Bugün[11 Nisan 2026]
itibarı ile 13.371 başlık/FaRk ile birlikte,
13.371 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(14/55)


- ÂLEM ile HAKİKAT


- ALEM ile/ve/||/<>/< KALEM


- ÂLEM ile/ve KOZMOS/KOSMOS[Yun.]

( ... İLE/VE Düzenlenmişlik, düzgünlük. Biçimlilik. )


- ÂLEM[Ar.] ile NÂS[Ar.]


- ALEM ile REMZ ile NİŞÂNE

( Bayrak. İLE Simge. )


- ÂLEM ile/ve/değil TANRIDAN GAYRI/MASİVA


- ALEMCİ ile "ÂLEMCİ"

( Camilerin kubbelerine, minarelerine alem yapan ya da takan kişi. İLE Eğlenceyi seven, her fırsatta "eğlenen", [eğlendiğini varsayan/zanneden] kişi. )


- ALEMDAR ile/||/<> BAYRAKTAR/SANCAKTAR

( Bayraktar. İLE/||/<> Yeniçerilerin bayrağını taşıyan subay.[Sonradan "Sancaktar" adı verildi] )


- ALEMDAROĞLU, İSMAİL (İST. 1933) :

( Ortaköy'den transfer edildi (1957) Bir sezon Sarıyer'de kaldı ve 4 lig bir özel maç oynadı. )


- ÂLEM-İ HİLKÂT ile/ve ÂLEM-İ KUDRET


- ÂLEM-İ KÜBRÂ ile/ve ÂLEM-İ SUĞRÂ

( Kâinat. İLE İnsan. )


- ÂLEM'İN:
ÖZET/İ ile/ve/<> NUR/U

( [kişinin] Gövdesiyle. İLE/VE/<> Ruhuyla. )


- ÂLEMİYYÂT


- ALEMPROVİST[Fr.] değil/yerine/= BEKLENMEDİK, BİRDEN BİRE


- ÂLEMŞÜMÛL[Ar.] değil/yerine/= EVRENSEL


- ALENEN[Ar.] yerine AÇIKÇA


- ALENEN değil/yerine/= ULUORTA


- ALENGİR ile ALENGİRLİ


- ALENGİRLİ[argo] değil/yerine/= GÖSTERİŞLİ, TUHAF | HOŞ | KARMAŞIK


- ALENİ ile/ve/||/<> AİLENİ


- ALENÎ[Ar.] ile/ve/||/<> ÂŞİKÂR[Ar.]

( Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde olan/yapılan. İLE/VE/||/<> Açık, apaçık, belirli, ortada, meydanda. )


- ALENÎ[Ar.] ile ÂŞİKÂR[Ar.] ile ÂYÂN[Ar.] ile BÂRİZ[Ar.] ile BEDİHÎ[Ar.] ile DEFİSİTER ile MUBÎN ile MÜNHAL[Ar.] ile MÜSTEHCEN[Ar.] ile SARÎH[Ar.] ile ÜRYÂN[Ar.] ile VÂZIH[Ar.]

( Açık. )


- ALENİLEŞMEK ile ALENİ/LİK ile ALENİ TADAT


- ALERGOGRAF[Fr.] ile ALERGOGRAFİ[Fr.] ile ALERGOLOJİ[Fr.] ile ALERGOLOG[Fr.] ile ALERJİ[Fr.] ile DUYARCIL/ALERJİK[Fr.] ile ALERJİT[Fr.]

( Tepkilerden yararlanarak alerji nedenini saptayan araç. İLE Tepkilerden yararlanarak alerji nedenini saptama yöntemi. İLE Alerjilerin sağaltımını konu alan bilim dalı. İLE Alerji uzmanı. İLE Belirli bir nesneye karşı gövdenin gösterdiği duyarlılık. İLE Alerji ile ilgili. İLE Alerji sonucu gövdede oluşan değişme ve bozukluk. )


- ALERJEN/ALLERGEN[İng.] değil/yerine/= DUYARLATAN


- ALERJİ/K ile ALERJİLİ ile ALERJİSİZ


- ALERJİ ile/ve/değil/||/<>/< ALERJİ YATKINLIĞI/ATOPİ/ATOPY[İng.]

( Tepkinin kendi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Genetik yatkınlık sonucu gövdenin alerjenlere karşı aşırı tepki verme eğilimi.[Testlerde atopi çıkması, kişinin alerji geliştirme eğilimini gösterir ancak bu kesinlikle etkin bir alerjisi olduğu anlamına gelmez.] )


- ALERJİ ile/değil İNTOLERANS


- ALERJİ ile/değil İSİLİK

( [not] ALLERGY vs./but PRICKLY HEAT )


- ALERJİ ile/||/<> OTOİMMÜNİTE

( Bağışıklık düzeninin zararsız nesnelere karşı aşırı tepki vermesi. İLE/||/<> Bağışıklık düzeninin kendi gövde dokularına saldırması. )


- ALERJİK ASTIM ile/||/<> MESLEKİ ASTIM

( Alerjenlere maruz kalma sonucu hava yollarının daralması. İLE/||/<> İş yerinde maruz kalınan nesneler nedeniyle hava yollarının daralması. )


- ALERJİK RİNİT ile/||/<> VAZOMOTOR RİNİT

( Polen, toz gibi alerjenlere karşı burun mukozasının yangılanması. İLE/||/<> Alerjenler dışında, sıcaklık değişiklikleri ya da stres gibi etmenlere bağlı burun mukozasının yangılanması. )


- ALESTA[İt. < ALLESTA]:
HAZIR OL! ve/||/<> HAZIRIM!


- ÂLET-EDAVAT


- ALET ile ALETLİ ile ALETSİZ ile ALET EDEVAT ile ALETLİ JİMNASTİK


- ÂLET değil/yerine/= ELGE/ARAÇ/AYGIT


- ÂLET ile/ve İLİM

( Mantık. İLE/VE ... )

( Âlet işler, el/kişi övünür; tâlih işler, kul övünür.[< At işler, er ögünür.] )

( TOOL/DEVICE/INSTRUMENT vs./and SCIENCE )


- ÂLET = TOOL[İng.] = OUTIL[Fr.] = WERKZEUG[Alm.] = ARNESE[İt.] = HERRAMIENTA[İsp.] = ARNESE[Lat.] = TO ORGANON[Yun.] = ÂLET[Ar., Fars.] = WERKTUIG[Felm.]


- ALET ile/ve YÖNTEM


- INFLAMMABLE[İng.] / BRENBARR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALEV ALAN, YANICI


- ALEV ALEV ile/ve/||/<> CAYIR CAYIR


- IGNITION POINT[İng.] / POINT D'IGNITION[Fr.] / ZÜNDPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALEV ALMA NOKTASI


- ALEV ALMAMAK ile/ve YANMAMAK


- FLAME TEST[İng.] / ESSAI DE COLORATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ALEV DENEMESİ


- FLAME EMISSION SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV EMİSYON SPEKTROSKOPİSİ


- FLAME PHOTOMETRIC DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV FOTOMETRİK DEDEKTÖR


- FLAME IONIZATION DETECTOR (FID)[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV İYONLAŞTIRMA DEDEKTÖRÜ (FID)


- ALEV/ŞÛLE[Ar.]/ZEBÂNE[Fars.] değil/yerine/= ALAZ/YALAZ(A)/YALIM


- ALEV ile ALEVE DAYANIKLI

( FLAME vs. FLAMEPROOF )

( شعله زدن ile شعله ile لهب ile زبانه آتش ile زبانه ile الو ile زبانه کشيدن ile علو ile عايق شعله ile ضد آتش )

