Bugün[03 Ocak 2026]
itibarı ile 11.315 başlık/FaRk ile birlikte,
11.315 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(29/47)


- AYDINLANMA ile/ve/<>/> DEVRİM


- AYDINLANMA ile/ve/değil EŞİK


- AYDINLANMA ile/ve MİLÂD


- AYDINLANMA ile MİSTİK AYDINLANMA

( ... İLE Birlik bilinci. )


- AYDINLANMA ile OLGUNLAŞMA

( Olgun olanlar daha çok deneyim birikimine sahip olanlardır. )

( AYDINLANMA: Aklını kullanabilme cesâreti. )

( Tüm aklını aydınlanmaya ulaşma amacına yöneltmiş ve tüm duygusal zevklerden arınmış kişiye, "akıntıya karşı giden kişi" adı verilmiştir. Çünkü, o kişi, sonsuzluğun sevincine ulaşmak için, dünya yaşamının korkunç dalgalarıyla boğuşmaktadır. )

( The ripe ones had more experience behind them. )

( ENLIGHTENMENT vs. RIPEN )


- AYDINLANMA ile/ve "ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK"


- AYDINLANMA ve/=/<> SEVİNÇ


- AYDINLANMA ile/ve/||/<>/> SÜKÛNET

( ENLIGHTENMENT vs./and/||/<>/> QUITENESS )


- AYDINLANMADA:
ATİNA ile/ve/||/<>/> BAĞDAT ile/ve/||/<>/> AMSTERDAM

( )


- AYDINLANMAK ile AYDINLATMAK ile AYDINLAŞMAK ile AYDINLANABİLMEK ile AYDINLATABİLMEK ile AYDIN/LIK ile AYDINCA ile AYDINLI/LIK ile AYDINLAR


- AYDINLANMAK ile/ve/||/<>/> ERMEK


- AYDINLANMAK ve/||/<>/>/< ŞEFKÂT


- AYDINLANMALI!


- AYDINLANMIŞ ile BİLGE

( Kendini tanıyan. İLE Kendini tanımakla birlikte/öte başkalarını da tanıyan. )

( Bir bilge, şeylerin, olduklarından farklı olmalarını istemez/beklemez. )

( Mutlu olmak için kendimizi(özümüzü) bilmek dışında, hiçbir şeye gereksiniminiz olmadığını bilmek, bilgeliktir. )

( Bilge, şu dört zaaftan tamamıyla korunmuş olan kişidir:
* Benlik
* Bencillik
* Önyargı
* İnat )

( Bilge, iç deneyimler ile sezgiyi yansıtmaktan âciz kalan kavramlarla elden geldiğince az iş görmeye bakar. )

( BİLGE: Seni, sana bildiren. )

( MERKEZ EFENDİ )

( Knows the self. VS. Knows the self with all others.
A wise/saint does not want things to be different from what they are.
To know that you need nothing to be happy, except self-knowledge, is wisdom. )

( ENLIGHTENED vs. WISE )


- AYDINLANMIŞLIK(ENTELEKYA) ile/ve AKIL(REASON) ile/ve ORAN(RASYO)

( Ereğe bağlı akıl. İLE/VE Nedene/sebebe bağlı akıl. İLE/VE Tasıma/kıyasa bağlı akıl. )

( Ereğe ulaştırır. İLE/VE Hikmet sunar. İLE/VE Düzen sağlar. )

( INTELLECT vs./and REASON vs./and RATIO
Dependent in aim. WITH/AND Dependent in cause. WITH/AND Dependent in comparison.
Attains to the aim. WITH/AND Presents the philosophy. WITH/AND Obtains the regularity. )


- AYDINLANMIŞ/LIK ve/<> UYANDIRILMIŞ/LIK


- AYDINLARIN BİLGİSİZLİĞİ ile/ve/||/<> SANATÇILARIN SATKINLIĞI


- AYDINLATILABİLİR ile AYDINLATMAK ile AYDINLATILMIŞ ile AYDINLATMA

( ILLUMINABLE vs. ILLUMINATE vs. ILLUMINATED vs. ILLUMINATION )

( منورشدني ile زرنما کردن ile چراغاني کردن ile تذهيب کردن ile تذهيب کاري کردن ile درخشانساختن ile چراقان کردن ile روشنکردن ile منور کردن ile منور ile تنوير ile تذهيب ile چراغاني ile اشراق ile روشنسازي )

( MONORSHODANY ile ZARNEMA KARDAN ile CHARAGHANY KARDAN ile TEZEHYBE KARDAN ile TEZEHYBE KARY KARDAN ile DARKHSHANSAKHTAN ile CHARAGHAN KARDAN ile ROSHENKARDAN ile MONOR KARDAN ile MONOR ile تنوير ile TEZEHYBE ile CHARAGHANY ile ESHARAGH ile ROSHENSAZY )


- AYDINLATILMAK ile AYDINLATIVERMEK


- AYDINLATMA ile/ve/değil AYDINLANMA

( [not] ILLIMUNATION vs./and/but ENLIGHTENMENT )


- AYDINLATMAK ile AYDINLANMIŞ ile AYDINLATICI ile AYDINLANMA

( ENLIGHTEN vs. ENLIGHTENED vs. ENLIGHTENING vs. ENLIGHTENMENT )

( روشنفکر کردن ile منورالفکر ile روشن روان ile تنوير ile روشن فکري ile تنوير افکار )

( ROSHNAFKAR KARDAN ile منورالفکر ile ROSHEN RAVAN ile تنوير ile ROSHEN FEKARY ile TANOYR AFKAR )


- AYDOĞDU, OĞUZ (İST. 1960) :

( Sarıyer altyapısından yetişti. Profesyonel kadroya alındı (1976). 70 Lig, 3 Kupa, 28 Amatör lig olmak üzere 101 resmi ve 20 özel maçla birlikte toplam 121 maçta forma giydi. Prof. Lig maçlarında 7 olmak üzere 134 gol kaydetti. 9 kez Amatör ve 4 kez de A Genç olmak üzere 13 kez milli oldu. )


- AYDOS < AYETOS/KARTAL


- A'YEN[Ar.] ile ÂYEN, ÂHEN[Ar.]

