A ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 13.371 başlık/FaRk ile birlikte,
13.371 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(47/55)
- METAFİZİK ile/ve/||/<> FİZİK ile/ve/||/<> ANLAM
- METAFOR ile ANALOJİ
( Bir şeyi, bir şeyden, başka yere "taşımak/ilişkilendirmek". İLE Aynı düşünme biçimiyle başka bir şeyi benzer kılmak. )
- ACID MÉTAPHOSPHORIQUE[Fr.] / METAPHOSPHORSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= METAFOSFORİK ASİT
- METHACRYLIC ACID[İng.] / ACIDE MÉTHACRYLIQUE[Fr.] / METHAKRYLSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= METAKRİLİK ASİT
- METAL ile ALAŞIM
( Yüksek ısı ve elektrik iletkenliği olan, ağır, sert, parlak, haddeden çekilebilir, [biçim değiştirmeye yatkın] ve katyon oluşturma eğilimi gösteren öğeler. İLE En az bir bileşeni metal olan iki ya da daha fazla öğenin birlikte eritilmesi sonucunda oluşan, metalik özellikleri saf bir metalden farklı olan katı karışım. )
( METAL vs. ALLOY )
( LE MÈTAL avec ALLIAGE )
( METALL mit LEGIERUNG )
- METAL ile/||/<> AMETAL
( Metal elektron verir İLE ametal elektron alır )
( Formül: Katyon İLE anyon )
- METAL[Fr. < Yun.] ile/ve/||/<>/>< AMETAL[Fr. < Yun.] ile/ve/||/<>/>< YARI METAL ile/ve/||/<>/>< SOYGAZ/ASALGAZ
( Yüksek ısı ve elektrik iletkenliği olan, ağır, sert, parlak, haddeden çekilebilir, [biçim değiştirmeye yatkın] ve katyon oluşturma eğilimi gösteren öğeler. Oksijenli bileşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde, maden. | Dizgi makinelerinde, satırları oluşturmak için ergitilen antimon ve kurşun alaşımına verilen ad. İLE Metal olmayan öğeler.[klor, fosfor, oksiyen] İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/>< ... İLE/VE/||/>< ... )
( * Tel ve levha durumuna getirilebilir.
* Isı ve elektriği iyi iletir.
* Parlaktır.
* Oda koşullarında, katıdır.[Cıva dışında]
* Atomik yapıdadır.
* Kendi aralarında bileşik yapmazlar, alaşım oluşturur.
* Ametallerle iyonik bağ yapar.
* Bileşik yaparken, elektron vererek, + yüklü [katyon] oluşturur.
* Son yörüngelerindeki elektron sayısı [değerlik elektron sayısı] 1, 2 ya da 3'tür.
İLE/VE/||/><
* Tel ve levha durumuna getirilemez.
* Isı ve elektriği iyi iletmez.
* Mattır.
* Oda koşullarında, katı, sıvı ve gaz durumdadır.
* Molekül yapıdadır.
* Kendi aralarında kovalent bağlı bileşik yaparlar.
* Metallerle iyonik bağ oluşturur.
* Elektron alarak, - yüklü [anyon] oluşturur.
* Son yörüngelerinde, elektron sayısı [değerlik elektron sayısı] 5, 6 ya da 7'dir.
* Periyodik cetvelin sağında bulunur.
İLE/VE/||/<>
YARI METAL
...
İLE/VE/||/><
* Oda koşullarında, hepsi gaz durumundadır.
* Kararlı yapıya sahiptir, kimyasal etkileşime girmez.
* Bileşik oluşturmaz.
* Tek atomludur.
* Erime ve kaynama noktaları çok düşüktür.
* Son yörüngelerinde, 8 elektron bulundurur.[Helyum dışında]
* Işığı geçirir.[Saydamdır]
* Isı ve elektriği iletmez.
* Periyodik cetvelin 8A öbeğinde bulunur. )
- METALLERDE:
ALKALİ ile/ve/||/<> TOPRAK ALKALİ ile/ve/||/<> GEÇİŞ METALLERİ ile/ve/||/<> TOPRAK ile/ve/||/<> KARBON ile/ve/||/<> AZOT ile/ve/||/<> OKSİJEN ile/ve/||/<> HALOJENLER ile/ve/||/<> SOY GAZLAR
(
)
- METANILIC ACID[İng.] / ACIDE MÉTANILIQUE, ACID MÉTANILIQUE[Fr.] / METANILSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= METANİL ASİT, METANİLİK ASİT
- METANOL[İng. METHANOL] ile/||/<> ANTİDOT[İng. ANTIDOTE] ile/||/<> ETANOL[İng. ETHANOL] ile/||/<> KAYNAMA NOKTASI[İng. BOILING POINT] ile/||/<> PANZEHİR[İng. ANTIDOTE]
( Bir metil ve alkol öbeği içeren en basit yapılı alkol. Metil alkolün kimyasal formülü CH3OH, molar kütlesi 32.042 g/mol'dür. Metanol ya da metil alkol insanlar için son derece toksiktir. Metanolün erime noktası -97,6 °C, kaynama noktası 64.7 °C'dir. Yoğunluğu ise 0.792 g/cm3tür. Metanol, eskiden odunun damıtılmasıyla elde edildiğinden odun alkolü olarak da bilinir. Günümüzde ise metanol, karbonmonoksit ile hidrojenin reaksiyonundan elde edilir. @@ Bir zehir ya da ilacın zararlı etkisini engelleyen ya da ortadan kaldıran madde. Panzehir olarak da bilinir. Örneğin metanol zehirlenmesine karşı kullanılan etanol, bir antidot görevi görmektedir. @@ Renksiz ve kokusuz bir kimyasal bileşendir. Yanıcı bir bileşendir ve günışığında belirli olmayan, mavimsi bir renkte ve dumansız bir biçimde yanar. Aynı zamanda antiseptik, tıbbi çözücü, panzehir gibi görevlerde de kullanılır. Alkollü içeceklerde kullanılan tek alkol türüdür. Diğer alkol türlerinin kullanımı büyük risk oluşturmaktadır. @@ Saf bir maddenin belirli bir basınçta sıvı halden gaz haline geçtiği sıcaklıktır. Sıvı haldeki bir maddeye enerji verildiğinde sıcaklığı artar. Ancak bir süre sonra sıcaklığı değişmemeye ve madde kaynamaya başlar. Kaynama belirli bir basınçta sadece belirli bir sıcaklıkta gerçekleşir. Kaynamanın gerçekleştiği bu sıcaklık "kaynama noktası" ya da "kaynama sıcaklığı" olarak isimlendirilir. @@ Herhangi bir zehir ya da ilacın zararlı etkisini engelleyen ya da ortadan kaldıran madde, antidot. Metanol zehirlenmesine karşı kullanılan etanol bir panzehir görevi görmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ACID MÉTHANE SULFONIQUE[Fr.] / METHANSULFONSÄURE, METHYLSULFONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= METANOSÜLFONİK ASİT
- ACID MÉTASILISILICIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= METASİLİSİLİK ASİT
- METASTANNIC ACID[İng.] / ACIDE MÉTASTANNIQUE[Fr.] / METAZINNSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= METASTANNİK ASİT
- METHYL ACRYLATE[İng.] / ACRYLATE DE MÉTHYLE[Fr.] / METHYLACRYLAT[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL AKRİLAT, METİLAKRİLAT
- METİL/LENME ve/>< ASETİLASYON
( DNA bozulumu. VE/>< Soğan, sarımsak, tarçın ve baharat kullanımı. )
- METROPOL/MEGAPOL[Fr., İng.] ile/ve ANAKENT/BÜYÜKŞEHİR
- MEYDAN ile/ve/değil ALAN/SAHA
( FORUM: Büyük meydan. )
- MEYL ve/> MUHABBET ve/> AŞK ve/> BULMAK VE OLMAK
( MÜEBBED MUHABBET )
- MEYNSTRİM[İng. < MAINSTREAM] değil/yerine/= ANA AKIM
- MEZAR/MASTAVA ile/ve/>/değil APINK
- MEZAT[Ar.] değil/yerine/= AÇIK ARTIRMA
- MEZELLET[Ar.] değil/yerine/= ALÇALMA, BAYAĞILAŞMA
- MESIC ATOM[İng.] / ATOME MESIC[Fr.] ile/değil/yerine/= MEZİK ATOM
- MHC-I İLE MHC-II İLE CROSS-PRESENTATION ile/||/<> ANTİJEN SUNUMU
( T hücre aktivasyon mekanizmaları. )
( Formül: Signal 1 + 2 → Aktivasyon )
