A ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 11.315 başlık/FaRk ile birlikte,
11.315 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(18/47)
- ANLAM ile/ve/değil EŞİK
- ANLAM ile/ve/> ETKİ
( Anlam varsa ifadesi sonsuza kadar gider. )
( MEANING vs./and/> EFFECT )
- ANLAM ve/=/||/<> FARK
( MEAN and/=/||/<> DIFFERENCE )
- ANLAM ile/ve İÇLEM
( ... İLE/VE Bir kavramın çağrıştırdığı kaplama giren niteliklerin ya da taşıdığı özelliklerin tümü. | Bir nesnenin içeriğini oluşturan şey. )
- ANLAM ile/ve/<> İMLEM
( MEANING vs./and/<> TO SYMBOLIZE )
- ANLAM ile/ve/<> İŞLEV
( MEANING vs./and/<> FUNCTION )
- ANLAM ile/ve KAVRAM
( MEANING/SENSE vs./and CONCEPT )
- ANLAM ile KAVRAM
( vs./and/||/<> CONCEPT )
- ANLAM ve KRİZ
( MEANING and CRISIS )
- ANLAM ile/ve/<> MUTLULUK
( MEANING vs./and/<> HAPPINESS )
- ANLAM ile/ve NEDEN/İLLET
( MEANING vs./and REASON )
- ANLAM ile/ve/<> SORUMLULUK
( MEANING vs./and/<> RESPONSIBILITY )
- ANLAM ile/ve/<> TAD
( Bir şeyin anlamı olmazsa, tadı/lezzeti de olmaz. )
( MEANING vs./and/<> EFFECT )
- ANLAM ve/<> TARİH ve/<> DİL
( MEANING/SENSE and/<> HISTORY and/<> LANGUAGE )
- ANLAM ile/ve/<> USTALIK
( MEANING vs./and/<> PROFICIENCY )
- ANLAM ile/ve YORUM
( MEANING vs./and INTERPRETATION )
- ANLAMA (TEMYİZ)
- ANLAMA ile ANLAMAZLIK
- ANLAMA ile/ve ANLAMLANDIRMA
( Yaşamı farklılaştırır. )
- ANLAM/A ile/ve/<> ANLAMLANDIRMA
( TO UNDERSTAND vs./and/<> TO GIVE A MEANING )
- ANLAMA ile DOĞRULUK
- ANLAMA = FEHM, İDRAK = UNDERSTANDING, COMPREHENSION[İng.] = COMPRENDRE[Fr.] = DAS VERSTEHEN, HET VERSTAAN[Alm.] = ENTENDER, COMPRENDER[İsp.] = COMPREHENSIO[Lat.] = HE DIANOIA[Yun.] = MEFHUM[Ar.] = DARK[Fars.]
- ANLAMA ile/ve/=/||/<>/> SOYUTLAYABİLME
- ANLAMA ile/ve/<> TANIMA
( TO UNDERSTAND vs./and/<> TO RECOGNIZE )
- ANLAMA ile/ve/> YENİDEN KURMA
- ANLAMA ve YENİDEN YAŞAMA
( TO UNDERSTAND vs. RE-LIVING )
- ANLAMA ile/ve YORUMLAMA
( TO UNDERSTAND vs./and TO INTERPRET )
- ANLAMA ile YORUMLAMA
- ANLAMA ile YORUMLAMA
- ANLAMA ile/ve YORUMLAYICI ANLAMA
- ANLAMA ile/ve/değil/yerine ZEVK ETME
- Anlamadan DİNLE!!!
- ANLAMADAN-DİNLEMEDEN (KONUŞMAK)
- Anlamadan SUS!!!
- ANLAMADIĞI YA DA "BEĞENMEDİĞİ" KARŞISINDA:
(NE DEMEKSE?)
"BEYNİN YANMASI" ile/ve/||/<> "KULAĞIN TIRMALANMASI" ile/ve/||/<> "GÖZÜN KANAMASI"
- Anlamadıklarını, anlamanın kurallarıyla KONUŞ!!!
- ANLAMAK/ANLAMAMAK ile/ve/değil/yerine (EN AZINDAN) BİRAZ BİLGİ SAHİBİ OLMAK
- Anlamak için DİNLE!!!
- Anlamak için SUS!!!
