Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 13.371 başlık/FaRk ile birlikte,
13.371 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(39/55)


- DİKKAT ETMEMEK/ETMEMİŞ OLMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSA(YA)MAMAK


- DİKKATE ALMAK ile/ve/||/<>/> AYRACA ALMAK


- DİKKATİNİ DAĞITMAK ile DİKKATİ DAĞILMIŞ ile DİKKAT DAĞITMA ile ALIKOYMAK ile HACİZ

( DISTRACT vs. DISTRACTED vs. DISTRACTION vs. DISTRAIN vs. DISTRAINT )

( پريشانکردن ile واله ile حواس پرت ile پريشاني ile گروه بندي ile ضبط اموال ile گروو کشيدن ile گروکشي ile توقيف اموال )

( پريشانکردن ile VALEH ile HAVAS PORT ile پريشاني ile GARVEH BANDY ile ضبط اموال ile GARVO KESHYDAN ile GEROKESHY ile توقيف اموال )


- DİL AİLELERİ ile/ve ANTROPOLOJİ


- DİL SÜRÇMESİ" ile "AYAK TAKILMASI"

( Bir sözcüğü, istemeden, yanlış söyleme durumu. İLE Yürürken, yanlış adım atıp dengeyi yitirmek. | Dalgınlıkla yanlış bir iş yapmak, yanılmak. )


- DİL ile/ve/||/<>/= AKIL

( LANGUAGE vs./and/||/<>/= REASON/MIND )


- DİL ile/ve/<> AKIL

( Lâl. İLE/VE/<> Mat. )

( LANGUAGE/TONGUE vs./and/<> REASON/MIND )


- DİL ve/< US/AKIL ve/< DENEYİM/TECRÜBE

( Dil, akıl ve deneyimde temellenir. )


- DİL ile/ve İNSANBİLİM(ANTROPOLOJİ)

( LANGUAGE vs./and ANTHROPOLOGY )


- DİL ile/ve/<>/değil ARAÇ


- DİL ile/ve AYNA


- DİL ve/||/<> SANAT ve/||/<> AHLÂK

( Kişilerin, düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek üzere, işaret ya da sözcüklerle yaşadıkları anlaşma. VE/||/<> Kişinin, hem kendine, hem de hemcinslerine yönelik 'iyilik' ülküsüne yaklaşma çabası ile hak-ödev bağlantısı çerçevesinde kurduğu ilişkiler manzumesini ve bunları belirleyen kurallar düzeni. VE/||/<> Yarar kaygısından git gide uzaklaşıp 'güzellik' değerlendirişine, elden geldiğince uygun ürün ortaya koymanın anlamını dışavurmanın yolu yordamıdır. )

( Dilde, mucize olmaz. )


- DİLENMEK ile/ve/<> ACINDIRMAK

( TESE'ÜL[< SUÂL] ile/ve/<> ... )


- DİL/İ ile/ve/değil/||/<>/> ANLATIM/I


- DİL'İN:
ÇEŞİTLERİ ile/ve/||/<>
LEHÇELERİ ile/ve/||/<> ŞİVELERİ ile/ve/||/<> AĞIZLARI

( ŞİVE[Fars.]: Söyleyiş özelliği. | Naz, eda, cilve. | Ağız. )

( ... İLE/VE/||/<> Bir dilin, bilinmeyen, çok eski dönemlerinde, kendinden ayrılmış kolları. İLE/VE/||/<> Bir dilin, izlenebilen tarihi dönemlerinde ayrılmış kolu. İLE/VE/||/<> Herhangi bir şivenin, daha çok, söyleyiş[telaffuz] özelliklerine bağlı olarak oluşan yerel kolları. )

( VARIANTES vs./and/||/<> DIALECTE vs./and/||/<> PATOIS vs./and/||/<> ACCENT )


- (DİLİN) DİLBİLGİSİ ile/ve/<>/değil/yerine AKLIN DİLBİLGİSİ


- DİN:
İMAN ve/<> ÜMİT ve/<> AŞK


- DİN ile/ve ASKERİYE


- DYNAMOELECTRIC AMPLIFIER GENERATOR[İng.] / AMPLIFICATEUR DYNAMOÉLECTRIQUE[Fr.] / DYNAMOELECTRICVERSCHÄRKERGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMOELEKTRİK YÜKSELTEÇLİ ÜRETEÇ


- DİNDAR/DİNDAŞ ile ASHÂB-I NAKL

( ... İLE Vahyi esas alarak düşünen herkes. )


- DİNDAR ile ATEİST-DİNDAR


- DİNLE! ve/||/<> YÜZLEŞ! ve/||/<> ANLA!

( [yoksa] Dilin, seni sağır eder. VE/||/<> Kalbin, seni esir eder. VE/||/<> Zihnin, seni deli eder. )


- DİNLEMEK ve/||/<>/>/< AŞKINLIK

( TO LISTEN and/||/<>/>/< TRANSCENDENTALNESS )


- DİNLENMEK ile/ve/||/<>/< ANA DİLİNDE DİNLENMEK


- DİNLEYELİM! ve/||/<> YÜZLEŞELİM! ve/||/<> ANLAYALIM!

( [Yoksa ...] Dilimiz, bizi sağır eder. VE/||/<> Kalbimiz, bizi tutsak eder. VE/||/<> Zihnimiz, bizi deli eder. )


- DİNLEYENİN OLMAMASI ile/değil ANLAYANIN OLMAMASI

( Dinleyeni olmadığından değil anlayanı olmadığından sessizleşir insan. )


- DINNER :/yerine AKŞAM YEMEĞİ


- DİP ile ALT


- DİPLOMA/SERTİFİKA" (SAHİBİ OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAMAK/ÖĞRENMEK


- DİREK ile ARMOZ DİREĞİ

( ... İLE Köşe dikmesi. [Doğu Karadeniz'de] )


- DİRENG[Fars.] ve/||/<> ÂRÂM[Fars.]

( Dayanç/sabır. | Bekleme, gecikme, tutma, dinlenme. VE/||/<> Rahat/yerinde durma. | Eğlenme, dinlenme. | Yerleşme, karar kılma. )

( BÎ-ÂRÂM: Rahat durmayan. | Sürekli dönen gezegenler. )


- DİRİMBİLİM/BİYOLOJİ ile/ve/||/<> ANTROPOBİYOLOJİ[Fr.]

( ... İLE/VE/||/<> Zaman içinde insanda görülen biyolojik farklılığın ve çeşitliliğin incelenmesi. )


- DİRİMLİLİLER:
TÜMÜ ile/ve/||/<>/> ADI BELİRLENEN/BİLİNEN

( 8.7 milyon. @@ 1.2 milyon. )


- DIŞADÖNÜKLÜK ile/ve/||/<> AÇIKLIK ile/ve/||/<> UZLAŞMACILIK ile/ve/||/<> VİCDANLILIK ile/ve/||/<> SİNİRLİLİK


- EXCLUSION PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'EXCLUSION[Fr.] / AUSSCHLIESSUNGSPRINZIP, AUSSERUNGSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞ(AR)LAMA İLKESİ


- DIŞAVURUM ve/||/<>/< AHLÂK ve/||/<>/< İHLÂS


- DIŞAVURUM = İFADE = EXPRESSION[İng., Fr.] = AUSDRUCK[Alm.] = EXPRESIÓN[İsp.]


