FaRkLaR KILAVUZU/"SOZLUGU"!!! - LÜTFEN


LÜTFEN
( SÜREKLİ AYIRDINDA VE FARKINDA OLUNMASI GEREKENLER!!! )

 

YEĞLEYELİM/TERCİH EDELİM

İNCELİK(LE)/LÜTFEN[< LÜTÛFEN < LÂTİF]

BÖYLE

BU DA VAR



YAPMAYABİLECEKLERİM(İZ)(/YAPMAYALIM!)
(/DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR])




- !BAŞLIK PARASI ile/ve !DRAHOMA
( Erkek tarafı, gelin için verirdi. İLE/VE Kız tarafı, erkek için verirdi. [Musevilik'te.] )

- !BÖLÜCÜLÜK ile/ve/||/<> !ÖTEKİLEŞTİRME

- !CEHÂLET ve/<> !BAĞNAZLIK ve/<> !ÖFKE ve/<> !YEGİNLİK/ŞİDDET

- !DALGA GEÇMEK ile/ve/değil/||/<>/< BİLMEMEK

- !DESPOT[Fr.] değil/yerine/= !BUYURGAN

- !DÜŞMAN OLMAK ile/ve "GICIK" OLMAK

- !DÜŞMAN/LIK ve !KİN

- !FÂHİŞ ile !İHTİKÂR

- !FAŞİZM ile/ve !SOYKIRIM

- !GENELLEME(!) ile/ve/<> !İNDİRGEME(!) ile/ve/<> !SİLME(!) ile/ve/<> !ÇARPITMA(!)

- !HEMPA[Fars.] ile/değil/yerine/>< KANKA
( Kötü işlerde aynı amaçla ve birlikte hareket eden kişi, ayaktaş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kan kardeşliği kadar yakınlıkla birlikte hareket eden/ler. )

- !HINÇ/GAYZ ile !İNTİKAM
( Zayıf olan, nefret etme ve intikam alma eğilimindedir. Tembel olduğundan da, yatışır ve bu düşüncelerden vazgeçer. )

- !HIRSIZLIK ile !YAĞMA

- !İFTİRA ile/ve !KARALAMA

- !İSYAN ile/ve !KÜFÜR

- !KARAÇALI = ÇALIDİKENİ
( Hünnapgillerden, kurak yerlerde yetişen, çiçekleri altın sarısı renginde, dikenli bir bitki. | İki kişinin arasına girerek ilişkileri bozan kişi. )

- !KAVGA ile !SAVAŞ

- !KİN ile/ve/||/<> !İNTİKAM

- !KISKANÇLIK ile/ve/<> !KİN

- !MENFÛR[Ar. < NEFRET] değil/yerine/= İĞRENÇ

- !ÖFKE ile/ve/ne yazık ki/> !SALDIRI

- !SİGARA İÇEN ile/ve/değil/<> İÇİREN/İÇTİREN/İÇTİRTEN
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Etkin/Edilgin/Ettirgen. )

- !ŞİRK ile/ve/||/<> !KİBİR
( Tanrı'ya, başka bir şeyi/birini ortak koşmak. İLE/VE/||/<> Tanrı'ya, kendini ortak koşmak. )

- !TAHKİR ile/ve/||/<> !TEZYÎF[< ZEYF]

- !TAHKİR ile/değil/yerine TENKİT/TENKİD
( Bir kaçıştır.[kendinden, utancından, küçüklüğünden] İLE/DEĞİL/YERİNE Bilmeyi zorunlu kılar. )

- !VANDALLIK ile !BARATARYA
( Miladın, başlangıç yıllarında yaşayan ve Roma İmparatorluğu ile yaptığı savaşlarda, acımasızlığı ile ün salan bir Doğu Germen halkı. | Eski kültür ve sanat anıtlarını yakıp yıkan; bunların değerini bilmeyen kimse ya da halk. İLE Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre ya da sigorta ortaklığına, bilerek verdikleri zarar. )

- !ZULM ile/ve/değil/yerine/<>/< CEBR

- !ZULÜM ile/ve/değil/||/<> İHMALKÂRLIK

- "... OLMALI" ile/değil/yerine "... OLMASA DAHA İYİ"

- "... YAPMAYAYIM" ile/ve/değil "... YAPMAMIŞ OLAYIM/YAPMIŞ OLMAYAYIM"

- "1000 TARAKTA BEZİ OLMAK/OLAN" ile/değil/yerine/>< "10 PARMAĞINDA, 10 MARİFET(İ OLAN)"

- "Ben" diliyle kendini merkeze koymadan KONUŞ!!!

- "Dangıl-dungul" konuşma! Biraz nazik ol öyle KONUŞ!!!

- "Elimde değil" diye kendini/başkalarını "kandır"(a)madağını bilerek KONUŞ!!!

- "Fıs-fıs" konuşma! Çevrene ayıp etmeden KONUŞ!!!

- "Niye ki?" diyerek, hazırcı değil önce kendin düşün de ona göre KONUŞ!!!

- "Sonuçta" diyerek son sözü kendine ait kılmadan KONUŞ!!!

- "AÇIK SÖZLÜ" ile/değil PATAVATSIZ
( ... İLE/DEĞİL Sözlerinin nereye varacağını düşünmeden, saygısızca konuşan, davranışlarına dikkat etmeyen. )

- "ADAMDAN SAY(MA)MAK" ile/değil MUHATAB ALMA(MA)K

- "ADAMI OLMAK" değil "ADAM OLMAK"

- "ADAMINA GÖRE" ile/değil/yerine ADÂBINA GÖRE

- "AĞIR/LIK" ile/ve HANTAL/LIK
( Kişisel [mizac ya da karakterden dolayı] ya da çevresel etmenlerden/beklentilerden dolayı. İLE/VE Zihinsel kaynaklı eksik/yetersiz/yanlış davranış ve tutumlardan dolayı. )

- "AĞLAMAMAK" değil/yerine AĞLATMAMAK

- "AKILSIZ" İLERLEMEK değil AKLI AŞARAK İLERLEMEK

- "AKLINI, BAŞINA TOPLAMAK" ile/ve "AYAĞINI, DENK ALMAK"

- "ALDATMAK" ile/değil ANLATAMAMAK

- "ANLAMAMAZLIKTAN GELMEK" ile/ve/||/<> "İŞİNE GELMEMESİ"

- "AŞAĞI GÖRME" ya da "YUKARI GÖRME" | ile/ve/değil/yerine EŞ GÖRME

- "ASALAK" ile/değil SIĞINTI

- "AŞIRI/LIK" ile/ve/değil SIRADIŞI/LIK

- "AYI" ile/değil/yerine "ARI"
( Gibi yeme/oturma! İLE/DEĞİL/YERİNE Gibi çalış! )

- "AZ BİLMEK" ve/değil/için/||/<>/< ÇOK OKUMAK/DİNLEMEK/DÜŞÜNMEK

- "BAK! BEN NE YAPTIM!" İÇİN YAPMAK ile/ve/değil/yerine HİZMET OLARAK YAPMAK

- "BAKIN! BEN NE YAPTIM/YAPMIŞIM" değil/yerine YAPILANIN BİLGİSİ

- "BAŞA KAKMAK" ile/ve/<> KENDİN YAPTIN ZANNETMEK

- "BAŞKALARINI ÇÖZMEYE ÇALIŞMAK" ve/||/<>/> KENDİNİ DÜĞÜMLEMEK

- "BEN, SENİ ..."-"BEN DE SENİ ..."
ile/ve/ne yazık ki/||/<>/>
"BEN, SENİN ..."-"BEN DE SENİN ..."

( [İlişkilerin] Başlangıcında. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Sürecinde ve/veya sonunda. )

- "BENZETME" ile/ve/değil/||/<>/< ZORLAMA

- "BIÇAK, KEMİĞE DAYANINCA" ile/ve "DOĞUM SANCISI BAŞLAYINCA"

- "BİLMEMEK" ile/ve/değil/yerine İLGİLENMEMEK

- "BOYUN EĞMEK" ile TESLİMİYET

- "BUNU ALDIM" <>/||/>/< "BUNALDIM" değil/yerine
YANLIŞIMIN/YANILSAMAMIN/OYUNUN FARKINDAYIM


- "BURNU BÜYÜK/LÜK" ile/değil/yerine SEÇKİN/LİK

- "ÇEKİŞMEK" ile "SİDİK YARIŞTIRMAK"
( Akıllı kişi, kimseyle yarışmaz. Böylece, kimse, onunla yarışamaz. )

- "ÇEVRE İÇİN" YAŞAMAK değil/yerine ÇEVRE İLE BİRLİKTE YAŞAMAK

- "ÇIKARLARIMIZI", BİRİLERİNDEN/ÖTEKİLERDEN ...:
!"ÖNDE/ÜSTTE TUTMAK"
ile/değil/yerine AYRI TUTMAK

- "CİNS/LİK" / "KIL/LIK" ile "UYUZ/LUK"

- "ÇIPLAK" ile/ve/değil/||/<>/< YABAN/Î

- "ÇİRKİN/LİK" "ARAMAK"/BULMAK ile/değil/yerine MAZERET ARAMAK/BULMAK

- "ÇOK BİLMİŞLİK" ile/ve/değil/<> HADDİNİ/AMACINI AŞAN, ANLAMSIZ(GEREKSİZ/YERSİZ) SÖZ/KONUŞMA

- "ÇOK SESLİLİK" / "İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ" ile/değil DENSİZLİK
( "Sosyal medya"da. İLE/DEĞİL Günlük yaşamda. )
( Keyfiyette. İLE/DEĞİL Gerçeklikte. )
( "Kendi çıkarlarında." İLE/DEĞİL Ortak alanda, olanaklarda ve koşullarda. )

- "ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEN, SORUNUN BİR PARÇASISINDIR" ile/ve/||/<> "YAŞAMAKLA MEŞGUL OLMAZSAN, ÖLMEKLE MEŞGUL OLURSUN"

- "DAHA ÇOK OLAN"I ARAMAK değil/yerine DAHA AZ OLANIN TADINI ÇIKARMAK

- "DENEYİM" ile/değil KUŞKUCULUK
( Bazı kisiler, yavaş yavaş, inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve tamamen kuşkucu olmayı öğrenir. Bu süreç gerçekleştiğinde de artık çok geçtir. Ne yazık ki, (bazı) "zihinlerin", "deneyim" dediği şey budur. Aklıyla bağlantısını kaybetmiş bir kişi, "deneyimli" olarak tanımlar kendini. )

- "DENİZDE YÜZÜP DEREDE BOĞULMAK" ile/<> "DİMYAT'A, PİRİNCE GİDERKEN, EVİNDEKİ BULGURDAN OLMAK"

- "DENSİZ/LİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< "HEVESLİ/LİK"

- "DEREYİ GÖRMEDEN PAÇALARI SIVAMAK" ile "DOĞMAMIŞ ÇOCUĞA DON BİÇMEK"

- "DERT/LERİNİ ANLATMAK" ile/değil/yerine (NİTELİKLİ VE YÜKSÜZ) İLİŞKİ (KURMAK)

- "DESİNLER" DİYE YAPMAK değil/yerine İŞLET FİİLİN, DUYSUN KULAĞIN

- "DEVEKUŞUNA":
"UÇ!" DENİLİNCE
ve/||/<> "KOŞ!" DENİLİNCE
( Ben, "deveyim" demiş. VE/||/<> Ben, "kuşum" demiş. )
( "İşimize geldiği gibi yaşama"nın, zavallılık seviyesindeki yansıması. )

- "DİŞLEMEK" ile "KEMİRMEK"

- "DOĞRU BİLDİĞİNİ" "YAPMAK" ile/değil "CANININ İSTEDİĞİNİ" "YAPMAK" [değil/yerine/daha iyisi YAPMAMAK]

- "DOĞRUYU SÖYLEMEK, HER ZAMAN DOĞRU DEĞİLDİR" değil HER DOĞRUYU, HER ZAMAN VE HER YERDE SÖYLEMEMEK GEREK
( "Doğruyu söylemek, her zaman doğru değildir" diyenler, kendileri için "en yararlı olabilecek" yanlışı söylemek için en uygun zamanı bekleyenlerdir... )

- "DÜŞMAN OLMAK" değil/yerine/>< BİRBİRİNE HAYRAN OLMAK

- "DÜŞÜNDÜĞÜNÜ", VAROLANA "GİYDİRMEK" ile/değil/yerine VAROLANI DÜŞÜNMEK

- "EDEPSİZLİK" ile/değil/yerine COŞKU

- "ENGELLEMEK" ile/değil/yerine SINIRINI/HADDİNİ BİLDİRMEK

- "ETİKET/LEMEK" ile "YAFTA/LAMAK"

- "ETİKETLEME" ile "DAMGALAMA"

- "EZBER" ile/ve/değil ALIŞKANLIK
( EZBER hem de ALIŞKANLIK )

- "EZMEK" ile/ve/<> "KÜÇÜK DÜŞÜRMEK"

- "FANATİK" değil/yerine/= "BAĞNAZ/TUTKUN"

- "FAŞİSTLİK" ile/değil/yerine ZORBALIK

- "FAYTON SEFÂSI" değil ATLARIN CEFÂSI

- "GARANTİCİ/LİK" ile/ve/değil/||/< KORKAK/LIK
( Doğru yolu görüp de gitmemek, korkaklıktır. )

- "GEÇİMSİZ/LİK" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< SEVGİSİZ/LİK

- "GERİLME" ile "ŞİŞME"

- "GERİSİ GELİR" ile/ve/||/<> "SONU GELMEZ"

- "GÖNÜL HIRSIZ(LIĞ)I" ile/ve/||/<> "AÇIK KAPI ARSIZ(LIĞ)I"

- "GÖTÜ KALKMAK" ile/ve/değil/yerine "KANI BİTLENMEK"

- "GRUPLAŞ(TIR)MA" ile/ve/değil/ne yazık ki/<> "KUTUPLAŞ(TIR)MA"

- "HADDİNİ AŞMAK" ile ÇIĞRINDAN ÇIKMAK

- "HAKLI ÇIK(AR)MA" ÇABASI ile/ve "KÂRLI ÇIK(AR)MA" ÇABASI

- "HAKLI ÇIKMAK" ile/değil/yerine/>< HAKLI OLMAK

- "HAMAL/LIK" ve AHMAK/LIK

- "HATA/KUSUR ARAMAK/BULMAK" (İÇİN/ÜZERE) ile/değil/yerine BİR EKSİĞİNİ/HATASINI (DAHA) DÜZELTTİRMEYE ARACI OLMAK

- "HAVA ATMAK" ile "SİDİK YARIŞTIRMAK"

- "HAVA ATMAK" ile/değil/yerine PAYLAŞMAK

- "HAYATI/NI YAŞAMAK" ile/değil/yerine ADAM OLMAK

- "HAYATINI YAŞAMAK" ile/ve/<>/değil/yerine HAYATI YAŞAMAK

- "HAZCILIK" ile/ve/||/<> "BAŞINA BUYRUKLUK"
( "Hazcı'yım!(Hedonist'im!)" demek, kendini merkeze koyarak ve herkesten ve herşeyden, tüm sorumluluklarından soyutlandığını zannetmek, "Ateist'im!" demek kadar komik ve zavallıcadır. )

- "HER ELİNİ SIKAN" İLE ... ile/ve/<> "HER CANINI SIKAN" İLE ...
( Dost olma! İLE/VE/<> Düşman olma! )

- "HERKESE YETİŞMEYE ÇALIŞMAK" ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> KENDİNE GEÇ KALMAK

- "HİÇÇİLİK" ile/ve/||/<>/> ALAYCILIK

- "İÇSELLEŞTİRME" ile/ve/<> "ÖZDEŞLEŞTİRME"

- "İDDİA" ile KANAAT

- "IRKÇILIK" ile/değil YABANCI DÜŞMANLIĞI

- "İŞİNE GELEN" ile/değil/ne yazık ki "KOLAYINA GELEN"

- "İŞLENİLEN/İŞLENİLMEYECEK HALT" ile "YENİLEN/YENİLMEYECEK NANE"

- "İYİ OYNAYAN/LAR" ile/değil/yerine/>< İYİ OLAN/LAR

- "KAÇMAK" ile/ve/değil ANLAMSIZ/DEĞERSİZ BULMAK, DEĞER VERMEMEK

- "KALIN KAFALI/LIK" ile/ve ANLAMAK İSTEMEMEK

- "KALIN/LIK / KABA/LIK" değil/yerine/>< "İNCE/LİK"
( Kişinin, kırılma nedeni. >< Herşeyin kırıldığı nokta. )

- "KARIŞMA" ile/ve BAŞKALDIRI

- "KARIŞMAK":
NE YAPMAYACAĞI/NA / SÖYLEMEYECEĞİ/NE
ile/değil
NE YAPTIĞINA/SÖYLEDİĞİNE

( Birine, ne yapmayacağını söylemek/anlatmak/göstermek karışmak değildir! ["Karışmak", yapılacak yanlış ya da doğru olan eylem/söz için kullanılabilir ancak.] )
( Kişilerin ne söyleyeceğini ya da yapacağını söylemeye, "müdahale" ya da "karışmak" denilebilir (belki ve çoğu şey için). Fakat ortak olan kavram, ifade, durum, davranış ve tutumlarda, toplumsal birlik, düzenlilik ve sürekliliğin sağlanması için gerektiğinde, hepimizin, birbirimize neyi yapamayacağını/yapmayabileceğini söylemesi kabalık ya da karışmak değildir! )

- "KARIŞMAK" ile "BURNUNU SOKMAK"

- "KAŞIKLA VERİP, KEPÇEYLE ALMAK" değil/yerine KOŞULSUZ VE BEKLENTİSİZ VERMEK/HİZMET

- "KATILIK" ile/ve/değil ISRAR/CILIK

- "KENDİNE DÖNÜŞTÜRMEK" ile/değil/yerine KENDİNİ DÖNÜŞTÜRMEK

- "KESİN DÜŞÜNCE" ile/değil/yerine TEMEL DÜŞÜNCE

- "KESKİN SİRKE, KÜPÜNE ZARAR" ile/ve/||/<> "ÖFKEYLE KALKAN, ZARARLA OTURUR"

- "KİBİRLİ" ile "KASINTI"

- "KİMSEYE GÜVENME!" değil KİMSEYE (TAMAMEN) BIRAKMA!

- "KIRMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GÖNÜL ALMAYI (DA) BİLMEK
( Herkesin yapabildiği/yapabileceği. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Bazılarının yapabildiği/yapabileceği. )

- "KIRMIZI IŞIK:
HERKESE YANMALI"
ve/fakat/ne yazık ki/>/< "BANA YANMASIN"

- "KİŞİSELLEŞTİRMEK" ile "KARAKTERLEŞTİRMEK"

- "KIZDIRMAK İÇİN" değil TERBİYESİZLİK/DENSİZLİK

- "KIZMAK" ile/ve KINAMAK

- "KOMPLO TEORİSİ" ile/değil/yerine TEORİ/KURAM
( [düşük/yüksek olasılıklı] Akıl hastalığı içinde. İLE/DEĞİL/YERİNE Akıl[felsefe/bilim/sanat] ile. )

- "Konuşacağız da ne olacak?" demeden KONUŞ!!!

- "KORKMAK" ile/ve "NE DER?" [DÜŞÜNCESİ]

- "KÖTÜLEMEK" ile/değil/yerine NE OLDUĞUNU BELİRTMEK

- "KÖTÜLÜK ETMEK" ile/ve/||/<>/< ZARAR VERMEK
( İnsanda. İLE/VE/||/<>/< Kişilerde ve hayvanlarda. )

- "KRALDAN ÇOK, KRALCI/LIK" ile/ve/değil/yerine/<> "KURALDAN ÇOK, KURALCI/LIK"

- "KÜÇÜK GÖRMEK" ile/ve/<> "KÜÇÜK DÜŞÜRMEK"

- "KÜÇÜK ŞEYLERİ KONUŞMAMAK" ve/||/<>/>/ne yazık ki BÜYÜK ŞEYLERİ KONUŞAMAMAK

- "KUL" ile/ve/||/<> KÜL
( Neye "inanıyorsak". İLE/VE/||/<> Neye "yanıyorsak". )

- "KULAK KABARTMAK" ile/değil/yerine SORMAK
( Ağız aramak, ya da kulak kabartmak yerine doğrudan öğrenmeye yönelik soru sormak gerek. [her ne kadar sorulamayacak/konuşulamayacak şeyler olsa da] )

- "KURALCILIKTA":
AKILSIZLAŞMA
>< ROBOTLAŞMA

- "KURNAZ/LIK" ile/değil/yerine ZEKİ/LİK

- "KURNAZLIK" ile/değil/yerine AKIL

- "KUTUPLAŞMA" değil/yerine KUCAKLAŞMA

- "KUYRUĞU DİK TUTMAK" ile/değil "OMURGALI" DURMAK/DAVRANMAK

- "MEYDAN/CANINA OKUMAK" değil/yerine/>< KİTAP OKUMAK

- "MİMLE(N)MEK" ile/ve/||/<> "DİŞ BİLE(N)MEK"

- "MÜKEMMELİYETÇİ/LİK" ile/ve/değil/<> "GARANTİCİ/LİK"

- "NEMRUT/LUK" ile YÜZÜ/SURATI ASIKLIK

- "NEMRUTLUK" ile MESAFELİLİK

- "NESEB/SOY" değil/yerine/>< NİSBET

- "ÖFKE" ile/ve/||/<>/> "KAYGI"

- "ÖLMEYE DEĞER" ile ÖLDÜRMEYE DEĞER ile/değil/yerine YAŞAMAYA DEĞER
( Birkaç şey var. İLE Hiçbir şey yok. İLE/DEĞİL/YERİNE Çok şey var. )

- "ÖNYARGI" ile/ve/değil/||/<>/> "SONUÇ ODAKLILIK"

- "ÖTEKİLEŞTİRME" değil/yerine/>< [sadece] ÖTEKİ/BAŞKASI

- "OYNAYAN/LAR" ile/yerine "GİBİ YAPANLAR"

- "OYUN" ile "DÜMEN"

- "PANİK YAPMA!" ile "ACELE ETME!"

- "PARA" (SAPLANTISI) değil/yerine KİŞİ/İNSAN[KARDEŞ/ARKADAŞ/OLANAKSIZ/MAĞDUR]

- "PAZU GÖSTERMEK" ile/değil/yerine/||/<>/></< GÖNLÜNÜN GENİŞLİĞİ

- "PES ETMEK" ile/ve/değil/yerine/>< AKIŞINA BIRAKMAK

- "PES ETMEK" ile/ve/değil/yerine VAZGEÇMEK

- "RAHAT" ile ÇOLPA/MELEME
( Rahatına düşkün. )

- "RAHAT/LIK" ile/ve/değil TERBİYESİZ/LİK

- "SAHİPLENME" ile/değil/yerine/< AİDİYET
( Kentte. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Köyde, doğada. )

- "SALDIRMAK" ile/ve/değil "YÜKLENMEK"

- "SANA SÖVÜYORUM" değil/yerine/>< SENİ SEVİYORUM
( DEĞİL/YERİNE/>< )

- "SAYGISIZLIK" ile/değil/yerine (FAZLA/AŞIRI/AYKIRI) "RAHATLIK"

- "SAYGISIZLIK" ile/ve/değil/||/<>/< ÇEKİNCESİZLİK

- "SESLİ DÜŞÜNME" ile/<>/ne yazık ki SÖYLENME

- "ŞEYTANI/SÜTUNU TAŞLAMAK" değil KAFANI/KENDİNİ TAŞLAMAK

- "ŞİKÂYET ETMEK" ile/değil/yerine/>< DURUMU(NU)/ZİHNİ(Nİ) DEĞİŞTİRMEK

- "SIZLANMA" ile/ve/değil TESPİT

- "SONRA" ile/ve/ne yazık ki/||/=/<>/> HİÇBİR ZAMAN

- "SORMAK":
[ya] "MERAKTAN"
ile/ve/||/<>/ya da "ÖYLESİNE"

- "SORUN/SIKINTI":
"FARKLI OLMAK/TA"
ile/ve/||/<>/ne yazık ki FARKINDA OLMAMAK/TA
( )

- "SORUNLU" ile/değil/yerine/>< SORUMLU

- "SU KAÇIRMAK" ile "KANTARIN TOPUZUNUN KAÇMASI"

- "SU KOYVERMEK" ile "YELKENLERİ SUYA İNDİRMEK"

- "SUÇLAMA" ile/ve/değil/yerine "YÜKLEME"

- "SUÇLAMAK" ile/değil/yerine SORUMLU OLMAK

- "TAKILMA" ile/ve/||/<> "BÜYÜTME"

- "TAKINTI" ile/değil/yerine ÇALIŞMA VE ÜRETME (GEREKLİLİĞİ)

- "TAKINTI" ile/değil/yerine GEREKENİ/GEREĞİNİ YAPMAK

- "TAKINTI" ile/değil/yerine İLKELİLİK

- "TAKINTI" ile/değil/yerine TUTARLI OLMA (ÇABASI)

- "TAPMAK" ile/değil/yerine HAYRAN/"HASTASI" OLMAK

- "TAVİZ VER(ME)MEK" ile "GERİ ADIM ATMA(MA)K

- "TERİM SOĞUMASIN" değil/yerine DİNLENMEYİ BİLMEK

- "TÜRKÇE, LASTİK GİBİDİR/BİR DİLDİR" değil/ne yazık ki (CAHİL/AHMAK) KİŞİ, HERŞEYİ, HER YERE (OLMADIK YERLERE) ÇEKER/ÇEKEBİLİR

- "TUTMAMAK" ile/ve/değil KISKANMAK

- "TUTTURMADA":
ÜZÜNTÜ
ile/ve/||/<>/> ÖFKE

- "ÜÇKAĞITÇI" ile/ve/||/<>/> HAİN

- "ÜÇKAĞITÇI" ile İÇTEN PAZARLIKÇI/ÇIKARCI

- "UĞRAŞMAK":
AKLINDAKİLERLE
ile/ve/||/<> GÖNLÜNDEKİLERLE
( Gündüzleri. İLE/VE/||/<> Geceleri. )

- "UĞRAŞMAK" ile "TAKILMAK"

- "UNUTUL/URUNUTURUZ/UNUTURUM/UNUTURSUN" değil/yerine/></<
YAZMAZSAK/YAZMAZSAM/YAZMAZSAN UNUTULUR/UNUTURUZ/UNUTURUM/UNUTURSUN


- "ÜSTÜN/LÜK / GERİ/LİK" ile/ve/değil/yerine FARK/LI/LIK

- "ÜSTÜN/LÜK" ile/ve/değil/yerine KAPSAYICI/LIK

- "ÜSTÜNLÜK" ile/ve/<>/değil/yerine "FARK"

- "ÜSTÜNLÜK" ile/değil/yerine BÜTÜNLÜK
( )

- "ÜSTÜNLÜK" değil/>< SEÇİLMİŞ/LİK

- "YAKINDIĞIMIZ" ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< (")YAKINIMIZ(")

- "YAKIŞAN/YAKIŞMAYAN" ile/ve/değil/||/<>/< UYGUN DÜŞEN/DÜŞMEYEN

- "YALVARMAK" ile/değil/yerine KİBARLIK(TAN)
( "Uygun bir yerde indirir misin!" diyen bir yolcuya, minibüs şöförünün yanıtı: "Ne yalvarıyorsun! 'İndir!' de, indirelim!" )

- "YANLIŞ" ile/değil/yerine/||/<>/< GEREKSİZ

- "YAPMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK" ile/değil/yerine YAPAMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK

- "YAR/UÇURUM" OLMAK ile/değil/yerine/>< YÂR OLMAK

- "YARGILAMA" ile/ve/<> DAYATMA

- "YARGILAMAK" ile/değil "İNDİRGEMEK"

- "YARGILAMAK" ile "KÖTÜLEMEK"

- "YAZIK ETMEK" ile/ve "AYIP ETMEK"

- "YEMEK":
ACIKINCA
ile/ne yazık ki ÜZÜLÜNCE ile/ne yazık ki KIZINCA
( Sofradakileri. İLE/NE YAZIK Kİ Kendimizi. İLE/NE YAZIK Kİ Birbirimizi. )

- "YOK ETMEK" ile/değil/yerine/>< YAŞATMAK
( Yoketmek yerine yaşatmak )

- "YOL VERMEK" ile/değil/yerine "YER VERMEK"

- "YUVARLAMA" ile/ve/||/<> "KESTİRME"

- "YÜZ VERİLDİ DİYE ASTARINI" İSTEMEK ile "ENSEYE TOKAT, GÖTE PARMAK"

- "ZARARLI/YANLIŞ/KÖTÜ/GÜNAH/HARAM AMA ..." ile/değil/yerine ... VE ZARARLI/YANLIŞ/KÖTÜ/GÜNAH/HARAM

- "ZAYIF" ya da "GÜÇLÜ" ile/değil/yerine ZEKİ
( İntikam alır. YA DA Affeder. İLE/DEĞİL/YERİNE Görmemezlikten gelir. )

- "ZAYIFLIK" ile ZAAF

- "ZİHNİN BURUŞMASI" ile/değil/>< TENİN BURUŞMASI
( "Heyecanımızdan vazgeçmemizle".[Olmamalı!] İLE/DEĞİL/>< Yıllarla.[Olabilir.] )

- (")DOLDURMAK(") ile/ve/<> (")ŞİŞİRMEK(")

- (")HAK(") ile/ve/değil/yerine OLANAK

- (")İYİ/LİK(") ile/ve/>< (")KÖTÜ/LÜK(")
( Hesapsız/plansız. İLE/VE/>< Hesaplı/planlı. )
( İyi, yapmak ve yaratmakla; kötü, tembellik ve işsizlikle görülür. )
( Mükemmel olmayanı mükemmel olan uğruna seve seve feda edin, o zaman iyi ve kötü tartışmaları artık hiç olmayacak. )
( Ortak iyiliği (bütünün hayrını) arzu ettiğinizde, tüm dünya sizinle birlikte arzu eder. )
( Yapmış olduğu kötülüğü daha sonra yaptığı iyilikle yenen kişi, ayın, ışığını örten bulutlardan kurtulduğu zamanki gibi, dünyaya ışık yayar. )
( Olgun kişi, iyiyi gözlemleyerek onun peşinden gider, kötüyü gözlemleyerek düzeltmeye çalışır. )
( En yüksek katta şereflendirilmenin anlamı, kişinin iyiliğe olan içten aşkının doğurduğu başarıdır. )
( Olayları iyi ve kötü diye ayırdığınız sürece, haklı olabilirsiniz. Gerçekte ise, yerine getirildiklerinde, iyi kötüye, kötü de iyiye dönüşür. )
( Kötüyü kötü görebilmeliyiz ki, iyiyi arayabilelim. )
( Her şeyi iyi görürsek, tuzağa düşeriz. )
( ARETE[Hellence]: İyilik. | Erdem, yetenek, yetkinlik, yararlılık. )
( İyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği kadar, kötü; kötü şeylerin olduğu kadar da, iyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği ve bu bağlamda da, iyi/kötü tanımının olmadığı/olamayacağı, ancak ve sadece bizim alt seviye yükleme(leri)mizle ya da indirgeme(leri)mizle söz konusu olduğunu anımsamakta yarar vardır. )
( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )

- (")KABARMA(") ile/ve/<> (")KÖPÜRME(")

- (")PARLAMA(") ile (")ALEVLENME(")
( İŞTİAL: Tutuşma, parlama, alevlenme. )

- (")PUT/LARI/NI KIRMAMAK(") ve/||/<>/> KENDİNİ, PUT KILMAK

- (")YETERSİZ/LİK(") ile/ve "SIĞ/LIK"

- (ALIŞKANLIK YAPICILARDAN) UZAK DURMALI!

- (BİRŞEYE/ŞEYLERE) KARŞI OLMAK İÇİN/ÜZERE ile/ve/değil/yerine (BİR/BİRÇOK) YANLIŞA İŞARET ETMEK İÇİN/ÜZERE

- (ÇOK KONUŞMAK ile/ve BOŞ KONUŞMAK) ile/ve/yerine ÇOK/BOŞ KONUŞMAMAK

- (DAHA) ("ÜST") GÜCE[OLANAKLARA/KİŞİLERE] TAPARLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖYKÜNME
( Düşük bilgi/bilinç seviyesindeki ya da çıkarcı kişilerin(zihinlerin), iyiliğ(in)e yönelimde, güdülenmesini ve kötülüğ(ün)e başvurmada da kendini tutmasını sağlatan en etkili/etkin iki durum/tutum. )

- (EN FAZLA:
) KISKANÇLIK YAPMAK
ile/yerine KISKANÇLIK DUYMAK

- (HERŞEYİ) ELLEMEMELİ/DOKUNMAMALI!

- (KENDİ KENDİNE) HÜKÜM VERMEK değil/yerine İSTİŞÂRE

- (SİGARA) YASAĞI değil KISITLAMA/SI
( Yürürlüğe giren yasa, bir "YASAK" koyma değildir! Toplum yaşamında ve kişiler arasında düzenin sağlanması, hakların korunması için ortak kullanım alanı kuralları uygulanmak zorundadır. Sigarayla ilgili düzenleme, kişilerin bulunmak zorunda/durumunda olduğu -kapalı ya da açık- ortamlarda sigara kullanıcılarının keyfî uygulamalarına izin vermemek üzerinedir. Bu durumdan rahatsız olan/olabilecek kişilerin haklarının korunması üzerine de bu tür kısıtlamalar getirilmesi gerekmiştir. "YASAK" olarak ifade edilen durum, "sigara içme yasağı" değil belirli ortak kullanım alanlarında keyfî tutumda bulunulmasına engel olabilmek üzere ve çevrenin rahatsız edilmemesine yöneliktir. Doğrudan, genel bir "içmeme yasağı" getirilmemiştir. "YASAK"[< YASA][yasaya/kanuna bağlı olan] sözcüğü ve kullanımının da, kişiler [içen-içmeyen, rahatsız olan/lar] arasında anlaşamamazlık/ihtilâf [ya da olası çatışma durumunda] toplum ve devlet tarafından kabul ve onay görmüş, uyumlu bir düzen sağlanabilmesi üzerine, gereken koşulların, yazılı ve tüzel(hukukî) bir karşılığının bulunması üzerinedir. Birlik ve bütünlüğü, sürdürülebilirliği sağlayabilmenin göstergesi ve dayanakçası olarak, "YASA" ve yasal gereklilik, işlevini yerine getirmek üzere uygulanmaktadır. Kişi, kendi evinde istediği gibi [çırılçıplak] dolaşabileceği halde dışarıda/sokakta, ortak alanlarda dolaşamayacağı gibi. Bu durumu anlayan ve kabul edebilen tütün kullanıcıları, tütün ürünleri kısıtlamasının da bir uzlaşım ve çözüm gerektirdiğini rahatlıkla anlayacak ve kabul ediyor olacaklardır. )

- (YAPILMAMASI GEREKENİ) YAPMAMALI!

- ...'YI SORMAMAK ile/ve/||/<>/> ...'YA BAKMAMAK

- ...('YI/YA) YAPMAMA/UYGULAMAMA/UYMAMA:
"ÖZGÜRLÜĞÜ"
ile/ve/değil/yerine OLANAĞI/OLANAKLILIĞI/İHTİYÂRI

- 1 YUMURTA = 5 SİGARA
( Bveganyasam.blogspot.com.tr/2015/03/1-yumurta-5-sigara.html )

- 110 km. ile/değil/yerine 90 km.
( Ölüm ile[/değil/yerine] Yaşam arasındaki fark kadardır. )
( )

- ABARTI ile PALAVRA

- ABARTMAK ile/ve/değil/yerine "KÖPÜRTMEK"

- ABARTMAK ile/ve/değil/<> DURMAYI BİL(E)MEMEK/BECEREMEMEK

- ABARTMAK ile SAPTIRMAK

- ABARTMA ile/ve GAYRETKEŞLİK

- ABARTMA ile İDEALLEŞTİRME

- ABARTMA ile KABARTMA
( Zihinde[vehmin olumsuz kullanımıyla]/olaylarda/olgularda/kavramlarda. İLE Nesnelerde. )

- ABARTMA ile/ve/değil/yerine ÖNE ÇIKARMA

- ABES ile/ve/<> AYIP

- ACELE ETMEK ile SABIRSIZLANMAK

- AÇGÖZLÜ/LÜK ile DOYMAZ/LIK
( Aç doyar fakat açgözlü doyamaz. )

- AÇGÖZLÜLÜK ile/değil/yerine/>< GEREKSİNİM

- AÇGÖZLÜLÜK ile İŞTAH

- AÇGÖZLÜLÜK = TAMAH = AVARICE[İng.] = AVARICE/AVIDITÉ[Fr.]

- ACIMA ve/ne yazık ki/||/<>/> CİDDİYE ALMAMA

- ACIMA ile/değil KENDİNE ACIMA
( Kişiyi, acımak değil kendine acımak bitirir. )

- ÂCİZ/LİK ile/ve/<> YOKSUN/LUK

- ÂCİZ ile/ve/<> ÂTIL

- AÇLIK ÇEK(TİR)EREK EĞİT(İL)MEK:
MİDENİZE
değil/yerine "NEFRETİ(Nİ)ZE/KİNİN(İZ)E"

- ACZİYET ile/ve/<> ATÂLET

- ADÂLET BEKLEME! ve/||/<> HUZUR BEKLEME!
( [ne yazık ki] "Gücün", "haklı çıktığı/çıkarıldığı" yerlerde. VE/||/<> "Güce tapan" "kişilerin" olduğu yerde. )

- ADÂLETSİZLİK DURUMLARINDA, "TARAFSIZ"(SESSİZ/ÂTIL) DURUYORSAN, KÖTÜLERİN/KÖTÜLÜĞÜN TARAFINI TUTMUŞSUNDUR ile/ve/||/<> ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEN, SORUNUN BİR PARÇASISINDIR

- ADÂLET ve/||/<>/> HUZUR
( Gücün, "haklı olduğu" yerde bekleme! VE/||/<>/> Güce tapan bireylerin olduğu yerde bekleme! )

- ADAM ile/ve/||/<> EFENDİ
( Bir şey/ler biliyorsan, susma! İbret alsınlar. İLE/VE/||/<> Bir şey bilmiyorsan, sus ki, en azından, efendi sansınlar. )

- ADANMAK ile/yerine/değil (GEREKTİĞİ/YETERİ KADAR) ÖNCELİK/ÖNEM VERMEK

- ADÂVET değil/yerine/>< DEĞİM/LİYÂKAT

- ADÂVET değil/yerine/= DÜŞMANLIK, YAĞILIK

- AĞIZDAN ÇIKACAK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK ile/ve/||/<>/< AĞIZDAN ÇIK(A)MAYACAK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK
( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA! Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )

- AĞLAMAK ve/değil/yerine/<>/>< GÜLMEK :)
( Yalnız. VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Herkesle birlikte. :) )

- AGRESİF[İng. AGRESSIVE] değil/yerine/= SALDIRGAN

- AHLÂKSIZLIK ile/ve/değil KÖTÜ/OLUMSUZ AHLÂK

- AHLÂKSIZLIK ile/ve/değil KÖTÜ/OLUMSUZ AHLÂK

- AHMAK/LIK ile/ve/değil/ya da HAİN/LİK
( Hain, korkaktır. )

- AKIL-FİKİR SAHİBİ OLMA(MA)K ile İFLÂH OLMA(MA)K

- AKILLI ÇALIŞKANLAR ile/ve AKILLI TEMBELLER ile/ve
AKILSIZ ÇALIŞKANLAR
ile/ve AKILSIZ TEMBELLER
( Ödüllendirilmeli! İLE Teşvik edilmeli! İLE Ceza verilmeli! İLE Kovmalı! )
( Takdir etmeli! İLE Dikkat etmeli! İLE İkaz etmeli! İLE Terk etmeli! )
( [+ +] ile [+ -] ile
[- +] ile [- -] )

- AKLI, DUYGULARA ARAÇ KILMAK ile/değil DUYGULARI, AKLA ARAÇ KILMAK

- ALAY (ETME) = DERISION[İng.] = DÉRISION[Fr.] = SPOTT[Alm.] = IRRISIO[Lat.]

- ALAY EDİLECEK TUTUM/DURUM ile/değil/yerine MUHABBET

- ALAYCI TUTUM/LAR yerine SAYGI GÖSTERMEK

- ALAY ile İSTİHZA
( ... İLE Gizli ya da ince alay. )

- ALDANMAK ile ALDATMAK
( Aldattığını düşünen/zanneden, kimi aldatmıştır acaba? Sadece, Kendini! )

- ALDANMA ile/ve SORUMLULUK
( Dünyayı bileceksin, aldanmamak için! Sonrayı/ahireti bileceksin, aldatmamak için! )

- ALDATMAK ile "NUMARA ÇEKMEK"

- ALDATMA ile "TEZGÂH"
( Aldatmayın, incitmeyin! )
( Don't cheat, don't hurt! )

- ALDIRMAZ ile/ve/<> KALDIRMAZ
( Köleleştirince. İLE/VE/<> "Köle!" deyince. )

- ÂLİM <>/>< ZÂLİM
( Zâlim olan, âlim olabilir fakat zâlim olan, ârif ol(a)maz. )

- ALINGAN/LIK ile PARANOYA/K

- ALIŞILMIŞ/LIK ile/değil/yerine/>< AŞILMIŞ/LIK

- ALIŞKANLIK AHLÂKI ile/ve/değil/yerine YEĞLEME/TERCİH AHLÂKI

- ALIŞKANLIK ile DADANMA

- ALIŞKINLIK ile/ve/> DUYUMSAMAMAK/HİSSETMEMEK

- ALIŞMA ile DADANMA
( Sevimsiz şeyler, put edinilmez. )

- ANLAMSIZ ile/ve/||/<> GEREKSİZ ile/ve/||/<> OLANAKSIZ

- APTALLIK (ETMEK) ile HATA

- APTALLIK ve/<> İNTİHAR

- ARSIZ/LIK ile YÜZSÜZ/LÜK

- ARSIZ ile/ve/<> UMARSIZ

- ASABİYET ile/değil/yerine/>< ADÂLET

- AŞAĞILAYICILIK ile/ve/<> DIŞLAYICILIK

- ASANSÖRDE:
DOĞRUCA ADIM ATMAK
değil/>< ADIM ATMADAN ÖNCE AYNAYI (KENDİNİ AYNADA) GÖRMEK
( Yanlışı. >< Doğrusu. )

- ASIKYÜZLÜLÜK ile/değil ZİHNİ MEŞGUL(/KAFASI DOLU) OLMAK

- AŞIRI "AKILCILIK" >< YARATICILIK

- AŞIRI HIZ ve/||/<>/> GERÇEKLER
( Aşırı hız yapılan düşünceler, gerçeklere çarparak durur. )

- AŞIRI KİBAR/LIK ile/değil AHMAK/LIK

- AŞIRI KULLANIM ile/değil/yerine YERİNDE KULLANIM

- AŞIRI SEVGİ ile/yerine SEVGİ

- AŞIRI ŞÜPHECİ/LİK ile/ve/> SARLDIRGAN/LIK

- AŞIRI/LIK ile/ve/değil AYKIRI/LIK

- AŞIRI/LIK ve/<> EKSİK/LİK
( YARASA: "Güzelliğim" "fazla görülmesin" diye gece uçarmış. KUĞU: Güzelliğini sergilemekten, su içmeyi bile boşvererek/unutarak susuzluktan ölmüş. )
( Aşırı gidersen tersi olur. )

- AŞIRI/LIK ile UC

- AŞIRI/LIK ile/ve ZORLAMA

- ATAK ile/değil/ne yazık ki !SALDIRGAN

- ÂTIL (KALMAK) değil/yerine/>< ÂDİL (OLMAK)

- AVUÇ/LAMAK ile/ve KOŞAM/LAMAK
( ... İLE/VE İki elle avuç/lamak. )

- AYAĞA BAKMAK ile/ve/değil/yerine YERE BAKMAK

- AYAK SÜRÜYEREK YÜRÜMEK ile/yerine/değil AYAK SÜRÜMEDEN YÜRÜMEK

- AYIP GÖRME!
( Görürsen de ört! )

- AYIP ile/ve/< ISTIRAP

- AYIRMAK ile KOPARMAK

- AYIRMA ile/ve KAYIRMA

- AYLAK/LIK ile ÂVÂRE/LİK
( BATÂLET[Ar.]: İşsizlik, âvârelik. | Cesaret, kahramanlık. )

- AYLAKLIK ile ÇALIŞMAMAK

- AYNILAŞTIRMAK ile/değil/yerine/>< FARKLILIKLARIN KABULÜ

- AYRICALIK (BEKLENTİSİ) ile/ve/değil/yerine NEZÂKET

- AYRIM <>/> ÇATIŞKI <>/> BİREŞİM

- AYRIM ile/ve/<>/||/değil ÖTEKİLEŞTİRME

- AYRIŞ(TIR)MA ile ÖTEKİLEŞ(TİR)ME

- AYRIŞTIRMAK ile/değil/yerine KAYNAŞTIRMAK

- AZ BİLME ve/||/ne yazık ki/<>/> ÇOK SAVUNMA

- AZARLAMAK/İTAP/TEKDÎR/TEVBÎH[Ar.] ile/ve/değil/yerine UYARMAK
( NUSH İLE USLANMAYANI ETMELİ TEKDÎR
TEKDÎR İLE USLANMAYANIN HAKKI KÖTEKTİR )
( Dostun azarı, olgunluğa(kemâle) götürür. )
( Kendini "azarla", kimse, seni azarlayamaz. )

- AZARLAMA ile/ve/değil/<> SORGULAMA

- AZIMSAMAK ile HAFİFE ALMAK

- AZIMSAMAK ile KÜÇÜMSEMEK

- AZMAK ile AZMAK ile AZMAK
( Taşkınlıkta ileri gitmek, kötülüğünü artırmak. | Denizin, ırmağın kabarması/yükselmesi. | Etkili, tehlikeli duruma gelmek. | Eşeysel duyguları artmak. | Çamaşırın, artık beyazlatılamaz duruma gelmesi. | İki ayrı ırktan doğmak. [Katır, Liger, Tigon gibi.] İLE Yolunu kaybetmek/şaşırmak. İLE Su birikmiş çukur ya da hendek. )

- AZMIŞ ile KUDURMUŞ

- BACAK/EL SALLAMAK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİSİZ VE SAKİN, O ANDA VE ORADA OLMAK
( Bulunulan koşullardan çıkma ya da [çeşitli ve belirli/belirsiz] sıkılma durumlarında yapılan kontrolsüz el/kol/ayak/bacak sallamalarının/hareketlerinin nedeni daha çok "bir an önce o ortamdan/koşullardan çıkma/uzaklaşma" ya da "sonraki sürece/aşamalara geçme" isteği üzerinedir. Bunu da sürenin/sürecin "kısalması/hızlanması" beklentisiyle, farkında olmadan [/"ne yaptıklarını biliyor oldukları" "iddiasıyla"/zannıyla] el/ayak/bacak sallayarak ya da nesnelerle uğraşarak [çizerek, kağıt karalayarak, kalem çevirerek, nesne parçalayarak/delerek, tespih çekerek vs.], zihinlerini başka şeylerle meşgul ederek ve ancak bir şeylerle uğraşmak yoluyla çözmeye çalışırlar. Bu hareketler, "küçük/önemsiz/değersiz hareketler" varsayıldığından dolayı yapan kişi tarafından algılanmaz. [Daha çok da gençlikte/olgunlaşmamışlıktan ve/veya cahillikten dolayı görülen/yaşanılan bir durumdur.] Bu durumlarda, çevredeki kişiler, çıkan sesle ya da gözleriyle ve zihinleriyle, yapılan harekete ister istemez takılırlar. Bu uyaranları, hem kişinin kendi için, hem de çevresindekileri düşünerek kontrol altında tutmaları gerekir. Bunu da, zihinlerini bulundukları zaman ve zeminde tutmaya çalışarak, geçmesi gereken zamana ve koşullara biraz daha sabrederek ya da odaklanarak sağlayabilirler. Sürekli olarak anımsanmalı ki, zihin, başka/çeşitli noktalarda bulunabilir fakat gövdeyi düşünce hızında bir yerlere taşımak olanaklı değildir. )

- BACAKLARIN KAPALI-AÇIK TUTULMASI('NI)

- BAĞIMLI/LIK(MÜPTELÂLIK) ile ISRARCI/LIK

- BAĞIMLI/LIK ile/yerine BAĞLI/LIK
( Onlar mı size, siz mi onlara bağlısınız? )

- BAĞIMLILIK SÜRECİ VE SONUCU:
HASTAHANE
ve/||/<>/> CEZAEVİ ve/||/<>/> MEZAR

- BAĞIMLILIK ile/ve AŞIRILIK

- BAĞIMLILIK ile/değil/yerine/>< GEREKSİNİM

- BAĞIMLILIK ile/ve SAPLANTI

- BAĞIMSIZLIK ile KEYFÎLİK

- BAĞIRAN değil/yerine/>< BAĞIRMAYAN
( Değeri yüksek olmayan mal satanlar. DEĞİL/YERİNE/>< Değeri yüksek olan mal ve/veya hizmet sunanlar. )
( İşportacı, eskici. DEĞİL/YERİNE/>< Kuyumcu/sarraf. antikacılar. )
( "Pop", "rock" vb. müzikçiler. DEĞİL/YERİNE/>< Sanat müziği/klasik müzik vb. söyleyen ve dinleyenler. )

- BAĞIRMAK ile/değil YÜKSEK SESLE KONUŞMAK

- BAĞLANMA:
SAKİNLİK
ve/||/<>/>< KAYGI

- BAĞNAZ/LIK ile/ve/<> YOBAZ/LIK

- BAĞY/İSYAN[Ar.] değil/yerine/= BAŞKALDIRI
( Azgınlık, zulüm, isyan. | İstemek, talep etmek. | Yaranın şişmesi. | Yağmurun şiddetle yağması. )

- BAHANE BULMAK ile/değil/yerine ÇÖZÜMÜNÜ/ÇARESİNİ BULMAK(/ARAMAK)
( "İstemediği/n" herşeye. İLE/DEĞİL/YERİNE (Gerçekten) İstediği herşeyin. )

- BAHANELERE SIĞINMAK ve/> BAHANELERE ESİR OLMAK

- BAKMAK:
KAÇIRDIKLARINA
değil/yerine YAKALAYABİLECEKLERİNE

- BAŞIBOŞ:
İŞSİZLER
ile/ve/değil/<> DAHA İYİSİNİ YAPABİLECEK OLANLAR

- BAŞINA GELEN ile/ve/||/<>/< OLMAMASI GEREKEN

- BASİRET ile/<> BASİRETSİZLİK ile/<> AYMAZLIK
( Yanlış yapmadan önce düşünmek. İLE/<> Yaparken, düşünmemek. İLE/<> Yanlış yapabileceğini düşünmemek. )

- BAŞKASINA:
BIRAKMA
ile/ve/<> "YIKMA"

- BASKILAYICI TUTUM ile/değil/yerine SINIRLAYICI TUTUM

- BAŞLAMAK İÇİN ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> BAŞLAMAMAK/YAPMAMAK İÇİN
( "En" doğru zamanı beklemek. İLE/VE/||/<>/> [bazen/çoğunlukla] Olumsal/keyfî "bahane" (olabilir). )

- BATILILAŞMA ile "DEJENERASYON"

- BÂTIL ile ZULÜM
( Kendi dışında haklılık kabul etmeyen. İLE Sonuçları. )

- BAZI ŞEYLERİ:
ÇIRPINARAK SİLMEK
ile/değil/yerine/>< BİR ÇIRPIDA SİLMEK

- BAZI ŞEYLERİ:
UNUTMAYA ÇALIŞMAK
ile/değil/yerine/>
HİÇ YAŞAMAMAK/YAŞAMAMAYA ÇALIŞMAK


- BEBEK BAKIMINDA, EN ÖNEMLİLER...
( BEBEĞİ, ÜŞÜTMEMEK VE DÜŞÜRMEMEK! )

- BEKLENTİDE/İSTEKTE:
YENİ/Sİ
ile/ve/<> DAHA FAZLASI/ÇOK

- BEKLENTİ ile/ve/<> BASKI

- BEKLENTİ ile/ve/=/||/<>/>/< BATKI/HÜSRAN

- BEKLENTİ ile/ve/=/||/<>/>/< DERT

- BEKLENTİ değil/yerine HİZMET

- BEKLENTİ değil KENDİNDEN KAÇIŞ
( Merkezden uzaklaşmak. )

- BELEŞÇİ/LİK ile/ve/<> OTLAKÇI/LIK

- BELEŞÇİ ile/ve/değil PARASIZ

- BEN OLMAYAN ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME

- BEN/SEN BİLİNCİ ile/ve/<>/yerine BİZ BİLİNCİ
( Ben Var'ım!, Ben Tek'im!, Ben Anlamlı'yım! / Sen Var'sın!, Sen Tek'sin!, Sen Anlamlı'sın! İLE/YERİNE Biz Var'ız!, Biz Tek'iz!, Biz Anlamlı'yız! ( Hiçbir şey benim ya da sizin değildir - her şey bizimdir. )
( Nothing is mine or yours - everything is ours. )

- BENCİ/LİK ile BENCİL/LİK
( Bencillik, parçanın adına ve bütünün zararına, açgözlülük etmek, ele geçirmek, biriktirmek demektir. )
( Kişi, iç gerçeklerini gözardı eder etmez bencilliğe sürüklenebilir. )
( Dar görüşlü, çiğ kişiler, varlığı bencilce kullanırken, büyük kişiler sahip olduklarını başkalarının yararına değerlendirirler. )
( Başkalarına yararlı olabilmek için esneklik, bencillikten kurtulmak ve insan doğasını anlamak gerekir. )
( Bencillik ıstırabın nedenidir. )
( Bencillik tüm kötülüklerin kaynağıdır. )
( Kendinin, gövde ve zihin olmadığını bilen bir kişi, bencil olamaz. Çünkü, bencillik nedeni olabilecek bir şeye sahip değildir. )
( Savunmak zorunda olduğunuz bir egonuz olduğu sürece şiddet kullanmak zorundasınız. )
( Tek kötülük, budalalık ve bencilliktir. )
( Bencillik merkezi yok olduğu zaman, tüm haz arzusu ve ıstırap korkusu biter. )

- BENCİL/LİK ile ÇIKARCI/LIK
( AFERİST: Çıkarcı, vurguncu, dalavereci. )

- BENCİL/LİK ile/ve/> SAHTEKÂR/LIK

- BENCİLLİK ile/>< ELEŞTİRİ

- BENCİLLİK ile/değil/yerine KİŞİLİK/ŞAHSİYET
( Kişi, kendini dışarıdan/ötekinden koruyan değil, dışarıyı/ötekini kendinden koruyan kişidir. )

- BENDE YOK, SENDE DE OLMASIN ile/değil/yerine SENDE VAR, BENDE DE OLSUN

- BENİMSEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KABUL ETMEK

- BENZETMELERDE:
AT
ile/ne yazık ki MAYMUN
( Duygu olarak. İLE/NE YAZIK Kİ Şekil olarak. )

- BEN ile/ve/<> SEN
( Varlığım sensin, bilincin ben-im. )

- BEŞER ile/değil/yerine/>< ÂDEM
( [Kendi sorumluluğunu] Al(a)mayan/alamamış. İLE Alan/almış. )

- BESLENME:
"CANIN SIKILDIKÇA"
değil/yerine/>< ACIKDIKÇA

- BEZGİN/LİK ile/ve DELİ/LİK

- BEZGİN/LİK ile/ve/||/<>/>/< ÜMİTSİZ/LİK

- BEZGİN ile/değil/yerine GEZGİN

- BİLECEN/UKALÂ ile "ÇOK BİLMİŞ"

- BİLENİN/BİLGENİN/USTANIN/HOCANIN, HER:
[hem] YAPTIĞI/NI
ile/ve/<>/||/değil/yerine/hem de DEDİĞİ/Nİ
( Yapma. İLE/VE/<>/||/DEĞİL/YERİNE Yap. )

- BİLEREK/BİLE BİLE ile İNADINA

- BİLGİSİZLİK:
BİLMEMEK
ile/ve/değil/ne yazık ki/+/||/<>/< ANLAMAYA DİRENMEK

- BİLİNÇSİZLİK ile/ve/değil BİLGİYE KAPALILIK
( BİLİNÇSİZLİK: Örtük/açık nesnellik. )

- BİLİNMEYENLE İLGİLENMEK ile/ve/<>/değil/yerine BİLİNENLE İLGİLENMEK

- BİLİP BİLMEDEN (KONUŞMAK)

- BİLİP DE:
SUSMAK
ile KONUŞMAMAK

- BİLİP DE:
SUSMAK
ile SAKLAMAK

- BİLİŞİM SUÇLARI ile/ve/||/<> ELEKTRONİK SUÇLAR ile/ve/||/<> DİJİTALSUÇLAR ile/ve/||/<> BİLGİ TEKNOLOJİLERİ SUÇLARI

- BİLMEDİĞİNDEN KORKMAK ile/ve/değil/yerine BİLDİĞİNDEN KORKMAK

- BİLMEMEK ile/ve/ne yazık ki/<>/> BİLMEYE/DÜŞÜNMEYE YANAŞMAMAK

- BİLMEMEK ile/ve/değil/<> KABUL ETMEMEK/"EDEMEMEK"

- BİLMEMEK ile/ve/değil TERBİYESİZ/LİK

- BİR ...:
SÖZCÜK
ve/||/<> DUYGU ve/||/<> İNSAN
( Kararı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Yaşamı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Seni/insanı değiştirebilir. )

- BİR DÜŞÜNCE/BİLGİ/SÖZ İLE:
TOPLUMU "BOZMAK"
ile/değil TOPLUMUN BİR BÖLÜMÜNÜ "BOZMAK" ["bozulacağına" dair ısrarcı olunuyorsa...]
( Olumsuz/kötü niyetli kasıt. İLE/DEĞİL Gelişmek/geliştirmek üzere/için. [Bazı bilgi ve durumlar, herkese değil bazı kişilere verilebilir/verilmelidir.] )

- BİR DÜŞÜNCEYİ "SAVUNAN" ile/değil/yerine/>< BİR DÜŞÜNCEYE SAHİP OLAN
( Ötekileştirir, ayrıştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bizleştirir ve birleştirir. )

- BİR KİŞİYİ:
"KÜÇÜMSEK"
ile/ve/değil/||/<>/>< "BÜYÜK GÖRMEK"
( Ahlâksızlıktır. İLE/VE/DEĞİL/>< Bilgisizliktir. )
( Akılsızlık. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>< Korkaklık. )

- BİR KOLTUĞA, İKİ KARPUZ SIĞMAZ ve/||/<> BİR İPTE, İKİ CANBAZ YÜRÜMEZ

- BİR ŞEY Kİ...
YAPMASAN DA OLUR
ve/||/<> SÖYLEMESEN DE OLUR
( Yapma! VE/||/<> Söyleme! )

- BİR ŞEYİ:
KISKANMAK
ile/ve/değil "CANI ÇEKMEK"

- BİR YANLIŞI:
"BİLEREK YAPMAK"
ile/değil/yerine/><
BİLMEDEN YAPMAK

( Belirleyici olan, bulunç/vicdandır. )

- BİREYSEL/LİK ile/ve/<>/> YALNIZ/LIK

- BİRİNE ÇARPMAK ile/ne yazık ki BİRİNİ "ÇARPMAK"
( ... İLE/NE YAZIK Kİ Yankesicilik, üçkâğıtçılık, hırsızlık. )
( İstemeden, kazayla. İLE/NE YAZIK Kİ Amaçlı, planlı. )

- BİRİNE, YENİDEN GÜVENİP FIRSAT VERDİĞİMİZDE:
"KALDIĞIMIZ YER"
ile/ve/değil/ne yazık ki KANDIĞIMIZ YER

- BİRİNE:
2 KEZ (VE ÜZERİ) BAKMAK
ile/ve/değil/yerine 1 KEZ BAKMAK

- BİRİNE:
UZUN UZUN BAKMAK
ile SIK SIK BAKMAK
( Belirli/kısa bir süreden sonrası rahatsız edicidir. İLE Rahatsız etmeyecek kadar/şekilde, belirli aralıklarla takipte olmak. )

- BİRİNİ:
TANIMAK
ile GÖZÜNÜ AYIR(A)MAMAK

- BİRİNİ:
YOLDA BIRAKMAK
ile
YOLUNDA BIRAKMAK/İNDİRMEK


- BİRLİKTE OLMAYALIM!:
SEVMEDİKLERİMİZLE
ve/||/<> "UNUTAMADIKLARIMIZLA"

- BİRŞEYE:
YOK DEME!
ve KENDİNE BENZETME!

- BÖBÜRLENMEK ve/||/<> HORULDAMAK
( Gündüz. VE/||/<> Gece. )
( "Uyanıkken". VE/||/<> Uyurken. )

- BÖBÜRLENME değil/yerine/>< KİŞİNİN/İNSAN(IN) DEĞERİ(Nİ) BİLMEK

- BÖĞÜRMEK ile ÖĞÜRMEK

- BOL EKMEK, AZ YEMEK değil/yerine (YETERİNCE) YEMEK, AZ EKMEK
( Para/olanak olmayınca. DEĞİL/YERİNE Her koşulda. )

- BÖLÜNMEK ile/değil/yerine BÖLÜŞMEK
( Yok eder. İLE/DEĞİL/YERİNE Tok eder. )
( Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz. )

- BOŞ DURMAK değil/yerine KOŞTURMAK

- BOŞ DÜŞÜNCE ile/ve/<> KÖR TUTUM/DAVRANIŞ

- BOŞ KONUŞMA(MA)K ile BOŞUNA/BEYHÛDE[Fars.] KONUŞMA(MA)K
( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )
( HERZE[Fars.]: Boş lakırdı, saçma. )

- BOŞ SÖZ ile/ve/değil DEDİKODU

- BUNDA, ANLAŞIL(A)MAYACAK ...:
"... BİR ŞEY Mİ VAR?" / ... NE VAR?"
ile/değil/yerine/>< ANLAŞIL(A)MAYAN BİR ŞEY VAR MI?
( İkisi de soru değil "soru" "kipinde"/"biçiminde", yukarıdan/dikey bir dille, yargı/yükleme sözleridir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlamaya çalışmak üzere ve anlayışla, yatay bir dille âdil/tarafsız/yüksüz/yargısız/nötr yaklaşım sözü/sorusu. )

- BURÇ değil GENELLEME
( Kişileri, burçlarına göre ayırmak ve tanımlamak, ciddi bir karşılığı bulunmayan, gerçekliklerden, yaşamın ayrıntılarından ve/veya kendinden kaçışlara hizmet eden genellemelerdir. )

- BÜTÜNSELLEŞTİRME ile İNDİRGEME

- BÜYÜK HATA:
BİR ŞEYE/KİŞİYE, GEREĞİNDEN FAZLA DEĞER VERMEK
ile/ve/değil/<> KENDİNE, HAK ETTİĞİNDEN DAHA AZ DEĞER VERMEK

- CAHİL/LİK ile/ve SARHOŞ/LUK

- CAHİLİN, CEHALETİNE SUSMASI ile/= ÂLİMİN, İLMİNİ SAKLAMASI
( İkisi de kabul edilebilir ve doğru değildir! )

- CAHİL ile/ve/||/<> "PİSLİK"

- CAHİL ile/ve KABA
( Kişiyi/cahili, bilgili ya da bilgisizliğinden değil yaklaşımından tanırsınız/anlarsınız! )
( Erkeğin okumuşu Kâdı, kadının okumuşu cadı olurmuş. )

- CÂHİL ile/ve/<> ZÂLİM
( Sorgulamayan. İLE/VE/<> Sorgulatmayan. )
( Hiçbir şey, eyleme geçen cahillik kadar korkunç olamaz. )

- ÇALIŞMA SÜRESİ/SAATİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EMEK YOĞUNLUĞU/NİTELİĞİ

- ÇALMAK ile/değil/yerine/>< ÇALIŞMAK

- CAN SIKINTISINDAN (DOLAYI) YEMEK ile/değil/yerine AÇLIKTAN (DOLAYI) YEMEK

- CANINI YAKMA! ve/||/<>/>/< 'AH'INI ALMA!
( Zayıf olanın! VE/||/<>/>/< Hiçkimsenin! )

- ÇAPUT BAĞLAMA ile/ve/<> SALAMA
( ... İLE/VE/<> Sahalar'ın, çaput bağlamaya verdikleri ad. )

- ÇATMAK ile SATAŞMAK

- CAYDIRMA ile/ve/||/<>/> ZORLAŞTIRMA ile/ve/||/<>/> YASAKLAMA

- CEFÂKÂR ile CEFÂKEŞ
( [eziyet] Çeken. İLE Eden. )

- CEHÂLET KİBARLIĞI ile/değil/yerine NEZÂKET/KİBARLIK
( "Kibarlığını" yüzüne-gözüne bulaştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE Zamanını, zeminini, gerektiği kadar ve ölçüsünü bilerek/tutturarak, bilinçle. )

- CEHÂLET/BİLGİSİZLİK ve/<> ÇOK VE BOŞ (GEREKSİZ) KONUŞMAK

- CEHÂLET/CÂHİL ile/ve ZULÜM/ZÂLİM
( Cahil kişi, kendinin bile düşmanı iken, başkasına dost olması nasıl beklenir? )
( Zulümle âbâd olanın, sonu, berbâd olur. )

- CEHÂLET ile/ve/yerine/değil İLİM
( Dönüp dolaşmak. İLE Bilinenden bilinmeyene gitmek. )
( Dünyaya sizin cahilliğe son vermenizden daha çok yardımı olabilecek bir başka şey yoktur. )
( İLMİ: - Ya Öğreten, - Ya öğrenen, - Ya seven olmak gerek. )
( İlmin saati, feyzi belirli olmaz. )
( İlim öğrendikçe, ilim onun niyetini tashih eder. )

- CEHÂLET ve/>/ve/< KABA GÜÇ ve/>/ve/< BAĞNAZLIK

- CEHÂLET ile/ve/< KİN

- CEHÂLET ile/ve LAUBALİ/LİK

- CEHÂLET ve/> RED
( Cahilin reddi/inkârı, ne kadar hızlı ve uzunsa o kadar cahildir. )

- CEHÂLET ve/> SABIRSIZLIK

- CEHÂLET ve/<> ŞİDDET ve/<> BAĞNAZLIK

- CEHÂLET ile SIDKİYET(SÂDIK OLMA)

- ÇEKİŞME ile/ve/<>/< İNATLAŞMA

- ÇEKİŞME değil/yerine/>< UYUM

- ÇENESİ DÜŞÜK/LÜK ile ZEVZEK/LİK

- ÇENEYİ "ÇALIŞTIRMAK" değil/yerine ELİNİ "ÇALIŞTIRMAK"

- ÇENEYİ KULLANMADA:
(FAZLA) KONUŞMAK İÇİN
ile/ve/değil/yerine ÇİĞNEMEK İÇİN

- CESARET ile CÜRET

- CESARET ile/değil KABA/LIK

- CEZALARDA:
YANLIŞ YAPILANA
ile YAPILMAYANA/KARŞILANMAYANA [zorunlu olduğu halde]
( Geliştirir. İLE [belki] Dönüştürür. )
( Verilebilir de, verilmeyebilir de. İLE Çoğunlukla verilmesi gerekir. )
( Niyete göre hafifletilebilir. İLE Ne niyet, ne özel koşullar pek değerlendirilmez. )
( Haklılık/haksızlık, yerindelik-yersizlik, adâlet aranabilir. İLE Ne haklılık, ne de herhangi bir şey aranmaz. )
( Nush ile uslanmayanı, etmeli tekdîr Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir! )

- CİDDİ/BÜYÜK HATA ile PİŞMANLIK DUYULACAK EYLEM/HATA/OLGU
( Tekrar edilmedikçe, hiçbir şey hata değildir. )
( Hatanızı keşfedin ve korkudan kurtulun. )
( Zarif bir gerileme, kişinin gururunu hiç zedelemezken, pişmanlığın yol açtığı gerileme hem çevresinde hem de ruhunda derin zararlarla sonuçlanır. )
( BATÂNET[Ar.]: Büyük karınlılık. | Çok yiyicilik, oburluk. )
( BEL'AM[Ar.]: Terbiyesiz, açgözlü, pisboğaz, obur. )
( 7 büyük hata/günah: Açgözlülük | Kıskançlık | Oburluk | Şehvet | Gurur | Tembellik | Öfke )
( İlkesiz Siyaset | Emeksiz Zenginlik | Vicdansız Haz | Niteliksiz Bilgi | Ahlâksız Ticaret | İnsaniyetsiz Bilim | Özverisiz İbâdet )

- CİDDİYE ALMA(MA) ile MUHATAP ALMA(MA)/SAYMA(MA)
( İTTİHAZ: Sayma, tutma. | Alma. )

- CİDDİYET:
SURATSIZLIKLA
ile/değil İLKELERLE

- CİDDİYET ile/>< ASIKYÜZLÜLÜK

- Çıfıt ile çıfıt
( Yahudi. İLE Hileci, düzenbaz. )

- ÇİFTE STANDART ile İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂ

- ÇIKAR "AHLÂKI" ile/değil/yerine FERÂGAT AHLÂKI

- ÇIKAR(LAR)INI "DÜŞÜNMEK/İSTEMEK/BEKLEMEK" değil/yerine/>< HAK ETTİKLERİNE VE/VEYA ETTİĞİN KADARINA RIZÂ GÖSTERMEK

- ÇIKAR/MENFAAT ile/<> EĞİLMEK
( Nokta kadar çıkar/menfaat için virgül kadar eğilmeye değmez. )

- CİMRİLİK ile/ve/değil PARA HARCAYAMAMAK
( Bazı kişiler cimri değildir fakat para da harcayamaz. )

- ÇİRKİN/LİK ile/ve/<> ÇİĞ/LİK

- ÇOCUĞA, "GELECEK HAZIRLAMAK" değil ÇOCUĞU, GELECEĞE HAZIRLAMAK

- ÇOCUĞUN GEREKSİNİMLERİ/SORUNLARI İLE "İLGİLENMEK"/KENDİ YAPABİLECEKLERİNİ "GİDERMEK" ile/değil/ne yazık ki/> ÇOCUĞU KÖRELTMEK/KAYBETMEK

- ÇOCUĞUNA TAPMA ve ALAYCI TAVIR
( Modern kişinin, öncül ve ölümcül tutumları. )
( http://ahmetcorak.blogspot.com.tr/2010/01/ahtapor-anne.html )

- ÇOCUKÇA/LIK ile/değil/yerine ÇOCUKSU/LUK

- ÇOCUKLARA ABUR CUBUR ALMAK/VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK yerine MEYVE VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK
( Çikolata/gofret çeşitleri, özellikle çocuklar için olduğu gibi yetişkinler için de sağlığa zararlı ürünlerdir. Neredeyse hiç denilebilecek kadar az tüket(tir)menizi salık veririz. LÜTFEN! )
( Çocukları meyve ya da daha yararlı yiyecek ya da küçük/basit/ucuz hediye ve oyuncaklarla sevindirebiliriz. )
( Çocuklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak, yapılmaması gerekenleri bugün yerine getirerek, sürekli doğru örnek olarak sağlanabilir. )

- ÇOCUKLARIN:
!YÜZÜNE TOKAT ATMAK
değil/yerine !KIÇLARINA VURMAK

- ÇOĞUNLUĞUN:
İSTEDİĞİNİ İSTEMEMEK
ile/ve/<> İSTEMEDİĞİNİ İSTEMEK

- ÇOK KONUŞMAK değil/yerine/>< AZ KONUŞMAK
( Sık sık pişman olunur. DEĞİL/YERİNE/>< Pek az pişman olunur. )

- ÇOK SERT OLMA! ve/<> ÇOK YUMUŞAK OLMA!
( Kırılırsın. VE/<> Ezilirsin. )

- ÇOK TERBİYESİZ ile ÇOK TERBİYELİ
( İkisi de çok tehlikelidir. )

- CÖMERTLİK ile İSRAF

- ÇÖP ATMAK yerine/değil CEPTE/ÇANTADA TUTMAK

- ÇÖP/LÜK ile/değil MİDE!
( Mide çöplük değildir! "Atılmasın/günah" diye (gereksiz/fazladan) yemek de mideyi çöplük durumuna düşürür. Yiyecekler atılması gerekiyorsa atılmalıdır/atılabilmelidir. )

- ÇÖPE değil/yerine GERİ DÖNÜŞÜME

- CÜRET ile/ve/değil/||/<> BİLGİSİZLİK

- CÜRET ile/ve/<> KÜSTAHLIK

- DALGA GEÇMEK İÇİN GÜLMEK ile/değil SEVDİĞİNDEN DOLAYI GÜLMEK

- DALGA GEÇMEK ile/değil/yerine (SADECE) TAKLİT ETMEK
( Bozarak, yamultarak tekrar/taklit. İLE/DEĞİL/YERİNE Birinin davranışını/tutumunu, sözünü/sesisini gerçeğine en yakın durum çabasıyla tekrarlama. )
( Olumsuz. İLE/DEĞİL/YERİNE Olumlu ya da nötr. )
( Gereksiz, yersiz, anlamsız. İLE/DEĞİL/YERİNE Belirli bir ölçüde kabul görebilecek kadar/şekilde. )

- DALGA GEÇMEK ile/ve/değil CİDDİYE ALMAMAK
( Ciddiye almayabilirsiniz fakat dalga geçmek gerekmiyor! )

- DALGI/GAFLET ile/ve/<>/değil/yerine İHMAL

- DALGI/GAFLET ile YANLIŞ(HATÂ) ile DALÂLET
( Kişi, yanlışları olup da bunları düzeltmezse, bunları benimsemiş demektir. )
( Gaflet de bir nimettir. )

- DALINI KIRMAMAK ve/||/<> GÜVENİNİ KIRMAMAK
( Ağaçtan, meyve almak istiyorsak... VE/||/<> Kişilerden, sevgi bekliyorsak... )

- DALKAVUK OLMAK değil/yerine DAL OLMAK

- DANGALAK/LIK ile ACİZ/LİK

- DARGIN/LIK ile/ve/<> DURGUN/LUK

- DAVRANIM(CONDUCT) BOZUKLUĞU ile/ve ANTİSOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU
( 18 yaş altındakilerin olumsuz davranış/tutumlarında tanımlanan. İLE/VE 18 yaş üstündekilerin olumsuz davranış/tutumlarında tanımlanan. )

- DAYAMA ile DAYATMA
( Nesnelerde. İLE "Davranış ve tutumlarda". )

- DAYATMA/CI "ÇÖZÜMLER" ile/değil/yerine/>< GERÇEK/SAĞLAM ÇÖZÜMLER

- DAYATMA ile/ve/"BİLDİĞİNİ OKUMA"

- DAYATMA ile/ve/= ARKASINDAN İŞ ÇEVİRMEK

- DAYATMA değil/yerine/>< DAYANIŞMA

- DAYATMA ile/ve/> İSYAN
( Etki. İLE/VE/> Tepki. )

- DEDİKODU/GIYBET:
SÖZLE
ile/ve HAREKETLE ile/ve DİNLEYEREK

- DEDİKODU/KOĞUCULUK/GIYBET ile/ve "ÇEKİŞTİRME"
( NEMÎMESÂZ: Dedikoducu. )

- DEDİKODU ile/ve/<>/= CEHÂLET

- DEDİKODU ile/ve GEVEZELİK

- DEDİKODU ile/ve/değil/< TEVÂTÜR[Ar. < VİTR]
( Söylenti. [Olumsuz/istenmeyen.] İLE/VE/DEĞİL Bir haberin/bilgi(nin) yayılması. [Olumludur.] )

- DEĞERLERİMİZİ, ÇÖP DURUMUNA DÜŞÜRMEK değil/yerine ÇÖPLERİMİZİ, DEĞER DURUMUNA ÇIKARMAK

- DEĞERSİZ/"KÜÇÜK" GÖRMEK ile/değil UZAK(LAŞMIŞ) OLMAK

- DELİ/LİK ile ÇILGIN/LIK

- DENSİZ/LİK ile/ve/<> DANGALAK/LIK

- DERGİ/GAZETE OKUMAK ZAMANINI VE YERİNİ BİLMEK[ARKADAŞ VE YAKINLARIN YANINDA değil!]

