FaRkLaR KILAVUZU/"SOZLUGU"!!! - BU DA VAR


BU DA VAR

KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
( SÜREKLİ AYIRDINDA VE FARKINDA OLUNMASI GEREKENLER!!! )

 



Doğrudan, bu bölüm/sayfa içeriğinde
arama yapmak için...

( Klavyenizde "Ctrl + F" tuşlarıyla[önce "Ctrl" tuşu ve basılı tutarken "F" tuşuna basarak] ve/veya(^/v) fareyle[mouse] sol üst köşedeki "Düzenle/Edit" kısmında "Bul/Find"'ı tıklayarak aradığınız sözcüğü yazarak aramanızı yapabilirsiniz. )
* ( Windows için geçerlidir. )
* ( Linux ve Macintosh kullanıcıları nasıl arama yapacaklarını biliyorlardır. )



AÇIKLAMALAR/ÖNSÖZ
[Mutlaka okuyunuz!!!]

 

- Bazı sözcüklerin, hem sözlüklerdeki karşılığına yer verilmekte, bazılarına da özellikle yer vermeyip psikolojik, felsefi, bilimsel, sanatsal, göreceli, uygulayımsal, belirli bir sınırlılık ve yaklaşımlardan yararlanılarak parantezler açılmıştır.

- Bu çalışmada, başlıkların altlarındaki bilgilere/açıklamalara (parantezlere), kişilerin, kendilerinin düşünmelerine fırsat verebilme amacıyla ve özellikle pek fazla yer verilmemektedir. Zihinlerce/kişilerce uygun bulunmayabilecek bilgiler/parantezler, gözardı edilebilir.
[ Kavramların yanında bulunan ( ) parantezler, ek bilgi ya da açıklama olarak, [ ] köşeli parantezler ise ayrıntı/teknik bilgi vermek üzere kullanılmıştır. ]

- Çoğu sözcüğe, özellikle ve belirli bir yaklaşımla yer verilmemiştir. Hayır! / Evet!

- Bu çalışmada, çoğu sözcüğün/kavramın altında, bazılarında “açıklama/ları” bulunmakta, bazılarında da -özellikle ve çeşitli nedenlerden dolayı- bulunmamaktadır.

- Bazı başlıkların altına, veri/bilgi girmemizin çeşitli nedenlerinden biri ise ulaşım/erişim kolaylığı sağlamak üzere, hazır veri/bilgi karşılıklarını sunmak üzeredir! [Dolayısıyla sizin de FaRkLaR Kılavuzu'na destek olabilmek amacıyla üyeliğinizi şimdi başlatmanızı dileriz! Teşekkür ederiz!] )

- Bu çalışmanın, sadece sözlük olarak algılanmamasını ve kullanılmamasını da sağlamak amacıyla ve özellikle “:”[iki nokta üst üste] ya da “...dır!” şeklinde belirtilmemiştir!

- Bu çalışmada, başlıkların [kavram ya da olguların], ne olduklarından çok, ne olmadıklarına işaret etme çabası güdülmektedir. [ Bir DEĞİL’leme çalışması olarak değerlendirilmelidir! ]

- Bu çalışmada bulunan tüm karşılaştırmaların, tanımlan(a)mayan, sözcük olarak karşılığı/adı tam olarak oluşturul(a)mamış, fakat zihinlerimizde karşılığı bulunan/bulunabilen “3.” anlamları ve/veya ara anlamları düşünülebilir.

- Bu kılavuz/sözlük, dil(d)e/kavramlar(d)a/sözcükler(d)e ilginizin daha da artması ve sözlük/ahit kullanımını artırmayı amaçlamaktadır.

- İngilizce’ye ve öteki dillere yer verme nedenimiz, öteki dillerle karşılaştırmalı yaklaşımla belirli bir bilince sahip olmanıza, aracı olabilmektir.

- Çoğu sözcüğün, zaman içinde, kökenbilimsel(etimolojik) derinliklerine ve öteki dillerdeki karşılıklarına da yer verilecektir. (Bu konuda her türlü destek ^v(ve/veya) katkınızı görmekten mutluluk duyarız!)

- Bu kılavuzdaki bilgiler, SDP(Sinir Dili Programlası)(NLP) üzerine de kılavuzluk edebilir.

- Bu kılavuz, soru sorma/sorgulama, yoğun/derin düşünme aracı/vesilesi olarak kullanılabilir.

- Bu kılavuz/sözlük üzerine olan tüm katkı/destek/uyarı/yorum ve önerilerinizi görmek ve değerlendirmekten mutluluk duyarız! Ayrıca burayı tıklayarak, dille ve buradaki içerikle ilgilenebileceğini düşündüğünüz kişilere tavsiye edebilirsiniz.



"... ile/ve/değil/yerine ..."
[bağlaçların kullanımı/okunuşu...]

- Kavramların aralarında kullanılan/bulunan
"... ile/ve/değil/yerine ..."
bağlaçları, ilgili satırı 2/3/4 kez ve ayrı ayrı şekilde okumanız ve satırları tekrarlamamak içindir.
( - UCLAR ile FARKLAR [karıştırılmamalı!]
- UCLAR ve FARKLAR [ayrı olmalarının yanısıra birlikte de düşünülebilir/kullanılabilir!]
- UCLAR değil FARKLAR [dır!]
- UCLAR yerine FARKLAR [düşünülmeli/kullanılmalıdır!] )



... ile ...
[ÖNCESİ | SONRASI]

- Sözcükleri dizerken ya da "... ile" öncesiyle "ile ..." sonrası arasında bir öncelik/fark/özellik/tercih/vurgu yoktur. Her ikisini de kesinlikle birbirine karıştırmamak, her ikisinin de derinliğine/önemine ve ciddiyetine yer/destek verilmesi gerekmektedir.

- Belirlemelerin/karşılaştırmaların daha da oturması/derinleşmesi için, "ile"den sonraki sözcüğün yanına tekrar "ile"den önceki sözcüğü düşünerek/koyarak değerlendiriniz.
( "- SİMGE ile KAVRAM" ise "- SİMGE ile KAVRAM [ile SİMGE]" gibi. )

EN SON YAPILMIŞ OLAN EKLEMELER
[ 06 Haziran - 22 Haziran 2018 arasında... ]


 

Bugün [22 Haziran 2018] itibariyle
Bu da var bölümüne yapılmış olan eklemeler aşağıdaki gibidir.
[ 06 Haziran - 22 Haziran 2018 arasında... ]
( 11 yeni ekleme, 11 katkı )


- DANS EDELİM! ve/||/<> ŞARKI SÖYLEYELİM! ve/||/<> SEVELİM! ve/||/<> YAŞAYALIM!
[ Eklenme Tarih ve Saati: 21 Haziran | 01:37 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49996 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Hiçkimse izlemiyormuş gibi. VE/||/<> Hiçkimse dinlemiyormuş gibi. VE/||/<> Hiç incinmemiş gibi. VE/||/<> Dünya, cennetmiş gibi. )

- ŞERBET ile/ve/değil/||/<>/< "ŞERBET"
[ Eklenme Tarih ve Saati: 17 Haziran | 14:25 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49974 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Boğazdan akan. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Dilden dökülen. )

- ŞAİR ve/||/<> SARAYBOSNA'LI ŞAİR
[ Eklenme Tarih ve Saati: 15 Haziran | 20:08 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49953 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( )

- ENGELLİLER:
GÖVDESEL
ile/ve/ne yazık ki/||/<> DUYUSAL ile/ve/ne yazık ki/||/<> İŞİTME ile/ve/ne yazık ki/||/<> KONUŞMA ile/ve/ne yazık ki/||/<> ZİHİNSEL ile/ve/ne yazık ki/||/<> GEÇİCİ ile/ve/ne yazık ki/||/<> YAŞLILAR
[ Eklenme Tarih ve Saati: 15 Haziran | 16:13 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49950 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


- SEVEBİLMEK ve/||/<>/< YALNIZ KALABİLMEK
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Haziran | 16:50 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49877 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


- (")TIRNAK İÇİNDE(") ile/ve/||/<> (")KENDİ İÇİNDE(")
[ Eklenme Tarih ve Saati: 11 Haziran | 00:08 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49873 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


- "ALTINDA KALMAK" ile/değil/yerine/< "ALTINDAN KALMAK"
[ Eklenme Tarih ve Saati: 10 Haziran | 18:54 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49872 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


- BAZI KÖPRÜLERİ ile/ve/||/<> BAZI KÖPRÜLERİ
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Haziran | 13:06 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49863 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Geçmek gerek. VE/||/<> Yıkmak gerek. )

- "SAP, DÖNER; KESER, DÖNER ve/||/<>/> GÜN GELİR, HESAP DÖNER"
[ Eklenme Tarih ve Saati: 09 Haziran | 13:02 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49862 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]


- "DAVAR" ile/değil/yerine BU DA VAR
[ Eklenme Tarih ve Saati: 08 Haziran | 13:07 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49860 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( … İLE/DEĞİL/YERİNE )

- DÜZ < = > TERS
ÇEŞİTLİ ÖRNEKLER...

[ Eklenme Tarih ve Saati: 08 Haziran | 14:57 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25386 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( 54245 | 623326 | 7895987 | 42699624 )
 



 


 

 

( Bugün [22 Haziran 2018] itibariyle
"Bu da var" bölümünde,
48 yeni ekleme, 83 katkı
)


- "ALTINDA KALMAK" ile/değil/yerine/< "ALTINDAN KALMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49872 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "DAVAR" ile/değil/yerine BU DA VAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49860 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( … İLE/DEĞİL/YERİNE )

- "EN ÇİRKİN" değil EN CESUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35103 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Lizzie Velasquez )

- "SAP, DÖNER; KESER, DÖNER ve/||/<>/> GÜN GELİR, HESAP DÖNER"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49862 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")TIRNAK İÇİNDE(") ile/ve/||/<> (")KENDİ İÇİNDE(")
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49873 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")TIRNAK İÇİNE ALMAK(") ile/ve/||/<> (")PARANTEZ İÇİNE ALMAK(")
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48769 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- 2 GÖZ ile/ve/||/<> 3. GÖZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34750 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dışa bakar. İLE/VE/||/<> İçe bakar. )
( Aklın gözüdür. İLE/VE/||/<> Anlayışın gözüdür. )
( Bilinenleri/bilinebilecekleri, anlaşılabilecekleri görür. İLE/VE/||/<> İki gözün anlayamadıklarını görür. )
( Gördüklerinden rahatsız olunabilir. İLE/VE/||/<> Şikâyet etmekten uzaklaştırır. )
( Lobsang Rampa'nın, "3. Göz" adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )

- BAĞIRMAYA ZORLAYAN ACI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SESSİZ KALMAYA ZORLAYAN ACI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49793 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ağırdır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çok daha ağırdır. )

- BAZI KÖPRÜLERİ ile/ve/||/<> BAZI KÖPRÜLERİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49863 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Geçmek gerek. VE/||/<> Yıkmak gerek. )

- BÖCEKKAPAN ile DROSERA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35498 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bazı örgenleri, böcek yakalamaya ve sindirmeye uygun olan bitkilerin ortak adı. İLE Bunlara örnek bir bitki. )

- DANS EDELİM! ve/||/<> ŞARKI SÖYLEYELİM! ve/||/<> SEVELİM! ve/||/<> YAŞAYALIM!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49996 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hiçkimse izlemiyormuş gibi. VE/||/<> Hiçkimse dinlemiyormuş gibi. VE/||/<> Hiç incinmemiş gibi. VE/||/<> Dünya, cennetmiş gibi. )

- DELİ ile DÎVÂNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6154 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dîvan'dan, bir söz çıkar, âleme sığmaz. Dîvâne'den bir söz çıkar, Dîvân'a sığmaz. )
( Ârifim ben! diye hiçbir kimseye ta'n etme sen,
Defter-ü-divâna sığmaz söz gelir, dîvâneden!
[ Bâyezîd-i Bistâmî, bir tımarhanenin önünden talebeleriyle birlikte geçiyormuş.

Onlara ders vermek üzere hekime sorar:
"Sen akıl hastalıklarına çare buluyorsun, günah derdine de bir çâre var mı?"

Hekim, başını kaşıya dursun,
bir deli yanıt verir:
"İstiğfar kökünü tövbe yaprağıyla karıştırmalı,
gönül havanına koyup tevhid tokmağıyla dövmeli,
insaf eleğinden eleyip gözyaşıyla hamur etmeli,
aşk ateşinde pişirip muhabbet balıyla karıştırmalı
ve kanaat kaşığıyla da gece gündüz yemeli!"

