADAMAK

( Bir göz açıp kapayıncaya kadarki zaman içinde, kişi, kendinden geçebilse... )


-KENDİNİ UNUTMAK ile/ve KENDİNİ ADAMAK

( Increase the sensibility. WITH/AND Increase the creativity. )


-KENDİNİ:
KANDIRMAK ile/ve/||/<>/> KAPTIRMAK



-KENDİNLE KALMAK ile KENDİNE KALMAK

( Hoştur. İLE Kolay değildir. )


-KENTTE YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine KENTLİ OLMAK



-KEPEK/DONRA ile KEPEK

( Saçlı derideki pulcuklar. İLE Elenen undan sonra kalan kabuk kırıntıları. )


-KEPENEK ile KEPENEK

( Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba. İLE Pervane. )


-KESE ile KESECİK

( Organizmanın bazı boşlukları. İLE Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı örgen. )


-KESEK ile KESEK

( Bel, çapa ya da sabanın topraktan kaldırdığı iri parça. | Çimen yapmak için üzerindeki otuyla birlikte çıkarılmış çayır parçası. İLE Tezek. )


-KESİN/LİK ile KATI/LIK



-KESİNTİ ile KESENEK

( Kesilen parça, kırpıntı. | Bir işin bir süre için durması, inkıta. | Ödenilen bir paradan herhangi bir nedenle kesilen bölüm. İLE Görevlilerin aylıklarından her ay belirli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para. | Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi, iltizam. )


-KESMEK ile/değil KETMEK

( Nesnelerde. İLE/DEĞİL Sözde/konuşmada. )


-KESMEK ile/ve KIRPMAK



-KETEN/KENDİR ile/ve/||/<>/> KITIK

( ... İLE/VE/||/<>/> Minder, yastık vb.ni doldurmak için kullanılan ve bazen de sıvanın içine katılan keten ve kendir lifleri. )


-KEYFÎ/LİK ile/değil/yerine KENDİLİĞİNDEN/LİK



-KEYFİNDE/LİK ile/değil/yerine KENDİNDE/LİK



-KIKIRDAK/KAKIRDAK ile/ve KEMİK

( EŞVÂK[Ar. < ŞEVK]: Kemiklerin uzamaları. )


-KIKIRDAK/KAKIRDAK ile/ve KEMİK

( Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu. | Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça. İLE/VE İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert örgenlerin genel adı. | Kemikten yapılmış olan. )


-KIKIRDAK ile KEMİRCİK

( ... İLE Burun, kulak vb.nde bulunan küçük kıkırdak. )


-KILIBIK ile/değil/yerine KALBİ ILIK



-KILIBIK >< KAZAK



-KIRGIN/LIK ile/değil KIRIK/LIK



-KIRIK ile KIRIK ile KIRIK

( Kırılmış olan. | Tam nota göre düşük olan not. | Saf renkten hafif uzaklaşmış. | Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. | Kemiğin bir etki ile kırılması. | Bir şeyin kırılan yeri. | Kırıntı. | Melez. | Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. | Gücenmiş, üzgün. İLE Dişilin ya da erilin, yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu eril ya da dişil. İLE Fay. )


-KIRKAYAK ile KIRKAYAK

( Eklem bacaklıların çok ayaklılar sınıfına giren, taşların altında yaşayan, gövdesi yuvarlak ve uzun bir böcek. İLE "Kasık biti". )


-KIRMIZI ÖRÜMCEK ile KIRMIZI SIRTLI ÖRÜMCEK

( )


-KIRMIZI ÖRÜMCEK ile KIRMIZI SIRTLI ÖRÜMCEK

( ... İLE Avustralya'nın, en zehirli örümceğidir. )


-KIRPMAK ile KESMEK



-KIŞLA ile KIŞLAK

( Askerlerin toplu olarak barındıkları yapıların tümü. | Koyun ve keçi sürülerinin gecelediği ya da kışın barındığı kapalı ağıl. İLE Kışın barınılan yer. | Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer. )


-KIŞLAMAK ile KIŞLAMAK

( Kış mevsiminin gelmesi. | Kışı, bir yerde geçirmek. İLE Hayvanları kovalamak üzere ses çıkarmak. )


-KIVIRCIK ile KIVIRCIK ile KIVIRCIK

( Küçük küçük kıvrımları olan. İLE Marul. İLE Koyun. )


-KIVIRMAK ile KIRITMAK



-KIVRAMAK ile KIVRANMAK

( Bir nesnenin buruşup toplanması, kıvırcık duruma gelmesi. | Hızlı yürümek. | Harekete geçmek. İLE Ağrı, sancı gibi gövdesel ya da korku, heyecan gibi ruhsal nedenlerle gövdenin eğilip bükülmesi. | Acı çekmek, üzülmek. | Bir şeye çok gereksinim duymak. )


-KIVRIK ile KIVIRCIK

( Eğrilip bükülmüş, yuvarlak bir biçim verilmiş. İLE Küçük küçük kıvrımları olan. )


-KIYAS/LAMAK ile/ve/değil/<> KISKANÇLIK



-KIYASLAMAK ile/ve/> KARIŞTIRMAK



-KIYMAK ile/değil/yerine KILMAK



-KIYMAK değil/>< KILMAK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


-KIZMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK

( Isıtılan ya da ısınan bir nesnenin sıcaklığının çok artması. | At, eşek vb. hayvanların çiftleşme istemesi, kösnümek. | Dişi kuşların zamanı gelip kuluçkaya yatma isteği göstermesi. | Öfkelenmek, sinirlenmek. İLE Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak. İLE Bitkilerin, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınması. İLE Hayvan, eş isteme zamanı gelmek, kösnümek. İLE Zorlu, sert, kızışık bir durum almak, şiddetlenmek, artmak. | Hızlanmak, hareketlenmek. )


-KİBİR ile/değil/yerine KİBARLIK



-KİLO VERMEK/ALMAK değil/yerine KİLOYU AŞAĞIYA/YUKARIYA KONTROL ETMEK



-KİMLİK ile/ve/değil/yerine/||/<> KENDİLİK



-KİMYASAL BAĞLARDA:
İYONİK ile/ve/||/<> KOVALENT ile/ve/||/<> METALİK



-KİPRİK değil KİRPİK



-KİRİŞLEME ile KİRİŞLEMEK

( Kirişlemek işi. | Ahşap döşemelerde yaklaşık 50 santimetre ara ile kirişler koyma. | Çapraz olarak, kılıçlama. İLE Kirişi çekip germek. | Kiriş olarak kullanılan keresteyi döşemek. )