- DERİN/YOĞUN/GENİŞ DÜŞÜN(E)MEMEK ile/değil/<> BİLGİSİZLİK/DÜŞÜNCESİZLİK
( Bilgisizlik de, bilgi de zihindedir, gerçekte değil. )
( Bilgisiz olup, doğruyu savunacağına; bilgili olup, yanlışı savun! )

- DEVRİK TÜMCE/CÜMLE ile/ve/yerine (DÜZGÜN/DOĞRU) TÜMCE/CÜMLE

- DEVŞİRMEK ile/ve DENŞİRMEK
( Biraraya getirmek, derlemek, toparlamak. | Katlamak, düzgün duruma getirmek. | Asker olarak yetiştirilmek üzere Yeniçeri Ocağı'na alınacak çocukları seçip, toplama. İLE/VE Bir şeyin doğasını ya da niteliğini bozmak. )

- DİDİNME ile/ne yazık ki DİDİŞME
( Kendi içinde. İLE/NE YAZIK Kİ Kişilerle, olanlarla, geçmişle. )

- DİDİŞMEK ile/ve CEDELLEŞMEK

- DİDİŞMEK ile/ve ÇEKİŞMEK

- DİDİŞMEK ile HİZİPLEŞMEK

- DİĞERLERİNE GÖRE YAŞAMAK ile/değil/yerine DEĞERLERİNE GÖRE YAŞAMAK
( Kaç kuruşunun olduğu önemlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE Nasıl bir duruşun olduğu önemlidir. )

- DİKKAT ÇEKMEK ile İLGİ TOPLAMAK
( CÂLİB-İ DİKKAT ile ... )

- DİKKATE ALMA(MA)K ile/ve/yerine CİDDİYE ALMAMAK

- DİLENCİ ile CERRAR
( .. İLE Çekici, sürükleyici. | Zorla para alan. | Savaş araçlarıyla donatılmış, kalabalık ordu. | Dilenci. )

- DİNLEMEK ile "KULAK KABARTMAK"
( Kulağı ve dili olana söylüyorum, kulaksız ve dilsiz olan işitiyor. )

- DİNLEMEMEK ile/ve/||/<> BASTIRMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/||/<> ORTAMDA DEĞİLMİŞ GİBİ DAVRANMAK

- DİNLEMİŞ/DİNLİYOR GİBİ GÖRÜNMEK ile/değil/yerine DİNLEMEK

- DİRETME ile/ne yazık ki DAYATMA

- DİŞ MACUNU VE BENZERİ TÜPLERİNİN:
ORTASINDAN SIKMAK
yerine DİBİNDEN, YUKARI DOĞRU SIKMAK

- DIŞLAMA! ve/||/<> YARGILAMA!

- DIŞLAMA(MA)K ile/ve/||/<> KÜÇÜMSE(ME)MEK

- DIŞLAMAK ile AŞAĞILAMAK

- DIŞLAMA ile ÖTEKİLEŞTİRME

- DOKUNMA COŞKUSU/TUTKUSU ile/ve/değil/yerine/<> GÖRME COŞKUSU/TUTKUSU

- DOKUNMA!:
ÖZELİNE
ve/||/<> ÖZÜRÜNE ve/||/<> KUTSALINA

- DOLANDIRMAK ile DOLANDIRMAK
( Üçkağıt. İLE Uzatmak. )

- DONUKLUK ile/değil ÇİĞLİK

- DÖRT İSTEK:
AÇGÖZLÜLÜK
ile/ve/||/<>/> ÇEKİŞME ile/ve/||/<>/> GÖSTERİŞ ile/ve/||/<>/> GÜÇ TUTKUSU

- DOST:
YANLIŞINI DUYURAN/YAYAN
değil YANLIŞINDA UYARAN ve/sonra KORUYAN/KOLLAYAN

- DOSTUNA, HERŞEYİ/Nİ ANLATMA! ve DÜŞMANINA, BÜYÜK/FAZLA HAKARET ETME!
( [ileride] Düşmanın olabilir. VE Dostun olabilir. )
( ...nın, yarısını göster, yarısını gösterme! )

- DÜŞKÜNLÜK ile/ve/değil/yerine ÖNCELİK (VERMEK/VERİLEN)

- DÜŞMAN/LIK ile/değil/yerine/>< DOST/LUK
( Düşmanın en büyük hilesi, "dostluğudur". )
( Dostluğunun bedelini ödemekten kaçınanın, "düşmanlığı"nı önemsemeyebilirsin. Fakat düşmanlığının bedelini ödemeye hazır olanın, "dostluğu"nu ciddiye al! )

- DÜŞMAN:
KARŞINDAKİ
ile/ve/değil/||/<> "YANINDAKİ" ile/ve/değil/||/<> "İÇİNDEKİ"
( Elindeki kılıçla. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Arkasına sakladığı hançerle. )

- DUŞU/YIKANMAYI:
SICAK SUYLA TAMAMLAMAK
değil ILIK (ya da [DAYANILABİLİR] SOĞUĞA YAKIN) SUYLA TAMAMLAMAK

- DÜŞÜNCELERİ ÖĞRENMEK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENMEK/BECERMEK

- DÜŞÜNCESİZLİK ile DÜŞÜNEMEMEK/DÜŞÜNEMEMİŞ OLMAK

- DÜŞÜNMEK ile TAKILMAK

- DÜŞÜNMEMEK ile DÜŞÜNMEMİŞ OLMAK

- DÜŞÜNMEMİŞ OLMAK ile/değil YETERSİZLİK/ZAYIFLIK/GERİLİK
( ... ile/değil REKÂKET )

- DÜŞÜNMEYE/ANLATMAYA BAŞLAMA:
KÖTÜLERDEN
ile/değil/yerine İYİLERDEN

- DÜŞÜNMEYİ BECEREMEMEK ve/||/<>/>/< DÜŞÜNMEYİ SEV(E)MEMEK

- DÜŞÜNMEYİ BİLMEMEK ile/ve/<>/= KONUŞMAYI BİLMEMEK
( Düşünmeyi bilmeyen, [sürdürmeyen ve geliştirmeyen] konuşmayı da bilemez! )

- DÜŞÜRMEK değil/yerine DÜŞÜNMEK

- DUYARSIZ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KAYITSIZ/LIK

- DUYGU ile/ve/||/<> "BİR DUYGUNUN, BAŞKA BİR DUYGUYLA KARŞILANMASI/KAPATILMAYA ÇALIŞILMASI"
( Ancak, bilgi ve bilinç ile doğal işleyişin dışına çıkılabilir. )

- DUYMA(MA)K ile/ve DİNLEME(ME)K
( Her dinlemiyor gibi görünen, dinlemiyor değildir! )
( Beyin ve kulak ile. İLE/VE Zihin, veri/bilgi, düşünce ve tutum ile. )

- DÜZEN KURUCU ile "DÜZEN KORUYUCU" ile "DÜZENİN PARÇASI"

- EĞİLMEDE:
"ÇIKAR" / "ÜSTÜNLÜK"
ile/değil/yerine SAYGI
( Nokta kadar "çıkar/ın" için, virgül kadar eğilme! / Kimse, kimseden "üstün" ya da yukarıda değildir/olamaz. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir kişinin, hizmetine, emeğine, çabasına saygı duyuyorsak... )

- EĞİLMEK ile/değil DİZLERİ KIRARAK YERE YAKLAŞMAK
( Belden eğilmek çok dikkat edilmesi gereken bir eylemdir. Olabildiğince dikkat ederek belden eğilmemek gerekir. Yerden bir şey alınacağı, özellikle kaldırılacağı zaman mutlaka dizleri kırarak yere yaklaşıp, bacak kuvvetiyle doğrulmaktır doğru olan. )

- EĞLENMEK ile/ve/değil/=/<> OYALANMAK

- EK OLMAK değil/yerine HAK OLMAK

- ELEŞTİRMEK ÜZERE BİLGİ TOPLAMAK/CIMBIZLAMAK ile/değil/>< (TAM/DOĞRU/SAMİMİ) DİNLEMEK

- ELİNE ile/ve DİLİNE ile/ve BELİNE SAHİP ÇIKMAK

- EMİR EDEN ile/ve/yerine HİZMET EDEN

- EMİR ile/ve EDEB
( Emir, edebten üstündür. )

- EMİR ile TÂLİMAT

- EN (")ÜSTÜNLER/BÜYÜKLER("):
AHMAKLIK/HAMÂKAT ve KENDİNİ BEĞENMEK
değil/yerine AKIL ve İYİ HUY
( Yoksulluğun. VE Korkulacakların. DEĞİL/YERİNE Zenginliğin. VE Beğenileceklerin. )

- EN BÜYÜK PİŞMANLIK...
( "Pişman olurum" diye yapmadıklarımız. )

- EN BÜYÜK ZAMAN HIRSIZI:
KARARSIZLIK


- EN BÜYÜK:
YOKSUNLUK
ile/ve/<> FAKİRLİK
( Akılsızlık. İLE/VE/<> Bilgisizlik. )

- ENDİŞE ile/ve/<> KARAMSARLIK

- ENDİŞE ile/ve/> SIKINTI
( Geçmiş ıstırabın anısı ve onun yinelenmesi korkusu, kişiyi, gelecek hakkında kaygılandırır. )

- ENDİŞE ile/ve/<> TELÂŞ

- ENGELLEYİCİ ile/değil/yerine DENGELEYİCİ

- ENGELLİ (mi?) ile/değil ENGELLENEN (mi?)
( BOLLUK-KITLIK )

- ENGELLİYE:
ACIMAK
ile/değil/yerine SAYGI GÖSTERMEK

- ERKEN SAMİMİYET ile/değil/yerine SAMİMİYET
( Erken samimiyet, pişmanlık doğurur. )

- ESARET değil/yerine/= TUTSAKLIK/BOYUNDURUK(/YÜK)

- EŞEK HAZZI ile SANATÇI HAZZI

- EŞEYSEL ENGELLENME ile/ve/değil VAROLUŞSAL ENGELLENME

- EŞEYSEL USANDIRI/TÂCİZ ile MOBBING

- EŞİTSİZLİK ile/ve DENGESİZLİK

- ESNEMEDE [AĞZIN EL İLE KAPANIŞINDA]:
SOL ELİN DIŞI
ile/ve/değil/yerine SAĞ ELİN AVUÇİÇİ
( Tüm genel/günlük koşullarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Namazda. )

- EŞYALARI:
VİTRİNDE/SANDIKTA/... TUTMAK/SAKLAMAK
ile/yerine/değil KULLANMAK
( "Bir gün kullanılır", "Misafir için" vb. düşünceler/tutumlar yerine kullanalım onları! )

- ETİKET[Fr. < Alm.] ile/= YAFTA[Fars.]
( Bir malın, tür, miktar vb. niteliklerini ya da kitap, defter vb. şeylerin, kime ait olduğunu belirtmek, belirli kılmak için üzerlerine konulan küçük kâğıt. | Toplum içindeki davranışlarda izlenecek yol.TEŞRİFAT İLE/= Üzerine asıldığı ya da yapıştırıldığı şeylerle ilgili herhangi bir bilgi veren, yazılı kâğıt parçası. )

- ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME
( Engeller bir ölçüde kalktığında, O, bir anda içinize doğar. )
( Sana engel olmaya çalışanlar, başaracağına, en çok inananlardır. )
( It will dawn on you suddenly, when the obstacles are removed to some extent. )

- ETKİLEMEYE ÇALIŞMAK (İÇİN) KONUŞMAK/ANLATMAK ile/ve/değil/yerine (SADECE) KENDİNİ ANLATMAK/TANIMLAMAK (İÇİN) KONUŞMAK/ANLATMAK

- EVİNİ/MUTFAĞINI/BUZDOLABINI, MARKETE ÇEVİRMEK değil/yerine EVİNİ/ZİHNİNİ, MARKETTE TUTMAK
( İstediğimiz zaman/gerektiğinde, gerektiği kadarını marketten almak varken "her an ve hemen istediğim yerine gelsin" diye onlarca gereksiz/gerekli ürünü evimizde bulundurmamız şart değil! )

- EVLİLİKTE/İLİŞKİDE:
(")KÜSME(")
ve/<>/>/< (")BAĞIRMA(")

- EZBERCİLİK ile/değil/yerine HAZIRCILIK

- FAHİŞ[Ar.] değil/>< NARH[Fars.]
( Ölçüyü aşan, aşırı, çok fazla. | Ahlâka ve törelere uygun olmayan. DEĞİL/>< Tüketiciyi korumak amacıyla, özellikle zorunlu gereksinme maddeleri için devletçe saptanan fiyat. )

- FAZLA FEDÂKÂR/LIK
ve/||/<>/>/ne yazık ki
(FAZLA) VEFÂSIZ/LIK

( Fedâkârlığın fazlası, vefâsızlığa neden olur. )

- FAZLA SAFLIK ile/ve/> İHÂNET
( Bazen fazla saflık da ihanetin nedeni/kaynağı olabilir. )

- FAZLA ile/ve/değil HIZLI

- FEDÂKÂRLIK:
YAPTIKLARIN
ile/değil YAPMADIKLARIN
( Başkaları için. İLE/DEĞİL Kendin için. )

- FESAT ile PARANOYAK
( İçi fesat olanın işi kesat olur. )

- FIRSATÇI/ÇIKARCI ile/değil KÂMİL

- FİŞFİKLEMEK ile KIŞKIRTMAK

- GASTRONOMİ değil ASTRONOMİ
( Damağını tatmin etmek için yaşamını yok eden olmak. DEĞİL Uzayın/doğanın derinliklerini araştıran olmak gerek. )

- GAZ ve/<> KABIZLIK/İNKIBAZ

- GEÇ KALMAK ile/değil/yerine GENÇ KALMAK

- GEÇİM SIKINTISI ile/ve/> CAN SIKINTISI
( Geçim sıkıntısı olanların, can sıkıntısı yaşama fırsatları bulunmaz. )

- GEÇİŞTİRMEK ile/ve/değil/yerine HIZLANDIRMAK

- GEĞİRMEK ile/ve OSURMAK
( Kültürlere göre ikisi de çok büyük ayıp/yanlış/hata olarak da, sıradan bir durum olarak da algılanabilmekte/değerlendirilebilmektedir. )
( Bazı kültürlerde, yemek sırasında yellenme bile sıradan bir durum olarak karşılanabilmektedir. )
( FLATUS VOCES )
( Üstten. İLE/VE Alltan. )
( Ağızdan. İLE/VE Anüsten. )

- GELECEĞİ "MERAK EDENLER"İN BAKACAKLARI:
"FALLAR/BURÇLAR"
değil/yerine MEZAR(LIK)LAR
( Bin "merak", bir borcu (bile) ödemez. )
( Merak, kişinin, kendi başına (g)ördüğü bir "iştir". )

- GELECEKTEN ÜMİDİ/Nİ KESMEK ile/ve/değil/<> YAPACAKLARINDAN VAZGEÇMEK

- GELEN TELEFONU/MESAJI/ÇAĞRIYI/MEKTUBU:
HER ŞEYİ BİR YANA ATARAK, KONTROLDIŞI/BİLİNÇDIŞI YANITLAMAK
değil/>< ORTAMI/ÇEVREYİ/KİŞİYİ/KİŞİLERİ GÖZÖNÜNDE BULUNDURARAK UYGUN ZAMANDA, UYGUN TUTUM İLE YANITLAMAK

- GELİRİNİ KULLANMA/TÜKETME:
YAŞAMAK ÜZERE
ve/||/<>/> HAYIR İŞLEMEK ÜZERE ve/||/<>/> "HAYIR!" DİYEBİLMEK ÜZERE

- GELİŞİGÜZELLİK ile/ve KEYFÎLİK

- GENELLEME:
"GENİŞ DÜŞÜNMEK"
değil GEVİŞ GETİRMEK

- GENELLEME ile/ve "BÜYÜTMEK"

- GENELLEME ile/ve/değil "SIÇRAMA"

- GENELLEME ile/ve/değil ABARTMA

- GENELLEME ile/ve/> AYRIMCILIK

- GENELLEME ile/değil BENZETME/TEŞBİH

- GENELLEME ile ÇIKARIM

- GENELLEME ile/ve/değil/yerine DEĞİLLEME

- GENELLEME ile/ve EKSİK TÜMEVARIM
( Her şeyi genelleştirmeyi seven kişi, çoğunlukla yalan söyler. )

- GENELLEME ile/ve/<> EZBERİNİ SÖYLEMEK

- GENELLEME ve/||/< GENELLEMENİN FARKINDALIĞI

- GENELLEME ile/ve/||/<>/> HATA

- GENELLEME ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME

- GENELLEME ile/ve/değil SINIRLAMA

- GENELLEME ile TOPTANCI TUTUM

- GENELLEME ile/ve/değil YUVARLAMA

- GENELLEŞTİRME ile/ve MUTLAKLAŞTIRMA

- GENELLEŞTİRME ile/değil ÖRNEKLENDİRME

- GENELLEŞTİRME ile/ve SOYUTLAŞTIRMA

- GENELLEŞTİRME ile/ve SOYUTLAYARAK GENELLEŞTİRME

- GENELLEŞTİRME = TAMİM = GENERALIZATION[İng.] = GÉNÉRALISATION[Fr.] = GENERALISATION[Alm.] = GENERALIS[Lat.]

- GENELLİYORSAK/GENELLEYECEKSEK ile/değil/yerine/>< GENELLEMİYORSAK/GENELLEMEYECEKSEK
( [söyleyeceğimizi] Söylemeyelim ve daha çok düşünmeye devam edelim. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Söyleyebiliriz/konuşabiliriz, düşünebiliriz. )

- GENİŞ ZAMAN ile/ve/<> GENELLEŞTİRME

- GEREKLERİNİ YAP(A)MADIYSAN:
HESAP SORMA!
ve SIZLANMA!

- GEREKSİNİM DUYMAYACAKLARINI SATIN ALMAK > GEREKSİNİM DUYACAKLARINI SATMAK ZORUNDA KALMAK

- GEREKSİZ ELEŞTİRİ ile/ve/değil/||/<>/< GİZLİ HAYRANLIK

- GEREKSİZ/YERSİZ/ANLAMSIZ "TEPKİ VERMEK" ile/ve/değil/yerine HAREKETE GEÇMEK
( Sadece aptallar, gereksiz/yersiz/anlamsız "tepki verir". )

- GERİ ÇEKİLMEME ve/||/<> AÇIKLAMA GETİRMEME

- GERİCİLİK ile/değil/yerine GELENEKÇİLİK

- GEVEZE/YANŞAK ile ÇAÇARON[< İt.]
( ... İLE Karşısındakini susturacak biçimde ve çok konuşan, çenesi güçlü, geveze. )

- GEVEZELİK ile/değil/yerine/>< KENDİNİ GELİŞTİRMEK

- GEVŞEK/LİK ile ESNEK/LİK

- GICIK ETMEK ile/ve İLGİ ÇEKMEK

- GÖRGÜSÜZ/LÜK ile/değil/yerine BİLGİSİZ/LİK
( Bilgisizlik, görgüsüzlükten daha ağırdır ve görgüsüzlüğe yeğdir. )
( Görgü, sürekliliğin, kalıcılığa dönüşmesiyle gerçekleşir. )

- GÖRKEME BAŞVURMAK değil/yerine/>< YALINLAŞMAK
( Zayıf "kişilikler"de. DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü kişiliklerde. )

- GÖRMEMEZLİKTEN GELMEK ile/ve/<> KAÇMAK

- GÖRÜNTÜNÜN/MANZARANIN:
EN ÇİRKİNİ/KORKUNCU
ile/değil/yerine/>< EN GÜZELİ
( Somurtan bir "yüz". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülen bir yüz. :) )
( Gülen İnsan Yüzünün Görsel FaRkLaR'ı için burayı tıklayınız... )
( Kara delik. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güneş. )

- GÖVDE(N):
[ne] ATMAK
ve [ne de] TAPMAK

- GÖZ KAPAĞI ve/+/||/<> DUDAK
( "Herşeyi görme!" diye vardır. VE/+/||/<> "Her sözü söyleme!" diye vardır. )
( Kulakta, sürekli takılı olması gereken iki küpe...

Bir şey ki, yapmasan da olur... YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur... SÖYLEME! )

- GÜCÜN:
KENDİ ELİNDE TUTULMASI
ile BAŞKASINA UYGULANMASI
( Elinde biriktirdiğin/tuttuğun oranda sana zarar verir. İLE Başkasına zarar verir. )
( Haset vb. )

- GÜLMEK ile AYIPLAMA

- GÜLME ile KİKİRDEME

- GÜNEŞE:
YAKIN OLMA! ve UZAK OLMA!
değil/yerine/><
BELİRLİ BİR UZAKLIKTA OL!

( Yanarsın. VE Donarsın. DEĞİL/YERİNE Yaşam bulursun. )

- GÜNLÜK YAŞA(MAK) ile/değil/yerine GÜNÜ YAŞA(MAK)
( Vurdumduymazlık içinde, hesapsız, düzensiz, aykırı, asalak yaşam. İLE/DEĞİL/YERİNE Gün içinde yaşanan, olan-biten herşeyi, olumlu ya da olumsuz tam anlamıyla yaşamak. )
( Temel olan, günü tam bir uyum ve bütünlük içinde yaşamak. Günü Yaşa(Carpe Diem), günlük yaşamak değildir! )

- GÜNÜ GEÇİRMEK değil/yerine GÜNÜ YAŞAMAK
( Kişi, inandığı gibi yaşayamıyorsa, yaşadığı gibi inanmaya başlar. )

- GÜRÜLTÜ YAPMAMALI!

- Gürültü yapmayacak şekilde DİNLE!!!

- GÜRÜLTÜ/DAĞDAĞA ve/<>/= DEDİKODU

- GURUR:
"GÜÇLÜ" KILAR
ve fakat MUTLU ETMEZ

- GURUR ile/değil İNAT

- GURUR ile KİBİR
( Kibir, kişinin, kendine "iltifatıdır". [iltifat, en karşı konulamaz olanlardandır] )
( BÂD-DÂR[Fars.]: Kibirli. | Şişman. | Deli. | Hiçbir işle ilgisi olmayan. )
( Kibir, bele bağlanmış taş gibidir. Onunla, ne yüzülür, ne de uçulur. )

- GURUR değil/yerine/>< MUTLULUK
( Neden, çocuklar, kavga ettikten sonra hemen barışıp birlikte oynamaya devam ederler? Çünkü, onların mutluluğu, gururdan daha değerlidir. )

- GÜZELLİK >< FAZLALIK
( Güzellik, fazlalıklardan arınmışlıktır. )

- HADDİ/Nİ AŞMA ile/ve/||/<>/>/< "RAHATLIK"
( HADDİ/Nİ AŞMA ile/ve/||/<>/>/< "RAHATLIK" )

- HAFİFE ALMAK ile/ve/<> GENELLEMEK

- HAFİFE ALMA ile/değil/yerine ELEŞTİRİ

- HAİNLEŞTİRME ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME

- HAİNLİK(TEN) ile/değil KORKU(DAN)

- HAİNLİK ile/değil/ne yazık ki BİLMEMEZLİK

- HAKARET ile/ve SÖZLÜ SALDIRI

- HAKARET ile/değil TESPİT

- HAKİKÂTİNİ DAĞITMAK ile/ve HAKİKÂTİNDEN VAZGEÇMEK

- HAKÎR ile/değil HAKİR

- HAKKINDA KONUŞMAK ile DEDİKODU
( Çocukların ağzı fakat "büyüklerin" içi konuşur. )
( Konuştuğunda hayır söyle ya da sus! )

- HAKLI OLANI, GÜÇLÜ KILAMAMAK ve/ne yazık ki/> GÜÇLÜ OLANI, "HAKLI KILMAK"

- HAMALLIK ile/ve/||/<> HAİNLİK
( (")Düşmanından("), bir şey almayanların durumu. İLE/VE/||/<> (")Düşmanından("), yanlış şeyler alanların durumu. )

- HANTALLIK ile/ve/> ATÂLET
( Hantallık, atâlete ve sonrasında da gittikçe kişinin kendini tüketmesine yöneltir/neden olur. )

- HARÎM ile HARÎM
( Saygısız, çekinmez, kayıtsız. İLE Biri için kutsal olan şeyler. | Harem dairesi, harem. | Evin içi gibi başkasına kapalı olan yer. | Bir evin civârı. | Avlu. | Ortak, şerîk. | Hacıların, hac zamanında büründükleri örtü. )

- HÂRİS ile HÂRİS[< HİRÂSET] ile HARÎS[< HIRS]

- HASED ile BUHUL ile ŞUH ile GIPTA
ile/değil/yerine/>/<
SEHÂVET ile İSÂR ile CÛD ile FAKR ile MAHV

( | "Bende yok, onda da olmasın." İLE "Bende var ama onda olmasın". İLE "Onunki, benim olsun". İLE "Onda var, bende de olsun". |

İLE/DEĞİL/YERİNE/>/<

| "Bende var ama onda da olsun". İLE "Benim değil onun olsun". İLE "Benim yok ama onun, olsun". İLE "Onda yok, bende de olmasın". İLE "[Paylaştığı/bölüştüğü halde ...] Bir şey mi vermişim/z?". | )

- HATALARINLA:
[ya] YÜZSÜZLEŞMEK
ya da/değil/yerine YÜZLEŞMEK
( Kişinin, kendiyle yüzleşmeye yüzü yoksa, başkalarının hatalarıyla oynar durur. )

- HATA ile/ve/||/<>/> İHLÂL ile/ve/||/<>/> İKRAR

- HATA ile/ve/değil/< NİYET BOZUKLUĞU

- HAYALPERESTLİK ile ABARTMA

- HAYIFLANMAK ile SIZLANMAK

- HAYIR! ve/||/<> YAPMAYABİLECEKLERİM/İZ
( Kişi, kendini, en iyi, en kolay ve en hızlı olarak yazı aynasında tanır ve gerçekleştirir. Öncelikli olarak, iki ayrı sayfada, "HAYIR!" ve "YAPMAYABİLECEKLERİM" dizinlerini oluşturmakla başlamak gerekmektedir.[Üşenmeden, ertelemeden, vazgeçmeden, en kısa sürede başlamanızı salık veririz...] )

- HAYIR >< İSRAF
( Hayırlıda israf, israfta hayır olmaz. )

- HAYVAN GİBİ YAŞAYAN "KİŞİ/İNSAN" ile/değil/>< İNSAN GİBİ HAREKET EDEN "HAYVAN"

- HAYVANSEÇER değil/yerine/>< HAYVANSEVER
( Kedi, köpek sevip inek, koyun, balık yediğinizde, hayvansever değil, hayvan seçer oluyorsunuz. Ne zaman bir köpeğe duyduğunuz sevgiyi ve dostâne yakınlaşmayı bir ineğe de duyarsınız; işte o zaman kendinizle çelişmemiş olacaksınız. )
( Kendime, evrene, çevrem(iz)e, hayvanlara, tüm canlıların yaşam hakkına saygı göstermek üzere ve sağlığım/ız için de et ve hayvansal ürünleri yememeyi yeğliyorum/z...

Bu duyarlılığı gösteren ve gösterecek herkese teşekkür ediyorum/z... )
( )

- HEP ile/değil 2 (KEZ)

- HER İŞE KARIŞMAK =/<> HİÇBİR İŞ YAPMAMAK

- HESABI:
"YIKMAK"
ile/ve/değil/yerine "YÜKLEMEK"

- HEYECAN ile/ve ACELE

- HEYECAN ile/ve/değil TELÂŞ

- HİÇKİMSEYİ:
ÖVMEMEK
ve/||/<> KÜSMEMEK ve/||/<> YAKINMAMAK ve/||/<> SUÇLAMAMAK
( Olgunluğun gereği ve göstergelerindendir. )

- HİDDET ile/ve ŞİDDET

- HİLE ile/ve HESAP

- HIRABE[Ar. harbe/savaşa giderken] değil/yerine/= YOL KESME

- HIRA ile HIRA
( Zayıf, cılız. İLE Çok yiyen, obur. )

- HIRS ve İSRAF değil/yerine/>< İKTİSAD ve KANAAT
( Zararlı bir küfrân. VE Nimeti, çirkin ve zararlı bir küçümseme. DEĞİL/YERİNE/>< Nimete, güzel ve yararlı bir saygı. İLE Ticaretli bir şükran. )
( Yanıltır, zelîl eder. DEĞİL/YERİNE/>< Aziz eder. )

- HIRSIZ/LIK ile/ve/değil "UYANIK/LIK"

- HIRS değil/yerine GEREKSİNİM
( Dünya, herkesin gereksinimine yetecek kadarını sunar; fakat herkesin hırsına yetecek kadarını değil. )

- HIRS ile/ve/<> HIZ

- HIRS ile İHTİRAS
( Kontrol edebiliriz. İLE Kontrolü altındayızdır. )
( Sevdiğimiz şeyler, arzu ve ihtiraslarımız, en büyük düşmanımızdır. )
( We can control it. VS. We are under control of it. )
( HIRS: Devenin, dilini ısırıp kendi kanını emmesi. İLE Kişinin, kendini yiyip bitirmesi. )

- HIRS değil/yerine/>< SABIR

- HIRS değil/yerine/>< YASA

- HISIM ile HASIM
( Akraba, yakın. İLE Yağı, düşman. )

- HIYÂNET ile İSABETSİZLİK

- HIZ REKORU ile/değil HIRS REKORU

- HIZ YAPMAMALI!

- HİZİPLEŞME ile HIRLAŞMA

- HİZMETİN:
[ne yazık ki]
KÖTÜ İŞLEMESİ
ile/ve/||/<>/< GEÇ İŞLEMESİ ile/ve/||/<>/< İŞLEMEMESİ

- HIZ değil/yerine/>< DAYANÇ/SABIR

- HIZ ve/<> DİKKAT
( Hız, yoğun dikkat gerektirir. )

- HIZ ile/ve HAZ
( Kişinin en büyük baş belâları. )

- HOCANIN:
YAPTIĞI
ile/ve/değil/yerine/<>/>/< SÖYLEDİĞİ/DEDİĞİ
( Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma! )

- HOR GÖRMEK değil/yerine HOŞ GÖRMEK

- HOR GÖRMEK ile KENDİNİ HOR GÖRMEK
( ZİLLET: Hakirlik, horluk, aşağılık, alçaklık. )

- HOR GÖRME ve/<> KISKANMA
( Fakirsen. VE/<> Zenginsen. )

- HUKUKSUZLUK ve/> ACIMASIZLIK

- HUKUKSUZLUK ve/> KAYITSIZLIK

- HUKUKU:
DELMEK
ile/değil/yerine DEĞİŞTİRMEK

- HÜKÜM ile ÖNYARGI

- HULUS[Ar.] ile HULUSKÂR[Ar., Fars.]
( Gönül temizliği. İLE Temiz duygulu, içten. | Dalkavuk, şakşakçı. )

- HUY değil/yerine HUY EDİNMEK
( Bilinçsiz. DEĞİL/YERİNE Farkındalıkla. )

- HÜZÜN VE ÜZÜNTÜ ile/ve ÜMİT VE KAYGI
( Geçmişte. İLE/VE Gelecekte. )
( AHZEN: Çok hüzünlü, kederli. )
( In the past. vs./AND In the future. )

- HUZURSUZLUK ile/ve/<> SIKINTI
( Dıştakilerden kaynaklı. İLE/VE/<> İçeride olanlar. )

- İBZA ile İBZÂL

- İÇE ATMA ile/ve/değil/yerine/<>/>YANSITMA

- İÇSEL FUKARALIK ile/ve/<> EN BÜYÜĞÜN SAHİPLENİLMESİ

- İDDİALI OLMAK ile/yerine/değil ÇABA(SINI) GÖSTERMEK
( Başarı, ancak yorulmaksızın doğru çabaları göstererek kazanılır. )
( İyi huyluluğun etkisi, alçakgönüllü ve sıralı çabalarla elde edilen kalıcı durumlarda görünür. )

- İDDİA ile DAYANAKÇA

- İDEOLOJİK TAVIR ile SONUÇ ODAKLILIK

- İDLÂL değil/yerine/= NAZ ETME, NAZLANMA | AŞIRI DERECEDE NAZLANMA

- İFFET[Ar. < ŞEHVET] ile/ve/>< ŞECAAT[Ar. < ÖFKE]
( Kendini savunur/korur. İLE/VE/>< Hakk'ı savunur/korur. )
( Temizlik. | Namus. İLE/VE/>< Yiğitlik, yüreklilik, koçaklık. )

- İFLÂH (OLMA[MA]K) ile İSLÂH (OLMA[MA]K)

- İFRÂD ile TEFRÎT
( TEK OLARAK SÖYLEME, MÜFRED | AYIRMA | TEK BAŞINA HACCA GİTME | AŞIRI GİTME, AŞIRILIK )

- İHÂNET değil/yerine/>< SADÂKAT
( Sözler verilir, sözler unutulur; gün gelir, ihânet eden, sadâkat ister. )

- İHBAR ile/ve/değil DEDİKODU

- İHMAL ile/ve/değil/>/< OLASI KAST

- İHMAL ile TERK

- İKİLEM ile İKİRCİK

- İKİRCİK ile İKİRİM
( TEREDDÜT ile/ve KARARSIZLIK )

- İKİYÜZLÜLÜK ile/ve/>/değil/yerine GÖSTERİŞ BUDALALIĞI

- İKİYÜZLÜLÜK ile/ve/değil/||/<>/>/< KORKAKLIK

- İLGİSİZLİK ile/ve/değil KAYITSIZLIK

- İLHAM ile VESVESE

- İLİŞKİ ile/değil İLİŞKİ DIŞI İLİŞKİ

- İLKELLİK değil/yerine/>< İLKELİLİK
( İnsanı ayakta tutan, iskelet ve kas sistemi değil ilkeliliğidir. )

- İLTİFAT ile HAKARET

- İNÂ'[< EVÂNÎ] ile İ'NÂ ile ÎNÂ' ile ÎNÂ'
( Kap kacak. İLE Zahmete uğratma. İLE Yemiş toplama zamanının gelmesi. İLE Geciktirme, alıkoyma. )

- İNANÇSIZLIK ile KUŞKU/ŞÜPHE
( Ne çıplaklık, ne dağınık saçlar, ne pislik, ne günlerce oruç tutmak, ne yerde yatmak, ne de bağdaş kurarak saatlerce bir yerde oturmak, şüphe ve isteklerden arınmamış bir kişiyi kurtarmaz. )

- İNANDIĞI NOKTAYA ÇEKMEK İÇİN SORMAK ile SADECE SORU OLARAK SORU SORMAK
( Saptırma/çarpıtma. İLE Gerçeğe/doğruya olan bağlılıkla. )
( Kötü niyetli ya da bilgisizce. İLE Doğruyu bulmaya yönelik. )

- İNAT (EDEN) ile/ve/değil/yerine/<> DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR] (GÖSTEREN)

- İNAT ETMEK ile/ve/||/<> PES ETMEMEK ile/ve/||/<> VAZGEÇMEMEK

- İNAT ETMEK ile/ve/yerine VAZGEÇMEMEK

- İNAT ile/ve CEHALET

- İNAT değil/yerine/>< İNSAF

- İNAT yerine İRÂDE

- İNAT ile/ve ÜSTÜNE GİTMEK

- İNDİRGEMECİLİK ile/ve/||/<> GEREKİRCİLİK ile/ve/||/<> NESNELLİK

- İNDİRGEMEK ile/değil/yerine ANLAMAYA ÇALIŞMAK

- İNDİRGEMEK ile/ve/değil HAPSETMEK

- İNDİRGEME ile BASİTLEŞTİRME

- İNDİRGEME ile/değil/yerine BİLME/BİLEREK

- İNDİRGEME ile/değil/yerine DÖNÜŞ/RÜCÛ/İRCÂ

- İNDİRGEME ile EŞDEĞER TUTMA/"GÖRME"

- İNDİRGEME ile/ve/||/<>/>/= HADDİNİ AŞMAK

- İNDİRGEME ile/ve/> İHMAL

- İNDİRGEME ile/ve/> ORTADAN KALDIRMA

- İNKÂR ile/ve/||/<>/> "AKILSALLAŞTIRMA"

- İNSANIN/KİŞİNİN AHLÂKI ile/ve HERHANGİ BİR ŞEYİN/NESNENİN "AHLÂKI"

- İNSANSIZLAŞTIRMA ile/ve/<> DİLSİZLEŞTİRME

- İNSAN ile HERHANGİ BİR ŞEY('İ)
( Kişi, başlı başına bir şeydir! Hiçbir şeyle karıştırılamaz/karıştırılmamalıdır! )

- İNTİKAM ile/değil/yerine ADÂLET

- İNTİKAM değil/yerine/>< AFFETMEK
( En etkili/büyük intikam, affetmektir. )

- İNTİKAM ve/>/= KAYBETMEK

- IRKÇI ULUSÇULUK ile ETNİK ULUSÇULUK ile KÜLTÜREL ULUSÇULUK ile VATAN ULUSÇULUK

- İRONİ ile ALAY
( Alay edenin, nasibi kesilir/kesiktir! )
( Sevgiliyle alay edilmez[edemezsin]. )

- İRONİ > ALAY ALIŞKANLIĞI

- İŞ:
[ne yazık ki]
ÖYLESİNE
ve/||/<> ŞİŞİRME

- İŞARET PARMAĞIYLA GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine/|| AYAK İZİ

- ÎSÂR ile İS'ÂR ile ÎSÂR ile İS'ÂR/İSGAR["ga" uzun okunur] ile İ'SÂR ile İ'SÂR ile İ'SÂR ile İSÂR
( Bağ, sargı. | Esirlik. İLE Fiyat biçme, narh koyma. İLE İkram, bahşiş. | Cömertlikle verme. | Dökme, saçma, serpme. | Kendi muhtaç olduğu halde bahşiş verme. | Seçme. İLE Çocuğun diş çıkarması. İLE Sürçdürme, ayak kaydırma. | Birini, büyüklere kötüleme/zemmetme. İLE Güçleştirme. | Fakirleşme. İLE İkindi zamanında bulunma. | Gelin olma çağına gelme. | Kasırga. İLE Keçi memesine takılan kese/torba. )

- İSRAF (EKONOMİSİ) değil/yerine/>< İNSAF (EKONOMİSİ)

- İSRAF ile NANKÖRLÜK

- İSRAF ile SUİSTİMAL

- ISRAR ETMEK değil/yerine/>< AŞMAK

- ISRAR ile DİRETMEK

- ISRAR ile/ve İBRÂM[Ar.]
( ... İLE/VE Can sıkacak derecede ısrar etme, üstüne düşme, zorlama. )

- ISRAR ile/ve İNAT
( Ne/yi yapacağın üzerindeki bilinçli kararlılıkta. İLE/VE Ne/yi yapmayacağın üzerine göstermen gereken bilgi ve bilincin, davranış ve tutumun bulunmamasında. )
( Sen varsan. İLE/VE Sen yoksan. )
( Akıllılıkta. İLE/VE Duygusallıkta. )
( Çözümleyicilikte. İLE/VE Tepkisellikte. )

- ISRAR ile/değil ŞANSINI ZORLAMAK (İÇİN)

- İSTEDİĞİN KADAR ARAMA(MA)K ile/ve/değil/hem de İSTEDİĞİN ZAMAN ARAMA(MA)K

- İSTEDİĞİNİ:
ALMAK
ile/ve/değil/<> ALDIKTAN SONRA HÂLÂ İSTİYOR OLMAK

- İSTEKSİZ/LİK ile/ve/değil KARARSIZ/LIK

- İSTEMEDEN ile RASTLANTI ile DÜŞMANCA
( 1 KEZ ile 2. KEZ ile 3. KEZ )
( Bir hata, ikinci kez yapılmaz. İkinci kez yapıyorsanız, üçüncü kez de yapacaksınız demektir. )

- İSTENÇ/İRÂDE ile/ve/değil/yerine/||/+/<> DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR]
( Yapma becerisi/isteği/coşkusu. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/+/<> Yapmama becerisi/isteği/coşkusu. )
( Zihinde, nefiste. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/+/<> Akılda. )
( Seçim. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/+/<> Tercih. )
( Cins. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/+/<> Fasl. )
( Varoluş/sal. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/+/<> Varoluşunun sürekliliği için/yönünde. )

- İSTİSÂRE ile İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ (çoğ. İSTİŞÂRÂT)]
( Tozutma, toz savurma. | Fitnecilik, fesatçılık etme. İLE Fikir sorma, danışma. )

- İSYAN (MECLİSİ) değil/yerine İSTİŞARE (MECLİSİ)

- İSYAN/KÂR/LIK ile/ve/değil/yerine/<> TEPKİ/SEL/LİK

- İTHAM ile/ve/<> GENELLEME

- İTHAM ile İSNAD

- İTİBARÎ ile/ve/değil KEYFÎ

- İYİLER:
KAYBETMEZ
<>/>/ne yazık ki KAYBEDİLİR

- İYİLİK YAPAR GİBİ GÖRÜNMEK ile/değil/>< İYİLİK YAPIP GÖRÜNMEMEK

- İYİLİKTE:
[ne yazık ki]
!"NEDEN ARAYIŞI"
ve/<> !"ÖDÜL BEKLENTİSİ"
( Herhangi bir nedeni de olmaz/olmamalıdır ve hiçbir ödül beklentisi de oluşmamalıdır. İyilik, neden-sonuç ilişkisinin tamamen dışındadır ve ancak dışındaysa iyiliktir. )

- İZİN VERME(ME)K ile "SAYGI" GÖSTERME(ME)K

- KABA/LIK ile/ve/ya da ÇIKARCI/LIK

- KABA/LIK ile/ve SAÇMA/LIK

- KABA/LIK ile/ve/değil/<> SAF/LIK

- KABZIMAL[Ar.] ile MADRABAZ[Fars.]
( Meyve sebze üreticileri ile satıcılar arasında, aracılık eden kişi. İLE Sebze, meyve gibi yiyecekleri, yerinden getirterek, toptan satan kişi. | Hile yapan, hileci. )

- KAÇMAK ile/ve/değil/ne yazık ki KOLAYINA KAÇMAK

- KAÇMAK ile/ve/değil/yerine UZAK DURMAK
( UZAK DUR!
* Karnı tokken sızlanandan
* Zevk sürerken sıkılandan
* El içinde ağlayandan
* Dost sözünden gocunandan
* Kuşkusuyla buz tutandan
* Düşmanına dost durandan
* Suretiyle kandırandan
* Aynalardan kovulandan
* Şeytanıyla yarışandan
* Sevabını anlatandan
* Günahına kulp takandan

Mete Özgencil )

- KAÇMAK ile/değil/yerine VAZGEÇMEYİ BİLMEK/BECERMEK

- KAÇMA ile/ve/<> KENDİNDEN KAÇMA
( Geçenlerde, bir şair arkadaşımla konuşuyordum. İlk kez yurtdışına çıkmıştı. İzlenimlerini sorduğumda, kestirme bir yanıt verip "Dünyam daraldı" dedi. Bu sözüne şaşırdığımı görünce sözlerini sürdürdü. "Eskiden, kaçıp gideceğim yerlerin var olduğunu bilmek, bir ölçüde rahatlatıyordu beni. Fakat şimdi anladım ki, kaçıp gidilecek bir yer yokmuş." )

- KADER ile/ve/||/<> KARMA
( ... ile/ve/||/<> )
( Karma ve Kader kavramlarını, kapsamlı bir şekilde anlamak ve görmek üzere "My name is Earl" dizisini baştan sona izlemenizi öneririz... )
( Karma'nın etkileyici ve ilham verici 10 yasası )

- KALLEŞ/LİK ile/değil/yerine KARDEŞ/LİK

- KALMA!:
KÖR
ve/||/<> SAĞIR ve/||/<> DİLSİZ
( Geçmiş(in)e. VE/||/<> Şimdi'(n/y)e. VE/||/<> Geleceğ(in)e. )

- KAMBURLAŞMA değil/yerine/>< DİK DURMA/OTURMA/YÜRÜME

- KANAAT ile/ve/değil/yerine KANIT

- KANDIRMA/CA ile/ve/değil ŞAŞIRTMA/CA

- KANDIRMAK(YEMEK) ile YANILTMAK

- KANDIRMAK ile/ve/değil "BAŞTAN ÇIKARMAK"

- KANDIRMAK ile/ve/değil "GÖZÜNÜ BOYAMAK"

- KANDIRMAK ile ALDATMAK

- KANDIRMAK ile SANDIRMAK

- KANDIRMA ile/ve/<>/> "YUTTURMA"

- KANITLARI:
SAKLAMAK
ile/ve ÇARPITMAK ile/ve YOK ETMEK

- KAPILARI:
AÇIK BIRAKMAK
değil/yerine KAPALI TUTMAK
( Tuvalet kapısı gibi kapıların, içeridekiler tarafından kapatılması isteği, kendilerini saklamak üzere değil kapının önünden geçecek kişileri(/bayanları) içeriyi görmek zorunda bırakmamak içindir! [Lütfen özellikle bayanların rahatsızlığını dikkate alarak ve saygı göstererek tuvalet giriş kapılarını kapalı tutmaya özen gösterelim!...] )

- KAPIYI:
VURMADAN/ÇALMADAN AÇMAK/GİRMEK
ile/değil/yerine VURARAK/ÇALARAK AÇMAK/GİRMEK

- KARA KARA DÜŞÜNME(NSH) ile/değil/yerine DÜŞÜNME

- KARAMSAR/LIK ve/||/<>/>/< KORKAK/LIK

- KARAMSAR/LIK ile/ve KÖTÜMSER/LİK ile/ve OLUMSUZ/LUK (NEGATİF/LİK)

- KARAMSARLIK değil/yerine/>< KAVRAMSALLIK

- KARIŞMA! ile/ve/||/<> KARIŞTIRMA! ile/ve/||/<> AÇMA!
( [... iç dünya(sı)na/ı ...] Hiçkimsenin. İLE/VE/||/<> Hiçkimseyi. İLE/VE/||/<> Hiçkimseye. )

- KARIŞTIRMAK ile İÇ İÇE GEÇİRMEK

- KARMAŞA/KARGAŞA değil/yerine YAŞAMIN OLUŞTURULMASI
( Türdeşlik ve görelilik ile. DEĞİL/YERİNE Düzen kurarak. )

- KAŞI(N)MAK ile KARIŞTIRMAK

- KAVGA ile/ve/değil/yerine TUTUM

- KAVGA ile ZULÜM

- KAVRAM KARMAŞASI ile/ve/değil (KASITLI) KAVRAM SAPTIRMASI

- KAVRAM KARMAŞASI ile/değil ZİHİN/DÜŞÜNÜŞ KARMAŞASI

- KAYGI ile/ve/değil/yerine DUYARLILIK

- KAYGI ve/||/<>/> HUYSUZLUK

- KAYGI ile/ve TEDİRGİNLİK/PERTÜRBASYON

- KAYGI ile/ve TELAŞ/LANMA

- KAYGI ile/ve/<> ÜRPERTİ

- KAYGI ile VESVESE/İŞKİLLENMEK

- KAYITSIZ/LIK ile VURDUMDUYMAZ/LIK
( Kişi ne yaparsa, kendi yapar, kendine yapar fakat bazı tutumlarla etrafındakilere de zarar verebilir! )

- KAYITSIZLIK ile/ve DIŞLAMA

- KAYITSIZLIK ile/ve/değil/yerine İLGİLENMEMEK

- KAYNAKLARDAN YARARLANMAMAK ile/ve/değil/yerine/<> ADLARINA YER VERMEMEK

- KAZANA YANAŞIRSAK ve/||/<> KÖTÜYE YANAŞIRSAK
( Karası bulaşır. VE/||/<> Belâsı bulaşır. )

- KAZÂ ile/ve/||/<>/> KADER
( Gereksinim. İLE/VE/||/<>/> Ölçü. )
( Gerekeni/gereksinimi ölçülendirmek. )
( Tekil. İLE/VE/||/<>/> Çoğul. )
( Kaderin gerçekleşmesi/vukû bulması, bilinmesi, görülmesi. İLE/VE/||/<>/> Bilinmez. )
( Göz. İLE/VE/||/<>/> Bakış/bakma. )
( Zorunluluk/cebr. İLE/VE/||/<>/> Özgürlük[seçenek/yeğleme]. )

- KENDİ DÜNYASINDA OLMAK/OLAN ile/ve "KENDİNİ BEĞENMİŞ"LİK
( Olgun kişi, kendini beğenmiş değildir ve işlerinde adil ve tutarlıdır. )
( NAHVET[Ar.]: Kibir, gurur, böbürlenme. Kendini beğenme. )

- KENDİ İÇİN KILMA ile/değil/yerine BELİRLEME

- KENDİMİZİ:
"YÜCELTMEK"
değil/yerine DÜZELTMEK

- KENDİNE YAPILAN ile EŞİNE/ÇOCUĞUNA YAPILAN
( Affedebilirsin. İLE [pek/kolay kolay] Affetmezsin. )

- KENDİNE YONTMAK değil/yerine KENDİNİ YONTMAK

- KENDİNİ "KASMAK" ile/değil KENDİNİ KISMAK

- KENDİNİ AVUTMAK ile KENDİNİ KANDIRMAK

- KENDİNİ BEĞENME ile KENDİNE YETERLİK
( EGOISM/EGOIST vs. NARSISISM/NARSISIST )

- KENDİNİ BEĞENMİŞ/LİK ile/ve/<>/değil "BURNU HAVADA/LIK"

- KENDİNİ BİLMEMEK ile/ve/değil DENSİZLİK
( ... İLE/VE/DEĞİL Yakışıksız ve saygısızca davranma. )

- KENDİNİ HAKLI ÇIKARAN >< DÜRÜST
( Kendini haklı çıkaran, dürüst değildir. )

- KENDİNİ HERKESTEN "ÜSTÜN GÖRMEK" ile/değil/yerine YALNIZLIĞINI KABUL ETMİŞ OLMAK

- KENDİNİ ÖVEN ile/değil/yerine/>< KENDİNİ BİLEN

- KENDİNİ UNUTMAK ile/ve KENDİNİ ADAMAK
( Duyarlılığı artırır. İLE/VE Yaratıcılığı artırır. )
( Kişinin kendi parçalanıp dağılmadıkça, yani muhît olmadıkça, kendinden vazgeçmez. )
( Bir göz açıp kapayıncaya kadarki zaman içinde, kişi, kendinden geçebilse... )

- KENDİNİ, BAŞKALARINDAN KORUMAK ile/ve/değil/yerine BAŞKALARINI, KENDİNDEN KORUMAK

- KENDİNİ:
"YÜCELTEN"
değil/yerine/>< ALÇALTAN
( Alçalır. DEĞİL/YERİNE/>< Yücelir. )

- KETLEMEK/ENGELLEMEK değil/yerine ÜRETİM/DÖNÜŞÜM

- KEYFÎ "DÜŞÜNMEK"/KONUŞMAK ile/değil/yerine KENDİNE GÖRE DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK
( [ne yazık ki] Kişiler, (çoğunlukla) yiyecekleri ve yatacakları bir şeyleri olduğu sürece düşünmeyi reddederler. [ya da bu yanılsamadan ve keyfiyetten vazgeçip düşün(ebil)meyi, her şeye yeğlemelidirler] )

- KEYFÎ/LİK ile/değil/yerine KENDİLİĞİNDEN/LİK

- KEYFÎ/LİK ile OLASILIK

- KEYFÎLİK ile/ve/<> ÇOCUKLUK

- KEYFÎLİK ile/>< TUTARLILIK
( Keyfîlik, yaşam içermez. Yaşam, keyfî değildir. )

- KEYFÎLİK ile/ve ZORUNLULUKTAKİ KEYFÎLİK

- KEYFİNDE/LİK ile/değil/yerine KENDİNDE/LİK

- KEYFÎ ile/ve DEĞİŞKEN

- KEYFÎ ile/değil/yerine İTİBÂRÎ
( Tüm ayrımlar, itibârîdir fakat keyfidir anlamına gelmez! )

- KEYFÎ ile/değil MUTLAK DEĞİL

- KEYİF ile TEMBELLİK

- KEYİF ile/ve/değil/yerine/< ZEVK
( Gövdesel. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Zihinsel. )
( Maddi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Manevi. )
( Geçici. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Kalıcı. )
( Yatarak/yatmaktan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Hareketle/hareketten. )
( Bir şey yapmadan "yaşadığın"[ı zannettiğin]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Bir şey/ler yaparak elde ettiğin. )
( Yaşandığı oranda pişmanlığa götürür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Yaşandığı oranda sevinç/neşe verir. )
( Eşekte de vardır. İLE/VE/YERİNE İnsandadır. )
( İkisi de ıstırabın eseridir. )
( İki ıstırap verici durum arasındaki bir aralıktırlar. )
( Istırap akışı içinde yalnızca bir kesintidirler. )
( Utanç verici bir keyfin, keyfi geçer, utancı kalır. )
( Keyifteki mikdar arttıkça eleme dönüşür. )
( Ancak çalıştıktan ya da bir şeyler yaptıktan sonra, kısa süreli ve hak edilen keyfin tadı olur. )
( Zevk, susabilmeyi (sükût etmeyi) öğrendikten sonra başlar. )
( Kişi, kendini ya da başkalarını utandırabilecek ucuz keyiflere, ne şimdi, ne de sonra kapılmamalıdır. )
( Araçlı "duyum"/haz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Aracısız algılayış/idrak. )

- KİBİR ile/ve/değil/<> ALAYCILIK

- KİBİR değil/yerine/>< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK
( Büyük görünme. / Küçüklüğün ölçüsü. DEĞİL/YERİNE/>< Küçük görünme. / Büyüklüğün ölçüsü. )

- KİBİR ile/ve/<>/değil BAĞIMLILIK
( Kibir, kişinin, sahip olduklarını, "hak etmediği" korkusundan kaynaklanır... )

- KİBİR ile/ve/<> BENCİLLİK

- KİBİR ile/değil ÇEKİNGENLİK

- KİBİR >< KISKANÇLIK/GÜNÜ/HASET
( Sahip olanda. >< Sahip ol(a)mayanda. )

- KİBİR = PRIDE[İng.] = ORGUEIL[Fr.] = HOCHMUT[Alm.] = SUPERBIA[Lat.]

- KİFÂYETSİZ MUHTERİS ile/ve/<> HEBENNEKA[Ar.]
( ... İLE/VE/<> Zeki ve becerikli olmadığı halde, kendini öyle sanan. )

- KİLO ALDIRAN ile/ve/değil YARAYAN/YARAMAYAN

- KİMSEYİ:
(ÇOK/FAZLA) ÖVMEMELİ
ve/||/<> KÜSMEMELİ ve/||/<> YAKINMAMALI ve/||/<> SUÇLAMAMALI

- KİMYÂ' ile ...
( ARZUYU TERK, MEVCÛDA KANÂAT )

- KİN:
TUTMAK
ile/değil/yerine/>< TUTMAMAK
( Güçsüz olanlar, kin tutar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü olanlar, kin tutmaz. )

- KINAMAK ile YARGILAMAK
( Birilerini, sadece, sizden daha farklı yanlış/hata yapıyor diye kınamayınız. )

- KINAMA ile TENKİD

- KİNÂYE-İ BAÎDE ile KİNÂYE-İ HAFÎFE ile KİNÂYE-İ KARÎBE ile KİNÂYE-İ VÂZIHA
( Uzak bir ipucuna dayanan dokundurma/kinâye. İLE Dokundurmalı söz, şiir. İLE Yakın bir ipucuna dayanan dokundurma/kinâye. İLE Başka bir anlama gelme olasılığı bulunmayan apaçık dokundurma/kinâye. )

- KİNÂYE ile/yerine "DOKUNDURMA"

- KİR/Lİ/LİK ile/ve/= PASAK/LI/LIK

- KIRILMA('DA):
İNCELİK('TEN)
ile/değil/<> KALINLIK('TAN)
( Her şey. İLE/<>/DEĞİL İnsan. )

- KISA VADELİ YARAR-UZUN VADELİ ZARAR ile/değil/yerine ÂN'I YAŞAMAK

- KİŞİ ODAKLILIK ile/değil/yerine/>< OLGU(/DURUM/KAVRAM/BAĞLAM) ODAKLILIK
( [GELECEK:] "Kim gelecek? O gelecek." şeklinde algılar/yorumlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Geçmiş ya da şimdi değil Şimdi'den sonrası olan zamansal durumu/kavramı düşünmek olarak algılar/yorumlar. )

- KİŞİ:
"YARGILAYAN"
ile/değil/yerine/>< KATILAN

- KİŞİLERDE:
(")KÖTÜ(")
ile/değil/yerine/>< (")İYİ(")
( [İlkesi]
Sahip olmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Olmak.

[Simgesi]
Yılan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Elif. [ | ]

[Sıfatı]
Yalancı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dürüst.

[Hak(k)'a karşı]
Başkaldırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Boyun eğer.

[Haksızlığa karşı]
Boyun eğer. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Başkaldırır.

[Öteki ile ilişkisi]
Sömürür. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Öteki" diye biri yoktur.

[Etkisi]
Korku salar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ümidi yayar.

[Duygusal durumu]
Korkak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevecen.

[Görünüşü]
Her kılıfa girebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülümser. :)

[İletişimde]
Yargılar ve suçlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlar ve eğitir.

[Toplumsal etkisi]
Köleleştirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Özgürleştirir.

[İş/hizmet karşısında]
Sorumluluk almaz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sorumluluk alır.

[Başarı yolunda]
Sonuç odaklıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Süreç odaklıdır.

[Uygarlığa katkısı]
Aydınlığı karartır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Karanlığı aydınlatır. )

- KİŞİLERİ KULLANARAK/SÖMÜREREK ile/değil/yerine/>< KİŞİLER ARACILIĞIYLA

- KİŞİLERİ, YARI YOLDA BIRAKMAK değil/ne yazık ki KİŞİLERİN, ÇIKARLARININ BİTTİĞİ YERDE UZAKLAŞMASI

- KİŞİLERİ:
"DENEMEK"
değil/yerine "TARTMAK"

- KİŞİLERİ:
[ne yazık ki]
!"DENEMEK/SINAMAK"
değil/yerine/>< KONUŞMAK
( "Denenilen" şeyin sonucunu "elde ettirir" belki fakat o kişiyi mutlaka ve sonsuza kadar kaybettirir. DEĞİL/YERİNE/>< Kişiyi kaybetmemek/kazanmak için özellikle de yakın olduğumuz kişileri denememek/sınamamak gerekir. Çeşitli oyunlar yaparak, tuzaklar kurarak elde edilen "bilgi/sonuç" geçersizdir. Aslolan ise her koşulda, en olumsuzu söylemek bile olsa konuşmayı yeğlemektir. )

- KİSİLERİ:
"EZMEK"
ile/değil/yerine "YÜKLENMEK"

- KİŞİLERİN, BİZİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMASI ile/ve/değil/<>/< YANLIŞ KİŞİLERE YATIRIM YAPMAMIZ ve/ya da KİŞİLERDEN, FAZLA BEKLENTİDE OLMAK

- KİŞİSEL DÜŞÜNCEM ile/ve/değil/yerine OLMASI/OLMAMASI GEREKEN

- KİŞİYE/KİŞİNİN:
SIĞINMA
ile/ve/değil/||/<>/>/< GÜCÜNDEN YARARLANMA

- KİŞİYİ YIKAN:
DÜŞMAN(LAR)IN SÖZLERİ
ile/değil/||/<>/< DOSTLARIN SESSİZLİĞİ

- KİŞİYİ/KİŞİLERİ:
"KÜÇÜMSEMEK"
ve/||/<> "BÜYÜK GÖRMEK"
( Ahlâksızlıktır. VE/||/<> Korkaklıktır. )

- KİŞİYİ:
FARKLI KILAN
ve/||/<> GÜÇLÜ KILAN ve/||/<> KENDİ KILAN
( Affettiklerimiz. VE/||/<> Sabrettiklerimiz. VE/||/<> Vazgeçtiklerimiz. )

- KISKANÇ/LIK ile/ve/değil HUYSUZLUK

- KISKANÇLIK:
HALK ARASINDA
ile SINIRLI/BELİRLİ BİR ÇEVREDE (/[eskiden] SARAYDA)
( İğne ucu gibidir. İLE Hançer ucu gibidir. )

- KISKANÇLIK ile/ve BEĞENMEME

- KISKANÇLIK ile ÇEKEMEMEZLİK

- KISKANÇLIK ile/değil/yerine GIPTA
( İlgili olanağın o kişinin elinden çıkmasını istemek. [ve gerçekleşmesi için anlamsız sorunlar çıkarmaya çabalamak.] İLE/DEĞİL/YERİNE Kendi elinde de bulunmasını istemek [ve gereklerini yerine getirmeye çabalamak.] )
( Kişi, başkalarını kıskanarak, pek çok şanssızlığı üzerine çeker. )

- KISKANÇLIK ile/ve/değil İĞRENME

- KISKANMAK ile/değil "KUDURMAK"

- KIŞKIRTMA ile/ve/> FIŞKIRTMA

- KIŞKIRTMA ile/ve/</değil/yerine TETİKLEME

- KİTAP OKUMAK ile/||/<> DENİZ SUYU İÇMEK
( Okumak, deniz suyu içmek gibidir. İçtikçe susanır, susadıkça içilir. )

- KİTAP OKUYANLAR ile/>< HIRSIZLAR
( Kitap çalmaz. İLE/>< Kitap okumaz. )

- KİTAP/DEFTER VS. SAYFALARININ UCUNU BÜKEREK ÇEVİRMEK yerine/değil BÜKMEDEN (DIŞINDAN/YAPRAKLARINDAN)(ALTTAN/ÜSTTEN/YANDAN) ÇEVİRMEK

- KİTAPSIZLIK ile/değil/yerine "HESAPSIZLIK"

- KİTAPTA:
YAPRAĞIN UCUNU/YARISINI KATLAMAK
değil/yerine AYRAÇ KULLANMAK

- KIYAS/LAMAK ile/ve/değil/<> KISKANÇLIK

- KIYASLAMA ile "TOKUŞTURMA"

- KIYAS ile/değil YANLIŞ KIYAS
( ... İLE Bilgisizin/cahilin yaptığı. )

- KIZGINLIK ile/değil AŞAĞILAMA

- KIZMAK ile/ve/<> BİLGİSİZLİK
( Ne kadar az bilirsen, o kadar kızarsın. )

- KIZMAK ile HOMURDANMAK

- KIZMAK ile/değil/yerine/< ÜZÜLMEK

- KOLAY DEĞİL fakat (DAHA FAZLA) ZORLAŞTIRMA(YABİLİRSİN)!

- KOLAYCILIK ile/ve/||/<> KAÇIŞ

- KÖLELEŞTİRENLER:
SEVİLME İSTEĞİ
ve/||/<>/> BEĞENİLME İSTEĞİ ve/||/<>/> TAKDİR EDİLME İSTEĞİ

- KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ ile/ve/||/<> KONUŞ(MAY)ABİLECEĞİMİZ KADARIYLA KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ

- KONUŞMAMAK ile KÜSMEK
( Görüşme, birarada olma durumu söz konusudur. İLE Görüşmemek, birarada olmamak üzere. )

- KONUŞMAMAK ile/değil/yerine YERİNDE/KARARINCA/UYGUN KONUŞMAK

- KONUŞMAYA DEĞER KİŞİLERLE KONUŞMAMAK ile/ve/<> KONUŞMAYA DEĞMEZ KİŞİLERLE KONUŞMAK
( Kişileri kaybettirir. İLE/VE/<> Söz(cük)leri kaybettirir. )

- KONUŞTURAN/KONUŞULAN REKLÂM ile/ve/<>/değil/yerine SATTIRAN REKLÂM

- KONUYU:
"HAFİFLETMEK"
ile "SULANDIRMAK"

- KONUYU:
"SULANDIRMAK"
ile/ve/||/<> "BASİTLEŞTİRMEK"

- KOPMA:
(")İNCELDİĞİ(") YERDEN
ile/değil/ne yazık ki "İNCİNDİĞİ/MİZ / İNCİTTİĞİ/MİZ" YERDEN

- KOPUKLUK ile KAYITSIZLIK

- KOPUK ile AYRI/K

- KORKAK/LIK ile/ve/değil/yerine AKIL/LI/LIK
( Bir şeyin, haklı olduğunu bildiğin halde, o şeyden yana çıkmazsan, korkaksın demektir. )

- KORKMAK ile/değil SAVUNMAYA GEÇMEK

- KORKU ||/ve/yerine/|| CEHALET ||/ve/yerine/|| BİLGİ ||/ve/yerine/|| CESARET
( Korku, bilgisizlikten de, çok bilgiden de olur. )
( CESARET: Köprüyü geçmeyi göze alabilmek. )

- KORKU > DEHŞET > NEFRET/HAYRANLIK

- KORKU ile İKİRCİK

- KORKU ile/ve/> KAÇMAK

- KORKU ile/ve/||/<>/> ÖFKE

- KORKU ile/ve/ya da/<> UKALALIK

- KORKU ile/ve/> ÜRKÜ/PANİK[Yun.]

