A ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 11.315 başlık/FaRk ile birlikte,
11.315 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(4/47)
- ... AÇISIYLA ile/ve/değil/||/<> ... KADARIYLA
- AÇIT ile AÇKI
( Pencere ya da kapı boşluğu. İLE Bir nesnenin, yüzeyi üzerine, sert bir nesne ya da bir araç sürterek, onu düzleştirip parlatma işi, perdah. | Demircilikte, demir büyültmekte kullanılan araç. | Anahtar gibi, her tür açma aracı. )
- AÇIT ile/<> AÇMA
( Pencere ya da kapı boşluğu. İLE/<> Girilecek ya da çıkılacak yer. )
- ACITATO[İt.] -ile
( Bir parçanın, canlı ve coşkun çalınacağını gösterir. )
- ACITMAK ile İNCİTİCİ
( HURT vs. HURTFUL )
( آسيب ديدن ile ظلم کردن ile درد آوردن ile جريحه دار کردن ile صدمه زدن ile درد بردن ile آسيب ile جريحه کردن ile آسيب رساندن ile مجروح ile آزرده کردن ile به درد آمدن ile آزار ديدن ile پر آزار )
( ASYBE DYDAN ile ZOLAM KARDAN ile DARD AVARDAN ile JARYHEH DAR KARDAN ile SADAMEH ZADAN ile DARD BARDAN ile ASYBE ile JARYHEH KARDAN ile ASYBE RESANDAN ile MOJRUH ile AZORDEH KARDAN ile BAH DARD AMADAN ile AZAR DYDAN ile PAR AZAR )
- ACIYAN YER ile/ve/değil/||/<>/< ACIKAN YER
- ACIYOR/UM ile AÇIYOR/UM
( Acımak, üzülmek. İLE Açmak. )
- ÂCİZ HALİ değil/yerine/= DÜŞKÜ DURUMU
- ÂCİZ VESİKASI değil/yerine/= DÜŞKÜ BELGESİ
- ACİZ ile ÂCİZ
( Gücü, bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. | Beceriksizlik. | Birinin, borcunu, zamanında ödeyememesi durumu. İLE Gücü bir işe yetmez olan, güçsüz. | Beceriksiz. )
- ÂCİZ ile/ve/<> ÂTIL
( ZEBUN ile/ve/<> ... )
- ÂCİZ değil/yerine/= DÜŞKÜ
- ÂCİZ değil/yerine/= DÜŞKÜNCE/GÜÇSÜZCE
- ÂCİZ değil/yerine/= DÜŞKÜN/GÜÇSÜZ
- ÂCİZ[Ar. < ACZ] ile/değil HACİZ[Ar. < HACZ]
( Bir alacağın ödenmesi için borçlunun parasına, aylığına ya da malına icra dairesi tarafından el konulması. İLE/DEĞİL Bir işi yapabilecek gücü, becerisi ya da yeteneği olmayan. | Herhangi bir durum karşısında çaresiz kalan. )
- ÂCİZ ile/ve/değil/||/<>/> MAĞDUR
- ÂCİZ ile MÜNEZZEH
- ÂCİZ ile NÂÇAR
- ÂCİZÂNE[Ar. < ÂCİZ + Fars. < ÂNE] ile NÂÇİZÂNE[Fars. < NÂÇİZ]
( Gücü bir işe yetmez olan, güçsüz olarak. | Beceriksizlikle. İLE Değersiz, hiç sayılan, önemsiz, çok küçük bir şey olarak. )
- ACİZLEŞMEK ile ACİZLEŞEBİLMEK ile ACİZ/LİK
- ÂCİZ/LİK ile/ve/<> YOKSUN/LUK
- Açık KONUŞ!!!
- Açıkta KONUŞ!!!
- Açılmak için DİNLE!!!
- Açılmak için SUS!!!
- AÇKILAMAK ile AÇKILANMAK ile AÇKILATMAK ile AÇKI ile AÇKICI/LIK ile AÇKILI ile AÇKISIZ
- ACKNOWLEDGE :/yerine KABUL ETMEK
- AÇLIK ÇEK(TİR)EREK EĞİT(İL)MEK:
MİDEMİZE değil/yerine "NEFRETİ(Mİ)ZE/KİNİM(İZ)E"
- AÇLIK ile AÇLIK GREVİ ile AÇLIK SINIRI ile AÇLIK KAN ŞEKERİ
- AÇLIK ile/ve/değil/||/<>/< GEREKSİNİM
- AÇLIK ile ŞİDDETLİ AÇLIK
( Aç kalan kişi, her şeye tenezzül eder. )
( Aç köpek, fırın yakar. )
( HUNGER vs. STARVATION )
( GÜRS ile ... )
- AÇLIK ve SOĞUK
( Kişiyi, çok ciddi yıpratanlar. Yaşamımıza bulaşmamasını sağlamak için elinizden gelen yapılmalıdır. )
( HUNGER and COLD )
- Açmak için DİNLE!!!
- Açmak için SUS!!!