- ANLAMAK ve/||/<>/>/< AKILLANMAK
- ANLAMAK ile/ve ALMAK
( MEANING vs./and TO GET )
- ANLAMAK ve/||/<> ANILARI OLMAK
( Ancak, anıları olanlar anlar. )
- ANLAMAK ile ANLAŞILIR ile ANLAMA ile KAPSAYICI ile KAPSAMLI OLARAK ile KOMPRES ile SIKIŞTIRILMIŞ ile SIKIŞTIRMA ile SIKIŞTIRICI ile KOMPRESÖR
( COMPREHEND vs. COMPREHENSIBLE vs. COMPREHENSION vs. COMPREHENSIVE vs. COMPREHENSIVELY vs. COMPRESS vs. COMPRESSED vs. COMPRESSION vs. COMPRESSIVE vs. COMPRESSOR )
( درک نمودن ile قابل درک ile تفهم ile قوه ادراک ile فهم ile درک ile جامع ile عميم ile فرا گيرنده ile مشروح ile مشروحا ile کمپرس ile متراکمکردن ile فشرده ile متراکم ile متراکم سازي ile تراکم ile فشردگي ile فشاريآد ile مايه تراکم ile فشاري ile متراکم کننده ile کمپرسور )
( DARK NEMUDAN ile GHABEL DARK ile تفهم ile GHOOH EDRAK ile FANPAM ile DARK ile JAME ile عميم ile FARA GYRANDEH ile MOSHRUH ile مشروحا ile KAMPERES ile MOTERAKAMKARDAN ile FESHARDEH ile MOTERAKAM ile MOTERAKAM SAZY ile TARAKAM ile FESHARDEGY ile فشاريآد ile MAYYEH TARAKAM ile FESHARY ile MOTERAKAM KONANDEH ile KAMPERSOR )
- ANLAMAK ve/||/<>/>/< BÜYÜMEK
- ANLAMAK ile/ve/> DEĞİŞİM/DÖNÜŞÜM
- ANLAMAK ve/||/=/<> DOĞMAK
- ANLAMAK ile/ve/> ETKİLENMEK
- ANLAMAK ile/ve EYLEM
( Eylemin en yüksek biçimi, dildir/sözdür. )
( TO UNDERSTAND vs./and ACTION )
( VERSTEHEN mit/und AKTION/HANDLUNG )
- ANLAMAK ve/<> HALE BÜRÜNMEK
- ANLAMAK ile "HAZM ETMEK"
( TO UNDERSTAND vs. "DIGESTION" )
- ANLAMAK ile/ve/değil/yerine/> İÇSELLEŞTİRMEK
- ANLAMAK ile/ve İDRAK ETMEK
- ANLAMAK ile/ve (İLKELERE BAĞLI) ÇEVİRİ
( MEANING vs./and (FAITHFUL) TRANSLATION )
- ANLAMAK ve/> KATLANMAK
- ANLAMAK ile/ve KAVRAMAK
( Anlamaya yardımcı olmak, gerçek yardımdır. )
( TO UNDERSTAND vs./and TO COMPREHEND
Helping to understand is real help. )
- ANLAMAK ve/<> "ÖLMEK"
( Anlamak, "ölmeye" başlamak demektir. )
- ANLAMAK ile/ve TAKDİR ETMEK
( TO UNDERSTAND vs./and TO APPRECIATE )
- ANLAMAK ve/> ULAŞMAK
( Anlayan yapar! Anlayan yaşar! )
- ANLAMAK ve/||/<> UYGULAMAK
- ANLAMAK ile/ve VAROLMAK
( TO UNDERSTAND vs./and TO EXIST )
- ANLAMAK ile/ve/||/<> "YAKALAMAK"
- ANLAMAK ile/ve YANLIŞ ANLAMA(MA)K
( "MEANING" vs./and (NOT TO) WRONG MEANING )
- ANLAMAK ile "YARGI/LAMAK"
( Nezâketle dinlemek, akıllıca yanıt vermek, dengeli inceleme ve tarafsız karar vermek yargıcın özelliklerindendir. )
( TO UNDERSTAND vs. TO JUDGE/MENT )
- ANLAMAK ve/||/<>/>/< YAŞAMAK
- ANLAMAK ile/ve/<> YAVAŞLAMAK/DURULMAK
( Hareketimizin hızı arttıkça, kavram hızımız da azalıyor. Anlamak/kavramak için hızımızı biraz azaltıp yavaşlamadıkça, durmadıkça ve durulmadıkça anlayamayacağımızı zihnimizden çıkarmayalım! )
- ANLAMAK ile/ve/||/<>/>/< YORUMLAYARAK ANLAMAK
- ANLAMAK/ANLA(YA)MAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< VERMEK/VER(E)MEMEK