- KÖSTEK değil/yerine/>< DESTEK

- KOŞULLARIN "AĞIRLIĞI" değil/ne yazık ki ("BAZI") "KİŞİLERİN" DUYARSIZLIĞI/KAYITSIZLIĞI

- KÖTÜ BAKIŞ(NAZAR) ile/değil/yerine GÖZLEMLEYİCİ BAKIŞ
( Yiğidi mezara, deveyi kazana götürür. İLE/DEĞİL/YERİNE ... )

- KÖTÜ GÜN/DURUM/HAL DOSTU (OLMAK) ile/ve/yerine İYİ GÜN/DURUM/HAL DOSTU (OLMAK)
( Arkadaşlıkta ve evlilikte geçerli olabilir, olmalıdır. İLE/VE/YERİNE Sevgililikte geçerli olmalıdır. )

- KÖTÜ NİYETLE PLAN YAPIP "KAZANMAK" ile/değil/yerine/>< İYİ NİYETLE ÜMİT EDİP KAYBETMEK

- KÖTÜ TEMEL ve/ne yazık ki/> KÖTÜ İSTEK

- KÖTÜ/LÜK ile/ve/değil/<> KÖTÜLÜKLERE NEDEN/VESİLE OLAN
( Kendinden çok, başkalarından az isteyen bir kişi, kendini, kötülüklerden uzak tutar. )

- KÖTÜLEME ile/ve/değil/yerine TESPİT ETME

- KÖTÜLÜK ETME! ve/<> KUYU KAZMA!
( Kötü düşersin. VE/<> Kendin düşersin. )

- KÖTÜLÜKLERLE "YÜKSELMEK" değil/yerine/><
İYİLİKLERLE "KAYBETMEK"


- KÖTÜYÜ, DOĞRUDAN GÖSTERMEK/ANLATMAK ile/ve/değil/yerine KÖTÜYÜ, DAHA KÖTÜSÜNÜ GÖSTEREREK GÖSTERMEK/ANLATMAK

- KÜÇÜK HESAP ile/değil/yerine/>< AYRINTI
( "Küçük/güdük zihin"liler "uğraşır". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Profesyoneller uğraşır. )
( Gözü, tanede olan kuşun, ayağı, tuzaktan kurtulmaz. )
( FERİ[Ar.]: Ayrıntılarla ilgili, ayrıntı niteliğinde olan. | İkinci derecede/n olan. )

- KÜÇÜMSEMEK ve/||/=/<> ABARTMAK/"BÜYÜLTMEK"

- KÜÇÜMSEMEK ile HOR GÖRMEK
( Kimseyi küçümseme! Nokta da küçüktür fakat bitirir tümceyi. )
( "Karıncayı bile incitmem" deme! "Bile"den incinir karınca. Söz söylemek, İrfân ister; anlamak, İnsan! )

- KÜÇÜMSEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖTEKİLEŞTİRMEK

- KÜÇÜMSEME = DISDAIN, CONTEMPT[İng.] = MÉSESTIME[Fr.] = UNTERSCHÄTZUNG[Alm.] = DESPECTUS[Lat.]

- KÜFR ETMEK ile/değil/yerine "BU DA VAR(MIŞ)" DEMEK

- KÜFÜR ile/ve/= AŞIRI ABARTI
( SEBBETMEK ile/ve/= ... )

- KÜFÜR ile/ve/<> İDDİA
( Küfürlerin büyük çoğunluğu aynı zamanda birer iddiadırlar. )

- KÜFÜR ve/||/<> ŞİDDET
( [ne yazık ki] Aklında, düşünce olmayanın dilinde. VE/||/<> Kalbinde, muhabbet olmayanın (b)elinde. )

- KÜFÜR ile ZULÜM

- KÜLTÜREL ŞARTLANMIŞLIKLAR ile/değil/yerine KÜLTÜREL COŞKULAR

- KÜPE ile HIZMA
( Küpe kulak memesine takılan. İLE Hızma kulak memesinde ikinci ve/veya kulak memesi dışında kulağın herhangi bir yerine takılan. Yüzün ve gövdenin her yerine takan görülmektedir. )

- KURALSIZLIK ile/değil/yerine/>< KURALLILIK
( En kötü "kurallılık", en iyi kuralsızlıktan iyidir. )

- KURNAZ/LIK ile SİNSİ/LİK

- KUŞKULANMA ile İŞKİLLENME[Fars.]

- KÜSKÜNLÜK ile/ve/+/||/<>/> BIKKINLIK
( Yaşama değil yanlış kişilere. İLE/VE/+/||/<>/> Yanlış/yetersiz "zihinliler"in, yüzlerine bakmak zorunda kalmaktan. )

- KUŞKU ve/||/=/<>/> KARANLIĞA KOŞMAK

- KUŞKU ile/ve KAYGI

- KÜSTAH/LIK ile FODUL/LUK[Ar.]
( ... İLE Üstünlük taslayan, kibirlenen. )

- KÜSTAH/LIK ile/ve/<>/değil ÖZENSİZ/LİK

- KÜSTAHLIK YAPMAMALI!

- KÜSTAHLIK değil "GÜÇLÜ OLMA(/GÖRÜNME)" TAKLİDİ
( Küstahlık, zayıf kişinin, güçlü olma çabasıdır/taklididir. )

- KÜSTAHLIK ile/ve/=/< HAREKETİN AŞIRISI

- KÜSTAH ile HARFENDAZ[Ar., Fars.]
( ... İLE Onur kırıcı söz söyleyen. )

- KUTSALLAŞTIRMA ile KUTSAMA

- LÂF GETİREN ile/ve/> LÂF GÖTÜREN

- LAUBALİ/LİK ile "SULU/LUK"

- LAUBALİ/LİK ile LAKAYİT/LİK

- LÂÜBÂLİ/LİK değil/yerine/= YILIŞIK/LIK

- MADDE BAĞIMLI/LIĞI ile/ve/||/<> DAVRANIŞSAL BAĞIMLI/LIK

- MADDÎ KEYİFLER/ZEVKLER ile/ve/değil/yerine MANEVÎ ZEVKLER
( Başta istek, sonrasında bıkkınlık verir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Başta isteksizlik, sonrasında şevk verir. )

- MAĞDUR[Ar.] değil/yerine/= KIYGIN
( Haksızlığa uğramış kişi. )

- MAKUL KUŞKU ile YETERLİ KUŞKU ile AĞIRLIKLI KUŞKU
( ... İLE Dava açmadaki belirleyeci. İLE ... )

- MÂLÂYÂNÎ ile/ve GIYBET

- MALI SEVME ile/değil/yerine KENDİNİ SEVME
( Kendini sevemeyenin sevdiği. İLE ... )

- MÂNİ'[< MEN | çoğ. MENEA] ile MA'NÎ/MÂNÂ[Fars.] ile Mânî[Fars.]
( Geri bırakan, alıkoyan, engel olan, men eden. | Engel, özür. İLE Eş, benzer. İLE Ünlü Çin'li nakkaşın adı. Behram Şâpûr zamanında İran'a gelip Zerdüşt ve Îsâ dinlerinin karışımı olan bâtıl mezhebini yaymaya başlamış olmasından dolayı idam edilmiştir. [Erteng/Erjeng adlı yapıtı ünlüdür.] )

- MANİTA[İt., argo] ile MANİTA[argo]
( Tanışıyormuş gibi yaparak para sızdırma. Dolandırıcı. İLE Sevgili. )

- MAYA[Hintçe]/İLÜZYON[İng. < ILLUSION]/DOXA[Yun.] değil/yerine/= YANILSAMA

- MAYMUN ile (")ŞEBEK(")
( ... İLE Afrika'nın dağlık bölgelerinde, sürüler durumunda yaşayan, uzun ya da kısa kuyruklu türleri olan maymunlar. | Çirkin ve arsız kişi. )

- ME'YÛS[< YE'S]/NEVMÎD[Fars. < NÂ-ÜMÎD] değil/yerine/= ÜMİTSİZ

- MECBURİYET/LE ile/ve/değil/yerine/||/></< MUHABBET/LE

- MENFAAT ile/ve ZAAF
( Köleliğe neden olurlar. )

- MERHAMET:
ACIMAK
değil/yerine/< ACITMAMAK

- MESNED/SİZ[Ar.] yerine DAYANAK/SIZ

- MEZELLET[Ar.] değil/yerine/= ALÇALMA, BAYAĞILAŞMA

- MİSANTROP[Fars.]/MERDÜMGİRÎZ[Fars.] değil/yerine/= KİŞİLERDEN/İNSANDAN "KAÇAN"

- MİSKİN/LİK ile/ve/<> BEZGİN/LİK

- MİSTİK/LİK ile MİSKİN/LİK

- MIYMINTI/LIK ile MİSKİN/LİK[Ar.]
( Kişinin sabrını tüketecek derecede yavaş ve mızmızca iş gören. İLE Çok uyuşuk olan. | Hoş görülmeyecek durumlar karşısında tepki göstermeyen. | Âciz, zavallı. | Cüzzam hastalığına tutulmuş olan. )

- MIZIKÇI/LIK değil/yerine/= OYUNBOZAN/LIK
( Çeşitli nedenlerle oyunu bozan, yenilgiyi kabul etmeyen, kolayca darılan kişi. )

- MONDEN[Fr.]
( Toplum yaşamı ile ilgili. | Yüksek sosyete yaşamını seven. )

- MONOTON[Fr.] değil/yerine/= TEKDÜZE

- MÜBEZZİR ile ...
( TEBZÎR EDEN, GEREKSİZ, YERSİZ HARCAYAN, İSRÂF EDEN )

- MÜCBİR[< CEBR] değil/yerine/= ZORLAYICI/ZORLAYAN

- MUDİL[çoğ. MUDİLÂT] ile MUDİLL[< DALÂLET]
( Güç, zor, çetin. İLE Doğru yoldan çıkarıp eğri yola saptıran, dalâlete düşüren. )

- MÜPTEZEL[Ar.] değil/yerine/= DEĞERSİZ
( Saygınlığını yitirmiş. | Çokluğundan dolayı değerini yitiren, değersiz. )

- MUSALLAT[Ar.] değil/yerine/= PEŞİNE DÜŞME/DÜŞEN
( Bir kişi ya da şeyin üzerine, bıktıracak kadar düşmek/düşen. )

- MUTCULUK(MUTLULUKCULUK) ile/ve YARARCILIK ile/ve HAZCILIK

- MÜTEADDÎ[< UDVÂN] ile MÜTEÂDÎ[< ADÛ]
( Saldıran, zulm eden, taaddî eden. | Geçişli fiil.[düşündürmek, anlatmak vb.] | Türk müziğinin en az altı yüzyıllık bir mürekkep makamı olup, zamanımıza kalmış bir örneği bulunmamaktadır. İLE Düşmanlık eden, teâdî eden. )

- MÜTEREDDİT[Ar.] değil/yerine/= İKİRCİKLİ

- MUTLU İKEN ile ÜZÜNTÜLÜ İKEN ile ÖFKELİ İKEN
( Söz verme! İLE Yanıt verme! İLE Karar verme. )

- MUTLULUK:
DAHA ÇOK OLANI ARAMAK
değil/yerine/>< DAHA AZ OLANIN, TADINI ÇIKARMAK

- MUTLULUK >< KİBİR/BÖBÜRLENME

- NANKÖR ile/değil/yerine/>< VEFÂLI
( Tek bir yanlışınızı/eksiğinizi/zararınızı görse, tüm iyiliklerinizi/artılarınızı/yararlarınızı unutur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çok fazla yanlışınızı/eksiğinizi/zararınızı görse bile iyiliklerinizi/artılarınızı/yararlarınızı unutmaz. )

- NARSİSİZM değil/yerine/= ÖZSEVERLİK

- NAYLON POŞETLER(İ KULLANMAK) yerine/değil FİLE/SEPET (KULLANMAK)

- NE YAPACAĞINI BİLMEK
ile/ve/değil/yerine/<
NE YAPMAYACAĞINI! BİLMEK !!!

( Ne yapman gerektiğinden çok, önce ne yapmaman gerekiğini bil, yeter. Çoğu zaman ne yapman gerektiğini bilemeyebilirsin, fakat ne yapmaman gerektiğini her zaman çok iyi bilebilirsin. )
( İsabet ve kesinlik tutturulamayabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< İsabet ve kesinlik üzerinedir, kolaylıkla sağlanabilir, tamamen uzlaşımsal ortak bir hareket noktası sunabilir. )
( Kendini gerçekleştirmiş, saygın ve önemli birine sormuşlar:
Nasıl bu noktaya geldiniz?
Yakınlarında bulunan bir kişiyi göstererek, herşeyi ondan öğrendiğini söylemiş.

Çevresindekiler hayret içinde ve inanamayarak demişler ki:
Nasıl olur? O işaret ettiğiniz kişi, her türlü, düzenbazlığı, yalanı, rezilliği yapan biridir.

Yanıt: Heh işte!
O ne yaptıysa ben yapmadım! )
( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )
( Irmağın derinliği, iki ayakla birden ölçülmez! )

- NEFRET ile/ve/||/<>/> KİN/BUĞZ
( Gereksiz/fazla/aşırı düşünce yönelimi. İLE/VE/||/<>/> Gereksiz/fazla/aşırı olan düşünceyi, süresiz ya da çok uzun süre sürdürme ve eyleme geçme düşüncesi ya da girişimi. )
( Nefret, çok gereksiz/fazla/anlamsız, isabetsiz ve olumsuz bir düşünceyi sürdürmek gerektirdiğinden dolayı, kimseye nefret gerektirecek kadar zaman/enerji/bellek ayırmanın gereği/anlamı/değeri ya da etkisi yoktur/olmaz/olmayacaktır! İLE/VE/||/<>/> Kimseye fakat özellikle de birinci derece yakınlara ve üzerimizde (çok/az) emeği geçenlere kin tut(a)mayacağımızı anımsamamızda, kabul etmemizde yarar vardır. )

- NEFRET ile/ve/değil/yerine/<> ÖFKE
( Nefretiniz, elektriğe dönüştürülebilseydi, dünyanın tamamını aydınlatırdı. )

- NEFSİ:
"TEMİZE ÇIKARMA KAYGISI"
ile/değil/yerine/>< TEZKİYE ETME ÇABASI

- NEGATİF/LİK ile/ve İÇEDÖNÜK/LÜK

- NETLİK ile "AŞIRILIK"

- NEZÂKET ile/<> İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂ
( Nezâkette, çoğunlukla, bir parça ikiyüzlülük saklıdır/vardır. )

- NEZÂKET ile REZÂLET

- NİFÂK ile/>< İNFÂK
( Saklıyorsan. İLE/>< Veriyorsan. )
( İnfâk, nifâğın panzehiridir. )

- NİYET BOZUKLUĞU ile/değil NİYET EKSİKLİĞİ

- NİYETSİZ/LİK ile/ve TERBİYESİZ/LİK

- ÖFKE(> ADRENALİN >) ve/> KALP KRİZİ
( Keskin sirke, küpüne zarar. )

- ÖFKE/GADAP ile CELÂLLENME
( Hiçbir şeyi gözü görmeyecek şekilde kızmak. İLE Haksızlığa karşı haklı olarak gösterilen tepki. )

- ÖFKE:
KUDRET
ile/ve/değil/yerine ŞECAAT

- ÖFKE = ANGER[İng.] = COLËRE[Fr.] = ZORN[Alm.] = ira[Lat.]

- ÖFKE ile/değil BATKI/HÜSRAN

- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< ENGELLENME

- ÖFKE ile/değil/yerine/>< GÜLÜMSEME :)
( Öfkenin uzaklaştırdığını, gülücükler geri getiremez. )

- ÖFKE ile HIŞIM/HIŞM[Fars.]
( Öfkeyi sükûnetle, kötülüğü iyilikle, cimriliği cömertlikle ve yalanı gerçekle yenin. )
( Öfkeyi/gadabı tatmin etmek hayvanlıktır. )
( Ancak öfkesini/hışmını yenen, yiğittir. )

- ÖFKE yerine HÜZÜN

- ÖFKE ile/değil/yerine/>< ŞECÂAT
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Haksızlığa karşı olan öfke. | Yiğitlik, yüreklilik. )
( Öfkeyi, şecaate çeviren, merhamettir. )

- ÖFKE ile/ve/||/<>/> SUÇLULUK DÜŞÜNCESİ/DUYGUSU

- ÖFKE ile/<> SUSMA/SÜKÛT
( Kızmış olduğunun göstergesidir. İLE/<> Kırılmış olduğunun göstergesidir. )

- ÖFKE ile/ve/> UTANMA
( Öfke gelir, göz kararır; öfke gider, yüz kızarır. )

- ÖĞRENİLECEK OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TERK EDİLECEK OLAN

- OLMA!:
[ne] PİŞMAN
ne DÜŞMAN ne [de] KAHRAMAN

- OLMAYANLARI ARAMAK ile/değil/yerine OLANLARI BULMAK/GÖRMEK

- ÖLÜM KORKUSU < GÖVDE ZANNI

- OLUMSUZ BAKIŞ/BAKAN ile/değil/yerine/>< OLUMLU BAKIŞ/BAKAN
( Her çözüm için mutlaka bir "sorun" bulmak/bulanlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Her "sorun" için en az bir çözüm bulmak/bulanlar. )

- OLUMSUZ(NEGATİF) BAKIŞ ile AŞAĞILAYICI BAKIŞ

- OLUMSUZDAN "BESLENME" ile/değil/yerine OLUMLUDAN "BESLENME"

- OLUMSUZLAMA ile/değil/yerine/<> ELEŞTİRİ

- OLUMSUZLUKLARI/OLUMSUZLUKLARDAN:
"BESLE(N)ME"
ile/ve/<> "BEZE(N)ME"

- OLUMSUZ ile/ve/değil/||/<> UYUMSUZ

- ÖNCELİK'İ:
TELEFONA/MESAJA VERMEK
değil/yerine ORTAMA/ÇEVREYE/TOPLANTIYA/KİŞİLERE VERMEK

- ÖNEMSEMEMEK ile HAFİFE ALMAK

- ÖNEMSİZ/LİK ile GÖZDEN DÜŞ(ÜR)ME

- ONUN-BUNUN PEŞİNDEN KOŞ(MAK) ile/değil/yerine ONUN PEŞİNDEN KOŞ!

- ÖNYARGI ile/ve GENELLEME
( Ne kadar genelleme yapılıyorsa düşünce de o derece yoktur. )

- ÖNYARGI ile/ve/değil/yerine ÖN ANLAMA

- ÖNYARGI ile/ve SAPLANTI

- ÖNYARGI ile TESPİT

- ORANTISIZ GÜÇ ile/ve/||/<> ORANTISIZ HOŞGÖRÜ

- ORANTISIZ ŞİDDET ve/<> ORANTISIZ GÜÇ

- ÖRTBAS ETMEK ile BASTIRMAK ile GÖZARDI ETMEK

- OTA-BOKA (KARIŞMAK, BURNUNU SOKMAK)

- ÖTEKİLEŞMİŞ/LİK ile/değil ÖTEKİLEŞTİRİLMİŞ/LİK

- ÖTEKİLEŞTİRME ile/değil/yerine/>< HAK/LAR

- ÖTEKİLEŞTİRME ile/değil TANIYAMAMA

- OTİZM ile/ve/<> BENCİLLİK ile/ve/<> TEKBENCİLİK

- OTURMA!:
TAŞA
ile YAŞA ile BAŞA
( Taşa, başa, yaşa oturmamak gerek. )
( Do not sit/stand on/at stone, wet, front! )

- ÖVGÜ(MEDH) >< YERGİ(TENKİD)

- ÖVMEK ile/ve BOŞBOĞAZ/LIK

- ÖVMEK ile TAKDİR ETMEK
( Birini, gıyabında övmek, fitneye neden olur/olabilir. )
( MEDÂR-I İFTİHÂR: Övünme nedeni/vesilesi. )

- ÖVMEK ile/ve/=/> YERMEK

- ÖVMEK ile YÜCELTMEK

- ÖVME ile KÖTÜLEME
( Memnun ettiğin zaman, sende olmayan şeylerle seni öven kişi, kızdırdığın zaman da seni, sende olmayan şeylerle kötüler. )

- ÖVME ile/ve YÜCELTME

- ÖVÜNME/"HAVA BASMAK" ile/değil MUTLULUĞUN DIŞAVURUMU

- ÖVÜNMEK İÇİN ile/ve/değil/yerine LÂYIK OLMAK İÇİN

- ÖVÜNMEK ile/ve AVUNMAK

- ÖVÜNMEK ile BÖBÜRLENMEK

- ÖVÜNMEK ile BÖBÜRLENMEK

- ÖVÜNME ile/ve/değil "KORKUTMA" (ÇABASI/ZANNI)

- OYUNA GE(TİRİ)LME! değil/yerine/>< KENDİNE GEL!!!

- ÖZDEŞLEŞ(TİR)ME ile İNDİRGEME

- ÖZDEŞLEŞTİRME ile KENDİNDE BULMAK/GÖRMEK
( Ne olduğunuzu bilmek için ne olmadığınızı bulun! )
( Ancak kendi farkındalığınız ve kendi çabanızla keşfettikleriniz sizin işinize her zaman yarayacak olanlardır. )
( Kendinize saygıyla ve sevgiyle yaklaşınız. )
( Kişi, kendinin ışığıdır. )
( Kendi hakkınızdaki yanlış düşünceleri terk edin. )
( Algılanabilir ya da akıl-alabilir bir şey olmadığınızı ve bilinç alanında beliren hiçbir şeyin öz varlığınız olamayacağını bir kez anladıktan sonra, daha derin bir kendini-biliş'e götürecek tek yol olan, herhangi bir şeyle özdeşleşme alışkanlığını kökünden kazıma işine girişeceksiniz. )
( Aranacak ve bulunacak hiçbir şey yoktur, çünkü kaybedilmiş bir şey yoktur. )
( Sakin kalın, sessiz kalın; o ortaya çıkacak, daha doğrusu, sizi içine alacak. )
( Herşey ya kendinde ya da başkasındadır. )

- ÖZENSİZ/LİK ile/ve/<> HAZIRLIKSIZ/LIK

- ÖZENSİZLİK ile/ve/||/<> SAYGISIZLIK

- ÖZGÜRLÜK:
KİŞİNİN, ...
"CANININ İSTEDİĞİ GİBİ DAVRANMASI"
ile/değil İSTEMEDİĞİ HİÇBİR ŞEYİ YAPMAK ZORUNDA OLMAMASI
( Özgürlük, hiçbir zaman canının istediği gibi davranmak anlamına gelmemiştir ve öyle bir hak vermemiştir/veremez. )
( İkinci görüşün olmadığı yerde özgürlük olmaz. )
( ÖZGÜRLÜK: Belirlenimden, belirlenime geçmek. )

- ÖZGÜRLÜK ile HER İSTEDİĞİNİ YAPMAK
( Özgürlük, hiçbir zaman her istediğini yapmak anlamına gelmemiştir ve öyle bir hak vermemiştir/veremez. )

- ÖZGÜRLÜK ile/değil/ne yazık ki/>< KEYFÎLİK
( Hak ile sınırlanmış olanda. İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/>< Hak ile sınırlanmamış olanda. )
( Sorumluluk alıyorsak. İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/>< Sorumluluk almıyorsak. )

- ÖZGÜVEN ile KİBİR

- ÖZGÜVEN ile/değil ŞIMARIKLIK

- PARA TUTKUSU/HAMAN ile/ve ORUN/MEVKİ TUTKUSU/BELÂM ile/ve RUHBANLIK/İLÂH OLMA TUTKUSU
( KÂRUN ile/ve FİRAVUN ile/ve BELÂM )
( Emeğin sömürücüsü. İLE/VE Siyasetin zâlimi. İLE/VE Maneviyatın gaspçısı. )

- PARAN:
VARSA
ile/ne yazık ki YOKSA
( Sayarlar. İLE/NE YAZIK Kİ "Satarlar." )

- PARANOYA:
ERDEM
ve/||/<> AMAÇTAN UZAKLAŞMA/"SOYUTLANMA"

- PARANOYA ile KOMPLO

- PARANOYA ile KORKU

- PARANOYA ile KURUNTU

- PARAYI, MEZARA GÖTÜREN >< PARANIN, MEZARA GÖTÜRDÜĞÜ
( Yoktur. >< Çoktur. )

- PARÇALAMAK ile/değil/yerine YARGILAMAK

- PARÇALAMA ile/ve AÇIKLAMA

- PARFÜM (KOKUSU) ile/yerine TEMİZ TEN (KOKUSU)

- PARMAKLA GÖSTERMEK ile/değil/yerine GÖSTERMEK

- PARMAKLARI:
ÇITLATMAK
ile KÜTLETMEK
( TO CRACK )

- PASAKLI/LIK, ÇAPAÇUL ile/ve/değil DAĞINIK/LIK

- PATLAYANA KADAR ile/değil/yerine DOYANA/DOYACAK KADAR

- PAYLAMAK değil/yerine PAYLAŞMAK
( İter. DEĞİL/YERİNE Çeker. )

- PES ETMEK ile KAÇMAK

- PİS OLMAK ile/ve/<>/değil/yerine (YETERİNCE) TEMİZ OLMAMAK

- PİS PİS (GÜLMEK)

- PİSBOĞAZ/ŞİKEMPERVER[Fars.] değil/yerine/= OBUR
( Zamansız ve ayırt etmeden, eline geçeni yiyen kişi. İLE Gereğinden çok yemek yiyen, doymak bilmeyen. )

- PISIRIK ile PİNPİRİK
( Tutuk, yüreksiz, beceriksiz. İLE Yaşlı ve güçsüz. )

- PİŞKİN/LİK ile/ve/değil/yerine EMİN/LİK

- PİŞKİN/LİK ile/ve PUŞT/LUK

- PİŞMANLIK:
YAPTIKLARIMIZDAN
ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/> YAPMADIKLARIMIZDAN

- PLASEBO (ETKİSİ) ile/ve/<>/>< NOSEBO (ETKİSİ)
( "Memnun edeceğim." İLE/VE/<>/>< "Zarar vereceğim." )

- PRESTİJ ile GÖSTERİŞ

- RAHAT/LIK ile AYLAK/LIK

- RAHAT/LIK ile LAUBALİ/LİK

- RAHATINA GELME(ME)K ile/ve/değil İŞİNE GELME(ME)K

- RAHATLIK ile/ve/değil ATÂLET

- RAHATSIZ ETMEK ile/ve RENCİDE[Fars. Kalbi kırılma, incinme.] ETMEK

- Rahatsız etmeyecek şekilde DİNLE!!!

- RAKİP ile/ve/< KURBAN
( (gerektiğinde) Rakip olabilmek/olmak için kurban da olabilmelisindir. )

- REDDETMEK ile/değil BOYUN EĞMEMEK

- REHÂVET değil/yerine/>< CESÂRET

- REKLÂM VE GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ ve GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ ve SİGARA SORUNU

- RENCİDE ETMEK ile/ve/<> "KÜÇÜK DÜŞÜRMEK"

- REZİL[Ar.] ile/ve/||/<> RÜSVÂ(Y)[Fars.]
( Alçak, adi, utanmaz, hayâsız. İLE/VE/||/<> İtibarsız, ayıpları ortaya çıkarılmış, onursuz, rezil. )

- RİBÂ ile RİBÂ'[< REB]
( Bir şeyin artması/çoğalması. | Tartısı ve ölçüsü olan bir malı, aynı cinsten daha fazla olan bir mal ile bir karşılığı olmaksızın, peşin olarak ya da veresiye değiştirmek. | Tefecilikle alınan fâhiş faiz. İLE Evler[bahçeleriyle birlikte], bahar evleri. | Barınılan yerler. | Araziler. | Yaz yağmurları. )

- RİBÂ ile RİBÂ-YI FAZL
( Bir şeyin artması/çoğalması. | Tefecilikle alınan fâhiş faiz. İLE Tartısı ve ölçüsü olan bir malı, aynı cinsten daha fazla olan bir mal ile bir karşılığı olmaksızın, peşin olarak ya da veresiye değiştirmek. )

- RÜYÂ ile/<> RİYÂ
( Olmadığı gibi görmek. İLE/<> Olmadığı/n gibi görünmek. )

- SABIR ile ...'A KATLANMAK

- SABİTFİKİR ile/ve/> TAKINTI ile/ve/> TAASSUB/NEVROZ
( Bir "düşüncenin", yerinden oynatılamazlığı. İLE/VE/> Sabitfikre, duygunun da katılması (ile). İLE/VE/> Sinirlilik/asabileşme ve çeşitli türlerde tepkisellikler. )

- SABRI OLMAYAN ile/ve/değil/yerine/>/<>/>< RÂZI OLAN
( İntizar eden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>/<>/>< Zevk eden. )

- SAÇLARIN BEYAZLAMASI:
YASTAN
ile/değil/yerine YAŞTAN

- SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR:
BİÇİMSİZ
ile/ve/||/<> BELİRSİZLİK ile/ve/||/<> SALDIRI ile/ve/||/<> KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA ile/ve/||/<> TARTIŞMALI NEDEN ile/ve/||/<> İSTATİSTİKSEL HATA ile/ve/||/<> ŞAŞIRTMA ile/ve/||/<> YETKEYE BAŞVURMA ile/ve/||/<> DUYGULARA BAŞVURMA ile/ve/||/<> KIYASLAMA HATALARI ile/ve/||/<> SINIFLANDIRMA HATALARI
( BİÇİMSİZ SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR
( INFORMAL FALLACIES vs./and/||/<> FALLACIES )

BELİRSİZLİK SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: GÖNDERMELİ ile/ve/||/<> VURGULAMA ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK
( FALLACY OF: EQUIVOCATION vs./and/||/<> ACCENT vs./and/||/<> AMPHIBOLY )

SALDIRI SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KARALAMA ile/ve/||/<> NİTELİKSEL ile/ve/||/<> "SEN / SEN DE ..." ile/ve/||/<> DOLDURUŞA GETİRME
( ARGUMENT AGAINST THE MAN vs./and/||/<> CIRCUMSTANTIAL AD HOMINEM vs./and/||/<> FALLACY OF "YOU / YOU ALSO" vs./and/||/<> POISONING THE WELL )

KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KISIR DÖNGÜ ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA
( BEGGING THE QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF IRRELEVANT PURPOSE vs./and/||/<> IRRELEVANT CONCLUSION vs./and/||/<> FALLACY OF STRAW-MAN vs./and/||/<> FALLACY OF RED HERRING )

TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YANLIŞ NEDEN ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER
( FALLACY OF FALSE CAUSE vs./and/||/<> FALLACY OF "PREVIOUS THIS" vs./and/||/<> JOINT EFFECT vs./and/||/<> GENUINE BUT INSIGNIFICANT CAUSE vs./and/||/<> WRONG DIRECTION vs./and/||/<> COMPLEX CAUSE )

İSTATİSTİKSEL HATA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YETERSİZ ÖRNEK ile/ve/||/<> TEMSİL ETMEYEN ÖRNEK ile/ve/||/<> YANLIŞ BENZETME ile/ve/||/<> YOK SAYMA ile/ve/||/<> SÜMEN ALTI ile/ve/||/<> KUMARBAZ
( FALLACY OF INSUFFICIENT SAMPLE vs./and/||/<> UNREPRESENTATIVE SAMPLE vs./and/||/<> FALSE ANALOGY vs./and/||/<> SLOTHFUL INDUCTION vs./and/||/<> FALLACY OF SLANTING vs./and/||/<> GAMBLER'S FALLACY )

ŞAŞIRTMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: DEVEDE KULAK ile/ve/||/<> YA SİYAH, YA BEYAZ ile/ve/||/<> KANITLAMA ZORUNLULUĞU ile/ve/||/<> FELÂKET ÇIĞIRTKANLIĞI ile/ve/||/<> İMÂLI SORU ile/ve/||/<> ÇOK SORULU ile/ve/||/<> SINIRLI SEÇENEK
( FALLACY OF THE BEARD vs./and/||/<> BLACK OR WHITE FALLACY vs./and/||/<> ARGUMENT FROM IGNORANCE vs./and/||/<> FALLACY OF SLIPPERY SLOPE vs./and/||/<> COMPLEX QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF MANY QUESTIONS vs./and/||/<> FALLACY OF LIMITED CHOICES )

YETKEYE BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: BİR BİLENE SORMA ile/ve/||/<> YETERSİZ KAYNAK ile/ve/||/<> İNANCA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ORTAK TUTUMA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ÖBEK BASKISI ile/ve/||/<> YARARCI ile/ve/||/<> BEĞENDİRME ile/ve/||/<> DAYATMA ile/ve/||/<> İÇİNDEKİ DEĞİL DIŞINDAKİ(ZARF-MAZRUF) ile/ve/||/<> GENETİK
( ARGUMENT TO AUTHORITY vs./and/||/<> FALLACY OF UNQUALIFIED SOURCE vs./and/||/<> APPEAL TO BELIEF vs./and/||/<> APPEAL TO COMMON PRACTICE vs./and/||/<> BANDWAGON, PEER PRESSURE vs./and/||/<> PRAGMATIC FALLACY vs./and/||/<> APPEAL TO PERSONAL INTERESTS vs./and/||/<> FALLACY OF "IS" TO "OUGHT" vs./and/||/<> STYLE OVER SUBSTANCE vs./and/||/<> GENETIC FALLACY )

DUYGULARA BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: TEHDİT ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> ÖNYARGILI DİL ile/ve/||/<> MAZERET
( ARGUMENT FROM FORCE vs./and/||/<> ARGUMENT TO PITY vs./and/||/<> PREJUDICIAL LANGUAGE vs./and/||/<> FALLACY OF SPECIAL PLEADING )

SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> HATALAR
( FALLACIES vs./and/||/<> MISTAKES/WRONGS )

KIYASLAMA HATALARI: GENELLEŞTİRME ile/ve/||/<> ÖZELLEŞTİRME
( FALLACY OF CONVERSE ACCIDENT vs./and/||/<> FALLACY OF ACCIDENT )

SINIFLANDIRMA HATALARI: BÜTÜNLEME ile/ve/||/<> İNDİRGEME
( FALLACY OF COMPOSITION vs./and/||/<> FALLACY OF DIVISION ) )

- SAÇMALAMAK ile/ve DENSİZLİK

- SADAKAYI:
SAKAT DİLENCİYE VERMEK
ile YOKSUL FİLOZOFA VER(E)MEMEK
( Bir gün, kötürüm ya da kör olmaktan korktuklarından, "gözünden/gördüklerinden akıllı" olmalarından dolayı. İLE Gün gelip de, felsefenin içinde olacaklarını düşünememekten dolayı. )

- SADECE KENDİ DENEYİMİNİ "YEĞLEMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ÖTEKİNE (DE) İNANMAK
( Bazıları, gökyüzünde 300 trilyon yıldız olduğunu söylerseniz inanır/kabul eder ama "Şu masa, boyalı!" derseniz gidip önce bir eller.

Sen söylersin, dinlemez; doktor söyler, anında yapar.

"Köleleştirirsin", aldırmaz; "köle" dersin, "kaldırmaz". )

- SAF/LIK ile APTAL/LIK

- SAHİBİNE SORULMADAN/İZİN ALINMADAN KİŞİLERİN (ÖZEL) EŞYALARINA DOKUNULMAZ!

- SAHTEKÂR ile HİLEKÂR
( Sahtekâr kişi, sahici kişinin gözüne bakamaz. )

- ŞAKA YAPMAK değil/yerine LÂTÎFE[Ar.]/ESPRİ[Fr., Lat.] YAPMAK
( Kişiye yönelik. DEĞİL/YERİNE Duruma, olguya, kavrama yönelik. )
( Aradaki ilişki ne kadar yakın olursa olsun, hangi şakanın kimi, ne kadar etkileyeceği, rahatsız edebileceği bilinmez! )
( Aşağılama. DEĞİL/YERİNE Yüceltme. )

- ŞAKA YAPMAK ile LAUBALİLİK

- ŞAKA ile/ve/||/<>/> İNTİKAM

- SAKİN/LİK ile/değil KAYITSIZ/LIK
( Her sakin/lik görüntüsü sakinlik olmayabilir hatta kayıtsızlıktan/ilgisizlikten/içekapanıklıktan kaynaklanıyor olabilir! )

- SAKİN/LİK ile SOĞUK/LUK
( Her sakin/lik görüntüsü sakinlik olmayabilir hatta anlamamasından/uzak kalmasından kaynaklanıyor olabilir! )

- SAKLAMAK ile/ve/değil PAYLAŞMAMAK

- SAKSIYI SÜSLEMEK değil/yerine ÇİÇEĞİ SULAMAK

- SALAK/LIK ile/ve "ÖKÜZ/LÜK"

- SALAK/LIK ile/değil/yerine/>< SABIRLI/LIK

- SAMİMİ OLMAK ile YÜZ-GÖZ OLMAK

- SANA GÖRE ile BANA GÖRE

- SANA YAPILAN "KÖTÜLÜK" ile/değil/yerine/ne yazık ki/>< SENİN YAPTIĞIN KÖTÜLÜK/YANLIŞ/HATA
( Unut/abil! İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Unutma! )

- SANATÇIDA:
KAPRİS
ve/||/<> KİBİR
( "Yakışır" )

- SAPKINLIK ile "DEJENERASYON"

- SAPLANTI ile/değil TİK[Fr.]
( ... İLE/DEĞİL Herhangi bir kas kümesinin, istençdışı devinmesi. | Alışkanlıkla sık sık yinelenen, gülünç, sıkıcı söz ya da el, kol, yüz devinmesi. )

- SAPMA ile/ve/<> SAPLANMA

- SARHOŞLUK ile ZAFER SARHOŞLUĞU
( ... İLE En kötü sarhoşluk. )

- ŞAŞIRTMAK ile KANDIRMAK

- ŞAŞKIN/LIK ile/ve/<> GÜVENSİZ/LİK

- ŞAŞKINLIK ve PANİK

- SATRANÇTA:
AÇILIŞ
ve/||/<> YAPILMAMASI GEREKENLER
( * At ile başlanmaz!
* Kalelerin önündeki piyonlarla başlanmaz! [Yandan değil ortadan başlanır!]
* Vezir'in önündeki piyonla başlanmaz! )

- SAVAŞI KAYBETMEK:
ÖLÜNCE
değil DÜŞMANA BENZEYİNCE

- SAVSAKLAMA ile/ve/<> SALLAMA

- SAVUNMA İÇİN BAHANE (BULMAK) ile/yerine/değil ŞÜKÜR İÇİN BAHANE (ARAMAK/BULMAK)
( Bulmak için değil, kaybetmek için arıyoruz. )
( Her mazharata bir mazeret bulunur. )

- SAVUNMA ile CAHİLLERİN "SAVUNMASI"
( Konu/olgu çerçevesinde kalarak geçerli dayanakçaları öne sürme çabası ve hakkı. İLE Konuyu/olguyu değerlendirmek yerine ya kendilerini savunurlar ya da kişileri örnek gösterir ve saldırırlar. )
( Duygular, bilgilerle ters orantılıdır. Ne kadar az biliş varsa o kadar savunuş vardır. )

- SAVURGANLIK ile/değil/yerine/>< SADAKAT

- SAYGISIZLIK ile/ve/değil/<> DİKKATSİZLİK

- SAYGISIZLIK ile/ve/değil DÜŞÜNCESİZLİK

- SAYGISIZLIK ile/ve/değil EDEPSİZLİK

- SAYGISIZLIK ile/ve/değil/<> İLGİSİZLİK

- SAYGISIZLIK ile/ve/<> SEVGİSİZLİK

- SEFÂLET ile/ve/değil İÇ SEFÂLET

- ŞEFKAT >< ZULÜM
( İlimsiz şefkat, zulümdür. )

- ŞEHVET ve ŞİDDET

- SEKTER[Fr.] değil/yerine/= HOŞGÖRÜSÜZ

- SEN Mİ ÇOK "AKILLISIN"? ile BEN/BİZ Mİ, ÇOK "APTAL GÖRÜNÜYORUM/Z"?

- SENİ, SENDEN EDEN ile/değil/yerine SENİ, SEN EDEN

- SERAP ile/ve/değil ZAN
( "Görsel/görüntülü" zan. İLE/VE/DEĞİL "Görüntü"süz serap. )
( Afrika'da, bir şey, sabahın ilk ışığında gerçek, öğle saatinde ise yalandır. )

- SERBEST ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil SALLAMAK

- ŞERGİL değil/yerine/= ASKINTI, BAŞ BELÂSI

- SERKEŞ[Fars.] değil/yerine/= KAFA TUTAN, BAŞKALDIRAN

- SERSERİ/LİK ile AYLAK/LIK

- SERT ile HAŞİN[Ar.]
( ... İLE Sert, kırıcı, gönül kırıcı olan. )

- SERZENİŞ ile HAYIFLANMA

- SERZENİŞ ile SIZLANMA

- SEVEN/SÖVEN ||/>< ÖVEN
( (Fazla) Sövmek ile övmek arasında fark yoktur. )

- SEVGİNİN:
"AŞIRISI"
değil/olmaz BİLİNÇSİZİ

- SEVİYESİZ/KARŞILIKSIZ/TUTARSIZ İDDİA ile/yerine/değil SEVİYELİ İDDİA

- SEVMEMEK ile/değil/yerine/>< SEVMEK
( Ölmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< ("Istırap") Yaşamak. )

- SEV ile/ve SEVMİYORSA
( Zor ise. İLE/VE Zorlama!
[Zor ise sev, sevmiyorsa zorlama!] )

- ŞİDDETTEN DOLAYI ... ile/ve/değil/ne yazık ki/<> "SEN"İN "SESSİZLİĞİNDEN/TEPKİSİZLİĞİNDEN DOLAYI ..."

- ŞİDDET =/||/<>/>/< ÖZENSİZLİK

- ŞİDDET ve/||/<> TERBİYESİZLİK

- ŞİKÂYET ile/ve HAYIFLANMAK
( ... İLE Acınmak, üzülmek, yerinmek, esef etmek. )
( HAYIF: Haksızlık, insafsızlık. | Acınma, üzülme. | Yazık! Vah vah! Heyhat! )

- ŞİKÂYET değil/yerine/>< HİKÂYET
( Yaşanılmış bir sorun üzerine konuşulduğunda, o konuya değinmenin gereği, sorunun kendini değil daha sonraki durum ve/veya süreçlerde, kişinin, davranış-tutumlarını ve dilini düzeltmesine, gelişerek değişmesine katkıda bulunulacak şekilde düşünülmeye/konuşulmaya çalışılmasıdır. Biri, bir sorundan konu açıyorsa, bunu, o sorundan "şikâyet ediyor" olarak değil daha sonrası için bir çözüm arıyor ve/veya sunuyor olarak düşünmek/konuşmak ve algılamaya çabalamak gerekir. Bir serzeniş ya da isyan olarak algılanmamalıdır.

Bu tür durumlarda, ötekine bilgi vererek, değinilecek konu/sorun için, "Benimki/bizimki*, bir şikâyât değil hikâyât![olan-bitenin öyküsü/hikâyesi]" şeklinde, öncelikle, kişinin kendinde ve daha sonra çevresinde, adâleti ve dengeyi sağlamasına destek vermek üzere, çevresiyle olan iletişimini ve ilişkisini sürekli kılmak üzere, bir bilgi verilir ve/veya açıklama/anımsatma/uyarı yapılır.

[ * "Bizimki" sözü/sözcüğü, "bu konuda/alanda, bu ayrıntılarda, ben ve benim gibi düşünenler" olarak/anlamında ve bencilliğe/tekbenciliğe düşülmemesi için kullanılır. ] )

- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine RİCÂ

- SIKÇA KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSATMAK

- SIKINTI ile/> BUNALTI

- ŞIMARIK/LIK ile/ve/değil YILIŞIK/LIK, YIVIŞIK
( Herşey yolunda gittiğinde, şımarmamak ve öteki kişileri küçük görmemek son derece önemlidir. )
( ... İLE/VE/DEĞİL Yapmacık bir gülüşle hoşa gitmeye çalışan. )

- ŞIMARIKLIK ile/ve KİBİR
( Şımardıysan, artık başka bir düşmana gerek kalmamış demektir. )

- ŞIMARIK ile/ve/<> KÜSTAH

- SİNİRLİLİK ile/ve/<>/değil İSYAN

- SİNSİ/LİK ile/ve/değil/<> BİLGİSİZ/LİK

- SİNSİ ile İÇTEN PAZARLIKLI

- SIRITMAK ile/yerine GÜLMEK
( Aptallık, şaşkınlık, kurnazlık ya da alay belirtir biçimde gülmek. [Durumdaki hoşluğa ya da durumun algılanamamasında düşünsel/duygusal karşılığı olmadan yüz kaslarını düşünce komutlarıyla güler konuma getirmek.] İLE ... )

- SIRNAŞMAK ile/ve/||/<> YILIŞMAK

- SIRTINDAN VURAN('A) ve/<> ARKANDAN KONUŞAN('A)
( Kızma! Ona güvenip arkanı dönen sensin! VE/<> Darılma! Adam yerine koyan sensin! )

- SIRTINI DAYAMAK ile/değil/yerine/>< GÜVENMEK

- SIRTINI DÖNMEK değil/yerine SIRTINI YASLAMAK

- ŞİŞMAN ile/değil/yerine KALIN

- ŞİŞMAN ile SEMİZ
( BEYDAHA: Etine dolgun, iri ve şişmanca hanım. )

- SIZLANMA ile/değil/yerine SORGULAMA

- SIZLANMA ile SÖYLENME/SOKRANMA

- SOLİDARİST/SOLİDARİZM/SOLİDARİTE[Fr.] değil/yerine/= DAYANIŞMACI/LIK

- SÖMÜRME ile/ve/<> "SÖĞÜŞLEME"

- SÖMÜRÜ ile/ve/<> DAYATMA

- SÖMÜRÜ ile SUİSTİMAL ile MANİPÜLÂSYON

- SÖMÜRÜ ve/||/<>/< TAHRİK

- SORU KİPİNDE İNANÇSIZLIK/ÜMİTSİZLİK ile/değil/yerine SORMAK
( "Yapsa ne olacak?" İLE/DEĞİL/YERİNE ... )

- SORUMLULUK VERME ile/değil/yerine SORUMLULUK ALMA(YI SAĞLAMA)
( Sorumluluk verilmez, sorumluluk alınır. Sorumluluk alınması için şartlar uygun yapıya büründürülür. )
( It's not right to "giving responsibility". Better to arrange conditions "to taking responsibility". )

- SORUMLULUK ile KEYFÎLİK
( [ne yazık ki] Yüklenilen. İLE Üstlenilen. )

- SORUN:
"YAP(A)MAMA"
ile/ve/değil/||/<>/< BAŞLAYAMAMA

- SORUNLARI(N):
ÖNEMSEMEMEK
ile/ve/değil/yerine ÜSTÜNDE DURMAMAK

- SORUNLARI/SIKINTILARI:
ÖTELEMEK
ile/değil/yerine ÇÖZMEK

- SORUNLARI:
SORUN OLARAK KONUŞMAK
ile/yerine/değil İLERLEME/GELİŞİM ARACI OLARAK KONUŞMAK/DEĞERLENDİRMEK

- SORUNU YOK ETMEK değil/yerine SORUNU YÖNETMEK

- SORUN ile/ve/değil/<> KAÇMA

- SORU ile/ve/değil HAKARET

- SÖYLENİLECEK SÖZÜ OLMAYANIN:
[ne yazık ki]
[ya] YÜKSEK SESİ
ve/ya da/||/<> "ÖFKESİ"

- SÖYLENİLEN'İ:
YORUMLAMAK
ile/değil/yerine DİNLEMEK[Kabul etmek anlamında değil!]
( İmgelemeden bakmayı, çarpıtmadan dinlemeyi öğrenin, hepsi bu. )
( Dinleyen, anlatandan ârif gerektir. )
( Çok dinlememiz ve az konuşmamız için, iki kulağımız ve bir dilimiz var. )

- SÖYLENMEK ile DODURDA(N)MAK

- SÖYLENMEK değil/yerine SAKİN OLMAK

- SOYUTLAMA ile GENELLEME

- SÖZ/KONUŞMA:
"UZAMASIN!"
yerine/değil NE KADAR GEREKİYORSA O KADAR KONUŞMAK

- SÖZCÜKLERDEN, ANLAMA ULAŞMAK/"GİTMEK" ile/ve/<>/yerine/değil ANLAMDAN, SÖZCÜĞE ULAŞMAK
( Sözlerin ötesine geçmeye çalışın. )
( Sözler, gerçekleri yaratmaz; onlar ya tarif ya tahrif ederler. )
( Sözün tamamı, anlamayana söylenilir. )
( Try to go beyond the words.
Words do not create facts; they either describe them or distort. )

- SÖZÜ "UZATMAK" ve/<> SABRI ZORLAMAK

- SÖZÜ:
YANLIŞ ANLAMA
ile SAPTIRMA
( Anlamaya uğraşmayın! Yanlış anlamamanız yeter. )
( Yanlış düşüncelerden kurtulun, bu yeter. )
( Kendinize iyice bakın, tüm yanlış anlamalar ve yanlış düşünceler eriyip gideceklerdir. )
( Herkese, anlayabileceği kadar söz söyleyin. [Kellimünnâse alâ kader-i ukûlihim] )
( Bir sözü anlamak için, estetik bir hal gerek. )
( Don't try to understand! Enough if you do not misunderstand.
Get rid of wrong ideas, that is all.
Have a good look at yourself and all these misapprehensions and misconceptions will dissolve. )

- SU EKSİKLİĞİ:
KANDA
ile/ve/<> OMURLARDA ile/ve/<> KEMİKLERDE ile/ve/<> AKCİĞERDE ile/ve/<> PANKREASTA ile/ve/<> MİDEDE ile/ve/<> BAĞIRSAKLARDA ile/ve/<> HÜCREDE
( Yüksek tansiyona neden olur. İLE/VE/<> Bel/boyun fıtığına neden olur. İLE/VE/<> Gut/artrit gibi romatizmal hastalıklara neden olur. İLE/VE/<> Astıma neden olur. İLE/VE/<> Şeker hastalığına neden olur. İLE/VE/<> Ülsere neden olur. İLE/VE/<> Kabızlığa ve kolon kanserine yakalanma olasılığına neden olur. İLE/VE/<> Su eksikliği nedeniyle, beynimiz, hücreye oksijen göndermeyi keserse, oksijen kesilmesi sonucunda da hücre, kanserleşme sürecine girer! )

- SUÇSUZLUĞUNU İDDİA ETMEK ile/ve/||/<> SUÇU/NU İNKÂR ETMEK

- SUÇ ile PAY

- SUÇ ile YANLIŞ(HATÂ)

- SULULUK ile "SULULUK"
( Sulu olma durumu. İLE Yersiz şakalar yapma ya da kadınlara tatsız iltifatlarda bulunma durumu. )

- SÜNEPE/LİK ile/değil/yerine ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK

- ŞÜPHE ile KÖTÜ/LÜK

- SÜRAT[Ar.] değil/yerine/= HIZ
( Alınan yolun, harcanan zamana oranı. | Çabukluk. | Bir hareketten doğan güç, şiddet. )

- SÜREKLİ OLAMAYACAK OLANI, SÜREKLİ KILMAYA ÇALIŞMAK ile/değil/yerine SÜREKLİ OLABİLİR OLANI, SÜREKLİ KILMAYA ÇALIŞMAK
( Gövdesel. İLE/DEĞİL/YERİNE Zihinsel. )

- SÜREKLİ:
"TOPLARSAK"
ile/değil/yerine/>< PAYLAŞIRSAK
( Hiçkimseye yetmez. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herkese yeter. )

- SÜRT(ÜN)MEK ile DEĞMEK

- SÜRTÜŞME ile/ve/değil ÇEKİŞME

- SÜSLEME!:
"SAĞIRA"
ve/||/<> "KÖRE"
( Sözünü. VE/||/<> Yüzünü. )

- SUSMAYALIM! ve/||/<> BEKLEMEYELİM!
( Konuşabilme olanağımız varken. VE/||/<> Değiştirme olanağımız varken. )

- SUYA-SABUNA (DOKUNMA(MA)K)

- TAAMMÜDEN[Ar.] değil/yerine/= KASTEN

- TAAMMÜT[Ar.] ile/<> TAAMMÜDEN
( Bir işi ya da suçu bile bile, tasarlayarak yapma. | İşlenecek bir suçun, daha önceden tasarlanması. İLE/<> Kasten. )

- TAASSUB ile TASALLUT
( Taassub, tasalluta dönüşmemelidir! )

- TAASSUB ile TUTUCULUK

- TAASSUP[Ar.] değil/yerine/= BAĞNAZLIK

- TABASBUS[Ar. < BASBASA]/MÜTEBASBIS değil/yerine/= YALTAKLANMA/YALTAK
( Birine hoş görünmek için onursuzca davranmak. )

- TAFRA[Ar.] değil/yerine/= SIÇRAMA
( Yukarıya sıçrama, atlama. | Yukarıdan atıp tutma. | İlimde, rütbe, derece alma. )

- TAFZİH[Ar.] değil/yerine/= REZİL ETME
( Birinin kötü yanlarını ortaya çıkarma. )

- TAHAKKÜM[Ar.] değil/yerine/= BASKI, ZORLAMA

- TAHAMMÜL EDEMEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ALIŞAMAMAK

- TAHKİR ile/ve/> TAHRİK
( Aşağılama, onur kırma, onuruna dokunma. İLE/VE/> Eşeysel isteği, duyguları uyandırma, artırma. | Bir kişiyi, kötü bir iş yapması için harekete geçirme, kışkırtma. | Yola çıkarma, hareket ettirme, kımıldatma. )

- TAHRİK ile KIŞKIRTMA

- TAHRİP ile/değil/yerine TENKİT/TENKİD
( Yıkma, kırıp dökme, harap etme, bozma. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir konuya özgü yazıyı ya da yapıtı, değer bakımından gözden geçirme, eleştirme. )

- TAKINTILI TUTKU ile/değil/yerine UYUMLU TUTKU

- TAKINTI ile/ve/değil BÂTIL İNANÇ

- TAKINTI ile/ve/değil/yerine BİLGİ

- TAKINTI ile/ve/değil/yerine DÜŞKÜNLÜK

- TAKLİT ile/değil/yerine HAYRANLIK

- TAMAH[Ar. TAMA] ile/değil/yerine İSTEK
( Açgözlülük. | Bir şeyi gönülden ve/veya zihinden geçirerek netleştirmeden düşünmek, hayal etmek. İLE Tanımlı, net, bir nebze daha bilişsel karşılığı olan düşünüş. )

- TANIMADAN/ANLAMADAN YARGILAMAMALI

- TAPMAK:
GENELLEME
ve/ya da/<> İNDİRGEME ve/ya da/<> ÖZDEŞLEŞTİRME

- TAPMAK ile/ve/değil/<> ÖZDEŞLEŞMEK

- TARAFSIZ/LIK ile BAĞIMSIZ/LIK

- TARTIŞMA ile/ve/değil KONUŞMA
( Bilmediğimiz bir konuda konuşmazsak tartışma çıkmaz. )
( - Mutluluğun sırrı nedir?
- Aptallarla tartışmaya girmemektir.
- Kesinlikle katılmıyorum. Sır bu olamaz bence.
- "Doğru". )

- TARTIŞMA ile/değil/yerine POLEMİK
( Söz ile. İLE/DEĞİL/YERİNE Yazı ile tartışma. )

- TASIM/KIYAS ile/değil/yerine KARŞILAŞTIRMA
( Tanım/Örnek: Bir sayfanın ikiye bölünerek, iki ayrı olgunun/kavramın kendi özlerinin iki ayrı sütunda sadece veri olarak dizilişi ve öylece yorum eklemeden bırakılması. İLE/DEĞİL/YERİNE Yapılan tablonun/karşılaştırmanın altına ekleme/yorum şeklinde göreceliliği, sınırlılığı ve kısıtlılığı potansiyelinin gözardı edilerek bir değerlendirme yapılması.(sınırı aşmak/bilmemek). Sonuç: Kıyasın değil, karşılaştırmanın daha yerinde, arı, saf, doğru olacağı ve kıyas yapmama gerekliliği. )
( Nispet. İLE/DEĞİL/YERİNE Oran. )
( Sabitliği dayatmaya çalışır. İLE/DEĞİL/YERİNE Özgünlük olanağı sunar/sağlar. )
( Resim. İLE/DEĞİL/YERİNE Fotoğraf. )
( Kıyas, bâtıldır. )
( Her şeye/yere kıyas sokulmaz! )

- TAŞKIN/LIK ile AZGIN/LIK

- TAŞKINLIK:
İYİLİK ODAKLILARDA
ile KÖTÜLÜK ODAKLILARDA
( Aç kaldığında. İLE Tok olduğunda. )

- TAŞKIN ile/ve/değil/yerine AŞKIN

- TEBESSÜM ile MÜDÂRÂ[Fars.][MÜDÂNÂ değil!]
( ... İLE Yüze gülme, dost gibi görünme. )

- TEDİRGİNLİK ile/ve/<> KORKU

- TEFÂHÜR[< FAHR] ile ...
( ÖVÜNME | ÖVÜNÇ )

- TEK BOYUTLULUK ile/değil/yerine/> DERİNLEŞME

- TEKBENCİLİK = ENEİYE = SOLIPSISM[İng.] = SOLIPSISME[Fr.] = SOLIPSISMUS[Alm.] = SOLUS:YALNIZ, TEK, IPSE:BEN[Lat.]

- TEKNOLOJİ ile/ve/<> BAĞIMLILIK

- TEL'ÎN değil/yerine ANLAYIŞ/HOŞGÖRÜ

- TELÂŞ ile/yerine HEYECAN

- TELÂŞ ile ÜRKÜ/PANİK[Yun.]

- TELEFONUN KAYBI ile CÜZDANIN KAYBI ile KENDİNİ KAYBETME
( 15 dakikada fark ediliyor. İLE 4 saatte fark ediliyor. İLE Farkında bile olunmuyor. )

- TEMBEL/LİK ile/ve/<> ATÂLET

- TEMBEL/LİK ile/ve/<> AYLAK/LIK
( TENBEL[Fars.]: Tembel, üşengeç, ağır davranan. )
( Tembele iş emredersin, ahmağa söz söylersin, o da sana hemen akıl verir. )

- TEMBEL/LİK ile/ve/<> BEZGİN/LİK

- TEMBEL/LİK ile/ve/<> MİSKİN/LİK

- TEMBEL/LİK ve/<>/|| SEVGİSİZ/LİK

- TEMBELLİK YAPMAMAK ile/ve TEMBELLİK YAPAMAMAK
( Bilginin, ilmin yetersizliğinden. İLE/VE Aklın yetersizliğinden. )

- TEMBELLİK ile/ve/değil ALIŞKANLIK

- TEMBELLİK ile/ve/<> ÇALIŞMAMAK
( Tembellik gövdenin aptallığı; aptallık da, zihnin tembelliğidir. )
( Tembel olursan hakkını alamazsın; kızgın olursan hakkın üzerine sabredemezsin. )
( Tembellik her kötülüğün anasıdır. )

- TEMBELLİK ile/ve/değil/||/<> ELİNDEKİNİN DEĞERİNİ BİLMEZLİK

- TEMBELLİK ile/ve/<>/değil İŞ BEĞENMEMEZLİK

- TEMBELLİK ile/ve/değil ÖNCELİK

- TEMBEL değil/< HAREKETE GEÇİRİLEMEYEN

- TEMBEL ile HAYLAZ/HAYTA/HAYMANA
( ... İLE Hoşa gitmeyen davranışlarda bulunan kişi. | Çalışma gücü varken çalışmayan, aylaklık eden. )
( HAYTA: Osmanlılar'ın ilk dönemlerinde, eyalet askerlerinin uc boylarında görevli sınıflarından biri. | Serseri, külhanbeyi, kabadayı. )

- TENKÎD:
TEKLİFSİZ
değil/yerine/>< TEKLİFLİ
( Teklîfsiz tenkîd, tahrîptir; tahrîbat ile tamîrât yapılmaz... )

- TEPKİSELLİK ile/ve/değil/yerine İNANDIKLARINDAN VAZGEÇMEMEK

- TEPKİSİZLİK ile/ve/<> HAZIR-YANITLI OLAMAMA KAYGISI

- TERBİYESİZ/LİK ile/ve "ŞEREFSİZ/LİK"

- TERBİYESİZ/LİK ile/ve SALAK/LIK, SALOZ[argo]

- TERBİYESİZLİK ile/ve/değil/<> İNAT

- TERBİYESİZ ile HERGELE[Fars. | çoğ. HERÂGİ]
( ... İLE Terbiye ve görgüden uzak, bayağı, aşağılık kimse. | Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış huysuz hayvan. )

- TEREDDÜT/D[Ar. < REDD] ile ENDÎŞE[Fars. < DÂNİŞ]
( Kararsızlık. İLE Bilgiden/bilimden uzak olma. (durumu/sonucu) [DÂNİŞ: Biliş, bilgi, ilim.] )

- TERK ETMEK ile/ve VAZGEÇMEK
( Bilincine varmadığınız bir şeyi terk edemezsiniz. )
( Öteye devam etmek için terk etmek durumundasınız. )
( Önemli[öncelikli] olan, ne yaptığınız değil, ne yapmaktan vazgeçtiğinizdir. )
( Fiziksel vazgeçiş ve terk yalnızca bir içtenlik, bir samimiyet belirtisidir, fakat yalnızca içtenlik de özgürlüğe kavuşturamaz; uyanık bir idrak, istekli bir araştırma ve derin bir incelemeden doğan bir anlayışa gereksinim vardır. )
( Yapmanız gereken, tüm anıları ve beklentileri terk etmektir. )
( Dıştaki hiçbir şey bir değer ifade etmediği ve gönül her şeyi terk etmeye hazır olduğu zaman, zihinsel olgunluk düzeyine ulaşılmış demektir. )
( İç değerinizi bilmelisiniz, ona güvenmelisiniz ve günlük yaşantınızda, arzu ve korkularınızı feda ederek bunu belirgin kılmalısınız. )
( Duyup da/bilip de terk etmelidir. )
( Birinci adımdan vazgeçmeyen, ikinci adımı atamaz. )
( [Kendine/Bilgiye] Teslim olmadan terk edemezsin. )
( Ortak etmeni bulmak için tüm ayrımları terk etmek zorundasınız. Ancak evrensel olan ortaktır. )
( Gerçek vazgeçiş, terk edilecek bir şeyin bulunmadığını, çünkü size ait hiçbir şeyin bulunmadığını idrak ediştedir. )
( Sahte olandan vazgeçin, doğru olan kendi yerini bulacaktır. )
( Yanlış anlamalarınızı ortaya çıkarın ve onları terk edin, hepsi bu kadar. )
( Birine, vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinde, ilk vazgeçeceği kişi sen olursun. )
( You cannot abandon what you do not know.
To go beyond, you must abandon them.
It is not what you do, but what you stop doing that matters.
Mere physical renunciation is only a token of earnestness, but earnestness alone does not liberate. There must be understanding which comes with alert perceptivity, eager enquiry and deep investigation.
All you have to do is to abandon all memories and expectations.
You must know your inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear.
The real giving up is in realising that there is nothing to give up, for nothing is your own.
Give up the false and the true will come into its own. )

- TERS ile TERS
( Gerekli olan duruma karşıt olarak. | Uygun olmayan, elverişsiz. | Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. | Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. | Kesici bir aygıtın kesmeyen yanı. | Bir şeyin karşıtı. İLE Hayvan pisliği. )

- TESELLİ ile KENDİNİ KANDIRMAK

- TESPİT ile GENELLEME

- TETİKLEME ile KIŞKIRTMA

- TEZGÂHTAR ile "TEZGÂHTAR"
( Satışla uğraşan. İLE Üçkağıtçı. )

- TEZVÎR[< ZEVR] ile ...
( YALAN DOLAN | ARABOZUCULUK )

- TOKAT ile/ve YUMRUK
( BERKİTME/K: Tokat atma/k. )

- TRAFİKTE ÖNCELİKLİLER[sırasıyla]:
ENGELLİ/LER
ile/ve/< HASTA/LAR ile/ve/< YAŞLI/LAR ile/ve/< ÇOCUK/LAR, ÖĞRENCİ/LER ile/ve/< HANIM/LAR ile/ve/< YAYA/LAR ile/ve/< BİSİKLETLİ/LER ile/ve/< MOTOSİKLETLİ/LER ile/ve/< ACİL DURUM ARAÇLARI[hasta taşıma, itfaiye, polis] ile/ve/< TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI[raylı düzenler öncelikli olmak üzere!] ile/ve/< ARABA/LAR ile/ve/< AYRICALIKLI/LAR[her seviyedeki/konumdaki resmî makam araçları (her ne kadar güvenlikleri "önemli/öncelikli" sayılsa da!)]
( Kişiye ait arabaların sayılarının ülkemizde çok olması [ya da artmasının teşvik ediliyor olması], yolların eski olanaksızlıklara göre düzenlenmiş olması, önceliği arabalara vermek için geçerli bir neden değildir/olamaz! Tam tersine, konumları/sıraları en sondadır! [Bu zihniyeti geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı, her birimiz haklarımıza sahip çıkarak daha da hızlandıracağız! Lütfen!!! Sizin de farkındalığınız, desteğiniz ve katılımınızla!...] )

- TRAFİKTE:
HIZ DÜŞÜRMEK
ve/||/<>/< SEVDİKLERİMİZİ DÜŞÜNMEK

- TRİP ATMAMALI/YAPMAMALI!

- TÜKETİM ile İSRAF
( İSTİHLAK: Tüketim, yoğaltım. )

- TÜMÜYLE HAZ >< TÜMÜYLE YARAR/ÇIKAR
( Tümüyle haz, yarardan/çıkardan vazgeçmeyi; tümüyle yarar/çıkar, hazdan vazgeçmeyi gerektirir. Dolayısıyla, hem haz, hem de yarar, ne haz, ne de yarar; dengelisi olarak da, biraz haz, biraz da yarar üzerinden düşünülebilir, hareket edilebilir fakat [0-1 şeklinde "ya / ya da" ile] biri birine, tercih edilemez ve/veya üzerine inşâ olunamaz/olunmamalıdır! )

- TUTARSIZLIĞINDAN UTANMAMAK ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜYÜ SEVMEMEK

- TUTUMLULUK ile/ve/değil PARA HARCAYAMAMAK

- TUT fakat TAPMA!

- ÜÇ BÜYÜK TEHLİKE:
DUYGUSUZLUK
ile/ve/<> ETKİSİZLİK ile/ve/<> AKILSIZLIK
( "Akıllı" kişilerde. İLE/VE/<> "Duygulu" kişilerde. İLE/VE/<> Etkili kişilerde. )

- UCLARDA OLMAK(DURMAK/BULUNMAK) ile/değil/yerine ORTAK NOKTALARDA/ALANLARDA BULUN(/Ş)MAK

- UCLARDA OLMAK ile/ve/değil BİR UCDAN, ÖTEKİ UCA GEÇMEK
( Süreç/te. İLE/VE/DEĞİL Sonuç/ta (kalmak). )

- UĞRAŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/yerine/<>/< UĞRAŞILMAMASI GEREKEN
( Gerekeni yapmak, ciddiyetin ve içtenliğin kanıtıdır. )
( The doing is the proof of earnestness. )

- UKALÂ/LIK ile MEGALOMAN/LIK

- UKALÂ/LIK ile/ve SAYGISIZ/LIK

- UKALALIK YAPMAMALI!

- UKALÂLIK ile "AHKÂM KESMEK"

- UKALÂLIK ile/değil "ÖNEMSEME"

- UKALÂLIK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> HAKARET

- ULTRA değil/yerine/= AŞIRI

- UNUTMAK/UNUTABİLMEK ile/ve/<> BIRAKMAK/BIRAKABİLMEK
( Unutmamak, bir anlamda putperestliktir. )
( LETE: Unutma yudumu. )
( Ledün ilmi, bilineni unutma ilmidir. )
( Olursak olacağız. Evvelinin evveli, ahirinin ahiri yok. Bu kadar yaş yaşadık, ne anladık? İstikbal dersen, bir saniye ilerisinden haberimiz yok, hepsi rüya. İyisi mi, hepsini unut! )
( Huzur, rahatlıktadır. Rahatlık ise unutmakla olur. )

- ÜŞENGEÇ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> İHMALKÂR/LIK

- ÜŞENGEÇ/LİK ile/ve/değil/||/<>/>/< MUTSUZ/LUK
( Mutsuz kişiler, yorgun olur ve hiçbir şey yapmak istemezler. )

- ÜŞENME ile/ve/||/<> "GÖZÜNDE BÜYÜLTME"

- USULSÜZ/LÜK ile HAKSIZ/LIK

- UTANMA:
BAŞKALARINDAN
ile/ve/<>/değil/yerine KENDİNDEN

- ÜVEYE EDERSEK ve/||/<> GELİNE EDERSEK
( [kendi] Çocuğumuzda buluruz! VE/||/<> Kızımızda buluruz. )

- UYDURMAK ile "KAFADAN ATMAK"

- UYGULANMAYAN AHLÂK ile/değil/yerine/>< UYGULANAN AHLÂK
( Sözü edilir fakat kendi yoktur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sözü edilmez fakat uygulanır. )

- UZAK DURMALI!:
KÖRDEN değil NANKÖRDEN
<>
YÜZSÜZDEN değil İKİYÜZLÜDEN
<>
"TİPİ BOZUK"TAN değil "SÜTÜ BOZUKTAN"


- UZAK DURULMASI GEREKEN KİŞİLER:
"HEP HAKLILAR"
ve/||/<> "HERŞEYE, SÜREKLİ İTİRAZ EDENLER" ve/||/<> "SADECE BEN" DİYENLER ve/||/<> BAŞKALARINI DEĞERSİZ GÖRENLER ve/||/<> ÇIKARCILAR ve/||/<> İSTEDİĞİ OLMADIĞINDA TUTUM DEĞİŞTİRENLER ve/||/<> ARAMADIĞIN SÜRECE ARAMAYANLAR ve/||/<> İŞİ DÜŞMEDİKÇE TANIMAYANLAR ve/||/<> İŞİ BİTTİĞİNDE, YANINDA DURMAYANLAR

- UZAK TUT/ALIM! ve/||/<> UZAK DUR/ALIM!
( Yüzü "çirkin olan"ı değil yüreği çirkin olanı. VE/||/<> Giysisi kirli olandan değil "zihni/düşüncesi" kirli olandan. )

- UZAKLAŞMAK ile YABANCILAŞMAK

- ÜZÜLMEK ile/ve/||/<>/> SÜZÜLMEK

- UZUN KOLLU ile UZUN KOLLU ile/değil/yerine UZUN KOLLU
( Giyecek. İLE Hırsız. İLE/DEĞİL/YERİNE Uzaktan erişen/erişir. )

- UZUN UZUN BAKMAK ile GÖZ KIRPMAK
( ... İLE Bir kişinin, ortalama göz kırpma hızı, 100 - 400 milisaniye arasında gerçekleşmektedir. )

- UZUN UZUN KONUŞMAK ile "UZATMAK"

- ÜZÜNTÜ ve SIKINTI ve ENDİŞE
( Geçmişe ait. VE Şimdide. VE Gelecek için. )

- VAHİM ile/ve/değil/> VAHŞET

- VARLIĞI İSTEMEK ve/||/<> YOKLUKTAN KAÇMAK

- VAZGEÇ! ile/ve/||/<> VAZGEÇME!
( Dünyadan. İLE/VE/||/<> Kendinden! )

- Vazgeçme! DİNLE!!!