- DISCRIMINATION :/yerine AYRIMCILIK


- DISCRIMINATIVE BEHAVIOR[İng.] değil/yerine/= AYIRT EDİCİ DAVRANIŞ

( Algılamada, iki uyarıcı arasındaki farkı algılayabilme yetisidir. Koşullamada, iki uyarıcıya farklı farklı tepkilerde bulunabilmektir. Sosyal psikolojide; önyargılı davranarak, ırk ya da din ayırımında olduğu gibi, aynı sosyal durumda bireylere farklı davranmaktır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DİSDİYADOKİNEZİ/DYSDİADOCHOKINESIA[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK DEVİNIM BOZUKLUĞU


- DİŞİ ÖRGEN/LER, PİSTİL/LER = UZV-İ/A'ZÂ-İ TE'NÎS = PISTILS


- DİŞİL ile/değil/yerine ANAÇ


- DİŞİLLİK ile/ve/||/<> ARKEGON[Fr. < ARCHÉGONE]

( ... İLE/VE/||/<> Eğrelti otlarında, tüm kara yosunlarında, bazı su yosunlarında ve açık tohumlularda görülen dişillik örgeni. )


- DİSİPLİN:
GÖVDEDE ve/||/<> AKILDA ve/||/<> DUYGUDA

( Spor. VE/||/<> Felsefe. VE/||/<> Sanat. )


- DİSKRİMINAN/DISCRIMINANT[İng.] değil/yerine/= AYIRT EDICİ


- DIŞLAMAK ile ARKADA BIRAKMAK


- DIŞLA(N)MAK ile AŞAĞILA(N)MAK

( TO EXCLUDE vs./and TO DESPISE )


- DIŞLAŞMAK ve/||/<>/> AÇIĞA ÇIKMAK


- DIŞLAYICI ile ÖZEL ile MÜNHASIRAN ile AYRICALIK

( EXCLUSIONARY vs. EXCLUSIVE vs. EXCLUSIVELY vs. EXCLUSIVITY )

( سالب ile منحصر ile انحصاري ile انتصاري ile منحصرا ile انحصاريت )

( SALEB ile MONHESR ile ENHESARY ile انتصاري ile MONHESRA ile ENHESARYT )


- DİSLEKSİ ile/ve/||/<> ALEKSİ

( "Öğrenme" ya da dikkat bozukluğu. İLE/VE/||/<> Okuma yitimi. )


- DİŞ/LER ile/ve ALT ÇENE DİŞLERİ ile/ve AZI/AKIL DİŞLERİ

( Her bir diş en az bir köke sahiptir. İLE/VE Alt çene dişlerinin iki kökü bulunur. İLE/VE Azı dişlerinin üç kökü vardır. )

( ESREM: Dişi kırık, dişleri dökük kişi. )

( ESNÂN[< SİNN] ile/ve ... )


- DİSOSİYASYON/DISSOCIATION[İng.] değil/yerine/= AYRIŞMA | RUHSAL ÇÖZÜLME


- DISPUTE :/yerine ANLAŞMAZLIK


- DISTINCTION :/yerine AYRIM


- DISTINGUISH :/yerine AYIRT ETMEK


- DİSTROFİ ile/||/<> ATROFİ

( Kasların zayıflaması ve dejenerasyonu. İLE/||/<> göze sayısının azalması ya da gözelerin küçülmesiyle doku küçülmesi . )


- DÎVÂN ile/||/<>/> AYAK DÎVÂNI ile/||/<>/> DÎVÂN-I HÜMÂYÛN ile/||/<>/> DÎVÂN-I HARP ile/||/<>/> ÂYÂN MECLİSİ ile/||/<>/> ŞÛRÂ

( Yüksek düzeyli devlet adamlarının kurduğu büyük kurul. İLE/||/<>/> Sultanın huzurunda kurulan dîvân. İLE/||/<>/> Eskiden İslâm devletlerinde, devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı kurul. [Başlangıçta bir devlet dairesi olan divân, İran devlet geleneğinin de etkisiyle sonradan kurul biçimine dönüştü.] İLE/||/<>/> Askerî mahkeme. İLE/||/<>/> Meşrûtiyet döneminde kurulan ve üyeleri Sultan tarafından, yaşam boyu seçilen kurul. İLE/||/<>/> Kurul, danışma kurulu. )

( DİVANYOLU: İstanbul'da, Sultanahmet ile Çarşıkapı arasında uzanan caddenin adı. )

( KUBBEALTI: Topkapı Sarayı'nda, Sadrazam başkanlığındaki Divân-ı Hümayun'un toplandığı özel oda. )

( HARBİYE NAZIRI: Osmanlı Savaş Bakanı. )


- DİYABET ile/ve/||/<> ALZHEIMER

( Washington Üniversitesi’nde yürütülen bir çalışma, kan şekerindeki yükselmenin, Alzheimer hastalarında rastlanılan amyloid beta kaynaklı plak oluşumunu da tetiklediğini ortaya çıkardı. Böylece, diyabet ile Alzheimer arasında doğrudan bir bağ olduğu kesinleşti.

Ayrıntıları için burayı tıklayınız... )


- DİYADOKINEZİ/DİADOCHOKINESIS[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK DEVİNIM


- DİYAKRONİ[Fr. < DIACHRONIE] değil/yerine/= ART ZAMANLILIK


- DİYAKRONİK[Fr. < DIACHRONIQUE] değil/yerine/= ART ZAMANLI


- DİYALİZ/DIALYSIS[İng.] değil/yerine/= ARITIM, SÜZDÜRÜM


- ... DİYE ile ... ADINA


- DİYE ile/değil ANLAMINDA


- DİZANTERİ ile/||/<> AMEBİYAZİS

( Kanlı sürgün ve karın ağrısı ile ilişkili bir bağırsak bulaşı. İLE/||/<> Entamoeba histolytica parazitinin neden olduğu, genellikle sürgün ve karın ağrısı ile ilişkili bir bulaş. )


- DİZİ ile ALMAŞIK

( ... İLE Farklı iki öğenin, ardışık olarak birbirini izlemesinden meydana gelen (dizi). )


- DİZİLİM/SÖZDİZİMİ ile/ve/||/<>/> ANLAM(BİLİM)

( Biçimsel yapı kuralları. @@ Anlamsal yorumlama kuralları. )

( Noam Chomsky tarafından, 1957 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

( Simgelerin dizilişi. İLE/VE Simgelerin anlamı. )

( Programlama dillerinde derleme. @@ Programı çalıştırma aşamasında önemlidir. )

( NAHİV ile/ve ... )

( SYNTAX vs./and SEMANTICS )


- DİZÜRİ değil/yerine/= AĞRILI İŞEME | İŞEME GÜÇLÜĞÜ


- DNA İLE FİNGERPRİNT İLE TOXICOLOGY ile/||/<> ADLİ BİLİMLER

( Suç araştırmalarında bilimsel yöntemler. )

( Formül: CODIS: 20 STR locus )


- DNA:
TÜM CANLILAR ile AHTAPOTLAR

( Oldukça gelişmiş beyinleri ve mükemmel seviyede problem çözme becerileriyle omurgasız hayvanların en karizmatik üyeleri olan ahtapotların gen dizilimlerinin öteki tüm canlılardan farklı olduğu ortaya çıktı.

33 bin protein kodlayan gen ile daha önce hiç karşılaşılmamış bir yapıda genoma sahip olduğu ortaya çıkan ahtapotlarla ilgili Chicago Üniversitesi’nden Dr. Clifton Ragsdale şunları söyledi:
"Bu zamana kadar yapılan araştırmalar, 8 kola sahip olan bu canlıların dünya üzerinde yaşayan tüm hayvanlardan farklı bir yapıda olduklarını ortaya çıkardı. Ahtapotlar, müthiş büyüklükte bir beyne ve sıradışı problem çözme yeteneğine sahipler."

Araştırmacılara göre ahtapotun genomu, zıplayan gen adına sahip olan transpozon dizilerine sahip. Kendini genom içinde tekrar düzenleyebilen transpozonun ahtapotlar üzerinde ne gibi bir etki yarattığı henüz net olarak bilinmese de sinir dokularında yüksek seviyede bulunduğunu tespit edilmiş.