- AÇMAK ile AÇMAZ/LIK ile AÇMACI/LIK ile AÇMALIK ile AÇMAZ DÜĞÜMÜ ile AÇMAZ HALATI
- AÇMAK ile/ve/<> ANLATMAK
( "TO OPEN" vs./and/<> TO EXPLAIN )
- AÇMAK ile AŞMAK
- AÇMAK ile AYIRMAK
- AÇMAK ile GENİŞLETMEK
( TO OPEN vs. TO WIDEN )
- AÇMAK ile/ve SAÇMAK
( TO OPEN vs./and TO SCATTER )
- AÇMAK yerine UYANDIRMAK
- AÇMAK yerine UYANDIRMAK
- AÇMAZ/PARADOKS:
["GÖRÜNÜŞTE"]
KABUL EDİLEBİLİR ÖNCÜL ile/ve/+/||/<>/> KABUL EDİLEBİLİR AKIL YÜRÜTME ile/ve/+/||/<>/> KABUL EDİLEMEZ SONUÇ
- AÇMAZ/PARADOKS ile/ve/<> ALAYSILAMA/KİNÂYE[Ar.]/İRONİ[İng.]
- AÇMAZ ile AÇMAZ ile AÇMAZ
( Şahı koruyan taşlardan her birinin yerinden oynatılmaması durumu. İLE İçinden zor çıkılır durum. İLE Karşısındakine bir nükte ya da tekerleme söyleme olanağı veren söz. )
- AÇMAZ ile ÇIKMAZ
( [satrançta] Şahı koruyan taşlardan her birinin yerinden oynatılmaması durumu. | İçinden zor çıkılır durum. | Karşısındakine bir nükte ya da tekerleme söyleme olanağı veren söz. İLE Sonu kapalı, çıkış yeri olmayan, hiçbir yere ulaşılamayan yol, sokak. | Çözüme ulaşılamayan, çözüm yolu olmayan. )
( DIFFICULT POSITION | DILEMMA, IMPASSE | TRICK vs. FUTILE | BLIND ALLEY, DEAD-END STREET )
- AÇMAZ/ÇIKMAZ/...(PARADOKS) ile/ve/değil DÖNGÜ
- AÇMAZ/ÇIKMAZ ile/ve/değil EŞİK
- ACO-/ACOU-/ACOUS-/ACOUO-/-ACUSİA/-ACUSİS ile/||/<> ACU- ile/||/<> PHON-/-PHONE/-PHONİA/PHONO-/-PHONY
( İşitme, işitme ile ilgili, duyma [akustik: İşitme bilimi]. İLE/||/<> İğne, işitme. İLE/||/<> Sesle ilgili, ses. )
- ACQUIRE vs. EARN vs. GAIN vs. GET vs. OBTAIN vs. PROCURE vs. RECIEVE vs. TAKE vs. WIN
- ACQUIRE :/yerine EDİNMEK
- ACRONYME vs. ABBREVIATION
- ACROSS vs. OVER
- ACROSS :/yerine KARŞISINDA
- ACT :/yerine DAVRANMAK
- ACTA JURE IMPERII ile/ve/||/<> ACTUA JURE GESTIONIS ile/ve/||/<> LEX FORI
( Devletin, "egemenliğine dayanarak", yapmış olduğu eylemlerden doğan sorumluluğu. İLE/VE/||/<> Yönetimin, "egemenliğine dayanarak", yapmış olduğu eylemlerden doğan sorumluluğu. İLE/VE/||/<> Yargıcın, hukuktaki, doğrudan uygulama kuralları. )
- ACTİN-/ACTİNO- ile/||/<> HELİ-/HELİO- ile/||/<> THERM-/-THERM/THERMO-/-THERMY ile/||/<> CAL-/CALORİ- ile/||/<> ELECTRO- ile/||/<> ASTR-/ASTRO-
( Işın. İLE/||/<> Güneş, güneş ışığı ile ilgili. İLE/||/<> Isıyla, ısı oluşumu ile ilgili. İLE/||/<> Isı. İLE/||/<> Elektrikle ilgili. İLE/||/<> Yıldız, yıldızımsı, yıldız biçiminde. )
- ACTING THE INTUITION vs. RIPENING THE INTUITION
- ACTİNO- ile/||/<> RADİO- ile/||/<> ROENTGENO- ile/||/<> PHOT-/PHOTO-
( Işın, radyasyon [aktinomikoz: Bir bakteri enfeksiyonu]. İLE/||/<> Radyumla ilgili, radyant enerji ile ilgili, radiusla ilgili. İLE/||/<> X ışınları ile ilgili. İLE/||/<> Işık. )
- ACTION AT A DISTANCE ile/ve/||/<>/> BUTTERFLY EFFECT
- ACTION vs. TO APPLY
- ACTION :/yerine EYLEM
- AÇTIRMAK ile AÇTIRILMAK ile AÇTIRABİLMEK
- ACTIVE :/yerine AKTİF
- ACTIVIST :/yerine AKTİVİST
- ACTİVİTY İLE PHENOTYPİC İLE TARGET ile/||/<> İLAÇ TARAMA STRATEJİLERİ
( İlaç keşif yaklaşımları. )
( Formül: IC₅₀ İLE EC₅₀ )
- ACTIVITY :/yerine ETKİNLİK
- ACTOR :/yerine AKTÖR
- ACTRESS :/yerine AKTRİS
- ACTUAL :/yerine GERÇEK
- ACTUALLY :/yerine ASLINDA
- ACTUARIAL MATHEMATICS ile/||/<> PURE PROBABILITY
( Actuarial mathematics risk ve sigorta hesaplamaları için pratik uygulamalar yaparken İLE pure probability olasılığın kuramk matematik temelleridir )
