FaRkLaR KILAVUZU/"SOZLUGU"!!! - SABIR GEREK EVVELA

SABIR GEREK EVVELA




- "Sabır törpüsü" olmamak için SUS!!!

- "SÜREÇ/YOL":
SABIR İLE
ve/||/<>/> NİYAZ İLE

- ACELE ETMEK ile SABIRSIZLANMAK

- AĞNİYÂN-İ ŞÂKİRÎN ile/ve/<> FUKARÂ-İ SÂBİRÎN

- AKIL ile/ve DAYANÇ/SABIR

- AZİM ve/||/<>/> SEBAT ve/||/<>/> SABIR
( Başlarken. VE/||/<>/> Sürdürürken. VE/||/<>/> Bitirirken. )

- BAĞIŞLAMA ile/ve DAYANÇ/SABIR (ETME)

- BAŞARI:
SABIR
ve/+/x/||/<>/> ÇALIŞMA ve/+/x/||/<>/> İSTİKRAR ve/+/x/||/<>/> DENEME ve/+/x/||/<>/> KOŞULLAR ve/+/x/||/<>/> ZAMAN, ZEMİN

- BEKLENTİ yerine DAYANÇ/SABIR

- BELÂ'YA SABIR ile/ve/değil/yerine NİMET'LERE SABIR
( Anlamadığımız herşey başımıza belâ. )

- BOYUN EĞMEK ile/değil DAYANÇ/SABIR
( İNHİNA: Eğrilme, bükülme. | Baş eğme. )

- ÇARESİZLİK ile/ve/değil/yerine/<> SABIR

- CEHÂLET ve/> SABIRSIZLIK

- ÇEKİNGEN/LİK ile/ve/<> DAYANÇLI/LIK/SABIRLI/LIK

- DAYANÇ'TA/SABIR'DA:
METÂNET
ile HOŞGÖRÜ ile DUA ile GÖZYAŞI ile HASRET ile AŞK
( Acıya sabredersek. İLE Kişilere sabredersek. İLE Dileğe sabredersek. İLE Duygulara sabredersek. İLE Özleme sabredersek. İLE Sevgiye sabredersek. )
( Madem görüyorsunuz... O zaman, hoşgörün!
[Âşık Veysel] )

- DAYANÇ/SABIR:
BOYUN EĞMEK
değil/yerine ÇABA GÖSTERMEK

- DAYANÇ/SABIR:
SÜREYE
ile/ve/değil SÜRECE

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> "KENDİNİ TUTMAK"

- DAYANÇ/SABIR ile/ve BAŞARI
( Eğer sabır gösterirseniz, başarmamak olanaksızdır. )
( If you persevere, there can be no failure. )
( Büyük başarıların sahipleri, küçük işleri titizlikle yapabilme sabrını gösteren kişilerdir. )

- DAYANÇ/SABIR ve/||/<> BEKLEMEK

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> DAYANIKLILIK

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> DİNGİNLİK

- DAYANÇ/SABIR ve DOĞRU (ZAM)ANLAMA

- DAYANÇ/SABIR ve/<> GÜÇ

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> İSTİKRAR
( SABIR ÇİÇEĞİ / GIAN AGAVE[Lat.] [Ancak 10 yılda açar.] )

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> KANAAT
( Kanaat eden aziz olur, Kanaatsizlik eden zelil olur. [azza men kanea, zelle men tamea] )

- DAYANÇ/SABIR ve/<> KARARLILIK

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> KATLANMA/TAHAMMÜL
( Direnmek. İLE/VE/<> Katlanmak. )
( Manevî olanlara. İLE/VE/<> Maddî olanlara. )

- DAYANÇ/SABIR ile/ve MÜCADELE (ETMEK)
( Sabırla koruk tut, yaprağı Atlas olur. )

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> RIZÂ

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/> SELÂMET
( Sabrın sonu, selâmettir. )

- DAYANÇ/SABIR ile/ve SIĞINMA

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> ŞÜKÜR

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/||/<> TEVEKKÜL

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> UYUM
( Olgun kişi, zayıf ve kendinden aşağı unsurlara karşı sabır gösterir ve onlara önem verir. )
( Uyumsuzluğu, zayıf iradeli kişi yaratır. )

- DAYANIKLILIK ve/||/<> GÖNÜL FERAHLIĞI ve/||/<> MERHAMET ve/||/<> SABIR
( Daha yüksek bir terbiye yoktur. VE/||/<> Daha büyük bir mutluluk yoktur. VE/||/<> Daha kutsal bir görev yoktur. VE/||/<> Daha etkili bir güç yoktur. )

- DİNLEMEK ile/ve/<> SABIR/SABRETMEK

- DİREŞİM/SEBAT ile/ve/<> DAYANÇ/SABIR

- ENAYİLİK ile/değil/yerine DAYANÇ/SABIR

- GÜÇSÜZLÜK/OLANAKSIZLIK ile/ve/> DAYANÇ/SABIR

- GÜDÜLENME(MOTİVASYON) <- > SABIR <- > GÜDÜLENME(MOTİVASYON)

- GÜDÜLENME ve/>/< DAYANÇ/SABIR ( ve/>/< GÜDÜLENME)
( Yaşam, Güdülenme ve Sabır üzerine işlemektedir. )
( Herhangi bir işe başlarken çeşitli nedenlerle zihinsel hareketlilik başlatılır fakat uzun süren/sürecek işlerde ancak bir yere kadar yeterli olur. Güdünün tükenmeye başladığı noktada sabır devreye girer/girmelidir. İşin süresine, zorluğuna göre sabrın da yetmeyeceği noktaya gelinir. Sabrın tükendiği noktada da işin tamamlanması noktasına yaklaşılmıştır ve sona yaklaşmış olmanın güdülemesiyle de süreç/iş tamamlanır. )

- HAKK ve SABIR

- HIRS değil/yerine/>< SABIR

- HIZ değil/yerine/>< DAYANÇ/SABIR

- ISTIRAP ile/ve DAYANÇ/SABIR
( Annesi ölene, "öksüz"; babası ölene, "yetim"; eşi ölene, "dul" denilir. Fakat çocuğu ölene, hiçbir şey diyemezler. Çünkü bu, öyle bir ıstıraptır ki, o ıstırabı anlatabilecek bir sözcük bile yoktur. )

- KUL ile/ve/<>/|| SABIR EHLİ

- MERHAMET ile/ve SABIR

- NEFS'İ TERK ve/||/<> SABIR ve/||/<>
ZİKİR
ve/||/<> TEFEKKÜR

- PİŞMAN/LIK değil/yerine/>< DAYANÇ/LI / SABIR/LI
( Uzun süreli. DEĞİL/YERİNE/>< Kısa süreli.
[Kısa süreli dayanç, uzun süreli pişmanlıktan korur.] )

- SABIR (TASABBUR)

- SABIR DİLEMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÂFİYET DİLEMEK

- SABIR ETMEK ile/ve ZABT ETMEK

- Sabır için DİNLE!!!