- MHC-I İLE MHC-II İLE TCR ile/||/<> ANTİJEN SUNUMU
( İmmün tanıma molekülleri. )
( Formül: HLA-A İLE B İLE C (MHC-I) )
- MİCROREACTOR İLE CONTİNUOUS FLOW İLE DROPLET ile/||/<> AKIŞ KİMYASI
( Sürekli akış reaktör sistemleri. )
( Formül: Re < 100 (laminar) )
- MİDYE ile AKDENİZ MİDYESİ
- MİDYE ile AYVADA MİDYESİ
( ... İLE "Ayvalık" adı, ayvadan değil bu bölgeye özel ve bolluğu bulunan bu midyenin adından gelmektedir. )
- MİKDAR İLE UĞRAŞMAK ile ADET İLE UĞRAŞMAK
- MİKLEB/MIKLEB[Ar.] ile/ve AYRAÇ
( ... İLE/VE Eski ciltli kitapların kapaklarında sabit bulunan ayraç. )
- MAGNET[İng.] / AIMANT[Fr.] / MAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= MIKNATIS
- ÄQUIVALENTE MAGNETLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= MIKNATISIN EŞ DEĞER UZUNLUĞU
- MAGNETIZATION[İng.] / AIMANTATION[Fr.] / MAGNETISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MIKNATISLA(N)MA
- ANALYSE MICROCHIMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MİKRO ÇÖZÜMLEME
- MİKRODALGA İLE ULTRASES İLE MEKANOKİMYA ile/||/<> ALTERNATİF AKTİVASYON
( Klasik ısıtmaya alternatif enerji kaynakları. )
( Formül: P = 2πfξ²ρc (ultrases) )
- MİKROGLİA ile/||/<> ASTROSİT
( Mikroglia bağışıklık fagositoz İLE astrosit destek kan-beyin. )
( Formül: Immune İLE support )
- MİKROP[Fr./İng. < MICROBE] ile ASEPSİ[Fr. < ASEPSIE]
( Ancak mikroskopla görülebilen, çürümeye, mayalanmaya ve hastalıklara yol açan tek gözeli canlı. İLE Isıyla araç ve pansuman nesnelerinin mikropsuzlaştırılması. Özellikle tıpta kullanılan araç gereçlerdeki hastalık etkenini mikropların sayısını kimyasal ya da fiziksel yollarla hastalığa neden olamayacak düzeye düşürme. )
- MİKROP ile ATEŞ YAPAN MİKROP
( MICROBE/GERM vs. PYROTOXIN )
- MİKROP ile GERM HÜCRESİ ile ANTİSEPTİK
( GERM vs. GERM CELL vs. GERMICIDE )
( جرثومه ile ميکرب ile سلول تخم ile نطفهکش ile ضد باکتري ile ميکرب کش )
( JARSOMEH ile MYKARB ile SELOL TAKHAM ile NOTFEHKESH ile ZED BAKTERY ile MYKARB KESH )
- MİKTAR/MİKDAR ile ADET
( Geometrik (büyüklük). [Atomik değildir.] [Sürekli parçalara ayrıldığından dolayı] İLE Aritmetik. )
- MILITARY :/yerine ASKERİ
- MİLUTİN MİLANKOVİÇ ile/ve/||/<>/> ANDRE BERGER
( Güneş ışınımının, zaman içinde nasıl ve ne kadar farklılaştığının araştırması ve hesabını yapan fizikçi astronom. İLE/VE/||/<>/> Bu hesaplamaları daha kesin bir biçimde bilgisayarla yapan iklim uzmanı. )
( 28 Mayıs 1879 - 12 Aralık 1958 İLE/VE/||/<>/> 30 Temmuz 1942 - ... )
- MİMAR İÇİN FELSEFENİN SAĞLADIĞI:
İLKELİLİK ile/ve/||/<> ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZU
( Felsefe, mimarı, ilke sahibi ve alçakgönüllükle açgözlü olmadan, dürüst, nazik ve âdil kılar.[VITRUVIUS] )
- MİMOZA[Lat.] AFRİKA AKASYASI[Lat.]
( Baklagillerden, çiçekleri sarı ve bazı türlerinde, beyaz ya da menekşe renginde, yaprakları akasya yaprağına benzeyen bir süs bitkisi. )
( MIMOSA )
- MİNARE ile/||/<> ALEM
( Camilerde ezanın okunmasına mahsus kuleler. Genellikle birkaç basamakla yükselir bir mimari öğe. Kapı, basamak, balkon kondukları, köşk ve külah (taç) bölümleri bulunur. Ağaç ya da taştan olabilir. Çok basitlerinden çok bezemelilerine kadar değişik türlerine rastlanır. İLE/||/<> Yapıların kubbe ve külah gibi yerlerinin tepesinde, sancaklarda çoğunlukla bulunan, maden ya da taş işçiliği ile yapılan, bir çeşit tepelik. )
- MİNHA[Ar.] ile 'ARİYYE[Ar.]
- MİNHÂC ile AÇIK, GENİŞ YOL
( AÇIK, GENİŞ YOL )
- MINORITY :/yerine AZINLIK
- MIRROR :/yerine AYNA
- MİSAL ile ANİ ile ANINDA ile ANİDEN
( INSTANCE vs. INSTANT vs. INSTANTANTLY vs. INSTANTLY )
( وهله ile ماه کنوني ile لحضه ile آني ile آنا ile در دم )
( VELLEH ile MAH KONONY ile LAHZEH ile ANY ile ANA ile DAR DAM )
- MASK AMBRETTE[İng.] / MUSK AMBRETTE, MUSK AMBRÉNE[Fr.] / AMBRETTEMOSCHUS[Alm.] ile/değil/yerine/= MİSK AMBERİ
- MİSTİK ile/ve AŞKIN
- MİTOLOJİ ve/> KOZMOGONİ ve/> ASTRONOMİ
- MİTOZ[Fr. < AMITOSE]/KARYOKİNEZ[Fr. < CARYOCINESE] ile AMİTOZ[Fr. < AMITOSE]
( Çok gözeli canlılarda gözenin belirli evrelerden geçerek çoğalması. İLE Amip, akyuvar ve bazı bakterilerde göze bölünmesi yoluyla olan çoğalma. )
- MİTOZ BÖLÜNMEDE:
PROFAZ[BAŞLANGICI > PROFAZ SONU] ile/ve/<>/> METAFAZ ile/ve/<>/> ANAFAZ ile/ve/<>/> TELOFAZ
(
)
- MİTOZ[İng. MITOSIS] ile/||/<> ANAFAZ[İng. ANAPHASE] ile/||/<> METAFAZ[İng. METAPHASE] ile/||/<> MOKAİSİZM[İng. MOSAICISM] ile/||/<> SOMATİK HÜCRE (VÜCUT HÜCRESİ)[İng. SOMATIC CELL]
( Ökaryot gözelerin tipik çekirdek bölünmesi. Kopyalanarak sayısı iki katına çıkmış olan kromozomlar profaz, metafaz, anafaz ve telofaz safhalarını geçirdikten sonra bölünerek diploit sayıda kromozom kapsayan iki oğul çekirdeğe ayırılır. @@ Hayvan ya da bitki gözelerinin bölünme evresi. Bu evrede iğ iplikleri kardeş kromatitlerin kinetokor bölgelerine tutunur, kardeş kromatitler gözenin zıt kutuplarına doğru hareket etmeye başlar. Bu evre mitozun en kısa evresidir ve genellikle birkaç dakika sürer. @@ Hem mitoz, hem mayoz bölünmede görülen bir evredir. Bu evrede kromozomlar gözenin metafaz düzleminde toplanırlar. Profaz evresinde oluşan mikrotübüllerk inetekorlara tutunurlar. @@ Tek bir zigottan gelen, mitoz sırasında genetik materyalin yanlış dağıtılması ya da deneysel manüpilasyon nedeniyle farklı genotiplerdeki iki ya da daha fazla göze populasyonunun bir organizmada bulunması durumu. @@ Vücuttaki üreme ile direkt ilgisi olmayan gözeler. Bitki ve hayvan gözelerinde çoğu göze somatik göze. Mitoz ile ürerler ve diploit sayıda kromozomları vardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MİYALJİ ile/||/<> ARTRALJİ
( Kas ağrısı. İLE/||/<> Eklem ağrısı. )
- MİYOKARD ENFARKTÜSÜ ile/||/<> ANGİNA PEKTORİS
( Kalp kasına giden kan akışının tamamen kesilmesi sonucu oluşan kalp krizi. İLE/||/<> Kalp kasına giden kan akışının geçici olarak azalması sonucu oluşan göğüs ağrısı. )
- MİYOKARD ENFARKTÜSÜ ile/||/<> ANGİNA PEKTORİS
( Kalp kasına giden kan akışının tamamen kesilmesi sonucu oluşan kalp krizi. İLE/||/<> Kalp kasına giden kan akışının geçici olarak azalması sonucu oluşan göğüs ağrısı. )
- MİZANA[İt.] değil/yerine/= ARKA DİREK
( Üç ya da daha çok direği bulunan yelkenli gemilerde, arka direk. )
- MIZIKA SESİ ile/ve AKORDİYON/AKORDEON SESİ
- MIZIKA ile/||/<> AĞIZ KOPUZU
- MODA[İt.] ile AKIM
- MODEL ile/ve ALGI DÜZENEĞİ
( MODEL vs./and PARADIGM )
- MODERATO[İt.] ile ANDANTE[İt.]