Yine Chicago Üniversitesi’nden Caroline Albertin:
"Birkaç değer farkı dışında ahtapotun genomunun yeniden düzenlenmiş bir omurgasızın genomunu andırdığı görülüyor. Bunu, genomu blender’a koyup karıştırmak gibi düşünebilirsiniz. Bu da genlerin farklı bir ortamda yer almalarına sebep oluyor ki bu hiç karşılaşmayı beklediğimiz bir şey değildi" dedi. )


- DOĞA ile/ve/<> ALLAH

( Allah'ın sözü. İLE/VE/<> ... )


- DEĞİŞİM ve GELİŞİM:
DOĞADA ile/ve/||/<>/> EKİNDE ile/ve/||/<>/> DEVLETTE ile/ve/||/<>/> ALTYAPIDA ile/ve/||/<>/> TİCARETTE ile/ve/||/<>/> MODADA ile/ve/||/<>/> TEKNOLOJİDE

( Milyonlarca yılda. İLE/VE/||/<>/> Binlerce yılda. İLE/VE/||/<>/> Yüzyıllarda. İLE/VE/||/<>/> Onlarca yılda. İLE/VE/||/<>/> Yıllarda. İLE/VE/||/<>/> Aylarda. İLE/VE/||/<>/> Günlerde. )


- DOĞAL AHLÂK ile/ve AKLÎ AHLÂK ile/ve ŞER'Î AHLÂK

( NATURAL MORALS vs./and MENTAL MORALS vs./and MORALS OF LAW )


- DOĞAL DİLLER ile BİÇİMSEL/FORMEL DİLLER ile ALAN DİLLERİ


- DOĞAL OLARAK ile/değil/yerine ARAYA, ZAMANIN GİRMESİ NEDENİYLE


- DOĞAL SİT ALANI ile/ve ARKEOLOJİK SİT ALANI ile/ve KENTSEL SİT ALANI


- DOĞAL ile ALIŞILMIŞ

( Doğanıza yabancı olan her şeyin terk edilmesi ve reddedilmesi yeterlidir. )

( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )

( NATURAL vs. USUAL/ORDINARY )


- DOĞAL ile ALIŞILMIŞ

( Doğanıza yabancı olan her şeyin terk edilmesi ve reddedilmesi yeterlidir. )

( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )

( NATURAL vs. USUAL/ORDINARY )


- DOĞAN ile ADA DOĞANI

( ... İLE Kayalık adalarda, sürüler halinde yuva yaparlar. [Yazın sonuna doğru kuluçkaya yatarlar.] )

( ... İLE Yavrularını göçmen ötücüleri avlayarak beslerler. )

( ... vs. ELEONORA'S FALCON )

( FALCO (COLUMBARIUS) cum FALCO ELEONOREA )


- DOĞAN ile ALACADOĞAN

( ... İLE Korulu ve ağaçlı açık arazilerde, eski ekin kargası yuvalarında, sürüler halinde yuva yaparlar. )

( ... İLE Gagaları, göz derileri ve bacakları erilinde kırmızı, dişilinde ise turuncudur. )

( ... İLE En hızlı uçan kuş ya da kuşlardandır. )

( ... vs. RED-FOOTED FALCON )

( ... cum FALCO VESPERTINUS )


- İNAK/DOGMA ile ÂYET


- DOĞRU AKIM ile/ve/||/<> ALTERNATİF AKIM

( Çarpmaz. İLE/VE/||/<> Çarpar. )


- DOĞRU AKIM ile/ve/||/<> ALTERNATİF AKIM

( Doğru Akım, elektrik yüklerinin tek yönde devim ettiği akımdır. İLE/VE/||/<> Alternatif Akım, elektrik yüklerinin yön değiştirdiği akımdır. )


- DOĞRU ile AÇIORTAY

( ... İLE Bir açısal bölgeyi, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru. )


- DOĞRU ile/ve AYKIRI DOĞRU


- DOĞRUDAN SÖYLEMEK ile AÇIK AÇIK SÖYLEMEK/KONUŞMAK

( TO SAY DIRECTLY vs. TO SAY/TALK FRANKLY/OPENLY )


- DOĞRULUK İLE KESİNLİK İLE DUYARLILIK ile/||/<> ANALİTİK PARAMETRELER

( Doğruluk gerçek değere yakınlık, kesinlik tekrarlanabilirlik, duyarlılık ise en küçük ölçüm kabiliyetidir. )

( Formül: Hata = |Xölçülen - Xgerçek| )


- ACCURACY[İng.] / GENAUIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRULUK


- DOĞRULUK ve/||/<>/>/< AŞK

( Kalemimiz olsun. VE/||/<>/>/< Mürekkebimiz olsun. )


- DOĞRULUK = HAKİKAT = TRUTH[İng.] = VÉRITÉ[Fr.] = WAHRHEIT, RICHIGKEIT[Alm.] = VERITAS[Lat.] = ALÉTHEIA[Yun.] = VERDAD[İsp.]


- DOĞRUSU ile AÇIKÇASI


- DOĞU ile/ve/değil ASYA(YAKIN/UZAK DOĞU)


- DOĞUŞTAN BAĞIŞIKLIK ile/||/<> ADAPTİF BAĞIŞIKLIK

( Doğuştan doğuştan nonspesifik, adaptif öğrenilen spesifik. )

( Formül: Natural İLE acquired )


- DOĞUŞTAN HUYLAR ile YAPAY/SUNÎ HUYLAR ile ALACA

( HULKUN MATBU'UN ile TAHALLUKUN MASNU'UN ile Kötü huy. )

( VİLÂDÎ[Ar.]/CONGÉNITAL[Fr.]: Doğuştan. )

( ŞÎME[Ar.]: Huy, tabiat. )


- DOĞUŞTAN = VEHBİ, FITRİ = INNATE[İng.] = INNÉ[Fr.] = ANGEBOREN[Alm.]


- DÖKMEK ile/değil AKITMAK

( Katılarda. İLE/DEĞİL Sıvılarda. )

( [not] TO POUR vs. TO FLOW
[not] Solids. WITH Liquids. )


- DOKU[İng. TISSUE] ile/||/<> ADİPOZ DOKU[İng. ADIPOSE TISSUE] ile/||/<> ADVENTİSYA[İng. ADVENTITIA] ile/||/<> AKSONEM[İng. AXONEME] ile/||/<> AMFİZEM[İng. EMPHYSEMA] ile/||/<> BEYAZ ADİPOZ DOKU[İng. WHITE ADIPOSE TISSUE] ile/||/<> KAHVERENGİ ADİPOZ DOKU[İng. BROWN ADIPOSE TISSUE]

( Bitki ve hayvan organlarını meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan, benzer göze topluluklarının gözeler arası maddeyle beraber oluşturdukları yapı. Dört temel doku: Epitel, bağ, kas, sinir dokusu. Yağ, kemik, kıkırdak, kan doku ise özelleşmiş bağ dokuları. @@ Yağı depolayan dokudur. İki tip adipoz doku bulunmaktadır: beyaz adipoz doku (uniloküler) ve kahverengi adipoz doku (multiloküler). @@ Bir iç organı ya da damarı dıştan çevreleyen katman. Sinirleri, bağ dokusunu, damar duvarına oksijen ve besin sağlamakla görevli daha küçük damarları içeren katman olarak bilinir. @@ Sil ve kamçının temel yapısıdır. Ortada bir mikrotübül çifti ve bunu çevreleyen dokuz mikrotübül çiftinden oluşur. Çevredeki mikrotübül çiftleri birbirlerine "nexin" adı verilen yapılar ile bağlanmaktadır. Mikrotübül çiftlerinde bulunan dynein kolları, yapının hareketini sağlar. @@ Dokularda normal durumların dışında hava bulunmasına bağlı genişleme. Genellikle akciğerde görülür. Özellikle KOAH hastalarında rastlanma sıklığı yüksektir. @@ Memelilerde bulunan iki tip adipoz dokudan birisidir. Yetişkinlerde bulunan ana adipoz dokudur. Enerji deposu olarak kullanılır. Kasa kıyasla termal geçirgenliği daha az olduğu için ısı kaybını büyük oranda engellemektedir. Vücut sıcaklığının korunmasına yardım eder. @@ Memelilerde bulunan iki tip adipoz dokudan birisidir. Neredeyse bütün memeli gözelerinde bulunmaktadır. Sinir bakımından, beyaz adipoz dokusuna göre daha zengindir. Yenidoğanlarda ve kış uykusuna yatan türlerde, ısı yalıtımı sağlamak için daha sık görüldüğü bilinmektedir. Beyaz adipoz doku, vücutta yaygın olarak bulunmaktadır fakat kahverengi adipoz bölge, vücutta daha spesifik bölgelerde bulunmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DOKUNMAK ile/ve/||/<> ANLAMAK

( TO TOUCH vs./and/||/<> TO UNDERSTAND )


- DOKUNMAK ile/ve/||/=/<> ANMAK


- DOKUNULMAZ/LIK ile/değil/yerine AYRICALIK/LI


- dol. urg.[Lat. < DOLORE URGENTE] değil/yerine/= AĞRI SIKIŞTIRINCA


- DOLAYISIYLA ile/ve/değil/yerine ARACILIĞIYLA/VESİLESİYLE


- DOLOR, PAIN[İng.] değil/yerine/= AĞRI


- DOLOR değil/yerine/= AĞRI


- DOMİNANT İLE RESESİF İLE KODOMİNANT ile/||/<> ALLEL ETKİLEŞİMLERİ

( Allellerin fenotipe etki biçimleri. )

( Formül: F₂: 3:1 (dominant) )


- DOMİNO[Fr.] ile AZNİF[Erm.]