- ANLAMAK/ANLA(YA)MAMAK ile/ve/değil ALGILAMAK/ALGILA(YA)MAMAK
- ANLAMAMAK ile/değil/yerine/>< ANLAMAK
( En ağır yük. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sıfır yük. )
( [not] NOT TO UNDERSTAND vs./but/>< TO UNDERSTAND
TO UNDERSTAND instead of NOT TO UNDERSTAND )
- ANLAMAMAK ile/değil ANLAYAMAMAK ile/değil KENDİNCE/KEYFİNCE ANLAMAK
( Düşünme becerisinin gelişmemiş olması nedeniyle. İLE/DEĞİL Veri yetersizliği/eksikliği nedeniyle. )
- ANLAMAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< "BİLMEMEK / İLGİLENMEMEK / KATILMAMAK"
- ANLAMA(MA)K ile/ve İDRAK ETME(ME)K
( Haller sonsuz sayıdadır. Birini idrak edince hepsini idrak etmiş olursunuz. )
( (LACK OF) MEANING vs./and (NOT) TO COMPREHEND
The aspects are infinite in number. Realise one, and you will realise all. )
- ANLAMAMAK ile İLGİLENMEMEK
- ANLAMAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< İŞİNE GELMEMEK
- ANLAMA(MA)K ile/değil KABUL ETME(ME)K
( [not] (NOT) TO UNDERSTAND vs./but (NOT) TO ACCEPT )
- ANLA(MA)MAK ile KAFANIN BASMA(MA)SI
- ANLAMAMAK ile/ve/değil (KONUYU) "KABUL EDEMEMEK"/KONUYA (VE AYRINTILARINA) "DİRENMEK"
- ANLAMAMAK ile/ve/<>/değil TEMBELLİK
( [not] NOT TO UNDERSTAND vs./and/<>/but LAZINESS/INDOLENCE )
- [ne yazık ki]
"ANLAMAMAZLIKTAN GELMEK" ile/ve/||/<> "İŞİNE GELMEMESİ"
- ANLAMAMIŞSIN/YANLIŞ ANLAMIŞSIN / ANLAMAMIŞSIN/YANLIŞ ANLAMIŞSIN değil SANIRIM ANLATAMAMIŞIM / ANLATAMAMIŞIMDIR BELKİ/SANIRIM
- ANLAMANIN:
SESİ ile/ve KURALLARI
( Hmmm.[içinden ve/ya da sesli!] İLE/VE 1. Nötr olmak. | 2. Nitelikli soru sormak. )
- Anlamayacağı için SUS!!!
- ANLAMAYAN" VAR MI? / "KİM/LER ANLAMADI"? ile/değil/yerine/||/>< ANLAYAN VAR MI? / ANLAYAN KİM/LER?
- ANLAMAYA/ÖĞRENMEYE:
AÇIK ile/ve/||/<>/> ÂŞIK
- ANLAMAYI:
"UZATMAK" değil BİR AN ÖNCE/EN KISA SÜREDE
- ANLAMBİLİM = SEMANTICS[İng.] = SÉMANTIQUE[Fr.] = WORTBEDEUTUNGSLEHRE, SEMANTIK[Alm.] = SEMANTICO[İt., İsp.] = İLM el-DELÂLET[Ar.] = NAMÛGÂRŞİNASÎ[Fars.] = SEMANTIEK[Felm.]
- ANLAM'DA:
DÜŞÜNMÜŞLÜK ile/ve/değil YAŞANMIŞLIK
( IN THE MEANING: [not] TO THINK vs./and/but EXPERIENCE )
- ... ANLAMDA ile/ve/değil/||/<>/< ... ALANDA
- ANLAMDIRMAK değil ANLAMLANDIRMAK
- ANLAMIN:
KAYMASI ile İÇİNİN BOŞALMASI
( İkisi de, kavramın dizgesinden/bağlamından çıkmasıyla oluşmaya başlar. )
- ANLAMINA GELİYOR ile/yerine ANLAMINA DA GELİYOR
- ... ANLAMINDA ile/ve/<> ... ORANINDA
- ANLAMINDADIR/MANÂSINDADIR değil/yerine ANLAMINADIR/MANÂSINADIR
- ANLAMIYORSUN! / BENİ ANLAMIYORSUN! ile/değil/yerine SÖYLEDİKLERİMDE ANLAŞILMAYAN NEDİR?
( İkisi de, çok yanlış "ifade"lerdir! İkisinin yerine de,
"Söylediklerimde, anlaşılmayan nedir?" /
"Söylediklerimde, anlaşılmayan neyse onu açayım..." vb.,
kişiyi hedef almayan, konuşulan konunun üzerinde durulacak kavramları ve ifadeleri kullanmak gerekir! )
- ANLAMIYORSUN! ile BENİ ANLAMIYORSUN!