( SHOLEH ZADAN ile SHOLEH ile LAHAB ile ZABANEH ATASH ile ZABANEH ile ALO ile ZABANEH KESHYDAN ile ALU ile AYGH SHOLEH ile ZED ATASH )


- ALEV ile ALEVLİ ile FLAMİNGO ile YANICI

( FLAM vs. FLAMING vs. FLAMINGO vs. FLAMMABLE )

( لاف وگزاف ile شعلهور ile فلامينگو ile سوختني ile قابل سوختن )

( LAF VEGZAF ile SHOLEHOR ile FELAMYNEGO ile سوختني ile GHABEL SOKHTAN )


- ALEV ile CEKET ile ALEVLİ

( BLAZE vs. BLAZER vs. BLAZING )

( شعله زدن ile شعله ور شدن ile افروختگي ile ياابريشمي ورزشي ile شعلهور ile شعله ور )

( SHOLEH ZADAN ile SHOLEH VAR SHODAN ile AFROKHTGY ile YABARYSHAMY VARZESHY ile SHOLEHOR ile SHOLEH VAR )


- FLAME[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV


- ALEVÎ ile/ve/değil ALEVÎ[< ULVİYET]

( Hz. Ali. İLE/VE/DEĞİL Yüce[ulvî]. )


- ALEVLENİVERMEK ile ALEVLENDİRİLMEK


- ALEVLENMEK ile ALEVLENDİRMEK ile ALEVLENEBİLMEK ile ALEV ile ALEVİ/LİK ile ALEVLİ ile ALEVSİZ ile ALEV ALEV ile ALEV RENGİ ile ALEV LAMBASI ile ALEV MAKİNESİ ile ALEV KIRMIZISI ile ALEVLENME NOKTASI


- FLAMMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALEX DEMENSİSİ


- FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALEX


- ALEXANDER FRIEDMANN ve/||/<> GEORGES LEMAITRE

( Einstein'in denklemlerini, kozmolojik sabit olmadan çizen ve evrenin genişlediğini, kuramsal olarak kanıtlayan ilk kişidir. VE/||/<> Einstein'ın genel görelilik kuramından yararlanarak evrenin genişlediğini söyledi. )

( 16 Haziran 1888 - 16 Eylül 1925 VE/||/<> 17 Temmuz 1894 - 20 Haziran 1966 )


- ALEYH değil/yerine/= KARŞIL


- ALEYHTAR değil/yerine/= KARŞITÇI

( Bir işe, davranışa ya da düşünceye karşı çıkan, karşı olan. )


- ALPHA DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION ALPHA[Fr.] / ALPHA-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA BOZUNMASI


- ALFA BOZUNUMU ile/||/<> BETA BOZUNUMU

( Alfa He-4 çekirdeği yayar, beta elektron/pozitron yayar. )

( Formül: α: ⁴₂He İLE β: e⁻/e⁺ )


- ALFA ÇEŞİTLİLİK ile/||/<> BETA ÇEŞİTLİLİK

( Alfa lokal tür sayısı, beta habitatlar arası fark. )

( Formül: Nokta İLE karşılaştırma )


- ALPHA-IRON[İng.] / FER ALPHA[Fr.] / ALPHA-EISEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA DEMİR


- ALPHA ACTIVE WASTE[İng.] / AKTIVER RESTLAPHASTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA ETKİN/AKTİF ATIK


- RÉSIDU ALPHA-ACTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= ALFA ETKİN ATIK


- ALFA HELİKS ile BETA TABAKA

( Proteinin sarmal yapısı. İLE Proteinin tabaka yapısı. )


- HİDROKSİ ASİTLER:
ALFA(AHA) ile/ve/||/<> BETA(BHA)


- ALFA İLE BETA İLE GAMA ile/||/<> BİYOÇEŞİTLİLİK ÖLÇEKLERİ

( Farklı mekansal ölçeklerde çeşitlilik. )

( Formül: γ = α × β )


- ALFA İLE BETA İLE GAMA ile/||/<> RADYASYON TÜRLERİ

( Üç temel radyoaktif bozunma türü. )

( Formül: α: ²³⁸U → ²³⁴Th + ⁴He )


- ALFA IŞIMASI ile/||/<> BETA IŞIMASI (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Alfa helyum çekirdeği, beta elektron/pozitron yayımıdır )

( Formül: ⁴₂He İLE e⁻/e⁺ )


- ALPHA RAYS[İng.] / ALPHASTRAHLUNG, ALPHA-STRAHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA IŞINIMI/IŞINLARI/IŞIYICI


- ALPHA PARTICLE, ALFA-PARTICLE[İng.] / PARTICULE ALPHA[Fr.] / ALFA-TEIL, ALPHA-TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA PARÇACIĞI/TANECİĞİ


- ALFA RİTMİ ile/||/<> ALFA-SARMAL

( Beyin dinlenme durumundayken kendini gösteren, saniyede 7 - 10 devreli beyin dalgası ritmi. İLE/||/<> Protein yapısında yaygın olarak bulunan, ikincil üç boyutlu yapı.[Bu dizilimde, aminoasitler, her peptit içindeki karboksil oksijen moleküllerinin hidrojen bağları ile dengelenmesi sayesinde spiral bir yapıda bulunur. Miyoglobin ve hemoglobin proteinlerinin %70 civarı, alfa sarmal yapısındadır.] )


- ALFA TOKSİN ile/ve/||/<> AFLA TOKSİN

(

Alfa toksin ile Afla toksin arasındaki fark

Tek bakışta karşılaştırma tablosu ve yalın etki şeması. ("Afla toksin" = aflatoxin)

Karşılaştırma Tablosu

Özellik Alfa toksinbakteriyel Afla toksinmikotoksin
Kaynak Clostridium perfringens (öz. Tip A); bazı Staphylococcus aureus suşları (alpha hemolysin) Aspergillus flavus, Aspergillus parasiticus
Tür / Yapı Protein yapılı ekzotoksin; enzimatik (fosfolipaz C) Poliketid yapılı küçük molekül; mikotoksin (protein değil)
Birincil hedef Göze zarındaki fosfolipitler Hepatosit DNA'sı (metabolitler aracılığıyla)
Başlıca etkiler Göze zarı parçalanması, doku nekrozu, hemoliz DNA hasarı, mutasyon; güçlü karsinojenite (özg. karaciğer)
Bulaşma / maruziyet Enfekte yaralar, nadiren kontamine gıdalar Nemli–sıcak ortamda depolanmış tahıl, kuruyemiş, baharat gibi gıdaların tüketimi
Klinik tablolar Gazlı kangren, nekrotizan enfeksiyonlar Akut aflatoksikoz; kronik maruziyette karaciğer kanseri
Etkime süresi Genellikle akut (saatler–günler) Çoğunlukla kronik (aylar–yıllar), akut toksisite olanaklıdır

Yalınlaştırılmış etki şeması (SVG)

Alfa toksin – protein, fosfolipaz C etkisi → göze zarı parçalanması
Alfa toksinin göze zarı üzerinde etkisi Protein toksin göze zarını hedefler ve membran bütünlüğünü bozarak nekroza yol açar. PROTEİN ALFA TOKSİN GÖZE ZARI PARÇALANMASI

Sonuçlar: doku nekrozu, hemoliz.

Afla toksin – kimyasal mikotoksin → DNA hasarı / karsinojenite
Afla toksinin DNA üzerinde etkisi Küf kaynaklı küçük molekül DNA hasarı oluşturarak mutasyon ve kansere yol açar. KİMYASAL AFLA TOKSİN DNA HASARI

Olası sonuçlar: karaciğer kanseri, akut toksisite (yüksek doz).