( Üzerleri noktalarla işaretli dikdörtgen biçiminde yirmi sekiz taşla masa üzerinde oynanan bir oyun. | Maskeli balolarda giyilen kukuletalı uzun giysi. İLE Bir tür domino oyunu. )


- TECHİZAT[Osm.] / EQUIPMENT[İng.] / AUSRÜSTUNG, EINRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DONANIM


- ÂYÎNE-İ DEVERÂNÎ[Osm.] / MIROIR ROTATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖNEN AYNA


- DÖNGÜ ile ALIŞKANLIK

( CYCLE/CYCLONE vs./< HABIT )


- DÖNGÜ ile/ve ANKH

( CYCLE/CYCLONE vs./and ANKH )


- DÖNGÜSEL ile/>< APERİYODİK[Fr.]

( ... İLE/>< Kendine özgü bir salınım döngüsü olmayan. )


- AXE DE LA ROTATION-INVERSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖNME ÇEVİRME EKSENİ


- ROTATION AXIS[İng.] / AXE DE LA ROTATION[Fr.] / DREHACHSE, ROTATIONSACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNME EKSENİ


- AXE DE LA ROTATION-RÉFLEXION[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖNME YANSITMA EKSENİ


- DONUP KALMAK ile APIŞIP KALMAK


- DÖNÜŞLERDE:
WILLIAMSON ile/ve/<> ANDERSEN ile/ve/<> SCHARNOV

( Denize düşen kişiyi kurtarmak için yapılan dönüş. İLE/VE/<> Dümen, kişinin düştüğü tarafa doğru alabanda basılır. İlk rotadan 240 derece sapınca, dümen ortalanır ve durma dönüşüne başlanır. İLE/VE/<> Dümen, alabanda basılır. İlk rotadan 240 derece sapınca, dümen öteki tarafa alabanda basılır. Rotanın 180 derece tersine gelmesine 20 derece kala, dümen ortalanır ve kişiyi kurtarmak için geminin geri dönmesi sağlanır. [Denize düşen kişinin, köprü üstünden fark edilmesi durumunda kullanılmaz.] )


- AMPLIFICATEUR QUADRIPOLAIRE[Fr.] / QUADRUPOLVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRT KUTUPLU YÜKSELTEÇ


- APPAREIL À QUATRE-COUCHE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖRT TABAKALI AYGIT/CİHAZ


- DOST:
ACI SÖYLEYEN değil ACIYI, TATLI SÖYLEYEN


- DÖVMEK ile DÖVME ile SAHTE İMZA ile SAHTEKÂR ile DÖVME ile AFFETMEK ile BAĞIŞLAMA

( FORGE vs. FORGED vs. FORGED SIGNATURE vs. FORGER vs. FORGING vs. FORGIVE vs. FORGIVENESS )

( کوره قالگري ile آهنگري کردن ile کوره آهنگري ile قلب کردن ile مجعول ile جعل ile جعلي ile قلب ile امضاء جعلي ile جاعل ile سند ساز ile جعل کننده ile ساخته کار ile جعل سند ile مغفرت کردن ile عفو کردن ile آمرزيدن ile مغفرت ile غفران ile عفو ile بخشايندگي ile بخشايش ile آمرزيدگي ile بخشش ile آمرزش )

( KOREH GHALGARY ile AHANGARY KARDAN ile KOREH AHANGARY ile GHALAB KARDAN ile MAJUL ile JAL ile JALY ile GHALAB ile EMZA JALY ile JAL ile SAND SAZ ile JAL KONANDEH ile SAKHTEH KAR ile JAL SAND ile MOGHAFARAT KARDAN ile OFO KARDAN ile AMARZYDAN ile MOGHAFARAT ile GHAFARAN ile OFO ile بخشايندگي ile BAKHSHAYSH ile AMARZYDEGY ile BAKHSHESH ile AMARZESH )


- DOWN-REGULATION değil/yerine/= AZALTARAK DÜZENLEME


- DOWN :/yerine AŞAĞI


- DOWNREGULATION[İng.] değil/yerine/= AZALARAK DÜZENLENİM


- DOWNSTREAM[İng.] değil/yerine/= AŞAĞI AKIŞ


- DOYMA ile AŞIRI DOYMA

( Yeğinliği gittikçe artırılan bir manyetik alanın içindeki bir çelik çubuğun alabileceği en çok manyetizmayı almış olması. | Bir gazın, belirli bir sıcaklıkta o sıcaklığa özgü olan en büyük basınç altında bulunması. | Bir sıvının içinde belirli bir nesneden eriyebilecek en çok miktarın erimiş bulunması, işba. İLE Belirli sıcaklıktaki bir sıvı içinde, eriyebildiği kadar eriyen bir nesnenin, sıcaklığın düşmesine karşın bir sınıra kadar erimiş olarak kalması durumu. )


- DOYUM:
"İNANARAK" ile/değil ANLAYARAK


- DOSE EQUIVALENT[İng.] / ÉQUIVALENT DE DOSE[Fr.] / ÄQUIVALENTDOSIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DOZ EŞDEĞERİ


- DOZUNU KAÇIRMAK ile ABARTMAK

( TO OVERDO vs. TO EXAGGERATE )


- DREN/DRAIN[İng.] değil/yerine/= AKITAÇ


- DUA ile/ve ARZU


- DÜĞÜMÜ ile/ve ATKISI ile/ve SAÇAĞI


- DÜĞÜN ÇİÇEĞİ/TURNAAYAĞI/SÜTLÜCE ile AVCI OTU

( Düğün çiçeğigillerin örnek bitkisi. İLE Düğün çiçeğigillerden, kokusuz, parlak zehirli bir bitki. )

( DÜĞÜNÇİÇEĞİGİLLER: İki çeneklilerden, bazı türleri süs bitkisi olarak kullanılan bir aile. )

( RANUNCULUS cum ADONIS )


- DÜNYA İŞLERİNİ BİLMEK ile/ve AHİRET İŞLERİNİ BİLMEK

( Aldanmamak için. İLE/VE Aldatmamak için. )

( Kişinin ibadeti bilmektir. )


- DÜNYA ile/ve/<> ÂHİRET

( Ahlâk. İLE/VE/<> İlim. )


- DÜNYA ile/ve ÂLEM

( Âlemi hoş bilen boşa varır, boş bilen hoşa varır. )


- DÜNYA ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< AŞK/IM

( [Ne kadar büyük olsa da ...] (daha) Küçük. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< [Ne kadar küçük olsa da ...] (daha) Büyük. )


- DÜNYA ve/||/<> AY

( İlgili konuşmayı izlemek için burayı tıklayınız... )

( [çapı] 12.756 km.[çevresi 40.000 km.] VE/||/<> 3474 km.[4/1] )

( Arasındaki uzaklık, 356.000 - 406.000 km. )

( Ay, her yıl 4 cm. kadar dünyadan uzaklaşmaktadır. )

( Işıkla ulaşma uzaklığı, gönderim süresiyle 1.27 saniye, dönüşüyle birlikte toplam 2.54 saniyedir. )

( ... VE/||/<> -233 ile 123 °C arasındadır.[Atmosferin olmaması nedeniyle] )

( ... VE/||/<> Aydaki yerçekimi, dünyanın altıda biridir. [60 kg. = 10 kg.] )

( ... VE/||/<> Güneş Sistemi içinde beşinci büyük doğal uydudur. Dünya'nın yörüngesindeki dönüşünü 27.3 günde tamamlar ve her 29.5 günde tekrar eden Ay'ın evreleri oluşur. )

( ... VE/||/<> Ay'ın yüzeyi, çoğunlukla oksijen, silikon, magnezyum, demir, kalsiyum, alüminyum ve titanyumdan oluşur. )

( İnsan eliyle yapılmış hiçbir yapı, aydan çıplak gözle görülemez. )


- DÜNYA -/<> A'RAF/BERZAH -/<> ÂHİRET

( ... <-> İnsan. <-> ... )


- dur. dolor.[Lat. < DURANTE DOLORE] değil/yerine/= AĞRI SIRASINDA, AĞRI VARKEN


- DURABİLMEK ile/ve/||/<> UNUTABİLMEK ile/ve/||/<> SUSABİLMEK ile/ve/||/<> AFFEDEBİLMEK