-KİRLİ TOPRAK değil KİLLİ TOPRAK



-KİŞİ OLMAK ile/ve/değil KENDİ OLMAK



-KİŞİ:
İYİLİK ile/ve/||/<> MERHAMET ile/ve/||/<> KİŞİLİK

( [kadar ...] "Taşlanır." İLE/VE/||/<> "Dışlanır." İLE/VE/||/<> Sınanır. )


-KİŞİDEN KORKMAK ile/değil/yerine KİŞİNİN CEHALETİNDEN KORKMAK



-KİŞİDEN/BİRİNDEN KORKMAK ile/değil/yerine KENDİNDEN KORKMAK

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kendi yapabileceklerinden, deliliğinden, gözü karalığından. )


-KİŞİLERCE, BEĞENİLMEMEK ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİLERE, YARANAMAMAK



-KİŞİLERİ:
[ne yazık ki]
!"DENEMEK/SINAMAK" değil/yerine/>< KONUŞMAK

( "Denenilen" şeyin sonucunu "elde ettirir" belki fakat o kişiyi mutlaka ve sonsuza kadar kaybettirir. DEĞİL/YERİNE/>< Kişiyi kaybetmemek/kazanmak için özellikle de yakın olduğumuz kişileri denememek/sınamamak gerekir. Çeşitli oyunlar yaparak, tuzaklar kurarak elde edilen "bilgi/sonuç" geçersizdir. Aslolan ise her koşulda, en olumsuzu söylemek bile olsa konuşmayı yeğlemektir. )


-KİŞİLERİ:
"YENMEK" ile/değil/yerine/>< KAZANMAK



-KİŞİLERLE "AYNI OLMAK" ile/değil/yerine/>< KİŞİLERE AYNA OLMAK



-KİŞİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KENDİLİK

( Masterson'ın, Kendilik kuramı ve çalışmalarını okumanızı/incelemenizi salık veririz... )


-KLOR[Fr. < CHLORE] ile KLOR HİDRAT[Fr. < CHLORHYDRATE] ile KLOR HİDRİK ASİT ile KLORİK[Fr. < CHLORIQUE] ile KLORLAMAK

( Atom numarası 17, atom ağırlığı 35,5 olan, normal sıcaklıkta gaz durumunda bulunan, halojenlerden bir öğe.[simgesi Cl] İLE Azotlu organik bir baz ile hidroklorik asitten türeyen tuz. İLE Klor ile hidrojen bileşiği (HCl). İLE Klorik asit. İLE Mikroplardan arındırmak amacıyla suya düşük oranda klor katmak. | Özellikle yünlü kumaşlara, ipliklere parlaklık vermek için klor gazına tutmak. | Savaşta insanlara, hayvanlara ve bitkilere zararlı olması, öldürmesi için klor püskürtmek. )


-KLOROFİL[Fr. < CHLOROPHYLLE] ile KLOROFORM ile KLOROMETRİ/KLORÖLÇER ile KLOROPLAST[Fr. < CHLOROPLASTE] ile KLOROZ/SARICALIK

( Güneş ışığını soğurarak bitkilerde karbon özümlemesini sağlayan ve bitkilere yeşil renklerini veren nesne. İLE Renksiz, hoş kokulu, genellikle anestezide kullanılan, yatıştırıcı ve uyuşturucu birleşik. [CHCI3] | Bir tür organik yağ çözücü. İLE Bir sıvının içindeki erimiş bulunan klor miktarını ölçmeye yarayan araç. İLE Yeşil bitkilerde gözelerin içinde bulunan, klorofil moleküllerinden oluşan, karmaşık yapılı kromoplast. İLE Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen, genellikle genç kızlarda görülen kansızlık. | Yaprakların sarımtırak bir renk aldığı bitki hastalığı. )


-KOK(MA)MAK ile/ve KORK(MA)MAK



-KOKARCA(AMERİKA/KIR SANSARI) ile ÇİZGİLİ/ŞERİTLİ KOKARCA ile DOMUZ BURUNLU KOKARCA ile KOKAN PORSUK

( 12 türünün çoğunluğu Amerika kıtasında yaşamaktadır. )


-KOKARCA(AMERİKA/KIR SANSARI) ile ÇİZGİLİ/ŞERİTLİ KOKARCA ile DOMUZ BURUNLU KOKARCA ile KOKAN PORSUK

( Uzunlukları 12 – 51 cm. (+7 –41 cm. kuyruk) ve ağırlıkları 0,2 - 4,5 kg. olur. Renkleri siyah ya da kahverengi, üzerilerinde beyaz şeritleri ya da benekleri olur. Gövdeleri, zarif ve uzun, bacakları kısa ve kuyrukları çok püsküllü olur. Kazmak için kullandığı ön ayaklarının tırnakları çok uzun ve kıvrıktır. Çoğu türün burnu uzun, gözleri ve kulakları küçük olur. )


-KOKARCA(AMERİKA/KIR SANSARI) ile ÇİZGİLİ/ŞERİTLİ KOKARCA ile DOMUZ BURUNLU KOKARCA ile KOKAN PORSUK

( En önemli özellikleri, çok iyi gelişmiş, kötü kokulu bir sıvı üreten anal bezeleridir. Bu kokulu sıvıyı, kendilerini korumak için alti metre bir mesafeye kadar sıçratabilirler. [Anlatılanlara göre bu iğrenç koku, sarımsak, kükürt ve yanık plastik karışımı gibi kokmaktadır.] )


-KOKARCA(AMERİKA/KIR SANSARI) ile ÇİZGİLİ/ŞERİTLİ KOKARCA ile DOMUZ BURUNLU KOKARCA ile KOKAN PORSUK

( Hem Amerika'da, hem de Güneydoğu Asya'da yaşarlar. Amerika'daki yayılımları, Kanada'dan Patagonya'ya kadar uzanır. Güneydoğu Asya'da ise Sumatra, Borneo, Cava(Endonezya) adalarından, Filipinler'in güneyine ve Palavan'a kadar uzanır. Yaşam alanı olarak kır, yarı çöl ve çalılık alanlar gibi açık alanları yeğlerler. Fazla ağaçlı ormanları ve sulak alanları sevmezler. )


-KOKARCA(AMERİKA/KIR SANSARI) ile ÇİZGİLİ/ŞERİTLİ KOKARCA ile DOMUZ BURUNLU KOKARCA ile KOKAN PORSUK

( Fazla yemek seçmeyen, her şey yiyicilerdir[omnivor]. Daha çok et ile beslenmeyi yeğlerler. Tavşan ve kemiriciler gibi küçük memelileri, kuş, kertenkele, yılan, kurbağa ve böcekleri avlarlar. Bitkisel beslenmeleri kök, meyve ve fındık türlerinden oluşur. )