( Formül: Life table analysis )
- ACUL -ile
( Tez canlı, içi tez, ivecen. )
- ACUL/ACELECİ değil/yerine/= İVECEN/İVEĞEN/EVGİN
- ACUN, PROF. DR. ERTUĞRUL (NAZİLLİ 1935 - 2018) :
( Üniversite Öğretim Üyesi. Liseyi 1954'te tamamladı. Girdiği i.Ü. Orman Fakültesinden 1959'da mezun oldu. Muğla Orman İşletmesinde bir süre Bölge Şefliği yaptıktan sonra askerlik görevini tamamladı ve 1962 yılında İ.Ü. Orman Hasılatı ve işletme İktisadı Kürsüsünde asistan oldu. "Türkiye'de Orman Ürünlerinin Avrupa Ekonomik Topluluğu Devletlerinde Değerlendirilmesi ve Bu Değerin Artırılması Çareleri" konulu tezi ile "Doktor" unvanını aldı. Bir süre yurtdışında bilimsel çalışma yaptıktan sonra hazırladığı "Türkiye'de Orman İşletmeleri Asal Ürünleri Pazarlamasının Orman İşletme Ekonomisi Bakımından incelenmesi Üzerine Araştırmalar" konulu tezi ile "Doçent " unvan ve yetkisini aldı. 1982 yılında Profesörlüğe yükseltildi. Kendi isteği üzerine emekli oldu )
- ACUR/AJUR ile ACUR
( Antika, gözenek. İLE Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, açık yeşil renkte, irice bir tür hıyar. )
( ... cum CUCUMIS ANGURIA )
- ACUTE TRİANGLE ile/||/<> OBTUSE TRİANGLE
( Acute tüm açı <90°, obtuse bir açı >90°. )
( Formül: All acute İLE one obtuse angle )
- ACÛZE ile/değil/yerine YAŞLI
( Huysuz, yaşlı kadın. İLE/DEĞİL/YERİNE ...[Yaşının/bıkkınlığının getirdiği olumsuzlukları görmemezlikten gelerek!] )
- ACYO ile ACYOCU/LUK
- ACYO[İt. AGGIO] ile ACYOTAJ[Fr.]/DEĞER FARKI
( Herhangi bir paranın, gerçek değeriyle, sürüm değeri arasında ya da bir ticaret senedinin üzerinde, yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arsında beliren fark. | Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon. | Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptığı tahsilat. İLE Devlet tahvilleri, kambiyo ve menkul değerler üzerine yapılan spekülatif işlemler. )
- ACZ ve AH
- ACZ ve/> AŞK ve/> ACZ [tekrar]
- ACZ ile/ve/> GEREKSİNİM/İHTİYAÇ
- ACZ[Ar.] ile MEN[Ar.]
- ACZİNİ BİLMEK ile/ve/<> HADDİNİ BİLMEK
( Âlim bildiğini bilir, Ârif Kendini/Bileni Bilir, Kâmil Aczini/Haddini Bilir! )
- ACZİYET ile/ve/<>/değil AŞK
- ACZİYET ile/ve/<> ATÂLET
- ACZİYET ile DALÂLET
- ACZİYET ile MAĞDURİYET
- ACZİYET ile/ve/değil/||/<>/< ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK
- AD/İSİM BELLEĞİM/HAFIZAM (ÇOK) KÖTÜ" değil/yerine ADLARI (YETERİNCE HIZLI) ANIMSAYAMAYABİLİYORUM
- AD/İSİM ile/ve/<>/||/değil/yerine EYLEM/İCRAAT
- AD KOYMADA, DOĞUMUN:
ZAMAN/I ile/ve/<> YER/İ
( Orta Afrika Cumhuriyeti'nde, çocukların adları, doğdukları yer ve zamana göre konuluyor. [Mbonsol: Ağacın altı. | Maseke: Dere kıyısı.] )
( Kişi, ahırda doğdu diye at olmadığı gibi, "nereli" olduğunun ve/ya da adının ne konulduğunun da belirleyiciliği yoktur/olmaz! )
- ad lib.[Lat. < AD LIBITUM] değil/yerine/= İSTEĞİNİZE GÖRE, İSTEDİĞİNİZ KADAR
- AD TAMLAMASI ile SIFAT TAMLAMASI
- AD TÜMCESİ ile EYLEM/YÜKLEM(FİİL) TÜMCESİ
- AD:
ULÛHİYET ile/değil RUBÛBİYET
- AD ile AD KÖKÜ ile AD ÇEKME ile AD BİLİMİ ile AD DURUMU ile AD TABANI ile AD ÇEKİMİ ile AD BİLİMCİ ile AD CÜMLESİ ile AD GÖVDESİ ile AD BİLİMSEL ile AD AKTARMASI ile AD TAMLAMASI
- AD ile AD TÜMCECİĞİ
( NOUN vs. NOUN CLAUSE )
- AD ile ADD[Ar.]