- DÜRTÜLER ile ACELECİLİK ile İVME

( IMPETUOS vs. IMPETUOSITY vs. IMPETUS )

( تهور آميز ile تهور ile نيروي جنبش )

( TEHOR AMYZ ile TEHOR ile NEYROY JONBASH )


- DURUM/SÜREÇ İÇİN:
"ANLATIYOR" ile/değil ANLAŞILIYOR/ANLAŞILABİLİR


- DURUM ile/ve/<> ARADURUM


- DURUMU/OLAYI BÜYÜLTMEYE:
"YAKIN" ile/ve/değil/<> "AÇIK"

( Cahil ve/ya da ahmak kişiler[zihin(li)ler]dir. )


- DOĞRU/LUK/DÜRÜST/LÜK[Fars.] ile/ve AÇIK/LIK

( TO BE HONEST vs./and OPEN/NESS, CLARITY )


- DÜŞ/HAYAL ile/değil ANIMSAMA


- DÜŞMEK ile UYKUYA DALMAK ile GERİ ÇEKİLMEK ile GERİDE KALMAK ile DÜŞMEK ile DÜŞEN ADAM ile AŞIK OLMAK ile AŞIK OLMAK ile TERK EDİLMEK ile GECİKMEYE DÜŞMEK ile DÜŞMEK ile ARALARI AÇILMAK ile HASTALANMAK ile BİLİNÇSİZ DÜŞMEK ile YANGINA KURBAN GİTMEK ile YANILABİLİR ile DÜŞMEK ile KAYAN YILDIZ

( FALL vs. FALL ASLEEP vs. FALL BACK vs. FALL BEHIND vs. FALL DOWN vs. FALL GUY vs. FALL IN LOVE vs. FALL IN LOVE WITH vs. FALL INTO ABEYANCE vs. FALL INTO DELAY vs. FALL OFF vs. FALL OUT vs. FALL SICK vs. FALL UNCONSCIOUS vs. FALL VICTIM TO FIRE vs. FALLIBLE vs. FALLING vs. FALLING STAR )

( سقوط ile سقوط کردن ile نازل شدن ile خريف ile خزان ile غلط افتادن ile پائين افتادن ile افت داشتن ile زمين خوردن ile برگ ريزان ile افتادن ile انقراض ile هبوط ile افت ile پاييز ile افت کردن ile فروريختگي ile پائيز ile خواب بردن ile وا افتادن ile باز ماندن ile پس افتادن ile عقبافتاده ile عقب افتادن ile به زمين خوردن ile زود باور ile خاطرخاه شدن ile دل از دست دادن ile دل باختن ile خاتر خواه شدن ile عارض شدن ile مسکوت ماندن ile به تعويق افتادن ile ور آمدن ile بيرون افتادن ile بيمار شدن ile مريض شدن ile بي هوش شدن ile طعمه آتش شدن ile جايزالخطا ile افتان ile ريزان ile تير شهاب )

( SAGHOOT ile SAGHOOT KARDAN ile NAZEL SHODAN ile خريف ile KHAZAN ile GHALT AFTADAN ile PAYEYNE AFTADAN ile AFT DASHTAN ile ZAMYNE KHORDAN ile BARG RYZAN ile AFTADAN ile انقراض ile CPEHBUT ile AFT ile PAYYZ ile AFT KARDAN ile FOROORYKHTGY ile PAYEYZ ile KHAB BARDAN ile VA AFTADAN ile BAZ MANDAN ile PES AFTADAN ile AGHABAFTADEH ile AGHAB AFTADAN ile BAH ZAMYNE KHORDAN ile ZUD BAVAR ile KHATARKHAH SHODAN ile DEL AZ DAST DADAN ile DEL BAKHTAN ile KHATAR KHAH SHODAN ile AREZ SHODAN ile MOSKOT MANDAN ile BAH TAVYGH AFTADAN ile VAR AMADAN ile BEYRON AFTADAN ile BEYMAR SHODAN ile MARYZE SHODAN ile BEY TEOOSH SHODAN ile TAMEH ATASH SHODAN ile جايزالخطا ile AFTAN ile RYZAN ile TYR SHEHAB )


- DUŞTA/YIKANMADA SICAK/SOĞUK SU AYAKLARDAN YUKARI DOĞRU ISLATMAYA BAŞLAYARAK DÖK(ÜN)MEK


- DÜŞÜNCEDEN DAHA ZARARLI OLAN:
"USTA SALDIRICI" ile/ve/değil/||/<> ACEMİ SAVUNUCU


- [ne yazık ki]
DÜŞÜNEMEMEK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ADLANDIRAMAMAK/ANLAMLANDIRAMAMAK


- DÜŞÜNEMEMEK ile/ve/<> AYIRD EDEMEMEK

( Düşünemeyen ayırd etmeyi de ayrıntıları da göremez. [ayıramayınca/düşünemeyince de bedelini ağır ödeyebilir!] )


- DÜŞÜNME ile/ve AYIK DÜŞÜNME

( TO THINK vs./and SOBER THINKING )


- DÜŞÜNME ve/||/<>/= AYIRMA


- DÜŞÜNMEK/SORGULAMAK/BİLMEK/ARAŞTIRMAK/ÇALIŞMAK:
ANLATMAK İÇİN/ÜZERE ile/ve/değil/||/<>/< ANLAMAK İÇİN/ÜZERE


- DÜŞÜNÜŞ" ile/ve/||/<> "ELE/DİLE ALIŞ" ile/ve/||/<> "YAKLAŞIM" ile/ve/||/<> "ANLAYIŞ" ile/ve/||/<> "YÖNTEM"


- DÜŞÜRMEK ile ATMAK


- DUVAR ile/||/<> ATİKA[Alm. ATTİKA < Yun. ATTİKOS] DUVARI

( ... @@ Bir çatının önündeki alçak duvar. )


- DUYARLILIK ile "AÇLIK"

( SENSITIVITY vs. "HUNGER" )


- DUYGU:
İLİŞKİSEL EYLEM EĞİLİMİ ile/ve/||/<> ANLAM İNŞÂ SÜRECİ ile/ve/||/<> BİRİNCİL UYARIM DÜZENİ/DÜZENEĞİ


- DUYGU ŞEMALARI ile/ve/||/<> ANLAM ŞEMALARI


- DUYGU ile/ve SU

( EMOTION vs./and WATER )


- DUYGULANIM = TEESSÜR = AFFECTION[İng., Fr.] = AFFEKT, AFFEKTION[Alm.] = CARIÑO[İsp.]


- SİNİR GÖZESİNDE:
DUYU ile/ve/||/<> MOTOR ile/ve/||/<> ARA


- DUYU ve/+ AKIL ve/+ HADS ve/+ MATEMATİK


- DUYU ile/ve/<>/değil/yerine AKLIN DOĞASI


- DUYU ve/||/<>/> ALGI ve/||/<>/> BETİMLEME/TASVİR ve/||/<>/> TASARIM ve/||/<>/> TANIM ve/||/<>/> AD/SÖZCÜK ve/||/<>/> KAVRAM/SOYUTLAMA


- DUYU ve/||/<> DUYGU ve/||/<> AKIL

( Akıl eleştiri kaldırır, duygu/vicdan kaldırmaz. )

( Duygular bilgilerle ters orantılıdır. Ne kadar az biliş varsa o kadar savunuş vardır. )

( ZİHİN: İç duyuların toplam adı. )

( DUYU: (DIŞ DUYULAR) İNTİBÂ/İZLENİM/MÜŞAHEDÂT ve DUYGU: (İÇ DUYULAR) ANLAM-DEĞER, MANEVİYAT/VİCDÂNİYAT, (AHLÂK, DİN, ESTETİK) [ ZİHİN/İHSAS/MAHSUSAT ] ve AKIL: AKLİYÂT/MÜDRİKÂT, TÜMELLER-FORMLAR, BİLGİ(TANIM + YARGI + TASAVVUR + TASDİK) [ İDRAK ] )

( Sadece duyulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi sakatlar. VE/||/<> Sadece duygulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi köreltir. VE/||/<> Sadece akla verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi ketler. )

( Sadece duyulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi hayvanileştirir. VE/||/<> Sadece duygulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi mistikleştirir. VE/||/<> Sadece akla verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi vahşileştirir. )

( ... VE/||/<> Karanlık. VE/||/<> Aydınlık. )

( SENSE and/||/<> EMOTION and/||/<> REASON )