- VAZGEÇMEK ile YEĞLEME/TERCİH

- VAZGEÇMEYELİM ve ERTELEMEYELİM ve ÜŞENMEYELİM

- VEHM ile/ve VEHİM/VÂHİME
( Kuruntu. İLE/VE Tekil/tikel anlamları tespit eden güç. )

- VESVESE ile "KUR(MAK)"

- VESVESE ile VEHM

- YABANCI DİLDE EĞİTİM ile/değil/yerine YABANCI DİL EĞİTİMİ

- YABANCILAŞMA ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME

- YAKARMAK ile YAKINMAK
( Israrla istemek, yalvarmak. İLE Sızlanmak, sızlanarak anlatmak, şikâyet etmek. )

- YALAN SÖYLEMEK ile/değil/yerine/>< GERÇEĞİ SÖYLEMEK
( Geleceğinizin önemli/belirleyici bir parçası olur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Geçmişinizdeki (herhangi) bir parçadır. )
( If you tell the truth, it becomes a part of your past. If you lie, it becomes a part of your future. )

- YALAN SÖYLEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK ile/ve/<> YALAN SÖYLEYEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK
( Öğrenmiş ve uyguluyor olmak gerek. İLE/VE/<> [hâlâ öğrenilemediyse] Özellikle çocuklardan öğrenilebilir. )

- YALAN SÖYLEYİP UTANMAK değil/yerine DÜRÜST OLUP KAYBETMEK

- YALAN:
DÜNYADA
ve/||/<> SİYÂSETTE ve/||/<> TİCARETTE ve/||/<> FELSEFEDE ve/||/<> EDEBİYATTA ve/||/<> GAZETECİLİKTE ve/||/<> GENÇLİKTE
( Vefâ. VE/||/<> Vaad. VE/||/<> Reklam. VE/||/<> Safsata. VE/||/<> Mecaz. VE/||/<> Haber. VE/||/<> Aşk. )

- YALAN:
SAFSATA
ile/ve/<> MECAZ ile/ve/<> PROPAGANDA ile/ve/<> REKLAM ile/ve/<> HABER
( Felsefede. İLE/VE/<> Yazında(edebiyatta). İLE/VE/<> Siyasette. İLE/VE/<> Ticarette. İLE/VE/<> Gazetecilikte. )

- YALANCI/LIK ile MİTOMAN/İ
( ... İLE MİTOMANİ: Kendi söylediği yalana inanma hastalığı. ) )

- YALANCI ile/değil YANILICI

- YALAN ile HAKARET

- YALAN ile/||/<> KÖTÜ YALAN
( Kötüdür. İLE/||/<> Daha kötüdür. )

- YALNIZLAŞMA ile/ve/||/<> YABANCILAŞMA

- YALNIZLIK ve/< KUŞKU

- YALVARMAK ile/ve/< TAZARRU'[< ZURÛ]
( ... İLE/VE Kendini alçaltarak yalvarma. )
( YALVAR: Para. [BÂKÎ'nin bir şiirindeki son beytinde geçen] )

- YALVARMAK ile/ve YAKARMAK

- YANLIŞ ANLAMAK ile/ve/<> ÇARPITMAK

- YANLIŞ ANLAMAK ile/değil YANLIŞ ANLAMLANDIRMAK
( Dünya, çeşitliliği içinde zengindir, fakat sizin yabancılık ve korku duymanız yanlış anlama yüzündendir. )

- YANLIŞ ANLATIM ile/değil YETERSİZ ANLATIM

- YANLIŞ BULMAK/ARAMAK ile "YANLIŞ BULMAK"

- YANLIŞ YORUMLAMA ile/ve/değil/<> ÇARPITMA

- YANLIŞ(HATÂ) ile AYIP
( DEH ÂK: ON AYIP
* ÇİRKİNLİK
* BODURLUK
* ZULÜM VE ADÂLETSİZLİK
* OBURLUK
* KÖTÜ DİLLİLİK
* YALANCILIK
* ACEMİLİK
* AKILSIZLIK
* KORKAKLIK
* UTANMAZLIK )
( Ayıplara keşif bâtıldır. )

- YANLIŞ/I YAPMAYACAK KADAR/ŞEKİLDE BİLMEK ile/ve ANLATABİLECEK/AKTARABİLECEK KADAR/ŞEKİLDE BİLMEK

- YANLIŞ/LIK ile TUTARSIZLIK
( Yanlışlık, yetersiz düşüncelerdeki bilgi yoksunluğundan oluşur. )

- YANLIŞI SAVUNACAK KADAR BİLGİSİZ/LİK ile/ve/||/<> DOĞRUYU İNKÂR EDECEK KADAR NANKÖR/LÜK

- YANLIŞTA:
[ne yazık ki]
TEKRAR
ile/değil/> "KARAR"

- YANLIŞ ile "YAMUK"

- YANLIŞ ile KÖTÜ ile ÇİRKİN ile GÜNAH/YAZUK
( Akıl. İLE Ahlâk. İLE Estetik. İLE Din. )
( Kötülüğün engellenmesi, iyiyi elde etmekten önceliklidir. [Def-i mazariyat, celb-i menfaatten evlâdır.] )
( Kötülük, yanlış anlamaların ve kötüye kullanmaların yarattığı sorunlara yanlış yaklaşımdır. )
( Kötülük, dikkatsizliğin gölgesidir. )
( Kimse, bile bile kötü değildir; her kötülük, bilgi sanılan bir bilgisizlikten gelir. )
( Sadece bir iyi vardır, bilgi; sadece bir kötü vardır, cehalet. )
( Daha yüksek bilginize ters düşen her ne yaparsanız, o günahtır. )
( Rational. VS. Ethic. VS. Aesthetics. VS. Religious.
Evil is in the wrong approach to problems created by misunderstanding and misuse.
Evil is the shadow of inattention.
Whatever you do against your better knowledge is sin. )

- YAPAMAM ile YAPMAMALIYIM

- YAPILAN ile/ve/||/<>/>< YAPIL(MA)MASI GEREKEN

- YAPILMASI İSTENİLEN ile/ve/< YAPILMAMASI İSTENİLEN

- YAPILMAYACAKLAR ve/|| DİLLENDİRİLEMEYECEKLER
( [ne yazık ki] Dillendiriyorsun. VE/|| Yapıyorsun. )
( İNTAK: Konuşturma, söyletme. | Dillendirme. )

- YAPMA!:
EMİR
değil KOLAYLAŞTIRMA/HIZLANDIRMA
( Bilenlerin/tecrübelilerin/büyüklerin, "... Yapma!/Etme!" sözleri/öğütleri, bir yasak/engel/kısıtlama değil yapılmayacakların kolay ve daha az olmasından dolayı, tecrübelerinden yararlanılmasını istedikleri içindir. Hemen buyruk/emir olarak algılanıp tepki göstermemekte yarar vardır! )

- YAPMACIK OLUP "SEVİLMEK" ile/değil/yerine/>< KENDİN OLUP BEĞENİLMEMEK

- YAPMACIK OLUP SEVİLMEK değil/yerine/>< KENDİN OLUP SEVİLMEMEK

- YAPMACIKLIK ile/ve GÖSTERMELİK

- YAPMAMAK ile YAPAMAMAK

- YAPTIĞINI "ÖVMEK" değil/ne yazık ki/> YAPTIĞINI YIKMAK

- YARAMAK/YARAMAZ ile/değil YETMEZ/YETMEK

- YARGILAMAK ile/değil/yerine KEŞF ETMEK

- YASAL ile YASAL OLMAYAN

- YAŞAM(AY)I ÖĞRENMEK ile/ve/değil/=/||/<>/< SAÇMALAMAMAYI ÖĞRENMEK

- YAŞAMDA/BİSİKLETTE:
KİŞİLERE ÇARPMAMA
ve/||/<> ARAÇLARA VE KİŞİLERE ÇARPILMAMA

- YAŞLA "İLGİLENENLER/UĞRAŞANLAR" ile/ve/değil "YAŞ İŞLERLE" UĞRAŞANLAR

- YATKINLIK ile/ve/değil ALIŞKANLIK

- YAVAŞ/LIK ile/ve "UYUŞUK/LUK"
( MIYMINTI: Kişinin sabrını tüketecek derecede yavaş ve mızmızca iş gören. )
( Doğadaki en yavaş canlı/hayvan Bradipus'tur. )

- YAVAŞLATMAK ile AĞIRDAN ALMAK

- YAZILI OL(A)MAYAN KURALLAR ile/ve/değil KONUŞUL(A)MAYAN KURALLAR
( Gelenek-görenek, töre gibi sözel/şifâhî[Ar.] kurallar. İLE/VE/DEĞİL Bazı/birçok özel/ayrıntı konu ve kuralları. )

- YELEME ile ...
( Ciddi işlerle uğraşmayan. )

- YEMEĞE:
TUZLA BAŞLAMAK
ve/> TUZLA TAMAMLAMAK

- YEMEK İÇİN YAŞAMAK ile/yerine/değil YAŞAMAK İÇİN YEMEK
( Hayvan. DEĞİL İnsan. )
( Olgun kişi, sözlerinde dikkatli, yiyip içtiklerindeyse ölçülüdür. )
( Gıdanın ahlâkı bizde kalır, posası dışarı çıkar. )
( Kötüler, yemek için yaşarlar; iyiler ise yaşamak için yerler. )
( EŞHÂ[Ar. < ŞEHÎ]: En çok sevilen, sevilerek/istekle yenilen şey. )
( NEHEM[Ar.]: Yemeğe, şiddetli arzu duyma. )
( TELEBBÜK[Ar.]: Mide dolgunluğuna uğrama. | İMTİLÂ'[MELÂ] )
( TÛŞE | KUT-İ LÂ YEMÛT: Ölmeyecek kadar yenilecek şey, azık. )
( TÛŞE-İ RÂH: Yol yiyeceği/azığı. )

- YEMEK YEME "YARIŞI":
ÇOCUKLUKTA
ile/ve/değil/yerine YETİŞKİNLİKTE
( Oyalanmadan, "hızlıca" yemek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Olabildiğince yavaş ve lokmaları çok çiğneyerek. )

- YETER! ile/ve/||/<> HAYIR!

- YETERSİZ/LİK ile SEVİYESİZ/LİK

- YETERSİZLİKLERİ/Nİ İNKÂR ETMEK ile/ve/||/<> KUSURLARI/NI İHMAL ETMEK

- YIKAR:
ASIK SURAT
ve AŞIRI SÜRAT ve ARSIZ AVRAT ve HAYIRSIZ EVLAT
( Esnafı. VE Sürücüyü. VE Zengini. VE Aileyi. )

- YIKICI YAKLAŞIM ile/ve/değil/<> KATILAŞTIRICI YAKLAŞIM

- YIKMAK ile YAKMAK/GÖYMEK

- YILGAR/SATKIN/HAİN/LİK ile/ve/<> NANKÖR/LÜK
( Nankör kişi, herşeyin "fiyatını" "bilen"/koyan, fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen kişidir. )

- YILGAR/SATKIN/HAİN ile/ve/değil CAHİL

- YOBAZ ile/değil CAHİL

- YOKTUR:
YOLA ÇIKIP VARMAYAN
ve/||/<> YOLDAN ÇIKIP VARAN

- YOL ÜSTÜNDE TAŞ GÖRSEK, ...:
"YOLDAN VAZGEÇMEK"
ile/değil/yerine/>< ÜSTÜNDEN GEÇMEK

- YOLA ÇIKAMAYAN ile/ve/<> YOL ALAMAYAN
( Niyetinden kuşku duyan. İLE/VE/<> Amacından kuşku duyan. )

- YÖNETİMİN, KUSURSUZ SORUMLULUĞU:
"İLKE"
değil/>< İSTİSNA OLMALI

- YORUM ile/değil DEDİKODU

- YOZLAŞMA ile YOBAZLAŞMA

- YÜKSEKTEN KORKMAK ile/ve/değil DÜŞMEKTEN KORKMAK

- ZAAF ile BEKLENTİ

- ZAAF ile/ve/değil EKSİK

- ZAMAN GEÇTİKÇE:
YÜZSÜZLEŞEN
değil HATALARIYLA YÜZLEŞEN

- ZANNETMEDEN ÖNCE ve/<> YARGILAMADAN ÖNCE ve/<> YARALAMADAN ÖNCE ve/<> KONUŞMADAN ÖNCE
( Öğren! VE/<> Anla! VE/<> Hisset! VE/<> Düşün! )

- ZANN ile/ve/||/<>/>/< "EZBER/KALIP"

- ZAN ile İSTİNBÂT[Ar.]
( Sanma, sanı. | Şüphe. İLE Bir söz ya da işten gizli bir anlam çıkartma, zımnen, açık olmayarak, dolayısıyla anlama. )

- ZAN ile/ve/değil/yerine KANAAT

- ZAN ile/ve KOŞULLANMA

- ZARARLI SABİT GELENEĞE SAPLANMA değil/yerine/>< YARARLI SABİTİN TAKLİDİ

- ZAVALLILAR ile/değil/yerine/>< KİŞİLER
( Sadece, güc(ün)e/olanaklar(ın)a "saygı gösterirler". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herkese saygı gösterirler.
Çoğunlukla dedikodu yaparlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşüncelerini açıkça paylaşırlar.
Sadece, çıkarları olduğunda yardımseverlerdir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kibar ve her zaman yardımseverlerdir.
Gösterişin hastalarıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gösterişi sevmezler.
Kolay söz verir, nadiren tutarlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Verdikleri sözü tutmak için çabalarlar.
İlgi manyaklarıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Alçakgönüllülerdir. )

- ZAYIF/LAR ile/değil/yerine/>< GÜÇLÜ/LER ile/değil/yerine/>< ZEKİ/LER
( İntikam alırlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Affederler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Umursamazlar. )
( [not] WEAK/S vs./and/but/>< POWERFULL/S vs./and/but SMART/S )
( SMART/S and POWERFULL/S instead of WEAK/S )
( [not] Revenges. vs./AND/BUT/>< Forgives. vs./AND/BUT Don't care. )

- ZEKÂ ve/<> SORUMSUZLUK

- ZELLE ile ZULÜM

- ZİHİNSEL ENGELLİ/LİK ile/ve DÜŞÜNME ENGELLİ/LİK
( Hastalık/ta. İLE/VE Olumsuz alışkanlık/ta. )
( Bazı bireylerde. İLE/VE Toplum(lar)da. )

- ZİLLET ve/> İZZET
( ... İLE Büyüklük, yücelik, ululuk. )

- ZIRVALAMAK ile SAÇMALAMAK

- ZOR ZAMANDA, YALNIZ BIRAKMAK değil/yerine/>< GEREKSİNİM ANINDA, YANINDA OLMAK

- ZORA DAYANAMAYAN/LAR ile/>< ÖDÜLE "DAYANAMAYAN/LAR"

- ZORLAMAK ile/değil/yerine "ÜZERİNE GİTMEK"

- ZORLAMA ile ZORBALIK

- ZORLAMA ile/ve/değil/yerine/<> ZORUNLULUK
( Kişilerde/insanda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Doğada. )

- ZORUNLU/LUK ile/değil/yerine İHTİYÂR

- ZULÜM/ZÂLİM ile ...
( ADALETTEN UZAKLAŞMAK/UZAKLAŞAN | BİR ŞEYİN YERİNDE OLMAMASI )

- ZULÜM ile/<>/>< "ZEVK"
( Eziyet, başkaları tarafından kendinize/birine yapılmış/yapılıyor ise. İLE/<>/>< Eziyeti, kendi, kendine yapıyor ise/niz. )

- ZULÜM ile EZİYET

- ZULÜM ile KAHR
( Dışarıdan. İLE İçeriden. )

- [BİLGİ/SÖZ]
"KULAĞINDAN":
GİRMEYEN
ile GİRİP-ÇIKAN ile ZİHNİNE[/"KALBİNE"] ULAŞAN
( Hiçbir şekilde dinlemeyen/anla(ya)mayan. İLE Anlasa/Dinlese de unutan, kayıtsız kalan. İLE Tutan/kaydeden, dönüştüren, işleyen, uygulayan. )

- [ne yazık ki!]
ÖZÜR DİLEYEMEMEK/DİLEYEMEYEN
ile/ve/<> TEŞEKKÜR EDEMEMEK/EDEMEYEN

- [ne yazık ki]
"KENDİNDE":
!AYRICALIK/ÖNCELİK ("ARAMAK"/"BULMAK")
ile !"ÖLÜMSÜZLÜK" ZANNETMEK ile !EGEMENLİK "KURMAK"
( Adâletten en uzakta olanların, en bilgisiz olanların ve kendinin en yüksekte olduğunu zannedenlerin, "kabul" ya da dayatmaları... )

- [ne yazık ki]
GENELLEME
ile/ve/ya da/||/<>/= İNDİRGEME ile/ve/ya da/||/<>/= ÖZDEŞLEŞTİRME
( Tüm genelleme ya da indirgemeler, tamamen yanlıştır! )

- [ne yazık ki]
TAGALLÜP[Ar.]
değil/yerine/= ZORBALIK

- [ne yazık ki]
!"CAN/I ACITMAK"
ile/ve/||/<> !"CAN YAKMAK" ile/ve/||/<> !"CANINA OKUMAK"

- [ne yazık ki]
!"KARALAMAK"
ile/değil/yerine REDDETMEK

- [ne yazık ki]
!"KÜÇÜMSEMEK"
ile/ve/||/<>/> KÜÇÜMSEDİĞİNE GEREKSİNİM DUYMAK/MUHTAÇ KALMAK
( Kapalı olan Antep fıstığını, bırakıp sonunda, o kapalı olanları açmaya çalışmak kadar komik, çaresiz ve vahim durumlara düşmemek için çoğu ufak/değersiz/yetersiz "görünen" şeyi ve kişiyi küçümsememek gerekir. )

- [ne yazık ki]
!"RAHAT"/LIK
ve/||/<>/>/< !KAYITSIZ/LIK

- [ne yazık ki]
!FIRSATÇILAR
ile/ve !KONFORCULAR

- [ne yazık ki]
!HAKARET ETMEK
ve/=/||/<>/> !YOK ETMEK

- [ne yazık ki]
!HİLE[Ar.]
ile !ŞİKE[Fr. CHIQUE]
( Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika. | Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma. İLE Bir spor karşılaşmasının sonucunu değiştirmek için maddi ya da manevi bir çıkar karşılığı varılan antlaşma. | Bir çıkar karşılığı, uzlaşarak bir iş yapma, aldatma. )

- [ne yazık ki]
!İFTİRA
ile !İFK
( Birine, aslı olmayan bir suç yükleme. İLE Bir suçu, birine yükleme. )

- [ne yazık ki]
!IRKÇILIK
ile/ve/<> !EŞEYSELCİLİK

- [ne yazık ki]
!İRTİKÂB
değil/yerine/= !YİYİCİLİK, RÜŞVET YEME
( MÜRTEKİP[Ar.]: Kötü, uygunsuz işler çeviren. | Rüşvet yiyen/yiyici. )

- [ne yazık ki]
!İŞKENCE
ile/ve/<> !İNSANLIK DIŞI "UYGULAMA"

- [ne yazık ki]
!İSTİSHÂR
değil/yerine/= !ALAY ETME, EĞLENME

- [ne yazık ki]
!İTEN
ile/||/<> !TUTMAYAN

- [ne yazık ki]
!KEYFÎ "İDÂRE"
ile/ve !KEYFÎ "İRÂDE"

- [ne yazık ki]
!KIYIM
ile/ve/||/<> !"YIKIM"

- [ne yazık ki]
!MUHTERİ
ile/değil/yerine/>< MUCİT
( Yeni bir şey yaratan, icat eden. | Yalanlar uydurarak birine iftirada bulunan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yeni bir buluş ortaya koyan. | Yaratıcı, yaratan. )

- [ne yazık ki]
!MÜPTELA[Ar. < BELÂ]
değil/yerine/= BAĞIMLI | DÜŞKÜN, TUTULMUŞ

- [ne yazık ki]
!MÜTECAVİZ[Ar.]
değil/yerine/= SALDIRGAN/SALDIRICI/SATAŞKAN

- [ne yazık ki]
!ÖTEKİLEŞTİRME
ile/ve/||/<>/> !DÜŞMANLAŞTIRMA

- [ne yazık ki]
!SABOTAJ[Fr.]
ile !KOMPLO[Fr.] ile !KUMPAS[Fr.] ile !MANİPLE[Fr.]
( Baltalama. [Fransa'daki işçilerin, haklarını almak/savunmak üzere tepki olarak ayaklarındaki saboları[tahta ayakkabı], makinelerin içine atmasıyla] İLE Birine, bir kuruluşa karşı, toplu olarak alınan, gizli karar. | Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir tasar. İLE Dizicilerin, harfleri, satır durumuna getirirken, içine yerleştirdikleri ayarlanabilir demir yuva. | Gizli bir iş, düzen hazırlamak. İLE Telgraf imlerini göndermek için bir devredeki akımı kesmekte ya da yeniden vermekte kullanılan aygıt. | Roma ordusunda, 60 ya da 120 erden ibaret bölük. | Bazı papazların ayinlerde sol kolun bileğine yakın taktıkları süslü şerit. )

- [ne yazık ki]
!SAVAŞ
ile/ve/değil/||/<> !İÇ SAVAŞ/AYAKLANMA

- [ne yazık ki]
!SUÇLAMA
ile !KARALAMA

- [ne yazık ki]
!SUÇ
ve/||/<>/> CEZA

- [ne yazık ki]
!ZULM
ile/ve/||/<> !DALKAVUKLUK
( [ne yazık ki] "Küçük gördüklerine." İLE/VE/||/<> "Büyük gördüklerine." )

- [ne yazık ki]
"AYNI KEFEYE KOYMAK"
ve/||/<> "AYNI POTADA ERİTMEK"
( İkisi de bireyler ve toplumlar için çok yanlıştır ve yapılmamalıdır! )

- [ne yazık ki]
"AZ İLE YETİNMEMEK"
ve/||/<>/> ÇOK'U BULAMAMAK

- [ne yazık ki]
"BEN" DEYİP DURAN
ile KENDİNİ/KENDİNDEKİNİ DAYATAN

- [ne yazık ki]
"BİRİLERİNİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEK"
ile/ve/||/<> "HIRSIZA, YOL GÖSTERMEK"

- [ne yazık ki]
"BULUP DA BULAMAK"["BUNAMAK" değil!]
ile/ve/||/<> "AZIP DA AZIMSAMAK"

- [ne yazık ki]
"ÇOK BİLMEK"
ile/ve/||/<>/> ÇOK YANILMAK

- [ne yazık ki]
"ÇOK BİLMİŞLİK"
ile/ve/||/<> "GARANTİCİLİK"
( [ne yazık ki] Bir kişi, ne kadar bilmiyorsa, o kadar "bilir". İLE/VE/||/<> Ne kadar "korkuyor" ve "öfkeliyse", o kadar "garanticidir". )

- [ne yazık ki]
"DÜNYANIN DAR GELMESİ"
ile/ve/değil/<> "KÖŞELERİN KAPILMASI/TUTULMASI OYUNU/ÇABASI/YANILSAMASI"

- [ne yazık ki]
"GÖZ YUMMA"
ile/ve/||/<> "GÖZETİP KOLLAMA"

- [ne yazık ki]
"İDDİAYA GİRMEK"
ile/ve/||/<> "İDDİA ETMEK"

- [ne yazık ki]
"KABA"
ile/ve/||/<> "ÇİĞ"

- [ne yazık ki]
"KEYFÎLİK"
ile/değil/yerine GÖRELİLİK

- [ne yazık ki]
"KİŞİSELLEŞTİRME"
"YANSITARAK KİŞİSELLEŞTİRME"

- [ne yazık ki]
"NİYET OKUMA"
ile/ve/||/<> "AKIL OKUMA"
( İkisi de yanlıştır ve olanaksızdır. Hiçbir zaman, zemin ve koşulda yapılmamalıdır! )

- [ne yazık ki]
"PAY KAPMAYA ÇALIŞMAK"
değil/yerine HAK ETMEK

- [ne yazık ki]
"SONUÇ ODAKLILIK"
ile/ve/||/<> "GARANTİCİLİK"
( Bilgisiz ve anlayışsızların, süreci düşünemeyen, düşünmek istemeyenlerin, rahatı/keyfi yerinde olanların "zihni/tutumu". İLE/VE/||/<> Herşeyin, en başta hazır ve en iyi olmasını bekleyenlerin, geleceğe don biçebileceğini zannedenlerin "zihni/tutumu". )

- [ne yazık ki]
"SONUÇ ODAKLILIK"
ve/||/<>/>/< HİLEKÂRLIK

- [ne yazık ki]
"TEPKİ"
ile/değil/>YANIT VEREMEMEK
( Yanıt veremeyen, tepki verir. )

- [ne yazık ki]
"TRENİ/OTOBÜSÜ KAÇIRMAK"
ile/ve/değil/||/<>/< DOĞRU DURAKTA VE ZAMANINDA BULUNMAMAK

- [ne yazık ki]
"YOKUŞA SÜRMEK"
ile/ve/<> "TOPU, TACA ATMAK"

- [ne yazık ki]
"YÖNLENDİRME"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YORUM/LAMA

- [ne yazık ki]
"ZITLAŞMA"
ile/ve/değil İNATLAŞMA

- [ne yazık ki]
(")UYARI("):
(")AŞIRI(")
ile/ve/||/<> (")YETERSİZ(") ile/ve/||/<> (")YERSİZ(") ile/ve/||/<> (")YANLIŞ(")

- [ne yazık ki]
(B)İLİMLE (B)İLGİLENENLERE:
"OKUMUYOR"
ile/ve/||/<> "ÇALIŞMIYOR" ile/ve/||/<> "AÇGÖZLÜ" ile/ve/||/<> "İDEALSİZ"
( [ne yazık ki] Uğraşmayana "dedikleri". İLE/VE/||/<> Meşgul olana "dedikleri". İLE/VE/||/<> Hem (b)ilimle, hem ticaretle uğraşanlara "dedikleri". İLE/VE/||/<> Ne (b)ilimle, ne de ticaretle uğraşanlara "dedikleri".[Bu dedikodulara kulağımızı tıkamayı öğrendiğimiz oranda başarıyı elde ederiz.] )

- [ne yazık ki]
(ÇOK) BENCİLLİK
değil/yerine/>< (ÇOK) BİLGİ(LİLİK)
( Ne kadar bilgi, o kadar az bencillik; ne kadar az bilgi, o kadar çok bencillik. )

- [ne yazık ki]
(FAZLA) BASKI
ve/||/<>/>/< İHMAL

- [ne yazık ki]
(FAZLA) ŞIMARTILAN ÇOCUK
ve/||/<>/> KENDİNDEN NEFRET EDEN ÇOCUK

- [ne yazık ki]
ACELECİLİK
ile/ve/||/<> DAYATMA

- [ne yazık ki]
AĞIZ, DOLUYKEN KONUŞMAK
ile/ve/=/||/<> ZİHİN, BOŞKEN KONUŞMAK

- [ne yazık ki]
AHLÂKSIZ
ile 2 KERE AHLÂKSIZ
( Bir kişi, dindar bilindiği halde, ahlâklı değilse, ya bâtıl bir inanca, "din" adı vermektedir, ya da sahtekârdır. )

- [ne yazık ki]
ASIKYÜZLÜLÜK
ile GÜLÜMSEMEMEK
( Gülümsemesini kaybeden kişi, herşeyini kaybetmiştir. )
( A person, who has lost their smile, has lost everything. )

- [ne yazık ki]
AŞIRI DOYUM
ve/||/<>/> KÜSTAHLIK

- [ne yazık ki]
AYRIMCILIK
ile/ve/||/<> NEFRET

- [ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MA
ile/ve/<> YABANCILAŞ(TIR)MA

- [ne yazık ki]
BAĞIMLI/LIK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SINIRLI/LIK

- [ne yazık ki]
BASİRETSİZLİK
ve/||/<>/> İHÂNET
( Sorumluları "yoksa". VE/||/<>/> Sorumluları bulunamaz. )

- [ne yazık ki]
BENCİL/LİK
ile/ve/<>/değil SORUMSUZ/LUK

- [ne yazık ki]
BEYAZ DONLA YÜZMEK
ile/değil/yerine/>< MAYO/ŞORT İLE YÜZMEK
( Ayrık ve bitişik 'de/da'ları, "ki'leri, "mi'leri, gerektiği gibi yaz(a)mayan/yayınlamayanların, görüntü kirliliği yaratanların "tutumu". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yazım kurallarına uyarak ve noktalamalara özen göstererek, okuyuculara ve dilimize saygı gösterenlerin, görüntü kirliliği yaratmayanların tutumu. )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( )

- [ne yazık ki]
BOŞ SÖZ
ile/ve/||/<>/> YANLIŞ DAVRANIŞ-TUTUM

- [ne yazık ki]
CENDEREYE ALMAK
ile/ve/<> KISKACINA ALMAK

- [ne yazık ki]
DAYATMA
ve/||/+/<>/> ZORBALIK

- [ne yazık ki]
DEVİNİMSİZLİK
ile/ve/değil DEĞİŞMEZLİK

- [ne yazık ki]
DİLSİZ
ve/||/<>/< SESSİZ ve/||/<>/< BİLGİSİZ
( Haksızlıklara karşı. VE/||/<>/< Hukuksuzluklara karşı. VE/||/<>/< Devletin hukuki denetiminde. )

- [ne yazık ki]
DOĞRU OLDUĞUNU BİLDİĞİN HALDE, YAPMAMAK
ile/ve/<> YANLIŞ/HATALI/EKSİK OLANI, BİLMENE KARŞIN, YAPMAK

- [ne yazık ki]
DÜŞMAN/LIK
ile/ve/değil/yerine/||/<> KARŞIT/LIK

- [ne yazık ki]
DÜŞÜNMEYEN
ile DÜŞÜNEMEYEN ile DÜŞÜNEMİYOR OLMASINA ALDIRMAYAN
( Tutucu. İLE Aptal. İLE Köle. )

- [ne yazık ki]
EN KÖTÜ HUY
ile/ve/||/<> EN BÜYÜK HATA ile/ve/||/<> EN BÜYÜK SAFLIK
( Bazılarının karşısında bile iyi olmaktan vazgeçememek. İLE/VE/||/<> Herkesi, kendimiz gibi zannetmek. İLE/VE/||/<> Her bir kişiye güvenmek. )

- [ne yazık ki]
ENGEL OLMAYA ÇALIŞANLAR
ve/||/<>/>/< BAŞARACAĞIMIZA EN ÇOK İNANANLAR

- [ne yazık ki]
EZÂ
ve/||/<> CEFÂ (ÇEKMEK)
( İncinme, incitme, can yakma. İLE/VE/||/<> Büyük sıkıntı, eziyet. )

- [ne yazık ki]
EZBERE YAŞAMAK
ve/||/<>/> KÖTÜLÜK

- [ne yazık ki]
FARKINDA OLMAMA
ile/ve/<> KABUL ETMEME

- [ne yazık ki]
GENELLEME
ve/||/<>/< BİLGİSİZLİK

- [ne yazık ki]
GÜÇLÜNÜN "SAZINI ÇALMAK"
ve/||/=/<> NAMUSSUZLUK
( Gerekçesi ne olursa olsun, güçsüze karşı güçlünün sazını çalmak, namussuz sayılmak için yeterlidir. )
( Namuslular da namussuzlar kadar cesur olmalı! )

- [ne yazık ki]
HALKIN PARASINI, KENDİ ÇOCUKLARINA AYIRMAK
değil/>< KENDİ PARANI, HALKIN ÇOCUKLARINA BIRAKMAK

- [ne yazık ki]
HAMAKÂT
ile/<> İNAT
( Ahmaklık, "beyinsizlik", bönlük(HALÂFET, HUMK, HÜTR) İLE/<> Ne yapmayacağını bilmemek. )

- [ne yazık ki]
HAYRANLIK DUYANI
ve/||/<> GÖRMEMEZLİKTEN GELENE
( Görmemezlikten geliyoruz. VE/||/<> Hayranlık duyuyoruz. )

- [ne yazık ki]
İDAM
ile/ve/değil/<> İTHAM

- [ne yazık ki]
İDDİA
ile/ve/||/<>/< ÖFKE

- [ne yazık ki]
İNDİRGEME
ile/ve/değil/||/<> YOK SAYMA

- [ne yazık ki]
İNSANLIK SUÇLARI:
SOYKIRIM
ile/ve/||/<> İŞKENCE ile/ve/||/<> AYRIMCILIK/ÖTEKİLEŞTİRME ile/ve/||/<> KÖLELEŞTİRME ile/ve/||/<> NEFRET ile/ve/||/<> BAĞIMLILAŞTIRMA
( Bağımlılaştırma - İnsanlık Suçu İlişkisi - Muharrem Balcı )

- [ne yazık ki]
İSRAF
ve/||/<>/> İFLÂS

- [ne yazık ki]
İSRAF
ile/ve/||/<> ŞİDDET

- [ne yazık ki]
ISRARLI
ile/ve/||/<> TAKINTILI

- [ne yazık ki]
İSTEDİĞİN SÖZÜ SÖYLEMEK
ve/||/<>/> İSTEMEDİĞİNİ DUYMAK
( "İstediğimiz sözü" söylersek, istemediğimiz sözü de duyarız/duymak zorunda kalırız. )

- [ne yazık ki]
İTEN
ile/ve/değil/||/<>/< TUTMAYAN

- [ne yazık ki]
KARAMSARLIK
ve/||/<> KARARSIZLIK

- [ne yazık ki]
KATI/LIK
ile YILGAR/SATKIN/HAİN/LİK

- [ne yazık ki]
KEYİF EHLİ
ile/ve İŞİNE GELDİĞİ GİBİ YAŞAYAN

- [ne yazık ki]
KİBİR
ile/ve/<> GİZLİ KİBİR

- [ne yazık ki]
KORNA:
"SELÂMLAMA/VEDÂLAŞMA"
ile/ve/||/<> "TEPKİ GÖSTERME" ile/ve/||/<> "ADÂLET ARAMA/SAĞLAMA"

- [ne yazık ki]
KÖTÜ KULLANIM
ile/ve/||/<>/> KÖTÜYE KULLANIM
( [... olduğunu/olacağını] "biliyorsun/biliyordun." İLE/VE/||/<>/> "ZÂTEN"/"SONUÇTA"/"ASLINDA" biliyorsun/biliyordun." )
( "Bir alışveriş, bir fiş." şeklinde, fazladan/gereksiz açıklama yapmak, uyarıda bulunmak. İLE/VE/||/<>/> "Ama bunu söylemenize gerek yok ki! Ben yapınca alışverişi, ZÂTEN/SONUÇTA alıyorum satış fişi." şeklinde [soluksuz/beklemeksizin/düşünmeksizin] "yanıt vermek." )
( Bir kişinin, neyi bilip bilmediğini ve/veya o an/dönem için anımsayıp anımsamadığını "belirlemek", beklentisi içinde olmak, dilin/ifadenin kötü kullanılmasıdır. [Hiçkimsenin, neyi bilip bilmediği, isteyip istemediği ya da yapıp yapamayacağı, hiçbir zaman, zemin ve koşulda bilinemez!] İLE/VE/||/<>/> Sözcüklerin yetersiz ve kötü kullanımıyla birlikte "niyet okumak" ya da genelleyici/indirgeyici/özdeştleştirici/köktenci/toptancı/sonuç odaklı bir yargı ifadesi ise sürecin ve ilişkinin tükenmesine neden olacak/olmuş bir kötüye kullanımdır. [Güç ve baskı uygulama isteği ve/veya nedeniyle olduğu/olabileceği gibi sorumluluktan kaçmak gibi çok çeşitli anlamsız/gereksiz nedenlerden de kaynaklanmaktadır.] )

- [ne yazık ki]
KÖTÜMSERLİK
= BEDBİNLİK = PESSIMISM[İng.] = PESSIMISME[Fr.] = PESSIMISMUS[Alm.] = PESSIMUS[Lat.]

- [ne yazık ki]
KULLANILMAYAN METİN/KİTAP
||/<>/> MEZAR

- [ne yazık ki]
KURUCU ŞİDDET
ile/ve/||/<>/> KORUYUCU ŞİDDET

- [ne yazık ki]
KÜSTAHLIK
ile/ve/||/<>/< "ÖZGÜVEN"

- [ne yazık ki]
KÜSTAHLIK
ve/||/<>/< ÖZENSİZLİK

- [ne yazık ki]
MAĞDUR
ile/ve/||/<> MAZLUM

- [ne yazık ki]
MELÂNET[Ar. < LA'N]
değil/yerine/= BÜYÜK KÖTÜLÜK

- [ne yazık ki]
MÜDÂRÂ[T][< DERY]
ile İKİYÜZLÜLÜK
( YÜZE GÜLME, DOST GİBİ GÖRÜNME )

- [ne yazık ki]
NE KADAR, KENDİMİZİ "DÜŞÜNÜYORSAK"
ile/ve/||/<>/> O KADAR, İŞTEN/SORUMLULUKTAN KAÇMAK/ÇALMAK

- [ne yazık ki]
NEYİ
BÖLÜŞEMİYORUZ?
ve/||/<> NİYE DÖVÜŞÜYORUZ?
( Hiçbir mal, bizim değil! VE/||/<> Hiçbir can, bizim değil! )

- [ne yazık ki]
ÖĞRENMEME
ve/||/<>/> ÖĞRENİLEN YANLIŞLARDAN VAZGEÇMEME ve/||/<>/> YENİDEN ÖĞRENMEME

- [ne yazık ki]
ÖNYARGI
ile/ve/||/<> KUŞKU

- [ne yazık ki]
ORANTISIZ GÜÇ
ve/||/<>/< KÖR ŞİDDET

- [ne yazık ki]
ORTAK ALANDA:
"KİŞİSEL DAVRANIŞ"
ve/||/<>/< "KEYFÎ TUTUM"
( İkisi de yapılmamalı! )

- [ne yazık ki]
ÖTEKİLEŞTİRMEDE:
AYRIMCILIK
ile/ve/<> NEFRET (SÖYLEMLERİ/TUTUMLARI)

- [ne yazık ki]
ÖTEKİLEŞTİRME
ile/ve/<> TEKTİPLEŞTİRME

- [ne yazık ki]
PAYLAŞIMSIZLIK
ile/değil/< "DOYUMSUZLUK"

- [ne yazık ki]
PUTUNU, KENDİ YAPAR, KENDİ TAPAR"
ve/||/<> KÖLELEŞTİRİRSİN ALDIRMAZ; "KÖLE" DERSİN, KALDIRMAZ

- [ne yazık ki]
SAÇMA
ile/ve/değil/||/<> BAĞLANTISIZ

- [ne yazık ki]
ŞAKŞAKÇI/LIK
ile YALAKA/LIK

- [ne yazık ki]
SALDIRGAN/LIK
ile/ve "AZGIN/LIK"
( Psişik. İLE/VE Ahlâkî. )

- [ne yazık ki]
SAVSAKLAMA
ile/ve/||/<> BOŞVERME

- [ne yazık ki]
SEVGİSİZ/LİK
ile/ve/||/<> İLETİŞİMSİZ/LİK ile/ve/||/<> İLGİSİZ/LİK
( [kişileri] Geçimsiz yapar. İLE/VE/||/<> Birbirine düşman eder. İLE/VE/||/<> Güzellikleri yok eder. )
( [ne yazık ki] Bireyleri sevemeyenler, "insanlık" kavramına sığınırlar... )

- [ne yazık ki]
SEVGİSİZLİK
ile/ve/<> İLETİŞİMSİZLİK ile/ve/<> İLGİSİZLİK
( [ne yazık ki]
[Kişileri ...] Geçimsiz yapan. İLE/VE/<> Birbirine düşman eden. İLE/VE/<> Güzellikleri yok eden. )

- [ne yazık ki]
SEVGİSİZLİK
ve/||/<>/> KAYITSIZLIK

- [ne yazık ki]
ŞİDDETİN MEŞRÛLAŞTIRILMASI
ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME

- [ne yazık ki]
ŞİŞMANLIK:
F
ve/||/<> A ve/||/<> T
( Sıklık. VE/||/<> Oran. VE/||/<> Çeşit. )
( Frequency. AND/||/<> Amount. AND/||/<> Type. )

- [ne yazık ki]
SİYASET İLE
ve/||/<> DİN İLE ve/||/<> FUTBOL İLE ve/||/<> SAVAŞ İLE
( Yanıltılırız. VE/||/<> Avutuluruz. VE/||/<> Uyutuluruz. VE/||/<> Korkutuluruz. )

- [ne yazık ki]
SORUNU ÇÖZMEYE:
NİYETİNİN OLMAMASI
ile/ve/değil/||/<> KARARLILIK GÖSTERMEMEK

- [ne yazık ki]
SÖZCÜĞÜ/TERİMİ: ANLAMAMAK
ile/ve/değil/||/<>/> BAŞKA ANLAM/LAR "YÜKLEMEK"

- [ne yazık ki]
SÖZDE, ÖLÇÜ BİLMEMEK/BİLMEYEN
ve/||/<> EDEPSİZLİKTE SINIR TANIMAMAK/TANIMAYAN

- [ne yazık ki]
SUÇLAMA
ile/ve/<> DIŞLAMA

- [ne yazık ki]
TAZIYA, "TUT!"
ve/||/<> TAVŞANA, "KAÇ!"

- [ne yazık ki]
TEHDİT ETMEK
ile/ve/değil/||/<>/< "ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERMEK"

- [ne yazık ki]
TEZYÎF[Ar. < ZEYF]
değil/yerine/= DEĞERSİZ GÖSTERME | ALAY ETME

- [ne yazık ki]
TUTUCU
ile GERİCİ

- [ne yazık ki]
YALAKALIK/DALKAVUKLUK
ile/ve/<> YARDAKÇILIK
( ... İLE/VE/<> Özellikle kötü işlerde birine yardım eden kişi. )

- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEYEN
ile/değil/yerine/>< DOĞRU SÖYLEYEN
( Yalan söyleyen/ler, doğru söyleyen(ler)e inanmazlar. )

- [ne yazık ki]
YALAP-ŞAP / YALAP ŞALAP
YARIM-YAMALAK (İŞ YAPMAK)
( Baştan savma, üstünkörü, yarım yamalak. )

- [ne yazık ki]
YANLIŞ OLANDAN, DOĞRUYU AYIRAMAMAK/AYIRAMAYAN
ile/ve/<>
DOĞRU OLANDAN, YANLIŞI AYIRAMAMAK/AYIRAMAYAN


- [ne yazık ki]
YIRTICI
ile/ve/<> YIKICI

- [ne yazık ki]
YOKUŞA SÜRMEK
ile/yerine ÜMİTSİZLENDİRMEK

- [ne yazık ki]
YÜZSÜZ/LÜK
ile/ve/||/<> SIRNAŞIK/LIK
( ... İLE/VE/||/<> Can sıktığına, rahatsız ettiğine aldırmadan, birinden, sürekli, yalvarırcasına istekte bulunan ve bu isteğinde direnen kişi. | Sıkıntı veren, rahatsız eden, musallat olan. )

- [ne yazık ki]
ZAN
ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> İFTİRA

- [ne yazık ki]
ZAVALLILIK:
PARAYLA OLAN
ile/ve/değil/<> PARAYLA OLMAYAN

- [ne yazık ki]
ZORA KOŞMA
ile/ve/||/<> "YOKUŞA SÜRME"

- [ne yazık ki]
[ne] "SÖZ DİNLEMEK"
ile/ve/||/<>/< RİCÂ TANIMAK

- [ne yazık ki]
VEFÂ:
ÇIKARA
ile/değil/yerine/>< KİŞİYE

- [ne/hem] "HAKLILIK" ile/ve/ya da/ne de/hem de/<>/>< KIZGINLIK
( Ne kadar (")haklı(") olduğumuzu zannetsek de, ne kadar kızgın olsak da,
bazı/çoğu durumu, sakinlikle ve akılla[/tüzeyle] çözerek -ve de en azından çözümleyerek- ilerlemek gerekir. )

- [önce] YORUM ile/ve/sonra/> AŞIRI YORUM
( YORUM VE AŞIRI Y0RUM (UMBERTO ECO) kitabını okumanızı salık veririz. )

- [Ortalık yerde karıştırılmamalı!]
BURUN DELİKLERİ
ve/||/<> KULAK DELİKLERİ

- | "GEÇMİŞİNDE YAŞAMAK" ile/ve/<>
"GELECEKTE YAŞAMAK" |
değil/yerine/><
ŞU ANDA OLMAK

( | Pişmanlık, suçluluk, şikâyet, üzüntü ve kızgınlık yaşatır. İLE/VE/<> Kaygı, gerginlik, huzursuzluk yaşatır. |
DEĞİL/YERİNE/><
Özgürlük, neşe, hafiflik, bilgelik yaşatır. )

- | "ÖFKE GÜCÜ" ve "İSTEK/ARZU GÜCÜ" | ile/ve/değil/yerine/<>/> AKIL GÜCÜ
( Öfkeni, akılla yenemiyorsan, kendini, insandan sayma! )

- | İFTAR ||/<>/> İSRAF |
ile/değil/yerine/><
ORUÇ

( "Kaptırıp koyvermek." İLE/DEĞİL/YERİNE Kendini tutmak. )

- | KESER ya da RENDE | ile/değil/yerine/>< KOL HIZARI
( | Kendine yontar. YA DA Ötekine/dışarıya yontar. | İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İki tarafa da yontar. )

- | KISKANÇLIK ile/ve ÇEKEMEMEZLİK | ile/değil/yerine İMRENMEK ile/ve KEREM
( |Benim var, onun olmasın! İLE/VE Benim yok, onun da olmasın!| İLE/DEĞİL/YERİNE Onun var, benim de olsun. İLE/VE Benim var, onun da olsun. )

TERK EDEBİLECEKLERİM(İZ)

SÖYLEMEYEBİLECEKLERİM(İZ)(/SÖYLEMEYELİM!)
(/DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR])




- !İFTİRA ile/ve !KARALAMA

- !İSYAN ile/ve !KÜFÜR

- "... ZORUNDA MIYIM?" ve/||/<> "HAKSIZ MIYIM?"
( [ne yazık ki] İkisi de bilgisiz/bilinçsiz ve çıkarcı kişilerin kullandığı, sıradan sözlerdir. )

- "1000 TARAKTA BEZİ OLMAK/OLAN" ile/değil/yerine/>< "10 PARMAĞINDA, 10 MARİFET(İ OLAN)"

- "Dangıl-dungul" konuşma! Biraz nazik ol öyle KONUŞ!!!

- "Fıs-fıs" konuşma! Çevrene ayıp etmeden KONUŞ!!!

- "Nasılsa" diyerek çıkarlarını öncellemeden KONUŞ!!!

- "ANLAMIYORSUN!" / "BENİ ANLAMIYORSUN!" ile/değil/yerine SÖYLEDİKLERİMDE ANLAŞILMAYAN NEDİR?
( İkisi de, çok yanlış "ifade"lerdir! İkisinin yerine de,
"Söylediklerimde, anlaşılmayan nedir?" / "Söylediklerimde, anlaşılmayan neyse onu açayım..." vb.,
kişiyi hedef almayan, konuşulan konunun üzerinde durulacak kavramları ve ifadeleri kullanmak gerekir! )

- "BENİ İLGİLENDİRMİYOR" ile/ve/değil/yerine "BENİ (ÇOK) (FAZLA) İLGİLENDİRMİYOR"

- "BU" ve/||/<> "NEYSE"
( İşaret edilen/edilecek kişi çok yakınımız olsa bile hiçkimse için, hiçbir zaman, zemin ve koşulda söylenil(e)mez!["Bu" sözcüğü, ancak nesneler için kullanılır!] VE/||/<> Konuşma sırasında, konular, konuşulanlar için söylenil(e)mez! )

- "ÇOK BİLMİŞLİK" ile/ve/değil/<> HADDİNİ/AMACINI AŞAN, ANLAMSIZ(GEREKSİZ/YERSİZ) SÖZ/KONUŞMA

- "DENİZDE YÜZÜP DEREDE BOĞULMAK" ile/<> "DİMYAT'A, PİRİNCE GİDERKEN, EVİNDEKİ BULGURDAN OLMAK"

- "DÜRZÜ" değil/>< DÜRZİ
( Ağır bir hakaret ve küfür sözü olarak kullanılır. DEĞİL/>< Suriye'nin, Havran bölgesinde yaşayan ve kendilerine özgü mezhepleri olan bir müslüman topluluğu. )

- "EMİR VERMEK" ile/ve/değil/yerine/>/< DOĞRUDAN SÖYLEMEK

- "EN SEVMEDİĞİM" (ŞEY) ile/değil/yerine PEK/HİÇ SEVMEDİĞİM (BİR ŞEY)

- "FAZLA KONUŞMAK" ile/değil/yerine GEREĞİNDEN FAZLA KONUŞMAK
( Kişinin, "Fazla konuşmak" diye bir durumu ol(a)maz fakat belirli/belirsiz bir konuda/alanda/olguda, gereğinden fazla konuşması söz konusu olabilir. [Kişinin, doğadaki fiziksel donanımlarının yetersizliğini giderecek olanın, beyni ve zihni olmasından dolayı ve bunu da, geri dönülmez bir duruma girmeden önce gidermek, çözüm üretmek üzere dili ve konuşma becerisi karşılar. Modern dönemlerde gelinmiş kopukluklar, hızlı ve kısa/kesik sözler kullanma "çabası/beklentisi" nedeniyle de "konuşmanın fazlası" diye bir olgu, durum geliştirilemez ve/veya bu kişisel/düşük "beklentinin" karşılanması, çevremizdeki kişilerden beklenilemez!] )

- "GİDER" (YAPMAK) ile "ATAR" (YAPMAK)

- "HAKLISIN" yerine DOĞRU

- "HER NEYSE" değil/yerine "NEYSE"

- "İDDİA" ile KANAAT

- "İŞLENİLEN/İŞLENİLMEYECEK HALT" ile "YENİLEN/YENİLMEYECEK NANE"

- "İSTİYORUM" / "İSTEMİYORUM" ile/ve/ya da/||/<> "SEVİYORUM" / "SEVMİYORUM"
( Hiçbir zaman, bir açıklama yeterliliği ve niteliğinde değillerdir. Daha çok da, kaçmaya ya da dayatmaya yönelik yanıtlardır.

Anımsanması gereken nokta da, sizin kullandığınız oranda ve koşullardaki keyfiyetle, bir başkası da aynı keyfiyetle bunları kullanabilir, karşılık verebilir ve sonuç tam bir hüsran ve boşluk/anlamsızlık yaratır/yaratacaktır.

Dolayısıyla da, yaşamın getirdiği durumlarla/zorunluluklarla yüzleşerek, kaçmaksızın, isteyip-istememe, sevip-sevmeme alanından çıkarmak gerekir. )

- "İTİ, AN; ÇOMAĞI HAZIRLA!" ile/değil/yerine "İYİ KİŞİ, SÖZÜNÜN ÜZERİNE GELİR"

- "KARIŞMAK":
NE YAPMAYACAĞI/NA / SÖYLEMEYECEĞİ/NE
ile/değil
NE YAPTIĞINA/SÖYLEDİĞİNE

( Birine, ne yapmayacağını söylemek/anlatmak/göstermek karışmak değildir! ["Karışmak", yapılacak yanlış ya da doğru olan eylem/söz için kullanılabilir ancak.] )
( Kişilerin ne söyleyeceğini ya da yapacağını söylemeye, "müdahale" ya da "karışmak" denilebilir (belki ve çoğu şey için). Fakat ortak olan kavram, ifade, durum, davranış ve tutumlarda, toplumsal birlik, düzenlilik ve sürekliliğin sağlanması için gerektiğinde, hepimizin, birbirimize neyi yapamayacağını/yapmayabileceğini söylemesi kabalık ya da karışmak değildir! )

- "KİMSE DİKKAT ETMİYOR" yerine/değil BEN NE YAPMAMALIYIM/YAPABİLİRİM?

- "KIRMIZI IŞIK:
HERKESE YANMALI"
ve/fakat/ne yazık ki/>/< "BANA YANMASIN"

- "KOLAY(LIKLA) SÖYLEMEK" ile/ve/değil/<> İNAN(M)IYOR OLMAK

- "Konuşacağız da ne olacak?" demeden KONUŞ!!!

- "NASIL OLURSA OLSUN" ile/değil "NASIL OLMUŞ OLURSA OLSUN"

- "NE YAPARSAN YAP" değil SEN BİLİRSİN

- "NUTUK ATMAK" ile/değil/yerine ÖĞÜT VERMEK
( Hiçbir ârif, "nutuk" atmaz. )

- "SANA (DA) BİR ŞEY SÖYLENİLMİYOR" değil/yerine NE SÖYLEYECEĞİNİ (İYİ) BİLMEK
( Ne söylediğini ve haddini iyi bilirsen beklemediğin tepkiler de almazsın. )

- "SANA SÖVÜYORUM" değil/yerine/>< SENİ SEVİYORUM
( DEĞİL/YERİNE/>< )

- "SORMAK":
[ya] "MERAKTAN"
ile/ve/||/<>/ya da "ÖYLESİNE"

- "SÖYLE! GİTSİN!" değil/yerine/> SUS! BİTSİN!

- "TUTTUĞUN, ALTIN OLSUN!" ile/ve/||/<>
"ALLAH, NE İSTEĞİN/MURADIN VARSA, VERSİN!"

( Gerçekleşse, ikisi de kötü dua/beddua olabilecek, bu kadar ileri/uc derecede ve olanaksız olan "düşünce", "dilek", "dua" ya da "sözlere", "dilde" ve yaşamımızda yer vermemek gerekmektedir. Niyeti ve sözü de abartmak yerine uygun/doğru davranış ve tutumlarımızla, hizmet ederek, eyleyerek, çalışarak ve daha çok vererek ya da paylaşarak yani "el duası olmadan, dil duasının olmayacağını" anlamak ve anımsamak durumundayızdır. Bilgisiz, akılsız, yetersiz yaklaşımlara ya da "üçkâğıtçılıkta", bunlar gibi abartılı sözlere de itibar etmemenin bilgisi ve bilinciyle sağlanabilmektedir. )

- "UYARSA/UYUYORSA" ile/ve "İŞİNE GELİRSE"

- "YALAN SÖYLÜYORSUN!" ile/değil/yerine "HATA EDİYORSUN"

- "YANLIŞSAM BENİ DÜZELT/İN!" değil YANLIŞSA / YANLIŞ VARSA/OLU(ŞU)RSA DÜZELT/İN/İZ!
( Bu "M / N" harflerinin yani "BEN / SEN" "dilinin/kullanımı", "kişi temelli/odaklı" alt seviye "düşünüş"[düşünmeyiş/düşünemeyiş] ile bağlantılı olarak ya da öteki dillerden ve özellikle İngilizce'deki kullanımdan gelen kötü/yanlış bir kullanım/ifade şeklidir. )

- "YAPAMAZSIN" ile/değil/yerine "YAPMAMALISIN"

- "YAPMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK" ile/değil/yerine YAPAMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK

- "YARAYI DEŞMEK" ile/ve/||/<> "SIKINTIYI PERÇİNLEMEK"

- "YORULUYOR İNSAN" değil YORULUYORUM
( Kişisel ve/veya özel olan bir durumu, genelleyerek ya da abartarak, [kendine hizmet eden/çıkarına uyan] "akla" bürümenin [rasyonalizasyonun], çevreye hiçbir etkisi/katkısı olmadığı gibi, en başta, bu sözü söyleyen kişiye ve çevresine/zihinlere olan yükü çok fazladır. Aslolan da, ne söyleyeceğini bilmek değil ne söylemeyeceğini düşünmek ve ona göre konuşmak/konuşabilmektir! )

- "YORUM"(KEYFİYET / LÂF | KÜFÜR | HERZE) ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNCE

- "ZATEN ..." ile/değil/yerine "NASIL OLSA ..."

- AĞIZDAN ÇIKACAK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK ile/ve/||/<>/< AĞIZDAN ÇIK(A)MAYACAK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK
( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA! Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )

- APTAL ile ŞAPŞAL
( ... İLE Aptalca davranışlarda bulunan, alık kişi. | Üstüne başına önem vermeyen, özen göstermeyen. | Bol, dökük ve biçimsiz (giyecek). )

- ARGO ile ADİCE/BAYAĞI/ÂMİYÂNE[Ar., Fars.]

- AŞKTA:
SAÇMALAMAK
ve/ya da SUSMAK

- Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!!
( "Demek ki"...
"Zaten", "herşey", "aslında" ve"sadece"
"sonuç" ile başlar/başlamış!


Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!!
"Zaten" diyerek, her "işine gelene/gelmeyene" bağlamadan KONUŞ!!!
"Aslında" "öyle/şöyle" (oldu/olacak) ise zamanında düşün de ona göre KONUŞ!!!
"Sadece/sırf" diyerek onca konuşulanı gözardı etmeden KONUŞ!!!

"Sonuçta" diyerek son sözü kendine ait kılmadan KONUŞ!!!
"Son tahlilde" deyince daha bir üst perdeden konuşmadığını bilerek KONUŞ!!!
"Temelde" olanın ne olduğuna iyi bak da ona göre sağlam KONUŞ!!!
"Allah'tan" ise senin yetersiz diline/sözüne/onayına kalmayacağını anımsa da ona göre KONUŞ!!!
"Demek ki" ile her inancına ve kişisel sonuçlarına bağlamadan KONUŞ!!!
"Nasılsa" diyerek çıkarlarını öncellemeden KONUŞ!!!

"Ona bakarsan" diyerek sözü düşürmeden KONUŞ!!!
"Belki de" olasılıklarını düşünebiliyorsan birine ayrıcalık yapmadan KONUŞ!!!
"İlle de" o ya da öyle değil koşulsuz KONUŞ!!!
"Diyelim ki" diyorsan doğru örnek seçerek KONUŞ!!!

"Ne var?" diyerek, ahmaklık etmeden KONUŞ!!!
"Ne var ki?" diyerek, "saf görünümlü" kurnaz olmadan KONUŞ!!!
"Ne peki?" diye anlaşılması çok basit olanı karmaşıklaştırmadan KONUŞ!!!
"Niye ki?" diyerek, hazırcı değil önce kendin düşün de ona göre KONUŞ!!!

"Elimde değil" diye kendini/başkalarını "kandır"(a)madağını bilerek KONUŞ!!!
"Ne bileyim" diyorsan düşünüp, öğrenip, bilebileceğini anımsa ve ona göre KONUŞ!!!

"Herkes"i katmadan KONUŞ!!!
"Hiç kimse" demeden KONUŞ!!!
"Hep"siz KONUŞ!!!
"Her zaman"a yaymadan KONUŞ!!!
"Hiçbir zaman" diye kestirip atmadan KONUŞ!!!

"Keşke ..." ile geçmişe dönmeye çalışmadan KONUŞ!!!
"Ya ..." ile belirsiz olanı belirlemeden KONUŞ!!!

"Böyle ... Böyle ..." demeden KONUŞ!!!
"Şey - şey - şey" demeden KONUŞ!!!
"Falan-filan" diye boşluğa bağlamadan KONUŞ!!!
"Bla-bla-bla" diye başka dilde kullanmadan KONUŞ!!!
"Dedi/Dedim" tekrarsız KONUŞ!!!

"Ben" diliyle kendini merkeze koymadan KONUŞ!!!
"Sen" diliyle kişileri katmadan, hedef almadan KONUŞ!!!
"Sen de" diyerek saldırmadan ve savunmadan KONUŞ!!!

www.FaRkLaR.net/KONUS )
( dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!! )

- BAĞIRARAK SÖYLEMEK ile/değil/yerine/= SERT SÖYLEMEK

- BELİRSİZLİK SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
GÖNDERMELİ
ile/ve/||/<> VURGULAMA ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK

- BEYLİK SÖZLER ve/||/<>/< EZBER SÖZLER

- BİÇİMSİZ SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR

- BİLİRKEN SUSMAK ve/=/||/<> BİLMEZKEN KONUŞMAK/SÖYLEMEK
( (Bazen) İkisi de kötü ve yanlıştır. )

- BİR DURUMA ya da SÖYLENİLEN SÖZE, GERİBİLDİRİMDE:
(BEN) "ANLAMADIM"
ile/değil/yerine/||/<>/> "ANLAM VEREMEDİM"

- BİR DÜŞÜNCE/BİLGİ/SÖZ İLE:
TOPLUMU "BOZMAK"
ile/değil TOPLUMUN BİR BÖLÜMÜNÜ "BOZMAK" ["bozulacağına" dair ısrarcı olunuyorsa...]
( Olumsuz/kötü niyetli kasıt. İLE/DEĞİL Gelişmek/geliştirmek üzere/için. [Bazı bilgi ve durumlar, herkese değil bazı kişilere verilebilir/verilmelidir.] )

- BİR ŞEY Kİ...
YAPMASAN DA OLUR
ve/||/<> SÖYLEMESEN DE OLUR
( Yapma! VE/||/<> Söyleme! )

- BOŞ (BATIL) İNANÇ = SUPERSTITION[İng., Fr.] = ABERGLAUBE[Alm.] = SUPERSTITIO[Lat.]

- BOŞ KONUŞMA(MA)K ile BOŞUNA KONUŞMA(MA)K

- BUNDA, ANLAŞIL(A)MAYACAK ...:
"... BİR ŞEY Mİ VAR?" / ... NE VAR?"
ile/değil/yerine/>< ANLAŞIL(A)MAYAN BİR ŞEY VAR MI?
( İkisi de soru değil "soru" "kipinde"/"biçiminde", yukarıdan/dikey bir dille, yargı/yükleme sözleridir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlamaya çalışmak üzere ve anlayışla, yatay bir dille âdil/tarafsız/yüksüz/yargısız/nötr yaklaşım sözü/sorusu. )

- BURÇ değil GENELLEME
( Kişileri, burçlarına göre ayırmak ve tanımlamak, ciddi bir karşılığı bulunmayan, gerçekliklerden, yaşamın ayrıntılarından ve/veya kendinden kaçışlara hizmet eden genellemelerdir. )

- ÇOCUĞA İFADEDE/HİTAPTA:
"KIRARSIN/KIRACAKSIN" / "DÖKERSİN/DÖKECEKSİN" / "DÜŞERSİN/DÜŞECEKSİN"
değil/yerine SIKI TUT! / DİKKAT ET!

- ÇOCUĞUNA TAPMA ve ALAYCI TAVIR
( Modern kişinin, öncül ve ölümcül tutumları. )
( http://ahmetcorak.blogspot.com.tr/2010/01/ahtapor-anne.html )

- ÇOK KONUŞMAK değil/yerine/>< AZ KONUŞMAK
( Sık sık pişman olunur. DEĞİL/YERİNE/>< Pek az pişman olunur. )

- ÇOK SÖZ ile/ve/<> ÇOK MAL
( Yalansız olmaz. İLE/VE/<> Haramsız olmaz. )

- DENSİZ/LİK ile/ve/<> PATAVATSIZ/LIK

- DEVRİK TÜMCE/CÜMLE ile/ve/yerine (DÜZGÜN/DOĞRU) TÜMCE/CÜMLE

- DİLLENME ile/değil DİLLENDİRME

- DOĞRUDAN SÖYLEMEK ile AÇIK AÇIK SÖYLEMEK/KONUŞMAK

- DOST:
ACI SÖYLEYEN
değil ACIYI, TATLI SÖYLEYEN

- DÜŞÜNMEK ve/<>/>/< BOŞ KONUŞMAMAYI BECERMEK
( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )
( Bir şey ki, yapmasan da olur. YAPMA! Bir şey ki, söylemesen de olur. SÖYLEME! )
( Konuşulacak bir kişi olduğunda, onunla konuşamamak, onu yitirmek demektir. Konuşulamayacak bir kişiyle konuşmaksa sözlerin boşuna harcanması demektir. )
( Bazı şeyleri konuşmuyoruz diye aklımız/sözümüz yok zannedilmesin! )

- DUYGULARA BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
TEHDİT
ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> ÖNYARGILI DİL ile/ve/||/<> MAZERET

- EL-BURHÂN ile CEDEL ile HATÂBE(T) ile ŞİİR ile MUĞÂLATA/SAFSATA
( İspat. Kesin sonuç olmak amacıyla kesinlik taşıyan öncüllerden oluşturulan kıyas. İLE Diyalektik. Yaygın olarak bilinen önermelerden oluşan kıyas. İLE Retorik. Güvene bağlı olarak kabullenilen(makbûlât) önermelerden oluşan kıyas. İLE Poetik. İnsan ruhunu mutluluğa ya da mutsuzluğa yöneltici etkisi olan önermelerden oluşan kıyas. İLE Sofistik. Gerçeğe benzer ya da yaygınlık kazanmış yalan ya da kuruntudan oluşan önermelerden oluşan kıyas. )
( Safsata Türleri )

- ELİNE ile/ve DİLİNE ile/ve BELİNE SAHİP ÇIKMAK

- ETKİLEMEYE ÇALIŞMAK (İÇİN) KONUŞMAK/ANLATMAK ile/ve/değil/yerine (SADECE) KENDİNİ ANLATMAK/TANIMLAMAK (İÇİN) KONUŞMAK/ANLATMAK

- GENELLEME ile/ve/<> EZBERİNİ SÖYLEMEK

- GEVEZE/YANŞAK ile ÇAÇARON[< İt.]
( ... İLE Karşısındakini susturacak biçimde ve çok konuşan, çenesi güçlü, geveze. )

- GÖZ KAPAĞI ve/+/||/<> DUDAK
( "Herşeyi görme!" diye vardır. VE/+/||/<> "Her sözü söyleme!" diye vardır. )
( Kulakta, sürekli takılı olması gereken iki küpe...

