Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 11.315 başlık/FaRk ile birlikte,
11.315 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(22/47)


- ARINMAK ile DIŞKILAMA

( DEFECATE vs. DEFECATION )

( تخليه مزاج کردن ile ريدمان )

( TAKHALYYEH MOZAJ KARDAN ile ريدمان )


- ARINMAK ile/ve/değil/<> DUYARLILAŞ(TIR)MAK


- ARİOSO[İt.] ile/||/<>

( ... İLE/||/<> Dramatik ve lirik bakımdan yüksek bir anlatım gücü olan ağır başlı hava. )


- ÂRİŞ[Ar.] ile ARÎŞ[Ar.]

( Anlam/mânâ, kavram/mefhum. İLE Asma çardağı. | Samandan yapılmış bir çeşit ev. | Sundurma. )


- ARISE :/yerine ORTAYA ÇIKMAK


- ARIŞ/İRİŞ ile ARIŞ ile ARIŞ

( Kolun, dirsekten parmaklara kadar olan bölümü. İLE Çözgü. İLE Araba oku. )


- ARISTO VE İBNİ SİNÂ VE IMMANUEL KANT ile/ve ARISTO VE İBNİ SİNÂ VE KUTBUTTİN RÂZÎ VE IMMANUEL KANT


- ARİSTO ile/ve/||/<>/> EINSTEIN


- ARİSTO ve HAREZMİ


- ARİSTOKRASİ ile ARİSTOKRAT ile ARİSTOKRAT ile ARİSTOKRATLAR ile ARİSTO

( ARISTOCRACY vs. ARISTOCRAT vs. ARISTOCRATIC vs. ARISTOCRATS vs. ARISTOTLE )

( اشرافيت ile نجبا ile حکومت اشراف ile طبقه اشراف ile بزرگزاده ile اشرافزاده ile نجيب زاده ile اشراف زاده ile اعياني ile اشرافي ile اشراف ile اعيان ile ارسطو )

( ESHARAFYT ile NAJBA ile HOKOMET ESHARAF ile TABAGHEH ESHARAF ile BOZORGOZADEH ile ESHARAFZADEH ile NAJYBE ZADEH ile ESHARAF ZADEH ile اعياني ile ESHARAFY ile ESHARAF ile AYAN ile ARESTOO )


- ARİSTOKRASİ[Fr.] ile/||/<> ARİSTOKRAT[Yun.] ile/||/<> ARİSTOKRATİK[Fr.]

( Aristokrat olma durumu. İLE Sınıf farkı güden ülkelerde soylu sınıftan olan. İLE/||/<> Aristokrasiye ilişkin. | Seçkin, ince, yüksek tabakaya özgü. )


- ARISTON ile ARISTO(TELES)


- ARISTOTALES" değil ARISTOTELES


- ARİSTOTELES ASTRONOMİSİ ile/ve BATLAMYUS KOZMOLOJİSİ[astronomisi değildir!]


- ARİSTOTELES (Biyolojide!)


- ARİSTOTELES MANTIĞI/SERT NESNELER MANTIĞI ile/ve BULANIK MANTIK


- ARİSTOTELES ve/||/<> DEMOKRİTOS


- ARISTOTELES ile/ve/<> IMMANUEL KANT


- ARİSTOTELES ile/||/<> YORUM

( Aristoteles felsefesinin yorumlanması )

( İbn Rüşd (Averroes) tarafından 1180 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1126-1198) (Ülke: Endülüs) (Önemli katkıları: Aristoteles yorumları, felsefe ve tıp çalışmaları) )


- ARITA PORSELENİ ile KOPYALARI

( ... İLE 3 çeşittir. )


- ARITA/IMARI PORSELENİ ile/ve NABESHIMA PORSELENİ


- ARİTHMETİC GEOMETRY ile/||/<> DİOPHANTİNE GEOMETRY

( Arithmetic geometry sayı kuramı ve cebirsel geometri birleşimiyken İLE Diophantine geometry rasyonel nokta problemleri üzerine odaklanır )

( Formül: Heights and L-functions )


- ARITIM ile ARITIŞ ile ARITICI/LIK


- ARITMA ile ARITMA ÜNİTESİ


- ARITMAK ile ARINDIRMAK


- ARITMAK ile ISLAH (ETMEK)


- ARİTMETİK İLE GEOMETRİK İLE HARMONİK ile/||/<> DİZİ TÜRLERİ

( Sayı dizisi çeşitleri. )

( Formül: an = a1 + (n-1)d )


- ARİTMETİK/İLM-İ HİSAB değil/yerine/= SAYIŞBİLİM


- ARİTMETİK ORAN ve/||/<> GEOMETRİK ORAN


- ARİTMETİK ORTALAMA ile/||/<> GEOMETRİK ORTALAMA

( Aritmetik toplam/n, geometrik n.kök(çarpım) )

( Formül: Σ/n İLE ⁿ√(Π) )


- ARİTMETİK ile ARİTMETİK İLERLEME

( ARITHMETICAL vs. ARITHMETICAL PROGRESSION )

( حسابي ile تصاعد عددي )

( HASABY ile TASAOD ADADY )


- ARİTMETİK ile ARİTMETİKSEL ile ARİTMETİK DİZİ ile ARİTMETİK ORTA ile ARİTMETİK İŞLEM


- ARİTMETİK[Yun.] ile/||/<> ARİTMİ[Fr.] ile/||/<> ARİTMİK[Fr.]

( Matematiğin sayısal özelliklerini ve işlemlerini konu edinen dalı, sayısal. İLE/||/<> Yürek atışlarındaki düzensizlik. İLE/||/<> Düzensiz kalp ya da nabız atışı. )


- ARİTMETİK ile/ve/değil CEBİR ile/ve/değil GEOMETRİ

( Zaman. İLE/VE/DEĞİL Zemin/mekân. )

( ... İLE/VE/DEĞİL Aksiyomatik olarak kurulan ilk ilim. )

( ... İLE/VE/DEĞİL Dengeyi/itidali simgeler. )

( Geometri, mekânın yorumudur. )

( [not] ARITHMETIC vs./and/||/<>/< ALGEBRA
ALGEBRA instead of ARITHMETIC )


- ARİTMETİK ile/ve/||/<> LOGARİTMA[Yun.]

( ... İLE/VE/||/<> Büyük çarpmaları, bölmeleri, kök ve kuvvet alışlarını yapabilmek için bulunan bir yol. Biri geometrik, öbürü aritmetik olarak kurulan iki sayı dizisinden, aritmetik olanın her sayısı, karşılaştığı geometrik sayının logaritmasıdır. [1=0 | 10=1 | 100=2 | 1000=3 | 10.000=4 vb.] )

( ... İLE/VE/||/<> Çok büyük ve çok küçük olan sayılarla yapılacak işlemlerde kullanılır.
[Uzay bilimlerinde, bileşik faiz ve koordinat hesaplamalarında, deprem ve ses şiddetinin hesaplamalarında, kimyada pH hesabında, matematiksel konumu belirli olan iki nokta arasındaki uzaklığın hesaplanmasında ve bakterilerin çoğalma hızının hesaplanmasında kullanılır.]
[İlk kez, John Napier tarafından kullanılmıştır.] )


- ARİTMETİK/ASTRONOMİ ile/ve GEOMETRİ ile/ve ŞİİR ile/ve MÜZİK

( Zamanı hesap ettiğinizde Aritmetik, Astronomi; mekânı ölçmeye başladığınızda geometri; dili ölçmeye başladığınızda da şiir ortaya çıkar. Zaman ve dili beraber ölçtüğünüzde müzik ortaya çıkar. )


- ARİTMİ/ARRHYTHMIA[İng.] değil/yerine/= DİZEM BOZUKLUĞU


- ARITMOS ile/ve MEGETHOS

( Adet. İLE/VE Mikdar. )

( Sayılar kuramı. İLE/VE Geometrik cebir. )

( Hermes/Hermetik. İLE/VE Phytagoras/Pisagor. )


- ARİVA[İt.] ile ARİYA[Yun.]