- DUYU ile/ve/||/<>/> HAYAL ile/ve/||/<>/> AKIL / ANLAM/MANÂ

( Biriyle uğraşan zihin/kişi, öteki ikisiyle uğraşamaz. [Çivi çakmak. İLE Sevgiliyi düşünmek. İLE Matematik yapmak.] )

( Kişileri birleştiren, [ortak] hayalleridir. [aklın olabildiğince devrede olanları/tutulanları ile tabii!] )


- DUYU ile/ve/||/<>/> ZİHİN ile/ve/||/<>/> AKIL

( "Çırak". İLE/VE/||/<>/> "Kalfa". İLE/VE/||/<>/> "Usta". )


- DUYU/M ile/ve ALGI

( SENSE/SENSATION vs./and PERCEPTION )


- DUYUMDA:
BASINÇ ile/ve/<> ISI ile/ve/<> AĞRI/ACI


- DÜZELTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AYARLAMAK


- APPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZENEK, AYGIT, CİHAZ, APARAT


- DÜZENLEME ve/+/||/<>/> ANLAMA ve/+/||/<>/> DÖNÜŞTÜRME


- DÜZENLEMEK ile/ve/||/<> AYARLAMAK


- DÜZENLEMEK ile ODAYI DÜZENLE ile DÜZENLENMİŞ ile AYARLAMA

( ARRANGE vs. ARRANGE ROOM vs. ARRANGED vs. ARRANGEMENT )

( مقرر داشتن ile رديف کردن ile قرار گذاشتن ile ترتيب دادن ile چيدن ile مرتب کردن ile تنسيق کردن ile رديف شدن ile اتاق چيدن ile ممهد ile مقرر ile آراسته ile ترتيب ile نظامت ile تنسيق ile نسق )

( MOGHARAR DASHTAN ile RADYFE KARDAN ile GHARAR GOZASHTAN ile TARATYBE DADAN ile CHYDAN ile MORTAB KARDAN ile TANSYGH KARDAN ile RADYFE SHODAN ile OTAGH CHYDAN ile ممهد ile MOGHARAR ile ARASTEH ile TARATYBE ile نظامت ile تنسيق ile NESGH )


- ÂYÎNE-İ MÜSTEVÎ[Osm.] / PLANE MIRROR[İng.] / MIROIR PLAN[Fr.] / FLACHER SPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZLEM AYNA


- DÜZLEME/TESVİYE[Ar.]/AJÜSTAJ[Fr.] ile AJÜSTE[Fr.]

( Düzleme. İLE Pens ve büzgülerle gövdeye oturtulmuş giysi. )


- DALGALAR:
DÜZLEMSEL ile/ve/||/<> AKIŞKAN ile/ve/||/<> RAYLEIGH YÜZEY ile/ve/||/<> ENİNE

( )


- DÜZYAZININ GELİŞMESİ ile/ve/||/<> ARAÇLARIN, TEKNİKLEŞTİRİLMESİ


- ead.[Lat. < EADEM] değil/yerine/= AYNI


- EB ile/||/<> EBEVEYN ile/||/<> EBEN AN CEDD ile/||/<> RABBE ile/||/<> ASABE-İ NESEBİYE/NESEBİYYE ile/||/<> MÜLTEKÂ-YI NESÂB ile/||/<> NESLEN BADE NESLİN ile/||/<> İRS

( Baba, ata. İLE/||/<> Ana, baba. İLE/||/<> Babadan oğula.[ebâ an cedd] İLE/||/<> Üvey ana. İLE/||/<> Kan ve soy yoluyla yakın/akraba. İLE/||/<> İki ya da daha çok kişinin kuşaklarının birleştiği kişi. İLE/||/<> Kuşaktan kuşağa. İLE/||/<> Soya çekim, verâset. )


- EBEGÜMECİ/PİNPİRİK ile AĞAÇ EBEGÜMECİ

( Çiçekleri ilâç, yaprakları sebze olarak kullanılan, kendiliğinden yetişen bir ot. İLE Ebegümecigillerden, boyu yüksek bir ot. )

( MALVA SILVESTRIS cum LAVATERE )


- EBNÂ ile/||/<> EBNÂ-YI EBNÂ ile/||/<> HAFÎD ile/||/<> MAHDÛM ile/||/<> ZÂDE ile/||/<> BENÛN ile/||/<> BİN ile/||/<> BİNT ile/||/<> ASLAH/ESLAH ile/||/<> EKBER ile/||/<> KEBÎR ile/||/<> KEBÎRE

( Oğullar. İLE/||/<> Kız ve erkek çocukları/torunları tanımlar. İLE/||/<> Torun. İLE/||/<> Oğul, çocuk. İLE/||/<> Oğul, çocuk. İLE/||/<> Üç ya da daha çok çocuk. İLE/||/<> Oğul. İLE/||/<> Kız. İLE/||/<> En uygun [vakfiyelerde en uygun oğul]. İLE/||/<> Daha/en/pek büyük. [vakfiyelerde geçer]. İLE/||/<> Yaşça büyük. İLE/||/<> Büyük kız çocuk [vakfiyelerde geçer]. )


- ECEL ile/ve/||/<>/> AMEL ile/ve/||/<>/> EMEL


- ECİRGAT ile AMELE


- ECZANE ile/değil APOTHEKE[Yun.]

( ... İLE/DEĞİL Eski Yunan ve Roma evlerinde, yiyecek ambarı ve özellikle şarap mahzeni. )


- EDEB ile/ve ÂDÂB

( Elif, Dal, Be. Edebli olmak, eline, diline, beline sahip olmak anlamını taşır. İLE/VE Edeb'in çoğulu. )

( Âdap eksikliği, öze dair bilginin eksikliğindendir. )

( EDEB YÂ HÛ )


- EDEB ve ADÂLET

( Yerli-yerince hareket etmek. VE Yerli-yerinde olmak. )


- EDEB ile/ve/||/<> AHLÂK ile/ve/||/<> MATEMATİK

( İnsanlığın gelişimindeki/tarihindeki üç önemli eşik. )


- EDEB ve/<>/> İMAN ve/<>/> İLİM ve/<>/> AMEL ve/<>/> İHLÂS


- EDEB(SİZ/LİK) ile/ve AHLÂK(SIZ/LIK)

( İçte. İLE/VE Dışta. )

( [olmaması] Ayıptır. İLE/VE Suçtur. )

( [olmaması] Açıkça yapılır. İLE/VE Gizlice yapılır. )

( [olmamasında] Utanmaz. İLE/VE Utanır. )

( [olmamasında] İğrenilir. İLE/VE Kızılır. )

( Kavramsal/kurumsal/meslekî. İLE/VE Kişisel. )

( Çoğul. İLE/VE Tekil. )


- EDEP ve/||/<>/< AKIL

( Kişinin, aklı kadar edebi; edebi kadar da ederi vardır. )


- EDEPSİZ/LİK ile/ve/||/<> AHLÂKSIZ/LIK


- EDİM = FİİL, AMEL = ACT[İng.] = ACTE[Fr.] = AKT[Alm.] = ACTUS[Lat.] = ENERGEIA[Yun.] = ACTO[İsp.]


- EDİMSEL/LİK = BİLFİİL = ACTUAL/ITY[İng.] = ACTUEL/ITÉ[Fr.] = AKTUELL, WIRKLICHKEIT[Alm.] = ACTUALITAS[Lat.] = EFECTIVO[İsp.]