Delinin bu sözü bittikten sonra, Bâyezid-i Bistâmi şöyle der:

Ârifim ben! diye hiçbir kimseye ta'n etme sen,
Defter-ü-divâna sığmaz söz gelir, dîvâneden!] )

- DİL, DOĞRU KULLANILMAZSA...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9350 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Öğrenciler, bir gün, hocalarına sorarlar... - Eğer elinizde, ülkenin işlerini düzeltecek bir güç ve olanak bulunsaydı, işe nereden başlardınız?

Hoca, düşünmeden, şu yanıtı verir:

- Dilin, doğru kullanılmasına çalışırdım.

Öğrenciler, hocalarının yüzüne şaşkın şaşkın bakarlar:

- Fakat bu küçük bir şey. Niçin çok önemli olduğunu söylüyorsunuz?

Bilge hoca, başını sallar ve şöyle devam eder:

- Eğer dil doğru kullanılmazsa, ağızdan çıkan sözcükler, ifade edilmek istenen şeyleri vermez. Söylenen sözler ve kullanılan sözcükler, ifade edilmek istenen amacı anlatamayınca da, yapılması gereken işler yapılamaz. Yapılması gereken işler yapılamayınca da ahlâk ve sanat, soysuzlaşır. Ahlâk ve sanat soysuzlaşınca da adâletsizlik başlar. Bu durumdaü, halk ne yapacağını bilemez ve çaresizlik içinde bocalar, durur... )

- DÜNYADA, BİR KİŞİ/İNSAN OLMAK ile/ve/<>/değil BİR KİŞİ İÇİN DÜNYA OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4791 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DÜŞÜNCE ile/değil/yerine TÜREYEBİLİR/TÜRETİLEBİLİR DÜŞÜNCE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1378 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İyi düşünceler, hormonların dengeli salgılanmasını sağlar. )
( Yüksek düşünceler örnek kullanılmadan, hoşnut edici bir biçimde anlatılamazlar. )
( Kötü düşünce, döner-dolaşır, ne yapar-eder size ulaşır! )

- DÜZ < = > TERS
ÇEŞİTLİ ÖRNEKLER...

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25386 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 54245 | 623326 | 7895987 | 42699624 )

- ENGELLİLER:
GÖVDESEL
ile/ve/ne yazık ki/||/<> DUYUSAL ile/ve/ne yazık ki/||/<> İŞİTME ile/ve/ne yazık ki/||/<> KONUŞMA ile/ve/ne yazık ki/||/<> ZİHİNSEL ile/ve/ne yazık ki/||/<> GEÇİCİ ile/ve/ne yazık ki/||/<> YAŞLILAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49950 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ESPERANTO ile/ve POLİGRAFİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8698 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 1887'de, Polonya'lı Zamenhof (Dr.) tarafından ortaya atılan ve dünyadaki tüm bireylerin anlaşabilmeleri için düzenlenmiş, 16 kurala dayanan, kolay bir yapma dil. İLE/VE ... )

- FaRkLaR (Kılavuzu/"Sözlüğü") ile/ve/<> FARKINDALIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4157 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GOOGLE ile/ve/<>/yerine 6D
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4224 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÖZYAŞININ:
DIŞA AKMASI
ile/ve İÇE AKMASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5343 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HİNDİSTAN'DA ÖTEN HOROZUN SESİ KULAĞIMIZDADIR ile/ve/<> BİR YILDIZ KAYSA DİŞİM AĞRIR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32688 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İĞNE ile/değil/< ÇUVALDIZ[< Fars. CÜVÂL-DÛZ, BENDERZ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14018 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dikim sağlayan alet. İLE/DEĞİL Çuval gibi şeyleri dikmekte kullanılan büyük iğne. )
( İğneyi, başkasına; çuvaldızı, kendimize batırmalıyız! )

- İNSAN/KİŞİ:
[ya] KULAKTAN İHYÂ OLUR/YAŞAM BULUR
ya da KULAKTAN İFNÂ/İMHÂ/YOK OLUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4785 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KADEH ile/ve/değil/yerine PİSAGOR'UN KADEHİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32632 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Ölçüyü kaybedersen, herşeyi/ni kaybedersin. )
( ... İLE İçine konulan şarabın, kadehin ortasındaki çıkıntının seviyesini geçmesiyle, fazla olanı değil kadehin içindeki tüm sıvıyı, altındaki deliklerden akıtır. [Nerede duracağını ve ne kadar içmesi gerektiğini bilmeyenler için ve sınırlarını öğrenmeleri için yapılmıştır.] )
( | )

- KALABALIKLAŞTIKÇA:
"AKILLANAN/LAR"
ne yazık ki APTALLAŞAN/LAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36264 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hayvanlar. İLE/NE YAZIK Kİ Kişiler. )

- KİŞİNİN:
ÖZELİ
ile/ve/||/<>/> ÖZELİ OLARAK KALMASI GEREKENLER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48750 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KISSA ile/ve/||/<>/> HİSSE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42054 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fıkra, öykü/hikâye, rivâyet. | Vak'a. İLE/VE/||/<>/> ... )

- KÖRLÜK ile "DAĞ KÖRLÜĞÜ"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35542 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÜL ve/<> KURŞUN ve/<> SİRKE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38206 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Herhangi bir nesnenin, bir sonraki aşaması bulunmayan, fiziksel ve/veya kimyasal sonları/eşikleri. )

- KURABİYE HIRSIZI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29694 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir gece kadının biri bekliyordu havaalanında,
Daha epeyce zaman vardı, uçağın kalkmasına.
Havaalanındaki dükkandan bir kitap ve bir paket
kurabiye alıp, buldu kendine oturacak bir yer.

Kendini kitabına öyle kaptırmıştı ki, yine de
Yanında oturan adamın olabildiğince cüretkar bir şekilde
Aralarında duran paketten birer birer kurabiye
Aldığını gördü, ne kadar görmezden gelse de.

Bir taraftan kitabını okuyup, bir taraftan kurabiyesini yerken,
Gözü saatteydi, "kurabiye hırsızı" yavaş yavaş
Tüketirken kurabiyelerini.
Kulağı saatin tik tak larındaydı ama yine de
engelleyemiyordu tik tak lar sinirlenmesini.
Düşünüyordu kendi kendine, "Kibar bir insan olmasaydım,
Morartırdım şu adamın gözlerini!"
Her kurabiyeye uzandığında, adam da uzatıyordu elini.
Sonunda pakette tek bir kurabiye kalınca
"Bakalım şimdi ne yapacak?" dedi kendi kendine.
Adam, yüzünde asabi bir gülümsemeyle
Uzandı son kurabiyeye ve böldü kurabiyeyi ikiye.
Yarısını kurabiyenin atarken ağzına, verdi diğer yarıyı kadına.

Kadın kapar gibi aldı kurabiyeyi adamın elinden ve
"Aman Tanrım, ne cüretkar ve ne kaba bir adam,
Üstelik bir teşekkür bile etmiyor!"
Anımsamıyordu bu kadar sinirlendiğini hayatında,

Uçağının kalkacağı anons edilince bir iç çekti rahatlamayla.
Topladı eşyalarını ve yürüdü çıkış kapısına,
Dönüp bakmadı bile "kurabiye hırsızı"na.
Uçağa bindi ve oturdu rahat koltuğuna,
Sonra uzandı, bitmek üzere olan kitabına.

Çantasına elini uzatınca, gözleri açıldı şaşkınlıkla.
Duruyordu gözlerinin önünde bir paket kurabiye!
Çaresizlik içinde inledi, "Bunlar benim kurabiyelerimse eğer ;
Ötekiler de onundu ve paylaştı benimle her bir kurabiyesini!"
Özür dilemek için çok geç kaldığını anladı üzüntüyle,
Kaba ve cüretkâr olan, "kurabiye hırsızı" kendiydi işte. )

- MERHAMET:
ACIMAK
değil/yerine/< ACITMAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49005 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MORİTANYA'DA:
ÇAY
ve 3 SUNUM/ANLAMI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31866 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Moritanya'da, ufak bardakta üç kez çay ikram edilir.

1. Yaşamın kendi gibi acıdır.
2. Aşk kadar tatlıdır.
3. Ölüm kadar katıdır. )

- MÜZİK/ŞARKI ALBÜMLERİNDE:
10'DA BİRKAÇ
ile 10'DA 10 ile 10'DA 100/1000
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39789 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir sanatçının, albümlerinde yaptığı müzik ve şarkıların ancak birkaçı, ötekilere göre çok daha fazla sevilir. İLE Bazı sanatçılarımızın, bazı albümlerinde bulunan parçaların, 10'unun da tutması, çok az sanatçının yakalayabildiği bir durum ve başarıdır. İLE Ancak birkaç sanatçımız da, 10 parçalık albümleriyle, bizde 100/1000 büyük şarkılık etki ve coşku uyandırıyor. Aşk şarkıları, bunların başında geliyor. Yazdığı sözleriyle, müziğiyle, buğulu hoş sadâsı, kişilere olan saygısı ve yakınlığıyla, sanat yaşamının başlangıcından beri aynı şekilde ve artarak devam eden tüm dinleyici/hayran kitlesine de baktığımızda, özellikle Yaşar'ım/ız, bu sanatçı ve şarkılara en iyi örneklerden biridir. Başarılarının artarak devamını dileyerek, saygı, sevgi ve teşekkürümüzü sunuyoruz... )

- OLAN ile/ve/<>/||/hem de ÖLEN ile/ve/<>/||/hem de YANAN ile/ve/<>/||/hem de YENİLEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32794 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hiçbirine, çözüm yoktur. )

- ŞAHİT ile/ve/değil GÖZLEMCİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4929 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞAİR ve/||/<> SARAYBOSNA'LI ŞAİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49953 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( )

- SAYILABİLİR SONSUZLUK ile/ve SAYILAMAZ SONSUZLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30420 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tam sayılar kümesidir. [Tam sayıların sonu yoktur. Herhangi bir tam sayıya, 1 eklerseniz, yeni ve daha büyük bir tam sayı elde edersiniz.] İLE/VE Sayılamaz sonsuz sayılara "irrasyonel" sayılar denilir. Herhangi iki tam sayının bölümü olarak ifade edilemezler. [Bu tür sonsuzluğa örnekler, Pi sayısı[3.141592654...] ve e sayısı[2.718281828...] olabilir.] [Doğa ve evren ile ilgili matematik modellerde sabit olan sayılar, e ve Pi sayılarını içerdiklerinden, evrende ve öznede, sayılamaz bir sonsuzluk bulunduğunu gözönünde bulundurmak zorundayız.] )

- SAYILABİLİR/SAYILAMAZ SONSUZLUK ile/ve/<> NOKTASAL SONSUZLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30421 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Bu sonsuzluk türü, hem geometrik, hem de aritmetik olması bakımından, doğrudan doğa ile ilgilidir. Bu tür sonsuzluğa "singülarite" denilmektedir. [Doğada bir merkeze doğru odaklanan -anafor adını verdiğimiz- sudaki ve hortum denilen havadaki noktasal sonsuzluklar buna örnek gösterilebilirler.] )

- ŞERBET ile/ve/değil/||/<>/< "ŞERBET"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49974 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Boğazdan akan. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Dilden dökülen. )

- SES ile/ve/değil/yerine SESSİZLİK(SÜKÛNET)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/922 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sessizlik, baş etmendir. )
( Sessizlikle Bilgelik, Davranışlarla Krallık. )
( Sessizlik ve sükûn - öte yol budur. )
( Sessizlikten başka hiçbir belirli düşünce, zihnin doğal hali olamaz. )
( Sessizliğe ulaştığınızda, herşey doğal biçimde, sizin tarafınızdan bir girişim olmaksızın kendiliğinden oluşacaktır. )
( Aklın, davranışlardaki en açık belirtisi sükûnet ile zarâfettir. )
( Sessizlik ve sükûnet içinde, gelişirsiniz. )
( Sükûnet ve sessizlik içinde, büyürsünüz. )
( Size yardım edecek olan, sessizliktir. )
( Sükûnet ve sessizlik içinde "Ben" kabuğu erir ve iç ile dış bir olur. )
( Umudunuz, zihninizde sessiz ve gönlünüzde sakin kalmakta yatar. )
( Öteye varabilmek için sessizliğe râzı olmalısınız. )
( Tüm gereksinimim(iz), SESSİZLİK. )
( Kendinize tam bir sessizlik içinde bakın, kendinizi tarif etmeyin. )
( Sessiz ve sakin kalın. )
( Gerçeğe varmış olan kişiler çok sessizdirler. )
( İlim, hâle inkılâp edince ses çıkmaz. )
( Sadece aslî olanda sükûn ve huzur vardır. )
( Sessizlik bir kez idrak edildiğinde, o, değişebilir olanı derin biçimde etkiler, kendi etkilenmeden kalarak. )
( Sessizlik hakkındaki tüm konuşmalar, gürültüden ibarettir. )
( YAZIT

Gürültü patırtının ortasında sükûnetle dolaş; sessizliğin içinde, huzur bulunduğunu unutma! Başka türlü davranmak, açıkça gerekmedikçe, herkesle dost olmaya çalış. Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık, unutmak olsun. Bağışla ve unut! Fakat kimseye teslim olma! İçten ol; telâşsız, kısa ve açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları; çünkü, dünyada, herkesin bir öyküsü vardır.