( Tek başına kullanıldığı zaman, orta hızda bir tempoyu belirtir. | Başka bir terimle birlikte kullanıldığında, gösterilen temponun biraz yavaşlatılması gerektiğini anlatır. İLE Yarı yavaş, adagio ile andantino arası. )
- MODERN ile ASRÎ
- MODERNLEŞME ile/ve/||/<> "BATILILAŞMA" ile/ve/||/<> AYDINLANMA
- MODİFİKASYON[İng. MODIFICATION] ile/||/<> ALOSTERİ[İng. ALLOSTERY] ile/||/<> ALTERNATİF EŞLEŞME[İng. ALTERNATIVE SPLICING] ile/||/<> DNA ONARIMI[İng. DNA REPAIR]
( Canlılarda çevresel etkilerle fenotiplerde meydana gelen değişikliklere denir. Epigenetik etmenler haricinde gelecek nesle aktarılamadığı için kalıtsal değildir. @@ Düzenleyici bir ligandın proteinin katalitik sahası dışındaki bir bölgeye bağlanması yoluyla ya da kovalent modifikasyon yoluyla bir proteinin konformasyonunun değişmesi yoluyla protein aktivitesinin değişmesi. @@ Aynı öncül RNA ile farklı mRNA'ların oluşturulması. Bu durum, farklı aminoasit kompozisyonlara ait proteinlerin oluşturulmasına sebep olabilir ya da sadece 3' UTR uzunluğunu değiştirebilir. Alternatif (diferansiyel) eşleşme için bir sebep, RNA düzenlemesi sırasında, kesim alanlarındaki değişime sebep olan bir modifikasyonun oluşmasıdır. @@ Bir mutasyon ya da modifikasyona uğramış olan bir DNA molekülünün doğru nükleotid dizisinin restorasyonu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MODIFY vs. AMEND vs. REVAMP
( Değiştirmek, düzeltmek. İLE Değiştirmek, düzeltmek. İLE Kuralları, yeniden düzenlemek. )
- MOL ile/||/<> AVOGADRO SAYISI
( Mol ve Avogadro Sayısı arasındaki ilişki )
( Amedeo Avogadro tarafından 1811 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- MOLA[İt.] değil/yerine/= ARA
( Yorgunluğu gidermek için duraklama. | Koyverme. | Takımların, oyun arasında aldıkları birer dakikalık dinlenme süresi, ara. )
- MOLEKÜL:
POLAR ile APOLAR
- MOLEKÜL ile/ve/||/<>/< ELEKTRON ile/ve/||/<>/< ATOM ile/ve/||/<>/< ÇEKİRDEK ile/ve/||/<>/< PROTON - NÖTRON ile/ve/||/<>/< QUARK ile/ve/||/<>/< PLANCK ile/ve/||/<>/< [HIGGS BOZONU?]
( 10üzeri-9 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-18 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-10 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-15 / 10üzeri-14 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-15 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-19 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-43 m. İLE/VE/||/<>/< ??? )
- MOLECULAR ATTRACTION[İng.] / ATTRACTION DE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARANZZIEHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ÇEKİM
- MOLEKÜLER KİMYA ile/||/<> ATOMİK KİMYA
( Moleküllerin yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Atomların yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. )
- MOM :/yerine ANNE
- MOMENT:
"AN/KIPI/UĞRAK" ile/değil/yerine AŞAMA
- MOMENT :/yerine AN
- MOMENTUM ile/ve/||/<> AÇISAL MOMENTUM
- MOMENTUM ile/||/<> AÇISAL MOMENTUM[İng. ANGULAR MOMENTUM]
( Hareket eden kütlenin ölçümüdür. Bir nesnenin momentumu, kütlesinin ve hızının çarpımına eşittir. Vektörel bir büyüklüktür ve Uluslararası Birim Sistemi'nde (SI) birimi kg⋅ms\frac{kg\cdot{m}}s
s
kg⋅m
'dir. Kalın "p" harfi ile gösterilir. İsmi, Latincede "hareket etmek, ettirmek" anlamına gelen "movere" fiilinden gelmektedir. @@ Herhangi bir cismin dönüş hareketine devam etme isteğidir. Hareket eden bir nesnenin momentuma sahip olduğu söylenir. Bu nesne dönerken, terim açısal momentum halini alır ve bu hareket, başka bir kuvvet uygulanmadığı sürece hızını değiştirmez.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ACIDEMONOCARBONE[Fr.] / MONOKARBONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOKARBOKSİLLİ ASİT
- MONTH :/yerine AY
- MOON :/yerine AY (UYDU)
- MORAL :/yerine AHLAKİ
- MORBİDİTE[İng. MORBIDITY] ile/||/<> AKUT[İng. ACUTE] ile/||/<> POLİFARMASİ[İng. POLYPHARMACY]
( Bir hastalığa ya da hastalık semptomuna sahip olmayı ya da bir popülasyondaki hastalık miktarını ifade eder. Morbidite oranı, bir hastalık ya da hastalığın bir popülasyonda ortaya çıkma oranını ifade eder ve bir popülasyonun sağlığını ve sağlık ihtiyaçlarını belirlemek için kullanılabilir. Hastalıklar akuttan kronik, uzun süreli durumlara kadar değişebilir. @@ Ani başlayan, kısa süren ve şiddetli seyreden enfeksiyon. @@ Bir hastanın içinde bulunduğu duruma göre birden fazla (beş ya da daha fazla) ilacı düzenli olarak kullanmasıdır. Polifarmasi genellikle multimorbiditenin (çok sayıda uzun vadeli tıbbi duruma sahip olmanın) bir sonucudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MORF ile/ve AMORF
( Şekil. İLE/VE Akıl, kavram. | Şekilsiz. )
- MORİTANYA'DA/TROBRİAND ADALARI'NDA:
ATAERKİLLİK ile/ve/değil/<> ANAERKİLLİK
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Moriler, anaerkil bir topluluktur.[Ancak kadın isterse boşanma gerçekleşir.] )
- ULTRAVIOLET ABSORBER[İng.] / AMORTISSEUR ULTRAVIOLET[Fr.] / ULTRAVIOLETTABSORBER[Alm.] ile/değil/yerine/= MORÖTESİ SOĞURUCU
- MORUQ[Azr.] = AHUDUDU[Tr.]