Bir şey ki, yapmasan da olur... YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur... SÖYLEME! )

- GÜLMEK ile AYIPLAMA

- HER BİLDİĞİMİZİ ... ile/ve/||/<> HER SÖYLEDİĞİMİZİ ...
( Söylemiyoruz! İLE/VE/||/<> Biliyoruz! )

- HER ile TÜM

- HİCİV/HİCV değil/yerine/= YERGİ/TAŞLAMA
( Birini, bir toplumu, bir düşünceyş, bir nesneyi ya da bir göreneği yermek için yazılmış yazı ya da söylenmiş söz. )
( Terbiyesize, terbiyesizliğini, terbiyesizlik yapmadan ve onun seviyesine inmeden söylemek/yazmak. )

- HİÇKİMSEYLE KONUŞ(A)MAYACAĞIN/PAYLAŞ(A)MAYACAĞIN DÜŞÜNCELER/SÖZLER[KONULAR, OLAYLAR, OLGULAR, KAVRAMLAR] ile/ve/<> KENDİNİN (BİLE) DÜŞÜNMEK İSTEMEYECEĞİN DÜŞÜNCELER/SÖZLER[KONULAR, OLAYLAR, OLGULAR, KAVRAMLAR]

- İÇİNDEN SÖYLENİLMESİ GEREKEN ile AĞIZDAN DIŞARIYA ÇIKMASI/ÇIKMAMASI GEREKEN

- İSTATİSTİKSEL HATA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YETERSİZ ÖRNEK
ile/ve/||/<> TEMSİL ETMEYEN ÖRNEK ile/ve/||/<> YANLIŞ BENZETME ile/ve/||/<> YOK SAYMA ile/ve/||/<> SÜMEN ALTI ile/ve/||/<> KUMARBAZ

- İTHAM ile AŞAĞILAMA
( Suçlama, suçlu görme. İLE Küçük görme. )

- İYİ DÜŞÜN!:
KALBİ
ve/||/<>/>/< KAPIYI ve/||/<>/>/< SON SÖZÜNÜ
( Kırmak yerine. VE/||/<>/>/< Çarpmak yerine. VE/||/<>/>/< Söylemeden önce. )

- KAÇMAK ile/ve/değil/yerine UZAK DURMAK
( UZAK DUR!
* Karnı tokken sızlanandan
* Zevk sürerken sıkılandan
* El içinde ağlayandan
* Dost sözünden gocunandan
* Kuşkusuyla buz tutandan
* Düşmanına dost durandan
* Suretiyle kandırandan
* Aynalardan kovulandan
* Şeytanıyla yarışandan
* Sevabını anlatandan
* Günahına kulp takandan

Mete Özgencil )

- KIYAS ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> HAKARET
( Kimseye ve de özellikle çocuklara, ne kıyas, ne de hakaret edilmez! )

- KIZGINLIK ile/değil AŞAĞILAMA

- KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
KISIR DÖNGÜ
ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA

- KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ ile/ve/||/<> KONUŞ(MAY)ABİLECEĞİMİZ KADARIYLA KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ

- KONUŞMA(MA)NIN:
"ANLAMSIZLIĞI"
ile/ve/değil/yerine/<> "GEREKSİZLİĞİ"
( Konuşmak, kişinin, her koşul ve zamanda, en öncelikli yeti ve eylememidir. Dolayısıyla, kendi isteksiz ya da kopuk olduğumuz durumlar için "konuşmanın gereği yok" şeklinde düşünülmemeli ve konuşulmamalıdır. Anlamsızlığı, isabetsizliği, yersizliği/zamansızlığı olabilir fakat "gereksizliği" diye bir durum söz konusu olmadığı gibi bu ["niyetteki/kasıttaki"] söz de söylenemez/söylenmemelidir. )

- KONUŞMADA/ANLATIMDA:
(KİŞİYİ) "KESMEK"/"DÜZELTMEK"
değil/yerine (KİŞİNİN) SÖZÜNÜ "KESMEK"/"DÜZELTMEK"

- KONUŞMAK ile/yerine GEREKTİĞİ KADAR KONUŞMAK
( İTNAP: Sözü boş yere uzatmak. )

- KONUŞMAMAK ile/değil/yerine YERİNDE/KARARINCA/UYGUN KONUŞMAK
( Bir insan ne kadar çok gürültü yaparsa, sözleri de o kadar çok sessizdir. )

- KOPMA:
(")İNCELDİĞİ(") YERDEN
ile/değil/ne yazık ki "İNCİNDİĞİ/MİZ / İNCİTTİĞİ/MİZ" YERDEN

- KÜFR ETMEK ile/değil/yerine "BU DA VAR(MIŞ)" DEMEK

- KÜFÜR[Ar. KFR/KÂFİR: Örten. | Çiftçi.] (ETMEK) değil/yerine/= SÖVGÜ/SÖVMEK

- KÜFÜR ile/ve/= AŞIRI ABARTI
( SEBBETMEK ile/ve/= ... )

- KÜFÜR ile/ve/<> İDDİA
( Küfürlerin büyük çoğunluğu aynı zamanda birer iddiadırlar. )

- KÜFÜR ile İGLÂZ[< GALÎZ, çoğ. İGLÂZÂT]
( ... İLE Kaba, kötü "söz" söyleme. )

- KÜFÜR ve/||/<> ŞİDDET
( [ne yazık ki] Aklında, düşünce olmayanın dilinde. VE/||/<> Kalbinde, muhabbet olmayanın (b)elinde. )

- MÂLÂYÂNÎ ile/ve GIYBET

- MESNED/SİZ[Ar.] yerine DAYANAK/SIZ

- ÖĞÜT ile/ve/<>/>< HAKARET
( Bir insana, başkaları yanında verilen "öğüt", öğüt değil "küçük düşürme", "aşağılama" ya da "hakaret" olabilir/olur[bazen/çoğunlukla]. Kimseye ve de özellikle çocuklara, ne kıyas, ne de öğüt, doğru/uygun zaman, zemin ve koşullar oluş(turul)madıkça, yapılmamalıdır. )

- OLASILIKLARI DÜŞÜNMEK/HESAPLAMAK ile "ŞOM AĞIZLILIK"

- ÖZGÜRLÜK:
KİŞİNİN, ...
"CANININ İSTEDİĞİ GİBİ DAVRANMASI"
ile/değil İSTEMEDİĞİ HİÇBİR ŞEYİ YAPMAK ZORUNDA OLMAMASI
( Özgürlük, hiçbir zaman canının istediği gibi davranmak anlamına gelmemiştir ve öyle bir hak vermemiştir/veremez. )
( İkinci görüşün olmadığı yerde özgürlük olmaz. )
( ÖZGÜRLÜK: Belirlenimden, belirlenime geçmek. )

- SAÇMA(LIK)LAR / SAFSATALAR ile/değil/yerine FaRkLaR
( Sözcükler: "SEN ..." / "SEN DE ..." ile başlatılan/saldırılan "tanımlar".
* Tanım/açıklama: Tartışmada, öteki kişinin söz ve hareketlerini, kendi görüşünü savunmada kanıt olarak kullanma. | "Bir savın doğruluğunun, savı geliştiren kişinin, kişiliği ile ilgisi olduğu" "savı". | Bir kişinin önerileri yerine, önerinin reddedilmesini sağlamak üzere, kişiye sövülerek yapılan saldırı.
Örnek: - "Senin müdür hakkında söylediklerini duydum. Nankör adam! Sen müdürün o kadar ekmeğini yedin!"
- "...yı şu yaptıysa doğrudur/yanlıştır."
- "...yı savunuyorsa ahlâksızın tekiymiş."
Lat./İng.: ARGUMENTUM AD HOMINEM

* Tanım/açıklama: Tepkisel indirgemecilik.
Örnek:
- ... sorununun bu hâle gelmesinin toplumsal, ekonomik, politik bir sürü nedeni var.
- "Terör örgütünü mü savunuyorsun bana?!..."
İng.: STRAW MAN

Sözcük: "ONA BAKARSAN ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Ortak özellik gösteren iki önermenin birbiriyle aynı olması ya da birbirine çok benzemesi gerektiği" "savı". ZAYIF BENZETME
Örnek: "Osmanlı İmparatorluğu da tıpkı Roma İmparatorluğu gibi parçalanmıştır."
İng.: WEAK ANALOGY

Sözcük: "HERKES ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Çoğunluğun benimsediğinin doğru olduğu" "savı".
Örnek: " 'Herkes' ona oy verdiğine göre yaptıkları da doğrudur."
Lat.: ARGUMENTUM AD POPULUM

Sözcük: "DEMEK Kİ ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Zaman içinde, önce gerçekleşen bir olgunun, onu izleyen başka bir olgunun nedeni olması gerektiği" "savı".
Örnek: "Güneş tutulmasından sonra deprem oldu. Demek ki depremin nedeni güneş tutulmasıdır."
Lat.: POST HOC ERGO PROPTER HOC

Sözcükler: "DEMEK Kİ ..." / "SONUÇTA ..." / "TEMELDE ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Tersi kanıtlanamayanın doğru olduğu" "savı".
Örnek: "UFO'ların dünyayı ziyaret etmediği yolunda hiçbir kanıt yoktur. Demek ki ediyorlar."
Lat.: ARGUMENTUM AD IGNORANTIAM

Sözcükler: "DEMEK Kİ ..." / "ZATEN ..." ile başlayan "tanımlar".
* Tanım/açıklama: "Bağlantı, ilişki ya da ortak özelliklerin, mutlaka neden-sonuç ilişkisi içinde olduğu" "savı".
Örnek: "Genç kızlar, çok çikolata yiyor. Genç kızlarda sivilce çok görülüyor. Demek ki, sivilcenin nedeni çikolatadır."
Lat.: CUM HOC ERGO PROPTER HOC

* Tanım/açıklama: "Geleneksel olanın doğru olduğu" "savı".
Örnek 1: "...'yı öldürmemiz gerekiyor. Çünkü töre böyle."
Örnek 2: "Bunca yıldır böyle yapılıyor. Demek ki doğrudur."
Lat.: ARGUMENTUM AD TRADITIO / ANTIQUITATEM

* Tanım/açıklama: "Bir tartışmanın taraflarından birinin sessiz kalmasının, sessiz kalan tarafın tartışılan konuda bilgisi olmadığını, haksız olduğunu veya yanıldığını kabullenmesi anlamına geldiği" "savı".
Örnek: "Sükût, ikrardan gelir! Türk atasözü."
Örnek:
- Sanık, sorguda susma hakkını kullanmıştır!
- "Suçsuzsa neden sussun ki?! Kalkıp açık açık, 'Ben suçsuzum!' derdi suçlu olmasaydı!"
Lat.: ARGUMENTUM EX SILENTIO

Sözcükler: "DEMEK Kİ ..." / "BELKİ DE ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Sorunun ardında yatan varsayımların doğru olduğu" "savı". YÜKLÜ SORU
Örnek:
- Uyuşturucu kullanmaktan ne zaman vazgeçtin?
- Vazgeçmedim!
- Demek ki hâlâ kullanıyorsun?!...
- Hayır, hiç kullanmadım!
- "Ama vazgeçmediğini itiraf ettin!"
İng.: LOADED QUESTION

Sözcükler: "TEMELDE ..." / "HİÇ" / "HEP" ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: Döngüsel nedensellik. Kendi kendini "kanıtlayan" önerme.
Örnek: "O, tembeldir. Çünkü çalışmayı hiç sevmez."
Örnek: "Yalancı değilim. O nedenle, tüm söylediklerim doğrudur."
Örnek: "Sudan hafif maddeler yüzerler. Çünkü batmazlar."
Lat.: PETITIO PRINCIPII
İng.: BEGGING THE QUESTION

Sözcükler: "NASILSA ..." ile başlayan "tanımlar".
* Tanım/açıklama: "Ünlülerin/güçlülerin/zenginlerin söylediklerinin doğru ya da yoksulların söylediklerinin yanlış olduğu" "savı".
Örnek 1: "... bunu söylüyorsa doğrudur."
Örnek 2: "O beş parasızın teki! Söylediklerine kim inanır!?..."
Lat.: ARGUMENTUM AD CRUMENAM

* Tanım/açıklama: "Yoksulların söylediklerinin doğru ya da zenginlerin söylediklerinin yanlış olduğu" "savı".
Örnek: "Adamın beş parası yok ki çapkınlık yapabilsin!"
Örnek: "Adamın milyonları var. Güya eşini hiç aldatmamış!"
Lat.: ARGUMENTUM AD LAZARUM

* Tanım/açıklama: "Acınacak durumda olmanın ya da çaresizliğin, söylenilen ya da yapılanların yanlışlığına ağır bastığı" "savı".
Örnek: "Adam ayakta duramayacak denli yaşlı ve hasta. Bence geçmişte yaptıklarından sorumlu tutulmasına artık gerek kalmamalı."
Lat.: ARGUMENTUM AD MISERICORIDIAM

Sözcükler: "İLLE DE" / "TEMELDE ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Yalnızca iki seçeneğin var olduğu savı." YANLIŞ İKİLEM.
Örnek: "Ya çözümün bir parçasısındır ya da sorunun!"
İng.: BIFURCATION

Sözcükler: "ELİMDE DEĞİL ..." / "NE BİLEYİM ..." sözlerinin eklendiği "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Güç"/"zayıflık" kullanımı.
Örnek: "Ders kitaplarında yazılanlar doğrudur. Eğer yanlış dersem öğretmen beni sınıfta bırakır."
Lat.: ARGUMENTUM AD BACULUM


Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!! )
( http://www.nku.edu/~garns/165/ppt3_2.html

http://courses.washington.edu/spcmu/334/fallacies.html )
( Safsata Türleri )

- SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR:
BİÇİMSİZ
ile/ve/||/<> BELİRSİZLİK ile/ve/||/<> SALDIRI ile/ve/||/<> KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA ile/ve/||/<> TARTIŞMALI NEDEN ile/ve/||/<> İSTATİSTİKSEL HATA ile/ve/||/<> ŞAŞIRTMA ile/ve/||/<> YETKEYE BAŞVURMA ile/ve/||/<> DUYGULARA BAŞVURMA ile/ve/||/<> KIYASLAMA HATALARI ile/ve/||/<> SINIFLANDIRMA HATALARI
( BİÇİMSİZ SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR
( INFORMAL FALLACIES vs./and/||/<> FALLACIES )

BELİRSİZLİK SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: GÖNDERMELİ ile/ve/||/<> VURGULAMA ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK
( FALLACY OF: EQUIVOCATION vs./and/||/<> ACCENT vs./and/||/<> AMPHIBOLY )

SALDIRI SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KARALAMA ile/ve/||/<> NİTELİKSEL ile/ve/||/<> "SEN / SEN DE ..." ile/ve/||/<> DOLDURUŞA GETİRME
( ARGUMENT AGAINST THE MAN vs./and/||/<> CIRCUMSTANTIAL AD HOMINEM vs./and/||/<> FALLACY OF "YOU / YOU ALSO" vs./and/||/<> POISONING THE WELL )

KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KISIR DÖNGÜ ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA
( BEGGING THE QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF IRRELEVANT PURPOSE vs./and/||/<> IRRELEVANT CONCLUSION vs./and/||/<> FALLACY OF STRAW-MAN vs./and/||/<> FALLACY OF RED HERRING )

TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YANLIŞ NEDEN ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER
( FALLACY OF FALSE CAUSE vs./and/||/<> FALLACY OF "PREVIOUS THIS" vs./and/||/<> JOINT EFFECT vs./and/||/<> GENUINE BUT INSIGNIFICANT CAUSE vs./and/||/<> WRONG DIRECTION vs./and/||/<> COMPLEX CAUSE )

İSTATİSTİKSEL HATA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YETERSİZ ÖRNEK ile/ve/||/<> TEMSİL ETMEYEN ÖRNEK ile/ve/||/<> YANLIŞ BENZETME ile/ve/||/<> YOK SAYMA ile/ve/||/<> SÜMEN ALTI ile/ve/||/<> KUMARBAZ
( FALLACY OF INSUFFICIENT SAMPLE vs./and/||/<> UNREPRESENTATIVE SAMPLE vs./and/||/<> FALSE ANALOGY vs./and/||/<> SLOTHFUL INDUCTION vs./and/||/<> FALLACY OF SLANTING vs./and/||/<> GAMBLER'S FALLACY )

ŞAŞIRTMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: DEVEDE KULAK ile/ve/||/<> YA SİYAH, YA BEYAZ ile/ve/||/<> KANITLAMA ZORUNLULUĞU ile/ve/||/<> FELÂKET ÇIĞIRTKANLIĞI ile/ve/||/<> İMÂLI SORU ile/ve/||/<> ÇOK SORULU ile/ve/||/<> SINIRLI SEÇENEK
( FALLACY OF THE BEARD vs./and/||/<> BLACK OR WHITE FALLACY vs./and/||/<> ARGUMENT FROM IGNORANCE vs./and/||/<> FALLACY OF SLIPPERY SLOPE vs./and/||/<> COMPLEX QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF MANY QUESTIONS vs./and/||/<> FALLACY OF LIMITED CHOICES )

YETKEYE BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: BİR BİLENE SORMA ile/ve/||/<> YETERSİZ KAYNAK ile/ve/||/<> İNANCA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ORTAK TUTUMA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ÖBEK BASKISI ile/ve/||/<> YARARCI ile/ve/||/<> BEĞENDİRME ile/ve/||/<> DAYATMA ile/ve/||/<> İÇİNDEKİ DEĞİL DIŞINDAKİ(ZARF-MAZRUF) ile/ve/||/<> GENETİK
( ARGUMENT TO AUTHORITY vs./and/||/<> FALLACY OF UNQUALIFIED SOURCE vs./and/||/<> APPEAL TO BELIEF vs./and/||/<> APPEAL TO COMMON PRACTICE vs./and/||/<> BANDWAGON, PEER PRESSURE vs./and/||/<> PRAGMATIC FALLACY vs./and/||/<> APPEAL TO PERSONAL INTERESTS vs./and/||/<> FALLACY OF "IS" TO "OUGHT" vs./and/||/<> STYLE OVER SUBSTANCE vs./and/||/<> GENETIC FALLACY )

DUYGULARA BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: TEHDİT ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> ÖNYARGILI DİL ile/ve/||/<> MAZERET
( ARGUMENT FROM FORCE vs./and/||/<> ARGUMENT TO PITY vs./and/||/<> PREJUDICIAL LANGUAGE vs./and/||/<> FALLACY OF SPECIAL PLEADING )

SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> HATALAR
( FALLACIES vs./and/||/<> MISTAKES/WRONGS )

KIYASLAMA HATALARI: GENELLEŞTİRME ile/ve/||/<> ÖZELLEŞTİRME
( FALLACY OF CONVERSE ACCIDENT vs./and/||/<> FALLACY OF ACCIDENT )

SINIFLANDIRMA HATALARI: BÜTÜNLEME ile/ve/||/<> İNDİRGEME
( FALLACY OF COMPOSITION vs./and/||/<> FALLACY OF DIVISION ) )

- SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> HATALAR

- SAFSATA ile HURÂFE

- SAFSATA ile TOTOLOJİ
( Belirli bir niyet üzere uyarlanmışlık da vardır. İLE ... )

- SALDIRI SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
KARALAMA
ile/ve/||/<> NİTELİKSEL ile/ve/||/<> "SEN / SEN DE ..." ile/ve/||/<> DOLDURUŞA GETİRME

- ŞAŞIRTMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
DEVEDE KULAK
ile/ve/||/<> YA SİYAH, YA BEYAZ ile/ve/||/<> KANITLAMA ZORUNLULUĞU ile/ve/||/<> FELÂKET ÇIĞIRTKANLIĞI ile/ve/||/<> İMÂLI SORU ile/ve/||/<> ÇOK SORULU ile/ve/||/<> SINIRLI SEÇENEK

- SERBEST ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil SALLAMAK

- SIZLANMA ile SÖYLENME/SOKRANMA

- SÖYLEMEK ile/değil "AĞZINDAN KAÇIRMAK"

- SÖYLENİLECEK SÖZÜ OLMAYANIN:
[ne yazık ki]
[ya] YÜKSEK SESİ
ve/ya da/||/<> "ÖFKESİ"

- SÖZ(CÜK):
GERÇEK
ile/ve/||/<>/> MECAZ ile/ve/||/<>/> KİNÂYE ile/ve/||/<>/> SARİH
( Çıkarımsal. İLE/VE/||/<>/> Hayal/Muhayyile. İLE/VE/||/<>/> Sezgi/Hads. İLE/VE/||/<>/> Apaçık. )
( Soğan. İLE/VE/||/<>/> Sarımsak. İLE/VE/||/<>/> Koku. İLE/VE/||/<>/> Yaygın koku. )
( )
( Söz(cük)leri/ni değiştir... Dünya/n değişsin...
)
( )

- SÖZDEN ÖNCEKİ 3 EŞİK:
İYİLİK
ve/||/<> İNCELİK ve/||/<> GEREKLİLİK

- SÖZÜ:
SÖYLEMEDEN ÖNCE
ile/ve/||/<> SÖYLEDİKTEN SONRA
( Önünde dur! İLE/VE/||/<> Ardında dur! )

- SÖZÜ:
YANLIŞ ANLAMA
ile SAPTIRMA
( Anlamaya uğraşmayın! Yanlış anlamamanız yeter. )
( Yanlış düşüncelerden kurtulun, bu yeter. )
( Kendinize iyice bakın, tüm yanlış anlamalar ve yanlış düşünceler eriyip gideceklerdir. )
( Herkese, anlayabileceği kadar söz söyleyin. [Kellimünnâse alâ kader-i ukûlihim] )
( Bir sözü anlamak için, estetik bir hal gerek. )
( Don't try to understand! Enough if you do not misunderstand.
Get rid of wrong ideas, that is all.
Have a good look at yourself and all these misapprehensions and misconceptions will dissolve. )

- SUNTURLU KÜFÜR ile SİNKAF'LI KÜFÜR
( Çok kötü, berbat, ağza alınmaz küfür. İLE S.k/me sözcüğünün geçtiği küfürlerin, "S" ve "K" harflerinin Arapça okunuşuyla ifade edilmesi. )
( SUNTURLU: Yaman, adamakıllı, dehşetli. | Gösterişli, görkemli. )

- TAHRİK ile KIŞKIRTMA

- TÂMÂT-I CÜHELÂ[Fars.] ile TÂMÂT/SÖZ
( Cahillerin, saçmasapan sözleri. )

- TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YANLIŞ NEDEN
ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER

- TARTIŞMA ile/değil/yerine POLEMİK
( Söz ile. İLE/DEĞİL/YERİNE Yazı ile tartışma. )

- UKALÂLIK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> HAKARET

- YALAN SÖYLEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK ile/ve/<> YALAN SÖYLEYEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK
( Öğrenmiş ve uyguluyor olmak gerek. İLE/VE/<> [hâlâ öğrenilemediyse] Özellikle çocuklardan öğrenilebilir. )

- YALAN SÖYLEYİP UTANMAK değil/yerine/>< DOĞRUYU SÖYLEYİP "KAYBETMEK"(/KAZANMAK)

- YALAN:
SAFSATA
ile/ve/<> MECAZ ile/ve/<> PROPAGANDA ile/ve/<> REKLAM ile/ve/<> HABER
( Felsefede. İLE/VE/<> Yazında(edebiyatta). İLE/VE/<> Siyasette. İLE/VE/<> Ticarette. İLE/VE/<> Gazetecilikte. )

- YALAN ile/ve YANLIŞ
( İzin verilmez. İLE/VE İzin verilebilir. )
( [argo] MAVAL[: Uydurma söz.] ile/ve ... )

- YANLIŞ/KÖTÜ/AŞIRI/ABARTILI KULLANILANLAR:
"SIKINTI YOK!"
ve/<> "AYNEN" ve/<> "KESİNLİKLE" ve/<> "HAYIRLISI" ve/<> "KISMET" ve/<> "TABİİ Kİ DE" ve/<> "YAPILACAK BİR ŞEY YOK" ve/<> "BENCE DE"

- YAPALIM/YAZALIM DA...:
"SONRA UNUTURUZ"
değil ANIMSA(YA)MAYABİLİRİZ

- YAPILMAYACAKLAR ve/|| DİLLENDİRİLEMEYECEKLER
( [ne yazık ki] Dillendiriyorsun. VE/|| Yapıyorsun. )
( İNTAK: Konuşturma, söyletme. | Dillendirme. )

- YAPTIĞINI "ÖVMEK" değil/ne yazık ki/> YAPTIĞINI YIKMAK

- YETKEYE BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
BİR BİLENE SORMA
ile/ve/||/<> YETERSİZ KAYNAK ile/ve/||/<> İNANCA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ORTAK TUTUMA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ÖBEK BASKISI ile/ve/||/<> YARARCI ile/ve/||/<> BEĞENDİRME ile/ve/||/<> DAYATMA ile/ve/||/<> İÇİNDEKİ DEĞİL DIŞINDAKİ(ZARF-MAZRUF) ile/ve/||/<> "GENETİK"

- ZAMANINDA YA DA ZAMANSIZ SÖYLENMİŞ SÖZLER ile/ve GERÇEK YA DA YANLIŞ SÖZLER ile/ve HOŞ YA DA ACI SÖZLER ile/ve YARARLI YA DA YARARSIZ SÖZLER ile/ve NAZİK VE GÜCENDİRİCİ SÖZLER

- ZAN ile/ve/değil/yerine KANAAT

- [ne yazık ki]
!HAKARET ETMEK
ve/=/||/<>/> !YOK ETMEK

- [ne yazık ki]
!İFTİRA
ile !İFK
( Birine, aslı olmayan bir suç yükleme. İLE Bir suçu, birine yükleme. )

- [ne yazık ki]
!İTHAM
ile !TEKFÎR
( Çoğunlukla/bazen itham, küfürden daha ağırdır. )

- [ne yazık ki]
"SÖZÜ, TARTMADAN SÖYLEMEK"
ve/||/<>/> ALACAĞIN YANITTAN İNCİNMEMEK

- [ne yazık ki]
KÖTÜ KULLANIM
ile/ve/||/<>/> KÖTÜYE KULLANIM
( [... olduğunu/olacağını] "biliyorsun/biliyordun." İLE/VE/||/<>/> "ZÂTEN"/"SONUÇTA"/"ASLINDA" biliyorsun/biliyordun." )
( "Bir alışveriş, bir fiş." şeklinde, fazladan/gereksiz açıklama yapmak, uyarıda bulunmak. İLE/VE/||/<>/> "Ama bunu söylemenize gerek yok ki! Ben yapınca alışverişi, ZÂTEN/SONUÇTA alıyorum satış fişi." şeklinde [soluksuz/beklemeksizin/düşünmeksizin] "yanıt vermek." )
( Bir kişinin, neyi bilip bilmediğini ve/veya o an/dönem için anımsayıp anımsamadığını "belirlemek", beklentisi içinde olmak, dilin/ifadenin kötü kullanılmasıdır. [Hiçkimsenin, neyi bilip bilmediği, isteyip istemediği ya da yapıp yapamayacağı, hiçbir zaman, zemin ve koşulda bilinemez!] İLE/VE/||/<>/> Sözcüklerin yetersiz ve kötü kullanımıyla birlikte "niyet okumak" ya da genelleyici/indirgeyici/özdeştleştirici/köktenci/toptancı/sonuç odaklı bir yargı ifadesi ise sürecin ve ilişkinin tükenmesine neden olacak/olmuş bir kötüye kullanımdır. [Güç ve baskı uygulama isteği ve/veya nedeniyle olduğu/olabileceği gibi sorumluluktan kaçmak gibi çok çeşitli anlamsız/gereksiz nedenlerden de kaynaklanmaktadır.] )

- [ne yazık ki]
SÖZCÜĞÜ/TERİMİ: ANLAMAMAK
ile/ve/değil/||/<>/> BAŞKA ANLAM/LAR "YÜKLEMEK"

- [ne yazık ki]
SÖZDE, ÖLÇÜ BİLMEMEK/BİLMEYEN
ve/||/<> EDEPSİZLİKTE SINIR TANIMAMAK/TANIMAYAN

YAPABİLECEKLERİMİZ/İRÂDE (/YAPALIM!)




- !HEMPA[Fars.] ile/değil/yerine/>< KANKA
( Kötü işlerde aynı amaçla ve birlikte hareket eden kişi, ayaktaş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kan kardeşliği kadar yakınlıkla birlikte hareket eden/ler. )

- "...DAN KALKARAK" ile "...DAN HAREKET EDEREK"

- "1000 TARAKTA BEZİ OLMAK/OLAN" ile/değil/yerine/>< "10 PARMAĞINDA, 10 MARİFET(İ OLAN)"

- "ACELE ETMEK" ile/değil/yerine HIZLI HAREKET ETMEK
( Hızlı hareket edin ama önce kendi kendinizle barışmanın ve çevreye uyum sağlamanın bir yolunu bulun. )
( Fazla ağırdan almayın ama gereksiz yere acele de etmeyin; yolunuzda ilerleyin yeter. )
( Fazla acele eden kişi, kendini her zaman ya birkaç adım önde ya da birkaç dakika geride bulur. )

- "AÇIK OLMAK" ile İSTEKLİ OLMAK
( YA GEL, OL VE GİT! YA GİT, OL VE GEL! )

- "ADAMDAN SAY(MA)MAK" ile/değil MUHATAB ALMA(MA)K

- "ADAMI OLMAK" değil "ADAM OLMAK"

- "ADAMINA GÖRE" ile/değil/yerine ADÂBINA GÖRE

- "AKIL" ile/ve/değil/yerine KULLANILAN/UYGULANAN AKIL

- "AKILLI OLMAK" ile/ve/değil/yerine YETERİNCE AKILLI OLMAK/DAVRANMAK

- "AKILSIZ" İLERLEMEK değil AKLI AŞARAK İLERLEMEK

- "AKLINI, BAŞINA TOPLAMAK" ile/ve "AYAĞINI, DENK ALMAK"

- "ANLAMAK" ile/ve YANLIŞ ANLAMA(MA)K

- "AYI" ile/değil/yerine "ARI"
( Gibi yeme/oturma! İLE/DEĞİL/YERİNE Gibi çalış! )

- "AZ BİLMEK" ve/değil/için/||/<>/< ÇOK OKUMAK/DİNLEMEK/DÜŞÜNMEK

- "BABA, HİMMET!" > "OĞLUM, HİZMET!" değil "BABA, HİMMET!" =/<>/|| "OĞLUM, HİZMET!"
( "Hizmet edersen, himmet görürsün/ederim" DEĞİL Hizmet ederken himmet görürsün. )

- "BAK! BEN NE YAPTIM!" İÇİN YAPMAK ile/ve/değil/yerine HİZMET OLARAK YAPMAK

- "BİÇTİĞİN" ve/||/<>/>/< "EKTİĞİN"
( "Biçtiğini" beğenmiyorsan, "ektiğine" bakmalısın! )

- "BİRİKTİRDİĞİN" değil PAYLAŞTIĞIN

- "BÜYÜME" ile/ve/değil/yerine HAREKET

- "ÇALIŞMAK" ile/ve "BAŞLAMAK"
( Her iş, başlayana kadardır! )

- "ÇEVRE İÇİN" YAŞAMAK değil/yerine ÇEVRE İLE BİRLİKTE YAŞAMAK

- "ÇÖZÜM BULMAK" ile "ÇÖZÜM YARATMAK"

- "ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEN, SORUNUN BİR PARÇASISINDIR" ile/ve/||/<> "YAŞAMAKLA MEŞGUL OLMAZSAN, ÖLMEKLE MEŞGUL OLURSUN"

- "DAHA ÇOK OLAN"I ARAMAK değil/yerine DAHA AZ OLANIN TADINI ÇIKARMAK

- "DESİNLER" DİYE YAPMAK değil/yerine İŞLET FİİLİN, DUYSUN KULAĞIN

- "DOĞRUYU SÖYLEMEK, HER ZAMAN DOĞRU DEĞİLDİR" değil HER DOĞRUYU, HER ZAMAN VE HER YERDE SÖYLEMEMEK GEREK
( "Doğruyu söylemek, her zaman doğru değildir" diyenler, kendileri için "en yararlı olabilecek" yanlışı söylemek için en uygun zamanı bekleyenlerdir... )

- "DÜŞMAN OLMAK" değil/yerine/>< BİRBİRİNE HAYRAN OLMAK

- "EDEPSİZLİK" ile/değil/yerine COŞKU

- "HAKLI ÇIKMAK" ile/değil/yerine/>< HAKLI OLMAK

- "HAREKET" ile/ve "NUMARA"

- "HATA/KUSUR ARAMAK/BULMAK" (İÇİN/ÜZERE) ile/değil/yerine BİR EKSİĞİNİ/HATASINI (DAHA) DÜZELTTİRMEYE ARACI OLMAK

- "HAVA ATMAK" ile/değil/yerine PAYLAŞMAK

- "HAVF" >< RECÂ

- "HAYATI/NI YAŞAMAK" ile/değil/yerine ADAM OLMAK

- "HERŞEYİ BİLEN" ile/değil KENDİNİ BİLEN

- "İDARE ETMEK" ile/değil/yerine "ÇÖZÜM BULMAK"

- "İDDİA" ile KANAAT

- "İDEALİST" OLMAK değil/yerine İLKELİ OLMAK / HAYIR DİYEBİLME GÜCÜ

- "İŞ" ile/ve/||/<> HAREKET

- "KALIN/LIK / KABA/LIK" değil/yerine/>< "İNCE/LİK"
( Kişinin, kırılma nedeni. >< Herşeyin kırıldığı nokta. )

- "KARIŞMA" ile/ve BAŞKALDIRI

- "KARIŞMAK":
NE YAPMAYACAĞI/NA / SÖYLEMEYECEĞİ/NE
ile/değil
NE YAPTIĞINA/SÖYLEDİĞİNE

( Birine, ne yapmayacağını söylemek/anlatmak/göstermek karışmak değildir! ["Karışmak", yapılacak yanlış ya da doğru olan eylem/söz için kullanılabilir ancak.] )
( Kişilerin ne söyleyeceğini ya da yapacağını söylemeye, "müdahale" ya da "karışmak" denilebilir (belki ve çoğu şey için). Fakat ortak olan kavram, ifade, durum, davranış ve tutumlarda, toplumsal birlik, düzenlilik ve sürekliliğin sağlanması için gerektiğinde, hepimizin, birbirimize neyi yapamayacağını/yapmayabileceğini söylemesi kabalık ya da karışmak değildir! )

- "KARIŞMAK" ile MÜDAHALE (ETMEK)

- "KARIŞMAK" ile SORGULAMAK

- "KARIŞMAK" ile UĞRAŞMAK

- "KENDİNE DÖNÜŞTÜRMEK" ile/değil/yerine KENDİNİ DÖNÜŞTÜRMEK

- "KIRMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GÖNÜL ALMAYI (DA) BİLMEK
( Herkesin yapabildiği/yapabileceği. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Bazılarının yapabildiği/yapabileceği. )

- "KIZMAK" ile/ve KINAMAK

- "KOMPLO TEORİSİ" ile/değil/yerine TEORİ/KURAM
( [düşük/yüksek olasılıklı] Akıl hastalığı içinde. İLE/DEĞİL/YERİNE Akıl[felsefe/bilim/sanat] ile. )

- "KÖTÜLEMEK" ile/değil/yerine NE OLDUĞUNU BELİRTMEK

- "KULAK KABARTMAK" ile/değil/yerine SORMAK
( Ağız aramak, ya da kulak kabartmak yerine doğrudan öğrenmeye yönelik soru sormak gerek. [her ne kadar sorulamayacak/konuşulamayacak şeyler olsa da] )

- "KURNAZLIK" ile/değil/yerine AKIL

- "KUTUPLAŞMA" değil/yerine KUCAKLAŞMA

- "KUYRUĞU DİK TUTMAK" ile/değil "OMURGALI" DURMAK/DAVRANMAK

- "MEYDAN/CANINA OKUMAK" değil/yerine/>< KİTAP OKUMAK

- "NEREDE ÇOKLUK, ORADA BOKLUK" ile/ve/değil/yerine NEREDE HAREKET, ORADA BEREKET

- "ÖRNEK ALMAK" ile "DERS ALMAK"

- "PATRON OLMAK" ile/değil/yerine ÖRNEK VE ÖNDER OLMAK

- "PES ETMEK" ile/ve/değil/yerine/>< AKIŞINA BIRAKMAK

- "PEŞİNDE KOŞMAMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> VAZGEÇMEK

- "ŞİKÂYET ETMEK" ile/değil/yerine/>< DURUMU(NU)/ZİHNİ(Nİ) DEĞİŞTİRMEK

- "SORUN/SIKINTI":
"FARKLI OLMAK/TA"
ile/ve/||/<>/ne yazık ki FARKINDA OLMAMAK/TA
( )

- "SORUNLU" ile/değil/yerine/>< SORUMLU

- "SÖZ(Ü) DİNLEMEK" ile/ve/değil/yerine SÖYLENİLENİ/İSTENİLENİ YAPMAK/YAPABİLMEK

- "SU KOYVERMEK" ile "YELKENLERİ SUYA İNDİRMEK"

- "SUÇLAMAK" ile/değil/yerine SORUMLU OLMAK

- "TAKINTI" ile/değil/yerine ÇALIŞMA VE ÜRETME (GEREKLİLİĞİ)

- "TAKINTI" ile/değil/yerine GEREKENİ/GEREĞİNİ YAPMAK

- "TAKINTI" ile/değil/yerine İLKELİLİK

- "TAKINTI" ile/değil/yerine TUTARLI OLMA (ÇABASI)

- "TERİM SOĞUMASIN" değil/yerine DİNLENMEYİ BİLMEK

- "UNUTMAK" ile/ve/değil/yerine ÜZERİNE KONUŞMAMAK

- "UNUTUL/URUNUTURUZ/UNUTURUM/UNUTURSUN" değil/yerine/></<
YAZMAZSAK/YAZMAZSAM/YAZMAZSAN UNUTULUR/UNUTURUZ/UNUTURUM/UNUTURSUN


- "ÜSTÜN/LÜK" ile/ve/değil/yerine KAPSAYICI/LIK

- "VERİRSEN ALIRSIN" değil "VERİRSEN, ALIRSIN"

- "YAKIŞAN/YAKIŞMAYAN" ile/ve/değil/||/<>/< UYGUN DÜŞEN/DÜŞMEYEN

- "YALVARMAK" ile/değil/yerine KİBARLIK(TAN)
( "Uygun bir yerde indirir misin!" diyen bir yolcuya, minibüs şöförünün yanıtı: "Ne yalvarıyorsun! 'İndir!' de, indirelim!" )

- "YAPMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK" ile/değil/yerine YAPAMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK

- "YAR/UÇURUM" OLMAK ile/değil/yerine/>< YÂR OLMAK

- "YOL VERMEK" ile/değil/yerine "YER VERMEK"

- "YUVARLAMA" ile/ve/||/<> "KESTİRME"

- "ZAYIF" ya da "GÜÇLÜ" ile/değil/yerine ZEKİ
( İntikam alır. YA DA Affeder. İLE/DEĞİL/YERİNE Görmemezlikten gelir. )

- "ZAYIFLIK" ile/değil KİŞİLİKLİ/OMURGALI KALMAYI YEĞLEMEK

- (")AYAKTA DURACAK DURUMUNUN OLMAMASI(") ile/ve/||/<>/< YAŞAMDA DURACAK NEDENLERİNİN OLMASI

- (")GEÇMEK(") ile (")ATLAMAK(")

- (")İLKE(") ile/ve/<> KİŞİ/İNSAN
( Bazen, bir ilke için herkesten, bazen bir kişi/insan için tüm ilkeler(imiz)den vazgeçebiliriz/vazgeçebilmeliyiz! )

- (")İYİ/LİK(") ile/ve/>< (")KÖTÜ/LÜK(")
( Hesapsız/plansız. İLE/VE/>< Hesaplı/planlı. )
( İyi, yapmak ve yaratmakla; kötü, tembellik ve işsizlikle görülür. )
( Mükemmel olmayanı mükemmel olan uğruna seve seve feda edin, o zaman iyi ve kötü tartışmaları artık hiç olmayacak. )
( Ortak iyiliği (bütünün hayrını) arzu ettiğinizde, tüm dünya sizinle birlikte arzu eder. )
( Yapmış olduğu kötülüğü daha sonra yaptığı iyilikle yenen kişi, ayın, ışığını örten bulutlardan kurtulduğu zamanki gibi, dünyaya ışık yayar. )
( Olgun kişi, iyiyi gözlemleyerek onun peşinden gider, kötüyü gözlemleyerek düzeltmeye çalışır. )
( En yüksek katta şereflendirilmenin anlamı, kişinin iyiliğe olan içten aşkının doğurduğu başarıdır. )
( Olayları iyi ve kötü diye ayırdığınız sürece, haklı olabilirsiniz. Gerçekte ise, yerine getirildiklerinde, iyi kötüye, kötü de iyiye dönüşür. )
( Kötüyü kötü görebilmeliyiz ki, iyiyi arayabilelim. )
( Her şeyi iyi görürsek, tuzağa düşeriz. )
( ARETE[Hellence]: İyilik. | Erdem, yetenek, yetkinlik, yararlılık. )
( İyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği kadar, kötü; kötü şeylerin olduğu kadar da, iyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği ve bu bağlamda da, iyi/kötü tanımının olmadığı/olamayacağı, ancak ve sadece bizim alt seviye yükleme(leri)mizle ya da indirgeme(leri)mizle söz konusu olduğunu anımsamakta yarar vardır. )
( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )

- (")MERCİMEĞİ(") ... :
"FIRINA VERMENİN" HAZZI
ve/||/<>
EVSİZ(LER)E VERMENİN HUZURU

( EVSİZLERİ (DE) DÜŞÜN(ELİM)!!! )
( Çorbada Tuzun Olsun!... )
( Aynada gördüğün, ben(evsiz) değil(im)!

Bu işte bir Evsizlik var!

Ne yersek paylaşıyoruz!...
Bu kurda-kuşa, bu bana, bu da bir evsize...

Evlenme teklifime yardım eder misin!?

Ben - Sen - O | Biz - Siz - Evsiz

3 taş oynamak için taşta oturmak/yatmak zorunda değilsin!

Yazın kaşın, kışın taşın! (İşimiz/yaşamımız bu/böyle!)

Düşün, taşın! Ya da kaşın!

"Evde yokuz!" / "Evdeyim!"
( Senin yalanın. / Benim yalanım. )

Benim görmem için pertavsız gerekebilir fakat senin görmen(düşünmen) için bir evsiz görmen gerekmiyor!

Yaşar, ne(rede) yaşar; ne(rede) yaşamaz(. / ?)

Ah bir Çelik kapım olsa...
Evsiz Hercai

Neden, huzurlu evinizde, evsizler için bir Hadise çıkmasın? )

- (")YORULMADA("):
HAREKET
ile/değil DURGUNLUK
( Kişiyi, hareket değil durgunluk yorar. )

- (BAZI ŞEYLERİ:
) ÖĞRENDİKTEN SONRA YAŞAMAK
ile/ve/<>/değil/yerine YAŞADIKTAN SONRA ÖĞRENMEK

- (ÇOK KONUŞMAK ile/ve BOŞ KONUŞMAK) ile/ve/yerine ÇOK/BOŞ KONUŞMAMAK

- (HER KOŞULDA) YAP!:
NE YAPABİLİYORSAN
ile/ve/||/<> NE KADARINA SAHİPSEN ile/ve/||/<> NEREDEYSEN

- (KENDİ KENDİNE) HÜKÜM VERMEK değil/yerine İSTİŞÂRE

- ... HAKKI ("VERMEK") ile/ve/değil/||/<>/< ... FIRSATI (TANIMAK)

- ... OLMASINDAN/DURUMUNDAN (DA):
ANLAŞILACAĞI GİBİ ..."
ile/ve/değil "HAREKET EDİLEBİLECEĞİ GİBİ ..."

- ...'YI OKUMUŞ OLMAK ile ...'YI OKUMAMIŞ OLMAK

- ...'YI SORMAMAK ile/ve/||/<>/> ...'YA BAKMAMAK

- 1 ve/||/<>/>/< 2 ve/||/<>/>/< 4 ve/||/<>/>/< 8
( Konuş. VE/||/<>/>/< Yaz! VE/||/<>/>/< Oku! VE/||/<>/>/< Dinle! )

- KAN BAĞIŞI ve ÖRGEN BAĞIŞI
( )

- OKUMAK! ile/ve/değil/||/<>/> OKUMAK! ile/ve/değil/||/<>/> OKUMAK!
( Duyduğumu unuturum, gördüğümü hatırlarım, okuduğumu anlarım. )
( Kurnaz kişiler, okumayı küçümserler, basit kişiler, ona hayran olurlar, akıllı kişiler ise ondan yararlanırlar. )
( Okumak bir kişiyi doldurur, kişilerle konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır. )
( Kişi kendini yetiştirmek/terbiye etmek için okumalıdır! [Başkalarına bilgi satmak için değil!] )
( Kitap okumak, sevgilinin fotoğrafına bakmak gibidir. )
( Büyük buluş! )
( )

- ACIMA ile/değil KENDİNE ACIMA
( Kişiyi, acımak değil kendine acımak bitirir. )

- ACI ile/ve/<>/değil/yerine SUSKU/SÜKÛT

- ACZİNİ BİLMEK ile/ve/<> HADDİNİ BİLMEK
( Âlim bildiğini bilir, Ârif Kendini/Bileni Bilir, Kâmil Aczini/Haddini Bilir! )

- ADA(N)MAK ile/ve VAKFETMEK

- ADÂLETSİZLİK DURUMLARINDA, "TARAFSIZ"(SESSİZ/ÂTIL) DURUYORSAN, KÖTÜLERİN/KÖTÜLÜĞÜN TARAFINI TUTMUŞSUNDUR ile/ve/||/<> ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEN, SORUNUN BİR PARÇASISINDIR

- ADÂLET ile/ve/<>/< BARIŞ[VARIŞ]/SULH
( Eğer dünyada barış ve uyum istiyorsanız, aklınızda ve gönlünüzde barış ve uyum olmalıdır. )
( Kendinizde düzen olmadıkça, dünyada düzen olmayacaktır. )
( AN SÜKÛT'İN SULH: Davalının susması üzerine gerçekleşen barış. )
( YURTTA SULH, CİHANDA SULH! PAZ EN EL PAIS, PAZ EN EL MUNDO! )

- ADÂLET ve/||/<>/>/< DAYANIŞMA

- ADÂLET ile/ve/<> KARMA
( Karma ve Kader kavramlarını, kapsamlı bir şekilde anlamak ve görmek üzere "My name is Earl" dizisini baştan sona izlemenizi öneririz... )

- ADÂLET ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< MERHAMET

- ADÂLET ve/||/<>/< RIZÂ ve/||/<>/< BİLGİ/HABER
( Adâletin kaynağı da, hedefi de, durumdaki/olaydaki ilgili kişilerden birinin rızâsıdır. Adâlet, insanı ve rızâsını esas almaktır! [Tabii, rızâ da, en başta, (durumdan/olaydan/tespitten/(ön) "hüküm"den) haberdar etmekle başlar.] )

- ADAM ile/ve/||/<> EFENDİ
( Bir şey/ler biliyorsan, susma! İbret alsınlar. İLE/VE/||/<> Bir şey bilmiyorsan, sus ki, en azından, efendi sansınlar. )

- ADANMAK ile/yerine/değil (GEREKTİĞİ/YETERİ KADAR) ÖNCELİK/ÖNEM VERMEK

- ADANMIŞ/LIK ile FEDAKÂR/LIK

- ADÂVET değil/yerine/>< DEĞİM/LİYÂKAT

- AFFETMEK ile/ve/değil/yerine GÖZARDI ETMEK

- AFFETMEK ile UNUTMAK ile BARIŞMAK

- AFFETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> VAZGEÇMEK

- AĞLAMAK ve/değil/yerine/<>/>< GÜLMEK :)
( Yalnız. VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Herkesle birlikte. :) )

- AHLÂKLI değil AHLÂK KİŞİSİ

- AKIL-FİKİR SAHİBİ OLMA(MA)K ile İFLÂH OLMA(MA)K

- AKILLI ÇALIŞKANLAR ile/ve AKILLI TEMBELLER ile/ve
AKILSIZ ÇALIŞKANLAR
ile/ve AKILSIZ TEMBELLER
( Ödüllendirilmeli! İLE Teşvik edilmeli! İLE Ceza verilmeli! İLE Kovmalı! )
( Takdir etmeli! İLE Dikkat etmeli! İLE İkaz etmeli! İLE Terk etmeli! )
( [+ +] ile [+ -] ile
[- +] ile [- -] )

- AKLI, DUYGULARA ARAÇ KILMAK ile/değil DUYGULARI, AKLA ARAÇ KILMAK

- AKLIN AHLÂKI ve/||/<> KALBİN AHLÂKI
( Mantık. VE/||/<> Edep. )

- AKLIN DİLİ ile/ve/<> GÖNLÜN DİLİ
( Düzyazı. İLE/VE/<> Şiir. )

- AKLIN:
DÜZEN VERİCİLİĞİ
ile/ve/||/<> İŞLEM GÖRÜCÜLÜĞÜ

- ALAY EDİLECEK TUTUM/DURUM ile/değil/yerine MUHABBET

- ALAYCI TUTUM/LAR yerine SAYGI GÖSTERMEK

- ALIŞILMIŞ/LIK ile/değil/yerine/>< AŞILMIŞ/LIK

- ALIŞKANLIK AHLÂKI ile/ve/değil/yerine YEĞLEME/TERCİH AHLÂKI

- ALIŞTIRMA ile/ve ÇALIŞMA

- ANLA! ve/||/<>/> TAMAMLA!

- ANLAMAK ile/ve EYLEM
( Eylemin en yüksek biçimi, dildir/sözdür. )

- ANLAMAK ile/ve/değil/yerine/> İÇSELLEŞTİRMEK

- ANLAYIŞ ile/ve/değil/yerine/<> YOL GÖSTERMEK

- ARAMA ile/ve/<> BULMA
( Aramakla bulunmaz fakat bulanlar aramış olanlardır. )
( Arayan aradığı sürece ayrı kalır. )

- ARINMA ve/||/<>/> AYDINLANMA ve/||/<>/> AŞK

- ARKADAŞINLA KARDEŞ (GİBİ) OLMAK/OLABİLMEK ile/ve KARDEŞİNLE KARDEŞ OLMAK/OLABİLMEK

- ARSIZ ile/değil/yerine/>< HAKLI ...
( Olan yerde/için. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Suçlu" "olur"/"görülür". )

- AŞIRI "AKILCILIK" >< YARATICILIK

- ÂTIL (KALMAK) değil/yerine/>< ÂDİL (OLMAK)

- AYAĞA BAKMAK ile/ve/değil/yerine YERE BAKMAK

- AYDINLANMA ile/ve/||/<>/> SÜKÛNET

- AYIRMA ile/ve/||/<> YALINLAŞTIRMA ile/ve/||/<> ARA ÇÖZÜM/LER ARAMA/BULMA
( Düşüncenin, bilgilerin, nesnelerin, kavram, olay ve olgular üzerinde en temel uygulanması gerekenlerin başında, onları bütün olarak görebilmenin yanı sıra ve ötesinde, ayırma bilgisi, becerisi ve oranı bulunmaktadır.

Bilmek ya da bilinebilenler, ancak küçültme ya da ayırma bilgi ve becerisiyle elde edilebilirler. Bu işin ustalığı da, her ustalığın temelinde bulunan çıraklık sürecinde gerçekleşir ve kaynağını, gücünü çıraklık döneminden alır. Bu bilgi, deneyim ve dönem, kalfalıkta ve ustalıkta bile olunsa, tüm sürecin neredeyse tamamıdır.

Birleştirme bilgi ve becerisi olarak tanımlanan ustalık, yetkin çıraklıktır. Hatta ustalık diye bir şeyden bile söz edilemeyecek kadar tek bir bilinç ve beceridir. Kişinin, bisiklet kullanmayı bir kere öğrenmesinden sonra, yaşam boyunca bir daha bisiklet kullanmayı öğrenmeye gerek kalmaması, kendinin değil, suyun kaldırma gücündeki gibi, kendiliğindenliğiyle, doğasıyla sağlanır. Zihnin ya da bilincin devrede olması ile değil, beynin ya da öte bir bilincin devrede olmasıyla, bilinç merdiveninde görülen, bilinçsiz bilinçlilik ya da yeterlilik ile sağlanır.

Karmaşık olan ya da öyle "algılanan" süreçlerin çözümü de, onları, oldukları yapıda değil, küçülterek ya da çok haneli sayıdan oluşan bir bölmenin, tek haneli bir sayıya doğru yalınlaştırılması ile gerçekleşir.

Çözümsüz "görünen" durumların da çözümü, köklü/kökten çözüm arayışı değil ara çözüm üretebilmektir. Yaşamımızda, karşılaşılabilecek sonsuz olumlu ya da olumsuz olasılıktaki durum ve süreçler için bazen ya da çoğunlukla, bir düşünce ya da nesneden, ödün vermeden ya da bir parçasından vazgeçmeden, bir şey elde etmek ya da yetersiz/olumsuz sürecin devam etmesine göz yumarak, bir sonuç ya da çözüm oluşturmak olanaklı değildir.

Ne herhangi bir düşünce ya da bir durum için, ne de kaygının sona erdirilmesi, olumsuz ya da yetersiz koşulların tamamen ortadan kalkma "beklentisi" ya da "dileği" ile sağlanamayacağından dolayı, ayırmayı, yalınlaştırmayı ve ara çözümler üretmeyi bilmek, becermek gerekmektedir.


"Hiçbir sorun, onu yaratan 'bilinç seviyesi'yle çözülemez." )

- AYRILACAK ZAMAN ve/||/<> VERİLECEK SELÂM
( Vefâ bilmeyene zaman ayrılmaz/ayrılmamalı. VE/||/<> Değer bilmeyene selâm verilmez. )

- AYRIM <>/> ÇATIŞKI <>/> BİREŞİM

- AYRIŞTIRMAK ile/değil/yerine KAYNAŞTIRMAK

- AZARLAMAK/İTAP/TEKDÎR/TEVBÎH[Ar.] ile/ve/değil/yerine UYARMAK
( NUSH İLE USLANMAYANI ETMELİ TEKDÎR
TEKDÎR İLE USLANMAYANIN HAKKI KÖTEKTİR )
( Dostun azarı, olgunluğa(kemâle) götürür. )
( Kendini "azarla", kimse, seni azarlayamaz. )

- BAĞ:
ÖZERKLİK
ve/<> HAZIR OLMA ve/<> GÖNÜLLÜLÜK/RIZÂ ve/<> HAREKETE GEÇME/GEÇEBİLME ve/<> KURABİLME(SÜRDÜREBİLME/SÜREKLİLİK) ve/<> PAYLAŞIM ve/<> GÜÇ

- BAĞIMLI/LIK ile/yerine BAĞLI/LIK
( Onlar mı size, siz mi onlara bağlısınız? )

- BAĞIŞ ile/<> İHSÂN ile/<> LÜTÛF ile/<> HİMMET ile/<> KEREM ile/<> İNÂYET ile/<> İLTİFAT ile/<> ATÂ ile/<> ATIFET ile/<> HÎBE

- BAĞLANMA:
SAKİNLİK
ve/||/<>/>< KAYGI

- BAHANE BULMAK ile/değil/yerine ÇÖZÜMÜNÜ/ÇARESİNİ BULMAK(/ARAMAK)
( "İstemediği/n" herşeye. İLE/DEĞİL/YERİNE (Gerçekten) İstediği herşeyin. )

- BAKMAK:
KAÇIRDIKLARINA
değil/yerine YAKALAYABİLECEKLERİNE

- BAKMAYIN! > KATILIN!

- BARIŞMAK ile/ve/değil/yerine AŞMAK

- BARIŞMAK ile/ve UNUTMAK

- BARIŞ = SULH = PEACE[İng.] = LA PAIX[Fr.] = DER FRIEDEN[Alm.] = LA PACE[İt.] = LA PAZ[İsp.] = PAX[Lat.] = HE EIRENE[Yun.] = SELÂM, SULH[Ar.] = ÂŞTÎ[Fars.] = VREDE[Felm.]

- BAŞIBOŞ:
İŞSİZLER
ile/ve/değil/<> DAHA İYİSİNİ YAPABİLECEK OLANLAR

- BAŞINA GELEN ile/ve/||/<>/< OLMAMASI GEREKEN

- BAŞKALARINI AFFETMEK ile/ve/||/<>/< KENDİNİ AFFETMEK
( Affetmek, bir mahkûmu serbest bırakmaktır ve o mahkûmun kendin olduğunu keşfetmektir. )
( AFFEDELİM!!!

Lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur:

"Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?"

Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. "O zaman" der öğretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin"

Öğrenciler bunu da yaparlar. "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!"

Öğrenciler, bu işten pek birşey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarını üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:

"Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın,o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun."

Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, kendine "Peki şimdi ne olacak?" der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar:

"Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde? Hep yanınızda olacaklar."

Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikâyete başlarlar:
"Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor."
"Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, kişiler, tuhaf bakıyorlar bana artık. Hem sıkıldık, Hem yorulduk!"

Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir:

"Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz,

halbuki affetmek, en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir. )
( Kendini affetmeyen kişinin, tüm kusurları affedilebilir. )

- BASKILAYICI TUTUM ile/değil/yerine SINIRLAYICI TUTUM

- BAZI DEĞERLERİ/İLKELERİ:
"ALMIŞ/ALMAMIŞ" OLMAK
ile/ve/değil/yerine/||/<> ANLAMIŞ OLMAK

- BAZI DURUMLARDAKİ YENİLGİNİN KESİNLİĞİNDE:
ÖYLE "YENİL(MEK)" Kİ
ile/ve/değil/||/<>/> DÜŞMANIN KAZAN(A)MAMASI

- BAZI ŞEYLERİ:
ÇIRPINARAK SİLMEK
ile/değil/yerine/>< BİR ÇIRPIDA SİLMEK

- BEKLENTİ değil/yerine HİZMET

- BELİRLİ BİR ALANDA/KONUDA:
BİN KİTAP OKUMAK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< (YETKİN) BİR KİTABI, BİN KEZ OKUMAK

- BELLEĞE YÖNELİK BİLGİ (YÖNETİMİ/KULLANIMI) ile/yerine EYLEME YÖNELİK BİLGİ (YÖNETİMİ/KULLANIMI)

- BELLEK YİTİMİ ile DUYUM YİTİMİ ile ACI YİTİMİ ile SÖZ YİTİMİ ile HAREKETLERDEKİ DÜZENSİZLİK

- BEN/SEN BİLİNCİ ile/ve/<>/yerine BİZ BİLİNCİ
( Ben Var'ım!, Ben Tek'im!, Ben Anlamlı'yım! / Sen Var'sın!, Sen Tek'sin!, Sen Anlamlı'sın! İLE/YERİNE Biz Var'ız!, Biz Tek'iz!, Biz Anlamlı'yız! ( Hiçbir şey benim ya da sizin değildir - her şey bizimdir. )
( Nothing is mine or yours - everything is ours. )

- BENDE YOK, SENDE DE OLMASIN ile/değil/yerine SENDE VAR, BENDE DE OLSUN

- BENİMSEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KABUL ETMEK

- BEŞER ile/değil/yerine/>< ÂDEM
( [Kendi sorumluluğunu] Al(a)mayan/alamamış. İLE Alan/almış. )

- BESLENME:
"CANIN SIKILDIKÇA"
değil/yerine/>< ACIKDIKÇA

- BICIR BICIR (KONUŞMAK, HAREKET ETMEK)
( Küçük, şirin çocuklar için söylenilen. )

- BİLDİĞİN GİBİ ve/||/<> SEVDİĞİN GİBİ ve/||/<>
DİLEDİĞİN GİBİ
... OLSUN!:


- BİLDİĞİNE GİDEN ile/ve/değil/yerine/<> BİLMEDİĞİNE GİDEN

- BİLDİĞİNİ:
YAPMAZSAN
ile/değil/yerine YAPARSAN
( Sadece zihnin, bir miktar/bölüm bilir. İLE/DEĞİL/YERİNE Her/bir yerin (tam) bilir/yetkindir. )
( Yetersizdir. İLE/DEĞİL/YERİNE Yeterlidir. )

- BİLDİKLERİNİ YAPMAK ve/<> BİLMEDİKLERİNİ ÖĞRENMEK
( Bildiğinizle amel/hizmet edin; bilmedikleriniz, size sunulacaktır. )

- BİLENİN/BİLGENİN/USTANIN/HOCANIN, HER:
[hem] YAPTIĞI/NI
ile/ve/<>/||/değil/yerine/hem de DEDİĞİ/Nİ
( Yapma. İLE/VE/<>/||/DEĞİL/YERİNE Yap. )

- BİLEN ile/ve/||/<> ÖĞRENEN ile/ve/||/<> DİNLEYEN

- BİLGE/LİK ve/||/<> GÖNÜLLÜ/LÜK

- BİLGELİK:
(DERİNLİKLİ/KAPSAMLI) KONUŞMAK
ile/ve/<>/değil YAPMAK
( (Derinlikli/kapsamlı) Konuşmak, bilgelik değildir. Bilgelik, yapmaktır! )

- BİLGELİK ve BAŞKALARINI KARALAMAMAK

- BİLİMSEL "...DIR!" ile KENDİNİ İSPAT "...DIR!"I

- BİLİMSEL TUTUM/DURUŞ ve/||/<> FELSEFÎ ANLAYIŞ ve/||/<> SANATSAL/ESTETİK DUYARLILIK ve/||/<> HAREKETLİ(SPORCUL) YAŞAM
( Hayret. VE/||/<> Hayranlık. VE/||/<> Aşk. VE/||/<> Coşku. )

- BİLİMTEY'DE:
SANATÇI YETİŞTİRMEK
ve/||/<>/< SANATÇININ DEĞERİNİ BİLMEK

- BİLİNMESİ GEREKENLER ile/ve/> YAPILMASI GEREKENLER

- BİLİNMEYENLE İLGİLENMEK ile/ve/<>/değil/yerine BİLİNENLE İLGİLENMEK

- BİLİRKEN SUSMAK ve/=/||/<> BİLMEZKEN KONUŞMAK/SÖYLEMEK
( (Bazen) İkisi de kötü ve yanlıştır. )

- BİLMEDİĞİN SÖZCÜKLER İÇİN SÖZLÜĞE BAKMAK ile/ve/<>/yerine [ÖZELLİKLE] BİLDİĞİN SÖZCÜKLER İÇİN SÖZLÜĞE BAKMAK

- BİLMEDİĞİNDEN KORKMAK ile/ve/değil/yerine BİLDİĞİNDEN KORKMAK

- BİLMEK VE SUSMAK ile BİLMEMEK VE SUSMAK

- BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ BİLMEK ile/ve/<> BAŞKASINI BİLMEK
( Başkalarının hatalarını, yaptıklarını ya da yapmadıklarını değil kendi hatalarınızı, kendi yaptıklarınızı ve yapmadıklarınızı düşünün. )
( Bir süre için başkalarını kendi hallerine bırakın ve kendinizi inceleyin. )

- BİLMEK ile/ve/değil/yerine ANLAŞILIR KILABİLMEYİ BİLMEK

- BİLMEK ile/ve/<> BİLMEDİĞİNİ BİLMEYİ BİLMEK
( "Bilmediğinizi bilmek", gerçek bilgidir. )
( "Daha iyisini bilemiyorum." [Hiç olmazsa bu kadarını biliyorsunuz.] )
( Bilmiyorsunuz, bunu bilmediğinizi de bilmiyorsunuz. )
( Bilmediğinizi ve anlamadığınızı bilmek gerçek bilgidir, alçakgönüllü bir kalbin bilgisidir. )
( Bilmediğini bilen, bellekten ve beklentiden kurtulmuş olan, ebedidir. )
( Hayatınızın her bir anında bilmeye gereksiniminiz olanı bilirsiniz. )
( Ancak bilmediğiniz zaman, araştırmak için serbest olursunuz. )
( Biliyorum diyene hiçbir şey koklatılmaz. )
( Ne kadar bilirsek, yanılmamız da o kadar. )
( Bildiğimiz, yanıldığımıza yetmez. )
( Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir. )
( O ki, bilmiyor ama biliyor bilmediğini; çocuktur, onu eğitin/yetiştirin. O ki, bilmiyor ama bilmiyor bilmediğini; cahildir, ondan uzakça durun. O ki, biliyor ama bilmiyor bildiğini; (belki) uykudadır, onu uyandırın. O ki, biliyor ama biliyor bildiğini; bilge kişidir, onu izleyin. )
( ŞİO ME NİHİL ŞİRE: EN İYİ BİLDİĞİM ŞEY, HİÇBİR ŞEY BİLMEDİĞİM )

- BİLMEK ile/ve/> BULMAK ile/ve/> SUSMAK
( Çabuk iyileşmek istiyorsan ağzını kapalı tut! )
( Bilinmeden bulunmaz, bulduktan sonraki biliş de apayrıdır. )
( Kişi, ne kadar bilirse bilsin, bilmediği çok şey vardır. )

- BİLMEK ile/ve/<> OLAYLARI/ZORLUKLARI "ALTTAN ALABİLMEK"

- BİLMEK ve/> SEVMEK ve/> VERMEK ve/> BULMAK
( İlmince bilinirsin, ikramınca ihsan görürsün, sevdiğince sevilirsin. )

- BİLMEK ve/<> YAPMAK
( Yapmak, onu bildiğini göstermektir. )
( Bilmek, yapabilmektir. )
( Kişi, bildiklerini, yönetir/yönetmelidir: bilmedikleri tarafından yönetilir. )

- BİLMEYE ÇALIŞMAK ile/ve/yerine/değil ANLAMAYA ÇALIŞMAK

- BİR ...:
SÖZCÜK
ve/||/<> DUYGU ve/||/<> İNSAN
( Kararı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Yaşamı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Seni/insanı değiştirebilir. )

- BİR DÜŞÜNCEYİ "SAVUNAN" ile/değil/yerine/>< BİR DÜŞÜNCEYE SAHİP OLAN
( Ötekileştirir, ayrıştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bizleştirir ve birleştirir. )

- BİR KİTAP OKUYAN ile/ve/<> İKİ KİTAP OKUYAN ile/ve/<> ÜÇ KİTAP OKUYAN
( Herşeyi bildiğini sanar. İLE/VE/<> Kuşkuya düşer. İLE/VE/<> Hiçbir şey bilmediğini anlar. )

- BİR KONU/OLGU/DURUM/YAZI/SÖZÜ ANLAMAK ile/ve/değil/yerine (ONU) YAŞAMAK

- Bir yerde ya da birinde "hata" "görürsen", 70 neden ara! ile/ve/||/<>/> Bulamazsan, "Bilemediğim, 71. neden var olabilir." de!

- BİREYSEL/LİK ile/ve/<>/> YALNIZ/LIK

- BİRİNE, BİR ŞEY(LER)İ:
LÜTÛF ETMEK
değil/yerine/>< (O) KİŞİNİN DEĞERİNİ BİLEREK, BİR ŞEY(LER)İ PAYLAŞMAK

- BİRLİKTE HAREKET ETMEK ile/ve BİRLİKTE OLMAK
( Trinidad Tobago'nun ambleminde, "Birlikte Hareket Edersek Başarırız!" yazmaktadır. )

- BİSİKLET ve/<> MUTLULUK

- BÖBÜRLENME değil/yerine/>< KİŞİNİN/İNSAN(IN) DEĞERİ(Nİ) BİLMEK

- BOL EKMEK, AZ YEMEK değil/yerine (YETERİNCE) YEMEK, AZ EKMEK
( Para/olanak olmayınca. DEĞİL/YERİNE Her koşulda. )

- BÖLÜNMEK ile/değil/yerine BÖLÜŞMEK
( Yok eder. İLE/DEĞİL/YERİNE Tok eder. )
( Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz. )

- BOŞ DURMAK değil/yerine KOŞTURMAK

- BOŞ KONUŞMA(MA)K ile BOŞUNA/BEYHÛDE[Fars.] KONUŞMA(MA)K
( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )
( HERZE[Fars.]: Boş lakırdı, saçma. )

- BOYUN EĞMEK ile/değil DAYANÇ/SABIR
( İNHİNA: Eğrilme, bükülme. | Baş eğme. )

- BÜTÜNSELLEŞTİRME ile İNDİRGEME

- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil BÜTÜN/LÜK
( Parçalar arasındadır. DEĞİL Küçüğü olmayan büyük(lük)tür. )
( Büyük, küçülebilendir. )
( Büyüğün büyüklüğü, küçüğünü düşünmesindedir, sevmesindedir. )
( Ne kadar seviyor ve düşünüyorsa o kadar büyüktür. )
( Kişi, maneviyatta büyümezse, isterse 500 yıl yaşasın, yine çocuktur. )
( Yaşayanın değil, düşünenin ve anlayanın yaşı büyüktür. )
( Büyük, küçüğü sevmeye memurdur. )

- ÇABA = EDEAVOUR[İng.] = EFFORT[Fr.] = BESTREBEN[Alm.] = CONATUS[Lat.]

- ÇALIŞKAN/LIK ile/ve/> ZEKİ/LİK
( Çalışkan ve alçakgönüllü kişiler, şansı yakalayacaktır. )
( Çalışan kişi, sürekli saf; tembel ise hilekârdır. )

- ÇALIŞMA SÜRESİ/SAATİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EMEK YOĞUNLUĞU/NİTELİĞİ

- ÇALIŞMA:
TOPLUM İÇİN
ile/ve/||/<> İNSAN/LIK İÇİN

- ÇALIŞMAK İÇİN DİNLENMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÇALIŞTIKTAN SONRA DİNLENMEK

- ÇALIŞMAK ve/<> KAZANMAK
( KÂSİB[< KESB]: Çalışıp kazanan. )

- ÇALIŞMAK ile/ve TEMBELLİK SONRASI ÇALIŞMAK
( ... İLE/VE Olumlu bir yaklaşımla, daha dönüştürücü, üretken bir çalışmaya dönüştürülebilir. )

- ÇALMAK ile/değil/yerine/>< ÇALIŞMAK

- CAN SIKINTISINDAN (DOLAYI) YEMEK ile/değil/yerine AÇLIKTAN (DOLAYI) YEMEK

- CANLI ile/ve HAREKETLİ/HAREKET EDEBİLEN

- ÇATIŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> UZLAŞMA BECERİSİ

- CEHÂLET KİBARLIĞI ile/değil/yerine NEZÂKET/KİBARLIK
( "Kibarlığını" yüzüne-gözüne bulaştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE Zamanını, zeminini, gerektiği kadar ve ölçüsünü bilerek/tutturarak, bilinçle. )

- CEHÂLET ile/ve/yerine/değil İLİM
( Dönüp dolaşmak. İLE Bilinenden bilinmeyene gitmek. )
( Dünyaya sizin cahilliğe son vermenizden daha çok yardımı olabilecek bir başka şey yoktur. )
( İLMİ: - Ya Öğreten, - Ya öğrenen, - Ya seven olmak gerek. )
( İlmin saati, feyzi belirli olmaz. )
( İlim öğrendikçe, ilim onun niyetini tashih eder. )

- CEHÂLET ile SIDKİYET(SÂDIK OLMA)

- ÇENEYİ "ÇALIŞTIRMAK" değil/yerine ELİNİ "ÇALIŞTIRMAK"

- CESARET:
KORKUNUN YOKLUĞU
ile/ve/değil/+/||/<>/< BENCİLLİĞİN BULUNMAMASI

- CESARET ile CÜRET

- CESARET ile/değil KABA/LIK

- CESARET ile/ve KARARLILIK

- CİDDİYE ALMA(MA) ile MUHATAP ALMA(MA)/SAYMA(MA)
( İTTİHAZ: Sayma, tutma. | Alma. )

- ÇIKAR "AHLÂKI" ile/değil/yerine FERÂGAT AHLÂKI

- ÇIKAR(LAR)INI "DÜŞÜNMEK/İSTEMEK/BEKLEMEK" değil/yerine/>< HAK ETTİKLERİNE VE/VEYA ETTİĞİN KADARINA RIZÂ GÖSTERMEK

- ÇOCUĞA, "GELECEK HAZIRLAMAK" değil ÇOCUĞU, GELECEĞE HAZIRLAMAK

- ÇOCUKÇA/LIK ile/değil/yerine ÇOCUKSU/LUK

- ÇOCUKLARA ABUR CUBUR ALMAK/VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK yerine MEYVE VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK
( Çikolata/gofret çeşitleri, özellikle çocuklar için olduğu gibi yetişkinler için de sağlığa zararlı ürünlerdir. Neredeyse hiç denilebilecek kadar az tüket(tir)menizi salık veririz. LÜTFEN! )
( Çocukları meyve ya da daha yararlı yiyecek ya da küçük/basit/ucuz hediye ve oyuncaklarla sevindirebiliriz. )
( Çocuklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak, yapılmaması gerekenleri bugün yerine getirerek, sürekli doğru örnek olarak sağlanabilir. )

- ÇOCUKLARA:
KONUŞMAYI "ÖĞRETMEK"
ile/ve/değil/yerine DİNLEMEYİ GÖSTERMEK/ÖĞRETMEK

- ÇOK KONUŞMAK değil/yerine/>< AZ KONUŞMAK
( Sık sık pişman olunur. DEĞİL/YERİNE/>< Pek az pişman olunur. )

- ÇOK TERBİYESİZ ile ÇOK TERBİYELİ
( İkisi de çok tehlikelidir. )

- CÖMERTLİK ile İSRAF

- ÇÖPE değil/yerine GERİ DÖNÜŞÜME

- CÜNÛN ile FÜNÛN ile SÜKÛN
( Coşkunluk. [Aşkın öncesi]. İLE İlim. [Aşkın ortası]. İLE Sakinlik. [Aşkın sonu]. )

- DALINI KIRMAMAK ve/||/<> GÜVENİNİ KIRMAMAK
( Ağaçtan, meyve almak istiyorsak... VE/||/<> Kişilerden, sevgi bekliyorsak... )

- DANIŞMA ve/||/<>/> DAYANIŞMA
( Bin bilsek de bir bilene danışmak gerek. )

- DAVRANIŞ ile/ve İSTİKRARLI DAVRANIŞ
( Kişi, beklenti ve davranışlarında sade olmalıdır. )

- DAYANIKLI/LIK ile/ve/||/<> AĞIRBAŞLI/LIK

- DAYATMA değil/yerine/>< DAYANIŞMA

- DEĞERLERİMİZİ, ÇÖP DURUMUNA DÜŞÜRMEK değil/yerine ÇÖPLERİMİZİ, DEĞER DURUMUNA ÇIKARMAK

- DEĞİŞİM ile HAREKET

- DENGE ve/||/<> SÜKÛNET

- DENSİZ/LİK ile/ve/<> PATAVATSIZ/LIK

- DERS ile/ve/<> ÖDEV
( İşlenen/alınan dersleri üşünmeden, ertelemeden, gereksiz görmeden sıcağı sıcağına ödevlerle tekrarlamak gerekir! )

- DEVAM ETMELİ!
YAŞAMAYA
ve/||/<>/> SEVMEYE ve/||/<>/> GÜLMEYE :)

- DEVAM ile/ve TAKİP

- DEVİNİM = HAREKET = MOVE, MOTION, MOVEMENT[İng.] = MOUVEMENT[Fr.] = BEWEGUNG[Alm.] = MOTUS[Lat.] = KINESIS[Yun.] = MOVIMIENTO[İsp.]