)


- ALPHA-URANIUM[İng.] / URANIUM ALPHA[Fr.] / ALPHA-URAN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA URANYUM


- ÉMETTEUR ALPHA[Fr.] / ALPHA EMITTER[İng.] ile/değil/yerine/= ALFA YAYINLAYICISI/YAYICISI


- ALFA ile ALFA IŞINLARI


- ALFA ile/||/<> BOZUNMA

( Alfa bozunması kuantum tünel kuramı )

( George Gamow tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1904-1968) (Ülke: Rusya-ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Büyük patlama teorisi, kuantum tünelleme) )


- ALFABE yerine ABECE


- ALFABE ile ALFABE DIŞI ile ALFABE SIRASI


- ALFABE ile ALFABETİK ile ALFABETİK ile ALFABETİK OLARAK

( ALPHABET vs. ALPHABETIC vs. ALPHABETICAL vs. ALPHABETICALLY )

( الفبا ile هجائي ile حروفي ile به ترتيب الفبا ile الفبائي )

( ELFBA ile هجائي ile حروفي ile BAH TARATYBE ELFBA ile الفبائي )


- ALFABETİK ile ALFABETİK KATALOG ile ALFABETİK SIRALAMA


- ALFATERAPİ[Fr.] değil/yerine/= ALFA IŞINLARIYLA SAĞALTIM


- ALPHATRON[İng.] / ALPHATRONE[Fr.] / ALPHATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFATRON


- ALFENİT[Fr. < ALFENIDE] değil/yerine/= METAL ALAŞIM

( İçinde bakır, çinko, nikel bulunan ve çatal bıçak takımı yapımında kullanılan gümüşlü bir alaşım. )


- ALFENİT[Fr.] değil/yerine/= ÇATAL, BIÇAK YAPIMINDA KULLANILAN GÜMÜŞ ALAŞIMI


- ALPHYS[İng.] / ALPHYLES[Fr.] / ALPHYLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFİLLER


- ALFRED PRUFROCK'UN AŞK TÜRKÜSÜ[T S ELIOT] ŞİİRİNİN ÇEVİRİSİNDE:
CAN YÜCEL ile SUPHİ AYTEMUR ile NURDAN SÜMER


- ALFVÉN WAVE[İng.] / ONDE D'ALFVÉN[Fr.] / ALFVÉN-WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFVÉN DALGASI


- ALFVEN DALGASI ile/||/<> EM DALGASI

( Alfven manyetik alan çizgileri boyunca, EM vakumda ışık hızıyla. )

( Formül: v_A = B/√(μ₀ρ) İLE c )


- ALFVÉN VELOCITY[İng.] / VITESSE D'ALFVÉN[Fr.] / ALFVÉN-GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFVÉN HIZI


- ALFVÉN İLE SOUND İLE DRİFT ile/||/<> PLAZMA DALGALARI

( Plazmada yayılan dalga türleri. )

( Formül: vA = B/√(μ₀ρ) )


- ALFVÉN NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ALFVÉN[Fr.] / ALFVÉN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFVÉN SAYISI


- ALG[Lat.] ile DİYATOME[Fr. < Yun.]

( Su yosunu. İLE Silisli sert kabukları olan ve fosilleri, kalın yer katmanları oluşturan bir algler ailesi. )


- ALGAE[İng.] değil/yerine/= ALG

( Suda yaşayan ökaryotik ve fotosentetik bir canlı grubudur. Genellikle tek gözeli olsalar da çok gözeli de olabilirler. Tek başlarına ya da koloni halinde yaşayabilmektedirler. Taksonomik konumları tartışmalı olmakla birlikte, genellikle Protistalar Alemi'ne dahil edilirler. Bitki değildirler ancak bütün kara bitkileri yeşil alglerden evrimleşmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ALG-/ALGE-/ALGESİ-/-ALGESİA/-ALGİA/ALGİO-/ALGO- ile/||/<> -AGRA ile/||/<> MOGİ- ile/||/<> ODYN-/-ODYNİA/ODYNO- ile/||/<> DYS- ile/||/<> CAC-/-CACE/CACO- ile/||/<> MAL- ile/||/<> PERO- ile/||/<> PALİ-/PALİN- ile/||/<> AMBLY- ile/||/<> NECR-/NECRO- ile/||/<> STAPHYL-/STAPHYLO-

( Ağrı, ağrısal, ağrı ile ilgili [miyalji: kas ağrısı, hiperaljezi: aşırı ağrı duyarlılığı]. İLE/||/<> Gut, ağrı nöbeti, ağrı. İLE/||/<> Güç, ağrılı. İLE/||/<> Ağrı. İLE/||/<> Anormal, güç, ağrılı, hatalı, hastalıklı, bozuk, patolojik, kusurlu, kötü. İLE/||/<> Kötü, hasta, bozuk. İLE/||/<> Hasta, kötü, anormal, bozukluk yapan. İLE/||/<> Deforme, bozuk, sakat. İLE/||/<> Yeniden, patolojik yineleme, geriye, tekrar. İLE/||/<> Donuk, soluk, yetmezlik, küntlük, zeki olmayan, duygusuz. İLE/||/<> Ölü, ölü doku, atrofik ceset. İLE/||/<> Üzüm salkımı, küçük dil ile ilgili, stafilokokla ilgili. )


- ALGARİNA[İt. < ARGAGNO] değil/yerine/= VİNÇLİ TEKNE

( Ağır bir şeyi denizden çıkarma ya da denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. | Bazı gemilerin baş ya da kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme. )


- ALGEBRAİC NUMBER ile/||/<> TRANSCENDENTAL

( Algebraic polinom kökü, transcendental değil. )

( Formül: Polynomial root İLE not )


- ALGESİ[Yun.] değil/yerine/= AĞRIYA DUYARLILIK

( ALGESİMETRE[Fr.]: Bir acı duyumunu oluşturmak için gerekli uyarımın etkisini ölçen araç. )


- ALGI BOZUKLUĞU ile/ve GERÇEK İLE HAYALİN AYRILAMAMASI

( İkisi de deliliğin/delirmenin göstergesi olabilir. )


- ALGI DEĞİŞMEZLİĞİ[İng. PERCEPTUAL CONSTANCY] ile/||/<> ALGI YANILMASI[İng. PERCEPTION BIAS] ile/||/<> ALGILAMA KALIBI[İng. PERCEPTUAL PATTERN] ile/||/<> ALGISAL BEKLENTİ[İng. PERCEPTUAL EXPECTANCY]

( Sürekli değişen, yetersiz, eksik, tutarsız duyusal verilere karşın, tutarlı ve sürekli bir dünya algılama durumudur. @@ Algılanan ilişkilerle gerçekte olan ilişkilerin birbirine uymaması durumu. Kısa algılanan bir çizgi, gerçekte algılama alanında bulunan diğer çizgilerle aynı uzunlukta olabilir. @@ Bir öbeğin bütün üyelerinin aynı güdüleri ve karakteristikleri taşıyacağını kabul eden varsayımdır. @@ Algılama sürecini etkileyen önceden yapılaşmış zihinsel kurgudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ALGI DÜZENEĞİ ile/ve DEĞERLER DİZGESİ

( PARADIGM vs./and VALUES SYSTEM )


- ALGI DÜZENEĞİ ile YAPI

( PARADIGM vs. STRUCTURE )


- SÜRAT-İ İNTİKAL[Osm.] / SPEED OF PERCEPTION[İng.] / VITESSE DE PERCEPTION[Fr.] / WAHRNEHMUNGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALGI HIZI