- EDİNİLEBİLİR ile ELDE ETMEK ile BİLGİ EDİNMEK ile EDİNİLMİŞ ile KAZANILMIŞ BAĞIŞIKLIK ile EDİNME ile ALICI

( ACQUIRABLE vs. ACQUIRE vs. ACQUIRE KNOWLEDGE vs. ACQUIRED vs. ACQUIRED IMMUNITY vs. ACQUIREMENT vs. ACQUIRER )

( قابل حصول ile اندوختن ile علم اندوختن ile فرا گرفته ile مکتسب ile اکتسابي ile يمني اکتسابي ile فرا گيري ile اندوزنده )

( GHABEL HOSUL ile ANDOKHTAN ile ALAM ANDOKHTAN ile FARA GARAFTEH ile مکتسب ile اکتسابي ile يمني اکتسابي ile FARA GYRY ile اندوزنده )


- EF'ÂL ve/<> AHVÂL

( Eylemler/fiiller. VE/<> Haller. )


- EF'AL ile/ve AMEL


- EF'AL ile AMEL


- EFSÂNEVÎ ile/ve/||/<> ÂBİDEVÎ


- EGALE[Fr. < ÉGALE | İng. < EQUAL] ile ANGAJE/ENGAJE[Fr./İng. < ENGAGÉ]

( Her ne kadar "yinelemek/tekrar" olarak bilinse ve kullanılsa da "eşitlemek/eşit değer" köküyle düşünmek ve anlamak gerekir. İLE Bağlamak, bağlanmak, ilişkilenmek, yer tutmak, işe almak/girmek. )


- EGE DENİZİ değil ADALAR DENİZİ


- INCLINED PLANE[İng.] / AVION INCLINÉ[Fr.] / SCHIEFE EBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİK DÜZLEM


- EĞİM ile/ve/||/<> ALAN

( SLOPE/INCLINATION vs./and/||/<> AREA )


- EĞİTİLMİŞ/LİK ile/ve/||/<>/< ADANMIŞ/LIK


- ERDEM:
EĞİTİMLE ile/ve/||/<>/< ALIŞKANLIKLARLA ile/ve/||/<>/< DOĞAL


- EĞİTİM/LER ile/ve/||/<>/> AKLA EĞİTİM/KATILIM


- EĞLENEBİLDİKLERİN ile/ve/||/<> ANLATABİLDİKLERİN ile/ve/||/<> AĞLAYABİLDİKLERİN

( Arkadaş. İLE/VE/||/<> Dost. İLE/VE/||/<> "Kardeş". )


- EGZERSİZ[Fr. < EXERCISE] değil/yerine/= ALIŞTIRMA


- EGZERSİZ[İng. < EXERCISE] ile/değil/yerine ALIŞTIRMA ÇALIŞMA


- EHL-İ BEYT ile/ve/<> ÂL-İ ÂBÂ


- EHL-İ BEYT ile ASHAB/İHVAN

( ... İLE İlkeleri içselleştirip, paylaşanlar. )


- EIDOKSOS ve ARİSTO

( Akademi'nin kurulmasında! )


- EKALLİYET[Ar.] değil/yerine AZINLIK


- EK/İLÂVE ile/ve AÇILIM


- EKİN/KÜLTÜR ile/ve/<> ANLATI


- EKİN ile ALACATEK

( ... İLE Olgunlaşmamış ekin. )


- EKİZDE(FOTOĞRAFTA):
TAFK ile/ve/||/<>/> İFSAK ile/ve/||/<>/> TAFK ile/ve/||/<>/> AFSAD ile/ve/||/<>/> AFAD

( [kuruluş yılı] 1950 ile/ve/||/<>/> 1959 ile/ve/||/<>/> 1959 ile/ve/||/<>/> 1977 ile/ve/||/<>/> 1979 )


- ARTICULATION, JUNCTION[İng.] / JONCTION, JOINTURE[Fr.] / ANSCHLUSS, GELENKVERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM, BİRLEŞME YERİ


- JUNCTION DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR À JONCTION[Fr.] / ANSCHLUSSDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM DEDEKTÖRÜ


- EKLEM YERİ ile ORTAK HESAP ile MÜŞTEREK MİRASÇI ile ORTAK SAHİP ile ORTAK MÜLKİYET ile ORTAK ORTAKLIK ile ORTAK SORUMLULUK ile ANONİM ile EKLEMLİ ile EKLEMSİZ ile ORTAKLAŞA ile EKLEMLER ile EKLEM KURDU

( JOINT vs. JOINT ACCOUNT vs. JOINT HEIR vs. JOINT OWNER vs. JOINT OWNERSHIP vs. JOINT PARTNERSHIP vs. JOINT RESPONSIBILITY vs. JOINT STOCK vs. JOINTED vs. JOINTLESS vs. JOINTLY vs. JOINTS vs. JOINTWORM )

( مفصل ile پيوند گاه ile مشترک ile تضامني ile شراکتي ile لولا ile حساب مشترک ile شريک الارث ile شريک الملک ile مشاع ile شرکت تضامني ile مسئوليت مشترک ile تضامن ile سهامي ile شرکت سهامي ile مفصل دار ile بي مفصل ile تواماً ile مشاعا ile مشترکا ile اشتراکاً ile بالاشتراک ile بالمشترکه ile شراکتاً ile مفاصل ile کرم گندم )

( MAFASL ile PEYVAND GAH ile MOSHTARK ile TAZAMANY ile SHARAKTY ile LOLA ile HASAB MOSHTARK ile SHARYK OLERS ile SHARYK OLMOLK ile MOSHAE ile SHARKAT TAZAMANY ile MASOULYT MOSHTARK ile تضامن ile SACPEHAMY ile SHARKAT SACPEHAMY ile MAFASL DAR ile BEY MAFASL ile TAVAMAN ile مشاعا ile MOSHTARKA ile ESHTARAKAN ile بالاشتراک ile BALMOSHTARKEH ile SHARAKTAN ile MOFASL ile KARAM GANDAM )


- EKLEM ile AÇIKÇA İFADE ETMEK ile EKLEMLENME

( ARTICULAR vs. ARTICULATE vs. ARTICULATION )

( مفصلي ile بندبند ile مفصل دار کردن ile تلفظ شمرده ile مفصل بندي ile طرز گفتار )

( MAFASLY ile BANDBAND ile MAFASL DAR KARDAN ile TALAFZ SHMARDEH ile MAFASL BANDY ile TARZ GOFTAR )


- EKLEM ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ANKİLOZ[Fr. < Yun. < ANKYLOSE]

( ... İLE Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi, eklem kaynaşması, oynaklığın yitimi. )


- EKLEM ile MAFSAL SİLGİ ile MAFSAL EKLEMİ ile AŞIK KEMİĞİ

( KNUCKLE vs. KNUCKLE DUSTER vs. KNUCKLE JOINT vs. KNUCKLEBONE )

( قرحه روده ile بوکس باز ile لولاي مفصلي ile استخوان قوزک )

( GHARHEH RUDEH ile BOX BAZ ile LOLAY MAFASLY ile ESTEKHAN GHOOZAK )


- EKLEME[İng. SPLICING] ile/||/<> ABELL KATALOĞU[İng. ABELL CATALOGUE] ile/||/<> BÖLGEYE ÖZGÜ MUTAGENEZ[İng. SITE-DIRECTED MUTAGENESIS] ile/||/<> H MADDESİ[İng. H SUBSTANCE] ile/||/<> KARNİTİN[İng. CARNITINE]

( Öncül mRNA'dan intronların atıldığı ve transkripsiyon sonrası düzenlemeler ile egzonların birbirlerine bağlandıkları sürecin adıdır. @@ 1958 yılında Amerikalı astronom George Ogden Abell tarafından yayınlanan ve 2712 gökada kümesini içeren bir gökadalar kataloğudur. Bir kümenin bu kataloğa eklenmesi için; içinde en az 50 gökada bulundurması ve Abell yarıçapı olarak adlandırılan bölge içinde bulunacak kadar düzenli olmaları gibi belirli kriterleri karşılaması gerekmektedir. Daha tutarlı bir hata payı elde edebilmek için bu kriterler daima uygulanmamıştır. Örneğin, kataloğa yapılan son eklemelerde üye sayısı 50'nin altında pek çok küme bulunmaktadır. @@ Belirli bir gende spesifik silinmeleri, eklemeleri ya da yer değiştirmeleri in vitro biçimde oluşturmak için rekombinant DNA teknolojisinin kullanımıdır. Bu teknik sayesinde herhangi bir konumda istenen herhangi bir amino aside sahip olan proteinlerin üretimi sağlanır. @@ Kırmızı kan gözelerinin yüzeyinde bulunan, A ve/veya B antijenlerinin eklenebildiği karbonhidrat yapı. Bir ekleme yapılmaması halinde kan öbeği O olur. @@ Karnitin; neredeyse tüm canlılarda var olan, biyoyararlanım açısından %10'u geçmeyen, suda kolay çözünen, oda sıcaklığında renksiz ve beyaz bir toz hâlinde bulunan bir amonyum bileşiğidir. Yağ asitlerini enerjiye dönüştürmek için oksitlenmek üzere mitokondriye taşımakta, metabolik atıkları gözelerden uzaklaştırmakta ve enerji metabolizmasını desteklemekte önemli bir role sahiptir. Toksisitesi düşüktür ve suda çözünürlüğü yüksek bir dipolar iyondur. Karnitin iki hâlden biri olarak bulunur: D-Karnitin ve L-Karnitin. Her iki form da canlılar üzerinde aktif role sahiptir ancak sadece L-Karnitin hayvanlarda doğal olarak bulunur. D-Karnitin, L-Karnitin’in aktivitesini inhibe ettiği için toksik etkiye sahiptir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EKLEMEK ile ATEŞE YAKIT KATMAK ile ATEŞE YAKIT KATMAK ile TOPLA