- MOT İLE OPTİCAL LATTİCE İLE ATOM CHİP ile/||/<> ATOM TUZAKLAMA
( Atomları yakalama ve kontrol teknikleri. )
( Formül: F = -kv - ∇U )
- MOTHER :/yerine ANNE
- MOTİVİC HOMOTOPY ile/||/<> ALGEBRAİC K-THEORY
( Motivic homotopy cebirsel geometride homotopi kuramıyken İLE algebraic K-theory halka ve şemaların K-gruplarını inceler )
( Formül: A¹-homotopy )
- MOUTH :/yerine AĞIZ
- MOZAİK ile/ve/değil/yerine/||/<> AŞURE
- MOZALE/MOZOLE[MAUSOLÉE | Fr. < Yun.] değil/yerine/= ANITMEZAR
- MUAF[Ar. < MA'FUVV]["MUHAF" değil!] değil/yerine/= AYRI
( Bağışlanmış, affedilmiş. | Ayrı tutulmuş, ayrıcalık tanınmış. | Özgür. )
- MUALLÂK ile/ve "ASILI TUTMAK"
- MÜBÂLÂGA[Ar. < BÜLÛĞ] değil/yerine/= ABARTI
- MUCİZE:
OLAĞANÜSTÜ değil ÂCİZ BIRAKAN
- MUCİZE[Ar. < ACZ] ile TANSI, TANSUK
( ACİZ BIRAKAN, TANSI, TANSUK, ALLAH'IN EMRİYLE PEYGAMBERLER TARAFINDAN YAPILAN VE HALKI HAYRETTE BIRAKAN HÂRİKULÂDE İŞLER, HAREKETLER, HALLER )
- MÜDRİKE değil/yerine/= ALIMLAMA
- MÜEBBET ile AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET
( Hükümlünün yaşamı boyunca sürer, yasa ve Cumhurbaşkanı'nca çıkarılan yönetmelikte belirtilen sıkı güvenlik önlemlerine göre çektirilir. İLE Suçu işleyen yararına, cezayı hafifletecek takdirî nedenlerin var olması durumunda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine de yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Öteki cezaların, altıda birine kadarı indirilir.[Takdirî indirim nedeni olarak, failin geçmişi, toplumsal ilişkileri, eylemden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın, suç işleyenin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi konular göz önünde bulundurulabilir. Takdirî indirim nedenleri kararda gösterilir.] )
- MÜELLEFÂT-I SEBÂ ve/||/<>/= ALTI ASKI[ŞİİR VE ŞAİR]
- MUFASSAL[Ar.] değil/yerine/= AYRINTILI
- MÜFEKKİRE ile/ve AKIL
( Düşünme yetisi/gücü. İLE ... )
- MÜFRİT[Ar.] değil/yerine/= AŞIRI
- [ne yazık ki]
!MÜFSİT[Ar.]/MÜZEVİR[Ar.] değil/yerine/= ARABOZUCU
- MUGAYİR[Ar.] değil/yerine/= AYKIRI / UYMAZ
- MUHABBET ile/ve/<> MERHAMET ile/ve/<> ADÂLET
( LOVE vs./and/<> MERCY vs./and/<> JUSTICE )
- MUHABBETİN/AŞKIN DERECELERİ'NDE:
MEYL ile/||/<>/> ARZU ile/||/<>/> SAHÂBET ile/||/<>/> GARÂM ile/||/<>/> VEDÂD ile/||/<>/> ŞEGAF ile/||/<>/> TEFÎN ile/||/<>/> TEABBÜD ile/||/<>/> HULLET ile/||/<>/> IŞK
( Öteki dillerde bizim "muhabbet" gibi çok anlamlı bir sözcük var mıdır bilmem. Ama şu kadarını söyleyeyim... Bizi bilmek demek, biraz da bu sözcüğü tüm anlamlarıyla bilmek demek...
Muhabbeti; sevgi, aşk, sevdâ, dostluk, bağlılık, sohbet, yârenlik etmek anlamlarında kullanıyoruz. Birini sevdiğimizde ona muhabbet besleriz. Sevdiğimizle oturup konuştuğumuzda muhabbet etmiş oluruz. Bir erkek ile bir kadının birbirini tanımasına ve sevmesine vesile olanlara "muhabbet tellâlı" deriz. Ama konu tasavvuf olunca sözcük farklı anlamlar kazanmaya başlar.
Eskiler, muhabbeti, şiddetine göre on dereceye ayırmış. Öncesi ilgi duymak, sonrası muhabbetin şiddetiyle yok olmak olan muhabbet olmaz ise yolculuk da olmaz. Sırayla açıklayalım...
1. MEYL: Sözlükte bir yöne doğru yönelmek, eğilmek, eğik duruma gelmek anlamı verilmiş. Biz ise birine ya da bir şeye yönelmek, sevgi, ilgi göstermek, istek ve arzu duymak anlamlarında kullanıyoruz. Tasavvufta yolun en başındakilere muhib deriz. Muhib, ilgi duyan kişidir. Yolun başı ise ilgi duymaktır. O yüzden;
Âşık oldur kim kılar cânın fedâ cânânına
Meyl-i cânân itmesin her kim ki kıymaz cânına
(Fuzûlî)
İlgi duymaya başladığımız anda yolculuğumuz başlar. Çünkü meyl ile başlayan yolculuğun sonu bu uğurda canını vermektir.
2. ARZU: Meyl, irâdeye yükselirse arzu adını alır. İrâdeye yükselmesi ise yâri istemek ile olur. Ama bunun da bir bedeli vardır.
Cân la’lin eyler arzû yâr içmek ister kanımı
Yârâb ne vâdîdir bu kim cân teşne cânân teşnedir
(Bâkî)
3. SAHÂBET: Benimseyip koruma, kayırma suretiyle sâhiplenme, sâhip çıkma anlamlarında kullandığımız sözcük, Arapça olmasına karşın anlamını Türkçe'de kazanmış. Kişinin arzu ettiği kişiye karşı, gönlünden bir akış, bir eğilim peyda olması sonucunda da korumaya, sahiplenmeye başlar.
4. GARÂM: Olağanüstü sevgi, şiddetli arzu ve iştiyâk, büyük aşk anlamına gelen garâm, sevginin gönle âdeta yapışmasıdır.
Cenap Şehabeddin;
Uyan ey bister-i sînemde yatan tıfl-ı garâm
derken âşık olmaya başladığını ya da âşık olmak arzusunu dile getiriyordu.
5. VEDÂD: Sevgi, dostluk, muhabbet anlamlarına gelen vedâd, muhabbetin saf ve katıksız durumu. Gönülden öteki eşya ve kişilere olan ilginin atılması durumu. Aynı sözcükten türeyen vedûd ise “Kullarını çok seven, onları lûtfa, ihsâna gark eden; sevilmeye lâyık ve müstahak yalnız kendi olan” anlamında Allah’ın adlarındandır.
6. ŞEGAF: Sevginin kalbi istilâ etmesi, aşırı sevgi, mecnûnca, çılgınca sevme. Kalp, sevilen şey dışındakilerden temizlenince bu sefer sevgi coşmaya başlar, kalbin tamamını fetheder, istilâ eder.
7. TEFÎN: Örümcek ağı demek olan tefîn, aşkın bir üst derecesi. Kalbin her yanını istilâ eden sevgi, kalpten taşmaya başlar. Kalpten taşmaya başlaması ise kontrolün aşk sahibinin elinden çıkıp aşkın eline geçmeye başlamasıdır. Öyle ki aşk, örümceğin ördüğü ağ gibi kişinin her tarafını kapsar, örer, onu âdeta sıkı sıkı bağlar.