- Sabır için SUS!!!

- SABIR ile ...'A KATLANMAK

- SABIR ile/ve/<>/değil/yerine ÂFİYET

- SABIR ile/ve ANLAYIŞ

- SABIR ile/ve AZMAMAK

- SABIR ile/ve/değil/yerine BELÂ GELMEDEN ÖNCEKİ SABIR

- SABIR ile/ve/değil/<>/ne yazık ki ÇIKAR

- SABIR ve/<> HİZMET

- SABIR ile İSYAN ETMEMEK

- SABIR ile/ve KANAAT ile/ve MÜRÜVVET
( Tamamıyla nefs mertebesinden geçmeyen, mürüvvet sahibi olamaz. )

- SABIR ile KAYITSIZLIK/İLGİSİZLİK

- SABIR ile/ve KENDİNİ TUTMAK

- SABIR ile/ve/||/<> NAMAZ
( NAMAZ: Varoluş sıkıntısından kurtulmayı da sağlar. )

- SABIR ile SABR-I ANİLLAH

- SABIR ile/ve SEBÂT
( Allah'ın adlarının sonuncusudur. )

- SABIR ile/ve SEBAT

- SABIR ile/ve/<>/> SELÂMET
( SABIR GEREK EVVELÂ
SONRA TAHAMMÜL
SONRA TENEZZÜL
SONRA İLİM, İRFAN GEREK
SONRA AŞK, ŞEVK GEREK
SONRA YOKLUK
EN SONUNDA KİŞİLİK! [OLUŞUR] )
( Sabır, öyle bir iptir ki; sen kopacak/bitecek sanırsın, o, gittikçe güçlenir/çoğalır. )

- SABIR ile/ve SIĞINMA

- SABIR ile/ve/<> ŞÜKÜR

- SABIR ile/ve TÂKAT

- SABIR ve/<> TAVIR/TUTUM
( Hiç bir şeyin yokken gösterdiğin. VE/<> Her şeyin varken sergilediğin. )

- SABIR ile/ve TEVEKKÜL

- SADELİK ve/||/<> DAYANÇ(SABIR) ve/||/<> ŞEFKAT

- SAKİNLİK ile/ve DAYANÇ/SABIR
( Belirli bir bilgi ve bilinç/tutum gerektirir! )

- SALAK/LIK ile/değil/yerine/>< SABIRLI/LIK

- SARISABIR ile SARISALKIM
( Zambakgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, yaprakları, oldukça yüksek bir sapın tepesinde, rozet biçiminde toplanmış bulunan bir süs bitkisi. | Bu bitkinin, etli ve kalın yapraklarından çıkarılan, kırmızımsı esmer renkli, tıpta ve boyacılıkta kullanılan bir madde. İLE Baklagillerden, salkım durumunda sarı çiçekleri bulunan, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaç. )

- SAYGI ile/ve/<> SABIR

- SENİ SEVMEYENE GÖSTERME!:
SABIR
ve/||/<> FEDÂKÂRLIK ve/||/<> SEVGİ
( [gösterirsek, onun için ...] ... "Yüzsüzlük" "olur". VE/||/<> ... "Eziklik" "olur". VE/||/<> ... "Kişiliksizlik" "olur". )

- SONUÇLARA DAYANÇ/SABIR ile/ve NEDENLERE DAYANÇ/SABIR
( Nedenlere sabretmek, çok daha zordur. )

- SÜREÇ ile/ve/||/<>/< DAYANÇ/ÇIDAM/SABIR
( Ancak, anlayış, aydınlatır. )

- TESLİMİYET ile/ve/||/<>/< SABIR
( Özellikle, Anthony Hopkins'in, "The Edge" ve "The Instinct" adlı filmlerini de izlemenizi salık veririz. )

- TEVEKKÜL ve/||/<>/> RIZÂ ve/||/<>/> SABIR
( Ulaşamadığına gösterdiğin. VE/||/<>/> Ulaştığına gösterdiğin. VE/||/<>/> Kaybettiğine gösterdiğin. )

- TEVEKKÜL ile SABIR

- TÜZE/HUKUK ve/||/<> SABIR
( Hukuku bilen(/ler), sabreder. )

- YAŞAM:
İNANÇ
ve/<> SABIR

- ZAMAN ile/ve SABIR
( Zamanı gelmeden görürsek, yanarız. )

SONRA TAHAMMÜL




- "GÖZÜN GÖRMEYİP GÖNLÜN KATLANMASI"
ile/ve/||/<>
"GÖZDEN UZAK/IRAK, GÖNÜLDEN UZAK/IRAK"


- ALIŞMA ile/değil/yerine/||/<>/ne yazık ki KATLANMA

- ANLAMAK ve/> KATLANMAK

- BÖLÜNME ile KATLANMA

- DARILMA ile/değil/yerine/>< DAYANMA

- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> KATLANMA/TAHAMMÜL
( Direnmek. İLE/VE/<> Katlanmak. )
( Manevî olanlara. İLE/VE/<> Maddî olanlara. )

- DAYANMAK ile ABANMAK

- DAYANMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BIRAKMAK

- DAYANMAK ile SIĞINMAK

- DAYANMAK ile YASLANMAK

- DAYANMA ile KATLANMA

- DERİN DÜŞÜNME ve/<> TAHAMMÜL

- DİRENMEK ile/ve DAYANMAK

- FEDAKÂRLIK ile KATLANMA

- GÖRMEMEK ile/ve/değil "KATLANMAK"

- GÜVEN ile DAYANMA
( Güvenmek, sırtını dayama anlamında bir rahatlık/saptırma gerekliliği ya da anlamına gelmez. )
( İyiye güven duymak olumludur. )
( Güven, özgüven/enerji getirir. )
( Güven, deneyimle birlikte gelir. )
( Yoğun bir deneyim yaşayan insan güven ve cesaret yayar. )
( GÜVEN: İnancın bilincinde olmak. )
( Hayatın her yolunda, başlangıçta güven esastır. )
( Kendi düşünce berraklığınıza, amaçtaki safiyetinize ve eylemdeki dürüstlüğünüze güvenin. )
( Kişiye dayanma, ölür; ağaca dayanma, kurur. )