( ADD vs. ADD FUEL TO FIRE vs. ADD FUEL TO THE FIRE vs. ADD UP )

( افزودن ile علاوه کردن ile اضافه نمودن ile اضافه کردن ile آتش دامن زدن ile دامن زدن ile جمع کردن ile جمع زدن ile جمع بندي کردن )

( AFZUDAN ile ALAVEH KARDAN ile EZAFEH NEMUDAN ile EZAFEH KARDAN ile ATASH DAMAN ZADAN ile DAMAN ZADAN ile JAM KARDAN ile JAM ZADAN ile JAM BANDY KARDAN )


- EKLEMEK ile EKLER ile APANDİSİT ile EK

( APPEND vs. APPENDAGES vs. APPENDICITIS vs. APPENDIX )

( پيوست کردن ile مضافات ile آپانديس ile ضميمه )

( PEYVAST KARDAN ile مضافات ile APANDYS ile ZAMYMAH )


- EKLER:
ADDAN AD YAPMA ile/ve/||/<> EYLEMDEN AD YAPMA ile/ve/||/<> ADDAN EYLEM YAPMA ile/ve/||/<> EYLEMDEN EYLEM YAPMA

( - Addan ad yapma ekleri
-aç / -eç
-ak / -ek
-al / -el
-an / -en
-ar / -er
-ay / -ey
-ca / -ce / -ça / -çe
-cağız / -ceğiz
-cak / -cek / -çak / -çek
-cı / -ci / -cu / -cü / -çı / -çi / -çu / -çü
-ciğaz / -ciğez / -cuğaz / -cüğez
-cık / -cik / -cuk / -cük / -çık / -çik / -çuk / -çük
-cı / -ci / -cu / -cü/ / -çı / -çi / -çu / -çü / -cılayın / -cileyin
-cm / -cin / -cun / -cün / -çın / -çin / -çun / -çün

-dam / -dem / -tam / -tem
-daş / -deş / -taş / -teş
-dmk / -dirik / -duruk / -dürük
-ga / -ge
-gan / -gen
-k
-l
-lak / -lek
-layın / -leyin
-lı / -li / -lu / -lü
-lık / -lik / -luk / -lük
-m
-man / -men
-msı / -msi / -msu / -msü
-mtırak
-ncı / -nci / -ncu / -ncü
-rak / -rek
-sal / -sel
-sı / -si / -su / -sü
-sıl / -sil / -sul / -sül
-sız / -siz / -suz / -süz
-şar / -şer
-şın / -şin
-t
-tı / -ti / -tu / -tü
-z

- Addan eylem yapma ekieri
-a- / -e-
-al- / -el-
-ar- / -er-
-da- / -de- / -ta- / -te-
-ı- / -i- / -u- / -ü-
-k-
-kır- / -kir- / -kur- / -kür-
-1-
-la- / -le-
-lan- / -len-
-laş- / -leş-
-msa- / -mse-
-r-
-rga-
-sa- / -se-
-sı- / -si- / -su- / -sü-

- Eylemden ad yapma ekleri
-a / -e
-acak / -ecek
-acan / -ecen
-aç / -eç
-ağan / -eğen
-ak / -ek
-al / -el
-alak / -e/ek
-alga / -elge
-am / -em
-amaç / -emeç
-amak / -emek
-an / -en
-anak / -enek
-ar / -er
-ası / -esi
-ay / -ey
-az / -ez
-ca / -ce
-cak / -cek

-dık / -dik / -duk / -dük / -tık / -tik / -tuk / -tük
-ga / -ge / -ka / -ke
-gıç / -giç / -guç / -güç
-gm / -gin / -gun / -gün / -km / -kin / -kun / -kün
-ı / -i / -u / -ü
-ıcı / -ici / -ucu / -ücü
-ış / -iş / -uş / -üş
-k
-1
-m
-ma / -me
-maca / -mece
-maç / -meç
-mak / -rnek
-man / -men
-maz / -mez
-mık / -mik / -muk / -mük
-mış / -miş / -muş / -müş
-n
-nç
-ntı / -nti / -ntu / -ntü
-r
-sal / -sel
-t
-tay
-tı / -ti / -tu / -tü
-v
-z

- Eylemden eylem yapma ekieri
-ala- / -ele-
-ar- / -er-
-dar- / -der-
-dır- / -dir- / -dur- / -dür-1 -tır- / -tir- / -tur- / -tür-
-ga / -ge
-ı- / -i- / -u- / -ü-
-k-
-l-
-ma- / -me-
-msa- / -mse-
-n-
-p-
-r-
-ş-
-t-
-z-
)


- EKOLOJİ[İng. ECOLOGY] ile/||/<> ARDILLIK[İng. SUCCESSION] ile/||/<> BEİJERİNCK PRENSİBİ[İng. BEIJERINCK PRINCIPLE] ile/||/<> BİEJERNİK PRENSİBİ[İng. BIEJERNIK'S PRINCIPLE] ile/||/<> ÇEVREBİLİM[İng. ECOLOGY]

( Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir. @@ Ortamdan (canlı yaşamayan alan) çevreye (canlıların yaşayabildiği alan) dönüşen bir alandaki bitki örtüsünün, ortamın ekolojik koşullarının değişmesiyle sıralı değişimidir. Süksesyon olarak da isimlendirilir. @@ Mikrobiyolog Martinus Beijerinck tarafından öne sürülen bir prensiptir. Mikrobiyal ekoloji üzerinde çalışan Beiderinck'e göre her şey her yerdedir; çevre seçer. Yani seçilim sadece makro düzeyde değil mikro düzeyde de geçerlidir. @@ Biejernik'in mikrobiyel ekoloji prensibi de denir Her şey her yerdedir, çevre seçer. @@ Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EKONOMİ ile/ve/||/<> ASKERİYE


- EKSANTRİK/ECCENTRIC[İng.] değil/yerine/= AYRIKSI | MERKEZ DIŞI


- EKSASERBASYON[Fr. < EXACERBATION] değil/yerine/= ALEVLENME


- AXIALWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN AÇISI


- AXIALEBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN DÜZLEMİ


- AXIALELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN ÖGESİ


- AXIALES VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN ORANI


- MİHVER[Osm.] / AXIS[İng.] / AXE[Fr.] / ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN


- AXIAL ANGLE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSENEL AÇI


- AXIAL FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT AXIAL[Fr.] / AXIALFLUSS, AXIALSTRÖMEN, AXIALSTRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSENEL AKIŞ


- AXIAL PLANE[İng.] / PLAN AXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSENEL DÜZLEM


- AXIAL ELEMENT[İng.] / ÉLÉMENT AXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSENEL ELEMAN


- AXIAL RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= EKSENEL ORAN


- EKSİ SONSUZ ile/ve/>< ARTI SONSUZ


- EKSİ ile/ve/değil/<> ARTI

( Bazen, bazı (")eksikler/eksiklikler("), artı(ya) olabilir(/dönüşebilir.) )


- ELECTRON AFFINITY[İng.] / AFFINITÉ D'ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENAFFINITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON İLGİSİ


- EKSİK OLABİLİR ile/ve/||/<>/< ATLANABİLİR


- EKSİKLİKLER ile EKSİKLİK ile EKSİK ile AÇIK

( DEFICIENCIES vs. DEFICIENCY vs. DEFICIENT vs. DEFICIT )

( نواقص ile منقصت ile نقيصه ile ناقص ile ناکارآ ile کسر درآمد )

( NAVAGHS ile MONAQSAT ile NAGHYSEH ile NAGHS ile NAKARA ile KASAR DARAMAD )


- EKSİKLİKLER('İ) ile/ve AKSAKLIKLAR('I)

( DEFICIENCY/IES vs./and DEFECT/S )


- EKSİLEREK BULAMAMAK/ULAŞAMAMAK ile/ve/değil/yerine ARTARAK BULAMAMAK/ULAŞAMAMAK