( Birini, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. | Herkesçe tanınmış ya da işitilmiş olma durumu. | Canlı ve cansız varolanları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren sözcük, isim. İLE Sayma. | Sayılma. )
- AD ile BAŞLIK
- AD ile/ve/değil EŞİK
- AD ile İSİM
- AD ile/ve/değil/||/<> KILIF
- AD ile/ve ÖNAD/SIFAT
( Ayırd edici. İLE/VE Nitelendirici. )
( Sıfatı, ad yapabiliriz fakat adı, sıfat yapmamalı ya da titiz davranılmalıdır. )
( NAME vs./and CAPACITY )
- AD ile/ve/değil/||/<>/< ÖRÜNTÜ
- AD ile/ve/<>/< ÖZ
- AD :/yerine REKLAM
- AD/IM/IZ ile/ve UNVAN["ÜNVAN" değil!]
( NAME vs. TITLE (OF DIGNITY) )
( MING ile ... )
- AD ile/ve TAKMA AD
( İSİM ile/ve MAHLAS/MÜSTEÂR[< ÂRİYYET], LÂKAB )
( NAME vs./and NICKNAME )
- AD ile/ve TERİM ile/ve KAVRAM
( Tek başına anlaşılır olan ve zaman bildirmeksizin bir anlamı gösteren lafız addır. İLE/VE ... İLE/VE ... )
- AD ile/ve/||/<> TÖZ(CEVHER)
( ... ile/ve/||/<> TÖZ: Çadırın direği. | Adın, adlandırdığı. )
- ADA BALIĞI ile ALABALIK(TROUT) ile ATLANTİK KERTENKELE BALIĞI ile ATEŞ BALIĞI ile AY BALIĞI[Lat. MOLA MOLA] ile BENİ BALIĞI[Lat. CYPRINION MACROSTOMUS] ile ÇAÇA BALIĞI ile ÇUPRA BALIĞI ile DİL BALIĞI(SOLEFISH, [Lat. SOLEA VULGARIS]) ile DÜLGER BALIĞI[Lat. ZEUS FABER] ile FENERBALIĞI[LOPHIUS PISCATORIUS] ile FULYA BALIĞI[Lat. MYLIOBATIS AQUILA] ile GÜNBALIĞI[Lat. JULIS TURCICA] ile İSTAVRİT[Yun.][Lat. TRACHURUS TRACHURUS] ile KEDİ BALIĞI(CATFISH) ile KELER BALIĞI ile KILIÇ BALIĞI(CEMEL-İL-BAHR / CEMEL-ÜL-MÂ'[Ar.], SWORDFISH[İng.]) ile KIRLANGIÇ BALIĞI[Lat. TRIGLA HURUNDO] ile KIZILKANAT[Lat. SCARDINUS ERYHROPHTHALMUS] ile KÖPEK BALIĞI(SHARK) ile KUM BALIĞI[Lat. AMMODYTES] ile KUPES[Lat. BOOPS BOOPS] ile KÜÇÜK AĞIZLI LOTAK[Lat. CYPRINION KAIS] ile MERCAN BALIĞI ile OK BALIĞI ile ORKİNOS[Yun.]/TON[Lat. THUNNUS] ile ÖRDEK BALIĞI[Lat. LABRUS MIXTUS] ile PAPAZBALIĞI[Lat. CHROMIS CHROMIS] ile PEMBE, KURBAĞA AĞIZ BALIĞI ile RİNGA BALIĞI(HERRING)[Lat. CLUPEA HARENGUS] ile SANDIK BALIĞI[Lat. LACTOPHRYS TRIQUETER] ile TON BALIĞI(TUNAFISH) ile TARANGA ile TORPİLBALIĞI ile YILAN BALIĞI(İNKİLÎS[Ar.], EEL[İng.]) ile ACI BALIK ile BIYIKLI BALIK ile DİKENLİ BALIK[Lat. G. ACULEATUS] ile DUBAR[Lat. MUGIL CEPHALUS] ile ÜZGÜNBALIĞI[Lat. CALLIONYMUS LYRA]
( Dünyanın en büyük omurgasızı/yumuşakçası, mürekkep balığıdır. [Eril mürekkep balıklarının boyu 19 metreye kadar ulaşabilir.] )
( SAMEK )
- ADA BALIĞI = AMBER BALIĞI
( Balinagillerden, boyu 25 metreye kadar çıkabilen, başı büyük, dişli, çok yırtıcı bir balık. )
( CATODON MACROCEPHALUS )
- ADA TAVŞANI ile AMERİKA TAVŞANI ile ARAP TAVŞANI ile DAĞ TAVŞANI ile YABAN TAVŞANI
- ADA ile ADA
( Her tarafı, su ile çevrili kara parçası. İLE Çevresi, yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. )
- ADA ile ADALI ile ADALAR
( ISLAND vs. ISLANDER vs. ISLANDS )
( جزيره دار کردن ile جزيره ile آبخست ile جزيره نشين ile جزاير )
( JAZYRAH DAR KARDAN ile JAZYRAH ile ABKHAST ile JAZYRAH NESHYNE ile JAZAYR )
- AD(A) değil ADLARDA OLAN(A)
- ADA ile/ve ARAL
( Dört tarafı denizle kaplı kara parçası. İLE/VE Takımada. )
( CEZÎRE[çoğ. CEZÂİR] ile/ve ... )
( CEZ ile/ve ... )
- ADA ile ATOL[Maldiv yerlileri dilinde]
( ... İLE Mercanların biraraya toplanmasıyla oluşmuş, halka biçiminde adacık, mercanada. )
- ADA/OTRUG[dvnlgttrk] ile/ve/değil/< BATMAYAN (KÜÇÜK/BÜYÜK) DAĞ/TEPE
- ADA ile KANARYA ADALARI
( Köpek Adası[Insula Canaria]. Kuşlar adaya değil, Kanarya Adası, kanarya kuşlarına köpek anlamına gelen adını vermiştir. )
- ADA ile KITA
- ADA ile MERCANADA/ATOL[Maldiv Adaları yerlilerinin dilinden]
( ... İLE Su yüzüne kadar çıkan mercan resiflerinden oluşmuş ada. | Mercanların biraraya toplanması ile oluşmuş, halka biçiminde adacık. )
- ADA ile TAKIMADA
( Deniz ya da göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. | İkinci yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. | Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici ya da ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış ya da yer çizgileriyle belirlenmiş alan. | Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. İLE Birbirine yakın büyüklü küçüklü birkaç adanın tümü. )
- ÂDÂBA MUGAYERET[Ar.] değil/yerine/= GÖRGÜYE AYKIRILIK
- Âdâb/erkân için SUS!!!