-KOKARCA(AMERİKA/KIR SANSARI) ile ÇİZGİLİ/ŞERİTLİ KOKARCA ile DOMUZ BURUNLU KOKARCA ile KOKAN PORSUK

( Dişi kokarca, 40 ila 65 gün arası süren bir gebelikten sonra genelde 4-5 [nadir olarak 16] yavru dünyaya getirir. Yavrular, ilk başta kör ve çıplaktır ama çok çabuk büyür. 35 gün sonra yürümeye başlarlar, iki ay sonra emzirilmeleri bırakılır ve yarım ya da bir yıl sonra yuvadan uzaklaşıp kendileri üreyebilecek bir olgunluğa ulaşır. Yaşamları, doğada 5-6 yıldır. )


-KOKOROZ ile KOKOROZLANMAK

( Mısır. | Sivri uçlu, uzun şey. | [argo] Çirkin. İLE Göz korkutmak, meydan okumak. )


-KOKOZLUK ile KOKOZLAMAK

( Parasız, züğürt olma durumu. İLE Parayı tüketmek, parasız kalmak. )


-KOKUŞMAK ile/değil KOKLAŞMAK



-KOLAY ile/ve/||/<> KOLAYCA ile/ve/||/<> KOLAYCACIK ile/ve/||/<> KOLAYLAMAK

( Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç(II) ve zor karşıtı. | Kolaylık. | Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe. İLE Oldukça kolay. | Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden. İLE Çok kolay. | Çok kolay bir biçimde: İLE Bir işi bitirmek üzere olmak, bir işin sonuna yaklaşmak. )


-KOLÇAK ile KOLLUK ile KOLLUK

( Yalnız başparmağı ayrı, öteki dört parmağı bir örülmüş eldiven. Ceket ya da gömlek kollarının kirlenmesine engel olmak için bilekten dirseğe kadar geçirilen eğreti kolluk. | Kadınların dirseklerine kadar taktıkları basmadan yapılan süs eşyası. | Kola geçirilen işaretli bağ, pazubent. | Zırhın kola geçirilen parçası. | Koltuk ya da sandalyenin kol konacak parçası. İLE Gömlek kollarının ucundaki iliklenen bölüm, manşet. | İş yaparken giysiyi korumak için bilekten dirseğe kadar kola geçirilen, genellikle koyu renkli kumaştan dikilmiş parça. | Kollara takılan ve dikkati çekmesi istenen görevlilerin kimliklerini gösteren şerit. İLE Güvenliği sağlamakla görevli polis ya da jandarma. )


-KOLESTEROL'DE:
İDEAL ile KABUL EDİLEBİLİR ile SINIRDA YÜKSEK ile YÜKSEK

( 180 altı. İLE 180 - 199 İLE 200 - 219 İLE 220 üstü. )


-KOLLARI:
SIYIRMAK ile/değil KIVIRMAK



-KOLTUK ile KOLTUK



-KOMEDİ ile KOMİK

( Sanatçının yaptığı. İLE Abartanın, dozu kaçıranın yaptığı. )


-KOMPLEKS ile KARMAŞA/KARMAŞIK



-KOMPLİKE[Fr. < COMPLIQUE] yerine KARMAŞIK



-KONAK ile KONAK ile Konak

( Büyük ve gösterişli ev. | Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. | Konakçı. | Araçla bir günde alınan yol. | Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. İLE Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. | Gözde oluşan ince tabaka. İLE İzmir iline bağlı ilçelerden biri. )


-KONALGA[Moğolca] ile/||/<> KONAK

( Göçebe ve yolcuların yolculuk ya da göç sırasında konakladıkları sulu ve otlu yer, konak yeri. İLE/||/<> Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. )


-KONMAK ile KONULMAK

( Kuş, kelebek, uçak, toz vb. bir yere inmek. | Yolculukta geceyi geçirmek için bir yerde kalmak, konuk olmak. | Kısa bir süre için bir yere yerleşmek, bir yeri yurt edinmek. | Bir şeyi emeksiz edinmek. İLE Koyma işinin yapılması, yapılmış olması. )


-KONSTRÜKTİVİZM[Fr. < CONSTRUCTIVISME] değil/yerine/= KURMACILIK

( Resim ve heykelde, yapıtı, geometrik öğeleri ile kurmayı temel alan anlayış. )


-KONTROLÜ SONDA YAPMAK ile/yerine KONTROLÜ BAŞTA VE SÜREKLİ YAPMAK



-KONUŞLAN(DIR)MAK ile/değil KONUMLAN(DIR)MAK



-KONUŞMA BOZUKLUĞU/SORUNLARI ile KEKELEMEK



-KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine KANITLAMAK



-KONUŞMAK değil/>< KANITLAMAK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


-KONUŞMAYA DEĞER KİŞİLERLE KONUŞMAMAK ile/ve/<> KONUŞMAYA DEĞMEZ KİŞİLERLE KONUŞMAK

( Kişileri kaybettirir. İLE/VE/<> Söz(cük)leri kaybettirir. )


-KOPUK/LUK ile KAYITSIZ/LIK



-KORKAK ile/ve/<> KAYPAK



-KORKU ile/ve/> KAÇMAK



-KORO değil/yerine/= KÜMEK



-KORUMA ile KALICILIK



-KORUMAK ile/ve/||/<> KOLLAMAK



-KORUMAK ile KURTARMAK



-KOŞMAK ile KOŞMAK

( Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. | Bir yere hızlıca gitmek. | Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. | Koşuya çıkmak. | Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. İLE Birlikte iş görmesi için bir şeyi, birini, başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. | Birini, bir işte görevlendirmek. )


-KOŞULLAR:
İÇ ile/ve/||/<> DIŞ ile/ve/||/<> GENEL ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> KİŞİSEL ile/ve/||/<> FİZİKSEL ile/ve/||/<> ZİHİNSEL ile/ve/||/<> ZORUNLU ile/ve/||/<> İTİBARİ ile/ve/||/<> YAKIN ile/ve/||/<> UZAK



-KOŞULLULUK ile/değil/yerine KARŞILIKLILIK

( Yaparsa(n)/verirse(n) değil (o/sen) yaptıkça/verdikçe vermek/almak. )


-KOŞULSUZ/LUK ile KUŞKUSUZ/LUK



-KOVA ile KÜLEK

( ... İLE Tahta kova. )


-KOVMAK ile KOVALAMAK



-KOYAK ile/ve KISIK

( Vadi. | Karalarda akarsu aşındırmasıyla oluşmuş, bir yöne doğru eğimli, uzunluğuna çukurluk. | Dağlar ve kayalıklarda oluşmuş doğal çukur. İLE/VE Kanyon. )