- ALGI[İng. PERCEPTION] ile/||/<> A POSTERİORİ ile/||/<> ADRENOKORTİKOTROPİK HORMON (ACTH)[İng. ADRENOCORTICOTROPIC HORMONE (ACTH)] ile/||/<> AKROZOM[İng. ACROSOME] ile/||/<> AKYUVAR[İng. LEUCOCYTE] ile/||/<> HİPOFİZ BEZİ[İng. PITUITARY GLAND] ile/||/<> LH (LUTEİNLEŞTİRİCİ HORMON)[İng. LH] ile/||/<> OKSİTOSİN[İng. OXYTOCIN]

( Gelen duyusal verileri organize etme, tanımlama, yorumlama ve anlamlaştırma süreci sonucunda ortaya çıkan anlamlı üründür. @@ Deneyime dayalı anlamına gelmektedir. Doğru önermeler deneye ve duyu verilerine dayanan önermesel bilgilerdir. “Güneş doğudan doğar” ya da “Dünya yuvarlaktır” gibi önermeler, bu bilgi sınıflandırmasına örnek olarak verilebilir. Algılarımız ve tümevarım yoluyla edindiğimiz bilgilerimizin büyük bir kısmını "a posteriori" bilgiler oluşturmaktadır. Immanuel Kant, matematik gibi zihinsel süreçlerin "a priori", Dünya'nın varlığı ve durumu ile ilgili olanları "a posteriori" olarak kabul etmeyi önermiştir. Bilgiye dair en temel tartışmalardan birisi olan "a priori" ve "a posteriori" ayrımı hâlâ çağdaş epistemolojinin süregelen konularından birisidir. @@ Hipofiz bezinin ön lob tarafında üretilen polipeptit yapıda olan bir hormondur. Adrenal bezlerin dış bölgesinin aktivitesini düzenleyen bir polipeptit hormondur. Adrenokortikotropik hormonun hipofiz tarafından salgılanması, hipotalamus tarafından atılan başka bir polipeptit olan, "kortikotropin salan hormon (CRH)" tarafından düzenlenir. @@ Sperm gözesinin göze zarının altında bulunan ve spermin ön (anterior) bölgesini kaplayan salgı keseciğidir. @@ Vücudu çeşitli mikroplardan koruyan beyaz kan gözeleridir. Görevlerini mikroplarla savaşarak ve onları uzantıları içine alarak yutarak (fagositoz) ya da mikroplara karşı kana panzehir gibi antitoksin salgılayarak gerçekleştirebilirler. @@ Beynin alt kısmında bulunan bezelye büyüklüğünde küçük bir organdır. Vücudun "ana bezi" olarak, çeşitli hormonlar üretir. Ürettiği hormonlar vücuttaki diğer bezleri uyararak hormon salgılanmasına neden olur. Hipofiz bezi birçok farklı hormon yapar. @@ LH, hipofiz bezinin ön kısmından salgılanan bir hormondur. @@ Oksitosin, hipotalamus tarafından üretilen ve hipofiz bezi tarafından salgılanan bir hormondur. Bu önemli hormon, doğum sürecinde çok önemli bir rol oynar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ALGI YANILSAMALARI'NDA:
MÜLLER-LYLER ve POGGENDORFF ve WUNDT ve ZOLLNER ve BOURDON


- ALGI ile/||/<> ALGI DEĞİŞMEZLİĞİ ile/||/<> ALGI YANILMASI ile/||/<> ALGILAMA ile/||/<> ALGILAMA KALIBI ile/||/<> ALGISAL BEKLENTİ

( Gelen duyusal verileri organize etme, tanımlama, yorumlama ve anlamlaştırma süreci sonucunda ortaya çıkan anlamlı ürün. İLE/||/<> Sürekli değişen, yetersiz, eksik, tutarsız duyusal verilere karşın, tutarlı ve sürekli bir dünya algılama durumu. İLE/||/<> Algılanan ilişkilerle gerçekte olan ilişkilerin birbirine uymaması durumu.[Kısa algılanan bir çizgi, gerçekte algılama alanında bulunan öteki çizgilerle aynı uzunlukta olabilir.] İLE/||/<> Gelen duyusal verileri organize ederek anlamlaştırma süreci. Bu süreç sonucunda oluşan anlamlı ürün. İLE/||/<> Bir öbeğin tüm üyelerinin aynı güdüleri ve karakteristikleri taşıyacağını kabul eden varsayım. İLE/||/<> Algılama sürecini etkileyen önceden yapılaşmış zihinsel kurgu. )


- ALGI ile/ve/<> ANLAYIŞ

( PERCEPTION vs./and PARADIGM )


- ALGI ile/ve/> DEĞER ile/ve/> YARGI


- ALGI ile/ve ESTETİK ALGI

( PERCEPTION vs./and AESTHETIC PERCEPTION )


- İDRÂK[Osm.] / PERCEPTION[İng.] / PERCEPTION[Fr.] ile/değil/yerine/= ALGI


- ALGI = İDRAK = PERCEPTION[İng., Fr.] = WAHRNEHMUNG[Alm.] = PERCEPCION[İsp.] = PERCEPTIONIS[Lat.] = HE KATALEPSIS[Yun.] = el-İDRÂK el-HİSSÎ[Ar.] = İDRÂK-İ CUZ'Î[Fars.] = GEWAARWORDING, WAARNEMING[Felm.]


- ALGI ile KABUL

( PERCEPTION vs. ACCEPTANCE )


- ALGI ile KABUL


- ALGI ile/ve/||/<>/> KAVRAM

( Duyusal. İLE/VE/||/<>/> Düşünsel. )

( PERCEPTION vs./and/||/<>/> CONCEPT )


- ALGI ile/ve/<> KAVRAYIŞ

( Sizin olan, algılama gücünüzdür, algıladığınız değil. )

( İçinize sabır ve dikkatle bakın, algılananın algılayan olamayacağını anımsayın. )

( Algılayan bulunmadan algılama, bilen olmadan biliş, seven olmadan sevgi, eylem olmadan eylem ile ilgilenme. )

( Yours is the power of perception, not what you perceive.
Look within diligently, remember to remember that the perceived cannot be the perceiver. )

( PERCEPTION vs./and/<> COMPREHENSION )


- ALGI ile/ve/||/<>/> OLAY ile/ve/||/<>/> OLGU

( Duyum. İLE/VE/||/<>/> Olumsal/keyfî. İLE/VE/||/<>/> Zorunluluk. Kavram. )

( Gövdenin işlevleri. İLE/VE/||/<>/> Zihnin işleri. İLE/VE/||/<>/> Aklın edimleri. )

( Olaylar değil olayları algılayış biçimimiz önemlidir[önceliklidir]. )


- ALGI ile/ve/değil/<> OLGU

( İlkeli/yasalı değildir. Keyfîdir. İLE/VE/DEĞİL/<> İlkelidir/yasalıdır. )

( Betimleme'den Kavram'a geçiş gibi, Algı ile Olgu arasındaki fark da ilkeli/yasalı olup olmamasıdır. )


- ALGIDA/KABULDE:
TEK TANIM ile/yerine/değil PARANTEZ BİLGİ

( ON PERCEPTION/ACCEPTION: [not] UNIQUE DEFINITION vs./but INFORMATION IN PARENTHESIS
ON PERCEPTION/ACCEPTION: INFORMATION IN PARENTHESIS instead of UNIQUE DEFINITION )


- ALGIDA ...:
SEÇİCİLİK ile/ve/değil/||/<>/< SÜZÜCÜLÜK


- ALGILAMA SÜRECİNDE:
BELİRGİNLİK ile/ve/> KONUM ile/ve/> ŞİDDET ile/ve/> SÜRE


- ALGILAMA ile YARGILAMA

( Kültüre dayanır. İLE Uygarlığa dayanır. )