( İkisi de, çok yanlış "ifade"lerdir! İkisinin yerine de,
"Söylediklerimde, anlaşılmayan nedir?" /
"Söylediklerimde, anlaşılmayan neyse onu açayım..." vb.,
kişiyi hedef almayan, konuşulan konunun üzerinde durulacak kavramları ve ifadeleri kullanmak gerekir! )
- ANLAMIYORUM ile/ve/değil/||/<>/>/< AKLIMDA(/ZİHNİMDE) TUTAMIYORUM
- ANLAM/KAVRAM ve/||/<> NİTELİK ve/||/<> İLİŞKİ ve/||/<> KİPLİK
- ANLAMLANDIRAMAMAK ile/ve/||/<>/> TAKILI KALMAK
- ANLAMLANDIRMA ile/ve DENEYİM
- ANLAMLANDIRMA ile/ve/<> DİRİMLİLİK
- ANLAMLANDIRMA ile/ve ETKİ
( Sorgulanmayan yaşam, yaşam değildir. )
- ANLAMLANDIRMAK ile/ve/||/<>/>/< ADLANDIRMAK
- ANLAMLANDIRMAK ile/değil ANLAMLI KILMAK
- ANLAMLANDIRMAK ile/ve/<>/> KAVRAMAK
- ANLAMLANDIRMAK ile/ve "ZEVK ETMEK"
- ANLAMLI BAKMAK ile ALICI GÖZÜYLE BAKMAK
- ANLAMLI YAŞAM ile/ve/yerine MUTLU YAŞAM
( Geçmiş ve/ya da gelecek üzerine kurulan. İLE/VE/YERİNE ÂN üzerine kurulan. )
- ÇAĞRIŞIM/LI ile/değil/yerine/></< ANLAMAK | ANLAM/LI
( [not] ASSOCIATION/ASSOCIATED vs./>< MEANING/FUL
MEANING/FUL instead of ASSOCIATION/ASSOCIATED )
- ANLAM/LI = MEAN/ING[İng.] = SIGNIFICATION[Fr.] = BEDEUTUNG[Alm.] = SIGNIFICATO[İt.] = SIGNIFICACION[İsp.] = SIGNIFICATIO[Lat.] = HE DIANOIA, HE DÜNAMIS[Yun.] = MEDLÛL, DELÂLET[Ar., Fars.] = BETEKENIS[Felm.]
- Anlamlı KONUŞ!!!
- ANLAMSAL ÖLÇÜT ile BİÇİMBİLİMSEL ÖLÇÜT ile SESBİLİMSEL ÖLÇÜT
( SEMANTIC CRITERIA vs. MORPHOLOGICAL CRITERIA vs. PHONOLOGICAL CRITERIA )
- ANLAMSIZ ile ANLAMSIZLIK
( INANE vs. INANITY )
( فضاي نامحدود ile کار بيهوده )
( FAZAY NAMAHDUD ile KAR BEYTEOODEH )
- ANLAMSIZ ile/ve/||/<> GEREKSİZ ile/ve/||/<> OLANAKSIZ
- ANLAMSIZ ile İLGİNÇ
- ANLAMSIZ ile/değil/yerine KOPUK
- ANLAMSIZ ile SAÇMA
( Saçma/abes olan bir şeye yönelmek, felsefî olarak olanaksızdır! )
( VÂHİ[< VEHY]: Anlamsız, yararsız, önemsiz.
TÜRREHÂT: Saçmasapan sözler. )
( MEANLESS/NON-SENSE vs. ABSURD )
- ANLAMSIZ ile YERSİZ
( MEANLESS vs. UNFOUNDED )
- ANLAMSIZLIK ve KAVRAMSIZLIK ve İNSANSIZLIK
( Kişi kendi çabalarına yön verecek ışığı hayal gücünün imgelerinden değil, açık seçik düşünülmüş kavramlardan almalıdır. )
- ANLAMSIZ/LIK ile/ve "UZAK/LIK"
( Ederler dâvâsını, bilmezler mânâsını. )
( MEANING/LESS/NESS | ABSURDITY vs./and "DIGRESS" )
- Anlamsız bulduğunda SUS!!!
- ANLAR ile/ve/değil/<> AN'IN SÜREKLİLİĞİ
- ANLASAN ile ANLARSAN
- ANLAŞARAK, ANTLAŞMAK ile/ve/||/<> ANTLAŞARAK, ANLAŞMAK
- Anlaşarak KONUŞ!!!
- ANLAŞILABİLİR/LİK ile/ve/||/<>/< YALIN/LIK
- ANLAŞIL(A)MAZLIK ile/değil BİLMEMEK, BİLMEK İSTEMEMEK
- ANLAŞILAN/ANLAŞILIR/DOBRA[Bulg.] ile/ve/||/<>/> AŞILAN/AŞILIR
- ANLAŞILMA "BEKLENTİSİ" ile/değil/yerine/>< ANLAMAK
- ANLAŞILMA ile ANLAŞILMAZ/LIK
- ANLAŞILMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAMAYA ÇABALAMAK
( Gereksinim. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Gereken. )
- ANLAŞILMAMA ile/değil KABUL EDİLMEME/GÖRMEME
- ANLAŞILMAMAK ile/ve/<>/değil/yerine/en azından YANLIŞ ANLAŞILMAMAK
- ANLAŞILMAMAK/ANLAŞILAMAMAK ile/ve/> YANLIŞ ANLAŞILMAK
( Kişiyi, en çok zorlayan, en ağrına giden şey anlaşıl(a)mamaktır. İLE/VE/> Anlaşılamamaktan daha zoru da vardır, o da yanlış anlaşılmış olmaktır. )
( Bir bitki için, güneşe yönelememek ve bir üst hareket eden canlı zincirine katılamamak, onlara "hizmet edememek"; bir aslana kediymişcesine yaklaşmak, pireyi yürütmek ne kadar ağır bir durumsa!... )
- ANLAŞILMASI AMACIYLA ile/ve/değil PEKİŞTİRMEK ÜZERE
- ... ANLAŞILMAZ! ile/değil/yerine HERKES, KABI KADARINI ALIR
- Anlaşılmak için KONUŞ!!!