-KOZA ile/değil KOZALAK

( ÇAM KOZALAĞI: Üremeyi simgeler. )


-KOZAK ile/= KOZALAK

( Kozalak. | Metalden yapılmış, içine antlaşma ve sultan mektuplarının konulduğu kutu. İLE/= Koza. | Kozalaklıların, genellikle dibi yuvarlak, tepesi koni biçiminde ve odunsu dokulu meyvesi, kozak. | Olmamış, kuru, ham meyve. | Bal mumuna basılmış mührün bozulmaması için üzerine yapıştırılan kapakçık. )


-KÖÇEK ile/değil KOÇAK

( Kadın kılığına girip çengi gibi oynayan erkeklere verilen ad. | Ağırbaşlı davranışları olmayan kişi. | Deve yavrusu, köşek. İLE Yürekli, yiğit. | Eliaçık, cömert. )


-KÖÇEK ile KÖŞEK

( Kadın kılığına girip çengi gibi oynayan erkeklere verilen ad. | Ağırbaşlı davranışları olmayan kişi. İLE Bir yaşına kadar olan deve yavrusu. )


-KÖK ile/ve KAYNAK



-KÖKEN ile/ve/değil/||/<>/< KAYNAK



-KÖKERTMEK ile/= KÖKLEMEK

( Köklemek. | Fide, sebze ya da asma çubuğunun ufaklarını köküyle çıkararak başka yere dikmek. )


-KÖKLEMEK ile KÖKLEMEK

( Ağaç ya da bitkiyi kökü ile birlikte topraktan çıkarmak, kökertmek. | Toprakta kalan bitki köklerini ayıklamak. | Bağ çubuklarını ya da fidanları köklendirip dikmek. | Minder, şilte vb.nin iki yüzünü yer yer dikişlerle tutturmak. | İnce saç örgülerinden birkaçını yeniden bir arada örmek. | Motorlu araçlarda gaz pedalına sonuna kadar basmak. İLE Sazı kurmak. )


-KÖKLENMEK ile KÖKLEŞMEK

( Bitkide kök oluşmak, bitki kök salmak, kök tutmak. | Köklü, temelli bir biçimde yerleşmek. İLE Güçlü bir biçimde yerleşmek, yer etmek, kök salmak. )


-KÖPÜK ile KİMYASAL ÇAPRAZ BAĞLI POLİETİLEN KÖPÜK



-KÖSTEBEK ile KESELİ KÖSTEBEK



-KÖTEK[Fars.] ile KÖTEK

( Baston, sopa. | Sopayla atılan dayak, patak. İLE Gölge balığı. )


-KÖTÜ TEMEL ve/ne yazık ki/> KÖTÜ İSTEK



-KÖTÜYÜ, DOĞRUDAN GÖSTERMEK/ANLATMAK ile/ve/değil/yerine KÖTÜYÜ, DAHA KÖTÜSÜNÜ GÖSTEREREK GÖSTERMEK/ANLATMAK



-KÖY[Fars. < KÛY] ile KÖYLÜK

( Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri ya da nüfus yoğunluğu yönünden kentten ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu yaşama uygun yerleşim birimi, köylük yer, köy yeri. | Köy halkı. İLE Köy bulunan yer. )


-KÖYLÜ ile/ve KULAK

( ... İLE/VE Varlıklı Rus köylüsü. )


-KRİZALİT[Fr. < CHRYSALIDE] ile KELEBEK

( Kelebek olmadan önce bir böceğin, koza ya da kozasız olarak geçirdiği başkalaşma durumu. İLE ... )


-KUARK ile/ve/||/<>/>< KARŞI KUARK



-KUBARMAK ile KUBARMAK

( Hindi ya da güvercinin, tüylerinin kabarması. İLE Çalımlı bir tavır takınmak. )


-KUCAK ile KUCAKLAŞMAK/KOÇMAK

( Kişinin, göğüs ile diz arasındaki alana verilen ad. İLE İki gövdenin, sevgi ve coşkuyla sarılması. )


-KUCAKLAMAK/KUCAĞA ALMAK ile KUCAĞINA OTURTMAK

( Bir bebeği/çocuğu kollar aracılığıyla/yardımıyla göğüs bölgesinde tutmak. İLE Bir bebeği/çocuğu üst bacaklar üzerinde oturtmak. )


-KUL OLMAK ile/ve/<> KÜL OLMAK



-KULAK ile/ve KALP KULAĞI/KULAKCIK



-KUMAN = KIPÇAK



-KUMAŞ ÖRME BİÇİMLERİNDE:
SÜPREM ile KAŞKORSE ile RİBANA ile İNTERLOK



-KUPA ile/ve/||/<>/> MAÇA ile/ve/||/<>/> KARO ile/ve/||/<>/> SİNEK

( [simgeledikleri] Asiller. İLE/VE/||/<>/> Ordu. İLE/VE/||/<>/> Orta sınıf. İLE/VE/||/<>/> (Yoksul) Halk. )


-KUPA ile/ve/||/<>/> MAÇA ile/ve/||/<>/> KARO ile/ve/||/<>/> SİNEK

( İskambil kartları, tarım takvimi düzenlemesidir. Bir yılda 52 kart olduğundan, her kart, bir haftayı simgelemektedir.[Kart renkleri de dört mevsimi simgeler.]

Her rengin, onüç olması, bir mevsimde, onüç haftanın olmasına karşılık gelir.

Her rengin kartlarının değerini topladığımızda 91 eder. [1 + 2 + 3 + 4 + 5 + 6 + 7 + 8 + 9 + 10(Vale) + 11(Dam/kız) + 12(Rua/Papaz) + 13 = 91] (Bu da bir mevsimdeki gün sayılarını simgeler.) Yılda dört mevsim olduğundan, 91 x 4 = 364 gün olarak bir yıla karşılık gelir.

İki "Joker"den biri, yılı tamamlar.[364 + 1] İkinci "Joker" de dört yılda bir gelen "artık yıl"ın gün sayısını tamamlar.