- ÂDÂB-I MUAŞERET değil/yerine/= GÖRGÜ KURALLARI
- Âdâbınca KONUŞ!!!
- A'DÂD[Ar. < ADED] ile A'DÂD[Ar. < ADAD, ADUD] ile A'DAD[Ar.]
( Sayılar. İLE Sâidler, bâzular, kollar. | Havuz kenarındaki büyük ve düş taşlar, duvarlar. İLE Kolu ince, kısa kollu kişi. )
- AD-/-AD ile/||/<> AS- ile/||/<> -AL
( -e, -e doğru, yakınlaşma, yönelme, yakınında, yoğun, ek olarak artım, -a yönelik [adduksiyon: Gövdeye doğru hareket]. İLE/||/<> -e, -a. İLE/||/<> ... ile ilgili, bir şeye ait, bir şeyin özelliklerini taşıyan. )
- ADAGIO[İt.] değil/yerine/= AĞIR AĞIR, YAVAŞ YAVAŞ
- ÂDÂK[Ar.] ile ADAKK[Ar.] ile ADAK/NEZİR[Ar.]
( Ada. İLE [Daha/en/çok] Dakik, ince. İLE Bir dileğin gerçekleşmesi için sahip olunandan vazgeçmek ve/ya da vazgeçilen şey. )
- ADAK ile/ve/||/<>/> SUNAK
- ADAK ile/ve VERGİ
- ADALAR VAPURUNUN:
ERKEN/GEÇ SAATLERİ VE KIŞ TARİFESİ ile/ve GÜNDÜZ VE YAZ TARİFESİ
( Yaz seferlerinin sabah ve akşam seferlerinde pek (fazla) gecikme olmaz. Her zaman 5 dk. önce, iskelede bulunmakta yarar vardır. )
- ADALAR ile BAHARİYE ADALARI
( ... İLE Haliç'te, Eyüp - Sütlüce tarafında bulunan küçük adacıklar. )
- ADALAR ve/<> BİSİKLET
- ADALAR ve/> ÜSKÜDAR ve/> BEYOĞLU ve/> SURİÇİ
- ADALE ile ADALET ile ADALELİ ile ADALESİZ ile ADALETLİ/LİK ile ADALETSİZ/LİK ile ADALETSİZCE ile ADALET KAPISI ile ADALET SARAYI ile ADALET ÖRGÜTÜ ile ADALET MAHKEMESİ
- ADALE[Ar.] değil/yerine/= KAS
- ADÂLET:
BİLGİNİN KONUSU ile/ve/değil/||/<> DÜŞÜNCENİN KONUSU
- ADÂLET:
[BİR ŞEYİ ...] "YERLİ YERİNE KOYMAK" değil KENDİNE AİT YERE KOYMAK/BIRAKMAK
- ADÂLET:
BİRLİK ile/ve/<> DİRLİK
- ADÂLET:
DAĞITICI ile/ve/||/<> DÜZELTİCİ/DÜZENLEYİCİ
- ADÂLET:
DENKLEŞTİRİCİ ile/ve/||/<> DAĞITICI
- ADÂLET:
DIŞARIDA/UZAKTA ve/değil/yerine/||/<>/>/< KENDİNDE
( Adâleti, dışarıda/uzakta aramak. VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Kendinde başlatmak ve oluşturmaktır, asıl ve öncelikli olan. )
- ADÂLET:
"EN YÜKSEK İYİ" ile/ve/değil/yerine/<> EN YÜKSEK KAMUSAL İYİ
- ADÂLET:
"EŞİTLİK" ile/ve/değil/||/<> RIZÂ
- ADÂLET HEYKELİNİN GÖZLERİNİN KAPALILIĞI:
"NAMUSSUZLARA GÖZ YUMMAK İÇİN" değil ÂDİL OLMAK İÇİN
- Adâlet için DİNLE!!!