- ANLAŞMA ile ANLAŞMALI ile ANLAŞMASIZ/LIK ile ANLAŞMAZLIK ile ANLAŞMALI İFLAS
- ANLAŞMA ile/ve/değil/<> ANTLAŞMA
( Anlama durumunun, kişilerin birbirinin dediklerini, konusu geçen noktayı ve içeriğini/kapsamını/ayrıntılarını duymuş, bilmiş, anlamış ve belirli bir yönde düşünce, duygu ve amaç bakımından birleşmiş olmayı belirtmektedir. İLE/VE/DEĞİL/<> Ahidleşme[toplulukta/toplumda] ve/ya da muahede[iki kişinin], karşılıklı olarak bağlayıcılık özelliğiyle/koşullarıyla sözleşmesi, yeminleşmesi. )
( [not] TO UNDERSTAND EACHOTHER vs./and/<>/but PACT/TREATY )
- ANLAŞMA ile UYGUNLUK ile BUNA GÖRE
( ACCORD vs. ACCORDANCE vs. ACCORDINGLY )
( طيب خاطر ile وفق ile به ين ترتيب ile نتيجتا ile از ينرو ile بدين ترتيب ile بالنتيجه )
( TYBE KHATER ile وفق ile BAH YNE TARATYBE ile NATYJETA ile AZ YNERO ile BADYNE TARATYBE ile بالنتيجه )
- ANLAŞMA ile/ve/||/<> UZLAŞMA ile/ve/||/<> ALTINI ÇİZME
- Anla-ş-mak için KONUŞ!!!
- Anlaşmak için SUS!!!
- ANLAŞMAK ile UĞRAŞMAK ile ANLAŞMA ile SATICI ile BAYİLİK ile UĞRAŞMAK ile PİRİNÇ TİCARETİ
( DEAL vs. DEAL WITH vs. DEALATION vs. DEALER vs. DEALERSHIP vs. DEALING vs. DEALING IN RICE )
( مقدار ile معامله کردن ile سر وکار داشتن ile چوب کاج ile معامله ile سروکله زدن ile بي بالي ile فروشنده ile معاملات چي ile عمده فروش ile فروشندگي ile طرز رفتار ile سروکار ile راست باز ile رزازي )
( MOGHDAR ile MOAMLEH KARDAN ile SAR VEKAR DASHTAN ile CHUB KAJ ile MOAMLEH ile SOROKLEH ZADAN ile بي بالي ile FOROSHANDEH ile MOAMELAT CHY ile AMADEH FOROSH ile FOROSHANDEGY ile TARZ RAFTAR ile SOROKAR ile RAST BAZ ile رزازي )
- ANLAŞMAK ile UZLAŞMACI
( COMPROMISE vs. COMPROMISER )
( توافق ile مدارا کردن ile مصالحه کردن ile راه آمدن ile مصالحه ile تراضي ile متصالح ile سازشکار )
( TAVAFEGH ile MADARA KARDAN ile MOSALEHEH KARDAN ile RAH AMADAN ile MOSALEHEH ile TARAZY ile متصالح ile SAZESHKAR )
- ANLAŞMALI!
- ANLAŞMAZLIK ile UYUMSUZLUK ile UYUMSUZ
( DISCORD vs. DISCORDANCE vs. DISCORDANT )
( نفاق ile دوئيت ile شقاق ile ناجور بودن ile ناسازگار بودن ile اختلاف ile عدم ثبات ile دگرشيبي ile عدم توافق ile ناساز ile بدصدا ile ناموزون )
( NAFAGH ile DOIYT ile SHGHAGH ile NAJOR BODAN ile NASAZGAR BODAN ile AKHTELAF ile عدم ثبات ile دگرشيبي ile ADAM TAVAFEGH ile NASAZ ile بدصدا ile NAMOZON )
- ANLATABİLDİĞİN ile/ve/değil/yerine (ÇOK) İYİ ANLATABİLDİĞİN
( [not] WHICH YOU CAN EXPLAIN vs./and/but WHICH YOU CAN EXPLAIN VERY GOOD
WHICH YOU CAN EXPLAIN VERY GOOD instead of WHICH YOU CAN EXPLAIN )
- Anlatabilmek için SUS!!!
- ANLATABİLMEK ile/ve/değil/||/<>/< YALIN ANLATABİLMEK
- ANLATAMAMAK ile/ve İNANDIRAMAMAK
- ANLATAMAYACAĞINDAN(< BİLMEDİĞİNDEN) DOLAYI ANLATAMAMAK ile/ve/değil/||/<>/< "ANLATMAM/ANLATMAYACAĞIM" KARARI NEDENİYLE ANLAT(A)MAMAK
- ANLAT(A)MAZSAK:
ÖĞRENEMEYİZ ile/ve/||/<>/> ÖĞRETEMEYİZ
- Anlatanı DİNLE!!!