Yalnız planlarının değil, başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen; yaşamdaki dayanağın odur. Seveceğin bir iş seçersen, yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini öyle seveceksin ki, başarıların, gövdeni ve yüreğini güçlendirirken, verdiklerinle de yepyeni yaşamlar başlatmış olacaksın.

Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman sever gibi yapma. Çevrene, önerilerde bulun fakat hükmetme. Kişileri yargılarsan, onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki, insanlığın, yüzyıllardır öğrendikleri, sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir kum taneciğinden daha fazla değildir.

Aşka burun kıvırma sakın; o, çöl ortasındaki yemyeşil bir bahçedir. O bahçeye uygun bir bahçıvan olmak için her bitkinin sürekli bakıma gereksinimi olduğunu unutma.

Kaybetmeyi, ahlâksız kazanca yeğle. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azâbı, yaşam boyu sürer. Bazı idealler, o kadar değerlidir ki, o yolda yenilmen bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın en büyük miras, dürüstlüktür.

Yılların geçmesine öfkelenme; gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe. Yapamayacağın şeylerin, yapabileceklerini engellemesine izin verme.

Rüzgârın yönünü değiştiremediğin zaman, yelkenlerini, rüzgâra göre ayarla. Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil gemiyi, limana getirip getiremediğinle ilgilenir. Ara sıra isyana yönelecek olsan da anımsa ki, evreni yargılamak olanaksızdır. Ondan dolayı, kavgalarını sürdürürken bile kendinle barış içinde ol.

Anımsar mısın doğduğun zamanları: Sen ağlarken, herkes, sevinçle gülüşüyordu. Öyle bir yaşam geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlulukla gülümse. :) Sabırlı, sevecen, erdemli ol. Önünde sonunda, tüm servetin, sensin. Görmeye çalış ki, tüm pisliğine ve kalleşliğine karşın, dünya, yine de kişinin biricik güzel mekânıdır.

Eski Bir Tapınak Yazıtı (Xsenius İ.Ö. IX. yy.) )
( HÂMÛŞÂN[Fars.]: Sessizler, susmuşlar. | Mevlevî mezarlıkları. )

- SEVEBİLMEK ve/||/<>/< YALNIZ KALABİLMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49877 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TAŞI DELEN:
"SUYUN GÜCÜ"
değil DAMLALARIN SÜREKLİLİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47855 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TEK ile/ve/değil BU DA VAR!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/97 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TURNUSOL (KÂĞIDI) ile MİHENK (TAŞI) ile KİLİT (TAŞI)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14395 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birtakım bitkilerden elde edilen mavi boya maddesi. İLE Altının gerçeğini sahtesinden ayırmak ve ayarını belirlemek üzere kullanılan sert ve siyah taş. )

- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ve/<> LÜTFEN ve/<>/+/||/> BÖYLE ve/<> BU DA VAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47279 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Sihirli" sözcükler. VE/+/||/<>/> "Sigorta" sözcükler. )
( Dışsal ve ilksel. VE/+/||/<>/> İçsel ve sonsal. )
( Varoluşumuzda, tüm canlı/cansız nesne, bitki, hayvan ve insanla, gövdelerimizin aracılığıyla etkileşim, zihnimizin aracılığıyla da hem etkileşim, hem de daha ileri ve nitelikli bir etkileşim olan iletişim ilişkilerinde bulunuyoruz. Bu ilişkilerimizin başlangıç ve ortaklığı ise yetkin bir benzetmeyle, hiçbir ayrımın bulun(a)madığı bir . [NOKTA]'dan oluşmasıdır.

"Nokta"dan aşağı doğru açılan, büyüyerek ve genişleyerek dalgalanan bir çizgide, zihin ve enerjilerimizle, aşağı [yoğunluğa/kesâfete] doğru inen; yukarı [inceliğe/letâfete] doğru da yükselen bir aralıkta bulunuyor ve sürekli olarak çeşitli bilgi, bilinç seviyelerimizle, davranış-tutumlarımızdaki incelik ve kabalıklarla da aşağı ve yukarı bir salınımla, tekrar noktaya doğru geri dönmek [rücû] üzere yaşam yolculuğumuza devam ediyoruz.

Bu süreçte, az/çok ya da öteki varolanlara oranla daha "gelişmiş ya da geliş(e)memiş" varolanlar["insan"] olarak, kişiler arasındaki ilişkilerimizde de çeşitli bilgi ve bilinç farklarımızın ve tutumlarımız üzerinden sürdürdüğümüz yaşamamızda, bazı sözcüklerin önceliğini ve olumlu etkilerini görüyoruz. Bunları, etkileri ile "sihirli" ve hizmetleri itibariyle de "sigorta" sözcükler olarak kullanıyoruz. Bu sözcükler, bir piramit olarak düşündüğümüzde, sözcüklerin doruğunda yer alıyorlar.

Etkileri itibariyle neredeyse bir "sihir" olarak tanımladığımız bu sözcükler, kulağın duyacağı oranda seslendirilerek dışsal ve her düşünce ya da sözün, başında ya da sonunda, ilksel/öncelikli olarak kullanılmalarıyla gerçekleşiyor.

Yaşamı, (nitelikli) yaşam; insanı, (nitelikli) insan yapan ve öteki varolanlardan ayıran en önemli(öncelikli) durum ve kavram, sadece insana özgü bulunan, yeğleme olanağıdır. "Yeğleme/tercih etme" farkındalığıyla sürdürdüğümüz tüm düşünme ve konuşma süreçleri, bize, olgular arasındaki ayrımda durabilme ve isabetsiz olabilecek ile isabetli olan arasındaki tutumu ya da kararı verme olanağını sağlatıyor. Yani, "Bu gece/sabah, uyumayayım ve şu işleri tamamlayayım." düşüncesi ve ayrımında, "Bu gece/sabah, uyumamayı ve işleri tamamlamayı yeğliyorum." sözü ile olası zorluklar karşısında olanakların artmasını, kontrol altında tutulması gereken gücün/olanakların, bizim elimizde olmasını sağlatıyor. Gün içinde, binlerce kez içinde bulunduğumuz bu ve bunun gibi ayrımlarda, farkındalığımızı devrede tutmamızı sağlayan yeğleme olanağımız, ilgili kararımızı, uygulamamızı, günümüzü ve yaşamımızı nitelikli seviyelere çıkarmakla birlikte, kaygılanmaya neden olabilecek "düşüncelerden" de alabildiğine uzaklaşabilmemizi sağlıyor.

İkinci "sihirli" sözcüğümüz olan "Lütfen" sözü/sözcüğünün kullanımı da, aramızdaki farkların, ayrımların yok olduğu noktadan düşünerek ve seslenerek söylememizi, aktarmamızı ya da paylaşmamızı sağlıyor. Bir emiri bile ricâya dönüştürebilen bir olanak sunuyor. Yani, bir yakınımıza, "Bana bir bardak su getir!" şeklindeki, "yakınlıktan ya da rahatlıktan" dolayı emir kipinde söyleyebileceğimiz sözü bile kendimiz düşünmek varken, yakınımızın, "sihirli sözcüğü söylersen getiririm" uyarısıyla, "Peki. Lütfen, bana bir bardak su getir." sözüyle bambaşka bir alana taşımış oluruz. Bu ve buna benzer/benzemez tüm örnek ya da durumlarda, Lüt(û)fen, dikkat ve incelikle(rikkatle) söyleyebileceğimiz sözlerin yeğlenmesindeki ve gereksiz yere kaygıların oluşmasına engel olabileceğini de her ânımızda ve kararımızda, her sözümüzde göstermenin niteliği ve verimliliğinden de uzak duramayız herhalde.

Yaşamda, çok çeşitli durumlar söz konusu ve olasılık içindeyken, pek kolay kaldıramayacağımız ve taşıyamayacağımız durum ve olaylarla da karşı karşıya geliriz. Bu durumlarda kullandığımız sözcükler ise "sigorta" sözcüklerdir.

Başımıza gelebilecek her türlü maddi/manevi kayıp, ölüm, önceki koşulların yitirilmesi gibi en zorlayıcı olanlarında ise gereken tüm eylemler gerçekleştirildikten ve sözler söylenildikten, ıstıraplar paylaşıldıktan, sözün yetmeyeceği ve aklın tükeneceği noktadan sonra eğer bir yerlerde sonlandırılmazsa büyük zarar göreceğimiz kesin durumlar için çözüm aracı olan "sigorta" sözcükler(imiz)den ilki "Böyle" sözü/sözcüğüdür.

Yaşamın belirli aralığında bulunan zorlu durumların ötesinde de çok sıradışı, rekor ya da istisnai olumlu/olumsuz olay ve olgularla da karşılaşabilir, görebilir ya da duyabiliriz. "Böyle" sözünün yetmeyeceği (çok) aşırı ya da aykırı durumlar için de imdada yetişen, elektrik tesisatındaki düzenek gibi, büyük zararlara neden olmaması için kurulan önlem ve sigorta aracı olarak, "Bu da var" sözü/sözcüğü kullanılmaktadır. Bu sözcüklerin özelliği ise bunları, ancak kendimize söyleyebilmek üzere içsel ve sonsal olmalarıdır.

Kaygının pek fazla oluşmamasını, bu sözcüklerin kullanımı ile de büyük oranda sağlamış oluruz. )

- YETİM ile/ve ÖKSÜZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6280 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Babası olmayan. [Babası belirli fakat ölmüş olan.] İLE/VE Annesi olmayan. )
( Saçı/başı arkadan öne doğru okşanır. İLE/VE Saçı/başı önden arkaya doğru okşanır. )
( EYTÂM[Ar. < YETÎM] ile/ve O[: Ana.] )

- [önce] YORUM ile/ve/sonra/> AŞIRI YORUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1194 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( YORUM VE AŞIRI Y0RUM (UMBERTO ECO) kitabını okumanızı salık veririz. )



NE YAZIK Kİ
BUNLAR DA VAR ve/||/<> BUNLAR, ANCAK "DAVAR" KADAR



- !DEDİKODUCU ile/ve/= !YAĞI/DÜŞMAN/HASIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/63 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Biz ancak kendimizin düşmanıyızdır. )
( Kişi, bilmediğine düşman olur. )

- !DÜŞMAN OLMAK ile/ve "GICIK" OLMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5726 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- !DÜŞMAN/LIK ve !KİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5725 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- !KÖLE/LİK ile/ve ŞAŞKIN/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6245 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- !KÖLE ile/değil/<>/< İŞÇİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6246 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "AŞIRI ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK" ile/ve/<>/>/< YAĞCI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36720 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "GÜNAH" ile/ve/=/>/: KENDİNİ SUÇLAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48960 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "OROSPU" ile/değil METRES
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6500 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SAYGISIZLIK" ile/değil/yerine (FAZLA/AŞIRI/AYKIRI) "RAHATLIK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5141 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "SUÇLAMA" ile/ve/değil/yerine "YÜKLEME"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1212 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "UYDUM AKILLI" ile/ve "YARIM AKILLI"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5094 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "YALVARMAK" ile/değil/yerine KİBARLIK(TAN)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6578 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Uygun bir yerde indirir misin!" diyen bir yolcuya, minibüs şöförünün yanıtı: "Ne yalvarıyorsun! 'İndir!' de, indirelim!" )

- (")İDDİA(") ile SUÇLAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1483 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")SUÇLAMA(") ile/değil/yerine TESPİT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1211 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ...'NIN:
"SUÇLUSU"
ile/ve/değil/yerine/<>/< SORUMLUSU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35815 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ADÂVET değil/yerine/= DÜŞMANLIK, YAĞILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39837 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AKILLI ile/ve "GÖZÜNDEN AKILLI"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5095 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ancak görünene/gördüğüne yönelmiş (zavallı) zihinlerin/kişilerin, kavramsalların alanına girdiklerinde nasıl da insafsızca genellemeler yaptıklarına dikkat ediniz! )