8. TEABBÜD: Kul köle olmak, tapınmak anlamındaki teabbüd, kişinin artık aşkın elinde oyuncak olduğu haldir. Bu durumdaki âşığı, Hayretî şöyle anlatır:
Gam yeriz kan yutarız kûşe-i mihnette müdâm
Sanma biz kevser-i cennât-ı naîmin kuluyuz
9. HULLET: Gerçek dostluk anlamındaki hullet, sevgiliden başka kimsenin kalmadığı durumu açıklamak için kullanılır. Hullette iki özellik bulunur. Biri sadâkât yani doğruluk, öteki de samimiyet. Aşkın sondan bir önceki durumudur. Artık aşkın gerçek olduğundan, heves ya da yanılsama olmadığından emin olunmuştur.
10. IŞK: Muhabbetin en son hali ve en aşırı derecesidir. Halkanın tamamlandığı son zincir. Zât, sıfata meylettiğinde, kalpte ortaya çıkarak tüm damarlarda akıp tüm organlara yayılan aşırı muhabbet. Hallâc’ın her tarafı kesildiğinde, kanının yerlere Allah Allah diyerek akmasının nedeni de Züleyha’nın kanının Yusuf diye diye akmasının nedeni de budur. Işk öyle bir durumdur ki kişinin nazarında, sevdiğinden başka bir şey olmaz ve tüm ilgisini sevdiğine gösterir. Sadece gözleriyle ve gönlüyle değil baştan ayağa tüm âzâsıyla sevdiğini müşâhede eyler.
Tasavvuf, meyl ile başlayıp ışk ile biten bir yolculuktur. O yüzden,
Muhabbet bir kef-i Dâvud’dur pûlâdı mûm eyler
(Suzî-i Prizrenî)
ve
Muhabbet öyle bir sırdır ki bin setr et nihân olmaz
(Îzzet Molla)
Işk sahipleri nerede olursa olsun hemen bilinir.
Son sözü de Fuzûlî söylesin:
Aşk imiş her ne vâr âlemde
Muhabbetiniz daim, aşkınız bâkî ve dâim olsun.
İsmail Güleç (Prof.Dr.) | www.ismailgulec.net
)
( Aşk Merdiveni [Diotima]

6. Basamak: Aşkın kendine duyulan aşktır. Kişi, güzelliği kendi biçiminde görür ve aşkın güzelliğini olduğu gibi sever. Her özel ve güzel olan, bu biçimle bağlantısı nedeniyle güzeldir.
5. Basamak: Genel olarak bilgiye duyulan aşktır.
4. Basamak: Yasalara ve kurumlara duyulan aşktır.
3. Basamak: Nefs sevgisidir. Bu, fiziksel özelliklerin bir kenara bırakıldığı, manevi ve ahlâkî güzelliğin sevgiyi tetiklediği aşamadır. Bu adımda, kişi, nitelikli zihinlere âşık olacaktır.
2. Basamak: Tüm güzel gövdelerin sevgisidir. Kişi, tüm gövdesindeki güzelliği görür ve farkları sevmeyi öğrenir.
1. Basamak: Tek bir gövdenin sevgisidir. Bu aşk, belirli bir gövdeye duyulur. Fiziksel özelliklere duyulan bir istektir. )
- MUHARREM[Ar.] değil/yerine/= AŞÛRE AYI
( Ay takviminin birinci ayı. )
- MUHASSAS[Ar.] değil/yerine/= AYRILMIŞ
( Birine ayrılmış, tahsis olunmuş. )
- MÜHEYYEM/TEHYİM değil/yerine/= AŞIRI AŞK
- MUHİT[Ar. < HAVT] ile/ve ATLAS
( Okyanus. | Kapsayıcı. )
- MUKASSEM[Ar.] değil/yerine/= AYRILMIŞ, BÖLÜNMÜŞ
- MÜKEMMEL SAYI ile/||/<> ARKADAŞ SAYILAR
( Mükemmel sayı bölenlerinin toplamı kendisine eşit İLE arkadaş sayılar birbirlerinin bölen toplamına eşit )
( Formül: σ(n) = 2n (mükemmel) İLE σ(a) = b ve σ(b) = a (arkadaş) )
- MUSCLE ACID[İng.] / MUCENIC ACID, ACID MUCIQUE[Fr.] / ACIDE MUCONIC[Alm.] ile/değil/yerine/= MUKONİK ASİT, MUKİK ASİT
- MUKTEZÎ ile/ve ŞART ile/ve ADEMÜ'L-MANİA
( Yeterlilik. İLE/VE Koşul. İLE/VE Engelin olmaması. )
- MÜLEMMA'[Ar. < LEM] değil/yerine/= ALACA RENKLİ | KOŞUK | BULAŞMIŞ
( Bir kısmı Türkçe, bir kısmı Arapça ya da Farsça söylenmiş/yazılmış olan şiir/manzûme. )
- MÜLK değil/yerine ACZ
( Mülk ile doyamazsın. DEĞİL/YERİNE Acz ile kendinde ve doyurucu olursun/kalırsın. )
- MÜLKİYET ile/değil/yerine/< AİDİYET
( Kendine. İLE Kendini. )
- MULTİPLE SKLEROZ ile/||/<> AMYOTROFİK LATERAL SKLEROZ (ALS)
( Merkezi sinir düzeninde miyelin kılıfının hasarı ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Motor nöronların kaybı ile kas zayıflığı ve atrofisi ile ilişkili bir nörodejeneratif sayrılık. )
- MUMAİLEYH[Ar.] değil/yerine/= ADI GEÇEN
- MÜMEYYİZLİK/CIVIL RESPONSIBILITY[İng.] değil/yerine/= AYIRTIM GÜCÜ
- MUNFASIL[Ar.] değil/yerine/= AYRILMIŞ
- MÜNHATT[Ar.] değil/yerine/= AŞAĞI İNEN | ALÇAK | ÇUKUR
- MUONIC ATOM[İng.] / ATOME MUONIQUE[Fr.] / MYONISCHES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= MÜONLU ATOM
- MÜRÂDİF[Ar. < REDF]/SİNONİM[Fr./İng. < SYNONYME] değil/yerine/= ANLAMDAŞ, EŞ ANLAMLI
- MÜRDÜMÜK = AKBURÇAK
( Baklagillerden, yazın ekilen, otsu bölümü hayvan yemi olarak kullanılan, beyaz, açık mavi ya da mor çiçekleri olan bir yıllık otsu bitki. )
( LATHYRUS SATIVUS )
- MÜREKKEPTE:
ISI ve/||/<> ARAP ZAMKI[İS/KURUM]
( En iyi mürekkep, en çok sallanmış olan mürekkeptir.[Hacc'a gönderilir ve döndükten sonra kullanılırdı.] )
- MÜREN ile AKDENİZ MÜRENİ
- MÜRŞİD ile/ve/değil/||/<> AYNA
- MÜSLİ değil/yerine AŞÛRE
- MÜSTAGNÎ[Ar. < GANÎ] ile/ve/||/<>/< ÂRÎ[Ar.]