- ALGILAMAK ile/ve/için DİNLEMEK

( TO LISTEN for PERCEPTION )

( TO PERCEIVE vs./and TO LISTEN )


- ALGILAMAK ile ALGILANMAK ile ALGILATMAK ile ALGILANABİLMEK ile ALGILATABİLMEK ile ALGILAYABİLMEK ile ALG ile ALGI ile ALGI BIÇAĞI


- ALGILAMAK/ALGILA(YA)MAMAK ile/ve/değil/||/<>/> ANLAMAK/ANLA(YA)MAMAK


- ALGILAMAK ile/ve GÖRMEK

( TO PERCEIVE vs./and TO SEE )


- ALGILAMAK ile HİSSETMEK

( TO PERCEIVE vs. FEELING )

( ... ile QING )


- ALGILAMAK ile/ve İDRAK ETMEK

( TO PERCEIVE vs./and TO COMPREHEND )


- ALGILAMAK = İDRAK ETMEK = PERCEIVE[İng.] = PERCEVOIR[Fr.] = ERKENNEN/WAHRNEHMEN[Alm.] = PERCIPIO[Lat.]


- ALGILAMAK ile/||/<> "YAKALAMAK"


- ALGILANAMAZ ile ALGILANAMAZ

( IMPERCEIVABLE vs. IMPERCEPTIBLE )

( غير محسوس ile درک نکردني ile نفهميدني ile نامحسوس )

( غير محسوس ile DARK NAKARDANY ile NAFEHAMYDANY ile NAMOHSUS )


- ALGILANAN ile/ve/||/<> ALGILAYAN

( Edilgin. İLE/VE/||/<> Etkin. )


- ALGILATILMAK ile ALGILATTIRMAK


- SENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= ALGILAYICI


- ALGILAYIŞ ile/ve/<> DENEYİM


- ALGILAYIVERMEK ile ALGILAYICI/LIK


- ALGISAL BİL(İN)EMEME/AGNOZİ ile BİL(İN)EMEME/AGNOZİ

( APPERCEPTIVE AGNOSIS vs. ASSOCIATIVE AGNOSIS )


- ALGISAL EŞİKLER'DE:
ÖZEL ALICILAR ile/ve MUTLAK EŞİK ile/ve FARK EŞİĞİ


- DOLAYLILIKTA:
ALGISALLIK ile/ve/||/<> ÇIKARIMSALLIK ile/ve/||/<> AKTARIMSALLIK

( PERCEPTION and/||/<> INFERENCE and/||/<> HEARSAY (in) :INDIRECTIVITY )


- ALGISIZ KAVRAMLAR ile/ve/<> KAVRAMSIZ ALGILAR

( Boş. İLE/VE/<> Kör. )

( CONCEPTS WITHOUT PERCEPTION vs./and/<> PERCEPTIONS WITHOUT CONCEPT
Empty. WITH/AND/<> Blind. )


- ALGOFOBİ[Fr.] değil/yerine/= ACI VERİCİ DUYUM OLUŞTURABİLECEK HER ŞEYE KARŞI DUYULAN KAYGI


- ALGOLOG ile ALGOLOJİ

( ALGOLOGIST vs. ALGOLOGY )

( جلبک شناس ile جلبک شناسي )

( JALBAK SHENAS ile JALBAK SHENASY )


- ALGOLOJİ/ALGOLOGY[İng.] değil/yerine/= AĞRI BİLİMİ


- ALGOLOJİ/FİKOLOJİ ile SU YOSUNU BİLİMİ

( Suyosunu bilimi. )


- ALGOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ALGOFOBİ

( Acı korkusu olarak bilinen, Yunancada "acı" anlamına gelen ἄλγος ("álgos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ALGORİTMA/ALGORITHM[İng.] değil/yerine/= AKIŞ BASAMAKLARI


- ALGORİTMA değil/yerine/= AKIŞ BASAMAKLARI


- ALGORİTMA ile ALGORİTMİK ile ALGORİTMİK DİL

( ALGORITHM vs. ALGORITHMIC vs. ALGORITHMIC LANGUAGE )

( الگوريتم ile الگوريتمي ile زبان الگوريتمي )

( ALGORYTAM ile ALGORYTAMY ile ZABAN ALGORYTAMY )


- ALGÜL, ÜMİT (ÇORLU, 1974) :

( Çorluspor'dan transfer edildi (1998) 75 lig, 4 kupa 2 turnuva olmak üzere 81 resmi ve 31 özel maçla birlikte 112 maçta Sarıyer formasını giydi. Lig maçlarında 15, kupa maçlarında 4 ve özel maçlarda 8 olmak üzere toplam 27 gol kaydetti. )


- AL'I AL, MOR'U MOR


- ALİ ALKANAT ÇOK PROGRAMLI LİSESİ :

( Uskumruköy'ün batı tarafındaki tepe üzerine hayırseverlerden Ali Alkanat tarafından yaptırıldı. Okula yaptıranın adı verildi. Okulda çok programlı eğitim hizmeti verilmektedir. )


- ALİ BABA RESTAURANT :

( Kireçburnu'ndaki ilk restaurant olup ve deniz sahilinde yer almaktadır. Boğaziçi'nin çok ünlü restaurantlarından biridir. )


- ALİ BABA SUYU :

( Büyükdere'nin üst kısımlarından çıkan ve sertlik dereci 2 olan çok mükemmel bir memba suyudur. )


- ALİ BEY ÇEŞMESİ :

( Büyükdere'de Çayırbaşı Caddesi üzerinde ve vapur İskelesi ile Fuat Paşa Oteli karşısındadır (H. 1011, M. 1602). Caddenin genişletilmesi sırasında 1943 yılında biraz geriye alınırken, her nedense eski biçimi tamamen bozularak, yeniden yapılmıştır. Kitabesi arka tarafta yeniden yapılan bir çeşmenin üzerine nakledilerek bunun eski mimari ve tarihi değeri mahvolmuştur. Çeşme onarımlar ve yerinden daha geriye alınmasından sonra hakiki hüviyetini kaybetti. Mermer kitabede "BSİ Ali Baba Suyu" yazısı vardır. Çeşme sonraki yıllarda birkaç kez daha onarım gördü. 2002 yılı başlarında çeşme yeniden onarılmıştır. Çeşmeyi Ali Bey isimli bir şahıs yaptırdığından bu ismi almış olup, "İstanbul Çeşmeleri " kitabında kaydedildiğe göre eski çeşmenin iki kıtalık kitabesinin tarih beyti şöyledir: Didi icüp Sebati de tarih/ Ayn - i ab nümune - i kevser" (1011). Çeşmenin kendi kaynak suyu vardır. )


- ALİ BEY ve/||/<>/> HASAN ALİ YÜCEL

( Ertuğrul Fırkateyni'nin kaptanı. VE/||/<>/> Torunu.[Milli Eğitim Bakanı, Köy Enstitüleri'ni kuran, çok sayıda önemli kitabın çevirisini yaptıran ve Türk ansiklopedisini oluşturtan kişi] )

( )


- ALİ-CENGİZ (OYUNU) --


- ALİ İHSAN PAŞA YALISI :

( Rumelihisarı'nda Baltalimanı Caddesi üzerinde bulunan bu yalı 18. yy.' ın ikinci yarısında yapılmış, 19. yy.' da onarım görmüş ve tarihi özelliğini büyük oranda kaybetmiştir. )


- ALİ KETHÜDA CAMİİ :