Her mevsim, Rua/Papaz ile simgelenir. Mevsim değişikliğini de "As" sağlar. )


-KUR'AN OKUMAK değil KUR'AN'I TİLÂVET ETMEK



-KURAK/LIK ile/ve KIT/LIK



-KURAL KOYUCU/LUK ile/ve/değil/yerine KURAL BULUCU/LUK



-KURALA UY/MAK ile/ve/<>/|| KUR'AN'A UY/MAK



-KURALLAR ile/ve/||/<>/> KURALLILIK



-KURALSIZLIK ile/değil/yerine/>< KURALLILIK

( En kötü "kurallılık", en iyi kuralsızlıktan iyidir. )


-KURBAĞA ile KURBAĞACIK

( ... İLE Kurbağa yavrusu, küçük kurbağa. | Küçük İngiliz anahtarı. | Ayarlanabilir somun anahtarı. | Pencere çerçevesi gibi yukarıya sürülen nesnelerin alt kenarlarına yerleştirilen tutacak. | Ağız tabanında çıkan sıvı içeren bir tür küçük kist. )


-KURMAK ve/> KORUMAK



-KURUCU/LUK ile/ve KALICI/LIK



-KURUCU/LUK ile/ve/||/<>/< KURGUCU/LUK



-KUSMA/İSTİFRA[Ar.] ile/ve/||/<> KUSMAK

( Kusmak durumu. | Üzerine bir boya uygulandığında alttaki rengin üste çıkması. İLE Midenin içindekini basınçla ağızdan dışarı atmak, çıkarmak. | Reddetmek. | Boyanan ve temizlenen şeyler yeniden ortaya çıkmak. | İçinde birikmiş kinini, öfkesini söyleyerek açığa vurmak. )


-KUSMAK ile/ve KUSAR GİBİ OLUP KUSAMAMAK

( TEHVÎ: Kusturma, kusturulma. )


-KUSMUK ile KARA KUSMUK

( ... İLE İçinde bol miktarda kara kan bulunan kusmuk. )


-KUSUNTU = KUSMUK



-KUSURLU SORUMLULUK(/HİZMET ve GÖREV) ile/ve/||/<> KUSURSUZ SORUMLULUK ile/ve/||/<> TOPLUMSAL OLASILIK



-KUŞATMAK ile/ve KİLİTLEMEK



-KUŞKU ve/||/=/<>/> KARANLIĞA KOŞMAK



-KUVANTUMDA:
KUVANTUMLANMA ile DALGA-PARÇACIK İKİLİĞİ ile TÜNELLEME ile SÜPERPOZİSYON ile KUVANTUM GİRİŞİMİ ile DOLAŞIKLIK



-KUYTU ile KUYTULUK

( Issız, sessiz ve göze çarpmayan, tenha yer. | Uğrak olmayan, içerlek, sapa yer. | Güneş ışığı ya da rüzgâr almayan yer. İLE Kuytu olma durumu. | Kuytu, sessiz yer. )


-KUYU ile KAK

( ... İLE Ağaç ve kaya kovuklarındaki su birikintisi. | Su birikmiş çukur. )


-KUZGUNCUK ile Kuzguncuk

( Hapishane kapılarındaki demir kafesli pencere. İLE Üsküdar'da bir semt. )


-KÜÇÜK PARÇA ile KIYMIK

( ... İLE Çok küçük ve sivri tahta, demir ya da kemik parçası. )


-KÜPEŞTE[Yun.]/PARAPET[İt. < PARAPETTO] değil/yerine/= KORKULUK

( Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk. | Duvarların üzerine, balkon ya da pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılan dolgu set. )


-KÜREMEK/KÜRÜMEK = KÜRELEMEK

( Kürekle atıp temizlemek. )


-KÜRESELLEŞME:
[ne yazık ki]
"ULUSLARARASILAŞMANIN GENİŞLEMESİ" ile/ve/||/<> KURUMSAL ZORBALIK



-KÜSMEK ile/değil/yerine KONUŞMAMAK

( "Görüşmemek, birarada olmamak üzere". İLE/DEĞİL/YERİNE Görüşme, birarada olma durumu söz konusudur. )


-KÜŞNE = KARABURÇAK

( Baklagillerden, hayvan yemi ve gübre olarak kullanılan bir tür. )


-LACİVERT[Far.] değil/yerine/= KOVAK, KEVEK



-LÂF YETİŞTİRMEK ile/değil/yerine/>< KENDİNİ YETİŞTİRMEK



-LEHİM[Ar.] ile PÜRMÜZ ile/değil/yerine KAYNAK

( Ergime noktaları düşük metalleri tutturma işlemlerinde kullanılan, kalay ve kurşun alaşımlarının genel adı. | Bu alaşımla yapılan işlem. İLE Genellikle metalleri lehimlemede kullanılan, güçlü alev çıkaran, benzin ya da gazla çalışan araç. İLE/DEĞİL/YERİNE İki metal ya da yapay parçayı, ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırarak yapıştırma. )


-LEYLEK ile KARA LEYLEK

( 100 – 115 cm. uzunluğunda, 2.3 ile 4.5 kg. ağırlığındadır. Kanat açıklığı, 155 – 215 cm.'dir. [Kanatlarındaki uçuş tüyleri dışında tamamen beyaz renge sahiptir. Yavruların gagası siyah iken; erişkinlerde kırmızıdır.] )


-LEYLEK ile KARA LEYLEK

( Uçarken balıkçılların aksine, boyunlarını gergin ve uzun tutarlar. Balıkçıl kuşlarda ise boyun "S" şeklinde kıvrılır. )


-LEYLEK ile KARA LEYLEK

( Uzun göç kuşlarıdır. Göç mevsiminde Sahra Altı Afrika'ya kadar göç ederler. Ardından havalar ısınınca tekrar Avrupa'ya dönerler.[28 Şubat] [Göç ederken, Akdeniz üzerinden değil, Doğu'da Levant üzerinden, Batı'da da Cebelitarık Boğazı üzerinden geçerler.(Uçmak için gereksinim duydukları sıcak termal akımların deniz üzerinde oluşmamasından dolayı)] )


-LEYLEK ile KARA LEYLEK

( Etçillerdir. Küçük memeliler, amfibiyenler, sürüngenler ve balıklar ile beslenirler. )


-LEYLEK ile KARA LEYLEK

( )


-LİF değil/yerine/=/değil/yerine/= TELÇİK değil/yerine/=/değil/yerine/= KILCIK



-MAĞDUR/İYET[Ar.] değil/yerine/= KIYGIN/LIK



-MAĞŞUŞ[Ar.] değil/yerine/= KARIŞIK



-MAHFAZA[Ar.] değil/yerine/= KORUNCAK



-MANTAR ile KARABACAK

( ... İLE Pancar fidelerinde gelişerek fidenin ölümüne ya da cılız kalmasına yol açan ve yerleştiği bölgeleri kara beneklerle örten asklı mantar. | Bu mantarın neden olduğu hastalık. )


-MARTI ile KARABATAK

( ... İLE Karabatakgillerden, balıkla beslenen, gagası uzun ve sivri, kara tüylü bir deniz kuşu. | Borcunu ödemeyen kişi. )


-MATEMATİK ile KURAMSAL/TEORİK FİZİK



-MEKÂN SÜREKLİLİĞİ ve KÜLTÜREL BÜTÜNLÜK



-MELÂMET ile KALENDERÎLİK

( Yetro ekolü. İLE ... )