( Büyük, iri gözlü. | Bakılan yer. | Çok açık, pek belirli. İLE Demir. )


- ÂYET -ile

( KUR'AN-I KERİM'İN HERHANGİ BİR CÜMLESİ | ALÂMET, NİŞAN | DELİL )


- ÂYET (YAPIŞTIRMAK) ile/ve/||/<> KÜLTÜR (YAPIŞTIRMAK)


- ÂYET ile/ve AŞİR

( ... İLE/VE On ayetlik bölüm. )


- ÂYET ile HADİS ile İCMÂ ile KIYAS

( Tefsir edilir. İLE Şerh edilir. )

( Âyet + Hadis = Nass )

( BELGÜ ile ... )


- ÂYET ile/ve/<>/II HADİS-İ KUTSÎ


- AYET ile/ve/<> HİKMET

( İddia edersen, böyle/şöyle olursun. )


- ÂYET ve/=/||/<> İŞÂRET


- ÂYET ve/||/<>/< SİMGE


- ÂYET ile/ve/||/<>/> VÂRİDÂT

( Risâletten doğan/gelen. İLE/VE/||/<>/> Velâyetten doğan/gelen. )

( ... İLE/VE/||/<>/> Bireysel/sanatsal. )


- AYETULLAH ile AYETULLAH HAKİM ile AYETULLAH SEYYİD MUHAMMED BAGİR EL HAKİM ile AYETULLAH SİSTANİ ile AYETULLAH VAEZ TABASİ

( AYATOLLAH vs. AYATOLLAH HAKIM vs. AYATOLLAH SEYED MOHAMMAD BAGHER AL HAKIM vs. AYATOLLAH SISTANI vs. AYATOLLAH VAEZ TABASI )

( يتالله ile يت الله حکيم ile يت الله سيد محمد باقر حکيم ile يت الله سيستاني ile يت الله واعظ طبسي )

( يتالله ile يت الله حکيم ile YT OLLAH SYD MAHMAD BAGHAR HAKYM ile يت الله سيستاني ile يت الله واعظ طبسي )


- AYGIN BAYGIN -

( Bitkin. | Duyguda ölçüyü kaçırmış. | Kendinden geçercesine âşık, vurgun. )


- AYGIR ile AYGIR DEPOSU


- AYGIR ile BEYGİR[Fars.]

( Eril at.[Damızlık] İLE Arabaya koşulan. Erildir fakat enenmiştir/kısırlaştırılmıştır. )

( EFRÂS[Ar. < FERES]: Atlar, beygirler, kısraklar. )

( ESB-İ LÂGAR[Fars.]: Zayıf beygir. )

( YÂM[Fars.]: Posta[menzil] beygiri. )

( FAHLUL-HAYL ile HISÂNULCERR )

( ... vs. MARE )


- AYGIR ile KISRAK

( Eril at. İLE Dişil at. )

( HİSÂN ile FERÂSE )

( ... vs. MARE, MÂDİYÂN )


- AYI GÜLÜ ile ÇİN GÜLÜ ile JAPON GÜLÜ


- AYI ile/ve/||/<>/> AHLAT

( Ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne. )


- AYI ile/değil/yerine ARI

( Gibi yeme/oturma! İLE/DEĞİL/YERİNE Gibi çalış! )


- AYI ile AYI SANSARI/VOLVERİN


- AYI ile GÖZLÜKLÜ AYI

( ... İLE Ant Dağları'nda yaşarlar. )


- AYI ile/ve KANADA AYISI

( ... İLE/VE Avlanmak için suyun içine dalma özelliği geliştirmiştir. )


- AYI ile KESELİ AYI

( ... cum PHASCOGILLERCTOS CINEREUS )


- AYI ile KISA YÜZLÜ AYI

( 11.000 yıl önce, Kuzey Amerika'da yaşamış ve soyu tükenmiş eski bir ayı. )

( )


- AYI ile KODYAK AYISI

( )


- AYI ile KUTUPAYISI

( Bozayılar, simsiyah renkte de olabilmektedir. İLE Kutupayıları, beyaz değildir. Derileri siyah renktedir, kürkleri yarı saydamdır. [Beyaz görünümleri, ışığın saydam yüzeylerden kırılarak yansımasının bir sonucudur] )

( EBÛ-HAMÎD / EBÛ-HÛMİD: Ayı. )

( Ayı ile Kutup Ayısı )

( What to do if you see a bear? )

( ... İLE 160 km. yüzebilirler. )

( What To Do If You See A Bear (And Why) )

( How To Be Safe Around Bears )

( DÜBB/DÜBBE[dişil], DÜBBİYYE[: Ayıgiller] ile DÜBB-İ ŞİMÂLÎ )

( HIRS ile ...
HIRS-BEÇE: Ayı yavrusu. )

( URSUS ARCTOS cum URSUS MARITIMUS )


- AYI ile MALAYAAYISI


- AYI ile MEYVE VERMEK ile TAŞIYICI ile RULMAN ile MEYVE VEREN

( BEAR vs. BEAR FRUIT vs. BEARER vs. BEARING vs. BEARING FRUIT )

( خرس ile دب ile ثمر بخشيدن ile بارآوردن ile ميوه دادن ile ثمر دادن ile ميوهدادن ile درخت بارور ile حامل ile ياتاقان ile بار دار )

( KHARS ile DAB ile SAMAR BAKHSHYDAN ile BARAVARDAN ile MYVAH DADAN ile SAMAR DADAN ile MYVAHADADAN ile DARKHT BAROOR ile HAMEL ile YOTAGHAN ile BAR DAR )


- AYI ile/ve/||/<>/> PALAK

( ... İLE/VE/||/<>/> Ayı yavrusu. )


- AYİA PARASKEVİ AYAZMASI :

( Yeniköy'ün en eski ve önemli ayazmalarından biridir. Suyunun göz hastalıklarına iyi geldiğine inanılır. )


- AYIBA KARŞI TEKEFFÜL değil/yerine/= EKSİKLİĞE KARŞI YÜKÜMLENME


- AYIK ile UYANIK


- AYIKLAMA ile/ve/||/<> ÇIKARMA


- AYIKLAMA ile/ve GÖZARDI ETME

( SELECTION vs./and TO IGNORE )


- AYIKLAMA ile/ve/<>/> İŞLEME


- AYIKLAMA ile/ve SINIFLANDIRMA

( SELECTION vs./and CLASSIFICATION )


- AYIKLAMA ile SOYUTLAMA

( EXTRACTION ile ABSTRACTION )

( İNTİZÂ ile TECRİD )


- AYIKLAMAK ile SÜZMEK

( Araçsız. İLE Araçlı/araçla. )

( SELECTION vs. TO FILTER )


- AYIKLAMALI!


- AYILMA ile FARKINDALIK

( TO RECOVER vs./and AWARENESS )


- AYILTMAK ile AYILTILMAK ile AYILTABİLMEK ile AYILTI


- AY'IN GÖRÜNÜŞÜ:
KUZEY YARIMKÜREDE ile/>< GÜNEY YARIMKÜREDE

(

)

( Ay, Dünya'nın ekvatoruna yakın bir yörüngede dolanır ve Dünya'nın yörüngesinde dolanırken Ay'ın Güneş ışığı alan bölümünü görebiliriz. Dünya'nın herhangi bir noktasından Ay’a bakan neredeyse herkes, Ay'ın evrelerini aynı görmektedir ancak bir günde Dünya’nın farklı noktalarından çekilmiş Ay fotoğrafları farklı olabilir. Ay'a, Dünya’nın kuzey kutbundan bakan biri, güney kutbundan bakan birine kıyasla baş aşağı biçimde görecektir. Ekvatordaki biri ise Ay'ı, gün içinde çeşitli yönlerde görebilmektedir.