- HOŞGÖRÜ ile/ve TAHAMMÜL

- İTİBAR ile/ve/||/<> TAHAMMÜL

- KABUL ETMEK ile/ve KATLANMAK

- KABULLEN(EBİL)MEK ile DAYANMAK/DAYANABİLMEK
( Her ne gelirse, sarsılmadan dayanmanın soyluluğu ve erdemi vardır fakat anlamsız işkence ve aşağılanmayı reddetmenin onurluluğu[vakarı] da vardır. )

- KANIKSAMA ile TAHAMMÜL

- KENDİNİ SAKINMAK ve/<> DAYANMAK

- OLGUNLUĞUN EN ÖNEMLİ GÖSTERGELERİ:
DEDİKODUYA DAYANMA/TAHAMMÜL
ve/<>
İFTİRAYA DAYANMA/TAHAMMÜL

( Dedikodu ve iftiraya karşılığın da üç aşaması vardır.
1- Dedikodu ve iftiraya susarak[sükûnetle] karşılık vermek.
2- Dedikodu ve iftiradan "memnun olmak".
3- Dedikodu ve iftiradan "memnun olup", "dedikoducu/iftiracı" için üzülmek. )

- SABIR ile ...'A KATLANMAK

- SENDEN FARKLI DÜŞÜNEN(E TAHAMMÜL) ile SENDEN FARKLI İNANAN(A TAHAMMÜL)

- TAHAMMÜL EDEMEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ALIŞAMAMAK

- TAHAMMÜL ETMEK ile/ve/değil MÜSAMAHA GÖSTERMEK

- TAHAMMÜLFERSA[Ar.+Fars.] değil/yerine/= DAYANILMAZ

- TAHAMMÜLÜN/ÜN:
"DÜŞÜKLÜĞÜ"
ile/ve/<>/değil YETERSİZLİĞİ

- TAHAMMÜL[< HAML | çoğ. TAHAMMÜLÂT] ile TAHAMMÜR[< HAMR | çoğ. TAHAMMÜRÂT]
( Yüklenme, bir yükü üstüne alma. | Dayanma, katlanma. | Kaldırma. İLE Mayalanma, ekşime. )

- TAHAMMÜL[Ar.] değil/yerine/= DAYANMA, KATLANMA
( Nesnenin, güçlü, zorlayıcı dış etkenlere karşı koyabilmesi, dayanması. | Kişinin kötü, güç durumlara karşı koyabilme gücü, kaldırma, katlanma. )

- TAHAMMÜL ile/ve/değil/yerine/||/<> DİRENÇ/İHTİYÂR

- TAHAMMÜL ile TAVİZ

- TAHAMMÜL ile/ve/<> TESLİMİYET

- TESLİMİYET ve/<>/|| DAYANMA GÜCÜ

- YARALANMA ile SAKATLANMA

- YAŞAM:
"YANLIŞ(LAR)A KATLANMAK İÇİN"
ile/değil/yerine/>< YANLIŞ(LAR)I DÜZELTMEK ÜZERE

- ZORLUKLARA/SIKINTILARA:
KATLANMAK
ile/ve/||/<> AYAK UYDURMAK

SONRA TENEZZÜL




- "TENEZZÜL" ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> TEVECCÜH ETMEK

- İNİŞ ile/ve/değil/<> YOĞUNLAŞMA

- İSTEMEK ile/ve/<> TENEZZÜL

- TEDENNÎ ile TENEZZÜL

- TENEZZÜH ile TENEZZÜL

- TENEZZÜL ETME(ME)K ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İTİBAR ETME(ME)K

- TENEZZÜL ve KERÂMET

- TENEZZÜL ile/ve/değil/<> TEŞEBBÜS

- TEVÂZÛ ("ETME[ME]K") ile/değil TENEZZÜL (ETME[ME]K)
( Küçük gibi görülen tenezzül makamı, saltanat makamından daha yüksektir. )

- ZİLLET ile TENEZZÜL

SONRA İLİM-İRFAN GEREK

SONRA AŞK, ŞEVK GEREK




- "AŞK YÜZÜNDEN" değil/yerine AŞK SÂYESİNDE

- "TARİHSEL" ile AŞKIN

- "YÜKSEK/LİK" ile/ve/değil/yerine AŞKIN/LIK, MÜTEAL, YÜCE/LİK

- (B)İLİM ve/||/<> ZİKİR ve/||/<> AŞK
( Aklın gereği/terbiyesi/zekâtı. VE/||/<> Sözün gereği/terbiyesi/zekâtı. VE/||/<> Gönlün gereği/terbiyesi/zekâtı. )

- ACZİYET ile/ve/<>/değil AŞK

- ACZ ve/> AŞK ve/> ACZ [tekrar]

- ADÂLET ile/ve/<> BİLİM ile/ve/<> AŞK

- AHLÂK:
KORKU
ile/ve/<> HAK ile/ve/<> FERÂGAT ile/ve/<> AŞK

- AKIL ve/ AHLÂK ve/ ADÂLET ve/ ÂDÂB ve/ AŞK

- ALLAH ile/ve/<> AŞK
( "Açıkladıkça" gizlenen. İLE/VE/<> Gizledikçe açığa çıkan. )

- ARINMA ile/ve/> AŞKINLIK

- ARINMA ve/||/<>/> AYDINLANMA ve/||/<>/> AŞK

- ÂŞIK OLMAK ile AŞK/I YAŞAMAK

- ÂŞIK <> AŞK <> MAŞÛK(A)

- AŞK'I BESLEYENLER ile AŞK'I ÖLDÜRENLER
( * MUTLULUK
* HOŞGÖRÜ
* SEVGİ
* İLGİ
* TEN UYUMU
* DOKUNMA
* BİRLİKTE ZAMAN GEÇİRME
* UYUM
* NEŞE
* ÖZLEM
* FEDÂKÂRLIK
* KISKANÇLIK
* PAYLAŞIM
* SEVGİ VE AŞK SÖZCÜKLERİ
* ROMANTİZM
* SADAKAT
* ÖZEN
* SAYGI
* CESARET
* ÇILGINLIK
* ONAYLAMA
* DÜRÜSTLÜK
* DUYARLILIK

ile

* İHMAL
* İLETİŞİM AZLIĞI
* ÇATIŞAN KİŞİLİK
* BASKICI TUTUMLAR
* SÖZEL VE FİZİKSEL ŞİDDET
* ONU TANIMAMAK
* UMUTSUZLUK
* [BAZEN] EVLİLİK )