- ADÂLET:
"KİŞİ/ŞAHIS/ŞAHSÎ" KONU(SU) değil KİŞİLİK/ŞAHSİYET KONUSU
- ADÂLET:
KİŞİ/KUL ve/||/<> İLÂH'IN BİRLİĞİ
- ADÂLET=KUTUP YILDIZI:
GÖĞE ve/||/<>/> GÖNÜLE
( Doğar. VE/||/<>/> Işığını saçar/yayar. )
- ADÂLET:
ORTAYA ÇIKAN değil ÜRETİLEN
- ADÂLET:
ÖZNEL değil/>< NESNEL
- ADÂLET [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- ADÂLET:
SEVGİ ve/||/<> DÜŞÜNCE
- ADÂLET:
SUÇU/"SUÇLU"YU ARAMAK ile/ve/değil/||/<>/< (SONUNA KADAR) MÂSUMU/MASUMİYETİ ARAMAK
- ADÂLET:
VARLIĞI VE VAROLANI BİLMEK/TANIMAK ve/||/<> HAK'I BİLMEK/TANIMAK ve/||/<> KENDİNİ BİLMEK/TANIMAK
- ADÂLET VE EŞİTLİK ve/||/<>/> UYUM VE DOSTLUK
- ADÂLET:
VELÂYET değil RİSÂLET
( İç. DEĞİL Dış. )
- ADÂLET YOK ile/ve/değil/yerine/<> ADÂLET'İ, KENDİN/SEN (YAKIN ÇEVRENDE, OLANAKLARINDA) GERÇEKLEŞTİR (YAŞAT/İHYÂ ET)!
- ADALET değil ADÂLET
- ADÂLET ile/ve AHKÂM
- ADÂLET ile/ve/<>/< BARIŞ[< VARIŞ]/SULH
( Eğer dünyada barış ve uyum istiyorsanız, aklınızda ve gönlünüzde barış ve uyum olmalıdır. )
( Kendinizde düzen olmadıkça, dünyada düzen olmayacaktır. )
( AN SÜKÛT'İN SULH: Davalının susması üzerine gerçekleşen barış. )
( YURTTA SULH, CİHANDA SULH! PAZ EN EL PAIS, PAZ EN EL MUNDO! )
( KÂH-İ DÂD-GÛCTERÎ: Adliye Sarayı. )
( JUSTICE vs./and/<> PEACE
If you want peace and harmony in the world, you must have peace and harmony in your hearts and minds.
Unless there is order in yourself, there can be no order in the world. )
- ADÂLET ile/ve/değil/||/<>/< BEKLENTİ
- ADÂLET ile/ve/<> BİLİM ile/ve/<> AŞK
- ADÂLET ve/||/<>/>/< DAYANIŞMA
- ADÂLET ile/ve/||/=/<>/< DENGE, ÖLÇÜLÜLÜK/İTİDÂL[< ADL]
( Toplumla olan ilişkide. İLE/VE/||/=/<>/< Kişide. )
( İçte. İLE/VE/||/=/<>/< Dışta. )
( Güçler arasındaki denge. İLE/VE/||/=/<>/< ... )
( JUSTICE vs./and/||/=/<>/< BALANCE )
- ADÂLET ile/ve/<> DÜŞMANIN "ADÂLETİ"
( Adâletin gerekliliği ve önceliği, düşmanının "adâletine" maruz kalmamak ve mağdur olmamak içindir. )
- ADÂLET ve/<> EHLİYET
- ADÂLET ve/||/<>/> EMÂNET ve/||/<>/> EHLİYET/LİYÂKAT ve/||/<>/> MEŞVERET ve/||/<>/> MASLAHAT
- ADÂLET ile/ve/||/<> ERDEM/FAZİLET
( Sevginin ürünleri. İLE/VE/||/<> Aklın ürünleri. )
( "Adâlet, erdemin bir parçası değil tümüyle erdemdir. Adâletin tersi olan haksızlık da kötülüğün bir parçası değil tümüyle kötülüktür." )
( Products of love. VS./AND/||/<> Products of intelligence. )
( JUSTICE vs./and/||/<> VIRTUE )
- ADÂLET ile/ve/değil EŞİK
- ADÂLET ve/<> GÜÇ
( Güce dayanmayan adâlet âciz, adâlete dayanmayan güç zâlimdir. )
( ... cum/et CLEMENTIA )
- ADÂLET ile/ve HAK/İSTİHKAK
( JUSTICE vs. DESERVING )
- ADÂLET ve/||/<>/< HAKİKAT
( Toplumsal kurumların birincil erdemi. VE/||/<>/< Düşünce düzenlerinin birincil erdemi. )
- ADÂLET ile/ve/<> HAKKANİYET
( JUSTICE vs./and/<> EQUITY )
- ADÂLET ve/<>/>/< HİDÂYET
- ADÂLET ve/<> HİKMET ve/<> DİN
( Üçü de, mülkün[egemenlik, yönetim ve siyaset] temelidir. )
- ADÂLET ve/> HİLÂFET
- ADÂLET ve/||/<>/> (HÜSN-Ü) SİYÂSET
- ADÂLET ve/||/<>/> HUZUR
( Gücün, "haklı olduğu" yerde bekleme! VE/||/<>/> Güce tapan bireylerin olduğu yerde bekleme! )
- ADÂLET ve/||/<> İHSAN
- ADÂLET = JUSTICE[İng., Fr.] = IUSTITIA[Lat.] = GERECHTIGKEIT[Alm.] = DIKAIOSYNE[Yun.] = JUSTICIA[İsp.]