( Sarıyer Merkez Mahallesindeki Ali Kethüda Camii 17. yy.' da Sultan II. Mustafa (1695 - 1703) döneminde Sadrazam Kethüdası Ali Efendi tarafından yaptırıldı. Cami; 18. yy. Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın Kethüdası Maktul Mehmet Ağa tarafından (1720/1721) onarılmış, onarım sırasında bir de minare ilave edilmiştir. Caminin kıble tarafı denizle beraberdi ve camiin altı kayıkhane idi. Zamanla denizin doldurulması sonucu camiin ön kısmı bahçe haline geldi. Camı pek çok onarım gördü. 1969'da yapılan büyük onarım sırasında kayıkhane olan alt kat yeniden tanzim edilerek ibadet edilebilecek yeni bir kat daha kazanıldı. Sarıyer Ali Kethüda Camii İstanbul'un en ışıklı camilerinden biridir. 44 penceresi bulunmaktadır. Ayrıca ana cadde tarafından sağır iki penceresi bulunmaktadır. Batı tarafındaki pencereler kapatılarak, dış kısımdan camiye, hanımlar için ibadet edilecek bir bölme yapılmıştır. )


- ALİ "KIRAN, BAŞ KESEN" değil DAL KIRAN, BAŞ KESER


- ALİ KUŞÇU


- Ali Kuşçu'ya


- ALİ PERTEK CAMİİ :

( Rumelihisarı Rakım Efendi Çeşmesinin üst tarafındadır. Tarihi eserlerden biri olup 1640'da yapılmış, 1763'te onarım görmüştür. Bu camiye "Bey Camii" veya "Hamam Camii" de denilmektedir. )


- ALİ PERTEK SOKAK :

( Rumelihisar Mahallesi sokaklarından biridir. R. Hisar'daki Ali Pertek Camiini yaptıran kişi unutulmamış ve bir sokağa da "Ali Pertek Cami Sokak" ismi verilmiştir. )


- ALİ RIZA PAŞA YALISI :

( Yeniköy'de Daire Sokaktadır. 1876'da Fransız vatandaşı bir Musevi tarafından inşâ edilmiştir. 1908 yılında Ali Rıza Paşa tarafından satın alındı. Vapur iskelesinin yanındadır. 1914/15 ve 1936 yıllarında Ali Rıza Paşa ve 1939, 1962 yıllarında kızı İclal hanım tarafından büyük onarım yaptırılmıştır. 1923'te Belediye Binası olarak kullanıldı. )


- ALİ ŞEN SERACILAR PARKI :

( Gümüşdere Mahallesindedir. 315,00 m²'lik bir alan üzerindedir, 25,58 m²'lik yeşil alanı ve 90,00 m²'lik çocuk oyun alanı vardır. )


- ALÎ (SIFATI)[Ar.] ile REFÎ' (SIFATI)[Ar.]


- ALİ ŞİR NEVÂÎ

( İlk hamse ve tezkireyi yazmıştır. )


- ALİ ŞİR NEVÂÎ ve BİHZAD[Fars. BİH: İyi. + ZAD: Doğma/doğmuş.]


- ALİ UFKÎ/UFÎKÎ ile/ve/> DİMİTRİ KANTEMİR


- ALİ ÜL ÂLÂ[Ar.]/KREM DÖ LA KREM[Fr. < CRÈME DE LA CRÈME] değil/yerine/= EN YÜKSEK/ÜSTÜN


- ÂLÎ[Ar. < ULÜVV] ile ÂLÎ[Ar.] ile ALÎ[Ar. < ÂLET]

( Yüce, ulu. Kemâlâtı kendinde toplayan. | Kişi adı. İLE/< Ebû Tâlib'in oğlu ve Hz. Muhammed'in damadı, dördüncü halife. İLE/< Âlete ait, âletle ilgili. | Yemin edici/eden. )


- ALİ YILMAZ BALIKÇILAR PARKI :

( :Büyükdere Mahallesinde bulunmaktadır. Sahildeki eski parktır. Tamamen yeniden düzenlendi ve Ali Yılmaz ismi ile açıldı. 1.173,52 m²'lik bir alan üzerindedir. 167,00 m²'lik yeşil alanı, 101,40 m²'lik çocuk oyun alanı, 27,13 m²'lik bir tesisi bulunmaktadır. )


- ALİ ile ALİ ABBAS ile ALİ EKBER ile ALİ EKBER HAŞİMİ RAFSANCANİ ile ALİ AŞGAR ile ALİ EŞREF ile ALİ BABA ile ALİ HASAN ile ALİ KARAM ile ALİ MUHAMMED ile ALİ PANAH ile ALİ ŞAMKHANİ

( ALI vs. ALI ABBAS vs. ALI AKBAR vs. ALI AKBAR HASHEMI RAFSANJANI vs. ALI ASGHAR vs. ALI ASHRAF vs. ALI BABA vs. ALI HASAN vs. ALI KARAM vs. ALI MOHAMMAD vs. ALI PANAH vs. ALI SHAMKHANI )

( علي ile عليعباس ile علياکبر ile علي اکبر هاشمي رفسنجاني ile علياصغر ile علياشرف ile عليبابا ile عليحسن ile عليکرم ile عليمحمد ile عليپناه ile علي شمخاني )

( علي ile عليعباس ile علياکبر ile ALY AKBAR CPEHESHAMY RAFSANJANY ile ALYASGAR ile علياشرف ile عليبابا ile عليحسن ile ALYKARAM ile عليمحمد ile عليپناه ile علي شمخاني )


- ALİ ile ALİL ile ALİM/LİK


- ÂLİ ile ULVÎ


- ALİASİNG değil/yerine/= GÖRÜNTÜ KAYMASI


- ALIÇ ile ALIÇ MARMELADI


- ALIÇ/ALUÇ ile/= ALUÇİN ile/= ALUŞ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sarı erik. İLE Yumruları olan, yenilebilir bir ot. İLE Kaşgar'a bağlı bir köy adı. )


- ALIÇ/ALUÇ ile/||/<> AMŞUY
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sarı erik. İLE/||/<> Sarı renkte bir erik türü. )


- ÂLİCENAP[Ar.] ile ELİ AÇIK | ONURLU


- ALICI BAKIŞ ile/ve/değil ŞAŞKIN BAKIŞ


- RECEIVER CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT RÉCEPTEUR[Fr.] / AKSEPTORKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ALICI DEVRESİ


- ACCEPTOR LEVELS[İng.] / NIVEAUX ACCEPTEURS[Fr.] / AKZEPTORISCHE NIVEAUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ALICI DÜZEYLERİ


- ÂHİZE[Osm.] / ACCEPTOR, RECEIVER[İng.] / RÉCEPTEUR[Fr.] / AKZEPTOR, RECEIVER[Alm.] ile/değil/yerine/= ALICI


- ALICI ile ALACAKLI


- ALICI ile/ve ANLAYICI

( Almaya/anlamaya hazır olan. | Satın almak isteyen kişi, müşteri. | Kendine bir şey gönderilen kişi. | Almaç. | Kayıt aracı. | Azrail. İLE/VE Katılmaya hazır olan. )


- ALICI ile İLETKEN


- ALICI/LIK ile ALICI KUŞ ile ALICI ÖDEMELİ


- ALİDAT[İt.] değil/yerine/= BİR UCU HAREKETLİ DÖNER CETVEL


- ALİDAT/MASTARA[Ar.] ile AD-EYLEM/MASTAR[Ar. < MASDAR]/INFINITIVE[İng.]/INFINITIF[Fr.] ile MASTAR/MISTAR[Ar.]