- AŞK-I HAKÎKÎ/İLÂHÎ ile/ve AŞK-I MECÂZÎ

- ASKA'[< SUK] ile ASKA'
( Bölgeler. | Çeşme duvarlarının bölmeleri. İLE Kanarya. [kuş] )

- AŞKÂR[/Â/E], ÂŞİKÂR/E[Fars.] ile AŞKAR[Ar.]
( Belirli, açık, meydanda. İLE Koyu al. | Kızıl saçlı adam. | Doru[gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi kara] at. )

- ASKER[Fars.] ile ASKER, CÜND[Ar.], LEŞKER[Fars.]
( Devredici, seyyar. İLE Er. )

- AŞKIN KİŞİ ile/ve/<> AŞK('IN) KİŞİSİ

- AŞKINLIĞA ULAŞMAK ile/ve/değil/yerine AŞKINLIĞIN, KİŞİDE AÇIĞA ÇIKMASI

- AŞKIN ile AŞKINSAL

- AŞKTAN DOĞANLAR ile/ve/değil AŞKIN DOĞANLAR/VAROLANLAR
( Dünya/Batı. İLE/VE/DEĞİL Anadolu'da. )

- AŞK ile/ve/<> (")TİTİZLİK(")

- AŞK = (FALL IN) LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMORE[İt.] = AMOR[İsp., Lat.] = HO ER.S, HE FILIA, HE AGAPE[Yun.] = İŞK[Ar., Fars.] = MIN[Felm.]

- AŞK ile/ve/> SEVGİ
( İçine girme isteği/coşkusu ile. İLE/VE/> İçine alma isteği/coşkusu ile. )
( Dudaklarından öpme isteği/coşkusu ile. İLE/VE/> Yanaklarından öpme isteği/coşkusu ile. )
( Gönüldeki durum, kişiye hâkim oluyorsa. İLE/VE/> Kişi, gönlündeki duruma hâkim olabiliyorsa. )
( Aşk, düzenliyi ve güzeli, akla ve mûsikî eğitimine uygun bir biçimde sevmektir. )
( Aşk, bilincin kaymasıdır. )
( Özne ile nesnenin, sarmal birliği. )
( Kişinin, aslını bulma zevki. )
( Muhabbet Yolu, Aşk Apartmanı, No.1, o kapıdan gir! )
( Aşkta, herşeyin mânâsı var, davası yok. )
( Aşkta, özün yanmaya, gözün ağlamaya başlar. )
( Meyl edip muhabbet ettiğin şeyin, olmaması durumu. )
( Aşk/Âşık! Ölümden ne korkarsın? Korkma! Ebedî varsın! )
( Dün olmayan. | Güzelliğe duyulan özlem. İLE/VE/> ... )
( İTİLÂK: Birinin sevgisine yakalanma, tutulma. )
( Aşk ehline, önce dert düşer, aşk değil! )

- AŞK ve/<> AF

- AŞK ile/ve/değil/<> AHİD'E VEFÂ

- AŞK ve/||/<>/>< AKIL
( Aklınızı kullandığınız kadar aşkınızı kullanmazsanız, denge/yi tutturamazsınız. )
( Sen, sen olduğun sürece o değilsin; o geldiğinde de sen olmazsın. )

- AŞK ile/ve ÂŞIK
( Çaresizlik yoktur. İLE/VE Çaresizlik çoktur/yaşayabilir. )
( Birçok şeye [herşeye/herkese] yönelik olabilir. İLE/VE Tek bir şeye/kişiye yönelmiştir. )
( Aşk, daha çok, tek taraflıdır. )
( Aşk ehline, padişahların tahtı, tahta parçasından başka bir şey değildir. )
( AŞK :/= Yasaksa!... [Aşk, ancak yasak aşk ise süreklidir/sürdürülebilirdir.] )
( Mutlu aşk/âşık yoktur.(yoktur) )
( "Kör-kütük âşık olmak" değil bir "kütüğe" âşık olup kör olmak. )
( AŞK'I, ÂŞIKLAR BİLİR
[Başka da, hiçkimse bilemez.] )
( Âşık, türkü yakmazsa, aşka katlanamaz. )
( KENDİNDE VÜCÛD OLMAYAN ZÂT )
( I love my love, but my love doesn't love me as I love my love. )
( )
( "Çıkıktır o. Âşık olsan, duramazdın." )
( )
( Aşk ile yürüyen, sırtında, dünyayı taşır...
Aşksız yürüyen, "beden" diye bir ceset taşır. )

- AŞK ve/<> AŞKINLIK

- AŞK ile/ve/değil ÇEKİM/CÂZİBE

- AŞK ile/ve/<>/> CESARET

- AŞK ile/ve/değil/yerine/<> COŞKU

- AŞK ile/ve DALÂLET

- AŞK ile/ve DALÂLET

- AŞK ile/ve/> DERT
( Aşkın gıdası, derttir. )
( Söylemem derdimi, hemderde bile! )
( Aşk adamı inletir, dert adamı söyletir. )
( Aşkın gıdası derttir. )
( Aşkın gıdası derttir. )

- AŞK ile/ve DEVAMLILIK

- AŞK ile/ve/> EŞK[Fars.]
( ... İLE/VE/> Gözyaşı. )

- AŞK ve/> FEDÂKARLIK

- AŞK ve FEDAKÂRLIK

- AŞK ile GARÂM

- AŞK ile/ve/<>/> GÜLMEK :)
( Sen gülersen, hayat güler. :) :) :) )

- AŞK ve HAKK
( Nefisle karışık aşk zillete, Allah'la karışık aşk da devlete götürür. )
( İrfaniyetle ilmin, ilimle ibâdetin araları, birer asır kadar uzaktır. Fakat aşk, bu mesafeyi bir adımda aşar gider. Aşksız da olur ama beşer ömrü yetmez. )

- AŞK ile HAYALPERESTLİK

- AŞK ile/ve/<> HELÂK OLMAK
( Aşk/âşık olmadan helâk olunmaz. )

- AŞK ile HIRS

- AŞK ve İCÂD ETMEK

- AŞK ile/ve İHLÂS
( Aşk kelâmını anlamak için âşık olmak gerektir. )
( Âşıklar ölmez! Ölen, hayvân imiş. )
( Aşkta herşeyin mânâsı var, davası yok. )
( AŞK: VASITA-İ VUSLAT-İ İLÂHÎ )

- AŞK ve/> İHSAN

- AŞK ve/> İRFAN

- AŞK ve/> İRFAN

- AŞK ile/< IŞK
( ... İLE/< Sarmaşık. )

- AŞK ile/ve İŞTİYÂK

- AŞK ve/<> KAVUŞMA(VUSLAT)
( İkisi de AN'dadır. )

- AŞK >< KAYITSIZLIK [NEFRET değil!]