( Yelkenli gemilerde direklere çıkma komutu. İLE Sancağı, yelkeni ya da sereni direkten aşağı alma. )


- ARİVİST[Fr.] değil/yerine/= HIRSLI, HARİS

( Ne pahasına olursa olsun hedefine, başarıya ulaşmak isteyen kimse, haris. )


- ARİYA ATHANGİKA/MAGGA ile

( Sekiz Katlı Soylu Yol.
( 1. Samyag Drishti [Doğru ve tam görüş.]
2. Samyag Samkalpa [Doğru ve tam anlayış.]
3. Samyag Vak [Doğru ve tam konuşmak.]
4. Samyag Karmanta [Doğru ve tam etkinlik.]
5. Samyag Ajiva [Doğru ve tam yaşamını kazanma yolları.(İlkelerle iş yapmaktır.)]
6. Samyag Uyayama [Doğru ve tam çaba uygulamak.]
7. Samyag Smriti [Doğru ve tam farkındalık.]
8. Samyag Samadhi [Doğru ve tam uyanıklık.] )


- ARİYA SACCA ile

( Dört Soylu Hakikat.(Budizm'de)
( 1. Dukha [Tüm varoluş biçimleri.][Özellikle insan varoluşu, acı çekmeyle karakterize edilir.]
2. Samudaya [Acının nedeni arzular ve tutkulardır.]
3. Nirodha [Arzu ve tutkuların kaynaklarının kurutulmasıyla acı sona erdirilebilir.]
4. Magga [Arzu ve tutkuların kaynaklarını kurutacak olan, Sekiz Katlı Soylu Yol'un uygulanmasıdır.] )


- ÂRİYET değil/yerine/= ÖDÜNÇ, EĞRETİ


- ARIYORSAN:
ELİNİ ÖPECEK ve YAKASINA YAPIŞILACAK

( Kendi elini öp! VE Kendi yakana yapış! )

( ELİNİ ÖPECEK BİRİNİ ARIYORSAN, KENDİ ELİNİ ÖP!
YAKASINA YAPIŞILACAK BİRİNİ ARIYORSAN, KENDİ YAKANA YAPIŞ! )


- ARİYYE[Ar.] ile İFKÂR[Ar.]


- ÂRIZ[Ar. < ARZ] ile ÂRIZÎ[Ar. < ÂRIZ]

( Gelen. | Rastlantısal olay. | Dağ, bulut vs. gibi görünmeye engel olan her şey. | Yanak. İLE Sonradan çıkan. | Gelip-geçici, muvakkat. )


- ÂRIZ OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÂRİF OLMAK


- ÂRİZ[Ar.] ile ARÎZ[Ar.] ile ARÎZ[Ar. < ARZ]

( Ardıç ağacı. İLE Semiz. | Enli, geniş. | Alçakgönüllü, lâtif, lâyık. İLE Geniş, enli. )


- ARIZA ile ARIZA ANALİZİ ile ARIZA BULUCU ile ARIZA BULMA ile KUSURSUZ ile KUSURSUZLUK ile HATALAR

( FAULT vs. FAULT ANALYSIS vs. FAULT FINDER vs. FAULT FINDING vs. FAULTLESS vs. FAULTLESSNESS vs. FAULTS )

( تقصير ile حرج ile گناه ile گسله ile خطيه ile خرده ile عيب ile بدي ile عيب کاوي ile خرده گير ile خرده بيني ile خرده گيري ile بي نقص ile بي نقصي ile عيوب )

( TAQSYR ile HARJ ile GENAH ile GOSLAH ile خطيه ile KHARDEH ile EYBE ile BADY ile EYBE KAVY ile KHARDEH GYR ile KHARDEH BEYNEY ile KHARDEH GYRY ile بي نقص ile BEY NAQSY ile EYVEB )


- ÂRIZA[Ar.] ile ARÎZA[Ar. < ÂRIZ]

( Engebe. | Aksama, aksaklık. | Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak ya da eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar belirteçlerinin ortak adı. İLE Küçüğün büyüğe yazdığı yazı. )


- ARIZA ile BAŞARISIZLIK ORANI

( FAILURE vs. FAILURE RATE )

( اعسار ile مردوديت ile شکست ile عدم موفقيت ile فروماندگي ile ميزان خرابي )

( ASAR ile مردوديت ile SHKAST ile ADAM MOFEGHYT ile FOROMANDEGY ile MYZAN KHARABY )


- ARIZALANMAK ile ARIZALANABİLMEK ile ARIZA ile ARIZALI/LIK ile ARIZASIZ/LIK


- ÂRIZÂN[Ar.] ile ÂRIZÂN[Ar. < ÂRIZ] ile ÂRIZÎ[Ar. < ÂRIZ | çoğ. AVÂRIZ]

( İki yanak. İLE Geçici olarak. | Tesadüfen, rastgele. İLE Sonradan çıkan. | Gelip geçici, muvakkat. )


- ARJANTİN ile ARJANTİNLİ


- ARJANTİN ile ARJANTİNLİ ile ARJANTİNLİ

( ARGENTINA vs. ARGENTINIAN vs. ARGENTOUS )

( آرژانتين ile آرژانتيني ile نقره دار )

( ARZHANTYNE ile ARZHANTYNEY ile NAGHAREH DAR )


- ARJU ile/= ÇAKAL
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ARK[İng. < ARCH]/ARKUS[< ARCUS] değil/yerine/= YAY


- ARK/ARQ ile/||/<> ARKA/ARQA ile/||/<> ARKAG/ARQAG ile/||/<> ARKAR/ARQAR
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Dışkı. İLE Sırt, arka. | Sıkıntılı anlarda yardım eden kişi. İLE Argaç.[bez, halı, kilim gibi şeyler dokunurken, enlemesine atılan iplik] İLE Dişi dağ keçisi. )


- ARK değil/yerine/= SU YOLU


- ARKA ÇIKMA ile/ve/değil/yerine KENDİNİ, ONUN YERİNE KOYMA


- ARKA FON[Fr. < FOND] değil ARKADA[Tr.] ya da FONDA


- ARKA KÖPRÜ/FİDANLIK KÖPRÜSÜ :

( Marmara ve Boğazlar Sahil Güvenlik Komutanlığının arkasında, Büyükdere Fidanlığının ön kısmındadır. Bu iki kurum arasında yol geçmektedir. )


- ARKA PARMAK BULUNANLAR ile/ve ARKA PARMAK BULUNMAYANLAR


- ARKA PLAN ile ARKA PLAN İŞLEME ile ARKA PLAN PROGRAMI

( BACKGROUND vs. BACKGROUND PROCESSING vs. BACKGROUND PROGRAM )