Dünya'nın ekvatorunda bulunan bir kişi, Dünya dönerken, Ay'ın doğudan doğup tam tepesinden geçerek batıda battığını gözlemlerdi. Bu noktada, ufka kıyasla ters bir yönelime sahip olacaktır. Yani ekvatorda yaşayan bir kişiye göre, Ay'ın hangi bölümünün en tepede olduğu zamana göre değişiklik göstermektedir.

Ekvatordan kuzeye seyahat edilirse Ay'ın yükseldiği ve gökyüzünde daha güneyde battığı gözlemlenir. Aynı biçimde, ekvatordan güneye gidilirse de Ay'ın, gökyüzünün kuzeyinde yükseldiği ve battığı gözlemlenir.

Bu durum, Dünya'nın yörünge düzlemine yakın olan öteki gök nesnelerinde[cirim] de görülür. Örneğin Jüpiter, Dünya'nın güney kutbundan nasıl göründüğüne kıyasla kuzey kutbundan baş aşağı bakabilir. Dahası, Jüpiter'in üzerinde bulunan çizgiler, Dünya'nın hem kuzey, hem de güney yarım küresinde ufkun yakınında yatay görünürken ekvatordan yükselirken dikey görünür.

instagram.com/ituastronomi
(Kaynak: planetary.org ve sciencefocus.com)

---

FaRkLaR Kılavuzu'nda...

FaRkLaR.net/sozluk/fark/58039

FaRkLaR.net/Doga )


- AYIN ...
"KARANLIK TARAFI/YÜZÜ"
değil
(DÜNYAYA GÖRE GÖRÜLEMEYEN)
ARKA TARAFI/YÜZÜ


- ÂYİN[Fars.] değil/yerine/= DİNSEL TÖREN

( Dinî tören, ritüel. | Mevlevi tekkelerinde okunan bestelerin tamamı. )


- Ayinesi iştir kişinin, SUS!!!


- Ayinesi susmaktır kişinin, SUS!!!


- AYINGA ile AYINGACI/LIK


- ÂYİNLERİN SAĞLADIKLARI:
ÂŞIK'IN, AŞKINI ARTIRMAK ile/ve GAFİL'İN GAFLETİNİ KALDIRMA


- AYİOS HARALAMBOS AYAZMASI :

( Hala kullanılan bir ayazmadır. Rum meşatlığı (mezarlığı) içindeki bu ayazma mermer su haznesi bulunan bir ayazma olup, son yıllarda büyük onarım gördü. )


- AYIOS NİKOLAOS KİLİSESİ :

( Yeniköy'deki kiliselerin büyüklerinden biridir. Balıkçı ve denizcilerin koruyucusu Aziz Nikola'ya ithaf edilmiştir. 1772'deki yangından sonra bir kaç kez onarıldı ve yenilendi. 1839'da yeniden inşâ edilen kilise, bahçe içindeki çan kulesi 1888'de inşâ edilmiştir. )


- AYİOS PARASKAVİ KİLİSESİ :

( Büyükdere Ayios Paraskavi Rum Ortodoks Kilisesi Büyükdere eski vapur iskelesi karşısında, Danışmend sokağı PTT binası bitişiğindedir. Kilise yangın sonucu harap olduktan sonra 1831'de yeniden inşâ edildi. )


- AYİOS PARASKAVİ RUM İLKOKULU :

( Büyükdere eski vapur iskelesi karşısında, Danışmend sokakta bulunan Ayios Paraskavi Rum Ortodoks Kilisesi arka kısmında set üzerindeki büyük binada eğitim vermekteydi. Rum nüfusun azalması sonucu okul kapandı. )


- AYİOS PARASKAVİ RUM KİLİSESİ AYAZMASI :

( Bu ayazma Ayios Paraskavi Rum Kilisesinin içindedir. )


- AYIOS THERAPON AYAZMASI :

( Yeniköy'de Sermet Sokak'ta bir baraka içinde bulunan bu ayazma 1960'lı yıllara kadar ziyaret edilen bir ayazma idi. Arazi üzerine konut yapıldığı için ayazma ortadan kalktı. )


- AYİOS YEORGİOS KİLİSESİ :

( Yeniköy'deki bu kilise, İstanbul'dan Kudüs Patrikhanesine bağlı kiliselerden biridir. Bu kilisenin ne zaman yapıldığı bilinmiyor ancak 1740 yılında var olduğu biliniyor. Kilise 1851'de büyük onarım gördü. )


- AYIP "GÖRME"! -ve

( Görürsen de ört! )


- AYIP (OLAN):
(")BİLMEMEK(") ile/ve/değil/||/<>/< ÖĞRENMEMEK


- AYIP OLMAZ/ARANILMAZ!:
TIPTA ile/ve/||/<> HUKUKTA ile/ve/||/<> SÖZLÜKTE ile/ve/||/<>
FELSEFEDE ile/ve/||/<> BİLİMDE ile/ve/||/<> SANATTA ile/ve/||/<> SPORDA ile/ve/||/<>
DOĞADA ile/ve/||/<> HAYVANLARDA ile/ve/||/<> BİTKİLERDE ile/ve/||/<>
NESNELERDE ile/ve/||/<> DİRİMBİLİMDE ile/ve/||/<>
ANLIKTA(ZİHİNDE) ile/ve/||/<> USTA(AKILDA) ile/ve/||/<> TARİHTE ile/ve/||/<>
RIZÂDA ile/ve/||/<> GÜVENLİKTE ile/ve/||/<> İKİ KİŞİ ARASINDA ile/ve/||/<>
EŞEYSELLİKTE ile/ve/||/<> DÖRT DUVAR ARASINDA ile/ve/||/<> BATTANİYENİN ALTINDA


- AYIP ile/ve/değil/||/<> "AÇIK"


- AYIP ile/ve/değil/||/<> AĞIR


- AYIP >< AYIK


- AYIP ile/ve/< ISTIRAP


- AYIP[Ar. < AYB] ile/ve/<>/> KAYIP[Ar. < GAYB]