- DEVRİK TÜMCE/CÜMLE ile/ve/yerine (DÜZGÜN/DOĞRU) TÜMCE/CÜMLE

- DİDİNME ile/ne yazık ki DİDİŞME
( Kendi içinde. İLE/NE YAZIK Kİ Kişilerle, olanlarla, geçmişle. )

- DİĞERLERİNE GÖRE YAŞAMAK ile/değil/yerine DEĞERLERİNE GÖRE YAŞAMAK
( Kaç kuruşunun olduğu önemlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE Nasıl bir duruşun olduğu önemlidir. )

- DİL ve/||/<> ZİHİN ve/||/<> YAŞAM
( Ne ki, dilinde, aynı zihninde; ne ki, zihninde, aynı dilinde! )
( Dil, ne kadar zengin; zihin, o kadar engin. )

- DİNGİNLİK ile HAREKETSİZLİK
( Hareketsiz kalma, eylemde bulun; çünkü etkinlik hareketsizliğe üstündür; hareketsizlik manevi yaşamı köreltir. )
( Ayrılık ve görünümlerin bir ve bütün olduğunu kavramak için aklın sakinleştirilmesi ve dinginlik kazanması gereklidir. )

- DİNGİNLİK ve/<> HAREKETTE DİNGİNLİK

- DİNLEMEMEK ile/ve/||/<> BASTIRMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/||/<> ORTAMDA DEĞİLMİŞ GİBİ DAVRANMAK

- DİNLEYELİM! ve/||/<> YÜZLEŞELİM! ve/||/<> ANLAYALIM!
( [Yoksa ...] Dilimiz, bizi sağır eder. VE/||/<> Kalbimiz, bizi tutsak eder. VE/||/<> Zihnimiz, bizi deli eder. )

- DİNLEYEN ile/ve/||/<> OKUYAN
( Ne düşüneceğini öğrenir. İLE/VE/||/<> Nasıl düşüneceğini öğrenir. )

- DİŞ MACUNU VE BENZERİ TÜPLERİNİN:
ORTASINDAN SIKMAK
yerine DİBİNDEN, YUKARI DOĞRU SIKMAK

- DIŞARIDA ARAMAK ile/ve/değil/yerine İÇERİDE/YAKINDA ARAMAK/BULMAK
( Dışarıda aranan/bulunan, kaybedilir de. )

- DİSİPLİNLERARASILIK ile/ve/<> SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

- DIŞLAMA(MA)K ile/ve/||/<> KÜÇÜMSE(ME)MEK

- DOĞAÇLAMA ile KOMPOZİSYON

- DOĞA ve/=/<> HAREKET VE SÜKÛNUN İLKESİ

- DOĞRUDAN YARDIM ile/değil/yerine DOLAYLI YARDIM
( Politikacıdan gelir. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilgelerden gelir. )

- DOĞRULUK ve/||/<> İYİLİK ve/||/<> YÖN(ELİM)/İSTİKÂMET
( Hak ve hakikatte. VE/||/<> Eylemde. VE/||/<> Davranışta. )

- DOĞRUSAL HAREKET ile/ve DAİRESEL/DÖNGÜSEL HAREKET
( HAREKET-İ MÜSTAKİME ile/ve HAREKET-İ MÜSTEDİRE )

- DOST KAZANMAK ile/ve/değil/yerine DOSTU/DOSTLARI KAYBETMEMEK
( Dost kazanmak yerine varolan dostları [tanıyarak/anlayarak] kaybetmemeye çalışmalı! )

- DOST OL(A)MAYAN/A ile/değil/yerine DOST (OLAN/A, OLABİLEN/E)
( Yol ver. İLE/DEĞİL/YERİNE "Yaşamını ver." )
( KIYIM-KIYIM, KIYIL Kİ, DOST ÖNÜNE ÇIK(ABİL) )

- DOST:
YANLIŞINI DUYURAN/YAYAN
değil YANLIŞINDA UYARAN ve/sonra KORUYAN/KOLLAYAN

- DOYURMAK ÜZERE ile/ve/değil/yerine HAREKETE GEÇİRMEK

- DUDAK/MİDE ORUCU ile/ve/değil/||/< DİL ORUCU

- DURAĞANLIK/ATÂLET(OTURMA/YATMA) ile/değil/yerine/>< HAREKET
( Üşütür ve giydirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Isıtır ve soyundurur. )

- DURMA = DÜZGÜN DOĞRUSAL HAREKET
( Aralarında fark yoktur. )

- DURUMDAN/HALDEN ANLAMAK ve/||/<> GÖNÜL KIRMAMAK

- DÜRÜSTLÜK:
"ÇOK ARKADAŞ"
değil/yerine İYİ DOST (KAZANDIRIR)

- DÜŞ/ÜNÜ KURMAK ve/||/<>/> HAREKETE GEÇMEK

- DÜŞMAN/LIK ile/değil/yerine/>< DOST/LUK
( Düşmanın en büyük hilesi, "dostluğudur". )
( Dostluğunun bedelini ödemekten kaçınanın, "düşmanlığı"nı önemsemeyebilirsin. Fakat düşmanlığının bedelini ödemeye hazır olanın, "dostluğu"nu ciddiye al! )

- DUŞU/YIKANMAYI:
SICAK SUYLA TAMAMLAMAK
değil ILIK (ya da [DAYANILABİLİR] SOĞUĞA YAKIN) SUYLA TAMAMLAMAK

- DÜŞÜN! ve/||/<>/> OKU!
( Konuşmadan önce. VE/||/<>/> Düşünmeden önce. )

- DÜŞÜNCELERİ ÖĞRENMEK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENMEK/BECERMEK

- DÜŞÜNMEK ve/<>/>/< BOŞ KONUŞMAMAYI BECERMEK
( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )
( Bir şey ki, yapmasan da olur. YAPMA! Bir şey ki, söylemesen de olur. SÖYLEME! )
( Konuşulacak bir kişi olduğunda, onunla konuşamamak, onu yitirmek demektir. Konuşulamayacak bir kişiyle konuşmaksa sözlerin boşuna harcanması demektir. )
( Bazı şeyleri konuşmuyoruz diye aklımız/sözümüz yok zannedilmesin! )

- DÜŞÜNMEK ile TAKILMAK

- DÜŞÜNMEYE/ANLATMAYA BAŞLAMA:
KÖTÜLERDEN
ile/değil/yerine İYİLERDEN

- DÜŞÜRMEK değil/yerine DÜŞÜNMEK

- DUYMA(MA)K ile/ve DİNLEME(ME)K
( Her dinlemiyor gibi görünen, dinlemiyor değildir! )
( Beyin ve kulak ile. İLE/VE Zihin, veri/bilgi, düşünce ve tutum ile. )

- DÜZEN KURUCU ile "DÜZEN KORUYUCU" ile "DÜZENİN PARÇASI"

- DÜZEN ve/<> GÜZELLİK ve/<> UYUM

- DÜZEN ve/||/<>/>/< SÜKÛNET

- DÜZGÜN DAİRESEL HAREKET ile DÜZGÜN DOĞRUSAL HAREKET
( Açısal hızın sabit kaldığı hareket. İLE Hız vektörünün yön ve büyüklüğünün doğru boyunca değişmediği [sabit kaldığı] hareket. )

- EĞİLMEK ve/||/<> BAŞAK
( Kişiler, başaklara benzer. Ne kadar bilgisizse içleri boştur ve dik durur. Ne kadar bilgiliyse o kadar eğilirler. )

- EĞİLMEK ile/değil DİZLERİ KIRARAK YERE YAKLAŞMAK
( Belden eğilmek çok dikkat edilmesi gereken bir eylemdir. Olabildiğince dikkat ederek belden eğilmemek gerekir. Yerden bir şey alınacağı, özellikle kaldırılacağı zaman mutlaka dizleri kırarak yere yaklaşıp, bacak kuvvetiyle doğrulmaktır doğru olan. )

- EĞLENMEK ile/ve/değil/=/<> OYALANMAK

- EL-KOL (HAREKETİ)

- ELEŞTİRMEK ÜZERE BİLGİ TOPLAMAK/CIMBIZLAMAK ile/değil/>< (TAM/DOĞRU/SAMİMİ) DİNLEMEK

- EMÂNET ETMEK değil/yerine TEŞEKKÜR ETMEK

- EMEK ile/ve HAREKET

- EMİR EDEN ile/ve/yerine HİZMET EDEN

- EMİR ile/ve EDEB
( Emir, edebten üstündür. )

- EN BÜYÜK PİŞMANLIK...
( "Pişman olurum" diye yapmadıklarımız. )

- EN YAVAŞ HAREKET EDEN HAYVAN
( BRADİPUS )

- EN YAVAŞ HAREKET EDEN KUŞ
( HOATZİN )

- ENERJİ ile DEVİNGENLİK/CANLILILIK/HAREKETLİLİK

- ENGELLİYE:
ACIMAK
ile/değil/yerine SAYGI GÖSTERMEK

- ERKEN SAMİMİYET ile/değil/yerine SAMİMİYET
( Erken samimiyet, pişmanlık doğurur. )

- ESAS ile/ve/< USÛL/YÖNTEM
( Temel, öz. İLE/VE/< Yöntem, yol, uygulayım, metot. )
( Usûl olmadan vusûl olmaz.[Yöntem olmazsa kavuşulmaz/ulaşılmaz.] )
( Anayasa ve bazı/çoğu önemli davalar, önce usûlden sonra esastan ele alınırlar. )
( Kızgın tencere, bir kulpundan tutulmaz. )

- ESNEMEDE [AĞZIN EL İLE KAPANIŞINDA]:
SOL ELİN DIŞI
ile/ve/değil/yerine SAĞ ELİN AVUÇİÇİ
( Tüm genel/günlük koşullarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Namazda. )

- EŞYALARI/ÇANTAYI BIRAKMAK, ORTAMA GÜVENMEK YANINDA TUTMAK, SAHİP ÇIKMAK

- EŞYALARI:
VİTRİNDE/SANDIKTA/... TUTMAK/SAKLAMAK
ile/yerine/değil KULLANMAK
( "Bir gün kullanılır", "Misafir için" vb. düşünceler/tutumlar yerine kullanalım onları! )

- EYLEM/HAREKET ve/||/<>/>/< SAĞALTIM/TEDAVİ/ŞİFÂ

- EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE
( El duası olmadan, dil duası olmaz. )
( Yaparak başarırsınız, tartışıp çekişerek değil. )
( Kalbi değiştiren eylemdir. )
( Herşey yapıldığında zihin sessiz kalır. )
( Sağlam bir anlayışa sahip bir kişi, eylemden sakınmaz. )
( İnandığınızı yapın ve yaptığınıza inanın. Başka her şey enerji ve zaman savurganlığıdır. )
( Evinizin eşiğini temizlemeden, komşunuzun damındaki kardan şikâyet etmeyiniz. )

- FERÂGAT ile/ve/<> TESLİMİYET

- FİİL ile/ve DAVRANIŞ ile/ve EYLEM
( İş üretir. Durumu değiştirmektir. İLE/VE Psişik durumların dışavurumu. İLE/VE Bilinçli, amaçlı etkinlik. )

- FIRSATÇI/ÇIKARCI ile/değil KÂMİL

- FİTRE ile/ve SADAKA
( Ramazan ayı boyunca. [Bayram namazına kadar] İLE/VE Ramazan ayı dışında. )
( ... İLE/VE Tüm nesne/bitki/hayvan ve hizmetler. )

- GAZETE OKUMAK ile/ve/<>/||/değil/yerine KİTAP OKUMAK

- GEÇMİŞE SAPLANMAMAK ve/||/<> GELECEĞE ODAKLANMAMAK

- GELİRİNİ KULLANMA/TÜKETME:
YAŞAMAK ÜZERE
ve/||/<>/> HAYIR İŞLEMEK ÜZERE ve/||/<>/> "HAYIR!" DİYEBİLMEK ÜZERE

- GELİŞİM ve/||/<> ARINMA ve/||/<> YOZLAŞMAMA

- GELİŞTİRME ile/ve/<> ÖNÜNÜ/ÖTESİNİ AÇIK TUTMAK

- GENELLEŞTİRME ile/değil ÖRNEKLENDİRME

- GEREK GÖRMEMEK ile/ve/<> YEĞLEMEMEK/TERCİH ETMEMEK

- GEREKSİZ/YERSİZ/ANLAMSIZ "TEPKİ VERMEK" ile/ve/değil/yerine HAREKETE GEÇMEK
( Sadece aptallar, gereksiz/yersiz/anlamsız "tepki verir". )

- GİTMEK ile/ve/değil/yerine HAREKET (ETMEK)
( ZİHAP ile/ve/değil/yerine ... )

- GÖRKEME BAŞVURMAK değil/yerine/>< YALINLAŞMAK
( Zayıf "kişilikler"de. DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü kişiliklerde. )

- GÖRÜNTÜNÜN/MANZARANIN:
EN ÇİRKİNİ/KORKUNCU
ile/değil/yerine/>< EN GÜZELİ
( Somurtan bir "yüz". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülen bir yüz. :) )
( Gülen İnsan Yüzünün Görsel FaRkLaR'ı için burayı tıklayınız... )
( Kara delik. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güneş. )

- GÖRÜNÜR HAREKET ile/ve GERÇEK HAREKET

- GÖRÜNÜR HAREKET ile/ve GERÇEK HAREKET

- GÖRÜNÜŞ/LER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAREKET/LER

- GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine/<> SİMGELERLE/ÖYKÜLERLE/MASALLARLA ANLATMAK

- GÖZ KAPAĞI ve/+/||/<> DUDAK
( "Herşeyi görme!" diye vardır. VE/+/||/<> "Her sözü söyleme!" diye vardır. )
( Kulakta, sürekli takılı olması gereken iki küpe...

Bir şey ki, yapmasan da olur... YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur... SÖYLEME! )

- GÜCÜN:
KENDİ ELİNDE TUTULMASI
ile BAŞKASINA UYGULANMASI
( Elinde biriktirdiğin/tuttuğun oranda sana zarar verir. İLE Başkasına zarar verir. )
( Haset vb. )

- GÜLEN ile/ve GÜLDÜREN
( ... İLE/VE Gülünecek olana gülmemeyi becerebilen, ciddiyetini sürdürebilen. )

- GÜLME ile KİKİRDEME

- GÜNEŞE:
YAKIN OLMA! ve UZAK OLMA!
değil/yerine/><
BELİRLİ BİR UZAKLIKTA OL!

( Yanarsın. VE Donarsın. DEĞİL/YERİNE Yaşam bulursun. )

- GÜNLÜK HAREKET/LER ile/ve DÜZENSİZ HAREKET/LER
( ... ile/ve TERÂCÛİYYİN )

- GÜNLÜK YAŞA(MAK) ile/değil/yerine GÜNÜ YAŞA(MAK)
( Vurdumduymazlık içinde, hesapsız, düzensiz, aykırı, asalak yaşam. İLE/DEĞİL/YERİNE Gün içinde yaşanan, olan-biten herşeyi, olumlu ya da olumsuz tam anlamıyla yaşamak. )
( Temel olan, günü tam bir uyum ve bütünlük içinde yaşamak. Günü Yaşa(Carpe Diem), günlük yaşamak değildir! )

- GÜNÜ GEÇİRMEK değil/yerine GÜNÜ YAŞAMAK
( Kişi, inandığı gibi yaşayamıyorsa, yaşadığı gibi inanmaya başlar. )

- Gürültü yapmayacak şekilde DİNLE!!!

- GÜVEN KAZANMA ile/ve/<>/||/değil/yerine GÜVENİ/Nİ SARSMAMA

- GÜVEN KAZANMA ile/ve/<>/değil/yerine KENDİNİ TANITMA
( Yeterli gelmeyebilir. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Hem yeterli gelir, hem geliştirir/ilerletir, hem de güven sunar/kazandırır. )

- GÜVEN!:
GÜLÜŞÜN ARDINDAKİ KEDERE
ve/||/<> ÖFKENİN ARDINDAKİ SEVGİYE ve/||/<> SESSİZLİĞİN ARDINDAKİ NEDENE

- GÜVENİLİRLİK ile/ve/> SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
( SİKA[< VÜSÛK]: Güven, emniyet. | Güvenilir/inanılır kişi. )

- GÜVEN ve/||/<> DERİNLİK ve/||/<> SEVGİ
( Söz ile yapılan iyilik. VE/||/<> Düşünce ile yapılan iyilik. VE/||/<> Vererek yapılan iyilik. )

- GÜVEN ile/ve/||/<> SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

- HADAR ile/ve/||/<> SÜKÛN

- HADDİNİ BİLMEK ile/ve HAKKINI BİLMEK
( Olgunlaşmayan meyveye, el uzanmaz. )

- HADDİNİ BİLMEK ve HESABINI BİLMEK

- HAKİKÂTİNİ DAĞITMAK ile/ve HAKİKÂTİNDEN VAZGEÇMEK

- HAKKINI İADE ETMEK ve/<> HAKKINI TESLİM ETMEK

- HAKK ve/||/=/<> HAREKET[BİZÂTİHÎ]

- HAKLI/HAKSIZ ÇIKARMAYA ÇALIŞMAK ile/değil/yerine ANLAMAYA ÇALIŞMAK

- HALDUR HULDUR (HAREKET ETMEK)

- HÂL ve/> TEMKİN ve/> SÜKÛN

- HAMD ile/ve ŞÜKÜR ile/ve ŞÜKÜR

- HANIM-HANIMCIK (OTURMAK, HAREKET ETMEK)

- HARAKET değil HAREKET

- HAREKET EDEN ŞEY ile HAREKET ETMESİ BAKIMINDAN ŞEY

- HAREKET EDEN/ETTİREN ile/ve DEĞİŞEN
( Bir cismin belirli konumlarda belirli aralıklarda bulunması. İLE/VE ... )
( * Hareket nedir? * Şey nedir? * İlke nedir? * Aralarındaki ilişki nedir? İLE/VE Değişenin bilgisi elde edilebilen şey değildir, kesin olarak elde edilemez. )

- HAREKET HALİNDEKİ TEK BUZUL:
PERITO MORENO

( Dünyanın, hareket halindeki tek buzulu olan bu buzul, adını, Patagonya'da uzun süre bilimsel çalışmalar yapan, Şili-Arjantin sınırının da çizilmesine yardımcı olan, ancak bu buzulu hiç görememiş olan Francisio Moreno'dan almıştır. [Buzullar, genellikle yükseklerde (Tibet, Himalaya gibi) ya da Kutup'a çok yakın enlemlerde (Grönland, Alaska, Antartika gibi) oluşur. Bu durumda, her iki etmen de bulunmamaktadır. Bu buzulu, bol kar, rüzgâr ve nem ortaya çıkarmıştır.] )
( 257 km² yüzeye, 34 km. uzunluğa ve 4 km. genişliğe sahiptir. Gölle buluştuğu noktada yüksekliği 60 m.[su altında 100 m. daha | gölden 6 km. geride ise 400 m.] )
( Her gün 1-2 cm. ilerleyen buzulun hacminde pek bir azalma olmadığı belirtiliyor. )

- HAREKET'İN:
NEDEN'İ
ile/ve NASIL'I

- HAREKET'TE:
İŞÂRÂT-I HİSSİYE
ile/ve MAKSADÜ'L HAREKET

- HAREKET'TE:
YER DEĞİŞTİRMEK
değil KENDİ İÇİNDE DEĞİŞMEK

- HAREKET-İ MÜSTAKÎME ile HAREKET-İ UFKİYE ile HAREKET-İ MENKÛSE

- HAREKET/DEVİM ile/ve ETKİNLİK/DEVİNİM

- HAREKET:
CEVHER'DE
ile NİCELİK'TE ile NİTELİK'TE ile MEKÂN'DA

- HAREKET:
GÖRELİ
ile/ve/<> BAĞIL

- HAREKET:
NESNENİN/DURANIN, KENDİNİ BULUNDUĞU DURUMDAN/NOKTADAN OLUMSUZLAMASI/DIŞARI ÇIKARMASI
ile/ve/||/<>/> YENİDEN OLUMLAMASI/YAPILANMASI

- HAREKET:
NOKTA
ve/<> HAT ve/<> SATIH/YÜZEY ve/<> HACİM/CİSİM

- HAREKETİ-İ İRÂDİYE ile İRÂDE-İ AKLİYE
( Hayvan/da. İLE İnsan'da. )

- HAREKETİN KAYNAĞI ile BİLGİNİN KAYNAĞI

- HAREKETİN SÜREKLİLİĞİ:
DOĞADA
ile/ve/<> YAŞAMDA
( Sürekli oluşum. İLE/VE/<> Sürekli insanlaşma. )
( Yaşamdaki temeddün, doğadaki tekevvün'ün devamıdır. [ve bunun da sonsal amacı, kişinin, daha da insanlaşarak, olgunluğa/kemâle ermesidir.] )
( DOĞA: Hareket ile sükûnun ilkesi. )

- HAREKETLİ/LİK ile/ve/<> ETKİN/LİK

- HAREKETSİZ DİRENİŞ ile/ve/||/<> SESSİZ ÇIĞLIK

- HAREKETSİZLİK ve/||/<>/> ÇÜRÜME

- HAREKET ile/ve ARDIŞIKLIK

- HAREKET ile/ve BELİRLEYİCİLİK

- HAREKET ile/ve BELİRSİZLİK

- HAREKET ve/<> BEREKET
( Varoluşu sağlar. VE/<> Varoluşun sürekliliğini sağlar. )

- HAREKET ve/<> BİÇİM

- HAREKET ile/ve DAVRANIŞ
( ... İLE/VE Bilinçsiz/bilinçli hareket. )

- HAREKET ile/ve/değil DEĞİŞİM

- HAREKET ve/<> DİNGİNLİK

- HAREKET ile/ve DİRİLİK

- HAREKET ile/ve/||/<> DUYGU

- HAREKET ve/||/<> DUYGULANIM ve/||/<> BENZETME
( İki kişi arasındaki tüm ilişkilerde ve temelinde, anne ile çocuğun ilişkisinde, yerli yerinde ve yeterince bulunması gerekenler... )

- HAREKET ile/ve ETKİLEŞİM

- HAREKET ile/ve ETKİNLİK
( Hareket, tamamlanmamış etkinlik; etkinlik ise tamamlanmış harekettir. )
( Geçmiş-Şimdi-Gelecek'in bütünlüğü. )

- HAREKET ile EYLEM

- HAREKET ile EYLEM

- HAREKET ve/> EYLEM ve/> YAŞAM ve/> BİLİNÇ
( HAREKET: Bil-kuvve olanın, bil-fiil olması için gerekli çaba. )

- HAREKET ile/ve FİİL

- HAREKET ve/= HAKK

- HAREKET ile HAREKÂT

- HAREKET ile/ve HAREKETİN AMACI

- HAREKET ve/<> HAREKETTE DİNGİNLİK

- HAREKET ile/ve HİKMET

- HAREKET ile/ve İMAR

- HAREKET ile İNTİKAL

- HAREKET ve KEMÂL/SINIR
( Her hareket, kemâline erer/sonlanır. )

- HAREKET ile/ve/değil KESİNTİSİZLİK

- HAREKET ile/ve KIMILDAMA

- HAREKET ile KIPIRTI

- HAREKET ile/ve KUVVET

- HAREKET ve MADDE

- HAREKET ve OLUŞ ve YOKOLUŞ

- HAREKET ve SABİTLİK

- HAREKET ile SES ile KONUŞMA

- HAREKET ile/ve ŞEY
( Çırpıntı ve su ayrı değildir. Sizi suyun varlığından haberdar eden de o çırpıntıdır. )

- HAREKET ile/ve SINIRLILIK

- HAREKET ve/<> SÜKÛN
( Kendi halini/yerini bulmak/bulmaya çalışmak. VE/<> Tamamlanma. )
( Hareket, sükûn ister. VE/<> Sükûn/et, hareketin ademidir/yokluğudur. )
( Kasların, harekete; zihnin, sükûna gereksinimi vardır. )
( Özde, hareket aranmaz/"bulunmaz". )
( DOĞA: Hareketin yasalarının bilimi. )
( HAREKET: Doğal yerinde bulunmama. )

- HAREKET ve/> SÜREKLİLİK

- HAREKET ile/ve SÜRÜKLENME

- HAREKET ile/ve/<> TELÂŞ

- HAREKET ve/> TİN/PSİŞE ve/> ZEKÂ
( Değiştirir. VE/> Birleştirir. VE/> Dönüştürür. )

- HAREKET ve/> ÜMİT/UMUT

- HAREKET ile/ve/||/<> UYUMLULAŞTIRILMIŞ HAREKET

- HAREKET ile/ve VARLIK

- HAREKET ile/ve/değil YER DEĞİŞTİRME(İNTİKAL)
( Basit düzeydeki zihinlerde, hareket, yer değiştirme olarak yorumlanır. )

- HAREKET ve/> YÖN
( Hareketin başladığı andan itibaren yön oluşmaya başlar. )
( Hareketin, yöne gereksinimi vardır. )
( Yön, İbni Sinâ'nın tüm eserlerinde ayrı ve başlı başına bir bölümdür. )

- HASED ile BUHUL ile ŞUH ile GIPTA
ile/değil/yerine/>/<
SEHÂVET ile İSÂR ile CÛD ile FAKR ile MAHV

( | "Bende yok, onda da olmasın." İLE "Bende var ama onda olmasın". İLE "Onunki, benim olsun". İLE "Onda var, bende de olsun". |

İLE/DEĞİL/YERİNE/>/<

| "Bende var ama onda da olsun". İLE "Benim değil onun olsun". İLE "Benim yok ama onun, olsun". İLE "Onda yok, bende de olmasın". İLE "[Paylaştığı/bölüştüğü halde ...] Bir şey mi vermişim/z?". | )

- HASSAS/LIK ile DUYARLI/LIK

- HASTALIĞI, ZİHİN/DÜŞÜNCE GÜCÜYLE:
"İYİLEŞTİRMEK"
ile/ve/<>/değil/yerine İLERLEMESİNİ ENGELLEMEK

- HÂTEM ile Hâtem
( Mühür, üstü mühürlü yüzük. İLE Arap kabîleleri arasında tanınmış "Tayyi" kabîlesine mensup ve cömertliğiyle ünlü olan "İbnü Abd-illâh Bin Sa'd"ın takma adı. | Çok cömert. )

- HAYIR >< İSRAF
( Hayırlıda israf, israfta hayır olmaz. )

- HAYVAN GİBİ YAŞAYAN "KİŞİ/İNSAN" ile/değil/>< İNSAN GİBİ HAREKET EDEN "HAYVAN"

- HAZIR OLMAK ile/yerine AKŞAMDAN(/ÖNCEDEN) HAZIRLANMAK

- HERŞEYİ YAZMAK ile/ve/değil/yerine YAZILABİLDİĞİ KADAR/INI YAZMAK

- HERŞEYİN DÜZELECEĞİNE ve/||/<> HERŞEYİ DÜZELTEBİLECEĞİNE ve/||/<> HERŞEYİN BİTECEĞİNE
( İnanarak dileyelim! VE/||/<> İnanarak çabalayalım! VE/||/<> İnanarak sabredelim! )

- HESAP SORMAK ile/değil/yerine ÖRNEK OLMAK

- HEYECAN:
"HATA YAPTIRABİLİR"
ve/fakat/||/<>/> HAK'I YAPTIRIR

- HİBBE[< HİBEB] ile HİBE[< HİBÂT]
( Paçavra, kesilmiş kumaş parçası. İLE Bağışlama, bağış. )

- HİPERAKTİF ile/değil HAREKETLİ
( Öğrenme becerisi gösteremeyenler için geçerlidir. İLE ... )
( Nohut, boncuk vb. gibi şeyleri, önündeki ağzı dar şişeye 1-2-3 dk. boyunca doldurabiliyorsa ve dikkatini belirli sürelerde bir şeyler üzerinde tutabiliyorsa hiperaktif değildir! )

- HIRS değil/yerine/>< SABIR

- HIRS değil/yerine/>< YASA

- HIZLI ile/ve/değil/yerine HAREKETLİ

- HİZMET[bkz. HİDMET, HİDEMÂT] değil/yerine/= İŞ GÖRME, GÖREV

- HIZ değil/yerine/>< DAYANÇ/SABIR

- HOCANIN:
YAPTIĞI
ile/ve/değil/yerine/<>/>/< SÖYLEDİĞİ/DEDİĞİ
( Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma! )

- HUZUR ile/ve SÜKÛN

- İ'TİZÂL[< AZL] ile İ'TİZÂR[< ÖZR | çoğ. İ'TİZÂRÂT]
( Bir tarafa çekilme. | İşten çekilme. | Ehl-i sünnet'ten Vâsıl b. Atâ'nın kurduğu mu'tezile mezhebi. | Takımdan ayrılma. İLE Özür dileme. )

- İBZA ile İBZÂL

- İCÂBEN ile ALÇAKGÖNÜLLÜLÜKLE

- İÇSELLEŞTİRME ve/+/||/<>/> İŞSELLEŞTİRME

- İÇSELLEŞTİRME ile/> SÜREKLİLİK/SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

- İDDİALI OLMAK ile/yerine/değil ÇABA(SINI) GÖSTERMEK
( Başarı, ancak yorulmaksızın doğru çabaları göstererek kazanılır. )
( İyi huyluluğun etkisi, alçakgönüllü ve sıralı çabalarla elde edilen kalıcı durumlarda görünür. )

- İDDİA ile DAYANAKÇA

- İFFET[Ar. < ŞEHVET] ile/ve/>< ŞECAAT[Ar. < ÖFKE]
( Kendini savunur/korur. İLE/VE/>< Hakk'ı savunur/korur. )
( Temizlik. | Namus. İLE/VE/>< Yiğitlik, yüreklilik, koçaklık. )

- İFLÂH (OLMA[MA]K) ile İSLÂH (OLMA[MA]K)

- İHMAL ile TERK

- İLK HAREKET

- İLKELER ile/ve/değil/||/<> İLKESELLİK
( Değişebilir/değiştirilebilir, geliştirilebilir, yok edilebilir. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Aşılamaz, geçilemez, ertelenemez, göz ardı edilemez, askıya alınamaz, kenara konulamaz. )

- İLKELLİK değil/yerine/>< İLKELİLİK
( İnsanı ayakta tutan, iskelet ve kas sistemi değil ilkeliliğidir. )

- İLKESEL/İLKEYİ DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK ile/ve İLKEYLE DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK
( Anlayışı konuşmak, aklı anlamak. İLE/VE Şeyi, olayı anlamak. )
( Varlıksal. İLE/VE Varoluşsal. )

- İLTİFAT ve/+/||/<>/> CESARET VERMEK

- İLTİFAT ile/ve ONAY

- İMAN ve/> GÜVENLİ/RAHAT HAREKET ALANI

- İMECE ile FASON(/FERLAKS SİSTEMİ-FRANSIZ/PUTTING-OUT SİSTEMİ)

- İNANDIĞI NOKTAYA ÇEKMEK İÇİN SORMAK ile SADECE SORU OLARAK SORU SORMAK
( Saptırma/çarpıtma. İLE Gerçeğe/doğruya olan bağlılıkla. )
( Kötü niyetli ya da bilgisizce. İLE Doğruyu bulmaya yönelik. )

- İNAT (EDEN) ile/ve/değil/yerine/<> DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR] (GÖSTEREN)

- İNAT değil/yerine/>< İNSAF

- İNAT yerine İRÂDE

- İNFÂK ile/ve/||/<> KİŞİ

- İNSAF ile/ve HAKKÂNİYET

- İNSAN'IN/KİŞİNİN DÜŞÜNMESİ ile/ve TANRI'NIN DÜŞÜNMESİ
( [mâhiyetçe değil derece olarak!] Bilkuvve'den bilfiil'e doğru. İLE/VE Bilfiil. )

- İNTİKAM değil/yerine/>< AFFETMEK
( En etkili/büyük intikam, affetmektir. )

- İPE-SAPA (GELMEZ İŞ/SÖZ/HAREKET/DAVRANIŞ)

- İRŞÂD:
İLİM ÖĞRETMEK
değil UYKUDAN UYANDIRMAK

- İŞE YARAYAN ile/ve/değil/||/<>/< İŞ GÖREN

- İŞİTMEK ile/ve DUYMAK/DİNLEMEK
( İşlevsel. İLE/VE Katılımcı. )

- İSKAT/ISKAT[< SUKUT | çoğ. ISKATÂT]["ka" uzun okunur] ile İSKÂT[< SÜKÛT]
( Düşürme/düşürülme. | Yok etme. | Hükümsüz bırakma. | Ölünün azapsız kalması için dağıtılan sadaka. İLE Susturma, sükût ettirme. | Tartışmada yanıt veremeyecek duruma getirme, ağzını kapattırma. | Kandırma, râzı etme. )

- İŞLEVSEL/LİK ile/ve EYLEMSEL/LİK

- İSMET ve/<> İFFET

- İSRAF (EKONOMİSİ) değil/yerine/>< İNSAF (EKONOMİSİ)

- ISRAR ETMEK değil/yerine/>< AŞMAK

- İSTEMEDEN VERMEK ile/değil İSTENİLMEDEN VERMEK

- İSTEMEMEK ile/ve/<>/değil/yerine GEREK GÖRMEMEK

- İSTEMEMEK ile/ve/<>/değil/yerine YEĞLEMEMEK/TERCİH ETMEMEK

- ISTIRAP ve HAREKET

- İSTİSÂRE ile İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ (çoğ. İSTİŞÂRÂT)]
( Tozutma, toz savurma. | Fitnecilik, fesatçılık etme. İLE Fikir sorma, danışma. )

- İSYAN (MECLİSİ) değil/yerine İSTİŞARE (MECLİSİ)

- İTAAT ile/ve/değil/<> DÜZEN

- İYİLİK YAPAR GİBİ GÖRÜNMEK ile/değil/>< İYİLİK YAPIP GÖRÜNMEMEK

- İYİLİK ile/ve HİZMET
( Her kişi, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur. )
( İyilik, sağırın duyabildiği, körün görebildiği bir dildir. )

- İZİN (VERMEK) ile/ve/değil/yerine FIRSAT (VERMEK)
( Kendine kapı açıldığı halde içeri girmeyen, kovulmayı (da) hak eder. )

- İZİN İSTEMEK ile/ve/değil/yerine OLUR ALMA, BİLGİ VERME (GEREKLİLİĞİ)

- İZİN VERMEMEK ile/ve ENGEL OLMAK

- İZLEMEK ile/ve/<> DESTEKLEMEK

- KAÇMAK ile/değil/yerine VAZGEÇMEYİ BİLMEK/BECERMEK

- KALLEŞ/LİK ile/değil/yerine KARDEŞ/LİK

- KALP ve SES
( İkisini de yumuşatmak gerekiyor. )

- KÂL ve/> HÂL ve/> SÜKÛT

- KAMBURLAŞMA değil/yerine/>< DİK DURMA/OTURMA/YÜRÜME

- KANAAT ile/ve/değil/yerine KANIT

- KANDIRMAK ile SANDIRMAK

- KAPILARI:
AÇIK BIRAKMAK
değil/yerine KAPALI TUTMAK
( Tuvalet kapısı gibi kapıların, içeridekiler tarafından kapatılması isteği, kendilerini saklamak üzere değil kapının önünden geçecek kişileri(/bayanları) içeriyi görmek zorunda bırakmamak içindir! [Lütfen özellikle bayanların rahatsızlığını dikkate alarak ve saygı göstererek tuvalet giriş kapılarını kapalı tutmaya özen gösterelim!...] )

- KAPIYI:
VURMADAN/ÇALMADAN AÇMAK/GİRMEK
ile/değil/yerine VURARAK/ÇALARAK AÇMAK/GİRMEK

- KAPSAYICI/LIK ile/ve/||/<> KUCAKLAYICI/LIK

- KARALAMA ile/ve/||/<>/>/< DIŞLAMA

- KARAMSARLIK değil/yerine/>< KAVRAMSALLIK

- KARIŞMA! ile/ve/||/<> KARIŞTIRMA! ile/ve/||/<> AÇMA!
( [... iç dünya(sı)na/ı ...] Hiçkimsenin. İLE/VE/||/<> Hiçkimseyi. İLE/VE/||/<> Hiçkimseye. )

- KARMAŞA/KARGAŞA değil/yerine YAŞAMIN OLUŞTURULMASI
( Türdeşlik ve görelilik ile. DEĞİL/YERİNE Düzen kurarak. )

- KARMAŞIK ALGILAMA SÜREÇLERİ'NDE:
ÖRÜNTÜ
ve/<> HAREKET ve/<> DERİNLİK

- KARŞI KOYMAK ile/değil/yerine FARKINDALIK

- KARŞILAMA ile/ve/||/<> UĞURLAMA
( Giydiğinle. İLE/VE/||/<> Sohbetinle.
Kişiler, giydiğiyle karşılanır, sohbetiyle uğurlanır. )
( Dress, how you want to be addressed. )

- KATKI ile/ve/<>/değil/yerine/|| DEVAM ETTİRME

- KAYGI ile/ve/değil/yerine DUYARLILIK

- KAYNAĞA/KİTABA/SÖZE/SÖYLEYENE GÜVENMEK ile/ve/değil/yerine ANLAMA GÜVENMEK

- KÂZIM ile KÂZÎM
( Öfkesini tutan. [arasıra] İLE/VE Öfkesini tutan. [sürekli] )

- KEMAL/OLGUNLUK ve/<> ÖZGÜR/LÜK

- KEMÂLÂTIN SONU, SÜKÛTTUR

- KEMÂLÂT ve SÜKÛT
( Kemâlâtın sonu sükûttur. )
( KEMÂL: YEKSAN-REKSAN )
( KEM-ÂLÂTLA, KEMÂLÂT OLMAZ )
( Cemal görmek, kemal bulmak. )
( Belirli bir seviyeye (olgunluğa/kemale) ulaşmadan dönüşüm gerçekleşemez fakat dönüştürücü öğe/ler içeridedir. )

- KENDİ YAZAN ile YAZDIRAN

- KENDİLİĞİNDENLİK ile DOĞAÇLAMA

- KENDİNE YONTMAK değil/yerine KENDİNİ YONTMAK

- KENDİNİ "KASMAK" ile/değil KENDİNİ KISMAK

- KENDİNİ BEĞENME ile KENDİNE YETERLİK
( EGOISM/EGOIST vs. NARSISISM/NARSISIST )

- KENDİNİ GELİŞTİRMEK ile/ve/<> UNUTMAK

- KENDİNİ HAKLI ÇIKARAN >< DÜRÜST
( Kendini haklı çıkaran, dürüst değildir. )

- KENDİNİ TANI/BİL!:
HÜRMET
ve/||/<> MUHABBET ve/||/<> MERHAMET
( Kendini bilen, bilmeyenin kusuruna bakmaz. )

- KENDİNİ, BAŞKALARINDAN KORUMAK ile/ve/değil/yerine BAŞKALARINI, KENDİNDEN KORUMAK

- KETLEMEK/ENGELLEMEK değil/yerine ÜRETİM/DÖNÜŞÜM

- KEYİF ile/ve/değil/yerine/< ZEVK
( Gövdesel. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Zihinsel. )
( Maddi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Manevi. )
( Geçici. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Kalıcı. )
( Yatarak/yatmaktan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Hareketle/hareketten. )
( Bir şey yapmadan "yaşadığın"[ı zannettiğin]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Bir şey/ler yaparak elde ettiğin. )
( Yaşandığı oranda pişmanlığa götürür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Yaşandığı oranda sevinç/neşe verir. )
( Eşekte de vardır. İLE/VE/YERİNE İnsandadır. )
( İkisi de ıstırabın eseridir. )
( İki ıstırap verici durum arasındaki bir aralıktırlar. )
( Istırap akışı içinde yalnızca bir kesintidirler. )
( Utanç verici bir keyfin, keyfi geçer, utancı kalır. )
( Keyifteki mikdar arttıkça eleme dönüşür. )
( Ancak çalıştıktan ya da bir şeyler yaptıktan sonra, kısa süreli ve hak edilen keyfin tadı olur. )
( Zevk, susabilmeyi (sükût etmeyi) öğrendikten sonra başlar. )
( Kişi, kendini ya da başkalarını utandırabilecek ucuz keyiflere, ne şimdi, ne de sonra kapılmamalıdır. )
( Araçlı "duyum"/haz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Aracısız algılayış/idrak. )

- KİBİR değil/yerine/>< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK
( Büyük görünme. / Küçüklüğün ölçüsü. DEĞİL/YERİNE/>< Küçük görünme. / Büyüklüğün ölçüsü. )

- KİLO VERMEK/ALMAK değil/yerine KİLOYU AŞAĞIYA/YUKARIYA KONTROL ETMEK

- KISA VADELİ YARAR-UZUN VADELİ ZARAR ile/değil/yerine ÂN'I YAŞAMAK

- KISA/KÜÇÜK USÛL ile/ve UZUN/BÜYÜK USÛL

- KİŞİ UYUMU ile ...
( PERSON AGREEMENT )

- KİŞİ/KENDİ ile/ve İNSANLIK
( İnsanlık, bizden, çoluğumuzun çocuğumuzun, konu konşumuzun, milletimizin ve insanlığın yararlanmasıdır. )

- KİŞİ:
"YARGILAYAN"
ile/değil/yerine/>< KATILAN

- KİŞİLERDE:
(")KÖTÜ(")
ile/değil/yerine/>< (")İYİ(")
( [İlkesi]
Sahip olmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Olmak.

[Simgesi]
Yılan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Elif. [ | ]

[Sıfatı]
Yalancı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dürüst.

[Hak(k)'a karşı]
Başkaldırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Boyun eğer.

[Haksızlığa karşı]
Boyun eğer. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Başkaldırır.

[Öteki ile ilişkisi]
Sömürür. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Öteki" diye biri yoktur.

[Etkisi]
Korku salar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ümidi yayar.

[Duygusal durumu]
Korkak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevecen.

[Görünüşü]
Her kılıfa girebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülümser. :)

[İletişimde]
Yargılar ve suçlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlar ve eğitir.

[Toplumsal etkisi]
Köleleştirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Özgürleştirir.

[İş/hizmet karşısında]
Sorumluluk almaz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sorumluluk alır.

[Başarı yolunda]
Sonuç odaklıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Süreç odaklıdır.

[Uygarlığa katkısı]
Aydınlığı karartır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Karanlığı aydınlatır. )

- KİŞİLERİ KULLANARAK/SÖMÜREREK ile/değil/yerine/>< KİŞİLER ARACILIĞIYLA

- KİŞİLERİN:
İLK SÖYLEDİKLERİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SON YAPTIKLARI

- KİŞİYE/KİŞİNİN:
SIĞINMA
ile/ve/değil/||/<>/>/< GÜCÜNDEN YARARLANMA

- KİŞİYİ YIKAN:
DÜŞMAN(LAR)IN SÖZLERİ
ile/değil/||/<>/< DOSTLARIN SESSİZLİĞİ

- KİŞİYİ:
FARKLI KILAN
ve/||/<> GÜÇLÜ KILAN ve/||/<> KENDİ KILAN
( Affettiklerimiz. VE/||/<> Sabrettiklerimiz. VE/||/<> Vazgeçtiklerimiz. )

- KIŞKIRTMA ile/ve/</değil/yerine TETİKLEME

- KİTAP HEDİYE ETMEK:
EHLİNE
ve İSTEKLİSİNE

- KİTAP OKUMAK:
"UYUMAK İÇİN"
değil UYANIK KALMAK/OLMAK ÜZERE

- KİTAP OKUMAK ile/||/<> DENİZ SUYU İÇMEK
( Okumak, deniz suyu içmek gibidir. İçtikçe susanır, susadıkça içilir. )

- KİTAP/DEFTER VS. SAYFALARININ UCUNU BÜKEREK ÇEVİRMEK yerine/değil BÜKMEDEN (DIŞINDAN/YAPRAKLARINDAN)(ALTTAN/ÜSTTEN/YANDAN) ÇEVİRMEK

- KİTAP/MUSHAF:
UYUYAN BİREY/TOPLUM İÇİN
değil/><
OKUYAN VE DÜŞÜNEN BİREY/TOPLUM İÇİN

( )

- KİTAPTA:
YAPRAĞIN UCUNU/YARISINI KATLAMAK
değil/yerine AYRAÇ KULLANMAK

- KIYÂM ve/||/<> SÜKÛNET ve/||/<> KAVL ve/||/<> HAYAT
( Hizmet ile olsun! VE/||/<> Hürmet ile olsun! VE/||/<> Hikmet ile olsun! VE/||/<> Edep ile olsun! )

- KONTROLÜ SONDA YAPMAK ile/yerine KONTROLÜ BAŞTA VE SÜREKLİ YAPMAK

- KONU/DURUM/BAŞLIK DEĞERLENDİRMEDE:
KOŞULLAR
ve/||/<>/> OLANAKLAR ve OLANAKSIZLIKLAR ve/||/<>/> OLASILIKLAR ve/||/<>/> (ARA) ÇÖZÜMLER

- KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ ile/ve/||/<> KONUŞ(MAY)ABİLECEĞİMİZ KADARIYLA KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ

- KONUŞMAK İÇİN SIRA BEKLEMEK değil/yerine DİNLEMEK

- KONUŞMAK/YAZMAK ile/ve/yerine/değil/hem de YAPMAK/UYGULAMAK
( Bir kişinin bir şey yapıyor ya da yapmıyor gibi görünmesi çoğu zaman yanıltıcıdır. )

- KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/<> SUSMAK
( Sessizlikle Bilgelik, Davranışlarla Krallık. )
( Konuşmak gereksinim olabilir fakat susmak sanattır. )
( Kişiye/insana, konuşmayı öğrenebilmesi için iki yıl, dilini tutmasını öğrenebilmesi için altmış yıl gereklidir. )
( Yarışılamaz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Yarışılabilir. )
( Yaşam, konuşanların birbirleriyle dalaşı, susanların ise barışıyladır. )
( Dışarıdakileri(nesneleri/kişileri/olayları/olguları/durumları) değiştirmek/geliştirmek istiyorsan... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> İçeriyi/içerdekileri/yaşamını(zihnindekileri) yani kendini değiştirmek/geliştirmek istiyorsan... )
( Konuşan, susabilenin hizmetkârıdır. )
( Wisdom by silence, royalty by behaviours. )

- KONUŞMAK ve/||/<> ÇALIŞMAK

- KONUŞMAK ile/ve/değil/< DİNLEMEK

- KONUŞMAMAK ile/değil/yerine YERİNDE/KARARINCA/UYGUN KONUŞMAK

- KONUŞMAYA DEĞER KİŞİLERLE KONUŞMAMAK ile/ve/<> KONUŞMAYA DEĞMEZ KİŞİLERLE KONUŞMAK
( Kişileri kaybettirir. İLE/VE/<> Söz(cük)leri kaybettirir. )

- KONUŞTURAN/KONUŞULAN REKLÂM ile/ve/<>/değil/yerine SATTIRAN REKLÂM

- KORKU ||/ve/yerine/|| CEHALET ||/ve/yerine/|| BİLGİ ||/ve/yerine/|| CESARET
( Korku, bilgisizlikten de, çok bilgiden de olur. )
( CESARET: Köprüyü geçmeyi göze alabilmek. )

- KÖSTEK değil/yerine/>< DESTEK

- KÖTÜ GÜN/DURUM/HAL DOSTU (OLMAK) ile/ve/yerine İYİ GÜN/DURUM/HAL DOSTU (OLMAK)
( Arkadaşlıkta ve evlilikte geçerli olabilir, olmalıdır. İLE/VE/YERİNE Sevgililikte geçerli olmalıdır. )

- KÖTÜLÜKLERLE "YÜKSELMEK" değil/yerine/><
İYİLİKLERLE "KAYBETMEK"


- KÜÇÜĞÜN, BÜYÜĞE SELÂM VERMESİ ile/ve/değil/yerine BÜYÜĞÜN, KÜÇÜĞE SELÂM VERMESİ

- KÜÇÜK HESAP ile/değil/yerine/>< AYRINTI
( "Küçük/güdük zihin"liler "uğraşır". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Profesyoneller uğraşır. )
( Gözü, tanede olan kuşun, ayağı, tuzaktan kurtulmaz. )
( FERİ[Ar.]: Ayrıntılarla ilgili, ayrıntı niteliğinde olan. | İkinci derecede/n olan. )

- KÜLTÜREL ŞARTLANMIŞLIKLAR ile/değil/yerine KÜLTÜREL COŞKULAR

- KUŞKULANMAK ile/değil/yerine/>< YAPMAK
( )

- KÜSTAHLIK ile/ve/=/< HAREKETİN AŞIRISI

- MADDE İKİLİĞİ ile HAREKET İKİLİĞİ

- MADDE VE HAREKET ile/ve MADDE YA DA HAREKET ile/ve MADDE İLE HAREKET

- MADDENİN (T)ÖZÜ ve/||/<> İNSANIN (T)ÖZÜ ve/||/<> TİNİN (T)ÖZÜ
( Çekim, zorunluluk. VE/||/<> Özgürlük. VE/||/<> Eylem. )

- MADDÎ KEYİFLER/ZEVKLER ile/ve/değil/yerine MANEVÎ ZEVKLER
( Başta istek, sonrasında bıkkınlık verir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Başta isteksizlik, sonrasında şevk verir. )

- MAHREK[< HAREKET] ile MAHREK
( [mat.] Hareketli bir noktanın güttüğü yol. | Bir gök nesnesinin hareketinde, ağırlık merkezinin geometri bakımından yeri, yörünge. [Fr. ORBITE] İLE Yakacak yer. )

- MALI SEVME ile/değil/yerine KENDİNİ SEVME
( Kendini sevemeyenin sevdiği. İLE ... )

- MANEVRA[Fr.] değil/yerine/= DÖNÜŞ/HAREKET
( Bir aygıtın işleyişini düzenleme, yönetme eylemi ya da biçimi. | Geminin bir yere yanaşmak ya da bir yerden çıkmak için yaptığı hareket. | Lokomotifin, katar katmak ya da katar dağıtmak için ileri geri giderek hattan hasa geçmesi. | Hareket, gidiş-geliş. | Asker birliklerini, savaşa hazırlamak amacıyla, arazi üzerinde yapılan geniş ölçüde savaş denemesi, tatbikat. | İstenilen amaca ulaşmak için tutulması gereken yol. )

- MECBURİYET/LE ile/ve/değil/yerine/||/></< MUHABBET/LE

- MEKÂN ile/ve HAREKET
( HAREKET: GEÇMİŞ-ŞİMDİ-GELECEK'İN BÜTÜNLÜĞÜ )
( TOPOS/KHORA İLE/VE ... )

- MEKÂN ve ZAMAN ve HAREKET

- MENDİL HEDİYE ETMEK değil/ve İÇİNDEKİNİ GİZLEMEK
( Hediye edilen mendiller içindeki altın ya da paranın görünmemesini sağlamak içindi(r). )

- MESAİ[Ar.]/VARDİYA[İt.] değil/yerine/= ÇALIŞMA/EMEK
( Çalışma, emek. | Gemilerde, beklenen nöbet. | Gemide, nöbet yeri. | Nöbetleşe çalışma, posta. )

- MEVT-İ TABİÎ ile/ve MEVT-İ İRÂDÎ
( ... İLE/VE Ölmeden önce "ölmek". )

- MEYL/TEMÂYÜL ile/ve/> HAREKET
( Hareketten önceki ilk durum, hareketin başlangıcı. İLE/VE/> ... )

- MUHARRİK[< HAREKET] ile ...
( TAHRÎK EDEN, HAREKETE GEÇİREN, OYNATAN | KIŞKIRTAN, AYARTAN, DÜRTEN )

- MUHARRİK[< HARÎK] ile MUHARRİK[< HARK] ile MUHARRİK[< HAREKET]
( Yakan, tahrîk eden. İLE Çok yakan. | Çok hareket eden. | Pek susatan. İLE Hareket ettiren, oynatan. | Kışkırtan, ayartan, dürten. | [fels.] Devitken. | [kimya] Karmaç. )

- MÜLTEFİT[Ar.] değil/yerine/= GÜLERYÜZLÜ

- MÜSTASHAB[< SOHBET] ile MÜSTASHİB[< SOHBET]
( Yanında arkadaş olarak bulundurulan. İLE Yanına alan, beraber olunan, istishâb eden. )

- MÜŞTEREK[Ar.] değil/yerine/= BİRLİKTE, ORTAK/LAŞA

- MÜTEHARRİK[< HAREKET] ile ...
( HAREKET EDEN, KIMILDAYAN, OYNAYAN )

- MÜTEHARRIK[< HARK] ile MÜTEHARRİK[< HAREKET]
( Yırtılan, taharruk eden. İLE Hareket eden, kımıldayan, oynayan. | [felsefe, fizik] Hareketli, işler. )

- MUTLU OLMAK:
"HERŞEYİN YOLUNDA OLMASIYLA"
değil SORUNLARI, GÖRMEMEZLİKTEN GELEREK

- MUTLULUK:
DAHA ÇOK OLANI ARAMAK
değil/yerine/>< DAHA AZ OLANIN, TADINI ÇIKARMAK

- NANKÖR ile/değil/yerine/>< VEFÂLI
( Tek bir yanlışınızı/eksiğinizi/zararınızı görse, tüm iyiliklerinizi/artılarınızı/yararlarınızı unutur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çok fazla yanlışınızı/eksiğinizi/zararınızı görse bile iyiliklerinizi/artılarınızı/yararlarınızı unutmaz. )

- NAYLON POŞETLER(İ KULLANMAK) yerine/değil FİLE/SEPET (KULLANMAK)

- NE KADAR SEVDİĞİNİZ ve/+/||/<> NE KADAR NAZİK YAŞADIĞINIZ ve/+/||/<> NASIL, ZARAFETLE VAZGEÇEBİLDİĞİNİZ

- NE KADAR:
("ÇOK"/"AZ") YEDİĞİN
ile/değil/yerine/||/<>/< ÇOK ÇİĞNEDİĞİN
( Yediğini, iç; içtiğini, ye!
[ O kadar çok ve uzun süre çiğne ki, lokmanı, katı değil sıvı duruma gelene gelsin ve yediğin şeyi yutma ve ancak içmiş ol! İçtiklerini de, yavaş yavaş, çiğniyormuş gibi yut! ] )

- NE YAPABİLİRİM?:
OLAĞAN KOŞULLARDA
ve/||/<> OLUMSUZ KOŞULLARDA ve/||/<> OLUMLU KOŞULLARDA | ve/||/<> KİŞİYE YÖNELİK
( [yalın haliyle] Ne yapabilirim?.[her koşulda!] VE/||/<> Tüm olumsuz koşullara karşın ne yapabilirim? VE/||/<> Bu olanaklarla daha ne/ler yapabilirim? | VE/||/<> Senin için ne yapabilirim?[üç koşulu da ayırabilen ve anlayabilenlerin erişebileceği noktadır!] )

- NE YAPABİLİRİM? ve/> NASIL YAPABİLİRİM?
( Kişinin, kendine sorabileceği en temel sorulardır! )

- NE YAPACAĞINI BİLMEK
ile/ve/değil/yerine/<
NE YAPMAYACAĞINI! BİLMEK !!!

( Ne yapman gerektiğinden çok, önce ne yapmaman gerekiğini bil, yeter. Çoğu zaman ne yapman gerektiğini bilemeyebilirsin, fakat ne yapmaman gerektiğini her zaman çok iyi bilebilirsin. )
( İsabet ve kesinlik tutturulamayabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< İsabet ve kesinlik üzerinedir, kolaylıkla sağlanabilir, tamamen uzlaşımsal ortak bir hareket noktası sunabilir. )
( Kendini gerçekleştirmiş, saygın ve önemli birine sormuşlar:
Nasıl bu noktaya geldiniz?
Yakınlarında bulunan bir kişiyi göstererek, herşeyi ondan öğrendiğini söylemiş.

Çevresindekiler hayret içinde ve inanamayarak demişler ki:
Nasıl olur? O işaret ettiğiniz kişi, her türlü, düzenbazlığı, yalanı, rezilliği yapan biridir.

Yanıt: Heh işte!
O ne yaptıysa ben yapmadım! )
( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )
( Irmağın derinliği, iki ayakla birden ölçülmez! )

- NEFSİ:
"TEMİZE ÇIKARMA KAYGISI"
ile/değil/yerine/>< TEZKİYE ETME ÇABASI

- NEŞE = MERRIMENT, CHEERFULNESS[İng.] = GAIETÉ[Fr.] = HEITERKEIT[Alm.] = HILARITAS[Lat.]

- NESNE ile/ve/<> HAREKET

- NEZÂKET ile/<> İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂ
( Nezâkette, çoğunlukla, bir parça ikiyüzlülük saklıdır/vardır. )

- NEZÂKET ile REZÂLET

- NİFÂK ile/>< İNFÂK
( Saklıyorsan. İLE/>< Veriyorsan. )
( İnfâk, nifâğın panzehiridir. )

- NİYET'TE:
SAMİMİYET, İÇTENLİK, YAKINLIK
ve TUTUM'DA:
RESMİYET, MESAFE, CİDDİYET


- NİYET ile/ve/<>/>/< EYLEM
( Niyet, eylemden önceliklidir. )
( Eylem, içtenliğin kanıtıdır. )
( Eylem, gerçeğin mihenk taşıdır. )
( Berraklık ve sevecenlik eylemdir. )
( Eylem konusunda tasa çekmeyin, aklınıza ve gönlünüze özen gösterin. )
( Gerçeği bulmak için günlük hayatınızın en küçük eylemlerinde gerçek olmalısınız. )
( Gerçek, samimi eylemin meyvesidir. )
( Kalbi değiştiren eylemdir. )
( Sağlam bir anlayışa sahip bir kişi, eylemden sakınmaz. )
( İmgenin ardında ve ötesinde olan idrak ve eylem gücüsünüz. )
( Eylem, gizli, bilinmeyen, bilinemez olandır. Sadece onun meyvesini bilebilirsiniz. )
( Hiç kimse, bir başkası adına eylemde bulunamaz. )
( Vazgeçme! Üşenme! Erteleme! )
( Nobody can act for another. )
( Do not give up! Do not dilatory! Do not delay! )
( Action is a proof of earnestness.
Action is the touchstone of reality.
Clarity and charity is action.
You need not worry about action, look after your mind and heart.
Action is hidden, unknown, unknowable. You can only know the fruit.
A man of steady understanding will not refrain from action. )

- ÖFKE ile/<> SUSMA/SÜKÛT
( Kızmış olduğunun göstergesidir. İLE/<> Kırılmış olduğunun göstergesidir. )

- ÖĞRENME ile/ve/||/<>/> PAYLAŞMA

- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜŞÜNMELERİNİ SAĞLAMAK

- ÖĞRETMEK ile/ve/<> FARK ETMEK/ETTİRMEK
( Öğretmek, başkalarına senin kadar iyi bildiklerini anımsatmaktır. )
( EACH ONE, TEACH ONE )

- ÖĞRETMEK ile/ve/<>/değil/yerine GÖSTERMEK

- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine KEŞF ETTİRMEK

- ÖĞÜT VERMEK ile/ve/değil/yerine İYİ/DOĞRU ÖRNEK GÖSTERMEK

- ÖĞÜT ile/ve/değil/yerine/||/<> (İYİ/YETERLİ/NİTELİKLİ) ÖRNEK
( Yolu, uzundur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Yolu, kısa ve etkilidir. )

- OKUMA:
EKRANDAN
ile/değil/yerine KÂĞITTA
( Ekrandan okuma, kâğıt üzerinden okumaya göre %25 daha yavaştır. )

- OKUMAK:
ÖNCELİKLE
ile/ve TEKRAR TEKRAR

- OKUMAK:
SABAH
ile/ve/||/<>/> AKŞAM ile/ve/||/<>/> YATARKEN/YATMADAN ÖNCE

- OKUMAK:
YOLDA
ile/ve BEKLERKEN

- OKUMAK ve/<> BİRARAYA GELMEK/GETİRMEK
( Anlamak için okursun, anlarsan okursun! )

- OKUMAK ile/ve/değil/||/<>/= DUYURMAK/İLETMEK

- OKUMAYA DEĞER ŞEYLER YAZMAK ve/||/<> YAZILMAYA DEĞER ŞEYLER YAŞAMAK

- OKUMA ile/ve/değil HECELEME

- OKUNULACAKLAR ile/ve/<> KONUŞULACAKLAR

- OLASILIKLARA "GÜVENMEK" ile/ve/değil/yerine KENDİMİZE GÜVENMEK
( Anımsa ki, her zaman şanslı olmayabilirsin! )

- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜNMEK/KONUŞMAK ile/ve/<> GÖRÜNDÜĞÜN/KONUŞTUĞUN GİBİ OLMAK
( Kendinizi olduğunuz gibi bilmek için tüm fikirlerden vazgeçiniz. )

- OLGUN/LUK ve/||/<>/>/< SUSKUN/LUK

- OLMAYANLARI ARAMAK ile/değil/yerine OLANLARI BULMAK/GÖRMEK

- ÖLMEK ile/ve/||/<>/>/< "ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK"
( Dünyanın içinden çıkmak. İLE/VE/||/<>/>/< Dünyayı, içinden çıkarmak. )

- OLUMSUZ BAKIŞ/BAKAN ile/değil/yerine/>< OLUMLU BAKIŞ/BAKAN
( Her çözüm için mutlaka bir "sorun" bulmak/bulanlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Her "sorun" için en az bir çözüm bulmak/bulanlar. )

- OLUMSUZDAN "BESLENME" ile/değil/yerine OLUMLUDAN "BESLENME"

- OLURSA, SORUN OLMAYAN/OLMAYACAK ile OLMASA/YAŞANMASA, DAHA İYİ OLACAK OLAN

- ÖNCELİK'İ:
TELEFONA/MESAJA VERMEK
değil/yerine ORTAMA/ÇEVREYE/TOPLANTIYA/KİŞİLERE VERMEK

- ÖNEM VERMEK ile DEĞER/DESTEK VERMEK

- ÖNEMSEMEK ile CİDDİYE ALMAK

- ONUN-BUNUN (SÖZÜYLE HAREKET ETMEK)

- ONUN-BUNUN PEŞİNDEN KOŞ(MAK) ile/değil/yerine ONUN PEŞİNDEN KOŞ!

- ÖNYARGILARINI DÜZENLEMEK ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNMEK

- ORTAM:
HAREKETİ TETİKLEMEZ
ile/değil/hatta/>< ENGELLER

- OTURANIN, AYAKTAKİNE SELÂM VERMESİ değil AYAKTAKİNİN, OTURANA SELÂM VERMESİ

- OTURMAK ile/ve SAYGI DUYARAK VE GÖSTEREREK [TAZÎM] İLE OTURMAK

- ÖVGÜ(MEDH) >< YERGİ(TENKİD)

- ÖVMEK ile TAKDİR ETMEK
( Birini, gıyabında övmek, fitneye neden olur/olabilir. )
( MEDÂR-I İFTİHÂR: Övünme nedeni/vesilesi. )

- ÖVÜNME/"HAVA BASMAK" ile/değil MUTLULUĞUN DIŞAVURUMU

- ÖVÜNMEK İÇİN ile/ve/değil/yerine LÂYIK OLMAK İÇİN

- ÖZELEŞTİRİ ile/ve/<> TÖVBE
( Değişmeye çalışmak. İLE/VE/<> Değişmek. )

- ÖZEN ile/ve/||/<> SAYGI

- ÖZGÜR DÜŞÜNME'Yİ:
"ÖĞRETMEK"
ile/değil/yerine OLANAKLARINI SAĞLAMAK/SUNMAK
( Özgür düşünmeyi ancak kişinin kendi gerçekleştirebileceğinden öğretilemez fakat olanaklarını sunmak/sağlamak gereklidir! )

- ÖZGÜRLÜK ile/ve/değil/yerine ÖZGÜRLÜĞÜN KULLANILIŞI

- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<> YAPABİLME/EDEBİLME

- ÖZÜR DİLEMEK ile AF
( Alt/küçük ya da akranlara. İLE Yukarıdakilerden. )

- PARFÜM (KOKUSU) ile/yerine TEMİZ TEN (KOKUSU)

- PAYLAMAK değil/yerine PAYLAŞMAK
( İter. DEĞİL/YERİNE Çeker. )

- PİŞMANLIK:
YAPTIKLARIMIZDAN
ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/> YAPMADIKLARIMIZDAN

- POZİTİF/LİK ile/ve UYUMLU/LUK

- PUTLAŞTIRMAMAK ve/||/<> DONDURMAMAK

- Rahatsız etmeyecek şekilde DİNLE!!!

- REDDETMEK ile/değil BOYUN EĞMEMEK

- REHÂVET değil/yerine/>< CESÂRET

- RESMİYET ile CİDDİYET ile KİBARLIK ile MESAFE/Lİ/LİK
( Olgun kişiler, başkalarıyla aralarına mesafe koyarken, bunu hiddetle değil asâletle yaparlar. )

- SANAT ile/ve/değil/yerine SINAAT/ZANAAT
( Tasarım. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yaratıcı imgelem. )
( SANAT: İşlevinden/görünüşünden arındırılmış olan. )

- SABIR ile ...'A KATLANMAK

- SABIR ile/ve/<> ŞÜKÜR

- SABİT ile/ve/değil HAREKET NOKTASI

- SADAKAYI:
SAKAT DİLENCİYE VERMEK
ile YOKSUL FİLOZOFA VER(E)MEMEK
( Bir gün, kötürüm ya da kör olmaktan korktuklarından, "gözünden/gördüklerinden akıllı" olmalarından dolayı. İLE Gün gelip de, felsefenin içinde olacaklarını düşünememekten dolayı. )

- SADECE KENDİ DENEYİMİNİ "YEĞLEMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ÖTEKİNE (DE) İNANMAK
( Bazıları, gökyüzünde 300 trilyon yıldız olduğunu söylerseniz inanır/kabul eder ama "Şu masa, boyalı!" derseniz gidip önce bir eller.

Sen söylersin, dinlemez; doktor söyler, anında yapar.