-MERAKLI ile KIRKMERAK

( ... İLE Çok meraklı, her şeyi anlamak isteyen. )


-MERAKSIZ/LIK ile/ve/değil KAYITSIZ/LIK



-MEZARLIK/KABİR[Ar. < KABR] değil/yerine/= KABRİSTAN[Fars.] değil/yerine/= SİNLİK/GÖMÜT/LÜK



-MİMARLIKTA:
DAYANIKLILIK ve SAĞLAMLIK ve/||/<>/> KULLANIŞLILIK ve UYGUNLUK ve/||/<>/> GÜZELLİK



-MİNİK değil/yerine KÜÇÜK



-MİSAFİR[Ar.]/MİHMÂN[Fars.] ile KONUK

( KONUK, MİSÂFİR )


-MİSAFİR değil/yerine/= KONUK



-MİT ile/ve/<> KUTSAL/LIK



-MİZÂC-I VAKTE VÂKIF OLMAK ve/||/<> KEYFİYET-İ HÂLE ÂRİF OLMAK



-MODERN GELENEK ile/ve KLASİK GELENEK

( Hareket esastır. İLE/VE Sükûn esastır. )


-MUHTELİT[Ar.] değil/yerine/= KARMA / KARIŞIK



-MUKÂBELE[Ar.] değil/yerine/= KARŞILIK

( Karşılık verme, karşılama, karşılık. | Karşılaştırma, karşılıklı yapılan okuma. | Karşı gelme, başkaldırma. | Camilerde Kur'an okunurken, hâfızların da karşılık olarak ezbere Kur'an okumaları. | Kur'an'ı, birinin okuması ve birinin/birilerinin dinlemesi. | Mevlevî ayinlerinde, tarikat mensuplarının, cezbe haliyle ayakta dönmesi. )


-MUTLAK/LIK / SALTIK/LIK ile KOŞULSUZ/LUK



-MUTLAK/LIK ile/ve KESİN/LİK



-MUVAZAT[Ar.]/PARALELLİK değil/yerine/= KOŞUTLUK



-MÜLEVVES[< LEVS] değil/yerine/= KİRLİ, PİS | DÜZENSİZ, KARIŞIK

( TELVÎS EDİLMİŞ, KİRLİ, PİS | İNTİZAMSIZ, KARIŞIK )


-MÜNKİR ile/ve/||/<>/> KÂFİR ile/ve/||/<>/> MÜNÂFIK ile/ve/||/<>/> MÜŞRİK

( Hakikati bilmediğinden, inkâr eden. İLE/VE/||/<>/> Hakikati bilen ve bilinmesin diye örten. İLE/VE/||/<>/> Hakikati bilen ve örterek gizleyen.[kendini müminlerden göstererek kafirliğini saklayan ve nifak sokan. İLE/VE/||/<>/> Allah'a ortak koşan. )


-NANE ile/ve/<> KEKİK



-NE YAPABİLİRİM?:
OLAĞAN KOŞULLARDA ve/||/<> OLUMSUZ KOŞULLARDA ve/||/<> OLUMLU KOŞULLARDA | ve/||/<> KİŞİYE YÖNELİK

( [yalın haliyle] Ne yapabilirim?.[her koşulda!] VE/||/<> Tüm olumsuz koşullara karşın ne yapabilirim? VE/||/<> Bu olanaklarla daha ne/ler yapabilirim? | VE/||/<> Senin için ne yapabilirim?[üç koşulu da ayırabilen ve anlayabilenlerin erişebileceği noktadır!] )


-NEDEN ile KAYNAK



-NEFS'ÜL EMR:
İRFÂNÎ VE KELÂMÎ ile/ve KOZMOLOJİK VE METAFİZİK ile/ve ONTOLOJİK VE MANTIK



-NESİL değil/yerine/= KUŞAK



-NESNELERİ, YERE ...:
ATMAK ile/değil/yerine KOYMAK



-NESNELLİKTE:
ÖLÇÜLEBİLİR/LİK ile/ve/||/<> KESTİRİLEBİLİR/LİK ile/ve/||/<> GÖZLEMLENEBİLİR/LİK



-NET/LİK ile KESİN/LİK



-NİTELİK ile/ve/değil KENDİLİK

( Sıfat. İLE/VE/DEĞİL Ad. )


-NİTELİK ile/ve/değil KENDİLİK

( Siz, sadece kendinizsinizdir. )


-NİTELİK ile/ve/değil KENDİLİK

( Adjective. VS./AND Name. )


-NİYET ile KASTETMEK



-NÖBET[Ar.] değil/yerine/= KEŞİK



-OCAK ile KUCAK ile TUZAK



-OCAK ile KÜLHAN[Fars.]/CEHENNEMLİK

( ... İLE Hamamları ısıtan, hamamın altında bulunan kapalı ve geniş ocak. )


-ODAKLANMAK ile/ve KOŞULLANMAK



-OKUMAK ve/||/<> KONUŞMAK ve/||/<> YAZMAK

( Tamamlar. VE/||/<> Hazırlar. VE/||/<> Olgunlaştırır. )


-OLANAK/LILIK ile/ve/<> KOLAYLIK



-OLANAKLI/LIK ile/ve KENDİ/LİK



-OLANAKLILIK ile/ve KENDİNDELİK



-OLANAKSIZ/LIK / OLANAKLI/LIK ve/<> KARARLI/LIK

( Aralarındaki tek fark, kararlılık derecesindedir. )


-OLASILIKLARA "GÜVENMEK" ile/ve/değil/yerine KENDİMİZE GÜVENMEK

( Anımsa ki, her zaman şanslı olmayabilirsin! )


-OLGUSAL/LIK ile KARŞILIKLI OLGUSAL/LIK

( FENOMENAL ile HETEROFENOMENAL )


-OLUMLU YANIT ile KARŞILIK



-OLUŞTURMAK ile/ve/değil KURMAK



-ONAYLANIRLIK ile/ve/||/<> KABUL EDİLİRLİK



-OTOBÜSLERDE:
SESSİZE ALMAK değil KAPATMAK/TAMAMEN KAPALI TUTMAK



-OTOMAN[Fr.] değil/yerine/= KOLTUK

( Sedir biçiminde koltuk. )


-OTURMAK ile KÖSKELMEK

( ... İLE Bir yere yaslanarak oturmak. )