- Anlatarak KONUŞ!!!
- ANLATILABİLMEK ile ANLATI ile ANLATIM ile ANLATIŞ ile ANLATIMCI/LIK ile ANLATIMLI ile ANLATISAL/LIK ile ANLATIMSAL/LIK ile ANLATIM TONU ile ANLATIM BİLİMİ ile ANLATIM BİLİMSEL
- ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA
( Hz. Musa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. İsa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. Muhammed ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Âriflerin dilinde. İLE/VE/<>/> Filozofların dilinde. )
( Tevrat'ın dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> İncil'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Kur'ân-ı Kerîm'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Âriflerin dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Filozofların dili/usûlü/üslûbu. )
( Herkese, herkes için. İLE/VE/<>/> Yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Gençlere, yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Çocuklara, gençlere, yetişkinlere, sanatçılara. / Yetişkinler ve sanatçılarla. İLE/VE/<>/> Bilgelik aşkı olan herkese, bilgelerle, filozoflarla. )
- ANLATIM:
HZ. DAVUD'A ile HZ. MUSA'YA
( Yol-Yordam-Yöntem. İLE ... )
( Yakarışlarla. İLE Yasalarla. )
- ANLATIM ile/ve/<> AKTARIM
- ANLATIMDA:
BİRAZ SONRA değil DAHA SONRA
- ANLATIMDA:
"DÜNKÜ" değil "BİR GÜN ÖNCEKİ"
- ANLATIMDA:
"İKİLEME GİRMEK" ile/değil İKİLEME DÜŞMEK
- ANLATIMDA:
ÜLKE ADI ile/yerine/değil KENT/ŞEHİR ADI
- ANLATIMDA:
...'YI "BİLİYORSUNUZ" değil/yerine ...'YI BİLDİĞİNİZİ VARSAYIYORUM
- ANLATIMI/NI/SÖZÜ:
KISA "KESMEK" değil KISA TUTMAK
- ANLATIMLARDA:
BİRAZ SONRA değil DAHA SONRA, BİR SÜRE SONRA
- Anlatılanı DİNLE!!!
- ANLATMAĞA ÇALIŞMAK/ÇALIŞAYIM değil ANLATMAYA ÇALIŞMAK/ÇALIŞAYIM
- Anlatmak için DİNLE!!!
- Anlatmak için SUS!!!
- ANLATMAK ile/ve/değil/||/<>/> ANIMSA(T)MAK
- ANLATMAK ile/ve/<> ANLAMAK
( İFADE ile/ve/<> İSTİFADE )
- ANLATMAK ile/ve/değil/yerine DEĞİLLE(TTİR)ME
( Anlamasını sağla(t)mak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kavramasını sağla(t)mak. )
( Yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Var değil. )
( [not] TO EXPLAIN vs./and/but NEGATION
NEGATION instead of TO EXPLAIN )
- ANLATMAK ile/ve "GEVEZELİK"
( EXPLAINING vs./and "CHATTERING" )
- ANLATMAK değil NAKL ETMEK
- ANLATMAK ile/yerine NAKLETMEK
- ANLATMAK değil NAKLETMEK
- ANLATMAK ile/ve/<> ÖĞRENMEK ÜZERE/İÇİN ANLATMAK
( TO EXPLAIN vs./and/<> TO EXPLAIN TO/FOR TO LEARN )
- ANLATMAK ile/ve ÖYLE/ŞÖYLE/BÖYLE ANLATMAK
- ANLATMAK ile/ve PAYLAŞMAK
( EXPLAINING vs./and SHARING )
- ANLATMAN" ile/değil ANLATIMIN
- METİN:
ANLATMAYA BAĞLI ile/ve/||/<> GÖSTERMEYE BAĞLI
- ANLATTIĞIMIZ ZAMAN OLAY OLUR değil ANLATSAK OLAY OLUR
- ANLAYABİLMEK ve/||/<>/</> ANLATABİLMEK
( Bir şeyi anlayabilmenin en iyi yolu, onu, en iyi biçimde anlatabilmeye çalışmaktır. )
- ANLAYACAĞINIZ BİÇİMDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLATABİLECEĞİM BİÇİMDE
- ANLAYAMAMA ile/ve/||/<> YORUMLAYAMAMA
- ANLAYAMAMAK ile/ve/<> AÇIKLAYAMAMAK
- ANLAYAMAMAK ile/ve/<> ANLAM VEREMEMEK
- [hem] ANLA(YA)MAMAK ile/ve/<>/değil/hem de KABUL ETMEMEK/EDEMEMEK
- ANLA(YA)MAMAK ile/ve/değil KABULLEN(E)MEMEK
- ANLA(YAMA)MAK ile/ve KAVRA(YAMA)MAK
( Anlayana, sivrisinek, saz; anlamayana, davul-zurna, az!