( دورنما ile سابقه ile پيشينه ile پردازش زمينهاي ile برنامه زمينهاي )

( DORNEMA ile SABAGHEH ile PEYSHYNAH ile PARDAZESH ZAMYNEYAY ile BARNAMEH ZAMYNEYAY )


- ARKA TEKER ile/ve/değil/||/<>/> ÖN TEKER

( Ön teker nereye giderse, arka teker de oraya gider. )


- ARKA ile/ve/değil/||/<>/< SIRT


- ARKADA ile/ve/değil ARKANDA


- ARKADAN İTİŞLİ (RWD) ile/ve/değil/||/<>/> ÖNDEN ÇEKİŞLİ (FWD) ile/ve/değil/||/<>/> DÖRT ÇEKER (AWD/4WD)

(

Özellik Arkadan İtiş (RWD) Önden Çekiş (FWD) Dört Çeker (AWD/4WD)
Güç Aktarımı Motor gücü arka tekerleklere iletilir. Motor gücü ön tekerleklere iletilir. Motor gücü dört tekerleğe dağıtılır.
Çekiş ve Yol Tutuş Yüksek hızda dengeli, ancak kaygan zeminde arkadan kayma riski vardır. Yağmur ve karlı havalarda iyidir, ancak yüksek hızda sınırlıdır. Her zeminde üstün çekiş ve denge sağlar.
Performans Daha iyi hızlanma ve denge sunar, genellikle spor ve lüks araçlarda kullanılır. Yakıt tasarrufludur, ancak spor amaçlı kullanım için sınırlıdır. En iyi yol tutuş performansına sahiptir ancak yakıt tüketimi daha yüksektir.
Kullanım Alanları Spor, performans ve lüks araçlar Kent içi, ekonomik otomobiller Arazi, SUV ve yüksek performanslı araçlar
)

(

Özellik Arkadan İtişli (RWD) Önden Çekişli (FWD)
Ağırlık Merkezi Ağırlık merkezi daha dengelidir. Motor ve güç aktarım parçaları önde olduğundan, ağırlık merkezi öndedir.
Motor Konumu Motor, dikine konumlandırılır. Motor, enlemesine konumlandırılır.
Maliyet Şaft tüneli gibi ek bileşenler nedeniyle daha maliyetlidir. Daha az aksam bulunduğundan, maliyet, düşüktür.
Bakım Şaft ve diferansiyel bulunduğundan, bakım maliyeti daha yüksektir. Bakımı ve yağlaması daha kolaydır.
Ağırlık Şaft tüneli ve ek aksamlar nedeniyle daha ağırdır. Daha hafiftir.

Performans Farkları

Özellik Arkadan İtişli (RWD) Önden Çekişli (FWD)
Kalkış Performansı Kalkış performansı daha düşük olabilir. Daha iyi çekiş sağladığından, ilk hızlanma daha iyidir.
Genel Performans Performanslı sürüş için daha uygundur. Ekonomik ve günlük kullanım için uygundur.
Viraj Kabiliyeti Yüksek hızda daha dengeli kalır ancak dikkatli kullanım gerektirir. Virajlarda genellikle daha avantajlıdır.
Kaygan Zeminde Denetim Kaygan zeminde arkadan kayma riski vardır ancak deneyimli sürücüler için toparlaması kolaydır. Daha kolay denetlenir.
)


- ARKADAŞ KAYBETMEK değil KİMİN, GERÇEK ARKADAŞ OLDUĞUNU ANLAMAK


- ARKADAŞ OLMAK ile ARKADAŞ OLMAK

( BEFRIEND vs. BEFRIENDING )

( تجيب کردن ile رفاقت کردن ile تجيب )

( TAJYBE KARDAN ile RAFAGHT KARDAN ile تجيب )


- ARKADAŞ:
SAYISI ile/ve/değil/yerine NİTELİĞİ

( Başarıda belirli olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sıkıntıda belirli olur. )


- ARKADAŞ ile "ARKADAŞ"

( Herkesi arkadaş olur, her "arkadaş"ı da arkadaştır zannetme! )


- ARKADAŞ ile ARKADAŞSIZ ile ARKADAŞÇA ile ARKADAŞLAR ile DOSTLUK

( FRIEND vs. FRIENDLESS vs. FRIENDLY vs. FRIENDS vs. FRIENDSHIP )

( دوست ile يار ile رفيق ile محب ile نديم ile دوست کردن ile بي يار ile بي دوست ile بيرفيق ile اخت ile متحاب ile محبانه ile دوستانه ile خوش برخورد ile متحابه ile خودي ile خوش معاشرت ile انصار ile اعوان ile رفقا ile الفت ile ياري ile دوستي ile خصوصيت ile ولاء ile آشنايي ile هم نشيني ile ارادت ile مرافقت ile رفاقت )

( DOST ile YAR ile RAFYGH ile MOHAB ile نديم ile DOST KARDAN ile BEY YAR ile BEY DOST ile بيرفيق ile AKHT ile متحاب ile محبانه ile DOSTANEH ile KHOSH BARKHORD ile متحابه ile KHODY ile KHOSH MOASHRAT ile ENSAR ile اعوان ile RAFGHA ile ELEFT ile YARY ile DOSTY ile KHSUSYT ile ولاء ile ASHENAYY ile NPAM NESHYNEY ile ARADAT ile مرافقت ile RAFAGHT )


- ARKADAŞ ile DOST CANLISI ile ARKADAŞLAR ile ARKADAŞLIK ile ŞİRKET

( COMPANION vs. COMPANIONABLE vs. COMPANIONS vs. COMPANIONSHIP vs. COMPANY )

( مصاحب ile انيس ile هم نشين ile انباز ile منادم ile يار ile نديم ile معاشر ile هم مشرب ile هم رکاب ile جليس ile هم کلام ile دمساز ile همگام ile همراه ile همدم ile شايسته رفاقت ile نزديکان ile صحابه ile همدمي ile صحابت ile همگامي ile ياري ile مجالست ile منادمت ile مصاحبت ile معيت ile گروهان ile کمپاني ile شرکت )

( MOSAHEB ile ANYS ile NPAM NESHYNE ile ANBAZ ile منادم ile YAR ile نديم ile MOASHAR ile NPAM MOSHARB ile NPAM RAKAB ile جليس ile NPAM KOLAM ile DAMSAZ ile CPEHMGAM ile CPEHMARAH ile CPEHMADAM ile SHAYSETEH RAFAGHT ile NAZADYKAN ile SAHABEH ile همدمي ile صحابت ile CPEHMGAMY ile YARY ile MOJALEST ile منادمت ile MOSAHEBAT ile MAYT ile GARVEYAN ile KAMPANY ile SHARKAT )


- ARKADAŞ ile/ve/<> DOST ile/ve/<> KARDEŞ


- ARKADAŞ ile/ve REFÂKATÇİ


- ARKADAŞ ve/||/<> SAĞLIK

( İkisinin değeri ve önemi de kaybedilince anlaşılıyor ne yazık ki. )


- ARKADAŞ ile/ve/değil TANIDIK

( [ne yazık ki] Hesap yapanların, arkadaşları/dostları yoktur. Sadece, "hesaplarına"/"çıkarlarına"/"beklentilerine" uyan "tanıdıkları" vardır. )

( [not] FRIEND vs./and/but ACQUAINTANCE )


- ARKADAŞIMDAYIM(ANNEMDEYİM) ile "ARKADAŞIMIN(ANNEMİN) EVİNDEYİM"


- ARKADAŞI-NI (ARAMAK) ile ARKADAŞIN-I (ARAMAK)

( Onun arkadaşı. İLE Kendi arkadaşın. )


- ARKADAŞINLA KARDEŞ (GİBİ) OLMAK/OLABİLMEK ile/ve KARDEŞİNLE KARDEŞ OLMAK/OLABİLMEK


- Arkadaşınla KONUŞ!!!