- ADÂLET ve/||/<> KARE
( 2+2=4 VE/||/<> İki üçgen alanın biraradalığı. )
- ADÂLET yoksa/> KARGAŞA
- ADÂLET ile/ve/<> KARMA
( Karma ve Kader kavramlarını, kapsamlı bir biçimde anlamak ve görmek üzere "My name is Earl" dizisini baştan sona izlemenizi öneririz... )
- ADÂLET ve/<>/< KAYGISIZLIK
- ADÂLET ve/<> KEMÂLÂT
- ADÂLET ile/ve/+/<> KUDRET ile/ve/+/<> HİKMET ile/ve/+/<> SEVGİ
( [Simgeleri/Sûretleri] Aslan. İLE/VE/+/<> Boğa. İLE/VE/+/<> Kartal. İLE/VE/+/<> İnsan. )
- ADÂLET ile KURTARICILIK
- ADÂLET ile/ve/<> MANTIK
( JUSTICE vs./and/<> LOGIC )
- ADÂLET ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< MERHAMET
( [not] JUSTICE vs./and/but/||/<>/>/< MERCY
MERCY instead of JUSTICE )
- ADÂLET ile/ve/||/<> MERHAMET ile/ve/||/<> TİCARET
- ADÂLET ile/ve/<> MEŞRÛ EŞİTSİZLİKLER
- ADÂLET ile/ve/||/<> MÜRÜVVET
- ADÂLET ve/<> NİYET ve/<> SÜREKLİLİK
( JUSTICE and/<> INTENTION and/<> CONTINUITY )
- ADÂLET ve/=/<> ÖLÇÜ/LÜLÜK
( Her konuda/hususta, itidâli ihtiyâr et! )
( JUSTICE and/=/<> MODERATION )
- ADÂLET ve RAHMET
- ADÂLET ve/||/<>/< RIZÂ ve/||/<>/< BİLGİ/HABER
( Adâletin kaynağı da, hedefi de, durumdaki/olaydaki ilgili kişilerden birinin rızâsıdır. Adâlet, insanı ve rızâsını esas almaktır! [Tabii, rızâ da, en başta, (durumdan/olaydan/tespitten/(ön) "hüküm"den) haberdar olmakla/etmekle başlar.] )
( Bilgi/haber vermek, rızânın;
rızâ, adâletin;
adâlet de yaşamın temeli(nde)dir/merkezi(nde)dir. )
( Rızâ yazısı için burayı tıklayınız... )
(
| 
|
)
- ADÂLET ile/ve/<> SAADET
( JUSTICE vs./and/<> HAPPINESS )
- ADÂLET ve/<> SEVGİ
( Toplumda. VE/<> Bireyde. )
( JUSTICE and/<> LOVE )
- ADÂLET ile/ve/değil/||/<>/< SINIRLAR
- ADÂLET ve/||/<>/>/< SÜKÛN/SÜKÛT
- ADÂLET ile/ve/<>/</> TÜZENİN SAĞLADIĞI GÜVEN(İLİR)LİK
- ADÂLET ve/||/<> VİCDAN
( ... VE/||/<> Adâlet evi. )
( Her yerde, zamanda ve koşulda. VE/||/<> Zirvesinde.[Kişide/İnsanda!] )
- ADÂLET ve/||/<> YAŞAM
- ADÂLET-İ MAHZA ile/ve/||/<> ADÂLET-İ İZÂFİYE
- ADÂLET'İN KURALI ile/ve/||/<> AKIL'IN KURALI
- ADALETSİZ ile EŞİTSİZLİK ile EŞİTSİZLİK
( INEQUITABLE vs. INEQUITY vs. INEQUIVALENCE )
( غير منصفانه ile نا درستي ile ناهمارزي )
( غير منصفانه ile NA DARESTY ile ناهمارزي )
- ADÂLETSİZLİK DURUMLARINDA, "TARAFSIZ"(SESSİZ/ÂTIL) DURUYORSAK, KÖTÜLERİN/KÖTÜLÜĞÜN TARAFINI TUTMUŞUZDUR ile/ve/||/<> ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEK, SORUNUN BİR PARÇASIYIZDIR
- ADALETSİZLİK ile ADALETSİZLİKLER
( INJUSTICE vs. INJUSTICES )
( بي عدالتي ile بي انصافي ile حيف ile بغي ile حق کشي ile مظالم )
( BEY ADOLTY ile BEY ENSAFY ile HEYFE ile بغي ile HAGH KESHY ile مظالم )
- ADÂLETSİZLİK ve/||/<> ANLAMSIZLIK
( [Çözüm olarak ...] Tüzeyi[hukuku] bulduk fakat tüzeye ulaşamadık. VE/||/<> Sanatı bulduk fakat sanat bize ulaşamadı. )
( Adâletsizliklerin en büyüğü, âdil olmayıp âdil gibi görünmektir. )
- ADÂLETSİZLİK ile/ve/değil/||/<>/< HAKSIZLIK
- ADÂLETSİZLİK ile/değil/yerine/>< KARŞILIKLI HİZMET (İÇİN)
- ADALI EDERİ/FİYATI ile/ve/<>/değil/yerine ADADA EDERİ/FİYATI