Anlayana, davul-zurna, saz; anlamayana, sazı soksan, az! )
( "Karga'nın Bülbül'ü, Bülbül'ün Karga'yı anlaması fakat aradakilerin anlayamaması" )
( (LACK OF) MEANING vs./and (LACK OF) COMPREHEND )
- ANLAYAMAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (YETERİ KADAR) İLGİLENEMEMEK
- ANLAYAN ile/ve UYGULAYAN ile/ve ÖNEMSEMEK
- ANLAYANA SİVRİSİNEK SAZ, ANLAMAYANA DAVUL-ZURNA AZ ile/ve/<> BİR TÜMCE YETER SÖZDEN ANLAYANA, DESTAN YAZSAN FARK ETMEZ, SÖZDEN ANLAMAYANA
- ANLAYANA ile/ve MERAKLILARINA!
- Anlayarak KONUŞ!!!
- ANLAYICI ile/ve ANLAMLANDIRICI
- ANLAYIŞ ile/ve DEĞİŞİM
( PARADIGM vs./and ALTERATION )
- ANLAYIŞ ile/ve HOŞGÖRÜ
( COMPREHENSION/UNDERSTANDING vs./and TOLERANCE )
( ... ile/ve UPARATI )
- ANLAYIŞ ile/ve OLUŞ
( COMPREHENSION/UNDERSTANDING/PARADIGM vs./and BEING )
- ANLAYIŞ ile/ve/<> TANIM
- ANLAYIŞ ile/ve/değil/yerine YAKINLIK
( Herkese ve her şeye gösterme! İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Her zaman, herkese ve her şeye göster! )
- ANLAYIŞ ile/ve/||/<> YAKLAŞIM
- ANLAYIŞ ile/ve/değil/yerine/<> YOL GÖSTERMEK
- ANLAYIŞ ile/ve/değil/||/<>/> YORUM
- ANLAYIŞ ile/ve ZEVK
( COMPREHENSION/UNDERSTANDING/PARADIGM vs./and PLEASURE )
- ANLAYIŞLI (OLMAK) ile/değil/yerine ANLAYAN (OLMAK)
- ANLAYIŞLI ile/ve/değil FEDÂKÂR
- ANLAYIŞLI/LIK ile BİLGİLİ/LİK / BİLGİSİZ/LİK
- ANLAYIŞSIZLAŞMAK ile ANLAYIŞ ile ANLAYIŞLI/LIK ile ANLAYIŞSIZ/LIK ile ANLAYIŞSIZCA
- ANLAYIŞSIZ/LIK ile BİLİNÇLİ ANLAYIŞSIZ/LIK
( INSENSITIVE/NESS vs. INSENSITIVE/NESS )
( GABÂVET ile ... )
- Anlayış için SUS!!!
- Anlayışlı ol ve KONUŞ!!! -ve
- ANLI-ŞANLI
- ANLI ŞANLI -
- ANLIK/ZİHİN > US/AKIL ve/||/<>/> BETİMLEME > KAVRAM ve/||/<>/> OLASILIK > ZORUNLULUK (BİLİNCİ)
- ANLIK/ZİHİN ile/ve/||/<> ACUN/DÜNYA / GALAKSİ
- ANLIK ile/ve ANLAK
( [Tasarımsal] Us. İLE/VE Zekâ. | Açıklık, göz önü, karşı. | Bazı hayvanların yatıp yuvarlandığı tozlu yer. )
- ANLIK ile ANLIKÇI/LIK ile ANLI ŞANLI
- ANLIK ile/ve/<> TAMLIK
- ANLIK = ZİHİN = MIND[İng.] = MENS[Lat.]
- ANLIK(TA)/ZEKÂ(DA):
ALDANMAMAK ile/ve/||/<>/> ALDATABİLMEK
- ANLIK/ZİHİN:
SABİT ile/değil/yerine/>< GELİŞİME AÇIK/YAKIN
( "Zeki görünme isteğinde olur." İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Öğrenme isteğine sahip olur. )
( Zorluklardan kaçınır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Zorluklara kucak açar.
Engellerde, kolaylıkla vazgeçer. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Terslikler karşısında sağlam durur.
Çabayı, yararsız görür. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çabayı, ustalığa giden yol olarak görür.
Yararlı olumsuz geribildirimleri "gereksiz görür." İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Eleştirilerden öğrenir. )
- ANLI/M/IZ değil ALNI/M/IZ
- Anlıyorsan SUS!!!