- ARKADAŞLARI ile/ve/<> DÜŞMANLARI

( Yakın tutmalı! İLE/VE/<> Daha da yakın tutmalı! )


- ARKADAŞ/LIK ile ARKADAŞÇA ile ARKADAŞSIZ/LIK ile ARKADAŞ CANLISI


- ARKADAŞ/LIK ile DOST/LUK ile KARDEŞ/LİK

( Belirli seviyede tutulan iletişim ve paylaşımın, dolayısıyla ilişkinin durumu. İLE Dostlukta son derece derin ve yoğun yakınlık, iletişim ve paylaşım vardır. Bir kişinin birini "Samimi arkadaşım/kankam(kan kardeşim)" olarak tanıtması için en temelde, o iki kişinin sırlarını paylaşabilmesi ve Para ve Seks durumu hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olma durumu vardır. )

( Dostluk, duygulu, erdemli iki kişi arasında, kendiliğinden oluşuveren bir anlaşmadır. Duygulu diyorum, çünkü bir keşiş, dünyadan el etek çekmiş biri, hiç kötü olmaz da dostluk nedir bilmeden yaşayabilir. Erdemli diyorum, çünkü kötülerin, olsa olsa suç ortakları olur, haz düşkünlerinin zevk ve eğlence arkadaşları, çıkarlarını arayanların ortakları vardır, siyaset kişileri, çevrelerine fitne fücurlar toplar, çoğu avarenin bağlılıkları, prenslerin dalkavukları olur; erdemli kişilerin, yalnız onların dostları vardır. )

( Eğlenebildiklerimizle. İLE/VE/<> Anlatabildiklerimizle. İLE/VE/<> Ağlayabildiklerimizle. )

( "Geçerken uğra" der. İLE "Geç, erken uğra!" der. )

( ... İLE Kişiyi, hiçbir zaman/koşulda, terk etmeyen. )

( Herkes dost olamaz! Dost olmayana, arkadaş demenin farkını görmek ve buna göre kullanmak gerekir. )

( Eğer hiç dostun yoksa sen bir dost ol! )

( Derviş, dostum demez! Dost, hiçbir zaman, yanından ayrılmayacak kişidir. Ancak, gerçekten dost olunacak kişi için kullanılabilir. )

( Tek dostumdur... Gökteki yıldızlar! )

( SEN, SANA DOSTSUN!
[HABERİN YOK] )

( Kişilerin en âcizi, dost edinmeyendir! Bundan da âcizi ise dostunu yitirendir. )

( İyi arkadaş, yanında, yüksek sesle konuşup düşünebileceğin kişidir. )

( "Dostlarım! Dünyada dost yoktur!" )


- ARKADAŞLIK ve/> YOL

( Önce arkadaş, sonra yol. )

( Evvel refîk, sümme tarîk. )


- ARKADAŞ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< YOLDAŞ/LIK

( Bir yere kadar. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Yolun sonuna kadar. )


- ARKADAŞTILAR değil ARKADAŞLARDI


- ARKAİK[Fr.] ile/||/<> ARKAİZM[Yun.]

( Klasik çağ öncesinden kalma. | Modası geçmiş, eskimiş. İLE/||/<> Konuşulan ve yazılan dilde kullanımdan düşmüş eski sözcük ve deyimleri kullanma. | Geçerliliğini yitirmiş, bir başka çağa özgü şeylerin niteliği. )


- ARKAİK değil/yerine/= ESKİCİL


- ARKAİK ile/ve/<> GELENEKSEL


- ARKAİK ile KADÎM


- ARKAİZM değil/yerine/= ESKİCİLLİK


- ARKALAMAK ile ARKALANMAK ile ARK ile ARKA/LIK ile ARKALI ile ARKAİZM ile ARKASIZ/LIK ile ARKA YÜZ ile ARKA ARKA ile ARKA AYAK ile ARKA PLAN ile ARKALIKLI ile ARKA SOKAK ile ARKA TEKER ile ARKALIKSIZ ile ARKA ARKAYA ile ARKA MÜZİĞİ ile ARKA PLANDA


- ARKASI PEK ile ARKASI SIRA ile ARKASI YARIN ile ARKASI YUFKA


- ARKA/SINDAKİ ile/değil ARD/INDAKİ


- ARKASINI GÖRMELİ!


- ARKATASAR/ARKAPLAN ile ALTYAPI

( BACKGROUND vs. SUBSTRUCTURE )


- ARKATASAR ile ZEMİN

( BACKGROUND vs. GROUND )


- ARKE ile/ve/değil/yerine İLKE

( Doğada. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Zihinde. )


- ARKEOLOG[Yun.] ile/||/<> ARKEOLOJİ[Yun.] ile/||/<> ARKEOLOJİK[Fr.] ile/||/<> ARKEOZOİK[Fr.] ile/||/<> ARKETİP[Fr.]

( Arkeoloji uzmanı. İLE/||/<> Eski çağlardan kalan eserleri, tarih ve sanat yönünden inceleyen bilim. İLE/||/<> Arkeoloji ile ilgili. İLE/||/<> Tüm taşlarda şiddetli başkalaşımların olduğu zaman. İLE/||/<> Sanatın çeşitli kollarında olabilecek özellik taşıyan, ilk örnek. )


- ARKEOLOG değil/yerine/= ESKİLBİLİMCİ


- ARKEOLOJİ:
GEÇMİŞİN BİLİMİ ile/ve/değil/||/<>/> GELECEĞİN BİLİMİ


- ARKEOLOJİ MÜZESİ


- ARKEOLOJİ ileve/||/<> BİYOLOJİ

( ARCHAEOLOGY vs./and/||/<> BIOLOGY )


- ARKEOLOJİ ile/ve/||/<>/> DENEYSEL ARKEOLOJİ

( )


- ARKEOLOJİK ile ARKEOLOG ile ARKEOLOJİ

( ARCHAEOLOGICAL vs. ARCHAEOLOGIST vs. ARCHAEOLOGY )

( باستانشناسي ile باستانشناس )

( BASTANESHENASY ile BASTANESHENAS )


- ARKEOLOJİ/K değil/yerine/= ESKİLBİLİM/SEL


- ARKEOLOJİ/K değil/yerine/= ESKİLBİLİM/SEL / KAZI BİLİMİ

( Tarih öncesi ve eski çağlardan kalma yapıtları, tarih ve sanat açısından inceleyen bilim. )


- ARKETİP değil/yerine/= İLK ÖRNEK


- ARKETİP ile PROTOTİP

( Tarihsellik. İLE İlkesellik. )


- ARKETİPİK ile ARKETİP ile ARKETİPİK

( ARCHETYPAL vs. ARCHETYPE vs. ARCHETYPICAL )

( نمونه اوليه )

( NEMONEH OLYYEH )