- AŞK ve/<> KEMÂL
( AŞK: Kendi olgunluğuna/kemâline olan/yönelik tutku/şevk. )

- AŞK ve/||/<>/>/< MAHVİYET

- AŞK ve/<> MEŞK

- AŞK ve MUHABBET ve CEZBE
( Allah'a duyulan. VE İnsan'a duyulan. VE ... )

- AŞK ile/ve/||/<> ONUR

- AŞK ve/||/<>/> ŞAİR/ŞİİR
( Aşkın dokunuşlarıyla herkes şair olur. )

- AŞK ve/<> SAVUNMASIZLIK

- AŞK ile/ve/> SAYGI

- AŞK ile/ve/||/<> SEVDÂ
( Hevesin geçene kadar. İLE/VE/||/<> Soluğun yetene kadar. )
( ... İLE/VE/||/<> Kalbin ortasındaki kararmaya yüz tutmuş kan. | Aşk, sevgi. | Aşırı sevgiden doğan bir çeşit hastalık. | İstek, heves, arzu. | Çok kara/siyah. | Eskilerin, insan mizâcında kabul ettikleri dört hılttan biri. )

- AŞK ile/ve/> SIDKIYET
( Birinde kül olduysan, başkasını ısıtamazsın. )

- AŞK ile/ve/||/<>/> ŞİİR
( ... İLE/VE/||/<>/> Birinin unuttuğunu, öbürüne unutturmayan söz. )
( Aşk (bile), şiirin bahanesidir. )

- AŞK ile/ve ŞÜKÜR

- AŞK ile/ve ŞÜKÜR

- AŞK >< TAASSUB

- AŞK ile TAŞKIN SEVGİ, ĞARAM/GARAM

- AŞK ile/ve/>/değil VEFÂ
( NE MÜMKÜNDÜR VEFÂ BULMAK CİHANIN BÎ-VEFÂSINDAN
MUHİB-İ SÂDIKI YEĞDİR KİŞİNİN AKRABASINDAN )

- ÂŞK ile/ve/<> YANAK
( Âşıkların alınyazısı, sevgililerinin yanaklarında yazmaktadır. )

- AŞK ile/ve YORGUNLUK

- AŞK ve/<> ZÂT
( Zât(ın)'a yol, sadece/ancak AŞK'tır. )

- AŞK ile/ve/||/<> ZEN

- AŞ ve/<>/|| AŞK

- AT ile AŞKAR/EŞKAR[Ar.]
( ... İLE Koyu kırmızı doru[gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi kara] at. Battal Gazi'nin atının adıdır. Aşkar Devzâde denilen bu at çok yetenekliymiş. )

- AYRICALIK ile/ve/||/<>/< AŞK

- BELÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AŞK
( Bin. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bir. )

- BİREŞİM'DE/TEVHİD'DE:
ŞAHSİYET
ile/ve BENLİK ile/ve AŞK ile/ve MÂNÂ ile/ve KURBİYET/VUSLAT
( Kendi benliğin/varoluşun da içinde olmak üzere, onun huzurunda, hiçbir şeyin varoluş iddiası olamaz. [Bunu, bu şekilde bilmektir ŞAHSİYET] İLE/VE/> Bunu, böyle düşünmeden, tevhide erdiğini zannetmeye BENLİK. İLE/VE/> Kişiyi, benlikten soyan çekime/cazibeye AŞK. İLE/VE/> Aşkla birlikte, varoluşundan da geçerek aslolan hakikate kavuşmasına MÂNÂ. İLE/VE/> Mânâya kavuşmakla birlikte, o mânânın sahibiyle yakınlaşmaya da KURBİYET/VUSLAT denilir. )

- BİRLİK ve/||/<> NOKTA ve/||/<> AN ve/||/<> AŞK
( Varlığın ilkesi/zirvesi. VE/||/<> Mekânın ilkesi/zirvesi. VE/||/<> Zamanın ilkesi/zirvesi. VE/||/<> Göreliliğin ilkesi/zirvesi. )

- BİSİKLETTE:
KASK
ve YARIŞÇI/SPORCU/HIZ KASKI

- BİSİKLET ve/<> AŞK

- BOŞLUK ile/değil/yerine AŞKIN

- ÇİLECİLİK = ZÜHDİYE = ASCETISM[İng.] = ASCÉTISME[Fr.] = ASKESE, ASKETIK[Alm.] = ASKEIN[Yun.]

- DAYANÇ'TA/SABIR'DA:
METÂNET
ile HOŞGÖRÜ ile DUA ile GÖZYAŞI ile HASRET ile AŞK
( Acıya sabredersek. İLE Kişilere sabredersek. İLE Dileğe sabredersek. İLE Duygulara sabredersek. İLE Özleme sabredersek. İLE Sevgiye sabredersek. )
( Madem görüyorsunuz... O zaman, hoşgörün!
[Âşık Veysel] )

- DEĞİLLEME ve/> AŞKINLIK

- DİN:
İMAN
ve/<> ÜMİT ve/<> AŞK

- DİNLEMEK ve/||/<>/>/< AŞKINLIK

- DİN ile/ve ASKERİYE

- DOĞRULUK ve/||/<>/>/< AŞK
( Kalemimiz olsun. VE/||/<>/>/< Mürekkebimiz olsun. )

- EVLİLİK ile/ve/değil/<>/< AŞK
( Tanık, rızâ, onay ister. İLE/VE/<>/< Ahde vefâ edecek bir kalp yeterlidir. )
( Akit ile. İLE/VE/DEĞİL/<>/< Ahit ile. )

- FEDÂKÂRLIK > FERÂGAT > AŞK

- FELSEFE ve/||/<> AŞK ve/||/<> SANAT
( "Evet!" diyememektir. VE/||/<> "Hayır!" diyememektir. VE/||/<> Soruyu anımsayamamaktır. )

- FERÂGAT AHLÂKI > AŞK AHLÂKI

- FERÂGAT ve/> İŞTİYÂK ve/> AŞK

- GERİ GİDİŞ ile/değil/yerine AŞKINLIK

- GURUR >< AŞK

- GÜZELLİK ile/ve/||/<>/>/< AŞK
( GÜZELLİK: Aşkın olmadığı yerde ne işim var?! VE AŞK: Güzelliğin olmadığı yerde ne işim var?! )
( ... İLE/VE/||/<>/>/< Güzelliğe duyulan özlem. )