( Doygun, gönlü tok. | Çekingen, nazlı (davranan). | Gerekli bulmayan. İLE/VE/||/<>/< Arınmış, soyutlanmış olan. )
- MÜSTEHCEN[< HÜCNET] değil/yerine/= AÇIK SAÇIK
- [ne yazık ki]
!MÜSTEHZÎ/SARKASTİK[İng. < SARCASTIC] değil/yerine/= ALAYCI/İĞNELEYİCİ
- MÜŞTERÎ[Ar. < ŞİRÂ] değil/yerine/= ALICI/İLGİLİ
( Satın alan/alıcı, iştirâ eden. | Alışverişte bulunan. | İstekli. | Hem satın alan, hem satan. )
- MÜSTESNÂ[Ar. < SENY] değil/yerine/= AYRI TUTULAN
( İSTİSNÂ EDİLEN, KURAL DIŞI BIRAKILAN | ÜSTÜN | AYRI TUTULAN | BENZERLERİNDEN BASKIN )
- MÜSTEZÂD[Ar. < ZİYÂDE] değil/yerine/= ARTMIŞ/ÇOĞALMIŞ
( Çoğalması istenilen, artmış. | Her dizesine bir küçük dize eklenmiş, Divan Edebiyatı şiir türü. [Bahr-i hecez vezinlerinden "mef'ûlü mefâîlü mefâîlü faûlün" vezninde söylenmiş dizelere "mef'ûlü faûlün" parçalarına denk birer parça katarak oluşturulan şiir.] )
- MÜTAREKE[Ar.] değil/yerine/= ATEŞKES / BIRAKIŞMA
- MUTAT[Ar.] değil/yerine/= ALIŞILMIŞ/ALIŞILAN
- MÜTEALLİK[< ALAKA] ile ASILI, BAĞLI, İLGİLİ, İLİŞİĞİ OLAN
( ASILI, BAĞLI, İLGİLİ, İLİŞİĞİ OLAN )
- MÜTEFERRİK[Ar.] değil/yerine/= AYRILMIŞ, DAĞINIK
- MÜTEŞELŞİL = AKIŞ
( Şarıl şarıl akıp çağlayan, teşelşül eden. )
- MÜTEVALİ[Ar.] değil/yerine/= ARDIŞIK
- MÜTEVÂZI değil/yerine/= ALÇAKGÖNÜLLÜ/GÖNLÜ YERDE/KOTKU
- MÜTEZAYİT[Ar.] değil/yerine/= ARTAN/ÇOĞALAN
- ABSOLUTE VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK AĞDALILIK
- ABSOLUTE ALCOHOL[İng.] / ALCOOL ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTER ALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK ALKOL
- ABSOLUTE VORTICITY[İng.] / ABSOLUTE VORTICITY[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK BURGAÇLILIK
- ABSOLUTE MAGNITUDE[İng.] / MAGNITUDE ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE MAGNITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK BÜYÜKLÜK
- ABSOLUTE CONCENTRATION[İng.] / CONCENTRATION ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE KONZENTRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK DERİŞİM
- ABSOLUTE PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE DUCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK GEÇİRGENLİK
- ABSOLUTE GLYCEROL[İng.] ile/değil/yerine/= MUTLAK GLİSERİN
- ABSOLUTE ERROR[İng.] / ERREUR ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTER FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK HATA
- ABSOLUTE VELOCITY[İng.] / VITESSE ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK HIZ
- ABSOLUTE REFRACTIVE INDEX[İng.] / INDICE DE RÉFRACTION ABSOLU[Fr.] / ABSOLUTE BRECHUNGSINDEX, ABSOLUTE BRECHZAHL, ABSOLUTE REFRAKTIONSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK KIRILMA İNDİSİ
- MONARŞİ:
MUTLAK ile ANAYASAL
- ABSOLUTE HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ ABSOLUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MUTLAK NEM
- ABSOLUTE TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE ABSOLUTE[Fr.] / ABSOLUTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK SICAKLIK
- ABSOLUTE STANDARD DEVIATION[İng.] ile/değil/yerine/= MUTLAK STANDART SAPMA
- ABSOLUTE VACUUM[İng.] / VIDE ABSOLU[Fr.] / ABSOLUTE UNTERDRUCK, ABSOLUTES VAKUUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK VAKUM
- MUTLAK ile/ve ADÂLET
( ABSOLUTE vs./and JUSTICE )
- MUTLAK ve/=/||/<> ADEM
- MUTLAK ile/ve/değil ALIŞKANLIK
- MUTLULUK:
KİŞİDE/MALDA/MAKAMDA değil/yerine AMAÇTA
- MUTLULUK:
SEROTONİN ve/||/<> OKSİTOSİN ve/||/<> MELATONİN ve/||/<>
NORADRENALİN ve/||/<> FENİLETİLAMİN ve/||/<>
DOPAMİN ve/||/<> ENDORFİN ve/||/<> ASETİLKOLİN
( Özsaygı ve uyku hormonu. VE/||/<> Güven hormonu. VE/||/<> Coşku hormonu. VE/||/<> Heyecan hormonu. VE/||/<> Mutluluk hormonu. VE/||/<> Ödül hormonu. VE/||/<> Ağrı kesici hormon. VE/||/<> Uyanıklık hormonu. )
(
)
- MUTLULUK ile AŞK ile EFSANE
( İki kişi, birbirini sever ve birlikte olurlarsa MUTLULUK olur. İki kişiden, biri sever de öbürü kaçarsa AŞK olur. İki kişi, birbirini sever de kavuşamazlarsa EFSANE olur. )
- MUTLULUK ile/ve/değil AVUNMAK
- MUTLULUK ile/ve/||/<> DOSTLUK ile/ve/||/<> AŞK
( Birlikte gülebiliyorsak. İLE/VE/||/<> Birlikte ağlayabiliyorsak. İLE/VE/||/<> Birlikte susabiliyorsak. )
- MÜZÂYEDE[Ar. < ZİYÂDE] değil/yerine/= ARTIRMA
- MÜZEVİR/MUZEVVİR[Ar.] değil/yerine/= ARABOZAN
( İki kişinin arasındaki dostluğu ya da geçimi bozan "kişi". )
- MÜZİK ile/ve/<> AHLÂK
- MÜZİKTE:
SAZ ile/ve/||/<>/> ÂVAZ
- MYANMAR:
SAGAING ve INNWA ile/ve/<> AMARAPURA[: Ölümsüz kent.]