- AYIP ile/ve/değil/yerine SAÇMA


- AYIP ile/ve < TEZAD


- AYIP değil/yerine/= UYAT


- AYIRAÇ/BELİRTEÇ/MİYAR/REAKTİF ile AYIRAN ile AYIRICI ile AYIRMAÇ/FARİKA ile AYIRTI/ÇALAR/NÜANS

( Nesneleri kimyasal birleşime ya da ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler. İLE Işığı yalın öğelerine ayırma özelliği olan. İLE Ayırma özelliği ya da gücü olan. | Yüksüz elektrik devrelerini açıp kapayan araç. İLE Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum ya da öğe. İLE Aynı cinsten olan şeyler arasındaki ince fark. )


- AYIRD ETMEK/EDEBİLMEK ile/değil/yerine AYIRMAK


- AYIRDEDİLEMEZLİK ile/ve/||/<> BELİRSİZLİK

( Gottfried Leibniz İLE/VE/||/<> Werner Heisenberg )


- AYIRDEDİLEMEZLİK ile/ve/||/<> ÖZDEŞLİK


- AYIRDINDA/LIK ile/ve/<> FARKINDA/LIK

( Ayırt edebilme bağımlılıklardan kurtuluşa götürür. )

( Ayırt edebilme yeteneği, bizi bağımlılıklardan kurtuluşa, tutkusuzluğa götürecektir; bu durum ise doğru davranışı, eylemi sağlayacaktır; doğru davranış ise bizi gerçek var oluşumuza ulaştıran içsel köprüyü kuracaktır. )

( Ayırt etme ve ayrılık duygusu olmadığında, buna sevgi diyebilirsiniz. )

( Olgun kişi toplulukları düzenleyerek neyi birbirinden ayırması gerektiğini bilir. )

( Kişinin kendi için doğru olanı ayırd etmesi ve sıkı çalışması er ya da geç ödüllendirilecektir. )

( Kişi durumunun mükemmel olduğunun ve hatta daha da ilerleyeceğinin ayrımına varmalıdır. )

( Farkındalık her şeyin ötesidir - hem varlığın, hem yokluğun. )

( Farkına varın ki, her ne olursa, size, sizin tarafınızdan, sizin aracılığınızla olur ve siz, her ne algılarsanız, onun yaratanı, tadına varanı ve yok edenisiniz. )

( Önemli[öncelikli] olan, yalnızca farkındalıktır, onun içerdikleri değil. )

( Tam farkındalık halinde temas kurulmuştur. )

( Bir ilişki kurmak ve sürdürmek için, doğrudan eylemle ifade edilen sevecen bir farkındalık hali gereklidir. )

( Yeni ve özel bir farkındalık biçimi gerekmez. )

( Kişinin gönlünü görebilecek berrak içgörüye sahip olmadıkça ayırt edemezsiniz. )

( Kendi hakkınızdaki farkındalığınızı derinleştirin ve genişletin, o zaman tüm hayırlar ve lütûflar akacaktır. )

( Şimdi yapılmakta olan ayırt edebilme ve ihtirassız olma uygulaması, zamanı geldiğinde meyvesini verecektir. )

( Tüm gereksiniminiz, varoluşunuzun, bir sözlü beyan biçiminde değil, fakat her an mevcut bir gerçek olarak farkında olmaktır. )

( Varoluşunuzun farkındalığı, gerçek varlığınızı görmenizi sağlayacaktır. )

( Sadece var olduğunuzun farkında olun ve farkında kalın. )

( Discrimination leads to detachment. )

( In full awareness the contact is established.
Discrimination will lead to detachment; detachment will ensure right action; right action will build the inner bridge to your real being.
Awareness is beyond all - being as well as not-being.
Awareness itself is all important, not the content of it.
Deepen and broaden your awareness of yourself and all the blessings will flow.
You cannot, unless you have a clear insight into the heart of person.
Be aware that whatever happens, happens to you, by you, through you, that you are the creator, enjoyer and destroyer of all you perceive.
For establishing and maintaining relationship affectionate awareness expressed in direct action is required.
No new, or special kind of awareness is needed.
Discrimination and dispassion practised now will yield their fruits at the proper time.
All you need is to be aware of being, not as a verbal statement, but as an ever-present fact.
The awareness that you are, will open your eyes to what you are.
Just be aware that you are and remain aware. )

( DISTINGUISH/NESS, DISCRIMINATION vs./and/<> AWARE/NESS )


- AYIRDINDALIK ile/ve/<> İÇSELLEŞTİRME

( DISTINGUISHNESS vs./and/<> INTERNALIZATION )


- AYIRDINDALIK ile UYANIKLIK/YAKAZA


- AYIRICI AKIL ile/ve UYGULAMALI AKIL ile/ve KURAMSAL AKIL

( Yararlı-Zararlı. İLE/VE İyi-Kötü. İLE/VE Doğru-Yanlış. )


- AYIRICI PERDE = HİCÂB-I FÂSIL = CLOISON


- AYIRICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< BİRLEŞTİRİCİ


- AYIRIP KAYIRMAK


- AYIRIŞ ile AYIRICI/LIK


- AYIRMA ile AYIRMAÇ


- AYIRMA ile/ve KAYIRMA


- AYIRMA ile/ve/değil/yerine PAYLAŞIM


- AYIRMA ile ŞİFLEME

( ... İLE Pamuğu, kozasından ayırmak. | Mısırı, koçanından ayırmak. )


- AYIRMA ile/ve/||/<>/> SINIFLANDIRMA ile/ve/||/<>/> SONSAL SINIFLAMA

( TO SEPARATE vs./and/||/<>/> CATEGORIZE )


- AYIRMA ile/ve/||/<> YALINLAŞTIRMA ile/ve/||/<> ARA ÇÖZÜM/LER ARAMA/BULMA

( Düşüncenin, bilgilerin, nesnelerin, kavram, olay ve olgular üzerinde en temel uygulanması gerekenlerin başında, onları bütün olarak görebilmenin yanı sıra ve ötesinde, ayırma bilgisi, becerisi ve oranı bulunmaktadır.

Bilmek ya da bilinebilenler, ancak küçültme ya da ayırma bilgi ve becerisiyle elde edilebilirler. Bu işin ustalığı da, her ustalığın temelinde bulunan çıraklık sürecinde gerçekleşir ve kaynağını, gücünü çıraklık döneminden alır. Bu bilgi, deneyim ve dönem, kalfalıkta ve ustalıkta bile olunsa, tüm sürecin neredeyse tamamıdır.

Birleştirme bilgi ve becerisi olarak tanımlanan ustalık, yetkin çıraklıktır. Hatta ustalık diye bir şeyden bile söz edilemeyecek kadar tek bir bilinç ve beceridir. Kişinin, bisiklet kullanmayı bir kere öğrenmesinden sonra, yaşam boyunca bir daha bisiklet kullanmayı öğrenmeye gerek kalmaması, kendinin değil, suyun kaldırma gücündeki gibi, kendiliğindenliğiyle, doğasıyla sağlanır. Zihnin ya da bilincin devrede olması ile değil, beynin ya da öte bir bilincin devrede olmasıyla, bilinç merdiveninde görülen, bilinçsiz bilinçlilik ya da yeterlilik ile sağlanır.