"Köleleştirirsin", aldırmaz; "köle" dersin, "kaldırmaz". )

- SAĞDUYU ile DUYARLILIK
( AKL-I/HİSS-İ SELÎM ile HASSASİYET )

- SAĞLIK ve/||/<>/< SÜREKLİLİK

- SAHİH (OLAN) ile/ve SALİH (OLAN)
( Bilinmeli. İLE/VE Uygulanmalı. )

- SAKİN OLMAK ile/ve/<> (KENDİNE) HÂKİM OLMAK

- SAKİN/LİK ile/ve/<> SESSİZ/LİK, SÜKÛNET

- SALAK/LIK ile/değil/yerine/>< SABIRLI/LIK

- SAMİMİ OLMAK ile YÜZ-GÖZ OLMAK

- SAMİMİYETİN BELİRTİSİ ve/||/<> DÜRÜSTLÜĞÜN İFADESİ
( Gözler. VE/||/<> Sözler. )

- SAMİMİYET >< YALNIZLIK

- SANATSAL DUYARLILIK İÇİN SANAT(IN):
EYLEMİ
ve/ya da İLGİSİ

- SAVUNMA İÇİN BAHANE (BULMAK) ile/yerine/değil ŞÜKÜR İÇİN BAHANE (ARAMAK/BULMAK)
( Bulmak için değil, kaybetmek için arıyoruz. )
( Her mazharata bir mazeret bulunur. )

- SAVUNMA MEKANİZMALARINDA:
FİZİKSEL OLARAK KAZANILMIŞ SAVUNMA SİLAHLARI
ile/ve DAVRANIŞSAL OLARAK KAZANILMIŞ SAVUNMA HAREKETLERİ

- SAVUNMA ile CAHİLLERİN "SAVUNMASI"
( Konu/olgu çerçevesinde kalarak geçerli dayanakçaları öne sürme çabası ve hakkı. İLE Konuyu/olguyu değerlendirmek yerine ya kendilerini savunurlar ya da kişileri örnek gösterir ve saldırırlar. )
( Duygular, bilgilerle ters orantılıdır. Ne kadar az biliş varsa o kadar savunuş vardır. )

- SAVURGANLIK ile/değil/yerine/>< SADAKAT

- SAYGI DUYMAK ile/ve/değil/<> SAYGILI OLMAK, SAYGI GÖSTERMEK
( İçsel. İLE/VE/DEĞİL/<> Dışsal. )
( Saygı duymak zorunda değilsinizdir fakat saygılı olmak zorundasınızdır. )

- SAYGI ile/ve/<> SABIR

- SEDÂ/SÂDÂ (ÇIKARMAK):
DİŞLERİN ISLIKLI SESİ YOLUYLA
ile/ve DİLİN HAREKET ETTİRİLMESİ YOLUYLA ile/ve DAMAĞIN BÜZÜLMESİ YOLUYLA ile/ve DUDAKLARIN BİRBİRİNE BASTIRILMASI YOLUYLA ile/ve BURUNDAN SOLUMA YOLUYLA

- ŞEFKAT >< ZULÜM
( İlimsiz şefkat, zulümdür. )

- SEKÎNET ile/ve SÜKÛNET(SAMA[Sansk.])
( Gönül Huzuru/Sessizliği. İLE/VE Zihin Huzuru/Sessizliği. )
( Sekine'nin yaşama geçirilmesi, zaman-mekân-imkân ile olanaklıdır. Bengidir(ebedi). Belirli zaman, belirli mekân ve belirli imkânların elverdiği ölçüde yaşama geçirilir. )

- SELÂM ve/> İKRAM ve/> KELÂM

- SENİ, SENDEN EDEN ile/değil/yerine SENİ, SEN EDEN

- SES ile/ve/değil/yerine SESSİZLİK(SÜKÛNET)
( Sessizlik, baş etmendir. )
( Sessizlikle Bilgelik, Davranışlarla Krallık. )
( Sessizlik ve sükûn - öte yol budur. )
( Sessizlikten başka hiçbir belirli düşünce, zihnin doğal hali olamaz. )
( Sessizliğe ulaştığınızda, herşey doğal biçimde, sizin tarafınızdan bir girişim olmaksızın kendiliğinden oluşacaktır. )
( Aklın, davranışlardaki en açık belirtisi sükûnet ile zarâfettir. )
( Sessizlik ve sükûnet içinde, gelişirsiniz. )
( Sükûnet ve sessizlik içinde, büyürsünüz. )
( Size yardım edecek olan, sessizliktir. )
( Sükûnet ve sessizlik içinde "Ben" kabuğu erir ve iç ile dış bir olur. )
( Umudunuz, zihninizde sessiz ve gönlünüzde sakin kalmakta yatar. )
( Öteye varabilmek için sessizliğe râzı olmalısınız. )
( Tüm gereksinimim(iz), SESSİZLİK. )
( Kendinize tam bir sessizlik içinde bakın, kendinizi tarif etmeyin. )
( Sessiz ve sakin kalın. )
( Gerçeğe varmış olan kişiler çok sessizdirler. )
( İlim, hâle inkılâp edince ses çıkmaz. )
( Sadece aslî olanda sükûn ve huzur vardır. )
( Sessizlik bir kez idrak edildiğinde, o, değişebilir olanı derin biçimde etkiler, kendi etkilenmeden kalarak. )
( Sessizlik hakkındaki tüm konuşmalar, gürültüden ibarettir. )
( YAZIT

Gürültü patırtının ortasında sükûnetle dolaş; sessizliğin içinde, huzur bulunduğunu unutma! Başka türlü davranmak, açıkça gerekmedikçe, herkesle dost olmaya çalış. Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık, unutmak olsun. Bağışla ve unut! Fakat kimseye teslim olma! İçten ol; telâşsız, kısa ve açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları; çünkü, dünyada, herkesin bir öyküsü vardır.

Yalnız planlarının değil, başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen; yaşamdaki dayanağın odur. Seveceğin bir iş seçersen, yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini öyle seveceksin ki, başarıların, gövdeni ve yüreğini güçlendirirken, verdiklerinle de yepyeni yaşamlar başlatmış olacaksın.

Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman sever gibi yapma. Çevrene, önerilerde bulun fakat hükmetme. Kişileri yargılarsan, onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki, insanlığın, yüzyıllardır öğrendikleri, sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir kum taneciğinden daha fazla değildir.

Aşka burun kıvırma sakın; o, çöl ortasındaki yemyeşil bir bahçedir. O bahçeye uygun bir bahçıvan olmak için her bitkinin sürekli bakıma gereksinimi olduğunu unutma.

Kaybetmeyi, ahlâksız kazanca yeğle. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azâbı, yaşam boyu sürer. Bazı idealler, o kadar değerlidir ki, o yolda yenilmen bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın en büyük miras, dürüstlüktür.

Yılların geçmesine öfkelenme; gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe. Yapamayacağın şeylerin, yapabileceklerini engellemesine izin verme.

Rüzgârın yönünü değiştiremediğin zaman, yelkenlerini, rüzgâra göre ayarla. Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil gemiyi, limana getirip getiremediğinle ilgilenir. Ara sıra isyana yönelecek olsan da anımsa ki, evreni yargılamak olanaksızdır. Ondan dolayı, kavgalarını sürdürürken bile kendinle barış içinde ol.

Anımsar mısın doğduğun zamanları: Sen ağlarken, herkes, sevinçle gülüşüyordu. Öyle bir yaşam geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlulukla gülümse. :) Sabırlı, sevecen, erdemli ol. Önünde sonunda, tüm servetin, sensin. Görmeye çalış ki, tüm pisliğine ve kalleşliğine karşın, dünya, yine de kişinin biricik güzel mekânıdır.

Eski Bir Tapınak Yazıtı (Xsenius İ.Ö. IX. yy.) )
( HÂMÛŞÂN[Fars.]: Sessizler, susmuşlar. | Mevlevî mezarlıkları. )

- SEVDİĞİNİ:
"SÖYLEYEN"
ile/ve/değil/||/<>/> GÖSTEREN

- SEVGİ ile/ve/değil/yerine KOŞULSUZ SEVGİ
( Sevgi, ayırmanın, ayrımların reddidir. )
( Dünyanın eylem halindeki sevgi olduğunu bir kez anlarsanız, ona tamamen farklı bir gözle bakacaksınız. )
( Sevgide belirli bir düşünce kaynaklı ve/veya dayanaklı, beklentili bir duygulanım durumu varolabilir, fakat koşulsuz sevgide hiçbir düşünce, beklenti olmaksızın, olumlu-olumsuz her koşulda sevmek vardır. )
( KOŞULSUZ SEVGİ, "EĞER"siz, "ÇÜNKÜ"süz, "AMA"sız; "KARŞIN'LI/RAĞMEN"li SEVGİ'dir! )
( Ayırd etme ve ayrılık duygusu olmadığında, buna SEVGİ diyebilirsiniz. )
( Eğer, ne bir gövde, ne bir zihin, hatta ne de tanık, fakat bunlardan tümüyle öte olduğunuz fikrini sürekli taşırsanız, zihninizin berraklığı artacak, arzularınız saflık kazanacaklar, eylemleriniz merhametli ve sevecen olacaklardır; bu iç arınması sizi bir başka dünyaya bir gerçek ve korkusuz sevgi dünyasına götürecektir. )
( Sevgide yabancılar yoktur. )
( Sevgide "bir" bile yoktur, "iki" nasıl olabilsin? )
( Sevgi, yaradılışın önünde gelir. )
( Gerçek ve sevgi, kişinin asıl doğasıdır ve akıl ve gönül, onun ifade araçlarıdır. )
( Sevgi mutluluktan çok gelişmeyi, bilincin ve varlığın genişleyip derinleşmesini ister. Bunu her ne engellerse acıya neden olur, sevgi acıdan çekinmez. )
( İdrak edeceksiniz ki bilmek sevmektir, sevmek de bilmektir. )
( Kendini ifade etmek, teyit etmek, zorlukları yenmek sevginin doğasıdır. )
( Sevgi ve sevginin ilham ettiği irade (istek) olmadıkça, hiçbir şey yapılamaz. )
( Sevginin doğal sonucu itaattir. )
( Sever de dinlersek, o da bizi kendine alır. )
( İnsan sevdiğini omuzuna alır da yine de yorulmaz. )
( Sevgi tutkunluk ve düşkünlük göstermez, düşkünlük ise sevgi değildir. )
( Sevgi tembel değildir ve berraklık da yönetir. )
( Aşırı sevgi ihmal doğurur. )
( Sözleri ve davranışları doğru, erdem ve görüş sahibi kişiyi tüm dünya sever. )
( In love there are no strangers. )
( Love is the refusal to separate, to make distinctions.
Once you have understood that the world is love in action, you will look at it quite differently.
Unconditional love is, unless "IF", "BECAUSE", "BUT". ( If you stay vs. the idea that you are not the body nor the mind, not even their witness, but altogether beyond, your mind will grow in clarity, your desires - in purity, your actions - in charity and that inner distillation will take you to another world, a world of truth and fearless love.
Truth and love are man's real nature and mind and heart are the means of its expression.
More than happiness, love wants growth, the widening and deepening of consciousness and being. Whatever prevents becomes a cause of pain, and love does not shirk from pain.
When the sense of distinction and separation is absent, you may call it love.
To know is to love and to love is to know.
Love does not cling; clinging is not love.
Without love, and will inspired by love, nothing can be done.
It is in the nature of love to express itself, to affirm itself, to overcome difficulties.
Love is not lazy and clarity directs. )

- SEVGİ ve/<> SAYGI GÖSTERMEK

- SEVİLİYORSAK ile SEVİLMİYORSAK
( Gurur duyup sarılalım. İLE Saygı gösterip uzaklaşalım. )

- SEVİYESİZ/KARŞILIKSIZ/TUTARSIZ İDDİA ile/yerine/değil SEVİYELİ İDDİA

- SEVMEK ve/=/||/<>/< GÜVENMEK
( Sevmek, güvenmektir. )

- SEVMEMEK ile/değil/yerine/>< SEVMEK
( Ölmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< ("Istırap") Yaşamak. )

- SEV ile/ve SEVMİYORSA
( Zor ise. İLE/VE Zorlama!
[Zor ise sev, sevmiyorsa zorlama!] )

- SEZGİYİ HAREKETE GEÇİRMEK ile/ve SEZGİYİ OLGUNLAŞTIRMAK

- ŞİKÂYET değil/yerine/>< HİKÂYET
( Yaşanılmış bir sorun üzerine konuşulduğunda, o konuya değinmenin gereği, sorunun kendini değil daha sonraki durum ve/veya süreçlerde, kişinin, davranış-tutumlarını ve dilini düzeltmesine, gelişerek değişmesine katkıda bulunulacak şekilde düşünülmeye/konuşulmaya çalışılmasıdır. Biri, bir sorundan konu açıyorsa, bunu, o sorundan "şikâyet ediyor" olarak değil daha sonrası için bir çözüm arıyor ve/veya sunuyor olarak düşünmek/konuşmak ve algılamaya çabalamak gerekir. Bir serzeniş ya da isyan olarak algılanmamalıdır.

Bu tür durumlarda, ötekine bilgi vererek, değinilecek konu/sorun için, "Benimki/bizimki*, bir şikâyât değil hikâyât![olan-bitenin öyküsü/hikâyesi]" şeklinde, öncelikle, kişinin kendinde ve daha sonra çevresinde, adâleti ve dengeyi sağlamasına destek vermek üzere, çevresiyle olan iletişimini ve ilişkisini sürekli kılmak üzere, bir bilgi verilir ve/veya açıklama/anımsatma/uyarı yapılır.

[ * "Bizimki" sözü/sözcüğü, "bu konuda/alanda, bu ayrıntılarda, ben ve benim gibi düşünenler" olarak/anlamında ve bencilliğe/tekbenciliğe düşülmemesi için kullanılır. ] )

- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine RİCÂ

- SIKINTI ile/ve/> ÇÖZÜMLER / ÇARE/LER
( DERMAN ARAR İDİM, DERDİME
DERDİM, BANA DERMAN İMİŞ

BURHAN ARARDIM, ASLIMA
ASLIM, BANA BURHAN İMİŞ )
( "Çare/ler" yazısı için burayı tıklayınız... )
( I was seeking the recipe to my trouble...
I saw that, my trouble was the recipe...

I was seeking the evidence to my essense...
I saw that, my essense was the evidence... )

- SIRITMAK ile/yerine GÜLMEK
( Aptallık, şaşkınlık, kurnazlık ya da alay belirtir biçimde gülmek. [Durumdaki hoşluğa ya da durumun algılanamamasında düşünsel/duygusal karşılığı olmadan yüz kaslarını düşünce komutlarıyla güler konuma getirmek.] İLE ... )

- SIRTINI DÖNMEK değil/yerine SIRTINI YASLAMAK

- SIZLANMA ile/değil/yerine SORGULAMA

- SOLİDARİST/SOLİDARİZM/SOLİDARİTE[Fr.] değil/yerine/= DAYANIŞMACI/LIK

- SOLUK ALMA ile/ve/değil/< SOLUK VERME
( TEBEHHÜR: Kısa ve sık soluk alma. )

- SONA BAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< YOLA BAKMAK

- SORU KİPİNDE İNANÇSIZLIK/ÜMİTSİZLİK ile/değil/yerine SORMAK
( "Yapsa ne olacak?" İLE/DEĞİL/YERİNE ... )

- SORUMLULUK VERME ile/değil/yerine SORUMLULUK ALMA(YI SAĞLAMA)
( Sorumluluk verilmez, sorumluluk alınır. Sorumluluk alınması için şartlar uygun yapıya büründürülür. )
( It's not right to "giving responsibility". Better to arrange conditions "to taking responsibility". )

- SORUMLULUK ile KEYFÎLİK
( [ne yazık ki] Yüklenilen. İLE Üstlenilen. )

- SORUNLARI (SADECE) KONUŞMAK ile/ve/yerine/değil SORUNLAR İÇİN ÇÖZÜM ARAMAK/BULMAK

- SORUNLARI:
SORUN OLARAK KONUŞMAK
ile/yerine/değil İLERLEME/GELİŞİM ARACI OLARAK KONUŞMAK/DEĞERLENDİRMEK

- SORUNLAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SORUNLARI TERK ETMEK

- SÖZ/KONUŞMA:
"UZAMASIN!"
yerine/değil NE KADAR GEREKİYORSA O KADAR KONUŞMAK

- SÖZLÜK ÇALIŞMALI/OKUMALI!

- SÖZ ile/ve/||/<>/> SUSABİLME/SÜKÛT
( "Gümüş." İLE/VE/||/<>/> "Altın." )

- SPOR ile/ve/değil HAREKET

- ŞU/O KİTABI:
"OKUMANIZI, TAVSİYE EDERİM"
ile/ve/||/<>
"OKUMAYANI, TASFİYE EDERİM"


- SUÇLAMAYI/İTHAMI:
DEF ETMEK
ile/ve/||/<> İNKÂR ETMEK

- SUÇSUZLUĞUNU İDDİA ETMEK ile/ve/||/<> SUÇU/NU İNKÂR ETMEK

- SÜKÛN SÜKÛT

- Sükûn/et için DİNLE!!!

- Sükûn/et için SUS!!!

- SÜKÛN/ET ile/ve/> SEKÎN/E(T)
( Zihnin sessizliği, gürültüden/düşünceden arınmışlığı. İLE/VE/> Kalbin sessizliği. )
( Simge bulunmayan bilinç. İLE/VE/> İmge bile bulunmayan bilinç. )
( Sükûnet ve durağanlık yarar sağlar. )
( Kişi, güvenle içinden gelen sese kulak vermelidir. )
( Dik arka, derin iç sükûnetin simgesidir. )
( Düşünmek için sükûnete gereksinim vardır. )
( Zevk, sükût etmesini öğrendikten sonra başlar. )

- SÜKÛNET ile ...
( ZİHNİN HUZURU | DURGUNLUK, DİNGİNLİK | RAHAT )

- SÜKÛNET ve/<>/= MUTLULUK
( Evrensel bir nimet olan sessizlikten zevk alabilenler dünyanın en mutlu kişileridir. )

- SÜKÛNET ile SÜKÛT
( Durum. İLE Tutum. )
( Öteye ulaşmak için uyanık bir sükûnete ve sessiz dikkate gereksiniminiz var. )
( Sakinlik, hareketsizlik. İLE Sessizlik. )
( Sükût, Allah'ın ihsanıdır. )
( Sükût, kazanç mahâlidir; konuşma ise sarf mahâli. )

- SÜKÛN ve/<> UYUM, BÜTÜNLÜK
( UYUM: Hareketin dinginliği. )

- SÜKÛN ile/ve YOKLUK

- Sükût için DİNLE!!!

- Sükût için SUS!!!

- SÜKÛT:
ZORUNLU(ZARÛRÎ)
ile/ve/<> DOĞAL(TABİÎ)

- SUKUT["ku" uzun okunur] ile SÜKÛT
( Düşme, aşağı inme. | Sarkma. | Büyük bir görevden ayrılma. | Çocuğun eksik ya da ölü olarak doğması. İLE Susma, söz söylememe. )

- SÜKÛT[Ar.] değil/yerine/= SUSKU

- SÜKÛT ile UZLET

- SULH ve/||/<> SÜKÛN

- SÜREKLİ OLAMAYACAK OLANI, SÜREKLİ KILMAYA ÇALIŞMAK ile/değil/yerine SÜREKLİ OLABİLİR OLANI, SÜREKLİ KILMAYA ÇALIŞMAK
( Gövdesel. İLE/DEĞİL/YERİNE Zihinsel. )

- SÜREKLİ/LİK ile/ve SÜRDÜRÜLEBİLİR/LİK

- SÜREKLİ:
"TOPLARSAK"
ile/değil/yerine/>< PAYLAŞIRSAK
( Hiçkimseye yetmez. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herkese yeter. )

- SÜRPRİZ ile/ve BEKLENMEDİK (OLUMLU) "GELİŞME"

- SÜRPRİZ ile/ve ÜMİT/UMUT

- SUSABİLMEK/SÜKÛT ve/||/<> PERHİZ/REJİM ve/||/<> NEŞE ve/||/<> COŞKU

- SUSMAK ile/ve/<>/değil/yerine DÜŞÜNMEKTE OLDUĞUNU BELİRTMEK

- SUYA-SABUNA (DOKUNMA(MA)K)

- TAHKİYE[< HİKÂYE] değil/yerine/= HİKÂYE ETME, ANLATMA

- TAHRÎK[< HAREF] ile TAHRÎK[< HARK] ile TAHRÎK[< HAREKET | çoğ. TAHRÎKÂT]
( Yırtma, yırtılma, yarma, yarılma. İLE Çok yakma/yakılma. | Susatma/susatılma. İLE Kımıldatma, oynatma. | Kışkırtma, azdırma. | Yola çıkarma. | Uyandırma. | Meczum(cezimli) bir harfi hareke ile okuma.[İLM sözcüğünü İLİM olarak okuma.] )

- TAKINTI ile/ve/değil/yerine BİLGİ

- TAKLİT ETMEK ile/ve/değil/yerine/<> ÖRNEK ALMAK

- TASIM/KIYAS ile/değil/yerine KARŞILAŞTIRMA
( Tanım/Örnek: Bir sayfanın ikiye bölünerek, iki ayrı olgunun/kavramın kendi özlerinin iki ayrı sütunda sadece veri olarak dizilişi ve öylece yorum eklemeden bırakılması. İLE/DEĞİL/YERİNE Yapılan tablonun/karşılaştırmanın altına ekleme/yorum şeklinde göreceliliği, sınırlılığı ve kısıtlılığı potansiyelinin gözardı edilerek bir değerlendirme yapılması.(sınırı aşmak/bilmemek). Sonuç: Kıyasın değil, karşılaştırmanın daha yerinde, arı, saf, doğru olacağı ve kıyas yapmama gerekliliği. )
( Nispet. İLE/DEĞİL/YERİNE Oran. )
( Sabitliği dayatmaya çalışır. İLE/DEĞİL/YERİNE Özgünlük olanağı sunar/sağlar. )
( Resim. İLE/DEĞİL/YERİNE Fotoğraf. )
( Kıyas, bâtıldır. )
( Her şeye/yere kıyas sokulmaz! )

- TAŞKIN ile/ve/değil/yerine AŞKIN

- TEBESSÜM ve/<> TEFEKKÜR ve/<> TEŞEKKÜR ve/<> TEZEKKÜR
( GÜLÜMSEME ve/<> DÜŞÜNME ve/<> KIVANÇ ve/<> ANMA/ANIMSAMA/TEKRAR )

- TEK BOYUTLULUK ile/değil/yerine/> DERİNLEŞME

- TEL'ÎN değil/yerine ANLAYIŞ/HOŞGÖRÜ

- TEMBEL değil/< HAREKETE GEÇİRİLEMEYEN

- TEPKİ VERMEK ile TEPKİ GÖSTERMEK

- TERK ile/ve/> HAYIR
( Güç ve hayırlar herkes içindir ve isteyen herkese hazırdır. )
( Dıştaki hiçbir şey bir değer ifade etmediği ve gönül her şeyi terk etmeye hazır olduğu zaman, zihinsel olgunluk düzeyine ulaşılmış demektir. )
( Power and grace are for all and for the asking.
A level of mental maturity is reached when nothing external is of any value and the heart is ready to relinquish all. )

- TERK ETMEK ile/ve VAZGEÇMEK
( Bilincine varmadığınız bir şeyi terk edemezsiniz. )
( Öteye devam etmek için terk etmek durumundasınız. )
( Önemli[öncelikli] olan, ne yaptığınız değil, ne yapmaktan vazgeçtiğinizdir. )
( Fiziksel vazgeçiş ve terk yalnızca bir içtenlik, bir samimiyet belirtisidir, fakat yalnızca içtenlik de özgürlüğe kavuşturamaz; uyanık bir idrak, istekli bir araştırma ve derin bir incelemeden doğan bir anlayışa gereksinim vardır. )
( Yapmanız gereken, tüm anıları ve beklentileri terk etmektir. )
( Dıştaki hiçbir şey bir değer ifade etmediği ve gönül her şeyi terk etmeye hazır olduğu zaman, zihinsel olgunluk düzeyine ulaşılmış demektir. )
( İç değerinizi bilmelisiniz, ona güvenmelisiniz ve günlük yaşantınızda, arzu ve korkularınızı feda ederek bunu belirgin kılmalısınız. )
( Duyup da/bilip de terk etmelidir. )
( Birinci adımdan vazgeçmeyen, ikinci adımı atamaz. )
( [Kendine/Bilgiye] Teslim olmadan terk edemezsin. )
( Ortak etmeni bulmak için tüm ayrımları terk etmek zorundasınız. Ancak evrensel olan ortaktır. )
( Gerçek vazgeçiş, terk edilecek bir şeyin bulunmadığını, çünkü size ait hiçbir şeyin bulunmadığını idrak ediştedir. )
( Sahte olandan vazgeçin, doğru olan kendi yerini bulacaktır. )
( Yanlış anlamalarınızı ortaya çıkarın ve onları terk edin, hepsi bu kadar. )
( Birine, vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinde, ilk vazgeçeceği kişi sen olursun. )
( You cannot abandon what you do not know.
To go beyond, you must abandon them.
It is not what you do, but what you stop doing that matters.
Mere physical renunciation is only a token of earnestness, but earnestness alone does not liberate. There must be understanding which comes with alert perceptivity, eager enquiry and deep investigation.
All you have to do is to abandon all memories and expectations.
You must know your inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear.
The real giving up is in realising that there is nothing to give up, for nothing is your own.
Give up the false and the true will come into its own. )

- TEŞEKKÜR ETMEK ve/||/<> ÖZÜR DİLEMEK
( Bunları bilmeyenlere, kapıları/nı kapatmak gerekir. )

- TEŞEKKÜR ETMEK ile/ve TAKDİR ETMEK

- TEŞEKKÜR ile/ve ŞÜKÜR
( Kişilere ve topluma teşekkür etmeyi bilmeyen, şükür etmeyi bilemez. )

- TESELLİ ile KENDİNİ KANDIRMAK

- TESKİN ile/ve/||/<> TESELLİ

- TESLİMİYET ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< TERK-İ DÂVÂ

- TETİKLEME ile KIŞKIRTMA

- TEVHİD ve SÜKÛNET
( Tevhîd, sükûnettir. )

- TOPLUMLARI:
BİLGİNLER/AYDINLAR AYDINLAT("A")MAZSA
ne yazık ki/> ŞARLATANLAR ALDATIR

- TOPLUMSAL ADÂLET'İN TANIMLARINDA:
GENEL
ile/ve TOPLUMSAL ile/ve SİYASAL
( Toplum içinde ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal yönden yoksul, mahrum ve zayıfların doğrudan doğruya toplum tarafından korunmaları. İLE/VE Kişinin, insan onuruna uygun bir düzeye, sadece emeğinin karşılığı ile çıkabilmesinin sağlanması. İLE/VE Kişilerde, kültürel ve siyasal zayıflığı doğuran olumsuz etmenlerin toplum gücüyle kaldırılması. )

- TÖREN ile/ve/yerine EYLEM

- TRAFİKTE ÖNCELİKLİLER[sırasıyla]:
ENGELLİ/LER
ile/ve/< HASTA/LAR ile/ve/< YAŞLI/LAR ile/ve/< ÇOCUK/LAR, ÖĞRENCİ/LER ile/ve/< HANIM/LAR ile/ve/< YAYA/LAR ile/ve/< BİSİKLETLİ/LER ile/ve/< MOTOSİKLETLİ/LER ile/ve/< ACİL DURUM ARAÇLARI[hasta taşıma, itfaiye, polis] ile/ve/< TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI[raylı düzenler öncelikli olmak üzere!] ile/ve/< ARABA/LAR ile/ve/< AYRICALIKLI/LAR[her seviyedeki/konumdaki resmî makam araçları (her ne kadar güvenlikleri "önemli/öncelikli" sayılsa da!)]
( Kişiye ait arabaların sayılarının ülkemizde çok olması [ya da artmasının teşvik ediliyor olması], yolların eski olanaksızlıklara göre düzenlenmiş olması, önceliği arabalara vermek için geçerli bir neden değildir/olamaz! Tam tersine, konumları/sıraları en sondadır! [Bu zihniyeti geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı, her birimiz haklarımıza sahip çıkarak daha da hızlandıracağız! Lütfen!!! Sizin de farkındalığınız, desteğiniz ve katılımınızla!...] )

- TRAFİKTE:
HIZ DÜŞÜRMEK
ve/||/<>/< SEVDİKLERİMİZİ DÜŞÜNMEK

- TUTARLI OLMAK ile/ve/değil/<> TUTARLI DAVRANMAK
( Zorunlu değildir. İLE/VE/DEĞİL/<> Zorunludur. )
( Sorunlu olabilir. İLE/VE/DEĞİL/<> Sorunsuzdur. )
( Her zaman için geçerli olamayabilir. İLE/VE/DEĞİL/<> Çoğunlukla geçerli olmalıdır. )
( "İddia"sında/zannında olabilirsin. İLE/VE/DEĞİL/<> İspat edersin. )
( Söz ile. İLE/VE/DEĞİL/<> Tutum/tavır ile. )

- TUTUM/U BENİMSEMEK ile/ve/> ALIŞKANLIK OLUŞTURMAK

- TUTUMLARI BELİRLEMEK ile/ve TUTUMLARDA TUTARLI OLMAK

- TUTUMLULUK ile/ve/değil PARA HARCAYAMAMAK

- TUVALET:
OTURARAK
değil/yerine ÇÖMELEREK
( http://www.squattypotty.com )
( ALAFRANGA değil/yerine ALATURKA )

- TÜZE'NİN TEMEL İLKELERİ - ULPIAN[M.S. 170 - 223]:
ONURLU YAŞAMAK
ve/||/<> BAŞKASINI İNCİTMEMEK ve/||/<> HERKESE, HAKKINI TESLİM ETMEK

- UCLARDA OLMAK(DURMAK/BULUNMAK) ile/değil/yerine ORTAK NOKTALARDA/ALANLARDA BULUN(/Ş)MAK

- UĞRAŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/yerine/<>/< UĞRAŞILMAMASI GEREKEN
( Gerekeni yapmak, ciddiyetin ve içtenliğin kanıtıdır. )
( The doing is the proof of earnestness. )

- ÜMİT ile/ve/<> EMEK
( Ümit kalacağına emek kalsın. )

- UNUTMAK/UNUTABİLMEK ile/ve/<> BIRAKMAK/BIRAKABİLMEK
( Unutmamak, bir anlamda putperestliktir. )
( LETE: Unutma yudumu. )
( Ledün ilmi, bilineni unutma ilmidir. )
( Olursak olacağız. Evvelinin evveli, ahirinin ahiri yok. Bu kadar yaş yaşadık, ne anladık? İstikbal dersen, bir saniye ilerisinden haberimiz yok, hepsi rüya. İyisi mi, hepsini unut! )
( Huzur, rahatlıktadır. Rahatlık ise unutmakla olur. )

- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine/<> AFFETMEK
( Bir hatayı, hem unutmak, hem affetmek aptallıktır. Ne unutmak, ne affetmek, hainliktir. Hatayı unutmayıp sahibini affetmek, işte bu erdemdir. )
( Söylenilmeyebilecek, yanlış/yersiz/zamansız bir söz, ancak affedilir fakat unutulmaz! )
( Aldığın dersi kaybettirir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Bakış açını değiştirir. )

- USÛL ile/ve ERKÂN
( Yöntemler. İLE/VE Esaslar, destekler. | Reisler. )

- UTANMAK değil/yerine DOĞRUYU SÖYLEYİP "KAYBETMEK"/KAZANMAK

- UTANMA ile EDEB

- UYGARLIK ve/||/=/<>/< İNSAN/LIK

- UYGULANMAYAN AHLÂK ile/değil/yerine/>< UYGULANAN AHLÂK
( Sözü edilir fakat kendi yoktur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sözü edilmez fakat uygulanır. )

- UYSAL ve/||/<> UYUMLU
( Hayvanlarda. VE/||/<> İnsanda. )

- UYUM/LU/LUK ile/ve YALIN/LIK

- UYUMLU/LUK ile/ve UYGUN/LUK

- UZAK DURMALI!:
KÖRDEN değil NANKÖRDEN
<>
YÜZSÜZDEN değil İKİYÜZLÜDEN
<>
"TİPİ BOZUK"TAN değil "SÜTÜ BOZUKTAN"


- UZAK DURULMASI GEREKEN KİŞİLER:
"HEP HAKLILAR"
ve/||/<> "HERŞEYE, SÜREKLİ İTİRAZ EDENLER" ve/||/<> "SADECE BEN" DİYENLER ve/||/<> BAŞKALARINI DEĞERSİZ GÖRENLER ve/||/<> ÇIKARCILAR ve/||/<> İSTEDİĞİ OLMADIĞINDA TUTUM DEĞİŞTİRENLER ve/||/<> ARAMADIĞIN SÜRECE ARAMAYANLAR ve/||/<> İŞİ DÜŞMEDİKÇE TANIMAYANLAR ve/||/<> İŞİ BİTTİĞİNDE, YANINDA DURMAYANLAR

- UZAK TUT/ALIM! ve/||/<> UZAK DUR/ALIM!
( Yüzü "çirkin olan"ı değil yüreği çirkin olanı. VE/||/<> Giysisi kirli olandan değil "zihni/düşüncesi" kirli olandan. )

- UZUN UZUN DÜŞÜNMEK/BOŞ BOŞ OTURMAK ile/ve/değil/yerine AZ AZ (DA OLSA) EYLEMEK/BİR ŞEYLER YAPMAK
( Pek kolay olmasa da... )
( Kepçe tutan elim olsun, dış kapıda yerim olsun! )

- ÜZÜNTÜNÜN PAYLAŞIMI ve/||/<> SEVİNCİN PAYLAŞIMI
( Üzüntüyü azaltır. VE/||/<> Sevinci çoğaltır. )

- VARLIK/VAROLUŞ ve/||/<> HAK ve/||/<> HAREKET

- VARLIK ile/ve/= HAREKET

- VAROLAN ile/ve HAREKET

- VAZGEÇ! ile/ve/||/<> VAZGEÇME!
( Dünyadan. İLE/VE/||/<> Kendinden! )

- Vazgeçme! DİNLE!!!

- VAZGEÇMEK ile YEĞLEME/TERCİH

- VEFÂ ile/ve/değil/<> SAYGI GÖSTERMEK

- VERDİĞİN ŞEYLERİ "GÖRMEMEK" ve/||/<>/>/< VEREBİLECEĞİN ŞEYLERİ ARTIRMAK

- VERİNCE, ALMAYI BEKLEMEK değil/yerine ALINCA, VERMEYİ BECERMEK

- VERMEK ile/ve/değil ZAMANINDA VERMEK/İNFÂK[Ar.]

- YABANCI DİLDE EĞİTİM ile/değil/yerine YABANCI DİL EĞİTİMİ

- YALAN SÖYLEMEK ile/değil/yerine/>< GERÇEĞİ SÖYLEMEK
( Geleceğinizin önemli/belirleyici bir parçası olur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Geçmişinizdeki (herhangi) bir parçadır. )
( If you tell the truth, it becomes a part of your past. If you lie, it becomes a part of your future. )

- YALAN SÖYLEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK ile/ve/<> YALAN SÖYLEYEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK
( Öğrenmiş ve uyguluyor olmak gerek. İLE/VE/<> [hâlâ öğrenilemediyse] Özellikle çocuklardan öğrenilebilir. )
( Öğrenmiş ve uyguluyor olmak gerek. İLE/VE/<> [hâlâ öğrenilemediyse] Özellikle çocuklardan öğrenilebilir. )

- YALAN SÖYLEYİP UTANMAK değil/yerine DÜRÜST OLUP KAYBETMEK

- YALIN/LIK ve/<> GÜZEL/LİK

- Yanıt bulmak için DİNLE!!!

- Yanıt bulmak için SUS!!!

- YANIT:
AHLÂKSIZA
ve/||/<> BİLGİSİZE
( [ya(kı)nından] Uzaklaşmak. VE/||/<> [imâsızca] Susmak. )

- YANITI OLAN ile/ve/değil/yerine SORUSU OLAN
( Yetişkin/ler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Çocuk ve çocuksu yanını/zihnini sürdürebilen/ler. )

- YANLIŞA GİTMEMEK ve DOĞRUYA YÖNELMEK

- YAP! | YAPSANA ile/değil/yerine YAPAR MISIN / YAPIYORUZ

- YAP!:
(")KİŞİLERİN(") "YAPTIĞINI"
değil/yerine
KİŞİNİN(/KENDİ) YAPABİLECEĞİNİ


- YAPICI OLMALI!

- YAPICI YAKLAŞIM ile/ve/<> İNCELTİCİ YAKLAŞIM

- YAPILACAK ile/ve YAPILABİLECEK
( Yapılan her şey sizin tarafınızdan, yani evrensel ve tükenmez enerji tarafından yapılır. )

- YAPILANDIRMA ile/ve/<>/değil/yerine İLİŞKİLENDİRME

- YAPILMASI İSTENİLEN ile/ve/< YAPILMAMASI İSTENİLEN

- YAPMACIK OLUP SEVİLMEK değil/yerine/>< KENDİN OLUP SEVİLMEMEK

- YAPMAK ile/ve/değil/yerine YAPILANDIRMAK

- YAPTIĞIN İŞİ SEVMEK ile/ve/||/<>/>/< SEVDİĞİN İŞİ YAPMAK

- YARAMAK/YARAMAZ ile/değil YETMEZ/YETMEK

- YARARIN SAĞLANMASI ile/ve/değil/yerine/< ZARARIN UZAKLAŞTIRILMASI
( IZRAR[Ar.]: Zarar verme, zarara sokma. )

- YARATICILIK ile/ve CANLANDIRMAK ile/ve HAREKET KATMAK
( Kuralları önce bilmek, sonra [yeri geldiğinde ve gerektiğince] unutmak/unutabilmek gerek! )

- YARDIMCI OLMAK ile/ve FIRSAT VERMEK
( Tekrarlanması gereken yardım, yardım değildir. )
( Yapılmaya değer tek yardım, yardıma gereksinim duymaktan kurtuluşu sağlamaktır. )
( Bizi, insan yapacak olan, berraklık ve yardımseverliktir. )
( En önemli yardımcı, gerçeğin, içimizde bulunuşudur. )

- YARDIMCI OLMAK ile/ve/<> KOLAYLIK SAĞLAMAK/SUNMAK

- YARDIM ile/ve/<> İÇ YARDIM
( Hizmet. İLE/VE/<> Himmet. )
( Başkasından/dışarıdan. İLE/VE/<> Kendinden. )

- YARGILAMAK ile/değil/yerine KEŞF ETMEK

- YAŞAM ALANI ile/ve/değil HAREKET ALANI
( Bazı düşünürlerin/sanatçıların, [turistlerin ya da turist gibi yaşayanların vb.] her hareket alanlarının, yaşam alanı olmadığı gibi. )

- YAŞAM ÖYKÜNÜ:
İYİ YAZ
ve/||/<> SIKLIKLA DÜZENLE

- YAŞAM(AY)I ÖĞRENMEK ile/ve/değil/=/||/<>/< SAÇMALAMAMAYI ÖĞRENMEK

- YAŞAMAK ile/ve EYLEMİNDE BULUNMAK

- YAŞAMAK ve/||/<> SEVMEK
( Direnmektir. VE/||/<> Güvenmektir. )

- YAŞAMINA, GÜN EKLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< GÜNÜNE, YAŞAM EKLEMEK

- YAŞAM ile/ve HAREKET

- YATKINLIK ile/ve/değil ALIŞKANLIK

- YAVAŞLATMAK ile AĞIRDAN ALMAK

- YAZDIĞINI YAP!(MAK) ve/<> YAPTIĞINI YAZ!(MAK)
( Yapacağını yaz, yazdığını yap! )
( Yaşamak için ayağa kalkmıyorsan, yazmak için masaya oturma! )

- YAZILI OL(A)MAYAN KURALLAR ile/ve/değil KONUŞUL(A)MAYAN KURALLAR
( Gelenek-görenek, töre gibi sözel/şifâhî[Ar.] kurallar. İLE/VE/DEĞİL Bazı/birçok özel/ayrıntı konu ve kuralları. )

- YAZMAK ve/=/||/<> BİRLİĞE GETİRMEK

- YEMEK İÇİN YAŞAMAK ile/yerine/değil YAŞAMAK İÇİN YEMEK
( Hayvan. DEĞİL İnsan. )
( Olgun kişi, sözlerinde dikkatli, yiyip içtiklerindeyse ölçülüdür. )
( Gıdanın ahlâkı bizde kalır, posası dışarı çıkar. )
( Kötüler, yemek için yaşarlar; iyiler ise yaşamak için yerler. )
( EŞHÂ[Ar. < ŞEHÎ]: En çok sevilen, sevilerek/istekle yenilen şey. )
( NEHEM[Ar.]: Yemeğe, şiddetli arzu duyma. )
( TELEBBÜK[Ar.]: Mide dolgunluğuna uğrama. | İMTİLÂ'[MELÂ] )
( TÛŞE | KUT-İ LÂ YEMÛT: Ölmeyecek kadar yenilecek şey, azık. )
( TÛŞE-İ RÂH: Yol yiyeceği/azığı. )

- YEMEK YEME "YARIŞI":
ÇOCUKLUKTA
ile/ve/değil/yerine YETİŞKİNLİKTE
( Oyalanmadan, "hızlıca" yemek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Olabildiğince yavaş ve lokmaları çok çiğneyerek. )

- YEMEME ile ORUÇ/RİYÂZAT

- YILANLARDA:
PUSUDA BEKLEYENLER
ile/ve/değil/yerine/||/<> AV PEŞİNDE HAREKET EDENLER

- YOL ÜSTÜNDE TAŞ GÖRSEK, ...:
"YOLDAN VAZGEÇMEK"
ile/değil/yerine/>< ÜSTÜNDEN GEÇMEK

- YOLCU ile/ve GEZGİN
( ... ile/ve SEYYAH )

- YORUM:
"DOĞRU ANLAMA" UĞRAŞI
ile/ve/değil/<> YANLIŞ ANLAMAMA ÇABASI

- ZAMAN GEÇTİKÇE:
YÜZSÜZLEŞEN
değil HATALARIYLA YÜZLEŞEN

- ZAMAN ve HAREKET
( Zaman, hareketin miktarıdır. )

- ZANNETMEDEN ÖNCE ve/<> YARGILAMADAN ÖNCE ve/<> YARALAMADAN ÖNCE ve/<> KONUŞMADAN ÖNCE
( Öğren! VE/<> Anla! VE/<> Hisset! VE/<> Düşün! )

- ZAN ile/ve/değil/yerine KANAAT

- ZARÂFET ile/ve/<> LETÂFET

- ZARARSIZ OLMAK ile/ve/||/<>/> YARARLI OLMAK

- ZAVALLILAR ile/değil/yerine/>< KİŞİLER
( Sadece, güc(ün)e/olanaklar(ın)a "saygı gösterirler". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herkese saygı gösterirler.
Çoğunlukla dedikodu yaparlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşüncelerini açıkça paylaşırlar.
Sadece, çıkarları olduğunda yardımseverlerdir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kibar ve her zaman yardımseverlerdir.
Gösterişin hastalarıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gösterişi sevmezler.
Kolay söz verir, nadiren tutarlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Verdikleri sözü tutmak için çabalarlar.
İlgi manyaklarıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Alçakgönüllülerdir. )

- ZEKİ KİŞİLERİN, İŞE ALINMA AMACI:
NE YAPACAKLARINI SÖYLEMEK
ile/değil/yerine İŞVERENLERİN, NE/LER YAPACAĞINI/YAPABİLECEĞİNİ SÖYLEMELERİ

- ZEMİN ile/ve HAREKET NOKTASI
( Zemini olmayanın ereği olmaz. )

- ZENGİN ve/||/=/<> GÖNÜL AÇAN(FETHEDEN)
( En zengin kişi/ler, gönül fetheden(ler)dir. )

- ZORLUKLARA/SIKINTILARA:
KATLANMAK
ile/ve/||/<> AYAK UYDURMAK

- ZORUNLU HAREKET ile/ve/değil ZORLAMALI HAREKET

- [Ar.] BEŞÛŞ/BEŞÎR ile/ve/< BÂSİM/BESÎM[< BESM]
( Güleryüzlü, şen. )
( BESÂMET/BEŞÂŞET: Güleryüzlülük. )

- [Fars.] HÂMÛŞ/SÂKİT[Ar. < SÜKÛT]/SAMUT[Ar.] ile HAMÛŞ/HAMUŞ/HÂMUŞ/HÂMÜŞ
( Susmuş, sessiz. | Mevlânâ'nın bazı gazellerinde kullandığı takma adı/mahlası. İLE "HÂMÛŞ" sözü/sözcüğünün hafifletilmiş ve çeşitli kullanımları. [çoğ. HÂMÛŞÂN: Mevlevi mezarlıklarına verilen ad] )

- [hem] BİLMEK ile/ve/||/<>/>/=/hem de YAPABİLMEK
( Bilmek, yapabilmektir! )
( Bildiklerimiz, yapabildiklerimizdir. )

- [ne yazık ki]
!"BİRBİRİNE DÜŞMEK"
değil/yerine/>< BİRBİRİNİ DÜŞÜNMEK

- [ne yazık ki]
!MUHTERİ
ile/değil/yerine/>< MUCİT
( Yeni bir şey yaratan, icat eden. | Yalanlar uydurarak birine iftirada bulunan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yeni bir buluş ortaya koyan. | Yaratıcı, yaratan. )

- [ne yazık ki]
"PAY KAPMAYA ÇALIŞMAK"
değil/yerine HAK ETMEK

- [ne yazık ki]
"YÖNLENDİRME"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YORUM/LAMA

- [ne yazık ki]
(ÇOK) BENCİLLİK
değil/yerine/>< (ÇOK) BİLGİ(LİLİK)
( Ne kadar bilgi, o kadar az bencillik; ne kadar az bilgi, o kadar çok bencillik. )

- [ne yazık ki]
BASİRETSİZLİK
ve/||/<>/> İHÂNET
( Sorumluları "yoksa". VE/||/<>/> Sorumluları bulunamaz. )

- [ne yazık ki]
HALKIN PARASINI, KENDİ ÇOCUKLARINA AYIRMAK
değil/>< KENDİ PARANI, HALKIN ÇOCUKLARINA BIRAKMAK

- [ne yazık ki]
NEYİ
BÖLÜŞEMİYORUZ?
ve/||/<> NİYE DÖVÜŞÜYORUZ?
( Hiçbir mal, bizim değil! VE/||/<> Hiçbir can, bizim değil! )

- [ne yazık ki]
ŞİŞMANLIK:
F
ve/||/<> A ve/||/<> T
( Sıklık. VE/||/<> Oran. VE/||/<> Çeşit. )
( Frequency. AND/||/<> Amount. AND/||/<> Type. )

- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEYEN
ile/değil/yerine/>< DOĞRU SÖYLEYEN
( Yalan söyleyen/ler, doğru söyleyen(ler)e inanmazlar. )

- [ya] "BİR YOL BULMAK/AÇMAK" ve/ya da/||/<>/>/< [ya] YOL AÇMAK ve/ya da/||/<>/>/< YOLDAN ÇEKİLMEK

- | "GEÇMİŞİNDE YAŞAMAK" ile/ve/<>
"GELECEKTE YAŞAMAK" |
değil/yerine/><
ŞU ANDA OLMAK

( | Pişmanlık, suçluluk, şikâyet, üzüntü ve kızgınlık yaşatır. İLE/VE/<> Kaygı, gerginlik, huzursuzluk yaşatır. |
DEĞİL/YERİNE/><
Özgürlük, neşe, hafiflik, bilgelik yaşatır. )

- | "ÖFKE GÜCÜ" ve "İSTEK/ARZU GÜCÜ" | ile/ve/değil/yerine/<>/> AKIL GÜCÜ
( Öfkeni, akılla yenemiyorsan, kendini, insandan sayma! )

(KOŞULSUZ) SAYGI ve SEVGİ
[(UNCONDITIONAL) RESPECT and LOVE]

(B)İLİM ve BİLGELİK
[/İRFAN/HİKMET/WISDOM/GNOSIS]

Doğrudan, bu bölüm/sayfa içeriğinde
arama yapmak için...

( Klavyenizde "Ctrl + F" tuşlarıyla[önce "Ctrl" tuşu ve basılı tutarken "F" tuşuna basarak] ve/veya(^/v) fareyle[mouse] sol üst köşedeki "Düzenle/Edit" kısmında "Bul/Find"'ı tıklayarak aradığınız sözcüğü yazarak aramanızı yapabilirsiniz. )
* ( Windows için geçerlidir. )
* ( Linux ve Macintosh kullanıcıları nasıl arama yapacaklarını biliyorlardır. )



AÇIKLAMALAR/ÖNSÖZ
[Mutlaka okuyunuz!!!]

 

- Bazı sözcüklerin, hem sözlüklerdeki karşılığına yer verilmekte, bazılarına da özellikle yer vermeyip psikolojik, felsefi, bilimsel, sanatsal, göreceli, uygulayımsal, belirli bir sınırlılık ve yaklaşımlardan yararlanılarak parantezler açılmıştır.

- Bu çalışmada, başlıkların altlarındaki bilgilere/açıklamalara (parantezlere), kişilerin, kendilerinin düşünmelerine fırsat verebilme amacıyla ve özellikle pek fazla yer verilmemektedir. Zihinlerce/kişilerce uygun bulunmayabilecek bilgiler/parantezler, gözardı edilebilir.
[ Kavramların yanında bulunan ( ) parantezler, ek bilgi ya da açıklama olarak, [ ] köşeli parantezler ise ayrıntı/teknik bilgi vermek üzere kullanılmıştır. ]

- Çoğu sözcüğe, özellikle ve belirli bir yaklaşımla yer verilmemiştir. Hayır! / Evet!

- Bu çalışmada, çoğu sözcüğün/kavramın altında, bazılarında “açıklama/ları” bulunmakta, bazılarında da -özellikle ve çeşitli nedenlerden dolayı- bulunmamaktadır.

- Bazı başlıkların altına, veri/bilgi girmemizin çeşitli nedenlerinden biri ise ulaşım/erişim kolaylığı sağlamak üzere, hazır veri/bilgi karşılıklarını sunmak üzeredir! [Dolayısıyla sizin de FaRkLaR Kılavuzu'na destek olabilmek amacıyla üyeliğinizi şimdi başlatmanızı dileriz! Teşekkür ederiz!] )

- Bu çalışmanın, sadece sözlük olarak algılanmamasını ve kullanılmamasını da sağlamak amacıyla ve özellikle “:”[iki nokta üst üste] ya da “...dır!” şeklinde belirtilmemiştir!

- Bu çalışmada, başlıkların [kavram ya da olguların], ne olduklarından çok, ne olmadıklarına işaret etme çabası güdülmektedir. [ Bir DEĞİL’leme çalışması olarak değerlendirilmelidir! ]

- Bu çalışmada bulunan tüm karşılaştırmaların, tanımlan(a)mayan, sözcük olarak karşılığı/adı tam olarak oluşturul(a)mamış, fakat zihinlerimizde karşılığı bulunan/bulunabilen “3.” anlamları ve/veya ara anlamları düşünülebilir.

- Bu kılavuz/sözlük, dil(d)e/kavramlar(d)a/sözcükler(d)e ilginizin daha da artması ve sözlük/ahit kullanımını artırmayı amaçlamaktadır.

- İngilizce’ye ve öteki dillere yer verme nedenimiz, öteki dillerle karşılaştırmalı yaklaşımla belirli bir bilince sahip olmanıza, aracı olabilmektir.

- Çoğu sözcüğün, zaman içinde, kökenbilimsel(etimolojik) derinliklerine ve öteki dillerdeki karşılıklarına da yer verilecektir. (Bu konuda her türlü destek ^v(ve/veya) katkınızı görmekten mutluluk duyarız!)

- Bu kılavuzdaki bilgiler, SDP(Sinir Dili Programlası)(NLP) üzerine de kılavuzluk edebilir.

- Bu kılavuz, soru sorma/sorgulama, yoğun/derin düşünme aracı/vesilesi olarak kullanılabilir.

- Bu kılavuz/sözlük üzerine olan tüm katkı/destek/uyarı/yorum ve önerilerinizi görmek ve değerlendirmekten mutluluk duyarız! Ayrıca burayı tıklayarak, dille ve buradaki içerikle ilgilenebileceğini düşündüğünüz kişilere tavsiye edebilirsiniz.



"... ile/ve/değil/yerine ..."
[bağlaçların kullanımı/okunuşu...]

- Kavramların aralarında kullanılan/bulunan
"... ile/ve/değil/yerine ..."
bağlaçları, ilgili satırı 2/3/4 kez ve ayrı ayrı şekilde okumanız ve satırları tekrarlamamak içindir.
( - UCLAR ile FARKLAR [karıştırılmamalı!]
- UCLAR ve FARKLAR [ayrı olmalarının yanısıra birlikte de düşünülebilir/kullanılabilir!]
- UCLAR değil FARKLAR [dır!]
- UCLAR yerine FARKLAR [düşünülmeli/kullanılmalıdır!] )



... ile ...
[ÖNCESİ | SONRASI]

- Sözcükleri dizerken ya da "... ile" öncesiyle "ile ..." sonrası arasında bir öncelik/fark/özellik/tercih/vurgu yoktur. Her ikisini de kesinlikle birbirine karıştırmamak, her ikisinin de derinliğine/önemine ve ciddiyetine yer/destek verilmesi gerekmektedir.

- Belirlemelerin/karşılaştırmaların daha da oturması/derinleşmesi için, "ile"den sonraki sözcüğün yanına tekrar "ile"den önceki sözcüğü düşünerek/koyarak değerlendiriniz.
( "- LÜTFEN ile RİCA" ise "- LÜTFEN ile RİCA [ile LÜTFEN]" gibi. )

EN SON YAPILMIŞ OLAN EKLEMELER
[ 06 Haziran - 22 Haziran 2018 arasında... ]


 

Bugün [22 Haziran 2018] itibariyle
Lütfen bölümüne yapılmış olan eklemeler aşağıdaki gibidir.
[ 06 Haziran - 22 Haziran 2018 arasında... ]
( 12 yeni ekleme, 12 katkı )


- DANS EDELİM! ve/||/<> ŞARKI SÖYLEYELİM! ve/||/<> SEVELİM! ve/||/<> YAŞAYALIM!
[ Eklenme Tarih ve Saati: 21 Haziran | 01:37 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49996 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Hiçkimse izlemiyormuş gibi. VE/||/<> Hiçkimse dinlemiyormuş gibi. VE/||/<> Hiç incinmemiş gibi. VE/||/<> Dünya, cennetmiş gibi. )

- YOL ÜSTÜNDE TAŞ GÖRSEK, ...:
"YOLDAN VAZGEÇMEK"
ile/değil/yerine/>< ÜSTÜNDEN GEÇMEK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Haziran | 22:48 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49986 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


- "BAYIR" "DERSEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "HAYIR"("!") "DERSEK"
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Haziran | 22:37 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49985 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Bayır olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Hayır olur. )

- "BAYIR" "DERSEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "BAĞ" "DERSEK"
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Haziran | 22:20 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49984 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Bayır olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Bağ olur. )

- VUSÛL ve/||/<>/< USÛL
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Haziran | 14:40 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49976 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Yöntem olmadan, kavuşma olmaz. / Usûlsüz, vusûl olmaz. )

- ŞERBET ile/ve/değil/||/<>/< "ŞERBET"
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Haziran | 14:25 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49974 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Boğazdan akan. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Dilden dökülen. )

- | KESER ya da RENDE | ile/değil/yerine/>< KOL HIZARI
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Haziran | 13:30 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49973 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( | Kendine yontar. YA DA Ötekine/dışarıya yontar. | İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İki tarafa da yontar. )

- "ÇOK SEVMEK" ile/değil/yerine SEVMEK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Haziran | 11:50 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49971 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


- ÇOĞUNLUK/AZINLIK değil/yerine HEP BİRLİKTE
[ Eklenme Tarih ve Saati: 15 Haziran | 16:09 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49948 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


- ADÂLET:
SUÇU/SUÇLUYU ARAMAK
ile/ve/değil/||/<>/< MASUMİYETİ ARAMAK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Haziran | 16:02 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49869 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


- GÖREV/İMİZ:
"SİYASET"
değil TESİS-İ ADÂLET
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Haziran | 14:23 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49864 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


- ŞEFKAT:
SAĞIR DA DUYABİLİR
ve/||/<> KÖR DE OKUYABİLİR
[ Eklenme Tarih ve Saati: 08 Haziran | 00:13 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49855 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

 



 


 

 

( Bugün [22 Haziran 2018] itibariyle
Lütfen bölümünde,
480 FaRk, 613 katkı
)


- "...'YA DİKKAT ÇEKMEK" ile/ve/<> "...'YA ATIFTA BULUNMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45368 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ADÂLET YOK" ile/ve/değil/yerine/<> ADÂLET'İ, KENDİN/SEN (YAKIN ÇEVRENDE, OLANAKLARINDA) GERÇEKLEŞTİR (YAŞAT/İHYÂ ET)!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32447 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ADÂLETSİZLİK" ile/değil KARŞILIKLI HİZMET (İÇİN)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36521 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BASİT/KÜÇÜK/ÖNEMSİZ" HATA ile/ve/değil/yerine/||/<> BENİM ÖZENSİZLİĞİM/DİKKATSİZLİĞİM!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33987 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "BAYIR" "DERSEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "BAĞ" "DERSEK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49984 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bayır olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Bağ olur. )

- "BAYIR" "DERSEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "HAYIR"("!") "DERSEK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49985 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bayır olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Hayır olur. )

- "ÇOK SEVMEK" ile/değil/yerine SEVMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49971 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DİKKAT ETMEK" ile/ve "SORGULAMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2325 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DİKKATE DEĞMEZ/LİK" değil SADE/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32206 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DİKKATİNİ ÇEKMEK" ile "MERAK ETMEK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9850 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GEÇİMSİZ/LİK" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< SEVGİSİZ/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49741 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GÜÇ" ile/değil/yerine/>< SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31680 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Amacınız zarar vermekse yeterlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herşey için yeterlidir. )

- "GÜCÜN" "ADÂLETİ" ile/değil/>< ADÂLETİN GÜCÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44493 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GÜZEL OLAN, SEVGİLİDİR" değil/yerine SEVGİLİ OLAN, GÜZELDİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45937 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HAK ETMİŞLİK" değil/yerine LÜTÛF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30521 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HERKESE ...'YA DİKKAT ETMESİNİ TAVSİYE EDİYORUM" değil "HERKESİ ...'YA DİKKAT ETMESİ İÇİN UYARIYORUM"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11735 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "HESAP SORMAK" ile/değil/yerine ANLAMAK ÜZERE SORU SORMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49049 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "İLGİ UYANDIRMAK" ile/ve "DİKKATLERİ TOPLAMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9865 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "KİMSE DİKKAT ETMİYOR" yerine/değil BEN NE YAPMAMALIYIM/YAPABİLİRİM?
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16041 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "LÜTFEN" ile/ve "RİCA EDERİM"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9957 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "RAHATLIK" ile/ve/değil ANLAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5147 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SİZ" KULLANIMINDA:
SAYGI
ile MESAFE ile ÇOĞUL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5024 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SÖZ DİNLEMEK" ile/ve/<> DİKKATE ALMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16027 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Söylenilen ya da yapılması istenilen/beklenilen şeyin size [o an için] uymaması, o sözü/düşünceyi ya da durumu dikkate almamanızı gerektirmez. Gençlik/cehâlet düşünce ve tavırları olarak tepki gösterme eğiliminde olabilirsiniz fakat durum, söylenilen söze uyum gösterip göstermemekten çok [kulakardı etmek yerine] yeterince dikkate alıyor olmayı gerektirir. "Sırtına bir şey al/giy!" sözüne, hiç düşünmeden/değerlendirmeden, hızlıca "bana bir şey olmaz!", "gerek yok!", "sen yaşlı olduğun için söylüyorsun/önemsiyorsun" şeklinde yanıt vermek yerine yeteri kadar dikkate almakta yarar vardır. )

- "TİTİZLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖZEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48834 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YASALARA UYMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35737 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")ÜMİTSİZLİK(") değil/yerine/>< SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35963 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET BEKLEME! ve/||/<> HUZUR BEKLEME!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45917 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [ne yazık ki] "Gücün", "haklı çıktığı/çıkarıldığı" yerlerde. VE/||/<> "Güce tapan" "kişilerin" olduğu yerde. )

- ADÂLET HEYKELİNİN GÖZLERİNİN KAPALILIĞI:
"NAMUSSUZLARA GÖZ YUMMAK İÇİN"
değil ÂDİL OLMAK İÇİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38172 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- Adâlet için DİNLE!!!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/26734 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET VE EŞİTLİK ve/||/<>/> UYUM VE DOSTLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36725 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29271 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET'İN KURALI ile/ve/||/<> AKIL'IN KURALI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37446 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET-İ MAHZA ile/ve/||/<> ADÂLET-İ İZÂFİYE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47556 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET/HUKUK değil/yerine/= TÜZE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11993 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
"EN YÜKSEK İYİ"
ile/ve/değil/yerine/<> EN YÜKSEK KAMUSAL İYİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37445 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
"EŞİTLİK"
ile/ve/değil/||/<> RIZÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33868 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
BİLGİNİN KONUSU
ile/ve/değil/||/<> DÜŞÜNCENİN KONUSU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37448 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
DENKLEŞTİRİCİ
ile/ve/||/<> DAĞITICI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36600 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
DIŞARIDA/UZAKTA
ve/değil/yerine/||/<>/>/< KENDİNDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37450 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Adâleti, dışarıda/uzakta aramak. VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Kendinde başlatmak ve oluşturmaktır, asıl ve öncelikli olan. )

- ADÂLET:
KİŞİ/KUL
ve/||/<> İLÂH'IN BİRLİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49161 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
SEVGİ
ve/||/<> DÜŞÜNCE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37815 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
SUÇU/SUÇLUYU ARAMAK
ile/ve/değil/||/<>/< MASUMİYETİ ARAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49869 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET:
VELÂYET
değil RİSÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37576 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İç. DEĞİL Dış. )

- ADÂLET:
[BİR ŞEYİ] "YERLİ YERİNE KOYMAK"
değil KENDİNE AİT YERE KOYMAK/BIRAKMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36601 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLETSİZLİK DURUMLARINDA, "TARAFSIZ"(SESSİZ/ÂTIL) DURUYORSAN, KÖTÜLERİN/KÖTÜLÜĞÜN TARAFINI TUTMUŞSUNDUR ile/ve/||/<> ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEN, SORUNUN BİR PARÇASISINDIR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33702 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLETSİZLİK ve/||/<> ANLAMSIZLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44572 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Çözüm olarak ...] Tüzeyi[hukuku] bulduk fakat tüzeye ulaşamadık. VE/||/<> Sanatı bulduk fakat sanat bize ulaşamadı. )

- ADALET değil ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11831 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve AHKÂM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/623 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/<>/< BARIŞ[VARIŞ]/SULH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/638 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eğer dünyada barış ve uyum istiyorsanız, aklınızda ve gönlünüzde barış ve uyum olmalıdır. )
( Kendinizde düzen olmadıkça, dünyada düzen olmayacaktır. )
( AN SÜKÛT'İN SULH: Davalının susması üzerine gerçekleşen barış. )
( YURTTA SULH, CİHANDA SULH! PAZ EN EL PAIS, PAZ EN EL MUNDO! )

- ADÂLET ile/ve/<> BİLİM ile/ve/<> AŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45411 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/||/<>/>/< DAYANIŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37449 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/||/=/<>/< DENGE, ÖLÇÜLÜLÜK/İTİDÂL[< ADL]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/621 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toplumla olan ilişkide. İLE/VE/||/=/<>/< Kişide. )
( İçte. İLE/VE/||/=/<>/< Dışta. )

- ADÂLET ile/ve/<> DÜŞMANIN "ADÂLETİ"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37443 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Adâletin gerekliliği ve önceliği, düşmanının "adâletine" maruz kalmamak ve mağdur olmamak içindir. )

- ADÂLET ve/<> EHLİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31074 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/<> ERDEM/FAZİLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/637 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sevginin ürünleri. İLE/VE/<> Aklın ürünleri. )
( "Adâlet, erdemin bir parçası değil bütünüyle erdemdir. Adâletin tersi olan haksızlık da, kötülüğün bir parçası değil bütünüyle kötülüktür." )
( Products of love. VS./AND/<> Products of intelligence. )

- ADÂLET ile/ve/değil EŞİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25124 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/<> GÜÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/634 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güce dayanmayan adâlet âciz, adâlete dayanmayan güç zâlimdir. )

- ADÂLET ile/ve HAK/İSTİHKAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/632 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/||/<>/< HAKİKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46906 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toplumsal kurumların birincil erdemi. VE/||/<>/< Düşünce düzenlerinin birincil erdemi. )

- ADÂLET ile/ve/<> HAKKANİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/631 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/<>/>/< HİDÂYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/641 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/<> HİKMET ve/<> DİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31955 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üçü de, mülkün[egemenlik, yönetim ve siyaset] temelidir. )

- ADÂLET ve/> HİLÂFET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/640 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/||/<>/> HUZUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39095 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gücün, "haklı olduğu" yerde bekleme! VE/||/<>/> Güce tapan bireylerin olduğu yerde bekleme! )

- ADÂLET ve/||/<> İHSAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32639 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET = JUSTICE[İng., Fr.] = IUSTITIA[Lat.] = GERECHTIGKEIT[Alm.] = DIKAIOSYNE[Yun.] = JUSTICIA[İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39150 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/||/<> KARE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49571 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 2+2=4 VE/||/<> İki üçgen alanın biraradalığı. )

- ADÂLET yoksa/> KARGAŞA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/626 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/<> KARMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/627 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karma ve Kader kavramlarını, kapsamlı bir şekilde anlamak ve görmek üzere "My name is Earl" dizisini baştan sona izlemenizi öneririz... )

- ADÂLET ve/<>/< KAYGISIZLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36259 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/<> KEMÂLÂT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/642 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/+/<> KUDRET ile/ve/+/<> HİKMET ile/ve/+/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35390 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Simgeleri/Sûretleri] Aslan. İLE/VE/+/<> Boğa. İLE/VE/+/<> Kartal. İLE/VE/+/<> İnsan. )

- ADÂLET ile/ve/<> MANTIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/635 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< MERHAMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/633 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/||/<> MERHAMET ile/ve/||/<> TİCARET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37645 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/<> MEŞRÛ EŞİTSİZLİKLER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37444 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/||/<> MÜRÜVVET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37447 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/<> NİYET ve/<> SÜREKLİLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/624 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/=/<> ÖLÇÜ/LÜLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/620 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Her konuda/hususta, itidâli ihtiyâr et! )

- ADÂLET ve RAHMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/625 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/||/<>/< RIZÂ ve/||/<>/< BİLGİ/HABER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32648 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Adâletin kaynağı da, hedefi de, durumdaki/olaydaki ilgili kişilerden birinin rızâsıdır. Adâlet, insanı ve rızâsını esas almaktır! [Tabii, rızâ da, en başta, (durumdan/olaydan/tespitten/(ön) "hüküm"den) haberdar etmekle başlar.] )

- ADÂLET ile/ve/<> SAADET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/636 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/619 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toplumda. VE/<> Bireyde. )

- ADÂLET ile/ve/değil/||/<>/< SINIRLAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45077 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ile/ve/<>/ TÜZENİN SAĞLADIĞI GÜVEN(İLİR)LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36485 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂLET ve/||/<> VİCDAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32719 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... VE/||/<> Adâlet evi. )
( Her yerde, zamanda ve koşulda. VE/||/<> Zirvesinde.[İnsanda!] )

- ADÂLET ve/||/<> YAŞAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49386 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂVET değil/yerine/>< ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/622 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHLÂK ile/ve/<> ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1939 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKIL ve/ AHLÂK ve/ ADÂLET ve/ ÂDÂB ve/ AŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4505 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKIL ve/değil/<> MERHAMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32343 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tüm dünya, sana hizmet etse doymazsın. VE/DEĞİL/<> Kişi[sen], dünyaya rahmet ederse(n), tüm dünya doyar. )

- AKLIN NİTELİKLERİ:
HİKMET
ve KUDRET ve SEVGİ/ŞEFKÂT ve ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4024 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bunları içermeyen hiçbir söz, akılsal değildir/olamaz. )

- ALAYCI TUTUM/LAR yerine SAYGI GÖSTERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5046 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALGI ile/ve/<> ANLAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4486 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AMATÖR değil/yerine/= ÖZENGEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12007 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAM-ANLAYIŞ ile/ve/<> KAVRAM-KAVRAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1568 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYIŞ ile/ve DEĞİŞİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4454 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYIŞ ile/ve HOŞGÖRÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28222 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYIŞ ile/ve OLUŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4452 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYIŞ ile/ve/<> TANIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33049 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYIŞ ile/ve/değil/yerine YAKINLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31920 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Herkese ve herşeye gösterme! İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Her zaman, herkese ve herşeye göster! )

- ANLAYIŞ ile/ve/||/<> YAKLAŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47928 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYIŞ ile/ve/değil/yerine/<> YOL GÖSTERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32083 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAYIŞ ile/ve ZEVK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4453 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANNE SÜTÜ ve/=/<> ŞEFKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31369 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ASABİYET ile/değil/yerine/>< ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46905 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞIRI KULLANIM ile/değil/yerine YERİNDE KULLANIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30014 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞIRI SEVGİ ile/yerine SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3167 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞKLA ve/||/<> SEVGİYLE ve/||/<> MUHABBETLE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36709 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Doğ(ur)mak. VE/||/<> Büyü(t)mek. VE/||/<> Geliş(tir)mek. )

- AŞK ile/ve/> SAYGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3113 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ATÂLET ile/değil/yerine/>< ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33653 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYRINTI ile İNCELİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28629 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/26128 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Demek ki"...
"Zaten", "herşey", "aslında" ve"sadece"
"sonuç" ile başlar/başlamış!


Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!!
"Zaten" diyerek, her "işine gelene/gelmeyene" bağlamadan KONUŞ!!!
"Aslında" "öyle/şöyle" (oldu/olacak) ise zamanında düşün de ona göre KONUŞ!!!
"Sadece/sırf" diyerek onca konuşulanı gözardı etmeden KONUŞ!!!

"Sonuçta" diyerek son sözü kendine ait kılmadan KONUŞ!!!
"Son tahlilde" deyince daha bir üst perdeden konuşmadığını bilerek KONUŞ!!!
"Temelde" olanın ne olduğuna iyi bak da ona göre sağlam KONUŞ!!!
"Allah'tan" ise senin yetersiz diline/sözüne/onayına kalmayacağını anımsa da ona göre KONUŞ!!!
"Demek ki" ile her inancına ve kişisel sonuçlarına bağlamadan KONUŞ!!!
"Nasılsa" diyerek çıkarlarını öncellemeden KONUŞ!!!

"Ona bakarsan" diyerek sözü düşürmeden KONUŞ!!!
"Belki de" olasılıklarını düşünebiliyorsan birine ayrıcalık yapmadan KONUŞ!!!
"İlle de" o ya da öyle değil koşulsuz KONUŞ!!!
"Diyelim ki" diyorsan doğru örnek seçerek KONUŞ!!!

"Ne var?" diyerek, ahmaklık etmeden KONUŞ!!!
"Ne var ki?" diyerek, "saf görünümlü" kurnaz olmadan KONUŞ!!!
"Ne peki?" diye anlaşılması çok basit olanı karmaşıklaştırmadan KONUŞ!!!
"Niye ki?" diyerek, hazırcı değil önce kendin düşün de ona göre KONUŞ!!!

"Elimde değil" diye kendini/başkalarını "kandır"(a)madağını bilerek KONUŞ!!!
"Ne bileyim" diyorsan düşünüp, öğrenip, bilebileceğini anımsa ve ona göre KONUŞ!!!

"Herkes"i katmadan KONUŞ!!!
"Hiç kimse" demeden KONUŞ!!!
"Hep"siz KONUŞ!!!
"Her zaman"a yaymadan KONUŞ!!!
"Hiçbir zaman" diye kestirip atmadan KONUŞ!!!

"Keşke ..." ile geçmişe dönmeye çalışmadan KONUŞ!!!
"Ya ..." ile belirsiz olanı belirlemeden KONUŞ!!!

"Böyle ... Böyle ..." demeden KONUŞ!!!
"Şey - şey - şey" demeden KONUŞ!!!
"Falan-filan" diye boşluğa bağlamadan KONUŞ!!!
"Bla-bla-bla" diye başka dilde kullanmadan KONUŞ!!!
"Dedi/Dedim" tekrarsız KONUŞ!!!