( Myanmar'ın, büyük ve antik kentleri. İLE/VE/<> Başkenti. )
- NORMAL-BUTHYLALCOHOL[İng.] / ALCOOL BUTYLIQUE NORMAL[Fr.] / BUTYLALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİL ALKOL
- NÂDİR değil/yerine/= AZ
- NAKİL (ETMEK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AKIL (ETMEK)
- NAMAZ ile/ve/||/<>/< AHLÂK
( [Zorunlu/Farz!] 5 vakit. İLE/VE/||/<>/< 24 saat boyunca, her an. )
- NAMIK KEMAL ve/||/<>/< ABDÜLLÂTİF SUPHİ PAŞA
- NAMINA ile/değil/yerine ADINA
- NAMZET[Fars.] değil/yerine/= ADAY
- NÂR ile ATEŞ
- NARATOR[İng. < NARRATOR] değil/yerine/= ANLATICI
- NARBÜLBÜLÜ/ARDIÇKUŞU(TURDUS PILARIS[Lat.], ROBIN[İng.], Avrupa ve Asya ormanlarında yaşar.) ile/ve BAYIR KUŞU ile/ve ÇALI KUŞU ile/ve ÇAMURCUN ile/ve DALGIÇ KUŞU ile/ve DEVEKUŞU ile/ve FIRTINA KUŞU ile/ve GELİNKUŞU[Lat. OTOCORIS PENCILLATUS] ile/ve İNCİRKUŞU[Lat. ANTHUS TRIVIALIS] ile/ve İSHAK KUŞU/BATAKLIKBAYKUŞU[Fars. ŞEB-ÂVÎZ][ayağından asılarak başaşağı sarkar ve öter] ile/ve KARDİNALKUŞU ile/ve KARİYAMA(Güney Amerika'da) ile/ve KAŞIK GAGA ile/ve KAŞIKCI KUŞU ile/ve KEDİKUŞU ile/ve KELAYNAK[Sadece bu üç yerde: BİRECİK-URFA, FAS, PALMİRA ÇÖLLERİ-SURİYE][Lat. GERONTICUS EREMITA]17 Şubat, Birecik'te, Kelaynak Günü'dür! ile/ve KUYRUKKAKAN[Afrika ile/ve Asya'da][Lat. SAXICOLA] ile/ve MALURUS[Avustralya'da] ile/ve MAMO[Hawaii'de] ile/ve MANAKİN[Amerika'da] ile/ve MİNO[Asya'da] ile/ve MOA ile/ve MOHO ile/ve MUHABBET KUŞU ile/ve ÖRÜMCEK KUŞU[Lat. LANIUS] ile/ve TARLA KUŞU ile/ve YAĞMUR KUŞU ile/ve ALICI KUŞ ile/ve BOĞMAKLI KUŞ ile/ve MAKARALI KUŞ ile/ve SAKSAĞAN(AK'AK[Ar.], PÎSE[Fars.], PICA PICA[Lat.]) ile/ve SAKARMEKE ile/ve SIĞIRCIK(MÜRG-İ ZÎREK/ZÎREK-SÂR, LÂLESAR[Fars.], STURNUS VULGARIS[Lat.]) ile/ve İBİBİK, ÇAVUŞ KUŞU, HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHİD][HÛC-I HÜDHÜD:
İbibik ibiği.](EBÜRREBÎ', UPUPA EPOPS[Lat.]) ile/ve ÖZKUŞU ile/ve PAPUÇGAGA[Afrika'da] ile/ve POTU(Güney Amerika'da) ile/ve POYRAZKUŞU ile/ve SUBAKALI ile/ve TORGU ile/ve TURAKO/MUZCUL(Afrika'da yaşar.) ile/ve UZUNBACAK ile/ve ÜVEYİK(TURTLE DOVE[İng.], STREPTOPELIA TURTUR[Lat.]) ile/ve YEŞİLBAŞ
( Kolombiya'da, dünyadaki tüm ülkelerdeki kuş türlerinden daha fazla kuş türü bulunur. )
- NARRATIVE :/yerine ANLATI
- NARSİSİZM ile AŞAĞILIK DÜŞÜNCE VE DUYGUSU
- NASIP[Ar.] değil/yerine/= ATAMA
- NASİP ile/ve/değil/yerine AZİM
( Nasip bilmeyip, azim biliriz. )
- NAZAR ile/ve AMEL
- NAZAR ve/<> AMEL
- NAZARGÂH-I İLÂHÎ ile/ve AYİNE-İ İLÂHÎ
- NAZARÎ ERDEM ile/ve FİKRÎ ERDEM ile/ve HULKÎ ERDEM ile/ve AMELÎ ERDEM(SANATLAR)
- NAZARÎ HİKMET ile/ve AMELÎ HİKMET
( Fikir üretir. İLE/VE Tedbir üretir. )
- [ne] AYNI/LIK ile/ve/değil/yerine/<>/ne de AYRI/LIK
- NE DENİR(/DERLER) (ONUN) ADINA? ile ... ADINA
- NE OLDUĞUNUN BİR ÖNEMİ YOK değil ADINI, NE KOYDUĞUMUZUN BİR ÖNEMİ YOK/OLMAYABİLİR
- [ne yazık ki]
AYNI HAMAM ile/ve/||/<> AYNI TAS
- [ne yazık ki]
KUYUSUNU KAZMAK ile/ve/||/<> ALTINDAN HALIYI ÇEKMEK
- NEDENSEL ile NEDENSELLİK ile NEDEN ile KAYBA NEDEN OLMAK ile SEBEP VE SONUÇ ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile GECİKMEYE NEDEN OLMAK ile ZORLUK ÇIKARMAK ile ANLAŞMAZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile İLİŞKİLENDİRMEYE NEDEN OLMAK ile DANS ETMEYE NEDEN OLMAK ile ÇÜRÜMEYE NEDEN OLMAK ile ORTADAN KAYBOLMASINA NEDEN OLMAK ile KAÇMASINA NEDEN OLMAK ile UÇMAYA NEDEN OLMAK ile VEBAYA NEDEN OLMAK ile GÖÇ ETMEYE NEDEN OLMAK ile GEÇMESİNE NEDEN OLMAK ile SALLANMASINA NEDEN OLMAK ile AYAKTA DURMAYA NEDEN OLMAK ile AĞLAMAYA NEDEN OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSER ile NEDENLERİ ile ŞÖHRETİN NEDENLERİ ile SEBEP OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSİNG TROUBLES
( CAUSAL vs. CAUSALITY vs. CAUSE vs. CAUSE A LOSS vs. CAUSE AND EFFECT vs. CAUSE ANNOYANCE vs. CAUSE DELAY vs. CAUSE DIFFICULTY vs. CAUSE DISCORD vs. CAUSE INCONVENIENCE vs. CAUSE OF ANNOYANCE vs. CAUSE OF INCONVENIENCE vs. CAUSE TO ASSOCIATE vs. CAUSE TO DANCE vs. CAUSE TO DECAY vs. CAUSE TO DISAPPEAR vs. CAUSE TO ESCAPE vs. CAUSE TO FLY vs. CAUSE TO GET PLAGUE vs. CAUSE TO MIGRATE vs. CAUSE TO PASS vs. CAUSE TO SHAKE vs. CAUSE TO STAND vs. CAUSE TO WEEP vs. CAUSE TROUBLE vs. CAUSER vs. CAUSES vs. CAUSES OF GLORY vs. CAUSING vs. CAUSING TROUBLE vs. CAUSING TROUBLES )
( سببي ile علتي ile سببيت ile عليت ile مورث ile موجد ile باعث شدن ile باعث گرديدن ile موجب شدن ile مسسب شدن ile باني شدن ile موجب ile نهضت ile به بار آوردن ile سبب ساز ile سبب ile مسبب ile سبب شدن ile سلسله جنبان ile باعث ile علت ile ضرر زدن ile علت و معلول ile کدورت ايجاد کردن ile وقفه ايجاد کردن ile باعث تاخير شدن ile پيسي بالا آوردن ile دوبهمزني کردن ile تفرقه انداختن ile مزاحمت دادن ile مزاحمت فراهم کردن ile مايهء کدورت ile اسباب ناراحتي ile محشور کردن ile محشور ساختن ile رقصاندن ile پوساندن ile ناپديد ساختن ile متواري کردن ile پراندن ile دچار طاعون کردن ile کوچانيدن ile عبور دادن ile مرتعش ساختن ile ايستاندن ile گرياندن ile سبب اختلاف شدن ile تفتين کردن ile مفسده برپا کردن ile مفسده برانگيختن ile آشوب بپا کردن ile دسته گل به آب دادن ile آشوب کردن ile ايجاد کننده ile عوامل ile علل ile مفاخر ile منتج ile تفتين ile پردردسر )
( SABEBY ile ALATY ile سببيت ile ALYT ile MOORS ile MOJED ile BAES SHODAN ile BAES GARDYDAN ile MOJEB SHODAN ile MOSASB SHODAN ile BANY SHODAN ile MOJEB ile NAHAZAT ile BAH BAR AVARDAN ile SABEB SAZ ile SABEB ile MASBEB ile SABEB SHODAN ile SALSALEH JONBAN ile BAES ile ALAT ile ZAR ZADAN ile ALAT VE MALOOL ile KODORT AYJAD KARDAN ile VAQFEH AYJAD KARDAN ile BAES TAKHYR SHODAN ile PEYSY BALA AVARDAN ile DOBEBMZANY KARDAN ile TAFARGHEH ANDAKHTAN ile MOZAHMAT DADAN ile MOZAHMAT FARANPAM KARDAN ile MAYCPEYE KODORT ile ASBAB NARAHATY ile MAHSHOR KARDAN ile MAHSHOR SAKHTAN ile رقصاندن ile POOSANDAN ile NAPADYD SAKHTAN ile MOTVARY KARDAN ile PARANDAN ile DOCHAR TAOON KARDAN ile کوچانيدن ile OBUR DADAN ile MORTEASH SAKHTAN ile AYSETANDAN ile GARYANDAN ile SABEB AKHTELAF SHODAN ile TAFTYNE KARDAN ile MOFSADEH BARPA KARDAN ile MOFSADEH BARANGYKHTAN ile ASHUB BEPA KARDAN ile DASTEH GOL BAH AB DADAN ile ASHUB KARDAN ile AYJAD KONANDEH ile AVAMEL ile ALAL ile MOFAKHAR ile MONTEJ ile تفتين ile PARDARDASAR )
- NEDENSELLİK ile/değil ALIŞKANLIK
- NEDENSELLİK ile/||/<> ALIŞKANLIK
( Nedensellik eleştirisi )
( David Hume tarafından 1748 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1711-1776) (Ülke: İskoçya) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Şüphecilik, nedensellik eleştirisi) )
- NEDENSELLİK ile/değil ARDIŞIKLIK
- NEFSİ İÇİN SEYR-Ü SÜLÛK ile/yerine ALLAH İÇİN SEYR-Ü SÜLÛK
- NEFSİ İÇİN SEYR-Ü SÜLÛK ile/yerine ALLAH İÇİN SEYR-Ü SÜLÛK
- NEFS'TE:
TABİÎ ile/ve NEFSÎ ile/ve AKLÎ
- NEKTARYUMLAR, NEKTAR[Fr. < NECTAR](BALÖZÜ) SALGILAYAN YAPILAR = A'ZÂ-İ NEKTÂRÎYE = NECTAIRES
- DESICCANT[İng.] / AGENT DESSICCATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= NEM ÇEKİCİ
- NESNE ve/||/<>/> AD/KAVRAM ve/||/<>/> DÖNEM/KOŞUL ve/||/<>/> BAĞLAM/ANLAM/DEĞER
( ONTOLOJİ/K ve/||/<>/> EPİSTEMOLOJİ/K ve/||/<>/> KRONOLOJİ/K ve/||/<>/> AKSİYOLOJİ/K )
- NESNEL = AFAKİ, ŞEY'Î = OBJECTIVE[İng.] = OBJECTIF[Fr.] = OBJEKTIV[Alm.]