- HAK ile/ve/değil/||/<>/>/< AŞK

- HAL EHLİ ile/ve/<> AŞK EHLİ
( Sükût kıvâmındaki çığlığı, ne kardaş, ne de arkadaş; sadece hâldaş olanlar duyar. )
( Gayretlerinden doğan. İLE/VE/<> Aşkından doğan. )

- HAYRANLIK ile/ve AŞK
( Aşk, bir bakıştır. [Gerisi vs.] )

- HUB ile/ve/||/<>/>/< AŞK
( ... İLE/VE/||/<>~>~< Kendi olgunluğuna olan tutku. )

- HUZUR ve/<> ZEVK ve/<> AŞK

- İÇKİYLE SARHOŞLUK ile/değil/yerine AŞK İLE SARHOŞLUK
( Biri, iki gösterir. İLE/DEĞİL/YERİNE İkiyi [çeşitliliği/herşeyi], bir gösterir. )

- İLÂHÎ HİKMET ile/ve İLÂHÎ AŞK ile/ve İLÂHÎ KUDRET
( İrfanî. İLE/VE Mistik. İLE/VE Ezoterik. )
( Düzenli. İLE/VE Düzensiz. İLE/VE Düzenli. )
( Ne'liksiz, niteliksiz, muhattabsızdır ilâhî aşk. )

- İLÂN-I AŞK ile YOLUNDA YÜRÜMEK

- İLİM ile/ve/<>/değil AŞK
( Âşk imiş her ne var âlemde
İlim bir kıyl ü kâl imiş ancak )

- İLİM ile/ve İRFAN ile/ve AŞK ile/ve MUHABBET
( Gurur verir. İLE/VE Anlayış verir. İLE/VE Yok/ifnâ eder. İLE/VE Yaşam verir. )

- İLK GÖRÜŞTE AŞK ile/ve/||/<> HER GÖRÜŞTE AŞK

- İSLÂM/MÜSLÜMANLIK:
TEK TANRI DİNİ
değil AŞKIN TANRI DİNİ

- İSTENÇ/İRÂDE ile/ve AŞKINLIK
( ... ile/ve GULÜV )

- KAPSAYICILIK ile/ve/değil AŞKINLIK

- KARİZMA ile/ve AŞK

- KASK ile BARET

- KAVUŞAMAYANLARIN YAŞADIĞI AŞK ile/ve/değil/<> KAVUŞANLARIN YAŞATTIĞI AŞK

- KELÂM ve/<> AŞK

- KROZOL ve AŞK MEYVESİ
( Orta Afrika Cumhuriyeti'nde bulunan ve tatmanız önerilen iki tropikal meyve. )

- LAİKLER:
!"SOYLU"
ile/ve ASKER ile/ve RENÇBER ile/ve YAHUDİ

- MALİ'DE:
CENNE
ile/ve/<> TİMBUKTU ile/ve/<> BANDIAGARA FALEZİ ile/ve/<> ASKİA MEZARI
( Mali'nin, UNESCO Dünya Mirası dizininde bulunan, görülmeye değer 4 önemli mekânı. )

- MECÂZÎ AŞK ile/ve/> HAKİKÎ AŞK

- MEYL ve/> MUHABBET ve/> AŞK ve/> BULMAK VE OLMAK
( MÜEBBED MUHABBET )

- MİĞFER[Ar.]/KASK değil/yerine/= TOLGA/BAŞLIK
( Başı, dış darbelerden koruyan, demir, çelik vb.'den yapılmış başlık. )

- MİSTİK ile/ve AŞKIN

- MÜREBBİ ile RAB ile AŞK/LEZZÂT

- MUTLULUK ile AŞK ile EFSANE
( İki insan birbirini sever ve birlikte olurlarsa MUTLULUK olur. İki insandan biri sever de öbürü kaçarsa AŞK olur. İki insan birbirini sever de kavuşamazlarsa EFSANE olur. )

- ÖLÜM >< AŞK
( Ölümün karşısındaki tek güç ve olanak, ancak ve ancak aşktır! )

- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<> AŞK (AHLÂKI)
( Külün, bir daha ateşte yanmadığı gibi, kişi de aşkta yok(fânî) olmuşsa, ne kendi aklına, ne de başkasının aklına aldanır. )
( HİLMİ ZİYA ÜLKEN'in, "AŞK AHLÂKI" adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )
( )

- ÖZ ile AŞKIN

- PORTMANTO[Fr.] değil/yerine/= ASKILIK
( Palto, şapka gibi şeyleri asmak için yapılmış, raflı ve bazısı aynalı askı yeri. )

- POSTER değil/yerine/= ASKILI SUNUM, ASKILI TANITIM

- RÂBITA/TELEPATİ ile/ve AŞK

- SÂFİYET AHLÂKI ile/ve/> İRFAN AHLÂKI ile/ve/> AŞK AHLÂKI
( Saflaşmadıkça, kapı/lar açılmaz. )

- SÂFİYET ve/||/<> İRFÂNİYET ve/||/<> AŞK

- SAPLANTI ile/değil AŞK

- ŞAŞKIN/LIK ile/değil/yerine AŞKIN/LIK

- SAYISAL OLMAYAN ve/<> AŞKIN

- SAZ ŞAİRLERİ ile ORTAÇAĞ OZANLARI ile AŞKA DAİR KISA KOŞUKLAR SÖYLEYENLER

- ŞEFKAT ile/ve AŞK
( İnsan ne kadar şefkatli ise o kadar diridir. )
( Şefkat benliğin arkasındadır. Benlik gitmeyince şefkat meydana çıkmaz. )
( ŞEFKAT: İmbikten geçirilmiş aşk. )

- ŞEHVETTEN ile/ve/değil/yerine AŞKTAN
( Beşer doğulur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE İnsan olunur. )
( Geçici. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kalıcı. )
( Beşeri aşk. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kendi. | Tüm yetkin olanlar. )
( Mülkiyet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Özgürlük. )

- ŞEHVET ile/ve/değil/yerine AŞK
( Tüm canlılar arasında. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kişiden/insandan, herşeye yönelik. )
( Herkes, dur der! İLE/VE/DEĞİL/<>/>/< Herkes, kabul eder. )

- ŞERGİL değil/yerine/= ASKINTI, BAŞ BELÂSI

- SEVİ = AŞK = LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMOR, CARITAS[Lat.] = PHILIA, EROS, AGAPE[Yun.] = AMOR[İsp.]