Karmaşık olan ya da öyle "algılanan" süreçlerin çözümü de, onları, oldukları yapıda değil, küçülterek ya da çok haneli sayıdan oluşan bir bölmenin, tek haneli bir sayıya doğru yalınlaştırılması ile gerçekleşir.

Çözümsüz "görünen" durumların da çözümü, köklü/kökten çözüm arayışı değil ara çözüm üretebilmektir. Yaşamımızda, karşılaşılabilecek sonsuz olumlu ya da olumsuz olasılıktaki durum ve süreçler için bazen ya da çoğunlukla, bir düşünce ya da nesneden, ödün vermeden ya da bir parçasından vazgeçmeden, bir şey elde etmek ya da yetersiz/olumsuz sürecin devam etmesine göz yumarak, bir sonuç ya da çözüm oluşturmak olanaklı değildir.

Ne herhangi bir düşünce ya da bir durum için, ne de kaygının sona erdirilmesi, olumsuz ya da yetersiz koşulların tamamen ortadan kalkma "beklentisi" ya da "dileği" ile sağlanamayacağından dolayı, ayırmayı, yalınlaştırmayı ve ara çözümler üretmeyi bilmek, becermek gerekmektedir.


"Hiçbir sorun, onu yaratan 'bilinç seviyesi'yle çözülemez." )


- AYIRMAK/AYIRABİLMEK ile/ve/>/= TOPARLAMAK/TOPARLAYABİLMEK

( TO SEPARATE vs./and/>/= TO (BE ABLE TO) PACK/SUMMARIZE )


- AYIRMAK SURETİYLE ile/değil/yerine/||/<> AYIRARAK


- AYIRMAK ile AYIKLAMAK

( TO SEPARATE vs. SELECTION )


- AYIRMAK ile/değil/yerine AYRICALIK/LAR (TANIMAK)


- AYIRMAK ile DIŞARIDA BIRAKMAK

( TO SEPARATE vs. TO LEAVE OUT )


- AYIRMAK ile KOPARMAK

( TO SEPARATE vs. TO BREAK OFF )


- AYIRMAK ile MÜSTAKİL ile MÜFREZE

( DETACH vs. DETACHED vs. DETACHMENT )

( منفصل کردن ile غير ذيعلاقه ile منفصل ile عده )

( MONFASL KARDAN ile غير ذيعلاقه ile MONFASL ile ADEH )


- AYIRMAK ile/değil SIYIRMAK

( [not] TO SEPERATE vs./but TO PEEL OFF )


- AYIRT EDİLEMEZLİK:
DÜŞÜNCEDE ile/ve/||/<> DÜŞÜNMEDE


- AYIRTMA ile AYIRTMAN/LIK


- AYIRTMAK ile AYIRTILMAK ile AYIRTTIRMAK ile AYIRTABİLMEK ile AYIRT ile AYIRTI


- AYIT/HAYIT -ile

( Mineçiçeğigillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, mavi, beyaz ya da menekşe renginde çiçekler açan, 1-2 metre boyunda bir ağaççık.[Lat. V. AGNUS CASTUS] )


- AYKIRI ile/ve/değil/yerine/<>/< AYRI


- AYKIRI ile DIŞARIDA OLAN/KALAN


- AYKIRI ile HAYKIRI


- AYKIRI ile/ve/değil/||/<>/< ORANTISIZ


- AYKIRI ile TUHAF

( INCONGRUOUS vs. WEIRD )


- AYKIRI ile UÇARI


- AYKIRI ile "UZAK"

( INCONGRUOUS vs. "FAR" )


- AYKIRI değil/yerine/= YADIRGI DÜŞMEK


- AYKIRILAMAK ile AYKIRILAŞMAK ile AYKIRI/LIK ile AYKIRI DÜŞÜNCE ile AYKIRI DOĞRULAR ile AYKIRI KATMANLAŞMA


- AYKIRI/LIK / KARŞITLAMLI = MUFÂRIK[Ar.] = TENÂKUZ[Fars.] = PARADOX[İng.] = PARADOXE[Fr.] = WIDERSINNING/KEIT, PARADOX/IE[Alm.] = PARADOSSO[İt.] = PARADOX[İsp.] = PARADOXON[Lat.] = PARADOKSOS[Yun.] = PARADOX[Felm.]


- AYKIRI/LIK ile/ve/değil/yerine/<>/< AYRI/LIK

( [not] INCONGRUITY vs./and/but/<>/< DISTINCT
DISTINCT instead of INCONGRUITY )


- AYKIRI/LIK ile/ve/değil UYMAMA


- AYKOL, İZZET (İST. 1916 - ?) :

( Sarıyerlidir. Uzun yıllar çeşitli gazetelerde çalıştı. Sarıyer Gençlik Mahfili mensuplarından biridir. Üyesi olduğu Sarıyer Spor kulübünde bir dönem (1957 - 1958) yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- AYKUT, PROF. DR. İSMAİL TURGAY (ANKARA, 1938) :

( Üniversite Öğretim Üyesi. Ilk, orta ve lise eğitimini İstanbul'da tamamladı. İ.Ü. Orman Fakültesinden 1960'da mezun oldu. Askerliğini tamamladıktan sonra 1963'te sınavları kazanarak Orman İnşaatı Kürsüsüne asistan atandı. "Bolu Mıntıkasında Orman Nakliyatının Tekniği Bakımından Araştırılması" tezi ile 1970'de "Pek İyi" derece ile "Ormancılık Doktoru Unvanı"nı aldı. 1976'da "Kastamonu Mıntıkasında Üst Yapı Tekniği Üzerine Araştırmalar" konulu tezi ile "Üniversite Doçenti" unvanını aldı. "Orman Ürünleri Taşımacılığında Araç ve Teknikler" konulu tezini tamamlayarak 1984'te Profesör oldu. 1997 - 2004 yılları arasında İ.Ü.Orman İnşaatı ve Transportu Anabilim Dalı Başkanlığı görevini emekli olduğu 2004 yılına kadar sürdürdü. Yayınlanmış üç kitabı ve pek çok bilimsel makalesi var. )


- AYLA ile/||/<> AYLA QILGIL/KILGIL ile/||/<> AYLOK AYLOK/AYLOQ AYLOQ[Oğuz]
< DİVÂNÜ-LUGÂTİT-TÜRKTE/N]

( Böylece, bu suretle. İLE Böyle yap. İLE Böyle böyle. )


- AYLAK AYLAK (GEZMEK)


- AYLAK/LIK ile ÂVÂRE/LİK

( BATÂLET[Ar.]: İşsizlik, âvârelik. | Cesaret, kahramanlık. )