-ÖĞRENMEK ile/değil/yerine/||/<>/< KAVRAMAK



-ÖĞRENMEK ile/ve/<>/değil/yerine KEŞFETMEK



-ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine KEŞF ETTİRMEK



-ÖKSÜRÜK ile KURU ÖKSÜRÜK



-ÖLMEK yerine KALIBI DİNLENDİRMEK



-ÖNCELİK ile/ve/değil KAYNAK



-ÖNCÜLLER ile/ve/||/<> KESİNLİK



-ÖNERMEK ile/ve/<> KULLANMAK



-ÖRDEK ile KILKUYRUK

( ... İLE Ördekgillerden, uzunluğu 55-65 santimetre, kuyruğu sivri, tüyleri ak yeşil karışık, gagası, ayakları mavi bir tür kuş. )


-ÖRTBAS ETMEK ile KORUMAK ile BASTIRMAK ile GÖZARDI ETMEK



-ÖRÜMCEK ile/ve KÖR ÖRÜMCEK

( ... İLE/VE Büyük gözlü Kurt Örümceği ailesine mensuptur. )


-ÖRÜNTÜ KURMA DÜRTÜSÜ ve/||/<> KEŞİF ve/||/<> DUYUSAL/EŞEYSEL ve/||/<>
BAĞLANMA ve/||/<> BAKICILIK ve/||/<> YAKINLIK ve/||/<> GERİ ÇEKİLME/KAÇINMA/ÖFKE/ZITLIK

( Kişinin ve bebeğin, ilk harekete geç(iril)en, yönelim, donanım ve gereksinimleri... )


-ÖZDEŞ/LİK ile/ve TÜRDEŞ/LİK ile/ve SÜREKLİ/LİK ile/ve KURALLI/LIK



-ÖZDEŞLEŞTİRME ile KENDİNDE BULMAK/GÖRMEK

( Ne olmadığımızı bilmek yeterlidir. Ne olduğumuzu bilmemiz gerekmez. Ne olduğumuzu bilmek için ne olmadığımızı bulmamız gerekir. Ne olduğumuzu tarif, tümüyle red dışında olanaklı değildir. )


-ÖZDEŞLEŞTİRME ile KENDİNDE BULMAK/GÖRMEK

( Ancak kendi farkındalığınız ve kendi çabanızla keşfettikleriniz sizin işinize her zaman yarayacak olanlardır. )


-ÖZDEŞLEŞTİRME ile KENDİNDE BULMAK/GÖRMEK

( Kendinize saygıyla ve sevgiyle yaklaşınız. )


-ÖZDEŞLEŞTİRME ile KENDİNDE BULMAK/GÖRMEK

( Kişi, kendinin ışığıdır. )


-ÖZDEŞLEŞTİRME ile KENDİNDE BULMAK/GÖRMEK

( Kendi hakkınızdaki yanlış düşünceleri terk edin. )


-ÖZDEŞLEŞTİRME ile KENDİNDE BULMAK/GÖRMEK

( Algılanabilir ya da akıl-alabilir bir şey olmadığınızı ve bilinç alanında beliren hiçbir şeyin öz varlığınız olamayacağını bir kez anladıktan sonra, daha derin bir kendini-biliş'e götürecek tek yol olan, herhangi bir şeyle özdeşleşme alışkanlığını kökünden kazıma işine girişeceksiniz. )


-ÖZDEŞLEŞTİRME ile KENDİNDE BULMAK/GÖRMEK

( Aranacak ve bulunacak hiçbir şey yoktur, çünkü kaybedilmiş bir şey yoktur. )


-ÖZDEŞLEŞTİRME ile KENDİNDE BULMAK/GÖRMEK

( Sakin kalın, sessiz kalın; o ortaya çıkacak, daha doğrusu, sizi içine alacak. )


-ÖZDEŞLEŞTİRME ile KENDİNDE BULMAK/GÖRMEK

( Herşey ya kendinde ya da başkasındadır. )


-ÖZDEŞLEŞTİRME ile KENDİNDE BULMAK/GÖRMEK

( To know what you are, find what you are not!
Only what you discover through your own awareness, your own effort, will be of permanent use to you.
Approach your self vs. reverence and love.
Remove and abandon your wrong ideas about yourself.
Once you have understood that you are nothing perceivable or conceivable, that whatever appears in the field of consciousness cannot be your self, you will apply yourself to the eradication of all self-identification, as the only way that can take you to a deeper realisation of your self.
There is nothing to seek and find, for there is nothing lost.
Keep quiet, keep silent; it will emerge, or rather, it will take you in. )


-ÖZDEŞLEŞTİRME ile KENDİNDE BULMAK/GÖRMEK

( It is enough to know what we are not. We need not know what we are. To know what we are, we must find what we are not. What we are cannot be described, except as total negation. )


-ÖZDEŞLEŞTİRME ile/ve/||/<> KÖRLÜK



-ÖZEL EĞİTİM ile/ve/+/||/<>/>/< KENDİNİ GELİŞTİRMEK



-ÖZGÜRLÜK ile/ve/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK



-ÖZGÜRLÜK ile/ve/<>/ancak KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK

( Dışarıdan sınırlanmak kölelik, içeriden sınırlanmak özgürlük, sınırlanmamak keyfîliktir, o da kendini kaybettirir. )


-ÖZGÜRLÜK ile/değil/ne yazık ki/>< KEYFÎLİK

( Hak ile sınırlanmış olanda. İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/>< Hak ile sınırlanmamış olanda. )


-ÖZGÜRLÜK ile/değil/ne yazık ki/>< KEYFÎLİK

( Sorumluluk alıyorsak. İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/>< Sorumluluk almıyorsak. )


-ÖZGÜRLÜK ile KRİTERSİZLİK



-ÖZGÜVEN:
"HERKESTEN DAHA İYİ OLDUĞUMUZU DÜŞÜNMEK/SANMAK" değil KENDİMİZİ, BAŞKALARIYLA KIYASLAMANIN ANLAMSIZLIĞINI FARKETMEK



-PARADİGMA ile KESİNLİK



-PARALEL ile/ve/değil/yerine/||/<> KATMANLILIK



-PARAPET[İt.] ile/= KÜPEŞTE[Yun.] ile/= KORKULUK

( Gemi küpeştesi[Yun.]. | Korkuluk. | Pencere önlerindeki dar çıkıntı. İLE/= Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm. | Duvarların üzerine, balkon ya da pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılan dolgu set. )


-PARMAKLARI:
ÇITLATMAK ile KÜTLETMEK

( TO CRACK )


-PASTORAL MÜZİK[Fr.] ile KIRSAL MÜZİK

( Kır yaşamını anlatan müzik. )


-PATİKA[Slavca] değil/yerine/= KEÇİ YOLU/İZLEK/YOLAK



-PATLICAN ve/||/<>/> KARNIYARIK

( ... VE/||/<>/> Uzunlamasına yarılan kızarmış patlıcanların ortasına iç malzeme konularak hazırlanmış yemek. | Matbaacılıkta her sayfayı çift sütun olarak düzenleme. )