- NESNELERDE, TEMEL VE ORTAK ÖĞELER:
KARBON ile/ve/||/<> OKSİJEN ile/ve/||/<> HİDROJEN ile/ve/||/<> AZOT ile/ve/||/<> FOSFOR ile/ve/||/<> SÜLFAT
- NESNENİN DURUMLARINDA:
KATI ile/ve AMORF KATI ile/ve SIVI ile/ve GAZ ile/ve PLAZMA ile/ve SÜPER AKIŞKAN ile/ve SÜPER KATI ile/ve DEJENERE KATI ile/ve NÖTRONYUM ile/ve GÜÇLÜ SİMETRİK NESNE ile/ve ZAYIF SİMETRİK NESNE ile/ve KUARK-GLUON PLAZMA ile/ve FERMİYONİK YOĞUNLAŞTIRMA ile/ve BOSE-EINSTEIN YOĞUNLAŞTIRMASI ile/ve ACAYİP NESNE
( ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE Bir gaz boşalma tüpünde, elektron ve artı iyonları, yaklaşık olarak eşit sayıda içeren, iyonlaşmış gaz ortamı. | Güneşteki ısıl nükleer tepkimelerin oluştuğu, çok yüksek sıcaklıkta oldukça yüksek derecede iyonlanmış, maddenin dördüncü durumu olarak da tanımlanan akışkan ortam. İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... )
( )
- NESNENİN:
KENDİ ile/ve/değil AYRILMIŞ/UZAKLAŞMIŞ OLMASI
- ANNIHILATION DES MATERIALS[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNENİN YOK OLUŞU
- NESNESİNE/KONUSUNA GÖRE İLİM ile/ve AMACINA GÖRE İLİM
- NET :/yerine AĞ, NET
- NETLEŞTİRMEK ile/ve/değil/||/<>/< AYRIŞTIRMAK
- NETLİK ile "AŞIRILIK"
( CLEAR vs. "EXCESSIVENESS" )
- NETVÖRK[< İng. NETWORK] değil/yerine/= AĞ
- NETWORK :/yerine AĞ
- NEVER :/yerine ASLA
- ANNEAUX DE NEWTON[Fr.] / NEWTONSCHE RINGE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON HALKALARI
- NEY ile/ve ÂDEM VE HAVVA
( 60 İLE/VE 45 + 15 )
- NEZÂKET[Farsça NÂZİK'ten, Arapça kalıbına yakıştırılarak] ile/ve/<>/< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZU'/TADA'DU'[< Dİ'DA]
( Özüne varmanın ilk adımı, alçakgönüllülüktür. )
- NEZÂKET >< AZÂMET
( Nezâket, azâmetten korkar. )
- NEZÂKET:
PARASIZLIKTAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AYRINTILARI ANLAMIŞLIKTAN
- NEZDİNDE ile/ve/||/<>/< ADDETMEK
( Yanında, huzurunda, gözetiminde. İLE/VE/||/<>/< Saymak. )
- NEZLE/DUMAĞI/TUMAĞI/İNGİN/ZÜKÂM[Ar.] ile ALERJİ
- ANALYSE QUANTITATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= NİCEL ÇÖZÜMLEME
- NİCELİK:
SÜREKLİ ile/ve/||/<> AYRIK
( [Parçalar arasında ...]
Sınır varsa. İLE/VE/||/<> Sınır yoksa. )
- NICOLAUS CUSANUS ile/ve/||/<> ANAXAGORAS
- NIELS BOHR ve/||/<> ALBERT EINSTEIN
(
)
- NİHÂLE[Fars.] değil/yerine/= ALTLIK
- ...'NIN ADINA değil ... ADINA
- ...'NIN:
"MUTFAĞI" ile/ve/||/<> "ARKA SOKAKLAR"
- ...'NIN ...:
YALANCI/SI ile/değil AKTARICI/SI
- NİNE/EBE ile ANNEANNE/BABAANNE
( Nine, (daha çok) hem babanın, hem annenin annesi, hatta anneannenin annesi için seslenme nitelikli bir söz. İLE Annenin ya da babanın annesi olduğunu belirten sözler. )
- STARCH[İng.] / AMIDON[Fr.] ile/değil/yerine/= NİŞASTA
- NISF[Ar.]/NİM[Fars.] ile/ve/||/<>/> ADL/ADÂLET
( Bir şeyin yarısı. İLE/VE/||/<>/> Hakkın/payın doğru dağıtılması, ait olduğu yere/kişiye teslim edilmesi. )
- [NİTELİĞİN GÖSTERGESİNDE]
DOST ile ÂŞIK
( Kavgada belirli olur. İLE Vedâda belirli olur. )
- NİTELİK ile/ve ANLAM
( vs./and/||/<> MEANING )
- NİTELİK ile AYIRT EDİCİ NİTELİK
( QUALITY vs. TRAIT )
- NİTROJEN/NİTROGEN[İng.] değil/yerine/= AZOT
- NİTROJEN[Fr.] değil/yerine/= AZOT(Az)
- NİYET ETMEK ile GİTMEYE NİYETLİYİM ile AMAÇLANAN
( INTEND vs. INTEND TO GO vs. INTENDED )
( قصد داشتن ile خيال داشتن ile بسيجيدن ile قصد کردن ile آهنگ رفتن کردن ile منوي ile مورد نظر )
( GHSAD DASHTAN ile KHYAL DASHTAN ile بسيجيدن ile GHSAD KARDAN ile AHANG RAFTAN KARDAN ile MONOY ile MOORD NAZAR )
- [ne yazık ki]
"NİYET OKUMA" ile/ve/||/<> "AKIL OKUMA"
( İkisi de yanlıştır ve olanaksızdır. Hiçbir zaman, zemin ve koşulda yapılmamalıdır! )
- NİYET OKUMAK" ile/değil/yerine/>< ANLAMAYA ÇABALAMAK/ÇALIŞMAK
- NİYET ve/<>/= ABDEST
- NİYET ve/> ÂKIBET
- NİYET ile/ve AKLINDA TUTMAK
( INTENTION vs./and TO KEEP IN MIND )
(1996'dan beri)