- ADAM, ADAMDIR, OLMASA DA PULU; EŞEK, EŞEKTİR, OLMASA DA (ATLASTAN OLSA) ÇULU
ile/ve
DEVE HACI OLMAZ, GİTMEKLE MEKKE'YE, EŞEK DERVİŞ OLMAZ, TAŞ TAŞIMAKLA TEKKE'YE
- ADAM AKILLI (DİNLEMEK) -ile
- ADAM:
ER KİŞİ ile/ve/değil İNSANİYETLİ
- [ne yazık ki]
!ADAM KAYIRMACILIĞI ile/ve/||/<> !İDEOLOJİ KAYIRMACILIĞI
- ADAM OLACAK ÇOCUK, BOKUNDAN BELİRLİ OLUR değil ADAM OLACAK ÇOCUK, BOKUNDAN BİLE BELİRLİ OLUR
- ADAM OLMAK ile "ADAM OLMAK"
( ADM ELİF-DAL-MİM )
- ADAM OLUP OLMADIĞIN ile/ve/>/değil NE KADAR ADAM OLDUĞUN
- ADAM "SATMIŞLIĞI/M/IZ"
değil/ne yazık ki/><
ADAM "SANMIŞLIĞI/M/IZ"
( Yoktur. DEĞİL/NE YAZIK Kİ/>< Vardır. )
- Adam yerine konulmak için SUS!!! -yerine
- ADAM ile/ve/||/<> EFENDİ
( Bir şey/ler biliyorsan, susma! İbret alsınlar. İLE/VE/||/<> Bir şey bilmiyorsan, sus ki, en azından, efendi sansınlar. )
- ADAM[Ar. < ÂDEM] ile HERİF[Ar. < HARİF]
- ADAM ile KOCA
( ... ile ZEVC )
( ... ile ŞÛY/ŞEVHER )
( MAN vs. HUSBAND )
- Adam yerine konulmak için DİNLE!!!
- ADAM ile PAPAZ
( CHAP vs. CHAPMAN )
( خشکي شدن ile خشکي زدن ile واسطه سيار )
( KHSHKY SHODAN ile KHSHKY ZADAN ile VASETEH SYAR )
- ADAMAK ile ÖZEL ile ÖZVERİ
( DEDICATE vs. DEDICATED vs. DEDICATION )
( وفق دادن ile اهداء کردن ile وفق کردن ile وقف شده ile وقف ile اهداء ile فداکاري )
( VAFGH DADAN ile ANPANDA KARDAN ile VAFGH KARDAN ile VAQF SHODEH ile VAQF ile ANPANDA ile FEDAKARY )
- ADAMAK ile SADIK ile ADANAN ile İNZİVADA DUA EDEN ADANAN ile ÖZVERİ
( DEVOTE vs. DEVOTED vs. DEVOTEE vs. DEVOTEE PRAYING IN SECLUSION vs. DEVOTION )
( وفق دادن ile چيزي راوقف کردن ile خاص کردن ile وفق کردن ile وقف کردن ile سر سپردن ile جان سپار ile علاقمند ile جان باز ile جان نثار ile رفيق باز ile فداکار ile مجاهد ile پيش مرگ ile مريد ile مخلص ile عاکف ile وقف ile از خود گذشتگي ile عبوديت ile طاعت ile سرسپردگي ile تسبيل ile جانبازي ile چاکري )
( VAFGH DADAN ile CHYZY RAVAQF KARDAN ile KHAS KARDAN ile VAFGH KARDAN ile VAQF KARDAN ile SAR SEPARDAN ile JAN SEPAR ile ALAGHAMAND ile JAN BAZ ile جان نثار ile RAFYGH BAZ ile FEDAKAR ile MOJANPAND ile PEYSH MORG ile MARYD ile MOKHLES ile AKOF ile VAQF ile AZ KHOD GOZASHTGY ile OBUDYT ile TAAT ile SARSEPARDEGY ile تسبيل ile JANBAZY ile چاکري )
- ADAMAKILLI
- ADAMDAN SAY(MA)MAK ile/değil MUHATAB ALMA(MA)K
- ADAMI OLMAK değil ADAM OLMAK
- ADAMINA GÖRE ile/değil/yerine ÂDÂBINA GÖRE
- ADAMINA GÖRE ile/değil/yerine MUHATABINA GÖRE
- Adamı DİNLE!!!
- ADAMKÖKÜ = ADAMOTU = KANKURUTAN
( Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki. )
( ... cum MANDRAGORA AUTUMNALIS )
- ADANA ile ADANALI/LIK ile ADANA KEBABI
- ADANMA ve/<>/> DERİNLEŞME
- ADANMAK ile/yerine/değil (GEREKTİĞİ/YETERİ KADAR) ÖNCELİK/ÖNEM VERMEK
( Yanlışı. DEĞİL/>< Doğrusu. )
( [not] TO BE DEVOTED vs./but TO ATTACH IMPORTANCE/PRIORITY (IN NECESSARY/ENOUGH)
TO ATTACH IMPORTANCE/PRIORITY (IN NECESSARY/ENOUGH) instead of TO BE DEVOTED )
- ADA(N)MAK ile/ve VAKFETMEK
( TO (GET) DEVOTE vs./and TO DONATE )
(1996'dan beri)