- ARKHİTRAV(ARŞİTRAV) ile/||/<> GÖLGELENDİRME ile/||/<> VOLÜT

( Antik mimarlıkta, sütunların taşıdığı, bir sütun ekseninden öteki sütun eksenine uzanan taş hatıllar(kiriş). İLE/||/<> Batı sanatında nesnelere oylum ve derinlik kazandırma yöntemi. Açık ve belirli bölümlerin karanlık bırakılması, böylece keskin belirli yerlerinde sertlik ve körelik boyaması sonucu elde edilen görsel etki. İLE/||/<> İyon sütun başlıklarında bulunan, spiral biçimli kıvrımlar. )


- ARKIŞ/ARQIŞ ile/||/<> ARKIŞ/ARQIŞ/MÜRSEL[Ar.] ile/||/<> ARKUÇI/ARQUÇI/RESUL[Ar.]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kervan. İLE Uzak bir ülkedeki birine yollanmış kişiye verilen ad. İLE İki kişi arasında aracı olan. Evliliklerde dünürler arasında gidip gelen kişi. )


- ARKİTEKT[Yun.] değil/yerine/= MİMAR


- ARK/KANAL değil/yerine/= SU YOLU


- ARKOZ[Fr. < ARKOSE] ile TORTUL KAYAÇ

( ... İLE Birleşiminde feldspat bulunan, kum taşı türünden bir tortul kayaç. )


- ARKTİK OKYANUSU ile ARKTİK

( ARCTIC OCEAN vs. ARCTIC )

( شمالي ile قطبي ile شمالگان ile اقيانوس منجمد شمالي )

( SHMALY ile GHATABY ile SHMALEGAN ile EGHYANOS MANJAMAD SHMALY )


- ARKTİKA ile/ve ANTARTİKA

( Kuzey kutbunda kutup noktasıyla birinci enlem içinde kalan kara ve deniz parçası. İLE/VE Güney kutbu. )

( KUTB-İ ŞİMÂLÎ: Kuzey kutbu. )


- ARKUCI -ile

( Erkek ve kız ailelerinin arasında/tanışmasında aracı olan. )


- ARKUK/ARQUQ ile ARKUK/ARQUQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Dik kafalı kişi. İLE İki duvar ya da iki sütun arasındaki tahta engel. )


- ARKUN/ARQUN ile ARKUN/ARQUN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yaban aygırı ile evcil kısrağın çiftleşmesinden olan at. İLE Gelecek yıl. )


- ARKURU -ile

( Eğri, karşı, ters, aykırı. )


- ARK[US] ile/||/<> ARKUS AORTA

( Kemer, yay. İLE/||/<> Ana atardamar kemeri. )


- ARLANMA ile ARLANMAZ/LIK ile ARLANMAZCA


- ARM :/yerine KOL


- ARMA:
DİREK ve/||/<> SEREN ve/||/<> HALAT ve/||/<> TEL MAKARA ve/||/<> YELKEN

( ARMA: Teknede, güverteden yukarı bölümde bulunan donanımların genel adı. )


- ARMA ile ARMALI ile ARMASIZ


- ARMA ile ARMALILIK

( BLAZON vs. BLAZONRY )

( نشان خانوادگي ile نشان دار )

( NESHAN KHANAVADEGY ile NESHAN DAR )


- ARMADA[İt. < ARMATA] değil/yerine/= DONANMA


- ARMADİLLO ile BAĞIRTKAN, TÜYLÜ ARMADİLLO

( ... İLE Günün 17 saatini uyuyarak geçirirler. [uyku sırasında kaldırmaya çalışsanız da uyanmazlar] )

( ... cum CHAETOPHRACTUS VELLEROSUS )


- ARMADİLLO ile DEV ARMADİLLO

( ... İLE 60 kg. ağırlığındalardır. )

( ... İLE En fazla sayıda dişe sahip memelilerdir. )

( ... İLE Tırnakları 20 cm. civarındadır. )

( ... cum PRIODONTES MAXIMUS )


- ARMADİLLO ile DOKUZ KEMERLİ ARMADİLLO

( ... cum DASYPUS NOVEMCINCTUS )


- ARMADİLLO ile PANGOLİN


- ARMADİLLO ile PEMBE GÖĞÜSLÜ ARMADİLLO

( ... cum CHLAMYPHORUS TRUNCATUS )


- ARMADİLLO ile ÜÇ KEMERLİ ARMADİLLO

( ... İLE Top gibi yuvarlanabilen tek türdür. )

( ... cum TOLYPEUTES TRINCINTUS )


- ARMAĞAN ETMEK ve/||/<> GERİ VERMEK/İADE ETMEK


- ARMAĞAN/HEDİYE ile ÖRTÜLÜ RÜŞVET


- ARMAĞAN ile/ve/<> GÖRÜMLÜK

( ... İLE/VE/<> Yalnız görülmek için konulan nesne. | Nişanlanılacak kıza ilk kez görmeye gidildiğinde, erkek tarafından takılan ya da verilen armağan. )


- ARMAĞAN ile/ve/değil/||/<>/> ÖDÜL


- ARMAĞAN ile SAÇI

( ... İLE Gelinin başından saçılan çiçek, şeker, arpa, para gibi şeyler. | Düğün armağanı. )


- ARMAĞAN ile/ve/||/<> SEVGİ

( Kendinden çok, onun gereksinimi olan önceliği[nesneyi/olanağı], ona veriyorsan. İLE/VE/||/<> Ondan çok, kendi gereksinimin olan önceliği[nesneyi/olanağı], ona veriyorsan. )


- ARMAĞAN ile SUNGU

( ... İLE Bir büyüğe sunulan armağan. | Bir tanrıya ya da tapınağa yapılan bağış. )


- ARMAĞAN ile SÜRRE

( ... İLE Osmanlı sultanlarının, her yıl, Mekke ve Medine'ye gönderdikleri para ve armağanlar. )


- ARMATÖR[İt. < ARMADOR] ile ARMATÖR ile ARMATÜR[Fr. < Lat.] ile ARMATUR[Alm. < Lat.]

( Ticaret gemisi iyesi/sahibi. | Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta. İLE Betonarme teçhizatı, donatı. | Akkor telli lambalı sortide duy, kordon, tavan kapaı, varsa tij ve glop; floresan lambalı sortide balast, starter, şasi. [Lambalar, armatürün dışında sayılır.] | Ventil, batarya, geri tepme ve emniyet ventili ve benzeri gereçlerin, hepsine verilen ad, donatı. İLE Bir aygıtın ana bölümünü oluşturan tümü. | Bir mıknatısın iki kutbu arasında, kuvvet akımını, toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası. | Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. )


- ARMATÜR ile ARMATÜR SARICI ile ARMATÜR SARIMI

( ARMATURE vs. ARMATURE WINDER vs. ARMATURE WINDING )

( آرميچر ile سيم پيچ ile سيم پيچي )

( آرميچر ile SYM PEYCH ile SYM PEYCHY )


- ARMED :/yerine SİLAHLI


- ARMENO KASTRON < PAZARCIK/PAZARYERİ[resmî]

( BİLECİK )


- ARMONİ ile ARMONİK ile ARMONİLER ile ARMONİ ORKESTRASI


- ARMONİKA[İt.]/ARMONİK/MIZIKA ile ARMONİKA[İt.]

( Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı. İLE Akordiyon. )


- ARMUDUN SAPI ile/ve/||/<>/< ÜZÜMÜN ÇÖPÜ


- ARMUT (ÇEKİRDEĞİ) ve/||/<> HIRSIZ

( Bir zamanlar, Çin'de yoksul biri, o denli aç ve bitkin düşmüştür ki kendini tutamayıp bir armut çalar. Çalanı yakalarlar ve İmparator'un karşısına cezalandırılmak üzere çıkarırlar.

Hırsız, İmparator'a şöyle der:
"Değerli efendim. Çok açtım, dayanamadım, çaldım. Beni affetmeniz için yalvarıyorum. Eğer beni af ederseniz, size paha biçilmez bir armağanım olacak."

İmparator, dudak büker...
"Senin gibi birinde paha biçilmez ne olabilir ki?"

Hırsız, avucunun içindeki armut çekirdeğini uzatır.
"Bu çekirdeği ekerseniz, bir gün içinde altın meyveler veren bir ağacın yeşereceğini göreceksiniz."

İmparator, bir kahkaha atarak...
"Ek o zaman, altın meyveleri görünce affederim seni."

Yoksul:
"Haşmetlim. Bu tohumu ben ekemem. Çünkü ben bir hırsızım. Bu sihirli tohumu ancak yaşamında hiç çalmamış, başkalarına haksızlık yapmamış, yalan söylememiş biri ekebilir. Tohum, o zaman gücünü gösterir. Aksi takdirde, onu ekeni zehirler. Tarif edilmez acılarla öldürür."
"Sultan'ım! Bu tohumu ancak siz ekebilirsiniz."

İmparator, irkilir, yüzünü asar. Bir süre düşünür ve sonra da hırçın bir sesle:
"Ben imparatorum, bahçıvan değil! O tohumu Başbakan'a ver, eksin de altın meyveleri görelim." der. Yoksul, tohumu Başbakan'a uzatınca, Başbakan, telâş içinde İmparator'a dönüp itiraz eder:

"Ben ekim biçim işlerinde çok beceriksizim efendim. Sihirli tohumu yanlış eker, ziyan ederim. Bence bu tohumu Hazinedar başı eksin."

Hazinedar başı, hemen bahane bulur ve bu görevi bir başkasına devreder.

Orada bulunan her bir kişi, sudan nedenlerle tohumu ekme görevinden kaçınır.

Sonra İmparator, doğan sessizliğin içinde bir süre düşünür. Başı önünde duran Başbakan'a, Hazinedar'a ve tüm görevlilere dik dik bakar ve...

"Haydi bakalım! Bu hırsız bahçıvana tohumunun nasıl altın meyve verdiğini hep birlikte gösterip sevindirelim" der, cebinden bir altın çıkarır ve yoksula tutması için atar.

Oradakilerin tümü ceplerinden sessiz sedâsız birer altın çıkarıp yoksula verdikten sonra, İmparator, gülerek adama seslenir:

"Bas git buradan! Bu verdiğin ders hepimize yeter!" )


- ARMUT, DİBİNE DÜŞER ile/ve/||/<> DEDESİ KORUK YEMİŞ, TORUNUN DİŞİ KAMAŞMIŞ


- ARMUT/KAVUN ile PAPEY

( ... İLE Görünüşü armuda benzer fakat tadı kavunu andırır.[Uzakdoğu'da ve özellikle Singapur'un Little India bölgesinde bulunmaktadır.] )


- ARMUT ile HİNTARMUDU

( ... İLE Mersingillerden, sıcak bölgelerde yetişen, meyvesi yenilen, tahtası sert bir ağaç. )

( ... cum PSIDIUM )


- ARMUT ile/ve/||/<> ÜZÜM

( Sapı. İLE/VE/||/<> Çöpü. )


- ARMUT/LUK ile ARMUTLU ile ARMUT TOP ile ARMUT HOŞAFI ile ARMUT KABAĞI ile ARMUT KURUSU ile ARMUT KOMPOSTOSU


- ARMY :/yerine ORDU


- ARNAVUT KALDIRIMI ile AYAKKABI TAMİRCİSİ ile ARNAVUT KALDIRIMI ile ARNAVUT KALDIRIMI

( COBBLE vs. COBBLER vs. COBBLESTONE vs. COBBLING )

( پينه دوزي کردن ile پينه دوز ile سنگفرش ile پينه دوزي )

( PEYNAH DOZY KARDAN ile PEYNAH DOZ ile SANGFARSH ile PEYNAH DOZY )


- ARNAVUTLAŞMAK ile ARNAVUTLAŞTIRMAK ile ARNAVUT ile ARNAVUTÇA ile ARNAVUT BİBERİ ile ARNAVUT KALDIRIMI


- ARNAVUTLUK/İŞKODRA -ile

( Kartallar Ülkesi. )


- ARNAVUTLUK ile ARNAVUT

( ALBANIA vs. ALBANIAN )

( آلباني ile آلبانييي )

( آلباني ile آلبانييي )


- ARNO PENZIAS ve/||/<> ROBERT WILSON


- AROLAT, ALİ MÜMTAZ (İSTANBUL, 1897 - 1967) :

( Sarıyer'de doğdu (Bazı kaynaklarda 1897'de Cihangir'de doğduğu yazılmaktadır). Sarıkamış Savaşında taarruz yapmamak için direnen ve isteği kabul edilmeyince istifa eden Hasan İzzet Paşa'nın oğludur. İlk ve orta tahsilini Galatasaray Lisesinde yaptı. Umumi harbe 18 yaşında gönüllü olarak iştirak etti. 1918'de ihtiyat mülazımlığı ile terhis oldu. Tahsiline devam etti ve 1922 yılında Âli Ticaret Mektebi'ni bitirdi. Çeşitli bankalarda çalıştı. İlk şiirlerini Nedim Mecmuasında yayınladı. Güneş, Yarım, Yeni Mecmua. Dergâh, Milli Mecmua ve Varlık Mecmuasında Şiileri yayınlandı. Şiirlerini "Bir Gemi Yelken Açtı (1926)" ve "Haydi İklimlerinden Dönen Diyor ki (1960)" kitaplarında yayınlandı..Sarıyer ile ilgili şiirleri var. Ali Mümtaz Arolat "Hece ile şiire canlı ve hareketli bir ses katarak, ileri bir şiir anlayışı ile birtakım renk, ışık, su ve gece şiirlerini terennüm eden bir şair" olarak tanınır. Şair hece şiirinden etkilenmiş, uzun yıllar hece vezni ile yazmasına karşın daha sonraları serbest nazımda şiirlerde yazmıştır. )


- AROMA ile AROMALI ile AROMASIZ


- AROMA[İt.] değil/yerine/= HOŞ KOKU


- AROMATERAPİ değil/yerine/= KOKU SAĞALTIMI/TEDAVİSİ


- AROMATİK BİLEŞİK ile ALİFATİK BİLEŞİK

( Halkalı yapıya sahip bileşikler. İLE Düz zincirli ya da dallanmış yapıya sahip bileşikler. )


- AROMATİK HALKA ile ALİSİKLİK HALKA

( Benzen gibi özel stabil halka yapısı. İLE Benzen gibi özel olmayan halka yapısı. )


- AROMATİK İLE ANTİAROMATİK İLE NONAROMATİK ile/||/<> AROMATİKLİK DURUMLARI

( Halkalı moleküllerin elektron delokalizasyon durumları. )