( Açı cetveli. İLE Ad-eylem. Eylemlik. İLE Sıvacıların ve duvarcıların, cetvel gibi kullandığı, ensiz, uzun ve düz tahta. | Marangoz cetveli. | Tezgâhta, halının düz dokunmasını sağlayan araç ya da ileri-geri oynatılan bölüm.| Davar memesi. )


- ALIGNMENT/HARMONISATION and APPROXIMATION (OF LEGISLATION)

( Uyum, uyumlaştırma. VE Yakınlaştırma (mevzuatın). )


- ALİGORNA[İt.] değil/yerine/= BİR TÜR PERDAHLI KÂĞIT


- ALIK ALIK (BAKMAK)


- ALIK ile/||/<> BALIK


- ALIK/SERSEM/EBLEH ile KORKAK ile ALÇAK

( "Hiçbir şeyin değişmeyeceğini" "düşünüyorsak..." İLE "Düşünmek istemiyorsak..." İLE "Hiçbir şeyin değişmemesinin, kendi çıkarımıza olacağını düşünüyorsak..." )


- ALIKLAŞMAK ile ALIKLAŞTIRMAK ile ALIKLAŞABİLMEK ile ALIKLAŞTIRILMAK ile ALIK/LIK ile ALIKÇA ile ALIK SALIK


- ALIKLIK/BELÂHET değil/yerine/>< FARKINDALIK


- ALIKLIK ile ALINGANLIK

( Anlama ve sezme gücü yetersiz olma ve yetersiz olan kişi. İLE Çabuk "gücenen/kırılan". Kendiyle ilgisi olmasa da kendine bağlayan/bağlamak. )


- RETENTION TIME[İng.] ile/değil/yerine/= ALIKONMA (GECİKME) SÜRESİ


- ALIKOYMAK ile ALIKOYABİLMEK


- ALIKOYULMAK değil ALIKONULMAK


- ALLYL CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= ALİL KLORÜR


- ALİL[Fr.] değil/yerine/= SARIMSAKTA SÜLFÜR BİÇİMİNDE BULUNAN TEK DEĞERLİ KÖK


- ALIM-ÇALIM -ile


- ALİM ile ÂLİM

( Her şeyi bilen. İLE Bilgin. )


- ALÎM[Ar.] ile ÂLİM[Ar.]

( Önceden bilmeme olasılığı olmayan. İLE Sonradan bilen. )

( Âlim denilebilir ama ALÎM denmez. Allah'ın adıdır.[El-Alîm] "Abdul Alîm" olabilir ama sadece "Alîm" olmaz/denmez. )


- ÂLİM ve/> ÂMİL

( Bilen. VE/> Hem bilip, hem eyleyen/uygulayan/kullanan/işleyen. )


- ÂLİM ile/ve/||/<>/> ÂRİF

( Bilgi(sonuç). İLE/VE/||/<>/> Bilme(süreç). )

( Cins. İLE/VE/||/<>/> Fasıl. )

( Koşul. | Durum, hal, vaziyet. | Yemin. İLE/VE/||/<>/> Yarı, yarım. | Bölüm, kısım, parça. | Mısra. )

( Tekil.(Taksim edilir.) İLE/VE/||/<>/> Çoğul.(Tasnif edilir.) )

( İlim; Evvel ile Ahir, Batın ile Zahir'i bilip, tüm bildiklerini en iyi/üst derecede bağlantırabilme/birleştirebilme uğraşıdır. İLE/VE/||/<>/> İrfan; ilmin niteliklerinin üzerine ek olarak, hikmetine sahip olup, zaman ve zeminine/mekânına göre değerlendirme yapabilme durumudur. )

( İlim: - Kendini bilmek ve - Gayrıyı bilmek İrfan: - İlm'ul-ilim ve - İlm'un Nefs )

( İlim: - İlm-i Hudurî ve - İlm-i Husulî )

( İlim: - Tasavvur(Kavram) ve - Tasdik(Yargı) İlim: - Bilmek ve - Bilgi )

( İlimde marifet zât'ı bilmektir. Eşyanın(nesnenin) akılda hasıl olan(meydana gelen) suretine ilim denir. Hariçten kattı nazarla malûma ilim denir. )

( İhvân-ı Safâ, "Fasl fî ecnâsi'l-ulûm" başlığı altında ilimleri, -Riyâzî, -Dinî ve -Felsefî olmak üzere üç ana grupta toplamıştır. )

( Çeşm-i insaf gibi kâmile mîzân olmaz Kişi noksanını bilmek gibi irfân olmaz. )

( Âlim; Evvel ile Ahir, Batın ile Zahir'i bilen, tüm bildiklerini en iyi/üst derecede bağlantırabilme/birleştirebilme seviyesine ulaşmış kişi. İLE Ârif; aliminin niteliklerinin üzerine ek olarak, hikmetine sahip olup, zaman ve zeminine/mekânına göre değerlendirme yapabilen kişidir. )

( Sindiren. İLE/VE/||/<>/> Geviş getiren. )

( Birikime hizmet eden. İLE/VE/||/<>/> Yaşayışa hizmet eden. )


- ÂLİM ile/ve ÂRİF

( Âlim; Evvel ile Ahir, Batın ile Zahir'i bilen, tüm bildiklerini en iyi/üst derecede bağlantırabilme/birleştirebilme seviyesine ulaşmış kişi. İLE/VE Ârif; alimin niteliklerinin üzerine ek olarak, hikmetine sahip olup, zaman ve zeminine/mekânına göre değerlendirme yapabilen kişidir. )

( Fikir üretir. İLE/VE Akıl üretir. )

( Faal akıldaki bilgi ile ittisâl eder. İLE/VE Işk ile ittisâl eder. )

( Faal akıldaki bilgiyle belirli bir tecrîd-tehzîb süresince ve hads yoluyla ittisâl eder. İLE/VE Belirli bir riyâzet-tezkiye süresince, ilâhî ışığa doğrudan değer. )

( Doğru hisse sahip olandır. İLE/VE Doğru sonuca sahip olandır. )

( Sorunları/engelleri çözer/çözebilmelidir. İLE/VE Kişileri çözer. )

( İlmini ölümlüden tahsil eden. İLE/VE İlmini ölümsüzden alan. )

( Eşyanın (kesret) hakikatini inceler. İLE/VE Tek'in (letâfet) hakikatini inceler. )

( ... İLE/VE İlâhî inâyetin tecellî sürecini mistik riyâzetle deneyimleyen. )

( Ârifler, ilimsiz, gözsüz, habersiz, müşahedesiz, sıfatsız ve perdesiz görürler. )

( Ârifler meclisine git de, istersen uyu. )

( Âlim, bir konuyu ilm-el yakîn; Ârif, ayn-el yakîn olarak bilir. )

( Âlim fikir/hüküm icâd eder; Ârif, akıl icâd eder. )

( Ölümlüden ilmi alan. İLE/VE Allah'tan ilim sahibi olan. )

( Meselerle, konuşmakla, hükümleri icrâ etmekle adâleti teskin eden zât. İLE Gördüğü şey üzerine insana hali vermekle sekinete ulaştıran zât. )

( Yarım âlim, dinden; yarım doktor, candan eder. )

( Âlimlerin en faziletli ilmi sükûttur. )

( Asıl güneş, âşıkların, âriflerin kalplerinden, gözlerinden doğan güneştir. )

( Bilirler. İLE/VE Yaşadıklarını da bilirler. )

( Vazgeçer. İLE/VE Sığdırır. )

( Malumu bilirler. İLE/VE Mazeretleri bilirler. )

( Baba. İLE/VE Anne. )