- ÂMÂ ile KÖR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6056 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞIRI HIZ ve/||/<>/> GERÇEKLER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47770 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aşırı hız yapılan düşünceler, gerçeklere çarparak durur. )

- AŞIRI KİBAR/LIK ile/değil AHMAK/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6232 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞIRI KULLANIM ile/değil/yerine YERİNDE KULLANIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30014 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞIRI SEVGİ ile/yerine SEVGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3167 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞIRI ŞÜPHECİ/LİK ile/ve/> SARLDIRGAN/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29810 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞIRI/LIK ile/ve/değil AYKIRI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9327 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞIRI/LIK ile UC
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25296 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞIRI/LIK ile/ve ZORLAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3590 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- Ayrık de'leri, ki'leri, mi'leri önemseyerek yaz ve KONUŞ!!!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/26113 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAZI BİLGİLERİN SUNUMUNDA:
TAÇLANMAK
ile/ve/değil/<>/></< TAŞLANMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31750 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Taşlanılmadan, taçlanılmaz! )

- BELİRSİZLİK SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
GÖNDERMELİ
ile/ve/||/<> VURGULAMA ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34763 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BENCİL/LİK ile ÇIKARCI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6093 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( AFERİST: Çıkarcı, vurguncu, dalavereci. )

- BENCİL/LİK ile/ve/> SORUMSUZ/LUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6095 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİÇİMSİZ SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34762 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİLİŞİM SUÇLARI ile/ve/||/<> ELEKTRONİK SUÇLAR ile/ve/||/<> DİJİTALSUÇLAR ile/ve/||/<> BİLGİ TEKNOLOJİLERİ SUÇLARI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49088 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİTİŞİK "DE/DA" ile AYRIK "DE/DA"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8608 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yer, yön, nesne ya da kişi belirtiyorsa. İLE Yer, yön, nesne ya da kişi belirtmiyorsa. | Bir koşul ve/veya durum belirtiyorsa. )
( ÖRNEKLER: Arabada, evde, odada, sinemada, yerde, havada, İstanbul'da, orada/burada, köyde, kentte, bittiğinde, yediğinde, sonuçta. İLE Oda da, sen de, o da, bu da, öyle de, şöyle de, bilse de, bitse de, olsa da, düşünse de, yapsa da, sonuç da. )
( Ayrık ve bitişik 'de/da'ları, 'ki'leri, "mi'leri, gerektiği gibi yaz(a)mayan/yayınlamayanların, okuyuculara ve dilimize saygısı olmayanların "tutumu", beyaz donla denize girenlerin neden olduğu görüntü kirliliği gibidir. Evet! İstediği şekilde yazmak, beyaz donla girmeyi yanlış gör(e)meyen herkesin hakkıdır. Fakat daha az görüntü kirliliği yaratmak varken, ıslakken üzerlerine yapışan kumaşın ve tutmayan lastiklerinin anlamsızlığını, yetersizliğini ve yanlışlığını görememek de bir kader değil orantısızlığını/ölçüsüzlüğünü bilebilecek kadardır. )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( )

- BİTİŞİK "Kİ" ile AYRIK "Kİ"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8607 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yer, yön, nesne ya da kişi belirtiyorsa. İLE Yer, yön, nesne ya da kişi belirtmiyorsa. | Bir koşul ve/veya durum belirtiyorsa. )
( ÖRNEKLER: Ankara'daki, arabadaki/evdeki, internetteki, süreçteki, dersteki, oradaki, geldiğindeki, incideki, elmadaki, kitaptaki, sendeki/bendeki/ondaki/bizdeki, Elif'teki. İLE Öyle ki, madem ki, sanma ki, oysa ki, geldi ki, yaptı ki, söyledi ki, düştü ki, zevkli ki, yazılı ki, belgeli ki, ispatlı ki, bitti ki. )
( Ayrık ve bitişik 'ki'leri, "mi'leri, 'de/da'ları, gerektiği gibi yaz(a)mayan/yayınlamayanların, okuyuculara ve dilimize saygısı olmayanların "tutumu", beyaz donla denize girenlerin neden olduğu görüntü kirliliği gibidir. Evet! İstediği şekilde yazmak, beyaz donla girmeyi yanlış gör(e)meyen herkesin hakkıdır. Fakat daha az görüntü kirliliği yaratmak varken, ıslakken üzerlerine yapışan kumaşın ve tutmayan lastiklerinin anlamsızlığını, yetersizliğini ve yanlışlığını görememek de bir kader değil orantısızlığını/ölçüsüzlüğünü bilebilecek kadardır. )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( )

- DEDİKODUCU ile NEMMÂM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/64 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Lâf taşıyan. )

- DİSFAZİ ile DİSFEMİ/REKÂKET[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4890 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Söz yitimi. İLE Tutukluk/kekemelik/pepemelik. )

- DÜŞMAN:
KARŞINDAKİ
ile/ve/değil/||/<> "YANINDAKİ" ile/ve/değil/||/<> "İÇİNDEKİ"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44641 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Elindeki kılıçla. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Arkasına sakladığı hançerle. )

- DUYGULARA BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
TEHDİT
ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> ÖNYARGILI DİL ile/ve/||/<> MAZERET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34770 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EKSTREM değil/yerine/= UC/AŞIRI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8966 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EL-BURHÂN ile CEDEL ile HATÂBE(T) ile ŞİİR ile MUĞÂLATA/SAFSATA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16711 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İspat. Kesin sonuç olmak amacıyla kesinlik taşıyan öncüllerden oluşturulan kıyas. İLE Diyalektik. Yaygın olarak bilinen önermelerden oluşan kıyas. İLE Retorik. Güvene bağlı olarak kabullenilen(makbûlât) önermelerden oluşan kıyas. İLE Poetik. İnsan ruhunu mutluluğa ya da mutsuzluğa yöneltici etkisi olan önermelerden oluşan kıyas. İLE Sofistik. Gerçeğe benzer ya da yaygınlık kazanmış yalan ya da kuruntudan oluşan önermelerden oluşan kıyas. )
( Safsata Türleri )

- GİRİŞİMCİ ile/ve/değil/||/< "SUÇLU"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49587 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HARÂMÎ/KORSAN[İt./Lat. < KORSO] ile/ve IZBANDUT[İt. < Cerm.] ile/ve EŞKIYÂ/PİRAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30226 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir devletin koruması altında ve uluslararası kurallara göre tâbi olarak hareket eder/di. İLE/VE Görünüşü ve davranışı ile korku veren, iriyarı adam. | Rum korsanlarına verilen ad. İLE/VE Deniz haydutu. )
( Haksız saldırıları dava etme olanağı/hakkı söz konusudur. İLE/VE ... İLE/VE Hiçbir hak söz konusu değildir. )

- İDLÂL değil/yerine/= NAZ ETME, NAZLANMA | AŞIRI DERECEDE NAZLANMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41549 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İSTATİSTİKSEL HATA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YETERSİZ ÖRNEK
ile/ve/||/<> TEMSİL ETMEYEN ÖRNEK ile/ve/||/<> YANLIŞ BENZETME ile/ve/||/<> YOK SAYMA ile/ve/||/<> SÜMEN ALTI ile/ve/||/<> KUMARBAZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34767 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KABÂHAT değil/yerine/= SUÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12243 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KENDİNİ BİLMEYİŞ/BULMAYIŞ:
> DÜŞMAN BULMAK
ve/ya da/yoksa da DÜŞMAN YARATMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31891 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KİŞİYİ YIKAN:
DÜŞMAN(LAR)IN SÖZLERİ
ile/değil/||/<>/< DOSTLARIN SESSİZLİĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49970 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KISKANÇLIK = JEALOUSY[İng.] = JALOUSIE[Fr.] = EIFERSUCHT[Alm.] = ZELOTYPIA[Lat.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39474 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÖLE ile/değil/yerine GÖNÜLLÜ "KÖLE"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33748 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
KISIR DÖNGÜ
ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34765 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÜFÜR ile/ve/= AŞIRI ABARTI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9267 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( SEBBETMEK ile/ve/= ... )

- KURBAN ile/değil/yerine MAĞDUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6434 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÜSTAHLIK ile/ve/=/< HAREKETİN AŞIRISI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6114 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MADEN İŞÇİSİ İÇİN:
YERÜSTÜ
değil/ne yazık ki/<>/>< YERALTI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35546 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Açlık var ve kesin. DEĞİL/NE YAZIK Kİ/<>/>< Ölüm var ve olasılık. )

- MANKURTLAŞMA ile/<> KÖZ/KÖS-KAMANLAŞMA ile/<> KANARALAŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44482 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( MANKURT EFSANESİ

Efsaneye göre, Kazakistan'ın uçsuz-bucaksız Sarı-Özek bozkırının yerlisi olan Kazaklar, eski tarihlerde, onların su kuyularına ve otlaklarına göz diken Juan-Juanlar'ın zaman zaman baskınlarına maruz kalmaktadırlar. Baskınlarda bazen Kazaklar, bazen de Juan-Juanlar gâlip gelmektedir. Juan-Juanlar savaşı kazandıklarında, alıp götürdükleri esirlerin bazılarını başka kabilelere satmaktadırlar ki bunlar oldukça şanslı sayılırlar. Çünkü hiç olmazsa, köle olarak da olsa, sağ kalmaktadırlar. Güçlü kuvvetli esirleri ise satmamakta, akıl almaz işkencelerle, belleklerini kaybettirerek, adeta delirtmekte ve onları, kendilerinin sadık köleleri olarak en önemli işlerde çalıştırmaktadırlar.

Juan-Juanlar'ın işkencesini dinlemek bile acı vericidir: Önce, esirin başını, bir tane bile saç bırakmamacasına tamamen tıraş etmektedirler. Hemen o anda, bir deve kesmekte, devenin derisinin en kalın yeri olan boynundan parçalar keserek, kanlı kanlı, esirin tıraşlı başına sımsıkı sarmaktadırlar. -Aytmatov, bu deri başlığı, bugün yüzme sporunda kafaya takılan kauçuk başlığa benzetmektedir.-

Bu işkenceye maruz kalan esir, bazen acılar içinde kıvranarak ölmektedir (ki onlar da şanslı sayılmalıdır!), ölmeyenlerin boynuna, kafasını yerlere sürtmesin diye bir boyunduruk takılmaktadır. Bu haliyle esiri götürüp, çığlıklarının da duyulmayacağı ıssız bir yere, elleri kolları bağlı, aç ve susuz, kızgın güneşin altında günlerce bırakmaktadırlar. Tabiî, güneşte kavrulan deri kurudukça, kafayı bir mengene gibi sıkmakta, işkence, dayanılmaz hale gelmektedir. Fakat işkenceyi asıl dayanılmaz yapan, sadece bu değildir. Kafadaki saçlar, bir taraftan uzamaya çalışmaktadır. Fakat dışarıya doğru büyüyemediği için, kafa derisinin içine doğru büyümeye çalışmaktadır. Sonunda esir, aklını yitirmekte, belleği iyice sıfırlanmaktadır. Adeta, içine saman doldurulmuş bir post (korkuluk) haline gelmektedir. İşkencenin beşinci günü Juan-Juanlar gelip sağ kalan esirleri almakta, boynundaki engeli çıkarmakta, kendine yiyecek-içecek vermektedirler. Böylece, köle, beden gücünü yeniden toplayıp kendine gelmektedir. Fakat bundan böyle o normal bir insan değildir, o artık bir mankurttur!

Böyle bir mankurt, köle pazarlarında, güçlü-kuvvetli on esirin fiyatına satılabilmektedir. Eğer aralarındaki bir savaşta bir mankurt öldürülürse, Juan-Juanlar karşılık olarak, hür bir kişinin bedelinin üç katını almaktadırlar. Bir mankurtu, ailesinden birileri gerek kaçırmak, gerekse fidye vermek suretiyle vb. geri almak istemezmiş. Çünkü o artık aileden biri değildir, aksine, zararlı biri olmuştur. Belleği iyice boşaltılan mankurt, babasını, çocukluğunu vs. asla anımsamamakta, hatta insan olduğunu bile bilmemektedir. Yani ağzı var ama dili yoktur. Efendisine mutlak koşulda itaat eden, gayet evcil bir hayvana benzemektedir. Kaçmayı bilmediği için böyle bir riski de yoktur mankurtun... Sadece karnının acıktığını hissetmekte o kadar...