- SİMGE:
İÇKİN
ile/ve/||/<> AŞKIN

- SİMGESEL/LİK ile/ve/<> AŞKIN/LIK
( Aşkınlığın imgesi. İLE/VE/<> Aşkınlığın gerçekleşmesi. )
( Simgelerin hem örtücü, hem de açıcı özellikleri vardır. )

- SORMAK = ASK[İng.] = DEMANDER[Fr.] = FRAGEN[Alm.] = DOMANDARE[İt.] = PREGUNTAR[İsp.]

- SÜRÜCÜ KARINCA ile/ve/||/<> ASKER SÜRÜCÜ KARINCA
( ... İLE/VE/||/<> Sürücü karıncaların, 3 katı büyüklüktelerdir. )

- TARİKA(T) ve/<> AŞK
( Çeperden merkeze. VE/<> Merkezden çepere. )

- TAŞKIN ile/ve/değil/yerine AŞKIN

- TESLİMİYET ile/ve/> AŞK

- TEVEKKÜL ve/||/<> AŞK

- TİNSEL BENLİK ile/ve/<> AŞKIN BENLİK

- TUTKU ile/ve/<> AŞK
( Zamanın unutturduğu. İLE/VE/<> Zamanın unutturmadığı. )

- TUTKU ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< AŞK

- UNUTMAK ile/değil/yerine ASKIYA ALMAK

- VENA:
AŞK
ve/<> ŞARAP

- YAHUDİLİK'TE:
SEFERADLAR
ile/ve AŞKENAZLAR ile/ve KARAİLER

- YALNIZLIK:
BİREYSELLİKTE
ile/ve/<> AŞKTA
( Bireysellik, yalnızlığı (da) yönetebilmektir. İLE/VE/<> Aşk, birlikte ve/veya ayrı ayrı olmak üzere yalnızlığı (da) kabul edebilmektir. )
( Tek kişilik yalnızlık. İLE/VE/<> İki kişilik yalnızlık. )

- YARAR/"MANTIK" EVLİLİĞİ ile AŞK EVLİLİĞİ

- YAŞAMIN "ZORLUKLARINI" KOLAYLAŞTIRMADA:
AŞK
ve/||/<> (KOŞULSUZ) SAYGI VE SEVGİ ve/||/<> SANAT

- YERÇEKİMİ ile/ve/<> AŞK
( Doğa'da. İLE/VE/<> İnsan'da. )
( Yerçekiminin tutumu, en yüksek bağlantıda olmaktır. )
( The attitude of the gratitude is the highest yoga. )
( In nature. VS./AND On Human. )

- ZÜLCENAHEYN:
İLİM
ve/ HİKMET ve/ AŞK ve/ MUHABBET

- [ne yazık ki]
!SAVAŞ
ile ASKERİCİLİK/MİLİTARİZM





- "EDEPSİZLİK" ile/değil/yerine COŞKU

- AMAÇ ve COŞKU

- AŞK ile/ve/değil/yerine/<> COŞKU

- AŞK ile/ve İŞTİYÂK

- BİSİKLET ve/<> COŞKU

- CAN ve/<> COŞKU

- COŞKU ile DİDİŞME

- COŞKU ve ŞİMDİ/LEŞTİRME

- DUYGU ile/ve/<> COŞKU
( Kaynağı ve uyaranları, dışarıdan olanlara verilen geribildirim. İLE/VE/<> Kaynağı, içte/sende bulunanlarla verilen geribildirim. )
( İkincildir. İLE/VE/<> Birincildir. )

- HEZEYAN/SABUKLANMA ile/değil/yerine/>< COŞKU

- İÇSELLEŞTİRME ve/||/<> COŞKU

- İNTİKAL ile/ve SEVK

- İSTİYÂK ile İŞTİYÂK[< ŞEVK]
( Misvak kullanma. İLE Şevklenme, göreceği gelme, özleme. )

- NAZ ve/>< ŞEVK
( Süreksizlik. VE/>< Süreklilik. )
( İSTİĞNA: Önerilen bir işe karşı nazlanma, nazlı davranma. | Doygunluk, gönül doygunluğu. )

- NEŞE ve/||/<> COŞKU

- SEVGİ ile/ve/||/<> SEZGİ ile/ve/||/<> COŞKU

- SEVK ile/ve/>/değil/yerine İDRAK

- ŞEVK ile/ve İŞTİYÂK

- ŞEVK ve/> ŞAVK ve/> ŞIK ve/> ŞAN

- ŞEVK ve/||/<> ŞEHVET

- ŞEVK ve/> SEVK

- SOHBET ve COŞKU

- SUSABİLMEK/SÜKÛT ve/||/<> PERHİZ/REJİM ve/||/<> NEŞE ve/||/<> COŞKU

- ZİKİR ile/ve ŞEVK

SONRA YOKLUK




- "YOKLUK" ile "SIKINTI"

- "YOKLUK, YOKTUR" değil "YOKLUK, YOKTUR", YOKTUR!

- 0(SIFIR) ile YOKLUK
( Akılsal/rasyonel. İLE !Akılsal/rasyonel. [!: değil] )

- İNSAN ile/ve ADEM[Ar.]/YOKLUK

- KİŞİLERİ TANIMA:
YOLCULUKTA
ve/||/<> ZORLUKTA ve/||/<>
YOKLUKTA
ve/||/<> (AYNI) MASADA

- KÖRLÜK ile/<> YOKLUK

- OLUMLU-OLUMSUZ ALGISI ile/ve VARLIK-YOKLUK ALGISI

- PARASIZLIK ile "YOKLUK"

- RAHMET > SEKİNE/YOKLUK

- SÜKÛN ile/ve YOKLUK

- VARLIĞI İSTEMEK ve/||/<> YOKLUKTAN KAÇMAK

- VARLIK >< YOKLUK ile/ve/<> BAŞLANGIÇ >< BİTİŞ

- VARLIK ile/ve VAROLMA ile/ve YOKLUK
( Akla ilişkindir. İLE/VE Zamana ilişkindir. İLE/VE Zemine/mekâna ilişkindir. )
( ... İLE/VE Gerçeklik alanıdır. İLE/VE Gerçeklik kavramıyla karşılanamaz. )

- VARLIK ile YOKLUK
( dır. İLE değildir. )
( İzzetiyet. İLE/VE Zilletiyet. )
( dır. İLE/VE değildir. )
( Kurtuluş, yokluktadır. Yani aczimizi anlayıp, tam bir teslimiyetle teslim olmaktadır. )
( Manevî ilmin nihayeti yokluktur. )