"Ben" diliyle kendini merkeze koymadan KONUŞ!!!
"Sen" diliyle kişileri katmadan, hedef almadan KONUŞ!!!
"Sen de" diyerek saldırmadan ve savunmadan KONUŞ!!!

www.FaRkLaR.net/KONUS )
( dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!! )

- BABA:
EVE, "EKMEK" GETİREN
ile/ve/değil/||/<> SEVGİSİNE, EMEK VEREN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37145 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞIŞ ile/<> İHSÂN ile/<> LÜTÛF ile/<> HİMMET ile/<> KEREM ile/<> İNÂYET ile/<> İLTİFAT ile/<> ATÂ ile/<> ATIFET ile/<> HÎBE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4121 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞLI/LIK ile/ve/<> SAYGILI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35735 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAKIM ile/ve/<> ÖZEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6658 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİ ÇOKLUĞU ile/ve/değil/yerine ANLAYIŞI GELİŞTİR(EBİL)MEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2148 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİ ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30208 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLGİ ve/> SEVGİ ve/> VERGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1926 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bilmeyen sevemez. )

- BİLİMDEN/İLİMDEN YARARLANANLAR:
SORAN
ile/ve/||/<> YANITLAYAN ile/ve/||/<> DİNLEYEN ile/ve/||/<> SEVGİSİ/İLGİSİ OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7712 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLİMDE ve ADÂLETTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32590 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Doğrulanabilirlik değil yanlışlanabilirlik esastır. VE Şüpheden, sanık yararlanır. )

- BİLİMSEL TUTUM/DURUŞ ve/||/<> FELSEFÎ ANLAYIŞ ve/||/<> SANATSAL/ESTETİK DUYARLILIK ve/||/<> HAREKETLİ(SPORCUL) YAŞAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7601 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hayret. VE/||/<> Hayranlık. VE/||/<> Aşk. VE/||/<> Coşku. )

- BİLİM ile/ve SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7658 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLİNÇ ve/<> ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4258 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişide. VE/<> Toplumda. )

- BİLİNÇ ile/ve ANLAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4528 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLMEDİĞİN SÖZCÜKLER İÇİN SÖZLÜĞE BAKMAK ile/ve/<>/yerine [ÖZELLİKLE] BİLDİĞİN SÖZCÜKLER İÇİN SÖZLÜĞE BAKMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4225 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLMEK ile/ve/değil DİKKAT ETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/671 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLMEK ile/ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/668 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hakkında ne kadar çok bilirsen o kadar çok seversin. )

- BİRİNE, BİR ŞEY(LER)İ:
LÜTÛF ETMEK
değil/yerine/>< (O) KİŞİNİN DEĞERİNİ BİLEREK, BİR ŞEY(LER)İ PAYLAŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36310 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİRİNİN:
"EŞİ/SEVGİLİSİ/DOSTU/ARKADAŞI/KARDEŞİ VS." OLMAK
ile/değil/yerine/||/<>/< (SADECE VE YETERİNCE) SEVİYOR(/SEVGİNİ GÖSTERİYOR/YAŞIYOR/YAŞATIYOR) OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49169 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [ne yazık ki] "Yetersiz" gelebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Herşey için yeterlidir. )

- BİSİKLET ve/<> DİKKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38682 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLET ve/<> SAYGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38650 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİSİKLET ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38671 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜTÜNSELLİK ile/ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4052 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇEKİNCE ile/değil/yerine SAYGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7164 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇELİŞKİLİ ile/ve/değil/<> ÖZENSİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48057 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CEMİYETÇİ BAKIŞ/ANLAYIŞ ile/ve/<> STRATEJİK BAKIŞ/ANLAYIŞ ile/ve/<> FARKLI BAKIŞ/ANLAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37767 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CİDDİYET ile/ve/<> DİKKATE ALINIRLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4617 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇOCUĞA İFADEDE/HİTAPTA:
"KIRARSIN/KIRACAKSIN" / "DÖKERSİN/DÖKECEKSİN" / "DÜŞERSİN/DÜŞECEKSİN"
değil/yerine SIKI TUT! / DİKKAT ET!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32418 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇOCUKLARA ABUR CUBUR ALMAK/VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK yerine MEYVE VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8112 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çikolata/gofret çeşitleri, özellikle çocuklar için olduğu gibi yetişkinler için de sağlığa zararlı ürünlerdir. Neredeyse hiç denilebilecek kadar az tüket(tir)menizi salık veririz. LÜTFEN! )
( Çocukları meyve ya da daha yararlı yiyecek ya da küçük/basit/ucuz hediye ve oyuncaklarla sevindirebiliriz. )
( Çocuklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak, yapılmaması gerekenleri bugün yerine getirerek, sürekli doğru örnek olarak sağlanabilir. )

- ÇOĞUNLUK/AZINLIK değil/yerine HEP BİRLİKTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49948 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇOKLUK ve ANLAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/587 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DANS EDELİM! ve/||/<> ŞARKI SÖYLEYELİM! ve/||/<> SEVELİM! ve/||/<> YAŞAYALIM!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49996 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hiçkimse izlemiyormuş gibi. VE/||/<> Hiçkimse dinlemiyormuş gibi. VE/||/<> Hiç incinmemiş gibi. VE/||/<> Dünya, cennetmiş gibi. )

- DEĞİM/LİYÂKÂT ile/ve/değil LÜTÛF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30715 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bazı nasip olanlar/olabilecekler, liyâkat ile değil lütûfladır. )

- DELİ ile DÎVÂNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6154 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dîvan'dan, bir söz çıkar, âleme sığmaz. Dîvâne'den bir söz çıkar, Dîvân'a sığmaz. )
( Ârifim ben! diye hiçbir kimseye ta'n etme sen,
Defter-ü-divâna sığmaz söz gelir, dîvâneden!
[ Bâyezîd-i Bistâmî, bir tımarhanenin önünden talebeleriyle birlikte geçiyormuş.

Onlara ders vermek üzere hekime sorar:
"Sen akıl hastalıklarına çare buluyorsun, günah derdine de bir çâre var mı?"

Hekim, başını kaşıya dursun,
bir deli yanıt verir:
"İstiğfar kökünü tövbe yaprağıyla karıştırmalı,
gönül havanına koyup tevhid tokmağıyla dövmeli,
insaf eleğinden eleyip gözyaşıyla hamur etmeli,
aşk ateşinde pişirip muhabbet balıyla karıştırmalı
ve kanaat kaşığıyla da gece gündüz yemeli!"

Delinin bu sözü bittikten sonra, Bâyezid-i Bistâmi şöyle der:

Ârifim ben! diye hiçbir kimseye ta'n etme sen,
Defter-ü-divâna sığmaz söz gelir, dîvâneden!] )

- DENGE ve ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28709 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DEVLETLÜ ile DEVLETLÜ İNÂYETLÜ ile DEVLETLÜ NECÂBETLÜ ile DEVLETLÜ RE'FETLÜ ile DEVLETLÜ SEMÂHATLİ ile DEVLETLÜ SİYÂDETLÜ ile DEVLETLÜ UTÛFETLÜ[< UTÛF: Şefkat göstermek.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14617 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sultanlara hitapta kullanılan unvan. | Refâh, saâdet ve nîmet sahibi, vezir ve müşir gibi büyük rütbe sahiplerine verilen unvan. İLE Sarayın kızlarağasına verilen unvan. İLE Şehzâdeler hakkında kullanılan unvan. İLE Seraskerelere verilen unvan. İLE Şeyhülislâmlar hakkında kullanılan unvan. İLE Mekke şerîfine, Hz. Muhammed'e intisâb şerefinde bulunan kişilere hitapta kullanılan unvan. İLE Vezirlere, müşirlere, sultan damatlarına verilen unvan. )

- DİKKAT (HIYATÂT)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21219 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİKKAT ÇEKİCİ ile/ve/değil ALIMLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5824 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( AR'AR: Güzeldeki boy-pos. )

- DİKKAT ÇEKMEK ile/ve/değil/yerine/<> DİKKAT ETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37325 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİKKAT ÇEKMEK ile İLGİ TOPLAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1465 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( CÂLİB-İ DİKKAT ile ... )

- DİKKAT ÇEKMEK ile/ve/değil/yerine ÖNEMİNİ BELİRTMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30378 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİKKAT ÇEKME ile/ve/||/<> SORUMLULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33338 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİKKAT ETMELİ!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27654 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİKKAT ETMEMEK/ETMEMİŞ OLMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSA(YA)MAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2326 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİKKAT/Lİ ile/ve ÖZEN/Lİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2342 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİKKATE ALMA (TEDEBBÜR)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21222 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİKKATE ALMA(MA)K ile/ve/yerine CİDDİYE ALMAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33040 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİKKATE ALMAK ile/ve/<> GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34074 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİKKATİN ÇOĞALMASI ile/ve/yerine DİKKATİN ARTMASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2321 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- Dikkatli KONUŞ!!!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/26370 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİKKATSİZLİK ile/ve/değil/< İLGİSİZLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2327 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİKKATSİZLİK ile/ve/değil/< KONTROLSÜZLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2328 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİKKAT ile/ve MEDİTATİF DİKKAT ile/ve KONTEMPLATİF DİKKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2324 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Odaklanma. İLE/VE Özenli ve düzenli odaklanma. İLE/VE Dikkat etmeden dikkat/odaklanma. )
( Bilinçli yetersizlik. İLE/VE Bilinçli yeterlilik. İLE/VE Bilinçsiz Yeterlilik. [ BİLİNÇSİZ YETERLİLİK               ^ BİLİNÇLİ YETERLİLİK               ^ BİLİNÇLİ YETERSİZLİK               ^ BİLİNÇSİZ YETERSİZLİK ] )

- DİKKAT ile/ve ÖZEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2323 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİKKAT ile/ve/<> RİKKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2322 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zihinde. İLE/VE/<> Kalpte. )
( İlgi, özen. İLE/VE/<> İncelik. | Merhamet, acıma. )

- DİL, DOĞRU KULLANILMAZSA...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9350 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Öğrenciler, bir gün, hocalarına sorarlar... - Eğer elinizde, ülkenin işlerini düzeltecek bir güç ve olanak bulunsaydı, işe nereden başlardınız?

Hoca, düşünmeden, şu yanıtı verir:

- Dilin, doğru kullanılmasına çalışırdım.

Öğrenciler, hocalarının yüzüne şaşkın şaşkın bakarlar:

- Fakat bu küçük bir şey. Niçin çok önemli olduğunu söylüyorsunuz?

Bilge hoca, başını sallar ve şöyle devam eder:

- Eğer dil doğru kullanılmazsa, ağızdan çıkan sözcükler, ifade edilmek istenen şeyleri vermez. Söylenen sözler ve kullanılan sözcükler, ifade edilmek istenen amacı anlatamayınca da, yapılması gereken işler yapılamaz. Yapılması gereken işler yapılamayınca da ahlâk ve sanat, soysuzlaşır. Ahlâk ve sanat soysuzlaşınca da adâletsizlik başlar. Bu durumdaü, halk ne yapacağını bilemez ve çaresizlik içinde bocalar, durur... )

- DÜNYADA, BİR KİŞİ/İNSAN OLMAK ile/ve/<>/değil BİR KİŞİ İÇİN DÜNYA OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4791 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DÜRÜSTLÜK ile/ve/<> SAYGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2509 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dürüst olmayan cezalandırılır. İLE/VE Saygı göstermeyene toplumda yer verilmez. )
( Teşekkür ve özür dilemeyi bilmek/uygulamak ile. )

- DURUŞ ve/<> SAYGI ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31744 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kıyam. VE/<> Rükû. VE/<> Secde. )

- DÜŞKÜNLÜK ile/ve/değil/yerine SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33392 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sevgi, tutkunluk ve düşkünlük göstermez, düşkünlük ise sevgi değildir. )

- DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2320 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Düşünceler dedikleriniz, zihnin yüzeyindeki dalgacıklardır ancak. )
( Yaşamınızdaki en önemli şeye -kendinize-, bölünmez dikkatinizi verin. )
( Zorlamasız, kendi benliği ile kısıtlanmamış bir dikkat ve ilgi gerekir. )
( Olgun kişi, dikkatini içine yönelterek, meziyetlerini geliştirir. )
( Dikkat, Şimdi'ye geri getirir. )
( Dikkat, özgürleştirir. )
( Dikkatsizlik, tutsaklaştırır. )
( Dikkatsizlik, köreltir; dikkat, berraklaştırır. )
( Öteye ulaşmak için uyanık bir sükûnete ve sessiz dikkate gereksinimimiz vardır. )
( Dikkatsizliğiniz yüzünden kendi çevrenizde inşâ etmiş olduğunuz hapishaneyi inceleyin. )
( Başparmağınız işaret parmağınıza dokunuyor. İkisi de dokunuyor ve dokunuluyor. Dikkatinizi başparmağınızda topladığınız zaman başparmak hissedendir ve işaret parmağı da nesne. Dikkat odağını değiştirin, ilişki de tersine döner. )
( Attention liberates. )
( Inattention obscures, attention clarifies. )
( It needs effortless, un-self-conscious attention.
To go beyond, you need alert immobility, quiet attention.
Attention brings you back to the present.
Study the prison you have built around yourself by inadvertence.
Your thumb touches your forefinger. Both touch and are touched. When your attention; is on the thumb, the thumb is the feeler and the forefinger - the self. Shift the focus of attention and the relationship is reversed. )

- DÜŞÜNCE ile/değil/yerine TÜREYEBİLİR/TÜRETİLEBİLİR DÜŞÜNCE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1378 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İyi düşünceler, hormonların dengeli salgılanmasını sağlar. )
( Yüksek düşünceler örnek kullanılmadan, hoşnut edici bir biçimde anlatılamazlar. )
( Kötü düşünce, döner-dolaşır, ne yapar-eder size ulaşır! )

- EDEB ve ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20443 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yerli-yerince hareket etmek. VE Yerli-yerinde olmak. )

- EFRÂDINI CÂMÎ ve/<> ÂĞYÂRINI MÂNÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16641 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir kavramın tüm bireylerini kuşatıp ötekileri dışarıda bıraktığında kullanılan bir deyim. )
( "İnsan düşünen bir canlıdır" tanımı verildiğinde bu tanımın içine tüm insan bireylerini içerir. Girmeyen hayvan(behaim) vs. dışarıda bırakır. )

- EĞİLMEDE:
"ÇIKAR" / "ÜSTÜNLÜK"
ile/değil/yerine SAYGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48897 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nokta kadar "çıkar/ın" için, virgül kadar eğilme! / Kimse, kimseden "üstün" ya da yukarıda değildir/olamaz. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir kişinin, hizmetine, emeğine, çabasına saygı duyuyorsak... )

- EKİN/KÜLTÜR ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1158 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ELEKTRİĞE DİKKAT ETMELİ!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27676 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ELEŞTİRİ ile/ve/> DİKKAT ÇEKMEK ile/ve/> ABARTMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1207 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ENGELLİYE:
ACIMAK
ile/değil/yerine SAYGI GÖSTERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7015 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EŞEYSELLİK/SEKS ile/değil SEVGİNİN (ÇEŞİTLİ) (FİZİKSEL) DIŞAVURUMLARI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6804 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EŞİTLİK ADÂLETİ ve/||/<> ONUR ADÂLETİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36254 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EŞİTLİK ADÂLETİ ile/ve/<> ORAN ADÂLETİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45792 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EŞİTLİK/MÜSÂVAT ile/ve/değil/yerine/< ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/630 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Güçsüzün hakkının/haklarının savunulması/korunması. )
( Kişilerin eşitliği, sadece adâletin [en kısa sürede] sağlanması için [tüze/hukuk önünde] geçerlidir. [ille de bir farkı olacaksa/oldurulacaksa, sadece bilgileri/bildikleri/marifetleri iledir/kadardır.] )
( )

- EYLEM ile/ve ÖZGÜRLEŞTİRİCİ EYLEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4622 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( O, ırmağa götürür fakat geçiş size aittir. )

- FARKINDALIK ile/ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4276 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Farkındalık dinamiktir, sevgi ise varoluştur. )
( Farkındalık, eylem halindeki sevgidir. )

- FaRkLaR KILAVUZU'NDA ÖNCELİKLER:
YARARLI
ve/> ÖNCELİKLİ ve/> İNCELİKLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4158 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- FELSEFE ve SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15026 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÖR(E)MEMEK ile DİKKAT ETMEMEK/EDEMEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2335 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÖREV/İMİZ:
"SİYASET"
değil TESİS-İ ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49864 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÜÇ/KUDRET ve/||/<> MERHAMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32641 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÜDÜLENMEDE:
İLİŞKİLİLİK
ve/||/<>/> GÜVEN ve/||/<>/> ŞEFKÂT ve/||/<>/> ÖZGÜNLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49499 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÜVEN ve/||/<> DERİNLİK ve/||/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48539 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Söz ile yapılan iyilik. VE/||/<> Düşünce ile yapılan iyilik. VE/||/<> Vererek yapılan iyilik. )

- GÜVEN ve/<> ÖZEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3285 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÜVEN ile/ve/değil/<> SAYGINLIK(İTİBAR)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32956 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÜZELLİK ile/ve/<> İNCELİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/213 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÜZEL ile/ve/değil DİKKAT ÇEKİCİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5823 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güzel ol, âşık bol! )

- HADÂLET ile/değil ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49730 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HADÂLET ile HADÂRET ile HADÂRET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17526 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kol ve baldırı etli olma. İLE Alçakgönüllülük. İLE Yeşillik. )

- HAYIR İŞ(LER)İ ile/ve/değil/||/<> ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38892 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAYRET ile/ve/||/<>/> DİKKAT ile/ve/||/<>/> MERAK ile/ve/||/<>/> BİLME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45314 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAZÂKAT ve/< EMÂNET ve/< SADÂKAT[< SIDK] ve/< ŞEFKÂT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19639 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HEDİYE ile/ve/||/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34595 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendinden çok, onun gereksinimi olan önceliği[nesneyi/olanağı], ona veriyorsan. İLE/VE/||/<> Ondan çok, kendi gereksinimin olan önceliği[nesneyi/olanağı], ona veriyorsan. )

- HİKMET ile/ve/> İFFET ile/ve/> CESÂRET ile/ve/> ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/651 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aklın dengeliliği/îtidali. İLE/VE/> Şehvetin dengeliliği/îtidali. İLE/VE/> Öfkenin dengeliliği/îtidali. =/> HİLÂFET, HİDÂYET ve KEMÂLÂT'a eriştirir. )
( Hikmetin dili, simge ve sükûttur. )
( [ucları(tefrit-ifrat)] BİLGİSİZLİK/CEHÂLET >< BİLGİÇLİK/MALÛMATFURUŞLUK ile/ve/> İLGİSİZLİK/İSTEKSİZLİK >< AZGINLIK ile/ve/> KORKAKLIK/KABALIK >< KAHRAMANLIK )

- HİKMET ile/ve LÜTÛF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4179 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HİKMET ile/ve LÜTÛF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20023 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HİKMET ve/||/<>/< MERHAMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35392 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HIZ ve/<> DİKKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6903 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hız, yoğun dikkat gerektirir. )

- HÜRMET ve/<> MUHABBET ve/<> MERHAMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3214 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İDAM değil/yerine ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44508 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İĞNE ile/değil/< ÇUVALDIZ[< Fars. CÜVÂL-DÛZ, BENDERZ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14018 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dikim sağlayan alet. İLE/DEĞİL Çuval gibi şeyleri dikmekte kullanılan büyük iğne. )
( İğneyi, başkasına; çuvaldızı, kendimize batırmalıyız! )

- İHÂNET değil/yerine/>< SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31047 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İhânet, sevgiyi öldürür. )
( KÂBİL >< HÂBİL )

- İHSÂN ile LÜTÛF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19951 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İHTİMÂM değil/yerine/= ÖZEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12196 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İKİ SORUN:
ADÂLETSİZLİK
ile/ve/||/<> ANLAMSIZLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47857 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tüze(hukuk) ile sağlanmaya/çözülmeye çalışılmaktadır fakat hukuka ulaşılamamıştır. İLE/VE/||/<> Sanat ile giderilmeye çalışılmaktadır fakat ne yazık ki, sanat, kişilere ulaşamamıştır. )

- İLGİ ile/ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1476 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İLİM ile/ve/değil/yerine ANLAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4458 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İLİŞKİ:
EMEK
ile/ve/değil/||/<>/< ÖZEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49284 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İMAN:
BİLGİ
ve/+ SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19589 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birbirimizi sevmedikçe eminlik/imân sağlanamaz! Emin olmadıkça da hiçbir adım atamayız! )

- İNANÇ ile/ve/<> SEVGİ ile/ve/<> BİLGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3309 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toplumsal yönetimde, kişiler üzerinde oynanan alanlar. )

- İNCELİK ile/ve/||/<> DOĞRULUK ile/ve/||/<> GÜZELLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44584 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Belde değil dilde. İLE/VE/||/<> Sözde değil özde. İLE/VE/||/<> Yüzde değil yürekte. )

- İNCELİK ve/||/<>/> İNCİNME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45953 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İNSAN/KİŞİ:
NE İSTEDİĞİNİ BİLEBİLEN
ile/ve/değil/||/<>/< NE İSTEMEDİĞİNİ BİLEBİLEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48753 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İNSANLIK:
"KURUŞ" İLE
ile/değil/yerine DURUŞ İLE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35818 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İNTİKAM ile/değil/yerine ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34714 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İŞARET ETMEK ile DİKKATLERİ ÇEKMEK/ÇEKMEYE ÇALIŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4089 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İSTEK/TALEP değil/yerine ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37425 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İSTEMEK ile/ve/< ÖZENMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3378 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İTİBÂR/LI değil/yerine/= SAYGIN/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12237 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İTİNÂ değil/yerine/= ÖZEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12239 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İYİ NİYETLİLİK ile/ve/<> ANLAYIŞ GÖSTERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35955 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İYİ NİYETLİ ile/ve/< YUFKAYÜREKLİ/RAKÎK[Ar. < RİKKAT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5984 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İYİ NİYET ile/ve/değil/||/<>/>/< ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35550 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İYİLİKSEVER/LİK ile/ve SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5981 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İYİLİK ile/ve KAYRA/LÜTÛF/İHSAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2614 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İYİMSER/LİK ile/ve/<> ANLAYIŞLI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31924 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İZ'ÂN değil/yerine/= ANLAYIŞ, KAVRAYIŞ, AKIL | SÖZ DİNLEME | TERBİYE, EDEP
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41766 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KABUL ile/ve MERHAMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2836 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAHIR ile/ve LÜTÛF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20612 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAYGI değil/yerine/>< SAYGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34711 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Kaygı..." yazısı için burayı tıklayınız... )

- KAZANÇ ile/ve LÜTÛF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19497 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAZANÇ ile LÜTÛF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28421 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KENDİNİ GELİŞTİRMEK ve KABINI GENİŞLETMEK/DERİNLEŞTİRMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/263 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendini aşmak isteyenler, "derler" deresinden geçmelidir. )

- KENDİNİ TANI/BİL!:
HÜRMET
ve/||/<> MUHABBET ve/||/<> MERHAMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32699 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendini bilen, bilmeyenin kusuruna bakmaz. )

- KİNÂYE ile/ve/değil/yerine/<>/>/< İNCELİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47284 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KIRILMA('DA):
İNCELİK('TEN)
ile/değil/<> KALINLIK('TAN)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32736 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Her şey. İLE/<>/DEĞİL İnsan. )

- KİŞİ/İNSAN ile/ve/<> SAYGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4819 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KİŞİ:
CAN
ve/||/<>/> GÜÇ ve/||/<>/> /< İKRAR ve/||/<>/> /< ADÂLET ve/||/<>/> KEMÂL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37052 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişi, doğar ve can kazanır. VE/||/<> />/< Canında güç kazanır/bulur. VE/||/<> />/< Gücünü, kararlarında/ikrarında bulur. VE/||/<> /< Kararında adâletli ise, erdemli olur. VE/||/<> />Adâletinde olgunluğu/kemâli bulursa, olgun/kâmil olur. )

- KORKUYA DAYALI "SAYGI" ile/değil/yerine SAYGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47500 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KORKU ile ANLAYIŞ EKSİKLİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7130 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KORKU ile/ve/değil/yerine DİKKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30411 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KORKU ile/ve/yerine SAYGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3250 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Korkuyu yenmek, bilgeliğin başlangıcıdır. )
( Tanrı'yı düşünmeden önce, kendinizi kabul etmek zorundasınız. )
( Before you think God, you must accept yourself. )

- KORKU ile/değil/yerine SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3172 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir kez, her şeyin içten geldiğini, içinde yaşadığınız dünyanın size değil, sizin tarafınızdan projekte edildiğini idrak ettiğinizde, korkularınız sona erer. )
( Bazen, bazı korkular da sevgiye dönüşebilmektedir. [STOCKHOLM SENDROMU] )
( Korkutamazsın beni, seviyorum seni! )
( Bir kez, her şeyin içten geldiğini, içinde yaşadığınız dünyanın size değil, sizin tarafınızdan projekte edildiğini idrak ettiğinizde, korkularınız sona erer. )

- KORKU değil/yerine SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25834 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KOŞULSUZ SEVGİ ile/ve SEVİYORSAN/SEVGİ VARSA KOŞULSUZ SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3144 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KUR'AN-I KERÎM:
TEVHİD
ile/ve/<> HAŞR/ÂHİRET ile/ve/<> NÜBÜVVET ile/ve/<> İBÂDET ve ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30373 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KURAM ile/ve/değil ANLAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33485 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KURTULUŞ ve/< ÖZEN/İMTİNÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33503 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KUŞKULU SEVGİ yerine KOŞULSUZ SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3146 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KUŞKULU SEVGİ yerine KOŞULSUZ SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16087 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KUŞKUSUZ SEVGİ ile/ve/||/<>/>/< KOŞULSUZ SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3147 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÜSTAH/LIK ile/ve/<>/değil ÖZENSİZ/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30095 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- LAİKLİK ve/<> ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31771 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- Lütfen! DİNLE!!!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/26422 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- Lütfen! SUS!!!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/26821 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- LÜTFEN[< LÂTİF]/LÜTÛFEN ile/ve/< RİCÂ[< REC' | çoğ. RÜCÛ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8740 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kabalaşmış/kesif olandan değil en ince olandan (noktadan), hepimizin başlangıç/hareket/buluşma noktasından sesleniyorum/istiyorum. İLE/VE En ince olana (noktaya) geri dönüyorum. Orada buluşuyor ve oradan sesleniyorum/istiyorum. )

- Lütûfen! DİNLE!!!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/26423 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- Lütûfen! SUS!!!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/26822 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- LÜTÛF ile/ve İMTİYAZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/707 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- LÜTÛF ile/ve/||/<> SIR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39054 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAHFİL-İ KAZÂ değil/yerine/= ADÂLET MEYDANI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46724 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MANSİYON[Fr.] değil/yerine/= ÖZENDİRME ÖDÜLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12355 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir yarışmada, konulan ödüle yeterli nitelikte görülmemekle birlite, anılmaya değer bulunan kişiye ya da yapıta verilen derece. )

- MASTÜRBASYON ile/ve SEVGİLİ/EŞ ÜZERİNDE MASTÜRBASYON
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6869 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eşeysellik, zihinde başlayan ve yaşanan bir süreç olduğundan, sevişmek de eş üzerinde/n ve/veya eşle birlikte yapılan bir mastürbasyon olarak değerlendirilebilmektedir. )

- MENTALİTE[Fr.]["MANTALİTE" değil!] değil/yerine/= ANLAYIŞ, BAKIŞ, ALGILAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11569 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MERÂHİM[< MERHAMET] ile MERÂHİM[< MERHEM]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34032 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Acımalar, merhametler. İLE Merhemler. )

- MERHAMET:
ACIMAK
değil/yerine/< ACITMAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49005 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MERHAMET[< RAHM] = CLEMENCY, MERCY[İng.] = CLÉMENCE[Fr.] = MILDE[Alm.] = CLEMENTIA[Lat.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39507 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şefkat gösterme, acıma. | Birini esirgeme. )

- MERHAMET ile ACIMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7408 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MERHAMET ile/ve AF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7410 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Taş kalpleri, en iyi mezar taşları yumuşatır. )

- MERHAMET ve/<> HÜRMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7411 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Büyüğün, küçüğe gösterdiği/göstermesi gereken. VE/<> Küçüğün, büyüğe gösterdiği/göstermesi gereken. )

- MERHAMET ile/ve/<> KALBİN MERHEMİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3215 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MERHAMET ile/ve SABIR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20412 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MİNNET DUYMAK ile SAYGI DUYMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34594 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜELLİF NÜSHASINI TESPİT EDEMEDİĞİMİZ BİR YAZMANIN EDİSYON KRİTİĞİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42532 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Konunun tespiti yapılmalıdır. Bu tespit hocanın yardımıyla olabilir başka bir şekilde de olabilir. )
( Çalışmaya başlamadan önce müellif sonra eserinin isminin elimizde olması gerekir. )
( Sonra kataloglara bakılmalı, nüshalar tespit edilmelidir. )
( Nüshalar tespit edildikten sonra bu nüshalar kendi aralarında bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Bu değerlendirme sonunda ana nüsha seçilmelidir. )
( Ana nüshayı tespit ederken dikkat edilecek hususlar:
a) Saha dikkate alınmalıdır. (Mesela, felsefe kitapları ile aritmetik kitapları.)
b) Günlük tecrübe ve sezgiler önemlidir.
c) Müstensihin kimliği ve istinsah tarihi önemlidir.
d) Kayıt türleri önemlidir. Müellifle alakalı olmayan kayıtlardır bunlar. (mukabele kaydı vs.)
e) Sunulan kişiler önemlidir. )
( Ana nüshayı tespit ettikten sonra öbür nüshalar bir sıraya konulmalıdır. (onların da kriterleri vardır.) Bu nüshalara ayrı ayrı semboller verilmelidir. )
( Sonra ana nüsha aynen kopya edilmelidir. Satır satır, ana nüshaya uygun olarak bu istinsah işi yapılmalıdır. )
( Daha sonra ana nüsha öbür nüshalarla yaprak yaprak kontrol edilmeli, farklılıklar çıkarılmalıdır. )
( Ana metin tam metin demek değildir. )
( Edisyon kritik bir metni bugünkü formel estetik yapıya uygun hale getirmektir. )

- MUHABBET ile/ve MERHAMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19428 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHABBET ile/ve/<> MERHAMET ile/ve/<> ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2863 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHÂFAZA ile/ve için MERHAMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20413 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHTEREM[Ar. < HÜRMET] ile SAYGIDEĞER/SAYIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42563 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saygıdeğer, sayın, ihtirâm olunmuş. )

- MÜLÂHAZA[< LÂHZ] değil/yerine/= DİKKATLE BAKMA | İYİCE DÜŞÜNME | DÜŞÜNCE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42586 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUTENA[Ar.]/GÜZİDE[Fars.]/ELİT[Fr.] değil/yerine/= ÖZENİLMİŞ | SEÇKİN/ÖNEMLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46417 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUTLAK ile/ve ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1372 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NASFET/NISFET[Ar.] değil/yerine/= HAK VE ADÂLETE UYGUNLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38194 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NEFRET ile/ve/> DİKKAT > İLGİ > YAKINLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2334 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NEZÂHET[< NEZH] ve/||/<> RİKKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38849 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ahlâk temizliği. | İncelik. VE/||/<> İncelik. | Merhamet, acıma. )

- NUR ile/ve/<> ŞEFKÂT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33301 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İlâhî sevgi. İLE/VE/<> ... )

- ÖNDE GELEN ile/ve/değil DİKKATE DEĞER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30326 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine TOPLUMSAL ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37624 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- OTURMAK ile/ve SAYGI DUYARAK VE GÖSTEREREK [TAZÎM] İLE OTURMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32442 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖVGÜ ve/||/<> İLGİ ve/||/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47741 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Erilde/erkekte. VE/||/<> Dişilde/kadında. VE/||/<> Çocukta. )

- ÖZENSİZLİK ile/ve/||/<> SAYGISIZLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33645 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖZENTİ ile/değil/yerine ÖZENLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30037 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Olma! İLE/DEĞİL/YERİNE Ol! )

- ÖZEN ve/||/<> ONAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38932 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... VE/||/<> Özenli, düzgün. | Yararlı. | Dürüst, iyi ahlâklı. )

- ÖZEN ve/<> ÖZÜMSEME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33210 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖZEN ile/ve/||/<> SAYGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33644 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖZEN ve/||/<>/>/< ŞİDDETSİZLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33057 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖZEN ile/ve/||/<>/>/< TUTARLILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33778 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖZVARLIK'TA:
BİLİNÇ
ve SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1996 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sizi, bilinenin dar çerçevesi içinde tutanın ne olduğunu bilmek yararlıdır. )
( Sevgi ve iradenin de sırası gelecektir, fakat önce zemin hazırlanmış olmalıdır. )
( Her zaman, öz varlığımızın eşliğindeyiz. )
( Herşeyden önce, öz varlığınızla devamlı bir temas kurun, her an kendinizle olun. )
( Bir gözlem merkezi olarak bilme ve tanıma niyetiyle işe başlayın ve eylem halindeki bir sevgi merkezine dönüşün. )
( Eylem halindeki sevgi. )
( Love in action. )

- PAYLAŞIM ile/ve/<> SAYGINLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31479 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PRESTİJ değil/yerine/= SAYGINLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12453 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- RAHMET ile MERHAMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43140 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Acıma, esirgeme, koruma, yargılama. | Zahmeti, zevk edinmek. )

- RAKÎK[< RİKKAT] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43146 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İNCE | YUFKA YÜREKLİ )

- RED (ETMEK) ile/ve DİKKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1231 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- Rikkatli KONUŞ!!!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/26371 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- RUH ve/=/|| SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31528 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sevdiğimiz, Azrail'imizdir. )

- SABIR ile/ve ANLAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/24332 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SADAKAT VE BAĞLILIK ve/||/<> FARKINDALIK VE ADÂLET ve/||/<> EDEB VE HAYÂ ve/||/<> FETA VE GÖNÜL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33423 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( HZ. EBÛ-BEKİR SIDDÎK ve/||/<> HZ. ÖMER el-FÂRUK/HATTÂB ve/||/<> HZ. OSMAN ZİNNUREYN ve/||/<> HZ. İMÂM-I ALİ )
( Çocukluk. VE/||/<> Gençlik. VE/||/<> Yetişkinlik. VE/||/<> Olgunluk. )

- SADELİK ve/||/<> DAYANÇ(SABIR) ve/||/<> ŞEFKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44587 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SANAT ve/||/<> SEVGİ ve/||/<> FELSEFE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45410 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAYGI DUYMAK ile/ve/değil/<> SAYGILI OLMAK, SAYGI GÖSTERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3221 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İçsel. İLE/VE/DEĞİL/<> Dışsal. )
( Saygı duymak zorunda değilsinizdir fakat saygılı olmak zorundasınızdır. )

- SAYGI GÖSTERMEK ve/<> SAYGI AŞILAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32692 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAYGI/SEVGİ ve/> VEFÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3136 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... VE/> Arkanda bıraktığını, giderken yaktığını, yabana atmamak. )

- SAYGILI ile SAYGIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4824 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişinin, başkalarına gösterdiği tutum dolayısıyla. İLE Başkalarının, kişiye gösterdiği tutum dolayısıyla. )

- SAYGISIZLIK ile/ve/değil/<> DİKKATSİZLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3245 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAYGISIZLIK ile/ve/<> SEVGİSİZLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3246 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAYGI ile/ve/<>/< ASÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3254 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saygı, asâletin, süreklilik kazanmış durumudur. )

- SAYGI ile/ve/<> BAĞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34520 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAYGI ve/||/<>/< CİDDİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46307 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAYGI ile/ve/<> DEĞER VERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3233 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAYGI ile/ve/||/> DÜRÜSTLÜK ile/ve/||/> GÜVEN ile/ve/||/> BAĞLILIK/SADÂKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35188 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gösterilir(se). İLE/VE/||/> Değerlenir. İLE/VE/||/> Kazanılır. İLE/VE/||/> Sağlanır. )
( Earned. vs./AND/||/> Appreciated. vs./AND/||/> Gained. vs./AND/||/> Returned. )
( Yükün dürüstlükse, gücün düşer belki fakat "başın düşmez". )

- SAYGI ile/ve/<> EDEB
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3237 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... ile/ve/<> HUMANITAS )

- SAYGI ile/ve/<> EMPATİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3229 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAYGI ile EZİLİP-BÜZÜLME(/ME!)K
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3235 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saygı, ezilip-büzülerek gösterilmez/gösterilmiş olmaz! )

- SAYGI ile/ve/değil HAYRANLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3228 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAYGI = HÜRMET = RESPECT[İng., Fr.] = ACHTUNG[Alm.] = RESPECTO[İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39594 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAYGI ile/ve/<> İMAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3232 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAYGI ile/ve/<> KABUL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3253 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAYGI ile/ve/> KRİTER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3234 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAYGI ile/ve/<> MESAFE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3236 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAYGI ile/ve/<> MUHABBET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3217 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAYGI ile/ve/< ÖZSAYGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31161 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( HÜRMET ile/ve/< EDEB )

- SAYGI ile/ve/<> SABIR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3239 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAYGI ile/ve/> SELÂM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3218 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAYGI ve/||/<>/> SEVGİ ve/||/<>/> SELÂM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48541 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üçü de koşulsuzdur, koşulsuz olmalıdır! )

- SAYGI ile/ve/||/<>/> YÜKSEK SAYGI/TAZİMAT[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48809 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞEFKAT VE NEZÂKET:
GÜÇSÜZLÜK VE ÜMİTSİZLİK
değil KUVVET VE METÂNET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35969 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞEFKAT:
KORUYUCU
ve BAKICI ve YETİŞTİRİCİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32050 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞEFKAT:
SAĞIR DA DUYABİLİR
ve/||/<> KÖR DE OKUYABİLİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49855 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞEFKATLİ/MÜŞFİK[Ar.] değil/yerine/= SEVECEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46552 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞEFKATLÜ ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43415 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Babalar hakkında kullanılan unvan. )

- ŞEFKAT ile ACIMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19843 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞEFKAT ile/ve AŞK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19842 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnsan ne kadar şefkatli ise o kadar diridir. )
( Şefkat benliğin arkasındadır. Benlik gitmeyince şefkat meydana çıkmaz. )
( ŞEFKAT: İmbikten geçirilmiş aşk. )

- ŞEFKAT ve/=/|| BAKIM/ÖZEN(İHTİMAM)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32559 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞEFKAT ve/||/<>/>< CELÂL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49485 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Beslemek/bakmak fakat yaptıklarını anlamasını beklememek. VE/||/<>/>< (bazı şeyleri) Anlamasını sağlamak fakat beslenip beslenmemesine bakmayarak. )

- ŞEFKAT ve DÜRÜSTLÜK ve İYİLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16061 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eskiden papağanlara ezberletilen üç söz!
* ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL!
* DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL!
* İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! )

- ŞEFKAT ile/ve/<> KARŞILIKLI (KOŞULSUZ) SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32449 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Verili. İLE/VE/<> Kendi oluşturacağımız. )
( Birinci/l Sevgi. İLE/VE/<> İkinci/l Sevgi. )
( Anne sevgisi. İLE/VE/<> Senin/sizin sevgin/iz [çevrendekilerle]. )
( FEYZ-İ AKDES ile/ve/<> FEYZ-İ MUKADDES )

- ŞEFKAT ve/> KEMÂL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19376 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şefkatiniz tüm âlemi kaplamadıkça kemâle eremezsiniz. )

- ŞEFKAT ile MERHAMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7409 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞEFKAT >< ŞEHVET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31456 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞEFKAT ile/ve YARDIMSEVERLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7412 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şefkat, kişinin eline verilmiş sevgidir. )
( Eskiden papağanlara ezberletilen üç söz!
* ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL!
* DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL!
* İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! )

- ŞEFKAT >< ZULÜM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46175 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İlimsiz şefkat, zulümdür. )

- ŞEHVET/LE ile/ve/<>/>/>< ŞEFKAT/LE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33415 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yaratılırsın. İLE/VE/<>/>/>< Büyütülürsün. )

- ŞEHVET ve/<>/> ŞEFKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36260 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [ile] Doğulur. VE/<>/> Büyünür. )

- ŞEKİL ve/< SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31766 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SELÂM ile/ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3188 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞERBET ile/ve/değil/||/<>/< "ŞERBET"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49974 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Boğazdan akan. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Dilden dökülen. )

- ŞERİAT ve/değil/=/<> TÜZE(HUKUK)/HAK/ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20581 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SESSİZ ADÂLET ile/ve SESLİ ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/628 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Para. İLE/VE Yöneticiler. )

- SEVDÂ ile SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3159 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVECENLİK = ŞEFKAT = COMPASSION[İng.] = MISÉRICORDE[Fr.] = BARMHERZIGKEIT, MITGEFÜHL[Alm.] = MISERICORDIA[Lat.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39634 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ > İTİDAL < ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33592 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ-SAYGI ile SAYGI-SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3213 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ-SAYGI ile/ve/<> TESLİMİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3158 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ:
İYİLİK
ve/||/<> MERHAMET ve/||/<> NEŞE ve/||/<> SAKİNLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39793 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİDE:
KOŞULSUZLUK
ve/||/<> HESAPSIZLIK ve/||/<>
SÜREKLİLİK
ve/||/<> VEREREK BAŞLAMAK(< ALMA DÜŞÜNCESİNİN/BEKLENTİSİNİN OLMAMASI)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48464 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİNİ PAYLAŞMAK değil SEVGİNİ DIŞLAŞTIRMAK/YANSITMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3171 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İçindeki sevgiyi paylaşamazsın fakat karşılığını/yansımasını çeşitli (doğru/uygun) araçlarla/yöntemlerle gösterebilirsin. )

- SEVGİ ve/<> AHLÂK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32130 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sevgini ahlâka bağla, sevgi seni bulsun! )

- SEVGİ ile/ve/<>/değil ALIŞKANLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3174 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ve/<> ANLAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3165 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve/<> ANLAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3175 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anlayış, zihnin çiçek açmasıdır. )
( Anlayış, özgürlüğe götürür. )
( "Anlayış yoluyla özgürleşme" kadim ve basit bir yoldur. )
( Hiçbir çaba ve uğraş sizi öz varlığınıza götüremez, sadece anlayış berraklığı götürebilir. )
( Doğru anlayış tek çaredir, ona istediğiniz adı verin. O en ilk ve en son öğretidir, çünkü o zihnin gerçek doğasıyla meşguldür. )
( Değeri olan hiçbir şey size dıştan gelmez; konuyla ilgili olan ve belirgin olan ancak sizin kendi duygu ve anlayışınızdır. )
( Anlayışta berraklık düzeyleri ve sevgide yoğunluk düzeyleri vardır, fakat onun nimetleri sonsuzdur. )
( Yanlış anlamalarınızı ortaya çıkarın ve onları terk edin, hepsi bu kadar. )
( Understanding leads to freedom. )

- SEVGİ ile ARAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3177 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve BAĞIMLILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3156 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Neyi çok[gereğinden fazla] seversek, canımızdan olduran odur. )

- SEVGİ ve/<> BENZETME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32381 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişi, sevdiğine benzer (ve/veya benzetir). )

- SEVGİ ve/<> BİLGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3157 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve/değil/||/<> BİR BAŞKASINDA, KENDİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37452 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve/değil/< ÇEKİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3149 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnsanda. İLE/VE/DEĞİL/< Doğada. )
( Önce akım, sonrası bakım. )
( [not] For human. vs./AND/BUT/< In nature. )

- SEVGİ ile/ve/<> DAYANIŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3154 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve DİKKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3176 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ve/<> DİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31932 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişi, ancak bu iki kanatla uçar. )

- SEVGİ ve/<> DÜZEN ve/<> İLERLEME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31903 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İlkemiz. VE/<> Temelimiz. VE/<> Amacımız. )

- SEVGİ ile/ve/<> ENERJİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3181 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Enerji, içtenlik ve ciddiyetten kaynaklanarak akıp gelir. )
( Enerji, tıpkı ateş gibi yıkıcı değil yapıcı olması amacıyla kontrol edilmelidir. )
( İnandığınızı yapın ve yaptığınıza inanın. Başka her şey enerji ve zaman savurganlığıdır. )

- SEVGİ ile/ve/||/=/<>/>/< FEDÂKÂRLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3142 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hoş gör sen, boş ver sen! Sevgin kazanır! )

- SEVGİ ve/<> GÜLÜMSEME :) ve/<> ADAMLIK ve/<> MUTLULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35877 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gözde. VE/<> Yüzde. VE/<> Özde. VE/<> Azda. )

- SEVGİ ile/ve/<> GÜZELLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3150 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sevdiğinden dolayı güzel bulmak, güzel olduğundan dolayı sevmek. )

- SEVGİ ile/ve HAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3135 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve HAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19775 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sevgi, kesretin, ikiliğin bittiği yerdir. )
( Sevgi zuhur ettikten sonra, ne sen var, ne ben! )
( Sevmek, ihtiyarî değildir! )
( Mal, hal ehlinin, bilenin, sevenin, yararlananındır. )

- SEVGİ ve/||/<> İLETİŞİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48817 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişinin/kişinin, en temel, öncelikli/olmazsa olmaz iki gereksinimi. )

- SEVGİ ile/ve/<> İLİŞKİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3168 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve/<> İŞBİRLİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3151 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ve KEŞF ve SEZGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3138 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve/değil/yerine KOŞULSUZ SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3143 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sevgi, ayırmanın, ayrımların reddidir. )
( Dünyanın eylem halindeki sevgi olduğunu bir kez anlarsanız, ona tamamen farklı bir gözle bakacaksınız. )
( Sevgide belirli bir düşünce kaynaklı ve/veya dayanaklı, beklentili bir duygulanım durumu varolabilir, fakat koşulsuz sevgide hiçbir düşünce, beklenti olmaksızın, olumlu-olumsuz her koşulda sevmek vardır. )
( KOŞULSUZ SEVGİ, "EĞER"siz, "ÇÜNKÜ"süz, "AMA"sız; "KARŞIN'LI/RAĞMEN"li SEVGİ'dir! )
( Ayırd etme ve ayrılık duygusu olmadığında, buna SEVGİ diyebilirsiniz. )
( Eğer, ne bir gövde, ne bir zihin, hatta ne de tanık, fakat bunlardan tümüyle öte olduğunuz fikrini sürekli taşırsanız, zihninizin berraklığı artacak, arzularınız saflık kazanacaklar, eylemleriniz merhametli ve sevecen olacaklardır; bu iç arınması sizi bir başka dünyaya bir gerçek ve korkusuz sevgi dünyasına götürecektir. )
( Sevgide yabancılar yoktur. )
( Sevgide "bir" bile yoktur, "iki" nasıl olabilsin? )
( Sevgi, yaradılışın önünde gelir. )
( Gerçek ve sevgi, kişinin asıl doğasıdır ve akıl ve gönül, onun ifade araçlarıdır. )
( Sevgi mutluluktan çok gelişmeyi, bilincin ve varlığın genişleyip derinleşmesini ister. Bunu her ne engellerse acıya neden olur, sevgi acıdan çekinmez. )
( İdrak edeceksiniz ki bilmek sevmektir, sevmek de bilmektir. )
( Kendini ifade etmek, teyit etmek, zorlukları yenmek sevginin doğasıdır. )
( Sevgi ve sevginin ilham ettiği irade (istek) olmadıkça, hiçbir şey yapılamaz. )
( Sevginin doğal sonucu itaattir. )
( Sever de dinlersek, o da bizi kendine alır. )
( İnsan sevdiğini omuzuna alır da yine de yorulmaz. )
( Sevgi tutkunluk ve düşkünlük göstermez, düşkünlük ise sevgi değildir. )
( Sevgi tembel değildir ve berraklık da yönetir. )
( Aşırı sevgi ihmal doğurur. )
( Sözleri ve davranışları doğru, erdem ve görüş sahibi kişiyi tüm dünya sever. )
( In love there are no strangers. )
( Love is the refusal to separate, to make distinctions.
Once you have understood that the world is love in action, you will look at it quite differently.
Unconditional love is, unless "IF", "BECAUSE", "BUT". ( If you stay vs. the idea that you are not the body nor the mind, not even their witness, but altogether beyond, your mind will grow in clarity, your desires - in purity, your actions - in charity and that inner distillation will take you to another world, a world of truth and fearless love.
Truth and love are man's real nature and mind and heart are the means of its expression.
More than happiness, love wants growth, the widening and deepening of consciousness and being. Whatever prevents becomes a cause of pain, and love does not shirk from pain.
When the sense of distinction and separation is absent, you may call it love.
To know is to love and to love is to know.
Love does not cling; clinging is not love.
Without love, and will inspired by love, nothing can be done.
It is in the nature of love to express itself, to affirm itself, to overcome difficulties.
Love is not lazy and clarity directs. )
( Sevgide belirli bir düşünce kaynaklı ve/veya dayanaklı, beklentili bir duygulanım durumu varolabilir, fakat koşulsuz sevgide hiçbir düşünce, beklenti olmaksızın, olumlu-olumsuz her koşulda sevmek vardır. )
( KOŞULSUZ SEVGİ, "EĞER"siz, "ÇÜNKÜ"süz, "AMA"sız; "RAĞMEN"li SEVGİ'dir! )
( Ayırt etme ve ayrılık duygusu olmadığında, buna SEVGİ diyebilirsiniz. )
( İdrak edeceksiniz ki bilmek sevmektir, sevmek de bilmektir. )
( Sevgi ve sevginin ilham ettiği irade (istek) olmadıkça, hiçbir şey yapılamaz. )
( Sevgi tutkunluk ve düşkünlük göstermez, düşkünlük ise sevgi değildir. )

- SEVGİ ile/ve/<> KUT/SAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3162 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve/değil MİNNET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29902 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/>< NEFRET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3178 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 3 DERECE ile/>< 3 DEREKE [Cehâletle orantılı olarak] )
( Kendini. Yanındakileri de. Onu sevenleri de. İLE/>< Kendinden. Yanındakilerden. Onu sevenlerden. )
( Yakınlaştırır. >< Eden uzaklaşır. )

- SEVGİ ve/> NEŞE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3148 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve/<> ÖZDEYİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32038 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Özün özü. İLE/VE/<> Özün sözü. )

- SEVGİ ve/||/<>/>/< ÖZÜNE YOLCULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37933 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ve/||/<>/< RIZÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32647 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve/<> SAYGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3212 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zaman. İLE/VE/<> Mekân. )
( Sevgi, saygıyla devam eder. )
( Mum. İLE/VE/<> Mumun etrafındaki cam/fanus. )
( Hz. Musa. İLE/VE/<> Hz. İsa.
[İkisini de birliğe getiren, Hz. Muhammed.] )

- SEVGİ ve/<> SAYGI GÖSTERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31562 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve/<> SEÇİM/SEÇİCİLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3164 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve/<> SEVİ/ŞEFKÂT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3161 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İrade dışı. İLE/VE/<> İradeli. )
( Şefkatli ol! Bil ki, karşılaştığın herkes, kolay olmayan bir yaşam mücadelesi veriyor. )
( ŞEFKAT: İmbikten geçirilmiş aşk. )
( Sadece şefkat, iyileştiricidir. Çünkü, kişinin içindeki tüm hastalıklar, sevginin eksikliğinden kaynaklanmaktadır. )
( Without will. VS./AND/<> Strong-willed. )

- SEVGİ ve/<> SEVİNÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31129 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve/değil/yerine ŞEVK/İŞTİYAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3170 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve/||/<> SEZGİ ile/ve/||/<> COŞKU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3137 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ve/||/<> SIĞINMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35793 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve/<> SÖZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3152 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sizi sevmesem, size söz söyler miyim? )
( Siz beni sevmeseniz, beni dinler misiniz? )

- SEVGİ ve/||/<> SÜCÛD
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37565 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve/<> TAKDİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3163 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ >< TAKLİT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29911 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Taklitte, sevgi ahlâkı tecellî etmez. )

- SEVGİ ile TUTKU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3166 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ile/ve/<> YAKINLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3160 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİ ve/||/=/<> YARAR/LILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32383 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sevmek, "bir işe yarar mı"?
Tek iş, odur! )

- SEVGİ ile/ve ZORUNLULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3155 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞEVKAT[Ar. < ŞEVK | çoğ. EŞVÂK] ile/değil ŞEFKAT/ŞEFAKAT[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47280 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şiddetli istek, keyif, neşe, sevinç. İLE/DEĞİL Sevecenlik. | Acıyarak, esirgeyerek, merhamet ederek sevme. )

- SEVMEK ve/> ÖZENMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3196 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞEYTAN ve LÜTÛF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20467 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnsandaki kötü sıfatları, insana yakıştırmamamız içindir. [Allah'ın insana bir lütfudur.] )

- ŞİDDET değil/yerine/>< ÖZEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33055 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞİDDET =/||/<>/>/< ÖZENSİZLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33056 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SİTEM ile/ve/< SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30601 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SİYÂSET ve/< ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34588 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SORAN ile YANITLAYAN ile DİNLEYEN ile SEVGİSİ/İLGİSİ OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1054 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SÖZ/ÖNERİ/ÖĞÜT DİKKATE ALMAK, ZİHNİNDE BULUNDURMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25818 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SÖZDEN ÖNCEKİ 3 EŞİK:
İYİLİK
ve/||/<> İNCELİK ve/||/<> GEREKLİLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36205 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TAKLİT ETMEK ile/yerine DİKKATE ALMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28537 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TASAVVUF ve/<> SAYGI/HÜRMET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19122 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( TASAVVUF: Aşk ve muhabbetle çerçevesi çizilen, kişiyi, saygıya yönlendiren ilim. )

- TEK YÖNLÜ SEVGİ ile/ve KOŞULSUZ SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3145 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TEL'ÎN değil/yerine ANLAYIŞ/HOŞGÖRÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31558 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TEMBEL/LİK ve/<>/|| SEVGİSİZ/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30483 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TERHÎM[< RAHM, RAHUM, RAHÂMET] ile TERHÎM[< RAHMET, MERHAMET, RUHM/RUHUM | çoğ. TERHÎMÂT] ile TERHÎN[< REHN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33781 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir adı kısaltma. İLE "Allah, rahmet eylesin." sözünü söylemek. İLE Rehin olarak verme, emânet bırakma. )

- TERKİK[< RİKKAT] ile TERKÎK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33783 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnceltme. | Yumuşatma. | Nâzikâne anlatma. İLE Zayıflatma. Dili ya da ifadeyi bozuk/eksik kullanma. )

- TEŞVİK değil/yerine/= ÖZENDİRME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12571 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TEVHİD ve/< ADÂLET ve/< MUHABBET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33736 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TEVHİD ve SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19985 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( AKLIM BENİ YANILTMADI KALBİM DE AKLIMI TEKZİP ETMEDİ )

- TOPLUMSAL ADÂLET'İN TANIMLARINDA:
GENEL
ile/ve TOPLUMSAL ile/ve SİYASAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/629 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toplum içinde ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal yönden yoksul, mahrum ve zayıfların doğrudan doğruya toplum tarafından korunmaları. İLE/VE Kişinin, insan onuruna uygun bir düzeye, sadece emeğinin karşılığı ile çıkabilmesinin sağlanması. İLE/VE Kişilerde, kültürel ve siyasal zayıflığı doğuran olumsuz etmenlerin toplum gücüyle kaldırılması. )

- TÜZE(HUKUK) ile/ve ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/615 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Lâyık olana, lâyık olunanı vermek/verebilmektir. )
( Adâlet ancak hakikatten, saadet ancak adâletten doğabilir. )
( Attika mahkemelerinde, suçlu, suçu tespit edildikten sonra, bazı hallerde, kendine uygun gördüğü cezayı kendi isteyebilirdi. )
( Adâlette gecikme olmaz! | Adâletin gecikmesi olmaz/olmamalı! | Adâletin gecikmişi olmaz! )
( "BURNU SÜRTMEK": Yavuz Sultan Selim, hükümdarlığında, hırsızlık yapanları bir direğe bağlar, tanınması için günlerce çarşının içinde dolaştırtırmış. Bugünkü deyimle yüz kızartıcı suçlar dediğimiz çeşitli ahlâki suçlarda ise suçluyu burnu yere sürtecek şekilde bir arabaya yatırtır, burnunu yere sürttürürmüş. "Bırak, burnu sürtsün biraz!" gibi deyimler buradan gelmektedir. Yavuz Sultan Selim'in ilk sekiz yılında yaptığı bu uygulamalarla toplum büyük bir huzura ulaşmış ve hem devletin gücünü, hem de bütçesini üç kat büyütmüştür. )
( ZEMBİLLİ ALİ EFENDİ(CEMÂLÎ)'nin adâlet anlayışını ve uygulamalarını yani kendine neden "Zembilli" denildiğini de araştırmanızı salık veririz. )
( ADÂLET DAİRESİ

Adâlet, dünya barışının temelidir.
Dünya bağının sınırlarını devlet belirler.
İşte bu devlet duvarını inşâ edecek, devlete düzen sağlayacak olan hukuktur.
Siyasi güç olmaksızın hukuk, yaptırımlarını yerine getiremez.
Siyasi gücü, askeriye korur.
Askeri gücün yaşamasını ekonomi sağlar.
Ekonomik gücü halk sunar.
Halkın birliğini sağlayacak olan ise adâlettir.

Adl'dir mucib-i salâh-ı cihan
Cihan bir bağdır, divan devlet
Devletin nâzımı şeriattır
Şeriata olamaz hiç hâris illâ mülk
Mülk zabteylemez illâ leşker
Leşkeri cem edemez illâ mal
Malı cem eyleyen raiyettir
Raiyeti kul eder padişah-ı âleme adl. )
( Sayın Muharrem Balcı'nın yayınlarını paylaştığı adresi... www.MuharremBALCI.com )
( Türk Hukuk Lügâtı'na, burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz... )
( Elimizde kudret olmadığı sürece, özgürlük isteriz.
Kudreti ele geçirince üstün olmak isteriz.
Ama başaramazsak, adâlet isteriz. )

- UHUVVET ile ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44101 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KARDEŞLİK | DOSTLUK, BAĞLILIK )

- UKALÂ/LIK ile/ve SAYGISIZ/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6100 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÜMİT ile/ve/<> İMAN ile/ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3030 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- USTALIK ile/ve ANLAYIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4457 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- UYARI ile/değil DİKKAT ÇEKMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2796 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendileri ve/veya kişilerle sorunları olanlar, dikkat çekilmesi gereken ortak konuları kişisel algılayarak anlamsız/çocukça sorunlar yaratabilirler. )

- UYGARLIK ve/||/<>/< ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35967 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ayakta durabilmek için. VE/||/<>/< Sürdürülebilirlik için. )

- UYGARLIK ve/<> SAYGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1156 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- VEFÂ ile/ve/değil/<> SAYGI GÖSTERMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30136 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- VUSÛL ve/||/<>/< USÛL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49976 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yöntem olmadan, kavuşma olmaz. / Usûlsüz, vusûl olmaz. )

- YANITLARI DİKKATE ALMAK ile/ve/değil/yerine SORULARI DİKKATE ALMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1061 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YAYGIN ile/değil/yerine SAYGIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30467 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ve/<> LÜTFEN ve/<>/+/||/> BÖYLE ve/<> BU DA VAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47279 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Sihirli" sözcükler. VE/+/||/<>/> "Sigorta" sözcükler. )
( Dışsal ve ilksel. VE/+/||/<>/> İçsel ve sonsal. )
( Varoluşumuzda, tüm canlı/cansız nesne, bitki, hayvan ve insanla, gövdelerimizin aracılığıyla etkileşim, zihnimizin aracılığıyla da hem etkileşim, hem de daha ileri ve nitelikli bir etkileşim olan iletişim ilişkilerinde bulunuyoruz. Bu ilişkilerimizin başlangıç ve ortaklığı ise yetkin bir benzetmeyle, hiçbir ayrımın bulun(a)madığı bir . [NOKTA]'dan oluşmasıdır.

"Nokta"dan aşağı doğru açılan, büyüyerek ve genişleyerek dalgalanan bir çizgide, zihin ve enerjilerimizle, aşağı [yoğunluğa/kesâfete] doğru inen; yukarı [inceliğe/letâfete] doğru da yükselen bir aralıkta bulunuyor ve sürekli olarak çeşitli bilgi, bilinç seviyelerimizle, davranış-tutumlarımızdaki incelik ve kabalıklarla da aşağı ve yukarı bir salınımla, tekrar noktaya doğru geri dönmek [rücû] üzere yaşam yolculuğumuza devam ediyoruz.

Bu süreçte, az/çok ya da öteki varolanlara oranla daha "gelişmiş ya da geliş(e)memiş" varolanlar["insan"] olarak, kişiler arasındaki ilişkilerimizde de çeşitli bilgi ve bilinç farklarımızın ve tutumlarımız üzerinden sürdürdüğümüz yaşamamızda, bazı sözcüklerin önceliğini ve olumlu etkilerini görüyoruz. Bunları, etkileri ile "sihirli" ve hizmetleri itibariyle de "sigorta" sözcükler olarak kullanıyoruz. Bu sözcükler, bir piramit olarak düşündüğümüzde, sözcüklerin doruğunda yer alıyorlar.

Etkileri itibariyle neredeyse bir "sihir" olarak tanımladığımız bu sözcükler, kulağın duyacağı oranda seslendirilerek dışsal ve her düşünce ya da sözün, başında ya da sonunda, ilksel/öncelikli olarak kullanılmalarıyla gerçekleşiyor.

Yaşamı, (nitelikli) yaşam; insanı, (nitelikli) insan yapan ve öteki varolanlardan ayıran en önemli(öncelikli) durum ve kavram, sadece insana özgü bulunan, yeğleme olanağıdır. "Yeğleme/tercih etme" farkındalığıyla sürdürdüğümüz tüm düşünme ve konuşma süreçleri, bize, olgular arasındaki ayrımda durabilme ve isabetsiz olabilecek ile isabetli olan arasındaki tutumu ya da kararı verme olanağını sağlatıyor. Yani, "Bu gece/sabah, uyumayayım ve şu işleri tamamlayayım." düşüncesi ve ayrımında, "Bu gece/sabah, uyumamayı ve işleri tamamlamayı yeğliyorum." sözü ile olası zorluklar karşısında olanakların artmasını, kontrol altında tutulması gereken gücün/olanakların, bizim elimizde olmasını sağlatıyor. Gün içinde, binlerce kez içinde bulunduğumuz bu ve bunun gibi ayrımlarda, farkındalığımızı devrede tutmamızı sağlayan yeğleme olanağımız, ilgili kararımızı, uygulamamızı, günümüzü ve yaşamımızı nitelikli seviyelere çıkarmakla birlikte, kaygılanmaya neden olabilecek "düşüncelerden" de alabildiğine uzaklaşabilmemizi sağlıyor.

İkinci "sihirli" sözcüğümüz olan "Lütfen" sözü/sözcüğünün kullanımı da, aramızdaki farkların, ayrımların yok olduğu noktadan düşünerek ve seslenerek söylememizi, aktarmamızı ya da paylaşmamızı sağlıyor. Bir emiri bile ricâya dönüştürebilen bir olanak sunuyor. Yani, bir yakınımıza, "Bana bir bardak su getir!" şeklindeki, "yakınlıktan ya da rahatlıktan" dolayı emir kipinde söyleyebileceğimiz sözü bile kendimiz düşünmek varken, yakınımızın, "sihirli sözcüğü söylersen getiririm" uyarısıyla, "Peki. Lütfen, bana bir bardak su getir." sözüyle bambaşka bir alana taşımış oluruz. Bu ve buna benzer/benzemez tüm örnek ya da durumlarda, Lüt(û)fen, dikkat ve incelikle(rikkatle) söyleyebileceğimiz sözlerin yeğlenmesindeki ve gereksiz yere kaygıların oluşmasına engel olabileceğini de her ânımızda ve kararımızda, her sözümüzde göstermenin niteliği ve verimliliğinden de uzak duramayız herhalde.

Yaşamda, çok çeşitli durumlar söz konusu ve olasılık içindeyken, pek kolay kaldıramayacağımız ve taşıyamayacağımız durum ve olaylarla da karşı karşıya geliriz. Bu durumlarda kullandığımız sözcükler ise "sigorta" sözcüklerdir.

Başımıza gelebilecek her türlü maddi/manevi kayıp, ölüm, önceki koşulların yitirilmesi gibi en zorlayıcı olanlarında ise gereken tüm eylemler gerçekleştirildikten ve sözler söylenildikten, ıstıraplar paylaşıldıktan, sözün yetmeyeceği ve aklın tükeneceği noktadan sonra eğer bir yerlerde sonlandırılmazsa büyük zarar göreceğimiz kesin durumlar için çözüm aracı olan "sigorta" sözcükler(imiz)den ilki "Böyle" sözü/sözcüğüdür.

Yaşamın belirli aralığında bulunan zorlu durumların ötesinde de çok sıradışı, rekor ya da istisnai olumlu/olumsuz olay ve olgularla da karşılaşabilir, görebilir ya da duyabiliriz. "Böyle" sözünün yetmeyeceği (çok) aşırı ya da aykırı durumlar için de imdada yetişen, elektrik tesisatındaki düzenek gibi, büyük zararlara neden olmaması için kurulan önlem ve sigorta aracı olarak, "Bu da var" sözü/sözcüğü kullanılmaktadır. Bu sözcüklerin özelliği ise bunları, ancak kendimize söyleyebilmek üzere içsel ve sonsal olmalarıdır.

Kaygının pek fazla oluşmamasını, bu sözcüklerin kullanımı ile de büyük oranda sağlamış oluruz. )

- YEMEK PİŞİRMEK ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8086 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( TABH: Pişirme, pişirilme. | İlâç kaynatma. )
( TABHİYYE: Pişirmek/pişirilmek üzere birine verilen ücret, pişirmelik. )
( TANZÎH: Gereği gibi pişirme/pişirilme. )
( Gönülsüz yapılan aş, ya karın ağrıtır, ya da baş. )

- YOĞUNLAŞMA ile/yerine DİKKAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2336 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YOKSULLUĞU SONLANDIRMAK:
HAYIR İŞİ
ile/ve/değil/||/<> ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46114 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YOL ÜSTÜNDE TAŞ GÖRSEK, ...:
"YOLDAN VAZGEÇMEK"
ile/değil/yerine/>< ÜSTÜNDEN GEÇMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49986 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YÖNETİM ile/ve/<> ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/649 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YÜCELTME ile/ve/değil/yerine SAYGI DUYMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3220 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YUFKAYÜREKLİ/LİK ile/ve/değil MERHAMET/Lİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5982 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZAMAN ile/ve/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/984 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZAMAN ile/ve SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14890 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZEKÂSIZ SEVGİ ile SEVGİSİZ ZEKÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31481 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZEKÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ŞEFKÂT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44568 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [karşısında] Eğiliriz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Diz çökeriz. )

- ZEKÂ ve/||/<> SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35626 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [İnsan] Zekâ karşısında dize gelir. VE/||/<> Sevgi karşısında diz çöker. )

- [FELSEFEDE/TASAVVUFTA] (BAZI/ÇOĞU) (ÖZEL ŞEY["AYRINTI/İÇERİK/DERİNLİK/YOĞUNLUK/KABALIK/İNCELİK"]):
"BAYIL" DİYE
değil/yerine "AYIL!" DİYE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37625 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
"TEDBİR"
ile/değil/yerine/>< SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46060 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Her konuda tedbirli olabiliriz; ancak, "severken/sevdiğimize karşı tedbirli olmak", gerçek mutluluk için en zararlısıdır. )

- [ne yazık ki]
HERHANGİ BİR YERDEKİ ADÂLETSİZLİK
ile/değil/yerine/> HER YERDEKİ ADÂLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36068 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tehdit. İLE/DEĞİL/YERİNE/> Düzen. )
( Herhangi bir yerdeki adâletsizlik, adâleti tehdit eder her yerde. )
( Injustice anywhere is a threat to justice everywhere. )

- [ne yazık ki]
KORNA:
"SELÂMLAMA/VEDÂLAŞMA"
ile/ve/||/<> "TEPKİ GÖSTERME" ile/ve/||/<> "ADÂLET ARAMA/SAĞLAMA"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48756 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
KÜSTAHLIK
ve/||/<>/< ÖZENSİZLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48134 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
ŞİKÂYET ile İSRAF ile ANARŞİ ile BASKI/İSTİBDÂD ile İFRÂD-TEFRÎT
değil/yerine/><
KANAAT ile İNFAK ile HUZUR/SELÂMET ile ADÂLET ile İSTİKÂMET

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49775 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [ne yazık ki]
Bilgisizlik + Yoksulluk >= Şikâyet İLE
Bilgisizlik + Varsıllık >= İsraf İLE
Bilgisizlik + Özgürlük >= Anarşi İLE
Bilgisizlik + Güç >= Baskı/İstibdâd İLE
Bilgisizlik + Din >= İfrâd - Tefrit İLE

DEĞİL/YERİNE/><

Bilgi/(b)ilim + Yoksulluk >= Kanaat İLE
Bilgi/(b)ilim + Varsıllık >= İnfâk İLE
Bilgi/(b)ilim + Özgürlük >= Huzur, Barış/Selâmet İLE
Bilgi/(b)ilim + Güç >= Adâlet İLE
Bilgi/(b)ilim + Din >= Yön/İstikâmet )

- | KESER ya da RENDE | ile/değil/yerine/>< KOL HIZARI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49973 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( | Kendine yontar. YA DA Ötekine/dışarıya yontar. | İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İki tarafa da yontar. )

 



 






SÖZLER

 

 

 

 

 

 

 

YAZILAR

......

--------------------

 

 





 

 


 

   

 

Bu sayfa 01 Ocak 2018 itibariyle 25 kez incelenmiş/okunmuştur.

 

FaRkLaR Kılavuzu Facebook Grubu             FaRkLaR Kılavuzu Twitter Sayfası
grubumuza da katılabilirsiniz...             'dan da takip edebilirsiniz...
 

6D Bilgi Hizmetleri vs. | www.6Dtr.com       FaRkLaR Kılavuzu       GösterGe Bilişim ve İnternet Hizmetleri

Yenilikler ve Duyurular | Desteğiniz Lüt(û)fen!!!