- ÂLİM ile/ve ÂRİF ile/ve KÂMİL

( Bildiğini bilen, nesnesini bilen. İLE/VE Bilmediğini bilen, kendini bilen. İLE/VE Eksiğini bilen. )

( Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir. )

( Âlimin yanında dilini, ârifin yanında kalbini tut! )

( Ârif'e, târif gerekmez! )

( Dünyanın anasını Kâmil ağlatır, Kâmil'in anasını da cahil. )


- ÂLİM ile/>< CÂHİL

( Allah'ın rızasına/râzı olduğu doğru hisse sahip olan. İLE/>< Allahîn rızasından/râzı olduğu doğru histen mahrum olan. )

( Âlim ile konuşursan alırsın mertebe, cahil ile konuşursan dönersin merkebe. )

( Öğrenmeyi sever. İLE/>< "Ders vermeyi" seçer. )

( Bin bilir, bir söyler. İLE/>< Bir bilir, bin söyler. )

( Bazı şeyleri (")bilir("). İLE/>< "Herşeyi bilir." )


- ÂLİM ile/ve CÖMERT

( Âlim ile cömerdin ayıbına bakılmaz! )


- ÂLİM[Ar.] ile HAKÎM[Ar.]


- ÂLİM <> İL(İ)M <> MALÛM


- ÂLİM[Ar.] ile/ve/||/<>/< KÂDİR[Ar.]


- ÂLİM ile KUDEMÂ

( ... İLE Eski âlimler. )


- ÂLİM[Ar.] ile MÜTEHAKKIK[Ar.]


- ÂLİM ile/ve/değil NÂKİL


- ALİM/ALİİM" değil ALAYIM


- ALİMANTASYON[Fr.] değil/yerine/= BİR PLAN PROGRAM ÇERÇEVESİNDE SAYRIYI BESLEME


- ÂLİM/ÂRİF ile/ve/değil/yerine/<> İMAN EDEN

( [not] SCHOLAR/GNOSTIC vs./and/but/<> BELIEVER
BELIEVER instead of SCHOLAR/GNOSTIC )


- Âlimce düşün ve âlimce KONUŞ!!! -ve


- ALİMENT- ile/||/<> NUTRİ- ile/||/<> SİTİO-/SİTO- ile/||/<> TROPH-/-TROPHİA/-TROPHİC/-TROPHİN/TROPHO-/-TROPHY ile/||/<> -OREXIA ile/||/<> EMET-/EMETO- ile/||/<> JEJ- ile/||/<> -PHAG/-PHAGE/-PHAGİA/PHAGO-/-PHAGOUS/-PHAGY

( Besin, besinsel. İLE/||/<> Beslenme, besinsel. İLE/||/<> Tahıl, besin, tane, tohum, besinlerle ilgili. İLE/||/<> Besin ve beslenme ile ilgili. İLE/||/<> İştah, istek. İLE/||/<> Kusma. İLE/||/<> Açlık, kuru. İLE/||/<> Yeme, yiyen, yutan. )


- ALİMENTASYON/ALIMENTATION[İng.] değil/yerine/= BESLEME


- ALİMENTASYON ile/||/<> ALİMENTAR ile/||/<> ALİMENTAR TRAKT

( Beslenme. İLE/||/<> Beslenme/beslenim [ile ilgili]. İLE/||/<> Sindirim yolu. )


- ALİMENTASYON değil/yerine/= BESLEME


- ÂLİMİN ÖLÜMÜ ile/ve/=/||/<> ÂLEMİN ÖLÜMÜ


- ALIMINO SILICATE GLASS[İng.] ile/değil/yerine/= ALİMİNO SİLİKAT CAMI


- ALİMİNYUM değil ALÜMİNYUM


- ÂLİM'KEN ÂRİF OLMAK ile ÂRİF'KEN ZARİF OLMAK


- ALIMLAMAK ile ALIM ile ALIMCI/LIK ile ALIMLI/LIK ile ALIMSIZ/LIK ile ALIM SATIM ile ALIM ÇALIM ile ALIMLI ÇALIMLI ile ALIM SATIM OFİSİ ile ALIM SATIM BÜROSU


- ÂLİMLER/ÂRİFLER/ZARİFLER/ÂŞIKLAR ile/>< CAHİLLER

( Birbirini bilirler/tanırlar. İLE/>< Birbirini bilmezler ve tanımazlar. )


- ALIMLI ile ÇEKİCİ


- ÂLİM/MÜTEBAHHİR ile ALLÂME

( Bir bilim dalında uzman. İLE Birçok bilim dalında derin bilgi sahibi olan. )

( ... İLE Hem aklî, hem naklî ilimleri bilen. )

( OMNISCIENT: Çok geniş bilgi sahibi. | Allah. [rahman ve rahim olan] )

( DOCTOR cum DOCTORA UNIVERSALIS )


- ÂLİMU Bİ'Ş-ŞEY'İ[Ar.] ile MUHÎTU BİHİ[Ar.]


- ALIN BÖLÜMÜ(LOBU) ile/ve ÇEPER BÖLÜMÜ(LOBU)

( Merkez oluk[central fissure] ayırır. )

( ALIN: CEBÎN, CEBHE[Ar.]/FOREHEAD[İng.] )

( ÇÎN-İ CEBÎN: Alın kırışığı. )

( Alın kırışıklığı, bilgeliği simgeler. )


- ALIN/AKIL TERİ ve/||/<> GÖZYAŞI ve/||/<> KAN ve/||/<> MÜREKKEP


- ALIN TERİ/TERLEMESİ ile SIRT TERİ/TERLEMESİ ile KIÇ TERİ/TERLEMESİ

( Sadece fiziksel çalışmaktan kaynaklanan durum/ter. İLE Çalışırken ciddi zorlanmadan kaynaklanan durum/ter. İLE Sıkıntıdan/zorluktan kaynaklanan durum/ter. )

( BASÎ[çoğ. BUSU'], NETH )


- ALIN, İSKENDER (BEYKOZ, 1984) :

( Bakspor'dan forvet elemanı olarak transfer edildi ve bir sezon (2018/2019) Sarıyer'de tescilli kaldı takımının 17 lig ve 2 kupa olmak üzere 19 resmi maçında oynadı ve lig maçlarında takımına 4 gol kazandırdı. Sezon sonunda serbest kaldı. Paşabahçe, Yozgatspor, İstanbulspor, Fenerbahçe, Bakırköyspor, Kartal, Başakşehir, Boluspor, Yeni Malayaspor, Gazişehir Gaziantep, Kastamonu, Bakspor ve Sarıyer'de forma giydi. )


- ALIN ile ALIN!

( Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. İLE "Satın alın!" )


- ALIN ve/||/<> BAŞ

( Açık. VE/||/<> Dik. )


- ALINABİLİNİYOR değil ALINABİLİYOR


- ALIN/CEBİN[Ar.] ile/= ALIN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. | Bazı şeylerin önü, ön yüzü. | Güneş, ateş, sıcak vb.nin karşısı. | Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. İLE Dağın sırtı. )


- ALINDI ile ALINDILI ile ALINDISIZ


- ALINDI ile ANILDI


- ALINDI/MAKBUZ[Ar.] ile ALINTI/İKTİBAS[Ar.]

( Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge. İLE Bir yazıya, başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma. | Başka bir dilden alınmış sözcük. )


- ALİNEASYON/ALINEATION[İng.] değil/yerine/= YABANCILAŞMA


- ALINGANLAŞMAK ile ALINGANLAŞABİLMEK ile ALINGAN/LIK


- HASSÂSİYET[Osm.] / SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ[Fr.] / SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALINGANLIK, DUYARLILIK