- YOK OLMADAN ÖNCEKİ YOKLUK ile/ve ORTAYA ÇIKIŞTAN SONRA/Kİ YOKLUK

- YOKLUK'TA YOKLUK ile VARLIK'TA YOKLUK
( Yokluk, fazlasıyla zor ve ağır bir durumdur fakat yokluktan daha zoru da vardır ki, o da, varlıkta/olanaklar içinde yokluktur. )

- YOKLUK'TA YOKLUK ile VARLIK'TA YOKLUK

- YOKLUK'TA YOKLUK ile/ve VARLIK'TA YOKLUK

- YOKLUK:
MERTEBEDE
ile SALTIK OLARAK
( Vardır. İLE Yoktur. )

- YOKLUKTAN OLUŞAN YOKLUKLAR ile/ve/değil VARLIKTAN OLUŞAN YOKLUKLAR

- YOKLUKTAN YARATMAK ile/ve YOK İKEN YARATMAK

- YOKLUK ile/ve BOŞLUK
( Görünmezler, tecelli etmezler. )

- YOKLUK ile/ve/<>/değil BOŞLUK

- YOKLUK ile/ve MESBÛK Bİ'L-ADEM

- YOKLUK = NON-BEING[İng.] = NON ÊTRE[Fr.] = NICHTSEIENDE[Alm.] = NON-EUS[Lat.]

- YOKLUK ile/ve SALTIK/MUTLAK YOKLUK

- YOKLUK ile/ve VARLIK
( Gölgesi olmaz! İLE/VE Gölgesi mutlaka vardır. )
( Yokluğun varlığa gücü yeter de, varlığın yokluğa gücü yetmez. )
( Varlığımın değerini bilmeyeni, yokluğumla terbiye ederim! [en uzun süre 7 yıldır!] )
( Yoktur. İLE/VE Vardır. )
( There is no shadow! vs./AND Shadow is exist absolutely. )
( Yokluğunuzu hissetmeyeni, varoluşunuzla "rahatsız etmeyin!" )

- YOKLUK ile VARLIK

- YOKLUK ile YOK İKEN

- YOKLUK ile YOK İKEN

- YOKLUK ile YOK İKEN

- YOKLUK ile/ve YOK OLMADAN ÖNCEKİ YOKLUK

- YOKLUK ile/ve YOKLUĞUN VAROLUŞU

- YOKLUK ile YOKLUK

- YOKLUK ile YOKLUK

- YOKLUK ile/ve YOKLUK

- YOK ile/ve YOKLUK

EN SONUNDA, KİŞİLİK [oluşur]




- "DİŞİLİK" ile/yerine KİŞİLİK
( "Dişi-kişi" "olmak" değil, kişi-dişi olmaktır aslolan. )

- İLİM ve/<>/|| KİŞİLİK

- KİMLİK ile/ve/< KİŞİLİK
( Düzenin ve/veya çevrenin etkisi/katkısı ile oluşturulmuş olan. İLE/VE/< Mizaç, karakter, deneyim ve sınırsız algıdaki çeşitliliğin birlikteliğinin yansıması. )
( Kişi, davranışları ve kişiliğinin doğru kalması için zor ya da keyifsiz görevlerden kaçmamalıdır. Ayrıca elde ettiklerinin, hırsını öldürmemesine de özen göstermelidir. )
( Nasıl, bir gövde, ışığın yolunu kestiğinde gölge görünürse, öylece, saf "öz [kendini] farkındalık" hali de "ben-bedenim" fikriyle engellendiği zaman "kişi" ortaya çıkar. )
( Sizdeki kişi ile birlikte kalın ve size neler olduğunu gözlemleyin. )
( Bilinenin bileni'ni, yani gerçek kimliğinizi bulun. )
( Kişilik, dilde yansır. )
( SABIR GEREK EVVELÂ,
SONRA TAHAMMÜL,
SONRA TENEZZÜL,
SONRA İLİM, İRFAN GEREK,
SONRA AŞK, ŞEVK GEREK,
SONRA YOKLUK,
EN SONUNDA KİŞİLİK! [OLUŞUR] )
( Personality reflects on language. )
( Exactly as a shadow appears when light is intercepted by the body, so does the person arise when pure self-awareness is obstructed by the 'I-am-the-body' idea.
Stay with the person and watch what happens to you.
Find out who you are, the knower of the known. )

- KİŞİLİK ile/ve/değil/> AD
( Bir gazeteci, Borges'in yanına yaklaşır ve ...
- "Afedersiniz! Siz Borges misiniz?"
- Borges: "Bazen..." )
( ... İLE/VE/DEĞİL/> AD/IM/IZ üzerine... )

- KİŞİLİK ile/ve IRA/ÖZYAPI

- KİŞİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KENDİLİK
( Masterson'ın, Kendilik kuramı ve çalışmalarını okumanızı/incelemenizi salık veririz... )

- KİŞİLİK ile/ve/< MESLEK

- KİŞİLİK ve/||/<>/>/< ONUR

- KİŞİLİK ile/ve/<> ÖZGÜVEN

- KİŞİLİK = ŞAHSİYET = PERSONALITY[İng.] = PERSONALITÉ[Fr.] = PERSÖNLICHKEIT, PERSONALITÄT[Alm.] = PERSONALIDAD[İsp.]

- KİŞİLİK ile SÜPER KİŞİLİK ile KİŞİLİK ÖTESİ
( VYAKTI: Tüm fiziksel ve yaşamsal süreçlerin toplamıdır. İLE VYAKTA: Ben'in bilince "Ben-im" olarak yansımasıdır. İLE AVYAKTA: Evrensel ve gerçek saf "Ben"dir. )
( VYAKTI ile VYAKTA ile AVYAKTA )

- KİŞİLİK ile/değil TUTUM
( Kim olduğunla ilgili. İLE/DEĞİL Onun, "kim olduğu" ile ilgili. )
( [not] Who I am. VS./BUT Who you are. )

- ŞAHSİYET değil/yerine/= KİŞİLİK





KİŞİSEL YÖNETİM VE GELİŞİM KILAVUZU/SÖZLÜĞÜ

FaRkLaR Kılavuzu'nda...


KendiniTANI.com'da...



BİR ŞEY Kİ, YAPMASAN DA OLUR... YAPMA!
BİR ŞEY Kİ, SÖYLEMESEN DE OLUR... SÖYLEME!


YAPTIĞIN, "KÂR"; YAPMADIĞIN, YARAR!
 
Bu sayfa 01 Ocak 2018 itibariyle 286 kez incelenmiş/okunmuştur.