- AYLAKLIK ile ÇALIŞMAMAK


- AYLAMAK ile AYLANMAK ile AYLA ile AYLAK/LIK ile AYLAKÇI/LIK ile AYLARCA


- AYLAR

(

Milâdî Ay Hicrî Ay Milâdî Ay
(Arap ülkelerinde)
Levant ve
Körfez ülkelerinde
(Latin kökenli)
Latince (İngilizce)
Ocak (Yan)Muharrem (مح, Muh)Kanunü's-Sani (كانون الثاني)Yanayir (يناير)Januarius (January, Jan)
Şubat (Şub)Safer (صف, Saf)Şubat (شباط)Fibraayir (فبراير)Februarius (February, Feb)
Mart (Mar)Rebiülevvel (ر١, R-Ev)Mart (آذار)Mars (مارس)Martius (March, Mar)
Nisan (Nis)Rebiülâhir (ر٢, R-Ah)Nisan (نيسان)Epril (إبريل)Aprilis (April, Apr)
Mayıs (May)Cemaziyelevvel (ج١, C-Ev)Ayyar (أيار)Mayu (مايو)Maius (May, May)
Haziran (Haz)Cemaziyelahir (ج٢, C-Ah)Huzayran (حزيران)Yunyu (يونيو)Iunius (June, Jun)
Temmuz (Tem)Recep (رجب, Rcp)Temmuz (تموز)Yulyu (يوليو)Iulius (July, Jul)
Ağustos (Ağu)Şaban (شعب, Şab)Ağustos (آب)Uğustus (أغسطس)Augustus (August, Aug)
Eylül (Eyl)Ramazan (رمض, Ram)Eylül (أيلول)Sibtambir (سبتمبر)September (September, Sep)
Ekim (Eki)Şevval (شو, Şev)Tişrinü'l-Evvel (تشرين الأول)Uktubr (أكتوبر)October (October, Oct)
Kasım (Kas)Zilkade (ذو١, Z-Ka)Tişrinü's-Sani (تشرين الثاني)Nufambir (نوفمبر)November (November, Nov)
Aralık (Ara)Zilhicce (ذو٢, Z-Hi)Kanunü'l-Evvel (كانون الأول)Dismbir (ديسمبر)December (December, Dec)
)


- AYLI ile AYLIK ile AYLIKLI ile AYLIKÇI/LIK ile AYLIKSIZ


- AY/LIK ile/ve/değil/||/<> AN/LIK


- AYMAK ile AYMAZLAŞMAK ile AYMAZLAŞABİLMEK ile AYMAZ/LIK


- AYMARA ile/ve QUECHUA

( Titicaca Gölü'nün, Bolivya sınırları içinde bulunan adalarında yaşayan yerli halkın kullandığı, eski bir yerli dil. İLE/VE Gölün Peru'da bulunan bölümünde kullanılan, İnka'lardan kalma dil. )


- AYMAZLIK ile/ve/değil/||/<>/< BOŞLAMA/İHMAL


- AYN[< A'YÂN, UYÛN] -ile

( GÖZ | ASLI, KENDİ | BİR ŞEYİN EŞİ, TIPKISI | KAYNAK, PINAR )


- AYN[Ar.] ile BASAR[Ar.]


- AYN ile/ve DEYN

( Zat. İLE/VE Sıfat. )


- AYNA:
CAM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< CAN

( Kendi yüzünü görmek isteyenin baktığı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Özünü görmek isteyenin baktığı. )


- AYNA:
| DOĞA NESNELERİ ve/||/<> NESNELER | ve/||/<> KİŞİ/İNSAN ve/||/<> YAZI


- AYNÂ[Ar. < ÎYN] ile AYNA[Fars.] ile AYNA[Ar.]

( İri ve güzel gözlü. İLE Işığı yansıtan, varolanların görüntüsünü veren, cilâlı ve sırlı cam. İLE Atların diz kapağı. )


- AYNA/MİRAT değil/yerine/= GÖZGÜ


- AYNA ile/ve/||/<> DİKİZ AYNASI

( )


- AYNA ile/ve/=/||/<>/< GÖRÜNTÜ


- AYNA değil/yerine/= GÖZGÜ


- AYNA" ile/ve/> İKİNCİ VAROLAN

( Her varolan, her zerreye; her zerre, her varolana etki eder. )


- AYNA ile KÖRLER PAZARINDA AYNA


- AYNA ile/ve YANSIMA

( )

( MIRROR vs./and REFLECTION )

( ... ile İNİKÂS )


- AYNADA:
YÜZÜNÜ GÖRMEK ile/ve/değil/yerine ÖZÜNÜ GÖRMEK

( [istersen] Cama bak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Can'a bak! )


- AYNADUVAR/ARALAMA DUVARI ile AYNATAŞI

( Bir duvarda, çevresi silmeli, mermer taklidi düz sıvalı ya da kabartmalı bölüm. İLE Eski evlerde ya da çeşmelerde, musluğun takıldığı, çoğu oymayla süslü, düşey taş. )


- AYNALAMA:
BİRİNCİL ile/ve/||/<>/> İKİNCİL

( Bakım veren[anne vb.]. İLE Baba. )


- AYNALANMA:
BİRİNCİL ile/ve/||/<>/> İKİNCİL ile/ve/||/<>/> ÜÇÜNCÜL

( Annenin, çocuğuna, biricikliğini duyumsatmasıyla. İLE/VE/||/<>/> Baba ile olan. İLE/VE/||/<>/> Yaştaş/akran ile. )


- AYNALA(N)MA ve/||/<> ONAYLA(N)MA


- AYNA/LA(N)MAK ile/ve/değil/||/<>/< SAHİPLENMEK/MUSAHİPLİK


- AYNAN YOKSA KOMŞUNA BAK ile/ve BANA ARKADAŞINI SÖYLE, SANA KİM OLDUĞUNU SÖYLEYEYİM


- AYNEN ile/||/<> AL BENDEN DE O KADAR


- AYNEN ile/ve/||/<> HOMOJEN


- AYNEN ile/ve/||/=/<> KESİNLİKLE


- AYNEN ile/ve TAMAMEN

( EXACTLY vs./and COMPLETELY )


- AYNI AÇIDAN BAKMAK ile/ve/||/<>/>/< AYNI ACIDAN BAKMAK


- AYNI ANDA DOĞRU ile/ve/değil/yerine AYRI AYRI/TEK TEK DOĞRU


- AYNI ANDA ile/ve/değil/||/<> MİLİSANİYELER İÇİNDE


- AYNI "BOK" ile/ve/değil/||/<>/> LACİVERDİ


- AYNI DİLİ KONUŞMAK ve/||/<> AYNI DURUMU/HÂLİ PAYLAŞMAK


- AYNI DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİKTE DÜŞÜNMEK


- (AYNI/FARKLI) HATALAR İÇİN:
"KİMSEYE GÜVENMEMEK" ile/değil/yerine İKİ KEZ GÜVENMEMEK