( Formül: 4n+2 π elektron )


- AROMATİK ile ALİFATİK

( Halkalı yapıya sahip bileşikler. İLE Düz zincirli ya da dallanmış yapıya sahip bileşikler. )


- AROMATİK ile AROMATİZASYON

( AROMATIC vs. AROMATIZATION )

( خوشبو ile گياه خوشبو ile عطر سازي )

( KHOSHBOO ile GYAH KHOSHBOO ile ATR SAZY )


- AROMATİKLİK ile/||/<> ANTİAROMATİKLİK

( Aromatik 4n+2 π elektronu kararlı, antiaromatik 4n π elektronu kararsız )

( Formül: Hückel kuralı: 4n+2 (aromatik) İLE 4n (antiaromatik) )


- AROUND :/yerine ETRAFINDA


- ARP ile/ve AÇILI ARP


- ARP ile ARPA/LIK ile ARPACI/LIK ile ARPALAMA ile ARPA SUYU ile ARPA EKMEĞİ ile ARPA GÜVESİ ile ARPA ŞEHRİYE ile ARPACI KUMRUSU


- ARP ile/< ÇENG


- ARP ile HARP EDİLMİŞ ile HARPER

( HARP vs. HARPED vs. HARPER )

( بربط ile چنگ زدن ile چنگزن )

( BARBET ile CHANG ZADAN ile CHANGAZAN )


- ARP ile/ve SAUNG GZUK

( ARP: Dostluğun simgesi. [İki arkadaş, her fırsat bulduğuklarında, biri arp çalar öteki de dikkatli bir biçimde dinlermiş. Dinleyen arkadaşı, bir gün beklenmedik bir biçimde erkenden ölmüş. Bunun üzerine, arp çalan arkadaşı, arpın tellerini koparmış ve bir daha hiç arp çalmamış. O gün bugündür, arp, dostluğun simgesi olarak kalmış. ] )

( ... İLE/VE Myanmar(Burma) çalgısı. Yay-arpların en zarifi. )


- ARPA ile ARPA TANESİ ile ARPA SATICISI ile ARPA SUYU ile ARPA SUYU

( BARLEY vs. BARLEY GRAIN vs. BARLEY SELLER vs. BARLEY WATER vs. BARLEYWATER )

( عليق ile جوين ile شعير ile جودانه ile جو فروش ile ماء الشعير ile ماشعير )

( عليق ile جوين ile شعير ile جودانه ile JO FOROSH ile ماء الشعير ile MASHYR )


- ARPA ile/||/<> ARPAGAN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( ... İLE Arpaya benzer bir bitki.[Başağı vardır ama tane vermez.] )


- ARPA/CEVDE ile MALT

( ... İLE Kurutulmuş arpa. )


- ARPA ile PİSİPİSİ OTU

( ... İLE Buğdaygillerden, tarla ve yol kenarlarında kendi kendine biten bir tür arpa.[Fazla kılçıklı olduğundan, hayvan yemi bile olmaya elverişli değildir.] )

( HORDEUM VULGARE cum HORDEUM MURINUM )


- ARPACIK ile ARPACIK SOĞANI


- ARPACIK ile ARPACIK ile ARPACIK ile ARPACIK

( İtdirseği/çıban. İLE Soğan/kıska, tohumluk soğan. | Taze, ufak hıyar. | Çorbalık arpa biçiminde şehriye. | Amerikan tohumlu buğday. İLE Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı. | Değirmen çarkının merkezinde bulunan demir parça. İLE Erkek geceliğine[entari/anteri] yapılan bir çeşit nakış. )


- ARPALAMA -ile

( Atların ayaklarında görülen ve rahat yürümelerini engelleyen bir hastalık. )


- ARPANET ile/ve/||/<>/> MILNET ile/ve/||/<>/> NSFNET ile/ve/||/<>/> INTERNET


- ARPAYI BOL BULMAK ile/ve/||/<> BOSTANI BOŞ BULMAK


- ARPES İLE STM İLE NEUTRON ile/||/<> DENEYSEL TEKNİKLER

( Yoğun madde karakterizasyon yöntemleri. )

( Formül: ΔE·Δt ≥ ℏ/2 )


- ARRA ile/||/<> ERRE[Ar.]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sidik. İLE Eşeysel ilişkiye girmek. )

( ... İLE Erkek eşeğe ön ayaklarını kaldırıp dişi eşeğin sırtına koyması ve ilişkinin gerçekleşmesi için teşvik etmek amacıyla bu söz kullanılırdı.[Eşek, ayaklarını kaldırana kadar birkaç kez böyle bağırılır.] )


- ARRANGE :/yerine DÜZENLEMEK


- ARRANGEMENT :/yerine DÜZENLEME


- ARREST değil/yerine/= DURMA


- ARREST :/yerine TUTUKLAMAK


- ARRHENİUS DENKLEMİ ile/||/<> EYRİNG DENKLEMİ

( Arrhenius k=Ae^(-Ea/RT), Eyring geçiş durumu kuramı. )

( Formül: Ea İLE ΔH‡ İLE ΔS‡ )

( Svante Arrhenius tarafından 1887 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1859-1927) (Ülke: İsveç) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Elektrolit teorisi, Arrhenius denklemi) (Nobel: 1903) )


- ARRHENİUS İLE EYRİNG İLE MARCUS ile/||/<> KİNETİK KURAMLER

( Reaksiyon hızlarını açıklayan kuramlar. )

( Formül: k = Ae^(-Ea/RT) )

( Svante Arrhenius tarafından 1887 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1859-1927) (Ülke: İsveç) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Elektrolit teorisi, Arrhenius denklemi) (Nobel: 1903) )


- ARRIVAL :/yerine VARIŞ


- ARRIVE AT vs. ARRIVE IN


- ARRIVE :/yerine VARMAK


- ARROGANCE vs. PRIDE


- ARŞ ile/ve/> ÂLÂ [Alnın üstü.]


- ARS[Ar.] ile ARS[Ar.]

( Sevinç, ferahlık. İLE Yıldırımlı gök gürültüsü, yıldırım. )


- ARŞ[Ar.] ile ARŞ[Fr. < MARCHE]/MARŞ

( İslâm inanışına göre göğün en yüksek katı. İLE "Yürü" komutu. )


- ARŞ ile ARŞE


- ARŞ ve/<> BEYN | BEYYİNE

( Beyin. VE/<> İki yan/ı. )


- ARŞ ile/ve EL

( El ayası, Arş-u Rahman'dan büyüktür. )


- ARŞ ile/ve/= KALP


- ARŞÂ -ile

( Güverte. )


- ARSA ile ARSA PAYI


- ARSA değil/yerine/= DÜZLEK


- ARSAL ile ARSALIK/ARSALIQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kızıla çalan saç. İLE Hem erkek, hem dişi özellikleri taşıyan hayvan. )


- ARSAMEIA ile/ve ARTAMEIA

( Kahta. İLE/VE Gönen. )


- ARŞE[Fr. < ARCHET] değil/yerine/= YAY

( Tren, troleybüs, tramvay vb. elektrikle işleyen taşıtlarda telden elektrik akımı almaya yarayan, yukarıya doğru uzanmış demir yay. | Keman yayı. )