Efendisinin emir ve komutlarına bir köpek sadakatiyle bağlıdır. Mankurtlaşan köleler, en kötü ve en zor işleri gık demeden yapmaktadırlar. Sarı-Özek'in ucsuz-bucaksız çöllerinde, kavurucu sıcak altında deve sürüleri otlatmak ancak onların yapabileceği bir iştir. Ölmeyecek kadar yiyecek, donmayacak kadar giysi vermek yeterlidir onlar için.

İşte, Juan-Juanlar, tutsak kişilere, bu en ağır işkenceyi, belleğini yitirme, anılarını elinden alma, kimliğini unutturma işkencesini tatbik etmektedirler. Nayman Ana öyküsü, oğlu Colaman böyle bir mankurtlaşmaya maruz kalan bir ananın dramıdır.

Nayman Ana, oğlu Kolaman [Colaman: Yol aydınlığı.] kaçırıldıktan sonra yıllarca ondan hiçbir haber alamamıştır. Öldü mü, kaldı mı, mankurt mu yapıldı, bilmemektedir. Derken, bir gün, Naymanlar bölgesine gelen tüccarlar, Juan-Juanlar'ın, su kuyuları yanından geçerken, deve sürüleri güden genç bir çobanla karşılaştıklarından bahsederler. Çobanın hiçbir şey anımsamadığını, sorulan sorulara 'evet' ya da 'hayır' gibi kısa yanıtlar verdiğini vs. anlatırlar. Tüccarlar, onunla biraz da alay etmişlerdir. Nayman Ana, anlatılanları sessizce dinlemiş, fakat hiç oralı olmamış, sanki bir şey duymamış gibi davranmıştır. Fakat birden içine bir kor düşmüştür; sanki bu anlatılanın, oğlu Kolaman olduğuna dair birden bir aydınlık belirmiştir içinde. Tabiî aydınlıkla beraber de bir korku...

Nayman Ana, gördüğü böyle bir ışık karşısında daha fazla duramaz, derhal hazırlıklara koyulur, hiçkimseye sezdirmeden, devesine biner ve sabahın erken saatinde, çobanların bahsettiği, Juan-Juanlar'ın su kuyularına doğru yola koyulur. Kilometrelerce gider Sarı-Özek bozkırında ve binbir türlü korkunun sarmalında, sonunda, oğlunu bulur. Evet, Nayman Ana, deve sürüsünün başında, oğlu Kolaman'ı, başındaki deri şapkasıyla yapayalnız bulur. Herşeye karşın oğlunu tanımakta zorlanmaz.

Kolaman, gözlerine kadar indirdiği şapkasının altından durgun gözlerle anasına bakmaktadır. Sanki, o ıssız çölde, yanına bir kişinin gelmiş olması, onu, hiç ama hiç ilgilendirmemektedir. Hiçbir heyecan, depreşme, o geleni bilme, tanıma arzusu görülmemektedir. Kolaman'a, oğluna yaklaşan Nayman Ana, gerçeği artık iyice anlamıştır: Hıçkırıklar arasında varır sarılır oğlunun boynuna. "Oğlum, oğlum Kolaman! Benim, bak ben geldim, ben annen, Nayman Ana! Sen benim oğlumsun!" derse de, bu sözler, Kolaman için hiçbir anlam ifade etmemektedir. Nayman Ana, tekrar tekrar dener, kendini oğluna tanıtabilmeyi, ondan bir söz olsun yanıt alabilmeyi; adının Kolaman olduğunu anımsamasını, kendi memleketini, babasını, anasını anımsasın ister ama heyhât...

Kolaman, boş ve anlamsız gözlerle bakmaktadır. Karşısındaki kadının niçin ağladığını, neden burada, bu ıssız çölde, karşısında bulunduğunu, ondan ne istediğini hiç mi hiç düşünemiyor, hiçbir şey hissetmiyordur. Anası, bir girişim daha yapar ve bu sefer, Kolaman, adının 'Mankurt' olduğunu söyler. Anası çırpınmakta, hüngür hüngür ağlamakta, bir taraftan da bu zulmü yapanların akıllarına nasıl olup da böyle işkence yöntemlerini getirdiği için Tanrı'ya sitem etmektedir...

Nayman Ana, Sarı-Özek'te söylenen bir ağıdı anımsar:
"Ben, öldürülen, derisine saman doldurulan yavru devenin anasıyım. Buraya, saman dolu yavrumun tulumunu koklamaya, yavrumun kokusunu almaya geldim."

Nayman Ana, tekrar tekrar oğluna bir mankurt olmadığını, kendinin bir Nayman, asıl adının, Colaman olduğunu söylerse de sonuç alamaz. O anda, uzaktan gelen bir Juan-Juan'ı fark eder ve kaçar. Juan-Juan da onu fark etmiştir fakat Nayman Ana gizlenir ve Juan-Juan'ın eline geçmekten kurtulur. Nayman Ana geceyi orada geçirir. Sabahleyin etrafı kolaçan ederek yeniden sokulur, "içine saman doldurulan yavrusunun tulumunun" yanına...

Kararı, ne pahasına olursa olsun oğlunu alıp buralardan götürmek, onu kaçırmaktır. Bu sefer yine Juan-Juanlar gelmektedirler, o yine kaçar. Juan-Juanlar kadının kim olduğunu öğrenmek için Kolaman'ı iyice sorguya çekerler. Tabiî ki konuyu anlamışlardır ve Kolaman'a emir verir, o kadın yine gelirse, onu öldürmesini sıkı sıkıya tembihlerler.

Kolaman'ın efendileri gittikten sonra son bir ümitle yanına gelen annesi bir an oğlunu göremez. Göremez, çünkü o anda, Kolaman, bir devenin arkasına sinmiş, elindeki oku annesine nişan almakla meşguldür. Annesi, oğlunu fark ettiğinde ok yaydan çıkmıştır ve öldürücü darbeyle Nayman Ana, devesinden yere yığılır. Düşerken, son sözleri, "Adını anımsa, adını anımsa!" olmuştur.

Kolaman, yani Mankurt, öz anasını düşman evinde, düşmanın sürüsünün başında ve düşmanın talimatına bağlı kalarak öldürmüştür. Nayman Ana'nın düşüp öldüğü bu yere, "Ana-Beyit Mezarlığı" denilmiştir. Yani "Ana'nın yattığı yer"...

İLE/<>

KÖZKAMANLAŞMAK

Destana göre, Manas, Alma Ata ıramağının gözesinde, Sungur'da oturan, hiç oğlu olmamış Yakup (Cakıp) Han'ın, duasından sonra Tanrı'nın verdiği yiğit oğludur. Manas birçok olağanüstülükler göstermiş, İslâm yolunda mücadele etmiş biri olarak takdim edilmektedir. Manas'ın, küçükken Kalmuklar'a esir düşen ve Moğolistan'a götürülüp orada büyütülen Köz-Kaman adında bir amcası vardır. Köz-Kaman, Moğolistan'da, Kalmuklar arasında büyütülür, bir Kalmuk kızıyla evlendirilir, oğulları olur ve bir gün oğullarıyla birlikte ata yurduna geri döner. Fakat o artık Kalmukça konuşmaktadır. Manas, daha önce amcasını hiç görmemiştir, dolayısıyla onu tanımamaktadır. Üstelik de Kalmukça konuştuğu için, amcasını casus zannetmektedir. Manas amcasını yakalar ve zincire vurur. Bu arada Manas, babasına mektup yazarak, amcası hakkında bilgi sağlar. Babası, amcasına iyi davranmasını söyler. Manas, babasının sözüne uyarak amcasını salıverir. Hatta bir de onun onuruna şölen verir fakat işte Köz-Kaman'lık gerçek yüzünü ortaya koymuştur: Köz-Kaman'ın oğulları şölende arbede çıkarırlar ve Manas'ı döverler. Manas, ileride Kalmuklar'a karşı sefere çıktığında da Köz-Kaman ve oğullarının ihanetinden kurtulamaz.

[Manas Destanı ve Köz-Kaman: Köz-Kaman, Manas Destanı, kahramanlarından birinin adıdır. Adını, bir Kırgız yiğidinden alan, 400 bin dizelik Manas Destanı, bir Kırgız destanı olup, Müslüman Kırgızlar'la, putperest Kalmuklar arasındaki mücadeleyi anlatmaktadır. Manas'ın tarihî bir kişilik olmadığını ileri sürenler varsa da, onun bir Kırgız beyi ya da bir Kırgız yiğidi olma olasılığı yüksektir. Bu destanda, Kırgızlar'ın tüm örf-âdet ve gelenekleri, inanç ve dünya görüşleri işlenmiştir.]

İLE/<>

KANARALAŞMAK

Bir köyde, yaşlı bir adam ve oğulları yaşamaktadır. Bir gün, adamın sürüsünden esrarengiz bir şekilde koyunlar eksilmeye başlar. Oğullar, eksilen koyunların ölüsünü ya da dirisini aramadık yer bırakmazlar ama ne yazık ki bulunamamaktadır. Babaları, bu duruma epeyce kafa yormakta fakat akıl erdirememektedir. Adamın, en sonunda aklına yatan düşünce şudur: Koyunları evin köpekleri, yani bizzat sürüyü korumakla görevli olan "bekçi" köpekler yemektedirler. Bu demektir ki, köpekler kanaralaşmıştır!

Yaşlı adam, çocuklarına talimat verir, der ki, "Gidin, evdeki tüm köpekleri öldürün. Hiçbir eniği de sağ bırakmayın! Daha sonra başka köylerden yeni enikler bulur getirir ve onları yeni baştan eğitirsiniz."

Oğullar, babalarının dediği gibi yaparlar ve fakat birkaç yıl sonra yine aynı durum görülmeye başlanır. Bu sefer, adam, çocuklarını başına toplar ve onlara, birkaç yıl önce kendilerine verdiği talimatı aynen yapıp yapmadıklarını sorar. Küçük oğul, o gün küçük bir eniği, acıdığı için öldürmemiş olduğunu itiraf eder. Evet, konu anlaşılmıştır: O küçük enik, anasından-babasından kanaralaşmayı öğrenmiştir, kanaralaşmak bir şekilde ona da bulaşmıştır. Büyüdükçe o da bu "ahlâkı" öteki köpeklere öğretmiştir. )

- METRES ile KUMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6717 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜCRİM[Ar.] değil/yerine/= SUÇLU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46454 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜDÂVİM ile/ve BELEŞÇİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6294 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜFRİT[Ar.] değil/yerine/= AŞIRI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46473 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUTAASSIP(/B)[Ar.] değil/yerine/= BAĞNAZ/AŞIRI TUTUCU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12399 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- OROSPU/LUK ile FÂHİŞE/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6499 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kısaca: Orospuluk Zihinde; Fahişelik Gövdede Orospuluk, spekülatif düşüncelerle, çıkara yönelik, işine geldiği gibi hareket etme eğilimi(eşeysel göstergesi olmaksızın). İLE Fahişelik ise, içinde bulunduğu/bulunmuş oldukları şartlardan/olumsuzluklardan/acziyetten kaynaklanabilen, çok geniş/özel nedenlere dayanabilen, ya da kişisel seçim/karar ile gövdenin eşeysel yönde, maddi karşılığı için kullandırılması. )

- PEZEVENK ile/değil PUZEVENK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6341 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAÇMA(LIK)LAR / SAFSATALAR ile/değil/yerine FaRkLaR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34760 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sözcükler: "SEN ..." / "SEN DE ..." ile başlatılan/saldırılan "tanımlar".
* Tanım/açıklama: Tartışmada, öteki kişinin söz ve hareketlerini, kendi görüşünü savunmada kanıt olarak kullanma. | "Bir savın doğruluğunun, savı geliştiren kişinin, kişiliği ile ilgisi olduğu" "savı". | Bir kişinin önerileri yerine, önerinin reddedilmesini sağlamak üzere, kişiye sövülerek yapılan saldırı.
Örnek: - "Senin müdür hakkında söylediklerini duydum. Nankör adam! Sen müdürün o kadar ekmeğini yedin!"
- "...yı şu yaptıysa doğrudur/yanlıştır."
- "...yı savunuyorsa ahlâksızın tekiymiş."
Lat./İng.: ARGUMENTUM AD HOMINEM

* Tanım/açıklama: Tepkisel indirgemecilik.
Örnek:
- ... sorununun bu hâle gelmesinin toplumsal, ekonomik, politik bir sürü nedeni var.
- "Terör örgütünü mü savunuyorsun bana?!..."
İng.: STRAW MAN