-PAZIBENT[Fars.] değil/yerine/= KUŞAK/KOLÇAK

( Belirli bir amaçla, kola geçirilen, enli kuşak, kolçak. )


-PEKMEZ'LERDE:
HURMA ile/ve KAYISI ile/ve DUT ile/ve ÜZÜM ile/ve KEÇİBOYNUZU/HARNUP ile/ve ANDIZ ile/ve KIZILCIK

( )


-PENİS (SİK/YARAK/PİPİ/ÇÜK/FALLUS[Yun. < PHALLUS]) / VAJİNA (AM/KUKU) ile KASIK

( [çiçeklerde] ANDROECIUM[eril] - PISTIL[dişil] )


-PES ETMEK ile KAÇMAK



-PİKNİK (YAPMAK) değil/yerine/= KIR'A GİTMEK



-PÖRSÜME ile KOFLUK



-PROSTAT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KESTANECİK

( Erillerde, sidiktorbasının altında bulunan, siyeğin başlangıç bölümünü çevreleyen ve meni yapımında görev alan, içsalgı da salgılayan bez. )


-PROVİDANSİYALİZM[Fr./İng. PROVIDANTIALISM/E] değil/yerine/= KAYRACILIK

( Evrendeki tüm olayları tanrısal nedene dayandıran, insanın ancak Tanrı kayrasıyla, bağışıyla kurtulabileceğini ileri süren öğreti. )


-REDDETMEK ile/değil KALDIRMAK



-RESMİYET ile CİDDİYET ile KİBARLIK ile MESAFE/Lİ/LİK

( Olgun kişiler, başkalarıyla aralarına mesafe koyarken, bunu hiddetle değil asâletle yaparlar. )


-REZİL/LİK ile/ve KEPAZE/LİK



-RIZK >/<> KAZÛRAT >/<> RIZK

( RZK > KZR <> RZK [~] )


-RIZK >/<> KAZÛRAT >/<> RIZK

( Doğadan kişiye/hayvana. > Kişide/hayvanda. <> Doğaya. )


-RIZK >/<> KAZÛRAT >/<> RIZK

( Gıda. > Besin-posa. <> Gübre-toprak-gıda. )


-RIZK >/<> KAZÛRAT >/<> RIZK

( Tohum/fidan/ağaç. > Yaprak/çiçek/meyve. <> Çürük yaprak/meyve-gübre-toprak-fidan/ağaç. )


-RIZK >/<> KAZÛRAT >/<> RIZK

( Mürşid. > Mürid. > Mürşid. )


-RÜZGÂR ile KATABATİK

( ... İLE Antarktika'nın Dry Valleys bölgesindeki koşullar katabatik[< Yun.: Alçalan.] rüzgârlardan kaynaklanmaktadır. Bu rüzgârlar, soğuk ve yoğun havanın yerçekimi kuvveti tarafından aşağı doğru çekilmesiyle meydana gelir. Bu rüzgârler saatte 320 km. hıza ulaşarak tüm nemi[su, buz ve kar] buharlaştırır. )


-SABAH ile/ve/> KUŞLUK



-SABIR ile KAYITSIZLIK/İLGİSİZLİK



-SABIR ile/ve KENDİNİ TUTMAK



-SABUN ile/ve/||/<> KÖPÜK

( ... İLE/VE/||/<> Sabun, deterjan vb.nin suda erimesinden oluşan beyaz kabarcık. | Çalkanan, kaynatılan, mayalanan, yukarıdan dökülen sıvıların üzerinde oluşan hava kabarcıkları yığını. | Yapay olarak elde edilen, yumuşak ve esnek dolgu gereci. | Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan yığın. | Hayvanların, bazı kez de insanların ağzında görülen salyamsı kabarcıklar. )


-SAF/LIK ile KATIŞIKSIZ/LIK, KATIKSIZLIK



-SAĞLAM/LIK ile/ve/<> KALICI/LIK



-SAHİP OLMAK ile/yerine KURUCU(SU) OLMAK



-SAKINMAK ile KAÇINMAK



-SAKINMAK ile/ve/değil/yerine KORUMAK



-SAKİN OLMAK ile/ve/||/<> SESSİZ OLMAK ile/ve/||/<> KENDİN OLMAK

( Huzur arıyorsak. İLE/VE/||/<> Bilgelik arıyorsak. İLE/VE/||/<> Aşk arıyorsak. )


-SAKİN/LİK ile/değil KAYITSIZ/LIK

( Her sakin/lik görüntüsü sakinlik olmayabilir hatta kayıtsızlıktan/ilgisizlikten/içekapanıklıktan kaynaklanıyor olabilir! )


-SAKİN/LİK ile/ve/<> KETUM/LUK

( Etkili ve yaratıcı bir konumdaysa, kişi ketum olmalıdır. )


-SAKLAMAK ile KORUMAK



-SALÂBET[Ar. < SULB] değil/yerine/= KATILIK/SAĞLAMLIK

( Peklik, katılık, sağlamlık. | Manevi kuvvet, dayanma. )


-SAMAN ile KESMİK

( ... İLE Başakla karışık iri saman. | Taş gibi olmuş toprak parçası. )


-SANAT BİÇİMİNDE:
SİMGESEL ile/ve/||/<>/> KLASİK ile/ve/||/<>/> ROMANTİK



-SARAY ile/ve/değil KONAK

( ... İLE/VE/DEĞİL Kışın oturulan ve surun/şehrin içinde olan. )


-SARIK ile/ve/değil KAVUK

( İmamların/mürşitlerin başlarındaki sarıklar, fesin etrafına dolandırılan kefendir. Kişi, yaşama anlam vermeyi, yaşamındaki olanaklar ya da değerler üzerinden değil ancak ve özellikle ölümü düşünerek anlamlandırabilir. Dolayısıyla yaşamın önemini ve ciddiyetini "ben ölümle hesaplaşmamı her zaman yaparım/yapabilirim!" bilgisini sunan bu sarıkla/kefenle yaymaktadır/paylaşmaktadır. Sarığın, özellikle camide ve özellikle imamın başında olması aynı zamanda cemaat için de geçerlidir. İmamın kıldığı namazdan cemaatin, cemaatin kıldığından da imamın sorumluluğu vardır. Bir bütünlerdir, birbirlerini tamamlarlar. Cemaate katılan her bir kişinin fiziksel olarak sarık takmasına gerek kalmadan imam bu görevi üstlenmiştir. Cemaat katılımcıları da sadece camide değil, günlük yaşamda da bu bilgi ü