- ARSENİK ile ARSENİKLİ


- ARSENİK[Fr. < Yun.] değil/yerine/= SIÇANOTU

( Atom numarası 33 ve atom ağırlığı 74.91, yoğunluğu 5.7 olan, atmosfer basıncı altında, 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde, basit öğe. Simgesi: As )


- ARŞİMED ile BAŞ İMAM

( ARCHIMEDES vs. ARCHIMAGUS )

( موبد ile ارشميدس )

( MOOBAD ile ارشميدس )


- ARŞİMET BURGUSU/VİDASI değil/yerine/= SU BURGUSU/VİDASI

( Eskiden kullanılan, su yükseltme düzeni. [Bir ucu suya daldırılan eğik bir borunun, içindeki burgu döndükçe, suyu yükseltir.] )


- ARŞİMET(ARCHIMEDES):
KATISI ile/ve/||/<> SAYISI ile/ve/||/<> YASASI

( Hepsinin aynı tipte ve çok yüzlü açılarının eşit olması gerekmediği halde, yüzlerinin hepsi de düzenli çokgenler olan 13 olası katıdan biri. İLE/VE/||/<> Yerçekim gücünün ağdalılık gücüne oranını veren, boyutsuz sayılar öbeğinden biri. İLE/VE/||/<> Bir sıvı içine daldırılmış olan bir nesne, batan bölümünün hacmi kadar sıvının ağırlığına eşit bir güçle yukarı doğru itilir. )


- ARŞIN ile ÇARŞI ARŞINI ile MİMAR/BİNA ARŞINI(ZİRA-I MİMARİ)/PARMAK ile YENİ ARŞIN

( El parmaklarının ucundan, omuza kadar olan, 0,75855 m.'ye eşit, eski bir uzunluk ölçüsü. [Önceleri, 60 parçaya bölünen arşın, 994 Hicri yılından sonra 24'e bölünmüştür.] İLE Eskiden, kumaş ölçmekte kullanılan, 8 urup ve 16 kerrap'a bölünen, 0,6858 m.'ye eşit arşın. İLE Eskiden, Türk mimarlarının kullandığı, 75,774 cm.lik arşın. İLE Osmanlılar'da, 1869'da, metre karşılığı olarak kabul edilen arşın. )


- ARŞIN ile KÜBİTAL

( CUBIT vs. CUBITAL )

( ذراع ile ساعدي )

( ZARA ile SAEDY )


- ARŞIN ile URUP[Ar.]

( ... İLE Arşının sekizde bir uzunluğundaki ölçü. )


- ARŞIN/ENDÂZE ile BİTEMİ/PİTHAMİ[Yun.]

( ... İLE Arşın ve endâze tarzında, bez ölçmek için kullanılan ölçü birimi. | Bez ölçmede kullanılan, 48 cm.lik bir ölçü. | Osmanlı döneminde, keten ölçmek için kullanılan, 34.29 cm. uzunluğunda ölçü birimi.[20 bitemi=1 asma | 1 asma=10 arşın] | Karış uzunluğu. )

( "Bitemi" sözcüğü üzerine - Fethi Gedikli )

( ... ile BİTMİ/BETMİ | PİTEMİ[Rize, Trabzon] )


- ARŞINLAMAK ile ARŞIN/LIK


- ARŞİV ile ARŞİVCİ

( ARCHIVAL vs. ARCHIVIST )

( بيگاني شدني ile بيگان ile ضبات )

( BEYGANY SHODANY ile BEYGAN ile ضبات )


- ARŞİV[Fr./İng. < ARCHIVE/S] değil/yerine/= BELGELİK


- ARŞİV ile/ve/değil/yerine BELLEK/HAFIZA/GÖNÜL

( Batı geleneğinde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Doğu geleneğinde. )


- ARŞİVLEMEK ile ARŞİVLENMEK ile ARŞİVLETMEK ile ARŞİVLENEBİLMEK ile ARŞİVLEYEBİLMEK ile ARŞİV ile ARŞİVCİ/LİK


- ARSIZ ile/değil/yerine/>< ÂDİL

( Bilgisizler güçlendiğinde. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bilgeler güçlendiğinde. )


- ARSIZ ile/değil/yerine/>< HAKLI ...

( Olan yerde/için. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Suçlu" "olur"/"görülür". )


- ARSIZ ile/ve/<> UMARSIZ


- ARSIZLANMAK ile ARSIZLAŞMAK ile ARSIZLAŞTIRMAK ile ARSIZLAŞABİLMEK ile ARSIZ/LIK ile ARSIZCA ile ARSIZ ARSIZ


- [ne yazık ki]
"ARSIZ/LIK" ile/değil ACIMASIZ/LIK

( Arsız, "güçlü" olunca, haklıyı, suçlu çıkarır. )


- ARSIZ/LIK ile YÜZSÜZ/LÜK

( Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz kişi. | Açgözlü davranan kişi. | Kolayca üreyebilen bitki. İLE Utanmaz, sıkılmaz, çekinmez. )


- ARSLAN ile ARSLANLI


- ARSLAN değil ASLAN


- ARSLAN ve KARTAL ve BOĞA ve İNSAN

( Adâlet. VE Hikmet. VE Kudret. VE Muhabbet. )


- ARSLÂNÎ[Fars.] -ile

( Arslanlı. [eski kuruş para] )


- ARŞ-ÜR RAHMAN -ile

( BEYİN )

( AKL-I KÜLL'E ERİŞEN İNSANIN ZEKÂ YÜKSEKLİĞİDİR [bkz. SAHİB-İ ZAMAN] )


- ART vs. CRAFT


- ART DAMAK ile ART ile ARTI ile ART ODA ile ARTI UÇ ile ART ALAN ile ART ARDA ile ARTI GÜÇ ile ART AVURT ile ART BÖLGE ile ART ELDEN ile ART NİYET ile ART TEKER ile ARTI PARA ile ARTI SAYI ile ART DÜŞÜNCE ile ART NİYETLİ/LİK ile ART YETİŞİM ile ART ZAMANLI/LIK ile ART AVURT ÜNSÜZÜ ile ART DAMAK ÜNSÜZÜ ile ART ZAMANLI DİL BİLİMİ


- ART NİYETLİ OLMAK ile/ve/<> GÜNAHINI ALMAK


- ART ZAMANLI/DİYAKRONİK değil/yerine/= ART ZAMANLILIK/DİYAKRONİ

( Evrim açısından ele alınan süre içinde birbirini izleyen. İLE Değişik zaman ve evrim açısından incelenen dil olaylarının özelliği. )


- ART ile/||/<> ART SAÇ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Dağdaki geçit. | Boyun. İLE Ensedeki saç. )


- ART ile ART ile ART

( Arka, geri. İLE Bir şeyin öbür yüzü. İLE Arkada bulunan. )


- ART :/yerine SANAT


- ARTAL -ile

( Benzerlerinden daha büyük olan. )


- ARTAN ile ARTIŞ

( INCREMENTAL vs. INCREMENTATION )

( نموي ile نمو دهي )

( نموي ile NEMO DAHY )


- ARTÇI/LIK ile ARTÇIL ile ARTÇI ŞOK ile ARTÇI DEPREM ile ARTÇI SARSINTI


- ARTEFAKT/ARTIFACT[İng.] değil/yerine/= KARIŞINTI | PARAZİT


- ARTEFAKT değil/yerine/= GÖRÜNTÜBOZAN | KATIŞKI