Sözcük: "ONA BAKARSAN ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Ortak özellik gösteren iki önermenin birbiriyle aynı olması ya da birbirine çok benzemesi gerektiği" "savı". ZAYIF BENZETME
Örnek: "Osmanlı İmparatorluğu da tıpkı Roma İmparatorluğu gibi parçalanmıştır."
İng.: WEAK ANALOGY

Sözcük: "HERKES ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Çoğunluğun benimsediğinin doğru olduğu" "savı".
Örnek: " 'Herkes' ona oy verdiğine göre yaptıkları da doğrudur."
Lat.: ARGUMENTUM AD POPULUM

Sözcük: "DEMEK Kİ ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Zaman içinde, önce gerçekleşen bir olgunun, onu izleyen başka bir olgunun nedeni olması gerektiği" "savı".
Örnek: "Güneş tutulmasından sonra deprem oldu. Demek ki depremin nedeni güneş tutulmasıdır."
Lat.: POST HOC ERGO PROPTER HOC

Sözcükler: "DEMEK Kİ ..." / "SONUÇTA ..." / "TEMELDE ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Tersi kanıtlanamayanın doğru olduğu" "savı".
Örnek: "UFO'ların dünyayı ziyaret etmediği yolunda hiçbir kanıt yoktur. Demek ki ediyorlar."
Lat.: ARGUMENTUM AD IGNORANTIAM

Sözcükler: "DEMEK Kİ ..." / "ZATEN ..." ile başlayan "tanımlar".
* Tanım/açıklama: "Bağlantı, ilişki ya da ortak özelliklerin, mutlaka neden-sonuç ilişkisi içinde olduğu" "savı".
Örnek: "Genç kızlar, çok çikolata yiyor. Genç kızlarda sivilce çok görülüyor. Demek ki, sivilcenin nedeni çikolatadır."
Lat.: CUM HOC ERGO PROPTER HOC

* Tanım/açıklama: "Geleneksel olanın doğru olduğu" "savı".
Örnek 1: "...'yı öldürmemiz gerekiyor. Çünkü töre böyle."
Örnek 2: "Bunca yıldır böyle yapılıyor. Demek ki doğrudur."
Lat.: ARGUMENTUM AD TRADITIO / ANTIQUITATEM

* Tanım/açıklama: "Bir tartışmanın taraflarından birinin sessiz kalmasının, sessiz kalan tarafın tartışılan konuda bilgisi olmadığını, haksız olduğunu veya yanıldığını kabullenmesi anlamına geldiği" "savı".
Örnek: "Sükût, ikrardan gelir! Türk atasözü."
Örnek:
- Sanık, sorguda susma hakkını kullanmıştır!
- "Suçsuzsa neden sussun ki?! Kalkıp açık açık, 'Ben suçsuzum!' derdi suçlu olmasaydı!"
Lat.: ARGUMENTUM EX SILENTIO

Sözcükler: "DEMEK Kİ ..." / "BELKİ DE ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Sorunun ardında yatan varsayımların doğru olduğu" "savı". YÜKLÜ SORU
Örnek:
- Uyuşturucu kullanmaktan ne zaman vazgeçtin?
- Vazgeçmedim!
- Demek ki hâlâ kullanıyorsun?!...
- Hayır, hiç kullanmadım!
- "Ama vazgeçmediğini itiraf ettin!"
İng.: LOADED QUESTION

Sözcükler: "TEMELDE ..." / "HİÇ" / "HEP" ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: Döngüsel nedensellik. Kendi kendini "kanıtlayan" önerme.
Örnek: "O, tembeldir. Çünkü çalışmayı hiç sevmez."
Örnek: "Yalancı değilim. O nedenle, tüm söylediklerim doğrudur."
Örnek: "Sudan hafif maddeler yüzerler. Çünkü batmazlar."
Lat.: PETITIO PRINCIPII
İng.: BEGGING THE QUESTION

Sözcükler: "NASILSA ..." ile başlayan "tanımlar".
* Tanım/açıklama: "Ünlülerin/güçlülerin/zenginlerin söylediklerinin doğru ya da yoksulların söylediklerinin yanlış olduğu" "savı".
Örnek 1: "... bunu söylüyorsa doğrudur."
Örnek 2: "O beş parasızın teki! Söylediklerine kim inanır!?..."
Lat.: ARGUMENTUM AD CRUMENAM

* Tanım/açıklama: "Yoksulların söylediklerinin doğru ya da zenginlerin söylediklerinin yanlış olduğu" "savı".
Örnek: "Adamın beş parası yok ki çapkınlık yapabilsin!"
Örnek: "Adamın milyonları var. Güya eşini hiç aldatmamış!"
Lat.: ARGUMENTUM AD LAZARUM

* Tanım/açıklama: "Acınacak durumda olmanın ya da çaresizliğin, söylenilen ya da yapılanların yanlışlığına ağır bastığı" "savı".
Örnek: "Adam ayakta duramayacak denli yaşlı ve hasta. Bence geçmişte yaptıklarından sorumlu tutulmasına artık gerek kalmamalı."
Lat.: ARGUMENTUM AD MISERICORIDIAM

Sözcükler: "İLLE DE" / "TEMELDE ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Yalnızca iki seçeneğin var olduğu savı." YANLIŞ İKİLEM.
Örnek: "Ya çözümün bir parçasısındır ya da sorunun!"
İng.: BIFURCATION

Sözcükler: "ELİMDE DEĞİL ..." / "NE BİLEYİM ..." sözlerinin eklendiği "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Güç"/"zayıflık" kullanımı.
Örnek: "Ders kitaplarında yazılanlar doğrudur. Eğer yanlış dersem öğretmen beni sınıfta bırakır."
Lat.: ARGUMENTUM AD BACULUM


Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!! )
( http://www.nku.edu/~garns/165/ppt3_2.html

http://courses.washington.edu/spcmu/334/fallacies.html )
( Safsata Türleri )

- SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR:
BİÇİMSİZ
ile/ve/||/<> BELİRSİZLİK ile/ve/||/<> SALDIRI ile/ve/||/<> KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA ile/ve/||/<> TARTIŞMALI NEDEN ile/ve/||/<> İSTATİSTİKSEL HATA ile/ve/||/<> ŞAŞIRTMA ile/ve/||/<> YETKEYE BAŞVURMA ile/ve/||/<> DUYGULARA BAŞVURMA ile/ve/||/<> KIYASLAMA HATALARI ile/ve/||/<> SINIFLANDIRMA HATALARI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34761 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BİÇİMSİZ SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR
( INFORMAL FALLACIES vs./and/||/<> FALLACIES )

BELİRSİZLİK SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: GÖNDERMELİ ile/ve/||/<> VURGULAMA ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK
( FALLACY OF: EQUIVOCATION vs./and/||/<> ACCENT vs./and/||/<> AMPHIBOLY )

SALDIRI SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KARALAMA ile/ve/||/<> NİTELİKSEL ile/ve/||/<> "SEN / SEN DE ..." ile/ve/||/<> DOLDURUŞA GETİRME
( ARGUMENT AGAINST THE MAN vs./and/||/<> CIRCUMSTANTIAL AD HOMINEM vs./and/||/<> FALLACY OF "YOU / YOU ALSO" vs./and/||/<> POISONING THE WELL )

KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KISIR DÖNGÜ ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA
( BEGGING THE QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF IRRELEVANT PURPOSE vs./and/||/<> IRRELEVANT CONCLUSION vs./and/||/<> FALLACY OF STRAW-MAN vs./and/||/<> FALLACY OF RED HERRING )

TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YANLIŞ NEDEN ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER
( FALLACY OF FALSE CAUSE vs./and/||/<> FALLACY OF "PREVIOUS THIS" vs./and/||/<> JOINT EFFECT vs./and/||/<> GENUINE BUT INSIGNIFICANT CAUSE vs./and/||/<> WRONG DIRECTION vs./and/||/<> COMPLEX CAUSE )

İSTATİSTİKSEL HATA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YETERSİZ ÖRNEK ile/ve/||/<> TEMSİL ETMEYEN ÖRNEK ile/ve/||/<> YANLIŞ BENZETME ile/ve/||/<> YOK SAYMA ile/ve/||/<> SÜMEN ALTI ile/ve/||/<> KUMARBAZ
( FALLACY OF INSUFFICIENT SAMPLE vs./and/||/<> UNREPRESENTATIVE SAMPLE vs./and/||/<> FALSE ANALOGY vs./and/||/<> SLOTHFUL INDUCTION vs./and/||/<> FALLACY OF SLANTING vs./and/||/<> GAMBLER'S FALLACY )

ŞAŞIRTMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: DEVEDE KULAK ile/ve/||/<> YA SİYAH, YA BEYAZ ile/ve/||/<> KANITLAMA ZORUNLULUĞU ile/ve/||/<> FELÂKET ÇIĞIRTKANLIĞI ile/ve/||/<> İMÂLI SORU ile/ve/||/<> ÇOK SORULU ile/ve/||/<> SINIRLI SEÇENEK
( FALLACY OF THE BEARD vs./and/||/<> BLACK OR WHITE FALLACY vs./and/||/<> ARGUMENT FROM IGNORANCE vs./and/||/<> FALLACY OF SLIPPERY SLOPE vs./and/||/<> COMPLEX QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF MANY QUESTIONS vs./and/||/<> FALLACY OF LIMITED CHOICES )

YETKEYE BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: BİR BİLENE SORMA ile/ve/||/<> YETERSİZ KAYNAK ile/ve/||/<> İNANCA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ORTAK TUTUMA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ÖBEK BASKISI ile/ve/||/<> YARARCI ile/ve/||/<> BEĞENDİRME ile/ve/||/<> DAYATMA ile/ve/||/<> İÇİNDEKİ DEĞİL DIŞINDAKİ(ZARF-MAZRUF) ile/ve/||/<> GENETİK
( ARGUMENT TO AUTHORITY vs./and/||/<> FALLACY OF UNQUALIFIED SOURCE vs./and/||/<> APPEAL TO BELIEF vs./and/||/<> APPEAL TO COMMON PRACTICE vs./and/||/<> BANDWAGON, PEER PRESSURE vs./and/||/<> PRAGMATIC FALLACY vs./and/||/<> APPEAL TO PERSONAL INTERESTS vs./and/||/<> FALLACY OF "IS" TO "OUGHT" vs./and/||/<> STYLE OVER SUBSTANCE vs./and/||/<> GENETIC FALLACY )

DUYGULARA BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: TEHDİT ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> ÖNYARGILI DİL ile/ve/||/<> MAZERET
( ARGUMENT FROM FORCE vs./and/||/<> ARGUMENT TO PITY vs./and/||/<> PREJUDICIAL LANGUAGE vs./and/||/<> FALLACY OF SPECIAL PLEADING )

SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> HATALAR
( FALLACIES vs./and/||/<> MISTAKES/WRONGS )

KIYASLAMA HATALARI: GENELLEŞTİRME ile/ve/||/<> ÖZELLEŞTİRME
( FALLACY OF CONVERSE ACCIDENT vs./and/||/<> FALLACY OF ACCIDENT )

SINIFLANDIRMA HATALARI: BÜTÜNLEME ile/ve/||/<> İNDİRGEME
( FALLACY OF COMPOSITION vs./and/||/<> FALLACY OF DIVISION ) )

- SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> HATALAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34771 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- Safsatasız KONUŞ!!!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/26293 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAFSATA ile HURÂFE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9212 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAFSATA ile TOTOLOJİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9210 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Belirli bir niyet üzere uyarlanmışlık da vardır. İLE ... )

- SALDIRI SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
KARALAMA
ile/ve/||/<> NİTELİKSEL ile/ve/||/<> "SEN / SEN DE ..." ile/ve/||/<> DOLDURUŞA GETİRME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34764 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞAŞIRTMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
DEVEDE KULAK
ile/ve/||/<> YA SİYAH, YA BEYAZ ile/ve/||/<> KANITLAMA ZORUNLULUĞU ile/ve/||/<> FELÂKET ÇIĞIRTKANLIĞI ile/ve/||/<> İMÂLI SORU ile/ve/||/<> ÇOK SORULU ile/ve/||/<> SINIRLI SEÇENEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34768 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAVUNMA ile CAHİLLERİN "SAVUNMASI"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2788 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Konu/olgu çerçevesinde kalarak geçerli dayanakçaları öne sürme çabası ve hakkı. İLE Konuyu/olguyu değerlendirmek yerine ya kendilerini savunurlar ya da kişileri örnek gösterir ve saldırırlar. )
( Duygular, bilgilerle ters orantılıdır. Ne kadar az biliş varsa o kadar savunuş vardır. )