- ANMA GÜNÜ ile/yerine/değil ANLAMA GÜNÜ
( [not] ANNIVERSARY vs./but MEANING DAY
MEANING DAY instead of ANNIVERSARY )
- ANMA ile/ve TEKRAR
( YÂD ile/yerine/değil ... )
- ANMAK ile ANMA ile HATIRA
( COMMEMORATE vs. COMMEMORATION vs. COMMEMORATIVE )
( گرامي داشتن ile بيادگار نگاه داشتن ile يادگار ile يادبود ile مجلس تذکر ile گرامي داشت ile يادبودي )
( GERAMY DASHTAN ile BEYADEGAR NEGAH DASHTAN ile YADEGAR ile YADBUD ile MOJALS TAZKER ile GERAMY DASHT ile YADBUDY )
- ANMAK ile ANMALIK ile ANMA TÖRENİ ile ANMA GERİLİM
- ANN/ARTIFICIAL NEURAL NETWORK[İng.] değil/yerine/= YAPAY SİNİR AĞI
- ANNE/BABA ile ÜVEY ANNE/BABA
( MÂDER ile MÂDER-ENDER )
( MOTHER vs. STEP MOTHER )
- TRAVMALAR:
ANNE KARNINDA ile/ve/||/<> BEBEKLİKTE ile/ve/||/<> ÇOCUKLUKTA ile/ve/||/<> GENÇLİKTE ile/ve/||/<> YETİŞKİNLİKTE
- ANNE ve/||/<> KIZ ile/ve/||/<> ABLA ve/||/<> KARDEŞ
- ANNE(/ANA) OLMAK ile/yerine ANNE(/ANA) KALMAK
- ANNE SÜTÜ:
ERİL BEBEK İÇİN ile/ve/||/<> DİŞİL BEBEK İÇİN
( Daha zengin ve enerji yoğun. İLE/VE/||/<> Potasyum ve kalsiyumca daha zengin. )
- ANNE SÜTÜ ile/ve/=/||/<>/> BİLİNÇ IRMAĞI
- ANNE SÜTÜ ve/=/<> ŞEFKÂT
- ANNE SÜTÜ ile/ve/||/<>/> TİRLE[Fr. < TIRE-LAIT]
( ... İLE/VE/||/<>/> Meme başı üzerine yerleştirilip sütün alınmasına yarayan araç. )
- ANNE ve/||/<>/+ BABA ve/||/<>/> ÇOCUK
( ... ve/||/<>/+ ... ve/||/<>/> Sonuç. )
- ANNE ile/ve/<>/< ANNEANNE
( ÜMM[çoğ. ÜMMÂT, ÜMMEHÂT] ile/ve/<>/< ... )
( MÂDER ile/ve/<>/< ... )
( MOTHER vs./and/<>/< GRANDMOTHER )
- ANNE ile/ve/ya da/||/<> BAKICI
- ANNE ile/ve/> MÜREBBÎ ile/ve/> RAB
( [bebeği/çocuğu] 1 yaşına kadar. İLE/VE/> 18 yaşına kadar. İLE/VE/> Ömrünün sonuna kadar. )
- ANNE ile/<> SÜTANNE/SÜTNİNE
- ANNE ve/||/<> YAVRUSU
( Ayrı kaldıkları takdirde, hangisi tamdır? Yan yana geldiklerinde hangisi fazladır? )
- ANNEANNE ile "ANNE" ANNEANNE ("ANNE" OLAN ANNEANNE)
( Bu durum, daha çok, anneannelerin yetiştirdiği çocuklar için geçerlidir. )
( GRANDMOTHER vs. MOTHER GRANDMOTHER )
- ANNE/BABA ile/ve/||/<>/> ÇOCUK ile/ve/||/<>/> TORUN ile/ve/||/<>/> TORLAK
(
)
( ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> Torun çocuğu. )
( ... İLE/VE/||/<>/> Ceviz [kabuğu]. İLE/VE/||/<>/> Ceviz içi. İLE/VE/||/<>/> ... )
- ANNE/BABA-ÇOCUK ve/<> İMAM-CEMAAT
( Ebeveynlerle çocukların bazı durum ve ilişkilerinde, ebeveynlerin bazı yanlışları/hataları, "imam-cemaat" ilişkisindeki gibi dengesiz, abartılı ve uclarda olabilir. )
- ANNE-ÇOCUK İLİŞKİSİ ile/ve/değil/< ANNE-BEBEK İLİŞKİSİ
- ANNE-ÇOCUK İLİŞKİSİNDE:
[ne yazık ki]
İHMÂL (EDEN) ile/ve/ya da/||/<> İŞGÂL (EDEN) ile/ve/ya da/||/<> İSTİSMÂR (EDEN)
( [Sağaltıcıya/terapiste ve sürece] Uyum gösterir. İLE/VE/YA DA/||/<> Uyum göstermez. İLE/VE/YA DA/||/<> Uyum göstermez. )
- ANNEDEN ...:
AYRILIRKEN ile/ve/||/<>/> GERİ DÖNÜNCE
( Kaybolma kaygısı. İLE/VE/||/<>/> Yutulma kaygısı. )
(1996'dan beri)