- AYNI FİKİRDE OLMAMAK ile NAHOŞ ile ANLAŞMAZLIK

( DISAGREE vs. DISAGREEABLE vs. DISAGREEMENT )

( اختلاف پيدا کردن ile نساختن با ile مغاير بودن ile نفاق داشتن ile اختلاف نظر داشتن ile مخالف بودن ile اختلاف داشتن ile ناسازگار بودن ile اختلاف عقيده داشتن ile موافق نبودن ile ناسازگاري کردن ile برخلاف ميل ile ناپسنديده ile جوکي ile نامرضي ile ناپسند ile تخالف ile عدم موافقت ile شکراب ile اختلاف نظر ile عدمموافقت ile اختلاف ile مغايرت ile مخالفت )

( AKHTELAF PEYDA KARDAN ile NESAKHTAN BA ile MOGHAYR BODAN ile NAFAGH DASHTAN ile AKHTELAF NAZAR DASHTAN ile MOKHALEF BODAN ile AKHTELAF DASHTAN ile NASAZGAR BODAN ile AKHTELAF AGHYDAH DASHTAN ile MOVAFEGH NABUDAN ile NASAZGARY KARDAN ile BARKHLAF MYLE ile ناپسنديده ile جوکي ile نامرضي ile NAPASAND ile تخالف ile ADAM MOVAFEGHT ile شکراب ile AKHTELAF NAZAR ile عدمموافقت ile AKHTELAF ile MOGHAYRAT ile MOKHALEFT )


- [ne yazık ki]
"AYNI KEFEYE KOYMAK" ve/||/<> "AYNI POTADA ERİTMEK"

( İkisi de bireyler ve toplumlar için çok yanlıştır ve yapılmamalıdır! )


- AYNI ÖĞÜNDE YENEBİLENLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- AYNI ÖĞÜNDE YENİLMELİ!


- AYNI ÖĞÜNDE YENİLMEMELİ!


- AYNI ONUN GİBİ ... değil AYNI ...


- AYNI ONUN GİBİ ... değil ONUN GİBİ ...


- AYNI PARALELDE değil AYNI YÖNDE ya da PARALELDE


- AYNI ŞEYE, FARKLI ADLAR KOYMAK ya da FARKLI ŞEYLERE, AYNI ADI KOYMAK

( İkisi de, yapılmaması gerekenlerdendir. Kavramlar, durumlar, olay ve olgular arasındaki farkları ya da karıştırılmaması gerekenlerin bilinciyle gerçekleştirilebilir. )


- AYNI ŞEYİ(AYRINTIYI/KONUYU):
KONUŞUYORUZ ile/ve/değil/||/<>/> SÖYLÜYORUZ


- AYNI TÜR ile İMAN KARDEŞİ ile YURTTAŞ ile İKAMET ARKADAŞI ile ASKER ARKADAŞI ile KARDEŞLİK

( FELLOW vs. FELLOW BELIEVER vs. FELLOW CITIZEN vs. FELLOW RESIDENT vs. FELLOW SOLDIER vs. FELLOWSHIP )

( همتا ile هم مسلک ile هموطن ile همشهري ile خيلتاش ile هم صحبتي ile پژوهانه )

( CPEHMETA ile NPAM MOSLAK ile CPEHMOOTAN ile CPEHMASHEHARY ile خيلتاش ile NPAM SAHBATY ile PAZHVEYANEH )


- AYNI YÖNDE ile/ve/||/<> PARALEL


- AYNI ZAMANDA ile/ve/değil AYRICA


- AYNI ZAMANDA ve/||/<> ÇOK


- AYNI ZAMANDA ile/ve/değil/yerine ÜSTELİK


- AYNI ile/değil/yerine/>< AYNA

( Çevremizdekilerin [bazı/çoğu olumsuz/kötü/yanlış] zihniyle[düşünce, duygu, davranış, değer, deneyim ve dil] aynı olmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çevremizdekilere yapmayabileceklerimizle[ihtiyârımızla] [etkin ve yetkin] ayna ve örnek olmak. )


- AYNI ile AYNÎ

( Benzer. | Başkası değil, yine o. | Aralarında ayrım olmayan. | Eski durumunda kalmış, değişmemiş. İLE Para olarak değil nesne/eşya olarak verilen/bağışlanan. )


- AYNİ[Ar.] ile AYNÎ[Ar.] ile AYNÎ[Ar.]

( Hep o, başkası değil. | Tıpkısı. İLE Gözle ilgili. İLE Para olarak değil, maddî/eşya olarak verilen. )


- AYNI ile/değil/!= BENZER

( [not] SAME vs./but/!= SIMILAR )


- AYNI ile/ve/değil HEMEN HEMEN AYNI

( [not] SAME vs./and/but ALMOST SAME )


- AYNI ile/ve/değil/<> İÇ İÇE


- AYNÎ ile İNFÂKÎ ile EKLİ


- AYNI ile/ve ORTAK

( SAME vs./and COMMON )


- AYNI ile/ve/||/<> TIRHALLI

( ... İLE Aynı koşullar altında bulunanların, aynı durumda olduklarını anlatmak için kullanılan bir söz. )


- AYNILAŞMAK ile AYN ile AYNA/LIK ile AYNİ ile AYNI/LIK ile AYNACI/LIK ile AYNALI ile AYNASIZ/LIK ile AYNİ HAK ile AYNA TAŞI ile AYNA TIRNAĞI ile AYNALI SAZAN ile AYNI ZAMANDA ile AYNALIK TAHTASI


- AYNILAŞ(TIR)MAK değil/yerine/>< FARKLILAŞ(TIR)MAK

( Rekâbet edilirse. DEĞİL/YERİNE/>< Cesâret edilirse. )


- AYNILAŞTIRMAK ile/değil/yerine/>< FARKLILIKLARIN KABULÜ


- AYNI/LIK ile/ve/||/<> KALICI/LIK


- AYNI/LIK ile ÖZDEŞ/LİK

( SAME vs. IDENTITY )


- AYNI/LIK ile PARALEL/LİK


- AYN/ILIK ile/ve/||/<>/>< FARK/LILIK

( Yakınlaştırır. İLE/VE/||/<>/>< Geliştirir. )


- AYNINDAN değil AYNISINDAN


- AYNISININ, TIPKISI değil AYNISI ya da TIPKISI


- AYNİYAT[Ar.] değil/yerine/= ÖZDEK


- AYNİYET ile ANALOJİ

( SAMENESS vs. ANALOGY )


- AYNİYET[Ar.] değil/yerine/= AYNILIK, ÖZDEŞLİK


- AYNİYET ile MİN VECH


- Aynı şeyi KONUŞ!!!