- SERSERİ ile HIRSIZ/UĞRU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6324 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEVGİNİN:
"AŞIRISI"
değil/olmaz BİLİNÇSİZİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36593 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞOVENİZM[Fr. CHAUVINISME] ile DÜŞMANLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47675 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendi ulusunu öne çıkararak değişik ırk ve uluslar arasında düşmanlık yaratmayı amaçlayan ve bu yolda kışkırtmada bulunan aşırı akım. İLE ... )

- SUÇLAMA ile/değil/yerine ELEŞTİRİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1210 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SUÇLAMA ile/ve/değil/yerine NİTELEME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1213 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SUÇ ile CÜNHA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35608 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Cürüm derecesindeki suçlara, yani kabahatten ağır ve cinayetten hafif olan suçlara verilen ad. )

- SUÇ ile/ve İHLÂL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28746 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SUÇ ile KAZÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28745 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SUÇ ile PAY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7532 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SUÇ ile/değil/<> SAPMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47851 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SUÇ ile UFAK SUÇ(ZELLE[Ar.])
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39110 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Sürçüp kayma. | Yanılma, yanlış. | Ufak suç. )

- SUÇ ile YANLIŞ(HATÂ)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7531 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SÜKSE[Fr.]/SUCCESS[İng.] değil/yerine/= BAŞARI | GÖSTERİŞ, İLGİ ÇEKECEK DURUM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47411 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SÜNEPE ile DALKAVUK/YALAKA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5126 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BASBASA: Köpeğin, kuyruğunu sallayarak sokulması. | Dalkavukların hali. )

- TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YANLIŞ NEDEN
ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34766 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TEMBEL ile SÜNEPE/SÜMSÜK/MENDEBUR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5125 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kılıksız ve uyuşuk, sümsük. )

- TUTUCU ile APTAL ile KÖLE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35961 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Düşünmeyen. İLE Düşünemeyen. İLE Düşünmüyor olmasına aldırmayan. )

- YALAN:
SAFSATA
ile/ve/<> MECAZ ile/ve/<> PROPAGANDA ile/ve/<> REKLAM ile/ve/<> HABER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33018 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Felsefede. İLE/VE/<> Yazında(edebiyatta). İLE/VE/<> Siyasette. İLE/VE/<> Ticarette. İLE/VE/<> Gazetecilikte. )

- YANLIŞ ZAMAN VE YER ile/ve/||/<> "KÖRÜN TAŞI, KELİN KAFASINA DENK GELİRMİŞ"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49128 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YANLIŞ/KÖTÜ/AŞIRI/ABARTILI KULLANILANLAR:
"SIKINTI YOK!"
ve/<> "AYNEN" ve/<> "KESİNLİKLE" ve/<> "HAYIRLISI" ve/<> "KISMET" ve/<> "TABİİ Kİ DE" ve/<> "YAPILACAK BİR ŞEY YOK" ve/<> "BENCE DE"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38078 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YARALANMA ile SAKATLANMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5539 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YAŞAYANLAR ile/fakat/ne yazık ki ÖLENLER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36064 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ölenlerin gözlerini kapatıyor. İLE/FAKAT/NE YAZIK Kİ Yaşayanların gözlerini açamıyor. )

- YERGİ, SUÇLAMA = BLAME[İng.] = BLÂME[Fr.] = TADEL[Alm.] = VITUPERIUS[Lat.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39728 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YETİM ile/ve ÖKSÜZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6280 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Babası olmayan. [Babası belirli fakat ölmüş olan.] İLE/VE Annesi olmayan. )
( Saçı/başı arkadan öne doğru okşanır. İLE/VE Saçı/başı önden arkaya doğru okşanır. )
( EYTÂM[Ar. < YETÎM] ile/ve O[: Ana.] )

- YETKEYE BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
BİR BİLENE SORMA
ile/ve/||/<> YETERSİZ KAYNAK ile/ve/||/<> İNANCA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ORTAK TUTUMA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ÖBEK BASKISI ile/ve/||/<> YARARCI ile/ve/||/<> BEĞENDİRME ile/ve/||/<> DAYATMA ile/ve/||/<> İÇİNDEKİ DEĞİL DIŞINDAKİ(ZARF-MAZRUF) ile/ve/||/<> "GENETİK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34769 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YIKAR:
ASIK SURAT
ve AŞIRI SÜRAT ve ARSIZ AVRAT ve HAYIRSIZ EVLAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32225 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Esnafı. VE Sürücüyü. VE Zengini. VE Aileyi. )

- YOKTUR:
YOLA ÇIKIP VARMAYAN
ve/||/<> YOLDAN ÇIKIP VARAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49866 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZELİL ile/ve/<> REZİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5948 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZENGİNKEN, FAKİR DÜŞMEK ile/ve/||/<> ZÂLİMLER ARASINDA, ÂLİM OLMAK ile/ve/||/<> HATIRLIYKEN, İTİBARSIZLAŞMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37405 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZORBA ve/< ZORDA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6169 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
ŞİŞMAN/LIK
ve/||/<>/> PİŞMAN/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47057 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ağzımızı tutmazsak. VE/||/<>/> Dilimizi tutmazsak. )

- [ne yazık ki]
!ÖTEKİLEŞTİRME
ile/ve/||/<>/> !DÜŞMANLAŞTIRMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45234 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
!SUÇLAMA
ile !KARALAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46055 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
"BULUP DA BULAMAK"["BUNAMAK" değil!]
ile/ve/||/<> "AZIP DA AZIMSAMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49273 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
"DÜNYANIN DAR GELMESİ"
ile/ve/değil/<> "KÖŞELERİN KAPILMASI/TUTULMASI OYUNU/ÇABASI/YANILSAMASI"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35914 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
"YOKUŞA SÜRMEK"
ile/ve/<> "TOPU, TACA ATMAK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32982 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
(")UYARI("):
(")AŞIRI(")
ile/ve/||/<> (")YETERSİZ(") ile/ve/||/<> (")YERSİZ(") ile/ve/||/<> (")YANLIŞ(")
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49498 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
BAĞNAZ
ile/ve/||/<> AHMAK ile/ve/||/<> KÖLE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45114 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Mantık ...] Yürütmeyen. İLE/VE/||/<> Yürütemeyen. İLE/VE/||/<> Yürütmekten korkan. )

- [ne yazık ki]
BEYAZ DONLA YÜZMEK
ile/değil/yerine/>< MAYO/ŞORT İLE YÜZMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44539 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ayrık ve bitişik 'de/da'ları, "ki'leri, "mi'leri, gerektiği gibi yaz(a)mayan/yayınlamayanların, görüntü kirliliği yaratanların "tutumu". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yazım kurallarına uyarak ve noktalamalara özen göstererek, okuyuculara ve dilimize saygı gösterenlerin, görüntü kirliliği yaratmayanların tutumu. )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( )

- [ne yazık ki]
DİKENLİ TELLER

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48827 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( DİKENLİ TELLER

Madenlerden tel ekme tekniğini bulmakla yetinmeyen kişi, bu icadından çeşitli sanat ve sanayi dalları yarattı. Kafes ve kümes telinden, gelin ve telgraf teline uzanan tel türlerinden biri de dikenli teldir. Kadayıf telinden çok devedikenine benzeyen dikenli tele "teldikeni" de denebilirmiş ama, adı konmuş bir kere, değişmesi zor. Bozkırda sığır güden kovboylar için üretilen dikenli tel, savaşlarda toplama kamplarında kullanılmış. Kimi ülkeler telin üretimini, kimi ticaretini yasaklamış; ötekiler de tüketimi. Ülkemizde dikenli telle ilgili yasal kısıtlamalar olup olmadığı kesin bilinmiyor. Ancak nerede "yasak" levhası varsa onun yakınında dikenli tel örgü bulunması yabancı konuklarımızın hemen dikkatini çekiyor. Çünkü, yasak ya da tehlikeli bölge simgesi olan dikenli telin tüketim düzeyi, ülkenin kültür düzeyi ile yapısal ve açısal sorunlarını gösteriyor. Filtreli sigara ve Calcium(kuvvet) iğnesi türünden Frenk icatlarına fazlaca düşkün olan milletlerin dikenli tel tüketme eğiliminin giderek yükseldiği saptanmış. Yakın geleceğin üst düzey devlet yöneticiliğine aday olan sevgili evlatlarımıza karşı dikenli telin saldırganca kullanıldığı da anlaşılmış. Üstelik, eskiçağlarda "dikendutu" olarak bilinen böğürtlen çitleri yerine, günümüzde dikenli telörgüler kullanılması da çocuklarımızı hiç mutlu etmiyormuş. Nüfusunun yüzde elli oranında şehirli, yüzde yetmiş oranında okuryazar olmasıyla övünen Türkiye'deki dikenli tel tüketimi, plancılarla iktisatçıların tüylerini diken diken eden bir artış hızına ulaşmış. Kesin olmayan ilk hesaplamalara göre yıllık yüzde yüzyirmisekiz dolayındaki tüketim artışı, resmi enflasyon rakamlarını üçe katlayabilen tek tüketim kalemidir.

Bu denemede, dikenli telin şehir halkı ile topluma etkileri üzerinde durulmakta, güncelleşen milli soruna medeni bir çözüm yolu aranmaktadır.

Dikenli telin güvenilir tarihçesi ne yazık ki hâlâ yazılmamış. Tüm bildiklerimiz, yabancı dillerdeki ünlü ansiklopedilerden aktarılıyor. İlk üretim patenti 1874 yılında alınmış. Amerikalı mucit, madeni tele diken takmanın teknik kolayını (aletini) bulmuş. Erkeksi görüntüsünü vurgulamak için, bu yeni icada "sakallı tel" adı verilmiş. Çoğu sakallı olan yiğitlerimiz, Birinci Dünya Savaşı sırasında Mısır'da tanıştıkları yeni silaha "dikenli tel" adını koymuşlar. Sakalın traş çaresi var da dikeninki yok. Dikenli tel örgüler, o gün bugündür, düşmanlara, kaçakçılara, hırsızlara, savaş esirlerine tutuklulara, gözaltına alınanlara karşı bir güvenlik önlemi (aracı) olarak, inşaat şantiyelerinde, Hazine'den tahsisli resmi konutlarda, spor-eğitim ve turizm tesislerinde, yasak ve hassas bölgelerde, saray, köşk, müze ve çocuk bahçelerinde kullanılıyor. Kendi ülkelerinde dikenli teli belki hiç görmemiş olan kimi diplomatlar, bizdeki yaygın kullanıma özenerek, Kançılarya ve Rezidansların bahçe duvarlarını dikenli tellerle takviye etmeye başlamışlar. Bilinen çoğu örnek olaylar, dikenli tel çitlerin, aslında etkili olmadığını ve sadece "yasak" anlamında kullanıldığını ortaya koyuyormuş.

Genellikle güvenilir kaynaklardan alınan derlenen doğrulanmamış bilgilere göre, 1890'da 2000 ton olan dünya dikenli tel üretimi, 1930'da yaklaşık 200.000 tona, 1980'de 22.888.900 metrik tona ulaşmış. Avrupa, Akdeniz ve İslam ülkeleri arasındaki tüketim hızı artışında Türkiye yıllardır ilk sıraları koruyormuş. BM istatistikleri, sanayi ülkelerinde üretilen üstün kaliteli dikenli tellerin daha çok gelişmekte olan ülkelerde tüketildiğini gösteriyormuş. Sivil amaçlı projelerde, DT-7-ASA 9000 TSE standardına uygun (galvanizli çelikten yapılmış) piyasada "Kirpi" mal diye bilinen ithal mallar ihracatında adı geçen ülkeler, dikenli tel kullanılmasını tümden yasaklamışlar. Hatta, et ve süt paketleri üzerinde "Dikenli telsiz çiftliklerde üretilmiştir" damgası vuruluyormuş. Afrika İnsan Hakları Derneği'nin 1986 tarihli araştırması da, dikenli telin hayvanlardan çok yurttaşlara ve şehirlilere karşı kullanıldığı gerçeğini ortaya koymuş.

İlk "Dikenli Tel Yasası" 1894'te İngiltere'de yürürlüğe girmiş. Yasa, dikenli telin insana ve hayvanlara zarar verecek şekilde kullanılmasını yasaklamış. Meskûn yerlerde ve yol kenarında kurulu tel örgüler kaldırılmış, yasaya uymayan kişi ve kurumlara ağır cezalar kesilmiş. Yasa başarılı olmuş. Medeni ülkelere sokulmayan dikenli teller, günümüzde artık medeniyet merkezi sayılan şehirlerde görülüyor. "Gülü seven dikenine katlanır" sözü uyarınca, dikenl tel, en çok da, anıt ve sanat yapıları, okullar, luna-parklar ile çocuk bahçelerinde "yasak" (girilmez/geçilmez/dokunulmaz) anlamında kullanılıyor. Kime karşı, neden yasak? Malı mı koruduğu yoksa canı mı sakındığı? belirsiz olan yasağın kendi, tehlikesinden büyük bir simge! "Dikkat Köpek Var!" ihbarı gibi, "Dikkat Dikenli Tel" diye uyarmak gerekir hemşerileri.

Dikenli telden korunmak için neler yapılabilir? Telin dikenlerini traşlayan elektriklitraş makine patenti 1974'te alınmışsa da, yapılan pazar araştırmaları sonunda, talep azlığı nedeniyle üretime geçilememiş. Uluslararası Hayvanları Koruma Derneği'nin dergisine göre, en basit ve ucuzundan bir tel makası ve iki kalifiye işçi ile yaklaşık 200.000 metrelik tel örgünün üç günde kesilip kaldırılacağı; diken-traş makinelerine hiç ihtiyaç bulunmadığı anlaşılmış. Bu yüzden diken traşlama makinesi yerine, çim-biçme makineleri alınması tavsiye ediliyor.

En kolay ve etkili çözümü Türk çocukları bulmuş. Dikenli telleri, birer yay teli gibi gerip birbirine bağlayarak tel örgülerde 40-50 santimetrelik pencereler açmayı öğrenmişler. Çok büyük değil ama geçmeye yetiyor. Gönüller şen olsun! Büyüklerce tasarlanan tel engellerin çocuklara karşı etkili olmadığı görülüyor. Uzun sözün kısası, dikenli tel, öyle aşılmaz, geçilmez, sağlam ya da dayanıklı bir engel değildir. Tırmalar, yaralar, belki sakatlar ama kararlı kişileri durduramaz. Hele bizim mahalle çocuklarını asla!

Dikenli telle yıllardır içli-dışlı yaşamaya alışmış bir toplumdaki dikenli tel alışkanlığı nasıl giderilebilir? Günlük hayatımızın parçası olan tellerden vazgeçilebilir mi? Şili, Peru ve Uruguay'daki ilk denemeler, yasağın karaborsaya yol açtığı ve milli standarda uymayan malların piyasaya sürüldüğünü göstermiş. Halkın taklitlerden sakınması güçleşmiş. Ayrca, "Dikenli tel kullanmak yasaktır" levhalarının dikenli telle çevrilmesi de -resmi tüketimin artmasına yol açarken- muhalefet basınında çıkan karikatürlere konu olmuş.

Dikenli telin sakıncası yalnızca ele-göze batmasından, gelip geçen vatandaşların elbise ve eteklerini yırtmasından, her ay yüzler ve binlerce çocuğa yok yere tetanoz serumu yapılmasından ibaret değildir. Asıl üzerinde durulması gereken sorun, dikenli telin gelişigüzel kullanımından doğan duygusal tepki ve manevi yıkıntılardır. AT ülkeleri, Belediyeler Biriği Genel Kurulu, dikenli telle korunmuş kent mekânlarının, hemşeriye hakaret, çocuklara saldırı, milli onura saygısızlık, kamu yararına "muzır" olduğuna karar vermiş.

Güney Amerika'da 1985'te yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre, dikenli telli şehirlerde yetişen çocukların, küçüklerini sevmediği, büyüklerini saymadığı, vatandaşlık görevlerini yerine getirmediği görülmüş.* Yakın Doğu'nun Sincan özerk yöresinde at koşturan soydaşlarımızla geçen yaz yapılan bilimsel söyleşide, Uygurlar'ın dikenli tel örgüleri hiç bilmedikleri anlaşılmış. New York Belediyesi de, Batı Yakası'nın Öyküsü filminden sonra okul bahçeleri çevresindeki tel örgüleri tümden kaldırmaya karar vermiş. Çünkü bu okullarda yetişmiş çocukların 2-3 katlı binalara merdivensiz tırmandıkları görülmüş.

Dikenli telden yapılmış en ünlü engel, Birinci Savaş'ta Avusturya (Alp) Cephesi'nde savaşan ve zafer kazanan İtalyan piyadelerinin "Konçertino" (Küçük Konçerto) adını verdikleri istihkam (savaş) aracıdır. Akordiyon körüğü gibi açılıp kapanabilen, rüzgarlı kış gecelerinde, memleket ezgilerini anımsatan özlem dolu sesler çıkaran dikenli kangallar bir dönem Napoliten serenadlar kadar ün kazanmış. İtalyan savaşçılarn kara mizahı, medeniyet yolunda ilerleyen insanlık onuru için görkemli bir esin kaynağı olabilir mi? diye düşünüyorum.

Fantastik çözüm yolları geliyor insanın aklına. Önce, dikenli tel örgülerin önünde ya da arkasına yerleştirilecek sanayi tipi, kuvvetli hava üfüren vantilatörlerle, dikenli tellerin müzik yapma gücü kanıtlanabilir ve amatör müzikseverlerin bu telleri dev akordiyonlar gibi çalması sağlanabilir. İkinci ve daha etkili çözüm yolu olarak şehir merkezi (Centrum) çevresinden sökülecek dikenli tellerden yapılacak Santurlar, Belediye konservatuvar öğrencilerine parasız dağıtılabilir. Hele bir düşünün, değerli dostlarım: "Konser ya da Konçerto alanı: Giriş Serbesttir! Alışageldiğimiz, dikenli yasaklar yerine kulağa ne kadar hoş geliyor, değil mi?

Yasaklar konusunu işleyip de, dikenli tel örgülere yer vermeyen kimi usta sanatçılarımıza buradan kişisel bir çağrıda bulunmak istiyorum. Yaşar Kemal gibi yazarlar dikenli tel yasaklarına karşı bir kampanya açabilirler. Kampanyanın koordinatörlüğünü belirlemek üzere uluslararası yarışmalar da düzenlenebilir. Belediye Başkanlığı, İl Eğitim Müdürlüğü ile İlçe Zabıta Amirliği'nin açılacak yarışmaya danışman olarak katılması sağlanabilir. En çok (kilo veya kilometre) dikenli teli en kısa zamanda söküp kaldıran yerel örgüte, çocuk ve yaşlı hemşerilerden kurulu yarışma jürisi tarafından Büyük Belde Belediyeler Birliği (BBBB)'nin Başarı Beratı (BB) verilebilir. Yarışmayı kazanan örgüt bandosu ile Konservatuvar Santur Heyeti'nin şehir merkezinde konserler vermesi de düşünülebilir. Tanıtma Vakıflarımız, yeni spor dalının, Akdeniz ve Balkan Oyunları ile Olimpiyat programına alınması için harekete geçirilebilir. Uluslararası yarışmalardaki ulusal başarılara yıllardır özlem duyan ülkemiz, bir yandan altın madalyaları toplarken, barışcı çabalarındaki başarısından dolayı Nobel'e aday da olabilir. Belki hayal denecek ama dikenli tel örgülerimizin kaldırılabileceğini ve şehir merkezlerinin dikensiz, toplu-taşıma raylar ile örülebileceğini sanıyorum. Dikensiz şehir merkezlerinde yetişen kuşakların güllere karşı daha duyarlı ve saygılı olacaklarını da hayal ediyorum.

Dikenli tel, ekili tarlaları, başıboş sürülere karşı başarıyla korumuştur. Endüstrileşen ülkelerde bostana giren danalar tasarım önlemleriyle durduruldu. Zamana ayak uyduramayan ve geri kalmış ülkelerde, şehirlerin konut, eğitim, sağlık, üretim, ulaşım, dinlenme ve savunma bölgeleri birbirine karışınca, tel örgülü yasaklar kaçınılmaz olmuş. Çağdaş Belediyeler, savaşı anımsatan yasakları yaşatmak yerine dikensiz mekanlar yaratmak yolunu seçti. Kent bölgeleri yasalarla belirlenince dikenli tel yasaklara gerek kalmamış. Parklarda, hipodromda, Hisarda, stadyumda, okulda ve otoyoldaki dikenli "yasak"ların yerini biz de deneyebiliriz. Halk dilinde "köşeyi dönmek" başarmak anlamına gelir. Oysa Hemşeri, köşeleri değil, kestirmelerin dikkenarlardan yaklaşık, üçte-bir oranında daha kısa ve kârlı olduğunu keşfetmiştir. Dikdörtgen prizmanın köşegenleri yaya trafiğe açılınca, köşeleri bekleyen dikenler işlevsiz kalır. Böylece, uygar davranışa duyarlı şehir tasarımı, dikenli telin kullanma gerekçesini ortadan kaldırır. Dikenli tele çözüm bulan Belediye (Başkanı), "Gidemediğin yer senin değildir." sözüyle ünlü Sivas Valisi Halil Rıfat Paşa gibi, tarihe geçebilir. Gidilen her yer belediyenin, vatandaşın malı olur, vatan olur. Bu öneri de, kuşkusuz, biraz hayal-kurgudur ama gerçek-üstü kuruntu değildir.

Vatandaşımıza, "Girebildiğin her yer senindir. Bu vatan senindir" diyebilmeliyiz.

* Manuel Scorza, Dikenli Tel adlı belgesel romanında (Türkçesi 1975), dikenli teli bir silah gibi kullanan sömürgecilere yenik düşen ve tüm otlaklarını yitiren Peru'lu köylülerin öyküsünü anlatır. Köyün rahibi, dikenli tel örgüyü "Şeytanla top oynayan kişinin işine", Yerli-köylülerse, "Tanrı'nın Gazabına" benzetmişler, Tanrı'ya yalvarmışlarsa da sonuç hiç değişmemiş!

Sayın Bozkurt Güvenç'in, İnsan ve Kültür adlı kitabından... )

- [ne yazık ki]
DÜŞMAN/LIK
ile/ve/değil/yerine/||/<> KARŞIT/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6319 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
EZÂ
ve/||/<> CEFÂ (ÇEKMEK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10756 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İncinme, incitme, can yakma. İLE/VE/||/<> Büyük sıkıntı, eziyet. )

- [ne yazık ki]
İNSANLIK SUÇLARI:
SOYKIRIM
ile/ve/||/<> İŞKENCE ile/ve/||/<> AYRIMCILIK/ÖTEKİLEŞTİRME ile/ve/||/<> KÖLELEŞTİRME ile/ve/||/<> NEFRET ile/ve/||/<> BAĞIMLILAŞTIRMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44549 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bağımlılaştırma - İnsanlık Suçu İlişkisi - Muharrem Balcı )

- [ne yazık ki]
PUTUNU, KENDİ YAPAR, KENDİ TAPAR"
ve/||/<> KÖLELEŞTİRİRSİN ALDIRMAZ; "KÖLE" DERSİN, KALDIRMAZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49034 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
ŞAKŞAKÇI/LIK
ile YALAKA/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47535 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
SÖZDE, ÖLÇÜ BİLMEMEK/BİLMEYEN
ve/||/<> EDEPSİZLİKTE SINIR TANIMAMAK/TANIMAYAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49795 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
SUÇLAMA
ile/ve/<> DIŞLAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46446 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
TAZIYA, "TUT!"
ve/||/<> TAVŞANA, "KAÇ!"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49799 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
YEMEĞİN "YANMASI":
ATEŞ İLE
ile/ve/||/<> TUZ İLE ile/ve/||/<> ACI BİBER İLE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47689 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yemekler, sadece ve doğrudan ateş ile değil fazla kullanılan tuz ya da acı biber, baharat vb. ile de yenilmez duruma düştüğünde kullanılan deyim. )

- [ne yazık ki]
YOKUŞA SÜRMEK
ile/yerine ÜMİTSİZLENDİRMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6602 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
ZORA KOŞMA
ile/ve/||/<> "YOKUŞA SÜRME"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47854 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

 



 






SÖZLER

 

 

 

 

 

 

 

YAZILAR

......

--------------------

 

 





 

 


 

   

 

Bu sayfa 01 Ocak 2018 itibariyle 41 kez incelenmiş/okunmuştur.

 

FaRkLaR Kılavuzu Facebook Grubu             FaRkLaR Kılavuzu Twitter Sayfası
grubumuza da katılabilirsiniz...             'dan da takip edebilirsiniz...
 

6D Bilgi Hizmetleri vs. | www.6Dtr.com       FaRkLaR Kılavuzu       GösterGe Bilişim ve İnternet Hizmetleri

Yenilikler ve Duyurular | Desteğiniz Lüt(û)fen!!!