- Aynı yöne bakarak KONUŞ!!!


- AYNŞTAYN ile AYNŞTAYNİYUM

( Avagadro sayısıyla foton enerjisinin çarpımına eşit olan ve fotokimyada kullanılan bir ışık enerjisi birimi. İLE İlk kez, 1952'de, hidrojen bombası denemesinde keşfedilen, artık hızlandırıcılarda üretilen, aktinitler ailesinden, atom numarası 99, kütle numarası 244'ten 254'e kadar değişmekle birlikte, nötronlarla bombardımanı sonucunda, 15 nötronun peşi peşine U²38; çekirdeğine girmesinin ardından, 6.63MeV enerjili alfalar yayan, 20 gün yarılanma süreli, 253 kütle numaralı izotopu ve daha sonra Pu²39;'un termik nötronlarla bombardımanında, 1.1MeV enerjili betalar[Β¯] yayan, 36 saat yarılanma süreli, 200Μg-300Μg kadar 254 kütle numaralı radyoizotopları elde edilen yapay öğe. Simgesi: Es )

( EINSTEIN vs. EINSTEINIUM )

( EINSTEIN avec EINSTEINIUM )

( EINSTEIN mit EINSTEINIUM )


- AYOL" değil/< (H)AY OĞUL


- AYRAÇ(/PARANTEZ/KAVS[Ar.]) " ( ) " ile KÖŞELİ AYRAÇ " [ ] "


- AYRANLAŞMAK ile AYRAN ile AYRANCI/LIK ile AYRAN AĞIZLI/LIK ile AYRAN DELİSİ ile AYRAN GÖNÜLLÜ/LÜK ile AYRAN BUDALASI


- AYRI AYRI İŞLER ve AYRI AYRI KİMLİKLER


- AYRI AYRI ile/ve BAŞLI BAŞINA


- AYRI BİR "SANAT" ile/ve/değil/||/<>/< AYRI BİR SEVİYE


- AYRI-GAYRI (OLMAMA/SI)


- AYRI-GAYRI ile/ve GÂFİL OLMAMAK


- AYRI GÖRMEK/TUTMAK ile/ve DIŞINDA GÖRMEK/TUTMAK


- AYRI PETALLİ KOROLLA, DIALIPETAL KOROLLA, KORİPETAL KOROLLA = TÜVEYC-İ KESÎRÜ'L-EVRÂK = COROLLE POLYPÉTALE, COROLLE DIALYPÉTALE


- AYRI SEPALLİ KALİKS, DİALİSEPAL KALİKS, KORİSEPAL KALİKS = KE'S-İ KESÎRÜ'L-EVRÂK = CALICE POLYSÉPALE, CALICE DIALYSÉPALE


- AYRI ile/ve APAYRI

( SEPARATE vs./and QUITE SEPARATE )


- AYRI ile/ve BAŞKA

( SEPARATE vs./and ANOTHER )


- AYRI değil/yerine/>< BİR


- AYRI ile DIŞINDA ile BUNUN DIŞINDA ile DAİRE ile APARTMAN KOMPLEKSİ

( APART vs. APART FROM vs. APART FROM THAT vs. APARTMENT vs. APARTMENT COMPLEX )

( جدا ile مجزا ile صرف نظر ile گذشته از ile گذشته از آن ile خلوت سرا ile آپارتماني ile آپارتمان ile مجموعه آپارتماني )

( JEDA ile MAJZA ile SARF NAZAR ile GOZASHTEH AZ ile GOZASHTEH AZ AN ile KHLUT SARA ile APARTAMANY ile APARTAMAN ile MAJMUE APARTAMANY )


- AYRI ile/ve GAYRI ile/ve ŞEBİH


- AYRI ile/ve ÖZEL

( DISTINCT vs./and SPECIAL )


- AYRI ile/ve/değil/yerine UZAK


- AYRICA ile/ve/||/<> EK OLARAK


- AYRICALIK (BEKLENTİSİ) ile/ve/değil/yerine NEZÂKET


- AYRICALIK ile "AĞIRLIK"


- AYRICALIK ile/ve/||/<>/< AŞK


- AYRICALIK ile AZINLIK


- AYRICALIK ile/ve/değil/yerine FARK

( [not] PRIVILEGE vs./and/but DIFFERENCE
DIFFERENCE instead of PRIVILEGE )


- AYRIK DÜZENLER/SİSTEMLER ile/ve/||/<>/> SÜREKLİ DÜZENLER/SİSTEMLER


- AYRIK OLAY ile/||/<> KESİŞEN OLAY

( Ayrık aynı anda olmaz, kesişen olabilir )

( Formül: A∩B=∅ İLE A∩B≠∅ )


- AYRIK ile AYRIM

( Ayrılmış. | Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen. | Kuraldışı, müstesna. İLE Ayırma eylemi. | Bir kişi ya da nesnenin, ötekilerle karış(tırıl)mamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. | Alt bölüm. | Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter. | Ayrılma noktası. | Bir ya da daha çok sahne içinde geliştirilip, olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. )


- AYRIKOTU ile İDRİSOTU

( ... İLE Bir tür ayrıkotu. )


- AYRIKOTU ile/değil ZEMBİLOTU

( ... İLE/DEĞİL Buğdaygillerden, ayrıkotuna benzeyen, çorak yerlerde yetişen bitki. )


- AYRIKSI/LIK ile AYRIKSI AY ile AYRIKSI YIL


- AYRILABİLECEK OLAN ile/ve/||/<> AYRI OLABİLECEK OLAN


- AYRILABİLİR OLAN/LAR ile/ve/değil/||/<>/< AYRILAMAZ OLAN/LAR


- AYRILABİLİR ile ASOSYAL ile AYRIŞTIRICI ile AYRIŞMAK ile AYRIŞMA

( DISSOCIABLE vs. DISSOCIAL vs. DISSOCIANT vs. DISSOCIATE vs. DISSOCIATION )

( غيراجتماعي ile غيرمعاشرتي ile غيرمعاشر ile حشر نداشتن ile افتراق )

( غيراجتماعي ile غيرمعاشرتي ile غيرمعاشر ile HASHAR NADASHTAN ile AFTARAGH )


- AYRILACAK ZAMAN ve/||/<> VERİLECEK SELÂM

( Vefâ bilmeyene zaman ayrılmaz/ayrılmamalı. VE/||/<> Değer bilmeyene selâm verilmez. )


- AYRILIK:
YAKAR ve/||/<>/> YIKAR


- AYRILIK ile/ve ALAN AYRILIĞI

( SEPARATENESS vs./and FIELD SEPARATION )